PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : isa yaşamadımı yoksa?


özdemir
31-05-2006, 20:58
Hangisi gerçek İsa mı, Apollonius mu?

Gerçekte İsa Mesih diye birisi hiçbir zaman varolmadı. Hıristiyanlığın gerçek kurucusu Yahudi asıllı İsa değil, Anadolulu pagan Tyanalı Apollonius'tur

Bu iddia ilk kez İS 217-220 yılları arasında Doğu Roma İmparatoru Domitian'ın bilge eşi İmparatoriçe Julia Domna'nın imparatorluk arşivindeki belgeleri vererek Flavius Philostratus adlı ünlü bir yazara hazırlattığı kitapta ortaya atılmıştır. Kitapta, Tyanalı Apollonius'un yardımcısı Ninovalı Damis'e emanet ettiği yazıları ve gezi notlarıyla mektupları belgeleriyle açıklanmıştı. Buna göre İsa ile aynı tarihte doğmuş olan bu kişi, çeşitli mucizeler yapmış, bir şifacı ve büyü üstadı olarak tanıtılmıştır. Kitapta, Apollonius'un yaşadığı dönemde ve Flavius'un günlerinde 'insan suretindeki tanrı' adıyla tanındığı vurgulanmıştı.

300 kitapta aynı iddia

Nedir ki Apollonius'un yaşamı ve eserleri İS 325 yılında İmparator Konstantin tarafından toplanan 1. Ekümenik Konsil'de alınan gizli bir kararla Plagiarisma=İntihal yolayla İsa Mesih'e atfedilmiş ve Anadolu Ermiş Kilise tarafından adı ve eserleri ortadan kaldırılarak tarihten silinmiştir.

16. Yüzyıl'da başlayan Reform Hareketi sırasında Apollonius'un yaşamı ve eserleri özelikle Arap bilim adamları tarafından yeniden Batı dünyasına tanıtılmış ve böylece adı yeniden gündeme gelmiştir. Apollonius'un Arapların arasında yaşadığı ve burada Balinius adıyla tanındığı özelikle ünlü matematikçi Razi ve kimyanın kurucusu kabul edilen İbn-i Hayyan tarafından yazılmış olan kitaplarda uzun uzadıya anlatılmıştı.

Kilise bütün bu yayınlara karşı Apollonius'un çok tehlikeli bir Okültist=Gizli ilimler üstadı olduğunu ve İsa'dan üstün olmadığını söylemekle yetinmiştir. 20. Yüzyıl'a gelindiğinde yaklaşık 300 kadar kitap yayınlamış ve bunlarda da Apollonius'un Hıristiyanlığın gerçek kurucusu olduğu belirtilmiştir. 1954'te ABD'de Alice Weston imzalı kitap bu tartışmayı daha da alevlendirmiş ve İncil araştırmalarında tartışılmaz gerçeklik olarak kabul edilen İncil metinlerinin aslında tamamen ilk dönem Kilise Babaları tarafından uydurulmuş yalanlar oldukları ve İsa'nın 'sanal' bir roman kahramanından daha fazla bir anlam ve önemi olamayacağı bilimsel ve arkeolojik bulgularla ilkin akademik çevrelerde sonra da basında tartışılmaya başlanmıştır.

Birebir örtüşen öyküler

Tarihte çok az kitap, yüzyıllar boyu sürecek tartışmaların kaynağı olmuştur. Flavius Philostratus'un yazdığı ya da Damis'in tuttuğu notlardan ve İmparatoriçe Julia Domna'ya iletilen belgelerden derlediği 'Tyanalı Apollonius'un Yaşamı' böyle bir tartışmanın odağı olmuştur. Bu kitapta verilen bilgilere göre, Tyanalı pagan Apollonius'un yaşamı ile Yahudi asıllı İsa Mesih'in yaşamı neredeyse birebir çakışmaktadır.

Şöyle ki: Flavius'un yazdığına göre, Apollonius günümüzün takvimiyle hesaplanınca, İ.Ö.4. yılında Tyana kentinde doğmuştur. Tyana, birinci yüzyılda Kapadokya'daki en ünlü ve gelişmiş pagan yerleşim alanlarından biri, belki de birincisiydi. Batısında Galatia (Konya ve çevresi), doğusunda Armenia, güneyde Kilikya, kuzeyde Pontus ile komşuydu. Tyana, günümüzde Niğde'nin Kemerhisar ilçesidir.

Tyana, Kilikya Boğazı denilen bir geçitte Pozantı'ya (Podandus) ve oradan da Tarsus ve Adana'ya bağlıydı. Bu iki kentte o dönemde en az Edessa (Urfa) ve Carrhae (Harran'ın 1. yy'daki adı) kadar gelişmiş ve uygarlaşmış kentlerdi. Ama Kapadokyalılar, o yıllarda olduğu gibi, ilginçtir, 10. yy'da da gözükara, kaba, dikkafalı, söz dinlemez, cesur gibi sıfatlarla anılıyorlardı. Öyle ki, 10.yy'da saray geleneğinde Kapadokyalı demek sert, hoyrat, kabadayı demek anlamına geliyordu.

Apollonius'un doğum tarihi ile İsa'nın doğum tarihi, kuvvetle muhtemelen aynıdır. Katolik Kilisesi ile diğer kiliseler arasında bu konuda da sorun vardır.

Tarsus'ta eğitim gördü

Flavius'un kitabından öğrendiğimize göre Apollonius, çok varlıklı ve kültürlü bir ailenin çocuğudur. Ataları Tyana'nın kurucularındandır. İyi bir eğitim ve öğrenim görmüştür. On altı yaşına geldiğine ailesinin isteği üzerine o dönemde eğitim merkezi sayılan Tarsus'a gitmiş ve buradaki Pisagorcu/Apollo'ya bağlı kişilerle tanışmış ve onların öğrencisi olmuştur. Aynı yıllarda, daha genç olarak Aziz Paul da Tarsus'ta eğitim ve öğrenim görüyordu. Bir Yahudi Farisi mezhebinin öğretilerine göre, diğeri de Roma İmparatorluğu'nun asli dinsel sistematiği olan Paganizm'e göre eğitilmişlerdi. Aziz Paul da Tarsus'un yerlisi, zengin bir ailenin iyi eğitim görmüş bir çocuğuydu. Daha sonraki hayatında kendisini, tutucu Farisiler'in 'en' tutucu Farisisi olarak tanımlamıştır. Apollonius ile Paul'un Tarsus'ta tanışıp tartışmış olmaları muhtemeldir. Ancak kesinlikle 'Olmamıştır' denilebilecek bir gerçek vardır. İkisi de, tüm yaşamları boyunca İsa'yı hiç görmemiş ve tanımamıştır.

Lazarus'un dirilmesi

Aziz Paul ileriki yaşlarında, başlangıçta çok karşı olduğu, İsa Mesih olayını yaymayı üslenmiş ve dört Evangelist'in Gospeller'ini vaaz etmeye başlamıştır. İlginç olan, şu ünlü Lazarus olayıdır. Dördüncü Gospel'in yazarı John -ki bunu onun yazdığı belli değildir- İsa'nın Lazarus adlı bir genci 'öldükten sonra dirilttiğini' yazmıştır. (Not: Neredeyse bu Lazarus ve diğer 'sözde' dirilenler, daha sonra tekrar ölmüşler ve bu kez yanlarında İsa olmadığı için, bir daha dirilmek şansını yakalayamamışlardır.)

Bu masalda garip olan, John'un son Evangelist olması ve Gospeli'ni İsa'nın ölümünden (İS yaklaşık 27-29 yılları) 60 yıl kadar sonra yazmış olmasıdır. Oysa Claude-Carrierre'nin de belirtiği gibi, ilk Gospel'in yazarı Matthew, İsa'nın hep yanında yer almıştı. Her zaman onunla beraber olmuş, her zaman ona yakın olmuştu ama kendi Gospeli'nde, böylesine inanılmaz bir olaydan tek satırla dahi söz etmemişti.

İlginçtir ki, Katolik Kilisesi Apollonius'u karalamak için onun 'cinlerle' uğraşan, şifa getirmek amacıyla 'cinleri' kovan bir büyücü olduğunu yüzyıllardır yinelemektedir. Katolik Kilisesi'ne göre Pagan Apollonius, 'cinlerle' konuştuğunu ve onları yönlendirdiğini öne sürmüş bir 'Sahte Şifacı'dır. Nedir ki, o dönemde 'Cin' ilmi (Demonology) ile sadece Paganlar uğraşıyorlardı. Yahudilerde böyle bir uygulama ve inanç yoktu, olamazdı. 'Cin Kovma' (Exorcism) Paganlara özgü bir 'Şifa' yöntemiydi. Bugünkü tanımlarla söylersek bir tür 'Ruhsal Terapi' ve psikolojik danışmanlık ve 'ruhsal sağım'dı.

Doğrudur, 1. yy'da bu dalda da en ünlü kişi Apollonius idi. Şaşırtıcı olan tamamen Paganlara ait olan bu uygulamanın tıpkısı günümüzün Katolik Kilisesi'nde 'resmen' vardır ve rastlantıya bakın ki, yüzyıllardır Kilise'ye bağlı sofu Katolik Papazlar, Kilise'nin gizli bölümlerinde 'cin kovmakla' meşguldüler. Katolik Kilisesi'nde resmen 'Cin Kovma - Cin Çıkarma' dairesi vardır. Ve adı da 'Athenaeum Pontificium Regina Apostolorum'dur. Burada deneyimli papazlar, tıpkı Pagan Apollonius'un yaptığı gibi, ruhsal bunalımlar geçirmekte olan hastalarını 'zapt' etmiş olan cinleri (Demos) çıkartmakta ya da kovmaktadırlar. Şu farklı ki, Apollonius bunu Hindistan'da, Mısır'da ve Askelipos'ta öğrendiği yöntemle 'Doğa' adına yapmıştı. Katolik papazlar, Konstantin'in emriyle 'Devlet Tanrısı' yapılmış olan İsa Mesih ve 'O'nun olduğu söylenen Kutsal Kitap İncil adına yapmaktadırlar. Papazlar neyin adına

yapsalar da sonuç bir Pagan pratiğinin, Katolik Kilisesi tarafından gasp edilerek kendisine mal edilmiş olduğu gerçeğini değiştiremez.

Tesadüfün bu kadarı

3.yy'da yaşamış filozoflardan Apoleis ve ünlü Lactantius'un hocası Amobius, Apollonius'un, Musa ve Zerdüşt gibi bir kişi olduğunu yazmışlardı. Gerçekten de, İncil'in Yeni Ahit bölümünde anlatılanların neredeyse tamamını Apollonius 'DA' yapmıştır. Garip ama gerçektir ki, Apollonius'un doğumunda da 'mucize' vardır. Apollonius'un doğumunda onun yeryüzüne Apollo'nun oğlu olarak gönderildiği söylenmiş, Philostratus da bunu nakletmiştir. Yazar bunun o dönemin kahinlerinin yaptıklarını/söylediklerini 'Oracle'lardan kaynaklandığını belirtmiştir. Apollonius 'DA' rastlantı bu ya, tıpkı İsa Mesih gibi mabedleri ve tapınakları dolaşmış ve buradaki 'çarpık ve yoz' dinsel öğretileri eleştirmiştir. Bir farkla ki İsa, Yahudi sinagoglarını, Apollonius ise Pagan tapınaklarını gezmiş ve eleştirmiştir. Apollonius 'DA' tıpkı İsa gibi, faizci ve rüşvetçi tefecilerle tartışmış onların insanlara zulüm ve acı getirdiklerini söylemiş ve onların kentlerde ve de özellikle mabedlerden çıkartılmalarını istemiştir. İncil'de İsa'nın sinagogun avlusundaki tefecilerin para masalarını nasıl devirdiği anlatılmaktadır. Apollonius her gittiği kentte bu kişilerle tartışmıştır.

Tıpkı İsa Mesih gibi, Apollonius 'DA' (Deus Absconditus) insanlara kötü huylarından ve uygulamalarından vazgeçerlerse, kendilerine 'yeni bir yaşam' verileceğini muştulamıştır. Bir farkla ki, İsa bu yeni ve 'ölümsüz' yaşamın kendisinden geleceğini söylemiş -ya da Kilise babaları onun ağzından söylemişler- Apollonius ise bunun Pagan Tanrıları tarafından verileceğini öne sürmüştür.

Tıpkı İsa Mesih gibi, Apollonius da 'Yeryüzünün' tüm inkanlar için olduğunu hiçbir zalimin ve/veya tiranın yeryüzüne 'El' koyamayacağını ve insanları köleleştiremeyeceğini vaaz etmiş ve insanları zalimlere karşı çıkmaya çağırmıştır. Bir farkla ki, İsa Apollonius gibi bu çağrısının arkasında durmamış ve gösterdiği cesaretsizlik nedeniyle Yahudilerin umutla bekledikleri 'Mesih' olabilme şansını yitirmiştir. Apollonius ise zindanda bile çağrısını yinelemekten çekinmemiştir.

Tıpkı İsa Mesih gibi Apollonius 'DA' konuştuğu zaman Peygamber ya da W.C. Frend'in deyimiyle bir 'Yasayapıcı' (Lawgiver) gibi konuşmuş ve söylediklerinin uygulanmasını yanlışların düzeltilmesini, hatalardan dönülmesini sağlamak istemiştir. Bir farkla ki, İsa'nın vaaz ettikleri, muhtemelen 10/15 kişi tarafından hayata geçirilmiş, Apollonius'un sözleri ise tüm Pagan dünyasında yankılanmış ve hayata geçirilmiş. Bunların hayata geçirilmesinde, krallar, imparatorlar, Apollonius'un işaret ettiği yanlışların ve hataların düzeltilmesinde ondan sözünü dinleyerek özel emirler ve fermanlar yayınlamışlardır. Örneğin bir Pagan geleneği olan 'kurban' edilmesinin yanlış olduğunu ilk kez Apollonius tarafından dile getirilmişti.

Göze gözükmeyen tanrı

Sözü uzatmaya ve tümünü karşılaştırmaya sanırım gerek yoktur. Zaten karşılaştırmalar, bu dizinin yazarından çok önce, yüzyıllardır tüm ayrıntılarıyla yapılmıştır. Olayın özü şudur: İncil'in Yeni Ahit bölümünde İsa Mesih'e atfedilen birçok özellik, mucizeler de dahil 'İntihal' izlemini vermektedir. Bunların birçoğu, İsa'nın ağzından çıkmamış sözlerdir. Bunların bir çoğu İsa Mesih tarafından yapılmış işler ve mucizeler değildir. İsa nasıl ki, babasız doğarak 'Baba Tanrı'nın Oğlu' yapılmışsa 'Tanrı Oğlu' yapmak fikri İncil'den en az 1000 yıl önce Hindistan'da ve Mısır'da uygulanan bir gelenekti. Ölü Deniz'de bulunan 'Oumran' belgelerinde İsa'nın da kuvvetle muhtemelen esinlenmiş ve etkilenmiş olduğu Esseneler, İÖ 200 yıllarından beri 'Seherin/Şafak'ın Oğlu/Oğulları' (bene ha-shahar) ile 'Işığın Oğulları' ayırımını yapıyorlardı. Eldeki okunmuş belgelere göre, Esseneler'in Belletici Öğretmeni (maskil) henüz

belirli olgunluğa gelerek/ulaşarak 'Işığın Oğlu' olmamış genç tilmizlere 'Seher'in Oğulları, burada öğreneceklerimizi tam olarak uygularsanız, yeniden yaşam yoluna dönersiniz' diyerek onları uyarırdı, gelenek böyleydi. (and returned to the path of life). Gerçekte İncil'de kendini gizleyen, gözlere gözükmeden İncil'in sayfalarında dolaşan 'Deus Absconditus' (invisible God), göze görünerek bu sayfalarda 'Dolaştırılmış' olan İsa Mesih değil, doğrudan doğruya Apollonius'tur, denilse yanılgı olmaz kanısındayım.
Hazırlayan: Aytunç Altındal

pante
01-06-2006, 12:30
Bu konuda AİHM'de bir dava var. Luigi Cascioli davası. Bu dava İncil'de anlatılan İsa gerçekten de yaşadı mı yaşamadı mı diye İtalya'da Vatikan'a karşı açıldı. Eğer gerçekten İsa yaşamadıysa, Vatikan yaşamamış olan bir kişiyi yaşamış gibi göstererek insanlardan vergi topladığı için dolandırıcılıkla suçlandı. Bu dava 7 Ocak 2006'da Viterbo Mahkemesi'nde görüldü. Yerel mahkeme bu davaya bakabilecek yetkiye sahip olmadığını öne sürerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gönderdi. AİHM ise Mayıs 2006'da bu davaya bakacağını açıkladı. Davayı açan Luigi Cascioli'yi savunacak olan avukatlar dünyanın en ünlüleri: Giovanni Di Stefano ve Domenico Marinelli. Saddam'ı savunmuş avukatlar. Şu anda AİHM'de İsa gerçekte var mı yok mu tartışması var.

Konuyla ilgili olarak Aytunç Altındal şöyle diyor:

"Luigi Cascioli davası için benim elimdeki bilgi ve belgeleri kendilerine iletmem istendi. Geçen sene yayınlanan bir kitabım var: “Yoksul Tanrı Apollonius” . İncil'de anlatılan İsa portresi bir kolajdır. “Ben Tanrı'nın oğluyum” diyen bir İsa yoktur.

Elinizdeki belgeleri bize verin ki Strasbourg'daki mahkemede olayı daha güçlü savunabilelim diye. Ben de şimdi İtalya'ya gideceğim ve Strasbourg'daki davaya davetliyim. Bilgi, kaynak ve belgeleri Luigi Cascioli davasına ileteceğim.

Aytunç Altındal ateşle oynuyor. Bu davanın kazanılması dünyayı alt üst eder. Sadece Hristiyan dünyası değil, İslam dünyası da karışır. Ancak, kanıtlar yeterli olsa dahi AİHM'nin Vatikan'ı mahkum ettirecek bir karar çıkarması bana göre kesinlikle mümkün değil.

İsa konusunda ise ilginç olan Aytunç Altındal'ın kitabındaki gibi üç İsa değil, ortada 5 İsa'nın olduğu:

1- Yaşamamış, uydurma bir İsa
2- Bir takım iddialarla yaşamış, sadece insan olan İsa
3- Peygamber İsa
4- Tarının oğlu İsa
5- Tanrı İsa

Yaşamamış, uydurma bir İsa'nın ispatı, aynı zamanda Tevrat dışındaki tüm kutsal bilinen kitapları da çürütmüş olur bir anlamda.
Peki ya Tevrat'ta adı geçenlerin gerçek olup olmadığı ne olacak?

sargon
01-06-2006, 13:55
İslamcılar yüzyılllardır hıristiyanlarla birbirlerinin gözlerini oymuşlar. Daha çok adam kazanmak değil, daha güçlenmek kavgasıdır aslında yapılan. İktidarlar bu hissiyatı sürekli beslemişler, şişirmişler. Birçok müslüman için en büyük rakip hıristiyanlardır. Aslında aynı şey hıristiyanlar için de sözkonusu. Hiçbiri Budistleri falan rakip görmez mesela. En yakınına düşmandır hep. Bu yüzden hıristiyanlığın darbe alması müslümanların büyük bir kesiminde çok büyük bir sevinç yaratır. Özdemir arkadaş da İslamiyet'le ilgili bir yazıyı buraya asmazdı mesela, ama hıristiyanlıkla ilgili olunca rahatça asıyor.

Ancak şu açık ki, İsa yaşamamışsa, Kuran'ın Tanrısı da şapa oturmuş oluyor. Kuran'da İsa, İncil ve hıristiyanlıkla ilgili şeylerin hepsinin aslında Roma imparatorlarının yaydığı yalanlar olduğu anlaşılmış olacak. Ama bu nedense düşünülmez hiç. Ya da ne olsa ona da bir kulp bulunur deniyordur.

Ben başka yerlerde de İsa ile ilgili başka iddialar okumuştum. Ama Apollonius değildi, şimdi hatırlayamadım, bulunca yazarım. Muhammed çok yeni, yaşadığı kesin. Ama ondan önceki peygamberlerin hemen hiçbirinin yaşadığı kesin değil. Tevrat'ta bahsedilen olayların da birçoğu tarihsel belgelerle ispatlanmış falan değil. İbranilerin Mısır'dan topluca göçleri, kızıldenizi geçme olayı, mucizeler, çölde 40 yıl dolaşma vb. hiçbiri başka belgelerle ispatlamadı şimdiye kadar. Çok büyük ihtimalle bunların da hepsi hayal ürünü.

01-06-2006, 15:29
Benim hatırladığım görüşlerden biri de İsa'nın aslında o dönemde yahudi kavimleri arasındaki çekişmede rol alan liderlerden / krallardan biri olduğu. Aslında İncil'de de (ilk 4 bölümde) anlatılan daha çok yahudi kavimleri arasında bir çekişme gibi. Tanrının oğlu değil de, bir kral olduğuna dair görüşleri "Tapınak Şövalyeleri (http://www.imge.com.tr/product_info.php?products_id=5956)" adlı bir kitapta da okumuştum, ancak o kitabın da pek sağlıklı bir kaynak olduğuna güvenemiyorum. Yine de ilginç bilgiler vardı.

firatb84
11-06-2006, 20:17
"İsa hiç yaşamamıştır" diyen bir insan çok büyük ihtimalle Kur'an'da adı geçen BAKİREDEN MUCİZE şekilde doğan, ölüler dirilten mucizeler yapan beşikte konuşan çamurdan kuş üfürüp uçuran....vs bir İsa'nın da YAŞAMADIĞINA, MİT olduğuna *inanıyordur...Yani onlara göre İncil'deki İsa da bir mit, Kur'an'daki İsa da...

Sonuç olarak İslamcılar, şeriatçılar dava kazanılırsa "hehe hristiyanlık çöküyor" diye sevinmesin...

vartor
11-06-2006, 20:25
Isanin yasayip yasamamis olmasi hic muhim degil. Ona inananlara, hicbir delil yasamadigini ispatlayamaz.
Muhammet hakkinda bukadar yazi yazildi da hangi imanli fikir degistirdi?
Imzama bir goz atiniz.

11-06-2006, 21:36
1. yüzyılda Flavius Jospehus isimli musevi tarihçi İsa hazretlerinden bahsetmiştir.

İngilizce tercümesinde şu satırlar geçmiştir :

“Now there was about this time Jesus, a wise man, if it be lawful to call him a man; for he was a doer of wonderful works, a teacher of such men as receive the truth with pleasure. He drew over to him both many of the Jews and many of the Gentiles. He was [the] Christ. And when Pilate, at the suggestion of the principal men amongst us, had condemned him to the cross, those that loved him at the first did not forsake him; for he appeared to them alive again the third day; as the divine prophets had foretold these and ten thousand other wonderful things concerning him. And the tribe of Christians, so named from him, are not extinct at this day.”

Türkçesi şöyle olur :

"Şimdi bir zamanlar, İsa, bilgili bir insan, eğer ki o'na kanunen insan demek gerekirkse; lakin mucizevi işler gerçekleştirdi, öylesi insanlara bir öğretici ve doğruyu zevkla alırdı. Musevi olanları ve olmayanları üstüne çekti. Mesihkar olan idi. Ve derken Pilate (Pontius Pilate, İsa hazretlerinin asılma kararını veren hükümdar), aramızdaki hüküm sürenin önerisiyle, çarmıha gerilme cezasına çarptırıldı, o'nu sevenler Pilate'i affetmedi, lakin sevenlerine tekrar canlı olarak üçüncü gününde gözüktü, tıpkı ilahi peygamberlerin daha önceden onbinlerce (onbin eskiden en yüksek rakkam idi - myriad) İsa hakkında muhteşem şeyler söylediği gibi. Ve Hristiyanlar topluluğu, o'nun isminden yola çıkarak, bugüne kadar yokolmadılar."

Apollinus demenize gerek yok; Zeus'un oğlu "Deux Ex Machina" Apollo'nun gelmesi; Konstantin tarafından İstanbul'da İsa ile birleştirilmişti. (Apollo müzik vs. tanrısı, gitarı Daphne'den falan yarattı vs.) Dionysus'un ve bir çok roma ve yunan tanrılarının hikayeleri de İsa hikayeleriyle birleştirildi (misal olarak Dionysus şarap tanrısı idi ; o'nun hikayelerini İsa yaşamış gibi anlatıldı "değiştirilen" İncillerde.)

İsa hazretleri yaşamıştır, Tek Tanrı'nın en mühim elçilerindendir; tarihi yönlendirmiştir; şu an 2006 yılında yaşıyoruz diyorsanız; Dünya'nın kaderi o'nun ne kadar önemli olduğunu vurgular. Reformist museviler bile İsa hazretlerinin varlığını, ve dünya'nın mesihi olduğunu kabul eder. (Hal böyle onlar Kur'an 'ın da son kitap olarak analiz eder o da ayrı konu)

Yeniden gelmesi, mehdi gibi saçmalıklar; Turan Dursun'un da son kitaplar olarak kabul ettiği 700,000 e yakın hadiste yazılanlardır. Hadisler son kitaplar değildirler, son kitap tek başına Kur'an, ya da "Kutsal Kitap" dır.

Bakire'den mucize doğan kelimesi; dilimize sonradan Roma dilinden geçmiştir. Tevrat ta da bahsedilen, "bakire" kız lafı değildir; "genç kız" lafıdır. Tek Tanrı'nın Kutsal Kitap'ta da bahsettiği gibi çocuğu olmaz, bir insan değildir; Tek Tanrı'dır. Lakin "lailaheillallah" , "Tanrılar yoktur, tek tanrı vardır"

İsa hazretleri'nin ölüm sebebi de günümüzde halen dinlerin kurtulamadığı hususlardır. Suçu bir tapınağa girip, tapınakta satılan ürünleri devirip; dinin kalplerinde olması gerektiği, bir endüstriye dönüşmesinin isyanıdır. Tıpkı dünya tarihinde endüstrileri yoketmeye çalışan insanlar katledildiği gibi, o da bu yüzden çarmıha gerilmiştir. Mesajı basit ve açıktır, "Birbirinizi sevin". Hatta bahsettiğiniz tarihlerden daha öncesinde de bulunan bir Yahuda Müjdesi vardır ki, yeni ortaya çıkmış, ve Cebrail'in mesajından İslam'dan en az 300-400 yıl önce bahsetmiştir. (Lakin ilk versiyonu nerede bilinmiyor, katolik kilisesi tarafından bu incil din karşıtlığı ile suçlanmış ve defalarca kez bulunulduğunda yakılmıştır) ( http://tr.wikipedia.org/wiki/Yahuda%27n%C4%B1n_M%C3%BCjdesi buradan bir kısmını okuyabilirsiniz)

Sağlıcakla ve sevgiyle kalın,
Onur

25-06-2006, 21:42
öncelikle merhaba ben yeni uyelerdenim..turan dursunu çok seviyorum yazıları muhteşem ... isa gerçektende yaşadımı evet yaşadı kardeşler .dinle uğraşmam...zaten din insanlığı barışa değil ,savaşa ,çatışmalara,kavgaya sürüklemiştir..milyonlarca insan din yüzünden ölmüştür ve hala ölüyor!! bu ayrı bir konu sadece görüşümü belirtmek istedim.
isaya gelince isa nın ve mukaddes kitabın tarihsel doğruluğu kanıtlanmış bir gerçektir.

ben tarihi incelemeğide seven bi,r insanım ..birisi bir idddaadan bahsediyorsa lütfen kanıt sunsun ama *bunlar " yorum yazıları değil ,somut kanıtlar ,dünya tarihine tarihsel doğruşuğa uygun şeyler olmalıdır bence ..
isanın yeruşalımın ms 70 teki harap edilişi hakkında verdiği peygamberliğin gerçekleştiği ,romadaki tituk takından da belli olur...

ne yazıkki bazı müslüman arkadaşlar isa hakkkında ,mukaddes kitap hakkında atıp tutuyorlar ..onlar tanrıya inanıyorlar ama sözü değişmiştir diyorlar ..ne komik !! tanrı sözünü koruyoamıyormu yada gönderdiği kitaplailgilenmiyecek kadar sorumsuzmu ?? tabi onlarda bu hrıstıyan geçinen bilgisiz kişilere sırf muhalefet edeyim diyorlar ve olan yine mukaddes kitaba oluyoor..hırıstıyanlarında gittikleri yol mukaddes kitaba uymuyor buda bir gerçek ..ölüler şuanda biryerlerde acı çekiyolar diyolar ama mukaddes kitap olüler birşey bilmezler,onlar için *ücret yoktur,ölen bir insan günahlarından beraat etmiştir diyoor ..bu ne yaman bir çelişki...

yazsak yazsak bitmez ordan girdik burdan çıktık ...ama bir çok konuya da değindik ..herkeze *kolay gelsin arkadaşlar

Rhazes
19-07-2006, 22:30
İnternette İsa diye birinin hiç var olmadığını savunan, ağırlıklı olarak hristiyanlık eleştirisi yapan www.jesusneverexisted.com diye bir site var. İngilizce bir site, çok fazla yazı var. Bu konuda iyi bir kaynak olabilir.

exclusive
01-08-2006, 21:23
ben hırıstıyan değilim .müslümanda değilim .dinle uğraşmam...zaten din insanlığı barışa değil ,savaşa ,çatışmalara,kavgaya sürüklemiştir
isa sizler için kurtuluş sağladı inanmak inanmmamak sizin kararınız
Nehemya sen de kendi söylediğin sözlerde bir çelişki seziyor musun?

02-08-2006, 00:10
Nehemya yeni bir dinin peygamberi...

İddia var kanıt yok
:)

Aramıza hoşgeldin yüce Nehemya...

02-08-2006, 08:31
merhabalar
ben olaya başka bir açıdan bakmak istiyorum
konuyla pek alakalı değil ama :)

hangi ayetti hatırlamıyorum
Kuran'da diyorki biz cebraili yada O'nu sana insan suretinde gönderdik işte üfürdük falan diye

o zaman İsa Allah'ın değilde bir Meleğin oğlu olmuyor mu? :)

Cemal
02-08-2006, 09:52
NeHeMYA

açık etmeye cesareti olmayan,
yandan çarklı hristan.
Açık et oğlum açık..
Kimler geldi geçti bu dünyadan..
neler söledi.
Sen niye korktunki..
Ben seviyom İsa amcamı,
o tanrının o ludur,
tahtta saında oturmaktadır.
eti ekmek,kanı şaraptır,
de..
Söle söle çocuum,
ben onu seviyom,de.
Korkma..

cml.

subzero
02-08-2006, 11:36
ya bi insan nasıl hem mukaddes kitap kanıtlanmıştır (?) der hem de dinsiz olur.
inanmıyom sana nehemya *:D

yehova şahidi misin yoksa? onlar yapar böyle, forumlarda mukaddes kitap propagandası falan yaparlar. kardeş sen hangi dindensin dersin ben mukaddes kitaba inanıyorum der. yehova şahidiyim diyemiyorlar açıktan nedense?

14-08-2006, 17:48
korktuğum felan yok ..ben hırıstıyan değilim burda anlaşalım !!! üç ünlem yeterli sanırım .isanın gerçek bir kişilik olduğunu savunuyorum ..tarihte onun kadar ertkili birisi yaşaşamamıştır.hırıstıyanların incille de tevrattlada ilgisi yoktur ..dine karşıyım dedim doğru.siz dinin insanı allaha götüreceğinimi sanıyorsunuz..bekleyin bakalım allah sizi nereye götürecek :) cahilliğe evet sadece bu.. müslüman larada cevap verelim ..kardeşler sizde kitabınızı doğru dürüst okuyun ..tabularla bir yere gidemezsiiniz gerçi kuranda islamda sizi bir yere götüremezde neyse heheh :) *= ) yazmayan şeyleri yazıyormuş gibi göstermeniz yokmu hele..bilgili görünecem diye kuranı baştan yazdınız ..komik komik ..ne 19 mucizesiymiş be bradertek yaptığınız laf salatası ve salata tabağındaki bilimsel hurafecilik !! islamı sevimli göstermeye çalışanlar kadın haklarından ve insan haklarından bahsetmesin bile..bu iseviyim diye geçinen haytalarada gülüyorum..ya sölesenize nerden buluyosunuz bu doktrinleri ..gülesim geliyor..gerçek diye gözlerinizi karanlıkkapılara kapatıyosunuz..incili tetkik edin de isevilik diye bir şey varmı yokmu görün..

hırıstıyan arkadalara soru :

incilde "üçlük" *yada "üçleme" diye birşey geçiyormu söyleyin !!!

hiçbiriniz bunu gösteremessiniz ..neden çünkü incilde üçlük diye bir sözcük dahi geçmez..kutsal ruh tanrıdır .
isa tanrıdır.
aallah baba tanrıdır .amayinede üç değil tek tanrı vardır....haddi ya nasıl oluyo bu ..komiksiniz ya isevilerde müslümanlarda yahudilerde ..

yahudilerdede ne varmış sözde ruh biz öldükten sonra yaşarmış..hangi tevrat ayeti bunu söylüyoor ya bana gösterirmisin..ben tevratı yedim bitirdim yine böyle saçma şeye rastlamadım..insan öldükten sonra "uf" olur biter..ilk ayetlerde bile"topraktan yaratıldın toprak olacaksın "der..toprak canlımı ...bukadar saçma doktrinler oldukça cahillere cevap vermek bi ömür ister !!

Pavlus
08-10-2006, 01:12
Merhabalar, ben yeni üye oldum, ilk mesajımı yazayım hayırlısıyla: :D

Kaynak olarak yeni ahit'e bakalım:

Pavlus'un mektupları:

"Eğer kendisi yeryüzünde olsaydı, Kutsal Yasa uyarınca adakları sunanlar bulunduğu için, kendisi kâhin olmazdı." -ibraniler 8:4

Eğer kendisi yeryüzünde olsaydı...

Yani isa yeryüzünde hiç bulunmamış demektir. "İsa, yeryüzünde olsaydı kahin olmazdı.", (not: kahin=din adamı, ingilizce king james versiyonu: priest=rahip=din adamı).

Devam edelim;

"Bu sırrın özü şudur: İsa sizin içinizde" -koloseliler 1:27

Bu neyin sırrıdır? Bu kuşaklar boyu pek çok nesilden saklanan gizin ifşasıdır. Bu giz tanrı'nın bir oğlu olduğu, isa'nın öldüğü, dirildiği ve göğe alındığı değil, isa'nın içimizde olduğudur.

Pavlus'un yazıları pek çok bilim adamınca m.s. 50'li yıllara tarihlendirilmektedir, bu da onları diğer incillerden (m.s 70-100) daha eski kılar. İsa, başlangıçta alegorik bir mitos iken sonraları "gerçek" halini almıştır.

gul_gulsoy
08-10-2006, 01:59
slm!

pavlusun belki de kaydadeğer en önemli sözü ''yahudi olmadığı halde yahudi göründüğünü,yasaya (tevrata) bağlı olmadığı halde bağlı gibi göründüğünü'' söylediği sözdür.
islamacevap sitesinin bu sözle ilgili kem-kümleri bir yana bu söz son derece empatik(!) hristyanlar türetmiştir.öyle ki bir bukalemun gördüğünüzde bunun sonradan hristyan olmayacağının garantisi yok gibidir.
kendi adıma müslümanken(!) sonradan- her ne hikmetse - hristyanlığı seçen(!) çok sayıda bukalemun görmüşümdür.
pavlus eseriyle övünsün artık.zira nehemya ve benzeri bir sürü amatör bukalemun türetti pratikte.
isa gerçekse,öngörüleri gerçekten gerçekleşmişse ve ben buna inanmışsam ben hristyan değilim demezdim.hem öngörülerin gerçekleştiğine inanıp hem de hristyan nasıl olunmayabiliyor ya da hem hristyan olmayıp hem de öngörülerin gerçekleştiğine nasıl inanılabiliyor?olsa olsa pavlus ve nehemya türü hasta(bu tabir kuranın münafıklar için kullandığı hasta tabirinden esinlenerek kullanılmıştır) tiplerin başarabileceği bir hadise...
sevgili nehemya ben siz olsam-iyi ki değilim- maske takmazdım.gördüğünüz gibi herkes gerçekte kim olduğunuzun,neye inandığınızın yeterince farkında.(acaba yahudiler de pavlusun münafıklığının bilincinde miydi?) lütfen insanların zekasıyla alay etmeyiniz.kendinize olan saygınızı koruyunuz.bu haliyle hem kendi kişiliğiniz hem de geri planda propagandasını yaptığınız dine (her ne kadar din değildir deseniz de) zarar veriyosunuz.
son olarak:
''insanlardan bir kısmı inanmadıkları halde inanmış gibi görünerek inananları kandırmaya çalışırlar,oysa onlar sadece kendilerini aldatırlar.yalan söylemekte olduklarından ötürü acı bir azap onları beklemektedir'' der kur-an...eminim benzeri ayetleri tevrat,zebur ya da incilden de bulup çıkarabilirsiniz.

slm!

Pavlus
08-10-2006, 16:20
Gül Hanım,

Estiniz, gürlediniz, elinize sağlık:)

Ama hristiyanlık ne kilisenin tekelindedir, ne de başka herhangi bir kurumun, dinin.

Sadece saldırı amacıyla yazanlar zaten bir şey elde edemezler, edindikleri bilgilerin, okudukları yazıların faydası olmaz. (Nehemya'ya)

Pavlus, zaten bir gnostikti, yazılarında gnostik öğelerin bulunması kaçınılmaz, hatayı yapan onu heretik ilan etmek yerine kabul eden katolik kilisesidir.

tewderi
30-11-2006, 18:15
İncil sadece Masasal tıklayın devamını okuyun. (http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=55138)


Her şey yalan olup giti

mhmd
30-11-2006, 18:33
Sn. Tevderi,

Yalan dünya dedikleri bu olsa gerek.
Tarihin derinliklerini karıştırıp uydurmasyon çıkarmaktan özümüze dönüp doğruları bulamamak.

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın

frodo
30-11-2006, 18:41
Sevgili tewderi,
*
* * * * * * Bu konu daha önce forumlarımızda işlenmişti.Yazınızı ilgili
başlıkla birleştiriyorum.

sevgiler..

tewderi
30-11-2006, 19:50
Teşekürler Frado konuyu Görmemiştim *:(

frevun62
30-11-2006, 22:57
abicim yaşasa nolur,yaşamasa nolur.bu insanlar, sonuçta bugüne kadar böyle saçma sapan fikirler yüzünden bu hale gelmedi mi?hepside çıkarları için kullanmadı mı?yanlız isanın ki ters tepti o ayrı.gariban soluğu çarmık da aldı.gerçi muhhammedinki de farklı olmayacaktı da, neyseki onu koruyan iyi savaşçılar vardı.sonuçta, hepsi sadece biz insanları kandırmak için.çıkar ve menfaatin olmadığı yer yoktur.bunun en çok olduğu yerde insanların çaresiz kaldığı yerdir.en iyi sömürü dindir.

benja
01-12-2006, 06:37
bende isanin gercekte yasagigini düsünüyorum ve kesinlikle hristiyan degilim. :D *hatta hicbir dine mesup degilim. bence hem isa hemde apollonius yasamistir. bu konuyu national geographic kanalinda izlemistim. hatirlarsiniz onlar yahudanin incilini cözdüklerinde bu konu üzerinde cok durdular. hatta sadece isa ve apollonius da degil onlara benzer cok kisi yasamis dogu romada. yani zamani halki bu adami (kurtariciyi) bekliyormus zaten, bu oyunu cok kisi oynamis, adini duyuran biraz bilgisi olan ben o`yum diyormus. aralarinda en sanslisi sizinde malumunuzdur isa olmustur. en sanslisinin isa olmasinin sebebi de bizzat isa degildir bence, kraldan daha cok kralci olanlardir yani pavlustur.

sagduyu
25-12-2006, 11:28
Bir de şu açıdan bakın. İsa ya atfedilen ne varsa Mitra dininin kurucusu Mithra'da da var. Bakireden doğmak kanın şarap bedenin ekmek olması. Üstelik Mıthra nın da doğum günü işe bakın ki 25 Aralık.

Zaten en önemli Mithra mabedi olan mağara da Vatikan Tepesinin altında şimdiki Papalık sarayının yakınlarında.

Bunların hepsi de tesadüf mü yani?

31-03-2007, 16:59
Hiç bir dine inanmıyorum.isa alkolik ayyaş sarhoş savaşcı dünyaya kılıç getiren bir teröristdir bence.keşke hiçbir din olmasaydı ozaman dünyada barış olurdu.haçlı seferleri olmazdı.Allahada hiç inanasım gelmiyor.Allah varsada adaletsiz bir allah.yıllardır ona dua ettim ne beni gördü nede duydu.allah varsa o Allah kör ve sagır

mep
31-03-2007, 18:23
venusss *Abim/Ablam
Allahla bi husumetiniz olmuş herhalde anladığım kadarıyla,beni
duymadı diye sitem etmişsin,O genelde muhammed'e söylenenleri
duyar onun dışındaki konulardan,pek haberdar olmazdı,o dediğimizde
1500 yıl önceydi,hepi topu 23 yıl duyabildi zaten. :wink:

31-03-2007, 20:14
mep ben bir bayanım.sevgili mep Allaha eskiden çok inanır çok dua ederdim çünkü allah dua edenin duasına karşılık veririm diyordu inandım allaha 12 yıl devamlı dua ettim, ama o beni hiç ama hiç duymadı.beni hiç görmedi.acı çekenleri terk etti ,abim hastalıkdan kurtulsun diye dua ettim abimi yanına aldı.sevdigimden ayırma diye dua ettim o şimdi başkasının oldu evlendi.annem babam ayrılmasınlar diye dua ettim ayrıldılar.düşmanlarıma fırsat verme diye dua ettim düşmanlarım kazandı..muhammedi isayı musayı bütün peygamberleri aşırı severdim.allah varsa ona saygısızlık etmek istemiyorum aslında belki hala onu seviyorumdur emin degilim ama inanki allahda hiç adalet bulamadım.dualarımı hiç duymadı

mep
01-04-2007, 02:24
Venusss ablam
verilmiş sadakan varmış valla,o kadar dua etmişin,
daha kötü şeylerde gelebilirdi başına.o dua ları ters
anlıyo biraz.
Adem hayırlı evlat için dua etmiş,
İki evlat vermiş tam hayırlı!
birbirlerini öldürmüşler.
Nuh dua etmiş bizi koru diye
oğlunu tufanda boğmuş,
Muhammed onca dua etmiş
6 çocuktan bi tanesi sağ kalmamış.
Bide alay eder gibi ''sen çocuğu boşver
ben sana kevser vericem'' demiş.
Elçilerini bile dua ettiler diye per perişan etmiş.
sen yine çabuk uyanmışında bırakmışın duayı
hakkatten verilmiş sadakan varmış.kaldıki
sen elçi bile değilsin,Bak onca dua ediyo
islam alemi ne halde görmüyonmu,
Açlıktan ölenlerde onlarda,birbirini yiyenlerde.
boş ver ablam sen bişey isteme,verirse verir.

everest
02-04-2007, 22:48
İsa 'nın varlığı konusunda en eski tanık Tarsuslu Pavlus (aziz) diye ünlenen saint Paul' ün mektubu İsanın yaşamına değin tek kaynak dört Evangelist *Bunlar 60 yılı (markus) yla 100 yılı arasında ağızdan öğrenme geleneğine dayalı İsa nerede ne söylemişse kafalarda ne kalmışsa İncil yazıcıları (Dört E vangelist) işte onları toplamışlardır . Orada nesnel gercekliği nesnel olarak varolan bir şey yok Üstelik İsa şunu şunu söyledi diyen biride yok Bir tanık ta yok göklerden yere doğru buyuruyu izleyen *İncil yazarlarına göre İsa *juden *betlehemde doğdu marangoz yusuf ( josef) la karısı Meryem in oğlu İsa Galilede nasarete yetişip büyüdü (Bir meleğin meryemi in eşeysel örgenine üfürüp İsanın doğması tümden uyduru tümden saçma)

timsah
03-04-2007, 02:18
Bu konuda AİHM'de bir dava var. Luigi Cascioli davası. Bu dava İncil'de anlatılan İsa gerçekten de yaşadı mı yaşamadı mı diye İtalya'da Vatikan'a karşı açıldı. Eğer gerçekten İsa yaşamadıysa, Vatikan yaşamamış olan bir kişiyi yaşamış gibi göstererek insanlardan vergi topladığı için dolandırıcılıkla suçlandı. Bu dava 7 Ocak 2006'da Viterbo Mahkemesi'nde görüldü. Yerel mahkeme bu davaya bakabilecek yetkiye sahip olmadığını öne sürerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gönderdi. AİHM ise Mayıs 2006'da bu davaya bakacağını açıkladı. Davayı açan Luigi Cascioli'yi savunacak olan avukatlar dünyanın en ünlüleri: Giovanni Di Stefano ve Domenico Marinelli. Saddam'ı savunmuş avukatlar. Şu anda AİHM'de İsa gerçekte var mı yok mu tartışması var.

Konuyla ilgili olarak Aytunç Altındal şöyle diyor:

"Luigi Cascioli davası için benim elimdeki bilgi ve belgeleri kendilerine iletmem istendi. Geçen sene yayınlanan bir kitabım var: “Yoksul Tanrı Apollonius” . İncil'de anlatılan İsa portresi bir kolajdır. “Ben Tanrı'nın oğluyum” diyen bir İsa yoktur.

Elinizdeki belgeleri bize verin ki Strasbourg'daki mahkemede olayı daha güçlü savunabilelim diye. Ben de şimdi İtalya'ya gideceğim ve Strasbourg'daki davaya davetliyim. Bilgi, kaynak ve belgeleri Luigi Cascioli davasına ileteceğim.

Aytunç Altındal ateşle oynuyor. Bu davanın kazanılması dünyayı alt üst eder. Sadece Hristiyan dünyası değil, İslam dünyası da karışır. Ancak, kanıtlar yeterli olsa dahi AİHM'nin Vatikan'ı mahkum ettirecek bir karar çıkarması bana göre kesinlikle mümkün değil.

İsa konusunda ise ilginç olan Aytunç Altındal'ın kitabındaki gibi üç İsa değil, ortada 5 İsa'nın olduğu:

1- Yaşamamış, uydurma bir İsa
2- Bir takım iddialarla yaşamış, sadece insan olan İsa
3- Peygamber İsa
4- Tarının oğlu İsa
5- Tanrı İsa

Yaşamamış, uydurma bir İsa'nın ispatı, aynı zamanda Tevrat dışındaki tüm kutsal bilinen kitapları da çürütmüş olur bir anlamda.
Peki ya Tevrat'ta adı geçenlerin gerçek olup olmadığı ne olacak?

Bu haberin uydurma olma ihtimali varmı yokmu bilmiyorum ama Strasbourg italyada degil fransanin bir sehridir.