PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : mamuli


14-06-2006, 04:12
Bu adıma açtığım bir başlık. Bana ve okuyanlara hayırlı olsun. Adıma bir başlık açılmışken bir mucize göstermeye karar verdim. Mamuli mucizesi geliyor...... az sonra...


Vaktiyle şiir yazardım. (Şiir demişken Ümit yaşar Oğuzcan'dan bir mısra aktarayım "Ulan dünya ben ölürsem iki karış büyüyecek misin")

"Yalnızlığım bu gece yine sana sarılıp yatacağım". *Mamuli (ne döktürmüşüm ama)

Bu dizeyi biraz sadeleştireyim. "yalnızlığım bu gece sana sarılacağım".

Mamuli mucizesi geliyor.... az sonra

Virgülümüzü ilk kelimenin sonuna koyalım:
"Yalnızlığım, bu gece sana sarılacağım" Bu dizede yazar "yalnızlığına" sarılacakmış. Acıdım adama, yazık:)

Virgülü bir sonraki kelimenin sonuna ekleyelim:

"Yalnızığım bu, gece sana sarılacağım". Anlam değişiyor. Bu dizede *yazar, "sana" diye söz edilen kişiye sarılmayı "yalnızlığı" olarak tanımlıyor. Bir yabancılaşma, iletişimsizlik söz konusu.

"Yalnızlığım bu gece, sana sarılacağım". Bu dizede gecenin kendisi yazarın yalnızlığını oluşturuyor ve sanki buna çare olarak "sana" diye hitap ettiği kişiye sarılıyor. *

"Yalnızlığım bu gece sana, sarılacağım" Bu dizede yazar, yalnızlığının bu gece hitap ettiği kişiye karşı olduğunu (küsmüş mü ne) söylüyor ve muhtemelen "yorgana" (hitap ettiği kişiye de olabilir tabi)) sarılacak (veya "sarılmak" sözcüğünü argo anlamıyla kullanıyor. esrar çekeceğim der gibi)

İşte benim mucizem bu. (Kuran daki mucizelerden daha aşağı kalır yanı yok di mi)

Mucizeme itiraz edecek "inançlı" (Bu arada "inançlı" ne demek sorusunu gündeme alıyorum. Boş şeylere inanan kişi hala inançlı mıdır? veya bilime inanan kişi inançsız mıdır?) arkadaşlara şunu söylemek isterim ki, bu dizeyi gönlüme/aklıma allah koymuş da olabilir... kimbilir di mi?

aldostu
14-06-2006, 10:23
Sevgili Mamuli;

Aylar var ki,seninle merhabayı kestik..
Bilmem ki dostum,
Sana ne kusur ettik..?

Eeee sen şair olursan,
neyimiz eksik :roll:
biz de oluruz dedik.

Güzel dilimizin güzelliklerinden biri ile,
tatlı tatlı oynayıp,
işi inanca götürmüşsün..

Lafa cinas katma,
virgülle oynama,
anlatıma esnek espriler ve güzellikler katıyor.

Virgülle ilgili daha klasik bir espri var ,bilirsin.
Biraz kaba,ama örnektir.Hepinizin affınıza sığınarak yazıyorum.
Yalnız kimseye ima yok içinde,biline..

Yavrum oku baban gibi eşek olma..

Virgülle oynayalım :

Yavrum oku , baban gibi eşek olma... (Eyvaah..baba bitti..garip baba okumamış..)

Yavrum oku baban gibi,eşek olma... (Okumayı öneriyor, babayı da methediyor.)

Bir de lafı ortadan bölme ile ilgili bir espri aklıma geldi..

Mamuli,bu sana uymaz ama..
Bir deniyelim bakalım..belki olur.. :wink:

Yıllar önce bir hocamız vardı.Sabırsızlara şöyle derdi :

" Oğlumdur lafımı bitireyim..
Bak sen, ben -La ilahe...- derken lafımı orada kesersen..
Hoca'nın ilahı - Allah'ı yok..La İlahe diyor..dersin.
Ama sabreder de lafı dinlersen ,
"La ilahe illallah" dediğimi,
yani "Allah var ." dediğimi anlarsın" derdi..

Uymadı mı Mam...?

Sabret bir numara büyüğünü bulalım,belki o sıkmaz.. 8O

Mamuli,öperim,seni özlemiştim..
Vesile oldu..

Bir yerlerde bir şeyler yazmıştım sana geçen hafta,
"ŞİA'ya çok yüklenme.." diye.
Ama görmedin herhalde..


Sevgilerimle…

İyiliklerde görüşmek üzere.. Gönül kırdıysak affola..
Bütün dostlarıma selam ederim... (Dost olmayanlarıma da...)
***********….*************….***********….********* ****….*********
Her şey Tanrı 'dan sudur etmiştir (oluşmuştur). Ruhun tek amacı, oluştuğu Tanrı 'ya dönmektir. Bunun da yolu tek evrensel yasa olan evrim/tekamül den geçmektir.

14-06-2006, 12:00
Sevgili aldostu,

"Okumak cahilliği alır eşşeklik baki kalır" demişler. Eğer varsa bir eşşekliğimiz -ki herkeste az buçuk vardır- okumakla da gitmez. Daha başka şeyler gerekir "eşşekliğin" gitmesi için ama asla tamamen kaybolmaz.

Hep düşünmüşümdür, türlü türlü insanlar var, en hayırlısı ve en zararlısı kim diye. Elbette neye göre hayırlı neye göre zararlı tartışılır.

Ama, benim gözlemlediğim birşey var ki o da üzerinde hiç eşşeklik olmadığını iddia eden yani "mükemmeli oynayan" en zararlısı. Nedendir bilinmez, bir teorim var ama..:)

Aslında harkes az buçuk eşşektir ve genelde insanlar "eşşek" olduklarını bilir ve bundan hiç mi hiç hoşlanmazlar çünkü aynaya baktıklarında uzun kulaklı bir eşşek görmek istemezler.

Bu mükemmeli oynayan eşşek -ki gerçekte aslını inkar ederek eşşeğin en önde gideni olur- diğer insanları "üzerinde eşşeklik" olmadığına inandırabilirse (ki bu biraz kendisine inananların önüne yonca vs koymayı da gerektirir) , ona inanan insanlar "mükemmel örnek" sayesinde kendi eşşekliklerinden sıyrıldıklarını sanırlar ve bu idolü takip ederler.

Önderleri eşşeklerin önde gideni olduğu için, arkadakiler de eşşekliklerinden sıyrıldıklarını sandıkları için karşımıza neredeyse "saf eşşek sürüsü" çıkar. Sürü bilirsiniz, bir hızlandı bir koşmaya başladı mı, hiçbirşey önlerinde duramaz.

Tarihte böyle eşşekler coktur. Birisi Hitler, örneğin...

Neyse sevgili aldostu,
lafı uzatmayayım. Ben de özlemiştim seni..

Yazını okuyamadım gerçekten.
ŞIA veya herhangibir kişi konusunda uyarı yapmana gerek yok. Sonuçta bir fikir teatisi yaptığımız. Beklediğimiz ise "ben söyle bir fikir öne sürdüm bakalım o nasıl bir fikir öne sürecek" ten bir adım öte değil.

Ama açıkçası -yazılarımda belirttiğim gibi- ŞIA da sağlam bir mantık da görmedim değil....

Saygılar,
Sevgiler,
Hürmetler

14-06-2006, 20:07
gereksiz bir insansın MALmuli.

sargon
14-06-2006, 22:12
Sevgili Mamuli,

Başlığı "Mamuli" değil de "Mamuli mucizesi" olarak koymuş olsan daha iyi olurdu. Gerçekten de mucize, mükemmel gibi kavramlar üzerinde düşünülmesi gereken kavramlar. Her ikisine de bilimde yer yok örneğin. Dinlerin hayatımıza soktuğu kavramlar. Ama kötü kavramlar da değil. Bak ne kadar ufkumuzu açıyorlar.

Anlaşılan eğlenceli zamanda yazmışsın. Ben de sana biraz katılıyım.

Mükemmel üzerine düşünüyoruz mesela. Gafil insanoğlunun eşeği mükemmellikten azade etmesi gibi bir durum var ortada. Mükemmel eşek var mıdır, yok mudur? Mükemmel diye birşey varsa, mükemmel eşek niye olmasın. Mükemmel insan neye yarar? Mükemmel eşekle mükemmel insan karşılaştırılırsa ne gibi sonuçlar elde ederiz? Boş bir kavramdır aslında mükemmel. O yüzden de insanlar en mükemmel olan diye birşey uydurmuşlardır. Başlangıçta tanrılar mükemmel değildi. İnsanlar gibi kusurluydu. Giderek onları kendilerinden uzaklaştırıp mükemmelleştirdi insanlar. Bu da aslında böyle bir şeyin olmadığının bir tür itirafı idi.

Mucize de diğer bir boş kavram. Olamayacak şeylere mucize denmiş. Aslında gerçekte olması olanaksız olan şeyin adı. Kavramın kendisi kendini ele veriyor zaten. Nasıl mükemmel yaratmak için çabalıyorsa insanoğlu, mucize yaratmak için de çabalıyor. Mucizeler hiç bitmiyor. Mükemmeli ne kadar seviyorsak mucizeyi de o kadar seviyoruz. İnanılmaz şeyler, inanılmaz ilgimizi çekiyor. Sihirbazlık gösterilerine çocuklar niye bayılır. Bırakın çocukları büyükler bile bayılır. Mucizevi bir etkisi var üzerimizde bu mucizelerin :D

Daha ufacık çocuktum. Yazları köye giderdik. O zaman köyde elektrik yoktu. Ocakta odun yakılırdı. Ateşi çok güzel olurdu. Karşısında iki sıra halinde büyükler otururdu. Hava karardıktan sonra koyu bir sohbet başlardı. Konu hep döner dolaşır inanılmaz olaylara gelirdi. Yatırlar, havadan düşen ışıklar, mezarlıkta dolaşan hayaletler, hortlaklar. Çocuk aklımızla sohbet çok hoşumuza giderdi, ama korkudan tuvalete bile gidemez hale gelirdik. Dışarısı karanlık çünkü, bir tek ocak başı aydınlık. Hay sen çok yaşa Mamuli, bak neler getirdin aklıma.

Şimdi hala bazı insanlarla konuşuyorum. Dine inanmıyorlar, ama yatırlara, hayaletlere, havadan düşen ışıklara, bilumum şeylere inanıyorlar. Bunlar hurafe deyip geçilebilir tabii. Ama bunca yıldır böyle şeylerin sürmesine bakarak bzen acaba beynimizde bir "spiritüel" merkez falan mı var diye düşünüyor insan. Dün Kanada'daki ateistlerin oranının nüfusun yüzde 14'üne ulaşmış olduğunu okudum. Bu da aslında böyle birşeyin olmadığını, sadece cehaletin ve kültürel alışkanlıkların insanları spiriüel düşünmeye yönlendirdiğini gösteriyor.

Epey yazmışım. Bu da benden olsun. İyi alıştırmalar :D

14-06-2006, 23:40
:)

maddeoz
15-06-2006, 10:37
kanımca mamuli arkadaş olayı çok güzel özetlemiş, hatta alaya vurmuş.
tıpkı aziz nesin hikayelerinde olduğu gibi.
arkadaşımızın sözleri kuranda geçiyor olsaydı, eminimki insanlar, din gözlükleriyle, cümlelere mamuli arkadaşımızın verdiği anlamlardan çok daha fazlasını yüklerlerdi ve buna da kuranın diğer tüm saçma cümlelerine olduğu gibi taparlardı.
tekrar tebrik ederim kendisini.