PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İslam ve Kadın Savunmasına.


ahmetsln
12-12-2010, 09:16
Evet geldik İslam’ın en zor ve acı çektiği konu : Kadın…Burada gördüğümüz kadarıyla kadınların çektiklerini ve Müslümanların savunmasını anlatacağım.

Biliyorsunuz ki zinâ yapan, dinden çıkan vb durumlara İslam’ın çok ağır cezaları vardır.Bu tarz argümanları sunduğumuz Müslüman dostlarımız hemen savunmaya geçip bize Kuran’dan ayetler sunmaktadır.Gerçekten bu “yaşanmış” olaya karşı ayet ne kadar anlamlı olur? Zaten bir çok duruma ayetler ceza veriyorken kadınların hakkı neredeyse 0’dır.Peki neden hala ayetle gelirsin sen?
Kuran’da her zaman erkeği kadının 2-5-10 kat üstün görmüş ve yazmıştır.Bu değiştirilemez bir gerçek değil midir? Peki neden Müslümanlar yaptıkları hataları düzeltmek yerine özellikle gerçekleşmiş bir olaya hep aynı bahanelerle cevap verirler.

- Diğer ülkelerde yapılınca ses çıkmıyor biz de mi çıkıyor ?
- Kuran’da böyle yazmıyor ki.
- İslam kadına önem verir yok böyle bir şey.
- O devletin otoritesi ve uygulayışı ve cezası.

1- Diğer Ülkelerde Yapılınca Ses Çıkmıyor…
Diğer ülkelerde yapılıp yapılmaması senin suçsuzluğunu veya suçlu olmanı göstermez.Bu düşünce tamamen aptalcadır.Eğer diğer toplumlardan örnek veriyorsanız önce kendi dininizdeki bu yanlışı düzeltip diğer din için çaba sarf edin.Ama bunu gerçekten yapacağınızı dahi sanmıyorum ne yazık ki.
Ve bu gibi ezberlenmiş düşüncelerinizden vazgeçin ve yanlışınızı düzeltin.
2- Kuran’da böyle yazmıyor ki?
Bir çok İslam ülkesinin Kuran’a göre hareket etmesini görmezden gelmek demektir.Kuran’ı hiç okumamıştır demektir.Kulaktan duyma bilgilerle din savunmasına geçmiş bir zavallıdır.
3- İslam Kadına önem veriyor yok öyle bir şey.
Bu cümlede bir körden çıkabilir ancak.(Mecazi anlamda). Neden diye sorarsanız bunlar kitabına uygun hareketler.Kimsede hesap sormuyor.İslam kadına gerçekten önem verse olur mu böyle şeyler? O kadar insan sessiz kalır mı?

4- O devletin otoritesi ve uygulayışı ve cezası.

Kapı yine aynı yere çıkıyor : KURAN!. Şeriat İslam’ın yönetim şeklidir ve tek anayasa tereddütsüz Kuran’dır.O yüzden devletin yaptığı her şey kitaba dayanır.

Evet Müslümanların genel cevabı bunlar.Ancak hepsi 1. Madde hariç Kuran’a dayanmaktadır.Kuranda öyle yazdığı için yapılır.Benim görüşüme ve okuduklarıma göre şeriatta bir kadının yeri bir hayvan kadar bile değersizdir ne kötü ki.

Kimse bende kadına hak tanımayan bir dine inanmamı beklemesin.Bizden beklemesin.Sizin ar damarınız çatlamış olabilir veya kadınlara yapılan suçlamaları ve cezaları görmezden gelebilirsiniz ancak biz o kadar vicdansız ve yüreksiz insanlar değiliz.Elimizden geldiğince de bu vahşeti önce duyurmaya sonra da durdurmaya çalışıyoruz.

Biz yine bir çaba sarf ediyoruz ya siz?

onurmusa
14-12-2010, 03:14
Katılıyorum.

Benim anlamadığım, nasıl olur da bu dini, bu şeriatı, bu kuralları milyonlarca kadın savunabilir?

Kadın düşmanı hadislerden, ayetlerden haberi olmayanları hadi anladık diyelim. Onlar İslam'ı "güllerin efendisi, rahmet önderi" edebiyatıyla biliyorlar. Belki biz de yıllarca öyle bildik. Televizyonlarda hüngür hüngür ağlayan hocaları görünce haliyle İslam'ın bu yüzü akıllarına bile gelmiyor, tamam.

Bir de bu hadisleri, ayetleri bilip de hâlâ kılıf bulmaya çalışanlar var. Hatta kadınlarla ilgili o aşağılayıcı sözleri militanca savunan kadınlar var.

Bunu nasıl açıklıyorsun? Din insanların gözüne bu kadar mı perde çekiyor anlamıyorum ki!

mhmd
14-12-2010, 11:20
Benim görüşüme ve okuduklarıma göre şeriatta bir kadının yeri bir hayvan kadar bile değersizdir

Gerçekten de bu sizin görüşünüzdür.
Tarih ve coğrafya içinde kadının yerine bakmış olsaydınız henüz 600 lü yıllarda kadınlara ait bir hukukun var olduğunu da görebilirdiniz.

İsterseniz çok da uzaklara gitmeden 2010 Dünyasında kadınların durumlarına bir göz atalım.

- Ocak 2009 itibariyle Dünya nüfusu yaklaşık 6.8 milyar. Bunun yüzde 49.7'si kadın. Yani kadın nüfusu 3 milyardan fazla.

- Kadın cinayet kurbanlarının yüzde 70'i eşleri ya da sevgilileri tarafından öldürülüyor.
(Hukuki cinayetler çok çok azdır.)

- ABD'de her 90 saniyede 1 kadın tecavüze uğrarken, Irak'ta nisan 2003'ten bu yana savaş sırasında ve sonrasında, en az 400 kadının tecavüze uğradığı İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün raporlarında yer alıyor.
(ABD'nin Müslüman bir ülke olmadığını zannediyoruz. Yapılan tecavüzler ise Müslümanlara karşı işlenmiş suçlardır.)

- Dünyada 54 ülkede kadınlara yönelik ayrımcı yasalar bulunurken, 'namus savunması' Peru, Bangladeş, Arjantin, Ekvator, Mısır, Guatemala, İran, İsrail, Ürdün, Suriye, Lübnan ve Venezuella'nın ceza yasalarında yer alıyor.
(Dikkat edilirse Peru, Arjantin, Ekvator, Guatemala, İsrail, Venezuella Müslüman ülkeler değildir.)

- İslam Şeriatıyla idare edilen ülkelerde bazı durumlarda zina yapan kadın ve erkeklere recm cezası uygulanmaktadır.
(İslam şeriatında kadına uygulanan ceza erkeğe de uygulanır. Şekil şartı medeni halleridir.)

- Siyasette ve iş dünyasında da kadınların oranı gelişmiş ülkelerde bile epey düşük.
(Temsil yetkisini halktan alan demokrasilerde dahi kadınların temsilci seçilmesi çok düşüktür.)

- Afrika'daki hamile bayanların ölüm riski, Batı Avrupa'dakilerden 180 kat daha fazla.
(Bu oran inanç sistematiğine bağlı değil gelişmişlik düzeyiyle alakalıdır.

- 1.2 milyar yoksulun %70'ini kadınlar oluşturuyor.

- Mültecilerin %80'ini kadınlar oluşturuyor.
(Mülteciler savaş olan her sahadan kaçanlardır.)

- ABD'deki mucitlerin %10'u kadın.
(ABD de dahi 1/10 oranı mevcut.)

- Gazetecilerin 1/3'ü kadın olmasına rağmen, bölüm şefi, editör ya da patronların sadece %1'i kadın.
(Sizce kadın gazeteci oranın nispeten fazla olmasının nedeni nedir?)

- Avrupa Birliği'ndeki cinsiyetler arası en yüksek gelir adaletsizliği yaklaşık %25 farkla, Kıbrıs, Estonya ve Slovakya'da görülüyor.
(Avrupadaki oran, dünyanın az gelişmiş yerlerine oranla mükemmeldir diyebiliriz.)

Kaynak, http://tr.wikipedia.org/wiki/Kad%C4%B1n_haklar%C4%B1

Şu an İslam dünyasındaki kadın hakları ve durumu konusunda yazdıklarınız maalesef doğrudur. Ancak bu doğruluğun nedeni konusu hala su götürür.

Sn. AteistSOL,

Derin araştırmalarınıza; Kuran'da, diziliş sırasına göre 4. ayet sayısına göre 3. sıradaki Nisa Suresini katarak devam edeceğinizi umuyoruz. Gerçi başkaca bir başlığınızda, Kuran'da geçen kadınlardan!!! bahsederken küçümsemiştiniz. Olsun. Biz yine de araştıracağınızı umuyoruz...

Saygı, herşeyden önce...

onurmusa
14-12-2010, 16:14
Sevgili mhmd;

Demeye çalıştığın şeyi çok iyi anlıyorum. Yani diyorsun ki kadınların haklarının az olması ya da hiç olmaması durumu vardır. Ancak bunun İslam'la ilgisi yoktur. Çünkü durum batıda da böyledir. Anlıyorum ama katılmıyorum. Asla ve asla katılmıyorum.

Neden mi?

Öncelikle senin bu yaptığına misenformasyon deniyor. Yani bilinçli olarak eksik bilgi vermek. Ve bu amaçla insanları yönlendirmek. Bir defa senin verdiğin örnekler kasıtlı olarak eksik. Bilerek sadece İslam dışı ülkelerdeki örnekleri(ve sadece kötü örnekleri) vermişsin. O tecavüzlerin, o dayakların kaç katı İslam ülkesinde yaşandığı halde onlardan söz etmemişsin.. Ayrıca yine o ülkelerde kadına verilen haklardan, hukuki durumlarından bilerek hiç bahsetmemişsin.

Bugün Kur'an'daki şeriatla yönetilen İslam ülkelerinde bir kadın sevgilisiyle beraber oldu diye recm ediliyor yani taşlanarak öldürülüyor. Ve recm edilen kadın sayısı bir değil iki değil, yüzler, belki binler. Üstelik video kaydı, ikna edici bir kanıt da istenmiyor. Dört kişinin şahitliği yetiyor. Gerçek bir öyküden uyarlama olan Soraya'yı Taşlamak filmini izlemeni tavsiye ederim.

Bunun sorumlusu kim? Recmi emreden kim? Ömer ve Ayşe tarafından varlığı doğrulanan ve Kur'an'ın kitaplaştırılması sırasında kitaba girmeyen recm ayeti değil mi? Peygamberin zina yapan insanları taşlatarak öldürdüğüne dair bir sürü hadis var İslam'ın en güvenilir hadis kaynaklarında. Peygamberin recm yaptığını söyleyen Ömer de dahil bir sürü sahabe var. Recm uygulamadığını söyleyen ise bir kişi yok. Peygamber kendi döneminde zina yapan Müslümanları taşlayıp öldürmüşken ben bugünün Araplarına ne diyebilirim? Şimdi İslam ülkelerinde kadınların en büyük korkusu olan taşlanarak öldürülmenin sorumlusu kim? Tabii ki İslam.

Başka coğrafyalarda görebiliyor musun böyle bir cezayı? Neden sadece İslam ülkelerine özgü bu ceza?

Merak edenler zina ile ilgili rivayetler ve "recm ayeti" konusuna şu sayfadan bir göz atabilir:

http://www.mumsema.com/hadisler-bolumu/59455-recm-konusu-hadisleri.html

Bugün Kur'an'daki şeriatla yönetilen İslam ülkelerinde bir erkeğin şahitliği=iki kadının şahitliği. Peki bunun sorumlusu kim?

"Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah’ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah’tan korkup
sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen, veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir." (Bakara, 282)

Başka bir coğrafyada görüyor musun böyle bir uygulamayı? Neden sadece İslam ülkelerine özgü bu uygulama?

Kadınlarla ilgili birkaç hadis verip devam edelim.

"Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz sütresiz olarak namaz kılarsa (önünden geçtiği takdirde) şunlar namazını bozar: Eşek, domuz, yahudi, mecusi, kadın... Namazın bozulmaması için onun önünden, bunların bir taş atımlık uzaktan geçmesi kifayet eder." (Bir diğer rivayette şöyle denmişti: "Namazı, (önden geçen) hayızlı kadın ve köpek bozar.") ( Kütübü Sitte, Namaz Bölümü, Hadis No: 2732)

Resulullah (sav) (bir bayram namazında kadınlar tarafına geçerek): "Ey kadınlar cemaati! (Allah yolunda) sadakada bulunun, istiğfarı çok yapın. Zira ben siz kadınların cehennemde çoğunluğu teşkil ettiğini gördüm" buyurdular. Dinleyenlerden cesaretli bir kadın: "Niye cehennemliklerin çoğunu kadınlar teşkil ediyor, neyimiz var?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Ağzınızdan kötü söz çıkıyor ve kocalarınıza karşı nankörlük ediyorsunuz. Aklı ve dini eksik olanlar arasında akıl sahibi erkeklere galebe çalan sizden başkasını görmedim!" dedi. O kadın tekrar: "Ey Allah`ın Resulü! Aklı ve dini eksik ne demek?" diye sorunca Aleyhissalatu vesselam açıkladı: "Aklı noksan tabiri, iki kadının şahitliğinin bir erkeğin şahitliğine denk olmasını ifade eder. Dinlerinin eksik olması tabiri de onların (hayız dönemlerinde) günlerce namaz kılmamalarını, Ramazan ayında oruç tutmamalarını ifade eder."(Ravi:İbnu Ömer, Kütübü Sitte, Hadis No:5374)

Ebu Hüreyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kadinlara hayirhah olun, zira kadin bir eyegi kemiginden yaratilmistir. Eyegi kemiginin en egri yeri yukari kismidir. Onu dogrultmaya kalkarsan kirarsin. Kendi haline birakirsan egri halde kalir. Öyleyse kadinlara hayarhah olun." Buhari, Nikah 79, Enbiya 1, Edeb 31, 85, Rikak 23; Müslim, Rada 65, (1468); Tirmizi, Talak 12, (1188).

Amr Ibnu'I-Ahvas (radiyalIahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kadinlara karsi hayirhah olun. Çünkü onlar sizin yaninizda esirler gibidirler. Onlara iyi davranmaktan baska bir hakkiniz yok, yeter ki onlar açik bir çirkinlik islemesinler. Eger islerlerse yatakta yalniz birakin ve siddetli olmayacak sekilde dövün. Size itaat ederlerse haklarinda asiri gitmeye bahane aramayin. Bilesiniz, kadinlariniz üzerinde hakkiniz var, kadinlarinizin da sizin üzerinizde hakki var. Onlar üzerindeki hakkiniz, yataginizi istemediklerinize çignetmemeleridir. Istemediklerinizi evlerinize almamalaridir. Bilesiniz onlarin sizin üzerinizdeki haklari, onlara giyecek ve yiyeceklerinde iyi davranmanizdir.''
Tirmizi, Tefsir Tevbe, (3087).

3269 - Ebu Hüreyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zat-i Zülcelal'e yemin ederim, bir erkek hanimini yataga davet ettiginde kadin imtina edip gelmezse, kocasi ondan razi oluncaya kadar semada olan (melekler) ona gadab ederler.''

3270 - Bir baska rivayette söyle denmistir: "Erkek, kadinini yatagina çagirir, kadin da gelmeye yanasmaz, erkek öfkelenmis olarak sabahlarsa, melekler sabaha kadar -bir rivayette yataga gelinceye kadar- kadina lanet okurlar.''

3271 - Bir baska rivayette: "Kadin küskünlükle kocasinin yatagindan ayri olarak sabahlarsa, melekler onu lanetler" denmistir. Buhari, Nikah 85, Bed'ü'l-Halk 6; Müslim, Nikah 120 - 122 (1436); Ebu Davud, Nikah 41, (2141).

"İşlerini bir kadına bırakan topluluk asla felah bulamaz" (Buhârî, Meğâzî, 82, Fiten, 18; Tirmizî, Fiten, 75; Nesaî, Kudât, 8; Ahmed b. Hanbel, V, 43, 51, 38, 47).

İslam ülkelerinde kadınların hakları, erkekle karşılaştırınca yok denecek kadar az. Şeriatla yönetilen ülkelerde kadınlara seçme-seçilme hakkı yok. Birçok İslam ülkesinde çocuk yaşta evlendiriliyorlar. Şiddet görüyorlar ve bu şiddeti engelleyecek hiçbir ayet-hadis yok. Aile içi tacizlere, tecavüzlere maruz kalıyorlar. O kadar sindirilmiş haldeler ki bunları bile çıkıp anlatamıyorlar. Batıdaki gibi özgürce ticaret hayatına atılamıyorlar. Batıdaki gibi politikaya da atılamıyorlar.

Kadınlar dünyanın her yerinde eziyet çekiyor, evet. Ama en azından dünyanın diğer yerlerinde hakları var, erkeklerle eşit haklara sahipler. İş hayatında, politikada insan yerine koyuluyorlar. Erkek arkadaşının evinde kaldı diye ailesinin gözü önünde taşlanarak öldürülmüyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde iki kadının şahitliği bir erkeğin şahitliğine denk değil. 200 ülke içinde kadının hukuken en geri kaldığı ülkelerin İslam ülkeleri olması bir tesadüf mü?

Nisa Suresi var demişsin, doğru. Kur'an'da ismi "Kadınlar(Arapça Nisa)" olan bir sure var. Ama ne yazık ki kadınlarla ilgili en talihsiz ifadeler de bu surede yer almıyor mu?

"Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur." (Nisa Suresi, 3.ayet)

"Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür." (Nisa Suresi, 34.ayet)

Muhammed'in, evlatlığının karısı olan Zeynep'le evlenmesi hakkında ayet indiren Allah ne yazık ki Kur'an'a kadınlarla ilgili tek bir olumlu hüküm koymamış. Tek bir güzel söz, tek bir eşit hak yok. Aksine dayak var, ikinci sınıf insan muamelesi var.

600'lü yıllarda kadınlara ait bir hukukun varlığından söz etmişsin. Buna "hukuk" denirse evet var.

ahmetsln
14-12-2010, 17:06
Katılıyorum.

Benim anlamadığım, nasıl olur da bu dini, bu şeriatı, bu kuralları milyonlarca kadın savunabilir?

Kadın düşmanı hadislerden, ayetlerden haberi olmayanları hadi anladık diyelim. Onlar İslam'ı "güllerin efendisi, rahmet önderi" edebiyatıyla biliyorlar. Belki biz de yıllarca öyle bildik. Televizyonlarda hüngür hüngür ağlayan hocaları görünce haliyle İslam'ın bu yüzü akıllarına bile gelmiyor, tamam.

Bir de bu hadisleri, ayetleri bilip de hâlâ kılıf bulmaya çalışanlar var. Hatta kadınlarla ilgili o aşağılayıcı sözleri militanca savunan kadınlar var.

Bunu nasıl açıklıyorsun? Din insanların gözüne bu kadar mı perde çekiyor anlamıyorum ki!

Araplarda bir kadın var "Sultan Wafa" o kadınları bilinçedirmeye ve şeriatı anlatmaya çalışıyor.Gerçekten çok etkili konuşmaları vear ve çok cesur.Çünkü bir arap şeyhi ile televizyonda tartışma programına çıktı ve resmen şeyhi darmadağan etti.

mhmd
14-12-2010, 18:09
Sn. onurmusa,

Misenformasyon kaynak göstermez. Biz kaynağını verdik. Verdiğimiz kaynaktaki bölümlere nasıl parantez ekleyip görüşlerimizi sunma keyfiyetimiz varsa, tamamını vermek gibi bir zorunluluğumuz da yoktur. İsteyen kaynağına bir tık uzaklıktadır.

Toplumsal gelişmişlik diye sosyolojide bir terim vardır. Biyolojiye uygularsanız evrim belki bunun karşılığıdır.
İnorganik maddelerden organik maddelere geçiş sürecinden bahsederken kompleks canlıların özelliklerinden ne kadar bahsedebiliyorsak, tarih sürecindeki toplumsal gelişmişlikten günümüzdeki seviye hakkında da ancak o kadar bahsedebiliriz.

Derdimiz kadın hakları ise bir inanca duyduğunuz nefreti bir kenara bırakıp incelemelisiniz.
Yok hayır derdim inanca olan nefretim, diyorsanız size başarılar dilemekten başka bir tercihimiz yoktur.

Verdiğiniz ikincil kaynaklardan haberdarız. Kabul ve onaylamamız da mümkün değildir. Günümüz İslam coğrafyasının durumunu biz bir önceki yazımızda sunmuştuk ki; bunu da onaylamadığımızı yazarak vermiştik.

Birincil kaynakta; Erkeklerin kadınlar üzerinde hakkı olduğu gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları olduğu... gerçeğini ne yapmalıyız?

Ya da kadınların miras hakkındaki görüşlerini nasıl değerlendireceğiz?
Beğenir ya da beğenmezsiniz buna hukuk derler.

Diyeceksiniz ki gümüz hukukundan çok geridir.
Biz de diyeceğiz ki komplex canlının sindirim sistemi kambriyen dönemi canlılarında yoktu!!!
Düşünen için çok da garip değil.

Sn. onurmusa,
Tüm genellemelerin yanlışlığını bizden iyi bildiğinizi düşünüyoruz. Ve bilimsel düşündüğünüzü de düşünüyoruz. Umarız doğru düşünüyoruz.

Saygı, herşeyden önce...

onurmusa
14-12-2010, 22:44
Sayın mhmd


Misenformasyon kaynak göstermez. Biz kaynağını verdik.


Misenformasyon kaynak gösterir. Amma velakin kasıtlıdır. Bilgiyi öyle bir verir ki sana istediği şeyi düşündürür. Küçük bir örnek vereyim. İkimiz de esnafız. Sen ekmeği 50 kuruştan satıyorsun. Bense 2 liradan satıyorum. Sonra sen ekmeğin fiyatını 50 kuruştan 60 kuruşa, 70 kuruşa ve nihayet 80 kuruşa çıkarıyorsun. Benimse hala 2 lira. Ve bakkalımın camına da şu yazıyı yazıyorum. "Biz bir haftada üç defa zam yapan bakkallar gibi acımasız değiliz." Şimdi bu yazdığım, yalan mı, yanlış mı? Hayır değil? Üç defa zam yaptın evet ama hala benden çok daha az fiyata satıyorsun. Ama ben işin bu kısmını saklıyorum. Bilgiyi bilerek eksik veriyorum ve "bu ne acımasız ya üç defa zam yaptı" diyorum. İşte buna "misenformasyon" denir. Yani bilerek isteyerek eksik bilgi vermektir.

Değerli arkadaşım senin yazını okuyan bir Müslüman Allah batıdaki kadınlara sabır versin der=)

Halbuki aynı batıda kadın ne kadar iş hayatında erkeklere göre daha az yer alsa da kanun önünde erkekle eşit haklara sahiptir. Ve bir kadını dövmek suçtur batıda. Oysa İslam ülkelerinde bir koca karısını dövebilir, buna ne fıkıhta ne şeriatta hiçbir engel yok. Üstelik İslam ülkelerinde kadınların hemen hemen hiçbir alanda erkeklerle eşit hakka sahip olduğunu söyleyemeyiz.


Toplumsal gelişmişlik diye sosyolojide bir terim vardır. Biyolojiye uygularsanız evrim belki bunun karşılığıdır.
İnorganik maddelerden organik maddelere geçiş sürecinden bahsederken kompleks canlıların özelliklerinden ne kadar bahsedebiliyorsak, tarih sürecindeki toplumsal gelişmişlikten günümüzdeki seviye hakkında da ancak o kadar bahsedebiliriz.


Çok güzel ifade etmişsin. Tarih benim hayatım. Hem mesleğim gereği hem de aşık olduğum bir alan olduğu için hayatımdaki en önemli uğraştır tarih. O yüzden çok iyi anlıyorum demek istediklerini. Aslında özetle "7.yüzyıl şartlarında daha fazlasını beklemek haksızlık olur" diyorsun. Zaten ben 7.yüzyıl insanından demokrasi beklemiyorum. Yazıma dikkat edersen asla bazı arkadaşlar gibi "peygamberse neden elektriği bulmadı" şeklinde bir anakronizme de düşmüyorum=)

Ama değerli arkadaşım, eşitlik, insan onuru, kadına verilen değer... Bunlar evrensel değerlerdir. Üstelik Tanrı elçisi sıfatını taşıyan bir insan her şeyden önce Yaratıcı'yı temsilen ordadır ve benim o elçiden en azından eşitlik bekleme hakkım vardır. Ve ne yazık ki verdiğim kaynaklar söylediğin gibi sadece "ikincil kaynaklar" değil. Kadını hor gören Kur'an ayetleri de var içinde. Ve inkârı çok kolay olmayan sağlam hadis kaynakları var. Ben 610'de yaşamış bir insandan, ne olursa olsun, Tanrı'nın elçisiyim bile dese parlamanter demokrasi beklemem. 20.yüzyıl kavramlarını 7.yüzyıldaki insandan beklemek bilimsel olarak mümkün değil.

Ama kadına saygıyı beklerim. Modern anlamda olmasa bile en azından temelde eşitlik beklerim. Haklarda eşitlik, evlenmede eşitlik, boşanmada eşitlik, şahitlikte eşitlik... Yüz yıllardır süre gelen kadına şiddeti öngörmesini ve durdurmasını beklerim. Cariyeliği kaldırmasını ve cariye edinmemesini beklerim. Fethettiği yerlerdeki kadınları askerlerine paylaştırmamasını beklerim. Bir kraldan beklemem ama bir peygamberden beklerim.

Tanrı'nın elçisiyim diyen insandan Tanrı'nın adaletini beklerim.


Derdimiz kadın hakları ise bir inanca duyduğunuz nefreti bir kenara bırakıp incelemelisiniz.
Yok hayır derdim inanca olan nefretim, diyorsanız size başarılar dilemekten başka bir tercihimiz yoktur.


Bana göre dinler bir anda bir günde ortaya çıkmaz. Tarihteki her olgu gibi koşullar ortaya çıkarmıştır dinleri. Dinleri ortaya çıkaran sosyal, ekonomik, kültürel dinamikler vardır. O nedenle din kurucularına karşı bir nefretten çok bir anlama halindeyim. İnanmak başka şeydir, anlamak başka şey. Ben Muhammed'i anlıyorum ama ona inanmıyorum. Derdim üzüm yemek yani, emin ol.

Saygılar

rakıbalık
14-12-2010, 22:55
Sn. Toplumsal gelişmişlik diye sosyolojide bir terim vardır. Biyolojiye uygularsanız evrim belki bunun karşılığıdır.
İnorganik maddelerden organik maddelere geçiş sürecinden bahsederken kompleks canlıların özelliklerinden ne kadar bahsedebiliyorsak, tarih sürecindeki toplumsal gelişmişlikten günümüzdeki seviye hakkında da ancak o kadar bahsedebiliriz.

Derdimiz kadın hakları ise bir inanca duyduğunuz nefreti bir kenara bırakıp incelemelisiniz.
Yok hayır derdim inanca olan nefretim, diyorsanız size başarılar dilemekten başka bir tercihimiz yoktur.


...


nefret edilmese dahi toplumsal gelişmede inançların, kadınlar üzerinde negatif etkisi yok mudur?

ahmetsln
14-12-2010, 22:59
Bir kadını kapanmaya zorlayan nedir efendim?

Bir soru da kadın sünneti?

İslam ülkelerinin bir çoğunda yapılmaktadır.Yapanlar allah için yaptıklarını söylüyorlar ?.

onurmusa
15-12-2010, 00:08
Araplarda bir kadın var "Sultan Wafa" o kadınları bilinçedirmeye ve şeriatı anlatmaya çalışıyor.Gerçekten çok etkili konuşmaları vear ve çok cesur.Çünkü bir arap şeyhi ile televizyonda tartışma programına çıktı ve resmen şeyhi darmadağan etti.

Tanıyorum o kadını. Başarılıdır da. Ama benim kastettiğim başka.

Sen bu göz perdelenmesini neye bağlıyorsun mesela? Birçok başlıkta açık açık ayet gösteriyorsun. Hadislerle ve dönemin tarihi gerçekleriyle anlatıyorsun. Ama gözler o kadar kapalı ki inandıramıyorsun. Hadi onu anladım önyargı. Örneğin İslam'da kadın erkek eşittir diyen ve bunu ateşli savunan bir sürü kadın var. Hadi onları da anlıyorum, çağa uydurmaya çabalıyor dinlerini.

Bir de kadınla erkek eşit olmaz diyip de kadının neden erkekle eşit olamayacağını, ondan neden birçok konuda geride olduğunu anlatan bir sürü kadın var, onlar çok enteresan değil mi? Ben tanıdığım pek çok kadından, pek çok arkadaşımdan "erkeğin neden kadından daha üstün olduğu" konusunu dinledim. Ya da neden tanıklıkta 2 kadın=1 erkek olduğunu. Bayağı ciddi ciddi savunuyorlar. Din çok çok güçlü bir silah gerçekten.

mhmd
15-12-2010, 10:43
Sn. onurmusa,

Misenformasyon paragrafınız haricindeki tüm yazınız anlama ve kavrama ilkesiyle hareketinizi özetledi. Bizim de bu sayfalarda bulunuş amacımız bu.
Ne Allah'ın, ne peygamberin, ne dinin, ne de inancın avukatlığını yapmıyoruz. Sadece anlamaya ve bilgilenmeye çabalıyoruz.

Rabbin hitabına maruz kalabilecek olan toplumsal düzey, ya da insanlar, ya da yönetimler, ya da yöntemler sizce ne olabilir?
Zannımız odur ki tamamen dibe vurmuş bir düzey, insanlar, yönetimler ve yöntemlerdir.

Daha önce mal olarak görülen kadınlardı bahisimiz. Öylece devam edelim.

O coğrafyanın biraz doğusunda (Hindistan) kadınların adı dahi anılmamaktaydı. Ölen eşi ile birlikte yakılan kadınları bilirsiniz. Ya da hiçbir şekilde mirasa konu olmayan kadınlar. Ya da söz hakkı bulunmayan kadınlar. Pekçok bölgede olduğu şekliyle o bölgede de Kadın = Şeytan denklemi vardı.

Biraz daha uzaklaşalım Doğu yönünde (Çin ve Japonya). O bölgelerde de kadınların önemi erkeğe ve ailesine yaptığı hizmetle ölçülürdü. Düzen erkeğin rahatlığı ve efendiliği üzerine kurulmuştu. "-Madem karını sabahleyin döğdün, öğlen niçin döğmeyeceksin ki?" Diyen Çin atasözü günümüzde gözlerden pek ıraktır.

O coğrafyadan biraz kuzeybatı yönüne yöneldiğimizde ise (Roma) işler çok farklı değildi. Kötülüğün kaynağı olan kadın! bir eşya muamelesi görmekteydi. Yaradılışı eksik, sıradışı bir varlık olarak kabul edilmekteydi. Güzel ve şuh olanların ise yerleri çok ayrıydı! Cinselliğin dışında kadın Romada da yoktu.

Ortaçağda Ruhunun olup olmadığı dahi tartışılan bir cinsten bahsetmekteyiz. Gemilere uğursuzluk getirdiğine inanıldığı için alınmayan, büyü yaptı diye canlı canlı yakılan v.s.

Esasında bu karanlık devir sadece kadınlara has da değildir! İnsanlık tarihi karanlıktır, kanlıdır, barbardır, ilkeldir, hayvan alemini bile aratır özelliktedir.

Tekamül bahsettiğiniz şekliyle bir anda olmamakta, olamamaktadır. Tedrici olarak gerçekleşen bu tekamül doğrusal bir çizgi de izleyememektedir. Dünyanın bir bölgesinde uygarlık parıltıları bulunurken diğer bir köşede karanlığın izdüşümleri yaşanmıştır.

Tüm bu şartlarda, sizin tabiriniz ile, bir kişi çıkmış ve kendi uydurmalarının içine nikah diye bir akit koymuş. Bire iki dahi olsa şahitlik eklemiş. İkiye bir dahi olsa miras hakkı yazmış. Kadınların erkekler üzerinde hakları olduğunu çizdirmiş. Onları erkeklere emanet olarak korunmasını emretmiş ve Allah'la da korkutarak bunu yapmış. Evet belki eşittir dememiştir (eşitliğe bu çağda ben dahi inanmıyorum) ama adil davranış kalıpları geliştirmiştir.
.
.
.

Yine sizin tabiriniz ile o çağda elin herifi çok da kötü şeyler uydurmamış Sn. onurmusa...

Saygı, herşeyden önce...

haref
15-12-2010, 11:07
erkeğin kadına üstün yaratıldığı söylenen bir islamdan bahsediyoruz, kadını dövebilirsiniz sorun değil, mirastan bir pay ver yeter çok bile zaten hepsi cehennemlik, kafalarını da kapatın ama süsleyip deyin ki onlara ziynetleriniz hani çok değerli ya ondan saklamanız lazım, ama yaşınız geçip kocayınca gerek yok kapanmaya. kadın narindir, ceylan gibidir yalanlarıyla kandırın elden geldiğince inanan ceylanlar var hala bu kurtlar sofrasında.
ademi cennetten kovduran biz, eşekle domuzla bir tutulup namazı bozan biz, saç telimizle erkekleri baştan çıkartan biz, cariye olan alınıp satılan biz, sesimiz ve kahkahalarımızla aklınızı çelen biz, dayak yiyen biz, cehennemi dolduran zümre biz, sonra da cennet anaların ayakları altındayla kandırılan yine biz, üzerine kuma getirilebilen biz, insan yerine konulup bireyselliğimize hakaret edilip iki olmadan sözü geçmeyen yine biz vs.vs.vs...

gelin şimdi haktan hukuktan bahsedin bana. erkek olup islamın kadına hak tanıdığını söylemek kolay. kadın olarak yaşayın da görün bakalım neler geliyor başınıza...

mhmd
15-12-2010, 11:52
Sn. haref,

Son yazımızı bir kez daha okumanızı önereceğiz.

Saygı, herşeyden önce...

simply a good person
15-12-2010, 14:54
[QUOTE=mhmd;351114]
Tüm bu şartlarda, sizin tabiriniz ile, bir kişi çıkmış ve kendi uydurmalarının içine nikah diye bir akit koymuş. Bire iki dahi olsa şahitlik eklemiş. İkiye bir dahi olsa miras hakkı yazmış. Kadınların erkekler üzerinde hakları olduğunu çizdirmiş. Onları erkeklere emanet olarak korunmasını emretmiş ve Allah'la da korkutarak bunu yapmış. Evet belki eşittir dememiştir (eşitliğe bu çağda ben dahi inanmıyorum) ama adil davranış kalıpları geliştirmiştir.
[QUOTE]

Sayin mhmd;

Islam öncesinde peygamberin ilk esi olan Hatice'nin nasil pek cok evlilik akdi yapabilgini ve ölen eslerinden kalan mirasi nasil alabildigini ne sekilde aciklayabilirsiniz?

mhmd
15-12-2010, 17:07
Sn. simply a good person,

Çok güzel bir örnek.
Cevabı da oldukça basittir.
Nil novi sub sole (Güneşin altında yeni bir şey yok)
Yani?
Bugün neyse dün de oydu.

Güç.
Hatice'nin soyuna bakarsanız bunu siz de anlarsınız.

Zamanımızda olduğu gibi o devirde de dokunulmazlar vardı. O devirde toplumun dokunulmazlık ölçütü; soy, zenginlik, saygınlık olarak geçiyordu. Günümüzde, öncelik sırası değişmiş olmasına rağmen aynı ölçütler aynen devam etmektedir.
Ağaoğlu ile fakir mhmd nin hiçbir hukuk ve düzlemde eşitliği söz konusu olamaz. Türkiyede de olamaz ABD de olamaz.

Saygı, herşeyden önce...

haref
15-12-2010, 17:47
sayın mhmd,
herhangi bir saygısızlık yaptığımı düşünmüyorum.
yazdıklarınızı okudum anladım ancak savunma sisteminiz ilginçtir ki daha kötüsünü göstererek kötüyü övmeye çalışıyorsunuz.
bahsettiğim konular da kendi uydurmalarım değil bu dogmanın öğretileridir. takdir edersiniz ki bu toplumda örf adetler ki bunlar çoklukla dini bilgilerle şekillenir ve dinin gereklilikleri ile ilgili en çok baskıyı yaşayan bir kadın olarak karşılaştığımız zorlukları en iyi biz anlarız. erkeğin şeytanı 40 yıl sonunda şişeye sokamayışı ama 40 saniyede sokan kadının hikayeleriyle büyütüldük biz. şeytanla bu kadar benzer olunca da hep bastırılan taraf olduk. karşı çıkışlarımızda peygamberin veciz sözleri ve ayetleri önümüze kondu. siz çocukken korkutuldunuz mu saçının bir teli görünse bilmem kaç yıl cehennemde yanacaksın diye. regl olmak kadar doğal bir olayın kirlenmek kelimesiyle bir olduğu bir toplumda kendinizi bulana kadar kirli hissettiğiniz oldu mu? ki biliyorsunuz iman adına da eksikliğimizi bu buyurmuş kendileri hadislerde. bir anne iki evladını kız erkek diye ayırıp sevemezken yaradan bu zalimliği kadınlara neden yapar anlayabilmiş değilim. tüm kadınların saçlarında güneşin ışıltılarının dans etmesi dileklerimle...

saygılar,

mhmd
15-12-2010, 18:15
Sn. haref,

Yazılarımızın altına:
Saygı, herşeyden önce... imzamızı kullanmaktayız. Size karşı yazılmış bir söz değildir. :)
Bu sözü imza kutusuna yazıp da unutmamak için her yazımızın altına defaten kendimize yazdığımız bir sözdür. O kadar.

Yazdıklarınızın tamamı için; üzücü, yaralayıcı ve aslından çok çok uzaklaştırılmış uygulamalardır diyebiliriz. Maalesef bu uygulamalar vardır, maalesef bu uygulamaların yamandığı yerler vardır.

Saygı, herşeyden önce...

onurmusa
16-12-2010, 00:27
Değerli mhmd;

Yazdıkların ne yazık ki bizim sorduklarımızın cevabı değil. İslam'da kadının yerini konuşurken "Ama Japonya'da, Çin'de de kadının durumu çok kötü" demek ne yazık ki aklamıyor İslamı.

Önce izninle değerli arkadaşım, birkaç düzeltme/ekleme yapayım.

İnsanlık tarihi anaerkilden ataerkile doğru gelişim göstermiştir. Yerleşik hayatın başladığı Yeni Taş Devri'ne(Neolitik Döneme) kadar insanlık anaerkildir ve kadın da en az erkek kadar günlük yaşamın içindedir ve belirleyicidir. Sonra roller yeniden belirlenecek ve erkekler sazı ellerine alacaklardır.

Tarih boyunca çok farklı coğrafyalarda kadınlar hep acı çekmişlerdir, doğru. Kadının acı çekmediği coğrafya neredeyse yoktur, doğrudur. Ancak...

İslam'ın ortaya çıkışından yüzlerce yıl önce dünyanın çeşitli yerlerinde hem kadın-erkek eşitliği hem de hür-köle ayrımının kalkması için yani tam anlamıyla bir "eşitlik" anlayışı için isyanlar çıkmıştır. Örneğin Muhammed Mustafa'dan 1000 yıl önce M.Ö.500'lerde Hindistan'da Buddha diye bir adam çıkmış ve "bütün insanlar eşittir" demiştir. Uzun süre mevcut din anlayışıyla çatıştığı için zorluk çeken Budistler uzun mücadeleler sonucu fikirlerini halka kabul ettirmişlerdir. Bugün de dünyada en çok mensubu olan birkaç dinden biridir Budizm. Budizmde kadın-erkek, hür kadın-cariye ayrımı yoktur(Oysa İslam'da hem Muhammed döneminde hem de dört halife döneminde hür kadın-köle ayrımı olacaktır. Olmayanı söyleyene kaynaklarımla gelirim.). Örneğin Budizm'de öylesine bir eşitlik vardır ki bir erkek aynı anda birden çok kadınla evlenebildiği gibi bir kadın da aynı anda birden çok erkekle evlenebilmektedir. M.Ö.500'lerde "bütün insanlar eşittir" diye bağıran Buddha, Tanrı'nın elçisi olduğunu bile iddia etmemektedir üstelik.

Yine Muhammed Mustafa'dan 7 asır önce M.Ö. 73 yılında Roma'da Spartaküs adında bir köle eşitlik diye haykırmış ve büyük bir isyan başlatmıştır. İsyancıların Roma karşısındaki teknik zayıflıkları sebebiyle ayaklanma başarıya ulaşamasa da Spartaküs'ün bu çağrısı sonraki dönemlerde Avrupa'da büyük yankı bulacaktır.

Muhammed Mustafa'dan bir asır önce Bizans İmparatoru meşhur Jüstinyanus'un hazırladığı, bugün dünyadaki modern hukukun temelini atan Corpus İuris Civilis'i de unutmamak gerekir. 21.yüzyılın en çağdaş anayasaları, Jüstinyanus'un 6.yüzyılda hazırladığı bu derlemeye dayanmaktadır.

Ayrıca peygamberin çağdaşı olan Türk devletlerinin hatta peygamberden yüzlerce yıl önce yaşamış Türk devletlerinin bile yönetim sistemlerine baktığımızda görüyoruz ki kadın da erkek kadar söz sahibi. Göçebe yaşam gereği kadının erkekten neredeyse hiçbir farkı yok. Yönetimde "hakan"ın eşi "hatun", hakan ülkede bulunmadığı zamanlarda ülkenin hükümdarı konumunda. Ayrıca sosyal yaşamda kadınların çok aktif olabildiğini görmekteyiz. Öyle ki İskit Türklerinin en bilindik hükümdarı bir kadındır, Tomris.

İslamiyet öncesi Araplarda da kadın, İslamiyet dönemi Araplardakinden çok daha üstün bir konumdadır. Kadın ticarete atılabilmekte(Hatice) hatta yönetimde söz sahibi olabilmektedir(Hind). Oysa Muhammed Mustafa'nın kadınların siyasete karışmaması gerektiğiyle ilgili hadisleri mevcut. Kadınların yönettiği ülkelerden hayır gelmeyeceğini söylüyor kendisi. Kur'an'da da erkeklerin kadınların yöneticisi olduğu, çünkü "Allah'ın kimini kiminden üstün kıldığı" belirtiliyor. Kadın başkaldırdığında dövülebiliyor. Boşanmak istese de kocası istemedikçe boşanamıyor. Henüz ergenliğe bile adım atmamışken evlendirilebiliyor. Ticarette ve devlet yönetiminde söz sahibi olamıyor.

Özetle, "peygamberin yaşadığı dönemde kadınların bütün dünyada çok ezildiği, hiç hakkı olmadığı, peygamberin hiç değilse az da olsa hak verdiği" tezi de üzülerek söylüyorum tarih bilimi açısından hatalıdır, yanlıştır.

Kadın tarihte çok ezildi, çok acı çekti, doğru. Ama belki de en çok acı çektiği dönem, sosyal hayatta en çok geri planda kaldığı, söz sahibi olamadığı, şiddetle baskıyla en çok horlandığı, ezildiği dönem İslamiyet'in egemen olduğu dönemler oldu. Bugün de İslam şeriatıyla yönetilen ülkeler, kadınların en silik olduğu ülkelerdir.

Saygılar

onurmusa
16-12-2010, 00:40
Bu arada,


Tüm bu şartlarda, sizin tabiriniz ile, bir kişi çıkmış ve kendi uydurmalarının içine nikah diye bir akit koymuş.


Nikâh İslam peygamberi tarafından bulunmuş filan değildir. Binlerce yıllık bir gelenektir o. Yeni bir şey değildir. İslam öncesi Araplarında da hem nikahlı eşler hem de sınırsız cariyeler vardı. İslam geldi ne değişti? Hiçbir şey. Yine nikahlı eşler ve sınırsız cariye kuralı devam etti.


Bire iki dahi olsa şahitlik eklemiş. İkiye bir dahi olsa miras hakkı yazmış.


Yukarıda belirttim aynı dönemde hatta çok daha eski dönemlerde dünyanın başka başka coğrafyalarında(ki buna atalarımız da dahil), kadına öyle hukuki haklar vermişlerdir ki Kur'an'daki bu haklar onun yanında açıkça "haksızlık" kalır. Dikkat et lütfen değerli arkadaşım, insani hukuklar bile Allah'ın evrensel kitabından daha fazla haklar tanıyabilmektedir.


Kadınların erkekler üzerinde hakları olduğunu çizdirmiş. Onları erkeklere emanet olarak korunmasını emretmiş ve Allah'la da korkutarak bunu yapmış.


Kadına çizdiği hak işte bu kadar. Erkeğin koruduğu pasif, etkisiz bir varlık. Erkek yatağa çağırdığında gelmezse Allah ve melekleri lanet ediyorlar bütün gece o kadına. Kur'an'da da kadınların aleyhine ayetleri yazdık buraya.


Evet belki eşittir dememiştir (eşitliğe bu çağda ben dahi inanmıyorum) ama adil davranış kalıpları geliştirmiştir.


Değerli arkadaşım, senin bu çağda eşitliğe inanmamanın sorumlusu da İslam'dır. Eğer Kur'an hiç değilse kendisinden 1000 yıl önce yaşamış Buddha kadar eşitlikçi olsaydı bugün sen de eşitlikten söz ediyor olacaktın. Kutsal kitabın dışına çıkamamanız anlıyorum ama burdan bakınca açıkça görülüyor Kur'an'ın haksız tutumu. Hele diğer coğrafyalara bakınca daha da netleşiyor durum.

Son olarak, senin adalet dediğin İslam sistemi, benim için adaletsizliğin, kadını aşağılamanın ta kendisi.

Saygılar.

mhmd
16-12-2010, 10:10
Tamam kabul ediyorum.

Tüm kötülüklerin anasıdır din!
Tüm vahşetin sebebidir Muhammed!
Tüm gerikalmışlığın nedenidir Kuran!
Tüm eşitsizliklerin var edicisidir Allah!

Kabul...

Bu önceki yazdıklarımızdan daha bilimsel oldu!!!

Saygı, herşeyden önce...

Kemaloğlu
16-12-2010, 19:57
Yine Muhammed Mustafa'dan 7 asır önce M.Ö. 73 yılında Roma'da Spartaküs adında bir köle eşitlik diye haykırmış ve büyük bir isyan başlatmıştır. İsyancıların Roma karşısındaki teknik zayıflıkları sebebiyle ayaklanma başarıya ulaşamasa da Spartaküs'ün bu çağrısı sonraki dönemlerde Avrupa'da büyük yankı bulacaktır.

İslamiyetin ilk döneminde,mekke döneminde müslümanlar böyle bir isyan hareketi başlatsaydı

ne kadar barbarca bir davranış olduğunu söylerdin,o dönemde misliyle karşılık hakkı dahi verilmemiştir müslümanlara, herşeye sabretmeleri öğütlenmiştir.

Ama spartacüs efendi yapınca modern dünyanın en modarn insanı oluveriyor.

İslamiyet öncesi Araplarda da kadın, İslamiyet dönemi Araplardakinden çok daha üstün bir konumdadır. Kadın ticarete atılabilmekte(Hatice) hatta yönetimde söz sahibi olabilmektedir(Hind).

Şaşırdığımız şey

soylu insanların kızlarına bakarak hüküm vermeniz

ve bu iki insana bakarak bu hurafeye gönülden inanmanız

ve kendinizi büyük bir ciddiyetle kandırabilmeniz.

Sizden islamiyete inanmanızı beklemiyoruz tabii

jüstinyanus'u yazarkenki heyecanınızın % 1 ini veda hutbesini okurken gösterebilmenizi

spartacüse yaklaştığınız objektiflikle islamiyete yaklaşmanızı istiyoruz

ama o uzaklığı, o nefreti yakınlaştırmak istemiyorum

korkuyorum!!!

belki gönlüm kayar diyorsanız

hak veririz size.

onurmusa
18-12-2010, 06:55
İslamiyetin ilk döneminde,mekke döneminde müslümanlar böyle bir isyan hareketi başlatsaydı

ne kadar barbarca bir davranış olduğunu söylerdin,o dönemde misliyle karşılık hakkı dahi verilmemiştir müslümanlara, herşeye sabretmeleri öğütlenmiştir.

Ama spartacüs efendi yapınca modern dünyanın en modarn insanı oluveriyor.


Tarihte eşitlik adına, köleliğin kaldırılması adına, kadın hakları adına isyan çıkaran, ayaklanma başlatan ne kadar insan varsa hepsinin ismini altın harflerle kazımak lazım gençlerin beynine. Keşke senin Müslümanlar da köle ticareti yapacaklarına, savaşlardan sonra esir kadınları paylaşıp bi de aralarında cariye takası yapacaklarına köleliğin kalkması için ayaklansalarmış da onları da böyle saygıyla ansaymışız. Yoksa Spartacus babamın oğlu değil, herhangi bir akrabalığım yok=)


Şaşırdığımız şey

soylu insanların kızlarına bakarak hüküm vermeniz

ve bu iki insana bakarak bu hurafeye gönülden inanmanız

ve kendinizi büyük bir ciddiyetle kandırabilmeniz.


İslamiyet'ten sonra bana soylu bir tane kadın gösterin ticarete atılmış olsun. Bir tane kadın gösterin siyasete atılmış olsun. Dünya tarihine ismini kazımış olsun. Bırakın hepsini, kocasıyla eşit haklara sahip olsun. Kocasını istediği zaman boşayabilsin. Çocuk yaşta evlendirilmesin. Bir erkekle eşit haklara sahip olsun. 20.yüzyılın modern Türkiye'sine kadar böyle bir örnek yok İslam tarihinde.



Sizden islamiyete inanmanızı beklemiyoruz tabii

jüstinyanus'u yazarkenki heyecanınızın % 1 ini veda hutbesini okurken gösterebilmenizi

spartacüse yaklaştığınız objektiflikle islamiyete yaklaşmanızı istiyoruz

ama o uzaklığı, o nefreti yakınlaştırmak istemiyorum

korkuyorum!!!

belki gönlüm kayar diyorsanız

hak veririz size.

Yakın zamana kadar Müslümandım Kemaloğlu. İslami sitelerde senden çok daha ateşli yazılar yazıyordum. Msn'den sohbet ederek Müslüman yaptığım inançsızlar var, tanıştırabilirim istersen. İslami sohbet sitelerinde karşımda bir sürü inançsızla sabahtan akşama tartışıyordum. Ben senin bu yaptıklarını çok yaptım yani. Sonra Kur'an'ı bir daha okudum, hadisleri okudum. Önyargısız ama. Savunma ihtiyacı hissetmeden. Bıraktım din kendini anlatsın bana karşı. Ve anlattı. Ben de dinledim. İslamiyet'e objektif yaklaşan herkes açıklarını görür.

Kur'an'ı bir defa önyargısız, önkabulsüz okusanız göreceksiniz vicdanınızın kaldırmadığı onlarca ayet var orada. Ama siz biraz takım tutar gibi, biraz zevahiri kurtarma amacıyla sürekli "ama o kelime o anlamda değil", "ama o hadis yalan aslında" gibi bahanelere sarılıyorsunuz. Karşınızdaki gerçek o kadar büyük, o kadar tehlikeli ki yüreğiniz elvermiyor kabul etmeye. Korkuyorsunuz. "Olamaz ya" diyorsunuz.

Bu sitedeki herkes bir zamanlar sizin gibiydi. İnançlıydı, inancıyla mutluydu.

Sonra gerçeği gördüler.

Sizin de en yakın zamanda görmeniz dileğiyle...

Kemaloğlu
18-12-2010, 11:43
Bazı ayetlerde benimde şüphelerim vardı zamanında

ama baştan sona bir bütünlük içinde okuyunca içinde kaybolup gittiler.

hala okuyorum farklı farklı meallerden, tek bir meal yetmez

Dini şeytanlaştıran bir dinsizin bazı ayetleri-ki bu ayetler çoktur- nasıl bu şeytanlık çerçevesi içerisinde değerlendireceğini çok merak ediyorum;

12 - Bildin mi sen, o sarp yokuş nedir?
13 - Köle azat etmek,
14 - Veya salgın bir kıtlık gününde yemek yedirmektir,
15 - Yakınlığı olan bir yetime,
16 - Veya hiçbir şeyi olmayan yoksula.
17 - Sonra da iman edip de sabrı tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmaktır.(beled)

Ve her cuma günü hutbede tekrarlanan;

Allah şüphesiz adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara bakmayı emreder; hayasızlığı, fenalığı ve haddi aşmayı yasak eder. Tutasınız diye size öğüt verir.(nahl 90)

O dönemde zıhar diye saçma sapan birşey vardı neydi o bir kişi karısına sen benim anamın sırtı gibisin dediği zaman artık o ona haram oluyordu
Allah böyle bir şeyin olmadığını vahiyle bildirdi.

Zıhar'ın Allah katında hiçbir değeri olmamasına rağmen bir kişi yanlışlıkla bunu söylerse ya köle azat edecek,ya oruç tutacak yada 60 fakiri doyuracak....

İyilik zaten bir emir olmasına rağmen başka şeylerde
Allah insanların iyilik yapması için tabiri caizse adeta bahane arıyor.

3 - Kadınlardan zıhâr ile ayrılmak isteyip de sonra söylediklerinden dönenlerin, karılarıyla temas etmeden önce bir köleyi hürriyete kavuşturmaları gerekir. Size öğütlenen budur. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.
4 - Buna imkan bulamayan kimse, temas etmeden önce aralıksız olarak iki ay oruç tutmalıdır. Buna da gücü yetmeyen, altmış fakiri doyurur. Bu (hafifletme), Allah'a ve Resulüne inanmanızdan dolayıdır. Bunlar Allah'ın hükümleridir. Kâfirler için acı bir azap vardır. (mücadele)

onurmusa
18-12-2010, 19:20
Dini şeytanlaştıran bir dinsizin bazı ayetleri-ki bu ayetler çoktur- nasıl bu şeytanlık çerçevesi içerisinde değerlendireceğini çok merak ediyorum;

Burda "dini şeytanlaştıran dinsiz" ben oluyorum galiba. Hoşgörü dininin hoşgörülü müminine teşekkür ederim bu ifadeleri için.

Yine işine gelen ayetleri almışsın. İncil'i incelediğinde de hep "sevin, düşmanınızı bile sevin, kimseye düşmanlık gütmeyin, düşmanlarınızı bile affedin" diyor ama bundan etkilenip Hristiyan olmuyorsun, neden? Çünkü Hristiyanlığın içindeki yanlışlıkları, çelişkileri biliyorsun. Biz de öyleyiz işte.

Biz de "onları nerde bulursanız öldürün", "karınızın başkaldırmasından endişeleniyorsanız dövün", "el ve ayaklarını çapraz kesin", "zina edenlere acımayın", "biz (Zeyd'in karısı) Zeynep'i sana nikahladık", "müşrikler ancak bir pisliktir", "zenim(arayan anlamını bulur)", "hiç köleyle hür bir olur mu?" gibi onlarca ayeti nasıl açıklayacağınızı merak ediyoruz. Ve uzun uzun yıllardır hiç kimseden cevap alamıyoruz. Hadislere hiç girmiyorum. Girersek yüzlerce mevzu da orda var.

Bu soruları bundan 20 sene evvel Turan Dursun sordu. Dedi ki "istediğiniz yere gelirim, ister televizyonda, ister radyoda, isterseniz baş başa her yerde her zaman tartışmaya hazırım". Bir kişi bile meydan okuyamadı, bir kişi bile sorularına cevap bulamadı. En son çare susturdular. Turan Dursun'u öldürünce bu sorular da biter sandılar.

Ardından internet yaygınlaştı, buna benzer siteler kuruldu. Biz hala bu soruları soruyoruz. Karşıdan da hala hakaret ve kişisel saldırı geliyor.
Kemaloğlu kalkıyor bana "Dini şeytanlaştıran bir dinsiz" diyor. Sonra da İslam hoşgörü dini oluyor.

Kemaloğlu
18-12-2010, 19:55
Biz de "onları nerde bulursanız öldürün", "karınızın başkaldırmasından endişeleniyorsanız dövün", "el ve ayaklarını çapraz kesin", "zina edenlere acımayın", "biz (Zeyd'in karısı) Zeynep'i sana nikahladık", "müşrikler ancak bir pisliktir", "zenim(arayan anlamını bulur)", "hiç köleyle hür bir olur mu?" gibi onlarca ayeti nasıl açıklayacağınızı merak ediyoruz. Ve uzun uzun yıllardır hiç kimseden cevap alamıyoruz. Hadislere hiç girmiyorum. Girersek yüzlerce mevzu da orda var.

Şimdi bir kişi size "onları nerde bulursanız öldürün" dese
onun ilk önce akıl sağlığından eğer öyle bir şey yoksa zalimliğinden söz edersiniz.

Ben ise ona niçin bu sözü söylediğini sorarım
anlatmasını isterim
işte şu kişi "onları nerde bulursanız öldürün" diyor demem
niçin öyle söylediğinide anlatırım
ama başkası ısrarla o tırnak içini alırsa
insanları aldatan birisi olduğunu söylemek durumundayız

"Hiç köle ile hür bir olurmu" yu içinden seçip alırken buradan din adına bir hüküm çıkarırken kuran'da böyle bir şeyin söylenmediğini ama ısrar eden adamada gerçekten cahil olduğunu söylemek zorundayız.

Ama ısrarla cevap alamıyoruz diyenlere kulaklarını tıkayan parmaklarını çıkarmasını ve bu aradada dinlemesini engelleyen şarkı söylemeyi kesmesini tavsiye ediyoruz.

onurmusa
18-12-2010, 20:50
Şimdi bir kişi size "onları nerde bulursanız öldürün" dese
onun ilk önce akıl sağlığından eğer öyle bir şey yoksa zalimliğinden söz edersiniz.

Ben ise ona niçin bu sözü söylediğini sorarım
anlatmasını isterim
işte şu kişi "onları nerde bulursanız öldürün" diyor demem
niçin öyle söylediğinide anlatırım
ama başkası ısrarla o tırnak içini alırsa
insanları aldatan birisi olduğunu söylemek durumundayız


Bence haklı şiddet yoktur Kemaloğlu. Senin dinindeyse var. Üstelik İslam'ın savaşlarına baktığımızda hiçbiri vatan savunması için değil hepsi "İslam'ı yaymak" için. Yani Müslüman olmayanlara kılıç zoruyla İslamı kabul ettirmek için. Orta Asya'dan Fas'a uzanan bir coğrafya nasıl Müslüman oldu sanıyorsun? Bu coğrafyada kendiliğinden İslam'a geçen tek bir şehir bile yok. Hepsi savaşla, hepsi kılıç zoruyla Müslüman oldu. Bu fetihleri yapan Müslüman askerler de Allah'ın yukarıdaki ayetlerine dayanarak yaptı bu eylemleri.

Sen "evet öldürün diyor ama bir sor neden" dersen ben de sana sadece gülerim.

Özetle "Müşrikler birer pisliktir", "onları bulduğunuz yerde öldürün" ayetleri İslam'ın ne kadar hoşgörülü, ne kadar barışçıl bir din olduğunu gösteriyor.


"Hiç köle ile hür bir olurmu" yu içinden seçip alırken buradan din adına bir hüküm çıkarırken kuran'da böyle bir şeyin söylenmediğini ama ısrar eden adamada gerçekten cahil olduğunu söylemek zorundayız.


Bakalım kim cahilmiş?
"Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah’a mahsustur, fakat onların çoğu bilmezler." (Nahl Suresi, 75. ayet)

Al bu sitede de bu ayetin 28 farklı çevirisi var:
http://www.kuranmeali.org/kuran_meali.aspx?suresi=nahl&ayet=75

Sitede Muhammed Esed ve Yaşar Nuri gibi dini çağa uyarlamaya çalışanların da tercümeleri var. Her tartışmalı ayette "o kelimenin anlamı" başka diyip topu çizgiden çıkarmaya çalışan bu çağdaş dindarların bile bu ayette çaresiz kaldığını göreceksin.


Ama ısrarla cevap alamıyoruz diyenlere kulaklarını tıkayan parmaklarını çıkarmasını ve bu aradada dinlemesini engelleyen şarkı söylemeyi kesmesini tavsiye ediyoruz.


Turan Dursun'a ve onun iddialarına cevap verme konusunda nice yerli ve yabancı İslam aliminin, Diyanet'in çaresiz kaldığını hatırlayınca çok komik geldi bu sözlerin. Demek sen cevapları söylüyorsun da biz kulaklarımızı tıkıyoruz, öyle mi=)
Sen önce yukarıdaki iki ayete açıklık getir. Ama kelime oyunu yapmadan. Laf salatasına kaçmadan. Hakaret etmeden, suçlamadan. Açık, net cevaplar.

Kemaloğlu
18-12-2010, 23:02
Anlıyorum heyecanını arkadaşım

bakalım kim cahilmiş diyerek nahl 75. ayeti oraya büyük bir titizlikle sanki benim ondan hiç haberim yokmuş gibi koymanı anlıyorum

sen tırnak içinde onu öyle bir yazıyorsunki sanki ayetin derdi köle ve hür eşit değildir diyor

temsiller getirir sürekli okuyan bilir

bilenle bilmeyen görenle görmeyen bir olurmu der

onların anlayışına göre yine bir temsil getiriyor

köle ile hür eşit olurmu diyor eşit olmaz tabi onların anlayışına göre eşit olmaz

kuranın derdi o değildir,bir şey anlatmak istiyor orda onlara

ben sana ne anlatıyorum sen bana ne anlatıyorsun

ezberlerini tekrarlamanıda anlıyorum

her mesajında

cariye edebiyatı yapışınıda anlıyorum

kırıldı kırılacak ama dikkat et

ağlayarak kaçma buralardan

onurmusa
19-12-2010, 08:52
Yine sorularımıza cevap verilmemiş, sadece laf salatası, sadece demagoji.

Önce


"Hiç köle ile hür bir olurmu" yu içinden seçip alırken buradan din adına bir hüküm çıkarırken kuran'da böyle bir şeyin söylenmediğini ama ısrar eden adamada gerçekten cahil olduğunu söylemek zorundayız.


diyen insanlar ayeti görünce bir anda "ee şey ben o ayeti biliyordum zaten de orda misal vermiş canım" diye "çevir kazı yanmasın"a girişmiş.
Madem biliyordun, o zaman Türkçeyi kullanmanda problem var demektir ki bu daha vahim. Eğer ayeti biliyorsan, "Kur'an'da böyle bir şeyin söylenmediği" denmez ona. "Evet Kur'an'da böyle bir şey var ama sandığın gibi değil" denir.

Ayrıca ayet gayet açık. "Hiç köleyle hür eşit olur mu" diyen bir ayeti evirsen de çevirsen de aynı. Örnek verdiğini biz de biliyoruz ama verdiği örnekte de Allah'ın köleyle özgür insanı bir görmediğini anlamış oluyoruz. Tabi görmek istemeyenler, gözlerini kapatıp konuyu değiştirenler başka.


her mesajında

cariye edebiyatı yapışınıda anlıyorum


Ben yine edebiyatını yapıyorum. Ticaretini yapan peygamberlere ne demeli?



kırıldı kırılacak ama dikkat et

ağlayarak kaçma buralardan


Her mesajında bir hakaret var kemaloğlunun. Bir hakaret, bir sataşma.
Önceki mesajlarında "dini şeytanlaştıran bir dinsiz"dim, şimdi de çocukça bir sataşma gelmiş.

Oysa benim bildiğim, olgun insanlar tartışırlar ve fikirleri her ne olursa olsun bu tartışmayı kişiselleştirmezler. Hep söylediğim çok güzel bir söz var.

Küçük insanlar kişileri
Ortalama insanlar olayları
Büyük insanlar fikirleri tartışırlar.

Şu tartışmada hiç kişiselleştirmedim olayı. Hep fikirler, inançlar, kavramlar üzerinde durdum.
Kemaloğlu ise her zamanki basit sataşmalarından birini yaparak yukarıdaki kategorilerden hangisine girdiğini göstermiş oldu yine.

Olgun insanlarla tartışmak istiyorum artık.

AerA
22-12-2010, 23:53
"Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah’a mahsustur, fakat onların çoğu bilmezler." (Nahl Suresi, 75. ayet)

http://www.kuranmeali.org/kuran_meali.aspx?suresi=nahl&ayet=75

Güzel bir noktaya değinmişsiniz değerli dostum. Eşit yaratılışlı olduğundan dem vurulan insanlar ne menen bir sebeptendir bilinmez, yaratıcı Tanrı katında ve gözünde ayrımcılığa tabii tutuluyorlar.

İnsanı "Hür ve Köle" diye ayıran bir Dine ve Tanrısına karşı "isyan" caizdir. "HUZUR İSYANDA"

onurmusa
23-12-2010, 01:55
Güzel bir noktaya değinmişsiniz değerli dostum. Eşit yaratılışlı olduğundan dem vurulan insanlar ne menen bir sebeptendir bilinmez, yaratıcı Tanrı katında ve gözünde ayrımcılığa tabii tutuluyorlar.

İnsanı "Hür ve Köle" diye ayıran bir Dine ve Tanrısına karşı "isyan" caizdir. "HUZUR İSYANDA"

Teşekkür ederim.

Bu sözü Müslümanların sevmediği tarihi kişiliklerden biri söyleseydi nasıl dillerine dolarlardı.

Ya da bu söz İncil'de yazsaydı Müslümanlar bu sözü muhakkak Hristiyanların aleyhine kullanırlardı. Bazen İslami forumlarda rastlıyorum. İncil'de "Yeryüzüne barış getirmeye geldiğimi sanmayın! Ben barış değil, kılıç getirmeye geldim." şeklinde bir ayet var malum(Matta 10 : 34-35)

Bu ayeti dillerine dolamış bazı Müslümanlar, işte "İncil ilahi değildir, ilahi olsa bu söz olmazdı" diyorlar. E diyorsun Kur'an'da "öldürün"ler, "dövün"ler, "asın"lar, "kesin"ler... Hatta "onlara acımayın"lar. Bunlar ne olacak diyorsun. "Şimdi orda şöyle demek istiyor" diye başlıyor ancak çocukların inanacağı şekilde açıklamaya. Müşrikler saldırmış da ne yapsın Müslümanlar da mecburen savaşmak zorunda kalmış da. Fas'tan Orta Asya'ya bütün bölgeler savaşla Müslüman yapılmamış gibi.

Din böyle bir şey sanırım. Gözlere perde indiriyor.

Vicdanı ve sağduyuyu yok eden bir perde.