PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Dağların görevi


Kemal_Salleyte
12-02-2006, 13:57
Mucize Iddiasi: Kuran "yer sizi sarsmasin diye civi gibi daglar caktik" demistir. Modern bilim bize daglarin bir kökü oldugunu, ve depremi engelldigini vs.

Yorum: Bu biraz kazik, arastirma gerektiriyor.

Mumkun cevap: Jeologlarla konusmak gerek. Benim bildigime gore daglar tektonik hareketlerin sonucu olarak olusuyor. "Kok" iddiasinin da teknik terim olup olmadigina dikkat cekelim.

FutureX
04-06-2006, 16:25
Fay hatlarının gectigi yerlere bakcak olursak sıra sıra dagların fay hatlarının yakınında oldugunu goruruz, veya dag olarak da volkanik dag ve diger baska dagları ayrımıs mı Kur'an?

19-06-2006, 16:46
www.kuranmucizeleri.com sitesinden alıntıdır. Gereksiz gördüğüm bilgileri silerek yayınlıyorum.

Kuran'da dağların önemli bir jeolojik işlevine dikkat çekilmektedir:

Yeryüzünde, onları sarsmasın diye, sabit dağlar yarattık... (Enbiya Suresi, 31)

Dikkat edilirse ayette, dağların yeryüzündeki sarsıntıları önleyici özelliğinin olduğu haber verilmektedir.

Eskiden dağların sadece yeryüzünün yüzeyinde kalan yükseltiler olduğu düşünülmekteydi. Ancak bilim adamları dağların sadece yüzey yükseltileri olmadıklarını, dağ kökü adı verilen kısımları ile kimi zaman kendi boylarının 10-15 katı kadar yerin altına doğru uzandıklarını fark ettiler. Bu özellikleriyle dağlar, tıpkı bir çivinin ya da kazığın çadırı sıkıca yere bağlamasına benzer bir role sahiptir. Örneğin zirvesi yeryüzünden yaklaşık 9 km yukarıda olan Everest Dağı'nın 125 km'den fazla kökü vardır.

Dünyaca ünlü deniz altı jeologlarından biri olan Prof. Siaveda ise, dağların yeryüzüne kökler şeklinde saplı olduklarından bahsederken, şöyle bir yorumda bulunmuştur:

Ayrıca Amerikan Bilim Akademisi eski Başkanı Frank Press'in, dünya çapında pek çok üniversitede ders kitabı olarak okutulan Earth (Dünya) adlı kitabında, dağların kazık şeklinde oldukları ve yeryüzüne derinlemesine gömülü oldukları ifade edilmektedir.

Başka Kuran ayetlerinde ise, dağların bu işlevine, "kazık" benzetmesi yapılarak şöyle işaret edilir:

Biz, yeryüzünü bir döşek kılmadık mı? Dağları da birer kazık? (Nebe Suresi, 6-7)

Yine bir başka ayette Allah, "Dağlarını dikip-oturttu" (Naziat Suresi, 32) şeklinde bildirmektedir. Bu ayette geçen "ersayha" kelimesi "köklü kıldı, sabit yaptı, demirledi, yere çaktı" anlamlarına gelmektedir. Bu özellikleri sayesinde dağlar, yeryüzü tabakalarının birleşim noktalarında yer üstüne ve yer altına doğru uzanarak bu tabakaları birbirine perçinler. Bu şekilde, yerkabuğunu sabitleyerek magma tabakası üzerinde ya da kendi tabakaları arasında kaymasını engeller. Dağların sabitlenme etkisi, bilimsel literatürde izostasi olarak adlandırılmaktadır. İzostasi, manto tabakasının yukarı doğru uyguladığı kuvvetle, yerkabuğunun aşağı doğru uyguladığı kuvvet arasındaki dengedir. Dağlar erozyon, toprak kayması veya buzulların erimesi gibi nedenlerle ağırlık kaybederken, buzulların oluşumu, volkanik patlamalar veya toprak oluşumu nedeniyle ağırlık kazanabilirler. Bu nedenle, dağlar hafiflediklerinde sıvıların uyguladığı kaldırma kuvvetiyle aşağıdan yukarı itilir; ya da ağırlaştıklarında yerçekimi nedeniyle manto içine gömülürler. Yerkabuğu üzerinde bu iki kuvvet arasındaki denge, izostasi sayesinde sağlanır. Dağların bu dengeleyici özelliği bilimsel bir kaynakta şöyle aktarılmaktadır:

* *G. B. Airy, 1855'te yerkabuğunun su üstünde yüzen, keresteden yapılmış sallara benzetilebileceğini söylemiştir. Kalın kereste parçaları ince parçalara kıyasla su yüzeyinin daha üstünde yüzerler. Benzer olarak yerkabuğunun kalın kısımları da bir sıvı veya daha yoğun olan alt tabakalar üzerinde yüzecektir. Airy, dağların, düzlüklerde olmayan daha az yoğun kayalardan derin köklere sahip olduğunu savunuyordu. Airy, çalışmalarını yayınladıktan dört yıl sonra, J. H. Pratt alternatif bir hipotez sundu... Bu hipotezle dağlar altındaki kaya kolonlarının, düzlükler altındaki kaya kolonlarına göre daha uzun olmalarından ötürü, daha az yoğun olmaları gerekiyordu. Airy ve Pratt'in hipotezlerinin her ikisi de yüzeydeki düzensizliklerin, yerkabuğunun belirgin kısımlarındaki (dağlar ve düzlükler) kayaların yoğunluklarındaki farklarla dengelendiğini belirtmişlerdir. Bu denge durumu, "izostasi" olarak tarif edilmektedir.

Bugün biliyoruz ki, yeryüzünün kayalık olan dış katmanı, derin faylarla kırılmıştır ve erimiş magma üzerinde yüzen plakalar halinde parçalanmıştır. Dünya'nın kendi ekseni çevresindeki dönüş hızının çok yüksek olmasından ötürü, yüzen plakalar eğer dağların sabitleştirici etkisi olmasaydı, hareket halinde olacaklardı. Böyle bir durumda yeryüzü üzerinde toprak birikmeyebilir, toprakta hiç su depolanmayabilir, hiçbir bitki filizlenmeyebilir, hiçbir yol, ev inşa edilemeyebilirdi; kısacası Dünya üzerinde hayat mümkün olmayabilirdi. Ancak Allah'ın rahmetiyle dağlar tıpkı çiviler gibi görev yaparak, yeryüzündeki hareketliliği büyük ölçüde engellerler.

Bir ayette şöyle buyrulur:

... Arzda da, sizi sarsıntıya uğratır diye sarsılmaz dağlar bıraktı... (Lokman Suresi, 10)

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * Saygılar...

liopleurodon
19-06-2006, 17:12
Gene mi zırva toplu mezarlığı?

Dağlar mağmaya doğru ilerlemez. Dağlar kabuk üzerinde yer alır. Ve büyük dağların hemen hepsi, kıta plakalarının sıkşması sonucu büzülüp yukarıya doğru kıvrılan yer kabuğundan ibarettir.

Dağların tektonik plakalrı tutma filan gibi bir esprisi de yoktur. Bu plakaları tutmaya kçbrit çöpü kadar cürmü olmayan dağların filan gücü yetmez. Ve onlar hareket halindedir, sürekli. Dağlar da bu hareketin neticesidir, bekçisi değil.

125 km yerlatına giden himalayalar ha? Daha tektonik hareketin bile bilnmediği 1855 yılından fikirler ortaya koyma aczi içindeki bu mucizelere cevap vermek? Son günlerde duyduğum en usturpsuz yalan, zırva bu. 125 km kökü olan dağlar.. Pes diyorum.. Bir bedevinin hezeyanlarını mucize edeceğiz diye bu kadar yalana bulaşmaya yuh diyorum..

27-06-2006, 16:17
Dağları sabit duruyor sanmak Muhammed döneminin bilim seviyesi için normaldi. Oysa bugün artık biliyoruz ki dağlar genellikle iki şekilde oluşuyor:

1) Yukarıda Liopleurodon'un dediği gibi hareket halindeki yeryüzü kabuklarının birbiriyle çarpışması ve sıkışma yüzeylerinin bu basınç altında yukarı doğru yükselmesi şeklindedir. Örneğin Himalayalar, Hindistan kara parçasının ki milyonlarca yıl evvel bir ada idi Hindistan, giderek asyaya yaklaşarak asyayla çarpışması, ana kıtaya basıncıyla oluşmuştur. Hatta bu sıkışma günümüzde de devam etmekte Everest her yıl 1cm. kadar daha yükselmekte ancak bu yükseklik şiddetli rüzgarlar nedeniyle aşındığından yükseklik sabit kalmaktadır.

2) Volkanik dağlar. Bunlar da mağmanın basıncıyla oluşuyor. Yani bunlar da dinamik oluşumlardır. Sabit yapıda değillerdir hele köklerinden bahsetmek zaten mümkün değildir. Yüzlerce yıl hareketsiz olan bir volkanik dağ ansızın faaliyete geçebilir.

Ayrıca dağların yer sarsıntısını önleyici etkisi yoktur. Öyle olsaydı oldukça dağlık olan Pakistan ve Çin'de şiddetli depremler olmazdı.

aldostu
27-06-2006, 16:24
Doğru lafa bayılıyorum,

Sevgili Liopleurodon ile genelinde inanaç sistemlerimiz çok ayrı,
ama verdiği cevap harika..

"Dağların tektonik plakaları tutma filan gibi bir esprisi de yoktur. Bu plakaları tutmaya kibrit çöpü kadar cürmü olmayan dağların filan gücü yetmez. Ve onlar hareket halindedir, sürekli. Dağlar da bu hareketin neticesidir, bekçisi değil. "


Şu yaratılış gerçeği ile ,
hurafeyi birbirinden bir ayırabilsek...
...
...

(zannederim asla olmayacak bir dua bu..)

necdeathx
27-06-2006, 19:15
''BU İNSANLARA BİR TEBLİĞDİR,İNSANLAR BUNUNLA UYARILSINLAR; O'NUN YALNIZ TEK TANRI OLDUĞUNU BİLSİNLER VE SAĞDUYU SAHİPLERİ ÖĞÜT ALSINLAR DİYE GÖNDERİLMİŞTİR''


* * * * * Gönderiliş amacı bu şekilde ortaya konmuşken,Kurana amacının dışında işlevler yüklemeki,ayetlerinde mucizeler aramak,onu bir kahinin kehanetlerini içeren gizemli bir kitap gibi çözmeye çalışmak yada öğüt almak yerine tüm yaşantısını Kurana göre düzenlemek ilk dönem Müslümanlara yasa niteliği içeren lokal ayetleri günümüzde uygulanabilir bulmak bence İslamiyete zarar veren başlıca eğilimlerdir.Hz Muhammet günümüzde peygamber olsaydı sizce hala deveyemi binerdi Yoksa yaşadığı çağamı uyardı? Bugün şeriat çığırtkanlığı yapanları hak olarakmı görürdü,yoksa cahiliye olarakmı nitelerdi.Bizler son ve hak olan dinin mensuplarıyız, yani hepsinden daha çagdaş daha ilerici olmalıyız bunu tesis etmenin tek yoluysa hurafelerden arınmak İslamiyeti Hurafeler yumağına çevirmeye çalışanlara prim vermemektir. Kuranda mucize yoktur,İslamiyetin mucizeye ihtiyacı yoktur.

imported_ozer
12-08-2006, 08:50
Mucizeye ihtiyacı olmayan islamiyet mi? İnsanlar mı?
Daha genel anlamı ile insan yapımı her inanç sistemi mucizelere muhtaçtır.

vacsmt
17-08-2006, 17:47
İlginç bir yazı....Dikkatle değerlendirmek gerek.Ateist arkadaşların reddiye
yazılarını çok tepkisel ve bilimsel olmaktan uzak buldum.Bir arkadaşta
Kuran öğüt almak içindir mucizeye gerek yoktur gibi birşeyler yazmış..bu da
doğru değil. Kuran bilimsel içerikli bazı ayetler içerdiği gibi hem de çelişkili
bazı ayetler içeriyor .Bunların da açıklamasını diğer yazılarım da etraflıca yapmıştım.
Son söz Jayjay Allah aşkına sen neye inanıyor ve neyi savunuyorsun bir anlasam !

istavrit
17-08-2006, 18:43
sevgili vacsmt,
Kuran bilimsel içerikli bazı ayetler içerdiği gib...demissiniz..

nedir kuranin acikladigi bilimsel ayetler..hangi ayetlerdir?

aciklarmisiniz bunu lutfen?

vacsmt
18-08-2006, 16:13
Sevgili İstavrit kardeş ;
Kuran'ın bilimsel içerikli ayetlerinin sayısını 50 'a kadar çıkaran kişiler
de var.Nurbaki 'nin böyle bir kitabı vardı.Bir de Harun Yahya rumuzlu
Adnan Oktar 'ın bu doğrultuda çalışmaları biliniyor.Ancak ben bunlardan
değil kendi notlarımdan aklımda kalanlardan sana cevap vereyim.
Hemen aklıma gelen örnek Enbiya suresi 30.ayet:Burada tüm canlıların
sudan oluştuğu söyleniyor.Bu bilimsel ayet Nur suresi 45 de de tekrarla-
nıyor yanılmıyorsam .Bunun dışında bu formlarda benim de içinde yer
aldığım bir polemik konusu olan Naziat suresi 30.ayet var.Bu surenin
Y.Nuri Öztürk ve kısmen Süleyman Ateş meallerinde bu ayetin dünyanın
şeklinin devekuşu yumurtasına benzetildiğinden bir bahis var!Ayrıca
Rahman suresinin bir yerinde meşhur denizlerin karışmaması meselesi
anlatılıyor.Bu konu 2 ayrı yerde daha geçiyor.Bunların dışında sure ve ayetleri aklımda olmamakla birlikte dünyanın döndüğüne işaret eden
bir ayet;evrenin sürekli genişlemekte olduğuna bir gönderme(yanılmı-
yorsam Zariyat suresi 47.ayet ) de bulunan bir başka ayet daha var.
Bir de Yasin suresi olsa gerek ateşin yeşil ağaçtan çıkan şeyle(oksijen)
yandığından bahseden bir ayet var.Bir de kapalı olmakla birlikte
parmak uçlarının özel bir öneme sahip olduğuna (Bilindiği gibi her
insanda farklıdır !)göndermede bulunan bir ayet var anlamı kısaca
"Elbette bizim insanın parmak uçlarını da yeniden yaratmaya güçümüz
yeter !"şeklinde birşey....
Aklıma şimdilik bunlar geldi İstavrit kardeş bilmem aydınlatıcı oldu mu
senin için...iyi günler dilerim........

humayun
22-09-2006, 04:10
Sevgili liopleurodon.Sana zırva mezarlığından biraz daha katkıda bulunayım istersen.
Demişsin ki:Dağların tektonik plakalrı tutma filan gibi bir esprisi de yoktur. Bu plakaları tutmaya kçbrit çöpü kadar cürmü olmayan dağların filan gücü yetmez. Ve onlar hareket halindedir, sürekli. Dağlar da bu hareketin neticesidir, bekçisi değil.

Seni bu konuda tebrik ediyorum tam 12 den tutturmuşsun.Ben saygı ile sana dediğini haklı çıkaran şu ayeti yazıyorum.

NEML SURESI : *88 Sen dağlara bakar da onları donuk-durgun görürsün. Oysaki onlar, bulutların dolaştığı gibi dolaşmaktadır. Her şeyi güzel ve yerli yerinde yapan Allah'ın sanatıdır bu! Yaptıklarınızdan gereğince haberdardır O!

Necdeathx arkadaşımızın dediklerinede kısmen katılıyorum
.İnananların Allah *ayetlerinin doğruluğunu gördüğü zaman *imanları pekişir.İnanmayan ise ya *anlamak istemez ya da daha hazır değildir.Sorarsan benim Allah a inanmam için mucizeye ihtiyacım var mı tabiki yok.Herkes nasıl inanmakta özgür ise zırvalıkta(?) olsa inanır.
Sevgi ile kalın...

22-09-2006, 08:55
Humayun arkadaşım,

Neml suresi'nin sadece 88. ayetine bakarsan, yukarıdaki gibi yanlış bir sonuç çıkarırsın, Kuran'da dağların hareket ettiğinin bilindiği sonucuna varırsın. Oysaki bir önceki ayeti incelediğimizde, sonraki ayette anlatılan dağların hareketini anlamlandırabiliriz.

Neml suresi 87. ayet: Sûr'a üfürüleceği gün,(106) Allah'ın dilediği kimseler dışında, göklerde ve yerde olan herkes artık korkuya kapılmıştır; ve onların her biri 'boyun bükmüş' olarak O'na gelmişlerdir.

Anlaşıldığı üzere kıyamet gününden bahsediliyor. Dağların bulutlar gibi hareket etmesi, kıyamet günü için öngörülmüştür. Kıyamet öncesi dünyası için Kuran'ın tanımlamasını en yukarıda jayjay yazmış zaten:

Yeryüzünde, onları sarsmasın diye, sabit dağlar yarattık... (Enbiya Suresi, 31)

Ayrıca kendi yazdığın ayetteki bulutlar gibi sözlerine dikkatinizi çekerim. Bulutlar hızlı hareket ederler. Oysaki dağların hareket hızı çok düşüktür. Gerçekte dağların ve yer katmanlarının hareketi bulutlar gibi değildir.

humayun
22-09-2006, 14:15
Sevgili Cem kardeş,kıyamet gününden bahsediyor demişsin.Bulutlar havada süzülür.Bulutlar gibi hareket etmesi demek büyük kütleler olmasına rağmen siz onları durur gibi görürsünüzde onlar hareket halindedir buyurmuş.Kıyamet günü dağların bulutlar gibi süzülmesi değil darmadağın olacağını bildiren ayetleri sana hatırlatırım.Elbette ayetleri bir önceki ve bir sonraki ayetleride göz önünde bulundurup bir bütün olarak incelememiz gerekmektedir.Fakat Allah burda bir sanattan bahsetmektedir.İnsanın dikkatini çekmektedir.Kıyamet koptuğu zaman Allah ne diye artık insana misal göstersin.

VÂKIA SURESI : *5 Dağlar bir serpilişle serpildiğinde,

HAKKA SURESİ : *14 Yer ve dağlar yükletilip birbirine bir çarpılışla parça parça edildiğinde

MEARİC SURESİ : *9 Dağlar, atılmış, renkli yün gibi olur.

MÜZZEMMİL SURESI : *14 O günde ki yer ve dağlar sarsılır ve dağlar eriyip akan bir kum yığınına dönüşür.

MÜRSELÂT SURESI : *10 Dağlar un-ufak edilip savrulduğunda,

KARİA SURESI : *5 Dağlar, didilmiş renkli yün gibi olur.


Şimdi bu ayette ;

NEML SURESI : *88 Sen dağlara bakar da onları donuk-durgun görürsün. Oysaki onlar, bulutların dolaştığı gibi dolaşmaktadır. Her şeyi güzel ve yerli yerinde yapan Allah'ın sanatıdır bu! Yaptıklarınızdan gereğince haberdardır O!

Kıyamet gününde eriyip akan bir kum yığınına dönüştürüleceği ve yerle bir olacağından bahsederken o gün hangi göz dağları donuk-durgun görebilir.Ayetin kıyamet günü ile alakası olduğunu sanmıyorum.Diğer kazık gibi çakılma olaylarına gelirsek ben bunlardan bir denge sonucunu çıkarıyorum.Dağların tektonik tabakalar üzerinde bir denge oluşturduğu göz ardı edilemez.Bu depremlerin olmayacağı anlamına gelmediği gibi daha büyük kırılmaları da önlediği varsayılabilir.Unutmamak gerekir ki 1,2,3,4 üncü jeolojik zamanlara baktığımızda , kıtaların oluşumunda büyük bir yer değişimi söz konusudur.Bu tabiki Allah ın ayetlerini haksız çıkarmıyor Neml 88 buna işaret ederken bu konudaki diğer ayetlerde dağların sağlamlığına ,volkanlara bir işaret gönderilmiş olabilir.

Nitekim

NAZİAT SURESİ : *32 Dağları, demir atmış gibi oturttu;

ENBİYA SURESİ : *31 Yerküreye, onları çalkalamasın diye bir takım dağlar diktik. Ve orada geniş geniş yollar açtık ki, doğru gidebilsinler

NAHL SURESİ : *15 Sizi çalkayıp sarsar diye yerküreye ağır dağlar, ırmaklar, yollar koydu. İyiye ve doğruya ulaşmanız umulmaktadır.

Şimdi buradaki ifadelerden dağları koyduk ta yeryüzü sarsılmayak diye bir sonuç çıkarılamıyacağı görebildiğimiz bir gerçektir.Ama bilimsel olarak üstünde durulması gereken nokta açıktır ki dağlar bir ağırlık ve denge ölçüsüdür.

FUSSİLET SURESI : *10 O, yeryüzüne, denge ve dayanıklık sağlayan dağları üstünden yerleştirdi. Onda bereketlere vücut verdi. Ve onda, azıklarını dört günde takdir edip düzenledi. İsteyip duranlar için eşit miktarda olmak üzere...

Sevgi ile

mhmd
22-09-2006, 15:11
Sn. Arkadaşlar,

Bu çorbada bizim de tuzumuz olsun istedim. Tartışılan konu jeoloji ile ilgili teoloji ile en azından şimdilik değil. Bahsedilen şeylerin oluşum tipleri, evreleri ve örneklerini Pandul.org den arakladım daha detayını orda bulabirsiniz.

Dağların oluşmasında çeşitli faktörler rol oynar. Oluşumları itibariyle dağları 4 gruba ayırabiliriz:

1- Dağların bir kısmı kıta kenarı çukurlarında (Jeosenklinallerde) birikmiş tortul tabakaların (kireçli-karbonatlı tabakaların) yan basınçların etkisiyle kıvrılıp, yükselmesi sonucu oluşmuşlardır. Bunlara KIVRIMLI DAĞLAR adı verilir. Örnek: Kuzey Anadolu Dağları ile Toroslar

2- Dağların bir kısmı yerkabuğu bloklarının faydalanarak yani kırılarak yükselmesi sonucu meydana gelmişlerdir. Bunlara Horst, çöken kesime Graben adı verilir. Bu tipte oluşan dağlara da FAYLI DAĞLAR yada KIRIKLI DAĞLAR denir. Örnek: Ege Bölgesinde
Bozdağlar (Horst )
Gediz Ovası (Graben )
K.Menderes Ovası ( Graben )
Aydın Dağları (Horst )
K.Menderes Ovası ( Graben )
B.Menderes Ovası (Graben )


3 - Dağların diğer bir kısmı ise, volkanizma esnasında yeryüzüne çıkan volkanik (piroklastik ) malzemenin ve lavların üstüste yığılmasıyla meydana gelmişlerdir. Bunlara VOLKAN adı verilir. Örnek B. Ağrı, Erciyes, Süphan, Nemrut, Hasandağ.

4- Bir kısım dağların oluşumunda ise farklı aşınma rol oynamıştır. Üzerlerinde yumuşak örtü tabakalarının sıyrılıp, süpürülmesiyle ortaya çıkan dağlardır. Bunlara da FARKLI AŞINIM DAĞLARI denir. Örnek: Kayışdağ, Aydos Dağı, Çenedağ, Alemdağ.

Önce bunlara bi göz atalım derim.

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın

frodo
22-09-2006, 17:44
Nitekim

NAZİAT SURESİ : *32 Dağları, demir atmış gibi oturttu;

ENBİYA SURESİ : *31 Yerküreye, onları çalkalamasın diye bir takım dağlar diktik. Ve orada geniş geniş yollar açtık ki, doğru gidebilsinler

NAHL SURESİ : *15 Sizi çalkayıp sarsar diye yerküreye ağır dağlar, ırmaklar, yollar koydu. İyiye ve doğruya ulaşmanız umulmaktadır.

Şimdi buradaki ifadelerden dağları koyduk ta yeryüzü sarsılmayak diye bir sonuç çıkarılamıyacağı görebildiğimiz bir gerçektir.Ama bilimsel olarak üstünde durulması gereken nokta açıktır ki dağlar bir ağırlık ve denge ölçüsüdür.

FUSSİLET SURESI : *10 O, yeryüzüne, denge ve dayanıklık sağlayan dağları üstünden yerleştirdi. Onda bereketlere vücut verdi. Ve onda, azıklarını dört günde takdir edip düzenledi. İsteyip duranlar için eşit miktarda olmak üzere...

Sevgi ile

Bu ifadeler Humayun arkadaşımızın yukarıdaki yazısından alınma..Ayetler de muhtemelen Y.Nuri Öztürk’ün mealinden alınmış arkadaşımız tarafından.Burda İlginç bir şey var:

Enbiya.31. Yerküreye, onları çalkalamasın diye bir takım dağlar diktik. Ve orada geniş geniş yollar açtık ki, doğru gidebilsinler.
Nahl.15. Sizi çalkayıp sarsar diye yerküreye ağır dağlar, ırmaklar, yollar koydu. İyiye ve doğruya ulaşmanız umulmaktadır.

Konuşma ya da yazı dilinde eğer dünyanın “küresel”biçimine özel bir gönderme yapmayacaksak asla yerküre demeyiz.O bilimin bize verdiği bir bilgi olarak beynimizde durur ama onu kullanmayız.Buna, yani küreselliğe özel bir vurguya ihtiyaç duymayız.Arkadaşımızda hemen devamında yaptığı yorumda “yerküre”demiyor,yeryüzü kelimesini kullanıyor.Peki yukarıdaki ayetlerin meallerini yapan kişi neden herkesin kullandığı yeryüzü kelimesi yerine yerküre kelimesini kullanmış?

İnternet’te ulaştığım kaynağa göre Kuran’ın *meallerinden
Elmalılı Hamdi mealinde yerküre kelimesi hiç geçmiyor.
Muhammed Esed *mealinde yerküre kelimesi hiç geçmiyor
Suat Yıldırım mealinde yerküre kelimesi hiç geçmiyor
Diyanet mealinde *Fatır.45 de bir kez geçiyor
Y.Nuri mealinde *15 ayette yerküre kelimesi geçiyor.!!!
İskender pasa com.diye bir mealde de aradım orda da yerküre kelimesi geçmiyor.(www.enfal.de)

Basit bir kelime seçimi gibi gelmiyor bu.Sakın bu kuranda mucize yaratma girişimlerinden olmasın?

Son olarak Humayun arkadaş:Ama bilimsel olarak üstünde durulması gereken nokta açıktır ki dağlar bir ağırlık ve denge ölçüsüdür.demişsin Kuranda böyle yazdığı için mi bilimsel olarak dağlar ağırlık ve denge ölçüsüdür.Ve bilimselliği bıraktık neyin dengesi ve ölçüsüdür????

yuhanna
22-09-2006, 18:18
sayın jayjay merhaba

sana şunu sölemek istiyorum ki ..aklını *ve mantığını kullanan herkez bazı şeyleri farkedebilir..ewet akıl hepimizde var fakat bu yetiyormu ? onu kullanalım bakalım neler çıkıcak ortaya.. adam ve kadının oluşumunda spermler kadınların gögüslerinden geliyormuş ..yani testislerle hiç bir ilgisi yokta, kadınların göğsünden gelen bazı' spermlerle' *ilgisi warmış.. =)

mucize mi arıyorsun

22-09-2006, 18:21
NAZİAT SURESİ : *32 Dağları, demir atmış gibi oturttu;

ENBİYA SURESİ : *31 Yerküreye, onları çalkalamasın diye bir takım dağlar diktik.

Muhammed, muhtemelen yeryüzeyinin çalkalanmaması için üstüne bir ağırlık konması gerektiğini düşünmüş olmalı. Nitekim örneğin piknikte yere serdiğimiz hafif bir örtü rüzgarda uçmasın diye üstüne ağırlık koyarız. İşte Muhammed o dönemin bilgi seviyesinde aynı durumun yeryüzeyindeki depremler için de geçerli olacağını sanmış olmalı. Çünkü bakın yukarıdaki her iki ayette de aynı fikir aynı.

Ayrıca bu dağların yere sabitlenmesi için bir kökü olması gerektiğini de düşünmüş ve dağları bir kazığa benzetmiş:

Biz, yeryüzünü bir döşek kılmadık mı? Dağları da birer kazık? (Nebe Suresi, 6-7)

Günümüzün jeoloji bilgisi her iki iddiayı da artık çürütmektedir. Birincisi dağlar yeryüzeyinin çalkalanmamasını sağlayan yapılar değillerdir. Denge unsuru filan da değillerdir.

Örneğin Hindistan yarımadası halen asya ana kıtasına basınç yaparak himalayalar yükseltilerini daha da sıkıştırıp yükseltmektedir. japonya gibi dağlık bir ülke depremlerin en yaygın olduğu ülkelerden biridir. Nitekim geçtiğimiz yıl Pakistan'da meydana gelen depremi de düşünün. Pakistan çok dağlık bir bölge.

Hem dağlar "çalkanmayı önler, yere çakılmış kazıktır, yere demir olarak atılmıştır" gibi ifadeler kullanacaksın hem de "ama bu sarsıntı olmaz demek te değildir" diyeceksin bu olacak şey değil. Çevir kazı yanmasın!

Türkiye'de de Konya gibi düzlük yer değil, Erzincan gibi dağlık bir bölgemiz depremden en çok etkilenen yerdir. Görüldüğü gibi dağlar kazık olmadığı gibi çalkalanmayı da önlememektedir enbiya 31'de iddia edilenin tam tersine.

humayun
22-09-2006, 18:46
Kuran da mucize yaratma girişimleri mi?Seninle bunu tartışmıyacağım.Tartışmak istersen özelden mesaj atarsan tartışırız.Yeryüzü ve ya yerküre olması bizim burda tartıştığımız konunun içeriğini değiştirmez.konu ile ilgili bir şey söylemek istiyorsan söyleyebilirsin.

''Kuranda böyle yazdığı için mi bilimsel olarak dağlar ağırlık ve denge ölçüsüdür.'' Hayır bilim daha bu bilgilere *yakın zamanda ulaştığı için.

humayun
22-09-2006, 21:40
''Örneğin Hindistan yarımadası halen asya ana kıtasına basınç yaparak himalayalar yükseltilerini daha da sıkıştırıp yükseltmektedir. ''

Acaba neden yükseltmektedir.Denge unsuruda neymiş.Tabi herşey bir plana göre ayarlanmış olamaz.Bu doğaananın *kendi kendini bir plana sokması :D

''Hem dağlar "çalkanmayı önler, yere çakılmış kazıktır, yere demir olarak atılmıştır" gibi ifadeler kullanacaksın hem de "ama bu sarsıntı olmaz demek te değildir" diyeceksin bu olacak şey değil. Çevir kazı yanmasın! ''

''Diğer kazık gibi çakılma olaylarına gelirsek ben bunlardan bir denge sonucunu çıkarıyorum.Dağların tektonik tabakalar üzerinde bir denge oluşturduğu göz ardı edilemez.Bu depremlerin olmayacağı anlamına gelmediği gibi daha büyük kırılmaları da önlediği varsayılabilir.''
diye bir açıklama yaptım sanıyorum.Sarsıntı olmaz demek te değildiride açıklamışım.Dağlık bölgelerde deprem olmayacağı fikri benim değil fakat dağlık bölgeler depremden daha az etkilenen bölgeler olduğu malesef *bir gerçektir.Genellikle en çok zarar gören bölge düz zemin üzerinde oluyor.Ayrıca dağlar zemin olarak *sert kayalara sahip olduğu bilinir.Kayalar dağları dinamitle parçalayarak taş ocaklarından *çıkarılır.Ve bugün de deprem gerçeği olan ülkemizde bir çok uzman zemini kayalık olan yerlerin daha güvenli olduklarını rahatlıkla söylüyorlar.İzmitte deprem konutlarının yapıldığı yere bakarsan tepelerin üzerine ve eteklerine yapıldığını rahatlıkla görürsün.Kobe de düzlük bir alandır.Zarar gören yıkıntılara baktığında hepsi düz alanlara kurulmuşlardır.Zaten eski uygarlıklar özellikle anadoluda yaşamış olanları işi gerçekten iyi biliyorlarmış ki kayaları oyup içlerinde yaşamışlar.Kapadokya da buna güzel bir örnektir.Kim bilir kaç yıllık yapılardır.Tarihini sen araştırırsın artık.Dağlar sapasağlam yere çivilenmiş derken heralde öteki kutuptan çıkacak kadar çakmamıştır Hz Muhammed.Dibe doğru belirli uzantıları vardır. Ve bu onların temeli sağlam doğal oluşumlar olduğunu ortaya çıkarır.Neyse inşallah hindistan yarım adası yerinden oynamaz yoksa asya kıtasının dengesi bozulup japonyanın kafasına düşebilir yaw :D
Sevgi ile kal

25-09-2006, 12:22
Humayun arkadaşım,

Birincisi dağların denge unsuru olduğuna dair bilimsel bir görüş yoktur. Bunu büyük ihtimalle siz kafanızdan uydurdunuz. İnterneti araştırdığım gibi ansiklopedinin "deprem" maddesine de baktım. Dağların denge sağladığı iddiası sizin uydurmanız görünüyor ve bu sıfatı kabul etmiyor iseniz burada açık şekilde kaynak göstermeniz gerekiyor.

Ayrıca Kuran'da dağların denge unsuru olduğundan filan da bahsetmiyor.

ENBİYA SURESİ : *31 Yerküreye, onları çalkalamasın diye bir takım dağlar diktik.

Açıkça yazmış "çalkalamasın" diye olduğunu. Denge unsuru vs. sizin sonradan kattığınız kendi görüşünüz. Hani Kuran'da bazı ifadeler mecazidir, yoruma açıktır filan ama burada gayet açık yazmış "çalkalamasın diye".

Ayrıca "denge" ve "çalkalanmak" farklı anlamları ifade eder. Birbiri yerine kullanılamaz.

Örneğin, deprem oluyor diyelim çalkalanıyoruz, size diyorum ki kollarınızı yanlara açın denge sağlayın. Şimdi ben böyle dedim diye çalkalanmamış mı olacağız? Hayır. Gene çalkalanacağız ama dengemizi sağlamaya çalışacağız. Oysa enbiya 31, çalkalanmayasınız diye dağları diktik diye yazıyor. Hata çok açık. Bu bilgilerle 1400 yıl öncenin bedevilerini kandırmak kolay ama hala bunları doğru kabul edenlere şaşmadan edmiyorum.

fakat dağlık bölgeler depremden daha az etkilenen bölgeler olduğu malesef *bir gerçektir

Ovalık bölgelerin sarsıntısı ile dağlık bölgelerin sarsıntısı aynıdır. Hatta yumuşak zemini olan ovalık bölge sarsıntıyı bir miktar absorbe bile edebilir oysa sert kayaçlı dağlık bölge sarsıntı için iyi bir iletkendir. Sert zeminli bölge çökmeye, göçmeye, yer yarılmasına daha dirençli olacağı için ovalık yere göre avantajlıdır. Ancak bu durum dağlar sarsıntıyı, çalkalanmayı azalttığı için değil, evlerin üstüne oturduğu zemin kayıp gitmediği içindir. Oysaki Kuran'da çalkalanmayı önlemekten bahsediliyor.

yskrsm
28-10-2006, 16:17
Dağların depremi önlediği, şiddetini azalttığı gibi savlar üretenlerin önce Türkiye'nin sonra da Dünya'nın sismik fay haritasına ve deprem kuşaklarına bakmaları gerek!...

Büyük deprem kuşaklarının çoğu, büyük dağlık bölgelerin dizildiği doğrultular boyunca uzanır.

Zaten bu büyük dağ zincirleri de, milyonlarca yıl öncesinin büyük tektonik hareketleri sonucu oluşmuşlardır. Ve halen tektonik hareketliliği temsil ederler.

Zira, yer kabuğunun üzerinde yüzen büyük plakaların birbiriyle çarpışması veya birbiriyle sürtünmesi sonucu, yer kabuğu kıvrılarak büyük sıradağ kuşaklarını oluşturmaktadır. Tektonik faaliyetlerin en yoğun yaşandığı yerler de bu uzamlardır. Sıradağlar öyle yeri tutsun diye çakılmış çiviler değil, tam tersi , plakaların karşılaşıp fay hattı oluşturdukları yerlerdir.

Dağ kuşakları ile aynı mantıkta tektonik depremlere sebep olan diğer önemli kuşaklar okyanus tabanlarındaki derin sırtlardır ve yine levyaların kesiştiği yerleri ifade ederler.

Bugün Avrupa ve Asya'da Alp-Himalaya dağ kuşağına baktığımız zaman, bütün büyük depremler bu kuşakta yaşanmaktadır. Bizim meşhur Kuzey ve Doğu Anadolu fay hatları da bu dağ zincirinin Anadolu'daki bölümü üzerindedir. Güney Amerika'da And Dağları, Kuzey Amerika'da Pasifik Sıra Dağları tüm kıtada bir uçtan bir uca uzanır ve Amerika'daki en büyük depremler bu kuşakta yaşanır.

Dağ etekleri, dağlardan çıkan çeşitli ırmakların taşıdığı alüvyonlarla zenginleşmiş geniş ovaların bulunduğu yerlerdir. İnsanoğlu, tarımı keşfetmesinden itibaren verimli yerleri yerleşim yeri olarak benimsemiştir. Günümüzde dünyada birçok şehir dağların eteklerindeki ovalara kurulmuş vaziyettedir, bu şehirler zamanla tarım şehri olma özelliğini yitirip sanayi şehri olma özelliği kazanmıştır. Yurdumuza İzmir, dünyada California gibi şehirler dağların dibindeki düzlüklerin üzerine kurulmuştur. Bu düzlüklerde deprem meydana gelmesinin sebebi zemin değil, düzlüğün dağ kuşağının, dolayısıyla fayın yanıbaşında bulunmasıdır.

http://img85.imageshack.us/img85/913/turkeymaptt9.jpg

http://www.geocities.com/nigdesivilsavunma/zonemap.jpg
http://www.geocities.com/nigdesivilsavunma/harita3.htm

http://img214.imageshack.us/img214/2152/southamericaps5.gif

http://www.eas.slu.edu/Earthquake_Center/FQMaps/sa03.gif
http://www.eas.slu.edu/Earthquake_Center/FQHTML/sa03.html

http://img218.imageshack.us/img218/4272/worldrrul2.jpg

http://www.eas.slu.edu/Earthquake_Center/FQMaps/wrld97.4.0.gif
http://www.eas.slu.edu/Earthquake_Center/FQHTML/world9740.html

http://www.ngdc.noaa.gov/mgg/image/mggd.gif

http://www.seismo.unr.edu/ftp/pub/louie/class/100/globe-plates.GIF
http://www.seismo.unr.edu/ftp/pub/louie/class/100/plate-tectonics.html

Ve dünyada son 7 gün içinde meydana gelen depremleri takip edin bakalım genelde bu dağ kuşaklarında mı oluyor, yoksa başka yerlerde mi?
http://earthquake.usgs.gov/eqcenter/

ozgur_beyin
28-10-2006, 17:42
kuranda, tevil zorlamalarıyla her yeni buluşa kurani bir kulp takan,islam demogogları dağların çakılmadığını,kıtalarınbirbrirlerini itmesiyle veya volkanikolaylar sayesinde oluştuğuna ne der merak ediyorum?

Ariman
21-03-2007, 03:44
Hah, Fay hatları bir kıta üyüklüğündeki kütlesel palakaların arasında bulunun boşluklar veya çatlaklardır aslında. Üzerinde yaşadığımız biosfer de denilen yer kabuğu dünyanın kesitine bakıldığında incecik bir tabakadır ve Likit Lavın üzerinde yüzer gibi hareket eder. İşte bu hareket kıtaların sürekli birbirine yaklaşmasına ve ya çarpışmasına sebep olur bu yaklaşma süreci onbinlerce yıl sürdüğü için biz algılamakta güçlük çekebilir. Öneğin her geçen yıl Yunanistana 3 cm. yaklaşıyoruz.

liopleurodon
21-03-2007, 10:08
Dağlar, nadiren aşındırmanın, genel olarak volkanların ve o depremlerin bir sonucudur.. Bırakın depremi engellemeyi, depremler olmadan pek çok dağ var olamaz. Bir sürecin sonucu olan bu şekilleri nasıl olurda o süreci engelleyen bir şey olarak gösterecek kadar deyyus olabilirler, aklım almıyor..

21-03-2007, 10:32
Valla Allahtan başka bişey isteseymişim olcakmış :)

Sabah işe gelirken düşündüyordum bu konuyu. Bir kaç gündür aklımdaydı kurandaki dağ konusu. Forumlarda konu başlığını görünce hemen atladım. *

Bir kaç sitede kuranın mucizesi olarak anlatılmış. *Gerçekten de dağların yer altındada uzantıları varmış. Ve depremleri engelleliyormuş. Yani yer hareketi sonucunda oluşuyor dağlar evet ama ondan sonraki olacak yer hareketini engelliyormuş. Aşağıda diyanet işlerinin çevirilerinden bu konuyla ilgili ayetleri yazdım :

Kuran Hicr Sûresinin 19 . Ayetinde *
Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik

Nahl Sûresinin 15-16 . Ayetinde *
Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağlar; yolunuzu bulmanız için de nehirler, yollar ve nice işaretler meydana getirirdi. İnsanlar yıldızlarla da yollarını bulurlar

Enbiyâ Sûresinin 31 . Ayetinde *
Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler yollar meydana getirdik

Lokman Sûresinin 10 . Ayetinde *
Allah gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten de yağmur indirip orada her türden güzel ve faydalı bitki bitirdik

Nebe’ Sûresinin 6,7 . Ayetinde *
Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?

Gâşiye Sûresinin 19 . Ayetinde *
Dağlara bakmıyorlar mı, nasıl dikilmişlerdir!

İmana gelmem yakındır bilesiniz :)

21-03-2007, 10:37
Neml Sûresinin 88 . Ayetinde *
Dağları görürsün, onları hareketsiz sanırsın. Halbuki onlar bulutların geçişi gibi hareket ederler. Bunu, her şeyi sağlam ve yerli yerince yapan Allah yapmıştır. Şüphesiz O yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Bu ayet te dünyanın döndüğüne delil olarak gösteriliyor.

Anneeeeeee

21-03-2007, 12:57
Dağ konusunda beni aydınlatacak kimse yokmuuuuuu

mep
21-03-2007, 13:35
Gözde ablam ben aydınlatayım istersen.
Neml suresi yeterince aydınlatamamış herhalde :)
Valla tam benlik bi iş bak.

21-03-2007, 14:04
E hadi ama mep senin tarafından aydınlanmayı bekliyorum

mep
21-03-2007, 14:42
Ablam yapma gözünü seveyim!
Ne güzel ciddi ciddi konuşuluyo mesele,
şimdi ben bi başlarsam mevzuya,mevzu filanda kalmaz.
Deprem bizi sarsmasın diye kazık çakana kadar.
fay hatlarıyla biraz ilgilenseydi ya mubarek.
Toprağın üstünde olanı görüyoduda,
Altında olana aklı ermiyomuydu.
Hem hani yer bizi sarsmasın diye kazık çakmıştı,
biz niye sarsılıyozki öyleyse?
niye binlerce insan ölüyor depremlerle.
kazık bi işe yaramamış olsa gerek
yer sarsıyor istediğinde bizi.
Hani hem her şey onun buyurmasıyla olurdu.
Dağ'a ,kazığa ne gerek vardı.
buyursaydı yere yer sarsmasaydı!
Hem yere sars diye buyur.
Hem sarsmasın diye kazık çak.
Akıl erecek gibi değil vallahi!

21-03-2007, 14:59
Mepçim söylediklediklerin çok haklısın. Konu o değil.
Konu bu ince detaya kuranda gönderme yapılmış gibi geldi bana. Yanılıyor da olabirim. Yanılıyorsam siz düzeltin diye söylüyorum. Bunları mucize diye lanse ediyorlar.

Bilim kurgu filmi gibi acayip şeyler geliyor aklıma mepçim.
Erich Van Daniken gibi düşünmeye başladım birden.
Acaba uzaylılar mı geldi diyorum böyle birkaç bilgi verdiler sonra Muhammet araya kendinden de bişeyler kattı böyle bir kitap mı çıktı acaba diyorum.

Ya tamam ben bu günlerde çok fazla takılıyorum bu konulara beynim sulandı biliyorum. Of ben gidiyorum. Cumartesiye kadar kendime izin verdim.

mep
21-03-2007, 15:15
Yav yapma ablam
Uzaylı gelecekte gidip çölde muhammedi bulacak ona bilgi verecek.
Kuranı hadisleri görmüyomusun,bilgi verilmiş bi adamın edeceği laflarmı
yazılıp söylenen ve yapılanlar?.

antimuhammed
11-04-2007, 23:21
Ne be 7- *Dağları da sabit kazıklar gibi yapmadık mı?

* * *Müslümanlar bilim fışkıran ,Kuran a dayanarak Tanrının dağları yarattığına ve yaratırken kazık gibi çaktığına inanıyorlar. Oysa bir zamanlar denizin altında olan yerler günümüzde dağ olmuştur. Bu durumda demek ki Tanrı alttan yukarı doğru çakmıştır dağları. Ama gel gör ki Tanrı yaratılışını hala tamamlayamamış. Alttan çakmaya devam etmektedir. Yaratırken çaktığınıda aşağıya indirmeye devam etmektedir.

* * *Aslında Ateizm açısından evrim teorisi kadar önemli bir konu Tanrısal *olarak dağların yaratılışına karşı dağ oluşumları.

* * *Dünyanın ve yeryüzü şekillerinin 6-7 günde yaratıldığını söyleyen dinlerin yerine yerbilimi bize yerşekillerinin 'oluştuğunu' söyler... sürekli ve yavaşça bir oluşum-değişim...

* * *Evrim teorisini anlatmaya çalışınca, hadi canlılar şimdi de evrim geçirsin de görelim gibi abuk subuk laflar duyabiliyoruz ama kimsenin hadi şimdi de dağ oluşsun da görelim diyebileceğini sanmıyorum...

* * *En başta evrimin bir uzun süreç olduğu fikrini insanlar kafalarında canlandıramıyorlar. asıl sorun zaman algısında. Evrimin bir süreç olduğuna çoğumuz inanmayız. Bu sürece inanmamamızın nedenlerinden biri de, beyinlerimizin evrimsel değişime özgü zaman ölçeğinden tümüyle farklı zaman ölçeklerinde geçen olaylarla uğraşmak üzere yapılanmış olmasıdır. Saniyeler, dakikalar, yıllar ya da en fazla on yıllar alan süreçleri anlamak üzere donanmışız. Oysa Darwincilik, tamamlanması yüz binlerce, milyarlarca yıl sürecek kadar yavaş gerçekleşen birikim süreçlerine ilişkin bir kuramdır. Neyin olası olduğuna ilişkin tüm yargılarımız bu ölçekte müthiş yanlış çıkıveriyor.

* * Bir insanın 10 yaşından itibaren 24 saat aralıksız 1-2-3-4-5 diye sırayla saymasının sonucunda dünyanın aşağı yukarı yaşı olan 4.5 milyar sayısına ulaşması için yaklaşık 100 yaşına kadar yaşaması gerekiyor. Bir insan ömründen fazlası gerekli bu sayıya ulaşmak için.

İşte bu kavramı anlayabilmek için dağ oluşumları gözümüzün önündedir.

* * Himalayaların zirvesinde (deniz seviyesinden yaklaşık 8000 metre yükseklikte) denizde yaşayan organizmaların fosillerini içeren kayalar vardır. Bu, tarih öncesi bir denizin (Iethys) dibini teşkil eden kayaların 200 milyon yıllık bir dönemde yukarı doğru itilerek dünyanın en yüksek dağlarını oluşturdukları anlamına gelir. Hatta bu süreç birörnek ve düzgün bir süreç değildi, tersine, binlerce depremden, kitlesel tükenişten, sürekliliğin kırılışından, deformasyonlardan ve kıvrımlardan geçen muazzam ölçekli ani değişimler, ilerlemeler ve gerilemelerle yüklü çelişkilerle doluydu. Levhaların hareketine yerküre içindeki devasa kuvvetlerin neden olduğu aşikârdır. Gezegenin tüm şekillenişi, görünüşü ve kimliği bununla belirlenir. İnsanlık, volkanik patlamalar ve depremler sayesinde bu kuvvetlerin yalnızca çok küçük bir kısmını doğrudan tecrübe etmiştir. Yerküre yüzeyinin temel özelliklerinden biri de sıradağlardır.

Hani Tanrı bunları yaratılış sırasında kazık gibi dikmişti?

Cemal
12-04-2007, 00:37
abimm.dağlardamı evrimleşmiş :oops: ..Vay canına .. :twisted:
albakalım bi dartışma mefzuu daa çıktı..
Daa olduu gimimi oldu..yoksam..
ervimleşe -ervimleşemi bu hale düştüler.. :lol:

Pekibenim sırtımdaki dağ nassı oldu.varmı bilen.. 8O

yaŞŞar.. (..yakında bi imza bulcem kendüme.. :wink: )

antimuhammed
12-04-2007, 01:57
Sen hala dağları kazık gibi Tanrı dikti zannediyorsan diyecek lafım yok sana. Ne de olsa Arabistanda dağ diye en fazla avatarındaki deve kamburunu bilirler.

Ne kadar okursan oku, bilgine yakışır şekilde davranmazsan cahilsin demektir.

spartacus
12-04-2007, 10:12
Sevgili Antimuhammed, yine yapmışsın yapacağını.
Hem kazık(!) gibi çakılan çivilerden bahsetmişsin hemde birde gözün gördüğü kalp gözlerinin görmediği :) evrimden bahsetmişsin...

Oysa şimdi yapmamız gereken kıvırmak olmalı. Yahu orada öyle diyorda sanki bildiğimiz kazıktan mı bahsediyor, hem sen nerden bileceksin, Allah'ın söylediği kazık ile bizim anladığımız kazığı? Yoksa ortada yine bir kazık atma durumumu var :)

Bende çok basit anlatacağım, ciddi ciddi enine boyuna anlatıyorsunuz ya anlam çıkartılamıyor(şırınga edilen cahilliğimizle doğal olarak) yada ciddiye alınmıyoruz, 1 tanede deney yaptıracağız. Evrimi burada kanıtlayacağız:) 2 Kara parçasının birbirlerine doğru olan hareketlerinde, sıkışmalar oluşur. Yükselme ve çöküntü.

Elinize 2 adet kibrit kutusunu alıyorsunuz. Birbirlerine doğru hafif hafif itmeye başlıyorsunuz. Israrla itiyorsunuz, göreceğiz ki Allah oracıkta Kazık çakacak, karıncalar için bir dağ oluşturacaktır..

Himalayalar her yıl yükselmeye devam eder yağış ve hava koşullarına bağlı olarak aşınırda. Evrimi görmek için ihtiycımız olan gözdür, Hebelehübüyü görmek için ihtiyacınız olan kalp gözüdür, oda bir şey görmez zaten :)

Bu arada unutmadan Dağların görevide yer sallanmasın diyedir, Gök ile yer arasında nasılki göğün yere düşmemesi için Allah Sütunlar dikmiştir, yer çalkalanmasın diyede kazıklar çakmıştır bunlatrada Dağ deniyor... Gerçekten ne büyük bir bilgi, gerçekten ne zor ama bir o kadarda anlamlı bilgi değil mi?

Bülbüle emir, lisan öğren vak vaktan anlat safsata teorisi anlat balığın tırmandığı kavaktan.

antimuhammed
12-04-2007, 18:18
Pante Hebelehübü birde orada çaktığı dağların sabit olduğunu söylemiştir ki böyle bir bilgiyi gözden kaçırmak olamaz. Sabit ama oynaşan dağlar. Hem de üzerlerinde deniz kabukları var. Belki de o kabuklar gökten yağmıştır Tanrı inanmayanların aklını çelsin diyerek..

Query
12-06-2007, 15:29
Sıra ile gidelim Neml 88. ayette humayun dağların hareket ettiğine kanıt olarak göstermiş bakalım:
87- Sûr'a üfürüldüğü gün Allah'ın diledikleri müstesna göklerde ve yerde bulunanlar hep dehşete kapılır. Hepsi boyunları bükük olarak O'na gelirler.
88- Sen dağları görürsün de, yerinde durur sanırsın. Oysa onlar bulutun yürümesi gibi yürümektedirler. Bu, her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın sanatıdır. Şüphesiz ki O, yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır.
89- Kim iyilikle gelirse, ona daha iyisi verilir ve onlar o gün korkudan da emin kalırlar.
90- Her kim de kötülükle gelirse artık yüzleri ateşte sürtülür. "Başka değil ancak yaptığınız amellerin cezasını çekeceksiniz." (denir).

Burada bahsedilen nedir dağların oluşumumu yoksa kıyamet günü ne olacağımı? Burdan bir sure alıp bu dağların jeolojik hareketleriyle bağdaştırmak sonrada diğer söylenen kıyamet günü olaylarına uymuyor öyleyse bu dağların jeolojik hareketlerini anlatıyor demek,ne kadar doğru. Zaten tartışılan kuranda yazılanların tutarsızlığı bir söylenen diğer söylenene uymaması değilmi? Tanrı allah adına ne derseniz yani size göre o kadar anlatımı bozuk ki bir konuyu anlatırken araya bir cümle sıkıştırmış başka konudan bahsetmiştir öylemi. Unutmayın evreni yaratıp herşeyi mükemmel düzene oturtuğu düşünülen tanrı bunları söyleyen. Kuran allahın kelamı muhammedin değil,değil mi? Yani tutarsızlık olmaması gerekiyor.Bu kitap apaçık biz anlayalım diye gönderilmemişmiydi, şimdi konu içine konu sokulmuş diyerek kendinizi yalanladığınızı farketmezmisiniz.Kıyamet koptuğunda allah niye mi misal göstersin,kıyamet var kork, benden kork, çok şiddetli olacak kork, beni sorgulama kork,bana inanmadınmı çok büyük ceza azap verecem kork imza herşeyi bilen ol dedimi olduran çok bağışlayıcı! merhametli! kuranın tanrısı değilmi?
Çarpıtılacak birşey yok birbirimizi kandırmayalım. Açıkça kıyamet günü olacaklarla ilgili bu ayetler.
Konuyu dağıtmayalım konu kıyamet olayları değil dağlar depreme engelmi oluyor olmuyor mu?

O zaman biraz bilgi verelim:Deprem, dünya kabuğunda biriken enerjinin aniden salınması ile ortaya çıkan sismik dalgaların sonucudur.Doğal ve insan kaynaklı olmak üzere iki türü vardır. İnsan yapımı depremler atom testleri ,maden patlaması gibi sebeblerden ileri gelirken ufak çaplıdır. Doğal nedenleri ise volkanik aktivite,yer kayması gibi ufak çaplı deprem yaratacak nedenler olabileceiği gibi esas ilgi alanı olan tektonik tabaka kaynaklı olabilir. (tektonik kaynaklılar büyükte olabilir küçükte - Meteor düşmesi gibi müfrit bir nedeni yazmadım dinozorların yok oluşunu tartışmak istemiyorum burda).Öyleyse tektonik tabaka nedir nasıl oluşur neden depreme sebebiyet verir.

Dünya, sırasıyla kabuk ve üst manto, manto dış, çekirdek, iç çekirdek denen yer katmanlarına ayrılır. Depremlerin meydana geldiği yer kabuk ve üst mantonun olduğu bölgedir ve Litosfer denir ve 80 km kadar uzanır. Litosferin hemen altında sıcaklık ve yüksek basınçtan dolayı yumaşamış elastikleşmiş *astenosfer bulunur. Kaya tabakası burada kıralkandır ve kademeli akışkanlığa muktedirdir. Litosfer sıcaklık kaybı ,ısı iletimi ile olur ama astenosferde ısı taşıma thermal-ısısal taşınma (sıvılar içindeki ısısal enerjinin taşınması, sıvının bir kısmının soğuması diğer kısmının ise sıcaklığının artması ile olur) ile olur ve neredeyse hiç ısı değişimi yaşanmaz. Litosferin katı tabiyatına karşı astenosferin görece akışyan yapısı aralarında mekanik faklılık yaratır. Litosferin yapı olarak birbirinden bağımsız ve ayrı tektonik katmanlardan oluşur ve astenosferin elastik katı yapısının üzerinde yılda 1 milimetreden 15 santimetreye kadar hareket eder. Bir katman diğeriyle buluştuğu yere katman sınırı denir. Katmanların çarpıştığı yerlerde deprem olur. Oluşan depremlerin sonucunda dağlar volkanlar ve oknayus çukurları oluşur. Örneklemek gerekirse Alp dağlarının oluşumu kuzeyden avrasya ile günaydan hindistan ve afrika katmanlarının çarpışması ile oluşmuştur. Bizi de etkileyen akdeniz fay hattı scilyanın güneyinden başlayıp kıbrıstan geçerek turkeyenin güney doğusuna kadar uzanır. Bu hareket afrika katmanının diğer kıtaların altına kaymasından ileri gelir. Aşağıda himalayaların oluşumu gösterilmiştir.

DAĞLARIN OLUŞUMU:
Bir zamanlar kıtalar arasında *düz kaya katmanları olan dağlar, yerin yüzünü oluşturan levhaların hareketi ile itilip, yükseldiler. Herhangi bir dağ sırasının kesiti, bu katmanların nasıl katlandığını, kırıldığını, büküldüğünü ve bugünkü durumunu aldığını gösterir. kıtaların milyonlarca yıl süren hareketi çarpışmalara yol açmıştır. Kıtaların çarpıştığı yerde kaya katmanları itilerek dağları oluşturur. Kıtaların hareketi devam ettiğine göre, gelecekte yeni dağ sıraları oluşacak demektir.
Volkanik hareketler sonuçu da dağ oluşumu vardır konuyu uzatmamak için anlatmayacağım merak eden incelesin.

Bu kadar bilgi yeter sonuç: dağ oluşmasının başlıca nedeni tektonik hareketlerdir. Teknotik katman denilen olgunun kıta gibi bir görece devasa kütle olduğunu düşününülürse dağların bırakın depremler için kazık temel görevi görmesi kütlesiyle tektonik gerilimi azalması devenin pirenin ağırlıyla çökmesi gibi absürt bir yaklaşımdır.

Aynı şekilde nedm 88. ayeti üzerinde şüphesi olanlara tavsiyem burda edindiğiniz yargıları kulak arkası edin ,hiç bu konulardan bahsetmeden karşınızdakini yönlerdirmeden nemd'i 87-90 arasını bir arapça bilene (Kuranı arapça ezberleyene değil) sorun anlatmasını isteyin herkesin böyle bir fırsatı olduğunu sanmıyorum, en azından yakınınızdaki cami hocasına sorun bakalım size ne anlatacak.

Kaynaklar:
http://www.physicalgeography.net/fundamentals/10k.html
http://www.nps.gov/archive/brca/Geodetect/Plate%20Tectonics/mountains.htm
http://csmres.jmu.edu/geollab/vageol/vahist/mtnmodel.html
http://www.geology.sdsu.edu/how_volcanoes_work/Heat.html
http://en.wikipedia.org/wiki/Tectonic_plate
http://en.wikipedia.org/wiki/Earthquake
http://www.itusozluk.com/goster.php?t=jeolojinin+diyalekti%F0i
http://www.cellotin.com/forum/havacilik_ve_uzay/dunya_ve_gunes_sisteminin_olusumu-t1259.0.htmlhttp://www.physicalgeography.net/fundamentals/images/himaly1.gif

18-12-2007, 14:22
Sen dağları görürsünde yerinde durur sanırsın oysa onlar bulutların yürümesi gibi yürümektedirler
bu herşeyi sapasağlam yapan allahın sanatıdır .Şüphesiz ki o yaptıklarınızdan tamamen haberdardır (neml suresi ayet 88) de sanki peygamberin yaşadığı an için söylenmiş gibi anlaşılıyor yani kıyamet zamanından bahsedilse ayetin başına (işte o gün )kelimesi eklenmesi * * * * * * * * *(yürümemektedirler )yerinede yürütülülecekdir denmesi gerekirdi ama bu ayet niye kıyametden bahseden ayetlerin arasında yer alıyor ne alakası var onu anlıyamadım kuranda bazı surelerin içinde bazen o sure ile hiç ilgisi olmıyan ayetler yer alıyor yani sadece neml sure ile ilgili değil konu bu ayetle ilgili daha aydınlatıcı açıklamaları olan arkadaşlar varsa bilgilendirirlerse memnun olurum
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *SAYGILARIMLA

thh
18-12-2007, 20:39
anlamadığım bilim herşeyin mantıklı açıklamasını yaptıkça göremeyenler ya da anlayamayanlar inat mı edio yoksa harbiden kapasiteleri mi yetersiz.. yani bu dağların okyanusların oluşumunun bir güce atfedilmesi ne kadar mantıklı ben bilmiyorum *kesinlikle çoooook uzun süreç isteyen bir oluşum..

19-12-2007, 11:46
THH arkadaş yukarıda yapmış olduğun yorumlar eğer şahsımı hedef alıyorsa kapasitesiz sözünü kabul etmiyor aynen sana iade ediyorum sorulan sorulara cevap vereceğine hakaret eden insanlar kapatisesiz ve cahildir eğer yorumun benimle ilgili değilse yukarıdaki sözlerimi söylenmemiş say.
Kurandaki neml suresi 88.ci ayet dağların yürütüldüğünü yazıyor bundanda bazı islamcılar dünyanın döndüğü anlamını cıkarıyorlar bu hususta ateist,agnostik veya deist arkadaşların islamcılara verdiği cevabı yeterli bulmadığım için daha aydınlatıcı bilgiler vermelerini kendilerinden rica etdim daha önce bahsetdiğim gibi neml suresi 88.ci ayetde yazılanların gelecek kıyamet gününden değilde başka anlatımlar içerdiğini anladığımı ve bu hususta aydınlatıcı bilgilere ihtiyacım olduğunu anlatmak istedim ben öyle herşeyi birden kestirip atmam iyice araştırmadan incelemeden tamam bu böyledir demek benim yapıma uygun değil burdanda hemen bu adama laf anlatamıyoruz herhalde kafası almıyor gibi bir yaklaşım bir insanı iyice tanımadan önyargılı davranmak olur buda aydın insanlara yakışmaz

19-12-2007, 12:11
Daha önce PANTE arkadaşa ve ÖZGÜR BEYİN arkadaşa bazı sorular sormuşdum sağolsunlar beni kırmadılar ve aydınlatıcı cevaplar verdiler ama nedense bu günlerdePANTE arkadaşı bu forumlarda göremiyorum bence cok bilgili bir arkadaşdı onun tekrar aramızda olması dileğiyle SAYGILAR

Anyon€
04-01-2008, 19:45
Bilimle bağdaştığını iddaa eden başka bir dinin olmaması ayrı bir komedidir.

04-01-2008, 20:43
"87- Sûr'a üfürüldüğü gün Allah'ın diledikleri müstesna göklerde ve yerde bulunanlar hep dehşete kapılır. Hepsi boyunları bükük olarak O'na gelirler.
88- Sen dağları görürsün de, yerinde durur sanırsın. Oysa onlar bulutun yürümesi gibi yürümektedirler. Bu, her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın sanatıdır. Şüphesiz ki O, yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır.
89- Kim iyilikle gelirse, ona daha iyisi verilir ve onlar o gün korkudan da emin kalırlar.
90- Her kim de kötülükle gelirse artık yüzleri ateşte sürtülür. "Başka değil ancak yaptığınız amellerin cezasını çekeceksiniz." (denir)."

Ayette vurgulanmak istenen, daglarin hareket etmesi fikrinin olaganustulugu. Buyrun ayetin tam mealine bakalim:

88: Sen bu sinirli kapasiten ile daglara bakarsin ve bu daglarin yuruyecegi fikri hic aklina gelmez. Allah kiyamet gunu bu daglari bulut gibi yurutecek, sen de boyle bir olaya daha once rastlamadigin icin sasiracaksin. Sinirli kapasitene ragmen takindigin "ben bilirim" havalari ile bu sasirmis halin trajikomik bir tezat olusturacak. Allah insanlara bu sekilde ders vermeyi sever.

Nxcore
15-04-2008, 23:28
Muhammed çok zeki bir insandı ve ilk karısı haticenin amcasının oğlu Varakadan tevrat ve incil ile ilgili yardım alıyordu. Terat ve incilden yararlandı ve o ana kadar olan ilim adamlarından.. Muhammedin annesi olmadığı için süt annesinde kaldığı söylenir vede çobanlık yapmıştır. Demekki sosyal birisi çevresindeki olayları inceleyebilir ve kulakları da var :) Okuma yazma iddasında bulunur birçok şeyin arkasına gizlenir işte :D Beyinleri uyuşturmak kendisinin yazmadığı orataya koyabilmek için bilimsel şeylere de ihtiyaç var. Arada kuranda bilimsel olarak tutan bi kaç ayetten biri..

onur717
24-04-2008, 17:27
Mucize Iddiasi: Kuran "yer sizi sarsmasin diye civi gibi daglar caktik" demistir. Modern bilim bize daglarin bir kökü oldugunu, ve depremi engelldigini vs.

Yorum: Bu biraz kazik, arastirma gerektiriyor.

Mumkun cevap: Jeologlarla konusmak gerek. Benim bildigime gore daglar tektonik hareketlerin sonucu olarak olusuyor. "Kok" iddiasinin da teknik terim olup olmadigina dikkat cekelim.



bende bir jeoloji mühdisi olarak bu ayetti yorumlamada islam alimlerin bu konuda bilime ne kadar uzak kaldığı gün gibi aşikardır. çünkü bilimi düşünmüş olsaydık bu ayette lütfedilen izostasi prensibini bir gayri müslim değil, islam aleminden bir kişinin bulmuş olması kaçınılmazdı.

warriorxxx
27-07-2009, 16:16
sayın Kemal gerçekten kazık bir olay gidin jeologlara sorun onlarda aynı şeyi söyliyecek :D:D: çünkü jeolog tanıdığım var ona sormuştum :D

dumaninesrari
26-07-2010, 22:07
jeologa mı sormustun!!!! ben jeolog um.....bu konuda benden ihtisaslı biri yoktur sanırım başka bir jeolog yoksa...dağlar konusu evet yer yüzünde kazık görevi üstlenmektedir

walla
29-07-2010, 22:02
yer sizi sarsmasin diye civi gibi daglar caktik
demiş ama sağlam çakamamış, az gevşek olmuş çiviler. Hatta çivilerden lavlar püskürdüğünde tersi yer sarsılıyor. bu konuda kuran ne der acep?

Kemaloğlu
29-07-2010, 22:57
yer sizi sarsmasin diye civi gibi daglar caktik
demiş ama sağlam çakamamış, az gevşek olmuş çiviler. Hatta çivilerden lavlar püskürdüğünde tersi yer sarsılıyor. bu konuda kuran ne der acep?

Baştan inanmıyorsunda
ne gevezelik yapıp duruyosun
ne derse densin inanmıycaksın işte

bir kere olsun şu yaşantının oluru nedir diye düşündünmü
o nefesin havayı neden her gün kirletir hiç düşündünmü

düşünseydin böyle palyaçoluk yapmazdın

walla
30-07-2010, 00:18
Baştan inanmıyorsunda
ne gevezelik yapıp duruyosun
ne derse densin inanmıycaksın işte

bir kere olsun şu yaşantının oluru nedir diye düşündünmü
o nefesin havayı neden her gün kirletir hiç düşündünmü

düşünseydin böyle palyaçoluk yapmazdın

bir kere olsun şu yaşantının oluru nedir diye düşündünmü
o nefesin havayı neden her gün kirletir hiç düşündünmü

heh he bırak felsefeyide volkan patlayınca neden deprem olur kuran bu7 konuda ne zırvalıyor sen onu anlat. anlat da heyecanlı olsun.

Reich
15-03-2011, 01:34
Başka bir forumda yazdığım yazıyı aynen kopyalıyorum===>
======================================
(Allah), Gökleri, dayanak olmaksızın yarattı, siz onu görüyorsunuz. Sizi sarsmasın diye, Arz'a, dağlar bıraktı ve orada her canlıdan yaydı. Biz Gök'ten su indirdik, böylece orada, her kerim(güzel) çiftten bitki bitirdik. (Lokman 10)

Yeryüzünde onları sarsmasın diye sabit dağlar yarattık...(Enbiya Suresi 31)

Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik. (hicr 19)

Sizi, sarsmasın diye, Arz'a dağlar bıraktı. Irmaklar ve yollar (kıldı). Umulur ki doğru yolu bulursunuz.(Nahl 15)

İddia açık dağların depremlere engel olduğu söyleniyor.Aynı zamanda dağların sabit olduğuda söyleniyor.

Konudaki araştırmalarımı yazmadan önce bir tespitimi söylemeliyim,bilimsel bir veri olmadığı halde insan aklı şu yorumu yapabilir;deprem yeri sarsar,ve üzerindekileri yıkar,ancak dağ gibi büyük ağırlıklar bu sarsıntıyı emebilir veya sarsıntının şiddetini azaltabilir,dümdüz bir ova hayal edelim bu ovada deprem olursa bu ova ikiye bölünebilir,ama aynı ovada dağ olursa hem sarsıntıyı emebilir,azaltabilir,hemde bu ikiye ayrılan ovada çatlağın boyutunu düşürebilir.

Veya kıyıya bağlanmış bir tekne hayal edelim,bu tekne dalgaların vurmasıyla sallanır ancak üzerine ağırlık koyulması halinde sallantı azalacaktır.Bunlar bilimsel bir veri olmadan empirik bilgilerle,gözlemle veya mantık yürüterek yapılan tespitlerdir,titreşim soğurma gibi düşünülebilir,titreşimi emme bilgisi.Muhammed bunları düşünüp dağlarla ilgili sarsıntı önleyici özellik olduğunu söylemiş olabilir.Yani ''Mucize'' tanımına giren birşey değil bu.Ayrıca yapılan yargının yanlış olduğunuda şimdi göstereceğim.

“Tengri, tag birle yerig basurdı”. Yani “Tanrı, dağ ile yeri bastırıp daha sağlam yaptı”
Yeri basan, tutan dağdır; Halkı basan, tutan Handır!“

Bunlar Orta Asya Türklerinin atasözleridir,dağların onların mitolojisindeki yerini öğrenmek için bu linki araştırabilirsiniz.Ayrıca Çin,Hint,İran,Sami mitolojilerindede dağın haşmetinden,özelliklerinden bahseder.
http://www.milliyetciforum.com/turk-mit ... 17692.html (http://www.milliyetciforum.com/turk-mitolojisinde-dunyanin-orta-dagi-17692.html)

İlk paragrafımı daha iyi anlamanız için bu tarihi bilgileri verdim.Şimdi konuya geçelim.

Öncelikle dağ ve deprem nedir aralarında nasıl bir bağ vardır ? Dağlar bilindiği gibi tektonik hareketler sonucu levhaların birbirine yaklaşması veya volkanik hareketler sonucu oluşur.İki levha çarpışır ve bu levhalardan biri üste çıkıp yükselerek dağı oluşturur veya volkanik faaliyet sonucu volkan dağları oluşur.Bunun dışında akarsu biriktirmesi sonucu dağlar oluşabilir,heyelan sonucu dağlar oluşabilir,buzul dağları bambaşka oluşur zaten.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Da%C4%9F
http://tr.wikipedia.org/wiki/Buzda%C4%9F%C4%B1

Depremlerde aynı şekilde tektonik hareketler sonucu levhaların çarpışması ve volkanik faaliyetler sonucu oluşur,aslında dağ ve deprem arasında çok doğru bir orantı vardır,bilimsel olarak bunu görmek zor değildir vereceğim linkleride inceleyebilirsiniz.

http://img132.imageshack.us/img132/8329/258ha.jpg
http://tr.wikipedia.org/wiki/Deprem
http://www.yenidenergenekon.com/wp-cont ... ge0043.gif (http://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2007/12/image0043.gif)
http://profmandia.files.wordpress.com/2 ... _world.gif (http://profmandia.files.wordpress.com/2010/11/mountain_systems_world.gif)

Linklerdede görebileceğiniz gibi levhaların sınırlarını olduğu yerler fay hatlarının ve depremlerin olduğu yerlerdir,aynı zamanda dağ sistemlerinin olduğu yerlerdir.Japonya,Şili,Hindistan gibi ülkelerde ki depremlerin nedenide budur.Aslında dağların nedeni tektonik hareketler ve tektonik hareketler sonucuda depremler oluşur diyebiliriz.

Sibirya, Kanada, İç Afrika ve Brezilya bunların yanı sıra okulda öğrendiğim,grönland,suudi arabistan,kanada gibi ülkelerde masif sınıfına girer bu ülkeler dağlık değildir ancak deprem oranı en düşük ülkelerdir.Bu ülkeler altındaki levhalar yaşlıdır ve genç tektonik hareketlerin olduğu ülkeler gibi değillerdir,deprem riskleri bu yüzden azdır sağlamlaşmış ve yerine oturmuşlardır.

http://www.turkcebilgi.com/soru_cevap_3 ... yiniz.html (http://www.turkcebilgi.com/soru_cevap_3189_dunya-da-deprem-riskinin-az-oldugu-yerler-nerelerdirnedenini-aciklayiniz.html)
http://i40.tinypic.com/5nk80i.jpg

Bunların yanı sıra depremde zemin etkisi asıl depremin şiddetini belirler.Eğer yer kayalıksa veya dağ kayalıksa,depreme karşı direnci fazladır,kayalık olmayan;alüvyon toprak,killi toprak gibi topraklarda veya heyelan sonucu oluşmuş dağlarda veya kayalık olmayan horizan a,b,c katmanlarından oluşmuş dağlarda,deprem şiddetli olur.

http://www.benkoltd.com/deprem/deprem_zemin.htm

Eğer dağ kayalık olmayan bir dağ ise ve yanı başındaki ova kayalık sağlam bir yer ise,dağ eteğine yapılan yerleşim yeri çökerken kayalık düzlükteki sağlam kalır,çünkü depreme karşı zemin etkisi önemlidir,dağların jeolojik yapıları aynı değildir.Japonya ve Suudi Arabistanı bu şekilde düşünebilirsiniz.Biri dağlık ve depremlerin çok olduğu bir ülke birisi dağlık değil ama deprem riski az,kuranın bu hükmü genel kabul edilmemelidir.

Çarpıcı bir örnek daha vereyim;Mesela toprak yapısı güçlü olmayan bir düzlük ile kayalık bir düzlük hayal edelim,iki alandada levha hareketi olduğunu hayal edelim bu levha hareketi kayalık olmayan toprağı hemen katlayacaktır ve fay kırığı oluşturacaktır,bunun sonunda bu bölgede dağ oluşacaktır aynı zamanda depremle birlikte.Ama Kayalık alan levha hareketi sonucu katlanmayacak,kırılmayacak direnç gösterecektir, bu durumda ne dağ oluşur ne deprem,bkz.Masifler.

Depremlerin hepsi aynı türde olmaz,çöküntü depremleri vardır,sen git en sağlam kayalık dağın altına yerleş,bu sefer toprak senin altından kayıyor,levha boşluğuna düşüyorsun.Bu depremlerde yer altındaki büyük mağaraların tavanının çökmesi sonucu oluşur,maden ocaklarında bazen olur.Dağ mağda fayda etmez.Bunların hepsi lise coğrafya bilgisiyle dahi bilinebilirdi ve bu iddia en başta mucize olarak sunulmayabilirdi,ama kitap okuyan kim araştıran kim...


Dağların sabitlik meselesine gelirsek,everest dağının tepesinde bulunan deniz canlısı fosilleri ve everestin her sene 1cm yükselmesi neyi gösteriyor,veya levhaların birbirine yaklaşması ve uzaklaşması dağların hareketlerine neden oluyor,daha doğrusu tüm kıtaların hareket etmesine neden oluyor,uzun yıllar sonra dünya haritası yine değişecek...Sabitliktende söz edemeyiz.

İslami bir site kendince bakın nasıl cevap vermiş.
http://www.sorularlaislamiyet.com/qna/9 ... luyor.html (http://www.sorularlaislamiyet.com/qna/9054/kuranda-daglarin-saglam-birer-kazik-olarak-dikilmesi-ifade-edilmesine-ragmen-neden-depremler-oluyor.html)