PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Canlıların Kopyalanması


Dark_Prince
02-01-2011, 14:35
CANLILARIN KOPYALANMASI

"Onları -ne olursa olsun- şaşırtıp-saptıracağım, en olmadık kuruntulara düşüreceğim ve onlara kesin olarak davarların kulaklarını kesmelerini emredeceğim ve Allah'ın yarattıklarını değiştirmelerini emredeceğim." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost (veli) edinirse, kuşkusuz o, apaçık bir hüsrana uğramıştır. (Nisa Suresi, 119)

Yahya bunu mucize olarak sunuyor ancak bununla sadece araştırmadan uzak beyinleri kandırabilir.

Taberi'nin Terfsirine Göre:

118-119- O şeytan ki Allah ona lanet etti. O da şöyle dedi: "Yemin olsun ki kullarından belirli bir kısmını alacağım. Onları mutlaka saptıracağım. Onları boş kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim. Hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim, Allah´ın yaratışını değiştirecekler." Kim, Allah´ı bırakıp da şeytanı dost edinirse şüphesiz ki o, apaçık bir hüsrana uğramış olur.

Allah´ı bırakıp da dişilerin adlarını taktıkları bir kısım putlara tapan ve böylece Allah´ın huzurundan kovulmuş olan şeytana tapmış olan bu müşriklerin varacakları yer cehennemdir. Tapmış oldukları o şeytanı ise, Allah, rahmetinden uzaklaştırmış ve rüsvay etmiştir. Şeytan da rabbine, aldatmaları ve vesveseleriy-le kullarından belli bir kısmını yakalayacağını, onları İslamdan saptırıp inkâra düşüreceğini ve bir kısım boş kuruntularla onların kalblerini kaydıracağını ve o kullara emrederek bir kısım hayvanların kulaklarını yardırıp putlara adatacağını yine onlara emredip Allah´ın yarattığı şekli değiştirmeye sürükleyeceğini söylemiştir. Allah da şeytanın aldatıp kendisine bağladığı bu kimselere, apaçık bir hüsrana düşeceklerini beyan etmiştir.

Taberi diyor ki: "Eğer denilecek olursa ki "Şeytan, Allah´ın kullarından bir kısmını kendisine nasıl bağlayabilir " Cevaben denilir ki "Şeytan onları doğru yoldan saptırarak, onları kendisine itaat etmeye çağırarak ve onlara sapıklığı ve inkan süslü göstererek onların ayaklarını doğru yoldan kaydınr. İşte bunlardan, şeytanın çağırışına ve süslü gösterdiği şeylere uyanlar ve bu âyette zikredilen, şeytanın kendisine bağladığı belli kimselerdir. Allah teala şeytanın bu davranışını zikrederek, doğru yolu gördükten sonra Peygamberle ayrılığa düşenlerin şeytanın payına düştüklerini beyan etmiştir.

Âyet-i kerimede, şeytanın bir kısım kullara emrederek onlara, hayvanların kulaklarını yardırdığı beyan edilmiştir. Burada, kulaklarının yardırılacağı beyan edilen hayvanlardan maksat, bu şekilde işaretlenerek tağutlara ve putlara tahsis edilen "Bahire" ve "Şaibe" gibi isimlerle isimlendirilen hayvanlardır.

Bu hususta Katade ve Süddi demişlerdir ki: "Şeytanın müşriklere verdiği vesvese üzerine onlar hayvanların kulaklarını yarıp "Bahire" ve "Şaibe" adını takıyor ve putlarına adıyorlardı."

Âyet-i kerimede, şeytanın, kendisine uyan insanlara emrederek Allah´ın yaratışım değiştireceği zikredilmektedir. Müfessirler, âyette geçen ve "Allah´ın yaratışı" diye tercüme edilen ifadesini çeşitli şekillerde izah etmişlerdir.

a- Abdullah b. Abbas, Enes b. Malik, Rebi1 b. Enes, İkrirne ve Ebu Salih´e göre burada bir kısım insanların, şeytanın kendilerine emretmesiyle değiştirdikleri "Allah´ın yaratışı"ndan maksat, hayvanları kısırlaştırmaktır. Ancak Ha-san-ı Basri´nin, koçlarını ki sı rl aştırıl m asında bir mahzur gönnediği, Mücahid´in de buradaki dan maksadın, "Allah´ın dini" demek olduğu rivayet edilmiştir.

b- Abdullah b. Abbas, İbrahim en-Nehai, Mücahid, îkrime, Hasan-ı Bas-ri, Katade, Kasım, Süddi, Dehhak ve İbn-i Zeyd´den nakledilen diğer bir görüşe göre âyette bir kısım insanların, şeytanın emriyle değiştirdikleri zikredilen "Allah´ın yaratışından maksat, "Allah´ın dinidir" Buna göre şeytana tabi olanlar, onun emriyle Allah´ın dinini değiştirmeye kalkışırlar." demektir.

c- Hasan-ı Basri ve Abdullah b. Mes´ud´dan nakledilen diğer bir görüşe göre burada "Allah´ın yaratışını değiştirme" diye zikredilen şeyden maksat, insanların "Dövme" yaptırmaları, dişlerini törpületerek aralannı açtınnalan, tüylerini aldırmaları vb. şeylerdir.

Bu hususta Abdullah b. Mes´ud´un şunları söylediği rivayet edilmiştir. "Allah, vücuduna dövme yaptıran kadına da yapan kadına da, tüylerini alan kadına da aldıran kadına da, güzeleşmek için dişlerini torpilleterek aralarını

açan kadına da, hasılı, Allah´ın yarattığını değiştiren her kadına da lanet eder. [285]

Taberi diyor ki: "Bu görüşlerden tercihe şayan olanı, "Allah´ın yarattığından maksat Allah´ın dinidir." diyen görüştür. Zira diğer bir âyet, bu âyetteki "Allah´ın yarattığından maksadın", Allah´ın dini olduğunu ifade etmektedir ki o âyet de şudur: "Ey Muhammed, hakka yönelerek yüzünü dosdoğru bir şekilde dine çevir. Bu, Allah´ın insanlara verdiği bir fıtrattır. [286]

Âyet-i kerimede geçen "Allah´ın yaratışından maksadın din olduğu söylendiği takdirde burada zikredilen diğer bütün görüşler bunun içine girmiş olur. Zira, Allah´ın, kısırlaştırmasını yasakladığı varlığı kısırlaştırmak, dövme yapmak gibi yasakladığ işeyleri yapmak, Allah´a karşı gelmektir ve onun dininin hükümlerini değiştirmeye kalkmaktır. Âyeti genel bir şekilde yorumlayarak dinin herhangi bir hükmünü değiştirmeye kalkmanın burada zikredildiğini söylemek dinin sadece belli hükümlerinin değiştirilmesini kasdettiğini söylemekten daha evladır. Âyetin sadece kısırlaştırmayı veya dövme yaptırmayı yasakladığını söylemek onu geniş mânâsından çıkarıp dar bir mânâda izah etmek olur ki bu da isabetli değildir.

Âyeî-i kerimenin sonunda "Kim Allah´ı bırakıp da şeytanı dost edinirse şüphesiz ki o, apaçık bir hüsrana uğramış olur." Duyurulmaktadır. Allah teala âyet-i kerimenin bu bölümünde, kendilerine doğru yol belli olduktan sonra Allah ve Resulüyle ayrılığa düşen, dolayısıyla şeytanın taraftan olan insanların halini bildirmekte ve buyurmaktadır ki, "Kim Allah´a isyanda ve emirlerine karşı gelmekte şeytana itaat eder, onu dost edinir ve yardımcı kabul edecek olursa şüphesiz ki o apaçık bir şekilde hücrana sürüklenmiş ve kendisine yazık etmiş olur. Zira Allah´a karşı günahlarından dolayı Allah´ın onu cezalandırması halinde şeytanın ona yardım etmeye hiçbir gücü yoktur. Bilakis onun şeytana muhtaç olduğu bir sırada onu yalnız bırakıp ondan uzaklaşacaktır. Şeytan Öyle bir kişi ile dünyada yaşadığı sürece ve cezalandırılması ertelenmiş olduğu müddetçe beraber olur. Nitekim bu husus, bundan sonra gelen âyette açıklanmaktadır. [287]

Görüldüüğü gibi durum bundan ibarettir,tamamen arapların uygulama biçimleri,bilim adamları koyunların kulaklarını putlara adak için kesmediklerine göre,bu ayette bilim filan yoktur.Zaten o zamanki var olan,bilinen durumlar anlatılmaktadır.

KAYNAK: http://dinsizdeist.blogspot.com/2010/11/canllarn-kopyalanmas_986.html

hkn
14-01-2011, 08:36
CANLILARIN KOPYALANMASI

Yahya bunu mucize olarak sunuyor ancak bununla sadece araştırmadan uzak beyinleri kandırabilir.


Çok genç olan klonlama çalışmaları şu anki serüveni dikkate alınırsa bir süre sonra insan kopyalanacak. Ehh o durumda bu forumu örümcek ağları bağlayacaktır. Tabi gemilerde vatikandan ne kadar kaçabilip ne kadar araştırma yapabiliyorlarsa artık. Kandırılan bu kez vatikan olsun umuyorum.

zapzero
15-01-2011, 22:50
CANLILARIN KOPYALANMASI

"Onları -ne olursa olsun- şaşırtıp-saptıracağım, en olmadık kuruntulara düşüreceğim ve onlara kesin olarak davarların kulaklarını kesmelerini emredeceğim ve Allah'ın yarattıklarını değiştirmelerini emredeceğim." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost (veli) edinirse, kuşkusuz o, apaçık bir hüsrana uğramıştır. (Nisa Suresi, 119)

Yahya bunu mucize olarak sunuyor ancak bununla sadece araştırmadan uzak beyinleri kandırabilir.

Taberi'nin Terfsirine Göre:

118-119- O şeytan ki Allah ona lanet etti. O da şöyle dedi: "Yemin olsun ki kullarından belirli bir kısmını alacağım. Onları mutlaka saptıracağım. Onları boş kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim. Hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim, Allah´ın yaratışını değiştirecekler." Kim, Allah´ı bırakıp da şeytanı dost edinirse şüphesiz ki o, apaçık bir hüsrana uğramış olur.

Allah´ı bırakıp da dişilerin adlarını taktıkları bir kısım putlara tapan ve böylece Allah´ın huzurundan kovulmuş olan şeytana tapmış olan bu müşriklerin varacakları yer cehennemdir. Tapmış oldukları o şeytanı ise, Allah, rahmetinden uzaklaştırmış ve rüsvay etmiştir. Şeytan da rabbine, aldatmaları ve vesveseleriy-le kullarından belli bir kısmını yakalayacağını, onları İslamdan saptırıp inkâra düşüreceğini ve bir kısım boş kuruntularla onların kalblerini kaydıracağını ve o kullara emrederek bir kısım hayvanların kulaklarını yardırıp putlara adatacağını yine onlara emredip Allah´ın yarattığı şekli değiştirmeye sürükleyeceğini söylemiştir. Allah da şeytanın aldatıp kendisine bağladığı bu kimselere, apaçık bir hüsrana düşeceklerini beyan etmiştir.

Taberi diyor ki: "Eğer denilecek olursa ki "Şeytan, Allah´ın kullarından bir kısmını kendisine nasıl bağlayabilir " Cevaben denilir ki "Şeytan onları doğru yoldan saptırarak, onları kendisine itaat etmeye çağırarak ve onlara sapıklığı ve inkan süslü göstererek onların ayaklarını doğru yoldan kaydınr. İşte bunlardan, şeytanın çağırışına ve süslü gösterdiği şeylere uyanlar ve bu âyette zikredilen, şeytanın kendisine bağladığı belli kimselerdir. Allah teala şeytanın bu davranışını zikrederek, doğru yolu gördükten sonra Peygamberle ayrılığa düşenlerin şeytanın payına düştüklerini beyan etmiştir.

Âyet-i kerimede, şeytanın bir kısım kullara emrederek onlara, hayvanların kulaklarını yardırdığı beyan edilmiştir. Burada, kulaklarının yardırılacağı beyan edilen hayvanlardan maksat, bu şekilde işaretlenerek tağutlara ve putlara tahsis edilen "Bahire" ve "Şaibe" gibi isimlerle isimlendirilen hayvanlardır.

Bu hususta Katade ve Süddi demişlerdir ki: "Şeytanın müşriklere verdiği vesvese üzerine onlar hayvanların kulaklarını yarıp "Bahire" ve "Şaibe" adını takıyor ve putlarına adıyorlardı."

Âyet-i kerimede, şeytanın, kendisine uyan insanlara emrederek Allah´ın yaratışım değiştireceği zikredilmektedir. Müfessirler, âyette geçen ve "Allah´ın yaratışı" diye tercüme edilen ifadesini çeşitli şekillerde izah etmişlerdir.

a- Abdullah b. Abbas, Enes b. Malik, Rebi1 b. Enes, İkrirne ve Ebu Salih´e göre burada bir kısım insanların, şeytanın kendilerine emretmesiyle değiştirdikleri "Allah´ın yaratışı"ndan maksat, hayvanları kısırlaştırmaktır. Ancak Ha-san-ı Basri´nin, koçlarını ki sı rl aştırıl m asında bir mahzur gönnediği, Mücahid´in de buradaki dan maksadın, "Allah´ın dini" demek olduğu rivayet edilmiştir.

b- Abdullah b. Abbas, İbrahim en-Nehai, Mücahid, îkrime, Hasan-ı Bas-ri, Katade, Kasım, Süddi, Dehhak ve İbn-i Zeyd´den nakledilen diğer bir görüşe göre âyette bir kısım insanların, şeytanın emriyle değiştirdikleri zikredilen "Allah´ın yaratışından maksat, "Allah´ın dinidir" Buna göre şeytana tabi olanlar, onun emriyle Allah´ın dinini değiştirmeye kalkışırlar." demektir.

c- Hasan-ı Basri ve Abdullah b. Mes´ud´dan nakledilen diğer bir görüşe göre burada "Allah´ın yaratışını değiştirme" diye zikredilen şeyden maksat, insanların "Dövme" yaptırmaları, dişlerini törpületerek aralannı açtınnalan, tüylerini aldırmaları vb. şeylerdir.

Bu hususta Abdullah b. Mes´ud´un şunları söylediği rivayet edilmiştir. "Allah, vücuduna dövme yaptıran kadına da yapan kadına da, tüylerini alan kadına da aldıran kadına da, güzeleşmek için dişlerini torpilleterek aralarını

açan kadına da, hasılı, Allah´ın yarattığını değiştiren her kadına da lanet eder. [285]

Taberi diyor ki: "Bu görüşlerden tercihe şayan olanı, "Allah´ın yarattığından maksat Allah´ın dinidir." diyen görüştür. Zira diğer bir âyet, bu âyetteki "Allah´ın yarattığından maksadın", Allah´ın dini olduğunu ifade etmektedir ki o âyet de şudur: "Ey Muhammed, hakka yönelerek yüzünü dosdoğru bir şekilde dine çevir. Bu, Allah´ın insanlara verdiği bir fıtrattır. [286]

Âyet-i kerimede geçen "Allah´ın yaratışından maksadın din olduğu söylendiği takdirde burada zikredilen diğer bütün görüşler bunun içine girmiş olur. Zira, Allah´ın, kısırlaştırmasını yasakladığı varlığı kısırlaştırmak, dövme yapmak gibi yasakladığ işeyleri yapmak, Allah´a karşı gelmektir ve onun dininin hükümlerini değiştirmeye kalkmaktır. Âyeti genel bir şekilde yorumlayarak dinin herhangi bir hükmünü değiştirmeye kalkmanın burada zikredildiğini söylemek dinin sadece belli hükümlerinin değiştirilmesini kasdettiğini söylemekten daha evladır. Âyetin sadece kısırlaştırmayı veya dövme yaptırmayı yasakladığını söylemek onu geniş mânâsından çıkarıp dar bir mânâda izah etmek olur ki bu da isabetli değildir.

Âyeî-i kerimenin sonunda "Kim Allah´ı bırakıp da şeytanı dost edinirse şüphesiz ki o, apaçık bir hüsrana uğramış olur." Duyurulmaktadır. Allah teala âyet-i kerimenin bu bölümünde, kendilerine doğru yol belli olduktan sonra Allah ve Resulüyle ayrılığa düşen, dolayısıyla şeytanın taraftan olan insanların halini bildirmekte ve buyurmaktadır ki, "Kim Allah´a isyanda ve emirlerine karşı gelmekte şeytana itaat eder, onu dost edinir ve yardımcı kabul edecek olursa şüphesiz ki o apaçık bir şekilde hücrana sürüklenmiş ve kendisine yazık etmiş olur. Zira Allah´a karşı günahlarından dolayı Allah´ın onu cezalandırması halinde şeytanın ona yardım etmeye hiçbir gücü yoktur. Bilakis onun şeytana muhtaç olduğu bir sırada onu yalnız bırakıp ondan uzaklaşacaktır. Şeytan Öyle bir kişi ile dünyada yaşadığı sürece ve cezalandırılması ertelenmiş olduğu müddetçe beraber olur. Nitekim bu husus, bundan sonra gelen âyette açıklanmaktadır. [287]

Görüldüüğü gibi durum bundan ibarettir,tamamen arapların uygulama biçimleri,bilim adamları koyunların kulaklarını putlara adak için kesmediklerine göre,bu ayette bilim filan yoktur.Zaten o zamanki var olan,bilinen durumlar anlatılmaktadır.

KAYNAK: http://dinsizdeist.blogspot.com/2010/11/canllarn-kopyalanmas_986.html

Kuran kendisinin ve tabiatta yaratılmışların dışında bir mucuzenin varlığından bahsetmez.Malesef biz müslümanların zannettiği gibi kanunlaşmış yasalaşmış adetullah-sünnetullah halinde bilimin keşfettiği ve tekerrür ede gelenin dışında sıra dışı kanun dışı izah edilemez bir mucize kuranda yoktur.bunu hem yaratanı inkar edenlere hemde müslümanım deyip vahyi anlıyamayaanlara duyurmayı bir borç bilirim.

sergenci
02-11-2011, 21:06
www.sorularlaislamiyet.com Bir mucize daha, tanrı klonlama yapıyormuş cennette. (d. Cennette herkese istediği verileceğine göre, dünyada iken evli olanların biri diğerini ister, diğeri onu istemezse (böyle bir şuur ve talep olacaksa) isteyene benzeri verilir, istemeyen serbest kalır ve istediğini alır.) Zehir saçan bir site. Sn mürted'in bir yazısında site adresi vardı, inceledim daha bir çok saçmalık var, bir tane daha. Kafirlerin çocukları cennette hizmetçi olarak ebediyen çalışacakmış bunu söyleyen zaman gazetesi yazarı Ahmet Şahin (“Vildânün
muhalledun” tâbirinden anlaşıldığına göre, mü’minlerin bulûğ çağından önce vefât eden çocukları doğrudan Cennete gidecek, lâkin dâimî çocuk olarak kalmak sûretiyle, çocuk sevmek ve okşamak zevkini anne ve babalarına tattıracaklardır. Ancak, bulûğ çağından önce ebeveynin teşvikiyle, mecbur olmadığı halde namaz kılan ve oruç tutan çocukları Cenâb-ı Hak büyükler gibi yaratacak ve amellerinin karşılığı bu farkı onlara ihsan edecektir. Kâfirlerin ölen çocukları da Cennete gidecek, fakat, hizmetçi olarak istihdam edileceklerdir.) işte bu Nurcular insanlarımızı, kardeşlerimizi, akrabalarımızı dostlarımızı farklı yöntemlerle uyuşturuyorlar. Sonra da TD. Sitesine vd. gelip O küçük (kuran ve REZALET-İ NUR İle uyuşturulmuş) akılları ile ahkam kesip konuşuyorlar. Küçük bir anım. Bir arkadaşı çok uzun bir aradan sonra evine ziyarete gittim, 10 sene sonra herşey farklılaşmış tabi 1 saatlik çok sıkıcı sohbetten sonra kalktım kapının önüne geldim, amam tanrim bıyıklarım ters döndü bizim kürt sait'in nursuz yüzü karşımda, bu kim deden falanmı dedim şaşırdı ve yoo dedi, sen tanımıyormusun dedi bende yoooo dedim valla birader bizim velinimetimiz O dedi sabah çıkarken nurlu yüzünü öpmezsem işlerim rast gitmez dedi. Belli belli kardeşim iyi akşamlar diyerek ayrıldım. Adını sôylesem tanımazsınız ısrar etmeyiniz. Esenkalın..