Orijinalini görmek için tıklayınız : 2 Temmuz Sivas Katliamı
Herhalde biçok müslümanın kendinden utanacağı gün 2 Temmuzdur. Bizler susalım Türküler konuşsun, onlarda konuşmasa
Yumrukluyorum duvarları,yumrukluyorum kara gecenin bedenini
Ellerim kan içinde,nehirler taşmış yanaklarımda
37 can, 37 gül çatlamış susuzluktan sivasın içinde
Nasıl uyku tutar gözlerimi
Döne döne samaha duranlar tutuştu önce
Sonra türküler sonra da şiir çığlıksız düştü türkülerin
yanı başına
Sivas Sivas yiğitlik midir emanet cana kıymak
Yiğitlik midir bir tutam ışığı kör bıçakla güneşten koparıp
karanlığa kuban etmek
Söyle hangi kitapta vardır elleri kolları bağlıyı yakmak
Var mıdır kardelen akınında bir avuç inciyi ateşte tutmak
loov
Böyle garip düştüğüme bakma, böyle mahsun durduğuma
Varsın ateşim suskunlukla beslensin
Benimde yüreğim gençliğini almış yanına yürür başı dik
Senin de dağların var Sivas senin de dağların
Dağlarında Şahanların!
Gün tutuşur canım gece tutuşur * * * * *
Yangınlarda tutsak canlar tutuşur * * *
Gülüm toprak olur yele karışır
Yürür gelir canlar yollar tutuşur
Sivas ellerinde sazım tutuşur
Söz tutuşur canım türkü tutuşur
Teller bizi söyler diller yarışır
Özgürlüğü yazan kalem tutuşur
Canlar can olurda eller tutuşur
Dost evinde canım sevda tutuşur
Pir Sultanlar ölmez binler yetişir
Akar gelir canlar tarih tutuşur
:cry: *:cry: :cry: *:cry: :cry: *:cry: :cry: *:cry:
Sivas Katliamı
Sivas Olayı daha doğrusu katliamı (2 Temmuz 1993), Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçen olaylardandır. Ayrıca bu olay Türkiye’nin ne hale geldiğini sergilemesi bakımından da dikkat çekicidir. Olay Cumhuriyet Gazetesi’nde “Şeriatçılar Ayaklandı” manşeti altında şöyle yeraldı:” Olaylar Aziz Nesin’in Sivas Valiliğinin desteğinde yapılan Pir Sultan Abdal Şenliği’ndeki konuşmasına aşırı dinci kesimlerin gösterdiği tepkiyle başladı. Kitaplarını imzalarken tartaklanan Nesin, çevresindekilerce kurtarıldı. Pir Sultan ve Atatürk heykellerine saldıran göstericiler valilik, kültür merkezi ve şenliğe katılanların sığındığı Madımak otelini kuşattı. Kentteki 400 polis yetersiz kaldı. Kentte 2 gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi… Sayıları yaklaşık 10 bine ulaşan göstericiler, kentteki birçok bina ve aracı tahrip etti. Valinin su sıkarak kalabalığı dağıtma isteğine RP’li belediye başkanı karşı çıktı. Otel çevresindeki kuşatmayı daraltan göstericiler önce oteli taşladı. Otel lobisine giren 50-60 gösterici etrafı ateşe verdi. Yazarları linç etmek için yukarı çıkmaya çalışanları polis güçlükle engelledi. Olay yerine güçlükle ulaşan güvenlik güçleri havaya ateş açarak kalabalığı dağıttı…Sivas’taki kanlı olaylar kentteki yerel gerici basının Pir Sultan Abdal Şenlikleri’ne karşı tavır almasıyla başladı. “
Sivas’ta devletin güvenlik güçlerinin gözleri önünde gerçekleştirilen 37 canın hunharca öldürülmesiyle sonuçlanan bu kanlı olay aslında ne Aziz Nesin, ne de Salman Rüşdi’nin “Şeytan Ayetleri” kitabıyla ilgilidir. Bu olayı bu gibi yapay nedenlere bağlayanlar, olayın gerçek nedenlerini gizlemeye çalışmaktadırlar.
Sivas’ta yüzyıllar önce deyişlerinden başka silahı olmayan büyük Ozan Pir Sultan Abdal’ı asanlar da, 37 masum canımızı katledenler de aynı gerici ortaçağ zihniyetininin temsilcileridir. Modern, laik bir Türkiye’yi istemeyen ve cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan din ticaretiyle beslenen bu zihniyet, kendi düşüncelerinin dışında hiçbir düşünceye yaşama hakkı tanımak istememektedirler. Gerici zihniyet bu olay sonrasında birlik ve beraberlik edebiyatına yönelmiştir. Oysa yüzyıllardır yaşanan olaylar ortaya koymuştur ki, birlik ve beraberliği bozan da istemeyen de kendileridir.
Kaynak:www.alevibektasi.org/tarihi15.htm - 9k
Sivas Olaylarının Perde Arkası
Türkiye'nin önemli şehirlerinden olan Sivas'ta ateist yazar Aziz Nesin'in dine ve İslâm'ın kutsal değerlerine saldırması sonucu çıkan olaylarda 35 kişi öldü 60 kişi de yaralandı. Olaylar 2 Temmuz 1993 Cuma günü Sivas'ta başlatılan Pir Sultan Abdal şenliklerine davet edilen ateist ve din düşmanı yazar Aziz Nesin'in İslâm'ı ve Müslümanları tahkir edici bir konuşma yapması üzerine başladı. Bu konuşma üzerine onbinlerce Sivaslı ateist yazar Aziz Nesin'i protesto amacıyla bir gösteri yürüyüşü düzenledi. Sivas'a dışarıdan getirtilen bazı ateist gençlerin protesto yürüyüşü düzenleyenlerin üzerine taşlarla saldırmaları ve hakaret etmeleri sonucu da çatışmalar başladı. Bu saldırı dolayısıyla galeyana gelen kalabalık ateist yazar Aziz Nesin'in ve Pir Sultan Abdal şenliklerine katılmak üzere Sivas'a davet edilen kişilerin kaldıkları Madımak Oteli'nin etrafını kuşattılar. Bu kuşatma sırasında otelin önünde duran bir arabanın benzin deposuna ateş verilmesi sonucu yangın çıktı. Gerek bu yangın dolayısıyla ve gerekse polisin kalabalığı dağıtmak için müdahalede bulunması sonucu çıkan panik dolayısıyla 35 kişi öldü, 60 kişi de yaralandı. Yangın esnasında Madımak Oteli'nde bulunan ve olayların asıl müsebbibi Aziz Nesin ise özel bir gayretle kurtarılıp derhal Sivas dışına çıkarıldı. Olayların arkasından Sivas'ta iki gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
Sivaslı yetkililer ve olaylarla ilgili incelemede bulunan kişiler bu üzücü olayların tek sebebinin ateist yazar Aziz Nesin'in insanların inançlarına ve mukaddes değerlerine saldırması olduğunu ifade ettiler. İçişleri bakanı Mehmet Gazioğlu Sivas'taki olaylara Aziz Nesin'in tahrik edici konuşmasının, Türk halkını aşağılayıcı sözler sarf etmesinin ve Sivas Kültür Merkezi'nin önüne dikilen heykele duyulan tepkinin sebep olduğunu ve olaylara karışan kişilerin ve kamu görevlilerinin verecekleri ifadeler doğrultusunda Aziz Nesin hakkında da soruşturma açılabileceğini söyledi. Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu da yaptığı açıklamada olayların kesinlikle bir mezhep çatışması olmadığını Aziz Nesin'in sözlerine duyulan tepkiden kaynaklandığını ifade etti. Olayların yatışması ve kalabalıkların dağılması için bütün gücüyle çalışan Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu şöyle söyledi: "Buradaki hadise doğrudan doğruya Aziz Nesin'in düşüncelerine bir tepkiydi. Kesinlikle halk arasında bir mezhep çatışmasına sebep olacak bir slogan atılmadı. Sloganlar genellikle Aziz Nesin'e ve yapılan heykele tepkiydi. Niye bu heykel gizli ve aniden dikiliyor diye bir tepki oldu. Bunun arkasından valiye tepki göstermişler."
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz'da Sivas'ta meydana gelen olayların bir alevi-sünni çatışması olmadığını halkın inancıyla alay edilmesi ve tahrikte bulunulması sonucu bu üzücü olayların meydana geldiğini ifade etti. Mehmet Nuri Yılmaz vatandaşlarımızın inançları hususundaki hassasiyetlerinden yararlanmak isteyen karanlık güçler bulunduğuna dikkat çekti.
Kaynak:www.vahdet.com.tr/isdunya/dosya5/1237.html - 8k
İki kaynaktan sivas olaylarıyla ilgili alıntı.Ben yorumsuz olarak buraya aldım.
Yorum sizlere ait.Buyrun...
O olaylar öncesi Aziz Nesin' in nasıl bir konuşma yaptıını öğrenmek istiyorum, bilen var mı?
AZİZ NESİN’İN 1 TEMMUZ 1993 TARİHİNDE SİVAS’TA YAPTIĞI KONUŞMANIN ÇÖZÜLMÜŞ METNİ:
Hepinize saygılarımı, sevgilerimi sunarım.
Mahdum Kuli adında bir Azeri yazar var. Onun 100. doğum ya da ölüm yıldönümünde bir jübile yapılıyor Bakü’de. Nazım Hikmet’i de çağırıyorlar elbette. O toplantıya gidiyor. Ama Mahdum Kuli hakkında hiçbir bilgisi yok. Toplantıdan önce, resmi toplantıdan önce çağrılı yazarlar kendi aralarında konuşurlarken Nazım sık sık Mahdum Kuli hakkında bilgiler edinmeye çalışıyor. Ve her konuşmacıdan en canalıcı noktaları saptıyor.
Ve ilk konuşmacı kendisi olduğu için orada öğrendiği Mahdum Kuli hakkında bilgileri dinleyicilere anlatıyor. Fakat dinleyicilerden Mahdum Kuli hakkında en canalıcı noktaları öğrendiği için, onları söylüyor. Zaten daha önceden başka bilgisi yok. Öbür konuşmacılara aşağı yukarı önemli söyleyecek bir şeyler kalmıyor böylece. Yalnız yanlış bir şey yapıyor. Türkçe’de “Mahdum” adı olmadığı için, Mahdum yani “oğul” adı olmadığı için, konuşmasında Mahmut Kuli diyor. Ve Mahmut Kuli’nin, dünyada olmayan Mahmut Kuli’nin hayatını anlatmış oluyor. Şimdi ben, Pir Sultan Abdal için buraya konuşmaya gelirken aynı durumda idim. Elbette Pir Sultan Abdal’ı genel olarak, bir aydın olarak biliyorum tabii, ama bu konuşmaya hazırlıklı gelmem gerekirdi.
Ben programı da bilmiyordum doğrusu. Onun için başka çarem yoktu, kitap aramaya kalktım. Tam buraya geleceğim gün, havaalanında, sağa sola bakarken kitap yerine daha değerli olan Asım Bezirci ile karşılaştım. Aman dedim, bana bir Pir Sultan Abdal kitabı; hemen çantasından çıkardı, kendi kitabını bana verdi.
Ben de Nazım gibi, yalnız tabii “Mahmut Kuli” demek koşuluyla Pir Sultan Abdal hakkında onun kitabından öğrendiğimi kendi eski bilgilerime dayanarak sizlere aktarmak istiyorum. Önce Pir Sultan Abdal, bu Abdal adı nereden geliyor? Kitapta yazılı değil, ama ben de henüz bilmiyorum. Etimolojik olarak “Abdal” sözü gezgin dervişlere verilen bir ad, ama çok aptal var, bizim öbür aptallar gibi değil, yüzde 60 aptallar gibi değil…
14 yaşımdaydım. Babam beni Cafer Ağa, Kadıköy’deki Cafer Ağa camisine götürürdü. Bir Cuma günü, demek 14 yaşımda olduğuma göre 64 yıl önce orada imam, hutbeden sonra vaaz ederken, bu abdal konusuna değindi. Onun yorumuna göre, ki ben bugün katılmıyorum ama bir yorumdur. Bimiyorum siz ne düşünüyorsunuz bu abdal sözü için, etimolojik anlamda nereden geldiği konusunda. “abdal” dedi “Ab-ü Dil’dir; Ab-ü Dil, gönlü su gibi akan anlamına gelir. Oradan doğmuştur, oradan yayılmıştır. Bu sözcük ya da deyim” demişti. Ben hala ona da inanamıyorum.
Gönlü su gibi akan Ab-ü Dil’den abdal olduğu lafına inanmıyorum. Tıpkı şey gibi; bu bizim maydanoz midenovdan gelir, pırasa pürhasadan gelir gibi kaynakları hep Arapça’ya, Farsça’ya bağlamaktan gelen bir yorumdu. Ama böyle; bugün de ben henüz bilmiyorum, tabii içinizde bilenler vardır, niçin bu abdal sözü giriyor, “ab-ü dil” doğru mudur, değil midir bilemiyorum, ama doğruluğuna pek inanmıyorum. Bana göre Pir Sultan Abdal’ın iki büyük özelliği var. Asım’ın kitabında 4 ağırlık gösteriliyor. Ama en önemli ağırlığı propagandacı olması, ki Asım buna katılmıyor, ama bana göre bir propagandacı. Ve iyi bir şairin ve iyi bir yazarın başlıca özelliği bulunduğu toplumun ve koşulların propagandasını, ilerici propagandasını yapmasıdır. Ancak bu propagandayı nasıl yaparsa iyi bir şair olabilir.
Sanat va estetik değeri ağır basan propaganda olursa; yoksa alt propaganda olursa o kupkuru bir şair demektir. Propaganda şairidir, çünkü Türkiye İşçi Partisi bile kuruluşundan sonraki ilk Meclis’e 15 miletvekili gönderdiği zamanki toplantılarında, ev toplantılarında, özel toplantılarında, özel toplantılarında bile “gelin dostlar bir olalım ve tevekketül Taala Allah” diye sonu, dörtlüklerin sonu böyle biten şiirini okurlardı. Demek ki 400 yıl propagandası sürebiliyor ve ona yeni bir yöntem getirmişler. Ama nasıl Allaha, şu koşullarla gelin dostlar bir olalım; efendim, kılıç çalalım filan o koşulda ne olursa olsun, yani sen eşeğini iyi bir yere bağla da sonra Allaha güven. O anlamda bir tevekkül.
Propaganda birinci şeyi bence vasfı propaganda, bugün o propagandadan bize kalan ya da kalması gereken Alevilik propagandası değil, sanat değeri olan propagandadır. Öyle olması gerekir. İkinci büyük yanı kavga şairi olmasıdır. Ki, bu kavga şairi sürmüştür. Kavgalı, kavgacılığı sürmüştür, kendi ölümünden sonrada bugüne kadar sürmüştür. Kötüye karşı savaşım vermektir. Ve köylü başkaldırılarında, Türkiye’de köylü başkaldırılarında çok büyük etken olmuştur bu kavgacı şair. Pir Sultan Abdal’ın bir özelliği, birçok Pir Sultan Abdallar olması. Asım’ın kitabında 4-5 tane filan gösteriliyor. Bana kalırsa, nereden seziniyorum, çünkü bu kavgacılığı ve propagandasının sürmesi birçok Pir Sultan Abdalların yaşamış olduğunu gösteriyor. Ölümünden sonra da, ölümünden önce de. Ve lejander bir kahraman oluyor böylece. Yani halkın asıl malı olmak, özellikle o dönemde, 15-16. yüzyıllardaki bu anonim şairlerde güç buradan geliyor. Halk onu özümsüyor, halkın içinde eriyor ve birçok şairler çıkıyor. Aynı adı taşıyan, bu şu demektir.
Aynı felsefi doğrultuda yazan şairler, oraya herhangi bir şair alınmaz, örneğin Nasrettin Hoca,
söylememiş, yazmamış bile olsa, o doğrultuda o felsefe doğrultusunda -ki fıkralar girebilir bana göre- Pir Sultan şiirleri de bizzat tarihsel Pir Sultan’ın asılan Pir Sultan’ın şiirleri olamaz, onlardan fazla ek olarak da o doğrultuda, o felsefi doğrultuda, o inançta yazmış şairlerin şiirlerinden oluşur gibi geliyor. Bugün propagandası Alevilik üzerine, fakat bu Alevilik üzerine olan propaganda aslında bir araç olarak kullanmış bunu, yine benim yorumum.
Aleviler doğru söyler
Aslında insancıllığın propagandasını yapmış ve Alevilik ile hoşgörülük bu nedenle birleşmiş. Aleviğin Türkiye’de ve sürekli olarak hoşgörüyle ortaya çıkarmasının nedeni bana göre muhalefette olmuş olmasıdır. Çünkü muhalefetin şirketlerde olduğu gibi daima yüzde 50’den fazla şansı vardır. Yüzde 51, yüzde 52’dir. Türkiye de hiç bir zaman Aleviler iktidar olmamışlardır. Acaba iktidar olsalardı ne olurdu. Bu bir kuşkudur bende. Çünkü iş iktidarda olmayınca hep muhalefette kalıyor. Şirketlerde olduğu gibi yüzde 51 onda. Onun için muhalefette olan hep doğruyu, kendine göre hep doğruyu söylemişlerdir, hoşgörüde yanılmışlardır.
İktidar olarak iktidar vermek zorundadır. Verebildiği ölçüde. Ama Aleviler hep muhalefette kaldıkları için hep istemişlerdir, isteyen daha çok haklıdır. En az yüzde 51 hak sahibi olmuşlardır. Tıpkı şirketlerde olduğu gibi bana göre. Aslında konu kaynağı, Aleviliğin kaynağı beni doğrusu hiç ilgilendirmiyor. Size aykırı gelebilir bu düşünce, ama ne yapayım ki böyle, ben Ali ile Muaviye arasındaki 1000 yıl önceki çekişmenin bugün hala sürmesini hiç anlayamıyorum…
Biz ilkokulda iken, Darüşşafaka da okudum. 4. sınıfta Siyer-i Nebi ya da Siyer-i Enbiya denilen bir ders vardı. Din dersi vardı. Aslında din dersi değil de peygamberler tarihi Siyer-i Nebi; Peygamber Nebi, Muhammed Peygamber’in hayatı. Siyer-i Enbiya peygamberler tarihi. Orada bu Muaviye ve Ali çatışması bize çok uzun ders olarak anlatılmıştı, öğretilmişti.
Ve bu dersi veren hoca tabii, Muaviye’yi haklı bulmuyordu, kendisi Alevi de değildi. Zaten Muaviye’yi haklı bulan Türkiye’de Sünniler arasında pek yoktur.
Orada bağnaz, o zamanki bağnaz Alevilerin helalarını Muaviye adına benziyor diye maviye boyattıklarını söylemişti. Çok ilginç bir saptamadır bu. Yani helasının duvarını maviye boyarsa hiçbir ilişkisi yok Muaviye’ye hakaret etmiş olacak. İş bu noktaya kadar gelmiştir ve devam ediyor. Kahramanmaraş Olayları’nda bunu gördük, can almaya kadar bu düşmanlık varabiliyor. Benim çocuklarımdan, vakıf çocuklarımdan bir tanesi, bir kız, Akşehirli bir kız, öğretmen okulunu bitirdi. Sevdiği erkek Alevi. Çok büyük bir olay oldu Akşehir’de, bir Alevi delikanlıyı bir kızın sevmesi. Bir Sünni kızın sevmesi.
Oysa o delikanlı ne Aleviliği biliyordu ne de gerçek Aleviydi. O Sünni denilen kız da ne Sünniydi ne de Sünniliği biliyordu. İki tane Türk insanıydı. Türkiyeli iki insandı. Ve bu, büyük şeylere birçok yerlerde varmıştır, cinayetlere kadar, ama o tatlıya bağlandı, aileler dargın kalmak koşulu ile onlar evlendiler ve üç tane çocukları oldu. Bu bende çok büyük bir izlenim bıraktı. Bu olay etkilemiştir beni. Bu şey hakkında, bu düşmanlık hakkında, doğrusu beni 12 imam da, bu size aykırı gelebilir, bağışlayın beni lütfen çünkü çoğunuz sanıyorum ki Alevisiniz ve benim de bütün inanmış insanlara saygım olduğu gibi Alevilere biraz daha çoktur saygım, neden söyleyim…
ÖNEM VERİYORUM
Çünkü…
Hangi tarihsel neden olursa olsun en çok hoşgörüye dayanan bir inançtır. Ama dinsel inançlara karşı ve dinsiz bir insan olarak… Bu anlamda, Aleviliği tutmuyorum. İnsancıl yanını ve hoşgörü yanını tutuyorum. Ona çok değer ve önem veriyorum. Şii’likle ben onu da anımsıyorum ve muharemlerde 10 Muharrrem mi öyle bir şeydir, matem günündeki Şii’likle kaynak olarak Aleviliğin yakınlığı elbette vardır, hatta şöyle diyebilirim. Yanlış da olabilir, ama böyle yanlış bir düşünce var kafamda; Alevilik, Şii’liğin Türkiye’leşmesidir. Türkiye’leşmesidir, çünkü aslında bizim Türkiye Müslümanları, Arap Müslümanlarına benzemiyorlar.
Türkiye Müslümanlığı başka bir çizgiye sokmuştur genelde, bunu anlamak için “Cami-ül Eser”’in içine girmek bile yetiyor, ben “Cami-ül Eser”’e birkaç kez girdim. Medreselerini de gezdim, gördüm. Örneğin caminin içerisinde, o büyük caminin içerisinde çocuklar koşmaca oynarlar ve entarili Arap yerde yatmıştır, uyuyordu, horlaya horlaya ve entarisi açılmıştır. Cinsel organı şişe şişe kabarmaktadır, onu ben gözümle gördüm. Türkiye’de camide böyle birşey olmaz, ister Sünni olsun ister başka şeyden olsun. Yani Türkiye İslamlığı Türkiyeleşmiştir, Alevilik de bana göre Şii’liğin Türkiyeleştirilmişidir.
Türkleştirmek demek istemiyorum, çünkü Türk olmayan Aleviler de vardır, Kürt Aleviler vardır ama, Türkiyeleştirmiştir ve insancıllığı da buradan geliyor zannediyorum. Bir de başka birşey var, tabii ırk etkisini öne almayan bir insanım bildiğiniz gibi, ama en öz Türklerdir onlar; nereden anlıyoruz, çünkü gelenekleri, Türk gelenekleri, hala sürmektedir, gelenek ve görenekleri onlarda sürmektedir.
Aleviliği yorumlamak
Oysa Türkiye çok karışmış bir ülkedir. Çok iyi karışmış ayrıca ama, Aleviler o kadar, onlar kadar karışmamışlardır bulundukları daha çok toprak insanları oldukları için. Yani örneğin Bektaşiler gibi şehirleşmemiş, daha çok köy insanlarına dayandığı için daha gelenekleri ile Türklüğü sürdürmüş insanlar olarak görüyorum onları.
Şimdi bugün Aleviliği nasıl yorumlamak gerekir. Ben düşüncemi söyleyeceğim. Önce Musa idi galiba bu saz çalan arkadaşımız, bu kohmirem kohmirem diyen Sabir’in yine Azerbeycanlı Sabir’in şiirini okudu, aslında korhiyir, kohmirim filan yalan…Hem de adam akıllı korhiyir, çünkü şurdan belli, Sabir’in şiirini bozdu, “Nerede yobaz görirem korhirem”. Öyle değil ki “Harda Müselman görirem korhirem”. Korktu Müslüman görmekten korkmaktan…
Hatta bütün dillerde atasözü haline gelmiş bir deyim vardır. “Kork Allah’tan korkmayandan” derler. Onun için Allah’tan korkmayan biri başa geldiği zaman ondan Türk Halkı korkar. O deminki Sebir’de de şiirini okuyan, şiiri okunan Sabir de Şia mezhebinden. Ben bizim din ateşleriyle konuştuğum ve tartıştığım zaman bana sık sık Aleviğin mezhep olmadığını söylüyorlar. Doğru, Alevilik mezhep değildir. Ama bir tarikat mıdır, bilmiyorum, siz daha iyi biliyorsunuz. Elbette, ne olduğunu doğrusu Aleviliğin; önemli, değerli bir şey olduğunu biliyorum.
Ama tarikat desem tarikat değil, çünkü bir şeyhten şeyhe geçmiyor, Bektaşilik gibi bir ruhsat alınarak yeni bir şeyh olmuyor, efendim, haa, mertebe o filan böyle şeyler, yani biraz somut olarak fiilen var, olan, ama adı mezhep olmayan, tarikat olmayan bir şeydir. Ve daha çok tabii, Aleviler daha çok Türkiye’ye özgü bir durumdur. Mertebe derseniz deyin, ama adı bence adı pek konmamış gibi yanlış şeyler söyleyebilirim. Ama mezhep olmadığına, tarikat olmadığına göre, bünyesi bakımından olamadığına göre bir ad bulunması gerekir. Mertebe uygunsa mertebe denilebilir.
Ama mertebe cumhurbaşkanlığı da mertebe, Alevi değil, ama onun için onlar başka bir şey vardır ya da vardı, belki ben bilmiyorum. Bugün nasıl yorumlanmalıdır. Ben genelde 400 yıl önce ne olursa olsun, en doğru sözler olsun, bugün aynen onların yürürlükte kalmasından yana değilim. 700 yıl önce, 750 yıl önceki Mevlana da öyle, tabii bunların içinde ölümsüz değerde sözler elbette vardır. Ama o felsefe bütünüyle bugüne ait uygulanamaz ve o yüzden ben Müslüman değilim, yoksa Kuran’da da güzel sözler var. 1300-1400 yıl önceki sözlerin, kimin sözü olursa olsun, eskiyeceğine inanmıyorum. Eskimiştir.
Bugün Pir Sultan’ı yaşatmak, ondaki gerçeklerin çağcıllaştırılma, bugünkü çağa uyar hale getirebilsek, o zaman ondaki nedir onlar, insancılık başta olmak üzere bir de haksızlıga karşı ayaklanmak ya da karşı gelmek yoluyla olabilir. Bunu sazda, sözde, şiirde yeni Pir Sultan Abdallar, çağcıl Pir Sultan Abdallar, yeni demelerle yeni deyişlerle ortaya koyabilirler ancak. Aynen tekrarında bilimsel yararlar vardır, tarihsel yararlar vardır. Ama bugünün koşullarına hepsi uymaz, uyamaz zaten. Bu mümkün değildir nokta. Değişime aykırı bir olaydır.
Onda değişmeyen özleri bulup onları sürdürmek gerekir. Şimdi çok aykırı gelecek size, zannediyorum ki aykırı gelecek, ben saza da karşı bir insanım. Bu saz böyle devam ettikçe Türk milleti bir adım ileri gidemez. Yunus zamanında bu saz böyle çalınıyordu, 770 yıl önce Pir Sultan Abdal zamanında da böyle çalınıyordu, bugün de böyle çalınıyor. Bu sazı alıp da Pir Sultan Abdal’ın demeleriyle bunu çalarsak bu olmaz; hiçbir ilerleme olmamış demektir. Türkiye bir adım ileri gitmemiş demektir. Sazda bir hamle, bir atılım, bir modernlik, bir çağcıllık yaratırsak şiirlerinde ve şarkılarında türkülerinde yaratabilirsek bunu başarabiliriz. Bu çok güç bir iştir. Ama bu çok güç işin altından kalkmak zorunda Türkiye. Kalkamıyor bugün kadar.
Almanya’ya giden, Avrupa’ya giden delikanlıları görüyorum, hepsinin elinde bir siyah torba içinde saz. Düşünün ki bu saz hiçbir öğretim görmeden kendiliğinden öğreniliyor. Olabilir mi böyle bir şey? Haa sazda yenilik yapanlar yok mu? Bir kaç tane yenilik yapanlar var. Bunları tanıdık, yaşadık bunlarla. İşte o yenilikleri ya da başka yenilikleri getirmesek saza, bu saz kendimizin kendi ayak bağımız olacaktır gibi geliyor bana. Hiç çağcıl bir olay değildir bu. Tıpkı cami mimarisinde Süleyman, Mimar Sinan’ı taklit ederek onun yaptığı camiler gibi cami yapmaya benzer. Kocatepe Camii böyle bir örnektir. Bir zaman sonra bu camiler bir anıtsal ören olarak kalsa, yani cami kalmasa da diyelim ki 1000 yıl sonra 3000 yılında bunlar yerin altında kalsa, arkeologlar orayı kazıyıp çıkarsalar, bakacaklar bu ne camisi, Ankara’da Kocatepe Camisi. Allah Allah, bu cami diyecekler ki yahu Kanuni Sultan Süleyman’ın yaptığı caminin kötü bir kopyası, hiç Türkler ilerlememiş mi, bunu soracaklar, sazda da böyle
Türküde de böyle, şiirde de böyle, biz nereye geldik, işte o zaman Pir Sultan ve onun gibi bunlar toplumsal ve lejander kahramanlardır, onun yoluna bağlı kalmış oluruz. Yoksa aynen yineleyerek değil.
Aynen yinelemenin yeri tarihtir. Tarih dersidir, tarih bilgisidir. Bu atılımı yapmamız yine onlara dayanarak olabilir. Pir Sultan’ın gerçek değerini vererek. Örneğin etkinlik 4. ’süymüş galiba, burada görüyorum, 400 yıllık Pir Sultan’ın 4. kutlama töreni olabiliyor.
Türkiye’de ağır siyasi baskılardan dolayı Pir Sultan Abdal Derneği’nin Başkanı’nı kutluyorum, candan çok güzel bir çok değerli bir konuşma yaptı, Sayın Vali’mizi de kutluyorum. Ondan ben Vali’yi kutlamaya alışık değilim, ama bu Vali’yi elbette kutlayacağım böyle bir Vali’yi…İşte benim kısaca Pir Sultan Abdal hakkında söyleyeceklerim bunlardır. Özet olarak tekrarlamak istediğim şu: Pir Sultan Abdal bir kişi değildir, Türk Halkı’nın büyük çoğunluğudur. O nereden belli, çünkü bir çok Pir Sultan Abdallar vardır, onu benimsemişlerdir, onun felsefesi doğrultusunda yazmışlardır şairler. Onlar hepsi, tıpkı bu şeylere benzer; market, mahalle bakallarını nasıl kaldırırsa bir tane Pir Sultan Abdal çıkar öbürlerinin aynı yolda olanlarının adını siler. İşte bizim tarihimizde çok var. Özellikle halk şairlerinde pek çok var. İkincisi de Pir Sultan felsefesinin doğrultusunda yenilikler ve atılımlar yapmak zorundayız. Yoksa biz gene biz oluruz, yüzde 60 mı yüzde 90 mı aptal oluruz belli olmaz.
Sağolun teşekkür ederim…
necdeathx
29-06-2006, 10:15
BİR YOBAZ YANGININDA SIVASI DÖKÜLDÜ TÜRKİYENİN
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *BİR DAHA HİÇ ONARILMAYACAK.
* * O GÜNDEN BERİ DÜNYANIN OTUZYEDİ YILDIZLI
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *TEK OTELİDİR MADIMAK.
* * * İçimize çöreklenmiş acıdır,bizi insan olduğumuzdan utandıran,nasıl bir insanlıktır nasıl bir karanlıktır Allahım,senin adına yapılan bu vahşet, Otuzyedi can otuzyedi aydın yakılırken diri diri
NEREDEYDİN ALLAHIM.
2 temmuz 1993 kara bir gün
vahşetin tüm çıplaklığı ile gözler önüne serilmiş olan tablosu
acı verici ama asla unutulmaması gereken bir olay
Allah adına can yakan katil yobazlar
bence Allah onlara gidin"onları yakın"demedi
kendi iradedeleri ile gidip yaktılar 37 insanı
Allah *dediler ama Şeytan adına işlediler o suçu
ve devletin resmi güçlerinin bilerek ve isteyerek hiç birşey yapmaması
sadece kenarda durup olayları izlemesi ve 37 insanın gözgöre öldürülmesi
namus sözü verenlerin
namussuz olduklarının ispatıdır bu olay...
KATLEDİLEN İNSANLAR
Asım Bezirci * * * * *66 yaşında, araştırmacı, yazar.
Muhibe Akarsu: * *35 yaşında
Muhlis Akarsu : * *45 yaşında, halk ozanı
Gülender Akça: * *25 yaşında, sanatçı
Ahmet Alan : * * * *22 yaşında
Mehmet Atay, * * *25 yaşında, gazeteci, fotoğrafçı.
Sehergül Ateş, * * 30 yaşında, elişi sanatçısı
Behçet Aysan, * * *44 yaşında, şair
Erdal Ayrancı, * * *35 yaşında
Belkıs Çakır, * * * *18 yaşında, semah sanatçısı
Serpil Canik, * * * *19 yaşında
Muammer Çiçek, *26 yaşında, tiyatrocu
Carina Thuijs, * * * 23 yaşında, gazeteci
Serkan Doğan, * * 19 yaşında
Hasret Gültekin, * 26 yaşında, halk ozanı ve müzik araştırmacısı
Murat Güneş,
Murat Gündüz, * * *22 yaşında, öğrenci
Gülsüm Karababa,22 yaşında, sanatçı
Uğur Kaynar, * * * *37 yaşında, şair
Asaf Koçak, * * * * *35 yaşında, karikatürist
Koray Kaya, * * * * *12 yaşında, öğrenci
Menekşe Kaya, * * 17 yaşında, sanatçı
Metin Altıok, * * * * 52 yaşında, şair, yazar
Handan Metin, * * *20 yaşında, öğrenci
Sait Metin, * * * * * *23 yaşında, sanatçı
Huriye Özkan, * * * 22 yaşında, sanatçı
Yeşim Özkan, * * * *20 yaşında, sanatçı
Ahmet Öztürk, * * * otel görevlisi
Ahmet Özyurt, * * *21 yaşında, sanatçı
Nesimi Çimen, * * *62 yaşında, aşık
Nurcan Şahin, * * *18 yaşında, sanatçı
Özlem Şahin, * * * *17 yaşında, sanatçı
Asuman Sivri, * * * 16 yaşında, semah sanatçısı
Yasemin Sivri, * * *19 yaşında, semah sanatçısı
Edibe Sulari, * * * * 40 yaşında, Bektaşi kültürü araştırmacısı
İnci Türk, * * * * * * *22 yaşında, eczacı, tiyatrocu
Kenan Yılmaz, * * * 21 yaşında, otel görevlisi.
Ben yanmasam,
Sen yanmasan,
Biz yanmasak,
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * *Nazım Hikmet
insanlar yanmadan yakılmadan
karanlıklar aydınlığa çıkmalı artık
zaman bu zamandır..
deli_cevat
29-06-2006, 13:30
2 temmuz benim doğum günüm
necdeathx
29-06-2006, 14:47
KARANLIĞA BOĞMAK İSTEDİLER YURDU AMA
* *
2 TEMMUZDA YANAN O MEŞALE YIRTARIZ O KARANLIĞI YANARAK GEREKİRSE DİYE *HAYKIRDI
O MEŞALE HALA YANIYOR IŞIL IŞIL VE HİÇ SÖNMEYECEK.
* *Arkadaşlar *sivasta yapılan o vahşeti, o vahşetki ne cahiliye devri insanları ne putperestler hiç birinin bu güne dekk yapmadığı vahşeti kendine müslümanım diyen aşağılık insanların yapmasından dolayı bir müslüman olarak utanç duyuyorum,ama diyorumki bunu yapabilenler zaten değil müslüman,insan olmaktan bile çok uzaklar.SAYGIYLA EĞİLİYORUZ 37 AYDINIMIZIN
ÖNÜNDE *RUHLARI ŞAD OLSUN YAKTIKLARI O MEŞALE SONSUZA DEK YANACAK,VE KARANLIK ASLA ÖRTEMEYECEK BU AYDINLIĞI ÇÜNKÜ BİZLER KIYMETİNİ BİLENLERİZ AYDINLIĞIN..
* * * * * * * * Herkese sevgiler.
UNUTULMAYACAK SÖZLER 1
“GÜVENLİK GÜÇLERİ İLE HALKI KARŞI KARŞIYA GETİRMEYİN!”
Sözün sahibi Cumhurbaşkanı’dır. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel. Katiller Madımak Otelini kuşatmış, insanlar içeride çığlıklarla yardım beklerken bu sözü defalarca Sivas valisine ve emniyet müdürüne söylemiştir. Demirel’in vatandaş dediği şeriatçı katillerdir. Ve güvenlik güçlerinin onlara müdahale etmesine engel olmakta, katillerin işlerini rahatça yapmalarını istemektedir adeta. Katillere karşı gelmeyin, bu sözün anlamı bundan başka nedir? Bu söz nasıl unutulur?
UNUTULMAYACAK SÖZLER 2
“OTELİ SARAN VATANDAŞLARIMIZA BİR ŞEY OLMAMIŞTIR!”
Sözün sahibi Başbakan’dır. Başbakan Tansu Çiller. Çiller Madımak Otelini saran ve insanlarımızı katleden şeriatçı katillere bir şey olmadığını, katillerin burunlarının kanamadığını müjdelemektedir.
Başbakan’ın vatandaş dediği de şeriatçı katillerdir. Ya içeride çığlıklarla yardım bekleyenler? Onların vatandaşlık hakları? Onların yaşama hakları? Çillerin umrunda olan, Çillerin bu sözleri ile gözetip kayırdığı katillerdir mağdurlar değil. Bu sözler nasıl unutulur?
sodomo--
29-06-2006, 15:07
Sevgili Ulaş, gerçekten de insanın bam teline basan yazılar bunlar seni kutluyorum. Özellikle S.Demirel, T. Çiller vb. siyasetçilerin o günlerde söyledikleri tam ibretlik sözler. Eğer bulabilirsen F.Koru, Nazlı Ilıcak vb. ılımlı yazarların sözlerini de eklersen memnun olurum. Hemen aklıma gelen bir kaç söz *:
"Ne işi vardı Aziz Nesin'in orada ?"
"Namaz kılan insanların yanında davul çalarak onları tahrik ettiler" *(siz hiç bu memlekette namaz kılan bir insanı rahatsız eden birine rasladınız mı ? Ben bu yaşıma kadar raslamadım)
"Aziz Nesin bir provakatördür" *vs.......
Saldırganın değil ama saldırıya uğrayanların, katledilenlerin suçlandığı bir Türkiye. Işık ile karanlığın, suçlu ile masumun, iyi ile kötünün yer değiştirdiği bir Türkiye.
Ve ölenlerin arasında 12 yaşında bir çocukta varmış......
Cahil halkımızın *dini konularda ne kadar çabuk galeyana gelip ,işin boyutunu katliama kadar götürmekten çekinmeyeceği utanç verici bir olaydır.Türkiye tarihinin kara bir lekesidir;otel yakılırken tekbir getirerek otelin duvarlarına tırmanan gözü dönmüş topluluğu asla unutamam.
Ölenlerin tüm yakınlarına sabır ve metanet diliyorum
Allahım,
senin adın kullanılarak,
sana yaranmak adına yapılan bu maskaralıklardan,
bu vahşetten,
bu öküzlükden,
bu ...bu... *bu.... bunlardan,
yarattığın bir varlık olarak,
bir insan olarak, senin adına büyük üzüntü duyuyorum..
Sual olunmaz ama,
neden yarattın bu insan kılığındaki hayvanları..
Yerin dibine batın,
inandığınız cehennemin en alt katındaki çıkmaz sokaklarda kalın.
Allah adına iş yapıp da,
O İlahi Kudret'in adını kirleten güruh..
Sizlerle aynı memleketli olarak anılmak bana büyük üzüntü veriyor.
İsminiz de cisminiz de yok olup gitsin bu dünyadan pislik herifler..
Aldostu.
sorogren
29-06-2006, 20:02
bu tarz vahseti ve vahsileri tasvip etmek mumkun degil tabii ki.
tamamen islamin ruhuna zit bu olaydan her insan gibi ben de cok uzuntu duydum.
bu olayin hemen sonrasinda zannedersem bir de basbaglar koyu diye bir koyu basmisti ayni bunlarin cinsinden vahsiler orada da onlarca coluk cocuk vahsice katledilmisti.gerci basbaglar koyu baskiniyla ilgili yazmayi unuttu belki arkadaslarimiz ama oradan da vahsiler gecmisti.ve onlarinda anilmaya ihtiyaclari var zannedersem.gerci onlar sade koylulerdi ve cahil idiler,boyle aydin vasiflari yoktu ama,onlar birilerinin anasi babai ve evladiydi aynen madimaktakiler gibi.
Allah hepsine rahmet eylesin.madimaktakine de basbaglardakine de tum teror magdurlarina da ki,zulmen oldurulen sehiden vefat etmis olur.
SİVAS DRAMI
Allah Allah dost diyerek
Koştuk Sivas ellerine
Halk türküsü söyleyerek
Coştuk Sivas ellerinde
Dışarda tekbir sesliler
İçerde kara yaslılar
Tüm Sivas'ın suçu yoktur
Ama yaktı Sivaslılar
Madımak'ta şimşek çaktı
Alevler göklere çıktı
Kime kızdı, kimi yaktı
Şaştık Sivas ellerinde
Dışarda tekbir sesliler
Eli sopalı fesliler
Müslüman kanı helal mi
Ama yaktı Sivaslılar
Alev kapladı yanımız
Hak'ka ulaştı canımız
Ateşle yandı tenimiz
Taştık Sivas ellerinde
Dışarda tekbir sesliler
Eli kanlı iffetsizler
İnsan kıyar mı insana
Yazık yaktı Sivaslılar
Devlet baba, devlet baba
Ne kötülük ettik sana
Döne döne, yana yana
Piştik Sivas ellerinde
Mahzuni, tekbir sesliler
İçerde yanıyor canlar
Şeriatın içtiği kanlar
Bileniyor tüm insanlar
Tüm Sivas'ın suçu yoktur
Ama yaktı Sivaslılar.
Sivastan göklere uçtuk
Gönlümüz Hak'kı diler
Alevlerle kucaklaştı
Muhlis'ler, Nesimi'ler
Yıldız dağı toz dumanlı
Yollarımızı tutmayın
Biz bu yolun son yolcusu
Siz bizi unutmayın
Bu yol çok yolcular gördü
Gültekin'ler, Gülsüm'ler
Biz Hak'kı severek öldük
Sevmeyenler ne bilsinler.
Verdiğiniz bu duman
Sanma ki bizi boğar
Bir Pir Sultan kurban olur,
Yüzbin Mahzuni doğar,
Yüzbin Mahzuni doğar.
Şair : *Mahzuni Şerif
Abilerim bugün il defa giriyorum ve zekam bu olayı anlayamadı biraz açıklarsanız sevinirim...
deli_cevat
29-06-2006, 22:35
islamcıların alevilere ölüm koministler moskovaya sloganları ile alevilerin ve solcuların cihad adı altında hunnarca katledilmesi olayını yazıyo
Arkadaşlar,
Ben Sivas'lıyım. Annem, babam, bütün ailem Sivas'lı. Yani genç kuşaklara kadar hep Sivas'tan kız alıp vermiş bizimkiler. Bizim sülalemizin hepsi sünnidir ama böyle bir şerefsizliği yapacak bir kişi çıkmaz, pek fazla gericisi de yoktur gerçi. Sık sık Sivas olayı gündeme geldiğinde arkadaşlarımdan bazı şakalar gelir, yaktınız aydınları falan diye. Bir de yakanlardan mısınız, yakılanlardan mı diye sorulur bazen. Yani aslında alevi misiniz, sünni mi anlamında sorulur bu soru.
Kendim için bişey söylememe gerek yok, beni tanıyorsunuz. Ama Sivas halkı da galeyana gelip insanları cayır cayır yakacak kadar gerici değildir. Bu örgütlü, planlı bir terör eylemidir. Sivas dışından çok sayıda kişiyi getirerek organize edilmiş bir eylem. Sorumlusu bir yörenin halkı falan değil, yobaz gerici güruhudur.
Mahzuni'nin de canı sağolsun. Tüm Sivas'ın suçu yok dese de, yine de yaktı Sivas'lılar demeden de duramamış.
Ulaş, Aziz Nesin'in Sivas olayları öncesi konuşmalarını aktardığın için teşekkürler. En ufak kışkırtıcıcılık göremedim bu konuşmalarda. Zaten konuşmada kışkırtma yapıldıysa bile katliamı zaten mazur göstermez ama Aziz Nesin neden bu kadar antipati topladı evvelinden sadece ateist olduğu için mi öğrenmek istemiştim.
Sorogren arkadaşım,
Elbette Başbağlar katliamını ve onun da ötesinde Türkiye'deki ve dünyadaki her türlü katliamı lanetliyorum. Ancak Madımak katliamı ile Başbağlar katliamı arasında önemli bir fark var. Bunu kabul etmeden her ikisini aynı kefeye koyup adeta "Bakın biz yaptık bir katliam ama onlar da yaptı" anlayışıyla kendini rahatlatmaya çalışmak, "ödeşmiş" olmanın sahte huzuruna sığınmak olayların özünü örtmemeli.
Madımak katliamı Osmanlıdan beri varolagelen Sunnilerin Alevi kitle kırımını, onları asimile etme veya yok etme anlayışının bir devamıdır. Kökleri yüzyıllar öncesine dayanan hakim sunni tahakkümünün yeni bir saldırısıdır. Oysa Beşbağlar katliamı bir terör örgütünün intikam eylemidir. Savunulacak yanı yoktur *ancak tepkisel olduğu, Madımağa yanıt olduğu da bir gerçektir. Bu durum katliamı mazur göstermez ancak bu tür katiamların tekrar yaşanmaması için temel çözümün Alevi düşmanlığının, onları yoketme politikasından vazgeçmek gerektiğini gösterir. Madımak katliamı, kendi hakim sunni islam hegemonyasının dışında toplumda alevi veya din dışı toplulukları, onların kendilerini ifadelerini hoş görmeyen bir anlayış gerçekleştirmiştir. Açık şekilde sloganlarından anlaşıldığı üzere laik-demokratik cumhuriyet düşmanlarıdır.
Benzetme yapmak gerekirse Almanyada bir neo-nazinin bir Türkü öldürdüğünü düşünün. Bundan birkaç gün sonra başka bir şehirde bir Türk milliyetçisi de bir neo-nazi öldürmüş olsun. Elbette her iki durum da birer cinayettir ve eşit hukuğa tabi tutularak cezalandırılmalıdır. Her iki durumun da savunulacak yanı yoktur. Ancak sosyal açıdan, her iki cinayetin sebebi farklıdır. Sorunun köklü çözümü için Almanyadaki yabacı düşmanlığı güden neo-nazilerin politikalarından vazgeçip barışçıl çizgiye girmeleri gereklidir. Bir Alman nasıl ki bizimkiler öldürdü ama sizinkiler de öldürdü diye kendini avutamazsa Madımağa karşı Beşbağlar yapıldı demek de sorunun özünü kaçırmaya çalışmaktır.
Şeriatçı kesim sorunun özünü gözden kaçırmak için Beşbağlar olayını önplana çıkartmaya çalışmaktadır. Oysa sorunun özü Madımak'ta ve hatta daha öncesinin anadolu tarihindedir. Beşbağlar, dişe diş kana kan gibi kin ve intikam anlayışının sonucudur. Ancak ikincil sorundur.
sorogren
30-06-2006, 21:49
cem beyefendi,
"Bakın biz yaptık bir katliam ama onlar da yaptı" anlayışıyla kendini rahatlatmaya çalışmak, "ödeşmiş" olmanın sahte huzuruna sığınmak olayların özünü örtmemeli. "
haklisin da,ben oyle birsey demedim,eger beni kasdediyorsan.
"Madımak katliamı Osmanlıdan beri varolagelen Sunnilerin Alevi kitle kırımını, onları asimile etme veya yok etme anlayışının bir devamıdır"
bu ve devaminda dedikleriniz hem siyasi hem de kendi sahsi gorusleriniz oldugundan yorum yapmiyorum.
ama'42 senelik hayatimda ne bir sunninin aleviye saldirdigini gordum'ne de bir alevinin sunniye saldirdigini gordum.
ortada gorunen bazi olaylar ise,tamamen ic dis servislerin operasyonlaridir,bence.
su ortamda veya 20 sene evvellinden beri diyelim,vatandasin boyle seylerle ugrasacak hali mi var.herkes gecim derdinde.hangi sunni hangi aleviden nicin ne istesin,isini gucunu birakip da.
tersi de dogrudur.
olaylar tamamen provokatif olup,o sirada buna alet olanlarin dini bir kaygiyla yaptiklarini da zannetmiyorum.aleviye dusmanlik sevap mi yani.
sevapsa eger, namaz kilmak daha sevap ve daha kolay once namazi kil.
bu piyon olanlarin sevap diye bu islere bulasmasi olasiligi *ters geliyo bana,o kadar sevap pesinde olan adam cikar daga cekilir inzivaya aksama kadar ibadet eder.
elinde mesale masumlari yakmaktansa.
deli_cevat
30-06-2006, 22:17
Komünist öldürmek yüz kere Hicaz'a gitmekten iyidir
Müşriklere "yeryüzünde dolaşabilmeleri için dört ay süre" veril*mişti. Bu süre dolduktan sonra müminlerin onlara ne yapacakları bil*dirilmişti:
"Nerede bulursanız, öldürün, yakalayın, hapsedin, her gözetleme yerinde yakalamak için bekleyin. Eğer tevbe ederler, namaz kılarlar ve zekât verirlerse serbest bırakın. Allah bağışlayan ve esirgeyendir". (Tevbe suresi, 5. ayet; Bakara, 191; Nisa, 89,91).
Ve Allah uğruna verilen bu savaş kıyamete kadar sürecekti. Mü*minler, Allah'ın ve Islamın hâkimiyeti için "canla ve malla" savaşma*ya çağrılıyordu. Şeriat hükümlerini Bütün düşünce, inanç ve dinlerin üstüne çıkarmak ve kayıtsız şartsız hâkim kılmak için kutsal savaş "Deccal öldürülünceye kadar" son bulmayacaktı (Ebû Dâvûd, Kita-bu'l-Cihâd, 4-BabuunfiDevami'l-Cihad, hadis 2484, C.3, s.ll).
Şubat 1969. Camilerde günlerdir cihad namazları kılınıyor. "Ko*münistlerin kanını dökme çağrılan" yapılıyor. 16 Şubat 1969 günü Beyazıt, Dolmabahçe ve Fındıklı camilerinde cihad namazları kılın*dıktan sonra, topluluklar halinde Taksim'e çıkıljıyor. O gün, meydana ABD 6. Filosu'na karşı anü-emperyalist yürüyüş yapanlar gelecek. Amerika Müslümanm dostu mu ne? Yerde iki ölü yatıyor. Turgut Ay*taç ve Duran Erdoğan. Yüzlerce yaralı. Gazeteler manşet atıyor: Kanlı Pazar...
Kâfirlerle ateşkes geçici olup cihad daimidir, sonuna kadar, her*kes bizden olana kadar!...
1978 yılı Aralık ayı. Maraş'ı kış bastırıyor. Duvarlara, dükkânla*rın camlarına sloganlar yazılıyor:
"Allah için savaşa!" Ve cihada kalkılıyor. TRT, 111. ölüyü de verdikten sonra, yeni saptanan ölümlerin bildirilmesini durduruyor. Bir küçük cihad denemesinin resmî bilançosu böylece yarım kalıyor. Ocak 1979. Trabzon. Ülkücü Gençlik imzalı bildiri: y "Türkiye'deki çatışma, Islamla küfrün çatışmasıdır. Bugün Türki*ye yeni bir Bedir savaşının öncesini yaşamaktadır. Müslümanlar, ciha*da çağrıldığınızda koşunuz. Bir komünisti öldürmek, yüz kere Hicaz'a gitmekten iyidir".
9 Temmuz 1979. Tokat'ta bir bildiri yayımlanıyor: " Allah rızası için başkoyduğun davadan hiçbir güç seni geri döndüremeyecektir... Sesimizin ulaşamadığı yere kurşunlarımız ulaşacaktır... Ya tam sustu*racağız, ya kan kusturacağız".
Cihad kesintisiz devam ediyor. Erzincan, Malatya, Sivas... Ve kı*yamete kadar... Çorum'a da sıra gelecek.
16 Aralık 1979. Beşiktaş vapur iskelesi yanında Barbaros Kafe*terya. Oturuyoruz. Sıcak bir söyleşi, büyük umutlar. Bir saatli bomba patlıyor. İmza Türk İslam Birliği. Bu da Allah'ın emri mi? Beş ölü, 22 yaralı.
Yaptığınız alışverişe sevinin!
"Allah şüphesiz, Allah yolunda savaşıp öldüren ve öldürülen mü*minlerin canlarını ve mallarını -Tevrat, incil ve Kuran'da sözverilmiş bir hak olarak- cennet karşılığında satın almıştır. Verdiği sözü, Al*lah'tan daha çok tutan kim vardır? Öyleyse yaptığınız alışverişe sevi*nin! Bu büyük başarıdır". (Tevbe suresi, 111)
Kâfir öldüren Müslümana cennet müjdelenmiştir. 2 Aralık 1978. Sivas'ta "Müslüman Gençlik" başlığıyla bir bildiri dağıtılıyor: "Müslüman durma! Hiç durmadan ilerle. Ölüm seni şehit olarak bulsun". İmza, MHP... Ve MHP Davası iddianamesi, 682 cina*yeti içeriyor. Demek ki, en az 682 yurttaşımız, bu dünyada büyük sı*kıntılara, yokluklara, darlıklara katlanmış olsa da "Allah yolunda sava*şıp öldürmekle" güzel bir "alışveriş yaptıkları" için sevinebiliyorlar.
her cümlesinin her harfinine katıldığım sayın td nin bir yazısı
olay sadece alevi sünni *çatışmasından daha çok insani bir olaydır olaya bu gözle bakmak lazım
yoksa olayın özünde alevilik sünnilik yok olayın özünde yakılan katledilen onca insan var aydın var ölenlerin katledilenlerin alevi veya sünni olması neyi değiştirirki?
Yavuzda 60.000 bin aleviyi katletmiş osmanlı ve onun torunu olduğunu düşünenler bununla gururmu duyuyor.allah için hak içinmi yaptık diyoır insan olan herkez bu olaydan ve sivastan utanmalı bunun mazereti olmaz insan olan için olamaz.
yanan candır bir hiç uğruna
yanan bir umuttur yarınlara
yanan aydınlatır kıp kızıl rengiyle * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * geleceği mahkum dostluğa insanlığı
aydınlanmıyan ya kördür ya ölü
görün bu zulmü uyanın yapmayın
yanan canlardır senin gibi benim gibi
yanan umuttur yanan yarındır
yanan sen ben biz. yanan bizleriz
yanan yarınımız yakmayın güneşi
şuursuz karanlıkla yakmayın güneşi
yakmayın aydınlığa mahkum günleri
bu aydınlık ateşle büyümez ısıtmaz bu ateş insanlığı
aydınlatmaz.olsa olsa yakar madımakta onlarca canı
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * ulaş
necdeathx
30-06-2006, 22:57
HİÇ KİMSE YÜZLERİNE MÜSLÜMANLIK MASKESİ TAKMIŞ FAŞİST KATİLLERİN YAPTIKLARI KATLİAMLARI MÜSLÜMANLARA MAL EDEMEZ.SÖYLEMLERİ NE OLURSA OLSUN YAPTIKLARI CİHAT YADA DİN SAVAŞI DEĞİL,EFENDİLERİNE HİZMETTİR.BUGÜN MÜSLÜMANLARIN BİR TEK SAVAŞI VARDIR O DA ÇAĞI YAKALAMAK ÇAĞININ İNSANI OLMAK.SİLAHA SARILMIŞ BİR MÜSLÜMAN ŞEYTANA SARILMIŞ BİR MÜSLÜMANDIR.VE ALLAHIN LANETİ DAİMA ONLARIN ÜZERİNDE OLSUN
Sevgili Necdet,
İnternet ortamında büyük yazı hoş karşılanmıyor.Üyelik koşullarında da
üyelerimizi bu doğrultuda uyarıyoruz.Dikkatinize...
ben Sivas katliamına alevi sünni olayı diye bakmıyorum. yakanların kendi insanlıklarını yaktığını düşünüyorum. biraz evvel 1 temmuz 1993 tarihinde çekilmiş 25 30 saniye süren Hasret Gültekin dinletisinin video kaydını izledim. Ömrümden 25 yıl gitti.
hiramusta
01-07-2006, 00:23
1979 da Kahvehanemizi taşlayarak amcamın kalp krizi geçirip ölmesine sebep olanlar solcu-alevilerdi.Gene aynı yıl babamı linçten kurtararak benim bugünlere gelmemde önemli katkısı olan Ali amca da solcu-aleviydi.İşte size iki farklı alevi portresi.
Şu benim gayr-i müslim vatandaşlarım ne zaman sazanlık yapmaktan kurtulacaklar..Olayın gerisini düşünecekler de asıl nedeni bulacaklarda...Hiç bir müslüman elini kana bulmaz çünkü büyük bir suçtur.Bu yapılan ise provokasyondur..Sonuçları malumdur...Yani sivas halkı değil,suçluyu perde arkasında arayın benim sazan vatandaşlarım..bazıları da kayabalığı oltaya bile gerek yok.. :=))
Sivas Olaylarının Perde Arkası
Türkiye'nin önemli şehirlerinden olan Sivas'ta ateist yazar Aziz Nesin'in dine ve İslâm'ın kutsal değerlerine saldırması sonucu çıkan olaylarda 35 kişi öldü 60 kişi de yaralandı. Olaylar 2 Temmuz 1993 Cuma günü Sivas'ta başlatılan Pir Sultan Abdal şenliklerine davet edilen ateist ve din düşmanı yazar Aziz Nesin'in İslâm'ı ve Müslümanları tahkir edici bir konuşma yapması üzerine başladı. Bu konuşma üzerine onbinlerce Sivaslı ateist yazar Aziz Nesin'i protesto amacıyla bir gösteri yürüyüşü düzenledi. Sivas'a dışarıdan getirtilen bazı ateist gençlerin protesto yürüyüşü düzenleyenlerin üzerine taşlarla saldırmaları ve hakaret etmeleri sonucu da çatışmalar başladı. Bu saldırı dolayısıyla galeyana gelen kalabalık ateist yazar Aziz Nesin'in ve Pir Sultan Abdal şenliklerine katılmak üzere Sivas'a davet edilen kişilerin kaldıkları Madımak Oteli'nin etrafını kuşattılar. Bu kuşatma sırasında otelin önünde duran bir arabanın benzin deposuna ateş verilmesi sonucu yangın çıktı. Gerek bu yangın dolayısıyla ve gerekse polisin kalabalığı dağıtmak için müdahalede bulunması sonucu çıkan panik dolayısıyla 35 kişi öldü, 60 kişi de yaralandı. Yangın esnasında Madımak Oteli'nde bulunan ve olayların asıl müsebbibi Aziz Nesin ise özel bir gayretle kurtarılıp derhal Sivas dışına çıkarıldı. Olayların arkasından Sivas'ta iki gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
Bakın bir olay ancak bu kadar çarpıtılır.Aziz Nesin'in konuşmasını yazan
Ulaş arkadaşa teşekkür ediyorum.Ve olayların baş sorumlusu olarak Aziz Nesin
gösteriliyor.Yaptığı konuşmaya bir bakın.Üstelik bu konuşmayı yobazlar güruhu-
na değil şenliklere katılanlara yapıyor.Farz edin ki onlara yapsın.Bu onlara
onu öldürme hakkı mı vermiş oluyor.Bu nasıl zihniyettir.İlkel çağ dışı bir
zihniyetten başka ne beklenebilir ki.Farklı bir düşünceye tahamülü olmayan bu
ilkel çağ dışı zihniyetin vahşetini Maraşta,Çorumda,Erzincanda,Malatyada ve en
son olarak da Sivasta gördük.Bunlar yakın zamanlardaki vahşetleri.Ondan önceki
vahşetlerini sıralamaya kalkarsak sayfalar yetmez.Ve tüm bu insanlar allah
adına ve alahuekber nidalarıyla öldürüldü.Çünkü onların gözünde bu insanlar
kafirdi.Ve bu insanlara da alevi,kızılbaş deniliyordu.Kimse bu olayların
arkasında başka neden aramasın.Olay alevileri sindirme yok etme olayıdır.
Osmanlıdan bu yana bu kesimler alevileri düşman gözüyle görmüş fırsat bulduk-
larında katl etmişlerdir.Çünkü aleviler düşünceleriyle yaşam biçimleriyle bunların önünde bir engel oluşturmuşlardır.Ve bu gün Türkiye Cumhuriyeti laik
bir devletse aleviler bu laik devletin en güçlü destekçileridir.Bu 20 milyonluk
kitle bu ülkede var olduğu sürece onların şeriat arzuları hiç bir zaman gerçek-
leşmeyecektir.Surekli islamiyet ilkel çağ dışı bir dindir diyorum.Çünkü çağdaş
bir dinde zorlama yoktur.Allah adına insan öldürme yoktur.Farklı düşünenlere
saygı vardır.İslamiyet şiddete dayalı bir dindir.Açın bakın kutsallarına.Sevgi
adına bir şey göremezsiniz.Korku,dövme,el-kol kesme,asma,savaştan başka bir
şey göremezsiniz.Ve işin ilginci tüm bunları kuranın allahı yapıyor.Karikatür
krizinde islamın gerçek yüzü ortaya çıkmıştır.Sivastaki zihniyetle bu zihniyet
aynı zihniyettir.Görüyorsunuz yukardaki alıntıyı.Gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar.Bakın ne diyorlar:
Madımak Oteli'nin etrafını kuşattılar. Bu kuşatma sırasında otelin önünde duran bir arabanın benzin deposuna ateş verilmesi sonucu yangın çıktı. Gerek bu yangın dolayısıyla ve gerekse polisin kalabalığı dağıtmak için müdahalede bulunması sonucu çıkan panik dolayısıyla 35 kişi öldü, 60 kişi de yaralandı.
O olayı televizyondan izleyenler olmuştur mutlaka.İşte bunlarda dürüstlük adına
bir şey bulamazsınız.Efendim arabanın benzin deposu ateşe verilmiş yangın çık-
mış poliste müdahele edince panik olmuş ve 35 kişi ölmüş.Sanki biz o otele
girmeye çalışan ve oteli ateşe veren insan bozuntularını görmedik.Bunlarda
onur da yok.Utanmadan bir de yalan söylüyorlar.
Sonuç olarak bu olay aynı diğer olaylar gibi insanım diyen her kesin utanç
duyması gereken bir olaydır.Atatürk Türkiyesinin bir ayıbıdır.İnsanlar cayır
cayır yanarken devlet olaya seyirci kalmıştır.Ve bu olay sonrasında Sivas
bir nevi bu yobazlara teslim edildi.Ve bu Sivas bu gün laik cumhuriyetin
temellerine dinamit konulacaksa bu dinamitin fitili olacaktır.O, 35 can bu
ülkenin geleceği için yandılar.Bu ülkenin aydınlık yarınları için yandılar.
Onlar milyonların gönlünde tahtlarını kurarark ölümsüzleştiler.Canlarım,
sizler bir tarih yazdınız.Bu insanlık tarihinizdeki yerinizi aldınız.Ve şundan
emin olunki insanlık sizi hep şükranla anacaktır.Sizi yakanları da hep lanet-
leyecektir.
Bir önceki yazımda 37 candan bahs etmiştim.Buna bir açıklık getirmek istiyorum.
Ve yazımda 35 diye düzeltme yaptım.Bu yakılan 37 kişinin 2 si otel görevlisi
ikisi de oteli yakanlardan.Bu iki kişiyi can diye anmak benim insanlık anla-
yışıma sığmıyor.Dalgınlığıma gelen bu hatamdan dolayı tüm canlardan özür
diliyorum.İnsanı yakan bir insana ben insan diyemem.İkincisi yakılan otelin
altında et lokantası olduğunu öğrendim.Bu nasıl bir barbarlıktır ki insanların
yakıldığı bir otele lokanta açılıyor.Ve insanlarda gidip o lokantada et yiye-
biliyor.Bu nasıl bir zihniyettir?Bu nasıl bir insanlıktır?Yazıklar olsun...
Fikri yuzunden, bir digerini yakmaga yeltenen zihniyet, et lokantasi da, genelev de acar. Bunda sasilacak birsey gurmuyorum.
Insan hayatina saygisi olmayanlardan daha baskasi zaten beklenilemez. Karincayi bile sakindiklarini savunan bir insan ,kiskirtmayla, hele beyni muhurluyse, insan katletmeyi sevap sayar.Inandiklari allahlari, insanlari yakarak, maymuna cevirerek, tas kestirerek, tufanla toptan yok ederek, kotu ornek olmamis midir bunlara???
Şu benim gayr-i müslim vatandaşlarım ne zaman sazanlık yapmaktan kurtulacaklar..Olayın gerisini düşünecekler de asıl nedeni bulacaklarda...Hiç bir müslüman elini kana bulmaz çünkü büyük bir suçtur.Bu yapılan ise provokasyondur..Sonuçları malumdur...Yani sivas halkı değil,suçluyu perde arkasında arayın benim sazan vatandaşlarım..bazıları da kayabalığı oltaya bile gerek yok.. :=))
Ne güzel bir bahane değil mi? 10.000 kişiden bahsediliyor ESLEMTU. O olayları hatırlayacak kadar da yaşım var benim. O binlerce insanın iradesinin olmadığını, aklının olmadığını mı iddia ediyorsun? Bilinçsizce mi katıldılar o olaylara? Otel yakılırken, taşlanırken bağırıp çağıranlar, alkış tutanların hepsi mi beyinsizdi? Eğer ararsan, eminim ki o olaylar sırasında çekilen görüntüleri de bulabilirsin. Sivas'ın o gün neye benzediğini de görürsün böylece.
Burada farkındaysan birçok dinsiz kişi var yazan. Eline silahı alıp bizi öldürmeye mi çıkıyorsun yola? Kışkırtmak ise, en büyük kışkırtmayı yapıyoruz işte. Ne kadar sinirlensen de, bizleri yok etmeyi mi düşünüyorsun? Ya da bunu yapabilir misin?
Hiç bir şey yapmadan da kendi inancına aykırı gördüğünü yok etmek isteyenler yok mu? Burada onların da örneklerini görüyoruz. İstersen "silinen başlıklar" forumundan bazı örnekleri sana göndermesi için Cem'e rica et.
Kimseyi temize çıkartmaya çalışmayın. Eğer böyle bir kitlesel kıyım yapıldıysa, kışkırtanı kadar kışkıranı da aynı derecede suçludur. 1 tane adam yok muydu "biz ne yapıyoruz, insan mı öldürecez? kendinize gelin" diyen? Perde arkasındaki her kim ise, bu olaya katılan insanları temize çıkartmaz. Yapılan bir linç eylemidir ve katılan herkes de eşit derecede sorumludur bu olayda.
Soröğren de başbağlar'daki katliamı hatırlatmış. İkisi arasında bir fark olduğunu nedense görmezden geliyor bazıları. Başbağlar köyü, 10.000 kişinin linç etmek amacı ile bir araya gelip, önüne geleni öldürdüğü bir olay mıydı? Yoksa bazı sol örgütlerin planlayarak, madımak olayının intikamını almak amacı ile yaptıkları bir eylem miydi? Tabii ki o olayı da kimse savunmuyor. Ama lütfen aynı sayıda insan öldürüldü diye iki olayı da eş görmeyelim. Ya da görmek isteyen görsün, ama herkesin buna kanmayacağını da bilsin. Başbağlar'da yapılan katliam, Sivas'ta yapılanı ve sorumlularını -yani tüm katılanları- temize çıkartmaz.
dersimmm
11-09-2006, 23:25
gönül isterdi ki bu katliamdan sırf şeriatcı yobazları sorumlu tutalım. olmuyor akılla hareket etmek lazım. o katliamda yakılan iki kişiyi ele alacağım sadece
aziz nesin: hulki ceviz oğlu na ceviz kabuğunda açıkca söylediği bir laf:BEN KEMALİST DEĞİL SOSYALİSTİM. her fırsatta bunu dile getiren aziz nesin korkmadan her tabu gibi kemalizmi ve bozkurtçuluğu eleştirmiştir.
hasret gültekin:bir sanatçı sewdalı yürekleriyle kawganın ateşlerinde yananlara selam olsun (bir şarkı sözü ona ait). kendisine sorulduğunda dersimli olduğunu ve dersimin koçgiri aşiretinden olduğunu ısrarla vurguluyor.
sorular: dersim jenosidi islamcıların problemimiydi yoksa kemalizmin mi?
ben kemalist değilim sözünden islamcılar mı rahatsız olur bir başkası mı?
o dönemde aziz nesin erdal inönü yü telefonla arayıp yardım istediği halde sessiz kalan erdal inönü islamcı mıydı yoksa başka bir ideolojiye mi mensuptu?
askerler ve askeriye bu olaya neden sessiz kaldı?
bozkurt islamcıların işareti mi yoksa başka bir oluşumun mu?
bu sorularıma cewap werenler beni bilgilendirir we sewindirir. cewap werenlere teşekkürler
2 TMMUZ'DA SİVAS'TAYIZ!..
Bu yıl Sivas'ta Madımak Oteli'nde ilerici aydınların öldürülüşünün 15. yılı. Bugüne dek yazar edebiyat örgütleri 2 Temmuz'da Sivas'ta olmayı "hiç gitmediler" ya da ilerici Alevi örgütlerinin söylediği gibi söylersek "yazar edebiyat örgütleri Madımak Oteli'nin önüne bizimle hiç gelmediler" dedirtecek kadar az önemsedi. Oysa orada olmak yazarların, şairlerin, çizerlerin, müzik ve dans sanatçılarının ölümüne neden olan gerici kültürün yapımcılarına ve taşıyıcılarına karşı bir tavır oluşturmanın, kafa tutmanın da en güzel yollarından biri olacak.
Türkiye Yazarlar Sendikası, bu nedenleri de göz önüne alarak, 2 Temmuz 1993'te gerçekleştirilen bu gerici toplu cinayetin 15. Yılında yitirdiklerimizi Sivas'ta anmaya karar vermiştir.
Gidiş dönüşle ilgili teknik bilgileri ve koşullarını en yakın zamanda dostlarımıza ve üyelerimize bildireceğiz.
Katılmak isteyen üyelerimiz, isimlerini ve kendilerine ulaşabileceğimiz telefon numaralarını TYS'nin turkiyeyazarlarsendikasi@gmail.com (turkiyeyazarlarsendikasi@gmail.com) ya da TYS Genel Sekreteri'nin tevfiktas@gmail.com (tevfiktas@gmail.com) adresine şimdiden bildirmeliler.
Dostluk duygusuyla.
Türkiye Yazarlar Sendikası
evrensel-insan
25-06-2008, 05:33
Saygideger dersimmm;
Aziz Nesin ayrica bir ateist olarak bilinir. Yine bilindigi gibi, meshur "Turk halkinin % 70'i aptaldir" diye bir cumlesi de vardir.
Anlasilan o ki, Aziz Nesin'in yakilarak oldurulmesinde, dini fanatikler kadar, asiri milli fanatiklerinde payi var.
MILLI-DINI KOKENSEL TEMELDEKI BU FANATIZM VE TUTUCULUK, TC'NIN HEP BOLUCU "KADERI" OLMUSTUR.
15 sene onceki bu vahim ve insanlik disi olayi lanetliyor, bu insanlik disi olayda hayatlarini kaybedenleri, saygiyla aniyorum.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Bu gün 2 Temmuz. Kara bir gün. Sıradan insanların, birilerinin babası, oğlu, kocası kardeşi
olan sıradan insanların dinsel bağnazlıkla nasıl canileşebileceğinin bilinen en canlı ve unutulmaz örneğinin yaşandığı kapkara bir gün bugün.
Unutmuyoruz, unutmayacağız.
İnsanlık adına utanç duyulması gereken bir gün.
İnsanların cahillikle ve dinsel ve ırksal bağnazlıkla nasıl bir sürü haline gelebildiğinin ve nasıl ilkel ve vahşi bir sürü olup insanlıktan çıktığının görüldüğü ve yaşandığı gün.
Kaybettiğimiz değerli aydın insanlarımızı anıyorum,unutmayacağız,unutturmayacağız.
ölüm Toplasada çiçekleri,çiçekte Tohum Biter Mi?
Yumrukluyorum duvarları
Yumrukluyorum kara gecenin bedenini ellerim kan içinde
Nehirler taşmış yanaklarımdan
Otuz yedi can
Otuz yedi gül çatlamış susuzluktan Sivas'ın içinde
Nasıl uyku tutar gözlerimi
Döne döne semaha duranlar tutuştu önce
Sonra türküler
Sonra şiir çığlıksız düştü türkülerin yanıbaşına
Sivas... Sivas..
Yiğitlik midir emanet cana kıymak
Yiğitlik midir bir tutam ışığı kör bıçakla koparıp karanlığa kurban etmek
Söyle hangi kitapta vardır elleri kollları bağlı yakmak
Var mıdır kardelen akında bir avuç inciyi ateşe tutmak lo...
Böyle garip düştüğüme bakma
Böyle mahsun durduğuma
Varsın ateşin suskunlukla beslensin
Benim de yüreğim gençliğini almış yanına yürür başı dik
Senin de dağların var Sivas, senin de dağların
Dağlarında şahanların
SAVAŞ EZGİ
Ah Gardaş
Ömrümüzü kör sevdaya harcadık
Bu nasıl aşk , bu nasıl sevda ah gardaş
Canımızı dost yoluna adadık
Bu nasıl aşk , bu nasıl sevda ah gardaş
Halbuki biz hiç kimseye kıymadık
Telef olduk , ömrümüze doymadık
Üstümüze yağan taşı saymadık
Bu nasıl dert , bu nasıl yara ah gardaş
Genç ozanlar güpegündüz kül oldu
Bir yel esti , dumanları savruldu
Bizi en çok bizden olanlar vurdu
Bu nasıl aşk , bu nasıl sevda ah gardaş
Biz ölünce bize kıyanlar gelir
Çürür bedenimiz , çıyanlar gelir
Puş.. olup sözünden cayanlar gelir
Bu nasıl dert , bu nasıl yara ah gardaş
Kıvırcık Ali - Ah Gardaş
http://rapidshare.com/files/127396970/Kivircik_Ali_-_Ah_Gardas.mp3.html (http://rapidshare.com/files/127396970/Kivircik_Ali_-_Ah_Gardas.mp3.html)
güneşin ozanlarını durdurabilirmisin sandın
rüzgarın şarkısını
susturabilir misin sandın?
korkmuyorum şiddetinden ateş tutan ellerinden
ürkmüyorum nefretinden ve karanlık nefesinden
boyun eğmem asla sana yaksan bile bedenimi
BEN DOĞARIM KÜLLERİMDEN GÜCÜN VARSA DURDUR BENİ
kayaların ruhundamın ben,
yüzyılların öyküsü bende
37 güneşim var ışıldar durur yüreğimde
tutamassın zincirlerinle
yıldızların ışığını
susturamassın nefretinle
güneşin ozanlarını
BOYUN EĞMEM ASLA SANA
YAKSAN BİLE BEDENİMİ
BEN DOĞARIM KÜLLERİMDEN
GÜCÜN VARSA DURDUR BENİ....
hiramusta
08-07-2008, 19:52
Sivas ve Başbağlar katliamlarının...,toplumda alevi-sünni ve bunun paralelinde laik-dindar çatışması yaratarak,hem yükselen İslamcılığın önüne geçmek hemde bir darbe ortamı yaratarak iktidara konmak isteyen derin devletin işi olduğunu yıllardır dile getiririm.Sanırım zaman beni haklı çıkarmaya başladı ve yine sanırım bu derin devletin adı Ergenekon adlı yasadışı örgüt olduğu ortaya çıkacak.Bekleyelim, görelim.
Onlar bir tuzak kurarlar,
Ben de bir tuzak kurarım Tarık 15-16
Onlar bir tuzak kurarlar .
Ben de bir tuzak kurarım ( Tarık Suresi ; 15-16 )
***
Hem tuzakçılığı eleştir , hem de tuzak kurmakla övün ...
Yakışır !
yucemanitu
12-08-2008, 19:20
Ergenekon diye bir pislik çıktı ya ortaya artık milli görüşçüler kendi pisliklerini de Ergenekon'un üstüne yıkıyor. Bu ne şimdi? Yok darbeciler yapmışmış. Otele yürüyen insanları yakan güruh Ergenekoncu muydu İslamcı mı? Farz edelim ki Ergenekoncular onları provoke etti. Ruh sağlığı yerinde bir insanı istediğin kadar provoke et onlarca masumu yakmaya ikna edemezsin. Nedir bunları canileştiren fikir eğitim felsefe? Onları katil yapan nedir?
Katliam sırasında oradaki katillere "Gazanız mübarek olsun." diyen belediye başkanı Ergenekoncu muydu yoksa RP'li mi? Frankfurt'ta Madımak oteli müze yapılsın diyen Alevi temsilciyi yuhalayanlar da mı Ergenekoncuydu? Yuhalayanlara kızacağı yerde temsilciye çıkışan ABDullah Gül de mi Ergenekoncu?
Atlas size tek bir cevabım var.
Bu ülkede hiç kimse devletin izni, bilgisi, onayı, eli şuyu buyu olmadan hiçbirşey yapamaz!
Devletinde binbir türlü yüzü vardır...
Deist Bedo
18-05-2009, 17:16
Sivas'ta organize biçimde örgütlenen halk oteli yakar, yanan oteli 8 saat izleyenler 37 masum'un hayatını kaybetmesine neden olurlar..
http://tr.wikipedia.org/wiki/Sivas_Katliam%C4%B1
http://www.google.com.tr/search?hl=tr&q=sivas+katliam%C4%B1&sourceid=navclient-ff&rlz=1B3GGGL_trTR315US315&ie=UTF-8&aq=h
yucemanitu
21-06-2009, 14:48
Atlas size tek bir cevabım var.
Bu ülkede hiç kimse devletin izni, bilgisi, onayı, eli şuyu buyu olmadan hiçbirşey yapamaz!
Devletinde binbir türlü yüzü vardır...
Evet katılıyorum da bunun benim dediklerimle alakasını çıkaramadım. Hangi sözüm yanlış?
http://www.alevihaberajansi.com/images/stories/afis/2_temmuz_2009_istanbul.jpg
2 Temmuz Anma Etkinlikleri İSTANBUL Programı
TARİH : 2 Temmuz 2009 Perşembe
MEZAR ZİYARETLERİ
Saat : 14:00 Zincirlikuyu Mezarlık Ziyareti (Asım BEZİRCİ)
Saat : 15:00 Karacaahmet Mezarlık Ziyareti (Nesimi ÇİMEN)
MİTİNG
Saat : 16:00 Tepe Nautilus önünde Toplanma
Saat : 17:00 Yürüyüşün Başlaması
Saat : 18:00 Kadıköy'de Mitingin Başlaması
Miting Programı
• Saygı duruşu
• Miting Bildirisi okunması
• Sanatçılar
SİVAS KATLİAMININ 16. YILINDA DEMOKRASİ, İNSAN HAKLARI ve LAİKLİK İÇİN MÜCADELE HAFTASI
2 Temmuz 1993 tarihinde, Pir Sultan Abdal’ı anmak üzere Sivas’a giden 33 insanın Madımak Oteli’nde yakılarak katledilmesi, Türkiye’nin aydınlığına, çağdaşlığına, demokrasi ve laikliğe, halkların kardeşliğine, birarada yaşama kültürüne, çeşitliliğe darbe vurmayı amaçlayan hain bir plandı. 16 yıl önce Sivas’ta gerçekleşen gerici, şeriatçı, faşist katliam devletin ve güvenlik güçlerinin gözetiminde yaşandı. İnsana, aydınlığa, düşünce özgürlüğüne düşman ırkçı ve şeriatçı güçler, “Şeriat isteriz”, “Cumhuriyet Sivas’ta kuruldu, Sivas’ta yıkılacak” sloganları atarak savunmasız insanları bir otelde kıstırdılar, oteli ateşe verdiler ve tarihe karanlık bir sayfa eklediler.
Madımak katliamı, demokrasi, eşitlik ve özgürlük düşmanlarının; toplumsal, inançsal ve kültürel farklılıkları yok sayıp tek tip yurttaş yaratmaya çalışan egemen zihniyetin ürünüdür. Bu zihniyet, katliamın her aşamasını planlamış, maşa olarak da 2 Temmuz öncesinde Sivas’ta konuşlandırdığı ırkçı, gerici, şeriatçı, faşist güçleri kullanmıştır. Sivas’a Yol Ulumuz Pir Sultan Abdal’ı anmaya giden aydın, yazar, sanatçı canlarımız profesyonel bir katliam planı ile ablukaya alınmış, Madımak Oteli’nin yakılmasına kadar olan tüm süreç ilmik ilmik örülmüştür.
Katliamın üzerinden 16 yıl geçti. Ne Madımak’ta yakılan ateş söndü, ne “Çok şükür yurttaşlarımıza bir şey olmadı” diyen Çiller, ne “Bu kadar ölü futbol maçında bile oluyor diyen” Mesut Yılmaz unutuldu, Ne “gazanız mübarek oldu” diyen Temel Karamollaoğlu, ne Sivas katillerinin avukatlığına soyunan Şevket Kazan, ne de 8 saat boyunca savunmasız insanların bir otelde kıstırılmasına seyirci kalan DYP_SHP iktidarı unutuldu.
Sivas Katliamı’nın 16. yılını geride bırakıyoruz. Geçen süre içinde çok hükümet değişti ancak “Madımak Müze Olsun” çığlığımıza yanıt gelmedi. Verdiğimiz, demokrasi, laiklik, barış, bütün bu kavramların ötesinde vicdani mücadelemiz sonucunda mevcut AKP Hükümeti Madımak Oteli’ndeki kebapçı dükkânını kapatmak zorunda kaldı ama otel hala müzeye dönüştürülmedi. Katliamın altyapısını oluşturan sosyal, psikolojik, inançsal, kültürel ve siyasal sorunlar zamana yayılarak unutturulmaya çalışılsa bile bu çabanın beyhude olduğu her 2 Temmuz yıldönümlerinde yüz binlerce insanımızın katıldığı görkemli anmalarla görülmektedir.
Madımak Müze olmalıdır, olacaktır. Bu talep sadece Alevilerin talebi değildir. Bu talep çağdaşlıktan ve laiklikten yana olan tüm kesimlerin ve insanlığın vicdanına ait bir sestir. Bu talep, emperyalizme, faşizme, gericiliğe, cinsiyet ayrımcılığına, faili meçhullere, haksız gözaltılara, IMF ve Dünya Bankası politikalarına, özelleştirmelere, neoliberal politikalara karşı bağımsızlık, emek, demokrasi, barış, halkların kardeşliği, insan hakları, eşitlik, özgürlük mücadelesi veren herkesin talebidir. Bu talep, her türden sömürüyü devam ettirmek için dini ve etnik köken ayrılıklarını kullanan ırkçı ve gerici çevrelere karşı direnen herkesin talebidir.
Bu talep, karanlığa karşı aydınlığı savunanların talebidir.
Ve, birgün karanlıklar aydınlığa kavuşuncaya, Sivas, Maraş, Gazi, Ümraniye, 1 Mayıs katliamlarını planlayanların gerçek yüzleri ortaya çıkıncaya kadar bu Pir Sultan direnişi de bu talep de sürecektir.
Ve o güne kadar;
Sivas Katliamı unutulmayacak, unutturulmayacaktır. Her yıl olduğu gibi bu yılda Sivas’da Madımak Oteli’nin önünde olacağız. İstanbul'da Kadıköy Meydanı’nda buluşacağız.
PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ
ALİ BALKIZ / EVRENSEL
Sivas-Madımak katliamının 16. yılına günler kaldı. Sadece Aleviler değil, bütün demokrasi güçleri, yıllardır her yıl dönümünde, Sivas’a gidiyoruz. Gidemeyenler, nerede bulunuyorlarsa orada, bu katliamı protesto eden, Madımak’ta hayatlarını kaybeden sevgili canlarımızın anısına, onların değerlerine sahip çıkmak adına düzenlenen etkinliklere katılıyorlar.
Katliamı takip eden ilk yıllarda, bir-iki otobüs dolusu kararlı-cesur-inatçı insan, Sivas’a ulaşabiliyor iken, keskin nişancıların, uzun namlulu silahların gölgesinde, “Acaba neler olabilecek?...” kaygısıyla otele kadar ulaşıp karanfil bırakıyorlarken, bu saygı gide gide 50-60 binlere ulaştı.
Bu yükselişin üç nedeni var:
Birincisi; başta Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Sivas’ta yakınlarını kaybeden ailelerin dirençleri;
İkincisi; demokrasi güçlerinin kararlı katkıları.
Ve böyle bir katliamın bir kez daha yaşanabileceği korkusu-kuşkusu ile duyarlı hale gelmiş olan geniş kitlelerin harekete geçmiş olmaları.
Dördüncü bir etken olarak sayabileceğimiz bir başka neden ise; Sivas Halkı’nın bu ayıba ortak olmamak, bu ayıptan kurtulmak istemleri.
O kara günde, Sivas’ta 400 bin kişi yaşıyordu. Otel’in önüne gelenlerin sayısı 10-15 bin kişi tahmin ediliyor.
Buradan hareketle şunları sorabiliriz:
“Müslümanlar” imzasıyla dağıtılan, “Cihat” içerikli bildiriye uyup otelin önünde toplananlar mı asıl Müslümanlardı, uymayanlar mı?...
Aradan geçen 10-15 yıl sonra, bu çağrıya uymayanlar; o katliamı, bitişik mahallelerden, cadde ve sokaklardan görenler, evlerinde TV ve radyolardan duyup izleyenler bu soruları yanıtlıyorlar.
Yanıtları; “Herkes kendine Müslüman, bu bir insanlık ve vicdan işidir. Can almak, cana kastetmek dinlerden, inançlardan, yaşam anlayışlarından, kültürlerden bağışık, bir insan olup olmamak sorunudur” olmalı ki; o gün Madımak Oteli’nin önüne gelmeyenlerin önemli bir kısmı, bu acıyı yüreğinde hissediyor, hissetmekle kalmıyor, ya balkonuna çıkıp Madımak’a yürüyenlere, el sallıyor, alkış tutuyor, çiçek atıyor, ya da gelip korteje katılıyor.
Böylece 50-60 kararlı, inatçı, cesur insanın başlattığı ve yıllardır sürdürdüğü eylem, bu yıllarda 50-60 bin kişiye ulaştı.
Devlet, Hükümet, AKP, Başbakan, “Unutun, unutalım, kaşımayın, kinle nefret duygularını körüklemeyin” diyorlar. Başta Alevi örgütleri olmak üzere, demokrasi güçleri ise; “Unutmayacağız, unutturmayacağız, yoksa yeniden yaşatırsınız” diyorlar.
Bu farklı iki söylem ve tutum gereği olarak da; Hükümet tarafı, toplumda oluşmuş olan onca kanı ve baskı karşısında, Madımak Oteli’ni DÖSİM mağazası ve bir anı köşesi yaparak durumu geçiştirmeye çalışırken, Alevi örgütleri el ve ağız birliğiyle buranın müze olmasını istiyorlar. Dünya’da pek çok örneği olduğu gibi insanlık adına ibret abidesi.
Bu vahşetin Sivas’ta yaşanmış olması, bu anıtın Sivas’ta oluşturulacak olması Sivaslıları neden rahatsız etsin?...
Sivaslılar neden incinsin bundan. Eğer o katliamın ortağı değillerse…
EVRENSEL - 19.06.2009
şahalamut
02-07-2009, 09:14
...yangın
ateş ancak bu kadar yakabilirdi içimizi,toprak nasılda sessiz kaldı.bütün ışıklar yandıda etraf daha da karanlık oldu.sustugum yerdir kalbime gömdügüm ezberimdeki iyilik alfabesinin tüm nasihatları.ah içim yansaydıda tutabilseydim ellerinizden,küle dönseydi bütün resimler,son bakışlar...
sen savrulup hasret bırakmasaydın.gün batmasaydı sizden evvel ama içim yansaydı.yangın bende bırakıp bütün alevi'ni size varmasaydı...susuzlugumdur suretimdeki kerbela,avuçlarım artık hiç su tutmaz oldu.istemeyin artık benden yagmur sonrası toprak kokusunu,yangın sardı bütün şefkatimi...
gögsümden akan nehirler denizine varmadan kurudu.birtek damla gözyaşı söndürürdüde memleketimin orta yerindeki yangını,akmadı bu defa akmadı dostum,sırdaşım,yoldaşım akamadı...anılar acının sesleriyle lal oldu,içimde hiç eksilmeden büyüyen yoklugunuz,yola düşme türküsü yarım kaldı,bir yanı özlem sızım sızım bir yanı kül kaldı.
yüregim kendine emanet diyemiyorum akşamları,kül rengi bir bulut ayrılıgın resmi artık memleketimde...
93, 2 temmuz acısı dinmiyor....
euphoria
02-07-2009, 16:01
http://www.stargazete.com/guncel/sivas-katliami-keske-olmasaydida-haber-198227.htm
neyi nasıl hatırlamamızı istiyorlarsa onu dayatmaya çalışıyorlar..bi gün gelip mağdurları oynayacaklarına da emindim..ne zaman bu ülke insanlarının hafızası taze ve dinç kaldı ki??
Binyıllardır eşitsiz paylaşım üzerine kurulu devam eden sömürü düzenin sahipleri ve yönetici uşakları, hiçbir zaman doğruluk, adalet, haklılık, onur, erdem vs. gibi insani değerlerle ilgilenmemişlerdir.
zorunlu durumlar hariç tabii. halkı kontrolden çıkma noktasına geldiğinde ya da yönetim aracını sağlamlaştırmak istediğinde tüm bu erdemleri sahiplenir.
Sivas katliamı, maraşta, çorumda tezgahlanan katliamlarla aynı ihtiyaçtan yapılmıştır.
nedir bu ihtiyaç?
yalan, hırsızlık ve yağmacılık üzerine inşaa ettikleri düzenlerine fener tutan, kelli felli adamları ''iş'' üstünde yakalayıp halka teşhir eden insanları cezalandırmak. diğerlerini de bu olayın korkusu ile susturmak.
aynı yöntem halka uygulandığında amaç, özgücüne inanmayan, her zaman istendiğin de katliamı yapabilecek gücün yöneticilerde olduğunu düşündürerek umutsuzluğa, yılgınlığa sevketmek.
Aldatmayı başarıp ideolojisine kattığı insanlara da böyle bir vahşeti yalan senaryolarla katledilenleri suçlu göstererek bir taşla iki kuş vurmayı amaçlar.
Özetle anlatmak istediğim, insanlık suçu işleyen sömürücüler, bu eylemlerini kötü oldukları için yapmazlar.
yaşam nedenleri olan insan sömürüsüne dayalı düzenlerini ayakta tutmak ve sürdürülebilirliğini sağlamak için zorunludurlar.
"Herhalde biçok müslümanın kendinden utanacağı gün 2 Temmuzdur."
Bazı müslümanların da övüneceği gün 2 temmuzdur.
http://www.olay.com.tr/Sayfa.php?Git=Haber&id=19795
Demek ki; işin aslı müslüman ya da ateist olmak değil insan olmakmış.
Saygı ile anıyorum.
yobazlara hakaret etmeyelim, onlar yakadursun...
evrensel-insan
02-07-2009, 22:40
Saygideger arkadaslar;
Insansal saygi ile aniyoruz.
Sivas katliamında hayatını kaybedenler
Muhibe Akarsu – (35 yaşında, misafir) , Muhlis Akarsu – (45 yaşında, sanatçı) , Gülender Akça – (25 yaşında, sanatçı) , Metin Altıok – (52 yaşında, şair, yazar) , Ahmet Alan – (22 yaşında, sanatçı) , Mehmet Atay – (25 yaşında, gazeteci) , Sehergül Ateş – (30 yaşında, sanatçı) , Behçet Aysan – (44 yaşında, şair) , Erdal Ayrancı – (35 yaşında, yönetmen) , Asım Bezirci – (66 yaşında araştırmacı, yazar) , Belkıs Çakır- (18 yaşında, sanatçı) , Serpil Canik –(19 yaşında, sanatçı) , Muammer Çiçek – (26 yaşında, aktör) , Nesimi Çimen – (67 yaşında, şair, sanatçı,) , Carina Cuanna – (23 yaşında, Hollandalı gazeteci) , Serkan Doğan – (19 yaşında, sanatçı) , Hasret Gültekin – (23 yaşında şair, sanatçı), Murat Gündüz - (22 yaşında, sanatçı) , Gülsüm Karababa –(22 yaşında, sanatçı) , Uğur Kaynar – (37 yaşında, şair) , Asaf Koçak – (35 yaşında, karikatürist) , Koray Kaya – (12 yaşında, çocuk) , Menekşe Kaya – (17 yaşında, sanatçı) , Handan Metin – (20 yaşında, sanatçı) , Sait Metin –(23 yaşında, sanatçı) , Huriye Özkan – (22 yaşında, sanatçı) , Yeşim Özkan – (20 yaşında, sanatçı) , Ahmet Öztürk – (21 yaşında, otel görevlisi) , Ahmet Özyurt – (21 yaşında, sanatçı) , Nurcan Şahin – (18 yaşında, sanatçı) , Özlem Şahin – (17 yaşında, sanatçı) , Asuman Sivri – (16 yaşında, sanatçı) , Yasemin Sivri – (19 yaşında, sanatçı) , Edibe Sulari – (40 yaşında, sanatçı) , İnci Türk – (22 yaşında, sanatçı) , Kenan Yılmaz – (21 yaşında, otel görevlisi)
Yaralananlar
Aziz Nesin, Oktay Samur, Lütfiye Aydın, Kadir Ardıç, Cafer Can Aydın, Ahmet Bayram, Aydoğan Yavaşlı, Faruk Yalçın , Melahat Yavaşlı, H.İbrahim Darbiçer, Kamber Çakır, Ahmet Yapar, Lütfi Kaleli , Şaban Yılmaz, Serdar Doğan, Selahattin Özaslan, Gülay Şahin, Nurettin Darıka , Makbule Çimen , Sabri Kangal , Nuray Özkan , Birsen Gündüz , Bülent Daylaşlı, Mustafa Göktekin , Faruk Daylaşlı,Turan Keser, Bedia Atmaca , Erkan Kılıç , Şadiye Tanış , İnci Şener, Nevzat Çiğdamlı, Ali Sertaş, Ünal Altunay, Çiğdem Gülhan, Ali Uygur, Mecit Ünal, Hasan Yıldırım, Hidayet Özden, A. Turan Onak, Solmaz Yılmaz, Mustafa Kaya, Zülali Bilgin , Erdal Koç , Seyit İnat , Rukiye Güler , Ersin Güren , Adem Şahin, Salim Cebenay , Ercan Develi
Otelden yara almadan kurtulanlar
Arif Sağ, Neval Oğan, Yıldız Sağ, Tuncay Yılmaz, Murtaza Demir, Demet Işık, Ali Çağan, Elif Dumanlı, Haydar Ünal, Murat Kılıç, Yüksel Yıldırım, İclal Karakuş Ali Balkız, Ertan Kartal, Ali Baştuğ, Ali Rıza Koçyiğit, Ali Doğan, Mustafa Türkan, Ayben Kop, Rıza Aydoğmuş, Ali Yüce, Mehmet Aydoğmuş, Nimet Yüce, Deniz Hunar, Celal Yıldız, Ferhun Ateş, Nurhan Metin, Cevat Geray, Cem Celasun, Gülsen Geray, Zerrin Taşpınar, Olgun Şensoy, Mehtap Yücel, Nuray Özkan, Hülya Kaderoğlu, Cevat Üstün, Battal Pehlivan, Hidayet Karakuş, Türkân Pehlivan, İ. Cem Erseven
Saygilarimla;
evrensel-insan
muhammediliğin suçu bu...
1 aydın için Sivas yakılmalıydı.
yakılmalı.
Faşizm,kutsal cehennemini burda görmeli
muhammediliğin suçu bu...
1 aydın için Sivas yakılmalıydı.
yakılmalı.
Faşizm,kutsal cehennemini burda görmeli
Ne dememi bekliyorsun. Hadi hümanist ateistcikler arkadaşınızın sözüne sizler birşeyler söyleyin.
Ne dememi bekliyorsun. Hadi hümanist ateistcikler arkadaşınızın sözüne sizler birşeyler söyleyin.
Sevgili müslümancık mayonez, yazıyı tekrar okursanız yanıt vermesi gerekenin siz olduğunuzu anlarsınız. (umarım)
Allahçılık oynuyorlar; kendilerince infaz ediyorlar; kafirlere cehennemi yaşattıklarını sanıyorlar ama katliamda gördüklerinin ahiret aynası olduğunun farkında değiller henüz.
yani umarım öyledir, yani umarım bir yaratıcı vardır da insanların bakiyesini dürer; her türlü!
Danıştay baskınnın nasıl bi yalan oldu
yavaş yavaş belli oluyo.
Sivas katiliamının nasıl bir tezgah oldunun
ortaya çıkaçağı günü sabırla beklicem.
Tabikine Sivas tezgahından sonra işletmeye
alnan Başbaglar katiliamınında.
Sivasta zalimceme yakılan insannar bir aksiyon
içindeydiler.
Başbağlarda katiledilen insanlar herşeyden habersizdiler.
Hele dökülsün ortaya bakalım pislikler. Danıştay baksını pislikin
ilk ortaya çıkaan görüntüleri.
Danıştay baskınnın nasıl bi yalan oldu
yavaş yavaş belli oluyo.
Sivas katiliamının nasıl bir tezgah oldunun
ortaya çıkaçağı günü sabırla beklicem.
Tabikine Sivas tezgahından sonra işletmeye
alnan Başbaglar katiliamınında.
Sivasta zalimceme yakılan insannar bir aksiyon
içindeydiler.
Başbağlarda katiledilen insanlar herşeyden habersizdiler.
Hele dökülsün ortaya bakalım pislikler. Danıştay baksını pislikin
ilk ortaya çıkaan görüntüleri.
Tekbir sesleriyle, yanan insanların binadan çıkmasına izin vermeyen pislikler, Binadan çıkarak yan binadaki balkona ulaşan insanların ellerine ayakları ve sopalarla vurarak ölmelerine neden olan pislikler, Bu vahşete seyirci kalan dönemin başbakan, bakan ve güdümlerindeki güvenlik güçleri ortada iken fazla yoruma gerek yok.
Gerek tanıklar gerekse görsel belgeler tüm pisliklerin net olarak görünmesini sağlıyor.
Pislikler ortada zaten...
Tekbir sesleriyle, yanan insanların binadan çıkmasına izin vermeyen pislikler, Binadan çıkarak yan binadaki balkona ulaşan insanların ellerine ayakları ve sopalarla vurarak ölmelerine neden olan pislikler, Bu vahşete seyirci kalan dönemin başbakan, bakan ve güdümlerindeki güvenlik güçleri ortada iken fazla yoruma gerek yok.
Gerek tanıklar gerekse görsel belgeler tüm pisliklerin net olarak görünmesini sağlıyor.
Pislikler ortada zaten...
o görnen pislikler bizler yane vatandaş Rızalar için.
bide görünecek pislikler var.
tabikine görmek isteyene.:mmph:
Sivasta gerceklesen olay hicbir yönüyle savunulmasi olmayan hatta bütün milli görüs camiasinin bunu kinamasi ve orda bulunan "müslümanlar" adina özür dilemesi gereken bir olay.
Bununlada yetinmeyip acilari biraz dindirmek adina, madimaktaki yangindan dolayi ölenlerin yakinlarina tazminat ödenmesi ve hayatta kalanlar veya yaralilarla birer birer ilgilenmesi gerekirdi.
Ben affiniza siginarak böyle birsey oldumu olmadimi bilmiyorum bilen varsa hatirlatsin.
Olaylara seyirci kalan asker, polis yahutda siviller cezalandirilmasi gerekirdi.
Fakat ne yazikki, Türkiyede yasayan müslümanlarin kendi inanclarina aykiri durumlarda bu sekilde tepki vermeleri (illaki bütün müslümanlar icin gecerli degildir en azindan orda bulunanlar) büyük üzüntü duyulmasi gereken bir haldir.
Özrün, kinamanin, tazminatin ve cezalandirmanin acilari bir nevi dindirecegine inanmak ne kadar dogru olsada, bu tür olaylarin tekrar meydana gelmemesi icin, halkin dinini daha iyi ögrenmesi gerekir, sorusturmasi arastirmasi ve bazi tabulari yikarak elestiriye acik olmak zorundadir.
Yazima baslarken su belirtecegim Konularin Tartismaya Katilan her Katilimcin Dikkat etmesi vede edepli seviyeli Dürüst olmasi Lazim,Amma
Neyaziki üzülerekden vede utancla söyliyeyimki cogu tartismacidan kendi ilgisi olmayan kurumlara inanclara Hayasizca saldirmalar,Iftiralar,karalamalar
Devam ediyor vede ettirecekler?
1-Alevilik:Herkesin haddine degil alevi söylemini,Alevilerden önce alevileri
Anlatmak vede tarif etmek,kusura bakmasinlar bizi bizsiz anlatanlar?
2-Saz-saz alevilerin olmazsa olmaz"larindandir,sazda agit,insan gercek insanin tarifi vardir,isyan vardir Karanliklara,zulme,zalime,sahte dinlere ,sahte yaradan tariflerine,katliyamlarin tarifi vede anlatimi vardir,
Emek,Emekcinin tarifi vardir,Dünya insanliginin tarifi vede dayanismasi vardir,Bilim vardir bilimci vardir,Insana vede insanlik icin tarif vede recetesi,
Vardir.Bilgi istiyenlere,Sehbedreddin-osmanlida beli dönemlerde isyanlar-pirsultan-kerbela vakasi Islam vede müslüman olanlara büyük bir ibretlik katliyam vede tarih iyi arastirib ayiblarini ögrensinler yaliniz tarafsiz tarihlerden vede gercek tarihlerden ögrenmelerini önemle tavsiye ederim.
3-Katliyamlari kinayan kinayib görünen zavallilardan bahsetmek istiyorum
Hemi kiniyacaksin hemide yapanlari kahramanca savunacaksin bu ben insanim diyen hangi insanin hayasina sigar?YAVUZ sultan selim,Milli görüs karanlik"LARI;m h p türkes vede onun karanliklari,kuyucu pustlari,Nice sehhülislamlari,Daha düna kadar Türkce sözlüklerde aleviligin hayasizca,
Namussuzlukla,tarifi Ana Baci tanimazlar,diger karalamalari görmüyenler
Görübde utanmazca kardeslik tarifleri unutlalim diyenlere Nasil ne Sekilde
inanmami vede inanmamizi bekliyorlar,Insanlik icin insan olanlara birakiyorum
Karar vermeleri,yaliniz site yönetiminede biraz elestiride bulunacagim,
Bu karanliklarin sövüslerini görmeyib ikaz etmeyisinizi bazi konularda
sesiz kalisiniz bazi kisitlamalar uyarisiz kalisiniz?Benim gecenlerde yahya,takma adli adnan okyari kisa yazimda hakaret ettim diye 2 puvan
kinama cezasina carpittiniz,bu sivas katliyaminin tartismasinda yapilan hakaretleri karalamalari her halde fazla algilayamamissiniz?
Yeni bir tartisma konusu acacagim cok kisa zamanda.Adi ise.
Bende Bir Insan Olmaya Geldim konulu bütün siteye duyurulur.
NOT:Ben ne insan düsmaniyim nede insanlik.benim dinim yaradanim insan vede insanlik.gercekler vede gercek tarihler yoldas olanlara yoldas olsun.
evrensel-insan
02-07-2010, 01:37
Saygidegerarkadaslar;
Yarin o insandisi ve insanlikdisi eylemde hayatlarini kaybedenlerin anma gunu.
Insanoglu butunlugu, birligi adina; bu tip insandisi ve insanlikdisi olaylarin, insanoglunun bilinclenmesi ve bu bilinclenmeye yardimci olacak ve kendisinin bir insanoglu turu ve biri oldugunu her firsatta dile getirerek, bu tip girisimlerin sona erdirilmesine ivme ve hiz kazandiracak, dusunce ve davranista insanlasmis, bireyler sayesinde bir gun sona erecegi, inanci ve umuduyla.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Saygidegerarkadaslar;
Yarin o insandisi ve insanlikdisi eylemde hayatlarini kaybedenlerin anma gunu.
Insanoglu butunlugu, birligi adina; bu tip insandisi ve insanlikdisi olaylarin, insanoglunun bilinclenmesi ve bu bilinclenmeye yardimci olacak ve kendisinin bir insanoglu turu ve biri oldugunu her firsatta dile getirerek, bu tip girisimlerin sona erdirilmesine ivme ve hiz kazandiracak, dusunce ve davranista insanlasmis, bireyler sayesinde bir gun sona erecegi, inanci ve umuduyla.
Saygilarimla;
evrensel-insan
ülkemizin doğusunda bu tür olaylar hiç bitmez.sayın evrensel i. cehaletin ve açlığının pençesine kapılmış bir halk,terör gibi insanlıkdışı,eylemlere destek verecek kadar akılsız.daha kişisel gelişimini tamamlayanların oranı bile çok az olan bir halk herzaman kendi kendini yok etmeye mecburdur.saygılarla
Bu insanlıkdışı katliamı yapanlardan nefret ediyorum ama onlara da fazla kızamıyorum. Ne de olsa dinlerinin emrettiğini yerine getirmişlerdir. Katliamda hayatını kaybedenleri saygı ile anıyorum. Anıları aydınlanma yönünda bizlere yol gösterici olsun...
Bu insanlıkdışı katliamı yapanlardan nefret ediyorum ama onlara da fazla kızamıyorum. Ne de olsa dinlerinin emrettiğini yerine getirmişlerdir. Katliamda hayatını kaybedenleri saygı ile anıyorum. Anıları aydınlanma yönünda bizlere yol gösterici olsun...
Bu insanlık dışı katiliamı yapanlara ben çok kızıyorum.
Bu olayı yapan alçakların yüzünden herdayim
katil olarak suçlamak için.
özel gayret göstrtenlerin saldrısına uğruyoruz.
Biz Başbağlar katiliamınında. aynı merkezden organize
edildiğini düşünerekten hiçbir kimliği bundan
sorumlu tutmuyoruz. 33 cana ve yakılan
bir köye ramen.:ballchain:
Yapmayın arkadaşlar,halk en iyisi bilir,ne yaptıysa doğrudur !!
Jolly Jocker
04-10-2010, 00:20
Her 2 Temmuz'da imanı vicdanını köreltmemiş pek çok insan yaşanan katliamı lanetler ve ölenleri anar, hala gerçekleşmemiş adalet gerçekleşmesini, sorumluluların layıkıyla bulunup cezalanmasını ister. Sivas Katliamı, dinci kitlenin ''din düşmanı'' olarak algılanan herkesi yakabileceği, ateşle boğuşan insanları vicdanları sızlamadan izleyebileceklerini tüm ülkeye gösterdi. Hedefteki kesimler ateistler, aleviler ve solculardı. Çünkü ''dinsiz'' olarak görülen ve ''yanmayı hak ettiğine'' inanılanlar onlardı.
Fakat katliam bu ''dinsiz'' kesimlere çok önemli birşeyi de gösterdi. Katliam sırasında sadece Demirel, Çiller veya dinciler gibi sağcılar değil, o dönem hükümette yer alan İnönü ve sosyal demokratlar, ''laik'' devletin kolluk güçleri ve Atatürkçü ordu ile jandarma da kılını bile kıpırdatmadı. Bugün laik cumhuriyetin son kalesi olarak görülüp savunulan yargı da katliam ertesinde delilleri kararttı, kimseyi layıkıyla cezalandırmadı, adeta katliama ortak oldu. Pek çok dinsiz arkadaşımızda ve alevi kesimlerde devlete, orduya, yargıya -bunlar laik olduğu ve dincilere karşı mücadele ettiği için- bir sahiplenme, onlardan yana olma tutumu var. Oysa Sivas Katliamında bir kez daha açıkça görüldü ki bu sözde laik kurumlar bizlere karşı her zaman dincilerle işbirliğine girecektir. Onların gözünde bir numaralı iç tehdit her zaman dinsizliğin yayılması olacaktır. Çünkü dinsizliğin özellikle yoksul halk arasında yayılması komünizmi güçlendirir -en azından devletin algısında- ve devletin milliyetçi anlayışına göre milleti birarada tutan değerlerin baş sıralarında manevi bağlar gelir. Bundan kasıt, ''çağdaş'' bir din anlayışının yaygın olmasıdır. Devlet, kendisinin ''çağdaş'' olarak değerlendirdiği bir sünni-islamı laiklik olarak görmektedir. Buna karşı çıkanları sindirmektedir. Elbette devletin bu tutumunun gerçek bir laiklikle uzaktan yakından ilgisi yoktur. TC laik falan değildir, hiçbir zaman da olmamıştır. Devlet laikleri Arap islamına karşıdır ama ateizme veya aleviliğe daha da karşıdır; onlar Türk islamı dedikleri ''başı açık sünnilik'' taraftarıdır. Zorunlu din derslerinin içeriğinden Diyanete kadar bunu görebilmek mümkündür. Devlet bizlere, ''Ben de laikim diye seni yobazlardan koruyacağımı sanma; onları destekler, sen yanarken keyifle bakarım, sonra olayın üstünü örterim. Ya benim çizgimde laik olacak, dinime laf etmeden çağdaşlığı savunacaksın ya da susup usluca oturacaksın. Çıkıntılık yaparsan törpülenirsin.'' mesajını açıkça vermiştir. Buna karşın dinin insanlığa zarar verdiğini düşünenlerin, özellikle de bazı ''ateistlerin'' hala devletçi, orducu, milliyetçi bir tavır takınmaları ya zihinsel bir körlük ya Stockholm sendromu ya da satılmışlık olsa gerek.
Sivas Katliamında açıkça din eleştirisi yapan Aziz Nesin gibi ateistlerin ve ona sahip çıkan alevilerin yakılmaya çalışılması, bu yakma sırasında sosyal demokrat partisinden ordusuna, jandarmasından polisine, katliam sonrasında da yargısına kadar ''laik'' devletin gıkını çıkarmaması, hatta yobazları tolere etmesi bizlere hangi mesajı veriyor? Bazılarımız gözünü açabildi mi, yoksa hala kendini ezen ayakları mı cilalıyorlar? Gerçek bir laiklik ve toplumsal aydınlanma ancak düzen-dışı bir yönelimle gerçekleşebilir. Bunu inkar etmenin akıl tutulması olduğunu Sivas Katliamı bir kez daha göstermiştir. Laiklik süsüne kanıp devletin ardında hizaya geçenler sadece kendini yakar.
Sivas Katliamında esas hedefte olan isim Aziz Nesin'di ve o bir sosyalist-ateistti. Yakanlar da sadece yobazlar değildi. Katliam boyunca olaya göz yuman devlet, ordu, polis üçgenini ve katliam sonrasında olayı yeterince aydınlatmadan üzerini örtüp dincilere kol kanat geren yargı ayağını da görmek gerekiyor. Devletten yalıtık bir katliam değil bu. Onun himayesinde, onun izni ve kollamasıyla gerçekleşmiş bir katliam. Dolayısıyla devletin, ordunun v.s. eleştirilmesi de gayet yerindedir. Devletle yobazlar arasında yaratılmaya çalışılan sahte çelişkinin gerçekte varolmadığını teşhir etmektedir.
Katliamın hedefinde islam eleştirisi vardı. Çünkü Salman Rüşdi'nin kitabını ısrarla basmak istiyordu Aziz Nesin. Devlet, din eleştirisinin insanları etkileyip ateizmi yayabileceğinden korktu. Bu katliam bu yüzden yaşandı, ateizmi hedef alan dinciler devletten bu yüzden destek buldu. Devlet korktu çünkü onun algısında ateizm ile komünizm eşdeğerdir ve yine onun algısında ''milleti birarada tutan sarsılmaz manevi değerlerin'' başında din gelir. Devletin laik olması, dine karşı olmasından değil, ''başı açık sünnilik'' olarak kodlayabileceğimiz 'Türk islamı' taraftarı olmasından kaynaklanıyor. Bu 'Türk islamı' Diyanet ve din dersleri eliyle TC kurulduğundan beri şekillendiriliyor. Dinin ''çağdaş'' yorumunu dayatmayı 'laiklik' olarak pazarlayan bir devlet var ortada. En acı olan ise, bazı ''ateistlerin'' de bu pazarlama faaliyetine kanması. Devlet kendi yarattığı 'çağdaş Türk islamına' karşı gelen herkesi tehdit olarak görüyor. Arap islamı bir tehdit ama islam dışılık daha büyük bir tehdit. Bazı şuursuz 'ateistlerin' bunu artık görebilmeleri gerekiyor. Aksi halde bir gün siz de yakılırken pek sevdiğiniz 'laik' devletiniz ateşinizi yellemekle uğraşacak ama iş işten geçecektir
withoutreligion
27-10-2010, 00:33
Arkadaşlar dinlerin insanları nasıl birer hayvana dönüştürebileceğinin bir kanıtıdır Sivas katliamı.hemde 21.yüzyılda ORADAKİ KATLİAMA KATILANLAR TEK TEK ELE ALINDIĞINDA BELKİ MAZBUT İŞİNDE GÜCÜNDE İNSANLAR OLABİLİR.Ama din adına kışkırtıldıklarında nasıl birer hayvana dönüştüklerin ispatıdır Sivas katliamı.Aşagıda Sivas katliamını baştan sona anlatan bir link veriyorum,hiç üşenmeden izleyin.ateist müslüman ayırımı yapmadan herkes izlemeli diye düşünüyorum.
Önceki mesajlardan birinde bir arkadaş bu derin devlet işi demek istiyor.
Bende diyorumki Kim tarafında kışkırma olursa olsun netice de bu insanların genlerine işlemiş bir allahı koruma fikri sadece müslümanlığı bir bağnazlık dini yapanlara aittir.Ben bir dinsiz olarak şöyle düşünüyorum Allahın sizin ibadetinize ihtiyacı olmadığı gibi korumasınada ihtiyacı yoktur.İsteyen istediği gibi inanma hakkına sahip olduğu gibi inanmama hakkınada sahiptir.
http://vimeo.com/13056252
Sivas'ta olanınız varsa sürekli duyacaktır "Sivas'ın adını böyle şeylerle kirletmeyin". Kirli birşeyin kirlenmesi nasıl oluyorsa onu da bilmiyorum.
alexandrette
04-08-2011, 04:03
sivas sivas olaydı da adını kirletmeseydi. bu müslümanların peygamberini de biliyoruz gerçi. peygamberleri ne ki kendileri ne olsun?
Sivas icin muslumanlari suclayan Turkler, 11 Eylul icin muslumanlari suclayan Amerikalilardan daha akilli sanmasin kendisini. Ayni cetenin organize ettigi, benzer amaclara hizmet eden provokasyonlar icin masa olarak kullanilmis cahil bir insan grubuna dis biliyor her ikiside.
Violadagamba
04-08-2011, 04:23
Sivas icin muslumanlari suclayan Turkler, 11 Eylul icin muslumanlari suclayan Amerikalilardan daha akilli sanmasin kendisini. Ayni cetenin organize ettigi, benzer amaclara hizmet eden provokasyonlar icin masa olarak kullanilmis cahil bir insan grubuna dis biliyor her ikiside.
O uçakları uçuran teröristler de ne cahil insanlarmış be kardeşim!
Sivas'ta toplaşıp güle oynaya katliam yapan müminleri de Ergenekon cinleri gaza getirmişti zaten.
Müslümanlar saftır, iyi niyetlidir, cini şeytanı gelir "As, kes, öldür, çal, çırp, tecavüz et!" der; onlar da bütün iyi niyetleriyle o emre mükemmel bir şekilde uyarlar. Halbuki hadiste, Kur'an'da yazmaz o şeyler...
Allah kahretsin o Ergenekon cinlerini! Neyse çoğu içerde de saf Müslümanlar daha az katliam, hırsızlık, tecavüz ve sair musibet yapıyor (!)
Firestorm
04-08-2011, 04:31
O uçakları uçuran teröristler de ne cahil insanlarmış be kardeşim!
Sivas'ta toplaşıp güle oynaya katliam yapan müminleri de Ergenekon cinleri gaza getirmişti zaten.
Müslümanlar saftır, iyi niyetlidir, cini şeytanı gelir "As, kes, öldür, çal, çırp, tecavüz et!" der; onlar da bütün iyi niyetleriyle o emre mükemmel bir şekilde uyarlar. Halbuki hadiste, Kur'an'da yazmaz o şeyler...
Allah kahretsin o Ergenekon cinlerini! Neyse çoğu içerde de saf Müslümanlar daha az katliam, hırsızlık, tecavüz ve sair musibet yapıyor (!)
Orda yakanlar kadar suçludur yakılmalarını izliyenler...
Bir günde olup bitmemiştir olaylar günlerce öncesinden açık bir şekilde başlamış ve o hale gelmiştir ve devlette bunu izlemiştir. O anda 3000 asker göndere bilicekken sadece bir miktar gönderip onların da büyük bir bölümünü valiligin önüne dikip oteldekileri kalabalıga emanet ederde suçludur....
Orda yakanlar kadar suçludur yakılmalarını izliyenler...
Bir günde olup bitmemiştir olaylar günlerce öncesinden açık bir şekilde başlamış ve o hale gelmiştir ve devlette bunu izlemiştir. O anda 3000 asker göndere bilicekken sadece bir miktar gönderip onların da büyük bir bölümünü valiligin önüne dikip oteldekileri kalabalıga emanet ederde suçludur....
Herzaman azmettiricilerdir gercek suclu olan
Violadagamba
04-08-2011, 04:40
Orda yakanlar kadar suçludur yakılmalarını izliyenler...
Bir günde olup bitmemiştir olaylar günlerce öncesinden açık bir şekilde başlamış ve o hale gelmiştir ve devlette bunu izlemiştir. O anda 3000 asker göndere bilicekken sadece bir miktar gönderip onların da büyük bir bölümünü valiligin önüne dikip oteldekileri kalabalıga emanet ederde suçludur....
1) Asıl suçlu oradaki 20 bin manyaktır.
2) Tali suçlular ise orduyu o manyakların üstüne sürmeyen Tansu Çiller ve Erdal İnönü başkanlığındaki hükûmettir.
Sonuç: Tansu Çiller ve Erdal İnönü'nün hamakati o 20 bin manyak katili aklamaz.
Firestorm
04-08-2011, 04:50
Herzaman azmettiricilerdir gercek suclu olan
biri gelip sana para ile adam öldürtür ise yada bir şekilde adam öldürmeni sağlarsa suçlu sarece sana bunu yapmana sebeb olan kişi değildir.
1) Asıl suçlu oradaki 20 bin manyaktır.
2) Tali suçlular ise orduyu o manyakların üstüne sürmeyen Tansu Çiller ve Erdal İnönü başkanlığındaki hükûmettir.
Sonuç: Tansu Çiller ve Erdal İnönü'nün hamakati o 20 bin manyak katili aklamaz.
Asıl suçlu devlettir.
Diğerleri azmettiriciler ve bu işi iyleyen kişilerdir...
biri gelip sana para ile adam öldürtür ise yada bir şekilde adam öldürmeni sağlarsa suçlu sarece sana bunu yapmana sebeb olan kişi değildir.
.
Problem, burada suc isletilen gruh hicbir maddi karsilik elde etmiyor ama digerlerinin cikarlarina hizmet etmek icin bilincsizce dini duygulari istismar ediliyor.
Dedim iste, sivas icin muslumanlari suclayanlar, el kaide icin savasi onaylayanlardan uc gram fazla akilli degildir
Firestorm
04-08-2011, 05:01
Problem, burada suc isletilen gruh hicbir maddi karsilik elde etmiyor ama digerlerinin cikarlarina hizmet etmek icin bilincsizce dini duygulari istismar ediliyor.
Dedim iste, sivas icin muslumanlari suclayanlar, el kaide icin savasi onaylayanlardan uc gram fazla akilli degildir
zaten bir önceki mesajımda söylemiştim bunu maddi veya herhangibir sebeble bir başkasının adam öldürturulmesinde rol oynuyorsan suçlusundur. tabancayı çeken de çektiren de suçludur.Ben Alevi'yim sivas ne ilk değildi o müslüman gruhun ilk işi değil türkiye kurulmadan önce osmanlı zamanında bile katliyam yaptılar. Geri kalan söylediklerini ciddiye bile almıyıcam....
zaten bir önceki mesajımda söylemiştim bunu maddi veya herhangibir sebeble bir başkasının adam öldürturulmesinde rol oynuyorsan suçlusundur. tabancayı çeken de çektiren de suçludur.Ben Alevi'yim sivas ne ilk değildi o müslüman gruhun ilk işi değil türkiye kurulmadan önce osmanlı zamanında bile katliyam yaptılar. Geri kalan söylediklerini ciddiye bile almıyıcam....
Osmanli zamaninda yapilan katliamlar da devlet organizasyonuydu. Sebep din degil Osmanogullari ile diger beylikler arasinda suregelen cekismeler idi. Sultan Selim halifeligi alincaya kadar Osmanogullari zaten kendisi Aleviydi, sonradan din degistirildi. Kimsenin bu hayat gailesi icinde durduk yere sana dinin icin saldiracak hali yok. Yahudilere bile saldirmamis Osmanli halki, devlet on ayak olmasa Aleviye mi saldiracak yani? Kendinizi bu kadar onemsemeyin
Firestorm
04-08-2011, 05:12
Osmanli zamaninda yapilan katliamlar da devlet organizasyonuydu. Sebep din degil Osmanogullari ile diger beylikler arasinda suregelen cekismeler idi. Sultan Selim halifeligi alincaya kadar Osmanogullari zaten kendisi Aleviydi, sonradan din degistirildi. Kimsenin bu hayat gailesi icinde durduk yere sana dinin icin saldiracak hali yok. Yahudilere bile saldirmamis Osmanli halki, devlet on ayak olmasa Aleviye mi saldiracak yani? Kendinizi bu kadar onemsemeyin
Aleviler ve sunni müslümanlar arasında hep bir sorun vardır sonuç olarak ülke düzeninin de sunni islamdan gelen bir ülkenin politikalarının farklı olması tuhaf olmaz mı? Şehülislamlar fetva çıkarmıştır canı kanı helal diye ne önemsemesinden bahsediyorsunuz ki ? Bir insan kendi katlini önemseye bilir mi var mı böyle bir mantık...
Aleviler ve sunni müslümanlar arasında hep bir sorun vardır sonuç olarak ülke düzeninin de sunni islamdan gelen bir ülkenin politikalarının farklı olması tuhaf olmaz mı? Şehülislamlar fetva çıkarmıştır canı kanı helal diye ne önemsemesinden bahsediyorsunuz ki ? Bir insan kendi katlini önemseye bilir mi var mı böyle bir mantık...
Seyhulislamin devlete bagli bir kurum olduguna beynin basmiyor herhalde. Soylemek istedigim gecmiste Ankara savasinda ve Selim'in Iran savasinda diger tarafa destek verilmesiydi onemli olan, senin inandigin sey degil. Alevilerin kendi hanedanlari icin potansiyel bir tehlike oldugunu dusundu Osmanli. Neyse bosver
Firestorm
04-08-2011, 05:28
Seyhulislamin devlete bagli bir kurum olduguna beynin basmiyor herhalde. Soylemek istedigim gecmiste Ankara savasinda ve Selim'in Iran savasinda diger tarafa destek verilmesiydi onemli olan, senin inandigin sey degil. Alevilerin kendi hanedanlari icin potansiyel bir tehlike oldugunu dusundu Osmanli. Neyse bosver
yok yok ben anlatamıyorum hem beynim de yetmiyormuş baksana öyle diyorsun. şehülislam osmanlının devlet görevlisi olsamı bir yana din konusunda da yetkili merci olduğunu sen unutmuşsun neyse ben beyinsizim bu yüzden daha fazla fal anlatmaya çalışmıyım....
Violadagamba
04-08-2011, 23:49
Asıl suçlu devlettir.
Bir açıdan haklısınız. Zira devlet oradaki 20 bin manyağı sopalaya sopalaya kovlamakla mükellefti.
Ama komplo teorilerinden ve Ergenekon cinlerinden medet umuyorsanız bütünüyle haksızsınız. Asıl suçlu İslâm'dır ve asıl suçlu o meydanda toplanmış olan 20 bin manyaktır.
Firestorm
05-08-2011, 03:35
Bir açıdan haklısınız. Zira devlet oradaki 20 bin manyağı sopalaya sopalaya kovlamakla mükellefti.
Ama komplo teorilerinden ve Ergenekon cinlerinden medet umuyorsanız bütünüyle haksızsınız. Asıl suçlu İslâm'dır ve asıl suçlu o meydanda toplanmış olan 20 bin manyaktır.
Sen hiç konuya bile girme bence tsk ile ordu aynı tutanı direk pkk sempezitıno yapın sen....
Evet haklıyım devlet bütün vatandaylarını korumakla yükümlüdür!
Seyhulislamin devlete bagli bir kurum olduguna beynin basmiyor herhalde. Soylemek istedigim gecmiste Ankara savasinda ve Selim'in Iran savasinda diger tarafa destek verilmesiydi onemli olan, senin inandigin sey degil. Alevilerin kendi hanedanlari icin potansiyel bir tehlike oldugunu dusundu Osmanli. Neyse bosver
alevi erkanı daha islam ortada yokken vardı. biz islamın elinde kırılmadan öncede doğu roma hristiyanlarının elinde kırıldık, yakıldık yıkıldık göçe zorlandık.
osmanlıda şeyhulislam devletin emrinde değildi, devlet şeyhulislamın elinde idi. helede yavuz ( lanet olsun ona ) iti bizi kırıp islam hilafetini aldıktan sonra artık osmanlı bir ümmen devleti oldu. islam olmayan her kimseyi ; alevi, ermeni, hristiyan, süryani, ezda, yahudi kırıp geçirmiştir...
şükür bunları biliyoruz ve beynimiz buna basıyor...
şükür bunları biliyoruz ve beynimiz buna basıyor...
Ya tabi eminim biliyosunuz. O yuzden her cemevinde bir Ataturk portresi onunde egilen Aleviler falan. Hayatimda gordugum en yobaz ve irkci kemalistler de enteresan bir sekilde Alevi kokenlidir. O yuzden eminim beyninizin bastigina
bu konuda yorum yapmıyacagım.
yorurumu alta bırakıyorum?
Kızılbaşız.
Kızılbaşız padişahlardan şehülislamlardan kadılardan
Katli vacib fermanlarımız
çoluk çocuk demeyin
Kadınları kızları helaldır
Cennet ile mücdelenen
islamlı müslümanlı katilerimiz
anlı şanlı ordularımız
anlı kanlı paşalarımız
üstü başı kanlı komutanlarımız
partilerimiz vekillerimiz
yazar çizer tarihçilerimiz
kestigi ektigi biçtigi
yenmez diyen halkımız
camilerde hutbe veren imam hocalar
tarihlerimiz sözlüklerimiz
tek yönlü dinimiz
okullarda başkalaştırılan çocuklarımız
beyinlerimizi sulandıran
kirli paslı idolejilerimiz
yakılan yıkılan köylerimiz
türkülerimiz deyişlerimiz beyitlerimiz
meydanlarda şerefsizce öldürülen gençlerimiz
sindirilen işçilerimiz emekçilerimiz
suyumuz ormanlarımız güzelliklerimiz
buğünümüz yarınımız gelecegemiz
işte böyle karanlıkların gerçek yüzleri
Ya tabi eminim biliyosunuz. O yuzden her cemevinde bir Ataturk portresi onunde egilen Aleviler falan. Hayatimda gordugum en yobaz ve irkci kemalistler de enteresan bir sekilde Alevi kokenlidir. O yuzden eminim beyninizin bastigina
alevi cemevleri ; ibadethane sayılmıyor kültür evi durumunda şu anda o yüzden MK resmi asmak zorunlu hale geliyor. meraklısı değiliz yoksa dersim katliamını yapan kişinin resmini asmaya. ibadethaneler dışında o resmi asmak zorunlu kasaba, manava bile gitsen 50x70 resmini görürsün.
ayrıca cumhuriyet dönemi ile ocak sistemimiz yıkıldı, ocak sistemi olmayınca büyük kente göç başladı, gençlerimiz okuldaki asimilasyonlar sayesinde böyle bi hayranlık geliştirdiler, ama artık gerçekleri öğreniyorlar merak etmeyin.
iyi yazan birisiniz ama bel altı vurmayı çok seviyorsunuz. hiç şık değil. unutmayın dünyadaki en tehlikeli şey " kendini akıllı karşındakini salak " sanmaktır. durumu biliyoruz beynimiz çalışıyor ama faşist bir ülkede çok şey yapılamıyor.
siz ilk okulda, ortaokulda lisede seve seve her gün türküm doğruyum çalışkanım demediniz mi ? her hafta başı sonu ortası korkma sönmezi okumadınız mı ? nerede yaşadınız ki siz türkiyede değil mi /
alevi cemevleri ; ibadethane sayılmıyor kültür evi durumunda şu anda o yüzden MK resmi asmak zorunlu hale geliyor. meraklısı değiliz yoksa dersim katliamını yapan kişinin resmini asmaya. ibadethaneler dışında o resmi asmak zorunlu kasaba, manava bile gitsen 50x70 resmini görürsün.
ayrıca cumhuriyet dönemi ile ocak sistemimiz yıkıldı, ocak sistemi olmayınca büyük kente göç başladı, gençlerimiz okuldaki asimilasyonlar sayesinde böyle bi hayranlık geliştirdiler, ama artık gerçekleri öğreniyorlar merak etmeyin.
iyi yazan birisiniz ama bel altı vurmayı çok seviyorsunuz. hiç şık değil. unutmayın dünyadaki en tehlikeli şey " kendini akıllı karşındakini salak " sanmaktır. durumu biliyoruz beynimiz çalışıyor ama faşist bir ülkede çok şey yapılamıyor.
siz ilk okulda, ortaokulda lisede seve seve her gün türküm doğruyum çalışkanım demediniz mi ? her hafta başı sonu ortası korkma sönmezi okumadınız mı ? nerede yaşadınız ki siz türkiyede değil mi /
Cogunlukla kendisini ateist olarak tanimlayan ama Alevi kokenli kisilerin sanal ortamda artik "kokten kemalist" diyebilecegin son derece irkci tavirlar sergiledikleri cok sik gorulen biseydir. Kimseye iftira ediyor degilim. Eksi sozlukte bile adamin biri kemalist devletin Alevilere cektikdirleri diye bir baslik acmis sonra on sayfa hicbir fikir uretmeksizin sadece kufur edildigini ve yobaz, sakirt, Kurtcu gibi hakaretler savuruldugunu okuyoruz ve bunlari hep Alevilerin yazdigi anlasiliyor. Baslarina gelen hersey icin sunni halki sorumlu tutuyorlar ama cok buyuk bir yanilgi. Yanlis kesimi dusman bellemissiniz.
Cogunlukla kendisini ateist olarak tanimlayan ama Alevi kokenli kisilerin sanal ortamda artik "kokten kemalist" diyebilecegin son derece irkci tavirlar sergiledikleri cok sik gorulen biseydir. Kimseye iftira ediyor degilim. Eksi sozlukte bile adamin biri kemalist devletin Alevilere cektikdirleri diye bir baslik acmis sonra on sayfa hicbir fikir uretmeksizin sadece kufur edildigini ve yobaz, sakirt, Kurtcu gibi hakaretler savuruldugunu okuyoruz ve bunlari hep Alevilerin yazdigi anlasiliyor. Baslarina gelen hersey icin sunni halki sorumlu tutuyorlar ama cok buyuk bir yanilgi. Yanlis kesimi dusman bellemissiniz.
sünni halk diye bi şey yok. islam ayrı bir inanç sistemi alevilik çok ayrı bi inanç ve yoldur. köktendinci islam her zaman alevileri katletmiştir. aleviler bu zulm ve eziyetten kurtulmak için HZ ali ye bağlı olma ve biz islamın içiyiz yalanını uydurmuşlardır. bu bir kurtulma yöntemi olarak görülmüş ancak fazla işe yaramamıştır...
cumhuriyet kurulduktan sonra aynı sav cumhuriyet değerlerine bağlılık olarak savunulmuş ancak kemalist islami cumhuriyet yine en büyük darbeyi bize vurmuştur. ve asimilasyona başlamıştır. ben kimseyi suçlayacak durumda değilim bu nedenle.
biz yolumuzu korumalıydık ama bu kadar asimilenin içinde yapılamadı. şimdi tekrar başlıyoruz yolu ihya etmeye ve gerçekleri gençlerimize anlatmaya...umarırım başarırız...
ama siz bi kaç tikel örnek ile tümünü ayrı bi yere koyuyorsunuz bu doğru değildir. artçık alevi gençler daha bilinçlidir ve bilinçlenmeye devam etmektedir... ve dediğim gibi şu beyinsiz lafıda hiç şık değil
Kotendinci islam Yahudileri bile katletmemisken gidip sadece Alevileri secmis olmasi ve bunun Osmanli ile diger Turkmen asiretler arasindaki cekismeden kaynaklanma ihtimali bana herseyin buyuk olcude devlet provokasyonu oldugunu dusunduruyor. Ama siz neye isterseniz inanin tabi
Kotendinci islam Yahudileri bile katletmemisken gidip sadece Alevileri secmis olmasi ve bunun Osmanli ile diger Turkmen asiretler arasindaki cekismeden kaynaklanma ihtimali bana herseyin buyuk olcude devlet provokasyonu oldugunu dusunduruyor. Ama siz neye isterseniz inanin tabi
yahudiler osmanlıda daha çok yönetici ve banker sınıfında oysa tüm anadolu alevileri ( türkmen, arap, zaza, kürd, vs vs ) anadolunun yerlisi ve bu toprakları işleyen eken biçen insanlar. hititlilerden önce LUVİliler olarak biz hap burada idik. zaten alevi sözüde ALUVİ den kaynaklanır.
alevi katliamlarından devlet bi şeyi provake etmemiş kendisi bizzat yapmıştır. bu osmanlıdada böyle idi, cumhuriyet türkiyesinde de böyle oldu. dersimde 37-38 de onbinlerce alevi zaza kürd devletin askeri tarafından öldürüldü,gazide keza kendi polisi katliamı yaptı. malatya, maraş çorum, sivas katliamlarında da devlet müdahale etmiyerek bu işi kendi kont gerillasına yaptırdı.
şunuda size vurgulamalıyım ; yahudi inancı ve islami inancın temeli aynıdır. yani yaratıcı mantıkları aynıdır. allah kul ilişkisine dayanır, oysa alevilik varlığın birliğine inanır yani yaratan yaratılan kul ayrımı yoktur. ve bu islam için şirk koşmaktır. yahudiye bile tahammül ederler ama aleviye etmezler...
Aleviler kendilerini cok gizliyor. Ben sahsen universiteyi bitirip calismaya baslayana kadar bir tane bile Alevi tanimamistim. Aslinda sadece onlari tanimak icin Gazi Mahallesinde buldugum bir ise baliklama atladim. Onlarinda herkez gibi bu kulture ait insanlar oldugunu bu sayede ogrendim
Siz kendinizi bu kadar gizlerseniz insanlar devletin empoze ettigi onyargilardan nasil kurtulabilir? Genelde Kurtler icin de benzeri dedikodular vardi ama onlar kimliklerini gizlemiyorlar. Onlarla birlikte yasadikca anlamsiz fikirler de kendiliginden yokoluyor zaten.
Hele birde su kemalist Alevi tiplemesi var ki evlerden irak. Yani bu tip politikalarla mucadele etme konusunda Alevileri pek basarili bulmuyorum maalesef. O yuzden sadece onu bunu suclamaniza tahammul edemicam
Aleviler kendilerini cok gizliyor. Ben sahsen universiteyi bitirip calismaya baslayana kadar bir tane bile Alevi tanimamistim. Aslinda sadece onlari tanimak icin Gazi Mahallesinde buldugum bir ise baliklama atladim. Onlarinda herkez gibi bu kulture ait insanlar oldugunu bu sayede ogrendim
Siz kendinizi bu kadar gizlerseniz insanlar devletin empoze ettigi onyargilardan nasil kurtulabilir? Genelde Kurtler icin de benzeri dedikodular vardi ama onlar kimliklerini gizlemiyorlar. Onlarla birlikte yasadikca anlamsiz fikirler de kendiliginden yokoluyor zaten.
Hele birde su kemalist Alevi tiplemesi var ki evlerden irak. Yani bu tip politikalarla mucadele etme konusunda Alevileri pek basarili bulmuyorum maalesef. O yuzden sadece onu bunu suclamaniza tahammul edemicam
ben alevi kürdüyüm senelerce ikisinide gizledim. gizlemek zorunda kaldık. ana dilimizi konuşamıyorduk, geceleri köylerimizde gizli cem kuruyorduk. cünkü tehlikeliydi. bunu zaten anlamanızı beklemiyorum. el elin eşeğini türkü söyleyerek ararmış.
" sadece onu bunu suçlamanıza tahammül edemicem " lafınızı ite söyleseniz kudurur. ne yani biz bize zulum mu ettik ? bu ne saçma bi söylem böyle. yani ben size akıllı uslu iyi yazıyor diyorum, sizin giderek endazeniz şaşıyor. saçma sepet laflar hale bak...
Siz Kurt kokenli Alevi oldugunuz icin muhalifsiniz sanirim. Genel anlamda Turkmen Alevilerin tutumu cok itici maalsef ben bunu kafamdan uydurmuyorum. Zaten hepsi Chp'li falan.
Benim dogup buyudugum yerde Aleviler kendilerini gizlemeseler kimse onlara saldirmazdi bence hic yobaz bir yer degildir. Ama yine de iste yerli halk hayati boyunca bir tane bile Alevi tanimadan yasiyor.
Siz Kurt kokenli Alevi oldugunuz icin muhalifsiniz sanirim. Genel anlamda Turkmen Alevilerin tutumu cok itici maalsef ben bunu kafamdan uydurmuyorum. Zaten hepsi Chp'li falan.
Benim dogup buyudugum yerde Aleviler kendilerini gizlemeseler kimse onlara saldirmazdi bence hic yobaz bir yer degildir. Ama yine de iste yerli halk hayati boyunca bir tane bile Alevi tanimadan yasiyor.
jadicim bilerek yapıp deliriyim diye üzerime mi oynuyosun ?
sorun bi şeye muhalif olmaktan kaynaklanmıyor. sorun öteki olmaktan kaynaklanıyor. birileri birilerini kabul etmiyor durum bu.
sizin yaşadığınız yöreyi bilemiyorum ama aleviyim deseler inanın tepki görürlerdi. alevi olduklarını söylemedikleri için tepki görmemişlerdir.
yani öyle şeyler söylüyorsunuz ki 3 kuruşluk aklım var onuda yitireceğim. şimdi mesela şu yazdığımız başlığa bakın. 2 temmuz 93 de sivasta aleviler kendilerini mi yaktı yoksa 18 bin yobaz müslüman toplanıp onlarımı yaktı. o zaman biz alevi olduğumuzu bu kadar rahat söyliyemezdik bile olan kıyım ortada.
siz hala söyleseydiniz diyorsunuz. acaip komik oluyor. ben çocukken ankarada okuyordum memleketimden gelirken ( o zaman 12 eylül faşist darbesi yeni olmuştu ) otobüsten indirilip asker tarafından öldüresiye dövüldüm. kaburga kemiklerim kırıldı, çenem iki yerinden kırıldı. vebenim alevi kürd olduğumu söylememe gerek bile kalmadı nufus cüzdanımdan anladılar varın kendiniz gerisini hesap edin...
Valla benim yasadigim yerde halk escinsellere bile tahammul gosterecek kadar larctir. 17 Agustos depreminde bizim orda cok gay sarkici var o yuzden deprem oldu diye suclanmistik hatta o kadar ip ucu vereyim. O yuzden kendinizi bu kadar onmesemeyin gerecekten. Yani evet orda da insanlar mum sondu gibi seylerin gercek olduguna inaniyor ama hayatlarinda bir tane bile Alevi tanimis degller bunun sebebi bu.
Sonra ne bileyim, Chp'ye oy atan Alevi bir azinlik gercegi var karsimizda. Sen Kurt oldugun icin uzerine alinma ama Alevi sandiklarindan komple Chp cikiyor yani. O yuzden bos laf bunlar. Kurtleri istisna tutuyorum o yuzden sen ustune alinip cevap yazmak zorunda degilsin
ben çocukken ankarada okuyordum memleketimden gelirken ( o zaman 12 eylül faşist darbesi yeni olmuştu ) otobüsten indirilip asker tarafından öldüresiye dövüldüm. kaburga kemiklerim kırıldı, çenem iki yerinden kırıldı. vebenim alevi kürd olduğumu söylememe gerek bile kalmadı nufus cüzdanımdan anladılar varın kendiniz gerisini hesap edin...
sn,cemi
Ben ne aleviyim nede kürdüm ama aynı muamele bana da yapılıyor, nüfusa kayıtlı olduğum il sebebi ile toplum mesafeli davranıyor, polis kontrolleri ayrı bir işkence, dakikalarca soru sorup, sinirlerimi gerip, GBT yapıp kimliğimi geri veriyorlar, henüz dayak yemedim bu sebepten ama karakolda sabahlayan arakdaşlarım var. Ben bu halimle baskı görüyorsam sizin neler yaşadığınızı tahmin edebiliyorum.
Saygılar
sn,cemi
Ben ne aleviyim nede kürdüm ama aynı muamele bana da yapılıyor, nüfusa kayıtlı olduğum il sebebi ile toplum mesafeli davranıyor, polis kontrolleri ayrı bir işkence, dakikalarca soru sorup, sinirlerimi gerip, GBT yapıp kimliğimi geri veriyorlar, henüz dayak yemedim bu sebepten ama karakolda sabahlayan arakdaşlarım var. Ben bu halimle baskı görüyorsam sizin neler yaşadığınızı tahmin edebiliyorum.
Saygılar
Turkiye'de polisin hala kimlik sorma hakki var mi? Ben kaldirdilar saniyordum
Valla benim yasadigim yerde halk escinsellere bile tahammul gosterecek kadar larctir. 17 Agustos depreminde bizim orda cok gay sarkici var o yuzden deprem oldu diye suclanmistik hatta o kadar ip ucu vereyim. O yuzden kendinizi bu kadar onmesemeyin gerecekten. Yani evet orda da insanlar mum sondu gibi seylerin gercek olduguna inaniyor ama hayatlarinda bir tane bile Alevi tanimis degller bunun sebebi bu.
Sonra ne bileyim, Chp'ye oy atan Alevi bir azinlik gercegi var karsimizda. Sen Kurt oldugun icin uzerine alinma ama Alevi sandiklarindan komple Chp cikiyor yani. O yuzden bos laf bunlar. Kurtleri istisna tutuyorum o yuzden sen ustune alinip cevap yazmak zorunda degilsin
şu sendeki rahatlık bende olsa 10 bin sene yaşarım sanıyorum. mangal gibi yürek kursuna filan mı gittin naptın anlamadım ki ?
evet alevi türkmenler, nisayriler, zazalar ( dersimden anlaşılacağı gibi ) hatta bazı alevi kürdlerde chp yi deli gibi sevip oy veriyor, bu çok enteresan sosyolojik bi araştırma konusudur. insan kendi katiline aşık olur mu ki diye. ama napalım ki böyle. çünkü gerçekleri bilmiyorlar işte...
sn.jadi,
Evet hala soruyorlar, maça gitmek için Beşiktaş'ta arkadaşlarımızı beklerken yanımıza gelip, üzerimizde formalar oldu halde nereye gidiyorsunuz, neden bekliyorsunuz, ne iş yapıyorsunuz, kimlikleri alalım gbt yapalım diyebiliyorlar. Karayoluyla Güneydoğu Anadolu'ya gitmek istiyorsanız bu işkenceye jandarmada eşlik ediyor, indirip aramalar, gbt kuyrukları, köpeklere araç koklatma vb.. ben en son 2 sene önce o bölgeye karadan gittim hala öylemi bilmiyorum
Saygılar
sn.jadi,
Evet hala soruyorlar, maça gitmek için Beşiktaş'ta arkadaşlarımızı beklerken yanımıza gelip, üzerimizde formalar oldu halde nereye gidiyorsunuz, neden bekliyorsunuz, ne iş yapıyorsunuz, kimlikleri alalım gbt yapalım diyebiliyorlar. Karayoluyla Güneydoğu Anadolu'ya gitmek istiyorsanız bu işkenceye jandarmada eşlik ediyor, indirip aramalar, gbt kuyrukları, köpeklere araç koklatma vb.. ben en son 2 sene önce o bölgeye karadan gittim hala öylemi bilmiyorum
Saygılar
Cok tuhaf Ab uyum surecinde bunun simdiye kadar duzeltilmis olmasi gerekirdi. Insan haklarinin polis tarafindan en cok ihlal edilmesi bu kimlik sorma yetkisi sirasinda oluyormus. Avrupa'da kimse hicbir kosulda kimligini soramaz, seri katil oldugundan bile suphelense soramaz. Cok tatsiz bisey
Cok tuhaf Ab uyum surecinde bunun simdiye kadar duzeltilmis olmasi gerekirdi. Insan haklarinin polis tarafindan en cok ihlal edilmesi bu kimlik sorma yetkisi sirasinda oluyormus. Avrupa'da kimse hicbir kosulda kimligini soramaz, seri katil oldugundan bile suphelense soramaz. Cok tatsiz bisey
be xer xati ji bo tirkiye :pray2:
Cok tuhaf Ab uyum surecinde bunun simdiye kadar duzeltilmis olmasi gerekirdi. Insan haklarinin polis tarafindan en cok ihlal edilmesi bu kimlik sorma yetkisi sirasinda oluyormus. Avrupa'da kimse hicbir kosulda kimligini soramaz, seri katil oldugundan bile suphelense soramaz. Cok tatsiz bisey
Sn.jadi,
Biz kimlik sormalarına razıyız, benzin istasyonunda işini yapan emekçiler hastanelik ediliyor,
Konu çok dağıldı kusura bakmasın diğer üyeler.
Saygılar
Cok tuhaf Ab uyum surecinde bunun simdiye kadar duzeltilmis olmasi gerekirdi. Insan haklarinin polis tarafindan en cok ihlal edilmesi bu kimlik sorma yetkisi sirasinda oluyormus. Avrupa'da kimse hicbir kosulda kimligini soramaz, seri katil oldugundan bile suphelense soramaz. Cok tatsiz bisey
kusura bakma amma sayın jadi ben senin nerde yaşadıgını çıkarttamadım
bir insan ülkesinden bukadar kopuk yaşamaz,nedenide senin tartışdıgın konulardan bukadar uzak kalman?sana ufak bir ileti bırakıyorum,kendini nereye koyacaksın bu konunun içinde-tuzunda çok kuru görünüyor.
--------------------------------------------------
Kendi kendini bilemedikden sonra
Hiç yoksullugu tadıb yaşadınmı-aç kalıb yataga uzanabildinmi
Sogukda tirtir uyuz canlılar gibi-ellerini uyuşturup ayaklarını yerlere vurdunmu
· çaresiz kalıbda sana umursamaz bakan insanlarnan göz göze gelibde
· Hakaretlere küfürlere-dövülmelere maruz kaldınmı-nasıl kaçmayı bilirmisin
Sokak kedisine köpegine tekme taş atılırken ne tepkiler gösterdigini hatırlıya biliyormusun
Mahallenin delisiyle?! safıyla nasıl dalga geçildigini-o-zevklere gülmelere ortak oldunmu
Yoksa insanlıgını hatırlayıb,karşı koyub“da dayak yedigini hatırlıyormusun isyanı bilirmisin
Bagrı yanıklıgı-sevdalanıbda gözyaşlarınla naralar attıgını veyahutta atanla tanışıklıgın oldumu.
Sırtında saz taşıyanımı-yoksa elinde sana ayit olmayan çalgılar taşıyanımı begendin.
Mahallendeki kadına kıza sana insanca bakışını aksi yönde algılayıb bu yolludur
Deyib uşkurunu düşünürmü oldun-yoksa insanca anlayıb karşılıkmı verdin.
Senden olmayan-sana benzemeyen-insanlara halklara hangi uslubla yanaşır oldun.
Kürde kuro-bu ülkede yaşıyor daha türkçemizi dahi konuşamıyormu dediniz
Vede küçük görenlernen”le ortak tavırmı aldınız kinli kinli bakarmı oldunuz.
Senden olmayan gayri müslümlerin malına canına kıyar oldunmu.
Yoksa inkar edenlerin dolmuşuna binibde,halen bu dolmuşlamı yolculuk yaparsın.
Beraber yaşadıgın kızılbaş alevileri içine sindire biliyormusun yoksa sana verilen
Din iman gücünle-maraşları çorumları sivasları-ülkenin diger yerlerinde olan
Katliyamları zalimlikleri-içine nasıl sindire bildin-yok öyle degil kınıyorummu diyorsun
Hangisine inanayım sana harbisini söyliyeyimmi-ne layiklerinize cumhuriyetçilerinize
Kemalislerinize-sahte solcularınıza sosyaldemokratlarınıza hiç birinize yürekden inanamıyorum.
inanmadıgımın göstergesi memleketimimin bugünkü durumudur diyorum.
Söylemlerim devam edecek-sevgiler selamlar-gerçekler yoldaşınız olsun.
Ben yillardir Turkiye'den uzakta yasiyorum. Ama kimlik sorma yetkisi kaldirildi diye kalmis aklimda. Tam ulkeden ayrilmadan once bir kez gece gec saatte eve donuyordum. Polisin teki yanima gelip kimlik sordu (asil amaci aslimakti aslinda) . Ben de bunu sorma yetkisinin olmadigini soyledim. O da var dedi, ben de yok dedim amirini cagirmasini soyledim, iste polis numarasini istedim falan. Sonra ben kazandim tabi kimlik falan gostermedim oda supheli gorurse kimlik sorma yetkim var dedi ama simdilik sana neyse falan dedi. Bende o yuden simdiye kadar coktan kaldirmisladir saniyordum. Akp iktidar falan degilken universite ogrenciyken biz boyle neredeyse her cikisimizda polis kimlik sorma bahaneseyle yavsamaya calismistir. Bu yetki kesinlikle kaldirilmali
Sayin zahit, sanal ortamda kemalizm adi altinda irkcilik yapan onbinlerce Alevi yazar mevcuttur. Ben ise hicbir zaman hicbir azinliga dusman olmadigin gibi Aleviler hakkindaki dedikodularin aslini ogrenmek icin Gazi mahallesinde bir isyerinde calismayi bile cok istedim. Ust katimizda cemevi vardi ve o zamanlar kimse Gazi Mahallesine degil calismak, adim bile atmazdi. Bana bile boyle sanki ilk firsatta katliam yapacak sunni muamelesi yapiyorsunuz, hic tanimadiginiz halde dogdugum yerin insani hakkina hukme variyorsunuz... falan. Bu kadar ajitasyon bu kadar iftiracilik olmaz artik. Valla diger butun azinliklara duydugum yakinligin cok azini Alevilere karsi duyuyorum. Bence bilinc altinda yatan asil niyetiniz farkli. Osmanlida yeniceriler de(endustri devrimi oncesinde en imtiyazli sinifti bu) hepsi Bektasiymis. Sizin asil isteginiz yine o konuma yukselmek yani. Kafaniz attiginda size halkin verigi silahlar ile padisahlari param parca etmek. Sergilediginiz tavirlardan bana oyle geliyor yani. Kendinizi bisey sanmissiniz
Ben yillardir Turkiye'den uzakta yasiyorum. Ama kimlik sorma yetkisi kaldirildi diye kalmis aklimda. Tam ulkeden ayrilmadan once bir kez gece gec saatte eve donuyordum. Polisin teki yanima gelip kimlik sordu (asil amaci aslimakti aslinda) . Ben de bunu sorma yetkisinin olmadigini soyledim. O da var dedi, ben de yok dedim amirini cagirmasini soyledim, iste polis numarasini istedim falan. Sonra ben kazandim tabi kimlik falan gostermedim oda supheli gorurse kimlik sorma yetkim var dedi ama simdilik sana neyse falan dedi. Bende o yuden simdiye kadar coktan kaldirmisladir saniyordum. Akp iktidar falan degilken universite ogrenciyken biz boyle neredeyse her cikisimizda polis kimlik sorma bahaneseyle yavsamaya calismistir. Bu yetki kesinlikle kaldirilmali
Sayin zahit, sanal ortamda kemalizm adi altinda irkcilik yapan onbinlerce Alevi yazar mevcuttur. Ben ise hicbir zaman hicbir azinliga dusman olmadigin gibi Aleviler hakkindaki dedikodularin aslini ogrenmek icin Gazi mahallesinde bir isyerinde calismayi bile cok istedim. Ust katimizda cemevi vardi ve o zamanlar kimse Gazi Mahallesine degil calismak, adim bile atmazdi. Bana bile boyle sanki ilk firsatta katliam yapacak sunni muamelesi yapiyorsunuz, hic tanimadiginiz halde dogdugum yerin insani hakkina hukme variyorsunuz... falan. Bu kadar ajitasyon bu kadar iftiracilik olmaz artik. Valla diger butun azinliklara duydugum yakinligin cok azini Alevilere karsi duyuyorum. Bence bilinc altinda yatan asil niyetiniz farkli. Osmanlida yeniceriler de(endustri devrimi oncesinde en imtiyazli sinifti bu) hepsi Bektasiymis. Sizin asil isteginiz yine o konuma yukselmek yani. Kafaniz attiginda size halkin verigi silahlar ile padisahlari param parca etmek. Sergilediginiz tavirlardan bana oyle geliyor yani. Kendinizi bisey sanmissiniz
jadicim ölümü gör konuşmayalım artık bu konuda. ben aleviyim bana alevilerin ne hissettiğini anlatıyosun, ben kürdüm bana kürdlerin durumu hakkında fetva veriyosun. ama olmaz ki böyle...
bu ülkedeki insanların kadim hastalığı budur zaten, senin ne olduğunu sana başkası anlatır. biz kendimizi ne olup ne olmadığımızı ne hissettiğimizi nerede olduğumuzu biliyoruz sen merak etme.
sen bizim hakkımızda bi şey bilmek istersen sor ben anlatırım sana.
sen benim için şunu yapabilirsin ama ; covent gardena gidip şöyle ayak üstü benim için bi bira içebilirsin ( gülümser )
jadicim ölümü gör konuşmayalım artık bu konuda. ben aleviyim bana alevilerin ne hissettiğini anlatıyosun, ben kürdüm bana kürdlerin durumu hakkında fetva veriyosun. ama olmaz ki böyle...
bu ülkedeki insanların kadim hastalığı budur zaten, senin ne olduğunu sana başkası anlatır. biz kendimizi ne olup ne olmadığımızı ne hissettiğimizi nerede olduğumuzu biliyoruz sen merak etme.
sen bizim hakkımızda bi şey bilmek istersen sor ben anlatırım sana.
sen benim için şunu yapabilirsin ama ; covent gardena gidip şöyle ayak üstü benim için bi bira içebilirsin ( gülümser )
Iyide sende bizim ne hissettigimiz hakkinda bize fetva vermiyor musun? Butun sunnilerin ellerine firsat gecse sizi bir kasik suda bogacagini israrla savunman ayni sey degil mi?
Iyide sende bizim ne hissettigimiz hakkinda bize fetva vermiyor musun? Butun sunnilerin ellerine firsat gecse sizi bir kasik suda bogacagini israrla savunman ayni sey degil mi?
sen bana böyle söylediğim bi tek cümle göster bende taksimde anırıcam. ben sünni demedim hiç, müslümanları bile tam kastetmiyorum, köktendinci, konservatif olanları söyledim.
hatta sana şunu bile söyledim. daha islam ortada yok iken bizi hiristiyanlar katlediyordu 5-6 yy da yani.
daha ne diyim ki covent garden diyorum bira diyorum hiç tınmıyosun valla...
sen bana böyle söylediğim bi tek cümle göster bende taksimde anırıcam. ben sünni demedim hiç, müslümanları bile tam kastetmiyorum, köktendinci, konservatif olanları söyledim.
hatta sana şunu bile söyledim. daha islam ortada yok iken bizi hiristiyanlar katlediyordu 5-6 yy da yani.
daha ne diyim ki covent garden diyorum bira diyorum hiç tınmıyosun valla...
Covent Garden'la bu meselenin ne alakasi var? Onlar rahat yasiyorlar o yuzden bizim cektiklerimizi anlayamazlar demeye getiriyorsan artik kucuk emrah bile birakti boyle fukara edebiyatlarini. Cok cirkin seyler bunlar.
Covent Garden'la bu meselenin ne alakasi var? Onlar rahat yasiyorlar o yuzden bizim cektiklerimizi anlayamazlar demeye getiriyorsan artik kucuk emrah bile birakti boyle fukara edebiyatlarini. Cok cirkin seyler bunlar.
jadi bak iki gözüm onlar rahat yaşıyorlar bizim çektiğimizi anlamazlar diye bi cümlemi kurdum ben ? sürekli niyet okuyorsun. yok öyle bi şey. bende epeyi bi londra da kaldım doktorama orada başladım çünkü sonra kanadaya gittim. severim oraları o yüzden dedim.
yahu sen adamı kanser edersin. söylemediklerimi bunumu diyorsun deyip delirmemimi istiyorsun ki acaba ? ne yazıyorsam onu oku bence sürekli çıkarımda bulunma jadicim...
Jolly Jocker
08-08-2011, 16:57
Jadı Alevilerin çoğunlukla CHP'ye oy verdiğini biliyor ya, artık ne deseniz fayda etmez kendisine. Bir bahaneyle suçlayacak sizi. Alevilere, diğer azınlıklara göre daha az sempatiyle yaklaştığını da söylemişti zaten. Siz de AKP'nin ülkeyi demokratikleştirdiği martavallarını tekrarlayıp Tayyipçi olun, Jadı sizi de sevsin. Ebu Suud Efendileri öven, Yavuz Selim'e övgüler düzen bir geleneği savunmayı demokratlık sanıp Alevilerden de bu tavrı bekliyor o.
Bu arada Alevilerin çoğunun CHP'ye ilgisini ben de anlayamıyorum. Katiline aşık olma durumu var. Alevilerin sünni gericiliğinden yıllar yılı canları yandı. CHP, yarım yamalak da olsa laik olup şeriatçılarla çatıştığı ya da kendini öyle sunduğu için Alevilerin taraftarlığını kazanıyor. Alevi tanıdıklarımın neredeyse tümü CHP'ye oy veriyor ama hiçbiri yobaz-kemalist değil. CHP'yi de eleştiren, ''kötünün iyisi'' diyerek oy veren insanlar. Ama Aleviliği tam olarak bilmiyorlar. Cehenneme inananları var içlerinde. Erkana girmemiş, ikrar vermemişler. Bir kez olsun cem olmamışlar ama aileden gelen biçimde Aleviler. Kendilerini islam içi görüyorlar. Kemalizm Alevileri şeratın zulmünden kurtardı ama karşılığında Alevi Erkanını dağıttı, yola büyük darbe vurdu.
Alevilik, islamdan çok daha eski, kadim bir gizem inanışıdır. Anadoluludur. Bizans zulmünden de çok çekmiştir. İslamla ilgisi yoktur. Alevilik, kendi inancı gereği eşitlikçi ve paylaşımcıdır. Alevilerden beklenen, sosyalist ve demokrat bir çizgide olmalarıdır. Çünkü bu öğretinin merkezinde tanrı ya da otoriteye itaat değil insan vardır. Neyseki Aleviliği devletten değil de Alevi derneklerinden öğrenen gençler var ve sayıları hızla artıyor.
Ben yillardir Turkiye'den uzakta yasiyorum. Ama kimlik sorma yetkisi kaldirildi diye kalmis aklimda. Tam ulkeden ayrilmadan once bir kez gece gec saatte eve donuyordum. Polisin teki yanima gelip kimlik sordu (asil amaci aslimakti aslinda) . Ben de bunu sorma yetkisinin olmadigini soyledim. O da var dedi, ben de yok dedim amirini cagirmasini soyledim, iste polis numarasini istedim falan. Sonra ben kazandim tabi kimlik falan gostermedim oda supheli gorurse kimlik sorma yetkim var dedi ama simdilik sana neyse falan dedi. Bende o yuden simdiye kadar coktan kaldirmisladir saniyordum. Akp iktidar falan degilken universite ogrenciyken biz boyle neredeyse her cikisimizda polis kimlik sorma bahaneseyle yavsamaya calismistir. Bu yetki kesinlikle kaldirilmali
Sayin zahit, sanal ortamda kemalizm adi altinda irkcilik yapan onbinlerce Alevi yazar mevcuttur. Ben ise hicbir zaman hicbir azinliga dusman olmadigin gibi Aleviler hakkindaki dedikodularin aslini ogrenmek icin Gazi mahallesinde bir isyerinde calismayi bile cok istedim. Ust katimizda cemevi vardi ve o zamanlar kimse Gazi Mahallesine degil calismak, adim bile atmazdi. Bana bile boyle sanki ilk firsatta katliam yapacak sunni muamelesi yapiyorsunuz, hic tanimadiginiz halde dogdugum yerin insani hakkina hukme variyorsunuz... falan. Bu kadar ajitasyon bu kadar iftiracilik olmaz artik. Valla diger butun azinliklara duydugum yakinligin cok azini Alevilere karsi duyuyorum. Bence bilinc altinda yatan asil niyetiniz farkli. Osmanlida yeniceriler de(endustri devrimi oncesinde en imtiyazli sinifti bu) hepsi Bektasiymis. Sizin asil isteginiz yine o konuma yukselmek yani. Kafaniz attiginda size halkin verigi silahlar ile padisahlari param parca etmek. Sergilediginiz tavirlardan bana oyle geliyor yani. Kendinizi bisey sanmissiniz
sayın jade ben vede çogu insan insana insanlık penceresinden bakar.
ben kendimi yükseklerde falan görmüyorum,vede seninle tartışan arkadaşlarda böyle seviyede degiller-sen neleri tartışdıgının farkında degilsin-bize entel agızlarıda yapma-sen hangi pencereden dünyaya vede bazı kesimlere bakışını anladık,onun için bu sayfayı dedikodu sayfası yapmıyalım,işler anlaşıldı sana son bir yazı ileştirecegim vede senin gibi düşünenlere,bu konuyu başka sitelerdede tartışıyorum,küçük bir bölümünü bırakıyorum saygılar.
----------------------------------
İşte durum böyle sayın alevileri eleştiren ülkemin solunda
Duran insanlarım-sizlerin bir inancınız var hemi ikdidar
Vede tek mesebli olan yüz yıllardır ikdidarda olan-softa ilimcileriniz
İnanış olarakdan sizlere dokunan, öteliyen ,iteliyen, yeri geldimi ,,onları yüzleri
Binleri, yok eden bir zulum görmediniz-vede görmiyorsunuz hakir görülmüyorsunuz
Evet aleviler kızılbaşlar çogunlukda cellatlarına isteselerde istemezselerde aşıkdırlar
Çünkü içinizde edepli insaflı insanlar var,bunlara inandıklarından dolayı cellatlarına
Aşıkdırlar-yeri geldimi bu güvendikleri insanların vede topluluklarında kadrine
Ugruyollar öteleşiyorlar-yinede cellatlarına aşık olmakdan vaz geçmiyorlar.
Sizler oruç tutar,camiye gider,cumaya gider-hertürlü dini vecibelerinizi,
Yerine getirirsiniz,homurdanmalar sesli sessiz bir,hakaretlere maruz kalmazsınız,
Amma bu durum aleviler için böylemidir-hiç kendilerinize şimdiye kadar,
Sorar oldunuzmu kocaman bir hayır?
Oruç tutmadı vur kır,camiye gitmedi küfür hakaret,cemin semahına hakaret iftira,
Karalama,insanlıga sıgmayan vede dininize sıgmayacak şekil şekil garezler,
Alevilerin tanrı anlayışı vede sizlerin din anlayışıyla-çok farklılıklar arz eder,
(Yani hanafi sünlülük anlayışıyla)alevilikde insan kutsaldır-bizim duvarımız,kabemiz
Yörüngemiz insandır)dine, inanışa kutsallıga alevilik insan vede bilim gözüyle bakar.
Demem sizlere şudurki sayın inanan insanlarım-bizler sizlerin hiç bir zaman,
Kutsallıklarınıza hakaret düzeyinde hakarat vede kötüleme yönünde olmadık,
Olmuyacagız,saygımız hörmetimiz vardır-ne olur sizlerde biraz bizlere saygıda,
Kusur göstermeyiniz.saygılarımla.
Not.her türlü uslüplü tartışmalara vede eleştirilere gönlüm açıktır.
İstiyenlere her zeminde varım varım saygılar
Iste bu en ufak bir alternatif goruse karsilik sergilenen bu saldirgan ve dislayici tutum beni en cok sogutan sey. Sadece sunni halka bu kadar dis bilemeyin dedim baska bisey degil. Devlet neden toplumun sunni olmasini istiyor? Daha kolay aptallastirip somurmek icin degil mi? Siz kurbansiniz da onlar galip mi sanki? Ama yok, ille biz ve onlar, biz ezildik ama onlar agizdan salya akitan yobazlar hepsi. Kurtler cok daha fazla ezildikleri halde bu saldirganligi, ayrimciligi ve ajitasyonu yapmiyor iste.
http://www.yeniasya.com.tr/haber_detay2.asp?id=6053
Sivas katliamı için ne diyeceksiniz?
28 Şubat tartışmaları sürüp, gidiyor. Adalet duygusu olmayanlar, salt kendi penceresinden olayları bakıp, iktidar ve medya gücüyle bir algı yaratıyor. Süreç nasıl gelişti, mağduriyet nereden doğdu, bugün hangi meseleler araştırılmalı ve aydınlatılmalı, diye samimi bir soruya rastlamak olası değil. Haklılığına iman etmiş, dindar ve nefretini diri tutan bir gençlik yaratmak için kolları sıvamış siyasal iktidar, korku cumhuriyetinde dilediği gibi at oynatmaya devam ediyor.
Sürekli bir kutuplaşma yaratarak, toplumu kaba ayrımlarla tarif etmeye, sıkıştırmaya çalışan iktidar ve onun kanaat önderleri, olmadığımız gibi davranmaya itiyor bizi. Askerler ve Milli Görüş arasındaki al gülüm ver gülüm demokrasisinde taraf tutmamız isteniyor.
ESAS MESELE!
12 Eylül sabahı askeri müdahaleye ‘Ordumuz bizi komünistlerden kurtardı’ diye alkış tutanların önü hızla açıldı. Unutmayalım. Solcular darağacında can verip, demir parmaklıklar ardında ömür tüketirken imam hatipler, kuran kursları yoluyla kimilerinin önü asker eliyle açıldı. Siyasal ucube, dört eğilim partisi küresel destekle neo-liberal yavşaklığı ülkeye pazarlamaya başladı. Süreç milli görüşçülere, tarikat liderlerine, azgın milliyetçilere göre düzenlenmişti. Dindar gençlik o günlerde kurgulanmış, piyasaya sürülmüştü. Öğretim üyeleri sürgün edildi, üniversiteler açıkhava hapishanesine döndü, sendikalar kapandı/mallarına el kondu ve sonucunda ortaya rakipsiz İslam soslu/piyasacı partiler sürüldü. Mesele budur.
28 Şubat; askerin koltuk altında filizlenen, sürekli onu alkışlayarak büyüyen siyasal hareketlerin kantarın topuzunu kaçırmasıdır. Komünistlerden kurtulan asker, panzehir olarak gördüğü dincilerin yoldan çıktığını görünce bir ayar verme gereksinimi duymuş, bunun için de post-modern bir darbe yapma yoluna gitmiştir. Zaten askerden talimat almaya hazır medya, patronlar gereğini yapmıştır. Mesele budur.
Milliyetçi, piyasacı, laik askerler; milliyetçi, piyasacı, İslamcılara bir ayar verdi. Üstelik bu süreç öylesine gelişti ki, gömlek değiştiren siyasal akım, tıpkı darbe sonrasında olduğu hemencecik iktidar oldu. Mağdur diye sunulan bugün ülkeye tek parti olarak yöneten iktidar işte. Başka türlü söylersek, askerler araziyi öyle düzledi ki yepyeni bir tek parti çıktı. Mesele budur.
Uzatabiliriz…
GERÇEK MAĞDUR
90’ların korkunç günlerini anımsayalım. Karanlık sokaklarda can veren Kürtleri! Aydın, iş adamı, siyasetçi, öğrenci. Hala faili meçhuller arasında bu cinayetler. Yaşamımıza ‘Cumartesi Anneleri’ diye bir olgu girdi. Gözyaşları sürüyor, dinmedi.
SHP bir cesaretle meclise Kürt vekilleri taşıdı. Türlü operasyonlarla bu insanlar seçilmiş oldukları halde demir parmaklıklar ardına gönderildi. Kimsenin sesi çıkmadı. Milli irade rafa kaldırıldı.
Sivas’ta diri diri aydınlar, sanatçılar, aleviler yakıldı. 15.000 kişi izledi. Meclis sustu. Asker sustu. Polis sustu. Toplum sustu. Ağlayanların büyük kısmı timsah gözyaşı döktü.
MİLLİ GÖRÜŞ
Dönemin koşullarında iktidar olan Milli Görüş canilerin avukatını Adalet Bakanı yaptı. Bakan kırmızı plakasını çıkarıp, görevdeyken katillere destek ziyaretine gitti. Milli Görüş dönemin belediye başkanı Karamollaoğlu’nu meclise taşıdı. Bu kişinin ifadesine bile başvurulmadı. Aziz Nesin’i öldürmek için her şeyi yapan Cafer Erçakmak bir türlü bulunamadı. Evinde daha yeni can verdi. Caniler tutuksuz yargılanmak için serbest bırakıldı. Birçoğu yurtdışına kaçtı. Yerlerini saptananlar için iade girişiminde bulunulmadı.
O sırada Libya çöllerinde kara bir güldürü oynamakla meşguldü başbakan. Özgürlük, adalet isteyenleri ‘Glu Glu Dansı’ yapmakla itham ediyordu. “Kanlı mı olacak, kansız mı?” sorusunu o günlerde işittik.
Uzatmak mümkün…
ZAMANAŞIMI
Sivas Katliamı Davası zamanaşımına uğruyor. Şaşırdınız mı? Anneler evlatları için kanlı gözyaşı dökmeye devam ediyor. Adalet isteyenler yazık ki bu çirkin kutuplaşma da taraf olmaya itiliyor.
28 Şubat’ta yandaş olmaya mecbur muyuz? Lanet olası darbelerin kimin önünü açtığını anımsayalım. Kimin iktidar olduğunu ve hesap sormadığını unutmayalım.
Zamanaşımı olsa ne olur olmasa ne olur. Biz “Acıyı Bal Eyledik”!
ENVER AYSEVER
http://www.birgun.net/i/spacer.gif
http://www.birgun.net/politics_index.php?news_code=1331035224&year=2012&month=03&day=06
SİVAS KATLİAMI
18 Yıl Önce Gazetelerde ''Madımak''
Hürriyet, Milliyet, Sabah, Tercüman, Meydan, Türkiye ve Özgür Gündem gazetelerin 3 Temmuz 1993 manşetleri, Nazlı Ilıcak, Mehmet Barlas, Cengiz Çandar, Selahattin Önkibar ve Yalçın Özer'in köşe yazılarından satırlar...
İstanbul - BİA Haber Merkezi
02 Temmuz 2011, Cumartesi
2 Temmuz 1993'de Sivas'ta yaşanan olayları izleyen Sabah, Hürriyet, Sabah, Milliyet, Türkiye, Meydan gibi yüksek satışlı beş gazete, ilk sayfalarının neredeyse tamamını olaya ayırmıştı. Beş gazetenin beşi de "olaylara Aziz Nesin'in yaptığı bir konuşmayla neden olması"nı öne çıkarıyor, Hürriyet, bu konuşmanın "yerel basında abartılı bir şekilde yayınlanması"na vurgu yapıyordu.
Hakikat Özgür Gündem'deydi: Devlet gözetiminde katliam: 40 ölü
http://www.gercekgundem.com/img/news/hurriyet_12.jpg
3 Temmuz 1993 gazeteleri
Hürriyet: Sivas'ta 'Aziz Nesin' isyanı
"Olaylar nasıl gelişti" başlığı altında şöyle deniyordu. "Pir Sultan Abdal etkinlikleri için Sivas'a gelen Aziz Nesin'in 'Bin yılık Kur'an'a neden inanayım. Bu yüzden Müslüman değilim' şeklindeki sözleri yerel basında abartılı bir şekilde yayınlanınca kentte büyük bir tepki oluştu.
"İçişleri Bakanı: Olaylara heykel neden oldu" başlıklı haberde ise Gazioğlu'nun bir açıklaması aktarılıyordu: "İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu şöyle dedi: Bugün 13.30'da Cuma namazına müteakip kent merkezinde Pir Sultan Abdal törenleri ve açılışı yarın yapılacak Pir Sultan Abdal'a ait heykel sebebiyle halk galeyana gelmiş, maalesef hepimizin bildiği müessif olaylar meydana gelmiştir."
Sabah: Alevi-Sünni çatışması yok
Haber şöyle başlıyordu: "Pir Sultan Kültür ve Sanat etkinlikleri için Sivas'a gelen Aziz Nesin'in bir gün önce yaptığı konuşmada 'Kur'an'ın devri bitmiştir' demesi tahriklerin gerekçesi oldu. Cuma namazından çıkan bazı gruplar 'Kur'an'a uzanan eller kırılsın' diye slogan atıp yürüyüşe geçerek Vilayet önünde toplandılar."
Milliyet: Olay konuşma
Baş sayfadaki bir kutuda şöyle deniyordu: "Aziz Nesin olaylara yol açan bir gün önceki konuşmasında Türk milletinin yüzde altmışının aptal, tamamının da korkak olduğunu söylemişti."
Haberde Sivas Valisi Ahmet Karabilgin'in "Bunu yapanlar militandır. Sivas halkı katılmadı, desteklemedi." dediği belirtiliyor, haberin devamında ise, "Bakan Gazioğlu Sivas'a vardığında kent merkezine gitmek için uzun süre bekledi. Yetkililer yaklaşık yüz bin kişinin olaylara katıldığını belirttiler" deniyordu.
Türkiye : Aziz Nesin'in ''1400 yıl önce yazılan Kuran geçersizdir'' sözleri halkı galeyana getirdi... Sivas'ta fitne: 35 ölü"
Spot: Pir Sultan Abdal şenlikleri için gittiği Sivas'taki konuşmasında İslamiyet'e ağır hakaretler yağdıran Aziz Nesin'i binlerce kişi şiddetle protesto etti.
İHA'dan Ünsal Karabulut imzalı haberde şöyle deniyordu: "Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas'a gelen Aziz Nesin yaptığı konuşmadan İslamiyet'e hakaret edince Sivas karıştı. Olaylarda 35 kişi hayatını kaybederken 14'ü güvenlik görevlisi olmak üzere 60 kişi de yaralandı. Olaylara sebep olan Aziz Nesin güvenlik kuvvetleri tarafından bilinmeyen bir yere götürüldü."
Meydan: Aziz Nesin'in konuşması halkı galeyana getirdi; Sivas'ta ayaklanma: 40 ölü.
Meydan'ın haberinde ise şöyle deniyordu: "Yazar Aziz Nesin'in Pir Sultan Abdal kültür etkinliklerinde yaptığı konuşmada 'Ben dinsizim' demesinden sonra galeyana gelen on bin kişi kültür merkezini taşa tuttu ve Nesin'in kaldığı Madımak Oteli'ni ateşe verdi. Yanan otelde 40 kişi dumandan zehirlenerek ölürken çıkan olaylarda dördü polis 145 kişi yaralandı."
Özgür Gündem: Devlet gözetiminde katliam: 40 ölü
Haberde şöyle deniyordu: "Sivas'ta gerek gösterilerin başladığı sırada, gerekse gelişerek saldırı ve kundaklamaya dönüştüğü sırada devlet güçlerinin olaya gerekli ve yeterli müdahaleyi yapmadığı görüldü."
Cumhuriyet'teki köşesinde Hikmet Çetinkaya, "İrtica başkaldırdı" başlığını kullandı: "1993 Türkiyesi'nde aşırı dinciler Sivas'ta şeriat isteyip yazarların ve sanatçıların kaldıkları oteli yaktılar. Ölü sayısı 35 mi, yoksa daha fazla mı şimdilik bilinmiyor ama bilinen aşırı dinci örgütlerin Sivas'ta kanlı irtica eylemi yaptıklarıdır."
4 Temmuz gazeteleri
Sabah: Tahrik... İhmal... İşte Sivas gerçeği
Haber, "Sivas gerçeği" madde madde sayılarak başlıyordu. Birinci madde şöyleydi: "Rencide eden konuşma... Aziz Nesin'in Perşembe günü yaptığı dikkatsiz konuşma herkesi rencide etti. Hem Sünniler hem aleviler nesinin konuşmasını 'saygısızlık' diye algıladı. Çok kişi 'ne gerek vardı böyle bir konuşmaya' diyor."
http://www.gercekgundem.com/img/news/sabah9.jpg
Sabah'ta Mehmet Barlas köşesinde "Laikliği, kitlelerin öfkesine sürmeyelim!" başlıklı yazısındaşöyle diyordu: Aydın olmak ve laik olmak inançlara saygısız olmak veya inanç sahiplerini küçümsemek değildir.
Gene Sabah'ta Cengiz Çandar ise "Sivas Faciası : Provokasyon ve Gaflet" başlıklı yazısında şöyle diyordu: "Devletin vurdumduymazlığı ve aczi "birey"in provokatörlüğü olgusunu ortadan kaldırmaz... 'Türk milletinin yüzde altmışından fazlasının aptal olduğu' kanaatini her yerde tekrarlayan Aziz Nesin'in bu saptamasında doğru bir husus var: Eğer seksenine dayanmış Aziz Nesin bunak değilse, Türk milletinin bir aptal ferdi."
Türkiye: Başbakan: Tahrik var
Spot: "Tansu Çiller, Sivas'ta 35 kişinin ölümüyle neticelenen olayların, Aziz Nesin'in tahrik edici konuşmasından kaynaklandığını söyledi."
Türkiye'de Sebahattin Önkibar'in "Politika Günlüğü" köşesinden:
Sivas olaylarının müsebbibi "Pir Sultan Abdal'ı anma" adı altında tahrik kıt'alarının bölgeye gelmesine izin veren yetkililer ile mukaddes kitabımıza dil uzatan yazar Aziz Nesin'dir... Yaptığı iş fikirlerini açıklamak değil tahrike vesile olacak şekilde kutsal değerlerimize taarruzdur.
Türkiye'de Yalçın Özer'in "Fesat ateşi yakanlara dikkat" başlıklı yazısından:
"Komedi yazarı Aziz Nesin, dün en rahat uykusunu uyumuş olmalıdır. Nihayet arzuları gerçekleşmiş, 35 kişinin ölümüyle sonuçlanan büyük bir olay çıkarmayı başarmıştır... Bu saldırı da Aziz Nesin'in niyetleri gibi karanlık bir yerlere dayanmakta ve kimin tezgâhı olduğu bilinmemektedir. Saldırı üzerine Aziz Nesin hemen bir açıklama yaptı ve irticanın son hızla ülkeye yayılmakta olduğunu söyleyip hükümeti kınadı. Aziz Nesin'in yakın dostları onun bu işlere "bilinçli olarak" yaptığını söylüyorlar. Galiba şu hedefi gütmektedir; Türkiye'deki sağı ve Müslümanları ayaklandırıp devletle karşı karşıya getirecektir... Böylece ülkedeki sağı tasfiye edecek sonuçta meydan sola kalmış olacaktır... Gizli istihbarat teşkilatlarına yakışacak bu ince planı Aziz Nesin tek başına gerçekleştirmeyi kafasına koymuştur."
Meydan: Vurun şu kafire!
Manşet üstü: RP'li başkan Aziz Nesin'e saldırdı
Spot: 35 kişinin ölümüyle sonuçlanan katliamdan canını zor kurtaran yazar Aziz Nesin, Sivas Belediye Başkanı tarafından halka linç ettirilmek istendi.
Tercüman: İyi ki Sivas'a gitmişim
Manşetin üstü: Aziz Nesin olaylardan üzüntü duymadığını ve kahraman olmayı hedeflediğini ortaya koydu
Tercüman başyazının başlığı: "Şeytan Aziz".
Yazıda şöyle deniyordu: "Askerin 'tayın bedeli'ni çalmak iddiası ve bu sebepten ordudan atıla ile başlayan hayat macerasına kanlı bir olayla noktalama histerisine kapılan Aziz Nesin hafızasını yitirmiş olmalı ki akıl almaz görüş ve düşünceler öne sürerek Türk toplumunu manevi anlamda yaralayabilme gayreti içinde çırpınıp durmaktadır."
Tercüman'da Nazlı Ilıcak, "Müslümanlığa Sövmek, Laiklik ve Çiller İmajı" başlıklı yazısında şöyle diyordu:
"Müslümanlığa sövmek herhalde fikir hürriyetinin kapsamı içinde alınamaz. Aziz Nesin bir süredir belki de enteresan olabilme gayretiyle "sıra dışı" konuşmalar yapıyor halbuki mizah yazarı olarak kalsaydı, toplumumuz nezdinde şüphesiz daha saygı değer bir konumda bulunacaktı..."
"Halkı rencide eden insanın inanç dünyasını sarsan beyanlar son derece sakıncalıdır. İnançlar münakaşa edilmez çünkü mantık dünyasından ziyade his alemiyle ilgilidir. Nesin Allah'a inanmayabilir ama eğer karşısındakini tahrik etme gibi bir amacı yoksa niçin bunun üzerine basa basa ifade ediyor..."
"Milli ve manevi değerleri yıkma çabasını hoş karşılamıyoruz. Eğer Aziz Nesin gibiler Türkiye'de çoğunlukta olsaydı bizler köksüz, inançsız, kendine güvenmeyen bir toplum olurduk..."
"Olayın abartılarak batı basınına yansıyacağına eminiz. Sivas'taki katliamın münferit ve kendine özgü şartlar içinde geliştiği unutularak köktenci akımlarda bir tırmanış olarak gösterilmesi de mümkündür..." (ŞA)
(Hazal Hürman ve Beyza Kural'ın katkılarıyla hazırlanmıştır.)
BİANET
http://bianet.org/biamag/diger/131199-18-yil-once-gazetelerde-madimak