PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : EŞCİNSELLİK GENETİK Mİ?


last_danger
29-06-2006, 11:36
New York’ta 161 gay üzerinde yapılan araştırma tek yumurta ikizlerinin yüzde 52’sinin eşcinsel olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar da "Cinsel eğilim, öğrenmeyle gelişmez. Bir insan ya doğduğunda eşcinseldir ya da değildir" diyorlar...

* * Araştırmalar gösteriyor ki cinsel yönelim, doğumdan önce ya da doğumun ilk haftalarında ortaya çıkıyor. New York’taki Hetrick-Martin Enstitüsü’nün 161 gay üzerinde yaptığı araştırma, eşcinselliğin genetik olma ihtimalinin yüksekliğini de ortaya koyuyor. 161 gay’de tek yumurta ikizi olanların yüzde 52, ayrı yumurta ikizi olanların yüzde 22, normal kardeşlerin ise yüzde 11’inin de eşcinsel olduğu saptanmış. Aynı araştırma lezbiyenler üzerinde yapıldığında da benzer sonuçlar alınmış.

*

Arkadaşlar, bu yazıyı okuyunca aklıma lut kavmi geldi. Eğer bu gözlem doğru ise tartışılmaya değer görüyorum. *Benim anladığım kişi doğuştan bu özelliğe sahip oluyor, dünya ya bu şekilde geliyor. Bizde bu insanları cinsi sapık olarak nitelendiriyoruz. Dini inanca göre bu kişiyi yaratan *Allah.Demek ki dünyaya bu şekilde gelmesini istiyor.Sonrada bu tarz insanlara lanet ediliyor yada yok ediliyor. *Yorumlarınızı bekliyorum.

Selamlar

liopleurodon
29-06-2006, 12:13
Cinsel eğilimleri belirleyen hormonal aktividedir. Hormonal aktiviteyi belirleyen ise, genetik unsurlardır. Çevresel etmenler bu hususta minor rol oynar.

Ve evet, tüm canlılarda eşcinsellik, hormonal dürtü olarak genetik bir meseledir. Aslında sorun değildir, ama sorun eden sosyal çevredir.

Sorun değildir derken, mesela, Yunuslar, eşcinsel olarak yaşarlar. Bu onların hormonal dengelerini koruyarak sağlıklı kalmalarına, sosyal gruplarına uyum içinde olmalarına faydalı olur.

sodomo--
29-06-2006, 13:27
Herşeyi dönüp dolaşıp genlere bağlamak moda oldu son yıllarda. Yahu genetik hastalıklar bile genlerdeki bir bozukluğun kesin ve bir zorunlu sonucu olarak ortaya çıkmıyor, bilim adamları onu besleyen çevresel faktörlerin varlığını şart koşuyor yani diyorlar ki "bir hastalığa karşı genetik yatkınlığa sahip olmak illaki o hastalığa yakalanacaksın anlamına gelmez" bu diabet, kanser vb. hastalıklarda olduğu gibi şişmanlık, madde bağımlılığı gibi istenmeyen durumlar içinde geçerli bu çevresel faktörler, nasıl oluyorda eşcinsellik gibi oldukça subjektif bir tercih bu kadar motomot genlere bağlanır anlamak mümkün değil. Yaygın kabul edilmiş görüş bu eşcinselliğin bir "cinsel tercih" olduğudur ki bu da içinde doğruluk payı olan bir yaklaşım. Yani bu gen bilimi çıktı çıkalı insana programlanmış bir robot muamelesi yapma eğilimi daha da arttı.

Oldu olacak cinayet sebeplerini de de genetik saldırganlık eğilimlerine bağlayalımda suç olmaktan çıkaralım, insanın bilinçli tercihleri, kararları vb. devre dışı kalsın, böylelikle bütün normal dışı eğilimler mazur gösterilir ve döner dolaşır işi imalat hatasına bağlarız.

Arkadaşlar KOLAYCI ve İNDİRGEMECİ mantık sizi bir yere götürmez olsa olsa bir düşünce tembelliğinin göstergesi olur, biraz daha komplike düşünmenizi tavsiye ederim bu şekilde doğadaki hiç bir olayı açıklayamazsınız.

Bence eşcinsellik ağırlıklı olarak kişinin yetiştirilme koşullarının (özellikle ailenin erkek çocuğunu bir kız çocuğu gibi yetiştirmesi), çevresel uyarıcıların (erkek çocuğun kendisine model alabileceği bir baba, abi gibi unsurların yokluğu) veya bazı yaşanmış olayların, tecrübelerin belirlediği psikolojik süreçlerle ilgili olarak (baskı altında ve/veya şiddete maruz kalarak yetişmek vb.) çoğunlukla çocuk yaşta oluşan ve ergenlikle birlikte kendini gösteren bir çeşit normal dışı cinsel yönelim olup bunda bilinçli tercihin de bir payı vardır.

Bir de size bir tavsiyem olacak : Hiç bir olayı tek ve de sebep-sonuç ilişkisinin en başındaki sebebe bağlayarak açıklamayın. Doğada, toplumda, insan beyninde vb. bütün olaylar komplike sebeplere bağlı olarak gelişir. Aksi taktirde bilimsel bir yaklaşım sunmuş olamazsınız.

liquid
29-06-2006, 13:36
www.geceyolculugu.com adlı sitenin forum kısmından bir alıntı:

Bu siteye serzenişle girerek eşcinselliğimi felaket olarak alğıladığım ve insanların bu konudaki duyarsızlıklarından dem vurup yakındığım zamanlar geride kaldı ve ilahi emrin aslında nasıl bir müdaheleyle bu konuyu kangren olmaktan çıkardığının keşiflerini yaşamaya başladım.
İslamın eşcinsellik hakkında hikmetini keşfettirmeye başlattı Hüda ve benim dar anımdaki bu çığlığıma koşan ve yardımını esirgemeyen Can Dostum Mana yoldaşım Kubilay'ın çabaları bende ilerleyen sürece destek oldu . Şimdi kısaca İslamın eşcinselliği neden yasakladığına geldi sıra aslında bilgileri kafamda bir düzene koymadığım için biraz düzensiz olacak kusuruma bakmayın ne olur.

İlahi emirle müdahelenin ulaşmadığı yerlerden Eski Yünanda eşcinsellik doğal kabul edilir hatta Eşcinsel ilişki Semavi ilişki ,Karşıcinsel(heteroseksüel) ilişki ise sıradan görülür ve hatta kadın sadece bir üreme organı olarak kabul edilirdi. Hem erkek eğemen hemde erkek eşcinsel üstünlüğünün olduğu bu yapıya eğer avrupanın hristiyanşamasıyla başlayan süreçle ve dahilinde son şeriat ahkamı olam Hz Muhammed'e (sav) inen şeriatla müdahele edilmemiş olsaydı bügün kadınlar toplumun içinde yerini büyük ölçüde kazanamaz ve bir erkeğin hem eşi hemde destekçisi olmasını tercih edenlerin çoğunluğu yüzünden geri planda ve üreme organı olarak görülmeye devam ederdi. Bu gün semavi dinlerin eşcinsellik hakkındaki tavrını insan haklarına aykırı görenler bu müdahalenin farkında bile değiller. Allah bizi cehaletten ve dar görüşlülükten korusun.Kainattaki hiç bir şey ilahi iradeye ters hareket etmiyor buna eşcinsellikte dahil yalnız burada ilahi emir ilahi iradenin önüne geçiyor ve bizi Celali tecellilerinden korumak için zaman zaman müdahelelerde bulunuyor yani diğer bir deyişle Hak bizi kendinden sakındıracak kadar bize düşkün ve esirgeyici.(bu bahis için Toshihiko İzitsu'nun kaknüs yayınlarından çıkan İbn-ül Arabi'nin Füsus'undaki anahtar kavramlar isimli kitabı tavsiye ederim sakın duymadık demeyin eğer duymadıysanız Kubilay'ın verdiği dersleri iyi çalışmıyorsunuz demektir *)

Bu zahiri boyutu birde bu konunun bende şöyle bir batıni açılımı var. Eşcinsellik iki cinsin bir olduğu bir alan değil aksine birleşemediği hal yani ne kadın ne erkek işte Şibli hazretlerinin eşcinsellikten kastı bir boyutuyla buydu zannımca . Ne demişti Şibli. Bende Allah'ın yanında tıpki bu Lutiler (eşcinseller) gibiyim.Ahiretle dünya rasında, cennetle cehennem arasında , İlahi emir ve ilahi irade arasında kalmanın ızdırabı sıkıntısı.Hem Hak hem Hak arasında nasıl seçim yapar insan? yani bu sorunun amiyane tabiri şeytanın ağzından : -Beni sen azdırdın?
Bu günahları sen yarattın bide beni yargılıyosun benim suçum ne olan senin iraden değil mi?.. Cevabı şöyle vermeli Celal de Cemalde ondan ama şeçim senin ya ilahi iradenin sana teslim ettiği cüzzi seçimi ilahi emre uyumlar(Ademe secde eder - kendi yokluğunu kabul edip varlığı Hakk'a teslim edersen-) ve cemale geçersin(sekineye uyar ve sukunete ulaşırsın) ya da ilahi iradeyle cehenneme gönderilirsin.Yani Şibli o kadar açık bir şekilde hem Hakk'ın hem de Hakk'ın emriyleydi ki kendini ilahi emre teslim etmiş ve cemal boyutuyla ilahi iradeye teslim olmuştu.. Buradan çıkan hisse şeriat gemisine binmiş ( ilahi emre uymuş) hakikate açılmıştı (ilahi irade.). Darısı bizim başımıza inşallah
Aşk ve muhabbetle kalın

ate777
29-06-2006, 14:13
www.geceyolculugu.com adlı sitenin forum kısmından bir alıntı:
Hem erkek eğemen hemde erkek eşcinsel üstünlüğünün olduğu bu yapıya eğer avrupanın hristiyanşamasıyla başlayan süreçle ve dahilinde son şeriat ahkamı olam Hz Muhammed'e (sav) inen şeriatla müdahele edilmemiş olsaydı bügün kadınlar toplumun içinde yerini büyük ölçüde kazanamaz ve bir erkeğin hem eşi hemde destekçisi olmasını tercih edenlerin çoğunluğu yüzünden geri planda ve üreme organı olarak görülmeye devam ederdi. Bu gün semavi dinlerin eşcinsellik hakkındaki tavrını insan haklarına aykırı görenler bu müdahalenin farkında bile değiller. Allah bizi cehaletten ve dar görüşlülükten korusun.
Semavi dinler olmasa ya da Muhammed olmasa ne olurdu? Eşcinsellerin sayısı dahamı çok olurdu? Eğer öyle olsaydı semavi dinlerin olmadığı bölgelerde eşcinselliğin daha yaygın olması gerekirdi.

Eşcinsel rahipler ya da imamlar varmıdır? Eğer varlarsa esşcinsel budist rahiplerden sayısı dahamı azdır?

İslamiyette kadın üreme organı olarak görülmüyor yazılmış. O zaman ne olarak görülüyor? Serkeşlik yaparsa dövebileceğimiz, tarlamız olduğu için istediğimiz yönden yaklaşabileceğimiz, miras olarak yarım pay verecebileceğimiz, şahitliğini dahi hakir gördüğümüz, savaş zamanı istediğimiz kadarını cariye eyleyebileceğimiz, 4'e kadarını nikahımız altına alabilceğimiz varlıklar değilmidir? Biz hurileri seçerken, kadınlar cennette dahi kocalarını beklemeyeceklermi?

Şimdi bu yazdıklarım üzerine eminimki bir kaç Müslüman arkadaş kadınlarında bizler üzerinde hakları vardır gibi klişe bir cevap vereceklerdir. Bir zahmet o bahsedilen haklar destan düzmeden çok kısa ve öz yazılarak erkeğin haklarıyla karşılaştırılsın.

Bir diğer mesele eşcinsellik genetikmidir değilmidir? Bilime güvenelim arkadaşlar. Eğer bir yanlış tespit varsa ortada, bunu yine bilimadamları düzelteceklerdir.

Ancak eşcinsel insan yaratmasını Allaha yakıştıramıyorsak, hermafrodit(çiftcinsiyetli) insan ya da canlılar yaratmasını da yakıştıramayız. Düşünsenize dünyaya sınav için gönderilen kulun cinsiyeti belli değil. Şimdi bu kul ne yapsın? Bırak bu dünyadaki mevkisini diğer dünyadaki mevkisi bile belli değil? Hurilerlemi zevk edecek yoksa dünyaya hiç gelmemiş kocasınımı bekleyecek?

Kısa bir tespit yapmak gerekirse eğer semavi dinlerin Tanrısı varsa ne eşcinsel ne de hermafrodir kullar yaratmaz. Eğer yaratıyorsa kendisiyle çelişir. Tanrının kendisiyle çelişebileceği söz konusu olamıyacağına göre semavi dinlerin Tanrısı yoktur....

liopleurodon
29-06-2006, 15:02
Şüphesiz bilmediğin mevzuda susman daha hayırlıdır sodomo...

İrade dediğin şey, biyolojik insanın bir fonksiyonudur. biyolojik insanı oluşturanda genlerdir. O halde, pek çok davranoş şekli temelde genetik ile alakalıdır. Sosyal hayata dair bazı ilkel kalıplar atlanabilir. Fakat, cinsel tercihler kesin olarak hormonlara bağlıdır. cinayet işlemeye sebep olan temel dürtüler, çok çok derinlerde bakınca biyolojik insana çıkar. ama cinsel tercihlerde bu her zaman, önlenemez şekilde biyolojik insana özgüdür.

İnsan neslinde cinselliği belirleyen hormonların her iki cinstede mevcut olması nedeniyle, mutlak eşcinsellik güdüsü mevcut olur. Fakat, pek çok durumda, insan bu güdüyü icraate geçirecek kadar hormon baskısı altında değildir. Daha doğrusu, karşı cinsle yat diyen hormonlar o kadar baskındır ki, eşcinsellik yapmasını gerektirecek doyumsuzluk ortada kalmaz.

Fakat, bilhassa kapalı toplumlarda, karşı cinsle irtibat zorlaştırıldığı için eşcinsellik eğilimi artar. Sebebi, irade filan değil, hormonların ürettiği baskıyı cevaplayamamaktır.

İnsana robot muamelesi yapmak? Evet, maalesef. Bilhassa yeni dönemin eğitim sistemi bu gerçeğin üzerine kurulu.

KOLAYCI ve İNDİRGEMECİ bir mantıktan bahsetmiyoruz, gütmüyoruz. Bir takım çevresel yönlendirmelerin kişiyi eşcinselliğe yönlendireceğini söylemişsin. Boş laf üzerindesin. Bazı eşcinseller, kendilerini karşı cins olarak görürler. Şu nonoş tipler gibiler yani. Kılıkları filan olduğu gibi karşı cinse dönüktür. Ama mesela:

http://www.ayilar.net

Bu adreste göreceğin tipler, stil olarak kendi cinslerini benimserken, yatakta da kendi cinslerini benimseyen tiplerdir. Yani, eşcinsellikleri dışında tamamen kendi cinslerinin özelliklerini taşırlar. Erkekler için burma bıyıklar, kısa saç vs. vs.

Ülkemizde, şeriatçı (Süleymancı, Fethullahçı vs.) yurtlarında vs. eşcinselliğin yaygın olma sebepleri dikkatle izlenirse, konunun hormon baskısını tolere edebilecek karşı cins yoksunluğundan kaynaklandığı görülebilir. Hormonlar ile irade dediğin şey çarpışmaz, ama çarpışırsa, bilki kazanan her zaman hormonlar olur. Doğrusu, irade dediğin şeyi oluşturan hormonlardır..

sodomo--
29-06-2006, 15:24
liop bende sana bu siteyi tavsiye ediyorum,

www.ibnistan.net

ve bir şeyi daha unuttum eklemeye, o da eşcinselliğin duygusal olan yönü yani "sevgi" de aslında ihmal edilmemeli. Tabi sen diyeceksin ki, "O da hormonaldir icabında"
bende "eyvallah" diyeceğim bir kısır döngüye girmemek için. Tabii burada bazı sorular da oluşuyor mesela aynı hormonlar herkeste olmasına rağmen neden yalnızca bazıları eşcinsel oluyorda diğerleri olmuyor ? vb. Ama senin kadar ilim irfan sahibi olamadığım için şimdilik kesin ve katii yorumlar yapamayacağım. Eğer bir daha dünyaya gelirsem "biyoloji" okuyacağım anasını satayım :)

liopleurodon
29-06-2006, 16:38
Biyoloji okuman şiddetle, hararetle tavsiye olunur.. Çünkü, henüz nerdeyse hiç bir şey bilmiyorsun bu mevzuda. Ama bilmemek değil, öğrenmemek ayıptır.

Hormonlar her insanda aynı değildir. Hormonların birbirine çapraz etkileri ve organların insandan insana olan farklılıkları ile birlikte değerlendirdiğinde hormon mevzusu anlaşılabilr olur. Hormon ve organlar (beyin başta olmak üzere, en çok hormon üreten ve tüketen odur) birbirinden ayrık düşünülemez. Yani aynı hormon, herkeste aynı etkiyi yapmaz.

Eşcinsellik ve/veya sıradan cinsellik için, sevgi denen şey de gene bu hormonların bir sonucudur. Siz ruh dediğiniz insanın manevi yönünü, maddi yönden ayrı tutma gayreti içinde olduğunuzdan görmediğiniz şey bu. insna için, öyle ekstra manevi bir varlık yok, seven, acıyan, düşünen vs. İnsan, biyolojik varlığından öte bir şey değil. Ve sevgi, aşk filanda aynen bu biyolojik varlığının bir parçası. Adamı hadım et, testeronu yok et bakalım aşık olabilecek mi?

Biyolojik varlığı küçümseme. Genelde, bu imtihan hayatı için bir madde diyerek onu küçümseme yanlışına düşersiniz. Ama biyolojik varlığın seni herşeyinle ortaya koyan tek şey. Bundan öte hiç bir şeyin yok..

sodomo--
29-06-2006, 16:54
liop galiba anlatamadım. Biz burada eşcinslliğin "NORMAL " bir cinsel yöneliş olup olmadığını tartışıyoruz. Şimdi eğer sen bu genetik-hormonal bir temele dayanır üstelik hayvanlar arasında da sıkça görülür bu yüzden NORMAL dir diyorsan yanılıyorsun. Herşeyden önce NORMAL kavramına yaptığımız vurgu yalnızca biyolojik bir gerçeklik üstüne inşaa edilmiyor. Yani insanda genetik-hormonal bir saldırganlık güdüsü de olabilir hayvanlardaki gibi ama biz saldırgan davranışlar sergileyen bireyleri "NORMAL olarak karşılayamayız. Ben biyolojiyi inkar etmiyorum ama senin gibi insanı yalnızca biyolojiden ibarette görmüyorum.

Birde ilave olarak "BEDEN" olgusuna niye dikkat etmiyorsun ? Eşcinsellik BEDENSEL olarak normal mi ?

Eşcinsellik (yalnızca cinsellik temelinde düşünürsek) ne doğal ne de sağlıklı bir cinselliktir.

sodomo--
29-06-2006, 17:02
Birde aklıma gelmişken, ÜREME güdüsü ile cinsellik birbirine pareleldir doğada. Yani bir bakıma CİNSEL HAZ doğanın türün devamını sağlamak için bireyler üzerinde kullandığı bir ikna yöntemidir. Hal böyle olunca üreme güdüsünden bağımsız bir cinselliğin doğanın istediği bir şey olmadığı sonucunu çıkartabiliriz. Eşcinsellik konusunda gördüğümüz bu üreme güdüsünden bağımsız bir cinsel haz yönelişi ve bence doğanın hesaba katmadığı bir durum.

sodomo--
29-06-2006, 17:05
Adamı hadım et, testeronu yok et bakalım aşık olabilecek mi

İyi ki biyoloji okumamışım :)

hiramusta
29-06-2006, 17:06
Topu topu 161 **** (Türkçeyi seviyorum ya:))üzerinden araştırma yapmışlar bunada bilimsel çalışma demişler.Yerim ben böyle bilimsel çalışmayı.

liopleurodon
30-06-2006, 13:27
Sodomo, tersine, bir şeyi anlayamadın. NORMAL nedir? Normal olmanın kıstası nedir? Abuzettin beyin damarlarında östrojen grubu hormonların olması halinde, erkeklere tıpkı bir dişi gibi ilgi duyması anormal midir? Dişilerin erkeklere ilgi duymasını sağlayan aynı hormonun bir erkekte de olması nedeniyle, onun da erkeklere ilgi duymasından daha normal ne olabilir?

Sen kendi değer yargılarını, normal olarak görüp, bunların doğru olduğu tezinde bulunuyorsun. Ama bunlar senin doğruların. Doğanın böyle doğruları yok. Doağ maddeden ibaret ve madde diyorki, ahanda hormon.. Bu varsa kanında, ötesi yok..

Hal böyle olunca üreme güdüsünden bağımsız bir cinselliğin doğanın istediği bir şey olmadığı sonucunu çıkartabiliriz miyiz? Hayır. Doğa güdü filan bilmez. Hormon seni aktive eder, ötesi senin işin değildir. Cinsel irtibatı emreden hormonlar bunu sağlar, döllenme sonrası başka hormonlar devreye girer. Bu tamamen mekanik bir süreçtir. Hiç bir canlı bilhassa bebek yapmak için cinsel partner aramaz. Cinsel yönelimi belirleyen hormonlar, git kendine şu cinsten birini bul der, o kadar..

Saldırganlık genel olarak testeron seviyesi ile alakalıdır. Testeronu yüksek olanın böyle davranışlar göstermesi normaldir. Ama testeronun yüksek olması normal midir? Hormon teslerinde, çeşitli hormonların min/max durumları da gösterilir. Adamın testeronunun yüksek olması, anormal bir durumdur, ama, bunun insanı saldırgan etmesi normal bir durumdur. Sorgulanacak olan "Saldırgan adam" değil, "Testosteronu yükselmiş" adamdır. Yani, eğer biyolojik olarak adamın bu hali varsa, sen bu adamı anormal ilan edemezsin. Çünkü, erkeklerde ve kadınlarda testesteron seviyesi normali, tıbbi açıdan insanı saldırgan yapmaya yetecek limitin üzerindedir.

Henüz, hukuk altyapımız filan bu gelişmelere, bilgilere hazır değil. Hukuki kararları vs. bu cihede bakarak almıyoruz. Sadece akıl hastalıkları biraz önem veriliyor. Fakat bu yapıların daha iyi analiz edilmesi ile suçların çoğunun ortaya çıkmadan önlenmesi mümkün olabilir..

Bilmediğin bir diğer şeyse şu. X hormonu şunu yap diye bastırırken, bunu yapınca başına geleceği biliyorsan başka hormonlar salgılanır. Eğer o hormonlar veya benzeri mekanizmalar baskın çıkarsa o işi yapmazsın. Örneğin, bir deniz aslanı, alfa erkeğin sahasına girmez. Girerse, onunla karşılacağını bilir. Bu halde hormonları ona şunun haremine dal, dağıt hatunları derken, hayatta kalma güdüsü sağlayan hormonları, oraya girme derler. Ve sonuçta ikisinden biri baskın çıkar.

K.C.
30-06-2006, 13:42
liop,
Aklıma takılan bir şeyi sorabilir miyim?

Bildiğim kadarıyla erkeklerde sadece testesteron, kadınlarda ise hem testesteron hem östrojen var. Bu durumda eşcinsellerin hep kadınlardan çıkması gerekmez mi?
Eşcinsel erkeklerde östrojen'e mi rastlanıyor?

sodomo--
30-06-2006, 14:02
liop konuya oldukça basit bir hormonal denklem gibi bakıyorsun. Bir hormon insanı bir eyleme yönlendiriyor ama sonra başka bir hormon gelip onu baskılıyor. Böyle basitleştirilmiş bir indirgemeci bakış açısı maalesef günümüz biliminin bir saplantısı oldu. Bu senin değil Anglo-Sakson bilim mantığının bize sunduğu şablon.

Bir de sana BEDEN ile ilgili bir soru sormuştum. İnsan bedeni eşcinsel bir ilişki için uygun bir yapıya sahip midir ? Böyle bir cinsel ilişki için mi imal edilmiştir ? Bi düşünüver belki "doğal" olan nedir ?" sorusuna buradan yola çıkarak cevap bulabiliriz.

liopleurodon
30-06-2006, 14:59
Östrojen, daha doğrusu östrojen grubu hormonlar.. Bunlar hem erkek, hemde kadınlarda bulunur. Bunlar aslında, temel cinsiyet hormonlarıdır ama, bir sürü hormon daha vardır, bir acayip etkileişm içinde cinsellik vs. gibi bir sürü hususta etkili olur.

Diğer yandan, sorun bir hormonun fazla olması değil, az olması da olabilir. Östrojen, doğrudan erkeklerde bulunmaz, amma velakin, yağları yakarken vücut östrojen üretir. Şişmanlarda görülen daha dişi biçimli göğüs, yumuşak ses vs. gibi mevzularda bu husus önemli olur.

Bu husus, tıbbın, insan tıbbının endokrinoloji hususu için ihtisas dalıdır. Benim bu mevzuda çok konuşmam, ansiklopedik bilginin üstüne çıkmam imkanı yok. Şimdi beni gaza getirip, birde tıp okumaya başlatmayın bu yaştan sonra..

İnsan bedeni ile alakalı mevzuda aynı şekilde. Sağda solda bolca eşcinsel eleman tanıdım. hiç biri vücutlarının öyle olmasının bir sorun olduğunu söylemediler. Ama mesela, bazı pasif erkekler, avuçlatacağımız göğüslerimiz olsa ne iyi olurdu diyor olabilir, bilemem.. Ve bu mevzuda beni aşan bir mevzu. Zooloji ve teme biyoloji/ekobiyoloji açısından, insan vücudunun bu şekilde bir ilişkiye elverişsiz olduğuna dair bir çıkarımda bulunmam zor. Dahası, ben bir erkek olarak, hiç başka bir erkeğe ilgi duymadım. Kadınlarla gereği kadar ilişkim oldu. Bu yüzden çıkıp yok abi, valla erkeğin şusu şöyle oluyor, bu iş insan vücuduna uymuyor diyebilme durumum yok..

Ayejj
08-05-2009, 14:23
New York’ta 161 gay üzerinde yapılan araştırma tek yumurta ikizlerinin yüzde 52’sinin eşcinsel olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar da "Cinsel eğilim, öğrenmeyle gelişmez. Bir insan ya doğduğunda eşcinseldir ya da değildir" diyorlar...

Araştırmalar gösteriyor ki cinsel yönelim, doğumdan önce ya da doğumun ilk haftalarında ortaya çıkıyor. New York’taki Hetrick-Martin Enstitüsü’nün 161 gay üzerinde yaptığı araştırma, eşcinselliğin genetik olma ihtimalinin yüksekliğini de ortaya koyuyor. 161 gay’de tek yumurta ikizi olanların yüzde 52, ayrı yumurta ikizi olanların yüzde 22, normal kardeşlerin ise yüzde 11’inin de eşcinsel olduğu saptanmış. Aynı araştırma lezbiyenler üzerinde yapıldığında da benzer sonuçlar alınmış.


Katılmıyorum.Başka yapılan araştırmaların sonuçlarıda var.

Solaklar daha zeki

....Coğrafi çeşitliliğe bağlı olarak nüfusun yüzde 5 ila yüzde 25’ini oluşturan solakların yapıları ufak tefek. Eşcinseller arasında solakların oranlarının daha fazla olması da bazı uzmanlar tarafından, "Eşcinsellerin çoğunlukla çocukları olmaz. Bu yüzden genetik duruma dayandırmak pek sağlıklı değil" şeklinde yorumlanıyor. Solaklığın kötü yanı ise ortalama ömürlerinin, sağlaklardan birkaç ay daha kısa olması...
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/11103763.asp

Ben eşcinselliğin genetik olduğunu düşünmüyorum.İkizler üzerinde yapılan çalışmalarıdan yola çıkarak bu söyleniyorsa eğer, ozaman bu tek yumurta ikizlerinin aynı ortamda yaşayıp büyümüş olup olmadıklarına bakılmalı.Birbirleriyle uzaktanda olsa görüşüp görüşmediklerine bakılmalı.

Aynı ortamda büyümediyseler ve yine ikiz kardeşin her ikisindede eşcinsellik görülmüşse, ozamanda anne karnındayken annenin vucudunun ekstra salgıladığıbir horman veya başka bir düzensizlik olup olmadığına bakılmalı.

diagoras
08-05-2009, 19:35
Genetik veya degil, tercih veya dogustan ne farkeder. bireylerin seks aktivitesindeki tercihi ve sebepleri baskalarinin hayatinda neden konu olur . Bu konu basligini ve sitede bu konyla ilgili baska yazilari okuyunca toplumdaki genel yargi olan escinselligin bir bozukluk veya hastalik oldugu kanisina burda da rastliyorum.

Boyle bir konunun arastirma konusu olmasi veya tartisilmasi degil mesele bunun nasil tartisildiginidir.

mesela bir heteroseksuelin kiminle ve ne tarz seks yaptigi veya fantezileri gibi kendi ozel hayatini hic merak edip arastirdinizmi, sebeplerinin ne olabilecegini irdeledinizmi. mesela ayak fetisisti olmak genetikmidir acaba, veya mazosist egilim genetikmidir, dogustanmidir nedir? hic merak ettinizmi. anal iliski nasil aciklaniyor mesela falan filan. yani homoseksuel ya da heteroseksuel bir seks aktivitesidir ve bireyin konusudur.

Allah veya bir insani neden alakadar eder bunlar!

Serdar
08-05-2009, 22:25
Evrim teorisinin eşcinsellikle, eşcinselliğin genetikle ne alakası var?

Serdar
08-05-2009, 22:39
Artık insanların hangi partiye oy vereceğinin bile genlerinde yazdığını amerikalı avrupalı bilim adamlarının yazdığı bir makalede okumuştum.

Biraz dalga geçelim:

Mesela bu komünist parti demek:

TACAGCGAGCGAGCGACGTACGTACTAGCTAGCTA

Şimdi adamın genlerine bakıyorlar. Bu baz dizisi varsa adam komünist partili oluyor.

Eğer şu varsa:

AGTCATGCTATCGATGCTGACTGATGCTAGCTATCGTAC

Bu da liberal parti demek oluyor.

E canım genlerimizde trilyonlarca dizi var. Hayatımız boyunca bizi bunlar yönetiyor ya. işte bunlar genler:D

Mesela DNA'sında şu dizi varsa:

ACGTGTAATAGGTA

Bu adamın sonu kanser vakasıyla son buluyor.

Eğer CCGTGATATGCTAGT var ise bu adamın sonu arabası kazası.

Şu da peygamberlik geni işte, bakın:

GCTAGCTAGCTA

Eğer CGAATGGATCG var ise de bu adam hayatı boyunca namaz kılan bir müslüman olacak demek.

Film yıldızı nasıl olunuyormuş bir de ona bakalım:

TTTTGCTCGATCGATGAT Bu da güzel. Artık bu genleri laboratuarda izole edip, bir başka körpecik bebeğe akardık mı, artık o çocuk, kaçınılmaz bir film yıldızı demektir.

Yüce genetik biliminin doruğundaki beyaz önlüklü ak saçlı bilim adamlarının vardıkları saçmalığın son noktası günümüzde bu işte.

Bunun din denen şeydeki kaza ve kader düşüncesinden bir farkı var mı acaba?

Ayejj
09-05-2009, 07:34
Evrim teorisinin eşcinsellikle, eşcinselliğin genetikle ne alakası var?
Evrim alakası var aslında ,

eğer eşcinsellik doğal bir şeyse,milyonlarca yıllık erimleşme sürecind canlılarla beraber evrimleşmiş bir davranışsa,

o halde bu canlı türlerine ne gibi üstünlükler avanatajlar sağlamıştır? Dogal seçilimde eşcinselliğin yeri nedir? soruları bilimin ve evrimin konuları haline gelir.

Eşcinsellik dogal bir davranış değilse ,o zaman evrimle e bilimle alakası kalmaz.

evrensel-insan
09-05-2009, 07:50
Saygideger arkadaslar;

Bu bakis acisi da; ayni "gen bencildir" bakis acisina paraleldir. Genlerde, kavram yoktur. Genler bir fiziksel olusumdur. Escinsellik ise; dusuncenin urettigi bir kavramdir. Cinsi iliskiye verilmis bir ifade seklidir. Bu dusunce; tamamen kisinin, cinsellige yanasimindaki bir davranis tercihidir. Bu tercihi yapan kiside,ne hastadir, ne de "geninin bir kurbanidir" sadece cinsel yanasimdaki bir tercihtir okadar. Boyle bir tercihi, kisinin neden sectigi ise; tamamen, ozel ve subjektiftir. Kisi bunu cevabini ancak kendisi verebilir.

Bu konuda bakilan "negatif " aci ise; tamamen, toplumlarin alisilagelmis olan, etiksel ve ahlaksal yapisindan kaynaklanmaktadir.

Heterosexuality-karsi cinsle cinsel iliski- insanoglunun uretimi icindir. Bunun disindaki, insanoglunun her turlu cinsel iliskisi, dusunsel olarak; bir kisisel tercihtir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Ayejj
21-05-2009, 13:07
Oray Eğin

Bir gün herkes eşcinsel olacak

http://www.aksam.com.tr/2009/05/21/yazar/12847/oray_egin/bir_gun_herkes_escinsel_olacak.html