Orijinalini görmek için tıklayınız : kuranda bilimsel hurafecilik
Kuran'da bilimsellik arayışı ve bilimsel hurafecikik. İmam Gazâlî'nin, "Bilimle uğraşmak, ömrü boş yere harcamaktır." sözlerini dikkate alarak başlamak istiyorum ..kuranda neden bilimsellik ve mucize aranır ? 1- Üniversitelerin İslamcı öğretim üyeleri, genellikle BİLİMİ DEFORME EDEREK ayetlerin yorumuna yaklaştırmışlar,
2- Amatör dinci kadrolar da ilkinin tersine KUR'AN AYETLERİNİ ÇARPITARAK bilime yaklaştırmaya çalışmışlardır.
Böylelikle bilim de, Kur'an da özünü yitirmiş ve ortaya utanç verici çelişkiler çıkmıştır..Zâriyât Sûresi'nin 47. ayetinin yorumunda "Evrenin genişlemesi"nden bahsetmekte.. "İşte evrenin genişlediğini AÇIKLAYAN bilimsel mucize!" evet ..Ne denli riskli bir yorum olduğu şimdilik herhalde bazılarını *ve bu iddiayı ortaya atanları pek ilgilendirmiyor ve kuran'ın bu ayetinin geçerliliğine bilim kanıt olarak gösteriliyor. Oysa modern fizik ve astroloji, birgün bu bulduğunun da tersini isbat ederse Zâriyât Sûresi'nin 47. ayeti ne duruma düşecektir, sitedeki Müslüman arkadaşlarımız bunu hiç düşünmüşler mi acaba??? *Tıpkı Diyanet İşleri Eski Başkan'ı Tayyar Altıkulaç'ın "Hz.Kur'an" kitabında 19 mucizesini ısrarla "Bu bir mucizedir!" diye okuyucuya sunup birkaç yıl sonra aynı kitabın yeni baskısında HATASINI KABULLENİP okuyucudan özür dilemesi gibi.. Niye mi? Çünkü bu iddiası, Kuran'ın değiştiği anlamına gelen Tevbe Sûresi'nin son iki ayetinin KURAN'DAN OLMADIĞI anlamına geliyor. Kuran'da matematik aramak adına Kur'an'ı deforme edip bazı ayetlerini YALANLAMAK anlamına geliyor...
Dünya'nın yuvarlaklığı meselesine gelelim.. Bu konuda fikir beyan eden her müddeî, farklı ayetleri farklı mantıklarla yorumlayıp kimi zaman da aynı ayetten farklı sonuçlar çıkarabiliyor. Örneğin Doç. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, Neml Sûresi 88. ayette geçen "dağların bulutlar gibi hareket etmesi"ni Dünya'nın yuvarlak olduğunun isbatı olarak görürken, Diyanet İşleri Eski Başkanı Prof. Süleyman Ateş bir adım daha ileri giderek "Hayır, bu ayet, yerküresinin hareket ettiğinin kanıtıdır!" diyebiliyor. ( Süleyman Ateş; geçen senelerde "Namazda İncil ve Tevrat'tan ayetler okunabilir!" sözünün sahibi olan zat oluyor. Tabii bu da ayrı bir tartışma konusu...)
Bu iki yorumun farklı olmaları bir yana, gerçeği saptırdıkları açık. Bu ayetten ne Dünya'nın hareket ettiği ne de yuvarlak olduğu çıkarılamaz ; çünkü Dünya, yalnız kendi çevresinde değil Güneş etrafında da dönüyor. O halde ayet, hangi dönüşü anlatmakta belli değil! Ayrıca Dünya'nın yuvarlak olduğuna gelince - ki bugünkü bilgilerimize göre yuvarlak değil geoittir - Aristo, bu görüşü Milat'tan tam 300 yıl önce Ay üzerine düşen Dünya'nın düzen gölgesinin dairesel olduğunundan yola çıkarak ileri sürmüştü. Bir Maya efsânesi olan "Popal vuh"ta dünyanın küre şeklinde oluşu, pusulanun dört yönü ve diğer astrolojik bilgiler biliniyordu. Buna rağmen İslamcı yazar Safvet Senih, "Kur'an'da Edebî Veche" adlı kitabında, hiç sıkılmadan "Dünya'nın yuvarlaklığu, Semâ'nın tabiatı, atom vs gibi bu nevî herşeyin, Kur'an'ın nâzil olduğu o bedevî ve geri asırda hiçbir kalb ve akla doğamayayacağı" ifadesini kullanabiliyor.
Hac Sûresi 31. ayette "Gökyüzünden düşen kimseler" anlatılıyormuş. Fakat o çağda yaşayan insanlar için bu imkansızmış. Çünkü "bizlerinde bildiği gibi" bir kişinin gökten düşmesi için havada olması gerekiyormuş. Bunun için de uçak ve helikopter araçları gerekiyormuş. İşte bu ayet, uçağın ve helikopterin yapımına kanıt ve mûcizeymiş. (!) (Ömer Çelakıl, Kur'an-ı Kerim'in Sırları) Söyler misiniz bana, nasıl bir mantık yapısıdır bu? Yoksa Renan'ın dediği gibi "İslam, insanların mantık yapısını feci şekilde bozuyor mu?"
başka bir örneğe gelince..Dr. Nurbâkî'ye göre Tekvîr Sûresi'nin 15 ve 16. ayetleri "gravitasyon"a kanıtken, Güney Afrikalı A. Deedat da Enbiyâ Sûresi'nin 33. ayetini kullanarak bu sonuca ulaşıyor. Birincisine göre "hünnes" sözcüğü gravitasyon'u; "künnes" sözcüğü de gök cisimlerinin yörüngesini anlatıyormuş(!). İkinci yazarın yorumu daha da saçma! Söz konusu ayetin Türkçe anlamı şöyle: "Geceyi, gündüzü, ayı yaratan da O'dur. Herbiri, bir felekte tüzmektedir." Afrikalı İslambilimci, bu ayeti değiştiriyor. "Felek" sözcüğü yerine "daire" sözcüğünü kullanıyor ve "İşte!" diyor, "Rabbimiz, mûciz bir bir ifade kullanarak Dünya'nın hareketine dikkatimizi çekmiştir!" (!). Bunu daha kolay şöyle "kavrayabiliyormuşuz": "Küllün fî felekin" deyimi, Arapça 7 harfden oluşuyormuş ve bu 7 harfin bir DAİRE ÇEVRESİNE YAZILMASIYLA tersten bile anlamını yitirmiyormuş.. (Bilmem hiç seyrettiniz mi, "Kekstra" reklamında da aynı mantık yapısı var. Sunucu, yanıbasındaki yazı tahtasına kocaman harflerle yazıyor: KEK! Şimdi bunu tersten oku diyor, yine KEK! ve sonra şunu yazıyor: KEKSTRA! Oku bakalım tersten. Ne oldu? BAŞKA Bİ ŞEY OLDU! ) Başta da dediğimiz gibi, Dünya'nın hem kendi hem de Güneş etrafında döndüğünü ortaya koyan Aristorchus'tur. Hem de milattan 300 yıl önce! Kur'an'dan 900 yıl önce bilinen bir gerçeğin, ilk kez bu kitapla insanlara tebliğ edildiğini ileri sürmek!.. Zaten gezegenlerin "dairesel" olmadığını artık ilkokul öğrencileri de biliyor. Üstelik Güneş, eliptik yörüngelerin merkezinde değil; odak noktalarının birinde!
kaynak :islamacevap.net
sevgiler saygılar
bakara ayetinde de kuran kendi mucizelerini bilimsel(!) yolla anlatıyor.
okuyalım...
Allah kendisine mülk (hükümdarlık ve zenginlik) verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni (Nemrut'u) görmedin mi! İşte o zaman İbrahim: Rabbim hayat veren ve öldürendir, demişti. O da: Hayat veren ve öldüren benim, demişti. İbrahim: Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir, dedi. Bunun üzerine kâfir apışıp kaldı. Allah zalim kimseleri hidayete erdirmez.
Sure : Bakara Sûresi
bence nemrut orda cevap olarak ''ey ibrahim, sıkıyorsa sen güneşi batıdan doğur da görelim'' dedi de herhalde muhammed eklemek istemedi bu cümleyi. *:D:D:D
maddeoz iyi yakalamışsın he :) :)
ben_ahhmak
31-07-2006, 02:24
iyide öyle birşeyi ibrahim peygamber Allah a dua etseydi Rabbim elbette yapardı. şimdi burda siz neyi yakalamışsınız ben anlamadım?
ahhmakktoran, öncelikle hoş geldiniz.
Orada maddeoz'un yakaladığı şu: 'Allah güneşi doğudan getirmektedir.' Güneş dünyanın etrafında dönüyor.
ben_ahhmak
31-07-2006, 15:08
hadi ya? öylemi oluyormuş? hadi biraz daha düşün sen.
hadi ya? öylemi oluyormuş? hadi biraz daha düşün sen.
ahhmakktoran,
Sitemize hoş geldiniz. Lütfen forumlarımızdaki tartışmalarda sohbet üslubu değil, yazı üslubunu kullanalım ve daha düzeyli katkılarda bulunalım.
neutrino.
ben_ahhmak
31-07-2006, 15:22
hayır hayır beni yanlış anladınız. ben çok normal bir üslupla sordum. çok soru işareti var ama idare ediniz.
ahhmakktron sasirmakda cok hakli. Aslinda dunya yuvarlak bir tepsi gibidir. geceleri *gunes *bu tepsinin altina girer ve sabahlarida dogudan dogarak bir yarim cember cizip batindan yine tepsinin altina girerek kaybolur... Iste imansiz kafirler kuranin ortaya koydugu bu bilimsel verileri bile carpitip dunyayi gunesin etrafinda donuyormus hurafesini uyduruyorlar .. hatta bunun icin hollywood studyolarinda ozel mekanda hazirlanmis uzay sahneleri ile sanki uzaya filan cikilmis gibi insanlari aldatarak bizimde bu yalana inanmamizi bekliyorlar !
ben_ahhmak
31-07-2006, 16:28
evet haklısın. Allah ıslah etsin.
ömer hayyam
31-07-2006, 16:37
K.C. hocamız tekrar etmek zorunda kaldı(Orada maddeoz'un yakaladığı şu: 'Allah güneşi doğudan getirmektedir.' Güneş dünyanın etrafında dönüyor.)valla hocam bu sıkılmaz şimdi gider ayetin şurasından tutar olmaz burasından tutar oda olmaz ekleme çıkarma yapar aklı sıra bi cvp verir eniyisi üstüne gitmeyin kafası iy heralde.ben bi sorayım hocam hem bu soru sanki daha kolay biraz düşünsem hatta mantıksıda olsa bi açıklama getirebilirim.Ama neyse sonra kopya veriyor diye adım çıkar.sorum şu: peygamberiniz diyorki güneş gider arşın altında allaha secde eder sonra tekrar doğmak için izin verilir hadi al bunu cvp la canım kardeşim
bilimsellik diye hurafecilik !!! *kurannda ne bilim nede ilim vardır zaten gerisi hikayeler mitler masallar ...
:)
Sayin nehemya ,
*Kuran bir bilim kitabi degildir ve muhammedin de boyle bir iddasi olmamistir. ama siz isa gercekden yasadimi topicinde , isayi insanlik icin bir kurtlus mucizelerinin *bir cok kaynak tarafindan kayda gecirilmis olmasindan dolayi gercek oldugunu belirtmissiniz ,bu ne yaman celiski anne,!! evet islam bilim disi ama isa ve hiristiyanlik bilimin merkezinde oylemi !
* Ben takip edebildigim kadari ile sizin hiristiyan yada meyilli oldugunuz kanaitindeyim , bu sebebden bir baska din icin elestiri getirirken bu sifatinizida belirtmenizin etik olarak zorunlu oldugu dusuncesindeyim !
selamlar arkadaşlar.
aslında benim demek istediğim şey, kuranın zaten doğudan doğan güneşi, kanıt olarak göstermesinin saçmalığıydı.
üstelik buna inanmayana da sıkıyorsa batıdan getir demesi.
yani bu şuna benziyor.
bak ben okisjen alıp karbondioksit veriyorum. bunu allah yaptırıyor bana.
sen karbandioksit alıp oksijen verirsen eğer, o zaman senin dediklierini dinlerim .
yani zaten olan birşeyi, kuran, kendi kanıtıymış gibi gösterip, bununla kendi doğruluğunu güya bilimsel yolla ispatlama çalışıyor. karşı çıkana da imkansız olan zıttını yapması gerektiğini söylüyor. puhahahaaaa...
bunu bir çocuğa anlatsanız o bile güler, size ''güneş zaten doğudan doğuyor ki'' diye cevap *verir.
ama gelin görünkü inanmış gözler, bunu bile bir ispat olarak kabul etme talihsizliğine düşebiliyorlar.
demek istediğim buyud. yani boyle ispat olmaz!
bayraktaro
01-08-2008, 18:06
Guest Arkaşdaşımız, çok güzel bir konuya değinmiş ve gerçekten akıcı bir dille, Kur'anın ne olduğunu ve bilimin zerre bile yanından geçmediğini anlatmıştır. Ona diyecek söz bulamıyorum zaten, Son noktayı da koymuş. Kur'an = Hurafelik, gerisi boş masallardan ibaret.
Gelelim Güneşin doğudan doğması olayına. Burada basit bir zeka oyunu var. Arkadaşlar zaten bunu güzel bir şekilde dile getirmişler. Çevrede, örnek alınabilecek mükemmel bir malzeme var. O da EVREN.... Zaten, evren olmasaydı. Allah ya da Tanrı safsataları için malzeme nereden olacaktı ?
Siz ne biçim insanlarsınız kardeşim. Allah var, Kur'an gerçek. Bunda şüphe yok. Bak şu evrene Allah'ı heryerde görecen zaten, Allah, insanları yaratmış, evreni yaratmış nizam ve düzen koymuş, Hani sen Allah'a şirk koşuyorsan Güneşi batıdan doğdur da göreyim. Sen, nasıl Kur'anı okudun. Allah'ın bir sürü mucizeleri var. Sen onun güneşi doğudan doğurduğuna bakma. İstediği zaman, yok etmek istediklerini yok etti. Ayı ikiye böldü. Muhammed'i miraca çıkardı. Muhammed okuma yazma bilmiyordu. Hemen, Kur'an gibi mucize çıkardı. Hayvanları konuşturdu. Gökten, yardım için melek ordularını gönderdi. Sen şu dünyayı bir dolaş bak Allah'ın mucizelerinin delillerini görebileceksin. AAAAA, sen Allah hakkında ne biçim şeyler söylüyon
632 yılına kadar yapacağını yapmış bu insanoğlu için. Muhammed'i de göndermiş. Şimdi kalkıp ta güneşi batıdan doğurmak ona yakışmaz... Ama, BİLİM GELDİ MERTLİK BOZULDU...
ozedonus
29-08-2008, 16:31
Kuran, buradaki hangi bilim ile kıyaslanmaktadır. Öncellikle bu sorunun çözülmesi gerekiyor. İnsanların gerçeği bulma yolundaki araçlarından biri olan ve olayları somut bir şekilde açıklama tarzında faydalı olan mutlak bilim mi, yoksa bilimsel iktidar devşirme hesapları içerisindeki insanların elindeki istencin aymaz bir oyuncağı olan bilim mi? Özellikle ve öncellikle ben artık bu iki bilimin birbirlerinden ayırt edilmesi gerektiğini şiddetle savunuyorum. Bilim eskiden olaylara somut bir bilgi veren araçtan ibarettir. Şimdi ise hem bir inancın kutsal nesnesi hem de o inancın kendisine yaslanarak topluma/doğaya nizam verdikleri bir obje haline gelmiştir.
20.yy Maddeciliği maneviyata karşı olan önyargısı uğruna bilimin ırzına geçmiştir. Dahası bilim bilim değildir aslında. O artık bir dindir, değerdir, kutsaldır. Ama bir o kadar da pişkin bir kutsallığa sahiptir. Modern, materyalist, maddeci, insanı hayvanoğlu hayvandan ibaret gören dünyanın bilim ile ilişkisi, hâkimiyeti altındaki güzel bir hayat kadınının gücünden güç devşiren, bu gücün arkasına sığınarak namusluluk iddiasında bulunan pezevenklerin hayat kadını ile ilişkisi gibidir. Pezevenklerin namusluluk iddiası ile bilimin değerler dünyası inşa ettiğinin söylenmesi arasında fark yoktur.
Bilimsellik ile İslam'a "çelişkilik" nazarıyla bakanların sorunu kutsaldan arındırılmış bir dünyada "değer"e konum hazırlayamama sorunudur. Bunu bilmek için Hegel olmak gerekmiyor. Din'in boşalttığı alana hem bir şey koyamayacaksınız hem de "mış gibi" yapıp pişkin pişkin sağa sola özgürlük ve bilimsellik dersleri satacaksınız.
Bilim bizim neyimiz olur neyimiz olmaz? Bilim neyle uğraşır neyle uğraşmaz?Bu gibi soruları çözümlemediğimiz sürece kısır döngü devam edecektir.İnsan sadece et ve kemikten oluşmuş bir laboratuar çıktısı olmadığına göre insana bilimsel bilgi üzerinde değer biçmek te mümkün değildir.İnsana değer biçen alan dindir.Bu ister metafizikle ilişkili tek tanrılı dinler olsun,ister diğer dinler olsun..Ama bilimin asla ve asla böyle bir görevi olmaz,olamaz.Bu ona yapılacak en büyük kötülüktür. Sözgelimi siz yerçekimi kanununa dayanarak veya metallerin ısınınca genleştiğini keşfederek, bu bilgiyi referans göstererek mesela başörtüsünü yasaklayamazsınız. Çünkü yerçekimi kanununu keşfetmek ile başörtüsü arasında hiçbir ilgi/bilgi/mantık bağı yoktur. Bunun gibi insanlara değer ve kutsallık veren bir Ahlaki kökeni olan Tanrı kavramını da bilim üzerinden reddedemezsiniz.
Keza siz bilimdeki herhangi bir gelişmeyi işaret ederek mesela hayatınızın anlamına ilişkin bir bilgi elde edemezsiniz, ahlak için bir ölçüt bulamazsınız, bilim neyin iyi neyin kötü olduğuna, ölçünün ne olması gerektiğine karar vermez, neden dünyada var olduğunuzu bilim açıklayamaz size. Hiçbir "var oluşsal problem"iniz bilimsel bilgi referansı ile çözümlenemez çünkü bilimsel bilginin böyle bir niteliği ve iddiası yoktur. Öbür tarafta din, dini bilgi ise tam olarak bilimin dışında kalan, bilimsel yöntem ile çözümlenemeyecek temel var oluşsal sorunlarımızı çözme iddiasındadır.
Bu kadar ilgi alanları ayrı,olayları yorumlama metodları değilik,insana anlam verme dilleri farklı iki alanı uzlaştırmaya veya çeliştirmeye çalışmak sorun olmayanı sorun yamak gibi bir şeydir.
Allah yakında güneşi yakında kuzeyden güneydende getirecektir ben buna inanıyorum:D:D:D:D
katre_07
17-10-2008, 14:17
selamlar arkadaşlar.
aslında benim demek istediğim şey, kuranın zaten doğudan doğan güneşi, kanıt olarak göstermesinin saçmalığıydı.
üstelik buna inanmayana da sıkıyorsa batıdan getir demesi.
yani bu şuna benziyor.
bak ben okisjen alıp karbondioksit veriyorum. bunu allah yaptırıyor bana.
sen karbandioksit alıp oksijen verirsen eğer, o zaman senin dediklierini dinlerim .
yani zaten olan birşeyi, kuran, kendi kanıtıymış gibi gösterip, bununla kendi doğruluğunu güya bilimsel yolla ispatlama çalışıyor. karşı çıkana da imkansız olan zıttını yapması gerektiğini söylüyor. puhahahaaaa...
bunu bir çocuğa anlatsanız o bile güler, size ''güneş zaten doğudan doğuyor ki'' diye cevap *verir.
ama gelin görünkü inanmış gözler, bunu bile bir ispat olarak kabul etme talihsizliğine düşebiliyorlar.
demek istediğim buyud. yani boyle ispat olmaz!
araya bır de tanrıyı koyarsan yanı tanrının ıradesıyle doğudan gelmektedir dersen anlaşılmayacak bır şey kalmaz..
sen de gulecek daha cıddı şeyler bulursun.
ayrıca tanrının ayetlerını kımse değiştiremez doğudan gelen bır delılı(ayeti) sen batıdan getır ben de tanrının
ayetlerının de değişebileceğine inanayım..
onun ayetlerının bır benzerının getırebıleceğine ınanayım.
canlı bir çiçek yap..! allahın ayetıne benzet sana tapayım..
yer çekımı yok et sana kul kole olayım...!
şimdi hangı bırınız tanrının ayetının bır benzerını getırırsınız Allahtan başka hangı ilah guneşi batıdan getırebılır..?
goster bana tum ruhumla ona kendımı teslım edeyım..!!
yucemanitu
17-10-2008, 20:56
Ne yani Allah Güneş'i bir kez olsun batıdan getirdi mi? Hayır getirmedi. İstese getirir diyorsan biri de kalkar "Ben istesem Güneş'i batıdan getiririm, der. E o zaman ne olacak ona da inanacak mısın?
katre_07
18-10-2008, 18:48
Ne yani Allah Güneş'i bir kez olsun batıdan getirdi mi? Hayır getirmedi. İstese getirir diyorsan biri de kalkar "Ben istesem Güneş'i batıdan getiririm, der. E o zaman ne olacak ona da inanacak mısın?
sayın tıtan ben tanrıya ınanıyorum benım ıcın guneşi doğudan getıren tanrıdır..
saygılar.
yucemanitu
18-10-2008, 19:10
İnanabilirsiniz saygı duyarız ama benim anlatmak istediğim şey şu inanıp inanmamayı bir kenara bırakalım ve ben de şu an için inanayım İbrahim Allah'ın da yapamadığı bir şeyi istiyor. Haydi kendisi dua etsin de güneş batıdan gelsin. (Daha doğru bir ifade ile dünya ters istikamette dönsün)
Senin burda dediğin de ona benziyor. Haydi Tanrı yer çekimini kaldırsın ya da yoktan bir çiçek var etsin (öyle tohum su toprak yokken). Böyle bir şey olursa çoğu insan İbrahim'e iman eder. Pek azı "Tanrı varsa bile ben kul olmak istemiyorum" ya da "Tanrı'nın benim inanmama ihtiyacı yok ki" der. Tanrı'nın yapmadığı bir şeyi başkası nasıl yapsın ki.
kuran sıfreleri...ya 1400 yıl once kıtap verılıyor ve ıcıne sıfreler konuluyor..yanı o zamanın okuma yazma bılmeyen adamları napsın bu sifreleri..?ömer kelakıl adlı hackerimizde zaman zaman kuranda bu var su var deyıp zırvalıyor..ya arkadas kuranda televizyon gecıyormus 1400 yıl oncekı adam anlamadı ben napım bız otuz yıldır bılıyoruz zaten televızyonu..bilinen deıl bilinmeyen bise bul hocam utandır bizi :)
Bence bılım adamlarının hepsı ıslamı usullere uygun kılıctan gecırıle..Ömer hocam NASA ya yonetici yapıla Harun hocamda yenı bıseler bulmak adına uzaya gönderile..
bogaçhan
13-11-2008, 19:08
Allah kendisine mülk (hükümdarlık ve zenginlik) verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni (Nemrut'u) görmedin mi! İşte o zaman İbrahim: Rabbim hayat veren ve öldürendir, demişti. O da: Hayat veren ve öldüren benim, demişti. İbrahim: Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir, dedi. Bunun üzerine kâfir apışıp kaldı. Allah zalim kimseleri hidayete erdirmez.
bence nemrut orda cevap olarak ''ey ibrahim, sıkıyorsa sen güneşi batıdan doğur da görelim'' dedi de herhalde muhammed eklemek istemedi bu cümleyi. *:D:D:D
sevgili arkadaşlarım hikayede inanın yada inanmayın anlatılmak istenen nokta karıştırılmış
bakınız peygamber tanrı olduğunu idda eden krala soruyor benim rabbim güneşi doğudan doğurur batıdan batırır eğer sen tanrı olduğunu idda ediyorsan güneş batıdan getirde göreyüm diyor , burada kralın apışıp kalmasının sebebi tanrı olmadığı için güneşi batıdan getirememesidir/burada ibrahim peygamber güneşi batıdan getiremez zaten onun tanrı olduğunu idda etmek gibi bir sorunu yoktur burada bu soru tanrı olduğunu idda eden nemruta sorulmuştur.
sevgili arkadaşım güneşin dünyanın çevresinde döndüğü bilimsel bir şey tersinide idda etmiyorum lakin şuan gündelik yaşamdada kullanılan bir şey var güneşin doğudan gelmesi doğu yönünden doğması ve batıdan batmasıda batı yönünden batmasıdır bu gayet açık burada bir şüphecilik aramanın anlamı yok kanımca
şuna geleyim kuranda mucize yok ölemi peki ben sorayım size biz dünyayı gazla saracağız ondan sonra açlık ve kıtlık başlayacak böle bir ayet var bence bu bariz bir mucizedir(küresel ısınma) devam edeyim kuranda belirtildiği gibi canlılığın sudan başlamasını nasıl açıklıyorsunuz bunla ilgili bir ayet var .Ayet şöyle biz canlıyı sudan yarattık, bildiğiniz gibi canlılık suda başlamıştır bu bilimsel olarak kanıtlanmış bir bulgudur .... daha çok örnek var ama ben 2 tanesini anlatmayı yeterli görüyorum şunuda belirteyim sevgili kardeşim bilimde kesinlik denen bir olay vardır heleki günümüz bilminde şuan hiç kimse insanın ciğerinin olmadığını idda edemez kanımca yada dünyanın yuvarlak olmadığını idda edemez bunlar bilimdir eğer kesinlik yoksa bu bilim değildir sadece bir teoridir ki islam alimleride kurandaki mucizeleri teorilere dayandırarak değil bilime dayandırarak açıklamıştır
belirteyim evrenin yoktan oluşmasıda bir bilimdir şöyleki;evrenin her yerinde radyasyon eşittir,gök cisimleri birbirinden sürekli uzaklaşır ve eğer evrenin bir başlangıcı olmasa idi evrendeki bütün helyumun hidrojene dönüşmüş olması gerekirdi lakin böyle değildir....
yucemanitu
14-11-2008, 01:16
Değerli Boğaçhan önce hoşgeldiniz.
Evet İbrahim tanrılık iddiasında değil ama peygamber. Hani Mesih dua ediyordu da ölüler diriliyordu. Musa asasını vurunca koca deniz ikiye ayrılıyordu. Burda da İbrahim dua ederdi ve Güneş batıdan gelirdi. Bu mucizeyi göstermemiş. Bu neden Nemrut'tan esirgeniyor, anlayamadığım bir nokta bu
Hani İbrahim: "Rabbim, bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım), ancak kalbimin tatmin olması için" dedi. "Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır, sonra onları (parçalayıp) her bir parçasını bir dağın üzerine bırak, sonra da onları çağır. Sana koşarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir." (Bakara-260)
İbrahim bile "kalbinin tatmin olması için" bazı şeyleri gözleriyle görmek istiyor. Kaldı ki Nemrut peygamber değil o da Allah'ın güneşi batıdan getirmesini görmeyi tabii ki ister. İsa Mesih ölüleri diriltirken dua ediyordu ve onlara Allah can veriyordu. O zaman İbrahim de güneşin doğudan gelmesi için dua edebilir. Bunu niye yapmıyor yani peygambere bile mucize gösteren Allah'ın bu kafire güneşi batıdan getirerek ders vermesi gerekmez mi?
Bir diğer işin içinden çıkamadığım nokta
"Allah, kendisine mülk verdi, diye Rabbi konusunda İbrahim'le tartışmaya gireni görmedin mi? Hani İbrahim: "Benim Rabbim diriltir ve öldürür" demişti; o da: "Ben de öldürür ve diriltirim" demişti. (O zaman) İbrahim: "Şüphe yok, Allah güneşi doğudan getirir, (hadi) sen de onu batıdan getir" deyince, o inkârcı böylece afallayıp kalmıştı. Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez" (Bakara-258)
Nemrut'un öldürüp diriltebilmesine ibrahim nasıl itiraz etmiyor da başka bir şey söylüyor. Nemrut nasıl oluyor da ölüleri diriltebiliyor?
"Allah, kendisine mülk verdi, diye Rabbi konusunda İbrahim'le tartışmaya gireni görmedin mi? Hani İbrahim: "Benim Rabbim diriltir ve öldürür" demişti; o da: "Ben de öldürür ve diriltirim" demişti. (O zaman) İbrahim: "Şüphe yok, Allah güneşi doğudan getirir, (hadi) sen de onu batıdan getir" deyince, o inkârcı böylece afallayıp kalmıştı. Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez" (Bakara-258)
Nemrut'un öldürüp diriltebilmesine ibrahim nasıl itiraz etmiyor da başka bir şey söylüyor. Nemrut nasıl oluyor da ölüleri diriltebiliyor?
Atlas burada önemli bir noktayı yakalamış. Tebrik ederim. :) İbrahim'in Nemrut'la girdiği diyalog oldukça saçma. Nemrut ne diyor, İbrahim neyden bahsediyor! Halbuki İbrahim'in Nemrut'un o sözü karşısında şaşırıp şunun gibi bir şey söylemesi lazımdı. "Madem sen ölüyü diriltiyorsun bir kuş öldüreyim de onu dirilt bakalım" diyeceği yerde (bakara-260 da olduğu gibi mesela) "güneşi batıdan getir" diyerek konuyu başka yöne çekmiş. Yani bu ayetten Nemrut'un da bir takım tanrısal özelliklere sahip olduğu anlamı çıkmış oluyor. İbrahim, Nemrut'un ölüleri dirilttiğini kabul mu ediyor ki hemen güneş mevzusuna geçmiş?
yucemanitu
14-11-2008, 13:57
Geç saatte yazdığımdan diğer mucize bahislerine değinemedim. Boğaçhan kardeş "biz dünyayı gazla saracağız ondan sonra açlık ve kıtlık başlayacak böle bir ayet var bence bu bariz bir mucizedir(küresel ısınma)" demişsin. Şimdi küresel ısınmanın ne olduğunu http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=7964&page=16 msj 153'te çok basit bir şekilde anmıştım. Bu dünyanın gazla sarılması değil. Bu ayet gözümden kaçmış bu arada hangi surenin hangi ayeti olduğunu yazarsan bir bakayım.
Boğaçhan kardeş "Ayet şöyle biz canlıyı sudan yarattık, bildiğiniz gibi canlılık suda başlamıştır bu bilimsel olarak kanıtlanmış bir bulgudur ...." demişsin. Ordaki su meni olmasın sakın. Burada canlılık suda başladı gibi bir şey çıkmaz çünkü çeşitli yerlerde "toprak"tan ve "kan pıhtısı"ndan yaratmak da geçiyor. Bu kan pıhtısından yarattıyı Müslümanken bile anlayamazdım. Hamilelikte kanama duruyormuş bunu öğrenmeden bu ayeti anlayamazsın. O çağlardaki insanlar kadının günü geçince ve karnı şişince kanın içerde çocuk olduğu gibi bir ampirik(gözlemsel) bilgiye ulaşmış.
Boğaçhan kardeş demiş ki "belirteyim evrenin yoktan oluşmasıda bir bilimdir şöyleki;evrenin her yerinde radyasyon eşittir,gök cisimleri birbirinden sürekli uzaklaşır ve eğer evrenin bir başlangıcı olmasa idi evrendeki bütün helyumun hidrojene dönüşmüş olması gerekirdi lakin böyle değildir...."
Evrenin her yerinde radyasyon eşit değildir. Başka kanıtlar da var ama sadece Van Allen kuşağı nedir, dersem her şey anlaşılır. Kozmosun genişlediğini ya da bigbang teorisini kesin kabul etmiyor bugün bilim uzayın yokluk mu olduğunu ya da Alfven'in iddiası gibi uzayın bir çeşit homojen plazma mı olduğunu bilim henüz keşfedemedi.
Gelelim hidrojen helyum olayına güneşteki hidrojenin sürekli olarak helyuma dönüştüğü doğrudur ve iddianın temel dayanağı (daha doğru bir deyişle tek dayanağı) budur. Ama evrendeki hidrojenin nasıl oluştuğunu henüz bilebiliyor muyuz? Başka türlü döngüler de var tamamını keşfedebildik mi? Mikro düzeyde madde ile enerjiyi bile ayrılamıyabiliyor. Kuantum fiziği nasıl ortaya çıktı? Atomaltı parçacıklar aynı anda hem madde hem de enerjiymiş gibi hareket edebiliyor. Evrenin tüm sırlarına vakıf değiliz ki hidrojenin tamamı helyum olurdu diyelim. Alfven gibi fizikçiler bigbang'i de reddeder. Evren sürekli bir döngü içindedir derler ki bu da o da doğru olabilir. Ama sanki bigbang Newton'un zamanındaki ilk itişe benziyor.
Fikirlere katılmamakla beraber Boğaçhan gibi sorgulayan bir arkadaşımızın katılımcı olmasına sevindim araştırmaya ve tartışmaya devam etmeni dilerim. Saygılar.
birileri birşeyler anlatmaya çabalıyor,"turok" kafa buluyor,bu inancın sosyo_pisikoljik bir açıklaması vardır kuşkusuz....insanlık tarihinde geçmişin ilkel koşullarında açıklanması zor doğa olayları karşısında insanoğlunun gereksinim duyduğu din'i, inancı ortaya koyması,ritüellerini oluşturması kaçınılmaz sosyal bir olgu...işte günümüzde'de binlerce yıl öncesinden gelen sosyal olgunun,insan bilincini dumura uğratan öznelliği üzerine biteviye konuşmak, yazmak, yazmak,kaçınamadığımız; bizi bu günde'de oyalayan,gitmek istediğimiz ülkeye diğerlerinide yanımızda götürmek için boş bir çaba,gelemeyecekler ne yazıkki,ne bu yüz yılda nede binlerce yıl sonra...çok uzun yıllar sonrasında,evrende bu gezegen kaynaklı us'un son bulmasıyla tartışmanın sonu'da gelecek....aslında bu insanın acıklı öyküsüdür,evet din ile bu gün bir sorunumuz var,özgürlüğümüzü yaşamın her alanında engelleyen erk'lerle olduğunca, oluşturdukları ilahi erk'lede sorun yaşamamız kaçınamadığımızdır...sorun;harhangi bir gücün bize us dışı saçmalıklarla boyun eğdirip,eğdiremeyeceği sorunudur..
Atenkhaton
19-10-2009, 20:14
Kuran'da bilimsellik arayışı ve bilimsel hurafecikik. İmam Gazâlî'nin, "Bilimle uğraşmak, ömrü boş yere harcamaktır." sözlerini dikkate alarak başlamak istiyorum ..kuranda neden bilimsellik ve mucize aranır ? 1- Üniversitelerin İslamcı öğretim üyeleri, genellikle BİLİMİ DEFORME EDEREK ayetlerin yorumuna yaklaştırmışlar,
2- Amatör dinci kadrolar da ilkinin tersine KUR'AN AYETLERİNİ ÇARPITARAK bilime yaklaştırmaya çalışmışlardır.
Böylelikle bilim de, Kur'an da özünü yitirmiş ve ortaya utanç verici çelişkiler çıkmıştır..Zâriyât Sûresi'nin 47. ayetinin yorumunda "Evrenin genişlemesi"nden bahsetmekte.. "İşte evrenin genişlediğini AÇIKLAYAN bilimsel mucize!" evet ..Ne denli riskli bir yorum olduğu şimdilik herhalde bazılarını *ve bu iddiayı ortaya atanları pek ilgilendirmiyor ve kuran'ın bu ayetinin geçerliliğine bilim kanıt olarak gösteriliyor. Oysa modern fizik ve astroloji, birgün bu bulduğunun da tersini isbat ederse Zâriyât Sûresi'nin 47. ayeti ne duruma düşecektir, sitedeki Müslüman arkadaşlarımız bunu hiç düşünmüşler mi acaba??? *Tıpkı Diyanet İşleri Eski Başkan'ı Tayyar Altıkulaç'ın "Hz.Kur'an" kitabında 19 mucizesini ısrarla "Bu bir mucizedir!" diye okuyucuya sunup birkaç yıl sonra aynı kitabın yeni baskısında HATASINI KABULLENİP okuyucudan özür dilemesi gibi.. Niye mi? Çünkü bu iddiası, Kuran'ın değiştiği anlamına gelen Tevbe Sûresi'nin son iki ayetinin KURAN'DAN OLMADIĞI anlamına geliyor. Kuran'da matematik aramak adına Kur'an'ı deforme edip bazı ayetlerini YALANLAMAK anlamına geliyor...
Dünya'nın yuvarlaklığı meselesine gelelim.. Bu konuda fikir beyan eden her müddeî, farklı ayetleri farklı mantıklarla yorumlayıp kimi zaman da aynı ayetten farklı sonuçlar çıkarabiliyor. Örneğin Doç. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, Neml Sûresi 88. ayette geçen "dağların bulutlar gibi hareket etmesi"ni Dünya'nın yuvarlak olduğunun isbatı olarak görürken, Diyanet İşleri Eski Başkanı Prof. Süleyman Ateş bir adım daha ileri giderek "Hayır, bu ayet, yerküresinin hareket ettiğinin kanıtıdır!" diyebiliyor. ( Süleyman Ateş; geçen senelerde "Namazda İncil ve Tevrat'tan ayetler okunabilir!" sözünün sahibi olan zat oluyor. Tabii bu da ayrı bir tartışma konusu...)
Bu iki yorumun farklı olmaları bir yana, gerçeği saptırdıkları açık. Bu ayetten ne Dünya'nın hareket ettiği ne de yuvarlak olduğu çıkarılamaz ; çünkü Dünya, yalnız kendi çevresinde değil Güneş etrafında da dönüyor. O halde ayet, hangi dönüşü anlatmakta belli değil! Ayrıca Dünya'nın yuvarlak olduğuna gelince - ki bugünkü bilgilerimize göre yuvarlak değil geoittir - Aristo, bu görüşü Milat'tan tam 300 yıl önce Ay üzerine düşen Dünya'nın düzen gölgesinin dairesel olduğunundan yola çıkarak ileri sürmüştü. Bir Maya efsânesi olan "Popal vuh"ta dünyanın küre şeklinde oluşu, pusulanun dört yönü ve diğer astrolojik bilgiler biliniyordu. Buna rağmen İslamcı yazar Safvet Senih, "Kur'an'da Edebî Veche" adlı kitabında, hiç sıkılmadan "Dünya'nın yuvarlaklığu, Semâ'nın tabiatı, atom vs gibi bu nevî herşeyin, Kur'an'ın nâzil olduğu o bedevî ve geri asırda hiçbir kalb ve akla doğamayayacağı" ifadesini kullanabiliyor.
Hac Sûresi 31. ayette "Gökyüzünden düşen kimseler" anlatılıyormuş. Fakat o çağda yaşayan insanlar için bu imkansızmış. Çünkü "bizlerinde bildiği gibi" bir kişinin gökten düşmesi için havada olması gerekiyormuş. Bunun için de uçak ve helikopter araçları gerekiyormuş. İşte bu ayet, uçağın ve helikopterin yapımına kanıt ve mûcizeymiş. (!) (Ömer Çelakıl, Kur'an-ı Kerim'in Sırları) Söyler misiniz bana, nasıl bir mantık yapısıdır bu? Yoksa Renan'ın dediği gibi "İslam, insanların mantık yapısını feci şekilde bozuyor mu?"
başka bir örneğe gelince..Dr. Nurbâkî'ye göre Tekvîr Sûresi'nin 15 ve 16. ayetleri "gravitasyon"a kanıtken, Güney Afrikalı A. Deedat da Enbiyâ Sûresi'nin 33. ayetini kullanarak bu sonuca ulaşıyor. Birincisine göre "hünnes" sözcüğü gravitasyon'u; "künnes" sözcüğü de gök cisimlerinin yörüngesini anlatıyormuş(!). İkinci yazarın yorumu daha da saçma! Söz konusu ayetin Türkçe anlamı şöyle: "Geceyi, gündüzü, ayı yaratan da O'dur. Herbiri, bir felekte tüzmektedir." Afrikalı İslambilimci, bu ayeti değiştiriyor. "Felek" sözcüğü yerine "daire" sözcüğünü kullanıyor ve "İşte!" diyor, "Rabbimiz, mûciz bir bir ifade kullanarak Dünya'nın hareketine dikkatimizi çekmiştir!" (!). Bunu daha kolay şöyle "kavrayabiliyormuşuz": "Küllün fî felekin" deyimi, Arapça 7 harfden oluşuyormuş ve bu 7 harfin bir DAİRE ÇEVRESİNE YAZILMASIYLA tersten bile anlamını yitirmiyormuş.. (Bilmem hiç seyrettiniz mi, "Kekstra" reklamında da aynı mantık yapısı var. Sunucu, yanıbasındaki yazı tahtasına kocaman harflerle yazıyor: KEK! Şimdi bunu tersten oku diyor, yine KEK! ve sonra şunu yazıyor: KEKSTRA! Oku bakalım tersten. Ne oldu? BAŞKA Bİ ŞEY OLDU! ) Başta da dediğimiz gibi, Dünya'nın hem kendi hem de Güneş etrafında döndüğünü ortaya koyan Aristorchus'tur. Hem de milattan 300 yıl önce! Kur'an'dan 900 yıl önce bilinen bir gerçeğin, ilk kez bu kitapla insanlara tebliğ edildiğini ileri sürmek!.. Zaten gezegenlerin "dairesel" olmadığını artık ilkokul öğrencileri de biliyor. Üstelik Güneş, eliptik yörüngelerin merkezinde değil; odak noktalarının birinde!
kaynak :islamacevap.net
sevgiler saygılar
Yazı, bana ait :) Hıristiyanken kaleme almıştım. Fakat şu an farklı mı düşünüyorum; hayır! Islamacevap.net, bu yazının yazarı MÜSLÜMAN OLDU diye keşke altına not koysaydı da konu, tamamlansaydı öyle değil mi?
Evet, bilimin verileri değişkendir. Bugünki bilimsel verilerin yarın değişmeyeceğini, gerçek sandığımız bir bilginin aslında gün gelip de YANLIŞ OLDUĞUNU kimse garanti edemez. Bunun tersini yapmak ise, iyi niyetle yapılmış olsa bile; insanlara hak kitap olduğunu kanıtlama adına kimi zaman bilimsel bir bilgiyi deforme edip Kurân'a yaklaştırma, kimi zaman da Kurân'daki bir ayeti deforme edip bahsi geçen bir bilimsel teoriye yaklaştırma çabalarının sadece kendi inancımıza zarar verdiğini düşünüyorum.
malaysian
20-10-2009, 09:17
Sayin maddeoz,
''''''''''bakara ayetinde de kuran kendi mucizelerini bilimsel(!) yolla anlatıyor.
okuyalım...
Allah kendisine mülk (hükümdarlık ve zenginlik) verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni (Nemrut'u) görmedin mi! İşte o zaman İbrahim: Rabbim hayat veren ve öldürendir, demişti. O da: Hayat veren ve öldüren benim, demişti. İbrahim: Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir, dedi. Bunun üzerine kâfir apışıp kaldı. Allah zalim kimseleri hidayete erdirmez.
Sure : Bakara Sûresi'''''''''''' demissiniz...
Bakara Suresi Kur'an'in en uzun surelerinden birisidir. Boyle isim vererek birakirsaniz 286 ayetlik suredeki yerini bulmamiz zorlasiyor.Ayrica bazan yalan ve yanli kaynaklardan size ogretilen yanlislari da gostermek adina, Lutfen ayet numarasi da belirtin de Arapcasini da inceleme sansimiz olsun...
Buradaki bir forumda meal dedigimiz aciklamasinin yanlis verildigini daha once belirtmistim...Ayrica burada DUSUNME gudusunun de devre disi birakildigi bir youm yapmissiniz... Sonucta buradan gunesin dondugunu cikarmaniz gercekten zor bir cikarim...
Kuran bir bilim kitabi degildir ayrica. Bir KULLUK kitabidir. Bazi gercekleri aciklar ancak bunu bu hayati kolaylastirmak adina yapar. Ilk Islam alimleri gercekten bazi ip uclari bulup guzel arastirmalar yapmislardir. Ancak, ilk buluslari onlardan bir kac yuzyil sonra bulmus Avrupalilar yapmis diye ogrettiler bize...
Ortaokul'da okudugumuz Tarih kitabinin yazarinin Islam dusmani birisi oldugunu ogrendigimde cok sasirmistim.. Ama daha sonra ogrendigim Yalan ve Yanlis haberler bundan da sasirtici idi...
Hep diyorum ya DUSUNMENIZ dilegiyle...
saygilar
Ayette, Hz. ibrahim, Kainatı yaratan Allah'ın yapmaya gücü yettiği fiillerden örnekler veriyor. Bunlardan birisi öldürmek ve diriltmek, bir diğeri Güneşin Doğudan doğması ve Batıdan batması. Zalim bir kral olan muhatap ise, kendisinin Tanrı olduğu iddiasında, Hz. İbrahim, ona bu fiillerden birisini yani güneşi Batıdan doğmasını sağlamasını istiyor. Elbette, Tanrılık iddiasında bulunan birisinin bunları yapması mümkün değil, karşılığında o kral Hz. İbrahim'den herhangi bir mucize talebinde bulunmuyor. Çünkü Hz. İbrahim'in peygamberliğini kabul edip etmeme değil kendi tanrılığını kabul ettirme derdinde, zorlama yorumlarla ayetlerde çelişki bulmaya çalışmak, artık eskimiş ve geçersiz bir yol.
Allah yegane yaratıcıdır.