Orijinalini görmek için tıklayınız : Dini açıdan:Mucize nedir ve neden mucize yoktur/olamaz
Bu yazıyı neden yazma gereği duydum: Bazı arkadaşlarımızın "ay yarılması" gibi absürd bir konuda uzun uzun kafa patlatmaları beni derinden üzmüştür. Yani bu tartışmaları başka milletten insanlar yapsa, "adamlara bak, ne ipe sapa gelmez şeyleri tartışıyorlar hayatta belini doğultamazlar" derdim... Açıkçası bu tartışmanın bizim ülkemizde ve vatandaşlarımızın arasında yapılması beni oldukça sarstı..
Kur-an da mucize yoktur forumunda açılan başlıklara bakınca, başlığın genelde "mucize iddialarına" tek tek yanıt verme, mucize iddialarını çürütme yönünde geliştiğini ve mucizeye genel bir bakış açısıyla yaklaşılmadığını gördüm.
Bu başlığı ilk önce orada açmaya çalıştıysam da moderatör olmadığım için açamadım. sonra serbest foruma açmaya karar verdim. İlk önce Kuran'da mucize yoktur sitesine başlık açamadığıma hayıflandıysam da daha sonra durumun pozitif yönünü de görmüş oldum: Bu yazımda olaya tanrının varlığına ve tanrının kendisine verdiği mantık ve matematik bilgisi ve yeteneği ile tüm gerçeklere ulaşabileceğine inanan bir bakış açısı kullanacağım... Böyle bir açıyla yazılacak yazının sadece moderatörlere açık bir forumda yazılması yazının içeriği ve anlayışı bakımdan etik olmazdı.
Bu arada, Tanrının bilim ve matemetik yolu ile kavranaılabileceği fikrini savunan kişilerin en başında anılması gerektiğini düşündüğüm ve analitik geometrinin bulucusu ve modern matematiğin babası Descartes'i saygıyla anmadan geçemeyeceğim.
Mucize nedir: Kişiye göre değişir "mucize" nin anlamı; kimine göre bir taşın yere düşmesi, bir bebeğin dünyaya gelmesi, dünyanın evrenin varolması bile bir mucizedir. Ben bu bakış açısını oldukça tutarlı buluyorum. Herşeye mucize olarak bakılabilir.
Ben bir mucizeyim, sen de mucizesin, bu taş, bilgisayar velhasıl herşey heryer mucize... Tabı bu durumda din, Kuran, peygamber gibi kavramların ve şahısların diğer insanları aşağılayıp onları sömürmesine olanak kalmıyor... Vah vah çok üzüldüm...
Kuran da mucize var denilen şey mu tür bir mucize değil, çünkü yukarıda anlattığım mucize anlayışında herşey mucize olduğu için Kuranın bir özelliği kalmıyor. Kurandaki mucizede bahsedilen "normalde olması mümkün olmayan ama olan" olaylardır. Ay yarılması gibi....
Ama burada felsefi bir problem var....
(Felsefi problemden önce gözlerimi açık tutma gibi bir derde düştüm... :) yazıya ara verme zorundayım. Bilahare devam etmek üzere)
sevgili mamuli,
Kur'an'da Mucize yoktur forumu sadece moderatörlere değil, tüm forum üyelerine açık bir başlıktır. Talebiniz doğrultusunda topikiniz oraya taşınmıştır.
K.C.
Başlik cok guzel, ama soyle bir ön belirme gerektigini dusunuyorum.
"Bütün mucize iddiaları ya da hikayeleri *, cehaletin son noktasidir."
Biligisine varilmadiginda, hersey mucize degil midir?
Bu nedenle bircok arkadasin mucizeleri aciklamak amaciyla ( saçmalıklarını göstermek anlamında) tek tek yanıt verme çabalarının aydınlanma açısından önemli olduğunu belirtmek gerekli diye duşünüyorum.
Şimdilik bu kadar
Orca
Hersey maddedir.Bu tanıma sığmadığı düşünülenler ise , maddedin çarpıtılan hikayesi yani "mucizesidir"!
Sevgili K.C. topiğin taşınmasına gerek yoktu, yine de teşekkür ederim.
Konumuza devam edeyim.
Daha önce belirttiğim gibi, Kuran da aranan mucize olması mümkün olmayan olaylardır. (Bir de şu 19 olayı gibi, basit matematik işlemlerden sonra ortaya çıkan sonuçları -orasını burasını düzelterek- mucize diye yutturmanın çabası var. *Buna hiç değinmeyeceğim, yani tanrının matematik bilgisi 4 işlem ile sınırlı mı -ki bu durumda ilkokul mezunu düzeyinde bir bilgiye sahip olurdu herhalde- böyle basit oyunlar yapsın. Insanlar bile çözülemeyecek derecede karmaşık şifreler buluyor da tanrı sadece 4 işlem mi yapabiliyor. Yazının başında belirttiğim gibi bu yazıyı dini bir bakış açısıyla yazacağım, tanrıyı ilkokul terk düzeyinde bilgi sahibi olan biri gibi göstermeye çalışan bu safsatalara elbette cevap vermeyeceğim. Madem dini bakış açışıyla yazıyorum bari dini bir tehdit te savurayım: Bre cahiller, tanrı matematiğin alasını bilir... Tanrıyı cahil gösterme suçundan cehennemde cayır cayır yanacaksınız. :) )
"Mümkün olması olmayan olaylar" cümleciğini daha da açarsak
mucizeyi "doğa kanunlarına aykırı bir şekilde gelişen/oluşan olay" şeklinde tanımlayabiliriz.
Dini bakış açısına göre, doğa kanunların koyucusu tanrıdır. Tanrının mucize göstermesi, kendi koyduğu kanunların işleyişini değiştirmesi, kaldırması çiğnemesi demek.
"Anayasa bir defa delinse birşey olmaz" lafı geldi aklıma. Analoji yaparsak, tanrının kanunları bir defa çiğnense birşey olmaz :)
Mucize denen şey özünde tanrının koyduğu doğa kanunlarının yine tanrı tarafından çiğnenmesidir (Hem de ne için çiğneyecek... üç beş tane cahil için koca ayı orta yerinden yarıp dağın iki tarafına koyacak.. :D Hani saflık diyoruz da bir dereceye kadar idare eder bu... Ondan sonrası saflığın ötesine geçer...)
Tanrının koyduğu kanunların çiğnenmesi veya çiğnenebilmesi, o kanunların mutlak olmadığını gösterir ki bu tanrının "mükemmel" olma özelliğini yanlışlar.
Eğer tanrı kendi koyduğu kuralları kendisi çiğniyorsa; o zaman kuralları koyarken eksik koyduğu ve eserinin mükemmel olmadığı sonucu çıkar ki bu da tanrı vasfına (mükemmel, yanılmaz, sonsuz bilgiye sahip vs. vs.) ters düşer...
Söyleyeceğimi söyledim. Mucize yoktur dedim çünkü doğa kanunları değişemez dedim. Tanrının değiştirmesi mümkn değildir böyle olursa tanrının eserinin yanlış eksik olduğu anlamına gelir ve tanrının mükemmelliğinden bahsedemeyiz dedim....
Kimileri mucize ile tanrının varlığını kanıtlamaya çalışıyor.
Oysa, tam tersi; mucize varsa yanılmaz, mükemmel bir tanrı yoktur.
(Tabi bir de şu durum var; mucize yoksa, yanılmaz mükemmel bir tanrı olduğuna dair işaret te yoktur... vallaha öyle. ) *
Ustaya saygı bölümü....
Descartes kimdir: Eski filozofların matemetik ve geometriyi durağan bir şekilde ele aldığını bu geometrinin içine hareketi de katmak gerektiğini düşünüp, fonksiyon kavramına ulaşan, analitik geometriyi bulan kişidir. 1596-1650 yılları arasında yaşamıştır. Düşüncelerinin çoğu yanlıştır. "Düşünüyorum öyleyse varım" sözünü kimse tam anlamadığı için henüz tam bir sonuca varılamamıştır.
Sevgili Orca,
Mucize savlarının sonu yoktur. Bugun 19 rakamı, yarın 11 (aslında 11, 19 dan daha islami bir rakam. hem iki defa allah birdir diyor hem de elif elif allahın birliğini doğruluyor. Üstelik 11 harfli kelimelerde -inanmayacaksınız ama- tam 11 harf vardır!) bu böyle gider durur ve sonu da bitmez.
Bence tek tek durumlarla ilgilenmenin yanında konuya genel bir bakış açısıyla da bakmak gerekir.
imported_ozer
12-08-2006, 08:43
"Artık karıştırdım geçmişi
hangi peygamber açmıştı denizi
hep aksi yöne mi gider hayatın seyri
bilemem, bilemem
artık bilemem
cevapsız sorulara dalkavukluk edemem"
Grup Gündoğarken
insan ne garip bir mahLuk demi..
mucizenin içinde yaşarken mucize arar.. Garip..
Evet gerçekten garip bir mahluk ilginç şeyler düşünüyor.
Hayyam da şu cevabı veriyor.
Yaşamanın sırlarını bileydin
Ölümün sırlarını da çözerdin;
Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok:
Yarın, akılsız, neyi bileceksin?
Ömer Hayyam
Evet gerçekten garip :lol: *:lol: *:lol: *:lol: *:lol: *:lol: *:lol:
Bak başka bi Düşünürde ne Diyo..
Kim ki bu dünyada arif-i hak olmadı
Ta ebed bigane kaldı Hakk`ı bulamadı.
Materyalist
13-08-2006, 19:41
Mucize!!!!!! Hımmm. İlginç bir olay. Hani muhammed aya bir parmak atmıştı da, ay ortadan ikiye ayrılmıştı. O türden şeyler mi? Musa denizi ikiye yarmıştı. İsa da (heralde oydu. Yanılıyorsam affedin) gökten 5000 kişilik sofra indirmişti. Yahu bu insanlar amma acayip be!!! Aya çıkılmasıyla ilgili delilin olmadığını söylüyorlar, aya çıkılmadı, nasa bizi kandırıyor diyorlar. Delil istiyorlar. Ama mucizelere inanıyorlar. Onlara delil istemiyorlar.
Şimdi bu arkadaşlara beynin nasıl çalışacağı konusunda biraz fikir vereyim.
1) Kafanızı kurandan kaldırın
2) Biraz da etrafınıza bakın
3) Azıcık meyve, çerez türü şeyler yiyin
4) Sofranızdan dardanel tonu eksik etmeyin
5) Bol bol oksijen alın
* * Bunları yaparsanız beyniniz yani merkezi sinir sisteminiz tam gaz çalışmaya başlar.
Madde size akıl fikir versin emi *:D
arkadaş Moda girmiş.. :):)
İstersen bide ibodan yazayım..
Dam üstünde un eler Tombul Tombul memeLEr..
ibrahim_z
13-08-2006, 19:58
siz kurandaki mucizeleri görememişsiniz. size inanılmaz mucizeleri yakalamış olan harun yahyanın sitesinden sizi imanlı yapacak mucizeler:
1-)Kamer(AY) suresinde yine bir mucize ile karşılaşıyoruz. Bu surede Ay ile Dünya arasındaki harflerin uzunluk oranı Uzay'daki Ay-Dünya mesafesine işaret etmektedir. Kamer(AY) suresinin içerisinde sadece bir yerde Dünya(Ard) kelimesi geçmektedir.
Surenin başlığı olan "Ay" kelimesi ile "Dünya" kelimesi arasındaki harfler toplam 333 adettir ve araya tam olarak 111 adet Ay kelimesi sığmaktadır. Çünkü Arapça'da Kamer(Ay) kelimesi 3 harften oluşur.
Aynı şekilde gezegenimiz Dünya ile Ay arasına da ortalama 111 adet Ay sığmaktadır yani aradaki mesafe Ay çapının toplam 111 katıdır.bu önemli bulgu matematiksel açıdan tesadüfi değildir.
2-)"Nahl" (Arı) isimli bir sure yer almaktadır ve bu sure tam 16. suredir. Aynı şekilde arı da 16 kromozomlu bir canlıdır.
Hayvanların dişisinde ve erkeğinde eşit sayıda kromozom bulunmaktadır. Fakat arının durumu, diğerlerinden farklıdır. Çünkü erkek arı 16 tek kromozoma, dişi arı ise 16 çift kromozoma sahiptir.
İşte arı, bu açıdan farklıdır. Ve bu farklılığa Kur'an-ı Kerim de işaret etmektedir.
3-)Başka bir örnek daha; EQUUS ASINUS:Eşek...
Kur'an-ı Kerim'in birkaç bölümünde 'eşek' kelimesi geçmektedir, fakat Lokman (31.sure) ve Cuma (62. sure) surelerinde bahsedilen tek hayvan 'eşek'tir. Aynı şekilde 'eşek' türünde toplam 31 çift, yani açılım olarak 62 adet kromozom bulunmaktadır. Bu surelerin numaraları da 31 ve 62'dir.
'Eşek' kelimesi başka birkaç surede daha geçmektedir ancak bu surelerde Aslan, At gibi diğer hayvanlardan da bahsediliyor, fakat 31. ve 62. surelerde 'eşek'ten başka hiçbir hayvandan bahsedilmiyor...
*bu kadar uzun bir kitabda ben kassam kendimi daha mucizeye benzeyen şeyler bulurdum.
( ör: t. d. nin din bu kitabında ateist kelmesi 32 kez geçiyor. bu onun suikaste uğrama tarihi 04/09/1990 ın rakamları toplamıdır. nu bir mucizedir. o zaman ona inanmalıyız.)
Ben yinede Mucize içinde Mucize aramam.. *:):):):)
Merhaba arkadaşlar,
Aslında bu başlığı "Kuran'da Mucize Yoktur" forumuna açacaktım ama yöneticiler dışında kimse o başlığa konu açamıyormuş. Neyse önemli değil.
Müslümanlar sürekli Kuran'ın ne kadar mucizevi bir kitap olduğundan, bugünki bilimsel keşiflerin Kuran'da 1400 yıl öncesinden haber verildiğinden bahsederler. www.kuranmucizeleri.com (harun yahya sitesi) da Kuran'ın bir sürü bilimsel mucizesini ortaya koyar. Aslında çoğu meallerin olaya göre çevrilmesiyle uydurulmuş mucizelerdir. Sitemizdeki kuranda mucize yoktur forumunda da çürütüldü zaten çoğu.
Gelelim asıl konuya. Kuran'da bilimsel mucizeler olması olağanüstü müdür? Halife Ömer'in yaktırdığı İskenderiye Kütüphanesindeki kitaplarda böyle bilimsel ifadeler yok muydu (bunu bilmemiz imkansız)? Dönemin insanları arasında o gün bilinmesi imkansız sanılan bilgiler biliniyor olabilir miydi?
Kısacası Kuran'ın bilimsel mucizeleri Kuran'ın ilahi bir kitap olduğunu kesin olarak ispatlar mı? Yani bu tip bilimsel gerçeklerin yüzyıllar önceden bilinmesinin (diyelimki) imkansız olması Allah'ın varlığının ve Muhammed'e (Ayak İşleri Bakanı Cebrail Aleyhisselam) aracılığıyla kitap gönderdiğinin ispatı mıdır?
Saygılar...
NedimYilmaz
20-11-2006, 18:37
Ben hiç bir İslam bilgininin "Bakın xx yıl sonra şöyle bir bilimsel gerçek bulunacak, bu Kuran'da yazıyor" dediğini hatırlamıyorum.
Denilen tek şey "Bulunan bu gerçek zaten Kuran'da geçiyordu" idi.. 1400 yıldan beri..
Kuran'ın bilimsel mucizesi yoktur, ancak Kuran, Müslüman kardeşlerimin gözünde bir "Mucize" dir. Bulunan bilgileri Kuran'da ararlar. Arayan tabiki bulur. Belasını da, mevlasını da hesabı..
Örneğin herkez Tao'nun Tao-Te-King (Tao ve Fazilet) adlı eserinde bir sürü kuantum fiziği içeren bilgiler bulabilir isteyince..
Ayrıca İslam'ın kurucusu Muhammed'in Bahira ile görüşmelerini ve ondan öğrendiklerini unutmayınız..
Kur'anin en buyuk mucizesi, bu kadar celiski, bu kadar sacmalik, bu kadar insan yapisi,(karakteri) kin, nefret, intikam, yeminler, v.s. gostermesine ragmen, milyonlarca inanir bulabilmesidir.
* *Diger sozde mucizeleri, basit bir masal kitabinda, hele Jules Verne'in kitaplarinda, cok daha acik ve sarih gorebiliriz. Bilgisizlik ve beyin yikanmasi neticesi, kahve fali misali, istedigin kadar olmayan mucize yaratabilirsin herhangi bir kitaptan.
bu kadar kişinin inandığı bir noktayı saçmalık diyip geçemeyiz maalesef daha somut verilere ihtiyaç var :)
Ayrıca İslam'ın kurucusu Muhammed'in Bahira ile görüşmelerini ve ondan öğrendiklerini unutmayınız..
Sayın Nedim Yılmaz,
Bu konuyu biraz açabilir misiniz? Çok yüzeysel bir bilgim var o görüşmelerle ilgili.
Sevgili NedimYılmaz ben de merak ettim. Kimdir bu Bahira? Ne iş yapar? Muhammedle nerede, ne zaman, ne kadar süre görüşmüşler?
bu kadar kişinin inandığı bir noktayı saçmalık diyip geçemeyiz maalesef daha somut verilere ihtiyaç var :)
Sevgili Birisi,
Bunların önüne çok somut veriler de konuldu. O somut veriler bir şeyi değiştirmedi ki...Çünkü işin içinde iman var. Cehalet var. Bu gün müslüman ülkelerin içinde bulunduğu durum da bunun açık kanıtı değil mi?
İnsanları aydınlatmaya devam edelim. İmanlılara ne anlatırsanız anlatın bir şey değişmeyecektir. Biz burada düşünen araştıran ve okuyan kesimi temel alıyoruz. Neden-sonuç ilişkisini algılayan insanlara sesleniyoruz.
Baştan sona Tevratın kötü bir kopyası olan ve baştan sona bir masal kitabı olan ve insanlığa kan ve göz yaşından başka hiç bir şey vermemiş olan bu ilkel ve çağ dışı kitabın gerçek yüzünü ortaya koymaya devam edelim. Onlar istediği kadar bu kitabı bilime alet etsinler. Bunu başaramıyacaklardır. Gerçekler gün ışığına çıktıkça bu tabu can çekişecektir. Karanlıklar aydınlandıkça bu can çekişme daha da hızlanacaktır. Turan Dursun'la bu sureç başlamıştır.
Yere ve onu yayıp dümdüz yapana antiçerim ki...(Şems:6) Kamer süresinde kıyamet koptu ay yarıldı diyen, yıldızları şeytanlara bir atış tanesi olarak gören bir kitabı istedikleri kadar allayıp pullasınlar bu bir şeyi değiştirmeyecektir. Kuranda bilimsel mücize vardır diyenler kurana dayanarak şimdiye kadar hangi bilimsel buluşun altına imza attılar. Tüm bunları birazcık akıl ve mantığı olan insanlar görüyorlar. Bundan endişeniz olmasın. İstedikleri kadar kuranda bilimsel mücize vardır desinler. Bu bir şeyi değiştirmeyecektir. Sevgilerimle...
ezkamo;
çok doğru bir noktaya değindiniz ancak bize gereken bu doğruları insanlara yani inananlara anlatabilmek nitekim bunu yaparken de yine onların dilinden konuşabilmek gerekli biz çıkıp da sert sözler sarfedersek bu sefer dinimize saldırıyorlar diye kendi dinlerine daha sıkı sarılacaklardır bu da kimseye bişey kazandırmaz :)
Kuranın bilimsel mucizeleri.... Hani nerde? Bu kadar körü körüne bir tapınma ilkel çağlardaki mağara adamlarında bile yoktu.. Onlar bile tapındıkları şeyi sorgulamışlardır ve gerçeği öğrenince tapınmaktan vaz geçmişler.
Bu bilimsel mucizeler neyse artık ki hiç birinden 1400 yıldır haberimiz yok nedense bir türlü net bir şekilde ortaya çıkmadı..
Yok efendim batılı kurandaki mucizelerden yola çıkarak teknolojiye yön veriyormuş muş muş.... Yahu sen karşındakini aptalmı sanıyorsun.. Bu söz nerdeydi.. ha hatırladım Şener Şen in Namuslu filmindeydi galiba.. Yahu siz el alemi enayimi sanıyorsunuz.. ha bu daha iyi uydu.. Kurandaki mucizeleri görebilmek için ancak kör olmak gerekir.
Ayrıcı batılılar zaten kuranda bu kadar mucize olduğu kanaatine varsalar merak etmeyin sizden önce bunu açıklar ve o kuranada inandıklarını söylerler.
Kurandaki mucizeleri şu Türkiye de zaman zaman buluş yapıp dünyayı sarsan muhteşem bilim adamlarının hiç hayata geçirilemeyen buluşlarına benzetiyorum.. *Neden çünkü yokta ondan..
Hayır araplar böyle bir iddiada değiller siz niye gelin güvey oluyorsunuz.. Üstelikte hiç bir kanıtı ıspatı delili olmayan bir konuda.. Anladım sanırım sizde bir gün inanmayanlar saffına geçeceksinizde bundan korkuyorsunuz.
İmanlı arkadaşlar korkmayın ya imanınızı kaybedersiniz ama kendinizi bulursunuz.. Bence kendinizi aramaya başlasanız iyi olur.. Hayır cennette zor bulursunuzda..
Bahira ile ilgili kütüphanede birkaç ansiklopediden önemli bilgiler buldum. Yarına ya da öbür güne "bahira" ile ilgili başlığı açacam.
NedimYilmaz
30-11-2006, 21:43
Rahip Bahira hanif anlayışına mensup bir hristiyan din alimidir. Muhammed'in amcası Ebu Talip bilindiği üzere tüccardır. Şam'a giden ticaret kafilesinin başında bulunan lider kişidir. Yanında Muhammed'i de götürür. Muhammed henüz 10 yaşlarında bir çocuktur.
Ticaret kervanı Şam'a ulaşmadan rahip bahiranın manastırına yakın bir yerde dinlenmek için konaklarlar. İyiliksever, insan aşığı bu rahip gördüğü kervana ikramlarda bulunmak ister ve konağına çağırır. Develerin başında kalmasın için mahzun nebi develerin güvenliğini sağlamak için bırakılır.
Ebu talip ve bahira arasında şu diyolog geçer ; (B= Bahira, E= Ebu Talip)
B - Siz sayıca bu kadar mısınız ?
E - Evet hepimiz bu kadarız.
B - Emin misiniz?
E - Evet eminim herkes geldi içeri.
B - Yok bir kişi daha olmalı.. O nerde.. O'nu da getirin buraya
E - Yok kimse yok.. (demeye kalmadan)
B - Ama ben bir kişinin daha nur'unu-nurunun varlığını burda seziyorum
E - Develerin başında kalması için yiğenimi bıraktım der. Sadece O dışarıda kalmış olmalı
B - Heyecanla çabuk getirin bana o'nu.
Çocugun yüzüne bir kez bakmak Bahira için bu mucizeleri açiklamaya yetti. Yemek boyunca onu dikkatle incelediginde yüz ve vücut özelliklerinin kendi kitabinda anlatilanlara ne denli yakin oldugunu gözledi. Yemekten sonra rahip bu genç misafirin yanina gitti ve ona yasam sekli, uykulari ve genel konulardaki tavirlariyla ilgili bazi seyler sordu. Çocuk ona bu konularda ayrintili cevaplar verdi; çünkü adam saygidegerdi, sorular ise saygili ve hürmetkarca soruluyordu. Hatta rahip sirtina bakmak istediginde, gömlegini siyirmakta tereddüt etmedi. Bahira zaten kesinlikle onun peygamber oldugu kanaatindeydi. Bir de sirtindaki iki kürek kemigi arasinda, kitabinda anlatilan yerde peygamberlik mührünü görünce tüm süpheleri silindi. Bahira Ebu Talib'e döndü ve 'Bu çocukla akrabalik dereceniz nedir? ' diye sordu. Ebu Talib 'Oglumdur' dedi. Rahip, 'Oglunuz degil, bu çocugun babasi sag olamaz' dedi. Ebu Talib 'Kardesimin ogludur' dedi. 'Peki babasina ne oldu? ' dedi rahip. Öteki 'Daha annesi ona hamileyken öldü' dedi. 'Iste bu dogru' dedi Bahira, 'Kardesinin oglunu ülkene geri götür ve onu yahudilerden koru. Çünkü benim bildigimi onlar da bilirler ve görürlerse ona kötülük yaparlar. Kardesinin oglunun geleceginde büyük seyler gizli.' der.
Rahip bahira'nın 10-12 yaşındaki Muhammed'le ilgili hikayesi doğru olsaydı, peygamberliğini ilan ettiğinde ilk inananlardan biri Ebu Talip olurdu ama inanmayanlardan oldu.
Bakın bir masal daha:
Ebu Bekir, İslâmiyeti kabul etmeden yirmi sene önce, bir rüya görmüştü: "Gökten dolunay inip, Kâ'be-i muazzamaya gelmiş ve sonra parça parça olmuş, parçalardan her biri, Mekke evlerinden biri üzerine düşmüş, sonra bu parçalar bir araya gelerek gök yüzüne yükselmişti. Hz. Ebu Bekir'in *evine düşen parça ise, gök yüzüne yükselmemişti. Hadiseyi gören Hz. Ebu Bekir hemen evin kapısını kapamış sanki bu ay parçasının gitmesine mani olmuştu."
Hz. Ebu Bekir heyecanla rüyadan uyanmış, sabah olunca, hemen, yahudi âlimlerinden birisine koşup, rüyasını anlatmıştı. O âlim cevabında: "Bu karışık rüyalardan biridir, onun için tabir edilmez" demişti. Fakat bu rüya, Hz. Ebu Bekir'in zihnini kurcalamaya devam etmiş, yahudinin cevabı, O'nu tatmin etmemişti. Bundan dolayı bir zaman sonra ticaretlerinden birinde, yolu rahip Bahira'nın diyarına uğramıştı. Gördüğü rüyasının tabirini Bahira'dan istemiş ve şu cevabı almıştı. Bahira: "Sen neredensin?" dedi. Hz. Ebu Bekir: "Kureyştenim" diye cevap verince, Bahira: "Mekke'de bir peygamber ortaya çıkıp hidâyet nuru Mekke'nin her yerine ulaşacak, sen hayatında O'nun veziri, vefatından sonra da, halifesi olacaksın" deyince Hz. Ebu Bekir bu cevaba çok hayret etmişti. Hz. Ebu Bekir bu rüyasını ve tabirlerini, Peygamber efendimiz, peygamberliğini açıklayıncaya kadar kimseye söylememişti.
Peygamber efendimiz, peygamberliğini açıklayınca, Hz. Ebu Bekir hemen Peygamber efendimize koşup, "Peygamberlerin, peygamberliklerine delilleri vardır, senin delilin nedir?" diye suâl etmişti. Peygamber efendimiz cevabında: "Bu nübüvvetime delil, o rüyadır ki, bir yahudi âlimden tabirini istedin. O âlim karışık rüyadandır, itibar edilmez dedi. Sonra Bahira rahib doğru tabir etti." buyurarak, Hz. Ebu Bekire hitaben: "Ey Ebu Bekir! Seni Hüdâya ve Resulüne davet ederim." buyurmuştu. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir, "Şehâdet ederim ki, sen Allahü teâlânın resulüsün ve senin peygamberliğin hakdır ve cihanı aydınlatan bir nurdur." diyerek, O'nu tasdik edip müslüman olmuştu.
İslam'da gaybı Allah'tan başka kimsenin bilemeyeceğine inanılır. Ama Rahip Bahira'nın gelecekten haberler vermesi İslamcılar tarafından hiç yadırganmaz nedense. Bahira'nın cinleri mi vardı yoksa Medyum Memiş gibi. Ki Kur'an ayakta ölen süleyman'ın ölümünü cinlerin anlayamadığını, ne zaman ki bastonunu kurtlar yiyince yere yıkıldığını ve öldüğünü anladıklarını, dolayısıyla gaybı bilmediklerini yazar.
simonuniti
22-12-2006, 19:51
Ismini hatirlayamadigim bir filozof soyle diyor
"mucize bir seyin olma ihtimalinin en az olmasidir"...... :idea:
ekistra mucize *armaya gerek varmı.*?Bütün varlıklar bir mucize deilmi..
her doğum *-her yeni canlının kıpırdanması*her gülün açılması..her nefes alışımız..her organımızın çalışması bi mucize deilmi.tabiatın bi kanun içinde işini yapmasıbi mucize deilmi*?
nedn hep hacı-hoca mucizesini arıyosunuz.Sen kendin bi mucizesin.farkında deilmisin..*?
simonunutti abim..felesof lafına ne bakıyon.bak burda pırof annatıyo.. :roll:
haa başka mucize arıyosan..?*bide saildeki restoranda çalışan şarkıçı mucizevar.İnanmassan hiçbirine*-git ona bak.Mucizeye gözünne görürsün..:lol:
cemal.Allahın bimucizesi. :cry:
simonuniti
23-12-2006, 22:58
ekistra mucize *armaya gerek varmı.*?Bütün varlıklar bir mucize deilmi..
her doğum *-her yeni canlının kıpırdanması*her gülün açılması..her nefes alışımız..her organımızın çalışması bi mucize deilmi.tabiatın bi kanun içinde işini yapmasıbi mucize deilmi*?
nedn hep hacı-hoca mucizesini arıyosunuz.Sen kendin bi mucizesin.farkında deilmisin..*?
simonunutti abim..felesof lafına ne bakıyon.bak burda pırof annatıyo.. :roll:
haa başka mucize arıyosan..?*bide saildeki restoranda çalışan şarkıçı mucizevar.İnanmassan hiçbirine*-git ona bak.Mucizeye gözünne görürsün..:lol:
cemal.Allahın bimucizesi. :cry:
Dostum sen evrende herseye mucize olarak bakarsan dunyada " normal " birsey kalmaz.Evin yolunu yitiririz o zaman...
Sana soruyorum Allah da bir mucize mi???
Arkadaşlar hani muhammedin bir savaş esnasında allaha ettiği bir dua vardı (bilmiyorla allahım bilmiyorlar).İnananlar için söylüyorum gerçekten bilmiyorlar.İslam dinine inanan bir çok türk gerçekten bilmiyor.Kuranı arapça okuyup o arap namelerini dinleyip büyük bir huşu içinde ne güzel inanıyoruz diyorlar.Şimdi sizlere soruyorum şuan islam dinine inanan kaç türk kuranın gerçek anlamını mealini ömrü boyunca bir kere açıp okumuşmudur?İnsanlar böyle cahil ve üşengeç olursa biz daha çok ahmet mehmet peşinde koşarız.
* *AHHH * AHHH
yucemanitu
24-06-2008, 20:35
Tartışmaların bir yerinde Descartes'ın "Düşünüyorum öyleyse varım." sözü geçiyordu. Bu tamamen onunla ilgili bir yazı.Bu önermeyle ilgili bir şeyi hatırlatmak istedim. Bu tek başına söylenirse evet anlaşılmaz bir şeydir. Ama Descartes bu sözü önceki önermelerden yola çıkarak söylemiş şöyle ki: Uykudayken nasıl rüyayı gerçek sanırsak belki şu anda da rüyadayım fark etmiyorum. Şu durumda her şeyden şüphe etmek için güzel bir sebep var. Ya şu an uyuyorsam ya gördüğüm her şey rüyadan ibaretse. O halde her şeyden şüphe etmeliyim. Ben her şeyden şüphe etmeliyim belki ben bile yokum belki Allah yok belki Dünya yok. Hatta şüphe ettiğimden şüphe etmeliyim. Eğer şüphe ettiğimden şüphe edersem hala şüphe içindeyim. O zaman kesin bir şey var. Şüphe ediyorum. Şüphe zihinsel bir süreçtir ve ancak düşünen bir varlık şüphe edebilir. Olmayan bir şey düşünemez de düşünüyorum öyleyse varım. Bu da ikinci kesin önerme. Descartes böylece kendinin varlığını sonra Tanrı'nın varlığını sonra da dış dünyanın varlığını şüphe ve önermelerle kanıtlamak işine kolları sıvamış. Gerçi onun "neden sonuçtan büyüktür" teorisi diye bir şeyden hiç şüphe etmeden bu önermelerde bir noktayı onunla açması var ki o ayrı bir yazının konusu. Ayrıca bugün görüldü ki o teori yanlış. Tabii hataları da olacak. Matematiğe büyük katkısı olan analitik geometrinin kurucusu büyük ustayı saygıyla anıyorum.
Rahip bahira'nın 10-12 yaşındaki Muhammed'le ilgili hikayesi doğru olsaydı, peygamberliğini ilan ettiğinde ilk inananlardan biri Ebu Talip olurdu ama inanmayanlardan oldu.
....
İşte bu yüzden bazı aklı evvel sözde tarihçi geçinenler, Ebubekri Ebu Talip ile değiştirme yoluna gitmişlerdir akılları sıra.
Ama mucize ne demektir derseniz;
İlk olarak mucize kelimesi %90 Delil, kanıt kelimesi ile karışır. Mucizeyi önce tanımlamak gerekiyor bu yüzden.
Mucize; Sonucun genel kabul ile baştan kesinlikle mümkün olamayacağını iddia edenlerin yanılmasını sağlayan, maddi olaylardır.
Bu nedenle mucizenin anlatımı olamaz. Ancak müşahadesi olur.
Özellikle Kuran'da bolca geçen mucize kelimesinin neredeyse tamamını, DELİL, KANIT olarak okumak elzemdir.
Mucizeyi dinleyerek mucizeye inananlar ise ahmaktır. Zira mucize aklın ikna olması demektir. Akıl ile Allah'a inanılmaz olduğundandırki, KALP ile Allah'a ulaşmak gerekir denmiştir. Akıl ile Allah'ın yarattıkları anlaşılabilir. Ama siz baştan tercihinizi inançsız olarak ortaya koyduysanız, akıl ENE ye tapar ve insan birer nemrut veya firavun olur. Kendi uluhiyetini ve soyunu ve kökünü ayakta tutmak için diğer insanların yavrularını öldürür. Tıpkı Aslanın elde etmek istediği dişinin yavrularını öldürmek istediği gibi.
İşte insanlığın bir bütün olarak kendi uluhiyeti iddiasından sıyrılıp ortak bir değer koyarak bunun etrafında bir düzen kurması tek sonuç olarak şarttır.
Asıl mesele, Allah'ın bu düzen için koyduğu kurallardan başka beşeriyetin hangi kuralları koyacağıdır. Ve bu kuralların uygulanabilirliğindeki otoritenin nasıl sağlanacağıdır.
Böyle bir ayrışma olmadan da insanlık henüz rüştünü ispatlamış olamaz. Rüştü ispatlanmadan da amaç başarılmış olamaz.
Allah vaad ettiyse bu vaad haktır diye inananların önündeki en büyük engel, bu amacın 1429 sene evvel veya 2054 sene evvel veya 3400 sene evvel vs vs. ortaya koyulduğuna inanmaları buna karşın zamanı dondurmaya çalışarak Allah'ın yerine mucize yaratmaya çalışmalarıdır
Kuran'da geçen mucizevi anlatımların (Ay yarıldı gibi) manayı ismine değil manayı harfine bakmak gerekir.
Unutmayalımki insan görmediği şeyi modelleyemez. Görüyorsa dokunuyorsa insan ona ulaşmış demektir. Ulaşılan şey mucize feth edilen şey demektir.
Bundandır zaten AŞK dokununca biter dememin sebebi.
Selamlar
tamercosgun
22-09-2010, 20:05
Başlik cok guzel, ama soyle bir ön belirme gerektigini dusunuyorum.
"Bütün mucize iddiaları ya da hikayeleri *, cehaletin son noktasidir."
Biligisine varilmadiginda, hersey mucize degil midir?
Bu nedenle bircok arkadasin mucizeleri aciklamak amaciyla ( saçmalıklarını göstermek anlamında) tek tek yanıt verme çabalarının aydınlanma açısından önemli olduğunu belirtmek gerekli diye duşünüyorum.
Şimdilik bu kadar
Orca
Hersey maddedir.Bu tanıma sığmadığı düşünülenler ise , maddedin çarpıtılan hikayesi yani "mucizesidir"!
herşey madde değildir, hemde kesinlikle değildir
tamercosgun
22-09-2010, 20:08
Bahira ile ilgili kütüphanede birkaç ansiklopediden önemli bilgiler buldum. Yarına ya da öbür güne "bahira" ile ilgili başlığı açacam.
Arkadaşlar biz İslam inananları olarak din 7. yy'nin ürünüdür demiyoruz İlk insandan itibaren inanan bir insan yeyüzünde yaratıldı diyoruz. dolaysıyla dini metinler yada çeşitli medeniyetlerdeki belli konulardaki benzerlikler sizin deil bizim İnanclarımı doğrular.
Arkadaşlar biz İslam inananları olarak din 7. yy'nin ürünüdür demiyoruz İlk insandan itibaren inanan bir insan yeyüzünde yaratıldı diyoruz. dolaysıyla dini metinler yada çeşitli medeniyetlerdeki belli konulardaki benzerlikler sizin deil bizim İnanclarımı doğrular.
Sayın tamercoskun ;
Su akar, yatağını bulursa akar. Sabit kalmaz.
Siz hiç düşüncenin sabit/donuk kaldığına tanık oldunuz mu?
Dinler ve metinlerinde ki benzerlikler, suyun aktığını gösterir.
Kaldı ki aynı çoğrafya içinde bunun akması çok daha kolaydır.
esen kalınız.