PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Cebrail Dıhye suretinde iken Dıhye ne yapıyordu


baris
24-03-2011, 02:56
Cebrail sahabelerden birisi olan Dıhye'nin görüntüsü ile geldiğinde o sırada Dıhye'ye ne oluyordu ?ruhu başka bi aleme mi gidiyordu yoksa kendine geldiğinde olanları hatırlamayacak bir durumda mı oluyordu ? her iki durumda imtihanın sırrına ters değil mi ? adamın içine Allah'tan vahiy getiren melek giriyor var mı ötesi :party: Ayrıca Allah adaletli olduğuna göre mahşerde bu kuluna yaptığı iman arttırıcı kıyağın karşılığında inanmayan kullarına ne verecek ?:party: Yakmaktan vazgeçebilir mi mesala :party:

Ayrıca Dıhye'nin yakışıklı olduğu için böyle olaylar yaşaması da haksızlık değil mi ? Kullar yaratılırken bi kısmı üstün mü yaratılmıştır ? Cebrail Allahtan habersiz iş yapamayacağına göre Allah neden diğerlerine göre daha yakışıklı olan kulunu kayırıyor ve içine sırf diğerlerinden yakışıklı diye melek sokuyor :)

allame
24-03-2011, 10:01
bir gün Cebrâil aleyhisselâm, Hz. Dıhye sûretinde Mescid-i Nebîye, Resûlullah efendimizin yanına geldi. Bu sırada daha çocuk yaşta olan Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin de mescidde oynuyorlardı. Cebrâil aleyhisselâmı Dıhye zannedip, hemen ona doğru koştular ve ceplerine ellerini sokup, bir şeyler aramaya başladılar.

Resûlullah efendimiz buyurdu ki:

- Ey kardeşim Cebrâil! Sen benim bu torunlarımı edebsiz zannetme! Onlar seni Dıhye sandılar. Dıhye ne zaman gelse hediye getirirdi. Bunlar da hediyelerini alırlardı. Bunları öyle alıştırdı.

Cebrâil aleyhisselâm bunu işitince üzüldü. “Dıhye bunların yanına hediyesiz gelmiyor da, ben nasıl gelirim” dedi.

Elini uzatıp Cennetten bir salkım üzüm kopardı ve Hz. Hasan’a verdi. Bir daha uzattı, bir nar koparıp, onu da Hz. Hüseyin’e verdi.

Hz. Hasan ve Hüseyin hediyelerini alınca, Dıhye zannettikleri Cebrâil aleyhisselâmın yanından uzaklaştılar ve Mescid-i Nebevî’de oynamaya devam ettiler.

Bu sırada mescidin kapısına, ak sakallı, elinde baston, toz-toprak içerisinde, beli bükülmüş ihtiyâr bir kimse gelip dedi ki:

- Yavrularım, günlerdir açım, Allah rızâsı için yiyecek birşeyler verin.

Ona harâmdır

Hz. Hasan ve Hüseyin, biri üzümü, diğeri de narı yiyecekleri sırada, bir ihtiyârı böyle görünce, hemen yemekten vazgeçip ihtiyâra vermek için mescidin kapısına doğru yürüdüler. Tam verecekleri sırada Cebrâil aleyhisselâm gördü:

- Durun, vermeyin o mel’ûna! O şeytandır. Cennet ni’metleri ona harâmdır, buyurarak şeytanı kovdu.

-----

Nerede olabilir diye kafa yormak, Araştırmak lazım.


Bir bedende iki ruh olmaz diye genel bir düşüncem vardır ama, kaynağına inip bakmak lazım.
Tabi Cebrail Aleyhisselam yüce meleklerden olup ruhu üzerinde olduğu halde bir kişide bedeni etkisine alabilir. Bu durumda 2 ruhlu bir görüntü ortaya çıkar ama, diğer ruh saklı durumda olup misafirinin gitmesini bekler; hangisi baskınsa onun dediği olur.

Demekki Cebrail A.S., Dıhye'nin ruhuna baskındır.

allame
24-03-2011, 11:38
Bu sırada mescidin kapısına, ak sakallı, elinde baston, toz-toprak içerisinde, beli bükülmüş ihtiyâr bir kimse gelip dedi ki:

- Yavrularım, günlerdir açım, Allah rızâsı için yiyecek birşeyler verin.

Hz. Hasan ve Hüseyin, biri üzümü, diğeri de narı yiyecekleri sırada, bir ihtiyârı böyle görünce, hemen yemekten vazgeçip ihtiyâra vermek için mescidin kapısına doğru yürüdüler. Tam verecekleri sırada Cebrâil aleyhisselâm gördü:

- Durun, vermeyin o mel’ûna! O şeytandır. Cennet ni’metleri ona harâmdır, buyurarak şeytanı kovdu.



Bu yazıyı neden alıntıladım biliyor musunuz? Bunu müslüman kardeşlerime bir şeyi göstermek için alıntıladım.

Geçen gün hacerül esfetle ilgili bir şey yazdık ve devamında dedikki: demekki sadaka ömrü uzatır".

Bu gerçek, yani sadakanın ömrü uzattığı, bir çok defalar denenmiş ve pratik sonucugayet iyi bilinen bir gerçektir.

Sadaka ömrü uzattığı halde, Hasan ve Hüseyin, şeytana sadaka verseydi ne olacaktı?

1- Hasan ve Hüseyin'in ömrü uzayacaktı. (insanoğluna +1 puan)

2- Şeytana cennetin haram olduğu tabusu yıkılacaktı.

Şu halde, cebrail aleyhisselam, hasan ve Hüseyin'in şeytana sadaka vermelerini önleyerek, aslında mana aleminde de insanın şeytana şefaat etmelerini önlemiştir:

yani: insan şeytana şefaat etmediği sürece kendi ömrünü kısaltmaktadır.

Peki cebrail aleyhisselam neden "cennet meyvesi şeytana haramdır" -bilinen kurala göre hareket edip- müdahele etti?

* Şeytanın orada olup olmaması kimin elindedir? Allah.
* Şeytana müdahele eden kim? Cebrail.

Sonuca yaklaşyoruz.

Cebrailin bu müdaheleden amacı ne olabilir? Evet... ?

1- Şeytanın bu işten sıyrılmasını istemiyor. sizce neden? sizi zorlamıyim: şeytan eskiden gözde bir melekti ve haliyle gözden düşünce diğer meleklerin kıdemi 1 numara yükseldi. yani; kafaya oynamaktadır.

2- Resulullah, cebrail aleyhisselama karşı olan sevgisinden dolayı müdahele etmemiştir.

Yani kısaca cebrail aleyhisselam orda hem insanoğlunun hem şeytanın eline geçen fırsatı büyük bir uyanıklıkla ellerinden almıştır.

** Biliyorum bir meleğin böyle acaiplikler yapması , insiyatif kullanması size "tanımsız" görünüyor. Ancak, insan hepsinden üstün haldedir ve halini görüyoruz. varın onların durumunu siz düşünün. Gerçekten bir çok melek insana karşı adeta -husumet besliyor- gibi davranmakta. cebrail aleyhisselam bunlardan biri değildir, ancak bu meselede Hasan ve Hüseyin'e o fırsatı vermiş olmasını tercih ederdim.

westergaard
26-03-2011, 01:38
dıhye :D

zavallı muhammed

arada dıhye denilen adam bunu ziyarete geliyormuş

muhammed de dıhye gittikten sonra ordakilere "aha bu cebraildi" diyormuş

zavalı adam ya

nasıl bir şizofrenik durum ki bu arkadaşını cebrail sanıyor

VraeL
26-03-2011, 02:11
Evokasyon ve invakasyon denen birşey var okültizm jargonunda. Biri ruhani varlıkları bulunduğun yere çağırmak, diğeri çağırdığın varlığın enerjisini bedenine alarak onun seni kontrol etmesine izin vermek.
Muhammedin hira mağarasında cebrailden ayetleri aldığı anlarda titrediği, transa girdiğine dair söylentiler mevcut.
Üstüne birde dıhyen'in içine cebrailin girmesi olayı ve benzeri diğer olaylar eklenince bazen bu muhonun okültizm konusunda 3-5 numara bildiğine dair şüpheler doğuyor içimde.
Cebraili evoka edip kendim bizzat mı sorsam ne yapsam acaba? o.O (. .P

murted
26-03-2011, 02:26
Bu işin tezgah olduğu o kadar belli ki...
Yani bu Cebrail illa ki bir sahabenin kılığında mı gelmek zorunda? Hiçbir sahabeye benzemeyen bir surette gelemiyor mu? Besbelli ki danışıklı bir dövüş var ortada.

allame
26-03-2011, 11:53
Evokasyon ve invakasyon denen birşey var okültizm jargonunda. Biri ruhani varlıkları bulunduğun yere çağırmak, diğeri çağırdığın varlığın enerjisini bedenine alarak onun seni kontrol etmesine izin vermek.
Muhammedin hira mağarasında cebrailden ayetleri aldığı anlarda titrediği, transa girdiğine dair söylentiler mevcut.
Üstüne birde dıhyen'in içine cebrailin girmesi olayı ve benzeri diğer olaylar eklenince bazen bu muhonun okültizm konusunda 3-5 numara bildiğine dair şüpheler doğuyor içimde.
Cebraili evoka edip kendim bizzat mı sorsam ne yapsam acaba? o.O (. .P


bence denemelisin, ama o işe duayı da ekle bence. çünkü o senden yeteneklidir, sonra seni kaybetmeyelim, bize lazımsın. anladın sen ;)

imansiz
26-03-2011, 12:58
"Bu gerçek, yani sadakanın ömrü uzattığı, bir çok defalar denenmiş ve pratik sonucugayet iyi bilinen bir gerçektir."allame

Sadakanin omru uzattigini kim ispatlamistir?yani iki denek grubu olusturulup birinci grup surekli sadaka vermis ikinci grup hayatlarinda hic sadaka vermemistir ve hepsi saglikli yasayip duzenli spor yapmistir 45 sene sonra sadaka veren grupta olen olmazken sadaka vermeyen gruptan 4 kisi hayatlarini kaybetmislerdir mekanlari cennet olsun.

olay boylemi?yoksa atmasyonmu?

allah biz dogmadan ne kadar yasayacagimizi yazmamismi onceden?sadaka verip uzatabiliyorsak allahin yazdiginin disina cikmis oluyormuyuz?

sevgili allame den bu konu hakkindaki gorusleri alirsak seviniriz..

allame
26-03-2011, 13:04
Sadakanin omru uzattigini kim ispatlamistir?yani iki denek grubu olusturulup birinci grup surekli sadaka vermis ikinci grup hayatlarinda hic sadaka vermemistir ve hepsi saglikli yasayip duzenli spor yapmistir 45 sene sonra sadaka veren grupta olen olmazken sadaka vermeyen gruptan 4 kisi hayatlarini kaybetmislerdir mekanlari cennet olsun.

olay boylemi?...

aynen öyle.

VraeL
26-03-2011, 14:15
bence denemelisin, ama o işe duayı da ekle bence. çünkü o senden yeteneklidir, sonra seni kaybetmeyelim, bize lazımsın. anladın sen ;)
Birader şizofren misin sen, ne lazımı, ne bizi? Alay ediyorum cebraili çağırsam mı diye, sen çıkmış dua ederek çağır, kendine dikkat et bize lazımsın diyorsun.
Az film izle. ;)

allame
26-03-2011, 14:40
Birader şizofren misin sen, ne lazımı, ne bizi? Alay ediyorum cebraili çağırsam mı diye, sen çıkmış dua ederek çağır, kendine dikkat et bize lazımsın diyorsun.
Az film izle. ;)

sen cebraili çağırayım deyip alay ediyorsun da, ben sana "bize lazımsın" derken alay etmiyorum yani.

hep siz uyanıksınız öyle mi.

uyanıksın da kıyamet günü uyanık olduğun gibi seni tandır yaparken bana şelale kenarında şalgam suyu yanında şişkebap gelecek.

uyanıksın ya.

hangimiz şizofrene daha yakınız? sağlıklı şekilde iki tarafı da dengeli götüren ben mi? dünyaya yüklenip öbür tarafın dengesini kaçıran sen mi?

diamat
26-03-2011, 15:42
Şizofreni kelimesi, Yunanca ayrık veya bölünmüş anlamına gelen "şizo" (schizein, Yunanca (http://tr.wikipedia.org/wiki/Yunanca): σχίζειν) ve akıl (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ak%C4%B1l) anlamına gelen "frenos" (phrēn, phren- Yunanca (http://tr.wikipedia.org/wiki/Yunanca): φρήν, φρεν-) sözcüklerinin birleşiminden gelir.[1] (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eizofreni#cite_note-Kuhn-0) Anlatılmak istenen kişinin iki kişilikli olması değil, aynı anda iki farklı gerçekliğe inanmasıdır. "Gerçek gerçeklik" normal, sıradan bir insanın algılamasına denk düşerken, "ikinci gerçeklik" sağlıklı bir insanın anlayamayacağı, çoğu kez belli bir sisteme dayalı bir gerçekliktir.

bakın beyler; bu tanımdan gayet net anlaşıldığı üzere şizofreninin püf noktası,
somut olarak ortaya konulamayan, ancak belli bir 'SİSTEME' dayalı olarak inanılan bir gerçeklik olmasıdır.

şimdi bunu açalım.

bir şizofren için yaşadığı şey 'gerçek'tir.
ama bize göre değildir.

bir inanan için inandığı allah da gerçekdir.
ama bize göre değildir.

bize görenin kıstası somut olup olmamasıdır.

şizofrenide ise kıstas sisteme dayalı olmasıdır.
o sistem ise tamamen zihinseldir.

allah, melekler, peygamberler, cinler, şeytanlar, cennet ve cehennem, ruhlar bir 'SİSTEM' den başka bir şey değildir.hiç birisi somut olarak kendini ortaya koymamıştır.
buna rağmen inananı için gerçektirler.

boşuna din şizofrenidir demiyoruz.

Estiva
26-03-2011, 16:05
bir gün Cebrâil aleyhisselâm, Hz. Dıhye sûretinde Mescid-i Nebîye, Resûlullah efendimizin yanına geldi. Bu sırada daha çocuk yaşta olan Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin de mescidde oynuyorlardı. Cebrâil aleyhisselâmı Dıhye zannedip, hemen ona doğru koştular ve ceplerine ellerini sokup, bir şeyler aramaya başladılar.

Resûlullah efendimiz buyurdu ki:

- Ey kardeşim Cebrâil! Sen benim bu torunlarımı edebsiz zannetme! Onlar seni Dıhye sandılar. Dıhye ne zaman gelse hediye getirirdi. Bunlar da hediyelerini alırlardı. Bunları öyle alıştırdı.

Cebrâil aleyhisselâm bunu işitince üzüldü. “Dıhye bunların yanına hediyesiz gelmiyor da, ben nasıl gelirim” dedi.

Elini uzatıp Cennetten bir salkım üzüm kopardı ve Hz. Hasan’a verdi. Bir daha uzattı, bir nar koparıp, onu da Hz. Hüseyin’e verdi.

Hz. Hasan ve Hüseyin hediyelerini alınca, Dıhye zannettikleri Cebrâil aleyhisselâmın yanından uzaklaştılar ve Mescid-i Nebevî’de oynamaya devam ettiler.

Bu sırada mescidin kapısına, ak sakallı, elinde baston, toz-toprak içerisinde, beli bükülmüş ihtiyâr bir kimse gelip dedi ki:

- Yavrularım, günlerdir açım, Allah rızâsı için yiyecek birşeyler verin.

Ona harâmdır

Hz. Hasan ve Hüseyin, biri üzümü, diğeri de narı yiyecekleri sırada, bir ihtiyârı böyle görünce, hemen yemekten vazgeçip ihtiyâra vermek için mescidin kapısına doğru yürüdüler. Tam verecekleri sırada Cebrâil aleyhisselâm gördü:

- Durun, vermeyin o mel’ûna! O şeytandır. Cennet ni’metleri ona harâmdır, buyurarak şeytanı kovdu.

-----

Nerede olabilir diye kafa yormak, Araştırmak lazım.


Bir bedende iki ruh olmaz diye genel bir düşüncem vardır ama, kaynağına inip bakmak lazım.
Tabi Cebrail Aleyhisselam yüce meleklerden olup ruhu üzerinde olduğu halde bir kişide bedeni etkisine alabilir. Bu durumda 2 ruhlu bir görüntü ortaya çıkar ama, diğer ruh saklı durumda olup misafirinin gitmesini bekler; hangisi baskınsa onun dediği olur.

Demekki Cebrail A.S., Dıhye'nin ruhuna baskındır.

Allame hocam, siz ciddi ciddi bu tür şeylere inanıyor musunuz? Rica ediyorum, benim için bir kere daha okuyun kendi yazdığınızı. Bu ne arkadaş ya! Zeus meus hikayeleri gibi, hatta beteri. Bunları duyunca/okuyunca arkama bakmadan dinden kaçıp uzaklaşasım geliyor! Neyse ben sadece Kur'an'ı okumaya devam edeyim!

VraeL
26-03-2011, 16:40
sen cebraili çağırayım deyip alay ediyorsun da, ben sana "bize lazımsın" derken alay etmiyorum yani.

hep siz uyanıksınız öyle mi.

uyanıksın da kıyamet günü uyanık olduğun gibi seni tandır yaparken bana şelale kenarında şalgam suyu yanında şişkebap gelecek.

uyanıksın ya.

hangimiz şizofrene daha yakınız? sağlıklı şekilde iki tarafı da dengeli götüren ben mi? dünyaya yüklenip öbür tarafın dengesini kaçıran sen mi?

Demek alay ediyordun,
Adam ciddi ciddi dua ederek dene diyor, çünkü senden güçlüdür dikkat et senide kaybetyelim diyor,
Sonrada çıkıp alay ettim diyor.
Cennet orduları; astral düzlem filosu, baş sorumlusu olarak senimi atadılar anlamadım ki.

diamat
26-03-2011, 16:45
bende seyrediyorum.

en son 6.sezon bölüm 16 yı seyrettim.
çok keyifli bi dizi.

supernaturalden bahsediyoruz dimi.
yoksa ben yanlış mı geldim.

Estiva
26-03-2011, 17:10
Allame gibi arkadaşlar, eminim ki okumuş yazmış adamlar. Ama iş dine gelince tuhaflaşıyor insan, dün başından geçmiş normal bir olayı anlatır gibi anlatıyor. Arkadaşlar, bizim cebrail gelmiş, bir insanın kılığına girmiş, ondan sonra şeytana hoşt demiş... :) İnanç dünyası çok karmaşık birşey, tahsil filan dinlemiyor. Bütün bunların altında cehennem korkutması var. Dinlerden ödüllendirmeyi boşverin ama (cehennem gibi korkunç) cezalandırmalar kaldırılsaydı, insanlar ne durumda olurdu acaba? İnsan çok fena tırsıyor yaw, inanmamak bir kenara, insanın cebraili bulup her ayak parmağınıı tek tek öpesi geliyor (Muhtemelen parmağı yoktur ama Dıhye kılığına girdiği bir an denk getirilebilir).

Natürelist
28-03-2011, 09:30
bir gün Cebrâil aleyhisselâm, Hz. Dıhye sûretinde Mescid-i Nebîye, Resûlullah efendimizin yanına geldi. Bu sırada daha çocuk yaşta olan Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin de mescidde oynuyorlardı. Cebrâil aleyhisselâmı Dıhye zannedip, hemen ona doğru koştular ve ceplerine ellerini sokup, bir şeyler aramaya başladılar.

Resûlullah efendimiz buyurdu ki:

- Ey kardeşim Cebrâil! Sen benim bu torunlarımı edebsiz zannetme! Onlar seni Dıhye sandılar. Dıhye ne zaman gelse hediye getirirdi. Bunlar da hediyelerini alırlardı. Bunları öyle alıştırdı.

Cebrâil aleyhisselâm bunu işitince üzüldü. “Dıhye bunların yanına hediyesiz gelmiyor da, ben nasıl gelirim” dedi.

Elini uzatıp Cennetten bir salkım üzüm kopardı ve Hz. Hasan’a verdi. Bir daha uzattı, bir nar koparıp, onu da Hz. Hüseyin’e verdi.

Hz. Hasan ve Hüseyin hediyelerini alınca, Dıhye zannettikleri Cebrâil aleyhisselâmın yanından uzaklaştılar ve Mescid-i Nebevî’de oynamaya devam ettiler.

Bu sırada mescidin kapısına, ak sakallı, elinde baston, toz-toprak içerisinde, beli bükülmüş ihtiyâr bir kimse gelip dedi ki:

- Yavrularım, günlerdir açım, Allah rızâsı için yiyecek birşeyler verin.

Ona harâmdır

Hz. Hasan ve Hüseyin, biri üzümü, diğeri de narı yiyecekleri sırada, bir ihtiyârı böyle görünce, hemen yemekten vazgeçip ihtiyâra vermek için mescidin kapısına doğru yürüdüler. Tam verecekleri sırada Cebrâil aleyhisselâm gördü:

- Durun, vermeyin o mel’ûna! O şeytandır. Cennet ni’metleri ona harâmdır, buyurarak şeytanı kovdu.

-----

Nerede olabilir diye kafa yormak, Araştırmak lazım.


Bir bedende iki ruh olmaz diye genel bir düşüncem vardır ama, kaynağına inip bakmak lazım.
Tabi Cebrail Aleyhisselam yüce meleklerden olup ruhu üzerinde olduğu halde bir kişide bedeni etkisine alabilir. Bu durumda 2 ruhlu bir görüntü ortaya çıkar ama, diğer ruh saklı durumda olup misafirinin gitmesini bekler; hangisi baskınsa onun dediği olur.

Demekki Cebrail A.S., Dıhye'nin ruhuna baskındır.

Nerede olabilir diye kafa yormak, Araştırmak lazım. Demissin!

Sen arastirmana devam et, cünki bizler böyle sacma sapan seylere inanmiyoruz.

Sonra neden ruhlara gidip (tabii varsa) sormuyorsun? belki seni kirmaz'lar cevap verirler? Seytana da basvurabilirsin belki onunda sana bir cevabi vardir, dikkat et seytan seni kandirmasin?

Bu ne demek ya "misafir ruh"!!! dogrusu eglendiriyorsunuz insanlari :pound: Daha da ileri gidip, hangisi baskinsa onun dedigi olur?? söylüyorsun, o zaman muhammedin bedenine de seytan girmisti? demekki seytanin dedigi olurmus!

Allah insanlarin alinyazisini cizmisse hersey onun istedigi sekilde olacaktir öyle degilmi?

Yani allah, seytanlar'i insanlarin bedenine girmesini de istemis olur sonucuna varmis oluruz.

Nedir bu böyle kardesim? insan bedeni otoban'mi? gelen giriyor! seytanlar, melekler, cinler, inler.. varmi daha giren...? onlar da gelsin girsinler bari.:bounce:

allame
28-03-2011, 10:01
Nerede olabilir diye kafa yormak, Araştırmak lazım. Demissin!

Sen arastirmana devam et, cünki bizler böyle sacma sapan seylere inanmiyoruz.

Sonra neden ruhlara gidip (tabii varsa) sormuyorsun? belki seni kirmaz'lar cevap verirler? Seytana da basvurabilirsin belki onunda sana bir cevabi vardir, dikkat et seytan seni kandirmasin?

Bu ne demek ya "misafir ruh"!!! dogrusu eglendiriyorsunuz insanlari :pound: Daha da ileri gidip, hangisi baskinsa onun dedigi olur?? söylüyorsun, o zaman muhammedin bedenine de seytan girmisti? demekki seytanin dedigi olurmus!

Allah insanlarin alinyazisini cizmisse hersey onun istedigi sekilde olacaktir öyle degilmi?

Yani allah, seytanlar'i insanlarin bedenine girmesini de istemis olur sonucuna varmis oluruz.

Nedir bu böyle kardesim? insan bedeni otoban'mi? gelen giriyor! seytanlar, melekler, cinler, inler.. varmi daha giren...? onlar da gelsin girsinler bari.:bounce:

Siz öyle saçma sapan şeylere inanmıyorsunuz da, evrim teorisi gibi saçma sapan şeylere nasıl inanıyorsunuz o zaman. bana göre cebrailin dihye kılığına girme ihtimali, bizlerin bir hücreli bir canlının dna'sının değüşük değüşük versiyonlara dönüşmesi ihtimalinden çok daha fazladır. Böyle bir şeye inanıyorsanız , öyle bir şeye de bizim inanmamız sizi şaşırtmasın. Adı üstünde, inanç. Evrim teorisi gibi. Üstelik islamın da içinde bulunduğu din, "beşeri ilimler kategorisine girer ve bilim dalıdır (ilahiyat fakültesi)", halbuki "evrim teorisi bilim değildir ve teoridir ve Türkiye'de evrim fakültesi yoktur". Yine de ilahiyat fakültesi bilim dışı olur, evrim teorisi bilim olur. Size bilimselliğinizle mutluluklar dilerim o zaman. :pound:

Allah ve alınyazısı ile ilgili kısma herhangi bir yanıt vermiyorum çünkü size göre yok hükmünde olan birinden bahsetmeye gerek yok. Madem yok, olmayan birinin ne dediğiyle ne yaptığıyla neden ilgileniyorsunuz ben onu anlamadım. Sizin daha önemli uğraşlarınız olmalı; maymun fosilleri, domuzun DNA yapısı,...

Bu arada halen daha insan gibi zeki bir canlıyı türetememiş olan tabiyat anaya dilekçe yazında bir alternatif koysun ortaya. Kanatlı demiş envair çeşit yapmış, yırtıcı hayvan demiş milyon tane, iri demiş tonla, mınacık demiş sürüyle, trake solunumu yapan demiş yüzlerce çeşit. Zekası gelişmiş diyorsunuz. Aha! O ne !. Bi tane. bi dilekçe yazın da alternatif zekaya sahip bir tür daha gelişsin.

ha, pardon. doğru ya. olasılık. ihtimal dahilindedir. zaten her ihtimalin yüzde 1'lik kısmı Allahın yokluğuna işaret eder.

Zaman mekan hız hiç bir şey yokken durup dururken kendi keyfine oluştuğuna göre, gene kendi keyfine göre insandan başka zeki canlıların etrafta olmaması da doğaldır.doğadandır. :pound:

Natürelist
29-03-2011, 08:49
Siz öyle saçma sapan şeylere inanmıyorsunuz da, evrim teorisi gibi saçma sapan şeylere nasıl inanıyorsunuz o zaman. bana göre cebrailin dihye kılığına girme ihtimali, bizlerin bir hücreli bir canlının dna'sının değüşük değüşük versiyonlara dönüşmesi ihtimalinden çok daha fazladır. Böyle bir şeye inanıyorsanız , öyle bir şeye de bizim inanmamız sizi şaşırtmasın. Adı üstünde, inanç. Evrim teorisi gibi. Üstelik islamın da içinde bulunduğu din, "beşeri ilimler kategorisine girer ve bilim dalıdır (ilahiyat fakültesi)", halbuki "evrim teorisi bilim değildir ve teoridir ve Türkiye'de evrim fakültesi yoktur". Yine de ilahiyat fakültesi bilim dışı olur, evrim teorisi bilim olur. Size bilimselliğinizle mutluluklar dilerim o zaman. :pound:

Allah ve alınyazısı ile ilgili kısma herhangi bir yanıt vermiyorum çünkü size göre yok hükmünde olan birinden bahsetmeye gerek yok. Madem yok, olmayan birinin ne dediğiyle ne yaptığıyla neden ilgileniyorsunuz ben onu anlamadım. Sizin daha önemli uğraşlarınız olmalı; maymun fosilleri, domuzun DNA yapısı,...

Bu arada halen daha insan gibi zeki bir canlıyı türetememiş olan tabiyat anaya dilekçe yazında bir alternatif koysun ortaya. Kanatlı demiş envair çeşit yapmış, yırtıcı hayvan demiş milyon tane, iri demiş tonla, mınacık demiş sürüyle, trake solunumu yapan demiş yüzlerce çeşit. Zekası gelişmiş diyorsunuz. Aha! O ne !. Bi tane. bi dilekçe yazın da alternatif zekaya sahip bir tür daha gelişsin.

ha, pardon. doğru ya. olasılık. ihtimal dahilindedir. zaten her ihtimalin yüzde 1'lik kısmı Allahın yokluğuna işaret eder.

Zaman mekan hız hiç bir şey yokken durup dururken kendi keyfine oluştuğuna göre, gene kendi keyfine göre insandan başka zeki canlıların etrafta olmaması da doğaldır.doğadandır. :pound:

Demek adi üstünde inanc'i, evrim teorisine benzetiyorsun? diger yazilarin da ben tongaya düsermiyim diyorsunuz? birakin düsmeyide, dikkat ederseniz pot üstüne pot kiriyorsunuz! allame bey.

Yani bununla demek istedigin; ilk zamanlarda dinler de o kadar gelismemisti, daha sonra araya baska olaylar girince, bu dinler degistirilip tarihler sonrasi bugün'ki halini aldi. Ve yalnizca iskelesi kalmistir, zamani geri sardirabilirsek, semavi dinlerin kökeni olan Sümerilere dayandigini sende kabüllenmis olursun. Bunu böyle kabül edersen bu konuda ayni görüsteyiz derim. Ama kabüllenmek neredeee... hic isine gelirmi?

Sonra ilahiyati bilim le karistiriyorsun? nerdeyse okur-yazarliginda süphe edecem? Genetik, Morpholoji, Sitoloji, Biokimya, Ekoloji, Davranis biyoloji, Biyocografya, ve Gelisim biyloji. Bunlar bilim degil de nedir? allame bey! yani bunlar Türkiye de Üniversiteler de ögretilmiyormu?

Yukarida saydiklarim "Evrim Teorisi" tüm hepsini kapsar, yani bilimdir. Biraz atta civcivler de yesinler degilmi?

Maymunlarin fosillerinden, domuzlarin DNA..larina deginmissin? bilim bunlari da icine kapsar, ve bir gün Domuzun sanada yarari olacagini ve ömrünü uzatacagini hatirlatayim. Bu domuz'dan siz daha coook... yararlaniyorsunuz da ama göründügü gibi haberiniz yoktur, örnegin Domuz kalbinin insan kalbine uyumlu olmasından dolayı domuzdan kalp kapakçığı nakli yapılmaktadır. Ve bilemediginiz daha neler var.

Görüldügü gibi sadaka, madaka ömür uzatmaz! domuz uzatir. Ne tuhaf degilmi? Yoksa siz hala "Misafir Ruh"larinimi"? bekliyorsunuz?

Keske, Muhammed de bilseydi bunlari. 1400 sene sonra böyle olacagini nasil bilebilirdi garibim:doh: O da bunlari yahudiler de almis.

Diger kisimlar anlasilmiyor, evrimi tanimlamaya benzemiyor, sacmaliktan öteye gidememissin! maalesef.

Simdilik By By

Neva
11-08-2011, 07:43
Guncelleme.