hur-kus
27-03-2011, 00:27
Yazarı: Zekarya
Yazıldığı Yer: Yeruşalim
Tamamlandığı Tarih: MÖ 518
Kapsadığı Dönem: MÖ 520-518
DURAKLAMA! Zekarya peygamberlik etmeye başladığında Yehova’nın Yeruşalim’deki mabedinin inşası bir duraklama dönemine girmişti. Süleyman asıl mabedi 7 buçuk yılda inşa etmişken (1. Kral. 6:37, 38), Yahudiler memleketlerine geri döneli 17 yıl olmuştu ve inşaatın bitmesine hâlâ daha çok vardı. Artahşaşta’nın (Artakserkses, Bardiya veya Gomatas) yasağının ardından inşa işi tamamen durmuştu. Fakat şimdi bu resmi yasağa rağmen iş bir kez daha başlıyordu. Yehova, halkı inşaata tekrar başlamaları ve bitirene dek sebat etmeleri için canlandırmak amacıyla Haggay ve Zekarya’yı kullanıyordu (Ezra 4:23, 24; 5:1, 2).
Önlerinde dağ gibi görünen bir görev vardı (Zek. 4:6, 7). Onların sayısı az, düşmanınki çoktu; yanlarında Davud’un soyundan bir prens, Zerubbabel olsa da, bir kralları yoktu ve yabancı bir ulusun egemenliği altındaydılar. Güçlü bir iman ve faal olmayı gerektiren bir dönemde, insan gerçekten de kolayca kararsız ve yalnızca kendini düşünen bir tutuma kapılabilirdi. Zekarya’nın görevi, halkın dikkatini Tanrı’nın o zamanki amaçlarına ve hatta gelecekle ilgili daha büyük amaçlarına çekmekti; böylece onları yapılması gereken iş için güçlendirdi (8:9, 13). Şimdi takdirsiz ataları gibi olma zamanı değildi (1:5, 6).
Zekarya kimdi? Mukaddes Kitapta Zekarya isimli yaklaşık 30 farklı kişi vardır. Ancak bu ismi taşıyan kitabın yazarı, “İddonun oğlu, Berekyanın oğlu Zekarya peygamber” olarak tanıtılır (Zek. 1:1; Ezra 5:1; Neh. 12:12, 16). İsmi (İbranice Zeharya) “Yehova Hatırladı” anlamına gelir. Zekarya kitabı ‘orduların Yehovasının’ Kendi ismi uğruna onların lehinde harekete geçmek için toplumunu hatırladığını çok açık bir şekilde gösterir (Zek. 1:3). Kitapta verilen tarihler en az iki yıllık bir dönemi kapsar. “Dariusun ikinci yılında, sekizinci ayda” (MÖ Ekim/Kasım 520) mabedin inşasına kaldığı yerden devam edildi ve Zekarya peygamberlik görevine başladı (1:1). Kitapta ‘Dariusun dördüncü yılı, dokuzuncu ayın, Kislev ayının dördüncü gününe’ de (MÖ yaklaşık 1 Aralık 518) değinilir (7:1). Dolayısıyla, Zekarya’nın peygamberlik sözlerinin MÖ 520-518 yılları sırasında bildirilmiş ve ayrıca kaydedilmiş olduğuna şüphe yoktur (Ezra 4:24).
Zekarya kitabını inceleyenler kitabın gerçekliğini gösteren birçok kanıt bulurlar. Örneğin Sur kentinin durumunu düşünelim. Babil kralı Nebukadnetsar 13 yıllık kuşatmadan sonra Sur’u harap etmişti. Ancak bu Sur’un nihai sonu olmamıştı. Yıllar sonra, Zekarya Sur’un tamamen yok edileceğini bildirdi. Büyük İskender ünlü dolgu yolu inşa etmeyi başardığında, bir ada kenti olan Sur’u ele geçirdi; İskender hiç acımadan kenti ateşe verdi, böylece Zekarya’nın peygamberlik sözlerini yaklaşık iki yüz yıl sonra gerçekleştirmiş oldu (Zek. 9:2-4).
Ancak kitabın Tanrı ilhamı olduğunu gösteren en ikna edici kanıt, İsa Mesih’le ilgili peygamberlik sözlerinin gerçekleşmesidir. Zekarya 9:9 ile Matta 21:4, 5 ve Yuhanna 12:14-16; Zekarya 12:10 ile Yuhanna 19:34-37; Zekarya 13:7 ile Matta 26:31 ve Markos 14:27 karşılaştırıldığında bu görülebilir. Ayrıca Zekarya 8:16 ile Efesoslular 4:25, Zekarya 3:2 ile Yahuda 9 ve Zekarya 14:5 ile Yahuda 15 arasında dikkate değer benzerlikler vardır. Tanrı’nın Sözündeki uyum gerçekten harikadır!
Bazı Mukaddes Kitap eleştirmenleri, 9. bölümden sonraki kısmın üslubunda görülen değişimin, o kısmın Zekarya tarafından yazılmış olamayacağını gösterdiğini söylüyor. Ancak aslında üslup konuya oranla daha az değişir. İlk sekiz bölüm daha çok Zekarya’nın yaşadığı dönemdeki halk için önemli konuları ele alırken, 9 ila 14. bölümlerde peygamber daha uzak bir gelecekten söz eder. Bazıları Matta’nın neden Zekarya’dan alıntı yapıp onun sözlerini Yeremya’ya atfettiğini merak ediyor (Mat. 27:9; Zek. 11:12).
Anlaşılan, elimizdeki Mukaddes Kitapta İşaya ile başlayan ve Son Peygamberler olarak adlandırılan kısım, bazen Yeremya ile başlıyordu. Yahudilerin âdetine göre, Kutsal Yazıların tüm bir kısmı, o kısmın ilk kitabının ismiyle anılırdı; dolayısıyla Matta Zekarya’ya “Yeremya” olarak değinirken bu âdete uymuş olabilir. İsa da Yazılar olarak bilinen tüm kitaplar için “Mezmurlar” ismini kullanmıştı (Luka 24:44).
Kitap 6. bölümün 8. ayetine kadar Daniel ve Hezekiel’dekilere benzeyen sekiz görüntüden oluşur; bu görüntüler genelde mabedin yeniden inşa edilmesiyle ilgilidir. Bunların ardından pak tapınma, geri dönüş ve Yehova’nın savaş günü hakkında bildiriler ve peygamberlik sözleri gelir.
KİTABIN YARARLARI
Zekarya’nın peygamberliğini inceleyip üzerinde düşünen herkes imanlarını güçlendiren bilgiler kazanır. Zekarya, halkı için savaşan, onları koruyan ve ihtiyaçlarına göre onlara güç veren ‘orduların Yehovasına’ 50’den fazla kez dikkat çeker. Dağ gibi görünen bir muhalefet, mabedin inşa işini tehdit ettiğinde Zekarya şöyle bildirdi: “Zerubbabele RABBİN sözü şudur: Kudretle değil, kuvvetle değil, ancak benim Ruhumla, orduların RABBİ diyor. Sen kimsin, ey büyük dağ? Zerubbabelin önünde sen bir ova olacaksın.” Mabet Yehova’nın ruhunun yardımıyla tamamlandı. Bugün de engeller, Yehova’ya imanla aşılmaya çalışılırsa ortadan kalkacaktır. İsa’nın öğrencilerine dediği gibi: ‘Sizde bir hardal tanesi kadar iman olsa bu dağa, Kalk şuraya git dersiniz, gider. Sizin için hiçbir şey olanaksız olmaz’ (Zek. 4:6, 7; Mat. 17:20).
Peygamber, 13. bölümün 2 ila 6 ayetlerinde, bugüne dek Yehova’nın teşkilatına damgasını vurmuş bir nitelik olan vefayı örnekliyor. Bu nitelik yakın akrabalık gibi her tür insan ilişkisinden üstün olmalıdır. Eğer yakın bir akraba Yehova’nın ismiyle sahte peygamberlik sözleri söylerse, yani Krallık mesajına zıt şekilde konuşursa ve Tanrı’nın toplumundaki cemaatte başkalarını yanlış şekilde etkilemeye çalışırsa, aile fertleri cemaatin aldığı her tür adli kararı vefayla desteklemelidir. Aynı tutum sahte peygamberlik sözleri söyleyen yakın bir arkadaş için de geçerlidir; böylece o kişi yanlış davranışı yüzünden utanabilir ve yürekten üzülebilir.
Giriş paragraflarımızın gösterdiği gibi İsa’nın kral olarak “alçak gönüllü” şekilde, ‘bir eşek üzerinde’ Yeruşalim’e girmesi, “otuz parça gümüş” için ihanete uğraması, bunun üzerine öğrencilerinin dağılması ve direkteki bedeninin bir askerin mızrağıyla delinmesi, bunların hepsi Zekarya tarafından her ayrıntısıyla önceden bildirilmişti (Zek. 9:9; 11:12; 13:7; 12:10). Ayrıca bu peygamberlik kitabında, Yehova’nın mabedini inşa eden kişi “Filiz” olarak tanımlanıyor. İşaya 11:1-10, Yeremya 23:5 ve Luka 1:32, 33 karşılaştırıldığında, “Yakub evi üzerinde kral olarak sonsuza dek hüküm sürecek” bu kişinin İsa Mesih olduğu görülür. Zekarya “Filiz” isimli kişiyi, “tahtı üzerinde kâhin” olarak tarif eder; bu ifade, elçi Pavlus’un “İsa, Melkisedek usulüne göre sonsuza dek başkâhin olmuştur” ve “kendisi göklerde Ulu Tanrı’nın tahtının sağında oturmuştur” sözleriyle bağlantılıdır (Zek. 6:12, 13; İbr. 6:20; 8:1). Böylece bu peygamberlik sözleri “Filiz” adındaki kişiye Başkâhin ve gökte Tanrı’nın sağındaki Kral olarak dikkat çeker ve aynı zamanda Yehova’nın her şeyin Egemeni olduğunu bildirir: “Bütün dünya üzerinde RAB kıral olacak; o gün RAB bir, ve ismi bir olacak” (Zek. 14:9).
Peygamber o zamandan söz ederken “o gün” ifadesini yaklaşık 20 kez tekrarlar, hatta sözlerini böyle bitirir. Bu ifadenin geçtiği yerler incelendiğinde, Yehova’nın o gün putların isimlerini ve sahte peygamberleri ortadan kaldıracağı görülür (13:2, 4).
O gün Yehova saldırgan milletlerle savaşacak, onları yok ederken saflarını karıştıracak ve ‘dağların deresini’ Kendi toplumuna sığınak olarak verecektir (14:1-5, 13; 12:8, 9). Evet “o gün Allahları RAB onları kendi kavmının sürüsü diye kurtaracak”; onlar da birbirlerini asma ve incir ağaçlarının altına çağıracaklar (Zek. 9:16; 3:10; Mika 4:4).
Orduların Yehovasının, toplumunun “içinde oturacağı” ve “Yeruşalimden diri sular” çıkacağı zaman muhteşem bir gün olacak. Zekarya’nın bu sözleri, “o gün” olacak olayları, Krallığın vaat ettiği ‘yeni gökle yeni yerin’ habercisi olarak anlatıyor (Zek. 2:11; 14:8; Vah. 21:1-3; 22:1).
Yazıldığı Yer: Yeruşalim
Tamamlandığı Tarih: MÖ 518
Kapsadığı Dönem: MÖ 520-518
DURAKLAMA! Zekarya peygamberlik etmeye başladığında Yehova’nın Yeruşalim’deki mabedinin inşası bir duraklama dönemine girmişti. Süleyman asıl mabedi 7 buçuk yılda inşa etmişken (1. Kral. 6:37, 38), Yahudiler memleketlerine geri döneli 17 yıl olmuştu ve inşaatın bitmesine hâlâ daha çok vardı. Artahşaşta’nın (Artakserkses, Bardiya veya Gomatas) yasağının ardından inşa işi tamamen durmuştu. Fakat şimdi bu resmi yasağa rağmen iş bir kez daha başlıyordu. Yehova, halkı inşaata tekrar başlamaları ve bitirene dek sebat etmeleri için canlandırmak amacıyla Haggay ve Zekarya’yı kullanıyordu (Ezra 4:23, 24; 5:1, 2).
Önlerinde dağ gibi görünen bir görev vardı (Zek. 4:6, 7). Onların sayısı az, düşmanınki çoktu; yanlarında Davud’un soyundan bir prens, Zerubbabel olsa da, bir kralları yoktu ve yabancı bir ulusun egemenliği altındaydılar. Güçlü bir iman ve faal olmayı gerektiren bir dönemde, insan gerçekten de kolayca kararsız ve yalnızca kendini düşünen bir tutuma kapılabilirdi. Zekarya’nın görevi, halkın dikkatini Tanrı’nın o zamanki amaçlarına ve hatta gelecekle ilgili daha büyük amaçlarına çekmekti; böylece onları yapılması gereken iş için güçlendirdi (8:9, 13). Şimdi takdirsiz ataları gibi olma zamanı değildi (1:5, 6).
Zekarya kimdi? Mukaddes Kitapta Zekarya isimli yaklaşık 30 farklı kişi vardır. Ancak bu ismi taşıyan kitabın yazarı, “İddonun oğlu, Berekyanın oğlu Zekarya peygamber” olarak tanıtılır (Zek. 1:1; Ezra 5:1; Neh. 12:12, 16). İsmi (İbranice Zeharya) “Yehova Hatırladı” anlamına gelir. Zekarya kitabı ‘orduların Yehovasının’ Kendi ismi uğruna onların lehinde harekete geçmek için toplumunu hatırladığını çok açık bir şekilde gösterir (Zek. 1:3). Kitapta verilen tarihler en az iki yıllık bir dönemi kapsar. “Dariusun ikinci yılında, sekizinci ayda” (MÖ Ekim/Kasım 520) mabedin inşasına kaldığı yerden devam edildi ve Zekarya peygamberlik görevine başladı (1:1). Kitapta ‘Dariusun dördüncü yılı, dokuzuncu ayın, Kislev ayının dördüncü gününe’ de (MÖ yaklaşık 1 Aralık 518) değinilir (7:1). Dolayısıyla, Zekarya’nın peygamberlik sözlerinin MÖ 520-518 yılları sırasında bildirilmiş ve ayrıca kaydedilmiş olduğuna şüphe yoktur (Ezra 4:24).
Zekarya kitabını inceleyenler kitabın gerçekliğini gösteren birçok kanıt bulurlar. Örneğin Sur kentinin durumunu düşünelim. Babil kralı Nebukadnetsar 13 yıllık kuşatmadan sonra Sur’u harap etmişti. Ancak bu Sur’un nihai sonu olmamıştı. Yıllar sonra, Zekarya Sur’un tamamen yok edileceğini bildirdi. Büyük İskender ünlü dolgu yolu inşa etmeyi başardığında, bir ada kenti olan Sur’u ele geçirdi; İskender hiç acımadan kenti ateşe verdi, böylece Zekarya’nın peygamberlik sözlerini yaklaşık iki yüz yıl sonra gerçekleştirmiş oldu (Zek. 9:2-4).
Ancak kitabın Tanrı ilhamı olduğunu gösteren en ikna edici kanıt, İsa Mesih’le ilgili peygamberlik sözlerinin gerçekleşmesidir. Zekarya 9:9 ile Matta 21:4, 5 ve Yuhanna 12:14-16; Zekarya 12:10 ile Yuhanna 19:34-37; Zekarya 13:7 ile Matta 26:31 ve Markos 14:27 karşılaştırıldığında bu görülebilir. Ayrıca Zekarya 8:16 ile Efesoslular 4:25, Zekarya 3:2 ile Yahuda 9 ve Zekarya 14:5 ile Yahuda 15 arasında dikkate değer benzerlikler vardır. Tanrı’nın Sözündeki uyum gerçekten harikadır!
Bazı Mukaddes Kitap eleştirmenleri, 9. bölümden sonraki kısmın üslubunda görülen değişimin, o kısmın Zekarya tarafından yazılmış olamayacağını gösterdiğini söylüyor. Ancak aslında üslup konuya oranla daha az değişir. İlk sekiz bölüm daha çok Zekarya’nın yaşadığı dönemdeki halk için önemli konuları ele alırken, 9 ila 14. bölümlerde peygamber daha uzak bir gelecekten söz eder. Bazıları Matta’nın neden Zekarya’dan alıntı yapıp onun sözlerini Yeremya’ya atfettiğini merak ediyor (Mat. 27:9; Zek. 11:12).
Anlaşılan, elimizdeki Mukaddes Kitapta İşaya ile başlayan ve Son Peygamberler olarak adlandırılan kısım, bazen Yeremya ile başlıyordu. Yahudilerin âdetine göre, Kutsal Yazıların tüm bir kısmı, o kısmın ilk kitabının ismiyle anılırdı; dolayısıyla Matta Zekarya’ya “Yeremya” olarak değinirken bu âdete uymuş olabilir. İsa da Yazılar olarak bilinen tüm kitaplar için “Mezmurlar” ismini kullanmıştı (Luka 24:44).
Kitap 6. bölümün 8. ayetine kadar Daniel ve Hezekiel’dekilere benzeyen sekiz görüntüden oluşur; bu görüntüler genelde mabedin yeniden inşa edilmesiyle ilgilidir. Bunların ardından pak tapınma, geri dönüş ve Yehova’nın savaş günü hakkında bildiriler ve peygamberlik sözleri gelir.
KİTABIN YARARLARI
Zekarya’nın peygamberliğini inceleyip üzerinde düşünen herkes imanlarını güçlendiren bilgiler kazanır. Zekarya, halkı için savaşan, onları koruyan ve ihtiyaçlarına göre onlara güç veren ‘orduların Yehovasına’ 50’den fazla kez dikkat çeker. Dağ gibi görünen bir muhalefet, mabedin inşa işini tehdit ettiğinde Zekarya şöyle bildirdi: “Zerubbabele RABBİN sözü şudur: Kudretle değil, kuvvetle değil, ancak benim Ruhumla, orduların RABBİ diyor. Sen kimsin, ey büyük dağ? Zerubbabelin önünde sen bir ova olacaksın.” Mabet Yehova’nın ruhunun yardımıyla tamamlandı. Bugün de engeller, Yehova’ya imanla aşılmaya çalışılırsa ortadan kalkacaktır. İsa’nın öğrencilerine dediği gibi: ‘Sizde bir hardal tanesi kadar iman olsa bu dağa, Kalk şuraya git dersiniz, gider. Sizin için hiçbir şey olanaksız olmaz’ (Zek. 4:6, 7; Mat. 17:20).
Peygamber, 13. bölümün 2 ila 6 ayetlerinde, bugüne dek Yehova’nın teşkilatına damgasını vurmuş bir nitelik olan vefayı örnekliyor. Bu nitelik yakın akrabalık gibi her tür insan ilişkisinden üstün olmalıdır. Eğer yakın bir akraba Yehova’nın ismiyle sahte peygamberlik sözleri söylerse, yani Krallık mesajına zıt şekilde konuşursa ve Tanrı’nın toplumundaki cemaatte başkalarını yanlış şekilde etkilemeye çalışırsa, aile fertleri cemaatin aldığı her tür adli kararı vefayla desteklemelidir. Aynı tutum sahte peygamberlik sözleri söyleyen yakın bir arkadaş için de geçerlidir; böylece o kişi yanlış davranışı yüzünden utanabilir ve yürekten üzülebilir.
Giriş paragraflarımızın gösterdiği gibi İsa’nın kral olarak “alçak gönüllü” şekilde, ‘bir eşek üzerinde’ Yeruşalim’e girmesi, “otuz parça gümüş” için ihanete uğraması, bunun üzerine öğrencilerinin dağılması ve direkteki bedeninin bir askerin mızrağıyla delinmesi, bunların hepsi Zekarya tarafından her ayrıntısıyla önceden bildirilmişti (Zek. 9:9; 11:12; 13:7; 12:10). Ayrıca bu peygamberlik kitabında, Yehova’nın mabedini inşa eden kişi “Filiz” olarak tanımlanıyor. İşaya 11:1-10, Yeremya 23:5 ve Luka 1:32, 33 karşılaştırıldığında, “Yakub evi üzerinde kral olarak sonsuza dek hüküm sürecek” bu kişinin İsa Mesih olduğu görülür. Zekarya “Filiz” isimli kişiyi, “tahtı üzerinde kâhin” olarak tarif eder; bu ifade, elçi Pavlus’un “İsa, Melkisedek usulüne göre sonsuza dek başkâhin olmuştur” ve “kendisi göklerde Ulu Tanrı’nın tahtının sağında oturmuştur” sözleriyle bağlantılıdır (Zek. 6:12, 13; İbr. 6:20; 8:1). Böylece bu peygamberlik sözleri “Filiz” adındaki kişiye Başkâhin ve gökte Tanrı’nın sağındaki Kral olarak dikkat çeker ve aynı zamanda Yehova’nın her şeyin Egemeni olduğunu bildirir: “Bütün dünya üzerinde RAB kıral olacak; o gün RAB bir, ve ismi bir olacak” (Zek. 14:9).
Peygamber o zamandan söz ederken “o gün” ifadesini yaklaşık 20 kez tekrarlar, hatta sözlerini böyle bitirir. Bu ifadenin geçtiği yerler incelendiğinde, Yehova’nın o gün putların isimlerini ve sahte peygamberleri ortadan kaldıracağı görülür (13:2, 4).
O gün Yehova saldırgan milletlerle savaşacak, onları yok ederken saflarını karıştıracak ve ‘dağların deresini’ Kendi toplumuna sığınak olarak verecektir (14:1-5, 13; 12:8, 9). Evet “o gün Allahları RAB onları kendi kavmının sürüsü diye kurtaracak”; onlar da birbirlerini asma ve incir ağaçlarının altına çağıracaklar (Zek. 9:16; 3:10; Mika 4:4).
Orduların Yehovasının, toplumunun “içinde oturacağı” ve “Yeruşalimden diri sular” çıkacağı zaman muhteşem bir gün olacak. Zekarya’nın bu sözleri, “o gün” olacak olayları, Krallığın vaat ettiği ‘yeni gökle yeni yerin’ habercisi olarak anlatıyor (Zek. 2:11; 14:8; Vah. 21:1-3; 22:1).