PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Turan Dursun Kimdir??


vivident
04-05-2011, 15:14
Turan Dursun kimdir?"yüksek şahsiyet "dedıgınız kişiyi ropartajında bakalım neler demiş?..referans gösterdiğiniz kişi nasıl bir insanmış bakalım!!

Gençliğini yaşıyamadığı için hatayı islamda bulmuş,Kuran-ı Kerimi tasdık ediceğini,Tevratı tasdik eden,tevratın doğru oldugunu savunan ki müslüman birisinin tevrata inanması oldukça gülünç ve bır o kadar zavallı bir durum...
http://fitna.tr.gg/Turan-dursun-kimdir-f-.htm

Termo
04-05-2011, 15:26
Şimdi bu yazıda bile "para aldı" iddiasına bir cevap gelmemiş :) Burada eleştiri nedir, tam olarak? Komik olmayın yahu.

Bir de, bir zahmet sen de Türkçe'ne dikkat etsen. Nokta'dan sonra kelimeler büyük harfle başlar. I, i.. gibi ünlüleri doğru kullanıp kelimeleri deformasyona uğratmasan... :)

P.s: Senin tahsil neydi?

Psiko
04-05-2011, 16:11
Gençliğini yaşıyamadığı için hatayı islamda bulmuş,Kuran-ı Kerimi tasdık ediceğini,Tevratı tasdik eden,tevratın doğru oldugunu savunan ki
müslüman birisinin tevrata inanması oldukça gülünç
ve
bır o kadar zavallı bir durum...


Bakara 136 : Deyiniz ki, "Biz, Allah'a iman ettik ve bize ne indirildiyse İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a ve torunlarına ne indirildiyse,
Musa'ya ve İsa'ya ne indirildiyse ve bütün peygamberlere Rablerinden ne verildiyse hepsine iman ettik.
Biz onların arasında fark gözetmeyiz ve biz ancak O'na boyun eğen Müslümanlarız."

Ali İmran 84 : De ki: "Allah'a, bize indirilen (Kur'ân)e, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve torunlarına indirilene, Musa'ya, İsa'ya ve peygamberlere Rablerinden verilenlere inandık. Onların arasında hiçbir fark gözetmeyiz, biz Müslümanlarız".

Nisa 136 : Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab'a, ve daha önce indirdiği kitaba iman edin.
Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse sapıklığın en koyusuna düşmüş olur.

Psiko
04-05-2011, 16:15
"Kendi doğru"nu savunacaksan savun da bre mübarek adam,
bari argümanların biraz ayağı yere basar olsun.

Sana "Amentü"yü öğreten de mi olmadı yoksa ?
Sahi sen hangi inancın müntesibisin ???

unbeliever2
04-05-2011, 16:34
Turan Dursun da senin benim gibi bir insan...fikirleri olan, kendince doğru olduğuna inandığı fikirlerini insanlarla paylaşmış olan, yiyen, içen, duyguları olan, etten kandan kemikten oluşmuş bir varlıktı. Aynen senin peygamberin gibi. Fikirsel olarak taban tabana zıt olmalarına karşın diğer yönlerden birbirileri ile en ufak bir farkın olmadığı gibi.

Yani senin gibi, benim gibi.....

Turan Dursun bizlerin (ateistlerin) peygamberi değildir. Bunu öncelikle kabul et vivident kardeşim. Onun yanlışlarını ve doğru bulmadığn hareketlerini burada beyan etmeye çalışmakla neyin peşinde olduğunu anlamış değilim. Eğer ki senin peygamberinle eşdeğer tutup, hani bazı ateist arkadaşların kıyasıya eleştirdiği gibi sende düşünsel ve eylemsel bazda TD yi eleştireceksen yanlışa düşersin. Bir kere kulvarlar tamamen farklı. TD, muhammed gibi peygamber olduğunu iddia etmiş değildir. O fikirlerini paylaşmıştır. Bize de o fikirleri değerlendirmek düşer. O fikirleri kendimize kanun kabul edip ona göre yaşamayız. Sen kabul etmeyebilirsin. Aynı bizlerin senin peygamberinin fikirlerini ve hareketlerini kabul etmeyip, tasvip etmediğimiz gibi...Her insanın hataları olmuştur ve olacaktır. Senin peygamberinin de hataları olmuştur. Ama yukarıda dediğim gibi, kıyas veya eleştiri yapacaksan doneleri iyi bilmen lazım...naçizane ve dostane bir tavsiye.

sevgiler...

istatistik
04-05-2011, 16:45
Diyanette müftü olabilmek için ilk okulu dışarıdan bitirdi , İlk olarak köy imamlığı yaptı. İstanbul Çarşamba'da Üçbaş ve İsmailağa medreselerinde hocalık yaptı. 1958-1965 yılları arasında Tekirdağ, Gemerek, Türkili, Altındağ ve Sivas'ta müftülük yaptı ve şeriatın katı kurallarına ters davranışları nedeniyle İslamcı çevrelerde yadırgandı. Müftülüğü sırasında bu nedenlerle sürgünleri oldu. 60'lı yıllarda aydın müftü olarak kamuoyunda yankılar getirdi. Kendi deyişiyle İslam'a olan inancını yitirdikten sonra 1965 yılında müftülüğü bıraktı.

Turan dursun kitaplarındaki çeviriler dava konusu olmuştur. Mahkemeye delil olarak sunulan bu çeviriler, noter onaylu olarak uzmanlara tekrar çevirtilmiştir ve yanlış olmadıkları belgelenmiştir. (Ayrıntılı Bilgi Din Bu 1)

Kendi peygamberinin okuma bilmeyen bir cahil olmasıyla öğünüp (ki okuma bilmemesi yalandır) dışarıdan da olsa okumuş, müftülük yapıp trt'de çalışmış bir kişi ile dalga geçmeye çalışmak ikiyüzlülüğün yanında biraz da aptalca değil mi?

Psiko
04-05-2011, 17:06
Konuyu bölmeyelim. "Para aldı" iddiasını neye dayanarak ortaya attın vivident?

Aynı soruyu benim de sormuş olduğumu kabul edin lütfen.

vivident
04-05-2011, 17:20
sevgili kardeşim
neden turan dursun örnek olarak verdım?
sizlerin islam konusunda herhangibir çalışması ve araştırması olmadıgı cok acık.Sebebi ise kuran-ı kerim ile Hadısleri eleştirirken turan dursunun kitaplarını baz alarak eleştirmeniz ve bunun neticesinde TUran dursunun kim oldugunu öğrenmenizde gerekir..
Neden bu kadar tepki aldığımı pek anlam veremıyorum!!
ama en acıklısı ise gençliğini yaşıyamadıgı için bozuk arapçası ile kuran-ı kerimi ve hadıslerı belden aşağıya yorumlaması psikolojıisinin oldukça bozuk olduğu, ve tevratın yüceltmesi ise düşündürücüdür.
Sağlıklı düşünen bir müslümanın,Kuran-ı Kerimi Hz muhammed yazdı,tevratı ise hak kitap oldugunu söylemesi sizce düşündürücü değil mi?

donunu göstermek isteyen bir kişinin yazdıgı kitaptan ne olabilir:):)
Mantıklı olalım,almış eline fırçayı rastgele çizmiş duvarı!!bakmış ki rastgele oluşuyor?o zaman allah yoktur diyebilecek kadar cok zeki!!!!
kimse allahın olmadıgını böyle ıspatlamadı:):)
güldürmeyın adamı!!

Termo
04-05-2011, 17:25
Ben dürüst olayım; hiç Turan Dursun kitapları okumadım ve tam olarak dine nasıl yaklaştığını bilmiyorum ama tahmin ediyorum :)

Sanırım, tüm ateistlerin Turan Dursun sayesinde ateist olduğunu sanıyorsun. Turan Dursun, bu konular için riskleri göze alıp gerçeklerini anlatmaya çalışan bir insan. Bir arkadaşımızın dediği gibi peygamber falan olarak ilan eden yok. Cesareti takdire şayandır. Eminim, yazdıkları da bir çok insanın düşünebilmesi için önayak olmuştur.


Sorumuza da cevap verme nezaketi gösterirsen kıçımız tavana erecek.

vivident
04-05-2011, 17:34
o zaman turan dursundan referans vermıyeceksın?kendın çelişki bulduysan gel paylaş..
kopyala-yapıştır...

donunu göstermekten keyıf alan bir adamın,yazdıgı kitap referans vermeyın o zaman!!!

Psiko
04-05-2011, 17:34
:)
Rahmetli Turan Dursun'un hemen hemen tüm kitaplarını okumuş olmama rağmen hala bir inanırım.
Ancak,
bir inanır olmam Rahmetli Turan Dursun'a "Para aldı,para karşılığı bunları yaptı" garametini sormamam anlamına da gelmiyor.
Üstelik bir "Müslüman"a (Sanırım vivident bir Müslüman)
Kur'anda geçen ve adına "Amentü" denen kavram hakkında da
"müslüman birisinin tevrata inanması oldukça gülünç
ve
bır o kadar zavallı bir durum..." vivident
şeklindeki cümleden kaynaklı,
Kur'andaki 3 ayeti göstererek bu durumu sormuştum.
Hala yanıtı bekliyorum.

vivident
04-05-2011, 17:43
:)
Rahmetli Turan Dursun'un hemen hemen tüm kitaplarını okumuş olmama rağmen hala bir inanırım.
Ancak,
bir inanır olmam Rahmetli Turan Dursun'a "Para aldı,para karşılığı bunları yaptı" garametini sormamam anlamına da gelmiyor.
Üstelik bir "Müslüman"a (Sanırım vivident bir Müslüman)
Kur'anda geçen ve adına "Amentü" denen kavram hakkında da
"müslüman birisinin tevrata inanması oldukça gülünç
ve
bır o kadar zavallı bir durum..." vivident
şeklindeki cümleden kaynaklı,
Kur'andaki 3 ayeti göstererek bu durumu sormuştum.
Hala yanıtı bekliyorum.

sayın psiko!!!
öncelikle herkes muslumandır;ama sonradan sapar!bizde doğru yolda olmaya çalışan bir kimseyım!!

Musluman birisi tevrat,zebur,incili inanmak zorundadır!inanmazsa zaten imandan cıkar?ama suanki piyasada olan tevrata "Bu allahtan değişmeden geldi,Kuran-ı Kerimi hz Muhahammed yazdı" demek oldukça gülünç...

zaten tevrat,incil ve zebur yazılanlar suanda Kuran-ı Kerimde yazar!!ama "Kuran- hz muhammed yazdı" dıyeceksın,"günümüzde olan tevrattan çalıntı olduğunu" söylıyeceksın,ve yahudılere koyuyacaksın...
yahudileri mazlum gösterıceksın!

Psiko
04-05-2011, 17:54
Sayın vivident ;

Şu sözü
"müslüman birisinin tevrata inanması oldukça gülünç
ve
bır o kadar zavallı bir durum..." vivident
siz ettiniz.
Şunu da
"Musluman birisi tevrat,zebur,incili inanmak zorundadır!inanmazsa zaten imandan cıkar?" vivident.
Bir karar verip verdurenizi seçin lütfen.

istatistik
04-05-2011, 17:55
o zaman turan dursundan referans vermıyeceksın?kendın çelişki bulduysan gel paylaş..
kopyala-yapıştır...

donunu göstermekten keyıf alan bir adamın,yazdıgı kitap referans vermeyın o zaman!!!

O zaman, kurandan kaynak göstermeyeceksin. Kendi kitabını yazdıysan oradan kaynak göster. Saçmalıyorsunuz.

vartor
05-05-2011, 03:37
Vivident, git dersini calis da gel. Bu sitenin uyeleri sana bir numara buyuk gelir. Her sozunden cehalet fiskiriyor. Gerci sasilacak birsey yok, dunya uzaya acilirken, sizler hala kuran denilen, sozde apacik kitabi sokebilene alim diyorsunuz.
Aklinizi safsatalara yenik biraktiginizin farkinda bile olmadan, bir de ukalalik taslamaz misiniz, ben de ona yanarim.
Hazirlopa o kadar alismissiniz ki, en ufak bir arastirma yapmaktan acizsiniz. Birbirinizin dediklerini, ve sadece isinize gelenleri tekrar etmeyi bilgi saniyorsan, yaniliyorsun.
Ben ateist oldugumda, Turan Dursun imamlik yapiyordu. Termo'nun da dedigi gibi, TD bizim ateist olmamizin nedeni degil, hatta cogumuz adini olduruldukten cok sonralari duyduk.
Aslinda TD atesit bile degildi zannimca, bir yaratici fikrine karsi degil anladigim kadariyla, karsi oldugu, insanlarin fikir ozgurlugune zincir vuran, tum dogmalara dayali dinlerdi.

el-ezher
10-05-2011, 17:12
Zebur Tevrat İncil de Kuran gibi Allah kelamıdır. Fakat diğer 3 kitap tahrif edildiği için hükümleri kalkmıştır. O Yüzden Aslı Allahtır şimdiki hali batıldır deriz. Peygamber efendimiz de bu konuda "ehli kitabı ne kabul ediniz ne de yalanlayınız" buyurmuştur.

Dünyalı_Adam
10-05-2011, 17:46
Zebur Tevrat İncil de Kuran gibi Allah kelamıdır. Fakat diğer 3 kitap tahrif edildiği için hükümleri kalkmıştır. O Yüzden Aslı Allahtır şimdiki hali batıldır deriz. Peygamber efendimiz de bu konuda "ehli kitabı ne kabul ediniz ne de yalanlayınız" buyurmuştur.

Allah kelamı nasıl tahrif edilmiş? O kitaplardada bu kitapların tahrif edilemeyeceği yazıyor.

el-ezher
10-05-2011, 17:56
Tahrif edilmiş kitaplarda ki sözlere bakıp mı tahrif edilmediğini anlayacağız?

westergaard
11-05-2011, 10:25
Tahrif edilmiş kitaplarda ki sözlere bakıp mı tahrif edilmediğini anlayacağız?

belki kuran da tahrif edilmiştir
hatta bahailer öyle inanıyor

eğer dersen ki "hayır tahrif edilemez, içinde allah o kitabı koruycak yazıyor" o zaman deriz ki tahrif edenler bu cümleyi eklemiş

dediğin gibi tahrif edilmiş kitaplardaki sözlere bakarak mı tahrif edilmediğini anlayacağız?

Psiko
11-05-2011, 12:28
belki kuran da tahrif edilmiştir
hatta bahailer öyle inanıyor



Sevgili westergaard ;

Bu sitedeki yegane Bahai şahsımdır.
İnancımla ilgili bir bilgi zikrederken keşke bu konuda bana sorsaydınız.
Bir Bahai'ye göre tahrif,harflerin yer değiştirmesi,kaldırılması,eklenmesi değildir.
Tanrı sözü orada öylece dururken,yapılan yorumlarla,ayetin anlamını kaydırma yolu ile İlahi bakış ve anlayışı İnsani bakış ve anlayışa çevirmektir.
Biz Bahailerin tahriften anladığımız budur.
Yahudiler kitaplarında evli bir erkek ve kadının zinasının şahitlerle tespit edilmesi ile alacakları cezanın "Recm" olduğunu bilirler.
Hali hazırdaki Tevratlarda da bu böyledir.
Ancak zaman içerisinde "ayetteki "Recm hükmü"nü,
bu işi yapanları eşeğe ters bindirip teşhir etmek,
yüzlerini boyamak,
dövmek
gibi değişikliklere tahvil etmişlerdir.
Kur'anda bunu anlatan ayetlerden biri de
Maide 13 : Sözlerini bozdukları için onları lanetledik ve kalblerini katılaştırdık. Kelimeleri yerlerinden değiştiriyorlar.
Uyarıldıkları şeyden pay almayı unuttular.
İçlerinden pek azı hariç, daima onlardan hainlik görürsün.
Yine de onları affet, aldırma.
Çünkü Allah güzel davrananları sever.
Bu konuda Elmalılı Hamdi Yazır tefsirinde :
"Özetle sırf sözleşmeyi bozmak yüzündendir ki, başlarına felaketler yağdırdık.
ve kalplerini kasvet içerisinde bıraktık, ne söylense duymaz, hak ve adalet tanımaz, haksızlık ve zulümden kaçınmaz, Allah'dan korkmaz, ümitsizlikten kurtulmaz bir hale getirdik.
Hamze ve Kisaî kırâetlerinde "ya"nın şeddesiyle ve "elif"siz olarak okunur ki, kalp veya hileli akçe (para) demektir.
Yani kalblerini kalp para gibi bozuk ve düşkün bir hale getirdik.
Bunun için kelimeleri yerlerinden değiştirerek bozarlar.
Kelimeleri şuraya buraya çekerek kelâmı (sözü) değiştirirler.
Bu onların öyle bir âdeti olmuştur ki, diğerleri bir yana, Allah'ın kelâmını ve arzularına uymayan ilâhî hükümleri bozar ve değiştirirler.
Nitekim Tevrat'taki "recm" âyetini reisler hakkında "tahmim" yani "kömürle yüz karalamak" diye yorumlamaya kalkışmışlardı.
Fırsat bulunca kelimeleri de başkalaştırırlar.
Fakat çoğunlukla buna imkan bulamadıklarından dolayı bozgunculuklarını, kötü yorum ile yaparlar.
Allah'ın kelâmını bozmaktan daha büyük bir kalb katılığı da düşünülmez.
(Nisâ sûresindeki "Yahudilerden öyleleri var ki, kelimeleri yerlerinden değiştiriyorlar(Nisâ, 4/46 âyetine bak.)
http://www.kuranikerim.com/telmalili/maide.htm

Bu durumu teyid eden Hadislere gelince,
26- (1699) Bana Hakem b. Mûsâ Ebû Salih rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Şuayb b. İshak rivayet etti. (Dedi ki) : Bize UbeyduIIah, Nâfi'den naklen haber verdi. Ona da Abdullah b. Ömer haber vermiş ki, Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellemfe zina etmiş bir yahudi erkekle bir yahudi ka*dın getirmişler.
Bunun üzerine Resûlüllah (Sallallahü A leyhi ve Setlem) kal*karak yahudilere gelmiş ve:
«Zina eden bir kimseye siz Tevrat'ta ne (ceza) buluyorsunuz?» diye sormuş. Yahudiler:
— Yüzlerini karaya boyar; kendilerini yük üzerine bindirir; yüzle*rini birbirlerine ters döndürürüz ve (sokaklarda) dolaştırılırlar! demişler.
«Doğru söylüyorsanız o halde Tevrat'ı getirin!» buyurmuş.
Yahudiler hemen Tevrat'ı getirerek okumuşlar.
Recim âyetine gelince, okuyan genç elini recim âyetinin üzerine koymuş ve onun evvelindekini ve sonundakini okumuş. Abdullah b. Selâm —ki ResûlüllahfSallallahü Aleyhi ve Sellem) le birlikte bulunuyormuş. (Efendimize) :
— Buna emir buyur da elini kaldırsın! demiş.
Yahudi elini kaldı*rınca bakmışlar ki altında recm âyeti var!
Bunun üzerine Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) her ikisi için de emir vererek recmedilmişler. Abdullah b. Ömer:
— Ben de onları recmedenler arasında idim. Yemin olsun yahûdînin kadını kendi vücudu ile koruduğunu gördüm! demiş.

28- (1700) Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekir b. Ebî Şeybe, ikisi birden Ebû Muâviye'den rivayet ettiler.
Yahya (Dedi ki) : Bize Ebû Mu-âviye A'meş'den, o da Abdullah b. Mürra'dan, o da Berâ' b. Âzib'den naklen haber verdi. Şöyle demiş:
Peygamber (Salîallahii A leyhi ve Sellem) 'in yanına yüzü kömürle karar*tılmış, dayak vurulmuş bir yahudi getirdiler.
Bunun üzerine Peygamber (Sallallahii Aleyhi ve 5W/&7i)yahudileri çağırarak :
«Siz zina eden kimsenin haddini (cezasını) kitabınızda böyle mi bu*luyorsunuz?» diye sordu.
— Evet! dediler. Müteakiben onların âlimlerinden birini çağırdı; ve: «Sana, Tevrat'ı Musa'ya İndiren Allah aşkına soruyorum! Zina edenin
haddini kitabınızda böyle mi buluyorsunuz?» dedi. O:
— Hayır! Eğer bana bu sözle sormasa idin sana haber vermezdim!
Biz onu recim buluyoruz; lâkin bu iş eşrafımız arasında çoğaldı.
Artık o hale geldik ki, şerefli birini yakalarsak onu bırakıyoruz; zayıfı yaka*larsak ona haddi vuruyoruz.
Dedik ki: Geliniz soyluya da, soysuza da tatbik edeceğimiz bir şey üzerine ittifak edelim!
Ve kömüre boyamakla dayak vurmayı recmin yerine koyduk.
Bunun üzerine Resûlüllah (Sallallahii Aleyhi ve Sellem) :
«Allahıml Senin emrini onlar öldürdükte ilk ihya eden benim!» buyurdu; ve emir vererek yahudi recmolundu.
Derken Allah (Azze ve)
(Ey Peygamber! Küfre şitâb edenler seni mahzun etmesin!..) [4] âyeti kerîmesini: «Size bu getirilirse onu hemen alın!» kavline kadar indirdi.
Buyuruyor ki: M ilhanını e d (Sallallahü\A leyhi ve Sellem) 'e gidin! Şayet size kömürlemekle dayağı emrederse onu alın! Ama recimle fetva verirse sakının!.. Az sonra Allah Teâlâ:
«Her kim Allah'ın indirdiği (kitab) ile hükmetmezse işte onlar kâfir*lerin ta kendileridir.» «Her kim Allah'ın indirdiği (kitab) ile hükmetmezse işte onlar zâlimlerin tâ kendleridir.» [5] «Her kim Allah'ın indirdiği (kitab) ile hükmetmezse iste onlar fâsiklerin tâ kendileridir.» [6] âyetlerini indirdi.
Bunların hepsi kâfirler hakkındadır.

(...) Bize İbni Nümeyr ile Ebû Saîd El-Eşecc rivayet ettiler.
(Dedi*ler ki) : Bize Vekî' rivayet etti.
(Dedi ki) : Bize A'meş bu isnâdla bu ha*disin mislini: -Ve emir vererek yahudi recmolundu.» cümlesine kadar rivayet etti.
Ama ondan sonra âyetin inmesi kısmını anmadı.
http://www.enfal.de/muslim/muhtelif/indexana.htm
Hudud 26 ve 28

Yani sayın westergaard tahrif işte budur.
Yoksa matbaasal değişiklikler değil.

westergaard
11-05-2011, 18:59
kuran değişmediyse o zaman muhammed'in son peygamber olması ayetine rağmen bahaullah nasıl peygamberliğini iddia edebiliyor?

Psiko
11-05-2011, 20:06
Sevgili westergaard ;

Tahrif deyince ne anladığımızı sanırım anlatamadım.
Ayetin yorumunu istediği ve dilediği yere çekmek tahrifdir.
Mesela verdiğiniz örneği ele alalım.
İlk etapta çok çok yayılmış bir yanlışlıkla başlayalım.
Peygamber Arapça değil Farsça bir kelimedir.
Peyam haber demektir.
Ber de getiren kişi,ulak.
Yani haber veren,haber getirici demek.
Arapça bunun karşılığı olan ise Nebidir.
Yani biz Peygamber dediğimizde Nebinin karşılığı olan kelimeyi kullanmış oluyoruz.

Sizde de aynı çağrışımı,
yani "Son İlahi geliş" çağrışımı yapan,zikredip adını vermediğiniz ayet Ahzab 40 dır.
Olay orada "velâkin rasûla(A)llâhi ve ḣâtemen nebiyyîn" diye geçmektedir.
İnananlarına bilgi kaynağı,
bizzat inandıkları kitapların kendileridir.
Kur'an bir çok yerde "Resul ve Nebi" şeklinde farklılığı vurguluyarak,
Resul ve Nebinin anlattığı anlamı ve yaptığı işi gözden kaçırmamamız gerektiğini anlatır bizlere.
Ama nedense BİR kişide İKİ şapka bir türlü farkedilmez.
Veya ediliyorsa da önemsenmez.
Ha Ali Veli ha Veli Ali ne farkeder der dururuz.
Oysa
Ali Veli değildir.
Veli de Ali değildir.
Bir üstteki iletimde Ali İmran 81.ayetin içeriğine baktığınız vakit,
Allah'ın söz aldığı kişilerin "NEBİ" olduğunu görebilirsiniz.
Bu "NEBİ"lerin ne için söz verdiklerini de.
Ayrıca Ahzab suresi 7.ayete de bakarak,
bu söz alınmış "NEBİ"ler vurgulanırken,
"SENDEN DE" ifadesinin kimi işaret ettiğini de anlamak o kadar zor değildir.

Ancak bilinen bir şeydir ki,
Yahudiler Musa ve Tevrata,
Hristiyanlar da İsa ve İncil'e "SON ELÇİ ve SON KİTAP" deyip durmaktadırlar.
Bırakalım Bahaullah'ı,
İster Muhammed,
İster İsa bağlamında bakacak olur isek,
Yahudiler son demiş olmalarına karşın hem İsa hem de Muhammed gelmemiş midir ?
Hristiyanlar son demelerine karşın Muhammed gelmemiş midir ?
O halde bu toplumlar neden hep "BENim İlahi Elçim ve kitabı SON" demiş
ve
onlar bunu demelerine rağmen öteki İlahi Elçiler neden ve nasıl gelmiş gelebilmişler ?

vartor
12-05-2011, 16:38
Nasil mi gelmisler? Hepsi de insan uydurmasi oldugu icin. Kainati yaratcak guce sahip bir iradenin, Musa'ya recmi emredip, Isa'ya iptal ettirmesine ragmen, Muhammed'in tekrar uygulamaya koymasi gibi sacmaliklar (celiski) yaptigini dusunmek bile, o iradeye yapilacak en buyuk saygisizliktir.

Subat
13-05-2011, 09:04
Vartor Üstad'a ek olarak da;
Her şeye gücü yeten Tanrı'nın, koyduğu buyrukları, insanların yapamayacaklarını farkk edip değiştirmesi fikri de saygısızlık değil midir ?

pavelkalouda
13-08-2011, 12:07
turoş dursunun hikayesi şundan ibarettir aslında:

1.çocukluğunu yaşayamaması
2.popüler olma çabası
3.maddi sıkıntı

dolayısıyla eksen kayması yaşamış biridir