haci
16-01-2005, 18:16
Başlık İslam saygınlık kazanabilir mi de olabilirdi... Olamaz demekle yetinebilirdim.. Ama bu sabah nedense İslam’ı daha iyimser bir açıdan bakarak eleştirmek istiyorum..
İslam’ın saygınlık kazanması çok, çok zor..
Çünkü İslam’ın saygınlık kazanması demek, kendine karşı bir devrim yapması demek değildir. Kendini değiştirmesi de değildir. Müslüman ülkelerin ilerlemesi, çağdaşlaşması ve zenginleşmesidir. İslam başka türlü saygınlık kazanamaz.
Müslüman ülkeler zengin ve güçlü ülkeler olmadan İslam’ın burnu yapıştığı yerden kurtulmayacaktır. Önemli olan bir inancın üstünlüğü değildir. Çünkü biliyoruz ki dünyada mevcut hiç bir inanç diğerlerinden anlamlı bir şekilde üstün değildir. Hepsi için aynı bokun soyu diyebiliriz. İnançların saygınlığını, inançların kendileri değil, o inançların hakim olduğu toplumlarla ilgili nitelikler saptamaktadır. O toplumlar ileri ve zenginse, inançları daha saygındır. İslam toplumları geri ve fakirdirler. İslam dini Batı’da saygınlık uyandırmamaktadır.
Emeviler devrinde bir ara İslam dini bütün dünya dinlerinin kıskançlığını üstüne çekecek kadar saygınlık kazanmıştı. Müslüman olmak bir hak değildi.. Büyük bir ayrıcalıktı. Hatta bir ara Emeviler Arap’ların dışında kalan ırkların Müslüman olmasına izin vermemeye başlamışlardı. Daha sonraları İslam’ın bu başarısının O’nun en büyük hatası olduğu anlaşılmıştır. Hızla zenginleşen Emeviler bu zenginliklerini Müslüman çoğunlukla paylaşmamışlardı ve zenginle fakir arasındaki uçurum çok açılmıştı. Müslüman’lar arasında Emevilerin bu başarısına karşı bir tepki oluşmuş ve Emeviler yıkılmışlardır. Onların yerine kurulan Abbasiler İslam’ın zenginleşmesine değil, yayılmasına daha büyük önem vermişlerdir. İslam halka inerek yayılmaya başlamış ve bu arada, tasavvufun da içine nufus etmesiyle, fakirleşmiş, mütevekkil, müteşekkir ve mütevazilerin dini olmuştur. Daha sonra Osmanlı imparatorluğunun gerilemeye başlaması ile birlikte İslam, fakir ve yoksulların, cahil ve bağnazların dini haline gelmiştir...
Günümüzde İslam çoktan saygınlık kazanma şansını yitirmiştir. İslam’ın saygınlık kazanması demek, Müslüman ülkelerden en azından birinin, örneğin Türkiye’nin, zengin, ileri, çağdaş bir ülke olması demektir. İslam için tek umut Türkiye’dir..
Peki ileri ve çağdaş bir Türkiye’nin İslam’a olan yaklaşımı ne olacaktır? Türk’ler İslam dini ile iftihar mı edeceklerdir?
Hiç sanmıyorum. İleri ve aydın bir Türkiye’de İslam camiye çekilecek ve halkın dini olacaktır. Devlet dinle uğraşmaktan vazgeçecek ve gerçek laiklik, bildiğimiz şekilde pratik edilen İslam’ın sonunu vurgulayacaktır.
İslam’ın saygınlık kazanması demek, O’nun giderek yok olmaya başlaması demektir.
İslam ancak yok olarak saygınlık kazanabilir....
HACI
İslam’ın saygınlık kazanması çok, çok zor..
Çünkü İslam’ın saygınlık kazanması demek, kendine karşı bir devrim yapması demek değildir. Kendini değiştirmesi de değildir. Müslüman ülkelerin ilerlemesi, çağdaşlaşması ve zenginleşmesidir. İslam başka türlü saygınlık kazanamaz.
Müslüman ülkeler zengin ve güçlü ülkeler olmadan İslam’ın burnu yapıştığı yerden kurtulmayacaktır. Önemli olan bir inancın üstünlüğü değildir. Çünkü biliyoruz ki dünyada mevcut hiç bir inanç diğerlerinden anlamlı bir şekilde üstün değildir. Hepsi için aynı bokun soyu diyebiliriz. İnançların saygınlığını, inançların kendileri değil, o inançların hakim olduğu toplumlarla ilgili nitelikler saptamaktadır. O toplumlar ileri ve zenginse, inançları daha saygındır. İslam toplumları geri ve fakirdirler. İslam dini Batı’da saygınlık uyandırmamaktadır.
Emeviler devrinde bir ara İslam dini bütün dünya dinlerinin kıskançlığını üstüne çekecek kadar saygınlık kazanmıştı. Müslüman olmak bir hak değildi.. Büyük bir ayrıcalıktı. Hatta bir ara Emeviler Arap’ların dışında kalan ırkların Müslüman olmasına izin vermemeye başlamışlardı. Daha sonraları İslam’ın bu başarısının O’nun en büyük hatası olduğu anlaşılmıştır. Hızla zenginleşen Emeviler bu zenginliklerini Müslüman çoğunlukla paylaşmamışlardı ve zenginle fakir arasındaki uçurum çok açılmıştı. Müslüman’lar arasında Emevilerin bu başarısına karşı bir tepki oluşmuş ve Emeviler yıkılmışlardır. Onların yerine kurulan Abbasiler İslam’ın zenginleşmesine değil, yayılmasına daha büyük önem vermişlerdir. İslam halka inerek yayılmaya başlamış ve bu arada, tasavvufun da içine nufus etmesiyle, fakirleşmiş, mütevekkil, müteşekkir ve mütevazilerin dini olmuştur. Daha sonra Osmanlı imparatorluğunun gerilemeye başlaması ile birlikte İslam, fakir ve yoksulların, cahil ve bağnazların dini haline gelmiştir...
Günümüzde İslam çoktan saygınlık kazanma şansını yitirmiştir. İslam’ın saygınlık kazanması demek, Müslüman ülkelerden en azından birinin, örneğin Türkiye’nin, zengin, ileri, çağdaş bir ülke olması demektir. İslam için tek umut Türkiye’dir..
Peki ileri ve çağdaş bir Türkiye’nin İslam’a olan yaklaşımı ne olacaktır? Türk’ler İslam dini ile iftihar mı edeceklerdir?
Hiç sanmıyorum. İleri ve aydın bir Türkiye’de İslam camiye çekilecek ve halkın dini olacaktır. Devlet dinle uğraşmaktan vazgeçecek ve gerçek laiklik, bildiğimiz şekilde pratik edilen İslam’ın sonunu vurgulayacaktır.
İslam’ın saygınlık kazanması demek, O’nun giderek yok olmaya başlaması demektir.
İslam ancak yok olarak saygınlık kazanabilir....
HACI