PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bilim ve Teknik'te Dinokuş Masalı


mahmut25
29-07-2006, 18:41
Bilim ve Teknik’te Dinokuş Masalı


Bilim ve Teknik dergisinin Nisan 2006 sayısında “En küçük Triceratops” başlıklı bir haber yayınlandı. Bir dinozor genusu olan Triceratops’a ait yeni bir fosil bulgusunu haber veren yazının satır arasında, kuşların dinozorların torunu olduğu yönündeki klasik evrimci masalından bahsediliyordu.

Ancak kuşların dinozorlardan evrimleştiği teorisi, hiçbir bilimsel delile dayanmayan ve hiçbir geçerliliği olmayan bir teoridir. Dahası, evrimciler için aşılması mümkün olmayan bilimsel problemlerle kuşatılmıştır. ABD'nin ünlü bilim kuruluşu Smitsonian Enstitüsü'nde Kuşlar Bölümü başkanı olarak görev yapan Storrs L. Olson, Washington Times gazetesinde yayınlanan yorumlarında, teorinin buna rağmen reklam konusu olduğunu şu sözlerle ifade etmiştir:

"'Kuşlar dinozordur' tezini destekleyen insanlar bu tartışmada [kuşların sözde evriminin dinozorlardan mı başka bir sürüngen grubundan mı olduğu tartışması] uzun süre seslerini yükselttiler. Kuşların dinozorlara dönüştüğü teziyle ilgili çok sayıda problem var. Teori buna rağmen popüler medyada reklam konusu oldu." (Larry Witham, "Sue Makes Debut in Latest Attack of Dino-Mania", The Washington Times, 16 Haziran 2000)

Sadece hayalgücüne dayalı bu evrimci masal, evrimciler için aşılması mümkün olmayan bilimsel gerçeklerle kuşatılmıştır. Bu konudaki geniş yazılarımız için

mahmut25
29-07-2006, 18:44
DARWİNİST PROPAGANDANIN
ÇÜRÜK TEMELLERİ


Kuşların Evrimi İddiası Neden Çıkmazdadır?

Evrimciler kuşların sürüngenlerden türediği iddiasındadırlar. Ama bu iddianın hiçbir kanıtı yoktur. Aksine, böyle bir evrimin imkansız olduğunu gösteren pek çok kanıt vardır.

Örneğin kara canlısı olan sürüngenlerin nasıl olup da uçmaya başladıkları sorusu cevapsızdır ve nitekim bu evrimciler arasında da çeşitli spekülasyonlara neden olmuş bir konudur. Bu konuda başlıca iki teori vardır. İlk teori, kuşların atalarının ağaçlardan ağaçlara süzülen kara canlılarından zaman içinde evrimleştiklerini, yani ağaçlardan yere indiklerini [arboreal (ağaçla ilgili) teori)]; diğer teori ise karadan havaya yükselerek evrimleştiklerini savunur [cursorial (koşmayla ilgili) teori]. İkinci teoriye göre, avlamak istedikleri sineklerin peşinden koşan ve bu sırada ön kollarını, avlarını yakalamak üzere sıkça savuran kara canlıların kolları zamanla kanatlara dönüşmüş ve bu canlılar kuş olup uçmuştur. Ancak her iki teori de tamamen spekülatif temellere dayanmaktadır. İkisi de herhangi bilimsel kanıttan yoksundur. Ama yine de uçmayı bir şekilde başarmış bir kara canlısının olduğu "varsayılır". Yale Üniversitesi Jeoloji Kürsüsü profesörü John Ostrom, bu yaklaşımını şöyle açıklar:

"Herhangi bir pro-avis'e (uçuş öncesi canlıya) ait hiçbir fosil kanıtı yoktur. O tamamen kuramsal bir kuş öncülüdür... Böyle bir canlının yaşamış olması gerekmektedir". i

Medyada bize aktarılan kuşların evrimi senaryoları, bilimsel bir bulguya değil, evrimi bir dogma olarak benimseyen ve teoriye felsefi nedenlerle bağlılıklarını sürdüren araştırmacıların önyargılarına dayanır. Asıl ilginç olan nokta ise bilimin bulgularının gerçekte bu Darwinist iddiaları kesin bir şekilde reddediyor olmasıdır. Kuşlardaki özgün yapılar, ortaya koydukları "indirgenemez komplekslik" özelliğiyle evrimi yalanlamakta, bilinçli tasarımı doğrulamaktadır. Şimdi bunu daha yakından inceleyelim.

Kuş Akciğerinin İndirgenemez Kompleks Yapısı

Dinozorlar sürüngenler familyasındandırlar. Kuşlarla sürüngenler familyası incelendiğinde çok farklı bir fizyolojiye sahip oldukları görülür. Öncelikle kuşlar sıcakkanlı olduğu halde sürüngenler soğukkanlıdır. Soğukkanlı sürüngenlerin metabolizmaları yavaş işler. Kuşlar ise uçma gibi yorucu bir hareket için çok fazla enerji tüketirler. Metabolizmaları sürüngenlerinkinden çok daha hızlıdır. Kuşlarda hücrelere oksijenin iletilmesi çok çabuk gerçekleşmelidir. Bunun için özel bir solunum sistemiyle donatılmışlardır. Akciğerlerde hava tek yönde ilerleyerek organizmanın oksijen kazanımını geciktirmez. Sürüngenlerde ise alınan hava aynı kanallardan tekrar geri gönderilmelidir. Tek yönlü hava kanalı sadece kuş akciğerinde bulunan, özgün bir tasarımdır. Böyle kompleks bir yapının aşamalarla ortaya çıkması mümkün değildir. Çünkü canlının hayatta kalması için söz konusu tek yönlü hava kanalı sistemi ve akciğerler kusursuz bir şekilde ve her an var olmalıdır. Darwinizm’e getirdiği eleştirilerle tanınan moleküler biyolog Michael Denton bu konuda şunları söylemektedir:

"Böyle özgün bir solunum sisteminin evriminin, omurgalılardaki standart tasarımdan aşamalarla ve belli bir yön olmaksızın nasıl gerçekleşmiş olabileceğini zihinde canlandırmak; özellikle solunumun organizmanın hayatta kalmasında üstlendiği kritik rol gözönüne alındığında, çok zordur."ii

(Kuş akciğeri hakkında daha fazla bilgi için bkz. "Kuş Akciğerinin Özgün Yapısı Evrimi Yalanlıyor")

Kuş Kanadının İndirgenemez Kompleks Yapısı

Uçuşun hayali evrimini kabul etmek, belli aşamalarda kanatların "ikel" ve dolayısıyla yetersiz olduğunu kabul etmeyi gerektirir. Ancak "yetersiz bir kanat" çok az da olsa uçmak için bile yeterli değildir. Uçuşun gerçekleşebilmesi için, canlıda kanatların eksiksiz ve kusursuz olarak bulunması gerekir. Bu durumu bir evrimci biyolog Engin Korur şöyle itiraf etmektedir:

"Gözlerin ve kanatların ortak özelliği ancak bütünüyle gelişmiş bulundukları takdirde vazifelerini yerine getirebilmeleridir. Başka bir deyişle, eksik gözle görülmez, yarım kanatla uçulmaz. Bu organların nasıl oluştuğu doğanın henüz iyi aydınlanmamış sırlarından birisi olarak kalmıştır."iii

Bir paleontolog olan ve fosil kayıtlarının Darwinci kademeli evrim modelini açıkça yalanladığını gösteren Stephen J. Gould ise kuşların kanatlarının yavaş yavaş gelişmiş olamayacağını şu sözlerle ifade eder:

"Ancak eğer evrim, her biri doğal seleksiyonla seçilen ara geçişlerden oluşan uzun bir seriyi katetmek zorundaysa, böyle detaylı yapıları nasıl elde edebilirsiniz? % 2 kanatla uçamazsınız... Diğer bir deyişle, doğal seleksiyon ancak çok detaylı formlarda kullanılabilen böyle yapıların başlangıç aşamalarını nasıl açıklayabilir?" iv

Korur ve Gould, kanatların kademeli gelişimi modelinin açmazları hakkında gayet haklıdır. Ancak burada vurgulanması gereken çok önemli bir nokta daha vardır. Evrim teorisine göre bir özelliğin seçilmesi için fonksiyonel olması gerekir. En önemlisi, rastlantısal değişimlerin aşama aşama gelişmesi sürecinde canlının yaşamını sürdürebilen "fonksiyonel bir bütün" olması şarttır.

American Zoology dergisinde yayınlanan bir makalesinde, biyoloji profesörü ve aynı zamanda bir kuşbilimci olan Walter. J. Bock bu konuda şunları yazar:

"...evrimsel bir seride organizmalar, bu serinin her bir aşamasında belli çevrelerden [çevre şartlarından] doğan seçilimsel ihtiyaçlarla başarılı bir şekilde etkileşim içinde olan fonksiyonel bütünler olmalıdır." v (vurgu bize ait)

Burada kanatların evrimi iddialarıyla ilgili çok önemli bir çelişki ortaya çıkmaktadır. Çünkü ön ayaklarda meydana gelecek mutasyonlar, canlıya çalışır bir kanat kazandırmadığı gibi, onu ön ayaklarından da mahrum bırakacaktır. Bu ise, bu canlının, diğer türdeşlerine göre daha dezavantajlı (yani sakat) bir bedene sahip olması anlamına gelir. Elbette ön ayakları ne fonksiyonel bir ayak ne de fonksiyonel bir kanat olarak işe yaramayan bir canlı, avcılardan korunma, avlanma, eşleşme gibi yaşamsal faaliyetlerini eskiden olduğu gibi rahat bir şekilde yerine getiremeyecek, kazandığı bu dezavantaj yüzünden elenip yok olacaktır.

(Kuş kanatları hakkında daha fazla bilgi için bkz. "Kanatların İndirgenemez Kompleks Yapısı Evrimi Yalanlıyor")

Kuşların Doğa Tarihi ve Archaeopteryx

Kuşların anatomileri bizlere "bilinçli tasarım"ı gösterirken, fosil kayıtları da bu canlıların "aniden ortaya çıktıklarını" göstermektedir.

Bilinen en eski kuş fosili, 150 milyon yıl yaşındaki Archaeopteryx'tir. Bu canlı, kusursuz uçuş kasları ve uçuşa uygun tüyleriyle, uçucu bir kuştur. Daha önce yaşamış yarı sürüngen-yarı kuş hiçbir canlının fosiline rastlanmamıştır. Dolayısıyla Archaeopteryx'in ilk kuş olduğunu ve modern kuşlar kadar "uçucu" olan yapısıyla evrim teorisi aleyhinde bir delil olduğunu söyleyebiliriz.

Yine de evrimciler 19. yüzyıldan bu yana Archaeopteryx hakkında spekülasyon yapmaktadırlar. Ağzında dişlerin, kanatlarında pençe benzeri tırnakların var olması ve uzun kuyruğu, fosilin bu açılardan sürüngenlere benzetilmesine neden olmuştur. Pek çok evrimci Archaeopteryx'i "ilkel kuş" olarak tanımlamış, hatta bu canlının kuşlardan çok sürüngenlere yakın olduğunu iddia etmiştir.

Ancak bu efsanenin çok yüzeysel olduğu; canlının hiç de "ilkel kuş" olmadığı; aksine iskelet ve tüy yapısının uçmaya son derece elverişli olduğu; sürüngenlere benzetilen özelliklerinin tarihte yaşamış ve hatta günümüzde yaşayan diğer bazı kuşlarda da bulunduğu zamanla ortaya çıkmıştır. Archaeopteryx hakkındaki evrimci spekülasyonlar günümüzde büyük ölçüde dinmiş durumdadır. Dünyanın en önde gelen ornitoloji (kuş bilimi) uzmanlarından biri olan Kuzey Carolina Üniversitesi Biyoloji Bölümü profesörü Alan Feduccia'nın belirttiği gibi "Archaeopteryx'in çeşitli anatomik özelliklerini inceleyen yeni araştırmacıların pek çoğu, bu canlının daha önce hayal edilenden çok daha kuş-benzeri olduğunu göstermiştir". Archaeopteryx hakkında çizilen "yarı sürüngen canlı" portresinin ise yanlışlığı ortaya çıkmıştır; yine Feduccia'ya göre "Archaeopteryx'in theropod dinozorlara olan benzerliği çok büyük ölçüde abartılmıştır." vi

Kısacası kuş evrimi, biyolojik veya paleontolojik kanıtları olan tutarlı bir tez değil, Darwinist önyargılardan kaynaklanan tamamen hayali ve gerçek dışı bir iddiadır. Bazı uzmanların bilimsel bir gerçekmiş gibi söz etmeyi sevdiği kuş evrimi konusu, felsefi nedenlerle ayakta tutulan bir masaldan ibarettir. Bilimin gösterdiği gerçek, kuşlardaki kusursuz tasarımın bilinçli bir tasarım olduğu yani kuşların Allah tarafından yaratılmış olduğudur.

KAYNAKLAR

1. John Ostrom, "Bird Flight: How Did It Begin?", American Scientist, Ocak-Şubat 1979, Sayı 67, s. 47
2. Michael J. Denton, Nature's Destiny, Free Press, New York, 1998, s. 361
3. Engin Korur, "Gözlerin ve Kanatların Sırrı", Bilim ve Teknik, Ekim 1984, Sayı 203, s. 25
4. Stephen. J. Gould, "Not Necessarily a Wing", Natural History, Ekim 1985, sf. 12-13
5. Walter j. Bock, "Explanatory History of the Origin of Feathers", American Zoology, 40: sf. 482, (2000)
6. Alan Feduccia, The Origin and Evolution of Birds, Yale University Press, 1999, p. 81

jayjay
29-07-2006, 18:48
Yine bir harun yahya gazı almış müslüman :

www.netcevap.org/bilimteknik0604.html

http://www.netcevap.org/propaganda_kus.html

sitelerinden alıntıdır.

mahmut25
29-07-2006, 19:01
JAYJAY KAYNAK İSTEDİN BİZİ ilk önce sizlerin bilim teknik dergisinde yazısını verdik.Burada sana ne diyor. Medya reklam olduğu yazıyor.Senin sonundaki kaynaklara bak.Sizlerin savunduğunuz Darvinizm ve Marx kendi yazısında şöyle söylemektedir.Marx mektubunda yazıyor."DNA İŞTE SAVUNDUĞUMUZ DÜŞÜNCENİN ÇÖKÜŞÜDÜR.DNA BİR TESEDÜFÜ OLAMAZ." Bu mektubu ile kendin yalnış yolda olduğunu anlıyor.Sallama Proflerden değil.İspatlar ve kaynaklar belli,İnanmayan araştırsın.

29-07-2006, 19:14
Odada bu haberi evrim karşıtı bi kanıt olarak kullanan bi arkadaşımız daha vardı, ona Aqura kardeşim güzel bir cevap vermişti. Sanırım onun cevabını buraya yazmamın bir mahsuru olmayacaktır, ki tekrar tekrar aynı yazılar önümüze gelmesin.

http://www.ucmp.berkeley.edu/diapsids/birds/archaeopteryx.html

Öncelikle bu linkte Berkeley Üniversitesi'nin ders notları yeterli bir açıklama olacaktır senin yazın için. Maalesef ingilizce, eğer bilmiyor ve gerçekten merak edersen bir ara senin için tercüme edebilirim.

Ayrıca iddianın nasıl çürütüldüğünü pek açık anlatmamış yazı. Daha çok kuş benzeri olması onun sürüngene ait özelliklerini silmez. Neden sürüngen değil anlayamadım . Bu bilgiyi de alabilir miyim? Yani sanki bilimsel açıdan biraz havada kalmış, hatta evrimcilerin iddialarını kendi iddialarından daha guzel anlatmışlar, kendi iddiaları bi yorum cümlesi olarak kalmış.

Kısacası neden nerede, beni pek aydınlatmadın arkadaşım, Bir sonuç cümlesinden çok gelişme kısmına bakarsan yazının daha makbule geçecek.

29-07-2006, 19:20
Sevgili mahmut arkadaşım, galiba Dna 'nın kaşifi James D. Watson 'un da ateist olduğunu bilmiyorsun sanırım.

Ayrıca Dna'daki keşifler evrim teorisi'nin gerçek olma ihitmalini artırdığını da okumamışsın sanırım.

Biraz daha araştıralım..

mahmut25
29-07-2006, 19:35
SEVGİLİ MERWE DNA İÇİNDEKİ BULANIN ATEİST OLDUĞUNU BİLİYORUM Ben sana Dna'yı Evrimin çöküşü olrak kabul edenlerin yazını belirtmek isterim.

François Jacob (Hücre Genetiği Profesörü - 1965 Nobel Tıp Ödülü):

Ama yine de, özellikle evrimin mekanizmalarına ilişkin nihai açıklamaya sahip olmanın uzağındayız... Ayrıca, örneğin kromozomların yapısıyla ilgili şu yakınlarda gerçekleştirilen bazı gözlemlerin de ortaya koyduğu gibi, evrimin temelinde yer alan bütün mekanizmaları bilebilmenin de çok uzağındayız

C.D. Darlington, "Origin of Darwinism", Scientific American, Mayıs 1959, s.68

deli_cevat
29-07-2006, 19:42
heyt koçum beee çekmiş cihad kılıcını vermiş copy pasteyi vermiş copy pasteyi hy sitelerinden ama bilmiyoki harun denen zarzevatın kaç tane iddiası burda formun derinliklerinde çürümüş bi şekilde kokuyo

29-07-2006, 23:00
mahmut25 yazmış;
SEVGİLİ MERWE DNA İÇİNDEKİ BULANIN ATEİST OLDUĞUNU BİLİYORUM Ben sana Dna'yı Evrimin çöküşü olrak kabul edenlerin yazını belirtmek isterim.

François Jacob (Hücre Genetiği Profesörü - 1965 Nobel Tıp Ödülü):

Ama yine de, özellikle evrimin mekanizmalarına ilişkin nihai açıklamaya sahip olmanın uzağındayız... Ayrıca, örneğin kromozomların yapısıyla ilgili şu yakınlarda gerçekleştirilen bazı gözlemlerin de ortaya koyduğu gibi, evrimin temelinde yer alan bütün mekanizmaları bilebilmenin de çok uzağındayız

C.D. Darlington, "Origin of Darwinism", Scientific American, Mayıs 1959, s.68

Burada ne söylemekte Francois Jakob? "Evrim'in tüm işleyiş mekanizmasını bilmiyoruz. Temelinde yer alan tüm mekanizmaları da bilmiyoruz"

Bu ne anlama geliyor peki? "Evrim yoktur" mu? Hangi bilim adamı size şimdiye kadar canlılığın oluşması ile ilgili TÜM bilgilere sahibiz dedi? Bu konuda çalışmalar bitti ve Biyoloji bilimi nihayetlendi mi?

Bilmeyen arkadaşlara hatırlatayım. Bilim bugün ne Fizik, ne Biyoloji dallarında yolun sonuna gelmiş değildir. Aslında birçok başka bilim dalında da yolun sonuna gelmiş değildir ve geleceği de kesin değildir. Bilim, aşamalı ilerleyen bir süreçtir. Bugün bir adım atarsınız, sizin attığınız adımdan giderek, yarın başka biri bir adım daha atar. Dün açıklayamadığınız bir noktayı bugün açıklarsınız, ama yarına yine de açıklanması gereken birşeyler kalır. Buna Evrim teorisi de dahildir, Kozmoloji de, Kuantum fiziği de. "Herşeyin cevabına sahip olduğunu" iddia eden düşüncelerin ne kadar "açıklayıcı" olduklarını sanırım hepimiz biliyoruz.

neutrino

29-07-2006, 23:07
Ek olarak, lütfen kuşların evrimi ile ilgili forum'da liopleuredon a ait mesajları aratın. Ben bilmediğim birçok şeyi oradan öğrendim.

neutirno

deli_cevat
29-07-2006, 23:23
liop abi nerde bu aralar hiç girmiyo

sorogren
29-07-2006, 23:39
cevatim liop un en son durumu buydu:


sorogren




Kayıt: Apr 15, 2006
Mesajlar: 467


Çevrim durumu: Bağlı *Tarih: Cum Tem 14, 2006 2:31 pm * *Mesaj konusu: Re: Şikayetler Buraya * *

--------------------------------------------------------------------------------

yönetimin uslubundaki seviyesizlik ve her türlü hakaretler içeren yazılarından dolayı liopleurodonu kınamasını ve geçici süreli banlamasını rica ediyorum.
bütün yazılarını incelerseniz son derece seviyesiz ve küfürlü ve kavgacı bir yapıda tam insanı kör testereyle kesecek bir tip olduğu anlaşılır.
veya kendisine yüz defa söyledim,senin gibilerle muhatap olmama özgürlüğümden beni mahrum etme diye .
dengesiz hareketleri çıldırtıyor insanı. "

bu yazimdan 1 saat sonra liop uctu.carpilmis olabilir.

30-07-2006, 00:26
Sorogren
bu yazimdan 1 saat sonra liop uctu.carpilmis olabilir.


Sakın cinlerin çarpmış olmasın!... Bak liop gelirse o da seni çarpar. Demedi deme sonra... :)

sorogren
30-07-2006, 00:52
heh hocam soyle bir gul yahu.
yakisiyo sana gulmek.
aman o lolipop benden uzak dursun kafam rahat bugunlerde.

30-07-2006, 01:02
Liop sanırım tatilde idi. Bugün gördüm ama onu sitede kısa bir süre. Yani tahminen 1-2 gün içinde kendisi ile ilgili iletilere cevap verecektir.

Not: Bu arada, Panteidar'ı da gördüm bugün, ikisine de hoşgeldin diyorum.

neutrino

ravendi
30-07-2006, 23:11
JAYJAY KAYNAK İSTEDİN BİZİ ilk önce sizlerin bilim teknik dergisinde yazısını verdik.Burada sana ne diyor. Medya reklam olduğu yazıyor.Senin sonundaki kaynaklara bak.Sizlerin savunduğunuz Darvinizm ve Marx kendi yazısında şöyle söylemektedir.Marx mektubunda yazıyor."DNA İŞTE SAVUNDUĞUMUZ DÜŞÜNCENİN ÇÖKÜŞÜDÜR.DNA BİR TESEDÜFÜ OLAMAZ." Bu mektubu ile kendin yalnış yolda olduğunu anlıyor.Sallama Proflerden değil.İspatlar ve kaynaklar belli,İnanmayan araştırsın.

"Sizlerin savunduğunuz Darvinizm ve Marx kendi yazısında şöyle söylemektedir.Marx mektubunda yazıyor."DNA İŞTE SAVUNDUĞUMUZ DÜŞÜNCENİN ÇÖKÜŞÜDÜR.DNA BİR TESEDÜFÜ OLAMAZ." Bu mektubu ile kendin yalnış yolda olduğunu anlıyor.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Dostlar benim anlamdığım şu dna keşfi James Watson tarafından 1954 yılında oldu değilmi ? Evet

Marx ne zaman yaşadı? 1818 - 1883 yılları arasında

Darwin ne zaman yaşadı? 1809-1882 yılları arasında

Şimdi nasıl oluyorsa ki oluyor Marx ve Darwin kendi yazılarında dna nın keşfinin düşünceleri için bir çöküş olduğunu söylüyorlar.

Marx ve Darwin adını bile bilmedikleri dna nın nasıl olurda evrimin çöküşü için kanıt olduğunu söylerler.

(Özellikle marx ın böyle bir mektubu olduğu üstüne üstüne basa basa iddia ediliyor. Ve marx ın aslında herşeyi anladığı söyleniyor. Yoksa marx hidayete mi erdi ölürken)

Yoksa marx ve darwin dirildi mi? Dirildiyse neden haberimiz yok?Bir hoşgeldine giderdik .Malum uzun yoldan gelmişler.

Arkadaş şu evrimde çöke çöke bir hal oldu .

deli_cevat
30-07-2006, 23:18
hakket yaw ben bunu hiç düşünmemiştim ama artık alıştım hy iddialarının çöküşüne ewrim değil ama sayısız hy iddiası çöküşü gördüm

eternity
31-07-2006, 01:45
Merhaba;

Bilimsel olan hiçbir temanın sona ermesi gibi birşey düşünülemez,bu onun doğasına,felsefesine terstir.Süreç binyıllardır devam etmektedir ve edecektir...

BİR ŞEYİ BAŞTAN BELİRLİ BİR SINIFA SOKAN DÜŞÜNCENİN BİLİMLE İLGİSİ OLAMAZ!

Aqura
31-07-2006, 18:29
DNA evrim için çökertici bir kanıt değil en büyük destekleyici olmuştur. Darwin evrim teorisinin temelini atarken bir türün diğer bir türe değişiminin nasıl biyolojik evrelerden geçerek olabileceği konusunda hiçbir fikri yoktu. DNA keşfedildikten sonra DNA'daki küçük bozulmaların(mutasyon) evrimin ana çerçevesini oluşturduğunu gördük. Bunun yanında eşeyli-eşeysiz üremelerin tam olarak nasıl olduğunu bulduk. Kalkmış bunun evrime karşı bir kanıt olduğunu söylerseniz bence evrimin kelime anlamını bilmiyorsunuz demektir. Kuş iddiasında daha önce verilen linkteki Archaeopteryx harun yahyanın sitesinde "günümüz kuşlarıyla aynı" özelliklere sahip olarak nitelendiriliyor, sanırım görme yetisi olan her insan bunun ne kadar saçma bir iddia olduğunu ve harun yahyanın bir kez daha neresinden yalanlar çıkardığını görür. Ayrıca kuşların dinozorlardan direk evrimi değil sürüngenlerden basamaklı evrimi söz konusudur (bkz. PTEROSAURS). Archaeopteryx(150 milyon yıl) aksine uçan sürüngenler sadece 75 milyon öncesinden gelmektedir.

exclusive
31-07-2006, 19:22
Kuşların sürüngenlerden oluştuğu görüşüne ağırlık kazandıran olay "Archaeopteryx" adı verilen bir fosilin bulunmuş olmasıdır. Bir kuşun kanat ve tüylerini taşıyan bir hayvan sürüngenlere özgü kafatası ve dişlere sahiptir. Ayrıca uzun kuyruğu, kanat uçlarındaki pençeleri sürüngenlerle paylaştığı özelliklerdendir.

Akıllı tasarımcılar "bize sürüngenden kuşa geçiş canlılarından 8-10 tane farklı türün fosilini getirin biz de dediğinizin doğruluğuna inanalım" diyerek büyük bir güçlüğü sömürüyor. Altından kalkılması zor bir işle evrimcileri köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlar.

Şunu altını çizerek belirtmek lazım: Günümüzde bile yaşayan canlı türleri arasında henüz insanlar tarafından keşfedilmemiş, incelenmemiş ve adlandırılmamış türler olduğu kabul edilmektedir. Akıllı tasarımcılar ise evrimcilerden milyarlarca yıl önce yaşayıp ölmüş canlıların kalıntılarını çıkarıp kendilerine göstermelerini istemektedirler. Kaldı ki yaşayıp ölen her canlı fosilleşmez. Ancak çevresinde bu canlının kalıntılarını koruyacak uygun koşullar oluşursa bu canlıların kalıntıları fosilleşebilir. Fare gibi yumuşak ve ince kemikli küçük canlılar ise uygun koşullar altında bile fosilleşmeyebilirler. Aynı durum kuşlar için de geçerli olabilir.

Tabi sürüngenden kuşa geçişi gösteren binlerce fosil de bulunsa akıllı tasarımcılar bütün bu türlerin ayrı ayrı yaradılmış türler olduğunu iddia etmeye devam edecekler. Netekim balinaların evrimi, evrim teorisinin en güzel örneklerinden biridir ve 4 ayaklı bir kara memelisinden balinaya uzanan evrim sürecinde yer alan onlarca farklı türe ait fosillerin bulunmuş olmasıyla da kanıtlanmıştır. Ancak akıllı tasarımcılar bu kadar fosille desteklenmiş olmasına karşın balinaların evrimini kabul etmezler, kabul edemezler...

liopleurodon
01-08-2006, 11:19
Hımm... Birileri öldük sanmış..

Bir biyolog olduğumu hatırlayıp, deniz biyoloji araştırmalarım için kendimi boğaz ve bilumum marmara göllerinin kıyılarına atarak, hangi balığın hangi saatte hangi yemle yakalandığı üzerine bilimsel bir çalışmada bulunduğum için biraz uzak kaldım, ama sanılmaya ki, başka bir şeye uğradık.. Eee, yılda 15 gün iznimiz var, onu da bu cahillerle harcayacak değiliz netekim..

Evet, cehalet abidelerimiz gene yumurtlamış. Demiş ki, Ahanda DNA, bitti evrim teorisi.. Sahi mi? İlginç? Basit bir soru sorayım, Junk DNA nedir, nerden gelir?

Bir diğer mesele de kuşların evrimi ile alakalı. Tipik H.Y. stili çarpıtmadan ibaret utanmazca bir sahtekarlıktan başka bir şey yok. Kuşların dinozorlardan geldiğine dair son derece güçlü deliller vardır, burada yumurtlayanların dediğinin aksine. Velakin, bu deliller daha sonra yapılan bulunutlar ile birlikte, kuşların reptillerden de önce/birlikte dinozorlardan ayrılmış olduğunu göstermektedir. Mesele şudur. Elimizde maalesef, gelmiş geçmiş her türe ait kanıt yok. 10 yıl kadar önceki bulgular, ilk dönem dinozorları ve kuşların ortak özelliklerini gösteriyordu. Ama yeni dönemde, bilhassa protoavis ve eolulavis buluntularının yaşı kuşların kuş olmaya doğru dinozorlardan çok önce yola çıktığını gösterdi. Hepsi de bundan ibaret..

Bu tartışmalarda apaçık görüldüğü gibi, tartışma kuşların evrimle ortaya çıkıp çıkmadığı değil, kuşların atalarının kimler olduğudur. Birde ortaya güzel laf salataları getirmişler, işte akciğerler, falan, filan.. Bari mayonez sosu filan da dökseydiniz, berbat kokmuş, çürümüş bu salatalar.. Eolulavis denen, H.Y. nin kuş olduğunu iddia ettiği şeyi görseydiniz sizde anlardınız. Bir kuş düşünün, kanatları uçmaya yetersiz. Dahası akciğer kapasitesi yetersiz. Ve hatta karinası yok, kaburga kemikleri var. Ama sivrisinek bile anlar bunu da siz biraz zor..

Merak eden, Pat Shipman'ın kitapları vardır, alsın okusun. Böyle boş boş konuşmakla bilim filan olmaz..

01-08-2006, 11:50
liopleurodon yazmış;
Hımm... Birileri öldük sanmış..

Bir biyolog olduğumu hatırlayıp, deniz biyoloji araştırmalarım için kendimi boğaz ve bilumum marmara göllerinin kıyılarına atarak, hangi balığın hangi saatte hangi yemle yakalandığı üzerine bilimsel bir çalışmada bulunduğum için biraz uzak kaldım, ama sanılmaya ki, başka bir şeye uğradık.. Eee, yılda 15 gün iznimiz var, onu da bu cahillerle harcayacak değiliz netekim..

Liopleurodon hocam, hoşgeldin. Bu yukarıda bahsettiğin çalışmaları yayınlamayı düşünmekte misin? Özellikle tatlısu bölgeleri ile ilgili olanı? :)

neutrino

mahmut25
10-08-2006, 15:12
http://www.omniology.com/Hoatzin.jpg


Dinokuşu Masalının gerçekleri bu Amerika Californa Üniversitesi bu konu üzerinde yaptığı araştırma..Yani Bu ispat ile de Dinokuşuna bağlı olarak Evrimciğin bir hayal gücünden ibaret olduğunu bellirtiyor.
Burada Dinokuşunu normal kuş olduğunu gösteren resimide yermek istedim.

Aqura
10-08-2006, 15:42
mahmut25 oraya yapıştırdığın resmi ve o araştırmayı biraz daha detaylı inceleseydin orda kuşların dinozorlardan gelmemiş olabileceğini aksine reptile'lardan gelmiş olabileceğini söylüyor yine aynı araştırmada ordaki resmin aksine Archaeopteryx tam bir uçma kapasitesine sahip olmadığını ve kanatlarını kısa süreli süzülmelerde ve dengeli hareket etmede kullandığı yazar. Bunun yanında orada gördüğün Hoatzin kuşunun bebeklik döneminin sürüngenlere benzediğini söylemekte ve kuşların sürüngenlerden gelmiş olabileceğini vurgulamakta. Ayrıca bu bir üniversitenin değil bir grup omniologist'in(ne diye sormayın zaten kendileride ne olduklarını bilmiyorlar) çalışmasıdır. www.omniology.com a girerseniz diğer çalışmalarınıda görebilirsiniz.

ravendi
10-08-2006, 15:54
:lol: *:D *8)

Cidden bu siteye girdiğim zaman *inanılmaz derecede gülme krizi başlıyor bende.

Ya arkadaş habire birşeyler yazıyorsun anlamadan bilmeden her defasında da hüsrana uğruyorsun ,sana arkadaşlar kuş olayının anlatmış güzelce *hala bir şeyler yapıştırıyorsun git oku öğren öyle gel.


Sevgili Aqura

Sanada teşekkürler gerçeği gözler önüne serdiğin için.

liopleurodon
10-08-2006, 17:05
Birilerine biraz daha taksonomi dersi vermek gerekiyor gene. Hadi gene iyisiniz, üniversite bu dersleri bilmem kaç dolara verirler..

Şimdi bir kaç alıntı yapalım, ağa babanız H.Y. sitelerinden:

Evrim teorisinin, karadan havaya geçiş açmazında doğurduğu tartışmaların odağını "Archæopteryx" adı verilen kuş fosili oluşturur. Evrimcilere göre, 150 milyon yıl yaşındaki bu fosil, karadan havaya geçişin en büyük kanıtıdır. Evrimci paleoantropologlar bu canlının iskelet yapısını Velociraptor ve Dromeosaur ismi verilen küçük yapılı dinozorlara benzetirler. Bu sebeple bu canlının dinozor-kuş bağlantısını sağlayan ara geçiş formu olduğunu iddia ederler.
Archæopteryx'in dinozorlarla kuşlar arasında bir ara-geçiş formu olmadığının en açık kanıtı, uçabilmesidir. Çünkü Archæopteryx'i bir ara geçiş formu olarak tanımlayanlar, onun hala sürüngen özelliklerine sahip olan ve dolayısıyla henüz uçamayan bir canlı olduğunu öne sürerler. Konuyla ilgili en önemli uzmanlar sayılan Storris Olson ve Alan Fediccua, Archæopteryx üzerinde yaptıkları anatomik çalışmalar sonucunda, bu kuşun rahatlıkla uçabileceğini açıklamaktadırlar

Evrimciler, fosilin yaşını söyleyemezler. Onlar biyologtur, nükleer fizikçi değil. Fosilin yaşını nükleer fizikçiler, potasyum vs. izotoplarına bakarak söylerler. Ve bu izotoplar, bize archaeopteryx'in 150 milyon +/- 12 milyon yıl yaşında olduğunu söylüyorlar.

Ama, bu kuşun uçabilmesi, daha doğrusu bildiğimiz kuşlar gibi uçabilmesi imkan dışındadır. Neden? Şu resme bakarsanız, cevabı kolayca görürsünüz:

http://img207.imageshack.us/img207/1823/archaeopteryxlithographicacastofhumboldtmuseumspec imeei1.th.jpg (http://img207.imageshack.us/my.php?image=archaeopteryxlithographicacastofhumbo ldtmuseumspecimeei1.jpg)

Göremediniz mi? Hımm, avian anatomy dersi almazsanız tabi göremezsiniz. Kanat uçlarına bakın. Dikkatle.. Şimdi okumaya devam edelim..

Archæopteryx'le ilgili evrimci iddiaları çürüten bir başka fosil ise "Elolulavis" oldu. Archæopteryx'ten 30 milyon yıl daha yaşlı olan Elolulavis'in kanat yapısının aynısı, günümüzde yavaş bir şekilde uçan kuşlarda görülüyordu. (Bu özellik, kuşun manevra kabiliyetini önemli ölçüde arttırmakta, kalkarken ve konarken ek kontrol olanağı sağlamaktadır.) Bunun anlamı, Archæopteryx'ten 30 milyon yıl daha yaşlı sayılan bir kuşun, çok "profesyonel" bir biçimde uçabildiğiydi.

İşte gözünüzün içine baka baka söylenen bir başka yalan. Elolulavis Hoasi, Archæopteryx'ten 35 milyon yıl daha sonra yaşamıştır. Gene uçamaz, ama Archæopteryx'ten daha başarılıdır uçma konusunda. Neden mi, şimdi gene resme bakalım:

http://img62.imageshack.us/img62/1010/1142bt3.th.jpg (http://img62.imageshack.us/my.php?image=1142bt3.jpg)

Şimdi bakın bakalım. Görebildiniz mi, bunun kanat uçları nasıl?

Archæopteryx, temel olarak, alula denen ve rüzgarı kanat üzerinde kontrol etmeye yarayan organa sahip değildir. Bu nedenle, düşük hızlarda dengesini koruyamaz. Eğer uçacak kadar hızlı olursa, uçar, ama inemez, çünkü düşük hızlarda alula olmadan kanat dengesi sağlanamaz.

Peki, daha eski kuşumsu şeylere dair fosiller var mıdır? Benim hocalarımdan olan, beraber kazma salladığımız Shipman, bunları bulan adamdır. Protoavisi bulanda odur. Bakalım, ne diyor, H.Y. bu mevzuda...

Sözkonusu fosillerin en önemlisi, yaşı 225 milyon yıl olarak hesaplanan Protoavis'ti. İlk olarak Nature dergisinin Ağustos 1986 tarihli sayısında, "Fosil Kuş Evrimsel Hipotezleri Sarsıyor" başlıklı makalede varlığı duyurulan Protoavis fosili, kendisinden 75 milyon yıl daha yaşlı olduğu Archæopteryx'in kuşların atası olduğu iddiasını çürüttü. Anatomisi üzerinde yapılan incelemeler Protoavis'in mükemmel olarak uçabildiğini gösteriyordu. Bu bulgudan sonra Archæopteryx'in uçan kuşların atası olduğu iddiası tam anlamıyla sarsıldı ve geçerliliğini de yitirdi. Ayrıca Protoavis'in evrimciler tarafından hesaplanan yaşı o kadar eskiydi ki, bu kuş, yine evrimci kaynakların verdiği tarihlere göre, yeryüzündeki ilk dinozorlardan bile daha yaşlıydı. Bu ise, kuşların dinozorlardan evrimleştikleri teorisinin kesin olarak çökmesi anlamına geliyordu.

Hımm, protoavis, doğan gibi mükemmel uçuyormuş görüyorsunuz değil mi? BU türe ait, size ahanda bakın diyebileceğim, net bir fosil dökümü yok. Çünkü bu türün bütün halinde bulunmuş bir iskeleti yok. Ama çeşitli parçalardan elde edilmiş bir construction var:

http://img54.imageshack.us/img54/6552/protoavis3kh7.gif (http://imageshack.us)

Şimdi bakın bakalım.. Bu kadar küçük kanatlarla uçan hangi kuşu tanıyorsunuz? Bu kadar uzun kuyruk kemikleri olan bir kuş, dengesini nasıl sağlar? Bu gerçekten bir kuş gibi uçabilir mi? Bırakın onu, Archæopteryx ve protoavis'in jkendi güçleriyle yerden havalanmaları mümkün müdür? Cevabı bulmak basittir. O kadar güçlü kasların, gögüste bağlanabileceği bir yer lazımdır. Nerdedir hani? Hİç tavuk göğsü gördünüz mü? Göğsün ortasındaki geniş kemiği farketmediniz mi? Bu kemik, yani karina, güçlü göğüs kaslarını tutmak için vardır. Herhangi bir kuşu yakalayın ve bakın, bu kemiği göreceksiniz. Şimdi, hangi akla hizmeten bunların kuşlar gibi uçtuklarını sölyeyebilirsiniz? Bunların içinde en iyi uçabilen, eolulavis'tir, ama o bile, yerden havalanabilecek halde değildir. Bu kanat formunun, ancak kayalıklarda vs. gezinirken süzülmeye yaradığı düşünülmektedir..

Eee, bu kavga nedir? Basit, protoavis'in kafasına bakın. Binoküler görüşe sahiptir ve o dönemin dinozorlarında bu özellik yoktur. Öyleki, bu özellik, aslen dinozorlarında atası olan, reptil ve sürüngenlerde mevcuttur. Bakarsanız, açıkca görürsünüz, sonraki türlerde gözlerin konumu daha dinozorlarınkine yakındır..

İşte basitçe, size kuşların evrimle nasıl ortaya çıktığına dair silsile. elbette, H.Y. gibi sahtekarlar çıkar, 115 Milyon yıllık fosili, 180 Milyon yıllık diye satmaya kalkar, Archæopteryx'ten daha yaşlı gibi gösterir.. Uçması imkanı olmayan formu, ne de güzel uçan bir kuştur diye keklemeye çalışır..

İşte, fosiller burada, 3 köşe başı. 225M, 150M, 115M yıllık üç fosil, var mı itirazınız?

Aqura
10-08-2006, 17:12
Liop bilgiler için gerçekten sağol sanırım bu başlığa hy tayfasından kimse bir daha birşey yazamaz:)

mahmut25
10-08-2006, 20:20
http://www.omniology.com/



Söylediğin bu site evrim geyik geçiyor..bunun altındakileri yazmaya gerek görmedim..İngilizcen varsa Dostum bu site bulunan yazılar evrimciğin hayal ürününden ibaret olduğunu yazıyor..Sen yanlış okumuşsun..Bu site özellikle evrim teorisini ile GEYiK geçiyor..Burada bulunan Prof..lerin yazılarını yer vermedim..Yani Hayal gücünden ibaret olduğunu anlatmaktadır.

Sevgi ve saygılarımla dostlarım.
Aqura

liopleurodon

ravendi

Örnek olarak orda bulunan yazılardan birkaç tanesini tercüme ederim.
ÖZELLİKLE BURADAKİ BİR KONUDA LONDON/TEXAS TA BULUNAN İNSAN AYAK İZLERİNİN GÜNÜMÜZDEKİ AYAK İZLERİYLE AYNIDIR..
BU ARAŞTIRMAYI OKUYUN.EVRİMİN BİR HAYALDEN İBARET OLDUĞUNU ÖZETLE İSPATLAR..

mahmut25
10-08-2006, 20:45
http://www.omniology.com/PALUXY-PRINTS1.jpg

http://www.omniology.com/

ÖZELLİKLE BURADAKİ BİR KONUDA LONDON/TEXAS TA BULUNAN İNSAN AYAK İZLERİNİN GÜNÜMÜZDEKİ AYAK İZLERİYLE AYNIDIR..
BU ARAŞTIRMAYI OKUYUN.EVRİMİN BİR HAYALDEN İBARET OLDUĞUNU ÖZETLE İSPATLAR..

mahmut25
10-08-2006, 21:17
National Geographic's FAKE FLYING DINO (http://www.omniology.com/FakeFlyingDino.html)

Piltdown Adamı sahtekarlığı


Bilim dünyasını 40 yılı aşkın bir süre aldatan Piltdown Adamı fosili, gerçekte evrimcilerin iki ayrı parçayı biraraya getirerek yaptıkları bir bilim sahtekarlığıydı.
Ünlü bir doktor ve aynı zamanda da amatör bir paleontolog olan Charles Dawson, 1912 yılında, İngiltere'de Piltdown yakınlarındaki bir çukurda, bir çene kemiği ve bir kafatası parçası bulduğu iddiasıyla ortaya çıktı. Çene kemiği maymun çenesine benzemesine rağmen, dişler ve kafatası insanınkilere benziyordu. Bu örneklere "Piltdown Adamı" adı verildi, 500 bin yıllık bir tarih biçildi ve çeşitli müzelerde insan evrimine kesin bir delil olarak sergilendi. 40 yılı aşkın bir süre, üzerine birçok bilimsel makaleler yazıldı, yorumlar ve çizimler yapıldı. Dünyanın farklı üniversitelerinden 500'ü aşkın akademisyen, Piltdown Adamı üzerine doktora tezi hazırladı

1949'da ise British Museum'un paleontoloji bölümünden Kenneth Oakley yeni bir yaş belirleme metodu olan "flor testi" metodunu, bazı eski fosiller üzerinde denemek istedi. Bu yöntemle, Piltdown Adamı fosili üzerinde de bir deneme yapıldı. Yapılan testte Piltdown Adamı'nın çene kemiğinin hiç flor içermediği anlaşıldı. Bu, çene kemiğinin toprağın altında birkaç yıldan fazla kalmadığını gösteriyordu. Az miktarda flor içeren kafatası ise sadece birkaç bin yıllık olmalıydı.


Dinokuşunda sahtekarlığını Amerikadaki bilim adamları ortaya çıkartı.
Buda KLASiK EVRİM SAHTEKARLIĞIdır. PiLTDOWN sahtekarlığında olduğu gibi..


http://www.omniology.com/ARCHAEOPTERYX-RECONS.jpg


http://www.omniology.com/PROTOAVIS.jpg

Dostlarım bu site inceleyiniz.Çünkü Amerika'nın ünlü Bilim adamları yaptığı çalışmanın eseridir.
İsimleri

Mr. Stanley Taylor - Dr. John Morris - Dr. Carl Baugh and Dr. Don Patton.
ve daha birçok kendi alanlarında uzman olan bilim adamları açıklamalarını burda bula bilirsin..

http://www.omniology.com/


http://www.omniology.com/AOmniologyLogoA.jpg

hazretikömürcü
10-08-2006, 23:17
Bilim daha emekleme aşamasındadır. Biz daha birçok doğmayı çözemedik. Davrinizm bilimseldir. Kanıtlanacaktır. Belki bizim ömrünüz veya zekamız buna yetmeyebilir ama olacaktır.
Yine de güzel araştırmışsınız.
Sağolunuz.
hazretikömürcü

painkiller
10-08-2006, 23:28
bu siteni bilimsel hiçbir yanı yok...özgür bilim adı altında kilise faşizmi ile bilmi susturmaya çalışıyorlar...sitenin bilim yapmak gibi bir amacı yok site sadece bulguları çarptırarak yaradılışçılığı kanıtlamaya çalışan komik bi site...çok da popüler olmadığı ciddiye alınmadığı sayacından da belli oluyor...kısaca bu site sadece saçmalık ve tek taraflı şekilde evrime karşı kurulmuş...

mahmut arkadaşım bana sadece bir tane bağımsız bilim sitesi bir tane üniversite sitesi verebilir misin acaba evrime karşı çıkan?

painkiller
10-08-2006, 23:59
sitede adı geçen bilim adamlarını bir araştırın...uuuu çok ilginç şeylerle karşılaşacaksınız:

şimdi sıkı durun evrim ve yaradılışçılıkla ilgili atıp tutanların eğitimleri:

carl bough:TEOLOG yani *din araştırmacısı başka bir özelliği yok...

don patton:jeolog olduğunu söylüyor ama akredite olmuş bir lisansı yok...sadece kendisi öyle söylüyor daha gören bilen yok o diplomayı...

john morris:İNŞAAT MÜHENDİSİ (!!??!!)ne alaka kardeşim

stanley taylor:hiç bişey...evet bu adamın hiçbir özelliği yok...

ve hepsinin en önemli ortak özelliği:KOYU BİR HRİSTİYAN OLUP ÜNİVERSİTELERDE ÇALIŞTIRILMIYOR (KISACA KOVULMUŞ) OLUP KİLİSELERE BAĞLI OLARAK EVRİM HAKKINDA SAÇMALIKLAR YAZMALARI İÇİN SATIN ALINMIŞ OLMALARI...

adamların ne genetikten haberi var ve antropolojiden ne fosil biliminden ne evrimden...bunlar parayla tutulmuş ve hiçbir özelliği olmayan hatta bi tanesinin akredite olmuş bir diploması bile olmayan adamlar...bunlar ne kadar bilim adamı ise ben de o kadar kanuni sultan süleyman ım...


mahöut kardeşim,

daha önce burada o kadar harun yahya sitesinden alıntı yapan kişiyi rezil ettik ki sen de aradan çımış olun...bak sana açık çek:bağımsız sadece bilim yapmak amaçlı ve hiçbir kiliseyle bağlantısı olmayan akredite olmuş diplomalı ve konuyla ilgili eğitim almış daha doğrusu eğitim vermekte olanların oluşturduğu tek evet tek bir bilim sitesi göster senden özür dilemezsem şerefsizim...

ama harun yahyanın sadece sizin gözlerinizi boyamak için yalanlarla safsatalarla saptırmalarla doldurduğu abuk subuk sitelerden alıntılar yaptığın sürecde sen de diğerleri gibi rezil olmaya mahkumsun...

harun yahya dediğin adam mankenlerle sexd kasetleri çeken sşantaj yapan cahil bir adam...bu adama nasıl güvenip o sitelerden alıntılar yaparsın:artık dersini almışsındır diye düşünüyorum...gel yapma adam gibi bilim sitelerinden alıntı yap senden özür dileyeyim...

liopleurodon
11-08-2006, 08:28
Bir: LONDON/Texas'ta bulunan ayak izleri yalandır. London/Texas'ta böyle bir ize dair bir şey yoktur. Fakat, Texas/Paluxy'de bulunduğu söylenen ayak izlerinde, sahtekarlık yapıldığı bilinmektedir. Turist çekmek için yapılmış düzmeceden ibarettir.

http://www.ncseweb.org/resources/articles/4008_issue_06_volume_2_number_4__3_4_2003.asp#Palu xy Man — The Creationist Piltdown

Bu adresten öğren, neyin ne olduğunu..

İki: Piltdown Adamı, bilimsel bir meta değildir. Hiç bir zamanda olmamıştır. Piltdown Adamı üzerinde yapılan ilk bilimsel çalışmada, bu sahte denmiş, kenara atılmıştır. Sahteliğini anlamak için, flor testine filan ihtiyaç yoktur zaten. Bu üçkağıtçılık, önce bir antikacının dükkanında sergilenmiş, oradan ABD'deki bir karnaval müzesine taşınmıştır. ABD'de, basına bunu millete anlatınca, bilim adamları gidip sahteliğini ispat etmişlerdir, hepsi bundan ibarettir. Yani, anlayacağın, piltdown adamı hiç bir zaman insanın evrimine dair bir buluntu olarak bilimsel literatüre geçmiş değildir.

O site, Amerikan bilmadamlarının çalışmaları sitesi filan değildir. Ben ABD'de okudum, bilim adamı sıfatıyla derste verdim, konferansta. ABD'de o sitelere destek veren "bilim adamı" filan da yoktur.

Yani, sen yalancının madrabazın tekisin. Bariz bir yalanı, insan ayakizi diye yutturmaya çıkan, bilimsel bir çalışmayal alakası olmayan piltdown adamını, evirm kanıtıymış gibi göstermeye çalışna, madrabazın tekisin yani..