Orijinalini görmek için tıklayınız : Þaman'dan 'Evrim Sorusu'...
Bulunan KAYIP DÜNYALAR,
http://67.15.75.204/1139926939.jpg
Bilim adamlarý, Endonezya'daki bir ormanda daha önce varlýðý bilinmeyen onlarca kuþ, kelebek, kurbaða ve bitki türüne evsahipliði yapan bir hazine bulmalarýnýn ardýndan, Karayibler'de ikinci bir ''Kayýp Dünya'' buldu.
(14 Þubat 2006 Salý)
Karayibler'deki dünyanýn üçüncü büyük mercan adasý Saba'da iki haftayý aþkýn yapýlan dalýþlarda bilim adamlarý, þimdiye dek varlýðý bilinmeyen bir denizaltý hazinesini gün ýþýðýna çýkardý.
Amerikan Smithsonian Enstitüsü, Conservation Ýnternational adlý kuruluþ ve Hollanda Antiller hükümetinde bilim adamlarýnýn katýlýmýyla yapýlan araþtýrmalarda, þimdiye kadar varlýðý bilinmeyen 150 yeni tür balýk tespit edildi.
Buluþlarýnýn önemine dikkati çeken bilim adamlarý, biyoçeþitliliðin bu ''sýcak noktasýnýn'' petrol tankerlerinin tehdidi altýnda olduðunu vurguladý.
Endonezyalý, Amerikalý ve Avustralyalý bilim adamlarýndan oluþan bir ekip, kýsa süre önce, Endonezya'nýn Foja daðlarýndaki ormanda bulduklarý yeni türler arasýnda, kuþ türlerinin yaný sýra 20'den fazla yeni kurbaða türü, 4 kelebek türü ve þimdiye kadar görülmemiþ palmiyelerin de yer aldýðý yeni bitki türleri yer alýyordu.
KAYNAK::::::... http://www.nethaber.com/?h=45641
1. SORU..: DNA ve RNA Bilim adamlarýn birçoðu tarafýnda Ýlahi Bir programlama olarak kabul ediliyor. DNA ve RNA geliþimi rastgele bir oluþum olamayacaðýný savunmaktadýrlar.Bazý bilim adamlarýna göre ise DNA ve RNA bizden daha çok geliþmiþ dýþ yaratýklar (Uzaylýlar) tarafýndan getirildiði kanýsýndadýrlar. Þimdi Evrimcilere göre DNA ve RNA nasýl oluþmuþtur.?
2. SORU..: Amerika Hayward Üniversitesi okuyan Kýrgýzistanda bir Türk vatadanþý ile tanýþtým.Genelllikle öðrenmek istediðim bir soruyu ona sordum..Sohbet çok zel geçmeye baþladý. Sorum BingBang olayýdý. (Büyük patlama). Hayward Üniversitesini biteremediðini ve soranlara bitirdiðini söylüyordu.Ben neden dedim yalan söylemeyi tercih ediyorsun.Cevabý ise onur meselesi demek kaldý.Peki bingbang olayý bir evrimciye göre nasýldý.Bu sorunun cevabýný veremedi susmayý ve baþka konu ile sohbet edelimdi. Bingbang olayýný ben okuduðum bir çok kitaplarda *ve Bilim adamlarýn çalýþmalarýnda da olduðu gibi aynýdý.Evrenin büyük bir patlama sonuçu Yýldýzlar,Galaksiler,Karadelikler,Gezegenler ve metoorlarýn oluþtuðu yönündeydi.Kendi bu olayý kabul ediyordu.Yani Evrenin bir baþlangýçý vardý. Ben evrimcilere Bingbang olayý nasýl oluþmuþtur ya da bir baþlangýç yok mu?
3. SORU..: Ben bir þamanist olarak Ruhlarý, Cinleri (cenleri),Þeytaný varlýðýný inkar etmiyoruz.Çünkü bizim ibadetimizde sýrasýnda onlarla konuþan Büyük þamanlar var. Evrimcilere göre Ruh, Cin ve Þeytan var mý? Yoksa Bilim adamlarýn kabul ettiði diðer varlýklar alemi yalan mý? Varsa nasýl oluþmuþtur.?
KAYNAKLAR::::::....:::
http://www.raptureready.com/faq/faq100.html (incil)
http://www.worldinvisible.com/library/jessiepenn-lewis/soulspirit/chapter%209.htm (incil)
http://www.edgarcayce.org/ps2/soul_life_soul_spirit.html
http://www.zadok.org.au/papers/gijspers/gijspers9607.shtml
http://144000.net/soul.htm
http://blogs.salon.com/0001561/stories/2002/10/30/doesTheSoulOrSpiritReallyExistAFollowup.html
Buna benzer birçok bilgi internette var Ruh,Cin ve Þeytan gibi varlýklar kabul ediyorlar.Bunun yanýnda ruh bilimi çalýþmasý yapan birçok bilim adamlarý var.Tevrat,Ýncil,Buda öðretisi,Çinlleri öðretisi,Hindu öðretisi,Þamanist öðretisi *ve Kuran-ý Kerimde bu konular hakkýnda bir çok bilgi mevcuttur.Ya da Mitoloji kaynaklarýna bakýldýðýnda bile bu konular yer alýyor.Mýsýr,Ýnca,Aztek,Mayalar ,Akadlar ve Babillerde resimlerle bu konularý günümüze ulaþmýþtýr.
4. SORU ..: Yukarýdaki makale haberinde KAYIP DÜNYALAR diye bir haber var.Bu haberde 21. yüzyýlda bulunan yeni tür balýklar,kuþlar ve hayvanlar olduðudur. Bu haberde yalan bir haber deðil TV,dergi,gazete ve internette kaynaklar bulabilirsiniz.Yani bir evrim varsa 21. yüzyýlda da devam etmesi lazýmdýr.Yani geçiþ forumþlarý bulunmasý gerekmezmi? Günümüzde yeni türler bulunuyor ve bunlarýn aralarýda bir evrim geçiþ formu yok.Neden bulunmuyor.?
Evrimci ve evrimci olmayan arkadaþlara Teþekkür ederim Saygýlarýmla..
Saygý ve sevgilerimle öðrenmek istediðim konulara cevap vermenizi isterim.
Lütfen kaynaksýz yazýlarla Topic oluþturmayalým.Lütfen saygýyý unutmayýlým..
painkiller
12-08-2006, 23:34
1. soru:
birçok bilim adami ilahi bir proglamlama falan düþünmemektedir...amerika daki biyologlarýn %91 i evrimi kabul etmektedir...bilmediðimiz konular hakkýnda yorum yapmazsak seviniriz...
evrim din gibi biþey deðildir...yani geliþmeye açýktýr dogmatik deðildir yeni bilgi ve bulgular doðrultusunda kendini yeniler...
forum sayfalarýnda yaþamýn baþlangýcý hakkýndaki düþünceler onlarca defa açýklanmýþ...evrim din gibi biþey olmadýðýndan somut biþey olduðundan birçok görüþ var yapýsý ve iþleyiþ mekanizmalarý ile ilgili bi bakarsan görürsün...
2.soru
evrime göre big bang vardýr ya da yoktur diye biþey olmaz ikisini birleþtirenler de var big bang i kabul etmeyen de...yukarýdaki sebeplerden...
3.soru
evrimcilere göre bu vardýr bu yoktur diye birey olmaz...evrimi kabul etmek zorunda kalýp birdine mensup olanlar da vardýr...(hatta papa evrimi durduramayýnca evrimi kabul etmek dinsizlik deðildir demiþtir)ama genel kabul de elbette cin ruh muh pek revaçta deðildir...þu büyük þamanlara selamýmý söyle...bi ara benim ruhuma da ulaþsýnlar...þeytan a da selam söylesinler...
kýsaca böyle...
religeonsmaster
13-08-2006, 06:02
shamanlarýn törenlerde cektikleri keyif verici maddeleri sende ceksen eminim ini cini boþver jennifer lopez i bile baðdat caddesinde otostop cekerken görürsün sevgili kardeþim
and olsunki biz her þeyi bilenlerdeniz
religeonsmaster
13-08-2006, 06:19
ben 3d max de kendi yarattýðým sanal dünyalarýn tanrýsýyým ben o esnada ne olsun istersem o olur yardýmcý programcýklarla istediðim her þeyi yaratýr hareket verir canlandýrýrým þimdilik böyle yarýn insan dna yýda programlamayý dna yý oluþturmayýda cözecek ve herhalde inanç denen saçmalýkta tarihin derinliklerine gömülecek
Sevgili Metee,
Araþtýrmayý seven biri gibi görünüyorsun. Aslýnda biraz araþtýrsan bu sorulara iliþkin fazlaca cevap bulabilirsin. Ama ben de detaya girmeden cevaplar vereyim.
1. Bilim adamlarý "ilahi programlama" diye birþey söylemez. Böyle birþey birinden duyduysan bilim adamý deðildir. Yaþamýn uzaydan geldiði konusu da farklý bir tartýþma. Forumlarda vardýr. Hayatýn nasýl oluþtuðu ile ilgili tartýþmalar. Bilimde inanç diye birþey yok. Bi hipotez ileri sürer, onu ispatlamaya çalýþýrsýn. Yazdýðýn Kayýp Dünyalar yazýsýndan tümüyle ayrý bir tartýþma bu. Bilim dünyasýndaki yaþam, yaþamýn kaynaðý, baþlangýcý tartýþmalarýný verdiðin kaynaklardan deðil de bilimsel kaynaklardan okursan bilim dünyasýnýn nasýl yaklaþtýðýný öðrenirsin. Kullandýðýn kaynaklar bilimsel deðil, dini kaynaklar ve dini gruplar.
2. Bigbang teorisi bilim dünyasýnda aðýrlýklý olarak kabul edilen bir teori. Evrim teorisi ile hiçbir ilgisi yok. Biri evrenin baþlangýcý ile diðeri türlerin kökeni ve deðiþimi ile ilgili iki ayrý teoridir. Evrim teorisinin baþlangýç var mý yok mu sorusuyla ilgili olduðunu sanýyorsunuz sanýrým.
http://en.wikipedia.org/wiki/Evolution
Bilim dünyasýnda bunlar gibi yüzlerce teori vardýr. Quantum teorisi, Relativite teorisi, Kaya tektoniði teorisi vb. Burda sormanýz gereken þey bilimsel teori nedir sorusudur. Bunun için bilimsel teori kavramý ile uðraþmanýzý öneririm.
http://en.wikipedia.org/wiki/Theory
Ama en iyisi sitemizde digital olarak bulabileceðiniz Prof. Cemal Yýldýrým'In evrim teorisi üzerine olan kitabýdýr. Bütün sorularýnýza yanýt verecektir sanýrým.
3. Ruh, cin, þeytan gibi þeyler varlýðý ispatlanmamýþ þeylerdir ve dolayýsýyla bilim bu tür þeylerle uðraþmaz. Yüzbinlerce yýlýdr insanlarýn ürettiði böyle þeylerin birkaç yüzyýlda bitmesi mümkün deðil. Daha bir süre bu tür hayali varlýklar varlýklarýný sürdürecekler insanlarýn beyninde. "Bilim adamlarýnýn kabul ettiði diðer varlýklar alemi" diye birþey de yok. Nerden çýkmýþ bunlar. Gerçekten siz bilim diye din okuyorsunuz galiba.
4. (3 yazýlmýþ 4 olacak herhalde) Yukardaki haberle geçiþ formlarý arasýnda hiçbir iliþki yok. Tersine bu haber bilmediðimiz ne kadar çok türün olduðunu gösteriyor. Geçiþ formlarýnýn ne olduðunu ve bu konudaki tartýþmalarý da yine verdiðim link yada Cemal Yýldýrým'ýn kitabýndan yada herhangi bir evrimle ilgili (ama dini sitelrden deðil, örneðin bir üniversitenin sitesinden yada ciddi bir bilimsel kurumun sitesinden) okuyup öðrnebilirsiniz.
sargon
religeonsmaster
painkiller
Cevap veren arkadaþlara Teþekkür ederim..Ama Sargon arkadaþýmýn verdi cevaplar daha iyi ve kaynak göstermiþ.Diðer arkadaþlara Teþekkür ederim.Bizlere SARGON arkadaþ tek kaynak ile cevap vermek istemiþ.Bizlere söylediðiniz gibi tek kaynak ile hareket etmeyelim.Çünkü gösterdiðin kaynak sitesini daha önceden okumuþtum ama ikna edici bir yorum olmadýðý için bu sorularý burda sordum.
Benim okudum kitaplarýn sýnýrý olmaz sizlere yukarda bellirtiðim gibi...Tevrat,Ýncil,Buda,Hindu,Çin,Þamanist,Kuran-ý Kerim,Mitoloji,Evrim,Bilim Kitapalarý ve bilim dergileriylede bu konularý takip etmekteyiim merak etmeyin.Burada internet ise en büyük kaynak þuanda istediðim herþeyi bulabilirim. Sizlerden özellikle 21. yüzyýlda bir geçiþ formu varmý diye sordum..Ama iyi bir cevap alamadým Cemal Yýldýrým'ýn kitaplarýný da oumaktayým .Çünkü vakti çok olduðu için güzel bir araþtýrma yapýyorum.
5. SORU ..: Evrim rasgele bir oluþum sürecinde dünya ve diðer canlýlar oluþmuþtur.
Ben evrimsel bir soru sormak istiyorum..
Bir eczahane düþünelim burada ilaçlar bulunmaktadýr.Bu ilaçlar insanlara þifa vermek için kullanýlýr. Eðer rastgele bir oluþum var ise eczahanedeki ilaç yapýmýndaki maddeleri yan yan getirdim.O zaman rastgele bir ilaç oluþtursun.
A.) Ýlaç bu oluþumda ya eksik miktar olacak ya da fazla miktar ile insana fayda dan çok zarrar verecektir.?
B.) Ýlaç oluþmayacaktýr.?
C.) Ýlaç oluþmasý için bir kimyager yardým etmesi lazýmdýr.?
D.) O zaman rastgele oluþum yani evrim nasýl bir þey olabilir.?
E.) Yeni bir deneme yapalým.Burada Ýlaç maddelerini bir araya toplayalým ve bekleyelim bir ilaç oluþsun..?
I.) Bu deneme olduðunu gibi A.) soru karþýmýza çýkmaktadýr.?
II.) Bu denemede olduðu gibi ilaç oluþumu kaldýðý yerde kalmaktadýr.Yani karýþým halinde kalacaktýr.?
III.) O zaman D.) gibi (Ýlaç oluþmasý için bir kimyager yardým etmesi lazýmdýr.?) bir kimyager yada bilim adam yardým etmesi lazýmdýr.
Bu konuda yorumunuzu merak etmekteyim.
Evrimci ve evrimci olmayan arkadaþlara Teþekkür ederim Saygýlarýmla..
Saygý ve sevgilerimle öðrenmek istediðim konulara cevap vermenizi isterim.
Lütfen kaynaksýz yazýlarla Topic oluþturmayalým.Lütfen saygýyý unutmayýlým..
EVRÝM NEREYE DOÐRU GÝTTÝYOR..?
Evrim bilim adamlarý Avrupa kýtasýnda 30 Milyon önce baþladýðý okudum.Daha sonra evrimciler Afrikada ilk düþünen insan 40 milyon önce çýkmýþtýr.Afrikada bulunan fosillerin bazýlarý 70 milyon önce kullanýlan kemikten yapýlmýþ malzemeler bulunuyor.Hatta Kýmýzý kil taþý ve Siyah maden taþý buluntularý bilim adamlarýnýn evrim sürecinin ne zaman baþladýðý yönünde bir bilgi yok gibi.Kýrmýzý kil taþý ve siyah maden taþýlarý insanlarýn düþündüðünü, konuþtuðunu ve resim çizmek içinde bu maddeleri kullandýklarý yönünde olmuþtur..Devamý yazmak isterdim.Ama Daha öncelerde izlediðim bir evrim belgeselinde bu kaynaklarý görmüþtum.
EVRiM KAYNAKLARI ..:::::::
(_Evrim_)
http://www.talkorigins.org/faqs/denton.html
http://www.talkorigins.org/faqs/homs/gishwadjak.html
http://mypage.direct.ca/w/writer/gish.html
http://www.talkorigins.org/faqs/cre-error.html
http://interoz.com/lubbock/landmark.htm
http://www.ttu.edu/%7Emuseum/lll/
http://home.entouch.net/dmd/micro.htm
http://www.gomr.mms.gov/homepg/whatsnew/papers/papers.html
http://www.angelfire.com/zine2/discontent/
http://www.talkorigins.org/faqs/darwinism.html
http://www.talkorigins.org/faqs/archaeopteryx.html
http://www.talkorigins.org/faqs/archaeopteryx/challenge.html
http://www.talkorigins.org/faqs/archaeopteryx/forgery.html
Okumak isteyenlere EBooklar
http://www.gomr.mms.gov/homepg/whatsnew/papers/biochart.pdf
http://www.gomr.mms.gov/homepg/whatsnew/papers/biochart.cdr
Bingbang
Tarafsýz ve tek kaynaktan deðil...
http://www.talkorigins.org/faqs/astronomy/bigbang.html
http://www.anzwers.org/free/universe/bigbang.html
http://www.anzwers.org/free/universe/index.html
http://en.wikipedia.org/wiki/Main_Page
http://en.wikipedia.org/wiki/Universe
http://en.wikipedia.org/wiki/Big_bang
http://map.gsfc.nasa.gov/m_uni.html
http://www.astro.ucla.edu/~wright/cosmolog.htm#News
http://www.astro.ucla.edu/~wright/cosmology_faq.html
http://www.astro.ucla.edu/~wright/cosmolog.htm
http://wwwphy.princeton.edu/~steinh/npr/
http://www.astrobiology.cf.ac.uk/fredhoyle.html
http://www.maths.lse.ac.uk/Personal/mark/topos.pdf
http://manaslu.astro.utoronto.ca/~lin/lcrs.html
http://www.astronomycafe.net/cosm/expan.html
http://www.astro.ucla.edu/~wright/doppler.htm
http://www.astronomycafe.net/cosm/expan.html
http://en.wikipedia.org/wiki/Edwin_Hubble
http://en.wikipedia.org/wiki/Cepheid
http://arxiv.org/abs/astro-ph/9706069
http://map.gsfc.nasa.gov/m_mm/pub_papers/firstyear.html
http://map.gsfc.nasa.gov/m_mm.html
http://en.wikipedia.org/wiki/Potential_well
http://background.uchicago.edu/
http://www.newscientist.com/article.ns?id=dn6871
http://www.talkorigins.org/faqs/astronomy/columbi1996
http://www.virgo.dur.ac.uk/
metee, gördüðüm kadarýyla sap ile saman birbirine karýþmýþ durumda. Dini kaynaklardan bilimsel birþeyler aramaya, bilimsel geliþmelerle ilgili haberlerden de dinsel birþeyler çýkarmaya çalýþýyorsun.
Bilgi birikimi bilgi yýðýnýndan farklý birþeydir. Tek bir cümleyle de anlamlý birþey söyleyebilirsin.
5. olmasý gereken 4. sorunuzun cevabý ise þu: Evrim'in ne olduðunu birçok evrim karþýtý gibi maalesef bilmediðinizi düþünüyorum. Ne yazýk ki insanlarýmýzýn bir çoðu aslýnda ne olduðunu bilmedikleri birþeye karþý çýkýyorlar.
metee, gördüðüm kadarýyla sap ile saman birbirine karýþmýþ durumda. Dini kaynaklardan bilimsel birþeyler aramaya, bilimsel geliþmelerle ilgili haberlerden de dinsel birþeyler çýkarmaya çalýþýyorsun.
Bilgi birikimi bilgi yýðýnýndan farklý birþeydir. Tek bir cümleyle de anlamlý birþey söyleyebilirsin.
5. olmasý gereken 4. sorunuzun cevabý ise þu: Evrim'in ne olduðunu birçok evrim karþýtý gibi maalesef bilmediðinizi düþünüyorum. Ne yazýk ki insanlarýmýzýn bir çoðu aslýnda ne olduðunu bilmedikleri birþeye karþý çýkýyorlar.
Dostum Sorularýn sýralamasýnda bir yalnýþ olabilir.HERKESTEN VE ÖZELLÝKLE SARGON ÖZÜR DÝLERÝM:.SIRALAMA YALNIÞ OLUMUÞ..
Bunu üzerinde ben fazla durmadým..
Öðrenmek istediðim sorularý sordum.Bir hatta yapmýþým gibi oldu ...
Bir eczahane düþünelim burada ilaçlar bulunmaktadýr.Bu ilaçlar insanlara þifa vermek için kullanýlýr. Eðer rastgele bir oluþum var ise eczahanedeki ilaç yapýmýndaki maddeleri yan yan getirdim.O zaman rastgele bir ilaç oluþtursun.
A.) Ýlaç bu oluþumda ya eksik miktar olacak ya da fazla miktar ile insana fayda dan çok zarrar verecektir.?
B.) Ýlaç oluþmayacaktýr.?
D.) Ýlaç oluþmasý için bir kimyager yardým etmesi lazýmdýr.?
E.) O zaman rastgele oluþum yani evrim nasýl bir þey olabilir.?
F.) Yeni bir deneme yapalým.Burada Ýlaç maddelerini bir araya toplayalým ve bekleyelim bir ilaç oluþsun..?
[/quote]
Bence A,B ve D :)
E þýkký ise tüm evrimciLerin merak ettiði bir konu sanýrým..
C þýkkýný unutmuþsunuz sanýrým. Ben bu örneði nedense risale-i nur'dan hatýrlýyor gibiyim, yanýlýyor muyum yoksa?
deli_cevat
13-08-2006, 17:40
bende hatýrlýyom abi meyve risalesinden olmasý lazým
imported_ozer
13-08-2006, 17:45
Evrim bir teoridir. Yaratýlýþ sa dayatma. Düþünceye vurulan kilit.
Teoriye inanmazsýnýz ama bir dine inanýyorsanýz dayattýklarýna da gözü kapalý inanýrsýnýz.
Teoriye inanmamak onun doðru olmadýðýný kanýtlamaz.
Bir dine inanmamak sa yanlýþ yada mantýksýz *bir þeylerin oluþunun kanýtýdýr.
Deðilse herkes hristiyan, musevi, budist, hinduist, müslüman yada herhangi bir din mensubu olurdu.
Allah dilediðini caydýrýp dilediðini doðru yola koyuyorsa zaten oyuncaðýz sallayýn gitsin.
Arkadaþlar burada evrim tartýþmasý varsa tüm kaynaklardan yararlanmak zorun deðilmiyiz. Sizler evrimin site olan http://en.wikipedia.org/wiki/Evolution baþka kaynak gösterilmedi.Kaynak gösterin mantýðýma uyarsa evrimi kabul ederim. Aðýzdan dolma yazýlara deðil.Bana kaynak gösterin .Sorduðum sorularýn cevaplarýný almadýðýma inanýyorum.
Þamanist olarak Tanrý yok diyemem..Çünkü Þamanist görüþlerinde de bir Tanrý var.O zaman evrim ile ilgili soru sormakta hakkýmdýr.
Evrimci ve evrimci olmayan arkadaþlara Teþekkür ederim Saygýlarýmla..
Saygý ve sevgilerimle öðrenmek istediðim konulara cevap vermenizi isterim.
Lütfen kaynaksýz yazýlarla Topic oluþturmayalým.Lütfen saygýyý unutmayýlým..
imported_ozer
13-08-2006, 18:28
http://www.islamiyetgercekleri.org/yaratiliscilaracevap.htm
http://www.islamiyetgercekleri.org/evrimin_halkalari.htm
http://www.islamiyetgercekleri.org/evrim_halka.htm
Þimdilik bunlar metee kardeþ.
Evrimci olmayý boþver kuramý anlamayý dene. Dini anlamayý denediðnin yarýsý kadar.
painkiller
13-08-2006, 18:50
deðerli metee arkadaþým,
öncelikle bu detaylý kaynaklarýn için teþekkür ederim ilerde ben de kullanýrým bir kýsmýný bilmiyordum...
yalnýz sanýrým farketmiþsindir verdiðin kaynaklar evrimi destekliyor...
örneðin talkorigins.com daki archaeopterix ile ilgili yazýlarda bu hayvanla ilgili sahtecilik iddialarýnýn destek görmediði ve yaradýlýþçýlarýn bu konuda yenildiði bu hayvanýn tam olarak uamayan ve reptile la bird arasý bir hayvan olduðu yazýlý...
ayrýca herkese naçizhane önerim yaradýlýþçýlarýn sitelerinde gördüðünüz adlarý incelemeniz...büyük kýsmýnýn evrimle ilgili olmayan insanlar olduðunu büyük kýsmýnýn teolog inþaat mühendisi jinekolog hatta bazen lise mezunu kiþiler oduðunu göreceksiniz...
burada da bir baþka çeþidi var...mesela verilen isimlerden birine bastým ve bakýn þu þansa ki baþta yaradýlýþçýlýðýyla ün salan Michael Denton sonralarý ateþli bir evolutionist oluvermiþ ama elbette makaleleri hristiyan sitelerine giremez artýk...küçük bir araþtýrma yaparak bu bilgilere ulaþabilirsiniz...
big bang le ilgili çok fazla bilgim olmadýðý için yorum yapmayý abes buluyorum...ama big bang ile evrimin çeliþmedikleri ve bir çok bilim adamýnca beraber savunulduklarýný söylemeliyim...
yalnýz dünyanýn yaþýnýn 10000 den az olduðunu söyleyen yaradýlýþçýlar big bang i nasýl destekliyor onu gerçekten hayretle karþýlýyorum...
http://www.islamiyetgercekleri.org/yaratiliscilaracevap.htm
http://www.islamiyetgercekleri.org/evrimin_halkalari.htm
http://www.islamiyetgercekleri.org/evrim_halka.htm
Þimdilik bunlar metee kardeþ.
Evrimci olmayý boþver kuramý anlamayý dene. Dini anlamayý denediðnin yarýsý kadar.
Kardeþ Özer sizlerin bana verdiði bu kaynalar okudum..Ama dünyadaki dinleri sayý bana söylemek istermisin.?
Bunlar yine bir Tanrýya inanýyor.Szlein bana verdiði ilklerin çoðu evrim tek kaynaðý bilimsel bir açýklama yapsaydý bu siteyi ben sana örnek olarak gösterirdim.Ben Harun Yahya'nýn kaynaklarýna inanmayan bir kiþiyim.Bana burada anlatýlanlarýn inandýracaksýn.?Bilimsel yazýlarla EVRiM süreci Tek kaynak deðil.
1.)
http://www.islamiyetgercekleri.org/evrim01.jpg
Aramis, Etiyopya
Maymunlarýn yaþadýðý ve öldüðü fosilleri bana bir ispat niteliðinde savunmayýn.?
2.)
Kanapoi, Kenya
http://www.islamiyetgercekleri.org/evrim02.jpg
Buralardaki Goril,maymun veya þempanze olmaz mý ?
Bir diþ kemiði ile bana bu mantýksýz gelmektedir.
3.)
Laetoli, Tanzanya
http://www.islamiyetgercekleri.org/evrim03.jpg
Bu buluntuya baktýðýmda maymun,goril veya bir þempanze aklýma geliyor.?
4.) V.S. Gibi buluntularýn buluntuðu yerde önemlidir.Neden Anadolu yada Asya bu kalýntýlar yok...
Bunun nedeni bulunanlarýn maymun, goril,þempanze ve nesili tükenen bir hayvan olduðudur.
Bu resimlere baktýðýmda resimlerde maymun,goril,þempanze ve nesili tükenen bir maynun görmektedyim.Bana bunlarýn insan olduðunu söyleyen kaynaklarý çok okudum..Bunlarýn yanýnda herhangi bir malzeme bulunmamýþtýr.Yani insan deðil bir hayna olduðunu kabul ederim. Diðer maynunlarýn iskelet yapýlarýna bakýldýðýnýnda deðiþen bir þeylerin olmadýðý görünüyor..Davimim bu teori nasýýl ortaya attý diye bir soru olsa.Bunun cevabý belli kendinin resimlere ve görüntüler karþýlaþtýrma yaparak ortaya atttýðý çýkýyor..Yani kendisinin bazý konulara yorum getiremediði kaynkalarda belirtmektedir.
Kim bana bunlarýn maymun deðilde insan olduðunu söylebilir.
http://www.islamiyetgercekleri.org/evrim05.jpg
Omo Havzasý, Etiyopya
http://www.islamiyetgercekleri.org/evrim06.jpg
Bouri, Etiyopya
http://www.islamiyetgercekleri.org/evrim07.jpg
Olduvai Vadisi, Tanzanya
http://www.islamiyetgercekleri.org/evrim08.jpg
Kromdraai, Güney Afrika
__________________________________________________ __________
Buradaki fosil kayýtlarý insanlara benzeyen yönleri var.Bunlarýnda her kýtada yaþayan insanlar gibi vücut yapýlarý farklýdýr.Bazý insanlarýn kafataslarý birbirlerine benzemediðini görüyoruz.Yani bunlarý bir kanýt diye sunanlar ne demeye günümüzdeki Afrika insanlarý ve diðer insanlþarýn kafatasýna bakýlmýyorda.Fosil kayýtlarýyla kalmaktada kalýyor..
http://www.islamiyetgercekleri.org/evrim04.jpg
Taung, Güney Afrika
http://www.islamiyetgercekleri.org/evrim09.jpg
Koobi Fora, Kenya
http://www.islamiyetgercekleri.org/evrim10.jpg
Olduvai Vadisi, Tanzanya
http://www.islamiyetgercekleri.org/evrim11.jpg
Koobi Fora, Kenya
http://www.islamiyetgercekleri.org/evrim12.jpg
Trinil, Endonezya
http://www.islamiyetgercekleri.org/evrim14.jpg
Neander Vadisi, Almanya
http://www.islamiyetgercekleri.org/evrim15.jpg
Bilinen en eski fosil 100.000 yýl öncesine dayanmaktadýr 1 milyon ve 100.000 yýl arasýnda Afrika kökenli diðer fosiller, büyük bir olasýlýkla, modern insanýn atalarýný oluþturuyor
(Güney Afrika bulununmuþtur.Yanýnda Kýrmýzý kil taþý ve Siyah maden taþý buluntularý bulunmuþtur.Evrimci bilim adamlarýna göre bu magarada yaþayan insanlar konuþma ve düþünme yönleri vardýr.Peki neden *Kýrmýzý kil taþý ve Siyah maden taþý buluntularý buradaki insanlarýn resim ve çizim yaptýðýný yönünde olmuþtur.)
http://www.islamiyetgercekleri.org/modern.jpg
Evrimci deðil ama yine evrim ile ilgili araþtýrma yapmaktayým....
deðerli metee arkadaþým,
öncelikle bu detaylý kaynaklarýn için teþekkür ederim ilerde ben de kullanýrým bir kýsmýný bilmiyordum...
yalnýz sanýrým farketmiþsindir verdiðin kaynaklar evrimi destekliyor...
örneðin talkorigins.com daki archaeopterix ile ilgili yazýlarda bu hayvanla ilgili sahtecilik iddialarýnýn destek görmediði ve yaradýlýþçýlarýn bu konuda yenildiði bu hayvanýn tam olarak uamayan ve reptile la bird arasý bir hayvan olduðu yazýlý...
ayrýca herkese naçizhane önerim yaradýlýþçýlarýn sitelerinde gördüðünüz adlarý incelemeniz...büyük kýsmýnýn evrimle ilgili olmayan insanlar olduðunu büyük kýsmýnýn teolog inþaat mühendisi jinekolog hatta bazen lise mezunu kiþiler oduðunu göreceksiniz...
burada da bir baþka çeþidi var...mesela verilen isimlerden birine bastým ve bakýn þu þansa ki baþta yaradýlýþçýlýðýyla ün salan Michael Denton sonralarý ateþli bir evolutionist oluvermiþ ama elbette makaleleri hristiyan sitelerine giremez artýk...küçük bir araþtýrma yaparak bu bilgilere ulaþabilirsiniz...
big bang le ilgili çok fazla bilgim olmadýðý için yorum yapmayý abes buluyorum...ama big bang ile evrimin çeliþmedikleri ve bir çok bilim adamýnca beraber savunulduklarýný söylemeliyim...
yalnýz dünyanýn yaþýnýn 10000 den az olduðunu söyleyen yaradýlýþçýlar big bang i nasýl destekliyor onu gerçekten hayretle karþýlýyorum...
Ben bunu bellirtmiþtim sanýrým Kaynaðým üzerinde evrim kaynaðýdýr diye bir yazý var..
Teþekkürler
imported_ozer
13-08-2006, 19:42
Kopernickin teorisi kanýtlanana dek kaç yýl geçti saymadým.
Dünyadaki dinleri de tabiki. Ama ilgili çalýþma var çeþitli kaynaklarda. Sitemizde de mevcut.
Evrim bir teoridir kesin olarak kanýtlanamamýþtýr ama bilim insanlarýnýn çoðunluðunca kabul görmektedir. Kayýp denilen halkalar bulunmakta teori güçlenmektedir.
Yaratýlýþ dayatmadýr, doðmatiktir, deðiþmezdir, kesindir.
Ama kanýtý yoktur. Ayný ýrmakta iki kere yýkanýlacaðýný sananlar en büyük yanýlgý içindedirler.
Yaklaþýk 500 milyon budist te bir yaratýcýnýn varlýðýna (tanrýya) inanmaz.
Beni kimse anlamýyor galiba yada bilgilerim tek kaynak olrak görülmesin diðer kaynaklardan sorular sora bilirim.Ama þimdilik sorularýma cevap vermenizi isterim.Benim bilgi sýnýrlamak yoktur.Ýster din istersede evrim olsun araþtýrmak ve öðrenmek istiyorum
"Yaradýlýþ Efsanesi
Seni çamurdan yarattik-Efsanelerden islamiyete"
Bu konuyuda örnek göstermek istiyorum.
http://www.islamiyetgercekleri.org/yaratilisefsanesi.html
Bu örnekte de tek kaynak deðil bütün kaynaklarda yararlanmýþtýr..
Tekrar Teþekkürler ederim ..Saygýlarýmla..
painkiller
13-08-2006, 19:50
yalnýz metee þöyle birþey var bu fosillere böyle bilgisayar resminden bakýp abi bunlar birbirine benzemior mu þeklinde yorum yapýlmýyor tahmin edeceðin gibi...o fosiller arasýndaki çok küçük bir fark evrim halkasýndaki büyük bir yeri kaplayabiliyor...
Kopernickin teorisi kanýtlanana dek kaç yýl geçti saymadým.
Dünyadaki dinleri de tabiki. Ama ilgili çalýþma var çeþitli kaynaklarda. Sitemizde de mevcut.
Evrim bir teoridir kesin olarak kanýtlanamamýþtýr ama bilim insanlarýnýn çoðunluðunca kabul görmektedir. Kayýp denilen halkalar bulunmakta teori güçlenmektedir.
Yaratýlýþ dayatmadýr, doðmatiktir, deðiþmezdir, kesindir.
Ama kanýtý yoktur. Ayný ýrmakta iki kere yýkanýlacaðýný sananlar en büyük yanýlgý içindedirler.
Yaklaþýk 500 milyon budist te bir yaratýcýnýn varlýðýna (tanrýya) inanmaz.
Galiba anlatamadým Budistlerin öðretisinde bir inanc vardýr.Sen buda'nýn nasýl bu inançý yaydýðýný bilmiyorsun..Buda bir incir aðaçýn altýnda aç kalarak bilgiye ulaþmýþtýr.Ýnacýn temelinde yine Tanrý vardýr.Bu olayý yalnýþ anlatýlmasýn.Ýnançlarý gereði heykelleri ve budayý aracý olarak kabul etmiþtir.Budanýn tekrar dünya geleceðini ve *buda öðretisini herkese öðrencileriyle yayma fikride vardýr.Yanlýþ anlatmayalým..Teþekürler
yalnýz metee þöyle birþey var bu fosillere böyle bilgisayar resminden bakýp abi bunlar birbirine benzemior mu þeklinde yorum yapýlmýyor tahmin edeceðin gibi...o fosiller arasýndaki çok küçük bir fark evrim halkasýndaki büyük bir yeri kaplayabiliyor...
http://www.airamerica.com/stateofbelief/files/stateofbelief/images/Evolution%20Lie.jpg
Bu kitabý okumaný isterdim.
Ben o zaman Kýrgýzistan bir maymun'un kafatasý bulayým iþte evrim halkasýnýn son geçiþ formu diyelim..Þimdi Mantýk orta iþte bunu eline alýp inceleyen kiþi bunun bir maymun olduðunu anlayacaktýr.
Eðer evrim var ise günümüzde yani 21. yüzyýlda da devam etmesi lazýmdýr..Ben evrimin 21. yüzyýlda bir geçiþ formu bulmadýðýný biliyorum.Sen de ve baþkalarý da bunlarý biliyor..Yani 21. yüzyýlýn içinde bir evrim geçiren bir hayvan yada varlýk olmasý gerekmez mi?
Burada Antalyadaki kaplumbaðalara kurtarmak için çok uraþýyorlar..Nesili tükenmemesi için hayvan haklarý çok uðraþmaktadýr.Yada bir balina kýyýya vurmaktadýr..Vs. gbi konular var iþte bunlar neden evrim geçirmemiþ karaya çýkýpta yeni bir tür oluþturmamýþ.
Bilgi olsun diye sizlere evrim kaynakalarý
http://killdevilhill.com/darwinchat/read.php?f=120&i=1259&t=1259
imported_ozer
13-08-2006, 20:21
Evrim yüzbinlerce yýl ila milyonlarca yýlla ölçülür.
Bu günden yarýna yüz yýldan binyýla pek deðiþmez canlýlar.
Dinazorlarýn dünya hükümranlýðý nekadar sürmüþ bakabilirsiniz.
Dünyanýn ve evrenin yaþýyla kýyaslandýðýnda bunlar bile kýsa sürelerdir.
painkiller
13-08-2006, 21:49
evrim hala devam etmektedir durduðunu kim söyledi ki...
yalnýz evrim dediðin 10 sene bi bakalým ne kadar deðiþecek hayvanlar diyerek olmaz...evrimciler yaradýlýþçýlar gibi dünyanýn 10000 yýllýk deðil 6 milyar yýllýk bir tarihi olduðunu savunuyorlar ve makro ve mikro düzeyde sürüyor evrim...
þimdi her canlý her yere adapte olamaz ve doðal seçilime uðrayýp yok olabilir...mesela bahsettiðin carretta carretta lar aslýnda yeni dünya koþullarýna tam olarak ayak uyduramamýþlardýr tabi bunda biraz insanlarýn da etkisi vardýr...ve bu koþullarda yaþamlarýný devam ettirmelerine insanlar yardým etmektedir...neden karaya çýkmamýþlardýr a gelince bir çok kaplumbaða türü bunu baþarmýþ karada yaþama uyum saðlamýþtýr farklý çiftleþmeler ve genetik kombinasyonlar sonucu bu þunu gösteriyor ki carrettalar karaya geçmek için ihtiyaçlarý olan çiftleþme ve genetik kombinasyonlarý deðil suda yaþamalarý için gerekli olanlara sahiptirler...evrim senin dediðin gibi olsaydý dünya da insandan baþka canlý olmazdý yani illa her canlý karaya çýkacak her homo erectus evrimleþip homo sapiens olacak diye biþey yok...bu doðal koþullara genetik kombinasyonlara göre deðiþen birþey...
geçiþ formu arcaeoptherix konusunda bi þüphe kalmadý artýk bunu hepimiz biliyoruz lütfen...
yaradýlýþçýlarýn dediði gibi canlýlar kesinlikle deðiþmiyor olsaydý bulunan kafataslarý ile bugünkü canlýlar kesinlikle ayný olurdu ama aradaki inanýlmaz uçurumlarý farkedebilecek kadar geliþmiþtir bilim...
religeonsmaster
14-08-2006, 00:26
evrime müdahaleden bahsediyorsan bu illa tanrý olacak diye bir þýk yok o esnada uygun bir yere uygun maddeleri taþýyan bir göktaþý dahi yeterli bu duruma yada dýþ dünyadan bir grup serüvenci bilim adamý tüm bu tartýþýlan olay 2 bilim adamý arasýnda ( len hamza gel þu maymunun dna sýnýn 2. sarmalýna bizden bir þey ekleyelim bakalým nolcak) tan ibaret bile olabilir hominidlere bakarsanýz diðer canlýlarda cok büyük deðiþmeler yokken kýsa sürelerde ortaya cýkmýþ ve asama aþama geliþmiþ hominid türleri var ve sanki birileri sürekli genetik müdahale yapmýþ gibi geliyor bana insan ýrkýna
painkiller
14-08-2006, 00:41
http://www.kubrick2001.com/
religionmaster burada çok ilginç ama biraz uzunca bir videomsu var...ilgini çeker üstteki mesajýna bakýnca...boþ zamanýn varsa eðlenceli olabilir...
che_gizem
14-08-2006, 01:01
evrim dediðimiz olay bir teoridir.
ancak doðrulugu bende dahil þu anda dünya üzerinde milyonlarca insan tarafýndan kabul ediliyor. evrim teorisi ile ilgili çok fazla konuþmaya gerek yok. yorum yapmak isterdim ama site yöneticimiz sargpn ve arkadaslar gerekli açýklamayý yapmýþlar bana *sadece okmak ve fikrimi söylemek düþüyor. herkesin emeðine saðlýk
aranýza katýldýgým için çok mutluyum inanýyorum ki aramýzda güzel paylaþýmlar olacak.hepimiz birþeyler üretecegiz ve tartýþacagýz.
http://www.kubrick2001.com/
religionmaster burada çok ilginç ama biraz uzunca bir videomsu var...ilgini çeker üstteki mesajýna bakýnca...boþ zamanýn varsa eðlenceli olabilir...
Aslýnda filmin kendisinin seyredilmesini ve kitabýn okunmasýný da öneririm ben. Arthur C. Clarke'ýn "Sentinel" öyküsünden yola çýkýlarak çekilmiþ o film. Kubrick, Clarke ile en iyi bilim-kurgu filmlerinden birini çekmek amacý ile çalýþmýþ. Daha sonra Clarke, filme dayanan kitap serisini yazmýþ. Filmin kendisi oldukça uzun ve yer yer sýkýcý. Kitabý okumadan her yerinin anlaþýlmasý da kolay deðil. Yine de daha Ay programlarý gerçekleþtirilmeden yapýlan o film günümüzde yapýlan bir çok uzay ile ilgili bilim kurgu filminden çok daha gerçekçi yapýlabilmiþ.
Painkiller, en sevdiðim filmlerden birini tekrar hatýrlattýðýn için teþekkürler. :)
neutrino
mrb .. krks ilginç adamsýn belli 1 eczane böyle yazýlýr senin yazdýðýn gibi degil....2 ilacý satan kim ? dincilermi kapitalistlermi satana baðlý bence
.... cevaba gelelim evrimi bu sayfada hiç kimse tek baþýna almýyor alamaz *çevre ýsý nem güneþ sýcak soðuk vs vs vs .... birde böyle bak olaya bakalým o ilacýn *bazý þartlar bir araya gelince olma olasýlýðý nedir ...
bizim oralarda senin yaptýðýna baþkasýnýn þeyiyle gerdeðe girmek denir ...
tabiiki okuyacaksýn kaynaklardan yararlanacaksýn ama aynýsýný yazma
yorum yap mantýk yürüt.....cevap hiç biri (c)
mrb .. krks ilginç adamsýn belli 1 eczane böyle yazýlýr senin yazdýðýn gibi degil....2 ilacý satan kim ? dincilermi kapitalistlermi satana baðlý bence
.... cevaba gelelim evrimi bu sayfada hiç kimse tek baþýna almýyor alamaz çevre ýsý nem güneþ sýcak soðuk vs vs vs .... birde böyle bak olaya bakalým o ilacýn bazý þartlar bir araya gelince olma olasýlýðý nedir ...
bizim oralarda senin yaptýðýna baþkasýnýn þeyiyle gerdeðe girmek denir ...
tabiiki okuyacaksýn kaynaklardan yararlanacaksýn ama aynýsýný yazma
yorum yap mantýk yürüt.....cevap hiç biri (c)
psikokemoterapi Özellikle Dostum Sana Teþekkür Ederim.
Psikokemoterapi Üstad sen beni ancak anlayabilirsin.Arkadaþlar anlamakla gayret gösteriyorlar.Benim Bilgi öðrenmek istersem sýnýr yoktur.Din,Mitoloji,evrim,Bilim,Bilgisayar(mesleði m için) ve iþime yarar kaynaklardan yararlanmak hakkýmdýr.Mantýðýma uyan olursa evrim ile iligili soru sormam.Ama þuanda burada yazýlan bilgilere bakýyorum ve Teþekkür ederiyorum.Þu yönden ise aðýr ihtamlarla karþý karþý býrakýldým.Arkadaþlarýn bazýlarý saygýyý unutararak yazdýðý yazýlarý görmezden gelemem.Lütfen saygýyý unutmayalým.
Sizlere benim kaynaðý sorgulamakla kalýoyorsunuz.Ben ise kaynak önemli olmadýðý gösterdim.Benim okuduðum kaynaklarýn sýnýrý yok.
Eðer sizler bana tek kaynak gösterirseniz tabi burdaki cevaplarý almadýðýmý söyleyeceðim.
Beni tanýyan deðerli Arkadaþlarýn yazýlarý için tekrar teþekkür eder.Saygýlarýmý sunarým.
Sizlere bana Eczahane sorusunu nerden aldýðýmý soranlara ise Kýrgýzistan da tanýþtýðým bir arkadaþýn sorduðu ve cevap veremediðim sorusudur...Mükemmel bir soru olmasýna ragmen cevap benden çýkmadý. Ben bu sorunun cevabýný burda bulacaðýma inandým..
Ben bir Þamanist görüþüne sahip insaným.EVRiMi DE SORGULAMA HAKKIMIN VAR OLDUÐUNA ÝNANIYORUM.
liopleurodon
14-08-2006, 16:13
Birincisi, Ken Ham denen madrabazý iyi tanýrým, beni melun bir cadý ilan edip paneli terkedip gitmiþti, Utah'da..
Neyse, bir sürü sorarak, güya bu kadar çok þey evrime karþý demeye çalýþýyorsunuz. Ama nafile uðraþýyorsunuz. Çünkü, gösterdikleriniz direk evrimi iþaret ediyor.
Bir yerden baþlayalým. Diþer, kalça kemikleri, uyluk kemikleri, omurlar (omur deðl), kafatasýnýn çanak kýsmý vs. hepsi, türden türe farklýlýk gösterir ve bu bir insan diþimidir, baþka bir diþmidir çok kolay olmasa da kolayca anlaþýlýr. Antropoloji denen bilim bu amaçla mevcuttur. son derece karmaþýk dersleri olan bir disiplindir ve sizin bu ihtisasa sahip olmadan, bu laflarý edebiliyor olmanýz, densizliktir.. Bugün, paleontoloji yöenlik dersleri almýþ herhnaig bir antropolog size bir insan diþinden bir çok þey söyleyebilir. Ve taksonomi uzmanlýðý almýþ herhangi birisi de,bir diþten bunun kaç kiloluk ve hangi tür bir hayvana ait olduðunu da söyleyebilir. Kýsaca, o fosillerden pek çok sonuç elde edilir ve edilecektir.
Özel olarak, eðer fosili elime alabilirsem, sana bunun bir maymun mu, insan mý, þempanze mi olduðunu kolayca söyleyebilirim. Bunun bir çene kemiðin, bir kafatasý parçasý, bir diþ, bir yuluk kemiði olmasý çok fazla sorun deðildir..
DNA ve RNA'da bilgi yoktur. Bir harf bile. Çünkü, doðada bilgi denen þey yoktur. Bilgi, sadece dilbilgisi babýnda anlamý olan bir þeydir. Mesela, yapraðýn yeþil olmasý bizim için bir bilgidir, ama, doða için bu sadece yeþil ýþýðý yansýtma anlamý taþýr. Ve DNA kendini her bölünmesinde yeniden programlar. Mesela, Telomerler biraz kýsalýr ve hücrenin bölünme sayýsýný limitler. Bu durumda, ya birinin sürekli her canlý (tür deðil, birey) için her hücre bölünmesinde DNA ve RNA'yý baþtan progamladýðýný kabul edeceðiz, yada bu olayýn DNA/RNA Gibi kendini kopyalayan moleküllerin doðal bir ürünü olduðunu. Ýlkini kabul etmemiz için, önce o programlayaný görmemiz þart.
Ama asýl mesele, bu sorularýnýn hiç birinin basitçe cevapalrnýn olmayýþý. Bu nedenle, teker teker gidelim. Bir defasýnda bir topik ile bir tek soru aç, bizde ona cevap verelim. Çünkü, sanýyorum RNA mevzusunu sana anlatmak için 20-30 post yapmamýz gerekecek..
Ama mesela, baþtan söyleyeyim, bilimciler, RNA ve DNA'nýn ilahi bir þey olduðunu filan düþünmüyor.
Bilimciler laboratuvarlarda deney yerine kuran okuyup ilahi söylüyorlarmýþ :lol: *Hatta her bilim adamý ayný zamanda bir imammýþ. :lol:
Bu arada metee bir yazýsýnda neden artýk kimse evrim geçirmiyor diye sormuþ. Arkadaþlar ise evrimin bu kadar kýsa süre içinde gözlenemeyeceðinden bahsetmiþler. Sanýyorum þu an evrim geçirdiði gözlenen bazý canlý türleri var. Biyolog arkadaþlar bu konuda bilgi verirse metee aydýnlanýr ve bir ampul gibi ýþýldar.
Bu arada metee sen insanlarýn ayný soydan geldiðine inanýyorsun ama siyahi bir insan ýrkýnýn ne kadar sürede beyaza dönüþeceðini görmezden geliyorsun.
Sen hiç bir günde beyaz olan bir zenci gördünmü? Görmediðine göre deðiþim uzun zaman alýyor demektir.
che_gizem
14-08-2006, 20:33
Psikokemoterapi benim hakkýmda yazdýgýn sözler gercekten çok hoþuma gitti. Teþekkür ederim.Kendimi bu siteye karþý çok sýcak hissettim neyse forumun ana konusunu daha fazla bozmayalým :D tüm arkadaþlarýn emegine saðlýk.Bu aralar fýrsat bulup siteye giremiyorum kusura bakmayýn eylüle doðru müsait olurum o zaman dört elle sarýlýrým siteye bende birþeyler üretirim merak etmeyin.Zaten boþ boþ girip çýkarsam kendimi asalak gibi hissedeerim.O zaman tüm arkadaslarýn emegine yazýk olur.En azýndan konu ile ilgili fikrini belirtmeli insan,birþeyler paylaþmalý.
sevgiyle kalýn dostlar..
sorogren
14-08-2006, 20:48
maykil ceksin ne kadar zamanda beyazladi.
3 milyon yil felan mi.
Psikokemoterapi Üstad sen beni ancak anlayabilirsin.Arkadaþlar anlamakla gayret gösteriyorlar.Benim Bilgi öðrenmek istersem sýnýr yoktur.
Neden? Psikokemoterapi bilim adamý mý? Bence herkes sizi çok iyi anlýyor metee, çünkü her ay 10-15 kiþi gelip bunlarý yazýyor zaten. Dini olanlar otomatik olarak evrim karþýtý mý oluyorlar?
Eðer sizler bana tek kaynak gösterirseniz tabi burdaki cevaplarý almadýðýmý söyleyeceðim.
Tek kelimeyle ayýp ve yalan. Her yerde yüzbinlerce kaynak varken bu kadar büyük yalan olur mu ya? Bu sözü söyleyen dürüst deðildir. Sizin gibi arkadaþlar için siteye kitap bile konuldu. Hiç deðilse iki satýrýný okuyun ya.
Ben bu sorunun cevabýný burda bulacaðýma inandým..
Yanlýþ yerdesiniz. HY'ye gitmeniz lazým.
EVRiMi DE SORGULAMA HAKKIMIN VAR OLDUÐUNA ÝNANIYORUM.
Ben niye sorgulama göremiyorum. Ýnanmýþ biri var karþýmda. Þamanist, Ýslamci yada Hýristiyan farketmiyor ki, amaç bilgisizlikle evrimi çürütme çabasý
maykil ceksin ne kadar zamanda beyazladi.
3 milyon yil felan mi. (bu da sorogren'in katkýsý)
Ve iþte gerçek bir bilim dahisi daha. Her þeye atlamak gerekiyor ya.
deli_cevat
14-08-2006, 21:29
alemsin sorogren abi
sorogren
14-08-2006, 21:39
maykil ceksin ne kadar zamanda beyazladi.
3 milyon yil felan mi. (bu da sorogren'in katkýsý)
Ve iþte gerçek bir bilim dahisi daha. Her þeye atlamak gerekiyor ya.
ne demek bu simdi.
yani 3 milyon yil surmedi demek mi bu.
yoksa kralin yaninda sen konusamazsin demek mi.
yoksa bilim sadece su an bendeki bilimdir,eskilerinki bilim degildi,gerci bizimki de 20 sene sonra cope atilacak amma napalim demek mi.
herseye sadece ben atlayabilirim demek mi.
sen konusma demek mi.
ne demek oldugunu bilelim degerlendiririz *zahmete degecekse.
painkiller
14-08-2006, 22:46
sorogren abim,
canýmsýn ciðerimsin ama verdiðin örneðin ne kadar absürd olduðunun sen de farkýndasýn sanýrým...
evrimin özelliði giderek yavaþlayarak devam etmesidir...yani basit canlýlarda max. hýzdayken komplexleþtikçe hýzý azalýr...
bu açýdan evrim þu an en kolay tek hücreli canlýlarda görülür...mesela en yaký örnek kuþ gribi mikrobu...ilk baþta insandan insana geçemezken geçirdiði mutasyonlarla artýk insandan insana geçebilmektedir...iþte size çoook basit bir evrim örneði...ama bizim insanlarýmýzýn inanmasý için illa bu mikrop 2 hafta içinde insan olup çýkýverecek...
maykil ceksin ne kadar zamanda beyazladi.
3 milyon yil felan mi.
Bir de güzel kardeþim sen madem benim yazdýklarýmla dalga geçeceksin, dalga geçtiðin konularda biraz bilgin olsun. Ne bilimle ilgin var ne de espri yeteneðin geliþmiþ ama dalga geçmeye kalkýyorsun. :lol: olmaz olmaz olmaz olamaz :lol
Hayatýnda pitbull gördün mü metee? Ne kadar enteresan hayvanlar deðil mi? Acaba günümüzde kaç tür köpek var sayabilir misin? Ben sana bugünü deðil ama belki 2000 yýl öncesini sayabilirim, yaklaþýk 4-5 çeþit köpek-kurt arasý canlý vardý avusturalyada sibiryada vs. hepsi farklý yerlerde. Þimdi sen diyeceksin bunlarý insanlar seçerek bu hale getirmiþ ahada bilinçli tasarýmcý. Bende sana diyeceðim burdaki insan faktörünü bir çevresel koþul olarak düþün, yani insan beðenilerine hitap eden türlerin yaþamý devam ediyor göz zevkini bozanlar oracýkta öldürülüyor, al sana inanýlmaz basit bir doðal seleksiyon örneði. Tarihini ve yerini tam bilmiyorum bilen birisi varsa sana kaynakta göstersin þimdiki örnek için. Koloniciler yeni dünya adalarýna ulaþtýklarýnda oraya yanlarýndan farklý türde hayvanlar götürdüler, en çabuk ve en fazla üreyeni tavþan olduðundan tavþanlar tavan yapmýþtý o zamanlar. Bir adaya býrakýlan X türü bir tavþan sadece 200 senelik basit bazý deðiþikliklerle(görsen halen tavþan) oraya býrakýldýðý tür ile birey ortaya getiremez hale gelmiþtir. Yani sen X türü ile o adadaki hayvanlarý çiftleþtirdiðinde ortaya birey verebilen bireyler ortaya çýkmýyordu, hatta genel olarak birey ortaya çýkmýyordu, yani basit bir türleþme örneði son derece kolay ve anlaþýlýr. Evrimin savunduðu þeyde en basitinden "izole edilmiþ ayný türün iki farklý populasyonu GEREKLÝ ve YETERLÝ zaman zarfýnda ortam koþullarýna göre farklý türler oluþtururlar"'dýr. Evrim günümüzde devam etmiyor mu elbetteki ediyor ancak insanlar evrimde bazen inhibitör bazenkatalizör rolü oynamaktadýrlar dikkatini çekerim yönlendirici demiyorm çünkü evrimin belirli bir yönü yoktur o anki rüzgar nereye doðruysa türleþme o yöne doðru gider. Ayný zamanda evrim tartýþmalarýnda hem çok fazla kullanýlan hemde oldukça hatalý bir þeyide hatýrlatmak isterim evrimin en üst noktasý insan deðildir çünkü bir insanla bir aslana teke tekte kimin yaþam alanýnda karþý karþýya koyarsak o yener, ayný zamanda insanlar ve bilim halen ateþ karýncalarýný durdurma yolu bulamadýlar(ama doða kara sineklerle çok güzel halediyor bu iþi), eðer bir canlý bulunduðu ortamda hayatýný max. düzeyde verimli bir þekilde geçiriyorsa evrim min. hýza düþer ve þu anda afrika çöllerinde bir akrep hayatýný rahatça sürdürebiliryorsa insana doðru bir evrime gerek duymaz(yani beyni biraz daha büyüse, kolu çýksa ne olur zaten oldukça rahat vücuda boþuna yük olur en fazla). Saat 1e geliyor belki biraz karýþýk anlatmýþ olabilirim ancak ayrý ayrý sorulduðunda hepsini açýklayabilirim( en azýndan 2ye kadar :) )
liopleurodon
15-08-2006, 09:00
Anlaþýlan o ki, evrim teorisi nedir, anlatan bir þeyler yazmanýn vakti geç bile kalmýþ. Bir ara yazayým, buraya ve ateistforuma yollayayým. Bazý þeyler açýða çýksýn..
sorogren
15-08-2006, 10:34
tüm yöneticilerimizden sayýn psikokemoterapinin izinde, insana ve insanýn kutsallarýna ve insanýn kabiliyetlerine ve düþüncelerine ve herkese açýk olan bir forumda herkesten bilim adamý olmasýnýn beklenmemesi ve de ,
ayný düþünmeyen *insanlarý, 2-3 taraftar bir araya gelip kendilerinden menkul bilgi ve fikirleriyle kendilerince dalga geçmek veya aþaðýlamanýn doðru olmamasý inancýna sahip olmalarýný *bekliyorum.ben de böyle olmak isterim ve uðraþýyorum.
liopleurodon
15-08-2006, 11:50
Herkes bilim adamý olmayabilir. Ama dahasý, her bilim adamý sizin aradýðýnýz gibi tornadan çýkmýþ adam olmayabilir. Yani, böyle evliya sabrýna sahip, sosyal hayatmýþ vs. unutmuþ. Þiþe dibi gibi gözlükleri, beyaz önlüðü ile lab.ta pinekleyen tipler olmak zorunda deðil.
Ve bilim adamý olarak tanýmlanan bir çok tanýdýðým için, ayný siz ve biz gibi olduklarýný söylemek sýradan bir þeydir. Konferansta bilimsel nutuklar atýlrýken gözler saattedir, saat tamam olunca, genelde topluca bir bara gidilir. Ve inanýrmýsýnýz, pek çok kallavi sorun, konferansta filan deðil, barda, bira þiþelerini tokuþtururken çözülür.. Buna defaten þahit olmuþumdur..
Sevgili psiko,
metee, burda bilimsel bir teoriyle ilgili soru soruyor. Kendisine fazlasýyla cevap da veriliyor. Kendisini bu konuda biraz bilgisi olan herkes gayet iyi anlýyor. Aslýnda ikna edici argümanlar getiremediði için anlaþýlamamaktan yakýnan herkes gibi sevgili psiko beni sen anlarsýn diyor. Burda anlaþýlmayacak hiçbirþey yoktur. Gerçekte bilim karþýtý olan bugün bunu yapamadýðý için evrim karþýtlýðýna ricat etmiþtir. Bu arkadaþlar aslýnda akýllarýna, mantýklarýna uymayan ve yanlýþ olan þeyler gördükleri için deðil, dinlerinin söylediði þey olan, herþeyin yaratýldýktan sonra hiç deðiþmemiþ olduðunu kabul ettirmek için evrime karþý çýkýyorlar. Bu kafa, bu ülkeyi yüzlerce yýl geriye götürmüþ çaðdýþý bir kafadýr. Bu kafa ile mücadele etmek de ateizm deðil uygarlýk ve özgürlük mücadelesidir.
Evrim teorisine bu çaðdýþý, ilkel kafa yapýsý ile deðil de gerçekten, yanlýþlýklar olduðu çerçevesinden karþý çýkanlar da yok mudur? Elbette vardýr. Bu eleþtiriler bilim çevrelerinde tartýþýlmakta ve sözkonusu olan evrimin olmadýðý deðil, mekanizmalarý ile ilgili þeyler. Ancak bizim sitemize gelen ve anti evrimci olanlarýn hiçbiri bu özelliklere sahip insanlar deðil. Tersine evrim teorisiyle ilgili hemen hiçbirþey bilmeyen, hatta bilimsel konularla ilgili de hiçbirþey bilmeyen kiþiller.
Bu tür insanlarýn bir de bu cehaletlerini bir faziletmiþ gibi sergilemeleri ve ardýndan da saygý ve nezaket istemeleri takdir edilecek birþey deðil. Ýþte sorogren arkadaþ, örnektir. Kendisi birçok örnekte görüldüðü gibi saygýsýzlýkta sýnýr tanýmaz. Amacý ortalýðý karýþtýrmak, bozgunculuk yapmaktýr. Bilimsel konularda bir ortaokul öðrencisinin bildiðinden daha fazla þey bilmez. Bütün bildiði Said-i Nursi'den risalelerdir. Ama her konuya atlar, baþkalarýný kýþkýrtacak saçma sapan laflar yazar ve sonra da yöneticillerimizin nezaketi ve saygýsýndan dem vurur. Yok öyle yaðma. Numara yapma sorogren. Sen seviyeli tartýþma falan istemiyorsun. Provokatörlük yapmak ve düzeyi sürekli aþaðýya yani kendi düzeyine çekmeye çalýþýyorsun. Ama bunu daha fazla yapmana izin vermeyeceðim. (Bunu yönetici yetkilerimi kullacaðým þeklinde anlama. Kendi adýma senin artýk hiçbir yazýný silmeyeceðim. Senin düzeyini ortaya çýkarmak için buna ihtiyaç olduðunu düþünmüyorum)
sorogren
15-08-2006, 17:03
sargon senin dediðine eyvallah demekzorunda deðilsem ve de sen yöneticilik yetkilerinle benis susturmuyorsan,kusura bakma.
ben buyum.
düzeyi aþaðý düþüren neyimi gördün.
senden baþka gören yok mu.
evet bazen adil olabiliyorsun inkar etmem amma,senin seviye dediðin kendi kalýpcýklarýn bunu da sen kabulet.
cahilsem cahilim oxfort vardý da ben mi gitmedim.
bana sorarsan da sen çokbüyükleniyorsun.hayrýný gör.
yalnýz ben kimseye senin bana hitap ettiðin gibi hitap etmedim henüz.beni de kýzdýrýp postalayacaðýný sanýyorsan aldanýrsýn.
o hitap seviyesine düþmem.
Benim gördüðüm kadarýyla forumda hiçbir tartýþmayý geliþtirmeye çalýþmadýn. Daha önce de örnek verdim, burasý tartýþma yeri ve insanlar zaman harcayýp, hýr gür yapmaya deðil, tartýþmaya çalýþýyorlar. Senin hiç bir tartýþmayý geliþtiren bir katýkýný görmedim. Sadece insanlarla didiþiyorsun, ona buna çatýyorsun, birilerini yýpratmaya çalýþýyorsun, bilmediðin konular da dahi herþeye atlayýp insanlarý kýþkýrtmaya çalýþýyorsun, insanlara lakap takýyorsun, dalga geçiyorsun, sonra da mazlum roýlü yapýyorsun. Senin misyonun gördüðüm kadarýyla ne bize birlþey öðretmek, ne kendin öðrenmek. Böyle bir çaban yok. Tartýþmalarý provoke etmekte ise üstüne yok.
Kimsenin alim olmasý gerekmiyor. Cahil olmak da ayýp deðil. Ama bilmediði konularda esip üfürmek ayýptýr. Þu gorumda binden fazla yazý yazmýþým, bana Said-i Nursi ile ilgili yazdýðým bir tek yazý gösterin, yada Bahailikle ilgili yazdýðým bir tek yazý. Bilmediðim, okumadýðým konularda konuþmam. Fethullah Gülen'le ilgili olarak ise sadece bir TV programý üzerine iki yazý yadmýþýmdýr. Aðlayýp sýzlayan, numara yapan adamdýr, sevmem demiþimdir. Hepsi bu. Büyüklenme bu mudur?
Seni kýzdýrýp göndermek deðil amacým. Siteye düzey getirebilmek için senin gibi kendini tartýþmalarý provoke etmeye adamýþ bazý arkadaþlarý yola sokmak gerekiyor. Sen iki günlük üye deðilsin. Uzun süre kalacaksan da bizim sana deðil, senin bize uyman lazým. Bu da herþeyden önce kiþisel didiþmeler, bilmediði konularda klavyeye sarýlmakla deðil, okumak, öðrenmek ve geliþmekle olur. Yapmaya çalýþtýðým budur.
sorogren
15-08-2006, 20:47
peki sargon.
religeonsmaster
02-09-2006, 07:40
evet painkiller cok güzel bir animasyondu 82 di sanýyorum ilk trt de *izlemiþtim uzay 2001 teþekkürler bu link için
Þaman olarak Sargon yazýdýðý yazýya katýlmýyorum...Bana cevap veremiyorsunuz..Saçma olan bir düþünceyi bana inandýramazsýnýz..Risal-i Nur diyorsun ben tek taraflý olarak düþünmem yani geniþ bir þekilde düþünmek lazýmdýr.Sizler benim yazýmý okurken dikkat etmeden cevap veriyorsunuz..Benim Cevaplarý almadýðýmý tekrar söylüyorum..Sargon Sen tek taraflý olarak düþünmektesin..Bana geniþ bir açýklama yapacak bir baþkasý lazým..Evrimi Tek kaynak Darwin kitabýnýnda alýyorsun olmaz..
Darwin kitabýnda zenci insanlarý aþaðý ýrk olarak görüyor..Ama 21. yüzyýla baktýðýmýzda Darwini savunan Bilim adamlarý Afrikada kalýntýlar buluyor..Eðer zenci insanlar evrimin aþaðý ýrký olarak kabul görüyorsa.Neden peki Afrika Evrimin kurtuluþ yuvasý oldu...????
Yani Dünya da bulunan bütün dinler yalan evrimmi gerçek o zaman kanýt olarak ne gösteriyorusun..?
Bütün dinler bir Tanrýnýn var olduðunu savunuyor ve bu dinler kendi öðretilerinde olduðu gibi Tanrý ile iletiþimde olduðunu kabul ettikleri bazý varlýklarý aracý olarak görürler.
metee, burda bilimsel bir teoriyle ilgili soru soruyor. Kendisine fazlasýyla cevap da veriliyor. Kendisini bu konuda biraz bilgisi olan herkes gayet iyi anlýyor.
Sargon bana söyle sen bilimsel açýklama nasýl yaptýn tek taraflý bir bilgi veriyorsun..Bana Diðer kaynaklarý kabul etme demek istiyorsun OLMAZ KARDEÞ:....OLMAZ::.....
Senin bana bilimsel kaynak olarak gösterdiðin bilgileri ben okudum....
Çünkü artýk hastalýðýmdan dolayý devamlý kitap okumaktayým..
Modern Ýnsanýn Kökeni
The Origin of Modern Humans - 1993
Roger Lewin
Tubitak bilim serisinden.
* * * * * * Arkadaþýmýza iyi bir kaynak.Bu kaynakta evrim teorisinin
en ilgi çekici bölümünü oluþturan insanýn evrimi ile ilgili son tartýþmalarý
bulabilir.Dahasý yukarda resimlerini koyduðu kemik parçalarýnýn
kime ait olduðunun nasýl anlaþýldýðýný da görebilir.
Meete arkadaþ hastalýðýn dilerim iyileþir
liopleurodon
25-09-2006, 20:28
Darwin kitabýnda zenci insanlarý aþaðý ýrk olarak görüyor..Ama 21. yüzyýla baktýðýmýzda Darwini savunan Bilim adamlarý Afrikada kalýntýlar buluyor..Eðer zenci insanlar evrimin aþaðý ýrký olarak kabul görüyorsa.Neden peki Afrika Evrimin kurluþ yuvasý oldu...????
Darwinin *neci olduðu evrim teorisini baðlamaz. Evrim teorisini hitler'de bulsa, doðru ise, doðrudur. Dilersen, roketleri, jet tepkisini filan da reddedelim, onlar nazi icadýydý diye..
Ama, darwin ýrkçý filan deðildir. Bu zenciler vs. meselesi yüzünden, Beagle gemisinin kaptaný günlüðüne not düþmüþtür. Þöyleki, aþaðý ýrk diye nitelediði zencileri devamlý savunan Darwin'i denize atmak istediðini söyler. Hatta, Darwin'i bir limanda býrakýp yoluna devam ederken, donanma gemisi ile Beagle'a yetiþtirildiðini de ekleyelim. Neden? Irkçýlýða karþý çýktýðý için.
Konuyu o dönemin þartlarý açýsýndan deðerlendirin. Dönemine göre, darwin ýrkçýlýða savaþ açmýþ haldedir. Öyleyken ona ýrkçý denmesi de gariptir.
Dinler ayný þeyi söylemiyor. Zeus, Þiva, Quetzel Quatl, Odin ve Thor vs. vs bir sürü þey var söylenen. Din olgusu karmaþýk bir olgu. Ama, bilimsel gerçekler halk oyuyla ne kabul edilir, ne de çürütülür.
Evrim kaynaklarýnda ilk modern insan Avrupa'da 30 bin yýl önce baþladýðýný söylediler..Ama þuanda günümüzde bakýyoruz.Evrimci bilim adamlarý Afrikada yeni buluntularla karþýmýza çýkmýþ bulunmaktadýr. Sonra Evrimci bilim adamalarý þu söyledi Etiyopya'da modern insan geliþti.(40 Bin yýl önce)Bir baþka buluntu Afrika kýtasýnda bulundu ve ilk modern insan ýrký Afrikada 70 bin yýl önce baþladý.Sonra Güney Afrikada bulunan bir kalýntýda ilk modern insan ýrkýný 100 bin yýl önce önde burda baþladýðýný belirtiler..
Evet ilginç olan Evrimci bilim adamlarý burada yanýlma paylarýna bakýn...30 binden 100 bine ne komik bir rakam...
Yani evrimci bilimadamlarý ilk modern insan ýrkýnda yanýlma payý 70 milyon oldu..
Burda belirtmek isterim bulunan diðer fosillerin yanýnda bir insanýn kullandýðý bir malzeme çýkmamýþtýr..
Güney Afrika kýyý bölgesinde bir magarada bulunan bir fosil kanýtlarýn yanýnda Kýrmýzý Kil taþlarý ve Siyah madden taþlarý bulundu.Bunun yanýnda kanýtlar arasýnda bazý taþlar üzerinde geometrik þekillerin çizili olduðunu buldular..
Bu kanýtýlara dayanarak Evrimci Bilimadamlarý ilk modern insanýn burada 100 Bin önce baþladýðýný söylediler...
Þimdi diðer fosil kalýntýlarý bir insan ýrkýna ait ise bunlarýn yanýnda bir insanýn kullandýðý bir malzeme vardýr.O zaman bir insan kalýntý olduðu tezi kabul görür..
Ama þuanda bulunan kalýntýlar Afrika'da bulunuyor.Yani Maymun,Goril ve Þempanze çeþitlerinde zengin olan bir Afrika kýtasý var..Bana bulunan bu kalýntýlarýn maymun deðildir diyemesiniz..Çünkü Maymun fosili de olabilir...
Teþekkürler Saolun...
http://img376.imageshack.us/img376/4658/adkavmi11go9fx.jpg
http://img376.imageshack.us/img376/4242/adkavmi25ul8et.jpg
Bunlar sizce gerçek mi...Tabiiki yalan foto montajdýr.
Bu konu üzerinde yazýlan yazýlar..
Suudi Arabistan'da bulunan devasa insan iskeleti büyük heyecana sebep oldu. Herkesi þaþkýna çeviren dev iskeletin baþýnda çalýþma yapan insanlar, cüce gibi görünüyor..
Son günlerde internette dolaþan bir insan iskeleti fotoðrafý görenleri þaþkýna çeviriyor. Çünkü iskeletin devasa büyüklükteki bir insana ait olduðu iddia ediliyor. Akýllara gelen ilk soru ise "Acaba bu fotoðraf gerçek mi deðil mi?" Ýddia o ki, iskelet geçtiðimiz Nisan ayýnda Suudi Arabistan'da gaz araþtýrmasý yapan bir grup tarafýndan tesadüfen bulundu. Mühendisler durumu yetkililere bildirince bölgeye giriþ çýkýþlarý yasaklanýp araþtýrmalara baþlandý.
Ad kavminden mi?
Birçok Müslüman ülkenin gazetelerine de konu olan haberlerde iskeletin helikopterden çekildiði belirtilen bir fotoðrafý da yer alýyor. "http://nation.ittefaq.com/artman/publish/article_8519.shtml" adresinde yer alan haberde ise þu soru dikkat çekiyor: "Bu iskelet Kuran'da belirtilen ve irilikleriyle tanýmlanan Ad kavminden birine mi ait? "
Diyanet iþleri eski Baþkaný Süleyman Ateþ, iddiayý doðruluyor.. Vatan Gazetesi'nin bu konudaki sorusunu cevaplandýran Ateþ þunlarý söylüyor:
"Evet, Kuran'da Ad kavminden olan kimselerin çok iri ve kuvvetli olduðu belirtiliyor. Ad kavmi ulmeden bir kavme dönüþünce de Allah onlarý yok etmiþtir.
http://image01.yuklet.com/files/23/b5b46e33-normal_33.jpg
liopleurodon
27-09-2006, 09:42
metee, kesin sallýyorsun, baþka bir þey yok.. Ýnsanýn ortaya çýkmaya baþlamasý 2.5 Milyon yýl öncesine gider. Primatlarýn diðer memelilerden ayrýlmasý da yaklaþýk 30 Milyon yýl öncesine. Ýnsanýn atasý olan türler ise, 6.5 Milyon yýl kadar öne diðer primatlardan ayrýlýr.
100 Milyon yýl öncesi, Dinozorlar devridir. Her kim çýkýp insan izi buldum diyorsa yalancýdýr, itibar etmeyin.
30 Milyon yýl öncesi primatlar devridir. Her kim insan fosili buldum diyorsa, okkalý bir yalan söylemiþtir..
Evrimciler bunu dedi, evrimciler þunu dedi.. Evrimciler diye bir bilim dalý veya bilim adamý grubu yok metee. Bilim adamlarý masa baþýnda oturup sallamazlar. Bak, ilk insanlardan birine ait bir iskelet bulundu, 5 yýl sonra ancak kamuoyuna açýklandý. Evrimci dediðin bilimadamlarý ellerindeki bulgulara göre bir þey söyler. Bir zamanlar insanýn atasý neanderthal gibi biliniyordu, çünkü mevcut buluntularda, insan ile neanderthal arasýnda kalan bir þey yoktu. Ama devamýnda yapýlan baþka keþifler durumun böyle olmadýðýný gösterdi. Neymiþ, bilim adamlarý felsefe deðil, bilim yaparmýþ. Elindeki buluntulara göre konuþurmuþ..
Þimdi sen bir yalancý olmadýðýný göstermek istiyorsan, bu bahsettiðin, mesela 100 Milyon yýllýk insana dair buluntularý kim iddia ediyor? Bu hangi hakmeli dergide yayýnlanmýþ? Bunu bir gösterirsen sana tamam deriz. Ama sen utanmaz arlanmaz bir yalancýsýn ve gösteremeyeceksin. Hadi buyur...
Sn. Metee,
Ýlk defa size yazdýðým için öncelikle merhabalar diyorum.
150-200 yýl önce Madagaskarlarda yapýlmýþ ve Hýristiyan Avrupa’nýn göbeðinde ortaya atýlmýþ olan bir araþtýrma ve teoriye; skolastik düþünce sahibi Hýristiyan din adamlarýnýn aforozu ile baþlamýþtýr evrim teorisine, tu kakalar.
Bilimden nasibini almayalý çaðlar olmuþ olan, zamane Ýslam mütefekkirleri tarafýndan da kardeþ kardeþ ayný uygulama devam ettirilmiþtir.
Elinde bir sopa ile hokus pokus yaparak sunulan! Yaratýlýþ hikayesi yanýnda;
Nedensellikleri üzerinde açýk kapý býrakmayacak kadar tanýmlý bir evrim teorisi, þahsen;
Yaradana daha fazla yakýþýyor diye düþünüyorum.
Bu arada liopleurodon hocaya da dikkat et derim. Çünkü konuya vakýf ve dinamik biri. Tavsiyem ondan olabildiðince faydalanman.
Zira ilim onda.
Hatalarýmýzý, cehaletimize baðýþlayýn.
exclusive
27-09-2006, 11:08
Ýnsanlýk tarihi 2,5 - 3 milyon yýllýktýr. Ben ufacýk bir çocukken öyleydi en azýndan. Hiç unutmam çocuklar için hazýrlanmýþ bol resimli bir ansiklopedim vardý "ilk canlýlar" adýnda. Orda ya ilk ya ikinci sayfada yazýyodu. Sonra aðlaya zýrlaya bütün serisini aldýrmýþtým o ansiklopedinin kuþlar, sürüngenler vs þeklinde isimleri vardý.
Neyse uzun lafýn kýsasý, 100 milyon yýllýk insan kalýntýsý iddiasýna çocuklar bile güler.
Bi de çocuklarýnýza ansiklopedi alýn bol bol. Tabi harun yahya deðmeden hazýrlanmýþ olursa kaþ yapayým derken göz çýkarmamýþ olursunuz.
Dikkat ile baktýðýmda güzel cevaplarýn arasýnda sallama cevaplarý gördüm..
Ben burada 30 bin yýl ile 100 yýl önce kelimesini bilerek deðiþtirdim..Asýl düþüncelerinizi öðrenmekti.
liopleurodon ve exclusive bana aðýr sözlerde bulunmuþ..Sen bu aðýr sözlerle neyi söylemek istiyorsun...Sen ilk önce savunduðun düþüncenin buluntularýný takip et,sonra baþkasýna utanmaz diye laflarý kullan..
EVET TEKRAR SÖYLÜYORUM...BÝLE BÝLE TARÝHLERÝNÝ DEÐÝÞTÝRDÝM..SÝZÝN BÝLGÝLERÝNÝ KONTROL EDÝNDE GÖRELÝM....
Burda DEV iSKELET resimleri de Evrimin son halkasýdýr..Bu halka insanlarýn yalanlarý arasýnda yer alan bir haber oldu..
Australopithecus anamensis: *Çok maymun, az insan: Doðu Afrikalý, 4,2 ile 3,9 milyon yýl öncesi. Bu fosil, maymun ile insana benzer özellikler taþýyordu. Kafatasý milyonlarcça yýl önce yaþayan maymun insanlara benziyor. Buna karþýlýk, ayaklarý çok daha sonra ortaya çýkan insan benzerlerini andýrýyor. Büyük bir olasýlýkla dik yürüyordu. *
Australopithecus afarensis: *Ailesi olan insansý. Doðu Afrika. 3,9-3 milyon yýllarý arasýnda. Ýnsansýlarýn ilk ata anasý olduðu ileri sürülen Lucy, Etiyopya bölgesinin maymunlarýndandý. 207 iskelet kemiðinden 47'si ele geçirildi. 13 benzeri daha bulundu. Ýlk aile kuran, ailesi olan insansý sayýlýyor. Tanzanya'da bulunan 69 ayak izi, dik yürüdüðünün kesin kanýtý. *
Kenyanthropus platyops: *Gizli dolu düz kafalý insansý. Doðu Afrika, 3,5 milyon yýl önce. "Düz yüzlü Kenya insaný"ný paleoantropolog Meave Leakey ve arkadaþlarý, Turkana Gölü' kenarýnda buldu. Ýskeletini insansý öncesi fosiller arasýnda saydýlar. Bazý bilim adamlarý da düz yüzün aslýnda parçalanmýþ olabileceðini belirtiyor ve fosilin sýnýflandýrýlmasýnýn zor olacaðýný düþünüyor. *
Australopithecus africanus: Avcý deðil av oldu! Güney Afrika'da 3-2,3 milyon yýl önce yaþadý. Australopithecus türleri gibi iskelet yapýsý inceydi orman bölgelerinde yaþardý, hýzlý koþamadýðý için vahþi hayvanlardan aðaçlara týrmanarak kurtulurdu. *
Paranthropus boisei: *Cevizkýran! 2,1-1,1 milyon yýl önce Doðu Afrika'da yaþadý. Bize daha yakýn insansýlarla karþýlaþmýþ olmalý. Çiðneme diþleri ve kaslarý güçlüydü, kýrýcý diþi vardý, arka diþleri ile en sert çekirdekleri bile kýrabilirdi. Buna raðmen, soyu tükendi ve ondan bugüne uzanan bir nesil yetiþmedi.
*
Homo rudolfensis:
Ýlk insan, Doðu Afrika'da 2,5-1,8 milyon yýl önce yaþadý. Büyük kemikli geniþ ve düz yüzlüydü. Ýnsanoðlunun ilk temsilcisi sayýlýr. Keskin taþlarla hayvanlarý parçalar ve besin kaynaðý yaratýrdý. Bunun yanýsýra bitkilerle de beslenirdi.
*
Homo habilis:
Alet yapan insansý. Doðu Afrika, 2,1- 1,6 milyon yýl önce. Bu "yetenekli insan" pek de insana benzemiyor henüz. Derin göz çukurlu alnýnýn ardýnda 650 cm küplük beyni var. 1,40 metre boyunda ve Afrika kýtasýnýn güneyine yayýlmýþtý. *
Homo erectus:
Keþifçi; Afrika ve Asya'da yaþadý, 1,8 milyon- 40.000 yýl öncesi. Moden insanýn akrabasý. Boy 1.65 cm. Tabii ki dik yürüyordu ve ayrýca alet kullanmayý beceriyordu, ateþi keþfettiði ve içinde yaþayacaðý doðal malzemelerden, otlardan vb kulübeler yaptýðý biliniyor. Yaþadýðý bölgenin dýþýndaki dünyayý keþfetme meraký vardý. Asya'da en eski yaþam izi 1,8 milyon yýl öncesine gidiyor.
*
Homo neanderthalensis: *Ýnsanoðlunun baþ rakibi, Avrupa ve Önasya'da, 200.000-27.000 yýllarý arasýnda yaþadý. Homo sapiens, yani bizlerin kuzeni sayýlýyor. 1.60 boyunda 80 kg aðýrlýðýnda. Tarihçiler bizlerin ortaya çýkýþýyla onlarla belirli zamanlarda ortak bölgeleri ve zamaný kullandýðýmýzý belirtiyor. Kaslarý güçlü, kemik yapýsý iriydi. Avcý olup etle besleniyordu. Bu türün neden kayýp olduðu bilinmiyor. Bir teoriye göre, bizler daha çabuk çoðaldýk ve onlara yaþam alaný kalmadý..
http://www.islamiyetgercekleri.org/evrim_yenidelil2.htm
mehaba
lütfen acilen yardýma ihtiyacým var..
evrimci arkadaþlarýmdan dillerin oluþumu hakkýnda biraz bilgi istiyorum..kýsaca lütfen yazýn ..teeþþekkürler
liopleurodon
27-09-2006, 19:30
Australopithecus afarensis... Lucy yani.. Bak onun yavrusuda bulundu: Selam..
[IMG]http://www.ntvmsnbc.com/news/246782.jpg[IMG]
Bak bakalým, insana mý benziyor, yoksa maymuna mý.. Sen þimdi bunun insan olduðunu söylersin.
Araþtýrmayý yürüten Fred Spoor, Australopithecus afarensis‘in vücudunun alt kýsmýnýn insaný, üst kýsmýnýn ise daha çok maymunu andýrdýðýný vurguluyor. Spoor, özellikle ayaklarýn ve diz yapýsýnýn dik yürüyüþe uygun olduðu ve kalçanýn insana benzediðinin altýný çiziyor. Spoor’un incelemesinde öne çýkan anatomik özellikler þunlar:
* Omuzlar gorillalarýn omuz yapýsýna benziyor.
* Boyun, maymun türlerinde olduðu gibi kýsa ve kalýn.
* Ýç kulaktaki denge organlarý maymuna daha çok benziyor.
* Parmaklar insana göre çok daha kývrýmlý, bu özellik aðaca týrmanma ile özdeþleþtiriliyor.
* Aðýz yapýsý, maymunlarýnkini andýrýrken, insan gibi lisan özellikleri göstermediði düþünülüyor.
* Kafatasýnda beyin için görece büyük bir boþluk bulunuyor. Bu insansý bir özellik.
Buyur, hala yalancýlýkta ýsrar edecek misin? Kendin yazmýþsýn, teker teker. Hepsi insanla maymun arasý canlýlar. En eskisi daha maymun gibi, en yenisi daha insan gibi. Öyleyken, hala evrime yalan demek filan?
Yalanýn ortaya çýkýnca denemiþ bizi. Deme ya, kimsin ki sen?
Australopithecus afarensis... Lucy yani.. Bak onun yavrusuda bulundu: Selam..
[IMG]http://www.ntvmsnbc.com/news/246782.jpg[IMG]
Bak bakalým, insana mý benziyor, yoksa maymuna mý.. Sen þimdi bunun insan olduðunu söylersin.
Araþtýrmayý yürüten Fred Spoor, Australopithecus afarensis‘in vücudunun alt kýsmýnýn insaný, üst kýsmýnýn ise daha çok maymunu andýrdýðýný vurguluyor. Spoor, özellikle ayaklarýn ve diz yapýsýnýn dik yürüyüþe uygun olduðu ve kalçanýn insana benzediðinin altýný çiziyor. Spoor’un incelemesinde öne çýkan anatomik özellikler þunlar:
* Omuzlar gorillalarýn omuz yapýsýna benziyor.
* Boyun, maymun türlerinde olduðu gibi kýsa ve kalýn.
* Ýç kulaktaki denge organlarý maymuna daha çok benziyor.
* Parmaklar insana göre çok daha kývrýmlý, bu özellik aðaca týrmanma ile özdeþleþtiriliyor.
* Aðýz yapýsý, maymunlarýnkini andýrýrken, insan gibi lisan özellikleri göstermediði düþünülüyor.
* Kafatasýnda beyin için görece büyük bir boþluk bulunuyor. Bu insansý bir özellik.
Buyur, hala yalancýlýkta ýsrar edecek misin? Kendin yazmýþsýn, teker teker. Hepsi insanla maymun arasý canlýlar. En eskisi daha maymun gibi, en yenisi daha insan gibi. Öyleyken, hala evrime yalan demek filan?
Yalanýn ortaya çýkýnca denemiþ bizi. Deme ya, kimsin ki sen? Yalancý madrabazýnbirisin sadece, baþak hiç bir özelliðin yok. Yüzüne türkürsen, yaðmur yaðýyor diye þükür edersin..
ARKADAÞ'ým sen beni anlamadýn galiba ,sizlerin savunduðunuz olayý yazan kiþinin yazýsýný ekledim tarihsel karþýlaþtýrma yap diye...
30 Bin yýl önce ilk modern insan Avrupa'da baþladýðýný yazan bilim kitaplarý yalan mý oluyor..
Sonra Evrimci bilim adamlarý 100 bin yýl önce Afrika da ilk modern insan atalarý burda görülmüþtür..
Yani Evrimci bilim adamlarý burada kendilerin yazdýðý yazýyý sana anlatýyorum...
70 Bin yýllýk yanýlma paylarý var...Yani evrim Modern insanýn nerde baþladýðýný bilmiyor..Evrimi savunan kiþi iyi bilir bu tarihleri araþtýrma yap ve göreceksin o zaman ben mi yoksa sen mi yalan yazýyorsun...
Evrim sudan karaya geçiþ formunuda bulamadý..Daha öncelerden bulduðunu söyledikleri balýk Avusturya kýyýlarýnda yakalandý...
Hata evrimci bilim adamalarý;
"Yolda bir dinazora rastlaysadým..Bu kadar þaþýrmazdým.."
Diye bir ifade tarihlere geçti..
Evrim nedir..
Yani dino kuþu örnek alalým bu hayvan yerde yiyecek bir canlý kalmadý diye uçaçak ve sivrisinekle beslenecek... :):):):):):):):):):) Ben böyle evrim olayýna inanmamý beklemeyin...
Yani ilk önce sen evrimi iyi bir kanýt göster.....
Aðýzdan dolma bilgilerle karþýma geçme..
Ve beni yalancý itamlarýnda bulunma..
Tek kaynak deðil bir çok kaynaktan yararlan ki güzel bir açýklama çýksýn bu olaya...
liopleurodon
29-09-2006, 08:48
30 Bin yýl önce ilk modern insan Avrupa'da baþladýðýný yazan bilim kitaplarý yalan mý oluyor..
Sonra Evrimci bilim adamlarý 100 bin yýl önce Afrika da ilk modern insan atalarý burda görülmüþtür..
70 Bin yýllýk yanýlma paylarý var...Yani evrim Modern insanýn nerde baþladýðýný bilmiyor..Evrimi savunan kiþi iyi bilir bu tarihleri araþtýrma yap ve göreceksin o zaman ben mi yoksa sen mi yalan yazýyorsun...
Hayýr. Sadece sende anlama özrü var. Modern insan, þu anda yaþayan insan. Bu insan 30 bin yýldan beri Avrupa'da görülüyor. Ama ortaya çýkýþý 100 - 200 bin yýl öncesine gidiyor. Evrim pat diye bir tür çýkarmaz. Ýnsana ait biyolojik kanýtlarýn (fosil vs.) en eskileri 200 bin yýl kadar yaþlýdýr. Ama insaný modern anlamda düþünen insan olarak 100 bin yýl önce görürüz. Sanata dair, süsleme, maðara resmi, taký imalatý gibi olgular, 90 bin yýldan görülür. Ýþte bu nedenle yaþantý olarakta insan olan insanlarýn 100 bin yýl önce ortaya çýktýklarý söylenir. Afrikada ortaya çýkýp, dünyaya yayýlýyor. Ama atalarý, homo erectus, homo sapiens daha öncede Avrupa'ya diðer kýtalara defaten göçmüþler zaten. Fakat, bilhassa son buzul çaðý ile birlikte çoðu bölgeden silinmiþler.
Neymiþ, sende anlama özrü varmýþ. Ayný þekilde:
"Yani dino kuþu örnek alalým bu hayvan yerde yiyecek bir canlý kalmadý diye uçaçak ve sivrisinekle beslenecek... Ben böyle evrim olayýna inanmamý beklemeyin... "
Benden de böyle bir evrim olayýna inanmamý bekleme, metee. Evrim ve Darwin zaten böyle bir þey olduðunu söylemiyor. Bu Lamarck'ýn fikridir. Darwin'in teoriside bunu çürütmüþtür zaten..
Evrime kanýt istiyorsan, HIV virüslerini ve bakterileri incele. Gözlerinle evrim geçirmelerini görebilirsin..
30 Bin yýl önce ilk modern insan Avrupa'da baþladýðýný yazan bilim kitaplarý yalan mý oluyor..
Sonra Evrimci bilim adamlarý 100 bin yýl önce Afrika da ilk modern insan atalarý burda görülmüþtür..
70 Bin yýllýk yanýlma paylarý var...Yani evrim Modern insanýn nerde baþladýðýný bilmiyor..Evrimi savunan kiþi iyi bilir bu tarihleri araþtýrma yap ve göreceksin o zaman ben mi yoksa sen mi yalan yazýyorsun...
Hayýr. Sadece sende anlama özrü var. Modern insan, þu anda yaþayan insan. Bu insan 30 bin yýldan beri Avrupa'da görülüyor. Ama ortaya çýkýþý 100 - 200 bin yýl öncesine gidiyor. Evrim pat diye bir tür çýkarmaz. Ýnsana ait biyolojik kanýtlarýn (fosil vs.) en eskileri 200 bin yýl kadar yaþlýdýr. Ama insaný modern anlamda düþünen insan olarak 100 bin yýl önce görürüz. Sanata dair, süsleme, maðara resmi, taký imalatý gibi olgular, 90 bin yýldan görülür. Ýþte bu nedenle yaþantý olarakta insan olan insanlarýn 100 bin yýl önce ortaya çýktýklarý söylenir. Afrikada ortaya çýkýp, dünyaya yayýlýyor. Ama atalarý, homo erectus, homo sapiens daha öncede Avrupa'ya diðer kýtalara defaten göçmüþler zaten. Fakat, bilhassa son buzul çaðý ile birlikte çoðu bölgeden silinmiþler.
Neymiþ, sende anlama özrü varmýþ. Ayný þekilde:
"Yani dino kuþu örnek alalým bu hayvan yerde yiyecek bir canlý kalmadý diye uçaçak ve sivrisinekle beslenecek... Ben böyle evrim olayýna inanmamý beklemeyin... "
Benden de böyle bir evrim olayýna inanmamý bekleme, metee. Evrim ve Darwin zaten böyle bir þey olduðunu söylemiyor. Bu Lamarck'ýn fikridir. Darwin'in teoriside bunu çürütmüþtür zaten..
Evrime kanýt istiyorsan, HIV virüslerini ve bakterileri incele. Gözlerinle evrim geçirmelerini görebilirsin..
Dostum terbiye sýnýrlarýný açtýðýn için teþekkürler.Senin ilk önce bir terbiye ile eðitilmen lazýmdýr..Ben seni için yalancý,utanmaz ve anlama özrü kelimeleri kullanmadým...
Sen topic oluþturmaktan baþka birþey yapmýyorsun..Benim konuda topic oluþturma.Adam gibi adam ile tartýþmak isterim senin gibi bir çömezle deðil...
Sen tek kaynakta deðil aðýzdan dolma bilgilerle ve NTV'de izlediðin programlarla kalýyorsun..
Sudan karaya geçiþ formu bulundumu? diye bir soru sormuþtum..Ama sen bilmediðin için cevap veremiyorsun...
Evrim bilim adamlarý sudan karaya geçiþ formu altýnda yeni bir balýk fosili bulundu...
Dünyadaki canlýlar tesedüfü bir olay ise o zaman bu canlýlardaki bulunan organlar nasýl oluþtu...?
Eðer evrim var ise o zaman bu günümüzde halen devam etmesi lazýmdýr...
Burda evrim bitti demekte olamaz...Ama 21. yüzyýla baktýðýmýzda yeni bir evrim geçiren bir hayvan görülmedi..
Tam tersi yeni canlýlar ortaya çýktý..Bu yeni türlerin sýnýfý nedir.?
Darwin Tavuskuþunu gördüðünde neden hasta oluyormuþ...Ya da canlýlardaki göz istemi nasýl olumuþtur..
Deðiþik göz renkleri var..Bunlar çevresel bir etkenden dolayýmý oldu..
Zenci kardeþlerimiz nasýl bir evrim geçirdi de þuan ki sisteme geldiler...
Sen konuþan bir maymun veya goril gördün mü?
DNA ve RNA sistemeleri kaç milyon senede oluþtu...?
http://image01.yuklet.com/files/30/449f5e15-1dino-dragonfly.jpg
"Yani dino kuþu örnek alalým bu hayvan yerde yiyecek bir canlý kalmadý diye uçaçak ve sivrisinekle beslenecek... Ben böyle evrim olayýna inanmamý beklemeyin... "
Darwin nasýl bu fikri çürüttüðünü anlatýrmýsýn....?
Lamarck hangi fikri savunuyorda bu fikri darwin bir anda çürütmeye gidiyor..
Neymiþ;
Evrime kanýt istiyorsan, HIV virüslerini ve bakterileri incele. Gözlerinle evrim geçirmelerini görebilirsin...
Sen bakteri ve Virüsleri daha iyi araþtýr..Bunlar her ortamda yaþamaya çalýþacaklardýr...Neden ismi bakteri ve virüs olsun o zaman ...
Seni evrimin daha iyimiþ o zaman modern insan Avrupadan Afrikaya göçmüþlerdiir.... :) :)
Bunu nerde okudun....
François Jacob (Hücre Genetiði Profesörü - 1965 Nobel Týp Ödülü):
Ama yine de, özellikle evrimin mekanizmalarýna iliþkin nihai açýklamaya sahip olmanýn uzaðýndayýz... Ayrýca, örneðin kromozomlarýn yapýsýyla ilgili þu yakýnlarda gerçekleþtirilen bazý gözlemlerin de ortaya koyduðu gibi, evrimin temelinde yer alan bütün mekanizmalarý bilebilmenin de çok uzaðýndayýz ..(Mahmut_25 kardeþden alýntýdýr..)
http://image01.yuklet.com/files/30/d2d98010-nasa-rockoflife.jpg
Bu resimde nasa uzaydan gelen bir taþtan hayat olduðunu söylüyordu..Ama sonra bu bir yalandan öteye gitmedi..Bu konu ile ne alakasý var dersen..;
Çünkü evrim var ise diðer Galaksilerdeki gezegenlerde de hayat olmasý lazýmdýr...
Bu Taþ Marstan geldiðin söyleyen nasa ..Bu taþa göre marsta hayat vardýr dedi..Sonra taþ bilimadamlarý tarafýndan incelendiðinde yalan olduðu ortaya çýktý...
Sudan karaya geçiþ formu bulundumu? diye bir soru sormuþtum..Ama sen bilmediðin için cevap veremiyorsun...
Evrim bilim adamlarý sudan karaya geçiþ formu altýnda yeni bir balýk fosili bulundu...
-----------------
* * * * sudan karaya geciþ formulu yumurtadýr sayýn metee.Balýklarýn yumurtasý kabuk ihtiva etmez.Halbuki kara canlýlarýnýn yumurtasý kabukludur.Ara geciþ olarak timsahvari bir canlýyý dusunebiliriz.Hem karada yurumek için ufak ayaklar gelistiren hem de deniz icin ciddi bir kuyruk.Yumurta kabugunun sertligi kara yasamýna uyum saglayýp korunma saglayabilmek için evrimlesmistir.Bu da kara yasamýnýn baslangýcýdýr.
------------------
* * * * Sen konuþan bir maymun veya goril gördün mü?
* * * * boyle bir sey imkansýz yoksa o hayvanýn ismi insanolurdu.
---------------
* * * *Zenci kardeþlerimiz nasýl bir evrim geçirdi de þuan ki sisteme geldiler...
-----------
* * * *bu soruyu ters sordunuz sayýn metee arastýrýlmasý gereken biz nasýl evrim gecirdik te beyaz olduk.Kaldý ki bunlarýn cevabý evrimde fazlasýyla var.Bu forumun cok yeni uyesi olmam sebebiyle bu tarz cevaplarý forum arsivine biraz eristikten sonra dillendirme temayulundeyim.
* * * *saygýlarýmla
Sudan karaya geçiþ formu bulundumu? diye bir soru sormuþtum..Ama sen bilmediðin için cevap veremiyorsun...
Evrim bilim adamlarý sudan karaya geçiþ formu altýnda yeni bir balýk fosili bulundu...
-----------------
sudan karaya geciþ formulu yumurtadýr sayýn metee.Balýklarýn yumurtasý kabuk ihtiva etmez.Halbuki kara canlýlarýnýn yumurtasý kabukludur.Ara geciþ olarak timsahvari bir canlýyý dusunebiliriz.Hem karada yurumek için ufak ayaklar gelistiren hem de deniz icin ciddi bir kuyruk.Yumurta kabugunun sertligi kara yasamýna uyum saglayýp korunma saglayabilmek için evrimlesmistir.Bu da kara yasamýnýn baslangýcýdýr.
------------------
Sen konuþan bir maymun veya goril gördün mü?
boyle bir sey imkansýz yoksa o hayvanýn ismi insanolurdu.
---------------
Zenci kardeþlerimiz nasýl bir evrim geçirdi de þuan ki sisteme geldiler...
-----------
bu soruyu ters sordunuz sayýn metee arastýrýlmasý gereken biz nasýl evrim gecirdik te beyaz olduk.Kaldý ki bunlarýn cevabý evrimde fazlasýyla var.Bu forumun cok yeni uyesi olmam sebebiyle bu tarz cevaplarý forum arsivine biraz eristikten sonra dillendirme temayulundeyim.
saygýlarýmla
Bu konularý birazda kaynaklarla verirsen güzel bir yorum olacaktýr...
Teþþükürler...
--------------------------------------------------------------------------------------
Ara geciþ olarak timsahvari bir canlýyý dusunebiliriz.
Nasýl yani Timsah sudan karaya geçiþ formu olduðunu söylüyorsun.Eðer bu Timsah karadan suya geçiþ formu ise o zaman timsah olmamasý gerekir..
O zaman bu timsah tuzlu sudan yaþayabilir..Misal okyanusda ben bir Timsahýn yaþadýðýný duymadým...
Yaþýyorda bizmi görmedik.....?
--------------------------------------------------------------------------------------
http://image01.yuklet.com/files/30/ebbdd308-protoavis.jpg
Bu resimde göründüðü gibi bir canlý zaten evrime göre bir hayvandýr..Yani tam sistemli ve eksiksiz olarak yaþamaktadýr..Peki ne alakasý var ki bu canlý aðaçtan aðaça geçmek için bir kanat çýkmasýný saðlar..Bu canlý evrim geçirdi diyelim..O zaman daha bulunan bu fosilller neden 21. yüzyýldaki canlýlar deðiþen bir þry olmadýðý ortaya çýkýyor...Resimde olduðu gibi bizlerle evrim geyik mi geçiyor...
Not: O geyik evrim geçirmiþ bir Tavþan kardeþimizdir.. :)
Resim alýntýdýr..
--------------------------------------------------------------------------------------
http://image01.yuklet.com/files/30/af44bbf6-dino-bird-fairy-tale.jpg
Ne Alakasý var ...Darwinizm bunu çürütmüþ müþ ... :) :) Darwin kendi düþüncesini savunan kiþilerin düþüncelerini çürütüyorsa..
Evrimi nasýl bir sistemle geliþmiþtir.?
--------------------------------------------------------------------------------------
http://image01.yuklet.com/files/30/5911e1cc-apus.jpg
Bu canlý evrimin kabuksuzlarýndadýr...Ama evrimin baþladýðý kabul ettikleri bu kabuksuz günümüzdeki haliyle canlý ve gerçek bir þekilde bulunuyor..Fosil ile gerçeði arasýndaki evrim olayý görünmüyor..
--------------------------------------------------------------------------------------
http://image01.yuklet.com/files/30/f493c4aa-old-footprints.jpg
http://image01.yuklet.com/files/30/34fcc130-24-footprints.jpg
http://image01.yuklet.com/files/30/f2c46691-15-human-footprints.jpg
Bu ayak izleri günümüzdeki ayak izleriyle aynýdýr..
Evrim bilimadamlarý bulduðu ayak izleriyle günümüzdeki ayak izler ayný ve deðiþen bir þey yok...
--------------------------------------------------------------------------------------
Evrimin savunduðu düþünce hayvanlar mutasyon geçirmiþ..21 yüzyýlda bilimadamlarýnýn mutasyona uðrattýðý hayvanlar yaþamaýyor...Yada hayvanda çok bir herþeye benziyor.
--------------------------------------------------------------------------------------
Arkadaþýn bilgilerinde yararlandým..(Kendisi bu foruma üye olan biri) Ve yazýlarýný eksik etmeyen arkadaþlara da Teþekkür ediyorumm..
--------------------------------------------------------------------------------------
liopleurodon
02-10-2006, 09:25
Bir takým resimler alýp koymuþsun metee. Ama hepside sadece komik. bilinen en eski insan ayak izleri sadece afrikada bulunanlardýr. Mesela, o Texas'taki izlerin bir uydruma olduðu, yaratýlýþçýlarýn sahtekarlýðý olduðu da bilinmektedir.
Evrim teorisi, dinozor sivrisinek yakalayacaðým diye kuþ oldu demez. Bu, darwinden öncesinin, Lamarck'ýn görüþüdür. Eðer kuþlarýn nasýl ortaya çýktýðýný merak ediyorsan, Pat Shipman'ýn taking wings kitabýný al oku, bir hayli faydasý olur.
Bir türlü kafanýzýn almadýðý þey, bir canlýnýn evrim geçirmek zorunda olmadýðýdýr. Bugün ilk canlýyý aynen yaþayan formuyla doðada bulabilirsin belki. Ama bu diðer canlýlarýn evrimle oluþmadýðý sonucunu çýkarmaz. Canlýlar, izole olur, bir kýsmý evrimle deðiþir, diðer kýsmý aynen kalýr. Yani, 500 milyon yýllýk canlýnýn aynýsý bugünde yaþýyor olmasý, evrimi geçersiz hale getirmez.
Diðer yandan, trilobitler tükeneli çok çok uzun milyon yýllar geçti. O resimlerdekilerde trilobit deðiller. Küçük olan, trilobitlerle ortak atalarý olna, akrep, yengeç gibi canlýlarýn akrabasý olan bir apus. Trilobitler 500 milyon yýl önce yaþýyordu, bunlar ise 180 milyon yýl önce evrimleþti. Diðerleri de atnalý yengeçlerinin bilinen bir türü. Bunlarýn ilk örnekleri 350 Milyon yýl önce görülür. Eðer yapþýtrdýðýn resimlerdeki yazýlarý oksaydýn, bu bilgileri kendinde bulurdun..
Bir takým resimler alýp koymuþsun metee. Ama hepside sadece komik. bilinen en eski insan ayak izleri sadece afrikada bulunanlardýr. Mesela, o Texas'taki izlerin bir uydruma olduðu, yaratýlýþçýlarýn sahtekarlýðý olduðu da bilinmektedir.
Evrim teorisi, dinozor sivrisinek yakalayacaðým diye kuþ oldu demez. Bu, darwinden öncesinin, Lamarck'ýn görüþüdür. Eðer kuþlarýn nasýl ortaya çýktýðýný merak ediyorsan, Pat Shipman'ýn taking wings kitabýný al oku, bir hayli faydasý olur.
Bir türlü kafanýzýn almadýðý þey, bir canlýnýn evrim geçirmek zorunda olmadýðýdýr. Bugün ilk canlýyý aynen yaþayan formuyla doðada bulabilirsin belki. Ama bu diðer canlýlarýn evrimle oluþmadýðý sonucunu çýkarmaz. Canlýlar, izole olur, bir kýsmý evrimle deðiþir, diðer kýsmý aynen kalýr. Yani, 500 milyon yýllýk canlýnýn aynýsý bugünde yaþýyor olmasý, evrimi geçersiz hale getirmez.
Diðer yandan, trilobitler tükeneli çok çok uzun milyon yýllar geçti. O resimlerdekilerde trilobit deðiller. Küçük olan, trilobitlerle ortak atalarý olna, akrep, yengeç gibi canlýlarýn akrabasý olan bir apus. Trilobitler 500 milyon yýl önce yaþýyordu, bunlar ise 180 milyon yýl önce evrimleþti. Diðerleri de atnalý yengeçlerinin bilinen bir türü. Bunlarýn ilk örnekleri 350 Milyon yýl önce görülür. Eðer yapþýtrdýðýn resimlerdeki yazýlarý oksaydýn, bu bilgileri kendinde bulurdun..
Arkadaþým galiba anlamadýn...Bu resimde verilen ayak izleri Afrika,Ýtalya,Turkiye ve birçok bölgede görünen 15 farklý ayak izleridir.Dikkat ile bakmadýðýn için görmemiþsin..Yeni meþhur Texas Bölgesi deðil...
http://image01.yuklet.com/files/30/f2c46691-15-human-footprints.jpg
Resim deki Sýralama;
1. Günümüzdeki Ýnsan Ayak izi..
2.&3. Afrika
4.&5. Texas
6. New Mexico
12.Turkey
14.Ýtalya
15.&16. Fransa
Sen resimleri komik bulmaya devam et..Ben Evrimi komik bir Çizgi Film olarak görüyorumm...Animasyon Teorisi olarak görüyorumm..kanýtsýz yola çýkan bir yolcu gibi ........
Trilobitler Sen bu bilgi nerden almýþsan hayret ediyorum..Trilobit deðilmiþte Apus olarak görüyorsan..Bende senin bana gösterdiðin insan olarak bahsettiðin fosiller Maymun,goril ve Þempanze olarak kabul ediyorum...
Misal;
http://image01.yuklet.com/files/31/3045335b-lucykell1.jpg
Evrimci kayýtlarýn da Australopithecus afarensis olarak geçer....
Australopithecus afarensis türüne ait A.L. 444-2 kodlu kafatasý
__________________________________________________ ____
http://image01.yuklet.com/files/31/f84bd1cd-maymunke1.jpg
Benim Bahçenin ortasýnda çýktý ben ona Þempo dedim...
Þempanze kafatasý
Benim bahçemde bulduðum Þempo da nesli tükenmiþ ama günümüzde ona Þempanze diyorlar..
Evrimcilerde Australopithecus afarensis latin bir takým isimler takmýþlar bu þempo'nun atalarýndandýr....
sosyalist18
02-10-2006, 20:10
Sen resimleri komik bulmaya devam et..Ben Evrimi komik bir Çizgi Film olarak görüyorumm...Animasyon Teorisi olarak görüyorumm..kanýtsýz yola çýkan bir yolcu gibi Walla kardes guzel guzel resimleri felan koymussunda,bakiyoruz bak ne guzel ogreniyoruz senin sayende.Evrim teorisi tamemen palavraymis.Saglam temeller uzerine oturtulmamis,ne guzel ispatlamissinda.Hani suna bir aciklik getirsen,Turler arasindaki akrabalik nasil oluyor? Nerden geliyor? Canlilari sistematige koyarken herifler biryerlerinden uydurarakmi koyuyorlar.Asikar bir akrabalik var?Yok oyle 5-10 tane ayak izi koyup evrim teorisi hayaldir,animasyondur! Acikla bakalim Turler arasindaki Akrabaligi!Madem saglam kanitlar uzerine oturtulmamis evrim teorisi yalan, Acikla bakalim SAGLAM KANITLAR UZERINE OTURTULMUS KURANLA!
Ustelik Evrim teorisi din degil,darwinde peygamber degil.Yanlis bir bilgi,bulgu elbet yerini *dogrusuna birakacaktirr.Ikitane kafatasiyla,yok arka bahcesindeki semonun kafatasiyla koskoca bilimsel gercegi ,EVRIM teorisini nasil yikiyorsun ben onu anlamadim.
liopleurodon
03-10-2006, 08:25
Sen zýrvalamaya devam et metee, bu hakkýn var.
O gördüklerin, trilobit deðil. Eðer o yaþayan örnekler bir trilobitse, sen de bir su aygýrýsýn. Aralarýndaki fark ta o kadar fazla. Gerçi, trilobitlerin bu gün yaþýyor olmasý evrim açýsýndan bir sorun da deðildir.
oraya koyduðun iki resim arasýndaki farklarý anlayamaman da normal. Afarensise þempanze diyorsan, senin kafana bakýp sana da orangutan deme hakkýmýz baki olur. Çünkü, iki kemik arasýndaki farklar, orangutan ile senin kafatasýn arasýndakinden daha fazla..
Evet, sen dilediðine hayal filan demeye devam edebilirsin. Dilersen, ayakizlerine bakýp, kocaayak dinine filanda tabi olabilirsin. Bunlar senin sorunun. Ama, bir halt bilmediðin de bariz meydanda.
Buyur gel bakalým. Ýki kafatasýný bizim için karþýlaþtýr. Görelim, hadi.. Neden bunlar ayný türe ait, bir göster..
Sevgili liop hocam, biraz sakin olup fazla kiþiselleþmeden, kiþileri hedef almadan yazsak daha iyi olmaz mý? Kusura bakmayýn yazýnýzda bi iki ifadeyi yumusattým. Sevgiler
merwe
Sevgili mete ve liopleurodon,
Lütfen daha sakin ve kiþiselleþmeden yazalým. Unutmayalým ki bu forumlardaki yazýlarý sadece birbirmize deðil bilgilenmek için bir sürü insan okuyor.
Sevgiler
merwe
Arkadaþým MERWE olaya bir baktýðýnda küfür bende deðil diðer arkadaþtan gelmektedir..
Beni deðil arkadaþý uyarman kazým...Neyse Tekrar Merwe Uayrý için Teþekkürler ve Özür dilerim...
Ama benimden aðýr sözlerçýkmamýþtýr.Arkadaþtan ben özür bekliyorum..Eðer bu forum küfür yeriyse ben burda yokum ...Yorum yazmak yerine küfürlerle itam oluyorumm..Nedeni Evrim kabul etmemen mi?
Sizin evrim nasýl bir evrimki insanlara aðýr küfürler söyler..
Evrim evet din deðil kabul etmeyebilirirm.
Arkadaþým seninde yorumunu beklemiyorum...
Çizgi Film Evrimini kabul etmeyebilir..
Kanýtý olmayan bir yolcu gibi bir düþünceyi savunmak istemem..Birgün gelir kanýtsýz savunduðum düþünce için isyan ederim...Neden diyee
Bizler burada *evrimi tartýþýyoruz..Küfürleri tartýþma yeri deðil...
UTANIYORUM BU LAFLARI OKUDUÐUM ÝÇÝN SÖZLER BÝR ÝNSAN KÝÞÝLÝÐÝNE YAKIÞMIYOR..ARKADAÞIM liopleurodon SENDEN BEN ÖZÜR DÝLÝYORUM.SENÝ BÖYLE ZOR DURUMDA BIRAKTIÐIM ÝÇÝN UTANIYORUM...
Bir evrim tartýþmasý bizleri nasýlda hýrçýn yapýyor...
Yorum yazan diðer arkadaþlardan benden dolayý bir hatta var ise özürlerimi sunarým.
Sosyalist18 arkadaþým sorsuðun sorular için teþekürler..
Hayvan ve diðer canlýlar neden kendine benzemesin ki..bunda hiçbir canlý rahatsýz deðil...Tam tersi hayatlarý devam etmektedir..
METE
ÞAMANÝSTÝM....ÞAMAN
KONYA2da yaþýyorum..
Gelen sorular arasýnda benim dinle alakasý olayan yazýlar gördüm..Ondan dolayý belirtmek istedim benim ne olduðumu...
Evrimi savunan bilimadamlarý neden vazgeçmek istemiþler..
Bukonularda bir çok yazýlar var..
Biri Atlarýnýn sýnýflandýrmasýný yapamadýklarý ve At evrimin atalrýný gösteremedikleri var...
Ya da Darwin neden bir tavuskuþu gördüðünde hastalanýyormuþ...(Gözlerdeki tasarým evrim bilimadamlarýný þaþkýna uðratmýþtýr..Tasarýmý açýklayýcý bir bilgi evrimciler verememiþlerdir..)
DNA ve RNA sistemi evrimde halen bir bilmece olarak kalmýþtýr..Açýklayýcý bilgi verilmemiþtir.
Ve insan organlarýnýn bazý kýsýmlarýný incelendiðinde açýklamasý zorlan bazý organlarýn çalýþmasý tespit edilmiþtir.
21. yüzyýlda yeni türler bulunuyor..Bunlarýn bir sýnýfýný evrim helen yapamýyor..susmakla kalana evrim neden bu yeni türlere cevap veremiyor..
Evrim var ise 21. yüzyýlda devam etme lazýmdýr..Þimdi bakýldýðýnda bir geçiþ formu yok..Ya da yeni bir evrim canlýsý görülmüyor...
Evrim Avrupada baþladýoðýný savunan eski kaynaklar neden kabul görmüyorda..Afrikada evrim baþladýðýný söylüyorlar...Evrim nerde baþladýðýný bana söylermisiniz.?
Bir fosil bulunuyor bunu insanlarýn atasý olduðunu söylüyorlar..
Þuanki evrim kaynaklarýnda baktýðýmýzda Güney Afrikada bulunan bir fosilin yanýnda kil taþý ve siyah maden taþý bulunmuþtur..Bunun yanýnda maðara içinde bir takým çizimler bulunmuþtur.
Ýþte ben buna kanýt olarak kabul ederim...
Çünkü bulunan kalýntýlarda bir insan olduðu ortaya çýkýyor..
Þuanda günümüzde fosillerin *çoðu Afrika'dabulunmuþtur..Yani Goril,þempanze ve maymun çeþitlerin çok olduðu bölgede bulunuyor..Ben buna nasýl bir insan olarak kabul ederim..Düþünmem lazým burada daha önceleri maymunlar yaþadýmý ve sonra oradaki insan yapýsýyla karþýlaþtýrma yaparým..insan ben bedenleri,gözleri,tenleri ve kafa yapýlarý birbirlerine benzemeyebilir..
Ayak izlerini neden göstermeyi gerek gördüm..Çünkü ayak izleri bir insan olduðunu gösteren bir kanýtdýr..
Bu ayak izlerini yok desemde olmaz..Bunlar var bilimin bizlere gösterdiði kaynaktýr..
Tekrar Teþekkürler..
liopleurodon
04-10-2006, 08:39
metee, kendi ettiðin hakaretlere en azýndan son vermeden, laf olsun diye özür dileme, benden özür filanda bekleme.. Zaten kendini bir halt sananlara verilecek özrüm filanda yoktur..
***** Evrimi savunan bilimadamlarý neden vazgeçmek istemiþler..
Kim vazgeçmek istemiþ metee? Evrimi savunan bilimadamlarý vazgeçince, mevcut evrim yok mu olacak? Anlamadýðýn þey bu zaten. Mevcut verilerden evrim sonucu çýkýyorken? Evrimi býrakalým, siz istiyorsunuz diye. Ama canlýlar boyuna evrim geçiriyor, onu ne yapacaðýz? Sonra sýra, dünyanýn düz olduðunua mý gelecek?
Biri Atlarýnýn sýnýflandýrmasýný yapamadýklarý ve At evrimin atalrýný gösteremedikleri var...
Kim gösterememiþ, kim sýnýflayamamýþ? Git kendin bak internette bulursun..
**** Ya da Darwin neden bir tavuskuþu gördüðünde hastalanýyormuþ...(Gözlerdeki tasarým evrim bilimadamlarýný þaþkýna uðratmýþtýr..Tasarýmý açýklayýcý bir bilgi evrimciler verememiþlerdir..)
Darwni tavus kuþu görünce hastalanmýyor. Zahemt edip açýp bir okusaydýn darwinin kitabýný *Okuda gör bakalým, darwin tavus kuþu için ne diyor?
**** DNA ve RNA sistemi evrimde halen bir bilmece olarak kalmýþtýr..Açýklayýcý bilgi verilmemiþtir.
Sence öyle olabilir, ama benim açýmdan hiç öyle deðil. Ve evrimin en saðlama kanýtý olarak ortada duruyor. Sen *DNA/RNA nedir bilmiyorsan, o senin sorunun. Ama üzerinde doktora yaptýðým bu þeyler benim için hiç bilmece gibi görünmedi bugüne dek..
***** Ve insan organlarýnýn bazý kýsýmlarýný incelendiðinde açýklamasý zorlan bazý organlarýn çalýþmasý tespit edilmiþtir.
Açýklamasýnýn zor olmasý neyi etkiler?
*** 21. yüzyýlda yeni türler bulunuyor..Bunlarýn bir sýnýfýný evrim helen yapamýyor..susmakla kalana evrim neden bu yeni türlere cevap veremiyor..
Böyle bir laf yok. Her canlý evrim yapabilir. Her canlý DNA'Dan müteþekkildir, ve DNA Evrimin anahtarýdýr.
Evet, bir þey bilmediðin taa bu kadar alanen ortada, açýk, seçik ve net. omniology denen þarlatanlýk iþine bakanlardan, yalandan ibaret resimler alýp yapýþtýrmýþ olmakla evrime filan laf edemezsin. Þu yazdýklarýna bak. Bu kadar yalan, bu kadar çarpýtma yapmak ancak sizlerin iþi olabilir. [/quote]
Topic yeniden açýlmýþtýr. Daha sakin bir tartýþma ile devam ederiz umarým.
-merwe
Tekrar Herkese merhabalar diyerek konulara baþlýyorum...
Burda özellikle belirtmeme raðmen aðýzdan dolma sorulara ve cevaplara karþý karþýya geliyorum..Bu topic kýsýmda bana tek kaynaklý cevap vermeyin..
Evrimcilere sorularým devam edecek..
1...) Dünya hayat rastgele bir oluþumda meydana gelmiþse, Diðer gezegenlerde neden hayat yok..?
(Örneðin ayda bir gezegen sýfatýnda deðil mi..Neden peki ayda kendi ortamýna göre canlýlar yokta Dünyada var..Yada Dünyaya benzerliði olan marsta neden hayat yeþermedi de?_.Bu dünyada yeþerdi..)
2...) Evrimciler Tek kayanak olan darwin kitabýnda yararlanýyor..
Darwin bir deli ise ben neden peþinde koþayým?
Kendine hayrý olmayan birinin peþinde koþma gerek yok..Çünkü Darwin bir hayal gücünü isbat etmek istiyor..Evet bu hayal gücü anacak Çizgi film animasyonunda gerçekliðini gösterir.
DNA ve RNA oluþu tamam kaynaklý cevap verirmisiniz?
3...) Bu müslümanlýk o kadar insan katliammiþ gibi her suçu müslümanlara atmayýn...
Ýsevi görüþünü savunan devletler kendi tarihinde kudüs,hatay ve þuanda ýrak *vs. yerlerde katliam yapmaktadýr.
Yahudilere *diyeceðim yok..her yerde katliamýn yanýnda ve Filistin katliamý halen devaqm etmektedir.
Hitler,Stalin ve vs gib dini tanýmayan adamlarýn katliamlarý tarihi sarstý..
Helen katliamý sanki müslüman toplum yapmýþ gibi davranmayýn..
EÐER DiN KAVRAMI OLMASAYDI SAVAÞLAR VE KATLiAMLAR OLMAYACAK MI DI?
4...)Evrime göre Dünya uzaydan gelen bir organizmanýn dünyaya gelmesi ve uygun bir ortam olmasýyla yeþermiþtir.
Ama kardeþ bu oluþumu bir organizma yapmýþsa bu organizmanýn geldiði yer nersi yada diðer gezegenlere küstü dünyayamý geldi?. *:) :) :) :) :) :) :) *
4...) 4 Kutsal Dini kitap yer almaktadýr.Bunlarda öncede ilk yaratýlan insana suhuf indilirdiðini yazýlýdýr. O zaman bu suhufda insanlara ilk ders yaratýlýþ olmayacak mý?
(Yani yeni nesil oluþtuðunda ilk sorusu biz nasýl oluþtuk diye soru olursa cevap indirilen suhuf olmayacak mý?)
liopleurodon
30-01-2007, 09:58
metee, þarabý çekip çekip klavye baþýna oturma, saçmalýyorsun ondan sonra...
Ahada Darwin ve evrim teorisi:
http://literature.org/authors/darwin-charles/the-origin-of-species-6th-edition/
>>> Evrime göre Dünya uzaydan gelen bir organizmanýn dünyaya gelmesi ve uygun bir ortam olmasýyla yeþermiþtir.
Darwini bilmem ama, senin çatlak veya manyaðýn biri olduðun kesin.. Adresini verirsen sana en yakýn týmarhaneyi gösterebiliriz..
Mete güzel dostum bu katliamlarý yine ilahi dinler yapýyor ve sevap kazandýklarýna inanýyorlar
"Darwini bilmem ama, senin çatlak veya manyaðýn biri olduðun kesin.. Adresini verirsen sana en yakýn týmarhaneyi gösterebiliriz.."
Sevgili Liop, týmarhane doktorlarýna pek güvenme bence. :)
Ýzlediðim kadarýyla Metee sitemizde gelmiþ geçmiþ yaratýlýþçýlarýn en sýkýlarýndan. Tam senin diþine göre. :) Ama diþlemek yerine, bizlerin de faydalanacaðý þekilde düzeyli bir platform ortaya koyarsanýz seviniriz.
Metee arkadaþ da konudan konuya atlamadan, her konuyu enine boyuna adam gibi tartýþtýktan sonra diðerine geçerse daha saðlýklý olur.
Tartýþmanýn adil þartlarda olmasý açýsýndan hem yaratýlýþý hem evrimi birlikte masaya yatýrmak gerekir bence. Örneðin dünyanýn ve diðer gezegenlerin oluþumu için yaratýlýþçýlar ne diyor? Evrimciler ne diyor?
Dinozorlar için yaratýþçýlar ne açýklama getiriyor? Evrimciler ne?
"Ol!" denince mi oluyor? Yoksa yüzbinlerce, milyonlarca yýl geçince mi? Neden?
Bunlarýn düzgün-seviyeli tartýþýlmasýna ben dahil birçok arkadaþýmýzýn ihtiyacý var. Yalnýz tartýþýrken çamura yatmadan. :) Lütfen...
Sevgili arkadasim metee,
Eger Islam icin hayirli birsey yapmak istiyorsan, sana tavsiyem ateist ol ve Islami elestir. Cunku senin cehaletin elestirdigin herseye asalet veriyor, yuceltiyor.
simonuniti
30-01-2007, 14:01
Darwin bir deli ise ben neden peþinde koþayým?
Dostum kimsenin pesinden kosma,harun yahyanin da.
Darwin sana gore deli olabilir ama en azindan adamin neyi savundugunu bil.
Metee arkadasimiza teshisi ben koydum,liop abicim.Adam cagimizin hastaliklarindan birisine yakalanmis.Bir sey hakkinda bilgisi olmasa bile onu reddetmek ve karsi cikmak.Metee nin hastaligi bu.Tedavisi ise onu uzay bosluguna firlatmak.Belki orda yasamin nasil basladigiyla ilgili fikirler edinir.Yalniz kendisi,kendi sorar kendi cevaplar *:D
Su Darwin denen adamin adini duymaktan biktim. Sanki evrimi anlamak icin onun essiz aciklmamalarini bilmek lazim.
Bu iskeletlere maymun denmemesinin sebebi;
1. Genelde beraberlerinde silah ve diger esya bulunmasi
2. Insanin boynu kafatasina cenenin altindan girer. Diger maymun turlerinde boyun beynin butunlugunu bozmamak icin kafanin arkasindan girer.
Evrime göre Dünya uzaydan gelen bir organizmanýn dünyaya gelmesi ve uygun bir ortam olmasýyla yeþermiþtir. Ama kardeþ bu oluþumu bir organizma yapmýþsa bu organizmanýn geldiði yer nersi yada diðer gezegenlere küstü dünyayamý geldi?
Iste bu soru beni ve diger tum ateistleri koseye sikistiran sorudur(!).
ozgur_beyin
31-01-2007, 11:09
sevgili mete,
* aðýzdan dolma, *diye bir tabir yok. KULAKTAN DOLMA var.bilgine.
*aðýzdan dolmayý belki çuval için kullanabilirsin
liopleurodon
31-01-2007, 11:12
>>> Evrime göre Dünya uzaydan gelen bir organizmanýn dünyaya gelmesi ve uygun bir ortam olmasýyla yeþermiþtir. Ama kardeþ bu oluþumu bir organizma yapmýþsa bu organizmanýn geldiði yer nersi yada diðer gezegenlere küstü dünyayamý geldi?
Panspermia ile evrimin ne alakasý vardýr? Bunu diyecek adam nasýl bir utanmazdýr?
Ýþte o soruya deðil, bu sorulara bir cevap verilmelidir önce...
http://img327.imageshack.us/img327/9334/meteor4.jpg
Önceklikle cevap veren arkadaþlara teþekkür eder...Saygýsýzlýk yapanlar ise kendi kiþiliðini göstermektedir..
Turandursun sitesi bilim ve diðer konularý tartýþma yeridir.Küfür ve saygýsýzlýk yeri deðildir.
Liop senden saygý ve cevap istememekteyim...Savunduðun düþünceyi saygýsýzlýk yaparak deðil.Saygý çerçevesinde yapmaný öneririm..
PANTE kardeþim öncelikle teþekür ederim..
Sorduðum sorularýn birçoðuna cevap almadýðým için baþka sorulara geçiyorum..
Örneðin dünyanýn ve diðer gezegenlerin oluþumu için yaratýlýþçýlar ne diyor? Evrimciler ne diyor?
Dinozorlar için yaratýþçýlar ne açýklama getiriyor? Evrimciler ne?
"Ol!" denince mi oluyor? Yoksa yüzbinlerce, milyonlarca yýl geçince mi? Neden?
Dinozorlar benim görüþe göre hayvan olarak yaratýldý..Bunlarýnda bir amacý Â (Tabiat bir görevleri) vardý.Ondan dolayý yaratýldý..Þuanda Evrimcilerin dayanaðý dinozorlardýr..
Dinozorlar yaþamasýydý diye düþünüyorum...Herkes fosil yakýtlarýný bilirler...
Bunlar nelerdir.?
A) Petrol
B) Kömür
Hayatýmýzda petrol ve kömür yok ?...
Bunlar olmaz olmazlar,Ulaþým,ýsýnma,teknoloji yani yaþamýn kaynaklarý olmazsa dünya karanlýk çaðýnda ilerlemek zorunda kalacaktý...
Yani rasgele bir oluþum olsaydý..Dünya karanlýk bir yaþamýn içinde çýkmak yerine derinlere dalmaya devam edecekti.Bu rasgele bir oluþ ise halen devam etmesi lazýmdýr..
Dinozorlar rasgele bir oluþum sonuçu ise dino masalýn diðer oyunlarý þuanda 21 yüzyýlda olmasý gereklidir.21 yüzyýlda Dino'ya benzeyen bir balýk türü ordaya çýkmamýþtýr...Tam tersi 21. yüzyýlda darwincilerin sýnýflandýramadýðý yeni türler orta çýkmýþtýr..Endonazya orman'ýnda bulunan kuþ,böcek ve hayvanlar...
Sudan karaya geçir formu kanýt olarak bizlere sunabilirler ama þu durumda sunduklarý sudan kara geçiþ formu bir balýk oldu..bu balýkta Avusturalya kýtasý Â yakýnlarýnda yakanlanmýþtýr..
Zaman'ýn evrimcileri "yolda dinozor bulsaydým bu kadar þaþýrmazdým" demiþtir.
Tabiat yaratýlan her canlý'nýn bir görevi vardýr.
"""""Japonya'da yýlanlarý toplular ve öldürüyorlar..yýlan kalmayýnca büyük baþ ve küçük baþ hayvanlarda  ( Ýnek,Koyun,kuzu,Öküz,Keçi) toplu ölümler olmaya baþlamýþtýr...Japonlar bu olayý araþtýrmýþlar,Sonuç bitkiler kendi özlerinde zehir bulundurduklarý ve bu zehirleri yýlanlar kendilerine aþýladýklarýný öðreniyorlar..............vs gib........"
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/8/81/ADN_animation.gif
"""""""""Evrimcilere sorduðum soruda DNA ve RNA nasýl oluþmuþtur.
Cevap alamadým........! (""Ol!" denince mi oluyor?"")
ÇÜRÜMÜÞ KEMÝKLER NASIL DÝRÝLECEK?
Mehmet'in sorularý devam ediyordu:
"Varsayalým ki, kâinatý Allah yarattý. Ýnsanlarý da yarattý ve imtihan için bu dünyaya gönderdi. Ýnsanlar bu dünyada bütün yaptýklarýndan dolayý bir hesap vermek için, öldükten sonra tekrar dirilmeleri gerekecek.
Ýþte aklýmýn almadýðý ve mantýðýmýn da reddettiði yer burasý... Ölmüþ, eti ve kemiði çürümüþ, belki de yeri yurdu kaybolmuþ bir insan tekrar nasýl dirilecektir? Bu bana imkansýz gözükmektedir.
Mehmet'e tebessümle baktým. Onun bu hali beni çok memnun etmiþti. Çünkü, sorularýn devam etmesi olumlu bir geliþmeydi.
"Mehmet, dedim. Biliyorum aslýnda, bu sorunun cevabýný, soru sorarken verdiðinin farkýnda mýsýn?
"Nasýl? der gibilerden bana baktý.
"Soruya; kâinatý ve insanlarý Allah'ýn yarattýðýný ve imtihan için dünyaya gönderdiðini varsayarak baþladým.
"Evet.
"Kâinatý, insanlarý yaratan ve insaný bir imtihan için dünyaya gönderen zat, öldükten sonra insaný tekrar diriltemez mi?
Önce sessizlik oldu. Hemen ardýndan, ben devam ettim.
"Ama bu soru sürekli soruluyor, bundan sonra da sorulacaktýr. Cevabý üzerinde de yeterince durmak lazýmdýr. Ayrýca bu sorunun tarihi bir geçmiþi vardýr. Þöyle ki;
Ubeyy bin Halef adýnda bir müþrik, eline çürümüþ bir kemik alarak Peygamberimizin (a.s.m.) huzuruna girer. Kemiði elinden ufalayarak, Peygamberimize gösterir ve der ki;
"Cenab-ý Hak bu kemiði diriltecek, öyle mi?"
Peygamberimiz (a.s.m.) ise:
"Evet," der. "Bu çürümüþ kemiðe, Cenab-ý Hak can verecektir."
Bunun üzerine, Yâsin Suresindeki 78 ve 79. Âyetleri iner. Bu âyetler, meâlen þöyledir;
"Ýnsan der; 'Çürümüþ kemikleri kim diriltecek?' Sen de 'Kim onlarý baþlangýçta inþa edip hayat vermiþ ise, o diriltecek."
Ayette dikkat çekilen nokta, insanýn dünyaya gelmesindeki, yani ilk yaratýlýþýndaki mükemmelliktir. Bütün insanlar, yokluktan bu varlýk âlemine çýktýðýna göre, öldükten sonra tekrar hayat bulmalarýnda da elbette bir zorluk yoktur.
Evet, haþir adýný verdiðimiz bu ikinci yaratýlýþ, belki de ilk yaratýlýþtan daha kolaydýr. Bediüzzaman Hazretleri, öldükten sonraki yaratýlýþýn kolaylýðýna dikkat çekerken verdiði bir misalde, bir ordunun ilk defa toplanmasý ile, toplandýktan sonra daðýlýp bir boru sesiyle tekrar bir araya gelmesini kýyaslamaktadýr. Ýlk toplantýda birbiriyle tanýþan ve bulunmalarý gereken yerleri öðrenen askerler, daha sonra daðýlsalar bile, kolayca bir araya gelebileceklerdir.
Bu hârika misaldeki ordunun erleri, insan vücudundaki zerrelere iþarettir. Ve bu zerrelerin ölüm ile daðýldýktan sonra Ýsrafilin Sur'u (haþirdeki zerrelere verilen toplanma emrine ait boru sesi) ile tekrar bir araya gelmeleri, elbette ilkinden daha zor deðildir.
Haþrin, yani öldükten sonraki yaratýlýþýn akýldan uzak görünmesi, genellikle ilk yaratýlýþtaki mükemmelliðin bilinmemesinden ve üzerinde fazla düþünmeyerek onun 'kolay ve sanatsýz' zannedilmesinden kaynaklanmaktadýr. Oysa ki günümüzün bütün týp otoriteleri, insanoðlunun anne karnýndaki 'hayat bulma mucizesi' karþýsýnda þaþkýnlýða düþmektedir.
Dr. Haluk Nurbaki, konuyla ilgili, þöyle demektedir:
"Ýnsanýn maddi hayatýnýn nasýl saklanacaðý ve öldükten sonra nasýl iade edileceði konusu akýldan uzak görülebilir. Ancak, bir insanýn maddi bütün özellikleri, bir toplu iðne baþýnýn on milyarda biri kadar olan küçük tohum kartlarýna (DNA'lara) yazýlabilir. Bu ilmi gerçek, kesinlikle doðrulanmýþtýr. Böyle bir tohum kartýnýn eðer toprakta geliþme þansý olsa idi, yeryüzüne gelmiþ ve gelecek olan bütün insanlarýn tohum kartlarýný bir bardaða doldurarak topraða atmak ve hepsini birden diriltmek mümkün olabilecektir.
"Toprak altýnda asýrlarca bozulmayan ve bu arada hiçbir canlýlýk emaresi taþýmayan virüsler, uygun bir ortamda tekrar hayat bulurken, vefat etmiþ insanoðlunun Cenab-ý Hakkýn emriyle tekrar hayat bulmamasýna imkân var mýdýr?
"Kâinatýn bütün mahlukatýyla kusursuz olarak yaratan Rabbimiz, o bir çay bardaðý dolusu þifreyi arza döküp, 'Ol' emriyle tek tek dirilterek Ýlâhi sahnede toplayacaktýr."
Bu kâinat kimin eseri?
 Bu kâinat kimin eseri?
Sohbetimizin aðýrlýk noktasýnýn tevhid (Allah'ýn birliði) olacaðýný biliyorduk. Bunun için, o sahada istisnai bir kitap olan Tabiat Risalesi'ni açarak okumaya baþladýk.
Kitap, güzel bir giriþ yaparak, kâinatýn yaratýlmasý konusunda ileri sürülen dört görüþü sýralýyordu:
"Birincisi: Kâinatý sebepler icat ediyor.
"Ýkincisi: Kinat kendi kendine teþekkül ediyor, oluyor, bitiyor.
"Üçüncüsü: Tabiidir, yani tabiat yapýyor.
"Dördüncüsü: Bir Kadir-i Zülcelâl'in (Allah'ýn) kudretiyle icad ediliyor."
"Evet, madem mevcudat var ve inkâr edilemez. Hem, her icad edilen þey sanatlý ve hikmetli olarak vücuda geliyor. Her halde bu mevcudu veya bu hayvaný, ya diyeceksin ki;
"1. Sebepler onu icad ediyor, sebeplerin toplanmasýyla o mavcut vücut buluyor.
"2. Veyahut o haycan, kendi kendine teþekkül ediyor.
"3. Veyahut, tabiatýn tesiriyle vücuda geliyor.
"4. Veyahut, Bir Kadir-i Zülcelâl'in (Allah'ýn) kudretiyle icad ediliyor."
"Madem aklen bu dört yoldan baþka bir yol yoktur. Evvelki üç yolun imkânsýz olduklarýný kat'i isbat edersek, mevcudatýn dördüncü yol olan Allah'ýn kudretiyle yaratýldýðý kesin olarak ortaya konmuþ olur.
Sýralamayý dikkatle tikip eden muhatabýmýzýn gözleri bir anda parladý:
"Çok güzel bir giriþ ve çok mantýklý bir sýralama" dedi. "Gerçekten, ilk üç yolun icad edemeyeceði isbat edilirse mesele yok."
Tekrar ediyoruz.
Tanzim þekli çok hoþuna gidiyor.
"Birinci yol (Birinci iddia): Esbab-ý âlemin içtimaiyle, teþkil-i iþya ve vücut-u mahlukattýr. (Yani, sebeplerin toplanmasý ve biraraya gelmesiyle, eþyanýn teþkil olmasý ve mahlukatýn vücud bulmasýdýr.)
Cevap: "Misâl: Bir eczahanede, gayet muhtelif maddelerle dolu, yüzler kavanoz þiþeler bulunuyor. O edviyelerden (þiþelerdeki ilâçlardan) ziyahat (hayat veren) bir macun (ilâç) istendi. Hem, hayatta hârika bir tiryak (panzehir) onlardan yapmak icabetti. Geldik o eczanede o ziyahat macunun ve hayattar tiryâkýn çoklukla efradýný gördük. O macunlardan herbirisini tetkik ettik. Görüyoruz ki; o kavanoz þiþelerden herbirisinden, bir mizan-ý mahsus ile, (hususi bir tartý ile) bir iki dirhem bundan, üç dört dirhem ötekinden, altý yedi dirhem baþkasýndan ve hâkeza... muhtelif (çeþitli) miktarlardan eczalar (maddeler) alýnmýþ. Eðer birinden, bir dirhem ya noksan veya fazla alýnsa, o mâcun, ziyahat olmaz; hâsiyetini (özelliðini) göstermez. O kavanozlar elliden ziyade iken, herbirisinden ayrý bir mizan ile alýnmýþ gibi, ayrý ayrý miktarlarda eczalar alýnmýþ.
"Acaba hiçbir cihette imkân ve ihtimal var mý ki, o þiþelerden alýnan muhtelif miktarlar, þiþelerin garip bir tesadüf veya fýrtýnalý bir havanýn çarpmasýyla devrilmesinden, herbirinden alýnan miktar kadar; yalnýz o miktar aksýn, beraber gitsinler ve toplanýp o mâcunu teþkil etsinler. Acaba bundan daha huraf, muhal, bâtýl bir þey var mý?"
"Ýþte bu misal gibi, herbir zihayat (canlý), elbette zihayat bir mâcundur, her bir nebat (bitki), hayatta bir tiryak gibidir ki; çok müteaddit eczâlardan, çok muhtelif maddelerden terkip edilmiþtir. Eðer esbaba (sebeplere), anâsýra (unsurlara) istinat edilse ve 'Esbab icad etti' denilse; aynen eczahanedeki macunun, þiþelerin devrilmesinden vücut bulmasý gibi, yüz derece akýldan uzak, muhal ve bâtýldýr."
Misâlin daha iyi anlaþýlmasý için, mevzuyu baþtan bir daha okuduk. Osmanlýca kelimeleri çok iyi anladýðý için, misali rahat kavrýyordu:
"Eczahanedeki, ilçalarýn, çeþitli ve ölçülü miktarlarda bir eczacý tarafýndan yapýlmasý gibi..." diye tekrar etti.
Tebessümle tasdik ettik:
"Evet, onun gibi... Herkesçe kullanýlan bir aspirin hapýný düþünelim. Belirli maddelerden, belirli ve hassas öçlülerle yapýlmýþ. Eðer o maddelerden yeteri kadar alýnacak yerde, az veya çok katýlsa, meydana çýkacak ilâç þifa vermeyecek ve aspirin özelliðini göstermeyecektir. Hal böyleyken, bir aspirinin yapýlabilmesi için, aspirini teþekkül ettirecek olan maddelerin, þiþelerin devrilmesiyle akýp, toplanarak aspirini meydana getirmeleri mümkün mü?"
Misafirimiz de tebessüm etti:
"Tabii ki deðil" dedi. "Bunu iddia eden insanýn, ilmi ve mantýðý bir tarafa koymasý lâzýmdýr."
Devam ettik:
"Kâinatta, insanýn emrine verilen ve onun istifadesi için yaratýlan milyonlarca unsurdan bir tanesini ele alalým ve onun yaratýlýþ hikmetlerini ve tanzim hârikalarýný düþünelim. Meselâ bir elmayý ele alalým:
"Son derece tatlý görünüþüyle insanýn yeme iþtahýný celbeden 'bir elmanýn içindeki vitamin, insanýn bir günlük ihtiyacý kadardýr' (Ýnsan ve Hayat, Dr. H. Nurbaki) insanýn mahiyetini bilen bir kudret sahibi, elmayý bu þekilde programlamýþtýr.
"Elmayý, sahip olduðu C vitaminini çürütmemek için artý iki demir konulmuþtur. Eðer bu demir olmasa, C vitamini bir müddet sonra bozulacaktýr.
"Öte yandan, C vitamini muhafaza etmek için elmanýn ihtiva ettiði bol miktardaki meyve asidi, midede asidi arttýrýcý, yani sindirimi rahatsýz edici tesir yapmaktadýr. Bunun için elmaya, karbonat iyonu da konulmuþtur. Bir elma yediðiniz zaman gerinirsiniz. Bunun sebebi, elmanýn içerisinde bulunan karbon iyonudur. O Kudret Sahibi, elmayý bizim soframýza hazýr hâle getirmiþtir. Ýnsaný bilmeyen, tanýmayan, onun arzu ve isteklerinden haberi olmayan cansýz, þuursuz maddeler (sebepler), böylesine mükemmel ve hârika bir meyveyi nasýl vücuda getirebilir?"
Elimizdeki Tabiat Risalesi'nden, muhlukatýn akýlsýz ve þuursuz sebepler tarafýndan icad edilmesinin mümkün olmadýðýný gösteren iki misâl okuduðumuzda, misafirimizin:
"Bu kadar kâfi" der gibilerinden baþýný salladýðýný gördük:
Bundan sonra kâinatýn, bitkilerin veya insana kadar varabilen diðer canlýlarýn kendi kendine teþekkül edebileceði konusundaki iddialarýn mümkün olmadýðýný gösteren kýsmý okumaya baþladýk.
Tabiat Risalesi'ndeki bu bölümde, þöyle deniyordu:
"Ýkinci yol (Ýkinci iddia): (Þu kâinat) kendi kendine teþekkül ediyor, þeklindedir. Bu yolun da imkânsýz olduðunu gösteren misallerden biri þudur:
"Senin vücudun bin kubbeli hârika bir saraya benzer ki, her kubbesinde taþlar, direksiz birbirine baþ baþa verip, muallakta durdurulmuþ. Belki senin vücudun, bin defa bu saraydan daha aciptir. Çünkü, o saray-ý vücudun, dâima kemâl-i intizamla tazelenmektedir. Gayet hârika olan ruh, kalb ve mânevi letâifden kat-ý nazar, yalnýz cesedindeki taþlar gibi birbirleriyle kemal-i mavazene ve intizam ile baþ baþa verip, hârika bir bina, fevkalâde bir san'at, göz ve dil gibi acip birer mucize-i kudret gösteriyorlar. Eðer bu zerreler, þu âlemin ustasýnýn emrine tâbi birer memur olmasalar; o vakit herbir zerre, umum o cesetteki zerrelere hem hâkim-i mutlak... hem herbirisine mahkûm-u mutlak... hem her birisine misil... hem hâkimiyet noktasýnda zýd... hem yalnýz Vâcib'ül-Vücûda mahsus olan ekser sýfatýn masdarý, menbaý... hem gayet mukayyed... hem gayet mutlak bir surette olmakla beraber sýrr-ý vahdetle yalnýz bir Vâhid-i Ehadin eseri olabilen gayet muntazam bir masnu-u vâhidi, o hadsiz zerrata isnat etmek; zerre kadar þuuru olan, bunun pek zâri bir muhal, belki yüz muhâl olduðunu derkeder."
Misali okuduktan sonra cümle cümle tahlil etmeye baþladýk:
"Yukarýdaki satýrlar, insan vücudunun akýllý insanlar eliyle yapýlan kubbeli bir saraydan daha muhteþem olduðunu, çünkü o vücuttaki zerrelerin bir taraftan ölüp, diðer taraftan tekrar yerlerine konarak tazelendiðini ifade ediyordu. Üstelik devamlý olarak tazelenen o zerreler, çok hassas bir ölçü dahilinde baþ baþa vererek göz ve dil gibi mucizeleri meydana getiriyordu. Bu arada yaptýklarý eserlerin mutlaka bir plâný, programý bulunmasý gerektiðinden, o plânlara uymak için birbirlerine emir verecekler ve bu arada kendileri de emir altýnda çalýþacaklardý. Kýsacasý eðer bu hârika iþleri zerreler beceriyorsa, her bir zerrede sadece Allah'a mahsus bir ilmin, irade ve kudretin bulunduðunu kabul etmek gerekiyordu. Tam mânâsýyla kusursuz olduðu bilinen eserlerin, tam mânâsýyla þuursuz olduðu görülen zerreler tarafýndan yapýldýðýný iddia etmek elbette akýl sahiplerinin iþi deðil."
Birkaç defa ele aldýðýmýz bu misal, konuya açýklýk getirmiþti. Buna raðmen izin isteyip ayný konudaki ikinci ve üçüncü misalleri de okuduk. Ayrýca hücrelerin yapýsýna deðinmiþ, hücre çekirdeklerine, kromozomlara ve DNA adý verilen Ýlâhi computer programlarýna kadar inerek, onlardaki hârika nizamýn kendilerine ait olamayacaðýný göstermeye çalýþtýk.
Bir ara arkadaþým devreye girerek:
"Ýlmi, neden kuru bir ilim adýna okuturlar anlamýyorum" dedi. "Ýlmi âlimiyle, sanatý da sanatkârýyla okutmalarý lâzým ki, insan kendini daha iyi anlasýn ve yaratýlýþýndaki hikmetleri öðrenebilsin. Yoksa insan, insana, etiyle kemiðiyle ve maddesiyle deðer verecektir."
Muhatabýmýz:
"Evet" dedi. "Bu söylediklerinizde hakikat payý vardýr."
Mevzumuza konu olan son þýkka devam ettik:
"Üçüncü yol (üçüncü iddia): (Kâinatý) tabiat iktiza ediyor, tabiat yapýyor."
Tabiat Risalesi'nde bu mevzuya açýklýk getirmek için de üç misâl verilmiþti. Bunlardan biri þöyleydi:
"Gayet vahþi bir adam, muhteþem bir kýþla dairesine girer. Gayet muntazam bir ordunun umumi, beraber tâlimlerini görür. Bir neferin hareketleriyle; bir tabur; bir alay, bir fýrka kalkar, oturur, gider. Bir ateþ emriyle ateþ ettiklerini müþahede eder. Onun kaba, vahþi aklý, bu kumandanýn, devletin nizamiyle ve kanun-u pâdiþâhi ile kumandasýný anlamayýp inkâr ettiðinde, o askerlerin ipler ile birbirlerine baðlý olduklarýný tahayyül eder. O hayali ip, ne kadar hârika bir ip olduðunu düþünür; hayrette kalýr. Sonra gider, Ayasofya gibi gayet muntazam bir câmie, Cuma gününde dahil olur. O camaat-i Müsliminin, bir adamýn sesiyle kalkar, eðilir, secde ederek oturduklarýný müþahede eder. Mânevi ve semâvi kanunlarýn mecmuundan ibaret olan Þeriatý ve Þeriat sahibinin emirlerinden gelen manevi düsturlarý anlamadýðýndan, o cemaatin maddi iplerle baðlandýðýný ve o acip ipler onlarý esir edip oynattýðýný tahayyül ederek, en vahþi insan suretindeki canavar hayvanlarýn dahi güldürecek derecede maskalarý bir fikirle çýkar, gider.
"Ýþte ayný bu misal gibi: Sultan-ý Ezel ve Ebedin (Cenab-ý Hakkýn), hadsiz cünudunun (askerinin) muhteþem bir mescidi olan þu kâinata, mahz-ý vahþet (vahþetin tâ kendisi) olan inkârlý fikr-i tabiatý (tabiatçýlýk fikrini) taþýyan bir münkir giriyor. O Sultan-ý Ezelinin hikmetinden gelen nizamât-ý kâinatýn mânevi kanunlarýný, birer maddi tasavvur ederek, ve Saltanat-ý Rububiyetin kavâni-i itibariyesi ve o Mabud-u Ezelinin Þeriat-ý Fýtriye-i Kübrasýnýn manevi ve yalnýz mevcud-u ilmisi bulunan ahkâmlarýný düsturlarýný birer mevcud-u hârici ve maddi birer madde tahayyül ederek Kudret-i Ýlâhinin yerine, o ilim ve kelâmdan gelen ve yalnýz vücud-u ilmisi bulunan o kanunlarý ikame etmek ve ellerine icad vermek, sonra da onlara 'tabiat' nâmýný takmak ve yalnýz cilve-i kudret-i Rabbaniye olan kuvvetli, bir zikudret ve müstakil bir kadir telâkki etmek, misaldeki vahþiden bin defa aþaðý bir vahþettir."
Bu son iddianýn üç misali okunup izah edildikten sonra, kendisi de ne anladýðýný ifade ile bazý izahlarda bulundu. Mevzuun ele alýnýþý ve anlatýþ tarzýný fevkalâde beðenmiþti. Hattâ bir ara:
"Böyle olmalý efendim" dedi. "Ýnsaný âdeta doyuruyor. Böylesine önemli konularý, önemli insanlardan dinlemek lâzýmdýr. Ehliyetli olanlar anlatmalý. Ýzah edeyim derken, hem konuyu, hem de kendisini mahvedene insanlarý neden konuþtururlar bilmem ki?"
Ev sahibimiz hemen devreye girdi:
"Efendim, çok haklýsýnýz, ama Cumhuriyetten sonra din âlimlerine söz hakký verilmemiþ ki konuþsunlar. Konuþanlar da kaþ yapayým derken göz çýkarmýþlar."
Misafirimiz:
"O da ayrý bir konu" diyerek sözü geçiþtirdi.
Son masilamize küçük bir ilave olsun diye müsaade istedim. Ve ilâve ettim:
"Önce 'tabiat' denilen kavramý tarif etmek lâzýmdýr. Tabiat; su, toprak, hava ve güneþtir. Isýsý ve ýþýðýyla birlikte tabii ki. Baþka bir ifadeyle de yüz yedi elementtir. Þimdi, yaratýcý olarak sýk sýk adýndan söz edilen tabiata sorsak:
"Ýnsanlarý yapabilir misin?"
"Hayýr."
"Bitki ve hayvanlarý icad edebilir misin?"
"Hayýr."
"Güneþ sistemimizi dizebilir misin?"
"Hayýr."
"Milyarlarca yýldýzlarý, galaksileri tanzim edebilir misin?"
"Hayýr."
"Kâinata hârika bir intizam ve muhteþem bir sistem vermek için kanunlar koyup, iþletebilir misin?"
"Hayýr."
"Zaten tabiat denilen þey de kâinatýn kendisi deðil mi? Öyleyse, kâinatýn da kendi kendine yapamayacaðýný gördük. Peki bu tabiat denilen güç, kuvvet nedir? Eðer tabiata hükmeden bir güç ve kuvvet varsa, o zaten kâinatýn kendisi olamaz. Tek yol, kâinat cinsinden olmayan bir kudret olmasýdýr ki, o da Cenab-ý Haktýr.
"Ýlim, irade ve kudret sahibi olmayan âciz bir tabiat, elbette Hâlýk olamaz."
Büyük Patlama
 Büyük Patlama
Konuyu özet olarak toparlama çalýþalým:
"Big Bang, kâinatýn baþlanýgýcý ile ilgili olarak hâlen astronomi çevrelerince kabul görmeye devam eden teorilerin genel bir ismidir. Big Bangin esasý, kâinatýn bir baþlangýcý olduðu gerçeðine dayanmaktadýr.
"Büyük Patlama' olarak da bilinen Big Banga göre uzay ve galaksiler, baþlangýçta sýcak ve sýkýþýk tek bir madde olarak yaratýlmýþtý. Bu madde dehþetli bir patlamayla uzaya serpildi. Bunlar, kâinatý teþkil edecek olan enerji ve madde parçacýklarýydý. Sonra, madde parçacýklarý ve radyasyon, kurulmakta olan kâinatýn modeline uygun þekilde ve nisbette taksim edildi. Zemin hazýr olunca atomlar, önceden tayin edildiði aþikâr olan düzenli bir model üzerine kuruldu. Fizik ve kimya kanunlarý olarak bildiðimiz mekanizmalar iþletildi. Proton, nötren ve aðýr elementler husule geldi. Yýldýzlar doðdu, güneþ ortaya çýktý. Galaksiler teþekkül etti.
"Son yýllardaki araþtýrmalar, kâinatýn hýzla geniþlediðini, galaksilerin birbirinden uzaklaþtýðýný göstermektedir. Bu geniþleme olayý tersine çevrilse, bir büzülme gürelecek ve bütün kâinat bir madde hâline gelecektir.
"Bu araþtýrmalar, kâinatýn bir 'sýfýr' noktasýndan baþladýðýný göstermektedir.
"Kur'ân-ý Kerim'de, göklerin ve yerin altý günde, dünyamýzýn ise iki günde yaratýldýðý ifâde edilmektedir.
"Tabi buradaki gün tabiri, Allah'ýn bildiði 'devir ve safha' mânâsýndadýr. Kur'ân'da bizim günümüzle 'bin' hatta 'elli bin' seneye denk olan günlerden bahsedilmektedir. Yani Kur'ân'daki bu ifadeler, yaratýlýþ safhalarýna iþarettir.
"Cenab-ý Hak, ilk önce su gibi akýcý olan ve kâinatýn her tarafýný kuþatmýþ bulunan 'esir' maddesini yaratmýþ, gökleri ve yerleri bu 'esir' maddesinden inþa etmiþtir.
"Asrýmýzýn çok kýymetli bir âlimi olan Bediüzzaman Hazretleri de kâinatýn ilk yaratýlýþ maddesi olan cevherin ne olduðu konusuna, Hud Sûresinin 7. âyeti ile iþaret ederek þöyle demiþtir. 'Cenab-ý Hakkýn arþý, su hükmünde olan esir maddesi üzerinde imiþ. Esir maddesi yaratýldýktan sonra, Saniin ilk icatlarýnýn tecellisine merkez olmuþtur. Yani, esiri halkettikten sonra cevher-i ferde (atomlara) kalbetmiþtir."
"Bediüzzaman, eserin mahiyetinden bahsederken, akýcý bir su gibi, mevcudatýn aralarýna nüfuz etmiþ bir maddedir görüþünü ileri sürmektedir. Ayrýca, elektrik, ýþýk, sýcaklýk ve çekim kuvveti gibi lâtif ve akýþkan maddelerin esirden yapýldýðýna ve böylece kâinatýn her tarafýna yayýldýðýna iþaret etmektedir. (Detaylý bilgi için bak, Ýþârât'ül-ÃŽ'caz s. 194; Sözler s 605.)
"Esir maddesi, hiçlikten yaratýlmýþ sonra Cenab-ý Hakkýn ilk icatlarýna temel olmuþ ve atomlar bu maddelerden halkedilerek gaz, sývý ve katý hallerde hizmete koþturulmuþtur. Ýlk olarak katýlaþýp, hizmete hazýrlanan gezegen ise dünyamýzdýr.
"Gökyüzündeki yýldýz ve gezegenler, uzun müddet önce gaz, sonra sývý halinde bir ateþ kütlesi olaraka kaldýðý halde, yeryüzü hesnidne evvel katýlaþýp kabuk baðlamýþ ve hayata zemin teþkil etmiþtir. Bu itibarla dünyamýzýný yaratýlýþý ýve teþekkülü, semavattan ve diðer gezegenlerden evveldir.
"Arz ve semavat birbirine yapýþýk idiler. Sonra biz onlarý birbirinden ayýrdýk' meâlindeki âyetin ifâdesinde, baþlangýçta dünyamýzýn ve semavatýn birbirlerine yapýþýk olduklarý ve sonra birbirlerinden ayrýldýklarý anlaþýlmaktadýr. Bu ifade, modern ilmin izahýna da çok uygun düþmektedir."
Verdiðim bilgileri dikkatle takip eden yol arkadaþým, sözümü yine yarýda keserek:
"Çok þaþýrdým doðrusu hocam" dedi. "Esir maddesi hakkýnda söylediklerinizi hiç duymamýþtým. Kâinatýn ilk maddesi olmasý mantýklý bir açýklama."
"Efendim, Enbiya Sûresinin 30. âyetinde, 'Her þeyi sudan yarattýk' þeklindeki ifâdeyi, birçok âlim, 'Bu su, esir maddesine iþarettir' demiþtir. Çünkü esir maddesi su kadar akýþkan, ince ve lâtif bir maddedir."
"Hocam, yine de ben bu 'yoktan yaratma' ifadesini kabullenemiyorum. Yani birþey nasýl 'yoktan' yaratýlýr. Yok demek, maddesiz demektir. Diðeri ise 'inþa', yâni yaratýlmýþ unsurlarý biraraya getirmek suretiyle yeni bir mahluk ortaya çýkarmak, yaratmaktýr.
"Bütün maddenin özünü meydana getiren ve kâinatýn ilk cevheri durumunda bulunan 'esir' maddesi yoktan yaratýlmýþtýr. Bu madde, Ýlâhi hikmetle infilak ettirilmiþ, atom, enerji ve diðer temel parçacýklar vücuda getirilmiþtir. Bu ilk yaratma iþi, bir defaya mahsus olmak üzere yapýlmýþ ve 'inþa' dediðimiz, eþyanýn mevcut elementlerden yaratýlmasý kapýsý açýlmýþtýr.
"Artýk þu an, zerratýn 'yok'tan yaratýlmasý bahis mevzuu deðildir. Ýlk yaratýlýþa madde lâzým olduðu kadarýyla bir defaya mahsus olarak yaratýlmýþtýr. Ancak her baharda yeniden vücut bularak canlanan milyonlarca bitki ve aðaç; þekil, renk, model, koku ve aðaç, bir bahar öncesinin durumuyla týpa týp aynýsý deðildir. Bunlar her bahar 'yok'dan yaratýlmýþtýr.
"Fakat, 'Ol' emriyle, 'Yok'dan yaratýlmýþ hususunun mâhiyetini iyi bilmek lâzýmdýr. Bir kere bize göre yok olan bir þey, maddi bir vücut sahibi olmasa da, Allah tarafýndan bilinmektedir. Çünkü, Cenab-ý Hakkýn ilim sýfatý muhittir, yani her þeyi içine alýr. Dolayýsýyla, Ýlâhi ilim dairesinin dýþýna hiçbir þey çýkamaz. Bu ilim dairesinden maddi vücut dairesine çýkan bir þey, bize göre 'yok'dan var edilmiþtir. Ama bunu hiçbir zaman mutlak 'Yok'luk þeklinde tasavvur edemeyiz."
"Bu önemli düðümü biraz daha açar mýsýn?" der gibilerden:
"Yani?" diye açýklama istedi.
"Þöyle diyelim" diye devam ettim. "Bir þeyin modeli, örneði, misli ve emsâli hiç yokken yaratýldýðýný düþünelim. Bu hâdise bize göre 'Yok'dan, hiçlikten yaratýlmaktýr. Ancak bize göre modeli ve emsâli olmayan bu þey, Ýlâhi ilim dairesinde mevcuttur. Bu mahluk, maddi bir vücut giyip, madde âlemine çýkmayýnca, biz onu bilemiyoruz. Çýkýnca da, hiçlikten yaratýldý diyoruz. Fakat bu bizim akýl kapasitemizin tesbitidir. Ve bize göre yokluktan yaratýlmýþtýr. Ýlâhi ilim dairesine göre deðildir. Çünkü, onun dairesinde o mevcuttur. Yalnýzca vücut giymemiþtir.
"Ya 'yok' etmek? Yani, mevcut bir madde nasýl 'yok' olur?
Aslýnda muhatabým bu sorusuyla þuraya varmak istiyordu: "Allah, mevcut bir maddeyi nasýl yok eder? Yok ediyorsa, örnek gösterin. Edemiyorsa (hâþâ) bir þeyi yok edemeyen, nasýl yaratýcý olur?"
Ses tonundan bu niyetini anlamýþtým.
"Her baharda yeniden yaratýlan milyoncalarca bitki ve aðacýn dal, yaprak ve meyvelerinin tipi, kokusu, þekli, modeli ve kendilerine has hususi tarzlarý, kýþ mevsimiyle birlikte 'yok' olmaktadýr.
"Sobaya bir odun atalým ve yakalým. Odunun kül olduðunu görürüz. Bu esnada odunun ebadý, aðýrlýðý, kokusu, rengi ve tipi 'yok' olmuþtur. Belki külünü, çýkardýðý enerjiyi ve dumaný toplasak tekrar odunun aðýrlýðýný bulabiliriz, ama onun renk, desen ve koku gibi diðer vasýflarýný geri getiremeyiz. Çünkü onlar 'yok' olmuþlardýr.
"Astronomi âlimlerince son yýllarda yapýlan birtakým araþtýrmalar, dünyamýzdan çok defa büyük olan bazý yýldýzlarýn 'karadelik' adý verilen ve mahiyeti bilinmeyen bir yere girerek kaybolduklarýný ve madde âleminden çýktýklarýný göstermektedir. Bu karadeliðin çekim gücünün sonsuza yakýn olduðu ifade edilmektedir. Karadelikler, sýcaklýðý, ýþýðý, sesi ve her türlü radyasyonu bir anda yutarak yok etmekte ve dev yýldýzlarýn içine düþüp yok olduðu dipsiz bir kuyuyu andýrmaktadýr. Bu açýdan karadelikler, ebedi bir âleme geçiþ kapýsý olarak deðerlendirilebilmektedir."
Parmaklarýný birbirine kitleyerek derin bir nefes aldýktan sonra:
"Biliyor musun hocam" dedi, "bu anlatýlanlar beni tam tatmin etmiþ deðil. Ancak, bugüne kadar duyduðum en mantýki izahlar."
Ardýndan, kendi içinde sorulan bir soruya cevap veriyormuþ gibi:
"Daha çok uzun bir yol var" dedi, fýsýltý hâlinde...
Bizi, arkamýzdaki koltuklardan dinleyen genç bir yolcu, sohbete karýþarak:
"Hocam" dedi, sert ve heyecanlý bir sesle. "Biz Allah'ý görmüyoruz. Ama, maddeyi görüyoruz, tutuyoruz. Görünmeyen Allah, nasýl olur da mevcut maddeye tesir eder, ona rota verir, onu tanzim eder? Bu mümkün mü?"
Yanýmdaki arkadaþýmýn, kendisine bir destekçi bulduðu için sevineceðini sanmýþtým. Ama, suratý bir anda asýldý ve gence ters ters baktý. Þaþýrmýþtým. Sonradan anladým ki, gencin sert çýkýþýný, sohbet ve nezaket kurallarýna uygun bulmadýðý için sevmemiþ.
Cevap vermeye çalýþtým:
"Bir padiþah, sahibi olduðu ülkesine hükmetmek için kanunlar hazýrlar ve halkýný itaati altýnda bulundurmak için de kanunlarý tatbik edecek görevliler bulundurur.
"Ülkenin nizamý ve huzuru için gerekli olan kanunlar konduktan ve asayiþ saðlandýktan sonra, rota çizilmiþ demektir. Artýk, kanuna aykýrý hareket edeni padiþah deðil, ilgili kanun maddesi gereði güvenlik kuvveti yakalar, hâkim de ceza verir. Padiþahýn bizzat gidip o iþ için uðraþmasýna veya ortada görünmesine gerek kalmamýþtýr.
"Ýþte þu kâinatý yaratan Rabbimiz de, koyduðu umumi ve muhteþem kanunlarla âlemin nizamýný saðlamýþtýr. Bu nizama en küçük atomdan, milyarlarca yýldýzý bulunan galaksilere kadar her yaratýlan þey tâbi olmuþtur. Herþeyin hakký ve hukuku bellidir. Herþey emirber nefer gibi, o muhteþem sistemin içinde hareket eder.
"Kâinatýn baþlangýcýnda konan bu nizam, ayný ihtiþam ve âhenk içinde devam etmektedir. Eðer bir zerre, kandine verilen rotadan sapsa, kâinat çalkalanýr, kýyameti koparýr.
"Kâinata tefekkürle bakan akýl sahipleri, her iþin içinde Sultan-ý Kâinatýn Kudret elini görecektir."
Genç yolcu, ya cevaba itiraz etmek veya yeni bir soru sormak için hazýrlanýyordu ki, yanýmdaki arkadaþým hemen devreye girerek:
"Þu görünmeme konusunu konuþalým" dedi. "Allah varsa, neden görünmüyor? Hem Allah nasýl bir þey? Neye benziyor?"
Sohbet ilerleyip oldukça ilmi bir havaya bürünmüþtü. Yol arkadaþýmýn artýk beni daha iyi takip ettiðini, ciddi bir tavýrla dinlediðini, kuru ve peþin hüküm vermekten kaçýndýðýný görüyordum. Baþlangýçta beni zor duruma düþürmek için yönelttiði sorular, artýk tamamen onlarýn cevabýný bulmak ve kendi bilgileriyle karþýlaþtýrmak gayesine taþýyordu. Aklýna ve mantýðýna uygun gelmeyen bir tarafý görünce sorusunu tekrarlýyor veya bazý noktalarýn daha iyi açýklamasý lâzým geldiðini belirtiyordu.
Sorusuna cevap vermeye kalmadan, otobüsümüz yemek molasý için turistik bir lokantanýn önüne yanaþtý. Birlikte inerek tenha bir köþeye çekildik.
:::::..:::::::......:::KAYNAKLAR:::...::::....:::: :...:::::....:::::..:
KENDÝNÝ ARAYAN ADAM
DÜZCELÝ MEHMET
Halit ERTUGRUL
ozgur_beyin
02-02-2007, 10:59
mete , Haluk nurbaki dinden çok deðiþik elbise çýkarabilen usta! bir terzidir.
onu referans gösterdinmi ? savunmalarýný çöpe atmýþ olursun.
nurbaki, bilimden anlamayan saf müslümanlara ''her þey kuranda var''
yalanýný iyi yutturmuþtur. umarým bunu biliyorsundur.
simonuniti
02-02-2007, 12:12
metee:
Dinozorlar yaþamasýydý diye düþünüyorum...Herkes fosil yakýtlarýný bilirler... A) Petrol *B) Kömür
bre kardesim dinazorlar vardi diye petrol komur yok,o sadece kucuk bir parcasini olusturuyor,olmasa idi *dinazorlar gene de petrol ve komur olacakti
Fosil Yakitlar Bitki,hayvan kalintilariyla ve yeryuzundeki elementlerin birlesimiyle olusur........Hayvanlar in etkisi vardir ama hayvan diyince senin aklina sadece Dinazor gelmesin kardesim,bir hamam boceginin bile katkisi vardir,,
buna ek olarak fosil yakitlarin olusumu icin bakterilerin de yardimi olmadan olmaz..Unutmadan Sicaklik ta gerekli((((sadece dinazor degilmis gerekli
olan ))).Iste Dinazorlar vardi da petrol,komur,dogalgaz oldu..yaw birak allani seversen kardesim,Bu anlattiklarin Fen Bilgisi Kitaplarinda var...Cocuklar daha kolay anlasin diye boyle basit anlatirlar,,
Yani rasgele bir oluþum olsaydý..Dünya karanlýk bir yaþamýn içinde çýkmak yerine derinlere dalmaya devam edecekti.Bu rasgele bir oluþ ise halen devam etmesi lazýmdýr..
bilim rasgele olusum diyince senin anladigin bu mu?merak ettim
Tam tersi 21. yüzyýlda darwincilerin sýnýflandýramadýðý yeni türler orta çýkmýþtýr..Endonazya orman'ýnda bulunan kuþ,böcek ve hayvanlar...
siniflandiramadigi demek yanlis olur sayin kardesim,bir kusa isim vermek cok mu zor?Orda YARATIK bulmadik sadece daha once bilinmeyen turler ortaya cikti hepsi bu...en basit bir haberi alip boyle yun yumagina cevirerek bir yerlere varma hos bise degil ,bulundugu gune kadar
bilinmiyorsa bunda bilimin ne sucu var,,,
saygilar
liopleurodon
02-02-2007, 13:57
metee, boþ laf üretiyorsun sadece.. Sen kime sordun, DNA ve RNA nasýl oluþmuþtur diyerekte cevap alamadýn........!
http://www.resa.net/nasa/origins_life.htm
>>> Kâinatýn bütün mahlukatýyla kusursuz olarak yaratan Rabbimiz, o bir çay bardaðý dolusu þifreyi arza döküp, 'Ol' emriyle tek tek dirilterek Ýlâhi sahnede toplayacaktýr.
Sizin türünüz eskiden darý görürdü hayalinde.. Ýnsan vücudundan geriye DNA Filan kalmaz çürüme sürecinde..
>>Yani rasgele bir oluþum olsaydý..Dünya karanlýk bir yaþamýn içinde çýkmak yerine derinlere dalmaya devam edecekti.Bu rasgele bir oluþ ise halen devam etmesi lazýmdýr..
Zaten devam ediyor, etmediðini nerdne çýkardýn?
>>> Dinozorlar rasgele bir oluþum sonuçu ise dino masalýn diðer oyunlarý þuanda 21 yüzyýlda olmasý gereklidir.
Evet, masalýn diðer oyunlarý sürüyor, ama yüzyýl deðil, yüz bin yýl ile. En son, 200 bin yýl önce insan masalý baþladý örneðin..
>>> 21 yüzyýlda Dino'ya benzeyen bir balýk türü ordaya çýkmamýþtýr...
Bir iþlemin sonucu, girenlere baðlýdýr. Dünzorolarýn ortaya çýkmasýný saðlayan girenleri tekrar toplarsan karþýna gene dinozorlar çýkacaktýr. Ama o "girenler" artýk dünyada mevcut deðildir, iþte anlamadýðýn þey bu. Bak ne diyorsun: 2 kere 2 *= 4 ediyor, ama 2 kere 5 dört etmiyor, demekki matematik çürütülmüþtür.. Ýþte söylediðin þey bu kadar abes, boþ bir mantýk..
>>> Tam tersi 21. yüzyýlda darwincilerin sýnýflandýramadýðý yeni türler orta çýkmýþtýr..Endonazya orman'ýnda bulunan kuþ,böcek ve hayvanlar...
Keþfedilip sýnýflandýrýlmamýþ hiç bir tür yoktur metee, sallama.. Bu sýnýflandýrma dediðin þey tam olarak benim ihtisasýmdýr, eðer varsa öyle bir þey, yolla, ben sana sýnýflandýrýrým.. Ýstersen kendin gel, seni homoahmakussalakus sýnýfýna dahil edeyim..
Diðer yandan, keþke petrol olmasaydý.. Çünkü petrol yakma sevdamýz sonumuzu getiriyor hýzla.. Ama velakin, dinozorlardan petrol olanlarýn oraný, tahminen binde birdir ancak.. Buna ne dersin?
Sevgili metee hocam,
gozunu seveyim...
Bugun bilimin dogru bildigi yarin yanlis olabilir, degisebilir. Belki evrim teoriside curur ama bunun yerine gelecek sey Islam degildir, tanrida degildir. *Diger merak ettigin konular icin sana Ufoloji'yi arastirmani tavsiye ederim.
souk_temas
03-02-2007, 04:01
ben 3d max de kendi yarattýðým sanal dünyalarýn tanrýsýyým ben o esnada ne olsun istersem o olur yardýmcý programcýklarla istediðim her þeyi yaratýr hareket verir canlandýrýrým þimdilik böyle yarýn insan dna yýda programlamayý dna yý oluþturmayýda cözecek ve herhalde inanç denen saçmalýkta tarihin derinliklerine gömülecek
inanç tarihe karýþsýn ben varým!... birþeylere inanmak deðil, bilmek lazým.... ve kendin söyledin dünyalar yaratýp tanrýsý olduðunu... bizim inançtan öte, üst evrenleri araþtýrýp bizi tasarlayanlarý öðrenmemiz lazým deðil mi o zaman??? (ki onlar bizim ruhumuzdur derim ben)... ve bu tasarýmcýlarýn en yukarda tek bir fenomene (ALLAH) baðlandýðýný düþünemez miyiz......
spartacus
03-02-2007, 13:37
Sevgili souk_temas
Hoþgeldin.
"bizim inançtan öte, üst evrenleri araþtýrýp bizi tasarlayanlarý öðrenmemiz lazým deðil mi o zaman???"
"ve bu tasarýmcýlarýn en yukarda tek bir fenomene (ALLAH) baðlandýðýný düþünemez miyiz......"
Düþünebiliriz ama bilmek farklý bir þey gördüðün gibi. Varsayýmlar mý evet, varým, ama bilmek mi, somut olmalý...
En üst ne demek? Peki o en üstünde, bir baþka üstün fenomeni olduðunu düþünemezmiyiz? Bizi buna iten sebeb ne, en üst fenomen dediðimiz þeye biçtiðimiz misyon, aslen en alt dediðimiz fenomenin ta kendiside olabilir. Aksi, en alt dediðimiz bir evvel, bir üst fenomene muhtaç ise, yine ortada bilinmeyen ve çýkýp ayný yere geldiðimiz bir sorunla karþýlaþýrýz, bu üst fenomen henüz üst fenomen deðilken yani onun baðýl alt fenomenleri yok iken ve daha hiç bir fenomen yok iken nasýl olduda bir fenomen olabildi? Eðer þunu der isek, o üst fenomen olma misyonunu alt fenomenin ihtiyacýndan almýþtýr, Onu üst fenomen yapan, alt fenomendir ve bu halde, üst fenomen alt fenomenin ihtiyacýndan doðmuþtur... *Düþünebiliriz, peki düþünmemiz bilgiye ne kattý, henüz bir yol, belki bir varsayým ama nereye kadar varsayýp düþüneceksiniz.
Her fenomen bir baþka fenomenin bir parçasý-baðýl olmalý deðil mi?
Deðilse, en üst fenomen de anlamsýzdýr, üste yada alta gerek yoktur, varlýðýn kendisi bir fenomendir, ona baþka bir fenomen arayabiliriz, bu sorun deðildir, düþünmemiz gereken üst yada alt deðil, içiçeliktir-birbirine olan baðýllýktýr, bu yok ise fenomenin anlamýda yoktur, zaten fenomen olarakda ele alýnamaz, birisi yoksa öbürüde yok, alt yoksa üstde...
Sevgili spartacus hocam,
dusun insanoglu birgun dusunen ve kendini gelistiren sosyal robotlar yapip bir gezegene birakiyor. Insan gibi davranan robotlar degil, kendi kendilerini daha iyi hal getrebilen bir takim robotlardan bahsediyorum. Robot kelimesini kullanmamin sebebide, robotun programlanan mekanizma anlamina gelmesidir. O gezegende sadece elektrik ureten bitkiler ve topraktaki mineralleri motor yagina ceviren bir takim baska canlilar var. Bu robotlar bi sure sonra benzeri sorular soracaklardir birbirlerine. Bunun imkansiz oldugunu soyleyemeyiz. Peki bu durumda bu robotlarin yasadigi (!) gezegenin biyolojisi nasil olucakti? Nasil bizim teknolojimiz carklar, zemberekler, elektronik, mikrocip, hidrolik ise, onlarinda biyolojisi boyle olucakti. Bu robotlarin ustunde (onlarin aciklayamayacagi bicimde dusunen, yasayan) insanlik denen bi fenomenin olmasi bizimde bir yaraticimiz oldugunu garanti etmez.
Öncelikle cevap veren arkadaþlara teþþekürü bir borç bildiðim için defalarca teþekkür etmekten býkmadým.. :)
:idea: * :idea: * :idea:
Verilen tüm cevaplarý okudum ,kaynak olarak gösterilen Resa.Net sitesini de inceledim..Tatmin edici bir cevap alamadým..
Ama güzel cevaplar var... *:idea:
Arkadaþýn bir UFOLOJÝ ile uðraþmamý tavsiye edmiþ... Dostum biz o konularýda okuduk ve ilgilendik..Ama boþ bir heves olduðunu anladýk..Þimdi Gerçek olan olan ile ilgileniyorum.Yine Teþekürler.
Soru:Rastgele bir oluþum olur mu?
Cevap: "Misâl: Bir eczahanede, gayet muhtelif maddelerle dolu, yüzler kavanoz þiþeler bulunuyor. O edviyelerden (þiþelerdeki ilâçlardan) ziyahat (hayat veren) bir macun (ilâç) istendi. Hem, hayatta hârika bir tiryak (panzehir) onlardan yapmak icabetti. Geldik o eczanede o ziyahat macunun ve hayattar tiryâkýn çoklukla efradýný gördük. O macunlardan herbirisini tetkik ettik. Görüyoruz ki; o kavanoz þiþelerden herbirisinden, bir mizan-ý mahsus ile, (hususi bir tartý ile) bir iki dirhem bundan, üç dört dirhem ötekinden, altý yedi dirhem baþkasýndan ve hâkeza... muhtelif (çeþitli) miktarlardan eczalar (maddeler) alýnmýþ. Eðer birinden, bir dirhem ya noksan veya fazla alýnsa, o mâcun, ziyahat olmaz; hâsiyetini (özelliðini) göstermez. O kavanozlar elliden ziyade iken, herbirisinden ayrý bir mizan ile alýnmýþ gibi, ayrý ayrý miktarlarda eczalar alýnmýþ.
"Acaba hiçbir cihette imkân ve ihtimal var mý ki, o þiþelerden alýnan muhtelif miktarlar, þiþelerin garip bir tesadüf veya fýrtýnalý bir havanýn çarpmasýyla devrilmesinden, herbirinden alýnan miktar kadar; yalnýz o miktar aksýn, beraber gitsinler ve toplanýp o mâcunu teþkil etsinler. Acaba bundan daha huraf, muhal, bâtýl bir þey var mý?"
"Ýþte bu misal gibi, herbir zihayat (canlý), elbette zihayat bir mâcundur, her bir nebat (bitki), hayatta bir tiryak gibidir ki; çok müteaddit eczâlardan, çok muhtelif maddelerden terkip edilmiþtir. Eðer esbaba (sebeplere), anâsýra (unsurlara) istinat edilse ve 'Esbab icad etti' denilse; aynen eczahanedeki macunun, þiþelerin devrilmesinden vücut bulmasý gibi, yüz derece akýldan uzak, muhal ve bâtýldýr."
Misâlin daha iyi anlaþýlmasý için, mevzuyu baþtan bir daha okuduk. Osmanlýca kelimeleri çok iyi anladýðý için, misali rahat kavrýyordu:
"Eczahanedeki, ilçalarýn, çeþitli ve ölçülü miktarlarda bir eczacý tarafýndan yapýlmasý gibi..." diye tekrar etti.
Tebessümle tasdik ettik:
"Evet, onun gibi... Herkesçe kullanýlan bir aspirin hapýný düþünelim. Belirli maddelerden, belirli ve hassas öçlülerle yapýlmýþ. Eðer o maddelerden yeteri kadar alýnacak yerde, az veya çok katýlsa, meydana çýkacak ilâç þifa vermeyecek ve aspirin özelliðini göstermeyecektir. Hal böyleyken, bir aspirinin yapýlabilmesi için, aspirini teþekkül ettirecek olan maddelerin, þiþelerin devrilmesiyle akýp, toplanarak aspirini meydana getirmeleri mümkün mü?"
Metee kardeþ, bu ilaç örneði çok basit kaldý artýk. Bu ilaçlarý oluþturan maddeleri milyonlarca kez havaya savuralým ve rüzgarla yoðuralým. Saða sola daðýlan birikimler içinde yüzlerce istenilen tertipte oluþmuþ karýþýmlar elde edilir. Geçelim bu basit örnekleri.
1000 yýl önce ne Lamarc vardý ne Darwin. Onlarca Ýslam alimi evrimi ortaya koymuþlar, örneklerle açýklamýþlar. Çaðýmýzda yaþasaydý bu alimler bu bilimle, bu teknolojiyle siler süpürürdü bu Harun Yahya'larý.
Yahu bu adam evrim teorisini bir kefeye, Allah'ý diðer kefeye koyuyor. Þimdi 10-15 sene sonra bilim, tüm dünya kabullenecek þekilde evrim teorisini ispatlasa;
Allah inancýnýzdan vaz mý geçeceksiniz?
Býrakýn Tanrý'yý ve ilk canlý oluþumunu bir kenara. Siz türlerin bugünkü sayýsý, geliþimi, geçmiþteki ve bugünkü farklarýnýn nedeni konularýný, dolayýsýyla evrim, geliþim, deðiþim var mý? Yoksa her tür baðýmsýz mý yaratýlmýþ ve yaratýlmakta buna bakýn. Bu size saçma gelmiyor mu?
Sürekli bir Tanrý müdahalesi, milyonlarca canlý çeþidinin her biriyle Tanrý'nýn ayrý uðraþý vs. ne derece mantýklý sizce?
abim bukonunun moku çýktý..
gerçei çýkmadý bittürlü..
Hacývat*karagös hikayesine döndü bu iþ..
Biri diyo:*Derede var alabalýk
Öbiri diyo:Lan olum nerden çýktý bu þaklabannýk.. :cry:
Bu iþ neden böle uzadý..
Çünküm bilir bilmes herkeþ konuþuyo bilader.. 8O
Yaný adamýn bi uvvaný yok..
bilinsel bi çalaþmasý yok..
Alýyo eline kalemi..
Yazýyo..Ervim mervim yok.Herbiþeye ALlah yerli yerince yarattý..
Obirisi diyo:*Nah sana Allah yarattý..(Bu çok bilinsel bi cevap oluyo.. :lol: )
Obir biridiyo:* Esas nah sana görmüyonmu*iþte karadan denize çýkan yok.haný böle türmür?
Obiridiyo:?sal-lak hipospadias yannikis filmediris iskeleti bulundu geçen hafta fÝLLandiyada.. görmedinmi sal*lak..
Obiri.EsaS sal-lak sensin..
olmadý abim..
býrakýn.. iþi uvvaný olan issana býrakýn..Bilir bilmes her çorbaya maydonos olmayýn..Bekleyin hocanýs yakýnda bu konuda çýkarcek gerçek bilgileri..
acýk sapredin..Durun ..sakin..sakin.. durun.. bekleyin.
Açýklýcam size*
Ýlk issan nerde doodu.
Cissi neydin..homus çýraktus kimdi..?? (bak baksoruya baaak..)
Maymýndan mý issan oldu..
Yoksam issamdanmý maymun oldu..??*
Bunnar zor iþler ..hemene aklýnýs almas..
sapredin.. bekleyin..
bekleyin.. sakin.. sakin..
(...ýýýðððh... vooovvv. *lan cemal uykumuza getirdin lank..sakin..sakin..durun..bekleyin..deyi usul usul uyutup.. unutturacaksýn galibam.. :lol: *:wink: )
yannýz gýrgýl bi yana*vallama bende merak ediyom bu konuya..
Yaný bu yaratýlýþ nassý olmuþ..*?
Benim aklýmda haný bu ervim olmuþ gimi-basýyo..
ALLAH bölebi ervim olsun deyi düþünmüþ..
ama neden böle yapmýþta bisi þaþkýnnýkta býrakmýþ*?(..yaný konuya çooooktarafsýs yanaþtýýn belli oldu ceMal..býravo yaný..rengine þappadanak belli ettin..)
yaný herbiþeye olduu gimi kompile yatarsamýþ daa iyiolmasmýymýþ..ALLAH bilir bis karýþamayýs..
Ençokda.. matdecilerin fikirleri hoþuma gidiyo..Buna saklayamam..
Akýllý adamlar.. bilinsel çalýþýyolar..Büttün araþtýrmalarý bilinsel ve ne yappýyosa bunnar yapýyo keþifleri.
Neden dersen*adamlar Allah yaratmýþ abim* deyip kulana yatmýyo..araþtýrýyo*deneme yapýyo.. bu arada umutetmedii þeyede buluyo..keþif yapýyo..issannýa fayda hep- makina filece moden þelere bulmakta bunnar önde..
Bunnarda semediim.
*Matde hep vardýn* deyi saçma sapan bi noktadan baþlamalarý..
Yokelinin körü..
lan olum *hep vardý*deyi bi itdaa olurmu..herbiþeye kafanýz zangýr zangýr çalaþýyoda..
bu baþlangýç konusunda..
ýýhh..
çýkkkkk.
olmayo..
Aaaððgh.
Olmadý..
borda filim kopuyo..
Makaraya filmi sardýnýsmý..tamam..filmi wallamada* billamada güzel oynatýyonus..haný arada kopukluk olsada müim deil..
Ama filme kim çevirmiþ abim*?
recisör nerde lank?:oops:
(Cemal gene bilinsel parçaladýn walla kartdeþim..Çookakýllý adamsýn valla.:) *Artýkýn bu aþýrý bilinsel sorularýn karþýsýnda... imana gelmeyen matdeci kalmamýþtýr..raat raat uyuyabilirsin.. Aferim.. bugunde bilinsel çalaþmaný yaptýn.. *:wink: )
*buda gerçek bilinin þu anký vaziyeti :arrow: * :cry:
pýrof cml.
Sayin profumuz, Bi sorum olacak(parmak kaldirdim sole yavrum desene! iki saattir bekliyoz el havada, kansizliktan uyusmaga basladi kolum)
* (Nihayet gordun maddeye cok sukur, soruyom) * *Sindi maddeciler, bu madde kendilerini yapmis diye tapiyolar mi maddeye?
*Benim bi teklifim var, siz de allah yapti deyin ama tapinmayim bu is olsun bitsin. Siz rahat, biz rahat. Zate, maksadimiz dinnerden ozgurluk deel mi? iste biz ozgur, siz ozgur, dava kapandi.
Bir arkadasim keman aldi heveslendi calamadi birakti. Neden birakdin dedigimde "Keman bos ismis ya" dedi. O aklima geldi biran
Prof. Mete
Biz sizde Evrim eðer ispatlanmýþ bir bilimsel çalýþma ise kaynaklarla isbatlayýn.
orta bir maymum þempo var ona göre hayal güzleriyle bir teori üretiliyor.Olmaz kardeþ sen bunu ne dayalý olarak ortaya atýyorsun..
Ortada tabi;
Darwin bir gün hayvanlarýn þekillerine bakarak bir teori üretiyor..Nedeni maynunlarla insan benzerliði..Kardeþ bu maymun peki neden konuþma yeteneði yok.. :) :)
Genelllikle de Afrika bölgelerinde bu evrim kalýntýlarý bulunuyor..Maymun türlerin yoðpun bulunduðu yerde bir adam eski bir kalýntýyla ortaya çýkýyor..Bulum... buldum.... :) :) :) orda biri çýkýyor neyi buldun dediðinde ortaya çýkan ilginç bir teori çýkýyor..Hayal gücü evet gerçek oldu þimdi..Buz devri 1,2(Evrim Devri 1.2 yakýnda sinamalarda..Yönetmen : Mete Yazar:Darwin *Müzik: Elvis :) :) *
http://www.geocities.com/kibele2tr/images/ufo_baby.jpg
Kaynak: evrimcik.cjb.net
***DNA ve RNA oluþ sürecini hesaplayalým 250 milyon Yýl..
***Sonra biri çýkýyor bunu dýþ dünyadaki yaratýklar getirdi diyorlar... :)
***Peki anladýk kardeþ dýþ dünyadaki yaratýklar tarafýnda getirlidi..anladýkta bu dünya dýþýu yaratýklar mara deðilde dünya için mi geldi..Dur bunlar maynunda bunlarý insan karateri vereyim... :)
Evrim bir dayanaðý kalmadý þuanda bulunan ve bulunmakta olan evrim zor duruma sokmaktadýr..
Bu gorusu savunanlarin sayilari avrupa ve amerika'da ne yazikki her gecen gun artmakta .Kutsal kitaplarda yazan ve bugun bilimle celiskide olan bilgiler insanlari bilim disi dusuncelere sevk edebilmektedir.Bunun en belirgin ornegini bu gorusu savunanlar olusturmaktadir.Bu goruse gore ; dunya disi zeki canlilar kendi hayat tohumlarini , genlerini evrene yaymak ve devamliliklarini saglamak icin hayat olabilecek gezegenlere ekmislerdir.Gezegenimiz dunya ise bunlardan birisidir.Daha sonraki zamanlarda ziyaret ederek evrimlesmelerini incelemisler, yol gostemisler ve istedikleri uyumu gosteremeyen canlilari eleyerek bugunku canlilar ve de dusunebilen insan meydana gelmistir.Ancak ileri surdukleri kanitlar kesin deliller icermemektedir
Bir örnekde ben vereyim ;
"Karlý bir havada dýþarda geziyordum..Evime kestirme *yoldan gitmek için bir ara sokaða girdim..Bu sýrada bir köpek karþýma çýktý..!
Ne yapacaðýmý bilmediðim için yerimde hareketsiz durdum..
Kýþýn ortasýnda aç bir köpek bana doðru durmuþ saldýracaktý..Ben adým atarsam, köpek parçalayacak..Korku yoktu desem yalan olur ..Köpek durdu bana saldýracak.Ama hareket etmemeye gayret gösteriyordum..Çünkü saldýracaktý..Neyse köpek havlamakla kaldý...Bende kurtulmuþtum.."
Kardeþim ilk önce bu evrim dediðimiz olay bir ispat olarak sudan karaya geçir formu var mý? göstersin..
Eðer yoksa o zaman bunlar nasýl karaya geçiþ olduðunu gösteriler.?
Nasýl olmuþ bu karaya geçiþ formu...bir Dino gibi bir sivri sineðin *yakalamak için kanatlanmýþ mý?
Ortada bir Prof kelimesi geçiyor....
yok kendi alaný deðilmiþte ....ona inanmam biz sizlere kaynak gösterdiðimizde siz bu hisevi..bu yahudi..þbu müslüman diyorsunuz..O zaman kardeþ sizler nasýl bir dünyada yaþýyorsunuzda bu ayrýmý yapýyorsunuz...
Adam güzel bir mantýkla cevap veriyor ...
Cevap ilginç ve gülünç ...Bu adamýn alaný deðil...Ozaman kardeþ kimin alaný oluyor mu.....
Bende evrimin hakkýnda cilt cilt kitap yazarým ama ispatý olamayan bir teori için deðmez<Kitab>>>>>>("Bir saray düþünün yanýnda bir külube var..Bu sarayda ses yok ama külubede *sesler kesilmiyor..Sanki bu külubede bir parti var ..bitmeyecek gibi duruyor..ama diðer yanda saraya baktýðýmda kimse yoký.....")
Ufoloji kaynaklarý ;;;;;......
http://xfacts.com/
http://www.xfacts.com/map/
http://alienscalpel.com/
http://www.unknowncountry.com/
http://www.ufoinfo.com/
http://mars-earth.com/
http://ufologyexpert.com/
http://xlectures.com/
http://www.xfacts.com/MUFON_LA/
http://ufostream.com/
Yeterlimi kardeþim..istersen Atatürk'ün yazdýðý Mu Kýtasý ve Ufoloji kitaplarýný göndereyim...
liopleurodon
07-02-2007, 13:22
>>> Biz *sizde *Evrim *eðer *ispatlanmýþ *bir *bilimsel *çalýþma *ise *kaynaklarla *isbatlayýn.
Sana DNA yeter meteee..
>>> Darwin *bir *gün *hayvanlarýn *þekillerine *bakarak *bir *teori *üretiyor..Nedeni *maynunlarla *insan *benzerliði..Kardeþ *bu *maymun *peki *neden *konuþma *yeteneði *yok..
Nerden çýkarýyorsun ki konuþma yeteneklerinin olmadýðýný? Maymunlar gayet güzel konuþur. Hatta onlarýn bu yetenekleri yüzünden ceylanlar filan yanlarýnda gezerler..
>>> Genelllikle *de *Afrika *bölgelerinde *bu *evrim *kalýntýlarý *bulunuyor..Maymun *türlerin *yoðpun *bulunduðu *yerde *bir *adam *eski *bir *kalýntýyla *ortaya *çýkýyor..Bulum... *buldum.... *orda *biri *çýkýyor *neyi *buldun *dediðinde *ortaya *çýkan *ilginç *bir *teori *çýkýyor..Hayal *gücü *evet *gerçek *oldu *þimdi..
Salladýn sadece.. Evrimin kanýtlarý yerlatýndan çýkmaz, yerüstünde gezer..
>>> ***DNA *ve *RNA *oluþ *sürecini *hesaplayalým *250 *milyon *Yýl..
Yanlýþ hesap.. Nasýl yaptýn?
>>> ***Sonra *biri *çýkýyor *bunu *dýþ *dünyadaki *yaratýklar *getirdi *diyorlar... *
Diyebilir, o laf onlarý baðlar.. Evrim teorisini deðil.. Evrim teorisi ilk canlýnýnn nerden geldiðiyle ilgilenmez.. Ýlgilenen bilimsel teorilerde dýþ dünyadan yaratýklar getirdi filan demez..
>>> ***Peki *anladýk *kardeþ *dýþ *dünyadaki *yaratýklar *tarafýnda *getirlidi..anladýkta *bu *dünya *dýþýu *yaratýklar *mara *deðilde *dünya *için *mi *geldi..Dur *bunlar *maynunda *bunlarý *insan *karateri *vereyim... *
Bunu git, onu söyleyenlere sor.. Evrim teorsinde dýþ dünya lafý bile geçmez..
>>> Evrim *bir *dayanaðý *kalmadý *þuanda *bulunan *ve *bulunmakta *olan *evrim *zor *duruma *sokmaktadýr..
Tam tersine evrim bugün %100 kesnileþmiþ bir olgudur..
>>> Kardeþim *ilk *önce *bu *evrim *dediðimiz *olay *bir *ispat *olarak *sudan *karaya *geçir *formu *var *mý? *göstersin.. *Eðer *yoksa *o *zaman *bunlar *nasýl *karaya *geçiþ *olduðunu *gösteriler.?
Metee, bilim adamlarý oturup, "sudan karaya geçtiler valllaaa" diye sallamaz, sizin gibi.. Eldeki kanýtlar bunu gösterdiði için bunu söylerler:
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/d/db/Fishapods.jpg/350px-Fishapods.jpg
Detaylar için tiktaalik neymiþ, bir araþtýr derim..
Basitçe, o kadar cahilsin ki, kantýlar olmadan böyle bir teori ortaya atýlamayacaðýný bile bilmiyorsun...
>>> bir *Dino *gibi *bir *sivri *sineðin * yakalamak *için *kanatlanmýþ *mý?
Bunu söyleyen sensin, evrim teorisi böyle bir þeyi bilakis reddediyor..
>>> Bende *evrimin *hakkýnda *cilt *cilt *kitap *yazarým *ama *ispatý *olamayan *bir *teori *için *deðmez
Evet, yazarsýn, millette taharet etmek için kullanýr.. Ancak o iþe yarar çünkü.. Daha fazlasýna yarayacak bir kitabý, sen deðil, sülalen toplansa yazamaz, cürmünüz belli netekim..
Hayatýmda yaþadýðým bir olaydan bir örnek verdim....KöPEK DURMUÞ VE HAVLAMAKLA KALIYORDU...::::..
Çünkü köpekte benden bende köpekten korkuyordum..Sonuç köpek havladý ve kend yoluna gitti..
Sayýn saygý deðer arkadaþým LiOP;
"
Evet, *yazarsýn, *millette *taharet *etmek *için *kullanýr.. *Ancak *o *iþe *yarar *çünkü.. *Daha *fazlasýna *yarayacak *bir *kitabý, *sen *deðil, *sülalen *toplansa *yazamaz, *cürmünüz *belli *netekim.."
Evet, Ne yazýk ki *millette *taharet *etmek *için *Evrim Kitaplarýný kullanýyor.....
Adam gibi adam olmak çok zor galiba...Küfür ve Saygýsýz ile yazýlarý boþuna yazýyoruz..Bir kulaktan giriyor.Diðer kulaktan çýkýyor..
Kiþiliðini göstermek isteyenler benim yazýlarýma küfürlü yazýlarla kirletmesin...
***Darwin bir dinozorun sineði yakalamaya çalýþýrken kanatlandýðýný iddia ederken, sineðin zaten mükemmel bir kanat ve uçuþ sistemine sahip olarak saniyede 1000 kere kanat çýrpýyor olduðunu düþünmezler.
*
***Darwin yeryüzündeki tüm canlýlýðý meydana getirdiðini iddia ettikleri atomlarýn þuursuz varlýklar olduðunu düþünmezler.
***Darwin, fosfor, karbon gibi atomlarýn tesadüfler sonucunda biraraya gelerek, yýldýrýmlar, volkanlar, ultraviyole ýþýnlarý, radyasyon gibi doðal olaylar sonucunda kendilerini kusursuzca organize ederek proteinleri, hücreleri, balýklarý, kedileri, tavþanlarý, aslanlarý, kuþlarý, insanlarý ve tüm canlýlýðý meydana getirdiklerini iddia ederken bunlarýn bilinçsiz, akýlsýz, yeteneksiz, bilgisiz ve cansýz olduklarýný düþünmezler.
***Darwin canlýlýðýn mutasyonlar sonucunda evrimleþtiðini iddia ederken *mutasyonlarýn %99’unun canlýlara zarar verdiðini düþünmezler.
***Darwinistler evrim teorisinin 1800lü yýllarýn teknolojik durumu içerisinde ortaya atýlmýþ kör bir teori olduðunu düþünmezler.
***Darwinistler türlerin birbirinden evrimleþtiðini iddia ederken fosil katmanlarýnda bunu destekleyecek tek bir delil elde edilemediðini düþünmezler
***Darwinistler canlý türlerinin birbirlerinden uzun zamanlar içinde evrimleþerek çoðaldýklarýný iddia ederken bugün bilinen temel canlý kategorilerinin tamamýna yakýnýnýn, 530-520 milyon yýl önce, "Kambriyen Devri" adý verilen jeolojik devirde ayný anda ve aniden ortaya çýktýklarýný düþünmezler.
***Darwinistler, fosil kayýtlarýnýn canlýlarýn milyonlarca yýldýr hiçbir deðiþime uðramadýklarýný ispat ettiðini düþünmezler.
***Darwinistler 19. yy teknolojisi ile su dolu bir balon olarak gördükleri tesadüfen oluþtuðunu iddia ettikleri hücrenin bilim adamlarýnýn benzetmesiyle, New York þehri kadar kompleks bir yapýya sahip olduðunu düþünmezler.
***Darwinistler milimetrenin 100'de biri büyüklüðünde olan hücrelerimizin içindeki "mitokondri" isimli enerji santralinin, bir petrol rafinerisinden ya da bir hidroelektrik santralinden daha kompleks olduðunu düþünmezler.
***Piltdown Adamý YALANI :::::::::::::::::::::::::::::.............:::::
Ünlü bir doktor ve ayný zamanda da amatör bir paleontolog olan Charles Dawson, 1912 yýlýnda, Ýngiltere'de Piltdown yakýnlarýndaki bir çukurda, bir çene kemiði ve bir kafatasý parçasý bulduðu iddiasýyla ortaya çýktý. Çene kemiði maymun çenesine benzemesine raðmen, diþler ve kafatasý insanýnkilere benziyordu. Bu örneklere "Piltdown Adamý" adý verildi, 500 bin yýllýk bir tarih biçildi ve çeþitli müzelerde insan evrimine kesin bir delil olarak sergilendi. 40 yýlý aþkýn bir süre, üzerine birçok bilimsel makaleler yazýldý, yorumlar ve çizimler yapýldý. Dünyanýn farklý üniversitelerinden 500'ü aþkýn akademisyen, Piltdown Adamý üzerine doktora tezi hazýrladý. Ünlü Amerikalý paleoantropolog H. F. Osborn da 1935'te British Museum'u ziyaretinde, "doða sürprizlerle dolu; bu, insanlýðýn tarih öncesi devirleri hakkýnda önemli bir buluþ" diyordu.
Flor metoduna dayanýlarak yapýlan sonraki kronolojik araþtýrmalar, kafatasýnýn ancak birkaç bin yýllýk olduðunu ortaya çýkardý. Çene kemiðindeki diþlerin ise suni olarak aþýndýrýldýðý, fosillerin yanýnda bulunan ilkel araçlarýn ise çelik aletlerle yontulmuþ adi birer taklit olduðu anlaþýldý. Weiner'in yaptýðý detaylý analizlerle bu sahtekarlýk 1953 yýlýnda kesin olarak ortaya çýkarýldý. Kafatasý 500 yýl yaþýnda bir insana, çene kemiði de yeni ölmüþ bir orangutana aitti! Diþler, insana ait olduðu izlenimini vermek için sonradan özel olarak eklenmiþ ve sýralanmýþ, eklem yerleri de törpülenmiþti. Daha sonra da bütün parçalar, eski görünmeleri için potasyum-dikromat ile lekelendirilmiþti. Bu lekeler, kemikler aside batýrýldýðýnda kayboluyordu. Sahtekarlýðý ortaya çýkaran ekipten Le Gros Clark "diþler üzerinde yýpranma izlenimini vermek için, yapay olarak oynanmýþ olduðu o kadar açýk ki, nasýl olur da bu izler dikkatten kaçmýþ olabilir?" diyerek þaþkýnlýðýný gizleyemiyordu. Tüm bunlarýn üzerine "Piltdown Adamý", 40 yýlý aþkýn bir süredir sergilenmekte olduðu British Museum'dan alelacele çýkarýldý.
Ota Benga, 1904 yýlýnda, Samuel Verner adlý evrimci bir araþtýrmacý tarafýndan Kongo'da yakalanmýþtý. Adý, kendi dilinde "dost" anlamýna gelen yerli, evli ve iki çocuk babasýydý. Ama bir hayvan gibi zincirlendi, kafese kondu ve ABD'ye götürüldü. Buradaki evrimci bilim adamlarý, St. Louis Dünya Fuarý'nda onu çeþitli maymun türleriyle birlikte kafese koyarak "insana en yakýn ara geçiþ formu" olarak teþhir ettiler. Ýki yýl sonra ise New York'taki Bronx Hayvanat Bahçesi'ne götürdüler ve birkaç þempanze, Dinah adý verilen bir goril ve Dohung adý verilen bir orangutan ile birlikte "insanýn eski atalarý" adý altýnda sergilediler. Hayvanat bahçesinin evrimci müdürü Dr. William T. Hornaday, bu nadide "ara geçiþ formu"na sahip olmanýn kendisine verdiði gurur hakkýnda uzun konuþmalar yapmýþ, ziyaretçiler de kafese konan Ota Benga'ya sýradan bir hayvan gibi davranmýþlardý. Ota Benga, sonunda maruz kaldýðý uygulamaya dayanamayarak intihar etti.
liopleurodon
07-02-2007, 16:30
Bak,i bir sürü zýrva, yalan, safsata yapýyorsun, sonra bizim yazdýðýmýza küfür, hakaret diyorsun..
***Darwin *bir *dinozorun *sineði *yakalamaya *çalýþýrken *kanatlandýðýný *iddia *ederken, *sineðin *zaten *mükemmel *bir *kanat *ve *uçuþ *sistemine *sahip *olarak *saniyede *1000 *kere *kanat *çýrpýyor *olduðunu *düþünmezler. *
* *
Bak þurada darwin'in evrim toerisinin son baskýsý var:
http://www.literature.org/authors/darwin-charles/the-origin-of-species-6th-edition/
Burada Darwin nerede böyle bir þey söylüyor? Bul, gel dilediðini bana yap, bulamazsan sadece kafaný en yakýn klozete sokar mýsýn?
>>> ***Darwin *yeryüzündeki *tüm *canlýlýðý *meydana *getirdiðini *iddia *ettikleri *atomlarýn *þuursuz *varlýklar *olduðunu *düþünmezler.
Atomlar þuursuz filan deðildir, yeterince þuurludurlar.. Ama Darwni yeryüzündeki canlýlýðý atomlarýn meydana getirdiðinide düþünmüþ deðildir..
>>> ***Darwin, *fosfor, *karbon *gibi *atomlarýn *tesadüfler *sonucunda *biraraya *gelerek, *yýldýrýmlar, *volkanlar, *ultraviyole *ýþýnlarý, *radyasyon *gibi *doðal *olaylar *sonucunda *kendilerini *kusursuzca *organize *ederek *proteinleri, *hücreleri, *balýklarý, *kedileri, *tavþanlarý, *aslanlarý, *kuþlarý, *insanlarý *ve *tüm *canlýlýðý *meydana *getirdiklerini *iddia *ederken *bunlarýn *bilinçsiz, *akýlsýz, *yeteneksiz, *bilgisiz *ve *cansýz *olduklarýný *düþünmezler. *
Canlýlar acayip derecede kusurludur öncelikle.. Ve bilim bunlara tesadüf filan demez.. Senin 400 milyon spermden biri olarak bu hale gelmiþ olman ne kadar tesadüfse, bu da o kadar tesadüftür..
>>> ***Darwin *canlýlýðýn *mutasyonlar *sonucunda *evrimleþtiðini *iddia *ederken * mutasyonlarýn *%99’unun *canlýlara *zarar *verdiðini *düþünmezler.
Geri kalan %1'i yeterde ondan, çünkü canlýlar her zaman yaþayabilecek olandan çok fazlasýný doðurur/üretirler..
>>> ****Darwinistler *evrim *teorisinin *1800lü *yýllarýn *teknolojik *durumu *içerisinde *ortaya *atýlmýþ *kör *bir *teori *olduðunu *düþünmezler.
Evet, doðru.. 2000 li yýllarýn teknolojisi evrimi teori deðil, gerçek olarak ortaya koymuþtur. Darwinin de çizgisel evrim diyerek yanýldýðý, evrimin çizgisel deðil düzlemsel olduðu görülmüþtür..
>>> ****Darwinistler *türlerin *birbirinden *evrimleþtiðini *iddia *ederken *fosil *katmanlarýnda *bunu *destekleyecek *tek *bir *delil *elde *edilemediðini *düþünmezler
Bulunan tüm fosiller bunu %100 desteklemektedir..
>>> ****Darwinistler *canlý *türlerinin *birbirlerinden *uzun *zamanlar *içinde *evrimleþerek *çoðaldýklarýný *iddia *ederken *bugün *bilinen *temel *canlý *kategorilerinin *tamamýna *yakýnýnýn, *530-520 *milyon *yýl *önce, *"Kambriyen *Devri" *adý *verilen *jeolojik *devirde *ayný *anda *ve *aniden *ortaya *çýktýklarýný *düþünmezler.
Yanlýþ.. Kambriyende bir sürü canlý birden ortaya çýkmaz, bir sürü canlý birden fosilleþmeye baþlar. Çünkü, bir kabuk/omurga evrimi yaþamýþlardýr..
>>> ***Darwinistler, *fosil *kayýtlarýnýn *canlýlarýn *milyonlarca *yýldýr *hiçbir *deðiþime *uðramadýklarýný *ispat *ettiðini *düþünmezler.
Milyonlarca yýldýr ayný koþullarda kalmýþ bir canlý baþka bir yönde evrim geçiremez.. Eðer koþullar deðiþmiyorsa, canlýda ayný kalýr..
>>> ***Darwinistler *19. *yy *teknolojisi *ile *su *dolu *bir *balon *olarak *gördükleri *tesadüfen *oluþtuðunu *iddia *ettikleri *hücrenin *bilim *adamlarýnýn *benzetmesiyle, *New *York *þehri *kadar *kompleks *bir *yapýya *sahip *olduðunu *düþünmezler.
Yanlýþ, new york þehri daha kompleks bir yapýya sahiptir.. Hatta bir kar tanesi bile daha komplekstir.. Dahasý, bunun senin dediðin gibi olmasý da hiç bir anlam ifade etmez..
>>> ***Darwinistler *milimetrenin *100'de *biri *büyüklüðünde *olan *hücrelerimizin *içindeki *"mitokondri" *isimli *enerji *santralinin, *bir *petrol *rafinerisinden *ya *da *bir *hidroelektrik *santralinden *daha *kompleks *olduðunu *düþünmezler.
Gene yanlýþ.. Mitokondri bir enerji santralinden daha basittir. O kadar ki, kendi kendine iþler, ama santral kendi kendine iþleyemez..
Bir sürü yalan, yanlýþ iþte, baþka bir þeyin var mý? Birde üstüne utanmadan "ben evrim kitabý yazarýmda" filan diyorsun.. Hadi anlat bakalým bize, mtDNA nasýl bir þeydir? Bir halt biliyor musun görelim? Madem cahilliðine bakmadan mitokondri vs. diyebiliyorsun? Hadi, bekliyoruz..
Piltdown adamý mý? Sen þunlara bir cevap ver, bu arada þurayý biraz oku:
http://www.infoplease.com/ipa/A0001819.html
Ondan sonra görüþürüz..
Ponginae, Primates (primatlar) takýmýnýn Hominidae (büyük insansý maymunlar) familyasýný oluþturan iki alt familyadan biridir. Hominidae familyasýný Homininae alt familyasýyla paylaþan Ponginae içinde sýnýflanan cinslerden yalnýzca Pongo (orangutan) günümüzde varlýðýný sürdürmektedir. Soyu tükenmiþ olanlar, yaþ konaklarý sýrasýyla Miyosen ve Pleistosen olan fosil cinsler olarak Sivapithecus ve Gigantopithecus'dur.
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/0/0b/Orangutan.jpg/244px-Orangutan.jpg
*****Neye benziyor maymun bunun soyu tükenmiþ bir insan ýrký olarak gösteriyorlar..Kardeþim ortada deðil mi soyu tükenmiþ bir maymun türlerinden...(yani Þempo :) *)
Eski dünya kuyruksuz maymunlarýndan 7 – 7,5 milyon yýl önce soyu orangutan’a varacak olan pongidler cinsi ayrýlmýþtýr
Ponginae
Homininae – insan türüne giden yol
Homininae *6 milyon yýl önce günümüzün goril þempaze cinslerini oluþturan atalar ayrýlmýþtýr
Gorillini
Unassigned Homininae
Hominini – insan türüne giden yol
Hominini *Günümüzden 5 milyon yýl önce homininilerin yolu ayrýlmýþtýr.
Panina
Hominina – insan türüne giden yol
Hominian *4,5 milyon yýl önce iki ayaðýnýn üzerinde duran hominianlar ortaya çýkmýþtýr.
Ardipithecus
Australopithecus – Yakýn hayvan atalarýmýzýn kuzeni
Kenyanthropus
Orrorin
Paranthropus
Sahelanthropus
Ramapithecus – Yakýn hayvan atamýz. Ýnsanýn bilinen en eski soyu ve ilk homo türlerinin ortak atasý.
Homo
Homo *Homo cinsi 3 milyon yýl önce hominianlardan ayrýlmýþtýr.
Homo antecessor
Homo cepranensis
Homo erectus – Homo habilisten türemiþ uzak insan atamýz
Homo ergaster
Homo floresiensis
Homo georgicus
Homo habilis – Uzak insan atamýz
Homo heidelbergensis
Homo neanderthalensis
Homo rhodesiensis
Homo rudolfensis
Homo sapiens – Yakýn insan atamýz
Homo sapiens sapiens -- Günümüz insaný
Soyu tükenmiþ maynunun kalýntýlarýný insan kalýntý diye gösteriliyor..Ortada bir evrim ne kardeþ bana bu maymunu insan atasý olarak gösteremezsin...Olmaz nerde biliyorsun insan atasý,belkide soyu tükenmiþ bir maymundur..FOSÝL BLUNTULARINDA BÝR KEMÝK BULUNUYOR YADA BÝR ÝSKELET TAMAM BULDUM...BULDUM...DUR NE YÝ BULDUN DEMEYE KALMADAN EVRÝM ÝSPATLANDI BUZ DEVRÝ 1,2, SÝNAMALARDA..... *:lol: *:lol: *:lol: *:lol:
SOYU TÜKENMÝÞ BU MAYMUNLARIN YANLARINDA BÝR KALINTI BULUNMAMIÞ ....NE BÝR SÝLAH..NE BÝR ARAÇ GEREÇ..BUNLAR INSAN KALINTILARI ÝSE BUNLARIN YANINDA KULANDIÐI MALZEME BULUNMASI GEREKLÝDÝR...
Sayýn Metee "cilt cilt" tez yazmayý boþverin. Ama birilerinin yazýsýný alýp copy/paste yaparken en azýndan bu çalýþmayý yapan insanlara
saygý olarak isim ve link verin. Yazdýðýnýzý iddia ettiðiniz metin bir çok
forumda ve ödev sitesinde dolaþan neredeyse "anonim" bir çalýþma.
frodo
meteenin cilt cilt copysinden sadece biri (http://www.forumex.net/archive/index.php/t-63985.html)
SANA CÝLT CÝLT TEZ YAZARIM...SEN ANCAK DARWÝN KÝTABINA BAÐLI KAL...BEN SANA BU EVRÝM KÝTAPLARININ ESKÝ VE YENÝSÝNÝ GÖNDEREYÝM..KENDÝ BU ALANDA UZMAN ZANNEDEN TEK SEN VARSIN..
liopleurodon
07-02-2007, 17:08
Þaman efendi, sana kim soyu tükenmiþ maymunu insan atasý diye gösteriyor? Bir sürü saymýþsýn, hepsi çeþitli primatlardan biri.. Kim sana orangutaný insan atasý diye gösteriyor?
Soyu tükenmiþ maymun? Acaba soyu insan olmuþ maymun olasýn?
mtDNA? Bir sürü bir yerden yapýþtýrmýþsýn.. Kime ne anlatýyorsun ki? DNA'nýn kromozomlara yayýlýmý nasýl olur desem, oturup kalacaksýn.. Elin aklý ile gerdeðe girilmez..
Daðýtma konuyu, anlat bakalými mtDNA nedir? Bir cümle ile deðil, nerede bulunur, ne olur, nerden çýkar vs. vs. Madem mitokondriyi pek iyi biliyorsun, hadi görelim?
"Mitokondriyal DNA.
Genleri fosil olarak düþünün.Hücrelerde, bilinen DNA dýþýnda, mitokondri denilen enerji motorlarýnda ayrý bir DNA halkasý var. Mitokondriyal DNA (mtDNA), bilinen –çekirdekte bulunan ve eþeyli üreme sýrasýnda parçalanýp yeniden birleþen– DNA'dan farklý olarak, anneden çocuða bir bütün olarak geçer."
***mtDNA göre insanlarýn atasý ayrý kýtalardan gelmiþlerdir..Yani bir Eskimo ve Aborjin nasýl ayrý kalmýþlardýr, diye bir tabloda kullanýyorlar..Bu olguyu ortaya atan kiþi fosillerde mtDNA almasý gerektini söylüyor..
**mtDNA göre atalarýmýz ayný kýtalardan deðilde ayrý kýtalardan gelmiþtir...Buna kim inanýr bilmem...
"Hatalar o kadar yaygýn olabilir ki genetikçiler insan popülasyonlarý ve evrim çalýþmalarýnda yanlýþ sonuçlara varýyor olabilirler. Forster’ýn, dizilimlerin deðiþimine göre oluþturulan evrim aðaçlarýný kapsayan hata-araþtýrma yöntemi, bu hatalarýn çapýný eksik tahmin ediyor olabilir."
Carina Dennis: http://www.nature.com/
The good news is that a very large number of human mtDNA sequences from diverse populations and ethnic groups are becoming available for analysis. The bad news is that many of these sequences contain errors (Dennis 2003; Forster 2003). In at least one instance, that of the Icelandic population, it appears that mtDNA sequence errors were a contributing factor (although not the only one) to an erroneous conclusion about the genetic diversity of these people (Arnason 2003). Forster (2003) cites other examples where mtDNA sequence errors have compromised analyses of population genetics and human evolution. In a reanalysis of mtDNA sequences in the Ladin population of the Alps, the original conclusions on population diversity were not overturned after the use of more accurate sequences (Vernesi et al. 2002). At this point, we do not know the extent of the damage, so to speak, caused by mtDNA sequence errors. Nevertheless, it is clear that correcting such errors must be undertaken as quickly as possible.
As a result of our reduced median network analyses (Herrnstadt et al. 2002), we released a database of 560 human mtDNA coding region sequences. A small number of errors in these sequences were detected by Dr. Hans-Jürgen Bandelt, and we were able to correct these, as noted in an erratum that was published soon after our original report (Herrnstadt et al. 2002). Subsequently, a systematic approach to the detection of phantom sequence errors was published in this Journal (Bandelt et al. 2002). As defined by these investigators, phantom errors are those that arise during the sequencing process itself. Dr. Bandelt contacted us again and suggested that there were phantom mutations in our mtDNA database. Specifically, the likely errors involved G→C transversions at nt 7927 and nt 7985. Such a result was surprising to us, because we believed that our sequencing approach and quality control measures had avoided such errors. Therefore, we used Dr. Bandelt’s information as a starting point for a comprehensive reanalysis of our database.
After reanalysis, which included inspection of the electropherograms for all G→C and C→G transversions, we found that 41 of these mtDNA sequences contained at least one such phantom error. In fact, there were more such phantom errors than those suggested by Dr. Bandelt. In addition to the phantom transversions at positions 7927 and 7985, we detected instances of other such errors that included ones at nucleotide positions 500, 14160, 14460, 14974, and 16239. However, these errors did not occur randomly throughout the database. Instead, we could “isolate” the errors to a short time period that was relatively early during our large-scale mtDNA sequencing program. With the benefit of hindsight, it appears that the frequency of these errors was caused by two technical factors (see also Bandelt et al. 2002). The first was that one particular capillary array of the ABI 3700 DNA Analyzer produced suboptimal base separations, whereas the second was that the sequencing chemistry at that time utilized an early version of reagents that was optimized subsequently.
In addition to these 41 sequences, we also found that an additional 26 mtDNA sequences contained errors that arose during data entry or editing. As a result of this reanalysis, we have corrected the database of 560 sequences, which is available through the MitoKor Web site (the URL address is given below).
Have these errors invalidated our network analyses? Not to a substantial degree. Many of the sequence errors generated private polymorphisms, which were not included in our analyses. Furthermore, a substantial proportion of the branches in these networks were established by multiple substitutions (see figs. 1–4 in Herrnstadt et al. 2002), and, so far, we have no evidence from additional network analysis that the original results need major revision. Can we now guarantee that our mtDNA database is error free? No. Although such is our goal, it is not practical, and it is probably not technically feasible.
It is now clear that many mtDNA databases or sequence sets contain errors (Forster 2003). The solution to this problem is further effort, both at the front end (the sequencing process itself) and at the back end (increased quality control) of mtDNA database construction.
Burdaki haberde iyi bir haberle mtDNA kabul edilecek bir gerçeklik olduðunu,Ama sonra sizlere bir de kötü haberim var oda bunun kýsmen bir hata olabileceðini anlatmaktadýr..Devam yukarda yazmaktadýr..
http://www.pubmedcentral.nih.gov/articlerender.fcgi?artid=1180320
Just when evolutionists thought it couldn’t possibly get any worse—it has! Toward the end of 2002, we authored an article for the Apologetics Press Web site titled “The Demise of ‘Mitochondrial Eve.’ ” In that article, we noted how rapidly things can, and often do, change in science. As an example of that fact, we discussed the well-known evolutionary icon, “Mitochondrial Eve,” a woman who was alleged to have lived in Africa at the beginning of the Upper Pleistocene period (between 100,000 and 200,000 years ago). Eve had been described as the most-recent common ancestor of all humans on Earth today. In fact, in mid-2002, some evolutionists still were touting her as exactly that—in spite of overwhelming scientific evidence to the contrary. Geneticist Spencer Wells, in his book, The Journey of Man: A Genetic Odyssey, referred to Eve as “a real person who lived at that time—the common ancestor of everyone alive today” (2002, p. 54). Spencer went on to inform his readers: “Crucially, though, the fact that a single ancestor gave rise to all of the diversity present today does not mean that this was the only person alive at the time—only that the descendant lineages of the other people alive at the same time died out” (p. 32).
This makes a great “just-so” story. But is any of it true? As we pointed out in our article on “The Demise of ‘Mitochondrial Eve,’ ” no, it’s not. The scientists who performed the original work that led to the creation of Eve (see Cann, et al., 1987) used estimates of the frequency of mutations that occur in the DNA within a cell’s mitochondria, in an attempt to determine how far back in time our alleged “most-recent common ancestor” could be traced (an explanation of how this works follows below). In performing this work, the researchers assumed that all of the DNA in the cell’s mitochondria had been passed down generation by generation only by the female. Other evolutionists who performed similar studies continued to make that same assumption—until reports began appearing in 1999, documenting that mitochondrial DNA also can be (and often is) passed down generation to generation by the male. This information destroyed the basic assumption upon which “Mitochondrial Eve” had been built—and led to her “demise.”
But we’re getting ahead of ourselves. Before we answer whether or not there is any truth to the type of “just-so” scenarios like the one posed by Spencer Wells, a brief history lesson might be appropriate.
On the first day of 1987, a new “discovery” seized the attention of the popular press. The original scientific article that caused all the commotion—“Mitochondrial DNA and Human Evolution”—appeared in the January 1, 1987 issue of Nature, and was authored by Rebecca Cann, Mark Stoneking, and Allan C. Wilson (see Cann, et al., 1987). These three scientists announced that they had “proven” that all modern human beings can trace their ancestry back to a single woman who lived 200,000 years ago in Africa. This one woman was nicknamed “Eve” (a.k.a., “Mitochondrial Eve”)—much to the media’s delight. An article in the January 26, 1987 issue of Time magazine bore the headline, “Everyone’s Genealogical Mother: Biologists Speculate that ‘Eve’ Lived in Sub-Saharan Africa” (Lemonick, 1987). A year later, that “speculation” became a major Newsweek production titled “The Search for Adam and Eve” (Tierney, et al., 1988). The provocative front cover presented a snake, tree, and a nude African couple in a “Garden of Eden”-type setting. The biblical-story imagery was reinforced by showing the woman offering a piece of fruit to the man.
A word of explanation is in order at this point. For decades, evolutionists had been trying to determine the specific geographical origin of humans—whether we all came from one specific locale, or whether there were many small pockets of people placed around the globe. When they set out to determine the specific geographical origin of humans, a curious piece of data came to light. As they considered various human populations, Africans seemed to show much more genetic variation than non-Africans (i.e., Asians, Europeans, Native Americans, Pacific Islanders, et al.). According to molecular biologists, this increased variability is the result of African populations being older, thus, having had more time to accumulate mutations and diverge from one another. This assumption led some researchers to postulate that Africa was the ancient “cradle of civilization” from which all of humanity had emerged.
The genetic material (DNA) in a cell’s nucleus controls the functions of the cell, bringing in nutrients from the body and making hormones, proteins, and other chemicals. Outside the nucleus is an area known as the cytoplasmic matrix (generally referred to simply as the cytoplasm), which contains, among other things, tiny bean-shaped organelles known as mitochondria. These often are described as the “powerhouses” or “energy factories” of the cell.
Mitochondria contain their own DNA, which they use to make certain proteins; the DNA in the nucleus oversees production of the rest of the proteins necessary for life and its functions. However, mitochondrial DNA (mtDNA) was thought to be special for two reasons. First, it is short and relatively simple (in comparison to the DNA found within the nucleus), containing only thirty-seven genes (instead of the 70,000+ genes located in the nuclear DNA). This makes it relatively easy to analyze. Second, unlike nuclear DNA, which each person inherits in equal portions from both parents, mitochondrial DNA was thought to be passed on only through the mother’s line (more about this later). Working from the assumption that mtDNA is passed to the progeny only by the mother, Dr. Cann and her coworkers believed that each new cell should contain copies of only the egg’s mitochondria. In trying to draw the human family tree, therefore, researchers took a special interest in these minute strands of the genetic code. What they really were interested in, of course, was the variations in mitochondrial DNA from one group of people to another.
Although our mtDNA should be, in theory at least, the same as our mother’s mtDNA, small changes (known as mutations) in the genetic code can, and do, arise. On rare occasions, mutations are serious enough to do harm. More frequently, however, the mutations have no effect on the proper functioning of either the DNA or the mitochondria. In such cases, the mutational changes will be preserved and carried on to succeeding generations.
Theoretically, if scientists could look farther and farther into the past, they would find that the number of women who contributed the modern varieties of mitochondrial DNA gets less and less until, finally, we arrive at one “original” mother. She, then, would be the only woman out of all the women living in her day to have a daughter in every generation till the present. Coming forward in time, we would see that the mtDNA varieties found within her female contemporaries were gradually eliminated as their daughters did not have children, had only sons, or had daughters who did not have daughters. This does not mean, of course, that we would look like this alleged ancestral mother; rather, it means only that we would have gotten our mitochondrial DNA from her.
To find this woman, researchers compared the different varieties of mtDNA in the human family. Since mtDNA occurs in fairly small quantities, and since the researchers wanted as large a sample as possible from each person, they decided to use human placentas as their source of the mtDNA. So, Rebecca Cann and her colleagues selected 145 pregnant women and two cell lines representing the five major geographic regions: 20 Africans, 34 Asians, 46 Caucasians, 21 aboriginal Australians, and 26 aboriginal New Guineans (Cann, et al., 1987, 325:32). All placentas from the first three groups came from babies born in American hospitals. Only two of the 20 Africans were born in Africa.
After analyzing a portion of the mtDNA in the cells of each placenta, they found that the differences “grouped” the samples by region. In other words, Asians were more like each other than they were like Europeans, people from New Guinea were more like each other than they were like people from Australia, and so on.
Family tree of recent human evolution as proposed by Cann, et al. (1987).
Next, they saw two major branches form in their computer-generated tree of recent human evolution. Seven African individuals formed one distinct branch, which started lower on the trunk than the other four groups. This was because the differences among these individuals were much greater than the differences between other individuals and other groups. More differences mean more mutations, and hence more time to accumulate those changes. If the Africans have more differences, then their lineage must be older than all the others. The second major branch bore the non-African groups and, significantly, a scattering of the remaining thirteen Africans in the sample. To the researchers, the presence of Africans among non-Africans meant an African common ancestor for the non-African branches, which, likewise, meant an African common ancestor for both branches. The nickname “Eve” stuck to this hypothetical common ancestral mother, and later, then, fired the media’s imagination.
Having concluded that the African group was the oldest, Dr. Cann and her colleagues wanted to find out just how old the group might be. To do this, they used what is known as a “molecular clock” that, in this case, was based on mutations in the mtDNA. The rate at which the clock ticked was determined from the accumulation of changes over a given period of time. As we note below in our discussion of the so-called molecular clock, if the assumption was made that there was one mutation every 1,000 years, and if scientists found a difference of 10 mutations between us and our ancient hypothetical ancestor, they then could infer that that ancestor lived 10,000 years ago.
The researchers looked in two places for their figures. First, they compared mtDNA from humans with that from chimpanzees, and then used paleontology and additional molecular data to determine the age of the supposed common ancestor. This (and similar calculations on other species) revealed a mutation rate in the range of 2% to 4% per million years. Second, they compared the groups in their study that were close geographically, and took the age of the common ancestor from estimated times of settlement as indicated by anthropology and archaeology. Again, 2% to 4% every million years seemed reasonable to them.
Cann, et al., suggested that the common mitochondrial ancestor diverged from all others by an average of 0.57% (325:34), which meant that she must have lived sometime between approximately 140,000 (0.57 Õ 4 × 1,000,000) and 290,000 (0.57 Õ 2 × 1,000,000) years ago. The figure of 200,000 was chosen as a suitable round number.
The results obtained from analysis of mitochondrial DNA eventually led to what is known in evolutionary circles as the “Out of Africa” theory. This is the idea that the descendants of Mitochondrial Eve were the only ones to colonize Africa and the rest of the world, supplanting all other hominid populations in the process. Many (though not all) evolutionists claim that such an interpretation is in accord with archaeological, paleontological, and other genetic data (see, for example, Stringer and Andrews, 1988; for an opposing viewpoint, see the written debate in the April 1992 issue of Scientific American).
While most evolutionists have accepted the mitochondrial DNA tree, they differ widely in their views regarding both the source of the nuclear DNA and the “humanity” of Eve. Some believe that Eve contributed all the nuclear DNA, in addition to the mitochondrial DNA. Some believe she was an “archaic” Homo sapiens, while others believe she was fully human. The exact interpretation is hotly debated because mitochondrial DNA is “something of a passenger in the genetic processes that led to the formation of new species: it therefore neither contributes to the formation of a new species nor reveals anything about what actually happened” (Lewin, 1987, 238:24). As Wells went on to observe:
When we sample people alive today, and examine their DNA to look for clues about their past, we are literally studying their genealogy—the history of their genes. As we have seen, people inherit their genes from their parents, so the study of genetic history is also a study of the history of the people carrying these genes. Ultimately, though, we hit a barrier when we trace back into the past beyond a few thousand generations—there is simply no more variation to tell us about these questions of very deep history. Once we reach this point, there is nothing more that human genetic variation can tell us about our ancestors. We all coalesce into a single genetic entity—“Adam” in the case of the Y-chromosome, “Eve” in the case of mtDNA—that existed for an unknowable period of time in the past. While this entity was a real person who lived at that time—the common ancestor of everyone alive today—we can’t use genetic methods to say very much about their ancestors. We can ask questions about how Adam and Eve relate to other species (are humans more closely related, as a species, to chimpanzees or sturgeons?), but we cannot say anything about what happened to the human lineage itself prior to the coalescence point (2002, p. 54, emp. in orig.).
The “reality” of Eve as the “most-recent common ancestor of all humans on Earth today,” however, depended upon two important “ifs.” If humans received mitochondrial DNA (mtDNA) only from their mothers, then researchers could “map” a family tree using that information. And, if the mutations affecting mtDNA had indeed occurred at constant rates, then the mtDNA could serve as a molecular clock for timing evolutionary events and reconstructing the evolutionary history of extant species. But, as we pointed out in our earlier article, “The Demise of ‘Mitochondrial Eve,’ ” it is the “ifs” in these two sentences where the current problem lies. The validity of these assertions is dependent upon two critically important assumptions: (1) that mtDNA is, in fact, derived exclusively from the mother; and (2) that the mutation rates associated with mtDNA have remained constant over time. The fact is (again, as we pointed out in the earlier article), we now know that both of these assumptions are wrong!
Ann Gibbons authored an article for the January 2, 1998 issue of Science titled “Calibrating the Mitochondrial Clock,” the subheading of which read as follows: “Mitochondrial DNA appears to mutate much faster than expected, prompting new DNA forensics procedures and raising troubling questions about the dating of evolutionary events.” In that article, she discussed new data which showed that the mutation rates used to obtain mitochondrial Eve’s age no longer could be considered valid.
Evolutionists have assumed that the clock is constant, ticking off mutations every 6000 to 12,000 years or so. But if the clock ticks faster or at different rates at different times, some of the spectacular results—such as dating our ancestors’ first journeys into Europe at about 40,000 years ago—may be in question (279:28).
Gibbons then quoted Neil Howell, a geneticist at the University of Texas Medical Branch in Galveston, who stated: “We’ve been treating this like a stopwatch, and I’m concerned that it’s as precise as a sun dial. I don’t mean to be inflammatory, but I’m concerned that we’re pushing this system more than we should” (279:28). Gibbons concluded:
Regardless of the cause, evolutionists are most concerned about the effect of a faster mutation rate. For example, researchers have calculated that “mitochondrial Eve”—the woman whose mtDNA was ancestral to that in all living people—lived 10,000 to 200,000 years ago in Africa. Using the new clock, she would be a mere 6,000 years old (1998, 279:29, emp. added).
“Mitochondrial Eve” a mere 6,000 years old—instead of 200,000?! Gibbons quickly went on to note, of course, that “no one thinks that’s the case,” (279:29). She ended her article by discussing the fact that many test results are (to use her exact word) “inconclusive,” and lamented that “for now, so are some of the evolutionary results gained by using the mtDNA clock” (279:29).
Which brings us to the point of this article. As we pointed out in our introductory sentence, the news gets worse. The “evolutionary results gained by using the mtDNA clock” are not just “inconclusive.” They’re wrong! In the January 2003 edition of the Annals of Human Genetics, geneticist Peter Forster of Cambridge published an article (“To Err is Human”) in which he documented that, to use his words, “more than half of the mtDNA sequencing studies ever published contain obvious errors.” He then asked: “Does it matter? Unfortunately, in many cases it does.” Then came the crushing blow for “Mitochondrial Eve”: “…fundamental research papers, such as those claiming a recent African origin for mankind (Cann, et al., 1987; Vigilant, et al., 1991)…have been criticized, and rejected due to the extent of primary data errors” (67[1]:2, emp. added). Then, as if to add salt to an already open and bleeding wound, Dr. Forster acknowledged that the errors discovered thus far are “only the tip of the iceberg…,” and that “there is no reason to suppose that DNA sequencing errors are restricted to mtDNA” (67[1]:2,3).
One month later, Nature weighed in with an exposé of its own. In the February 20, 2003 issue, Carina Dennis authored a commentary on Forster’s work titled “Error Reports Threaten to Unravel Databases of Mitochondrial DNA.” Dennis reiterated the findings that “more than half of all published studies of human mitochondrial DNA (mtDNA) sequences contain mistakes.” Then, after admitting that “published mtDNA sequences are popular tools for investigating the evolution and demography of human populations,” she lamented: “[T]he problem is far bigger than researchers had imagined. The mistakes may be so extensive that geneticists could be drawing incorrect conclusions to studies of human populations and evolution” (2003, 421:773, emp. added).
In her report, Dennis quoted Eric Shoubridge, a geneticist a McGill University’s Montreal Neurological Institute in Canada, who investigates human diseases that result from problems with mtDNA. His response was: “I was surprised by the number of errors. What concerns me most is that these errors could be compounded in the databases” (421:773). In 1981, the complete sequence of human mtDNA—known as the “Cambridge Reference Sequence”—was published in a database format for scientists to use in their research (see Anderson, et al., 1981). It is from that initial database that many of the mtDNA sequences have been taken and used to predict, among other things, the Neolithic origin of Europeans (Simoni, et al., 2000) and the “factuality” of the creature known as “Mitochondrial Eve.” Yet Dr. Forster has been busily engaged in making corrections to that 1981 database almost since its inception, and has compiled his own database of corrected mitochondrial sequences.
Eric Shoubridge (quoted above) isn’t the only one who is “concerned” about Peter Forster’s findings. Neil Howell, vice president for research at MitoKor, a San Diego-based biotech company that specializes in mitochondrial diseases, suggested that Forster’s error-detection method “may even underestimate the extent of the errors”(as quoted in Dennis, 421:773-774, emp. added).
What has been the response of the scientific community? Let Forster answer: “Antagonism would be an understatement in some cases” (as quoted in Dennis, 421:773). He did note, however, that, at times, some of the scientists whose published papers have been found to contain the errors were “forthcoming in resolving discrepancies in sequences.” That’s nice—since “truth” and “knowledge” are what science is supposedly all about (our English word “science” derives from the Latin scientia, meaning knowledge).
In the end, where does all of this leave “Mitochondrial Eve”? Could we put it any plainer than Dr. Forster did when he said that “fundamental research papers, such as those claiming a recent African origin for mankind have been criticized, and rejected due to the extent of primary data errors”? Criticized—and rejected?!
Once upon a time, “Mitochondrial Eve” was viewed as the evolutionary equivalent of “wonder woman.” Now, she has become the relative every family dreads—the one who arrives for “just a short visit,” and then somehow never leaves. Poor Eve. How many times, we wonder, will she have to die before she finally can be buried—permanently—and left to “rest in peace”?
REFERENCES
Anderson, S., A.T. Bankier, B.G. Barrell M.H. de Bruijn, A.R. Coulson, et al. (1981), “Sequence and Organization of the Human Mitochondrial Genome,” Nature, 290:457-465, April 9.
Cann, Rebecca L., Mark Stoneking, and Allan C. Wilson (1987), “Mitochondrial DNA and Human Evolution,” Nature, 325:31-36, January 1.
Dennis, Carina (2003), “Error Reports Threaten to Unravel Databases of Mitochondrial DNA,” Nature, 421:773-774, February 20.
Forster, Peter (2003), “To Err is Human,” Annals of Human Genetics, 67:2-4, January.
Gibbons, Ann (1998), “Calibrating the Mitochondrial Clock,” Science, 279:28-29, January 2.
Lemonick, Michael D. (1987), “Everyone’s Genealogical Mother,” Time, p. 66, January 26.
Lewin, Roger (1987), “The Unmasking of Mitochondrial Eve,” Science, 238:24-26, October 2.
Simoni, L., F. Calafell, D. Pettener, J. Bertranpetit, and G. Barbujani (2000), “Geographic Patterns of mtDNA Diversity in Europe,” American Journal of Human Genetics, 66:262-278, January.
Stringer, C.B. and P. Andrews (1988), “Genetic and Fossil Evidence for the Origin of Modern Humans,” Science, 239:1263-1268, March 11.
Tierney, John, Lynda Wright, and Karen Springen (1988), “The Search for Adam and Eve,” Newsweek, pp. 46-52, January 11.
Vigilant, Linda, Mark Stoneking, Henry Harpending, Kristen Hawkes, and Allan C. Wilson (1991), “African Populations and the Evolution of Human Mitochondrial DNA,” Science, 253:1503-1507, September 27.
Wells, Spencer (200
Kardeþ LiOP bulduðum kaynaklar ve verdiðin bilgilerden yararlanarak mtDNA olayýnýn bir hata olarak kabul edenlerin yazýlarýný okudum .. Özellikle Bu konuda çalýþmalarý bir dünyada olay oluþturan Carina Dennis *bir hata olduðunu ve üzüntü verici bir olay olduðunu söylüyor..Yani erken açýklanan ve evrimcilerin sahip çýktý mtDNA bir hata olduðunu söylüyor..
McGill bir üniversitesinin nörolojik biir genetikçi olan Eric Shoubridge itiraflarý...
Kanada enstitü yapýlan araþtýrmalar mtDNA açýklandýðý gibi olmadýðýný itiraf etmþler...
In her report, Dennis quoted Eric Shoubridge, a geneticist a McGill University’s Montreal Neurological Institute in Canada, who investigates human diseases that result from problems with mtDNA. His response was: “I was surprised by the number of errors. What concerns me most is that these errors could be compounded in the databases” (421:773). In 1981, the complete sequence of human mtDNA—known as the “Cambridge Reference Sequence”—was published in a database format for scientists to use in their research (see Anderson, et al., 1981). It is from that initial database that many of the mtDNA sequences have been taken and used to predict, among other things, the Neolithic origin of Europeans (Simoni, et al., 2000) and the “factuality” of the creature known as “Mitochondrial Eve.” Yet Dr. Forster has been busily engaged in making corrections to that 1981 database almost since its inception, and has compiled his own database of corrected mitochondrial sequences.
Sanýrým bu kadar bilgi yeterlidir dostum...
liopleurodon
07-02-2007, 18:55
Cýmbýzlama ve çarpýtma ile mtDNA güvenilmez demeye çýkarsan, varacaðýn yer budur:
http://www.nature.com/nature/journal/v421/n6925/full/421773a.html
Bunun sonuna bir bak, nerden geliyor bu bilgi:
Forster notes that nuclear DNA sequences in public databases are also plagued by errors, and that this may be an even bigger problem, as such mistakes are more difficult to detect.
Peki Forster þurada ne diyor:
http://www.geneticancestor.com/EN/About_us_Frameset.htm
Scientific DNA database * *
We hold the largest proofread geographic database of native populations worldwide with more than 30,000 entries.
Data errors are unfortunately commonplace in genetics, affecting about 80 percent of publications (Forster 2003).
We have therefore pioneered procedures to remove such errors from published data and our own data (Bandelt, Forster et al. 1995, Roehl, Forster et al. 2001, commentary in Nature 2003).
Neymiþ, mtDNA hatalarý görülebilirmiþ, fosil DNA'larda, fakat Forster ve arkadaþlarý bu hatalarý kaldýrýyorlarmýþ...
Evet, 1981 veritabanlarý hatalardan ayýklanmýþ, Forest grubunun.. Ýstersen sor kendilerine..
Her neyse, nerde mtDNA yazan bir yer gördüysen, yapýþtýrmýþsýn.. Ama soruya cevap olmamýþ..
Ne iþe yarar mtDNA, nerden gelir? Çözümü nasýldýr, ben senden bunlara cevap istiyorum, copy/paste etme derim, çünkü, sendne çýkmamýþ, ne olduðunu bilmeden okuduðun laf, çok bariz sýrýtýyor.. Yaptýðýn alýntýlarda ayný þekilde.. Ben sana mtDNA Veritabanlarýnýn sorunlarýný deðil, mtDNA'nýn ne olduðunu soruyorum.. Hadi bekliyoruz..
LiOP sen kendini teselli ediyorsun..Ben sana mtDNA tanýmýda verdim sen bildiðini yap..Cevap verirsin...kardeþ o zaman sorma iþte mtDNA nasýl bir oluþmuþ hakkýndaki yazý kendi yorumlarýmla birlikte sana verdim..Ama boþ gibi görünüyor.
""""Ne *iþe *yarar *mtDNA, *nerden *gelir? *Çözümü *nasýldýr, *ben *senden *bunlara *cevap *istiyorum, *copy/paste *etme *derim, *çünkü, *sendne *çýkmamýþ, *ne *olduðunu *bilmeden *okuduðun *laf, *çok *bariz *sýrýtýyor.. *Yaptýðýn *alýntýlarda *ayný *þekilde.. *Ben *sana *mtDNA *Veritabanlarýnýn *sorunlarýný *deðil, *mtDNA'nýn *ne *olduðunu *soruyorum.. *Hadi *bekliyoruz.."""""
Yok copy paste yapmada...Dostum copy paste yapmazsam sana daha ayrýntýlý bilgi veremem..Neden çünkü o kadar vaktim olmaz bu bilgisayarda..mtDNA tanýmý ÝNGÝLÝZCE ve TÜRKÇE verdi..bana göre yeterli bilgi..Yok olmaz diyorsan ben sana daha detaylý bilgi bulurum..
Genetik prof..ve üniversite'nin yaptýðý araþtýurmayý verdim..Ama sen okumadýðýn içinj anlamamýþsýn..Dostum ÝNGÝLÝZCE yazýda bir üniversite ve prof'lerin yazýlarýný link ve yazý olarak verdim..
Ben seni anlamakta zorladým...
Dostum sorduðun sorunun fazlasý orda oku istersen...
liopleurodon
07-02-2007, 20:48
Tamam, yap.. Mesele odeðil, copy/paste ettiðin þeyin ne anlama geldiðin biliyorsan sorun yok.. Bak, yukarýda mtDNA'nýn güvenilriliðini yanlýþ biliyordun mesela..
Evet, mtDNA nerde taþýnýr, nasýl ayrýlýr, nedir, necidir, bize bir izah et, görelim..
Sevgili metee kardesim,
"Darwin *bir *gün *hayvanlarýn *þekillerine *bakarak *bir *teori *üretiyor..Nedeni *maynunlarla *insan *benzerliði..Kardeþ *bu *maymun *peki *neden *konuþma *yeteneði *yok.. *Smile *Smile "
Senin en cok bu garip savlarinin sonuna kurnaz kurnaz iki *:D *:D *ilistirmeni sevdim.
Mitochondrial DNA (mtDNA) is DNA that is located in mitochondria. This is in contrast to most DNA of eukaryotic organisms, which is found in the nucleus. Nuclear and mtDNA are thought to be of separate evolutionary origin, with the mtDNA being derived from bacteria that were engulfed by early precursors of eukaryotic cells. Thus in cells in current organisms, the vast majority of proteins found in the mitochondria (~1500 in mammals) are encoded by nuclear DNA: some, if not most, are thought to have been originally of bacterial origin and have since been transferred to the nucleus during evolution. In mammals, 100% of the mtDNA contribution to a zygote is inherited from the mother and this is true for most, but not all, organisms. Currently, human mtDNA is present at 100-10,000 copies per cell, with each circular molecule consisting of 16,569 base pairs with 37 genes, 13 proteins (polypeptides), 22 transfer RNA (tRNAs) and two ribosomal RNAs (rRNAs).
Unlike nuclear DNA in which the genes are rearranged by ~50% each generation (due to the process called recombination), there is usually no change in mtDNA from parent to offspring by this mechanism. Because of this and the fact that its mutation rate is higher than nuclear DNA and easily measured, mtDNA is a powerful tool for tracking matrilineage, and has been used in this role for tracking many species back hundreds of generations. Human mtDNA can also be used to identify individuals, however it is not a failsafe way to discriminate involvement of people at crime scenes and is no longer commonly used in court cases for this purpose.
http://de.wikipedia.org/wiki/Mitochondriale_DNA
mtDNA - rRNA - tRNAs gibi genetik ve evrinmcilerin üzerinde durduðu konuda..mtDNA mutasyon sonuçu yeni tür oluþabilirmiþ..Bence salakca bir iddaa olmakla kalýyor..Ýlk önce bu mutasyon geçiren bir insan veya hayvan evriðm geçirmez, tam tersi þekilsiz bir yaratýk olur..
mtDNA - DNA üzerinde oynama yapýlarak yeni bir tür yapmak isteyen Stalin bir çok þekilsiz yaratýklar yapmýþlardýr..Birde devam edin olacak diyor..Ama tam tersi insan ve hayvanlara zarar veren bir yöntem deney yapýlmasý sakýncalýdýr..Çünkü bir yaratýk oluþturmak evrime deðil oluþan bu yaratýða zarar verilerek bu dünyada yaþamasýna izin verilmesidir...
Mutasyon evrim deðildir...................Bunu üzerinde durmaya bile gerek bulmuyorum......
http://www.worldfamilies.net/clip_image002.gif
Bu mtDNA bir hata olduðunu kabul etmelerin asýl nedei hastalýklardýr..Çünkü mtDNA göre herkesin atasý ayrý kýtalardan gelmiþtir..Kabul edelim ...Tamam ama kardeþ bunun genetik pro ve bilim adamlarý bir üniversite lyaptýðý araþtýrmada bu bir hata ollduðunu kabul ediyorlar....
Bir hastalýk mtDNA iddaasýný çürütmesi ilginç bir olay oluyor..Çünkü yapýlan araþtýrma sonuçu hasatalýkla ilgili bir sorunlarý ortaya çýkýyor ve buna cevap veremiyorlar...
http://www.genetree.com/images/pics/mtDNAPic.gif
The Method Used to Compare and Measure mtDNA Relationships
If there is a direct female-female lineage connecting two individuals (male or female), they should share the same mtDNA sequence. This can be true from generation to generation to generation, and etc. (Note: allowances are made for calculated mutation rates, which are higher than the mutation rates observed from the Y-chromosome).
The figure on the top right, mtDNA Inheritance Pattern, shows how the mtDNA (different colors represent different mtDNA sequences) is passed from mother to all her children (males are represented by circles with arrows pointing up and to the right, and females are represented by circles with crosses pointing down).
Base Number  Jane Doe
M 2002
16301 Â T
16343 Â G
16356 Â C
16390 Â A
16519 Â C
73 Â Â Â Â G
150 Â Â Â T
263 Â Â Â G
The figure on the bottom right is the data provided for mtDNA sequencing results. The mtDNA results are provided in a DNA sequence analysis format just like this. This sequence represents the sequence variation for the individual tested when compared to the Cambridge Reference Sequence. This is provided in a table format for easy use in independent research studies.
http://www.genetree.com/
mtDNA olayýný Â daðýlýný nasýl bir evre geçirdiðini anlatýyor.
mtDNA olayýný araþtýrýrken ilginç bir tesbitte bulunundum..bu tesbit mtDNA yapýnýnn daðýlým süreci ile ilgilidir.....
LiOP Teþekkürler dostum bu mtDNA ile birlikte yaratýlýþýn asýl bir ispatý orataya çýkýyor..
http://www.genetree.com/images/pics/maternalAncestryMapSm.gif
http://www.roperld.com/graphics/MigrationMap.jpg
KAYNAKLAR....:::( Bu arada kaynakalrý belirtiyorum...)
http://www.roperld.com/FranklinGenetics.htm
http://www.roperld.com/ropergenetics.htm
http://www.roperld.com/mtDNA.htm
mtDNA göre bir mutasyon olamaz bu yönde haklýlardýr..Çünkü mtDNA ve rRNA bir mutasyon olsaydý bir tür yaratýk ortaya çýkaracaklardýr..Çünkü mtDNA - rRNA Roper Genetics Project -
Franklin Genetics Project - Little/Klein/Cline Genetics Project bu yapýlan çalýþmalarla ortada bir ispat var ama EVrim deðil..Ortadaki bir ispatý tam olrak göstermektedir..
http://cita.chattanooga.org/mtdna.html
Bu linkte Amerika ve eskimolarýn atalarý nerden geldiðini yazmaktadýr..Onlara göre bir Asyalý türden meydana geldiðini yazmaktadýr...
http://www.talkorigins.org/faqs/homs/mtdnatree.gif
Buradaki talkorgins kaynaðýnda belirtiði gibi bir atalarý olmalarý lazýmdý..Ama ata kelimesi tüm türlerde deðil tek insanlarada geçmektedir..Çünkü bir araþtýrma sonuçu bunu bir hata olrak kabul etmelerin nedeni aðaç ve hsatalýklardý.Bu mtDNA bir bir atamýzýn olduðunu anlatmaktadýr...Bu mtDNa daðýlmasýyla insan ýrký meydana geldiðini açýkça ortayua koyuyor..Peki bu evrim midir.?. Â :) :) :) :)
http://www.worldfamilies.net/mtDNA.htm
http://www.talkorigins.org/faqs/homs/mtDNA.html
http://www.pbs.org/wgbh/nova/neanderthals/mtdna.html
Buradaki tesbitim evrim olmadýðýný gösteriyor.mtDNA bir bir ispatý ortaya koymaktadýr..Bu evrim deðildir...
"Hatalar o kadar yaygýn olabilir ki genetikçiler insan popülasyonlarý ve evrim çalýþmalarýnda yanlýþ sonuçlara varýyor olabilirler. Forster’ýn, dizilimlerin deðiþimine göre oluþturulan evrim aðaçlarýný kapsayan hata-araþtýrma yöntemi, bu hatalarýn çapýný eksik tahmin ediyor olabilir." ,
Carina Dennis
George Washington Üniversitesi paleoantropoloðu Alison Brooks, "Bu tarihler fosil kayýtlarýnda ortaya çýkan göçlerin coðrafyasý veya sýrasýyla uygun düþmemektedir"
https://www3.nationalgeographic.com/genographic/atlas.html
Türklerin göçlerine göre mtDNA yayýlmasý göstermiþlerdir..Bu þekilde bir iddaa olablir mi...
anlamadýðým insan o zamanda evrimleþmedimi.? :) :) :)
Türklerin boðazdan geçerek eskimolarý sonra da kýzýlderileri oluþturmuþtur...Çünkü inançlarý aynýdýr..Salakça bir iddaadýr..Eskimolar ve Kýzýlderilere bakýldýðýnda bunlarýn inançlarý þamanist inançtýr..Bu þamanist inanç ise o zaman bunlar bir arada geldi ama  ýrklarýný oluþturan Türklerdir.Bu yönde ATATÜRK'ün bir araþtýrmasý vardýr..onu inceleyenin öðrenirsiniz..Kayýp kýta Mu ve Türkler..Türklerin inanç Þamanis bir inançtý, kýzýlderi ve eskimolarda inançlarý þamanist bir düþünce sahiplerdir..Bunlar göçler olmuþ ama söyledikleri tarihlerde deðildir....
http://www.apologeticspress.org/articles/2734
http://www.apologeticspress.org/articles/2332
Problem olan, uzakta araþtýrmacýlarýn hayal etmiþ olduðundan daha büyüktür.
Ne yazýk büyük bir hayal sona erdi...
Evrimcilerin dediði gibi yapýnýn olmadýðýný gösteriyor.
Dr. Forster yaptý çalýþmanýn mtDNA düþündüðü gibi olmadýðýný söylemektedir...Bunun bir hata olduðunu ve üzücü bir sonuç olduðunu kabul etmiþtir..
The DNA sequences pouring in from sequencing projects have fueled the effort and extended the clock approach to many genes in the cell nucleus. But the wash of data has uncovered some troubling facts. It’s now clear that in many cases, the main assumption underlying molecular clocks doesn’t hold up: Clocks tick at different rates in different lineages and at different times.... For the clock to work with either sort of DNA [nuclear or mitochondrial—BT/BH], nucleotide changes must tick away steadily so scientists can convert the number of nucleotide differences seen between two organisms into the number of years since they diverged. Different genes evolve at different rates, depending on the selective forces upon them, but the model requires only that each gene’s clock maintains its own rate. Early work hinted that this might not always be true, and now a plethora of data shows that many genes don’t conform to this model
Açýklamaktan olduðum çalýþma mtDNA kusursuz bir iþlevi olduðunu ve bununda evrimcilerin düþündüðü gibi olamayacaðýnýdýr..Bu olayýn olmasý içinbir ihtimal çýkmýyor...
"""he problem is far bigger than researchers had imagined. The mistakes may be so extensive that geneticists could be drawing incorrect conclusions to studies of human populations and evolution""""
Rastgele bir oluþum olsaydý bu büyük bir hata olacaktýr..Çünkü mtDNa o zaman yanlýþ bir nüfus ortaya çýkarmaktadýr..Olmaz yani anlayacaðýn...
Yazýnýn devamý gelecektir..
Çalýþmalarým sürmektedir..Çeviriler ve kitaplardaki yazýlarý sizlere vereceðim...Þuanlýk yeterli dir..
Arkadaþlar kitap ve internetten faydalanarak yaptýðým çalýþmalar sürüyor en kýsa zamanda konular copy/paste kullanarak aktaracaðým..
Ama bazý arkadalar copy/paste olayýna karþý olduðu için parça parça yazmayý deneyeceðim..
mtDNA Evrimcilerin sarýldýðý bir cansimit olduðu için konuyu daha detay inceleme aldým...Arkadaþým LiOP'a teþekkür ederim..
Ýnsanlarý küçümsemeden konuya balýkla dalma... :)
Konu bir virus ve mtDNA ...Mutasyonlar olur mu? Yukarýda belirtdiðim gibi olmaz..
mtDNA ilgili bir çok üniversite kendi alanýnda çalýþmalar yapmýþtýr.Bu araþtýrmalara göre konuþuyorum..mtDNA rastgele bir oluþum olsaydý bu bir hata olurdu.Nedeni yanlýþ bir nüfusta günümüzde þuanda var olabilirdi..
Hani mutasyon geçirmiþ olan bir insan günümüzde þekilsiz bir þekilde bulunacaktý.Ama mtDNA bu olaya giriyor..Yanlýþ bir nüfus oluþmamasý için mtDNA rastgele bir oluþumu kabul etmiyor..
Bu mtDNA'de bulunan hastalýklar rastgele oluþumu ve yanlýþ nüfus oluþturmayý kabul etmiyor...
Bu hastalýklar...
Maternal kardiyomyopati
Mitokondriyal ensefalo kardiyomyopati
Leigh sendromu
Maternal myopati ve kardiyomyopati
Ýnsüline baðýmlý olmayan diyabet
Rett sendromu
Sensörinöral iþitme kaybý
Demans
Egzersiz intoleransý
Kanser
Alzheimer hastalýðý
Parkinson hastalýðý
Kronik progresif eksternal oftalmoplaji
Diabetes mellitus ve saðýrlýk
Leber herediter optik nöropati
Mitokondriyal ensefalomyopati, laktik asidozis ve inme benzeri episodlar
Myoklonik epilepsi ve  psikomotor represyon
BUGÜNLÜK bu kadarlýk yeterli olduðunu düþünüyorumm..YAZININ DEVAMI GELECEKTÝR:
Yorum yazabilirsiniz..
antimuhammed
16-02-2007, 02:59
Maymunda konuþma yok. Þu anda olamaz. Evrim bir süreçtir ve dünyada bu sürecin en önünde olduðu iddia edilen canlý insandýr. Neden 2 cümle kurup konuþtuðu için mi? Yaþamak hayatta kalma mücadelesidir. Kurallara uyanlar hayatta kalýr, uymayanlar yok olu gider.
En küçün beyin yapýsý olmayan hayvanlarda bile insanoðlunun yüz yýllar süren serüveninde makinelarla gerçekleþtirebileceði özellikler bulunur. Meseleyi basite indirgemeyin. Nasýl insanda konuþabilme özelliði bizlere ayrýcalýk gibi geliyorsa yarasalarda bizim ancak radarlarla gprs lerle gerçekleþtirebileceðimiz yön bulma dygusu kendi vücutlaýnda mevcut.
Maymunlar geçirdikleri süreçte  silah olarak taþ ve sopa atarlar. Fýndýk kýrmak için taþ kullanýrlar. Bunlardan þempanzelerde alet kullanmakta oldukça baþarýlýdýr. Kopardýklarý ince dal parçalarýný yapraklarýndan temizledikten sonra, termit yuvalarýna sokup çýkarmak suretiyle, üzerlerine týrmanmýþ olan beyaz karýncalarý yerler. Arý kovanlarýna da çubuk batýrarak bal çekerler. Daha büyük deðneklerle karýnca yuvalarýný daðýtýrlar. Yuvalarýný iþgal eden böcekleri, aðaç dallarýyla kovalarlar. Aðýzlarýnda çiðnedikleri yapraklarla aðaç deliklerini kapatarak içecek su birikmesini beklerler.
  Nasýl yazý insanlýkla beraber baþlamadýysa konuþmada baþlamamýþtýr. Hepsi bir süreçtir. Her canlý bu süreçte farklý teknikler geliþtirmiþlerdir.
 Eminim çoðunuz þunu dþyecektir. Getirin 1.000.000.000.000 maymunun önüne daktilo hepsi rast gele tuþlara bassýn bakalým 1.000.000.000.000 da kaþ tanesinin yazdýklarýndan anlamlý þeyler çýkacaktýr. Bu þekilde elbette çýkmaz. ama evrim bir deneme yanýlma yöntemidir. Belirli fizik + kimya kurallarýnda belirli sonuçlar ortaya çýkar. Unutmayalým genler meselesi var. Ve genlerin bir hafýzasý var. Ortaya çýkabilecek olasýlýklar zaten fizik ve kimya kurallalrý doðrultusunda. Bunlardan milyonda biri tutunca o sabit kalýr. Artýk yazýlacak kitaptaki milyonda bir harf doðru yerdedir. Çok ama çok basite indirgeyerek örnek vereyim. Çýkmasý gereken yazý OLMAK YADA OLMAMAK ÝÞTE BÜTÜN MESELE BU. Bunun kalýplarý zaten doðada mevcut. Uyup uymadýðýda denenebiliyor. Ýlk denemede maymunun bir tanesi 3. harf olarak M harfini tutturuyor. Ýþte o M harfi sabit kalacaktýr. Bir sonraki deneme 3. harf M sabit olarak devam edecektir.Sonra ki denemelerde bulunan bir yada iki yada daha fazlasý uygun koþullara uyum saðlýyorsa sabit kaldýktan sonra bir zaman sonra beklenen sonuç yani OLMAK YADA OLMAMAK ÝÞTE BÜTÜN MESELE BU yazýsý ortaya çýkacaktýr.
Daha anlaþýlabilir bir örnek vereceðim. Çakýllý sahili olan bir deniz kenarýna bir allah inancý tam olan birde bilime inanan 2 kiþi gitsin. Ýkisininde orada göreceði sonuç aynýdýr. Çakýllar denize yakýn olan yerde büyük orta mesafelerde orta büyüklükte denize en uzak noktalarda ise küçük olarak sýralanmýþlardýr. Ýnancý tam olan kimse þu Allah ýn hikkmetine bakýn nasýl da bir düzen kurmuþ diye yorumlarken diðeri ise fizik kanunlarýna göre normal bir görüntü. Gelen dalganýn kuvveti ile küçük olan taþlar denizden uzaða taþýnýrken büyük olanlar deniz kenarýnda kalmýþ diyecektir.
NOT: En baþta karýncalardan bahsettim. Karýncalarýn mantar yetiþtirdiðini ve sütünden(bir nevi tatlý sývý) yararlanmak için týrtýl yetiþtirdiðini bilen var mý?
Yada amazonlar da yaþayan kendini kuþ boku görünümü ne sokmuþ bir çeþit týrtýldan. Bilirsiniz ki doðada tercih edilmeyen besinlerin baþýnda bok yani dýþký gelir.
Kutup ayýlarý kutuplarda beyaz iken kutuplardan uzak ayýlarýn rengi boz yada kahve rengidir. Bunu Allah yaratýrken mi belirlemiþtir sizce? Yoksa doðada yanýlma deneme ile mi ortaya çýkmýþtýr?
Neden insanlarýn erkeðinde memeler vardýr. Þüphesiz kutsal kaynaklarda Adem Havvadan önce yaratýlmýþtýr...Buna raðmen neden?
Allah kusursuz bir þekilde insaný yarattýysa neden sünnet oluyoruz?
OLMAK YADA OLMAMAK ÝÞTE BÜTÜN MESELE BU
“Yerin bitirdiklerinden, (insanlarýn) kendi nefislerinden ve daha bilemeyecekleri nice þeylerden, bütün çiftleri yaratan Allah münezzehtir. (O’nun þâný ne kadar yücedir.)” (Yâsin Sûresi, 36)
Ey insanlar, gerçekten, Biz sizi bir erkek ve bir diþiden yarattýk ve birbirinizle tanýþmanýz için sizi halklar ve kabileler (þeklinde) kýldýk. Þüphesiz, Allah Katýnda sizin en üstün (kerim) olanýnýz, (ýrk ya da soyca deðil) takvaca en ileride olanýnýzdýr. Þüphesiz Allah, bilendir, haber alandýr. ( 49 Hucurat Suresi, 13)
HERMAPHRODITISM [erdiþilik, hermafroditizm] Bireyde ayný anda yumurtalýk ve erbezinin bulunmasý ve hem erkek hem de diþi gameti oluþturabilme yeteneðidir. Cinsiyet bezlerinin ayný anda çalýþmasý gerekmemektedir. Ýþlevsel erdiþilik Cyprinodontidae, Sparidae ve Serranidae ailesi fertlerinde görülmektedir (® protogyre-tezdiþilik ve ® proterandry-tezerlik). Cyprinodontidae ailesinden Rivulus marmoratus alýþlagelmiþin dýþýna çýkmakta ve önce yumurta üretmekte ve sonra döllemektedir (kendisini dölleyen erdiþilik). Erdiþilik balýklarýn dýþýnda birçok hayvan grubunda da görülür. Örnek; Yassýsolucanlar, halkalýsolucanlar ve kabuklular’dan Cirripedia.
Her canlý çift deðildir. Bakteriler, virüsler bölünerek çoðalýrlar. Eþeysiz üreme diye bir kavram vardýr.
Ýnsanoðlu arasýnda dünyada sadece her 20 bin doðumdan biri çift cinsiyetli olarak gerçekleþiyor.(Hermoafrodit)
Sakarya’da çift cinsiyetli olduðu için camiden kovulan genç isyan etti. Sakarya’da çift cinsiyetli olduðu için yýllardýr toplumdan dýþlanan 27 yaþýndaki B. C., namaz kýlmak için gittiði camiden de kovulduðunu öne sürdü. Dinine baðlý bir insan olduðunu söyleyen C., kendisinin travestilerle bir tutulmasýna isyan ederek, "Ben doðuþtan çift cinsiyetliyim. Diyanet Ýþleri’nden benim gibilerin hacca nasýl gideceði ve kadýn mý yoksa erkek olarak mý namaz kýlacaklarý hakkýnda fetva vermesini istiyorum" dedi.
Dünyada her yýl 500 binden fazla anne hamilelik ya da doðum sýrasýnda ölürken, 4 milyon yeni doðan bebek de yaþamýný yitiriyor. Neden?
Hepimizin görmezden geldiði doðuþtan özürlüler. Görme, iþitme, yürüme, zihinsel... v.b. Bunlar mükemmel yaratýcýnýn mý, evrimin mi yoksa baþka Tanrý' nýn çocuklarý mý?
Ya bu kadar sakat kimin ürünü? Araþtýrma sonuçlarýna göre, özürlü olan nüfusun toplam nüfus içindeki oraný %12.29’dur. Buna göre ülkemizde 8.431.937 kiþi özürlü olarak yaþamlarýný sürdürmektedir. Dünya üzerinde ise bir milyara yakýn özürlü insan bulunmaktadýr.
(Not: Evrim süreci ve bilmselliði vede bilinen kurallar dahilinde hata kabul etmektedir. Ama Tanrýsallýk ve tanrýdan gelen mükemmeldir. Evrim hata affetmez. Evrimde hatanýn sonucu zayýflýk, sakatlýk olarak ortaya çýkar. Tanrýnýn hata yapmasý söz konusu deðildir) Takrar ayný soru bunlar kimin çocuklarýdýr?
Sadece ülkemizde ki o görmezden geldiðimiz sakatlara ait bilimsel veriler aþaðýda ki gibidir.
Araþtýrmalara göre, zeka geriliðinin yaygýnlýðý %1 olarak bildirilmektedir. Erkeklerde kýzlardan daha sýk gözlenir. Hafif derecede zeka geriliklerinin toplumda görülme oraný %2-3 iken orta ve aðýr derecedekilerin oraný % 0,3 tür. Yani dünya da Türkiye nüfüsünun 5 katý zihinsel özürlü toplumda bilinen adýyla DELÝ vardýr. Â Kendi baþlarýna iþ göremezlerdir.
 Â
  Evrimi reddedenler açýsýndan bana göre onlarýn mükemmel yaratýcýsý tezleri karþýsýnda bütün bunlar baþka Tanrý nýn çocuklarýdýr. ve ben þu an onlar için aðlýyorum.
http://www.tsd.org.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=472&Itemid=1365
antimuhammed
16-02-2007, 03:01
Aðlamamýn sebebi ilahi adaletsizliktir. yoksa Evrim DEÐÝL.
Maymunda konuþma yok. Þu anda olamaz. Evrim bir süreçtir ve dünyada bu sürecin en önünde olduðu iddia edilen canlý insandýr. Neden 2 cümle kurup konuþtuðu için mi? Yaþamak hayatta kalma mücadelesidir. Kurallara uyanlar hayatta kalýr, uymayanlar yok olu gider.
En küçün beyin yapýsý olmayan hayvanlarda bile insanoðlunun yüz yýllar süren serüveninde makinelarla gerçekleþtirebileceði özellikler bulunur. Meseleyi basite indirgemeyin. Nasýl insanda konuþabilme özelliði bizlere ayrýcalýk gibi geliyorsa yarasalarda bizim ancak radarlarla gprs lerle gerçekleþtirebileceðimiz yön bulma dygusu kendi vücutlaýnda mevcut.
Maymunlar geçirdikleri süreçte  silah olarak taþ ve sopa atarlar. Fýndýk kýrmak için taþ kullanýrlar. Bunlardan þempanzelerde alet kullanmakta oldukça baþarýlýdýr. Kopardýklarý ince dal parçalarýný yapraklarýndan temizledikten sonra, termit yuvalarýna sokup çýkarmak suretiyle, üzerlerine týrmanmýþ olan beyaz karýncalarý yerler. Arý kovanlarýna da çubuk batýrarak bal çekerler. Daha büyük deðneklerle karýnca yuvalarýný daðýtýrlar. Yuvalarýný iþgal eden böcekleri, aðaç dallarýyla kovalarlar. Aðýzlarýnda çiðnedikleri yapraklarla aðaç deliklerini kapatarak içecek su birikmesini beklerler.
  Nasýl yazý insanlýkla beraber baþlamadýysa konuþmada baþlamamýþtýr. Hepsi bir süreçtir. Her canlý bu süreçte farklý teknikler geliþtirmiþlerdir.
 Eminim çoðunuz þunu dþyecektir. Getirin 1.000.000.000.000 maymunun önüne daktilo hepsi rast gele tuþlara bassýn bakalým 1.000.000.000.000 da kaþ tanesinin yazdýklarýndan anlamlý þeyler çýkacaktýr. Bu þekilde elbette çýkmaz. ama evrim bir deneme yanýlma yöntemidir. Belirli fizik + kimya kurallarýnda belirli sonuçlar ortaya çýkar. Unutmayalým genler meselesi var. Ve genlerin bir hafýzasý var. Ortaya çýkabilecek olasýlýklar zaten fizik ve kimya kurallalrý doðrultusunda. Bunlardan milyonda biri tutunca o sabit kalýr. Artýk yazýlacak kitaptaki milyonda bir harf doðru yerdedir. Çok ama çok basite indirgeyerek örnek vereyim. Çýkmasý gereken yazý OLMAK YADA OLMAMAK ÝÞTE BÜTÜN MESELE BU. Bunun kalýplarý zaten doðada mevcut. Uyup uymadýðýda denenebiliyor. Ýlk denemede maymunun bir tanesi 3. harf olarak M harfini tutturuyor. Ýþte o M harfi sabit kalacaktýr. Bir sonraki deneme 3. harf M sabit olarak devam edecektir.Sonra ki denemelerde bulunan bir yada iki yada daha fazlasý uygun koþullara uyum saðlýyorsa sabit kaldýktan sonra bir zaman sonra beklenen sonuç yani OLMAK YADA OLMAMAK ÝÞTE BÜTÜN MESELE BU yazýsý ortaya çýkacaktýr.
Daha anlaþýlabilir bir örnek vereceðim. Çakýllý sahili olan bir deniz kenarýna bir allah inancý tam olan birde bilime inanan 2 kiþi gitsin. Ýkisininde orada göreceði sonuç aynýdýr. Çakýllar denize yakýn olan yerde büyük orta mesafelerde orta büyüklükte denize en uzak noktalarda ise küçük olarak sýralanmýþlardýr. Ýnancý tam olan kimse þu Allah ýn hikkmetine bakýn nasýl da bir düzen kurmuþ diye yorumlarken diðeri ise fizik kanunlarýna göre normal bir görüntü. Gelen dalganýn kuvveti ile küçük olan taþlar denizden uzaða taþýnýrken büyük olanlar deniz kenarýnda kalmýþ diyecektir.
NOT: En baþta karýncalardan bahsettim. Karýncalarýn mantar yetiþtirdiðini ve sütünden(bir nevi tatlý sývý) yararlanmak için týrtýl yetiþtirdiðini bilen var mý?
Yada amazonlar da yaþayan kendini kuþ boku görünümü ne sokmuþ bir çeþit týrtýldan. Bilirsiniz ki doðada tercih edilmeyen besinlerin baþýnda bok yani dýþký gelir.
Kutup ayýlarý kutuplarda beyaz iken kutuplardan uzak ayýlarýn rengi boz yada kahve rengidir. Bunu Allah yaratýrken mi belirlemiþtir sizce? Yoksa doðada yanýlma deneme ile mi ortaya çýkmýþtýr?
Neden insanlarýn erkeðinde memeler vardýr. Þüphesiz kutsal kaynaklarda Adem Havvadan önce yaratýlmýþtýr...Buna raðmen neden?
Allah kusursuz bir þekilde insaný yarattýysa neden sünnet oluyoruz?
OLMAK YADA OLMAMAK ÝÞTE BÜTÜN MESELE BU
“Yerin bitirdiklerinden, (insanlarýn) kendi nefislerinden ve daha bilemeyecekleri nice þeylerden, bütün çiftleri yaratan Allah münezzehtir. (O’nun þâný ne kadar yücedir.)” (Yâsin Sûresi, 36)
Ey insanlar, gerçekten, Biz sizi bir erkek ve bir diþiden yarattýk ve birbirinizle tanýþmanýz için sizi halklar ve kabileler (þeklinde) kýldýk. Þüphesiz, Allah Katýnda sizin en üstün (kerim) olanýnýz, (ýrk ya da soyca deðil) takvaca en ileride olanýnýzdýr. Þüphesiz Allah, bilendir, haber alandýr. ( 49 Hucurat Suresi, 13)
HERMAPHRODITISM [erdiþilik, hermafroditizm] Bireyde ayný anda yumurtalýk ve erbezinin bulunmasý ve hem erkek hem de diþi gameti oluþturabilme yeteneðidir. Cinsiyet bezlerinin ayný anda çalýþmasý gerekmemektedir. Ýþlevsel erdiþilik Cyprinodontidae, Sparidae ve Serranidae ailesi fertlerinde görülmektedir (® protogyre-tezdiþilik ve ® proterandry-tezerlik). Cyprinodontidae ailesinden Rivulus marmoratus alýþlagelmiþin dýþýna çýkmakta ve önce yumurta üretmekte ve sonra döllemektedir (kendisini dölleyen erdiþilik). Erdiþilik balýklarýn dýþýnda birçok hayvan grubunda da görülür. Örnek; Yassýsolucanlar, halkalýsolucanlar ve kabuklular’dan Cirripedia.
Her canlý çift deðildir. Bakteriler, virüsler bölünerek çoðalýrlar. Eþeysiz üreme diye bir kavram vardýr.
Ýnsanoðlu arasýnda dünyada sadece her 20 bin doðumdan biri çift cinsiyetli olarak gerçekleþiyor.(Hermoafrodit)
Sakarya’da çift cinsiyetli olduðu için camiden kovulan genç isyan etti. Sakarya’da çift cinsiyetli olduðu için yýllardýr toplumdan dýþlanan 27 yaþýndaki B. C., namaz kýlmak için gittiði camiden de kovulduðunu öne sürdü. Dinine baðlý bir insan olduðunu söyleyen C., kendisinin travestilerle bir tutulmasýna isyan ederek, "Ben doðuþtan çift cinsiyetliyim. Diyanet Ýþleri’nden benim gibilerin hacca nasýl gideceði ve kadýn mý yoksa erkek olarak mý namaz kýlacaklarý hakkýnda fetva vermesini istiyorum" dedi.
Dünyada her yýl 500 binden fazla anne hamilelik ya da doðum sýrasýnda ölürken, 4 milyon yeni doðan bebek de yaþamýný yitiriyor. Neden?
Hepimizin görmezden geldiði doðuþtan özürlüler. Görme, iþitme, yürüme, zihinsel... v.b. Bunlar mükemmel yaratýcýnýn mý, evrimin mi yoksa baþka Tanrý' nýn çocuklarý mý?
Ya bu kadar sakat kimin ürünü? Araþtýrma sonuçlarýna göre, özürlü olan nüfusun toplam nüfus içindeki oraný %12.29’dur. Buna göre ülkemizde 8.431.937 kiþi özürlü olarak yaþamlarýný sürdürmektedir. Dünya üzerinde ise bir milyara yakýn özürlü insan bulunmaktadýr.
(Not: Evrim süreci ve bilmselliði vede bilinen kurallar dahilinde hata kabul etmektedir. Ama Tanrýsallýk ve tanrýdan gelen mükemmeldir. Evrim hata affetmez. Evrimde hatanýn sonucu zayýflýk, sakatlýk olarak ortaya çýkar. Tanrýnýn hata yapmasý söz konusu deðildir) Takrar ayný soru bunlar kimin çocuklarýdýr?
Sadece ülkemizde ki o görmezden geldiðimiz sakatlara ait bilimsel veriler aþaðýda ki gibidir.
Araþtýrmalara göre, zeka geriliðinin yaygýnlýðý %1 olarak bildirilmektedir. Erkeklerde kýzlardan daha sýk gözlenir. Hafif derecede zeka geriliklerinin toplumda görülme oraný %2-3 iken orta ve aðýr derecedekilerin oraný % 0,3 tür. Yani dünya nüfusunun Türkiye nüfüsünun 5 katý zihinsel özürlü toplumda bilinen adýyla DELÝ dir. Â Kendi baþlarýna iþ göremezlerdir.
 Â
  Evrimi reddedenler açýsýndan bana göre onlarýn mükemmel yaratýcýsý tezleri karþýsýnda bütün bunlar baþka Tanrý nýn çocuklarýdýr. ve ben þu an onlar için aðlýyorum.
http://www.tsd.org.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=472&Itemid=1365
Arkadaþým senin konuya bakýþ açýn baþka olmuþþ....
Bu bilimsel açýklamadan dolayý teþekkür eder..
Rastgele bir doðruya ulaþmaktansa,,,,,, yöntemli bir çabayla yanlýþa ulaþmayý yeðlerim. Â DESCARTES
Bir fikrin tek çöküþ nedeni onu bilmeyenler tarafýndan savunulmasý ve anlatýlmasýdýr... ...
Yalanla bataklýk arasýnda hiçbir fark yoktur...... Ýkiside dibe doðru çeker.
Düþünüyorum,,,, öyleyse varým.... Descartes
Evrim bir süreç ise bu süreç milyon mu yoksa kardeþ senin Binler mi? Milyonlarsa o zaman bu dünya dediðin Darwin bi rastgele oluþan sallama dünyadýr..Kardeþ niye diðer gezegenlerdeki ortamlara göre canlý türü oluþmamýþtýr..
Yada Güneþte hayat vardýr...Bu maddecilik olayýna göre ordaki hayat ise ýsýya baðlý olarak  oluþmuþtur..Ama bi baktýðýnda ýsý canlýlar yaþama ortamý oluþturmaz..Tam tersi yüksek bir ýsýda canlý yok olur..Maddecikle oluþan bir dünyada yaþýyorsak neden diðer gezegenlerde olmamýþta burda olmuþtur..
Ayda bir gezegen o zaman ayda maddecilik görüþüne göre hayat olmasý gereklidir..Ama baktýðýmýzda ayda hayat yok..
Maddecilik ile oluþan bir dünyada yaþýyorsak ozaman bu mükemmel bir düzenek olmazdý..
Ve Darwin fikri ile yola çýktýðýmýzda bir canlý tam tersi yanlýþ bir nüfusta ortaya çýkarmýþ olmalýydý..Günümüze baktýðýmýzda yanlýþ nüfus ile ortaya çýkan bir tür yoktur..
Tam tersi mükemmel bir düzenekte oluþan bir nüfus vardýr..
Kardeþ sen geldin insanlarýn yaptýðý hatalardan dolayý ortaya çýkan etkenleri yaratýcý yükledin...
O zaman kardeþ kardeþ evlendiðinde ortaya çýkan etkenni Tanrýya yükleyelim..olur mu?
Ýnsanlarýn AB - A - B - O Â (negatif - pozitif) kan gruplarý mevcuttur..Bu kan gruplarýna örnek..:
Bir mýknatýs düþünelim Pozitif ve Negatif kutublarý mevcuttur..Zýt kutuplarý yan yana geldiðinde çeker..Ama ayný kutuplarý birbirine yaklaþtýðýnda tam tersi iter..
Kan gruplarý içte orda ortaya çýkýyor..Akraba ve kan gruplarýnda bu kýsým orataya çýkýyor..
Ýþte o zaman yanlýþ bir nüfus orataya çýkýyor..
Ýþte senin savunduðun Evrimin son dayanaðý mtDNA mutasyonu bir evrimleþmiþ Â olarak kabul ediyor..
Senin savunduðun bu evrim bu akraba ve kan gruplarýndan dolayý yaþanýlan olayý kapatmýyor..
Kuran-ý Kerimden bir ayet ayýklamýþsýn yapýþtýrmýþsýn..Onu anlamýný yanlýþ anlayanlardansýn..
TANRI senin dediðin gibi kusurlu yaratsaydý..Ýþte ozaman orada bir baþka bir konu ortaya çýkar...
Dünya'nýn baþlangýçýnda bir hata göründümü?..
Yani her sorunu TANRI'ya yüklemek yerine nedeni araþtýrmak lazýmdýr..
Sen bir bakýþ açýsýnda bakmakla kalýyorrsun...
Ben senden tek taraflý düþünmeni yanlýþ buldum..Çünkü burada dini kitaplarla bilimsel kitaplarý ayný çatý altýnda incelemen daha iyi bir sonuç verecektir..
Sorunlara baktýðýmýzda Küresel ýsýnma daTANRI'ya baðlarsýn..Ama baktýðýmýzda Dünyamýzda bir küresel ýsýnma olmamýþtýr.
Küresel ýsýnmanýn nedeni insanlarýn kullandýðý maddelerden olmaktadýr... :) :) :)
DÜÞÜNÜYORUM ÖYLEYSE,VARIM --->>>Descartes
Ýþte olmak yada olmamak orda ortaya çýkýyor..
Sorunu temelden araþtýrmaktan geliyor..Bir ayet alarak,anlamadan yorum yazýlmasýdýr.....
Evrimciler ancak  bulduðu bir fosilin hangi tarihe ait ise on bularak yola çýkar..Sonra magazin basýn sayesinde ikide Animasyonla tama buldum..buldum ..Ýnsanlarýn atasý Afrikada bir maymunmuþ..Fosil kayýtlarý ilginç olmakla kalýyor..
Ýlk bulunan fosil kayýtlarýna göre Modern insan Avrupa geliþmiþtir..
Daha sonra bulunan fosil kayýtlarýna göre modern insan Afrika'nýn Kenya bölgesinde oluþmuþtur..
Ama son bulunan bir diðer fosil kayýtlarýna göre Küzey Afrika kýyýsýna yakýn bölge bulanan maðarada modern insan ortaya çýkmýþtýr...
Bu fosil kayýtlarý arasýnda 40 ve 30 bin yýl var...
Ýþte modern insan ne ve nasýl olumuþtur..Soruna cevap bulamayan bir Animasyon projesini sormak ama ters gelir...
Bu arada son bulunan fosil kayýtlarýnda insan tarafýnda kullanýldýðýný ispatlayan bir çok kanýt ortaya çýkmýþtýr..Bunlar silah ve kahverendi kil taþlarý bunkunmuþtur..Bunun yanýnda bulunan bir kaya parçasýnda geometrik þekillerin olduðu bu kaya parçasýný onlar tarafýnda yapýldýðýný gösteren kanýttýr..
Diðer fosil kayýtlarýnda bir malzeme bulunmamýþtýr..Bunun yanýnda bir siþ ve bir kemik parçasýyla insanlarýn atasý bulunmaz..
Bulduðu nesli tükenmiþ maymun türlerinin kemikleridir..
Bu  hayvanlar niye yaþýyor..Niye kendini savunuyor..Niye birbirlerine benziyor..
Güzel kardeþ TANRI tek insanlarý yaratsaydý..Darwin olmayacaktý..
Peki bir insan doða baktýðýnda bir mükemmel bir düzek gördüðünde beni bir yaratýcý yaratttý dediðinde olmuyorda,Senin darwin bir saçmalýkla geldiðinde olur...
Dünya üzerinde sayýsý bilen dinlere baktýðýmýzda Müslümanlýk,Ýsevilik,Yahudilik,Zerdüþluk,Budist,Hi ndu,Þamanizm,Put Tapýnma ve aklýma gelmeyen bir çok inanç yok sayarak Darwin saðlam olmayan düþüncesini savunayým...
Ýnanç ile bilim bir arada araþtýrma yapýldýðýnda darwin'in Animasyonu boþ çýkýyor..
Bende senin gibilere aðlýyorumm...Tek kaynak ve Tek düþünceyle karþýma geçtiðin için...
EVET M Harfi M olarak kalacaktýr...
Hatam olmuþsa af ola..TÞKLR...
Araþtýrdýðým konu þuanda mtDNA ona devam edeceðim...
liopleurodon
16-02-2007, 11:24
Saðolasýn meteee.. Yeni evrim sitesi bolca materyla toplamýþsýn..
Ýnananlarýn en tipik huyu, kurþunu kendi ayaklarýna sýkmalarýdýr hep :)
"Hatalar *o *kadar *yaygýn *olabilir *ki *genetikçiler *insan *popülasyonlarý *ve *evrim *çalýþmalarýnda *yanlýþ *sonuçlara *varýyor *olabilirler. *Forster’ýn, *dizilimlerin *deðiþimine *göre *oluþturulan *evrim *aðaçlarýný *kapsayan *hata-araþtýrma *yöntemi, *bu *hatalarýn *çapýný *eksik *tahmin *ediyor *olabilir." *
Carina *Dennis
Ýþte mesela bunun gibi.. Forster, genetik iz takibi ile adem ile havvayý bulmaya çalýþmaktadýr. Yani, aslen tanrýya delil saðlamaya çalýþmaktadýr. Ona sorarsan Havva 150 bin yýl önce yaþamýþtýr. Amma velakin, elimizde 195 bin yýl önce yaþamýþ insanlarýn fosilleri, eþyalarý mevcuttur.
Ýki lafýndan biri mutasyon olmaz.. O saydýðýn hastalýklarýn tamamý mutasyon nedeniyledir.. Sen doðal seleksiyonu ne sanýyorsun? Ýþte o hastalýklar doðal seleksiyondur, o þekildeki yanlýþ mutasyonlarý eler.. Geriye sadece bir þekilde zararsýz olan mutasyonlar kalýr.. Mutasyon olur mu dersen, sence bu takip iþi neye bakýlarak yapýlýyor?
>>> Bu *mtDNa *daðýlmasýyla *insan *ýrký *meydana *geldiðini *açýkça *ortayua *koyuyor..Peki *bu *evrim *midir.?. *
Evet aynen evrimdir.. Senin evrimi gösterip, gösterip, ama bu evrim olmaz deyip durman, sonucu deðiþtirmiyor metee.. Ýþte gördüðün gibi, tonla mtDNA mutasyonu var. Tonlasý hastalýk yapýyor, doðal seleksiyon onlarý süratle yok edecek. Geri kalanlarý da bir birine eklene eklene en sonunda bir tür olacak.. Ama unutma ki, insanda daha bir sürü kromozom da var.. Yani bu sadece mtDNA.. Neden mtDNA? Çünkü mtDNA'yý her zaman anadan alýrsýn..
Yazdýklarýný tekrar oku, nasýl panik içinde ayaðýna sýktýðýný bir gör..
Ben evrimci veya evrim karþýtý biri deðilim yanlýzca kendi sorulma cevap arýyorum.
* * * *Zihnimi meþgul eden,Yetersiz bilgim ile hep baþladýðým yere tekrar dönüyorum ..
* * * *Birincisi Herþey tesadüf olabilirmi ?
* * * *Bir yaratýcý olmadan tesadüf nasýl olur tesadüfler kendiliðinden olabilirmi?
* * * *Ýnsan zekasý gibi muazam bir koplex yapýnýn oluþmasý tesadüf olabilirmi ?
* * * *Ýnsanýn vucudunun hücrelerden oluþtuðunu biliyoruz bir hücre zamanla insan oluþturabilirmi?
* * * *Bu uzun zaman içerisinde hücre çürümeden nasýl binlerce hücre meydana getiriyor .
* * * *Bugun bir hücrenin ömrü nekadardýr bilmiyorum ama bir insan oluþmasý ve bütün hücrelerin bir araya tesadüfler sonucu birleþip komplex bir yapý oluþturmasý
* * * *mümkünmü ?
Evrim teorisini az çok bilen insanlarýn büyük kýsmý Tewderi gibi düþünüyordur
sanýrým. Hele biyoloji konusunda yeterince bilgiye sahip olmayan insanlarýn teoriye
inanmalarý çok zordur.
Buna anlam verememekteki en büyük sýkýntý evrim sürecini *ve bu süreç içindeki
deðiþimlerin, geliþimlerin algýlanamamasýdýr.
Buna en iyi örnekse fenden, elektronikten pek fazla bilgisi olmayanlarýn telsiz telefonlara,
faxlara, televizyona, internete anlam verememesidir.
Bir týklamayla gönderdiði resmin biraz sonra çok uzak ülkelere dahi *çok net bir þekilde
ulaþmýþ olmasý da insanlarýn anlam veremedikleri konular arasýndadýr.
Ancak bu süreci yaþayanlar, teknolojinin aþama aþama geliþmesini görmüþ olanlar
bunun arkasýnda olaðanüstü güçler aramaz ve bilime, teknolojiye güvenirler.
Buna raðmen bunlarýn ardýnda melekleri, cinleri arayanlar da mevcuttur.
Tek hücreliden çok hücreliye ve omurgalýlara varan süreci bilim tesadüfi oluþumlar
olarak deðil, zorunlu geliþmeler olarak açýklar.
Tek hücreli oluþumu ve ilk canlýlýðýn ortaya çýkýþý dahil olmak üzere bugünün geliþmiþ
insanýna varana kadar olan tüm geliþmeler tesadüfe baðlansa dahi, hiçbir þey yok iken
ezelden kendiliðinden varolan bir Tanrý inancýyla kýyaslandýðýnda inanýlmayacak bir teori
deðildir.
Tanrý inancý olan insanlarda ise, Tanrýyý reddetmeden evrim teorisine inanmak çok daha
basitleþir ve yaratýlýþ teorisinden çok daha mantýklý hale gelir. Ýlk canlýlýðýn oluþumunu ve dna
bilgilerini Tanrýya baðladýnýz mý geride pek de inanýlamýyacak birþey kalmaz.
Ama din ve mezhep baðýmlýlýðý olanlarýn bu baðlardan kurtulmadan evrim teorisini
anlayabilmeleri ve akýl erdirebilmeleri mümkün deðildir.
Onlar, 6 günde göklerin ve yerin yaratýldýðý inancýna evrim teorisini sýðdýramazlar.
Yerleri dar gelir. 6 günü, gün deðil de devir olarak açýklamaya çalýþanlarýn tümü ise
evrim teorisine sýcak bakmakta ve teoriye yer açmaya çabalamaktadýrlar.
liopleurodon
16-02-2007, 14:07
>>> Birincisi *Herþey *tesadüf *olabilirmi *?
Doðada tesadüf edilemeyecek tek þey, tesadüftür..
Þu taþýn/kayanýn orada yüz yýldýr duruyor olmasý tesadüf müdür? Sizin sorununuz, tesadüf kavramýný anlamamýþ olmakta yatýyor. Tesadüf, bilinen bir bir sonuçlar kümesinden herhangi birinin gerçekleþmesidir. Temelinde insanlarýn özetleme sistemi yatar. Kuzey kutbundaki bir buzulun içindeki su molekülün gelip senin sigarnaý söndürmesi ihtimali ne kadardýr? Ama bu onun buharlaþýp, yaðmur olup sigaranýn üstüne düþemeyeceði anlamýna gelmez.. Eðer, yaðmurda sigaraný söndüren atomlardan biri taa oradan kopup gelmiþse, buna tesadüf der geçersin.. Gidip bunun birinin planlý programlý ve bilinçli olarak taþýdýðý anlamýna mý gelir?
>>> Bir *yaratýcý *olmadan *tesadüf *nasýl *olur *tesadüfler *kendiliðinden *olabilirmi?
Buna sen bir cevap ver.. Zarlarý senin atýyor olman, düþen zarýn tesadüfi olmadýðý anlamýna mý gelir?
>>> Ýnsan *zekasý *gibi *muazam *bir *koplex *yapýnýn *oluþmasý *tesadüf *olabilirmi *?
Ýnsan ve zekasý muazzam kompleks filan deðildir.. Doðrusu, doðada ki hemen her þey muazzam komplekstir, en az insan zekasý kadar..
>>> Ýnsanýn *vucudunun *hücrelerden *oluþtuðunu *biliyoruz *bir *hücre *zamanla *insan *oluþturabilirmi?
Hiç bir þey zamanla oluþmaz.. Zaman geçmesi demek, nesneni üzerine bir sürü etmenin etki etmesi demektir. Çamaþýr "zamanla" kurumaz, ýsý ve buharlaþma ile kurur. Hamur zamanla kabarmaz, fermantasyonla kabarýr.. Eðer hücreye etkiyen etmenler hücreyi insan olacak þekilde yönlendirirse, ancak o zaman bu hücre insan olur. Rahimde olanda budur.. Gerek annenin hormonlarý, gerek hücrenin kendi genetik kodu, hücreye öyle etkir ki, hücre bir insan olur..
>> *Bu *uzun *zaman *içerisinde *hücre *çürümeden *nasýl *binlerce *hücre *meydana *getiriyor *.
Çürüme denen bir kavram yok aslýnda.. Ama soru aslýnda canlýlýðýn anlamýný ifade ediyor.. Canlý yapýlarýn bu hale gelebilmesinin, doðadaki muazzam sistemlere sahip olmalarýna raðmen, bir cep telefonu ortaya çýkmamasýnýn sebebi budur.. Canlý sistemler, dýþ etmenler kendilerini bozmadan önce, kendi kopyalarýný üretebilen sistemlerdir. Bir hücre, UV ýþýk altýnda 3 saatte bozulabilir örneðin.. Eðer üç saatte kendinin 30 kopyasýný üretirse ne olur?
>>> Bugun *bir *hücren in *ömrü *nekadardýr *bilmiyorum *ama *bir *insan *oluþmasý *ve *bütün *hücrelerin *bir *araya *tesadüfler *sonucu *birleþip *komplex *bir *yapý *oluþturmasý *mümkünmü *?
Bütün hücreler mevcut bir harmandan patýr kütür ortaya çýkmaz.. Sizin kafanýzdaki yanlýþlardan biridir bu.. Olay tek hücre ile baþlar. Eðer bu hücre kendini kopyalayarak ürettiði hücre ile birlikte yaþayabilecek þekilde bir geliþim gösterirse, iki hücre bir araya gelebilir olur. Bu 3,4, beþ, 1000, milyar þeklinde uzar gider öncelikle.. Eðer bu hücreler bu kendini çoðaltma ve birleþme döngüsünde belli bir noktadan sonra farklýlaþma kabiliyeti geliþtirirlerse bu durumda organlarýn oluþmasý süreci baþlar.. Organlar iþe yarar olmaya baþlarsa, daha geliþmeye devam eder.. Sürecin detayýný uzun uzun yazmýyorum.. Sadece sürece dikkat çekiyorum. Burada bir hücre ne bileyim rasgel bir milyar hücreye ayrýlýp, sonra rasgele birleþmiyor. Hücreler en baþýndna beri adým adým birikimsel olarak ortaya çýkýyor..
Aslýnda sorularýnýzýn tek bir cevabý var.. Seçilimli birikimsel geliþim ile bir adýmda oluþan geliþim..
6 Harfli bir kelimeyi rasgele oluþturmaya çalýþalým.. Her harf için 29 seçenek mevcut. Bu durumda 29 x 29 x 29 x 29 x 29 x 29 = 594.823.321 farklý durum olabilir. Bu þansýnýzýn bunun tersi kadar olduðu anlamýna gelir. Ama bu elbette, ilk defasýnda o kelimenin ortaya çýkamayacaðý anlamýna gelmez.. Kelimemiz SUBMIT olsun.. Þöyle bir þey yaparsak, nasýl olur? S gelene kadar çeksek torbadan.. S gelince onu tutup U gelene kadar gene çeksek, sonra S ve U'yu tutup B gelene kadar.. Böyle devam etsek.. "S" en fazla 29 çekiþte, "U" en fazla 29 çekiþte, "B" 29 çekiþte.. Sonuçta 29 + 29 + 29 + 29 + 29 + 29 = 174 deneme... Aradaki farký görüyor musunuz? Ýþte sizden özellikle saklanmaya çalýþýlan husus budur. Canlýlardaki geliþim, olasý mutasyonlarýn belirlediði bir torbadan, gerçekleþen mutasyonlarýn yaptýðý çekiliþten, doðal seleksiyonun yaptýðý seçimle, birikimsel bir geliþim ortaya koyar. Çýkacak sonucu belirleyen Doðal seleksiyondur, tesadüf deðil..
Þu *taþýn/kayanýn *orada *yüz *yýldýr *duruyor *olmasý *tesadüf *müdür? *Sizin *sorununuz, *tesadüf *kavramýný *anlamamýþ *olmakta *yatýyor. *Tesadüf, *bilinen *bir *bir *sonuçlar *kümesinden *herhangi *birinin *gerçekleþmesidir. *Temelinde *insanlarýn *özetleme *sistemi *yatar. *Kuzey *kutbundaki *bir *buzulun *içindeki *su *molekülün *gelip *senin *sigarnaý *söndürmesi *ihtimali *ne *kadardýr? *Ama *bu *onun *buharlaþýp, *yaðmur *olup *sigaranýn *üstüne *düþemeyeceði *anlamýna *gelmez.. *Eðer, *yaðmurda *sigaraný *söndüren *atomlardan *biri *taa *oradan *kopup *gelmiþse, *buna *tesadüf *der *geçersin.. *Gidip *bunun *birinin *planlý *programlý *ve *bilinçli *olarak *taþýdýðý *anlamýna *mý *gelir?
Þimdiye kadar duyduðum en mükemel örnek teþekürler liopleurodon.
Sevgili pantan'nin de söylediði gibi biyoloji ve evrim hakýnda bilgisi olmayanlarýn hemen hepsi benim gibi düþünüyordu..
sevgili tewderi
* * * *olayýn bize tesadüf gibi gelmesi þu anda akýllý canlýlara sahip olan bir gezegende buna tanýk olmamýz dolayýsýyladýr.
Tesadüften ziyade buna olasýlýk demek daha dogrudur. Þöyle ele alalým Yüz milyar galaxi içinde yüz milyarlarca gök cismi oldugunu biliyoruz.
Yaþam için gerekli hammaddelerin bu gökcisimnlerinden herhangi birinde çýkýp da yaþamý oluþturma olasýlýgý var mýdýr sorusu
bence esas sorudur. Bu olasýlýga evet cevabý verebiliyorsanýz mesele kalmaz. Burada tüm sorun bu olasýlýgýn bizim gezegenimizde gerçekleþtigi
bizim haricimizde milyar kere milyar kere milyar gezegende gerçekleþmedigidir. Sorunun püf noktasý budur.
* * * *Olumsuz olan durumlarý gözardý etmezseniz þayet bir tesadüfle degil bir gereksinim ile karþýlaþtýgýnýzý görürsünüz. Ýþte bu gereksinime
evrim deniyor. Bizim þansýmýz buna tanýk olacak bir yerde yaþamamýzdýr. Kaldý ki tanýk olmadýktan sonra bu sorunun anlamý da yoktur.
* * * *saygýlarýmla
bir de sizin iletileriniz neden kilometrelerce geniþlikte oluyor anlamýþ degilim *:D
liopleurodon
16-02-2007, 18:33
>>> Burada *tüm *sorun *bu *olasýlýgýn *bizim *gezegenimizde *gerçekleþtigi bizim *haricimizde *milyar *kere *milyar *kere *milyar *gezegende *gerçekleþmedigidir. *
Bu sorun biraz yanlýþ.. Bizim býrakýn hayatla geliþip geliþmediklerini, var olduklarýný bile bilmediðimiz gezegenlerden bahsediyoruz..
Buna mukabil, NASA'ya sorarsanýz, ellerinde bu yönde ipuçlarý var.. Mars'tan gelen meteorlarda yaþam emareleri vs. Diðer yandan belki bunlar Mars için ödenekleri garantiye almak için gündem yaratma faaliyeti de olabilir..
Sevgili Dilaver ,
Aklýma þöyle bir örnek geldi tesadüf ile ilgili
Bir metal parayý havaya atarsýnýz düþtüðünde yazý veya tura gelme olasýlýðý %50 dir
4 metal parayý atarsanýz %25 olur ve sayý çoðaldýkça tura veya yazý gelme olasýlýðý okadar düþer .
Bu kadar canlýnýn ve hücrenin bir araya gelme olasýlýðý nasýl bukadar yüksek olabiliyor .
Ýki Ýnsan düþünüyorum bunlarýn burunlarýnýn olma olasýlýðý %50 dir
Fakat 4 tane düþündüðümde %25 olur (kiþilerinin burunlarýnýn olma olasýlýðý )
6 milyar insanýn ayný þekilde burunlarýnýn olma olasýlýðýný düþünemiyorum (beklide konuya dar çerçevede yaklaþtýðým için)
bir *de *sizin *iletileriniz *neden *kilometrelerce *geniþlikte *oluyor *anlamýþ *degilim
Tesadüf veya gereksinimden dolayý olmuþ sanýrým:)
liopleurodon
16-02-2007, 20:47
Tewderi, tesadüf kavramýný anlamamandan ziyade olayýn tesadüf olmamasý asýl mesele..
Ýnsanýn nasýl oluþtuðunu, temelde evrim teorisi izah eder. Ama evrim teorisinin varlýk sebebi, insanýn tesadüfen oluþamayacak kadar karmaþýk oluþudur.. Evrim teorisi, doðal seleksiyon denen ayýklanma yoluyla insanýn ortaya çýktýðýný gösterir. Kýsaca, evrim teorisinin varlýk amacý, canlýlarýn tesadüf eseri ortaya çýkmadýklarýdýr..
Ama nedense, olaya bilimsel bir açýklama ile karþý çýkamayanlar malum çevreler, meseleyi saptrýmaktadýrlar..
Bna gelirler mesela.. Þöyle bir hayali diyalog geçer aramýzda
Y - Ýnsan nasýl ortaya çýktý..
B - Memelilerin geliþimiyle..
Y- Memeleri nasýl olurda geliþebilir..
B - Dinozorlarýn birden yok olmasýyla, doðal seleksiyon koþullarý çok hýzla deðiþir. Bu sebepten önce geniþ bir yayýlma ve izolasyon yaþanr. Aþýrý üreyen memeliler bu defa, çok farklý ve daha sert bir doðal seleksiyona maruz kalarak çok yoðun bir evrim sürecine girerler..
Y - Peki, dinozorlarda nasýl olurda birden yok olur?
B - Onlar bir göktaþýnýn düþmesi neticesi yok oldular?
Y - Peki bu göktaþýný kim, hangi kuvvet gönderdi? Kim planladý onun düþmesini?
B - Ne planý, tesadüf düþmüþ iþte bir göktaþý..
Y - Hýmmm.....
Sonra size gelirler derler ki:
Y - Bakýn, bakýn, Darwinciler insanýn tesadüflerin eseri olduðunu söylüyor...
Ýþte mesele bundan ibaret.. Göktaþlarý ortalama 100 milyon yýlda bir dünyaya düþer.. Etrafýmýzda dönüp duran bir göktaþý varsa, düþecektir dünyaya.. Bunun detaylarý bir biyolog olarak beni enterese etmez.. Jeolog ve Astronomlar bunun cevabýný verebilir.. Benim açýmdan, o taþýn düþmesi, tesadüftür. Çünkü, dinzorlarý yok edenden önce, defaten öyle taþlar dünyaya düþmüþtür zaten. Tahminen gelecekte de gene düþecektir. Taþýn düþmesinde herhangi bir olaðan üstülük yoktur..
Ýþte ben bu açýdan tesadüf eseri düþen göktaþý derim, onlar gider, size, bizim evrimi tesadüfle açýkladýðýmýzý söyler..
Bilimsel bir yazýda tesadüf kelimesi, istatistik olaðan bir meseleyi anlatýr.. Yani, herhangi bir zamanda istatistik olarak olabilir olan bir durumu.. Sebepleri, kesin deðildir veya baþka disiplinleri ilgilendirir. Kaldý ki, bir olaya öyle pat diye tesadüf diyemezsin, kafana çalarlar tezini..
hücrenin oluþumu, çok hücreli canlýlar, bilmem ne proteini vs., hiç biri tesadüfle açýklanmaz.. Eðer bir noktada tesadüf deniyorsa, bu "bu olay olmuþ tesadüfen, ama bilin ki, diðerleri de aaten olmuþ, olacak, oluyordu..." anlamýna gelir.. Yani, insaný þempanzeden ayýran bir mutasyon, doðru bir adým mý olmuþ.. Bilinki, o gende olasý her tür yanlýþ mutasyon yaþanmýþtýr zaten.. Ama öbür mutasyonlar zararlý olacaðý için doðal seleksiyon onlarý eler.. Sadece, olurda, doðru mutasyon ortaya çýkarsa, o ayakta kalýr, ilerlemesini sürdürür. Kaldý ki, doðada uygun mutasyonlar çok çok zor olur.. Örneðin, timsahlarýn bir numaralý derdi kalsiyum yetersizliðidir. Uzun dönemli açlýða enerji açýsýndan dayanabilirler, ama kalsiyum yetersizliði yüzünden dert çekerler.. Fakat, her önlerine geleni yemelerini, avlarýný kaçýrsalar da bir süre sonra ölmesini saðlayan bir doðal antibiyotik sahibidirler. Bu antibiyotik sayesinde aðýzlarý mikrop yuvasýdýr.. Ama yaralanmalarda vs. çok kolay iyileþir, enfeksiyon kapmazlar kolay kolay..
Ayýlar ise, kalsiyum kazanma sistemine sahiptir. Bu sebeple uzun kýþ uykusunda sýkýntý çekmezler.. Ama doðal antibiyotikleri yoktur.
Eðer, öyle faydalý mutasyonlar patýr kütür oluveriyor olsaydý, hem timsahlarýn hemde ayýlarýn çok çok daha rahat bir dünyalarý olurdu.. Her ikiside, antibiyotik ve kalsiyum geri kazanýmý yapabilseydi, *en az 1/3 misli daha uzun yaþayabilirdi..
Kýsaca, mutasyonlar birikerek canlýyý deðiþtirir. Oluþan mutasyonun canlýya etkisi tesadüfidir.. Yani, olasý her durum olabilir.. Ama zararlý durumlar, elenir süratle... Eðer, her yeni bireyin, yani her doðan bebeðin bir mutasyon denemesi olduðunu düþünürseniz, vaziyeti kolayca çözersiniz.. Evet, mutasyon çok ender ortaya çýkar. Ama birey sayýsý fazla, nesillere sari bir olay olduðundan, türün genetik havuzuna topluca bakýnca, ortada öyle mucizevi bir durum olmadýðýný görürsünüz..
Diyelim ki, gözün renkli görmesi için 100 mutasyon gerekiyor.. Yaþayan 500 bin bireyin her yýl bir yavru yaptýðýný düþünürseniz, bir kaç nesilde ilk mutasyonun kolayca yavrunun birinde ortaya çýkacaðýný söyleyebilirsiniz.. Bir istatistik verelim.. Ortalama 600 doðumda (ebeveyn..yavru zincirinde) bir mutasyon yaþar insan.. Gene ortalama 400 mutasyondan biri ancak faydalýdýr.. 200 kiþilik bir toplulukta, 100 diþi her 3 yýlda bir doðursa, ortalama ergin ömrü 20 yýl olsa, ne olur? Bir ebeveyn, 6 bebek sahibi olur.. Bu 6 bebekten bakýnca, 100 nesil sonunda bir mutasyon elde ederiz. Buda 2000 yýl eder. 10 bin yýlýn sonunda 5 mutasyonumuz olur bir bireyin silsilesinde. 200 kiþi olduðuna göre her biri ayrý ayrý mutasyon biriktirdiðinde, 10 bin yýlýn sonunda 1000 mutasyonun olacaktýr elinde.. Bu, 2.5 faydalý mutasyon demektir.. Yetmez mi? 100 bin yýlýn sonuda 25, 400 bin yýlýn sonunda 100 mutasyon.. Oldu mu sana gözü ortaya çýkaracak kadar faydalý mutasyon...
Sizden sakladýklarý, bireylerin her birinin mutasyon üretmeye devam ettiði, üreme yoluyla bunlarýn biriktiðidir. Yukarýdaki biraz bakkal hesabý.. Ýþin doðru hesabý biraz daha karýþýk.. Ama planaryanýn ilkel gözünün doðru doðal seçilim varolursa, 300 bin yýla kalmadan insan gözü gibi irisli vs. olabileceðini biliyoruz..
Kýsaca, evrimde mutasyonlar önemli deðildir. Onlar iþin tesadüf tarafýdýr. Onlar ister istemez boyuna olur dururlar.. Git, herhangi bir canlý topluluðunu uzun süreli izle.. Tonal mutasyon bulursun.. En basidi virüsleri izlemektir, çok çabuk ürerler: doðar doðmaz.. Yada bakterileri.. Ama onlar eþeyli üremediði için (genelde) mutasyon havuzlarý daha dardýr, üreme sürelerine göre nispeten uzun bir süre, aylarca takip etmen gerekir, bir mutasyon görebilmen için..
Eee, A bakterisi zararlý mutsayonla bir yavru yaparsa, biriktirdiði mutasyonlar güme gider mi? Unutmayýn, bir canlý muhakkak kardeþleri ile birliktedir. Onun zararlý bir mutasyona uðramasý, kardeþlerinin genetik yolu devam ettirmesini etkilemez. Ýþin en önemli püf noktasý, canlýlarýn bir tek birey olarka yaþayýp gitmedikleri, hayatlarý boyunca bir sürü kopyalarýný ürettikleridir.
Mesele doðal seleksiyon tarafýdýr.. Ýþte darwinin bulduðu da budur.. Mutasyon tarafý devede kulaktýr.. Ama doðal seleksiyonu inkar edemeyen tayfa, boyuna mutasyona yüklenir.. Çünkü orada sizi kandýrabilecekleri "tesadüf" denen kavram vardýr.. Evet mutasyonlar tesadüftür.. Her yöne, her þekilde olabilir.. Ve genelde de zararlýdýr. Ama iyi mutasyonlarýn birikmesi avantajý vardýr.. Kötü olanlarýnda, orada önlerinin kesilmesi hali vardýr..
Toparlayayým.. Evrimde tesadüfe baðlý olan taraf, mutasyondur.. Ve evet, %100 tesadüfi olarak çalýþýr.. Doðacak çocuðunun gözünü ne renk olacaðýný söyleyebilir misin? Teknik anlamda o da bir mutasyondur aslýnda.. Doðaya gider, üremeyi incelersen, aynen tonla tesadüfi mutasyon ve bunun saðladýðý tonla özellik görürsün.. Her mutasyonun oluþ þekli farklýdýr.. Hücre bölünürken ortamýn ýsýsý, yediði biraz fazla civa, güneþten gelen UV vs. vs. bir sürü þey mutasyona yol açar..
Eðer doðal seleksiyon olmasaydý, bu tesadüfi sonuöçlarýn iþe yarayacak bir halt olmasýný bekleyemezdik.. Ortlaýk ucube hayvan kaynardý.. Ama doðal seleksiyon bu mutasyonlardan yararsýzlarý eler, faydalýlarý ilerletir.. Evrim demek, doðal seleksiyon demektir, tesadüf deðil..
antimuhammed
17-02-2007, 00:27
Evrim  bir  süreç  ise  bu  süreç  milyon  mu  yoksa  kardeþ  senin  Binler  mi?  Milyonlarsa  o  zaman  bu  dünya  dediðin  Darwin  bi  rastgele  oluþan  sallama  dünyadýr..  Demiþsiniz.....
Kardeþ  niye  diðer  gezegenlerdeki  ortamlara  göre  canlý  türü  oluþmamýþtýr.. Diye devam etmiþsiniz...  (Sanki insanlýk bütün evreni dolaþmýþta bulamamýþ gibi kesin konuþuyorsun. Ýþte sorun burada. Ýleriki yýllarda böyle bir canlý türüne rastlanýrsa da bakýn bu Kuranda bilmem ne ayetinde yazýyordu diyeceksiniz.)
CEVAP :
Asýl sallama bir dünya varsa neden sakat doðumlarýn olduðunu, çift cinsiyetli insanlarýn olduðunu, kör, topal, saðýr, dilsiz , yapýþýk doðanlarý ....bu örnekler pek çoktur, kendi mükemmel yaratýcýlýðýnda anlatamayan Allah ýn dünyasýdýr. Unutmaki evrim bunlarýn hepsine cevap veriyor...
Ne milyon nede binler, milyarlar kardeþim milyarlar. Bu sürece inanmamamýzýn nedenlerinden biri de, beyinlerimizin evrimsel deðiþime özgü zaman ölçeðinden tümüyle farklý zaman ölçeklerinde geçen olaylarla uðraþmak üzere yapýlanmýþ olmasýdýr. Saniyeler, dakikalar, yýllar ya da en fazla on yýllar alan süreçleri anlamak üzere donanmýþýz. Oysa Darwincilik, tamamlanmasý yüz binlerce, milyarlarca yýl sürecek kadar yavaþ gerçekleþen birikim süreçlerine iliþkin bir kuramdýr. Neyin olasý olduðuna iliþkin tüm yargýlarýmýz bu ölçekte müthiþ yanlýþ çýkýveriyor.
Sen sanýrým sadece PERMÝYEN dönemi yani günümüzden 298-250 milyon yýl arasýný baz alýp, memelilerin ilk ortaya çýktýðý dönemi biliyorsun. Yada PLÝYOSEN (5.3-1.8 milyon yýllarý arasý) yani Hominidlerin ortaya çýktýðý dönemi baþlangýç alýyorsun. O zaman sana ben ne desem boþ. Aþaðýda o dönemden öncesini çoýk kýsa olarak özetledim.
ARKEEN dönemide Prokaryotik bakteriler adý verilen canlýlar, yaklaþýk 3.3 milyar yýl önce güneþ enerjisini kullanarak "fotosentez yapma" özelliði kazandýlar. Fotosentez yapabilen yeni tip bakteriler (siyanobakteriler), o zamana kadar oksijensiz olan okyanuslara oksijen aktarmaya baþladýlar. Bu bakterilerin oluþturduðu jeolojik yapýlar "stromatolitler" olarak bilinir. Yaklaþýk 2.5 milyar yýldan itibaren oksijen erimiþ halde okyanuslarda ve serbest halde atmosferde giderek daha da zenginleþti. Ökaryotlar yani ilk çekirdekli hücrelere sahip bakteriler .5 milyar yýl önce ortaya çýkmýþtýr. Yaklaþýk günümüzden 700 milyon yýl önce ilk kez çok hücreli canlýlar prtaya çýkmýþtýr. Yani senin milyonlarý kast ettiðin dönem. 545- 495 milyon yýl önce bugün bilinen hayvan þubelerinin neredeyse hemen hepsi ortaya çýkmýþ Bunlar kolsu ayaklýlar, salyangozlar, midyeler, kafadan ayaklýlar, deniz kestaneleri ve mercanlar gibi hayvanlarýn atalarý olan ilk kabuklu omurgasýzlardý.. Bu dönem sonunda ilk defa yarý omurgalý canlýlar karalardaki ufak su birikintilerinde yaþamaya baþladý.
Diðer dünyalarda canlý olup olamadýðýný bilemiyoruz. Elbette zaman içinde bununda cevabý verilecektir. Þimdiden bilim geliþtikçe bu sorulara yavaþ yavaþ giriþ baþlamýþtýr.
Marsta Hayat?[?]
Mars gezegeninde hayat olma olasýlýðý buradan dünya'ya düþen bir meteoritin incelenmesi sonucunda ortaya çýkmýþtýr.
Bu meteorit organik moleküller içermektedir.
Metoritin orjini: Mars?
Meteorit ALH840001
Antarticanýn Allan Hills buz alanýnda bulunmuþtur.
4.2 pounds aðýrlýðýndadýr
bir patates büyüklüðünde
Viking uydusunun Marsta incelediði 12 meteoritten 1'indeki kimyasal bileþime uymaktadýr
ALH84001'in Geçmiþi:
4.5 milyar yýl yaþýnda
radyoaktif zamanlamadan ölçülmüþtür
bu zamanda Mars daha sýcak ve daha ýslak idi
16 milyon yýl önce Mars tarafýndan fýrlatýlmýþtýr.
büyük bir meteorun çarpmasý sonucunda (10-100 km krater)
Kaçma hýzý 5.4 km/sn'dir
Dünya'ya yaklaþýk 13,000 yýl önce ulaþmýþtýr.
Ne tür bir hayat biçimi bulunmuþtur?
Organik Moleküller
Polycyclic aromatic hidrokarbonlar (PAH'lar)
Biyolojik aktivitenin olduðunu gösteren mineral yapýlarý.
Muhtemelen ilkel mikrofosiller, bakteri türü organismalar tarafýndan üretilmiþlerdir.
Karmaþýk organik bileþikleri:
PAH'lar mikroplar tarafýndan çürüme yapýldýðýnda üretilirler.
PAH'lar uzayda görülebilmekte ve çoðunlukla meteoritlerde ortaya çýkmaktadýrlar.
ALH84001'ýn tayfýnýn incelenmesi sonucu burada bulunan hidrokarbonlarýn diðer meteoritlerdekinden farklý olduðu ortaya çýkmýþtýr
Mineral Bileþikleri:
ALH84001 magnetit ve demir sülfit içermektedir.
magnetitler oksitlenme sonucu oluþurlar
demir sülfit ise indirgenme (bozulma: reduction) sonucu oluþur
Associate w/ sulfur-eating bacteria on earth.
Her iki süreçte biyolojik aktivitenin karakteristiðidirler
Minerallerin Yerleri:
Organikler, magnetit ve demir sülfit:
Küçük küresel karbonatlarýn çoðu dýþkatmanlarýnda bulunurlar (mineraller tipik olarak Dünya'daki yaþamýn üretimidir).
Geçmiþte Mars gezegeninde su akýntýlarýnýn ve daha kalýn bir hava tabakasýnýn bulunduðunu onaylar:
Karbon ve oksijen isotoplarýnýn incelenmesi ile bunlarýn 3.6 milyar yýl önce 0 ile 80C arasýnda sýcaklýða sahip suda oluþmuþtur
Yaþam Yapýsý?
Electron mikroskopi incelemesi sonucunda
yumurta ve kurt benzeri yapýlarýn olduðunu
küçük bakteri biçiminde dünya dýþý fosiller yapýsýnda görünmektedir
Boyut
50 nm (= 0.05 mikron)
Dünya'daki bakterilerden 100 kez daha küçük yapýdadýrlar
Baþka bir araþtýrma . Son Bulgular Europe'nin buzlullarýnýn altýnda sanýlandan çok daha geniþ ve büyük okyanuslarýn olduðunu gösteriyor... belkide bu okyanuslarýn dibindeki volkanik kaynaklarýn çevrelerinde güneþ ýþýðýna ihtiyaç duymayan canlýlar olabilir... bu varsayýmýn en büyük dayanaðý dünyadada bu tür yaþam örneklerinin okyanus diplerindeki volkanik kaynaklarda görülmeleri...
Bir baþkasý
California Teknoloji Enstitüsü’nde görevli gökbilimci David Charbonneau, yaptýðý açýklamada, Hubble teleskobuyla elde edilebilen bu veri sayesinde çok uzaktaki bir yýldýzýn yörüngesinde bulunan bir gezegenin atmosferinde, ilk kez doðrudan, kimyasal bileþim tespit etti. Hubble Uzay Teleskobu’nu 150 ýþýk yýlý uzaklýktaki bir yýldýzýn üzerine odaklayan bilim adamlarýnýn, yýldýzýn yörüngesindeki bir gezegenin atmosferinde sodyum bulunduðunu saptadýklarý bildirildi. Bu geliþmenin, dünya dýþýnda hayat olup olmadýðýyla ilgili araþtýrmalar açýsýndan önemli bir adým olduðunu belirten uzmanlar, elde edilen yeni verinin, Güneþ Sistemi dýþýnda hayatýn varlýðýna iliþkin kimyasal bir iþaret aramanýn olanaklý olabileceðini gösterdiðini kaydediyor.
antimuhammed
17-02-2007, 21:04
Valla bir filim vardý 'Tanrýlar çýldýrmýþ olmalý' filmi sanýrým hepimiz izlemiþsinizdir. Uçak Afrika da *kabile diye nitelendirdiðimiz oldukça ilkel bir toplumun üzerinden geçerken uçaktaki biri elindeki kola þiþenini aþaðýya fýrlatýyor. Kola þiþesi de o kabiledeki üyelerden birinin baþýna düþüyor. Kabile üyeleri ilk baþta gökten gelen bu cisme anlam veremiyorlar ve korkuyla yaklaþýyorlar Daha sonra bu cismin daha önce görmedikleri kadar katý olduðunu fark ediyorlar ve iþlerinde kullanmaya baþlýyorlar. iþlerini kolaylaþtýran bu cismin
de tanrýlarýn bir armaðaný olduðunu düþünüyorlar.Baþka türlü bir hareket beklenemez adamlar hayatýnda ilk defa cam ve hem de þekil verilmiþ cam görüyor.
Ayni þiþe modern toplumda birinin baþýna gelseydi.(ki buna çoðu kiþinin gerçekten ihtiyacý var).ilk tepkisi þiþeye küfürler savurmak ayný temennileri þiþeyi atmasý *muhtemel kiþi içinde düþünmek olurdu. Bu olayý büyük bir nefret ve kýzgýnlýkla karþýlardý.
Yani söylemek istediðim þu ki bende etrafa kola þiþeleri fýrlatýyorum. Ýçinde bulunduðumuz toplum, deðer yargýlarýmýz, yetiþtirme tarzlarýmýz ve düþüncelerimizin ve de en önemlisi akýl ve bilime inanmamýzla beraber bilgi seviyemiz birbirinden farklý olmasý benim fýrlattýðým ayný kola þiþesinin farklý þekillerde *algýlanmasýna yol açýyor
Sizin ki de bunun gibi bir þey. Elinizde gökten indiðini inandýðýnýz bir þeyle dolanýp duruyorsunuz. Ben baþka daha ne diyeyim. Ey kabile o kola þiþesinin özü silisyumdur, kumdur diye anlatmaya baþlasak da inanmayacaklardýr ki...
Arkadaþým Anti bir zamanlar magazinlere konu olan bir göktaþý vardý.Bunun marsdan geldiðini iddaa ettiler..Gök cisimin içinde micro canlý olduðunu öne sürdüler..Ama detaylý bir araþtýrma yapýldýktan sonra gerçek ortaya çýktý bilimsel bir yalan olduðu..yani magazincilere bir haber olmuþtu..NASA ve bilim adamlarý bunun bir kabartma þekil olduðunu söylediler..
Nasa'nýn yaptýðý araþtýrmalar sonuncu Marsta daha öncelerde bir su olduðunu söylediler..Bunu neye dayalý olarak söylediler..Viking uzay aracýnýndaki görüntüleri yorumlayarak söylediler..ama bir su var mý?Tam bir isbat yapýlmadý..Þuanda NASA'da yapýlan bir araþtýrma var ay üzerinde su var mý yok soruna cevap arýyorlar..Yani senin söylediðin micro cisimlerin bulunduðu iddaasý ancak bir yorumdur..Bir gerçek deðildir...
Ayrýca MaRS'a  gitmeye gerek yok kardeþim ilk önce AY yüzeyinde bir canlý var mý yok bunu bulsunlarda sonra Mars geçsinler .....Daha yakýn olur onlar iççin... :) :) :)
Evrim varsa kardeþim o zaman bu sallama evrim Ay uydusuna neden hayat vermemiþtir..
Evrim dediðin DNA ve RNA oluþumunu tam bir cevap veremiyor..Milyarlarca yýl geçmesiyle bir DNA oluþturabiliyor..O zaman bu DNA ve RNA Dünya yokken mi var dý?..
"""""""""""""""""""""""
CEVAP Â : Â
Asýl  sallama  bir  dünya  varsa  neden  sakat  doðumlarýn  olduðunu,  çift  cinsiyetli  insanlarýn  olduðunu,  kör,  topal,  saðýr,  dilsiz  ,  yapýþýk  doðanlarý  ....bu  örnekler  pek  çoktur,  kendi  mükemmel  yaratýcýlýðýnda  anlatamayan  Allah  ýn  dünyasýdýr.  Unutmaki  evrim  bunlarýn  hepsine  cevap  veriyor... Â
""""""""""""""""""
Bunun cevabýný Evrim veriyorsa caresinide evrim bulur..Evrim dediðin iþte bu noktalarda bitiyor..Yukardaki yazýda sana bu yorumu yapmýþtým..
Evrim bunlarý yeni bir tür olarak mý görüyor..
Kardeþim Kan gruplarýyla sana örnek verdik bunlarýn olmasýný anlatan yazýyý iyi okumamýþsýn....
Evrim bunlara cevap verebiliyorsa cevap versinde bizde öðrenelim...
Sen bir tarafdan bakmakla kalýyorsun...
Evrim bir ratgele oluþum olarak kabul etmiyormusunuz..Bende Sana kardeþim neden bir rastgele oluþumda bir GÜNEÞ veya AY'ya hayat vermemiþte Dünya'ya hayat vermiþ...
Darwin burda olduðunu için bir rastgele oluþum olmuþ...
ALLAH hayvanlarý yaratmasaydý ozamanda Darwinde olmayacaktý....
Adam bir maymun þekil ile yola çýkýyor...Buldum...buldum....neyi bulundun kardeþ..Ýnsan soyunun maymundan geldiðine ..O Zaman isbat dersin ...DARWiN maymunlarla insanlar birbirlerine çok benziyor..
Kardeþim bu evrimme göre hayvanlar birbirlerine benzemeyecek...Kendini savunmayacak...vs..gibi
Bir böcek kendi yavrularý için kendini yiyecek olrak sunuyor..Evrim bunu açýklamayýyor..Anne böcek kendi yavrularýnýn geliþimi için kendini feda ediyor..Bu böcek rastgele bir oluþumdamý bunu öðrendi..
Ve þuanda Küresel ýsýnmadan dolayý kuzey ve güney kutuplarýndaki bilim adamlarý yeni canlýlar ortaya çýkarmýþlar..Bunlar buzlarýnýn altýnda yaþayan canlý yavaþ yavaþ ortaya çýkmaya baþladýlar..
Þimdi bakýyorumda sizin evrim kalýntýlarý ortaya çýkmýyor ..bu canlýlar hep ordaydý ama bizler þimdi küresel ýsýnma sayesinde bunlarý gördük..
Ozaman bu evrimin ara geçiþ formlarý nerede kaldý...
Yoksa bizler bu sallama Dünyaya hayat verdik ..þimdide gittiler mi?
Ýþte sizin e4vrim gerçek oldu...1 ve 2 Þuanda sinemalarda ....
http://www.sinema.com/pic/filmler/b/buzdevri2_150.jpg
Senin o izlediðin film bende izledim ... 'Tanrýlar  çýldýrmýþ  olmalý'
Adam bir cola þiþesinin kafasýna düþmesiyle onun Tanrýdan geldiðni ve komik olay geçiyordu..
Anti yukarýda yazýmda yazdýðým bir kýsým var...Bu insan oðlu doðaya darwin gibi bakmadýðý için bir yaratýcýnýn onlarý yaratýðýný biliyorlarki..Bu dinler ortaya çýktý..
Müslümanlýk,Ýsevilik,Musevilik ve Zerdüþlük,Þamanizm,Hindu,Put tapma,Mitoloji inançý,budist ve vs gibi dinlerde yaþayanlar bunu Darwin gibi görmediler.Kendilerinin bir Tanrý tarafýndan yaratýldýðýný öðrendiler....
Amerikan üniversitesideki bir prof. açýklama yapýyor..Ýslam devletleri daha öncelerden geometri ve cebiri kulanmýþlardýr..Mükemmel geometrik þekillerin bunlarý açýkladýðýný vurguluyor..(Yeþl Cami -Bursa)
Müslümanlýk içinde yaþayanlarýnda bilim hizmeti vermediðini savunanlar içinde bu bir örnek olsun...
Evrim dediðin bir rastgele bir oluþumdur..Ozaman kardeþ kendi yaptýklarý araþtýrmalarda Örneðin...
Bir et parçasýný hava almayan bir kapa alýyor..Bunda rastgele bir oluþum varsa kurtçuklar oluþacaðýný söylüyorlar..Et parçasýnda kurtçuk oluþmuyor..Çünkü dýþ etkenden bunun oluþtuðunu..(sinek ve diðer böcek türleri tarafýndan bir yumurtasýný býrakmasaýyla bir canlý oluþtuðunu görüyorlar..)
Ayný þekilde bir buðday çuvalýnda bir fare oluþaðýný testi baþarýzlýkla sonuçlanýyor..
Rastgele sallama evrim nasýl geliþmiþtir.?
http://img151.imageshack.us/img151/1845/lifesoupma3.jpg
Metafizikçilere göre dünya bu þekilde oluþmuþtur..Bende soruyorumm...Ay'da yada Günüþte hayat varmý..?
Çünkü Evrim rastgele  bir oluþum var ise buralarda da  hayat olmasý lazýmdýr...
Defalarca bilgi yazdým gönderdim..Ama sitede yaþanýlan sorunlardan dolayý bi türlü yayýnlanmadý..Belirtmekte fayda var..
Bunlar ------->>>>>>>
1. ---Kuyruk Sokumu hakkýnda ?
2. ---Köpekler beþ parmak neden ?
3. ---Ýnsan neden ani irkilir.?
4. ---Darwin'in benzerleri neden çok.?
5. ---Apandis neden var.?
6. ---Darwin'in evrimleþtiði nokta.?
7. ---Ýnsanlarda neden meme vardýr.?
8. ---Darwin'in Rüya görürmüydü.?
9. ---Neden Dinozorlar var. ?
10. ..Darwin hastalýklar nelerdi.?
11. --Darwin savunma olarak ne tepki verirdi.?
12. --Darwin yaþadýðý yer nasýl bir yerdi.?
13. --Darwin Evrimi neden kabul etti.?
14. --Darwin neden Yeni canlýlar ortaya çýktýðýnda susmayý tercih etti.?
15. --mDNA nedir.?
16. --Evrimciler neden mDNA'ya sarýldý.?
17. --Darwin mutasyon geçirdimi.? Nasýl.?
18. --Veteriner miydi.?
19. --Veteriner prof. neden saçma bi düþünceyle karþýmýza çýkar.Bilim adamý? yoksa þarlatan mý?
20. --Sorularým bu kadar cevaplarýný bekliyorum.......bu arada cevaplarýný bende var ...Sitede sorun çýkmazsa Darwincilere Kaynak çýkmýþ olur...
Kendine güveniyorsan bildiðini sorgularken, sorduðun sorunun cevabýný aldýðýna tam tatmin olunca kadar sorgula o zaman istediðin cevaplar seni bulacaktýr.......?
Cevaplarý uzaklaþtýrmak deðil yakýnlaþtýrmak daha iyi bir sonuç verecektir..
Sana prof'ler deðil kendin olarak yetersin..Yeterki kendi bildiðini sorgularken M Â*harfini deðiþtirerek deðil..Deðiþtirmeden yapmaktýr...M Harfi M kalacaktýr..O zaman zorlanmazsýn..
[align=center]
1. *---Kuyruk *Sokumu *hakkýnda .... *
CEVAP::::::.....
BÝLÝMSEL GERÇEK:
Embriyoloji biliminde kuyruk sokumu kemiði baþlangýç çizgisi (primitive streak) kabul edilir.
Modern embriyoloji bilimi kuyruk sokumu kemiðinin (koksiks) baþlangýç çizgisi olduðunu açýklamýþtýr. Çünkü bu baþlangýç çizgisinin görünmesinin ardýndan embriyonun tamamý özellikle sinir sistemi biçimlenir. Daha sonra bu çizgi eskiyip kaybolur ve geriye yalnýzca kuyruk sokumu kemiði olarak bilinen koksiks kalýr.
Baþlangýç çizgisinin oluþumu: Ceninin on dördüncü gününde embriyo hücrelerinde iç ve dýþ diskler uzayarak armut þeklini alýr. Arka kýsým inceyken ön kýsým enli olur. Arka kýsýmdaki dýþ disk hücreleri (ektoderm) döllenmenin on beþinci gününde ilk defa baþlangýç çizgisini (primitive streak) oluþturur.
Baþlangýç çizgisinde hýzlý bir bölünme ve geliþme ortaya çýkar. Ýç endoderm ve dýþ ektoderm tabakalarý arasýnda hücreler saðlý sollu ayrýlarak mezoderm adý verilen yeni bir orta tabaka oluþtururlar.
Baþlangýç çizgisinin ortaya çýkmasýnýn sonucunda orta tabaka olan mezodermin yaný sýra sinir sistemi ve notochord (embriyonun sýrt tarafýnda omurgayý oluþturacak olan hücre kümesinin oluþturduðu uzun kordon) oluþmaya ve embriyonun organlarý þekil almaya baþlar. Baþlangýç çizgisi sinir sistemini içerdiðinden dolayý baþlangýç çizgisinin olmamasý veya oluþmamasý halinde embriyo hücresinde organlar teþekkül etmez.
Baþlangýç çizgisi oluþumunun öneminden ötürü Britanya’daki Warnock Komisyonu (insanýn oluþumu ve embriyosu ile ilgilenen bir komisyon) doktorlarýn ve araþtýrmacýlarýn suni döllenme sonucunda meydana gelen embriyo üzerinde deney yapma zamanýný baþlangýç çizgisinin oluþmasýyla sýnýrlamýþlardýr. Baþlangýç çizgisinin ve etkinliklerinin oluþmaya baþlamasýyla birlikte þu olaylar birbirini izler:
Nöral tüp kapanýrken kulak ve göz taslaklarý gözükmeye baþlar. Ýnsan beyni nöral tüpün üçte ikilik üst kýsmýnda gözükmeye baþlarken omurilik üçte birlik alt kýsýmda yaratýlýr. Bu kýsým embriyonun dördüncü- beþinci hücre gruplarýnýn altýndadýr. Ýlk- dördüncü hücre grubu kafatasýdýr.
Mezoderm, hücre gruplarýndan meydana gelmiþ embriyonun merkezinin çevresinde yoðunlaþarak oluþur. Omurlar, kaslar, kol ve bacak taslaklarý, iskelet ve kas sistemi, üriner sistem ve üreme sistemi burada meydana gelir. Karýn zarý, akciðer zarý, iç karýn zarý ve kalp zarýnýn yaný sýra kan damarlarý, kalp, kaslar ve sindirim sistemi de bu hücre grubundan oluþur.
Baþlangýç çizgisinin oluþumu, embriyonun geliþim silsilesinin baþlamasýnda organlar ve katmanlarýn oluþmasýnda önemli bir iþarettir. Organlarýn oluþumu aþamasý ile ilgili bilinen husus hepsinin ancak baþlangýç çizgisinin, sinir sistemi ve hücre gruplarýnýn oluþmasýndan sonra meydana gelebileceðidir. Dördüncü haftanýn baþýndan sekizinci haftanýn sonuna kadar bu olaylar sürer. Bu sürenin sonunda ceninin tüm sistemleri ve organlarý tamamlanmýþ olur. Geriye ince ayrýntýlar ve geliþme kalýr.
Baþlangýç çizgisinin sonu: Baþlangýç çizgisinin önemi dördüncü haftada da kaybolmaz. Çizgi yavaþ yavaþ kaybolmaya baþlar, ceninin ve doðan bebeðin kuyruk sokumu bölgesine gizlenir. Geride çýplak gözle görülmeyen zayýf bir iz kalýr.
http://www.ofd.org.tr/sayfalar.php?id=10
http://www.webpaketi.com/webpack/user/ofd/images/spinal_map1.JPG
4. Sakral Vertebralarý: Kuyruk sokumu bölgesindeki 5 vertebraya verilen addýr. Bu vertebralar, (diz altýnda kalan) aayaklarý ve seksüel- genital iþlevleri kontrol eder. Bu bölgede yaþanacak bir hasar sonucunda ayaklar ve genital - seksüel fonksiyonlarda duyu ve *motor faaliyetler kaybedilecektir.
Evrime göre iþeye yaramayan organ ne iþe yarýyor..
http://www.engelliler.net/Engelli_Olmak/omurilik.jpg
Omurga
Omurga 33 adet omur kemiðinden (vertebra) oluþur. Omurlarýn iki ana görevi vardýr. Birincisi hareketlerimizi kolaylaþtýrmak, ikincisi ise omuriliði korumaktýr. Omurganýn 5 bölgesi vardýr. En yüksek bölgesi boyun yani servikal bölgedir. Burasý kafatasýnýn hemen altýndadýr ve 7 kemikten oluþur. Sonra aþaðý doðru 12 torakal (sýrt), 5 lomber (bel) ve birbirine yapýþýk olan sakrum ve koksiks (kuyruk sokumu) kemikleri vardýr. Spina bifida torakal, lomber veya sakral omurgada görülebilir. Torakal omurgadaki spina bifida önemli hareket ve duyu eksikliklerine yol açarken kuyruk sokumundaki spina bifida yalnýzca ufak tefek ayak sorunlarýna neden olur.
Kuyruk Sokumu olmayan bir insan düþünelim..bu insan nasýl bir tepki verecektir.Tepkileri........
....Yürüme sorunu olacaktýr.
....Denge sorunu olacaktýr.
....Oturmada sorun olacaktýr..Ve yine yatmada sorun olacaktýr..
Evrimin ani irkileme sorusu burda ortaya çýkacaktýr..Yatma denge sorunlarý yaþayan bir insan özürlü bir kiþi durumuna düþecektir..
O zaman bu kuyruk sokumu iþe yarýyorki orda var....
Pelvis tabanýnýn saðlam bir þekilde döþenebilmesi için, kalça kemiðinin çeþitli kýsýmlarýndan baþlayan diaphragma pelvis kaslarýnýn orta hatta tutunacaðý bir kemiðe ihtiyaç vardýr. Ýþte bu kemik, kuyruk sokumu kemiðidir. Bu kemiðin iþlevsiz olduðunu savunanlar, herhalde görevini bulmak için çýplak iskelete baktýklarýndan olsa gerek(!) kuyruk sokumu kemiðinin bu apaçýk iþlevini görememektedirler. Bence bu kemiðe "aðtutar kemik" isminin verilmesi daha uygun olurdu.
Dikkat çekici bir diðer nokta da, kuyruk sokumu kemiðinin anal kanal ile olan baðlantýlarýdýr. Bu yapýlar dikkatlice incelendiðinde kuyruk sokumu kemiðinin sabit bir destek noktasý teþkil ettiði ve böylece fekal kontinansýn saðlanmasýnda da rol aldýðý sonucuna varýlabilir.
Bu kemik erkeklerde hançer þeklinde kývrýlmýþken, kadýnlarda doðum sýrasýnda pelvis çýkýþýný geniþ tutabilmek amacýyla daha dik yerleþmiþtir.Yerleþiminde görülen bu ufak farklýlýk bile, kuyruk sokumu kemiðinin anlamlýlýktan uzak, baþýboþ bir yapý olmadýðýný açýkça göstermektedir.
KENDÝ TOPÝC KISMIDA YAYINLAMAK ÝSTEDÝM..TÞKLR..
Soyut ile somut, sonu olmayan bir doðru üzerindedir ve biri ötekine göre
sonsuzda yer almamak koþulu ile, doðrunun herhangi bir noktasýna yerleþtirilebilir. Böyle olunca, kavramlarýn göreli bir çift olmasý saðlanmýþ ve kavramlar, mantýk ve bilgi teorisi bakýmýndan kullanýlýr bir hale getirilmiþ olur.
Arkadaþlar bu alanda bilginiz yoksa çekilmeyi bilin.Yorum yapmayýn..Çünkü saçma bir düþünce ortaya çýkýyor...
Kavramlar ve algýlar yardýmýyla soyut ya da somut nesneler arasýndaki iliþkiyi kavrayabilme, soyut düþünme, muhakeme etme ve bu zihinsel iþlevleri uyumlu þekilde bir amaca yönelik olarak kullanabilme yetenekleri zeka olarak adlandýrýlmaktadýr.
Ýdrak edilemeyen þeyleri gösteren yani el tutulamaz maddesel bir baðý olmayan (AKIL,Ahlak vb.) kavramdýr...
Zekanýn farklý tanýmlarýnýn olmasýna karþýlýk zekaya iliþkin kuramlarýn tümü zekanýn geliþtirilebilecek bir kapasite ya da potansiyel olduðu ve biyolojik temellerinin bulunduðu noktalarýnda birleþir. Buna göre zeka, bireyin doðuþtan sahip olduðu, kalýtýmla kuþaktan kuþaða geçen ve merkez sinir sisteminin iþlevlerini kapsayan; deneyim, öðrenme ve çevreden kaynaklanan etkenlerle biçimlenen bir bileþimdir..
1. ile 2 yi kýsaca incelersek görürüz ki, 1. de, ancak birbirine karþý belirlenmesi gereken iki kavram, bu göreliliðinden birdenbire kurtulup, ayrýcalýklý iki noktada kendi kendine belirlenmektedir. 2. de ise sonsuzda bulunan, onun için de belirlenemeyen bir veya iki noktanýn, belirlendiði ileri sürülmektedir. Demek ki, 1.de de 2. de de kavramlarýn yerini saptamaya olanak yoktur. Sonuç olarak da hem 1., hem 2. salt kavram bakýmýndan metafiziðin çeliþkili olduðunu gösterir.
Doðru sonsuz bir çizgidir ve sonsuzda bulunan bir ucu mutlak somutu, öteki ucu ise mutlak soyutu ifade eder. Örnek: Hegel (Phaenomenologie des Geistes, sa. 79-306, F. Meiner, 1937 basýmý) de bilincin ilk hareket ettiði mutlak veri noktasý ile, eriþtiði en soyut kavram ki, sonsuz adýný da taþýmaktadýr.
Akýl maddesel bir baðý olmadýðý için gösteremezsin..Þuanda ben bu topic kýsmýna saçma yazý yazmamak için uðraþýyorum..Burada akýl var..
LiOP topic kendi düþünceleriyle yazý yazýyor ..Buda onun akýllýn olmadýðýný gösterir..
Gözde verdiðin cevap beyin ile ilgili ben sana akýllý göster dedim..
AKILLI GÖSTER. BU AKIL DE BANA SANA EVRÝMÝ KABUL EDECEÐÝM:::..
BANA SOMUT OLARAK GÖSTERECEKSÝN OZAMAN SANA ÝNANACAÐIM.....
Rastgele bir doðruya ulaþmaktansa,,,,,, yöntemli bir çabayla yanlýþa ulaþmayý yeðlerim. DESCARTES
Bir fikrin tek çöküþ nedeni onu bilmeyenler tarafýndan savunulmasý ve anlatýlmasýdýr... ...
Yalanla bataklýk arasýnda hiçbir fark yoktur...... Ýkiside dibe doðru çeker.
Düþünüyorum,,,, öyleyse varým.... Descartes
Kendine güveniyorsan bildiðini sorgularken, sorduðun sorunun cevabýný aldýðýna tam tatmin olunca kadar sorgula o zaman istediðin cevaplar seni bulacaktýr.......?
Cevaplarý uzaklaþtýrmak deðil yakýnlaþtýrmak daha iyi bir sonuç verecektir..
Sana prof'ler deðil kendin olarak yetersin..Yeterki kendi bildiðini sorgularken M harfini deðiþtirerek deðil..Deðiþtirmeden yapmaktýr...M Harfi M kalacaktýr..O zaman zorlanmazsýn..
TEKRAR BELÝRTÝYORUM..::::
""""Bu hayvanlar niye yaþýyor..Niye kendini savunuyor..Niye birbirlerine benziyor..
Güzel kardeþ TANRI tek insanlarý yaratsaydý..Darwin de olmayacaktý.. """"
http://img339.imageshack.us/img339/8809/jocondefffvx0.jpg
BU RESÝM BÝR RASTGELE OLUÞUMLA OLUÞTU...YANÝ BOYA,KAÐIT,KALEM ve FIÇA bir araya geldi bu resmi oluþturdu..Bu resim bir rastgele oluþumdur..
Bu resim kendiliðinde oluþtu..bu resimin ressamý yoktur..
Yani bu mükemmel resimin ressamý olmasý gerekmez mi?
Bu resim nasýl oluþtu o zaman..
Boyalar mükemmel bir karýþým nasýl hazýrladý..
Bu boyalar nasýl bir insan teni oluþturdu...
Sorular var cevaplaý yok...
ÝÞTE SÝZÝN SAVUNDUÐUNUZ EVRÝM BÖYLE ÞEYDÝR...RESSAMI VAR AMA ONU GÖRMEYELÝM::..
AMA KARDEÞ RESSAM YANINDA DURUYOR..VE BU MONALÝSA TABLODUR::..
- BEN YAPTIM DÝYOR..
- SEN YOK BU BÝR RASTGELE OLUÞDUR DÝYORSUN..
RESSAM BU RESÝMÝ NASIL HAZIRLADIÐINI SANA ANLATIYOR::..
- YOK RASTGELE OLUÞUMDUR..BU RESÝM...
- GERÇEK OLAN MONALÝSA TABLO VARDIR::..VE BUNUN BÝR RESSAMIDA VARDIR:.
- SEN BÝLDÝÐÝNLE KAL:...
O zaman bu mükemmel resimin bir ressamý olmasý lazým bu resimi çizmesi, sonra da boya ile buna renk vermesi lazýmdýr..
Ressam olmazsa resimde olmaz..O zaman resimin olmasý için bir ressam olmasý lazýmdýr..
RESÝMÝN ALTINDA küçük harflerle resimi yapan ismi yazýyor..
EVET GÖZLERÝNÝ KAPAT..GÖKYÜZÜNE VE TABÝATA BAK O ZAMAN GERÇEK OLANI GÖRECEKSÝN:.UNUTMAKÝ GERÇEKLER HEP YANI BAÞIMIZDADIR::..
UZAKLAÞTIRAN SADECE BÝZLERÝZ:::...
Hatam olmuþsa af ola..TÞKLR...
Düþünüyorum,,,, öyleyse varým.... Descartes
AKILLI GÖSTER. BU AKIL DE BANA SANA EVRÝMÝ KABUL EDECEÐÝM:::..
BANA SOMUT OLARAK GÖSTERECEKSÝN OZAMAN SANA ÝNANACAÐIM.....
* * *yahu bu laf mý þimdi metee
Bana Allah'ý göster bu Allah de bana Ýslamiyeti kabul edecegim
Bana somut olarak göstereceksin o zaman sana inanacagým
Gösteremezsen sen de inanmayacaksýn
* * * * * *son paragrafý ben ekledim ama benim yazýmla seninki arasýnda ne fark var þimdi öz itibarýyla ve tarz olarak.
Mona Lisa'ya baktigimizda, bu resmin rastgele olmadigini, birinin bunu meydana getirdigine ressaminin Leonardo Da Vinci oldugunu bilen de bilmeyen de soyler. Daha da ileri giderek bu ressamin da bir anasi babasi oldugunu dusunur, ve der ki kainatta hicbirsey kendiliginden olmaz ,muhakkak bir yaraticisi vardir. Tanriyi kimin yarattigini buldugun anda bizlere bildirmen rica olunur.
* Simdiden, o yaratilmamisti, o her zaman vardi gibi sacma bir izahla gelmeyecegini umit ederim.
*Ressam olmazsa resimde olmaz..O zaman resimin olmasý için bir ressam olmasý lazýmdýr..
* * * *senin felsefene göre þu yaratýcýnýn ressamýný söyle bakalým kimmiþ. Yani Tanrýyý kim yaratmýþ. Yaratýcýsýz varlýk olabiliyor muymuþ.
* * * *demagojiden vazgeçmek istiyorsan þu insanýn oluþumunu bize açýkla da ögrenelim, nasýl olmuþ.
* * * *Çünkü senin tarz bir tartýþma adabýnýn sonuç alabilmesi mümkün degil. Somuttan gidelim. Ýnsan nasýl oldu, ve ne zaman oldu.
* * * *
* * * *saygýlarýmla
Mona Lisa'nýn tablosu tek bir kiþinin eseri midir?
Tuval'i bir fabrikada ipliklerle dokundu, iplikler önce pamuk olarak bir tarlada yetiþtirildi, insanlarca toplandý, eðirildi, nihayetinde dokundu. Epeyce kiþinin emek verdiði belli, sýrf tuvali için.
Boyalar? Petrolden veya doðal bitkilerden yine birilerince üretildi, yine teknoloji ve emek kullanýldý.
Fýrçalar, keza, yine imalatçýsý var bunlarýn da, herþeyin imalatçýsý olduðu gibi...
Da Vinci, hiçbir çýraklýk eðitimi almadan mý bu tabloyu yapabilecek seviyeye geldi. Hiç karalama yapmadý mý? Tabii ki yaptý, baþka ustalardan öðrendi, o ustalar da onlardan önce gelen bir baþkalarýndan. Her usta kendisinden bir þeyler kattý, keþfetti...
ve
bir gün Monalisa tablosu sayýsýz kiþinin birikimiyle, teknolojiyle ortaya çýktý.
Monalisa tablosu gördüðümüzde bunun ardýnda epeyce kiþinin emeði ve yeteneði ve bilgisi olduðunu düþünürüz. Sadece Da Vinci'ye baðlamak diðer emektarlara ve yeteneklere (birikimlere) haksýzlýk olur.
2. *---Köpekler *beþ *parmak *neden ? *
Ýlk önce belirttiðim sorularýn cevaplarýný vermek istedim..
Bu sorularýn cevaplarý yokmuþta..Evrim bu sorularýn cevaplarýný tek verebiliyormuþ..
Þekil 1.
http://www.skullsunlimited.com/graphics/economy-dog-skeleton-lg.jpg
Þekil 2.
http://www.tristatek-9.com/images/dog_skeleton.jpg
Þekil 3.
http://img127.imageshack.us/img127/2582/economyhr0.jpg
Þekil 3'de köpekte bulunan çýkýntýlar ne iþe yarýyor..Bunlarýn cevaplarý...:::
1 ve 3 bölümler Köpeðin þekil 1'deki gibi köpek oturur durumdadýr..Avý ve saldýrý olduðunda hýzlý hareket etmesini saðlar..Köpek vücuttun bölümün zarar görmesi saðlamaktadýr..Köpek çömel ve saldýrý modunda olduðunda bu bölümler yerle temas eder..Baktýðýmýda Evrimcilerin dediðinin saçma bir fikirden baþka birþey olmadýðý ortaya çýkýyor..
Þekil 3'de belirtilen 2 ve 4 bölümler ayný iþeleri görüyor..
Þekil 3'de belirtilen 5 bölümün köpeðin ani dönmelerinde büyük bir faydasý olduðu ortaya çýkýyor..Tabii 2 ve 4 burda yine ortaya çýkýyor.Köpek avýný kovaladýðýnda ani dönmeler ve durmalarda bu bölümler fren görevi yapýyor..
Evrim bu kýsýmlarýn bir gereksimi olmadýðýný *söylüyor..Ama bunlar olmaz olmaz olduðunu bilmek lazýmdýr..Vetenier olmadan da bunlar bilinir..
Aslan ,Kaplan,Çakal,Kedi,Köpek,Çite ve vs gibi etcil hayvanlarýnýn ani hareketlerini kýsýtlamasý içindir..
Yada avý yakalayan etçil hayvan ani durmalarda bunlarý fren olarak kullanacaktýr..
Yani hýzla giden bir araba karþýsýna çýkan bir olaydan dolayý durmak isteydi.Fren olayýný kullanacaktýr..
Þekil 2'de Capus bölümü ani fren,ani hareketler ve köpek ani dönmelerde hýz kabý yaþamamasý için bunlar vardýr...
EVET *GÖZLERÝNÝ *KAPAT..GÖKYÜZÜNE *VE *TABÝATA *BAK *O *ZAMAN *GERÇEK *OLANI *GÖRECEKSÝN:.UNUTMAKÝ *GERÇEKLER *HEP *YANI *BAÞIMIZDADIR::..
*
UZAKLAÞTIRAN *SADECE *BÝZLERÝZ:::... *
*
Hatam *olmuþsa *af *ola..TÞKLR...
*
Düþünüyorum,,,, *öyleyse *varým.... *Descartes
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
ALLAH KAÝNATI NÝÇÝN YARATMIÞ?
Mehmet sorularýna devam etti.
"Hocam dedi, Allah kainatý niçin yaratmýþ olabilir? Yaratmasýydý, dünya ve insanlar da olmazdý, bu kadar sýkýntý ve problemler de yaþanmazdý.
Sorular sýradan ve hafife alýnacak cinsten deðildi. Ýmani meselenin temelini oluþturan çok önekli sorulardý. Bunlar eðer iyi anlaþýlmazsa, zihinlerdeki bulanýklýk gitmezdi.
Cevap vermeye çalýþtým.
"Kainatý yaratmak Allah'ýn bir tercihidir. Bu tercihin nedenlerini sorgulamak, yaratýlmýþ bir insan olarak bizlere düþmez.
Zengin bir adam, gönlünde kopan bir merhametle, muhtaç insanlarý giydirse, yedirse, onlara harçlýk verse, sevindirse, içlerinden birisi de çýkýp, "bütün bunlarý ne için yaptýn, yapmasan olmaz mýydý?" diye sorgulamaya kalksa, ne kadar nezaketsizlik yapmýþ olur.
Allah'ýn da kainatý niçin yarattýðý konusunu sorgulamaya kalkmak, öncelikle bir nezaketsizliktir. Zaten bu konuyu kendi akýl ölçülerimizle açýklama getirsek de, bir sonuç alamayýz. Çünkü yaratan, ne için yarattýðýný, kendisi açýklamadan; yaratýlan olan bizler bunu hiç açýklayamayýz. Açýklasak da, yine de eksik ve noksan kalýr.
Ama, bu soruya bir nebzecik de olsa, bir cevap vermek bakýmýndan þunlar söylenebilir:
Önce yaratmanýn bir ihtiyaçtan ileri gelmediðini ve tamamen Cenab-ý Hakk'ýn, kendi bileceði bir tercih konusu olduðunu ifade etmek lazýmdýr.
Bu kainatýn yaratýlmasýndaki en önemli sebep, Allahü Teala'nýn kendi manevi güzelliðini ve mükemmelliðini, yarattýðý mahlukattan görmek istemesidir. Yani ilminin sonuçlarýný, kudretinin harikalarýný, güzelliðinin yansýmalarýný, zenginliðinin geniþliðini, merhamet ve þefkatinin tecellilerini, mevcudat ayinsinde bizzat seyretmek istemesidir.
"Yani ressamýn, kendi yaptýðý resmi seyretmesi gibi mi?
"Öyle de denebilir.
Bilindiði gibi meþhur bir kaide vardýr; "her cemal (güzellik) ve kemal (mükemmellik) sahibi, kendi cemal ve kemalini görmek ve göstermek ister."
Bu arzuyu, senin de dediðin gibi, maharetli sanatkarlardan görmek mümkündür. Mesela; usta bir ressam, çeþitli resimler yapar. Eserlerini önce kendi seyreder, ondan sanatýnýn güzelliðini görür. Tarifsiz bir lezzet alýr. Sonra sergiler açar, seyircilere gösterir. Onlarýn takdir ve tebriklerinden memnun olur.
Öte yandan deðerli bilgilere sahip olan bir alim; faydalý kitaplar yazar. Ýlminden baþkasýnýn da faydalanmasýný ister. Okuyucularýn bundan istifade ettiðini görüp, teþekkürlerini de iþittikçe, bu faaliyetinden dolayý sonsuz zevk alýr.
Allah'ýn kainatý niçin yarattýðý konusuna, bu misaller açýsýndan bir derece bakýlabilir.
Bu konuda bilinmesi gereken bir diðer nokta da þudur; "Mahlukatý halk ettim. Ta ki, fayda, menfaat, lütuf ve keremler onlara ola. Yoksa bana deðil. Yani onlar benden fayda göreler, ben onlardan deðil." Hadis-i Kutsîsinin beyaný ile, yaratýlanlarýn, Cenab-ý Hakk'ýn inayet ve ikramýna, lütuf ve keremine, ihsan ve merhametine muhtaçtýrlar.
Ýþte, bütün mahlukatý yoktan yaratýp, onlara en büyük ikramlarý sunan ve bütün ihtiyaçlarýný yerine getiren, bir de onlara ebedi bir hayat vadeden Cenab-ý Hakk'a "niçin bu kainatý yarattýn denilebilir mi?"
Mehmet, sorunun cevabýný yeterli bulmuþ olacak ki, bir soru daha sordu:
"Madem Allah var, öyleyse neden görülmüyor? Artýk uzay çaðýndayýz. Varlýðý olan her þey tespit ediliyor. Eðer olsaydý (haþa) görürdük? Gözümüzün görmediði ve teknolojinin tespit etmediði bir þeye nasýl inanalým?
Bu soru, iman-inkar zemininde sürekli olarak konuþulan konularýn baþýnda yer almaktaydý. Belki de, insanlýðýn var olduðu günden, kýyamete kadar sorulmuþ ve sorulacak olan sorularýn en önünde bulunuyordu. Ýnkarý ve imansýzlýðý, bir dava olarak kabul etmiþ olan insanlar, saf ve masum insanlarýn karþýsýna, kendi davalarýný anlatmak için, bu ve benzeri sorularla çýkýyorlardý. Bu þekilde zihinlerini bulandýrýp, istedikleri yöne çekmek için uðraþýyorlardý.
Öðrencimden gelen bir telefona daha cevap verdikten sonra, sorunun cevabýna döndüm. Mehmet beni, büyük bir dikkatle dinlemeye devam ediyordu.
"Ýnsan gözü, kainatta varlýðý olan her þeyi görmeye müsait deðildir. Gözün görme kapasitesi, son derece sýnýrlýdýr. Uzak mesafelerdeki eþyayý görmediði gibi, iç-içe olduðumuz bazý canlýlarý, mikroplarý, bakterileri, mor ötesi ýþýnlarý ve elektriði de göremeyiz. Ama, inanýrýz.
Aslýnda görmek ve inanmak kavramlarýný birbirine karýþtýrmamak lazýmdýr. Ýnanmak aklýn ve zihnin iþidir. Görmek de gözün görevidir. Her þeyi göz görmez, bazý þeyler zihinle, kulakla ve dil ile görülür.
Sesler âlemini kulak ile görürüz. Tatlar âlemini de dil ile görürüz. Kokular âlemini de burun ile görürüz.
Radyoya bak, haberlerde ne var? Denilen bir kiþi, radyoyu gözü ile deðil, kulaðý ile dinler ve haber verir.
Çorbaya bak tadý nasýl denilen bir kiþi de, çorbaya gözü ile deðil dili ile bakar.
Þu güle bak kokusu nasýl denilen bir kiþi ise, gülün kokusunu burnu ile bakmaya çalýþacaktýr.
Yoksa göz ile, ne haberler, ne çorbanýn tadý, ne de gülün kokusu görülür. Peki bunlarý inkâr mý edelim?
Aklýmýz, dünyanýn güneþ etrafýndaki dönüþünü tanzim eden çekim kanununu gördüðü halde, bunu gözümüzle görmüyoruz diye inkâr edemeyiz.
Þefkatli, merhametli ve çok iyi niyetli öðretmen diye anlattýðýmýz kiþinin bu meziyetlerini gözle görmediðimiz halde inkâr edemeyiz. Çünkü manevi kuvvetler gözle deðil, akýl ile, kalp ile hissedilir, anlaþýlýr ve görülür.
Bir mimaride ki muhteþem yapýyý görüp "þu sanata bak" dediðimiz zaman, o sanatý göz ile deðil, akýl ile bakarýz Çünkü göz, sanatý deðil, taþý görür. Sanatý gören akýldýr.
Gözümün görmediðine inanmam diyenler, dilin, kulaðýn, burnun ve aklýn vazifesini göze yüklemektedirler. Bu yanlýþtan dolayý da "görmediðime inanmam" diye, önemli bir yanlýþa daha düþmektedirler.
Mehmet, tekrar söze karýþarak, bir baþka soruyla konuyu derinleþtirmek istedi.
"Peki hocam. Allah nasýl bir þey ve nasýl varolmuþtur?
"Allah'ýn (hâþâ) nasýl bir þey olduðunu, kime benzediðini ve nasýl olduðunu, insan aklýnýn sýnýrlý kapasitesiyle bulmak ve çözmek mümkün deðildir, diyerek bir giriþ yaptým. Çünkü, insan aklýnýn belli sýnýrlarý vardýr. Sýnýrlý olan akýl ile, sýnýrsýz olan bu hususu anlamanýn imkaný yoktur. Bu týpký, bir kilo aðýrlýkla sýnýrsýz bir aðýrlýðý tartmaya kalkmak gibidir.
Kâinatý ve insanlarý yaratan Cenab-ý Hak, yarattýðý mahlukatýn cinsinden olmadýðý için, bir kýyas yapmak mümkün olmamaktadýr.
Bir tabloya baktýðýmýz zaman, o tablonun bir sanatkarýn elinden çýktýðýna, kendi kendine çizilmediðine mantýken karar veririz. Fakat tabloyu çizen sanatkarýn da, boyalar, çerçeveler, bezler ve fýrçalar cinsinden olmadýðýný ve onlara asla benzemediðini de biliriz.
Tabloyu yapan sanatkar, etiyle, kemiðiyle, kanýyla, aklýyla, iradesiyle, bambaþka bir varlýktýr. Yaptýðý tablonun cinsinden deðil ve asla da benzemez.
Ýþte kâinatýn yaratýcýsý Cenab-ý Hak da, kâinat cinsinden olmadýðý için, yarattýklarýna asla benzemez. Onun tarafýndan yaratýlmýþ olan bizler de, yaratýcýmýzý anlamak için, onu neye benzetmeye çalýþýrsak çalýþalým, yine de isabet edemeyiz. Aklýmýza gelen her þey, Allah tarafýndan yaratýlandýr. O hiçbir þeye benzemez. Dolayýsýyla, kime benziyor ve nasýldýr gibi sorulara, "O yaratandýr" yarataný, yaratýlan anlayamaz, diye cevap, vermeliyiz.
Cenab-ý Hakk'ý (hâþâ) kim yarattý, sorusuna da, bir nebzecik cevap için, þunlar söylenebilir:
Cenab-ý Hakk'ýn varolduðu konusunda insan aklýnýn bir açýklama yapmasý mümkün deðildir. Çünkü insan ve onun aklý mahluktur, yani yaratýlmýþtýr. Yaratýlan bir þey, yaratanýný anlamasý ve çözmesi mümkün olmaz.
Çok ünlü bir kâide gereðince;
"Mahluk (yaratýlan), Hâlýkýný (yaratanýný) ihata edemez. Yani, anlayamaz, kavrayamaz."
"Akýl da bir mahluktur."
"Öyle ise o da Hâlýkýný ihata edemez."
Mesela; bir soba þuurlu olsa ve kendi ölçüleriyle ustasýný tanýmaya çalýþsa, ustasýný kendisine ve çevresindekilerine kýyas edip, tanýmaya çalýþacaktýr.
Ustasýnýn da kendisi gibi, kömür veya odun yediðini, sonra da kül ve duman çýkardýðýný, elinin yüzünün siyah olduðunu, üç veya dört ayaðýnýn bulunduðunu tahmin edecektir. Ve tabi ki her tahminde de hata edip, ustasýný tanýyamayacaktýr.
Ýnsan da Hâlýkýný tanýma ve onunla ilgili bir tahminde bulunma için bildiði ve hayal ettiði þeylerle onu kýyaslayacaktýr. Bu da isabetsiz ve hakikaten uzak olacaktýr.
Mehmet tekrar söze karýþarak:
"Hocam, dedi. Allah'ýn nasýl varolduðu konusuna gelelim.
Ben de devam ettim.
"Cenab-ý Hakk'ýn nasýl varolduðu hususuyla ilgili þu iki misal, konuya açýklýk getirecektir.
Birincisi: çokça vagonlarý olan bir tren düþününüz. Bu vagonlardan her birisini bir önceki vagonun çektiðini biliriz. Ancak "Lokomotifi kim çekiyor?" diye bir soru sorulamaz. Çünkü, bütün vagonlarý çekip, kendisi de çekilmeyen bir lokomotif olmazsa, düzenli hareket oluþamaz.
Ýkincisi: Askerlik sisteminde bir onbaþý emri çavuþtan alýr. Çavuþ da bir üstünden. O üstü de, diðer bir üsten emir alýr. Nihayet iþ genel kurmay baþkanýna ve eski ifadeyle iþ padiþaha kadar dayanýr. Peki padiþah emri kimden alýyor? Diye bir soru sorulamaz. Eðer padiþah da bir yerden emir alsa, o zaten padiþah olamaz. Padiþah olmanýn özelliði emir veren, ama emir almayandýr.
Bu misallerden anlaþýldýðý gibi kâinatý ve bütün mahlukatý yaratan Cenab-ý Hakk'týr. Onu kim yaratmýþtýr? Diye bir soru sorulamaz. Çünkü yaratan, yaratýlamaz. Onun var olma özelliði kendi zatýna aittir. Ona, bizim akýl ölçülerimiz yetmez.
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Alýntý.:Düzceli Mehmet kitabýnda :...: ALLAH KAÝNATI NÝÇÝN YARATMIÞ?
evet akýl ölçülerinizin yetmedigi soruyu sormaya devam etmenin de bir anlamý yok o zaman.
* *Ancak ayný tanýmlamayý madde için de yapabileceginizi hatýrlatarak bu konuyu burada kapatalým, çünkü sonucu yok.
* *Sorumun insanla ilgili ikinci bölümüne de bir cevap alabilirmiyim. Ýnsan nasýl oldu ve ne zaman oldu. Tek Adem mi yaratýldý, baþka yaratýlanlar da var mýydý. O yaratýldýgý sýrada dünyada ne vardý.
* *saygýlarýmla
evet akýl ölçülerinizin yetmedigi soruyu sormaya devam etmenin de bir anlamý yok o zaman.
Â* Â*Ancak ayný tanýmlamayý madde için de yapabileceginizi hatýrlatarak bu konuyu burada kapatalým, çünkü sonucu yok.
Â* Â*Sorumun insanla ilgili ikinci bölümüne de bir cevap alabilirmiyim. Ýnsan nasýl oldu ve ne zaman oldu. Tek Adem mi yaratýldý, baþka yaratýlanlar da var mýydý. O yaratýldýgý sýrada dünyada ne vardý.
Â* Â*saygýlarýmla
DiLAVER arkadaþým bu sorunu yanýtlamak için bana zaman vermen lazýmdýr..Biraz daha araþtýrmak isterim..
Saygýlarýmla..TÞKLR:::.
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
""
ÝNSAN NEDÝR
Sözlerime, Alexis Currel'in, insanla ilgili þu tespitiyle baþladým:
"Ýnsan önce kendini tanýmalý ve kendisini bir kitap gibi okumalýdýr. Kendisini okuyamayan insan, kâinatýn en ince sýrlarýný bilse de yine de câhil kalýr."
O esnada bir öðrencim devreye girerek;
"Hocam, dedi. Ýnsanla ilgili güzel sözler bulmak için Batýya gitmenize gerek yoktur. Bu güzel sözlerin daha özlüsünü ve daha isabetlisini, kendi içimizde doðup büyümüþ olan deðerli âlimlerimiz ve bilim adamlarýmýz da söylemiþtir. Meselâ; Bedîüzzaman Saîd Nûrsî'nin "Ey kendini insan zanneden insan, kendini oku..." diye baþlayan çok güzel bir sözü vardýr. Buna daha baþka ilâveler yapmak mümkündür.
"Doðru söylüyorsun, diye tasdik edip sözüme devam ettim.
"Arkadaþlar, hiç kendi kendinize "Ben kimim? Neyim? Nereden geldim? Ne için geldim? Amacým nedir? Nereye gidiyorum? Kime borçluyum? Ne gibi ve nasýl hesap vereceðim?" diye soruyor musunuz?
Eðer bu ve buna benzer sorular soruyorsanýz, cevabýný da merak ediyor musunuz? Cevabýný merak eden olduysa bir araþtýrma yaptý mý?
Sýnýfta derin bir sessizlik ve dikkât oluþmuþtu. Bu ortamý fýrsat bilerek, konuþmamý sürdürdüm.
"Soruyu biraz daha genelleyip bilimsel bir temelde sürdürelim.
Baþarý için yola çýkan ve hayatýný baþarýlarla doldurmak isteyen insan, kendisini tanýma konusunda ne kadar baþarýlý olmuþtur?
Çevresinin ve kâinatýn en ince ayrýntýlarýyla ilgilenen insan, acaba kendi ayrýntýsý ve sýrlarýyla ne kadar ilgilenmektedir?
Göklerin keþfi ve denizlerin derinlikleri için bir ömür harcayan insanoðlu, kendisini keþfetmede, kendisini tanýmada ve kendi dünyasýnýn derinliklerine inmede ne kadar çaba harcamaktadýr?
Bir baþka ifadeyle; önemli iþler baþarmak, büyük hedeflere koþmak, bir çok keþif ve sýrlara ulaþmak için çýrpýnan insan; kendisini ne kadar tanýmakta, taþýdýðý deðerlerin, sýrlarýn ve emanetin ne kadar farkýna varmaktadýr?
Belki günde, dünyanýn ve kâinatýn sýrlarýyla ilgili "Bunlar Nedir? Nasýl Olmuþtur? Neye Yaramaktadýr? Yapan Kimdir?" gibi onlarca kez sorduðu merak dolu sorularý; acaba kaç kez kendisine yöneltip; "Ben kimim? Nereden geldim? Nereye gidiyorum? Gayem nedir? Beni gönderen kimdir?" diye sormuþtur?
Ýnsanýn öncelikle kendisini tanýmasý, kendisini sorgulamasý ve kendisiyle ilgili bilinmezlerin peþinde olmasý gerekmez mi? Bu, insan olmanýn önemli ve ilk þartýdýr.
Ýnsanýn mahiyeti, sýrlarý vazifesi, neci ve kim olduðu þeklindeki sorularý, düþünen beyinleri sürekli meþgul etmiþtir. Ancak yalnýzca kendi akýl ölçüleriyle bu sýrlarý ve bilinmezleri çözmek isteyen bir çok insan da yanlýþ ve isabetsiz tespitlerde bulunmuþlardýr.
Bunlardan bazýlarý insaný "ekonomik bir varlýk" ve "madde yýðýný"ndan ibaret zannetmiþlerdir. Bazýlarý da "insan düþünen bir hayvan" demiþlerdir. Bazý bilim adamlarý insaný, "tapýlacak ulu varlýk" olarak vasýflandýrýrken, bazýlarý ise "insanýn bir hiç olduðu" yorumunu yapmýþlardýr. Bunlar arasýnda "insanýn meçhul olduðu"na karar verenler de yer almýþtýr.
Görüldüðü gibi, kaynaðýný yalnýzca þahsî deðerlendirmeden alan yorumlar ve tespitler; insaný gerçek anlamda ortaya koymaktan çok yetersiz kalmýþtýr. Yetersiz kalmalarýnýn en büyük nedeni ise, insaný bir veya birkaç boyutla ele almýþ olmalarýdýr. Halbuki insanýn tam anlamý ile ifade edilebilmesi için, maddî ve manevî olarak bütün yönleri ile ele alýnýp, deðerlendirilmesi lazýmdýr.
Sýnýfta, tam bir sessizlik oluþmuþtu. Bütün öðrenciler pür-dikkat kesilmiþler, adeta kýmýldamadan konuyu takip ediyorlardý. Öðrencilerin derse olan ilgilerinden, konunun çok önemli bulunduðu anlaþýlýyordu.
Derse devam ettim.
"Deðerli arkadaþlar, acaba fen bilimleri ve sosyal bilimler insan için ne diyor? Bu konuyu birlikte ele alýp deðerlendirelim:
Fen bilimleri açýsýndan insan, canlýlarýn en mükemmelidir. Hayat verici bir düzen, uyum ve planlama içindedir.
Ýnsan bir tek hücreden yaratýlmýþtýr. "Zigot" denilen gözle görülmeyen, ancak yüzlerce defa büyütülerek görülen bu hücre; kendinden binlerce ve trilyonlarca büyük bir konuma gelerek hayat için gerekli olan her türlü cihazla donatýlýp dünyaya bir insan olarak gönderilmektedir.
Ýnsan, çok zaman kýymetini takdir edemediði, harika bir vücudu, eþsiz bir sanat eserini ve antika bir þaheser taþýmaktadýr. Öyle ki, bir tek hücreyi bile yapmaktan aciz olan insan, akýllarý hayretle býrakan sayýsýz hücrelerin mükemmel iþbirliði ve uyumu ile hayatýný sürdürmektedir.
Bu hücrenin, yani ceninin zamanla insan vücuduna dönüþmesi, her hücrenin belirlenen hedefe ulaþmasý ve hiçbir hücrenin görevini aksatmadan yüz binlerce görevi bir anda yapmasý, insan aklýný tam anlamýyla þaþýrtmaktadýr.
Hepsi ayný hücreden meydana gelen dokular; gittikleri yerlerde gören, duyan, tat alan, hisseden hücreler haline gelmekte, mide, barsak ve karaciðerde modern bir laboratuar gibi çalýþmaktadýrlar.
Ýnsanýn iç ve dýþ organlarý; birbirini koruyan, kollayan, yardýmcý olan ve harika bir alýþveriþ sistemi üzerine kurulmuþtur. Ýnsan vücuduna baktýðýmýzda hiçbir organýn fazlalýðý görülmediði gibi, eksik bir organa da rastlanmaz. Öyle ki insan; en seri, en çabuk ve en verimli sonuç olacak bir planlamaya göre düzenlenmiþtir.
Dýþarýdan alýnan besinlerin yenilmesi, sindirilmesi, emilmesi ve artýklarýn dýþarý atýlmasý harika bir çalýþmayla yürütülür ve sonuçlanýr. Bu konuyu gözleyen bilim adamlarý þaþýrmaktan kendini alamamýþlardýr. (Yeðin, 1980:72-75)
Ýnsan beyninde 10 milyar karar merkezi vardýr. Bu merkezlerin her birinde, sayýlarý 2000'e varan Sinaps'lar mevcuttur ve Sinaps'lardan her an yüzlerce olay cereyan eder. Ayrýca her bir Sinops, diðer milyonlarca Sinaps'tan haberdar olarak ve birbirini karþýlýklý kontrol ederek çalýþýr. Ýþte beynimin, sinirlerimin böylesine göz kamaþtýrýcý bir "harikalar ülkesi"dir. Gözünüzü nereye çevirseniz, Ulu Yaradan'ýn muhteþem sanatýný görürsünüz. (Songar, 1979:30-31)
""
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Alýntý : Düzceli Mehmet Kitabýndan
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Ýnsan bir bilinmeyen denklenmidir.??Yoksa bu bilinmeyen denklemin çözümü varmýdýr.?
Cevap yukarda..:::
SORU : RUH VARMIDIR..? NASIL OLUÞMUÞTUR...?
SORU : Ýnsan beyin ölümü olduðunda neden yaþama deðerlerini kaybeder..?
EVET *GÖZLERÝNÝ *KAPAT..GÖKYÜZÜNE *VE *TABÝATA *BAK *O *ZAMAN *GERÇEK *OLANI *GÖRECEKSÝN:.UNUTMAKÝ *GERÇEKLER *HEP *YANI *BAÞIMIZDADIR::..
*
UZAKLAÞTIRAN *SADECE *BÝZLERÝZ:::... *
*
Hatam *olmuþsa *af *ola..TÞKLR...
*
Düþünüyorum,,,, *öyleyse *varým.... *Descartes
Tekrar Saygýlarýmla...TÞKLR
ozgur_beyin
19-03-2007, 18:27
sevgili mete * anladýðým kadarýyla nurcu'sun *Said eðer evrim, devrim hikayedir demiþse ,elhak doðrudur.
baþka *referanslar aramanýn ne kýymeti harbiyesi vardýr, nede gereði. yukardan haber alýp ,yazý yazan, bir adam yanýlacak deðil ya. iman ettimki (kimin iþine yarar bilmem) evrim *, inkarcýlarýn! uydurduðu safsatadýr.
sevgili mete Â* anladýðým kadarýyla nurcu'sun Â*Said eðer evrim, devrim hikayedir demiþse ,elhak doðrudur.
baþka Â*referanslar aramanýn ne kýymeti harbiyesi vardýr, nede gereði. yukardan haber alýp ,yazý yazan, bir adam yanýlacak deðil ya. iman ettimki (kimin iþine yarar bilmem) evrim Â*, inkarcýlarýn! uydurduðu safsatadýr.
Sizlere *güzel *cevap *gelince *bu *Harun *Yahyacý..bu *bilmem *kim..bu *prof *deðil..Bu *kendi *alaný *deðil *demekle *kalýyorsunuz..Bu nurcu....,,bu Said-i Nursici olarak kabul ediyorsunuz..
Evrim din deðildir...Evrim bir Bilimsel teoridir..Darwin bir bilim adamýdýr...
Bunun üzerinde tartýþýyoruz..Sonucta ben kimseyi gel müslüman ol yada gel bilmem ne ol demiyorum..
bu fikre sizler kapýlýyorsunuz.
Burda Bilimsel bir teorinin gerçekliðini tartýþýyor..
Turan Dursun bir tartýþma formu deðil mi?
Yoksa ben mi yanlýþ biliyorum...
Burda gel...gel...kardeþ burda daha ucuz mal var..Diye bir tabir yok ki..
Gel kardeþ sen yanlýþ biliyorsunuz bende düzeltelim diye bir yazýda yazmadým..
Evrim tartýþmasý var..
Siz burda cevaplarýný veremediðimiz sorularýnýn cevaplarýný istiyorsunuz..
Ne bunlar Köpek neden beþ parmaklýdýr..*
Yok neden bu Darwin evrimleþti diye sorular var..Ben bunlara cevap arýyorum...?
HA burda evrim yok demiyorum..Araþtýrmalarýmýz genelinde tek kaynak olmadýðý için bana mantýklý gelen þuanda evrim yoktur diyorum..
* Rastgele * bir * doðruya * ulaþmaktansa,,,,,, * yöntemli * bir * çabayla * yanlýþa * ulaþmayý * yeðlerim. * DESCARTES * * *
* *
* Bir * fikrin * tek * çöküþ * nedeni * onu * bilmeyenler * tarafýndan * savunulmasý * ve * anlatýlmasýdýr... * ... * * *
* Yalanla * bataklýk * arasýnda * hiçbir * fark * yoktur...... * Ýkiside * dibe * doðru * çeker. * * *
* *
* Düþünüyorum,,,, * öyleyse * varým.... * Descartes *
* *
* Kendine * güveniyorsan * bildiðini * sorgularken, * sorduðun * sorunun * cevabýný * aldýðýna * tam * tatmin * olunca * kadar * sorgula * o * zaman * istediðin * cevaplar * seni * bulacaktýr.......? * * *
* *
* Cevaplarý * uzaklaþtýrmak * deðil * yakýnlaþtýrmak * daha * iyi * bir * sonuç * verecektir..
*
Hatam * olmuþsa * af * ola..TÞKLR...
hay hay sayýn mete ben bekliyorum
* *yanlýz sizden bir ricam olacak, ayrýntýya ve teferruata girmeden ve de alýntý yapmadan kendi fikirlerinizi belirtirseniz tartýþma zemini kaybetmeden izleyebiliriz. Net alalým
* * *saygýlarýmla
metee gösterdiðin kaynaklar literatür dýþý ne yazýk ki. New Scientist ve Scientist tarikatlarýnýn Amerika ve Avrupa'da yayýnladýklarý ve yayýnlattýklarý, dolar karþýlýðý yazýlan makalelerdir. Scientist tarikatýnýn faaliyetleri batý dünyasýnda bilindiðinden dolayý sen bu yazýlarý bir alman arkeoloða veya prehistoryacýya kaynak olarak göstersen seninle tartýþmak yerine katýla katýla gülmeye baþlarlardý.
Þu saptamayýda yapayým bu yeni nesil hristiyan tarikatlar ABD de "neo con'larýn" en önemli destekçileridir ve Bush'un baþkan seçilmesinde pay sahibidirler. Bush'un kim olduðu ve neler yaptýðý ortadayken (sen) bir "müslüman" olarak (Adnan hoca gibi) onunla ayný kaynaktan beslenmen de ironik...
Tüm bu evrim karþýtý tezleri(?) bilimsel ve ahlaksal kanýtlarýný ortaya koyarak çürüten bir kitap ismi vereyim.
"Darwin ve sonrasý" doða tarihi üzerine... Stephen Jay Gould
(aramýzda bioloji okuyan varsa bu kitabý bilir.)
metee gösterdiðin kaynaklar literatür dýþý ne yazýk ki. New Scientist ve Scientist tarikatlarýnýn Amerika ve Avrupa'da yayýnladýklarý ve yayýnlattýklarý, dolar karþýlýðý yazýlan makalelerdir. Scientist tarikatýnýn faaliyetleri batý dünyasýnda bilindiðinden dolayý sen bu yazýlarý bir alman arkeoloða veya prehistoryacýya kaynak olarak göstersen seninle tartýþmak yerine katýla katýla gülmeye baþlarlardý.
Þu saptamayýda yapayým bu yeni nesil hristiyan tarikatlar ABD de "neo con'larýn" en önemli destekçileridir ve Bush'un baþkan seçilmesinde pay sahibidirler. Bush'un kim olduðu ve neler yaptýðý ortadayken (sen) bir "müslüman" olarak (Adnan hoca gibi) onunla ayný kaynaktan beslenmen de ironik...
Tüm bu evrim karþýtý tezleri(?) bilimsel ve ahlaksal kanýtlarýný ortaya koyarak çürüten bir kitap ismi vereyim.
"Darwin ve sonrasý" doða tarihi üzerine... Stephen Jay Gould
(aramýzda bioloji okuyan varsa bu kitabý bilir.)
http://www.turandursun.com/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=4563&start=15
EVET * GÖZLERÝNÝ * KAPAT..GÖKYÜZÜNE * VE * TABÝATA * BAK * O * ZAMAN * GERÇEK * OLANI * GÖRECEKSÝN:.UNUTMAKÝ * GERÇEKLER * HEP * YANI * BAÞIMIZDADIR::.. *
* *
* UZAKLAÞTIRAN * SADECE * BÝZLERÝZ:::... * * *
* *
* Hatam * olmuþsa * af * ola..TÞKLR... *
* *
* Düþünüyorum,,,, * öyleyse * varým.... * Descartes *
*
Tekrar *Saygýlarýmla...TÞKLR
ziggurat
29-03-2007, 22:32
EVET * * GÖZLERÝNÝ * * KAPAT..GÖKYÜZÜNE * * VE * * TABÝATA * * BAK * * O * * ZAMAN * * GERÇEK * * OLANI * * GÖRECEKSÝN:.UNUTMAKÝ * * GERÇEKLER * * HEP * * YANI * * BAÞIMIZDADIR.
Marx in güzel bir sözü var:eger görüntüden öz anlasilsaydi bilime gerek kalmazdi diye.Ne de güzel söylemis ,nasilda gercegi bir cümle ile anlatmis degil mi.Metee bu sözleri sizin icin yaziyorum *.Isiniz gücünüz oturup gözlem yapmak.Muhammed de öyle yapti,Isa da ,Musa da öyle yapti.Bütün mistiklerde öyle yapiyor,ama ne yazik ki bilim cogu kez sagduyuya aykiridir.Muhammed de daglarin ,gökyüzünün üzerimize düsmesini engellemesi icin yaratilmis direkler oldugunu saniyordu.Bütün ortacag boyunca Dünya evrenin merkezi sayildi.Günes dünyanin etrafinda dönüyor sanildi.Dünya 6 günde yaratildi sanildi.Venüs gezegeni,yildiz sanildi ve Muhammed ,Allahin agzindan Tarik yildizina yemin ederim (Tanri yemin edermi o baska bir sorun) diye yeminler etti.Daha ne cok yalanlar gercek sanildi dinler tarfindan.Cünkü hep oturulup gözler kapatildi ve kafadan birseyler uyduruldu.Ama bu oturup düs kurmakla bu isler malesef olmuyor.Gözlem gerekiyor,deney gerekiyor,formüle edip doga yasalarina baglamak gerekiyor.
Insanlik tarihi sanrilar tarihidir,yalanlar tarihidir.Bilim ise gercekleri arastirma tarihidir.Afrikada yerliler de gözlerini kapattilar ve Isa yi düsündüler.Gözlerini actiklarinda ellerinde sadece Incil vardi,ellerindeki bütün mallari ve özgürlükleri Bati misyonerleri,emperyalistleri tarafindan alinmisti.
EVET Â* Â* GÖZLERÝNÝ Â* Â* KAPAT..GÖKYÜZÜNE Â* Â* VE Â* Â* TABÝATA Â* Â* BAK Â* Â* O Â* Â* ZAMAN Â* Â* GERÇEK Â* Â* OLANI Â* Â* GÖRECEKSÝN:.UNUTMAKÝ Â* Â* GERÇEKLER Â* Â* HEP Â* Â* YANI Â* Â* BAÞIMIZDADIR.
Marx in güzel bir sözü var:eger görüntüden öz anlasilsaydi bilime gerek kalmazdi diye.Ne de güzel söylemis ,nasilda gercegi bir cümle ile anlatmis degil mi.Metee bu sözleri sizin icin yaziyorum Â*.Isiniz gücünüz oturup gözlem yapmak.Muhammed de öyle yapti,Isa da ,Musa da öyle yapti.Bütün mistiklerde öyle yapiyor,ama ne yazik ki bilim cogu kez sagduyuya aykiridir.Muhammed de daglarin ,gökyüzünün üzerimize düsmesini engellemesi icin yaratilmis direkler oldugunu saniyordu.Bütün ortacag boyunca Dünya evrenin merkezi sayildi.Günes dünyanin etrafinda dönüyor sanildi.Dünya 6 günde yaratildi sanildi.Venüs gezegeni,yildiz sanildi ve Muhammed ,Allahin agzindan Tarik yildizina yemin ederim (Tanri yemin edermi o baska bir sorun) diye yeminler etti.Daha ne cok yalanlar gercek sanildi dinler tarfindan.Cünkü hep oturulup gözler kapatildi ve kafadan birseyler uyduruldu.Ama bu oturup düs kurmakla bu isler malesef olmuyor.Gözlem gerekiyor,deney gerekiyor,formüle edip doga yasalarina baglamak gerekiyor.
Insanlik tarihi sanrilar tarihidir,yalanlar tarihidir.Bilim ise gercekleri arastirma tarihidir.Afrikada yerliler de gözlerini kapattilar ve Isa yi düsündüler.Gözlerini actiklarinda ellerinde sadece Incil vardi,ellerindeki bütün mallari ve özgürlükleri Bati misyonerleri,emperyalistleri tarafindan alinmisti.
ziggurat kardeþim senin yazdýðýn cevaplar benim verdiðim cevaplar birbirlerine ters bir cevap olmuþþ..
DARWÝN NASIL EVRÝM TEORÝSÝNÝ ATMIÞ...Ýlk önce onu öðren sonra bu cümleyi yorumla .." EVET Â* Â* GÖZLERÝNÝ Â* Â* KAPAT..GÖKYÜZÜNE Â* Â* VE Â* Â* TABÝATA Â* Â* BAK Â* Â* O Â* Â* ZAMAN Â* Â* GERÇEK Â* Â* OLANI Â* Â* GÖRECEKSÝN:.UNUTMAKÝ Â* Â* GERÇEKLER Â* Â* HEP Â* Â* YANI Â* Â* BAÞIMIZDADIR. "
Kendi kafana göre Marx bu þekilde söylemiþ demekle olmuyor..Araþtýrmakla oluyor..Senin Darwin bu teori üretebilmesi için ilk önce baþvuracaðý seçenek ne olacaktýr..Bunu bilmeden yorum yapanlardansýn..
Yok isa mýþ, Yok Musa mýþ, Yok Muhammed miþ..Senin ilk önce bunlarý karalamadan önce söylediðin bu olaylarýnýn nedeni araþtýr..
Burda bilimsel bir cevap vermek istemiþsin ama olmamýþ..Müslümanlýk bilimi yok saymamýþ..Müslüman bilim adamlarý Filozoflarýda vardýr..Yok venüs yýldýz sayýlmýþta..Yok bilmem ne olmuþta ..Bu þekilde olmuyor iþte araþtýrmakla oluyorr...Senin övdüðün bilim adamlarý o senelerde bunlarda onlarýn yýldýz olduðunu düþünüyorlardýr..Müslüman bilim adamlarý bilimde cebir,matematik, týp ve birçok alanda baþarýlý olmuþlardýr..
"""""""Insanlik tarihi sanrilar tarihidir,yalanlar tarihidir.Bilim ise gercekleri arastirma tarihidir.Afrikada yerliler de gözlerini kapattilar ve Isa yi düsündüler.Gözlerini actiklarinda ellerinde sadece Incil vardi,ellerindeki bütün mallari ve özgürlükleri Bati misyonerleri,emperyalistleri tarafindan alinmisti.""""""""""""""
Benito Mussolini:
1904'te Ýtalya`ya geri döndü ve Ýtalyan Sosyalist Partisi'ne katýldý ve partinin yayýn organý olan avanti gazetesinde çalýþtý.
Adolf Hitler:
Nazi Almanyasý Avrupa'nýn büyük bir çoðunluðuna sahip olmuþtu, ancak daha sonra ittifak güçleri tarafýndan yenilgiye uðratýldý. Savaþýn sonunda Hitler'in ýrk politikalarý yaklaþýk 11 milyon kiþinin ölümüyle sonuçlandý, bunlarýn arasýnda 6 milyon musevi vardý, ve Yahudi Soykýrýmý olarak tanýndý.
Savaþýn son günlerinde Rusya'nýn Kýzýl Ordu'su tarafýndan istila edilen Berlin'de; Hitler, eþi Eva Braun ile Berlin'deki yeraltý sýðýnaðýnda intihar etti.
Hitler Almanya'da Birinci Dünya Savaþý sýrasýnda yaþanan krizde güç kazandý. Propaganda ve karizmatik bir dille, alt ve orta tabakanýn ekonomik gereksinimlerine karþýlýk veriyordu; bunun yanýnda da belli bir seviyede nasyonalizm, anti-semitizm ve anti-komünizm de sunuyordu.
Josef Stalin:
Ýoseb Cugaþvili, 21 Aralýk 1879'da Gürcistan'ýn Gori kasabasýnda doðdu. Babasý kunduracýydý. Gençken girdiði papaz okulundan devrimci militanlara katýlmak üzere ayrýldý ve Rusya Sosyal Demokrat Ýþçi Partisi'nin bolþevik kanadý saflarýnda yer aldý.
Slobodan Miloseviç:(Sýrp Kasabý)
Belgrad Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Çalýþma hayatýna Belgrad belediye baþkanýnýn ekonomi danýþmaný olarak baþladý. Komünist Parti'ye katýldý. 1984 yýlýnda, Sýrbistan Komünist Partisi Baþkaný olan arkadaþý Ývan Stambolić tarafýndan baþkent Belgrad'daki parti liderliðine getirildi
Evet tarih ne güzel bir þekilde yazýyor..;
Afrika,Avrupa,Dünya Gözlerini senin kapattýlar ve sonra düþündüler..Gözlerini açmak istediler ama açamadýlar..Mallarý deðil canlarýndan oldular...
Emperyalist kelimesini yanlýþ yerde kullandýn..Katilizm yada Evrimci görüþüne sahip kiþilerinin yaptýðý ölümlerde kullan..
Düþünüyorum ...Öyle kabul etmiyorum..;Düþünüyorum,Çünkü Aklýmý kullanarak gerçekleri arýyorum..
Senin gibi anlamadan yazý yazmýyorr..
Bir katliam olur ilk önce müslümanlýk yargýlanýr..Bir durun yanlýþ var dersin yok olmaz..Doðru Müslümanlýk yaptý derler..
-------
-*----
----
---
---
böyle devam eder...
Â*EVET Â* Â* GÖZLERÝNÝ Â* Â* KAPAT..GÖKYÜZÜNE Â* Â* VE Â* Â* TABÝATA Â* Â* BAK Â* Â* O Â* Â* ZAMAN Â* Â* GERÇEK Â* Â* OLANI Â* Â* GÖRECEKSÝN:.UNUTMAKÝ Â* Â* GERÇEKLER Â* Â* HEP Â* Â* YANI Â* Â* BAÞIMIZDADIR::.. Â* Â* Â*
Â* Â* Â* Â* Â*
Â* Â* Â*UZAKLAÞTIRAN Â* Â* SADECE Â* Â* BÝZLERÝZ:::... Â* Â* Â* Â* Â*
Â* Â* Â* Â* Â*
Â* Â* Â*Hatam Â* Â* olmuþsa Â* Â* af Â* Â* ola..TÞKLR... Â* Â* Â*
Â* Â* Â* Â* Â*
Â* Â* Â*Düþünüyorum,,,, Â* Â* öyleyse Â* Â* varým.... Â* Â* Descartes Â* Â* Â*
Â* Â*
Â* Tekrar Â* Saygýlarýmla...TÞKLR
Dilaver kardeþim senin sorduðun sorunun cevabýný yazacaðým ..Bu aralarda yazmak için bazý notlar tutuyorum..
Saygýlarýmla Dilaver Kardeþim
liopleurodon
30-03-2007, 11:32
Metee, katmerli bir cahil olduðunu ortaya seriyor iþte..
Bu saydýðýn adamlarýn hiç biri, evrimci, evrime inana filan deðildir. Stalin dýþýndakiler koyu hristiyandýr. Stalin'de dindar deildir, velakin, evrim teorisi yerine Lysenko'nun zýrvalarýna itibar etmiþ, bilfiil rus evrimci biyologlarýný öldürtmüþtür. Rusya'nýn herkesten önce uzaya gitmeyi becerirken biyolojide sýnýfta kalmýþ olmasýnýn baþlýca sebebi budur..
Her neyse, cahilsin be zavallý meteee.. Git biraz bir þeyler öðren.. Bilfiil anir evrimci olan bu adamlarý alýp evrimci diye göstermek budalalýðýnýdan bir sýyrýl..
Evrim teorisi nin varoldugunu ogrenmeden once hic ellerine bilimle ilgili bir kitap, dergi almislarmidir acaba(sonra almis olduklarindan da emin degilim)
evrim teorisini nereden ogrendiklerini aciklamalari bile bizi zaten sonuca goturur. tabii herkes biliyor bunu :D
spartacus
30-03-2007, 13:29
Sevgili Metee senin sorunun þu cümlende.
"EVET * GÖZLERÝNÝ * KAPAT..GÖKYÜZÜNE * VE * TABÝATA * BAK * O * ZAMAN * GERÇEK * OLANI * GÖRECEKSÝN:.UNUTMAKÝ * GERÇEKLER * HEP * YANI * BAÞIMIZDADIR::.."
Ne gördün?
Metee, katmerli bir cahil olduðunu ortaya seriyor iþte..
Bu saydýðýn adamlarýn hiç biri, evrimci, evrime inana filan deðildir. Stalin dýþýndakiler koyu hristiyandýr. Stalin'de dindar deildir, velakin, evrim teorisi yerine Lysenko'nun zýrvalarýna itibar etmiþ, bilfiil rus evrimci biyologlarýný öldürtmüþtür. Rusya'nýn herkesten önce uzaya gitmeyi becerirken biyolojide sýnýfta kalmýþ olmasýnýn baþlýca sebebi budur..
Her neyse, cahilsin be zavallý meteee.. Git biraz bir þeyler öðren.. Bilfiil anir evrimci olan bu adamlarý alýp evrimci diye göstermek budalalýðýnýdan bir sýyrýl..
LiOP sende bir sorun var okumadan yorum yapmaya üzereni kimse yok...
Cahil kelimesini yanlýþ kullandýn..Ben aslýnda senin için kullanacaktým..
Araþtýrmacý LiOP sen hiç bunlarýn Materyalizm düþüncesini savunduklarýný bilmiyormudun. *:lol: *:lol:
Üzüldüm *:cry: *:cry:
Adolf Hitler ikinci dünya savaþýnda bir çok alman bayraklarý arasýnda Materyalizmi simgelerini kullanmýþtýr..Adolf Hitler ve Almanya tarihçesini araþtýrma gitseydin..O zaman gerçekleri anlacak kadar bilgiye sahip olacaktýn...
Cahil kardeþ LiOP sen okumadan yorum yazamaya üzerine kimse olmadýðý için yanlýþ anlamýþsýn.. .Senin gibi bir cahil bunu söylüyor..
Cevaplamak için uðraþma, zorlayan yok seni...
Benito *Mussolini Afrikada katliam yaparken yine Materyalizmi simgeleri kullanmýþtýr...Onun tarihide merak diyorsan oku Materyalist bir düþünce sahiptir..
Josef *Stalin kendi adý Rusçada Çelik anlamýna geliyor..Bunun en büyük baþarýsý ikinci dünya savaþýnda Hitlere karþý kazandýðý zaferdir..
Kendisi birçok bilim ve dinsel kitaplarý okumasýný yasaklamýþtýr..Yasaklanan kitaplarý bir çoðunu yaktýrmýþtýr.Kitaplar arasýnda buhara da ve diðer ülke genelinde dinsel kitaplar(Tevrat,Ýncil,Kuran-ý Kerim ve birçok bilim kitaplarý)....
Hayatýný okumuþsan Evrim ile ilgili çalýþmalarda yapmýþtýr..Stalin müzesinde evrimi kanýtlacak deneyler yapmýþtýr.Bu deneylerde baþarý olmamýþtýr..Deneyler doðmadan çocuklerýn DNA yapýlarýnda deðiþtirmiþ..Sonuç ucube tabiriyle bir çok mutasyon geçiren yeni doðmuþ çocuklar ortaya çýkmýþtýr..bu çocuklarýn kavanoz içinde stalin müzesinde görebilirsin..
Slobodan *Miloseviç Kazma tabirini kullanmak istiyorum..Kendisi Bosna-hersek, Arnavutluk,Kosova gibi müslümanlarýn yaþadýðý yerde katliam yapmýþtýr...
Görüþü Materyalizmdir..
LiOP Kardeþim Materyalizm nedir.
MATERYALIZM
Materyalizm (Ing. Materialism, Fr. Materialisme, Alm. Materialismus)
En genis anlamiyla materyalizm varolan her ne ise tamamiyle maddi oldugunu ya da en azindan maddi olana bagli bulundugunu ileri sürer. (Materyalizm daha genel biçimiyle bütün gerçekligin temelde maddi oldugu daha özel biçimiyle de insan gerçekliginin maddi oldugunu ileri sürer) . Marksist gelenekte normal olarak daha zayif ve indirgemeci olmayan bir materyalizm varolmus, ancak kavram çesitli biçimleri altinda ortaya konmustur. Asagidaki tanimlamalar öncelikle terminolojiye açiklik getirecektir. Felsefi materyalizm Plehanov 'u izleyerek tarihsel materyalizmden, Lenin 'i izleyerek bilimsel materyalizmden genel olarak ayirdedilir.
Felsefi materyalizm;
1- toplumsal olanin biyolojik (ve daha genel olarak fiziksel) olana tek yönlü bagimliligini ve birincisinin ikincisinden dogdugunu ileri süren varlikbilimsel (ontolojih) materyalizmden,
2- bilimsel düsüncenin en azindan bazi nesnelerinin bagimsiz varligini ve olgulari dönüstürücü etkinligi oldugunu ileri süren epistemolojik materyalizmden,
3- toplumsal biçimlerin yeniden üretim ve dönüsümlerinde insanin etkin araciliginin belirleyici rolü oldugunu ileri süren pratik materyalizmden olusur. . Tarihsel materyalizm, kadin ve erkegin dogal (fiziksel) varliklarinin ya da daha genel olarak emek sürecinin üretim ve yeniden üretiminin insanlik tarihinin gelisiminde nedensel üstünlügü oldugunu ileri sürer. - Bilimsel materyalizm, (toplumsal olanini da içeren) gerçeklik ile ilgili bilimsel inançlarin (degisen) içerigi ile tanimlanir. "Materyalist dünya görüsü" denilen sey (örnegin bilim yanlisi bir tutumu, ateizmi vb. içerebilen), (tarihsel olarak degisen) daha gevsek ve genel olan pratik inanç ve tutumlardan, bir Weltanschauung'dan (dünya görüsü) olusur. Bu madde esas olarak felsefi materyalizm ile ilgilidir, tarihsel materyalizm ile olan ilgisi ancak özet biçimde verilmistir.
Marx 'in "materyalist tarih anlayisi 'nin felsefî açidan baslica önemli noktalan sunlardir:
a. toplumsal yasamda düsüncelerin öncelikle özerkliklerinin daha sonra da üstünlüklerinin reddi;
b. soyut felsefî düsüncenin tersine yöntemsel olarak somut tarihsel arastirmaya baglilik;
c. toplumsal yasamin üretim ve yeniden üretiminde insan etkinliginin (praxis) merkezi rolünün kavramlastirilmasi, buradan hareketle;
d. insanlik tarihinde toplumsal iliskilerin dolayiminin ve doganin dönüstürülmesinin nedeni olarak emegin öneminin vurgulanmasi;
e. Marx 'in türsel bir hümanizm olarak anlasilmis bir dogalciligi savunarak insani temelde doga ile birligi içinde kavradigi erken dönem (özellikle Ekonomik ve Felsefi Elyazmalari) yazilarinin disavurumculugundan; insani temelde dogaya karsi ve onun egemeni olarak kavradigi orta ve geç dönem yazilarinin teknolojik Prometheusçuluga dogru degisme göstererek insan açisindan doganin anlamini vurgulamasi;
f. bütününde Marx 'ta insan-doga iliskisini içsel olarak -insanin temelde dogaya bagimli olmasii ancak doganin temelde insandan bagimsiz olmasi biçiminde- simetrik olmayan bir sekilde ele aldigi, bilimsel GERÇEKÇILIK'e dogru göreceli olarak gelisen bir baglanma ve gündelik gerçeklige sürekli bir baglanis.
Yalnizca (c) maddesi Marx 'in yeni pratik ve dönüstürücü materyalizmi, burada ayrintili olarak gözönüne alinabilir. Marx 'in bu materyalizmi, insanin saf hayvan varligindan ya da etkinliginden çifte bir özgürlükle ayrildigi görüsüne dayanir; güdüsel belirlenmeden bagimsizligi ve planli, önceden dolayimlanmis bir biçimde üretimde bulunma özgürlügü. Bu kavramlastirmanin genel karakteri en özlü anlatimini Feuerbach Üzerinde Tezler 'de (8. tez) bulur; "Bütün toplumsal yasam temelinde pratiktir. Teorinin gizemciligine yol açan bütün anlasmazliklar akilci çözümlerini insan pratiginde ve bu pratigin kavranilmasinda bulurlar." Geleneksel, tefekkürcü materyalizmin edilgin, tarih-disi ve bireyci özelligi ile/ ve klasik Alman idealizminin yalnizca idealize edilmis ve yabancilasmis bir biçim altinda sunulmus olarak deginip geçtigi toplumsal yasamdaki dönüstürücü etkinlik ya da pratigin rolü, Feuerbach Üzerine Tezler'in ikili ana temasini olusturur. Marx'in, Hegel 'in Aklin Fenomenolojisi 'ni elestirisinin özünün; Hegel 'in nesnellesme ve yabancilasmayi, nesnellesmenin varolan (mevcut), tarihsel olarak özel, yabancilasmis biçimlerini, bir Mutlak Özne'nin kendine yabancilasmasinin momentleri olarak kavrayarak, ayni anda bu kategorileri akilci bir biçimde degistirerek ve tamamen insani yabancilasmamis nesnellesme olanaginin da yolunu tikamakla tanimladigina ve karistirdigina ilk ' dikkati çeken Genç Hegel'de Lukâcs olmustur. ! Fakat bir defa bu ayrim, Marx 'in kendi "nesnellik" kavramini kullaniminda ve bu kavramin soy özellikleri tasidigi konusunda üçlü bir kusku yaratmisti; bunun aydinlatilmasi en azindan Feuerbach Üzerine Tezler'den bu yana Marx'in materyalizmi için temel özellik haline gelmektedir. Söyle ki, 1. tez, açik bir biçimde ayrintilandirmasa da, (a)nesnellik ya da dissal olan ' ile, bir öznenin üretimi olarak nesnellesme (b) arasinda bir ayrima isaret eder ve 6. tez, toplumsal biçimlerin yeniden üretim ya da dönüsüm süreci olarak (b) ve (c) nesnellesmeleri arasinda bir ayrimi gerektirir.
Birinci tez Marx 'i gerek seylerin düsünceden bagimsizliginin materyalist kavranisi ve gerekse düsüncenin bir etkinlik olarak idealist kavranisinin her ikisini de dogrulamaya ve böylelikle de (a) ile (b) arasinda ya da Grundrisse'nin Giris bölümündeki terminoloji ile söylersek, gerçek nesneler ile düsüncenin nesneleri arasinda, ya da modern bilimsel gerçekçiligin terminolojisi ile, bilginin fiili nesneleri ile bilgi üretiminin nesne edinme süreci ya da etkinligi arasinda bir . ayrim yapmaya yöneltir. Bu ayrim bize, toplumsal alanda epistemolojik bir biçimde oldugu kadar ontolojik olarak da olusturucu olan toplumsal pratigin Marx için dogal bilimlerin nesnesi ' degil bir kosulu oldugunu anlamamiza olanak verir. Buraya kadar söylenenlerin isiginda görülen odur ki, Marx 'in idealizme olan itirazi; geleneksel materyalizm insanin bilgi üretimindeki etkin rolünü bilgi üretiminin nesne edinme boyutundan soyutlarken, idealizmin, bagimsiz: gerçeklik düsüncesini (bilgi üretiminin) fiili boyutundan gayri mesru bir biçimde soyutlamakta olmasidir.
Altinci tez açik bir biçimde, Feuerbach'in hümanizmi üzerine kurulmus olan bütün bireyci ve özcü toplum teorilerinin bir elestirisini yapar ve Feuerbach'in insanin tarihsel olarak gelisen toplumsalliginin, kötülüklere karsi gerçek anahtar oldugu yolundaki antropolojik açiklamalarini tecrit eder. Ve bu tez, (b) ile (c) arasinda; insanin amaçli etkinligi ile bu etkinligin kosullari ve aracisi olarak verili olmakla birlikte ancak (kendisi de) bu amaçli etkinlik içinde yeniden üretilmis ve dönüstürülmüs önceden varolan tarihsel olarak belirlenmis toplum biçimlerinin yeniden üretimi ve dönüstürülmesi arasinda bir ayrimi gerekli kilar. Bilinen nesnelerin birliginin iki görünümü olarak (a) ve (b) arasinda uygun bir ayrim meydana getirmedeki basarisizlik bir yandan epistemolojik idealist egilimlere (Lukâcs ve Gramsci'den Kolakowski ve Schmidt 'e kadar, (a)'nin (b)'ye indirgenmesine), öte yandan geleneksel materyalist egilimlere (Engels ve Lenin'den, Della Volpe 'ye ve "yansitma teorisi"nin çagdas örneklerine kadar, (b)'nin (a)'ya indirgenmesine) yol açmistir. Dönüstürücü etkinligin birliginin iki görünümü olarak (ya da praxis ile yapinin ikiligi olarak) (b) ve (c) arasinda uygun bir ayrim meydana getirmedeki basarisizlik da bir yandan sosyolojik bireycilik, iradecilik, kendiligindencilik vb. ile (örnegin Sartre 'da oldugu gibi, (c)'nin (b)'ye indirgenmesi), öte yandan determinizm, seylesme, hipoztaslastirma vb. ile (örnegin Althusser 'de oldugu gibi (b)'nin (c)'ye indirgenmesi) sonuçlandi.
9. ve 10'uncu tezler özellikle Marx 'in kendi yeni ve eski materyalizmleri arasindaki farkliliklarla ilgili kavramlastirmasini ortaya koyar: "duygusalligi pratik etkinlik olarak kavramayan bu materyalizmle ulasilan en yüksek nokta, tek tek bireylerin ve sivil toplumun üzerine (derin) düsünüstür (tefekkür) "Eski materyalizmin bakis açisi sivil toplumdur, yeni materyalizmin bakis açisi ise insan toplumu ya da toplumsal insanliktir". Geleneksel materyalizmin problem alani soyut bir tarih disi bireycilik ve evrensellik üzerine kuruludur; birbirleriyle ve ortak dogallasmis kaderleriyle dissal ve içsel olarak iliskili yalitik durumdaki R. Crusoe'lar. Marx için bu kavramlastirma epistemolojinin geleneksel sorunlarinin (Bkz. BILGI KURAMI) ve genel olarak FELSEFE'nin temelini olusturur. Maddi pratikten kopmus tefekkürcü (düsünceye dalmis) bilinç için, kendi bedeniyle, diger akillarla, disindaki nesnelerle ve hatta kendi geçmis durumlariyla olan iliskisi problematik hale gelir. Fakat ne bu felsefi sorunlara ne de buradan çikan pratik sorunlara saf teorik bir terapi ile çözüm bulunamaz. Örnegin, "bu düsüncelere yol açmis olan kosulari ortadan kaldirmak için kisinin kendi kafasi disinda yalnizca birkaç fikir edinmek zorunda oldugu"na inanan (Alman Ideolojisi, cilt I, bölüm III) Genç Hegelci Stimer'in aksine "teorik karsitliklarin çözümü yalnizca pratik bir biçim- de olanaklidir ve bundan ötürü bir bilgi görevi degil, gerçek yasamin görevidir; çünkü felsefe bu görevi yalnizca teorik bir görev olarak kavradigi için çözümsüz kalir" (Ekonomik ve Felsefi Elyazmalari, 3'üncü elyazmasi) . Bu nedenle "filozoflar dünyayi çesitli biçimlerde yalnizca yorumladilar, sorun onu degistirmektir" (11. Tez). Engels'in, daha sonraki felsefi yazmalarindâ özellikle Anti-Dühring'de Liidwig Feuerbach'ta ve Doganin Diyalektigi 'nde ayrintili bir biçimde ele aldigi materyalizmin daha çok kozmolojik evrendogum (kozmoloji) yönüne verdigi bu abartili önemi anlamak zordur. Bu konu yalnizca Ikinci Enternasyonal'in önderlerinin (Bernstein, Kautsky, Plehanov) teorik formasyonlarinda kesin bir moment olusturmakla kalmamis, daha sonralari DIYALEKTIK MATERYALIZM diye bilinecek görüsün doktriner çekirdegi olarak sonraki çok sayida tartismanin etrafinda dönecegi merkezi de olusturmustur. Pozitivist ve evrimci (özellikle toplumsal Darwinizm) görüslerin olusturdugu bir baglam içinde yazdigi yazilarda Engels ; (a) mekanik ve "metafizik" materyaliz- me karsi dünyanin degismeyen ve duragan seylerden degil, karmasik süreçlerden olustugunu ve (b) indirgemeci materyalizm karsi, akli ve toplumsal biçimlerin (özünde maddi dünyanin [olanin] en yüksek ürünü olarak), maddi dünyaya (olana) indirgenemeyecegi ama ondan dogdugunu savundu. Lenin 'in Materyalizm ve Ampiriokritisizm'inin dolaysiz hedefi Bogdanov gibi Bolsevik yoldaslari arasinda hizla yayilmakta olan Mach 'in pozitivist düsüncesiydi.
Gerek Engels gerekse Lenin , materyalizm ve idealizmin karsilikli olarak birbirlerini disarida birakan ve tam anlamiyla açikliga kavusmus kategoriler olarak ele alindiklari çok sayida degisik nosyonlarini kullanmaktadirlar ve genel olarak materyalizmin ontolojik ve epistemolojik tanimlamalarindan, sanki bunlar dolaysiz bir biçimde esitlenebilirlermis gibi söz etmektedirler. Ancak maddi olanin insan düsüncesinden bagimsizligi, tek basina onun varlik alaninda nedensel üstünlügünü gerektirmez; bu, Platon'un Aquinas'in ve Hegel 'in nesnel idealizmi ile tutarlidir. Yukaridaki (a) ve (b) maddelerinin -eger akil maddi olandan dogmus ise o zaman bilginin olanakliliginin Darwinci bir açiklamasi yapilabilir ve ter- sine olarak, tam ve tutarli bir gerçekçilik erisilemeyen bir doganin içine yerlesmis dogal nedensel bir araç olarak insan anlayisini gerektirir- özsel olarak birbirlerine bagli olduklarini ileri sürmek kesinlikle olanaklidir. Ancak ne Lenin , ne de Engels bu baglantiyi doyurucu bir biçimde açiklamislardir. Engels'in ana vurgusunun ontoloji üzerine, Lenin'in.ise epistemoloji üzerine oldugu kusku götürmez; ve bunlari asagida oldugu gibi göstermek olanaklidir: dogal dünya aklin ya da bilincin bütün biçimlerine önceldir ve nedensel olarak bagimsizdir, tersi degil (Engels). bilinebilir olan dünya (sonlu ya da sonsuz) her tür akildan bagimsiz olarak vardir, tersi degil (Lenin). Engels 'in materyalizminin dikkate deger bir özelligi, süpheciligin pratik olarak yanlislanmasi üzerindeki vurgusudur. Digerlerinin arasinda Dr. Johnson, Hume ve Hegel 'in düsünce yolunu izleyerek Engels -bazi betimlemeler altinda ya da baskaa bir yoldan bilinen bagimsiz bir gerçeklik düsüncesine baglanisin askiya alinmasi anlaminda- süpheciligin kabul edilebilir olmadigini ya da ciddiye alinamayacagini ileri sürmüstür. Ner ne kadar teorik olarak ele geçirilemez olsa da, süphecilik pratik (Engels buna, Gramsci 'nin daha sonralari teorik olarak tam bilinçlilik kav- raminda dolayli bir biçimde ifade ettigi gibi, süphecilerin kendi dil pratiklerini de ekleyebilirdi) özellikle "deneyim ve çalisina" tarafindan sürekli olarak yalanlanmakta ya da onunla karsitlik içine girmekteydi. "Eger dogal bir süreçle ilgili yapmis oldugumuz kavramlastirmanin dogrulugunu, onu kendimiz için yapmakla ka- nitlama yeteneginde isek...o zaman "kendinde seyin" Kantçi kavranamazligina bir son verilir" (L. Feuerbach bölüm II.). Engels 'te felsefenin pozitivist bir kavranisi ile bilimin metafizik kavranisi arasinda (hemen bütün yazilarina sinmis olan) bir gerilim varken, Lenin , felsefenin tarihsel materyalizm ve genel olarak bilimler ile olan ' iliskisinde görece özerk bir Lockecu ya da emekçi rolünü açikça kabul eder. Buna;
1.felsefi bir kategori olarak madde ile bilimsel bir kav ram olarak madde arasinda açik bir ayrimin yapilmasi,
2.partinost (partizanlik) doktrininde, ? felsefi müdahaledeki pratik ve çikar özellikleri- nin vurgulanmasi,
3. bilimsel degisme ile ILERLEME düsüncesinin, "göreli" ve "mutlak" HAKIKAT arasindaki ayrim içinde uzlastirilma (ve normatif olarak hem dogmatizme hem de süphecilige karsi çikma) çabasi eslik eder.
Diyalektik materyalist gelenege damgasini vuran, doga DIYALEKTIK'i ile yansitmaci bir bilgi teorisinden olusan bir karisimdir. Her ikisi de, ayni zamanda bunlarin karsilikli tutarsiz olduklarini da savundugu BATI MARKSIZMI'nin kaynak metni olan Tarih ve Sinif Bilinci'nde Lukâcs tarafindan reddedilmistir. Nesnelligi, tarihte sonusmaz bir biçimde yaklasilmis ancak nihaî olarak yalnizca komünizmde gerçeklesecek olan evrensel bir özneler arasiliga göre yeniden tanimlayan Gramsci ("Tarihsel Materyalizm" de) vurgunun kökeni metafizik olan ikinci kavrama ("materyalizm") degil, birinci kavram ("Tarihsel") üzerine konulmasi gerektigi unutulmustur" diyerek Lukâcs'dan daha da ileri gitmistir. "Praxis felsefesi, mutlak "historisizm", mutlak lâiklesme ve düsüncenin dünyevilesmesi, tarihin mutlak hümanizmasidir" (Gramsci 1971, s.465). Bati Marksizminin diyalektik motiflere yakinlik duymus oldugu yer onun materyalizme karsi oldugu yerdir. Örnegin Sartre için "materyalizmin hiçbir çesidi" insanin tarihsel durumunun kesinlikle ayirdedici niteligini olusturan"... (özgürlügü) hiçbir zaman açiklayamaz" (Sartre 1967, s.237). Öte yandan Bati Marksizminin materyalist oldugunu ilan ettigi yer, genellikle 'de oldugu gibi özel olarak epistemolojik yanidir; ve ontolojik sorunlardan söz açildiginda Timpanaro'nun ( 1976), toplumsal yasamda özel olarak biyolojik "üst yapinin" ve doganin rolü- nün önemi üzerine vurgulamasinda oldugu gibi tartismalar ontolojide düsünceden yoksun bir ampirizm tarafindan siklikla bozulmustur.
Her materyalizm tartismasinda, gizli bir "maddenin tanimlamasi" sorunu vardir. (Süphesiz dogal bilimi de içeren) toplumsal alanla sinirli ve maddenin "toplumsal pratik" anlaminda anlasilmis oldugu Marx'in pratik materyalizmi için özel bir zorluk dogmaz. Fakat Marksist materyalizm Engels 'ten bu yana daha genel savlara sahiptir, ve su anki zorluk; eger maddi sey süre durumsal olarak (bir) boslugu isgal etme yetenegine sahip, duyusal olarak teshis edilmis ve yeniden teshis edilmis bir varlik olarak kabul edilirse, o zaman her ne kadar teshisleri maddî seylere bagimli olsa da, bilimsel bilginin çok sayidaki nesnesi besbelli maddi-olmayandir. Hiç kuskusuz, eger biri bilimsel ve felsefî ontolojiler arasinda ayrim gözetirse, Lenin 'in kabul ettigi gibi bu türden düsüncelerin felsefi materyalizmi yanlislamasi gerekmez. Ancak bunun içerigi nedir? Kimi materyalistler bilim araciligi ile dünyanin bilinebilirliginin tüketilebilecegi düsüncesini kabul etmislerdir. Ancak bunun temeli nedir? Bu yengin bilissel tutum insan merkezli ve bu nedenle de idealist bir kibir gibi görünmektedir. Öte yandan bilinebilecek olan her ne ise bilim tarafindan bilinmek zorundadir gibi daha ilimli bit varsayim, eger bir totoloji degilse, belirli arastirma alanlarinda materyalizmin gerçekligini dogalciligin olanakliligi yerine geçirir
Bu nedenlerden ötürü, materyalizmin bazilarina; yan betimleyici tezlerden olusan felsefi bir tutumdan veJya da daha özel olarak; (a) -örnegin Tanrinin varligina, ruha, formlara, düsüncelere, görevlere, mutlak'a ya da bilimin olanaksizligina (veya ikincil durumda olduguna), dünyevi mutluluga vb.ye dair- bir yigin ayrintili geleneksel felsefî önerme olarak ve (b) bu tür felsefî ayrintilarin, yanlis ya da uygun olmayan bilinçlilik ya da IDEOLOJI'nin biçimleri olarak bilimsel açiklanislarina bir baglanisin olmazsa- olmaz temeli olarak kabul edilmesinden daha çok bir kaldiraç konumu (prise de position), bir pratik anlamlandirma (konumlandirma) olarak ele alinmasi çekici gelebilir. Bununla birlikte böyle bir (anlamli) konumlandirma; hem bilim- sel ya da benzeri pozitif bir durumu önvarsayar ve hem de normatif olarak temellendirilme talebinin ilke olarak savunulmasi çok zordur. Bu nedenle materyalizmin pragmatik yeniden olusumunun onun betimleyici karakterini gelistirmesi güçtür. Her iki durumda da bir mesruiyet sorunu vardir. Gerçekte materyalizmin, bilim ve bilimsellik bakimindan mesru gösterilmesi, kendiliginden materyalizm olarak mesru göstermekten daha kolay olabilir: ve belki de yalnizca böyle bir özel açiklama (Feuerbach Üzerine 2'nci tezdeki) Marx 'in hipoztaslastirilmis ve soyut düsünce elestirisi ile tutarlidir.
Lukâcs-sonrasi Marksizm için, Marx 'in öncülleri ile Engels 'in çikarimlarinin karsi kargiya getirilmesi tipik bir olgudur. Ancak bilimin çagdas gerçekçi yeniden olusumlarinda bunlarin inceltilmis biçimleri arasinda bir tutarsizlik yoktur. Nitekim doganin pratik arastirilmasi olarak bilim düsüncesi bagimsiz biçimde varolan ve olgulari dönüstürmede etkin gerçek yapilarin, aygitlarin, süreçlerin, iliskilerin ve alanla- rin antropolojik olmayan bir ontolojisini gerektirmektedir. Üstelik böyle bir askin gerçekçilik, eger sözde kalmazsa, kismen de olsa Engels'in "Iki Büyük Kamp Tezi'nin ruhunu korumaktadir. Söyle ki; (a) varligin, "epistemik aldanmanin" iki varyanti olan deneyim ve akil içinde, insani bir nitelige indirgenmesindeki ortak yanlislarina (birarada) isaret ederek ve (b) epistemolojik olarak, nesnel idealizmin öznel idealizmin seylesmis olgularini önvarsaymasinda ve ontolojik olarak da öznel idealizmin nesnel idealizmin hipoztaslastirilmis düsüncelerini önvarsaymasindaki - sistematik karsilikli bagimliliklarini ortaya sererek; öyle ki öznel ve nesnel idealizmin kendilerine özgü yapilan üzerine bir arastirma ile bunlarin iki yüzlü Tanri efsanesinde oldugu gibi (Janus) ampirik kesinlik/kav- ramsal dogruluk biçimde ayni ikiligi tasimakta olduklari görülebilir; askin gerçekçilik, hem öznel idealizmin ampirik gerçekçiligine hem de nesnel idealizmin kavramsal gerçekçiligine karsi çikmaktadir. Ayni zamanda tarihsel arastir- mada Engels'in, bilimsel bilgideki ve daha genel olarak toplumsal yasamdaki degisiklikler çevresinde olusan mücadeleler baglaminda materyalizm ve idealizmin uzlasmaz diyalektik çeliskileri olarak birbirleriyle iliskide olduklari görüsüne bazi dayanaklar saglamaktadir. Son olarak, materyalizmin askin gerçekçi bir açiklamasinin, dogalci bir konumlandirmayi ortaya çikartan güçlerle uyum halinde oldugu belirtilmelidir.
Bu son degerlendirmenin önemi suradadir; Marx ve Engels 'ten bu yana Marksizm, idealizme bayagi ve (vülger), indirgemeci ya da "diyalektik-olmayan" örnegin tefekkürcü (Marx) ya da mekanik (Engels) materyalizme karsi ikili bir polemik yürüttü. Ve karakteristik bir biçim- de idealizm tarafindan kutsanmis olan bazi konularin doyurucu bir "materyalist dökümü ya da elestirisini hazirlama projesi, pratikte idealizmin çok daha doyurucu olarak yapmis oldugu bir ikicilige yeniden geri dönmeden -karakteristik materyalist karsilik- çogunlukla (örnegin felsefenin bilime, toplum ya da aklin dogaya, genelin özele, teorinin deneyime, insan etkinliginin ya da bilincinin toplumsal yapiya) indirgemecilikten kaçinma çabasi olarak sonuçlandi. Bu da genellikle iki cephede bir savasi zorunlu kildi; - çesitli nesnelcilik çesitlerine, örnegin meta- fizik, bilimcilik, dogmatizm, determinizm, seylesme'ye karsi ve öznelciligin biçimsel olarak karsit olan ancak gerçekte birbirlerini tamamla- yan türlerine, örnegin pozitivizm, bilinemezcilik, süphecilik, bireycilik, iradecilik'e karsi bir savas. Marksist materyalizmin bu tarihsel iliskiler arasinda aracilik yapmaya ya da basit bir Hegelci sentezde bulunmaya çalistigini düsünmek bir yanlis anlama olacaktir. Ortak sorunsallarini dönüstürürken, eski uzlasmaz ortakliklarinin hem yanlis hem de kismi kavranislarinin her ikisinin de, yeni ve üstün bir bakis açisindan elestirel rehavete terkedildiklerini düsünmek daha dogru olur.
(1)-(3)'ün hiçbiri, felsefi bir konum ile ampirik bir bilim arasindaki iliskilerden beklenen tarihsel materyalizmi vermez. Öte yandan tarihsel materyalizmin kökleri ontolojik materyalizmde bulunur, yani bilimsel gerçekçi bir ontoloji ve epistemolojiyi önvarsayar ve pratik materyalizmin niteliksel ve özenli bir açiklanisindan olusur. Burada yalnizca ilk sorun daha ileri bir biçimde yorumlanabilir. Marx da Engels de tarihsel materyalizmi yan biyolojik görüslerin yardimiyla savunma egilimindeydiler. Alman Idelolojisi'nin I. cildi 1. bölümü nde sunlari söylediler: "Bütün insanlik tarihinin ilk kosulu elbette yasayan insan bireylerin varligidir. Su halde tespit edilecek olan ilk olgu bu bireylerin fiziksel örgütlenmeleri ve onlarin doganin geri kalaniyla olan iliskileridir... (Insanlar), fiziksel örgütlenmeleri tarafindan kosullanmanin bir adimi olan varolma araçlarini üretmeye baslar baslamaz kendilerini de hayvanlardan ayirdetmeye baslarlar." Bununla birlikte Marksistler, tabir caizse doganin insanogluna yeniden el koydugu (ekolojide, sosyal biyolojide vb. de incelenen) biçimleri tamamen bir yana atarak, esas olarak insanoglunun dogaya el koyma biçimini betimleyen doga-toplum iliskilerinin yalnizca bir yönünü, yani teknolojiyi gözönüne almislardir:
Marksist Düsünce Sözlügü- Yayin Yönetmeni :Tom Bootomore/Madde Yazari:Roy Bihaskar- Iletisim Yayinlari-Çeviri:Sina Sener
Sonuçta burada katliam varsa ister dinsel istersede dinsel olmayan katliam hoþgörüyle karþýlanmaz..Ýnsan olmak önemlidir..
mete sen yazdýkça benim jilet atasým geliyor, pes yani bu kadarda iþkembeden sallanmazki
simonuniti
30-03-2007, 23:26
Metee ne kadar kotu adam varsa hepsi materyalist deme?hepsi tu kaka.
ona buna materyalist diyip de sonra zor duruma dusme sakin benden *sana tavsiye.bakalim su
Adolf hitler materyalistmiymis...bak kardesim bugunki papa benediktus panzer kardinal olarak anilir ve eski bir nazi yanlisidir.senin dusunemeyecegin kadar dindar bu adamlar aslinda.
bak surda bir alinti yaptim...
"Bir Hristiyan olan Hitler için de ve bütün teorilerini üstüne kurduðunu söylediði, hiçbirzaman ateist olduðunu söylememiþ olan Darwin için de bunlari akýlda tutmak gerekir o zaman belki..."
Tam metni icin:http://www.suc.gen.tr/index.php?pid=43&page=view&id=36 *
bi de hitlerin kavgamindan bir alinti yapayim sana hemide inkilizce versiyonundan.
"I believe that I am acting in accordance with the will of the Almighty Creator: by defending myself against the Jew, I am fighting for the work of the Lord.."
cevirisi su:"Ben Yaradanin istegi uzerine(istegine uygun bir sekilde) hareket ediyorum:Kendimi yahudilere karsi savunarak,Efendimin(tanri) gorevi icin savasmis oluyorum..."
Yahu su Hitler de ne kadar da maddeciymis.Irakta kafa kesen adamlar da materyalist,benden sana soylemesi. :)
Þeytan da materyalistmiydi acep?
öyledir caným kötü ya! Mutlaka materyalisttir,
Allah'a da baþ kaldýrmýþtý zaten.
Sn. mep,
Yaratýlanýn maddesiyle ilgilenmiþ,
Ben ateþtenim o topraktan demiþ,
Bir de gördükleriyle amel etmiþ,
Materyalist deðil de neymiþ? :)
Hatalarýmýzý, cehaletimize baðýþlayýn
spartacus
31-03-2007, 11:31
Neymiþ Materyalizm?
Metee sormuþsun, sana felsefeye girmeden, H.yahya pandomimlerine dalmadan nasýl izah edilebilir? Biraz küçük yaþ mantýðý ile anlatmaya çalýþayým. Þöyle;
Sana sormuþtum;
Sevgili Metee senin sorunun þu cümlende.
"EVET * GÖZLERÝNÝ * KAPAT..GÖKYÜZÜNE * VE * TABÝATA * BAK * O * ZAMAN * GERÇEK * OLANI * GÖRECEKSÝN:.UNUTMAKÝ * GERÇEKLER * HEP * YANI * BAÞIMIZDADIR::.."
Ne gördün?
Ýþte ne gördün sorusunun cevabý, materyaldir, gördüðündür, ok, öðrenebildin umarým materyalistin ne olduðunu...
Dünya yuvarlaktýr döner.... Bu þarkýda materyalisttir, yani, dünya yuvarlak deðil, ben bilmem Zeus bilir demiyor... Ýþte dünyaya bakýp Onu yuvarlak gördüðün anda, bu iþin materyalist yanýdýr, Öküzün Boynuzlarý üzerinde dediðin kýsaca görmeden salladýðýn ise, dini görgündür. Hayagücüdür.
Senin düþüncene gelince, senin felsefende, iþte etrafýna bakýpda hiç bir þey görmediðindir.
Hadi itiraf et, ne görüyorsun?
Evrim bir zorunluluktur, iradi deðildir, suyun akýþýnýn yönünü tayin eden yer çekimi gibi... Yýldýrýmýn Zeus'un kamçýsý olmadýðý gibi. Baruta düþen ateþ karþýsýnda barutun, banane, banane ben patlamayacaðým, neymiþ efenim koþullarmýþ, zýçmýþým koþullarýna gel ulan ateþ patlamayacam iþte diyemeyeceði gibi, ateþ gelir, barut deðiþime-dönüþüme uðrar.. Sývý halde eline aldýðýn benzin, düzgün olmayan bir yanma dahilinde, kuruma dönüþür, yapý taþýný kurum olarak sürdürmeye devam eder, ama eder.
Aynen Anadolu'da garibim kadýnlarýn köhnemiþ ortaçað sembolizminden kaynaklý, daha küçük yaþlarda eve hapsolmasý sonucu kalça kaymalarý yaþadýðý gibi, hayat zordur kardeþim, gökten zembille inmez, yaþamdýr evrim, koþullar dahilinde bir zorunluluk ve var olabilme sürecidir. Dirençtir evrim, yaþ bir aðaç dalýnýn bükülebildiði kadar bükülebilmesidir ve ne kadar bünyesini koruma esnekliði gösterebilmektedir, form deðiþimine açýktýr, *o kadar uzun süre dirnecektir. Bir aðacýn güneþe doðru uzamasýdýr evrim, iki komþu kavaktan güneþde olanýn dik yükselirken, gölgede kalanýn eðrilmesidir evrim. O aðaç kökünü milyon yýl önce atmýþ ise, ve gölgeler göreceli ise, aðaç bin halden bin hale girecektir kardeþim, aksi boynunu büküp kaderine? razý olacaktýr.
Etrafýna bakýpda görmediðin bir þeyi söyleyeyim, her þey hareket ve birbiri ile iliþki halindedir.Hareket demek deðiþim demektir ve etrafýna baktýðýnda göreceðin ilk þey harekettir, deðiþimdir. Her þey deðiþir, etkileþir, dönüþür... Haraketsiz, duraðan hiç bir þey yoktur, þey olan herþeyin varlýðý sürekli hareket halidir. Ýþte hareketden ortaya çýkan þey deðiþimdir, evrim deðiþimlerdir, dönüþümlerdir. Evrende hareketin olmadýðýný iddia etmektir evrimi ret etmek.
Çünkü hareket varsa deðiþim vardýr, bu kadar basit.
Etrafýmýza bakmaya devam edilim o halde, bön, bön bakalým, tren geçecek mi sence?
Vay be ne güzel cevaplar geldi...
Adolf Hitler bir materyalist deðilmiþ... ha ha ha :)
Sen hangi kaynak ile hareket ediyorsun..kardeþ..
http://www.biyografi.info/kisi/adolf-hitler
http://www.historyplace.com/worldwar2/riseofhitler/index.htm
http://www.hitler.org/
Hitler'in "Kuzey Avrupa Almanlarýný insanlýk tarihinden çýkarýn, geriye maymun dansýndan baþka bir þey kalmaz" derken dayandýðý düþünce de, insanlarýn maymundan evrimleþtiðini savunan ve dolayýsýyla bazýlarýnýn hala "yarý maymun" olduðunu kabul eden Darwinist fikirlerdi..
Hitler, biyolojik evrim düþüncesinin geleneksel dine karþý kullanýlacak en güçlü silah olduðuna inanýyordu....
HATA YAPAN ÖÐRENMESÝNÝ BÝLMESÝ LAZIMDIR...
AKIL YAÞ DEÐÝLDÝR..
DARWÝN NEDEN EVRÝMLEÞTÝ SORUNA GELECEK SÝNEMA GALASINDA ÝZLECEKSÝNÝZ...
SALLAMA EVRÝM 2 YAKINDA SÝNEMALARDA...
spartacus
31-03-2007, 11:51
Metee
Sulak arazidesin galiba ne dersin?
Biyolojiyi dahi politika ile açýklamaya muhtaç oluyorsun, kabahat sende deðil, evvela bizde ve söyletende.
Sana baþka bir þey demiyorum, davulu seçmiþsin zaten... Tokmak ne vurursa o sesi çýkartacaksýn.
Yalnýz iyice baydý bu tedavülden kalkmýþ ucuz yöntemler haberin ola. Sanki sorun kuþa, kuþ demek yada dememekmiþ gibi, evrime ne banane.
Dünya yuvarlaktýr da demiþtir þimdi Hitler?! Yanýlmýyorum demi,demiþtir?
1..
http://images.wikia.com/uncyclopedia/images/thumb/4/43/Pope-darwin.jpg/290px-Pope-darwin.jpg
The program features 14 scholars, scientists, and authors who outline the grim consequences of Darwin’s theory of evolution and show how his theory fueled Hitler’s ovens.
“To put it simply, no Darwin, no Hitler,” said Dr. Kennedy, the host of Darwin’s Deadly Legacy. “Hitler tried to speed up evolution, to help it along, and millions suffered and died in unspeakable ways because of it.”
The one-hour program features Ann Coulter, author of Godless; Richard Weikart, author of From Darwin to Hitler; Lee Strobel, author of The Case for a Creator; Jonathan Wells, author of Icons of Evolution; Phillip Johnson, author of Darwin on Trial; Michael Behe, author of Darwin’s Black Box; Ian Taylor, author of In the Minds of Men, and Francis Collins, Director of the Human Genome Project.
“Among German historians, there’s really not much debate about whether or not Hitler was a social Darwinist. He clearly was drawing on Darwinian ideas,” said Weikart, a professor of modern European history at California State University, Stanislaus.
Ann Coulter, a bestselling author and popular conservative columnist, said Hitler “was applying Darwinism. He thought the Aryans were the fittest and he was just hurrying natural selection along.”
The new program explains that the social fallout from evolution is not limited to Hitler. Eugenics is also part of Darwin’s legacy. Darwin’s cousin, Francis Galton, founded the eugenics movement and campaigned for “judicious marriages” in order to breed a superior race of humanity.
“The legacy of Charles Darwin,” said Dr. Kennedy, is “millions of deaths, the destruction of those deemed ‘inferior,’ the devaluing of human life, and increasing hopelessness. Darwin’s legacy has been deadly indeed.”
“The time has come,” he said, “to recognize that evolution is a bad idea and should be, frankly, discarded into the dustbin of history.”
Coral Ridge Ministries has also published a companion book to the television special, Evolution’s Fatal Fruit: How Darwin’s Tree of Life Brought Death to Millions, which examines the social consequences of Darwin’s theory. Written by Tom DeRosa, Executive Director of the Creation Studies Institute (an outreach of Coral Ridge Ministries), the book explains how Hitler tried to use genocide to speed up evolution and reveals how the American eugenics movement is likewise indebted to Darwin.
http://www.trueorigin.org/hitler01.asp
http://www.coralridge.org/darwin/
http://www.skrewdriver.net/hwinn.html
http://no.wikipedia.org/wiki/Adolf_Hitler
Tr..: http://www.indigodergisi.com/caglar_kucuk_18.htm
http://www.worldnetdaily.com/news/article.asp?ARTICLE_ID=51677
http://no.wikipedia.org/wiki/Adolf_Hitler#Charles_Darwin_og_David_Friedrich_Str auss
http://www.worldnetdaily.com/news/article.asp?ARTICLE_ID=51629
http://www.education.tas.gov.au/mediacollection/famous
http://thehobophilosopher.blogspot.com/2006/06/mein-kampf-adolf-hitler.html
http://uncyclopedia.org/wiki/Charles_Darwin
http://www.answersingenesis.org/creation/v27/i2/darwin.asp
http://itre.cis.upenn.edu/~myl/languagelog/archives/003394.html
http://www.renewamerica.us/columns/alba/060825
2...
This groundbreaking documentary from Dr. Kennedy and Coral Ridge Ministries, looks into the chilling social impact of Darwin's theory of evolution -- and the mounting evidence that Darwin had it wrong on the origin of life.
This 60 minute special featuring Ann Coulter, author of Godless; Richard Weikart, author of From Darwin to Hitler, Lee Strobel, author of The Case for a Creator; Jonathan Wells, author of Icons of Evolution; Phillip Johnson, author of Darwin on Trial; Michael Behe, author of Darwin’s Black Box, and Ian Taylor, author of In the Minds of Men will show why evolution is a bad idea that should be discarded into the dustbin of histor
http://www.christiannewswire.com/news/22995779.html
http://www.rightwingwatch.org/2006/08/hitler_as_darwins_love_child.html
http://img112.imageshack.us/img112/2262/beta181br2.gif
http://darwinianconservatism.blogspot.com/2006/08/was-charles-darwin-responsible-for.html
Mao Diktatorü...::http://www.turk-islamkulturu.com/kultursayfasi6/kultursayfasi6.html
http://images.wikia.com/uncyclopedia/images/thumb/b/bd/447px-Benito_Mussolini_and_Adolf_Hitler.jpg/350px-447px-Benito_Mussolini_and_Adolf_Hitler.jpg
"The anti-Semitism of the new movement (Christian Social movement) was based on religious ideas instead of racial knowledge."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 3]
"I believe today that I am acting in the sense of the Almighty Creator. By warding off the Jews I am fighting for the Lord's work."
[Adolph Hitler, Speech, Reichstag, 1936]
"I have followed [the Church] in giving our party program the character of unalterable finality, like the Creed. The Church has never allowed the Creed to be interfered with. It is fifteen hundred years since it was formulated, but every suggestion for its amendment, every logical criticism, or attack on it, has been rejected. The Church has realized that anything and everything can be built up on a document of that sort, no matter how contradictory or irreconcilable with it. The faithful will swallow it whole, so long as logical reasoning is never allowed to be brought to bear on it."
[Adolf Hitler, from Rauschning, _The Voice of Destruction_, pp. 239-40]
"My feelings as a Christian points me to my Lord and Savior as a fighter. It points me to the man who once in loneliness, surrounded by a few followers, recognized these Jews for what they were and summoned men to fight against them and who, God's truth! was greatest not as a sufferer but as a fighter. In boundless love as a Christian and as a man I read through the passage which tells us how the Lord at last rose in His might and seized the scourge to drive out of the Temple the brood of vipers and adders. How terrific was his fight against the Jewish poison. Today, after two thousand years, with deepest emotion I recognize more profoundly than ever before the fact that it was for this that He had to shed his blood upon the Cross. As a Christian I have no duty to allow myself to be cheated, but I have the duty to be a fighter for truth and justice... And if there is anything which could demonstrate that we are acting rightly, it is the distress that daily grows. For as a Christian I have also a duty to my own people. And when I look on my people I see them work and work and toil and labor, and at the end of the week they have only for their wages wretchedness and misery. When I go out in the morning and see these men standing in their queues and look into their pinched faces, then I believe I would be no Christian, but a very devil, if I felt no pity for them, if I did not, as did our Lord two thousand years ago, turn against those by whom today this poor people are plundered and exposed."
[Adolf Hitler, speech in Munich on April 12, 1922, countering a political opponent, Count Lerchenfeld, who opposed antisemitism on his personal Christian feelings. Published in "My New Order", quoted in Freethought Today April 1990]
"I believe today that my conduct is in accordance with the will of the Almighty Creator."
[Adolph Hitler, _Mein Kampf_, pp. 46]
"What we have to fight for...is the freedom and independence of the fatherland, so that our people may be enabled to fulfill the mission assigned to it by the Creator."
[Adolph Hitler, _Mein Kampf_, pp. 125]
"This human world of ours would be inconceivable without the practical existence of a religious belief."
[Adolph Hitler, _Mein Kampf_, pp.152]
"And the founder of Christianity made no secret indeed of his estimation of the Jewish people. When He found it necessary, He drove those enemies of the human race out of the Temple of God."
[Adolph Hitler, _Mein Kampf_, pp.174]
"Catholics and Protestants are fighting with one another... while the enemy of Aryan humanity and all Christendom is laughing up his sleeve."
[Adolph Hitler, _Mein Kampf_, pp.309]
"I am now as before a Catholic and will always remain so"
[Adolph Hitler, to Gen. Gerhard Engel, 1941]
"Any violence which does not spring from a spiritual base, will be wavering and uncertain. It lacks the stability which can only rest in a fanatical outlook."
[Adolph Hitler, _Mein Kampf_, p. 171]
"I had excellent opportunity to intoxicate myself with the solemn splendor of the brilliant church festivals. As was only natural, the abbot seemed to me, as the village priest had once seemed to my father, the highest and most desirable ideal."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 1]
"I was not in agreement with the sharp anti-Semitic tone, but from time to time I read arguments which gave me some food for thought. At all events, these occasions slowly made me acquainted with the man and the movement, which in those days guided Vienna's destinies: Dr. Karl Lueger and the Christian Social Party."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 2]
"...the unprecedented rise of the Christian Social Party... was to assume the deepest significance for me as a classical object of study."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 3]
"As long as leadership from above was not lacking, the people fulfilled their duty and obligation overwhelmingly. Whether Protestant pastor or Catholic priest, both together and particularly at the first flare, there really existed in both camps but a single holy German Reich, for whose existence and future each man turned to his own heaven."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 3]
"Political parties has nothing to do with religious problems, as long as these are not alien to the nation, undermining the morals and ethics of the race; just as religion cannot be amalgamated with the scheming of political parties."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 3]
"For the political leader the religious doctrines and institutions of his people must always remain inviolable; or else has no right to be in politics, but should become a reformer, if he has what it takes!
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 3]
"In nearly all the matters in which the Pan-German movement was wanting, the attitude of the Christian Social Party was correct and well-planned."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 3]
"It [Christian Social Party] recognized the value of large-scale propaganda and was a virtuoso in influencing the psychological instincts of the broad masses of its adherents."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 3]
"If Dr. Karl Lueger had lived in Germany, he would have been ranked among the great minds of our people."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 3, about the leader of the Christian Social movement]
"Even today I am not ashamed to say that, overpowered by stormy enthusiasm, I fell down on my knees and thanked Heaven from an overflowing heart for granting me the good fortune of being permitted to live at this time."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 5]
"I had so often sung 'Deutschland u:ber Alles' and shouted 'Heil' at the top of my lungs, that it seemed to me almost a belated act of grace to be allowed to stand as a witness in the divine court of the eternal judge and proclaim the sincerity of this conviction."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 5]
"Only in the steady and constant application of force lies the very first prerequisite for success. This persistence, however, can always and only arise from a definite spiritual conviction. Any violence which does not spring from a firm, spiritual base, will be wavering and uncertain."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 5]
"I soon realized that the correct use of propaganda is a true art which has remained practically unknown to the bourgeois parties. Only the Christian- Social movement, especially in Lueger's time achieved a certain virtuosity on this instrument, to which it owed many of its success."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 6]
"Once again the songs of the fatherland roared to the heavens along the endless marching columns, and for the last time the Lord's grace smiled on His ungrateful children."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 7, reflecting on World War I]
"The more abstractly correct and hence powerful this idea will be, the more impossible remains its complete fulfillment as long as it continues to depend on human beings... If this were not so, the founders of religion could not be counted among the greatest men of this earth... In its workings, even the religion of love is only the weak reflection of the will of its exalted founder; its significance, however, lies in the direction which it attempted to give to a universal human development of culture, ethics, and morality."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 8]
"To them belong, not only the truly great statesmen, but all other great reformers as well. Beside Frederick the Great stands Martin Luther as well as Richard Wagner."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 8]
"The fight against syphilis demands a fight against prostitution, against prejudices, old habits, against previous conceptions, general views among them not least the false prudery of certain circles. The first prerequisite for even the moral right to combat these things is the facilitation of earlier marriage for the coming generation. In late marriage alone lies the compulsion to retain an institution which, twist and turn as you like, is and remains a disgrace to humanity, an institution which is damned ill-suited to a being who with his usual modesty likes to regard himself as the 'image' of God."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 10]
"Parallel to the training of the body a struggle against the poisoning of the soul must begin. Our whole public life today is like a hothouse for sexual ideas and simulations. Just look at the bill of fare served up in our movies, vaudeville and theaters, and you will hardly be able to deny that this is not the right kind of food, particularly for the youth...Theater, art, literature, cinema, press, posters, and window displays must be cleansed of all manifestations of our rotting world and placed in the service of a moral, political, and cultural idea."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 10, echoing the Cultural Warfare rhetoric of the Religious Right]
"But if out of smugness, or even cowardice, this battle is not fought to its end, then take a look at the peoples five hundred years from now. I think you will find but few images of God, unless you want to profane the Almighty."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 10]
"While both denominations maintain missions in Asia and Africa in order to win new followers for their doctrine-- an activity which can boast but very modest success compared to the advance of the Mohammedan faith in particular-- right here in Europe they lose millions and millions of inward adherents who either are alien to all religious life or simply go their own ways. The consequences, particularly from a moral point of view, are not favorable."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 10]
"The great masses of people do not consist of philosophers; precisely for the masses, faith is often the sole foundation of a moral attitude. The various substitutes have not proved so successful from the standpoint of results that they could be regarded as a useful replacement for previous religious creeds. But if religious doctrine and faith are really to embrace the broad masses, the unconditional authority of the content of this faith is the foundation of all efficacy."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 10]
"Due to his own original special nature, the Jew cannot possess a religious institution, if for no other reason because he lacks idealism in any form, and hence belief in a hereafter is absolutely foreign to him. And a religion in the Aryan sense cannot be imagined which lacks the conviction of survival after death in some form. Indeed, the Talmud is not a book to prepare a man for the hereafter, but only for a practical and profitable life in this world."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 11]
"The best characterization is provided by the product of this religious education, the Jew himself. His life is only of this world, and his spirit is inwardly as alien to true Christianity as his nature two thousand years previous was to the great founder of the new doctrine. Of course, the latter made no secret of his attitude toward the Jewish people, and when necessary he even took the whip to drive from the temple of the Lord this adversary of all humanity, who then as always saw in religion nothing but an instrument for his business existence. In return, Christ was nailed to the cross, while our present-day party Christians debase themselves to begging for Jewish votes at elections and later try to arrange political swindles with atheistic Jewish parties-- and this against their own nation."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 11]
"....the personification of the devil as the symbol of all evil assumes the living shape of the Jew."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf", Vol. 1, Chapter 11, precisely echoing Martin Luther's teachings]
"Faith is harder to shake than knowledge, love succumbs less to change than respect, hate is more enduring than aversion, and the impetus to the mightiest upheavals on this earth has at all times consisted less in a scientific knowledge dominating the masses than in a fanaticism which inspired them and sometimes in a hysteria which drove them forward."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf" Vol. 1 Chapter 12]
"The greatness of every mighty organization embodying an idea in this world lies in the religious fanaticism and intolerance with which, fanatically convinced of its own right, it intolerantly imposes its will against all others."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf" Vol. 1 Chapter 12]
"The greatness of Christianity did not lie in attempted negotiations for compromise with any similar philosophical opinions in the ancient world, but in its inexorable fanaticism in preaching and fighting for its own doctrine."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf" Vol. 1 Chapter 12]
"All in all, this whole period of winter 1919-20 was a single struggle to strengthen confidence in the victorious might of the young movement and raise it to that fanaticism of faith which can move mountains."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf" Vol. 1 Chapter 12]
"Thus inwardly armed with confidence in God and the unshakable stupidity of the voting citizenry, the politicians can begin the fight for the 'remaking' of the Reich as they call it."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf" Vol. 2 Chapter 1]
"Of course, even the general designation 'religious' includes various basic ideas or convictions, for example, the indestructibility of the soul, the eternity of its existence, the existence of a higher being, etc. But all these ideas, regardless of how convincing they may be for the individual, are submitted to the critical examination of this individual and hence to a fluctuating affirmation or negation until emotional divination or knowledge assumes the binding force of apodictic faith. This, above all, is the fighting factor which makes a breach and opens the way for the recognition of basic religious views."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf" Vol. 2 Chapter 1]
"Anyone who dares to lay hands on the highest image of the Lord commits sacrilege against the benevolent creator of this miracle and contributes to the expulsion from paradise."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf" Vol. 2 Chapter 1]
"A folkish state must therefore begin by raising marriage from the level of a continuous defilement of the race, and give it the consecration of an institution which is called upon to produce images of the Lord and not monstrosities halfway between man and ape."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf" Vol. 2 Chapter 2]
"It would be more in keeping with the intention of the noblest man in this world if our two Christian churches, instead of annoying Negroes with missions which they neither desire nor understand, would kindly, but in all seriousness, teach our European humanity that where parents are not healthy it is a deed pleasing to God to take pity on a poor little healthy orphan child and give him father and mother, than themselves to give birth to a sick child who will only bring unhappiness and suffering on himself and the rest of the world."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf" Vol. 2 Chapter 2]
"That this is possible may not be denied in a world where hundreds and hundreds of thousands of people voluntarily submit to celibacy, obligated and bound by nothing except the injunction of the Church. Should the same renunciation not be possible if this injunction is replaced by the admonition finally to put an end to the constant and continuous original sin of racial poisoning, and to give the Almighty Creator beings such as He Himself created?"
[Adolf Hitler, "Mein Kampf" Vol. 2 Chapter 2]
"For the greatest revolutionary changes on this earth would not have been thinkable if their motive force, instead of fanatical, yes, hysterical passion, had been merely the bourgeois virtues of law and order."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf" Vol. 2 Chapter 2]
"It doesn't dawn on this depraved bourgeois world that this is positively a sin against all reason; that it is criminal lunacy to keep on drilling a born half-ape until people think they have made a lawyer out of him, while millions of members of the highest culture- race must remain in entirely unworthy positions; that it is a sin against the will of the Eternal Creator if His most gifted beings by the hundreds and hundreds of thousands are allowed to degenerate in the present proletarian morass, while Hottentots and Zulu Kaffirs are trained for intellectual professions."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf" Vol. 2 Chapter 2]
"It may be that today gold has become the exclusive ruler of life, but the time will come when man will again bow down before a higher god."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf" Vol. 2 Chapter 2]
"Christianity could not content itself with building up its own altar; it was absolutely forced to undertake the destruction of the heathen altars. Only from this fanatical intolerance could its apodictic faith take form; this intolerance is, in fact, its absolute presupposition."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf" Vol. 2 Chapter 5]
"For how shall we fill people with blind faith in the correctness of a doctrine, if we ourselves spread uncertainty and doubt by constant changes in its outward structure? ...Here, too, we can learn by the example of the Catholic Church. Though its doctrinal edifice, and in part quite superfluously, comes into collision with exact science and research, it is none the less unwilling to sacrifice so much as one little syllable of its dogmas... it is only such dogmas which lend to the whole body the character of a faith."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf" Vol. 2 Chapter 5]
"The folkish-minded man, in particular, has the sacred duty, each in his own denomination, of making people stop just talking superficially of God's will, and actually fulfill God's will, and not let God's word be desecrated. For God's will gave men their form, their essence and their abilities. Anyone who destroys His work is declaring war on the Lord's creation, the divine will."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf" Vol. 2 Chapter 10]
"In the ranks of the movement [National Socialist movement], the most devout Protestant could sit beside the most devout Catholic, without coming into the slightest conflict with his religious convictions. The mighty common struggle which both carried on against the destroyer of Aryan humanity had, on the contrary, taught them mutually to respect and esteem one another."
[Adolf Hitler, "Mein Kampf" Vol. 2 Chapter 10]
"For this, to be sure, from the child's primer down to the last newspaper, every theater and every movie house, every advertising pillar and every billboard, must be pressed into the service of this one great mission, until the timorous prayer of our present parlor patriots: 'Lord, make us free!' is transformed in the brain of the smallest boy into the burning plea: 'Almighty God, bless our arms when the time comes; be just as thou hast always been; judge now whether we be deserving of freedom; Lord, bless our battle!'
[Adolf Hitler's prayer, "Mein Kampf", Vol. 2 Chapter 13]
"The Government, being resolved to undertake the political and moral purification of our public life, are creating and securing the conditions necessary for a really profound revival of religious life"
[Adolph Hitler, in a speech to the Reichstag on March 23, 1933]
"ATHEIST HALL CONVERTED
Berlin Churches Establish Bureau to Win Back Worshippers
Wireless to the New York Times.
BERLIN, May 13. - In Freethinkers Hall, which before the Nazi resurgence was the national headquarters of the German Freethinkers League, the Berlin Protestant church authorities have opened a bureau for advice to the public in church matters. Its chief object is to win back former churchgoers and assist those who have not previously belonged to any religious congregation in obtaining church membership.
The German Freethinkers League, which was swept away by the national revolution, was the largest of such organizations in Germany. It had about 500,000 members ..."
[New York Times, May 14, 1933, page 2, on Hitler's outlawing of atheistic and freethinking groups in Germany in the Spring of 1933, after the Enabling Act authorizing Hitler to rule by decree]
"I go the way that Providence dictates with the assurance of a sleepwalker."
[Adolf Hitler, Speech, 15 March 1936, Munich, Germany.]
"The National Government will regard it as its first and foremost duty to revive in the nation the spirit of unity and cooperation. It will preserve and defend those basic principles on which our nation has been built. It regards Christianity as the foundation of our national morality, and the family as the basis of national life...."
[Adolf Hitler, Berlin, February 1, 1933]
"Today Christians ... stand at the head of [this country]... I pledge that I never will tie myself to parties who want to destroy Christianity .. We want to fill our culture again with the Christian spirit ... We want to burn out all the recent immoral developments in literature, in the theater, and in the press - in short, we want to burn out the *poison of immorality* which has entered into our whole life and culture as a result of *liberal excess* during the past ... (few) years."
[The Speeches of Adolph Hitler, 1922-1939, Vol. 1 (London, Oxford University Press, 1942), pg. 871-872]
DARWÝN *NASIL *EVRÝM *TEORÝSÝNÝ *ATMIÞ...Ýlk *önce *onu *öðren *sonra *bu *cümleyi *yorumla *.." *EVET * * * *GÖZLERÝNÝ * * * *KAPAT..GÖKYÜZÜNE * * * *VE * * * *TABÝATA * * * *BAK * * * *O * * * *ZAMAN * * * *GERÇEK * * * *OLANI * * * *GÖRECEKSÝN:.UNUTMAKÝ * * * *GERÇEKLER * * * *HEP * * * *YANI * * * *BAÞIMIZDADIR.
Türkler bir ýrk ve bir millet olarak haysiyetle yeryüzünün en þerefli
insanlarýdýr. Karakterleri pek asil ve yücedir... Asaletleri alýnlarýnda ve
amellerinde yazýlýdýr... Bütün hareketleri asilanedir ve vecd ile yaþayan
duygulu bir millettir. Onlarýn yurdu efendiler diyarýdýr, *kahramanlar,
þehidler ülkesidir. Bence insaniyete þeref veren böyle bir milletin
düþmaný olmak insanlýðýn düþmaný olmaktan farksýzdýr. Böyle bir
lekeden Allah beni korusun.
LAMARTIN
EVET * * GÖZLERÝNÝ * * KAPAT..GÖKYÜZÜNE * * VE * * TABÝATA * * BAK * * O * * ZAMAN * * GERÇEK * * OLANI * * GÖRECEKSÝN:.UNUTMAKÝ * * GERÇEKLER * * HEP * * YANI * * BAÞIMIZDADIR::.. * * *
* * * * *
* * *UZAKLAÞTIRAN * * SADECE * * BÝZLERÝZ:::... * * * * *
* * * * *
* * *Hatam * * olmuþsa * * af * * ola..TÞKLR... * * *
* * * * *
* * *Düþünüyorum,,,, * * öyleyse * * varým.... * * Descartes * * *
* *
Tercüme biterse Aþýrý Ýsevi görüþüne sahip Adolf Hitler hakkýnda bilgi vereceðim....
simonuniti
01-04-2007, 21:24
Yahu metee kardes,google'a
Hitler is not/was not christian diye yaz ondan sonra senin buldugun gibi binlerce link var.
Hristiyan sitelerin cavat Hitleri hristiyan degilmis gibi gostermeleri seni yaniltmasin.
Ben Hitlerin agzindan cikan cumleleri yaziyorum sana.Senin gibi onun hakkinda yapilan
yorumlari yazmiyorum.Ben de sana Hitlerin hristiyan oldugunu bagira bagira soyleyen
kaynaklar verrim.Ama ben direk hitlerin cumlelerini yaziyorum simdi;
"....My feelings as a Christian points me to my Lord and Savior as a fighter. It points me to the man who once in loneliness, surrounded only by a few followers, recognized these Jews for what they were and summoned men to fight against them and who, God's truth! was greatest not as a sufferer but as a fighter. In boundless love as a Christian and as a man I read through......"
"...the Temple the brood of vipers and adders..."
brood of vipers incilde gecmektedir.
Munih 1922
Gene Munih 1922
"Just as the Jew could once incite the mob of Jerusalem against Christ, so today he must succeed in inciting folk who have been duped into madness to attack those who, God's truth! seek to deal with this people in utter honesty and sincerity."
"We have faith that one day Heaven will bring the Germans back into"
"if they gain us our freedom, they are justified before our conscience and before our God"
Munih 1923
"A few days ago I was in Eisenach and stood on top of the Wartburg, where a great German once translated the Bible."
-Schleiz, Thuringia, 18 Jan. 1927
iste can alici cumle:
"We tolerate no one in our ranks who attacks the ideas of Christianity... in fact our movement is Christian. We are filled with a desire for Catholics and Protestants to discover one another in the deep distress of our own people."
Passau, 27 October 1928
accik ingilizce bilgin varsa Hitlerin aslinda Allaha inandigini gorursun.Metee usta "kotu insanlar materyalistlerden cikar" agzini degistir,bak allah a inanan kisilerden de cavatlar cikabiliyormus.
Ha gene de dersen ki ben aklimi dusuncemi kullanmak istemiyom illa da yorum istiyorum diyorsan
al sana linkler (ayni senin yaptigin gibi) 8)
http://www.evilbible.com/hitler_was_christian.htm
http://www.infidels.org/library/modern/john_murphy/religionofhitler.html
Bu da Jim Walker tarafindan bir yazi.
http://www.nobeliefs.com/hitler.htm
Boyle Harun yahya gibi hristiyan sitelerinden yazilar getirme.Hitlerin ben ateistim diyen bir cumlesini getir.
liopleurodon
02-04-2007, 10:04
Geri zekalý metee'ye önce materyalizm nedir, onu bir anlatmak gerekiyor...
Elinden taþý býraktýn, taþ yere düþtü..
Materyalist þunu der:
Taþ ve dünya iki maddedir, kütleleri oranýnda diðerini çekerler. Taþýn kütlesi küçük olduðu için, dünyaya doðru gider.
Materyalist olmayan ise, mesela þunu der:
Taþýn içinde bir cin vardýr. Bu cin yer altýndaki cinler diyarýna gitmek ister. Siz taþý býrakýnca doðrudan yere doðru uçaraki taþýn yere ulaþmasýný saðlar..
Metee, olaylarýn sebeplerinin maddenin kendi dinamikleri olduðunu, doðaüstü bir þeye baðlý olmadýðýný düþünenlere materyalist denir. Ve evet, bilim materyalisttir, sapýna kadar.. Diðer yandan, Marx vs. de icat etmiþ deðildir materyalizmi... Marksizm ile materyalizmi karýþtýrma sapkýnlýðý nedendir anlamýþ da deðilim, salaklýðýnýza veriyorum sadece..
spartacus
02-04-2007, 10:34
Taþýn içinde bir cin vardýr. Bu cin yer altýndaki cinler diyarýna gitmek ister. Siz taþý býrakýnca doðrudan yere doðru uçaraki taþýn yere ulaþmasýný saðlar..
Hocam güzel þöylemiþsiniz, bunlar yaðmuruda, karýda Melekler indirir demiyormuydu ? Gökten hiç bir þey gelmez, gelirsede Ýlahlar gönderir diyen bunlar deðil mi?
"HÛD SÛRESÝ
(52) "Ey kavmim! Rabbinizden baðýþlanma dileyin, sonra ona tövbe edin ki, üzerinize bol bol yaðmur göndersin ve gücünüze güç katsýn. Günahkârlar olarak yüz çevirmeyin.""
Ýþte Yaðmur böyle yaðýyor. Hemde her bir tanesini bir melek taþýyor ha?!
"RA'D SÛRESÝ
(12) O, korku ve ümit vermek için size þimþeði gösterendir, yaðmur yüklü bulutlarý meydana getirendir.
13. * Gök gürlemesi O'na hamd ederek tespih eder. Melekler de O'nun korkusundan tespih ederler. O yýldýrýmlar gönderir de onlarla dilediðini çarpar. Onlar ise Allah hakkýnda mücadele ediyorlar. Halbuki O, azabý çok þiddetli olandýr.
"
HAC SÛRESÝ
(63) Allah'ýn gökten yaðmur indirdiði, böylece yeryüzünün yemyeþil olduðunu görmedin mi? Þüphesiz, Allah çok lütufkârdýr, hakkýyla haberdardýr.
Ey Yýldýrým sen nelere kadirsin, ey Yaðmur sen nelere kadirsin, ey Taþ sen ne yücesin? Birde yere düþmen yok mu, yanarýz alim Allah.
Ahha, yalan mý söylüyoz;
"ÞU'ARÂ SÛRESÝ
(173) Onlarýn üzerine bir yaðmur (gibi taþ) yaðdýrdýk. (Baþlarýna gelecekler konusunda) uyarýlanlarýn yaðmuru ne kadar da kötü idi!"
NÛH SÛRESÝ
(11) (Baðýþlama dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yaðmur indirsin.
Bu met"ee"olorji'de Materyalist kardeþim, Allah ile iritbata geçiyor.
Venüs ü gözleyen astronomlari meleklerin bacaklarini izliyorlar diye öldürmüsler vakti zamaninda... :lol:
Metee,
Bildiðim kadarýyla Hitler çok koyu bir hristiyandýr.
liopleurodon
02-04-2007, 16:48
Adamýn sembolü: Gamalý HAÇ
Bizim metee'de çýkmýþ, anlatýyor iþte, boþ boþ sallýyor...
Arkadaþlar beklediðiniz sorunlarýn cevaplarýný forum yazdým ama forumda hata oluþtuðu için olmadý..
Defalarca cevap olarak yazdým yazý forum kýsmý ekleyemedim..Sonra bilgisayar java hatasýndan dolayý hata olduðunu gördüm..
***Adolf Hitler sizin bulduðunuz kaynaklarda bir isevi ama benim bulduðum kaynaklarda ise Paganizm düþüncesini savunan bir kiþi çýkýyor..
Hitler isevi görüþünde birçok sözler söylemesine ragmen paganizm düþüncesini savunan bir kiþidir..
Darwinden etkilendimi sorusuna bakmak lazým..Ýþte burada sonrasý karýþýk bir hal alýyor..paganizm düþüncesiyle Darwinin fikirlerinde yararlanmýþtýr..Çoðu kaynakta bu belirtmektedir..
Özellikle ýrk, renk ve yeni türler hakkýndaki düþüncesinde yararlandýðýný birçok kaynaklarda bulabiliriz..
Yeni sizlerin bulduðu kaynaklarda Adolf bir Papaz benim bulduðum kaynaklarda ise bir Pagan olduðu orta çýkýyor...
Paganizm araþtýran arkadaþlar kendileri göreceklerdir..Kullandýklarý simgeler ve yazýlarla gösteriyor..
Kaynaklardan bakýldýðýnda Almanya Paganizm nazilar tarafýnda kabul gören bir olaydýr..
Bu konuyuda burda bitirmek istiyorum...Eðer pagan ise ben eðer pagan deðisede siz haklýsýnýzdýr..
Ama orta Adolf Hitler yok Darwin Teorisi var..
Arkadaþým Spartacus üç dört ayet alarak yorum yazmýsýn benimle ilgisi yok..Ama anlamadan alýnan bilgi doðrumu no araþtýrmak lazýmdýr..Nasýl ki senin Darwin bu dünyanýn rastgele bir oluþumla kabul ediyorsa ve buda bixe mantýksýz geliyoryor..
Yani dünya bir rastgele bir oluþumda oluþtu..Ama kardeþ bu oluþumu baþlatan mikro organizma nerden geldi ki bu sallama dünyayý oluturdu..Eðer bu oluþlum doðru ise o zaman ayda bir yaþam oluþmasý lazýmdýr..Çünkü bu mikro organizma tek dünyaya gelmemiþtir..Ama ortada senin iki ayet ayýklamanla kalýyorsun..Bana evrimin her ortamda bir canlý oluþturma þansý var mý var eðer bu ayda yada güneþte bir hayat olmasý gereklidir..Yani Güneþin içinde küçük küçük mikro darwinler olmasý gereklidir..Bakýyorum bu yazým geldiðinde bana bir sazan hemen bir link vererek git Evrimi öðrende gel diyor..Kardeþim bu mikro organizm tek dünyada mý yeeþerdi..Bu dünyada darwin var ben burdan yeþereyim mi dedi..Olmaz kardeþ bana sen bu organizm Madde diyorsan o zaman diðer gezegenlerde kendi ortamlarýna göre canlý oluþmasý lazýmdýr....
Eðer Darwin diðer gezegenlere gitmedi orda olmaz... :) :)
Ýyi o zaman diðer gezegenler kurtulmuþtur...
Orta bir katliam varsa dinselde olsa..Kýnýyorum...Ama orta niye bir materyalizm sonucu bir katliam varsada kýnýyorum...
Liop kardeþ sende materyalizm ne kadar güzel anlatmýþsýn hayret... :)
Bakýyorumda bazen kendini aþýyorsun...
Önemli olan tek bir olay vardýr..Oda insan olmaktýr.. Â*
Waton ve Odin gibi Tanrýlarý kabul eden bir dini kabul ediyordu..
"""Ýnternet üzerinde arma yaparsanýz..Vatikan Adolf Hitler ve Stalin hakkýnda þeytan yorumu yapmýþtýr..""""
Burdaki sorularý araþtýrýn sonra pagan mý yoksa isevi öðreniriz..Ama diyorum sen bulduðun kaynakalrda isevi..benim bulduðum kaynaklarda :Pagan ve Darwinden etkinlenmiþ bir kiþi Adolf Hitler...
******Paganizm nedir.Simgeleri neler...?
******Mitolojide Gamalý haç ne anlamýna geliyordu...?
******Waton kimdir...?
******Odin kimdir...?
******Sümerlerde Gamalý haç ne Â* anlamýna geliyordu...?
******Hitler ve pagan baðlantýsý...?
Baþka konular yakýnda yazým olacaktýr...Adolf Hitler Ýsevi kalsýn önemli deðil benim için..
HATAM OLMUÞSA AF OLA::..
liopleurodon
06-04-2007, 15:07
>>> Yani *dünya *bir *rastgele *bir *oluþumda *oluþtu..Ama *kardeþ *bu *oluþumu *baþlatan *mikro *organizma *nerden *geldi *ki *bu *sallama *dünyayý *oluturdu.
O da rasgele oluþtu.. Eh, yaðmurun yaðmasý ne kadar rasgele ise, o kadar rasgele..
>>> Eðer *bu *oluþlum *doðru *ise *o *zaman *ayda *bir *yaþam *oluþmasý *lazýmdýr..
Neden? Hadi bir söylesene, ayda da neden yaþam oluþmasý gerekir?
>>> Çünkü *bu *mikro *organizma *tek *dünyaya *gelmemiþtir.. Ama *ortada *senin *iki *ayet *ayýklamanla *kalýyorsun..Bana *evrimin *her *ortamda *bir *canlý *oluþturma *þansý *var *mý *var *eðer *bu *ayda *yada *güneþte *bir *hayat *olmasý *gereklidir..
Ayný þekilde, ayda ve güneþte neden mikroorganizma oluþmasý gerektiðini izah etmen lazým metee.. Boþ boþ sallýyorsun.. Bu söylediðinin yaðmur gökten yaðýyor, öyleyse nedne evin içinde yaðmýyor gibi ebleh bir soru olduðunun farkýnda deðilsin.. Çok güleceðiz sana birazdan, hadi cevap bekliyoruz... Neden ayda ve güneþte mikroorganizma oluþmasý gereklidir?
>>> Yani *Güneþin *içinde *küçük *küçük *mikro *darwinler *olmasý *gereklidir..Bakýyorum *bu *yazým *geldiðinde *bana *bir *sazan *hemen *bir *link *vererek *git *Evrimi *öðrende *gel *diyor..Kardeþim *bu *mikro *organizm *tek *dünyada *mý *yeeþerdi..Bu *dünyada *darwin *var *ben *burdan *yeþereyim *mi *dedi..Olmaz *kardeþ *bana *sen *bu *organizm *Madde *diyorsan *o *zaman *diðer *gezegenlerde *kendi *ortamlarýna *göre *canlý *oluþmasý *lazýmdýr....
Sana þimdide çok ama çooook gülüyoruz meteee.. Bu komediyle bizi ihya ettin, sende ihya olasýn.. Çünkü, evrim teorisinin canlýlýðýn nerde, nasýl vs. baþladýðý ile zerre kadar ilgisi yoktur.. Canlýlýk nasýl baþladýysa baþladý, gördüðümüz þey, evrimle geliþtiðidir.. Ha, buradan çýkýp, canlýlýðýn nasýl baþladýðýný izah edemiyorzu sanma, ama bugünlerde gülmeye çok ihtiyacýmýz var ve el altýnda hazýrken...
Diðer yandan, hala hitler materyalistti filan diye sallamaya devam et.. Ýyice batýyorsun ve daha komik oluyor..
>>> Yani Â*dünya Â*bir Â*rastgele Â*bir Â*oluþumda Â*oluþtu..Ama Â*kardeþ Â*bu Â*oluþumu Â*baþlatan Â*mikro Â*organizma Â*nerden Â*geldi Â*ki Â*bu Â*sallama Â*dünyayý Â*oluturdu.
O da rasgele oluþtu.. Eh, yaðmurun yaðmasý ne kadar rasgele ise, o kadar rasgele..
>>> Eðer Â*bu Â*oluþlum Â*doðru Â*ise Â*o Â*zaman Â*ayda Â*bir Â*yaþam Â*oluþmasý Â*lazýmdýr..
Neden? Hadi bir söylesene, ayda da neden yaþam oluþmasý gerekir?
>>> Çünkü Â*bu Â*mikro Â*organizma Â*tek Â*dünyaya Â*gelmemiþtir.. Ama Â*ortada Â*senin Â*iki Â*ayet Â*ayýklamanla Â*kalýyorsun..Bana Â*evrimin Â*her Â*ortamda Â*bir Â*canlý Â*oluþturma Â*þansý Â*var Â*mý Â*var Â*eðer Â*bu Â*ayda Â*yada Â*güneþte Â*bir Â*hayat Â*olmasý Â*gereklidir..
Ayný þekilde, ayda ve güneþte neden mikroorganizma oluþmasý gerektiðini izah etmen lazým metee.. Boþ boþ sallýyorsun.. Bu söylediðinin yaðmur gökten yaðýyor, öyleyse nedne evin içinde yaðmýyor gibi ebleh bir soru olduðunun farkýnda deðilsin.. Çok güleceðiz sana birazdan, hadi cevap bekliyoruz... Neden ayda ve güneþte mikroorganizma oluþmasý gereklidir?
>>> Yani Â*Güneþin Â*içinde Â*küçük Â*küçük Â*mikro Â*darwinler Â*olmasý Â*gereklidir..Bakýyorum Â*bu Â*yazým Â*geldiðinde Â*bana Â*bir Â*sazan Â*hemen Â*bir Â*link Â*vererek Â*git Â*Evrimi Â*öðrende Â*gel Â*diyor..Kardeþim Â*bu Â*mikro Â*organizm Â*tek Â*dünyada Â*mý Â*yeeþerdi..Bu Â*dünyada Â*darwin Â*var Â*ben Â*burdan Â*yeþereyim Â*mi Â*dedi..Olmaz Â*kardeþ Â*bana Â*sen Â*bu Â*organizm Â*Madde Â*diyorsan Â*o Â*zaman Â*diðer Â*gezegenlerde Â*kendi Â*ortamlarýna Â*göre Â*canlý Â*oluþmasý Â*lazýmdýr....
Sana þimdide çok ama çooook gülüyoruz meteee.. Bu komediyle bizi ihya ettin, sende ihya olasýn.. Çünkü, evrim teorisinin canlýlýðýn nerde, nasýl vs. baþladýðý ile zerre kadar ilgisi yoktur.. Canlýlýk nasýl baþladýysa baþladý, gördüðümüz þey, evrimle geliþtiðidir.. Ha, buradan çýkýp, canlýlýðýn nasýl baþladýðýný izah edemiyorzu sanma, ama bugünlerde gülmeye çok ihtiyacýmýz var ve el altýnda hazýrken...
Diðer yandan, hala hitler materyalistti filan diye sallamaya devam et.. Ýyice batýyorsun ve daha komik oluyor..
Evrim olayýnýn oluþumu...
http://img355.imageshack.us/img355/4489/a1buq6.th.png
http://img63.imageshack.us/img63/772/d5aaez0.th.png
http://img355.imageshack.us/img355/6131/70e0ul5.th.png
Azoik devir (canlýsýz) Â*13,5 milyar Büyük patlama ile maddenin evriminin baþlamasý : Big Bang Â*
Büyük patlamadan 10-35 saniye sonra atom altý parçacýklarý ; Kuarklarýn oluþmasý
Büyük patlamadan 1 saniye sonra Gama ýþýnlarý
Büyük patlamadan 3 dakika sonra geniþleyen evrenin yarýçapý 40 ýþýk yýlý noktaya ulaþmasý
Büyük patlamadan 100 bin yýl sonra maddenin görünmesi
Büyük patlamadan 3 milyon yýl sonra ilk elementler Helyum ve Hidrojen’in ortaya çýkmasý Â*
5 milyar, Güneþ’in oluþmasý
4,5 milyar, Dünya’nýn oluþmasý
4 milyar, Ay’ýn oluþmasý
Arkeozoik devir (canlýlý)
3,5 milyar Canlýlýða geçiþ ve tek hücreliler
3,465 milyar, Cynobacteria benzeri canlýlar
3 milyar, prekaryotlar (çekirdeksiz tek hücreliler)
2 milyar, ökaryotlar (çekirdekli tek hücreliler)
Proterozoik devir
1,5 milyar , 600 milyon, bakteriler – deniz yosunlarý – mantarlar – ilkel canlýlar
1,2 milyar, eþeyli üreme
700 milyon hayvanlar ve bitkiler farklýlaþýyor
Paleozoik devir
600-500 milyon,Kambriyen dönemi omurgasýz deniz canlýlarý
500 milyon , omurgalý deniz canlýlarý, yaþamýn karalara geçmeye baþlamasý
500-400 milyon,Ordovisyen dönemi kabuklular, midyegiller, deniz yosunlarý, su otlarý
440-400 milyon, Silurian dönemi , soluk alan hayvanlar
400-350 milyon, Devonian dönemi, Amfibiler, kafadan bacaklýlar
350-300 milyon, Missisippian dönemi , karalarýn geniþlemesi, ilkel kafadan bacaklýlar, kanatlý böcekler
300-270 milyon, Pennysylvanian dönemi, sýcak iklim, bataklýklar, iri sürüngenler, böcekler
270-220 milyon, Permiyen dönemi, sürüngen türleri
Liop Uyarý da Dünya, Ay, Güneþ oluþumu oluþumlarýn arasýnda fazla yýl yok...
5 milyar, Güneþ’in oluþmasý
4,5 milyar, Dünya’nýn oluþmasý
4 milyar, Ay’ýn oluþmasý
Evrime göre canlý nasýl oluþmuþ ona bakalým....
3,5 milyar Canlýlýða geçiþ ve tek hücreliler
3,465 milyar, Cynobacteria benzeri canlýlar
3 milyar, prekaryotlar (çekirdeksiz tek hücreliler)
2 milyar, ökaryotlar (çekirdekli tek hücreliler)
1,5 milyar , 600 milyon, bakteriler – deniz yosunlarý – mantarlar – ilkel canlýlar
1,2 milyar, eþeyli üreme
700 milyon hayvanlar ve bitkiler farklýlaþýyor
Beni sorduðum soruyu þimdi yorum yapabilirsin..?Senin gibilere mantýksýz gelen sorularýnýn genel açýklamasý budur..
Anladýnsa ne mutlu sana... :)
Liop ortada bir komedi filmi var Evrim1, 2 iþte..Bende buna gülüyorum..Anlamadýn Â*belli senden Â*baþka buraya yazý yazan yok..Senin gibileri savunduðu düþüncenin temelini bilmiyorsa ona gülmek lazýmdýr..
Evrim rastgele bir oluþum ise her ortamda kendine göre bir canlý sýnýfý oluþturmasý lazýmdýr..
Liop Sana göre canlý sýnýfý tek dünyada oluþmuþtur..
Bana görre bu canlý sýnýfý her ortamda kendini yeni bir sýnýfla ortaya çýkarmasý lazýmdýr...
Yani Ay bir gezegen olarak kabul edersen burda bir canlý sýnýfý oluþmasý lazýmdýr..
Tabii sen Darwin tek dünyada yaþadý burda evrim var ..Diye kabul eden kþilerden misin.?
Evrim Madde (Esir olayý)yada su diðer tabiriyle her gezegende var ise o zaman canlý oluþmasý lazýmdýr..
Kendin bir düþün bu evrim nedir..Ve nasýl oluþmuþtur...Evrimi biliyorsa...
Ama kardeþ sen bunu anlayacak bilgiye sahip deðilsen o zaman susmayý tercih etmelisin...
Prof... bugün anlatacaklarýn bana mantýksýz geliyorur...
- Dur anlatayým ondan sonra bu yorumu anlat..
- Mantýksýz geliyor.
- Sana ben ders anlatmadým ki
- Yok yine mantýksýz geliyor..
- Ýyi o zaman sen dersten çýkabilirsin..
- Burda benim özgürlüðüm var..
- Ama kardeþ diðerleri bunlarý anlýyorda sen mi anlamýyorsun..
- Olmaz kardeþ ben bunu kabul etmiyorum..
OPSSS burda bir bilgi varsa öðrenmek ve tartýþmak isteriz..Sen istersen dinleme..Bizler bu konu tartýþmak ve bilgi almak istiyoruz..
Sen dýþarýya çýk..Bu ders girme..
"""""""""""""""""""""""""
Bilim kendi baþýna kendi anlamýný bilemez, böyle bir bilme çabasýna yöneldiði anda felsefe alanýna girmiþ olur.Bu anlamda bilim felsefesi, bilimin yerini anlamýný ve kuramsal konumunu belirlemek üzere yürütülen felsefe-içi çalýþmalarýn bütünlüðüdür.Bilimin felsefeden ayrýþmasýndan sonra felsefenin bilim üzerine düþünmesi bilim felsefesinin içeriðini oluþturmaktadýr.Özetle, bilim felsefesi, bilimsel düþünce ve yöntemlerin mantýksal ya da kuramsal bir çözümlemesini vermeye çalýþýr.
"""""""""""""""""""""""""
Septisizm; her tür bilgi savýný kuþkuyla karþýlayan, bunlarýn temellerini, etkilerini ve kesinliklerini irdeleyen, ayrýca aklýn kesin bir bilgi elde edemeyeceðini, hakikate eriþilse dahi sürekli ve tam bir þüphe içinde kalýnacaðýný, mutlak`a ulaþmanýn mümkün olmadýðýný savunan felsefi görüþtür. Septisizm felsefe tarihi açýsýndan çok önemli bir yere sahiptir; zira felsefe tarihi boyunca yerleþik kanýlar ve inançlarý sarsmýþ, felsefe, bilim ve özellikle din konusunda birçok anlayýþýn deðiþmesine ortam hazýrlamýþtýr. Septisizm (þüphecilik) dogmatizmin (inakçýlýk) karþýtýdýr.
"""""""""""""""""""""""""
Liop kardeþ sen Evrime kuþkuyla yaklaþmýyorsun..Sen tamam var, ve Darwinizm bir gerçektir demek kalýyorsun..
Ya Evrim yoksa..: Ya da Evrim teorisi bu yüzyýlda cevap vermekte zorlanýyorsa..:
"""""""""""""""""""""""""
Bu konudaki görüþleri Aristoteles ve Farabi'den farklý olan Ýbni Sina'ya göre, akýl 5 çeþittir; bilmeleke (ya da olasý) akýl (açýk seçik ve zorunlu olanlarý bilebilir); he-yulâni akýl (bilmeyi ve anlamayý saðlar); kutsi akýl (aklýn en yüksek aþamasýdýr; her insanda bulunmaz); muste-fat akýl (kendisinde bulunaný, kendisine verilen "makûllerin "suref'lerini algýlar); bilfiil akýl ("makûl'leri, kazanýlmýþ verileri kavrar). Ýbni Sina, akýl konusunda, Efla-tun'un idealizmi ile Aristoteles'in deneyciliðini uzlaþtýrmaya, birleþtirici bir akýl görüþü ortaya koymaya çalýþmýþtýr
"""""""""""""""""""""""""
Alýntýdýr.::::::
"""""""""""""""""""""""""
Doða..: Tabiat, çevre, maddesel dünya ya da evren. Kendini sürekli olarak yenileyen ve deðiþtiren Canlý ve cansýz maddelerden oluþan varlýðýn hepsini kapsar. Madde ve enerji unsurlarýndan oluþtuðu kabul edilir.
Var olan her þey Tanrý içinde vardýr ve Tanrý olmaksýzýn hiçbir þey ne varolabilir ne de kavranabilir."Baruch Spinoza"
DARWÝN Â* NASIL Â* EVRÝM Â* TEORÝSÝNÝ Â* ATMIÞ...Ýlk Â* önce Â* onu Â* öðren Â* sonra Â* bu Â* cümleyi Â* yorumla Â* .." Â* EVET Â*GÖZLERÝNÝ KAPAT..GÖKYÜZÜNE VE TABÝATA Â*BAK O ZAMAN GERÇEK OLANI GÖRECEKSÝN:.UNUTMAKÝ GERÇEKLER HEP YANI BAÞIMIZDADIR. Â*
Â*
Â* Â* Â* Â* Â*UZAKLAÞTIRAN SADECE BÝZLERÝZ:::... Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â*
Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â*
Â* Â* Â* Â* Â*Hatam olmuþsa af ola..TÞKLR... Â* Â* Â* Â* Â*
Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â*
Â* Â* Â* Â* Â*Düþünüyorum,,,, Â* Â* Â* Â*öyleyse Â* Â* Â* Â*varým.... Â* Â* Â* Â*Descartes
liopleurodon
09-04-2007, 10:30
Metee, laf kalabalýðý yaparak bir yere varamýyorsun, bunun bir farkýnda ol..
>>> Evrim *rastgele *bir *oluþum *ise *her *ortamda *kendine *göre *bir *canlý *sýnýfý *oluþturmasý *lazýmdýr..
Rüzgarýn esmesi, kuru bir bir yapraðý savurmasý ve yapraðýn suya düþmesi, rasgele bir olay mýdýr?
Bak avare metee.. Öncelikle kuru yaprak olacak. Sonra rüzgar olacak.. Yapraðýn da düþeceði su olacak.. BU üçü varsa, ancak o zaman bu gerçekleþir. Ve Dünya dýþýndaki ortamlarda canlýlýðýn oluþmasý için gerekenler yok. Demekki, dünya dýþýnda canlýlýk olmasý, en azýndan bizimki gibi canlýlýk olmasý imkaný yok. Ha, elbette bu sadece niteliðini bildiðimiz mekanlar için, güneþ sistemi vs. için geçerli. Belki, 200 ýþýk yýlý ötedeki bir yýldýzýn etrafýnda þartlarý saðlayan ve canlýlýk baþlamýþ olan bir baþka gezegen vardýr, ama bilmiyoruz.. Bir gün öðreniriz..
>> Liop *Sana *göre *canlý *sýnýfý *tek *dünyada *oluþmuþtur..
Evet, kesin olarak bunu biliyoruz.
>>> Bana *görre *bu *canlý *sýnýfý *her *ortamda *kendini *yeni *bir *sýnýfla *ortaya *çýkarmasý *lazýmdýr...
Sana göre, bana göresi yoktur bunun metee. Ýþte elementler burada. Bunlarla ortaya çýkabilecek bir canlýlýk bizimki gibi bir yapý. Baþka bir yapý mümkün müdür, bilmiyoruz ve muhtemelen yok. Bu yapýnýn oluþabilmesi için gereken koþullar saðlanan bir yerde, yalnýzca o koþullara haiz bir yerde canlýlýk ortaya çýkabilir.. Öyleki, Satürn'ün bazý uydularý, Eski mars veya belki marstaki bazý yerlerde, bu koþullara yakýn koþullar mevcuttur ve canlýlýk olabileceði kabul edilir. Dahasý, marstan düþen bazý meteorlarda bulunan oluþumlar, evvel zamanda marsta canlý olabileceðini düþündürmektedir.
Neymiþ, her önüne gelen yerde canlýlýk ortaya çýkamazmýþ. Senin kafan þu: Aha yerden taþ çýkardým, yanýyor, demekki bütün taþlar ateþte yanar diyerek, her taþý kömür farzetmen..
>>> *Yani *Ay *bir *gezegen *olarak *kabul *edersen *burda *bir *canlý *sýnýfý *oluþmasý *lazýmdýr..
Bende sana soruyorum: Neden?
Senin bu yaklaþýmýn ilk çaðlarýn çözümlemeye deðil, örneklemeye dayanan yaklaþýmý.. Ama bunun böyle olmadýðýný artýk biliyoruz. Örnekleme ile hiç bir þey gösterilemez. Buna anolojik safsata denir. Dünya, dünyadýr, ay dünya deðildir. Dünyada veya Jüpiterde geçerli bir þeyin, ayda veya uranüs'te geçerli olmaz söz konusu olamaz. Satürn'ü içine alacak bir havuz olsaydý, Satürn suda yüzerdi.. Þimdi bu böyle diyerek dünya da suda yüzer diyebilir misin?
Neymiþ, ahanda bu böyledir, madem öyledir, iþte þöyledir... diyemezmiþsin. Bize, ayda neden hayat olmasý gerektiðini izah etmen gerekirmiþ..
>>> Evrim *Madde *(Esir *olayý)yada *su *diðer *tabiriyle *her *gezegende *var *ise *o *zaman *canlý *oluþmasý *lazýmdýr..
Ne sayýkladýn ki sen? Esir diye bir halt yok. Su dersen, sadece dünyada su var, diðer gezegenlerde buz veya buhar var.. Ve dahasý: Evrim, dünyadaki canlýlarýn deðiþimini açýklar. Dünyadaki canlýlar için geçerlidir. Bilmem ne gezegenindeki farazi hayat için bizim evrim teorimiz geçerli olmak zorunda deðildir.
Diyorsun ki, evrime þüpheli yaklaþmýyormuþum.. Sen kendi zýrvalarýndan hiç þüphe ediyor musun? Evrimin kanýtlarý ortada, daha ne olacaktý? Evrim teorisi, bana canlýlarýn çeþitliliðini gayet güzel izah ediyorsa niye gidip onu reddedeyim?
>>> Var *olan *her *þey *Tanrý *içinde *vardýr *ve *Tanrý *olmaksýzýn *hiçbir *þey *ne *varolabilir *ne *de *kavranabilir."Baruch *Spinoza"
Önce sýradan cevap: Git o zaman panteist ol..
Ve sonrasý þudur.. Birisi bir þey demiþ diye öyle oluvermez maalesef. Her eþyin içinde bir tanrý varsa, keseceksin vs. çýkaracaksýn o tanrýyý, göstereceksin.. Yapamýyorsan, bu malum garajdaki ejderha vakasý olur.
Ortaçað karanlýðýndna bir kurtul metee, bak hala ortaçað ve ilk çað filozoflarýnýn ardýna saklanmaya çalýþýyorsun. Ýbni sina þunu demiþ, Spinoza bunu demiþ.. Ýyi demiþler, ellerindeki gözlem, veri, bilgi vs. bu kadarýna yetmiþ. Ama bu o laflarýn bilim açýsýndan safsata olmasýný önleyemiyor.. Uzay çaðýnda yaþýyoruz ama sen hala bu ortaçað kafasýný kendine kalkan etmeye çalýþan bir zavallý olmakta direniyorsun..
spartacus
09-04-2007, 10:52
Metee
sana tek bir soru, zorunluluðun cevabýný bir bul öyle sayfa doldur.
Evrim sallama yada oturup canlýlarý dallama deðildir. Kaç sayfa önce bunu izah ettim hala ayný tas ayný hamam, evrim diye birisi yok metee, yaþamýyor böyle bir þahýs. Oturup düþünüpde hýmmm ben þunu yapaym demiyor.
Bir ýrmaðýn koþullar dahilinde yataðýný deðiþtimeside bir evrimdir ama ortada iradi bir etken yoktur, koþullar deðiþmiþtir, akýþ yönü deðiþmiþtir. Ok.
Evrim Ulaaaaa, ben gideyimde þu ýrmaðýn yönünü deðiþeyim demiyor... Darwin'de ýrmaða koþup yataðýný deðiþ demiyor.
Daha sen bunu kavrayamamýþsýn...
Evrimi ret etmenin temel kýstasý þudur.
1. Hareket 2. Deðiþim Bu iki maddeyi ret ediyorsan gönül rahatlýðýyla evrimi ret edebilirsin. Evrimi ret etmek için Hitler'i bile kullanýyorsun, elma armut kel mahmut oldu yazdýklarýn..
Evrim olayýnýn oluþumu...
http://www.yaziyaz.com/dergi/img/2007/subat/jeo.jpg
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/timeline/a1b8b9613fe21dd2a152576b866a72bd.png
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/timeline/d5aa247d93470b2ccb2a85a550cdd56c.png
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/timeline/70e0a54bd4eca0f816da3e2f0989f02e.png
Azoik devir (canlýsýz) *13,5 milyar Büyük patlama ile maddenin evriminin baþlamasý : Big Bang *
Büyük patlamadan 10-35 saniye sonra atom altý parçacýklarý ; Kuarklarýn oluþmasý
Büyük patlamadan 1 saniye sonra Gama ýþýnlarý
Büyük patlamadan 3 dakika sonra geniþleyen evrenin yarýçapý 40 ýþýk yýlý noktaya ulaþmasý
Büyük patlamadan 100 bin yýl sonra maddenin görünmesi
Büyük patlamadan 3 milyon yýl sonra ilk elementler Helyum ve Hidrojen’in ortaya çýkmasý *
5 milyar, Güneþ’in oluþmasý
4,5 milyar, Dünya’nýn oluþmasý
4 milyar, Ay’ýn oluþmasý
Arkeozoik devir (canlýlý)
3,5 milyar Canlýlýða geçiþ ve tek hücreliler
3,465 milyar, Cynobacteria benzeri canlýlar
3 milyar, prekaryotlar (çekirdeksiz tek hücreliler)
2 milyar, ökaryotlar (çekirdekli tek hücreliler)
Proterozoik devir
1,5 milyar , 600 milyon, bakteriler – deniz yosunlarý – mantarlar – ilkel canlýlar
1,2 milyar, eþeyli üreme
700 milyon hayvanlar ve bitkiler farklýlaþýyor
Paleozoik devir
600-500 milyon,Kambriyen dönemi omurgasýz deniz canlýlarý
500 milyon , omurgalý deniz canlýlarý, yaþamýn karalara geçmeye baþlamasý
500-400 milyon,Ordovisyen dönemi kabuklular, midyegiller, deniz yosunlarý, su otlarý
440-400 milyon, Silurian dönemi , soluk alan hayvanlar
400-350 milyon, Devonian dönemi, Amfibiler, kafadan bacaklýlar
350-300 milyon, Missisippian dönemi , karalarýn geniþlemesi, ilkel kafadan bacaklýlar, kanatlý böcekler
300-270 milyon, Pennysylvanian dönemi, sýcak iklim, bataklýklar, iri sürüngenler, böcekler
270-220 milyon, Permiyen dönemi, sürüngen türleri
Liop Uyarý da Dünya, Ay, Güneþ oluþumu oluþumlarýn arasýnda fazla yýl yok...Yani Dünya 4,5 milyar, Ay 4 milyar yýl neden peki bunlar hep dünyada çýkýyorda.Ayda yeni bir tür oluþumu olmamýþtýr..Evrime göre 3,5 milyar içinde bir canlý oluþmuþtur..Ama diðer yandan ayda ise canlý oluþumu olmamýþtýr..
Marsda bir meteor gelmiþ ama bunun içindeki canlý olayý yalan çýktý..Bulunan meteorda kabartma izler buldular..Bunlarý bilimadamlarý canlý bir mikro darwin olduðunu zannetiler..Sonra magazinciler bu olayý daha büyükterek uzaydan hayat geldiðini iddaa ettiler..
Evrimcilerin diðer görüþüne göre DNA uzaylýlar tarafýnda getirildiðini ve bu dünyadaki hayatýn baþladýðýný öne sürdüler..Ama ortada meteorda bir canlý yoktu ve bir yalan haberden baþka bir olay olmadý..
http://www.geocities.com/kibele2tr/ufo.html
http://www.geocities.com/kibele2tr/images/ufo_baby.jpg
5 milyar, Güneþ’in oluþmasý
4,5 milyar, Dünya’nýn oluþmasý
4 milyar, Ay’ýn oluþmasý
Evrime göre canlý nasýl oluþmuþ ona bakalým....
3,5 milyar Canlýlýða geçiþ ve tek hücreliler
3,465 milyar, Cynobacteria benzeri canlýlar
3 milyar, prekaryotlar (çekirdeksiz tek hücreliler)
2 milyar, ökaryotlar (çekirdekli tek hücreliler)
1,5 milyar , 600 milyon, bakteriler – deniz yosunlarý – mantarlar – ilkel canlýlar
1,2 milyar, eþeyli üreme
700 milyon hayvanlar ve bitkiler farklýlaþýyor
Beni sorduðum soruyu þimdi yorum yapabilirsin..?Senin gibilere mantýksýz gelen sorularýnýn genel açýklamasý budur..
Anladýnsa ne mutlu sana... :)
Liop ortada bir komedi filmi var Evrim1, 2 iþte..Bende buna gülüyorum..Anlamadýn *belli senden *baþka buraya yazý yazan yok..Senin gibileri savunduðu düþüncenin temelini bilmiyorsa ona gülmek lazýmdýr..
Evrim rastgele bir oluþum ise her ortamda kendine göre bir canlý sýnýfý oluþturmasý lazýmdýr..
Liop Sana göre canlý sýnýfý tek dünyada oluþmuþtur..
Bana görre bu canlý sýnýfý her ortamda kendini yeni bir sýnýfla ortaya çýkarmasý lazýmdýr...
Yani Ay bir gezegen olarak kabul edersen burda bir canlý sýnýfý oluþmasý lazýmdýr..
Tabii sen Darwin tek dünyada yaþadý burda evrim var ..Diye kabul eden kþilerden misin.?
Evrim Madde (Esir olayý)yada su diðer tabiriyle her gezegende var ise o zaman canlý oluþmasý lazýmdýr..Burda belirtilen su olayý maddedir..Yani bildiðin sudan deðildir..
Esir maddesinin diðer adý su olarak kullanýlýr..
Yani yaratýlýþta kullanýlan Su senin zannetiðin sudan deðildir..Maddedir..
Kendin bir düþün bu evrim nedir..Ve nasýl oluþmuþtur...Evrimi biliyorsa...
Ama kardeþ sen bunu anlayacak bilgiye sahip deðilsen o zaman susmayý tercih etmelisin...
Prof... bugün anlatacaklarýn bana mantýksýz geliyorur...
- Dur anlatayým ondan sonra bu yorumu anlat..
- Mantýksýz geliyor.
- Sana ben ders anlatmadým ki
- Yok yine mantýksýz geliyor..
- Ýyi o zaman sen dersten çýkabilirsin..
- Burda benim özgürlüðüm var..
- Ama kardeþ diðerleri bunlarý anlýyorda sen mi anlamýyorsun..
- Olmaz kardeþ ben bunu kabul etmiyorum..
OPSSS burda bir bilgi varsa öðrenmek ve tartýþmak isteriz..Sen istersen dinleme..Bizler bu konu tartýþmak ve bilgi almak istiyoruz..
Sen dýþarýya çýk..Bu ders girme..
"""""""""""""""""""""""""
Bilim kendi baþýna kendi anlamýný bilemez, böyle bir bilme çabasýna yöneldiði anda felsefe alanýna girmiþ olur.Bu anlamda bilim felsefesi, bilimin yerini anlamýný ve kuramsal konumunu belirlemek üzere yürütülen felsefe-içi çalýþmalarýn bütünlüðüdür.Bilimin felsefeden ayrýþmasýndan sonra felsefenin bilim üzerine düþünmesi bilim felsefesinin içeriðini oluþturmaktadýr.Özetle, bilim felsefesi, bilimsel düþünce ve yöntemlerin mantýksal ya da kuramsal bir çözümlemesini vermeye çalýþýr.
"""""""""""""""""""""""""
Septisizm; her tür bilgi savýný kuþkuyla karþýlayan, bunlarýn temellerini, etkilerini ve kesinliklerini irdeleyen, ayrýca aklýn kesin bir bilgi elde edemeyeceðini, hakikate eriþilse dahi sürekli ve tam bir þüphe içinde kalýnacaðýný, mutlak`a ulaþmanýn mümkün olmadýðýný savunan felsefi görüþtür. Septisizm felsefe tarihi açýsýndan çok önemli bir yere sahiptir; zira felsefe tarihi boyunca yerleþik kanýlar ve inançlarý sarsmýþ, felsefe, bilim ve özellikle din konusunda birçok anlayýþýn deðiþmesine ortam hazýrlamýþtýr. Septisizm (þüphecilik) dogmatizmin (inakçýlýk) karþýtýdýr.
"""""""""""""""""""""""""
Liop kardeþ sen Evrime kuþkuyla yaklaþmýyorsun..Sen tamam var, ve Darwinizm bir gerçektir demek kalýyorsun..
Ya Evrim yoksa..: Ya da Evrim teorisi bu yüzyýlda cevap vermekte zorlanýyorsa..:
"""""""""""""""""""""""""
Bu konudaki görüþleri Aristoteles ve Farabi'den farklý olan Ýbni Sina'ya göre, akýl 5 çeþittir; bilmeleke (ya da olasý) akýl (açýk seçik ve zorunlu olanlarý bilebilir); he-yulâni akýl (bilmeyi ve anlamayý saðlar); kutsi akýl (aklýn en yüksek aþamasýdýr; her insanda bulunmaz); muste-fat akýl (kendisinde bulunaný, kendisine verilen "makûllerin "suref'lerini algýlar); bilfiil akýl ("makûl'leri, kazanýlmýþ verileri kavrar). Ýbni Sina, akýl konusunda, Efla-tun'un idealizmi ile Aristoteles'in deneyciliðini uzlaþtýrmaya, birleþtirici bir akýl görüþü ortaya koymaya çalýþmýþtýr
"""""""""""""""""""""""""
Alýntýdýr.::::::
"""""""""""""""""""""""""
Doða..: Tabiat, çevre, maddesel dünya ya da evren. Kendini sürekli olarak yenileyen ve deðiþtiren Canlý ve cansýz maddelerden oluþan varlýðýn hepsini kapsar. Madde ve enerji unsurlarýndan oluþtuðu kabul edilir.
Var olan her þey Tanrý içinde vardýr ve Tanrý olmaksýzýn hiçbir þey ne varolabilir ne de kavranabilir."Baruch Spinoza"
DARWÝN * NASIL * EVRÝM * TEORÝSÝNÝ * ATMIÞ...Ýlk * önce * onu * öðren * sonra * bu * cümleyi * yorumla * .." * EVET *GÖZLERÝNÝ KAPAT..GÖKYÜZÜNE VE TABÝATA *BAK O ZAMAN GERÇEK OLANI GÖRECEKSÝN:.UNUTMAKÝ GERÇEKLER HEP YANI BAÞIMIZDADIR. *
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Evrim teorisi üzerinde þüphe *
Yeni bir uluslararasý araþtýrmanýn sonuçlarý, modern dünyada insanlar dahil tüm memelilerin dinozorlarýn soylarýnýn tükenmesinin hemen ardýndan ortaya çýktýðý yönündeki evrim teorisi üzerinde þüphe doðurdu.
Bugüne kadar, yeryüzünde en baskýn tür olan memelilerin, bundan 65 milyon yýl önce dinozorlarýn yok olmasýnýn ardýndan ortaya çýkýp geliþtiklerine inanýlýrdý.
Bir anlamda, bir gök cisminin yeryüzüne çarpmasýyla dinozor türünün tükenmesi, memelilerin maðaralardan, çalýlardan çýkarak yeryüzünde hâkimiyet kurmasýna neden oldu görüþü kabul görmekteydi
Ancak bu yeni çalýþma, bugün dünyada yaþamakta olan memelilerin atalarýnýn dinozorlarýn yok olmasýndan hemen sonra deðil milyonlarca yýl sonra ortaya çýktýðýný gösteriyor.
Çalýþmanýn sonuçlarýný gösteren raporun yazarlarý, bu sonuca dev bir soyaðacý oluþturmalarýnýn ardýndan vardýklarýný söylüyor.
Araþtýrmacýlar, soyaðaçlarýnýn bugünkü memelilerin atalarýnýn dinozorlarýn yok olmasýndan çok sonra ortaya çýktýklarýný gösterdiðini vurguluyor.
Raporda, memelilerin dinozorlarýn yok olmasýndan en az 10 milyon yýl sonra bir küresel ýsýnma dönemi sonucunda ortaya çýktýklarýnýn sanýldýðý belirtiliyor.
Raporun yazarlarýndan Londra Zooloji Kurumu'ndan Kate Jones, "Herkes, yeryüzündeki dinozorlarýn memelilerin hakimi olduðunu, insanlara kadar ulaþan memeliler soyunun dinozorlarýn yok olmasýyla geliþtiðine inanmaktaydý." diyor ve aslýnda bugünkü memelilerin, fillerin, zürafalarýn ortaya çýkýþýnýn dinozorlarýn yok olmasýndan 10–15 milyon yýl sonraya rastladýðýný vurguladý.
Bilim adamlarý, bu sonuçlara, memelilerin dev bir soyaðacýný çýkararak ulaþtýlar.
Ayný zamanda, bu verilerin sadece biyolojik tarihi anlamaya deðil, memelilerin geleceðiyle ilgili öngörülere de rehber olmasý umuluyor.
Türler sýnýfý soy agaci : http://news.bbc.co.uk/1/shared/bsp/hi/pdfs/28_03_07_mammalstimeline_pdf.pdf
Did the end-Cretaceous mass extinction event, by eliminating non-avian dinosaurs and most of the existing fauna, trigger the evolutionary radiation of present-day mammals? Here we construct, date and analyse a species-level phylogeny of nearly all extant Mammalia to bring a new perspective to this question. Our analyses of how extant lineages accumulated through time show that net per-lineage diversification rates barely changed across the Cretaceous/Tertiary boundary. Instead, these rates spiked significantly with the origins of the currently recognized placental superorders and orders approximately 93 million years ago, before falling and remaining low until accelerating again throughout the Eocene and Oligocene epochs. Our results show that the phylogenetic 'fuses' leading to the explosion of extant placental orders are not only very much longer than suspected previously, but also challenge the hypothesis that the end-Cretaceous mass extinction event had a major, direct influence on the diversification of today's mammals.
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Kaynak : http://news.bbc.co.uk/1/hi/sci/tech/6503045.stm
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
6 yýlda 1 milyon canlý türü *
Bilim adamlarýnýn yeryüzündeki tüm canlý türlerini listeleme çalýþmalarýnýn altýncý yýlýnda türlerin sayýsý 1 milyonu geçti. *
Araþtýrmacýlarýn yayýmladýðý raporda, bugüne kadar listelenen türlerin sayýsýnýn 1 milyon 9'a ulaþtýðý belirtildi.
2011'de tamamlanmasý bekleniyor
Tüm dünyadan 3 bin biyologun yer aldýðý projenin 2011'de tamamlanmasý ve türlerin sayýsýnýn 1,75 milyona ulaþmasý bekleniyor.
Listede hayvanlardan bitkilere, küften mikroorganizmalara kadar bilinen her canlý organizma türü bulunacak.
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
6 Yýlda 1 milyon canlý türünü saydýlar bunun yanýnda 2011 yýlýnda bitirmeyi düþüncükleri bu soy aðaç çalýþmasý o zaman kaç canlý türü orta çýkaracaktýr..
Þimdiden ortaya çýkan rakamlara bakmak yeterli 1 milyon canlý türü Darwin dünyada yaþadýðý için ortaya çýktý..
Bunun yanýnda dahada ortaya çýkacak canlýlarla birlikte tahmini acaba kaç olacaktýr..
Bunlar birr sallama rastgele oluþum ise Ayda oluþmasý gereklidir..
Liop sana yukarýda evrim *þemasýyla *anlatmak istedim ..Ama anlayan kim...Dünya ve Ay'ýn oluþumlarýnda fazla yýl yok Dünya 4,5 -Ay 4 ise o zaman burda da yeni bir canlý sýnýfý oluþmasý gereklidir.Maddenin yeni bir canlý oluþturma senesine baktýðýmýzda 3,5 milyar yýl ay2a baktýðýmda 4 milyar yýl neden ayda da oluþmamýþtýr..
Yoksa burdaki canlý oluþumu daha faaliyete geçmedimi...
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Liop kardeþ Baruch Spinoza bir diðer sözü ise Tanrý bir kukla oynatýcýsýdýr..Sinirlenmene gerek yok ki.. :) :)
Bilgisayarcý olarak pc'ye uzaktan baktýðýmda bir kaç metalin bir araya geldiðini görürsün.Ama ayrýntý baktýðýnda ise bu pc diyot,direnç,transistör ve kablo vs gibi parçalardan oluþmuþtur..Bir parçasý sana gereksiz gelir..Alýrsýn o bilgisayar çalýþmasýnda sorunlar baþlar..O parça olmasa olmazý olduðunu görürsün..
Darwin insan ile diðer canlýlara baktýðýnda bunlar bir araya getirdi..Ýþte buldum dedi..Neyi buldun soruna cevap türler rastgele bir sonuçta ortaya çýktý dedi..Am bu yüzyýlda baktýðýmýzda Darwin bir yanýlgýya savunduðu ortaya çýkýyor..Ýþte insanda dýþardan bakýldýðýnda et ve kemikten olumuþtur..Ama daha detaylý bir incelemeye alýndýðýnda ise insan diðer canlýlardan üstün oluðunu anlýyorsun..
Canlýlarda RNNA,DNA,Hücre ve birçok organizma,Sistemlerde oluþtuðunu görmek için araþtýrmakyeterlidir..
Dünya büyük bir patlamadan sonra meydana geldiyse o zaman bu rastgele oluþumda nasýl oluþtu..Oluþmadan önce Dünya varmýydýmý.Madde nasýl oluþuma geçti ve dünyadaki mikro organizma ortaya çýkardý..
Kendin hiç bir þüphe içine düþmediðin belli.Darwinizm bir gerçek midir..Hiç þüpha yok mudur..
Milyonlarca veya milyarlarca yýlda dünya nasýl oluþtu..Oluþtuda tek dünyada mý oldu..
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""Alýntýlardýr""""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
*
* * * * *UZAKLAÞTIRAN SADECE BÝZLERÝZ:::... * * * * * * * *
* * * * * * * *
* * * * *Hatam olmuþsa af ola..TÞKLR... * * * * *
* * * * * * * *
* * * * *Düþünüyorum,,,, * * * *öyleyse * * * *varým.... * * * *Descartes
liopleurodon
10-04-2007, 08:42
Þaman gene boþ boþ laflarý doldurmuþ :)
>>> Liop *Uyarý *da *Dünya, *Ay, *Güneþ *oluþumu *oluþumlarýn *arasýnda *fazla *yýl *yok...Yani *Dünya *4,5 *milyar, *Ay *4 *milyar *yýl *neden *peki *bunlar *hep *dünyada *çýkýyorda.Ayda *yeni *bir *tür *oluþumu *olmamýþtýr..Evrime *göre *3,5 *milyar *içinde *bir *canlý *oluþmuþtur..Ama *diðer *yandan *ayda *ise *canlý *oluþumu *olmamýþtýr..
Sen cevap ver metee.. Neden dünya da hayat oluþabiliyorsa, ayda da oluþmalýdýr, buna bir cevap versen hadi...
>>> Marsda *bir *meteor *gelmiþ *ama *bunun *içindeki *canlý *olayý *yalan *çýktý..Bulunan *meteorda *kabartma *izler *buldular..Bunlarý *bilimadamlarý *canlý *bir *mikro *darwin *olduðunu *zannetiler..Sonra *magazinciler *bu *olayý *daha *büyükterek *uzaydan *hayat *geldiðini *iddaa *ettiler..
Evrimcilerin *diðer *görüþüne *göre *DNA *uzaylýlar *tarafýnda *getirildiðini *ve *bu *dünyadaki *hayatýn *baþladýðýný *öne *sürdüler..Ama *ortada *meteorda *bir *canlý *yoktu *ve *bir *yalan *haberden *baþka *bir *olay *olmadý..
Metee, aha evrim teorisi:
http://www.literature.org/authors/darwin-charles/the-origin-of-species-6th-edition/
Neresinde uzaylýlar, UFO'lar, DNA filan diyor, bir göstersene...
>>> Ýþte *insanda *dýþardan *bakýldýðýnda *et *ve *kemikten *olumuþtur..Ama *daha *detaylý *bir *incelemeye *alýndýðýnda *ise *insan *diðer *canlýlardan *üstün *oluðunu *anlýyorsun..
Valla, ben antropolog deðilim, ama tüm türleri birden detaylý incelemiþ bir filojeni uzmanýyým. Açýkca diyorum ki, insanýn diðer canlýlardan belirgin bir üstünlüðü yoktur. Evet, bizim konuþma ve düþünme kabiliyetimiz yüksektir. Ama bilmem neyin koþma, öbürünün derine dalma, berikinin görme vs. yeteneði de bize göre kat kat üstündür.. Sonuç, ortalama da insan üstün filan deðildir..
Üstün bir canlý arýyorsan, köpekbalýklarýný izle. Doðadaki en üstün canlýlar onlardýr diyebiliriz..
Ve evet, ayda neden canlý oluþmasý gerektiðini bize bir izah ette, sana gülelim..
spartacus
10-04-2007, 12:38
Peþin, peþin... *:lol:
Metee bu kopyala yapýþtýrlarýn sonu ne zaman gelecekde Seninle þu forumda konuþabilme þansýna eriþeceðiz?
Evrim sallama ve dallama deðildir dendi sana, sen hala kopyala yapýþtýr, baþka bildiðin bir þey yok mu senin? Evrim bir zorunluluktur bunu idrak : ) edebiliyormusun?
Benim soruma cevap ver, sýfýrdan(yaþ itibari ile) baþlayalým..
Hareketi Kabul ediyormusun?
Deðiþimi Kabul ediyormusun?
Bunlarý kabul etmiyorsan C&P ile artýk kafa ütülememen gerektiðini düþünüyorum.
LiOP ve spartacus neden copy paste yaptýðýmý açýklamak isterim...
Yukarýda defalarca sorduðum sorunun cevabýný alamadým..
Sonra evrimsel oluþumla bu sorunun cevabýný sordum yie almadým..
Orta soru var ama sorunun bir türlü cevabý gelmedi..
Gelen cevaplar sorduðum soruyu ama doðru yönetildi..Cevabýný yine evrimsel oluþumla verdim...
Sorduðum sorunun bir cevabý gelseydi bu copy paste olamayacaktý..
Evrim *Madde *(Esir *olayý)yada *su *diðer *tabiriyle *her *gezegende *var *ise *o *zaman *canlý *oluþmasý *lazýmdýr..Burda *belirtilen *su *olayý *maddedir..Yani *bildiðin *sudan *deðildir..
*
Esir *maddesinin *diðer *adý *su *olarak *kullanýlýr..
Yani *yaratýlýþta *kullanýlan *Su *senin *zannetiðin *sudan *deðildir..Maddedir..
*
Kendin *bir *düþün *bu *evrim *nedir..Ve *nasýl *oluþmuþtur...Evrimi *biliyorsa...
*
Ama *kardeþ *sen *bunu *anlayacak *bilgiye *sahip *deðilsen *o *zaman *susmayý *tercih *etmelisin...
Bilgisayarcý *olarak *pc'ye *uzaktan *baktýðýmda *bir *kaç *metalin *bir *araya *geldiðini *görürsün.Ama *ayrýntý *baktýðýnda *ise *bu *pc *diyot,direnç,transistör *ve *kablo *vs *gibi *parçalardan *oluþmuþtur..Bir *parçasý *sana *gereksiz *gelir..Alýrsýn *o *bilgisayar *çalýþmasýnda *sorunlar *baþlar..O *parça *olmasa *olmazý *olduðunu *görürsün..
*
Darwin *insan *ile *diðer *canlýlara *baktýðýnda *bunlar *bir *araya *getirdi..Ýþte *buldum *dedi..Neyi *buldun *soruna *cevap *türler *rastgele *bir *sonuçta *ortaya *çýktý *dedi..Ama *bu *yüzyýlda *baktýðýmýzda *Darwin *bir *yanýlgýya *savunduðu *ortaya *çýkýyor..Ýþte *insanda *dýþardan *bakýldýðýnda *et *ve *kemikten *olumuþtur..Ama *daha *detaylý *bir *incelemeye *alýndýðýnda *ise *insan *diðer *canlýlardan *üstün *oluðunu *anlýyorsun..
Canlýlarda *RNA,DNA,Hücre *ve *birçok *organizma,Sistemlerde *oluþtuðunu *görmek *için *araþtýrmakyeterlidir..
*
Dünya *büyük *bir *patlamadan *sonra *meydana *geldiyse *o *zaman *bu *rastgele *oluþumda *nasýl *oluþtu..Oluþmadan *önce *Dünya *varmýydýmý.Madde *nasýl *oluþuma *geçti *ve *dünyadaki *mikro *organizma nasýl *ortaya *çýkardý..
*
Kendin *hiç *bir *þüphe *içine *düþmediðin *belli.Darwinizm *bir *gerçek *midir..Hiç *þüpha *yok *mudur..
*
Milyonlarca *veya *milyarlarca *yýlda *dünya *nasýl *oluþtu..Oluþtuda *tek *dünyada *mý *oldu..
* * * * * * *
* * * * * * * * * * * * * *
* * * * * * * *Hatam *olmuþsa *af *ola..TÞKLR... * * * * * * * *
* * * * * * * * * * * * * *
* * * * * * * *Düþünüyorum,,,, * * * * * *öyleyse * * * * * *varým.... * * * * * *Descartes
liopleurodon
10-04-2007, 17:03
Metee, komediye baþladýn gene...
Öncelikle:
>>> Evrim * Madde * (Esir * olayý)yada * su * diðer * tabiriyle * her * gezegende * var * ise * o * zaman * canlý * oluþmasý * lazýmdýr..Burda * belirtilen * su * olayý * maddedir..Yani * bildiðin * sudan * deðildir.. * Esir * maddesinin * diðer * adý * su * olarak * kullanýlýr.. *Yani * yaratýlýþta * kullanýlan * Su * senin * zannetiðin * sudan * deðildir..Maddedir..
Esir (Ether) diye bir þey yoktur. Maxwell'in kuramsal taþýyýcý ortamýdýr ether (esir) ve manyetizmanýn çözülmesi ile çöpe gitmiþtir. Neymiþ, esir diye bir þey yokmuþ..
Þimdi esas mesele:
>>> Evrim * Madde * (Esir * olayý)yada * su * diðer * tabiriyle * her * gezegende * var * ise * o * zaman * canlý * oluþmasý * lazýmdýr.
Bu þuna benziyor: "Eðer metee bir insan ise, uçuyor olmasý lazýmdýr.." Yani alakasýz bir ön kabul. Sana kaç defa daha sormam gerekiyor, neden ayda, satürn'de vs. de canlý olþumasý lazýmdýr? Bir türlü buna bir yanýt veremiyorsun.. Hadi, neden öyle olmasý gerektiðini bir izah et bize.. Ben diyorum ki, canlý oluþumunu saðlayacak süreç ve ilk madde sadece dünyada mevcuttur, bu nedenle dünyada ortaya çýktý yaþam sadece.. Ha, belki çok eski devirlerde marsta da olmuþ olabilir. Ve hatta, Europa'da da bu alt yapý olabilir. Eðer varsa, ki henüz olup olmadýðýný bilmiyoruz, oralarda da hayat ortaya çýkmýþtýr..
Evet, senin neye istinaden ayda veya marsta da hayatýn baþlamasý gerektiðini izah etmen gerekiyor.. Hadi buyur izah et.. Canlýlýk esir dediðin uydurmadan gelmez, esir denen bir halt yoktur zaten.. Dünyada canlýlýk esirden gelmedi..
Evet, cevap bekliyoruz.. Anlat hadi, Dünya ile ay veya satürn ayný þeydir, dünyada varsa ayda da olmaldýr de ve bizde gülelim.. Hadi bekliyoruz..
Metee bu "esir" nedir ?
"Evrim Â*Madde Â*(Esir Â*olayý)yada Â*su Â*diðer Â*tabiriyle Â*her Â*gezegende Â*var Â*ise Â*o Â*zaman Â*canlý Â*oluþmasý Â*lazýmdýr..Burda Â*belirtilen Â*su Â*olayý Â*maddedir..Yani Â*bildiðin Â*sudan Â*deðildir.. "
Bu bahsettiðin esir 19 YY fizikçilerinin meþhur "esir'i" mi ? Eðer öyleyse evrimle alakasý ne ?
Sen tüm yazdýklarýný okuyor musun ? Emeðine yazýk. Her mesajýn bir dolu absürdlükten baþka bir þey deðil. Bu kadar emeðin onda birini "yahu þu evrim teorisi nedir" diye öðrenmek amacýyla harcasaydýn biz de aklý baþýnda eleþtiriler okusaydýk.
Þu cümleye bak: "Dünya Â*büyük Â*bir Â*patlamadan Â*sonra Â*meydana Â*geldiyse Â*o Â*zaman Â*bu Â*rastgele Â*oluþumda Â*nasýl Â*oluþtu..Oluþmadan Â*önce Â*Dünya Â*varmýydýmý.Madde Â*nasýl Â*oluþuma Â*geçti Â*ve Â*dünyadaki Â*mikro Â*organizma nasýl Â*ortaya Â*çýkardý.. "
Yani ne denecek; evet dünya büyük patlamadan sonra oluþtu ve evet büyük patlamadan önce dünya vardýydý mý?
Veciz mesajýnla aklýn yaþta deðil baþta olduðunu öðrendik ama hala ben senin kaç yaþýnda olduðunu merak ediyorum ?
Yukardaki yazýda ne yazdým okuyan yok galiba..
Sizlere göre Darwin dünyada yaþadýðý için evrim burda oldu..
Bende sizlere soruyorum..Bu evrim niye Ay denilen yerde olmadý..Yukarýyý bir zahmet okuyan bu soruya cevap verebilir...
Orta bir soru var ma cevap yok....
Niye kardeþ Ay ile Dünya arasýnda zaman fark yok biri 4 biri 4,5 milyarda oluþmuþtur..
Canlý ise 3.5 milyarda oluþmasý baþlamýþtýr..
Dünyada baþlýyorda Ay denilen yerde niye baþlamýyor..
Neden orda Darwin organizmalarý oraya gitmedi ondan dolayý mý?
Kardeþ evrim rastgele bir oluþum teorisi buna göre evren rastgele oluþtu ve dünya yaþam baþladý..Ýþte bende neden Ay yada diðer gezegenlerde hayat yokta bu sallama dünyada hayat var diye bir soru soruyorum..
Evrim süreci ayda veya diðer gezegenlerde oluþmadýmý..
Ayda evrime göre yeni bir canlý sýnýfý türü oluþmasý lazýmdýr..
Darwin savunduðu fikir bir oluþum ise bu rastgele oluþum ayda olmasý lazýmdýr..
Yani ay ile dünya oluþmalarý arasýnda fazla zaman farký yok..
http://www.yaziyaz.com/dergi/img/2007/subat/jeo.jpg
Bu resimde dünyanýn nasýl bir evrim geçidiðini ve hangi aþamalardan geçtiðini yazýyor...Kardeþ bu aþamalar ay ve diðer gezegenlerde olmadýmý..
Evrime göre ayda veya diðer gezegenlerde hayat olmasý gereklidir..Çünkü Her ortamda kendine göre bir canlý sýný oluþturmasý gereklidir..
Yani ay küçük bir gezegen ortamýna göre yeni bir canlý sýnýfý oluþturmasý lazýmdýr..
Sizler evrim var ama biz bu kadar biliyoruz.
Ýyi o zaman bu sorunu kapaðý olsun..Ve kapansýn....
Var *olan *her *þey *Tanrý *içinde *vardýr *ve *Tanrý *olmaksýzýn *hiçbir *þey *ne *varolabilir *ne *de *kavranabilir."Baruch *Spinoza"
*
DARWÝN * * NASIL * * EVRÝM * * TEORÝSÝNÝ * * ATMIÞ...Ýlk * * önce * * onu * * öðren * * sonra * * bu * * cümleyi * * yorumla * * .." * * EVET * GÖZLERÝNÝ *KAPAT..GÖKYÜZÜNE *VE *TABÝATA * BAK *O *ZAMAN *GERÇEK *OLANI *GÖRECEKSÝN:.UNUTMAKÝ *GERÇEKLER *HEP *YANI *BAÞIMIZDADIR. *
* * * * * * * *UZAKLAÞTIRAN *SADECE *BÝZLERÝZ:::... * * * * * * * * * * * *
* * * * * * * * * * * * * *
* * * * * * * *Hatam *olmuþsa *af *ola..TÞKLR... * * * * * * * *
* * * * * * * * * * * * * *
* * * * * * * *Düþünüyorum,,,, * * * * * *öyleyse * * * * * *varým.... * * * * * *Descartes
liopleurodon
12-04-2007, 10:24
Metee, senin okuman var mý? Bize göre Darwin dünyada yaþadýðý için mi evrim oldu?
>>> Kardeþ *evrim *rastgele *bir *oluþum *teorisi *buna *göre..
Evrim rasgele bir oluþum teorisi filan deðil meteee.. Hala bunu anlamadýn..
Canlý nedir? Biz canlýmýyýz? Evet canlýyýz.. Þimdi bak bakalým biz neden, nasýl oluþuyoruz? Aminoasitler, su, DNA, RNA vs.. Bunlarýn oluþmasý için ne lazým? Þu kadar þu enerji, bu kadar bu maddelerden olacak.. Birde þunlar ve bunlar olmayacak.. Bu listeyi alýr bakarsan, Ay'daki mevcudatýn bu listeye uymadýðýný görürsün ve evrim der ki, bunlar yoksa orada canlý oluþamaz..
Haa, yakýnýmýzdaki gezegenlerin hiç birinde bu listeyi karþýlayan malzeme yok, bilindiði kadarýyla, demekki onlarda hayat olmamasý gerekiyor. Analadýn mý þimdi?
Söyle bakalým, Satürn'ün halkalrý var, bizde neden yok?
Yada söyle bakalým, kadýnlar doðuruyorda erkeklerin de doðurmasý gerekmez mi?
Evet, metee, öyle saçmaladýn ki, inan ilk defa sana acýdým.. Senin bu çaðda bu kadar avare kalmýþ olabilmen, senin deðil, bizlerin suçu..
Bak kardeþim, ay, mars, dünya, güneþ vs. birbirine benzer yönleri az olan mekanlardýr. Mesela Güneþin yüzey sýcaklýðý o kadar yüksektir ki, canlý olabilecek metan, su vs. orada var olamaz, elementlerine ayrýlýr.. Isý o kadar yüksektir ki, canlý yapýlar yaþayamaz. Ayný þekilde ayda canlý olmasý için *atmosfere, bazý gazlarýn (H2, N2 vs.) serbest olarak mevcut olmasýna baðlýdýr ama ay'ýn bir atmosferi yoktur. Mars'ta ise en önemli gereksinim olan sývý halde sudan eser yoktur. Diðer yandan ortam o kadar soðuktur ki, Aminoasit oluþturacak tepkimelere enerji yetmez. Genede, bilindiði kadarýyla marsýn geçmiþinde canlýlýðýn ortaya çýkabilmesi için gerekenlerin olduðu bir dönem olabilir, bir kaç milyar yýl önce.. Bu dönemde canlýlýk ortaya çýkmýþ olsada MArs'ýn ufak tefek olmasý, gazlarý tutamayýp atmosferini ve sývý suyunu kaybetmesi nedeniyle hayat sona ermiþ olmalýdýr. Genede, belki yeraltýnda v.s bir yerlerde bir tür hayat mevcut olabilir, ilerde netleþir..
Bilmem anladýn mý, neden oralarda hayatýn olamadýðýný? Çünkü hayat için gerekenler yok.. Basit olarak þöyle düþün.. Gidip senin veya dünyadaki her hangi bir canlýnýn yaþayamayacaðý bir yerde, hayatýn ortaya çýkmasý da imkansýzdýr.. Ay'da gündüz sýcaklýk binlerce derece, gece ise eksi yüzlerce.. Su yok, hava yok.. Orada sen veya herhangi bir dünya canlýsý yaþayabilir mi? Dünyada kaynar suda yaþayan canlýlar var, ama Ay'da su yokki orada yaþasýnlar.. Ýþte mesele aslýnda bu kadar basittir. Canlý dediðimiz özellikleri gösterecek yapýlar, karbon tabanlý aminoasit polimerleridir. Bu yapýlarýn ortaya çýkmasý ve geliþmesi için gerekli koþullar sadece dünyada mevcuttur.
Zavallý metee, git biraderim, sen önce bir hayat nedir, canlý yapýlar nasýl þeylerdir vs. bunlarý bir öðren.. Ýþine gelince pek araþtýrmacý olabildiðini biliyoruz..
http://www.chw.edu.au/parents/factsheets/imgs/appendix.gif
APENDiS Faydalarý
http://www.biol.lu.se/zoofysiol/Svar/Dig.gif
Apendisit, appendicitis,Appendix
Apendis (appendix vermifomis) ince baðýrsaðýn kalýn baðýrsakla birleþtiði noktadaki kör baðýrsaða verilen isimdir. Apendisit ise bu kör baðýrsaðýn iltihaplanmasýdýr. Kör baðýrsak 2-20 cm boyunda falkat ortalama 10 cm olup solucan þeklindedir. Kör baðýrsaðý eskiden Darvin iþe yaramayan ve evrimleþme süresinde kötürüm kalmýþ bir organ olarak nitelemiþtir. Bugün kör baðýrsakta oldukca çok lenf bezi olduðu ve bunlarýn baðýrsaklardaki kokuþma ve iltihaplanmayý önlemek için sürekli baðýþýklýk sisteminin özel timleri olan lenfozitleri salgýladýðý bilinmektedir.
Peki dýþarýda baktýðýmýzda baðýrsaða baðlý küçük bir çýkýntý ne iþe yarýyor..Ýlk önce bu çýkýntý içsel ve dýþsal özellikleri araþtýrmak lazýmdýr...Niye iþe yaramayan bir organ vücutta olsun ki..Ve bulunduðu nokta ile boþaltým sistemleri hakkýnda detaylý bilgi öðrenmek lazýmdýr..
Apandis içinden besinlerin geçmediði küçük bir baðýrsak çýkýntýsýdýr. Hareketli ve esnek bir boru biçiminde olan bu çýkýntý kalýnbaðýrsaðýn baþlangýç bölümü olan körbaðýrsaða, incebaðýrsakla birleþme yerinin hemen gerisinde baðlanýr. Genellikle eðik biçimde gövde ek-senine doðru uzanýr. Bu normal konumunun dýþýnda leðen içine, karaciðer al-týna ya da sol böðüre doðru da yerleþebilir. Alýþýlmýþ yerinin dýþýnda bulunan apandisin iltihaplanmasý, belirtileri deðerlendirmede ve hastalýðýn tanýþým koymada güçlükler yaratýr.
Apandisin anatomik yapýsýnda üç katman göze çarpar. Dýþ yüzeyi seröz (sývý içeren) bir zar örter. Bunun altýnda kas katmaný ve en içte de lenf dokusunca zengin, girintili çýkýntýlý b peritonit oluþur.
Apendis üzerine yýllarca araþtýrma yapýlmasýna raðmen birçok araþtýrmacý bilimadamlarýna göre apendis içerdiði LENF dokusu insaný birçok rahatsýzlýktan koruyan bir tabakadýr..Ýnsan ve canlýlar yiyecek olarak aldýklarý besinde zararlý virusler ve zararlý asalaklar vardýr..Apendi bu zararlý virus ve asalaklarý kendi bünyesinde yok ederek dýþarýya atýlmasýný saðlar..
Bir düþünelim ince baðýrsak içinde bulunan emici türler iþe yaramýyor söylerse olmaz...Çünkü emici tüyler vücut için yararlý besinleri emerek kana karýþmasýný saðlar..
Þimdi Apendise bakalým içerdi LENF dokusu boþuna mý var..LENF dokularý ne iþe yarýyor..Ýþte orda bizim sorunun cevabý ortaya çýkýyor..Lenf dokular insanlarýn koruyucu bir kalkaný oluyor...
Baðýrsaklar alan olarak 300-400 m² büyüklüðünde, yani bir top sahasýnýn yarýsýndan biraz daha büyüktür. Baðýrsak florasýnda bilinen 500 tür bakteri mevcuttur ve bunlar 1-10 katrilyon arasýnda yekün tutar ve bunlar genelikle kalýnbaðýrsaktadýr. Saðlýklý bir insanda baðýrsakdaki bakterilerin % 98’i faydali olup yediðimiz besinlerdeki proteinleri aminoasitlere, karbonhidratlarý disakkaritlere ve yaðlarý yaðasitlerine dönüþtürürler.
Örneðin proteinlar 30 000-300 000 molekülden oluþur ve bunu amino asitlere (tek moleküle) enzimler veya bakteriler araciliði ile dönüþürler. Faydalý bakteriler bir taraftan besinleri parçalýyarak moleküllere ayýrýrken diðer taraftandan BC (Folikasit), B2, B6, B12 ve K-Vitamini üretirler. Aþýrý et, peynir, yumurt ve mamüleri yiyen kiþilerin sindirim organlarý zamanla yeterince ve kaliteli enzim salgýlýyamazlar ve bakterileride görevlerini yapamayýnca sindirim problemleri baþlar. Faydalý bakterilerin oranýnýn azalmasi ile onlarýn yerine patojen (hastalik yapan) bakteriler, viruslar, mantarlar ve parazitler yerleþir ve dengeler bozulur. Kiþide immunzafiyeti (baðýþýk sistemi), allerji, enfeksiyona karþý dayanýksýzlýk, iltihapli hastalýklar vb. rahatsýzlýklar ortaya çýkar.
Kiþi Apendisi alýndýktan sonra normal insan gibi birçok rahatsýzlýklarda baðýþýklýk sistemi zayýf olacak ve erken rahatsýzlanacaktýr..
Mikroorganizmalar: Apandisin iç boþluðu çok dardýr. Baðýrsak florasýnda bulunan bütün mikroorganizmalar burada da yaþar. Apandis genellikle bu mikroplara karþý yeterince dirençlidir. Ama bazen çoðalan mikroplar hastalýk yapýcý özellik kazanýr. Böylece apandisin iltihaplanma süreci baþlar.
Zararlý ve zararsýz bakterileri Apendis Lenf dokusunda geçtikten sonra kalan 98 % yararlý, 2 % zararlý olarak kalýr..Bu süreçte baðýrsak devamlý çalýþ halde olduðu için milyonlarca mikroorganizma vücuttan dýþarý attýlýr.
Bu Darwine göre gereksiz görünen organýn faaliyetini tam anlatmak için Boþaltým,Sindirim,Dolaþým sistemleriyle baðlantý kurarak anlatmak gereklidir.
O gereksiz denilen bu organ her vücut sitemine faydasý olan bir organdýr..
http://www.nlm.nih.gov/medlineplus/ency/images/ency/fullsize/1128.jpg
APendisi olmayan kiþi ;
--- Normal insana göre onun baðýþýklýk sistemi zayýf olcaktýr.
--- Zararlý besinler sayeside erken rahatsýz olacaktýr.
--- Bakteriler boþaltým sistemine zarar verecektir..
--- Erken hastalanma ve diðer baðýrsak rahatsýzlýklarý gelecektir.
--- Kanana karýþan mikro organizma çoðalmasý ve deri rahatsýzlýklarý ortaya çýkarmasý..
--- Ülser oluþmasý
--- UR oluþmasýný hýzlandýrmasý.
1-Anatomik Özellikleri:
Apandis, ince barsaðýn kalýn barsakla birleþtiði bölgede yerleþmiþtir.
Apandis, son derece zengin bir kanlanmaya sahiptir. Ayrýca biraz sonra bahsedeceðimiz gibi, yapýsýnda bol miktarda lenf folikülleri vardýr.
"Zengin kan damarlarý ve özel histolojik yapýsýndan dolayý, appendix vermiformis'i rudimenter bir organdan ziyade, özel bir organ olarak kabul etmek gerekir." ( Prof.Dr.Kaplan Arýncý, Prof.Dr.Alaittin Elhan, Anatomi, 2001, Cilt 1/ Sayfa 253 )
http://www.webmd.com/NR/rdonlyres/2B7FB792-EAD1-4380-884E-C3F943C4CF68.jpg
2-Histolojik Özellikleri:
Apandisin histolojik yapýsý incelendiðinde, içerdiði çok sayýda lenf folikülü hemen dikkati çekmektedir. Bu özelliði nedeniyle apandis, baðýrsak bademciði olarak da adlandýrýlmaktadýr.
Lenf Folikülü ne demektir?
Lenf folikülleri, "B lenfosit" ismini verdiðimiz savunma hücrelerini bol miktarda içeren yapýlardýr.
Bu hücreler, "antijen" denilen -mikroorganizmalar gibi vücuda yabancý- maddelerle karþýlaþtýklarýnda, onlarý bertaraf edebilmek için, o antijene özgü antikor salgýlayan plazma hücrelerine dönüþürler. Bir kýsým B hücresi ise vücut tarafýndan muhafaza edilir. Böyle hücrelere bellek hücresi denir.
Bellek hücresi, ilgili antijenle bir sonraki karþýlaþmada, o antijeni hatýrlar ve böylece ilkine göre daha hýzlý ve daha güçlü bir þekilde cevap verir.
Ýleum
Ýleum, sindirim sistemi anatomisinde ince baðýrsaðýn son bölümüdür. Ýnsanlarda yaklaþýk 4 m uzunluðundadýr ve kalýn baðýrsaðýn ilk kýsmý olan çekumdan ileoçekal valv ile ayrýlýr. Ýleumun pH seviyesi 7-8 arasýndadýr.
Görevi B12 vitamini ve safra tuzlarýný emmektir. Ýleum duvarýnýn kendisi kývrýmlýdýr ki bu kývrýmlarýn her birinde, villi olarak adlandýrýlan çok küçük parmak benzeri çýkýntýlar mevcuttur. Bu villiyi kaplayan epitel hücreler de çok daha küçük boyutta ve çok daha büyük sayýda mikrovilli olarak adlandýrýlan çýkýntýlara sahiptirler. Böylece ileum enzim moleküllerinin adsorpsiyonu (tutunma) ve sindirim ürünlerinin emilimi için büyük bir yüzey alaný sunar. Ýleumu kaplayan hücreler protein ve karbonhidrat sindiriminin son devresi için gerekli olan proteaz ve karbonidraz enzimlerini içerirler
Kendin hiç bir þüphe içine düþmediðin belli.Darwinizm bir gerçek midir..Hiç Â*þüphe Â*yok mudur..Bu Darwinizm bir Hayalgücü olabilir.. Â* Â* Â*
Â* Â* Â* Â* Â*
Â* Â* Â*Milyonlarca veya milyarlarca Â*yýlda Â*dünya Â*nasýl oluþtu..Oluþtuda Â*tek Â*dünyada Â*mý oldu.. Â*
Â*
Â*
Hatam Â*olmuþsa Â*af ola..TÞKLR... Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â*
Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â*
Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Düþünüyorum,,,, Â*öyleyse Â*varým....Descartes
liopleurodon
12-04-2007, 19:27
Metee, köþeye kýsýnca gene doldurmuþsun ortalýðý..
Þurayý aç oku, apendis ne anlama gelir öðren:
http://www.gutenberg.org/dirs/etext97/tsoev10.txt
anlamadýðýn þey, apandisin neden var olduðudur. Bu organ makalar gibi eski dünya maymunlarýnda operatiftir. Ama insanda minor bir anlama sahiptir ve faydadan çok zararý vardýr. Orada yazdýðýnýn aksine, alýnmasý hiç bir þekilde komplikasyon veya zafiyet oluþturmaz...
Ama madem biyoloji ile bu kadar ilgileniyorsun, kadýnlarýn aybaþý olmasýnýn hikmet ve kerameti nedir, bir de onu izah etsene?
liopleurodon kardeþ köþe sýkýþmadým...Tam tersi evrimi bilmeyenle tartýþmaya girmemek için uðraþýyorum...
Sen yukarýdaki soru ya anlamadýn...Ya da anladýn da cevap vermekten çekindin..
Apendis iþe yaramýyormuþþ..Sen bunu evrim kaynaklarýnda vermeye devam et..
Verdiðin evrim kaynaðýnda Apendisin geçtiði yer..Tabii sen okumuþsa bilirsin..
Peki Apendis içinde bulunan Zengin Lenf Dokusu ne iþe yarýyor..
Araþtýrmada balýklama dalma..Orda ayrýntýsýna kadar Apendisin araþtýrýlmýþtýr..
Sen apendisi bakmak kalýyorsun..Birde araþtýrma yönün olsa iyi olur..
Bu yazýda körelmiþ organ olarak kýsa bir bilgi vermiþ..Ben sana apendisin faydasýný anlattým.Sen apendisin neyini anlatmak istediðni anlamadým..
The reader will begin to think that we have sufficiently
"explained" the Permian revolution. Far from it. Some of its
problems are as yet insoluble. We have given no explanation at
all why the ice-sheets, which we would in a general way be
prepared to expect, appear in India and Australia, instead of
farther north and south. Professor Chamberlin, in a profound
study of the period (appendix to vol. ii, "Geology"), suggests
that the new land from New Zealand to Antarctica may have
diverted the currents (sea and air) up the Indian Ocean, and
caused a low atmospheric pressure, much precipitation of
moisture, and perpetual canopies of clouds to shield the ice from
the sun. Since the outer polar regions themselves had been
semi-tropical up to that time, it is very difficult to see how
this will account for a freezing temperature in such latitudes as
Australia and India. There does not seem to have been any ice at
the Poles up to that time, or for ages afterwards, so that
currents from the polar regions would be very different from what
they are today. If, on the other hand, we may suppose that the
rise of "Gondwana Land" (from Brazil to India) was attended by
the formation of high mountains in those latitudes, we have the
basis, at least, of a more plausible explanation. Professor
Chamberlin rejects this supposition on the ground that the traces
of ice-action are at or near the sea-level, since we find with
them beds containing marine fossils. But this only shows, at the
most, that the terminations of the glaciers reached the sea. We
know nothing of the height of the land from which they started
Darwinin kitabý :: http://darwin-online.org.uk/content/frameset?itemID=F10.3&viewtype=side&pageseq=1
liopleurodon
13-04-2007, 08:58
Bak zavallý (kýnama deðildir.) meteee...
Þu veya baþka hiç bir forumda, apandis þudur, budur demiþ deðilim, sebebi, onun körelmiþ organ olmamasý vs. deðil, sizin onun ne olduðunu anlayacak kadar evrim ve anatomi bilgisine sahip olmamanýzdýr..
Eðer bir organ hiç bir iþleve sahip deðilse, bu organ külliyeten yok olur: Yýlanlarýn bacaklarý ve kalça kemikler nerdedir? Anakonda'larýn körelmiþ bacaklarý vardýr, ama bir iþe yararlar, seviþirken diþiyi okþarlar..
Körelmiþ organ, zamanýnda daha farklý ve anlamlý bir iþleve sahipken, bir þekilde küçülmüþ, fonksiyon kaybýna uðramýþ organdýr. En basidi, kuyruk sokumudur. Bu diðer canlýlardaki kuyruðun körelmiþ halidir. Eðer hiç fonksiyonu olmasa, zaten körelmiþ olarak kalmaz, yok olur giderdi.. Apandiste ayný þekildedir. Ýçindeki lenf dokusu anlam taþýyacak kadar önemli deðildir. Çünkü pozisyonu nendeniyle, ürettiði hücreleri vücudun diðer kýsýmlarýna gönderemez.. Eee, neden oradadýr? Bu organ eski dünya maymunlarýnda selüloz sindirimine yarayan tam geliþmiþ bir organdýr. Bizlerde ise gerçekten hiç bir iþe yaramaz.. Sen þimdi idyeceksin ki: "Hoppala, lan dangalak liop, Peki *Apendis *içinde *bulunan *Zengin *Lenf *Dokusu *ne *iþe *yarýyor?"
Apandis ne zaman aklýna gelir? Apandisit olduðun zaman.. Yani cerahatlandýðý ve kesip alman gerektiði zaman.. Neymiþ, iltihaplanýp ölüme yol açýyormuþ.. Bu durumda apansisinde daha fazla lenf dokusu olan, olmayandan avantajlý olur mu? Bu da doðal seleksiyon deðil midir? Evet, apandisin içindeki lenf dokusunun faydasý sadece kendinedir. Çünkü, iltihaplanmasý büyük bir sorundur. Yoðun lenf dokusuna sahip ise daha zor enfeksiyon kapar..
Cevap vermen gereken apandisin lenf dokusu vs. deðil, iþte þudur:
http://www.talkorigins.org/faqs/vestiges/guts.gif
Diðer memelilerde de olan ve anlamlý bir iþlevi olan bu organ neden insanda dert olmaktan baþka bir iþleve sahip deðildir? Çýkýp "Yok aða, baðýþýklýk sisteminin parçasýdýr.." filan deme tekrar, deðil çünkü.. Ama bu sorunun senin için hiç bir anlamý da yok, çünkü, apendis bir körelmiþ organdýr ve iþe yarýyor olmasý bunu deðiþtirmez..
Evet, metee, körelmiþ organ nedir bilmediðin için gene kendi ayaðýna sýkýyorsun.. Körelmiþ organ, türün olasý atalarýnda ileri fonksiyona ve hacme sahip olmasýna raðmen, alt türlerde fonksiyon ve genel olarak hacim kaybýna uðramýþ organlara denir. Bak, diðer memelilerde apendis anlamlý bir boya göreve sahip. Bir Tavþan'ýn apendis'ini alýrsan, 10-14 gün içinde açlýktan ölür.. Aynýsý zebra içinde geçerlidir, ama insan için deðil.. Ýþte bu yüzden apendise körelmiþ organ denir..
Dilaver Kardeþ uzun süredir sitede yokum..Bazý aralarda bakýyordumda lamerler sayesinde tartýþma forumu orta yoktu.
Bu aralarda yazýlarýma devam edecektim..Senin sorduðun sorunun cevabýný yazacaktým...Ama kardeþ lamerler saolsun yazýlarýmý berbart etmiþ.
Ýnþallah yazýlarýmýn devamý gelecektir..Saðlýk dediðim gibi çok önemlidir..
Arkadaþlara S.Aleyküm... LiOP ateistin ama sana da selam dostum .. :)
;Tekrar saygýlarýmla
http://img530.imageshack.us/img530/3279/263pxnh8.jpg
ÝNSAN NEDÝR?. NASIL YARATILMIÞTIR.
ADEM ve HAVVA
Anatomi | Bakteriyoloji | Botanik | Deniz biyolojisi | Embriyoloji | Evrimsel biyoloji | Genetik | Doku bilimi | Mikrobiyoloji | Moleküler biyoloji | Týp | Zooloji | Hanif Dini | Müslümanlýk | Ýsevilik *| Musevilik | Zerdüþt | Þamanizm | Mani Dini | *Budizm *| Hinduizm | Taoizm *| Mitoloji | Felsefe | Konfüçyüsçülük | Þintoizm | Janizm | Sümerlerin Dini | Mýsýr Dini | Aztek Dini | Kabile Dinleri | Mu Dini | Kuran-ý Kerim | Ýncil | Tevrat | Hadisler | Risal-i Nur *| Biyolojik antropoloji | Kültürel antropoloji | Lengüistik antropoloji *| Arkeoloji *| Fosiller |
Yukarýdaki soruyu burdaki konularda araþtýrarak cevap vermek istedim..
Yaratýlýþ ve insan'ýn oluþmasýný belli materyallere dayanarak açýklamayacaðým.
Ýnsan, evrenin tek AKLÝ varlýðýdýr. Hayatta kalmak için,insanýn en temel aracý AKLIDIR.AKIL dediðimizde ilk cevaplar her canlýda akýl vardýr.Ýnsan Dünyadaki en baskýn canlý türü olmasýnýn nedeni AKLI diðer canlýlardan daha iyi bir þekilde kullanarak hayata kalýrlar.Her türlü araçlarý kullanmayý akýl sayesinde bularak dünyada en baskýn tür durumuna düþürüyor.Ýnsan bilincinin de tek bir tabiatý vardýr. Ýnsan, özgür iradeye sahip, kendini üretebilen ve idare edebilen bir kahramandýr. Ýnsan bilinci: muazzam bir bilgisayar gibi, programcýsý olmadan bir iþe yaramayan, bir mekanizmadýr.Mükemmel bir yazýlým bir programcýsý olmasadý o zaman yazýlým ne yapacaðýný bilmeyecektir.Ýnsan diðer canlýlara göre Aklý en iyi þekilde kullanarak kendine yaþama yeri oluþturan tek canlý türüdür.
Ýnsan, dünyadaki en baskýn canlý türüdür. Kendilerini biyolojik, sosyal ve ruhsal yönleri ile tanýmlarlar. Ýnsanýn bilimsel ismi Homo sapienstir, Latince "akýllý adam" anlamýna gelir. Homo sapiens'in ilk kez nasýl ortaya çýktýðý bugün için hâlâ kesinlik kazanmamýþtýr. Evrime göre insanlarýn atasý Primatlar yani maymunda evrimleþtiðini kabul ediyorlar.
Evrimde özellikle ilk modern insan nerde ortaya çýktýðý sorusu bir bilinmyendir.
Daha önceki yazýlarýmda bunlarý yazmýþtým..Ýlk bulunan fosil kayýtlarýna göre modern insan Avrupa da, daha sonralarda bulunan fosil kayýtlarýnda Batý ve Orta Afrika da ilk modern insan ortaya çýktý yazdýlar..En son Güney Afrika da bir maðara bulunan fosil kayýtlarý ortalýðý yeniden ilk modern insan Güney Afrika da ortaya çýkmýþtýr diye açýklandý.Güney Afrika da bulunan fosilin yanýnda kýrmýz kil taþý ve siyah madden taþlar sayesinde modern insan olayýný açýklamýþlardýr..
Bulunan fosilde özellikle kýrmýzý kil taþý ve siyah madde taþlarýný duvar resimleri yapmak için kullandýklarý ortaya çýkmýþtýr.Ayný zaman da maðara yakýn bölgesinde üzerinde geometrik þekiller olan bir taþ bulunmuztur..Diðer bulunan ve insanýn atasý olarak *kabul ettirilmeye çalýþýlan fosiller diþ ve bir parça kemikle insan atasý Primat bir üye olan bilmem ne maymun türüdür.. *
Ýnsan, alet kullanabilmesini saðlayan, kollarýn serbest olduðu dik bir vücuda sahiptir. Beyni soyut düþünme, anlam verme, konuþma ve kendini gözleyebilme yeteneklerine sahiptir. Alet kullanabilmesi ve zihninin özellikleriyle insan diðer canlýlardan ayrýlýr. Ýnsan doðaya uyum saðlamak zorunda olmayan tek canlýdýr. Doðayý anlayabilir, denetimi altýna alabilir ve kendi amaçlarý doðrultusunda doðanýn güçlerini kullanabilir.
Ýnsanlar, geliþmiþ sosyal yapýlar kurmuþlardýr. Bu yapýlar duruma göre ayný amaca yönelik birlik veya rakip olabilirler. Aile en temel sosyal yapý sayýlabilir. Güvenlik ve adalet için devletler kurmuþlardýr. Ayný dili konuþanlar milletleri oluþturmuþlardýr.
Ýnsanlar, dünyayý anlamak ve denetlemek için bilim ve teknolojiyi geliþtirdiler. Ýnançlar, efsaneler, gelenekler, deðerler ve toplumsal kurallar insanýn hayatýnda önemli bir etken olan kültürü oluþtururlar.
Ýnsan zihninin temel özelliði bilinçtir. Bilinç ile birlikte, kendini gözleyebilme, zamaný algýlayabilme ve özgür irade insanda bulunan özel niteliklerdir. Psikoloji bilimsel bakýþ açýsý ile insan zihnini incelerken, dinler deðer yargýlarý ile insaný inceler. Yapýlan davranýþýn iyi veya kötü olmasý ile ilgilenir.
Ýnsan kimdir derken, aklýmýza hemen insan doðasý ne demektir ya da insan olmak ne anlama gelir sorularý da takýlýr. eflatun, insaný, hoþ bir tanýmlama ile iki ayaklý, tüysüz bir yaratýk olarak görür. mark twain ise, insaný tanýmlarken utanma, çekinme ve sýkýlma gibi tipik özelliklerini ön plana çýkarýr. kimilerine göre insan, sosyal bilinçlenmeye sahip tek yaratýktýr. kimileri için de acýkmadýðý zaman dahi yiyen, susamadýðý zaman su içen, uykusu olmadýðý halde yatýp uyumaya çalýþan ya da her mevsim aþk yapan bir canlýdýr.
Ýnsan sýnýrsýz bir bilme, öðrenme ve araþtýrma gereksinimi duyar. doyuma ulaþmasýnýn ve kendini güven içinde hissetmesinin temel kaynaðý bilgidir. insan, biyolojik örüntüsüyle kendini aþan bir canlýdýr. onun varoluþu ne üreyip çoðalmasýyla gerçekleþmiþtir, ne de ölmekle noktalanmýþtýr. insaný diðer canlýlardan farklý kýlan bir yönü, geçmiþten geleceðe bir devamlýlýða sahip olduðunun bilincinde bulunmasýdýr.
Doðadaki diðer biyolojik canlýlarda olduðu gibi varolduðu yaþam serüveninde bir çok evrimsel süreçten geçmiþtir insan… Ayaklarý üzerinde durabilmiþ, maddeye þekil verip tasarýmlar yapabilmiþ, elleri ile üretebilmiþ ve tüm bunlarýn sonucunda kendini bir bütün olarak ifade edebilecek sanatý ve kültürünü oluþturmuþtur. Belki de bu þekilde yaþamý anlamayý, kendini duyumsayabilmeyi öðrenebilmiþtir. Ama asýl önemlisi, kendini bir varlýk olarak algýlama becerisini gösterebilen bilinen tek varlýk olmuþtur. Sancýlý bir süreçtir bu…Eski Hint kültüründe, insan bütün canlýlarla kendini bir algýlar. Bu düþünüþe göre doðada canlýlar birbirlerine baðlý olarak bir aradadýr. Klasik Yunanda ise insanýn düþünce ve duygularý ile diðer canlýlardan ilk kez ayrýldýðý görülmektedir; Ýnsana özgü olan akýl ile insan kendisini diðer varlýklarýn önüne çýkarýr ve bir noktada tanrýlýkla baðlanýr (Logos). Descartes’ da insan aklý ile tanrýsallýk bir arada algýlanýr. Dünyanýn varlýðýndan tanrýya giden yol býrakýlýp, Tanrýlýkta kökünü bulan, bilen aklýn ýþýðýndan dünyanýn çýktýðý þeklinde bir sonuçlanmaya varýlýr. Ýbni Sina’dan Spinoza’ya ve Hegel’e kadar gelen panteizm, insan tini ile Tanrýsal tinin özdeþliðini ana öðretilerden biri haline getirmiþtir. Artýk insanýn tinsel farklýlýðý irdelenmektedir. Leibniz bunu daha da ileri götürmüþtür. Ona göre insan kendinde bir tür küçük tanrýdýr.
Tarih boyunca kendi üzerindeki bilincinin geliþip artmasýyla insan artýk kendisinin kim olduðu, bu evren içerisinde yerinin ne olduðu sorularýný da sormaya baþlamýþtýr. Scheler’e göre insanýn bu sorgulamalarý onu birçok sonuca götürmüþ, bu sonuçlarýn etkileri de kendisini insanlýk tarihi olarak ortaya koymuþ olduðundan, tarihte ortaya çýkan insanlýkla ilgili ide’leri beþ farklý ana madde üzerinde toplamýþtýr;
Scheler, özellikle Yahudi ve Hýristiyan geleneðine baðlý olan çevrelerin, dinsel inancýn insan üzerindeki ide’si ile algýlanan insan düþüncesini dile getirir. Tanýmlanan bu ilk ide, Tanrý tarafýndan yaratýlan bir çift insan tasarýmýnýn (Adem- Havva) insanlýk üzerinde kendisi hakkýnda býraktýðý etkidir. Bu düþünceye göre, insan daha doðuþtan günahkardýr. Çünkü aklý ve özgür iradesiyle iþlediði günah sonucu Tanrý tarafýndan cennetten kovulmuþtur. Ýnsanýn aklý sayesinde ulaþtýðý Tanrý kavramý, yine bu aklýn, Tanrýyla ama temelde kendisiyle çatýþmasý olarak belki de insanlýðýn yarattýðý ilk mitos biçiminde ortaya çýkmýþ olmasý gerçekten çok ilginçtir.
Ýnsanlýk üzerinde en çok kabul gören ikinci ide “Homo sapiens” ide’sidir. Yunanlýlarýn ulaþtýðý bu düþünce, insanýn bir “akýl varlýðý” olduðudur. Bu düþünce ilk olarak Anaksogoras tarafýndan dile getirilmiþ, Platon ve Aristoteles tarafýndan da felsefi biçimde açýklanmaya çalýþýlmýþtýr. Aristoteles’e göre “Anima rationalis” ide’si yani aklýn yolundan giderek bilgi aðacýný tanýma ve cennetten kovulma düþüncesi sonralarý Hýristiyan felsefesinde de insan özünün “Anima rationalis” ide’si ile tanýmlanmasýný doðurmuþ, bilgi ile günah bir arada algýlanýr hale gelmiþtir. Homo sapiens ide’si insaný hayvandan ayýran bir özelliktir. Akýl aracýlýðý ile insan varolaný olduðu gibi tanýmaya, Tanrýyý, evreni ve kendini bilmeye elveriþli hale gelebilmiþtir. Aristoteles’ten Kant’a homo sapiens ide’sini kabul eden hemen bütün filozoflar için insan Tanrýca bir etmendir. Ýþte bu etmen, kaosu kozmos’a çeviren þey ile ilkece aynýdýr. Bu durum ise “aklýn deðiþmezliði” tartýþmalarýna neden olmuþtur . Hegel tarafýndan yadsýnmýþ olan aklýn deðiþmezliði ona göre eksik bir bakýþ açýsýdýr. Hegel tarihi aklýn ürünlerinin bir toplamý olarak deðil, insanlýk tininin bir biçimlenmesi olarak görür. Tarih ona göre, Tanrýlýðýn insanýn ideler dünyasýnda anlaþýlmasý ve kendi kendisinin farkýna varýlmasýnýn meydana getirdiði sürecin adýdýr.
Ýnsan üzerindeki üçüncü ide, naturalist, pozitivist, ve daha sonra pragmatist öðretilerin kabul ettiði “homo faber” ide’sidir. Bu düþünceye göre insan temelde hayvanlardan çok da farklý olmayan bir “içgüdü varlýðý”dýr. Bacon, Hume, Spencer gibi pozitivistlerin insan anlayýþlarý, onun içgüdü varlýðý olduðu yönündedir. Çalýþan, konuþan, alet yapan, aklýný ve mantýðýný ancak uðraþlarý ile kuran bir varlýktýr insan. Özde düþünen deðil yapabilen, þekil veren, üretebilendir.
Ýnsan için ortaya atýlan dördüncü ide ise, onun tarih içerisindeki soysuzlaþmasýna deðinir. Bu görüþ, evrimleþme sürecini tamamlayamayan insanýn bu eksikliðini giderebilmek üzere varolmak için üretmek zorunda olduðu aletleri kullanma gereksiniminden bahseder. Evrimsel olarak genetik yapýlanmasýný doða ile uyumlu hale getiremeyen insan yok olmasý gereken bir canlý türüdür. Ancak bu yok oluþu o kendi tinsel yapýsý ve aklý ile aþmýþtýr
Ýnsan üzerine günümüz felsefesinde ortaya konan beþinci ide Scheler’e göre kendisini öylesine maðrur ve baþ döndürücü bir yüksekliðe koymuþtur ki artýk insan, üst insan kimliði ile karþýlaþtýrýldýðýnda “utanç verici” bir varlýktýr. Üst insan tek sorumlu olan bir efendidir. Yaratýcýdýr. Tarihin kendisinde anlam bulduðu yegane varlýktýr. Özde ortaya konan bu ateizm kavramý, insanýn bir kiþi olmasý için teist Tanrý kavramýnýn varolmamasý gerekliliði esasýna dayanýr. Hartman’a göre insanýn dýþýnda bir varlýðýn geleceði belirlemesi özgür ve kendinden sorumlu bir varlýk olarak insaný ortadan kaldýrýr.
Ýnsanýn insan hakkýnda düþünce tarihinde söylediði yýðýnla söz ve ürettiði çok sayýda düþünceden sonra vardýðý nokta aslýnda bir yere varamamýþ olmasýnýn yarattýðý içsel çeliþkidir. Tarih boyunca insanýn aklý ve tinsel yapýsýyla ulaþtýðý Tanrý kavramý, yine ayný akýl tarafýndan yok edilebilmektedir. Ama asýl paradoksu oluþturan, Tanrýyý reddedebilen insanýn, evrende kendisini farklý bir yere koyarken ve insaný tanýmlarken, Tanrýyý algýlamasýný saðlayan tinsel özelliðini her þeye raðmen ortaya koyma çabasýdýr. Dolayýsýyla aslýnda insanoðlu bilir ki, Tanrýyý anlamak insana özgüdür ve insanca bir eylemdir. Özetle, bu bir çýkmaz sokaktýr. Bu durum ise yaþadýðýmýz çaðda, kendi ürettiði en büyük soruya yanýt bulduðunu kabul eden insaný baþka açmazlara götürür. Ýþte böylesi bir durumda da sorulmasý gereken temel soru, düþünen insanýn felsefi “uyanýþ” ýný reddeden çözümlerin oluþturduðu problemlerin neler olabileceðidir?
Bir yanda, Tanrýyý sorgulayarak ondan bir þekilde uzaklaþmayý becermiþ insan gerçeði vardýr. Tanrýyý anlamayý düþünsel boyutta artýk gerekli bulmayan insan, varoluþunu anlamak, kendini bilmek adýna girdiði bu savaþtan vazgeçerek ve tinsel yapýsýndan tekrar koparak bir anlamda insanlýðýndan uzaklaþmakta mýdýr? Evet…yanýtlanmasý zor bir sorudur bu. Ancak insan olma bilinci ve kiþi olma sorumluluðu insaný tam anlamýyla tüketmiþtir. Belki de bu yüzden vazgeçmiþtir günümüz insaný. Yenilmiþtir. 19. yüzyýl sonrasý ortaya çýkan bilimselci anlayýþýn faydacý bir bakýþ açýsýyla bütünleþerek deðerlendirme ölçütü haline gelmesi baþka hangi nedenlerden dolayýdýr? Tanrýya insanlaþmasý için gereksinimi olan insanýn onu reddedemeyip göz ardý etme çabasýdýr bu. Artýk gerçek, sadece denenebilir ve tekrar edilebilir doðrularýn kendisidir.
Öte yanda ise, sanki baþka bir dünyada ayný süreç, tanrýyý deðil kurallarýný yaþamak adýna koþulsuz ve sorgusuz bir inancý önermektedir. Çünkü yine yanýtýn bulunduðu kabul edilmiþtir. Ancak sorunun yanýtýný kim vermiþtir? soruyu soran akýl mý? Yoksa aklýn bulduðu Tanrý mý? Neden artýk insanýn tinselliði bir yerden sonra gereksiz yada yetersiz bulunabilmektedir? Sanýrým yanýtýmýz ne olursa olsun, bu düþüncenin, sonuçlarý açýsýndan yine benzer bir þekilde, insaný, sorgulamama noktasýna getirebilmesi oldukça düþündürücüdür.
Günümüz dünyasýnda felsefi eðitim konusunda niçin eksik kalýnmýþtýr? Neden ýsrarla felsefi düþünceden bilinçli bir þekilde uzaklaþýlmakta, bahis konusu edilmemektedir? Öyle görünüyor ki bu durum günümüz dünyasýný belirleyen deðerlerle, anlayýþlarla ve görme açýlarýyla ilgilidir. Artýk “insan olma bilincinin” rafa kaldýrýldýðý 21. yüzyýlýn baþlarýnda “humanitas” idealinin üst bir noktasý olarak insan haklarý düþüncesine ulaþabilmiþ olan insanýn, bu haklarýn ihlalinin önüne neden geçemediði de kanýmca son derece açýktýr. Felsefi bilginin temeli olarak baðýmsýz ve yaratýcý düþünmenin zayýfladýðý, kendini dar çevresinden soyutlayarak bir bütün olarak algýlayabildiði “theoria” yönünü yitirdiði, bilginin, bütünlüðü olmayan ve birbirinden kopuk uzmanlýklarla sýnýrlandýrýldýðý dünyamýzda insanýn kendini anlama çabasý, faydacý anlayýþýndan dolayý son derece gereksiz bulunmaktadýr. Ýþte bu yüzden toplum bilimcilerin ýsrarla sorgulamaya ve anlamlandýrmaya çalýþtýðý insanýn etik anlayýþý yok olma sürecine girmiþtir. Ýþte bu yüzden günümüz Türkiye’sinde temel eðitimin üzerinde böylesine hesaplar yapýlmakta, “kiþi” olabilecek kuþaklarýn, yönetenlerin faydacý anlayýþtan kaynaklanan çýkarlarý uðruna, sorgulayamayan “sürü insan”lar haline gelebilmesi için elden gelen her çaba sarf edilmektedir. Ve iþte bu yüzden, tüm teknolojik avantajlarýna raðmen günümüz insaný için “ÝNSAN OLMA SORUNU” ve “ÝNSAN NEDÝR?” sorusu daha önemli hale gelmiþ, onun insanlaþmasý için temel gerekliliðin yanýtýn kendisinde deðil sorulan sorunun oluþturduðu eylemde, yani “ARAMAK” ta olduðu inanýyorum ki daha da belirginleþmiþtir.
Ýnsana yakýn olan diðer canlý türlerini karþýlaþtýralým..
Goril..: Maymungillerin en iri ve güçlüsü, 2 metre uzunluk, 200-300 kg aðýrlýkta olanlarý vardýr. Kollarý dizlerine eriþecek þekilde uzundur. Bitkisel besinler yer.Tek türdür. Dað gorili ve ova gorili olmak üzere iki alt türü vardýr. Afrika'nýn geniþ ormanlarýnda.
Þempanze..:daha çok bilinen, "þempanze" denildiðinde sýklýkla kastedilen, daha iri yapýlý olan ve yaþam alaný temelde Batý ve Orta Afrika olan tür.
Orangutan...:Borneo adasýna özgü, daha iri yapýlý ve doðadaki sayýsý daha çok (doðada yaklaþýk 50,000 birey) olan tür.
Ýnsan en yakýn türlerden bazýlarý bunlardýr.Bunlarýn yaþam alanlarýna ve diðer konularda incelemeye aldýðýmýzda.Ýnsan daha baskýn tür olduðunu görünmektedir..Çünkü insan diðer canlýlardan farklý olarak Akli en iyi þekilde kullanýrlar.Ýnsan akli öðrenme ve öðrendiðini baþka insan konuþarak aktarmasý vardýr..Goril Afrika bölgesinde yaþayan vahþi bir canlý türüdür..Genellikle bitki türünlerinde beslenirler.Yaþam alanlarý yerleþik deðildir ve özellikle aðaç üzerinde yaþama çalýþýrlar..Bir Goril Akli kullanarak kendini savunmak ve yaþamakta kalýr..Diðer maymun türlerine de baktýðýmýzda goril gibi genellikle aðaç üzerine yaþarlar.Bitki ve böcek türler ile beslenen maymun türleride vardýr..Bunlarda kendi Akli olayýný kullarak hayatta kalmak için uðraþmaktadýr..Maymun Türleri çeþitlerinin fazla olduðunu Bölge AFRÝKA kýtasýdýr.Maymunlar yerleþik yaþamlarý sadece aðaçlar üzerinde geçmektedir.
Zootomy - Anatomy alanlarýnda insan ve diðer canlýlarý daha iyi *araþtýrma þansýna sahibiz çünkü neden mi.? Canlý türlerini þekilsel olarak deðilde ayrýntý bilim altýnda inceleme þansý vardýr..Þekilsel dediðim nokta neden birbirlerine benziyor diye bakarsak o zaman ayný yerde saymaktan baþka birþey olmaz.Zootomy hayvanlarý parça inceleme þansý olan bir bilim dalýdýr..
Anatomy ise insan bedeni parçalar halinde inceleme þansýnýn olduðu bilim dalýdýr.Bir insan ve diðer canlý türlerin et ve kemik olarak deðil ayrýntý araþtýrmak lazýmdýr. O zaman insaný araþtýrmamýzda Anatomi, Týp, *Embriyoloji ,Doku bilimi, Evrimsel Biyoloji, *Genetik, Bakteriyoloji ve Mikrobiyoloji gibi alanlarda incelemeye almak lazýmdýr..
Bilim daha iyi bir geliþme saðladýktan sonra insan vücudundaki bir çok sistem, organ veya dokunun nasýl çalýþtýðý daha iyi araþtýrmalar sayesinde öðrenildi. Bilim Mikroskopla icatýyla dünyada yaþayan bir çok canlý türünü daha ayrýntý inceleme cihazýna sahip oldu. Mikroskop sayesinde Birçok organýn sadece bir et parçasý olmadýðýný bize daha iyi bilgiler sunuyor.21. yüzyýlda Mikroskobun daha iyi bir sistem halien getirdi.Bilgisayar mikroskop ile kullanýldýðýnda daha ayrýntý bilgilere sahip olmaya baþladýk.
YANÝ CANLI TÜRLERÝ SADECE ÞEKÝLSEL OLARAK BÝLÝMÝN ÝNCELEME ALANINDAN ÇIKTI.
Solunum sistemi :kandaki CO2 gazýnýn O2 gazý ile yerdeðiþtirmesini saðlayan sistem
Dolaþým sistemi :maddelerin vücuttaki dolaþýmýný saðlayan organ sistemidir.
Üreme sistem : Bir organ sistemi olan üreme sistemi, üreme organlarýný barýndýrýr
Sindirim sistemi :sindirim borusu (sindirim kanalý veya gastrointestinal kanal) ile sindirim bezlerini içeren, çok hücreli hayvanlarda yiyeceðin vücuda alýnýmý, sindirilmesi, gerekli besin ve enerjinin absorbe edilmesi ve atýk maddelerin vücuttan atýlmasý ile ilgilenen organ sistemidir.
Sinir sistemi :bir hayvanýn içsel ve dýþsal çevresini algýlamasýna yol açan, bilgi elde eden ve elde edilen bilgiyi iþleyen, vücut içerisinde hücreler aðý sayesinde sinyallerin farklý bölgelere iletimini saðlayan, organlarýn, kaslarýn aktivitelerini düzenleyen bir organ sistemidir.
Endokrin sistem :Kimyasallar haberciler salgýlayan kanalsýz bezlerden oluþan bir kontrol sistemidir.
Baðýþýklýk sistemi :Belirli bir mikroorganizmaya karþý vücudun direncidir.
Lenf sistemi :Lenfatik sistem veya lenf sistemi lenf sývýsý, lenf damarlarý ve lenf düðümlerinden oluþan bir organ sistemidir.
Boþaltým sistemi :Canlýlarýn yedikleri besinleri ürik asit veya posa olarak atmasýdýr. Aslýnda proteinler parçalanýnca amonyaða dönüþür ama sonradan zararsýz olan üre ve ürik asit haline dönüþtürülür.
Kas sistemi:Kaslarý hepsini kapsayan sistemdir.
Ýskelet sistemi : Vücutta bulunan kemikleri kapsayan sistemdir.
Deri :Vücudumuzu her tarafýný saran ve bizleri dýþ etkenlerden koruyan üst katmandýr.
Bu sistemleri neden yazdým.Yukarýda defalarca vurguladýðým nokta canlýlarýn þekilsel yorumlarý bizlere sadece HAYAL Gücü olmakta ileri gitmez. Anatomi sayesinde ve diðer bilimler sayesinde insan et ve kemikten sadece olmadýðýný öðrenmekteyiz..Bu organlar düzenli bir þekilde çalýþmaktadýr..Tabii baðýþýklýk sistemi zayýfladýðýnda ise insan bu sistemlerinden bazýlarýnda rahasýzlanmaktadýr..Sistemlere baktýðýmýzda mükemmel bir tasarýmla karþý karþý kalýyoruz..Hangi sistemi anlatmaya kalsak ayrýntýlý *olarak incelediðimizde mükemmel bir tasarým ortaya çýkmaktadýr..Peki bu bir rastlandý sonucu oluþabilirmi.? Bazý alýntýlarla bu konu baþka bakýþ açýsý getirmek isitiyorum.
"Bir yýðýn kum, taþ, çimento ve demir bulunduðunu kabul edelim. Ortada bir usta, bir plân ve proje olmadan, bu maddelerin biraraya gelerek bir saray inþa etmesi düþünülebilir mi? Böylesine mükemmel bir sarayýn kendiliðinden teþekkül etmesi mümkün müdür?"
"Canlý, akýllý ve þuurlu bir insanýn bir anda beþ altý iþ yaptýðýný, meselâ birisiyle konuþurken baþka birini dinlediðini, bu arada yazý yazýp kafasýnda çeþitli hesaplar çözdüðünü duysak, gazetelere manþet yapar, dünya rekortmeni ilân ederiz. Cansýz, akýlsýz, gözsüz ve þuursuz, küçücük bir atomun bir anda binlerce iþi eksiksiz, karýþtýrmadan ve ayný mükemmelikte yapmasý, akýllarý durduran bir hâl deðil midir?"
"Elmayý, sahip olduðu C vitaminini çürütmemek için artý iki demir konulmuþtur. Eðer bu demir olmasa, C vitamini bir müddet sonra bozulacaktýr."
"Öte yandan, C vitamini muhafaza etmek için elmanýn ihtiva ettiði bol miktardaki meyve asidi, midede asidi arttýrýcý, yani sindirimi rahatsýz edici tesir yapmaktadýr. Bunun için elmaya, karbonat iyonu da konulmuþtur. Bir elma yediðiniz zaman gerinirsiniz. Bunun sebebi, elmanýn içerisinde bulunan karbon iyonudur. O Kudret Sahibi, elmayý bizim soframýza hazýr hâle getirmiþtir. Ýnsaný bilmeyen, tanýmayan, onun arzu ve isteklerinden haberi olmayan cansýz, þuursuz maddeler (sebepler), böylesine mükemmel ve hârika bir meyveyi nasýl vücuda getirebilir?"
(K.A.A. Halit Ertugrul - Risal-e Nur)
Eðer Bir rastlantý sonucu bu dünyadaki canlýlar oluþsaydý.O zaman Yukarýda verilen örnektedik Meyve zehirli bir madde de olabilirdi.Ýnsan fayda dan çok zarar verirdi.Ama bi baktýðýmýzda insan mükemmel bir tasarýmla karþýmýzdadýr..
Ýnsanla ilgili her özelliðin spesifik bir tabiatý vardýr. Dolaysýyla, bilinç de belirli bir tabiata, belirli bir kimliðe sahiptir. Ýnsanýn akli yeteneðinden kaynaklanan irade de belirli bir tabiata sahiptir. Mevcudiyetteki tabii öðelerin kombinasyonlarýný yeniden düzenlemek, insanýn sahip olduðu tek icat etme gücüdür. Ýnsan hayalgücü ve zihnin sayesinde bir icatý *yeniden düzenleme yeteneðine sahipdir.
Ýnsan bilinci kavrama-düþünme alanýnda ancak bilincin kendisinin-irade yoluyla- baþlatabildiði bir davranýþ gücüne sahiptir. Ýnsanlar zihni faaliyetlerini baþlatma ve sürdürme alanýnda, bilinçlerinin tabiatýnýn(kimliðinin) belirlediðinden baþka türlü davranamazlar.(Hayvanlar bedenlerinin tabiatýndan baþka türlü davranamazlar)
Rastgele bir doðruya ulaþmaktansa,,,,,, yöntemli bir çabayla yanlýþa ulaþmayý yeðlerim. DESCARTES
Bir fikrin tek çöküþ nedeni onu bilmeyenler tarafýndan savunulmasý ve anlatýlmasýdýr... ...
Yalanla bataklýk arasýnda hiçbir fark yoktur...... Ýkiside dibe doðru çeker.
Düþünüyorum,,,, öyleyse varým.... Descartes
Bu hayvanlar niye yaþýyor..Niye kendini savunuyor..Niye birbirlerine benziyor..
Güzel kardeþ TANRI tek insanlarý yaratsaydý..Darwin olmayacaktý..
Hatam olmuþsa af ola..TÞKLR...
Kendine güveniyorsan bildiðini sorgularken, sorduðun sorunun cevabýný aldýðýna tam tatmin olunca kadar sorgula o zaman istediðin cevaplar seni bulacaktýr.......?
Cevaplarý uzaklaþtýrmak deðil yakýnlaþtýrmak daha iyi bir sonuç verecektir..
Sana prof'ler deðil kendin olarak yetersin..Yeterki kendi bildiðini sorgularken M harfini deðiþtirerek deðil..Deðiþtirmeden yapmaktýr...M Harfi M kalacaktýr..O zaman zorlanmazsýn..
DEVAMI GELECEKTÝR:... 1. Bölüm
Kaynaklar:
1. Halit Ertugrul
2. Risal-e Nur
3. Felsefe
4. Anatomi, Týp, *Embriyoloji ,Doku bilimi, Evrimsel Biyoloji, *Genetik, Bakteriyoloji ve Mikrobiyoloji
5. Akarsu, B.: Kiþi kavramý ve insan olma sorunu, Ýnkilap, 1998.
6. Güvenç, B.: Ýnsan ve kültür, Remzi kitabevi, 1999.
7. Kuçuradi, Ý.: Neitzsche ve insan, Türkiye Felsefe Kurumu, 1999.
8. Kuçuradi, Ý.: Yüzyýlýmýzda insan felsefesi, Türkiye Felsefe Kurumu, 1997.
9. Kaufmann, W.: Ýnsaný anlamak, Ýdea yayýnevi, 1997.
10. Hume, D.: Ýnsan doðasý üzerine bir inceleme, Ýdea yayýnevi, 1997.
11. Adler, A.: Yaþamýn anlamý, Panel yayýnlarý, 2003.
12. Ürek, O.: Toplumsal düzeni oluþturmaya iliþkin üç yaklaþým: Kant, Popper ve Sartre, U.Ü Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler dergisi, Sayý:4, 2003/1.
13. Frankl, V.E.: Ýnsanýn anlam Arayýþý, Öteki yayýnevi, 2000.
14. Hançerlioðlu, O.: Düþünce tarihi, Remzi kitabevi, 1999.
mete ortalýðý kirletip durma, bunlarý okumak isteyen gider sitesinden okur, buraya
yapýþtýrmanýn anlamý yok
gizemli_olan
09-06-2007, 16:39
[align=justify:d0f2dccb4c]Anatomi | Bakteriyoloji | Botanik | Deniz biyolojisi | Embriyoloji | Evrimsel biyoloji | Genetik | Doku bilimi | Mikrobiyoloji | Moleküler biyoloji | Týp | Zooloji | Hanif Dini | Müslümanlýk | Ýsevilik *| Musevilik | Zerdüþt | Þamanizm | Mani Dini | *Budizm *| Hinduizm | Taoizm *| Mitoloji | Felsefe | Konfüçyüsçülük | Þintoizm | Janizm | Sümerlerin Dini | Mýsýr Dini | Aztek Dini | Kabile Dinleri | Mu Dini | Kuran-ý Kerim | Ýncil | Tevrat | Hadisler | Risal-i Nur *| Biyolojik antropoloji | Kültürel antropoloji | Lengüistik antropoloji *| Arkeoloji *| Fosiller | [/align:d0f2dccb4c]
Metee iyi bir þekilde alýntýlarla anlatmak istemiþsin.Biraz daha kýsa ve kendi bilgilerinle tekrar yazarmýsýn.
Bir baktýðýmda belirtiðin konularý çoðunu yazmamýþsýn demek yazýlacak konularla bu soru aydýnlatýlacaktýr.
Ellerine yüreðine kalemine saðlýk yazýnýn devamý bekliyorum.
metee her ne kadar deðiþik sitelerden birbirine karþý düþünceleri kopyalamayý sevse de,
bu çaba bile öðrenmeye yardýmcý oluyor. Son yazýsýnda yine farklý sitelerden copyler
yaparken bakýn ne yazmýþ: :lol:
"Doðadaki diðer biyolojik canlýlarda olduðu gibi varolduðu yaþam serüveninde bir çok evrimsel süreçten geçmiþtir insan… Ayaklarý üzerinde durabilmiþ, maddeye þekil verip tasarýmlar yapabilmiþ, elleri ile üretebilmiþ ve tüm bunlarýn sonucunda kendini bir bütün olarak ifade edebilecek sanatý ve kültürünü oluþturmuþtur. Belki de bu þekilde yaþamý anlamayý, kendini duyumsayabilmeyi öðrenebilmiþtir. Ama asýl önemlisi, kendini bir varlýk olarak algýlama becerisini gösterebilen bilinen tek varlýk olmuþtur. Sancýlý bir süreçtir bu…"
Anlaþýlan metee de Darwinist evrimciliðe doðru ilk adýmlarýný atmaya baþladý. Ne diyelim
hayýrlý olsun metee ...
Not: sevgili metee bir baþka baþlýkta dünyanýn çeþitli yerlerinde yaþayan insanlarýn kafataslarýnýn
neden farklý olduðunu sormuþtun. Ben de sahi metee neden farklý, madem Adem'den geldik neden farklý diye sormuþtum,hala cevap bekliyorum...Yoksa cevabýn son mesajýndaki alýntýladýðým paragraf mý ?
meteyi anlayabilmek için doðaüstü güçlere sahip olmak lazým *:lol:
liop'u kutlarým, beton gibi sabýr var , ben olsam jilet atardým kendime *:D
Anatomi *| *Bakteriyoloji *| *Botanik *| *Deniz *biyolojisi *| *Embriyoloji *| Evrimsel *biyoloji | *Genetik *| *Doku *bilimi *| *Mikrobiyoloji *| *Moleküler *biyoloji *| *Týp *| *Zooloji *| *Hanif *Dini *| *Müslümanlýk *| *Ýsevilik * | *Musevilik *| *Zerdüþt *| *Þamanizm *| *Mani *Dini *| * Budizm * | *Hinduizm *| *Taoizm * | *Mitoloji *| *Felsefe *| *Konfüçyüsçülük *| *Þintoizm *| *Janizm *| *Sümerlerin *Dini *| *Mýsýr *Dini *| *Aztek *Dini *| *Kabile *Dinleri *| *Mu *Dini *| *Kuran-ý *Kerim *| *Ýncil *| *Tevrat *| *Hadisler *| *Risal-i *Nur * | *Biyolojik *antropoloji *| *Kültürel *antropoloji *| *Lengüistik *antropoloji * | *Arkeoloji * | *Fosiller *
Yukarýdaki yazýnýn devamý bitmemiþtir.Yorum yazabilirsiniz.Ama ortada alýntýsal bir yazý yok diye bi þey yazmadým.Alýntýsalda olsa konu bitmesiyle bu yazý dizi bitecektir.Anlayacaðým Gandalf senin gibiler tek pencereden bakmakla kalacaktýr.Bu pencerede manzara sana güzel gelebilir ama bi baktýn bu manzara bir gün o pencerede olmayacaktýr.21. Yüzyýldayýz unutmayýn.
Frodo yazýyý okudun mu bilmiyorum.Ama ben insan ve adem - havva olayýný anlatmak için bir çok konudan yararlanmam lazýmdýr.Çünkü senin savunduðun Evrimde bir gerçekliði varsa onuda görmek istedim.Ama dediðim gibi daha yazýnýn ortalarýnda olduðumuz için sonuç ne çýkar bilemeyiz.Belki Evrim, Belki Yaratýlýþ...
Frodo kardeþ yüzük kardeþliði nereye kadar olacaktýr..Alýntý.:::sevgili *metee *bir *baþka *baþlýkta *dünyanýn *çeþitli *yerlerinde *yaþayan *insanlarýn *kafataslarýnýn
neden *farklý *olduðunu *sormuþtun. *Ben *de *sahi *metee *neden *farklý, *madem *Adem'den *geldik *neden *farklý *diye *sormuþtum,hala *cevap *bekliyorum::::
Frodo benim anladým bu soruyu bana deðilde bir kadýn doðum uzmanýna sor..Neden mi diþinin üreme organýnda dýþarýya çýkmaktadýr.Diþinin üreme organýna zarar gelmesi için çocuk doðarken kafatasý yumuþak ve þekil alabilir durumdadýr...Vs gibi ayrýntý öðrenmek istersen bir çocuk doðumu izle ve görürsün..Unutmadan bende sana soruyorum...
"""DARWÝNCÝK bu teoriyi nerden ortaya çýkarmýþtýr..Bu teori neyi temel alarak ortaya çýkmýþtýr."""
Not: Link vermeden kendi bilginle bana cevap verirmisin.._?
Gizemli_Olan kendi yazýlarýmla birlikte alýntý yaptým.Tabi bir konu ama çok araþtýrmak gerekir.Kendi yazýlarýmla sonlara doðru daha çok olacaktýr.Bu þamanda evrim sorusunun son yazýsý olacak.Diðer konularda yazý yazarým ya da biraz internet olmayan yerde dinlenmeye çekilirim..
Teþekkkürler ve Saygýlarýmla
http://img530.imageshack.us/img530/3279/263pxnh8.jpg
ÝNSAN NEDÝR?. NASIL YARATILMIÞTIR.
ADEM ve HAVVA
Anatomi | Bakteriyoloji | Botanik | Deniz biyolojisi | Embriyoloji | Evrimsel biyoloji | Genetik | Doku bilimi | Mikrobiyoloji | Moleküler biyoloji | Týp | Zooloji | Hanif Dini | Müslümanlýk | Ýsevilik *| Musevilik | Zerdüþt | Þamanizm | Mani Dini | *Budizm *| Hinduizm | Taoizm *| Mitoloji | Felsefe | Konfüçyüsçülük | Þintoizm | Janizm | Sümerlerin Dini | Mýsýr Dini | Aztek Dini | Kabile Dinleri | Mu Dini | Kuran-ý Kerim | Ýncil | Tevrat | Hadisler | Risal-i Nur *| Biyolojik antropoloji | Kültürel antropoloji | Lengüistik antropoloji *| Arkeoloji *| Fosiller |
Yukarýdaki soruyu burdaki konularda araþtýrarak cevap vermek istedim..
Yaratýlýþ ve insan'ýn oluþmasýný belli materyallere dayanarak açýklamayacaðým.
Ýnsan ve Maymun arasýndaki farklar..
Bulunan fosiller günümüzdeki yaþayan canlý türleri arasýndaki benzerlik..
--------------------------------------------------------------------
http://img248.imageshack.us/img248/5499/monkeyph0.jpg
Þekil -1-
--------------------------------------------------------------------
http://img511.imageshack.us/img511/739/homotf6.jpg
Þekil - 2 -
--------------------------------------------------------------------
http://www.talkorigins.org/faqs/homs/wt40000.jpg
Þekil - 3 -
--------------------------------------------------------------------
http://www.hominides.com/data/images/illus/ardipithecus.jpg
Þekil - 4 -
--------------------------------------------------------------------
http://library.thinkquest.org/03oct/02068/anatomy.jpg
Þekil - 5 -
--------------------------------------------------------------------
http://www.fairlands.herts.sch.uk/skeletons/monkey_skull.jpg
http://www.fairlands.herts.sch.uk/skeletons/gorilla.jpg
http://biomed.brown.edu/Courses/BI108/BI108_2002_Groups/neuromotor/webpage/pics/monkey%20skeleton.jpg
Þekil - 6 - 7 - 8
--------------------------------------------------------------------
Ýnsana yakýn olan canlý türünü incelemeye aldýðýmýzda *arasýnda farklar var mý yokmu onlarý görelim..
1.Þekilde Bir maymun türünün anatomy çizimidir.Burada bir maymun Apendis'i olmadýðýný net bir þekilde görmek mümkündür.Daha ayrýntýlý bir araþtýrma sayesinde *maymunda apendix olayýnýn mevcut olmadýðýný görmek mümkündür.
Evrimcilere göre insan Primatlardan (Maymungiller) evrimleþmiþtir.Yani insansý maymunlar deðiþime uðrayarak günümüzdeki insanlar oluþmuþtur.
PRÝMATLARA Bi BAKTIÐIMIZDA APENDÝS YOKTUR.Eðer bu apendis körelmiþ bir organ ise insana primatlardan geçmisi lazýmdýr.Ama orta Maymungillerde apendis yok, insanda varda körelmiþ organmýþ.
Defalarca Apendis konusundaki yazýlarýmda insanda bulunan her organ gibi Apendisinde zaman
ile rahatsýzlýktan dolayý appendicitis diye bir rahatsýzlýk oluþturduðunu söylemek istedim..
Apendis bulunduðu konu ile deðerlendirmek lazýmdýr.
Anatomy ve diðer týp alanlarý bizlere burda yardýmcý oluyor.Çünkü bilim þekilsel olarak artýk yorumdan çýkmýþtýr.Bilim 21.yüzyýlda daha iyi geliþtiði için artýk þekil deðil.Ýnsan ve diðer canlý türlerini ayrýntýsal incelemektedir.Apendisi bulunduðu yer bakýmýnda Recum,Ýleum,Cecum,(ince ve kalýn baðýrsak) gibi organýlarý inceleyerek doðruya ulaþabiliriz.Baðýrsak içinde YARARLI VE YARARSIZ bakteri mevcuttur.Baðýrsak florasý ile insanlar arasýndaki iliþki simbiyotik ve mutualistiktir, her iki tarafa da yarar saðlar.Ýnsanlar baðýrsak florasý olmadan yaþayabilseler de , baðýrsak florasýnýn kullanýlmayan maddeleri fermantasyon ile kullanýlýr maddelere dönüþtürmek, baðýþýklýk sistemini eðitmek ve zararlý organizmalarýn büyümesini engellemek gibi yararlý iþlevleri vardýr. Ancak bazý baðýrsak mikroorganizmalarý hastalýk da yapabilir.
Kýsaca Apendisin yararlarýnýda anlatmak istedim..
Apendis insan nerden geçti de körelmiþ bir organ oldu.Maymungillerde mevcut olmayan bu organ nerden çýktý..
ÞEKÝL..: 2 :
Primat insansý maymun türleri ve diðer fosil kayýtlarýný görebilirsiniz.
Özellikle resimdeki 2 Primat fosil dikkat ile baktýðýmýzda diþ kýsmýlarý büyük bir çýkýntý bulunmaktadýr.Bu çýktý Þekil 3 - 6 - 7 *ve 8 de bulunmaktadýr. Þekil - 6 - 7 - 8 günümüzde yaþayan bir maymun türüne aittir.Yani burda bizlere kanýt olarak sunduklarý bu fosiller günümüzde hallen bir canlý olarak yaþamaktadýr.
http://www.talkorigins.org/faqs/homs/toumai.html Burdaki fosil kayýtlar ile günümüzdeki maymun ve insaný karþýlaþtýrmasýnda yine nesli tükenmiþ bir maymun olmaktan çýkmýyor..
Þekilde Primat fosillerin altýn 1 ve 2 olarak belirtiyorum.Ona göre günümüzde yaþayan *maymun türü ile insan karþýlaþtýrdýðýmýzda nesli tükenmiþ bir maymun türü olduðu ortaya çýkýyor..Ýnsana benzerlik yönü ise TEK þekilseldir.
YANÝ CANLI TÜRLERÝ SADECE ÞEKÝLSEL OLARAK BÝLÝMÝN ÝNCELEME ALANINDAN ÇIKTI. *
ÞEKÝL..:4:
Buradaki resime baktýðýmýzda evrimci bilimadamlarýn bulduðu bu fosil ile nasýl oluyorda insanlarýn atasýný bulabiliyorlar.Bir kaç diþten mevcut olan bu fosil neye göre insanlarýn atasý olarak kabul ediyorsunuz.
http://www.talkorigins.org, Apendis ile ilgili geniþ yazýlarý bulabilirsiniz.(Bilimsel bir sitedir.)
*
Rastgele bir doðruya ulaþmaktansa,,,,,, yöntemli bir çabayla yanlýþa ulaþmayý yeðlerim. DESCARTES
Bir fikrin tek çöküþ nedeni onu bilmeyenler tarafýndan savunulmasý ve anlatýlmasýdýr... ...
Yalanla bataklýk arasýnda hiçbir fark yoktur...... Ýkiside dibe doðru çeker.
Düþünüyorum,,,, öyleyse varým.... Descartes
Bu hayvanlar niye yaþýyor..Niye kendini savunuyor..Niye birbirlerine benziyor..
Güzel kardeþ TANRI tek insanlarý yaratsaydý..Darwin olmayacaktý..
Hatam olmuþsa af ola..TÞKLR...
Kendine güveniyorsan bildiðini sorgularken, sorduðun sorunun cevabýný aldýðýna tam tatmin olunca kadar sorgula o zaman istediðin cevaplar seni bulacaktýr.......?
Cevaplarý uzaklaþtýrmak deðil yakýnlaþtýrmak daha iyi bir sonuç verecektir..
Sana prof'ler deðil kendin olarak yetersin..Yeterki kendi bildiðini sorgularken M harfini deðiþtirerek deðil..Deðiþtirmeden yapmaktýr...M Harfi M kalacaktýr..O zaman zorlanmazsýn..
http://img411.imageshack.us/img411/7629/peacockqq1.jpgTesadüf olabilir mi?http://img411.imageshack.us/img411/3845/tavuskusucizim3yt4.jpg
"""DARWÝNCÝK *bu *teoriyi *nerden *ortaya *çýkarmýþtýr..Bu *teori *neyi *temel *alarak *ortaya *çýkmýþtýr."""
2. Bölüm yazýsý kýsa oldu...(Kýsa konularý öncelik vermekteyim..)
DEVAMI GELECEKTÝR:... 2. Bölüm
Kaynaklar:
sayýn metee
* ben size insanýn ne oldugunu sordum,, ne olmadýgýný *degil. Yaratýlýþýn ne oldugunu sordum. Çok çok bilmiyorum diyebilirsiniz. Saçmalýga gerek yok. Sizden teorik bir cevap istiyorum. Madem ki yaratýlýþ var, þu zamanda, þu mekanda, þu birleþiömde diye bir cevap yazýn bu yeterli.
* Sizi kýrmak istemiyorum, ama bu çok zor degil gibi geliyor. Madem ki yaratýldýk, anlatýn bunu bize yahu. Bu kadar zor mu.
* * *saygýlarýmla
liopleurodon
02-07-2007, 11:00
>>> Apendis *insan *nerden *geçti *de *körelmiþ *bir *organ *oldu.Maymungillerde *mevcut *olmayan *bu *organ *nerden *
çýktý..
Bilmediðin soruya atlama hemen, kendini iyice soytarý ediyorsun.. Þepmanzeler dahil, primatlarýn çoðu, bilhassa maymun ve insana benzeyen türlerin hemen hepsi bir apendise sahiptir.. Þuradan aç bir oku, öðren hangi primatlarda apendis varmýþ, hangilerinde yokmuþ..
http://www3.interscience.wiley.com/cgi-bin/fulltext/76503640/HTMLSTART?CRETRY=1&SRETRY=0
Tavus kuþunun tüyleri.. Evrimin yaptýðý sýradan iþlerden biri yani.. Sebebi hikmetini öðrenmek istiyorsan, bu tüylere mor ötesi ýþýk ve göz ile bak. Tavus kuþlarý morötesi ýþýðý görebilir ve o freaknsat bu tüylerin patterni baþka görünür.. Sonuçta o tüyle, seksüel seleksiyonun en güzel örneklerinden birini bize gösterir..
liopleurodon
02-07-2007, 11:04
Bir de fosiller hikayen var.. Gösterdiðin resimler arasýnda hiç bir insan atasýna ait fosil yok.. Evet, o fosiller maymun fosili diyecem de, maymun fosilide deðil, birebir maymun iskeleti. Buyur al sana 3.2 Milyon yýllýk bir kafatasý.. Þu diþ vs. mevzusunu bununla bir izah ette görelim..
http://news.nationalgeographic.com/news/bigphotos/images/060920-lucys-baby_big.jpg
http://universe-review.ca/I10-82-chimpanzee.jpg
Metee sitemizin sabit fikirli evrim karþýtý üyesi oldun. Üstelik bilmediðin sularda çýrpýnýyorsun.
Ýnsanlar maymundan evrimleþmediler sayýn metee.. Aksine maymunlar bizim oldukça uzak
kuzenlerimizdir.Ortak atadan çok önce ayrýldýðýmýz anlamýna gelir bu. Ýnsana daha yakýn olan þempanzelerdir. Bak yukarda þempanze anatomisi çizimi var.
Daha önce de saf ve çocukça köpeklerdeki körelmiþ beþinci parmak hikayesinde
savurduðun, üflediðin gibi üflüyorsun.
Vazgeç, anlamaya çalýþ evrim teorisini. Evrim teorisinin tüm öngörüleri sýnanmaya
açýktýr. Ve yaklaþýk 150 yýldýr da bu yapýlýyor. Karþýtlarý ancak senin gibi saflarý
kandýrabiliyorlar. Cicili bicili yalan yanlýþ resimlerle v.b
http://img530.imageshack.us/img530/3279/263pxnh8.jpg
ÝNSAN NEDÝR?. NASIL YARATILMIÞTIR.
ADEM ve HAVVA
Anatomi | Bakteriyoloji | Botanik | Deniz biyolojisi | Embriyoloji | Evrimsel biyoloji | Genetik | Doku bilimi | Mikrobiyoloji | Moleküler biyoloji | Týp | Zooloji | Hanif Dini | Müslümanlýk | Ýsevilik *| Musevilik | Zerdüþt | Þamanizm | Mani Dini | *Budizm *| Hinduizm | Taoizm *| Mitoloji | Felsefe | Konfüçyüsçülük | Þintoizm | Janizm | Sümerlerin Dini | Mýsýr Dini | Aztek Dini | Kabile Dinleri | Mu Dini | Kuran-ý Kerim | Ýncil | Tevrat | Hadisler | Risal-i Nur *| Biyolojik antropoloji | Kültürel antropoloji | Lengüistik antropoloji *| Arkeoloji *| Fosiller |
Çok uzun bir süre yazdýðým yazýnýn devamý bir türlü yazamadým.Nedeni daha iyi bir araþtýrma yaptýktan sonra tek dönmekti.
Yazýmýn altýndaki yorumlar cevaplarla göre cevap veremedim.Ama ortada cevap veremedim diye bir olay yoktur.
Özelikle belirtdiðim konular içinde dini konularla bilimsel konular var.Onlara göre cevap vermek istiyorum..Bazen ban yönetilen sorulara karþý soru sormaktayým..
Yaratýlýþý belli baþlý konularla yorumlamak istiyorum..
Neden bir soruyu cevap verdiðmizde sabit fikirli olmakla suçlanýyorum..Neden ben burada sabit fikri olayým Konularda evrimi diðer konularla ilgili yazýlarýmda vardý.Ama orta yine çok sabýrsýz olmakda vardý..Yazýlarýmda Ýki resim yayýnlandý..
http://img252.imageshack.us/img252/4299/060920lucysbabybigsl8.jpg
Burada yayýnlanan bir primatýn kalýntýlarý görmekdeyiz..Ama yukarýda Goril iskeletine baktýðýmýzda Diþ yapýsý insandan çok bir maymun türü olduðunu göstermektedir.
Bu ancak animasyon ve çizimle insanlarýnýn atasý olabilir.
Bu günlerde bilim kaynaklarda halen evrim olayýnýn bir bilinmeyen olduðunu baðýrarak söylüyorlar...
""""CNNTURK"""""Etiyopya'da bulunan bir goril fosili evrim teorisiyle ilgili bilinen gerçeklerin yeniden sorgulanmasýna yol açtý.
Fosil, þempanze ve ayný evrim çizgisindeki insanlarla gorillerin bilinenden 4 milyon yýl önce evrimleþerek birbirlerinden uzaklaþmýþ olabileceðini ortaya koydu.
Dünyanýn en eski goril fosili olarak adlandýrýlan 10 milyon yýllýk fosil, Japon ve Etiyopyalý bilimadamlarýnýn oluþturduðu bir grup tarafýndan Oromia bölgesinde bulundu.
Daha önce Kenya'nýn kuzeyinde kalan bölgelerde goril fosillerine rastlanmamýþtý.
Yeni bulunan fosil, büyük maymun türlerinin bilinenin aksine Asya deðil Afrika kökenli olabileceðini ortaya koydu.
Zira Pakistan ve Çin'de bulunan fosillerin en eskisi 8 milyon yaþýndaydý.
Þempanze ve ayný evrim çizgisindeki insanlarla gorillerin 8 milyon yýl deðil 12 milyon yýl önce evrimleþerek birbirlerinden ayrýlmýþ olabileceði ihtimalini ortaya çýkardý.
http://www.cnnturk.com/BILIM_TEKNOLOJI/BILIM/haber_detay.asp?PID=15&haberID=386130
""""""""""""""""""""
Devam yazýlarýmda vurguladýðým nokta Evrim bilimadamlarý devamlý bir fosil bulduðunda tamam bulduk bu insanlarýn en modern yada en eski atasý olduðunu söylüyorlar..
Tabi yeni bir fosil çýktýðýnýda tekrar ve tekrar ayný hitapla bu fosille animasyon ve ve çizimle insan atasý olduðunu söylüyorlar...
Benim vurguladýðým nokta isbatý olmayan bir teoriden öteye gitmiyor..Çünkü bazý bilimadamlarý onu basamak olarak kulllanýyorlar.Basamak bittiðinde zaman içinde dine dönüyorlar..
EVRÝM ÞUANDA BÝR BÝLÝNMEYEN DENKLEMDÝR:..ÇÖZÜMÜ VARMIDIR.?ONU ZAMAN GÖSTERECEKTÝR::..YA EVRÝM YA YARATILIÞ HAKLI ÇIKAÇAKTIR::.AMA ÞUANDA EVRÝM KENDÝ BÝLÝMADAMLARI TARAFINDAN BÝR BASAMAK OLARAK KULLANILMAKTADIR.SADECE VE SADECE ANÝMASYON ÇÝZÝMLERÝNE BAÐLI KALARAK CANLILARIN EVRÝMLEÞTÝÐÝNÝ ÝDDAA EDÝYORLAR:..
YARATILIÞ GERÇEÐÝ ÞUANDA EVRÝM ÖNÜNDE VE EMÝN ADIMLARLA GÝDÝYOR.AMA DÝYOR YA ZAMAN ÝÇÝNDE NE OLACAÐINI BELLÝ OLACAKTIR.
http://img521.imageshack.us/img521/4337/i1082chimpanzeetb0.gif
Bu resmi her yerde bulabilirsiniz..Bunu üzerine bir kaç eklenti yapalým oldu..Bitti olur.
Verdiði link ile araþtýrma yaptýðýmýda (http://universe-review.ca/) Koyu evrim destekleyen bir sitede bu resmi vermiþsin..Ben geniþ bir araþtýrma sonuçu yukarýda verdiðin resimdeki canlý bir þempanze'nin evrim geçirmeden önceki *atasýnýn bu þekilde olabileceðini yazýyorlar..Benim yaptýðým evrim gibi þekiller,organlar ve yaþama yerleriyel karþýlaþtýrmaktýr.Ona göre yorum yaparým..
[http://www.neecieatcollege.com] Ayný Þempanze Anatomy resmi burada da var..
Yazýnýn son kýsmý Gelecektir.(Dilaver kardeþim tamam anladým..Ama biraz daha sabýr istemek zorundayým..Bunu bana çok görme..)
Saygýlarýmla Teþekkürler.
YANÝ CANLI TÜRLERÝ SADECE ÞEKÝLSEL OLARAK BÝLÝMÝN ÝNCELEME ALANINDAN ÇIKTI. *
Rastgele bir doðruya ulaþmaktansa,,,,,, yöntemli bir çabayla yanlýþa ulaþmayý yeðlerim. DESCARTES
Bir fikrin tek çöküþ nedeni onu bilmeyenler tarafýndan savunulmasý ve anlatýlmasýdýr... ...
Yalanla bataklýk arasýnda hiçbir fark yoktur...... Ýkiside dibe doðru çeker.
Düþünüyorum,,,, öyleyse varým.... Descartes
Bu hayvanlar niye yaþýyor..Niye kendini savunuyor..Niye birbirlerine benziyor..
Güzel kardeþ TANRI tek insanlarý yaratsaydý..Darwin olmayacaktý..
Hatam olmuþsa af ola..TÞKLR...
Kendine güveniyorsan bildiðini sorgularken, sorduðun sorunun cevabýný aldýðýna tam tatmin olunca kadar sorgula o zaman istediðin cevaplar seni bulacaktýr.......?
Cevaplarý uzaklaþtýrmak deðil yakýnlaþtýrmak daha iyi bir sonuç verecektir..
Sana prof'ler deðil kendin olarak yetersin..Yeterki kendi bildiðini sorgularken M harfini deðiþtirerek deðil..Deðiþtirmeden yapmaktýr...M Harfi M kalacaktýr..O zaman zorlanmazsýn..
http://img411.imageshack.us/img411/7629/peacockqq1.jpgTesadüf olabilir mi?http://img411.imageshack.us/img411/3845/tavuskusucizim3yt4.jpg
"""DARWÝNCÝK *bu *teoriyi *nerden *ortaya *çýkarmýþtýr..Bu *teori *neyi *temel *alarak *ortaya *çýkmýþtýr."""
2. Bölüm yazýsý kýsa oldu...(Kýsa konularý öncelik vermekteyim..)
DEVAMI GELECEKTÝR:... 2. Bölüm
Kaynaklar:
liopleurodon
04-09-2007, 15:15
Metee, bana bir maymun göstersene, kalçasý dik yürümeye adapte olmuþ? Bu resimdeki dikika bebeðinin kalçalarýda var ve maymun kalçasý deðil..
Diðer yandan, yaptýðýn yorumda alakasýz.. Diþine bak bakalým, maymun diþine benziyor mu? Kendi resmilerine bak bakalým.. Bunlarýn diþleri ile Dikika Baby'nin diþleri benziyor mu? O kýrmýzý halka ile gösterdiðin diþe bilhassa iyi bak, ne görüyorsun?
Birde primat, insan, maymun, lemur gibi bir türler topluluðun adýdýr.. Oradaki her üç kafatasýda birer primat fosiline aittir. Ortadaki bir insansý maymundur ve dahasý, insan ile maymuna göre daha yakýn akrabadýr.
Diðer yandan, yaptýðýn alýntýlarý daha bir dikkatle oku. Hiç birinde evrim yok filan demiyor, tam tersine, insan evriminin bilinmeyen halkalarýnýn birer birer keþfedildiðini yazýyor..
Ha, evrim nedir bilmediðini zaten biliyoruz. Tekrar anlatayým sana: Türlerin atasý diye bir þey yoktur. Türlerin atalarý vardýr. Darwin'in elindeki bulgular, lineer, yani çizgisel, yani bir türün bir diðer türe dönüþtüðü yönünde bilgiler gösterir. Halbuki DNA çalýþmalarý bize türlerin baþka türlerden ortaya çýktýðýný gösterir. Yani insanýn atasý olan tek bir tür yoktur. A.Afarensis ne kadar atamýz ise, H.Heidelbergensis'te o kadar atamýzdýr (mesela). Yani, türler aralarýnda gen alýþveriþi yaparlar ve yeni türler ortaya çýkar.. Formülize edersek:
Orjinal evrim teorisinde
A -> B -> C -> D -> E
Bugün evrim teorisinde..
(A, A2, AB, A3, B, B2, B3) -> (AA1, AB2, A4, C, B1, B5) -> (C1, C2, D, E, B6)
Þeklinde, düzlemsel bir evrim ortaya çýkar. Henüz kalýtým nedir bilinmediði bir dönemde, darwin'in lineer evrimi öngörmesi gayet normaldir..
Evrimin olup olmadýðý hakkýnda bir tartýþma yok metee.. Tartýþma, evrimin nasýl olduðu hakkýnda.. Belki yepyeni bulgular ortaya çýkar, insanýn ortak atalarýnýn maymunlarla deðil, balinalarla ortak olduðu keþfedilir. Hoþ, bu imkansýz gibi ama farzedelim öyle oldu. Bu, evrimin var olduðu gerçeðini deðiþtirmez, sadece evrimin nasýl olduðu gerçeðini deðiþtirir. Sizin lafzýnýzla, "Ýnsan maymundan evrimleþti" yerine "Ýnsan balinadan evrimleþti" olur. Ama evrimle ortaya çýktýðý gerçeði gene sabit kalýr..
Þempanzelerin apandisleri vardýr, inanmýyorsan, al bir tanesini kes bak.. Biz okulda çok kestik, sen hiç kestin mi?
Þu tavus kuþu resmine de iyi taktýn.. Peki sana söylediðim gibi, bu kuyruða hiç morötesi ýþýk altýnda baktýn mý? formüller filan.. Bir sanat okuluna git. Sana insan vücudundaki oranlarý gösteren bir sürü formül öðreteceklerdir. Can tahtanýn ucu ile apendistinin olduðu yerin arasýnýn hep sabit olduðunu, McBurney noktasý denen yerde olduðunu al, bunu formülize et, olsun bitsin.. Matematikçi arkadaþlara söyle, sana biraz fonksiyonlar ve eðrilerini öðretsinler.
AP - WASHINGTON - Vücudun 'baþ belasý ve iþe yaramaz organý' apandisin fonksiyonu bulundu: Sindirim sistemi için iyi mikroplar üretip onlarý koruyor. ABD'deki Duke Üniversitesi Týp Fakültesi'nden cerrah ve baðýþýklýk bilimi uzmanlarý apandisin sindirim sistemindeki bakteri nüfusuyla iliþkili olduðunu ortaya çýkardý.
Yüzyýllar boyunca gereksiz olarak nitelendirilen, doktorlarýn ne iþe yaradýðýný bulamadýðý, cerrahlarýnsa düzenli olarak aldýðý apandis, 'bir iþe yaramadýðý' gibi iltihaplandýðýnda da (apandisit) ölümcül olabiliyordu. Sindirim sistemindeki bakterilerin çoðu iyi ve yiyeceklerin sindirilmesine yardýmcý oluyor. Fakat bazen baðýrsaklardaki bakteri florasý ölüyor veya yok ediliyor. Yeni çalýþmaya göreyse apandis, böyle durumlarda sindirim sistemini yeniden yüklüyor.
"Apandis yararlý bakteriler için güvenli bir ev" diyen Prof. Bill Parker, modern dünyada apandisin iþlevsizleþtiðini, çünkü ölen bakterinin baþkasýndan alýnanlarla doldurabileceðini, ancak geliþmemiþ ülkelerde ona hâlâ ihtiyaç olduðunu söylüyor.
allaým aptalmýki iþe yaramaz biþi yaratýp
evrimcilere pirim versin
onu düþünmüþ ki yaratmýþ :)
ünlü prof BEHE ( kendisi radikal bir katoliktir) apandisin baðýþýklýk
sisteminde ise yaradýðýný idda ediyor..ancak faydasýndan fazlasý zarar be kardeþim,
apandis eskiden sindirim sistemindeki bir organdý, iþe yarýyordu ,
þimdiyse dert oldu
http://img530.imageshack.us/img530/3279/263pxnh8.jpg
ÝNSAN NEDÝR?. NASIL YARATILMIÞTIR.
ADEM ve HAVVA
Anatomi | Bakteriyoloji | Botanik | Deniz biyolojisi | Embriyoloji | Evrimsel biyoloji | Genetik | Doku bilimi | Mikrobiyoloji | Moleküler biyoloji | Týp | Zooloji | Hanif Dini | Müslümanlýk | Ýsevilik *| Musevilik | Zerdüþt | Þamanizm | Mani Dini | *Budizm *| Hinduizm | Taoizm *| Mitoloji | Felsefe | Konfüçyüsçülük | Þintoizm | Janizm | Sümerlerin Dini | Mýsýr Dini | Aztek Dini | Kabile Dinleri | Mu Dini | Kuran-ý Kerim | Ýncil | Tevrat | Hadisler | Risal-i Nur *| Biyolojik antropoloji | Kültürel antropoloji | Lengüistik antropoloji *| Arkeoloji *| Fosiller |
Yukarýdaki soruyu burdaki konularda araþtýrarak cevap vermek istedim..
Yaratýlýþ ve insan'ýn oluþmasýný belli materyallere dayanarak açýklamayacaðým.
HANÝF DÝNÝ....:
Haniflik Ýslam Binasýnýn Temelidir. Ýslam Dininin Omurga Konusudur. islam Dininin En Temel Özelliðidir. Ýslam Dini Hanif Bazlý, Monoteist Tabanlý Bir Dindir.
Haniflik Çekirdek Ýmandýr. Baþlangýç Noktasýdýr. Ýslam Dininin Giriþ Kapýsýdýr. Önce Hanif Olursunuz, Sonra Müslüman, Sonra Mümin.
(Allah, Nuh, Ýbrahim, Musa ve Ýsa’ya emrettiklerini size de din olarak emretmiþtir.) [Þura 13] Bu ayet ile belirtidiði gibi Adem(a,s) ile baþlayan din Hanif dini anlamý çýkmaktadýr..Zerdüþtluk,Musevilik,Ýsevilik ve son din olan Müslümanlýðýný temeli olan Tek Tanrýya inanma dinidir...Hanif dini Adem peygamberin dünya gelmesiyle baþlamýþtýr.Adem ve Havva dünya geldiðinde Havva Hamileydi..Bu hamilelikte ilk çocuklarý habil, kabil ve kýz çocuklarý dünya geldiler...Ýnsanlýk daha sonralarda doðan diðer çocuklarla kabile haline gelerek daðýlmaya baþladýlar..Kuraný kerim,Ýncil ve Tevratta Habil ve Kabilin kýssalarý bulunmaktadýr..Kabil kendi kardeþini yani Habili öldürerek ilk kaný dökmüþtür...
Kabil'in kendi kardeþini öldürdükten sonra babasý Adem peygamberin yanýnda ayrýlarak baþka topraklara gitti..
""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Tevrat'ta * sadece Kabil'in Habil'i öldürdüðü söylenir. Eski Ahit'in Aramice tefsirlerinde ise kardeþlerin dövüþtüðü, daha güçlü olan Habil'in yendiði ancak aðabeyinin hayatýný baðýþladýðý belirtilir. Buna raðmen Kabil, Habil farkýnda deðilken saldýrmýþ ve onu öldürmüþtür. Cinayet metodu her kaynakta farklýlýk göstermekle beraber, en yaygýn olan inanýþlar Kabil'in cinayeti taþla, sopayla veya boðarak iþlediði yönündedir. Ortaçaðda ortaya atýlan bazý iddialara göre ise cinayet sabanla iþlenmiþtir.
Hýristiyanlýkta * zaman zaman Ýsa ve Habil'in ölümleri karþýlaþtýrýlmýþtýr. Matta Ýncili'ne göre (23:35) Ýsa, Habil için salih (iyi, doðru) sýfatýný kullanýr. Bununla birlikte Ýsa'nýn havarileri tarafýndan yazýlan mektupta "(Ýsa'nýn) akan kanýnýn Habil'inkinden daha iyi þeyler söylediði" belirtilmektedir (Ýbraniler, 12:24), zira Ýsa'nýn kaný merhamet dilerken Habil'inki intikam dilemiþ ve Kabil'in lanetlenerek iþaretlenmesine neden olmuþtur...
Kuran-ý Kerimde Birçok Ayetler bulunmaktadýr....: *
Habil ve aðabeyi Allah'a birer kurban sunmuþlardý. Kabil, kendi kurbaný Allah tarafýndan kabul edilmediði için kardeþini öldürmeye karar verdi (Maide Suresi, 27-32).
Ýbni Ýshak tarafýndan rivayet edilen ve sahih olmayan bir Ýslam hadisine göre ise Habil ve Kabil'in birer ikiz kýz kardeþi vardý ve birbirlerinin kardeþiyle evlenmeleri istenmiþti. Kabil'in ikizi, Habil'inkinden daha güzel olduðu için Kabil bu deðiþtirmeyi kabul etmedi.
"Onlara Âdem'in iki oðlunun olayýný doðru olarak anlat. Ýkisi birer kurban sunmuþlardý. Birinin kurbaný kabul edilmiþ, diðerininki kabul edilmemiþti. Kendisininki kabul edilmeyen 'And olsun, seni öldüreceðim' deyince, kardeþi 'Allah yalnýz saygýlý olanlarýnkini kabul eder' cevabýný vermiþti. 'Eðer, öldürmek için bana el kaldýrýrsan bile, ben öldürmek için sana elimi kaldýrmam, doðrusu ben dünyalarýn Rabbi Allah'tan korkarým.'
'Ben, hem benim ve hem de senin günahýnla dönüp ateþliklerden olasýn, isterim. Bu, haksýzlarýn cezasýdýr.' Bunun üzerine bencilliði kendisini kardeþini öldürmeye götürdü de kardeþini öldürdü. Böylece kaybedenlerden oldu. Allah, kardeþinin cesedini nasýl örteceðini ona göstermek üzere, yeri eþeleyen bir karga gönderdi. O 'Bana yazýklar olsun! Kardeþimin ayýbýný örtmek için bu kargadan da mý aciz oldum?' dedi de, böylece yaptýðýna piþmanlýk duyanlardan oldu." (Mâide Suresi, 27-32)
""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Bu Olaydan sonra Tanri, Adem’e Cebrail’i göndererek yazi yazmasini ögretti. Sonra da kendisine 10 sahifelik buyruk yazdirdi. Bu buyruklar arasinda; insan haklarini gözetmek ve herkese adil davranmak esasi vardi. Adam öldürmek, kan içmek, ölü hayvan eti yemek gibi yasaklar da vardi.....
Habil ve Kabil'in bu konudaki rolü sonlara doðru çýkacaktýr..Habil ve Kabil diðer mitoloji dinlerine deðiþik bir olay olarak anlatýlmaktadýr..Ýnsan nasýl yaratýldýðýný sorusuna Sonuç kýsmý ile birlikte bitmiþ olacaktýr..
Hanif Dini Ýbrahim ve diðer peygamberlerin kýssasýnda geçen dindir..O zaman baktýðýmýzda ilk insanlýðýn dini HANÝF DÝNÝ *Tek Tanrýlý dindir..Ýbrahim vediðer peygamberler döneminde Ýsevilik,Musevilik ve Müslümanlýk yoktu..Ýnandýklarý tek din vardý o da Hanif diniydi..Hanif dini Sonralarda gelen diðer 4 kutsal kitaplarla sonuc oluþturdular..Son dini yani sonuc oluþturan din Müslümanlýkla son buldu..HABÝL ve KABÝL olayý dediðim gibi diðer dinlerde Mitolojide örneðin sevilmeyen Tanrý sevilen Tanrý kavramlarýna neden oldu..Yani Adem,Havva,Habil ve Kabil zaman içinde insanlýðýnýn kabile halinde daðýlmasýyla Hanif dini ve Tek Tanrý inancý unutuldu.Sonra Çoklu dinlerin baþlamasýnýn sebebi unutulma oldu..Ama bütün dinlere baktýðýmýzda çoðu ayný hitaplarla ayný yeri iþaret etmektedir..Mitolojide baktýðýmýzda Çoklu Tanrýlar örneðin: * Zeus, Hera, Poseidon, Ares ve Hermes bunlar yunan mitolojisindeki Tanrýlardýr..Diðer mitolojiler olduðu gibi iyi ve kötü savaþ halindedir.
Örneðin Þamanizm,Yunan mitoloji,Mýsýr,Aztek,Maya ve Mu dini vs gibi birçok dinlerde bahsi çeken bir olay vardýr..Bu olay karanlýk yani yeraltýndaki kötü Tanrý olarakta geçer..Yani Þeytanýn iyi olanlarla savaþlarýný *anlatan tabletler ve yazý bulunmuþtur..Þeytan Mitolojide bir istenmeyen Yeraltý kötü tanrý olarak geçmektedir..Diðer ilahi dinlere baktýðýmýzda Þeytan bir melekdir.Ama Allah'a karþý isyan eden bir melek olarak geçmektedir..Mitolojinin Kötü ve yertaltý Tanrý Þeytan olayýndan gelmektir..Diðer çoklu Tanrýlar ise Peygamberler ve meleklere verilen isimlerdir..
Ýnsan'ýn nasýl yaratýldýðýný soru sorduðumuzda su ve topraktan yaratýlmýþ oluyor..Bu soru cevabýný ilah ve ilahi olmayan diðer dinlere baktýðýmýzda çýkmaktadýr..Topraktan yaratýlýþ mitolojide geçmektedir.. Adem peygamber diðer peygamberlere Suhuf indirilmiþtir.Suhuf tam bir kitap deðil sadece o zamandaki insanlarýnýn kafasýndaki sorularý cevaplamak için inmiþtir.
http://img98.imageshack.us/img98/716/shamansdrumsu8.jpg
Þamanizm inançý genellikle çok Tanrýlý bir din olarak kabul edilir.Ama evrim gibi bilim bilmeyen batýlý araþtýrmacýlar tarafýnda çok Tanrýlý din olarak yazýlmýþ ve çizilmiþtir..Þamanizm inancý Çok eski bir inanç ve kesin olarak ortaya çýkýþ tarihi bilinmiyor..Þamanizm inancýnda evreni kaplayan bir nur olduðu, bu nurun da “Hüsn-ü Mutlak” (mutlak güzellik) olduðu inancýna varýlmýþtýr...Yani Hüsn-ü Mutlak diðer ilahi dinlerdeki yaratýlýþ gerçeðini kabul ediyor..Þamanizm inancý özellikle Asyada yaþayan insan topluluklarýnda çoklu Tanrý inançý yoktur..Daha basitten örnek verecek olursak ;Örneðin Türklerin GökTanrý inançýna sahip olmalarýdýr..Asya Þamanizmde ve diðer þamanizm inancýna sahip olan yerlerde 3 alem inançý vardýr..Asya Þamanizm’inde üç âlem sözkonusudur: Yer, Yeraltý, Gök Hanif dini ve diðer ilahi inançdaki Alemler burdada vardýr..3 Alem Yer; Dünya, Yeraltý; Cehennem,Gök;Cennet..Yukarýdaki resme baktýðýmýzda bir orta insan figürü bulunuyor ..Figür Þaman (Büyücü,Þifacý) ya da *insanlarý temsil ediyor..Ýnanca baðlý olarak þu çýkabilir Þaman 3 alemde bulunan bilir..Nasýl mý Ýlahi dinlerde olduðu gibi Þamanizmde Ruh inançý vardýr..Ruh insan bedeninde ayrýlýp *baþka yerlere gidebilir.Þaman inançýna sahip bir kiþi hastalandýðýnda þifacý baþka alemlere giderek ona þifa getir..VS GÝBÝ gidiyor..Þamanizm inancý diðer ilahi dinleri iþaret ediyor..
""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Kainat (evren) henüz yaratýlmadýðý zamanda, yukarýda gök, aþaðýda yer ve canlý mahluk ta yoktu. Kainatý yaratan Hüsn-ü Mutlak bu güzelliði tecelli ettirmeyi düþündü, bu güzellikten bütün varlýklar bir anda hasýl oldu. Bunlar arasýndan insan, evrenin özvarlýðýný düþündü, bunun Nur-u Ziya olduðu sonucuna vardý. Gök alemini kaplayan “yaratýcý ve yaþatýcý”, nur-u ziyayý dünyaya hayat vermek üzere Güneþ’i bahþetti, ayý da ona eþ olarak yarattý. Güneþ’e inananlar “Þamanizm” inanç sistemini oluþturdular.
""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Dinler arasýnda birçok baðlantý ve benzerlik vardýr..Bu benzerlik ayný kalemde çýkmýþ ama sonra deðiþikliðe uðramýþtýr.. HANÝF dini insanlýðýn en eski diniydi.Ama zaman içinde insanlýk kabileler ve topluluklar halinde daðýldýlar...Ýnsanlýk topluluk halinde daðýlmasýyla inançlarý olan HANÝF dini unuttular..Zaman içinde unutulan inanç deðiþime uðrayarak deðiþik inançlar çýkmaya baþladý..Þamanizm inanç ve diðer inançlardaki *benzerlik yaþam aðaçý vardýr..Aðaç inancý birçok dinde geçer..Yer, Yeraltý (öte-âlem) ve “spiritüel Gök”ten oluþan üç ortamý birbirine baðlayan ekseni temsil eden yaþam aðacý ezoterik bilgilere göre alemler-arasý irtibatý simgeler; yani, yeryüzü, öte-alem denilen süptil (esîrî) plan (spatyum) ve semavi alem (tezahür etmemiþ alem) arasýndaki irtibatý, her bakýmdan simgeler. Fiziksel alem olan yeryüzünün semavi alem tarafýndan yönetilmesi ve prensipten tezahüre doðru yoðunlaþma olgusu, kökleri semavi alemden çýkan ters aðaç sembolüyle belirtilmiþtir. Bu yüzden birçok gelenekte yaþam aðacý kökleri yukarýda, dal ve yapraklarý aþaðýda olarak tasvir edilmiþtir. Yaþam aðacýnýn ters yapýlýþýna Ýbranî gelenekte (Zohar’da), Türk ve Ýslam geleneklerinde (Tuba aðacý), Upaniþadlar’da, Sabiîlik, Lapon, Ýzlanda, Ýskandinavya, Finlandiya, Avustralya ve Hint geleneklerinde rastlanýr....
""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Çin geleneklerindeki yaþam aðacý (Kiyen Mu) dokuz dallý, dokuz köklü, dokuz göðe ve dokuz kaynaða dokunan bir aðaç olup, ölülerin bulunduðu öte-âlemi de içerir. Çin geleneðinde ayrýca, meyvesi ölümsüzlük saðlayýcý þeftali olan si-wangu-mu aðacý bulunur.
Kafkas geleneklerinde, tepesi göðe deðen bu aðacýn kökünden bir pýnar fýþkýrýr.
Ýsmailî gelenekte yedinci göðü aþan bir aðaçtýr.
Yaþam aðacý sembolü Urartu, Hurri ve Frig eserlerinde de görülür. Frigya eserlerinde yaþam aðacý sekiz dallýdýr.
Eski Mýsýr geleneðinde de yaþam aðacý Þamanizm ve Hint tradisyonlarýndaki gibi ruhlarýn kuþ biçiminde tünedikleri bir aðaçtýr. Gök ilaheleri Hathor ve Nut bu kuþlarý su ve meyve ile besler.
Tevrat’ta, Aden’le ilgili sembolizme konu olan iki tür aðaç vardýr; biri dört kollu ýrmaðýn aktýðý Aden cennetinin ortasýndaki yaþam aðacý, diðeri ise hakikat aðacýdýr. (Hakikat aðacý kiþinin meyvesini yediði gün öleceði “iyi ile kötüyü bilme aðacý” olarak belirtilir.)
Ýbrani geleneðine göre yaþam aðacý, meyvesi ölümsüzlük saðlayan öyle bir aðaçtýr ki, kendisinden semavi tesirin tüm alemlerle temasýný saðlayýcý bir çiy çýkar.
Hýristiyan gelenekte yaþam aðacý sembolizmi Ýncil’in vahiy denilen, Yuhanna’nýn Vahyi kýsmýnda görülür. Yuhanna’nýn bu vizyonunda yaþam aðacý,12 defa meyve veren, yapraklarý uluslarýn þifa bulmasýný saðlayýcý bir aðaç olarak belirtilir ( Vahiy, 22/2).
Ýslamî gelenekte, kökleri Göðün yedinci ve son katýndaki Sidre’den çýkan Tuba (huzur, mutluluk) aðacý simgesine rastlanýr.
Zerdüþtçülük’te bir denizin derin sularýndan çýkan, ölümsüzlük saðlayýcý gaokerena aðacý.
Eski Ýran geleneðinde Haoma olarak bilinen ölümsüzlük besininin edinildiði yaþam aðacý.
Yaþam aðacý simgesine rastlanan diðer geleneklerden bazýlarý olarak, Lapon, Ýzlanda, Ýskandinavya, Finlandiya, Avustralya gelenekleri sayýlabilir
""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
http://img156.imageshack.us/img156/7762/meteeesy4.gif
AÐAÇ ilahi ve ilahi olmayan dinlerde adý geçer ,
Yer, Yeraltý (öte-âlem) ve “spiritüel Gök”ten oluþan üç ortamý birbirine baðlayan ekseni temsil eden yaþam aðacý ezoterik bilgilere göre alemler-arasý irtibatý simgeler; yani, yeryüzü, öte-alem denilen süptil (esîrî) plan (spatyum) ve semavi alem (tezahür etmemiþ alem) arasýndaki irtibatý, her bakýmdan simgeler. Fiziksel alem olan yeryüzünün semavi alem tarafýndan yönetilmesi ve prensipten tezahüre doðru yoðunlaþma olgusu, kökleri semavi alemden çýkan ters aðaç sembolüyle belirtilmiþtir. Bu yüzden birçok gelenekte yaþam aðacý kökleri yukarýda, dal ve yapraklarý aþaðýda olarak tasvir edilmiþtir. Yaþam aðacýnýn ters yapýlýþýna Ýbranî gelenekte (Zohar’da), Türk ve Ýslam geleneklerinde (Tuba aðacý), Upaniþadlar’da, Sabiîlik, Lapon, Ýzlanda, Ýskandinavya, Finlandiya, Avustralya ve Hint geleneklerinde rastlanýr. Dante’nin Ýlahi Komedya eserinde deðindiði cennetteki aðaç da terstir. Upaniþadlar’da (Brahma’nýn tezahürü olan Aswattha aðacý), Vedalar’da ve Bhagavat-gita’daki ters yaþam aðaçlarý daha ziyade prensipten tezahüre doðru yoðunlaþmayý simgeler.
Asya Þamanizm’ine, özellikle Altay, Yakut ve Uygur Türkleri’nin tradisyonlarýna göre, insanlarýn yaþadýðý Yer, ölülerin göçtüðü “yeraltý” (öte-âlem) ve spiritüel anlamdaki Kutsal Gök’ten (Semavi Alem) oluþan üç ortam ya da alem merkezlerinden geçen bir eksenle birbirlerine baðlanýrlar ki, bu eksenin cismani alemdeki ucu Yer’in göbeði, Kutsal Gök denilen spiritüel alemdeki ucu ise Göðün göbeði olarak adlandýrýlýr. Göðün göbeði spiritüel bir niteliðe sahip olmakla birlikte, bir yýldýz olarak kabul edilir. Bu, Yakutlar’da Demir-Kazýk yýldýzý, Uygurlar’da ise Altýn-Kazýk yýldýzý olarak adlandýrýlýr.
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Manicilik (Manihæism, Manihaism) III. yüz yýlýn son yarýsýnda Mani tarafýndan kurulmuþ bir dindir. O güne dek bilinen tüm dinsel sistemlerin gerçek sentezi olduðu ileri sürülmüþtür. Manicilik aslýnda Zerdüþt Düalizmi, Babilonya folkloru, Buddhist ahlâk ilkeleri ve Hýristiyan unsurlarýn bir karýþýmýndan oluþmaktadýr. Bu bileþimde önde gelen anlayýþ iki ezelî ilkenin, iyi ve kötünün, çatýþmasýdýr. Bu bakýmdan din tarihi araþtýrmalarý, Maniciliði bir tür dinsel Düalizm (ikicilik) olarak sýnýflandýrmýþlardýr.
Arap tarihçisi en-Nedîm'e göre bu ziyareti yapan "et-Taum" (ikiz anlamýna gelen Nebatîce bir sözcük) adli bir melektir. Bu melek Mani'nin ikizi ya da ruhsal esi olup, onu eðitip görevine hazýrlayacak olan Paracletos'tur Mani Dininde olduðu gibi diðer ilahi olan dinlerde Cebrail yada kutsal ruh tarafýnda eðitildiðini ve bilgiler geldiðini anlatýyor..Mani dinde kutsal melek PARACLETOS Mani'yi eðitmek için geldiðini yazmaktadýr..Diðer inançlardaki gibi ayný *iþareti göstermektedir...Museviliðin on emri burda deðiþikliðe uðrayarak kendilerine göre deðiþtirmiþlerdir..Bunlar..
1- Geçirilmiþ olan zamana (tarihe) inanmak
***2- Çok Tanrýlý döneme inanmak
3- Yalandan kendini koruma
4- Kötü insan olmamak
5- Et yenilmesinin yasaklanmasý (Domuz eti yasagýdýr..Domuz eti Musevilikte yasaktýr.)
6- Baþkasýnýn namusuna kötü gözle bakmamak
7- Hýrsýzlýk yapmamak
8- Okumak,sihirle hakikati tanýyarak,bunlarý birbirinden ayýrmak
9- Toplum içerisinde inançlý olmak
10- Ýþinde gevþek ve ihmalkar olmamak
On emre baktýðýmýzda Mani dini nasýl ortaya çýktýðý sorusu çýkýyor..Mani dini diðer ilahi inançlardan etkilenen bir bilgin tarafýndan ortaya çýkarýlmýþtýr...On emir ayný ama zaman içinde unutulma ve boþluklarda kabulmayla tamam olmasa da özellikle 2. emirde göze çarpýyor..
Maniciliðin, "Thomas Ýncili", "Addas Öðretileri" ve "Hermas'ýn Çobaný" gibi Hýristiyan "apocrypha"larýný (Kilise tarafýndan kabul görmeyen Ýncil metinleri) benimsemesinden dolayý, Thomas, Addas ve Hermas'in Mani dininin ilk büyük havarileri olduklarý söylentisi doðdu. Addas'ýn Doðu'da, Thomas'in Suriye'de ve Hermas'in da Mýsýr 'da havarilik ettikleri varsayýldý.
""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Budizm. Tanrý'ya veya Tanrýlara inancýn olmadýðý, "ateist" bir dindir. Buddhizm'in hiçbir biçiminde "yaratýcý bir doða üstü kuvvet" veya "Tanrý" inancý bulunmamaktadýr, bunun yanýnda Buddhizm'de Devalar denilen bir olgu vardýr, "Deva" kelimesi Hinduizm dininde "yarý-Tanrý" veya "melek" anlamýna gelir, Buddhizm'de ise ortadoðu dinlerindeki veya genel olarak anlaþýlan manada "Tanrý" kavramýndan oldukça farklýdýr, yaratýcý kuvvete sahip deðildirler, insanlar gibi, samsara denilen doðum-ölüm döngüsündedirler ve kurtulmaya çalýþýrlar, yani baþka boyuttaki baþka biçimde olan varlýklardýr ancak asla "yaratýcý" güçleri yoktur Tanrý deðillerdir. Buddhizm, ayný zamanda bir felsefe ve bir psikoloji sistemidir. Budizm Sanskritçe ve Pali dillerinindeki eski Budist metinlerinde 'aydýnlanmýþ kiþi' anlamýna gelen Buddha Dharma veya Dhamma olarak da bilinir. Budizm M.Ö. 563-483 yýllarý arasýnda yaþadýðý tahmin edilen, bugün Buddha olarak bilinen Siddhartha Gautama tarafýndan kurulmuþtur....
Ahlak bölümünde "davranýþ" unsuru "Beþ Emir" þeklinde bilinen gündelik kurallarda açýklanýr.
Beþ Emir:
1. Cana kýymaktan sakýnma
2. Verilmeyeni almaktan sakýnma
3. Tüm gayri-meþru cinsel eylemlerden sakýnma
4. Yalan söylemekten sakýnma
5. Sarhoþluk verici maddelerden sakýnma
Budist Öðretilerinde aðaç inançý diðer alem olarak kullanýlýr..Budist dini kutsal kitaplarýnda ve Gautama göre dünya yoktur...Yani dünya bir diðer Ýlahi dinlerde olduðu gibi dünya sýnav yeridir..3 Alem inancýna baðlý olarak Budistler dünyada bir sýnav ile tekrar dünya gelme vardýr...Budistler ve diðer Putperstler inandýklarý ve önünde secde ettikleri heykelin içindeki kutsal ruh baþka büyük kutsal ruh ile iletiþime geçtiðini inanýrlar...Hatta þu þekilde belirtmek isterim bizler bu putlara deðil bu putlarýn içinde yaþayan kutsal ruha inanýrýz..diyorlar..Budist inancýnda olduðu gibi iyi ve kötü savaþlarý mevcuttur..VS.GÝBÝ..
""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Hinduizm dini Budizm'den farklý olarak, bir vahiy dinidir dolayýsýyla çeþitli kutsal metinlerin doðaüstü varlýklarla veya Tanrý ile ilgisi olduðuna, Tanrý'dan kaynaklandýðýna inanýlýr.Hinduizm dininde "peygamberlik" (Riþi) kavramý vardýr, ancak bu kavram, ortadoðu dinlerinde algýlanan "peygamberlik"ten oldukça farklýdýr, ortadoðu dinlerinde peygamber, Tanrý tarafýndan özel olarak seçilmektedir. Hinduizm'de ise peygamberlik, "kazanýlan" bir olgudur, pek çok doðum-ölüm döngüsünden geçen, oldukça "yaþlý" ve deneyimli, çok daha üst seviye olan az sayýda ruh, Tanrý ve Deva'lar ile çeþitli þekillerde iletiþime geçebilir, vahyi, gizli bilgileri, Tanrýsal hakikatleri alýr.
Hinduizm'in kabul ettiði inançlar genel olarak þunlardýr:
Vedalar(Samhitalar, Brahmanalar, Aranyakalar ve Upaniþadlar) Tanrý sözüdür, ileri seviye ruhsal varlýklar olan Riþi'lere vahiy yoluyla gelmiþtir.
Aþkýn ve içkin olan her yerde var olan, hem yaratýcý hem de yaratýlýþýn kendisi olan ve pek çok þekilde tezahür edebilen, farklý þekillerde adlandýrýlan, her þeyi, bütün canlýlarý ve evreni kapsayan, bütün canlýlarýn kalbinde "üst ruh" olarak var olan tek Tanrý.
Evrenin sürekli bir, oluþum, muhafaza ve yok ediliþ devrelerinden geçtiði, sonsuz olduðu.
Bütün canlýlarýn yaptýklarý, düþündükleri ve hissettikleriyle kendi kaderlerini yaratmalarý, Karma/etki tepki yasasý.
Bütün canlýlarýn, ruhsal evrimlerini tamamlayýp Mokþa'ya ulaþýncaya kadar yeniden bedenlendikleri/ reenkarnasyon inancý.
Bütün hayatýn ve canlýlarýn kutsal olduðu; saygýyý, sevgiyi hak ettikleri, zararsýzlýk(ahimsa) ilkesi.
Sadece, tek bir dinin geçerli olmadýðý, bütün dinlerin Tanrý'ya ulaþmada çeþitli yollar olarak kabul edilmeleri gerektiði.
Hinduizm inancý diðer Ýlahi dinleri iþaretleri bulunmaktadýr..Bunlar arasýnda vahiy,Yaþam aðaçý ve Tek Tanrýya inanma vardýr..""Felsefeleri; Avatar yani Tanrý'nýn dünyaya bedenlenerek gelmesi inancý vardýr. Ýslam, Hristiyanlýk, Musevilik inancýna en yakýn dindir. Ýnsan ile Tanrý olan Viþnu (veya Kriþna ya da rama) arasýnda fark vardýr. Mokþa yani kurtuluþ, Kriþna'nýn saf bilinciyle kaplanmýþ olarak onun spiritüel mekanýndaki sonsuz mutluluktur.""Burdaki yazý ile belirtmekte Tanrý bedenlenerek dünyaya gelmesi inancý peygamberlerin gelmesi ve öðretileri bilgileri yaymasýdýr..
Bhagavad Gita'da "Kulun ibadet ettiði uluhiyet veya form ne olursa olsun arzularýný ben karþýlarým." (Gita:7:21-22) ÖZELLÝK BURDAKÝ kutsal metin müslümanlýðýn kutsal kitabý Kuran-ý Kerimde geçer..Kuran-ýkerim,Ýncil ve Tevrat ayný ayetleri bulmak mümkündür..
"Tanrý tarafýndan yaratýlan bir yanýlgý sonucu, evren gerçek olmadýðý halde gerçekmiþ gibi görünür, týpký rüyada çektiðimiz acýlarýn yalnýzca hayalden ibaret olmasý gibi." (Srimad Bhagavatam 10.14.22) Burdaki kutsal metinleylede Ýlahi dinleri iþaret ettikleri göstermektedir..Dünya bir sýnav yeridir.Ebedi deðildir..Tek tanrýlý bir dindir. Tek bir "Tanrý" vardýr, o da Kriþna'dýr (Viþnu'nun avatarý). Bundan baþka bir de "üstün melekler" veya Tanrý'nýn hizmetçileri olan varlýklar vardýr bunlara "yarý Tanrý" denir...
"Hareket eden ve etmeyen ne varsa hepsi benim içimdedir, Maya bile benden ayrý deðil, en yüce Hakikat'tir bu...Tüm dünya her yönde olmak üzere Ben'im içimde örülegeldi.Ben Rab'bim ve Kozmik Can'ým, ben kozmik bedenim, hem Brahma, Viþnu, Shiva hem de Gauri, Brahmi ve Vaiþnavi'yim ben.
"Ben Güneþ'im, yýldýzlarým, ben hayvanlar ile kuþlarýn her türlüsüyüm... Ben diþilim ve ayný zamanda cinsiyeti olmayaným, herhangi bir yerde hangi þeyi görür ya da duyarsan o þeye tümüyle nüfuz ederim ben, her daim onun içinde ve dýþýndayým çünkü. Hareket eden hiçbir þey yok ki benden yoksun olsun çünkü eðer yoksun olsaydý kýsýr bir kadýnýn oðlu gibi bir hiçlik olurdu o. Bir halat parçasý yýlan ya da çelenk gibi çeþitli görünümlere bürünebiliyorsa ben de bürünebilirim." (Devi Gita 33:1-17)
Kuran-ý Kerimde ayný ayetleri görmek mümkündür.
Üst Ruh:
Üst Ruh olarak Ben; herkesin kalbindeyim.
Sri Thakur Gadadhar Chattopadhyaya Ramakrishna Paramahamsa, ( 18 Þubat 1836 - 16 Aðustos 1886) Hindu azizdir. Ana tanrýça Kali'ye baðlý ve Advaita Vedanta üstadý olarak "tüm dinlerin ayný amaca ilettiðini" vaaz etti.
Ramakrishna'nýn öðretilerindeki anahtar kavramlar:
varoluþun birliði
insanoðlunun ilahiliði
Tanrý'nýn birliði ve dinlerin uyumu
Ýnsan yaþamýnda ana zihinsel engelin þehvet ve açgözlülük oluþu(Bengalcede kamini ve kanchana)
""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Ýlk semavi kitaplar; peygamberlere verilen sahifenin çoðulu. Sahife, yazýlý veya yazýlacak kâðýttan, kýrtastan bir parçadýr. Bu da bizim sahife dediðimiz, safhadan daha genel olarak yaprak ve varak adý verilen parçadan ibarettir. Çoðulu "sahaif" ve "suhuf"tur. Bu sûretle sahife ve suhuf, mektuba, risâle ve kitaba da denir (Elmalýlý, Hak Dini Kur'an Dili, VIII, 5578). Peygamberlere verilen bu suhuflardan 10 sahife (Suhuf) Hz. Âdem'e, 50 sahife Hz. Þit'e, 30 sahife Hz. Ýdris'e ve 10 sahife de Hz. Ýbrahim'e verilmiþtir.
Kur'an-ý Kerim'de " Suhuf-u Ûla (ilk sahifeler)"den bahsedilmektedir. Bunlarýn yukarýda bildirilen sahifeler olduðu anlaþýlmaktadýr (Taha, 20/133). Ayrýca A'lâ süresinin 18. ve Necm süresinin 36. ayetlerinde Suhufu Ýbrahim'den ve Suhuf-u Müsâ'dan bahsedilmektedir. Bu iki suhufun içerdiði hükümlerle ilgili olarak Necm süresi 38. ayet ve devamýnda bilgi verilmektedir. Müsâ'nýn sahifeleri ifadesiyle Tevrat kastedilmekle beraber, Ýbrahim'in sahifeleri hakkýnda Kur'ân'ýn dýþýnda, her hangi bir yerde yeterli bilgi yoktur. Hattâ Yahudilerin ve Hýristiyanlarýn kutsal metinlerinde bile bunlardan söz edilmez. Sadece Kur'ân-ý Kerim'de birisi Necm suresi 36. ayetinin devamýnda, birisi de A'lâ süresinde olmak üzere iki yerde Hz. Ýbrahim'in getirdiði talimattan bazý bölümler zikredilmiþtir (Mevdûdî, Tefhimül-Kur'an, terc, heyet, VI, 32).
Hz. Ýbrahim (a.s) indirilen sahifelerin mübarek ramazan ayýnýn ilk gecesi indirildiðine dair Vâsýle b. el-Eska' (r.a)'den gelen bir rivayet vardýr (Ahmed Ýbn Hanbel, IV, 107).
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Peygamberlere verilen bu suhuflardan 10 sahife (Suhuf) Hz. Âdem'e, 50 sahife Hz. Þit'e, 30 sahife Hz. Ýdris'e ve 10 sahife de Hz. Ýbrahim'e verilmiþtir.Bu Suhuflar indirildiðinde insanlarýn þimdiki gibi "Rabbimiz kimdir."diye bir soruyla karþýlaþtýðýnda cevabýný suhuflar verecektir.Suhuflar emir yasaklarla birlikte Ýnsan'ýn nasýl yaratýldýðýný cevabýný insanlar vermiþse o zaman insanlýk kabileler halinde daðýlmasýyla Adem ve diðer peygamberin öðretileri unutuldu.Ve zaman içinde çoklu dinler ve birçok din çýktý.Bir baktýðýmýzda þu dinde insan yaratýlýþý bu þekilde anlatýlmaktadýr demek yerine Adem *peygamber ile baþlayan insanlýk tarihi iyi araþtýrmak lazým oluyor..Su ve toprak ayný yeri iþaret etmektedir.
Rastgele bir doðruya ulaþmaktansa,,,,,, yöntemli bir çabayla yanlýþa ulaþmayý yeðlerim. DESCARTES
Bir fikrin tek çöküþ nedeni onu bilmeyenler tarafýndan savunulmasý ve anlatýlmasýdýr... ...
Yalanla bataklýk arasýnda hiçbir fark yoktur...... Ýkiside dibe doðru çeker.
Düþünüyorum,,,, öyleyse varým.... Descartes
Bu hayvanlar niye yaþýyor..Niye kendini savunuyor..Niye birbirlerine benziyor..
Güzel kardeþ TANRI tek insanlarý yaratsaydý..Darwin olmayacaktý..
Hatam olmuþsa af ola..TÞKLR...
Kendine güveniyorsan bildiðini sorgularken, sorduðun sorunun cevabýný aldýðýna tam tatmin olunca kadar sorgula o zaman istediðin cevaplar seni bulacaktýr.......?
Cevaplarý uzaklaþtýrmak deðil yakýnlaþtýrmak daha iyi bir sonuç verecektir..
Sana prof'ler deðil kendin olarak yetersin..Yeterki kendi bildiðini sorgularken M harfini deðiþtirerek deðil..Deðiþtirmeden yapmaktýr...M Harfi M kalacaktýr..O zaman zorlanmazsýn..
http://img411.imageshack.us/img411/7629/peacockqq1.jpgTesadüf olabilir mi?http://img411.imageshack.us/img411/3845/tavuskusucizim3yt4.jpg
"""DARWÝNCÝK *bu *teoriyi *nerden *ortaya *çýkarmýþtýr..Bu *teori *neyi *temel *alarak *ortaya *çýkmýþtýr."""
Toparlamak için uðraþýyorum..
Saygýlarýmla..
SONUC KISMI ÝLE BÝTECEKTÝR:...
Kaynaklar:
kaynaklarý göremedim ben ,,
http://images.encarta.msn.com/xrefmedia/zencmed/targets/illus/ilt/T025037A.gif
http://img530.imageshack.us/img530/3279/263pxnh8.jpg
ÝNSAN NEDÝR?. NASIL YARATILMIÞTIR.
ADEM ve HAVVA
Anatomi | Bakteriyoloji | Botanik | Deniz biyolojisi | Embriyoloji | Evrimsel biyoloji | Genetik | Doku bilimi | Mikrobiyoloji | Moleküler biyoloji | Týp | Zooloji | Hanif Dini | Müslümanlýk | Ýsevilik *| Musevilik | Zerdüþt | Þamanizm | Mani Dini | *Budizm *| Hinduizm | Taoizm *| Mitoloji | Felsefe | Konfüçyüsçülük | Þintoizm | Janizm | Sümerlerin Dini | Mýsýr Dini | Aztek Dini | Kabile Dinleri | Mu Dini | Kuran-ý Kerim | Ýncil | Tevrat | Hadisler | Risal-i Nur *| Biyolojik antropoloji | Kültürel antropoloji | Lengüistik antropoloji *| Arkeoloji *| Fosiller |
Yukarýdaki soruyu burdaki konularda araþtýrarak cevap vermek istedim..
Yaratýlýþ ve insan'ýn oluþmasýný belli materyallere dayanarak açýklamayacaðým.
KAYIP KITA MU:::.:
Çaðlardýr tüm ezoterik doktrinler Pasifik’te batmýþ olan kayýp bir kýtadan söz eder. Bu kýta teozoflar için Lemurya, James Churchward için Mu adýný alýr. Ezoterizm ünlü Aden Bahçesi’nin Öfrat Vadisi’nde deðil, Ýnsanýn Ana Vataný olarak kabul edilen Mu’da olduðunu iddia eder. Günümüzde yapýlan pek çok araþtýrma ki, bunlardan birini de Atatürk yaptýrmýþtýr; Yunan,Kalde, Babil,Pers, Hitit, Sümer, Mýsýr, Hint Uygarlýklarý’nýn Mu kökenli olduðunu iþaret etmektedir.
Churcward'ýn kaynaklarý, Batý Tibet'te bir mabette, bu mabedin baþ rahibi tarafýndan kendisine verilen "Naacal Tabletleri" ile, Amerikalý Jeolog William Niven'in 1921-23 yýllarý arasýnda Meksika'da ortaya çýkardýðý tabletler olmuþtur.
Bilim dünyasý, gerek Churchward'ýn ortaya çýkardýðý Mu uygarlýðýnýn, gerekse bir diðer batýk kýta olan Atlantis'in varlýklarýný kuþkuyla karþýlamaktadýr. Ancak yine bilim dünyasý, bu iki kýtanýn battýðý öne sürülen tarih olan 12 bin yýl önce dünyada büyük bir jeolojik olayýn yaþandýðýný onaylamaktadýr. Kaldý ki, dünyanýn hemen her yerindeki kadim öðretilerin, çeþitli kavimlerin ve milletlerin tufan efsaneleri de, büyük bir felaketin yaþandýðýný doðrulamaktadýr.
Bilim dünyasý ister kabul etsin, ister etmesin, Mýsýr, Maya kalýntýlarý, Paskalya adasý uygarlýðý gibi bugün nasýl ortaya çýktýklarý izah edilemeyen birçok eser ve kalýntý da, Mu ve Atlantis batýk kýta uygarlýklarýnýn varlýklarý ile açýklýða kavuþabilmektedir....
* * * Günümüz uygarlýklarýnýn ve modern bilimin, ortaya çýkýþýný net olarak açýklayamadýðý Mýsýr uygarlýðý, Mu ve Atlantis, Kayýp Uygarlýklarý araþtýrmak isteyen her araþtýrmacýyý ilgilendirir. Ezoterik tradisyonlara dayanan binlerce yýlýn kadim bilgilerine göre; Mýsýr Uygarlýðý bir kayýp kýtalar için ipucu niteliði taþýr. * * *
* * *Hem Mu, hem de Atlantis imparatorluklarýnýn Mýsýr topraklarý üzerinde kurduklarý iki ayrý koloninin tufandan sonra, zaman içerisinde birleþmeleri ile meydana geldi. Her iki kolonide de baþlangýçta tek Tanrýlý din ve Ezoterik öðreti geçerliyken, Mu kolonisi bir süre sonra yozlaþtý ve çok tanrýlý inanca geçti.
Atlantis kolonisi ise, Hermes (Toth) tarafýndan kurulmuþtu ve Osiris Dini'ni uyguluyordu. Osiris'in müritlerinden olan ve ondan 6 bin yýl sonra yaþayan Hermes, ya da diðer bir adýyla Ýdris, günümüzden 16 bin yýl önce, beraberindeki bir güç ile Atlantis'ten Nil deltasýna çýktý. Burada bir Atlantis kolonisi kurdu ve Osiris dinini Mýsýr'da yaymaya baþladý.
* * * Sais'de bir tapýnak inþa eden Hermes için, Mýsýr'ýn ünlü "Ölüler Kitabý"nda, "ilahi kelamýn efendisi ve ilahi sýrlarýn sahibi" denilmektedir. Kuzey Mýsýr, Hermes döneminden, Firavun Menes dönemine kadar (MÖ.5.000) Hermetik rahipler tarafýndan yönetildi. Daha sonralarý Ýdris Peygamber olarak tek tanrýlý dinlerin efsanelerine giren Hermes'e Yunanlýlar, ayný zamanda hem kral, hem büyük rahip, hem de din kurucu olmasý nedeniyle, üç defa büyük anlamýna gelen "trismegistus" sýfatýný layýk gördüler. * * *
TUFAN MU VE ATLANTÝS'ÝN BATIÞI
Binlerce yýldýr efsanelere konu olan Mu ve Atlantis kýtalarýnýn batýþý ezoterik kaynaklarda tufanla açýklanýr.Tufan, bazý bilim adamlarýnýn iddia ettikleri gibi sadece Mezopotamya ve Ortadoðu ile sýnýrlý deðildir. Aksine, tüm dünya insanlýðýnýn hafýzasýnda silinemeyecek izler býrakmýþ olan bu felaketten en az etkilenmiþ bölgelerin baþýnda Ortadoðu gelmektedir. Diðer bölgeler tufandan çok daha fazla etkilenmiþlerdir.
*Ayný anda iki dev kýtanýn sulara gömülmesine neden olan felaketten söz etmeyen, dini efsanelerinde, mitoslarýnda kýyamet tasvirleri ile tufana yer vermeyen millet ya da kavim yok gibidir. Ýskandinavyalýlar, Hintliler, Yunanlýlar, Yahudiler, Türkler, Þamanlar Kýzýlderililer, Polinezyalýlar, kýsacasý dünyanýn dört bir köþesinden tüm kavimler tufan olayýndan oldukça ayrýntýlý biçimde söz ederler. Bunun yaný sýra kutup buzullarýnýn da en son 12 bin yýl önce çözüldükleri bilinmektedir. Tüm dünyanýn deðilse bile, okyanuslara uzak bölgeler ve yüksek yerler dýþýnda her yerin dev dalgalar ve çözülen buzul sulan altýnda kalmasýna yol açan bu felakete ne sebep olmuþtur?
Çeþitli ezoterik ve okült *kaynaklarda, insanlýðýn neredeyse sonunu getirecek nitelikte olan bu felaketin nedeni hakkýnda üç ayrý teori öne sürülmektedir. Ýnceleyince *göreceðiz ki, bu teoriler pek deðiþmeden günümüzde yine üretilmektedir. Ama bu tip teorilerin Jung’un da ifade ettiði gibi arþetipik kayýtlarýmýzda olup, her deðiþimde hafýza * kayýtlarýmýzda yeniden kullanýlmadýðýný nasýl ispat ederiz ki?
*Edemeyiz! *Her karýþýk dönemde pek çok teori ürer ama saðduyuyu yitirmeyebiliriz. Hiçbir *þey bildiðimizi sandýðýmýz gibi de olmayabilir. Gereksiz yere tufan, çarpacak meteor teorileri de üretiliyor olabilir. En iyisi kadim uygarlýklarý da güncel bilgilerle birlikte *incelemek ve aklýn, mantýðýn kýlavuzluðundan da vazgeçmemek…Ýddialarýn hepsi bir teoriden öteye geçemiyor maalesef. Dev dalgalar tüm dünyayý kaplarken, sadece çok yüksek bölgeler ve her iki felaket noktasýna da hemen hemen ayný uzaklýkta bulunan Akdeniz, Karadeniz, Kýzýldeniz gibi nispeten kapalý bir denizin iç kesimlerinde olan yerler sel sularýndan daha az etkilenmiþ gibi gözüküyor. Nitekim, Nuh efsanesi ve benzeri efsanelerde görüldüðü gibi, kimi insanlar basit tahtadan teknelere binerek dahi, bu büyük felaketi atlatabilmiþler dinler ve tüm ezoterik tradisyonlar binlerce yýldýr bize bunlarý bu þekilde anlatmaya devam ediyor. Ancak, tufan sonrasýnda uygarlýkta gerileme kaçýnýlmaz olmuþ.
*Tibet, Maya, Mýsýr ve Mezopotamya'da tufanýn nispeten daha az etkili olmasý, buralardaki uygarlýklarýn belli bir düzeyde varlýklarýný sürdürmelerini saðlarken, dünyanýn büyük bir bölümünde de korkunç bir gerileme yaþanmýþtýr. Buralarda, boðulmaktan her nasýlsa kurtulmuþ olanlar taþ devrine geri dönmüþlerdir. Ýþte günümüz biliminin 5-6 bin yýl önce yaþandýðýný iddia ettiði taþ devrinin altýnda yatan gerçeðin bu gerileme olduðunu iddia eden bu teoride ilginçtir.
* * *
Modern insanýn, Homo erectus'tan sadece 700 bin yýl sonra ve Neanderthal insanýndan 200 bin yýl kadar önce ortaya çýkmýþ olmasý biraz zor görünmektedir. Ayrýca Homo sapiens yavaþ bir evrimsel süreçten o kadar aþýrý uçta bir ayrýlýþý temsil etmektedir ki, konuþma yeteneðimiz gibi özelliklerimizin çoðunun ilk primatlarda bulunmasý hemen hemen imkansýzdýr. Bu konudaki en önemli otoritelerden biri olan Prof. Theodosius Dobzhansky bu geliþmenin evrimsel bir ilerleme için en uygunsuz zaman olan, Dünya'nýn buzul çaðýndan geçtiði bir dönem sýrasýnda meydana gelmesi karþýsýnda çok þaþkýndýr. Homo sapiens 'ten daha önce bilinen bazý tiplerin özelliklerinden tamamen yoksun ve daha önce hiç ortaya çýkmamýþ özelliklere sahip olmasýna dikkat çekerek, þu sonuca varýr.
" Modern insan fosil bakýmýndan soydaþý birçok akrabaya sahiptir ama atasý yoktur; dolayýsýyla Homo sapiens 'in türemesi bir bulmacaya dönüþmektedir."
Mu dininin dört temel kavramý vardýr;
""""1-Tanrý tektir. Her þey ondan varolmuþtur ve ona dönecektir.
2-Ruh ile beden birbirinden ayrýdýr. Beden ölür ve ayrýþýrken ruh ölmez.
3- Ruh, mükemmelliðe ulaþmak için deðiþik bedenlerde yeniden doðar.
4- Mükemmelliðe ulaþan ruh Tanrýya döner ve onunla birleþir.
Daha önce yazýlarýmda belirtdiðim gibi Fosil kayýtlarýna baðlý kalarak insan atasýný bulduðunu iddaa eden bi,lim adamlarý Modern insanýn ne zaman ortaya çýktýðýný bulamamýþlardýr..Evrimci bilimadamlarý inandýklarý çizginin ötesine geçmek çin gayet göstererek inatla insanlarýn maymundan evrimleþtiðini ve diðer dinlerinde bir iytiyaçtan dolayý ortaya çýktýðýný söylüyorlar..Ama orta birçok din var ve bunlar ayný hitap ayný yeri iþaret ediyorlar.Ýnsanlarýn en eski dini inançý Hanif diniydi...Mu kýtasý ilgili yazýda tufan ve tek Tanrýya inanmak vardýr..Burdaki tufan ile diðer tufanlarýn bir baðlantýsý olduðunu göstermektedir..Çünkü Mýsýr,Aztek,Ýnka,Sümeriler ve diðer uygurlýkdaki sembollar mudaki sembollerle aynýdýr..Dinlerinde unutulma olduðununda dolayý tek Tanrý inanþý bitmesiyle çok Tanrýlý inanma baþlamýþtýr.. Mu dinin 4 *temel kavramýndaki birinci temel kavram diðer dinler ve ilahi dinlerle aynýdýr...(1-Tanrý tektir. Her þey ondan varolmuþtur ve ona dönecektir.) Diðer dini kitaplarda ayný hitabý bulabilirsiniz..Beden ölür,,Ruh ebedidir.. Diðer baþka bir benzerlik ise "Mükemmelliðe ulaþan ruh Tanrýya döner ve onunla birleþir" temel kavramdaki inanç ise Cennet ile ilgilidir...Ebedi bir saadet yaþamak istiyorsan o zaman ibadet ile yaþa ve kötülükten uzak sonra Cennette ebedi bir sonsuzluða kavuþursun....Bir mükemellik ancak dini olarak bu þekilde olur...
Mu dininin esasý, Tanrý’nýn tek oluþuna ve ruhsal geliþim için sürekli olarak tekrar doðmak inanýþýna dayanýyordu.
Atlantis’teki din Mu’nun tek tanrýlý dininden baþka bir þey deðildir.
"Ra" sözcüðü güneþ anlamýna gelirdi ki, daire ile ifade edilen güneþ sembolü, bir ad ve sýfat vermek istemedikleri, "O" diye hitap ettikleri Tek Tanrý'yý simgelemede kullanýlýrdý; Mu imparatoru da “Mu’nun güneþi” anlamýnda Ra-Mu adýyla ifade edilirdi. Ra sözcüðü sonradan diðer kýtalara ve Atlantis yoluyla Mýsýr'a da taþýnmýþtýr.
Dünyadaki birçok dini incelemeye aldýðýmýzda Gök Tanrý inancý hepsinde vardýr..
Ön-Türk kültürünün Gök Tengri inancýný birçok kültürde bulduk. Kadim Mýsýrda Oziris, kadim Yunanda Zeus ve kadim kuzey Avrupa toplumlarýnda (Viking, Fin ve Norveç kültürlerinde) Odin eþdeðer tanrýlardýr. Odin de tüm tanrýlarýn babasý kabul edilir ve gökte valhalla denilen mitolojik bölgede yaþamýþtýr. Odinin bir diðer adý da /Alfadir/ olup Ýngilizce All father (herkesin babasý) demektir.
*Odinin diðer adlarý OTHÝNN ve WODAN olup her iki isim Ön-Türkçe ile iliþkili gibi görünüyor. OT-ÝNN þeklinde ayrýldýðýnda /gökten inen ateþ/ demektir. Yani Odin gökten þimþek ve yýldýrým yaðdýran tanrýdýr. Veya ÝN kök sözcüðü insan demek olduðundan /Ateþ insan/ anlamý ortaya çýkar ki bu da Güneþ Tanrý ile örtüþür.
*Güneþ veya daha doðru ifadesi ile evren ON => 10 sayýsýna dönüþmüþtür. ON sesindeki O sesi ve damgasý ayný zamanda Latin ve Yunan alfabelerine O harfi olarak geçmiþtir. Araplarýn sayýlarýndan 10 aslýnda l-O yani, elif-O ("""tek O""") veya /"""Gök tanrý tektir"""/ anlamýný içermektedir. Ayný mantýkla 9 sayýsý da bir yuvarlak (güneþ) ve aþaðý doðru kývrýlan bir uzantý olup, OTOKUZ /biz güneþten yer yüzüne inmiþ ateþten OKlarýz/ kavramýný içerir. Zira ateþ güneþin yer yüzündeki imgesi olmaktadýr.
Bu süreç ve önceki kök soylar hakkýnda teozoflarýn iddialarý þöyle özetlenebilir:
1- Esîrî alemdeki birinci kök soy: Dünya gezegeninde ilk insan bedenleri fiziksel alemde deðil, esîrî alemde meydana getirilmiþlerdi. Bunlara insan demek pek olanaklý deðildi; çünkü insan bedeni formunda olmayan, hatta belirli bir biçimi olmayan esîrî yaratýklardý. Havadan deðil, esîrden besleniyorlardý. “Adem’in yeryüzüne geliþinden önce mevcut olan bu düþünce projeksiyonlarý bir gölün sularýndaki amibi andýracak biçimde, düþüncesinin yöneldiði yöne doðru hareket edebilme özelliðine sahipti." (Edgar Cayce) “Bu ilk kök soya Polarean soy adý verilir. Az çok eliptik forma sahip bu ‘soy’un beyin vs. gibi iç organlarý bulunmuyordu. Düþünme yetisine sahip deðildi, algýlamasý bir tür dokunma duyusundan ibaretti, görme duyusu yoktu, fakat kulaða sahip olmasa da bir tür iþitme duyusuna sahipti. Yaþamý güdülerden oluþuyordu. Ruhu kendisini sadece içgüdülerle, hazlarla, hayvani arzularla vb. ile ifade ediyordu. Bilinç durumu rüyayý andýrýyor, atýl bir yaþam sürüyordu.” (Rudolf Steiner)
2- Hyperborea’daki ikinci kök soy; Bu soya Hyperborean kök soy denir. Yeryüzünde ýsýnýn azalmasý maddelerin katýlaþma sürecine girmesine neden oldu. Hermafrodit (çift cinsiyetli) olan bu ikinci kök soy bireyleri kendi kendilerini dölleyerek bir tür “kendiliðinden yumurtlama” tarzýnda ürüyorlardý. Sürmeye devam eden yoðunlaþmayla beraber boylarý kýsalmýþtý, fakat günümüz insanýna oranla dev boyutlardaydýlar.
3- Lemurya’daki (Mu kýtasý) üçüncü kök soy: Üçüncü kök soyda, bu soyun kendi geliþim sürecinin orta zamanlarýnda meydana gelen “yoðunlaþmanýn tamamlanmasý”yla iskelet, sinir, kas sistemi oluþtu ve cinsiyetler ayrýlarak, bilinen insan formu meydana geldi. Artýk ciðerleriyle hava soluyabiliyorlardý. Esîrî alemden tümüyle çýkmýþlardý. Üçüncü kök soyun dev boyutlarda olmalarýndan dolayý Lemuryalý devler denilen bireyleri artýk bilinen cinsel yolla üreyecekti. Bilinç ve zihinsel etkinliðin geliþtiði üçüncü kök soy bireyleri, iyice katýlaþmýþ olmalarýnýn ve dev bedenlerinin (3-4 metre) verdiði avantajla ilk kentlerini dev taþlardan inþa ettiler.
4- Atlantis’teki dördüncü kök soy: Dördüncü kök soy Atlantis’te ortaya çýkmýþtýr. Lemuryalý atalarýnýn bilmediði duygularý geliþtirdiler. Ýlk Atlant dili, Lemurya’da yaþamýþ üçüncü kök soydaki gibi eklemlemeli (agglutinant) bir dildi. (Türkçe yeryüzünde az sayýda olan eklemlemeli dillerden biridir.)
Ýlk Atlantisliler’in sözleri bir anlama sahip olmalarýnýn yanýsýra, psiþik ve majik etkilere de sahip bulunuyordu; örneðin sözlerle bitkilerin büyümeleri hýzlandýrýlabilir, vahþi hayvanlarý evcilleþtirilebilirdi. Bu ilk Atlantisliler Atlantis’in birinci “alt soy”udur (Rmoahal’lar, her kök soy kendi içinde ‘alt soy’ kategorilerine ayrýlýr).
Atlantisliler’in birer inisiye olan kral ve liderleri üçüncü “alt soy” döneminde ortaya çýktýlar. Fakat bencillik ve güçlerin kötüye kullanýmý da yine bu dönemde ortaya çýktý.
Dördüncü “alt soy” döneminde Manu adýndaki bir uzaylý, müritleriyle birlikte Orta Asya’ya çekildi. (Kimi teozoflara göre de, Atlantis’teki seçilmiþlerin bir kýsmý Nuh ve Rama adýndaki iki uzaylý önderliðinde Orta Asya’ya, bir kýsmý ise Mýsýr’a göç etmiþtir.)
Beþinci “alt soy” döneminde insanda mantýklý düþüncenin, yargýlama yeteneðinin geliþmesine ve hesaplama ve sentezleme becerilerinin ilerlemesine karþýn, buna ters orantýlý bir þekilde, psiþik gücü kullanma yeteneðinin gerilemesi, kýsýrlaþmasý sözkonusu oldu.
Zeka ve düþünce yeteneðinin iyice geliþmesiyle, altýncý “alt soy”da adalet ve hukuk düzenlemeleri ortaya çýktý.
Yedinci “alt soy”, Atlantis’in batýþýyla birlikte, yerini bugünkü insanlýðýn oluþturduðu beþinci kök soya býrakmýþtýr.
5-Beþinci kök soy son günlerini yaþamaktadýr; bir ayýklanma olacak ve kalanlar, herkesin gerçek yerini bulacaðý altýncý kök soyu oluþturacaktýr. Maddenin kölesi olmaktan kurtulmuþ ve psiþik yeteneklerini kullanabilen bir insanlýðýn oluþturacaðý altýncý kök soy, Altýn Çað’ý yeniden bulacak olan kök soydur. Evrim, yedinci kök soyla tamamlanacaktýr.
Tufan (deluge), çeþitli tradisyonlara göre yeryüzünde bir veya birkaç kez meydana gelmiþ olan büyük doðal felaketi ya da büyük doðal felaket dönemlerini ifade eden bir terimdir. Tufan yalnýzca kutsal metinlere özgü bir kavram deðildir; kutsal metinlerden önce de mevcut bulunan, pek çok mitoloji, masal, inanýþlarda yer etmiþ bir kavramdýr ve Tevrat’ta anlatýldýðý gibi sularýn her yeri kaplamasýndan ibaret olarak belirtilmez; daha doðrusu, Tevrat’ta anlatýlan afet, yeryüzünde meydana gelmiþ afetlerden ya da afet dönemlerinden yalnýzca birini oluþturmaktadýr.
Birçok tradisyona göre, dünyada çaðýmýza dek birçok büyük doðal afet dönemi olmuþtur. Bunu Heraklitus, Empedokles, Platon, Aristoteles geçmiþte insanlýðýn uðradýðý su ve ateþ felaketleri olarak ifade etmiþlerdir. Pisagor’a göre insanlýk, böyle 6 “doðal afet dönemi” geçirmiþtir, 7’nci devrede bulunmaktayýz. Ayný þekilde Maya tradisyonunda da insanlýðýn geçirdiði çaðlarý birbirinden ayýran birçok büyük felaket dönemi yaþanmýþ olduðu belirtilir. Yine, geçmiþte birçok doðal afet döneminin yaþanmýþ olduðunu bildiren Hint tradisyonlarýna göre, içinde bulunduðumuz devre (manvantara) Manu Vaivasvata devresidir; bu devrenin son çaðý olan Kali-Yuga çaðýný yaþamaktayýz.
Tufandan söz eden tradisyonlardan bazýlarý ve deðindikleri tufanlar þunlardýr:
Sümerler’in Gýlgamýþ efsanesindeki tufan.
Berossus’un aktardýðý Sisithrus dönemindeki tufan.
Eski Mýsýr tradisyonlarýndaki tufan.
Platon’dan aktaran Strabon’un sözünü ettiði, kikloplarýn yaþadýðý “devre”deki tufan.
Hint tradisyonlarýndaki son Manu tufaný.
Hint tradisyonlarýndaki Ýsi ve Ýswara tufaný.
Sabiî tradisyonundaki tufan. (Sabiî tradisyonuna göre Dünya bugüne dek üç büyük felaket dönemi geçirmiþtir.)
Kuzey ve Güney Amerika mitolojilerindeki tufan (Maya ve Ýnka tradisyonlarý, Hopi, Algonkin ve Tupinamba kýzýlderilileri tradisyonlarý)
Ýrlanda’nýn Kelt tradisyonlarýnda ve Kuzey Avrupa efsanelerinde belirtilen tufan.
Grek mitolojisindeki Deukalion tufaný.
Tevrat ve Kuran’da sözü edilen Nuh tufaný.
Endonezya ve Melanezya tradisyonlarýndaki tufan.
Afrika tradisyonlarýndaki tufan.
Kuzey Asya ve Orta Asya tradisyonlarýndaki tufan. (Altay Türkleri’nin yaratýlýþ efsanesinde Dünya’nýn ekseninin sabitliði Tanrý Ülgen’ce baþý zincirle bir kazýða baðlanan balýk sembolizmiyle belirtilir ve balýðýn baþýnýn yönünün, yani eksenin yönünün deðiþmesi halinde tufanýn tekrar meydana geleceði söylenir.)
Enkidu’nun ölümünü Tufan öyküsü izler. Tufan, yeryüzünün sularla dolup taþmasýnýn öyküsüdür. Gýlgamýþ destanýnda Tufan’ý tanrýça Ýþtar ve Bel’in baþlattýðý anlatýlýr. Gýlgamýþ, Tufan’dan kurtularak sað kaldýðýný öðrendiði Utnapiþtim’i[Hz.Nuh(a.s)] bulmak üzere yola çýkar. Utnapiþtim ölümsüzlüðün sýrrýný bilen bir bilgedir.
Utnapiþtim’i bulan Gýlgamýþ, onun verdiði ölümsüzlük otuyla gençliðine yeniden dönecek ve ölümsüzlüðe kavuþacaktýr. Ama, destanýnýn insanlar için en üzücü bölümü burada baþlar. Çünkü Gýlgamýþ ölümsüzlük otunu yemeye fýrsat bulamadan onu bir yýlana kaptýrýr ve Uruk’a eli boþ döner. Bazý kaynaklar, Gýlgamýþ’ýn ölümsüzlük otunu halkýyla birlikte yemek istediðini belirtir. Destan, Gýlgamýþ’ýn ölüm karþýsýnda yenilgisiyle biter.
Gýlgamýþ destaný Nuh Tufaný'nýn anlatýldýðý ilk yazýlý eserdir. Uruk kentinin kralý Gýlgamýþ'ýn yaþamýný anlatan destan, kimilerine göre kutsal kitaplarýn da kaynaðýdýr.
Lokman veya Lokman Hekim, Kur'an'da ve halk efsanelerinde bahsi geçen, hikmet sahibi olduðuna inanýlan kiþi.
Lokman Hekim'in Ýslam'a göre peygamber olduðuna dair iddialar bulunmakla beraber Ýslam alimlerinin genel görüþü peygamber olmadýðý yönündedir [1]. Kur'an'da Lokman Hekim'den Lokman Suresi'nde bahsedilir. Allah tarafýndan Lokman'a hikmet verildiði belirtilir. Oðluna verdiði öðütler anlatýlýr.
Gýlgamýþla Lokman Hekimin Benzerlikleri
Lokman Hekim'in ölümsüzlük iksirini buldugu ancak formülü kaybettiðine dair efsaneler mevcuttur. Formülü nasil kaybettiði ise deðiþik kaynaklarda degiþik sekillerde anlatýlýr. Bir efsaneye göre içinde ölümsüzlük iksiri bulunan þiþeyi köprüden geçerken düþürüp kaybetmiþ, bir baþka efsaneye göre ise eline yazdýðý ölümsüzlük formülü yaðmurda silinmiþtir.
Kur'an'da Lokman
"Andolsun biz Lokman'a: Allah'a þükret! diyerek hikmet verdik. Þükreden ancak kendisi için þükretmiþ olur. Nankörlük eden de bilsin ki, Allah hiçbir þeye muhtaç deðildir, her türlü övgüye lâyýktýr. Lokman, oðluna öðüt vererek: Yavrucuðum! Allah'a ortak koþma! Doðrusu þirk, büyük bir zulümdür, demiþti. " (Lokman 12-13)
"(Lokman, öðütlerine devamla þöyle demiþti:) Yavrucuðum! Yaptýðýn iþ (iyilik veya kötülük), bir hardal tanesi aðýrlýðýnda bile olsa ve bu, bir kayanýn içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah onu (senin karþýna) getirir. Doðrusu Allah, en ince iþleri görüp bilmektedir ve her þeyden haberdardýr. Yavrucuðum! Namazý kýl, iyiliði emret, kötülükten vazgeçirmeye çalýþ, baþýna gelenlere sabret. Doðrusu bunlar, azmedilmeye deðer iþlerdir. Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beðenmiþ övünüp duran kimseleri asla sevmez. Yürüyüþünde tabiî ol, sesini alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir." (Lokman 16-19)
Bir rivayete göre Hz. Davud(as) Lokman'a bir koyun kesmesini ve kendisine en iyi yerinden iki parça et getirmesini söyler. Lokman koyunun yüreðini ve dilini getirir. Baþka bir gün Hz. Davud(as) kendisine koyunun en kötü yerinden iki parça et getirmesini söyler. Lokman yine yüreðini ve dilini getirir. Hz.Davud(as) neden böyle yaptýðýný sorunca Lokman þöyle cevap verir: "Ýyilik için kullanýldýðýnda yürekten ve dilden daha iyi birþey yoktur. Kötülük için kullanýldýðýnda da yürekten ve dilden daha kötü birþey yoktur."
ÇAMURDAN YARATILIÞ
Allah Kuran'da insanýn yaratýlýþýnýn mucizevi bir biçimde olduðunu haber verir. Ýlk insan, Allah'ýn çamuru þekillendirip insan bedeni haline getirmesi ve ardýndan bu bedene ruh üflemesiyle yaratýlmýþtýr:
Hani Rabbin meleklere: "Gerçekten ben, çamurdan bir beþer yaratacaðým" demiþti. "Onu bir biçime sokup, ona ruhumdan üflediðim zaman siz onun için hemen secdeye kapanýn." (Sad Suresi, 71-72)
Þimdi onlara sor: Yaratýlýþ bakýmýndan onlar mý daha zorlu, yoksa Bizim yarattýklarýmýz mý? Doðrusu Biz onlarý, cývýk-yapýþkan bir çamurdan yarattýk. (Saffat Suresi, 11)
Bugün insan dokularý incelendiðinde, yeryüzünde bulunan pek çok elementin insanýn dokularýnda da bulunduðu ortaya çýkar. Canlý dokularýn %95'i karbon (C), hidrojen (H), oksijen (O), nitrojen (N), fosfor (P) ve sülfür (S)'den oluþur ve canlý dokularda toplam 26 element bulunur.94 Kuran'ýn bir baþka ayetinde þöyle buyrulmaktadýr:
Andolsun, Biz insaný, süzme bir çamurdan yarattýk. (Müminun Suresi, 12)
Ayette "süzme" olarak çevrilen "sulale" kelimesi, "temsili örnek, öz, hulasa, esas" gibi anlamlara gelmektedir. Görüldüðü gibi Kuran'da 14 asýr evvel bildirilenler, modern bilimin bize söylediklerini -insanýn yaratýlýþýndaki malzeme ile topraðýn içerdiði temel elementlerin ortak olduðu gerçeðini- tasdik etmektedir.
OSÝRÝS
Geb ve Nut'un oðlu yeraltý dünyasýnýn hakimi, ölümsüz yaþam için diriliþ tanrýsý, kural koyucu, koruyucu; ölülerin yargýcý lahitinin bulunduðu yer Abidos’ta kültünün oluþtuðu yerdir. Osiris, Nut ve Geb’in ilk çocuðuydu. Set, Nephthys ve Ýsis’in kardeþiydi, ayný zamanda Ýsis’in kocasýydý. Horus, Ýsis'ten oðluydu. Bir hikâyeye göre Nephthys, Ýsis gibi davranarak ve Osiris’i baþtan çýkarmýþ ve Anubis’i doðurmuþtur. Osiris adý bu tanrýya eski Yunanlýlar'ýn verdiði bir addýr.Osiris’in eski Mýsýrca’daki asýl adý “gözün yeri” anlamýndaki “As-âr”dýr ( ya da Usire). Bu ad, hiyeroglif yazýsý ile yazýlýrken iki ideogram kullanýlarak yazýlýr; kullanýlan iki ideogramdan biri taht, diðeri gözdür.
Osiris baþta erkeklerin dünyasýnýn kural koyucusu olmuþ ve Ra gökyüzüne kural koymak için dünyayý býraktýðýnda kardeþi Set, Osiris’i öldürdü. Ýsis’in sihri sayesinde tekrar yaþama döndü. Ýlk ölen yaþayan canlý olduðu için sonralarý ölülerin lordu oldu. Oðlu Horus, onun ölümünün öcünü aldý. Set’i yendi ve onu batý Mýsýr’ýn çölüne (Sahra) gönderdi.
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
""""""""""""""""""""""""""""SONUÇ KISMI"""""""""""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
* * Birçok konudan araþtýrma yaparak insan nedir? ve adem-havva olayýný inceleme altýna aldým.Ama gördüm kü evrim sadece vesadece fosil ve canlý þekillerine bakmakla kalýyor..Ama dinler sadece bir dini iþaret ediyordu..Hep ayný hitap ile ayný yeri iþaret ediyorsa Adem-Havva esir maddesinde yaratýlmýþtýr..Esir maddesi diðer bir yazýmda newtondan örnekler vererek yazmýþtýr..
Þimdi onlara sor: Yaratýlýþ bakýmýndan onlar mý daha zorlu, yoksa Bizim yarattýklarýmýz mý? Doðrusu Biz onlarý, cývýk-yapýþkan bir çamurdan yarattýk. (Saffat Suresi, 11)
Hani Rabbin meleklere: "Gerçekten ben, çamurdan bir beþer yaratacaðým" demiþti. "Onu bir biçime sokup, ona ruhumdan üflediðim zaman siz onun için hemen secdeye kapanýn." (Sad Suresi, 71-72)
Bu ayet ile belirtiði gibi insan çamurdan yaratýlmýþtýr..Neden çamurdan yaratýlmýþ olabilirki dediðimizde ise o zaman özellikle Ruh olayý en eski inançlarda da vardý..Tanrý insaný yaratdýktan sonra ebedi olan Ruh onlara verdi..Özelikle mitoloji ve diðer dinlere Ruhun varlýðý inkar edilmiyor..Ruh var ise o zaman insan yaratýlýþý da vardýr..Özelikle birçok konuda bilgi paylaþýmý yapmak isterdim ama konu çok uzun olacak ve tobarlamak kolay olmayacaktý..Onun için yarýda konuyu kesmek zorunda kaldým..
Dinlerin bir çoðunda Tek Tanrý inancý vardýr..Sonradan unutulma ve yozlaþma olduðu için çoklu Tanrý inançýna geçmiþtir..Ama Çoklu Tanrý inançýna geçmelerine raðmen zaman için Hanif dininde bahsi geçen Habil,kabil,Þeytan ve diðer melekler çok Tanrýlara ilham kaynaðý olmuþtur...Özellikle Þeytan bir çok dinde yeraltý ve kötüðü oluþturan Tanrý kavramýna bütünmüþtür..Cebrail yardým eden ve haberleþen kiþi olarak kalmýþtýr..Habil ve kabil olayý ise özellikle insanlarýn kabile *haline gelmesine ve daðýlmasýna sebep olmuþlardýr..Kabil ilk kaný döktüðü içinde halký inançý baþka yönlere kaymýþtýr..Adem ve Havva genellikle Tanrý ve Tanrýça olarak gösterilmiþtir..Mýsýr resimlerinde yazýlarýnda Yeryüzü ve yeraltý Tanrýlarý birleþtiðinde Osiris dünya geldiðini anlatýr..Geb ve Nut'un oðlu Osiris Tek Tanrýya inanýyor,Osiris ve Set olayý ise Habil kabil olayý ile aynýdýr..
******Mýsýrlýlar baþlangýçta evrenin kaosun kara sularýyla dolu olduðuna inanýrlardý. Ýlk tanrý, Re-Atum, ayný Mýsýr karasýnýn Nil'in taþan sularýndan her sene ortaya çýkýþý gibi sudan (yükseldi ve) ortaya çýktý. Re-Atum'dan Þu (hava)ve Tefnut (nem) ortaya çýktý. Þu ve Tefnut'un iki çocuðu olduðu zaman dünya yaratýldý: Nut (gök) ve Geb (yer). Þu ve Tefnut karanlýklarda gezerken kaybolunca insanlar yaratýldý. Zira Re-Atum gözünü onlarý aramaya gönderdi ve onlara kavuþtuðunda döktüðü sevinç gözyaþlarý insanlara dönüþtü. Osiris Re-Atum'un oðlu ve Mýsýr'ýn kralýydý. Erkek kardeþi Seth ise evrendeki kötülüðü temsil etmekteydi. Osiris'i öldürdü ve kendisi kral oldu. Osiris'i öldürdükten sonra vücudunu parçalara ayýrdý, fakat Ýsis bu parçalardan çoðunu kurtardý. Seth kendisini kral yapmýþ olsa da Osiris'in oðlu Horus tarafýndan yenilgiye uðratýlmýþtýr. Yenilen Set çöle sürülür ve fýrtýnalarýn tanrýsý olur. Osiris Anubis tarafýndan mumyalanmýþ ve ölülerin tanrýsý olmuþtur. Horus kral ve firavunlarýn atasý oldu.*******Özellikle bu kýsýmdan Adem ve havva olayý yaný Nut-geb olayý ayný benzeriliði göstermektedir..Osiris'in Tek Tanrý'ya inanmasý ve set tarafýnda öldürülmesi olayýnda Kabile artýk bir hükümdar yada bir reis iel yönetildiðini göstermektedir...Mitoloji ve diðer dinlerde ayný benzer yazýlar bulmak mümkündür...
Tufan olayý bunlarýn baþýnda gelir...Mitoloji ve diðer dinlere su baskýný ile ilgili yazýlarý ve tablet bulunmuþtur..Gýlgamýþ destanýndaki tabletler eksik olmazsýna ragmen ordaki olayýn bir benzeri Ýslamý kaynaklardaki Lokman hekim olayýný ayný hitabýdýr..Orda tufaný yaþayan kiþinin yanýna gittiðini yazýyor..Tufaný yaþayan Nuh peygamberdi..Tabiki o zamanda bizim gibi Nuh yazmazlardý..Tabletlerde baþka isim geçmesine raðmen Nuh peygamber olduðunu göstermektedir..Ve birçok mitoloji ve diðer dinlerde tufan anlatýlmaktadýr...Özellikle MU kýtasý ve ATLANTÝS..:::::
******1947 yýllýnda, Ölü Denize yakýn Kumran maðrasýnda bulunan rulo yazýtlar, Ýbrani kutsal edebiyatýn en eski örneklerini oluþturur. Bulunan bir yazýta göre Nuh farklý bir fiziðe sahipti. Öyle ki, babasý Lamek onun kendi oðlu olduðunu karýsý Bartenoþ'un yemin ve ýsrarlarýna raðmen inanmamýþtý. Nuh'un "Bakýcýlar, Kutsal Olanlar veya devler" in soyundan gelmediðini ancak meleklerden her þeyi öðrenen" büyükbabasý Enok (Ýdris)'a danýþtýktan sonra inanmýþtý.
Kitabi Mukaddes'te (Eski Ahit ve Yeni Ahit / Ýncil) Enok kitabýndan yer yer söz edilir. Asýrlardýr saklanan ve kutsal metinler külliyatýndan çýkarýlan bu kitabýn iki farklý nüshasý vardýr, biri yakýn zamanlarda bir Rus manastýrýnda bulunarak Slavonik dilde muhafaza edilmiþtir. Adý Enok'un (Ýdris) Sýrlar Kitabýdýr. Bu kitapta Enok'un Tanrý tarafýndan göðe kaldýrýldýktan sonra cennet ve cehennem katlarýnda gördüklerini ve sonradan 360 kitap yazdýðýný anlatmaktadýr. Ýkinci ve çok daha uzun kitap ise Enok’un Kitabýdýr. Burada Nefilimlerin devler olduklarýný ve tufandan önceki çöküþ devrinde onlarýn insanoðlunun yiyeceklerini tükettiklerini ve bunlar da yetmediðinde insanlarý yediklerini yazýyor. Bu kitapta, bu çeþit atýflar, dini çevreleri rahatsýz etmiþti (San Augustine Tanrýnýn Þehri) ve bu kitabýn Eski Ahit külliyatýndan çýkarýlmasýna, 1772 yýlýnda James Bruce tarafýndan bir Habeþ manastýrýnda bulunana dek, yüzyýllardýr ortandan kayýp olmasýna sebep vermiþti.************ Tufandan ayný þekilde bahsetmektedirler...
Yani ayný hitap farklý bir açýdan baþka þekilde anlatýlmýþtýr...
4 Kutsal Kitap Hanif dini tamam olarak biz neyiz ve nasýl yaratýldýk soruna cevap olarak geldiðini tüm diðer dinlere göstermektedir...Son din olan Müslümanlýk Sonucu oluþturan din olmuþtur......Sonuç oluþmuþ olmasýna raðmen halen insanlarýn aklýlarý karýþmaktadýr..Din nasýl ortaya çýktý..Ýnsan yaratýldýðýnda kabileler haline geldi tabi o zaman da insanlar bizi kim yarattý diye sorduðunda Suhuf ile *cevap verilmektedeydi..Zaman içinde sonucu oluþturan dine doðru kutsal kitap ve peygamberler gönderildi..(***Ýlk semavi kitaplar; peygamberlere verilen sahifenin çoðulu. Sahife, yazýlý veya yazýlacak kâðýttan, kýrtastan bir parçadýr. Bu da bizim sahife dediðimiz, safhadan daha genel olarak yaprak ve varak adý verilen parçadan ibarettir. Çoðulu "sahaif" ve "suhuf"tur. Bu sûretle sahife ve suhuf, mektuba, risâle ve kitaba da denir (Elmalýlý, Hak Dini Kur'an Dili, VIII, 5578). Peygamberlere verilen bu suhuflardan 10 sahife (Suhuf) Hz. Âdem'e, 50 sahife Hz. Þit'e, 30 sahife Hz. Ýdris'e ve 10 sahife de Hz. Ýbrahim'e verilmiþtir.***)
Hanif dini diðer dinlerin temelini oluþturan kýsýmdý..Zaman içinde insanlýk kendini dini unutmak için çaba içine girdi ve çok Tanrýlý dinlerin baþlamasýna zemin hazýrlamýþ oldular..Ama Çok Tanrýlý din olmalarýna raðmen iþaret ve hitap ayný aynýydý...
Þimdi çamurdan yaratýlýþýn birçok kaynakta geçmesinin sebebi kabile halinde daðýlan birçok insan topluluðu nasýl yaratýldýðý sorusunu bu þekilde daha deðiþik hitaplara günümüze ulaþtýrmýþ oldular......
Evrim kendi bilimadamlarý tarafýndan bir yükselme ve para kazan alaný olarak kullanýldýðý için hep TEORÝden öteye gidemedi.... Modern insan fosil bakýmýndan soydaþý birçok akrabaya sahiptir ama atasý yoktur; dolayýsýyla Homo sapiens 'in türemesi bir bulmacaya dönüþmektedir.Bulmaca artýk çözülmeyecek bir duruma geldi ve Evrimci bilimadamlarý sayesinde þaçma fikirlerle ilerlemek istiyor.Ama bir yere kadar bundan sonra tekrar KASET ayný müziði çalýyor...Evrimcilerin özelikle Modern insan olayýnda bir komedi ortaya çýkardýrlar..Önce Avrupada bulanan fosil modern oldu..Sonra Güney Afrika,Doðu Afrika ve Küzey Afrika ile ayný yerde saymaya baþladýlar...Deðiþiklik tek bulunan fosillerin ayný yerlerde ve ayrý yýllara sahip olmalarýydý...Ýnsanlarýnýn atasý maymun olmazdý..Çünkü maymungillerin yaþama þekilleri ve geçiþi saðlayacak neden yoktu..Maymungiller neden aniden bir insan olma istediðine sahip olsunlarki..Darwinin bu fikri nasýl ortaya çýkardýðýný ancak Türlerin Kökeni kitabý okumanýz lazýmdýr..Darwin þekillere bakarak bu teoriyi ortaya çýkardýðý açýkca ortadadýr...TANRI maymungilleri yaratmasaydý, O zaman Darwinde olmayacaktý..
http://www.turkislambirligi.com/s4/images/icindekiler/5/chauvet_mag_1.jpg
http://www.kabatasdevri.com/res/27.jpg
http://www.kabatasdevri.com/res/9.jpg
20.Yüzyýlda evrimci bilimadamlarýn sorusunu bulamadýðý maðara resimlerinin usta bir ressamýn kaleminde çizilmiþ gibidir..Pablo Picasso kendi bu resimleri gördükten sonra kendinin resim yönünden bilgisinin olmadýný ve daha çok öðrenmemiz lazýmdýr demiþtir..Maðara resimleri evrimci bilimadamlarý tarafýndan ilk önce avladýklarý hayvan türünü resimi çizdikleri söylemiþlerdir..Ama zaman içinde diðer bilimadamlarý tarafýnda avlan hayvanýn resmi olmadýðýný görmüþlerdir..Yukarýdaki resimler bizon,at,boða ve geyik resimleri bulunan maðaralara yedikleri av hayvanlarý resimlerinin çizili olmadýðý ortaya çýkmýþtýr..Usta bir ressamýn kaleminde dökünen bu resimleri niye çizdiklerini Afrikada yeni çaðlara kaya resimlerinde sýrrý çözülmüþtür..Afrikda yaþayan ÇALI adamlar tarafýnda kuzey Afrikada yeni çaðda kalma buluntular bu sýrrý aralayamaya yetmiþtir..Halen yaþayan bu ÇALI adamlardan bu resimlerin niye çizildiðini Dini törenlerinden anlayacaklardýr...Bu dini tören þamanizm dini yaþayan kiþilerinin Ruhlar alemine giderek insanlarý iyileþtirdiðini ve bu iyileþtirme sýrasýnda oluþan görüntülerdeki boða þekillerini duvara resmettikleri ortaya çýkmýþtýr..Resimler özellikle insanlarýnýn görmeyeceði yerlere yapýlmasý bilimadamlarýn aklýnýn karýþmasýna sebep olmuþtu..Þimdi Þamanizm inançýna baðlý kalarak yapýlan törendeki görüntüleri maðaranýn en derin noktalarýnda çizmelerini gerek görmüþlerdir......
Dünya Rastgele bir oluþumda oluþmuþ ise mikroorganizma nerden geldi..Dünyaya hayat vererek yeþerdi...Tamam bir rastgele sonucu dünya oluþmuþ diyelim....
* *
5 *milyar, *Güneþ’in *oluþmasý *
4,5 *milyar, *Dünya’nýn *oluþmasý *
4 *milyar, *Ay’ýn *oluþmasý
Burada Güneþ,Ay ve Dünyanýn oluþmasýnýn yýllarý var...Bu Yýllara göre Dünyaya gelen bu mikroorganizma Ay hayat vermedi mi?Yada Güneþ oluþmu ve Dünya oluþmu ayný olmasýna raðmen neden Güneþ kendi ortamýna göre orda yeni bir tür oluþmu oluþmadý...Güneþten vazgeçtim..Ay'a geçelim oluþum yönüyle dünya ile ayný olmasýna raðmen neden ayný evreyi geçirmemiþ..
Arkeozoik *devir *(canlýlý)
3,5 *milyar *Canlýlýða *geçiþ *ve *tek *hücreliler *
3,465 *milyar, *Cynobacteria *benzeri *canlýlar *
3 *milyar, *prekaryotlar *(çekirdeksiz *tek *hücreliler) *
2 *milyar, *ökaryotlar *(çekirdekli *tek *hücreliler) * *
Proterozoik *devir *
1,5 *milyar *, *600 *milyon, *bakteriler *– *deniz *yosunlarý *– *mantarlar *– *ilkel *canlýlar *
1,2 *milyar, *eþeyli *üreme *
700 *milyon *hayvanlar *ve *bitkiler *farklýlaþýyor
Binlerce soru var ama yok nedeni Evrime göre dünya rastgele bir oluþumla oluþtu..Bu DÜNYADA da DARWÝN vardý,Galiba o yüzden bu mikroorganizma dünyada yeþerdi oluþtu.....Darwin sen burdasýn diye ben bu dünyada oluþmak için geldim. :) :) Tabi...Tabii....Tabi...Öyledir..
Evrimcilerin görüþüne göre su dünyada vardý..O yüzden dünyada yaþam baþladý..Ýyi tamam onuda kabul edelim...Peki bu Su nerden dünyaya geldi sorusuna ise dünya oluþumu oluþtuðu sürede uygun zemin hazýrlandý..Sonra canlý yaþamý baþladý..O zaman Ay dedeye selam söyleyelim..Ay'da da hayat olmasý gerekmez mi dünya su oalyýna göre canlý olayý baþlatmýþ ise, O zaman diðer gezegenler ve Ay'da kendi ortamýna göre su olmadan hayat oluþumu baþlamasý lazýmdýr..Evrim rastgele bir oluþum ise bu oluþumu da baþlatmasý lazýmdýr.....
"Mitokondriyal *DNA.
Genleri *fosil *olarak *düþünün.Hücrelerde, *bilinen *DNA *dýþýnda, *mitokondri *denilen *enerji *motorlarýnda *ayrý *bir *DNA *halkasý *var. *Mitokondriyal *DNA *(mtDNA), *bilinen *–çekirdekte *bulunan *ve *eþeyli *üreme *sýrasýnda *parçalanýp *yeniden *birleþen– *DNA'dan *farklý *olarak, *anneden *çocuða *bir *bütün *olarak *geçer." *
***mtDNA *göre *insanlarýn *atasý *ayrý *kýtalardan *gelmiþlerdir..Yani *bir *Eskimo *ve *Aborjin *nasýl *ayrý *kalmýþlardýr, *diye *bir *tabloda *kullanýyorlar..Bu *olguyu *ortaya *atan *kiþi *fosillerde *mtDNA *almasý *gerektini *söylüyor..
***mtDNA *göre *atalarýmýz *ayný *kýtalardan *deðilde *ayrý *kýtalardan *gelmiþtir...Buna *kim *inanýr *bilmem...
"Hatalar *o *kadar *yaygýn *olabilir *ki *genetikçiler *insan *popülasyonlarý *ve *evrim *çalýþmalarýnda *yanlýþ *sonuçlara *varýyor *olabilirler. *Forster’ýn, *dizilimlerin *deðiþimine *göre *oluþturulan *evrim *aðaçlarýný *kapsayan *hata-araþtýrma *yöntemi, *bu *hatalarýn *çapýný *eksik *tahmin *ediyor *olabilir." Carina *Dennis
Konu *bir *virus *ve *mtDNA *...Mutasyonlar *olur *mu? *Yukarýda *belirtdiðim *gibi *olmaz.. *
mtDNA *ilgili *bir *çok *üniversite *kendi *alanýnda *çalýþmalar *yapmýþtýr.Bu *araþtýrmalara *göre *konuþuyorum..mtDNA *rastgele *bir *oluþum *olsaydý *bu *bir *hata *olurdu.Nedeni *yanlýþ *bir *nüfusta *günümüzde *þuanda *var *olabilirdi..
Hani *mutasyon *geçirmiþ *olan *bir *insan *günümüzde *þekilsiz *bir *þekilde *bulunacaktý.Ama *mtDNA *bu *olaya *giriyor..Yanlýþ *bir *nüfus *oluþmamasý *için *mtDNA *rastgele *bir *oluþumu *kabul *etmiyor.. *
Bu *mtDNA'de *bulunan *hastalýklar *rastgele *oluþumu *ve *yanlýþ *nüfus *oluþturmayý *kabul *etmiyor... Maternal *kardiyomyopati, Mitokondriyal *ensefalo *kardiyomyopati, Leigh *sendromu
Maternal *myopati *ve *kardiyomyopati, Ýnsüline *baðýmlý *olmayan *diyabet , Rett *sendromu
Sensörinöral *iþitme *kaybý , Demans, Egzersiz *intoleransý, Kanser vs. gibi ...
Bu *hastalýklar... Evimci bilimadamlarý son olarak sarýldýklarý tek dayanak olarak mtDNA vardýr..O da aðaçlar bu evrim sürecininde mtDNA'yý çürütmektedir..Özellikle Hastalýklar ve Yanlýþ nufüs(mutasyon) oluþmuþ olmasý lazýmken ortada yanlýþ nufüs yoktur...Bu yanlýþ nufüs mutasyon oluyorki þekilsiz yaratýklar günümüzde yoktur...Ancak günümüzdeki teknoloji ve yanlýþ evliliklerde yanlýþ nufüs oluþumu oluþmasýna ragmen bu evrim deðil..Ýnsanlarýn bilinçsiz þekilde türemelerinde ortaya çýkmýþtýr...
Bir gerçek orta da o Dünya ve evrem nasýl oluþtuðu soruna evrim yeterince cevap vereyimiyor...
Yaratýlýþ görüþü tüm sorulara cevap verebiliyor..
...:::YARATILIÞ BÝR GERÇEKTÝR:::...
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Rastgele bir doðruya ulaþmaktansa,,,,,, yöntemli bir çabayla yanlýþa ulaþmayý yeðlerim. DESCARTES
Bir fikrin tek çöküþ nedeni onu bilmeyenler tarafýndan savunulmasý ve anlatýlmasýdýr... ...
Yalanla bataklýk arasýnda hiçbir fark yoktur...... Ýkiside dibe doðru çeker.
Düþünüyorum,,,, öyleyse varým.... Descartes
Bu hayvanlar niye yaþýyor..Niye kendini savunuyor..Niye birbirlerine benziyor..
Güzel kardeþ TANRI tek insanlarý yaratsaydý..Darwin olmayacaktý..
Hatam olmuþsa af ola..TÞKLR...
Kendine güveniyorsan bildiðini sorgularken, sorduðun sorunun cevabýný aldýðýna tam tatmin olunca kadar sorgula o zaman istediðin cevaplar seni bulacaktýr.......?
Cevaplarý uzaklaþtýrmak deðil yakýnlaþtýrmak daha iyi bir sonuç verecektir..
Sana prof'ler deðil kendin olarak yetersin..Yeterki kendi bildiðini sorgularken M harfini deðiþtirerek deðil..Deðiþtirmeden yapmaktýr...M Harfi M kalacaktýr..O zaman zorlanmazsýn..
http://img411.imageshack.us/img411/7629/peacockqq1.jpgTesadüf olabilir mi?http://img411.imageshack.us/img411/3845/tavuskusucizim3yt4.jpg
"""DARWÝNCÝK *bu *teoriyi *nerden *ortaya *çýkarmýþtýr..Bu *teori *neyi *temel *alarak *ortaya *çýkmýþtýr."""
Yazýnýn tamamýný okuyarak cevap yazmanýz dileðiyle..TÞKLR::..
SONUC KISMIDIR.
Kaynaklar:
1 Dharma Ansiklopedi-Parapsikoloji-Mistisizm - Okültizm-Ezoterizm-Teozofi-Spiritüalizm-Neospiritüalizm-Dharma Yay.
2 Batýk Kýta Mu’nun Çocuklarý - James Churcward- Ege Meta Yay.
3 Kayýp Kýta Mu *2 – James Churcward- Ege Meta Yay.
4 Mu’nun Kutsal Sembolleri *3- James Churcward- Ege Meta Yay. * *
5 Mýsýrlýlarýn Kökeni–Augustus le Plongeon- Ege Meta Yay.
6 Sfenksten Milada Kutsal Evrim-Edouard Schure- Ege Meta Yay.
7 Gizemli Blgilerin Kaynaklarý-R.Emmanuel- Ruh ve Madde Yay.
8 Batýk Ülke Mu Uygarlýðý-Hans Stephan Santesson- Ruh ve Madde Yay.
9 Dünyamýzýn Gizli Sahipleri-Giovanni Scognamýllo- Koza Yay.
10 12Gezegen-zecharia Sitchin- Ruh ve Madde Yay.
11 Kozmik Tohum- Zecharia Sitchin-Ruh ve Madde Yay.
12 2012 Marduk’la Randevu-Burak Eldem- Ýnkilap Yay.
13 Tanrýlar/Mezarlar/Bilginler-C.W.Ceram- Remzi Kitabevi
14 Dünya Ýnançlarý Sözlüðü-Orhan Hançerlioðlu- Remzi Kitabevi
15 Hint Felsefesi- Heinrich Zimmer- Ruh ve Madde Yay.
16 Hinduizm-Svami Nikhilananda- Ruh ve Madde Yayý.
17 Mitoloji Sözlüðü- Azra Erhat- Remzi Kitabevi
18 Tasavvuf-Tarikatlar-Mezhepler Tarihi-Ýsmet Zeki Eyuboðlu- Geçit Kitabevi
19 Tasavvuf Tarihi- Prof. Dr. Cavit Sunar-Ankara Üniver. Ýlahiyat Fak. Yay.
20 Tasavvufun Boyutlarý- Annemarie Schimmel-Adam Yay.
21 http://www.crystalinks.com/pyrunderwater.html
22 http://tr.wikipedia.org/wiki/Yedi_k%C3%B6k_soy
23 http://tr.wikipedia.org/wiki/Mu_k%C4%B1tas%C4%B1
24 http://tr.wikipedia.org/wiki/Tufan
25 http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C4%B1lgam%C4%B1%C5%9F_Destan%C4%B1
26 http://en.wikipedia.org/wiki/Agartha
27 http://www.crystalinks.com/ancientaircraft.html
28 http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/atlantis
29 http://tr.wikipedia.org/wiki/Manu
30 Kur'an-ý Kerim ve Türkçe Açýklamalý Meali, Lokman Suresi
31 http://www.ldeo.columbia.edu/dees/ees/life/lectures/lect21.html
32 http://www.kuranmucizeleri.com/bilimsel_mucizeler_59.html
33 http://tr.wikipedia.org/wiki/Osiris_dini
34 http://tr.wikipedia.org/wiki/Osiris
35 http://tr.wikipedia.org/wiki/Atlantis
36 http://tr.wikipedia.org/wiki/Charles_Darwin
37 http://www.lib.cam.ac.uk/Departments/Darwin/
38 http://www.ecuadors.org/galapagos/islands.htm
39 http://www.darwinadventure.com/
40 http://www.evrim-teorisi.org//index.php?option=com_content&task=view&id=1&Itemid=33
41 http://darwin-online.org.uk/
42 http://www.nature.com/
-Maximus-
23-10-2007, 09:54
mete yine kirletmiþsin ortalýðý, büyük bilim adamý mete * :lol:
aslan parçasý döktürmüþ gene, þimdi sen bunlarý millet ciddiye alýp okuyacak sanýyorsun dimi *8O
liopleurodon
23-10-2007, 15:48
Metee, bol bol zýrvalamýþsýn sadece, gene beklendiði üzere...
Birincisi, maymungiller diye bir þey mi var? Bu zýrvayý nerden yumurtladýn?
Ýkincisi, mtDNA sadece anadan gelir. Ve üzerinde tonla mutasyon mevcuttur.. Bu sayede biz, ilk kadýnýn ilk erkekten çok çoook daha önce yaþadýðýný biliyoruz..
Üçüncüsü, "Ay'a *geçelim *oluþum *yönüyle *dünya *ile *ayný *olmasýna *raðmen *neden *ayný *evreyi *geçirmemiþ.. " Bu soruyu soran ben aðzýam gelen sayarým, angut derim, ap tal derim, dan galak derim, her þeyi derim..
Ay ile dünya ayný mýdýr? Ay atmosfer tutacak kadar kütleye sahip midir? Boþ boþ sallamýþsýn iþte..
Þöyle böyle tonla yalan yanlýþ lafla þiþirmiþsin gene.. Güya laf ebelið, kalabalýlýðý yapýnca haklý mý çýkacaðýný sanýyorsun? Tam tersine, yazdýklarýn aynen fikrinle çeliþtiði için sadece angut durumuna düþüyorsun..
Maximus kardeþ okumasýnlar sen neden ýsrar ediyorsun..Okumalarý için...
liopleurodon gevezelikten baþka birþey yazmýyorsunn...
Hakaret dolu yazýlarýnla kendini tanýttýðýn belli
biz saygýmýdan dolayý sana hakaret etmiyoruz.
METEE ne demiþ.:"""""Yazýnýn *tamamýný *okuyarak *cevap *yazmanýz *dileðiyle..TÞKLR::.. """""
Liop sen okumadan yorum yazanlar olarak kalýyorsun...
mtDNA o kadar çok iyi biliyorsan sen anlat ve yazda biz okuyalým ve yorum yazalým...
Yazýnýn içinde iki kelime almak kolay ya gerisi okumak ve ona göre yorum yazmak zor geliyor galiba.....
LÝOP bana DARWÝN bu teoriyi nerden ortaya çýkardýðýný açýklarmýsýn..
""""""""""""""""""""""""""""""
1831-1836 yýllarý arasýný, Darwin, iþi gereði, dünyanýn farklý bölgelerine seyahat ederek geçirmiþtir. Bu yýllarda aklýnda bir tür evrim kuramý þekillenmeye baþlamýþtýr. Farklý bölgelerde geçen 3 yýl sonunda, evrim teorisine en çok katkýda bulunacak yer olan Galapagos Adalarýna varmýþtýr. Darwin bu adalardaki doðal yaþamý ve canlýlarý, Güney Amerika'dakiler (anakara) ile kýyaslamýþ ve o dönem için þaþýrtýcý bazý baðlantýlarý keþfetmiþtir. Burada geçirdiði dönem sonunda "baþarýlý nesiller sonunda yeni bir türün, halihazýrdaki bir türden yavaþça geliþerek oluþtuðu" kanýsýna vardý. Doðal seleksiyon (seçim/seçilim) adýný verdiði bir iþlem sonucunda bu deðiþimlerin ortaya çýktýðýna inanýyordu:
Darwin'in bu teorisi 3 ana temel üzerine oturmuþtur:
Bir canlý popülasyonunda çeþitli karakteristikler mevcuttur ve bu deðiþken karakteristikler popülasyondaki bireyler tarafýndan yeni doðanlara aktarýlýr.
Canlýlar ölenlerin yerine geçecek sayýdan daha fazla yavrularlar.
Ortalamada popülasyon rakamlarý genelde sabit kalýr, hiçbir popülasyon sonsuza kadar büyüme göstermez.
Bu temellere göre Darwin, her popülasyonda birçok bireyin hayatta kalamadýðý, kurtulamadýðý veya üreyemediðini belirtmiþtir. "Varolma mücadelesi"nde sýnýrlý birçok kaynak için ve mevcut riskler (yýrtýcý hayvanlar vb) yüzünden popülasyonun her bireyi bir diðeriyle yarýþmaktadýr. Bu varolma mücadelesinde, ortama en iyi adapte olabilmiþ bireyler seçici bir avantaja sahip olmaktadýr ve daha çok yaþamakta ve daha çok üreyebilmektedir.
""""""""""""""""""""""""""""""
LÝOP birde bu dünya oluþan canlý organizma nerden geldi..Diðer gezegenlerde olmaz mý...
Evrim rastgele oluþumlarla canlý organizmalarýn ortama ayak uydurduðunu teori deðilmi..
"""""""""""""""""""""
"Biyolojideki kullanýmlarý içeren "Darwincilik", dar anlamda, doðal seleksiyon düzeneðini vurgulayan görüþün adýdýr. Buna göre, tüm canlý türler, organizmaya doðal koþullarda ayýklanmaktan kurtulma ve çoðalma olanaðý saðlayýcý varyasyonlarýn doðal seleksiyonuyla geliþir. Darwincilik doðal seleksiyon tezini yoklanmasý gereksiz, doðruluðu apaçýk bir ilke saydýðý ölçüde bilimsel bir kuram olmaktan uzaklaþmakta, ideolojik bir öðreti kimliði kazanmaktadýr. Ancak hemen belirtmeli ki, bu öðretisel eðilim geçmiþte kalmýþ bir olaydýr. Bugünkü anlamýyla "Darwincilik" bilimsel evrim kuramýyla özdeþtir."
"""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""
Evrim Nedir?
13.7 milyar yýl öncesinden baþlayarak maddenin daha karmaþýk, daha örgütlü yapýlar oluþturmasý, adýnadoða yasalarý dediðimiz fiziksel güçlerin, soðumakta olan madde üzerindeki etkileriyle açýklanabilmektedir. Kuarklarýn proton ve nötronlarý, proton ve nötronlarýn atomlarý, atomlarýn molekülleri ve daha büyük molekülleri oluþturmasýyla baþlayan süreç, evrenin genleþmesi ve soðumasýna paralel olarak aradan geçen milyonlarca yýl içinde bilebildiðimiz evrenin her noktasýnda çeþitli adlarla nitelendirdiðimiz daha büyük yapýlarýn ortaya çýkmasýna da neden olmuþtur. Maddenin inorganik evrimi olarak adlandýrdýðýmýz bu süreç, oluþan yapýlar içinde ortaya çýkan farklý koþullara baðlý olarak nitel bir sýçrama göstermiþ ve adýna canlýlýk dediðimiz organik dönüþümleri de meydana getirebilmiþtir. Evrim bu bakýmdan sadece
biyolojik bir anlam taþýmamakta, ayný zamanda evrensel bir kuram ve tarihsel bir süreç olarak da tanýmlanmaktadýr.
Evrim kavramsal olarak deðiþim ve dönüþüm anlamýnda kullanýlmaktadýr. Cansýz varlýklardaki deðiþim ve dönüþüm inorganik evrim, canlý varlýklardaki deðiþim ve dönüþüm ise biyolojik evrim olarak nitelendirilir.Biyolojik evrim canlý türlerinin zaman içinde nesilden nesile
deðiþime uðrayarak önceki halinden farklý özellikler kazanmasýdýr. Bu bakýmdan evrim, bir canlý popülasyonunun genetik özelliklerinin zaman içinde deðiþimidir. Evrim kuramýnýn temel dayanaðý olan doðal seçilim (doðal ayýklanma) Charles Darwin tarafýndan ortaya konulmuþtur. Üç temel dayanaðý vardýr:
Genetik özelliklerin sürekliliðini saðlayan kalýtým
Farklý karakterlerin popülasyon içindeki zenginliðini saðlayan çeþitlilik
Farklý karakterlerden doðadaki koþullara en uygun olanýnýn hayatta kalmasýný saðlayan seçilim
"""""""""""""""""""""
""""""""""""""""""""""
Biyolojide evrim, canlý türlerinin nesilden nesile deðiþime uðrayarak ilk halinden farklý özellikler kazanmasýdýr. Evrim, bir canlý popülasyonunun genetik kompozisyonunun zamanla deðiþmesi anlamýna gelir.
Evrim, zaman içinde birdenbire olmayan kesintisiz, niteliksel ve niceliksel geliþme sürecidir.
"""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""
DARWiN bu kýsýmda ne söylemek istemiþ...???????
"""""""""""""""""""""""
CHARLES DARWIN TO W. GRAHAM. Down, July 3rd, 1881.
Dear Sir,
I hope that you will not think it intrusive on my part to thank you heartily for the pleasure which I have derived from reading your admirably written 'Creed of Science,' though I have not yet quite finished it, as now that I am old I read very slowly. It is a very long time since any other book has interested me so much. The work must have cost you several years and much hard labour with full leisure for work. You would not probably expect any one fully to agree with you on so many abstruse subjects; and there are some points in your book which I cannot digest. The chief one is that the existence of so-called natural laws implies purpose. I cannot see this. Not to mention that many expect that the several great laws will some day be found to follow inevitably from some one single law, yet taking the laws as we now know them, and look at the moon, where the law of gravitation--and no doubt of the conservation of energy--of the atomic theory, etc. etc., hold good, and I cannot see that there is then necessarily any purpose. Would there be purpose if the lowest organisms alone, destitute of consciousness existed in the moon? But I have had no practice in abstract reasoning, and I may be all astray. Nevertheless you have expressed my inward conviction, though far more vividly and clearly than I could have done, that the Universe is not the result of chance. (The Duke of Argyll ('Good Words,' Ap. 1885, page 244) has recorded a few words on this subject, spoken by my father in the last year of his life. "...in the course of that conversation I said to Mr. Darwin, with reference to some of his own remarkable works on the 'Fertilization of Orchids,' and upon 'The Earthworms,' and various other observations he made of the wonderful contrivances for certain purposes in nature--I said it was impossible to look at these without seeing that they were the effect and the expression of mind. I shall never forget Mr. Darwin's answer. He looked at me very hard and said, 'Well, that often comes over me with overwhelming force; but at other times,' and he shook his head vaguely, adding, 'it seems to go away.'") But then with me the horrid doubt always arises whether the convictions of man's mind, which has been developed from the mind of the lower animals, are of any value or at all trustworthy. Would any one trust in the convictions of a monkey's mind, if there are any convictions in such a mind? Secondly, I think that I could make somewhat of a case against the enormous importance which you attribute to our greatest men; I have been accustomed to think, second, third, and fourth rate men of very high importance, at least in the case of Science. Lastly, I could show fight on natural selection having done and doing more for the progress of civilization than you seem inclined to admit. Remember what risk the nations of Europe ran, not so many centuries ago of being overwhelmed by the Turks, and how ridiculous such an idea now is! The more civilised so-called Caucasian races have beaten the Turkish hollow in the struggle for existence. Looking to the world at no very distant date, what an endless number of the lower races will have been eliminated by the higher civilized races throughout the world. But I will write no more, and not even mention the many points in your work which have much interested me. I have indeed cause to apologise for troubling you with my impressions, and my sole excuse is the excitement in my mind which your book has aroused.
I beg leave to remain, Dear Sir, Yours faithfully and obliged, CHARLES DARWIN.
[My father spoke little on these subjects, and I can contribute nothing from my own recollection of his conversation which can add to the impression here given of his attitude towards Religion. Some further idea of his views may, however, be gathered from occasional remarks in his letters.] (Dr.
http://charles-darwin.classic-literature.co.uk/the-life-and-letters-of-charles-darwin-volume-i/ebook-page-136.asp
"""""""""""""""""""""""
http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnyan%C4%B1n_evrimi
http://www.yaziyaz.com/nedir/evrim/
Primat'ýn anlamý : http://www.yaziyaz.com/dergi/2006/11/primatlar-omer-merev/
http://charles-darwin.classic-literature.co.uk
"""""""""""""""""""""""""""""""""
Dünya *Rastgele *bir *oluþumda *oluþmuþ *ise *mikroorganizma *nerden *geldi..Dünyaya *hayat *vererek *yeþerdi...Tamam *bir *rastgele *sonucu *dünya *oluþmuþ *diyelim....
* * * *
* 5 * milyar, * Güneþ’in * oluþmasý * * *
* 4,5 * milyar, * Dünya’nýn * oluþmasý * * *
* 4 * milyar, * Ay’ýn * oluþmasý
* * *
Burada *Güneþ,Ay *ve *Dünyanýn *oluþmasýnýn *yýllarý *var...Bu *Yýllara *göre *Dünyaya *gelen *bu *mikroorganizma *Ay *hayat *vermedi *mi?Yada *Güneþ *oluþmu *ve *Dünya *oluþmu *ayný *olmasýna *raðmen *neden *Güneþ *kendi *ortamýna *göre *orda *yeni *bir *tür *oluþmu *oluþmadý...Güneþten *vazgeçtim..Ay'a *geçelim *oluþum *yönüyle *dünya *ile *ayný *olmasýna *raðmen *neden *ayný *evreyi *geçirmemiþ..
Arkeozoik * devir * (canlýlý) *
* 3,5 * milyar * Canlýlýða * geçiþ * ve * tek * hücreliler * * *
* 3,465 * milyar, * Cynobacteria * benzeri * canlýlar * * *
* 3 * milyar, * prekaryotlar * (çekirdeksiz * tek * hücreliler) * * *
* 2 * milyar, * ökaryotlar * (çekirdekli * tek * hücreliler) * * *
* Proterozoik * devir * * *
* 1,5 * milyar * , * 600 * milyon, * bakteriler * – * deniz * yosunlarý * – * mantarlar * – * ilkel * canlýlar * * *
* 1,2 * milyar, * eþeyli * üreme * * *
* 700 * milyon * hayvanlar * ve * bitkiler * farklýlaþýyor *
*
Binlerce *soru *var *ama *yok *nedeni *Evrime *göre *dünya *rastgele *bir *oluþumla *oluþtu..Bu *DÜNYADA *da *DARWÝN *vardý,Galiba *o *yüzden *bu *mikroorganizma *dünyada *yeþerdi *oluþtu.....Darwin *sen *burdasýn *diye *ben *bu *dünyada *oluþmak *için *geldim. * * *Tabi...Tabii....Tabi...Öyledir..
Evrimcilerin *görüþüne *göre *su *dünyada *vardý..O *yüzden *dünyada *yaþam *baþladý..Ýyi *tamam *onuda *kabul *edelim...Peki *bu *Su *nerden *dünyaya *geldi *sorusuna *ise *dünya *oluþumu *oluþtuðu *sürede *uygun *zemin *hazýrlandý..Sonra *canlý *yaþamý *baþladý..O *zaman *Ay *dedeye *selam *söyleyelim..Ay'da *da *hayat *olmasý *gerekmez *mi *dünya *su *oalyýna *göre *canlý *olayý *baþlatmýþ *ise, *O *zaman *diðer *gezegenler *ve *Ay'da *kendi *ortamýna *göre *su *olmadan *hayat *oluþumu *baþlamasý *lazýmdýr..Evrim *rastgele *bir *oluþum *ise *bu *oluþumu *da *baþlatmasý *lazýmdýr..... *
""""""""""""""""""""""""""""""""""""
ÞÝMDÝ LÝOP YUKARIDAKÝ EVRÝM YAZISIYLA BENÝM YAZIMA YORUM YAZ...
""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Rastgele *bir *doðruya *ulaþmaktansa,,,,,, *yöntemli *bir *çabayla *yanlýþa *ulaþmayý *yeðlerim. *DESCARTES *
*
Bir *fikrin *tek *çöküþ *nedeni *onu *bilmeyenler *tarafýndan *savunulmasý *ve *anlatýlmasýdýr... *... *
Yalanla *bataklýk *arasýnda *hiçbir *fark *yoktur...... *Ýkiside *dibe *doðru *çeker. *
*
Düþünüyorum,,,, *öyleyse *varým.... *Descartes
*
Bu *hayvanlar *niye *yaþýyor..Niye *kendini *savunuyor..Niye *birbirlerine *benziyor.. *
Güzel *kardeþ *TANRI *tek *insanlarý *yaratsaydý..Darwin *olmayacaktý.. *
*
Hatam *olmuþsa *af *ola..TÞKLR...
*
Kendine *güveniyorsan *bildiðini *sorgularken, *sorduðun *sorunun *cevabýný *aldýðýna *tam *tatmin *olunca *kadar *sorgula *o *zaman *istediðin *cevaplar *seni *bulacaktýr.......? *
*
Cevaplarý *uzaklaþtýrmak *deðil *yakýnlaþtýrmak *daha *iyi *bir *sonuç *verecektir.. *
*
Sana *prof'ler *deðil *kendin *olarak *yetersin..Yeterki *kendi *bildiðini *sorgularken *M *harfini *deðiþtirerek *deðil..Deðiþtirmeden *yapmaktýr...M *Harfi *M *kalacaktýr..O *zaman *zorlanmazsýn.
liopleurodon
24-10-2007, 12:34
>>> *LÝOP *birde *bu *dünya *oluþan *canlý *organizma *nerden *geldi..Diðer *gezegenlerde *olmaz *mý...
Münecim miyim ben, nerden bileyim? Tek bildiðim dünyanýn canlý organizma oluþmasý için gereken her þeyin var olduðu bir gezegen olduðu.. Bu nedenle derim ki, canlýlar dünyada oluþtu...
Diðer gezegenlerde? Þu anda bildiðimiz gezegenlerde, ki güneþ çevresinde olanlardýr bunlar, canlý organizma olmasý ihtimali %0 ile %100 arasýnda deðiþir.. %100 olan sadece dünya vardýr.. Venüs'te bu ihtimal sýfýrdýr, çünkü çoook sýcaktýr. Mars'ta bu ihtimal %8 gibidir, Titan ve Europa'da %5 gibi.. Diðerlerinde de sýfýra yakýndýr.. Diðer gezegenlerde canlý olmasý ihtimali çok düþük olduðu için, oralarda canlý olmadýðý kabul edilir.. Elbette biri gider bakar, yokmuþ derse, o zaman bu kesinleþir..
>>> Evrim *rastgele *oluþumlarla *canlý *organizmalarýn *ortama *ayak *uydurduðunu *teori *deðilmi..
Deðil.. Evrim bir teori deðil, bir bilgidir, veridir, gerçektir.. Bu bahsettiðin ise, evrimin nasýl olduðuna dari bir takým gevelemelerdir.. Evrim teorisi ile de alakasý yoktur...
>>> Bu * Yýllara * göre * Dünyaya * gelen * bu * mikroorganizma * Ay * hayat * vermedi * mi?
Sen ne sayýklýyorsun ki? Hangi mikroroganizma gelmiþte dünyaya hayat vermiþ?
Boþ ver sen onu.. 10 tane adam düþün.. Bunlarý Ay, güneþ ve sekiz gezegene gönder.. Sence hangisi hayatta kalabilecektir? Canlýlýðýn geliþmesi veya sürmesi için gereken su, atmosfer vs. olmayan, sýcaklýðý onlarý derhal öldürecek kadar düþük veya yüksek olan bir yerde, neden hayat yok diye saçmalamak sana yakýþýyro mu? Tamam, ben yakýþtýrýyorumda, sen kendine yakýþtýrabiliyor musun? Þu lafýna bir bak:
>>> Ay'da da hayat olmasý gerekmez mi *dünya su oalyýna göre canlý olayý baþlatmýþ ise, *O zaman * diðer * gezegenler * ve * Ay'da * kendi * ortamýna * göre * su * olmadan * hayat * oluþumu * baþlamasý * lazýmdýr..
Hem diyorsun, su olayý hayatý baþlatmýþ, hemde su olmayan yerde hayatýn baþlamasý lazýmdýr.. Bu nasýl bir kafadýr ki?
buyur, sývý halde su olan bir gezegen göster. Ondan sonra sor burda niye hayat baþlamadý diye?
Sence su olmasý hayatýn baþlamasý için yeterli.. Yanlýþ, su olmadan hayat baþlamaz, ama tek baþýna su hayata yetmez..
Ama daha acayibi, su olmayan yerde neden hayatýn baþlamasý gerekiyor? Bunu nerenden uyduruyorsun?
LÝOP sen evrimci misin?..
Evrim bilmeyenle tartýþmaya girmek istemiyorum...
Takmýþsýn su olmaz hayat olmaz....Þu yukarýda evrim nedir diye bir yazý var..oku ona göre cevap ver.....
Kardeþim Liop bu dünyadaki yaþam nasýl oluþtu....Bunu bana söyle..
Bir link vererek git oku deðilde sen cevap yaz.....
Su ve atmosfer olmaz hayat olmaz diyorsun...
""""""""
Kuarklarýn *proton *ve *nötronlarý, *proton *ve *nötronlarýn *atomlarý, *atomlarýn *molekülleri *ve *daha *büyük *molekülleri *oluþturmasýyla *baþlayan *süreç, *evrenin *genleþmesi *ve *soðumasýna *paralel *olarak *aradan *geçen *milyonlarca *yýl *içinde *bilebildiðimiz *evrenin *her *noktasýnda *çeþitli *adlarla *nitelendirdiðimiz *daha *büyük *yapýlarýn *ortaya *çýkmasýna *da *neden *olmuþtur. *Maddenin *inorganik *evrimi *olarak *adlandýrdýðýmýz *bu *süreç, *oluþan *yapýlar *içinde *ortaya *çýkan *farklý *koþullara *baðlý *olarak *nitel *bir *sýçrama *göstermiþ *ve *adýna *canlýlýk *dediðimiz *organik *dönüþümleri *de *meydana *getirebilmiþtir.
""""""""
Burdaki evrim yazýsýný iyi oku sonra yorumsal olarak cevap yaz.....Bi suya taktýn durdun...
Rastgele * bir * doðruya * ulaþmaktansa,,,,,, * yöntemli * bir * çabayla * yanlýþa * ulaþmayý * yeðlerim. * DESCARTES * * *
* *
* Bir * fikrin * tek * çöküþ * nedeni * onu * bilmeyenler * tarafýndan * savunulmasý * ve * anlatýlmasýdýr... * ... * * *
* Yalanla * bataklýk * arasýnda * hiçbir * fark * yoktur...... * Ýkiside * dibe * doðru * çeker. * * *
* *
* Düþünüyorum,,,, * öyleyse * varým.... * Descartes *
* *
* Bu * hayvanlar * niye * yaþýyor..Niye * kendini * savunuyor..Niye * birbirlerine * benziyor.. * * *
* Güzel * kardeþ * TANRI * tek * insanlarý * yaratsaydý..Darwin * olmayacaktý.. * * *
* *
* Hatam * olmuþsa * af * ola..TÞKLR... *
* *
* Kendine * güveniyorsan * bildiðini * sorgularken, * sorduðun * sorunun * cevabýný * aldýðýna * tam * tatmin * olunca * kadar * sorgula * o * zaman * istediðin * cevaplar * seni * bulacaktýr.......? * * *
* *
* Cevaplarý * uzaklaþtýrmak * deðil * yakýnlaþtýrmak * daha * iyi * bir * sonuç * verecektir.. * * *
* *
* Sana * prof'ler * deðil * kendin * olarak * yetersin..Yeterki * kendi * bildiðini * sorgularken * M * harfini * deðiþtirerek * deðil..Deðiþtirmeden * yapmaktýr...M * Harfi * M * kalacaktýr..O * zaman * zorlanmazsýn...
liopleurodon
30-10-2007, 10:19
>>> Burdaki *evrim *yazýsýný *iyi *oku *sonra *yorumsal *olarak *cevap *yaz.....Bi *suya *taktýn *durdun...
Sen kendi yazdýðýný bir okusana moron.. BU yazdýklarýnýn evrim teorisi ile ne alakasý var? Bunu geç, canlýlýðýn ortaya çýkmasý ile evrim teorisinin ne alakasý var?
Londra'nýn meþhur saat kulesinin adý big bang'týr.. Þimdi big bang teorisi bu saatin nasýl ortaya çýktýðýný mý anlatýyor diyeceðiz?
Canlýlýk nasýl ortaya çýkmýþ? Bak söyleyeyim: Aminoasitler -> Peptidler -> Hypercycle -> RNA + Cell Membrain -> ribozom -> DNA -> Protocell -> Anaerobik cell -> Aerobik cell -> Prekaryot -> Ökaryot
Buyur iþte sana canlýlýðýn nasýl ortaya çýktýðý.. Peki sence naýl ortaya çýkmýþ?
>>> Yalanla bataklýk arasýnda hiçbir fark yoktur...
Evet, kesinlikle.. Saçlarýna kadar yalana batmýþsýn, göslerin önündeki þeyi bile göremiyor, orada boyuna çýrpýnýyorsun..
Buyur sana evrim teorisi:
http://www.literature.org/authors/darwin-charles/the-origin-of-species-6th-edition/
Orjinal 6. Baskýsý.. Bunun neresinde bahsettiklerine dair bir þey yazýyor?
"Maddenin inorganik evrimi", adý üstünde "türlerin biyolojik evrimi"yle alakasýz bir þeydir.. Git zýrvalamayý keste, kendi yazdýklarýný bir oku kaz kafalý moron.. Her evrim kelimesi gördüðün yere sazan gibi atlama...
YAÞAM AÐAÇI, BÝLGE AÐAÇI, TUBA AÐAÇI
Yalanla *bataklýk *arasýnda *hiçbir *fark *yoktur...
http://graphics8.nytimes.com/images/2006/11/28/movies/28fountain.533.jpg
Çin geleneklerindeki yaþam aðacý (Kiyen Mu) dokuz dallý, dokuz köklü, dokuz göðe ve dokuz kaynaða dokunan bir aðaç olup, ölülerin bulunduðu öte-âlemi de içerir. Çin geleneðinde ayrýca, meyvesi ölümsüzlük saðlayýcý þeftali olan si-wangu-mu aðacý bulunur.
Kafkas geleneklerinde, tepesi göðe deðen bu aðacýn kökünden bir pýnar fýþkýrýr.
Ýsmailî gelenekte yedinci göðü aþan bir aðaçtýr.
Yaþam aðacý sembolü Urartu, Hurri ve Frig eserlerinde de görülür. Frigya eserlerinde yaþam aðacý sekiz dallýdýr.
Eski Mýsýr geleneðinde de yaþam aðacý Þamanizm ve Hint tradisyonlarýndaki gibi ruhlarýn kuþ biçiminde tünedikleri bir aðaçtýr. Gök ilaheleri Hathor ve Nut bu kuþlarý su ve meyve ile besler.
Tevrat’ta, Aden’le ilgili sembolizme konu olan iki tür aðaç vardýr; biri dört kollu ýrmaðýn aktýðý Aden cennetinin ortasýndaki yaþam aðacý, diðeri ise hakikat aðacýdýr. (Hakikat aðacý kiþinin meyvesini yediði gün öleceði “iyi ile kötüyü bilme aðacý” olarak belirtilir.)
Ýbrani geleneðine göre yaþam aðacý, meyvesi ölümsüzlük saðlayan öyle bir aðaçtýr ki, kendisinden semavi tesirin tüm alemlerle temasýný saðlayýcý bir çiy çýkar.
Hýristiyan gelenekte yaþam aðacý sembolizmi Ýncil’in vahiy denilen, Yuhanna’nýn Vahyi kýsmýnda görülür. Yuhanna’nýn bu vizyonunda yaþam aðacý,12 defa meyve veren, yapraklarý uluslarýn þifa bulmasýný saðlayýcý bir aðaç olarak belirtilir ( Vahiy, 22/2).
Ýslamî gelenekte, kökleri Göðün yedinci ve son katýndaki Sidre’den çýkan Tuba (huzur, mutluluk) aðacý simgesine rastlanýr.
Zerdüþtçülük’te bir denizin derin sularýndan çýkan, ölümsüzlük saðlayýcý gaokerena aðacý.
Eski Ýran geleneðinde Haoma olarak bilinen ölümsüzlük besininin edinildiði yaþam aðacý.
Yaþam aðacý simgesine rastlanan diðer geleneklerden bazýlarý olarak, Lapon, Ýzlanda, Ýskandinavya, Finlandiya, Avustralya gelenekleri sayýlabilir.
Tektanrýcý bir din olan eski Türk dininin yaný sýra çoktanrýcý bir yüzü de vardýr. Türklerin güçlü bir hükümdarýn egemenliði altýnda büyük topluluklar oluþturup büyük imparatorluklar kurduklarý dönemlerde tektanrýcýk ön plana çýkmýþ, ve çoktanrýcýlýk daha çok ayak takýmýný oluþturan halk arasýnda, veya ancak kavimler tekrar daðýlýp anarþi içinde kaldýklarýnda yüzeye çýkmýþtýr. Göktanrýsý Tengri yeryüzündeki oðlu olan hükümdar ile yakýn bir baðý vardýr. Hükümdar Tengrinin yeryüzündeki temsilcisidir. Tengri pantürkçü bir tanrý olsa da, ayný zamanda milli ve hükümdar özelliklerine sahiptir. Nasýl herkes yeryüzünde kaðan'a kulluk ediyorsa, göðe, yani tüm kozmosun tanrýsýna da kulluk etmesi gerekiyor. Ancak bunlara raðmen, hatta Tüe'küe devletinin kalýntýlarýnda bile Tengri'nin yanýnda baþka tanrýsal varlýklarla da karþýlaþmaktayýz. Bu varlýklar bazen Tanrýnýn kendisi için kullanýlan Tengri kelimesi ile ya da aziz kýlýnmýþ anlamýna gelen Ýduk kelimesi ile tanýmlanmaktadýrlar. Ýduk, daha çok kaðanýn eþi olan Hatun ile baðlantýlýdýr
Diðer yazýlarýmdaki Adem ve Havva olayýna yönelik Türklerin þamanizm inançýnda da vardýr...
Hitit Ýnançý
Gök Tanrý/Fýrtýna Tanrýsý
Gök tanrýsý ayný zamanda fýrtýna tanrýsý idi. Zaten Anadolu'nun iklimini göz önünde bulundurursak -eskiden daha sýcak olduðu düþünülüyorsa da- fýrtýnalarýn ne kadar önemli olduðu açýktýr. Hatta bir fýrtýna sýrasýnda kral II. Murþili'nin dilinin tutulduðunu öðreniyoruz :
Birden hava bozdu. Gök tanrýsý korkunç bir þekilde gürledi ve ben ürktüm. O zaman aðzýnda söz azaldý ve söz kesiklik yaparak yukarý doðru çýktý. Yýllar geçince bu düþlerimde de kendini duyurmaya baþladý. Bu düþlerden birinde tanrýnýn eli bana deðdi ve konuþma gücümü bütünü ile yitirdim.
Bir Hitit metninde (II. Muwatalli'nin duasý) þöyle geçmektedir :
Hatti'nin Fýrtýna Tanrýsýnýn önünde yürüyen boða Þeri, efendim, benim dua olarak bu sözlerimi tanrýlara bildir! Efendiler, göðün ve yerin efendileri tanrýlar bu sözlerimi ve duamý iþitsinler.
Bir Hitit Tabletinde GÖKTANRI'nýn varlýðýný söylüyorsa O ZAMAN BÝZLER NE ARIYORUZ:::...ÝSEVÝLÝK, MUSEVÝLÝK ve SONUCU OLUÞTURAN DÝN OLAN MÜSLÜMANLIK iþaret ediyorsa bizler ne aramaktayýz...Ýnkar ile yolla çýkmaktansa iyi bir araþtýrma ile bu sonuçlarý karþýlaþtýrdýðýmýzda mükemmel bir sonuç ile SONUCU oluþturan dine doðru gidiyoruz...HANÝF dini ilk insanlýðýn dini olduðuna göre diðer dinlere çamurdan yaratýlýþ ve Nuh tufaný görmek mümkündür...Özelllik bir tesadüf sonuçu bulduðunu bu filmi izlemeniz iyi olur...(THE FOUNTAÝN)
Bir yaþam aðaçýný arayan askeri anlatýyor...Ama dikkat iel baktýðýmýzda isevilik yanýnda budistlik ve þamanizm inançý çýkmaktadýr....Yaþa aðaçý diðer dinlere ise Tuba ve Bilge aðaçý olarak geçer..HANÝF dini iþte insanlarýn boþlukta kaybolduklarý zaman onlara (insanlara) en güzel cevap vermek için ortaya çýktý...Ýlk insanýn çocuklarý olduðunda onlarýn sorularý ne olacaktý...Biz nasýl yaratýldýk soru çýkmýþ ise o zaman çamurdan yaratýlýþ insan topluluklarý ve kabileler halinde daðýlacak ve zaman içinde HANÝF dini unutalacak onlarýn oluþturduðu dinlerin içinde yer alacaktýr.............
http://img81.imageshack.us/img81/3838/meteeebi1.jpg
http://tr.wikipedia.org/wiki/Osiris_dini
OSÝRÝS ve dini TekTanrýlý olmasýna raðmen zaman içinde çok Tanrýlý dine dönüþtürülmüþtür....
Osiris dininin þeriatýný oluþturan 42 kural ya da ilkeden bazýlarý papirüslerde þöyle ifade edilir:
“Yalan söyleme!”
“Kimseyi aðlatma!”
“Kimseyi öldürme!”
“Ýnsanlar arasýnda ayrým yapma!”
“Servetini haksýz kazanç yoluyla (baþkasýnýn hakkýna el uzatarak) arttýrma!”
Osiris hakkýndaki yazýmý okuyabilirsiniz..
Özellikle Geb Ve Nut oðlu olduðunu anlatýlýr..Hayatýndaki "Geb Yeraltý Tanrýsý" "Nut Gökyüzü Tanrýsý" olarak *geçmektedir..Bu olay Adem ve Havva hikayesini aynýsý ama zaman içinde halk efsanesiyle deðiþikliðe uðramýþtýr...Nut Havva Geb Adem olarak Gösterilmektedir...Geb ve Nut'un birçok çoðunun olduðunu bunlarýn arasýnda Osiris istemeyen kardeþi tarafýndan öldürülmüþtür...Bu olay ise Habil ve Kabil olayýnýn bir benzeri ama halk efsaneleriyle deðiþikliðe uðramýþtýr...Hanif dinin Temeli her dinde kendini göstermektedir....
Göðün göbeði Asya Þamanizm’indeki sembolik bir kavramýn adýdýr.
“Göðün kalbi”, “göðün merkezi” gibi çeþitli adlar altýnda çeþitli mitolojilerde de rastlanan bu sembolik kavrama Asya’da özellikle Altay, Yakut, Uygur, Baþkurt, Kýrgýz, Kalmuk, Çukçi, Moðol, Buryat, Samoyet, Koryak, Tibet, Avrupa’da Fin, Lapon, Estonya, Amerika’da Maya ve Afrika’da Dogon ve Bambara tradisyonlarýnda rastlanýr.
Asya Þamanizm’ine, özellikle Altay, Yakut ve Uygur Türkleri’nin tradisyonlarýna göre, insanlarýn yaþadýðý Yer, ölülerin göçtüðü “yeraltý” (öte-âlem) ve spiritüel anlamdaki Kutsal Gök’ten (Semavi Alem) oluþan üç ortam ya da alem merkezlerinden geçen bir eksenle birbirlerine baðlanýrlar ki, bu eksenin cismani alemdeki ucu Yer’in göbeði, Kutsal Gök denilen spiritüel alemdeki ucu ise Göðün göbeði olarak adlandýrýlýr. Göðün göbeði spiritüel bir niteliðe sahip olmakla birlikte, bir yýldýz olarak kabul edilir. Bu, Yakutlar’da Demir-Kazýk yýldýzý, Uygurlar’da ise Altýn-Kazýk yýldýzý olarak adlandýrýlýr.
Türk mitolojisinde, Orta Asya Þamanizm’inde Tanrý elçisi, “Göðün Direði ve Göbeði” sayýlan bu yýldýza tünemiþ bir kartalla simgelenir. Göðün göbeði’ndeki direðe tünemiþ kartal kimi zaman çift baþlý tasvir edilir. (Buradaki çift baþlýlýðýn anlamý 360 derecelik bir alaný görmesi, yani gözünden hiçbir þeyin kaçmamasý ve ayný zamanda her iki alemi algýlayabilmesi olarak açýklanýr.) Asya þaman davullarýndaki resimlerde, kimi zaman bu yýldýz, karþýlýklý olarak çizilmiþ üç çift yayýn ortasýnda tasvir edilir ki, yay ve özellikle iki yay Sirius çiftyýldýzýnýn en bilinen sembollerinden biridir. (Örneðin, Çin, Asur-Babil, eski Mýsýr ve eski Ýran tradisyonlarýnda Sirius “yay-ok yýldýzý” olarak adlandýrýlmýþtýr.) Usta bir þamanýn uçuþ denilen transý sýrasýnda Göðün göbeðine ulaþabilmesi için tüm gök katlarý’ný aþmasý gerekmektedir.
1 Þamanizm’de gök katlarý
2 Dogonlar ve Bambaralar’da gök katlarý
3 Mayalar’da gök katlarý
4 Aztekler’de gök katlarý
5 Ýbrani tradisyonda gök katlarý
6 Ýslam’da gök katlarý
7 Teozofi’de gök katlarýnýn anlamý
8 Spiritüalist ve ezoterik bilgilere göre gök katlarý
Buradaki bir çok inançda ayný iþaret ile Hanif dini ve Sonucu oluþturan dini iþaret etmektedir.....
Dünya Göðe bu eksenle baðlýdýr. Kimse “Yeraltý”na (öte-âlem) inmeden Göðe çýkamaz.
Bu eksenin geçtiði, üç alemin ortasýndaki delikler, açýklýklar bir tür geçittir.
Þamanlar, uçuþ ( trans deneyimi) sýrasýnda bir âlemden diðerine geçerken bu irtibat geçidinden (Yer’in göbeði) yararlanýrlar.
Ölen kimseler de bu geçitten (Yer’in göbeði) geçerek öte- âleme göçerler.
Yer’in göbeði Yer’in kapýsýdýr.
Öte- âleme giden þamanlar, Yer’in “deliði”nden geçerek giderler, tekrar bu delikten veya kapýdan dönerler (Altay Türkleri).
Göðün göbeði bir yýldýzdýr (Yakutlar’da Demir-Kazýk yýldýzý, Uygurlar’da Altýn-Kazýk yýldýzý) Göðe Dünya bu yýldýzla baðlýdýr. Bu yýldýz, Gök-Tanrý’nýn ýþýklý ülkeleri olan “Yüksek Gök” ile Yer’i birleþtiren bir kapýdýr. Gök ile Yer’i, ruhsal âlem ile maddi âlemi ve Gök-Tanrý ile insaný ayýran bir sýnýr olan bu yýldýz, bütün gezegenlerin baðlý olduðu, “göðün direði” ve “Göðün kapýsý”dýr; çünkü Gök-Tanrý bu kapýdan insanlara þefaat eder, ayrýca kamlar ve þamanlar bu delikten Semavi Alem ile irtibat kurabilir. Göðün göbeði, fani insanlar alemi ile Semavi Âlem’in bir sýnýrýdýr (Uygur tradisyonu).
Þamanýn “gölgeler diyarý”na ve Göðe uçuþu, Dünya Daðý’na çýkýþla baþlar ( Altay Türkleri).
Gök ile Yer arasýndaki irtibatý saðlayan direk bir aðaçtýr (yaþam aðacý, Yakut Türkleri).
Dünya Demir-kazýk yýldýzýna bir aðaçla baðlýdýr; yýldýz, aðacýn tepesindedir. Bu aðacýn zirvesi Gök-Tanrý’ya varýr (Yakut Türkleri).
Gök-Tanrý ile irtibat kurabilen kamlar ve þamanlar bu yýldýza kadar gidebilir, öteye geçemezler. Bu “yýldýz kapýsý”na uçup gelen nadir þamanlara Gök-Tanrý, ruhlarýndan birini elçi olarak gönderir, bu þekilde görüþülür, iliþki kurulur; o ruhlar da bu kapýdan aþaðý inmezler.
Dogonlar ve Bambaralar’da gök katlarý
1- Birinci gök kirlidir (saf deðildir).
2- Ýkinci gök kýsmen arýnmýþ haldedir, hayvan ve insan ruhlarýnýn ülkesidir.
3- Üçüncü gök ilahlarla insanlar arasýnda aracý olan varlýklarýn bulunduklarý yerdir.
4- Dördüncü gök ilk üç göðün “ayna”sýdýr. Kelâmýn ve rahmetin sahibi olan ve dünyanýn sevk ve idaresinden sorumlu olan yaratýcý ilah Faro’nun hesaplarýný, hesap kayýtlarýný tuttuðu yerdir. Faro, “ayna”sýndan yeryüzündekilerin tüm yaptýklarýný ve olaylarý izler. Yani, bu gök katý, varlýklarýn görülüp gözetlendikleri yerdir.
5- Beþinci gök ilâhî adaletin göðüdür. Faro burada yasaklarýný bozan (ilahi yasalara uymayan) insanlar hakkýnda hüküm ve kararýný okur.
6- Altýncý gök, dünya sýrlarýnýn saklý olduðu göktür.
7- Yedinci gök ilah Faro’nun ülkesidir. Dünya için gerekli rahmet deposudur, rahmet oradan yaðmur gibi iner.
Kuran’da gök ve gök katlarýyla ilgili ayetlerden bazýlarý þunlardýr:
“Sonra bir duman (ya da buhar ya da süptil, seyyal maddeler) halindeki göðe döndü, Göðe ve Yer’e ‘isteyerek, istemeyerek hükmüme gelin!’ dedi. Gök ve Yer ‘itaatle geliyoruz’ dediler. Göðü iki günde yedi (kat) kýldý. Her bir Göðe kendi iþini (gerekli hususlarý) vahiy etti. ‘En yakýn göðü’ korumalý halde, kandillerle (yýldýzlarla) donattýk.” (41/11,12)
“O, Göklerin, Yer’in, onlarýn aralarýnda bulunanlarýn ve Doðu’larýn Rabbidir. ‘En yakýn göðü’ her asi þeytandan koruyarak yýldýz donanmalarýyla donattýk.” (37/5,6,7)
“Dibi yýldýzlý Gök hakký için…” (51/7)
“Allah’ýn Gökler’de ve Yer’de yarattýklarýnda, sakýnanlar için, birtakým iþaretler vardýr.”(10/6)
“Üzerinize sapasaðlam Yedi Gök bina eyledik.Oraya parlak bir kandil yerleþtirdik.”(78/12-13)
“Gökler’i, Yer’i ve bunlara serpiþtirdiði canlý mahlukatý yaratmasý O’nun alametlerindendir.” (42/29)
“Biz, Göðü, Yer’i ve onlarýn arasýndakileri oyun olsun diye yaratmadýk.” (21/16 ve 44/38)
“Yedi Gök,Yer ve oralarda bulunanlar O’na tespih ederler.” (17/44)
“O, Gökler’in ve Yer’in anahtarlarýnýn sahibidir.” (42/12)
“Onlara ‘Gök kapýlarý’ açýlmaz” (7/40)
“O,Yer’e girenleri, Yer’den çýkanlarý, Gök’ten inenleri ve Göðe çýkanlarý bilir” (34/2)
“Rýzkýnýz, size vaadolunan þey Gök’tedir” (51/22)
“Gökler’in ve Yer’in ordularý Allah’ýndýr” (48/7)
“Biz bundan sonra onun kavmine karþý Gök’ten hiçbir asker indirtmedik.” (36/28)
“Yedi Göðü ve bir o kadar da Yer’i yaratan, Allah’týr” (65/12)
LÝOP sen bana cevap yazmak içn uðraþma...
Senin yazýlarýný benim topic kýsmýda istemiyorum...
Uðraþma..Uðraþma...Bildiðini zannetiðin evrim içinde eziliyorsun...
Bir link vererek git oku demek kalýyorsun...
Kardeþ ben sana ne yazdým sen ne cevap yazýyorsun..
Bilmiyorsun çekilmi bilmen lazýmdýr...
Morunluk acaba bildiðini zannettiði bilgiyi açýklamayý bilmemekmi .?
"""""""""""""""""""""METEE NE DEMÝÞ""""""""""""""""""""""""""
Dünya * Rastgele * bir * oluþumda * oluþmuþ * ise * mikroorganizma * nerden * geldi..Dünyaya * hayat * vererek * yeþerdi...Tamam * bir * rastgele * sonucu * dünya * oluþmuþ * diyelim.... *
* * * * * * *
* * *5 * * milyar, * * Güneþ’in * * oluþmasý * * * * *
* * *4,5 * * milyar, * * Dünya’nýn * * oluþmasý * * * * *
* * *4 * * milyar, * * Ay’ýn * * oluþmasý *
* * * * *
* Burada * Güneþ,Ay * ve * Dünyanýn * oluþmasýnýn * yýllarý * var...Bu * Yýllara * göre * Dünyaya * gelen * bu * mikroorganizma * Ay * hayat * vermedi * mi?Yada * Güneþ * oluþmu * ve * Dünya * oluþmu * ayný * olmasýna * raðmen * neden * Güneþ * kendi * ortamýna * göre * orda * yeni * bir * tür * oluþmu * oluþmadý...Güneþten * vazgeçtim..Ay'a * geçelim * oluþum * yönüyle * dünya * ile * ayný * olmasýna * raðmen * neden * ayný * evreyi * geçirmemiþ.. *
Arkeozoik * * devir * * (canlýlý) * * *
* * *3,5 * * milyar * * Canlýlýða * * geçiþ * * ve * * tek * * hücreliler * * * * *
* * *3,465 * * milyar, * * Cynobacteria * * benzeri * * canlýlar * * * * *
* * *3 * * milyar, * * prekaryotlar * * (çekirdeksiz * * tek * * hücreliler) * * * * *
* * *2 * * milyar, * * ökaryotlar * * (çekirdekli * * tek * * hücreliler) * * * * * *
* * *Proterozoik * * devir * * * * *
* * *1,5 * * milyar * * , * * 600 * * milyon, * * bakteriler * * – * * deniz * * yosunlarý * * – * * mantarlar * * – * * ilkel * * canlýlar * * * * *
* * *1,2 * * milyar, * * eþeyli * * üreme * * * * *
* * *700 * * milyon * * hayvanlar * * ve * * bitkiler * * farklýlaþýyor * * *
* *
* Binlerce * soru * var * ama * yok * nedeni * Evrime * göre * dünya * rastgele * bir * oluþumla * oluþtu..Bu * DÜNYADA * da * DARWÝN * vardý,Galiba * o * yüzden * bu * mikroorganizma * dünyada * yeþerdi * oluþtu.....Darwin * sen * burdasýn * diye * ben * bu * dünyada * oluþmak * için * geldim. * * * * Tabi...Tabii....Tabi...Öyledir.. *
Evrimcilerin * görüþüne * göre * su * dünyada * vardý..O * yüzden * dünyada * yaþam * baþladý..Ýyi * tamam * onuda * kabul * edelim...Peki * bu * Su * nerden * dünyaya * geldi * sorusuna * ise * dünya * oluþumu * oluþtuðu * sürede * uygun * zemin * hazýrlandý..Sonra * canlý * yaþamý * baþladý..O * zaman * Ay * dedeye * selam * söyleyelim..Ay'da * da * hayat * olmasý * gerekmez * mi * dünya * su * oalyýna * göre * canlý * olayý * baþlatmýþ * ise, * O * zaman * diðer * gezegenler * ve * Ay'da * kendi * ortamýna * göre * su * olmadan * hayat * oluþumu * baþlamasý * lazýmdýr..Evrim * rastgele * bir * oluþum * ise * bu * oluþumu * da * baþlatmasý * lazýmdýr..... * *
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
YANÝ *CANLI *TÜRLERÝ *SADECE *ÞEKÝLSEL *OLARAK *BÝLÝMÝN *ÝNCELEME *ALANINDAN *ÇIKTI. * *
*
*
Rastgele *bir *doðruya *ulaþmaktansa,,,,,, *yöntemli *bir *çabayla *yanlýþa *ulaþmayý *yeðlerim. *DESCARTES *
*
Bir *fikrin *tek *çöküþ *nedeni *onu *bilmeyenler *tarafýndan *savunulmasý *ve *anlatýlmasýdýr... *... *
Yalanla *bataklýk *arasýnda *hiçbir *fark *yoktur...... *Ýkiside *dibe *doðru *çeker. *
*
Düþünüyorum,,,, *öyleyse *varým.... *Descartes
*
Bu *hayvanlar *niye *yaþýyor..Niye *kendini *savunuyor..Niye *birbirlerine *benziyor.. *
Güzel *kardeþ *TANRI *tek *insanlarý *yaratsaydý..Darwin *olmayacaktý.. *
*
Hatam *olmuþsa *af *ola..TÞKLR...
*
Kendine *güveniyorsan *bildiðini *sorgularken, *sorduðun *sorunun *cevabýný *aldýðýna *tam *tatmin *olunca *kadar *sorgula *o *zaman *istediðin *cevaplar *seni *bulacaktýr.......? *
*
Cevaplarý *uzaklaþtýrmak *deðil *yakýnlaþtýrmak *daha *iyi *bir *sonuç *verecektir.. *
*
Sana *prof'ler *deðil *kendin *olarak *yetersin..Yeterki *kendi *bildiðini *sorgularken *M *harfini *deðiþtirerek *deðil..Deðiþtirmeden *yapmaktýr...M *Harfi *M *kalacaktýr..O *zaman *zorlanmazsýn.. *
http://www.indietastic.net/cms/images/fountain%20(Small).jpg
..................OKUYARAK CEVAP VERENLERE CEVAP VERMEK LAZIMDIR......................
..Cevap yazmandan önce yazýlarý okuyunuz sonra yorumsal olarak soru sorabilirsiniz..