PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Fil Olayı ve İkinci Dünya Savaşı


ilim
12-08-2011, 17:21
Kur'anın sarih manasının altında işari manası da vardır. Bu işari manaların ise her asırda fertleri bulunabilir. İşte fil süresinin sarih manasının altında işari manada asrımıza bakan gaybi bir mucizesi vardır.

Fil süresinin ebced hesabı tam tamına 2. dünya savaşı senesine tevafuk ediyor. Ayrıca, fil süresinde kabeyi tahribe çalışan ebrehe var. İkinci dünya savaşında ise, İslamiyete ihanet etmiş zalim Avrupa var. Fil süresinde ebabil kuşları yanmış taş atıyor. İkinci dünya savaşında ise uçaklar bomba atıyor.

Evet, Kur'an gibi bir kitapta hem mananın, hem de ebced hesabının tevafuku ve ikinci dünya savaşı gibi bir hadisenin Kur'anın hususi işaretine layık olması elbette tesadüf ihtimalini ortadan kaldırıyor.

Bundan anlıyoruz ki, Kur'an bütün zamanları ve mekanları bir anda gören ve ona göre konuşan bir zatın kelamıdır. ve Kur'andaki kıssalar, sadece tarihi birer hadise değil, bütün asırlara ve bu zamana da hitap eden derslerdir.

art_kitekt
12-08-2011, 17:25
Öncelikle konu başlığı açabilmiş olmanızı tebrik ederim sevgili ilim, şikayet ediyordunuz ya..

2. dünya savaşı tarihine denk gelen ebced hesabını açıklayabilir misiniz lütfen...

ve bir de eğer yapabiliyorsanız lütfen günümüz türkçesi ile yazılarınızı yazarsanız sevinirim. Kelimeleri eski türkçe söylemek sandığınız kadar havalı olmuyor belirteyim.

ilim
12-08-2011, 17:47
Elbette, sadece bir yönden değil, bir çok yönden o tarihe tevafuk ediyor. Kastamonu Lahikasında beyan edilen bu meseleyi buraya kısaca aktarıyorum.

Birinci cümlesi: Kâ'be-i Muazzama'ya hücum eden Ebrehe askerlerinin başlarına Ebabil tayyareleriyle semavî bombalar yağdırmasını ifade eden "termihim bihicaretin" cümle-i kudsiyesi, bin üçyüz elli dokuz (1359) edip, dünyayı dine tercih eden ve nev'-i beşeri yoldan çıkaran medeniyetçilerin başlarına semavî bombalar ve taşları yağdırmasına tevafukla işaret ediyor.

İkinci cümle: "elem yec'al keydehüm fi tadlil" kelime-i kudsiyesi, eski zaman hâdisesindeki Kâ'be'nin nurunu söndürmek için, hilelerle hücum edenlerin kendileri yokluk, zulümat dalaletinde aks-ül amel ile aleyhlerine dönmesiyle tokat yedikleri gibi; bu asrın aynen hilelerle, desiselerle, zulümlerle Edyan-ı Semaviye Kâ'besini, kıblegâhını dalalet hesabına tahribe çalışan cebbar, mağrur ehl-i dalaletin tadlil ve idlâllerine semavî bombalar tokadıyla cezalanmasına, aynı tarihe "fi tadlil" kelime-i kudsiyesi bin üçyüz altmış (1360) makam-ı cifrîsiyle tevafuk edip işaret ediyor.

Üçüncüsü:"elemtera keyfe feale rabbüke biashabilfil" cümle-i kudsiyesi Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'a hitaben: "Senin mübarek vatanın ve kıblegâhın olan Mekke-i Mükerreme'yi ve Kâ'be-i Muazzama'yı hârikulâde bir surette düşmanlarından kurtarmasını ve o düşmanların nasıl bir tokat yediklerini görmüyor musun?" diye mana-yı sarihiyle ifade ettiği gibi, bu asra dahi hitab eden o cümle-i kudsiye mana-yı işarîsiyle der ki: "Senin dinin ve İslâmiyet'in ve Kur'anın ve ehl-i hak ve hakikatın cebbar düşmanları olan dünyaperest ve dünyanın menfaatı için mukaddesatı çiğneyen o ashab-ı dünyaya senin Rabbin nasıl tokatlarla cezalarını verdiğini görmüyor musun? Gör, bak!" diye mana-yı işarîsiyle, bu cümle aynen makam-ı cifrîsiyle tam bin üçyüzelli dokuz (1359) tarihiyle aynen âfât-ı semaviye nev'inde semavî tokatlarla İslâmiyet'e ihanet cezası olarak, diye mana-yı işarî ifade ediyor. Yalnız "Ashab-il Fil" yerinde "Ashab-id Dünya" gelir. "Fil" kalkar, "Dünya" gelir.

Tahlil: تَرْمِيهِمْ بِحِجَارَةٍ : İki ت sekizyüz. İki ر dörtyüz. İki م , bir ب , bir ح , bir ى yüz. Tenvin vakf olmadığından ن dur, elli. Bir هـ , bir ج , bir (medde Elif) dokuz. Mecmuu, bin üçyüz ellidokuz (1359).

فِى تَضْلِيلٍ : ض sekizyüz. ف seksen. ت dörtyüz. İki ى yirmi. İki ل altmış. Tenvin vakfa rast gelmiş, sayılmaz. Yekûnü, bin üçyüz altmış (1360).

اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِاَصْحَابِ الْفِيلِ : İki "re" , bir "te" sekizyüz. İki "fe" , iki ك ikiyüz. İki ل , bir م yüz. Bir ع , bir ص yüzaltmış. Dört ب üç elif, bir ى , bir ح yirmidokuz. الْفِيلِ yerine gelen الدُّنْيَا daki iki د , bir elif dokuz. Bir ن elli. Bir ى on. Bir elif, bir. Bu yekûn, bin üçyüz ellidokuz (1359), eğer okunmayan elif sayılmazsa bin üçyüz ellisekiz (1358) eder. Hem arabî, hem rumi tarihiyle bu semavî tokatların ayrı ayrı çeşitlerinin zamanlarına tevafuk ile parmak basıyor.

Vela
12-08-2011, 19:24
Semavî tokatların içerdiği kelimeleri keyfi bir şekilde seçmeniz ne kadar da hoş...
Önce sözü geçen tarihleri bir belirleyelim
10-02-1940 (1359 başı)
17-01-1942 (1360 sonu, 29 çektiğini varsaydım)
(Arapça harfleri arapça metinde arattım, klavyem müsait olmadığı için ha bire kopyalamaktansa Türkçe karşılıklarını yazıyorum)
2 Re,(2x200) 1 Te = 800
Ayette 3 ADET FE harfi var (fil, feale, keyfe) = 3x80 = 240
iki kef (20 x 2)= 40
DÖRT ADET LAM VAR (Lem, feaLe, ashabiL, fiL) 30x4 = 120
Buraya kadar 1200
Mim = 40
1 AYN (70) + 1 Sad (90) = 160
Dört Be diyorsunuz ben üç saydım fakat sanırım şedliyi iki sayıyorsunuz (8) + 3 elif (3) + ye (10) + ha (8) = 29
Buraya kadar bir hesap çekelim
1429
Sayılmayan bir elif bir adet ise bence 1429 çıktı

Sayın İlim bu Mars'a gidiş mucizesi falan olmasın? :) yoo 2008 çıktı
Hay aksi 2008'de ne olmuştu ki? Kuş gribi falan olmaz mı? Gerçi ayette kul bile yok!
Yahu kılıf uyduruversek buna da :)

Fillerin yerine neden "الدُّنْيَا" şu ifadeyi koyuyorsunuz?
Ne demek ki bu ifade....
"Fil sahipleri" diye yanlış mı yazmışlar Kuran-ı Azimmüşan'da
Nesini düzeltiyorsunuz?
Adama bakar mısın göz göre göre kendi kutsal kitabını değiştiriyor! Cehennemden korkmuyor musunuz yahu?
Filler nereye gitti ey İlim filler ve sahipleri nerede?

Ohh Fe'yi sil, Lam'ları sil DAL yaz oraya sonra
MUCİZE MUCİZE!
oldu...

ilim
13-08-2011, 08:55
Kur'anın sarih manası vardır. Zaten Kur'an icazıyla, yani az sözle çok manalar anlatmasıyla, belağatıyla, nazmıyla bir çok edipleri, belağat alimlerini hayrette bırakıp, kendisine hayran bırakmış, secde ettirmiş. Kur'anın sarih manasının altındaki bu işaretler ise, Kur'anın bir nevi meyvesidir. Yani, bu gibi tevafuklar diğer iman hakikatlerin ispatlanması ve delil gösterilmesi gibi elbette beyan edilemez. Fakat, burada dikkat edeceğimiz mesele, fil süresinin manası zaten ikinci dünya savaşının manasına tam tamına tevafuk ediyor. Buna ilave olarak, bazı ibareleri ve terkipleri ve kelimeleri de ikinci dünya savaşına tevafuk edince, manayı kuvvetlendirip, daha güzel daha hoş bir şekil alıyor.

Evet, tahlil şu:Tahlil: تَرْمِيهِمْ بِحِجَارَةٍ : İki ت sekizyüz. İki ر dörtyüz. İki م , bir ب , bir ح , bir ى yüz. Tenvin vakf olmadığından ن dur, elli. Bir هـ , bir ج , bir (medde Elif) dokuz. Mecmuu, bin üçyüz ellidokuz (1359).

فِى تَضْلِيلٍ :"dad" ض sekizyüz. ف seksen. ت dörtyüz. İki ى yirmi. İki ل altmış. Tenvin vakfa rast gelmiş, sayılmaz. Yekûnü, bin üçyüz altmış (1360).

اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِاَصْحَابِ الْفِيلِ : İki "re" , bir "te" sekizyüz. İki "fe" , iki ك ikiyüz. İki ل , bir م yüz. Bir ع , bir ص yüzaltmış. Dört ب üç elif, bir ى , bir ح yirmidokuz. الْفِيلِ yerine gelen الدُّنْيَا daki iki د , bir elif dokuz. Bir ن elli. Bir ى on. Bir elif, bir. Bu yekûn, bin üçyüz ellidokuz (1359), eğer okunmayan elif sayılmazsa bin üçyüz ellisekiz (1358) eder. Hem arabî, hem rumi tarihiyle bu semavî tokatların ayrı ayrı çeşitlerinin zamanlarına tevafuk ile parmak basıyor.

Hesapta hata yok.

Bu "Fil" lafzı kalkmasının sırrı: Eski zamanda dehşetli Fil-i Mahmudî azametine, heybetine dayanmış, hücum etmişler. Şimdi ise dünya servetine ve malına ve o servetle filolar teşkil edip, hattâ kırk milyon bir millet, o fil gibi filolarla dörtyüz milyonu esaret altına almış ve Avrupa medeniyetçileri medeniyetin mehasiniyle, iyilikleriyle, menfaatleriyle değil, belki medeniyetin seyyiatıyla ve sefahetiyle ve dinsizliğiyle üçyüzelli milyon müslümanların her tarafta hâkimiyetlerini imha edip istibdadına serfüru' etmiş ve bu musibet-i semaviyeye sebebiyet vermiş. Ve dünyaperest gaddar zalimler, zulümlerine ceza olarak tokatlar gelmeye ve fakir ve masumlar ve mazlumlara, fâni mallarını ve hayatlarını âhiretlerine çevirmek ve kıymetdar eylemek ve dünyadaki günahlarına keffaret-üz zünub etmeye kader-i İlahîye fetva verdiler. Ben birbuçuk senedir dünyaperestlerin bu musibette vaziyetlerini ve safahatlarını ve ikinci harb-i umumî sahifelerini kat'iyyen bilmiyorum. Fakat iki sene evvelki vaziyetleri, bu sure-i kudsiyenin mana-yı işarî tabakasından gelen tokatlar, tam tamına onların başlarına iniyorlar ve surenin bir mana-yı işarîsini tam tefsir ediyor.}

Kastamonu Lahikası ( 226 )

ozgur_beyin
13-08-2011, 09:05
sevgili ilim. islamda. hurufilik. cifir .kabalacılık yoktur. islamı cifirlendiren büyük üstadın saidi kürdidir.senin bu cifrin kuranda men edilen''fal okları''gibidir.ama siz kuranı ve islamı saidi kürdi zannettiğiniz için böyle şeyleri kaalae almazsınız
siz nev zuhur kuran olan kuranı sani nur risalelerine göre ahkam kesersiniz.
bu cifiri islamın neresinden çıkartınız

Vela
13-08-2011, 11:35
İLim

Olay şu mudur;
Fil suresinin ecbed hesabını yaptık ikinci dünya savaşı ile hiçbir ilgisi yok
Sonra dedim ki kendi kendime "Yahu fil suresi ikinci dünya savaşını anlatsa ne güzel olurdu"
Sonra Fil suresindeki ifadeleri silip YERİNE KENDİ YAZDIĞIN BİR İFADE EKLİYORSUN
Sonra ecbed hesabı yapıyorsun, diyorsun ki bu mucizedir İkinci Dünya Savaşı'na denk geliyor! anlamı da İkinci Dünya Savaşı!
Anlamı II.DS yapan senin yorumun ve senin eklemen,
Ecbedi II.DS yapan senin eklemen

Mucize de SENİN mucizen olur o zaman güzel kardeşim. Gerçi II. Dünya Savaşı'ndan 70 sene sonra tarihini bilmek ne kadar mucize olur orası ayrı

Hala hesapta hata yok diyorsun yahu!
Hesapta hata yok ama ayeti değiştiriyorsun! İnsaf!
Yani oraya yirmi tane Arapça kelime yazıp anlaşılmaz konuşunca bir şey zannedilmeyi bekliyor olabilirsiniz ama Uçan Spagetti Canavarı'na şükürler olsun zekadan yoksun değiliz...

Bu "Fil" lafzı kalkmasının sırrı:
Genel olarak Müslümanlara soruyorum;

ALLAH'ın sözü olduğuna inandığınız Kuran'ı Kerim'i kend istediği şeye uyması için (amacı ne olursa olsun) bir kelimeyi KALDIRANA, yerine yenisini ekleyene ne dersiniz?

Fasık mı oluyor, kafir mi oluyor, münafık mı oluyor?
Ben terminolojiyi iyi bilmediğim için size soruyorum


Kuran'ı yazanların özel çaba ile elde ettiği kelimelerin üst üste gelmesi olayını da mucize diye yutturmaya çalışanları görmüştüm

Bence siz Allah'ı kendi haline bırakın, mucizesi varsa kendi yapsın, niye işine karışıyorsunuz?
Allah sizin düzeltmenize MUHTAÇ kaldı herhalde!

@Özgür beyin,
Konuyu dikkatli okuyun
Cifire falan kalmanıza gerek yok, İslam'da Kuran ayetlerinden kendi kafana göre kelime ekleyip çıkarmak yoksa mucizenin çökmesi için yeterli zaten
Adam fil sahipleri yazan ifadeyi siliyor, başka bir şey yazıyor

Öyle yazınca manası II. DSna tevafuk ediyormuş! üstüne ecbedi de tevafuk ediyormuş!! Adı üstünde tevafuk, ama Allah'ın sözü değil kendi tahrifi ile elde ettiği bir tevafuk

ilim
13-08-2011, 11:38
sevgili ilim. islamda. hurufilik. cifir .kabalacılık yoktur. islamı cifirlendiren büyük üstadın saidi kürdidir.senin bu cifrin kuranda men edilen''fal okları''gibidir.ama siz kuranı ve islamı saidi kürdi zannettiğiniz için böyle şeyleri kaalae almazsınız
siz nev zuhur kuran olan kuranı sani nur risalelerine göre ahkam kesersiniz.
bu cifiri islamın neresinden çıkartınız

Özgür beyin arkadaşım, İslamiyette hurufilik yoktur. Fakat, yaş ve kuru herşey bu kitapta derecesine göre vardır. Sana bir soru:Zaten bu sürenin manası ikinci dünya savaşına tevafuk ediyor. Fakat, bu süredeki bazı ibarelerin ebcedinin de ikinci dünya savaşına tevafuk etmesi Kur'ana ne gibi bir noksanlık verir? Elbette noksanlık vermeyeceği gibi onun mucizeliğinin iktizasıdır ve şanına yakışıyor.

ilim
13-08-2011, 11:46
İLim

Olay şu mudur;
Fil suresinin ecbed hesabını yaptık ikinci dünya savaşı ile hiçbir ilgisi yok
Sonra dedim ki kendi kendime "Yahu fil suresi ikinci dünya savaşını anlatsa ne güzel olurdu"
Sonra Fil suresindeki ifadeleri silip YERİNE KENDİ YAZDIĞIN BİR İFADE EKLİYORSUN
Sonra ecbed hesabı yapıyorsun, diyorsun ki bu mucizedir İkinci Dünya Savaşı'na denk geliyor! anlamı da İkinci Dünya Savaşı!
Anlamı II.DS yapan senin yorumun ve senin eklemen,
Ecbedi II.DS yapan senin eklemen

Mucize de SENİN mucizen olur o zaman güzel kardeşim. Gerçi II. Dünya Savaşı'ndan 70 sene sonra tarihini bilmek ne kadar mucize olur orası ayrı

Hala hesapta hata yok diyorsun yahu!
Hesapta hata yok ama ayeti değiştiriyorsun! İnsaf!
Yani oraya yirmi tane Arapça kelime yazıp anlaşılmaz konuşunca bir şey zannedilmeyi bekliyor olabilirsiniz ama Uçan Spagetti Canavarı'na şükürler olsun zekadan yoksun değiliz...


Genel olarak Müslümanlara soruyorum;

ALLAH'ın sözü olduğuna inandığınız Kuran'ı Kerim'i kend istediği şeye uyması için (amacı ne olursa olsun) bir kelimeyi KALDIRANA, yerine yenisini ekleyene ne dersiniz?

Fasık mı oluyor, kafir mi oluyor, münafık mı oluyor?
Ben terminolojiyi iyi bilmediğim için size soruyorum


Kuran'ı yazanların özel çaba ile elde ettiği kelimelerin üst üste gelmesi olayını da mucize diye yutturmaya çalışanları görmüştüm

Bence siz Allah'ı kendi haline bırakın, mucizesi varsa kendi yapsın, niye işine karışıyorsunuz?
Allah sizin düzeltmenize MUHTAÇ kaldı herhalde!

@Özgür beyin,
Konuyu dikkatli okuyun
Cifire falan kalmanıza gerek yok, İslam'da Kuran ayetlerinden kendi kafana göre kelime ekleyip çıkarmak yoksa mucizenin çökmesi için yeterli zaten
Adam fil sahipleri yazan ifadeyi siliyor, başka bir şey yazıyor

Öyle yazınca manası II. DSna tevafuk ediyormuş! üstüne ecbedi de tevafuk ediyormuş!! Adı üstünde tevafuk, ama Allah'ın sözü değil kendi tahrifi ile elde ettiği bir tevafuk

Arkadaşım, zaten ayetin manası ikinci dünya savaşına tevvafuk ediyor. Yani, bu cihetle zaten Kur'an surelerinde geçen kıssaların sadece tarihi bir hadise olmadığını ve bu asrımıza da bakıp, ders verdiğini anlyoruz. O işaret ise tetimmat, yani tamamlayıcı ve manaya kuvvet verici bir tevafuktur. Dikkat edilirse, üç ayrı yönden o tarihe tevafuk var. Ayrıca, bu zamanda mana olarak ehl-i dalaleti ve zalimleri "ehl-i dünya" yani sadece dünyayı düşünen ve ahireti bilmeyen olarak tanımlıyoruz. Yoksa, şu zamanda Avrupa "ashab-ı fil" değil, "ashab-ı dünya"..Bu latif manaya işaret olarak müellif "dünya" manası ile bu asra bakmış. Yoksa, ayetin lafzı aynen duruyor ve bir tek noktasına bile ilişilmez. Allahın kelamıdır.

Vela
13-08-2011, 11:48
İlim Efendi

Madem Kuran'ı değiştirmek bir noksanlık vermiyor, hatta mucizeliğinin iktizası ve şanına yakışıyor..

Madem ki Kuran şanını elde etmek için sizin müdahalelerinize muhtaç
Başlamışken bilimsel gerçeklerle çelişen ayetleri de değiştiriverin, ona da bir el atın
KEHF 86-90'dan başlayabilirsiniz

Vela
13-08-2011, 11:52
Yahu fili siliyorsun dünya yapıyorsun

Peki ey Alim kişilik

Yüce Allahınız o ayete kendi yazamamış mı ed-dûnya diye?
Yazsa ne olacaktı? Hiç garip kaçmazdı gayet de şık dururdu :)

Herhalde aklına gelmemiş öyle yazınca II. Dünya Savaşına TEVAFUK edeceği!
II. Dünya Savaşı geçtikten sonra sizin aklınıza geliyor
Mucizeye gel
Allah'ın kulları tarafından düzeltilme mucizesi!

ilim
13-08-2011, 12:22
Yahu fili siliyorsun dünya yapıyorsun

Peki ey Alim kişilik

Yüce Allahınız o ayete kendi yazamamış mı ed-dûnya diye?
Yazsa ne olacaktı? Hiç garip kaçmazdı gayet de şık dururdu :)

Herhalde aklına gelmemiş öyle yazınca II. Dünya Savaşına TEVAFUK edeceği!
II. Dünya Savaşı geçtikten sonra sizin aklınıza geliyor
Mucizeye gel
Allah'ın kulları tarafından düzeltilme mucizesi!

O zaman bütün asırlara bakan bir mucize olmazdı. Çünkü, fil vakası ile her asırda fertleri bulunan bu gibi hadiselere işaret ediyor. Bu asırda da çok fertleri var, ikinci dünya savaşında ise servet ve gücüne güvenen "ehl-i dünya" ya işaret ettiği için öyle bir mana çıkarılmış. Yani, mananın ebced hesabı yapılmış.

Dediğim gibi, zaten bu süre icazıyla, belağatıyla mucizedir. Buna ek olarak meyve kabilinde böyle işaretler zihnimizi neşelendiriyor, MANAYA KUVVET veriyor. "ehl-i dünya" ise, manaya verilen bir ebced hesabıdır. Faraza, bu işaretin zayıf olduğunu söylesek bile, diğer iki ayetteki ibareler buna kuvvet verir. Bu zayıf direkler birbirleriyle birleşip, sağlam bir direk olurlar. Birbirlerine kuvvet verirler.

Yine daha önce dediğimiz gibi, bu gibi işaretler, Tevhid, haşir, nübüvvet, adalet ve ibadet diğer temel iman meseleleri gibi değildir. Bu temel iman meseleleri güneşin ışığı güneşi gösterdiği gibi ispatlanabiliyor. Fakat, bu gibi teferruattaki işari meseleleri istemeyen kabul etmeyebilir. Fakat, benim için bu 3 işaret Kur'an gibi bir kitapta tevafuk etmesi ve manayı teyid etmesi Kur'anın mucizeliğindendir. şanına yakışıyor..

Vela
13-08-2011, 13:02
Bir şey soracağım, dikkat etmedim
Ehl-i Dünya mı yazıyorsunuz yeni şanlı kuvvetli bilmemneli ayetinizin bonus şanlı modifiye halinde
Yoksa Ashab ed Dûnya mı?

أَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ فِي تَضْلِيلٍ
E lem yec’al keydehum fî tadlîl
Dad = 800
Te = 400
Fe = 80
Ayn = 70
2 Mim = 80
4x Lam= 120
Kef = 20
4x YE = 40
Ha = 8
He = 5
Dal = 4
Cim = 3
Elif = 1
1631 Eder...

Fi tadlil kelimesini keyfi olarak buradan seçiyorsun herhalde
Fe - Ye - Te - Dad - Lam - Ye - Lam
80 + 10 + 400 + 800 + 30 + 10 + 30
1360 ediyor

Ayetin kalanına ne oldu?
Ebabil kuşları yedi herhalde :)

Keydehum ifadesi de kaça tevafuk ediyor? 75
Burada niye ilim aramıyorsun?

Tesadüf değil bunlar tevafuk elbette, ama senin tevafukun

Vela
13-08-2011, 13:21
İLİM'E EL-CEVAP

TATAR RAMAZAN MUCİZESİ!

طاطار*رمضان‎
Tatar Ramazan ifadesinin ebced hesabını yaptığımızda 1309 bulunur
Bu Miladi takvimde 1892 yılına tevafuk eder
Kadir İnanır filmde 50 yaşlarında bir karakter olan Tatar Ramazan'ı canlandırmaktadır
1892+50 = 1942

FİLM 1942 YILINDA GEÇMEKTEDİR

MUCİZEYİ GÖREMİYORSANIZ
1) Kâlb gözünüzü kapayıp yeniden açmayı deneyin
2) Manevi aktivitelerinizin düzenli olarak yapılıp yapılmadığını kontrol edin
3) Üreticinize başvurun (el-cevâb gelmesi bin yıl ila elli bin yıl arası sürebilmektedir)

Dipnot: Mucize zannettiğiniz şey arayan gözün küçük tesadüf serilerinden tevafuk çıkarabilme özelliği olabilir :)

ilim
13-08-2011, 14:04
İLİM'E EL-CEVAP

TATAR RAMAZAN MUCİZESİ!

طاطار*رمضان‎
Tatar Ramazan ifadesinin ebced hesabını yaptığımızda 1309 bulunur
Bu Miladi takvimde 1892 yılına tevafuk eder
Kadir İnanır filmde 50 yaşlarında bir karakter olan Tatar Ramazan'ı canlandırmaktadır
1892+50 = 1942

FİLM 1942 YILINDA GEÇMEKTEDİR

MUCİZEYİ GÖREMİYORSANIZ
1) Kâlb gözünüzü kapayıp yeniden açmayı deneyin
2) Manevi aktivitelerinizin düzenli olarak yapılıp yapılmadığını kontrol edin
3) Üreticinize başvurun (el-cevâb gelmesi bin yıl ila elli bin yıl arası sürebilmektedir)

Dipnot: Mucize zannettiğiniz şey arayan gözün küçük tesadüf serilerinden tevafuk çıkarabilme özelliği olabilir :)

güzel..Zaten bu ebced hesabını çok edipler şiirlerinde kullanmışlar..Fakat, Kur'an gibi mucize bir eserde, yani zaten manasıyla, icazıyla, belağatıyla çok edipleri kendine hayran bırakan ve çok belağat alimlerini kendine secde ettiren ve kabenin duvarına asılan muallekat-ı seb'ayı kıymette düşüren ve insanları bir tek süresinin nazirini getirmek için asırlardan beri muaraza çalışan ve onların bu kadar kolay muaraya yolunu bırakıp, tehlikeli olan ve mallarını ve canlarını tehlikeye atan savaş yolunu tercih etmeleri Kur'anın harikalığını ve mucizeliğini zaten güneş gibi gösteriyor.

Üstünde şiddetle durduğum gibi, fil süresi zaten manasıyla ikinci dünya savaşına işaret ediyor. Yani zaten mucizeliğini, belağatını ve az sözle çok manalar anlattığını ve ayetlerin asrımıza da baktığını gözümüzle görüyoruz.

İşte, bu ebced hesabının da manaya kuvvet vermesi Kur'anın mucizeliğine ayrı bir letafet katıyor.

art_kitekt
13-08-2011, 22:16
Üstünde şiddetle durduğum gibi, fil süresi zaten manasıyla ikinci dünya savaşına işaret ediyor. Yani zaten mucizeliğini, belağatını ve az sözle çok manalar anlattığını ve ayetlerin asrımıza da baktığını gözümüzle görüyoruz.


ikinci dünya savaşını anlatmıyor, uçak icat olduktan sonra gerçeklemiş tüm savaşları anlatıyor, en azından bunu bi idrak et ilim

ozgur_beyin
14-08-2011, 00:16
yahu kimin mucizesiydi hatırlayamadım .ingilizce kitabındaki mucize hatırlayan varsa buraya koysun ilim arkadaşada tevafuk eder

terekeme
14-08-2011, 00:42
Bir şey anladımsa Arap olayım:(

Vela
14-08-2011, 12:14
Bir şey anladımsa Arap olayım:(

Zaten arkadaşın tekniği bu, bol bol Arapça kelime yazıyor ki yazdıkları anlaşılmasın kimse çakmasın çevirdiği lafları....
Olay bir sure içerisindeki bazı ifadeleri seçip onların ebced hesaplarının II. Dünya savaşına gelmesi
İfadeleri tamamen keyfi bir şekilde seçiyoruz

Bir tane iddia var ki, bütün bir ayet (keyfi olmayan bir sınır) II. dünya savaşının tarihini veriyor, onu da okuyunca anlıyoruz beyefendi ayetteki fil sahipleri ifadesini değiştirmiş, yerine dünya sahipleri yazmış tutturmuş bir şekilde istediği sayıya
Allah'ın mucizesinin şanına şan falan katmış bu düzeltmesi ile

Bir de fil suresinin II. dünya savaşı ile hiçbir alakası olmaması durumu var ama ben bahsetme gereği duymuyorum, o kadar büyük bir yanılgı içerisinde olanları kendi haline bırakmak lazım gelir

@özgür_beyin

Benim Tatar Ramazam mucizem o incicinin mucizesinden daha mı kötü yani?
Alınıyorum bak...
Resmen 1892 çıkıyor Tatar Ramazan'ın ebced hesabı!
Bunun gibi ON tane mucize getirsinler de görelim!
(ciddi ciddi getirsinler yani fena olmaz, Kuran mucizetörlerine cevap olmuş olur :) :)

the supernova
20-08-2011, 01:09
yahu kimin mucizesiydi hatırlayamadım .ingilizce kitabındaki mucize hatırlayan varsa buraya koysun ilim arkadaşada tevafuk eder

Videolu Merhaba (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=24242) mesajıma koymuştum. :D

http://www.youtube.com/watch?v=YjB0hT7q7nU