Orijinalini görmek için tıklayınız : Varsayalım ki Tanrı Var...
Düşünüyorum da varsayalım ki tanrı var. Dünyayı ve insanı yaratmış. İnsana da akıl vermiş. İşte bu noktada artık tanrının geriye çekilmesi gerekmiyor mu? Ama o ne yapmış? Ben size iyilik yaptım iyiliğimin karşılığını istiyorum diyor. Benim bildiğim bir iyilik yapılacaksa karşılığı beklenmemeli. Ama bu tanrı karşılık bekliyor. Nerde o zaman bu tanrının büyüklüğü...
Hani ''Bir deli bir kuyuya taş atmış, kırk akıllı da o taşı çıkarmaya uğraşırmış.'' diye bir söz vardır. Bizimki de o misal. Bir uyanık kalkmış tanrı var demiş. Biz de bu in midir, cin midir demeden peşine takılmışız. Yani kendi putumuzu kendimiz yaratıp ona da tapmışız. Hani biz insanlar bazen aklımızı onların tabiriyle şeytanlığa çalıştırırız ya. Bu tanrı olayı da öyle bir şey. Ve bu şeytanlar bu saf kullarını uyutmak ve sömürmek için bu putu asırlardır kullanıyorlar ve kullanmaya devam ediyorlar...
Sanki çaresiz kaldığı zaman tanrı yardım ediyormuş gibi dört elle tanrıya sarılıyorlar. Ya yok işte. Doğa tanrı felan tanımıyor. Eline fırsat geçti mi biz insanı yok ediyor. Depremde , selde, hastalıklarda hadi tanrı insanı kurtarsın bakalım. Yani sonuç olarak doğayla mücadele biz insanlara kalıyor. Eğer tanrıya kalsaydı işimiz yanmıştık. O depremler o seller o hastalıklar kökümüzü getirirdi. Gerçi geri kalmış ülkelerde bu doğa olayları onların kökünü götürüyor ya!...
Bir de ben bu insanoğlunu anlamıyorum. Yani bu dünyada tanrısız yaşanılmaz mı? Dünyaya geliyorsun. Belirli bir ömrün var. Bu ömrünü en güzel şekilde en iyi şekilde geçirmeye çalış. Bunun için de tanrıya gerek yok. Aklın var. Yeter ki sen o aklı kullan. Göreceksin ki tanrıya ihtiyacın olmayacaktır.
Aklımızı kullanalım. Yani bilime inanalım. Tanrının biz insanı düşündüğü yok. Yine biz insanı düşünen bilim oluyor. Bilim doğayla amansız bir mücadele içerisinde. İnsanlığın gelişimi ve refahı için müthiş bir çaba sergiliyor.Bu çabaya dudak büken insanları anlamakta zorlanıyorum. Japonya da deprem oluyor kimsenin burnu kanamıyor. Ama bakıyorsun geri kalmış ülkelerde binlerce insan ölüyor. Üstelik binlerce insanın öldüğü bu ülkeler en çok tanrıya ibadet eden ülkeler. Bakıyorsun hastalandığı zaman hemen doktora koşuyor. Ya hani sen tanrıya inanmıyor muydun? Kaderin bu değil mi? Takdiri ilahi değil mi? Ne işin var dokdorda senin. Ondan sonra kalkar bilime dudak büker. Ne garip değilmi?...
Yani diyorum ki biz insanız. Dünyayı anlamlaştıran da biz insanız. Niye birer insan olarak kendimize değil de tanrıya güveniyoruz. Kendi gücümüze niye inanmıyoruz. Üstelik bu tanrının çözüm değil de çözümsüzlük olduğunu bile bile...Bir psikolojik rahatlama uğruna değer mi?...
Tanrı olayı insanın o ulaşılmaz egolarını tatmin olayından başka bir şey değildir. Gerçekçi olmak zorundayız. Bu doğanın gerçeği neyse onu kabulenip yaşamımızı sürdürmekte yarar vardır. Bir put uğruna yaşamımızı kendimize zehir edip kendimizi prangalara mahkum etmek akıl dışıdır.
Ama iyi ki bu dünyada aklını kulanan bilimsel düşünen insanlar var. O akıllı insanlar sayesinde bu dünya yaşanılır bir dünya haline geliyor...Umarım bir gün bu insanlar bu dünyada çoğunluğu sağlar, insanlık da rahat bir nefes alır. İyi ki varsınız...Saygılarımla...
site yöneticisi bunu yazarsa bu şekilde imanı tanıyorsa * valla bilemiyorum ne demek lazım kendini akıllı zanneden kimseye *
kendisine önce * ALLAHIN SIFATLARINI *öğrenmesini * ve yaratılış gayesini bilmesini *ve yapılan iyiliklerin * sadece ve sadece bizim ihtiyacımızın olmasını * ALLAHINDA senin *yaptığın *iyiliğe ihtiyacının olmadığını * v.s *bir sürü yazılacak var ama gerek yok * ve ister inan ister inanma * *seni zorlayanda yok * ölünce açılır *anlarsın
Ezkamo hocam kusura bakma ama bir yeri yanlış yorumlamışsın.
Tanrı'ya en çok ibadet eden yerlerde deprem de insanların daha fazla ölmesi tanrı'nın merhametindendir. O insanları hemen huzuruna alıp cennete koymak istiyor. Orada hurilerle birlikte olsun, içki dolu kadehlerle sarhoş olsunlar istiyor. İşte tanrı böyle merhametlidir. :)
Vallahi ben İslamiyetten çıktıktan sonra haliyle İslamiyetin Allahınıda kabul etmez oldum, açıkçası kendime yeni bir tanrı arama gereğide duymadım. Böyle iyi yani, herkese tavsiye ederim. *:lol:
Karışan falanda yok, bir de tanrıylamı uğraşacağız. O da varsa eğer bizimle uğraşmasın, gitsin Muhammedin uçkuruyla uğraşsın. Mümkünse gölge etmesin başka ihsan istemez.
O nasıl bir zulümdür öyle kardeşim. İnsan tuvalete hangi ayağıyla gireceğini, hangi eliyle yemek yiyeceğini, yatağın hangi tarafından kalkacağını tanrıyamı soracak??
Tanrı değil nazi subayı mübarek. Vallahi eski günlerim aklıma geldi de sinirlendim şimdi bak :lol:
hiramusta
21-08-2006, 11:18
Affedersiniz ama siz eskiden salakmışsanız,bunda Allah'ın suçu ne.Allah tuvalete nasıl gireceğinizi bana sorun mu dedi?Sorduysanız size cevap mı verdi?
Affetmem canım. Bak ben senle konuşurken ağzımı bozmuyorum. Sende bozma tamammı güzelim. Yok bozma konusunda ısrar edersen pişman olursun. :lol: Emin ol altta kalmam, hatta üstüne çıkarım.:lol:
Ayrıca sen kim oluyorsunda kafana göre bunlar dinde yoktur diyebiliyorsun. Sen 1400 yıldır Kuranda yazan tomurcuk memeli hurileri üzümdür diye, darbeyi dövmek demek değildir diye bize yutturmaya kalkan adam değilmisin?
hiramusta
21-08-2006, 11:42
1.Ne demek istediğimi anladın mı?
2.Evet ben o adamım.
painkiller
21-08-2006, 11:50
hiramusta,
tuvalete şu ayakla girin bu ayakla çıkın gibi şeylerin sünnet olduğunu ve islam da olduğunu en iyi sen biliyor olmalısın...
Arkadaşlar, konuya sadık kalsak ve kişiselleştirmesek tartışmları daha iyi olmaz mı?
Teşekkürler..
Sen benim ne anladığımı bırak. Benim yazdıklarıma kızacağına gidipte hadislerdeki kelimeleri değiştirmeye dene. Madem Kuranı değiştiriyorsun, hadisleride değiştir. :lol:
Ayrıca bu konuda bir tane değil, tonla hadis var. Yok o hadisleri kabul etmiyorum dersen, en basitinden gidersin cuma namazına, ilahiyat fakültelerinin yetiştirdiği imamlardan dinlersin. O zaman tuvalete hangi ayakla girilir, yemek hangi elle yenir, hangi *omuzuna yatıp uyunur, öğrenirsin.
Bir de arkadaşım senin İslam anlayışın bizleri bağlamaz. Önceden de söylediğim gibi, ben senin İslam anlayışını değil, genel olarak İslamı eleştiriyorum.
hiramusta
21-08-2006, 13:31
Hangi genel İslam anlayışını eleştiriyorsun?Vahhabilerinkini mi?Selefilerinkini mi?Hanefilerinkini mi?Şialarınkini mi?Alevilerinkini mi?Sadece Türkiye'de 1450 civarında olduğu tahmin edilen cemaat ve tarikatlarınkini mi?Daha burada sayamadığım birçok mezhep ve ekolünkini mi?Bunların hepside sünnet ve hadis diyorlar.Bu nebiçim sünnet ve hadistir ki yüzlerce farklı inanç ortaya çıkarmış?Affedersiniz tuvalete s..mayı da dine sokmaya indirgemiş.
hiramusta
21-08-2006, 13:37
Sevgili Onur,zaman zaman kendime bile söylediğim bir sözü birbaşkasına hakaret kasdıyla söylemem mümkün değildir.Yine de hakaret olarak algıladıysan özür dilerim.
Kur'ana yönelik hakkımdaki iddian boş bir iddia olduğu için cevap vermeye gerek görmüyorum.
Hoş ve esen kal.
Hiramusta ben yedeksubaylığımı Güneydoğuda yaptım ve bu süre içinde şafilikle ilgili bir sürü şey öğrendim, ancak ben bunları buraya yazıpta sizin dininiz budur demedim.
Bak benim dediğim çok açık bu ülkenin ilahiyat fakültelerinde yetişen imamlar yukarıda yazdıklarımı kabul edip cemaate anlatmıyorlarmı?
Şimdi bir zahmet sende say bakalım; Kimler bu adet ve sünnetleri uygulamazmış? O saydığın mezhepler, ya da tarikatlardan hangileri?
hiramusta
21-08-2006, 15:06
Hemen aklıma gelen birkaç örneği vereyim;Hanefiye göre kan abdesti bozar,Şafiye göre bozmaz.Hanefiye göre kadına dokunmak abdesti bozmaz,Şafiye göre bozar.Hanefiye göre bazı deniz ürünleri haramdır,Şafiye göre hepsi helaldir.Hanefiye ayı eti haramdır,Hanbeliye helaldir.Bu hükümlerin hepsi kaynağını hadislerden almaktadır.Demekki bir mezhep,başka bir mezhebin sünnetten aldığı hükmü uygulamayabiliyormuş.
yoyoyo :lol: *:lol: Sevgili Hiramusta çalım atmaya gerek yok. Ben sana yukarıda sünnet diye yazdıklarımı sordum. Yoksa merak etme bende biliyorum mezhepler arasında farklar olduğunu.
Benim sorum Hangi mezhepler benim yukarıda yazdıklarımı sünnet olarak kabul etmezler? Mesela benim ailem sünni hanefi.
hiramusta
21-08-2006, 15:59
Bak sevgili kardeşim bir şeyin Sünnet olabilmesi için hükmünü Kur'andan alması gerekir.Yani Kur'an da var olan bir hükmün (farzın) hayata aktarılmasına sünnet denilir.Kıldan,tüyden,sarıktan meseleler sünnet değildir.Çünkü bunların Kur'an da yeri yoktur.Bunlar örftür.Örf ayrı şeydir,sünnet ayrı şeydir.Arap örfü sadece arapları bağlar.Sünnet ise tüm Müslümanları bağlar.Sünnete bir kaç örnek verecek olursak;iyilik yapmak,doğruluk,yalan konuşmamak,adil olmak gibi güzel hasletleri sayabiliriz.Ha!mezheplerin büyük bir çoğunluğu bunlara sünnet diyor.Ama baktığınız zaman yeryüzündeki Müslümanların çok büyük bir kısmı ne sakal bırakır,ne sarık takar,ne de cübbe giyer.Şimdi senin soruna gelecek olursak....Mezhepler arasında bu konuda bir ihtilaf var mı?...Açıkçası şu an bilmiyorum.Araştırmam lazım....Kur'an dinine baktığımız zaman tuvalete sol ayakla girip,sağ ayakla çıkmanın dinle bir alakası olmadığını görürüz.Birileri geçmişte Peygamberin adını kullanarak Müslümanlarla dalga geçmiş.Müslümanlar da hala uyanamamış.Yani bu Müslümanlar s.l.ksa Allah ne yapsın?Ha!yemek yerken sağ eli kullanmayı anlarım.Temizleme imkanının olmadığı bir ortamda sol elinle pis bir iş yapmışsan sağ elini kullanırsın.Veya tam tersini yaparsın.Ama hertürlü temizlik imkanının olduğu bir ortamda insanlara sağ elle yemek yemeği dayatmak İslam değil zorbalıktır.
istavrit
21-08-2006, 20:35
hiramusta yapma gozunu seveyim..
bizimi, kendinimi kandiriyorsun..?
bir şeyin Sünnet olabilmesi için hükmünü Kur'andan alması gerekir * demissin...
diyanetin sayfasinda bakin sunnet nasil tarif ediliyor..
Peygamber Efendimiz’in yaptığı ve müslümanlardan da yapılmasını istediği dinî görevlerdir.
Sünnet, Allah Resûlü’nün (sav) mübarek sözleridir; yani sünnetin bir bölümünü O’nun nurlu sözleri teşkil eder ki, bunlar, Kur’ân’da yer almayan, fakat bütün fukahâca fıkıh kitaplarına alınıp, pek çok hükme esas kabul edilen O’na ait nurefşan beyanlardır
dinden cikarsin haaa!!
disini misfakla karistiran istasyon camii cemaati ilhamini nereden alir..
dis fircasinin icat edildigini bilmezlermi.?
guzel kokunmak sunnettir deyip haci yagini boca etmezlermi..
sorogren ve siz bir baska dini anlatiyorsunuz.
Zaten sevgili hiramustanın kendi deyişine göre senin katlin vaciptir demişler. Bir yanlışım varsa lütfen düzeltin hiramusta. Böyle bir yazını okumuştum. Ama bunu diyenler bence islamı doğru uygulayanlardır. Çünkü onlar kutsal kitaplarının gereğini yapıyorlar. Onun için ben de sürekli islam ilkel çağdışı bir dindir diyorum. Sizin islamı çağa uyarlama girişiminizi takdirle karşılıyorum ama başaracağınızı zanetmiyorum. Bu kara taasup olduğu sürece.Yine de yolun açık olsun sevgili hiramusta.
hiramusta
22-08-2006, 00:14
Sevgili İstavrit,diyanet yavaş yavaş düzeliyor.Yakında sünnet tanımları da değişir merak etme.
De ki: Ben size, Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben, sadece bana vahyolunana uyarım. De ki: Kör ile gören hiç bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz? (6/50)
Onlara bir mucize getirmediğin zaman, (ötekiler gibi) onu da derleyip getirseydin ya! derler. De ki: Ben ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım. Bu (Kur'an), Rabbinizden gelen basîretlerdir (kalp gözlerini açan beyanlardır); inanan bir kavim için hidayet ve rahmettir. (7/203)
Rabbinden sana vahyedilene uy. Şüphesiz Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır. (33/2)
Eğer (Peygamber) bize atfen bazı sözler uydurmuş olsaydı,
Elbette onu kıskıvrak yakalardık.
Sonra onun can damarını koparırdık (onu yaşatmazdık).
Hiçbiriniz buna mâni de olamazdınız. (69/44-47)
(Benim yaptığım) ancak Allah katından olanı, O'nun gönderdiklerini tebliğdir. Artık kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, bilsin ki ona, (kendi gibilerle birlikte) içinde ebedî kalacakları cehennem ateşi vardır. (72/23)
Ortada bir Diyanetin tarifi var birde Allah'ın vahyi var.Bir müslüman olarak benden hangisini tercih etmemi beklersin?
Sevgili Ezkamo Hocam,inanın İslam ne sizin zannettiğiniz ne de çoğunluğun inandığı gibi bir din değil.İnsanlar 1350 yıldır zalim emevi ve abbasi yönetimlerinin kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirdikleri,içerisinde islami motifler bulunan cahiliye inancını din edinmişler.Biz buna,Kur'anın dinlerini tahrif edenlerin yolundan gidenlere verdiği isimle sesleniyoruz. "Atalar Dini Mensupları"
Ne zaman onlara: "Allah'ın indirdiklerine uyun" denilse, onlar: "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye (geleneğe) uyarız" derler. (Peki) Ya atalarının aklı bir şeye ermez ve doğru yolu da bulamamış idiyseler? (2/170)
Sevgili Hocam.bundan birkaç sene önce çok az olduğumuzu düşünüp üzülürken.Bugün büyük bir hızla çoğaldığımızı görmek beni bahtiyar ediyor.Bakarsınız,gelecekte Kur'anın dini gönüllere hükmetmeye başlamış.Olmaz olmaz demeyin,tarih nice olmazlara şahid olmuştur.
Esen kalınız.
sodomo--
22-08-2006, 00:49
Diyanet'in neresi düzeliyor güzel kardeşim ? Kocası tarafından dövülen kadına okuyup üflemesi için Kuran'dan "sure" tavsiye eden bir Diyanet düzelebilir mi ? Herşeyden önce Diyanet "organ bağışı" konusunda ne durumda *? Hala bu ülkede organ bağışının günah olduğunu düşündüğü için organ bağışlamayan milyonlarca insan var ve bir tarafta da organ bağışı bekleyen binlerce insan. Ne yapıyor Diyanet bu konuda ?
Bu Diyanet tam anlamıyla bir Vahabi diyaneti dir, benim hiç bir şüphem yok. Yani bu topraklara yabancı bir unsurdur... Bunu herhangi bir Diyanet yayınını elinize alıp okuduğunuzda anlayabilirsiniz.
Aleviler konusunda ne durumda ? "Alevilik sapık bir mezheptir" diyen Diyanet mi düzeliyor ? Bırakın bunlar ya.....
"bundan birkaç sene önce çok az olduğumuzu düşünüp üzülürken.Bugün büyük bir hızla çoğaldığımızı görmek beni bahtiyar ediyor.Bakarsınız,gelecekte Kur'anın dini gönüllere hükmetmeye başlamış.Olmaz olmaz demeyin,tarih nice olmazlara şahid olmuştur."
Ne diyorsun Hiramusta, yoksa sende şu "Allah nurunu tamamlayacaktır" diyenler gibi mi düşünüyorsun? Evet evet Fettullah hocanın cemaati yakındır Allah'ın nurunu tamamlatır sen merak etme....Tarihin şahit olduğu bir şey var o da adı "İslam dünyası" olan dünyanın per perişan, ser sefil halidir.
İşte tarih bunu ispatladı !!
sodomo--
22-08-2006, 01:33
Sevgili Ezkamo,
Böyle bir başlık açtığın ve böyle bir yazı yazdığın için seni kutluyorum.
İyi ki varsın ya... Vallahi insanın içine bir ferahlık serpiyorsun.
Hep böyle kal güzel dostum. Hep böyle kendine güveni olan ve insan olmaktan gurur duyan dahası yeri geldiğinde Tanrı'ya bile hesap sorabilecek kadar cesur olabilen birisi olduğun için seni takdir ediyorum.
İşte bu Cumhuriyeti de senin gibi haklıdan, doğrudan, bilgiden, erdemden yana olan idealist öğretmenler yaşattı bugüne kadar.
Sağol, varol benim güzel öğretmenim...
Sevgili Sodomo,
Eğer bu ülkede aydınlanma adına bu ülkeye bir katkım olursa bundan mutluluk duyarım. Yıllarımı bu ülkeye verdim. Büyük bir aşkla hizmet ettim. Yetiştirdiğim öğrencilerimle gurur duydum. Geçenlerde bir öğrencimle karşılaştım. Hem de kız öğrencim. Baktı...Baktı...Aaaa! Türkçe öğretmenim dedi... Ellerime sarıldığını bir görsen...İşte bizim mutluluk kaynağımız...
Yani şuna gelmek istiyorum. Bu ülkenin geleceğinden kuşkun olmasın. Bu ülke Anadolu. Atatürk harcıyla yoğrulmuş bir ülke. Ne İrana ne de Afganistana benzer. Kim ne derse desin kurumlarıyla dimdik ayakta bu ülke. Bunlar bize vız gelir, tırıs gider... Karamsar olmaya gerek yok. Tek bir şeyden korkuyorum o da duyarsız oluşumuzdan. İstersen bana değmeyen yılan başlığımı ziyaret et. Orada senin de katkılarını bekliyorum. Sevgiyle kal dostum...
Nihayet siteye girebildim.
* *Tanrinin var olup olmamasi hic de onemli degil aslinda insan gibi yasamak icin, muhim olan boyle bir gucun suurlu olup olmadigidir; hatta zararli diyebiliriz tanri fikri icin. En buyuk zarari, insanlari bastan kabullenmege zorlamasi. Dusunce mekanizmasina onemli bir mahsur olarak goruyorum bu fikri. Bir de somurucu insanlarin eline dusunce daha da etkili oluyor zararlari.
* Egitim, bilgi hazinesi, ilimdir insani daha guzel yasamaya eristiren. Dine allaha duskun milletler yalniz muslumanlarda degil hritiyanlarda da en geri kalmislaridir.Sebebi kader adini verdigimiz, insanin hayat surecini, tanri tarafindan duzenlendigine inanarak, boyun egmeleri.
*Boyun egenler nedense hic dusunmez koca kainati yaratanin kendilerinden neden itaat, saygi, hatta devamli tesekkur bekledigini. Buyuklugune inandiklari tanrinin neden, insana ozgu, kaprisler ve entrikalara ihtiyac duyabilecegini.
hiramusta
22-08-2006, 10:02
Ezkamo hocam her öğrencini kendin gibi bilme.Benim lisede bir edebiyat hocam vardı.Kendisi ateistti.Şimdi düşünüyorum da.Onunla bir karşılaşsam sarılıp ellerinden öpeceğim ve af dileyeceğim.Kadıncağıza az çektirmedik ya!Ben o zamanlar bir cemaat mensubuydum.Ve bizler okulu öyle bir örgütlemiştik ki.İstediğimiz herşeyi idareye yaptırıyorduk.Hatta okulda mescid bile açtırmıştık.Namaz vakitlerinin girdiği bütün teneffüslerde mescid dolup dolup boşalıyordu.Okulun çok büyük bir bölümü bizim gibiydi.Az sayıda Alevi ve sol görüşlü arkadaşlarımız vardı.Onlara nefes bile aldırmıyorduk.Tabi bu değerli hocamız bunları bilmeden okulumuza gelmişti.Ve tanışma faslının olduğu ilk derse sözü evrime getirince,biz hocamıza kafayı taktık.Ve bundan sonra bütün dersler Onun için işkence oldu.Kadın çıldırma noktasına geliyordu.Bizi onların kışkıttığını düşünerek,diğer hocalarımızla kavga ediyordu.Ve sonunda bize ancak 1 sene dayanabildi.Başka bir okula tayinini çıkarttı.Kısa bir süre sonrada şehri terketti.Zaman zaman yaptığım ve yaptığımız bu kötülükler aklıma gelir.Ve inanın kalbim acır.Keşke Onunla karşılaşsam da ellerine sarılıp af dilesem.bağışla bizi hocam desem.Size olgun bir insanın yapmayacağı şeyleri yaptık.Halbuki olgun bir insan bütün inançlara,düşüncelere saygılı davranan insandır.Yaptıklarımız çocukluğumuzdandı,cahilliğimizdendi,.. desem.Eminim o da beni şefkatle bağrına basar.Sizler benim evlatlarımdınız,size hiç kızmadım ki.Yalnızca sizin için üzülüyordum.Ama yine de için rahat olsun affettim.Derdi.
Sevgili Hiramusta,
Sizi bu anlayışınızdan dolayı kutluyorum. Yazılarınızda bu olgun kişiliğinizi gözlemliyorum. Lütfen devam ediniz. Ve şunu adım gibi biliyorum ki o öğretmeniniz sizi bağışlıyacaktır. Önemli olan kişinin hatalarından ders alıp kendini geliştirmesidir. Sizi bu seviyeye getiren bu davranışınızdır. Bundan emin olun.
Bu güzel ülkemizin sizin ve bizim gibi yapıcı düşünen insanlara gereksinimi vardır. Sevgiyi, barışı, hoşgörüyü böyle düşünen olgun insanların bu topluma kazandıracağı düşüncesindeyim.
Bu ülke hepimizin. Bir ateist olarak size ve sorogren gibi inançlı arkadaşlarıma kardeşim diyorum. Ve sizleri kardeş olarak görüyorum. Lütfen sizler de bizi kardeş olarak görünüz. Çünkü bizler hepimiz birer insanız. İnsan olmanın gereği de saygı ve sevgidir. Bu insanlık özlemime katkılarınızı bekliyor sevgilerimi sunuyorum...
sodomo--
22-08-2006, 11:55
İşte bak bu yazında ne de doğru şeyler anlatmışsın. Demek ki gençleri zehirleyen bir takım merkezler var işte böyle kendi öğretmenine, kendi okul arkadaşlarına düşmalık besletiyorlar, onlara karşı kin, nefret duymalarına neden oluyorlar hem de DİN adına yaptırıyorlar bunları. Şimdi düşün bakalım kim bu gençleri böylesine bir ruh hali içine sokanlar ?
Bir düşün bakalım, bu ülkenin çocuklarını Arap'ın dini uğruna kim birbirine düşman ediyor ? Bir düşün bakalım bu Arap dini dostluk mu yayıyor düşmanlık mı ? Hiç mi yaşadıklarından ders çıkartmıyorsun da hala bu cihat dininin peşinden gidiyorsun. Bu senin söylediklerin geçmişte kalan şeyler değil sadece senin hayatının geçmişi ama bu ülke için güncel bir durum işte Trabzon'da bir papaz 16 yaşında bir çocuğun eline verilen tabanca ile öldürüldü, ondan önce Sivas vardı, daha geçenlerde Danıştay saldırısı din adına, düşmanlık adına...
Senin dinin düşmanlıktan başka bir şey sunmadı bugüne kadar, gör artık bu gerçeği. Kutsal dediğiniz kitabın yarısından fazlası cihat ayetleri ile dolu, geri kalan yarısı da masal, hikaye, insanı aşağılama, korkutma, cehennem, azap ve her türlü kötülük, daha ne bekliyorsun bu dinden ?
hiramusta
22-08-2006, 14:39
Bilmukabele sevgili Ezkamo hocam.Ben de size sevgilerimi sunuyorum.Ayrıca beni bir kardeş olarak kabul ettiğiniz için size teşekkür ediyorum.Ben de sizi bir abi ve bir hocamız *olarak görüyorum.Dini,dili,düşüncesi ne olursa olsun sizin gibi insani değerlerin yücelmesini esas alan değerli öğretmenlerimizden öğreneceğimiz çok şey olduğunu düşünüyorum.Sağolun-varolun.Allah'ın yardımı sizinle olsun...İnansanız da,inanmasanız da...
Sevgili Sodomo insanı bişeyler anlattığına pişman ettiriyorsun.Benim o dönemlerim cahiliyye dönemleriydi.Yani şimdiki inancıma göre ben ozamanlar müşriktim.Kur'an okumuyorduk.Çünkü bize Kur'an okumayın siz anlamazsınız demişlerdi.Siz ne soracaksanız bize sorun,ne öğrenecekseniz bizden öğrenin demişlerdi.Tek başınıza Kur'an okursanız kafanız karışır,yanlış yollara saparsınız diyorlarlardı.Bu yüzden hurafelere din diye sarılmıştık.Ve o dine de İslam diyorlardı.Bu durum birşeylerin yanlış olduğunu düşünerek inançlarımı sorgulamaya başlamama kadar devam etti.Kur'anı okumaya ve araştırmaya karar verdim.Kur'an okudukça inandığım şeylerin İslam olmadığını birer hurafe olduklarını anlamaya başladım.Ve bu başlangıç gerçek İslam a ulaşma noktasında adeta kamçıladı beni.Kur'an okuyan arkadaşlarımızın ve büyüklerimizin destekleriyle de içimdeki putlar birer birer yıkıldı.Onların yerine İslam'ı inşa etmeye başladım.Ve bu inşaa da halen devam etmektedir.Belki bir ömür boyu sürecektir.İşte sevgili Sodomo,bana o hocamıza yaptıklarımıza karşı pişmanlık duydurtan..;Kur'an okumaya başlamamla beraber,içimde filizlenmeye başlayan İslam'ın bende oluşturmaya başladığı kişilik değişikliğidir.
Bak sevgili kardeşim bir şeyin Sünnet olabilmesi için hükmünü Kur'andan alması gerekir.Yani Kur'an da var olan bir hükmün (farzın) hayata aktarılmasına sünnet denilir.Kıldan,tüyden,sarıktan meseleler sünnet değildir.Çünkü bunların Kur'an da yeri yoktur.Madem sen öyle istiyorsun biz de Kuranda dayandıracak yer buluruz. Mesela sen sünnet olmamızı Kuranda nereye dayandırıyorsun? Sen dersinki şu ayete dayanır. O zaman ben de benim verdiğim hadisleri şeytana uymakla ilgili ayetlere dayandırırım.
Şimdi Arap adeti deyip geçmek olmaz. Tuvalete sol ayakla girmek, sağ elle yemek yemek, sağ omzu üzerine yatmak....vs gibi adetler nasıl yerleşmiş ona bakalım. Birçok hadiste bunları yapmazsak şeytana uyuduğumuz anlatılıyor. Müslümanlarda bu hadisleri günlük hayatlarına adapte edince, bu uygulamalar ibadetin bir parçası haline geliyor.
Yani hadislerin hikayesi tamamen din temelli, ama sen çıkıpta bu hadisleri kabul etmezsen o senin bileceğin iştir. Dediğim gibi Hiramusta hadisler ortada, diyanetin imamları ortada, din ortada. Sen istediğin kadar kabul etmeyebilirsin. Zaten şimdiye kadar girdiğimiz tartışmalarda hangi hadisi kabul ettinki bunu edeceksin? O yüzden buraya hadis eklemeye gerek duymuyorum.
Yine söylüyorum eğer cuma namazlarına gittiğinde bu tip hadilerden bahseden bir imam görürsen, lütfen burada yaptığın gibi karşı çık. İnşallah cemaatte ajan provokatörün birini yakaladık diyerek senin üstüne çullanmaz. Sevgiler...
hiramusta
22-08-2006, 16:39
Bu sol ayakla tuvalete girme meselesinde Kütübi Sitte de henüz bir hadis bulamadım.Belki gözümden kaçmıştır.Bulan varsa bana da haber versin.Müslümanın sünnet olma gibi bir zorunluluğu yoktur.Çünkü Allah'ın böyle bir emri yoktur.Yıllardır cuma namazına gitmem.Ayrıca malum tepkiyi görmek için cuma namazına gitmeye de gerek yok.Her nekadar fiziki şiddete henüz uğramasakta,sözlü ve psikolojik şiddete uğruyoruz.Ayrıca hanefiler gerçekten hanefi olsalardı,bu ülkede cuma namazı kılmazlardı.Demek ki hanefilerde hanefiliği bilmiyor.Bilenlerde dünyalık geçimleri elden gidecek diye saklıyo.Eee din böyle geçim aracı yapılırsa olacağı budur.
anlamadim.
Sen simdi hanefi oldugun icin mi cuma namazina gitmiyorsun , ayrica hanefiler neden BU ULKEDE cuma namazina gitmemeliler. ?
*
* Kesinlikle art niyetsiz soruyorum neden !?
sodomo--
22-08-2006, 17:35
İşte sevgili Sodomo,bana o hocamıza yaptıklarımıza karşı pişmanlık duydurtan..;Kur'an okumaya başlamamla beraber,içimde filizlenmeye başlayan İslam'ın bende oluşturmaya başladığı kişilik değişikliğidir.
Kardeşim, bak anlatamıyorum galiba... Bir insan Kuran okuyup güzelleşemez, olsa olsa cehennem korkusu ile kötü bir şeyler yapmaktan sakınır ama Kuran onu bile sunamaz çünkü neredeyse yarısı "kafirlere karşı cihattan" bahseder ki bunu bu siteye girip ona buna dinsiz, kafir diyerek ağza alınmayacak küfürler savuranlardan ve tehdit edenlerden anlayabilirsin zaten, hadi bu sitede anlamadın aç tarihe bak, hadi tarihten anlamadın gel bugüne bak, gel İslam toplumlarına bak, hadi yine anlamadın Sivas olaylarına bak, hadi yine anlamdın El-Kaideymiş, Hizbullahmış ona buna bak... Yani onların hepsi Kuran'ı yanlış anladı da sen mi doğru anladın ?
Üstelik insan kendisinde var olan güzellikleri görmezde gider dışarıdan, başka insanlardan, kitaplardan mı medet umar ? Ne demek bir kitap okudum kişiliğim değişti ? Böyle bir şey olur mu ? Kendinde var olan güzelliği dilenci gibi dışarıda arıyorsun ondan sonra gelsin şeyhler, şıhlar, Fettullah gibi mehdiler, peygamberler, kutsal kitaplar, onlar bunlar...
Yahu insan bu kadar da kendi öz doğasına yabancı kalır mı ? Bütün güzellikler insanın kendi öz doğasında vardır zaten.
Bak Cumhuriyet'in kurulması ile birlikte Türkiye'nin dört bir yanına öğretmenler gitti ve oralara en zor koşullar altında insanlara bir şeyler götürdüler, eğittiler onları, okuma yazma öğrettiler, onlara hayatlarında faydalı olacak bilgiler öğrettiler, sonra köy enstitüleri kuruldu o yamalı pantolonlarla, çarıklarla gezen fakir köylü çocukları keman çalmayı bile öğrendiler o fedakar insanlar sayesinde, daha bilinçli çiftçilik yapmasını topraktan daha fazla mahsül almasını da öğrendiler ve bugün dönüp baktığımızda önemli yerlere gelmiş bir çok insanın, sanatçının, yazarın, bilim adamının arkasında hep o dönemlerde yapılan fedakarane çabalar vardı, şimdi bu fedakar Cumhuriyet öğretmenleri canlarını dişlerine takarak yaptıkları o görevlerde nereden ilham aldılar ?
Tabii ki kendilerinde var olan, insanlara yardım etmek, onların hayatını daha da güzelleştirmek isteğinin verdiği ulvi bir tatmin duygusundan. Yani insan bencilliğini aştığı zaman başka insanlara, içinde yaşadığı topluma ve Dünya'nın dört bir tarafına yardım etmek için herhangi bir şeyhin, şıhın, mehdinin lafına bakmaz bile.
Bugun bile onbinlerce öğretmen ülkenin dört bir yanında bu mücadeleyi sürdürmekte ve hatta Doğuda şehit düşen bir çok öğretmenimiz var.
Bu bir aşktır kardeşim ve kaynağını da insanın kendi doğasında bulunan güzellikten alır.
O yüzden bırakın bu Arap bedevilerinin peşinden gitmeyi de kendinize inanın, toprağınıza inanın, kendi ülkenize inanın, kendi dostlarınıza inanın ve insana inanın güzel kardeşlerim...
Bir put demiş ki kendine tapana :
"Bilir misin niçin taparsın bana ?
Sen kendi güzelliğine vurgunsun,
Ben ayna tutar gibiyim sana." (Hayyam)
Ezkamo hocam kusura bakma ama bir yeri yanlış yorumlamışsın.
Tanrı'ya en çok ibadet eden yerlerde deprem de insanların daha fazla ölmesi tanrı'nın merhametindendir. O insanları hemen huzuruna alıp cennete koymak istiyor. Orada hurilerle birlikte olsun, içki dolu kadehlerle sarhoş olsunlar istiyor. İşte tanrı böyle merhametlidir. :)
bize bildirilen insanlar ölecekler ve daha sonra kiyamet gününü bekleyecekler tekrar diriltilecekler..hesap günü gelecek sevaplar günahlardan ayirilacak.ve yaptiklarinla mükafatlandirilacak yada cezalandirilacagiz..buraya kadar normal.normal olmayan celiski su.. O insanları hemen huzuruna alıp cennete koymak istiyor. Orada hurilerle birlikte olsun, içki dolu kadehlerle sarhoş olsunlar istiyor. İşte tanrı böyle merhametlidir.. simdi biz hesap gününü beklerken öldükten sonra bu huriler nerden cikiyor???? süre olayinda bir celiski var,bu bir benim dikkatimi cekmemistir umarim...insanlari hemen huzuruna alicaksa neden kiyameti bekliyoruz? neden hesap gününü bekliyoruz?
exclusive
22-08-2006, 21:32
Zamage bu kıyamet konusunda da kuranda söylenenler çok çelişkili.
Kimi ayetlere göre önce kıyamet kopacak, herkes ölecek, ondan sonra cehenneme ve cennete sevkiyat işlemi gerçekleşecek.
Kimi ayetlere göre ise zaten cehenneme atılmış insanlar mevcut yani bu sevkiyat işlemi kıyameti beklemeden gerçekleştiriliyor.
Bence olur olmez gerceklesmesi daha mantikli. milyarlarca oluyu, tek tek sigaya cekmek allahin bile isine gelmez. Hele Turklerin bolgesindeki trafik karmasaligini tasavvur edebiliyormusunuz?
exclusive
23-08-2006, 00:49
Aslında ayetlerin büyük çoğunluğu kıyametten sonra sevkiyat olacağı yönünde. Aksi yöndeki ayetler çok daha az...
Ama dediğin gibi kıyamete kadar beklenecekse başka sorunlar ortaya çıkıyor. Mesela nerde bekleniyor? bekleme odası gibi bişey mi var? Cehennemliklerle cennetlikler aynı yerde mi bekliyor? muhammed ve saz ekibi 1400 yıldır bekliyor mu? Muhammedi "daha bekliycez mi birader? hani memesi tomurcuklanmış yaşıt kızlar nerde?" gibi sorularla sıkboğaz ediyolar mı?
Olen icin, bekleme mevzubahis olamaz.
Beyinleri sagken calismayanlarin, olunce nasil olsa duracagindan ,bir de gozlerini *acicaklar ki karsilarinda mehdi. Arada gecen zamani algilamalari imkansiz. Aslinda, oldukleri anda tekrar dirilmis olacaklar.
hazretikömürcü
23-08-2006, 09:54
Eline sağlık sodomo--
hiramusta
23-08-2006, 10:14
Sevgili Turok.Hanefi değilim.Sadece Müslümanım.Dolayısıyla Cum'a namazına gitememin sebebi de buna bağlı değildir.Çok farklı sebepler var.Daha doğrusu yevm'ül cum'a nın (toplantı günü) benim için daha farklı bir anlamı,amacı var.Bu da ileri de ayrı bir konu olarak ifade ederim,inşallah.Hanefiler niye kılmamalı?Yaşadığımız topraklarda çoğunluk hanefi olduğu için öyle söyledim.Diğer mezheplerde gerçekten inandıklarını ortaya koyabilseler,aynı tavrı göstermeliler.Veya artık ben hanefiyim,şafiyim demeyecekler.Niye kılmamalılar bir örnek vereyim.Cum'a namazının şartlarından birisi hür olmaktır.Öncelikle Türk halkı çeşitli siyasi,kültürel ve ekonomik oyunlarla batı emperyalizminin sömürgesi haline getirilmiştir.Öncelikle hür olmak şartının yerine getirilebilmesi için bunun çözümlenmesi gerekir.Bakın bu,İslam'ın demiyorum,mezheplerin ortaya koyduğu inanç sisteminin uygulanmasını engellemektedir.Mesela hanefi mezhebine göre kadının yüzü de ziynete girer ve kadının yüzüde örtülmelidir.Tıpkı talibanın yaptığı gibi.Hanefiler talibana hiç kızmasınlar,hanefi mezhebinin eniyi uygulayıcısı onlardır.Tabi devlet başörtülüleri eğitim-öğretim ve kamu hayatına kabul etmemektedir.Burkalıları hiçkabul etmez zaten.Sadece bu iki örnek bile mevcut mezhepler için cuma namazının kılınmasını imkansız hale getirmektedir.
Müslümanın sünnet olma gibi bir zorunluluğu yoktur.Çünkü Allah'ın böyle bir emri yoktur. O zaman Yahudiler, sahabe ve günümüze kadar yaşamış insanlar neden sünnet oldu? Kuranda yazmaması Allahın emri olmadığını gösterirmi?
Ayrıca hanefiler gerçekten hanefi olsalardı,bu ülkede cuma namazı kılmazlardı.Demek ki hanefilerde hanefiliği bilmiyor.Bilenlerde dünyalık geçimleri elden gidecek diye saklıyo.Eee din böyle geçim aracı yapılırsa olacağı budur.Eğer bilmiyorlar diye benim ailemi kastediyorsan, haklısın gerçekten İslamiyetten bihaberler, mesela Ahzab 37'i ben söylemeseydim hiç bir zaman bilemeyeceklerdi. Ayrıca ben o saydığım sünnetleri ailemden değil evdeki namaz kitabından öğrenmiştim. Ancak aileme sorduğumda onların bu tür sünnetlerden haberdar olduklarını görmüştüm.
hiramusta
23-08-2006, 14:38
[quote="M.onur";p="44431 O zaman Yahudiler, sahabe ve günümüze kadar yaşamış insanlar neden sünnet oldu? Kuranda yazmaması Allahın emri olmadığını gösterirmi?
[/quote]
Tabiki gösterir.Birilerinin İslamın adıyla Yahudiliği dayatmak için uydurduğu temelsiz hadisler,biz Müslümanlar için hiç bağlayıcı olmaz.
Ve minen nasi mey yeşterı lehvel hadısi li yüdılle an sebılillahi bi ğayri ılmiv ve yettehızeha hüzüva ülaike lehüm azabüm mühın
Ve iza tütla aleyhi ayatüna vella müstekbiran ke el lem yesma'ha keenne fı üzüneyhi vakra fe beşşirhü bi azabin elım (31/6-7)
İnsanlardan öyleleri vardır ki, bilgisizce Allah'ın yolundan saptırmak ve onu bir eğlence konusu edinmek için hadisin 'boş ve amaçsız olanını' satın alırlar. İşte onlar için aşağılatıcı bir azab vardır.
Ona ayetlerimiz okunduğunda, sanki işitmiyormuş ve kulaklarında bir ağırlık varmış gibi, büyüklük taslayarak (müstekbirce) sırtını çevirir. Artık sen ona acı bir azap ile müjde ver. (31/6-7)
''sodomo''
Üstelik insan kendisinde var olan güzellikleri görmezde gider dışarıdan, başka insanlardan, kitaplardan mı medet umar ? Ne demek bir kitap okudum kişiliğim değişti ? Böyle bir şey olur mu ? Kendinde var olan güzelliği dilenci gibi dışarıda arıyorsun ondan sonra gelsin şeyhler, şıhlar, Fettullah gibi mehdiler, peygamberler, kutsal kitaplar, onlar bunlar...
Yahu insan bu kadar da kendi öz doğasına yabancı kalır mı ? Bütün güzellikler insanın kendi öz doğasında vardır zaten.
Bak Cumhuriyet'in kurulması ile birlikte Türkiye'nin dört bir yanına öğretmenler gitti ve oralara en zor koşullar altında insanlara bir şeyler götürdüler, eğittiler onları, okuma yazma öğrettiler, onlara hayatlarında faydalı olacak bilgiler öğrettiler, sonra köy enstitüleri kuruldu o yamalı pantolonlarla, çarıklarla gezen fakir köylü çocukları keman çalmayı bile öğrendiler o fedakar insanlar sayesinde, daha bilinçli çiftçilik yapmasını topraktan daha fazla mahsül almasını da öğrendiler ve bugün dönüp baktığımızda önemli yerlere gelmiş bir çok insanın, sanatçının, yazarın, bilim adamının arkasında hep o dönemlerde yapılan fedakarane çabalar vardı, şimdi bu fedakar Cumhuriyet öğretmenleri canlarını dişlerine takarak yaptıkları o görevlerde nereden ilham aldılar ?
Tabii ki kendilerinde var olan, insanlara yardım etmek, onların hayatını daha da güzelleştirmek isteğinin verdiği ulvi bir tatmin duygusundan. Yani insan bencilliğini aştığı zaman başka insanlara, içinde yaşadığı topluma ve Dünya'nın dört bir tarafına yardım etmek için herhangi bir şeyhin, şıhın, mehdinin lafına bakmaz bile.
Bugun bile onbinlerce öğretmen ülkenin dört bir yanında bu mücadeleyi sürdürmekte ve hatta Doğuda şehit düşen bir çok öğretmenimiz var.
Bu bir aşktır kardeşim ve kaynağını da insanın kendi doğasında bulunan güzellikten alır.
O yüzden bırakın bu Arap bedevilerinin peşinden gitmeyi de kendinize inanın, toprağınıza inanın, kendi ülkenize inanın, kendi dostlarınıza inanın ve insana inanın güzel kardeşlerim...
Sevgili Sodomo,
Diline, yüreğine sağlık. Daha yeni fark ettim. Sanki duygularıma tercüman olmuşsun. Yazdıklarına aynen katıldığımı belirtmek istiyorum.
Hiç uzağa gitmeye gerek yok. Ben bir öğretmenim. Ben bir kitap okuyarak değişmedim. Bu tamamen insanın kendi doğasıyla ilgili bir olay. Asıl bizim sorunumuz insan olarak kendimize güvenmemekten ve inanmamaktan kaynaklanıyor. İşte asıl sıkıntı sorun burada başlıyor. Ben kuranı okudum değiştim diyen bir kişide de bu ruh özelliği vardır. *
Benim bu başlığı açmamdaki amaç bu dediklerini kapsıyor. Varsayalım ki tanrı var. Tanrıyı rahat bıraksınlar. Tanrı onlara akıl vermiş. Akıllarını kullansınlar. Ama bunlar hep akıllarını kötüye kullanıyorlar. Bu tanrıyı tutup kişisel çıkarlarına devlet yönetimlerine alet ediyorlar. O zaman bizim de bu kendi halinde bırakılmış tanrıya lafımız olmaz.
Kabemiz insan olmalı. İnsan olarak kendimize inanalım. Bana göre insanın insandan başka dostu yoktur. Eğer böyle düşünürsek insanlık *hak ettiği yere ulaşacaktır. Sevgiyle kal...
Kabemiz insan olmalı. İnsan olarak kendimize inanalım. Bana göre insanın insandan başka dostu yoktur. Eğer böyle düşünürsek insanlık *hak ettiği yere ulaşacaktır
Olmaya olmali da insan olmayana nasil anlatmali? Beyinler cocukluktan beri yikanmis, okullarda bile devamli bombadiman.
*Ustelik *kafayi calistirmadan kolayca kabul edilebilecek bir masal varsa, neden kendini yorsun. Herseyden once korkulari mani olur dusuncelerine.
*Bazi dostlarimla, bu sorunlari tartisirken hem hak verirler, hem de ya varsa korkusuyla,iclerinden tovbe ettiklerini duyar gibi olurum.
* Din degil, cehalettir esas yok edilmesi gereken. Kucucuk cocuklarin beynine, okul sistemimizde bile mudahale edenlere karsi, kanun gerekir. Bu zirzop masallarla zihinlerinin sekillenmesine musade etmemeliyiz.
Yaşam Boyu yaptıklarımız sonsuzlukta yankılanır kardeşlerim,
sabredin bütün cevapları öldügümüz zaman hep birlikte bulacagız,
komik olan sadece cevapları buldugumuz zaman geç çok geç kalmış olacagız,
ve anlamsız ve boş bir hayat yaşadıgımız için kahrolmamız yetmeyecek birde ceza çekecegiz,
zaman herşeyin ilacıdır,bekleyelim..
kQzan *abim hoşgeldin abi
* öte taraftan gelmiş gibisin abi,gitmişte görmüş dönüpte uyarayım demiş gibi,cevapları bulduğumuzda niye geç olsunki abi,herkez cezası neyse çeker varsa bi ceza mekanizması,yada yargılayıcı.sonuçta biz böyle bi kaygı taşımıyoruz,neyse yinede hoş geldin.zaman herşeyin ilacıdır bekleyelim ve görelim.
psikokemoterapi hoşbulduk
öncelikle anlatmaya deyil ögrenmeye geldim
ikincisi ise bu tip sitelerde neden hep tartışma yapılır onu anlamadım[tartışmanın bitmesi için yazdım]
arkadaşım sitenin içerigi belli amaç belli bu amaç sana uymuyor ise gelme siteye bırak adamlar kendi gerçeklerini yaşasınlar sen kendi gerçegini yaşa..
kQzan abim hoşgeldin abi
öte taraftan gelmiş gibisin abi,gitmişte görmüş dönüpte uyarayım demiş gibi,cevapları bulduğumuzda niye geç olsunki abi,herkez cezası neyse çeker varsa bi ceza mekanizması,yada yargılayıcı.sonuçta biz böyle bi kaygı taşımıyoruz,neyse yinede hoş geldin.zaman herşeyin ilacıdır bekleyelim ve görelim.
kardeş hoş güzel yazmışsında neden böyl birşey düşündün ki dünyadaki tüm dinler ve varlıklar ve bilim ölümü kabul ediyor sen kimlerdensin ki anlayamadım şimdi ben :) ve diyorum ki öldügümüz zaman varsada görecez yoksada göremiyecez neden daha mantıklı sohbetler açıp keşfetmiyoruzda tartışma tartışma...
psikokemoterapi tabiki mümkündür ben bu siteyi ilk defa gördüm bugün ve üye oldum üye olma nedenim ise portal anasayfada okudugum bir kaç döküman oldu
belkide şu ana kadar bende göremiyordum
ama ben mantıgımı yaşamaya kabul eden bir insanım
ve neden tartışıyorsunuz kimseye inançlarınızı göstermek zorunda deyilsiniz inananlar bunu hep yaptılar hep kendi taraflarına çekmeye çalıştılar yıllarca[sevap kazanacaklarını düşünerek]
bence tartışma yerine bildigiklerinizi paylaşın sohbetler açın ve hep beraber yaşayalım gerçegi..
Yaşam Boyu yaptıklarımız sonsuzlukta yankılanır kardeşlerim,
sabredin bütün cevapları öldügümüz zaman hep birlikte bulacagız,
komik olan sadece cevapları buldugumuz zaman geç çok geç kalmış olacagız,
ve anlamsız ve boş bir hayat yaşadıgımız için kahrolmamız yetmeyecek birde ceza çekecegiz,
zaman herşeyin ilacıdır,bekleyelim..
Sevgili kQzan,
Aramıza hoş geldin. Aslında işte geç kalmamak için burda çırpınıyoruz. Anlamsız ve boş bir yaşam sürmemek için çırpınıyoruz.
Zaman mutlaka her şeyin ilacıdır. Ülkemiz adına milletimiz adına zaman boşa akmasın istiyoruz. Bilgi çağını yakalamak istiyoruz. Çağdaş uygar bir ülke olmak istiyoruz. İnancın allah ile kul arasında kalması gerektiğini ve bu inancın sömürü aracı olarak kullanılmamasını istiyoruz.
Tartışmaktan korkmayalım arkadaşım. Tartışalım ki gerçekler gün ışığına çıksın. Karanlıklar aydınlansın. Eğer bekleyelim diyorsan gelecek kuşaklara en büyük kötülüğü ederiz. Bu ülkeye ve bu ülkenin yarınlarına karşı birey olarak sorumluluklarımız var. Bunu unutmayalım. Kendimizi düşündüğümüz kadar bu ülkemizi ve milletimizi de düşünelim. İşte bunun için biz burdayız.
Öldüğün zaman hiç bir şeyin cevabını bulamazsın. Bundan emin ol. Onun için ölmeden önce o cevapları aramanı tavsiye ediyorum. Bu insan olmamızın bir gereğidir. İnsanı sorumluluklarımızı yerine getirmemizin gereğidir. Bence bir insan olarak bu insani sorumluluklarımızı yerine getirirsek ülkemize, milletimize ve insanlığa katkıda bulunmuş oluruz. Sevgiyle kalın...
evet kQzan abim.
yaşarken bile ölümden sonrasını düşünür ,yaşadığı hayatı bile, öldükten sonraki yaşantıda rahat etmek isteme bencilliğine peşkeş çeker insanoğlu.dedimya bizim böyle bir kaygımız yok,öbür dünya hesaplarıyla düzenlemiyoruz yeryüzünde işlerimizi.Ahiretimizi güzel kılmaktan önce
yaşadığımız hayatın güzel kılınması gerektiğine inanırız,çünkü yaşadığımız hayat gerçek,ölümden sonrası ise bilinmezdir.saygılarımla
:roll:
Sevgili eskamo;
Düşüncerinizin *aktarılması akilcı ve akıcı .sizi eleştirmeme *izin verirseniz;
yumuşak karnınıza dikkat çekmek isterim.
1- in mi cinmi?
2-şeytan
3-kul
4-yine kul
5-umarım...
Bukadarcık...
Profesyonel fubolcuların ofsayta düşmesi affedilmez değildir ,ancak düşmezlerse yıldız olurlar.Keşke toptan reddetmek yerine Tanrı kavramının
aslında biz tanrılarında içinde olduğu TÜM olduğunu benimseyebilseydiniz.
not:onlar insanlığı bir kez aldattılarsa suç onlarındır.devamında onlar suçlanamaz.Artık sizindir (sizi aldatamamışlar.etkisinden kurtulamamışşınız)
Bu dinazorun eleştisini hoş göreceğine eminim.(umarım??????????)
:roll:
Sevgili eskamo;
Düşüncerinizin aktarılması akilcı ve akıcı .sizi eleştirmeme izin verirseniz;
yumuşak karnınıza dikkat çekmek isterim.
1- in mi cinmi?
2-şeytan
3-kul
4-yine kul
5-umarım...
Bukadarcık...
Profesyonel fubolcuların ofsayta düşmesi affedilmez değildir ,ancak düşmezlerse yıldız olurlar.Keşke toptan reddetmek yerine Tanrı kavramının
aslında biz tanrılarında içinde olduğu TÜM olduğunu benimseyebilseydiniz.
not:onlar insanlığı bir kez aldattılarsa suç onlarındır.devamında onlar suçlanamaz.Artık sizindir (sizi aldatamamışlar.etkisinden kurtulamamışşınız)
Bu dinazorun eleştisini hoş göreceğine eminim.(umarım??????????)
Sevgili Selman,
Önce aramıza hoş geldin. Ne demek her zaman eleştiriye açığım. Eleştiri ve öz eleştiri kişinin gelişiminin etkili silahlarıdır. Tabi bu silahları kullanmayı bilene.
Bir şeyi bilmeni isterim. Benim yaşam felsefemde keşkelere yer yoktur. Daha bir gün arkama dönüp de keşke şöyle yapsaydım veya yapmasaydım dememişimdir. Mutlaka insan olduğumuza göre yanlışlarımız da olacaktır. Önemli olan kişinin bu yanlışlarını görüp kendini aşabilmesidir. Benim yaptığım da bu olmuştur. Ne geçmişe takılırım ne de ne olduğu belirsiz geleceğe takılırım. Benim için önemli olan içinde bulunduğum andır. Bu anı en güzel şekilde değerlendirmek de yaşam felsefemdir.
İnsanlık bir kere aldatılmadı. Defalarca farklı versiyonlarla ve özde aynı tarzla insanlık aldatıldı. Ne demek artık suç onların değildir. Doğrusu bu suç hem aldatanın hem de aldatılanındır. Olayı böyle koyarsak daha doğru olur düşüncesindeyim.
Dolayısıyla benim bu başlığı açmamdaki amaç bu aldatılanlara yardımcı olmak. Onları düşünmeye yöneltebilmek. Bana göre her insan bir tanrıdır. Yeterki bü gücünü anlasın. Bu gücünü anladığı an zaten tanrıya gereksinimi kalmayacaktır.
Sevgiyle kalın...