PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Muhammed Yanlış Çeviriyi Nasıl Kuran''''a Soktu


21-01-2005, 22:26
İslam eleştirmeni Prof. İlhan Arsel''in "Kuran''ın Eleştirisi III" adlı eseri bir kaç gün içinde download arşivimize girecek. Şimdilik bu eserden bazı kısımları veriyorum:

Yahudilerin kutsal bildikleri "Ahd-i Atik"in (Tevrat''ın)1 bölümlerinden biri olan "İşaya" adlı kitapta, bir kızın gebe kalıp oğlan çocuk doğuracağı ve bu oğlana "İmmanuel" adının konacağı şu şekilde bildirilmiştir:

".. .Rab, kendisi size bir alamet verecek; işte kız gebe kalacak ve bir oğul doğuracak; ve onun adını İmmanuel koyacak..." (İşaya, Bap 7: 14.)

Burada geçen "İmmanuel" sözcüğü "Allah bizimledir" anlamındadır. İşte bu hükme dayalı olarak Hıristiyanlar, İsa''nın geleceğinin Tanrı tarafından çok önceden haber verilmiş olduğuna inanırlar. İnançlarının kaynağı İncil''dir. Çünkü Matta''ya göre incil''de? bu yukarıdaki hükme atfen isa''nın doğuşunun hikayesi kısaca şudur: Davud oğlu Yusufun nişanlı bulunduğu Meryem, bakire olduğu halde gebe kalır. Gebe kalışı Ruh-ül kuds ''tandır, yani Cebrail ''dendir. Fakat ne var ki Meryem''in hamileliği Yusuf u çevresine karşı güç

* K. 61 Saff Suresi, ayet 6; oysa İncil''de böyle bir şey yoktur.
1 Tevrat diye bildiğimiz şey, aslında Ahd-i al-Atik''in (Eski Ahit) ilk heş kitabından oluşur.
2 Bilindiği gibi "Yeni Ahit" adı altıyla İncil''in "Matta"ya, "Markos"a, "Luka"ya ve "Yuhanna"ya göre dört kitaptan ve ayrıca başka bölümlerden, oluşur.
durumda bırakır. Bu nedenle nişanlısını aleme rüsva etmeden gizlice terk etmek, yani nişanını bozmak ister. Fakat bir gece Tanrı''nın meleği Yusufun rüyasına girer ve ona şöyle der:

"... Meryem''i kendine kan almaktan korkma; çünkü kendisinden doğmuş olan Ruhülkudüstendir. Ve bir oğul doğuracaktır; ve onun adını İsa koyacaksın..." (Matta''ya göre İncil, Bap 1: 18-23.)

Yusuf söylenenleri yapar ve doğan çocuğun adını İsa olarak koyar. Kuşkusuz ki bu hikaye, İsa''ya uhrevilik kazandırma doğrultusunda bir girişimdir. İncil''i yazanlar, İsa''nın "peygamber" olarak geleceğinin çok önceki bir tarih itibariyle "Ahd-i Atik"te müjdelenmiş olduğunu belirtmekle, Hıristiyanlığı sağlam bir temele dayatabile-ceklerini düşünmüşlerdir.

Ve işte Muhammed, Tevrat''ın Işaya adlı kitabında ve ayrıca İncil''de yer alan bu hususları, ondan bundan öğrenmiş olarak, kendi bakımından değerlendirmek istemiştir. Kendisine uhrevilik sağlamak ve bu arada Yahudileri ve Hıristiyanları İslama sokabilmek için kendisinin bütün insanlara "peygamber" olarak gönderileceğinin Tanrı tarafından çok önce, Tevrat ve incil ile bildirildiğini öne sürmüştür. Daha doğrusu "Ahmed" adında bir "peygamber"in gönderileceğinin İsa tarafından İsrailoğullarına haber verildiğini söylemiştir. Bu maksatla Kur''an''a koyduğu ayetlerden biri Saff Suresi''nin 61. ayetidir ki, İsa''nın "Ahmed" adında bir peygamber geleceğini müjdelediğine dairdir ve şöyledir:

"Meryem oğlu İsa: Ey İsrailoğulları! Doğrusu ben, benden önce gelmiş olan Tevrat''ı doğrulayan, benden sonra gelecek ve adı Ahmed olacak bir peygamberi müjdeleyen, Allah''ın size gönderilmiş bir peygamberiyim demişti. Ama o elçi, kendilerine belgelerle geldiği zaman: ''Bu apaçık bir büyüdür'' demişlerdi" (K. 61, Saff Suresi, ayet 6).

Görülüyor ki Muhammed''in söylemesine göre ha, kendisinden sonra "Ahmed" adında bir peygamber geleceğini ve bu peygamberin Tevrat''ı doğrulayacağını söylemiştir. Hemen belirtelim ki "Ahmed" sözcüğü, Muhammed''in hem "ad" ve hem de "sıfat" ("nitelik") olmak üzere kendisine uygun bulduğu bir sözcüktür. Birçok vesileyle kendisini çeşitli isimler ve niteliklerle tanıtmış ve örneğin:
"Ben Muhammed''im, ben Ahmed''im, ben Mahi''yim (Tanrı adına "yok edici"yim), ben Haşır''im (insanları mahşer yerinde toplayıcıyım), ben Akıb''ım (son gelenim), ben Mukaffa''yım (peşinden gidilenim), vs."
diye konuşmuştur.3

Arapçada "Ahmed" sözcüğü, tıpkı "Muhammed" sözcüğü gibi "hamd" kökünden gelmedir; "hamd" ise "Tanrı''ya teşekkür etmek, fakat ederken onun ululuğunu dile getirmek" demektir. Fakat Ahmed sözcüğü, hem "Tanrı''yı herkesten çok öven, yücelten" anlamındadır ve hem de "herkesten çok övülen" anlamına alınır. Ve işte "Ben Ahmed''im" derken Muhammed, hem kendisinin "Tanrı''yı en fazla yücelten, öven kimse" ve hem de Tanrı tarafından "herkesten fazla övülen kişi" olduğunu anlatmak istemiştir. Nitekim Kur''an''a koyduğu ayetlerle bir yandan Tanrı''yı övgülerle yüceltirken, diğer yandan Tanrı''nın kendisini övdüğünü vurgulamıştır. O kadar ki Ahzab Suresi''ne koyduğu bir ayetle Tanrı''nın, meleklerle birlikte kendisine salavat getirip yücelttiğini belirtmiştir; ayet şöyle:

"Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber Muhammed''e salavat getirirler; ey insanlar, siz de onu övün ve ona esenlik dileyin" (K. 33, Ahzab Suresi, ayet 56).

Ve işte muhtemelen bundan dolayıdır ki Muhammed, Kur''an''ın Saff Suresi''ne koyduğu yukarıdaki ayetle, Ahmed adında bir pey-

3 Bu konuda Buhari, Müslim, Tirmizi Darimi vs. gibi kaynaklarda yer alan hadisler için bkz. Turan Dursun, Kur''an Ansiklopedisi, İstanbul 1994, c.I, s.258-9; ayrıca bkz. Elmalılı H. Yazır, age, c.VI, s.4930.

gamber geleceğinin İsa tarafından İncil''de müjdelendiğini bildirmiştir (Saff Suresi, ayet 6). Oysa ki dinsel kaynakların ortaya vurduğu verilere göre İsa böyle bir şey söylememiştir. Daha doğrusu İsa''nın ağzından ne "Ahmed" adı çıkmıştır ve ne de "Ahmed" adının başka bir dilde karşılığı olabilecek bir sözcük! İsa''nın İncil''de söylediği şey, kendisinden sonra Tanrı''nın "tesellici" göndereceğidir ki, İncil''in Yunanca olan metninde "parakletos" sözcüğü ile ifade edilmiştir. Yuhanna''ya göre İncil''de İsa''nın şöyle konuştuğu yazılı:

"Şimdiyse beni gönderene gidiyorum... Benim gitmem sizin için hayırlıdır. Çünkü gitmezsem tesellici size gelmez. Fakat gidersem onu size gönderirim. O geldiği zaman, günah için, salah için ve hüküm için dünyayı ilzam edecektir..." (Yuhanna''ya göre İncil, Bap 16: 5-15.)

"Tesellici" karşılığı olarak İsa''nın kullandığı sözcüğün Yunanca İncil''deki şekli "parakletos"tur. İncil''in daha sonra diğer dillere çevrilişinde bu sözcük "paraclet" (Fransızca) ya da "conförter" (İngilizce)4 olarak yer almıştır ki, hepsi de "tesellici", "rahatlatıcı" anlamına gelir. Araplar da "paraclet" karşılığı olarak "faraklit" sözcüğünü kullanmışlardır. Nitekim Yuhanna İncil''inin bu ayetlerini Türkçe''ye çeviren din adamlarımız dahi, bu kurala uymuşlardır. Örneğin Elmalılı Hamdi Yazır şöyle der:

"Yuhanna İncilinin on beşinci faslında Yesu'' mest (İsa) demiştir ki: Pederin göndereceği Hak ruhu Faraklit size her şeyi talim edecektir... Çünkü ben sizin yanınızda mukim değilim, Pederin göndereceği rııhulkudüs Faraklit size her şey''i talim edecek ve benim söylediğim sözü hatırlatacaktır... Çünkü ben gitmezsem Faraklit size gelmez, ama gittiğimde onu size gönderirim... "5

4 Çünkü Rumca İncil''de "paracletos" (tesellici) olarak geçen sözcük Latince İncil''e "invocare" diye geçmiştir ki "yardım dilemek" anlamındadır ve yeni İncillerde "consolateur", "conforter" olarak belirir.
5 Elmalılı H. Yazır, age, c.VI, s.4932-3.
Hemen ekleyelim ki Yunancada bu "paraclet" sözcüğüne benzer bir sözcük vardır ki o da "priklitos"tur. "Priklitos" sözcüğü "en fazla övülen kimse" anlamını taşır ki, biraz önce değindiğimiz gibi, Arapçada "Ahmed" sözcüğünün karşılığıdır. Ve işte Muhammed, bu konularda kendisine verilen bilgileri değerlendirerek ve "paraclet"in "prikli-tos" olması gerektiğini söyleyenlere itibar ederek kendi "peygamberliğinin" İsa tarafından haber verildiğine dair yukarıdaki hükmü Kur''an''a koymuştur. Gerçekten de İslam yazarlarından bazıları İncil''de kullanılan sözcüğün "priklitos" olduğunu iddia etmişlerdir.6 Muhammed''e İncil hakkında bilgi verenler "paracletos" (yani "tesellici") yerine "priklitos" (yani "en çok övülen") sözcüğünü öne sürmüşlerdir. Ve Muhammed de kendisini "Tanrı tarafından en fazla övülen peygamber" olarak tanımladığı ve Ahmed adıyla tanıttığı için, Kur''an''a yukarıdaki ayeti (yani Saff Suresi''nin 6. ayetini) koymuştur.

Oysa, biraz önce dediğimiz gibi İncil''de "priclitos" diye bir şey geçmez; "paracletos" sözcüğü geçer ki "tesellici" demektir. Ancak hemen ekleyelim ki İsa''nın "tesellici" sözcüğü ile anlatmak istediği şey "ruh"iuT, daha doğrusu "hakikat ruhu"dur, ki o da İsa''nın kendisidir. Nitekim Yuhanna İncil''inde şöyle yazılı:

"Ben de Baha''ya yalvaracağım; ve o size başka bir tesellici, hakikat ruhunu verecektir; ta ki daima sizinle beraber olsun; onu dünya kabul edemez, çünkü onu görmez ve bilemez; siz onu bilirsiniz, çünkü yanınızda duruyor ve içinizde olacaktır. Sizi öksüz bırakmam; size gelirim. Biraz zaman daha ve dünya artık beni görmez, fakat siz beni görürsünüz; madem ki ben yaşıyorum, siz de yaşayacaksınız. O günde bileceksiniz ki ben Babamdayım ve siz bendesiniz ve ben sizdeyim. Emirlerim kendinde olup onları tutandır ki beni sever; beni seven Babam tarafından sevilecektir..." (Bkz. Yuhanna''ya göre İncil''i, Bap 14: 16-21.)

6 Hintli yazar Rahmettullah''ın İzharul''Hak adlı kitabında yer alan bu hususlar için bkz. Turan Dursun, age, c.l, s.261.

Bu satırlardan açıkça anlaşılan şudur ki, İsa "tesellici" sözcüğü ile ne Muhammed''i ve ne de başka bir "peygamberi" kastetmiştir; kastettiği şey "tesellici" anlamına gelmek üzere "hakikat ruhu"dur ve bu da kendisinden başka bir kimse değildir. Nitekim Hıristiyanlar, günün birinde İsa''nın tekrar geleceğine inanmışlardır. Bu itibarla İsa''nın "Ahmed" adıyla bir peygamberin geleceğini haber verdiği ve bunun "Muhammed" olduğu hususundaki iddiaların geçerliliği yoktur ve Kur''an''ın Saff Suresi''nin 6. ayetindeki sözlerinde "keramet" yattığını düşünmek yanlıştır.

21-01-2005, 22:56
haciyla sacmalama konusunda yarisa girdiniz heralde cem, ne is tosunum.

Bakalim senmi daha iyi sacmalayacksin yoksa hacimi. Hadi basladik.

simdi hacida geri kalmaz

bastir haci.

sizin bu tarziniz ne hos bi bilseniz, ellerinizle kendinizi batiriyorsunuz, devam edin cocuklar.

hararetle izliyorum

kirkit

22-01-2005, 00:28
Akıllı, mantıklı bir yanıt vereceksen yaz, yoksa boş laf etmen sadece zaman kaybımıza yol açar. Tabi, islamcılarda akıl değil "iman" ön planda olduğu için bu yazını da olağan bulduğumu söylemeliyim.

22-01-2005, 00:32
hadi ordan sende cig kavun.

sen kendini ici dolu bisey yaziyorummu saniyorsunda, bizimkilere ici bos diyorsun. Sen zaten zamanini bosa harcayan zavalli bir yaratiksin, ama farkedemiyorda kendini bi is yapiyor saniyorsun.

Allahin peygamberi hakkinda ifira atmak yalan uydurmak, ahlaksizca yazilari dosenmek ne zamandan beri ciddi bir ugras olarak adlandirildi.

Inanki benim yazdiklarimin icerigi seninkilerden daha onemli, vede sanada benim yazdiklarimi okumani tavsiye ederim.

Tamammi tosunum

kirkit

haci
22-01-2005, 00:52
Yaniliyorsun kirkit......
Seni yazilanlar uzmuyor. Korkutuyor... Onlarin gercek olabilecegini dusunuyorsun. Onlari yazanlara kin ve nefret besliyorsun. Cunku onlarin yazdiklari dogru ise, senin durumun felaket.. Bir omur inandigin ve inanmayi dusundugum Islam parca parca oluyor. Onlara inanmasan bu kadar buyuk tepki gostermezsin. Belli ki gocunuyorsun..
Ama biz devam edecegiz. Buna mecburuz. Sen dahil, elimizden geldigi kadar Musluman''lari onceye supkeye dusmeye zorlayacagiz. Sonra onlara dogru yolu gosterecegiz.
Allah yok.. Peygamber ise bir sahtekar.. Kur''an uydurma bir kitap. Butun bunlar korkunc bir yalan.. Muhammed hepinizi alay ederek kullanan bir psikopat.. Sizler ise artik nesiniz bilmiyorum. Sizler icin Islam''in kurbani terimi daha uygun..
Bunlarin uzerinde biraz dusun istersen. Bize karsi kufur ve hakaret ederek Islam''i savunamazsin. Islam''i biraz daha zor duruma sokarsin. Bizim de istedigimiz o zaten..