PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Tanrı Beyni


belangaz
12-10-2011, 20:08
Bir Tanrı nasıl olmalı? neleri emretmeli,neleri yasaklamalı? şeklinde bir çok soru sorabilirsiniz.

Eminim bunlara vermiş olduğunuz cevaplar siz farkında olmasanızda şu ana kadar ki hiç bir dinin tarif etiği tanrıyı tarif etmeyecektir...

İlk sorumuza gelelim ,Tanrı nasıl olmalı ?

Eğer İlahi bir dine inanan kişi iseniz tanrı kusursuz olmalı ! sonsuz merhametli olmalı , adaletli olmalı , ve en önemlisi cezalandırıcı olmamalı.

Eğer müslamansanız bunlar bizim inanmış olduğumuz yaratıcımızda bu özelikler zaten mevcut diyeceksiniz..ama dönüp baktığınızda sonsuz merhametli bir tanrı insanları cehenem gibi kötü bir yerde yakarak cezalandırmamalı eğer cezalandırıyorsa o zaman sonsuz merhametli değildir.
Eğer ,adaletli ise;
-Herkesi eşit yaratmalı
-Sınavda eşit davranmalı
-kimsenin kalbini mühürlememeli
-İnsanlar için kötü şeyler dilememeli(Ayet: ben dilemedikçe siz dileyemezsiniz.)
daha bir çok örnek verilebilir.

Tanrı hiç bir dönemde meleklerini nede şeytanlarını insanlara göstermediği gibi kendisinide gören olmamıştır. Peygabmerleri ya bir ses işitiğini söylemiş yada bir meleğin gelip birşey dediğini söylemiştir. ama ne hikmetse kimse bu melekleri görmemiştir. Aslında görmemelerinin sebebi ise sadece peygamberlerin tamamen beyninin bir ürünüdür.

Peygamberlerin beyninin bir ürünü olmasa ,peygamberlerin cinsel yaşamlarını düzenleyecek ayetler indirmez.Ganimet peşinde koşmaz, yemin etmez,kin tutmaz,lanet okumaz. belkide en önemlisi aciz duruma düşmez(Ebu Cehile lanet okumasına rağmen ebu cehile birşey olmamıştır.)

Peygamberin beynin ürünü olan Tanrı ,peygambere inananların beyninde daha da büyümüş artık peygamberin bile hayal edemeyeceği bir hale gelmiştir. Aslında insanların beyni daha çok kendi tanrılarını yaratmaya başlamıştır.

Şeytan ve tanrı tasviri anlatan insan beyni ürünü bir film
http://direkizle.net/the-sorcerer-and-the-white-snake-izle-altyazili.html
Not:şimdi bazın müslüman kardeşlerim işte insanlarda tanır geni vardır diyecekler ya taktir sizin...

Neva
12-10-2011, 23:56
Insan beyni mukemmel bir yapi degildir, bu sebeple usunda yarattigi tanrinin da mukemmel olmasi beklemenemez.

Ascendent
13-10-2011, 00:27
Muhammed'in epilepsi nöbetleri geçirdiği dönemin insanlarınca aktarılmıştır bir de. Bunu da eklemek istedim. Epilepsi nöbetlerinin ilham verici yanının olduğu ve kişinin düşler ve sanrılar görmesini dolayısıyla gerçeği bu sanrılardan ayıramama gibi durumlara yol açtığı bilinen bir gerçek.

Wikipedia'da Muhammed'in eleştirisi konusu:

According to Temkin, the first attribution of epileptic seizures to Muhammad comes from the 8th century Byzantine historian Theophanes who wrote that Muhammad’s wife "was very much grieved that she, being of noble descent, was tied to such a man, who was not only poor but epileptic as well."[/URL] In the Middle Ages, the general perception of those who suffered epilepsy was an unclean and incurable wretch who might be possessed by the Devil. The political hostility between Islam and Christianity contributed to the continuation of the accusation of epilepsy throughout the Middle Ages. (http://en.wikipedia.org/wiki/Criticism_of_Muhammad#cite_note-Freemon-50) The Christian minister Archdeacon Humphrey Prideaux (http://en.wikipedia.org/wiki/Humphrey_Prideaux) gave the following description of Muhammad's visions:

Some modern western orientalists also have a skeptical view of Muhammad's seizures. Prideaux, Frank R. Freemon says, thinks Muhammad had "conscious control over the course of the spells and can pretend to be in a religious trance. He sees epilepsy as related to malingering."[51] (http://en.wikipedia.org/wiki/Criticism_of_Muhammad#cite_note-Freemon-50) During the nineteenth century, as Islam was no longer a political or military threat to Western society, and perceptions of epilepsy changed, the theological and moral associations with epilepsy was removed; epilepsy was now viewed as a medical disorder.[51] (http://en.wikipedia.org/wiki/Criticism_of_Muhammad#cite_note-Freemon-50) Nineteenth century orientalist, D. S. Margoliouth (http://en.wikipedia.org/wiki/D._S._Margoliouth) claims that Muhammad suffered from epilepsy and even occasionally faked it for effect.[52] (http://en.wikipedia.org/wiki/Criticism_of_Muhammad#cite_note-51) Sprenger (http://en.wikipedia.org/wiki/Aloys_Sprenger) attributes Muhammad's revelations (http://en.wikipedia.org/wiki/Revelation) to epileptic fits (http://en.wikipedia.org/wiki/Epilepsy) or a "paroxysm (http://en.wikipedia.org/wiki/Paroxysmal_attacks) of cataleptic (http://en.wikipedia.org/wiki/Catalepsis) insanity (http://en.wikipedia.org/wiki/Insanity)."[7] (http://en.wikipedia.org/wiki/Criticism_of_Muhammad#cite_note-Oussani-6)

The most famous epileptic of the 19th century, Fyodor Dostoyevsky (http://en.wikipedia.org/wiki/Fyodor_Dostoyevsky) (d.1881) wrote that [U]epileptic attacks have an inspirational quality; he said they are “a supreme exaltation of emotional subjectivity” in which time stands still. Dostoyevsky claimed that his own attacks were similar to those of Muhammad: "Probably it was of such an instant, that the epileptic Mahomet was speaking when he said that he had visited all the dwelling places of Allah within a shorter time than it took for his pitcher full of water to empty itself."[51] (http://en.wikipedia.org/wiki/Criticism_of_Muhammad#cite_note-Freemon-50) In an essay that discusses views of Muhammad's psychology, Franz Bul (1903) is said to have observed that "hysterical natures find unusual difficulty and often complete inability to distinguish the false from the true", and to have thought this to be "the safest way to interpret the strange inconsistencies in the life of the Prophet." In the same essay Duncan Black Macdonald (1911) is credited with the opinion that "fruitful investigation of the Prophet's life (should) proceed upon the assumption that he was fundamentally a pathological case."[53] (http://en.wikipedia.org/wiki/Criticism_of_Muhammad#cite_note-52)

Kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Criticism_of_Muhammad

Neva
16-10-2011, 21:33
B

Tanrı hiç bir dönemde meleklerini nede şeytanlarını insanlara göstermediği gibi kendisinide gören olmamıştır. Peygabmerleri ya bir ses işitiğini söylemiş yada bir meleğin gelip birşey dediğini söylemiştir. ama ne hikmetse kimse bu melekleri görmemiştir. Aslında görmemelerinin sebebi ise sadece peygamberlerin tamamen beyninin bir ürünüdür.



Zaten aksi olmus olsaydi, Tanri'nin aklindan bahsetmemiz gerekirdi. Tanrinin insan misali akli olmadigina gore, insan beyni urunu oldugu aciktir.