PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bosanma Hakki


28-01-2005, 15:33
Soru : Boşama hakkı kadına da tanınabilir mi?

Cevap:

İslâm boşama hakkını erkeğe vermiştir. Zira boşama gibi yuvayı bir anda yıkma selâhiyeti, çoğu zaman hissî hareket edebilen kadına verilemezdi. Şayet erkeğe ait bu hak aynı şekilde kadına da verilmiş olsaydı, yuva yıkımı sık sık gerçekleşir, her öfke ve hiddet zamanında boşama kelimesini kullanacak kadın yuvayı ayakta tutamaz, yıkıverirdi.

Kadının bu hissiliğindendir ki, hissîliği fazla olan tarafa boşama hakkı ilk anda verilmemiştir.

Bununla beraber kadın, bu haktan büsbütün mahrum da bırakılmamıştır. Nikâh sırasında kadın isterse boşama hakkının kendisine de verilmesi şartıyla nikâha evet diyebilir. Bu hak, ömür boyu olabileceği gibi, belli bir müddet için de olabilir. Bu müddet zarfında erkeğinden emin olan kadın, boşama hakkını gününden önce de terk edebilir.


Kaynak:http://www.sorularlaislamiyet.com/moduller.php?modul=soru&op=1&id=71

ella
01-02-2005, 03:37
Sevgili Yeni,
Bu söylediğin iddia hadisçilerde vardır. Kuran’da böyle bir şey yoktur. Nasıl erkeğin boşanma hakkın varsa, kadının da aynı şekilde Kuran’a göre boşanma hakkı vardır.
Selamlar

requiem
04-02-2005, 20:01
kadının boşanma hakkı islamda bazı sartlara dayalı olarak vardır
eger kocası ona bakamassa aldatıldıgı kanıtlanırsa vs gibi sartlardan sonra talep edebilir.(şiddetde vardı bu sartların içinde)


yoksa kadın kocasından sogumuş yada fikir ayrılıkları var felan filab öyle boşanma olmaz

yani cok zordur
iranda afganistanda mahkemelerde bir cok dava hala bekletilmekteidir

yani kadın her konuda oldugu gibi bu konudada meta mal felan filandır işte

yabancı degil,islam!!

04-02-2005, 20:37
Sevgili Yeni,
Bu söylediğin iddia hadisçilerde vardır. Kuran’da böyle bir şey yoktur. Nasıl erkeğin boşanma hakkın varsa, kadının da aynı şekilde Kuran’a göre boşanma hakkı vardır.
Selamlar

Nerde :?: göster. :arrow:

ella
05-02-2005, 04:13
Merhaba Aytaç,
Burada göstermesi gereken “boşanma hakkın yok” diyenlerdir. Yani hukuki tabiriyle “ müdde-i iddiasını ispatla mükelleftir.” Kuran’da kadına boşanma hakkı yasaklanmıştır diye bir ayet yoktur. Eğer yasak diyorsan, bununla ilgili ayeti benim değil, bunu söyleyenler göstermeli. Bu konu Kuran’da değil, uydurma hadislerde vardır.
Selamlar

haci
05-02-2005, 04:28
Kur’an’da erkeğin karısını nasıl boşayacağı ve boşanma haberinden sonra kadının ne yapacağı açık bir şekilde yazılıdır.
Buna rağmen kadının boşanma hakkı ile ilgili bir ayet yoktur. Kur’an açıkca kadına boşanma hakkı vermemektedir. Verseydi, ayetlerle açıklanması gerekirdi.
Erkeğin boşanmasını uzun uzun açıklayan Kur’an’ın, kadının boşanmasından hiç bahsetmemesi ilginçtir.
Bunun kadına da boşanma hakkı verildiği şeklinde yorumlanması ise, daha da ilginç bir durumdur.. Bir sahtekarlıktır diyeceğim ama, dilim varmiyor.. keh keh kehhhhhhhhhhhhh

HACI

haci
05-02-2005, 15:35
Herhalde Ella kardeşimiz Kur’an’da
“kadınlar boşanamaz” şeklinde bir ayet bulmamızı istiyor..
Çok komik oluyor. Çok komik.........

İSLAM’DA KADINLAR BOŞANAMAZ.

Ella kardeşimize bunu daha da büyük puntalarla yazarak, başının ucuna asmasını tavsiye ediyorum.

HACI

-InVi-
14-09-2009, 01:15
Benim bildigim
Evlenmeden önce erkek kadina ön-ödeme ile bir "ödenek" saglar, bu paranin kullanim hakki sadece kadin'dadir....
Erkek kadini "kadi"siz bosadigi durumlarda kadinin maddi magduriyeti bu para ile önlenmis olunmasini saglamakdir.
Kadin ise "kadi"araciligi ile gerekcelerini sunabilerek, bosanabilir....
islamda kadinin bosanma hakki yoktur demek dogru degildir,
vardir, farklidir, ve bunun gerekceleri de müslümanlarca kabul edilmektedir....

darkofdeath
24-12-2010, 05:08
boşanma konusunda erkeğe dayalı düzenin izlerini görmekteyiz ayetlerde.. kimi yerde de orta yolu bulmaktan bahsetmiştir.ama genelde erkek egemonyası bariz görülebilir.benim gözüme çarpan en önemli ayet bakara 229 :Boşanma iki keredir. Bundan sonra (kadın) ya ma'rufla (örf ve adete uygun olarak) iyilikle tutulur veya ihsanla serbest bırakılır.

ayetlerde hakemlerden de bahseder bir kız tarafından bir erkek tarafından hakem seçilerek mevzunun derinlemesine incelenmesi uzlaşılırsa ayrılması ya da birleşmenin tekrar sağlanması yazılıdır

NİSA 35. Eğer karı-kocanın aralarının açılmasından korkarsanız, erkeğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden bir hakem gönderin. Bunlar barıştırmak isterlerse Allah aralarını bulur; şüphesiz Allah her şeyi bilen, her şeyden haberdar olandır.

burada erkeğin üstünlüğünün vurgulandığını görüyoruz.ancak yeni nesil ilahyatçılar bunu kabul etmemekteler..

Diyanet Vakfı
BAKARA 228. Boşanmış kadınlar, kendi başlarına (evlenmeden) üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer onlar Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanmışlarsa, rahimlerinde Allah’ın yarattığını gizlemeleri kendilerine helâl olmaz. Eğer kocalar barışmak isterlerse, bu durumda boşadıkları kadınları geri almaya daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde belli hakları vardır. Ancak erkekler, kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptirler. Allah azîzdir, hakîmdir.

Diyanet İşleri
BAKARA 2/228. Boşanan kadınlar, kendi kendilerine üç aybaşı hali beklerler, eğer Allah’a ve ahiret gününe inanmışlarsa, rahimlerinde Allah’ın yarattığını gizlemeleri kendilerine helal değildir. Kocaları bu arada barışmak isterlerse, karılarını geri almakta daha çok hak sahibidirler. Kadınların hakları, örfe uygun bir şekilde vazifelerine denktir. Erkeklerin onlardan bir üstün derecesi vardır. Allah güçlüdür. Hakim’dir.*

Elmalılı Hamdi Yazır
Ve tatlık edilen kadınlar kendi kendilerine üç âdet beklerler ve Allahın rahimlerinde yarattığını ketmetmeleri kendilerine halâl olmaz, Allaha ve Ahıret gününe imanları varsa ketmetmezler, kocaları da barışmak istedikleri takdirde o müddet zarfında onları geri almağa ehaktırlar, onların lehlerinde de aleyhlerindeki meşru’ hakka mümasil bir hak vardır, yalnız erkekler için onlar üzerinde bir derece var, ve Allahın izzetvar hikmeti var

(Bakara 2/229-230)Erkek onu üçüncü defa boşarsa, artik bu kadin ona helal olmaz. Ama başka bir kocayla evlenir, onu o da boşarsa bundan sonra Allah’ın koyduğu sınırlarda duracakları kanaatine varırlarsa birbirlerine dönmelerinde bir günah olmaz. Bunlar, Allah’ın koyduğu sınırlardır; Allah onları bilen bir topluluk için açıklamaktadır.

Talâk 65/1-2 : «...Bekleme süreleri içinde kadınları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar... Sürelerinin sonunda ya onları güzelce tutun, yahut güzellikle onlardan ayrılın...»

2/229-230 : Boşanma iki kezdir. Bunun ardından ya iyilikle tutmak ya da güzelce serbest bırakmak gerekir... Erkek yine boşarsa, artık bundan sonra kadın, başka bir kocaya varmadan kendisine helâl olmaz. O evlendiği adam da bunu boşarsa, Allah'ın sınırları içinde duracaklarına inandıkları takdirde, eski karı-kocanın tekrar birbirlerine dönmelerinde kendilerine bir günah yoktur...

bu ayet nedeniyle düzmece evliliklerin yaşanmış :)

Üçüncü defa boşanan kadın muvazaalı(yapay) bir erkeğe verilip, o erkek tarafından boşanır ve böylece eski kocasına dönme hakkını elde eder ki buna hülle denir. Bu iğrenç oyundur. Hz. Peygamber bu oyuna yeltenerek Allah'ın dinini dejenere edenleri lânetlemiştir. Kur'ân açısından bakıldığında bu oyunla gerçekleştirilen nikâh da, boşanma da geçerli değildir.
( Bkz. Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk. Kur'ân'daki İslâm-Say.436-438 )

RENAULTFERRARİ
24-12-2010, 11:31
Şu 3 defa "BOŞ OL" ne demektir kimse bilmiyor ?
Bileseler Bütün Atesitler ! bir daha İslama Dil Uzatmazlar..

Bakın anlatalım !
3 talak ne demektir

3 defa boş ol demek: Erkeğin Yaklaşık olarak karısına 100 gün meyletmemesi yaklaşmaması demektir..

islam Sen karına 100 gün boyunca meyletmezsen
ancak bu boşanma sebebi olur der ve boşanma gerçekleşir..
ve eğer koca tekrar karısına geri dönmek isterse..
karısı başka bir erkeğin koynunu girmeden tekrar eski karısına alamaz


çünkü Bakın neden ?
sebebsiz boşanmaktan arşı ilahi titirer..
sen kadının bir hayızlık günü geçtikten sonra temizlik günlerini idrak ettin
o temiz günlerinde karına yaklaşmadın meyletmedin sarılmadın koklamadın öpmedin..
karını bir defa boşadın arşı ilahiyi titrettin

ikinci hayız günü geçtikten sonra da
yine kadının temiz günlerinde aklaşmadın öpmedin sarılmadın yine arşı ilahiyi titrettin
üçüncü defa da arşı ilahiyi titrettin (gönülleri titrettin yani)
aynı şeyi yaptın.. sen artık işi eğlenceye almışsın

artık eski karını tekrar varabilmen için koşup ona sarılabilmen için
karını başka bir erkeğinin koynuna vermeden bunu yapamazsın Senin vicdanına böyle bir azab gerek der..

İşte islam da 3 defa boş ol demek bu !
işte buna binaendir ki.. Boşanmak erkeğin elinde olan bir şey

boşanmayı erkeğin meyli kabiyesine tahammül edebiliyormu edemiyor mu ? ona bırakmıştır

eğer erkek kadına 100 gün boyunca hiç bir meyli kalbiyesi yoksa
yani hiç sevmiyorsa
zaten o evde boşanma gerçekleşmiş demektir..
meyli kabiyesi olmayan evde huzursuz evdir
huzursuz evde çocuk terbiyesi derhal ihmal edilir..
o yüzden yuvanın ayrılmasını meyli kalbi yani sevmek olmazsa
ancak bu boşanma sebebi olur parasızlık şu bu sebeb olamaz

yani eğer eşler 100 gün içinde birbirlerine sarılmış öpmüş koklamış sevmişse
boşanma gerçekleşemez..

Ama kadın erkekten hoşnud değilse
yani erkek karısını memnun edemiyorsa
erkeğin karısına saygıda hizmetde kusur varsa
kadın erkeğin saygısından hizmetinden memnun değilse
ayrılmak istiyorsa ne olucak ? o zaman kadın mihrini terk eder.. ayrılır ?

mihir nedir ?
zengin zenginliği ölçüsünde fakir fakirliğin ölçüsünde kadına verdiği şükran-ı maddiyesidir
o da öyle örfü bir şükür olmalıdır ?
örneğin : 100 trilyonluk zengin adamın mihri kadına verdiği şükranı maddiyesi 100 milyar olmaz herhalde
ne olur ?
söylim : ilmen - aklen - örfen - cemiyeten - insaniyeten - manen - vicdanen - kalben - aşken en aşağı rakkam 1 trilyon olmalıdır.
Mihir: 1 tirilyon olmalı

spartacus
24-12-2010, 11:47
RENAULTFERRARİ

artık eski karını tekrar varabilmen için koşup ona sarılabilmen için
karını başka bir erkeğinin koynuna vermeden bunu yapamazsın
Çünkü Senin vicdanına böyle bir azab gerek der..

Acaba bu anlattıkların bir arkeolojik kazı ürünümüdür? Nasıl verecen bir başka erkeğin koynuna? Kadını erkeğin malı görme anlayışı, kıstasları erkeğin durum ve haline göre belirlemesi, sonrasında boşanmak isteyen kadının kendisi için erkek tarafından ödenmiş bedeli! geri vermesi koşulunun başka ne anlamı olabilir. İşte böyle düşündüğümüzde her şey yerli yerine oturuyor... Ne alıp-satıyorsunuz karpuz mu?

Hangi ilkel kabile kültürüdür merak etmiyor da değilim..

ilkel dönemlerden kalma ama belirli bir dönem sosyal hayata yer etmiş belkide kökleri günümüzden 2-3000 yıl geride olan, ama inanç, iman ekseninde sürdürülmek zorunda kalınan bu tür ilkelliklerin günümüzün hukukunda yeri nedir? Aslen hukuksal olarak hiç bir yeri yoktur.

Önsel binbir çeşit şart koymaya gerek yok, 2 insan geçinemiyorsa, olumlu veya olumsuzlukları terazi edip(düşünüp) boşanmaya karar verebilir. Bu kadın veya erkek de değildir, böyle bir ayrım da saçma, insandır.

Bunun için mi o kocaman kara puntolarla "islam'a laf uzatmazlar" dedin. Sorun islama laf uzatmak değil, sorun dinlerin ilkel tahakkümlerinden, baskısından, yaptırımlarından, hayata olan müdahalesi ve sınırlarından, despotizminden, arsızlığından, düşünceleri ve insanı teslim almasından kurtulma sorunudur.

RENAULTFERRARİ
24-12-2010, 12:06
Spartacus !
Kadını erkeğin malı görmek anlayışı.. sizin anlayışınız ve bu sözünüz ile dine dil uzatmak dini anlayış eksikliğinizden
kaynaklanıyor
Şimdi dini doğru anlayalım !
Erkek tekrar kadını almak isterse..
Sparatcus ! kadın oyuncak bu kardeşim ? boşa al boşa al!
erkeğin vicdanına bir azap zillet olarak
o kadın beni geri almak mı istiyorsun
tamam ?
kadın rızasıyla bir kimse ile nikahlanır.. bir gece geçer
ondan sonra.. kadın der ki : evet artık tekrar benimle evlenebilirsin der..

bu kadar basit !
Artık kadına kalmış kocasına vereceği azabın şiddeti
ister rızasıyla seçtiği bir erkekle evde geceyi ayrı geçirir
ister geçirmez kadına kalmış

AhbAp
24-12-2010, 13:52
Kafaya bak yahu! Hayrettir ya!

Bu nasıl bir mantık, nasıl bir kural, nasıl bir çözüm?

Adam karısına üç ay hali dokunmadı diye gökler titreyecek ve bunun çözümü, kadının bir başka adamın altına yatması olacak. Bunun azabını da erkek çekecek. Ya kadının çektiği azap? Mecbur mu illa bir başka erkekle birlikte olmaya?

Azap çekmesi gereken koca ise, o gitsin bir başka erkekle beraber olsun. Olsun da azabı görsün! :D Yuh!

Kadının rızasıyla seçeceği erkek mi? Ne olacak yani, tüm kabilenin erkekleri meydanda toplanacak da kadın onlardan birine "sen gel" mi diyecek? Ya o adam gelmezse ne olacak? Ya da geldi diyelim, iş bitti, kadın asıl kocasına geri döndü. Adam karısına sorsa "neden onu seçtin" diye, bak olaya sen.

Yahu görün artık. Din geriliğinin saçma sapan kuralları ve mecburen de saçma sapan çözüm(süzlük)leri var.

RENAULTFERRARİ
24-12-2010, 19:03
Ahbap !
yukarıdaki (http://65.18.198.4/forumlar/showpost.php?p=352880&postcount=12) yazılarımızı (http://65.18.198.4/forumlar/showpost.php?p=352870&postcount=10)okuyup iyiden iyice anlamadan hiç düşünmedin mi yazdın bu son yazını ?

AhbAp
24-12-2010, 19:13
Kardeşim, sorum açık: Erkeğin bir kadını boşamasından ötürü azabı hak ettiğinden bahsediyorsun. Bunun için de kadın bir başka adamla beraber olacak ki, adam "vay ben ne ettim" diye azap çekecek diyorsun. Yahu, kadın bir başka erkekle beraber olacaksa, bu kadına da eziyettir, neden işe kadının da karışmadığı başka bir ceza verilmiyor madem?

Masalının devamında demişsin ki, "bunun kararı kadına kalmıştır", e bu yolu seçen kadının kocası azap çekmeyecektir, o halde bağlayıcılığı olmayan bu saçma sapan kural neden var? O kadın kendi kocasına dönse, yapacağı öteki türlü seçim için (sonuçta hakkı var) kocası onun canına okumayacak mı?

Haltı yiyen adam ama bunun cezasını çekecek olan kadın. Haa ama seçme şansı da var. Yahu baştan aşağı saçma sapan ilişkiler ağı bunlar.

"Var mı düşünüp kıllanan?"

darkofdeath
24-12-2010, 19:24
bir an pembe diziler gözümün önüne geldi :)
ayrıca prosedür gereği kadın sahte evlilik yapmak durumunda neden bırakılmıştır.. kadını mal gibi gören islam anlayışıdır.mehir ile satın alınan kadındır. temizlenme süresi yani hamile olup olmadığı mevzuu yani 3 ay 10 gün tabiri ise tam bir saçmalık.. kadın bu süre zarfında kendini aklamak için bekletilmelidir denmiştir.kadın hamileyse zorla mı tekrar kocasına dönecek..
ayrıca erkeğe çok eşlilik hakkı verildiğini unutmayın..
şimdi siz o zaman öyleydi dersiniz..o zaman da kuranın tüm zamanlar için gönderildiği tezini çürütürsünüz..

RENAULTFERRARİ
24-12-2010, 19:57
Ahbap ! yazdıkların gerçekten iyice düşünmeden yazılmış şeyler

AhbAp
24-12-2010, 20:03
artık eski karını tekrar varabilmen için koşup ona sarılabilmen için
karını başka bir erkeğinin koynuna vermeden bunu yapamazsın Senin vicdanına böyle bir azab gerek der..


RENAULTFERRARİ,

Yukarıdaki alıntı sana ait. Bunu tekrar oku, sonra benim yazdıklarımı...

Sonra da sorularıma cevap ver. Ve göster, ben neyi anlamamışım.

edra-sukeyna
24-12-2010, 20:06
RENAULTFERRARİ (http://www.turandursun.com/forumlar/member.php?u=9683)

Seni rencide etmek istemiyorum..Sen ki din kardeşimsin.ama şu sitede beni senin şu mesajların kadar sinirlendiren hiçir kimse olmadı..ne garip bir tanımlama yaptın sen ya..

Islâm`da nikâhla kurulan âile kurumu ciddî ve mukaddes bir kurumdur. Nikâh, karının üç bağla kocaya bağlanmasını sağlamıştır. Eğer erkek karısını bir defa boşar ve bu bağlardan birini koparırsa, ayrılığın acısını tadınca tekrar dönebilir ve iki bağ ile daha dikkatli bir tutumla arkadaşlıkları sürer. Erkek bu ciddî kurumu tekrar hafife alır ve bir kez daha boşarsa, dönme isteği halinde kendisine bir hak daha tanınır ve tek bağla beraberliklerini sürdürürler. Erkeğin bundan sonraki boşaması böyle bir ciddî kurumu hafife alması ve kadının onuruyla oynaması sayılır ve artık o kadına dönme isteği kabul edilmez: Kur`ân-ı Kerîm bunu: "... ve üçüncü kez de boşarsa, artık onu bir başkası nikâhlayıncaya kadar ona dönemez" diye hükme bağlar. (Bakarâ (2) 230.) Yani üçüncü talakla ondan boşandıktan sonra, iddetini bitirecek, normal şartlarla bir başkası ile evlenecek, karı-koca ilişkileri yaşayacaklar ve günün birinde onunla da anlaşamaz ve ayrılırlarsa ve tekrar iddet beklerse, o zaman birinci kocasının ona talip olması ciddî bulunur ve onunla evlenebilir. Çünkü karısının sonradan bir başkası ile evlenmesi gibi son derece onur kırıcı bir işi sineye çekmiş ve buna katlanmış olması, artık epeyce ders almış olduğunu gösterir.

Ancak insanlar, her işe hile buldukları gibi, buna da bulmuşlar ve karısını üç talakla boşayan adamın ona tekrar dönme isteği halinde, üçüncü bir kişiyle anlaşıp, hemen boşaması şartıyla kadını ona nikâhlama gibi çirkin bir yol seçmişlerdir. İşte bu olaya "hulle" ya da "tahlîl", bu şartla kadınla evlenen ikinci kocaya da "muhallil" denir. Bu kelimeler "helâl" kökünden türetilmiş kelimelerdir. "Hulle" helâl olma, "tahlîl" helâl kılma, yani helâl yapma, "muhallil" de helâl kılan, yani yapan anlamındadır.

Peygamberimiz "hulle" yapan bu ikinci erkeği kiralık tekeye benzettiği (Ibn Mâce, nikâh 33.) ve "Allah, hulle yapana da, kendisi için hulle yapılana da lânet etsin" buyurduğu (bn Mâce, nikâh 33; Ebû Dâvûd, nikâh l4; Tirmiiî, nikâh 28;Müsned 1/83, 88, Il/323.) için, bütün Islâm bilginleri, bu işin çok çirkin ve haram bir iş olduğu konusunda sözbirliği halindedirler.

Kusura bakma kardeşim ama sen inek şaban Filmlerindeki hulleyi anlattın herhalde..komik duruma düşürme şu dini...bilmiyorsan sus..

Biliyorum bana kırılacak üzüleceksin.Çok özür dilerim ama kellemi din kardeşim alırsa sinirlenirim ama başkası alırsa tebessüm ederim...Sen bu fevriliği anlayacaksındır...

edra-sukeyna
24-12-2010, 20:25
Gelelim sadece erkeğe boşanma hakkı verildiği...

kardeşlerim bizim din dediğimiz olgu sadece Ayetlerden örülü değildir(Yani BİZCE öyle)...onların açıklayıcısı hükmünde Hadislerde bizim din rehberimizdir...

ve bir çok hadisde de ''Evliliğin yürümeyeceğine inanan ve bu evliliği mutsuz bir şekilde devam eden kocasından soğumuş bir kadının kocasından boşanması haram değil helaldir.''yönünde bu uyugulanmıştır...

!!"
İslamda Boşanma
İslâm hukukunda talâk kelimesi hem tek taraflı irade beyanıyla yapılan boşamayı, hem tarafların anlaşarak evlilik birliğine son vermelerini hem de mahkeme kararıyla meydana gelen boşanmayı içerir. Esasen meydana geliş şekilleri farklı olmakla birlikte her üç boşanma türü de müşterek hükümlere sahiptir. Bununla birlikte talâk sözcüğü ile genellikle tek taraflı irade beyanıyla yapılan boşamalar kastedilir. Kadının malî bir ödeme yapması veya malî bir hakkından feragat etmesi suretiyle tarafların anlaşarak evlilik birliğine son vermelerine hul‘ ve-ya muhâlea, mahkeme kararıyla meydana gelen boşanmaya da tefrik denir.

İslâm dininde ailenin özel bir yeri olmasına ve müslümanlar gerek Kur’ân-ı Kerîm’de ve gerekse Hz. Peygamber’in hadislerinde evlenmeye, yuva kurmaya özendirilmelerine rağmen İslâm hukukunda kolay boşanma yolu seçilmiş ve eşlerin ve özellikle kocanın çoğu defa mahke-meye başvurmaksızın boşanmalarına imkân tanınmıştır. Hele kilise hukukunda olduğu gibi eşlerin boşanmalarının yasaklanması hiç düşünülmemiştir. İlk bakışta bu çelişki gibi görünürse de böyle değildir. İslâm eşlerin bir ömür boyu beraber yaşamalarını arzu etmiş, ancak bunu boşanmaları yasaklamak veya zorlaştırmak yoluyla gerçekleştirmeyi asla düşünmemiştir. Çünkü boşanmanın zorlaştırılması yolunda getirilen tedbirler insanları evlenmeye karşı isteksiz davranmaya itmekte, zorla bir arada tutuluyormuş düşüncesi eşler arasındaki sevgi ve bağlılığı kısa sürede tüketmektedir. Tam tersine İslâm insanların sürdüremeyeceklerini düşündükleri evlilikten kolayca kurtulma imkânını getirmiştir. Ancak bu kolaylığın gerekli veya zorunlu olmadığı halde uygulamaya yansımasını önlemek için dolaylı bazı dinî ve hukukî tedbirler almaktan da geri durmamıştır.
Her şeyden önce sebepsiz boşanmalar dinen hoş görülmemiş fakat haklı bir sebebin varlığı durumunda helâl ve câiz kabul edilmiştir.
Öte yandan boşanıp tekrar evlenmeler suistimal edilmesin di-ye boşamaya âzami bir sınır getirilmiş, ayrı ayrı veya beraberce karısını üç defa boşayan kimsenin iki taraf isteseler bile kadın bir üçüncü şahısla hileli olmayan bir evlilik yapmadıkça ve bu evlilik ölüm veya boşama ile sona ermedikçe tekrar bir araya gelmelerine imkân tanınmamıştır. Öte yandan özellikle kocaların boşama haklarını suistimal ettikleri durumlarda mehirin ödenmesi sonraya bırakılan kısmı (mehr-i müeccel) yüksek tutularak boşanmalara belirli bir sınır getirilmiştir. Dinî bir anlayış ve terbiye içinde şekillenen toplumun da sebepsiz boşanmaları hoş karşılamaması İslâm toplumlarında boşanmaların daima sınırlı olması sonucunu doğurmuş, hukuken var olan boşama kolaylığı hiçbir zaman uygulamaya yansımamıştır. Bugün İslâm toplumlarında karşılaştığımız boşanma oranlarının dünya ortalamasının hayli altında olması bunun bir başka kanıtıdır.

Tek taraflı irade beyanı ile boşama esas itibariyle kocanın hakkıdır. Bu itibarla boşayan kimsenin koca olması gerekir. Koca bu hakkı bizzat kullanabileceği gibi diğer hukukî işlemlerde olduğu gibi vekili aracılığıyla da kullanabilir. Koca sahip olduğu bu yetkiyi karısına da verebilir. Buna tefvîz-i talâk denir. Bu yetki evlilik anında kadına devredilebileceği gibi daha sonra da verebilir. Bu yetkiye sahip olan kadın yetkinin kendine veriliş şekline göre ya o anda veya dilediği zaman evlilik birliğine tek taraflı bir beyanla son verebilir. Koca vermiş olduğu bu yetkiyi geri alamaz. Ancak kendisinin boşama yetkisinin devam ettiğinde de kuşku yoktur. Sonuç itibariyle böyle bir yetki verilmesi durumunda karı koca her ikisi de evlilik birliğini diledikleri an sona erdirebilirler.
...