PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Çıplak Tebessüm


10-10-2006, 18:27
Değerli arkadaşlarım,

Kırlangıç arkadaşımız bize aşağıdaki mektubunu yazdı (italik yazı). Ben de kendisine yanıt olarak *daha altta düşüncelerimi ifade etmiştim. Bu yanıtım üzerine bu arkadaşımız tekrar siteye dönmek istediğini belirtti.

Ben de kendisinden izin alarak bu mektubunu yayınlamak istediğimi söyledim. Ben kişi olarak arkadaşımızın bu duygu ve düşüncelerinden etkilendim. Ben de bu arkadaşımızın eleştirilerine katıldığımı belirtmek istiyorum.

Arkadaşımızın bu eleştirileri üzerine sizin de duygu ve düşüncelerinizi almak istiyorum. Bu ada yaraşır bir site için ne düşünüyorsunuz? Yapıcı bir temelde eleştirilerinizi bekliyorum.

Merhaba

* *Masa,kalem ve bir insan.İnsan görünürde kesinlikle hiçbir iş yapmıyor.Hareket eylemi sıfır.Fotoğraf karesinde ki masa kesinlikle belirgin ve konuşlandığı yer evin bir bölümü olan mutfakta.Şu anda şimdi yer çekimi-arz ve cazibe yok ama şu anda şimdi 09 Ekim 2006.Saat-10:08.Şu anda şimdi herkes ve herşey bedenim de.Bu beden de yaşamak imkansız ama şu anda şimdi aynı beden de hiçkimse ve hiçbir şey yok.Herkes,hiçkimse,herşey ve hiçbir şey tek bir anda.Yaşayanda benim tanık olan da.

* *Ben hiçbir şey yazmam aslında.Kendi kendimle içlenirken,için için dertleşirim.Sen de senden bağımsız olarak varolan bir şey var mı diye sorarım.Gerçekliğini tüm yöntem,tasarım ve zanlardan yekten soyunarak gördün mü hiç gözlerinde ki görmenin içini.O görmenin için de senden bağımsız olana ait özellikler dizisi varmıydı.Belli bir zaman ve belli koşullar altındamıydı içlendiğin nefes.Şeyler etkilimiydi o anda.Seni senden bağımsız olarak kavrarken duyu,akıl,sezgi üçlemesinden her hangi bir iz ve izdüşümü varmıydı.

* *15 yaşımdan beri sadece ve daima kavradığım Aşk.Karşı evin çatısını yapan işçiyi seviyorum.Elini beline koymuş soluklanıyor.Her şeye rağmen hala küçük dokunuşları arzulayıp,sevinçten iki büklüm olan gözler var.O gözlerin buğusuna karışarak kendi gözlerimle ağlamayı seviyorum.Geçen gün,çöp toplayan çocuklara rastladım.Kir pas içinde ki yüzleri tomurcuktan geçilmiyordu.Başlarını okşarken öyle bir baktılar ki içime;ben o bakışlar da tutsak kaldım.Kir pas içinde ki yüzler,viran bağlardı benim gerçeğim ve tek bilgim de o tomurcuklar.Basit ve sadeydi bütün bir anda her an okuduğum kitap.

* *Umumi bir tuvalette kullanılarak alenen yere atılmış tuvalet kağıdını tiksinmeden yerden alıp çöp kutusuna atmayı seviyorum.Kendimi kendimden öğrenip-öğrendiklerimi yine kendime öğretirken tek bir anda oluyor bütün bunlar.Onca börtüböcek can vermiş ağaçlarla birlikte.Bize her an koşulsuz hizmet eden varlıklara hürmet ederken bir nebze.Ne ben kalıyor zaman da ne mekan.

* *Varlıkta mevcutmuyuz..
* *Din başta olmak üzre dışsal referansların tümünü reddediyorum.
* *Bu sorunun bir tanrının var olup olmamasıyla doğrudan yahut dolaylı olarak bir ilgisi yok.
* *Varlıkta mevcut olan sâfi bireydir.
* *Ve bu mevcudiyetin doğası ve zekası sâfi birey için gözle görülebilen bir gerçekliktir.Keza soru ve sorun temel de bireyseldir.

* *Turan Dursun Sitesine girdiğim an yüzü yekten içime düştü,bir kez daha.Tebessümü çırılçıplaktı.O çıplak tebessümü okurken bütün bir anda ölüp ölüp dirildim.Çünkü yüzün de kendi yüzünden,kendin de kendisinden başka birşey yoktu.Boşluğa omurga olan bir insan gördüm.Ötesi berisi,çıkını çıkısı olmayan bir yürek,İşte o tebessüm de,o yüz de,o yürekte hepimiz vardık.Varlığım kendisini aynı anda selamlayıp kucaklarken bu kavuşmayı kimse görme di.
* *Siteyi incelemeden kayıt formunu doldurup gönderdim.Ve akabine Sevgili Turan Dursun'a mektup yazmaya koyuldum.Aslında için için dertleştim.Site kendisine ithaf edilerek insanlğın hizmetine sunulmuştu.Ben de ilk yazımı Sevgili Turan Dursun'a ithaf ederek hepimize merhaba demek istedim.Bir taraftan da siteyi gözlemlemeye koyuldum.

* *Misal:Bilim insanlara ait etkinlerden sadece bir tanesidir ve mutlak olarak gereklidir.Lakin bilim,her dönem de o döneme özgü yaşantının ve dahi geleneğin etkisi altında kalmıştır.Özgür düşüncenin hepten tıkadığı bu yüzyıl da bilim sorgulamacı bilgi tarzından sırra kadem basıp;siyasi erkin hırs ve doyumsuzluğunu en yüksek düzeye ulaştırmak için kullanılıyor.Bilimi finanse edenler bilimi siyasallaştırarak insanlığa kendi dogmalarını dayatıyor.Vahşet,cehalet ve yanılsamanın farzları kalıptan kalıba sirayet ediyor.

* *Güçlü devletler bilimi politik sapkınlıklarına alet ederek hala hazırda insanlığı köleleştirmiyor mu..

* *Bilim ve teknolojiyi kullananlar bir bütün olarak yaşamı korumaya yöneliyor mu..

* *Bilim insanlarının her biri *bütünsel sorumluluklarının farkında mı..
*"Sevgili Turan Dursun hayatta kalmayı değil hayatla olmayı ve yaşamı bir bütün olarak korumaya yönelerek tümden gelen bir işlevselliği göze aldığı için bizden koparılmadı mı..
* *Kendileri baş yapıt olan bu insanların yaşamları pahasına meydana vurdukları o katışıksız özü kendi gözlerimizle okuyarak;bütün bir anda her an yaşama geçirebiliyormuyuz.."

* *Kırlangıç,yukarıdaki satırları kendi sayfasına yazdığı an karşıtlık yani insanlığın tüm geçmişi ve gelenek baş verecek.Çünkü zaman ve mekan da görüntü ve göstergeler çok ama bütün bir anda her an-bütün bir ilişki ve iletişim yok.İhtisas göz alıcı ve gösterişli olabilir lakin bu hal tık nefesleri parça üzerinde geliştirip desen çalışmasıyla canlandırıyor.

* *Aşk,sevgi,ilişkiler,iletişim.Yaşamın kendisi ve insan asla teknik bir mevzu değildir ve mevzuat içermez.Yaşayan şeyleri bütün bir anda her an durmaksızın öğrenmemiz gerekiyor.
* *Siteyi hazırlayanların tarzı ve tavrı çok naif ve siteyi Sevgili Turan Dursun'a ithaf eden o engin yüreğe müteşekkir olduğumu bildirerek üyelik baş vurumun iptalini rica ediyorum.
* *Her daim sevgiyle kalın. *Kırlangıç.



"Turan Dursun Sitesine girdiğim an yüzü yekten içime düştü,bir kez daha.Tebessümü çırılçıplaktı.O çıplak tebessümü okurken bütün bir anda ölüp ölüp dirildim.Çünkü yüzün de kendi yüzünden,kendin de kendisinden başka birşey yoktu. Boşluğa omurga olan bir insan gördüm. Ötesi berisi,çıkını çıkısı olmayan bir yürek,İşte o tebessüm de,o yüz de,o yürekte hepimiz vardık.Varlığım kendisini aynı anda selamlayıp kucaklarken bu kavuşmayı kimse görme di."

Sevgili Kırlangıç,

Ben yine de aramıza hoş geldiniz demek istiyorum. Ben emekli bir öğretmenim. İnsan olmanın bilincinde olan kişiliğinizi gözlemledim yazınızda. Böyle bir değeri sitede görmekten mutlu olacağım.

Evet arkadaşım. Bir yönetici olarak eleştirilerinize katılıyorum. Zaten bizim de çabamız adına yaraşır bir site çabasıdır. Ama üzülerek şunu da belirteyim ki bu çabamıza sizin gibi düşünenler sahiplenmedikçe o eleştirilerin de bir değeri kalmayacaktır.

Sizden ricam kararınızı gözden geçirmenizdir. Eğer bir insanlık mücadelesi verilecekse kendi kabuğumuza çekilmekle ne kadar bu mücadeleye destek vermiş olacağız. İşte onun için ben buradayım. Ama bu mücadelede yol alabilmek için de sizin gibi düşünen insanlara ihtiyacımız olacaktır. Değerli düşüncelerinizi insanlara aktarıp onların da bilinçlendirilmesini sağlamak gerekiyor. Turan Dursun 'da bu anlayış gereği hareket etmedi mi? Aydınlanma uğruna canından olmadı mı?.

Eğer izin verirseniz Turan Dursun köşesinde bu mektubunuzu yayınlamak istiyorum. Sizi de kararınızı gözden geçirmeye davet ediyorum. Eğer ayrılmakta kararlıysanız hesabınız bölümünde üyeliğinizi iptal edebilirsiniz. Sevgiyle kalın... *Ezkamo.

maddeoz
11-10-2006, 19:26
Birine bir elma uzatıyorsunuz. Öyle baak benim de elmam var deyip hava atmak için değil. Ondan bi çıkarınız olduğu için de değil. Bunun karşılığında cennete gideceğiniz için de değil, bunu da hesaba katın. Sadece paylaşmak istediğiniz için. Şöyle kocaman, kabuğu parıldayan, kıpkırmızı, sulu bir elma. Şu ısırlıdığında çatırtı duyulanlardan. O da tatsın, damağında lezzetini o da duysun diye.
Ne varki, bu iyi niyetinizin karşılığı olarak suratınızın tam ortasına bir yumruk yiyorsunuz!

Bu siteye emek veren herkez, o elmayı tanımadığı insanlarla paylaşmaya inatla devam ediyor. Gelen yumruklara rağmen.

ozgur_beyin
11-10-2006, 19:42
kırlangıç
* havada uçmaya *devam *et. hava pusluda olsa uçki *seni gözleyeyim.
* yadellerde uçarsan kanat çırpışların bize gelmez ki.üzülür merak ederim

11-10-2006, 19:47
Sevgili Ezkamo,

Bu mektubu yayınladıgın için, ve Kırlangıc'a da bunu gonderdiği içn çok teşekkür ediyorum.

Kırlangıc arkadaş, cok guzel bir noktaya parmak basmış, teşekkürüm bu noktayı bize hatırlattıgı için.

Başka bir başlıkta da belirtmeye çalıştıgımız gibi, insanlığın çok büyük sorunları var, evet din belki bu sorunların önemli bir kaynağı, çünkü insanları sınırlıyor, sorgulama yetilerini allerinden alıyor. Kayıtsız şartsız boyun egmeyi öğretiyor.

Ama sizce de falanca müslüman *şunu dedi, falanca hristiyan şunu yaptı, yahudiler böyle idi tartışmalarının içine gömülürken daha büyük daha önemli bir şeyi gözden kaçırmıyor muyuz?

Ayrıntılar güzeldir, bize bütün hakkında fikir verir. Ancak bütünü gözden kaçırmamızı, unutmamızı sağlayabileceklrrinden tehlikelidirler de.

Turan Dursun agır bir bedel odedi, ve biz onun anısını yaşatmaya calışıyoruz. Buna layık olabilmek için sanırım başımızı gömdüğümüz ayrıntılardan biraz olsun kaldırıp bizi, insanlığı anlatan büyük resme bakabilmeliyiz.

mep
11-10-2006, 19:56
Sevgili kırlangıç abim.
*Yozluğun alabildiğine hakim olduğu bir ülkede herbirimiz birer mum kılıp sevgi dolu,insan dolu *yüreklerimizi,beyinlerimizi *kendimizce ışık vermeye,umut vermeye yöneltmişiz *.istiyoruzki içimizde kalmasın aydınlık,serpiştirelim dört bir tarafa ki,dört bir taraf ışıl ışıl aydınlık kalsın geleceğe.
* Kırlangıçta olmalı bu yangın yerinde,ateşini koyup ışığa ışık katmalı.köşesine çekilmek çocuklarına ihanettir en başta,geleceğine. hangi aydın böylesi bi ihaneti yüklerki omuzlarına.
* Fikirlerinle görmek istiyoruz abim senide aramızda,ışığınla.
* * sevgilerimle

11-10-2006, 20:55
*Turan Dursun'a*

* *Turan Dursun sitesine girdiğim an;yüzünüz yekten gözlerimin içine düştü bir kez daha.Tebessümünüz çırılçıplaktı.O çıplak tebessümleri okurken ölüp ölüp dirildim bütün bir anda çünkü yüzünüzde kendi yüzünüzden-kendinizde kendinizden başka hiçbir şey yoktu.Boşluğa omurga olan bir insan gördüm.Ötesi berisi-çıkını çıkısı olmayan bir yürek.
* *İşte o yüzde,o tebessümde,o yürekte hepimiz vardık.Varlığım varlığınızı selamlayıp kucaklarken bu kavuşmayı kimse görmedi.Yaşayan da bendim tanık olan da.
* *İnsanlığın ortak acısına doğar doğmaz aidiyetin tüm kalıplarıyla yok etmeye çalıştılar özvarlığımı.Sürgit tanrılarını,ilahlarını,putlarını,korkuları dayattılar.Otorite,tahakküm,ikilik,riya,zorbalık,ç ıkar,kin,nefret,kibir,itaat;emir ve buyrukların tümü,hangi biçim altında olursa olsun.Dışsaldı.
* *Hiçbir içselliği olmayan bu sisteme ki altıüstü-aşağısıyukarısı-yerigöğüyle ben bu sisteme zaman ve mekan diyorum.Zaman ve mekan da bir girdap içinde birbiriyle çarpışan ve sanrıların etçil alanınıda ki parça ve paçavraları fethetmek için birbirlerine kendi uyku ve uyuşturucularını dayatanlar sâfi bireyin-tekil bir varlığın ya da varlıkta mevcut olanın içine dışardan hiçbir katkı maddesinin ve dahi tasarımın nüfuz edemeyeceğini bilmiyorlardı.
* *Bütün bir anın nabzında nefes alıp verirken;zaman uzak-yakın-geçmiş-gelecek değil.Bütün bir anın soluğuna geçerken an tekrarı asla mümkün olmayan şimdi.Gerçekte bütün bir anda gerçekleşen bütün bir ilşki esnasında kendime dokunurken dışardan boşalıyor ve herşeyi o sâfi boşlukla kucaklıyorum.
* *Bir hücre hareketiyle oluşan canlı uzmanlaşmış hücrelerle dokuyu oluştururken;bir çok dokuda birleşip organı oluşturuyor.İşte için de her hücrenin bir rol oynadığı etelojik bir örgütlenme ile düzenlenmiş ve dış öğelerle kaskatı dışlanırken yuttuğu enerjiyle kokuşarak beslenen bir sistem.Bu sistemin özünü hemen şimdi şu anda bölmeden kavramak sâfi ilimdir.Sâfi ilim bütün bir anda her an tahsil edilir.
* *Yüzölçümü yüznumara olup,yüznumaraya bile tahtırevanla giden"şey"evvelzaman kalburzaman içinde bir hücre hareketiyle başlatılan canlının,uzmanlaşmış hücrelerle dokuyu oluştururken bir çok dokuda birleşerek döktüğü kalıbın kendisidir-dogma.
* *Varlığın ancak bir bölümünde barınıp parçayı"mülk"edinen figürlerde"şahsiyet oluşamaz."Çünkü şahsiyet bütünle bütün bir anda her an bütün bir ilşki ve iletişim içindedir.Şahsiyet her an oluşan varlığın halidir.
* *Bir çift boynuz şekilden şekile gir miş..!
* *Dünya bir zamanlar öküzün boynuzlarınday mış..!
* *Hala sürüp giden bir geçmiş var dünya da-varlığı"eşyada"gerçekleşen bir geçmiş.Gel zaman git zaman diye diye"orada"kalıp"burada"durmuşlar.Ve eşyada gerçekleşen varlığın izdüşümü kalıtsal.
* *Bir perde üzerinde resim gösteriyorlar.Çoğunluk o perdede bir büzgü-resimde bir kare-karede bir kenar olamadığı için çaktırmadan can çekişiyor.Hep geçmişte arıyorlar yüzlerini.Geçmişin orada kalıp burada durarak"şeyi ya da şeyleri"sıfatlandırıp,nitelendirmesini.Geçmişin varlığı eşyada gerçekleşirken;geçmiş eşyanın"zembereğini"kurarak sürgit"propagandasını"yapıyor.

* *Cancağzım
* *Seni aramızdan alan eller kaç taneydi..?
* *Kolektif zihniyeti sayılar yasasıyla ölçüp katillerini bulmak mümkün mü..?

* *Şeyleri en ilkel noktalarında üretip,işaretler ağını bir iletişim aracı olarak kullanırlarken,fitillerini muma batırıp gürültülü bir şekilde yakıyorlar.

* *Yoksa boşluk neyle dolar değil mi..?

* *Güneş yerde bir hüzme ışık-gün pazarda bir parmak bal.Ömür çıkı da nefes çıkın da.Ardiye ve kiler satılık-ilânı laay laay loom..!

* * Tüm kurşunlar çıkı da-çıkın da laay laay loom nidalarıyla"tekbir"getiriyor olamaz mı..?

* * Tabi ya!Bir çok şeyi birbirini tamamlayacak şekilde bir araya getirip düzeceksin ki o tepkiler ve refleksler yığını o varlığı eşyada gerçekleşen şey ağır ağır hareket edip ağırdan ağıra oluşabilsin.

* * *Cancağzım
* * *Sana varlığı ancak eşyada gerçekleşen ve ağır ağır hareket edip ağırdan ağıra oluşan şeyler kıymış ve hala hazırda kıyıyor olamazlar mı..?

* * *Cisimleri ağır ve dokunulmaz çünkü sürekavı sürgit besin ortaklığı kutsal.Kendi tabiatımın derinliklerine sâfi gözle dalmasaydım;yüzün yekten gözlerimin içine düşermiydi hiç.Dışarda kalırdı yüzün ve tebessümlerini bütün bir anda her an okuyamazdım.

* * *Zaman ve mekanda görüntü ve göstergeler çok ama bütün bir anda bütün bir ilişki,iletişim ve doğrudan algılama yok.Ah şu aşırı istekler,yanılsamalar ve korku.Korku iktidar..İktidar olanların herşeye ihtiyacı var çünkü ihtişam yoksul.Evet ihtisas gözalıcı ve gösterişli lakin bu hal tık nefesleri parça üzerinde geliştirip desen çalışmasıyla canlandırıyor.Ve insanlık henüz bir kuram.Fiiliyata geçmemiş bir olasılıklar zinciri hala.

* * Aşk.Aşk öyle bir varoluş ki..Işık biçim,yüzey ve hacimlerin kaybolmasına yol açıyor.Ve ışıkta biçimleri belirleyen kenar çizgileri silinip yok oluyor.

* * *Olan:Hayatın Kendisidir..
* * *Konu:Hayatın Kendisi..

* * *Bu varoluşta Hayatın Kendisinden başka hiçbir şey görmez..Hayatın Kendisinden başka hiçbir şey duymaz..Hayatın Kendisinden başka hiççbir şey anlamazsın.

* * *Kendini kendinden öğrenip kendinden öğrendiklerini kendilerine öğretmeyenler"filme alınmış desenler dizisindeki çizgi film karekterleri gibi hareket izleninmi verirken geçmiş olyları bölüp her sayfada parçalar sonsuzunu kullanırlar".Görüntü ve gürültüden avantalanan her kalıba kaskatı ve kabaca sirayet eden"şey"sıfatı ne olursa olsun"dogmadır"
* * *
* * *" Kalıp-nesnel-olamaz."
* * *" Kalıp aynı anda sınırdır-şeylerin yayılabileceği son uç."
* * * *Denge öylesine tabii,basit ve sadedir ki-tabiat bir şeye biçim verirken asla kalıp çıkarmaz ve dahi buyurmaz.Tek güvenlik budur.

* * * *Dinler sadece buzdağının görünen yüzü.Buzdağının tamamını görmek isteyenler aynaya bakmalılar.Işınların bir eşyaya çarpıp oradan göze geldiğinde uyandırdığı duyumla,vücut yüzeyindeki bölgeyi işgal ve istila eden şeyin tüm yüzeyleri dışarda çekişirken dırıltı ve zırıltıyla tekbir getiriyor mülkünde-şey mümbit-şey mümessil-şey mümin..!

* * * *Bir maddenin bütün özelliğini taşıyan en ufak bölümler üst üste yığılarak ordugâh kuramaz mı..?

* * * Bilim insanları altıncı yok oluşun ve yok eden türün eşgalini verdi.İnsan:fosfor,demir,magnezyum,çinko karışımı bir gübre mi..?Besin topağımı insan..?Yiyecek ambarı mı..?Tüketip sömürmeden kaç gün nefes alabiliriz..?Ve bu kaç günün muhasebesi yapılıyor asırlardır.Eşeleniyor,kemiriyor,geviş getiriyoruz uykumuzda-tepiştiğimiz içindir ki tepinme hareketinin aksisedasıyla yaşadığımızı"farz"ediyoruz.

* * *Üstümüze alınmasakta,bir"varlık"sorunu var ortada hiç şüphesiz-şüphe duymamız gerekiyor.İnsanmıyız yoksa insanın röprodüksiyonu mu..?Gelmiş geçmiş tüm sorunları tek bir çatı altına toplamak hem mümkün hem zorunlu.O çatı tek tek biziz.Bir şeey olmuş çook şeey olmuş;olmuşta olmuş yahut olamamış değil.Sorunun muhattabı tek tek hepimiziz.

* * *Hiçbir insanın faraziyelerin direktifleriyle nitelendirilip malumatla çevrilip kuşatılmasını istemiyorum.Ve şuncacık atmosferde savaşarak ayrışarak yer tutmayı.Bütünün sıkıntısını ve acısını unutup her hangi bir iş ve etkinlikle süresiz avunarak vakit geçirmeyi.Pazarlıkta uyuşmayı.Kargaşalıkta keyfetmeyi tümden yadsıyorum.

* * * Niteliğin ve niceliğin göstermelik bir şey olmadığını.Etrafı sarıp dolduran rakam,işaret,ses ve resimlerle ölçülerek sonuçlandırılamayacağını.Varlığın çeşitli amaçlarla oluşturulmuş kümelerde bölümleme yöntemiyle belirlenemeyeceğini,bütün bir anda her an yaşayarak okuyorum.

* * *Bir resim ve bir çerçeve..
* * *Kemiklerim adete birbirine geçti-ılık tende çürüm çürüm çürürken soyuldu derim kat kat ve trilyonlarca hücre bir avuç arpa misali tek bir anın boşluğuna saçılırken her tane de tek tek öldüm.Hepsi bu kadar cık..!

* * *Dünyanın zirvesi için büyük bir savaş başlatılmış Cancağzım.Kim dünyanın tepelerinde var olmak istiyorsa elit olmaya büyük önem vermek zorunday mış..!Üstelik bu"savaşı"bilim ve teknolojide yetkinleşen ülkeler kazanacak mış..!
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *Kırlangıç...

11-10-2006, 21:50
(Maddeöz)
Bu siteye emek veren herkez, o elmayı tanımadığı insanlarla paylaşmaya inatla devam ediyor. Gelen yumruklara rağmen.

Sevgili Maddeöz,
Biz bu elmayı tanımadığımız insanlarla paylaşmak istiyoruz. Paylaştığımız sürece o elmanın bir anlamı olacaktır. Bence insan olmanın gereği de budur. Sizce Turan Dursun hangi amaç uğruna canından oldu?
İşte bizlerde onun bıraktığı yerden bu aydınlanmaya katkıda bulunmak için buradayız. Siz sadece bu sitede olanlara mı hitap ettiğimizi zanediyorsunuz. Ben işte böyle düşünenlerin olduğunu bildiğim için ısrarla bu ada yaraşır bir site için mücadele ediyorum. Hep dediğim düzeyli bir site. Bilgi amaçlı bir site. Elbette bizim gibi düşünmeyen insanlar da bu sitede olacaklar. Olacaklar ki doğruyu bulalım.
İnsanları egolarımızı tatmin etmekle mi aydınlatacağız. Kısır tartışmalarla mı aydınlatacağız. Hakaret ederek mi aydınlatacağız. Bunu düşünmenizi istiyorum. Eğer amacımız insanları aydınlatmaksa Turan Dursun adına yaraşır bir şekilde aydınlatmak gerektiğini düşünüyorum.
Turan Dursun bu fikirlerini savunurken ne hakaret etmiştir ne de insanlara dayatmıştır. Bizim yapacağımız da bu olmalıdır. Bizler düşüncelerimizi saygılı bir temelde ortaya koyar insanlığın hizmetine sunarız. Gerisi insanlara kalmıştır. Merak etmeyin o insanlar bu düşüncelerinizi değerlendireceklerdir. Aydınlanma hep böyle olmuştur. Yeter ki o küçümsediğimiz aşağıladığımız insanlara ulaşabilmeyi bilelim. Onların da bir insan olduğunun bilincinde olarak.

Değerli arkadaşlarım,
İnsanın değişimi kadar zor bir olay yoktur. Kişiliğimizin oluşumunda çevre faktörünün etkili bir rolu vardır. Bunu unutmayalım. Bu bir sureç olayıdır. Sabırlı olmak gerektiğini düşünüyorum. İnsanları suçlamak yerine kendimizi yargılamamız gerektiğini düşünüyorum. Biz bu insanlara ne verdik ki karşılığını istiyoruz. Aydın insanlar olarak bu sorumluluğumuzun gereğini yapabildik mi? Bunu düşünelim önce. Ondan sonra insanlarımızı suçlayalım.
Bizler sıradan insanlar değiliz. Bir dava uğruna burdayız. Karanlıklara Turan Dursun gibi ışık tutmak için burdayız. Elbette bu onurlu mücadelede her türlü sıkıntıya da göğüs germemiz gerekiyor. Tüm aydın insanların yaptığı gibi.
Onun için de diyorum ki düzeyli bir site yaratmak sizlere bağlı. Eğer sizler bizim bu çabamıza destek olursanız bunu başarabiliriz. Onun için de bir takım kurallar koyduk.
Kırlangıç arkadaşımızın mektubunu okuyunca kendisine hak verdim. Onun için çıplak tebessüm dedim. Onun için bu başlığı açtım. Siteyi bu çıplaklıktan basıl kurtarabiliriz? Daha düzeyli daha bilgi içerikli bir Turan Dursun sitesi için neler yapabiliriz. Bence bunu da tartışalım. Tabi dinleri eleştirmekten zamanımız kalırsa...Çünkü bana öyle geliyor ki sanki bizim tek sorunumuz buymuş gibi...

11-10-2006, 21:58
Turan Dursun'a,

*Örgütlü bir din yapısı bu.Zaman ve mekanda yer tutan şeylerin "şeriati"Vahşetin "farz"larına dikkat ettiniz mi..?Dogma nasılda kalıptan kalıba giriyor.Sanki ara vermişler gibi,yine tepeleyerek,tepişerek ve tepmek suretiyle hırsın ve doyumsuzluğun en yüksek düzeye ulaştırılması söz konusu.Geleceğe ilşkin tahminlerinde geçmişi tekrar ediyor kâbus.

*Dikkat ettiniz mi Cancağzım..Kumaş aynı kumaş desen başka.

*Güçlü devletler bilimi politik sapkınlıklarına uydurarak insanları sürgit köleleştirmed mi..?
*Bilim ve teknolojiyi kullananlar bir bütün halinde yaşamı korumaya yöneldi mi..?Hayvanlar dünyasında baya ayrıcalıklı bir yerimiz var.Bizde bölmenin bölünmenin;parçalarken parçalanmanın.Şeyleri türetmenin ve türedi şeyleri göz kararıyla şekillendirirken ilaveleri himaye edip kayırmanın sonu yok.Belli belirsiz olup kim ve ne olduğu seçilmeyen şekiller bir toz parçacığında tozutarak tesisat döşüyor.

*İngiliz Evrenbilimci,çevre kirliliği,asteroit çarpışması,küresel ısınma,nükleer savaş ve önlenemeyen salgın hastalıklar gibi bilinen potansiyel felaketlerin yanısıra.Bilim ve teknolojinin yalnızca yarar değil yeni tehlikeler yarattığını düşünüyor.Meslektaşlarıyla girdiği 1.000 dolarlık bir iddiada(!)2020 yılında biyolojik bir kazanın bir milyon insanın ölümüne yol açacağını ileri sürüyor.Bu kadar sıkı ilşki içindeki dünyada insansanların(!)ellerine hiç olmadığı kadar büyük bir gücün geçtiği dönemde,insanların ihtimal vermeselerde,kütlesel felaketlerden kaygı duyması gerekir diyor.

*Evrenbilimciyi kaygılandıran sadece kontrol altına alınamayan teknoloji değil.Parçacık çarpışması hakkında fikir beyan ediyor ve bilim insanlarını tehlikelerin farkına varmaları ve sorumluluklarının bilincinde olmaları için uyarıyor.Eğer insanlık kaybederse bu evreni nasıl etkileyecek..?Bilimden ders çıkarılacaksa,bu atom gibi çok basit bir şeyi bile anlamanın ne denli zor olduğu sonucunu çıkarmak olbilir diyor.(Hürriyet Bilim.Temmuz 2004.Sayı;138)

*Bilim her dönemde o döneme özgü yaşantının özcesi geçmiş ve geleneğin etkisinde kalmıştır.Özgür düşüncenin hepten tıkandığı bu yüzyılda,bilim sorgulamcı bilgi tarzından sırra kadem basıp siyasi erkin hırs ve doyumsuzluklarını en yüksek düzeye ulaştırmak için kullanılıyor.Bilimi finanse edenler bilimi siyasallaştırarak insanlığa kendi dogmalarını ve çıkmazları dayatıyor.

*Karşı evin çatısını yapan işçiyi seviyorum.Cancağzım.Elini beline koymuş soluklnıyor.Her şeye rağmen *hala küçük dokunuşları arzulayıp sevinçten iki büküm olan gözler var.O gözlerin buğusuna karışarak kendi gözlerimle ağlamayı seviyorum.

*Geçen gün çöp toplayan çocuklarla karşılaştım Turan Ağbi.Kir pas içindeki yüzleri tomurcuktan geçilmiyordu.Başlarını okşarken öyle bir baktılarki içime ben o bakışlarda tutsak kaldım.Kir pas içindeki yüzler,viran edilmiş bağlardı benim gerçeğim ve tek bilgim de o tomurcuklar.Basit ve sadeydi bütün bir anda her an okuduğum kitap.Sonra içimden şu sözler aktı sessiz sedasız."Sahip olduğum tek şey hiçbir şeye sahip olmadığım duygusudur.Basit ve sadeyim.Bu ne güzel bir cümle."

*Umumi bir tuvalette kullanılarak alenen yere atılmış tuvalet kağıdını tiksinmeden yerden alıp çöp kutusuna atmayı "seviyorum".Kendimi kendimden öğrenip-öğrendiklerimi yine kendime öğretirken tek bir anda oluyor bütün bunlar.Onca börtüböcek *ağaçlarla birlikte can vermiş.Bizlere koşulsuz hizmet eden varlıklara hürmet ederken bir nebzecik.Ne zaman kalıyor ben de ne ben ne mekan.

*Varlıkta mevcutmuyuz..?
*Din başta olmak üzre dışsal referansların tümünü reddediyorum.Keza 15 yaşımda reddettim.

*Varlıkta olan sâfi bireydir.Bu mevcudiyetin doğası ve zekası sâfi birey için gözle görülebilen ve bütün bir anda her an yaşanan bir gerçekliktir.

*Tek bir bilgi var..
*Tek bir soru..
*Tek bir cevap..

*Ve tümü bireyseldir.

*Kuşdili hecelerin arasına başka heceler sıkıştırarak yahut hecelerle bölünerek söylenmiyor mu..?
*Ses uyumlu bir titreşimdir ama kulağın da yanılabildiği bir titreşim.Ve söz yaşanmışlığı değil yaşamı şimdi şu anda eksiksiz olarak anlatan duygu ve düşünce dizisidir.Ses titreşim anında dizilir.Önce dizilip sonra titreşmez.(Ben)yani şey ya bir önce sarar gerisin geriye ya bir sonra.İşte bu aralıkta dizer dizebildiğini lakin hiç "titreşmez".

*Aşk
*Sevgi
*İlişkiler-iletişim
*Yaşamın kendisi
*Ve
*İnsan

*Asla teknik bir mevzu değildir ve mevzuat içermez.Yaşamı yaşayan şeylerin içinde ve bütün bir anda her an durmaksızın öğrenmemiz gerekiyor.

*Kuşlara sizi seviyorum dedim bu sabah.Gözlerimi alelacele bahçedeki kayısı ağacına çevirip gazellerin arasında sekerek-seni seviyorum ağaç dedim.Naneler orman olmuş.Nanelere sizi seviyorum dedim.Sonra denizi kucakladım evladına sarılan ana gibi.Suları kucakladığım gibi dağlara vardım.Dereleri öptüm.Çakıl taşlarını.Bendeki tüm çocukları ve delileri saldım oracıkta.Gözünüzle gördünüz mü.?

*Olan:Hayatın Kendisidir
*Konu:Hayatın Kendisi

*Hayatın kendisinden gayrı hiçbir şey görmüyor
*Hayatın kendisinden gayrı hiçbir şey duymuyor
*Hayatın kendisinden gayrı hiçbir şey anlamıyorum

*Anlayacağın ben hiçbir şey bilmiyorum Turan Ağbi*** Kırlangıç.