PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Allah neden kendisine bu kadar çok inanmamızı istiyor ?


quixsoul
25-11-2004, 20:51
Allah gerçektende neden kendisine inanmamızı bu kadar çok istiyor ?
Bu soru beni çok düşündürmüştür.İşin içinden hiç bir zaman çıkamadım..Keşke hz.muhammede bunu sorma hakkım olsaydı..(gerçi kellem giderdi büyük ihtimal)
Allah bana eğer mantığı ve düşünebilmeyi verdi ise buna düşünmemede engel olmadığına göre kul haddimi aşmış olmam sanırım.Şimdi bazı belirsizlikleri ortadan kaldırmak için kendimizi islama inanmış ve müslüman biri olarak varsaymak gerekiyor.Varsaydıklarımız:
-Allahın varlığına ve hükmüne inanmak
-Kuranın kerimin doğruluğunu harfi harfine kabul etmek
-Peygambere inanmak

Buna göre Allahın bizi yaratmasının sebebi kurandada geçtiği gibi bir imtihan etmek.Peki Allah kuranda en fazla bahsettiği hüküm olan inanmayı neden bu kadar çok istiyor ?
1)-İnanan insaoğlunun psikolojik olarak topluma daha yararlı olacağı ve insan ırkının ilerlemesi için bir aracı olduğuna inanıyor.O hayatın devam etmesini gerçekten çok istiyor.
2)-Kendisine inanmak kendisinde bir "hükümdarlık" havası katıyor.Buda onu mutlu ediyor.
3)-İnsaoğlunu takip ediyor..Ve onların kendi kurallarıyla belli bir düzen sağlayamadıklarını düşünüyor.Bu yüzden kurallarını kabul ettirmek için önce kendisine inanılmasını istiyor.Çünkü kendisine inanmayanların bir gün kurallarını unutacağından korkuyor.
4)-Kendisini unutulmuş olarak hissetmek onu çok üzüyor ve huzursuz ediyor.
5)-Insaoğluna çok kızdı sapkınlıkşları için.Ve beyinlerini inanmak gibi bir zincirle tutsak ediyor.Mantıklı düşünmeyi açıkça ayetlerde bahsetmeden zekice hallediyor.
6)-İnsanoğlunu çok seviyor.Onlara şeytandan bir felaket gelmesini istemiyor.
7)-Şeytan ile olan iddasını kaybetmek istemiyor.İnanmayan her insanı şeytanın zaferi olarak görüyor
8)-Yaratıklarına bir sorumluluk verip onların düzenli bir hayat sürmelerini istiyor.
9)-İnanan ve inanmayanları test etmek için gönderdiği kitapda bıkmadan usanmadan kendisine inanmasını istiyor.istiyorki insanoğlu iradesiyle yüzleşsin.
10)-İnsanoğlunu yaratacağı yeni bir varlık için test ediyor.Onları beta testi olarak görüyor.İnancı sorguluyor.Sonucunda "inancın mantık üzerindeki pozitif ve negatif etkileri" başlığı altında test edip yaratacağı diğer varlıkda aynı hataları yapmak istemiyor.
11)-Dünyaya müdahale edemediği için inanmanın nasıl bir bağlanma olduğunu biliyor.Bu yüzden kendini göstermeden akıllarda kalmayı istiyor.

Seçenekler hayalgücüne bağlı olarak uzayabilir.Ancak şuan hatırlayabildiklerim bu.Bu fikirlerimi hiç bir ayate yada hadise dayanarak yazmadım.Sadece bana bağışedilen hayalgücünün eriştiği çizgiyi kullanmak istedim.Hayal gücümün işte sınırı :

12)- Şeytan tüm insanları kandırıyor.Bir gece mağarada bulduğu bir insana kendisini Allah olarak tanımlatıp emirler veriyor ve korkutuyor.Teker teker insan vucuduna bürünüp onları aldatmak dan daha verimli bir yol olarak görüyor muhammede söylediklerini.Emeline ulaşmak için insanları gruplara ayırıyor.Böylece inananlarla inanmayanlar arasındaki savaşlara alt yapı hazırlıyor.İnsaoğlunu iyi tanıyor açıkça küfredin sapıtın dese sapıtmayacaklar ve inanmayacaklar.Bunu iyibiliyor.Emirlere süslü püslü ayetler sunuyor.Çünkü insaoğlunun zeki olduğunun farkında.Mantığı sinsice öldürüp inancın sahte büyüsünü hazırlıyor.

Adem kandırdığına göre neden muhammedi kandıramasın ?
İnsan kılığına girebildiğine göre neden insanlara ulaşamayasın ?

Hayalgücü sınırlar tanımaz...

stingray
26-11-2004, 01:26
Allahın neden bu kadar çok inanmamızı istediği gerçekten de bir ilginç bir konu. Yani bizim bu kadar ona inanmamızı isteyeceğine hepimizi yaratırken istediği gibi yaratsaydı. Böylece kimsenin aklında tanrı var mı yok mu sorusu kalmazdı.
Tanrı varsa,inanmamızı, kulluk etmemizi istemesi onun çaresizliğini gösterir bence. herşeye gücü yeten ve istediğini yapabilecek tanrı insanların ona inanmasını istiyor ne ilginç bi durum. Zavallı bi varlık galiba insanlardan böyle birşey istediğine göre. Eğer bunu çok istiyorsa çıksın kendisini göstersin yada gelsin foruma katılsın :lol: hem o kurtulsun hemde biz.
Tanrı hep büyüklük taslayan bir varlıktır nedense. Öyle herkesle konuşmaz, herkese görünmez, sadece emirler verir ve bunu uygulatır, beğenmediğini, işine yaramayanı cezalandırır, istediği gibi olanları ödüllendirir tam bir mafya babası gibi.
Tanrı ve şeytan iddia içindeler diyelim ki. Bu ikisinin oyununun cezasını neden insanlar çekiyor. Hem tanrı gelecekte ne olabileceğini bildiğine göre bu iddanın sonucunuda biliyordur yani hile yapıyor.

Birde bu sınav masalının nedenini bir müslüman bana mantıklı bir şekilde anlatabilir mi aceba. Yani tanrı gelecekte ne olacağını biliyorsa, her şeyi kendisi planlamışsa bu sınavın sonucunuda biliyor olmalı. Sonucu bilinen bir sınav yapmak mantıklı mı?

Henna
26-11-2004, 09:08
O bilinmez bir hazine idi... Bilinmek istedi...

kul
26-11-2004, 11:08
öncelikle merhabalar;
bu ilk mesajım...

başlığı açan arkadaşa cevaben;
Allah''i (c.c) eğer bir tum insani duygulari barindirmanin yaninda tum dunyaya hukmeden cok guclu bir kral bir imparator olarak dusunursek eger, sorularinizin hepsi mantikli.

mutlu olmak, uzulmek, huzursuz olmak, kızmak, iddaya girmek...
bunlar insani duygulardir ve sizin inançsızlığınızın kanımca temel noktasi da bu tur insani zaaflari Allah''a (c.c.) yuklemeye calismanizdir.

Bizim inandığımız yaratıcı bu tur zaaflardan munezzehtir. Kudreti ve varligi hayal gucumuzun alamayacagi noktadadir ve bunu Kuran-ı kerimde belirtmiştir.

12. madde için bir şey söylemem gerekirse; eğer şeytan diye bir varliğin olduguna ve Hz. Muhammed''i (sav) onun kandırdığına (haşa) inanabiliyorsa insan, şeytanın tabiri caizse panzehiri, mana bakımından tersi olan Allah (c.c.)''a inanmaması gariptir. Sonuçta şeytanda soyuttur ve insani duygulardan münezzehtir...O''na inanıyorsanız -öğretilerini kabul eder yada etmezsiniz- Allah''a da inanıyor olmanız temel mantık gereğidir.

mesaj yazan ikinci arkadaşa hitaben;
masal olarak tabir ettiğiniz sınav meselesi olmasaydı bizim inancımıza göre yaratılışın manası olmazdı. ve şayet sizin dediğiniz gibi Allah (c.c.) kendini kullarına gösterse idi inanmayan kalmayacağı gibi yine bizim inancımızda var olan cennet cehennem gibi mekanlar olmayacak ve inanan ile inanmayan ayrılamayacaktı. asıl o tür bir yaklaşım sonsuz ilim sahibi Allah (c.c.) için mantıksız olurdu. Herkes bildiği, herkes koşulsuz inandığı için bir tiyatrodan öteye geçmezdi hayat.

Hemen her inançsız insanın bir numaralı kilit sorusu "madem sonucu biliyor neden sınav yapıyor" meselesine gelince.
örnek verelim;
ben inançlı bir insanım. Rabbim kabul ederse kuluyum ve müslümanım. Müslümanlıkta intahar yani kendi canına kast haramdır. Şu anda bir binanın yedinci katında bulunuyorum. Benim şurdaki pencereyi açıp aşağıya atlamama engel herhangi bir şey yok. Beni atlamaya iten bir şey de yok. Tamamı ile özgür iradem beni bu koltukta tutuyor. Atlarsam günahkar olarak öleceğim. Çok basit. Her şey 1 dakika içinde başlar ve biter. Fakat atlamıyorum. Ve bunu Allah''ın bana bahşettiği akıl ve özgür irademle yapıyorum. Diyelim ki bir anda kafayı bozdum ve atladım. Bu önceden bilindiği için mi olmuş olacaktı? Bakınız her şey elimde. Her şey elinizde arkadaşlar. Sizin şu an tövbe edip müslüman olma yolunda önünüzde hangi engel var? Yada inanmış fakat namazını kılmayan bir müslümanin namaz kılmaması için yada farz olan herhangi bir ibadeti yapmaması için "özgür iradesinden başka" önünde hangi engel var??
Hayatta her türlü kötülüğü pisliği günahı işleyip "alnımızda böyle yazıyomuş naapalım" yada "yaratan öle yazmış" demek en hafif tabiri ile kaypaklıktır. töre cinayeti işleyip hapise düşmesini "alın yazısı" olarak tanımlayan bir insanın o cinayeti işlememesi için tek yapması gereken silahını kendi iradesi ile aşağı indirmektir. bu kadar basittir. her şeyi isteyerek bile bile kendi irademizle yapıp, yaptıktan sonra bunu Allah''a (c.c.) yamamak ne derece mantıklıdır??

Fakat Allah''in (c.c.) bizi bu derece özgür bırakması onun bizim özgürlüğümüzü hangi yönde kullanacağımızı bilmiyor olduğu anlamına gelmez. O sonsuz ilim sahibidir. Eğer sizler bir zaman sonra tövbe edip müslüman olacaksanız (inşallah) rabbim bunu biliyordur. Olmayacaksanız da biliyordur. Fakat O''nun bunu biliyor olması sizin haraketlerinizi kısıtlamaz. Tekrar soruyorum şüpheliyseniz, kafanızda soru işaretleri varsa, rahatsızsaniz şu anda banyoya gidip abdest alıp namaza durmanız için önünüzde fiziksel hangi engel var? Yok. Tipki benim şu camdan kendimi aşağıya atmamam yada herhangi başka büyük bir günahı işlememem için olmadığı gibi. Kendi nefsimizden başka hiç bir engel yok arkadaşlar.

saygilarımla...

quixsoul
26-11-2004, 16:39
merhaba kul.Hoşgeldin.


Objektif olarak yaratıcılık kavramında durmanı beklerdim.Kuranın değil hayatın sana öğrettiği kavramlardan..

İddaa ve açıklamarın %100 çelişkilidir.Ve yazdıklarının sonucu anlatmak istediğim konudan sapmış..Açıklamalrına yönleniyorum.Kuran ile yazdıkların arasında

çelişkileri yazıyorum:

1)- mutlu olmak, uzulmek, huzursuz olmak, kızmak, iddaya girmek...
bunlar insani duygulardir ve sizin inançsızlığınızın kanımca temel noktasi da bu tur insani zaaflari Allah''a (c.c.) yuklemeye calismanizdir.
Bizim inandığımız yaratıcı bu tur zaaflardan munezzehtir. Kudreti ve varligi hayal gucumuzun alamayacagi noktadadir ve bunu Kuran-ı kerimde

belirtmiştir

Allahın ayetlerdeki insani duyguları yazıyorum.Ve benim bir insan olarak buradaki tespit ettiğim duyguları parantez içinde yazıyorum:

nisa 76- İman edenler Allah yolunda cenk ederler, küfredenler ise Tağut =azgın şeytan yolunda çarpışırlar. O halde şeytanın taraftarlarını öldürmeye bakın!

Her zaman şeytanın hilesi çürüktür. ( ölüm emrini verirken yaptığı ünlem işareti nefretin ve öfkenin yansımasıdır.Şeytana üstün olan bir varlık şeytanı ve

ona inanları kelimelerle kötülüyor)

Kehf 80 -Oğlana gelince, anne-babası mümin kimselerdi. Onun bunları azgınlık ve küfür ile sarmasından korktuk. (buradaki oğlanın yada onun kim olmasından çok

ayetde görülen endişe ve korkudur.Yaratıcı birisi için endişeleniyor.)

a`raf 3 - Rabbinizden size indirilene uyun; O''nun berisinden bir takım velilerin ardına düşmeyin! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz! (Bu ayetde öfkeye

rastlamak çok mantıklı değil.Çünkü ayet bir cevap olarak kullanılmadığından.Neye karşı öfkelendiğini açıklayamayız.burada emir vardır)

a`raf 10 - Andolsun, sizi yeryüzünde yerleştirdik ve sizin için orada, geçiminize yarayacak nimet ve imkanlara vücut verdik. Ne de az şükrediyorsunuz!

(Görüldüğü gibi Allah yine insanlardan dert yanıyor.Şükretmedikleri için kızıyor.Şükredin dese idi emir vermiş olurdu ancak burda açıkça yakasilkmek

görülmektedir.Buda bir insani duygudur.)

a`raf 13 - Buyurdu: "O halde in oradan. Senin haddine mi orada büyüklük taslamak! Hadi çık! Sen alçaklardansın.(Allahj şeytana çok hiddetleniyor.Ünlem

işaretlerinin bolluğu,alçak hakareti ve çık! emri öfkenin göstergesidir)

14.Dedi: "İnsanların diriltileceği güne kadar bana süre ver."
15.Buyurdu: "Süre verilenlerdensin." (şeytan Allaha şirk koşup bir iddaa atıyor.İddası şu "insanoğlunu yoldan çıkarmak".Şeytan da bu iddasına süre

istiyor.Allah süreyi verdiği için iddayı başlatıyor)

Öfke ve nefret i görememek inancın fazla olmasından kaynaklanmaktadır.Biz burda öfkenin haklı sebeblerini tartışmadığımızdan Ayetlerdeki öfkelenmenin doğru

yada yanlış olduğundan bahsetmedim.Allah tüm bu öfke lenmeleri tabiki kötü yolda olan şeytan ve insanlar için kullanmıştır.Bizim tartıştığımız kurandaki

Allahın insana has duyguları.

Şimdilik aklıma gelen bu kadar.Daha sonra yine burada ayetlerden örnek vereceğim.

quixsoul
26-11-2004, 17:05
Hemen her inançsız insanın bir numaralı kilit sorusu "madem sonucu biliyor neden sınav yapıyor" meselesine gelince. ....

Örnek güzel ancak sadece stingray ın sorusuna cevap olarak.Ancak benim konuyu açtıüğım sorulara halen cevap yok.stingray in sorusunu ele alıp mantığı yorum biraz daha soru çıkartırsak:

1-İnsanları elemek için imtihan yapan Tanrı neden kendisine bu kadar çok inanılmasını istiyor?
2-Bir markete giren soyguncu, silah zoruyla soygun yapmaya çalıştığında.Kasadaki tüm parayı soyguncuya veren market sahibi acaba kendi iradesiyle parayı teslim ediyor ? Korku insan iradesini saf dışı bıraktığı halde hala neden iradeden bahsediliyor ? Cehennemden korkan bir insan kendi iradesiyle Allaha nasıl inanıp inanmayabilir ?
3-Büyüklük nedir gücü kullanmakmı yoksa mantığı kullanmakmı ? Oğlunu tehdit ederekmi ders çalıştırırsın yoksa mantığınla öğüt vererekmi ? Eğer bir gün hırsızlıkla suçlanırsan yada herhangi bir konuda insanlar sana inanmazsa inanmayanları tehdit mi edersin yoksa tatlı dilini kullanarak doğrularımı saymaya başlarsın ?


2.soruma iyice kafa yorun.Çünkü bu soru gerçekten kuranda insan iradesine yer verilmediğini göstermektedir.Kullarına adaletden bahseden bir yaratıcı işte beni burada hep çelişkiye sokmuştur.Hiç bir cevap da yolun sonunu göstermemektedir..

Cennet ve cehennemin yaradılış amacında bir çelişki yok.Aksine insan yaradılışına en iyi cevap veren bir mantık.Ancak iş imtihana geldiğinde kuranda ki akılalmaz emirler ve korkutmalar iradeyi kesinlikle öldürüyor.Çelişkiler zinciride kopmak bilmeden devam ediyor..

Saygılarımla

quixsoul
26-11-2004, 17:13
her şeyi isteyerek bile bile kendi irademizle yapıp, yaptıktan sonra bunu Allah''a (c.c.) yamamak ne derece mantıklıdır?

Eğer üzerine benzin döküp seni yakmaya çalıştığımda, istediğim kelimeleri söylettiğimde,daha sonra seni serbest bıraktığımda arkandakilere "yanma korkusuyla iradem dışında yaptım aslında düşündüğünüz gibi değil" demek kadar mantıklıdır.

stingray
27-11-2004, 02:21
Benim yazımın amacı quixsoul''un sorularına cevap vermek değildi. Bunu inanan arkadaşlara bırakıyorum ve zaten bende bu soruların mantıklı bir cevabını arıyorum.
Sınav konusu çok ilginç bence ve nedeni de bi türlü bilinmiyor. Herşeyi yapan, planlayan, onun isteği olmadan hiçbirşey olmaz diyenler cezalandırılacağımızdan bahsediyorlar. Burada insanın özgür iradesi var mı? Yok. Çünkü insan iradesinin olduğu yerde tanrı iradesi olamaz. Yani ya tanrı yada insan iradesi olabilir. Eğer insan iradesi var deniliyorsa yani şeçme ve istediğimiz gibi davranma bu durumda neden kararlarımızdan sorumlu tutuluyoruz o zaman bu iradenin ne anlamı kalır,korkutmalarla alınmış kararlar ne kadar gerçekçidir? Birde bizim tanrı karşısında özgür irademiz var diyelim bu durumda tanrı bizim ne yapacağımızı bilir mi ,ne yapacağımızı bilirse bu ne kadar özgür irade olur? Ne yapacağımızı bilemezse bu durumda da tanrının herşeyi bilen olma özelliği ortadan kalkar. Tanrı benim ateist olacağımı biliyorsa bu onun planıdır ben sorumlu tutulamam ama bu senin kararın cezanıda çekeceksin diyorsanız evet bu benim kararım ve tanrıyı bile ilgilendirmez benim hayatım ve kararlarım.Tanrının hiç sevmediğim bir özelliği var; "Şartlı sevgi" sen böyle olursan severim yoksa seni cezalandırırım. Neden tanrı yarattıklarını olduğu gibi sevmiyor?
Ve bir not; Bu yazı tanrının olduğu varsayımına göre yazılmıştır.

kul
30-11-2004, 15:49
quixsoul merhaba;
hosbuldum.
forum kilitli oldugu icin biraz gec cevap verebildim kusura bakma.

oncelikle ikinci mesajina cevap vermek istiyorum. sanirim bu stingray arkadasimin da mesajina bir cevap olacak;
verdigin ornek Allah''in (c.c.) odul ve ceza sistemi icin fazlaca basit olmus gibi. belki benimkiler de oyle olmustur. sonucta dusunduklerimizi bazen ifade edemiyoruz. herseyden once o benzini doken adam kim? niye dokuyor benzini? piskopat mi? ne soyletmek istiyor? vs vs. islamda her sey sebep/sonuc iliskisine dayandirildigi icin verdigin ornek tam olarak islamin "kulluk" anlayisina tercuman olamaz. fakat yine de dilim dondugunce cevap vermeye calisayim.
su anda benim uzerime benzin dokuldugu icin mi ben Allah''i (c.c.) savunuyorum quixsoul? Hani benzin? hani adam? hani cakmak? somut bir tehdit soz konusu degil gordugun gibi. ama senin orneginde benzinin kokusu adamin genzini yakiyor. tabi ki sen ne istersen onu yapacaktir. ama su an ne sana ne bana alttan dogru tehditkar bir alev vuruyor mu? hayir...iman etmenin ozunde yatan mantikta o zaten. biz islamin bize ogrettigi "gayb"a inaniyoruz.. biz burda yasarken bir pencereden cehennemi gorebilseydik "ve bakin bana inanmazsaniz sizi oraya atarim" denseydi bize, senin orneginle benim olayim birebir ortusecekti ve zaten inanmayan kalmayacakti. kimse benim uzerime benzin dokup beni yakmaya "calismiyor" quixsoul. bunun icin bir caba, bir istek yok. azapla tehdit edilen ayetlerin hemen ardinda cogu zaman bir cagri bir umut kapisi vardir dikkat edersen. guzellige, iyilige, hakkaniyete, imana defalarca davet var. ama tum bu cagrilara kulak asmassan, iman etmezsen, hakkaniyeti gozetmezsen, kotuluk yaparsan, seni cagrilarima kulak asan, "iyi" kullarimla ayni kefeye koyamam tehditi var belki. e o kadar da olsun lutfen!!
ha senin derdin "korkutarak inanmaya zorlamak" ise "neden iman ediyoruz??" sorusu gundeme gelecektir.
sadece cehennemden korktugu icin yada cennet odulune ulasmak icin Allah''a (c.c.) inanan bir musluman kanımca yoktur. yada en azından ben oyle bir musluman degilim. cehenneme inaniyorsaniz zaten Allah''a (c.c.) da inaniyorsunuzdur. "inanmazsak cehenneme gidecekmisiz be. hadi inanalim!!" mantigi ile iman edilmez. ilk once bardagin dolu kismini gorursunuz. Allah''in (c.c.) var olduguna defalarca akil ve mantigi ile inanmis bir musluman olarak mutlak adaletin anahtari olan cennet ve cehenneme inanmamam soz konusu olamaz. Evet cehennem vardir. evet sicaktir. Fakat bu benim "yanmaktan korktugum icin" iman ettigim anlamina gelmez. o mantikla inanan bir insan Allah''tan (c.c.) once cehenneme inanmis demektir ki bu takdir edersiniz mantiksizligin daniskasidir. ayrica cehennemin gercekten var oldugu cikarimini nasil yapmistir o insan? Kuran-i kerimden. Kuran-i kerimin Allah (c.c.) kelami olduguna ve dogru olduguna inanan fakat Allah''i (c.c.) sadece "korkulmasi gereken, bizi cehennemde yakacak öcü" olarak algilayan bir insan ya o kitabi iyi okumamistir ya da ciddi algi yetersizligi mevcuttur. Yani gordugunuz gibi cennet, cehennem, melekler, kiyamet, kuran-i kerim gibi meseleler Allah''a (c.c.) iman icin birer aractir ve Allah''a (c.c.) mutlak iman gerceklesmedigi surece hepsi havada kalmaya mahkumdur. Ornegin, olumden sonra ki hayat hakkinda kafanizda sorular varsa yada su dunyadaki zalimlerin, affa ugramis katillerin, onun bunun ekmegi ile oynayip refah icinde yasayip olenlerin, ekonomik cikarlari icin masum kani dokup dunya hayatini garantileyenlerin "akibeti" sizi meraklandiriyorsa, televizyonda bu zalimleri seyredip sinirden goz yasi dokuyorsaniz ve "yahu bunlar bu yaptiklarini nasil odeyecekler? yanlarina mi kalacak? hak mi bu? adalet mi?" sorulari beyninizi kemiriyorsa, cennet/cehennem mevhumlari gundeme gelecektir. tum bunlarin ilahi adalet kapmasima girdigine inandiginiz surece siniriniz baki kalmak uzere bir cesit rahatlama moduna girersiniz. sahsen benim imaninim temel dayanaklarindan biri budur. calan, cirpan, olduren, katleden ve bu dunyada sahane hayat surup olen bir insanla, elinden geldigince "iyi" bir insan olmaya calisan bendenizin öldükten sonra ayni akibete ugrayacagim dusuncesi bile tuylerimi urpertiyor. umarim beynimdekilkeri sacabilmisimdir biraz.

gelelim sorular sordugun mesajina. bende soru sirasina gore cevap vermeye calisacagim;

1. soruya soruyla karsilik vermek olacak ama bu soruya cevap verebilmem icin senin "Hayatin anlami nedir?" klişesine cevabini ogrenmem gerekiyor. Niye variz?
2. Bu soruya yukarda uzun uzadiya cevap verdigimi saniyorum. Ozetlemem gerekirse; bizim karsimizda soyguncu yok. Bize eger şu şu şu önlemi almazsan dükkanin soyulur diyen bir haberci gönderilmiş. evet korkutulmuşuz. gelecekteki iyiliğimiz için korkutulmuşuz. inanip önlem almak yada tabiri caizse sallamamak tamamen bizim elimizde. senin verdigin ornegin gecerli olabilmesi icin yukarda dedigim gibi burda yasarken cehennemi bir pencereden seyrediyor olmamiz gerekirdi. ve eger oyle olsaydi su an burda seninle bu meseleleri tartisiyor olmazdik sanirim. sen iradenle karsi cikiyorsun, ben irademle inaniyorum. eger gercekten insanlik "korkutuluyor" olsaydi dedigin gibi irademiz saf dışı olurdu ve kimse karsi cikamazdi. irademiz saf dışı olmuş falan da değil. yaptigimiz iyi seyleri kendi öz irademize yükleyip yapamadiklarimizi yine ayni irademize yüklemek insafin neresindedir? lutfen meseleye biraz objektif bakin arkadaslar. Allah''in(c.c.) ne yapacagımızı biliyor olması bizim hareketlerimizi kisitlamaz. Kisitliyor mu? Bir tane ornek gosterebilir misiniz? Siz iyi yada kötü bir şey yapmak isteyeceksiniz fakat Allah(c.c.) onu yapmaniza izin vermeyecek. Bir tane ornek alabilir miyim?
3. Eğer oğlunu kendin yaratıp, sınav ortamını yaratıp, sınav sonucuna göre ödül ve cezayı yaratıp, oğluna öncelikle iyilikle, sonra yine iyilikle sınavda başarılı olması için yapması gerekenleri anlatması ve sınavda başarısız olursa düşeceği kötü durumu yine oğlunun "iyiliği" için anlatması için sayısız hoca yaratıp ders kitapları göndermiş ve sınava 1 dakika kala olsa dahi "geçme" hakkını saklı tutacak kadar merhametli isen...Evet BUYUKSUN....


ilk mesajının müsebbibi benim kabul ediyorum. anlatim eksikliğimden dolayi seni yormusum sanirim. insani oldugunu belirttigim duygular evet hala insana dairdir. bizim anladigimiz gibi kizmayi, bizim anladigimiz gibi endise etmeyi Allah''a (c.c.) yuklememiz yanlistir. Fakat sonuçta elimizde yazılı ve ANLAMAMIZ GEREKEN bir metin var. Allah (c.c.) şeytani kullarina anlatirken nasil anlatmasini beklerdin ki? Yada Hz. Muhammed''i nasıl anlatmasini beklerdin? Yada kullarinin cehenneme dusmesinden duyacagi hosnutsuzlugu (bak bu da insani bir duygu. ama baska turlu sana anlatamam. fakat bu kapasitesizligim Allah''in (c.c.) "hosnutsuzluk" gibi insani bir duygudan münezzeh oldugu gercegini degistirmez) nasil anlatmasini isterdin? Bizim anlayabilmemiz için bizim dilimizden konusmasi gerekmiyor mu? Onun için bu meselede Kuran-i Kerimi ornek vermen kanımca mantiksiz.Heleki iddia meselesine ve türkçe mealinin sonuna konmuş bir ünlem işaretini görüşüne delil göstermene kusura bakmazsan güldüm.

"Öfke ve nefret i görememek inancın fazla olmasından kaynaklanmaktadır" demişsin. Belki de sende bir şeyler eksiktir de benim görebildiklerimi göremiyorsundur arkadaşım. Belki de..

kaliteli ve duzeyli cevaplarin icin tesekkurler ayrica.


ve stingray;
mesajina cevaplar yukardakilerin icinde. ayrica burda cevap vermem gereksiz. fakat "Tanrı benim ateist olacağımı biliyorsa bu onun planıdır ben sorumlu tutulamam ama bu senin kararın cezanıda çekeceksin diyorsanız evet bu benim kararım ve tanrıyı bile ilgilendirmez benim hayatım ve kararlarım.Tanrının hiç sevmediğim bir özelliği var; "Şartlı sevgi" sen böyle olursan severim yoksa seni cezalandırırım. Neden tanrı yarattıklarını olduğu gibi sevmiyor?
cümleleri ozel bir ilgiye deger.
son cümle icin; eğer rabbim Abdullah Öcalan ile beni, Hitler ile beni, Stalin ile beni, cocuk pornoculari ile beni, banka hortumculari ile beni, tecavüzcüler ile beni "oldugumuz" gibi sevecekse (haşa) hiç sevmesin daha iyi. "Kardeşim kimse tecavüzü kendi iradesi ile yapmıyor ki. Onu kaderi öyle.Kaderi öyle oldugu için Allah(c.c.) katinda sucsuzdur" diyecek arkadaşlar çıkar mı bilmiyorum ama eger cikarsa bunlari yazan fakir meseleyi anlatmaktan yoruldu. belki daha sonra tekrar aciklamaya calisirim.

ve;
Allah(c.c.) senin ateist olacağını biliyor evet. O kadar genel alma. Senin bu akşam film izlerken atıyorum bira içeceğini de biliyor. Ama şimdi bunu okuduktan sonra o birayı içmezsen??? Evet doğru tahmin ettin; vazgeçeceğini de biliyor. Herşeyi kendi iradenle yapıyosun arkadaşım. O''nun bilmesi sana engel değil. Yukarda bir yerde sormuştum yine sorayım : "Allah''in(c.c.) ne yapacagımızı biliyor olması bizim hareketlerimizi kisitlamaz. Kisitliyor mu? Bir tane ornek gosterebilir misiniz? Siz iyi yada kötü bir şey yapmak isteyeceksiniz fakat Allah(c.c.) onu yapmaniza izin vermeyecek. Bir tane ornek alabilir miyim?"

saygilarimla.

quixsoul
01-12-2004, 12:06
kul merhaba..

Karışıklık olmasın diye 2 seçenek ile tartışmayı sürdürüyorum.
1)-

su anda benim uzerime benzin dokuldugu icin mi ben Allah''i (c.c.) savunuyorum quixsoul? Hani benzin? hani adam? hani cakmak? somut bir tehdit soz konusu degil gordugun gibi. ama senin orneginde benzinin kokusu adamin genzini yakiyor. tabi ki sen ne istersen onu yapacaktir. ama su an ne sana ne bana alttan dogru tehditkar bir alev vuruyor mu? hayir...

Allaha inanmak ile iyi bir insan olmak inancını zincirlediğin için verdiğim örnek sana mantıksız geldi.Başlıktan da anlaşılacağı gibi Allahın kendisine inanmamızın neden bu kadar önemli olduğunu sorguladık.

Ben kişisel olarak yaratıca inanan, ancak kurana inanmayan bir insanım.Onur,şeref,güven ve dürüstlüğe inanırım.Bunların sonucunda bir şey beklemem.Tahminim sende bu duygular içindesin.Bu açıdan baktığımızda dünyada milyonlarca dürüst insanın ortak noktası, ancak dinler ve tanrı inancı konusunda ayrılma noktası var.

Eğer başlığım "Allah neden bu kadar dürüst bir insan olmamızı istiyor" diye olsaydı o zaman bende başlığı açana çok güzel mantıklı örneklerde verirdim.Dürüst olmayan insanlar için cehennem cezasıda bazı konularda mantıklı.

Ancak Allah bizden sık sık kendisine var olduğumuza inanmamızı istiyor.Kendisine ve peygamberine itaat etmesini istiyor.Burdan sonra insanlara hep tercih hakkı bırakıyor hemde inanmayanları cehennemle korkutuyor.

Ben kafamdaki yaratıcının kurandaki Allah olduğuna inanmam için onun indirdiği kitapda emirlerin ve hükümlerin sebeblerini,sonuçlarını ve mantığımla hesaplaşmaları uygulamam gerekiyor.

En azından ben yaratıcıya inanıyorum ancak ateist olupda iyi bir insan olan binlerce insan var.Allah inancı bizim doğru bir insan olmamızı mutlak sağlayan bir kavram değil.

2)-

sadece cehennemden korktugu icin yada cennet odulune ulasmak icin Allah''a (c.c.) inanan bir musluman kanımca yoktur. yada en azından ben oyle bir musluman degilim.

Kendi inançlarımıza göre değerlendirirsek hiç bir noktaya ulaşamayız.Kuranı kerim i bir edebi kitap olarak ele alıyoruz ve onu eleştirirkende insanların tümüne nasıl mesajlar veriyor ? Neden bunu istiyor ? Bunu istemesindeki amaç ne ? gibi sorulara karşılık vermeye çalışıyoruz.

Sadece cehennem korkusundan yada cennet menfaatinden dolayı islama inanan insanların sayısı bence rakamlarla ifade edilemez.Annem,babam,dedem,ninem çevremdeki beni tohumken yeşerten büyüten insanların tümü böyle insanlar.Onlarda atalarında böyle öğrenmiş.Kuran mealini okumayan insanlar, okusalar bile sabit bir inançla başladıklarıdnan tüm çelişkileri göremeyen insanlar.

Bir varlık kendisinin var olduğunu kantlamak için en çok şuna başvuruyor:
-Varlığımı inkar edenler cehennemde cayır cayır yanacak

Sen bu şarta göre inanmamış olabilirsin.Ama Allahın diğer insanlar için neden böyle yazdığını sorgulayabilrisin.

Eğer Allaha sonuna kadar inanıp kuran mealini okumaya başlarsak kitabın sonuna kadar herşey normal ve sıradan gelir.Bunu denedim.

Ancak olayın tam ortasında kendini yeni doğmuş hiç bir insanlar tanışmamış biri olarak varsayıp okumaya başlarsan çoğu hükümlerde mantıksızlıkları rahatlıkla görebilirsin.

Senin nasıl inandığın dan daha çok Allahın kendisine neden bu kadar çok inanılmasını istemesine bir bak.Seni ikna edne şeyler ceza yöntemi olmayabilir? Peki Allah bunları kimler için ve neden yazdı ? İşte böyle düşürsek daha objektif olabiliriz.

İnancını 5 dk lık bir uykuya yatır ve olaylara başka açılardan da bak.

kul
02-12-2004, 16:13
quixsoul tekrar merhaba;
yoruldum bugün inan :)

meselemiz tıkanmak üzere. en azından özele indirgiyelim.

direk cevap vereyim mesela.

soru : Allah neden bize bu kadar çok inanmamızı istiyor?
cevap : çünkü cehennem diye bir mevhum var. ve bize "beni bul" diyor. "sana beni bulman için bu evreni yarattım, ister bu koca evrenden, ister bir karıncadan, ister bir atom çekirdeğinden bul. ama beni bul. beni tanı. ve sana beni bulmanda yardımcı olacak peygamberler gönderdim. kitaplar indirdim. beni bul. bulmazsan senin için kötü olacak" diyor. tabiri caizse bir babanın çocuguna duydu şefkat sonucu onun iyiliğini düşünerek onu uyarması, azarlaması belki dövmesidir bunlar. "kulum beni bul. beni tanı. beni sev. ben seni seviyorum. sende beni sev. sana bir ömür süre veriyorum. son dakkaya kadar hakkın var. beni bul. beni tanı. eğer yinede bulamazsan, seni beni bulanlarla, tanıyanlarla, sevenlerle aynı kefeye koyamam."

sonuç : bizi sevdiği için inanmamızı istiyor quixsoul. bizi niye yakmak istesin ki? yakmak istese direk yakardı. niye bize "kurtuluş" için fırsat versin? hani fırsat diyorsan abdest için su lavabonda hazır...seni bekliyor...

saygılarımla...

not: bu günlükte benden bu kadar arkadaşlar. herkese iyi akşamlar...

quixsoul
02-12-2004, 19:50
bulmazsan senin için kötü olacak" diyor

Neden ama neden ? Nolcak sana inanınca ? Sen olmadığında çokmu bayat yada çokmu sıkıcı ? Sana inanmak neyi değiştirecek ?

Görünmeyen bir şeyin varlığına mı yoksa yokluğuna mı inanmak zor ?
Bizi yaratan bir yaratıcı bizi en iyi tanıyan varlıkdır.Bir şeye kuru kuruya inanmayacağımızı biliyor.Bildiği halde körü körüne inanmamızı istiyor.

Malesef toplumumuzda aileler çocuklarını sebebsiz değil ama , olayın temelini sebebini ve neden yapılmasının kötü olduğunu açıklamadan çocuklarını dövüyor.

Bir baba ve hırsızlık yapan oğlu arasındaki dialog:

-Hırsızlık kötü bir şey oğlum ! Neden hırsızlık yaptın !
-Ama baba..
-.... (baba çocuğunu dövmeye başlar)
birkaç dk sonra:
-Bak oğlum hırsızlık kötü birşey.onda uzak olursan seni dövmem severim.Ben çok şevkatliyimdir.Hırsızlık yaptığında seni hırsız olmayan kardeşlerinle bir kefeye koyamam.Beni anlıyorsun değilmi ?
-özür dilerim baba..
(Neden sorularına karşı hala bir cevap bulunamadı.Hırsızlık neden kötü birşey yada neden hırsızlık yapmamamı istiyorsun ? )



Başka bir baba ve hırsızlık yapan oğlu arasındaki dialog:

-Sanırım gene hırsızlık yaptın..Hırsızlık insanın para hırsının doymak bilmeyen içgüdüsüdür oğlum.Durumun ne olursa olsun dardada olsan insanlara yaptığın bir şeyi kendi açından düşün.Kendine yapılmasını istemediklerini başkalarına yapma.Çünkü en zor anında birileri senden habersiz eşyanı yada paranı alırsa durumun gerçekten çok zorlaşır.İnsanlar o parayı kazanmak için çok uğraşıyor ve çok çalışıyor.
-Anlıyorum baba..
-Yanılmıyorsam harçlıklarını 3 hafta biriktirip çok istediğin bir uzaktan kumandalı araba aldın.Onu bir başka çocuk senden habersizce alırsa.Üzülmezmiydin ?
-Hemde çook..
-Gece işten geldiğimde birisi benim tüm paramı çalarsa ben çok üzülürdüm.Çünkü oı para bizim hayatımızı sürdürmemeiz için mutlaka olması gerekiyor.Bu durumda eve geldiğimde sana hiç gülemez ve çok yıpranırdım.Beni böyle görmek istermiydin ?
-Hayır baba..Hırsızlığın bu kadar kötü bir şey olduğunu düşünmedim.özür dilerim..

(Neden sorularına karşı bir cevap bulundu.Çocuk hırsızlığın neden kötü olduğunu öğrendi ve babasının hırsızlık yapmamasını neden bu kadar çok istediğini öğrendi.)

Hırsızlık sadece örnek için kullanılmış bir araç.Masaldan ders çıkaran doğru bir gerçeği çıkarmıştır..

Cezanın arkadasında yatan yasağı değil, bu yasağın neden yasak olduğunu ve bunun neden kötü olduğunu öğrenmek ister insan..

n0thing
02-12-2004, 20:25
Tarihte hep iyi ve kötü kavramları bir mücadele içindeydi.Dİnlerde olsun, insanlarda olsun hep bu iyi ve kötü başlığı altında insanlar sınıflandırıldı.İyi ve kötü ahiret düşüncesinin oluşmasında etken oldu diye düşünüyorum.Çünkü kendilerince iyi olanlar, kötülerle ( kendilerince ) savaştıklarında ödüllendirilecekleri düşüncesini beyinlerinde oluşturdular. Eğer ölümden sonra yaşam varsa bizim gibi iyilerle onlar gibi kötüler aynı yerde olamazlar diye düşündüler ve yine iyi ve kötü kavramının değiştirilmiş şekli olan cennet ve cehennem kavramlarını oluşturdular.

Dindar insanlar Kutsal kitaplardaki sevinç, hüzün duygularının Allah katında çok farklı olduğunu ve bu duyguların insandaki sevme, acıma duygularıyla karıştırılmaması gerektiğini söylüyor. Peki neden yaratıcının sevmesi ile insanın sevmesi farklı? Çünkü bize hep yaratıcı, insansı duygular taşımaz denildi.Onu insan gibi düşünemezsiniz denildi. Peki şimdi ayetlerde geçen üzülme, sevinme kavramlarını insanlardaki duygular gibi algılarsak ne olur? O zaman tüm evreni yaratan yaratıcının insan gibi duyguları var denilir.Bu düşünce akla geldiği zaman yaratıcının prestiji düşüşe geçer.Bundan dolayıdır ki yaratıcıyı çok farklı, düşünülmez olarak insanlara anlattılar.

Diğer dünya anlayışına ve yaratıcı düşüncesine prim getiren en büyük şey de ölüm.


Konunun başlığındaki soruya gelirsek.Bence yaratıcı, hayatı başlatma nedeninden dolayı insanların kendilerine inanmasını istiyor.Yaşamı başlatmasının nedenine de bazıları ``kendisini aynada görmek istemesinden dolayı hayatı başlattı.`` diyor ama bunun olamayacağını düşünüyorum.Çünkü yaratıcının kendisini aynada görmek istemesi doğrudan bir ego tatminidir ve egosu olan bir yaratıcı kabul edilmez.Peki her şeyi başlatma nedeni kendisine tapınılmasını istemesi mi? Bence bu da tam anlamıyla net bir doğru değil.Çünkü çok üstün bir yaratıcının kendisini tatmin etmek için insan yaratması yine kabul görmez.


Tüm bu söylediklerimin doğrultusunda inançlı insanların düşünmesi gereken soru şu: insan önemli değil, evren önemli değil, her şey gelip geçici peki gerçek gaye nedir?

kul
03-12-2004, 12:17
quixsoul tekrar selam;

daha onceki yazılarından okudugum kadari ile Allah''i(c.c.) kabul eden fakat kitaplar, peygamberler gibi kavramlara inanmayan bir insansın. sordugun soruya gosterdigin delil Kuran olduguna ve sen ona inanmadigina gore bu soru, senin Allah''a(c.c.) olan inancın üzerinde bir etki yapıyor mu öncelikle onu sormak isterim? yani inanmadığın bir şeyde (Kuran) yazan bir şey için, inandığın bir şeyi(Allah(c.c.)) sorguluyor musun? yoksa inanmadığın şeye (Kuran) niye inanmadığını mı anlatmak istiyorsun?
sadece merak ettim...


verdiğim diyalogdaki baba oğul benzetmelerimdeki varsa hatalarım için Rabbimin(c.c.) affina sığınırım.

baba : oğlum senin baban benim...
oğul : neden buna inanmamı istiyorsun baba
baba : çünkü GERÇEK bu oğlum.
oğul : sana inanmıyorum baba bana delil göster.
baba : al sana kanım, kendininki ile karşılaştır. dna testi yap. yetmezse bak bu da aile kütüğümüz. bak bu da annen. oda şahittir.
oğul : evet söylediklerini yaptım ve tüm veriler senin benim babam oldugunu gösteriyor. ama yinede o kanın senin kanın oldugundan, o kadının benim annem oldugundan şüpheliyim. inanmıyorum.
baba : oğlum neden böyle yapıyorsun neden bana inanmıyorsun?
oğul : neden sana inanmamı istiyorsun baba?
baba : çünkü sen benim oğlumsun ve seni seviyorum.

bu diyalog sana bir cevap değil biliyorum. içimden geldiği için yazdım.


Allah''a(c.c.) inanmamak yasaktır diye bir tabir bildiğim kadari ile Kuran-i kerimde gecmez. çünkü inanmak kavramı "yasak" kavrami ile engellenemez yada oluşturulamaz. yasaklar fiiliyatlar içindir. şunu yapmak yasaktır, bunu yapmamak yasaktır gibi. ama kuran-i kerimde tüm anlatilanlara ragmen inanmayanlarin akıbetinin ne olacagi tasvir edilir.

müthiş bir makine icad etmişsiniz. tamamı ile sizin eseriniz. her civatası, her parçası tek tek sizin fikrinizin ve el emeğinizin ürünü. makine bittikten sonra en ama ennnnn çok sevdiğiniz insana bir gösteri yapıyorsunuz :

yine bu diyalogdaki benzetmelerde varsa hatalarım için Rabbimin(c.c.) affına sığınırım..

mucid : nasıl? güzel değil mi? ben yaptım...
garip : hadi ordan!!! o yapmışmış. yuh artık.
mucid : ya vallahi ben yaptım. inanmazsan al sana planlar al sana projeler al sana hesaplar...
garip : ya birak Allahını seversen yaaaa...boşversene yaaa...
mucid : kardeşim ben yaptım diyorum niye inanmıyosun bana ya?
garip : niye sana inanmamı istiyosun ki?
mucid : E ÇÜNKÜ BEN YAPTIIIIIIIIIIMMM...
garip : hayır tamam sen yaptın da niye sana inanmamı istiyosun?
mucid : güzel kardeşim ben yaptım diyorum. benim eserim bu. benim yaptığıma inanmanı istememden doğal ne olabilir?
garip : hayır anlıyorum senide neden sana inanmamı istiyosun?
mucid : ya bak sinirlenmeye başlıyorum garip. bak ne güzel çalışıyor makine. al bak kitabı da burda. oku çalıştır. faydasını görecen.
garip: ya tamam sen yapmışsın okeeey anladık. inandım sana. da niye sana inanmamı istiyosun ben ona taktım şimdi kafayı...
mucid : garip. güzel kardeşim. bana inanmanı istiyorum çünkü ben yaptım. benim yaptığıma inanıyorsunda benim yaptığıma inanmanı istemem neden sana saçma geliyor? bak kaşım seğirmeye başladı sinirden...dayak yicen bak. demedi deme sonra.
garip : ya sinirlenme sadece neden sana inanmamı istedigini soruyorum.
levye : ÇOOOOOOOOOTTT...
sonuç : 28 dikiş...

daha nasıl anlatabilirim bilemiyorum.

saygılarımla....

stingray
03-12-2004, 15:54
Kul,
Unutulmaması gereken bir şey var eğer bir yaratıcı varsa Hitleri, Stalini, tecavüzcüleri.... de yaratan ve onlara o yolu sunan yine o tanrı değilmidir? Yani tanrı bilmiyor muydu Hitler''in nasıl bir insan olup neler yapacağını ? Bilmiyor diyorsan(demezsin ama) bu tanrının sıfatlarından olan herşeyi bilmek özelliğini yok eder ve tanrıda bu durumda denildiği gibi güçlü olamaz. Biliyor ve müdahale etmiyor diyorsan kötülüklere, yaşanacak acılara göz yummak iyi bir tanrının özelliğine hiç ama hiç yakışmıyor.Tanrının bu kişileri yargılama ve cezalandırma hakkı yok. Çünkü bu kişileri yaratan ve onları istediği gibi yöneten zaten tanrı değil mi? Yarattığını beğenmiyorsa tanrınız suçu kendisinde arasın.Herşeyi yaratan bu tanrı kötülüğü de yaratan değil mi? Sonra neden insanları kötü diye nasıl cezalandırabilir bu hakkı nasıl kendisinde bulur.
Bu konuda bir hadis var.
Sonra tanrı bir melek gönderir( insanın anne karnında ki gelişimini tamamladıktan sonra) dört kelimeyi yazmasını buyurur: ona
Amelini ( yaşarken hangi işleri yapacağı, dinsel görevlerini nasıl yapacağı)
Rızk''ını ( dünyada eline geçecek şeyleri)
Ecelini (ne kadar yaşayacağını)
ve son olarakta cennetlik mi cehennemlik olacağı.( Tecrid, hadis no: 1324)
Şimdi bu hadise göre herşey planlanmış, cennetlik mi cehennemlik mi olacağımız bile belli. Ve inananlar olayları hep kendi işlerine geldiği gibi yorumluyor. Tanrı var ve yaşananlardan hiç ama hiç sorumlu değil çünkü herşeyi yapan insan.Tanrının özelliklerini anlatırken herşeyi yapan eden, haberi olmadan bir yaprak bile kımıldayamaz diye övüne övüne anlatılan bu tanrı iş sorumluluğa gelince ortadan kayboluyor ve tek suçlu insan oluyor. Diyelim ki insan iradesi tamamen özgür. Bu durumda neden kararlarımızdan dolayı cezalandırılıyoruz.Bir anlamı kalmıyor ki bunun, hem özgür iraden var hemde bunu kullanamayacaksın yada kullandığın için cezalandırılacaksın...
(senin örneğine göre)Tanrı benim bu akşam bira içeceğimi biliyorsa ve ben içemezsem tanrı yanılmış olmaz mı? Şimdi sen o içmeyeceğinide bilir dersen tanrı ya içeceğimi yada içmeyeceğimi bilmek zorunda ve bu eylem benim iradem sonucunda gerçekleşecekse ne yapacağımı bilemez.Eğer içip içmeyeceğimi biliyorsa bu apaçık bir plandır çünkü ne yapacağımı biliyor, bunu daha önce planlamıştır .Kısacası şu ki eğer eylemlerimde gerçekten özgürsem tanrı ne yapacağımı bilemez, biliyorsa bu benim özgür irademin sonucunda yapılmamıştır.
Dinlerin temel dayanağı korkudur anlamak istemesenizde. Tanrı korkusuyla büyütülmüş bir toplumuz, bu korku bilinç altımıza yerleşmiş. Hani bi söz var "bunda hiç allah korkusu yok" diye. Bu söz aslında çok şey anlatıyor. Tanrının korkulması gereken bir şey olduğunu, korkanların iyi korkmayan inançsızlarınsa kötü çoçuk olduğunu kısaca ve çok güzel bir şekilde anlatan bir toplum yargısı. Örneğin bir arkadaşımla yaptığım tartışmada benim dediklerimi doğru bulduğunu ama inanmamaktan korktuğunu söyledi. Kurandaki tanrı cehennemi yaratmış, ibret olsun diye toplumları yok etmiş, kurandan lanetler yağdırıp, kendisine inanmayanları nasıl cezalandıracağını anlatıyor. İnanmamızın nedeni korku değil demek bu faktörü görmezden gelmek insanın kendisini kandırmasıdır. Hatta inananlar biz ateistleri inanmaya çağırırken özellikle şu tür çümleleri çok kullanırlar: Eğer inanmazsanız sizi büyük cezalar bekliyor,yol yakınken dönün vs...
Eğer ben inanmıyorsam burda ki en büyük suçlu yine tanrıdır. Saklanbaç oynayan küçük bir çocuk gibi onu bulmamı istemesi, bulamayınca da cezalandırırım demesi kadar anlamsız bir şey düşünemiyorum. Eğer varlığını kanıtlayamıyorsa, benim mantığıma ters gelen özellikleri varsa, sırf güçlüyüm diye insanlar üstünde oyun oynama hakkını kendisinde görüp, insanları cezalandırarak kendisini tatmin eden bir tanrı olamaz diyorsam ve bu benim özgür düşüncemin sonucuysa ben sorumlu değilim, sorumluysam beni hiçbir şekilde yargılayamaz,bu benim düşüncelerim. Asıl yargılanması gereken çelişkiler yaratan tanrıdır. Ve çok ilginç bir şey daha tanrı bile düşünmeyi suç sayıyor...

quixsoul
03-12-2004, 16:28
Kul merhaba

yoksa inanmadığın şeye (Kuran) niye inanmadığını mı anlatmak istiyorsun?

Yaratıcıya inanıyorum ancak onun kurandaki Allah olmadığına emin olduğum kadar hiç bir şeyde bu kadar emin değilim.Karşılaştırmada Allah benim için hiç bir yaratıcı gücünde değil.Atıp tutmadan başka bir şey yapmıyor.İfadelerinde anlatımlarında amaçlarında hep çelişki dolu...Kuran üzerinde emek verilmiş bir insan yazımı.

Kuranda bizden bir şey istiyor.Bende neden istediğini sorguladım.

Tartışmanın başlangıcından beri itiraz etmediğin duruma cevap bulamadığından olsa gerek çok şaşırtıcı bir ifade verdin.Ortak bir noktadan çıkarak tartışma sürdürüldüğü halde o nokta da ayırılık yaşandı.Bu yüzden bu konuda daha yazmıyacağım.Malesef bu konudada istediğim cevapları alamadım ve soru işaretleri hep havada kaldı.

Allahı inkar etmek kuranda büyük bir suçtur.İslam dada suçtur.Varlığı inkar edenler sürekli cehennem cezasıyla korkutulmuşlardır.Bunun aksini savunan da suçludur.Saygılarımla..

BİTTİ

kul
04-12-2004, 12:14
soru : Allah neden kendisine bu kadar çok inanmamızı istiyor?

cevap : Her şeyi O''nun yarattığına inanıyorsunda, O''nun buna inanmanı istemesi sana neden garip geliyor?

soruya soruyla cevap vermek değildir bu. cevabım sorumun içindedir.

- hangi ortak noktadan yola çıkıldı ve hangi noktada ayrıldık?

- eğer kastettiğin çelişkili ifadeler benimse bunlar hangi ifadelerim?

- hangi soru işaretin havada kaldı?

- ben senin istediğin değil benim istediğim, bana mantıklı gelen cevapları veriyorum. ama bir şekilde cevap veriyorum. "bu cevabı beğenmedim başka cevap ver" mantığı ile tartışılmaz. diyalogla başladık son olarak bende bir diyalog yazdım. beğenmedi isen isimleri değiştireyim yada adam levye ile değil beyzbol sopası ile vursun? neyini beğenmedin? nesi mantıksız geldi?

"bitti" meselesini ise tartıştığım quixsoul değil başka biri olsa "vereceğim cevabım kalmadı" şeklinde yorumlardım...

saygılarımla...

kul
04-12-2004, 12:29
stingray meraba;

ben soruya cevap veriyorum, sen aynı soruyu mantığını değiştirmeden bir kaç ekleme çıkartma yaparak tekrar soruyosun. bende cevabın mantığını değiştirmeden belki örneklemeleri değiştirerek paketleyip sana geri yolluyorum.

cennet ehli mi cehennem ehli mi olacağı önceden yazılıyor evet.
peki sen cehennem ehli misin?
ya ben cennet ehli miyim?
bilmiyosun...bende bilmiyorum...
ama cennete gitmek için ne yapmam gerektiğini ve ne yaparsam cehenneme gideceğimi biliyorum...
iki yol var karşımızda...birini seçiyoruz...hangisini seçeceğimiz biliniyor. o yolda ilerleyeceğimiz yada ilerde diğer yola atlayıp atlamayacağımızda biliniyor. ama bunun bilinmesi bizim şu an ki kararlarımızı etkilemiyor. o tarz bir iradesizlik olsaydı teorik olarak sen şu an yanıyor olurdun. muhtemelen bende yanında olurdum. şu an yaşıyor isek ve kendi kararlarımızı kendimiz veriyor isek bu bir merhametin eseridir. Benim inancıma göre bizi Allah(c.c.) yarattığına göre üzerimizde her türlü hakka sahiptir. Ne yaparsa yapsın kimse O''na "niye yapıyorsun" diyemez. Fakat O, merhametliler merhametlisi, bizlere bir şans vermiştir. O şansı nasıl kullanacağımızı yani sonucu biliyordur. Yani eğer sen gün gelip iman edersen onu da biliyordur. Bilmemesi zaten temel Allah(c.c.) inancımıza ters olur. Daha önce 2 kere sordum 1 kere daha soruyorum "Yapmak istediğin ve Allah(c.c.) izin vermediği için yapamadığın bir ibadet yada herhangi iyi bir iş oldu mu? Sen iman etmek istedin de Allah(c.c.) mu engel oldu?"

cevap verirsen eğer aynı dairede dönmemeni "maden ne yapacağımızı biliyor neden yargılıyor" klişesinden sıyrılmanı özellikle rica ediyorum. çünkü o soruya bu dahil tam 3 kez cevap verdim.

saygılarımla...

stingray
04-12-2004, 13:12
Cevapların beni tatmin etmiyor bu nedenlede aynı soruları farklı şekillerde sormak zorunda kaldım.

kul
04-12-2004, 14:16
üzgünüm elimden gelen bu.

yinede değişik bir bakış açısı ile ele alırsan meseleyi, belki bende o açıdan bakıp değişik cevaplar verebilirim. ve bunu isterim.

yine de fikirlerini paylaştığın için teşekkür ederim.

Hasretruzgari
04-12-2004, 14:35
bakin arkadaslar sozun kisasi :
insan beyninin %3-%5 ini kullana biliyor.buna gore yapabildikleri ortada.bildigimiz teknoloji falan fesmekan.ama bir kalp veya bir gozun nasil olustuguna yorum yapamiyor,fakat gozumuz veya kalbimiz yapilmistir.
Simdi biz bunlari anlayamazken( kucucuk beynimizle, cunku beynimizin buyuk bir bolumu bostur bunun ne ise yaradigini bilim adamlari bile kesfedemedi..)kalkmissiniz o findik kadar beyninizle Allah in yuceligini varligi bulmaya calisiyorsunuz.

Allahin var oldugunu gormek istiyorsaniz kalp gozunuzu acin,gozunuzle baktiklarinizi kalbinizle gorun.

ngcoskun
04-12-2004, 15:34
kalbimle allahı görmeyi bana öğretirmisiniz. :lol:
ruhani şeylere inanmak mıdır kalp gözüyle görmek.gözümüzün bile gerçeklerii var.görmek için var en azından.kalbin bu görme fonksiyonunu üstlendiğini sanmıyorum

oguz
04-12-2004, 16:05
Acikcasi yazilarin hepsini okumadim, soyle bir goz attim. Dindar kardesimiz kul "ozgur irade''den" soz ediyor.

Sonsuz buyuklukte, essiz ve her seyi yaratmis Allah, gelmisi de gelecegi de bilir ve zaten gecmisi de gelecegi de kendisi yaratmistir. Bu nedenle insanda OZGUR BIR IRADE''DEN SOZ EDILEMEZ. Hem her seyi, gecmisi gelecegi yarat ve istisnasiz her seyi bil, hem de ozgur irade ver! Bu soz konusu dahi olamaz.. O zaman, inancsizi da, inaniri da Allah yaratmistir demekten baska cikarin yoktur... Eger ozgur iradeden soz edersen, Allah kavramina ters cikar, onun gucune, onun kudretine aykiri duser ve kucumsemis olursun.

Insan-30 Su da var: Allah dilemedikce, hicbirsey dileyemezsiniz; cunku herseyi bilen, hikmet sahibi ancak Allah'' tir.

Iste bu nedenle bir imtihandan soz edilemez. Islamin kitabi bir imtihandan soz ediyor ve bunu inanirlarina yedirmeye calisiyorsa, kendisiyle celisir oldugundandir. Tarif ettigi Allah''in gucu ve kudreti boyle bir imtihana olanak vermez. Cunku her seyi kaderiyle birlikte yaratandir. Her seyi bilir ve her seyi bilecektir. Bunun aksini soylemek, onun gucunu kucumsemekten baska bir anlam tasimaz.

Netice olarak; inanani da inanmayani da Allah yaratmistir. Buna gore inanan istese de inanmamazlik yapamaz, inanmayan ise asla inanmayacaktir. Allah boyle istemis, boyle karar vermistir. Cunku o cehennemi insanlar ve cinlerle dolduracagini pesinen soylemistir (Araf-179).

oguz
04-12-2004, 16:06
Hasretruzgari "kalp gozunden" soz etmis. Bu "kalp gozu" lafini duyunca kafama bazi sorular takildi, izniyle hasretruzgari''na sormak istiyorum;

- Kalpteki bu gozun kasi, kirpigi ve kapagi varmidir?

- Bu goz de bozulur, miyop, astigmat veya hipermetrop gibi hastaliklara yakalanir mi?

- Bu hastaliklara yakalanan "kalp gozu"ne gozluk veye lens takilabilir mi?

- Kalbin disinda "migde gozu", "pankreas gozu", "safra kesesi gozu" veya "karaciger gozu" varmidir?

- Tandir kelle yerken, kellenin gozunu yemek caiz midir?

- Findik kadar beyinden, beyin slata yapilir mi?

- Yapilirsa uzerine sirke mi konulmali, limon mu sikilmali?

- Uc kurus etmez bilgiyle konuya maydonoz olanlardan bir kac sap alip, bu beyin salatanin uzerine koymak, salataya lezzet katar mi?



Acil cevabinizi bekler, saygilar sunarim...

ngcoskun
04-12-2004, 16:19
sevgili oğuz kardeşim
güzel olmuş tebrikler.ben pek eğlendim açıkcası.bakalım inanan arkadaşlar da eğlenebilecekler mi?? :lol:

haci
04-12-2004, 16:43
Hasret Rüzgarı bize gerçekleri görmemek için gözlerimizin yerine kalbimizi kullanmamızı tavsiye ediyor. Aslında bu Müslüman’lar için fena bir fikir değil... Ben onlara gerçekleri görmelerini önleyecek çok daha etkiki bir yöntem tavsiye ediyorum.

Kafalarını kuma gömsünler... keeeeh keh kehhhhhhhhh

HACI

04-12-2004, 17:16
Hasret Ruzgari ve diger inananlara merhaba.

Dusunun ki,bu forumdaki butun ateistler kalp gozuyle bakarak Allah''in varligini gorduler.Inandilar.Deist oldular.

Sorum su:Allah''in varligi islamin dogrulugu anlamina gelirmi?
Allah vardir=Islam dogrudur. :?:

Cevap lutfen! :idea:

ngcoskun
04-12-2004, 17:20
selam yeni
allah zaten yok .ben bütün organlarımla da baksam göremem bunu.
islam ise avunmak isteyenler için bir hikaye kitabıdır. bu açıdan okursanız nasıl bir vahşet olduğunu görürsünüz.

04-12-2004, 17:40
Merhaba ngcoskun

Bir yaratici varmidir yokmudur bilinmez.Ben sahsen varolabilecegini dusunuyorum.Aslinda bu sonsuza kadar tartisilacak bir konu.
Allah''in varligini savunmak ile islamin dogrulugunu savunmak farkli seyler.Cunki musluman olmayan insanlarda bir yaraticiya inanabilirler.

Hatta bazilarinin mantigiyla hareket edelim.Soyle diyelim.Allah''in varligi savundugun dinin dogrulugunu gostersin.Simdi birisi ciksin desinki:"Allah vardir,ben bunu kalp yada baska gozlerle goruyorum,onun varligindan eminim ve ben onun gonderdigi son peygamberim.Hadi hepiniz bana inanin.".......
Suna eminimki ona inanan bir cok insan olacaktir.Buda felakettir.

ngcoskun
04-12-2004, 17:45
tabi ki felakettir. çünkü senin gibi allahın varlığına inanan fakat olan dinler içinde kendine bir uygununu bulamamış çok sayıda insan var.ve bunların çoğu, belki sen olmayabilirsin ama yeni bir dine balıklama atlar.ola ki bu yeni din daha çağdaş çıkarsa ki öyle olur ve işte sana yeni bir allah ve yeni bir din.çünkü dinler arsında o kadar çok farklılıklar vardır ki neredeyse hepsinin allahı farklıdır.dolayısıyla bu yeni dinin allahı da farklı olacaktır.tabi bu da bir hikaye olacaktır ya neyse.

haci
04-12-2004, 17:56
Dünyanın çeşitli ülkelerinde, özellikle Amerika’da arada bir yeni dinler türemektedir. Bazılarını izleyenler toplu intiharlara bile baş vurmaktadırlar. Haevens gage kültü gibi.. Tabii bunlar çoğu kere kült olarak başlamaktadırlar. İslam’ın başlancı da öyledir. İslam bir kült olarak başlamıştır.

HACI

04-12-2004, 18:12
Temel Antalya''da turistik bir bolgede ayran satarak hayatini kazaniyor.

Agustos ayi.Saat 13.00 civarlari.Gunes tam tepede.Golge sicakligi 39 derece.Oruc tutuyor Temel.
O sirada fransiz bir turist bizim Temel''den bir bardak ayran istiyor.Iciyor ayrani.Nefis,hakiki koy yogurdundan yapilmis,buz gibi.Bir bardak ayran daha istiyor,olaganustu serinlik.Ardindan bir bardak daha icip Temel''in parasini veriyor.
Temel paranin ustunu verirken fransiza huzunlu bir sekilde bakip
-Bak kardesim,dininizin kiymetini bilin,diyor. :!:

kul
06-12-2004, 14:57
oğuz kardeş meraba;
bu başlıkta bahsettiğin özgür iradenin olup olmadığına dair bir ton yazı yazdım, örnekler verdim. bir tane daha verecek durumum yok. o yazdıklarım ile bir şey anlatamadıysam muhtemelen yine anlatamayacağım.
yalnız hemen her yazımda sordugum bir soruya, konuyu tartıştığım hiç bir arkadaşımdan cevap gelmedi. bir de sana sormak istiyorum. umarım sen cevap verirsin.


"Allah''in(c.c.) ne yapacagımızı biliyor olması bizim hareketlerimizi kisitlamaz. Kisitliyor mu? Bir tane ornek gosterebilir misiniz? Siz iyi yada kötü bir şey yapmak isteyeceksiniz fakat Allah(c.c.) onu yapmaniza izin vermeyecek. Bir tane ornek alabilir miyim?"

ya da;

"Yapmak istediğin ve Allah(c.c.) izin vermediği için yapamadığın bir ibadet yada herhangi iyi bir iş oldu mu? Sen iman etmek istedin de Allah(c.c.) mu engel oldu?"

ya da; (bu yeni bir soru ve üstünde biraz daha ince düşünmek gerekiyor...bence..)

"Ben iman etmiş ve teorik olarak cennetle müjdelenen bir insan olmama rağmen günde bir ton günah işliyorum. üstelik günah oldugunu bildiğim halde. madem özgür iradem yok Allah(c.c.) neden cennetle müjdelediği bir kulunun günah işlemesine izin veriyor? madem ayetlerle belirtildiği gibi cennete gideceğim kesin neden günah işleyebiliyorum. yada cehennem ehli neden salt kötü olmuyor. neden onların iyi şeyler yapmasına izin veriliyor? dinsizken dindar olanlar hangi katagoriye giriyor? madem özgür irade yok neden iki tip insan mevzu bahis değil? Allah(c.c.) cennetine koymaya karar verdiği kullarının neden günah addettiği ve yasakladığı şeyleri yapmalarına izin veriyor? Onlar neden örnek mükemmel kul olmuyorlar?"


bekliyorum...


saygılarımla...

stingray
07-12-2004, 00:12
arkadaşlar bu kalp gözü neymiş böyle olmayan şeyi bile gösteriyor, ne ilginç şeyler var ya... :lol:

stingray
07-12-2004, 12:19
“Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz..”( Insan Suresi, ayet:30, Tekvir:29)

“Allah kimi dilerse onu saptırır, ve kimi dilerse onu doğru yola koyar.” (Enam suresi, ayet:39)

“Ey Muhammed! Rabbin dileseydi, yeryüzünde insanların hepsi inanırdı.”(Yunus suresi, ayet:99)

“Biz dilesek herkese hidayet verirdik. Fakat cehennemi tamamen cin ve insanlarla dolduracağıma dair, benden söz çıkmıştır.” (Secde suresi, ayet: 13)

“Allah kimi doğru yola koymak isterse, onun kalbini Islamiyet’e açar. Kimi de saptırmak isterse, göğe yükseliyormuş gibi, kalbini dar ve sıkıntılı kılar.(Enam suresi, ayet:125)

"O dileseydi, hepinizi doğru yola eriştirirdi de!” (Enam suresi, ayet:149)

"Yeryüzünde ve sizin başınıza gelen herhengi BİR MUSUBET YOKTUR Kİ, BİZ ONU YARATMADAN ÖNCE O, KİTAPTA BULUNMASIN" (HADİD-22'')

Nerde arkadaşlar burda özgür irade.

kul
07-12-2004, 16:04
içinde güzel kardeşim..
senin içinde..

kuranın "doğru yol" olarak tabir ettiği yola bir girmeyi dene...
istediklerini yapmaya çalış...
biraz gayret et..
o "doğru yol" kitapta tarif edilmiş. niyet et ve samimiyetle çal kapısını.
şayet Allah(c.c.) sana engel olursa beni haberdar et..
seninle beraber her yola gelirim..

saygılarımla...

stingray
07-12-2004, 19:50
Allah diye bişey yok ki bana engel olsun... :twisted:

jesabel
12-12-2004, 17:12
allah nerde diyorsun ngcosgun ?
o senin içinde sen tanrısın ben tanrıyım ,biz içimizede hesabı doğru verirsek tanrı biziz, o zayıf insanlığın ihtiyacı bir simge...

jesabel
12-12-2004, 17:20
olan dinler içinde kendine uygun din bulamamış?zaten bir insan din arıyorsa sığınacak güç arıyorsa bir şekilde bulur bu, islam olur,hıristiyan olur,satanizm( ki bu din değil) olur vs...yani insan önce kendisi olabilmeli değilmi?

Ha bu ,siyasettetede öyledir ki din zaten bir siyasettir...

ngcoskun
13-12-2004, 09:14
selam jesabel
allahın olmadığının farkındayım da isbat etmeye çalışan arkadaşlar var üstlerine vazife edinmişler.
din bir siyasettir demişsin.doğru bir saptama yapmışsın. insanların refah için kurdukları partiler olmuş din.ve nedense bu allah hep o dinlerin peygamberlerinin rahatı için çalışmış.

ReS
13-12-2004, 14:34
pekala beyler
madem gozunuzle gorduguze inaniyorsunuz,kokladiginizi biliyorsunuz bana caninizin acisindan bahsedin.kesilen parmagizinda,aciyan nereniz?parmakmi canmi?tabiki CAN.o halde goster bana CANI.

bakir telden elektric geciyor,ben onda elektric var diyom sen sadece bir tel baska bir sey yok diyorsun.ben sana elektigi gosteremem diyorum,ve sen bunu bahane edip elektrigin olmadigini soyluyon ..
birakin bu kuru fikirleri bunlarin hepsi aynadaki goruntulerden ibarettir.Gercek ve bir tek var olan yanlizca yuce Rabbimiz Allah dir.

bizim icin

Dogru tekdir,oda Kurandir.
Var olan birdir,Oda Allah dir.

ngcoskun
13-12-2004, 19:20
ReS

pekala beyler

beyler mi?
kısır bakış açınız burdan belli.bu formda bayanların da olabileceğini düşünemeyecek kadar dar bakıyorsunuz işte.daha ne diyeyim

quixsoul
13-12-2004, 19:47
madem gozunuzle gorduguze inaniyorsunuz,kokladiginizi biliyorsunuz bana caninizin acisindan bahsedin.kesilen parmagizinda,aciyan nereniz?parmakmi canmi?tabiki CAN.o halde goster bana CANI.

ben gözümüzün gördüğüne değil mantığımın ikna olunuşuna inanıyorum.
Kesilen parmağında acıyan sinir uçlarım.Hassas nöronların birbirine elektrik akımı verip bu akımın çok kısa sürede beynime ulaşması beyinde bu duygunun hissedilmesi.CAN derken ruhdan bahsediyorsan ruhun burda hiç bir rolü yoktur.(başlangıç enerjisi dışında buda kalbin hayata başlarken ihtiyaç duyduğu enerji -ki buda tartışılır-)

bakir telden elektric geciyor,ben onda elektric var diyom sen sadece bir tel baska bir sey yok diyorsun.ben sana elektigi gosteremem diyorum,ve sen bunu bahane edip elektrigin olmadigini soyluyon ..

Tele lambayı deydirmek elektriğinı varlığını kanıtlayabilir.Aynı zamanda bir çok fiziksel test de aynı sonuçları doğurur.

İnsanların Allaha inanmayışının büyük neden onu görememek den çok kanıtlarını görememekdir.Göğe dokunmak ,taşı atmak,uzaya çıkmak, yazı yazmak hiç bir şey onun varlığını göstermeyi başaramaz.anlam veremedğimiz tüm kanıtlar evren ve doğaya insan oğlu iki şık hayal edebilmiş
-Kendi kendine oldu
-bir yaratıcı yarattı

Ya ikiside değilse ? 100 yıl önce kim hayaledebildi bilgisayarları..

ReS
14-12-2004, 15:02
ngcoskuna

ben bir erkegim ve dusuncelerimi sadece erkeklerle paylasacagim, bayanlarin inat huyundan sadece bayanlar anlar,onlarla gecirecek zamanin yok ve bayanlarla muhabbeti hic sevmedim ve sevmeyecegimde.
ha yine de biraz anlaya bilen bayan arkadaslariniz varsa soylediklerim genel anlamda dogru fikirlerdir,uzerlerine ala bilirler. :lol:

KANIMIZ AKSADA,ZAFER ISLAMIN !!!

ReS
14-12-2004, 15:27
quixsoul a

Tele, lambayi degdirmek lektrigin oldugunu ispatliyorsa,
insani parmak uclarina(izlerine) kadar erleyip derleyen yuce Allah in var olusunu da insanlarin ve evrenin var olusu ispatliyor.

her yapinin bir ustasi var peki yasenin,bina yapilmasin da gereken tum malzemeleri bir araya koyun bakalim asirlar sonra bir ev yada herhangi bir sey olacakmi?

kaldiki insan muazzam bir bicimde eksiksiz yaratilmistir.
Kuran da bunu bize 1400 yil once haber vermistir.(son yuz yil bilimi insanin nasil olustugunu daha yeni yeni kesfederken :D )

bir kuran ayetinde soyle buyurulur

Sonra o su damlasını bir alak (embriyo) olarak yarattık; ardından o alak''ı (hücre topluluğu) bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne yücedir. (MÜ''MİNUN SURESİ / 14)

bu bir insan sozu olamaz olsa bile bu son bilimin ulastigi zamanlarda yazilmis olmaliydi.

Cunku ayete dikkat edilirse, insan olusumu tam evreleri ile sirasi sirasina dogrudur.
-Su damlasi(Sperm)
-alak(embriyo)
sonra kemiklerin olusumu ve uzerlerine et giygirilmesi

bu orneklerden sadece ufak biri idi. daha fazlasi cok yakinda

eger hala bunu gormuyorsaniz ben size daha neyi delil olarak gostereyim.

stingray
14-12-2004, 15:38
Res,

Parmağımız kesilince canımız yanıyor çünkü sinirler bunu beyine iletiyor, sinirler olmasaydı vücudumuzda acı diye bir şeyde olmazdı. Örneğin bazen ameliyatlarda lokal anestazi uygulanır böylece uygulama bölgesinde acı hissedilmez. Bu durumda senin can yada ruh dediğin şey geçersiz oluyor. Ne de olsa ruh vücuttan bağımsız ya.

Elektriğin varlığından kuşkuluysan parmağını pirize bi soksana :lol:

oguz
14-12-2004, 16:11
Bu basliga epeydir ugramadigimdan, Kul''un yazdigi yaziyi gormemistim. Bu gun gordugum icin, biraz gec olmasina ve konuyu dagitacak olmasina ragmen cevaplamak isterim...

Allah her seyi yaratan bir varlik olarak, gelecegi de yaratmis ve tayin etmistir. Bu nedenle "OZGUR IRADE OLAMAZ"... OLur diyen Allah''in gucunu kucumsemis olur. Bu konuda ister tonlarca, ister grostonlarca yazsan da, insanin ozgur iradeye sahip oldugunu kanitlayamazsin... Bu Islamin tarif ettigi Allah dusuncesine aykiridir...

"""Allah''in(c.c.) ne yapacagımızı biliyor olması bizim hareketlerimizi kisitlamaz. Kisitliyor mu? Bir tane ornek gosterebilir misiniz? Siz iyi yada kötü bir şey yapmak isteyeceksiniz fakat Allah(c.c.) onu yapmaniza izin vermeyecek. Bir tane ornek alabilir miyim?""

Bizim hareketlerimizi, bizim dusuncelerimiz kisitlayan veya programlayan hic bir kuvvet, hic bir guc veya varlik yoktur. Vardir, sinirlar, bizi gozler vs. gibi sozler, din denen zirvalarin uydurdugu ilkel, cag disi iddialardir. Dolayisiyla "iyi veya kotu" bir sey yapmamizi izin verecek veya vermeyecek bir guc olmadigindan, istenen yonde bir ornek verilemez.

Fakat soyle bir soru yoneltilebilir; madem Allah yok diyorsun, peki o zaman ozgur irade olamaz seklindeki iddianin temeli nedir? Cevap basit... Sizin var oldugunu iddia edip, ayrintilarla gucu hakkinda bilgi verdiginiz sanal varlik uzerine, yine sizin inanciniz dogrultusunda yanlisinizi gostermekten ve en onemlisi, inandiginiz dinin keskin bir celiskisini ortaya koymaktan baska bir sey degildir.

"""Yapmak istediğin ve Allah(c.c.) izin vermediği için yapamadığın bir ibadet yada herhangi iyi bir iş oldu mu? Sen iman etmek istedin de Allah(c.c.) mu engel oldu?"

ya da; (bu yeni bir soru ve üstünde biraz daha ince düşünmek gerekiyor...bence..)""

Bu sorunun uzerine kafa yormak bile abestir! Insanlar tarafindan uydurulmus bir sanal varlik olan Allah''in herhangi bir fonksiyonundan veya yaptirim gucunden soz edilemez. Cunku oyle bir sonsuz varlik yoktur. Inanc dogustan sonra tum cevreden gelen sartlandirilmisliklardir. Kim ki bu sartlandirilma zincirlerini kirar, imani ve dinleri cope atar.


"""Ben iman etmiş ve teorik olarak cennetle müjdelenen bir insan olmama rağmen günde bir ton günah işliyorum. üstelik günah oldugunu bildiğim halde. madem özgür iradem yok Allah(c.c.) neden cennetle müjdelediği bir kulunun günah işlemesine izin veriyor? madem ayetlerle belirtildiği gibi cennete gideceğim kesin neden günah işleyebiliyorum. yada cehennem ehli neden salt kötü olmuyor. neden onların iyi şeyler yapmasına izin veriliyor? dinsizken dindar olanlar hangi katagoriye giriyor? madem özgür irade yok neden iki tip insan mevzu bahis değil? Allah(c.c.) cennetine koymaya karar verdiği kullarının neden günah addettiği ve yasakladığı şeyleri yapmalarına izin veriyor? Onlar neden örnek mükemmel kul olmuyorlar?""

Yazimin basinda da soyledim; bunlar Islamin sayisiz celiskilerin biridir. Bu sorulari, bu zirvalari ortaya atana soracaksin. Diyeceksin ki:

kardesim Ayet''te soyle soylemissin;

Insan-30 Su da var: Allah dilemedikce, hicbirsey dileyemezsiniz; cunku herseyi bilen, hikmet sahibi ancak Allah'' tir.

Neden cennete layik gordugun birine suc isletiyorsun?
Neden cehennem ehli salt kotu degil?
Dizsizken dindar olan hangi kategoriye giriyor?
O zaman bu imtihan nedir?
Vs. vs...

Cunku bu sorularin muhatabi, bunlar ilahi sozlerdir, Allahtan geldi diyen kisidir.. Yakalayacaksin, yakaladigin yerde yakasina yapisacak ve bu celiskileri aciklamasini isteyeceksin..

Veya, "hikmetinden sual olmaz, *iktir et baskalarini biz ibadete devam edelim" diyeceksin...

jesabel
17-12-2004, 10:40
Res, erkek olmadan önce insan olabilseydin biliyorsun insan olabilmenin tek özelliği düşünebilmektir,düşünemeden yaşayan kısır düşünceli insan kılıklı , senin gibiler ne yazık ki çok...

slogan atmana gerek yok islamın kan görmeye ne kadar hevesli olduğunu zaten biliyoruz.

Ülkem laik bir ülke hiç uğraşma zafer kazanamazssın ,ayrıca ben tanrının varlığının ıspatını istemedim kimseden hiç , doğdum bana tanrı dediler ,buyrukları dediler? sentezledim ve yok öyle bir şey diyorum kendini hiç yorma, ha ayrıca bayanlar hakkında bu şekilde düşünmen beni şaşırtmadı :lol: neden mi? senin gibi düşünen hatta düşünemiyen beyinden başka bir şey beklenemez,aslında senin kadar dar çerçeveden bakan birine cevap vermek bile gereksizdi neyse

03-10-2006, 19:18
Geçmişte sitemizde güzel tartışmalar yapılmış. Fırsat buldukça bunları güncelleyeceğim. Umarım sizlere faydası olur.

akson
06-10-2006, 01:13
Allah gercekten varsa ve bizim ona inanmamizi istiyorsa sayet ego sorunu var,eger yoksa insan onu yarattiysa (bu bana gore en mantiklisi)kendisi gibi egolu yaratti.Bir de seytan meselesi var.Allah aciz degilse seytan ona karsi gelecek gucu nereden buldu?Biz gormeden korkuyoruz o neyine guvendi de bas kaldirabildi karsisinda?

"Nefrete sevgiden daha fazla guvenirim dedi seytan,cunku onun sahtesi olmaz"

demirmehm
06-10-2006, 02:42
Eğer tanrı HERKESin kendisine inanmasını isteseydi seçenek sunmazdı...BENCE inanmayanları daha çok istiyor, ki onları cezalandırabilisin.Bundan zevk alıyor.İşin garip tarafı da, sorumluluk kabul etmiyor, suçu size yıkıyor..:)

Eğer ki tanrı buysa; Tanrı bencildir!

humayun
06-10-2006, 04:32
İrade ve inanç hürriyetinin varlığı herşeyi açıklamaya yeter.Cehennem senaryolarından korkması gerekenler ise inananlardır.İnanmayan bir adam ne diye muhattap alsınki cenneti-cehennemi.İnkarına baksın
Sevgi ile

exclusive
06-10-2006, 04:58
Bazı tipler vardır, herkes kendisini sevsin ister. Sürekli yalakalık yapar, kendini sevdirmeye çalışır, bu uğurda çeşitli ödünler verir.

Bunlar özgüveni olmayan insanlardır. Kendi kendisini nasıl gördüğünden çok diğer insanların kendisi hakkındaki düşüncelerini önemser çünkü karakterleri daha tam oturmamıştır.

Kendine güvenen insan kendi kendine yetebilen insandır ve kimseye şirinlik yapmaz. Seven sevsin, sevmeyen sevmesin çok umrunda olmaz...

Eğer allah varsa ve böyle kitaplar yollayarak, tehditler savurarak, rüşvetler teklif ederek insanlar tarafından önemsenme çabasına girmişse bu allahın kendine güveni yok demektir.

everest
06-10-2006, 19:34
allah kendisine inanmamız için kuran ın çok ayetlerinde yemin eder tıpkı bir insan gibi biraz düşündürücü değilmi?

dolfen
06-10-2006, 22:42
şeytan ayetleri I tanrı adva ve şeytan Tanrı çok kızgındı. Adva’yı huzuruna çağırttı. Adva insandı ve iki kişiydi. Korkuyla geldiler, diz çöküp beklediler. Öylece beklendi bir süre... Neden sonra şeytan gözüktü, ağır adımlarla yürüyüp Adva’nın arkasında durdu ve doğrudan Tanrı’nın gözlerinin içine bakarak sordu: "Ne var, neden çağırdın bizi?" Bilirsiniz... Tanrı’nın öfkesi görünmez ama bilinir. Oradaki herkes bildi öfkeyi. "Sizi ben yarattım" dedi Tanrı, "ama pişmanım". "O halde kendinden utan" diye cevapladı Şeytan. "Sen istedin diye varız, isteğin neyse sen de osun; bizi yoketmek mi istiyorsun? Öldür kendini o halde..." Tanrı gözlerini Şeytan’dan kaçırdı, belli belirsiz mırıldandı: "Bilemiyorum, sanırım yapamadığım tek şey bu." Yavaşça Adva’ya eğildi: "ben sizlerin yaratıcısıyım siz de benim yokedicim. Siz yapabilirsiniz bunu." Sonra sesi yükseldi, öfkeden çatallandı: "Buyuruyorum: yok edin beni!" Adva şaşkınlıkla birbirine baktı. Korkuyla konuştular (onlar korkmayı ve konuşmayı pek severdi): "Ya diğerleri ne olacak? Kuşlar, böcekler, ağaçlar, bitkiler ve hayvanlar ve sular, taşlar, kumlar, ışık, gölge... yani dünya ve evren?" "Onların bir kısmını zaten yokettiniz;" diyerek kestirip attı Tanrı. "Geriye kalanlar kendi hallerinde daha mutlu olacaklardır; ne de olsa, ben yokolunca siz de yokolmuş olacaksınız; yani Kozmos da yok olacak." Adva ürperdiler: "Kaos?" "Kaos…" dedi Tanrı… "Orda ne bana, ne de sizin gibi Kozmos üzerine Kozmos icat edenlere ihtiyaç yok… Belki böylesi daha iyi…" Adva arkasında düşünceli düşünceli somurtan Şeytan’a dönüp: "Kaosta bize yer yok mudur?" diye telaşla sordular. Şeytan başını kaşıdı, toynaklarını tıkırdadıp boynuzlarını sıvazlayarak : "Sizin için hiç şans yok. Ama belki…." dedi ve sustu. "Belki ne?" diye atıldılar Adva. "Söyle tanrı aşkına" Şeytan tanrı aşkı lafını duyunca Adva’ya ters ters baktı ve "belki… siz değil, ama Havdem kaosun armonisine ayak uydurabilirler." "Onlar da kim?" diyerek gözleri hırsla parladı Adva’nın… "Onlar da kim?" diye gürledi Tanrı... Bu soruların şiddetinden öne arkaya sallandı Şeytan. "Ne bileyim ben… Böyle birileri ile tanıştırılmışlığım yok. Ben sadece bir olasılıktan bahsettim" diye savundu kendini. "Hem zaten mutlak iyilik yokolunca.." sözün burasında tanrıya bakarak bıyık altından güldü, "mutlak kötülük, yani ben de yok olmayacak mıyım sanıyorsunuz.." İçini çekti. Adva umutsuzlukla birbirine baktı; sonra ani bir kararla ayağa kalktı, gidip Tanrı’nın yanına oturdu; hatta iki kişi olduğu için Tanrı biraz yer açmak zorunda bile kaldı. "Konuşmalıyız" dedi Adva. "Nedir bu saçmalık? Toparla kendini biraz. Anlat bize. Sorun nedir?" Bunları söylerken ellerini dostça Tanrı’nın omuzlarına koydu, gözlerinin içine sıcaklıkla baktı. Bu sahneyi şaşkınlıkla seyreden Şeytan, kendini tutamayıp gülmeye başladı. Adva hışımla Şeytan’a dönerek: "Senin yüzünden olmalı… Biz aslında iyi varlıklarız, sana uyduk kendi doğamızdan uzaklaştık, Babamızı küstürdük pis Şeytan" diye hırladılar. Şeytan daha çok gülmeye başladı. "Hadi ordan salaklar" diye mırıldandı Tanrı. "Siz neyseniz osunuz. Kim soktu aklınıza aslında iyi olduğunuzu?" Adva itiraz etti: "Aslında iyi olmasak sevme gücümüz nerden geliyor?" Tanrı tam cevap vercekti ki, vazgeçip ayağa kalktı, arşivine doğru gitti. Cebinden gözlüklerini çıkarıp taktı ve yığınlarca şeyin içinden bir kağıt parçasını çıkardı, biraz yukarı kaldırıp "Işık, aydınlat!" buyurdu. Işık, kayıtsızca aydınlattı kağıt parçasını. "Sizlerden biri yazmış" diyerek gözlerini kıstı Tanrı ve okumaya başladı: Konuşmayı öğretecekti Tanrı karga’ya: "Sevgi" dedi. "Sevgi, de." Karga ağzını açtı ve bir köpekbalığı indi denize, Dibe doğru yol aldı, kendi derinliğini kavrayarak. Hayır, hayır," dedi Tanrı, "Sevgi, de. Dene bir daha, SEVGİ." Karga ağzını açtı ve bir karasinek, bir çeçesineği, bir sivrisinek Fırlayıp uçtular aşağılara, Her biri kendi pislik yuvasına doğru. "Son bir kez deneyelim," dedi Tanrı. "haydi, SEVGİ." Karga sarsıldı, ağzını açtı, öğürdü ve Erkeğin gövdesiz dev başı Yuvarlanıverdi dünyaya, fırıl fırıl gözleri, Yakınan sesiyle Ve Karga öğürdü yeniden, Tanrı kendini toparlayamadan Ve kadının bacakarası kenetleniverdi boğazına erkeğin, sıktı. Çimenlerin üstünde yuvarlandılar ikisi. Tanrı araya girmeye çalıştı, sövdü, ağladı. Suçlu suçlu uçup gitti Karga.(1) Tanrı okumayı bitirdi, "karga meselesini biraz abartmış, ama olay üç aşağı beş yukarı böyleydi" diyerek kağıdı arşive doğru fırlattı. Adva hırsla konuştu: "kendi beceriksizliğinin suçunu şimdi bize mi yüklemeye çalışıyorsun!" "Neyseniz osunuz" dedi Tanrı. Adva sakin olmaya çalışarak ama tam da başaramayarak sordu: "Ya özgürlük, eşitlik, kardeşlik? Bunlara ne dersin?" Şeytan bu sözleri duyunca öyle eğlendi ki, toynaklarının çınlaması dinsin diye bir süre bekledi Tanrı. Sonra alayla sordu: "Ne, ne, ne, nerde, nerde, nerde?" Adva sesine inandırıcı bir ton vermeye çalışarak: "Bunların üzerinde çalışıyoruz" diye cevapladı. Tanrı ağır ağır yürüdü ve yerine oturdu. "Sizi tanıyorum" diye söze başladı. "Siz tembel yaratıklarımsınız." Gözlüklerinin üzerinden Adva’yı süzerek devam etti: "Bu huyunuz benden geçmiş olmalı. Her varlık gibi, mümkün olan en az enerji ile varolmayı istersiniz. Boyun eğme kolayınıza gelir. Ne zaman ki, varlığınızı sürdürmek için gereken enerji dayanılmaz boyutlara ulaşır ve durumu değiştirmek için gerekenden daha fazla hale gelir, o zaman başkaldırırsınız. Sonra? Kendinize yeni yöneticiler bulursunuz alelacele. Kim uğraşacak o kadar çok fikirle? Düşünmek en yorucu iş sizin için. Birileri düşünsün ve ne yapacağınızı söylesin, hatta yaptırsın. Yeni bir boyuneğme yeni bir enerji tasarrufu." Adva huzursuzca yerinde kıpırdanıp tam itiraz edecekti ki, Tanrı eliyle onları susturdu ve devam etti: "Eşitlikten anladığınız ise aynılaşmadır. Yoksa, eşitlik yani her birinizin, biraradalığınıza değiştirici etki özgürlüğünde eşitlenmesi sizi yorar. Pikniğe gittiğinizde bile, mangalı nereye kuracağınıza karar verene kadar yorulursunuz, keyfiniz kaçar. Ha bir de kardeşlik vardı di mi… Babil kulesi vak’ası ile o meselede birlikte epey yol katetmiştik sanırım" dedi ve acı acı güldü. "Arşivde uzun bir kardeşlik uygulamaları dökümü olacaktı; Habil ve Kabil ile başlayan uzun bir liste." diyerek tam yerinden doğrulacaktı ki, başları öne eğik Adva onu durdurdu: "Tamam gerek yok, aynı liste bizde de var" Tam bu sırada Şeytan söze girdi: "Son projemizi henüz tamamlayamadık, o ne olacak?" "Neymiş o?" diye sordu Tanrı. "Küreselleşme" diye yanıtladı Şeytan; ve heyecanla projeyi anlatmaya koyuldu: "Şimdi bakın… bunlar (eliyle Adva’yı işaret ederek) dünya üzerinde devlet devlet, ülke ülke ayrılmış durumda ya… Diyorum ki, neden bütün bu devletler birbirlerine rakip gibi davranacakları yerde, bir organizma gibi entegre olmasınlar? Baş, gövde ve bacaklar? Tıpkı dünyanın tümünü kaplayan dev bir yaratık gibi. Her devlet bu yaratığın bir uzvu, bir hücresi gibi olsa? Böylece tüm organizma bir beyinle yönetilebilir ve..." Tanrı Şeytan’ın sözünü kesti: "Marry Shelley kulumun Dr. Frankenstein kitabındaki yaratık gibi mi?" Şeytan durakladı, Tanrı sordu: "Sonu nasıldı o kitabın?" Adva ve Şeytan susmayı tercih ettiler, Tanrı arşivine bakmaya üşendi. Uzun bir suskunluk oldu. Kimsenin içinden konuşmak gelmedi. Neden sonra, Şeytan da yanlarına geldi; biraz yana kayıp ona da yer açtılar, oturdu. Hep birlikte "Neysek oyuz" diye içgeçirdiler. Bir süre sonra Tanrı "yeni bir big bang için mecalim var mı?" diye düşünmeye koyuldu; Adva ve Şeytan ise küreselleşme projesi üzerine tatlı tatlı sohbete koyuldular. O gün kimse, yok olmaktan ve yok etmekten bir daha bahis açmadı.

merakli
27-11-2006, 01:22
aşağıda yazılanlar insanoğlunun sadece sınırlı düşüncelerle ulaşabildiği, akıl yoluyla dikilen putları yine akıl baltasıyla parçalama girişimidir. bunu şu sebepten dolayı dile getiriyorum. inancın gelip düğümleneceği yer beyin değil kalptir...

------------------------------

insan, tanrı'nın kendi iradesini kısmi olarak paylaşma girişimidir.

ancak yaratılan, kendisini yaratanın seviyesine çıkmayı becerdiği anda kendisini yaratan iradeyi yoketmeye çalışır.

şimdi bakın, olayı kur'an açısından alacağım. bu tabii başka açılardan da ele alınabilir, bizden önce milyonlarca defa yapıldığı gibi, ama ben şimdilik kur'an açısından ele alacağım.

kur'anda insanın yaratılışı şöyle anlatılır:

- tanrı kendisine bir halife (temsilci) olarak adem'i yaratmaya karar verir ve bunu meleklerine söyler.

- melekler tanrı'ya "yeryüzünde bozgunculuk yapacak bir yaratık mı yaratacaksın? oysa biz ne güzel seni uslu uslu tesbih ediyorduk" derler.

- tanrı onlara "ben sizin bilmediğinizi bilirim" der.

- tanrı topraktan adem'i yaratır ve ona kendi ruhundan üfleyip can verir.

- sonra kainatta meleklerin bilmedikleri şeyleri ona öğretir (veya yaratışı esnasında beyni ona göre programlar diyelim, bugünkü teknik ifadeyle)

- sonra meleklere o şeyleri gösterip "söyleyin bakalım bunlar nelerdir?" diye sorar

- melekler apışıp kalırlar,

- adem ise onların neler olduğunu tek tek söyler,

- tanrı meleklere dönüp "ben size demedim mi?" der ve "adem'e secde edin" diye emreder,

- bütün melekler buyruğa itaat ederler ama şeytan (iblis) adlı melek baş kaldırır,

- tanrı şeytan'ı huzurundan kovar,

- şeytan da bütün yaratılışın sona ereceği güne kadar tanrı'nın aleyhinde faaliyet gösterebilmek için tanrı'dan izin ister,

- tanrı da verir.

şimdi buradan benim çıkartabildiğim özetle şu (ki bunu ilk çıkartan da ben değilmişim, bunlar aklıma geldikten sonra okudum baktım ki 1000 sene evvelki mutezile'ciler de, eşariyye'ciler de, matüridi'ciler de bunların hepsine bir şekilde varmışlar aslında. neyse devam edeyim):

1) tanrı'nın otonom iradesi olan insanı yaratma eylemi var

a) melekler böyle bir varlıktan ve deneyimden haberdâr,
b) şeytan'a yaratıcısının emrine karşı gelme iradesi verilmiş, ki o da onu kullanmış.

2) şeytan ve melekler yaratılışın bir gün sona ereceği bilgisine sahip, yani o tarih tanrı tarafından daha insanlık yaratılmadan önce belirlenmiş, ama sadece ne zaman olacağını bilmiyorlar,

3) adem (ve dolayısı ile insanoğlu), tanrı'nın halifesi olması doğrultusunda tanrı'nın bir takım özelliklerini taşıyor, buna da bir takım sınırlar dahilinde ona dost olma veya düşman olma iradesi dahil.

4) insanda yaratıldığı andan itibaren yaratıcısının iradesine mukavemet gösterme eğilimi mevcut -ki aynısı şeytan'ın davranışında da görülüyor, demek ki orada çarpışma insan ile tanrı veya şeytan ile tanrı arasında değil, daha ziyade İrade ile irade arasında. (iki iradenin ilk harflerini kasten bir küçük, bir büyük yazdım )

5) tanrı mutlak irade sahibi. zira ona karşı gelebilmek ve karşı faaliyette bulunabilmek için dahi onun iznini almak gerekiyor. ancak tanrı kendi iradesini bir başkası ile kısmen dahi paylaşma durumuna girdiği anda çarpışma başlıyor. o iradeyi biraz olsun eline geçiren hemen iradeyi devredene vurmaya başlıyor.

tanrı ile insan arasında olan çarpışmada insanın tanrıya verebildiği bir hasar doğal olarak yok, zira tanrı ne olacağını önceden bildiği için araya bir perde koymuş, o yüzden insan tanrı'yı göremiyor, erişemiyor, sadece algılayabiliyor.

oysa tanrı'nın insana hasar verebilme imkânı var, zira herşeyden önce insanı dilediğinde öldürüyor. ve ölümden sonra ne olacağı konusunda insanın hiçbir bilgisi yok. varoluşu sürecinde de ne yaparsa yapsın, o çizgiden ötede ne olduğuna dair kendi bulabildiği somut hiçbir bilgi yok. tüm bildiği varsayımlardan ve ummaktan ibaret.

ama genel davranış olarak bakıldığında arada iradeler arası perdenin olmadığı durumlarda her bir irade, kendisine yamuk yapılmaya başlandığını hissettiği anda bir diğerini vurup ezmeye başlıyor. (burada yeryüzünde bireyler arası ve gruplar arası çekişmeleri ve hegemonya/egemenlik mücadelelerini düşünürsen, her biri bir irade sahibi olan insanların birbirlerine olan davranış biçimlerini bir daha göz önüne getirirsen bu çarpışmayı daha kolay algılayabilirsin.)

6) dolayısı ile orada büyük iradenin küçük iradeyi uysallaştırma isteği var olduğu açık. yalnız burda dikkat edilmesi gereken ihtiyaç değil istek olduğudur. "bilinmeyi murad etmek"

bana göre bu, tanrı'nın bir olduğunun en büyük kanıtıdır.

irade, tanrı'nın varlığının kanıtıdır.

insan'ın mevcudiyeti aslında tanrı'nın var ve bir olduğunun kanıtıdır.

zira tanrı iradesi iki olduğunda ikinci anında birinciye geri vurmaya başlıyor. iradenin yapısı bu, kendisinden başka irade olmasına izin vermiyor, vermek istemiyor. zayıf olan da yok edemediği sürece kuvvetli ile pazarlığa girip zaman kazanmaya çalışıyor, ama o arada da punduna getirip diğerini yok etme yolları arıyor.

o yüzden de ilahi öğretilerde sürekli olarak "başını eğ, bana karşı gelme, bana ulaşamazsın, beni göremezsin, sana verdiğim akıl ve irade ile beni tanımaya ve kurduğum düzeni anlamaya ve benimle dost olmaya çalış, benim düzenimi kaldırıp yerine kendi düzenini koymaya çalışma, aksi halde senin var olmana izin vermeyeceğim, o yüzden sana bir deneme süresi verdim, o sürenin sonunda fişi çekeceğim, hatta o fişi sana çektireceğim, yaptıklarınla kendi sonunu getireceksin, bana geri döneceksin/sana verdiğim iradeyi senden geri alacağım- o yüzden her ne kadar senin sonunu getirecek olanı yapacak olsan da onu yapmayı dileme, sadece mecbur olduğun kısmını yap, aşırıya kaçıp ihtiyacından fazla olanı yapmaya kalkma, eğer onu yapmayı dilemezsen -aşırıya kaçmazsan- senin için bir af/mağfiret mekanizması hazırladım, onun sayesinde senin paçayı kurtarmanı ve bağımsız bir irade olarak sonsuza dek var olmanı garanti edeceğim, ama eğer o çizgiyi zorlarsan senin o af mekanizmasından faydalanmana müsaade etmeyeceğim" der.

özetle, tanrı'nın kendi iradesini kısmi olarak paylaşma girişimiyiz biz insanoğlu olarak.

eğer bize verilen süre içerisinde kendi irademizi ona dost olacak, onun düzenine tehlike arzetmeyecek şekilde ehilleştirebilirsek, kendimizi ehilleştirebilirsek, tanrı ile sonsuza dek beraber yaşayabileceğiz.

aksi halde doğal olarak sonsuza dek yok olacağız.

zaten tanrıtanımazlık da ölümden sonra yokolmayı öngörür. başka birşey öngöremez. sonsuzluk tanrıtanırlığa özgü bir kavramdır, tanrıtanımazlığa değil. zira insanoğlu tanrı'nın kendisi olduğu iddiasında bulunmaya kalktığında (yani tanrı'nın iradesini tanımayıp sadece kendi iradesini diğer iradelere tanıtmaya kalktığında) sonsuzluğa haiz olmadığı için bir noktada dizlerinin üzerine düşer: ölüm. iradesinin neden orada yetersiz kaldığını izah edemez. sonrasını da izah edemez. nokta. karanlık. boşluk. yokluk. işte reinkarnasyona filan girmeye kalktığında da kendi iradesinin yine kendisinden alınıp başka birisine verileceğini kabullenmek zorunda kalır.

ki bu da yukarıda verdiğim şablonla örtüşür. dolayısı ile tanrıtanımazların tanrı'yı reddetmelerinin gerekçesi olarak tanrı öğretisinin onları cezalandırıp yoketmekle tehdit etmesini ve korkutma(ya çalışma)sını göstermeleri de aslında karşı oldukları tezi doğrular.

nitekim, ateizmi ve agnostisizmi savunmak için yola çıkan bütün düşünürler de dönüp dolaşıp bir noktada "yani eğer bir tanrıya inanılacaksa neden bu güneş olmasın? yok efendim neden apollon ve dionysus olmasın? onun başı güzeldi, kıçı güzeldi, ne güzel ışık verirdi" olayına girmeden edemezler.

özetle yaşamımız şu ikilemin arasında: ölüm öncesi sonsuzluk isteği ölüm sonrası sonluluğu getiriyor, ölüm öncesi sonluluk isteği de ölüm sonrası sonsuzluğu getiriyor.

bu konu derin bu kadar yeter, gerisi haddi aşmak girişimidir....

burcu_islam
17-12-2006, 15:20
arkadaslar butun yazınızı okumadım.sadece baslıga gore yazıyorum.olay sudur ki.Allah ın kendısıne ınandırmaya ıhtıyacı yok.geldıgın yerde(kalubelada) ona ınandın zaten.git yeryuzunde nasiplen gel diyor.olay sudur ki.seytanın yolundan gıdenle gıtmeyen bir olur mu?bakın size bir yazı atayım lutfen okuyun bunu.



SEYTANDAN MEKTUP:

Seni dün günlük islerini yaparken gördüm. Namaz kilmadan, dua etmeden bir günü daha geçirdin. Hatta yemek yerken ve yatarken bile dua etmek için vakit ayirmadin. Çok nankörsün! Seninle gurur duyuyorum. Benimle oldugun için çok mutlu oldugumu söyleyemem.Hatirliyormusun? Senelerdir beraberiz ama seni hala sevmiyorum. Dogruyu söylemek gerekirse: Senden Allah'tan nefret ettigim için nefret ediyorum.
Allah beni cennetten attigi için bende seni kullaniyorum. Seni de Allah'in bana yaptiklarini ödetene kadar kullanacagim, ondan sonra sende defolup gidebilirsin.
Biliyormusun aptal. Allah seni seviyor, ama sen hayatin boyunca benim yanimdaydin. Bunun içinde seni ödüllendirecegim. Hayatinin berbat olmasini
saglayacagim. Biz ikimiz beraber kaldikça bu Allah'i çok üzecek.Zaman senin hayatini kimin yönlendirdigini O'na gösterecek. Ve bu senin sayende olacak.
Geçirdigimiz güzel günleri hatirla, insanlari nasil hor görüyorduk,
onlara küfür ediyorduk, çilgin partilere gidiyorduk, hirsizlik
yapiyorduk, nasil iki yüzlü davraniyorduk, sigara kullaniyorduk, cami'ye gitmiyorduk, dedikodu yapiyorduk.....
Bunlarin hepsini kaybetmek istemezsin degil mi?
Hadi gel aptal! Sonsuza dek beraber yanalim! Senin için çok seyler
düsünüyorum.
Bu mektupu sana ne kadar deger verdigimi söylemek ve hayatinin büyük bir parçasini kullanmama izin verdigine tesekkür etmek için yaziyorum.
Aptal, bazen sana çok gülüyorum. Öyle salakliklar yapiyorsunki, benim bile migdemi bulandiriyorsun. Sen böyle devam et. Yeni nesile yalanciligi, aldatmayi, kumari ve cami yerine diskolara gitmeyi ögret.

Sen bunlari onlarin yaninda yap ki onlarda seni örnek alsinlar. Bir zaman sonra onlarda aynisini yapacaklardir. Çocuklar böyle iste.
Neyse, simdi gitmeliyim ama birkaç saniye sonra tekrar seni görmeye gelecegim. Azicik aklin olsaydi tövbe etmek için biryerlere giderdin ve yasayacak oldugun bir kaç seneyi de Allah'la beraber geçirirdin.
Bir kimseyi uyarmak karakterimde yoktur aslinda, ama seni taniyorum. Sen zaten benim yanimdan ayrilmazsin. Senin yasinda olan bir insanin hala günah islemeye devam etmesi saçmalik olsada. Sakin beni yalnis anlama, senden hala nefret ediyorum, ve bu böyle devam edecek. Beni gerçekten seviyorsan tabiki bu yaziyi kimseyle paylasmazdin. Ölüm bizi bulusturana kadar.....

SEYTAN


ALINTI:http://www.islamisigi.com/forum_posts.asp?TID=504
paylasım:fatmanur

beelzbb
17-12-2006, 16:06
8O

K.C.
20-10-2007, 17:42
Güncelleme..

habilis
20-10-2007, 17:55
burcu islam bu mektubu gerçekten kim yazmış ! şeytanmı yoksa foruma yazan kişimi,,böylemi korkutacaksınız insanları ,,

ateşli işkence ayetlerini eklesen daha iyi olurdu bence ,,bazıları korkusundan hemen iman ediyor,,
yada bunu buraya asmandaki amaç saf insanları düşünmeye yöneltmek mi ??
daha iyisini yapabileceğinden eminim ,,

parmis
03-05-2009, 17:26
Tek Tanrılı dinlerin Allahı ona inanmamızı ondan korkmamızı mı istiyor acaba bize dayatılan bu Allah gerçek mi? yoksa dinlerin dayatması uydurmasımı? Kadri mutlak bir Allah ın bu kadar çelişkiler içinde kitaplar indireceğine, kendinden korkulması inanılmasi secde edilmesi için ısrar edeceğine inanmıyorum. Zeten tüm bunları isteseydi hemen yapardı inanmamızı sağlar ona tapmamızı sedcde etmemizi sağlardı nedense kutsal kitaplarda bunlar bir takım şartlarla korkutmalarla sağlanmaya çalışılıyor benim aklımında kabul etmediği şeylerden biri bu... Sınav diyor islamcılar yahu Allah ın bizi sınamaya ne ihtiyacı var zaten herşeyi benden bilin diyen bir Allah' ın herşeye vakıf olduğu peygamberlerince kutsal kitaplarınca defalarca söylenen bir Allah' ın ayrım yaptığına da inanamıyorum bazılarımızı inaçlı bazılarımız inançsız yaparak ne yapmak istiyor anlayabilmiş değilim..
Yoksa biz insanlar bir takım gelenekler ve adetleri karıştırıp kutsal olduğunumu sanıyoruz? Bize bu gune kadar böylemi öğretildi?

saygılar..

parmis Güneşin _kızı

Oflaz
03-05-2009, 17:51
Tek Tanrılı dinlerin Allahı ona inanmamızı ondan korkmamızı mı istiyor acaba bize dayatılan bu Allah gerçek mi? yoksa dinlerin dayatması uydurmasımı? Kadri mutlak bir Allah ın bu kadar çelişkiler içinde kitaplar indireceğine, kendinden korkulması inanılmasi secde edilmesi için ısrar edeceğine inanmıyorum. Zeten tüm bunları isteseydi hemen yapardı inanmamızı sağlar ona tapmamızı sedcde etmemizi sağlardı nedense kutsal kitaplarda bunlar bir takım şartlarla korkutmalarla sağlanmaya çalışılıyor benim aklımında kabul etmediği şeylerden biri bu... Sınav diyor islamcılar yahu Allah ın bizi sınamaya ne ihtiyacı var zaten herşeyi benden bilin diyen bir Allah' ın herşeye vakıf olduğu peygamberlerince kutsal kitaplarınca defalarca söylenen bir Allah' ın ayrım yaptığına da inanamıyorum bazılarımızı inaçlı bazılarımız inançsız yaparak ne yapmak istiyor anlayabilmiş değilim..
Yoksa biz insanlar bir takım gelenekler ve adetleri karıştırıp kutsal olduğunumu sanıyoruz? Bize bu gune kadar böylemi öğretildi?

saygılar..

parmis Güneşin _kızı
Bir ateiste "madem görmediğine inanmıyorsun bana aklını göstersene" diye soru soranları hemen aşağılamaya başlarlar nette.. Bir müslüman olarak bu yazıyı okuyunca aynı tepkiyi gösteresim geliyor.. Suç bizde değil.Suç bizleri İslam konusunda bu kadar cahil bırakanlarda...

kamiloğlu
03-05-2009, 23:16
Böyle bir isteği olmasaydı

zaten bu soruyu sormaya fırsatınız olmazdı

yoktunuz

Tuğche
23-05-2009, 22:53
Ego tatmini yapmak için heralde.
Kuran'da da sürekli kendini övüyor.
Onu biz yaptık.Şunu biz yarattık vs vs.
Böyle cümlelerden sonra inanacağım varsa da inanmak istemiyorum.

alfred
05-09-2009, 01:49
“Biz dilesek herkese hidayet verirdik. Fakat cehennemi tamamen cin ve insanlarla dolduracağıma dair, benden söz çıkmıştır.” (Secde suresi, ayet: 13)



Allah bu sözü kime vermiştir? Niye böyle bir söz vermiştir? Koca Allah'ın işi gücü yok, cehennemi cinlerle ve insanlarla doldurmak için söz veriyor.:target:

özgüranadolu
05-09-2009, 18:45
Sadece Voltaire'in şu güzel sözünü yazıyorum:
İNSANI MI TANRI YARATTI TANRIYI MI İNSAN YARATTI?...

esron
06-09-2009, 01:09
Burcu İslam:

arkadaslar butun yazınızı okumadım.sadece baslıga gore yazıyorum.olay sudur ki.Allah ın kendısıne ınandırmaya ıhtıyacı yok.geldıgın yerde(kalubelada) ona ınandın zaten.git yeryuzunde nasiplen gel diyor.olay sudur ki.seytanın yolundan gıdenle gıtmeyen bir olur mu?bakın size bir yazı atayım lutfen okuyun bunu.
.......................

Demiş...

Cümleleriniz saptama içeriyor...

Allah'ın kendisine inandırmaya ihtiyacı olmadığını biliyorsunuz, tüm insanların dünyaya "nasiplenmek" için yollandığını söylüyorsunuz... Ve şeytanın yolundan bahsediyorsunuz...

Bu söyledikleriniz iyi güzel de, ne bilimsel ne de gerçek olduğunu ispatlayabileceğiniz bir veriye sahipsiniz...

Nasiplenmek için dünyaya yollanmak ne demek?

Şeytan kim?

Ben bir deistim uzun yıllardır ama kendimi müslüman diye düşünürken ve taklit ederek islam dinini yaşarken bile asla "şeytan" denen bir kavramı kabul etmedim...

Belki de şeytan, insanın ahlaksızlıklarına açıklama getiremeyince uydurmak zorunda olduğu ve yine erki elinde tutmak isteyenlerce uyduruşmuş dinlere Allah'ın olumsuzu olarak sokulmuş bir kavramdır... Hiç aklınıza geldi mi tüm inandıklarınızın sadece bir ezber olduğu?

Tanrı'nın varlığını kabullenmiş birisinin, şeytanın varlığını kabullenmesini anlayamıyorum açıkçası...

OQONUC
08-09-2009, 02:50
Allah neden kendisine bu kadar çok inanmamızı istiyor ?
........
Sorunuzdaki inanma kelimesinin aslında bilinme kelimesini işaret ettiğini sanıırm sizde kabul edeceksinizdir.
Buna göre;

Sorunuza cevabım şudur.

Allah kendisinin bilinmesini, kendinizi bilmeniz için istemektedir.

Araştırmanız için önerim ise;
Muhiyyidin Arabi-Fusûsu'l Hikem
http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=108270&sa=45113402

Abdul Kadir Geylani- El-Fethu'r Rabbani (http://www.turandursun.com/kitap/default.asp?id=83409)
http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=83409&sa=45113432

Selamlar

paslıçivi
08-09-2009, 08:01
teistiyle nonteistiyle... başını kuma gömen devekuşları örneğini çok güzel sergiliyorsunuz..

islami bir toplumda yaşanıldığı için teist islamı doğrulamaya ve savunmakla, nonteist de islamı yanlışlamaya çalışmakla hayatını heba edip varoluşun size verdiği güzel yaşamı ıskalıyorsunuz..

evrendeki mekan ve zaman sonsuzluğunda insan ömrü ortalama 70 yıldır.. milyon/milyar yıl içinde bir kelebeğin ömrü kadar bile yaşamıyorsunuz.. algılayabildiğiniz en fazla 4-5 bin yıl öncesine kadar yaşamlar, kültürler..
milyar yıl içerisinde nedir ki bu zaman dilimi..

bahsettiğiniz din şurda 1400 yıllık bir din.. sadece günümüzde dünya nüfusunun %20sinin kabulettiği inandığı bir din.. o da kişinin kendi özgür iradesiyle değil atalarından miras kalan bir din..

geri kalan %80 insan topluluğu sizin gece gündüz kendinizi helak ettiğiniz din için bir saniye bile düşünmüyor bile.. o da başka bir rüyada yaşıyor.. onun da helak eden rüya farklı, ona da atalarından ne kalmışsa o dinle oyalanıp güzel yaşamı ıskalıyor..

günümüzde oran %20 dedim.. 1400 yıl içerisinde ancak bu orana kadar gelebilmiş.. 1400 yıl boyunca insan nüfusunun artmasıyla inananların sayısının arttığı bir kavramdır din..yoksa insanların kendi özgür iradeleriyle transfer olmasıyla değil.. bu her din için geçerlidir..

bu 1400 yıldır dünya nüfusunun %80inden fazlası için islam denen din ilgilenilmeyecek, dikkate bile alınmayacak, yaşamında hiçbir önemi olmayacak, batıl hurafe sayılacak bir kavramdır.. 1400 yıldır dünya nüfusunda gayrimüslimlerin sayısını hesaplarsanız karşınıza inanılmaz bir insan nüfusu çıkar.. milyarlarca belki de çok daha fazlası bir insan kitlesi için islam basit bir hurafeden ibaret..

bu gerçek diğer tüm dünya dinleri için geçerli.. çünkü bu dünyada neredeyse tüm inanırlar için kendisine atalarından kalan din hakikat diğerleri hurafedir..

2500 yıldır varolan budizm ortamında dünyaya gelmiş milyarlarca insan bir kez olsun ya islam hakikat dinimidir, ya da başka bir din hakikat midir diye düşünmez bile.. o kendi dinine ya inanıyordur ya da onunla didişip duruyordur.. sizin şu an yaptığınız gibi..

3500 yıldır varolan hinduizm ortamında doğmuş ölmüş milyarlarca insan için islam diğer tüm dinler bir hurafedir, araştırmaya yanlışlamaya bile değmez..

2000 yıldır varolan hristiyanlık dini içinde doğmuş milyarlarca insan için islam sadece dalga geçilecek bir dindir, ciddiye bile almazlar sizin kuranı muhammedi..

1400 yıldır varolan islamiyet içinde doğmuş biri ya hinduzim ya da budizm hakikatmidir diye düşünmez bile.. aynı diğer dinlerdeki inanırların düşündüğü gibi..

insan denen canlı bu kadar derin uykuda, herkes başını kendi çukuruna gömmüş bir vaziyette debelenip durmaktadır..

böyle sadece atalarından miras kalan zihni hakikatmiş gibi yaşayan insanlık bilinçli bir canlı türü müdür sizce.. yoksa basit programlanmış bir robot gibi yaşayan bilinci kapalı bir canlı mıdır..

bu dünyada yaşayan insanlar neye, ne derinlikte inanacağına kendileri karar vermiyorlar.. bunu göremiyor musunuz.. insan denen canlı türü sadece yaşadığı toplumun(sürünün) bir ürünü(koyunu) basitçe.. nonteistler de sürünün yaramaz iflah olmaz, sürüden kaçmaya çalışan ama beceremeyen küçük kuzuları..

insanı inancından sorumlu tutan her türlü din çok güzel bir efsaneden öteye gidemez.. bu dinin kurucuları bile bu kadar aydınlanma/farkındalık geliştirememiş insanlardır..

al musayı vur muhammede, al isayı vur krishnaya, al mahavirayı vur taoya, yetmezse al hepsini koy bir arenaya yesinler birbirlerini.. sen de geç tribüne bas kahkahayı..

müslümanlar ve islamiyeti yanlışlamaya çalışan nonteist kardeşlerim.. bun kadar derin uyku ve uyku mahmurluğu yeter de artar bile.. size varoluşun bahşettiği belki de bir kez deneyimle şansınız olan yaşamınızı ıskalamayın artık..

silkinin, olmazsa gidip soğuk bir duş alın.. ama uyanın artık...

nehir
11-09-2009, 00:30
O bilinmez bir hazine idi... Bilinmek istedi...
Nden bilinmek istedi?bu istek nereden geldi?,bu istek gelmeden önce ne yapıyordu?aniden mi bilinmek istedi?,Allah istek duyar mı?istekler insani özelliklerden değil midir?,Allahın böyle insani özellikleri olması garip değil midir?,böyle bir istek egoistçe değil midir?,eğer o bir bilinmeyen hazine ise hazinenin değerini bildirme gayreti kibirede girmez mi?kibir dinde günahlardan biri değil midir?........sorular,sorular ... bitmez!...:mmph:

rodof
11-09-2009, 01:11
Acikcasi yazilarin hepsini okumadim, soyle bir goz attim. Dindar kardesimiz kul "ozgur irade''den" soz ediyor.

Sonsuz buyuklukte, essiz ve her seyi yaratmis Allah, gelmisi de gelecegi de bilir ve zaten gecmisi de gelecegi de kendisi yaratmistir. Bu nedenle insanda OZGUR BIR IRADE''DEN SOZ EDILEMEZ. Hem her seyi, gecmisi gelecegi yarat ve istisnasiz her seyi bil, hem de ozgur irade ver! Bu soz konusu dahi olamaz.. O zaman, inancsizi da, inaniri da Allah yaratmistir demekten baska cikarin yoktur... Eger ozgur iradeden soz edersen, Allah kavramina ters cikar, onun gucune, onun kudretine aykiri duser ve kucumsemis olursun.

Insan-30 Su da var: Allah dilemedikce, hicbirsey dileyemezsiniz; cunku herseyi bilen, hikmet sahibi ancak Allah'' tir.

Iste bu nedenle bir imtihandan soz edilemez. Islamin kitabi bir imtihandan soz ediyor ve bunu inanirlarina yedirmeye calisiyorsa, kendisiyle celisir oldugundandir. Tarif ettigi Allah''in gucu ve kudreti boyle bir imtihana olanak vermez. Cunku her seyi kaderiyle birlikte yaratandir. Her seyi bilir ve her seyi bilecektir. Bunun aksini soylemek, onun gucunu kucumsemekten baska bir anlam tasimaz.

Netice olarak; inanani da inanmayani da Allah yaratmistir. Buna gore inanan istese de inanmamazlik yapamaz, inanmayan ise asla inanmayacaktir. Allah boyle istemis, boyle karar vermistir. Cunku o cehennemi insanlar ve cinlerle dolduracagini pesinen soylemistir (Araf-179).selamlar çok uzatmadan tek kelimeyle üzet,evet kulanmış olduğumuz pc mucit her kimse kulanımı özgür irademize bağlı değilmi .bu mukayeseyle derlemeleri genişletirsek ,sebeb sonuç ilişkilerinin vardığı noktayı degerlendirelim selam ve sevgilerimle.