18-10-2006, 19:29
birçok bilim adamı dünyadaki yaşamı tetikleyen büyük patlamalara ve dünyadaki değişime bir göktaşı çarpmasının neden olduğunu düşünür,ki bu uzak bir ihtimal değil, 1908 yılında Sibirya ya düşen göktaşı dünyanı göktaşı çarpmalarına uzak olmadığının ıspatı ,yaşamın başlamasına neden olan göktaşları aynı zamanda bitmesine de neden olabilir,bilim adamları 100 yıl içinde dünyaya bir göktaşı çarpmasının uzak bir ihtimal olmadığın düşünüyorlar,,yüzyıllardır insanlar ufo hikeyeleri anlatıp durdular,dünya dışında hayatlar olmasını umut ettiler,ancak evrendeki canlıların yaşadığı tek gezegen dünya olabilir,ve tek zeki canlı insan,insan üzerine düşen *misyonu tam olarak yerine getirebiliyormu buna bakmak lazım,çünkü bizimle birlikte *belkide tüm evrendeki yaşamın devamı biz insanlara bağlı olabilir.
insanlar er geç bu gezegeni terk etmek zorunda, önemli olan bunu zamanında yapıp yapamayacakları, insan ırkının devamını sağlayacak gezegen adayları arasında şuan
sadece mars biraz umut veriyor, yeterli veri toplanmamsına karşın mars ta su olabileceği
kanısı yaygın,zemini dünya ile benzeşmekte,ve daha önemlisi mars ısınıyor.1999 ve 2003
yılları arasında aynı bölgelerde çekilen resimler marsın değiştiğini ve ısındığını gösteriyor.
peki dünyadaki yaşamın geleceğini ilgilendiren bu konuda insanlar yeteri kadar üzerlerine
düşen görevi yerine getiriyorlarmı, bence hayır,özellikle sscb nin yıkılmasıyla birlikte uzay
yarışı yerini kaosa bıraktı,iki büyük gücün birbirleriyle yarışan uzay projeleri insanlık için
büyük bir gelişme idi, bu günkü imkanlar 20-30 yıl öncesine göre daha ilerde olmasına
karşın uzay yarışı yerini tüketim ekonomisine bıraktı,dünyada muhafazakar ve gerici
yaratılışçılar her geçen gün güçlenmete,bilimin ilerlemesi ve yeni yaşanabilir gezegenlerin
keşfi aynı zamanda dinlerinde sonu demektir,her ne kadar ayrı ayrı gibiymiş görünselerde
temelde tüm tüm dinler aynı, 21. yüzyılın eşiğinde dünyanı en gelişmiş ulkesi abd de okul mufredatına evrim teorisinin yerine akıllı tasarım zırvalığını koymak için kilise var gücüyle bastırmakta,oysaki evrim bir inanış biçimi değil,darwin nin açtığı yolda bilim ne kadar çok bilgiye ulaşırsa,gezegenimizdeki başlangıç anı hakkında ne kadar çok bilgiye ulaşırsa yerleşeceğimizi varsaydığımız gezegenlere adapte olmamız o denli kolay olur.
dünya için büyük tehditlerden biriside artan insan nufusu, darwin'in 'doğal ayıklanma yasası'
şöyle der 'Fakir toplumlar istedikleri kadar çocuk yapsınlar, bunun çok büyük zararı olmaz; çünkü burada zaten ölüm oranı çok yüksek olacaktır ve ayıklanma fazladır.' doğa şartlarına
göre evet doğru bir teşhis,ancak *darwin insan soyuna yapılacak mudahaleleri bilemezdi
tıbbı alandaki gelişmeler hastalıklı ,zayıf ve rahatsız bireylerin hayata devamın sağlıyor,
tabii insan nufusunun artışına camii ve klisenin katkısınıda unutmamak lazım.
insanlar *gelecek 20-30 yıl içerisinde marsa yaşanabilir bir mudahale yapacak güçte olacaklar
bana göre, önce kubbeler içinde küçük bir yaşam alanı kurulup, sonra robotlar yardımı
ile dünyadaki yaşamı başlatan kirlilik, yani yosunlar dayanıklı küçük bitkiler mars yüzeyine
yayılabilir kaanatindeyim,mars insanlar için bir sıçrama tahtası olacak,çünkü mars dünyadan
daha avantajlı insanlar için,düşünsenize dunyanın dörtte bir yerçekimine sahip marsta
sadece dünyada yerçekimine karşı koymak için evrimleşen gereksiz iki ayak yerine
mars ta evrimleşen dört elli bir insan,ve yine yerçekimi az olacağı için fazla enerji ihticacı
olmayacağı için belkide insanlar günde bir öğün yemek ihtiyacı duyacaklar,bu sayede mide
küçülecek ve yemek için dünyadaki gibi fazla zaman harcanmayacak,dünyada seyahat etmek
için büyük zahmetlerle çıkardığımız fosil yakıtları yine büyük zahmetlerle işledikten sonra
sadece yerçekimine karşı koymak kullanıyoruz ve dünyamızı kirletiyoruz,oysaki mars ta
daha az enerji ile daha uzun seyatler edebilcek insanoğu,ve dah az kirleterek,ve en
güzeli bu seyahatler, din gibi zırvalıkların da sonu olacak.
insanlar er geç bu gezegeni terk etmek zorunda, önemli olan bunu zamanında yapıp yapamayacakları, insan ırkının devamını sağlayacak gezegen adayları arasında şuan
sadece mars biraz umut veriyor, yeterli veri toplanmamsına karşın mars ta su olabileceği
kanısı yaygın,zemini dünya ile benzeşmekte,ve daha önemlisi mars ısınıyor.1999 ve 2003
yılları arasında aynı bölgelerde çekilen resimler marsın değiştiğini ve ısındığını gösteriyor.
peki dünyadaki yaşamın geleceğini ilgilendiren bu konuda insanlar yeteri kadar üzerlerine
düşen görevi yerine getiriyorlarmı, bence hayır,özellikle sscb nin yıkılmasıyla birlikte uzay
yarışı yerini kaosa bıraktı,iki büyük gücün birbirleriyle yarışan uzay projeleri insanlık için
büyük bir gelişme idi, bu günkü imkanlar 20-30 yıl öncesine göre daha ilerde olmasına
karşın uzay yarışı yerini tüketim ekonomisine bıraktı,dünyada muhafazakar ve gerici
yaratılışçılar her geçen gün güçlenmete,bilimin ilerlemesi ve yeni yaşanabilir gezegenlerin
keşfi aynı zamanda dinlerinde sonu demektir,her ne kadar ayrı ayrı gibiymiş görünselerde
temelde tüm tüm dinler aynı, 21. yüzyılın eşiğinde dünyanı en gelişmiş ulkesi abd de okul mufredatına evrim teorisinin yerine akıllı tasarım zırvalığını koymak için kilise var gücüyle bastırmakta,oysaki evrim bir inanış biçimi değil,darwin nin açtığı yolda bilim ne kadar çok bilgiye ulaşırsa,gezegenimizdeki başlangıç anı hakkında ne kadar çok bilgiye ulaşırsa yerleşeceğimizi varsaydığımız gezegenlere adapte olmamız o denli kolay olur.
dünya için büyük tehditlerden biriside artan insan nufusu, darwin'in 'doğal ayıklanma yasası'
şöyle der 'Fakir toplumlar istedikleri kadar çocuk yapsınlar, bunun çok büyük zararı olmaz; çünkü burada zaten ölüm oranı çok yüksek olacaktır ve ayıklanma fazladır.' doğa şartlarına
göre evet doğru bir teşhis,ancak *darwin insan soyuna yapılacak mudahaleleri bilemezdi
tıbbı alandaki gelişmeler hastalıklı ,zayıf ve rahatsız bireylerin hayata devamın sağlıyor,
tabii insan nufusunun artışına camii ve klisenin katkısınıda unutmamak lazım.
insanlar *gelecek 20-30 yıl içerisinde marsa yaşanabilir bir mudahale yapacak güçte olacaklar
bana göre, önce kubbeler içinde küçük bir yaşam alanı kurulup, sonra robotlar yardımı
ile dünyadaki yaşamı başlatan kirlilik, yani yosunlar dayanıklı küçük bitkiler mars yüzeyine
yayılabilir kaanatindeyim,mars insanlar için bir sıçrama tahtası olacak,çünkü mars dünyadan
daha avantajlı insanlar için,düşünsenize dunyanın dörtte bir yerçekimine sahip marsta
sadece dünyada yerçekimine karşı koymak için evrimleşen gereksiz iki ayak yerine
mars ta evrimleşen dört elli bir insan,ve yine yerçekimi az olacağı için fazla enerji ihticacı
olmayacağı için belkide insanlar günde bir öğün yemek ihtiyacı duyacaklar,bu sayede mide
küçülecek ve yemek için dünyadaki gibi fazla zaman harcanmayacak,dünyada seyahat etmek
için büyük zahmetlerle çıkardığımız fosil yakıtları yine büyük zahmetlerle işledikten sonra
sadece yerçekimine karşı koymak kullanıyoruz ve dünyamızı kirletiyoruz,oysaki mars ta
daha az enerji ile daha uzun seyatler edebilcek insanoğu,ve dah az kirleterek,ve en
güzeli bu seyahatler, din gibi zırvalıkların da sonu olacak.