Orijinalini görmek için tıklayınız : ABD'de demokratlarin zaferi
ABD'de yapilan secimlerde Bush yenildi. Basta Irak olmak uzere dunyanin bircok yerinde izledigi gerici politikalarin iflas etmesinin yaninda Cumhuriyetcilerin ayyuka cikan rezillikleri de buna neden oldu. Nedenler her ne olursa olsun, sonucta demokrat, ilerici kamuoyu acisindan ve hepsinden otesi ABD tarafindan ezilen halklar acisindan bu iyi bir haber. Onumuzdeki donem dunya biraz daha rahat olacak demektir.
Secimlerde ayni zamanda ilk olarak bir musluman senator temsilciler meclisine girdi. Son 100 yildir ilk olarak oluyormus bu. Ayni zamanda temsilciler meclisinde tarihteki ikinci zenci. Senato'da durum basa bas olmasina karsin temsilciler meclisinde sandalye sayisi 221'e 194. Secim asil olarak Temsilciler Meclisi icindi. Senato'nun ise sadece 35 sandalyesi icin secim yapildi. Bunlar gosteriyor ki Bush gidiyor.
Gozumuz aydin.
ABD ilginç bir ülke. Başa demokratlar geldiğinde de cumhuriyetçiler geldiğinde de çok fazla birşey değişmiyor aslında. Baba Bush başta iken ilk Irak savaşı yaşandı. Daha sonra 2 dönem Demokratlar (Clinton) başta idi, Irak'ta savaş sürüyordu. Irak'ın kuzeyi ve güneyi (2 paralel dışındaki bölümler) Irak için erişilmezdi. Sonra çok tartışmalı bir seçimin ardından GW Bush seçildi. Yanlış hatırlamıyorsam, 2. kere de seçildi. Arada Irak tamamen işgal edildi.
Bush'un tekrar seçilebilmesi zaten söz konusu değil. 2 dönemden daha fazla başkanlık yapamaz. Demokratların geleceği de aslında yıllardır beklenen bir durum.
Benim anlamadığım, bizim neden gözümüz aydın?
neutrino
Neutrino, ABD'de cumhuriyetciler gerici, demokratlar ilerici partiler kabul ediliyor. Cok onemli farklari var. Dunya egemeni bir ulkeden bahsedince Turkiye'den bakinca anlasilmaz gelebilir. Halbuki butun dunya capinda uygulanan politikalar soz konusu. Cumhuriyetciler doneminde savastan, kandan, baruttan goz gozu gormez, sahindirler. Baba-ogul Bush'un sahinliklerini zaten biliyoruz.
Clinton, daha ilimli idi (diger demokratlar gibi) ve savas politikalarinin devreye sokulabilmesi icin devrilmesi gerekiyordu. Secimde hile yapilarak Bush basa getirildi. Ardindan da ikiz kuleler, Afganistan, Irak vb. yasandi.
ABD'deki politikada bir derecelik degisim Irak'ta binlerce ton bomba genisliginde yankisini bulur. Elbette dunyadaki savaslar bitecek degil bu degisiklikle. Ama hic degilse birkac yuzbin daha az olu, daha az aci ve kan olacaktir.
Sargon hocam,
Söylediklerinizin çoğuna katılmaktayım. Hele şu paragrafa.
Clinton, daha ilimli idi (diger demokratlar gibi) ve savas politikalarinin devreye sokulabilmesi icin devrilmesi gerekiyordu. Secimde hile yapilarak Bush basa getirildi. Ardindan da ikiz kuleler, Afganistan, Irak vb. yasandi.
Şimdi, bu paragrafı göz önüne alarak, tekrar okuyarak, "ABD halkı nihayet Bush'u gönderiyor" şeklinde sevinebilir miyiz? Yoksa, ABD'nin Şahin politikasına 8 yıl ara verilme dönemi geldi mi demeliyiz?
Pek de anlaşılır yazamadığımın farkındayım :) kusura bakmayın
neutrino
Bence her ikisi de ayni anlama gelir. ABD halki Bush'u gonderiyor yada sahin politikaya bir sureligine ara veriliyor. Elbette bunlar ABD egemenliginin bittigi anlamina da gelmez, savaslarin bitecegi anlamina da. Teror ve savas politikalari iflas etti demektir. Eninde sonunda iflas etmeye mahkumdu zaten. Bu arada savas sanayisi yeterince semirdi ve krizi atlatti. Biraz da baska sektorlerin gelismesi gerekiyor.
Ne olursa olsun, tum dunya acisindan olumlu bir gelisme bu.
Çok ciddi değişikler beklenmesin.Cumhuriyetçilerle Demokratlar
arasında ki fark nüanstan ibarettir.Tabii Bush gibi bir manyağın
yenilgi alması olumlu bir gelişmedir.Dünya barışı açısından da
NEO-CON 'ların alacağı her darbe olumludur.Ancak Ermeni Soykırımı
meselesinde demokratların Ermeni tezlerine Cumhuriyetçilerden
daha yakın durduğu da bilinen bir gerçektir !Eğer önemizdeki dönem
başkanlık seçimlerini demokrat aday kazanırsa BOP projesinde
ne gibi değişikler olacağını ve yeni açılımları yakından izlemek gerek.
Ama açıkcası fazla iyimser değilim.......
dersimmm
08-11-2006, 18:04
abd nin demokratı türk ün faşistinden beterdir. hangi demokratcılar, hangi cumhuriyetciler! katliamcıların seçimin de kim çıkarsa çıksın sonuç aynı olacaktır
sosyalist18
09-11-2006, 00:11
Vaaay bu sefer demokratlar geldi! Adlarindan belli herifler demokratlardir yav! Kesin! Yasasin artik irak bombalanmaz,Afganistan rahatlar.Tum dunyada baris hakim olur.Nede olsa amerikada demkratlar kazandi degilmi! Bush gitti artik hersey duzelir. Zaten herseyin sorumlusu sadece ve sadece Bushtu!!!
***Emperyalizm bushu kullandi bitti.Suclu belli.Bush!!!
Akerikan emperyalizminde yeni donem DEMOKRATLAR!
Slogan gibi olacak ama ;
NE demokratlar nede cumhuriyetciler!Fazla birsey ummayin.
TEK YOL DEVRIM,TEK YOL EZILEN HALKLARIN BIRLIGI!
Bu arada Savunma Bakanları da değişmiş.Rumsfeld istifa edince, yerine eski CIA başkanı Robert Gates getirilmiş.Gates’in göreve gelebilmesi için, ABD Senatosu’ndan onay alması gerekiyormuş.
Bakalım bundan sonra ABD'nin dış politikasında değişiklikler olacak mı?
Sevgili Dersim,
ABD'nin demokratı Türk'ün faşistinden beterdir demişsin. Hiç Amerikalı demokrat birini tanıdın mı? Böyle bir yargıya nasıl vardın merak ediyorum. * Hem de Çakıcılarla, Çatlı'larla, Yeşil'lerle karşılaştırıp tercih yapmışsın. Hayırlı olsun tercihin. Sana bol Yeşil'li günler.
Sevgili Sosyalist,
Yazdıklarımı anladın mı, bilerek mi böyle şeyler yazdın, anlamadım doğrusu. Ben Cumhuriyetçilerin gitmesiyle çok güzel bir dünya olacağını, savaşların biteceğini yazmadım, aslında yazdıklarım gayet açık. Biraz daha az kan olacak, daha az savaş, daha az terör olacak dedim. Dediklerimin de arkasındayım.
Her iki arkadaş için de,
Benim iddia ettiğim şey açık. Önümüzdeki dönem daha az savaş, katliam, terör , acı olacak diyorum. Hayır hiçbirşey değişmeyecek, yada tersine daha çok acı ve kan olacak diyorsanız ortaya koyun iddianızı ve kanıtlar getirin, tartışalım.
ABD adının geçtiği heryere iki tane slogan kondurunca birşey ispat etmiş olmuyorsunuz. Ne söylediğiniz, ne iddia ettiğiniz önemli. Kimse sorarsanız ABD'ye karşı olduğunu söyler zaten, sizden iki tane fazla slogan atarak daha fazla karşı olduğunuz şeklinde bir imaj oluşturmaktan daha fazla şeyler bekliyorum.
sosyalist18
10-11-2006, 15:57
ABD'de yapilan secimlerde Bush yenildi. Basta Irak olmak uzere dunyanin bircok yerinde izledigi gerici politikalarin iflas etmesinin yaninda Cumhuriyetcilerin ayyuka cikan rezillikleri de buna neden oldu. Nedenler her ne olursa olsun, sonucta demokrat, ilerici kamuoyu acisindan ve hepsinden otesi ABD tarafindan ezilen halklar acisindan bu iyi bir haber. Onumuzdeki donem dunya biraz daha rahat olacak demektir.
Secimlerde ayni zamanda ilk olarak bir musluman senator temsilciler meclisine girdi. Son 100 yildir ilk olarak oluyormus bu. Ayni zamanda temsilciler meclisinde tarihteki ikinci zenci. Senato'da durum basa bas olmasina karsin temsilciler meclisinde sandalye sayisi 221'e 194. Secim asil olarak Temsilciler Meclisi icindi. Senato'nun ise sadece 35 sandalyesi icin secim yapildi. Bunlar gosteriyor ki Bush gidiyor.
Gozumuz aydin
Sayin sargon yaziniz boyle.Ben yazdigimi bizzat sahsiniza yazmadim."Ama sizin yazinizda oldugu gibi medyadada genel bir imaj var,demokratlar daha iyi.Bush gitti kan ve savas bitti. gozumuz aydin..Vss..vs.."
Amerikan medyasi,gerekse dunya medyasi olsun,Amerikanin dis politikasini Bush'un ustune yikip kurtulmaya calisiyor.Amerikan dis politikasi bush belirlemiyor.Dis politikasi icabi Bush geldi.Yine simdide icaben Demokratlar geldi.Amerkan vatandaslarinin ve Dunyanin buyuk tepkisine karsi demokratlar geldi.Evet bu sure zarfinda fazla kan dokulmeyecek(katiliyorum),artik dunyanin tahamulu kalmadi,-Zaten bunun icin demokratlar gelmedimi??-Ama dis politikada zerre degisme olmayacak.Medya ve sozde aydinlar,gecen donemin faturasini Busha cikarip,"Artik Orta doguda daha iyi bir donemin bekledigini mujdeleyecekler"
GOZUMUZ AYDIN OLMAYACAK yani.
Gozumuzun aydin olmasi icin,Demokratlarin secilmesini beklemenin yanlis oldugunu bildigim icin o slogani yazdim!
Orta dogunun kaderinin Demokratlarda olmadigini bildgim icin yazdim o slogani!Barisin ancak ezilen halklarin birlesmesi ile gelecegini bildgim icin yazdim.VeAncak ozaman Benim GOZUM AYDIN OLACAK!
konuya ilişkin afrikagazetesi yazarlarından Ali Osman ın yazısından alıntıyı gönderiyorum,
''Saddam'ın idam kararına değinmemek olmaz...
Bu kararın ardında iki etken vardı bana göre...
Birincisi Bush'un partisinin yapılacak seçimlerde, Saddam'ın idam kararına orantılı olarak başarı elde etmesiydi bir tanesi...
Bazı gazeteciler, Saddam'ın yakalandığı açıklandığında, daha önceden yakalandığını ama ABD'deki başkanlık seçimleri nedeniyle Bush'un bunu gizlediğini ve seçim yatırımı için kullanmak istediğini söylemişlerdi. Öyle de oldu ve Bush seçimi tekrar kazandı.
İkinci etken ne?
ABD'ye göbekten bağımlı Irak mahkemesi Saddam'ın idam kararını açıklarken gerekçe olarak Saddam'ın 148 Şiiyi öldürmesini gösterdi!
Saddam diktatörlüğünü ABD'ye borçluydu...
Kuveyt'i işgal etmesi, İran'la yıllarca süren savaşa girmesi hep Amerikan'ın kışkırtması ve desteğinde gerçekleşmişti.
Kürtleri katletti diye idam edilse pek ses çıkmayacaktı...
Ama ille de Şii katliamı üzerinde duruldu.
Sunniler ve Şiiler Müslümanlığın iki mezhebi...
Ortadoğu'da rahatça at oynatmak için yapılması gereken bu iki mezhebi birbirine düşürmek değil mi oyun?
İşte Saddam'ın idam kararının arkasında yatan ikinci etken budur...
Birincisinde Bush kaybetti...
İkincisini göreceğiz. ''
demokratların kazanması amerikan politikasında uçurumlar kadar farklılık
olmayacaktır, bizim politikacılarla karıştırırsanız yanılırsınız, amerikan
politikasında devamlılık esastır, cumhuriyetçiler eğer bir dönem daha
kalsalardı mutlaka iran'a gireceklerdi, umarım demokratlar yarım kalan
işi devam ettirler ve iran'a girerler, tek temennim bu
Gandalf bu yazdıklarına inanmakta güçlük çekiyorum :oops:
Bu nasıl bir mantık? Yarın Türkiye'nin politikalarını beğenmez ise
ve Türkiye'ye saldırırsa nasıl davranacağız?
İran'daki iktidarı beğenmiyoruz tamam.Ama ABD kim ki gelip
oraya çeki düzen verecek ve biz de bunu temenni edeceğiz?
sosyalist18
10-11-2006, 21:40
Sayin Gandalf;
Bizim politikadada devamlilik esastir.Menderes...Ozal... Tayyip! Kucuk amerka olma...Batiya entegrasyon sureci...Yillardir pek degisen bir politikamiz olmamis...
Herneyse,
haklisiniz keske iranada girse,Sehirler bombalansa...Cocuklar oldurulse...
Nede olsa canim amerika sonunda demokrasi goturecek.Bazi fedakarliklar vermek gerekir."Omlet yapmak icin yumurtayi catlamak lazim".Laik,modern,Tam amerikanci bir iran hukumeti kurulacaksa, Bir kac sehir bombalanmis.Birkac bin tane masum insan ve cocuk olmus cokmu!
türkiye ne alaka frodo, abd bize neden saldırsın, biz dünya için bir dehdit oluşturmuyoruz, bir iranlı için en iyi ateist ölü ateisttir, zaten öyle de
yapıyorlar,öldürüyorlar, islam insanlığın geleceği için bir tehditdir, islamı
koruyan en büyük kale de iran'dır, iran yıkılmalıdır, bedeli ne olursa olsun
keşke senin onlar için istediğini onlarda senin için isteseydi de bende bunları
yazmasaydım, bu düşüncede olmasaydım
sosyalist18
10-11-2006, 21:49
Dunya icin iran tehdit?? amerika degil???
dersimmm
10-11-2006, 21:53
sevgili sargon
abd tarihinin en demokrat başkanlarından biri wilson dur. bunu bütün dünya ve abd kabul eder. peki bu demokrat wilson türkiye yi mandasına almak için oyunlar oynamadı mı?
ermeni yalanları bu demokrat sayesinde ortaya çıkmadı mı?
ne kadar çok abd aşığıymışınız. demek bütün suç bush ta o gidince her şey halledilecek. o veya bu, ezilen halkların kanlarını akıtmaya devam edecek abd denen canavar. dün komünistleri yemeye uğraştı boğazında kaldı, bugün ortadoğuyu yemeye kalktı ve yemeğin yarısını yedi, onların boğazlarına takılan kemik olacağınız yerde sırtlarına wuruyosunuz, su ikram ediyorsunuz
size abd demokratları ile mutluluklar
hadi itiraf edelim, hepimizin bir gün islam konusunda bir kitap yazma
hayali var, ancak korkuyoruz, peki neden korkuyoruz, içerdenmi, hayır
iran dan. çünkü iran daha önce hep öldürdü, ve emin olun yazdığınız anda
sizide öldürecek, uğur mumcu öldürüldüğünde iran sokaklarında insanlar
kendilerinden geçercesine kutlamışlardı, turkiye' de pek fazla tanınmayan
turan dursun öldürüldüğünde iranlılar sokaklarda havaya ateş açarak kutlamışlardı.
evet tek temennim irandaki mollaların kafasına füze düşmesi, ve bu olduğunda *bende kutlayacağım, hemde şampanya ile
Gandalf:
* * * * Dünyanın ilk anti-emperyalist kurtuluş savaşını vermiş ve kazanmış
bir ülkenin çocuklarıyız.Emperyalizmin ne olduğunu en iyi biz bilmeliyiz.
ABD İran'ı tehdit olduğu için mi yok etmeyi düşünüyor sence?
Irak'a da kitle imha silahları ve 11 eylül bağlantıları nedeniyle girme-
miş miydi?Tüm dünya kamuoyunun gözü önünde bu iddialar çöpe
gitmedi mi?
* * * * Eğer din karşıtı olmak emperyalizmle aynı saflarda olmayı gerek-
tiriyorsa ben orda yokum gandalf.Bırakın İran halkı kendi işini kendi
görsün.
sosyalist18
10-11-2006, 22:29
sayin gandalf saskinlik icinde kaldim.Hemen cozdunuz faillerini.Keske irana bomba atarken bide sivasa sallasalar degilmi.Madimak oteli mevsuzu.
bu arada islam hakkinda kitaplar bir yana,
Bir yazarimiz Nobel aldi,ona karsi tepkileri hatirlayiniz! Ben ermeni katliamlari uzerine kitap yazmak istiyorum! Kemalizm hakkinda kitap yazmak isterdim??
Amerikan medyasi,gerekse dunya medyasi olsun,Amerikanin dis politikasini Bush'un ustune yikip kurtulmaya calisiyor.Amerikan dis politikasi bush belirlemiyor.Dis politikasi icabi Bush geldi.Yine simdide icaben Demokratlar geldi.Amerkan vatandaslarinin ve Dunyanin buyuk tepkisine karsi demokratlar geldi.Evet bu sure zarfinda fazla kan dokulmeyecek(katiliyorum),artik dunyanin tahamulu kalmadi,-Zaten bunun icin demokratlar gelmedimi??-Ama dis politikada zerre degisme olmayacak.Medya ve sozde aydinlar,gecen donemin faturasini Busha cikarip,"Artik Orta doguda daha iyi bir donemin bekledigini mujdeleyecekler"
Kısaca iddiaların şunlar:
1. Amerikada seçimin önemi yoktur. Devlet politikası gerektirdiği zaman yönetim değişir.
Bence bu düşünce Türkiye için geçerlidir ama Amerika için aynı oranda geçerli değil. Türkiye'de bir partinin seçilmesi için halkı yönlendirebilecek güçte bir medya yeni yeni oluşuyor, ama hangi parti seçilirse seçilsin ipleri elinden hiçbir zaman bırakmayan bir devlet (başta ordu) vardır. Bu yüzden ABD'deki devlet yapısını birebir Türkiye'dekine indirgeyen düşünce yapısı yanlıştır. ABD'de gördüğüm kadarıyla birçok güçlü iktidar parçası var ve partiler, başkanlar falan birer kukla değil, bayağı da güçlüler. Medya, şirketler, istihbarat teşkilatı vb. hepsinin belli ölçülerde etkisi var. Bunun gerçek bir demokrasi olmadığını iddia edebilirsiniz ama öyle devlet politikası gerektirdi de o yüzden şu parti gitti, bu parti geldi tespitleri kolaya kaçmadır.
2. Saldırgan politikanın sorumlusu Cumhuriyetçiler falan değildir, fatura Bush'a çıkarılıp devlet aklanmaya çalışılıyor. Devlet politikası, özellikle dış politika değişmeyecektir.
Burda da aynı Türkiye'deki siyaset-devlet ilişkisi üzerinden düşünülüyor. Bu düşünce yanlış. Türkiye'de devlet herşeyden üstündür ama ABD'de politika böyle mi acaba. Orda başkan üstün. Bir ABD'li için bu düşünceyi anlamanın bile zor olacağını düşünüyorum. Çünkü tamamen Türkiye'deki yapıdan çıkarılmış bir düşünce formatıdır bu. Ama sol cenahta da çok yaygındır.
Gozumuzun aydin olmasi icin,Demokratlarin secilmesini beklemenin yanlis oldugunu bildigim icin o slogani yazdim!
Orta dogunun kaderinin Demokratlarda olmadigini bildgim icin yazdim o slogani!Barisin ancak ezilen halklarin birlesmesi ile gelecegini bildgim icin yazdim.VeAncak ozaman Benim GOZUM AYDIN OLACAK!
Burda beklentiden farklı şeyler var. Bir durum tespiti yapmak farklı bişry, politika yapmak farklı. Ezilen hakların birleşmesi! Güzel bir slogan ama var mı bunun herhangi biryerde gerçekleşme şansı. Eğer sadece bunla gözün aydın olacaksa hiç bir zaman olmayacak demektir. Halbuki önümüzdedi dönemin biraz daha az kanlı olacak olması da gözünü aydınlatabilirdi.
ne kadar çok abd aşığıymışınız. demek bütün suç bush ta o gidince her şey halledilecek. o veya bu, ezilen halkların kanlarını akıtmaya devam edecek abd denen canavar. dün komünistleri yemeye uğraştı boğazında kaldı, bugün ortadoğuyu yemeye kalktı ve yemeğin yarısını yedi, onların boğazlarına takılan kemik olacağınız yerde sırtlarına wuruyosunuz, su ikram ediyorsunuz
size abd demokratları ile mutluluklar
Sevgili Dersim,
Bayağı bir karışıklık var yazdıklarında. Ben ABD aşığı değilim bir kere. Bunu yazmak için düşünmeyi ve okumayı bilmiyor olmak gerekir. Bu yazıda da belli bu, yazdığım başka yazılarda da. Tersine ABD'nin dünya ölçüsündeki egemenliğine sert şekilde karşıyımdır. Yıllardır mücadele ediyorum bunun için. Ne söylediğini bilmiyorsun bence. Gençliğine veriyorum. Eğer 10-15 yıl önce bana böyle bişey söylemiş olsaydın, kırık bir kolla dönerdin eve. Artık ağırlaştık. Ama burdan çıkarılacak bir sonuç var senin için. Konuşmalarına biraz daha dikkat etmen gerekiyor. Ağzına ve aklına gelen ilk lafı söyleme hemen. İki yazıda iki hata yaptın.
spartacus
11-11-2006, 10:52
Sevgili Sargon
Bir şey var ki, somut durumun somut tahlili yapacağım derken, bugün sol içinde artık temsiller, sloganlar ve başlıklar önde gidiyor, somut durumun tahlili artık soyut(kendi konumuna göre) yapılıyor. Çokca söylediğimiz, ki çokca içinde olduğumuz, bir bağnazlıktır bu. Yıllarca pragmatizmi eleştirmişizdir, tabi Amerikan Pragmatizmini, ancak görülen bir şey var ki, oda solunda olgulara, olaylara pragmatist yani kendinden yana faydacı yaklaştığı gerçeğidir.
ABD nin yüz yıl önce çizdiği stratejik planlar, bu ülkenin siyasetçileri için temel oluşturmuştur, ancak plan aynı olsada, yani dünyaya hakim olmak ve her ülkede Amerikanın Bayrağını daldalandıracak bekçiler oluşturulması planın (startejiinin) bir maddesinden bir tanesi iken, üstü ve önü açık olan, bu planın nasıl hayata geçirileceğidir. Nasıl hayata geçirileceği noktasında, siyasetin yöntem ayrılığına gittiğini görüyoruz. Bu yöntem ayrılığında şahinlerin dayatma ve yaptırımı, demokratların ise ılımlı ve yumuşak bir şekilde geçiş süreci olarak uyguladığını görürüz. Basit bir örnek vermek gerekirse;
Ortadoğu petrolüne uluslararası düzeyde egemen olmak için Şahinlerin 1990 lı yıllar politikası, istihbarati ve siyasi-askeri yönlendirme ile zor alım üzerinedir, 1990 ile 2000 yılları arasında süren bir savaş vardır ve Demokratlar iktidara gelince politika değişmiştir diyemesekde yöntem değişmiş, ılımlı ilişkiler ve geçiş süreci sağlamaya çalışılmıştır. Ardından tekrar şahinlerin gelmesi ile ılımlı geçiş süreci rafa kaldırılmış, bir yöntem olarak tekrar zor alıma gidilmiştir.
Her iki yöntemin faturasıda aynı değildir, zor alım yöntemi ve politikasını sürdüren şahinlerin faturası insanlığa çok daha masraflı olmuştur. Bu yaşanmış bir gerçektir ve eğer somut durumun somut tahlilini yaşanmış nesnel olgular üzerinden yapacak isek, durum ortadadır. Şimdi ise tekrar ılımlı yönteme geçileceği, şahinlerin yönteminin acıdan ve yıkımdan başka bir şey getirmediği gibi ABD nin dünya kamuoyunda konumunu aşırı derecede zedelemiştir. Şimdi basitçe görülen şu ki, ABD artık nefes alacaktır, bu diğer ABD merkezli zorda kalan yerlerinde nefes almasını sağlayacaktır. Yaşanmış pratik ve somut gerçek göz önüne alındığında, yazınızın başında ve sonrasında *ifade ettiğiniz tespitleriniz yerindedir.
Eğer konu bağnazlık olsa idi, kof slogan edebiyatçılığınıda ele alırdık, ama konumuz bu değil.
Burjuva akımların yayılması bir anda oldu bitti ile olmamıştır, MS 1000 li yıllarda başlayan bu aydınlanma akımları MS 1700-1800 lere kadar uzun, upuzun bir sürece yayılmıştır. Oldu bitti ile hiç bir şey olmamaktadır, ancak burjuva akımlar toplumsal yapıları ve siyasi araç ve dayanakları milli unsurlar olarak dahada daraltmıştır. Dünya coğrafyası 20. yüzyılın başında yeniden çizilirken, toplumlar arasındaki ümmi birlik dar anlamda parçalanırken, milli düşmanlık ve aidiyetler ile aynı coğrafyada yaşyan toplumlarda birbirine düşman yapılmış, yeniden paylaşım savaşları olmuştur(1 ve 2. Dünya savaşları). Burada toplumlar ve halklar nezdinde bir darlaşma vardır ve geniş olanın darlaştırıldığı gibi dar olanında hiç bir zaman genişlemeyeceği anlamına gelmez. Yani sonsuza kadar insanlık, dünya insanları olarak birbirine karşı düşman politikaların aracı olacaktır diyemeyiz.
Tarihte bunun toplumsal genişlemenin örneği vardır, kabile toplumlarından ümmi toplumlara geçiş bir genişleme sürecidir, elbette hakim bir genişleme sürecidir, ama insanlık için uygun amaç ile olmayan bir genişlemedir.
Halkların yada uzak toplumların kısaca insanların kardeşleşmesi ise, onları daraltıcı unsur olarak yukarıda söylediğim araçların(din, millet vs), birer politik dolgu olarak kullanılmasının altındaki asıl gerçekler, belkide yüz yıllarca sürecek olan bir aydınlanma döneminin akabinde olumlanacak bir olgudur. Bu olguya sonsuza kadar gerçekleşemez varsayımında bulunamayız çünkü bu günki parçalanmışlığın aksine somut tarihde genişlemnin varlığıda ortadadır. Kısaca burada amaç öne çıkıyor, tüm dünyaya hakim olmak için insanları tek bir doğrultuda birleştirmek(din-ümmet) farklı bir şey iken, toplumlarda bünye olarak genişlemeyide yaratmış olması daha farklı bir şeydir. Buradan çıkan sonuç aydınlanma ve toplumsal parçalanmışlıkları aşmada ortaya çıkacak amaçtır.
spartacus
11-11-2006, 11:24
Bir Dip Not;
Uzun bir dönem ABD yararına işleyen ve o yarara göre örgütlenen Irak politikası, Saddam'ın Irak Petrollerini Kamulaştırması ile bozulmuştur. Kör terör vs spekülatifleri arasında bu gerçek kaybolup gitmiştir, tabi bu savaşın asıl nedenide böylelikle gözden kaçmaktadır. Politikanın amacı ise toplumları ve insanları yanıltmak üzerine inşa edilmiştir. Bir zamanar ABD ve uluslararası tekeller yararına işletilen Irak petrolleri, Irak'ın ABD politikasından uzaklaşarak, SSCB politikasına yakınlaşması ve akabinde, Irak Petrolünün uluslararası tekellerin sömürüsüne katpatılması, Irak yararına kamulaştırılması bu gün ki savaşın fitilini çekmiştir. ABD Irak politikasında o dönem, toplumu parçalamak, birbirine karşı kışkırtmak ve paravan örgütler eli ile siyasi istikrarsızlık ve boşluk yaratmak çabaları olmuştur(bu boşluk yaratılamamış, istikrarsızlık başarılsada, Saddam iktidarı devrilememiş, oluşturulabilse idi boşluğu ABD yanlısı bir hükümet ile doldurma planı başarılamamıştır), o zaman istikrarsızlık politikaları için oluşturduğu paravan örgütleri ise bu gün terör nedeni sayarak savaşlarda tekrar dolgu malzemesi olarak kullanmaktadır.(örnek Afganistan).
sosyalist18
11-11-2006, 13:54
Sayin sargon elimden geldigi kadar sizin butun yazilarinizi takip etmeye calisiyorum.Gercekten AYDIN birisiniz.
Kısaca iddiaların şunlar:
1. Amerikada seçimin önemi yoktur. Devlet politikası gerektirdiği zaman yönetim değişir.
Bence bu düşünce Türkiye için geçerlidir ama Amerika için aynı oranda geçerli değil. Türkiye'de bir partinin seçilmesi için halkı yönlendirebilecek güçte bir medya yeni yeni oluşuyor, ama hangi parti seçilirse seçilsin ipleri elinden hiçbir zaman bırakmayan bir devlet (başta ordu) vardır. Bu yüzden ABD'deki devlet yapısını birebir Türkiye'dekine indirgeyen düşünce yapısı yanlıştır. ABD'de gördüğüm kadarıyla birçok güçlü iktidar parçası var ve partiler, başkanlar falan birer kukla değil, bayağı da güçlüler. Medya, şirketler, istihbarat teşkilatı vb. hepsinin belli ölçülerde etkisi var. Bunun gerçek bir demokrasi olmadığını iddia edebilirsiniz ama öyle devlet politikası gerektirdi de o yüzden şu parti gitti, bu parti geldi tespitleri kolaya kaçmadır.
Ulkelerin Dis politikasini Egemen siniflar belirler.
Amerikadaki durumu Turkiyeye indirgemek dogru degil tabiki,ama ben bu mantik cercevesinde bakiyorum.Amerika emperyalist emellerinden Vazgececek mi?
Bush hukumeti doneminden beri medya ve sanatcilarin(Samimiyetlerine inaniyorum ama..) surekli Bushu elestirmeleri ,(Kasitli veya kasitsiz) Irak savasinin asil sorumlusu bush gibi bir imaj olusturuldu.Demokratlarin iktidara gelmesi Halkin Bush'a tepkisidir belki.Amerikan halki gercekten baris istiyor olabilir.Demokratlar gecicide olsa Akan kani azaltabilir,hatta Para yardimi bile yaparlar Irak'a.Ama demokratlarin gelmesi Dis politikayi degistirecekmi?
Yontem kisa sureligine degisebilir ama politika degisirmi?
2. Saldırgan politikanın sorumlusu Cumhuriyetçiler falan değildir, fatura Bush'a çıkarılıp devlet aklanmaya çalışılıyor. Devlet politikası, özellikle dış politika değişmeyecektir.
Burda da aynı Türkiye'deki siyaset-devlet ilişkisi üzerinden düşünülüyor. Bu düşünce yanlış. Türkiye'de devlet herşeyden üstündür ama ABD'de politika böyle mi acaba. Orda başkan üstün. Bir ABD'li için bu düşünceyi anlamanın bile zor olacağını düşünüyorum. Çünkü tamamen Türkiye'deki yapıdan çıkarılmış bir düşünce formatıdır bu. Ama sol cenahta da çok yaygındır. .Devlet veya baskan.
Dedigim gibi dis politikayi egemen sinif belirler.Ben bu bakis acisi icinde dusunuyorum.
Yav ne fark eder. ABD de kim kazanırsa kazansın biz hep kaybederiz...
dersimmm
11-11-2006, 16:50
walla benim kolumu kıracak kimseyi pek tanımıyorum. seninlede tanışırız farketmez.
Sevgili dersimm;Sargon'un yazısında birazcık nostalji vardı sen farketmediysen de.
hem sakin ol.Kimse meydan okumadı sana:)
frodo.
sen ne diyon dersimm 8O *8O *8O
dersimmm
12-11-2006, 15:57
sana demedim walla. ben başta yemin manasında walla dedim. pardon yanlış anlamışın sen. ayrıca sargon hem abd yi sewmeyiz diyonuz, hem abd de demokratlar kazandı diye sewiniyonuz. kuran bile sizin kadar çelişkili değil
Sevgili Dersim,
Frodo'nun dediği gibi kol kırma olayı bir şakaydı, gerçekte kimsenin kolunu falan da kırmış değilim. Çelişki konusunda ise haklısın. Hem ABD'yi sevmiyorum (yani sosyalistin de dediği gibi bir hükümet değişikliği ile değişmeyecek olan onun emperyalist emellerini sevmiyorum), hem de demokratların yönetime gelmesine seviniyorum. Sen yazınca birden farkettim. Kuran'ın bile bu kadar çelişkili olmadığı konusunda da haklısın. Bana bunları düşünmem için birkaç ay izin vermeni rica edecem.
dersimmm
13-11-2006, 12:41
ne demek abicim, izin senin,estagfurullah