PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İSLAM, AHLAK VE EHEMMİYETSİZLİK


haci
05-02-2005, 18:56
Bu konuyu öteden beri düşünmüşümdür. Önce ehemmiyetsizlikten neyi kastettiğimi açılayım. “Ehemmiyersizlik” nedir? Daha sonra önemine değinirim.
Hayati önemi olmayan her hangi bir şey için ehemmiyetsizdir denir. Küçük şeyler için... Önemsiz kelime ve ifadeleri günlük yaşamımızda yüzlerce, binlerce kere kullanırız. Tek başlarına önemleri yoktur o ifadelerin. Çoğu kere ana tema içerisine yerleştirilmiş, kısa, anlamsız, önemsiz cümle ve kelimeler, bağlar, ekler ve nidalardır. Anlatılmak istenen ana temaya çeşni katarlar. Onu daha kolay sunulur, anlaşılır bir şekle sokarlar. Tek başlarına önemleri olmamakla beraber, bir bütünün içinde önemlidirler, bu ehemmiyetsiz kelime ve cümleler. Hatta davranışlar! Küçük jestler, mimikler, gülümsemeler, el ve kol hareketleri, kaş çatmalar, alın buruşturmalar, yüz asmalar.... Hiç biri önemli değildir, tek başlarına. Yine de günlük yaşamımızı renklendirir, bizleri çok daha canlı, etkileyici, anlamlı ve dokunaklı yaparlar.

Onlara insan yaşamının her kesiminde rastlarız. Şarkılarda, türkülerde, şiirlerde, romanlarda, müzikte, iş yerlerinde, çarşıda, pazarda, camide, okulda, her yerde......... Yaşamımızın önemli bir kısmı önemsiz ve ehemmiyetsizdir. Aslında bizler önemsizliğin yaygın olduğu bir dünyada yaşamaktayız.
Bu ilginç durum ehemmiyetsizliğin önemine işaret etmektedir. Yaşamımıza hükmeden diğer her şey gibi önemsizlik de önemli olmaldır ve önemlidir de....

Ama bir şartla!

Ehemmiyetsizlikler yalnız ana temanın bir parçası oldukları süre değerlidirler. Tek başlarına önemleri yoktur. Aslında ehemmiyetsiz kelime ve cümleler bazı akıl hastalıklarının oldukca tipik gösterisidirler. Akıl hastaları günlük yaşantılarını süsleyen önemsiz olgulara büyük önem verirler ve onları ana temadan ayırmada güçlük çekerler. Ehemmiyetsizlik tek başına önemli bir akıl hastalığı işaretidir.

Ancak ehemmiyetsizliğe her önem veren mutlaka akıl hastası demek değildir. Çoğu kere onlar için cahil ve eğitimsiz terimleri daha uygundur. Bu iletimde işte bu tür ehemmiyetsizliğe önem verenlere değinmek istiyorum.

Ehemmiyersizlik İslam’da sıklıkla gözlemlediğim bir durumdur. Doğrusunu isterseniz İslam’dan soğumama, hatta nefret etmeme neden olmuştur. Son derece Müslüman ve bu alanda sayısız eserler veren bir aileye mensup olmama rağmen İslam’a karşı olumsuz duygularla dolu olduğumu itiraf etmeliyim. Nedeni ise çok basit....

Bazı İslam alimlerinin ve diğer Müslüman’ların günümüzde ve geçmişte, bazı ehemmiyetsiz olgulara, gözlemlere, kavramlara gereğinden fazla önem vermeleridir...
Çok sayıda örnek vermem mümkündür ama, ne demek istediğimin anlaşılması için bu konuda bir iki örnek vermekle yetineceğim.

Bazı Müslüman’ların indinde bal yemek harammış... Nedeni ise, arıların o balı yaparken, çiçek sahiplerinden izin almamış olmaları imiş......

Bu çok ince ve ahlaksal bir düşünce midir?
Bu bir saçmalıktır. Aptallıktır. Yobazlıktır. Bağnazlıktır.
Benim şahsen İslam’dan nefret etmeme neden olan bir zihniyettir.

Zina İslam’daki en büyük suçtur. Daha büyüğü yoktur. Cezası recmdir. Her ne kadar recm cezası Kur’an’da yoksa da, Müslüman ülkelerinde sıklıkla pratik edilen bir cezadır. Bir kadının kocasını aldatması kocası için önemli olabilir ama, İslam ve Müslüman bir toplum için ehemmiyetsiz bir durumdur. Ama İslam bu ehemmiyetsizliğe büyük ehemmiyet verir. Zinanın ne kadar önemli ve kötü bir şuç olduğu her seferinse tekrarlanır ve kadınlar tehdit edilir. Sanki zina bu öneme haiz olmasaydı, bütün Müslüman kadınlar bu günahı işleyeceklerdir gibisine bir hava estirilir. Oysa biliyourz ki zina Batı’da bir suç değildir. Yüzlerce yıldır değildir hem de. Sadece bir boşanma nedenidir. AB giriş hazırlıkları içinde olan Müslüman ülkemizde de zina bir suç olmaktan çıkmıştır. Ama bu bazı Müslüman erkekleri rahatsız etmektedir. Zinanın son derece önemli bir ahlak kuralı olduğunda israr eden Müslüman’lar delil olarak aile kurumunun İslam’daki önemini gösterirler. Oysa İslam aile kurumuna gerektiği önemi veren bir din değildir. İslam’ın gözünde erkek-kadın birliği, erkek tarafından başlatılan ve onun tarafından idame ettirilen, gerektiğinde yalnız onun tarafından sonlandırılan, olağan bir kurumdur. Erkek eve istediği kadar kadın getirebilir. Bu zina olarak kabul edilmez ve hiç bir zaman büyük önemi ve ehemmiyeti olan bir konu olarak kabul edilmez. Oysa kadının ailesi dışında bir erkeği sevmesi en büyük suç ve günahdır. Bir aile kurumundan çok daha ehemmiyetsiz olması gereken bir konuda İslam, ehemmiyetsizliğe büyük bir ehemmiyet vermektedir. Bir kadının erkeğine ihanet etmesi neden diğer Müslüman’ları rahatsız etmektedir? Bunun mantıklı bir açıklamasını yapabilir misiniz? Bir erkeğin acı, keder, düş kırıklığı ve üzüntüsü, onur kırıcı ve aciz bir duruma düşmesi neden diğer erkekler tarafından paylaşılmaktadır? Kadınlar neden kendilerine yönelik ihanetleri hazmetmeye zorlanmaktadırlar?

İslam yedi yaşındaki kız çocuklarının örtünmesini emreden bir dindir. Kız çocuklarına hicap o yaşlardan başlanarak öğretilmelidir. Yedi yaşındaki bir kız çocuğunun örtünmesindeki gerekçe budur. Başka bir gerekçe olabilir mi? Bence başka bir gerekçe daha vardır. İslam 7 yaşındaki kız çocuklarını birer seks objesi olarak gören ve kabul eden bir dindir. Bu son derece ehemmiyetsiz ilkeye büyük bir ehemmiyet vererek, kız çocuklarının ve kadınların her yaşta birer seks objesi olduklarını erkeklere hatırlatır, Islam. İslam kadınları bir seks objesi olarak görür. Yedi yaşındaki kız çocuklarını örtmek iyi ahlak mıdır?

İslam’ın değer yargılarını yakından inceleyecek olursak, bu dinin bunlara benzer sayısız ehemmiyetsizliklerle bezendiğini gözlemleriz. Sürekli olarak Allah’ın adını anmak, eşiği her zaman sağ ayakla geçmek, sağ elle genitallere dokunmamak ve tahrat almamak, çiftleşirken ve boşalırken dua etmek, abdestli iken kadınlara ve köpeklere dokunamamak, gayri müslimlerle iş ve arkadaşlık yapmamak ve diğerleri…

İslam ayrıntılarda kaybolmuş, ahlaksal değerlerden yoksun ilkel bir dindir. Neyin önemli olduğu çoktan unutulmuştur. Ehemmiyetsizlik önem kazandığı gibi, önemsizliğe önem veren onunla iftihar bile etmektedir.

İslam’ın ehemmiyetsiz değer yargılarına önem vermesi aslının bağnaz ve cahil bir toplumdan kaynak aldığının en kesin delilidir. Gerçekten 600’lü yıllarda Orta doğu ve Arabistan’da yaşayan toplumlar, özellikle Arap’lar ve Yahudi’ler, bu basit ve ilkel niteliklere sahiptirler. Bugün için ehemmiyetleri olmayan sayısız değerler o zamanın ahlaksal değer yargılarını, hatta temel yaşam felsefesini yansıtmaktadırlar. İnsanlık o zamanlardan ve orta çağın karanlığından çoktan uzaklaşmıştır. Ama ne yazık ki eski ehemmiyetsiz gelenekler İslam’da yaşamlarını sürdürmeye devam ederek, günümüze kadar ulaşmayı başarmışlardır.

Günümüzde ehemmiyetsizliğe ehemmiyet veren her eğilim sapkın olarak kabul edilmelidir. Onlara günlük yaşamımızda kullandığımız bazı kelimeler, jestler ve hareketlerden fazla ehemmiyet vermemeliyiz. Onların bütün ehemmiyeti, ehemmiyetsiz olduklarının bilinmesinde saklıdır. Ahlakla ilgili ehemmiyetsiz bir kavrama gereğinden fazla ehemmiyet verilmesi aslında, iyi ahlakın değil, ahlaksız bir eğilimin habercisidir.

Ehemmiyetsizlik İslam’ı sarmıştır ve bir kanser gibi kemirmektedir.
İslam’ın kurtuluşu yalnız aslına dönmekle ve diğer tedbirlerle başarılamaz. Aslı zaten ilkel ve bağnaz bir dindir. Dönülecek değerli bir aslı yoktur..

İslam önce içindeki bu ahlaksız, değersiz ve önemsiz ehemmiyetsizlikten kurtulamalıdır.

HACI

05-02-2005, 18:58
İslam da en büyük suç şirktir...
Dersine çalış haci dersine....

haci
05-02-2005, 19:08
Dogru! Bunu ben biliyorum.. Zinanin Islam''daki en buyuk suc olmadigina daha once deginmistim. Ama Musluman''lara gore zina en buyuk suctur..
Sirk recme tabi tutulmaz.. Zina tutulur.. Aslinda sirk yalniz gunahdir. Cezasini Allah verecektir. Zina ise hem gunahdir hem de suctur. Dunyada cezasi vardir..
Size biraz Islam''i arastirmanizi tavsiye ediyorum. Ya da Haci''yi yakindan izleyin ve Islam hakkindaki bilginizi artirin..
Bu ilk ders olsun..

HACI

ali oktay
05-02-2005, 19:32
sevgili haci,

Sirk neden buyuk suctur?
Sucun buyuk olmasi,islamin aslinda ne kadar kucuk ve korkunun kolesi olmus bir din oldugunu da gosteriyor.
İslama gore Tanri yoktur demek,Tanridan baskalari da var demekten daha zararsiz goruluyor neden?
Nedeni gayet basit.
Ya yok oldugunu kendileri de biliyorlar bastan beri.Ya da varligi yoklugu tartismanin kisir dongusunde bogulmaktan kaciniyorlar.Ama Tanriya baska bir Tanriyi rakip cikarmaktan odlerinin kopuyor olmasi egemenlik kaygisindan baska bir sey olmasa gerek.Zaten la ilahe illallah soyleminin bu kadar one cikarilmasi ve one cikarmakla da yetinmeyip ezeberletmeye,kosullamaya yonelik olarak ezana da alinmis olmasi da bunu kanitlar nitelikte.Bir toplumu bilerce yila dayanan kosullanmisliktan kurtarip baska bir secenege yonlendirmenin yolu yine ayni yontemdir pratik olarak.
Muslumanlarin Hristiyanligi bir din,ve isayi peygamber olarak kabul etmelerine ragmen, Misyonerlerden ateistlerden daha fazla cekinmeleri,hristiyanlarin isayi ilahlastirmalari ile yakindan ilgilidir.Hele hele bu ogretinin dunya uzerinde egemen ogreti ve ekonomiyi yoneten ogreti oldugu dusunuldugunde muslumanlar korkmakta haklidirlar diyorum.Hele hele onlerinde Kore ornegi gibi bir ornek varken.
Alevilere olan antipatileri de ayni bilinc alti reflekse dayanmaktadir.
Fakat ben,Deep in topiginde Allahin (tanri) ferskini gorunce muslumanlarin sirkten korkmamasi gerektigini dusunuyorum.Bu kadar karizmatik ve sapka devrimini benimsemis bir Allaha kim sirk kosabilir?ha sa!

haci
05-02-2005, 20:50
Sevgili Ali Oktay..
Müslüman’ların durumu gerçekten çok kötü. Ama onlara acıdığım sanılmasın..
Kur’an’daki çelişkilere değindikçe inançlarının boş olduğu ortaya çıkıyor.
Buradaki tartışmaların bir çoğunda Kur’an ve İslam ahlakına değindik. Kur’an’da boşanmanın yalnız erkekler için olduğuna işaret ettik. İslam’da hicap denen kurumun kadınları seks objesi yaptıklarını ortaya koyduk. Kız çocuklarının örtünmesinin İslam’ın en ahlaksız taraflarından biri olduğuna, çünkü çocukları seks objesi olarak peşkeş çektiklerine değindik. 9 yaşlarındaki kızların evlenmesine izin veren bir geleneğin sürdürülmesinin ahlaksızlık olduğundan bahsettik. Amca kızı, hala kızı gibi son derece yakın akraba evliliklerine izin vererek sakatlıkların ortaya çıkmasına neden olduklarını ortaya koyduk. Hırsızlık yapanlara verilen vahşi el kesme cezasını savunmaya mecbur bıraktık onları ve kan ter içinde düştükleri zavallı durumu izledik. Evrimi reddetmelerini onlara pahalıya ödettik.. Peygamberlerinin bütün kirli çıkılarını gözler önüne serdik. Allah’larının eski bir put olduğunu onlarak kanıtladık... İslam’ın kendisinin bir putperestlik olduğunu delilleri ile gösterdik.
Daha ne yapabilirdik?
Adamlar hala Müslüman.. Neden? Çünkü artık geride muhakeme yapacaklari akılları kalmamış..
Ama biz burada durmayacağız.. İslam’la ilgili yalanları ifşa etmeye devam edeceğiz. Dünyaya gelmiş geçmiş en büyük bir yalan olan İslam dinini gözler önüne sermeye devam edeceğiz. Bazılarını ikna etmemiz yeter.. Bu dine dur demek insanlık görevimiz..
Hacı böyle düşünüyor..
Selam
HACI

haci
05-02-2005, 23:47
Ehemmiyetsizlik yalnız İslam’a egemen olan bir kusur değildir. Hristiyanlık da da vardır. Hem de oldukça yaygındır.
Arada bir Hristiyan preacher ların vaizini seyrederim TV’de.. Hele evenjelistlerin tadına doyulmaz.. Bizim imam ve hocalardan çok daha neşelidirler. Hele bazılarını özellikle yeğlerim. Çünkü bana eleştireceğim çok malzeme verirler. Benny Hinn en sevdiğim evenjelistlerden biridir. Kendisine bayılırım. Sahnede hasta tedavi eder. Hem de gözlerimizin önünde. Dokunduğu hastalar düşer bayılırlar.. Ve sonra iyi olur giderler.. Adam yılda 200 milyon dolar para topluyormuş. Bizim sabıkalı Necmettin ve Mercümek''ler yanında solda sıfır kalır. Bosna ve deprem paraları kaç dolar eder.. Adamlar minnacık bir şey çalmışlar. Oysa Benny Hınn yılda 200 milyon dolar çalıyor ve vergi de vermiyor.
Evet. Aptallar, zavallılar, garibanlar, cahiller her yerde.. Onların parasını alanlar da onların izinde ve her yerde.. Belki bu forumlara bile geliyor onlar ve İslam’ı savunuyor.
Onlardan başka ne bekliyorsunuz.. Ekmek parası değil mi onların savunduğu.. Yaşam mücadelesi veriyor onlar..

Neyse.. Arada bir izlediğim Hristiyan vaizlerinde preacher bir cümleyi, bazan bir kelimeyi, bir saat tartışır.. Ondan inanılmaz anlamlar çıkarır. Bu müthiş bir yaratıcılıktır. En ehemmiyetsiz bir kelimede o kadar çok önem bulurlar ki, insan gülmekten kasıklarını tutmak zorunda kalır..

Hepinize tavsiye ederim onları.. Ben bayılırım onlara..

HACI

08-02-2005, 17:35
Şimdi suçtan kastına gelelim......
Eğer cezasını dünyada gören suçtan bahsediyorsan doğrusun
Yalnız cümlende öyle geçmiyor
Sadece şirk en büyük suçtur diyorsun
Müslümanlara göre en büyük suç=günah şirktir bunu bildiğini söylediğine göre bana hangi konuda ders verdiğini anlamadım
İslam ile müslümanlar arsındaki fark ne ki onlar arsında ayrım yapıyorsun?

haci
08-02-2005, 17:53
Allah kendisine rakip istemez. Bir taş parçasından bile nefret eder...
Şirkin nasıl bir ceza ile cezalandırılacağını bilmiyoruz. Orası Allah''a kalmıştır.. İster cezalandırır, ister bağışlar.. İslam''daki şirkin cezası ile ilgili kavram budur.. Allah''a bırakılmıştır.
Zina ise ayrı bir olaydır.. Yine İslam''a göre hem bu dünyada cezası vardır, hem de öte dünyada..
Artık hangisi daha önemlidir ve büyüktür... Ona siz kendiniz karar veriniz. Ben durumu açıkladım..

Bir şey öğrenip öğrenmediğinizi de bilemem.. Aklınıza giremem.. Bir ateistten öğrenmek çok mu ağırınıza gidiyor?

Bilge insan cahilden, cahilin kendisinden öğrendiğinden daha çok öğrenirmiş şeklinde bir Çin atasözü vardır. Çok severim..

09-02-2005, 19:27
Öğrenmek hayattaki en güzel iştir
İster doğadan ister hayvandan ister cahilden
Yeter ki öğrenelim
Hiç biri fark etmez
Yalnız hala en büyük suç konusunda hem fikir değiliz
Sen olayın dünya tarafındaki kısmına bakıyorsun
Dünyada recm edilen kimse zaten işlediği suçun cezasını çekmiştir
Bu yüzden Allahın ona diğer dünyada yeni bir ceza vermemesi ihtimali
daha yüksektir
Ancak şirk daha farklıdır
Ve dediğin gibi cezasını sadece Allah verir

saadetpink
09-02-2005, 21:49
Haci de bunu açıklıyor zaten...Şirk en büyük suç olmasına karşın;cezası öte tarafa bırakılmış(cezalanıp- cezalanmayacağı da kesin değil.... bugünü istediği gibi yaşama şansını kaybetmiyor..)zina suçlusu hem bu dünyada, hemde öte yanda cezalandırılıyor... Çifte ceza.. çifte standart...Yaşam hakkı elinden kullar tarafından alınıyor...

Bu durumda hangisi daha büyük suç olma özelliği taşıyor sence?....Ve verilen ceza, bu büyük suç olma özelliği ile, doğru orantılımı?...

Ve bir suçun cezası peşin uygulanıyor diğeri veresiye...En önemlisi de; öte tarafın cezaları dediğin gibi ihtimaller üzerinemi kurulu?...

Aslında buraya pek yorum yazmıyordum...sadece okumak yetiyordu ama; görüyorumki, karşıt görüşler çoğalmış.. tartışmalar da etkinleşmiş...

İnançlılar atağa geçmiş galiba...Sanmıyorum ama yinede inançlılara kolay gelsin..

09-02-2005, 22:32
Atak lafını pek beğenmedim
Gerçi senin için önemi olmayabilir
Sorun zaten bizim algılamamızda
Haci da ben de farklı yönlerden bakıyoruz bu yüzden fark ortaya çıkıyor
Şimdi diyorsun ki
Şirkin cezası öteki tarafa bırakılmış ve verilip verilmeyeceği kesin değil
zinanın cezasının orada verileceğinden nasıl emin olabiliyorsun ki çifte ceza çifte standart diyorsun?

saygılar

saadetpink
10-02-2005, 00:05
Kuranda; bu dünyada cezası verilen suçların, öte tarafta cezasız kalacağına dair bir değerlendirme varmı?Tam tersine cennete gidemeyeceği yazıldığına göre,ayrı bir ceza da orada var...

10-02-2005, 00:29
Allahın rahmeti sonsuzdur
Şunu söylemek istedim
Eğer bir günahın suçun cezası dünyada görülüyorsa ki bazıları böyle oluyor ahirette cezanın hafifleyeceğidir
Bu yüzden zina yapanın cennete giremeyeceği konusunda biz karar veremeyiz

Bilmem duydun mu şöyle bir kıssa anlatılır

Kötü yolda olan bir kadın yolda susuz kalmış bir köpek görür ve ona kuyudan su çekerek biraz verir bunun karşılığında ise cennetle ödüllendirilir
takva sahibi olan bir kadın ise kediyi bir odaya kilitleyip susuz bırakarak ölümüne sebep olduğu için ise cehennemle cezalandırılır

Şimdi buradan yaptığımız hangi işten dolayı ceza göreceğimiz ya da ödüllendirileceğimiz Allahın takdiri olduğu anlaşılır

Demek ki zina da yapsak cennete girmemiz O''nun bağışlayıcılığına kalmış

Sonuçta zina büyük günahlardan biridir ve Kuran '' daki cezası recm dir
Bunda şüphe yok
Ama bir de şu açıdan bak derim
Eğer bir insanın zina yaptığı biliniyorsa onun o toplum içinde nelere marus kalacağı meçhuldür bu yüzden böyle bir ceza konularak hem bundan kurtarılmış olur hem de ahirette göreceği ceza azalmış olur derim

Son taraf benim görüşlerim hata varsa bendedir

Saygılar

saadetpink
10-02-2005, 12:48
Kurana ve islami yorumlara göre büyüklük küçüklük olarak değerlendirmeye aldığın iki suç ve cezaları arasındaki uygulama farklılığını bile hala kavrıyamadıktan sonra......Vermiş olduğun yanıtlar doyurucu olmaktan uzak kalıyor....

Zaten bu farklılığı anlayabilsen; çelişkileri de görmüş olacaksın ve sorgulamaya başlıyacaksın.

haci
10-02-2005, 14:42
İlginç olarak konunun başlığı ehemmiyetsizliktir..
Tartışmalar hemen ehemmiyetsiz bir alana kaydırılmışlardır..

HACI

haci
10-02-2005, 17:48
Ahlakla ilgili en önemli kavram ahlaksal değerlerin ve ahlakı saptayan kuralların göreli olmasıdır. Ahlakın bu niteliğini kabul etmeyen bir ilkenin kendisi ahlaksız demektir. Ahlak kültürler, uygarlıklar, gelenekler, içinde yaşanılan zaman, dinler ve diğer değerler ve değişgenler muvacehesinde görelidir. Bunun çeşitli örnekleri verilebilir. En çarpıcı olanlarından birkaç örnek vereyim...
Mini etek.. Kadınların üstsüz güneşlenmesi.. Çıplaklar plajı... Zina kavramı. Kadınların cinsel özgürlüğü, Türban ve tesettür. Kara çarşaf. Recm. İdam cezası. Ellerin kesilmesi. Kırbaçlama..

Bütün bunlar yanyana, iç içe yaşayan toplumlara, inançlara hükmeden kavramlar ve değerlerdir. Hemen hepsinin bir alternatifi vardır ve o alternatif bazı durumlarda binlerce yıldır insanlığa hükmetmektedir.

Mini etekli bir kadın örtünen kadınların hakim olduğu bir toplum için bazı ahlaksal değerlerden yoksundur. Kadının yoksun olduğu bu değerlerin ne olduğunu tam olarak tanımlamak mümkün olmasada, mini etekli kadın ahlaksız biri olarak kabul edilir. Çünkü bacaklarını gösteren kadın kapalı kadınların toplumunun geleneklerine meydan okumaktadır. Aslında mini etekli kadının başka bir ahlaksızlığı yoktur. Yalancı olmayabilir ve çoğu kere de değildir. Zinayı kapalı kadınlardan daha çok yaptığı da kesin değildir. İstediği erkekle yatabilme hakkı onu neden ahlaksız yapsın? İstediği erkekle yatmayı istediği halde yatamaması ile ilgili ilkeler ahlaksızdır. Ama onu isteyen ve yapan kadının bağlı olduğu ilkeler ahlaksız değildir. İnsan hakları kapsamına girerler, o ilkeler..

Bütün bu nedenlerden ve diğerlerinden dolayı İslam ahlakı, istenen ve kabul edilmesi mümkün olan bir ahlak değildir. İslam çağdaş ahlak kuralları ile ahlaksız olarak kabul edilmesi gereken bir dindir.
İslam bazı önemli ve ehemmiyetli ahlaksal değerleri ehemmiyetsizleştirirken, ehemmiyetsiz olanlarına büyük önem verdiği için yeterince ahlaklı bir din değildir.
İslam kadınları ve kız çocuklarını örterek, onları bir seks objesi haline getirdiği için ahlaksız bir dindir.
İslam erkeklere çok daha büyük bir önem ve değer verdiği için de ahlaksız bir dindir.
İslam antik yasaları günümüzde yaşatmaya çalıştığı için de ahlaksızdır.
İslam''a göre ahlakın yalnız bir türü vardır.. O da absolü bir ahlak türü olan İslam ahlakıdır.. Tümüyle ahlaksızdır..

HACI

K.C.
13-06-2008, 14:12
Güncelleme...

pante
13-06-2008, 20:35
Hacı'nın teması "İslam'ın ehemmiyetsizlikleri önemseyen bir din olması". Bunda da çok haklı. Çünkü herkes kabul eder ki, din neredeyse her davranışı, her hareketi günah-sevap diye kategorize etmiş, el atmadığı konu kalmamış ve en önemlisi de hacı'nın vurguladığı gibi birçok önemsiz konuyu çok önemli hale getirip insanların sonsuz yaşamını cennette ya da cehennemde geçirmelerinin bir faktörü olarak sunmuş, korku vermiş.
Atıyorum, Kur'an'da yazmaz ama İslam'da yaygındır ve kadınlar çok duymuştur hoca takımından: "Tek bir saç teli gözüken kadın 70 yıl cehennem ateşinde yanacak" tehditi gibi.

Bütün bu nedenlerden ve diğerlerinden dolayı İslam ahlakı, istenen ve kabul edilmesi mümkün olan bir ahlak değildir. İslam çağdaş ahlak kuralları ile ahlaksız olarak kabul edilmesi gereken bir dindir.
İslam bazı önemli ve ehemmiyetli ahlaksal değerleri ehemmiyetsizleştirirken, ehemmiyetsiz olanlarına büyük önem verdiği için yeterince ahlaklı bir din değildir.
İslam kadınları ve kız çocuklarını örterek, onları bir seks objesi haline getirdiği için ahlaksız bir dindir.
İslam erkeklere çok daha büyük bir önem ve değer verdiği için de ahlaksız bir dindir.
İslam antik yasaları günümüzde yaşatmaya çalıştığı için de ahlaksızdır.
İslam''a göre ahlakın yalnız bir türü vardır.. O da absolü bir ahlak türü olan İslam ahlakıdır.. Tümüyle ahlaksızdır..

Bu iddialı ithamlar hakaret gibi algılanabilirse de önce ahlak'ın ne olduğu, ahlak anlayışının nasıl olması gerektiği irdelenmeli ve dinlerin, toplumların ahlaka bakışıyla olması gereken ahlak kıyaslanmalıdır.

Örneğin bana göre tecavüz ahlaksızlıktır. Evli insanın zinası ise öncelikle bir aldatmadır ve aldatılan eşini ilgilendirir.
Tecavüz eden, tecavüz edilen ve zina yapan hakkında İslam'ın yargısı ahlak anlayışını ortaya koyar.

KızıL
13-06-2008, 21:07
Ahzab suresi 51 ayet;
Ey peygamber, "bunlardan" (kadın) kimi dilersen geri bırakır, dilediğini alabilirsin.
Boşadığını yeniden almandada bir vebal yoktur sana!
aişe bile bu ayete dayanamamıştır... ahlaka bakınız......

evrensel-insan
13-06-2008, 21:11
Saygideger pante;

Bu iddialı ithamlar hakaret gibi algılanabilirse de önce ahlak'ın ne olduğu, ahlak anlayışının nasıl olması gerektiği irdelenmeli ve dinlerin, toplumların ahlaka bakışıyla olması gereken ahlak kıyaslanmalıdır.-pante

Gunumuzde ve gecmiste de hicbir zaman, ahlakin evrensel temelde ne oldugu ortaya konamamistir. EVRENSEL AHLAK YOKTUR.

Ahlak kurallari toplumlara ve toplumlarin tarihsel gelismedeki aldiklari yola gore degisir. Ahlaki deger ler bir inanctir. Inanani baglar.

Inanclar da tartisilamayacagi icin, inanc sahibinin bu inancina saygi gostermek gerekir. Ama bunu tum topluma yaymaya kalkmak, inanci olmayanlara haksizlik ve ozgurluklerine mudaheledir.

AHLAK DEGERLERI KISISELDIR.USTELIK KENDI ICINDE GORECELI VE DEGISKENDIR.

Bazi toplumlarda yerlesmis ahlak kurallari ve aliskanliklari, baska bir toplumda ahlaksizlik olarak degerlendirilebilir.

Bunun en guzel ornegi, eskimolarin gece yatiya kalacak kisiye karisini ikram etmesi, onlarin bir ahlak kuralidir.Tabi, ayni zamanda bir tas canli kucuk kurtlari da yemek gibi. Dolayisiyla, ahlakin ortak bir tanimi yokken; ahlakli ve ahlaksizdan bahsetmek ise mantik disidir.

Ayrica ahlak, insanoglunu biribirinden ayiran ve kutuplastiran bir olgudur. Kisiler kendi ahlak kurallarini korumak istedikleri gibi; baskalarinin da ahlak kurallarina saygi gostermelidir.

Ayrica ahlak, insanoglunun yasam surecinde ortaya attigi soyut bir kavramdir. Ahlak, insanoglunun dogumuyla gelen bir kavram degildir. O yuzden insanoglu ne ahlakli nede ahlaksiz dogmaz.
Ahlakida ve her iki ucu ahlaklilik ve ahlaksizligida yasamdan, iliski ve iletisimden ogrenir.

Saygilarimla;
evrensel-insan