PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Arapça Kur''''an versiyonları ve aralarındaki bazı farklılık


05-02-2005, 20:36
Muhammed in döneminden kalma el yazması" bügün hiçbir yerde bulunamaz çünkü Osman zamanında birçok Kuran "versiyonu" imha edilmiştir ve versiyon sayısı 1 e indirilmiştir...
Osman ın bu Kuran versiyonu(yani elimizdeki Kuran) nun en eski 3 tane ana el yazması vardır

1)İngiltere de Londra da "British Museum" da bulunan Kuran el yazması MS 790-810 yılları arasında yazılmıştır en eski Kuran el yazmasıdır

2)İstanbul da Topkapı daki el yazması. Bu el yazmasının üzerinde çalışılmasına izin verilmemektedir(nedeni bilinmiyor)

3)Taşkentteki el yazması.

Bunlar dışında birkaç tane parça parça MS 780 yıllarına ait Kuran parçaları vardır.
Yani en eski Kuran el yazması parçaları Muhamed in ölümünden 150- 200 yıl kadar sonraya tarihlenebilmiştir.Üstelik bu el yazması Osman ın belirlediği Kuran versiyonudur(yani bire indirilen)

Ayrıca günümüzde Kuran ın bazı değişik Arapça versiyonları bulunmaktadır bunlar arasında farklılıklar olduğu bilinmektedir (Gerçi hepsi de Osman ın belirlediği versiyondur) İşte bunlardan bazıları:



http://answering-islam.org.uk/Green/seven/warsh.jpg

"Warsh" ın versiyonu

Kullanıldığı yerler: Cezayir,Fas,Tunus un bir kısmı,Afrika nın batısı ve Sudan


http://answering-islam.org.uk/Green/seven/qalun50.jpg

"Qualun" versiyonu:

Kullanıldığı yerler:Libya,Tunus un büyük bir kısmı ve Katar


http://answering-islam.org.uk/Green/seven/duri50.jpg

Al-Duri versiyonu:

kullanıldığı yerler:Afrika nın batısı ve Sudan ın bir kısmı

http://answering-islam.org.uk/Green/seven/hafs.jpg

"Hafs" versiyonu:

Müslüman dünyasının genel olarak kullandığı kitap budur...

Ayrıca bugün genel olarak kullanılan "Hafs" versiyonunda bazı Arapça gramer hatalar vardır.

Mesela birkaç örnek verelim...

"Hafs''ın Kuranı sure 91:15 "wa laa yakhaafu" http://www.answering-islam.org/Green/seven/hafs_11.gif
derken "Warsh" versiyonu "fa laa yakhaafu" http://www.answering-islam.org/Green/seven/warsh_11.gif
demektedir...

"Hafs" versiyonu sure
3:133 de "wasaari''uu" http://www.answering-islam.org/Green/seven/hafs_3.gif derken "warsh" versiyonu "saari''uu" http://www.answering-islam.org/Green/seven/warsh_3.gif demektedir..

Mesela "hafs" versiyonu sure 28:48 de "sihraani" http://www.answering-islam.org/Green/seven/hafs_12.gif derken "Warsh" versiyonu "saahiraani" http://www.answering-islam.org/Green/seven/warsh_12.gif demektedir...

örnekleri çoğaltmak mümkün..

Sure 2:10 yakdhibuuna (Hafs) vs. Sure 2:9 yukadhibuuna (Warsh)

Hafs Kuranı ile Warsh Kuranını karşılaştırmaya devam edelim...

sure 9:107 de:

WalladhIna http://www.answering-islam.org/PQ/Image114.gif vs "ildhIna" http://www.answering-islam.org/PQ/Image115.gif

Sure 18:36 da...

"minhA" http://www.answering-islam.org/PQ/Image116.gif vs "minhumA" http://www.answering-islam.org/PQ/Image117.gif


sure 42:30 da...

"fabimA" vs "Bima"


Sure 57:24 de..

"HuwaalghanI" http://www.answering-islam.org/PQ/Image122.gif vs "alghanI" http://www.answering-islam.org/PQ/Image123.gif


Evet Kur''an da bunlar gibi YÜZLERCE değişiklik vardır ÜSTELİK BU DEĞİŞİKLİKLER OSMAN''IN İMHASINA VE TEKE İNDİRDİĞİ KURAN VERSİYONUNDAN SONRA OLUŞMUŞTUR YANİ şu anda bile bu kadar farklılıklar var, kimbilir OSman bu versiyonları TEKE indirmeseydi durum nasıl olurdu!!!"Allah" bilir!!!!

Ek olarak iki değişik versiyondan değişiklikler işaretlenmiş iki nüsha....

1. versiyon...

http://www.answering-islam.org/PQ/Image760.gif


2. versiyon

http://www.answering-islam.org/PQ/Image761.gif


EVET DURUM AYNI İBN-ÖMER''İN DEDİĞİ GİBİDİR: "Hiçbiriniz, Kuran''ın tümünü aldım (elimde bulunduruyorum) demesin. Bilemez ki, Kuran''ın çoğu yok olup gitmiştir. ''Ne kadar ortada varsa o kadarını elimde tutuyorum'' desin yalnızca." (Bkz.Suyuti, el İtkan, 2/32.)

Saygılarımla...

05-02-2005, 20:43
Deep Deep Blue ile bir akrabalik yok degilmi? O zaman eline saglik kaynak ve ispatlar 4/4 lük.Kendini camurdan sananlar cok sinirlenecek.

SAYGILAR

reel
05-02-2005, 21:06
İşte bir kara cahil daha.......olum okadarr müzelere dolanmana gerek yok..
Biz "maliki yevmüddin" derken,araplar "meliki yevmüddin" der ..biz"hum" derken onlar "humu" der........bunlara kıraat farkı denir..manayı etkilemez..

türkceye uyarlarsak biz ben derken azeri men der...
anladınmı hata dedektörü!!!!!!!!!!!!!!!

05-02-2005, 22:37
1)Bunlar manayı büyük ölçüde ETKİLEYEN değişikliklerdir...
manalarını ve ne kadar büyük değişikliklere neden olduğunu daha sonra yazacağım..

2)Sözünü ettiğin "yevmüddin/yevmiddin" gibi kavramlar SÖZLÜDÜR yanlış telaffuzdan kaynaklanır anlamı değiştirmez ama bozuk şivelidir..Mesela Türkçe''de biz "teşekkür" deriz de Almanya''da yaşayan şivesi bozuk Türk "Teşkür" der bu örnek de bu şekildedir...

Öte yandan yazdığım Kuran versiyonları YAZILI değişikliklerdir ve anlamı ETKİLER...

reel
05-02-2005, 23:28
OLUM KURANI OKUYORUZ ARAPCAMIZDA VAR..YAZDILARINDA BİR SORUNDA YOK...
DİKKAT ÇEKİLEN YEVMİDDİN DEĞİL..
MALİK YERİNE MELİK OKUNMASI

05-02-2005, 23:59
Bunları daha önce Türkiye''deki bir ilahiyatçıya göndermiştim....
Hepsini inceledi(yukarıdakilerden daha fazlası vardı) ve dediği şu oldu..

"Bu tür değişik ifadeler anlamı biraz ETKİLİYOR ama anlamı daha derin hale getiriyor(!)" Bana aynen bunu söylemişti...EVET ANLAMI "biraz" etkiliyor ama ziyanı yok daha derin hale getiriyor!!! "e bu da güzel bir şey..."
Bir de "bildiğin gibi Kuran 7 değişik biçimde indirilmiştir" şeklinde kıvırma yollarına gitti...Durumu "kurtarmaya" çalıştı....

Ama ne oldu "Kur''an ın TEK BİR HARFİNİN BİLE DEĞİŞMEDİĞİ" iddiasına?!?Hem de bunlar OSMAN''IN İMHA ETMESİNDEN SONRA ortaya çıkan farklılıklar...Osman''ın imha ettiği versiyonları bilemiyoruz çünkü elimizde yok..kimbilir ne kadar fazla değişiklik vardı ki hepsini toplattırıp yaktırdı!! Yukarıdaki örnekler işin sadece %1''ini örnekler niteliktedir..Ve EN YAYGIN KULLANILAN Kur''an lar Warsh ve Hafs karşılaştırmasıdır..İŞİN İÇİNE DİĞERLERİ GİRİNCE takdir edersiniz ki ANLAMI ETKİLEYEN farklılıklar çok daha artıyor!!!


Biraç link vereyim..

"Variant readings of Quran"

http://www.answering-islam.org/Shamoun/quran_variants.htm

"textural variants of Quran"

http://www.answering-islam.org/Quran/Text/index.html

"Partial Listing of Some Variants in the Qur’an"

http://www.muslimhope.com/quranvariants.htm

reel
06-02-2005, 01:07
olum böyle ahmakca bi sav olurmu?

sesli sessiz harf yazılımını arapcaya uyguluyorsun galiba...


Neymiş değişen harfi
neymiş değişen manası?

bul, hemen inkar edelim o kitabı,,,,,

ella
06-02-2005, 02:39
Merhaba,
Bu konu Turan Dursun’un kitabında en çok çarpıttığı konudur. Kuran’ın aslı yakıldı tarzında çarpıcı! başlıklarla konuyu kotarmaya çalışır. Sonra farklı kıratlardan yola çıkarak kendince Kuran’ın değiştirildiği sonucuna varır. Bu sözde çarpıcı başlıklara ve kendince söylenen örneklere rağmen, olay hiç de iddia edildiği gibi değildir. Turan Dursun tarihi belgelere göre bu konuyu ortaya attığı için, yine ben tarihsel kaynaklara dayanarak buna cevap vereceğim.
Kuran ilk vahyedildiğinde, gelen ayetler hem ezberlenmiş hem de yazıya geçirilmiştir. Fakat o dönemde Arap yazısının bir özelliği vardı. Yazı bugünkü kadar gelişmemiştir. Günümüzdeki Kuran’da olduğu gibi harekeler kullanılmıyordu,( Günlük Arapça’da da halen kullanılmıyor) ayrıca şu anda harflerde olan noktalar da yoktu. Bir harfin ye mi be yada te mi olduğu yazının akışına göre söylenir ve harekelendirilirdi. Yani bir yazıyı okumak son derece beceri gereken bir şeydi.
Fakat durumun böyle olması farklı lehçelerde farklı telaffuzlara sebep oluyordu. Burada dikkat edilecek nokta farklı okunuşlar farklı anlamlara sebep olmamaktadır. Bunlar farklı telaffuzlar demektir. Bu tıpkı Türkçedeki lehçeler gibidir. Örneğin “ Bütün Müslümanlar Kardeştir” ifadesi İstanbul lehçesiyle bu şekilde telaffuz edilir. Fakat doğu lehçesinde “Butun muslumanlar gardaştır” şeklinde telaffuz edilir.
Şimdi siz bir cümleyi iki insana söylediniz, birisi İstanbul’lu olsun diğeri ise Bingöl’lü olsun. İkiside bu cümleyi ezberlesin ve daha sonra kendi lehçelerinde bu cümleyi yazıya döksün, tıpkı söyledikleri gibi. İşte aradaki fark budur. Bazı harfler farklı olsa da iki cümledeki anlam aynıdır. Birsi İstanbul lehçesi, diğeri ise doğu lehçesiyle yazılmıştır.
Kuran’ı ezberleyenler kendi lehçesine göre farklı lehçelerdeki okunuşları yazılı hale getirildi. Bu durumda bazı harflerde ve okunuş ve yazışlarında farklılıklar oluştu. Burada yine dikkat çekmek istediğim nokta anlam farklılığı yada kelimenin kendisinde farklılık değil sadece, okunuş ve bazı harflerin yazılışında farklılık oluştu. Bunun üzerine Osman Tüm Kuran’ı peygamberin lehçesi olan Kureyş lehçesine göre çoğaltılmasını ve okunmasını istemiş ve diğer lehçede olanlarını yaktırmıştır. Ayrıca tüm Kuran’ı hareketli olarak bu lehçe ile tekrar yazdırıp, yıpranmış olan önceki nushaları da yaktırmıştır.
Kuran’ın yaktırılma olayı işte budur. Bundan yola çıkarak Kuran yakıldı aslı yok diye yaygara yapılsa yada farklı lehçelerdeki farklılıkları Kuran birbirinden farklı diye gösterilse de, Kuran ilk indirildiği haliyle sonraki nesillere aktarılmıştır.
Günümüzde resmi kabul edilen Kuran Kureyş lehçesi ile yazılan Osman muzhafıdır. Onun dışında bir iki tane farklı lehçede Kuran olsa da bunlar yaygın değildir. Bu farklı lehçedeki Kuran’larla elimizde olan Kureyş lehçesindeki Kuran arasında hiçbir anlam farkı yoktur. Aradaki fark ise sadece yukarıda doğu ve İstanbul lehçesi örneğinde verdiğim gibi lehçe farkıdır. Yani yapılan onca yaygara budur.
Zaten Arapça bilenler Deep ‘in yazısında verilen örneklere baktığında bir anlam farkının olmadığını rahatlıkla göreceklerdir. Derin anlam farklılıkları var dese de bu doğru bir iddia değil. Hiçbir anlam farkı yoktur. Hele ilahiyat profesörüyle ilgili iddiası da son derece gerçek dışı duruyor. En azında ben Arapça bilgimle söyleyeyim. Anlamı değişmediği gibi derinleşmiyor da.
Ortadan değişen bir şey yoktur. Gelen vahiy birinde farklı lehçede yazılmışken, diğerinde peygamberin kendi lehçesi olan Kureyş lehçesinde yazılmıştır.
Bunun dışında deep’in yukarıda astığı yazıda diğerlerine göre uzun bir Arapça el yazısı konmuş. Burada iki değişik versiyon var demiş ama, metinde farklı şeyler yazıyor.
Birincisi bu yazı birisinin el yazısıyla aldığı not şeklinde. En ufak bir kaynak belirtilmemiş. yazının başında “Haccacın Osman mushafın’da yaptığı değişiklik” denmekte. Bunun kaynağı nedir? Bu yazı nereden alınmış? “kale Ebu Bekir” ( Ebu Bekir dedi) diye başlayan bir cümle var. Bu Ebu Bekir kimdir? Bunu neye dayanarak söylenmiştir? Herhalde bu Arapça elyazısı bu yazıyı okuyanların etkilenmesi için konmuş ama, metin okunduğunda hiçbir kaynak daha ayrıntılı bilgi olmadığı görülüyor. Bu yazıda verilen bir iki örnek var, onlar da zaten değişiklik değil, yine kıraat farklarıyla ilgili örneklerdir. 11 tane harfte değişiklik olduğu söyleniyor. ( Burada dikkat edilmesi gereken nokta yapılan iddia kelime, cümle yada ayette değişiklik değil ) Bu yazıdaki bilgilerin hepsi doğru olsa bile yine ortada değişen bir şey yok.
İşte onca Kuran değiştirildi aslı yok tarzında yapılan yaygaraların tümü budur. Arapçayı bilmeden, kıratları bilmeden sadece resim teknikleriyle karşılaştırma yaparak, Kuranlar arasında farklılıklar olduğu iddia edilmeye çalışılsa da Kuranlarda bir farklılık yoktur. Hangi lehçe de okursanız okuyun, aynı şeyi anlarsınız.
Oradaki konuya delil olarak söylenen uydurma hadisin detayına girmeyeceğim, ama burada kastedilen Kuran’daki nesih olayıdır. (Kuran’da nesih diye bir olay yoktur. Bu yüzden uydurma bir hadistir.) Turan Dursun ayetin tercümesinde bazı küçük saptırmalar yaparak uydurma hadisi dahi daha da sapt1rarak kendi hezeyanına uygun hale getirmiştir.
Selamlar.

06-02-2005, 10:17
Ella;

Konu sadece "lehçe" değil.....
Konu ciddi ANLAM DEĞİŞİKLİKLERİ! Bunu belgeleyen ÇOK SAYIDA SAHİH KABUL EDİLEN hadis var...Verdiğim linkleri incelersen bazı ciddi anlam değişiklikleri olduğunu göreceksin..Ki bunlar sadece örnek...
Üstelik bunu sırf "batılı" araştırmacılar değil müslüman olanlar da söylüyor
Mesela bir tanesi bazı surelerin sayısının bugünkünden çok çok daha farklı olduğunu söylüyor bazıları yukarıda da belirttiğim gibi "kimse Kur''an ı elimde tutuyorum demesin kalanını okuyorum desin" diyor ayrıca Kur''an''ın hangi yöntemlerle toplandığına yazıldığına BÜYÜK ANLAM DEĞİŞİKLİKLERİ olduğuna ilişkin bize önemli ipuçları veren birçok sahih hadis bulunuyor......

İlahiyatçı ile ilgili verdiğim örnek "uydurma" değil yakında kendisine bir mail atıp ismiyle beraber burada yayınlayacağım...

Ayrıca bu hadislere işinize gelirse "uydurma" diyorsunuz ama işinize geldiğinde sahih olup olmadığına bile bakmadan "Peygamber efendimiz sallalahu aleyhi vessellem der ki..." diyorsunuz...

http://www.answering-islam.org/Shamoun/quran_variants.htm

Şu linkten çok küçük bir örnek vereceğim...


"3382. Qur’an, x. 58. In this verse the word tajma‘un has two readings: yajma‘un (they hoard) and tajma‘un (you hoard). (p. 1116)"



Bir örnek daha:3385. Qur’an, xviii. 86. The word hami’ah in this verse has two readings: the well-known reading is hami’ah (murky water). Ibn ‘Amr, Hamzah, al-Kisa‘i and Abu Bakr read it hamiyah (warm water). (Ibid.)



Shaqiq said: Ibn Ma‘sud read the verse: "Now come thou" (haita laka). Then Shaqiq said: We read it, "hi ‘tu laka" (I am prepared for thee). Ibn Ma‘sud said: I read it as I have been taught; IT IS DEARER TO ME. (Number 3939)



... Qur’an x. 58. In this verse the word fa‘l-yafrah has two readings: Abu Ja‘far and Ibn ‘Amir and others read it fa‘l-yafrahu (let them rejoice); and Ya‘qub read it fa‘l-tafrahu (let you rejoice). (Ibid.)



Siyah ile yazdığım anlam farklılıklarına dikkat ediniz...
ÜStelik bunları ÇEVİREN(translator) söylüyor!!

Bunlar sadece birkaç örnek...

Şurada da bazı gerçeklere dikkat

çekiliyor..

http://www.islamiyetgercekleri.org/islkurdeg.html

ella
06-02-2005, 22:48
Merhaba,
Verdiğin yazıyı ve gönderme yaptığı sitedeki yazıları da okudum.
Birincisi Radikal gazetesinde yayınlanan yemen’deki Ulu Cami’de bulunan Kuran hakkında yapılan haber yalan haberdir. Bu haberdeki konu olan olay ve bu yazıya delil gösterilen bilim adamının bulduğu sonuçlar çok farklıdır. Yazıda iddia edildiği gibi farklı bir Kuran bulunmamıştır. Bu konuyla ilgili detaylı açıklamaların bulunduğu bir yazıyı buradan okuyabilirsiniz:
http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2000/agustos/29/dcundioglu.html

Diğer yazılarda ise Kuran’ın değiştirildiğine delil olarak bazı örnekler verilmeye çalışılmıştır. Bu iddialara bir çok şey söyleyebilirim. (Örneğin Libya Kuran’ı hakkında, Kaddafi’nin neden böyle farklı İslam inanışı olduğu, “deki:” ifadesini bulunan tüm ayetler Kuran’dan çıkartılmalı tarzındaki yine Kaddafi’nin önceki taleplerinin sebebi, kendince diğer İslam dünyasından farklı bir İslam inancı tesis etme çabaları vs. tarzındaki konulara girmek istemiyorum.)
Diyelim ki Libya Kuran’ında bazı harfler farklı. Böyle bir şey olması Kuran’ın değiştirildiği anlamına hiçbir şekilde gelmez.
Mesela sen de bir Kuran eline alırsın kelimeleri değiştirirsin. Sonra Kuran değiştirilmez diyorsunuz bakın değiştirildi diye iddiada bulunursunuz.
Bir şeyin değiştirildiğini söylemek için her şeyden önce orijinalinin olmaması gereklidir. Kuran’ın derlendiği ve daha sonra harekelendirilerek peygamberin lehçesi olan Kureyş lehçesine göre yazıldığı Osman Mushaf’ı şu anda tüm İslam aleminde bulunan ve kullanılan mushaftır. Kuran budur.
Tarih içinde Kuran’a bu orijinal nüshaya göre çoğaltılmıştır. Tabi ki çoğaltma esnasında hatalar yapılmış olabilir. Fakat kopyası yapılan orijinal nüshada bir değişiklik söz konusu değildir. Hatalar bu orijinal nüshaya göre düzeltilir. Eğer bir el yazması Kuran’da böyle bir harf hatasına varsa, bu Kuran’ın bozulduğunu göstermez. Sadece o nüshada yanlış kopyalandığını gösterir. Eğer orijinal nüshaya göre diyelim ki farklı bir harf var. O zaman orijinaline göre düzeltilir.
Bu sadece elle yapılan kopyalarda değil. Baskı aşamasında bile hata gerçekleşebilir. Bu yüzden bir yerde Kuran basıldığında orijinal aslına uygun olup olmadı, oranın dini otoritesi tarafında tasdikledir. Çünkü daha önce böyle hatalar olmuştur. Bu hataların daha önce olması bu kitabın bozulduğunu göstermez.
Selamlar.

06-02-2005, 22:57
Ella;

Bu iddialar aslında iddia değil...
Mesela eğer yazıyı okuduysan bunları ASIL OLARAK Kur''an ı kötülemek için söylemiyorlar(sitenin kullandığı kaynaktan bahsediyorum)...Hatta bu değişik anlamları bizzat "TRANSLATOR"(bizzat çeviren) sadece "not" ediyor...
Yani bu dilbilimcilerin/araştırmacıların zaten "yalan haber uydurma" gibi bir lüksü yok adamlar incelemiş ZATEN KENDİLERİ DE MÜSLÜMAN(verdiğim linkte kaynak olarak kullanılan kitaptan bahsediyorum).. ve ANLAM DEĞİŞİKLİKLERİNİ NOT ETMİŞLER!!!

Yani bunlara "yalan/uydurma" deyip geçmek olanaksız...

Eğer sitedeki herşeyi dikkatlice okursan bu bizzat MÜSLÜMAN OLAN dilbilimciler/araştırmacılar(tabi ki yine kullanılan kaynaktan bahsediyorum) Kur''an da bunun gibi "yüzlerce" "ufak" anlam değişiklikleri olduğunu söylüyorlar...Yani bizzat kendileri söylüyor...

09-02-2005, 01:51
Ella, çok ilginçti ki nerdeyse tüm hadisleri uydurmadır diye bir yana atarken, Kuran''ın yeniden derlenmesi ile ilgili öykülere hiç şüphe duymadan inanıyorsun. Binlerce hadise inanmayan bir insanın Kuran''ın derlenmesi ile ilgili öykülere inanması çok ilginç geldi bana.Hadislere duyduğun şüphe ile Osman''ın mushafi ile ilgili öykülere inancın arasında ne gibi bir fark var?
Bir şeyin değiştirildiğini söylemek için her şeyden önce orijinalinin olmaması gereklidir.
Böyle yazmışsın Ella. Kuran''ın orijinali elbetteki yok. Osman''ın bu işi hakkıyla yaptığının güvencesini kim verebilir. Nasıl emin olabilirsin doğruluğuna?

ngcoskun
09-02-2005, 13:31
selam daha önce başka bir başlığa da yazdığım yazıyı tekrarlıyorum.

Konunun araştırmacılarından Prof. Dr. Suphi e''s-Salih kitabında, "Peki, Osman döneminde hazırlanmış resmi nüsha şimdi nerededir?" sorusunu ortaya atar ve doyurucu cevap bulamadığını açıklar. Kahire Kütüphanesi''nde olduğu söylenen nüshanın, Osman döneminden kalmış olamayacağını belirtir. Çünkü bu kitapta bir takım işaret ve noktalar vardır, böyle işaret ve noktaların İslamiyet''in ilk yıllarında bulunmadığı bilinmektedir.

Ayrıca, Kuran''ın okunuşundaki farklar da, tek bir Kuran olmadığının göstergesidir. Nitekim, İsmail Cerraoğlu''nun, Ankara 1971 baskılı "Tefsir Usulu" adlı kitabının 90-110.sayfaları arasında, Islam kaynaklarından aktarılan bilgiler de şöyle:

"Kur''an''ın bir harfinin bile değişmediği" yalanı Tevbe suresinin 114.ayetindeki "iyyahu" sözcüğünü, Hammad İbn Zeberkan, "ebahu" diye okurdu. Sad suresinin 2. ayetindeki "izzettin sözcüğünü de "ğırratin" okumaktaydı. Buradaki değişiklikler harf değişiklikleri.Birincisinde "ya""ba" ya, öbüründe de "ayın" harfi, "ğayın" harfine dönüşmüş. Haydi bu tür harf değişikliklerini önemsemeyelim.

Eldeki Kur''an''da görülen kimi sözcüklerin yerine, Abdullah İbn Abbas, "mürâdiflerini", yani "eş anlamlı olanları kullanırdı. Enes İbn Malik de Müezzemmil suresinin 6. Ayetindeki "akvamu" sözcüğünün yerine, "asvabu" sözcüğünü kullanmıştır. İbn Ömer, Cum''a suresinin 10. Ayetindeki "fes''av" sözcüğünün yerine, "femzû" sözcüğünü; İbn Abbas Karia suresinin 5. Ayetindeki "kel''ıhni"yerine "k''essavfı"yı uygun görüp kullanırdı. Yine İbn Abbas "sayhaten vahideten"lerdeki "sayhaten" yerine, "zeyfeten"i yeğlerdi.Enes İbn Malik, İnşirah suresinin 2. Ayetindeki "vada''nâ" yerine,"halelnâ" diye okurdu. (Bkz.Sf.95). Aynı kitapta, gösterilen kesimde başka örnekler de görülebilir.

Buralarda görülen de yalnızca harf değişikliği değil kelime değişikliğidir. Demek ki peygamberden bu yana bir harf bile değişmemiştir savı gerçek değildir.

İsmail Cerrahoğlu''nun da kitabında yer verdiği (Bkz. aynı kitap, s.93-94) bir olay çok ilginçti bu konuda. Aktarıldığına göre, bir gün Hizam oğlu Hakim Oğlu Hişam, Furkan suresini okumaktadır. Ömer dinler, bakar ki, Hişam bu sureyi Muhammed''in kendisine öğretip okuttuğundan başka türlü okuyor. Ömer öfkelenmiştir:

"-Bu sureyi sana böyle kim belletip okuttu?"

"-Peygamber!"

"-Yalan söylüyorsun. Çünkü, Peygamber bu sureyi bana senin okuduğundan başka türlü okuttu."

Ömer bu tartışmayı yaparken, Hişam''ın yakasına sarılmıştır. Sonra, adamı alıp Peygamber''e götürür.

"-Bu adam, senin bana okuttuğundan başka türlü okuyor Furkan suresini."

"-Yakasını bırak da adamın okuduklarını ben de dinleyeyim."

Ömer yakasını bırakınca, Muhammed adama döner:

"-Hişam, haydi oku, bir de ben dinleyeyim, Furkan suresini nasıl okuyorsun?"

Hişam, Furkan suresini, kendisine öğretildiği gibi okur. Sonra, Muhammed, "-Bu sure bana böyle indi." der.

Muhammed, aynı sureyi bir de Ömer''e okutturur. Ömer''inki için de aynı şeyi söyler. Yani, ikisininkini de doğru bulmuştur. Sonra da şöyle der:

"- Kuran yedi harf (yedi türlü) indirildi. Bunlardan hangisi kolayınıza gelirse, Kur''an''ı ona göre okuyun. (Bkz. Buhari, e''s-Sahih, Kitabu''l-Husûmât 4; Tecrîd, hadis no: 1766; Müslim, e''s-Sahih, Kitabu Salâti''l-Müsâfirîn/270, hadis no:818)

Bu hadis, Hişam''ın okuduğu Furkan suresi ile, Ömer''in okuduğu Furkan suresinin çok çok başka olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu hadise göre, Muhammed, kavgayı tatlıya bağlıyor, "Kur''an''ın yedi çeşit indirildiğini" ve herkesin başka türlü okuyabileceğini söylüyor. Yani Kur''an''ı türlü biçimlerde öğrenip okumayı serbest bırakıyor. "Başkalık"sa, hadisten de kolaylıkla anlaşılacağı gibi, "okunuş"ta değil, "okunanlar"dadır. Yoksa, Ömer''in o denli öfkesinden söz edilebilir mi?

Kaynaklar, ayrı ayrı mushaflar üzerinde durur. Aktarılan örneklere göre, kimi mushaftakiler bugün elimizdeki "resmi kuran" dakileri tutmamaktadır. Ayrıca İbn Ömer''in şu sözü son derece ilginçtir:

-İçinizden kimse, Kur''an''ın tümünü elinde tutuğunu söylemesin. Bunu diyen bilir mi Kur''an''ın tümü ne kadardı, nasıldı? Kesin olan o ki, Kur''an''ın çoğu yok olup gitmiştir. (Bkz. Süyuti, el İtkan, 2/32)

Bütün bunlar karşısında, yine "kuran, Peygamberden bu yana olduğu gibi ve bir harfi bile değişmeden gelmiştir, denebilir mi?

Kur''an''ın birinci orijinali de, ikinci orijinali de yine müslümanlar eli ile yakılmıştır. Kuşkusuz gerçekleri örtmek için. Osman döneminde oluşturulup çoğaltıldıktan sonra belirli merkezlere gönderilen nüshaların orijinallerine de , dünyanın hiçbir yerinde raslanmamaktadır.

Müslümanların kutsal kitabının resmi nüshasının her yerde aynı olduğu doğrudur. Ancak, bugün İslam dünyasında bilinen ve elde bulunan Kuran, Peygamberin "vahiy katiplerine yazdırdığı" söylenen Kuran''ın aynı değil. Kaynaklar, bunu ortaya koyuyor

Kuran''ın ilk orijinali: Küçük taşlar, deri, ağaç parçası, kemik gibi çeşitli nesnelere yazılıydı. Yakıldı

Kuran''ın ikinci orijinali: Ebubekir döneminde yapılan derleme. Yakıldı

Kuran''ın üçüncü orijinali: Osman döneminde oluşturulan "azmalar".Bunlar da dünyanın hiç bir tarafında yok.

Yapılan inceleme ve aktarmalarla görülen o ki: Muhammed''in "vahiy katiplerine yazdırdığı" bildirilen "Kuran"ın ne "aynı" ne de "tümü" eldeki Kuran''da. Halife Mervan kendi gerekçesini şöyle açıklar; "Onda yazılı olanlar, Osman tarafından yazdırılan Mushaflara geçmiştir. Artık ona gerek kalmamıştır. Yakılıp yok edilmeseydi, zamanla kuşkulara yol açılabilir, ondan alınarak yazılan Mushaflar çevresindeki kuşkuları önlenemeyebilirdi. Bundan korktum, o nedenle yaktırdım."(Kaynak: İb Ebi Davud, Leiden 1937, yay.,s.243-Suphi e''s-Salih Mebahis Fi ulûm-il Kuran).

Neva
28-08-2011, 06:32
Bir harfi bile degismemisti sanirsam..

Natürelist
28-08-2011, 10:59
Müslümanlar hangisine inanirsa inansin, sorun yine degismeyecektir, bir bakmissiniz ki, celiskiler digeri digerikinden daha fazla?!

masal kitabi, masal kitabidir.

Sonuc degismez.

alpan
10-09-2011, 23:51
İnsan Beyniyle aklettiğinde bir sürü soru cevapsız kalıyor.

1)Daha önce indirdiği kitapların (ki bu husus da ayrı tartışma konusu) korunamamasından müzdarip olan Allah, niçin elçisinin sağlığında ayetlerin bir kitap haline getirilmesini sağlamamıştır?
2)Yoksa Allah elçisinin ne zaman öleceğini bilmiyor muydu?
3)Peygamberlerinin kıllarını tüm dünyaya dağıtıp korumayı becerenler, Allah'ın kitabına niçin aynı önemi vermedirler? Yoksa putperestlik devam mı ediyor?
4)Tek tek kılları koruyanlar, niçin tek bir ayeti bile korumayı beceremediler? Hangisi önemlidir? Peygamberin kılı mı, Allah'ın emirlerinin yazılı olduğu ayetler mi?
4)Hala günlük yaşamımızda kıldan tüyden konularla ömrümüzü tüketmememizin hikmeti bundan mıdır?
5)Suç bu sorular aklına gelende mi, yoksa görevini yapmayanlar da mı?

Soruların tamamına tek tek cevap veremeyecekler, lütfen beyhude zaman harcayıp kendilerini yormasınlar

Allah akıl fikir versin