PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : MUHAMMED, ATATÜRK VE LAİKLİK


tanselsemir
17-12-2006, 00:13
MUHAMMED, ATATÜRK VE LAİKLİK
Tansel SEMİR (http://tanselsemir.blogspot.com)/
* * * * * *Laikliğin tanımını daha iyi anlamamız ve karamamız için 1400 yıl öncesine gitmemiz gerekecektir. Muhammed’in uygulamaları ile Atatürk’’ün uygulamalarını karşılaştırarak laikliği anlamaya çalışacağız.
* * * * * *Bilindiği gibi dünyada gelmiş geçmiş birçok din mevcuttur. Dinlerin çokluğu ile birlikte tanrı sayısının da 300 milyon olduğu söylenmektedir. Muhammed; kendi döneminde ki tanrıları, en güçlü tanrı olan Allah’a (eloah) kurban ederek tak tanrılı dini benimsemiştir. Allah tanrısı (eloah) birçok tanrının yanında bulunan en büyük tanrıdır. Allah tanrısı da dahil bu tanrıların heykelleri mevcuttur. Tabi ki en büyük heykel Allah heykelidir/putudur. Bu heykel Muhammed’in elleriyle birden göğe yükselip maddeden soyut bir kavrama dönüştürülmüştür. Bu göğe yükselme aynı zamanda hâkimiyetin tekelleşmesi ve göğe yükselmesi demektir. Artık gökte bir tanrı vardır. Bu tanrıya bir de köleler/kullar gerekmektedir. Bu köleler/kullar, bütün emeklerini gök/tanrı için harcayacak ve kölelerin hiçbir hakkı bulunmayacaktır. Egemenlik, insanda değil, artık göklerdedir/tanrıdadır.
* * * * * *Muhammed hâkimiyeti halka değil tanrıya (aslında kendisine) vermiştir. Bütün köleler artık Allah’ın kuludur. Her kul emeğini güçlü olana (tanrıya, peygambere, ağaya, zengine, patrona) vermek zorundadır. Yoksa açlıkla, yoksullukla, ölümle vb. korkutulacaktır. Korkan köle/kul mecburen tanrıya boyun eğmek zorunda kalacaktır. Çünkü egemenlik tanrıdadır, güçlü olandadır. Köle/kul olan düşünmemeli, hak talep etmemeli, kendi karar vermemelidir. Kulların yerine güçlü olanlar (tanrı, peygamber, ağa, zengin, patron) *karar vermelidir. Son söz her zaman güçlü olanındır.
* * * * * *Yukarıda bir tanrı, aşağıda köleler/kullar. Ortada iletişimi sağlayan peygamberler. Maddesel olmayan bir tanrı (kısacası olmayan bir tanrı), maddesel olan peygamber ve maddesel kullar. Kullar maddesel olduğu halde tanrı ile direk olarak iletişime geçememktedirler. İletişime geçen sadece peygamberdir. Bu durum şunu ortaya çıkarmaktadır. Tanrı kendi yarattığını peygamber ve kullar diye ikiye ayırıyor. Peygamber ile konuştuğu halde kullar ile konuşmuyor tanrı. Çünkü kulların hiçbir hak talebi olamaz. Kul ancak tanrıya yalvarır. Kul’un bütün yapıp etmeleri tanrı tarafından belirlenmiştir. Kısacası “kul” aklını kullanamaz. Olmayan bir tanrı ile oynanan oyun böyledir.
* * * * * *Kul itaat eden demektir. İtaat etmek demek insan aklını yok saymak demektir. İtaat etmek demek doğruyu gizlemek ve birilerinin çıkarlarını görmezlik demektir. İtaat etmek aç kalmak, susmak, gözünü yalanlara kapatmak demektir. İtaat etmek sevmediğini kabullenmek, acı çekmek, köle olmak demektir. Kısacası itaat etmek insan olmamak demektir. Oysa Muhammed Kuran’da şöyle buyurmaktadır:
Al-i imran 132- Allah ve Peygambere itaat edin ki, size de merhamet edilsin.
* * * * * *Bu ayet geçmişten geleceğe bütün hükümdarlar tarafından kullanılmıştır. Her hükümdar kendisine itaat etmenin tanrıya itaat etmek olduğunu söylemiştir. Burada tanrı korkusunu kullanan hükümdarlar inananların gücünü kendine kolaylıkla çekebilmektedir. Bu sayede kendi çıkarlarını kolaylıkla uygulayabilmektedir.
* * * * * *Muhammed de bu tanrı korkusunu iyice arttırmak için şu ayeti söylemiştir:
Bakara 197- Şüphesiz ki azıkların en hayırlısı Allah korkusudur. Ey akıl sahipleri! Benden korkun!
İnananları tanrı korkusuyla sindirerek onların gücünü kendinde toplamayı bilmiştir Muhammed ve diğer hükümdarlar.
Tanrı inanmayanları da iradeden yoksun bırakmıştır. Kurana göre inanmayanların hiç suçu yoktur. Çünkü tanrı onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Ayet şöyle:
Bakara 7- Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde bir de perde vardır. Ve büyük azab onlaradır.
* * * * * *Din; bize, insan aklını yok saymamızı ve kul/köle olarak yaşamamızı öğütlüyor. İşte laiklik burada devreye giriyor ve bize insan aklının yüceliğini bildiriyor. Dinin olduğu yerde tanrı *(peygamber, ağa, zengin, patron, vb), Laikliğin olduğu yerde akıl (bilim/deney/gözlem, dürüstlük, eşitlik, üretim, paylaşma) vardır.
* * * * * *Muhammed’den 1300 yıl sonra Türkiye Cumhuriyetini kuran Mustafa Kemal Atatürk, tanrı’da olan egemenliği halka veriyor. Artık gökte/tanrıda olan egemenlik halkın elindedir ve halk kul/köle değil özgür düşünebilen kendi kendine karar verebilen bir birey durumuna gelmiştir.
Birey sözcüğü bireyci kelimesinin karşıtıdır. Bireyci; kişiliksiz insanımsıdır. Bireyci insanımsı; kendisini tanrılaştırmış, kendi çıkarı dışında her türlü şeyi reddeden ve çıkar yaşamını sınırsız sanan bir asalaktır. Üretmeyi ve paylaşmayı bilmez. Çıkarı dışında her şeyi kendine tehdit görür. Oysa birey; kendi kendini tanıyan, akıl dışında bir güç tanımayan, sevgiden, üretimden, paylaşmadan, doğadan yana insandır. (Bu konu için bakınız; DEMOKRASİ VE LAİKLİK, Tansel SEMİR) İşte bu insan laik insandır. Laik insan; dini kullanıp kimseyi kandırmaz, bundan çıkar sağlamaz. Laik insanın amacı toplumdur. Toplum bireylerin oluşturduğu yapıdır. Toplumun çıkarı laik insanın çıkarıdır. Laikliğin temel ilkesi dürüstlüktür. Dürüstlük herkes tarafından kabullenebilen doğrular bütünüdür. Bilimsel olarak kanatlanamayan her şey laik insan için yok kabul edilir. Laik insan, dürüstlüğün temel şartı olan bilimsel düşünceyi başköşe etmiş insandır.
Atatürk, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” derken, dinlerdeki tanrı anlayışına gönderme yapmaktadır. Tanrı-insan birliği yerine akıl-insan birliğini getirmeyi amaçlamıştır. İnsanı köleleştiren ve düşünmesini kısıtlayan din anlayışını ortadan kaldırıp onun yerine düşünen insanı yaratma çabasına girmiştir. Kısacası laik insanı yaratmak istemiştir. Oysa ağzında salya, cüzdanında tanrıyı taşıyanlar bunu kendi çıkar yaşamlarına tehdit olarak görmüşlerdir. Bu, üretim ve paylaşım ortamını yok edip yerine dinsel devletsizliği koymaya girişmişlerdir. “Aklın gücünü” hisseden bu insanımsılar düşünen insanların çoğalmasından korkup bu laik düzeni yok etmişlerdir. Yok edilen sadece Laik Türkiye Devleti değildir. Ayrıca üreten, paylaşan, sevinen, gülen Türkiye’yi de yok etmişlerdir. Amaçları düzeni düzensizliğe sokmak ve anarşi yaratmaktır. Din’in yaşam alanı anarşidir, açlıktır, savaştır. Anarşi olmazsa gözü açıklar çıkarlarından yararlanamazlar. Laiklik de çıkar elde etmek isteyen insanımsıların yaşam alanını kısıtlamaktadır. Bu yüzdendir ki dinsel kafa laikliğe düşmandır. Çünkü dinsel kafa düşünmeyen, üretmeyen, paylaşmayan bir kafadır.
Dinsel kafa yüzyıllardır bir cennet/çıkar için tanrılara, peygamberlere yalvardılar, yalakalık yaptılar. Yetmedi dünyayı kana buladılar. Maddeye –kendine- inanmadılar. İnandıkları tek şey değişmeyen çıkarlarıdır.
Laiklik; bilimi yaşamında tek yol etmiş insanların yaşam tarzıdır. Bu yaşam tarzı; bilgilenmeyi, düşünmeyi, sevmeyi, üretmeyi, paylaşmayı salık vermektedir. *Laiklik böyle yüce değerleri bünyesinde barındırmaktadır. Ne mutlu bu değerleri taşıyanlara!
Yararlandığım Kaynaklar:

İlhan ARSEL, Teokratik Devlet Anlayışından Demokratik Devlet Anlayışına, Kaynak Yayınları. 4. Basım, 1997
Erdoğan AYDIN, İslamiyet Gerçeği I-II-III-IV, Doruk Yayımcılık, 1996
Turan DURSUN, Din Bu I-II-III Kaynak yayınları, 1990
Abdullah Rıza ERGÜVEN, Yasak Tümceler, Berfin Yayınları, 1993
Abdullah Rıza ERGÜVEN, Huluppu Ağacı, Berfin Yayınları,1999
Muazzez İlmiye ÇIĞ, Kar’an İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Kökeni, Kaynak yayınları, 4. Basım, 1997
Server TANİLLİ, İslam Çağımıza Yanıt Verebilir mi?, Say Yayınları, 1991

17-12-2006, 00:18
Tansel Semir'in sitesini inceledikten sonra, arkadaşların haklı olduğunu düşündüm. Bir Erdoğan Aydın siteye yazı yazsa ona da 10 başlık kotası mı uygulayacağız?

Başlığı açıyor ve güncelliyorum.

20-12-2006, 11:10
Güncelleme...

dilaver
20-12-2006, 16:03
On başlık kotası uygulamayacagız ama yazıyı cafe bölümüne alacagız.
Madem ki kurallar çok önemli ve uygulanmalı ( bkz Sparta nın ilgili
yazıları , bana ve sodomo'ya cevaben ) o halde bunlara uyacagız ve kendimize karşı saygımızı kaybetmeyecegiz.

* * * saygılarımla

frodo
20-12-2006, 16:09
Sevgili merve:

* * * * * Yazıyı asan arkadaş Tansel Semir'mi? Yoksa onun ismini
nick olarak kullanan bir arkadaş mı?
* * * * * Bana ikincisi daha akla yakın geldi. Yazıyı asan arkadaş
copy/paste ile foruma taşımış.
* * * * * Yazı güzel bir yazı. En iyisi dilaverin haklı uyarısı ile cafeye
taşımak..

20-12-2006, 23:11
Anlaşılan bu başlık Cafe'ye taşınmış. Ne olursa olsun zaten başlık çok güzel. Ayrıca güncel de.

Sn. Tansel Semir çok güzel yazmış. Benim dikkat ettiğim bir husus var. 'Bir müslüman bir dinsizden ne ister' başlığında 'vaybe'nin bir kaç kere 'etik'ten bahsetmesi dikkatimi çekmişti. Burada yukardaki görüşlere ek olarak şunu belirtmek istiyorum. Etik'ten konuşmak Müslümanlar için boşunadır. Ancak özgür insanlar etik olabilir. Ancak bilimsel olursanız o zaman tarafsız olursunuz ve etikten bahsedebilirsiniz. Müslümanlar özgür değildir, bağımlıdır. Ayrıca genel olarak dinlerde etik yoktur. Bağlıyorum :

"Tehdit esasına dayanan ahlak, bir fazilet olmadıktan başka, itimada da şayan değildir" - M. Kemal Atatürk.

Esenlikle...

mehmetk_kk
20-12-2006, 23:18
selamlar
bu arkadaşın sitesinde bir şey dikkatimi çekti apo dan yazar diye bahsediyor ve kitaplarının isimleri açıklanmış.ateist yada değil ama apo adını sitesine koyan birinin atatürkten bahsetmesi çok ilginç.burda ülkesini seven pekçok insan olduğunu biliyorum.o yüzden bu duruma dikkat edin bu tansel ateist olabilir ama sizde vatanseversiniz unutmayın.

intizar
20-12-2006, 23:26
Tansel Bırakın şu Atatürkle ,Hz.Muhammed'i *kıyaslama sacmalığını. inansanda inanmasanda senin değiminle aklını kullanan hiçbir insan aralarında 1400 yıl bulunan çok ama çok farklı dönemin ve kültürün iki insanını kıyaslamaz. (Peygamberliğe inanmadığın için onu katmıyorum zaten) 1400 yıl bu bi saysana 1400 e kadar. Bu demek değilki Hz. Muhammed'in o denemde yanlış yaptığını söylüyorum kesinlikle sadece doğru yanlış bakılmaksızın öyle bir kıyasın akıl ve mantıkta yeri yokturdiyorum.
* *
* * * * * * Kusura bakma ama makalen baştan sona basma kalıp fikirlerle gidiyor. *"Din; bize, insan aklını yok saymamızı ve kul/köle olarak yaşamamızı öğütlüyor. İşte laiklik burada devreye giriyor ve bize insan aklının yüceliğini bildiriyor. Dinin olduğu yerde tanrı *(peygamber, ağa, zengin, patron, vb), Laikliğin olduğu yerde akıl (bilim/deney/gözlem, dürüstlük, eşitlik, üretim, paylaşma) vardır"

* * * * * * *Yahu devlet düzeni olan laiklik nezamandan beri insani sıfatlar taşıyor,sana katkıda bulunayım istersen (laik insan; Dürüstür,iyi yüreklidir, hırsızlık yapmaz, çok çalışır, kazandığını paylaşır, fakire yardım eder, VS...) :!:
* * *
* * * * * * * Laikliği savunmana okey diyecek birşeyim yok, Çünkü müslümanlar olabildiğince bölündü ve bölünmüşlüğün yanında şuan bırak farklı messepleri farklı tarikatlar bile birbirlerini ne yazıkki düşman gözüyle görüyorlar ve dindışı olmakla suçluyorlar. Böyle bir islam toplumunda laiklik muhakkakki en mantıklı yönetim. Ama bu demek değilki laik devlet olacaz diğe sen kalk insanların inanmaması için elinden geleni yap, adım adım insanların içindeki inançlarını sök ve ortaya neği düğü belirsiz bir toplum çıkar. "islam toplumu olduğunu söyleyen ama Namaz kılmayan ,Oruç tutmayan, Mahremiyete önem vermeyen, Bar ve genelevleri dolup taşan, Haram helal ayrımı yapmayan, Rüşvetin torpilin sıradan şeyler olduğu, V.S........." (bunları yapanlarda aynı zamanda *senin dürüstür,aklını kullanır dediğin laik toplumdur hatırlatırım)

dilaver
21-12-2006, 03:09
bu arkadaşın sitesinde bir şey dikkatimi çekti apo dan yazar diye bahsediyor ve kitaplarının isimleri açıklanmış.ateist yada değil ama apo adını sitesine koyan birinin atatürkten bahsetmesi çok ilginç.burda ülkesini seven pekçok insan olduğunu biliyorum.o yüzden bu duruma dikkat edin bu tansel ateist olabilir ama sizde vatanseversiniz unutmayın

--------------

* * * demiş mehmet
* * * İçime bir kurt düştü, yahu dedim bu Apo ne zaman Abdullah Rıza Ergüven takma ismini kullandı. Ve bu kitapları yazdı. Benim bildigim Ali Fırat adı ile Özgür Gündemde yazardı.

* * Bir bakayım dedim Google'a . Şunu buldum :

Abdullah Rıza Ergüven, İsveç'ten Türk Dili Dergisi'ne yazılar göndermeğe başladıktan sonra, mektuplaşmalarımız da başladı. Bu mektuplardan anladım ki, Abdullah Rıza Ergüven dışarıdaydı ama,yüreği Türkiye için, Türkiye'de çarpıyordu. İsveç'te Türkiye özlemiyle yaşıyordu. Gözü, kulağı, yüreği Türkiye'deydi.

* * * İsveç lafını okuyunca kapattım hemen, içimden düşündüm: Allah seni ıslah etsin Mehmet. Şimdi de milliyetçiligi kullanarak ateistler arasına nifak sokmaya mı çalışıyorsun.

* * * *saygılarımla

Birisi
21-12-2006, 05:30
Kurallar konulurken olası her durum göz önüne alınmalı varsa esnek noktaları da ayrıyeten belirtilmelidir..

21-12-2006, 11:28
Arkadaşlar,

Kurallar ile alakalı önerileri alakalı başlığa yaparsanız seviniriz.

Lütfen başlıkta mesaj kirliliği yapmayalım. Konuya bağlı kalalım.

Not: Hiçbir kanun bütün durumları gözönüne alabilecek şekilde oluşturulmamıştır. Yani durumlar çıktıkça yasalra yeni maddeler eklenir.
Eğer ekstra bir durum çıkarsa da yargıç kendi insiyatifini kullanır. Ve bu durum daha sonra yasalara eklenir.

Sevgiler

merwe

mehmetk_kk
22-12-2006, 00:15
bu arkadaşın sitesinde bir şey dikkatimi çekti apo dan yazar diye bahsediyor ve kitaplarının isimleri açıklanmış.ateist yada değil ama apo adını sitesine koyan birinin atatürkten bahsetmesi çok ilginç.burda ülkesini seven pekçok insan olduğunu biliyorum.o yüzden bu duruma dikkat edin bu tansel ateist olabilir ama sizde vatanseversiniz unutmayın

--------------

demiş mehmet
İçime bir kurt düştü, yahu dedim bu Apo ne zaman Abdullah Rıza Ergüven takma ismini kullandı. Ve bu kitapları yazdı. Benim bildigim Ali Fırat adı ile Özgür Gündemde yazardı.

Bir bakayım dedim Google'a . Şunu buldum :

Abdullah Rıza Ergüven, İsveç'ten Türk Dili Dergisi'ne yazılar göndermeğe başladıktan sonra, mektuplaşmalarımız da başladı. Bu mektuplardan anladım ki, Abdullah Rıza Ergüven dışarıdaydı ama,yüreği Türkiye için, Türkiye'de çarpıyordu. İsveç'te Türkiye özlemiyle yaşıyordu. Gözü, kulağı, yüreği Türkiye'deydi.

İsveç lafını okuyunca kapattım hemen, içimden düşündüm: Allah seni ıslah etsin Mehmet. Şimdi de milliyetçiligi kullanarak ateistler arasına nifak sokmaya mı çalışıyorsun.

saygılarımla
selamlar
sevgili dilaver siz ateistlerin arasına nifak sokmaya gerek yok kardeş,zaten bölük pörçük 3-5 kişisiniz.fakat sen benim dediğimi anlayamadın herhalde aptullah öcalandan bahsediyorum.şimdi tekrar baktım tansel in sitesine yazarlar kısmında aptullah öcalan adı geçiyor hatta bir ziyaretçi bu konuda şöyle demiş kendisine:
31. Suleyman - 2006-12-14 07:56:56
Merhaba,
yazilariniz arasinda dogru buldugum kisimlar var insanlik adina, fakat tamda size ve dusuncenize sayg� duymaya baslarken birden abdullah ocalan gibi azili bir teroristin kitaplarini refere ettiginizi gorunce, artik anlattiklariniz bir fikir ve dusunce boyutundan cok ne kadar tarafli ve siyasi oldugunu anladim. sayet gercekten amaciniz insanlarin kafasinda soru isaretleri birakmak veya uyandirmak/uyarmak ise tarafsiz olmalisiniz, yoksa anlattiklariniz hicbir evrensel de�eri olmaz.Eger degismeye inaniyor ve tapiyorsaniz bence herturlu degisimi/degisikligi kucaklamalisiniz.

Sayg�lar�mla,
Suleyman Cakir



----------------------------------------------

Say�n S�leyman �AKIR,

Size cevap olacak "PKK VE TER�R�ZM I-II" okuman�z� �neriyorum. Sorunuza orada yan�t bulabilirsiniz. E�er ki yine yan�t alamazsan�z yine ileti�ime ge�er konuyu daha da ayd�nlat�r�z. Ayr�ca �yi de olsa k�t� de olsa b�t�n kitaplar� okurum ve herkesin de okumas�n� isterim.

Sevgilerimle

Tansel SEM�R *

anlatabilmişimdir umarım.bu site ateist olabilir herşeyi inkar edebilirsiniz fakat burada yaşıyorsunuz.gerektiğinde hepiniz milliyetçi vatansever kesiliyor atatürke ve onun kurduğu cumhuriyete laf söyletmiyorsunuz.fakat apo yu yazar aydın olarak kabul eden bir adamı sitenize alıyor ve kurallarınızı çiğneyip başlığı nı hemen açıyorsunuz.bu ülke 30 bin şehit verdi apo yüzünden unutmayın. haa bunun dinle falan alaksı yok vicdanla insanlıkla alakası var.o yüzden ateistlerin arasına nifak sokmaya çalışıyorsun falan demeyin.

dilaver
22-12-2006, 00:55
sayın mehmetk_kk

Yazı yazan herkese yazar denir. Ama her yazar aydın degildir. Ben yukarıdaki yazıya ithafen yazıda hiç alakası yokken insanların milliyetçilik ilkel güdülerine hitap etmenize karşı çıktım, hala da çıkıyorum.

1- Bildigim kadarıyla tansel semir ( bu arada ismini ilk defa bu sitede duydum ) bu siteye üye degil. Yukarıdaki yazıları okursanız bunun bir copy-paste oldugu iddia ediliyor.

2- Forum kurallarına uyulmuş ve başlık ait oldugu bölüme taşınmıştır.

3- Yukarıdaki yazıda Apo ya atıf yoktur, atfedilmeyen bir şeyi de eleştirmenin anlamı yoktur. İnsanları düşüncelerinden dolayı degerlendirmek gerekir. İnsanların din konusunda ayrı, politika baglamında farklı görüşleri olabilir. Nasıl şeriatçılar bu sitede yazabiliyorlarsa kürt milliyetçileri de yazabilir. Ancak yazma konusu agırlıklı din olmak zorundadır. Bu minvalde de herkes görüş belirtebilir.

4-Ben kimsenin kitaplarını refere etmedim. Bahse konu olan şahsın da şu anda herhangi bir isim ile yazı yazması bahis mevzuu degildir. Ancak teorik bir yazıya teorik bazda karşı çıkacagınıza, konuyla alakası olmayan ve insanların hassas oldugu yerlerden girmeye çalışarak bir düşünceyi karalamaya çalışmanıza karşı çıktım.

5- Ben dünya görüşümün dogal bir sonucu olarak ateist olmayı bilerek seçtim. Sadece de düşündüklerimi yazmakla kendimi sorumlu görürüm. Ben kimseyi etkilemek ya da kimseye kendimi şirin göstermek için yazmıyorum.

6- Siz olmayabilirsiniz ama ben tarafım. Dinlerden yana tarafım ve dinlerden özgürüm. Gericilige karşı tarafım ve aydın olmakla övünmek isterim. Sömürüye karşı tarafım ve sömürülenlerin safında anılmak isterim. Haksızlıga karşı tarafım ve adil olmak isterim. Egemenlere karşı tarafım ve ezilenlerin yanında saf tutmak isterim. Her türden haksız savaşa karşı tarafım ve haklıların yanında olmak isterim.

7- Ben milliyetçi degil vatanseverim. Atatürk'e haksız laf söyletmem ancak düşünce ve eyleminin eleştirel yanı varsa tarihsel konjoktür içinde kalmak kaydıyla sizden daha agır eleştiririm. Ancak kimsenin kendi isteyerek dünyaya gelemeyecegi gerçeginden haraketle sırf bir insanın eylemlerini karalayabilmek için nesebi ile ugraşılmasına da izin vermem. Söyleyecek bir şeyiniz varsa buyrun tüm meydanlar size açık. İstediginizi adabıyla söyleyin. Ancak kimsenin nesebiyle, geçmişiyle, etnik kökeniyle ugraşmayın. Bu seçimler bizim irademizden bagımsız olgulardır ve degiştirmeye imkanımız yoktur. Bizim ugraşımız belden aşşagısı ile degil beynin içindekilerledir.

8- Bu konuda söyleyecek bir şeyiniz varsa Irkçılık mı başlıgı açıldı, günlerce yazıldı, çizildi; orada söylemeniz gerekirdi. O başlık altında ben bir yazınızı hatırlamıyorum. İlgili başlıga taşımadıgınız görüşlerinizi alakasız bir başlıkta, alakasız bir konuda ,alakasız bir şekilde dile getirmeye kalkarsanız buna tepki vermemek benim burada olma amacımla bagdaşmaz.

9- Bolşevik partisi ekim devrimini gerçekleştirdigi zaman üye sayısı 3,000 civarındaydı. Toplam nüfusu da 10 milyonlarcaydı. Önemli olan nicelik degil niteliktir. Bir bufalo sürüsü yüzlerce hayvandan mürekkeptir ama onu götüren tek bir hayvandır. Üç beş birbirine girmiş ateist oldugumuzdan dolayı mı siteyi yıkmaya çalışıyor Muhammed ümmetinin akıncı güçleri.


saygılarımla

mehmetk_kk
22-12-2006, 01:17
selamlar
sevgili dilaver ne alaksı var kardeşim yazdıklarınla benim dediklerimin.yine konu döndü dolaştı atatürkün nesebine geldi.beni ilgilendirmiyor atatürkün nesebi anlatabildimmi?mezarcının söylediklerine de katılmıyorum.temcid pilavı gibi sürekli bunu tekrarlıyorsunuz.bu konunun geçtiği forumu okuyun sonra yorum yapın.
her neyse ne düşündüğünüz beni fazlaca ilgilendirmiyor esasen.ben milliyetçilikte yapmıyorum ki benim inancıma ters zaten.ben aponun reklamını yapan birinin ateistte olsa sizden saygı görmeyeceğini umuyordum yanılmışım.konu bu kadar basit çarpıtmaya gerek yok.

ben apodan bahsediyorum apo diyince bu ülkede yaşayan herkes kimin kastedildiğini anlar.ben tanselin sitesi diyorum sen gogle da arama yapıyorsun.alakasız birinin adını bulmuşsun yorum yapıyorsun aklınca.bu tarzın ateistlerin olaylara nasıl baktığını tekrar gözler önüne serdi.ne denildiğini anlamadan sırf muhalefet olsun diye bir şeyler karalarsanız ortaya böyle laf salatasından başka birşey çıkmaz doğal olarak.her cümlenin sonuna saygılarımla yazmakla olmuyor bu işler...

mindar
16-10-2009, 17:30
selamlar
sevgili dilaver ne alaksı var kardeşim yazdıklarınla benim dediklerimin.yine konu döndü dolaştı atatürkün nesebine geldi.beni ilgilendirmiyor atatürkün nesebi anlatabildimmi?mezarcının söylediklerine de katılmıyorum.temcid pilavı gibi sürekli bunu tekrarlıyorsunuz.bu konunun geçtiği forumu okuyun sonra yorum yapın.
her neyse ne düşündüğünüz beni fazlaca ilgilendirmiyor esasen.ben milliyetçilikte yapmıyorum ki benim inancıma ters zaten.ben aponun reklamını yapan birinin ateistte olsa sizden saygı görmeyeceğini umuyordum yanılmışım.konu bu kadar basit çarpıtmaya gerek yok.

ben apodan bahsediyorum apo diyince bu ülkede yaşayan herkes kimin kastedildiğini anlar.ben tanselin sitesi diyorum sen gogle da arama yapıyorsun.alakasız birinin adını bulmuşsun yorum yapıyorsun aklınca.bu tarzın ateistlerin olaylara nasıl baktığını tekrar gözler önüne serdi.ne denildiğini anlamadan sırf muhalefet olsun diye bir şeyler karalarsanız ortaya böyle laf salatasından başka birşey çıkmaz doğal olarak.her cümlenin sonuna saygılarımla yazmakla olmuyor bu işler...

arkadaşa hak veriyorum.