PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İnanç


n0thing
26-11-2004, 20:10
Teori kavramı halk arasında yanlış biliniyor.Bilim evrim teorisini savunuyor.( Bilimin ışığında şekillenen hamurdur evrim.) Din ile bilimi aynı zemine oturtmak isteyenlere oldum olası şaşırmışımdır.Temelde birbirinden çok farklı olan iki sistemi buluşturma çabasını anlamaya çalışmak aslında hiç de zor değil.

İnsan doğup büyüyor, ailesi tarafından ona din dogmaları aşılanıyor.İlkokula gittiğinde sınıfta din dersleri almaya başlıyor.Yaz tatillerinde kuran kurslarına yollanarak yine beyinlerine din dogmaları sokuluyor.( Farkındaysanız bunların hepsi empoze yoluyla gerçekleşiyor.) Aradan 20-22 yıl geçiyor, artık delikanlı veya genç kız oluyor. Tüm düşünce dünyası, tüm hayata bağlılığı olan din dogmalarına karşı bir akım başladığında hemen saldırıya geçiyor.Çünkü onun maneviyatının bağlandığı tek nokta din. Yıllarca savunduğu şeylerin yanlış olduğunu elbette kolay kabul etmeyecek.Düşünsenize yıllarca benimsediği doğruların yanlış olduğunu öğrenen bir insanın ruhsal halini.Doğrularının aslında yanlış olduğunu görünce gerçekten zor günler geçirecektir.

Vatikan din ile bilimi buluşturma yolunda çok başarılı politikalar üretiyor.Nasıl reformdan sonra azalan gücünü, coğrafi keşifler ile düzelttiyse, şimdi de kendini düzeltmek için çeşitli stratejiler üretiyor.

Geçenlerde National Geographic`de gözün nasıl oluştuğu hakkında çok fazla kafa yoran bir prof. gözün oluşumunu açıklıyordu.Hani o Darwinin bile açıklamakta zorlandığı ve Harun Yahyanın savunduğu o kompleks göz yapısı.Program gerçekten tatmin ediciydi.



Dinin insanları toplumsal anlamda bağladığına ve kişinin erdemli olması için çalışmasına sözüm yok. Ancak insanların erdemliliğe ulaşması için dine ihtiyacı yoktur. Bazı insanlar dini, erdeme ulaşmada bir araç olarak kullanırken, diğerleri ise dinsiz olarak erdemliliğe ulaşabilir.Bundan dolayı güzel ahlak ile dinlerin eşdeğer tutulmasına hiçbir zaman anlam veremedim.Bir insanın doğru olması için dine ihtiyacı yoktur.

İnsanlar neden inanıyor ki?

Bunun cevabı gayet açık diye düşünüyorum.Dünyaya geldiğinizde yalnızsınızdır.Çevrenizde birinin olması, sizi kollayan bir elin varlığına sürekli ihtiyaç duyarsınız.Sizi kollayan bir el yoksa kendinizi tatmin etmek için yaratıcı düşüncesini zihninizde oluşturursunuz.

Peki insanların üstün bir yaratıcıya inanmalarında başka neden yok mu?

Elbette var.Diğer bir neden ise ilk kez gördükleri ve o günün şartlarında açıklayamadıkları olaylara bir tasarımcı etiketi yapıştırmak istenmesi sonucu.Günümüzde de mevcut bu zihniyet.Mesela insan uzaya gider ve hiç kimsenin rastlamadığı bir şeyle karşılaşır sonra şunu der: ``Bak sen şu Allahın hikmetine`` Bir şeye bakıyorsunuz onun ne olduğunu, nasıl yapıldığı bilmiyorsunuz ve şöyle düşünüyorsunuz bunu ben yapmadıysam benden daha üstün yetenekli biri yapmıştır.Peki bu kimdir, kimdir? Buna verilen cevap ilk önce mağara adamlarının duvarlara yaptıkları şekillerde karşımıza çıkıyor.Daha sonra çoktanrılı dinlerle karşımıza çıkıyor ve daha sonra böyle şekillenerek tek tanrılı dinlere kadar geliyor.

Belkide Nietzche`nin dediği gibi tanrıyı öldürdük kim bilir?


Diğer içimi dökmek istediğim bir konu ise şu: Ademin ve Havvanın cennetteki olaylarından tutun da, Dünyaya yollanışına kadar olan süreçteki anlatılanlar, bana hep mitolojik bir hikaye gibi gelmiştir.Her ne kadar mantığımı zorlasamda anlatılanların bu masalımsı yanı dini insanlardan soğutan başka bir yön.

Kuran ayetleri tam anlamıyla yorumlanamıyor.Her kafadan bir ses çıkıp duruyor.Dindar insanların ve Kuranın söylediği gibi yazılanlar gayet anlaşılırsa neden bu kadar çeşitli tefsirler ortaya çıkıyor? Toplumsal yaşamdan tutun da, diğer dünya yaşamina kadar tam bir mutabakat oluşmuyor.Ayetleri tam anlamıyla netleştirmemelerinin nedeni acaba modern yaşama ve bilimsel gelişmelere ayak uydurma çabasını mı temelinde barındırıyor diye bir düşünce aklımda oluşuyor.Tam anlamıyla Kurana netlik kazandırmayıp, ayetleri günümüze adapte etme düşüncesimi var acaba?Belki çok paranoyakça ama sadece bir düşünce işte...

quixsoul
03-12-2004, 22:06
Sürekli ilerleyen ve kendini geliştien bir ırk ız.Böyle bir ortamda değişmeyen her şey, erişemediğiniz her şey amaçsız bir dünya için çok ters düşüyor.

Bu çağa geldiğimizde öğrenilecek çok şey varsa eğer daha önce bizden üstün olan canlı yada canlılar yaşamış ihtimalini yükseltir.

Bu ihtimalde çoğu insan için hep bir yaşayan yaratıcı inancını desteklemiştir.Akıl sır erdiremediklerime akıl sır erdirmeye başladığımızda o zaman yaratıcı kavramıda değişecek ve belkide yok olacaktır.

n0thing
04-12-2004, 19:14
Bir an yaratıcının olduğunu varsaydım ve düşünmeye başladım.

Peki bu yaratıcı nasıl bir şey? Aklıma ilk hiyerarşik bir sıralama geldi. En üstte yaratıcı ve altta tebaası.

Ya yaratıcı bu düşüncemden çok farklı biriyse? Mesela yaşamı başlatan Dünya dışı yaratıklarsa.Hani şu uzaylılar var ya onlar. Ya evreni var edip, biz canlıları koltuklarından izliyorlarsa? Sakın gülmeyin! Belki çok paranoyakça bir düşünce ama aklıma bu geldi işte...

Belki de yaratıcının insan gibi duyguları vardır kimbilir? Belki sırf eğlenmek için bizi yarattı.Veya ona tapınmamız için( ego tatmini ) bizi yarattı.

Peki canlılık son bulunca..?

O zaman ne olacak? Yaratıcı tekrar bir Dünya yaratacak mı? Yoksa boşlukta ve yalnız mı takılacak? Bir sınavdı ve bitti mi diyecek yaratıcı? Acaba sıkılırsa tekrar bir Dünya yaratır mı?

Belkide Dünyada olan hiçbir inancın yaratıcısı gerçek olan yaratıcı değil.Belki bizim Dünyadaki tüm yaratıcılardan sıyrılıp onu bulmamızı istiyor. Belkide bizimle birlikte yaşıyor. Sokakta gördüğümüz insanlardan biri belkide.

Tüm bu laf salatamdan sonra gene bir sonuç çıkmadı.Yine tüm gerçekleri o biliyor.Yine neye benzediğini, ne olduğunu sadece o biliyor.

Bizden her şeyi açıklamadan inanmamızı mı istiyor acaba?

n0thing
16-12-2004, 20:01
Daha önceden başka bir konuya Kuranı yönlendiren insanlar ve teşkilatların varlığından bahsetmiştim.Bunun üzerine biraz yazmak istiyorum.

Kurandaki ayetlerin çelişir gibi görünen veya çelişen yanlarını değiştiren bir dal var adı ilmü marifeti`l-müskili-Kuran.

Yine başka bir dalın amacı ise din karşıtlığını savunan insanların, düşüncelerini çürütmek için oluşturulan ilmü marifeti`l cedeli`l-Kuran.

Buna benzer daha birçok dal var Kuranı yönlendiren. Mesela Kurandaki mucizeleri ortaya çıkarmak için uğraşan başka bir dalı daha vardı ama şuan kaynak yanımda olmadığı için onun adını unuttum.

Neyse sadete gelelim.Bunların amacı sizinde bildiğiniz gibi insanları dine daha sıkı bağlamaya çalışmak.İnançlı insanları daha fazla etkilemek.

Şey düşünüyorum: Bu halk ağzında dolaşan ve geçmişi olan dini hikayelerin de anonim değil de, Kuranı yönlendiren teşkilatlar tarafından oluşturulduğunu. Hepsinin amacı güzel bir paket yapıp, dogmaları insanlara benimsetmek.Dış görünüşte ne kadar özenilirse o kadar prim yapar satışlar.Malın alıcılarının talepleri artar.Ancak paketin güzelliği eve gidip onu açıncaya kadar sürer.Kötü yönleri haklı çıkarmak için bin dereden su götürürler. Örnek verecek olursam, kadın bir din tarafından ikinci sınıf insan muamalesi mi görüyor, o zaman bunun üstünü örtmemiz lazım.Bu nasıl olur? Dini kurumlar ve Kuranı yönlendiren teşkilatlar kadınlara yönelik güzel sözler sarf etmeye başlarlar.Gerçekliği doğru olmayan hadislere dayanarak kadını övmeye çalışırlar. Eğer bunu yapmazlarsa kadınlar tarafından o din inancı tutulmaz ve inancın prestiji, alıcısı azalır. Bunu hiçbir din teşkilatı istemez.