PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bir Aydınlanma Klasiği


18-03-2007, 22:39
Cumhuriyet Gazetesinin Kitap ekinde Turan Dursun'un yeni ve özgün yayınlanan Din Bu kitaplarının tanıtım yazısını aşağıya aldım:

------------------------------------------------

Turan Dursun'un 'Din Bu' serisi bu kez eksiksiz

Bir aydınlanma klasiği

Kaynak Yayınları'nın yeni haliyle yayımladığı 'Din Bu' ciltleri, her açıdan eksiksiz. Yazıların tümü yeniden tasnif edilmiş ve önceki baskıların aksine eksiksiz olarak yer almış kitaplarda. Büyük boy, dikişli ve cilt kapaklı olan kitaplar, kolay okunmanın yanı sıra, kütüphanelerimizin başköşesindeki yerleriyle, gelecek kuşakları da aydınlatmaya devam edecek.

Sadık USTA

Kaynak Yayınları, basımı ilk kez 1990 Eylül'ünde yaptığı ve Turan Dursun'un Türkiye'de bir Aydınlanma klasiği olan 'Din Bu' adlı eserini yeniden yayımladı. O günden bu güne yapılan onlarca baskı, Türkiye'de amfisi, dersleri, sınavları ve diploması olmayan bir Turan Dursun Üniversitesi'nin varlığını kanıtlıyor. Turan Dursun bu yazıları 1990'larda yayımlanan 2000'e Doğru dergisinde yayımladı. Ünlü şairimiz Cemal Süreya, derginin editörü olarak, Turan Dursun'un yazılarını ondan izin alarak kısaltıyor ya da bazı bölümleri yeniden kaleme alıyordu. Haftalık ve yaygın dağıtılan bir dergide bu gerekliydi; nitekim 'Din Bu' adını taşıyan kitapların ilk baskıları da yazıların dergideki kısaltılmış halini kapsıyordu. Kitapların yeni basımlarında, Turan Dursun'un yazıları tam metin olarak, yani hiçbir eksiği olmadan ve tamamen onun kaleminden çıkmış haliyle yayımlandı. Bu açıdan 'Din Bu' kitapları okurun bugüne kadar önemli oranda bilmediği yeni yazıları içermektedir.

TURAN DURSUN'UN BİRİKİMİ

Turan Dursun Sivas'ın Sarkışla ilçesinin Gümüştepe köyünde doğar. Yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Ardından da Ağrı'ya düşer yolu. Çobanlık yaparak, yoksulluk içinde geçer çocukluğu. Sonra da medrese hayatı başlar. Ama bölgenin toplumsal-siyasal yapısı derinden etkiler Dursun'u. Onun ifadesiyle hayatı "şeyh, ağa ve molla" üçgeni içinde geçer. Hayatının ilk on beş yılını Kulleteyn adlı romanında çok yalın ve öğretici bir dille anlatır. Köy imamlığı, müftülük gibi dini görevlerde bulunur ve hatta TRT'de din ve ahlak programları da yapar.Bu süreçte durmadan okur ve araştırır; bilinçlenir, aydınlanır ve arınır. Ardı ardına din hakkında, İslam hakkında makaleler yazar; ansiklopediler hazırlar; ama bunların hiçbirini yayımlatamaz. En özgürlükçü gazete ve dergiler bile uzak durur Turan Dursun "belasından". Ta ki 2000'e Doğru'ya kadar... Sonrasını herkes biliyor. Kur'an ve tek Tanrılı dinlere ilgili bilgiler, kanıtlar ve eleştiriler, şelale gibi akar toplumun bilincine. Kur'an Ansiklopedisi, Kutsal Kitapların Kaynakları, Kulleteyn ve Din Bu adını taşıyan kitaplar önceki yılların ve 90'lı yılların ürünleridir.

TURAN DURSUN'DA DİNLER

Turan Dursun büyük bir din âlimiydi. Kendi alanında tartışmasızdı. Diyanet İşleri Başkanlığı bile tartışmalı konularda onun bilgisine başvururdu. Dünyada ilk kez bu derece ciddi bulunan Kur'an Ansiklopedisi, İlahiyat Fakülteleri'nin el kitabı oldu. O, birikimiyle, ilahiyat profesörlerinin de hocası sayılırdı. Dini, toplumsal özgürlüğü kısıtlayan bir olgu olarak değerlendiren Dursun, "tabu"lara savaş ilan etmişti. Bunu da "ben yüzyılların yarattığı ölümüm" diyerek ifade ediyordu. Turan Dursun'un ünlü Arap tarihçisi İbn Haldun'un Mukaddime'sini Arapça'dan Türkçe'ye çevirmesi bir tesadüf değildir. Dursun da İbn Haldun gibi toplumların gelişim süreciyle çok ilgiliydi. İbn Haldun'un eserine bir önsöz yazan Dursun, aynı zamanda kendi din ve toplum görüşlerini de özetliyor. İbn Haldun gibi o da dini toplumsal birleşmenin, büyümenin ve gelişmenin bir aracı olarak değerlendiriyor. Ne var ki Dursun, din olgusuna zaman zaman tarihsel yaklaşmaktan kaçınır ve dinin toplumdaki rolünü hep olumsuzlayarak reddeder. Bu açıdan o, dine, metafizik yaklaşır. Dinin toplumsal rolünü, toplumların gelişim süreçleriyle, neden ve sonuç ilişkileriyle, süreklilik ve görelilik kavramlarıyla açıklamaktan kaçınır. Ona göre dinler hep baskı ve uyutma araçları olagelmişlerdir. Turan Dursun, dinler ve kutsal kitaplar konusunda daha şimdiden Türkiye aydınlanmasında çığır açmış büyük bir devrimcidir. O tek başına, Cumhuriyet Devrimi'nin atağından sonra, Türkiye'de büyük bir aydınlatma faaliyeti gerçekleştirerek, eşine yüzyılda bir rastlanan müstesna insanlardan biridir.

TURAN DURSUN'UN TARİHSEL ÖNEMİ

Turan Dursun, müftülük yapmış olması nedeniyle dinleri ve Kur'an'ı içinden, halkla içiçe yaşayan biri olarak da dışından bilen biriydi. Bu nedenle de eleştirileri çok güçlüydü. Bu eleştiriler okuru, sadece İslam dini açısından bilgilendirmekle kalmaz, aynı zamanda Musevilik ve Hıristiyanlık gibi tek Tanrılı dinler konusunda da derinlemesine aydınlatır. Turan Dursun'un eleştirileri, kökleri ta ilkçağa kadar giden materyalist felsefeyle bilenmiştir. Ütopyası büyüktür. Aynı zamanda o, büyük bir özgürlük ve adalet savaşçısıdır. Dursun, bu kitaba yazdığı önsözünde ve hayatını anlattığı Kulleteyn'de sık sık özgürlük ve adalet anlayışını da dile getirir. O ezilenlerin, horlananların ve toplumun diplerine itilenlerin aydınlanması için hayatını ortaya koymuştur. Turan Dursun, bu kitabı yazmasındaki amacını şöyle açıklıyor: "Elinizdeki kitap, daha güzel bir dünya için açılmış bir çığırın kitabıdır... Daha özgürlüklü bir dünyanın kurulması için de 'tabu'ların yıkılması gerekti. Her türlü tabu yıkılmalı. En başta da 'din'lerden, 'inanç'lardan kaynağını alan tabular. Özgürlükleri bağlayan her türlü zincir kırılmalı".

TURAN DURSUN'UN ANLAMI

Turan Dursun birikimiyle, etkisiyle ve yaptığı çıkışıyla Türkiye bir ilktir. İtalya'da Bruno ve Galilei neyse, Fransa'da Jean Meslier neyse, Bağdat'ta Hallacı Mansur neyse Türkiye'de Turan Dursun odur. O sadece tabulara ve dinci gericiliğe ölümcül eleştiriler getirmedi, aynı zamanda "daha güzel bir dünya" için çağrıda bulundu.Turan Dursun'u 2000'e Doğru'yla buluşturan temel etken, onun aydınlanmayı, özgürlük ve adalet mücadelesinin hizmetine sokma sevdasıdır. Ona göre aydınlanma yoksulların özgürlük ve eşitlik davası için gereklidir. O, yaşadığı sürece herkese iyimserlik aşıladı. Bununla da kalmadı, aydınlanmacı kesime yaşamıyla örnek oldu.

YENİ "DİN BU"

Kaynak Yayınları'nın yeni haliyle yayımladığı Din Bu ciltleri, her açıdan eksiksizdir. Yazıların tümü yeniden tasnif edilmiş. Büyük boy, dikişli ve cilt kapaklı olan kitaplar, kolay okunmanın yanı sıra, kütüphanelerimizin başköşesindeki yerleriyle, gelecek kuşakları da aydınlatmaya devam edecek. Din Bu I, Turan Dursun'un Tanrı ve Kur'an konusundaki bütün yazılarını kapsıyor. Bu ciltte, Tanrı üzerine merak ettiğimiz bütün soruların yanıtı buluyoruz. Kur'an, Kur'an'ın yazılışı, tarihi ve tarihsel kaynakları, bir bir belgelere dayanarak açıklanmış. Tek Tanrılı dinlerin, Tevrat, İncil ve Kur'an'ın benzerlikleri, ayrılıkları ve çelişkileri, tek tek kanıtlarıyla gösterilmektedir.İkinci cilt ise Turan Dursun'un Hz. Muhammed'le ilgili bütün yazılarını kapsıyor. Hz. Muhammed'in cinsel yaşamı, karıları, cariyeleri ve bu konuyla ilgili bütün ayet ve hadisler ayrıntısıyla incelenmiş. Bunun yanı sıra Peygamber'in doktorluğu, şeytanla ilişkisi, büyü yeteneği ve Müslümanların ilk istihbarat teşkilatı gibi, bugün her Müslümanın ve Tanrıtanımazın ilgisini çekecek konular ayıntısıyla işlenmiş. Bunların dışında kitabın en önemli bölümünü ise İslamın ibadet kaynağı olan "Güneş Kültü" ve bununla ilgili Tahsin Mayatepek'in Atatürk'e sunduğu rapordur. Tabii bunların yanı sıra İslam ve şiddet gibi günümüzde hâlâ tartışmalı olan konular da kitapta yer alıyor.Din Bu III'ün başlığı ise İslamda Toplum ve Laiklik. Bu arada şunu da belirtelim ki Turan Dursun, üçüncü cildin sonuna, yazıların yazıldığı dönem içinde çeşitli çevrelerden aldığı eleştiri mektuplarına verdiği yanıtları da eklemiş. Bu yanıtların çoğu da bugün günlük yaşamda her an karşılaştığımız ve merak ettiğimiz konulara açıklık getiriyor. Turan Dursun'un akıcı üslubu ve anlaşılır dili, ilk anda insanı hacmiyle ürküten ciltleri kolayca okumamızı sağlıyor. Din Bu I-II-III/ Turan Dursun/ Kaynak Yayınları/ 980 s.

tardu
12-10-2007, 14:02
slm

Canan75
12-10-2007, 16:29
Turan Dursunu okumayan zaten tam anlami ile aydinlanmis sayilmaz,
türkiyde biz aydinlandik, *artik simdi sira tüm dünyayi ve evreni aydinlatmak olmali, *Turan Dursunun bu kitaplarini elval cesit dillerde tercüme edilip bir nevi tam anlami ile "öz gercekci hakiki aydinlanma" harekati baslatilmasi lazim.......

no_panik
12-10-2007, 17:16
Turan Dursunu okumayan zaten tam anlami ile aydinlanmis sayilmaz,

Vah vah... desenize dünyanın büyük bi çoğunluğu karanlıklar içinde :D
Bende bu bizim el fenerinde neden bu kadar sorun var diyordum. Demek ki el fenerlerini atıp yerine aydınlanma aracı olarak *turan dursunun serisini taşımak lazımmış :D

Mesela Einstein, Descartes, Hawking ne biliyim aklınıza gelen ünlü bilimadamları, ünlü düşünürler ne yazık ki Turan Dursunu okuyamadı. (onlar için büyük bir kayıp) *:cry: * *Onlarda aydın değildi zaten :D

Burdan müslümanlara kuranı putlaştırıyor diyenlere: Allah aşkına tamam müslümanlar putlaştırıyor diyelim de siz napıyorsunuz. Turan Dursunu okumayan aydın değilmiş. Zaten aydın olabilmek içinde en baş koşul Turan Dursun okumak... :)

pante
12-10-2007, 17:39
Dini konularda en mükemmel aydınlanma aracı Kur'an, Tevrat, İncil vb. kutsallığına inanılan kitaplardır. Yeter ki kişi aydınlanmaya açık ve istekli olsun.
Turan Dursun, İlhan Arsel ve benzerleri de kutsal olarak inandıkları kitaplardan aydınlanmışlardır.

Ama problemlerin çözümlerine kestirme yoldan erişmek isteyenler, araştırma yapmaktan, bilmece-bulmaca çözmekten hoşlanmayanlar yardımcı kitaplardan yararlanabilir.

Yardımcı kitap olarak Hadislerden, ilmihallerden, risalelerden, Turan Dursun'un ve İlhan Arsel'in kitaplarından, Harun Yahya eserlerinden ve google'dan istifade edilebilir.

hiramusta
12-10-2007, 18:43
Turan Dursun pire için yorganı yakmış birisidir.Aydınlanması da olsa olsa yanan yorganın ateşinden ibarettir.Ne diyelim?...Size iyi aydınlanmalar. :)

Canan75
12-10-2007, 20:02
Pante,
ben bu söyledigin hic bir kitabi okumadim, ne bileyim hicde ya ben sunlari mutlaka okumaliyim diye bir düsünceye sahip olmadim, kendi dogrularini bulmak icin bir baskasinin yanlislari veya dogrulari ile bulmaya calisanlara ise gülüp geciyorum sadece.
Turan Dursun belki yaptigi icin kendi degisken dogrularini sonuna kadar savunanlardan, yani bir yaratanin varligini nasil hangi dosaj ile kabul etti ise, ayni dosajda veya belki daha agir bir sekilde sonradan tanri yok demistir simdi biz bu adam tanriyi red etti diye mi red edecegiz yoksa bize göre tanri vardir veya yoktur diye mi kararlarimizi verecegiz ?
Veya söyle sorayim, bir insan düsün, müslümanligi turan dursun ile ögrenmis , sevmis sahiplenmis ve turan dursundan önce ölmüstür , yani turan dursunun ile imana gelen bir insan turan dursun inkar etti diye ne yapmali sence ?

Evet ben sizler kadar okumadim okumaya da acikcasi hic niyetim yok cünkü yazanlarin hangi niyet ile yazdiklari artik iyice allak bullak olmustur, bende bunlardan acaba hangisi hakli hangisi haksiz diyecegim yere, kendi dogrularimi zaman icinde bulup onlara göre yasamayi daha dogru buluyorum kendim icin.....

sevgilerim ile

pante
12-10-2007, 23:24
Turan Dursun pire için yorganı yakmış birisidir.Aydınlanması da olsa olsa yanan yorganın ateşinden ibarettir.Ne diyelim?...Size iyi aydınlanmalar.

Yani, "ahiretini yakmıştır" diyorsun Hiramusta, buradaki yorgan, İslam olmasa gerek. İslam herhalde yatak olabilir. Ama pire olarak nitelendirdiklerin hala İslam yatağında kan emmeye devam ediyorlar.


Pante,
ben bu söyledigin hic bir kitabi okumadim, ne bileyim hicde ya ben sunlari mutlaka okumaliyim diye bir düsünceye sahip olmadim, kendi dogrularini bulmak icin bir baskasinin yanlislari veya dogrulari ile bulmaya calisanlara ise gülüp geciyorum sadece.
Turan Dursun belki yaptigi icin kendi degisken dogrularini sonuna kadar savunanlardan, yani bir yaratanin varligini nasil hangi dosaj ile kabul etti ise, ayni dosajda veya belki daha agir bir sekilde sonradan tanri yok demistir simdi biz bu adam tanriyi red etti diye mi red edecegiz yoksa bize göre tanri vardir veya yoktur diye mi kararlarimizi verecegiz ?
Veya söyle sorayim, bir insan düsün, müslümanligi turan dursun ile ögrenmis , sevmis sahiplenmis ve turan dursundan önce ölmüstür , yani turan dursunun ile imana gelen bir insan turan dursun inkar etti diye ne yapmali sence ?

Evet ben sizler kadar okumadim okumaya da acikcasi hic niyetim yok cünkü yazanlarin hangi niyet ile yazdiklari artik iyice allak bullak olmustur, bende bunlardan acaba hangisi hakli hangisi haksiz diyecegim yere, kendi dogrularimi zaman icinde bulup onlara göre yasamayi daha dogru buluyorum kendim icin.....

sevgilerim ile


Canan hanım;
Dediğiniz gibi aydınlanmak, bilinçlenmek için ilgili kitapları okumak da şart değil.
Bir işçinin sömürüldüğünü anlaması için Marks'ın Kapital'ini okuması gerekmediği gibi.
İnananlar da inanmak için kitapları okumadılar. Telkinlerle inandılar.
Kimi insanlar sadece bu telkinlerden saçmalıklar, çelişkiler sezdiler ve farklı düşünmeye başladılar.
Cennet hakkında bahsedilenler dahi kimi insanlar için inanmama yolunda bir araçtır.
Bir arkadaşımız başlıklardan birinde soruyordu:
" Ben öldükten sonra eşim başka biriyle evlendiyse cennette kiminle olacak?" diye.

Sanırım bu ve buna benzer sorularla dahi çelişkiye düşenler ve sorgulamaya başlayanlar çoktur.
Bahsettiğim kitapları okumak ise, bu sorgulamalara ışık tutabilir ve bilgileri pekiştirir. Kimi insan çelişkilerini giderir, kimisi ise "çelişkilerimde haklıymışım" sonucuna varır ve artık ona telkinler işlemez. İkna olması için ciddi bilgiler ve kanıtlar gerekir.
Bilgilerini pekiştirmeyenler ise rüzgarın karşısında sağa sola savrulan yapraklar gibidir. Rüzgar hangi yönden eserse o yön doğrultusunda değişim gösterebilirler.

zelzeleci
14-10-2007, 00:02
Aydınlanan biz oluyoruz hep, fakat bütün nurcular, ışıkçılar, ampülcüler karşı taraftalar. Bu ne yaman çelişkidir ya Ahura Mazdah?