Orijinalini görmek için tıklayınız : Dinler, toplumların afyonudur.
Gerçekten güzel bir sözdür, tamamen katılırım. Bu sözü eden arkadaş ise daha sonra yahudi mezarlığına gömülmeyi vasiyet eden, Israil kurulduktan sonra mezarı oraya taşınmış olan Moses Hess'tir. Kendisi hem Komünizm'in, hem de Siyonizm'in peygamberi olup Engels'in komünist olmasında en önemli rolü üstlenmiştir. Marks ve Engels'i ellerinden tutup Illuminati'ye üye kaydeden de bizzat kendisidir. Yoksa yalan mı? Fazla aramaya gerek yok, Google'da Moses Hess yazın, yeter. Gözünü sevdiğimin teknolojisi.
Pardon, Illuminati ile ilgili bölümünü google'da bulamazsınız, *o konuyu ve dünya tarihi ile ilgili birtakım "başka" bilgileri Egon Rützeler’in “Hinter den Kulissen der Weltgeschichte†isimli 1938 baskı eski Almanca kitabında bulabilirsiniz, güzel belgelendirmiştir. Bende var, isteyene fotokopi çeker gönderirim, tek sorun, 1980'lerde ikinci baskısı yapılmış 2.ve 3. ciltlerin bile eski Almanca ile basılmış olması, yani okuyabilmek için günümüz Almancasını bilmeniz yeterli değil. 1. cildin 2.baskısı ise hiç yapılmamış :)
Madem başladık, devam edeilim. Bernhard Staempfle isimli cizvit papaz le ilgili araştırma yapmanızı da öneririm. Bu arkadaş da Hitler'in Kavgam kitabını yazmış diyorlar. Kim diyor derseniz, "The secret history of the Jesuits" isimli kitabında Edmond Paris diyor. Amazon.com'dan edinebilirsiniz. Güzel yazmış ama Egon Rützeler'in yanından bile geçemez, zira Kavgam kitabı Rützeler'in belgelediği konuların yanında islam ilmihali bile olamaz.
Son bir sözle gidip yatayım, diyalektik materyalizm :) Hegel mezarında dönmeye başladı bile. Sen çok yaşa Moses Hess. Her ne kadar Israil'deki Sosyalist siyonist (ne demekse) mezarında huzur içinde uyusan da.
Aman abi bunlar ne böyle ortalık karışacağa benziyor devamını bekliyoruz tabi varsa...
Sevgili beelzbb,
Hepsi bu.
spartacus
21-03-2007, 11:09
Sevgili Yfln
Başlık başka içerik başka söylüyor gibi... Ama olsun madem bu söz Moses Hess'e ait dedin, bende buradan O'nun hakkında bilgi veriyorum diyorsun, mantıklı bir gidiş olacağa benziyor..
Yalnız bu söz eksiktir, "Din Halkın Afyonudur" sözü eksik bir sözdür. Çünkü Din 2 biçimde Rol oynar;
1. Çoban Sopası(Yönetenler açısından)
2. Çoban Kavalı(Afyon, Yönetilenler Açısından)
Bu söz sadece 2 Nolu maddeye göre analizlenmiş gibi, oysa 1 nolu madde asıl önemde olan maddedir.
O halde Din "Halkın Afyonu, hakim kesimlerin ellerindeki sopasıdır"
Bu bahisle ne diyoruz, "sadece Afyon değil, iyi bir silahtır"
"Kendisi hem Komünizm'in, hem de Siyonizm'in peygamberi olup Engels'in komünist olmasında en önemli rolü üstlenmiştir. Marks ve Engels'i ellerinden tutup Illuminati'ye üye kaydeden de bizzat kendisidir."
Aslen bu dediklerinin olurmu, olmaz mı, öylemi olmuş olmamış mı noktasında durmayacağım,
İnsanlar dünyaya geldiklerinde, henüz boş, bomboş olarak gelirler. Gözlerini açtıktan sonra çevre unsuru başlar, diğer canlılara nazaran çok uzun süre ile bakıma muhtaçtırlar. Bu muhtaçlık insanın bir yerde "hazır" sabit fikirler, hazır ilişkiler edinmesine yol açar, Bir Hindu Bakıcının ellerinde büyüyen çocuk Hindu, bir Müslüman Ailede büyüyen ise Müslüman olur.... İnsan 16-18 li yaşlarda kendi dar çevresini aşmaya başlar, bilhassa 16 yaşlarda kendi çevresi olan, aile, sokak ve okul dışından caddelerede açılır olur, bu dönemde genişleyen çevreye kendisini kabul ettirme, kanıtlama yada ifade etme, yer edinme sorunları yaşanır... O'na aşılanan sabit fikirlerin ilk pratik deneylerini, ilk çelişki ve çatışmaları yaşar. Kullanıma en müsait yaşlardır, her neyse;
İnsan hazır çevresinde edinemediği ilişkilerine genişleyen çevre dahilinde yeni ilişkiler edinir. yeni bir ilişki, yeni düşünce biçimleri, yeni çatışmalar, olumlamalar yada olumsuzlamalar.... O halde her çevre genişlemesinde, belkide ilk defa kjarşılaşılan ilişkiler edinilir, Marx yada Engels, gençliklerinde muhakkakki, çevre genişlemesi yaşadılar, hepimiz yaşıyoruz yaşamak zorundayız...
Ancak bu olağan ilişkiye, işte O'nun elinden tutan bu kişiydi deyip, sanki kişinin bu genişleme dahilindeki eserleri, düşünceleri, kattığı yeni şeylerin sahibi ilk elinden tutan kişiye mal edilir ise, ben bunu kitabı tersten okumak olarak algılarım...
"Madem başladık, devam edeilim. Bernhard Staempfle isimli cizvit papaz le ilgili araştırma yapmanızı da öneririm. Bu arkadaş da Hitler'in Kavgam kitabını yazmış diyorlar."
Sanki buradan Kapital'i de Moses Hess yazdı der gibiyiz, Doğanın Diyalektiğini'de Engels değil Moses Hess yazdı der gibiyiz...
Bazı kongre, konferans yada seminer öncesi hazırlanan taslaklar vs de, aslen danışmanların yazdıkları fakat altına başkanların imza attığı metinler vardır. Mesala bu gün "Seçim dönemleri" Siyasi Parti başkanları papağan gibi Danışmanların hazırladıkarı metin yada taslakları öterler. Biraz araştırma ile kimin, hangi danışmanlıkla, kimlerin hazırladığı taslakların bülbülleri olduğunu bulmak mümkündür... Bu tür politik anlarda, konferans, kongre vs gibi durumlarda altına onay imzası atılan metinler, broşürler ile, kişinin kendi öz fikirlerini yada sunumlarını sunduğu, edebi eser-yazınları ayırt etmek gerekir, yoksa götürüden kim vurduya gidebilir :)
Sevgili spartacus,
Illuminati "hür ve kabul edilmiş tosunlar derneği" değildir, Moses Hess de üfürkten bir danışman değildir. Hem Marksizm'in hem de Siyonizm'in fikir babasıdır. Kapital'i o yazmamış, yazdırmış. Peder Staempfle ise Kavgam'ı oturup kendi yazmış. Aslında o yazmış, bu yazmış, şu yazdırmış meselesinden çok ilişkilere dikkat çekmek istedim. Birbiri ile hiç alakası olmayan, hatta birbirlerinin gözünü oymak için uğraşır görünen üç akımdan bahsediyoruz. Marksizm, Siyonizm, Hitler Faşizm'i ve arka planda Cizvitler/Vatikan. 19-20. yüzyıllara bir de bu gözle bakmanızı, tesadüfi tarih yerine konspirasyonel tarih tezlerini de dikkate almanızı, komplo teorisi olarak küçük görülüp geçiştirilen birtakım olayların aslında gerçek bir komplo'nun parçaları olduğunu göstermeye çalışıyorum. Bu da nereden çıktı, senin üstüne vazife mi diye sorarsan, aslında değil tabii ki ama başka bir topikte vartor globalleşmenin nimetlerinden bahsedince aklıma geldi. Farkettim ki günümüzdeki globalleşme olgusunu Marksın sınıfsız, sınırsız dünyası gibi algılıyor :)
Demek komünizmin peygamberi Mosess Hess'miş !!! Şu yahudilere hayran olmamak mümkün değil.
Bu komplo teorileri doğruysa tüm dünyayı parmaklarının ucunda döndürüyorlar. Siyonizm yetmezmiş
gibi bir de dünyanın başına Komünizm belasını sarmışlar. *8O
Sevgili yfln , siyonist komploları açığa çıkarma çabasının kendisinin bir komplo olma olasılığı nedir ?
Bana oldukça İlginç gelmeye başladı " akıllı tasarım" mucitlerine benzer örgütlenmelerden dezinformasyon bombardımanın başlaması.
Sevgili frodo,
Başarılı bir dezenformasyon'un en az % 70-80 gerçek bilgi içermesi gerekir, yoksa kimse inanmaz. Yani % 20-30'u ayıklayabilirsen gerçek bilgiye ulaşır, o ulaştığın bilgiyi geliştirerek daha da bilgilenebilirsin. Ben sana dezenformatif bir bilgi vereyim, sen geliştir istersen. "Siyonist komplo'nun arkasında cizvitler vardır".
doğru dinler insanların afyonudur. sonsuzluk özlemi yüzünden, öleceğini kabullenememe yüzünden kendini teselli etmedir din , cennet , vs ..
gerçeklerle yüzleşmek gereklii !!
Sevgili yfln bir başka başlıkta "gerçeklikle" hiç ilgisi olmamasına rağmen, basını arakasına
almayı başaran "üfürükten" bir hareketin nasıl başarılı olduğunu anlatan mini bir yazı dizisi
asmıştım.
Serbest forumda "inancın oluşumu üzerine denemeler".
Sevgili frodo,
Senin fikirlerine değer verdiğimi anlamışsındır, ilk fırsatta okuyacağımdan emin olabilirsin. Benim gözümde her "inanç" aynı mesafededir, adının marksizm, muhammedizm, ya da siyonizm olması farketmez.
Yakın zamana kadar "Kemalizm" inancına da aynı mesafede duruyordum, ama inceledikçe gördüm ki sadece bu inanca ismini veren kişi ömrü boyunca bunun bir "inanç" haline gelmemesi için elinden gelen herşeyi yapmış, hatta diğer inançları da yıkmaya uğraşmış. Bu arada çok adam asmış, ama sonuçta büyük adammış.
Sevgili frodo, yanlış hatırlamıyorsam sen de benim gibi Kafkasya kökenlisin. Ethem bey'in anılarını ilk okuduğumda (20 yıl önce) fazla birşey anlamamıştım. 2. okuyuşumda (10 yıl önce) biraz birşeyler anladım. 3. okuyuşumda (geçen yaz) şunu gördüm, Mustafa Kemal'e büyük saygısı ve sevgisi var. Ethem bey önemli bir insandır, ağabeyi Reşit bey daha da önemlidir. Bunlar yıllarca kuşçubaşı ile ortaasya'da kelle koltukta emperyalizm'e karşı mücadele vermiş adamlardır. Ethem bey, Mustafa Kemal'in Ürdün'e gönderdiği para yardımı ve pasaportu iade etmiştir. Tek şartı vardır o da şu:
Beni yargılayın ve vatan haini olduğumu ispatlayın, ancak o şartla dönerim.
Bu Ethem bey'in büyüklüğünü gösterir, ama o pasaportu gödermek te Mustafa Kemal'in büyüklüğünü gösterir. Gün olmuş, devran dönmüş ve Mustafa Kemal onun hakkını aslında teslim etmiştir, çünkü gerçekçidir. Ethem bey ise hala Ethem beydir.
Moses Hess'ten nerelere geldik, Ethem bey aslında 1000 Hess, 2000 Marks eder. Bir sonraki topikte de Talat Aydemir'den bahsederiz, çocukluğumda bana golden sakız getirirdi, çok severdim rahmetliyi.
sevgili yfln
* güzel bir tespit, yapabilecek bir konumdayken Ethem ihanet etmemiştir, ona ragmen Ethem hain diye bilinir. Peki Ethem in hain oldugunu bize ögreten ideolojinin ismi nedir.
* *Moses i tanımam ama Ethem in bir Marks bile etmeyecegine yüzde yüz eminim. Madem ki bu başlıga da girdim, hiç bilmedigim şu illuminate ile ilgili beni ya da bizi bilgilendirirseniz sevinirim.
* *Şu Moses Marks a ne yapmış onu da belirtin. Yani Marks bir kalemşor mü imiş.
* *Talat Aydemirde ilginç bir isim, tartışılsın isterim. Ama önce Moses hakkında etraflı bilgi bir de Ethem i ben mi hain ilan ettim onu da belirtin lütfen.
* * *saygılarımla
* * saygılarımla
Sevgili dilaver,
Ethem bey'i İsmet İnönü hain ilan ettirmiştir. Biraz dönemin koşullarından, ağırlıklı olarak da kıskançlıktan. İnönü'nün T.C. tarihindeki olumsuz etkileri gösterildiğinden çok daha fazladır, abuk bir putatapar Atatürkçülük gelişmesinde en önemli etkendir. Ethem bey'in, hiç istemediği halde etnik kökeni ile anılmasının sebebi odur. Kafkasya kökenlilere büyük düşmanlığı vardı, Talat Aydemir ve Fethi Gürcan'ı idama götüren süreçte en önemli rolü oynamıştır.
Bu başlık benim daldan dala atlamam nedeni ile alakasız bir yön aldı, aynı yazıda Moses Hess, Ethem bey, Illuminati, İnönü, Talat Aydemir, Kemalizm ve Marks'ı barındırır oldu, herhalde bunları birbirinden ayırıp farklı başlıklara çevirmek lazım ama Illuminati hakkında kısaca bilgi vereyim:
1 Mayıs 1776'da, yani Sabatai Zvi'nin mesihliğini ilan edişinden tam 111 yıl sonra görünüşte Adam Weishaupt tarafından kurulmuş okkültist bir örgüttür. Kısa sürede dünya çapında mason localarında kontrolü ele geçrmiştir. İsmi aydınlanmacılıktan gelir de nereyi aydınlattığı anlaşılamamıştır. Dünya tarihinde önemli işler yapmıştır, örneğin ilk meyvelerinden biri Fransız ihtilalidir. Jakoben'lerin tümü Weishaupt taraftarı yüksek dereceli Fransız masonlarıdır. Başlangıçta darbeler yemişse de yıkılmamıştır, bugün ismen ve cismen mevcut olmasa da "yeni dünya düzeni" adı altında ruhen dünyanın canına okumaktadır.
Aynı başlığa bir de Fransız ihtilali ve yeni dünya düzeni girdi, Moses Hess İsrail'deki sosyalist siyonist mezarından bu yazıları okuyorsa epeyce keyif alıyordur herhalde ama bence her Marksist'in Moses Hess'i iyice okuyup öğrenmesi lazım, yoksa 40'lar konseyine Ali'nin başkanlık ettiği, Muhammed'in ise konsey üyesi bile olmadığı şeklindeki garip inanışa benzer bir durum ortaya çıkar.
Saygılar.......
İnatçılığından etnik kökeninin ne *olduğunu tahmin etmeliydim yfln :)