Orijinalini görmek için tıklayınız : Erdoğan o sözleri kime söyledi?
sodomo--
04-05-2007, 03:39
Arkadaşlar size tipik bir AKP ve onun borazanı haline gelmiş medyanın nasıl gerçekleri gizlediğinin ve çarpıttığının en son örneğini sunuyorum.
İşte "demokrasiye sıkılmış kurşun" sözlerinin hakikati, bizzat kendi ağzından
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6452647.asp?gid=180
http://videogaleri.hurriyet.com.tr/Video.aspx?s=5&vid=1205
Bu kadar da mı olur arkadaş, günlerden beri yok "Ben onları Baykal'a söyledim" demeler, yok Erdoğan o sözleri Baykal'a söyledi" diyen medya kalemşörleri yok şu yok bu....Ve ne hikmetse bu bölümün tekrar izlemek mümkün olmadı medyada.
Ben diyorum arkadaş, bu adamlar "Allah bir" dese inanmayacaksınız, siz beni dinleyin :)
Ben iki de deseler inanmam zaten.
sodomo--
04-05-2007, 04:01
Şimdi Baykal'ın sözleri ile ilgili soruşturma başlatan C.Savcıları neden Erdoğan'ın bu sözleri için soruşturma başlatmıyorlar? Al sana bir soru daha Vartor cevapla bakayım :)
Artık emınım herkes sunu cok ıyı bılıyor Medya ve batı dunyası zaten AKP nın sakssakcılıgını yapıyor.
Boyle bır haberınde gecıstırılmesı gayet dogal sımdıden batı gaztelerı RTE nın daha guclu cıkacagından bahsetmeye basladı ınsanları etkılemek ıcın, 1 mayıs olaylarına bakın ıcıslerı bakanı nerde dıye bagırması gereken medayada cıt yok sonra demokrası dıye mazlumları oynayıp halktan oy ıstetecekler AKP ıcın.
*Ama tekrar soylemekte fayda var bu ordu oldugu surece hıc bırsey yapamazlar,bızımde en buyuk guvencemız ordu,madem ordunun bası devlet memuruydu basbakanlıga baglı bı kurumdu ordu, alsaydı ya gorevden gorseydık erkeklıklerını.Soyledıgı sozler dırek anayasa mahkemesıne karsıydı bunu herkes cok ıyı duydu, yalakalar her zamankı gıbı ıs basında
Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın bir hükmünü değerlendirmiş ve uygulamıştır.
Gerçekten "demokrasiye sıkılmış bir kurşun" varsa, bu kurşunu Anayasa Mahkemesi (üyeleri) değil, Anayasa'nın bizzat kendisi sıkmaktadır.
Yasama organı içindeki birinin (Anayasayı değiştirme kudretine sahip yegane organın içindeki birinin) böyle bir eleştiri getirip sitemde bulunması ne kadar abes bir durum...
Bence ise, Anayasa'nın ilgili hükmü mecliste temsil edilen tüm partilerin uzlaşma yoluyla (halkın en azından büyük bir kısmının temsilcisi olacağından daha demokratik bir süreçle) bir C.B. seçebilmesi için iyi ve adil bir hükümdür.
Halkın sesine kulak tıkamakta ısrar edenler, düşük bir yüzde ile büyük bir yüzdeyi temsil hakkını (?) elinde bulunduranlar ve sandalye sayısına güvenenler için Anayasa hükmü de Anayasa Mahkemesi Kararı da elbette şamar etkisi yaratacaktır. * *
Erdoğan haklıdır. Demokrasiyi kendi tekellerinde zannettiklerinden, kendilerine sıkılmış bir kurşun varsa Demokrasiye sıkılmış bir kurşun olarak nitelendirmekte haklıdır.
ozgur_beyin
04-05-2007, 10:50
A.K.P. *yaparsa insan hakları, başkası yaparsa terör.
Aşağıdaki söylenler RTE'ye aittir:
"(AİHM’ye) Sana mı kaldı türban konusunda karar vermek, bu ulemanın işidir. Ulema ne derse o olur.
(Danıştay’a) Efendi sen kim oluyorsun, buna Mecelle karar verir. (Mesaj alınmıştır, birkaç hafta sonra şeriatçı terörist Danıştay üyelerini tarar, şans eseri sadece bir hakim ölür)
(Cumhurbaşkanı Sezer’e atamaları onamadığı için) Biz hukuka aykırı bir şey yapmıyoruz. Mecelle’de böyle bir kaide var."
Bunlardan sonra RTE'nin o sözleri Anayasa Mahkemesi'ne söylemediğine kimse inanabilir mi?
Sn K.C nın de dedıgı gıbı demokrası nasıl olsa kendı tekellerınde..
Demokrasi demokrasi diyorlar da, çoğunluğun (tartışmalı) gücüyle antidemokratik düzen getirme derdinleler.
Yani çoğunluk bende dolayısıyla istediğim gibi özgürlükleri kısıtlayabilir, kendi gibi olmayanlarla kendi gibi olana kadar savaş (şiddet uygula) diyen bir öğretiyi yayacağım diyorlar.
Ramazan da yemek yiyen daha rahat dövülecek, alkollü lokanta, kafeler şehir dışına çıkartılacak, ülkenin neredeyse tüm kademerine kendisi kıravatlı aklı cüppleli, sakallılar getirelecek, üniversitler bilim değil, "ilim(!!!)" yuvası yapılacak, ders kitapları çocuklara gerçeklerden değil de boş nasihatlardan bahsedecek, hristiyanlar-dinsizler daha kolay öldürülecek ve ülkedeki cüppeli memurlar buna tekrar seyirci kalacak (hatta destek olacak), laik devlet dini kendi eliyle destekleyip simgelerini kamu alanına sokacak, türk halkı öbür dünya avunutsuyla daha kolay kandırılırken kendileri yumurta şirketleriyle, darı ithaliyle, gemileri, abd'deki özel okullarıyla, devletten çaldıkları trilyonlarla bu dünyanın tüm nimetlerinden en son haddine kadar faydalanacak ve bütün bunlar demokrasi gereği olacak?
Yani güç ben de, ben memleketi dinin karanlığına, dinin baskın sessizliğine, dinin tek düzeliğine getireceğim (nerde kaldı demokrasi?) diyorlar.
Partideki yüzlerde adamdan, yöneticiden biri de dahi bunu farkedemiyor, görmüyor mu?
A-L-L-A-H-I-N Â*K-Ö-R-L-E-R-İ Â*!
Sevgili maddeoz,
sana tamamen katiliyorum ve imzami altina atiyorum. Bugun RTE'nin kitlesi, akepenin basarisindan cok solcularimizin basiretsizligindendir, bu kitle delidir, cezai ehliyeti yoktur, silah ruhsati alamazlar.
Oturdugum ulkede, nazi partisi %75 oy aldi. Her dort kisiden uc'u, tek basina iktidar olacakti. Butun partiler blok olusturdular, yasal mucadele vs vs vs parti daha iktidara gelemeden kapatildi. Eger bu kadar cok oy almasalardi, diger siyasiler "tehlikenin farkinda" olamayacakti. Ne ilimli Islam, ne demokrasi, resmen NAZI. Siz ne dusunuyorsunuz, demokrasinin geregi bu parti iktidara gelmeli miydi?
sodomo--
04-05-2007, 13:55
"(AİHM’ye) Sana mı kaldı türban konusunda karar vermek, bu ulemanın işidir. Ulema ne derse o olur.
(Danıştay’a) Efendi sen kim oluyorsun, buna Mecelle karar verir. (Mesaj alınmıştır, birkaç hafta sonra şeriatçı terörist Danıştay üyelerini tarar, şans eseri sadece bir hakim ölür)
(Cumhurbaşkanı Sezer’e atamaları onamadığı için) Biz hukuka aykırı bir şey yapmıyoruz. Mecelle’de böyle bir kaide var." (Burlap)
Burlap'ın bu derlemelerine bir ilave de bu Anayasa mahkemesi kararının "demokrasiye sıkılmış kurşun" olarak değerlendirilmesi oldu. Ayrıca yine T.Erdoğan'ın "Danıştay'da sıkıntımız var" sözleri de tipiktir.
Peki bu sözlerden ne anlıyoruz?
Hukuk kurumlarını hiçe sayma ve hukuka saygısızlık. Hem de bizzat Başbakan tarafından.
Nazlı Ilıcak demişti ki karardan önce TV'de, "Zaten Anayasa mahkemesinin üyelerini C.Başkanı seçiyor ve üyeler CHP'lilerden seçiliyor"
İsmini hatırlamadığım bir "siyaset bilimci" bu karardan önce Kanal 7'de demişti ki:
"Anayasa mahkemesi 27 Mayıs ihtilalinden sonra kurulmuştur"
Arkadaşlar, bu adamlar bütün hukuk kurumlarının MEŞRUİYETİNİ masaya yatırma cürretini bile gösteriyorlar.
Yani alınan kararların doğruluğu yanlışlığını tartışmak bir tarafa, Anayasa mahkemesi, Danıştay, Yargıtay gibi en üst hukuk kurumlarını tanımama ve gerektiğinde bunların "tasfiyesi" gibi amaçları var.
Çünkü adamlar bu ülkeyi "Allah'ın kanunları" ile yönetmek istiyor.
O yüzden Cumhuriyetin bütün kurum ve kuralları ile kavga etmeyi ibadet sayıyorlar.
Her zaman diyorum: Bir şeriatçı dünyevi olan hiç bir kurum ve kuralı tanımaz. Başbakan bile olsa bu böyledir ve asla DEĞİŞMEZ.
Tanıyın artık bunları tatlı su demokratı arkadaşlarım.