PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ÇOCUK HER ZAMAN ÇOCUKTUR !!(Madem dünya hep böyleydi)


20-02-2005, 12:37
Uyarici ,Ella gibi bazi arkadaslarin samimiyetine güvenerek bu soruyu forumdaki inanan arkadaslara sormak istiyorum.Bu konu beni kuranda en cok rahatsiz eden ve örnekleri bugün bile olan bir konu.
SORU: Inananlar her zaman derler biz insanlari Allah bastan beri bu sekilde yaratti.Saygim var bu sizin görüsünüz.O zaman söyle düsünün 1400 yil evvelki 9 yasindaki hadi 12 yasindaki bir cocugu bugünkü 12 yasindaki yegenleriniz, kardesleriniz hatta cocuklariniz gibi olmasi cok dogal(yani gelismislik olarak).Soruyorum size bu yegeninizi ,yada kardesinizi hatta cocugunuzu diyeyim Hz.Muhammed o kafa anlayisi ile o gün yaptigi gibi bugün yapmasina izin verirmisiniz? Her iki cevabi nedenleri ile bilmek isterim.Cevap vermeden önce 12-13 yaslaridaki bir yakininizi inceleyin lütfen.

SAYGILAR

ella
20-02-2005, 23:32
Merhaba Aytaç,
Ben uydurma hadisler konusundaki benim bakışımı daha önce de defalarca anlatmaya çalışmıştım. Bu konuyu da o kapsam da değerlendiriyorum.
Bunun dışında konuya delil olarak kullanılan hadisin sıhhatini yine hadis alimleri de tartışırlar. Hz. Ayşe’nin evlendiğinde yaşının 17-18 civarında olduğunu yine tarihsel bilgilere dayanarak bunlar iddia ederler. Ben dediğim gibi hadislere itibar etmem ama bu konuda yine hadisçilerin getirdiği itirazları kısaca aktarayım:
Hz. Ayşe’nin evlendiğinde yaşın daha büyük olduğunu ablasının “Hal Tercümesin” den anlaşılabiliyor. Ayşe ile ablası arasında tam 10 yaş vardı. Buna göre Ayşe’nin ablası öldüğünde hicretin 73 yılında ve 100 yaşındaydı. Buna göre ablası hicrette 27 yaşındaydı. Hz. Ayşe ve peygamberin evliliği hicrettin yılında olduğuna göre Ayşe’nin de 17 yaş civarında olması gerekiyor. ( hatemül enbiya Hz. Muhammed’in ve hayatı, Ali Himmet Berki, Osman keskioğlu, s. 20)
Yine Mevlana Şibili’nin Asr-ı saadet kitabında başka bir noktadan bu konuya itiraz eder. Buna göre Hz. Ayşe daha önceden bir putperestle nişanlı olduğu bilinmektedir. Bu nişan olayı ancak İslam gelişinden önce olmasıyla mümkün olabilir. Eğer Ayşe İslam’dan önce nişanlandıysa ve nişanlandığı yaş en az yine 7-8 olması gerekir. Evlilik ondan sonra ve İslam’ın gelişinin 10 yılında gerçekleştiğine göre yaşı en az 17-18 olması gerekir.
Bunlar hadis kaynaklarına dayanarak getirilen itirazlardır.
Ben şahsen böyle kaynaklara da bakmaya bile gerek duymadan bu hadisin uydurma olduğunu biliyorum. Bu tarz uydurma hadisler değerlendirmeye tabi tutulmadan layık olduğu yer olan çöpe atılması gerektiğini düşünüyorum.
Aslında hadis kitapların uydurma ile dolu olduğunu bizzat Turan Dursun’un kendisi bile itiraf eder:
“Gerçekten de hadis kitapları, en güçlü sayılanı bile uydurma hadislerle doldurulmuştur.”
(Din Bu II s.158)
Turan Dursun bile bu konuyu bu kadar net şekilde bilmesine rağmen, din karşı olan hasmane tavrından dolayı bu yalanı, yaşanmış bir gerçek olarak insanlara pazarlamıştır. Bu gerçekten yaşanmış bir olay gibi olayı abartalar anlatır. Özel vurgularla kendince okuyucu yönlendirir. Onun bu abartmalarına da insanlar kanar.
Açikçasi ende benzer bir tavır takınmışsın, olmayan bir olaydan yola çıkarak sözde insanların vicdanını harekete geçirerek, dine karşı tavır almasını sağlamaya çalışıyorsun. Oysa böyle bir olay yaşanmamıştır. Tümüyle yalandır. O yüzden tutup da kıyaslanacak bir durum da yoktur. Olaya Kuranın mantığıyla bakan her insan için bundan anlaşılmayacak bir nokta yoktur.
Selamlar

20-02-2005, 23:34
Olaya Kuranın mantığıyla bakan her insan için bundan anlaşılmayacak bir nokta yoktur.

Hangi mantık?Kuranda veya dinde mantık olur mu?

islmc
21-02-2005, 00:18
lenin 17 :? bizi yeniden başa götürüyorsunn.. şu ortaya neden böyle iddalar atarsınki? her yere birşeyler karalamak zorunda değilsin... Bence sen ellanın cevabının altına bu iddayı atmakla hangi mantıkta olduğunu gösterdin :( Bence ellanın cevabı oldukça açık.. bunu düşünmeden birçok kaynak getirsende bir işe yaramaz,istersen 1000 tane kaynak göster fakat hadislerin çoğunun uydurma olduğunu turandursunda kabul ediyor..

slycako
21-02-2005, 00:23
Aytaç,

Bir kaynak daha ekleyeyim :

"Ayşe binti Ebu Bekir : ...614''e doğru doğdu. Mekke''de ve 6-7 yaşlarında iken Hz.Muhammed ile nikahı kıyıldı, 623''e doğru 9 yaşındayken Medine''de evlendiler ki bu sırada Hz.Muhammed 52 yaşındaydı. O, Resul''ün ölümünde 18 yaşında bir dul olarak kaldı. Kendisi 678 Temmuzunda 64 yaşında bulunduğu sırada Medine''de öldü. Hiç çocuğu olmadı. Kendisinden 174 hadis rivayet edilmiştir..."

Kaynak : Başlangıçtan Abbasilere Kadar İSLAM TARİHİ, Prof.Dr.Neşet ÇAĞATAY, Türk Tarih Kurumu Basımevi-Ankara 1993

21-02-2005, 03:25
Ella, hadis kaynaklarını güvenilir bulmadığı halde şöyle diyor:
Ben şahsen böyle kaynaklara da (hadislere) bakmaya bile gerek duymadan bu hadisin uydurma olduğunu biliyorum.
Sormak istiyorum Ella''ya: Hadis kaynaklarını güvenilir bulmadığı halde hangi kaynağa dayanarak iddianın doğru olmadığını bilmektedir? Eğer Kuran''a ve Muhammed''e olan güvenini buna dayanak gösteriyorsa bu durumda bilmekten değil inançdan söz etmelidir. "hadisin uydurma olduğunu biliyorum" ve "hadisin uydurma olduğuna inanıyorum" çok farklı ifadelerdir. Birincisi akla, bilimsel düşünceye ve algıya hitab ederken ikincisi önkabul, koşulsuz inanç gibi akla ve bilime ters ifadelerdendir.
Aişe''nin evlendiğinde 17 yaşlarında olduğuna dair iddianın kaynağı İslam dünyasında Buhari, Müslim gibi kaynaklardan daha az güvenilir kaynaklardandır ki zaten aişe ile ablası arasında 10 yaş fark olduğu önkabulüne vede aişenin ablasının tam 100 yaşında öldüğü rivayetine dayalı fikir yürütme sonucudur. Oysa ki Buharı''nin hadisinde aişe kendi ağzından ve ince detayına girerek anlatıyor:
Ve be dokuz yaşındayken benimle gerdeğe girdi. Medine''ye göçmüştük. Haris İbn Hazrec oğullarına konuk olduk. O sırada sıtmaya yakalandım. Saçlarım döküldü. Saçlarım yeniden geldi; bölükler oluştu. Annem Ümmü Ruman bana geldi. Arkadaşlarım ile birlikte salıncakta sallanıyorduk. Annem beni çağırdı. Yanına gittim. Benden ne istediğini bilmiyordum. Elimi tutup alıp götürdü. Evin kapısına gelince durdu. Soluk soluğa kalmıştım. Sonunda soluğum biraz yatıştı. Annem, sonra biraz su alıp yüzüme başıma değdirdi. Sonra beni eve soktu. Bir de baktım ki bir takım Medineli kadınlar. Evdeler. Bana şöyle demeye başladılar:

-Hayırlı, bereketli olsun. İyi şanslar.

Annem beni bu kadınlara teslim etti. Bunlar benim saçımı başımı yıkadılar, beni güzel bir biçimde hazırladılar. Peygamberle birden karşılaşmaktan başka hiçbir şey beni korkutmamıştı. Kadınlar, beni ona teslim ettiler. Ve ben o sıralar 9 yaşındaydım."
Yukarıdaki hadisi bu kadar duygusal detayıyla birlikte kim ve niçin uydurabilir ki? Bu tip hadisleri inkar etmenin tek gayesi islamı eleştirilerden kurtarmaktır. Ama nafile çünkü yukarıdaki hadisi destekler unusrlar içeren aşağıdaki hadisi de buhari, müslim ve ebu davud veriyor:

Kütüp-i Sitte:
5303 - Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm''ın yanında bebeklerle oynardım. Arkadaşlarım (da oynamak için) yanıma gelirlerdi. Resülullah aleyhissalâtu vesselâm (eve gelince, utanarak) saklanırlardı. Ama Aleyhissalâtu vesselâm onları tekrar bana gönderirdi. Beraber oynamaya devam ederdik."

Buhârî, Edeb 81; Müslim, Fedâilu''s-Sahâbe 81, (2440); Ebu Dâvud, Edeb 62, (4931, 4932).
Görüldüğü gibi Aişe evlendiğinde bebeklerle oynayan bir çocuktur. Gerdeğe girdiğinde ise salıncakta sallanma yaşında bir çocuktur. İki hadisin de uydurma olma ihtimali çok düşüktür.
Bütün hadisleri inkar etme politikası bilimsel ve akılcıl bir iddia değil taktik bir manevradır. Bu manevra, İslamın günümüzdeki dağılmış, perişan olmuş ve utanılası durumunu düzeltmek için bir geri çekilmedir. Birlikleri dağılmış ve askerleri perişan olmuş bir komutanın gerideki daha güvenli görünen siperlerine geri çekilme komutu vermesi gibidir.
Hadislerin tamamen güvenilmez olduğunu iddia etmek ile içlerinde pek çok uydurma hadis olduğunu iddia etmek ayrı şeylerdir. Örneğin Turan Dursun, hadislerin içinde pek çok uydurma hadisin olduğunu söylemektedir ama hepsi uydurmadır dememektedir. Ella öyle bir anlatıyor ki sanki Turan Dursun "bütün hadisler uydurmadır" demiş de sonra bu uydurma hadisleri kendisine dayanak almıştır. Turan Dursun, doğrudan Kuran''ı eleştirmek dışında İslam dünyasında sahih kabul edilen kişileri ve eserlerini de dayanak alarak eleştiriler getirmiştir. Ella''nın İslam anlayışını güden müslümanların azınlıkta oldukları düşünülürse Turan Dursun''un bu eleştiri yönteminin normal olduğunu da anlarız.

Hadislere bir bütün olarak, koşulsuz şekilde doğru kabul etmek yanlış olsa bile Kuran''ı ve islamı anlamak için ana hatlarıyla çok gerekli ve faydalı olduğu bir gerçektir. Kuran''ın pek çok ayeti, hadisler olmaksızın yeterli derecede anlaşılamaz. Zaten genel olarak İslam dünyasında da bu anlayış hakimdir. Hemen bir örnek verelim: "senin dinin sana benim dinim bana " sözcüklerinin geçtiği ayet pek çok müslüman tarafından islamın hoşgörülülüğüne işaret olarak yorumlanır. halbuki bu ayetin indiği dönem hakkındaki bilgiler (yani hadisler) bize şunu belirtiyor: Bu ayet 1. mekke döneminde, İslamın henüz güçsüz olduğu yıllarda yazılmıştır. Muhammedin, mekkeli müşrikleri İslama çağırması üzerine güçlü olan müşriklerin tehditkar şekilde Muhammedin üzerine gelmesi nedeniyle yazılmışdır ve kendini savunma, kendini kurtarma amaçlı bir ayettir. Güçlü olduğu halde karşısındakinin dini inancına saygı duymakla ilgisi yoktur ki zaten Muhammedin güçlendiği medine dönemi ayetleri bu ayetin tam tersine saldırgan ifadeler içerir. Amacım asıl bu konu değil, bu konu aracılığı ile ayet ve surelerin daha iyi anlaşılması için hadis kaynaklarının ne kadar elzem olduğunu ifade etmektir.

DreiMalAli
22-02-2005, 00:52
ella ve islmc.
Ucuz kahramanlık yapıyorsunuz burada.

Bu hadisleri, uydurma veye gerçek, piyasaya sürenler: Müslümanlar.
Yani yalan söyleyenler: müslümanlar.
Bunları yaygınlaştıranlar: Müslümanlar.
Bunları toplayanlar: Müslümanlar.
Bunları kitap haline getirenler: Müslümallar.
Bunlardan para kazananlar: Müslümanlar.
Bunları uyguluyanlar: Müslümanlar.
Yüzyıllardır; peygamberimiz bize örnek oldu, öyleyse bunda bir hikmet var diyerek küçük kızlarla evlenenler (tecavüz edenler): Müslümanlar.
Yüzyıllardır bu iğrençliğe onay verenler: Müslümanlar. Anne-babalarıda dahil.
Yüzyıllardır göz göre göre bu küçük kızların nikahını kıyanlar: Müslümanların hocası, imamı, kadısı, şeyhülislamı...
Yüzyıllardır bunu yasal kılanlar: Müslümanların şeriatı.
Bunun insanlık dışı bir uygulama olduğu söylendiğinde, o küçük kızların insanlık hakkını savunmayanlar, göz ardı edenler: Müslümanlar. Hacılar, hocalar, imamlar, şeyhülislamlar...
Ama peygamberlerini ve İslamı temiz çıkarmak için; "çöldeki küçük kızlar çabuk ergenleşiyor" diye hem yalan söyleyip hem o kızları suçlu duruma düşürenler: Müslümanlar. Hacılar, hocalar, imamlar, şeyhülislamlar...
Bu yalanlarla ortalığı bir süre yatıştırıp işkencenin devamını sağlayanlar: Müslümanlar. Hacılar, hocalar, imamlar, şeyhülislamlar...
Eğer uydurma hadis varsa, 1500 yıldır bu yalanları ayıklama zahmetine katlanmayanlar: Müslümanlar. Hacılar, hocalar, imamlar, şeyhülislamlar...
İslamiyet adına yapılan bu iğrençliklerden dolayı yüzyıllardır hiç bir resmi önlem almayanlar: Müslümanlar. Hacılar, hocalar, imamlar, şeyhülislamlar...
Laik devlet yapısından dolayı ahlak anlayışı değiştiğinde, bilmediği halde "Hayır efendim! Peygamberim böyle böyle bir şey yapmamıştır" diye işkembeden, desteksiz atanlar: Müslümanlar. Hacılar, hocalar, imamlar. Ama bunların sadece birkaç tanesi.
....
....

Şimdiye dek İslamiyet adına insanlarımıza yapılan bu iğrençliklere karşı;
müslümanlar resmi ve ciddi bir şekilde önlem alınmadıkları sürece,
bu olaya maruz kalan kadınlarımızın, kızlarımızın doğal insanlık haklarını ön plana çıkarmadıkları sürece,
bu insanlık dışı hareketi yapanları, onay verenleri, nikah kıyanları, anlayış gösterenleri; resmi bir şekilde kendi bünyelerinden dışlamadıkları sürece,
şimdiye dek müslümanların bu uygulamalrından dolayı İslamiyet adına insanlarımızdan resmi ve ciddi bir şekilde özür dilemedikleri sürece,
müslümanların konu hakkında herhangi bir savunmasını ciddiye almam için hiç bir nedenim yoktur.
Dünyadaki diğer müslümanları bir tarafa bırakayım. Ama vatandaşlarımın sırtından asalak olarak geçinen Diyanet İşlerinden; en azından bu samimiyeti beklerim.

Sevgiler

kitapsiz
22-02-2005, 01:52
dostum DreiMalAli AZ ama ÖZ yazar.

simdi müslolar harun yahya sitesine kosup, ! bilimsel arsivden! simdi bu yaziya ne yanit versek acaba? arastirmasi icin, internetin kus ucmaz kervan gecmez cöllerine düsmüslerdir... :twisted:
allahümmesallawallabilla cocuk tecavüzcüsü efendileri yardimci olsun.

islmc
22-02-2005, 03:08
Neden böylesin kitapsız? Ben buradan bakarak senin çok kötü bir durumda olduğunu anlıyorum.. çünki karşındakine(düşüncelerine) sürekli hakaret ediyor sürekli aşağılamaya çalışıyorsun..yazdığın yorumlar okunacak mantıklı yorumar değil, zaten okumuyorumda.. fakat aynı forumu paylaştığımızdan olsa gerek, bazen gözüm çarpıyor ve bu sonuca varıyorum..Karşındakine saldırarak tahrik etmekten çok hoşlandığın ortada.. Bende bunu severim ama burada kendimi kaybetmem.. karşılılı hakaretler bizi bir yerlere getirmezz... tabi eğer gerçeği arıyorsanız ve değişime hazırsanız....
DreiMalAli benim amacım burada ucuzkahramanlık yapmak değil hatta kahramanlık yapmak yada birşeyleri yapayımda birilerde bana yazsın demekte değil.
sadece karşılıklı fikir alışverişi yapmak istiyorum. (sadece mantıklı düşünen insanlardan).. söylediklerinde çok iyi bir yere değinmişsin... Hz.Muhammed öldükten sonra daha 4 halife döneminde bile mezhep kavgaları başlamıştır.. ve bu aynı şekilde Hz.İsa nın döneminde yaydığı hak dindede aynı şeyler yaşanmış aradan kısa bir zaman geçmesine rağmen bozulmalar görülmüştür...bu tipte yobaz insanlar daha 4 halife döneminde durduk yere mezhep kavgalarını çıkartmışlardır.. ve yüzyıllar boyunca nice değişmelerin gerçekleşeceğini siz düşünün...

kitapsiz
22-02-2005, 13:10
KİŞİYE HAKARET SÖZLERİ İÇERDİĞİ İÇİN MESAJ SİLİNDİ.
CEM

islmc
22-02-2005, 14:07
1-Senden bir insan olarak şunu istiyorum benimle muhattab olurken sanki karşındaymışım gibi düşün.. ve cümlelerini öyle seç.. zira, komşu olmadığımızı nereden biliyorsun?(ben biliyorum)
2-ben konuyu saptırmaya değil "DreiMalAli" ye cevap vermek istiyordum ve örnek vermek istedim.. tabi senin IQ seviyenden şüphelenmeye başladım açıkcası. konu başlığı farklı olabilir fakat ben, benim nickimin geçtiği yerlere cevap verme hakkına sahibim... konu ne olursa olsun....
3- kellesini ahlaksiz arap bedevisine satmis birinde fikir olmazki, fikir alisverisi yapilsin. buradada sana bedevinin anlamını bir araştır ve öyle kullan diyorum... Hz.Muhammed bedevimiydi?
4-Bundan sonra saygısız kişisel bir yoruma cevap yazmayacağımı bilmeni isterim.neden? diye soracak olursan, sen buraya tartışmaya değil karşındaki insanları kötülemeye,hakaret etmeye ve küfür etmeye ayarlarmış bir robot gibisin.....
BU FORUMUN AMACI TARTIŞMAK VE BİLGİ ALIŞVERİŞİ YAPMAK DEĞİLSE KUSURA BAKMAYIN.. BEN YANLIŞ BİR FORUMA GELMİŞİM.. AMA BU FORUMUN AMACI BİRBİRİMİZİN BİLGİLERİNDEN YARARLANMAKSA BUKADAR SEVİYESİZ YAZILARIN OLMAMASINI İSTEMİYORUM!!! BU KİŞİLER YA UYARILMALI VE BU YAZILARINA TEKRAR ETMEMELİ YADA ATILMALIDIR...DAMDANAKANI YAZILARINDAN DOLAYI ATANLAR.. NEREDESİNİZ?BURADA DAMDANAKANDAN FAZLA KÜFÜR SARF EDENLERİ ATMIYORSUNUZ..SİZ TARAFSIZ OLDUĞUNUZUMU İDDA EDİYORSUNUZ.. SİZDE ZERRE KADAR ADALET VARSA ÇOKTAN YOLLAMIŞTINIZ BU TİP KİŞİLERİ.. SEVİYE İSTİYORUM,SEVİYELİ TARTIŞMAK... AKSİ TAKDİRDE BEN YOKUM....