dilaver
13-05-2007, 14:40
,
* *
* * * * * Önümüzdeki günler siyasi olarak son derece renkli geçecege benziyor. Türkiye baştan aşşagı bir silkeniş yaşıyor. İnsanların demokrasi ve özgürlük talepleri artık meydanlara sıgmıyor. Ancak bu yıgınların talepleri gerici bir potada eritilmeye çalışılıyor.
* * * * * DTP barajı aşamayacagını anlayınca bagımsız adaylarla seçime girme kararı aldı. Buna karşılık ise Meclisteki tüm partiler büyük bir ittifak ile bagımsızların meclise girmesini engellemek için birleşik oy pusulası oyunun ortaya attılar. Bu yöntemle okuma yazma bilmeyen Kürt vatandaşların oylarını zayii etmek istediler. Bu demokrasi açısından ne kadar geri oldugumuzun bariz bir göstergesidir.
* * * * * Türkiye de en temel mesele demokrasi meselesidir. Demokratik kazanımların önünün açılması ise Kürt meselesinin demokratik bir tarzda halledilmesinde yatıyor. Mangalda kül bırakmayanlar meclisteki tavırları ile Kürt ulusunu yok saydıklarını bir kez daha göstermişlerdir. Gerçek anlamda bölücülük budur. Kürt ulusunun siyasi temsilcilerine meşru zeminleri kapamak onları PKK nın kucagına dogru itmek ve çözümü çözümsüzleştirmektir.
* * * * * Bugün gelinen noktada Kürtler bir realitedir, ya onlarla ortak bir payda ve zeminde bir arada yaşayacagız ya da bu kan ve gözyaşı durmayacak. Egemenlerin tercihinin ikincisinden yana oldugu anlaşılıyor. Ezici bir Kürt çogunluk ise birlikte ama demokratik bir zeminde yaşamak taraftarıdır. Bu tür söylemlerin dile getirilecegi yer ya en üst seviyede mecliste olacaktır, ya da mecliste temsil edilemeyen insanlar çözümü meclis dışarısında ve sokaklarda arayacaklardır. *
* * * * * Seçimleri ne kadar zorlaştırmak isterlerse istesinler DTP adaylarının en az 20 üye ile temsil edilecekleri aşikar görünüyor. Bu sayı yukarı dogru da çıkabilir. DTP nin br grup kurması ve de muhtemelen olası bir koalisyon hükümetinde yer alabilmesi bile mümkün görülebiliyor. Bu ismlerden en *öne çıkanı da herhalde gene Leyla Zana olacaktır.
* * * * * Umulan şu anki tavrın yeni mecliste de devam etmemesi ve DTP lilere söz hakkının engellenmemesidir. Bu insanlar Kürtçe Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşligi dediler diye 10 sene cezaevlerine tıkıldılar ve magdur olarak meşhur olarak dışarı çıktılar. Bu durum da TC nin yeni bir ayıbı olarak karnesine yazıldı.
* * * * * *Kürt hareketinin siyasi olarak mecliste temsil edilmesi son derece olumlu bir fırsattır. Bu fırsatı her iki kesim de çok iyi degerlendirip akan kanın önünü kesmek için kullanabilirlerse Türkiyenin önü açılabilir.
* * * * * *Bakalım önümüzdeki günler daha nelere gebe olacak. Türkiye garip ve kabına sıgamayan bir ülke haline geldi. Bu alt üst oluşun olumlu yöne dogru gidebilmesi ancak akılcı, insanca ve barışçı hamlelerle mümkündür.
* * * * * *saygılarımla
* *
* * * * * Önümüzdeki günler siyasi olarak son derece renkli geçecege benziyor. Türkiye baştan aşşagı bir silkeniş yaşıyor. İnsanların demokrasi ve özgürlük talepleri artık meydanlara sıgmıyor. Ancak bu yıgınların talepleri gerici bir potada eritilmeye çalışılıyor.
* * * * * DTP barajı aşamayacagını anlayınca bagımsız adaylarla seçime girme kararı aldı. Buna karşılık ise Meclisteki tüm partiler büyük bir ittifak ile bagımsızların meclise girmesini engellemek için birleşik oy pusulası oyunun ortaya attılar. Bu yöntemle okuma yazma bilmeyen Kürt vatandaşların oylarını zayii etmek istediler. Bu demokrasi açısından ne kadar geri oldugumuzun bariz bir göstergesidir.
* * * * * Türkiye de en temel mesele demokrasi meselesidir. Demokratik kazanımların önünün açılması ise Kürt meselesinin demokratik bir tarzda halledilmesinde yatıyor. Mangalda kül bırakmayanlar meclisteki tavırları ile Kürt ulusunu yok saydıklarını bir kez daha göstermişlerdir. Gerçek anlamda bölücülük budur. Kürt ulusunun siyasi temsilcilerine meşru zeminleri kapamak onları PKK nın kucagına dogru itmek ve çözümü çözümsüzleştirmektir.
* * * * * Bugün gelinen noktada Kürtler bir realitedir, ya onlarla ortak bir payda ve zeminde bir arada yaşayacagız ya da bu kan ve gözyaşı durmayacak. Egemenlerin tercihinin ikincisinden yana oldugu anlaşılıyor. Ezici bir Kürt çogunluk ise birlikte ama demokratik bir zeminde yaşamak taraftarıdır. Bu tür söylemlerin dile getirilecegi yer ya en üst seviyede mecliste olacaktır, ya da mecliste temsil edilemeyen insanlar çözümü meclis dışarısında ve sokaklarda arayacaklardır. *
* * * * * Seçimleri ne kadar zorlaştırmak isterlerse istesinler DTP adaylarının en az 20 üye ile temsil edilecekleri aşikar görünüyor. Bu sayı yukarı dogru da çıkabilir. DTP nin br grup kurması ve de muhtemelen olası bir koalisyon hükümetinde yer alabilmesi bile mümkün görülebiliyor. Bu ismlerden en *öne çıkanı da herhalde gene Leyla Zana olacaktır.
* * * * * Umulan şu anki tavrın yeni mecliste de devam etmemesi ve DTP lilere söz hakkının engellenmemesidir. Bu insanlar Kürtçe Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşligi dediler diye 10 sene cezaevlerine tıkıldılar ve magdur olarak meşhur olarak dışarı çıktılar. Bu durum da TC nin yeni bir ayıbı olarak karnesine yazıldı.
* * * * * *Kürt hareketinin siyasi olarak mecliste temsil edilmesi son derece olumlu bir fırsattır. Bu fırsatı her iki kesim de çok iyi degerlendirip akan kanın önünü kesmek için kullanabilirlerse Türkiyenin önü açılabilir.
* * * * * *Bakalım önümüzdeki günler daha nelere gebe olacak. Türkiye garip ve kabına sıgamayan bir ülke haline geldi. Bu alt üst oluşun olumlu yöne dogru gidebilmesi ancak akılcı, insanca ve barışçı hamlelerle mümkündür.
* * * * * *saygılarımla