haci
21-02-2005, 18:49
Hangi nitelik canlı olmak için gereklidir? Tek bir nitelik yeterli midir?
Dört ayak üzerinde, kükreyerek ve ağzından salyalar akıtarak size doğru yaklaşmakta olan iri bir canavarın canlı olduğuna eminsinizdir. Peki iri bir kayanın kuzey yamacını örten yeşil yosun da canlı mıdır? Dört ayaklı ve uzun sivri dişli bir canavarla, onlardan yoksun ve masum görünüşlü yosunun ortak paydası nedir? Demek ki canlı olmak için koşmak, saldırmak, çevredeki uyarıları yanıtlamak gerekmemektedir. Bu durumda dört ayaklı canavarla yosun arasındaki ortak payda nedir?
Yosunla dört ayaklı canavar arasındaki minumun ortak payda metabolizmadır. Her iki yaratıkda da mevcutu olan atomlar onların yapısının sürekli elemanı değillerdir. Enerji biyolojik enerji veya güneş ışınları şeklinde çevreden alınır ve çeşitli şekillerde modifiye edildikten sonra, çevreye çoğu kere ısı ve biyolojik olmayan enerji şeklinde iade edilir. Buna metabolizma denir. Dünyada mevcut her canlı metabolizmaya sahiptir. Ayakları, gözleri, ağzı ve iri dişleri olmayabilir ama, her zaman metabolizması vardır.
Canlıların yapısına katılan doku ve organlardaki atomlar sürekli bir değişim içindedirler. Biyolojik yapılar olarak çevrelerinde mevcut diğer biyolojik atom ve molekülleri kendi yapılarına alırlar ve onları enerji ve çeşitli biyolojik moleküller üretmek, büyümek, çoğalmak ve kendilerini tamir etmede kullanırlar. Bu süreç sırasında dışardan alınan enerji yok olmaz. Başka bir enerji şekline çevrilir. Bu enerji artık biyolojik değildir. Dünyada mevcut bütün canlılar bu temel niteliği paylaşırlar.
Yine de tek başına bu nitelik canlı varlıkların cansızlardan ayrılmasında yeterli değildir. Çünkü ateşde de benzer nitelikler vardır. Ateş de havada mevcut oksijen tarafından beslenir ve yüksek ısı nedeniyle CO2, CO ve H2O gibi çeşitli moleküller ortaya çıkar. Ateş giderek çoğalır ve yayılır. Büyüklüğü, şekli ve rengi vardır. Ateş canlı mıdır?
Değildir elbette. Öyle ise metabolizma bile tek başına canlılığı tanımlamaya yetmemektedir. Canlılığın tanımı için başka ortak paydalara gereksinim vardır.
Canlı yaratıklar çoğalırken bazı kurallara uymak zorundadırlar. Bu kuralların en önemlisi doğal seçimdir. Doğal seçim, çoğalma, çeşitlilik ve kalıtımı bünyesinde barındıran bir niteliktir. Canlılar çoğalırken birden fazla kendi benzerlerini oluştururlar. Çoğu kere bu yeni canlılar kendisinin aynı değillerdir. Kalıtım yoluyla çoğalmak bireylerin farklı olarak çoğalması demektir. A’lar A olarak, B’ler de B olarak çoğalırlarken, arada bir A’lardan A’lar değil, C’ler çıkar. Bu üç nitelik birlikte, uygun bir ortamda, doğal seçim yasası aracılığı ile, yukarda değindiğimiz metabolizma ortak paydası ile birlikte, canlıların ortaya çıkmasını sağlar.
Ateş neden canlı değildir. Çünkü ateş çok basit ve ilkel bir olgudur. Kendi yaşamını ve çoğalmasını denetleyen bölümlerden yoksundur. Kendini kontrol edemez. Hızla yayılır ve sonra söner gider. Canlı varlıkların büyümeleri, yaşamaları ve çoğalmaları için onları sağlayan organlara gereksinimleri vardır. Yangında bunlar yoktur. Yangın kalıtıma sahip değildir ve çoğalırken evrime uğramaz. Yani değişmez ve zamanla karmaşıklaşmaz. Doğal seçime tabi değildir.
Canlılarda metabolizmayı gerçekleştiren enzimler vardır. Enzimler büyük ve kompleks moleküllerdir. Kimyasal tepkileşmeleri başatıp, devam ettirirler ama, kendileri değişmezler. Enzimler canlı olmanın gereksinimidirler. Eller ve ayaklar insanlar ve diğer hayvanlar için ne ise, enzimler de yosunlar için o durlar ve yosunun canlı bir sistem olarak görev yapmasını sağlarlar.
Bu gözlemlerin ışığında canlı yaratığı şöyle tanımalayabiliriz:
Metabolizmaya sahip ve doğal seçime tabi olan (yani çoğalma, çeşitlilik ve kaltıma sahip olan) varlıklar canlıdırlar. Canlıların oluşturduğu doğal döngü için yaşam terimini kullanabiliriz. Bu döngüde ölüm de yer aldığından, yaşamı ölümden soyutlamak mümkün değildir. Yaşam, metabolizması olan, kalıtımla çoğalan, farklılaşan ve ölen canlılarla ilgili bir fenomendir.
HACI
Devam edecek.......
Dört ayak üzerinde, kükreyerek ve ağzından salyalar akıtarak size doğru yaklaşmakta olan iri bir canavarın canlı olduğuna eminsinizdir. Peki iri bir kayanın kuzey yamacını örten yeşil yosun da canlı mıdır? Dört ayaklı ve uzun sivri dişli bir canavarla, onlardan yoksun ve masum görünüşlü yosunun ortak paydası nedir? Demek ki canlı olmak için koşmak, saldırmak, çevredeki uyarıları yanıtlamak gerekmemektedir. Bu durumda dört ayaklı canavarla yosun arasındaki ortak payda nedir?
Yosunla dört ayaklı canavar arasındaki minumun ortak payda metabolizmadır. Her iki yaratıkda da mevcutu olan atomlar onların yapısının sürekli elemanı değillerdir. Enerji biyolojik enerji veya güneş ışınları şeklinde çevreden alınır ve çeşitli şekillerde modifiye edildikten sonra, çevreye çoğu kere ısı ve biyolojik olmayan enerji şeklinde iade edilir. Buna metabolizma denir. Dünyada mevcut her canlı metabolizmaya sahiptir. Ayakları, gözleri, ağzı ve iri dişleri olmayabilir ama, her zaman metabolizması vardır.
Canlıların yapısına katılan doku ve organlardaki atomlar sürekli bir değişim içindedirler. Biyolojik yapılar olarak çevrelerinde mevcut diğer biyolojik atom ve molekülleri kendi yapılarına alırlar ve onları enerji ve çeşitli biyolojik moleküller üretmek, büyümek, çoğalmak ve kendilerini tamir etmede kullanırlar. Bu süreç sırasında dışardan alınan enerji yok olmaz. Başka bir enerji şekline çevrilir. Bu enerji artık biyolojik değildir. Dünyada mevcut bütün canlılar bu temel niteliği paylaşırlar.
Yine de tek başına bu nitelik canlı varlıkların cansızlardan ayrılmasında yeterli değildir. Çünkü ateşde de benzer nitelikler vardır. Ateş de havada mevcut oksijen tarafından beslenir ve yüksek ısı nedeniyle CO2, CO ve H2O gibi çeşitli moleküller ortaya çıkar. Ateş giderek çoğalır ve yayılır. Büyüklüğü, şekli ve rengi vardır. Ateş canlı mıdır?
Değildir elbette. Öyle ise metabolizma bile tek başına canlılığı tanımlamaya yetmemektedir. Canlılığın tanımı için başka ortak paydalara gereksinim vardır.
Canlı yaratıklar çoğalırken bazı kurallara uymak zorundadırlar. Bu kuralların en önemlisi doğal seçimdir. Doğal seçim, çoğalma, çeşitlilik ve kalıtımı bünyesinde barındıran bir niteliktir. Canlılar çoğalırken birden fazla kendi benzerlerini oluştururlar. Çoğu kere bu yeni canlılar kendisinin aynı değillerdir. Kalıtım yoluyla çoğalmak bireylerin farklı olarak çoğalması demektir. A’lar A olarak, B’ler de B olarak çoğalırlarken, arada bir A’lardan A’lar değil, C’ler çıkar. Bu üç nitelik birlikte, uygun bir ortamda, doğal seçim yasası aracılığı ile, yukarda değindiğimiz metabolizma ortak paydası ile birlikte, canlıların ortaya çıkmasını sağlar.
Ateş neden canlı değildir. Çünkü ateş çok basit ve ilkel bir olgudur. Kendi yaşamını ve çoğalmasını denetleyen bölümlerden yoksundur. Kendini kontrol edemez. Hızla yayılır ve sonra söner gider. Canlı varlıkların büyümeleri, yaşamaları ve çoğalmaları için onları sağlayan organlara gereksinimleri vardır. Yangında bunlar yoktur. Yangın kalıtıma sahip değildir ve çoğalırken evrime uğramaz. Yani değişmez ve zamanla karmaşıklaşmaz. Doğal seçime tabi değildir.
Canlılarda metabolizmayı gerçekleştiren enzimler vardır. Enzimler büyük ve kompleks moleküllerdir. Kimyasal tepkileşmeleri başatıp, devam ettirirler ama, kendileri değişmezler. Enzimler canlı olmanın gereksinimidirler. Eller ve ayaklar insanlar ve diğer hayvanlar için ne ise, enzimler de yosunlar için o durlar ve yosunun canlı bir sistem olarak görev yapmasını sağlarlar.
Bu gözlemlerin ışığında canlı yaratığı şöyle tanımalayabiliriz:
Metabolizmaya sahip ve doğal seçime tabi olan (yani çoğalma, çeşitlilik ve kaltıma sahip olan) varlıklar canlıdırlar. Canlıların oluşturduğu doğal döngü için yaşam terimini kullanabiliriz. Bu döngüde ölüm de yer aldığından, yaşamı ölümden soyutlamak mümkün değildir. Yaşam, metabolizması olan, kalıtımla çoğalan, farklılaşan ve ölen canlılarla ilgili bir fenomendir.
HACI
Devam edecek.......