PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : DARVİNİZM


31-05-2007, 15:57
DARVİNİZM

Darvinizm, Charles Darvin’in evrim ve doğal seçilime ilişkin fikirlerindeki temel kuramın karşılığı olarak kullanılan bir deyimdir. Ancak bu deyimin çok daha geniş bir kapsamı olup, anlamı da kullanana göre değiştiği gibi, zamanla da değişmiştir.

Deyim şu sıralarda daha çok Darwin eleştirmenlerince, evrimsel biyolojiyi destekleyenlerin inancını tanımlamak üzere kullanılmaktadır. Nitekim internette yapılacak bir arama deyimin gerek ülkemizde gerek dışarıda daha çok bu yönde kullanıldığını kanıtlayacaktır. Bu kullanış tarzı ateizm ile bir çağrışımı içeriyor. “Yaratılışçı”lar da deyimi ekseriya küçümseyici bir tarzda kullanırlar. Evrimi bir doktrin veya inanç olarak görmek, “yaratılış”ın okullarda öğretilmesi için dinsel güdülü politik tartışmaları kuvvetlendiriyor. Nitekim, dünyada benzeri görülmemiş şekilde, ülkemizde yaratılışçılık eğitim müfredatına alınabilmiştir.

Bununla beraber Darvinizm, bilimsel çevrelerde modern evrim kuramlarını, ilk kez Darwin’in ortaya attığı halinden ayırmak için de kullanılmaktadır. Örneğin sonradan geliştirilmiş genetik sürüklenme ve gen akışı kuramlarına kıyasla Darwin'in önerdiği doğal seçilim düzeneğine atıfta bulunmak için Darvinizm kullanılabilir. Ayrıca Klasik Darvinizm, Darwin'in Darvinciliği gibi deyimler de halen yazında geçerli olan deyimlerdir.

Başka bir kullanış tarzı da evrim düşüncesi tarihinde Lamarck’çılık ve modern sentez gibi diğerlerine kıyasla Darwin'in rolüne işaret etmek için olmuştur.

Esasen evrim kavramı tam olarak Charles Robert Darwin tarafından 19. yüzyılın ikinci yarısında geliştirilmiştir. Darwin'in Edinburg ve Cambridge’deki yol göstericileri onun felsefi eğilimlerini ve bilimsel kariyerini kesin bir şekilde yönlendirmişlerdi. Daha sonra Beagle araştırma gemisinde kılı kırk yaran gözlemler, kanıt toplama, deneyler, not alma, okuma ve düşünme ile geçen beş yıl, onu yaşamının geri kalan kısmının yönünü tam olarak kesinlemiştir. Darwin, Malthus’un nüfus için yaptığı gibi, organizmalar geometrik artan bir oranda üremeye yönlenmişken, türlerin aşağı yukarı sabit sayıda kaldığını gözlemlemişti. Bundan da varoluş, yaşamı sürdürmek üzere sürekli bir mücadele olduğu sonucuna varmıştı. Değişikliklerin – aynı tür içindeki üyeler arasındaki farkların – varlığına işaret etmiş ve var olma çabasındaki bitki veya hayvana yardım edici değişikliklerin onların üreme ve yaşamı sürdürebilmesini daha iyi sağladığını belirtmişti. Bu uygun değişiklikler yaşamını sürdürebilenlerin çocuklarına aktarılır ve ardışık nesillerle bütün türe yayılır. Bu süreci de doğal seçilim ilkesi olarak adlandırmıştı. * *

Aslında akademik çevrelerde ve gündelik yazında “Darwin’in evrim kuramı” ekseriya tekilmiş gibi atıfta bulunuluyor. Gerçekte Darwin'in evrim “kuramı”, bir demet kuramdan meydana gelmiştir ve eğer çeşitli parçalarının farkına varılmazsa Darwin'in evrimsel düşüncesini yapıcı bir şekilde anlamak olanaksızdır. Ernst Mayr, genel olarak Darwin'in kuramına atıfta bulunduklarında başka yazarların da bir şekilde aklında mutlaka aşağıdaki 5 kuramın olduğunu söylüyor (bununla beraber cinsel seçilim, pangenesis, kullanış ve kullanılmazlığın etkisi, karakter uzaklaşması gibi başkaları da var) :

1 – Evrim (kendi başına): Bu, dünyanın sabit olmadığını veya yeni yaratılmadığını veya da sabit bir döngüde olmadığını; ama durmadan değiştiğini ve organizmaların zamanla dönüşüm geçirdiği kuramıdır.

2 – Ortak Şecere : Bu, her organizma grubunun ortak bir atadan indiğini; hayvan, bitki ve mikroorganizmalar da dahil olmak üzere bütün organizmaların sonunda, dünyada yaşamın tek bir kökenine kadar geri gittiği kuramıdır.

3 – Türlerin Çoğalması: Bu kuram çok geniş organik çeşitliliği açıklar. Türlerin, kardeş türlere bölünmeyle veya yeni türlere evrilebilen coğrafi olarak tecrit edilmiş kurucu bir topluluğun oluşmasıyla çoğaldığını önerir.

4 - Aşamacılık: Bu kurama göre evrimsel değişiklikler yeni bir tipi temsil eden yeni bireylerin aniden üretilmesi ile değil grupların aşamalı değişmesi ile meydana gelir.

5 - Doğal Seçilim: Bu kurama göre evrimsel değişiklik her soyda genetik değişikliğin bol miktarda üretimi sonucu ortaya çıkar. Yaşamını sürdüren göreceli az miktarda bireyler, kalıtımla akatarılabilen karakterlerin özellikle iyi uyarlanmış birleşimi sayesinde, sonraki nesillere yol açarlar.

Darvinizm'i doğru veya yanlış olan basit bir kuram değil, sürekli değiştirilen ve geliştirilen bir araştırma programı olarak gerekiyor. Bu, modern evrimsel sentezden önce de böyleydi, şimdide böyledir. Aşağıda Darvinizm'deki değişikliklerin bazı önemli evreleri verilmiştir:

1883 - 1886 * * - Weismann'ın Yeni Darvinciliği - Yumuşak kalıtımın sonu; çiftli ve genetik yeniden birleşimin tanınması
1900 - Mendelizm - Genetik sabitliğin kabulü ile karışım kalıtımının reddi
1918 - 1933 * * * - Fişerizm (Fisherism) - Evrimin gen frekanslarının ve seçilim baskılarının zorlaması meselesi olarak düşünülmesi
1936 - 1947 * * * - * Evrimsel Sentez - Topluluk düşüncesinin vurgulanması, çeşitliliğin evrimine ilgi, coğrafi türleşme, değişken evrimsel oranlar
1947 - 1972 * * * - Sentez sonrası - Bireyin artan bir şekilde seçilimin hedefi olarak görülmesi, daha bütünsel yaklaşım, şans ve kısıtların artan tanınması
1945 - 1972 * * * *- Kesintiye Uğramış Dengeler - Türleşmeci evrimin önemi
1969 - 1980 * * * *- Cinsel seçilimin önemi * * * *- Seçilim için üretken ardılın önemi

Darvinci bir süreç, modern tanımlamasıyla, aşağıdaki şemadan oluşur:
A - Öz-kopyalama/Kalıtım: Bazı varlıklar kendilerinin kopyalarını üretmeye muktedir olmalılar, ve bu kopyalar da tekrar üremeye *muktedir olmalıdırlar. Yeni kopyalar eskilerin karakterlerinin varisi olmalıdırlar. Bazan farklı değişmeler cinsel üremede yeniden bir araya gelebilir.
B - Değişim: *Varlık topluluğunda farklı karakterler dizisi olmalıdır ve yeni değişikliklerin topluluğa sokulması için bir düzenek olmalıdır.
C - Seçilim: *Kalıt karakterler; ya idame ile (doğal seçilim), ya da partner bularak yavru üretme (cinsel seçilim) yetisi ile; varlıkların kendilerini üretme yeteneğini bir şekilde etkilemelidirler.
Eğer varlık veya organizma üremek üzere idame ederse, süreç yeniden başlar. Bazan, daha katı belirlemelerde, değişim ve seçilimin farklı varlıklarda etki yapması gerekir. Darvinizmin belirlediği, hangi vasıtayla olursa olsun, bu şartların bulunduğu herhangi sistemde evrimin meydana gelmesi olasıdır. Yani zamanla varlıklar, kendilerinin tekrar meydana gelmesini destekleme eğiliminde olan karmaşık karakterler biriktirirler. *Bu, Evrensel Darvinizm (ilk defa Richard Dawkins tarafından "Gen Bencildir" (1976) kitabında kullanıldığı gibi) olarak adlandırılır.

Sitemizde evrimle ilgili geniş bilgi ve son gelişmeler ayrıca ele alınmıştır.

Kaynakça :
http://en.wikipedia.org/wiki/Darwinism
http://www.bartleby.com/65/da/Darwinis.html
http://www.talkorigins.org/faqs/darwinism.html
http://plato.stanford.edu/entries/darwinism/

frodo
31-05-2007, 16:06
Emeğine eline sağlık burlap.

vartor
31-05-2007, 18:50
Darvinizmi bir din sananlara, Darwin'i de peygamberi ilan edenlerin okuyup ogrenebilecekleri guzel bir yazi, *Burlap'a tesekkurler..

habilis
31-05-2007, 19:27
vartor gerçekten lafı ağzımdan aldın,,

çalışma için teşekkürler arkadaşım..

star trek
27-07-2008, 15:28
Charles Darvin dünya tarihinin gördüğü en büyük bilim adamlarından biridir.Teoloğ,jeoloğ ve bioloğ dur . Hiç bir bilimsel araştırmasını dinsizlik olsun diye de yapmamıştır. Bilimle din arasındaki ayırımın farkında olan bir bilgin olarak araştırmalarının gelecekte dincilere yarayacağını görseydi bir bilim adamı olarak üzüntü duyardı.Aydınlama çağı ile birlikte dinlerle ilgili bilinmeyen pek çok şey ortaya çıkmıştı.Kutsal kitaplarda geçen pek çok efsanenin asıl kaynakları bulundu.Dinlerin iktadarların egemenliğini pekiştirmedeki işlevi bilimsel olarak ispatlandı.Dünyanın pek çok yerinde halk egemenlikleri kuruldu.Bunun üzerine insanlığın düşmanı olan egemenler yeniden dini alet ederek egemen olmak ve halk egemenliğini yıkmak için Darvin'in araştırmalarına resmen atladılar.Bugün hangi insana "insan maymundan geldi" derseniz tepki alırsınız.1970'li yıllardan itibaren bunu yaptılar. Bunu yaparak topluma dini yeniden dayattılar.Sadece Türkiye'de değil bütün dünyada din Darvin'in araştırmaları alet edilerek yeniden insanlığa dayatıldı. 2008 yılında amerika avrupa ve ortadoğu'da gücünü dinden alan iktidarlar egemen.Toplumun büyük bir kısmı hayatını dinsel kurallarla yönlendiriliyor.Darvin bu anlamda dinin toplum hayatına egemen olmasına bilmeden katkıda bulunmuş olmaktadır.Daha doğrusu dinci iktidarların ekmeğine yağ bal sürmüştür.Ancak bu onu ve araştırmalarını küçültmez.Bilim adamları "insan ın atası maymun muş" deyip kitleleri dinci egemenlerin kucağına iten "propogandalar" a karşı önlemler almalıdır.

ersay
27-07-2008, 16:33
düşünemeyen,aciz , bagnaz ,yobaz bir insan soyundan gelmektense maymun soyundan olmayı tercih ederim.

yucemanitu
02-08-2008, 21:45
Evrim diye bir şey yoksa homo habilis, cro magnon, neandertal nedir ki? Üç ayaklı at iskeleti bile bulunmuşken yok insana maymun mu diyorsunuz, gibi laflar ancak gülünç.