PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kürt Meselesi


Sayfa : 1 2 3 4 5 [6] 7 8 9 10 11 12

aydoe
26-11-2008, 18:58
Alevi Kürtlere ilişkin tarihsel verileri (bildiğim kadarıyla) sıralamadan önce vurgulamak isterim: Gerçek ne olursa olsun, toplumsal aidiyet her şeyden önce duygusal bir bilinçtir. Kimlerden ve nereden gelindiği değil, kimlerle ve nerede olunduğu inancı belirleyicidir. İsterse Türkmen asıllı olsun, birey kendisini Kürt diye tanımlıyorsa Kürt’tür. Zaten Atatürk de böyle düşündüğü içindir ki, Türkiye yurttaşlığının ulusal kimliğini, ‘Ne mutlu Türk olana’ değil, ‘Ne mutlu Türküm diyene’ formülüyle ifade etmiştir. Dolayısıyla bu yazının biricik amacı, okullarda öğretilen resmi tarihin çoğu kez gizlediği, bazen de çarpıttığı gerçekleri doğrultmaktır.
http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=11.11.2007&Newsid=210591&Categoryid=4&wid=122

BASKALTURK
26-11-2008, 23:56
Alevi Kürtlere ilişkin tarihsel verileri (bildiğim kadarıyla) sıralamadan önce vurgulamak isterim: Gerçek ne olursa olsun, toplumsal aidiyet her şeyden önce duygusal bir bilinçtir. Kimlerden ve nereden gelindiği değil, kimlerle ve nerede olunduğu inancı belirleyicidir. İsterse Türkmen asıllı olsun, birey kendisini Kürt diye tanımlıyorsa Kürt’tür. Zaten Atatürk de böyle düşündüğü içindir ki, Türkiye yurttaşlığının ulusal kimliğini, ‘Ne mutlu Türk olana’ değil, ‘Ne mutlu Türküm diyene’ formülüyle ifade etmiştir. Dolayısıyla bu yazının biricik amacı, okullarda öğretilen resmi tarihin çoğu kez gizlediği, bazen de çarpıttığı gerçekleri doğrultmaktır.
http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=11.11.2007&Newsid=210591&Categoryid=4&wid=122


Bir kurd alevi olamaz!Isterseniz konu ile alakali tartisabiliriz.Anadoluda ben kurdum ama aleviyim diyenler yavuz sultan zamaninda kurdlesmis oz turkmenlerdir.Yineliyorum kurdden alevi olmaz!

BASKALTURK
26-11-2008, 23:59
Başkaltürk milliyetçi bir insansın anladığım kadarıyla.

Ama mhp yi silerek bu ülkede milliyetçiliği değerlendiremessin.Bende milliyetçiyim ama kafatası milliyetçisi değil milletimi çok seviyorum islama yaptığı hizmetlerden dolayı türk olmaktan gurur duyuyorum bak bir şiir var benim miliyetçiliğimi tarif eden oku;

Ben bir Türküm dinim, cinsim uludur
Sinem, özüm ateş ile doludur
Türk evladı vatanın kuludur

Türk evladı evde durmaz giderim (Cenke giderken)

Muhammed`in (a.s.) kitabını kaldırtmam
Osmancık`ın bayrağını aldırtmam
Düşmanımı vatanıma saldırtmam


Ata evi viran olmaz giderim

Tanrım şahit duracağım sözümde
Milletimin sevgileri özünde
Vatanımdan başka şey yok gözümde

Bu dünyada kimse kalmaz giderim...(Mehmet emin yurdakul)



Siz musluman oldugunuzu soyleyerek ayni anda ummetci oldugunuzu da soylemis oldunuz.Bana milliyetcilikten bahsetmeyin,zaten olamazsiniz!Secim sizin ya musluman olup ummetin pesine takilirsin yada TURK olup YUKSEK SOYUN icin calisirsin.

aydoe
27-11-2008, 00:08
Yineliyorum kurdden alevi olmaz!

Vermiş olduğum linki okudunuzmu,orda zaten Türkmen Alevilerin sonradan Kürt olduklarını yazıyor.
Yani Kürtler Alevi olmamış ,Aleviler Kürt olmuş diyor.

kandahar
27-11-2008, 00:21
Baskalturk Aydoe'yu yanlis anlamissiniz. Kendisinin soylediklerine ben de katiliyorum. Kurt Alevi denenlerin (mesela Maras-Pazarcik) hemen hepsi Turk kokenlidir, fakat pratikte bunun pek bir faydasi yoktur. Ancak o insanlara Turk olduklari bilinci verilip kazanilmalari (kendilerini daha fazla bu ulkenin parcasi hissetmeleri) mumkunse ve bu yapilabilirse dediginiz sey bir anlam ifade eder.

dilaver
27-11-2008, 02:26
Olaın sogukkanlılıkla degerlendirilmesi gerekiyor. Tarihten kopmak ise sogukkanlılgı yeitmek anlamına geliyor. Herhalde bu başlıgın ilk sayfalarında yazmış olmam gerekiyor.

Kürtler Türkiye, Suriye, Irak ve İran topraklarında yaşıyorlar. Bunlar Osmanlının Kürdistan vileyetinin degişik devletlere bölümü. Ama sonuçta tüm bu unsurlar Kürt.

Yalçın Küçük'ün bir tespiti var. Ya Kerkük'ü alırsınız, ya da Diyarbekiri verirsiniz diyor. Buna yönelik bu tespitleri yapıyor. Özakl da kavrandıgı kadarıyla bu görüşte imiş. Kürtler Türliye Cumhuriyeti altında ulusal kimlikleri ile var olabilselerdi İran, Irak ve Suriye deki Kürtler de buna meyilli olacaklardı ve bölgede güç saglanacaktı ama izin verilmedi, hala da verilmiyor.

Şİmdi tarihi yok saymakla tarih tok olmuyor. Şu aşamada artık Kürtleri yok sayamazsınız. Kürtler ve Kürdistan bir vakıadır. Güney Kürdistan bir devlet oldugu an Türkiye parçalanır.

Olur mu olacaktır. zaman tüm Kürtler aynı devlet şemsiyesinde toplanacaktır. Fuller'in de dedigi budur. Abd buna oynuyor ve Türkiye kendi menfatlarını gözetemiyor. Ayrıca 1 Ocak İtibarıyla muhatabı Talabani ile Barzani dir.

İşin diger tarafı İmralı olayıdır. TC de bazı gruplar artık anlaşma dogrultusnda oy kullanıyor. Mhp harici kimse buna karşı degildir. Chp ne yapıldıgını bilmek istiyor.

Önümüzdeki günler garip gelişimlere sahne olabilir. Bu konuda Apo nun görüşme notlarına bakmak faydalı olabilir.

saygılarımla

BASKALTURK
27-11-2008, 02:40
Dilaver bey diyerbekir nerededir?Oyle bir sehir varmi dunyada?Ayrica TURKIYE'ye turliye demissiniz:) aslinda turluye de benziyor ama tuzu biraz cok ve hala tuz atmaya ugrasiyorlar.Kurdistan'in ne dogusu ne kuzeyi nede guneyi asla olmayacaktir.Hayaller ile yasamaya devam ediniz.

saygilarla

dilaver
27-11-2008, 02:48
Sayın Başkaltürk

Diyarbekirin nerede oldugunu tarihte arayabilirsiniz. Ayrıca ben bir düşünce dile getiriyorum. Benle ugraşmak yerine düşüncelere yanıt veriniz. Se li sa lı yanıtlar düşünce degildir, asla lar da ancak bir temennidir. Buyrun bu konulara yogunlaşalım.

Kavrayamadıgınız şey şudur. BU sitede düşüncenin ifade edilmesini kimse engelleyemez. Aynı düşüncelere sahip olunmasını ve Allah Razı olsun nidalarını dinlemek istiyorsanız bu site yanlış adrestir. Bu sitede her türlü düşünce ifade edilir ve edilecektir. Sizden ricam buyrun düşünceye karşı düşünce ile cevap verin.

Neden oldugunu ya da olamayacagını verilerle açıklayın. Bu çok zor olmasa gerek . Medeni bir şekilde tartışalım. Ben böyle düşünüyorum, bu size çok mu zor geliyor.

saygılarımla

BASKALTURK
27-11-2008, 04:33
Oncelikle allah razi olsun nidalarini gormeyi cok isteseydim , aranizda olmazdim.


Kürtler Türliye Cumhuriyeti altında ulusal kimlikleri ile var olabilselerdi İran, Irak ve Suriye deki Kürtler de buna meyilli olacaklardı ve bölgede güç saglanacaktı ama izin verilmedi, hala da verilmiyor demissiniz,bu sizce dusunce dile getirmekmidir?Yoksa empoze mi?

Birde medeni bir sekilde tartisalim demissiniz, ben medeniyetsiz bir tartismaya girdigimi hatirlamiyorum,gozumden kacti ise hatirlatiniz!DIYARBAKIRa diyerbekir TUNCELI ye inatla dersim,peKAKA ya pekeke demek size ne kazandirir bence once onu dusunelim.Bana kesinlikle hicbir tartisma zor gelmiyor hele medeni olanlar hic gelmiyor yeter ki karsimdaki sabit fikirli sig dusunceli olmasin!esenlikler

kandahar
27-11-2008, 04:39
Kürtler Türkiye, Suriye, Irak ve İran topraklarında yaşıyorlar. Bunlar Osmanlının Kürdistan vileyetinin degişik devletlere bölümü. Ama sonuçta tüm bu unsurlar Kürt.

Kusura bakma ama gene basladin sacmalamaya Dilaver emmi. Osmanli'nin Kurdistan vilayeti kucucuk bir yer, bugun Kurtler'in yasadigi yerlerle alakasi bile yok sinirlarinin.

dilaver
28-11-2008, 02:02
sabit fikirli sig dusunceli
ama gene basladin sacmalamaya Dilaver emmi.

Şimdi bir tez ileri sürmüşüm, buna karşılık da bana verilen cevaplar bunlar. Şimdi ne tartışacagız burada ya da bu mantıkla ne tartışabiliriz, nasıl paylaşabiliriz.

Diyarı Bekir in de , Yavuzzun Kürt sefer ve ittifaklarını da bu başlıgın 8-9 sayfalarında yazdım. Tekrarlamaya gerek duymuyorum.

Ancak şimdi tartıştıgımız, ya da benim tartıştıgım şu. Bu cografyada bu kadar Kürt var. Dogru olan onları karşımıza almak mıdır, yoksa onlarla işbirligi yapmak mıdır.

Bunu ırkçı gözlüklerin dılında nesnel bir olgu olarak irdelemeyi deneyelim derim. Slogan atmadan, hakarete yeltenmeden.

saygılarımla

kandahar
28-11-2008, 20:44
Ne alakasi var? Yalan-yanlis yazan sensin Osmanli vilayetlerinin sinirlarindan haberin yok kalkmis karsindakini cevap verememekle sucluyorsun. Yanlis onermeler uzerinden neyi tartisacagiz, haydi buyur arastir getir Kurdistan vilayetinin sinirlarini gorelim bakalim akla karayi.

dilaver
28-11-2008, 20:55
Osmanlı İmparatorluğu’nda 1847 de kurulan Kurdistan eyaletine, 1848 yılında Van, Muş ve Bitlis illeri Kürdistan’ın alt vilayetleri olarak dahil edilmiş, 1849 yılında ise bu illere Hakkâri-Dersim ve Diyarbakır eklenmiştir.

Van, Muş, Bitlis, Diyarı bekir, Hakkari ve Dersim sancaklarını da araştırırsan Osmanlı nın Kürdistan eyaletinin gerçek sınırlarını görebilirsin.

saygılarımla

kandahar
28-11-2008, 21:23
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/e/e7/Osmanu-vilajeti-dijaribekra.svg

Iste buyurun bu harita.

Kürtler Türkiye, Suriye, Irak ve İran topraklarında yaşıyorlar. Bunlar Osmanlının Kürdistan vileyetinin degişik devletlere bölümü. Ama sonuçta tüm bu unsurlar Kürt.

Aha bu da sizin yaziniz. Ben haritada ne bugunku Iran ne de bugunku Suriye sinirlarini goruyorum. Altta ise Musul vilayeti var, Kerkuk de buraya dahil yani Irak'in bile bugunku sinirlarinin cok cok azini kapsiyor bu vilayet. Yani atiyorsun Dilaver emmi.

Sancak ile mutasarrifligin da farkini bilmiyorsun ayrica. Dersim sancagi diye bir sancagi hic bir yerde gormedim, duymadim.

dilaver
28-11-2008, 21:34
17. yüzyıl yazarı Evliya Çelebi ünlü seyahatnamesinde ayrıntılarıyla ‘Kürdistan’ bölgesini ve şehirlerini anlatmıştı. Sadrazam Mustafa Reşit Paşa 1847 yılında yönetim birimi olan ‘Kürdistan Eyaleti’ni kurdu. 13 Aralık 1847 tarihli Takvim-i Vekayi‘de yayınlanan düzenlemedeki eyaletin merkezi Ahlat’tı ve Diyarbakır, Muş, Van, Hakkâri, Cizre, Botan ve Mardin’i kapsıyordu. Merkez sonra sırasıyla Van’a, Muş’a ve Diyarbakır’a taşındı. 1856’da bu eyaletin sınırları yeniden düzenlendi, 1864’te ise Diyarbakır ve Van vilayetlerine bölünerek son buldu.

Takvimi Vakayi nin ilgili nüshası ise bu başlıkta mevcut. Biraz zaman harcayıp okumak gerek.

Senin atıyorsun lafına karşılık benim de sana yalan söylüyorsun demem lazım kandahar, ama demiyorum, çünkü senin tartışma zeminine inmem. İstersen bu başlıgın ilk sayfalarını ve ilgili takvim sayısını önce bir oku, bilgi sahibi ol ve de sonra suçlamaya kalkış.

saygılarımla.

not : bundan sonraki yazı ve sorularına yanıt vermezsem bil ki ciddiye almadıgımdandır.
Bilgi dagarcıgında bir şeyler var ise onları dök ve insanları suçlamaktan, yaftalamaktan vaz geç. Bu senin için çok mu zor. İnsanlara yönelik yazmazsan etkili olamayacagından mı korkuyorsun. Yoksa senin tek var oluş alanın ilişkilerle bire bir polemik mi.

kandahar
28-11-2008, 23:29
Laf salatasi yapmaktan vazgec ben de yaftalamayayim. Yukarida verdigin bilginin yalan-yanlis oldugunu kendi yazindan alintilayarak gosterdim hala lafi eveleyip geveliyorsun.

Okuyan zaten goruyor. Bundan sonra ben de milletin yanlislarini duzeltmekle ugrasmayacagim. Nasilsa herkes inanmak istedigi seylere inaniyor, verilere degil.

dilaver
28-11-2008, 23:38
Bugün bir gerçek var. Suriyede Irakta, İran da ve Türkiye de Kürtler var. Bunu isteyen kabu eder ya da etmez. Ama silahlı mücadeleler bunun bir gerçek oldugunu aşikar kılıyor.

İkinci bir husus Abd nin Irak tan çekilmesi. Bu da Talabani'yi ve Barzani'yi meşru kılıyor. Şİmdi bölgede yaşayan kürtler ne yapabilir.

Muhtemel bir Kürt Devleti kurulursa acaba içinde yaşadıkları devleti mi tercih edecekler yoksa Kürt devletini mi.

Aslında Özal'ın federasyon tartışmaları da bu amacı güdüyordu. Yalçın Küçük'ün ya Musul'u alırsınız, ya da Diyarı bekiri verirsiniz söyleminin anlamı da buydu.

Bu söylem bir Kürtün gözüyle baktıgınızda son derece mantıkidir. Adam Kürt ise kendi ırkdaşları ile ilgili bir oluşum tercih edecektir.

Peki Türkler için en dogru yaklaşım nedir. Bunu sakince tartışmaya çalışalım. Çünkü vakıa adım adım dayatılıyor.

saygılarımla

kandahar
29-11-2008, 02:32
Bunu tartismak icin ayri bir baslik gerekebilir.

unbe
29-11-2008, 12:06
değerli Armadaşlar
Bu konuya hiç girmek istemiyorum aslında ama artık dayanamıycam malesef.Nedir ya bu kürt meselesi???Böyle bir mesele mi var????Kime göre var????Ve de bu konunun bu forumda ne işi var???
Bu arkadaşların meselesi eğer hak elde etmekse gayet yanlış bi yoldalar.Otobüs yakmakla terör eylemleriyle hak elde edilmez.Kamu malıdır otobüsler ve o otobüler yakılırken başkasının hakkına tecavüz ediliyor.Bu nasıl bir hak arama anlayışı???Ayrıca madem ki TÜRKKİYE topraklarındayız herkes bu bayrağı ve anayasayı kabul edecek.Ben kabul etmiyorum yok ben kürtüm yok ben şiiyim yok ben bilmem kimim.Bu topraklardaki herkes TÜRKTÜR ve bu meselenin böyle uzatılması -bu forumda bile- tam da emperyalist güçlerin istediği şey.Göremiyor musununz bölünmemizi istiyorlar????Kaldırılmasını istiyorum ben bu konunun çünkü gereksiz.

prozac
29-11-2008, 12:49
Sevgili akıncı;
Kürt meselesi diye bişey yoktur son 30 yıldır temcit pilavı gibi önümüze sürülüp varmış gibi gösterilmektedir..
Amaç kürtler üzerinden siyaset yapmak, bölücülük yapmak ve halkı kışkırtmaktır..
Anayasamızda herkes eşit haklara sahiptir..Bunlar tamamen halkımızı bölme ve ülkemizi yıpratma çabalarıdır...

BASKALTURK
29-11-2008, 13:01
Osmanlı İmparatorluğu’nda 1847 de kurulan Kurdistan eyaletine, 1848 yılında Van, Muş ve Bitlis illeri Kürdistan’ın alt vilayetleri olarak dahil edilmiş, 1849 yılında ise bu illere Hakkâri-Dersim ve Diyarbakır eklenmiştir.

Van, Muş, Bitlis, Diyarı bekir, Hakkari ve Dersim sancaklarını da araştırırsan Osmanlı nın Kürdistan eyaletinin gerçek sınırlarını görebilirsin.

saygılarımla

TUNCELI'nin ne sancagi vardi dilaver bey?:) Konu zaten sacma sapan bir konu ,kurd meselesi!!!!Oyle bir mesele bizce yok.

yucemanitu
29-11-2008, 14:12
Sevgili arkadaşlar olmayan bir mesele mi 128 sayfa tutuyor? Kendimizi kandırmayalım. Gerçeklere sırtınızı dönmekle sorunları yok edemezsiniz. Mesela anneniz hastalandı siz durum üzücü de olsa doktor ilaç vb. şekilde çözüm yolu mu ararsınız yoksa yok öyle bir şey deyip geçer misiniz? Lütfen Fikret Bila'nın paşalarla yaptığı ropörtajları görürseniz okuyun. Bu sorun var istesek de istemesek de amaç masum insanlar zarar görmeden soruna çözüm bulunması olmalıdır sorunu yok saymak çözümsüzlüktür. Saygılarımla.

karadenizli
29-11-2008, 14:24
Siz musluman oldugunuzu soyleyerek ayni anda ummetci oldugunuzu da soylemis oldunuz.Bana milliyetcilikten bahsetmeyin,zaten olamazsiniz!Secim sizin ya musluman olup ummetin pesine takilirsin yada TURK olup YUKSEK SOYUN icin calisirsin.

Ben sana şimdi burda 7 ceddimi sayarım.Bizde bir kağıt var soyağacı hepsi ortada.1800 lü yıllarda yaşamış alican bizim atamızdır ortaasyadan gelmiş.Sonra annemin soyu karamanoğullarına dayanır.Biz çakma türk değil Türk oğlu türküz

Bir tercih yapmam gerektiğini söyledin o zaman bende sana diyorumki Ya erkek olduğunu reddedersin yada insan olduğunu.

Beni içinde bıraktığın tercih böyle bir saçmalıktır

sinner
29-11-2008, 15:02
Ortada bir sorun var. Adını herkes kendi bakış açısına göre koyuyor.
Asıl sorun ; bunun nasıl çözüleceği konusunda anlaşamamak ;)

unbe
29-11-2008, 15:46
Değerli Arkadaşlar
Bu meselenin yıllardır uzaması yine bizden kaynaklanıyor.Neden birlik ve beraberlik içerisinde yaşayamıyoruz?Neden Kürt Türk ayrımı yapma gereği duyuluyor?Önce Atatürkün binbir zorlukla kurduğu bu ülkeden emparyalist güçlerin baskısını kaldıralım.Ama yok hayır ben kürtüm ayrı federasyon isterim diyen de varsa hala kusura bakmasın ama bana göre vatan hainidir.Çünkü ülkeyi bölmeye çalışmaktadır.

yucemanitu
29-11-2008, 16:06
Karadenizli benim soyumda Arnavutluk da var Araplık da var ben çakma Türk'üm ama senden bir eksiğim olduğunu zannetmiyorum. Sevgiler.

dilaver
03-12-2008, 23:09
http://www.samanyoluhaber.com/haber-128092.html

saygılarımla

dilaver
20-12-2008, 21:59
Bugün TV haberlerinde Başbakan Erdogan'ı dinlerken şunları söyledigine tanık oldum. Önce ne kadar milliyet varsa onlar saydı, hatta Zaza ları bile saydı, sonra tüm bu insanların Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlıgı üst kimliginde birleşmesi gerektigininden bahsetti.

Bu yaklaşımı daha evvel forumlarda dile getirdigimi zannediyorum. Acaba bu başbakanın görüşü mü yoksa devlet yaklaşımı mı. Yaşayıp görecegiz.

saygılarımla

aydoe
20-12-2008, 23:04
Başbakan abondene olmuş durumda ne dediğini bilmiyor.

Alayına_anti
31-12-2008, 20:12
Bir kere şunu anlamamız lazım pkk kürtler yok sayıldığı için yada hakları yendiği için(ki bence böyle bi durum yok)ortaya çıkmamıştır gelişmemiştir.kuranlar ve besleyenler amaçları ile birlikte ortadadır milliyetçilik Ata mızın ilkelerindendir ve ben kürtler var diye milliyetçilikten vazgeçmem

dilaver
03-01-2009, 15:21
Bu başlıkta Kürtçe'nin bir dil olmadıgından da bahsedildi, Kürtler'in aslında assimile olmuş Türk olduklarından da. Bunları elbette ciddiye almanın mümkünü yok, zaten o temelde de hiç tartışma gelişmedi.

Iran Kurdistan'inda Hewreman'da, MO 330'da Barazboz ismine dikili bir mezar tasindan alinan, bilinen ilk Kurtce siiri asmak istiyorum bu başlıga. Mutercimi Selim Temo. Mezar tasi Ingiliz arkeologlar tarafindan bulunmus. Kurtce'nin Kurmanci lehcesiyle yazilan siirden, Fegi Huseyn Sagnic (Diroka Wejeya Kurdi isimli kitabinda - 2002.

Kürtçe bilmesem de Kürt ezgileri beni hep duygulandırmıştır. Yüzyılların ezilmişligi yatar hem dizilerde hem de nagmelerde.

BI HEVRE
Xwazdî ez tu bi hevre bin
Bi hevre herin xorînê
Wer dê bihêrin kotra bin
Bang dîn bi hevre narînê
Dwînî kotra hêra bûm
Awaz ji cir dixwînê
Firabîl û beyaban
Hawar ji dest evînê
Ez tu watu yek dil wîn
Hêzan cwadî wînê
Vêkra pêkra hifne wîn
Bicrînê ya binwînê

***
BIRLIKTE
Birlikte geçen günleri özlüyorum
Hele sabah çıkıp gidişimizi
Seninle dağlara çıkar,dolaşırdık
Birlikte söylerdik türkülerimizi
Ben o dağların ruhundan öğrenmiştim
Ta yürekten, candan, içli söylemeyi
Hem dağlarda, hem kırlar, hem sahralarda
El aman, medet aşkın elinden yani
İkimiz tam da tek bir gönül olmuşken
Sonbahar gelip böyle, ayırdı bizi
Ancak birlikte olunca küflenmez aşk
Ya bağır bir ses ver, ya da uyu hadi.

saygılarımla

qw19
03-01-2009, 21:33
Ben Türkçe'nin nasıl asimile olduğuna dair Orhun yazıtlarını asıyorum.
TRANSKRİPSİYONLU METİN
1.tengri teg tengride bolmış türük bilge kagan bu ödke olurtum sabımın tüketi eşidgil ulayu iniygünüm oglanım biriki uguşum bodunum biriye şadapıt begler yırıya tarkat buyruk begler [...]
2. tokuz oguz begleri bodunı bu sabımin edgüti eşid katıgdı tiñla ilgerü kün togsıkka birigerü kün ortısıñaru kurıgaru kün batsıkıña yırıgaru tün ortusıñaru anta içreki bodun kop ma[ña körür anç]a bodun
3. kop itdim ol amtı añıg yok türük kagan ötüken yış olursar ilte buñ yok ilgerü şantuñ yazıka tegi süledim taluyka kiçig tegmedim birigerü tokuz ersinke tegi süledim tüpütke kiçig tegmedim kurıgaru yinçü ög[üz]
4. keçe temir kapıgka tegi süledim yırıgaru yir bayırku yiriñe tegi süledim bunça yirke tegi yorıtdım ötüken yışda yig idi yok ermiş il tutsık yir ötüken yış ermiş bu yirde olurup tabgaç bodun birle
5. tüzültüm altun kümüş işgiti kutay buñsuz ança birür tabgaç bodun sabı süçig agısi yimşak ermiş süçig sabın yemşak agın arıp ırak bodunug ança yagutir ermiş yagru kontukda kisre añıg bilig anta öyür ermiş
TÜRKİYE TÜRKÇESİNE AKTARIMI
1. (Ben) Tanrı gibi, Tanrıdan olmuş Türk Bilge Kağan (ım). Bu devirde tahta geçtim. Sözlerimi tamamıyla işitin. Önce, siz erkek kardeşlerim, oğullarım, birleşik boyum, bütün soyum, sağdaki Şadapıt beyleri, soldaki Tarkanlar ve onlara bağlı beyler, [Otuz Tatar...]
2. Dokuz Oğuz beyleri ve bütün halkı, bu sözlerimi iyice işitin (ve) adamakıllı dinleyin: İleride gün doğusuna, güneyde gün ortasına, batıda gün batısına, kuzeyde gece ortasına kadar, bu (sınırlar) içindeki halklar hep bana bağlıdır. Bunca halkı
3. hep düzene soktum. Onlar şimdi (hiç de) kötü (durumda) değiller. Türk kağanı Ötüken dağlarında oturursa (ordan buraları yönetirse) memlekette sıkıntı olmaz. Doğuda Şantung ovasına kadar ordu sevk ettim, denize ulaşmama az kaldı, güneyde Dokuz Ersin'e kadar ordu sevk ettim, Tibet'e ulaşmama az kaldı. Batıda İnci (Sır Derya) ırmağını
4. geçerek Demir Kapı'ya kadar ordu sevk ettim. Kuzeyde Yir Bayırku topraklarına kadar ordu sevk ettim. Bunca diyara kadar (ordularımı) yürüttüm. (Anladım ki) Ötüken dağlarından daha iyi bir yer asla yokmuş. İl tutacak yer Ötüken dağları imiş. Bu yerde yerleşip Çin halkı ile
5. anlaştım. (Çinliler) altını, gümüşü, ipeği ve ipekli kumaşları güçlük çıkarmaksızın öylece veriyorlar. Çin halkının sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş.Tatlı sözlerle ve yumuşak ipekli kumaşlarla aldatıp uzaktaki halkları böylece (kendilerine) yaklaştırırlar imiş. (Bu halklar) yaklaşıp yerleştikten sonra o zaman fesatlıklarını o zaman düşünürler imiş.

Görüldüğü üzere Orhun yazıtlarında ki Türkçe günümüz Türkçe'sinden çok farklı. Demek oluyor ki Türkler asimilasyona uğratılmış. Kim yaptıysa söylesin.

qw19
12-01-2009, 00:46
http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Iran_PJAKi_bitirdi&Newsid=217764

dilaver
12-01-2009, 00:59
http://www.gundem-online.com/haber.asp?haberid=66589

saygılarımla

dilaver
27-01-2009, 17:53
Tarık Ziya Ekinci'nin Çatı Partisi görüşmelerinde yaptıgı konuşmanın deşifre edilmiş metninden aldıgım Kürtler'le ilgili tespitleri. Bu tespitlerin son derece gerçekçi oldugunu düşünüyorum. Özellikle ekonomik verilere önem verilmesini diliyorum :

Şimdi Türkiye'yi bu sahabetten kurtaracak bir siyasi parti gerekiyor, o siyasi parti de dediğim gibi o statükoculuğa karşı olacak olan bütün güçlerin birliği ile sağlanacak bir parti olur.

Nedir yaydıkları korku Kürtlerin ayrılıp bağımsız bir devlet kuracağı dolayısıyla ülkemizin varlığının birliğinin tehlike altına gireceği iddiasıdır, bu iddia gerçekçi midir, bu iddia için siz istediğiniz kadar yemin edin kimsenin ayrılmaya niyeti yoktur deyin bu iddiayı o kadar yaygınlaştırmışlardır ki bunu halkın kafasından söküp atmaya bugünkü şartlar altında imkân yoktur.

Bakın size bazı rakamlar vereceğim;

KONDA’nın 2007 yılında 24 Martta yapmış olduğu bir araştırmaya göre; Kürt sorununun nedenleri konusunda kamuoyunun yaklaşımları; dış kışkırtma diyenlerin oranı yüzde 87’dir.

İç neden olarak Kürtlerin ayrı bir bağımsız devlet kurma istemlerini onaylayanların oranı yüzde 74.53’tür. Kürtlere anadilde eğitim hakkının tanınmasına karşı çıkanların oranı yüzde 73’tür.

Kürtlere kendi dillerinde yayın hakkı tanınmasına karşı çıkanların oranı yüzde 70’tir.

Kürtlerin milletvekili seçilmesini kolaylaştırmak için barajın kaldırılmasını doğru bulmayanların oranı yüzde 65.18’dir.

Hatta çok acıdır Kürt sorununun çözümü terörü yok etmektir diyen Kürtlerin oranı yüzde 52,1'dir.

Kürtler bile bu etkinin altında kalarak kendi ulusal, demokratik haklarından ötürü bu bölücülük propagandasının yayıldığını ve ülkede bir korku imparatorluğunun kurulduğunu anlayamayacak kadar bu propagandaya teslim olmuşlardır.
Kuşkusuz elinde olanca imkânıyla bir devlet ve arkasında onu izleyen siyasi partiler ve burjuvazi onun arkasında da büyük basın elbirliğiyle bunu yaymışlardır.

Örneğin bir örnek vereyim size Başbakan Almanya’ ya gitti, Almanya' da oradaki sınırlı sayıdaki Türklerin kendi ana dileriyle konuşmaları kendi kültürlerini geliştirmeleri ve onlara bu imkânların sağlanması gerektiğini bunu aksi bir politikanın kültürel jenosit olduğunu söyledi.

Bunu basında bulunan tek bir kişi, beni değerli dostum Tarhan Erdem bir makale yazdı, basında başka tek bir yazı çıkmadı.

Siz başbakan olarak sınırlı sayıdaki Türklerin kültürel haklarını savunurken buna karşı çıkanların kültürel jenoside yaptığını söylüyorsunuz, oysa siz burada en az onbeş milyon insanın dilini, kültürünü hatta varlığını yok sayıyorsunuz, sizin bu yaptığınız jenosit değil mi diye soran tek kişi olmadı.

Neden olmadı, çünkü sözünü ettiğim bu blok bu statükocu blok toplumu tevkif etmiştir ve toplumu her yönüyle denetim altına almıştır.

Kurulacak olan bir siyasi partinin görevi o kadar ağırdır ki bütün bu oranları tersine çevirmek ve Türkiye’de yepyeni bir kültürel anlayış ve düşünce anlayışı yaratmak gibi bir görevle karşı karşıyadır.

Elimizdeki 1980 Anayasasının kökten değiştirileceğini taahhüt etmelidir bir kere.
Bunu taahhüt etmediği takdirde de inandırıcı olması mümkün değildir.
Bugünkü anayasanın devleti kutsayan maddesini ve keza bugünkü anayasanın vatandaşlığı etnik bir kökene dayanan tarifini ortadan kaldıracak ve hiçbir etnik kökene dayanmayan bir vatandaşlık tarifi getirecek ve yerel yönetimlerin vatandaşların katkısını sağlayacak.

Bir biçimde yerel yönetimlerin özerk, yerinden yönetim biçimiyle çağdaş anlamıyla bugünkü eyalet sistemi içinde yönetilmesini taahhüt edecek toplum karşısında.

Başka türlü mümkün değildir ve aynı zamanda Kürt sorunu için söylenen bütün bu şeylerin aslının astarının olmadığını ispat edecek bu ispat sübjektif bir ispat olmayacak, öznel bir değerlendirmeyle olmayacak, sosyolojik gerçeklere dayanarak Türkiye Kürtlerinin ayrılıp bağımsız bir devlet kurma gibi nesnel toplumsal koşullarının olmadığını, dolayısıyla Kürtlerin içinde iki üç gencin çıkıp da ben ayrılıp devlet kurmak istiyorum demiş olmasının neticeyi değiştiremeyeceğini, objektif olarak Türkiye Kürtlerinin Türkiye' de Türklerle birlikte kardeşçe bir arada yaşamak istediklerini ve eşit haklı vatandaş olarak bu ülkenin bütün haklarından tıpkı Türk kardeşleri gibi yararlanmak istediklerini kanıtlamamız lazımdır.

Bunun için iki temel gerekçeyi kullanmamız lazım.

Bunlardan birincisi Kürt burjuvazisinin 1950’den itibaren özellikle toprak burjuvazisinin, tarım burjuvazisinin devletle göbek bağı içinde olduğunu ve ondan kopmasının mümkün olmadığını, varlığını onunla sürdürdüğü gerçeğini ortaya koymamız lazım. Daha fazla rakam vermeme gerek yoktur çünkü bugün Kürt toprak burjuvazisi kendi özgür iradesiyle kapitalist ilişkiler içerisine girmiştir ama devletin desteği ile onun sağladığı imkânlarla, onun verdiği kredilerle varlığını sürdürebilmektedir.

Ticaret burjuvazisi de Türkiye deki büyük tekelcilerin bir uzantısı olarak Kürt pazarında bu malların satımının temsilciliğini yapmaktadır.

Dolayısıyla zaten işçi sınıfı yok, zaten sanayi yok, dolayısıyla Kürt burjuvazisi ayrı bir pazar peşinde değildir. Ayrı bir devlet kurmak ayrı bir ulus olmanın nedeni kendi gümrük duvarlarını kurarak, kendi ulusal pazarına hakim olabilme arzusudur. Burjuvazinin öncülüğünde olur bu. Kürt burjuvazisi böyle bir talebe sahip değildir. Küçük Kürt pazarına hapsolmayı istemiyor, Türkiye pazarı içinde ve Türkiye burjuvazisiyle birlikte sömürü düzenini sürdürmekten yanadır. Dolayısıyla burjuvazinin öncülük etmediği bir ulusal hareketin bağımsızlığa gitmesi mümkün değildir.

saygılarımla

qw19
29-01-2009, 19:41
http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Erdoganin_ayaginin_altini_ope rim&tarih=29.01.2009&Newsid=220653&Categoryid=1

Pek ayağının altıyla kalmayacaklar, bunun arkası gelir. Kürtçü dinci Amerika işbirliğini çok göreceğiz. Amerika herzamanki gibi yanlış uluslararası politikalar izlemekte kararlığını sürdürüyor.

Bunun bedelini de Amerikan halkı dahil, tüm dünyaya ödetiyor. Ne ekersen, onu biçersin.

Bunlar krizleri denrinleştirecek hamleler, böylesi krizlerin sonuçları önceden kestirilemez, hesaba kitaba gelmez, terör eylemleri dünyanın her yanını sarabilir, bundan da hiç kimse karlı çıkamaz. Çünkü Amerika Türkiye dahil dünyanın bir çok ülkesinde ( Irak, Afganistan, Filistin milyonlarca insandan bahsediyoruz) kaybedecek hiç birşeyleri olmayan insanlar yarattı, bunu, bırakın tek başına Amerika tüm dünya dahi bir araya gelse göğüsleyemez.

Bunu Amerikalıların görmesi, anlaması mümkün değil, şu anda kendilerini imparatorluk sanma yanılgısı içerisindeler, bu çağa ait bir düşünce değil, fakat bunu yanlış zeminde Amerika ile işbirliği yapanlar hesap etmeli ve görmeli. Sanki böylesi bir yangın kendilerine, ailelerine, çocuklarına sıçramayacak. Unutulmamalı ki tarihte Roma İmparatorluğu, Çin barbar saldırılarına dayanamamıştır.

Terörün silahları artık oldukça çeşitli, geleceğin terör silahlarından biri kesinlikle biyolojik, nükleer silahtan çok daha etkili, uygulanabilirliği kolay ve çok ucuz. Buna kimse önlem alamaz.

Kaldı ki İran aracılar vasıtasıyla buna başvurmaktan kaçınmayabilir. Ha keza Rusya.

Avrupa tavır koyamayacak kadar basiretsiz ve ilkesiz. Herhalde şu anda dünyanın en kişiliksiz uluslararası politikalarını Avrupa birliği izlemektedir.

Türk dincileri kendilerine biçilen ılımlı islam modelini benimsediler. Bu da çok daha radikal grupların doğmasına neden olacaktır.

Selamlar.

BASKALTURK
22-02-2009, 09:57
Sayin qw19, asimile olmus TURKCE iddianiza birde Orhun yazitlarindan bolum koymaniza cok guldum.Bu ornek Turkcenin asimile oldugunu degil ''gelisim'' gosterdigini gosterir.Elinize saglik iyi etmissiniz, o yazitlar bu milletin ne kadar asil oldugunun kanitidir.Birde konu basligi ''sozde sorun'' dur,dilimizin asimilasyonu degil.esenlikle

dilaver
01-03-2009, 15:56
AKP Diyarbakır Milletvekili Abdurahman Kurt, devletin yönetici kadrolarının Kürtleri inkar ettiğini söylerek, “Bizim kimliğimizi ve kültürümüzü inkâr ettiler. Önce bunu bize teslim edin. Biz ırkçı ve milliyetçi değiliz. Biz eşitlik ve adalet istiyoruz, önce bunu anlayacaksınız. Bir Türk neyse, bir Kürt de o kadardır” dedi.

Diyarbakır’da seçim çalışmalarını sürdüren AKP’li Belediye Başkan adaylarının sohbet toplantısında konuşan Kurt, köy yakılması, faili meçhuller, tahriklerden ortaya çıkan mahrumiyetlerin giderilmesi gerektiğini söyledi.
Kurt, şöyle devam etti: “Tahrik edilip, çözümü şiddette arayan kardeşlerimizin ve çocuklarımızın sorunlarını çözmek zorundasınız. Başbakan söyledi ‘Bunun adı Kürt sorunudur’ evet, bu sorun Kürt sorunudur ve bu da bizim Kürt olmamızdan kaynaklanıyor. Bu devletin yönetici kadroları, bizi (Kürtleri) inkâr etti. Bizim kimliğimizi ve kültürümüzü inkâr ettiler. Önce bunu bize teslim edin. Biz ırkçı ve milliyetçi değiliz. Biz eşitlik ve adalet istiyoruz, önce bunu anlayacaksınız.

milliyet

saygılarımla

qw19
01-03-2009, 18:57
Sevgili Dilaver bunları seslendirenlerde var elbette ki, ama Kürt meselesi kimlik mücadelesi rayına oturdu, artık bunu o güzergahtan çıkarmak mümkün değil.

Bu konuda somut kanıtlar sunamam fakat özellikle AKP, CHP ve sair partilerde bulunan Kürt milletvekilleri kimi Kürt örgütlerinin görüşmeleri vardır ve federasyon, otonomi konusunda ilkesel birlik kararı aldıkları söyleniyor, bunlar rivayet.

Eğer mucize olmazsa, toplumsal muhalefeti bütünleştirici bir sol hareket çıkmazsa bunlar temenni sözlerinden ileri gitmez.

Sonra da federasyonu anlatacak AKP'li milletvekili.

Selamlar.

deniz666613
02-03-2009, 11:15
slm

ben 1993 de bingöl de kaçırılan hala akibeti belli olmayan öğretmen Bektaş AVCI nın
oğluyum

bazı arkadaşların yorumu üzerine yazmak istedim

söyleyeceklerim biraz ağır olabilir ama

kimse bu ağır elimeleri haketmedik

biz bukadarını kaldıramayız diye düşünmesin

çünkü ben de babam kaçırıldığında 9 yaşındaydım

belki bende bu kadarını haketmedim

hele birtane kadın 2 çocuk arkalarında bırakıp

bizim hergün gelecek diye beklediğimiz bir hayalle yaşarken kimse bilmediği konular hakkında yorum yapmasın

sonuçta bir an bile babasını gözünün önünden düşürmeden

hep gelecek kapıyı çalacak oğlum diyecek

diye hayaller kurupta yaşamıyorlardır sanırım

sizesorun ne söleyimi

ii dinleyin belki bunlar üzerine yorum yaparsınız

sorun 9 senedir hiç bir öğretmenin kaçırılıp kaçırılmaması değil

sorun oraya öğretmenlik yapmaya gitmiş ve tüm öğrencilerine gerçekten

eğitim vermiş

tek maksadı biraz daha bilinçli biraz daha duyaqrlı insanlar yetiştirmek olan bir insanı

yazları tatile ankaraya veya başka bir ile gidip vakit geçirmektense okulun suyu yok kanalizasyonu yok diyerek

eline kazmayı küreği alıp tek başına çalışan bir insanı

okulun duvarlarına pkk yandaşı yazılar yazan insanların ayıbını kapatmak için kendi cebinden boya badana malzemesi alan bir insanı

çocuğunun ve onu ömür boyu bekleyecek bir karısının gözleri önünde

kaçırmak

adalet değil

adaleti siz bulun arkadaşlar

ben artık bulamıyuorum

15 sene geçti

biz hala bekliyoruz bir gün gelecek diyerek

siz sadece 1 saniye hayal edin

bu insanların acılarını belki bir damla yaşarsınız

hissedersiniz

zor da olsa

evladınız için düşünün babanız için anneniz için

1 saniye düşünün

saygılarımla deniz taylan avcı

qw19
02-03-2009, 11:53
Hoşgeldin deniz.

Türkiye'de yaşayan hemen herkes benzeri acılar yaşamıştır, bu olay Hollanda'da, Fransa'da yaşansa muazzam bir muhalefet oluşurdu, fakat Türkiye'de bu tip olaylar kanıksanmıştır, bence işin acı tarafıda budur.

Sizin anlattığınız örneğin emin olun milyonlarca varyasyonu var, ateş düştüğü yeri yakar.

Bu olayları yaratan, yaşatan sistemin kendisidir, yani kapitalizmdir, emperyalizmdir. Sorunu bunun dışında görmek veya görmezden gelmek sizin ve sizin gibilerin yaşadıkları acıya onay vermektir.

Örneğin; Ergenekon "Terör Örgütü" davası, Kürt meselesinde federasyonun tartışılması demokratikleşmede açılımdır diyen yaygaracı yalama liberaller (Türkiye'deki ve AB'deki) Irak işgalinin en büyük destekçileri olmuşlardır. Irak'ta yaşananlar herhalde Türkiye'de yaşananların en az 100 katıdır. Ha keza Irak işgaline her türlü desteği veren Kürtleride unutmayalım.

Kısaca sorun sistem sorunudur.

Selamlar.

aydoe
02-03-2009, 20:59
Acını ve hüznünü paylaşmak isterim kardeşim Deniz.
Ne yazık ki qw19 arkadaşımızın dedikleri doğruda olsa,bu işi yapan bizim belli bir ideolojiye iman etmiş gözleri kör ve cahil insanlarımızdır.
Öteki düşmanıdır onun.
Kimileri o veya bu ideoloji adına,kimileri o veya bu inanç adına,kimide milliyetçilk adına ne insanlarımız katledildi.
Sorun cehalettir körü körüne inanç ve dogmalardır.
İnsanlığın yok edilmesidir.
Emperyalizmin vahşetinin piyonları olunmasının farkında olunamamasıdır.
Düşünceye ve insana saygının olmaması ve farklı olanı düşman görmedir.
Bu da ne yazık ki geri kalmışlığın ,eğitimsizliğin ve hedef ülke olmamızın yüzündendir.
Neden öğretmenler kaçırılmıştır, öldürülmüştür?
Eğitimli toplum istenmediğinden.
Neden doğu,güneydoğu geri bırakılmış ihmal edilmiştir?
Neden ülkemizde insanımız değerli değilde cenazeleri değerlidir?
Köy yollarında kar tipi altında donarak ölen öğretmenlerimiz vardır ki bazıları çift canlıdır.
Kadın erkek batıda ,iç anadoluda,doğuda hiç farketmez kaybedilen eğitimcilerin cenazelerini helikopterlerle ararlar.
Yerlerde ki insanlar öldükten sonra başlarda taşınır.
Kahraman eğitimcilerimizle onur duyuyorum.
Kaç tane imam veya din öğretmeni ya da kuran kursu hocası katledildi acaba diye de soruyorum?
Sevgiler ,saygılar

unbe
02-03-2009, 22:40
çok ama çok üzgünüm deniz taylan avcı.
öğretmenlerimiz bizim baş tacımız
çocuklarımızı emanet ediyoruz onlara.
diyebilecek birşey bulamıyorum gerçekten
acını anlamaya çalışabilirim ancak......

dilaver
03-03-2009, 22:37
http://www.ekolay.net/haber/haber.asp?pid=3&haberid=598934

Bu ülkede hep söylendi, yazıldı çizildi. Türk kavramı bu cografyada yaşayan insanların ortak tanımı olarak gösterilmeye çalışıldı ama biliyoruz ki öyle degil.

Türklük bir etnisitedir aynen Kürtlük gibi. Dogru tanım ise Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlıgıdır. Bu tanıma katılıyor ve destekliyorum.

saygılarımla

pante
03-03-2009, 23:22
Türklük etnisite haline getirilmiştir. Bu hata da Türklerin (Türkmenler, Kürtler, Çerkesler, abazalar vs.) değil, ırkçılarındır.
Halbuki "Türkiye" ve "Türk" Batı'nın verdiği isimlerdir.
Türkiye ismi İlber Ortaylı'ya göre 1190'lı yıllardan beri Anadolu'ya verilen isimdir.
Hatta Abdülhaluk Çay'a göre 6. yüzyıl Bizans kaynaklarında dahi Türkiye ismi geçer. Üstelik burada Kafkasya'yı, Volga nehrinden Orta Avrupa'ya kadar olan bölgeyi de kapsayacak şekilde. Ve tüm bu bölgede yaşayan halklara Türk der Avrupalı.
Atatürk'de "Ne mutlu Türküm diyene" sözüyle Kürt'ü, Çerkes'i, Abaza'yı ayırmamış, tersine asırlardır Avrupa'lının kullandığı ama Osmanlı'nın terkettiği şekle getirmiştir.
Türk'ü etnisite olarak düşünürseniz Orta Asya genli olarak %10'u zor bulursunuz.
Hepimiz Türk'üz. Ama Türkmenlerden, Yörüklerden, Tatarlardan, Çerkeslerden, Abazalardan, Kürtlerden, Pomaklardan, Boşnaklardan yani Türkiye halklarından oluşan Türk ulusuyuz.
Şu 1071 yanılgısından kurtulalım artık.
Ege, Akdeniz ne kolay asimile olmuş böyle, Güneydoğu dimdik dururken?
Şu batının asimilasyonunu belgeleriyle anlatsa da birisi aydınlansak.
Tabi %10'u gözönünde bulundurarak.

oncugenc
04-03-2009, 00:43
şimdi ilk önce PANTE 'nin dediği gibi TÜRK ismi batılılar tarafından verilmiş değildir. çin vesikalarında çin-yu olarak geçen kavmin türk menşeli olduğu türk kelimesinin de ilk önce yenisey yazıtlarında geçtiğini hatırlatma ihtiyacı duydum.
ayrıca türk bir ırk değildir. türkmen bir ırktır. oğuz bir ırktır. ama türk bir ırkı temsil etmez. türk 'türkik' kavimlerdir. yani türkçe konuşan kavimlerdir. yani oğuz türkmen kıpçak vs. hepsini içine alan bir terimdir. anadolu da yaşayan etnik unsurun büyük kısmını türkmen grubu oluşturur.
cumhuriyet dönemine gelince...... neden türk milliyetçiliğine ihtiyaç duyuldu? bunun elbette sosyolojik bir temeli var. 1900lü yıllar da bile yani araplar bile almış başını ayaklanmış... türkiye denen coğrafya da halka milletin ne desen ümmet derdi... milliyetçilik eşittir ümmet idi. dolayısıyla halifeliği ortadan kaldıran 600 yıllık köleyi vatandaş yapmaya çalışan cumhuriyet liderliği de bir fikri temele dayanmak zorundaydı. bunu da o zamanlar ümmetle aynı anlamda kullanılan millet, ahali terimlerinden farklı bir terim kullanarak yapabilirdi. ve türk mileti, türk milliyetçiliği.... işte bu zorunlu şartlarda doğdu.
bugün eğer millet ya da milliyet türk ve kürdün gönüllü birlikteliğini temsil edecekse ve ediyorsa ki benim gözümde ediyor olabilir- kabul edilebilir. ama başka biri bu birlikteliği halkların kardeşliği olarak yorumluyorsa ona da eyvallah derim....

pante
04-03-2009, 01:44
şimdi ilk önce PANTE 'nin dediği gibi TÜRK ismi batılılar tarafından verilmiş değildir. çin vesikalarında çin-yu olarak geçen kavmin türk menşeli olduğu türk kelimesinin de ilk önce yenisey yazıtlarında geçtiğini hatırlatma ihtiyacı duydum.

Ben Anadolu insanı için ilk kez Avrupalıların Türk ve Anadolu için de Türkiye dediğini yazdım. Çin vesikalarında ya da yazıtlarda Türkiye geçmez herhalde.

Tabi ki Avrupalı bunu uydurmadı. Onun da Attila'lara dayanan bir geçmişi var.

unbe
12-03-2009, 09:19
bugün biliyorsunuz 12 mart
gazi olaylarının yıldönümü
dün gazide DTP'liler bütün gün dolaştı
dedikleri:gazi olaylarını unutturmayacağız,unutulmasına izin vermeyeceğiz!Sabah 9,30 DTPde buluşalım
yaklaşık 10 yıldır gazide oturuyorum
ve bu seneye kadar bu DTPliler bu tip girişimlerde bulunmamıştı
şimdi amaçları nedir merak ediyorum
zaten mahallede oturanlar asla olay çıkarmamıştır bugüne kadar
her zaman dışarıdan gelen provokatörler olayları başlatmıştır
haberlerde izlemişsinizdir zaten
yüzleri maskelidir
ve kadınlarla çocukları öne sürerler
kendileri geri çekilir
çünkü yeteri kadar cesaretleri yoktur
bu DTPlilerede aynı gözle bakıyorum
bir avuç çapulcu korkak insan.....

tomclancy
13-03-2009, 22:13
Gazi olaylarinin yildönümünün disinda,12 mart muhtirasininda yildönümü.
Bunuda hatirlarsak sevinirim.
Iki gün önce ESP´lilere yapilan baskinlar ve gözaltina alinanlar nedense gözardi edildi.Kimse gündeme getirmedi.Bunuda hatirlarsak sevinirim.
Ama ne zaman DTP,Newroz,1mayis olsa yer yerinden oynuyor.Herkesin dikkatini cekiyor nedense!!
Bu ülkede parmaklarini bozkurt isareti yapip,sokak sokak dolasan irkci fasitler nedense kimsenin dikkatini cekmiyor,DTP lilerin gezmesi dikkat cekiyor.(Ben DTP´li degilim,bunuda belirteyim.)
Yalanci, sahtekar düzen partilerinin yavsak sloganlari dikkatinizi cekmiyor,kürtlerle ilgili veya halkla ilgili herhangi bir olay veya durum olunca dikkatinizi cekiyor.
Bu ülkede Kürt meselesi,"mesele" olarak görüldügü sürece bitmeyecektir.
Suc kabullenilirse vardir,kabullenilmezse yoktur.

saygilar.

unbe
13-03-2009, 22:23
merak etmeyin hepsi ilgimizi çekiyor
yeri zamanı gelince söylüyoruz
bir gazili olarak yazdım ben dün
yoksa gündemi ve herşeyi yakinen takip etmekteyiz.....

azınlık
13-03-2009, 22:55
Deniz kardeşim,

Acını anlamaktan çok uzağım, hayal etmeye çalışıyorum; iliklerime kadar ürperiyorum. Elden bir şey gelir mi bilinmez ama ... farkındayız. Oynanan oyunların farkındayız. Oralarda olanların farkındayız.

Yaşım oraya devletin sağlık ocağı yaptığı, ve o sağlık ocağının ağalar tarafından yıktırıldığını bilecek kadar büyük. Okul yaptılar; ağalar yıktırdı, savcı gitti; ağa korkuttu, doktor gitti; ağa vurdurttu ...

Bu başlıkta Kürtçe'nin bir dil olmadıgından da bahsedildi

Kürtçe'nin bir dil olduğu kesin ... de hala anlamadığım, bu ağalar bir araya gelince bir türlü Kürtçe anlaşamıyorlar, sonunda muhabbet hep Türkçe'ye dönüyor.

Güneydoğu'nun sorunu Kürt sorunu değildir. Güneydoğunun sorunu toprakağalığı ve feodalitedir. Adam diyor ki "benim 8 tane köyüm var" ...

Sorarım size: sizin köleniz var mı? Eğer yoksa, bir tane dahi olsa istemez misiniz? Kölesi olan insan aynaya nasıl bakar?

A.

AYATA
16-03-2009, 11:09
alfabesi olmayan dil olurmu?

dilaver
24-03-2009, 01:10
Başka bir başlıkta üstü kapalı da olsa deginmeye çalışmıştım. Cengiz Çandar ve Ertugrul Özkök'ten sonra Ahmet Altan'ın da bu konuda bir yazısı var :

http://www.yeniperspektif.com/newsdetail.asp?NewsID=2036

Ayrıca pek çok kesimde bu konuyu tartışıldı. Ertugrul Özkök ve Hürriyet bu konuyu dile getirdiklerine göre bizzat devletin bu işi tartışmak ve kamuoyu oluşturmak istedigi anlaşılıyor.

Cumhurbaşkanı 33 yıl aradan sonra Irak'ta ve gazetelerin yazdıgına göre ilk defa Kürdistan kelimesini kullanıyor. Ortada iki ana yaklaşım görülüyor. Biri Pkk sız bir çözüm, digeri ise Pkk ile bir çözüm. Birinde Pkk muhatap alınabilir deniyor, digerinde ise silah bırakmaları isteniyor ama ikinci seçenekte de imha ya da teslimiyet gibi bir şart aranmıyor. İmha ya da savaş hiç bir kesim tarafından dile getirilmiyor, çok sınırlı milliyetçiler hariç tabii.

Bu konuyu aklı selim ve saygı çerçevesinde birbirimizi rencide etmeyecek bir uslupla ve sadece düşüncelerde kalarak biz de tartışmaya çalışalım.

Pkk ya ragmen bir çözüm mümkün müdür ve saglıklı kalıcı olabilir mi. Savaşan taraflardan bir tanesini yok sayarak bir çözüm üretebilmek mümkün müdür. Ertugrul Özkök Apo ile diyalog önerisini kendi kafasından mı dile getirmiştir yoksa bir yaklaşımın ona verdigi deklere görevi midir bu.

Bu aşamada ve bunca edebiyattan sonra Apo muhatap olarak kabul edilebilir mi, edilmeli mi, bu mümkün müdür.

Şayet bu iletiyi ve görüşleri tartışmak isteyen arkadaşlar varsa onlardan kişilere yönelik degil düşüncelere yönelik ve asmadan, kesmeden, kimseyi vatan haini , faşist iddia etmeden tartışmaya çalışmalarını rica ediyorum.
Aksi uslupların kimseye faydası olmaz çünkü.

saygılarımla

aydoe
24-03-2009, 08:12
Ertuğrul Özkök'ün yazısı
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=11227167&yazarid=10&tarih=2009-03-17

A.Gül
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/11274671.asp?gid=229

azınlık
24-03-2009, 10:03
Pkk ya ragmen bir çözüm mümkün müdür ve saglıklı kalıcı olabilir mi. Savaşan taraflardan bir tanesini yok sayarak bir çözüm üretebilmek mümkün müdür.

Kanımca Kürt sorununda temel konu PKK değildir. Kürt sorununda temel konu halk olarak Kürt'lerin nerede yer almak istediğidir. Ancak Kürt halkının hür iradesinin tecelli edebileceğine hiçbir şekilde ihtimal vermiyorum.

Bu nedenle sorunun Türkiye ayağı dönüp dolaşıp Güneydoğu'daki feodal yapı, ve derebeylerin çıkar ve tercihlerine terkedilecek gibi gözüküyor.

Tarihte bu derebeylerin tercihlerinin ne yönde oluştuğu, ve bu tercihleri karşılığında Kürt halkının eline ne geçtiği açıktır. Kuzey Irak ve mümkün olursa Türkiye'nin Güneydoğusu'nda oluşturulmak istenen, emperyalist güçler yörüngesinde bir uydu hükümettir. Bunun adının Kürt veya Mürt olması, işler düşünüldüğü gibi gitmediğinde PKK veya MKK terörüne başvurulması sadece detaydır.

Bence bizler için önemli olan şunu tespit edebilmektir: Kuzey Irak'ta oluşturulacak bu uydu devlet emperyalistlerin hangi çıkarlarına hizmet edecektir? Bu çıkarlar Türkiye'nin çıkarları ile çatıştığında mukavamet gücümüz olacak mıdır?

A.

dilaver
25-03-2009, 09:55
Kürt sorununda temel konu halk olarak Kürt'lerin nerede yer almak istediğidir.

Aslında meselenin can damarlarından bir tanesi de bu . Çünkü Kürtler yekpare bir ülkenin sınırları içinde yaşamıyorlar. İrani Iraki Türkiye ve Suriye devletlerinin sınırları içinde yer alıyorlar. Olaya bu şekilde baktıgımız zaman daha da çetrefil bir hal aldıgını görüyoruz.

Mantıken, ayrı bir devlet seçenegini dışlarsak bu ülkeler içinde yaşayan Kürtler kendilerine en demokratik hakları veren, iş ve aş güvencesi saglayacak ülkede birleşme egiliminde olacaklardır. Kuzey Irak'ta bir Kürdistan kurulmaya çalışılıyor ama bunun bir kukla oldugu konusunda hepimiz hemfikiriz. Kaldı ki Barzani'nin yapısını da biliyoruz. Gül'ün Kürdistan'dan bahsetmesi bir takım açılımları da beraberinde getiriyor ve belli ki bu konuda bir uzlaşmaya varılmış gibi.

ABD eksenli trafik bunu çagrıştırıyor. Yoksa Türkiye yıllardır karşı çıktıgı Kürdistan sözünü bu kadar rahat telaffuz edemezdi. Elbette ABD bazlı ve içinde Türkiye ve Irak'ın da yer aldıgı bir ittifakın PKK yı silahları ile kabul etmesi pek de mümkün görülmüyor. PKK nın ise buna pek de yanaşmadıgı açık. Buna tek bir şekilde yanaşabilirler o da Apo'nun özgürlügü. Zaten gelinen süreçte bunu açık açık da ifade ediyorlar ve barış istiyorsanız Apo'yu serbest bırakın diyorlar.

Zana'nın 2010 da Nevruzu Apo ile kutlayacagız lafının da salt propoganda amaçlı oldugunu zannetmiyorum. Gerek Dtp cephesinde gerekse tüm Pkk kaynaklarında Kürt meselesi Apo'ya özgürlüge indirgenmiş durumda. Ertugrul Özkök gibi birinin ve Hürriyet'in de buna üstü kapalı da olsa arka çıkması bazı şeyleri düşündürtüyor.

Ergenekon sürecinde olayın şu anda tamamen faili meçhullere yönelmesi ve Alay komutanının gözaltına alınması ordunun da bu yaklaşımda oldugunu gösteriyor. Geçmişle bir hesaplaşma yapılacaga benziyor ama nereye kadar gider o meçhul.

saygılarımla

aydoe
25-03-2009, 18:38
Amerika ile Türkiye arasında “Erdoğan’ın ziyareti ile başlayan, Gül’ün ziyareti ile üzerinden geçilen” ve detayları kamuoyuna sunulmayan, “Kandil operasyonu”, “siyasi açılım”, “af” gibi detayların olduğu “net bir anlaşma” var...

http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=11.11.2007&Newsid=229712&Categoryid=4&wid=150

Kürt devletine ebelik yapmak!
''AKP’NİN sayın cumhurbaşkanı yaptığı Abdullah Gül, Bağdat’a gitti ve Irak’ın kuzeyinden “Kürdistan” diye söz etti. Kulaklarına inanamayıp “Kürdistan mı dediniz” diye soran gazetecilere de şu yanıtı verdi:
“Ne diyeceğim? Yunanistan, Makedonya’ya Makedonya demiyor diye biz de demiyor değiliz. Irak Anayasası’nda ne yazıyorsa o. Kendi anayasalarında yazıyor.”
İslam âleminin son halife adayı Fatih Sultan Recep’in kardeşi Abdullah Gül’ün, Irak’ın kuzeyine “Kürdistan” demesinin gerekçesi olarak Yunanistan Makedonya’ya Makedonya demediği halde Türkiye’nin Makedonya’ya Makedonya demesini örnek göstermesi gerçekten bir mantık şaheseri ve Büyük Ortadoğu Projesi’nin bir diplomasi harikası olmalı!
Ayrılıkçı terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ı İmralı’da sorgulayan subayların gözaltına alınıp sorgulandığı bir süreçte Kürt devletinin kuruluşuna ebelik yapanlar umarız terörü siyasallaştırarak çözmeye de kalkışmazlar!
Öte yandan malum mantık silsilesi ile Abdullah Gül’den beklenen yeni diplomatik açılım, anayasasında yazdığı için Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak söz etmesi ve hatta adanın kuzeyini işgal eden Türk askerini kınamasıdır.'' 25.032009 Cumhuriyet Deniz Som

pante
25-03-2009, 19:12
Mehmetsalih'in alıntıladığı yazı ırkçı nitelik arz etmektedir.

mehmetsalih
25-03-2009, 20:50
Ben şahsi olarak çok üzüldüm. Yani birşeyin Tarihini anlatmak yanlış mı? Bir halkın durumunu anlatmak ırkçılık mı? Ben şunu deseydim ne yapardınız 'ben mutlu benim ırkıma mensup olanlara' ne yazıkki o kadar sefil bir ırka mensubumki o ırkın ismini dahi burada zikr edersem şu mesajla karşılarım 'Mehmetsalih'in alıntıladığı yazı ırkçı nitelik arz etmektedir' Ben size şunu söyliyeyim benim alıntıladığım yazının neresi ırkçılık? Sizin bu kadar Irkçı ve benim ırkıma düşman olduğunuzu malum bir tekrarını bilmiş oldum. Siz herşeyi tartışırsınız, ama kendi değerlerinizi 'TABU ETMİŞSİNİZ' kolaylıklar dilerim.

evrensel-insan
25-03-2009, 21:10
Saygideger pante;

Yayinlanan bir alinti yazisinin irkcilik icermesiyle; yazarin irkci icerikli yazisi farkli seylerdir. Ne yani; bir konuda irkci yanasmis bir yazari, desifre etmek icin; ondan alinti vermek irkcilikmidir? Degildir.

Irkcilik; yazi yazanin kendi dusuncesinin yaziya irkcilik olarak yansimasidir."Sen A sahsini savunuyorsun ama, bak savundugun sahsin yazisina, irkci icerik tasiyor" u bir yazida gostermek; irkcilik yapmak degil; yapilan irkciligi desifre etmektir.

Oyuzden; irkcilik yapmakla, yapilan bir irkciligi desifre etme farkini biribirine karistirmayalim. Ayni irkcilik mentalitesi; "oberman" anlayisiyle, nihilizm de de vardir. Bir gen'e bencil diyende de, bir DNA farkini ortaya koyanda da v.s..

Mehmetsalih'in Darwin adina yaptigi alintinin; ancak "dogru olmadigini ve bir carpitma oldugunu"; belgelerle ortaya koyabilirsin. Ama, ne mehmetsalih irkcilik yapmistir ve ne de irkciligi savunmustur. Sadece kendine gore; ustelik alintiladigi kaynaklari da vererek; irkciligi desifre etmistir. Bunun boyle olup olmadigi ise; her okurun taktiridir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
25-03-2009, 21:31
Saygideger arkadaslar;

Milliyetcilikte, irkcilikta ayrimciliktir. Milliyetcilik; bir milletin varligini kabul etmemekte, bir milliyeti baska bir milliyete ustun kilmakta; milliyetciliktir.

Gerek felsefi gerekse bilimsel uydurma ve safsatalarla; insanoglu arasindaki; DNA, KAN, GEN ve DERI rengini; baska bir DNA, kan ve dei rengine ustun kilmak ise irkciliktir.

Insanoglunun; her bir kisisi, ozeldir ve ozelliklere sahiptir. Bu ozellikler, fiziksel veya dusunce ve davranissal olabilir. Iste bu farki; ayrima tasimak; irkcilik ve milliyetciliktir. Bu farki; farklarin birligi ve beraberligi temelinde; butunun parcalari ve butunu birlestiren parcalari olarak gormek ise; antiayrimciliktir.

Farklara gosterilen saygi temelli hak ve ozgurluklerdir. Kurtlerin varligi bir gercektir ve bu gercek herkesin iradesinden bagimsizdir. Onlarin farkini korumasi ve kollamasi, yasam ve iliskilerine yansitmasi da; en dogal insani hak ve ozgurlukleridir.

Bu hak ve ozgurluklerin mucadelesini verirken; baska milletlerin varligini kabul etmemek veya kendi milliyetlerini one cikarmak milliyetci oldugu kadar; bu gercegi yok kabul etmek ve onlarin hak ve ozgurluklerine mudahele etmekte milliyetciliktir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
25-03-2009, 21:47
Mehmetsalih'in alıntıladıgı yazının ırkçı oldugunu düşünmüyorum. Ancak Mehmetsalih'in burada yaptıgı hata yazıyı c/p yapmasıdır. Link vererek Newroz gerçegini kendi kelimeleri ile izah edebilirdi.

Newroz Kürt ulusu için son derece önemli bir gün ve ben bildim bileli de Kürtler Newroz'u kutlarlar. Ama son zamanlarda ne hikmetse Newroz'un aslında bir Türk günü oldugu keşfedildi. Bunu eleştirmek de dogaldır diye düşünüyorum.

Ayrıca artık Türkler içinde önemli hale geldi. Çünkü yazılanlara bakılırsa Diyarbakır Newroz'unun katılımı bir milyon kişiye yaklaştı bu sene ve hiç bir hır gür de çıkmadı.
Newroz'u tartışamadık, o gün site kapalıydı ama tartışamamk yok saymak anlamına gelmez diye düşünüyorum.

saygılarımla

aydoe
25-03-2009, 22:08
Bu başlıkta Kürt Meselesi tartışılmakta,Mehmet Salih nevruzla iligili bir ileti asmak istiyorsa ilgili başlığa asabilirdi.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=3744&highlight=Nevruz

Ayrıca yazıda orijinali olmadığı gibi yazıdan 2-3 gerekli gördüğü cümleyi alıntılayabilir ve linki verebilirdi.
Asılmış olan iletinin tartışılan konularla bir baği yok,ayrı bir tartışma konusudur.
İleti silinmeden linki verilerek ilgili başlığa taşınabilirdi.
Burda Kürt İslam sentezi Mehmet Salih arkadaşımızın şahsında ortaya konulmaktadır.
Bu tarz çıkış ve düşüncelerin gerçek amacını görmeyen arkadaşlarımızda olaya felsefi ya da ideolojik yaklaşımla ,metindeki ayrımcı milliyetçiliği görememektedirler.
saygılarımla

pante
25-03-2009, 22:50
Mehmetsalih'in alıntıladığı yazı ırkçı nitelik arz etmektedir.

Saygıdeğer Evrensel-insan;
Yazdığım mesaj yukarıda. Ben alıntılanan yazının ırkçı nitelikte olduğunu ifade ediyorum. Mehmetsalih'i ırkçılıkla eleştirmiyorum.
O, yazının içindeki bilgileri tarihi gerçek zannediyor. Aynı Dilaver gibi.
Nevruz'u sadece Kürtlere malediyorlar.
Nevruz bilinmeyen tarihten bu yana birçok toplumda kutlanıyor.
Her toplumda nevruzla ilgili bir mitoloji var.
Bir toplumun efsanesini doğru kabul edip diğerini uydurma olarak nitelemek ırkçılıktır.
Aynı inanışı, aynı bayramı başka toplumların da paylaşıyor olmasından haz duymak varken, bu ortak paylaşımlardan mutlu olmak varken diğer toplumlar dışlanıp, tek bir toplumun öne çıkarılması elbette ırkçılıktır.

Eğer yazının içeriğinde Türklerle ilgili kısım olmasaydı, yazının ırkçılık içerdiğini belirtmezdim. Bir bakış açısı olarak yorumlardım. Ama sırf kürtler kutluyor diye Türklere de bu bayramın yamandığını iddia etmek tarihi gerçekleri görmemektir.

Aynı şeyi bir Türkçü de yapabilir. Nevruzla ilgili bir başlıkta Ergenekon destanını anlatır, Nevruzun asırlardır Göktürklerde, Uygurlarda, Kırgızlarda, Azerilerde kutlandığını yazar. 12 hayvanlı takvimin Nevruzla başladığını belirtebilir. Ama diğer toplumlara Türklerden geçtiğini iddia ettiğinde o da ırkçılık olur, ona da müdahale edilmelidir.

evrensel-insan
25-03-2009, 23:20
Saygideger pante;

Newroz'un sadece Kurt halkina ait olmadigini mi soylemek istiyorsun? Koken olarak; bir Anadolu mozaik yapisinin bir kutlamasi mi? Peki, oyle ise; neden senelerdir, Turkiye'de kutlanilmasina izin verilmedi? Bunun sebebi neydi?, sebebi; Newroz'un bir kurt gelenegi oldugunun kabulu ve gercegi degilmiydi?

Bu suna benziyor? Turk kahvesimi, Yunan kahvesimi?, Turk doneri mi?, Arap donerimi? v.s. Yani ortada bir sahiplik sorunu ve cikmazi mi var? Ustelik, kimin olmasi neden o kadar onemli olsun ki. Onemli olan, bu coskuyu yasamak degilmi? Kurtler "bu sadece bizim bayramimiz, sizler kutluyamazsiniz, Kurt olmayanlar kutluyamazlar" mi diyor? Eger, boyle bir soylem varsa iste o milliyetciliktir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
25-03-2009, 23:37
Newroz'un sadece Kurt halkina ait olmadigini mi soylemek istiyorsun? Koken olarak; bir Anadolu mozaik yapisinin bir kutlamasi mi? Peki, oyle ise; neden senelerdir, Turkiye'de kutlanilmasina izin verilmedi? Bunun sebebi neydi?, sebebi; Newroz'un bir kurt gelenegi oldugunun kabulu ve gercegi degilmiydi?

Bu suna benziyor? Turk kahvesimi, Yunan kahvesimi?, Turk doneri mi?, Arap donerimi? v.s. Yani ortada bir sahiplik sorunu ve cikmazi mi var? Ustelik, kimin olmasi neden o kadar onemli olsun ki. Onemli olan, bu coskuyu yasamak degilmi? Kurtler "bu sadece bizim bayramimiz, sizler kutluyamazsiniz, Kurt olmayanlar kutluyamazlar" mi diyor? Eger, boyle bir soylem varsa iste o milliyetciliktir.


Saygıdeğer Evrensel-insan;
Nevruz, bu başlığın konusu değil.
Aşağıdaki başlıkta sorularının yanıtı mevcut:

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=3744&highlight=nevruz

mutluluk35
28-03-2009, 03:16
Kürt meselesine , Türkiye Cumhuriyeti’nin başlangıçtaki bakışı konusunda fikir edinmek için tbmm.gov.tr ye göz atmak yeterli.Meselenin aşama aşama ortaya çıkışını gözlemleyebilmek için,1923 öncesi Millet meclisi tutanaklarına ve hatta Amasya, Sivas protokolleri gibi metinlere bir göz atmak gerekiyor.

24 Nisan 1920 tarihli meclis tutanağından ;

Bu sınır sadece askeri gerekçelerle çizilmiş bir sınır değildir, milli sınırdır. Milli sınır, olmak üzere tespit edilmiştir. Fakat bu sınır içinde islâm ögesine sahip yalnız bir milletin olduğu düşünülmesin. Bu sınır içinde Türk vardır, Çerkez vardır ve diğer islâm öğeleri vardır. işte bu sınır karışık bir halde yaşayan, bütün amacını tam anlamı ile birleştirmiş olan kardeş unsurların milli sınırıdır. (Hepsi islâmdır, kardeştir sesleri) Bu sınır olayını kararlaştıran maddenin içerisinde büyük bir ana öğe vardır. Fazla olarak da bu vatan hududu içinde yaşayan islâm unsurlarının her birinin kendine özgü olan yörelerine, geleneklerine, ırkına özel olan ayrıcalıkları bütün samimiyeti ile ve karşılıklı olarak kabul etmiş ve onaylanmıştı. Doğal olarak bununla ilgili ayrıntılı bilgiler yoktur. Çünkü bu ayrıntılı bilgilere girmenin zamanı değildir. İnşallah, varlığımız kurtarıldıktan sonra (inşallah sesleri) kesin şeklini alacağından şimdilik ayrıntıya girilmemiştir.

http://www.tbmm.gov.tr/tarihce/ataturk_konusma/1d1yy1.htm

1 Mart 1922
Millet Meclisi Tutanak Dergisi D. 1, C. 18, Sa. 2

Efendiler; Türkiye halkı, ırk, din ve kültür yönünden tek vücut, birbirlerine karşı karşılıklı saygı ve özveri dolu duyguları taşıyan ve yazgısı ile çıkarları aynı olan bir topluluktur. Bu toplulukta ırk haklarına, sosyal haklara ve çevre şartlarına uymak, iç politikamızın önemli noktalarındandır. İç yönetimimizde bu önemli noktanın, halk yönetiminin geniş anlamda uygun bulunan en yüksek düzeye çıkarılması, politikamızın gereklerindendir.
http://www.tbmm.gov.tr/tarihce/ataturk_konusma/1d3yy.htm

TBMM VEKİLLER HEYETİ KARARI
27 Haziran 1921
(TBMM Gizli Celse Zabıtları, III, s.550 vd)

1)Adım adım bütün memlekette ve geniş ölçüde doğrudan doğruya halk tabakalarının ilgili ve etkili olduğu surette yerel idareler kurulması iç siyasetimizin gereklerindendir. Kürtlerin oturduğu bölgelerde ise hem iç siyasetimiz ve hem de dış siyasetimiz açısından adım adım yerel bir idare kurulmasını gerekli bulmaktayız. Milletlerin kendi geleceklerini bizzat idare etmeleri hakkı bütün dünyada kabul olunmuş bir prensiptir. Biz de bu prensibi kabul etmişizdir. Tahmin olunduğuna göre, Kürtlerin bu zamana kadar yerel idareye ait teşkilatlarını tamamlamış ve reisleri ve etkili kimseleri bu gaye namına bizim tarafımızdan kazanılmış olması ve reylerini açıkladıkları zaman kendi geleceklerine zaten sahip olduklarını, Türkiye Büyük Millet Meclisi idaresinde yaşamaya talip olduklarını ilan etmelidirler.

2.Kürdistan'da Kürtlerin Fransızlar ve özellikle Irak hududunda İngilizlere karşı düşmanlığını, silahlı çarpışmayla, değiştirilemeyecek birdereceye vardırmak ve yabancılarla Kürtlerin anlaşmasına engel olmak, adım adım yerel idareler kurulması sebeplerini açıklamak ve böylece bize yürekten bağlanmalarını sağlamak, Kürt reislerinin mülkî ve askeri makamlarla görevlendirilerek, bize bağlanmalarını sağlamlaştırmak gibi, genel çizgiler kabul olunmuştur.


22 Ekim 1919
Amasya Mülakatı 2. Protokolü
(Tarih Vesikaları, yeni seri, c.I, sayı 3(18),
Mart 1961, s. 361)


Beyanname'nin [Sivas Kongresi Beyannamesi] birinci maddesinde Osmanlı devletinin düşünülen ve kabul edilen hududunun Türk ve Kürtlerin oturduğu araziyi kapsadığı……..

Bununla birlikte Kürtlerin gelişme serbestilerini sağlayacak tarz ve surette örfi ve toplumsal hukuka kavuşmaları dahi yerinde görülüp, yabancılar tarafından görünüşte Kürtlerin bağımsızlığı maksadı altında yapılmakta olan yalan dolanın önüne geçmek için de bu hususun şimdiden Kürtlerce bilinmesi hususu uygun görüldü.

Misâk-ı Millî metninden(1.madde)

…dinî, etnik ve aslen birleşik, yekdiğerine karşı karşılıklı hürmet ve her türlü sıkıntıya göğüs gerecek fedâkâr duygularla dolu olarak, sosyal ve etnik durumları ve muhitlerinin şartlarına tam anlamıyla saygı duyan Osmanlı Müslüman çoğunluğun yaşadığı toprakların tamamı gerçekten veya hakem kararıyla hiç bir sebeple ayrılamaz bir bütündür.


Atattürk’ün İzmit basın konferansındaki açıklamasından;

Dolayısıyla başlı başına bir Kürtlük düşünmektense, bizim Teşkilat-ı Esasiye Kanunu gereğince zaten bir tür yerel özerklikle oluşacaktır. O halde hangi livanın halkı Kürt ise, onlar kendi kendilerini özerk olarak idare edeceklerdir.

1921 Anayasası 11. Maddesinden;

“Vilayet mahalli umurda (=kararlar, işler) manevi şahsiyeti ve muhtariyeti haizdir…… işlerinin tanzim ve idaresi vilayet şuralarının selahiyeti dahilindedir.

Kürt yoktur’a giden süreçteki meclis tutanaklarını ve anayasa değişikliklerini(darbeler) bir sonraki başlığa bırakıyorum..

evrensel-insan
28-03-2009, 03:38
Saygideger mutluluk35;

Bir baska-kimilerince bilinmeyen- bir gercegi belgeleriyle sundugun icin; tesekkurler.

2.Kürdistan'da Kürtlerin -

Burada bahsedilen "Kurdistan" neresi ve sinirlari nedir?

Saygilarimla;
evrensel-insan

mutluluk35
28-03-2009, 12:16
Kürdistan ifadesi,Kürtlerin yoğunluklu olarak yaşadığı yeri belirtiyor.Günümüzde Kürt sorununun çözümü,vaat edilen bu hakların iadesinden geçiyor.Zaten çağdaş devlet anlayışı da,kültürel alt kimliklerin tanınmasını gerektiriyor.İfadelerdeki yaklaşım,günümüz Kürt sorununun çözümünde anahtar rol oynayacak olan yaklaşımdır. Örneğin şu ifadeler;

‘Türkiye halkı’
‘kendine özgü olan yörelerine, geleneklerine, ırkına özel olan ayrıcalıkları’
‘ırk haklarına, sosyal haklara ve çevre şartlarına uymak’,
‘örfi ve toplumsal hukuka kavuşmaları’
‘muhitlerinin şartlarına tam anlamıyla saygı duyan’

Bunun anlamı,nüfusunun yoğunluğuna göre, Kürtçe, Türkçe, Ermenice, Süryanice broşür bastıran ve hizmet veren Sur Belediyesi hakkında soruşturma açılmaması ya da Kürtçe yayın hakkının sorgulanmamasıdır.Bunları geçtik, günümüzde geçerliliğini koruyan hukukumuz uygulansa yine bu Tv konusunda bir sorun çıkmaz örneğin .İşte kurucu antlaşmamız Lozan madde 39.

‘Herhangi bir Türk uyruğunun, gerek özel gerekse ticaret ilişkilerinde, din, basın ya da her çeşit yayın konularıyla açık toplantılarında, dilediği bir dili kullanmasına karsı hiç bir kısıtlama konulmayacaktır.’

evrensel-insan
28-03-2009, 12:49
Saygideger mutluluk35;

Peki butun bu tarihi gerceklerden sonra; ne oldu da "Turkiye, Turklerin oldu?" ve turklestirme politikasiyla birlikte, turk milliyetciligi basladi. En azindan, osmanlilarda; sadece muslumanlar one cikariliyordu. Ataturkten sonra; Anadolunun islamlastirma ihanetine bir de Turklestirme ihaneti eklendi. Hala da; Anadolu, tum cokseslilik gercegine ragmen; teklestirilmeye ugrasiliyor. BU ANADOLU'NUN TARIHINE, BIRIKIMINE, TECRUBE VE KULTURUNE SAYGISIZLIK ve IHANETTIR.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
28-03-2009, 14:12
Sevgideğer evrensel-insan,
Siz Amerikan idealizminin makro ve mikro bölünme ayrıştırma politikasına karşı değilmisiniz?
Bir yurt bir ulus yaratılmak istenmiş,halkın dini etnik temelde bölünmemesi istenmiştir.
Ne yazık ki emperyalizm ve yerli işbirlikçileri ve ülkemizin boyunduruk altına girmesi ile bu başarılamamıştır.
Halk kaynaştırılamamış dini ve etnik yapıda bölünmüştür.
Doğuda ,güneydoğu da yapılması gereken kalkınma ve eğitim seferberliği yapılamamış,feodalizm tasfiye edilememiştir.
Ülkemizde devrimler sürdürülebilseydi ekonomik kalkınma ile bağımsız çağdaş ve demokratik eşitlikçi sosyal bir devlet kurulabilseydi,bu tür meselelerle uğraşmıyor olurduk.

evrensel-insan
28-03-2009, 15:03
Saygideger aydoe;

Sen Anadolu'nun gerceklerinin farkina varmazsan; ve farklarini koruyup kollamazsan, birileri gelir; o farklari kullanarak, bir guzel ayristirir ve biribirine dusman eder.

Sen, eger bu farklarin bilincine varir da; farklari farklariyla birlikte yasatirsan ozaman" kusura bakma arkadas; biz farklarimizin farkindayiz ve farklarimizla birarada yasamaktan memnunuz, o yuzden bosuna bizleri ayirmaya ugrasma; burada sana ekmek yok, baska kapiya" diyebilesin.

Aksi; senin goremedigin farki, birileri gorur-soros- ve sana karsi, ustelik seni hic dusunmeden, kendi cikari dogrultusunda hem kullanir, hem de senin cikarci emir kullarina kullandirtir. sen de hala farklarim var mi?, diye dusunup durursun.

Ya da; farklarini gormemezlikten gelmeye ve de kendi farkini diger farklara ustun kilmaya devam edersin. Ne diyelim "kendi dusen aglamaz" mi?

Bu basliktaki tartismalar ve gercegi bile; ulkenin ustelik ileri gelenlerinin ne durumda oldugunu gormeye, yeterde artar bile!

Not: Buradaki "sen" terimi; sana hitaben degildir. TC iktidar politikalari icin kullanilmis bir terimdir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

mutluluk35
28-03-2009, 16:42
feodalizm tasfiye edilememiştir-aydoe

Kemalizm ortaya çıkış sürecinde,birtakım temel dinamikleri araç olarak kullanmış,sonra da bunları tasfiye sürecine girmiştir.Geçen iletimde yazdıklarım bu tasfiye sürecinin bir ayağıdır sadece.Halifeliğin kaldırılmasıyla din sınıfının tasfiyesi,yukarıda belirttiğim Kürtlerle olan işbirliğinden sonra onların tasfiyesi,Kazım Karabekir örneğinde olduğu gibi üst düzey komutanların tasfiyesi,İzmir suikasti sonrası İttihatçıların tasfiyesi.Tasfiye edilmesi gerekip de başarılamayan bir kesim kaldı,o da feodal önderler.Diğerleri üst yapısal değişiklik iken,bu sonuncusu altyapı ilişkilerine dahildir ve önemli olan da bunun değiştirilmesidir.Bu yapılamayınca ya da yapılmayınca,Türkiye her şeyi eline yüzüne bulaştırmış oldu.Tarihsel süreçler tersine döndü,ters dalga etkisiyle,nefes alma imkanı bulan bu kesimlerin tamamı yeniden dirildiler ve içinde yaşadığımız süreç de bundan ibarettir.

Yazdığım tasfiye sırasına göre,1)günümüzdeki dinci-şeriatçı talepler,2)PKK,3)askerin siyasete karışması,4)Ergenekon, bu süreçlerin günümüzdeki yansımasıdır diye düşünmekteyim.Olguları bir arada tutan karşılıklı sevgileri değil,problemlerinin ortak oluşudur.Ancak kendi problemin bittikten sonra,ortaklaşmacılığa son verip,diğerlerini dışlamak,görüldüğü üzere uzun vadede geçmişe dönüp,hatalarını sorgulamayı gerektirmektedir.

azınlık
30-03-2009, 17:04
Sen Anadolu'nun gerceklerinin farkina varmazsan; ve farklarini koruyup kollamazsan, birileri gelir; o farklari kullanarak, bir guzel ayristirir ve biribirine dusman eder.

O farkları kullanan emperyalistler, içerideki hainler/işbirlikçiler olmadığı sürece hiçbirşeyi kullanamazlar.

Daha önce yazmıştım, sorun kimin nerede olduğunu açıkça ortaya koyamamasından kaynaklanıyor.

mutluluk35 demiş ki:

Kürdistan ifadesi,Kürtlerin yoğunluklu olarak yaşadığı yeri belirtiyor.Bu şartlar altında İstanbul, Kürdistan'ın en büyük kentidir.

Kürt'lerin millet olduğundan dem vuruluyor. Öyledir veya değildir, beni pek de ilgilendirmiyor. Ancak ortadaki açık gerçek şudur: değişik coğrafyalarda (Irak, Suriye, Türkiye) yaşayan Kürt'ler tarihin hiçbir noktasında bir araya gelip bağımsız bir baskı grubu bile olamamışlardır.

Tarihin başından beri olan, toprakağaları eliyle manipüle edilen Kürt milleti(!)nin emperyalist çıkarlarına peşkeş çekilmesidir.

İster AB, ister ABD, ister BM, ister bunların destekçisi liberal demokratlar her nedense bu manipülasyonu hiçbir zaman görmezler, hiçbir zaman toprakağalığı düzeni sona ermeden fikri hür, vicdanı hür bir Kürt milleti olamayacağını açıkça itiraf etmezler. Bu olmadığı sürece Kürt sorunu bitmeyecektir. İster bağımsız devlet kursunlar, ister federasyon; Kürt sorunu var olmaya devam edecektir.

Kürt sorunu ancak ve ancak Büyük Ermenistan kurulup Kürtler tamamen asimile edildiğinde sonlanacaktır ... bunu yapmaya güçleri yeterse eğer.

A.

azınlık
30-03-2009, 17:11
Kemalizm ortaya çıkış sürecinde,birtakım temel dinamikleri araç olarak kullanmış,sonra da bunları tasfiye sürecine girmiştir.

Selamlar,

Ben olsam "araç olarak kullanmış" ve "tasfiye" yerine "elinde olan güçleri yönlendirmiş" ve "entegre etmiş" derdim.

Kemalist hareket dediğiniz gibi bazı unsurları "kullanıp" sonra onları "tasfiye" etmeye girişseydi bu cumhuriyet Ata'nın ölümüyle sona ererdi, sona ermeden önce de oldukça kanlı bir dönem geçirirdi. Yapılan, mevcut dinamiklerin bir ülkenin sıfırdan kurulması için kullanılması ve sonrasında "kontrolsüz" kaldığında birbirlerine zarar verebilecek olan bu dinamiklerin en akılcı şekilde bir potada entegre edilmeye çalışılmasıdır.

Bunun fazlasıyla iyimser olduğunu düşünüyorsanız Ata'nın ölümünden DP iktidara gelene kadarki dönemi inceleyin.

A.

sargon
30-03-2009, 18:29
Tasfiye edilmesi gerekip de başarılamayan bir kesim kaldı,o da feodal önderler.Diğerleri üst yapısal değişiklik iken,bu sonuncusu altyapı ilişkilerine dahildir ve önemli olan da bunun değiştirilmesidir.Bu yapılamayınca ya da yapılmayınca,Türkiye her şeyi eline yüzüne bulaştırmış oldu.Tarihsel süreçler tersine döndü,ters dalga etkisiyle,nefes alma imkanı bulan bu kesimlerin tamamı yeniden dirildiler ve içinde yaşadığımız süreç de bundan ibarettir.

feodal önderlerin tasfiyesi ile feodalizmin tasfiyesi ayri seyler olmali. Bildigim kadariyla 1925'ten sonra dönem dönem (en son olarak sanirim 1960 darbesinden sonra topluca) asiret reisleri Anadolu'nun degisik yerlerine sürgüne gönderiliyorlar. Sadece devlete yakin olanlar tutuluyor, karsi olanlar sürülüyor. Bu sürece feodalizmin tasfiyesi olarak bakmak mümkün degil.

Bence su andaki Kürt sorununun artik feodalizm ile ilgisi yoktur. Kürt sorununda bence en büyük yanilgi bu sorunu 1920'lerdeki gibi sanmaktir. O yillarda gercekten sorun bir feodalizm sorunu idi. Simdi ise gelisen bir burjuvazisi olan ulusal bir sorundur, yani sorun feodalizm ile ilgili degil kapitalizm ile ilgilidir. Feodalizm cözülse Kürt sorunu bitecek diye düsünmek en büyük hatadir, tersine bitmeyecek daha da güclenecektir. Nitekim Kürdistan'ta kapitalizm gelistikce milliyetcilik de artmistir.

mutluluk35
30-03-2009, 18:43
Bu şartlar altında İstanbul Kürdistan’ın en büyük kentidir-azınlık

Kasttettiğim yoğunluk,halkın otokton(yerleşik) bulunduğu bölgeler.Bu bölgeler neresi diye sorarsanız,Osmanlı döneminde Kürdistan valilerine çekilen telgraflara,yazılan mektuplara bakarak aşağı yukarı bir fikir ediniriz.Hatta daha da geriye giderek Selçuklu döneminde Kürdistan eyaleti olarak ifade edilen bölgenin hangi şehirleri kapsadığına bakabiliriz.Bu tarihlerde,Hamdullah Kazviniye(dönemin ünlü gezginlerindendir) ait eserlerde Kürdistan bölgesi aşağı yukarı tanımlanır.Evliya Çelebinin de seyahatnamesinde,Kürdistan gezi notları olduğunu biliyorum ama okumadım.Kürdistan ifadesinin resmi olarak kullanımdan kaldırıldığı tarih 8 Aralık 1925’tir.Tabi bu bildiri,Anadoludaki diğer –istanlı bölgeler için de geçerlidir.(Ermenistan,Lazistan gibi).

‘Bağımsız bir baskı grubu bile olamamışlardır’ ifadesi biraz yanıltıcı.Tarihteki Kürt isyanlarını buna örnek olarak verebiliriz ancak birlik olamamaları açısından haklısınız.Feodal düzenin hizipçi aşiret yapısı buna engel olmuş,bir aşiret diğerinin isyanını bastırma konusunda,hükümetlerle işbirliğine girişmişlerdir.Örneğin Bedirhan isyanının bastırılmasında,merkezi hükümetle işbirliği yapanlar için ‘Kürdistan madalyası’ oluşturulmuştur.

Araç olarak kullanma ve tasfiye meselesine gelelim.Bunu anlayabilmek için güçlü bir empati yetisine sahip olmanız gerekir.Bir dostunuzun,size birtakım vaadlerde bulunup,işi bittikten sonra sizi tanımaması’nı nasıl tanımlarsınız.Kendinizi Atatürk’ün yerine değil de,normal olanı yapıp,İstanbul’dan gelen emir doğrultusunda onu tutuklayıp idam ettirilmesini sağlaması yerine,selam çakarak ordu komutasını Atatürk’ün emrine veren Kazım Karabekir yerine koyun.Ya da İstiklal mahkemesince az sonra idam edilecek bir çocukluk arkadaşı yerine.Ya da,belki biraz da meclisin dualarla açılmasından cesaret alarak, şapka kanununa itiraz ettiğiniz için asılan bir İslamcı yerine.


Elbette ki her devrim kanlı olur ve o amaca giden yolda kimi zaman kurunun yanında yaş da yanar.Burada önemli olan kavramların hakkını vermek ve hepsini yerli yerine oturtmak.Bu kararlılığı gösterebilirsek ‘potada entegre etmek’ gibi ilk defa sizden duyduğum bir deyim yerine,’potada eritmek’ deyimini kullanabiliriz.Bu deyim, düzenin,farklılıkları yoksayarak tek tip insan yaratma amacıyla da örtüşür.Çünkü her yoksayma bir eritmedir.

mutluluk35
30-03-2009, 18:58
Feodalizm cözülse Kürt sorunu bitecek diye düsünmek en büyük hatadir-sargon

Haklısınız, etnik bilinç şekillendikten sonra feodalizmi tasfiye etmek soruna çözüm olmaz.Bir felsefe başlığında,klasik marxizmi eleştiriken üstyapı kurumu bir kez varolduktan sonra altyapıyı değiştirmek sorunu çözmez,tarihi geriye sarmaz diye iddiada bulunmuştum.Eğer kapitalist pazar,bu topraklara daha erken girebilseydi, Kürtler asimile edilebilirlerdi.Çünkü tek millet anlayışı aslında ekonomik bir zorunluluğun yan ürünlerinden biriydi.Türkiyede devrimin nesnel koşulları oluşmadan,öznel koşullar yukarıdan indiği için,yama tutmadı.Bu saatten sonra asimile etmeye çalışmak ise,karşı milliyetçiliği güçlendirir sadece..

azınlık
30-03-2009, 22:13
‘potada entegre etmek’ gibi ilk defa sizden duyduğum bir deyim yerine,’potada eritmek’ deyimini kullanabiliriz.

Selamlar,

Siz de kabul edersiniz ki Atatürk bahsettiğiniz büyük dinamikleri "potada eritme"nin mümkün olmayacağını bizlerden daha net görmüştür. Ve size örnek olarak verdiğim dönem içinde başarılabilen aydınlanma bile hedeflenen entegrasyonun bir ölçüde gerçekleşmesini sağlayabilmiştir.

Ne zaman ki milli eğitim sistemimiz "eğitim birliği"nden ayrılmış, çok büyük halk kitleleri bilinçli olarak "okumuş cahil" seviyesinde bilgisizleştirilmiş, ve nüfus artışı özellikle kaliteli eğitimin büyük kitlelere ulaşmasını engelleyecek hıza ulaştırılmıştır, bahsettiğim entegrasyon süreci sekteye uğramış ve tersine dönmüştür.

"bağımsız baskı grubu" olmaktan kastım doğru anladığınız üzere değişik coğrafyalarda yaşayan tüm Kürtleri kapsıyordu.

Feodalitenin bahsettiğimiz coğrafyada (Irak-Türkiye-Suriye) ortadan kalktığını iddia etmek bence biraz abartılı kaçıyor. Kürt burjuvazisi kimlerden oluşur? Bunların sermayesi nedir? Yani feodalite hala devam etmektedir. Zaten sorunun kaynağı bölge halkının özgür iradesinin oluşmasına izin verilmemesidir. Hala her seçimde kimlikler ağalara verilir veya sandıklar ağaya getirilir. Bu feodalite değilse ne olabilir?

A.

azınlık
30-03-2009, 22:16
etnik bilinç şekillendikten sonra feodalizmi tasfiye etmek soruna çözüm olmaz.

O halde feodalite ortadan kalktıktan sonra kalan sorun nedir? Ve nasıl çözülebilir?

A.

aydoe
30-03-2009, 22:24
Mutluluk35 arkadaşımızın tespitlerine katılıyorum.

''Fransa’da da ihtilalden sonra Cumhuriyetin sağlıklı bir biçimde kurulması yüz yıl sürdü. Devrimleri sağlam temellere oturtmak kolay olmuyor. Her devrimden sonra karşıdevrim harekete geçiyor.''
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=9137

Yukarıdaki başlıkta önemli mesajlar var tabi her zamanki gibi evrensel hocam epistemiyolojik tartışmalara girerek başlığın ilerlemesini bir miktar sabote etmiş ama yinede okunmalı. :)

Devrimler süreklidir,kesintiye uğradığında karşı devrim süreci başlar.
2. dünya savaşının çıkması ve akabinde ülkemizin emperyalizmle işbirliğine geçmesi neticesi ,toplumsal dinamiklerimizin ilerici devrimci unsurlarını tasfiye sürecine sokmuştur.

68 hareketi 71 muhtırasıyla 78 liler 80 darbesiyle yok edilmişlerdir.
İlerici devrimci güçler başarılı olamamıştır.
Devrimci halk iktidarı kurulamadığından halkımız eğitimsiz ülkemiz geri kalmış ve etnik ve dini temelde ayrışma noktasına getirilmiştir.
Yapılması gereken geçmişten ders almak ve doğru siyaset geliştirebilmektir.
Türkiye'nin meseleleri çözüm beklemektedir,tek başına Kürt meselesinin çözümü etnik ayrımdan öte bir şey kazandırmaz ve sorunlar devam eder gider.
Türkiye'nin meseleleri çözümlendiğinde de zaten Kürt meselesi diye bir sorunumuz kalmaz.

evrensel-insan
30-03-2009, 22:55
Saygideger azinlik;

O farkları kullanan emperyalistler, içerideki hainler/işbirlikçiler olmadığı sürece hiçbirşeyi kullanamazlar.-azinlik

Bizim en buyuk "hastaligimiz" ne biliyormusun. Herseferinde mutlaka "yapilamayan" bir sey icin bahane bulmak ve sucu kendimizde arayacagimiz yerde; hep kendi disimizda aramak. Adama demezlermi ki "icerideki, hainlere/isbirlikcilere firsat vermeseydin de, sorununu kendin gorup, cozseydin de; emperyalistlerde o farklari kullanmasalardi" diye.

Saygilarimla;
evrensel-insan

azınlık
30-03-2009, 23:04
Adama demezlermi ki "icerideki, hainlere/isbirlikcilere firsat vermeseydin de, sorununu kendin gorup, cozseydin de; emperyalistlerde o farklari kullanmasalardi" diye.

Sorunu görüyorum ama çözersem bana faşist dersin ... :D

Espri bir yana; hocam senin sorunun tamamen soyut kendi dünyanda, ve bizim dünyamızın gerçeklerinden kopuk yaşaman.

Ayrıca bu muhteşem

Bizim en buyuk "hastaligimiz" ne biliyormusun. Herseferinde mutlaka "yapilamayan" bir sey icin bahane bulmak ve sucu kendimizde arayacagimiz yerde; hep kendi disimizda aramak

argümanı da bir başka güzel olmuş. Anlaşıldığı kadarıyla sen Kürt sorununa bir çözüm bulmuş ve uygulamışsın ... maalesef, yukarıda belirttiğim sebeple, bu çözüm bizim dünyamıza henüz ulaşmadı.

A.

dilaver
01-04-2009, 01:43
http://www.ekolay.net/haber/haber.asp?pid=2705&haberid=605065

Görülüyor ki Leyla Zana tekrar cezaevine girecek ve bu da onu kahramanlaştırmaktan başka bir işe yaramayacak. Yurt dışı izlenimleri de Türkiyeyi biraz daha sıkıştıracak gibi gözüküyor.

Milyonlarca insanın alanlarda, mitinglerde Apo'ya özgürlük diye bagırdıgı bir ülkede bu tarz bir davanın ülkeye kazandıracagı hiç bir şey de yoktur. Özellikle son seçimlerden bölgede bu tez galip çıkmıştır.

Şİmdi ne tarz bir tavır alınmalıdır. Milyonlarca insan gene eskisi gibi cezalandırılmalı mıdır. Onlar Öcalan'ı biz istesek de istemesek de Kürt halkının önderi olarak görüyorlar.

Bunu duygularımızın haricinde tartışmaya çalışalım.

saygılarımla

azınlık
01-04-2009, 17:00
Şİmdi ne tarz bir tavır alınmalıdır. Milyonlarca insan gene eskisi gibi cezalandırılmalı mıdır. Onlar Öcalan'ı biz istesek de istemesek de Kürt halkının önderi olarak görüyorlar.

Bunu duygularımızın haricinde tartışmaya çalışalım.

Büyük kitlelerin yanılma payı da büyüktür, hele ki onlar kolayca yönlendirilebilen bir kitle ise, daha büyüktür diye düşünüyorum.

... ama bu tiyatronun süregeleceğinden de endişeliyim.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

A.

avesta
03-04-2009, 21:48
türkiyede kolluk kuvvetleri pkk dan daha çok insan öldürmüş ve işkence yapmıştır.ergenekon davasıyla bunlar günyüzüne çıkmaktadır ama orda büyümüş insanlar için ergenekona gerek yok çünkü her gün bunbları gözleriyle görmüşlerdir. ama sorun burda kimin öldürdüğü veya çok öldürdüğü değil sorun öldürülmektir.katil kim olursa olsun sonuçta birileri ölmektedir.

meseleyi onlar yaptı biz de yaptık olarak düşünmemek gerekiyor yoksa olay siyah ve beyaz olayına döner ve bizde iki renkten sadece birini seçmiş oluruz.

özellikle toplumdan farklı düşünmesini bilen bu sitedeki aydın grubun herşeye rağmen gri olması gerekiyor.pkk ve tsk ya karşı tüm cesaretimizle karşı durabilmeliyiz

azınlık
03-04-2009, 21:53
ergenekon davasıyla bunlar günyüzüne çıkmaktadır

Keşke çıksa. Ama ciddi şüpheler ve Can Yücel var:

"Dönülmez faşizmin ufkundayız, vakit çok geç ..."

A.

SadeceAteist
04-04-2009, 16:24
Ergenekon davasıyla ortaya çıkan AKP'nin kendi derin devletini oluşturmasıdır. Yahu biraz mantıklı olalım, ABD emriyle açılan ve bizzat Tayip'in savcı olduğu davada, Kontgerilla'nın su üstüne çıkarılacağını düşünmek saflıktır.

Kontgerilla'yı bitirmek isteyen bir iktidarın yapacağı ilk iş, Muho karakterlerine izin veren Danimarka başbakanını NATO'da veto etmek değil, NATO'dan direk çıkmaktır.

AHH şu liberaller ahh..

Keşke çıksa değil mi?

Allah (c.c) ister belki, biz dua etmeye devam edelim, belki gerçek suçlular çıkar.

Ve yahut faşizm ülkeyi adım adım işgal ederken, biz kendi kendimizi zevke getirmekten başka bir şey yapamayız.

Zaten yapmıyoruz.

Neyse başlık Kürt meselesi.

Şimdi bu Kürt meselesi sınıf sorunudur. Hayatta ki her türlü sorunun temelindeki gerçeklik olan sınıf, bu sorunda da geçerlidir.

Bu yüzden çözüm, Türk emekçisi ile Kürt emekçisinin ortak mücadelesinden geçer. Sorunlar ortaktır, şu an Kürtler demokratik olarak yıllardır eksik bırakılan bir çok hakkı da elde etmiş bulunmaktadırlar. Çözüm, emek mücadelesinden geçer, çözüm kapitalizmin sonlandırılmasından geçer.

Bunun dışındaki her türlü kimlik siyaseti, iki tarafın fanatiklerinin işidir ki; bu da aslında Kürt meselesini birden Türk meselesi haline getirir.Ki bu tehlikeli bir yaklaşımdır.

sargon
04-04-2009, 17:52
Kontgerilla'yı bitirmek isteyen bir iktidarın yapacağı ilk iş, Muho karakterlerine izin veren Danimarka başbakanını NATO'da veto etmek değil, NATO'dan direk çıkmaktır.

"Muho karakteri" ile (acaba Muhammed'in karikatürleri mi denmek istiyor) Kontrgerilla'nin iliskisini anlayamadim..

frodo
04-04-2009, 17:54
cahil sargon, Muho karakteri Kurtlar Vadisi dizisindeki PKK'lı karikatürüdür:)

sargon
04-04-2009, 17:55
Yav, o Muro degil miydi :)

frodo
04-04-2009, 17:57
Aha yakaladım sen gizli gizli Kurtlar Vadisini seyrediyon ha ? :)

sargon
04-04-2009, 18:02
Yok, Muro'yu tanimayan mi var kardesim. Herkes gizli Muro'cu walla.

SadeceAteist
04-04-2009, 18:53
Muho karakatürü ile KontGerilla'nın ne alakası var? Güzel bir soru olmuş ama mantıksız bir soru olmuş aynı zamanda.

Emperyalizm girdiği ülke içerisinde hiç bir zaman hiç bir gerici yapılanmayı toptan bitirme işlemine gitmemiş, aksine onlarla uzlaşarak veya onları kontrol altına alarak yönetmeye devam etmiştir.

Şimdi soğuk savaş döneminden itibaren Türkiye üzerine politikalarına bakarsak, islamı ve islamın peygamberini ne derece kullandıklarını da görebilirdik. Sovyetlerin çözülüşünden sonra bazı dengeler elbette değişmiştir, ama değişmeyen tek şey gericiliğin hala emperyalizmle işbirliği halinde olduğudur ve 12 Eylül sonrası hızlı gelişen süreç ile beraber Türkiye'nin tam olarak BOP kapsamında Ilımlı İslam rejimine doğru götürüldüğünü görüyoruz.

Şimdi tekrar dönelim, acaba NATO'da Tayip Danimarka Başbakanı'nı eleştiriyor, sekreter olmasını istemiyor. Neden? Muhammedin karikatürleri.

Ben de diyorum ki, bu adamların gladyoyu deşifre etme gibi bir derdinin olmadığının en büyük göstergesi budur. Gladyo, NATO kuruluşudur ve bizim Tayip NATO'da muhammed karikatürlerini yayınlayanları eleştiriyor.

Ne alaka ama değil mi?

Gericilik ve emperyalizmin dayanılmaz birlikteliği...

Ne yaparsın?..

Bu arada, karakter yazmışım; o anda yazmak isteyip de yazamadığım karikatürmüş. Zaten uyarmışsınız.

Bu arada büyük devrimci önderimiz MURO'ya da sevgi ve saygılar iletirim..:)

sargon
04-04-2009, 20:07
cahil frodo, bak ben iliskiyi senden iyi kurmusum. Sezgilerime güvenmek yerinde imis.

sevgili sadeceateist, düsüncenin ne oldugunu bilmedigimiz icin baglantiyi yakalayamadik. Herkes senin gibi düsünüp, baglantilar kurmamis oldugu icin sorularimiz sacma olabiliyor tabii.

Muhammed'in adi Muho degildir, bunu bircok kisi asagilama kabul eder. O yüzden de biz bu sitede insanlara bu türden lakaplar takip kullanmiyoruz. Hazreti demek zorunda degilsin, ama Muho demen de hos degil. Aramiza hos geldin.

KızıL
06-04-2009, 00:29
o muro ne gıcık ne adi bir karakter olmuş yani toptan film rezil.. kürt hareketine boyuna hakaret devrimci jargonla yapılmakta.. o filminde başına bu filmde seyredeceklerinizin gerçek hayata ilişkisi yoktur yazısı eklenmeliydi :)

SadeceAteist
06-04-2009, 21:16
cahil frodo, bak ben iliskiyi senden iyi kurmusum. Sezgilerime güvenmek yerinde imis.

sevgili sadeceateist, düsüncenin ne oldugunu bilmedigimiz icin baglantiyi yakalayamadik. Herkes senin gibi düsünüp, baglantilar kurmamis oldugu icin sorularimiz sacma olabiliyor tabii.

Muhammed'in adi Muho degildir, bunu bircok kisi asagilama kabul eder. O yüzden de biz bu sitede insanlara bu türden lakaplar takip kullanmiyoruz. Hazreti demek zorunda degilsin, ama Muho demen de hos degil. Aramiza hos geldin.

Hoşbuldum.

Nazik uyarınızı dikkate alacağım. İlginiz ve alakanız için teşekkür ederim.

tanset
20-04-2009, 01:30
Günümüz Türkiyesinde aşmamız gereken en önemli sorunlardan biri ırk kültürü. Yaşadığımız gezende kendi korkularımızı kısas ve riyakar çözümlerden uzak, temel olan sorunlara daha samimi günahlarımızı kabul edip insani temellere indirgemek bağlamında çözümsüzlüğün durağında değilde, yargılanır ve sorgulanır biçimde haklar ve özgürlükler temelinde yanlışlıklarımızı tartışılan geniş bir platform oluşturmak. Şayet M.Kemal'in tarihsel bir ihanetini düşünürsek gereğini tartışırken anlaşılır bir biçim oluşturmaktan kaçmamamız gerektiğini anlamalıyız. Eğitimimizde olan tek tip insan yaratma sevdasından vazgeçip gelen kuşakların kirletilmişlikten uzak idolojiler bırakmalıyız. Bir evrensel bakış derecesinde herşeyin insani boyutlar standartlarında olmasını istiyorsak kendi korkularımızla yüzleşmesini bilmeliyiz, yaşanabilir bir toplum boyutlarını sosyal temeller doğrultusunda oluşturmasının daha kalıcı çözümle üreteceğini ve tüm olumsuz psikolojimizden kurtulacağımızı düşünüyorum.
Aklımızı ve mantığımızı öfkemizden arındırıp yaşanabilir bir toplum yaratmayı denemeliyiz.Bu temelde baktığımızda ırk ve din kültürlerinin dar ve menfaaiti çözümlemelerinin tartışarak sosyal değerler çercevesinde yaratacağımız yaşanabilir toplum özlemine ulaşabiliriz. Mantığımızı ırk kültüründen arındırıp kutsal saydığımız ilkeler ve değerler doğrultusunda her menfaati, bakış ve ideolojileri deşifre etmeliyiz......




Selam söyle çocukluğumun ülkesine ................
Ve ayazı eksilmeyen dağlarıma.........
Yüreğimin asil sevdasına selam söyle.......



Saygılarımla Tanset....

Akhenaton
20-04-2009, 01:33
Günümüz Türkiyesinde aşmamız gereken en önemli sorunlardan biri ırk kültürü. Yaşadığımız gezende kendi korkularımızı kısas ve riyakar çözümlerden uzak, temel olan sorunlara daha samimi günahlarımızı kabul edip insani temellere indirgemek bağlamında çözümsüzlüğün durağında değilde, yargılanır ve sorgulanır biçimde haklar ve özgürlükler temelinde yanlışlıklarımızı tartışılan geniş bir platform oluşturmak. Şayet M.Kemal'in tarihsel bir ihanetini düşünürsek gereğini tartışırken anlaşılır bir biçim oluşturmaktan kaçmamamız gerektiğini anlamalıyız. Eğitimimizde olan tek tip insan yaratma sevdasından vazgeçip gelen kuşakların kirletilmişlikten uzak idolojiler bırakmalıyız. Bir evrensel bakış derecesinde herşeyin insani boyutlar standartlarında olmasını istiyorsak kendi korkularımızla yüzleşmesini bilmeliyiz, yaşanabilir bir toplum boyutlarını sosyal temeller doğrultusunda oluşturmasının daha kalıcı çözümle üreteceğini ve tüm olumsuz psikolojimizden kurtulacağımızı düşünüyorum.
Aklımızı ve mantığımızı öfkemizden arındırıp yaşanabilir bir toplum yaratmayı denemeliyiz.Bu temelde baktığımızda ırk ve din kültürlerinin dar ve menfaaiti çözümlemelerinin tartışarak sosyal değerler çercevesinde yaratacağımız yaşanabilir toplum özlemine ulaşabiliriz. Mantığımızı ırk kültüründen arındırıp kutsal saydığımız ilkeler ve değerler doğrultusunda her menfaati, bakış ve ideolojileri deşifre etmeliyiz......




Selam söyle çocukluğumun ülkesine ................
Ve ayazı eksilmeyen dağlarıma.........
Yüreğimin asil sevdasına selam söyle.......



Saygılarımla Tanset....

Duygu ve düşünceden öte somuta indirgeyerek yazarsanız daha verimli olur aksi taktirde Sosyalistlerin hayatı koyun mutluluğu çabası içerisinde yaşamasından başka bir şey elde edemeyiz.Mesela İngilterede, Fransada, almanyada, amerikada nasıldır bu işler.

tanset
20-04-2009, 03:03
Duygu ve düşünceden öte somuta indirgeyerek yazarsanız daha verimli olur aksi taktirde Sosyalistlerin hayatı koyun mutluluğu çabası içerisinde yaşamasından başka bir şey elde edemeyiz.Mesela İngilterede, Fransada, almanyada, amerikada nasıldır bu işler.


Malesef sosyalleşmemiş ülkelerde çözümlemerimizi bir Almanya, ingiltere ve amerika tarzında düşünemeyiz elbetteki acıların yoğun olduğu yerlerde duygular yoğun olur.
Bir önceki yazıtımda çözümün temel olan kıstaslara eğilmek gerekir unutmamız gereken bir diğer sürecin içerisinde kalıcılığın mutlaka sosyal değerler çercevesine ulaşmasıdır.
Üçüncü dünya ülkelerindeki en önemli sorunun feodalizmin aşımından sonraki hallerini ve boyutlarını her evresinde kendi çözümleme sürecine girmesidir.Çözümleme sürecini baz alırsak muhtemelen ekonomik ve sosyal değerlerin olgunlaştırılmasını oluşturmalıyız.Belki bir ingilterede çözümlemeler tüm araçların oluştuğu bi zemine denktir.Türkiye'de en önemli kurallardan biri eşitlik ilkesinden ırk kültürü bağlamındadır.İkinci temeldedeki oluşumu din kültürüne dayandırırken feodalizmin sürec içerisinde yok edilmesi anlamındaydı. Süreçlerdeki oluşumları siyasi çözümleme düşünürsek hiçde düğmeye basarak halledilir kısa bir süreç olmadığını sizlerde bilirsiniz ki rusyayıda konu edebiliriz.Yanlızca güçlü ekonomisi olan ülkeleri örnek vermeden önce toplumların sosyalleşme süreçlerini yaşamadan siyasallaşmaları mümkün değildir. Türkiye'nin acı gerçeğini tartışırken M.Kemal'i bu bağlamda konu aldım.
1.Dünya savaşından sonra sosyalleşme sürecini başlatmış olsaydı muhtemelen bunları tartışmıyor olacaktık.Din kültürlerinin feodal toplumlardaki sosyalleşme sürecinin önünde büyük bir engel teşkil ettiğini söylemeliyiz.siyasallaşmadaki tek engeldir burası Orta Doğu ve Türkiye'dir....
saygılarımla....

qw19
20-04-2009, 06:51
Duygu ve düşünceden öte somuta indirgeyerek yazarsanız daha verimli olur aksi taktirde Sosyalistlerin hayatı koyun mutluluğu çabası içerisinde yaşamasından başka bir şey elde edemeyiz.Mesela İngilterede, Fransada, almanyada, amerikada nasıldır bu işler.

Duygu ve düşüncenin somut olmadığını öğreterek entellektüel gelişimimize katkı sağlayan arkadaşlara da teşekkürü bir borç bilirim.

Allah sizin duygu ve düşüncelerinizide somutlasın. (Ne demekse)


Mesela Japonya'da nasıldır, ben Andromeda ile ilgilenmiştim, orada bu işler daha farklı tabi, Galaktik canlı tipi dayatılmakta, Androidlerde kendi yaşam biçimlerinin de tanınarak Andromeda anayasasına eklenmesini istiyorlar, pozitronik devrelerden oluşmak bizi daha mı az canlı yapıyor demekteler.

Dünya daha farklı tabi ki.

qw19
20-04-2009, 07:04
Aslında bu meselenin çözümünde en büyük engel

"Vatan mevzubahisse, Kürtler teferruattır." mantığıdır.

azınlık
21-04-2009, 22:25
Diğer ülkelerden örnekler istenmiş.

Size çarpıcı bir örnek vereyim: Kuzey kutbuna yakın yaşayan Sami'ler vardır, biz bunları genellikle "Lapon" olarak biliriz.

Sami'ler 1980'lerde beyaz Norveç'lilerden baskı gördüklerini, daha fazla özgürlük istediklerini söyleyerek yola çıktılar. O zamanlar güney bölgelerde yaşayan Sami sayısı nüfusun yaklaşık %5-8'i kadar falanmış yanılmıyorsam. Gel zaman git zaman istekler yoğunlaşmış, tabi bu arada unutmamak lazım; o yıllarda Norveç petrol paralarını yeni yeni kazanmaya başlamış.

Neyse, sonunda hükümet Sami'lere özerklik vermeyi kabul etmiş. Ama halkın buna acaip bir tepkisi var. Devlet Sami'ler için bir televizyon kanalı kurmuş, ve Sami'ler de kendi meclislerini oluşturup koyulmuşlar yola.

Bugünkü durum şu: güneyde yaşayan Sami nüfusu pratik olarak sıfır. Oralarda yaşamak istemediklerinden mi? Tabi ki hayır. Ama şu an hiçbir beyaz Norveç'li bir Sami'ye iş vermiyor. En büyük işveren olan devlet ise arada göstermelik olarak birkaç Sami işe alıyor. Şahsen tanık olduğum bir durum şuydu: adam Oslo'da iş bulmuş, kalkmış gelmiş. İş var ama ev bulamamış, kimse bir Sami'ye ev kiralamak istemiyor.

Bir zaman bir Sami'den ev kiraladım. Emekli öğretmendi. 1970'lerde güneye gelmiş. Ama özerklikten sonra hiç arkadaşı kalmamış. Evini kiraya vermesinin sebebi de buydu, çünkü 40 bin nüfuslu kasabada onunla bir-iki kişi dışında kimse konuşmuyordu bile.

Bu arada Sami'lerin temel geçim kaynağı geyik çobanlığı - Ren geyiği.

A.

azınlık
21-04-2009, 22:29
"Vatan mevzubahisse, Kürtler teferruattır." mantığıdır.

İlk defa duyuyorum bunu, yeni mi? Nasıl bir mantıktır ki bu?

A.

qw19
22-04-2009, 05:25
Aslında bu meselenin çözümünde en büyük engel
"Vatan mevzubahisse, Kürtler teferruattır." mantığıdır. İlk defa duyuyorum bunu, yeni mi? Nasıl bir mantıktır ki bu?
A.

Aslında yeni sayılır, 80,90 yıllık bir mazisi var.

İlk defa duymanıza gelince, durumu çok iyi özetleyen bir veciz var;

"Kendininkinden başkasını görmeyen, kendininkini piyade tüfeği zannedermiş."

Gerçekten nasıl bir mantıktır bu? Ben de onu soruyorum, sıra sizde hadi sizde bana tekrar sorun. Bundan sonrada elim sende oynarız.

azınlık
22-04-2009, 09:34
Aslında yeni sayılır, 80,90 yıllık bir mazisi var.

Selam,

Demek ayrı ülkelerde yaşamışız. Ben 20'li yaşlarıma kadar bırakın Kürt'leri "teferruat" olarak görmeyi, etrafımızdaki bir çok Kürt kökenli dost, ahbap, komşu, vs'nin etnik kökenini hiç bilmedik. Onlar da bizimkini merak etmedi.

Bu ülkenin meclisinde her zaman Kürt kökenli milletvekilleri olmuştur. İşlerini PKK'ya havale edene kadar meclis içinde halletmeye çalışsalardı bu durumlara gelmezdik diye düşünüyorum. Ama tabi meclise girenler yörenin toprakağaları olduğundan PKK ortalığı ateşe verene kadar kıllarını kıpırdatmadılar - keza ondan sonra da kıpırdatmadılar ya ...

Ben bir Kürt olsaydım önce beni hakkıyla temsil etmeyen vekillerimden hesap sormaya çalışırdım.

Neyse, olan olmuş. Şimdi önümüze bakmak zamanı:

Kürtler ne ister? Gerçekten, Kürt kökenli vatandaşlar ne ister?

A.

qw19
22-04-2009, 10:30
Sevgili Azınlık;

Bu başlığa baştan sona göz atmanızı öneririm. İddia ve sorularınızın hepsi yanıtlandı ve çürütüldü.

dilaver
22-04-2009, 12:18
Kürtler ne ister? Gerçekten, Kürt kökenli vatandaşlar ne ister?

qw19 un da belirttigi gibi bu başlıgın ilk sayfalarında TC nin Kürtleri asla Kürt olarak kabul etmedigi konusunda yeteri kadar argüman ve tartışma mevcut. Bu Kenan Evren tarafından bile artık kabul edilen bir olgu. Onun için bu konuya tekrar girmenin anlamı yok.

Kürtler'in ne istedigine gelirsek. Barış ve demokrasi istiyorlar. Bunun ön şartının ise Kürt kimliginin yasal olarak tanınmasından geçtigini söylüyorlar. Kürt kimligi meselesi tüm Kürtler'in ortak tavrı. DTP ya da İslami cephede yer almaları bunu degiştirmiyor. Ve artık Kürt kimligi bir realite.

Peki Pkk ne istiyor. İzledigim kadarıyla gelinen noktada Pkk Apo'ya özgürlükte yogunlaşmış durumda ve dogum günü yüzünde olaylar çıkıyor ve insanlar yaşamını riske atıp hatta ölüyorlarsa bu yaygın bir kabul görüyor. Kürtler Apo'yu bebek katili olarak görmüyorlar ve PKK 1 Haziran'a kadar sürecek bir ateşkes ilan etmiş durumda. Demokratik cumhuriyet talepleri var ve kesinlikle ayrılmak istemediklerinin altını çiziyorlar.

Peki buna ragmen TC ne istiyor. İlker Başbug Türkiye Halkı açılımını öne sürüyor. Hürriyet gazetesi Apo ile konuşulup uzlaşma ve barış saglanmasını alttan alta yazıyor ki bu kendi başına yaptıgı bir iş de degil.
Kürtler'in geçmişte yok sayıldıgı, artık neredeyse herkes tarafından dile getirilen bir gerçeklik haline dönüşmüş durumda.

Artık buraları aşmamız gerekiyor. Tartışmamız gerekenler şunlardır. Kanı durdurmak için ne yapmak gerekiyor. Apo ile konuşup bu iş bitirilebilir mi ve bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kimligi altında Türk ve Kürt unsurların demokratik yaşamı nasıl olabilir, olabilir mi.

saygılarımla

unbe
22-04-2009, 12:46
iyi madem
terörist başıyla oturulup konuşulsun
adam yerine konulsun yani
zaten DTPlilerde ev hapsi istediler bildiğiniz üzere
bunun arkasındanda oldu olacak çankayada oturan şahıs hocasını affettiği gibi apoyuda affediversin
apodu siyaset yapsın
türkiyelilik ya da kürtlük diye birşeyi ben kabul etmiyorum
türkiyede yaşıyorsak hepimiz Türküz
değil derseniz o zaman trakyaya bi gidin
ordada çerkezler pomaklar vs. bi sürü etnik köken var
ama kürtler dışında kimse yaygara çıkarıp bu ülkeyi bölmeye çalışmıyor.

azınlık
22-04-2009, 13:15
Kürtler'in ne istedigine gelirsek. Barış ve demokrasi istiyorlar. Bunun ön şartının ise Kürt kimliginin yasal olarak tanınmasından geçtigini söylüyorlar.

...

Peki Pkk ne istiyor. İzledigim kadarıyla gelinen noktada Pkk Apo'ya özgürlükte yogunlaşmış durumda ... PKK 1 Haziran'a kadar sürecek bir ateşkes ilan etmiş durumda. Demokratik cumhuriyet talepleri var ve kesinlikle ayrılmak istemediklerinin altını çiziyorlar.

...

Peki buna ragmen TC ne istiyor

...

Hürriyet gazetesi Apo ile konuşulup uzlaşma ve barış saglanmasını alttan alta yazıyor ki bu kendi başına yaptıgı bir iş de degil.

...

Artık buraları aşmamız gerekiyor. Tartışmamız gerekenler şunlardır. Kanı durdurmak için ne yapmak gerekiyor. Apo ile konuşup bu iş bitirilebilir mi ve bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kimligi altında Türk ve Kürt unsurların demokratik yaşamı nasıl olabilir, olabilir mi.

Sayın dilaver,

Teşekkürler.

Konuyu bu şekilde masaya yatırmadığımızda çözümsüzlükten başka şey çıkmaz ortaya. Öncelikle bazı de-facto durumlar herkesin kabul edeceği şekilde anlaşılıyor mu onu görmek, ve anlaşılmıyorsa anlaşılmasını, bunlar üzerinde uzlaşılmasını sağlamak gerek.

Öncelikle şunu kabul etmek gerek ki (her nerenin yönlendirmesi ile olursa olsun) Kürt kökenli olmayan ülke halkının Kürt kökenlilere karşı inanılmaz bir tepkisi (ne demekse?) var (de-facto 1). Onların söylemek istediklerini duymak bile istemiyorlar. Bence bunun sebeplerinden biri her iki tarafın da bazı şeylere takılmış olmaları: biri "kimlik" diyor, öbürü "vatan bölünmez" diyor (de-facto 2).

"PKK tamamen konu dışında tutulmalıdır" diyenler var. PKK bir terör örgütüdür (de-facto 3). Apo'nun salıverilmesi ile sonuçlanacak bir hareket sorunu kangren yapar (de-facto 4); mümkün değil çözülmez bu işler.

TC içinde bazı anayasal kurumların lafzından önce kendi aramızda bir barış sağlamalıyız. Ondan sonra o kurumlar da hizaya gelir. O kurumlar toplumdaki kanaatlere güvendikleri için höt zöt edebiliyorlar (de-facto 5).

Bu topraklar üzerinde olduğumuza ve hepimiz ona "memleket" dediğimize göre birlikte yaşamanın illa ki bir yolunu bulmak zorundayız, aksi halde yukarıda anlattığım Sami'ler ve beyaz Norveçli'lerin durumuna düşeriz.

Barış ve demokrasi hepimizin talebi olduğuna göre çözüm uzakta olamaz. Bilmediğimden sorayım; Kürt kimliğinin yasal olarak tanınması kapsamında neler var acaba?

A.

dilaver
22-04-2009, 13:50
sevgili azınlık

Benim düşünceme göre kim ne derse desin Türk kimligi etnik bir tanımlamadır ve uygulamanın da böyle oldugu görülmüştür. Şayet ortak ve birleştirici bir kimlik olsaydı alt kimliklerin de yaşamasına izin verilmesi gerekirdi. Türk kimligi bir birleştirici üst kimlikten ziyade assimilasyona yönelik bir kimlik halindedir ve bu tarihle de sabittir.

Türk, Kürt, Çerkez, Rum vs olmayı önemsemiyorsak şayet öncelikle insan kimliginde uzlaşmamız gerekiyor. Her birimizin insan olmanın dışında ortak noktamızın oldugunu pek de düşünmüyorum. Bu olgu elbette tüm dünya çapındadır. O halde kimlik yüzünden çatışmak da son derece anlamsız ve beyhudedir.

O halde madem ki sınırlar var ve şu an için kalkması mümkün degil ortak ve bizi birleştirici bir kimlikte birleşmek sorunu daha rahat çözecektir diye düşünüyorum. Bu da Türkiye Cumhuriyeti kimligidir. Cografi kimliktir. Bu kimlik altında yaşayan tüm alt kimlikler kendi kimlikleri ile ilgili her türlü kültürel hakka sahip olmalıdırlar. Şayet baskı ve assimilasyon olmazsa zaten su akacagı mecrayı bulur.

İnsanlar karınları doyuyorsa şayet isyan etmezler. İşsizlik açlık gibi sorunlarla karşılaşmıyorlarsa diger kimliklere de yabancı davranmazlar. Kaldı ki devletin tüm assimilasyon politikasına karşı Türk ve Kürt halkının yıllardır etle tırnak gibi birbirine geçmesi ve hala da çatışmamakta direnmesi bunun en iyi göstergesidir. Avrupa'daki ırkçı akımlara bakarsanız şayet bunların genellikle işsizlik ve çıkar temelinde geliştigini görürsünüz.

Peki bu kapitalizm şartlarında olası mıdır. Zannetmiyorum. Çünkü sistemin mantıgı ötekileştirmek ve düşman yaratmak üzerine kuruludur. Devlet etnik kimlikler, dini kimlikler arasında biz uzlaşmayı tercih etmez. O takdirde çatışan kesimler öfkelerini tek bir ortak düşmana karşı birleştireceklerdir. Bu da düzenin sonunun başlangıcıdır.

Düşünün ki Pkk ortadan kalkmış, ya da siyasileşmiş veya her ne şekilde olursa olsun silah bırakmış ve Kürt sorunu diye bir şey kalmamış. Şehit cenazeleri ve bunun üzerinde temellenen kin yok olmuş. O zaman kimi kime kışkırtacaksınız. Sokaklarda şehitler ölmez vatan bölünmez diye bagıran kitlelerin yoksulluktan, açlıktan dogan öfkesi nereye yönelecek. Ölen askerlerin arasında kaç tanesi varlıklı kesime aittir. Cenazelerin çogu gecekondulardan, varoşlardan, köylerden kalkmıyor mu. Hiç Nişantaşından, Bagdat Caddesinden kalkan bir cenaze biliyor musunuz. Çankaya'da, Gaziosmanpaşa'da kaç tane şehit ailesi ikamet ediyor. Bu listeyi tüm Batı kentlerindeki en zengin semtlere dogru genişletin, varacagınız sonuç hep aynı olacaktır.

Şayet ülkede İngilizce, Fransızca vb dillerde egitim verilebiliyorsa istek üzerine seçmeli olarak her dilden de egitim verilebilmelidir. Hele hele ana dili olanlar konusunda hepte. İnsanların birden fazla dil bilmesi bir zenginlik ve kültür ölçütüdür. Komünikasyonu kolaylaştırır. Ortak bir dile dogru ilk adımdır. Homo sapiens konuşmaya başladıgı zaman Türkçe ya da Kürtçe olarak konuşmuyordu. Tek bir lisanda anlaşabiliyordu. Maddeyi algıladıgı biçimde bir sesle tanımlamıştı. Bir gün tüm insanlık da ortak bir dilde konup anlaşacaktır. Buna hiç şüphem yok. Mesele bunun için acı çekmek gerekli midir, ya da bu çekilen acıları dindirmek gerek miyor mu.

Bunları bu devlet ya da sistem gerçekleştirebilir mi. Hiç zannetmiyorum, çünkü sömürünün temeli biraz da bu çatışma üzerine kurulu. Neden Tuzla tersanesinde en düşük ücretle çalışanlar genellikle hep dogulular. Bunların gerçekleşmesi ya da gerçekleşmeye yaklaşması zorla olacaga benzer. Ama gene de demokratik bir haktır ve talep edilmelidir.

Demokrasi üç şeydir. Feodalizmin tasfiyesi ve böylece insanların emeklerini serbestçe satabilmeleri, milliyetler sorununun çözümü ve laiklik. Dinin devletten elini çekmesi ve iancın kişisel olarak yaşanabilmesi. Bu üç ayaktan herhangi birini çözemezseniz burjuva demokrasisini de gerçekleştiremezsiniz. Ve bunların da gönüllülük esasına göre oluşması lazım.

Sizce biz bu üç ayagın hangisini gerçekleştirebildik.

saygılarımla

azınlık
22-04-2009, 14:13
Her birimizin insan olmanın dışında ortak noktamızın oldugunu pek de düşünmüyorum. ... O halde kimlik yüzünden çatışmak da son derece anlamsız ve beyhudedir.

O halde madem ki sınırlar var ve şu an için kalkması mümkün degil ortak ve bizi birleştirici bir kimlikte birleşmek sorunu daha rahat çözecektir diye düşünüyorum. Bu da Türkiye Cumhuriyeti kimligidir. ... Şayet baskı ve assimilasyon olmazsa zaten su akacagı mecrayı bulur.

...

İnsanlar karınları doyuyorsa şayet isyan etmezler. İşsizlik açlık gibi sorunlarla karşılaşmıyorlarsa diger kimliklere de yabancı davranmazlar. Kaldı ki devletin tüm assimilasyon politikasına karşı Türk ve Kürt halkının yıllardır etle tırnak gibi birbirine geçmesi ve hala da çatışmamakta direnmesi bunun en iyi göstergesidir.

...

Demokrasi üç şeydir. Feodalizmin tasfiyesi ve böylece insanların emeklerini serbestçe satabilmeleri, milliyetler sorununun çözümü ve laiklik. Dinin devletten elini çekmesi ve iancın kişisel olarak yaşanabilmesi. Bu üç ayaktan herhangi birini çözemezseniz burjuva demokrasisini de gerçekleştiremezsiniz. Ve bunların da gönüllülük esasına göre oluşması lazım.

Sizce biz bu üç ayagın hangisini gerçekleştirebildik.


Selamlar,

Sizinle tamamen aynı paralelde düşünüyorum.

Daha önce yazmıştım; annemin anası-babası, babamın anası Rumeli göçmeni. Etnik kökenleri belli değil, ve bu önemli de değil. Eminim benim gibi etnik kökenini bilmeyen bir sürü kişi vardır. Bu durumda olan biri etnik temelde başka birilerini "teferruat" olarak görebilir, ayrımcılık yapabilir mi? Adama "dinime küfreden müslüman olsa" derler.

Kapitalist sistem içinde birçok sorunun çözümsüz kalacağı ortada. Ancak görünür gelecekte bunun yumuşatılmasından başka (örneğin karma ekonomi gibi birşey) bir değişiklik umudu yok. Sonuçta sorunlarımızı içinde bulunduğumuz sistemde çözmemiz şart.

Not: Gönül isterdi ki cumhuriyetin ilk yıllarındaki karma-ekonomik programlar akılcı şekillerde revize edilerek bugünlere gelebilseydi.

Bir minik tespit: O zamanlar Kürt kökenli milletvekilleri toprak reformuna destek verseydi 1970'lerin sonlarına doğru feodalite sorunu çözülme yoluna girmiş olurdu.

Evet, haklısın, henüz demokrasi yolunun başındayız.

A.

dilaver
22-04-2009, 14:31
Bir minik tespit: O zamanlar Kürt kökenli milletvekilleri toprak reformuna destek verseydi 1970'lerin sonlarına doğru feodalite sorunu çözülme yoluna girmiş olurdu.

sevgili azınlık

Gözden kaçırdıgımız bir nokta var. Son dönemler haricinde Cumhuriyet tarihinin hiç bir döneminde bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kürt olarak hiç bir yere gelememiştir. Ancak Kürt oldugunu reddederek ve Türk olarak milletvekili, başbakan, genelkurmay başkanı vs olabilmiştir. Geçmişte Kürt oldugunu iddia etmek bırakın milletvekili bakan vs olmayı cezaevine girmek için yeterli koşuldu. Bu assimilasyonun sonuçlarıydı.

Her assimilasyonda oldugu gibi en acımasız unsurlar da bu assimile edilmişlerden çıkar. Geçmişte ve belki de hala işkencecilerin, sorgucuların çogununun Kürt kimligini inkar eden Türk olanlardan çıkması sizce rastlantı mıdır.

saygılarımla

dilaver
22-04-2009, 14:34
Ayrıca

Gözümden kaçtıgı için tekrar belirtmek durumundayım. Cumhuriyet Kürt toprak agaları ile ittifak içinde gelişti. Daha dogrusu tüm toprak agaları ile ittifak içinde gelişti. Bu yüzden de kapitalizmi geliştiremedi. Kürt meselesi yüzünden Kürt toprak agaları hala feodal yapıyı korur, direnir ve devletçe desteklenirken batıda toprak agaları kapitalist çiftçiler haline geldiler. Ancak cumhuriyetin hiç bir aşamasında toprak agalarını tasfiye programı olmadı, hayata geçirilemedi.

Günümüzde bile Sedat Bucak'ın gücü ve derin devlet ilişkileri buna örnek degil midir.

saygılarımla

azınlık
22-04-2009, 14:37
Gözden kaçırdıgımız bir nokta var. Son dönemler haricinde Cumhuriyet tarihinin hiç bir döneminde bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kürt olarak hiç bir yere gelememiştir. Ancak Kürt oldugunu reddederek ...

Ne olarak gelirse gelsinler, sonuçta kendi doğup büyüdükleri toprakların insanına faydalı olacak girişimlere destek vermekten imtina etmişlerdir.

A.

azınlık
22-04-2009, 14:42
Cumhuriyet Kürt toprak agaları ile ittifak içinde gelişti. Daha dogrusu tüm toprak agaları ile ittifak içinde gelişti.

...

Ancak cumhuriyetin hiç bir aşamasında toprak agalarını tasfiye programı olmadı, hayata geçirilemedi.

İlk noktada haklısın.

İkinci noktada: 1970'lerde CHP çok kapsamlı ve çok ilerici bir toprak reformu projesi hazırladı. Bu projeyi çok iyi biliyorum çünkü projenin başındakilerin bir kısmı çok yakın akrabalarımdı*; proje için yıllarca (sanıyorum) Mardin'de kaldılar. Ancak mecliste rağbet görmedi. Yani "geçirilemedi" demekte haklısın.

A.

* aynı kişiler yöredeki eko-turizm projesini geliştiren ve uygulamasına başlayan gruptaydılar.

dilaver
22-04-2009, 14:50
Ne olarak gelirse gelsinler, sonuçta kendi doğup büyüdükleri toprakların insanına faydalı olacak girişimlere destek vermekten imtina etmişlerdir.

Sevgili azınlık

Parlamento burjuvazinin ahırıdır der Lenin ve de dogru söyler. Bugünkü temsili demokraside milletvekili olmak bir yatırımdır. Bir meta üretimidir. Düşünün ki bir vekil olabilmek için asgari harcamanız gereken para 250 bin liradır. Bu ciddi bir sermayedir ve sermaye yatırımıdır. Bunu da ancak sermayeye sahip olanlar yapabilir. Sermaye ise dogası geregi kar etmek ve kendini genişleyerek yeniden üretmek ister. O halde bir yatırımın öncelikle getirisi, yatırım sahibine olmalıdır. Bu yüzden ciddi bir halk muhalefeti olmadan, sivil toplum örgütlerinin baskısı olmadan seçilmişten bir şeyler beklemek ham hayaldir.

Kaldı ki Kürt toprak agaları ve burjuvazisinin bu günkü sistemden ve Kürt assimilasyonundan bir sıkıntısı yoktur. Onlar sistemden nemalanmışlardır ve sistemin onlara verdiklerini paylaşmaktan memnundurlar bu yüzden de Türk olmak onların bilinçli bir tercihidir. Emegin de sermayenin de vatanı ve milliyeti olmaz, olamaz. Zaten Kürt burjuvazisinin bu tercihinden dolayı da bir parçalanma ve ayrı devlet olasılıgı şimdilik görünmemektedir. Bunlar sadece milliyetçi duyguları deşarj etmekte kullanılan söylemlerdir.

Milliyet sorununun çözümü demokraside atılan bir adımdır ve bu tüm kesimlere sermaye önünde kendi emegini serbestçe satmanın önün açar. Ayrıca bu temelde yapılan baskılara da yer vermeyeceginden tüm çalışanların önündeki engelleri de kaldırır.

Şimdi bir düşünelim. Ülkede pek çok hak ve özgürlük terör bahanesiyle, ayrılıkçılık bahanesiyle engellenmeye çalışılıyor. Yasaklar için bahane hazırdır. Bölücülük. Bu yasaklar da bu milliyetçi temelde taraftar bulmaktadır. Kürt Meselesinin çözümü aslında biz Türk emekçileri için de bir özgürlük adımıdır. Söyleyin bana o zaman hak arama talepleri hangi temelde engellenmeye çalışılacaktır. Onun için aslında biz kendi özgürlügümüz talep ediyoruz, Kürtlerin degil.

Başka bir ulusu ezen bir ulus özgür olamaz. Ezilen ulusa yönelik her baskı edimi dolaylı ya da fiili olarak kendisine yönelecektir çünkü.

saygılarımla

azınlık
22-04-2009, 15:47
dilaver,

Söylemleriniz doğrultusunda başka bir ulusu ezen diğer bir ulus değil onu temsil ettiği söylenen kurumlardır ... ve doğrudur.

Kaldı ki Kürt toprak agaları ve burjuvazisinin bu günkü sistemden ve Kürt assimilasyonundan bir sıkıntısı yoktur. Onlar sistemden nemalanmışlardır ve sistemin onlara verdiklerini paylaşmaktan memnundurlar bu yüzden de Türk olmak onların bilinçli bir tercihidir.

... ve işte yine geldik "halk olarak edilgen olmamak, sesimizi yükseltmek" konusuna. Tabi ki çözüm buradadır.

Tüm yurttaşların, vekillerini toplum çıkarları için çalışmak konusunda gütmek görevi vardır.

Bu noktaya ulaştıktan sonra çözüm kendiliğinden ortaya çıkacaktır.

A.

dilaver
22-04-2009, 18:11
terörist başıyla oturulup konuşulsun
adam yerine konulsun yani
zaten DTPlilerde ev hapsi istediler bildiğiniz üzere

Sevgili unbelieving

Çözüm konuşmaktan geçiyorsa şayet konuşmak her zaman için kan dökmekten iyidir. Ölümlerden iyidir. Sizin de bir oglunuz var. Askerlik çagına geldiginde ve size iki seçenek sunuldugunda ne cevap vereceginizi duymak isterdim. Oglunuzu bu kirli savaşta ölüme mi göndermeyi tercih ederdiniz, yoksa terörist başı ile konuşmayı mı.

Aslında bu savaşı analar durdurabilir ve sonunda da hiç bir seçenek kalmazsa bu olacaktır.

Unutmayın Nelson Mandela 27 sene hapis yattı ve o da o zaman terörist idi. Tamam terörist Apo'yu lanetleyelim. Eyvallah. Fakat terörist devlet için ne yapıyoruz. Bunu da duymak isterdim. Bir teröristi lanetlerken daha tehlikeli olan başka bir teröristi yani devleti aklıyoruz ve terör safında yer alıyoruz.

saygılarımla

Ki-Adi
22-04-2009, 22:12
Bir ülkedeki insanlar açsa, yarın çocuklarına ne yedireceklerini düşünüyorlarsa, ağaların patronların, şeyhlerin, siyasilerin oyuncaklarıysalar bu insanların sorunlarını özgürlük adı altında silahla çözmenin ne anlamı var. Ben sadece kürt tarafı için demiyorum. İki taraf içinde bu dediklerim geçerlidir. Kürt liderleride özgürlük için mücadele veriyoruz diyorlar Tsk da sizin için mücadele veriyoruz diyorlar. Ama kimse halkın açlığına, geri kalmışlığına çözüm üretmiyor.
Bir ülkede insanların hangi etnik kökenden olduğunun ne önemi var. Hele ki Türkiye gibi bir ülkede, kimsenin %100 belli bir etnik kökene ait olduğunu söylemenin mümkün olmadığı bir ülkede. Ayrımcılığın kimseye faydası yok. İnsanlar bir arada yaşamanın yollarını bakmaya çalışmalıdır. İlk önce toplum olarak belli bir seviyeye gelmeliyiz ki ondan sorunlar daha kolay çözülür.

Kim olursa olsun sorunu kan dökerek çözmeye çalışırsa ben onları haklı göremem. Silahla sorunlarını çözebilirsin fakat çözdüğün sorunlardan daha büyüklerini yaratırsın.

unbe
22-04-2009, 23:09
terörist başıyla oturulup konuşulsun
adam yerine konulsun yani
zaten DTPlilerde ev hapsi istediler bildiğiniz üzere

Sevgili unbelieving

Çözüm konuşmaktan geçiyorsa şayet konuşmak her zaman için kan dökmekten iyidir. Ölümlerden iyidir. Sizin de bir oglunuz var. Askerlik çagına geldiginde ve size iki seçenek sunuldugunda ne cevap vereceginizi duymak isterdim. Oglunuzu bu kirli savaşta ölüme mi göndermeyi tercih ederdiniz, yoksa terörist başı ile konuşmayı mı.

Aslında bu savaşı analar durdurabilir ve sonunda da hiç bir seçenek kalmazsa bu olacaktır.

Unutmayın Nelson Mandela 27 sene hapis yattı ve o da o zaman terörist idi. Tamam terörist Apo'yu lanetleyelim. Eyvallah. Fakat terörist devlet için ne yapıyoruz. Bunu da duymak isterdim. Bir teröristi lanetlerken daha tehlikeli olan başka bir teröristi yani devleti aklıyoruz ve terör safında yer alıyoruz.

saygılarımla

sevgili Dilaver
terörle mücadele etmek manasında somut bişi yaptığım söylenemez aslında
sadece burda fikirlerimi söylüyorum
ama devlet ya da hükümet derseniz elimden geleni yapmaya çalışıyorum
en azından bi sürü insanla konuşup hükümetin yanlışlarını bıkmadan usanmadan anlatıyorum.
oğlum konusunda derseniz kendisini askere yollamyı düşünmüyorum bana kalırsa ama mecburen gidecektir çünkü bu bir vatani görev
benim içinde vatanım herşeyden önemlidir
bunu için asla ve asla bir teröristle oturup konuşmam ve pazarlığa girmem bu benim tüm değerlerime aykırı.

sevgiler

pervane
23-04-2009, 00:49
"oğlum konusunda derseniz kendisini askere yollamyı düşünmüyorum bana kalırsa ama mecburen gidecektir çünkü bu bir vatani görev
benim içinde vatanım herşeyden önemlidir"


Sn. unbelieving ikilemde bir ifade olmuş. Bu kısmın biraz açılıma ihtiyacı var.
aslında anneliği bu noktada anlamakta zorlanıyorum. Vatan ve evlat şıkları arasındaki ikilemi nasıl bir gerekçe ile bertaraf edebiliyor annelik:rolleyes:

AzinliginFeryadi
23-04-2009, 01:15
Burada anlayamadığım neden milliyetçilik te aynı ateistlik gibi öcü haline getirildi?Milliyetçilik demek ırkçılık mı demek sizce?Hitlercilik mi?Musolinicilik mi?Asla!

Milliyetçilik demek milletini sevmek ve yine milletinin çıkarları doğrultusunda çalışmak demektir?mhp'li olmak demek değildir kesinlikle, yanlış anlaşılmasın.Onların vatan sevgisi komünist ezmek, allahsıza işkence etmek ve türban yasası önlerine gelince hiç düşünmeden onay vermekten ibarettir.

Milliyetçilik demek türkçesiyle ulusalcılık demektir.Ulusalcılık demek vatanseverlik demektir.Vatanseverlik demek, emperyalizm karşısında, en azından bu topraklarda bağımsızca bayrak dalgalandırmak için, tüm emeğini ortaya koymak demektir.Vatanını sevmeyenden, milletine yabancılaşandan ne aydın olur, ne komünist olur, ne köy olur ve ne de kasaba.

Irkçılığa lanet olsun diyoruz ve millet bilinciyle parçalanmadan emperyalizmin karşısında duralım diyoruz.Bunun yanlışı neresinde arkadaşlar?Birlikten kuvvet doğmaz mı?Taş ancak başbaşa verince yerinden oynamaz mı?Bu ayrılma arzusu nedir?Minicik toprakta deforme olmuş bir dili konuşacaksın da ne olacak?Mutlu mu olacaksın?Bağımsız mı olacaksın?Faşistin hangi emrine itiraz edebileceksin bir gıdım gücünle?

Hatta mümkünse Azeri ile de birleşelim Iraklı ile de İranlı ile de.Ne kadar büyürsek emperyalizmin oyunlarını o kadar bozmuş oluruz.Unutmayalım ki küçük lokma kolay yutulur.Biz milletimizi sevmezsek elin conileri mi bizi sevecek?Niye milletinizden ve milliyetçilikten bu kadar soğudunuz anlamış değilim.Emperyalizm ne güzel de kavramların içini boşaltmış, becerilerine imrenmemek mümkün değil.

Şimdi halkların kardeşliği diyerek, binbir zorluklar içerisinde, çakur çukur çizilmiş yeminli milli sınırlarımızı bozarak, toprak vermek suretiyle, Irak'ın kuzeyinde abd emrinde oluşturulan küçücük ve güçsüz bir kukla devleti destekleyecek miyim?

Laz da ben ayrı devlet istiyorum diyecek ve al sana devlet.Çerkez de bir devlet isteyecek ona da...Sonu nereye varacak peki?Ufacık ufacık devletçikler.
Sonra büyük abi amerika gelecek.Höt diyecek al sana dört denilecek karşılığında.Koca Dünya 1001 devletli devasa bir pazar.Büyük abi istediğinin başını anında eziyor.Bu mu isteniliyor?Açık söyleyin de neye hizmet ettiğiniz ortaya çıksın.Herkes te bilsin.

Kaç Kürt Türkçe bilmiyor?Kaç Türk Kürtçe biliyor?Biraz detaylı düşünelim.Dil dil, demokrasi demokrasi diyerek, amerikanın iştahını kabartın bakalım.Birileri de çıkıp onlarca etnik kimlik saydı.Ya hepsi dil derse ne olacak?Tarihte emperyalizme ilk dur diyen bir milletin kurduğu bu ülkeden geriye ufacık ufacık kuklamsı devletler kalmaz mı?

Emperyalizmin yeni hedefinden de haberiniz yok anladığım kadarıyla.SSCB dağıldıktan sonra komünist tehdit neredeyse yok oldu.Artık abd istediği gibi cirit atabilir dünyada.Emperyalizmin yeni tehdidi ulus devletlerdir.Dünyadaki devletlerden 1000 devlet çıkarılması yeni hedefleridir ve bunu açıkça söylemişlerdir.Kendi duayenleri de bunu defalarca dile getirmiştir.

Yani hedef Rusya'dır, Çin'dir, İran'dır, Türkiye'dir v.b.dir.Emperyalizm bu gibi ülkelerden onlarca ruscuk, çincik, irancık ve türkiyecikler çıkarmak gayesindedir.Bugün emperyalizmle savaşmak demek ulus devletlere sahip çıkmak demektir artık.Onları bin parçaya ayırmak değildir yani.Komünist rüya askıya alınmıştır ve yeni hedef ulus devletleri dil, din, etnik temellerde devletçiklere ayırarak mukavemet gösteremeyecek duruma getirmektir.

Bizim sosyalist diye bilinen bazı aydınları da anlamak mümkün değil.Türkiye'nin paramparça olması ve bırakın emperyalizmi hak talep eden ufacık bir ermenistana bile cevabını veremeyecek hale gelmesi için ellerinden geleni yapmaktadırlar.

Yazık bizlere yazık.Ne kadar kolay kanıyoruz masum görünümlü ölümcül yalanlara.Kimimiz gaflette, kimimiz delalette ve azımsanmayacak kadar büyük bir kesimimiz de hıyanette.

Gerçek aydın önce vatanını sever ve onun güçlü olması için elinden geleni yapar.Onu yaralamak ve zayıflatmak için girişilen tüm işlerin de karşısına çıkar.Dimdik durarak, halkını aydınlatır.Ülkesinin en zor günlerinde emperyalizmin emelleri doğrultusunda utanmadan çalışanlara ne vatansever denir, ne aydın denir, ne ateist, ne de sosyalist.Olsa olsa onlar, iradesi zayıf, 3000-5000 dolara tav olan zavallılardır.

Umarım gerçekler artık görülmeye başlanmıştır.Aksi takdirde Atatürk'ün ''Türk Milleti zekidir!'' tümcesini yeniden düşünmeye başlayacağım.Sevgiler sizinle olsun...

dilaver
23-04-2009, 01:23
Sayın azinligin feryadı

Bölünme istendigini bu başlıgın hangi iletisinde okudunuz bunu bize gösterebilir misiniz. Anlaşılan başlıgı okumadan yazdınız. Ön yargı ile ve Kürtlere dolu olarak. Bu iletinize cevap yazmak için önce bunu ögrenmek zorundayım. Çünkü tamamı duygusallık ve yazılmayan iletiler üzerine kurulmuş.

Ayrıca SSCB hakkında herhalde hiç bilginiz yok. Emperyalizm hakkında da net olmadıgınızı düşünüyorum. Bana emperyalizmi somutlayabilir misiniz. Mesela ABD emperyalist midir sizce. Şayet öyle ise bu devlet ile kapalı kapılar arkasında kim görüşme yapar ve hangi devletin ordusu ABD genel kurmayını agırlar.

Bunlara cevap alabilirsek netleşebiliriz sanıyorum.

saygılarımla

dilaver
23-04-2009, 01:42
oğlum konusunda derseniz kendisini askere yollamyı düşünmüyorum bana kalırsa ama mecburen gidecektir çünkü bu bir vatani görev benim içinde vatanım herşeyden önemlidir

Hangisi unbelieving.

Göndermeyi düşünmüyorum mu, mecburen gidecek mi. Tercihiniz ne. Vatan mı önemli, ogul mu. İsterseniz bunu 15 sene sonra konuşalım. Ben gene buralarda olacagım.

saygılarımla

pervane
23-04-2009, 01:46
Bu başlığın 10 yıl daha aynı minvalde devam edeceğini düşünüyorum. Yeniden yeniden başa dönerek.

Milliyetçilik demek milletini sevmek ve yine milletinin çıkarları doğrultusunda çalışmak demektir?

Sizin bu tanımınızdan yola çıkarak benim milliyetimi sevmem ve onun çıkarları doğrultusunda çalışıyor olmamın bir sakıncası olmadığını anlıyorum. O halde doğum ile tarafıma yüklenen milliyetin şu anda kendi dilini konuşmaya kültürünü özgürce yaşamaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Üstelik bu ihtiyacın bir çıkar meselesi degil insani bir ihtiyaç olduğunu savunuyorum. Bu konuda bir çalışma içinde bulunmam ülke çıkarlarına ters bir tutum olarak algılanıyor. Benim bu öncelikli sorunumun çözümü görüyorum ki tarafınızdan "Minicik toprakta deforme olmuş bir dili konuşacaksın da ne olacak?Mutlu mu olacaksın?" ifadesi ile değerlendirilmiş. Size benim ne ile mutlu olup olmayacağımın kararını verdiren hakları neler olduğunu merak ediyorum. Madem aynı toprağı paylaşıyoruz. Benim yerime neden siz karar veriyorsunuz ne ile mutlu olacağıma?

Bu cevabı aldıktan sonra diğer konulara devam etmek dileğiyle.

AzinliginFeryadi
23-04-2009, 02:03
Saygıdeğer dilaver;
Başlığı elbette okudum.Fakat 138 iletinin tamamını okumadım.Başlıklara sırayla bakıyorum.Ortalardan 1-2 iletide bazı cümleler dikkatimi çekti.Milliyetçiliği bir hastalıkmış gibi sunan 1-2 ileti.Şu an için fazlasıyla uykusuzum.Ama söz veriyorum yarın bulup örnekleriyle göstereceğim.

Yazılan ilk iletide zaten Ahmet Kaya'dan basediliyor.Benim yazdıklarımın arasında baştaki ileti ile ilgili hiçbir şey yok zaten.

Benim yazım ''ben kesinlikle milliyetçi değilim'', ''benim karşı olduğum Kürt ve Türk milliyetçiliğidir'' gibi söylemlerde bulunan arkadaşlara yöneliktir.Neden milliyetçilik fikrine bu kadar yabancılaştık üzerinedir.Burada bölünme istendiğine dair iletilerin var olduğunu da ifade etmedim.Fakat ülkemizde böyle bir hülyanın peşine takılan ve her geçen gün sayıları artan insanlar var.

Kürtlere dolu filan değilim.Benim kadar Kürt arkadaşı ve dostu olan fazla Türk yoktur kanımca.Ben insana insan olarak bakarım.Gerisi aşılacak şeylerdir.Annemin de Kürt olduğunu ve hayatta uğrunda öleceğim tek kişi olduğunu bilmenizi isterim.Sayesinde oldukça fazla Kürtçe kelime de öğrendim.Türkçeyi ve Kürtçeyi bu kadar iyi konuşan pek fazla kadın olduğunu da sanmıyorum.Önyargılı olmak ise en nefret ettiğim tutumlardan biridir.

SSCB'yi Türkiye tarihi kadar iyi biliyorum, merak etmeyin.Emperyalizmi tanıma hususuna gelince şunu diyebilirim; pencereden dışarı baktığımda daha rahatlıkla kendini gösterebiliyor.Bizimle bu kadar içiçe bir sistemi nasıl olur da bilmem?Emperyalizmi somutlamak çok kolay.Ömrünü emek yolunda harcamış, bu ülkeye en güzel yıllarını vermiş olan babam 1990 model bir araba dahi alamıyor, öte yandan general motors parasını koyacak yer bulamıyorsa, bir işçi 24 saatinin 12 saatini çalışarak geçirdiği halde evine bir ekmeği dahi götüremiyor ve buna rağmen zamanı gelince işinden gözünün yaşına bakmadan kovulabiliyorsa ve yine öte yandan birileri babasının sayesinde kotalar düşürülerek mısır ithal edip daha sonra kotaları eski seviyesine getirtebiliyor bu sayede köşeyi dönebiliyorsa bunun adına emperyalizm denir.Bir tarafta emekçi, aç ve sayısı milyarları bulan ancak bastırılmış milyarlarca insan, diğer tarafta aşırı zenginlikten sapkınlıkları oluşmuş azınlıklar.Bunun adı sosyalizm olmasa gerek.Onlarca örnek daha verebilirim.

''abd emperyalist midir?'' demişsiniz.abd hem emperyalist hem de emperyalizmin merkezinde bir ülkedir.Emperyalizmin üssüdür yani.Elbette emperyalist ülkeler abd ile sınırlı değildir.

Türk ordusuna gelince,
Türk ordusu Nato'ya katıldığı günden itibaren emperyalizmin kucağına oturmuştur.Mustafa Kemal'in ordusu emperyalizmin jandarması haline gelmiştir.Ordunun ne durumda olduğunu çok iyi biliyorum.Şu an Türkiye'de mevcut hiçbir kurum Atatürk'ün felsefesine sadık değildir.Tamamen içi boşaltılmıştır.Atatürkçülük demek herşeyden önce antiemperyalist olmak demektir.

Yarın uzun uzadıya herşeyi konuşuruz.İyi geceler hoş sohbetler diliyor ve uyumaya gidiyorum dilaver.Saygılar-sevgiler...

one
23-04-2009, 02:03
devletin paralarını servetini hazinesini hortumlamayı maskelemenin en haklı gerekçesi

insanları vatanın bölüneceğine kürtlerin devletten toprak isteyebileceklerine inandırıp

yüce duygular illüzyonu gerisinde servetine servet katma taktiklerini içerir

bu taktiklerin farkında değilseniz

ülke bölünecek paranoyalarını bir kenara bırakın sayın ulusalcı babacan

devlet kol kanat gerdi şefkatli elini ne zaman uzattıda o el ısırıldıki?

siz GAFFAR OKKAN gibi ülkesinin tüm insanlarına gösterdigi sevgiyi kürt insanınada

göstermekte tereddüt etmemiş bu uğurda yaşamını feda etmiş AYDINLARIN

YOKLUGUNU sorun soruşturun sorgulayın

kürt sorunuymuş korkuyormuş kürtlerin toprak istemesinden , vatanın

bölünmesinden korkuyormuş , daha çok korkarsın

kürdün yiyecek ekmeği yok , kürdün sefaletine 80 yıldan beri çanak tutmuş olan;

toprak reformunu devletin milli hainleriyle birlikte sırtsırta vererek engellemiş

olan mülki amirler poltikacılar siyasetçiler bürokratlara ve sıgınılacak son kale olarak

vatanseverlikten başka yeri kalmamış ALÇAKLARI konuşsanıza ??

sahi siz hangi azınlıgın feryadı idiniz pomakmı?? çotanakmı??

milliyetçilikmiş

semte yeni taşınan esnafların soyulmamak için milliyetçi elemanların mekanına ugrayıp 10.. 15 lahmacun söyleyip

tanışıklık kurduğu milliyetçilikten başka milliyetçilik yok ...!!!

tanset
23-04-2009, 14:20
Korkularımızı yıllardır aynı cümlelerle harfi harfine söylemeyi değiştirmeden yaşıyoruz.
Birilerinin illaki hekimlik yapması gerekir yoksa bizmi düşüncelerimizdeki yaratıcılığımızdan mı korkuyoruz, anlamsızlaştırmamamız hangi yönümüzü mutlu ediyor yoksa kendi içimizdeki korkularımızın sadece kendi korkularımız olduğunu görmeden bilmediğimiz bir canavarımı yaratıp savaşıyoruz.Savaştığımızı görmeden savunduğumuz her değerin anlamsızca hiç bilmeden mevzilenmekmidir dersiniz, yoksa mahsum bırakdığımız diğer bir yarımıza sahiplenmeden, bunun ismini koymadan kim kar ediyor, kim vatanı sevmiyor, kimler.
Arkadaşlar bizim komşunun evinde kavga var deymeyin aile meselesidir, bizim evde kavga var diyoruz gözümüz pencerede ahhh bir komşumuz gelsede arabuluculuk yapsa pusuda çünkü her halimiz hiç uyumadan iki seçeneğimiz var yaa savaş kuralsızca, acımasızca yada anlamaktır kardeşlik değerlerini, sahiplenmekse her halimizi haklılıklarımıza baktığımız kadar haksızlıklarımızıda görmeliyiz akıyorsa bu amansız zehir her haliyle içimize ki tedavide geç kalmamak gerekir. Yoksa yanılıyormuyuz, kendimiz olmaktanmı korkuyoruz? Nedense bir türlü vazgeçemiyoruz, başkalaşmaktan.

Emperyalizmin acımasız kuralları, menfeatler doğrultusunda herşey mübahtır mantığı....
!!

sevgiler...

unbe
23-04-2009, 16:48
sevgili Dilaver
göndermek istemem bana kalırsa
ama herkes gittiğine göre ve oğlumun kimseden herhangi bir ayrıcalığı olmadığından
kutsalda bi görev olduğundan gidecek
ama belki onun gideceği zamana kadar değişir sistem!

AzinliginFeryadi
24-04-2009, 01:35
byspy (http://www.turandursun.com/forumlar/member.php?u=2056) http://www.turandursun.com/forumlar/images/geruh/statusicon/user_offline.gif
Yazar
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
Üyelik tarihi: 03 Aug 2006
Mesajlar: 174


http://www.turandursun.com/forumlar/images/icons/icon1.gif Re: Irkçılıkmı_???
Sunu söylemem lasım ki yukardaki yazıyı okuyanlar beni milliyetçi sanabilirler.Yukarda yazan o yazılar sadece bana gelen bir mailden ibaret ve soylemek istediiğim benimde bu yazıdan etkilendiğimdir..

ve so olarak ben milliyetçiliğe karsı biriyim...Yani eğer *Milliyetçilik günümüzde gördüğümüz
Milliyetçilikse ben kabul etmiyorum....


Saygılarımla...
__________________


Dilaver Bey;
İşte size bir örnek...Milliyetçiliği bir öcü gibi görenler var demiştim!

Ne demek, ''''yukarıdaki yazıyı okuyanlar beni milliyetçi sanabilirler?'',''...son olarak ben milliyetçiliğe karsı biriyim.''''Sanarlarsa ne olur?Hasta insan damgası mı yersiniz sayın byspy?Milliyetçiliğe neden karşısınız?Milliyetçi olmaktan neden çekiniyorsunuz?
(Ben bu alıntıyı sadece örnek olsun diye sundum.Yazılanları okudukça örnekler bulup getiririm.Her neyse burada konumuz bu değil.byps de üstüne alınmamalı.Zaten amacım sadece istenen örneği vermek idi.)

Milliyetçiliği nasıl algıladığım konusunda daha önce yazmıştım.Tekrar tekrar açmayayım konuyu.Bu başlık altında yazdığım ilk yazı muhattaplarını bulur umarım.Vatansever insanlarımız, ister Kürt olsun ister Türk olsun eğer gerçekten vatanseverlerse yazdıklarımı anlayacaklardır zaten.Asla art niyetli olmadığımı ve 1950'li yıllardan itibaren uygulanan baskıcı uygulamaların bilince olduğumu bilmenizi isterim.Bu politikaları tasdik etmeyerek yıllarca karşısında durduğumu, zaman zaman Kürdün kendisinden bile fazla onların hakları için mücadele verdiğimi de ayrıca belirtmeliyim.

Duygusal yazı yazdığım belirtilmiş.Duygusal olmak insani belirti değil midir?Neden duygusallık ta ifade edilmesi yanlış olan kavramlarınızın arasındaki yerini aldı?İnsan bir robot mudur?Kaldı ki yazımın büyük bir kısmı akıl üzerine kuruludur.
''Vatanınıza sahip çıkın!Milletinden soğuyup ayrılarak, kendine küçücük bir toprakta, güçsüz ve dirençsiz bir devlet kurma talebinde olanlar yanlış yoldalar.Çünkü emperyalizmin yeni hedefi ulus devletleri yönetilebilecek küçük birimlere ayırmak ve daha kolay sağabilmektir.'' dememin neresi duygusallıktır?Yanlış birşey varsa bunu belirtin de ona göre konuşayım lütfen.Nerede fikirlerimiz ayrı düşüyor?
''Bu hedefler üzerinde çalışanlar yoktur.Ülkemize yönelik böyle bir tehdit te yoktur.'' mu demek istiyorsunuz?Eğer siz emperyalizmin Yeni Dünya Düzeni'nde belirttiği hedeflerine uygun hareket eden yani ''biz ulus devletten ayrılarak yeni bir devlet kurmak istiyoruz'' diyen bu kesim gibi düşünmüyorsanız, benim için sorun yok demektir.Lafım size değildir.Tüm katılımcılara sevgiler...

AzinliginFeryadi
24-04-2009, 02:34
one;

''devletin paralarını servetini hazinesini hortumlamayı maskelemenin en haklı gerekçesi
insanları vatanın bölüneceğine kürtlerin devletten toprak isteyebileceklerine inandırıp
yüce duygular illüzyonu gerisinde servetine servet katma taktiklerini içerir bu taktiklerin farkında değilseniz ülke bölünecek paranoyalarını bir kenara bırakın sayın ulusalcı babacan
devlet kol kanat gerdi şefkatli elini ne zaman uzattıda o el ısırıldıki?
siz GAFFAR OKKAN gibi ülkesinin tüm insanlarına gösterdigi sevgiyi kürt insanınada
göstermekte tereddüt etmemiş bu uğurda yaşamını feda etmiş AYDINLARIN
YOKLUGUNU sorun soruşturun sorgulayın
kürt sorunuymuş korkuyormuş kürtlerin toprak istemesinden , vatanın
bölünmesinden korkuyormuş , daha çok korkarsın
kürdün yiyecek ekmeği yok , kürdün sefaletine 80 yıldan beri çanak tutmuş olan;
toprak reformunu devletin milli hainleriyle birlikte sırtsırta vererek engellemiş
olan mülki amirler poltikacılar siyasetçiler bürokratlara ve sıgınılacak son kale olarak
vatanseverlikten başka yeri kalmamış ALÇAKLARI konuşsanıza ??
sahi siz hangi azınlıgın feryadı idiniz pomakmı?? çotanakmı??
milliyetçilikmiş semte yeni taşınan esnafların soyulmamak için milliyetçi elemanların mekanına ugrayıp 10.. 15 lahmacun söyleyip tanışıklık kurduğu milliyetçilikten başka milliyetçilik yok ...!!!'' demişsiniz.
----------------------------------000-----------------------------------------

Kimsenin vatanın bölünmesi arzusunda olmadığını mı iddia ediyorsunuz?Hakikaten bunu iddia ediyorsanız size bu arzuda olanların var olduğunu ve azımsanamayacak kadar kalabalık olduklarını, çok kolay ispat edebilirim.(Siz bu kalabalığa dahil değilseniz üstünüze alınmayınız.)

Sevr haritasının neredeyse aynısı, basında elden ele dolaşıyor.Nato toplantılarında bu haritaların önlere geldiği de biliniyor.Bu haritalar hem AB hem de ABD tarafından oluşturulmaktadır.Sevr'i çizen ellerinin torunları, günümüzde Kürdistan haritaları çizmektedirler.Kurtuluş savaşında dışarıdan saldıran emperyalist güçler kadar neredeyse içeride de işbirlikçilerinin olduğunu çok iyi biliyoruz.Gerek Kurtuluş Savaşımız esnasında gerek Cumhuriyet'in ilanından sonra, emperyalist kuvvetlerin fikir babalığını yaptığı ve açıkça destekleyip kışkırtarak çıkarttığı gerici-etnisiteci sayısız isyan bunların en önemli örnekleridir.

M.Kaynak ta yıllar önce ''Kürdistan'' hayal demişti.Bugün bir tek resmen ilan edilmediği kaldı.Ve bu haritalarda Güney-Doğu Anadolu bölgelerimizin tamamı Ermenistan ve Kürdistan toprağı olarak gösteriliyor.

Onlarca yıl emperyalistler ve tetikçisi eller tarafından öncelikle Kürt düşmanlığı pompalandı, insanlar aç, sefil, işsiz ve eğitimsiz bırakıldı.Aşiretlerin eline terk edildi, cinayetler işlendi.

Ve son 7 yıldır tam tersi bir yol izleniyor.Sınırsız özgürlüklerin ve ''demokrasi'' gibi bir sihirli sözcüğün arkasına sığınılarak insanların, ulus devleti ayakta tutan her türlü kavramın içini boşaltmasına göz yumuluyor, hatta destek veriliyor.Önceden Kürdün K'sini söylemek suç kabul ediliyor ve hakaretinden dayağına kadar, dayağından ölümüne kadar her türlü yol mübah sayılıyordu.Şimdi ise ulus bütünlüğünü bozacak her türlü söylem ve eyleme göz yumulduğu gibi açık destek vermekten de imtina edilmiyor.Bu iki uygulama da yanlıştır ve haksızdır.Her ikisi de emperyalizmin hedefine uygun hareket etmek ve kendi milletinin bütünlüğüne zarar vermektir.

Irak'ın kuzeyinde kurulan ABD güdümlü uydu devletçiğinin ülkemiz sınırlarına tecavüz etmek suretiyle büyümesi yönünde planlar yapılmıştır ve uygulamaya konmuştur.Tüm bu gelişmeler karşısında, bir zamanlar M.Kaynak'ın ifade ettiği ''Kürdistan diye bir hedef yoktur.'' cümlesine hak vermek, ya gafilliktir ya da maksatlıdır.

one;

Diğer yazdıklarınızı anlamam mümkün değil.Çünkü savunduğum düşüncelerin tam karşıtını benim kendi düşüncelerimmiş gibi yazmışsınız.
Gaffar Okkan gibi büyük bir aydını, cesaret timsali bir kişiliği katleden hain elleri defalarca kınıyorum.
''Kürt sorunuymuş...'' ne demek?Bu ülkenin gerçek aydınlarının Kürtler ile hiç bir sorunu yoktur ve ''Kürt Sorunu'' diye birşey de yoktur.Ben zaten Kürt sorunu var demedim ki!
Kürt sorunu yaratılmak istenmektedir.Suni bir sorundur.O nedenle benim böyle bir sorunum yoktur.Siz o sorunu yaratanlardan sorun hesabınızı öncelikle.Ben yaratmadım o suni sorunu.Yaratılmaması için ise ellimden geleni yaptım, yapacağım da.
Eğitimden sağlığa, Ulaşımdan işsizliğe kadar bilinçli olarak geri bırakılmış ve feodallerin eline teslim edilmiş insanların, bu duruma gelmelerinin hesabını bana mı soruyorsunuz?Anlayamadım...

Siz öncelikle, ölümüne bir kaç ay kala doğu ve güneydoğuda feodal yapının bozulması için ''toprak reformunu çıkaralım arkadaşlar'' diyerek adeta meclise yalvaran Atatürk'ün milliteçilik fikrini anlamaya çalışın bence.Hepimizden çok bu konuda mücadele vermiş olan Büyük Önder'in ta kendisidir.

Son olarak; pomak ve çotanağın birçok ayrı anlamı var.Hangi anlamda Pomay veya Çotanak olup olmadığımı soruyorsunuz?Ben tanım olarak bu kavramların hiçbir anlamına girmiyorum.Kısaca;
one, o ne?

parmis
24-04-2009, 13:16
Ülkemizi sevmek, ülkemizde yaşayan tüm halkları,etnik grupları.farklı düşünenleri.sağcıları,solcuları sevmek milliyetçilikse galiba bende milliyetçiyim:)
Hepimizin üzerinde yaşadığı; bu dünya. bu evren, bizi barındıran doyuran yaşamamızı sağlayan bu ülke hepimizin.. Herkese yer var bence.. İnsanca, kardeşçe, elele yaşamak varken kavga neden? şiddet neden?Ayrım neden? Taraf olmak taraf gibi düşünmek neden?
Kalıcı ,demokratik,özgürlükçü çözümler üretilip hayata geçirilmesi dileğiyle....

saygılar...

parmis Güneşin_kızı

qw19
24-04-2009, 13:42
Doğru ve adil davranmak için sevgi gerekmez. Milliyetçilik, hemşericilik elbette hastalıktır, acil tedavi ister, yoksa faşizme çevirir. Tabi kimileri sözkonusu Kürtçülük oldumu onu milliyetçilikten saymıyor o da ayrı mesele, Türk milliyetçiliğini karşı çıkılması gereken bir olgu olarak belirlerken, iş Kürt milliyetçiliğine geldimi, tek savunması siz milliyetçisiniz biz neden olmayalım, ama aklına hiç bir zaman 3. alternatifi getirmiyor ve aksine baskılıyor. Diğer yanda Türk milliyetçileri de Atatürk milliyetçiliği gibi bir saçmalık uydurmuşlar, onun peşinde gezeleyip duruyorlar. Milliyetçilik, ümmetçilik, mezhepçilik bunlar hepsi toplumları geriye götüren, toplumsal barışı baltalayan insanları ayrıştıran kavramlardır, ideolojilerdir. Bunu bile bile biri savunursa elbetteki hastalıklı bir zihniyettir. Geri kalmışlığı istemenin, barışı bozmanın, ayrımı körükleyene daha başka da bir sürü şey sayılabilir. Sanki milliyet çalışılarak ulaşılmış bir makam yada tercih meselesi de böbürleniliyor.

unbe
24-04-2009, 20:36
milliyetçilik anlamında bahsettiğimiz olay vatan sevgisidir
vatanın bölünmez bütünlüğüne gösterilen hassasiyettir
evet bu bir hastalıksa bende hastayım o zaman.

Mutezile
24-04-2009, 21:00
-Parmis'in yazdıklarına katılmakla beraber, ilave etmek istediklerim de yok değil-


--------------------------------------------------------------------------------

Topic altına yazılan mesajlardan katılamadığım bazı noktalara işaret etmem gerekirse:

* Lozan antlaşmasındaki azınlık tanımından bihaber zat(lar), ulusun asli unsurlarından birine azınlık tanımını yapıştırıyor. Bir diğerleri de bunu görmezlikten geliyor. Sevr dayatmasını 'dışarısı' yeterince yapıyor zaten. Bir omuz da siz mi vermek gailesine düştünüz?

* Ucuz Kürt goygoyculuğu ile özgürlükçülüğe soyunanlara, başka cenahtan birileri de ayrılıkçıları yüreklendiren satırlar karalayarak dayanak noktası sağlıyor.

* Birileri içinde yeşerttiği bazı projeler için buraları verimli topraklar olarak görüyor ve tohum atma teşebbüsünde bulunacak kadar densizleşebiliyorsa, buna susmak ve seyirci kalmak kadar acıklı & alçak bir tutum olamaz...

* Toprağı sevmek, yurtseverlik, vatan-ulus-bayrak sevgisi ne zamandan beri çekinerek ifade edilecek hasletlerden oldu?

*Diğer taraftan hiç kimse Atatürk'ü sevmek, takdir etmek zorunda değildir. Bu çok doğal. Atatürk'ü seven, takdir eden ve örnek alanların varlığı kadar doğal. Mustafa Kemal'in yaptıklarını; 'Kurtuluş savaşında İngiliz muhaberatı & belgeleri' nden de okuma şansı bulan biri olarak Mustafa Kemal'e ve silah arkadaşlarına (savaştan sonraki Fevzi Çakmak'ı bütünüyle tenzih ederek) muhabbetim çok derindir. Ortaya karışık laf salatasından başka bir şey koyamayanlardan etkilenip sarsılmayacak kadar derindir.


Siteyi tanımakta zorlanıyorum..

Geçenlerde de yazmıştım: Samimiyetten uzak, yapmacık, maskeli yazılar karalamayı maharet addedenler, önce word de bir boş sayfa açıp lafı sulandırmadan, fazlaca dolandırmadan i ç t e n l i k l i 2 satır nasıl karalanır antremanını yapsınlar.

Soyut, içtenliksiz laf salatası okumaktan karnıma ağrılar giriyor. Söyleyecek bir sözünüz varsa söyleyin ve arkasında durun. Söyleyecek omurganız yoksa, hiç elleşmeyin 'tek durun'. Hele söylemek arzusunda olupta, sarih bir dille yazma konusunda ikircikli iseniz ve lafı dolandırıp duruyorsanız; hala özsaygınızı nasıl koruyabiliyorsunuz doğrusu bunu da bilmek isterim.

dilaver
24-04-2009, 21:40
Siteyi tanımakta zorlanıyorum..

Dogrudur sevgili mutezile

Site artık tüm düşüncelere açıktır. Hiç bir görüş engellenmiyor ve bir görüş dayatılamıyor.


saygılarımla

Mutezile
24-04-2009, 22:38
Siteyi tanımakta zorlanıyorum..

Dogrudur sevgili mutezile

Site artık tüm düşüncelere açıktır. Hiç bir görüş engellenmiyor ve bir görüş dayatılamıyor.


saygılarımla


O 'ARTIK' kelimesiyle geçmiş hakkında bir hüküm vermiş olmadın mı şimdi sevgili dilaver?

qw19
25-04-2009, 13:33
* Ucuz Kürt goygoyculuğu ile özgürlükçülüğe soyunanlara, başka cenahtan birileri de ayrılıkçıları yüreklendiren satırlar karalayarak dayanak noktası sağlıyor.


Alternatifin Türk goygoyculuğu mu?

* Toprağı sevmek, yurtseverlik, vatan-ulus-bayrak sevgisi ne zamandan beri çekinerek ifade edilecek hasletlerden oldu?

Çünkü bütün alçaklıklar vatan-ulus ve bayrak sevgisi altında yapılır. Gerek Türkiye'de, gerekse dünyanın diğer ülkelerinde militarist, faşist yönetim şekillerinin (devlet biçimlerinin) dayanağı vatan, millet, bayrak ve dindir.

Ben milliyetçilik(millet) yerine halkçılığı tercih ederim, çünkü herkesi ayrımsız kucaklar, vatan doğduğumuz, yaşadığımız, doyduğumuz yer bunu savunmak zaten kendini savunmaktır.

Bayrak semboldür, sembollerle, ikonlarla nereye varılacaksa.

evrensel-insan
25-04-2009, 18:37
Saygideger arkadaslar;

Bence, Turkiyede yasayan toplumun en buyuk sorunu, kavramlar ustundeki karmasa ve iktidarlarin bu karmasadaki tutarsiz ve cikarci politikalari ve bu karmasayi cozumluyecegi yerde bu karmasayi; kullanmasi ve korumasidir.

Bunun nedenlerinin neler olduguna cok degindik. Ama kisaca bu amerikan idealizmi ve onun istemi dogrultusundaki iktidar uygulamalaridir.

Bir kisinin , oncelikle uzerinde dogdugu bir cografya vardir. Kisinin bu cografyayi sevmesi, gayet dogaldir ama, bunu dile getirmesi ise; 18. yuzyilin bir dusunce ve davranisidir. Vatanseverlik, ya da yurtseverlik.

Bir kisi uzerinde dogdugu cografyadan dolayi bir ad alir bu VATANDASLIKTIR. Turkiye sinirlari icinde dogan her kisi TC VATANDASIDIR.

Fakat bir de bir kisinin; tarihsel olarak, geldigi bir koken vardir. Bu koken onun dini-milli kokensel yapisini ve bu kokenin kultur, anane, gelenek, ahlak v.s. yapisini belirtir.

Kisinin bu kokeninin ne oldugunu, kisi; kisisel olarak dile getirebilmeli ve o kokeninin yasam ve iliskisini surdurebilmelidir.

Bugun Turkiye de; kim ne derse desin, herkesin iradesinden bagimsiz olarak; dile getirilen, cesitli milli-dini kokenler vardir. Bunlardan biri de Kurt kokenidir.

Kendisine Kurt diyen bir kisinin; bir kurt gibi yasayabilmesi onun en dogal hakkidir ve Kurt oldugunu da dile getirebilmesi onun en dogal ozgurlugudur.

Bu baska kokenler icinde gecerlidir. Bence sorun; bu koken hak ve ozgurlugunu; sanki ulkeyi bolmek, veya parcalamak olarak algilama ve uygulamadir.

KOKEN KISININ KISISEL HAK VE OZGURLUGUDUR.

Eger ulke ve yonetimi vatandasina, bu kokenden gelen hak ve ozgurlugunu saglamiyorsa; onun hak ve ozgurlugunu elinden aliyor demektir. Bunu ne nedenle yaparsa yapsin; bu bir insan haklarini ve ozgurluklerini ihlaldir.

Sorunun bir ucu da; hem ulke iktidarlarinin, hemde bu kokensel hareketi politikaya ve mucadeleye tasiyanlarin; bu kisisel hak ve ozgurlukleri; ulkenin bolunmesi ve parcalanmasi yonunde yonlendirmeleridir.

Hem hukumet ve yonetenler bu konuda; kisisel hak ve ozgurluklerle; bu hareketi yonlendirenlerin amac ve cikarlarini biribirine denk tutmakta; hem de bu kokeni yonlendirenler, hukumetin bu denk tutusunu sadece kokensel hak ve ozgurlukler mucadelesi olarak lanse etmektedir.

O zaman sorunun cozumu aciktir. Basta, TC'nin birligi, butunlugu ve uniter yapisinin korunmasidir. Bu konuda herhangibir hareket, bu birlige ve onun butunlugune yonelik ters bir harekette bulunursa; buna izin verilmemelidir.

Ikincisi ve en onemlisi; TC'nin vatandaslarinin kisisel temelde; koken hak ve hurriyetlerini mutlaka tanimasi ve bunu bir boluculuk hareketi olarak algilamamasidir.

Eger TC vatandaslarina bu hak ve ozgurlukleri tanirsa; o zaman zaten ulkeyi bolmek icin, kokenselligi kullanan hareketler halktan destek bulamayacak ve halki orgutleyemeyeceklerdir.

Iste burada TC'nin izlemesi gereken politika; farkin farkina varmak; ne bu farklari birbirinden ayirmak ne de koken olarak bir farki digerlerine ustun kilmak, ne de herhangibir farki gozardi etmek.

Iste bu farkin farkina varmadan; uygulanan her politika; AYRIMCIDIR, CIKARCIDIR, BOLUCUDUR VE BUTUNU PARCALAMAYA YONELIKTIR.

Dolayisiyle, bu ister Turk, ister Kurt adi altinda yapilsin, fark etmez. Iste bu AYRIMIN ADI MILLIYETCILIKTIR. BU MILLIYETCILIKTE; HALKIN VEYA HAK VE OZGURLUGUNU ISTEYEN KISININ DEGIL; BU KONUDA MUCADELE VEREN HAREKETLERIN VE YONETEN IKTIDARIN POLITIKASININ VE BU POLITIKAYI HEM YONETIM KADROSUNA HEMDE MUCADELE VEREN HAREKETE DESTEK VEREREK VE HUKUMETLE BU HAREKETIN CARPISMASINI ELLERINI OVUSTURARAK SEYREDEREK UYGULAYAN AMERIKAN IDEALIZMININDIR.

Gerceklerin farkina varmak ile; dogrulari inanarak savunmayi lutfen, biribirine karistirmayalim. Gerceklerin farkina varirken; inanilan dogrularin yanlislanmasi icin mucadele edelim ve bu mucadeleyi de TC vatandasligi ve ulkenin birligi, beraberligi ve uniter yapisinin ve de butunlugun korunmasi; farklarin esitligi, cesitliligi ve ahengi temelinde verelim. Bu mucadelede; mutlaka kokensel farklarin, birligi gerekir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Mutezile
25-04-2009, 18:48
Sayın evrensel-insan; mesajınızın ''Köken kişinin kişisel hak ve özgürlüğüdür'' alt başlığına kadar olan bölümüne hiç bir şekilde katılmıyorum. Alt başlıktan sonraki ikinci bölümde düşüncelerimiz yer yer örtüşüyor.

Kişisel düşüncelerinize saygı duyuyor; üslubunuzla da bu sitedeki birçok kişiye iyi örnek olduğunuzu düşünüyorum. Bel altına vurmadan, dökmeden, incitmeden insanların kendini ifade edip fikir tartışması-teatisi- yapmasıda ancak böyle olur.

evrensel-insan
25-04-2009, 18:49
Saygideger arkadaslar;

Milliyetcilik; sadece kendi kokenini one cikarmak ve onun diger kokenlere karsi ustunlugunu, tekligini v.s. savunmak ve bunun mucadelesini vermek degil; ayni zamanda; gercekci olamayip; varligi mevcut; kendi kokeni disindaki bir kokeni gale almamak ve onun farkinin farkina varamamak ve onu gormemezlikten gelmek ve "yok" saymak ta milliyetciliktir.

Sonucta her iki yonlu milliyetcilikte, ayni kapiya cikar. Yani; hem gercekleri gormemeye ve inanilan dogrularla mucadeleye, hem de AYRIMCILIK, CIKARCILIK, BOLUCULUK VE INSAN HAK ve OZGURLUKLERINI IHLALE. Al birini vur otekine.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
25-04-2009, 18:59
Saygideger Mutezile;

Kimse, kimsenin gorusune katilmak zorunda degildir. Zaten boyle bir mecburiyette yoktur.

Ben evrensel-insan olarak; din, tanri, milliyet basta olmak uzere bir suru konuda serbest dusunurum. Bu su demektir. Gercekleri oldugu gibi; disaridan bakis acisi ve notr algi ile, yani konunun icinde kisisel goruse yer vermeden, ortaya koymak. Bu konularda; herhangibir olumlu ya da olumsuz bir inanc sahibi olmamak ve inanc sahibi olunmayan konularda da; herhangi bir dogru ortaya koymamak. Sadece gercekleri ortaya koyarak; bu gerceklere ters dusen dogrulanmis inanclarida curutmek.

Ben bir serbest dusunur olarak; yukarida saydigim kavramlardan hic birine hic bir sekilde sahip cikmiyorum. Sadece, onlarin dogruluk temelindeki inanclarini sergiliyor ve yanlislama-cikarsama metoduyla curutuyorum. Bunu da; kisi icin degil; gerceklik adina yapiyorum.

Eger, belirtilen dusunceler, bir "suclama" getirecekseniz; bunu genel ve "laf kalabaligi" olarak degil; net ve acik yapabilmelisiniz. Aksi, sadece "iftira" olurki; bu da iftirayi atani baglar, uzerine iftira atilani degil.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Mutezile
25-04-2009, 19:04
Eger, belirtilen dusunceler, bir "suclama" getirecekseniz; bunu genel ve "laf kalabaligi" olarak degil; net ve acik yapabilmelisiniz. Aksi, sadece "iftira" olurki; bu da iftirayi atani baglar, uzerine iftira atilani degil.

Saygilarimla;
evrensel-insan


Bu cümle sizin üzerinizde şık durmadı.

Yazdıklarımın neresini 'muğlak' bulduğunuzu ortaya koyarsanız, belki ''daha anlaşılır'' hale getirebilirim

evrensel-insan
25-04-2009, 19:16
Saygideger Mutezile;

"katilmamak" bir gorustur ve sadece yazilanlarin kendi bakis aciniza yani inandiginiz dogrulariniza gore, olumsuzluk ifade eder. Eger neden katilmadiginizi, kendi inancinizin dogrulari temelinde kendi gorusunuzu belirterek yaparsaniz; ben de bu gorusun dogrularini gercek temelinde yanlislamak icin; en azindan sizin goz ardi ettiginiz gercekleri, size sunabilirim.

Bel altına vurmadan, dökmeden, incitmeden insanların kendini ifade edip fikir tartışması-teatisi- yapmasıda ancak böyle olur. -Mutezile-

O zaman da; sizin, yukarida sizden alintiladigim cumlenizi sarfetmenize gerek kalmaz. Cunku, evrensel-insan olarak verilen mucadele; inanc temelli dogru dusuncelere karsi verilen mucadeledir. Odusunceyi yansitan kisiye veya onun sahiplendigi dogrularina degil.

Evrensel-insanin mucadelesi; inanc kokenli dogrulari ortaya atan dusunce iledir, onu ortaya atanin kisisi veya onun kisisel somut veya soyut degerleriyle degil.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
25-04-2009, 22:19
http://www.sabah.com.tr/2009/04/24/haber,E1B59A3AAB97451EB9BCB30A37BD1E31.html

Aslında her halde kendisinin şimdiye kadar hiç bir yazısını okumadım. Ama mailime gelen bu yazısı ilgimi çekti. Umarım herkes de onun durdugu yere gelebiir bu konuda. Paylaşmak istedim.

saygılarımla

dilaver
25-04-2009, 22:31
Bu ayrımları yapmaktan aciz olanlar ise herşeyin doğrusunu kendi biliyormuş gibi ahkam keser, herkesi yaftalar, ortalığa küfür savurur.

O zaman sevgili pante

Dogru olan bu tür unsurları ciddiye almamak ve muhatap kabul etmemektir. Bu başlıkta çok kavgalar oldu, hatta sevgili sodomo ile de hırlaştık. Ama geldigimiz nokta artık ortada. Kim ne yapmak isterse istesin, kimin ne kompleksi olursa olsun en azından altı gün daha ben bu sitede herkesin düşüncesini ifade etmesi için elimden geleni yapacagım.

Hepimiz insanız ve tartışmayı, fikir alışverişini ögrenmek zorundayız.

Bu arada komünistlerin tek tip oldugunu savunuyorum. :eek: Ama gerçekten komünizmi kavramış olanların. Teorik ve pratik olarak. Elbette bu siyaseten geçerli. Onun için de bu sitede tek komünist olarak kaldım galiba. :D

saygılarımla

dilaver
25-04-2009, 22:32
gene bir terslik oldu ve benim panteye cevabi iletim oun üstüne çıktı.

saygılarımla

pante
25-04-2009, 22:36
http://www.sabah.com.tr/2009/04/24/h...A37BD1E31.html

Aslında her halde kendisinin şimdiye kadar hiç bir yazısını okumadım. Ama mailime gelen bu yazısı ilgimi çekti. Umarım herkes de onun durdugu yere gelebiir bu konuda. Paylaşmak istedim.


Hıncal uluç'un yazısına ben de imza atarım.
Ama ne yazık ki bunu anlayamayanlar ve herşeye ak-kara gözüyle bakanlar var.
Atatürk dönemine ait yapılan bir haksız eleştiriye yanıt mı verdin, hemen milliyetçi-faşist ilan ediliyorsun. Türkler hakkında yanlış bir iddiaya karşı savunma mı yaptın, hemen ırkçı gözüyle bakılıyor. Yurdunu mu sevdin, bölünmesine mi karşı çıktın, ulusalcılar şöyle-böyle diye aşağılanıyorsun.
Bunun adı yaftacı yobazlıktır. Dayatmacılıktır.
Ne ulusalcılar aynı kalıptan çıkmıştır, ne milliyetçiler, ne sosyalistler.
Ulusalcı vardır; çocuğa dipçikle vuran polisi savunur. Bir başka ulusalcı şiddetle eleştirir.
Sosyalist vardır; vatanın bağımsızlığı imiş, emperyalizmmiş umursamaz, enternasyonal de enternasyonal der. Sosyalist vardır; enternasyonaldir, hümanisttir ama aynı zamanda yurtseverdir.
Milliyetçi vardır; Türkiye kalkınsın, gelişmiş ülke olsun, dünya sıralamasında gurur duyulacak yere gelinsin ister. Milliyetçi vardır; Dünyaya Türklüğü egemen kılmak ister, Turan hayalleri kurar.

Bu ayrımları yapmaktan aciz olanlar ise herşeyin doğrusunu kendi biliyormuş gibi ahkam keser, herkesi yaftalar, ortalığa küfür savurur.

OQONUC
25-04-2009, 23:48
Onun için de bu sitede tek komünist olarak kaldım galiba. :D
........
Dinciler DİN kelimesine; komünistlerde KOMÜN kelimesine sarılmayı bırakablse; o zaman bu sayının artacağından emin olabilirsiniz sevgili dilaver.

Dini taasubu ret ederek, yerine komünel taasubu dayatmaya çalışmak, gördüğünüz gibi sizi yalnızlaştırmaktan öte bir işe yaramamaktadır.

İnsanlar bağcıyı dövmekten üzümü yemeye bir forsat bulsalar ne baharlar açacak ta... Ama nerdeee; ha takkeli dinci ha 68 model parkalı sarhoş; ikiside ijiteden başka bir şey ifade etmiyor artık.

Pante aslında biraz ucundan yakalamış işi ama o da henüz işin nakarat kısımında.

Sizi ise çok yalnız ve bu yalnızlığın verdiği ürpertinin içinde asabi görüyorum netekim :D

Not: Allahını seversen postaldan başlama ihtilali anlatmaya. Okumuyacağım.
Bu başlık ilgimi çekmiyor. Araya ilgisiz mesajı yazdım çekiliyorum.

Selamlar

qw19
26-04-2009, 14:50
Ulusalcılık her geçen gün gerici, şoven bir kimliğe bürünmektedir. Çıkış itibariyle şeriat karşıtı görünüm sergilesede bugün geldiği nokta terör karşıtlığından çok, Kürt karşıtlığıdır.

Benim kişisel tavrım herzaman milliyetçiliğin her türüne karşı olmaktır.

Milliyetçiliği masumane vatan, millet ve bayrak sevgisi olarak görmüyorum. Çünkü , kolaylıkla şovenist, faşist bir kimliğe kanalize olabilmektedir.

Anti-faşist olan biri milliyetçi olamaz eğer, milliyetçi isede anti-faşist olamaz.

Ulusalcıların içinden de çocukları joplayan polise alkış tutanlar çıkabiliyorsa, Kürtleri topyekün karşınıza alıyorsanız, o zaman yeriniz ulusalcıların yanı değildir. Yada böylesi adamları tasfiye edersiniz, çizginizi açıkca ortaya koyarsınız. Siz bunları lanetlemezseniz o zaman onların işlediği insanlık suçunada ortaksınızdır ve size yöneltilen eleştirilerden yakınmaya hakkınızda yoktur.

KızıL
26-04-2009, 22:01
Ulusalcılık her geçen gün gerici, şoven bir kimliğe bürünmektedir. Çıkış itibariyle şeriat karşıtı görünüm sergilesede bugün geldiği nokta terör karşıtlığından çok, Kürt karşıtlığıdır.

Benim kişisel tavrım herzaman milliyetçiliğin her türüne karşı olmaktır.

Milliyetçiliği masumane vatan, millet ve bayrak sevgisi olarak görmüyorum. Çünkü , kolaylıkla şovenist, faşist bir kimliğe kanalize olabilmektedir.

Anti-faşist olan biri milliyetçi olamaz eğer, milliyetçi isede anti-faşist olamaz.

Ulusalcıların içinden de çocukları joplayan polise alkış tutanlar çıkabiliyorsa, Kürtleri topyekün karşınıza alıyorsanız, o zaman yeriniz ulusalcıların yanı değildir. Yada böylesi adamları tasfiye edersiniz, çizginizi açıkca ortaya koyarsınız. Siz bunları lanetlemezseniz o zaman onların işlediği insanlık suçunada ortaksınızdır ve size yöneltilen eleştirilerden yakınmaya hakkınızda yoktur.

sana katılıyorum hemde bu sözlerinde sonuna kadar milliyetçilik türk kürt farketmeden faşistliktir ve faşizm insanlığın sonudur.. faşitlik öyle bir illettirki kabul bile etmezler tıpkı zamanında ülkü ocaklarının afişleri gibi" kahrolsun faşizm" yada sana uzaktan zararsız birşey gibi görünüz yanına gidersin ve seni yutar tıpkı zamanında kızıl elma denen ittifak gibi solcuyum diyen bir partinin mhp ile mitingler düzenlemesi ve sonra siyasi hattındaki değişimler.. ve kısacası faşizm bir insanlık suçudur.. çünkü halklar kardeştir..

Akhenaton
26-04-2009, 22:06
. çünkü halklar kardeştir..





İşte beni tarih sahnesinde en çok güldüren söylem.Tamamen kendi içinde çelişki ,

eğerki halk sıfatını kullanıyorsan arasında fark olacaktır.Kullanmıyorsanda kendi içsel sorununla yüzleşmek zorunda kalacaksındır ki, bu ülkemiz Sosyalistlerine ayna tutar.

Umarım anlatabildim. ..:):)

Akhenaton
26-04-2009, 22:22
Ulusalcılık her geçen gün gerici, şoven bir kimliğe bürünmektedir. Çıkış itibariyle şeriat karşıtı görünüm sergilesede bugün geldiği nokta terör karşıtlığından çok, Kürt karşıtlığıdır.



Ulusalcılık tamamen soven olmak zorundadır ve olmalıdırda.Tarih sahnesinin bugünkü medeniyetlerinin kuruluşu ; insanlığın zor duruma düşmesi sebebi ile milliyetçi yapılar ile aşılmış bir sistem üzerine inşaa edildiği üzere, her millet tarh sahnesine eşit şartlarda çıkmamıştır.Durum böyleyken Ulusalcılığın diğerini red etmesi otomatik bir reflekstir ve bu refleksini kaybeden bu tarih sahnesinden silinir.

Konuyu doğru veya yanlış olarak değerlendiremeyiz. Çünkü bağımsız değişkenleri olan bir bütünde doğrular herkese göre değişebilir.Burda önemli olan stratejiyi iyi belirlemek lazımdır ki , malesef bu ülke topraklarında çok fazla etnik unsur olması ve bunların dışarı ile işbirliği içine girmesi soven yapıların yetersiz olduğunu şahsi kanımca dahada kuvvetlenmesi olduğu doğrultusunda.Beni yanlışlayacak tek bir tane örnek bile yok.


Benim kişisel tavrım herzaman milliyetçiliğin her türüne karşı olmaktır.

Milliyetçiliği masumane vatan, millet ve bayrak sevgisi olarak görmüyorum. Çünkü , kolaylıkla şovenist, faşist bir kimliğe kanalize olabilmektedir.

Anti-faşist olan biri milliyetçi olamaz eğer, milliyetçi isede anti-faşist olamaz.


Şimdi batının argümanları ile batı düşüncesini yorumlamaya kalkarsak baştan kaybederizki siz baştan yenilgiyi kabul etmişsiniz demektir.Burda yenilgi emperyalizm ve sömürüdür.

Milliyetçilik unsuru olmayan hiç bir devlet gelişemez ve yüksek tüketim ve uygarlık seviyesine ulaşamaz.Örneği tarih sahnesinde henüz yoktur. Bu kişisel bir sorun değil ülke içindeki insanların gelir seviyeleri ile doğrudan alakalı bir durum olduğu için , kişisel bazda yorumlamak yanlıştır.



Ulusalcıların içinden de çocukları joplayan polise alkış tutanlar çıkabiliyorsa, Kürtleri topyekün karşınıza alıyorsanız, o zaman yeriniz ulusalcıların yanı değildir. Yada böylesi adamları tasfiye edersiniz, çizginizi açıkca ortaya koyarsınız. Siz bunları lanetlemezseniz o zaman onların işlediği insanlık suçunada ortaksınızdır ve size yöneltilen eleştirilerden yakınmaya hakkınızda yoktur.


Kimsenin kürtleri top yekün karşısına alma gibi bir derdi yok.Aksine kürtlerin yabancılarla işbirliği içine girip sözde devlet hayalleri ile Türkleri karşılarına alma durumu varki bu 1800 lerden beri devam ediyor.

Önce kürtler kendini sorgulamalıdır, biz niye açık değiliz diye.Polisin çocuk joplaması mnferit olaydır, bu tür olayları engellemek dünya üzerinde imkansızdır.Burda suçlu çocuğu ve kadını kullanan zihniyettedir.Ve oldukça aşalıkça bir yaklaşımdır.

Akhenaton
26-04-2009, 22:33
Hıncal uluç'un yazısına ben de imza atarım.
Ama ne yazık ki bunu anlayamayanlar ve herşeye ak-kara gözüyle bakanlar var.
.


ben atamayacağımı üzülerek bildiriyorum, :):) Şöyleki oryantalist batıcılığın eseridir bu yazı.

qw19
27-04-2009, 02:37
Sevgili Akheneton;

"Galiptir, bu yolda mağlup." sözü uğruna herşeyini kaybedebileceğiniz değerleriniz olsun demektir.

Eğer doğruları savunurken tarih sahnesinden silinip gitmekte varsa ve hatta hiç kimse anımsamayacaksa ve üstüne küfürler edilecekse arkamızdan demekki şerefli yaşayıp, şerefli ölmüşüzdür.

Çıkar gözetmeksizin yaşamış, tüm bunları göze alma cesaretini bulmuşuz.

Yosun, solucan harcı yaşamları red edelim.

KızıL
27-04-2009, 03:32
akhenaton halkların kardeşliği aralarında fark olmadığı anlamına gelmez benim kendi öz kardeşimlede aramda dağlar kadar fark var ama biz kardeşiz bir millet demiyorum zaten halklar kardeş diyorum vede anlamamana şaşmıyorum...

byspy
27-04-2009, 15:43
Milliyetçiliği masumane vatan, millet ve bayrak sevgisi olarak görmüyorum. Çünkü , kolaylıkla şovenist, faşist bir kimliğe kanalize olabilmektedir.



Milliyetçilik veya Ulusçuluk, kendilerini birleştiren dil (http://tr.wikipedia.org/wiki/Dil), din (http://tr.wikipedia.org/wiki/Din), tarih (http://tr.wikipedia.org/wiki/Tarih) veya kültür (http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%BClt%C3%BCr) bağlarından bir üstyapı oluşturabilmiş sosyal birikimlerin adı olan millet (http://tr.wikipedia.org/wiki/Millet) veya ulus olarak tanımlanan bir topluluğun yaşama ve ilerleme ülküsünün toplumların ve insanlığın gelişmesini sağladığına inanan görüştür.

Kaynak Wikipedia.

Milliyetçiliğin tanımı bu sizin görmek istediğinizin aksine vatan,millet,bayrak sevgisi.Kolaylıkla faşist bir kimliğe kanalize olabilmektedir diyorsunuz ya ben size bir soru sorucam,dışarda yürüken bir kürde saldırmamı engelleyen şey nedir sizce?





Anti-faşist olan biri milliyetçi olamaz eğer, milliyetçi isede anti-faşist olamaz.



Böyle bir yargıyı neye dayanarak verdiğinizi bilmiyorum,ne demek anti faşist olan biri milliyetçi olamaz??

Bence faşizmin her türlüsü yanlış ve kötüdür.Nasıl ki kürt milliyetçiliğine karşıysak tirk milliyetçiliğinede karşı olmalıyız ama bunlarını savunan bir insanın vatanını,bayrağını sevmesinin ne tarafı kötü onu anlayamadım yanlız günümüz milliyetçiliği ile yukarıda tanımını verdiğim milliyetçilik çok ayrı yollardadır ama yinede M.K.Atatürkün belirttiği ülkülere inanan insanlar olduğunu unutmayalım.





Ulusalcıların içinden de çocukları joplayan polise alkış tutanlar çıkabiliyorsa, Kürtleri topyekün karşınıza alıyorsanız, o zaman yeriniz ulusalcıların yanı değildir. Yada böylesi adamları tasfiye edersiniz, çizginizi açıkca ortaya koyarsınız. Siz bunları lanetlemezseniz o zaman onların işlediği insanlık suçunada ortaksınızdır ve size yöneltilen eleştirilerden yakınmaya hakkınızda yoktur.



Faşizmi burda kötülüyorsunuz ama yaptığınızın ne olduğunu sanırım sizde bilmiyorsunuz.Polislerin o çocukları joplaması evet bir insanlık suçudur fakat o çocukları oraya sürenler kimler?? Suçu öncesinde mi ,sonrasında mı arayalım? Faşizme karşı yazdıklarınız ile bu yazdığınız taraflı yazı çelişmiyormu burdaki suç hem o çocukları joplayanlar da hemde o çocukları öne sürenlerdedir.

ve evet dediğiniz gibi böylesine bir duruma alkış tutanlar çok daha büyük bir insanlık suçu işliyorlar.Ama bu şekilde tek taraflı düşünmek hiçkimsenin çıkarına yada iyiliğine değildir.

Saygılar

Akhenaton
27-04-2009, 16:44
akhenaton halkların kardeşliği aralarında fark olmadığı anlamına gelmez benim kendi öz kardeşimlede aramda dağlar kadar fark var ama biz kardeşiz bir millet demiyorum zaten halklar kardeş diyorum vede anlamamana şaşmıyorum...


Şimdi insanlar kardeştir dersen anlarım, fakat halklara gelince bir dozu ata-erkil yapı içerisinde gideceği yer bellidir. yani sadece emperyalistlerin istediği şeyi yapmış oluruz.Böl-yönet , zaten bu ülkede böyle sömürülmüyormu.teröre harcanan 300 milyar dolar silah parası ülke içinde kalsa bugün kimin ne derdi olurdu.Dünyaya hükmederdik.:):)

Akhenaton
27-04-2009, 19:19
Sevgili Akheneton;

"Galiptir, bu yolda mağlup." sözü uğruna herşeyini kaybedebileceğiniz değerleriniz olsun demektir.

Eğer doğruları savunurken tarih sahnesinden silinip gitmekte varsa ve hatta hiç kimse anımsamayacaksa ve üstüne küfürler edilecekse arkamızdan demekki şerefli yaşayıp, şerefli ölmüşüzdür.

Çıkar gözetmeksizin yaşamış, tüm bunları göze alma cesaretini bulmuşuz.

Yosun, solucan harcı yaşamları red edelim.

Sn wgm ;

Size hak vermesemde düşüncelerinizi savunmanızı sonuna kadar destekliyorum. (inanmayın sakın.:D:D )

İnsanlık tarihine Büyük tufandan itibaren bakarsak, hayatın ve bunun üzerine geliştirilen her türlü din, felsefe, hataya dair her şey var olma savaşlarının bir eseridir.Sizi anlıyorum fakat yanlış bir uygarlık üzerine kurulan düşünceleri insan eliyle düzeltilebileceğini düşünmüyorum. Küresel bir yıkım olup tekrar herşeyden sıfırlanmadan felsefeler yoluyla var olma savaşları düzelmez.

Eğer ki , ben herşeyimi kaybetmeye hazırım derseniz bu sizide aşar, bu coğrafyanın sorunu olur.Bunu kişisel düşünemezsiniz.Kişisel düşünmek emperyalizme ödün vermektir.Tıpkı Ata-Erkil solcularımızın yaptığı şekilde.:)

qw19
28-04-2009, 01:27
Faşizmi burda kötülüyorsunuz ama yaptığınızın ne olduğunu sanırım sizde bilmiyorsunuz.Polislerin o çocukları joplaması evet bir insanlık suçudur fakat o çocukları oraya sürenler kimler?? Suçu öncesinde mi ,sonrasında mı arayalım? Faşizme karşı yazdıklarınız ile bu yazdığınız taraflı yazı çelişmiyormu burdaki suç hem o çocukları joplayanlar da hemde o çocukları öne sürenlerdedir.

ve evet dediğiniz gibi böylesine bir duruma alkış tutanlar çok daha büyük bir insanlık suçu işliyorlar.Ama bu şekilde tek taraflı düşünmek hiçkimsenin çıkarına yada iyiliğine değildir.

Saygılar

Byspy sizin bu paragrafta yaptığınız hedefi çoğaltarak, yayarak, saptırarak , önemsizleştirmek, bunu hiç de doğru bulmadığımı belirteyim;

Örneğin; A. isimli bir bürokrat yada milletvekilinin rüşvet aldığı ispatlanır ve vatandaş "Herkes yiyor zaten.", "Rüşvet almasa iyiydi ama, iş de yapıyor.", "Sistem böyle.", "Sanki B. partisi milletvekilleri yemiyor mu?" söylemlerine başlar.

qw19
28-04-2009, 01:35
Sn wgm ;

Size hak vermesemde düşüncelerinizi savunmanızı sonuna kadar destekliyorum. (inanmayın sakın.:D:D )

İnsanlık tarihine Büyük tufandan itibaren bakarsak, hayatın ve bunun üzerine geliştirilen her türlü din, felsefe, hataya dair her şey var olma savaşlarının bir eseridir.Sizi anlıyorum fakat yanlış bir uygarlık üzerine kurulan düşünceleri insan eliyle düzeltilebileceğini düşünmüyorum. Küresel bir yıkım olup tekrar herşeyden sıfırlanmadan felsefeler yoluyla var olma savaşları düzelmez.

Eğer ki , ben herşeyimi kaybetmeye hazırım derseniz bu sizide aşar, bu coğrafyanın sorunu olur.Bunu kişisel düşünemezsiniz.Kişisel düşünmek emperyalizme ödün vermektir.Tıpkı Ata-Erkil solcularımızın yaptığı şekilde .:)

Ooo Akheneton Machievelli'den, Voltaire'e gelmişsin.:)

Risk almadan yaşamınızda bir şeyi değiştiremezsiniz.

Akhenaton
28-04-2009, 01:50
Ooo Akheneton Machievelli'den, Voltaire'e gelmişsin.:)

Risk almadan yaşamınızda bir şeyi değiştiremezsiniz.


Gelsekte özümüz Mete han!da saklı.:):)

Burda sorun ; ulus devletleri yıkma çabası ile paranın ulusallaştırılması ki, aslında gerçek sol düşünceye sahip olan kişilerin paranın ulusallaşmasına şiddetle karşı çıkmaları gerekir.Malesef hala sanayi devrimi ingilteresi emek-sermaye kavramı ile dünyaya baktığımız için bazı şeyler bu ülkede net değil.Özelliklede bu kendini sol olarak nitelendiren gruplarda oldukça hakim. Benim kişisel olarak Sol'a saldırmamın temelindede bu yatar.Bu anlamıyla sol ve alternatifi anarşizm insana hizmet etmek yerine emperyalizme hizmet eder. yakında ulus devletlerin adları değişecek yerlerine Coca cola cumhuriyeti, Citibank devleti gibi isimler gelecektir ki, bu solcularımız sayesinde olacaktır. Bugün kürt sorunu olarak başka bir şey konuşamayan Sol, düşünce temelini aldığı emekçi kesimin ekmek derdini unutmuş, böl-parçala sistemi için çalışmaktadır.Aksini söyleyen Sol'cu varsa hemen itiraz etsin.

Sol kendini ekonomik anlamada geliştirmelidir.Yoksa kürt sorunu, laz sorunu , cerkez sorunu gibi gündemlerle emekçi halkın beynini yıkamak onları emperyalizme teslim etmekten başka bir şey değildir.Bu dünya düzenini kişisel olarak veya felsefeler ile değiştiremeyeceğimize göre, savaş anti-düşüncenin argümanları ile yapılmalıdır ki, bugün bu ülkede bunları konuşan kimseye henüz rastlayamadım.

Bizim klasik konularımız, kürt sorunu, dersim isayanı, neşenin kepek sorunu gibi anlamsız ve kimseye yarar sağlamayacak suni gündemler.:)

Sol deniyor, solun ekonomi politiği yok kimse bunndan bahsetmiyor. Kürt dili kimsenin karnını doyurmaz.Pek haz etmediğim Hemşerimin bir sözü vardır, bize plan lazım değil , pilav lazım der.:):)

qw19
28-04-2009, 09:39
Sevgili Akheneton yanıldığını görüyorum;

1.Sol (sosyalist sol) herzaman ulusal Kurtuluş mücadelelerini destekler.
2.Ekonomik değerlerlerin(fabrikaların, işletmelerin) satılmasına karşıdır ve bunların kamuya ait olmasına çalışır, yeni yatırımlarla istihdam yaratır.
3.Üretimi ve tüketimi planlar, bunu kar amacı gütmeden ihtiyaca göre ayarlar.

Sizin hedefiniz sol değil, liberaller, bunların içerisinde solcuların olması sizin solu suçlamanıza neden olmakta. Bence bu yanılsamadan kurtulursanız gerçek hedefinizin sol değil, liberalizm olduğunu farkedersiniz.

mutluluk35
28-04-2009, 14:12
yakında ulus devletlerin adları değişecek yerlerine Coca cola cumhuriyeti, Citibank devleti gibi isimler gelecektir ki, bu solcularımız sayesinde olacaktır.-egoiste

Kişinin sınıfsal durumu açısından,yerli bir kola şirketi ya da bankanın da,bunlardan bir farkı yoktur.Küreselleşme ulus devletin sınırları yok ediyor,yerel kültürler, feodal kalınıtılar yokoluyor.Sermayenin küreselleşmesi türdeş insan tipi yaratıyor.Farklılıklar yokolarak homojenleşiyor.Amerikadaki adam da,Orta Asyadaki adam da aynı elbiseyi giyiyor,aynı yemeği yiyor,aynı espriye gülüyor.Diller de yokoluyor.Sanayi devrimi öncesi dünya üzerinde konuşulan dil sayısı ile bugünü kıyaslarsak büyük fark çıkacağına eminim. Görüldüğü üzere kapitalizm,dünyayı global bir köy’e çevirme yolunda hızla ilerliyor.Dünya milletleri,onların yaşam biçimleri ve dolayısıyla kültürlerinin girmiş olduğu bu tektipleştirme süreci,liberalizmin farkında olmadan, Marx’ın sınıfsız toplumunun zeminini hazırlıyor.Sol enternasyonel hareketin ortaya çıkabilmesi için,tam da böyle halklar arasında farklılıkların ortadan kalktığı(birleşebilmeleri ve çatışma sebeplerinin ortadan kalkmış olması açısından) bir zeminin oluşması gerekli.

azınlık
28-04-2009, 14:26
Dünya milletleri,onların yaşam biçimleri ve dolayısıyla kültürlerinin girmiş olduğu bu tektipleştirme süreci,liberalizmin farkında olmadan, Marx’ın sınıfsız toplumunun zeminini hazırlıyor.Sol enternasyonel hareketin ortaya çıkabilmesi için,tam da böyle halklar arasında farklılıkların ortadan kalktığı(birleşebilmeleri ve çatışma sebeplerinin ortadan kalkmış olması açısından) bir zeminin oluşması gerekli.

Her ne kadar dünya "tek-tip"leşmeye doğru gitse de bunun Marx'ın hayal ettiği sınıfsız topluma doğru olduğu pek söylenemez. Bahsedilen enternasyonel sol hareketin ortaya çıkabilmesi için tek-tip olmaktan ziyade "donanımlı" insan gerekir.

Kuralları koyan emperyalist ülkelerin eğitim sistemleri ve propaganda (özellikle din propagandası) metodları altedilmeden alınacak yol ancak faşist bir dünya-devleti'ne doğru olacaktır.

A.

byspy
28-04-2009, 14:40
Byspy sizin bu paragrafta yaptığınız hedefi çoğaltarak, yayarak, saptırarak , önemsizleştirmek, bunu hiç de doğru bulmadığımı belirteyim;

Örneğin; A. isimli bir bürokrat yada milletvekilinin rüşvet aldığı ispatlanır ve vatandaş "Herkes yiyor zaten.", "Rüşvet almasa iyiydi ama, iş de yapıyor.", "Sistem böyle.", "Sanki B. partisi milletvekilleri yemiyor mu?" söylemlerine başlar.

Benim burda yaptığım sayın qw19 olaya tek taraflı bakmayı engellemek.Sizin gibi taraf bakışaçısı ile bu tarz şeyler çözülemez.Ben orda suçu ikisindede buluyorum ortada ayıplanması gerekenler iki taraf içinde geçerli.

Hedefi çoğaltmak diyorsunuzda en başta siz hedef göstermiyormusunuz,biraz derine inildiğinde hedefi çoğaltmakmı oluyor?Benim bakış açımla inmeliyiz, inmeliyizki sorunun ne olduğunu nerden çıktığını ve neye göre düzeleceği hakkında yorumda bulunabilelim.

Dediğim gibi ben tarafsız olarak bakıyorum siz suçu sadece bir tarafa yüklemişsiniz benim için yanlış olan oydu.

Bakın önyargılı olmak ta iyi değildir,yukardaki örnek güzel fakat yine neye dayanarak B. partisinin millet vekilleri yemiyormu gibi bir söyleme vardığınızı anlayamıyorum.Ben varmam sayın qw19 çoğu kişi varmaz bence siz insanları çok basit ve sığ zannediyorsunuz.

Saygılar

qw19
28-04-2009, 19:56
İnsanlar derin de, ben basit ve sığ sanıyorum, çok kötüyüm. Superior kompleksim var.

Milliyetçiliğin her türünü redderken ben, siz tamamen uydurma, hiç bir dayanağı olmayan, doğrusu farkı olmayan, Atatürk milliyetçiliği gibi bir şeyi sunuyorsunuz.

Bunun ne olduğunuda açıklamıyorsunuz, çünkü açıklayabileceğiniz bir şey yok. Atatürk'ün Kurtuluş Savaşını kazanmış olması sizin için tek geçer akçe. Ata'nın isminin arkasından tezler öne sürüyorsunuz. Sanki aynı dönem, aradan bir yüzyıla yakın bir zaman geçmedi, toplumlar hiç evrilmedi. Mustafa Kemal'in yaptıklarının ve sözlerinin o dönemde bir anlamı vardı, bugün için yeni şeyler söylemek gerekir.

12 Eylül'cülerin Atatürkçülüğü neyse, aşağı yukarı sizinki de o. Bunu bilerek yapmış olduğunuzu da sanmıyorum, ama dezenfarmasyondan, siyasi kimliksizleştirmeden nasibini almış tipik orta sınıf argümanlarını savunuyorsunuz.

Vatanını sevmeyen pek kimse olacağını sanmıyorum, Amerikan bayrağından don yapıp giyiyorlar, Meksika, İtalyan, Japon asıllı Amerikalı, bunlar Amerika'nın gücüne halel getirmezken, hala bayrak, millet Sakarya'nın tek bir amacı olabilir o da baskı yaratma, vatan, millet, bayrak söylemleri ile halkı kamplara bölme, sıradan insanları militarize etme, özgürlüklerinden hamaset edebiyatı ile gönüllü vazgeçmelerinin sağlanması,

ve en önemlisi toplumsal muhalefetin kapitalist sisteme yönelmesini engellemek için milliyetçilik, ulusalcılık marifetiyle Kürt'lere karşı kanalize edilmesi.

byspy
28-04-2009, 20:57
sayın qw19 sizin ne kopleksi olduğunuz yada hangi ruh hali ile burda bulunduğunuz inanın beni bağlamıyor dediğim gibi yanlı düşünüyorsunuz ve bende sizin bu şekilde düşündüğünüzü ifade etmeye çalışmıştım..neyse konuya dönersek



Milliyetçiliğin her türünü redderken ben, siz tamamen uydurma, hiç bir dayanağı olmayan, doğrusu farkı olmayan, Atatürk milliyetçiliği gibi bir şeyi sunuyorsunuz.


size milliyetçiliğin tanımını daha önce yapmıştım sanırım okuma yetinizin ne denli olduğunu bilmediğim için yorum yapmamıyorum sanırım okumamışsınız.

Hani birde bilir bir eda ile diyorsunuz ya tamamen uydurma dayanağı olmayan falan alın bakın uydurmamı değilmi

"Atatürk’ün amacı ulusal ve savunulabilir sınırlar dahilinde, bir Türk ulus-devletini kurmak için Türk milliyetçiliğini öne çıkarmaktı. Atatürk milliyetçiliği din ve ırk ayrımından uzak, ortak yurttaşlık temelindedir"

Kaynak Wikipedia

Benim bunu açıklamama gerek yok en azından böyle düşünüyorumdum taki sizin araştırmadan bilip bilmeden "atatürk milliyetçiliği yoktur,dayanak yoktur" gibi söylemlerinizi görene kadar.



Atatürk'ün Kurtuluş Savaşını kazanmış olması sizin için tek geçer akçe. Ata'nın isminin arkasından tezler öne sürüyorsunuz. Sanki aynı dönem, aradan bir yüzyıla yakın bir zaman geçmedi, toplumlar hiç evrilmedi. Mustafa Kemal'in yaptıklarının ve sözlerinin o dönemde bir anlamı vardı, bugün için yeni şeyler söylemek gerekir.




Bakın söylemlerinizde sürekli bir çoğulculuk var siz siz siz farketmediysen burda ben varım başkasınında benim gibi düşünmesini beklemiyorum ,ve daha tez sürmedim ortaya sakin olun ben sizin gibi daha dayanaksız yazıda asmadım sallayıp durmuşsunuzda hani nerde?




12 Eylül'cülerin Atatürkçülüğü neyse, aşağı yukarı sizinki de o. Bunu bilerek yapmış olduğunuzu da sanmıyorum, ama dezenfarmasyondan, siyasi kimliksizleştirmeden nasibini almış tipik orta sınıf argümanlarını savunuyorsunuz.



ben 12 eylülcüleri bilmem sayın qw19 yada onların atatürkçülüğünü ama benim bir dezenfarmasyon yada kimliksizleştirme politikasından nasibimi aldığımı düşünmeyin ben burda bir şeyi kanıtlamaya çalışmıyorum olanı koyuyorum.




Vatanını sevmeyen pek kimse olacağını sanmıyorum, Amerikan bayrağından don yapıp giyiyorlar, Meksika, İtalyan, Japon asıllı Amerikalı, bunlar Amerika'nın gücüne halel getirmezken, hala bayrak, millet Sakarya'nın tek bir amacı olabilir o da baskı yaratma, vatan, millet, bayrak söylemleri ile halkı kamplara bölme, sıradan insanları militarize etme, özgürlüklerinden hamaset edebiyatı ile gönüllü vazgeçmelerinin sağlanması,

ve en önemlisi toplumsal muhalefetin kapitalist sisteme yönelmesini engellemek için milliyetçilik, ulusalcılık marifetiyle Kürt'lere karşı kanalize edilmesi.



yahu tekrar soruyum bir insan hem anti-faşist olup hemde vatanını milletini bayrağını sevemezmi bunun kötü yanı nerde lütfen söyleyin bilelim.

Son olarak şunuda söylüyüm ben milliyetçi değilim ama vatanımı milletimi bayrağımı seviyorum siz böyle olamaz desenizde ve bu tarz konular narin konulardır karşındakini farketmeden kırılabileceği yorumlar yapılabilir sizin de astığınız son yazıdan bunu anlıyorum fakat zaten bu konuyu taraf olan bir kimse ile tartışmak benim hatamdı ben bu olaya tarafsız baktığım için sizinle malesef düşünce çatışması yaşıyoruz

Akhenaton
29-04-2009, 01:07
Sevgili Akheneton yanıldığını görüyorum;

1.Sol (sosyalist sol) herzaman ulusal Kurtuluş mücadelelerini destekler.


Sn , vgm bu biraz esnek bir konu. İnsanlar masum değil. Şöyle ki, 1800 lerden beri ayaklanmalar ile uğraşıyoruz.Ve bunu sol cevreler kurtuluş savaşı olarak gösteriyor.Peki bu işlerin altında ne gibi oyunlar dönüyor bunu yazan yok.:)



Sizin hedefiniz sol değil, liberaller, bunların içerisinde solcuların olması sizin solu suçlamanıza neden olmakta. Bence bu yanılsamadan kurtulursanız gerçek hedefinizin sol değil, liberalizm olduğunu farkedersiniz.

Benim hedefim , yahudi ezoterizminin tanrısız halini felsefi platforma aktararak, esaretten başka bir sonucu olmayan ve sıfatı Sosyallik olan M_L yapılanmalar.:), tabi Liboşları dikkate dahi almıyorum. Onlar öncelikle Liberter özgürlüğün ekonomik anlamda olacağı ile uyutuluyor.Demokrasi ve ekonomik kavramların toplumsal hayatta geçirmiş oldukları evrimlerden haberleri bile yok.Özelleştirmyi savunurlar fakat kendilerine bu düşünceyi enjekte eden ülkelerdeki özelleştirme uygulamalarından bir haberlerdir.:)

Akhenaton
29-04-2009, 01:17
.Dünya milletleri,onların yaşam biçimleri ve dolayısıyla kültürlerinin girmiş olduğu bu tektipleştirme süreci,liberalizmin farkında olmadan, Marx’ın sınıfsız toplumunun zeminini hazırlıyor.Sol enternasyonel hareketin ortaya çıkabilmesi için,tam da böyle halklar arasında farklılıkların ortadan kalktığı(birleşebilmeleri ve çatışma sebeplerinin ortadan kalkmış olması açısından) bir zeminin oluşması gerekli.

Sn mutluluk35 yanlız siz tüm ekonomik yapıları aynı torbaya atarak sonuç çıkarıyorsunuz ki, buna katılamam.Şuan dünyada kapitalizm diye bir ekonomik sistem yoktur.Biz buna 90 ların sonuna doğru Sembol ekonomileri diyorduk. Şuanki süper entellerimiz neder bilmem.
Sizin anlatmış olduğunuz kapitalist sitem anlayışında para ekonomik öncül değildir.Arz ve talep para ile belirlenmez.Para sadece bir dolaşım ve satın alma aracıdır.Ta ki küresel bankacıların tüm dünyada geçerli bir para birimi inşaası ve paraya dayalı bir sistemin tüm dünyaya egemen olduğu bir dünya yaratmaya başladıkları ve bunla ilgili olarak bir dizi anlaşmalar imzalanmasından sonra sizin söylediğiniz kapitalist sistem zaten ortadan kaybolmuştur.

Bu saptamanın en açık biçimi suan dünya üzerinde somut olarak yaşanmaktadır.Tüm sistem paraya endekslenerek çarklar durdurulmuştur. Dünyanın krizden çıkışı dahada çok paraya bağlıdır ki, bunun sonucu faiz ve vergi ile insanın geleceğinin ipotek altına alınması anlamını taşır.

Amerikada bir söz vardır ; Ölümden ve vergiden kaçamazsınız.İşte yaratılan sistem budur.Fakat buna kapitalizm demek yanlıştır.Bugün kendi ulusal şirketlerimiz birer birer batıyorsa , demekki emek-sermaye çatışması çoktan bitmiştir.Günümüz dünyasında ; Emek+sermeye - Finans ile çatışmaktadır.

qw19
29-04-2009, 01:18
Benim hedefim , yahudi ezoterizminin tanrısız halini felsefi platforma aktararak, esaretten başka bir sonucu olmayan ve sıfatı Sosyallik olan M_L yapılanmalar.:), tabi Liboşları dikkate dahi almıyorum. Onlar öncelikle Liberter özgürlüğün ekonomik anlamda olacağı ile uyutuluyor.Demokrasi ve ekonomik kavramların toplumsal hayatta geçirmiş oldukları evrimlerden haberleri bile yok.Özelleştirmyi savunurlar fakat kendilerine bu düşünceyi enjekte eden ülkelerdeki özelleştirme uygulamalarından bir haberlerdir.:)
O zaman pardon akheneton.

Sosyalizm ezoterik değildir tam tersidir, şeffaftır. Analitik yanı ağır basar, aslında bu hem sıkıntısı, hemde çıkış noktasıdır, çünkü sosyalizm iradidir, diğer tüm toplum sistemlerinin aksine.

Akhenaton
29-04-2009, 01:24
O zaman pardon akheneton.

Sosyalizm ezoterik değildir tam tersidir, şeffaftır. Analitik yanı ağır basar, aslında bu hem sıkıntısı, hemde çıkış noktasıdır, çünkü sosyalizm iradidir, diğer tüm toplum sistemlerinin aksine.


Valla bu konuyu pante benimle atede denemeye kaltı birde baktım kaçmış.:):)
İsteseniz burdada açalım, ben sosyalizmi analitik değil , doğmacı buluyorum. Tabi bunu bende söylemiyorum, Engels amca diyor. Pante iyi bilir.:D

qw19
29-04-2009, 01:30
Burası yeri değil, ama başlık açarsan katılırım, diğer yandan ezberini bozarım sonra burnunu çekerek gitme:)

Akhenaton
29-04-2009, 01:35
Burası yeri değil, ama başlık açarsan katılırım, diğer yandan ezberini bozarım sonra burnunu çekerek gitme:)

Valla böyle söyleyenlerin sonu hep mezarlık oldu.Panteyle Bilimsel tarih Anlayışı diye Başlamıştık , burda devam edelim konuya, yeni başlıkta.
:D:D

pante
29-04-2009, 01:52
Valla bu konuyu pante benimle atede denemeye kaltı birde baktım kaçmış.

Kim kaçmış?
O başlıkta son mesaj benimdir. :)

http://forum.ateizm2.org/index.php?showtopic=20923&st=40

Ciddi ciddi tartışırken kimliğin açığa çıkınca, Akhenaton olduğun anlaşılınca herkes tartışmadan çekildi. Ben ne yapayım. :p

Burada azılı gomünistler var. Başta da Dilaver.
Hazır başlığı da var. Yeni başlığa gerek yok.
Ama illa yeni başlık diyorsan kendin aç, Dilaver seni susturur. :D

azınlık
29-04-2009, 13:35
Oktay Ekşi'nin Pervin Buldan'a yanıtı, mutlaka okuyun:

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/11536612.asp?yazarid=1&gid=61

A.

Akhenaton
29-04-2009, 17:14
Oktay Ekşi'nin Pervin Buldan'a yanıtı, mutlaka okuyun:

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/11536612.asp?yazarid=1&gid=61

A.


Kocası uyuşturucu kaçırırken girdiği çatışmada ölen, meclise ait arabada kaynına ait uyuşturucu yakalanan zat değilmi bu.

azınlık
29-04-2009, 17:31
Olabilir, emin değilim.

Geçen akşam yaptığı konuşmayı dinledim, kendini kaybetmiş gibiydi.

A.

Akhenaton
29-04-2009, 17:36
Geçen akşam yaptığı konuşmayı dinledim, kendini kaybetmiş gibiydi.

A.

Damardan almıştır o zaman.

azınlık
29-04-2009, 17:40
Doğrudur.

Bir "29 Mart'ta Küdistan'ın sınırlarını çizdiniiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiz" deyişi vardı ki gören kainatın sırrını bulmuş da açıklıyor zanneder. Feciydi ya ...

Neyse, o da öyle bir şövenizm.

A.

unbe
29-04-2009, 17:55
Doğrudur.

Bir "29 Mart'ta Küdistan'ın sınırlarını çizdiniiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiz" deyişi vardı ki gören kainatın sırrını bulmuş da açıklıyor zanneder. Feciydi ya ...

Neyse, o da öyle bir şövenizm.

A.


o konuşmayı bende izledim de
olay onun o şekilde konuşmasına izin verende
bu resmen biz bu ülkeyi böldük böleceğiz
sıkıyorsa bizi durdurun manasındadır
pes valla!!!!
RTE ve takımı uyumaya devam etsinler.

azınlık
29-04-2009, 18:02
RTE ve takımı uyumaya devam etsinler.

RTE ve kırk haramilerin ne istediği belli değil mi? Kendisine sorsan "ben Gürcü'yüm, eşim Arap" diyor.

A.

parmis
29-04-2009, 18:20
faşizmin her türüne karşıyım kimden neden nasıl gelirse gelsin.. Turk faşizmine.alman faşizmine,ispanyol faşizimine, kürt faşizimine ve dunyadaki tüm faşizimlere; savaşlara, teröre, insanın insana kıymasına karşıyım; çocukların öldürülmesine, sakat bırakılmasına ,kullanılmasına, hapsedilmesine karşıyım ve hep karşı olacağım...

Benimde politikam bu:) böylede devam edecek..

saygılar..

parmis Güneşin_kızı

sargon
29-04-2009, 18:44
Oktay Eksi'nin adi duayen ama kendisi alabildigine saldirgan ve dengesiz. Pervin Buldan'in söyledigini onun yazisindan okudum. Bence halt etmis. Bir secimde oylarin yüzde 50'sini kazaninca Kürdistan sinirlari mi cizilirmis? Ya bir sonraki secimde DTP kaybederse ne olacak? Gitti Kürdistan..

Ama benim takildigim Eksi'nin tek kelimeyle rezil dili. Utanmadan bunun adina da "dostca uyari" diyor. Dosta degil adice demesi daha dogru olurdu. O zaman belki bu kadar kizdirmazdi beni de. Bakin ne diyor:

"Milletvekili sifatini hak edebilmek icin yaptiginiz yeminde verdiginiz "namus ve seref sözünü" de cignemis oluyorsunuz. Bu da insanlarin size "namussuz ve serefsiz" demelerine olanak verir"
Oktay Eksi, bunlari tirnak icinde yazmis. Herhalde daha önce de Hatip Dicle icin ayni satirlarini yazdigini söylemek istiyor. Once adamlara sen "Atatürk ilke ve inkilaplarina bagli kalacagima" diye ideolojin üzerine yemin ictir, yoksa milletvekili yapma. Ne yapsin dereyi gecene kadar ayiya dayi diyecek tabii. Sonra da sen serefsizsin, sen namussuzsun diye bindir. Oktay Eksi, insanin yüzünü eksitiyor. Oldum olasi resmi ideoloji sözcülerini sevmemisimdir zaten.

Bununla da yetinmiyor. Hani bindirebildigi kadar bindirecek ya.

"Madem ayri bir ulusun parcasi oldugunuzu iddia ediyorsunuz, o takdirde bu ulusun (Türk ulusunun) disinda tutulmayi istiyorsunuz demektir. Bu isteginizin sonucu olarak size "Türkiye'de yasayan bir yabanci" muamelesinin yapilmasina ve o hukukun uygulanmasina razi olacak misiniz" diyen biri cikarsa ne yanit vereceksiniz?

Buraya tam dikkat. Oktay Eksinin su katilmamis bir gerici oldugu acikca görülüyor. Yani Eksi'ye göre eger bir kisi kendisini Türk degil de Kürt olarak görüyorsa, ona yabanci biri gibi davranmak gerekiyor. Cünkü bu ülkenin sahibi Türklerdir. Alin size bir yobaz zihniyet. Bu gibi adamlar yüzünden yillardir bu ülkede savas bitmiyor. Genelkurmay baskani bile artik "Türkiyeli"yi kabul etti ama Eksi kargadan baska kus tanimamaya devam ediyor. Bu ülkede Türk'ten baska kimse yasamiyor kardesim, hot zot edeni Eksi amcaya veririz, dograr vallahi. Ne namus birakir, ne seref, hem de sizi yurtdisi ediverir.

Pervin Buldan'i elestirmeye diyecegim birsey yok. Söyledigi bence de hic hos sey degil. Sanirim Kürt sözcügüne alistirdik, biraz da Kürdistan sözcügüne alistiralim diye düsünmüs. Ama buna cevap verirken Oktay Eksi olmayin derim. Insanin yüzünü eksitiyor bu Eksi.

azınlık
29-04-2009, 21:57
Sargon selam,

Yüzünüzü hiç ekşitmeyiniz; çünkü ...

Kaç yaşındasınız bilmiyorum ama Oktay Ekşi en az 75 yaşında, görmüş-geçirmiş, neyin ne olduğunu iyi analiz edebilen bir Türkiyeli'dir (bu tabir sizi memnun etmiştir umarım).

Yazdığı satırları şöyle bitirmiş:

bu ulusun bir parçası olmanın gereğini yerine getirmeyi öğreniniz. O zaman göreceksiniz ki "öteki" dediğiniz veya sandığınız insanlarla çözemediğiniz hiçbir şey yok.

Kürt olmayan ve Kürtçülüğe destek vermeyen herkesi aynı kefeye koyduğunuzda bu satırları gözden kaçırmanız doğaldır. Ancak sanıyorum bunca provakasyona rağmen sağduyusunu kaybetmemiş her Türkiyeli (hatta bu tabiri de değiştirelim ve artık "önasyalı" diyelim isterseniz ama trakya dışarıda kalır haberiniz olsun) yukarıdaki deyişi onaylayacaktır. Önemli olan çözümse, ve 75 yaşındaki bir "Türk(!)" bile yukarıdaki satırları gazetesindeki sütununda yazabiliyorsa ona yüzünüzü ekşitmekten başka şeyler yapmanız gerekir.

Gerçekten, bizim derdimiz ne? Çözüm mü, kavga mı?

A.

qw19
29-04-2009, 23:37
"Atatürk’ün amacı ulusal ve savunulabilir sınırlar dahilinde, bir Türk ulus-devletini kurmak için Türk milliyetçiliğini öne çıkarmaktı. Atatürk milliyetçiliği din ve ırk ayrımından uzak, ortak yurttaşlık temelindedir"


Bir Türk ulus devletinin kurulması için Türklüğü ön plana çıkarmak arkasından da bunun ırk ayrımından uzak olduğunu söylemek, ne diyeyim Allah yolunuzu açık etsin.

azınlık
29-04-2009, 23:42
Bir Türk ulus devletinin kurulması için Türklüğü ön plana çıkarmak arkasından da bunun ırk ayrımından uzak olduğunu söylemek, ne diyeyim Allah yolunuzu açık etsin.

Etmiş ki Türkiye'de yaşıyoruz :rolleyes:

A.

qw19
29-04-2009, 23:49
Etmiş ki Türkiye'de yaşıyoruz :rolleyes:

A.

Şaka yapıyosun.

azınlık
29-04-2009, 23:57
Şaka yapıyosun.

De-facto ... :)

A.

placebo
30-04-2009, 00:42
Yine kelime avına çıkılmış,yine suçlamalarda bulunuluyor.Üzerlerinizde neyin baskısı var anlayabilmiş değilim.Rahat olun..Sadede gelin.Kasılmalardan yazıların akıcılığı bozuluyor,buna bağlı olarak okuma tempom da.

Sevgiler

evrensel-insan
30-04-2009, 00:54
Saygideger placebo;

"Don baba donelim, hacilara gidelim" oynuyorlar. Ayni konular, donup donup isleniyor. Aslinda yeni birsey yok.

Ben sunu da anlamiyorum. Bir kisi, bu konuda yazacagini yazar ve biter. Ayni seyler, donup donup tekrar edilmez ki! Ben bu konuda taa baslarda yazmistim. Ta o zamanlar hersey islenmisti bile. Bence, bu sitedeki yazar arkadaslarin sorunu; hem gecmis yazilari okumuyorlar, hem de yazdiklari konuyu bir daha yazmaktan zevk aliyorlar. Bunun nedeni de; yeni uyelerin ve yazarlarin katilimi. Her katilan, kendi gorusunu yazinca; once yazilmis bir yazinin icerigi aynen , yazari farkli olsa bile tekrarlaniyor. Bu tum basliklarda ve yazi iceriginde gozlemleniyor. Neyse; herkes yazip, yazip hem, "etegindeki tasi doksun" hem de "icini doksun"

Saygilarimla;
evrensel-insan

placebo
30-04-2009, 01:11
Sevgili Evrensel benim sıkıldığım nokta neredeyse hücreselleşmiş dar kalıpsal ideoloji hastalığı.Benim ideolojim seninkini döver demekten başka,konuyla alakalı çözümsel bir mevzunun döndüğü yok son zamanlarda.Bu da beni artık sıktı açıkçası..Olay körler sağırlar birbirini ağırlar şekliyle kaldığı yerden devam ediyor..

pante
30-04-2009, 01:28
"Don baba donelim, hacilara gidelim" oynuyorlar. Ayni konular, donup donup isleniyor. Aslinda yeni birsey yok.

Ben sunu da anlamiyorum. Bir kisi, bu konuda yazacagini yazar ve biter. Ayni seyler, donup donup tekrar edilmez ki! Ben bu konuda taa baslarda yazmistim. Ta o zamanlar hersey islenmisti bile. Bence, bu sitedeki yazar arkadaslarin sorunu; hem gecmis yazilari okumuyorlar, hem de yazdiklari konuyu bir daha yazmaktan zevk aliyorlar. Bunun nedeni de; yeni uyelerin ve yazarlarin katilimi. Her katilan, kendi gorusunu yazinca; once yazilmis bir yazinin icerigi aynen , yazari farkli olsa bile tekrarlaniyor. Bu tum basliklarda ve yazi iceriginde gozlemleniyor. Neyse; herkes yazip, yazip hem, "etegindeki tasi doksun" hem de "icini doksun"

Evrensel-insan ve Placebo iyi bir tespitte bulunmuşlar, katılıyorum.
İlaveten, özellikle başlığı gündemde tutmakta ısrarcı olanlar var.
Başta Dilaver arkadaşımız.
Bu başlığın politika forumunda sabitler arasında yer alması da bundandır.
Çünkü bu konu onlar için ülkenin en önemli konusudur.
Site de ülkeden kopuk olamayacağına göre sitenin de din kadar öncelikli konusu olmalıdır.
Haklı ya da haksız, neticede yönetimce kabul görmüş bir düşüncedir.
Bana kalsa bu başlığın sabitliliğini kaldırırdım.
Bu durumda güncel gelişmeler bu başlıkta toplanacağı yerde yeni başlıklarda değerlendirilir, daha istekle tartışılır, bu kadar baymazdı insanları.

dilaver
30-04-2009, 01:46
Ah pante Ah

Sana kendimi anlatmakta ne zaman başarılı olacagımı bilemiyorum. Ne bu başlıgı ben sabitledim, ne de başlık sabitlemesinin nasıl yapıldıgından haberim var.

Sende öyle bir ön yargı var ki Müslümanlar'ın dini inancını kırmak bunu kırmaktan da kolay. Kürt meselesine politik olarak önem verdigim dogrudur. Türkiye'nin en önemli meselesidir bana göre ve bu başlıkta yapılan ise çok uzun bir süredir seviyeli olarak tartışılabilmesidir.

Bu başlıgın sabit olup olmaması hiç de umurumda degil. Bilen bir arkadaş bunu kaldırsın, hatta tüm sabit başlıkları da kaldırsın. Nasıl ki aylar sonra demokrasi ve komünizm başlıgını bilmem kaçıncı sayfadan bulup yazıyorsam bu mesele ile de gündeme geldiginde gene yazarım.

Zaman zaman farklı açılımlar getirmeye ve insanların tartışmasını saglamaya çalışıyorum. Örnegin Apo ile ilgili görüşme olayı, Türkiye Vatandaşı kavramı vb gibi.

Bunlar siyasi olarak tartışılmalı, ya da isteyen tartışmalı.

Ama ısrarla sen bu meselenin tartışılmasını engellemeye çalışıyorsun. Ya da tek tip tartışılmalı. Kürtler yok edilmeli, Kürt denmemeli, Türk'ten başka unsur kabul edilmemeli. Biz ve ötekiler ayrımı yapılmalı ve devlet desteklenmeli.

Neden bu meseleden bu kadar korkuyorsunuz ki. Tartışmayı bilmeyen tartışmasın ya da engellensin demek bu kadar mı zor. Neden hep imhaya ve yok etmeye baskıya yönelik tedbirler. Ayrıca yönetimde Kürt meselesinin özel olarak konuşuldugunu hiç bilmiyorum. Konuşmaların temelinde şu vardır. Düşüncenin serbestçe ifade edilebilmesi. Zannedersem de senle de çatıştıgımız konu bu.

Garipsemiyorum. Türkiye bu işte.

saygılarımla

evrensel-insan
30-04-2009, 01:46
Saygideger pante;

Herkes, milliyetcilige inanc konusunda kendi inandigi dogrularini yazar, fikrini belirtir ve orda biter. Bence ilk hata; herkesin kendi dogrulari temelinde tartismaya ve birbirlerini iknaya girmeleri. Hal boyle oluncada; yer yer tartismalar, dusunce belirtiminden ziyade; kisisellige ve kisisel degerlere yoneliyor. Bu da hem konuyu saptiriyor, hem tekrar oluyor, hemde "tatsiz" tartismalar yasaniyor. Gerci ayni nakarat dini konularda da mevcut. Ama en azindan, dini konular bu sitenin ilki ve amaci. Yoksa; gun gectikce, "Kurt meselesi" degisiklige ugramiyor ki! Mesela, ben yazacaklarimi yazdim. Artik yazacak, yeni bir konu yok.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
30-04-2009, 02:00
Saygideger placebo;

Aynen katiliyorum. Ideolojik savas; inanclar arasi dogruluk savasidir. Maalesef dusunceler arasi kalacagi yerde, hep kisilere ve kisilerin degerlerine yonelinir. Milliyetcilik konusunda; ideolojiler bellidir. Ama eger ideolojilerde; ozel bir ayrimcilik varsa, Turk, Kurt gibi, bu ayrimin catismasi kacinilmazdir.

Halbuki, amac; ulkenin bolunmez butunlugu degilmidir? Bu bolunmez butunlugude, ulke icinde yasayanlar karsilamayacakmi? Nasil karsilar, her biri nasil kendi farkina variyorsa; diger farklarinda farkina vararak ve onlari gercekci olarak algilayarak. Yoksa; bir farki, diger farkin ustune koymak veya gale almamak, ya da gormemezlikten gelip; "yok" saymak; bu butunlugu saglamaz ve saglamayacak.

Amac ne? Anadoluda hepbirlikte ve beraberce yasamak degil mi? Varsa; bu amaca karsi biri, ulkeyi bolmek isteyen biri veya ayrilip gitmek isteyen bir fark, koysun kendini acikca ortaya. Nedenlerini de, siralasin, biz de bilelim.

Yok herkes bu butunlugu ve birligi korumak ve kollamak istiyorsa, o zaman neden bir fark one ciksin ki!

ANADOLU HICBIR ZAMAN BIR BUTUN OLARAK TEKE INDIRGENEMEZ. BU BIR CINAYET VE IHANET OLUR. HEM ANADOLUNUN TARIHINE HEM DE INSANLIK TARIHINE. VARMI BU MOZAIK GERCEGINI GORMEYEN VEYA GORMEK ISTEMEYEN?

Saygilarimla;
evrensel-insan

placebo
30-04-2009, 05:32
Ben Türk lafını duyunca anlamsızca agresifleşenlere takmış durumdayım..

Mealen,gayri ihtiyari,ağız alışkanlığıyla olsa bile "Türk Milleti "ya da "Türk" lafını edene de bu kadar eziyet edilmez ki kardeşim artık...Hangi saygıdeğer forum kişisinin daha aydın ve entellektüel olduğunu kanıtlaması,bu kelimenin -irade fazlasıyla zorlanarak- kullanılmaması şartına endekslenmiş durumuna yükseltildi..Tabulaştırıldı...Kullananlar aptal ve kültürlü değil,kullanmayanlar akıllı,kültürlü,aydın,statü sahibi mi oluyor ?Bilelim de bizde hava atalım dimi yani....

Sanki Türkiye üzerinde yaşayan saf Türk var da konunun içeriğine bakın..Kokteyl bir ırk söz konusu olan..Yok "Türk" demiş..."Vay onun haline,şimdi madara etmezmiyim ,bakın ne de aydınım" Millet türk demeye korkar hale geldi..İşi abartıp ta abartanlar ve komedi haline getirenler kendilerine gelsinler biraz..Kürt denince aydın,Türk denince gerzek mi olunuyor..Aydınlık buna mı endekslendi..

Bu garip tabuları yaratanlar gerçek aydın olamamış Türkiye insanında var maalesef..Aydın olmayıp ta aydın nasıl kakalarız kendimizi..Kakalanmıyor gördüğünüz gibi..Herkes kendini dünyanın merkezi sanma kompleksinde..Derhal bu kelimenin yerine bir kod veya şifre ne haltsa bulunda huzura erelim...Kod adı -KÜFÜR -ya da -HASPAM M.K- olabilir mesela..

Şimdi bekliyorum bakalım bana milliyetçi cart curt diyecek ilk muzaffer eda sahibi kişi kim olacakta,alkışı hakettiği düşüncesiyle hezeyanlarını tatmin edecek diye..

Solcu adamı bile zorlama çıkarımsamalarla,laf oyunlarıyla milliyetçi yapıyorsunuz bu suçlamalarla..Olmaz ki..

pante
30-04-2009, 11:46
Herkes, milliyetcilige inanc konusunda kendi inandigi dogrularini yazar, fikrini belirtir ve orda biter. Bence ilk hata; herkesin kendi dogrulari temelinde tartismaya ve birbirlerini iknaya girmeleri. Hal boyle oluncada; yer yer tartismalar, dusunce belirtiminden ziyade; kisisellige ve kisisel degerlere yoneliyor. Bu da hem konuyu saptiriyor, hem tekrar oluyor, hemde "tatsiz" tartismalar yasaniyor. Gerci ayni nakarat dini konularda da mevcut. Ama en azindan, dini konular bu sitenin ilki ve amaci. Yoksa; gun gectikce, "Kurt meselesi" degisiklige ugramiyor ki! Mesela, ben yazacaklarimi yazdim. Artik yazacak, yeni bir konu yok.

Saygıdeğer Evrensel-insan;

Lise yıllarımdan itibaren daima ezilenlerin yanında oldum. Her toplumda, her sohbette "Kürt" denilip aşağılandığında itiraz ettim. Aleviler kötülendiğinde tavır koydum. Ne Kürt idim ne Alevi. Buna rağmen daima savundum. Bu yüzden kimi zaman ailemle, kimi zaman akrabalarımla, kimi zaman arkadaşlarımla tartıştım, onların hakkımda kötü düşünmelerini dahi göze aldım.
Ama düne kadar ezilen görerek savunduğumuz Kürtlerin kendini bilmeyenleri ezen haline geldi. Evet aynen öyle. Geçmişte "Komandoyum, ülkücüyüm" diye ezenler şimdi "PKK'lıyım, DTP'liyim" diye eziyor. Oturduğunuz apartmanda Kürt kökenli komşunuzla sorun mu yaşadınız. Sürü halinde saldırıyorlar. Haklı bile olsanız çaresizsiniz. Güneydoğuda sıkı mı bir sol örgüt çalışma yapabilsin. Sindirip susturuyorlar. PKK-DTP dışında ideolojiye orada özgürlük yok. Tehdit ediyor, saldırıyorlar. Bu aşamayı tamamlamış durumdular. Artık kimse girişimde bile bulunamıyor. Tam bir faşizm var orada.

Bunlara rağmen benim Kürtlerin demokratik hakları konusunda düşüncelerim değişmiş değil. Bugüne dek kimseyi bu konuda konuşmakla eleştirmiş değilim. Tersine ben de özgürce tartışılabilmesini savunuyorum. Ama ırkçı-bölücü Kürt faşistlerinin amaçlarına yarayan görüş ve düşüncelerin hakim kılınmaya kalkışılmasına elbette karşıyım. İşte son günlerde yaşananlar. Kürdistanı'ın sınırını çizmişlermiş. Ne sınırıymış bu? Onların yurduymuş. Ne yurdu? Hani ulusalcılığa karşıydınız? Bu durumda Sivas, Erzincan, İstanbul Kürtlerin değil, Sadece Türklerin mi? Milliyetçiliği eleştirenler, işte 19. yüzyılın sonlarındaki ilkel milliyetçilik karşınızda, izleyin. Feodallerle, aşiret reisleriyle, ağalarla, şıhlarla kolkola bir aşırı milliyetçilik örneği. Türküm diyeni ortamına göre eleştiren, ortamına göre aşağılayan, ortamına göre öldüren bir ırkçı faşizm. Terörle yapılan siyasetin geleceği nokta budur ve terör yenilmeden değişmeyecektir.

evrensel-insan
30-04-2009, 12:19
Saygideger pante;

Soros'un mikroayrimcilik temelli ideolojik tartismasinin; mutlaka boluculugu savunuya ve ideolojiye tasimaya donusecegi acik bir gercekti. Bu eskiden ve hala teror eliyle uygulaniyordu, bugun teori ve ideoloji olarakta uygulaniyor. Bu kacinilmaz. Herseyden once, kiminle ve ne savasi verecegimizi saptamamiz lazim. Guc savasimi verilecek?, ideolojik savasmi verilecek? Teroristlere karsi guc savasi verebilirsin, ama; bu savasim sadece fiziksel olur. Asil savas dusuncede yani terorizme karsi ve her turlu ırkçı-bölücü Kürt faşistlerinin, ya da irkci-bolucu Turk veya herhangi bir dini ve milli kokensel fasistlerin, ideolojilerine karsi verilmelidir.

Burada en onemli nokta verilecek savasin tabaninin MILLIYETCI DEGIL; IRKCI-BOLUCU FASIST olmasidir. Dolayisiyle; irkci-bolucu fasist harekete karsi olan bir Turk'le Kurt pekala biraraya gelip bu savasi verebilir.

O yuzden savasim; MILLIYETCI SAVASIM DEGIL; IRKCI-BOLUCU FASIZME KARSI VERILECEK HEM FIZIKI HEMDE IDEOLOJIK SAVASIMDIR. Bu savasima, katilacak olanin; milliyeti veya dini kokeni onemli degil; irkciliga, boluculuge ve fasizme karsi olmasi onemlidir.

Ben bu sitenin insanlik duzeyinden dolayi; boyle bir irkci-bolucu fasist bir zihniyet barindiran bir uyesi ve yazari oldugunu dusunmuyor ve olabilecegini de zannetmiyorum. Varsa, cikar ortaya "agzinin payini alir" ve ceker, layik oldugu yer neresiyse; oraya gider. Bu bence bu site icin ACIK VE NETTIR.

Dolayisiyle, konumuz milliyetcilik degil; irkci-bolucu fasizme karsi verilecek Anadolu mozayiginin ortak mucadelesidir. Bence, konu bu icerikte algilanirsa; sorun kalmaz.

Saygilarimla;
evrensel-insan

qw19
30-04-2009, 12:40
<<Fascism>> Georgi Mikhailovitch Dimitrov


Faşizm emperyalizmin en gerici en şoven uygulamasıdır.

Milliyetçilik, din faşizmin en temel manipulasyon ve baskı araçlarıdır.

Faşizm yönetim biçimidir, aynı burjuva demokrasisi gibi.

Faşizm kapitalizmden bağımsız düşünülemez.

Devlet tipi kapitalistken, devlet şekli faşizm veya burjuva demokrasisi olabilir.

Emperyalizmin bunalım dönemlerinde faşist yapılanmalar ivme kazanır.

Akıl yarıştırmaya kalkmadan önce siyasal terminolojiyi bilmek gerekir diye düşünüyorum, çünkü sonrasında gelinen nokta bana göre böyle, bana göre şöyledir.

qw19
30-04-2009, 12:56
Dimi Türklüğü ön plana çıkarmanın ne mahsuru var ki, iyi de aynı toleransı başkasına gösteremezsin, o zaman Türklüğü ön plana çıkarmanın anlamı kalmaz.

Saçma olan ırksal kimlik tanımlayıp sonrasında solcu olmaktan bahsetmektir.

Akhenaton
30-04-2009, 13:10
Faşizm yönetim biçimidir, aynı burjuva demokrasisi gibi.

Faşizm kapitalizmden bağımsız düşünülemez.

Devlet tipi kapitalistken, devlet şekli faşizm veya burjuva demokrasisi olabilir.



Tabi bu dilini ,medeniyetini sahip olduğu ne varsa doğudan aktarıp suni bir medeniyet yaratan batının bir argümanı olmakla birlikte , Faşizm sadece burjuva için değil Proleter yönetimler içinde geçerlidir.Çünkü iki düşünceninde felsefi çıkışları aynıdır.




Akıl yarıştırmaya kalkmadan önce siyasal terminolojiyi bilmek gerekir diye düşünüyorum, çünkü sonrasında gelinen nokta bana göre böyle, bana göre şöyledir.


İşte mevcut tartışmalarımızın ana ve en önemli noktası, doğuyamı yoksa batıyamı entegre olacağımız.

Batıya entegre olmamız demek koca tarihimizi ve medeniyetimizi silmemiz demek ki, bu dünyanın kilise evrimi sonrasında şekilllenmiş jenerik tarihini onaylamak gerekir.Bunada bilimsellik değil , bilim dışılık demek daha doğru olur.Medeniyeti veren biz, oryante olmak isteyen yine biz.:):)

evrensel-insan
30-04-2009, 13:13
Saygideger qw19;

Fasizmin temeli, nihilizm ile beraber ortaya atilmis; Dunya bunun orneklerini; Hitler, Mussolini, Pioncek v.s. de cok acik yasamistir. Aslinda cok acidir ki; bugun tum siyasal-sosyal-toplumsal ideolojileri Fasizm ve yonteminden ayirmak, hemen hemen imkansizdir. Hatta STALIN-HITLER isbolumu, 2. dunya savasinin "yuz karasidir. Bugun hemen hemen tum "demokratik" hareketler, rahatca fasizme donusebilir. Cunku; Emperyalist zihniyette iki turlu demokrasi vardir. Biri "havuc" politikasi ve demokrasinin "guler yuzu", digeri sopa politikasi ve demokrasinin, diktatorluk "aglatir yuzu" Bilhassa; tarihsel olarak toplumsal gelisimini hazmedememis ve oturtamamis ulkelerde, ki TC buna dahil; demokrasinin "guler yuzu" nu pek gormek nasip olmaz. Hep, dikta yonu, yani "aglatir yuzu" ortaya cikar. Iste TC'nin tarihi ve darbeler ortada.

Fakat, sonucta; Fasizm bir ideoloji dir, inanc olarak ta inananin dogruladigi bir rejimdir. Onemli olan; ideolojik olarak, fasizmin halki iknasinda kullandiklari araclari iyi algilamak ve bu araclarin "ipligini pazara cikararak" halki uyarmak.

Bu da orgutlu mucadeleyle olur. Iste bu orgutlu mucadelede birlesimin ortak noktasi; IRKCILIK-BOLUCULUK KARSITLIGI olmalidir. Eger ortak nokta, acik ve net ortaya konursa; fasizmin milliyetci girisimleri bertaraf edilebilir. Cunku, bu ortak payda altinda; herturlu milli-dini kokensel birlik saglanabilir.

Iste bu milli-dini kokensel birligin bir cati altinda toplanamamasi sonucu; bu boluculuk ve irkcilik boy gosterir. Kazanilacak kitle; aynidir. Ama bizler o kitleyi kazanmak yerine; fasizmin oyununa gelir ve ayni dini-milli kokensel anlasmazliga dusersek; iste o zaman kazanan fasizm olur.

Oyuzden, elit, ilerici, devrimci, demokrat v.s. icerikli kisiler olarak; ortak noktamizi milliyet ve milliyetcilikte degil; fasizme ve onun irkci-soven-bolucu ideolojisine karsi kurmaliyiz. Ustelik; fasizm; bu amacini hic bir zaman aciklamaz ve aciklayamaz. Ama tum araclari bu amaca hizmet eder. Iste bunu da desifre etmek; bu elit, ilerici, devrimci, demokrat ve ulkenin farklarin yasayan birligi temelindeki, bolunmez ve uniter yapisinin korunmasini isteyen herkes icin gecerlidir. Fasizm; MILLIYETCI YANASIMLA YENILEMEZ, ANCAK DESIFRE ILE YENILIR.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Mutezile
30-04-2009, 13:26
Sitemizde; entellüktüel altyapılarını, 'aydın kafasını', liberal-özgürlükçü genişliklerini, derin ve sonsuz hoşgörü ve empati melekelerini göstermek, altını tekrar çizmek gailesindeki sevgili arkadaşların ( bu uğurda 'zavallı' Türk'lerden başka her etnik gruba; kürt, ermeni gibi; omuz verdiklerini söylemek sadece malumu ilan olmaktadır) -eskilerin deyimiyle- ''bu ıspazmoz dolu hezeyan'' sonrasındaki hissiyatlarını hiç merak etmiyorum.

evrensel-insan
30-04-2009, 13:40
Saygideger Mutezile;

"Kurdistan"'in sinirlarinin cizimi yeni degil ki. Bu sinirlar amerikan idealizminin BOP temelinde hep vardi. Bunun paraleli olarak ta; soros'un mikroayrimci politikasi yurutuluyordu. Bu cumle, hem genis hemde simdiki zaman icin de gecerlidir.

Ulkeyi, bolmek ve parcalara ayirmak istiyenlerin, hedefi zaten hep bu olmustur. Herkes, istedigi haritayi cizer. Ayni agzi olan konusur gibi; buna engel olamazsin.

Onemli olan; bu Anadolunun yapisinin korunmasidir. Bu da cok aciktirki; mikroayrimciliga karsi; antiayrimciliktir ama bir sartla; Anadolunun tum farklarinin farkina varmak sartiyla. Yani; tum milli-dini kokensel farklar gercegini algilamak ve onlara bir butunluk ve birlik altinda yasam hakki tanimak sartiyla. Yoksa; yapilacak her girisim, her milli-dini biribirine dusus; soros'un ideolojisine yag surmek demektir. Herkesin bunun bilincinde olmasi dilegiyle.

Saygilarimla;
evrensel-insan

placebo
30-04-2009, 13:42
Dimi Türklüğü ön plana çıkarmanın ne mahsuru var ki, iyi de aynı toleransı başkasına gösteremezsin, o zaman Türklüğü ön plana çıkarmanın anlamı kalmaz.

Saçma olan ırksal kimlik tanımlayıp sonrasında solcu olmaktan bahsetmektir.

Mütemadiyen Türk faşizminden atıp tutmak türk düşmanlığını çağrıştırıyor bana..Yazılarınız Kürt faşisti kıvamına geldi gelecek..Bu kadar çok ırktan bahsetmek ve buna odaklanmak hayra alamet değil..

Solcu ırklarla yatıp ırklarla kalkmaz,Kürt Türk politikasıyla solculuğunu öne çıkarmaz,kendi işine bakar..Bu arada solcu olmak nedir?Sizden tarif istesem ..

sevgiler

byspy
30-04-2009, 14:25
Dimi Türklüğü ön plana çıkarmanın ne mahsuru var ki, iyi de aynı toleransı başkasına gösteremezsin, o zaman Türklüğü ön plana çıkarmanın anlamı kalmaz.

Saçma olan ırksal kimlik tanımlayıp sonrasında solcu olmaktan bahsetmektir.

asıl saçma olan sizin kuruntularınız anlayamadığım şey bir bireyin hem ırksal kimlik taşayıp hemde solcu olamaması demeniz.

Yahu ben türk üm bunu reddedemem ki ama kalkıp kendi ırkımın milliyetçiliğini yapmıyorum bumudur yanlış olan ?

Aynı toleransı niye karşımdakine göstermiyim arkadaşım? Karşımdaki insanda hangi ırktan olursa olsun ister kürt,ister türk,çerkez,laz zaten kendi kimliğini reddetmesidir asıl yanlış olan.

Bakın ben ne solcuyum ne sağcıyım nede ortadayım.Türkmüyüm evet ama faşizm dediğinizde durucaksınız benim size astığım yazılara bakarsanız milliyetçi bir yaklaşım göremezsiniz ama bu sizin için de geçerli mi?

one
30-04-2009, 14:37
bugunkü dersimiz : iyi ezberleyelim kopya çekmeyelim sınavda



türk faşisti ne demektir ?

türk faşisti kart kurt la başlayıp ve ne idugu belirsiz soy demekten çekinmemiş , üstüne üstlük tarihin en sağlam dini metni olan avestadaki dilin kürtçe oldugunu pişkinlikle saklayarak kürtçe diye
bir dilinde varolmadıgını , iddia etmiş , ardından kürt örgütü kurulacaksa onuda biz kurarız diyerek abdullah öcalana örgüt kurdurup
kendi bunyesindeki türk faşizmine basamak yapmış zihniyetin adı değilse nedir ?

siz hangi vicdanla uyku uyuyorsunuz ??

şu an soruşturma kapsamında içerde olanların 30 yıl boyunca guneydoğu

halkına yapmış oldugu zulümlerin hesabını vermeyemi soyundunuz ?

nedir olay ?

diyarbakır cezaevinde olanları ne çabuk unuttunuz ?

30 yıl boyunca devleti hortumlamayı uyuşturucu ticaretini ve her türlü
kaosu n sürmesine sebep olanları bulalım 300 milyar doları(ımız) neden
çarçur oldu neden sormuyorsunuz hesabı ?

illada öcü işaret ederek poansiyel nefretleri kusmanın adresi pkk ise ;

guneydoğudaki sefaletin sebebi olan feodal sistemin başındakilere
pkk nın kurşun sıkmadıgına bakarak şunu diyebilirim
ırkçılık adı altında birbiriyle çıkar menfaatte birleşen türk ve kürt ırkçılıgını
görememek için kör olmak lazım
kürtler pkk dan hesap soramadıktan sonra hiç bir şey düzelmez

pkk kürtlerin kurtuluş örgütü degil ve olamaz ayrıca kürtlerin kurtulmayada ihtiyacları yok , kürtleri kurtaracagım diye askerle düzenli
orduyla savaşmaya kalkışan pkk yaptıgı işin baştan sakat oldugunu biliyordu

sıkıysa güneydoğudaki devletten teşvik alıp üstüne oturan istanbulda
karılarla yiyen , sıkıysa güneydoğuda uyuşturucu kaçıran feodal beylerle SAVAŞSIN ,

sıkıysa kendisine salkımı halkada talkımı verenlerin kafasına sıksın da
görelim hep birlikte ;


şimdiye kadar yaptıkları tamamen kürtlere zarar vermekten , türk milliyetçiliğini şahlandırmaktan öte bir misyonu olmayan pkk nın

anatomisine bakarak

FORUMLARDA KÜRT OLDUGUNU İFADE EDEREK YAŞADIGI KOŞULLARI
İFADE EDEN NEDEN NİÇİN NASIL SORULARINI SORAN HERKESE
IRKÇI GÖZÜYLE BAKMAYALIM ONLARA PKKLIYMIŞ GİBİ İTHAMLI TAVIRLAR YURUTMEYELİM
ÇÜNKÜ onların tüm sefaletinin sorumlusu türk ırkçılıgı ile kürt ırkçılıgının
iki ayrı taraf olarak aynı merkezden yönetilmesine karşı bir tavırdan
öte olmayabilir , olay belkide paylaşımdaki adaletsizlik , yaşam konforunun
olmayısı temelindede olabilir

bu arada

pkk kurulduktan sonra hızlı bir şekilde serveti katlananları hiç konuşmuyorsunuz hayırdır ? ucu kimlere dokunacak ? ne dersiniz ?

biliyorsunuzki paranın ırkı allahı milliyeti ırkı devleti yoktur .eeee?

evrensel-insan
30-04-2009, 14:44
Saygideger arkadaslar;

Sizlere bir sey animsatmak istiyorum.

Bundan 13 ay kadar once, ben bu siteye ilk uye oldugum gunlerde; Turkiyenin icinde bulundugu durumu ve yasanan gercekleri; her konuda ortaya koymak ve sorunun resmini verebilmek icin, yazi ustune yazilar yaziyordum. O zamanlar, sitenin "eskilerinden" bazilarindan, "bu kadar baslik acma, bu kadar yazi yazma, ne o devrim mi var?, acelen ne? " v.s. temelli elestiriler aliyordum.

Ogunden bu yana tam 13 ay gecti ve Turkiyenin ve bu site dahil; aydinlarinin icinde bulundugu ve geldigi durum ortada. Oyazilarim, cesitli basliklarda ve tarihleriyle sitede duruyor. Isteyenler goz atabilir.

Aslinda gorunen koy kilavuz istemiyor ama; tabi ki koyu gorebilene. Hala, ortak noktamiz yok; hala biribirimizi anlamamakta ya inat ediyoruz, ya da "tartismayi" "cok seviyoruz" hangisi acaba?

Ortak sorun fasizm, irkci-bolucu-soven ayrimcilik diyoruz, hala konuyu; milliyetcilik tartismasina tasiyoruz. Bunun nedenini birisi bana aciklayabilir mi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

Akhenaton
30-04-2009, 14:46
türk faşisti ne demektir ?

türk faşisti kart kurt la başlayıp ve ne idugu belirsiz soy demekten çekinmemiş , üstüne üstlük tarihin en sağlam dini metni olan avestadaki dilin kürtçe oldugunu pişkinlikle saklayarak kürtçe diye
bir dilinde varolmadıgını , iddia etmiş , ardından kürt örgütü kurulacaksa onuda biz kurarız diyerek abdullah öcalana örgüt kurdurup
kendi bunyesindeki türk faşizmine basamak yapmış zihniyetin adı değilse nedir ?



Bunlar iddia değil kanıtlardır.Dersinize iyi çalışın biraz.


siz hangi vicdanla uyku uyuyorsunuz ??

şu an soruşturma kapsamında içerde olanların 30 yıl boyunca guneydoğu

halkına yapmış oldugu zulümlerin hesabını vermeyemi soyundunuz ?

nedir olay ?


gayet rahat uyuyoruz, mesela yatmadan önce kurtuluş savaşını ve bu toprakları düşününce büyük bir huzur çöküyor.



kürtler pkk dan hesap soramadıktan sonra hiç bir şey düzelmez

pkk kürtlerin kurtuluş örgütü degil ve olamaz ayrıca kürtlerin kurtulmayada ihtiyacları yok , kürtleri kurtaracagım diye askerle düzenli
orduyla savaşmaya kalkışan pkk yaptıgı işin baştan sakat oldugunu biliyordu

sıkıysa güneydoğudaki devletten teşvik alıp üstüne oturan istanbulda
karılarla yiyen , sıkıysa güneydoğuda uyuşturucu kaçıran feodal beylerle SAVAŞSIN ,


valla yazının başını okuduktan sonra buraları başkasının yazdığını düşündüm bir an .

byspy
30-04-2009, 14:56
Saygideger arkadaslar;

Sizlere bir sey animsatmak istiyorum.

Bundan 13 ay kadar once, ben bu siteye ilk uye oldugum gunlerde; Turkiyenin icinde bulundugu durumu ve yasanan gercekleri; her konuda ortaya koymak ve sorunun resmini verebilmek icin, yazi ustune yazilar yaziyordum. O zamanlar, sitenin "eskilerinden" bazilarindan, "bu kadar baslik acma, bu kadar yazi yazma, ne o devrim mi var?, acelen ne? " v.s. temelli elestiriler aliyordum.

Ogunden bu yana tam 13 ay gecti ve Turkiyenin ve bu site dahil; aydinlarinin icinde bulundugu ve geldigi durum ortada. Oyazilarim, cesitli basliklarda ve tarihleriyle sitede duruyor. Isteyenler goz atabilir.

Aslinda gorunen koy kilavuz istemiyor ama; tabi ki koyu gorebilene. Hala, ortak noktamiz yok; hala biribirimizi anlamamakta ya inat ediyoruz, ya da "tartismayi" "cok seviyoruz" hangisi acaba?

Ortak sorun fasizm, irkci-bolucu-soven ayrimcilik diyoruz, hala konuyu; milliyetcilik tartismasina tasiyoruz. Bunun nedenini birisi bana aciklayabilir mi?

Saygilarimla;
evrensel-insan


sayın evrensel-insan bende bu başlığı 3 yıl önce mailime gelen bir yazı sebebi ile açmıştım ama durumun bu hale geleceğini hiç düşünmemiştim.Şimdi güzel söylüyorsun ortak sorun budur,evet odur ama kalkıp hiç alaksı olmadan yazdığınız yazı ile ilgisiz olarak sizi faşist yerine koysam hoş olurmu ?

neyse dediğiniz gibi bu burda kapansın zaten işleyişe zıt düşen ileti varsa dilaver abi silecektir :)

saygılar

one
30-04-2009, 15:12
Saygideger arkadaslar;

Sizlere bir sey animsatmak istiyorum.

Bundan 13 ay kadar once, ben bu siteye ilk uye oldugum gunlerde; Turkiyenin icinde bulundugu durumu ve yasanan gercekleri; her konuda ortaya koymak ve sorunun resmini verebilmek icin, yazi ustune yazilar yaziyordum. O zamanlar, sitenin "eskilerinden" bazilarindan, "bu kadar baslik acma, bu kadar yazi yazma, ne o devrim mi var?, acelen ne? " v.s. temelli elestiriler aliyordum.

Ogunden bu yana tam 13 ay gecti ve Turkiyenin ve bu site dahil; aydinlarinin icinde bulundugu ve geldigi durum ortada. Oyazilarim, cesitli basliklarda ve tarihleriyle sitede duruyor. Isteyenler goz atabilir.

Aslinda gorunen koy kilavuz istemiyor ama; tabi ki koyu gorebilene. Hala, ortak noktamiz yok; hala biribirimizi anlamamakta ya inat ediyoruz, ya da "tartismayi" "cok seviyoruz" hangisi acaba?

Ortak sorun fasizm, irkci-bolucu-soven ayrimcilik diyoruz, hala konuyu; milliyetcilik tartismasina tasiyoruz. Bunun nedenini birisi bana aciklayabilir mi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

bir huyum var bir türlü terkedemedim adam gibi adama cevap yazmak huyum
gerçi müzikoterapi odasına FRANCO faşizminin ayak seslerini taşıdınız
ama onuda bir adnan saygun yada dede efendi ile değiştirme imkanının
olabilecegini varsayarak olur böyle şeyler dedim varsayarsınız

konuya gelince :

kitleler kollektif aptallık denen herkesin aynı şeyleri düşünmesi temelinde
herkesin hemfikir oldugu bir model biliyorsunuzki ezelden beri mevcut

herkes herşeyi düşünsün ama düşünürken elini vicdaına koyup objektif olsun demekle kimsenin tavuguna kışt dememiş olacagımızıda ortaya koyalım

ancak el basılan vicdan eğer ırksal temelli ise bunun adı vicdan degildir
kişi bu durumda dış dunyadan aldıgını mukayese etmek için kendi vicdanı
yerine
kitlesel üllüzyon kaynaklı kollektif aptallık ile mukayese ve muhakeme etmeye kalkışırsa bunun adı kendine ve görüşüne yontmak

işine geleni cımbızlayıp onun üzerine haklılık gerekçesi oluşturmak gibi
mankafa bir zihniyetin katibi olur

buna kartal pençesi kavrayışı diyorlar
zaafı bul ki o zaaf denilen şeylerinde
insanlıgın olmazsa olmaz paydalarını savunan söylevlerle olan baglantısını koparılmış
aradan cımbızla çekilmiş ve anlam butunlugunden uzaklaştırılmış mantıgı sakatlanmış cümleler oldugunuda ırkçı şoven perspektifin analiz sentez
marifeti kapsamına girdigini görürüz , penceyi geçir zaafa ardından derinden parçala ne kadar vicdansızca ve acınılası bir durum ve bu tür beyin kimyalarının bu kadar dengesizlerin arasında onlardan olmamak

farkılıgın farkında olmakda ayrı bir dert ;

açıkçası referansı şovenizm olanın ne adamlıgına ne lafına saygı duymuyorum ama arada iki şefkat tokadıda koymak eğitim açısından

iyi olur

çekinmemek lazım insanlık borcunuzdur bu

evrensel-insan
30-04-2009, 15:32
Saygideger one;

Yazinizda, beni ne ile itham ettiginizi pek algilayamadim. Eger itham ettiginiz konu irkciliksa; ya siz yazilanlari anlamayacak kadar bir algisizliga sahipsiniz, ya da evrensel-insani; baska biriyle karistiriyorsunuz.

Simdiye kadar muzikoterapi odasina bir parca koydum, o da espri olsun diye; Fatih Terim'in "Ingilizce parcalamasini" biri muzik haline donusturmus, onu koydum; o kadar.

O yuzden, yazdiklarinizla ilgili bir aciklama bekliyorum sizden.

Saygilarimla;
evrensel-insan

placebo
30-04-2009, 15:35
Türk - Kürt ayrımını Türkiyede yaşayan kardeşlerin hayatının ortasına getirip atanlar ne kadar seviniyorlardır sizleri okudukça, muradımıza erdik diye..Gaza gelen Türkiye insanını içerden zayıflatmak ne de kolaymış..Siz bunlarla uğraşadurun da zorluk çıkarmayın emperyalistlere hadi bakayım.

Ben onu bilmem de,bu topraklarda yaşayan tüm kökenlerin ortak özellikleri öyle aynı ki,etnik tanımlamalar,ayırmaya çalışmalar beni sadece güldürüyor..Hepsi kolay gaza gelen-getirilen,sıcakkanlı,asabi,fevri,çalanla oynayan,kaş yapayım derken göz çıkaran tipler..Ve kendisinin olduğunu sandığı fikirlerinin, aslında dış güçler tarafından dayatılanlar olduğunun ayırdına varamayan saf insanlar..(Aman saf kelimesi de kullanmayayım he,saf ırk mı diye gaza gelirler neme lazım:D) Yedikleri içtikleri ,soludukları havanın ve kültürel ekinlerinin ortak olmasından kaynaklı bir durum..Bir de gelişmemişlik,kulaktan dolma bilgilerle eğitilmişlik olunca serde ortaya böyle tablolar çıkması kaçınılmaz oluyor tabii..

Sevgiler

evrensel-insan
30-04-2009, 15:45
Saygideger bysby;

Sizin beni ne yerine koydugunuz degil; benim ne oldugum benim bilincimdir. Benim o yaziyi yazmamdaki amac;"Bir arpa boyu" yol alamadigimizi belirtmek icindir. Yaziyi neden ustunuze alindiginizi da anlamis degilim. Siz belki o yaziyla, baslik arasinda bir bag kuramiyabilirsiniz. Ama, dedim ya; gorunen koy kilavuz istemiyor, tabi ki gorene.

Saygilarimla;
evrensel-insan

one
30-04-2009, 15:49
Saygideger one;

Yazinizda, beni ne ile itham ettiginizi pek algilayamadim. Eger itham ettiginiz konu irkciliksa; ya siz yazilanlari anlamayacak kadar bir algisizliga sahipsiniz, ya da evrensel-insani; baska biriyle karistiriyorsunuz.

Simdiye kadar muzikoterapi odasina bir parca koydum, o da espri olsun diye; Fatih Terim'in "Ingilizce parcalamasini" biri muzik haline donusturmus, onu koydum; o kadar.

O yuzden, yazdiklarinizla ilgili bir aciklama bekliyorum sizden.

Saygilarimla;
evrensel-insan

sizi itham etmiyorum
sadece yazıyorum siz sordunuz bende bir bakış attım şövenizmin doğasına

evrensel-insan
30-04-2009, 15:54
Saygideger one;

Benden, alinti yaptiginizi gorunce, yazinizi benim dusuncelerime yonelik sandim. Aciklamaniz icin tesekkurler. Ayrica "yanlis anlasilma" icin de; kendi adima ozur dilerim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

one
30-04-2009, 15:57
Saygideger one;

Benden, alinti yaptiginizi gorunce, yazinizi benim dusuncelerime yonelik sandim. Aciklamaniz icin tesekkurler. Ayrica "yanlis anlasilma" icin de; kendi adima ozur dilerim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

adam gibi adama yazarım demiştim bakın beni haklı çıkardınız teşekkür ederim :)

boğaziçi
30-04-2009, 16:12
bu harita yeni degil ki 1896 yilina ait abd nin haritasi var...(sozde)kurdistan sinirlarini ta o zamanlardan belirlemis....

mhmd
30-04-2009, 17:16
''bu ıspazmoz dolu hezeyan'' sonrasındaki hissiyatlarını hiç merak etmiyorum.

Gerçi bize değil ama olsun. Biz de zaten istendiği şekliyle yazmıyoruz. :)

Bu hezeyan iki yönü ile yanlış iki yönü ile doğrudur.

Doğruları ile başlayalım da önce sinir katsayımız artsın.
1. Sözü edilen şey (Kürdistan) bir coğrafyanın adı ise doğrudur. Tarihi biraz karıştırdığımızda İran Kürdistanı, Irak Kürdistanı lafızı her daim karşımızdadır.
Osmanlıda da aynı bölge birkaç değişik şekliyle bile yine Kürdistan olarak belirlenmiştir. Bir zamanlar Kürt lafı bile kavga ve linç girişimlerine gebe idi bu coğrafyada. Şimdi devlet eli ile Kürt kanalları açılabilmekte belki gelecekte Enstitüler kurulacak devletler bunların varlığı ile değil yokluğu ile zaafa uğrar.

2. Sözü edilen şey, üstünde yaşayan insanların tercihleri ise yine doğrudur. Gönlünüzden geçti diye oy verilmemiştir bu bölgede. Belki zorla ama ırksal oy toplanmış bu da ezici olarak DTP sempatisi olarak görülmüştür. Bu bölgede yaşayan insanların tercih sınırları bunlardır.

Yanlışları;
1. Sözü edilen şey yeni bir oluşum ise yanlıştır. Hiçbir yeni oluşum oyla olmaz kanla olur.
Kürdistan diye bir ülkenin varlığı oluşturulsa dahi Türkiye Cumhuriyeti'nin bu oluşuma bir karış katkısı olamaz. Bu yüzden sınır belirlenmesi baştan yanlış. Bu yanlışın kastı buysa, hukuki boyutu da derhal işletilmelidir.

2. İnsanların siyasi tercihleri her daim değişgendir. Bu yüzden buna sınır demek yanlıştır.
Dün AKP ve daha geride iktidara verilen oylara bakınca, -Burası bu partinin sınırıdır ya da coğrafyasıdır denemez. Bir dönem için alınan oylar hemen ertesinde tersyüz olabilir.
Antalya, örneği herkese ders olmalıdır.

Akhenaton
30-04-2009, 17:27
Harita çizecek adam daha doğmadı diye biliyorum.:):):)

byspy
30-04-2009, 19:05
sayın evrensel sizin yazıyı ortaya bıraktığınızın farkındayım,benim yaptığım beni de kapsayan bölümünü alıp evet tartışmalar gereksiz demek ti ve yine içinde bulunduğum durumu ifade edip size hakvermemdi.

inanın sevgili evrensel ben sizi bişeyin yerine koymaya çalışmıyorum böyle anlaşıldı ise affola ama anlamadığım şey başlık kürt sorunu değilmi madem ki görünen köy klavuz istemiyor tabiki görene siz gören insan bu başlıkla nasıl bir bağ kurmam sizin için uygun olurdu acaba?

evrensel-insan
30-04-2009, 21:03
Saygideger byspy;

... sizi fasist yerine koysam hos olur mu?- byspy-

Bu konunun sakasi bile yapilamaz. Hele benim gibi; tum insanlari bir birlik beraberlik ve butunluk icinde tutmak isteyen, bir dusunceye, yapilabilecek en buyuk "saygisizlik"tir. Ama, en azindan boyle bir niyetiniz olmayisini aciklamaniz icin tesekkur ederim. Ustelik dediginiz gibi, sizin nickinize yonelik hicbir ima da yoktu.

Sizin bu basligi acmaniz, sizi olanlardan sorumlu tutmaz. Cunku baslik; site yazar ve uyelerine acilir, herkeste kendi dusuncesini belirtir. Ustelik konuda da "alinacak" bir durum yok. Cunku yazdiklarimin hepsi gercek.

Benim o yaziyi yazmamdaki nedeni de, yine alinti ile vereyim.

Benim o yaziyi yazmamdaki amac;"Bir arpa boyu" yol alamadigimizi belirtmek icindir. -e.i.

Umarim, mesele acikliga kavusmustur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

byspy
30-04-2009, 21:31
mesele açıklığa kavuşmuştur sayın evrensel benim ordaki deyimim size değildi tahmin ettiğim gibi yanlış anlaşılma olmuş tekrar affola

Mutezile
30-04-2009, 21:52
* Türkiye üzerinde değişik emelleri olan 'Batının', emperyalist düşüncenin, muhtelif harita çalışmaları gerçekten de, daha genç cumhuriyet vücuda gelmeden başladığı bilinen gerçektir. Arkadaşların bu konuya işaret etmesi de son derece isabetlidir.

* Bir kaç belediye başkanlığı almakla 'toprağı alıyor almak' sanrısı hezeyan kelimesinin haricinde ancak başka bir kelime ile ifade edilir ki; ben onu söylemiş olmaktan şimdilik imtina ediyorum.

* Büyük Millet Meclisi önünde TÜM MİLLETİN vekili sıfatını alanlar anlaşılan kendilerini tüm milletin değil; belli bir cenahın vekaletini almış olarak mütalaa ediyorlar.

* Yine; Büyük Millet Meclisi önünde haysiyet ve onur yeminini vatana, üniter devlete, cumhuriyete sadakat ve bağlılık temelinde etmiş olanlar, bu yemini etmemiş mi sayıyorlar?
Burada da söylenecek asıl sözleri şimdilik telaffuz etmeyelim.



ALINTI 1:''1. Sözü edilen şey (Kürdistan) bir coğrafyanın adı ise doğrudur. Tarihi biraz karıştırdığımızda İran Kürdistanı, Irak Kürdistanı lafızı her daim karşımızdadır. ''

Bu cümleyi yazan arkadaş, alevi, çerkez, ermeni vs vs asıllı vatandaşların ekseriyet teşkil ettikleri 'coğrafya' ile ilgili adlandırma önerileri var mıdır?

Ben hemen Tunceli için bir öneride bulunarak başlangıcı yapayım ki hayal gücünü çalıştırması kolay olsun (Alevistan?!)


ALINTI 2.''Onemli olan; bu Anadolunun yapisinin korunmasidir. Bu da cok aciktirki; mikroayrimciliga karsi; antiayrimciliktir ama bir sartla; Anadolunun tum farklarinin farkina varmak sartiyla. ''

Bu farkların farkına varmanın somut tezahürü nedir?

evrensel-insan
30-04-2009, 22:18
Saygideger Mutezile;

Cok basit. Kisilerin kendilerini nasil tanittigini dinliyerek. Bu isin ben istatistiki bilgileri oldugunu da biliyorum. Ama konu toplumsal degil; kisisel olarak ele alinirsa; bu farklarin farkina varmanin hak ve ozgurluklerle ve bu hak ve ozgurlukleri koruyup, kollayacak olan; sivil ve kanuni kuruluslasrla da desteklenebilir.

Ilginctir, dun gece; Kanal B'de; Hatay ve Antakya daki; her turlu dini kokensel mozayigin, yillardir nasil bir arada; birbirlerine saygi gostererek beraberce ve huzur icinde yasadiklarini, goruntuleriyle anlatiyordu. Sayginin duzeyi oyle buyukki; birbirlerinin dini gun ve bayramlarini kutluyorlar. Museviler, hristiyanlar, sunniler, v.s. Hatta, bir ara can sesi ile, ezan sesi biribirine karisti.

Iste Anadolunun gercegi budur. Bu gercek herkesin iradesinden bagimsizdir. Her farkin kendi farkini korumasi da; baska farklari koruyup kollamasindan gecer.

Su anda; cogu kendisine aydin diyen kesimde bile olmayan bu bilinc; tarihin gercekleri temelinde Anadolunun yasam sarti olmus. Avrupa'da insanoglu bu bilince ulasabilmek icin; en az 300 yil harcamis. Halbuki, Anadolumuz, bize bu bilinci dogal olarak sunuyor. O acidan, bunun bilinc bile olmasinin bir geregi yok, Anadolu'da bu yasamin bir gercegi olmus, ta 1960'lara kadar.

Ne olduysa; bu dogal bilinc 60 ihtilali ile gerilemeye baslamis. Bugun artik, yeni nesilde, ben bu dogal bilincin oldugunu goremiyorum. 1970 dogumlular ve sonrasinin, bu bilinci yeniden kazanmasi ve oncesinin de bu bilinci hatirlamasi gerekiyor.

Somut tezahurmu? "Kardesim hangi milli-dini kokene aitsin, sen? sorusu bile yeterli.:rolleyes: Aslinda, o na da gerek yok. Kisilerle, bir arada bulun yeter. Bu konuda bana; bir ornegini de; mhmd, arkadasimiz verdi. Kendi yasadigi yer.

O gunlerde; antiayrimcilik, kendi kendine tezahur ederken; tarih bizi geri goturmus, artik bunu bizim telafuz etmemiz gerekiyor.

Aslinda; bunun bir bilinc degilde; dogal bir tarihi birikim oldugu da ortaya cikiyor. Nasil mi? Eger bu bilinc bilincli olarak yerlesmis olsaydi! o zaman, soros'un mikroayrimciligi Turkiye'de "ekmek bulamazdi"

Saygilarimla;
evrensel-insan

qw19
30-04-2009, 23:23
Sol milliyetçi olamaz, enternasyonalisttir de ondan. Elbette ki teorik olarak bu böyledir, uygulamada yani yaşamda yani pratikte milliyetçi, yayılmacı sosyalist yapıların örnekleride vardır.

Temel tanımlardır bunlar. Siz temel tanımları bilmiyorsunuz ve hayallerinizdeki yada kulaktan dolma bilgilerle tartışmaya çalışıyorsunuz. Sıkıntımız burada başlıyor.

Dilaver sizlere temel tanımları öğretsin, sonra ben hem milliyetçiyim hem de solcuyum diyin, çünkü kendi kendinize bir şeyler okuyup öğreneceğiniz yok. Hoş oda oportünizmi anlatır ya, gene de hiç yoktan iyidir.:)

Bakın arkadaşlar konuşma dilinde her baskıyı, şiddeti faşizmle adlandırıyorsunuz ki bu yanlıştır. Faşizmi kapitalizmle ilintilendirmek zorundasınız, bunun aksi doğru değildir.

Kürt milliyetçiliği için şovenist demek doğru olur, ama faşist demek gereksiz misyon yüklemektir.

Akhenaton
30-04-2009, 23:32
Sol milliyetçi olamaz, enternasyonalisttir de ondan. Elbette ki teorik olarak bu böyledir, uygulamada yani yaşamda yani pratikte milliyetçi, yayılmacı sosyalist yapıların örnekleride vardır.

Temel tanımlardır bunlar. Siz temel tanımları bilmiyorsunuz ve hayallerinizdeki yada kulaktan dolma bilgilerle tartışmaya çalışıyorsunuz. Sıkıntımız burada başlıyor.

Dilaver sizlere temel tanımları öğretsin, sonra ben hem milliyetçiyim hem de solcuyum diyin, çünkü kendi kendinize bir şeyler okuyup öğreneceğiniz yok. Hoş oda oportünizmi anlatır ya, gene de hiç yoktan iyidir.:)

Bakın arkadaşlar konuşma dilinde her baskıyı, şiddeti faşizmle adlandırıyorsunuz ki bu yanlıştır. Faşizmi kapitalizmle ilintilendirmek zorundasınız, bunun aksi doğru değildir.

Kürt milliyetçiliği için şovenist demek doğru olur, ama faşist demek gereksiz misyon yüklemektir.


Sol milliyetçi olmazsa , sadece gölgesiyle dövüşür. Kaldı ki, Rusyanın icraatları ortadır.Türki cumhuriyetleri donuna kadar rus yapmaya çalışmıştır.

Milliyetçi olmayan yapıların teori ve pratik olarak uygulayabilecekleri dünya üzerinde bir ekonomi politiği şu dakikaya kadar yoktur.

Ha yazılırmı...Allah büyük..:)

Milliyetçilik ve sosyalizm tarih sahnesinin bir çok yerinde vardır ki, buna sadece batının jenerik tarih ve sol anlayışı içerisinde raslanmaz.Çünkü teze anti-tez mantığı ile geliştirilen jenerik dünya karşıtların birliğinden habersiz, dünya tarihini bilmez.

Faşizm demek gerek kapitan gerekse proleter yönetimin olmazsa olmazıdır. Paris Komünü niye son buldu diye sorarlar bak.:)

Öncelikle M_L ye sol demeyelim, M_L solu temsil etmez ve genellenemez.

parmis
01-05-2009, 00:24
E... Bravo tum dünyada sınırların kalkmasının istendiği bir zamanda yeni sınırlar çizmek... Ayrılıkçı,bölücü kararlar almak.. Bu topraklar hepimize yeter; hepimizi besler... Savaş terör olmadan analar bu uğurda ölen evletlarının acısıyla bağrını dövmeden kanlı göz yaşları dökmedende yaşanabilir.. Biliyormusunuz gerçek kaybeden kim; bu eylemlerde bu uğurda.. Anneler Kürt anneler,Türk anneler inanın hepsinin duyduğu acı aynı yakıcılıkta yok biri birlerinden farkları onlar anne...

saygılar...

Parmis Güneşin_kızı

Not: ne alaka dediğinizi duyar gibiyim var işte alakası insani acıların, acıtılmışlıkların birde böyle bakın olaya

evrensel-insan
01-05-2009, 00:30
Saygideger parmis;

Kimse "ne alaka" diyecek kadar "vicdansiz" degil. Hatta, senin bu dedigin olay; ayni anne de yasandi. Bir oglu terorist, bir oglu asker. Nasil ayirabilirki; iki oglu biribirinden? ANNELER, AYIRMAYI BILMEZ. BIRLESTIRMEYI BILIR.

Saygilarimla;
evrensel-insan

parmis
01-05-2009, 00:39
saygıdeğer Evrensel- İnsan,

İşte bende bunun altını çizdim ve seslendim Türklere, Kürtlere annelere kıymayın beyler.... İnsana kıymayın beyler...

saygılar..

parmis Güneşin_kızı

placebo
01-05-2009, 00:40
Sol milliyetçi olamaz, enternasyonalisttir de ondan. Elbette ki teorik olarak bu böyledir, uygulamada yani yaşamda yani pratikte milliyetçi, yayılmacı sosyalist yapıların örnekleride vardır.

Temel tanımlardır bunlar. Siz temel tanımları bilmiyorsunuz ve hayallerinizdeki yada kulaktan dolma bilgilerle tartışmaya çalışıyorsunuz. Sıkıntımız burada başlıyor.

Dilaver sizlere temel tanımları öğretsin, sonra ben hem milliyetçiyim hem de solcuyum diyin, çünkü kendi kendinize bir şeyler okuyup öğreneceğiniz yok. Hoş oda oportünizmi anlatır ya, gene de hiç yoktan iyidir.:)

Bakın arkadaşlar konuşma dilinde her baskıyı, şiddeti faşizmle adlandırıyorsunuz ki bu yanlıştır. Faşizmi kapitalizmle ilintilendirmek zorundasınız, bunun aksi doğru değildir.


Kürt milliyetçiliği için şovenist demek doğru olur, ama faşist demek gereksiz misyon yüklemektir.

Anlıyorum..Ben apolitiğimdir ve sağolun ki hepinizin sayesinde burada öğreniyorum bazı şeyleri .

Ama sizin eski yazılarla son günlerde yazdıklarınız arasında bir dengesizlik ve tutarsızlık var..Acaba yeni bir rota mı çizdiniz ya da bir strateji mi belirlediniz acaba?..Sargon'la da boşu boşuna tartışmışsınız o zaman yazık...Geçmiş yazılarınızdan bir kaçını getirip buraya asmak isterdim ama sonra üşendim ..Hatırlıyorum,gerginliğin nedenleri adlı başlığınız; Kürt ve Türklerle ilgili bazı söylemlerin faşist damgasına sebebiyet verdiği hakkında bir şikayet yazısıydı ..Kendinize yapılmasını istemediğinizi şeyi başkasına yapın.Çok zevkli oluyo dimi?:D..Şikayetlerinizin tersine ağzınızdan faşist lafı düşmez oldu..


Ben sizin yazılarınızı takip ederdim öğrenme amaçlı ve faydanız dokunurdu açıkçası, şu sıralar tersiniz dönmüş gibi..Bende sizden bir şeyler öğreniyorum diye takip ederken aniden kafam karıştı ve neyi iddia ettiğinizi ve neyi savunduğunuzu artık anlayamaz hale geldim..Eminim fikriniz oturunca yazılarınız yine aynı heyecanla okunur hale gelecektir..

sevgiler

K.C.
01-05-2009, 00:56
Farz edelim ki birşeyler değişti... harita gerçek oldu.
Neler çözüme kavuşmuş olacak. Hem Türkiye için hem de kürtler için?

edit: Mesela Türkiye sınırları içinde yaşamakta olan Kürt'ler Kürdistan'a gidip yerleşecek mi?

meaculpa
01-05-2009, 01:49
Sol milliyetçi olamaz, enternasyonalisttir de ondan.

Bir ben mi anlıyorum bu adamcağızın sözlerini!

Sol milliyetçi olamaz. Olursa da bugün kü sol kanadın ulusalcı-milliyetçi söylemleri ile ile solun adı batar da rezil olur işte böyle. Teorik anlamda varsayılan ve bir cok kez mucadelelerin içine cekilen temel esaslar bile sol adına yamultulmuş vazıyette.

Devlet yapılarını, amerikayı, avrupa birliğini, imf i, ve emperyal manada her türlü oluşuma eleştirel yaklaşımları olan yada eleştirel olmak zorunlulugunu halkı esas alarak yapan-yapması gereken sol bugün milliyetci-ulusalcı söylemlerle bir çok fark ortaya koymakta. Devleti koruyacagım diye, devletin güvenliğini muhafaza edeceğim diye var olan sorunlar bile yastık altı edilir vaziyette. Özellikle de sol cenahın önemli argümanlarını oluşturan sosyal adalet anlayısı adına tam bir erteleyiş ve hatta yok sayma faal durumda.

Devlet korunmayacakmı?
Benim serzenişim bu minvalde değil. Solun işlevselliği devletin eksik olan yanlarını iyileştirmekte yani o devleti iyiye dönüştürmekde olmalı. Mevcut aksaklıklar ile yanlıs uygulamalar sahibi bir devleti yada iktidarı sadece milliyetçi esaslara bagımlı kalmak şartlanması ile korumak kusura bakmayın ama enayiliktir. Döner dolaşır o hata yine bizi bulur. Devlet dediğimiz bizim için var olan bir sistemdir. O zaman aksaklıkları ile korunması degil. dönüştürülmesi gereken bir yol üzerinden iyileştiriecek bir sistem olabilir.

Solun çıkışı genel itibari ile topluma ragmen toplumun refahı için hareketlenmek değilde neydi... Şimdi durum ters düz olmuş vaziyette. Sol yüzünü devlete dönüp halktan yüz cevirmiştir. Sormazlarmı hani sizin işsizlik, yoksulluk, eşitsizlik, sosyal adalet arayışı adına ortaya koydugunuz onca umdeniz diye...Bu adımlar demokratikleşme hedeflerinin önünü tıkayan tamamen korku unsurları ile kamçılanan aman da aman koruyalım mantıgına bagıl parametlerdir. Aman koruyalım devleti... İyi de bunca yanlışı nasıl görmezden gelecegiz de, mevcut yanlışlarla yanlışı savunma yüreksizliğini göğüslenecegiz.

Sola milliyetcilik bulanırsa o zaman sınıf temelinde kurulması gereken kimlikleri kim örtbas edecek. Ne olacak benim işçime, emekçime, köylüme, ezilen halkıma... Ne olursa olsun aman devlet korunsun mu diyecegiz. Millietcilik bulanırsa sola kim kalkıp da ötekileştirme yok- olmayacak-olmuyor diyebilir. Kim kendini kandırabilir bu komik söylemlerle. Solcu adamın toplum içinde yaşayan insanların etnik kökenleri ile ne işi olur allah aşkına. Bireysel hak ve özgürlükler diye yola cıkılan eşitlik üzerine vaazlar veren o sol hangi kapı ardına sıkışır kalır.

Şu an karşımızda milliyetci-devlet merkezci bir sol var. İstenilen, olması gerekenin tam aksine...Hiç bişey üretemeyen, abidik gubidik, suya sabuna dokunmadan ifa edebilecegi bir kac eleştiri ile kendini sol sanan bir hayalet...

Ab ye uyum, abd sömürüleri, kürt sorunu, imf handikapı, bop, sosyal eşitsizlikler, bireysel hak ve özgürlüklerin adam gibi yaşatılmasını bırakın tartısılmasının bile mümkün olmadıgı, siyasal anlamda bi sürü sorun, işsizlik, ekonomik bunalımlar...İşte Türkiye tablomuz içsel ve dışsal... Bunca sorunun içinde aranılan şey özgürlükler ve demokratikleşmeye aşık bir sol... Gelin görün ki o da yar dediklerine ihanette...

pervane
01-05-2009, 02:07
Farz edelim ki birşeyler değişti... harita gerçek oldu.
Neler çözüme kavuşmuş olacak. Hem Türkiye için hem de kürtler için?

edit: Mesela Türkiye sınırları içinde yaşamakta olan Kürt'ler Kürdistan'a gidip yerleşecek mi?

Sevgili K.C, bir şeylerin değişmesi, yani bu kadar ciddi bir değişimin gerçekleşmesi farazalar ile olmayacağı gibi, eger döngü bunu zorunlu kılacak ise de burda bizim kendimizi paralamamız bu sonucu değiştirmeyecektir. Bunun kararının ne Kürtlere, ne de Türklere verdirilmeyeceği konusunda herkes hem fikir ama ögretiler bu itirafı insanın kendisine yapmasına bile müsade etmiyor...
Diyelim ki birşeyler değişti dünyanın sonu mu gelecek? dünyada şimdiye kadar hiç gerçekleşmemiş olan bir son ile mi karşı karşıya kalacağız? Tarihte hiç bölünen ülke olmamış mı bugüne kadar? Bu başlığın ülkeyi bölmemek adına bir tavır olduğunu hiç inandırıcı bulmuyorum. Tek neden pastadan payın ne kadarının insanın kendisine düşeceğidir. Bölünürse kaynaklar paylaşılacak herkes payı ile baba evine dönecektir. Payın oranı önemlidir. İç ve dış uygulamalar ülkeyi bu gün bu gerçek ile karşı karşıya bırakmış, Türkiye şu anda çatlak bir birliktelik sürdürüyor. Ya evliliği onarıp her şey unutularak devam etme kararı alınacak, ya da boşanma gerçekleşecek. Tek çözüm de bu aşamada budur. Laf ile söz ile bölünmeler engellenseydi koskoca imparatorluklar hala varlığını sürdürürdü. Üfürmelerle, asmalar kesmeler ile ülke kurtarmalar ne yazık ki eski hükmünde değil. Yoksa sınırların yerini bilmeyen insanların burdan onları koruduğunu zannetmesi kadar kolay bir şey yok.
Kürtlerin kürdistan sınırları içine gidip yerleşecekleri ise bir hayaldir. Ekmeğin olduğu yere vatan denilmeye başlanalı çok oldu...

pante
01-05-2009, 02:14
Sol milliyetçi olamaz. Olursa da bugün kü sol kanadın ulusalcı-milliyetçi söylemleri ile ile solun adı batar da rezil olur işte böyle. Teorik anlamda varsayılan ve bir cok kez mucadelelerin içine cekilen temel esaslar bile sol adına yamultulmuş vazıyette.

Elbette sol, milliyetçi olamaz.
Bunu savunan yok zaten. Varsa da henüz yazmış değil.
Yapılan çarpıtmadır. Ulusal birliği savunanların, yurtseverlerin milliyetçi görülmesidir.
Halbuki milliyetçilik çok daha geniş, çok daha farklı bir kavramdır.
Ucu şovenliğe, faşistliğe, ırkçılığa kadar gider.
Sol enternasyonalisttir. Ama yurtsever olmayan bir insan enternasyonalist de olamaz. Yurtsever olmayan bir insan halkçı da olamaz. Enternasyonalizm ile Kozmopolitizm'in farkı budur. Kozmopolitist liberal anlayışı enternasyonalizm diye yutturmaya kalkışan ve böylelikle anti-emperyalist yapıyı, yurtsever yapıyı çökertmeyi amaçlayanlar var. Aradaki farkın turnusol kağıdı yurtseverliktir. Yurseverliği milliyetçilik olarak nitelendirenlerin ise kozmopoliten elitler faşizmine kayması olasılıklar dahilindedir.

meaculpa
01-05-2009, 02:37
Birşey mi kaçırıyorum ben...

Bugün kü solu, olması gereken sol ile kıyaslayarak bişeyler yazdım. Ve bu sol cenah çoğu zaman kendini ulusalcı diye tanımlayan insanların buluşma noktası haline gelmiş vaziytte. Şimdi bu ayrımı benmi yapacagım yoksa gördüğüm algıladıgım tablo üzerinden mi konuşacagım... Solu bu hale getiren kim?

Milliyetçilermi?

Ulusalcılarmı?

Aradaki farkı zaten hiç sormuyorum çünkü son bir kac yıldır hala tatmin olamamış yanıtların karmasasını tasıyorum. Aradaki fark ırkcılık kavramı deyip de, komşusuyla bile ırkçı temeller üzerinden ilişkiler kuran insanların ulusalcıyız etiketleri nerde nasıl ölçülebilmekte...Buram buram milliyetçilik. Bence ulusalcıyız diyenler de ne ile nerde ne kadar milliyetcilik tasıdıklarını görmüyorlar. Yaptıkları şey kötü kaka bir kavram olan milliyetciliğin yumusatılıp yasatılması. Vardır elbet bireysel anlamda karşı cıkışlar yada ayrılıklar milliyetcilik kavramından ama bugün benim nazarımda bir zümreyi körü körüne muhafza edebilecek ve var olan yanlıslarla sırf devletin güvenliği muhafza olsun diye bir yerlere bagımlı kalabilecek hiç bir anlayış dogru değildir. Bunlar olmadan yurtseverlikde, halkçılık da çok daha rahat ve eleştirel yaklaşımlarla var edilebilir.

dilaver
01-05-2009, 02:43
Ne kadar çok faşizmden bahsediliyor. Her iki lafın biri faşizm ya da şovenizm. Solculuk lafını oldum olası sevmemişimdir, o kadar ayaga düştü ki. Ben devrimciyim. Amacım ise siyasi erki emek lehine ele geçirmek. Siyasi devlet mkanizmasını tüm kurumlarıyla parçalayıpp yerine emekten yana bir devlet mekanizması inşa edebilmek.

Bana göre solculuk budur, ya da ismine devrimci diyelim ve bol bol slogan atmadan safları netleştirip nerede durdugumuz belirleyelim.

Bu mücadelede tek bir kıstas vardır emekten yana olmak ve burjuva devlet mekanizmasına karşı olmak. Burjuvazi terörünü ve baskısını bu mekanizma ile sürdürüyor çünkü.

Bu mücadelede tek ittifak vardır. Sınıf ittifakı. Yoksulların ittifakı. Bu da strateji ile belirlenir. Mücadelenin temeli mülkiyeti toplumsallaştırmaktır. Öncelikle bunda hem fikir miyiz ona bakalım.

Bu mücadelede cinsiyet, milliyet, köken ayrımı olmaz. Düşman tektir. Egemenlerin siyasi aygıtı. Bunda mutabıkmıyız ona da bakalım.

Devlet konusunda mutabık degilsek boşunuza kendinize devrimci demeyin . Zaten denmiyor ya, uyduruk bir sol kavramı aldı başını gidiyor.

Bu mücadelede herhangi bir milliyetin üstünlügü olamaz. Her hangi bir milliyetin lafzını eden direkt milliyetçidir. Başka da bir açıklaması olamaz.

Vatanseverlik bir devleti yıkma hedefi güttügü için vatanseverliktir. O devletin baskı altında tuttugu tüm sınıflar mücadelenin içinde oldugu için ve o devleti ortadan kaldırabilmek için tüm sınırlar içinde yaşayan sınıfların güç birligi gerektigi için vatanseverliktir. Yoksa emegin amacı tüm sınırları ortadan kaldırmaktır, yeni sıınırlar yaratmak degil. Vatan denilen sınırlar içindeki emekçilerin birligi şart oldugu için vatanseverliktir.

Devlet mekanizması ortadan kaldırılıp yerine işçi-köylü diktatörlügü kurulduktan sonra emekçiler için o devletin isminin ne olacagının hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur. İsterseniz Türkiye Sosyalist Cumhuriuyeti deyin, İsterseniz Anadolu Sosyalist Cumhuriyeti deyi, isterseniz Kürt ve Türk Sosyalist Cumhuriyeti deyin ya da başka bir isim deyin. Çünkü emek için Türk, Kürt, Ermeni vs olmanın hiç bir önemi yoktur ve olamaz.

Meaculpa solun amacı devleti iyileştirmek olmalı demiş , son derece yanlış. Gerçek solun, yani devrimci solun amacı devleti dönüştürmek olmalı. Ama o kadar kokuşmuştur ki bu mekanizma, onu ortadan kaldırıp yenisini kurmak olmalı.

Bu başlıkta gelişen tüm tartışmalara bakıyorum. Kürtler zaten yok tartışmanın içinde, yani ayrılıkçı Kürtler yok. Ancak dikkat ederseniz tüm mesele devleti savunma noktasındadır.

Arkadaşlar devleti ortadan kaldırıp, işçiden, ezilenden, yoksuldan, emekten yana yeni bir devlet yaratmaya var mısınız. Temel mesele budur. Yoksa var olan devlet mekanizmasını mı savunuyorsunuz. Buna açık yüreklilikle cevap verebilecek var mı.

Bu soruya verilecek cevap tüm bu sayfadaki tartışmanın da özünü oluşturuyor. Olay hükümet degil devlet meselesidir. Teröristler yok edilsin kabul ediyorum. Peki en büyük terörist olan devlet ne yapsın. Ona karşı ne yapalım. Tüm teröristleri yok etmek ise amaç, en büyük terörist ve militarist güçten başlamak dogru degil mi.

İşte şimdi meselenin özüne gelmiş durumdayız. Yarın devlet gene askeri ile polisi ile ordusu ile emekçinin karşısında saf alacak. Sizler gene bunu Akp hükümetine baglayacak ve devletin işlevini gözlerden gizlemeye çalışacaksınız.

saygılarımla

evrensel-insan
01-05-2009, 02:52
Saygieger arkadaslar;

21. yuzyilda, artik bu sekilde kesin ayrimlar koymak mumkun degil; Bugun fasizmi savunan komunistler var. Isin baska yonu; milliyetcilik; din gibi; kisinin kisiligini belirleyen degerlerinden biridir. Sol veya sag ise, ki onlarin da bugun artik hukmu yok, bir siyasal bakis acisidir.

Dolayisiyle, kisilerin kimliklerini olusturan inanclarla, ki din ve milliyet, siyasi ideolojileri biribirine karistirmamak gerekir. Enternasyonalist olmak ise; milliyetciligi, dunya capina tasimaktir. Tabi hangi siyasal ideoloji ile bakildigina bagli. Bugun fasistler bile enternasyonalisttir.

Aslinda, en buyuk hata terimlere takili kalmaktir. Bu terimlerin icerigi ve tanimi; dunyanin icinde bulundugu ideolojik doneme gore degisir. Tanimi yapanda; mutlaka kendi subjektif bakis acisiyla tanimi yapar. Herhangibir soyut kavramin; "tanimi sudur" diyemezsin. Sadece su bakis acisina gore; boyle tanimlanir, dersin. Bugun sag ile solu ayiran cizgi ortadan kalkmistir. Ayni, fasizm ile komunizm cizgisinin ortadan kalktigi gibi.

Sonucta hepsi nihilizmin urunudur ve cikis kokenleri aynidir. Nelerin mi, tum iktidar ac siyasal rejimlerin; fasizm, sosyalizm, komunizm, anarsizm, terorizm, gerilla hareketi. Bugun butun bunlar artik ic ice gecmistir. Zaten o yuzden de; hangi koldan gelirse gelsin; emperyalist zihniyet hem hepsini destekler, hem hepsinden toplumlari korur gozukur, hem de bunlari kendi icinde hem besler, hem de biribirine dusurur.

Hepsinin ortak bir noktasi vardir. AYRIMCILIK VE IKTIDAR.

Onemli olan kisinin" ben -istim" demesi degil; bu dediginle neyi ifade etmek istedigidir.

Oyuzden, 18. yuzyildan kalma; milliyetciligin kisilik kimligi ile; siyasal-sosyal-toplumsal ideolojik inanclari biribirine karistirmamak gerekir.

Dunya da, bugun iki kutupvardir. Ya ayiracaksin, ya da farklari bir arada tutarak antiayrimci olacaksin. Iste siyasetteki kutup budur. Her emperyalist ulke; kendi ulkesinde; antiayrimciligi benimserken; disarida; mikro ayrimciligi korukler. Dolayisiyle EMPERYALIZM HEM MILLIYETCIDIR, HEMDE, ENTERNASYONALISTTIR ve KENDI ULKE BUTUNLUGUNU KORUR. BASKA ULKELERI DE; BOLUP, PARCALAR. Cunku ikiside cikarinadir. Biri ulke cikari, ulkesinin butunlugu, digeri; ekonomik cikar, kendi disindaki ulkeleri bolme.

Emperyalizmin bu iki yuzunu ve kaypakligini cok iyi algilamak gerekir. Cunku bu iki yuzluluk; tum siyasal-sosyal-toplumsal ideolojileri bunyesinde toplar. Bu temelde de; emperyalizm; ic iliskilerde halkini korurken, dis iliskilerde halklari boler ve parcalar.

Bugun zaten, bilhassa yurtseverlik, 17. hatta 16. yuzyilin ideolojisidir-patriotizm-

Dolayisiyle olay aciktir. Emperyalist olamayan ulkeler yani Turkiye icin cozum; emperyalizmin, mikroayrimci politikasina boyun egmemesidir, tabi gucu yettigi olcude. Bunu onleyecek tek seyde; ulkenin halklarinin birligi ve butunlugudur.

Iste burda, emperyalizmin emir kulu olan iktidarlar; bu birligi degilde; aksine mikroayrimciligi koruklerler. Bu mikroayrimcilikta; kisilerin direk kimliklerine, yani dini ve milli kokenine yoneliktir. Sen iktidar olarak; bu farklarin birligini saglamaz da; emperyalizmin usagi olursan; geriye; ulke icindeki aydinlarin ve elit cevrenin; hukumete ve iktidara karsi; tum dini-milli kokenleri birlestirmesi kalirki; bu da ancak, farklarin hak ve ozgurluklerini verirsen mumkundur. Aksi kacinilmaz, bolunmedir ve mikro ayrimciligin islerligidir.

Iste Turkiye'de de olan budur. Cunku Turkiye, emperyalist olamadigi icin; bu iki yuzlulugu oynayamamaktadir. Tarih te bize bu iki yuzlulugu oynayamayan ulkelerin sonunu gostermistir. Iste Yugoslavya, Iste, SSCB, ya da dis mudahele ile bolunen Irak, Kosova v.s.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
01-05-2009, 02:57
Birşey mi kaçırıyorum ben...

Bugün kü solu, olması gereken sol ile kıyaslayarak bişeyler yazdım. Ve bu sol cenah çoğu zaman kendini ulusalcı diye tanımlayan insanların buluşma noktası haline gelmiş vaziytte. Şimdi bu ayrımı benmi yapacagım yoksa gördüğüm algıladıgım tablo üzerinden mi konuşacagım... Solu bu hale getiren kim?

Hangi sol?
CHP-DSP'den bahsediyorsanız haklısınız.
Ama onları sol saymıyor, sosyalist parti ve örgütlerden söz ediyorsanız yine haklısınız ama onlardaki ulusalcılığın adı Kürt ulusalcılığı olmuş. UKKTH'dan başka birşey gevelemiyorlar.

Solu bu hale getiren kim?

Milliyetçilermi?

Ulusalcılarmı?

Aradaki farkı zaten hiç sormuyorum çünkü son bir kac yıldır hala tatmin olamamış yanıtların karmasasını tasıyorum.

AKP, MHP ve BBP'nin ulusalcılığı redlerine bakarsanız milliyetçilikle ulusalcılığın farklarını, dincilikle Türk-İslam sentezi ile ulusalcılığın farkını yakalayabilirsiniz.

meaculpa
01-05-2009, 03:04
Meaculpa solun amacı devleti iyileştirmek olmalı demiş , son derece yanlış. Gerçek solun, yani devrimci solun amacı devleti dönüştürmek olmalı. Ama o kadar kokuşmuştur ki bu mekanizma, onu ortadan kaldırıp yenisini kurmak olmalı.

Arkadaşlar devleti ortadan kaldırıp, işçiden, ezilenden, yoksuldan, emekten yana yeni bir devlet yaratmaya var mısınız. Temel mesele budur. Yoksa var olan devlet mekanizmasını mı savunuyorsunuz. Buna açık yüreklilikle cevap verebilecek var mı.



Böyle beni illa gece gece dökecen ya e-sayfalara daha ne dıyeyım...

Kokan bir mekanizmayı iyileştirceğime yanında mevzilenirim çatlak devrimci :)


Sevgili Pante;

Kürt ulusalcılıgı ve milliyetçiliği içinde aynı tavırdayım. Gelin biz sizi de bizim mevziye konuşlandıralım. Hayal etmek bedava :)

pante
01-05-2009, 03:06
Devlet konusunda mutabık degilsek boşunuza kendinize devrimci demeyin . Zaten denmiyor ya, uyduruk bir sol kavramı aldı başını gidiyor.

Bu mücadelede herhangi bir milliyetin üstünlügü olamaz. Her hangi bir milliyetin lafzını eden direkt milliyetçidir. Başka da bir açıklaması olamaz.

Solda mutabık olan var mı?
Lafta soldaki herkes devrimci.
Herhangi bir milliyetin lafzını sol'da kimler ediyor, kimi ediyor?
İP Türkleri, diğerlerinin nerdeyse tümü Kürtleri.
Demek ki hepsi milliyetçi, ortada sol kalmadı. :)

Vatanseverlik bir devleti yıkma hedefi güttügü için vatanseverliktir. O devletin baskı altında tuttugu tüm sınıflar mücadelenin içinde oldugu için ve o devleti ortadan kaldırabilmek için tüm sınırlar içinde yaşayan sınıfların güç birligi gerektigi için vatanseverliktir. Yoksa emegin amacı tüm sınırları ortadan kaldırmaktır, yeni sıınırlar yaratmak degil. Vatan denilen sınırlar içindeki emekçilerin birligi şart oldugu için vatanseverliktir.

Vatan, işbirlikçiler haricinde tüm halkın vatanıdır. Milli burjuvazinin de, küçük burjuvazinin de, işçilerin, köylülerin, memurların, esnafın, askerlerin de.
Vatan, baskı altında iken, emperyalizmin kuşatması altındayken, bölünme tehlikesindeyken, teokrasiye doğru sürüklenirken yurtseverler savunmada olur.

dilaver
01-05-2009, 03:08
Kokan bir mekanizmayı iyileştirceğime yanında mevzilenirim çatlak devrimci :)

Birken iki olduk, bu da bir şeydir. Bakalım mevzileri daha da güçlendirebilecek miyiz. Zaten böyle davranacagından da kuşkum yoktu. Ama dil sürçmesi iyi bir şey degildir. Bazen olmadık yerde karşına koyuverirler. En azından bu olasılıgı bertraf etmiş olduk. :p

saygılarımla

meaculpa
01-05-2009, 03:11
Pante için istihareye yatacam :)

dilaver
01-05-2009, 03:13
Pante'de devletten yana tavrını koymuş oldu. Zaten bildigimiz bir şeydi. Yarın da emperyalistler Taksim meydanında vatana saldıracaklar. Onun için vatanseverlik şiarını yükseltelim ve işçilere emekçilere meydanları dar edelim. Ne de olsa onlar da emperyalizm ile işbirligindeler.

Ha ABD heyetleri ve genelkurmayı mı. Onlar da hükümet ile, ordu ile emperyalist kuşatmaya karşı savunma staratejisi geliştiriyorlar herhalde. Ne güzel. Obama neden mi TBMM de konuştu, Herhalde emperyalizme karşı birleşik cephe için. :D

saygılarımla

evrensel-insan
01-05-2009, 03:14
Saygideger arkadaslar;

Dini ve milli degerler, kisilerin kimlikleridir. Milliyetcilik ve tum izmler ise; siyasal-sosyal-toplumsal iktidar ideolojileridir. Bu ikisinin farkina varmak lazim. SIYASETLE KIMLIGIN, BIRIBIRINE OLAN FARKININ FARKINA VARALIM.

Saygilarimla;
evrensel-insan

qw19
01-05-2009, 03:38
Kimilerimiz bilmiyorum, öğreniyorum diyerek söze başlayıp sonrasında da her şeyin en doğrusunu bildiklerini iddia ederler ya, işte "stand up" bu. Aslında "stand by" da kalsalar kendileri için daha olumlu olacak.

qw19
01-05-2009, 03:42
Pante için istihareye yatacam :)

Ben kahve falı baktırdım, üç vakte kadar resmi ideoloji çıktı.

evrensel-insan
01-05-2009, 03:54
Saygideger arkadaslar;

Emperyalizmin tum bu nihilizm kokenli ideolojilerin herbirini ayri ayri gundemde ve diri tutmasinin nedeni; Birincisi, halklari bolup parcaladigi gibi; her turlu iktidari ve ulkenin aydin, ilerici, devrimci, demokrat, sol, sag, elit kesimini de; ULKESI ICINDE; BOLUP PARCALAMAK ve herbirine kendi ideolojik inanc temelinde cikar saglayip elde etmek. Oyuzden bugun SIYASETTE EMPERYALIST ZIHNIYETTEN BASKA BIR ZIHNIYET YOKTUR.

Bu elit kesim; kendi arasinda emperyalizm cuvalindaki cesitli ideolojilerle biribirine girecegine; halkinin farklar temelinde ve farklarin antiayrimci esitligi temelinde, birlesip; halkina yol gostermelidir. Cunku, ELIT KESIMIN IDEOLOJIK TARTISMASI SADECE EMPERYALIZME HIZMET EDER.

Emperyalizm, boyle bir birlesimin hayalini bile kurmaz. Iste emperyalizme, vurulacak darbe; bu elit kesimin yada iktidarlarin, halkinin milli-dini kokensel farklar birligi ve esitligini, yani kimligini ve kimliginin yasam ve iliskisini saglamasiyla mumkundur.

Bunun aksi yapilacak her girisim, her ideolojik tartisma, zaten emperyalizmin istedigidir ve onun "ekmegine yag surmektir"

Emperyalizm; AYIRIR, BOLER, SAVASTIRIR, SAVASANLARI DESTEKLER VE YONETIR, YONLENDIRIR
Yapilmasi gereken;ANTIAYRIMCILIK, FARKLARIN ESITLIGI VE BIRLIGI, BIR VUCUTLULUK VE TEK KUVVET.

Ustelik bu ulke, capinda degil; tum insanligin geleceginin selameti icin, dunya capinda yapilmalidir.

Aslinda seytan "SENDE GIT ONUN ULKESINDE ONUN SANA YAPTIGINI YAP" der ama, bu insanliga ihanettir. Kisasa kisastir. O yuzden de; insanlarin bunun farkina kendisi varmasi icin; egitilmesi ve ogretiden gecirilmesi gerekir. Tabi basta , bu egitimi ve ogretimi verecek olan aydinin kendisinin bu egitim ve ogretimden kendisini gecirmesidir. Bu da BIREY BILINCIDIR.

Saygilarimla;
evrensel-insan