vys
10-08-2007, 13:55
9-8-2007 tarihli ,Afrika gazetesinin, kuzeydeki Kıbrıs'lılara yazdığı mektubu, görüşlerinize sunmak istedim. sağlıcakla kalın.
SÜRÜN ATINIZI HEDEFE VARANA KADAR
Sorunlara sorunlar eklendikçe galiba hepimiz de bu yumak içinde boğulup gidiyoruz.
Çıkılmaz oluyor içinden...
Bir sorunu halletmeden başka bir sorun giriyor gündeme...
Elektrik derken rüşvet...
Askerlik derken eşdeğer...
CMC derken başkanlık sistemi...
Geçici 10. madde derken Sosyal Güvenlik Yasası...
Çevre katliamı derken polis terfi ve nakilleri...
Polisin sivile bağlanması derken anayasa değişiklikleri...
Lokmacı derken Akdeniz'de petrol aramaları...
Sayın daha isterseniz...
Trafik derken sağlık rezaleti...
Eğitim derken cezaevi çilesi...
Ve nihayet Güney'deki eşdeğer derken brucella ve şap hastalıkları...
Bir sorunu çözmeden diğeri çıkıyor karşımıza...
Böylelikle hiçbir sorunu kökten halledemeden ortada bırakıyoruz...
Ta ki bir gün yeniden çıksın karşımıza...
Bakarsınız mesela, ansızın Lokmacı kapısı gelir yine sofraya...
Ya da askerlik meselesi...
Geçici 10. madde...
CMC...
Kısır bir döngüdür bu işte...
Hep birlikte, akıl ve ruh hastanesindeki bir dairenin etrafında dönüp duran hastalar gibi, döner dururuz bunların etrafında biz de...
Terkettiğimiz limanlara döneriz yeniden...
Orda da bizi bekleyen bir sevgili olduğunu hatırlayarak...
“Bekle beni geleceğim” dediğimiz bir sevgili...
*
Diyeceğimiz şu:
Toplumsal sorunları çözmede galiba hepimiz de sınıfta kaldık.
Örgütler...
Medya...
Herkes...
Yöntem mi değiştirmemiz lazım?
Bir sorunu sonuna dek çözmeden geçmesek mi acaba başka bir soruna?
Ne dersiniz?
Mesela şu Karpaz meselesi...
Mücadeleyi kazanana dek manşetlerden hiç düşmemeli değil mi?
Kimse önümüze bir “başkanlık sistemi” maskaralığı atarak bizi oraya yönlendirememeli...
Eğer yağma ve talanda ısrar eden hükümetin yakasına yapışmışsak, Zafer Burnu'na halkın bayrağını dikene kadar bırakmamalıyız...
*
Bilirsiniz...
Bizi yönetenler bir konudan bunaldı mı, bundan kurtulmak için başka bir konu atarlar önümüze...
Gündemi değiştirirler...
Çok saf olanlarımız da ne yazık hemen takılırlar bu oltaya...
Hükümetin medyada zaten her zaman koruyucu kalemşörleri var...
Ki onlar her zaman bu talebi karşılarlar...
Siz olsun bu oltaya takılmayın ey yurtsever Kıbrıslılar...
Sürün atınızı...
Hedefe varana kadar...
SÜRÜN ATINIZI HEDEFE VARANA KADAR
Sorunlara sorunlar eklendikçe galiba hepimiz de bu yumak içinde boğulup gidiyoruz.
Çıkılmaz oluyor içinden...
Bir sorunu halletmeden başka bir sorun giriyor gündeme...
Elektrik derken rüşvet...
Askerlik derken eşdeğer...
CMC derken başkanlık sistemi...
Geçici 10. madde derken Sosyal Güvenlik Yasası...
Çevre katliamı derken polis terfi ve nakilleri...
Polisin sivile bağlanması derken anayasa değişiklikleri...
Lokmacı derken Akdeniz'de petrol aramaları...
Sayın daha isterseniz...
Trafik derken sağlık rezaleti...
Eğitim derken cezaevi çilesi...
Ve nihayet Güney'deki eşdeğer derken brucella ve şap hastalıkları...
Bir sorunu çözmeden diğeri çıkıyor karşımıza...
Böylelikle hiçbir sorunu kökten halledemeden ortada bırakıyoruz...
Ta ki bir gün yeniden çıksın karşımıza...
Bakarsınız mesela, ansızın Lokmacı kapısı gelir yine sofraya...
Ya da askerlik meselesi...
Geçici 10. madde...
CMC...
Kısır bir döngüdür bu işte...
Hep birlikte, akıl ve ruh hastanesindeki bir dairenin etrafında dönüp duran hastalar gibi, döner dururuz bunların etrafında biz de...
Terkettiğimiz limanlara döneriz yeniden...
Orda da bizi bekleyen bir sevgili olduğunu hatırlayarak...
“Bekle beni geleceğim” dediğimiz bir sevgili...
*
Diyeceğimiz şu:
Toplumsal sorunları çözmede galiba hepimiz de sınıfta kaldık.
Örgütler...
Medya...
Herkes...
Yöntem mi değiştirmemiz lazım?
Bir sorunu sonuna dek çözmeden geçmesek mi acaba başka bir soruna?
Ne dersiniz?
Mesela şu Karpaz meselesi...
Mücadeleyi kazanana dek manşetlerden hiç düşmemeli değil mi?
Kimse önümüze bir “başkanlık sistemi” maskaralığı atarak bizi oraya yönlendirememeli...
Eğer yağma ve talanda ısrar eden hükümetin yakasına yapışmışsak, Zafer Burnu'na halkın bayrağını dikene kadar bırakmamalıyız...
*
Bilirsiniz...
Bizi yönetenler bir konudan bunaldı mı, bundan kurtulmak için başka bir konu atarlar önümüze...
Gündemi değiştirirler...
Çok saf olanlarımız da ne yazık hemen takılırlar bu oltaya...
Hükümetin medyada zaten her zaman koruyucu kalemşörleri var...
Ki onlar her zaman bu talebi karşılarlar...
Siz olsun bu oltaya takılmayın ey yurtsever Kıbrıslılar...
Sürün atınızı...
Hedefe varana kadar...