PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : En iyi 10 Yaratılış Efsanesi


NedimYilmaz
12-08-2007, 13:11
En iyi 10 yaratılış miti

Nors mitolojisinden eski Mısır ruhlarına, Asteklerden Hint Kozmolojisine, Titanlardan adem’le Havva’ya kadar...

livescience.com adlı internet sitesi ‘En iyi 10’ başlığı altında yaratılış mitlerini araştırdı.


10) Nors Mitolojisi

http://www.ntvmsnbc.com/news/270853.jpg

Geniş omuzlu, adeleli tanrıları ve balık etli tanrıçalarıyla İskandinav ve Germen kavimlerinin eski Nors dini, kesinlikle çok ilginç bir yaratılış miti. Norse bilimine göre Dünya (Midgard) var olmadan önce, ateş kılıcını kullanan Surt tarafından korunan korla kaplı Muspell; büyük bir boşluk olan Ginnunagagap ve buzlarla kaplı Niflheim vardı. Niflheim’ın soğuğu Muspell’in alevlerine dokunduğunda buzların çözülmesiyle dev Ymir ve büyük inek Audhumla ortaya çıktı. Sonra, inek, tanrı Bor ve karısını yalayarak hayata döndürdü. Çift’in Buri adlı bir çocuğu oldu. Buri’nin ise üç oğlu oldu: Odin, Vili ve Ve. Oğullar kalkıp Ymir’i öldürdü. Ymir’in etinden Dünya; kemiklerinden dağlar; saçından ağaçlar; kanından ise nehir ve denizler yaratıldı. Ymir’in içi oyulmuş kafatasından tanrılar yıldızlı cenneti yarattı.

9) Perslerin dini, Zoroastrianizm

http://www.ntvmsnbc.com/news/270852.jpg

Pers bölgesinin Bundahişn’i, tanrı Ahura Mazda tarafından yaratılan dünyayı anlatıyor. Dağ Alburz, gökyüzüne değene kadar 800 yıl büyüdü. Göğe dokunduğu noktadan yağmur yağmaya başlayınca Vourukaşa denizi ve iyi büyük nehir meydana geldi. İlk hayvan olan beyaz bir boğa Veh Rod nehrinin kenarında yaşıyordu fakat kötü ruh Angra Mainyu onu öldürdü. Boğanın spermleri aya taşındı ve birçok hayvan ve bitki yaratıldı. Nehrin diğer kıyısında güneş gibi parlayan ilk adam Gayomard yaşıyordu. Angra Mainyu onu da öldürdü. Güneş, spermlerini 40 yıl arıttı ve onlardan revent bitkisi filizlendi. Bu bitki ilk ölümlüler Maşya ve Maşyanag’a dönüştü. Angra Mainyu, onları öldürmek yerine kendine tapmaları için kandırdı. 50 yıl sonra ikiz çocuk dünyaya getirdiler ama günahlarının borcu olarak çocukları yediler. Uzun bir zaman sonra yine ikiz çocukları dünyaya geldi; onlardan da bütün insanlar (özellikle de Persler) meydana geldi.

8) Babil’in nehirlerinin kıyısında

http://www.ntvmsnbc.com/news/270851.jpg

Babil yaratılış miti Enuma Elish, su tanrıları Apsu ve Tiamat ile başlar ve daha genç Ea ve erkek kardeşleri gibi birçok tanrının yaratılışını anlatır. Fakat bu genç tanrılar o kadar çok gürültü yapar ki Apsu ve Tiamat uyuyamazlar. Apsu onları öldürme planları yapar ama Ea hızlı davranıp Apsu’yu öldürür. Tiamat öç almak için aralarında çılgın köpek ve akrep adamın da bulunduğu birçok canavar yaratır. Ea ve tanrıça Damkina kendilerini koruması için , dört gözü, dört kulağı olan dev tanrı Marduk’u yaratır. Marduk, Tiamat ile dövüşürken rüzgarları silah olarak kullanır ve Tiamat’ın boğazına kötü bir rüzgar fırlatır; sonra da kalbine ok saplayarak öldürür. Marduk, Tiamati’nin vücudunu ortadan ikiye böler ve yeri ve gökleri yaratmak için kullanır. Daha sonra tarım gibi tanrıların yapmak istemediği işleri yapmaları için insanı yaratır.

7) Eski Mısır ruhları

http://www.ntvmsnbc.com/news/270850.jpg

Eski Mısırlıların birçok yaratılış miti vardı. Herşey Nu’nun kıvrılarak dönen çılgın suyuyla başlar. Atum önce kendini yaratır sonra da bir dağı. Yoksa duracağı bir yer olmazdı. Atum’un cinsiyeti yoktur ve herşeyi gören bir göze sahiptir. Atum, bir oğul sıçratır. Bu hava tanrısı Shu’dur. Atum sonra bir kız kusar. Bu da nem ve bulutların tanrıçası Tefnut’tur. İkisinin görevi kargaşadan düzen yaratmaktır. Shu ve Tefnut, dünya Geb ve gök Nut’a can verir. Başlangıçta ikisi de birbinine sarmalanmış olsa da Geb Nut’u yukarıya kaldırır. Yavaş yavaş dünyada düzen hüküm sürmeye başlar ama Shu ve Tefnut geri kalan karanlıkta kaybolur. Atum herşeyi gören gözünü çıkarır ve onları aramaya yollar. Shu ve Tefnut gözün sayesinde geri döndüğünde Atum sevinçten ağlar. Gözyaşlarının dünyaya değdiği yerde insan meydana gelir.

6) Astekler

http://www.ntvmsnbc.com/news/270849.jpg

Asteklerin anası Coatlicue, insan kalp ve ellerinden kolyesi ve yılanlarda eteğiyle çok ürkütücü. Hikayeye göre, Coatlicue obsidiyen bir bıçak tarafından hamile bırakılıyor ve ay tanrıçası olan Coyolxauhqui’yi ve güney semalarında yıldız olacak 400 erkek çocuğu dünyaya getiriyor. Daha sonra, gökten türlerden yapılmış bir top düşüyor. Bunu bulup kemerine bağlayan Coatlicue yine hamile kalıyor. Coyolxauhqui ve kardeşleri, çocuğun kimden olduğunu bilmedikleri için çok şaşırıp kızıyor. Fakat Coatlique’nin karnındaki savaş ve güneş tanrısı Huitzilopochtli annesinin rahminden tamamen büyümüş ve silahlı bir halde çıkıyor. Huitzilopochtli Coyolxauhqui’yi ateşten bir yılan yardımıyla öldürüp kafasını gökyüzüne fırlatıyor. Coyolxauhqui orada aya dönüşüyor.

5) Orta Krallık Çin

http://www.ntvmsnbc.com/news/270848.jpg

Karşıt güçler yin ve yang’ı içeren bir kozmik yumurta zamansız boşlukta yüzer. Bir kuluçka süresinden sonra ilk varlık olan Pan-gu ortaya çıkar. Yumurtanın ağır kısım yin aşağıya çökerek toprağı oluştururken hafif kısım yang ise yukarı çıkıp havayı meydana getirir. Kısımların yeniden oluşmasından korkan Pan-gu dünyanın üzerinde durup göğü havaya kaldırır. 18 bin yıl boyunca her gün 300cm büyüyerek gökyüzünü de genişletir. Görevi sona erince de ölür. Vücudunun parçaları evrendeki cisimlere dönüşür. Bazıları üzerindeki bitlerin insana dönüştüğünü söyler. Fakat bir başka açıklama da mevcut. Tanrıça Nuwa yalnızdır ve Sarı Nehir’deki çamurdan erkeği yaratır. İlk insanlar onu çok neşelendirir fakat insan yapmak uzun sürer. Bu yüzden dünyaya toprak zerreleri atar ve bu zerreler insan olur. Bu acelece yapılan insanlar halkı oluştururken ilk yaptıkları asilleri oluşturur.

4) Ada ülkesi Japonya

http://www.ntvmsnbc.com/news/270847.jpg

Tanrılar iki ilahi kardeş yarattılar: eski bir okyanusun üzerinde yüzen bir köprüde duran erkek kardeş İzanagi ve kız kardeş İzanami. İzinagi ve İzinami ilk adaya çıktılar ve orada evlendiler. Çiftin dört sakat çocuğu oldu. Tanrılar bunu protokolün ihlal edilmesine yordular. Evlilik ritüelinde ilk İzanami konuştu. Evlilik törenin doğru bir şekilde tekrarlayan çift ilişkiye girdi ve Japonya adası ile diğer tanrı ve tanrıçaları yarattılar. Fakat İzanami, ateş tanrısı Kagutsuchi-no-Kami’nin doğumunda öldü. Çok üzülen İzanagi onu ölülerin bölgesi Yomi’ye kadar takip etti. İzanagi İzanami’nin çürüyen bedenini gördüğünde çok korktu ve kaçtı. Öfkelenen İzanami diğer korkunç kadınlarla birlikte onun peşine düştü. Yomi’nin girişinden kaçan İzanagi girişi kayayla kapattı. Böylece ölümü yaşamdan sonsuza kadar ayırmış oldu.

3) Hint Kozmolojisinin Brahma’yla randevusu

http://www.ntvmsnbc.com/news/270846.jpg

Hint kozmolojisi birçok yaratılış miti içeriyor ve yüzyıllar boyunca asıl oyuncular sürekli değişiyor. En eski Vedik metninde Rig Veda, Puruşa adında bin kafalı, gözlü ve ayaklı bir devi anlatıyor. Pruşa parmaklarıyla dünyayı sarıyor. Tanrılar Pruşa’yı kurban edince vücudu yağ üretiyor. Bu yağdan hayvanlar doğuyor. Vücudunun parçaları dünyanın elementlerine ve Agni, Vayu ve İndra tanrıçarına dönüşüyor. Aynı zamanda Hindu toplumunun dört kastı Pruşa’nın bedeninden var oluyor: rahipler, savaşçılar, halk ve hizmetkarlar. Tarihsel olarak Brahma (yaratan), Vişnu (koruyan) ve Şiva (mahveden) önem kazandı. Brahm, uyuyan Vişnu’nun karnından çıkan nilüferde ortaya çıkıyor. Brahma daha sonra 4.32 milyar yılda evreni yaratıyor. Şiva evreni yok ediyor ve döngü böyle devam ediyor.

2) Titanlar

http://www.ntvmsnbc.com/news/270845.jpg

Eski yunan şairleri çeşitli kozmogoniler öne sürdü. Bunlardan en iyi korunmuş olanı Hesiod’un Teogoni’si. Teogoniye göre ilksel kaostan Gaia (toprak ana)’nın da içinde bulunduğu en eski ilahi güçler çıktı. Gaia gökyüzü Uranüs’ü kendini sarması için yarattı. Hekatonşir (50 kafalı, 100 elli canavar), Cyclopes gibi bir çok yaratıktan oluşan bir ekip kurdular. Sonrada Titanlar meydana geldi. Uranüs kendi çocuklarından nefret ederek onları Tartarus’a hapsetti. Öfkelenen Gaia devasa bir orak yapıp en küçük oğlu Kronus’a verdi. Uranüs Gaia ile ilişkiye girmek için geldiğinde Kronus belirdi ve babasının cinsel organlarını kesti. Uranüs’ün cinsel organlarının yayıldığı yerlerden canavarlar ve devler çıktı. Testislerinin yayılmasıyla meydana gelen deniz köpüğünden tanrıça Afrodit doğdu. Daha sonra, Kronus, Zeus ve Olimpiyanlar’dan oluşan ikinci nesil tanrılara babalık etti

1) Musevi-Hristiyan ve İslam İnançlarının doğuşu

http://www.ntvmsnbc.com/news/270844.jpg

Yahudi Torah ve Hristiyan İncil’in ilk kitabı olan Cenesis/Genesis iki yaratılış hikayesi barındırır. Bunların ikisi de Musevi, Hristiyan ve İslami inançlarda dünyanın yaratılışı olarak kabul edilir. İlkinde Tanrı “Işık olsun,” der, ışık meydana gelir. Altıncı günde Tanrı gökyüzünü, toprağı, bitkileri, ayı, güneşi, hayvanları ve insanları yaratır. Yedinci günde Tanrı dinlenir ve yarattıklarını düşünür.

İkinci hikayede Tanrı ilk insan Adem’i topraktan yaratır, cennete/bahçeye koyar ve yasak ağaçtan elma yememesini öğütler. Adem yalnızdır. Tanrı Adem’in kaburga kemiğinden Havva’yı yaratır. Konuşan bir yılan Havva’yı elmayı yemesi için ikna eder, Havva da Adem’i. Tanrı öğrendiğinde onları cennetten kovar ve ölümlü yapar.

Kaynak: NTVMSNBC

__KokTengri__
12-08-2007, 15:22
Sayın, NedimYılmaz. Paylaştığınız bilgiler için teşekkürler. Demekki Her dönemde her çağda insanlar bir şeylere inanma hissine kapılmışlar. Benim düşünceme göre bu da gösteriyorki heralde bir 1000 yıl sonra (tabi insalık o kadar yaşarmı :) ) bilginin ulaşmadığı hiç bir yer kalmayınca insanlar yine çözümünü bulamadıkları, üstün gördükleri şeylere tapma hissine kapılacaklar. Türkler eskiden kendi tanrılarına inanırlardı şimdi müslüman oldular belkide 1000 yıl sonra scientology 8O *ye inanırlar yada öyle bişey *8) *8) *8)

osiris
12-08-2007, 15:41
Yerin yer oldugunda, sular yeri sarardi,
* *Ne gök, ne ay, ne güneş, ne de bir dünya vardı.
* *Tanrı uçar dururdu, insan oğluysa tekti,
* *O'da uçar, uçardı, sanki Tanrıyla esti.
* *Uçar, hep uçarlardı, yer yoktu konmazlardı,
* *Tanrı idiler çünkü, ondan yorulmazlardi.
* *Yoktu Tanrının hiçbir, başında düşüncesi,
* *İnsan oğlunun ise, durmadı hiç hilesi.

* *Yine günlerden bir gün, Tanrı Ülgen denize,
* *Bakarak duruyordu, şaşırdı aniden
* *Bir toprak parçacığı, sularda yüzüyordu,
* *Toprağın üzerinde, bir kil görünüyordu
* *Toprak üzerinde, bir kil görünüyordu.
* *İnsanoğlu bu olsun, insana olsun baba".
* *Görünmeye başladı, insan gibi bir şekil,
* *Birden insan olmuştu, toprak üstündeki kil.
* *İnsanoğlu bu olsun, insana olsun baba.
* *Bu iki insanın ise, adı olmuştu Erlik.

degisim
13-08-2007, 17:18
8O

degisim
13-08-2007, 17:40
Bu yazıyı netten okuduktan sonra, yorumların da *okunmasında fayda var arkadaşlar.

NedimYilmaz
13-08-2007, 23:37

habilis
15-08-2007, 00:50
güzel bir paylaşım

teşekkürler

firatb84
13-09-2007, 15:12
Çeşitli dinlerin yaratılış anlatımları benim de ilgimi çekmiştir hep, hepsini yan yana yazıp, benzerliklerin ve farklılıkların incelenmesiyle ortaya ilginç sonuçlar çıkabilir. En ilginç yaratılış anlatımlarından biri de Hindu metinlerinde bulunur, yarı mistik yarı bilinemezci bir tarz, Upanişadlar'da iyice felsefi ve sembolik bir tarza doğru kaymıştır...

Hindu kutsal metinlerindeki yaratılış anlatımlarından bir tanesi, Veda Samhita'lardan:

"Başlangıçta ne varlık vardı ne de yokluk...
Ne hava vardı, ne de onun ötesindeki gökyüzü
Bir kımıltı mı? Nerede? Hangi örtünün altında? Kimin himayesinde?
Dipsiz suların sonsuz derinliği mi yoksa?

Ne ölüm vardı o zaman ne de ölümsüzlük.
Ne de gündüzü geceden ayıran bir işaret.
Ama Bir O vardı, soluk olmadan soluyordu kendi iç gücüyle
Başka da bir şey yoktu.
Karanlıklar içinde karanlıklar dururdu;
Boyutları olmayan bir deniz gibi;
Mümkün olanı hala biçimlendirmemiş bir boşluk,
Ta ki Sıcaklığın gücü Tek olanı yaratana dek.

O zaman, o Tek olanda, Arzu kıpırtıları varlığa dönüştü,
Ruhun ilk tohumudur Arzu.
Bilgelikle gönüllerinde araştırma yapan ermiş kişiler
Keşfettiler varlığın yokluktaki bağlantısını.
Belli belirsiz bir çizgi varlığı gayri varlıktan kesip ayırdı
Ne vardı orada onun üstünde?
Tohum verenler ve güçler oradaydı;
Altta serbest enerji; üstte hızlı eylem.

Kim gerçekten biliyor ve açıklayabilir ki,
O ne zaman doğdu ve dünya nasıl yaratıldı?
Tanrılar bile ondan sonra ortaya çıktılar
O halde dünyanın nereden çıktığını kim bilebilir?

Dünya yaratıldı mı, yoksa kendince mi oluştu,
Bunu gerçekten sadece o bilebilir,
Göklerin en yücesinde kollayıp gözeten bilebilir,
Gerçekten bilir, ama bir bakarsınız, o bile bilmez belki!" (Rig-Veda)


“Bin başı vardır o kozmik canın, bin gözü ve bin ayağı...dünyayı her yandan kuşattı ve aştı, Kozmik Can(Purusha) gerçekten de bütün *olmuş olanlardır, olagelenler ve olacak olanlardır. Ay gönlünden doğdu onun, güneş gözünden ortaya çıktı, ağzından Indra ile Agni çıktı, soluğundan Vayu doğdu, karnından hava neşroldu, *başından gökyüzü çıkıp gözler önüne serildi, ayaklarından dünya, kulağından dört yön çıktı” (Rig-Veda)

Cenabettin
26-11-2008, 17:29
Yerin yer oldugunda, sular yeri sarardi,
* *Ne gök, ne ay, ne güneş, ne de bir dünya vardı.
* *Tanrı uçar dururdu, insan oğluysa tekti,
* *O'da uçar, uçardı, sanki Tanrıyla esti.
* *Uçar, hep uçarlardı, yer yoktu konmazlardı,
* *Tanrı idiler çünkü, ondan yorulmazlardi.
* *Yoktu Tanrının hiçbir, başında düşüncesi,
* *İnsan oğlunun ise, durmadı hiç hilesi.

* *Yine günlerden bir gün, Tanrı Ülgen denize,
* *Bakarak duruyordu, şaşırdı aniden
* *Bir toprak parçacığı, sularda yüzüyordu,
* *Toprağın üzerinde, bir kil görünüyordu
* *Toprak üzerinde, bir kil görünüyordu.
* *İnsanoğlu bu olsun, insana olsun baba".
* *Görünmeye başladı, insan gibi bir şekil,
* *Birden insan olmuştu, toprak üstündeki kil.
* *İnsanoğlu bu olsun, insana olsun baba.
* *Bu iki insanın ise, adı olmuştu Erlik.




Erlik Han´a hamdolsun milletimiz var olsun! Arap muhammet kahrolsun!!!

karadenizli
26-11-2008, 20:27
''Arap muhammet kahrolsun!!!''

Hani bu sitede hakaret olmazdı.Biz yapsak hemen atarsınız.

frodo
26-11-2008, 21:58
''Arap muhammet kahrolsun!!!''

Hani bu sitede hakaret olmazdı.Biz yapsak hemen atarsınız.

Hâla aramızdasın karadenizli.Cenabettin de uslûp nedeniyle denetime alındı.

KızıL
27-11-2008, 17:46
karadenizli pusuya yatmış aman dikkat...

Güçistenci
28-11-2008, 23:05
benim favori yaratılış mitim al ilah ın yaratılış miti. daha tam olarak neyden yarattığını bile bilmiyor. ama olsun benim favorim al ilah

topraktan ve döl suyundan olduğuna karar veremiyor:

Kehf (37) Arkadaşı ona cevap vererek dedi ki: "Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen Allah'ı inkâr mı ediyorsun?"

Mümin (67) O, sizi (önce) topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra "alaka"dan yaratan, sonra sizi (ana rahminden) çocuk olarak çıkaran, sonra olgunluk çağına ulaşmanız, sonra da ihtiyarlamanız için sizi yaşatandır. İçinizden önceden ölenler de vardır. Allah bunları, belli bir zamana erişmeniz ve düşünüp akıl erdirmeniz için yapar.

sadece nutfeden yaratmış:

Nahl (4) İnsanı nutfeden (bir damla sudan) yarattı. Böyle iken bakarsın ki o, Rabbine açık bir hasım kesilmiştir.

çamur da iyi bir malzeme ;)

Enam (2) O öyle bir Rab'dır ki, sizi çamurdan yaratmış, sonra (her birinize) bir ecel tayin etmiştir. (Kıyametin kopması için) belirlenmiş bir ecel de onun katındadır. Siz ise hâlâ şüphe ediyorsunuz.


al ilah yaratırken başka malzemeler de kullanmış ama bu kadarını buldum şimdilik...

bayraktaro
03-12-2008, 20:36
10 yaratılış evsanesi benim de hoşuma gitti. İşin ilginç tarafı hepsinde ölüm olması. Bana en anlaşılır olanı en son ki, bizimki olan gibi geldi. Belki yıllardır hep anlattıkları için olmuş olabilir.

Benim asıl dikkatimi çeken; Fırat nickli arkadaşımızın yazdığı; Hindu Kutsal Metnindeki Rig-Veda'nın yazdıkları.. Ne kadar günümüz felselerine benziyor. Bir çok fikirlerin varabileceği son noktaya gelmişler zaten... Yokluk'la varlık arası birşey vardı.... gibi....Bir O vardı. demiş ve devamını getirmiş...

Demek ki, düşünme ve gözlemleme (doğayı algı ile inceleme) yeterli değil. Bir noktaya kadar geliniyor. Ne gerekiyor bize "KANIT"..... Kanıt, algılama olamaz, çünkü yanıltıcıdır. Gerçekle hayali ayıramaz. Daha gerçekçi kanıt lazım.... Şu devirde gerçekçi kanıtımız ne olabilir ? BİLİM..

BİLİM ne diyor ???......Araştırmaya devam... Tek fark, geçmişte araştırılmadan birilerinin bize uyuttuğu Tanrıları (Allah dahil), yok olduklarını bilme bilincinde olmak.....

NOT : Uluslararası kabul görmüş bilimsel dergilerde çalışmalarınızı yayınlayabilmeniz için, önce akademik bir geçmişiniz olmalıdır. Gelelim Peygamberlere; Muhammed - Çoban ve Tüccar, İsa - Marangoz, Musa - Firavun'un üvey oğlu ve çoban, Süleyman - Kral... Hangisinde akademik bir geçmiş var....????????

Ayejj
04-12-2008, 02:45
Aslında dinleri iyice karşılaştırabilsek kimbilir daha neler çıkacak şuan farkına varmadığımız.

Güçistenci
27-01-2009, 21:29
http://sbe.erciyes.edu.tr/dergi/sayi_16/07_sayim.pdf (http://sbe.erciyes.edu.tr/dergi/sayi_16/07_sayim.pdf)

Zerdüştlükteki yaratılışı anlatıyor. okuyun...

pervane
27-01-2009, 23:52
Bunun üstüne yaratılış efsanesi tanımıyorum.

Çamurdan sudan bıkanlar için bire bir! pireden meydana gelmek Çin işi işte:)



"Binlerce yıl bu durumda kaldıktan sonra arz ile göğün tamamen birbirinden ayrıldığı kanaatine vararak aradan çekilir. İnanışa göre daha sonra ölen Pan Gu'nun vücudundan Çin'in kutsal dağları, gözlerinden Ay ve Güneş, kanından akarsu ve denizler, nefesinden rüzgâr, sesinden gök gürültüsü, vücudundaki pirelerindense (http://tr.wikipedia.org/wiki/Pire) insanlar meydana gelir."

OQONUC
29-01-2009, 22:07
Binlerce yıldır damıtılarak gelen söylencelere burun kıvırabilmek nobel Edebiyat ödülü sahibi birisi için bile olası değilken, hayatında iki paragraf halka açık resmi yazı yazmamış kişilierin söylencelerin ruhunu hissetmeden onların cismani hallerine laf üretmeleri gerçekten de cahil cesaretinden başka bir şey değil.

Bu efsanelere laf üretene kadar, kendi doğumunuzu anlatan sadece tek bir paragraf yazmaya ne dersiniz ?

İnsan neden konuşur ve anlatır sahi? Hiç düşündünüz mü!!!
Ve neden ilaç prespektüsleri hiç okunmaz; okunsa da anlaşılmaz.

Selamlar....

pervane
31-01-2009, 00:53
Haklısınız! Satır sonuna konulmuş bir tebessüm işaretini alay olarak almak, Üyelik tarihi 3 gün önce ve mesaj sayısı 7 olan bir üyenin, forumdaki ilk mesajlarından birinde başka bir üyenin cahil cesaretli olduğunu teşhis etmesi her bilgin babayiğidin harcı değil. Yazarlık gibi bir iddiamız olmadığı için yazılarımız iki paragrafı dolduracak nitelikte olmayabilir. Ancak halka açık “resmi yazı” yazmamış kişiler ile söylencelerin ruhunu kavrayamama arasında bağlantı kuramadık. Herhalde resmi yazı yazmayı bilmediğimizden olsa gerek!

Özür dileriz bundan sonra üreteceğimiz lafların onayını sizden alıp öyle yayınlamayı düşünüyoruz! Hay hay sizimi kıracağım! Tek paragraf olmasa da daha önce yazmıştım! Ama kusura bakmayın hangi başlığa yazdığımı şimdi hatırlayamadım.


Siz bizim yerimize de insanın konuşma nedenlerini düşünmüşsünüzdür! Biz haddimizi biliriz!
Ve ilaç prespektüsü ile efsaneleri karıştırmayacak kadar cahil olduğumuzu düşünüyoruz. Biri halk dilinde diğeri tıp dilinde yazıldığından olabilir mi? Ne hikmet ise benim gibi halktan olanlar kendi dilinde yazılan söylencelerin ruhunu anlamayacak kadar cehalet içinde olduğundan, sizin gibi bilgililerin forum da aramızda olması bizim için büyük şans! Bu arada hoş geldiniz.

OQONUC
31-01-2009, 03:14
Siz bizim yerimize de insanın konuşma nedenlerini düşünmüşsünüzdür! Biz haddimizi biliriz!
....
Haddini bilen insanları severim.
====================================
sizin gibi bilgililerin forum da aramızda olması bizim için büyük şans! Bu arada hoş geldiniz.
..........
Şansınızı iyi değerlendirin derim öyleyse.:)
Uzuuunnnn bir söze binaen kısa da olsa tekrar bulunmaktan dolayı Hoşbulduk.

Kaldı 2 Mesajım.
Selamlar

Güçistenci
31-01-2009, 12:14
tamam uleyn atışmayın boş yere :D

alın satanizmin ürettiği yaratılış mitini okuyun: http://www.scribd.com/doc/8393213/Gercekler-Kitab-Yorumu

OQONUC
31-01-2009, 23:31
Devamı Var.....

pervane
31-01-2009, 23:56
"Ölüsü olan bir gün, Delisi olan her gün ağlarmış"

:D:D:D

Tüh! bileydim daha çok laf sayardım ya kaçırdım.:cool: