sargon
31-08-2007, 04:24
Arkadaşlar, bildiğiniz gibi sitede Kuran eleştirisi ve Tevrat Eleştiri var ama henüz bir Hıristiyanlık Eleştirisi bölümü hazırlayamadık. Şu anda bu çalışmayla uğraşıyorum. Yazının birinci bölümü, yani hıristiyanlığın kökeni ile ilgili bölüm için sanırım elimizdeki kaynaklar yeterli olacak. Ancak diğer bölümler için henüz yeterli malzememiz yok. Bu çalışma için oluşturduğumuz forumu yeniden gözden geçirdim, bence merwe'nin çevirmeye başladığı metin bu amaç için son derece uygun, ancak çeviri yarım kalmış durumda. Ayrıca ilk kısmı merwe çok titiz bir biçimde çevirmiş. Sizden isteğim, mümkünse metnin geri kalan bölümünü de çevirmeniz. Ben bu metnin hıristiyanlık eleştirisi başlığında kullanılabileceğini düşünüyorum.
Metin şu:
http://www.infidels.org/library/modern/theodore_drange/bible.html
Hatta merwe'nin çevirmiş olduğu ilk kısmı da topluca ekleyeyim:
“İNCİL ARGÜMANI
Hemen hemen bütün evanjelik hristiyanlar İncil’in ilahi bir ilham olduğunu ve Tanrı’nın insanlığa olan mesajını ilettiğine inanırlar.Bu; kitabın özelliklerinin açık fikirli skeptiklere bile kanıtlanabilinir olmasından dolayı, Tanrı’nın varlığını doğrulanmış teolojiden çok doğal teoloji içinde ispatlanması için İncil’in kullanımı ile olacaktır. Dahası, ilahi ilhamdan kaynaklı çalışma doğru olmak zorunda olduğuna göre, bu özellikler aynı zamanda İncil’in doğruluğunu kanıtlar ve bütün bu kanıtlar Hristiyanlığın tek gerçek din olduğunu kanıtlamak için kullanılmalı. Bu şekilde ifade edildiğinde, bu mantıklama Tanrı’nın varlığı ve İncil’in çeşitli özelliklerinin ortaya koyduğu ilahi mesajların gerçekliği argümanı üzerinde doğrulanabilinir. Bu argümana biz burada kısaca İncil Argümanı diyeceğiz. Hemen hemen bütün evanjeliklerin bir haddeye kadar kabul etmesine rağmen, bu argüman büyük din filozofları tarafından görmezden gelinen bir argümandır. Bu görmezden gelmenin bir nedeni de, argümanın kolayca çürütelebilinecek olmasıdır. Biz bu çalışmada, birçoklarının ‘strawman’ (korkuluk yada piyon olarak çevirebiliriz - merwe) saldırdığımızı düşünecek olmalarına rağmen, bu çürütmenin nasıl formüle edilebileneceğini göstermeye çalışacağız. (İnanıyorum ki dışarıda bir yerlerde milyonlarca piyon var!)
1- Argümanın Formülasyonu
İncil Argümanı genelde bir çeşit ‘cumulative-case’ (bir tezi kanıtlamak için önceki tezi temel alan, diğer bir deyişle gittikçe genişleyen diye çevirebiliriz. Hocalarımız daha iyi açıklayabilirler. –merwe) argümanı olarak kabul edilir.
1) İncil birçok gerçekleşmiş gelecekle ilgili kehanet içerir.
2) İncil gerçekleşmemiş kehanet içermez.
3) Yukarıdaki gerçekleri açıklayabilmek için geçerli tek mantıklı açıklama Tanrı’nın önbilgisini kehanetler için kullandığı ve İncil yazarlarına onarlı kaydetmesi için ilham verdiğidir.
4) İncil’de hatırı sayılır çoklukta Nazareth’li İsa’nın dirilişinin ve defalarca görülüşünün şahidi vardır.
5) Yukarıdaki gerçeğin tek mantıklı açıklaması ise, İsa ölümsüz bir varlıktır ki bu İncil’in ve gerçek mesajının doğruluğunu gösterir.
6) İncil çelişkiler içermez.
7) İncil dünya hakkında, bilimle çatışmayan, eski zamnalarda ise bilinmeyen bilgiler içerir. Ayrıca, İncil, modern bilimle hiçbir çelişkiler içermez.
İncil mükemmel bir ahlak öğretir, etik hatalar içermez.
9) 6-8. maddelerdeki gerçekelrin tek mantıklı açıklaması, İncil’in mükemmel yazarının Tanrı’nın kendisi olmasıdır.
10) 3,5,9 nolu sonuçları birleştirirsek, diyebiliriz ki; İncil, tamamen bir insan ürünü değil, Hristiyanlık gerçeğini ve gerçek hakikati anlatan ilahi bir esindir.
Başka varsayımlar da zaman zaman bu formulasyona eklenmiştir. Mesela, Henry M.Morris(İncil’den esinlenip Büyük Sel teorisini ortaya atan yaratılışçı bilim adamı. Ayrıntılı bilgi için bkz. http://www.law.umkc.edu/faculty/projects/ftrials/conlaw/morrish.html - merwe ) daha çok İncil’in eşsizliğini vurgulamıştır.[1]. Ayrıca, içindeki harika sayısal dizaynlara dikkat çekmektedir.[2](Tanıdık geldi mi? *-merwe). Fakat bizim amaçlarımız için yukarıdaki formülasyon yeterli olmalı. Bu İncil Argümanının ana faktörlerini içermektedir.
3, 5, 9 nolu varsayımları verilen dataya alternatif öneriler sunarak çürütebiliriz. 3 nolu madde için; ESP(extra sensory percerception, altıncı his, veya özel telepatik yeteneklere verilen ad- merwe) ihtimali ve bazı insanların öntanıları, 5 nolu madde için; bir insanın yeniden diriliş fenomeni, 9 nolu madde için; İncil yazarlarının ciddi bir zekaya sahip oldukları iddia edilebilinir. Fakat burada amacımız için bu ihtimalleri göz ardı edeceğiz ve basitbir şekilde argümanın temel maddelerine odaklanacağız, ki bunlar 1,2,4,6,7,8, nolu maddeler oluyor. Eğer ki bu maddeler hatalı ve gerçeği ifade etmiyorsa, o zaman 3, 5, 9 nolu iddialar temellerini gerçeklerden çok hatalardan aldıkları için suçlanabilinir. Bu öne koyduğum makale tamamen bir önçizimdir. Bu çizimi dolduracak detaylar [3] başka yerde verilmiştir.
1] Henry M. Morris, Many Infallible Proofs (El Cajon, CA: Creation-Life Publisher, Inc., 1974), Chapters II and V.
[2] Ibid., Appendix A.
[3] Amaç için harika düzinelerce kaynak var.İki tanesi : C. Dennis McKinsey, The Encyclopedia of Biblical Errancy (Amherst, NY: Prometheus, 1995) and A. J. Mattill, Jr. The Seven Mighty Blows to Traditional Beliefs, Second Edition (Gordo, AL: The Flatwoods Free Press, 1995).
2. Gerçekleştiği iddia edilen kehanetler
Çoğunluğu Eski Ahit’te olmak üzere İncil’de tamamlandığı sanılan ve bu yüzden ilahi ilhamın devamlılığını gösteren yüzlerce tamamlanmış kehanet vardır. Öncelikle bunlardan birkaçınabakmak istiyorum.
1) Bethlehem (İsa’nın doğum yeri olarak bilinen, kutsal sayılan şehir-merwe )
Öncelikle Mesih’in Bethlehem’de doğacağını öncden bildiği iddia edilen Micah(Türkçesi Mika-merwe) 8:2 ‘yi dikkate alın. Yeni Ahit’e göre, İsa, Bethlehem’de doğmuş (Mt2:1) ve bu Mika kehanetinin tamamlanmasıdır. (Mt 2:5-6, John7:42). Yalnız bu konuyla alakalı birkaç problem bulunmakta:
a) Mika bir kasabadan çok bir klandan bahsediyor olabilir. Davud eski zamanlardan beri
Bethlehem Kenti'nden Efratlı İşay adında bir adamın oğluydu die tanımlanır. (1sa 17:12) Mika ise der ki ‘Sizden(Efratlı İşay’ın klanından)İsrail’in yöneticisi olacak kişi gelecek. Mika’nın demek istediği Mesih’in Davud’un soyundan olacağı da olabilir.
b) İsa kan bağı açısından Davud’un soyundan olduğu iddia edilmiştir (Ro: 1:3)., ama bunun nasıl olabileceği belirsizdir. Hem Luka’ya, hem de Matta’ya göre, Meryem’in kocası Yusuf Davud’un soyundandır(her ne kadar ikisi de tam soy da anlaşamasa da.). Ancak her ikisi de Yusuf’un İsa’nın babası olduğunu inkar ederler, o halde Yusuf’un ataları İsa’nın atası olamaz. Bundan bahsedildiğinde Matta kızmıştır (Mt 1:1)
c) Kehanet, Mesih’in İsrail’in kanun koyucusu, yöneticisi olduğunu söylediğinden, İsa'nın Mesih *olduğu iddia edilemez. İsa, İsrail’in yöneticisi falan değildi. Aslında, kendisinin krallığının bu dünyada olduğunun inkar ettiği sanılmaktadır (John 18:36). Ayrıca, Kral İsrail’i güvenli bir yer yapmalıydı. (Mika 5:4), bu kesinlikle gerçekleşmedi.Bu yüzden, yahudilerin Mika’yı okuduktan sonra hala Mesih'lerinin gelmediğine inanmaları anlaşılır olmaktadır.
d) Kehanette Bethlehem kasabasının kastedildiğini düşünsek bile, İsa’nın orada doğduğu da şüpheli. Matta ve Luka’daki doğum ayetleri birçok açıdan birbiriyle tutarsız. Dahası, iki hikayede şüpheli unsurlar bulunmakta. Matta’nın bir yıldızı takip eden Mecusi hikayesi dayanaksız görünüyor. (2:1- 10). Ayrıca Luka’nın 2:1-5 te anlattığı Meryem ve Yusuf’un Nazareth’ten Bethlehem’e Romalıların nufus sayımına katılmak için yaptığı yolculuk hikayesi yapmacık ve zoraki geliyor. Tarihçilere göre, Romalılar Luka’nın tarif ettiği gibi insanların atalarının doğduğu yere gitmesini zorunlu kılan bir nufus sayımı hiçbir zaman yapmamıştır, boyle bir zorunluluk olmuş olsa bile anlamsız olurdu.
Bütün bu sebeplerden dolayı, Mika kehanetinin İsa tarafından gerçekleşmiş olduğu ciddi şüpheler altında. Bu kehanet, şüphesiz İncil’in ilahi esin olmasının kanıtı olarak algılanmamalıdır.
2) Virgin Birth ( Meryem’in Bakire iken İsa’yı doğurması - merwe)
Matta1:22 ve 23 ‘te İsa tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen bir başka kehanet ise, Isaiah 7:!4 te geçtiği belirtilen bakire doğum. Fakat bu iddia ile alakalı bazı problemler bulunmakta:
a) Isaiah’ta geçen İbranice ‘almah’ kelimesi bakire değil, genç kadın anlamına gelmektedir. Tanakh, Yenilenmiş İngiliz İncili, Yenilenmiş Standard İncil ve Yenilenmiş DarüSalem İncil’inde doğru çevrilmiş, yalnız, Kral James versiyonu, ve Yeni Amerikan İncil’inde yanlış tercüme edilmiştir. Matta da muhtemelen Septuagint’in ( Eski Ahit’in yetmiş kişi tarafından tercüme edildiği için yanlış olduğu düşünülen Yunanca versiyonu-merwe) yanlış tercümesine dayandıgı için bu kelimeyi yanlış bir şekilde tercume etmiştir. İbranice’de ‘bethulah’ kelimesi tam anlamıyla bakireyi kasteder. Bakire doğum olağanüstü bir olay olduğu için,kadının gerçekten bakire olduğunu vurgulamak için *Isaiah’ın bu kelimeyi kullanmayı tercih ederdi herhalde.
b) Isaiah’ta bahsedilen işaret,kimliği belirsiz hamile kalacak olan bir kadından *çok, konuşmayıcı ve dinleyici tarafından bilinen (tarihçiler bu kişinin Isaiah’ın karısı olduğunu düşünüyor), halihazırda hamile olan bir kadına hitap etmektedir. Doğru tercüme(Tanakh’tan) şöyle; “Bak, genç kadın çocuklu ve bir oğlan doğurmak üzere..” Bu milattan önce 8. yüzyılda gerçekleşen bazı olaylar göz önüne alınarak, Judah Kralı Ahaz’a verilen bir işaretti. Mesih’le ve uzak gelecekle bir alakası yoktu.
c) Ahaz’a verilen işaretin bir parçasında çocuğun adının “Immanuel”olacağı belirtilir. Bu ad Tanrı bizimle demek olduğundan, Ahaz’a Tanrının onun yanında olduğunu gösterdiği sanılıyor. Matta’nın İsa’nın ‘Immanuel’ die adlandırıldığını anlattığı mantıksız iddiası (Mt 1:23) haricinde biliyoruz * ki Matta’nın da sonra belirttiği gibi *kendisi “jesus”(İsa) olarak adlandırılmıştır.(Mt 1:25)
d) Konseptin tamamen yabancı İsarillilerle alakalı olmasından dolayı İsaiah’ın bakire dogumdan bahsetmiş olması mümkün görünmüyor. Musevi teoloji veya Musevi kaynaklı hiçbiryerde böyle bir konudan bahsedilmiyor. *Eğer Isaiah böyle bir iddiadan bahsetmiş olsaydı, bu tüm İsrail halkının tarihinde ilk olacaktı. Böyle bir durumda şüphesiz kendisi ‘almah’ kelimesi yerine ‘bethullah’ ı kullanacaktı, ve şüphesiz böyle önemli bir olaydan daha fazla bahsedecekti.
Bakire doğum ise daha cok Romalılar ve Yunanlılar gibi antik gruplarda rastlanan genel bir kanıdır. Bir çok ünlü insan ve mistik kahramanın bu toplumlarda bakire bir anneden doğmuş olduğu anlatılır. Bunların içinde, Julius Caesar, Augustus(Roma imparatorluğunun kurucusu-merwe),Alexander the Great (Büyük İskender- merwe), Plato(Eflatun-merwe), Cyrus(Kardeşiyle yaptığı savaşta yenilen Persli prens-merwe), the elder Scipio(Anibal’i yenen Romalı general-merwe), bazı Mısırlı firavunlar, Buddha, Hermes (tanrıların habercisi olan ilim ile seyahat ve belagat tanrısı -merwe), Mithra(eski İran aydınlık ve hakikat tanrısı-merwe), *Hercules(Herkül -merwe), Cybele(Antik Yunan doğa tanrıçası-merwe), Demeter(Mitolojik evlilik tanrıçası-merwe), ve *Vulcan(mitolojik kahraman-merwe) yer alır. Bu açıdan bakılınca Matta’nın ve Septuagint’in yunan çevirmenlerinin bakire doğum konseptini Isaiah’ta keşfetmelerinden çok, bunu metne empoze etmiş olma ihtimalleri daha yüksek görünüyor. 20. yüzyılın başında “fundamentalist” (köktendinciler-merwe) akım tarafından bu konu Hristiyan inancının 5 temelinden biri olarak edilirken bu konu tamamen görmezden gelinmiştir.
3) Eşek
Zekeriya 9:9’ da Mesih’in Darussalem’e bir eşeğin sırtında geleceği kehanetinde bulunulmuş ve *İsa’nın bu kehaneti gerçekleştirdiği iddia edilmiştir. (Mt 21:1-7, John 12:14-15). Darüssaleme yapılan bu yolculuk ‘Zafer girişi’ olarak adlandırılır. Burada ufak bir problem var. Diğer 3 incil tek bir eşekten bahsederken, Matta iki eşekten bahseder. (Matta Zekeriya 9:9’u yanlış anlamış olabilir. Ayrıca, Matta “İsa onların üzerinde oturuyordu”derken, İsa’nın ikisini de aynı anda sirk usülü sürdüğünü mü kastediyordu belli değil. ) Fakat, nu sayıları içeren çelişkilere gömülmeyelim. Görüleceği üzere; bahsedilen kehanette daha ciddi çelişkiler bulunmakta:
a) Zekeriya eşeği sürecek kişiyi “Zion’un ve Darüssalem’in kızının kralı” olarak tanımlıyor. (Tanakh’daki Zion ve darüssalem’in kralı). İsa, Yahudilerin çoğunluğu tarafından reddedildiği ve kendisinin de asla kral olmak gibi bir iddiası olmadığı için, bu ünvanı ona yakıştırmak çok zor.
b) Bir sonraki ayette, Zekeriya 9:10’da, eşeği süren kişinin Ephrahim’den savaş arabaları , Darüssalem’den atları sürecek ve bir savaşçı selamıyla, halkları teslim olmaya çağıracak ve hükümranlığı bir denizden diğerine, bir okyanustan ötekine yayılacaktır. Nazareth’li İsa’ya bu kehanetin nasıl uyduğunu görmek çok zor.
Bazıları diyor ki, İsa’nın getireceği barış ve krallık geleceğe ait bir olgu, fakat bu kehanetin gerçeklestiği iddia edildiğine göre bu içerikle alakasız olduğunu kabul etmek lazım. Şu bir gerçek ki İncil yazarlarının İsa’yı Darüssalem’e eşek üzerinde gelen kral olarak yansıtma çabaları özellikle Eski Ahit kehanetler isöz konusu olduğunda, *tamamen cürütlmüş ve başarısız olmuştur. Bu da argümanın birinci maddesinin bütün dayanaklarını elinden almaktadır.
4) İhanet
Birçoklarına göre, Eski Ahit’te Mesih’in 30 gümüş karşılığında (bu para daha Tanrı’nın evine bırakılacak ve bir çömlekçinin tarlasını satın almakta kullanılacaktır.) bir arkadaşının ihanetine uğrayacağı kehanetinde bulunulmuştur. (Mezmur 41:9, Zekeriya 11:12-13) ve bu tam olarak İsa’nın başına gelmiştir. Söylenildiğine göre Yahuda, İsa’ya 30 gümüş için ihanet etmiş, daha sonra pişmanlık duyarak parayı kaleye fırlatarak iade etmiş, ve o para bir çömlekçinin tarlasının satın almasına harcanmıştır. (Mt 26:15, 27:3-10) Fakat, görüleceği üzere *bu kehanetle alakalı bir çok problem bulunmaktadır;
a)Eski Ahit’teki konuyla alakalı olan *hiçbir pasaj *Mesih’le alakalı değildir. Zekeriya’daki pasajda, Yahuda’nın durumunda anlatıldığının tersine, 30 gümüşü alan iyi iş çıkardığı için yazarın kendisidir. Mezmur ‘da is Mesihİn kendisine herhangi bir ima bile bulunmamaktadır. *Aslında, önceki ayetlerde (Mezmur 41:4) açıkça belirtilmiştir ki ihanet edilen kişinin kendisi (yazar, Davud) bir günahkar, dolayısıyla bu ayeti İsa’yı belirtiyormuş gibi yorumlamak oldukça zor.
b) Matta 27:9-10 *‘da çömlekçinin tarlasının satın alınmasının Yeremya’da gectiğini iddia eder. Fakat, Yeremya kitabında kesinlikle bu konu hakkında hiçbirşey yoktur, ve Zekeriya’daki pasajın bu konuda kullanılmasının da sebebi budur. Belki de Matta’nın kalemi sürçmüştür.
c) Tanakh’daki Zekeriya 11:13 deki kısmın ilgili kısmının terümesinde ise şöyle denilmektedir: “ 30 gümüş alıp onu Tanrı’nın evindeki hazineye yatırdım.” Oraya paranın atılmasına veya bir çömlekçiye veya çömlekçinin tarlasına dair hiçbir referans bulunmamaktadır. Matta’da delil olarak getirilen kehanete Zekeriya’da da rastlanmaz. Matta’nın hayalinin bir ürünü gibi gözüküyor.
Metin şu:
http://www.infidels.org/library/modern/theodore_drange/bible.html
Hatta merwe'nin çevirmiş olduğu ilk kısmı da topluca ekleyeyim:
“İNCİL ARGÜMANI
Hemen hemen bütün evanjelik hristiyanlar İncil’in ilahi bir ilham olduğunu ve Tanrı’nın insanlığa olan mesajını ilettiğine inanırlar.Bu; kitabın özelliklerinin açık fikirli skeptiklere bile kanıtlanabilinir olmasından dolayı, Tanrı’nın varlığını doğrulanmış teolojiden çok doğal teoloji içinde ispatlanması için İncil’in kullanımı ile olacaktır. Dahası, ilahi ilhamdan kaynaklı çalışma doğru olmak zorunda olduğuna göre, bu özellikler aynı zamanda İncil’in doğruluğunu kanıtlar ve bütün bu kanıtlar Hristiyanlığın tek gerçek din olduğunu kanıtlamak için kullanılmalı. Bu şekilde ifade edildiğinde, bu mantıklama Tanrı’nın varlığı ve İncil’in çeşitli özelliklerinin ortaya koyduğu ilahi mesajların gerçekliği argümanı üzerinde doğrulanabilinir. Bu argümana biz burada kısaca İncil Argümanı diyeceğiz. Hemen hemen bütün evanjeliklerin bir haddeye kadar kabul etmesine rağmen, bu argüman büyük din filozofları tarafından görmezden gelinen bir argümandır. Bu görmezden gelmenin bir nedeni de, argümanın kolayca çürütelebilinecek olmasıdır. Biz bu çalışmada, birçoklarının ‘strawman’ (korkuluk yada piyon olarak çevirebiliriz - merwe) saldırdığımızı düşünecek olmalarına rağmen, bu çürütmenin nasıl formüle edilebileneceğini göstermeye çalışacağız. (İnanıyorum ki dışarıda bir yerlerde milyonlarca piyon var!)
1- Argümanın Formülasyonu
İncil Argümanı genelde bir çeşit ‘cumulative-case’ (bir tezi kanıtlamak için önceki tezi temel alan, diğer bir deyişle gittikçe genişleyen diye çevirebiliriz. Hocalarımız daha iyi açıklayabilirler. –merwe) argümanı olarak kabul edilir.
1) İncil birçok gerçekleşmiş gelecekle ilgili kehanet içerir.
2) İncil gerçekleşmemiş kehanet içermez.
3) Yukarıdaki gerçekleri açıklayabilmek için geçerli tek mantıklı açıklama Tanrı’nın önbilgisini kehanetler için kullandığı ve İncil yazarlarına onarlı kaydetmesi için ilham verdiğidir.
4) İncil’de hatırı sayılır çoklukta Nazareth’li İsa’nın dirilişinin ve defalarca görülüşünün şahidi vardır.
5) Yukarıdaki gerçeğin tek mantıklı açıklaması ise, İsa ölümsüz bir varlıktır ki bu İncil’in ve gerçek mesajının doğruluğunu gösterir.
6) İncil çelişkiler içermez.
7) İncil dünya hakkında, bilimle çatışmayan, eski zamnalarda ise bilinmeyen bilgiler içerir. Ayrıca, İncil, modern bilimle hiçbir çelişkiler içermez.
İncil mükemmel bir ahlak öğretir, etik hatalar içermez.
9) 6-8. maddelerdeki gerçekelrin tek mantıklı açıklaması, İncil’in mükemmel yazarının Tanrı’nın kendisi olmasıdır.
10) 3,5,9 nolu sonuçları birleştirirsek, diyebiliriz ki; İncil, tamamen bir insan ürünü değil, Hristiyanlık gerçeğini ve gerçek hakikati anlatan ilahi bir esindir.
Başka varsayımlar da zaman zaman bu formulasyona eklenmiştir. Mesela, Henry M.Morris(İncil’den esinlenip Büyük Sel teorisini ortaya atan yaratılışçı bilim adamı. Ayrıntılı bilgi için bkz. http://www.law.umkc.edu/faculty/projects/ftrials/conlaw/morrish.html - merwe ) daha çok İncil’in eşsizliğini vurgulamıştır.[1]. Ayrıca, içindeki harika sayısal dizaynlara dikkat çekmektedir.[2](Tanıdık geldi mi? *-merwe). Fakat bizim amaçlarımız için yukarıdaki formülasyon yeterli olmalı. Bu İncil Argümanının ana faktörlerini içermektedir.
3, 5, 9 nolu varsayımları verilen dataya alternatif öneriler sunarak çürütebiliriz. 3 nolu madde için; ESP(extra sensory percerception, altıncı his, veya özel telepatik yeteneklere verilen ad- merwe) ihtimali ve bazı insanların öntanıları, 5 nolu madde için; bir insanın yeniden diriliş fenomeni, 9 nolu madde için; İncil yazarlarının ciddi bir zekaya sahip oldukları iddia edilebilinir. Fakat burada amacımız için bu ihtimalleri göz ardı edeceğiz ve basitbir şekilde argümanın temel maddelerine odaklanacağız, ki bunlar 1,2,4,6,7,8, nolu maddeler oluyor. Eğer ki bu maddeler hatalı ve gerçeği ifade etmiyorsa, o zaman 3, 5, 9 nolu iddialar temellerini gerçeklerden çok hatalardan aldıkları için suçlanabilinir. Bu öne koyduğum makale tamamen bir önçizimdir. Bu çizimi dolduracak detaylar [3] başka yerde verilmiştir.
1] Henry M. Morris, Many Infallible Proofs (El Cajon, CA: Creation-Life Publisher, Inc., 1974), Chapters II and V.
[2] Ibid., Appendix A.
[3] Amaç için harika düzinelerce kaynak var.İki tanesi : C. Dennis McKinsey, The Encyclopedia of Biblical Errancy (Amherst, NY: Prometheus, 1995) and A. J. Mattill, Jr. The Seven Mighty Blows to Traditional Beliefs, Second Edition (Gordo, AL: The Flatwoods Free Press, 1995).
2. Gerçekleştiği iddia edilen kehanetler
Çoğunluğu Eski Ahit’te olmak üzere İncil’de tamamlandığı sanılan ve bu yüzden ilahi ilhamın devamlılığını gösteren yüzlerce tamamlanmış kehanet vardır. Öncelikle bunlardan birkaçınabakmak istiyorum.
1) Bethlehem (İsa’nın doğum yeri olarak bilinen, kutsal sayılan şehir-merwe )
Öncelikle Mesih’in Bethlehem’de doğacağını öncden bildiği iddia edilen Micah(Türkçesi Mika-merwe) 8:2 ‘yi dikkate alın. Yeni Ahit’e göre, İsa, Bethlehem’de doğmuş (Mt2:1) ve bu Mika kehanetinin tamamlanmasıdır. (Mt 2:5-6, John7:42). Yalnız bu konuyla alakalı birkaç problem bulunmakta:
a) Mika bir kasabadan çok bir klandan bahsediyor olabilir. Davud eski zamanlardan beri
Bethlehem Kenti'nden Efratlı İşay adında bir adamın oğluydu die tanımlanır. (1sa 17:12) Mika ise der ki ‘Sizden(Efratlı İşay’ın klanından)İsrail’in yöneticisi olacak kişi gelecek. Mika’nın demek istediği Mesih’in Davud’un soyundan olacağı da olabilir.
b) İsa kan bağı açısından Davud’un soyundan olduğu iddia edilmiştir (Ro: 1:3)., ama bunun nasıl olabileceği belirsizdir. Hem Luka’ya, hem de Matta’ya göre, Meryem’in kocası Yusuf Davud’un soyundandır(her ne kadar ikisi de tam soy da anlaşamasa da.). Ancak her ikisi de Yusuf’un İsa’nın babası olduğunu inkar ederler, o halde Yusuf’un ataları İsa’nın atası olamaz. Bundan bahsedildiğinde Matta kızmıştır (Mt 1:1)
c) Kehanet, Mesih’in İsrail’in kanun koyucusu, yöneticisi olduğunu söylediğinden, İsa'nın Mesih *olduğu iddia edilemez. İsa, İsrail’in yöneticisi falan değildi. Aslında, kendisinin krallığının bu dünyada olduğunun inkar ettiği sanılmaktadır (John 18:36). Ayrıca, Kral İsrail’i güvenli bir yer yapmalıydı. (Mika 5:4), bu kesinlikle gerçekleşmedi.Bu yüzden, yahudilerin Mika’yı okuduktan sonra hala Mesih'lerinin gelmediğine inanmaları anlaşılır olmaktadır.
d) Kehanette Bethlehem kasabasının kastedildiğini düşünsek bile, İsa’nın orada doğduğu da şüpheli. Matta ve Luka’daki doğum ayetleri birçok açıdan birbiriyle tutarsız. Dahası, iki hikayede şüpheli unsurlar bulunmakta. Matta’nın bir yıldızı takip eden Mecusi hikayesi dayanaksız görünüyor. (2:1- 10). Ayrıca Luka’nın 2:1-5 te anlattığı Meryem ve Yusuf’un Nazareth’ten Bethlehem’e Romalıların nufus sayımına katılmak için yaptığı yolculuk hikayesi yapmacık ve zoraki geliyor. Tarihçilere göre, Romalılar Luka’nın tarif ettiği gibi insanların atalarının doğduğu yere gitmesini zorunlu kılan bir nufus sayımı hiçbir zaman yapmamıştır, boyle bir zorunluluk olmuş olsa bile anlamsız olurdu.
Bütün bu sebeplerden dolayı, Mika kehanetinin İsa tarafından gerçekleşmiş olduğu ciddi şüpheler altında. Bu kehanet, şüphesiz İncil’in ilahi esin olmasının kanıtı olarak algılanmamalıdır.
2) Virgin Birth ( Meryem’in Bakire iken İsa’yı doğurması - merwe)
Matta1:22 ve 23 ‘te İsa tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen bir başka kehanet ise, Isaiah 7:!4 te geçtiği belirtilen bakire doğum. Fakat bu iddia ile alakalı bazı problemler bulunmakta:
a) Isaiah’ta geçen İbranice ‘almah’ kelimesi bakire değil, genç kadın anlamına gelmektedir. Tanakh, Yenilenmiş İngiliz İncili, Yenilenmiş Standard İncil ve Yenilenmiş DarüSalem İncil’inde doğru çevrilmiş, yalnız, Kral James versiyonu, ve Yeni Amerikan İncil’inde yanlış tercüme edilmiştir. Matta da muhtemelen Septuagint’in ( Eski Ahit’in yetmiş kişi tarafından tercüme edildiği için yanlış olduğu düşünülen Yunanca versiyonu-merwe) yanlış tercümesine dayandıgı için bu kelimeyi yanlış bir şekilde tercume etmiştir. İbranice’de ‘bethulah’ kelimesi tam anlamıyla bakireyi kasteder. Bakire doğum olağanüstü bir olay olduğu için,kadının gerçekten bakire olduğunu vurgulamak için *Isaiah’ın bu kelimeyi kullanmayı tercih ederdi herhalde.
b) Isaiah’ta bahsedilen işaret,kimliği belirsiz hamile kalacak olan bir kadından *çok, konuşmayıcı ve dinleyici tarafından bilinen (tarihçiler bu kişinin Isaiah’ın karısı olduğunu düşünüyor), halihazırda hamile olan bir kadına hitap etmektedir. Doğru tercüme(Tanakh’tan) şöyle; “Bak, genç kadın çocuklu ve bir oğlan doğurmak üzere..” Bu milattan önce 8. yüzyılda gerçekleşen bazı olaylar göz önüne alınarak, Judah Kralı Ahaz’a verilen bir işaretti. Mesih’le ve uzak gelecekle bir alakası yoktu.
c) Ahaz’a verilen işaretin bir parçasında çocuğun adının “Immanuel”olacağı belirtilir. Bu ad Tanrı bizimle demek olduğundan, Ahaz’a Tanrının onun yanında olduğunu gösterdiği sanılıyor. Matta’nın İsa’nın ‘Immanuel’ die adlandırıldığını anlattığı mantıksız iddiası (Mt 1:23) haricinde biliyoruz * ki Matta’nın da sonra belirttiği gibi *kendisi “jesus”(İsa) olarak adlandırılmıştır.(Mt 1:25)
d) Konseptin tamamen yabancı İsarillilerle alakalı olmasından dolayı İsaiah’ın bakire dogumdan bahsetmiş olması mümkün görünmüyor. Musevi teoloji veya Musevi kaynaklı hiçbiryerde böyle bir konudan bahsedilmiyor. *Eğer Isaiah böyle bir iddiadan bahsetmiş olsaydı, bu tüm İsrail halkının tarihinde ilk olacaktı. Böyle bir durumda şüphesiz kendisi ‘almah’ kelimesi yerine ‘bethullah’ ı kullanacaktı, ve şüphesiz böyle önemli bir olaydan daha fazla bahsedecekti.
Bakire doğum ise daha cok Romalılar ve Yunanlılar gibi antik gruplarda rastlanan genel bir kanıdır. Bir çok ünlü insan ve mistik kahramanın bu toplumlarda bakire bir anneden doğmuş olduğu anlatılır. Bunların içinde, Julius Caesar, Augustus(Roma imparatorluğunun kurucusu-merwe),Alexander the Great (Büyük İskender- merwe), Plato(Eflatun-merwe), Cyrus(Kardeşiyle yaptığı savaşta yenilen Persli prens-merwe), the elder Scipio(Anibal’i yenen Romalı general-merwe), bazı Mısırlı firavunlar, Buddha, Hermes (tanrıların habercisi olan ilim ile seyahat ve belagat tanrısı -merwe), Mithra(eski İran aydınlık ve hakikat tanrısı-merwe), *Hercules(Herkül -merwe), Cybele(Antik Yunan doğa tanrıçası-merwe), Demeter(Mitolojik evlilik tanrıçası-merwe), ve *Vulcan(mitolojik kahraman-merwe) yer alır. Bu açıdan bakılınca Matta’nın ve Septuagint’in yunan çevirmenlerinin bakire doğum konseptini Isaiah’ta keşfetmelerinden çok, bunu metne empoze etmiş olma ihtimalleri daha yüksek görünüyor. 20. yüzyılın başında “fundamentalist” (köktendinciler-merwe) akım tarafından bu konu Hristiyan inancının 5 temelinden biri olarak edilirken bu konu tamamen görmezden gelinmiştir.
3) Eşek
Zekeriya 9:9’ da Mesih’in Darussalem’e bir eşeğin sırtında geleceği kehanetinde bulunulmuş ve *İsa’nın bu kehaneti gerçekleştirdiği iddia edilmiştir. (Mt 21:1-7, John 12:14-15). Darüssaleme yapılan bu yolculuk ‘Zafer girişi’ olarak adlandırılır. Burada ufak bir problem var. Diğer 3 incil tek bir eşekten bahsederken, Matta iki eşekten bahseder. (Matta Zekeriya 9:9’u yanlış anlamış olabilir. Ayrıca, Matta “İsa onların üzerinde oturuyordu”derken, İsa’nın ikisini de aynı anda sirk usülü sürdüğünü mü kastediyordu belli değil. ) Fakat, nu sayıları içeren çelişkilere gömülmeyelim. Görüleceği üzere; bahsedilen kehanette daha ciddi çelişkiler bulunmakta:
a) Zekeriya eşeği sürecek kişiyi “Zion’un ve Darüssalem’in kızının kralı” olarak tanımlıyor. (Tanakh’daki Zion ve darüssalem’in kralı). İsa, Yahudilerin çoğunluğu tarafından reddedildiği ve kendisinin de asla kral olmak gibi bir iddiası olmadığı için, bu ünvanı ona yakıştırmak çok zor.
b) Bir sonraki ayette, Zekeriya 9:10’da, eşeği süren kişinin Ephrahim’den savaş arabaları , Darüssalem’den atları sürecek ve bir savaşçı selamıyla, halkları teslim olmaya çağıracak ve hükümranlığı bir denizden diğerine, bir okyanustan ötekine yayılacaktır. Nazareth’li İsa’ya bu kehanetin nasıl uyduğunu görmek çok zor.
Bazıları diyor ki, İsa’nın getireceği barış ve krallık geleceğe ait bir olgu, fakat bu kehanetin gerçeklestiği iddia edildiğine göre bu içerikle alakasız olduğunu kabul etmek lazım. Şu bir gerçek ki İncil yazarlarının İsa’yı Darüssalem’e eşek üzerinde gelen kral olarak yansıtma çabaları özellikle Eski Ahit kehanetler isöz konusu olduğunda, *tamamen cürütlmüş ve başarısız olmuştur. Bu da argümanın birinci maddesinin bütün dayanaklarını elinden almaktadır.
4) İhanet
Birçoklarına göre, Eski Ahit’te Mesih’in 30 gümüş karşılığında (bu para daha Tanrı’nın evine bırakılacak ve bir çömlekçinin tarlasını satın almakta kullanılacaktır.) bir arkadaşının ihanetine uğrayacağı kehanetinde bulunulmuştur. (Mezmur 41:9, Zekeriya 11:12-13) ve bu tam olarak İsa’nın başına gelmiştir. Söylenildiğine göre Yahuda, İsa’ya 30 gümüş için ihanet etmiş, daha sonra pişmanlık duyarak parayı kaleye fırlatarak iade etmiş, ve o para bir çömlekçinin tarlasının satın almasına harcanmıştır. (Mt 26:15, 27:3-10) Fakat, görüleceği üzere *bu kehanetle alakalı bir çok problem bulunmaktadır;
a)Eski Ahit’teki konuyla alakalı olan *hiçbir pasaj *Mesih’le alakalı değildir. Zekeriya’daki pasajda, Yahuda’nın durumunda anlatıldığının tersine, 30 gümüşü alan iyi iş çıkardığı için yazarın kendisidir. Mezmur ‘da is Mesihİn kendisine herhangi bir ima bile bulunmamaktadır. *Aslında, önceki ayetlerde (Mezmur 41:4) açıkça belirtilmiştir ki ihanet edilen kişinin kendisi (yazar, Davud) bir günahkar, dolayısıyla bu ayeti İsa’yı belirtiyormuş gibi yorumlamak oldukça zor.
b) Matta 27:9-10 *‘da çömlekçinin tarlasının satın alınmasının Yeremya’da gectiğini iddia eder. Fakat, Yeremya kitabında kesinlikle bu konu hakkında hiçbirşey yoktur, ve Zekeriya’daki pasajın bu konuda kullanılmasının da sebebi budur. Belki de Matta’nın kalemi sürçmüştür.
c) Tanakh’daki Zekeriya 11:13 deki kısmın ilgili kısmının terümesinde ise şöyle denilmektedir: “ 30 gümüş alıp onu Tanrı’nın evindeki hazineye yatırdım.” Oraya paranın atılmasına veya bir çömlekçiye veya çömlekçinin tarlasına dair hiçbir referans bulunmamaktadır. Matta’da delil olarak getirilen kehanete Zekeriya’da da rastlanmaz. Matta’nın hayalinin bir ürünü gibi gözüküyor.