PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Muhammed, Hatice'den Çekinirdi


23-04-2005, 16:36
Her ne kadar müslümanlar Muhammed'in ilk karısı olan Hatice ile olan ilişkisindeki davranışlarını eşine duyduğu saygı olarak yorumlassa da aslında durum bunun daha ötesinde Hatice'nin daha güçlü ve baskın kişilik sergilemesinde yatmaktadır. Muhammed bu nedenle gerçek istek ve düşüncelerini geri plana atmak, bastırmak zorunda kalmıştır. Öreneğin, kızı Zeyneb'i bir müşrik olan As adlı kişi ile evlenmesine müsade etmek zorunda kalmıştır. Bu sıralarda Muhammed peygamberliğini ortaya atmış idi. Herkesi müslümanlığa davet ederken kendi öz kızının bir müşrik ile evlenmesine müsade etmesi çevrede gülünç kaçardı. Bu nedenle Muhammed uzun süre bu isteğe direndi ama eşi Hatice'nin bu evliliği istemesi karşısında pes etmek zorunda kaldı.
Muhammed, ilk eşi olan ve 25 yıl evli kaldığı Hatice karşısında, eşinin güçlü kişiliği ve zenginliği nedeniyle bazı düşüncelerini yaşama geçirememiştir. Örneğin kadının konumunu kötüleştiren, miras hakkında yarı pay, şahitlikte daha az önem verilme, örtünme gibi tüm kuralları Hatice'nin ölümünden sonra ilan etmiştir. Tabiki her zamanki gibi tanrıdan vahiy aldığını söyleyerek ilan etmiştir. Hatice'nin hayatta olduğu dönemde bu kuralları ilan edemezdi çünkü güçlü ve otoriter bir kadın olan Hatice buna müsade etmezdi.
Bu davranışlar Muhammed'in Hatice'ye duyduğu sevgi ve saygıdan öte, onun kişiliğinin gücü karşısında sinme durumu olarak açıklanabilir.

sagduyu
29-12-2006, 05:23
Mekke ve Medine donemleri arasindaki farki gosteren carpici bir ornek.

29-12-2006, 10:06
Hatice'nin Hz.Muhammed ile evlenmeden önceki yaşamı hakkındaki bilgiler oldukça karışık. Kimine göre 2, kimine göre 3 kez evlenmiş, kimine göre hiç evlenmemiş. Kimine göre Hz.Muhammed ile evlendiğinde 40, kimine göre 28 yaşındaymış ama bilinen birşey var, Mekke'deki en zengin kişi imiş. Mekke'nin kervanları yan yana dizildiğinde diğer tüm kervanlar Hatice'nin kervanlarına ancak ulaşabiliyormuş. Bu zenginliğin kaynağı da meçhul. Hz.Muhammed'i bizzat Hatice'nin eş olarak seçtiği ise bilinen bir olay. Bütün bu mal varlığı, Mekke döneminde islam dinini yaymak, köleleri azad ederek müslümanlığa geçmelerini sağlamak gibi amaçlarla kullanılmış. Haliyle, Hz.Muhammed'in kendisinden çekinmesi normal, zira o olmasa islam dini de olmayacak. Zaten Hz.Muhammed bunu "Hatice'nin mal varlığı, Ali'nin kılıcı olmasa islam dini olmazdı" diyerek açıkça belirtmiş.

Kızı Zeyneb'in bir müşrikle evlenmesinin ilginç bir sonucu var, Zeyneb'in kocası Bedir savaşında müslümanlara esir düşüyor. Serbest bırakılması için ödenen bedelin içinde Hatice'nin kızına evlilik armağanı olarak verdiği gerdanlık da var ve bu gerdanlık Hz.Muhammed'in önüne geliyor, o da çok duygulanıyor! İslam tarihini inceledikçe karşılaşılan garabetlerin sonu yok galiba.

Hatice'nin islam dinine katkıları gerçekten çok büyük, ama bu katkıyı Suudi krallığı pek takdir etmemiş olacak ki Hz.Muhammed'le Mekke'de birlikte yaşadığı evin olduğu yere bugün umumi tuvalet yapılmış. Acaba orada daha önce ne olduğunu bilmiyorlar mıydı, yoksa birilerine mesaj mı vermeye çalışmışlar bilinmez.

sagduyu
29-12-2006, 10:28
SEvgili yfln,

Maalesef Turkler bu diyarlara cok daha ozen gosteriyortarih boyunca. kendilerinin ilk baslarda zorla benimsedikleri, dilini geleneklerini, kokunu anlamadiklari dinin kutsal mekanlarini delicesine koruyorlar. Ama peygamberin iclerinden ciktigi yarimada Araplarinin durumuna cok guzel bir ornek bu soyledigin.

Bir arkadasimin yasli anneannesi vardi mendiller icinde ufak bir kerpic parcasi saklardi koynunda. Guya bu Muhammed'in bi ara dinlenmek icin elini koydugu bir evin duvariymis. Saygiya bak. Ustelik de hurafe. Ama Arap gidip hatice'nin evine boyle muamele ediyor.

Yine de bir sey degismiyor. Inancli Turkler hala daha ayni davraniyor. Araplar da oyle

29-12-2006, 11:30
sevgili sagduyu,

Bence burada özensizlikten öte birşey var. Bence araplar Hz.Muhammed'i sevmiyorlar ve hiç sevmemişler. Onun için öldüğü gün iktidar savaşına girmişler, soyunu kurutmuşlar, bugün de dinlerinin başlatıldığı evi umumi tuvalet yaparak ya da benzer girişimlerle bu tepkilerini göstermeye devam ediyorlar. Bu arada getirdiği dinin sağladığı büyük siyasi ve ekonomik gücü sonuna kadar kullanmaya devam ediyorlar. Buna karşın Türkler kafalarında farklı bir Hz.Muhammed imajı oluşturup onu çok sevmişler. Bu işi o kadar ileri götürmüşler ki Hz.İbrahim'in babasının adı Azer'di, dolayısı ile de Hz.Muhammed Türk soyludur demişler, Hz.Muhammed ile Ali aralarında Türkçe konuşurlardı, kimse de anlamazdı iddiasında bulunmuşlar yani onu Türkleştirmişlerdir. Bugün Hz.Muhammed aleyhine birşey söylendiğinde gösterilen tepkinin temelinde sanırım bunun da etkisi var, atalarına küfredilmiş gibi hissediyorlar, halbuki o kendi ataları değil.

jayjay
29-12-2006, 12:11
"Hatice'nin mal varlığı, Ali'nin kılıcı olmasa islam dini olmazdı"
Bu hadisin kaynağı var mı? varsa verir misin?

sagduyu
29-12-2006, 13:39
Sevgili yfln,

daha once "Bir mubarek sahabe : Hz. Hind" basligi altinda dediklerimi bir kez daha tekrar edecegim kusuruma bakma

Muhammed'le catisan Ebu Sufyanyeniliyor. Mekke Reisligi elinden gidiyor. Musluman oluyor. Ebu Sufyan'in oglu olan Muaviye ise peygamberin damadi Ali ile catisiyor, halifelik icin, yani siyasi otoriteyi geri almak icin. *Muaviye'nin oglu Yezid ise konuyu radikal bir biicmde cozuyor, paygamberin torunlarini katlediyor ve siyasi otoriyeti tamamen kendi ailesi icine rakipsiz olarak almis oluyor.

Burada bir ailenin kaybettigi siyasi guc var ve ailenin fertleri de (once ogul, sonra torun) bu siyasi gucu geri almak icin savasiyor ve en sonunda Muhammed'in torunlarini katletmekten geri durmuyor.

29-12-2006, 13:55
Muhammed 'in evlilik grafiğine bakmak zaten Muhammed'in Hatice'den ne kadar çekindiğini gösterecektir.

25-50 yaşları arasında tek evlilik ile yaşamak durumunda kalan Muhammed, Hatice öldükten sonra ölümüne kadar geçen sürede onlarca kadın ile ilişkisi olmuştur. *Minimum 20 diyelim, 13 yılda 20 kadın + cariyeler. Gene minimize edelim 6 ayda bir kadın. Hatice'yi o kadar çok seviyor ve sayıyormuş ki Muhammed, ondan sonraki kadınlara bu saygıyı duyamamış sanırım.

Arkadaşlarım, Muhammed 'in kızı Zeyneb'in bir müşrik ile evlenmesinden bahsetmişler.

Hazır Muhammed'in kendi dinine aykırılıklarından bahsederken buna benzer bir noktaya parmak basmak istiyorum. Muhammed'in diğer kızlarından birinin adı Fatima.

Bu adı araştırırsanız, eski Araplarda Ay Tanrıçasının adının Fatima olduğunu görürsünüz. Sizce Muhammed ve Hatice kızına neden bir tanrıça adı vermiştir?

sagduyu
29-12-2006, 14:16
Sevgili Merwe,

Benzerlikler bu kadar olsa yine iyi. Muhammed'in buyukannesinin de adi Fatima. Bu belki baska bir topicin konusu ama Ana tanrica'ya tapinilan butun Kibele mabetlerinde (dikkat ediniz Arapcasi kubaba yani Ka'ba) uc kader tanricasi (Lat Menat ve Uzza) siyah bir ortu ve siyah bir metoer vardir (hacerulesved) Bu cogunlukla ilk once beyaz olup sonralari oksitlenmeden dolayi kararan bir meteordur (gunahkarlar elledikce kararan Hacerul esved) hatta daha sanatsal toplumlarda ornegin Efes'teki Diana tapinaginda siyah meteordan ana Tanrica diana'nin bir heykeli yapilmistir.

Benden bu kadar

29-12-2006, 23:27
;
"Hatice'nin mal varlığı, Ali'nin kılıcı olmasa islam dini olmazdı"
Bu hadisin kaynağı var mı? varsa verir misin?


Bu hadis sünni kaynaklarında bulunmuyor, ama şii kaynaklarında oldukça sık kullanılıyor, hatta wikipedia'da bile yer bulmuş:

http://en.wikipedia.org/wiki/Khadijah_bint_Khuwaylid

Asıl kaynağı ise şöyle:

Muhammed bin Talha eş-Şafii “Metalib’us- Süul”da Resulullah (s.a.a)’in şöyle buyurduğunu naklediyor:

“İslâm, Ali’nin kılıcı ve Hatice’nin malıyla güçlendi"

dew_genç
04-07-2008, 18:44
güzel bi yazı
zaten hatice merdaneyle içeri bi girince muhammet hazretleri taban...

yucemanitu
26-08-2008, 17:57
İşin ilginç tarafı vahiy yükü ağır dayanması zor, diye bir kadın hoşuna giderse kocası kadını boşayacak da Muhammed onu alacak velev ki bu kadının kocası "İbni Muhammed-Muhammed'in oğlu" diye anılan evlatlık olsun. Ama ilk vahiy Hatice zamanında geldi ve Hatice ölünceye kadar Muhammed tek eşliydi.

commandante
27-08-2008, 11:52
sevgili dostlar

islam dini arap gelenekleri ve tevrattan yapılan alıntı ve hikayeler ve destanlarla oluşmuştur.yanlız şunuda inkar etmemek gerekir ki muhammed ikna yetenği yüksek bir insandır.bu sebeple hatice gibi bir kadınla evlenebilmiş ve döneminin en zengin insanı olmuştur.bütün yeni fikirler gibi islamda kuşkuyla krşılanmış bastırılmya çalışılmıştır.ben islamı mormonluk dinine benzetirim musevilikten esinlenen islam hıristiyanlıktan esinlenen mormonluk ve her ikisinde de çok eşlilik mübah ve kadın önemsiz bir mahluk ama haticenin despotizmi farklı

nehir
13-09-2008, 01:53
keşke Hatice, peygamber ölene dek yaşasaymış, belki ozaman islam dini daha akla yakın bir din olurmuş! ve böylece daha az tartışılr bir din olurdu belki kimbilir!diyesim geldi ve dedim :)

kerem190
09-03-2011, 02:44
sevgili dostlar

islam dini arap gelenekleri ve tevrattan yapılan alıntı ve hikayeler ve destanlarla oluşmuştur.yanlız şunuda inkar etmemek gerekir ki muhammed ikna yetenği yüksek bir insandır.bu sebeple hatice gibi bir kadınla evlenebilmiş ve döneminin en zengin insanı olmuştur.bütün yeni fikirler gibi islamda kuşkuyla krşılanmış bastırılmya çalışılmıştır.ben islamı mormonluk dinine benzetirim musevilikten esinlenen islam hıristiyanlıktan esinlenen mormonluk ve her ikisinde de çok eşlilik mübah ve kadın önemsiz bir mahluk ama haticenin despotizmi farklı


hristiyanlıkta çok eşlilik kavramı mübah mı? katoliklerde yok bu en azından garanti eder çok eşliliğin olmadığını??!?!

Basic
09-03-2011, 03:19
hristiyanlıkta çok eşlilik kavramı mübah mı? katoliklerde yok bu en azından garanti eder çok eşliliğin olmadığını??!?!

Isa, tek eslilik bile yapamamis ki, cok eslilik yapsin. Pardon, Isa diye birisi varmiydi? Yoksa, o sizin Pavlus'un uydurmasimidir?

kenos
09-03-2011, 04:27
Basic arkadaşın İsa'nın yaşamadığını düşünüp Pavlus'un yaşadığını düşünmesi sizde de 'acaba neye göre konuşuyor' düşüncesini oluşturmadı mı? Sanırım 'işine gelene' göre...

kerem190
09-03-2011, 04:41
Isa, tek eslilik bile yapamamis ki, cok eslilik yapsin. Pardon, Isa diye birisi varmiydi? Yoksa, o sizin Pavlus'un uydurmasimidir?


sana göre hayal bize göre gerçek... isa olmasa bile mesajlarının anlamı yeter de artar! materyalist düşünceyi de geçtim senin anlayışında olayı düşünmek için... :) rahat ol!

Basic
09-03-2011, 04:44
Basic arkadaşın İsa'nın yaşamadığını düşünüp Pavlus'un yaşadığını düşünmesi sizde de 'acaba neye göre konuşuyor' düşüncesini oluşturmadı mı? Sanırım 'işine gelene' göre...

kenos, cümlen cok bozuk, bir de sanki herseyi anlatabilmis gibi, sonda üc nokta yanyana koymussun.

Basic
09-03-2011, 04:49
sana göre hayal bize göre gerçek... isa olmasa bile mesajlarının anlamı yeter de artar! materyalist düşünceyi de geçtim senin anlayışında olayı düşünmek için... :) rahat ol!

Kerem senin kacarin yok. Bu yutturmaya calistigin dolmalari, dogudan kopup gelen, Anadolu cocuklarina yutturabilirsin. Tabii ki birkac yüz dolar karsiligin da...

Vandidad
09-03-2011, 09:57
Konular o kadar çabuk dağılıyor ki şaşmamak elde değil daha ikinci sayfa ve konu Hatice'nin Muhammed üzerine etkisinden çıkmış İsa'nın varlığına gelmiş.

Bence durumu sadece Hatice'nin otoriter ve güçlü karakteriyle açıklamamak gerekir. O dönemin evlilik kriterlerini incelemek lazım. Pek tabi Muhammed'in bildiği bir gerçek vardı. O da İslam öncesi Arap kültüründe kadının da boşama hakkının olduğuydu. Yani müslimlerin cahiliye, kadına değer verilmeyen dönemler dediği bu zamanlarda kadın ticaretle uğraşabildiği gibi eşini seçebilir ve dilerse boşayabilirdi. Bu muhammedin sadece miras hukuku değil aynı zamanda boşanma ile kanunlarda kadının boşamasını zorlaştırma sebeplerinden birisidir.

Eğer ki Hatice'nin gönlünü hoş tutmasa Hatice kolaylıkla Muhammed'i boşar ve peygamberlik iddialarını da deli saçması diyerek yok edebilirdi. Yani Hatice'den çekinmenin yanı sıra davasının devamlılığı için de Hatice'ye muhtaçtı.

Hatta bu durumu daha da dolaylı inceleyip 25-50 yaş arasında fiziki olarak tatmin edemediği bazı ihtiyaçlarını 50 den sonra azıtarak 5-55 yaş arasındaki tüm kadınlarda denemesine bağlayabiliriz.

kenos
09-03-2011, 14:43
kenos, cümlen cok bozuk, bir de sanki herseyi anlatabilmis gibi, sonda üc nokta yanyana koymussun.

Türkçeniz değil anlayışınız bozuk. Ne yazdığımı anlayamadınız yani öyle mi? Tekrar yazayım. Bu kez anlayacağınız şekilde.

1. İsa'nın yaşamadığını söylüyorsunuz.
2. Pavlus'un yaşadığını kabul ediyorsunuz.
3. Burada neye göre karar verdiğinizi merak ediyoruz. Neye göre Pavlus'un yaşadığını kabul ettiniz, neye dayanarak İsa'nın tarihi şahsiyetini reddettiniz.
4. Bu konuda hem Pavlus hem İsa'ya uygulayabileceğiniz ortak bir neden sunamayacağınızı düşünüyorum. Bu yüzden işinize geleni kabul ettiğinizi düşünüyorum.

"..."

Oldu mu?

Termo
09-03-2011, 20:46
Bu başlığı yeni gördüm. Sanırım, Zocor rumuzlu üye ile tartışırken peygamberin eşlerine söz sırası gelmişti ve ben bu durumdan bahsetmiştim, "ilgili başlıkta tartışalım" diyerek. Kendisi burdaysa bu konuda fikirlerini bilmek güzel olur.