Orijinalini görmek için tıklayınız : Che'nin Gözleri
dersimmm
07-10-2006, 15:07
ölümünün son nefesinde bile ondan medet umma, tanrı seni ne zaman hatırladı ki
che guevara
8 ekim 1967'de katledilen önderin ölümünün 39. yılındayız. dünyanın onun gibi bir özgürlük savaşçısına bu gün çok ihtiyacı war.
her yer küba her yer vietnam
ernesto'ya bin selam
Sn. Dersimm,
Fikirlerinin pek çoğuna katılmama rağmen, yaşadığı hayata saygı duymamak elde değil.
Kim ne derse desin, Che’nin duruşu, savaşı ve hayatı özünün temizliğini gösterir.
Ruhunun yüceliği, bazılarınca Mükemmel Primat olarak adlandırılır iken ben buna *İnsan-ı Kamil demekten mutlu olacağım.
Bunun göstergesi de; hiç çekinmeden ortaya koyduğu canıdır.
İnandığı gibi yaşamanın yüceliğini tadan, insana rahmet olsun.
Hatalarımız, cehaletimize bağışlayın
Binbaşı Ernesto ölmedi daha
*kızıl yıldızı hep parlar anlında
*Dünya halklarına bin selam olsun
*Ezilen halklara bin selam olsun
*2,3 daha fazla vietnam yaratın dedi.amerikan emperyalizmine verilecek savaşta,o ve onun gibiler canlarını verirken emperyalizmin karşısında.bizlerse sadece sustuk ve alkış tuttuk anılarına emperyalizmse vardı artık hedefine.selam sana binbaşı ernesto che guevera.
dersimmm
07-10-2006, 16:10
görüşleriniz için teşekkürler
sosyalist18
07-10-2006, 21:42
O aydınlık durur hala
Yürekleri saran ışıltısıyla
Bağlıdır senin sevgili varlığına
Kumandan Che Guevara
http://www.leksikon.org/images/guevara_che.jpg
VE SULAR
*PARMAKLARINDAN DÖKÜLÜP
*TEKRAR GÖLE DÖNERKEN
*DEDİ KENDİ KENDİNE:
*''-O ATEŞ Kİ KALBİMİN İÇİNDEDİR
*TUTUŞMUŞTUR
*GÜNDEN GÜNE ARTIYOR.
*DÖVÜLMÜŞ DEMİR OLSA DAYANMAZ BUNA
*ERİYECEK YÜREĞİM...
*BEN GAYRİ ZUHUR VE HURUÇ EDECEĞİM
*TOPRAK ADAMLARI TOPRAĞI FETHE GİDECEĞİZ.
*VE KUVVETLİ İLMİ, SIRRI GERÇEKLENDİRİP
*BİZ MİLLETLERİN VE MEZHEPLERİN KANUNLARINI
*İPTAL EDECEĞİZ....
* *
* * * * * * * * * * * *Nazım hikmet-şeyh bedrettin destanı.
CHE....İnsanlığın sömürüye karşı mücadelesi sürdüğü sürece mücadele alanlarında bayraklaşarak yaşayacaktır...[/b]
Chat odasında Dersim'den Che ile ilgili biraz araştırma yapıp sunmasını istemiştim ama sanırım yapamadı. Ben de Che hakkında birkaç şey yazmak istiyorum. Aslında devrim peşinde koştuğum yıllarda bile Che ile ilgili fazlaca birşey okumadım. Che bir "foko"cuydu, dolayısıyla hayalciydi. Evet yılmayan bir devrimciydi ama halk kitleleriyle değil "foko" adı verilen küçük gerilla birlikleriyle gerçekleştirilecek bir devrimle iktidarı devirmeyi hedefliyordu. Anısını bir devrimci olarak saygıyla ansam da yaklaşımını benimsemiyordum.
Peki ya şimdi? Elbete şimdi de benimsemiyorum, anahtarlığımda resmini taşıyorum ama. Che ölümünden 40 yıl sonra artık bir kült, bir mit haline gelmiş bir kişilik. Onun gerçekte neler yaptığı, ne tür bir politikası olduğu, hedeflerine ulaşıp ulaşmadığı, kabul edilemeyecek şeyler yapıp yapmadığı artık çok önemli değil. Che yaşamından bağımsız olarak idolleşmiştir ve birşeylerin simgesidir artık. Peki nedir bu simge?
Herkese, özellikle devrimler tarihi ile ilgilenen herkese türkçe wikipedi'nin Che ile ilgili makalesini okumasını öneririm. Sanırım İngilizce derlemeyi çevirmişler ve çok güzel bir iş yapmışlar. Olumlu ve olumsuz yanlarıyla, hakkında yapılan övgüler ve eleştirilerle, yaşamındaki yol ayrımları, başarıları ve başarısızlıkları ile karşımıza gerçek, canlı canlı bir Che çıkartmışlar. İnsanların hayallerinde kendilerine göre biçimlendirmediği, eksikleri, zaafları olan, sıradan her insan gibi bir insan. Kahraman yaratmak, sonra onun peşinde koşmak insanoğlunun kendi zaafıdır. Bir toplumun ne kadar az kahramanı, idolü varsa o kadar zaaflarından kurtulmayı başarmış demektir aslında.
Peygamberler, kurtarıcı önderler, devrim kahramanları aslında toplumumuzun kültürel zayıflığını gösterirler. Henüz insanlığın erken evrelerini yaşıyoruz belki de. Che'yi yılmaz bir kahraman olarak anmak istemiyorum hiç. Kahramanları sevmiyorum.
Evet 39 yıllık bir yaşama üç ayrı ülkede devrim mücadelesini sığdırmıştı. Arjantin'de doğup, arkadaşıyla beraber kötü bir motorsikletin sırtında (http://tr.wikipedia.org/wiki/Diarios_de_motocicleta)bütün Latin Amerika'yı dolaşmak, kendi deyimiyle "mestizo"ya (Avrupa-yerli melezi Latin Amerika halkının aslında tek bir halk olduğunu nitelemek için kullandıkları bir sözcük) aşık olmak, Guatemala'da sosyalist iktidarın CIA darbesi tarafından devrilmesi sırasında darbeye karşı savaşmak, sonra Küba devrimine katılmak, Küba'da ekonomi bakanlığını bırakıp birkaç yıl sonra Afrika Kongo'sunda yeniden ortaya çıkmak, Kongo başarısızlığının ardından Bolivya'ya geçmek ve orda öldürülmek.. Bütün bunlar 40 yıla nasıl sığmış diye düşünülebilir ve Che'yi adeta kutsal bir devrim ikonu yapmaya yeter. Halbuki Che'yi bir ikon değil sıradan zaaflı bir insan olarak görmek istiyorum ben.
Che'nin Bolivya Günlüğü aynı zamanda bir başarısızlık öyküsüdür. Gerillaların nasıl hazırlıksız olduğunu, birliklerin bağlantıyı kaybettiklerini, açlık ve pislikle nasıl mücadele ettiklerini anlatır ve adeta yaklaşan sonu haber verir gibidir. İşte yakalanmadan bir ay önce yazdıklarından birkaç satır:
10 Eylül
* * *Kötü bir gün. İyi belirtilerle başladı, fakat sonra hayvanlar çok kötü olan yolda ilerlememek için direndiler. Sonunda biri geride kaldı, yürümedi, onu karşı kıyıda bıraktık. Irmağın epeyce kabarması karşısında Coco bu kararı almıştı. Ayrıca öte tarafta dört adet silahımız da kaldı: Moro'nunki ve Benigno'nun silahı için 3 tanksavar bombası da kalan silahlar arasındaydı. Irmağı katırla yüzerek geçtim, fakat, geçerken kunduralarımı kaybettim; şimdi abarca giymek zorundayım bu da hiç hoşuma gitmiyor. Nato elbiseleriyle silahlarını muşambaya sarıp bohça yaptı ve akıntı güçlü olmasına karşın ırmağa atladı, ama herşeyi yitirdi. Bu kez'öbür katır suyu geçmek istedi, fakat artık su geçit vermediği için onu geri çektik. Leo'un suyu katırlarla birlikte geçmeyi yeniden denemesi, neredeyse hepsinin boğulmasıyla sonuçlanıyordu, çünkü akıntı çok şiddetliydi. Sonunda hepimiz hedefimiz olan ırmağa vardık, ama Doktor kötü durumda: bütün gece el ve ayaklarındaki nevralji sancıları yüzünden sızlandı durdu. Niyetimiz hayvanları yine yüzerek karşıya yollamaktı, ama ırmak kabarması ve bunu engelledi, alçalmasını beklememiz gerekiyor. Uçak ve helikopter bölgede dolaştı, helikopterler hiç hoşuma gitmiyor çünkü ırmak boyunda pusular yerleştirebilirler. Yarın, nerede olduğumuzu iyice anlamak için ırmak boyunca her iki yönte keşfe çıkacağız.
* * *Bir olaya değinmeyi unuttum: Bugün, 6 aydan fazla bir süreden beri ilk kez yıkandım. Kısa sürede bu rekora daha birçok arkadaş ulaşacak.
* * *Yükseklik 780 metre.
Che'yi insanlığa yaptıkları ve bıraktığı olumlu miras için saygıyla anıyorum.
Wikipedi Che maddesi: http://tr.wikipedia.org/wiki/Ernesto_Che_Guevara#_note-14
Bolivya Günlüğü: http://www.kurtuluscephesi.com/gerilla/chegunluk.html
Che'nin Gozleri... *
Dunyanin kudret sahipleri akillarindan cikartmasalar iyi olur:
Che Guevara'nin sabirsiz gozleri onu icine tikmaya cabaladigimiz tisortun bagrindan alev alev bakmaya devam ediyor.
TIME
06 Ekim 2007, Cumartesi
Ariel DORFMAN
Latin Amerika'da kitasal bir devrimin ilk adimini atmak uzere gittigi Bolivya daglarinda 9 Ekim 1967'de oldurulusunun 40. yilinda, Ernesto Che Guevara'yi Ariel Dorfman'in onun yasami ve olumunun gunumuz gencligi icin tasidigi anlami cozumleyen makalesiyle( )aniyoruz. *
Che diye bildigimiz Ernesto Guevara, Ekim 1967'de Bolivya ormanlarinda katledildiginde yalnizca Latin Amerika'da degil butun dunyada da benim kusagim icin zaten bir efsaneydi. *
Efsane...
Isini ve ulkesini yeryuzunun yoksullarinin kurtulusu icin terkeden bu mechul Arjantinli doktorun oykusu de bircok destan gibi bir yolculukla baslamisti. 1956'da Fidel Castro ve bir avuc savascisiyla birlikte, cilginca bir planla Kuba'ya cikartma yapip diktator Fulgencio Batista'yi devirmek uzere dokuk Granma yati uzerinde Karayip Denizi'ni asmisti. Karaya ayak bastiklarinda gecit vermez bir batakliga dusup mufrezedekilerin cogunu kayip veren savascilardan sag kalabilenler catisa catisa Sierra Maestra'ya tirmanmayi basardi. Iki yildan biraz fazla suren, Guevara'nin gozunu budaktan sakinmadigi cesareti ve maharetiyle parlayip komutan unvanini aldigi gerilla harekatinin ardindan isyancilar Havana'ya girdiler ve Kuzey ve Guney Amerika'nin ilk ve tek muzaffer sosyalist devrimini baslattilar. Che'nin imgesi devasaydi: Yeryuzunun egemen gucu Yankiler'e meydan okuyan mitolojik dev Che. Bencillikten arinmis ve baskalarini tutkuyla seven Yeni Insan'in eskinin yikintilari icinden, guc kullanilarak yaratilmasini savunan ahlak timsali Che. Astim hastasi olmasina karsin, baski ve zulme karsi mucadeleyi surdurmek icin Kuba devrimini birakarak sirra kadem basan romantik Che.
39 yasinda Vallegrande' de kursuna dizilmesi Che'nin efsanevi yuceligine sadece yucelik katmis oldu. O olum doseginde neredeyse acilacakmis gibi duran kisIk gozlerle yatan Isavari beden; ona yakistirilmis miydi ondan nakledilmis miydi tam olarak bilemedigimiz o korkusuz son sozler -"Ates et korkak, yalnizca bir insan vuracaksin"; katillerinin onun olusunden dirisinden daha cok korktuklarini ele veren o bilinmeyen mezar ve o kesilmis elleri: Bunlarin tumu o dikbasli zamanlarin zihnine ve bellegine kazindi. O dirilecek, diye bagiriyordu 60'lar sonu gencligi; bunu Sili'nin baskenti Santiago sokaklarinda avazim ciktigi kadar haykirirken butun Latin Amerika'yi da benzer andlarin kat etmis oldugu bugun gibi hatirimda: "No lo vamos a olvidar"! Onu unutturmayacagi z!
Tanrisallasan imge
Otuzu askin yil gecti ve hakikaten de olu kahraman kolektif bellegimizdeki yerini korudu ama cogumuzun tam olmasini bekledigi sekilde degil. Che simdi her yerde ve her zaman hazir ve nazir: Kahve fincanlari ve posterlerden bize bakiyor, anahtarlik ve takilarin ucunda sallaniyor; rock parcalarinin ve resim-heykel sergilerinin orasindan burasindan cikiyor. Efsanenin yuttugu gercek kisinin ortadan kaybolusu, imgesinin boylesine tanrisallasmasi na eslik ediyor. Beresi yildizli isyanci gerillayi idollestirenlerin cogu onun aramizdan ayrilisindan cok sonra dunyaya geldiler ve yasami ile amaclari hakkinda sadece kabataslak birseyler biliyorlar. Dusman askerlerinin yarasini saran sefkatli ve comert Che yok artik; daha sIki bir muharip olmasini onluyor diye yasam sevgisini torpulemeye cabalayan yilmaz savasci yok artik; Kuba hapisanelerindeki tutsaklari adil bir yargilama olmadan kursuna dizme emirlerine imza atan daha bulanik ve karisIk Che de yok. *
Sahsiyetindeki karmasIkligin boylesine silinip gitmesi her ikonun kaderi aslinda. Ama simdi Che'ye tapinan insanligin, onun inandigi herseye neredeyse tamamen sirt cevirmis olmasi cok daha caprasIk bir durum. Ulasmayi umdugu gelecek, Che'nin ideallerine ve fikirlerine saygili cikmadi. 60'larda, onun kendini feda edisinin toplumsal eylemle, ezilenlerin sisteme karsi ayaklanarak -Che'nin kendi sozleriyle- iki, uc, daha fazla Vietnamlar yaratmasiyla selamlanacagini varsayiyorduk. Ozellikle Latin Amerika'da piril piril binlerce genc insan onu ornek alarak ciktiklari daglarda ya da kentlerin karanlik hucrelerinde, kendi topyekun kurtulus hayallerinin de Che'ninkiler gibi gerceklesmeden kalacagini asla bilmeksizin bogazlandilar yada iskencelerde oldurulduler. Vietnam bugun, sadece isyan atesiyle pismis bir ulkenin kuresel piyasayla aktif butunlesme arayisinin ornegi olarak taklit ediliyor. Guevara'nin uzlasma bilmeyen, gerceklere boyun egmeyen mucadele tarzi da, ahlaki mutlakciligi da gecerli degil artik. Arkamizda biraktigimiz ceyrek yuzyilda Latin Amerika, Dogu Asya ve komunist dunyada demokrasiye barisci gecis ornekleri bir yana kalsin, donemin buyuk devrimlerinden (Guney Afrika, Iran, Filipinler, Nikaragua) de cika cika eski hasimlarla pazarliklar, al gulum ver gulum hesaplari cikti. Hicbirsey Che'nin bikmadan usanmadan olume meydan okuyusuna bunlar kadar uzak olmazdi. Karizmasi ve ahlaki tavriyla bize Che'yi animsatan Chiapas Maya ayaklanmasinin sozcusu komutan yardimcisi Marcos'un bile kahramaninin ekonomik ya da askeri teorileriyle boy olcusmesi olanaksiz.
Gunumuz gencliginin Che'si
O zaman, Che'nin ozellikle hali vakti yerinde gencler arasindaki yaygin popularitesini nasil aciklamali?
Durmaksizin yer degistiren kimlikler ve ittifaklar caginda, bir kez olsun davasina sadakatten sasmaksizin bir ulkeden otekine kosan, hudutlar asan, sinir tanimayan maceraci fantezisi belki de cagimizin huzursuz gencligine tutkulu bir ahlaki baglanisla cagdas gocebe ruhunun optimal bir bilesimini sunuyordur. Boylu boyunca bir siniklik, cikar ve cilgin tuketim dunyasina gomulmus olduklari icin asla onun ayak izlerini takip etmeyecek olanlarin gozunde hicbir sey Che'nin maddi refaha ve gundelik arzulara sirt cevirisi kadar hos olamaz. Che'yi bu kadar cekici kilanin, onun bize bu kadar uzak, onun hayatini tekrar etmenin imkansizliginin bu kadar asIkar olusu oldugunu soyleyebiliriz. Ve Che de hippi saclari ve seyrek devrimci sakaliyla kural tanimaz, isyanci 60'lara, simdi jestler ve modaya indirgenmis olan o firtinali gecmise acilan mukemmel bir postmodern kanal degil mi? TIME'in 20. Yuzyilin en onemli yuz kisisi arasina ancak girebilen iki Latin Amerikali'dan birinin de kolayca bir isyan simgesine donusturulebilir olmasinin nedeni acaba onun artik hic tehlikeli olmayisi olabilir mi?
Ben bundan o kadar emin olmazdim. Dunya gencliginin, posterleri duvarlarindan kendilerini selamlayan bu insanin, dunyanin yoksullarinin, yerinden yurdundan edilmislerin, los pobres de la tierra'nin sonsuza kadar kendi kaderlerine terkedildikleri bir dunyaya katlanamadigi icin olmeye hazir bu dunyevi azizin kendileriyle bu denli ilintisiz olamayacagini kavrayacaklari ni dusunuyorum. *
Yasamayan kahramanlardan ve onlarin sahadetlerinin yasayanlarin omuzlarina yiktigi buyuk yuklerden ne kadar cekinsem de bir kehanette bulunmaksizin edemeyecegim. Bunu bir uyari da sayabilirsiniz. Bu gezegende 3 milyari askin insan yasamlarini surdurmek icin gunde 2 dolari bile bulamiyor. Ve dogan her gunle birlikte 40 bin cocuk -yani her saniyede bir cocuk!- suregen aclikla ilintili hastaliklara yakalaniyor. On yillar once Che'yi, kendisini Bolivya'da bekleyen mermiye ve o fotografa goturen yolculuga cikartan dehsetengiz adaletsizlik ve esitsizlik hep orada, oldugu yerde durmaya devam ediyor.
Dunyanin kudret sahipleri akillarindan cikartmasalar iyi olur: Che Guevara'nin sabirsiz gozleri onu icine tikmaya cabaladigimiz tisortun bagrindan alev alev bakmaya devam ediyor. (EK/NZ)
____________ ___
Ariel Dorfman bu makaleyi ABD'de yayimlanan haftalik haber dergisi TIME'in 20. yuzyilin yuz onemli insani arasinda yer verdigi Che Guevara anisina 14 Haziran 1999'da kaleme almisti. Makaleyi Ertugrul Kurkcu Ingilizce'den cevirdi.
xpassanger
09-10-2007, 20:03
dilaver kardes ellerine saglik cok guzel olmus.bence milletleri olusturanlar che gibi efsanevi kahramanlardir...
ernosto che önder hakkında söylenecek çok söz var. emperyalizmin dünyayı kasıp kavurduğu bu lanet günlerde, gerçek bir anti-emperyalist, gerçek bir sosyalist olan che guevara'yı daha iyi anlıyoruz. mücadelesi mücadelemize ışık olsun...
Aktarımın için teşekkürler Dilaver,
"Durmaksizin yer degistiren kimlikler ve ittifaklar caginda, bir kez olsun davasina sadakatten sasmaksizin bir ulkeden otekine kosan, hudutlar asan, sinir tanimayan maceraci fantezisi belki de cagimizin huzursuz gencligine tutkulu bir ahlaki baglanisla cagdas gocebe ruhunun optimal bir bilesimini sunuyordur. Boylu boyunca bir siniklik, cikar ve cilgin tuketim dunyasina gomulmus olduklari icin asla onun ayak izlerini takip etmeyecek olanlarin gozunde hicbir sey Che'nin maddi refaha ve gundelik arzulara sirt cevirisi kadar hos olamaz. Che'yi bu kadar cekici kilanin, onun bize bu kadar uzak, onun hayatini tekrar etmenin imkansizliginin bu kadar asIkar olusu oldugunu soyleyebiliriz."
Bu paragraf bana 15 yıl önce gittiğim Almanyada' ki Alevi gençliğinin, daha sonraki senelerdeki seyahatlerim de dikkatimi çeken boynunlarına takmış oldukları zülfikar kolyesindeki akıl almaz artışı ve bu gençerin ütopik Alevilik özlemini hatırlattı.
değişen zamanda, değişmeyen ne varki?
İnsanlığa olan özlem ve insanlığı kaybetme *korkusu bu hep var olacaktır. Ne dersin SİRİUS-B ??
"Dünya böylesine güzel olur muydu yine,
Diplomasını çerçeveleyip para kazanma derdine düşseydi Dr.Che
Yüreğini dağlara asmak yerine"
Sunay Akın
yüreğini dağlara asan tüm gerillalara ve önderlerine selam olsun...