PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Evrimin arızalı imalatları nerede?


soro
05-12-2007, 23:40
Eskiden de merak edip bir topikimde muhatabım olan dinazor cinsi bir arkadaşa da sormuştum,ilgilenenler ilgili topiki seçme başlıklar forumunda bulabilirler.

Az önce haber özetlerine bakarken,aşağıdaki linkteki görüntüler eski merakımı hatırlattı bana.
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=284909

Evrim iddiasındaki arkadaşlar hep,kayıp halkalardan veya ara geçiş formlarından felan dem vuruyorlar.İyi tamam anladım da,diyelim bize gelene dek binlerce,milyonlarca sayısız form denendi (iradesizce,tesadüfen),düşe kalka nihayet biz olduk!!

Hadi biz ortadayız da,bu sayısız denemelerin fertleri nerede,yani fosil arayanlar olumlu örnekler peşindeler,aha 1 numara,şu 2 numara .....ve işte 8 numara ,yani günümüz insanı (veya tavşanı her neyse.)

ama 1'den 2ye gidene dek ki,aralarda gidilen yanlış yolların,yok olmuş,yaşayamamış fertleri de binlerce çeşitten milyonlarca üyesi olmalı idi.

yani nasıl anlatayım,hani tek gözlü,veya 8 gözlü insan denemeleri,12 bacaklı insan ile 5 kollu insan denemeleri,dışı insan içi (beyni ) balık beyni olan denemeler.yani tüm yok olan denemelerin örnekleri nerde?
zira tanıdığım en iyi evrim uleması olan ve sitemizin de evrim muhafızı olan arkadaşımız,evrimin birdenbire değil zaman içinde belki milimetrik boyutlarda değişimlerle ilerlediğini ve sayısız denemelerden sonra olabildiğini ifade etmişti ki,bu ifadesi sanırım evrimcilerin genel kanısıdır.veya inancıdır.
yukarıki linkte görülen kişi,bir örnek mesela,
günümüz insanına gelene dek mümkündür kü o adam gibi farklı varyasyonlar da gün yüzüne çıkıp sonra yokolmuş olmaları gerekiirdi.
tabi şu da var,gidilen bir ihtimali yolda,yani,4 kollu insan denemesinde (veya kanı olmayan,veya kalbi olmayan,nefes almayı bilmeyen insan denemelerinde) başarısızlık gelince o çeşit insanlar ne oldu,öldüler.e insanların tümü o çeşitten olduğuna göre yeni nesil denemelik insan nerden çıktı?yok kimi öyle kimi böyle idiler ise,birbirleriyle çiftleşmelerinde nasıl bir nesil çıktı ve o noldu?
e eli yüzü ,kolu bağacı yüzü gözü eğri büğrü olup,doğru modeli bulana dek dönüp duran insanoğlunun bu sürecte cinsel organları (ve cinsel sistemleri) nasıl birbiriyle uyumlu kaldı da nesil devam etti.aradaki bozuk,arızalı fertler nerede?

velhasıl daha yazılabilir bu merakım konusunda ama,şimdilik bu kadarını paylaşmak istedim.
Allah!a da şükrederim ki,o linkteki kişi gibi yapmamış beni.herbirimizin öyle olma kabiliyeti var aslında.

hysteria
06-12-2007, 00:08
bi kere deneme diye bi sey yok, orayi gecelim,

"
Evrim *iddiasındaki *arkadaşlar *hep,kayıp *halkalardan *veya *ara *geçiş *formlarından *felan *dem *vuruyorlar.İyi *tamam *anladım *da,diyelim *bize *gelene *dek *binlerce,milyonlarca *sayısız *form *denendi *(iradesizce,tesadüfen),düşe *kalka *nihayet *biz *olduk!!"

boylede bir durum yok, evrimi tesadufe dayandiran bir tane bilim adami yoktur

aslinda bu "denendi" lafi daha cok yaradiliscilara uyar, bir cok kabile bu deneme esnasinda basarisiz olmus ve helak edilmistir....

yani evrim gecirirken "X kollu olsun benim cocugum bakalim nasil olacak" diye bi durum yok...
evrim kuramini bu sekilde degerlendirmeniz cok yanlis,
aradaki bozuk fertler dediginiz kesimin de oyle abarti "4bacakli, 8 kollu" olup olmayacagi sorusunun cevabini zaten biliyorsunuz.

thunderpoint
06-12-2007, 00:26
Soro,

Öncelikle başlığının mantıklı olmadığını ve konuyu aksettirmediğini söylemeliyim. Belki "Arızalı soy neden evrimleşememiş?" veya benzerleri olabilirdi. Sen evrimi inandığın tanrıyla özdeşleştirdiğin için böyle bir hataya düşmüşsün. Evrimi süreç değil de imal eden olarak algılaman ya da böyle yansıtman yanlış.

İkincisi tam karşıdan aynı sebeple bir soru: Madem tasarım bu kadar akıllıydı, bunlar ne?

Üçüncüsü "Allah!a da şükrederim ki o linkteki kişi gibi yapmamış beni." diyorsun. O ne yapmış da tanrın onu bu hale getirmiş? Bir suç işlediği için mi bu hale geldiğini düşünüyorsun? Eğer öyleyse neden 30 yıl önce 5 kiloluk bir ceza vermemiş de sadece dudağını boyamış? Her ne yaptıysa o suçu işleyen herkesin cezası bu mu olmuş? Ve binlercesi...

hornet512
06-12-2007, 00:32
Evet "şu özelliğe sahip bir canlının şu ortamda denenmesi" şeklinde bir teoriyi ilk defa duyuyorum, bunun evrim teorisiyle ilgisi olduğunu sanmam.

Canlılar alemini incelemek zor olsada evrim teorisini anlamak çok kolay. Diğer adı bile tam bir açıklama sayılır: doğal seçilim teorisi.

Bir kalıtsal varyasyondan sonra o canlı ortama uyabiliyorsa o özelliği taşıyarak soyunu sürdürür, ortama uyamamışsa ölür gider yok olur. Bu kadar basit.

soro
06-12-2007, 08:18
.."bi kere deneme diye bi sey yok, orayi gecelim, "


geçtik diyelim,o halde her atışı 12den vuran bir evrimsel bilinç sahibimi her atomik yapı.yani *mesela,balık gözünden insan gözüne geçişte direk,hatasız hemen "hop hop hop değiş tonton" mu oldu?



"boylede bir durum yok, evrimi tesadufe dayandiran bir tane bilim adami yoktur "


tesadüf olmadığına göre,bilerek ,isteyerek,iradeli i oldu evrim?kim bildi,*kim istedi?kim irade etti?neden?madde ileride evrişceği yeni durumları,formları önceden nereden bilebilir?madde "bilmeyi,istemeyi,yapmayı...vs.." neresiyle yapacak,her atıomda beyin,irade,...vs.ve bunları harmanlayıp neticeye varacak bir kapasite mi var?



"yani evrim gecirirken "X kollu olsun benim cocugum bakalim nasil olacak" diye bi durum yok..."

nasıl bir durum var?



"evrim kuramini bu sekilde degerlendirmeniz cok yanlis, "

niye ve kime göre yanlış?




"aradaki bozuk fertler dediginiz kesimin de oyle abarti "4bacakli, 8 kollu" olup olmayacagi sorusunun cevabini zaten biliyorsunuz. "

bilmiyorum.açarsanız sevinirim.





"Öncelikle başlığının mantıklı olmadığını ve konuyu aksettirmediğini söylemeliyim."

başlığımdan memnunum,mantık ise sizin değerlendirmelerinize bağlı değil.konuyu belki anlamamak istemiş olabilirsiniz.veya ben sizlerden daha değişik düşündüğüm için zaten yollarımız ayrı,yani sizin mantığınızla hareket etsem zaten sizin gibi olurum.bizi ayıran aradaki ince nüanslar,benim sorum ,tam da yazdığım şeydir.belki de şimdiye dek hiç düşünmediniz.ben fosil ve delil istiyorum,başarısız evrim denemelerinin örneklerinden.



"Evrimi süreç değil de imal eden olarak algılaman ya da böyle yansıtman yanlış. "

ne alaka?sadece anlaşılsın diye basit dille yazdım,kısa kısa yazdım.yazımda zaten evrimin zamanla ve milimetrik olduğu iddiası veri kabul edilmiştir.zaten işi zora sokan da bu durumdur.bir imal eden olmadığına göre,milyarlarca maddesel birimin aynı tarz hareketi çok akla uzaktır,ve bu hareketlenmede elbette hayatta kalacak forma ulaşana dek,sayısız form hayattan silinmiş olmalıdır.bu formların fosilleri veya izlerini arıyorum,buna duygusal bir *kayıp atalarımızın! izlerini aramak da diyebilirsin.



"İkincisi tam karşıdan aynı sebeple bir soru: Madem tasarım bu kadar akıllıydı, bunlar ne? "



tasarım kelimesi daha çok,evrim karşıtı batılı bilim adalarının tercihi galiba,bizde direk yaratma ve yaratıcı mevzu edilir,bu kelimeleri anmadan tasarım kelimesini kullanmak,islamdaki Allah'ı anlatamaz.Allah'ın bir şeye tecellisi sırf tasarlamakla bitmez,hikmetli yapması,rızk,şifa vermesi hayatını devam ettirmesi vs. vs. gibi fazladan *teceliileri de vardır.





"Üçüncüsü "Allah!a da şükrederim ki o linkteki kişi gibi yapmamış beni." diyorsun. O ne yapmış da tanrın onu bu hale getirmiş? Bir suç işlediği için mi bu hale geldiğini düşünüyorsun?"



yok suç işledi de oldu demiyom,ama yine de suçu var o da şudur ki:şeriat-ı kübra denen kainat kitabında gözle görülmeyen ama kanunlar ve kurallar ile formüle edilip bilim yoluyla öğrenegeldiğimiz ve bizi Allahın Şafi ismine ulaştıran tıp ilmine karşı gelmiş,tedavisini yaptırmamış karşılığında,cezası da bu olmuş,yani hayatımızın devamı için yapmamız gerekenlerin yazıldığı büyük Kur'ana karşı gelmiş,günah işlemiş cezasını gekiyor.(anlaşılıyo di mi,mecazi ifadelerle tedavi olmamasından bahsettim.)




"Eğer öyleyse neden 30 yıl önce 5 kiloluk bir ceza vermemiş de sadece dudağını boyamış? Her ne yaptıysa o suçu işleyen herkesin cezası bu mu olmuş? Ve binlercesi... "


Ayrıca Allahın her yaptığının hikmetini bilmeyi de ben bilmiyorum.uy denene başın rahat etsin olay bu.çıban mı çıktı,doktora gidecen hepsi bu..





"Evet "şu özelliğe sahip bir canlının şu ortamda denenmesi" şeklinde bir teoriyi ilk defa duyuyorum, bunun evrim teorisiyle ilgisi olduğunu sanmam. "


sanmama sebebiniz bu yönden hiç düşünmemenizdir.ince detayları düşüneye başlayınca o teorinin neler demek istediği hakkında daha geniş bir ufkunuz olabilir.



"Canlılar alemini incelemek zor olsada evrim teorisini anlamak çok kolay. Diğer adı bile tam bir açıklama sayılır: doğal seçilim teorisi.

Bir kalıtsal varyasyondan sonra o canlı ortama uyabiliyorsa o özelliği taşıyarak soyunu sürdürür, ortama uyamamışsa ölür gider yok olur. Bu kadar basit. "



a kardeşim ben de o ölüp gidenleri arıyom ya işte.soru o zaten..

hysteria
06-12-2007, 10:09
" niye *ve *kime *göre *yanlış? "
yanlis cunku evrim teorisinin icerigini tamamen yanlis anlamissiniz. sordugunuz soru bunu gosteriyor.
daha once verdigim bir ornegi tekrardan veriyim;

halibut adinda bir balik cinsi var, bu balik normal baliklar gibi yuzmuyo, gidiyo deniz tabanina yan olarak uzaniyo ve bu sekilde yuzuyo, sonra farkediyo ki, tek gozu sadece kuma bakiyor. ve bu goz kafatasinin butun simetrisini bozacak sekilde baligin ustte kalan(yani gozun gorme
ozelliginden faydalanabilecegi) bir yere geliyor.. ve bu yaradilis olarak mukemmel olmayan bir canli, canlinin butun kafatasi bozulmus durumda. sadece bu ornek bile bu baligin tasarlanmadigini(yada o hali ile yaratilmadigini) gosterir
ilgili linkler:
http://www.gma.org/fogm/Hippoglossus_hippoglossus.htm
ayrica baska bir balik ornegi icin: http://en.wikipedia.org/wiki/Flounder
bu balik cinside halibut gibi, gozleri olmasi gereken yerde dogar, fakat buyudukce gozleri yer degistirir, ilginc yani da, bu baligin bazi turlerinde goz baligin sol tarafina, bazi turlerinde ise sag tarafina hareket eder. belki de aradiginiz tarzda bir kanit olabilir.

"aradaki *bozuk *fertler *dediginiz *kesimin *de *oyle *abarti *"4bacakli, *8 *kollu" *olup *olmayacagi *sorusunun *cevabini *zaten *biliyorsunuz. *"
dedigim gibi olaya cok yanlis bir bakis acisi ile bakiyorsunuz. aciklayin demissiniz aciklamasini asagidaki paragrafta kendimce yapmaya calistim.

"belki *de *şimdiye *dek *hiç *düşünmediniz.ben *fosil *ve *delil *istiyorum,başarısız *evrim *denemelerinin *örneklerinden."
bakin evrimin en temel ogelerinden bir tanesi uyum saglamaktir, eger bir turun bulundugu ortam degisirse, hayatta kalmak icin o ortama uyum saglamaya calisir, bu surecte ya uyum saglamayi basarir, kazanir, yada kaybeder.bugun dunyada gordugumuz neredeyse butun canlilar kazanan kisimdakiler.

mesela bugun butun insanlar birdenbire yok olsalar, bazi canlilar bundan kotu etkilenirler, ornek olarak bulldog kopekleri verilebilir, bu kopek turu dogal yolla dogum yapamaz. cunku yapi olarak kafasi cok buyuktur, yani turunu devam ettirmesi insana baglidir. ayni sekilde insanlar bir anda yok olsalar, koyun kuzu inek gibi canlilarin nufusunda buyuk bir dusus olacaktir(o kadar kesilmelerine ragmen insanli dunyada) cunku bu hayvanlar artik dogal ortamlarinda hayatta kalma yeteneklerine sahip degiller.(kaynak bilim ve teknik, kasim 2007).

bakin mikroplar bazi ilaclara karsi bagisiklik kazanirlar, birbirleri ile gen alisverisi yaparlar ve daha dayanikli hale gelirler bu bile nesilden nesile nasil bir canlinin genlerinin gelistigine kanittir.

iste bu yuzden var olan yaratiklar dunyanin kosullarina uyum saglayabilmis canlilardir, ayni sebepten dolayi da "basarisiz denemeler" dediginiz seye dahil olarak soyu tukenmis turler
verilebilir, ama bunlarin icinde 8 kollu insanlar yoktur cunku 8 kolu gerektirecek bir ortam yoktur, ve emin olun eger 8 kol kullanmayi gerektirecek bir ortamda yasasaydik 8 kollu olurduk.

o ara gecis halkalari denilenler zaten canlilarin yasadigi ortamlarda, ciddi degisiklik oldugu zaman ortaya cikar. canlilarin derin denizden cikip deniz kiyilarinda yasamaya baslamalari
buna bir ornektir.

yani soylemek istedigim su: anladigim kadariyla siz diyorsunuz ki bugunku insan gozunun kodu 123456789 ise bu kodun olusmasi 1/123456789 dur ve *bunun tesadufen olma olasiligi yoktur.
evrim teorisi de zaten bir anda 123456789 kodunun olustgunu soylemiyor, diyor ki once ilk basamak yerine oturdu 1 sonra ikinci basamak 12, sonra ucuncu basamak 123
ve bu sekilde simdiki 123456789 gibi komplike bir goze sahip olduk. yoksa tesadufen oldugunu idda etmiyor. cunku o basit 1 kodu bile isigin miktarini anlamaya yetecek bilgiyi sagliyordu.
12 kodu oturdugunda, herhangi bir objenin siluetini farkeder olduk. bu sekilde gelisti diger butun uzuvlar yada organlar gibi. yoksa bir tur "acaba?" diye nefes almaktan vazgecmedi. belki nefesini tutup denemistir fakat bunu ne yazikki *fosillerden anlayamazsiniz:D

bu konu ozel ilgi alanima giriyor o yuzden vakit buldukca arastirma yapmaya calisiyorum, firsatini buldukca butun bildiklerimi dokuyorum ortaya boyle:P *sayin soro, burda yazdiklarim, evrimin tesaduflere dayanmadigini, deneme yanilma diye bir nesilin 8 kollu olmaya calismadigini, butun degisimlerin yasanan ortama uyum saglama surecinde gerceklestigini soylemek amaci iledir. yasanan ortam dan kastettigim ise iklim, bitki ortusu, ekolojik denge, ve daha bir cok kosul vardir.

dilaver
06-12-2007, 10:21
bize gelene dek binlerce,milyonlarca sayısız form denendi (iradesizce,tesadüfen),düşe kalka nihayet biz olduk *soro

* * *şimdi *burada öyle bir anlatım var ki sanki evrimin amacının insanoldugu gibi bir tanımlama var ki bu yanlış. Biz sadece evrimsel bir türüz ve evrimin amacı insan falan degil, kaldı ki evrimin anacı da olmaz. Ara formlar ya da yok olan formlardan örnek istiyorsan yeteri kadar mevcut. Fosil kayıtları bunlarla dolu. Dinozorlar son derece basit bir örnek. Yok olan türleri ise bulmak somn derece kolay. Herhangi bir fosillerle ilgili siteye girebilirsen bunlara erişebilmen mümkün. Fazla zor olacagını sanmıyorum.

* * * İnsanlık ile ilgili ara geçiş formlaro istiyorsan bunların bir kaç tanesine örnek vermek gerekirse homo habiis, homo erectus, australapithecus bunların bir kaçı. Bu konuda da yeterince ara form var.

* * * *Ortak atadan insana evrimde en teemel olgu iki ayak üzerine dikiliş ve daha sonra beyin hacmi. Bu formlarda bu iki konuda da yeterince kayıt var. Bunun dışındaki istemlerin ise senin kuruntun. 8 bacaklı insan olacak diye bir kayıt ve şart yok. Evrim senin istegine göre hareket etmiyor. İnsanla maymun arasında birinci önemli fark iki ayak üzerine dikiliş. Bunun kanıtlarını da dört ayagın nasıl 2 el ve ayak olarak evrildigine bakarak bulabilirsin. Beyin büyüklüklerine de gene kafatası yapısına bakarak bulabilmek mümkün. Dil özelliklerine de gene kafatası yapısından ulaşabiiriz. Gerisi ise senin senaryoların ve ciddiye alınacak bir tarafı yok.

* * * * Senaryo üretip fosil arayamayız. Tam aksine fosil kayıtlarından ne oldugunu ve o sıradaki gelişimi ve özellikleri yorumlayıp ögrenebiliriz.

* * * * Yumuşak doku fosilleşemiyor, yalnız kemik yapısını görebiliyoruz. 3,8 milyar sene önce bulunan ilk tec hücreli fosillerden günümüze kadar gelen tüm fosil kayıtları ise canlılıgın evrimindeki ara formalar, türler, çeşitler vs vs. Daha fazlasını aramak için de bir neden yok. Kurguya göre fosli aranmaz. Aransa da bu senin dedigin gibi 4 kol 18 bacak falan olmaz. Buna gereksinim duyan organizmalarda zaten bu organlar mevcut. Ahtapotlar, kırk ayaklar gibi. Ama insan organizmasının8 bacaga ihtiyacı yoksa böyle bir evrime de gereksinim yok. Bunu aramak için de ir neden yok. Haa niye ihtiyacı yok dersen bunun cevabını da bu organlara harcanacak enerji miktarı ile degerlendirebilirsin. Vücut kendi yaşamı için gerekli olmayan meknizmayı geliştirmez. Önemli olan hayatta kalabilmek ve türünü sürdürebilmektir. Evrim de bu yönde olur. Soro istedi diye olmaz.


* * * *saygılarımla

soro
06-12-2007, 11:33
"bakin evrimin en temel ogelerinden bir tanesi uyum saglamaktir, eger bir turun bulundugu ortam degisirse, hayatta kalmak icin o ortama uyum saglamaya calisir, bu surecte ya uyum saglamayi basarir, kazanir, yada kaybeder.bugun dunyada gordugumuz neredeyse butun canlilar kazanan kisimdakiler. "



e ben ne dedim zaten?aynı şeyi dedim işte.nerede bu kaybedenlerin izleri?





"bakin mikroplar bazi ilaclara karsi bagisiklik kazanirlar, birbirleri ile gen alisverisi yaparlar ve daha dayanikli hale gelirler bu bile nesilden nesile nasil bir canlinin genlerinin gelistigine kanittir. "



bu başka birşey.evrim değil.


"ve emin olun "


nasıl emin olucaz anlamadım?



"eger 8 kol kullanmayi gerektirecek bir ortamda yasasaydik 8 kollu olurduk. "



8 kolu kaba bir örnek için verdim orada parantez içinde başka şeyler de yazıyordu.hem kola ne gerek vardı?bu kadar gelişmiş bir vucuda ne gerek vardı?veya akıla,zekaya,sevgiye,sayıya,kızgınlığa,intikama,fe dakarlığa * vs.. ne gerek vardı?herşey ot veya amip gibi kalsaydı ya ne gerek bunlara?da neyse o ayrı konu.


" anladigim kadariyla siz diyorsunuz ki bugunku insan gozunun kodu 123456789 ise bu kodun olusmasi 1/123456789 dur ve *bunun tesadufen olma olasiligi yoktur. "


sadece bunu demiyorum.dediğim geri kalam 123456788/123456789 ihtimalin örnekleri nerede?izleri nerede diyorum.

"yetecek bilgiyi sagliyordu. "


bilgi denen şey nerede nasıl oluşur?kim kime sağlayabilir bunu?bilgiyi bulmak,anlamak,anlatmak,anlananı değerlendirmek ve gereğini yapmak gibi ağır işleri maddi birimler atomlar veya herneyse nasıl yapsınlar.?

"bir tur "acaba?" diye nefes almaktan vazgecmedi. belki nefesini tutup denemistir fakat bunu ne yazikki *fosillerden anlayamazsiniz:D "


komik hakketen.

" butun degisimlerin yasanan ortama uyum saglama surecinde gerceklestigini soylemek amaci iledir".

bu aspirin haline getirilmiş iddiayı hemencecik yutacak yaşımı geçtim ben.öyle zamana zemine uydular gibi bir açıklama herkesi tatmin etmez.
herbir atoma ilahi vasıflar yüklediğinizin farkındam mısınız? *





"şimdi *burada öyle bir anlatım var ki sanki evrimin amacının insanoldugu gibi bir tanımlama var ki bu yanlış."

dilaver şaşırttın beni.toptan ya yazımı anlamadın hiç.ya da duygusal tepkime ile cevap sallıyorsun bana.yahu insan dediysem bu örnektir.hatta sanırım tavşan da dediydim yazımda.
canlıların (türlerin) *şu anda olabilecekleri *en mükemmel şekilde olduklarını düşünüyorum.zaten mükemmellik gibi izafi değerlendirmeler,aslında birden fazla örnek varken bi değerlendirme sırası yapılabilerek ancak yakıştırılabilir.mesela,kötü,daha kötü,iyi ,daha iyi mükemmel gibi..
şimdi hangi tür için (kendi için) diyebiliriz ki,bunun 8 kulağı olsa daha iyi olurdu,mükemmel olurdu diye?diyemeyiz zira sıralama değerlendirme yapabilecek bir örnek yok.tavşanların yarısı 8 kulaklı yarısı 2 kulaklı olsa derdik,8 kulak daha iyi diye.ama şu an diyemeyiz.zira her canlı insan iradesi karışmadığı sürece,belirlenen ömrünü yaşar.
e bu durum şu anda mükemmel olduğuna göre,eksik de birşey olmadığına göre,eğer evrim varsa,geri geri düşünürsek,daha basit formlardan daha mükemmele doğrudur,evrim geçirdim de bozuldum diyen yok henüz.dolayısıyla evrim sizin demenize göre kötüden iyiye göre oluyor.
niye oluyo! onu da siz söylersiniz artık.






"Ara formlar ya da yok olan formlardan örnek istiyorsan yeteri kadar mevcut. "

yooo.bu da nerden çıktı?ne istediğim az yukarda yazılı.ara form değil.mesela,karnından göz çıkma denemesi,ayak parmağından dil oluşturma denemesi nin örneklerinin izlerini sordum.şimdi bu konuda islam niye bilimle çelişsin ki topikindeki liopun yazılarını bir okuyunuz ,ondan sonra ne demek istediğim daha iyi anlaşılır.







"İnsanlık ile ilgili ara geçiş formlaro istiyorsan bunların bir kaç tanesine örnek vermek gerekirse homo habiis, homo erectus, australapithecus bunların bir kaçı. Bu konuda da yeterince ara form var. "


babam bunlar gelmiş geçmiş diyelim hadi,biz bozuk,arızalıları soruyoruz.

"8 bacaklı insan olacak diye bir kayıt ve şart yok. "


var mı dedik?
sadece örnek olarak yazdık ki,2 kola ulaşıncaya dek,bir sürü varyasyonlar da yaşanmış olduğuna göre,misalen 8 kolluyu bahsettik.

* * * *

"Senaryo üretip fosil arayamayız. "



fosil bulup senaryo üretiliyor ama.





"Yumuşak doku fosilleşemiyor, yalnız kemik yapısını görebiliyoruz. "


kemik olsun ya görelim de.gerisi mühim değil.hem bulunan kemiklerin aralarının yumuşak dou ile senaryosal tarzda doldurulması da ayrı konu.neyse..

" Ama insan organizmasının8 bacaga ihtiyacı yoksa böyle bir evrime de gereksinim yok. Bunu aramak için de ir neden yok."

ihtiyacı kim belirliyecek de değerlendirip bulacak.değerlendirmeye ve yenisini yapmaya ömür mü yeter.diyelim *kolsuzduk,bir kola ihtiyacımız olduğunu kim değerlendirecek.zira kolu bilmiyoruz,ne işe yarar nesıl oluşur bilen yok.eğer kolsuz öleceksek,doğal seçimle,zaten ölürüz.2 kol için işe girişecek fert kalmaz ki.kolsuzu kalmadı ki,kol yapmaya çalışsınlar.


"Vücut kendi yaşamı için gerekli olmayan meknizmayı geliştirmez."


vücut olmayan bir şeyi eresiyle düşünüp de yapsın?senelerdir savaşlar oluyor,hangimizde vucudumuz zırh yaptı?




"Soro istedi diye olmaz. "


benim öyle bir derdim yok.evrimsiz çok mutluyum.bütün bunlara nasıl inanıyorlar anlamıyorum.
* *



" *saygılarımla "

bilmukabele.

06-12-2007, 15:19
benim öyle bir derdim yok.evrimsiz çok mutluyum.bütün bunlara nasıl inanıyorlar anlamıyorum.


Sevgili soro,

Yukarıda sorduğun soruların tümünü ve fazlasını ben de yıllardır kendime soruyorum ve cevap bulamıyorum ama sırf bu sorulara cevap bulamıyorum diye, ortaya atılışının üzerinden bilimsel açıdan çok kısa sayılabilecek bir süre geçmiş evrim teorisini tümüyle reddedip inanılması çok daha zor olan birtakım abukluklara inanmayı seçmiyor ve yeni bulunan fosillerde bakalım ne çıkacak diye merakla bekliyorum.

Benim anlayamadığım, sen bu soruların cevaplarını risalelerin neresinde buluyorsun?

soro
06-12-2007, 15:29
hangi soruların?



"Yukarıda sorduğun soruların tümünü ve fazlasını ben de yıllardır kendime soruyorum ve cevap bulamıyorum ama sırf bu sorulara cevap bulamıyorum diye, ortaya atılışının üzerinden bilimsel açıdan çok kısa sayılabilecek bir süre geçmiş evrim teorisini tümüyle reddedip inanılması çok daha zor olan birtakım abukluklara inanmayı seçmiyor ve yeni bulunan fosillerde bakalım ne çıkacak diye merakla bekliyorum. "


bu yaklaşımın da yanlış.
inanması çok zor dediğin abukluk da ne?
bir Allah'a inanıyorum.evrimciler gibi adını Allah demeden,evrim süreci veya maddenin hareketi diyerek aynı ilim,irade,kudret,hikmet,rahmet vs.yi sayısız maddesel birimlere vermiyorum.sayısız ilahları kabul etmiyorum.evrimcilere bak ,hep bilmekten,yapmaktan,uydurmaktan,düzeltmekten,terci h etmekten felan bahsediyorlar.yani sıfatlar tamam,kabul ediyorlar.ismine Allah demeden maddenin işi gibi geçiştiriyorlar.
sen değerlendir gayri....

06-12-2007, 15:47
hangi soruların?


Evrimin arızalı imalatları nerede? diye başlık açarak sorduğun soruların.


bu yaklaşımın da yanlış.
inanması çok zor dediğin abukluk da ne?


Yanlış olan ne? Havva'nın Adem'in kaburgasından yaratıldığına, şeytanın Havva'yı kandırdığına, sonra senin de inanıp "Allah" adını verdiğin yaratıcının bunlara kızıp ikisini de ceza olarak Dünya'ya gönderdiğine inanmak yaklaşımı mı yanlış, yoksa yaratıcı kavramını bu kadar aşağılayan abuk bir hikayeye inanmayıp başka açıklamalar aramak mı yanlış?

hysteria
06-12-2007, 19:10
yani yazdigimdan cikip ta bu kismi cimbizlayip

" *anladigim *kadariyla *siz *diyorsunuz *ki *bugunku *insan *gozunun *kodu *123456789 *ise *bu *kodun *olusmasi *1/123456789 *dur *ve * bunun *tesadufen *olma *olasiligi *yoktur. *"
sadece *bunu *demiyorum.dediğim *geri *kalam *123456788/123456789 *ihtimalin *örnekleri *nerede?izleri *nerede *diyorum.

ben de 123456788 tane ihtimalin zaten hic bir zaman olusmus oldugunu soylemedim ki, onceki devirlerde daha basitti bu kod onu soyluyorum. simdiki 123456789 sayisina bakalarak nerde bunun 321654987 versiyonu demek olayi anlamadiginizi zaten gosteriyo. yukarda yazdigimi tekrar okuyun.

bu taktik hep ayni, mantigi olmayan bir seyi evrim teorisi uzerine yuklemek, yuklenen seyi curutup aklinca evrimi curutmus olmak.tarihte butun bilim adamlari dine saldirmistir zaten, bilim adamlarinin yegane gorevi kendine bir cok ilah edinmektir, o zaman bilim seytanin isi olsa gerek degil mi? bilim adamlari hep din adamlarini kesmislerdir, dunya duzdur diyen din adamlarini bilim engizisyonunda yargilayip yada bilim cihati yapip kesmislerdir. siz diyorsunuz ki bosuna ugrasmayin 8 kollu insan fosili olmadigi surece evrim yanlistir, iyi o zaman oyle olsun.
daha once baska bi konu basliginda
"simdiki *komplike *biyolojik *canlilarin(kimbilir *kac *bin *tane *canli *cesidi *var), *bir *anda, *"ol" *emri *ile *olmasi, *nispeten *daha *az *komplike *olan, *canli *olmayan *"yer" *in *yaratilmasinin *2-3 *yada *4 *gun *surmesi, *bunun *yaninda *hala *sinirlarini *belirleyemedigimiz *sonsuz *evrenin *(yada *"goklerin") *yaratilmasininda *ayni *surede, *2 *ila *4 *gun *arasinda *surmesi *bazilarina *daha *mantikli *geliyor *olabilir" yazmistim sizde once buna yanit verin lutfen,

sizin soylediginiz; 123456789 kodu tanrinin ol demesi ile bir anda dizildi ve oldu.

ondan sonra bir kac sorum daha olacak
oncelikle, neden mulsumanlik? neden musluman oldunuz? eger roma da dogmus olsaydiniz da musluman mi olacaktiniz? anneniz babaniz eger musluman olmasaydi musluman mi olacaktiniz?
zeus da yaklasik 2000 yil dunya uzerinde hukum surmustur(yani inanilmistir yanlis anlasilmasin), eger antik yunan da yasamis olsaydiniz kuskusuz zeusa inaniyor olacaktiniz, ne farki var ki simdiki durumla? yada danimarkada vikingler doneminde yasamis olsaydiniz THor a inaniyor olacaktiniz, thor yoktur dediginizde de basinize muhtemelen kotu seyler gelirdi, ne farki var bugunku durumdan? ya hepimiz Thor hakkinda yaniliyorsak? ya asil ilah o ise? ya mayalarin tanrilari dogru olansa? ya budizm? ya japonlar? ya eskimolar? ya orta afrikadaki kabilelerin ilahlari? ya eski turklerin ilahlari? ya sumerlerin ilahlari? ya bunlardan herhangi biri ise dogru olan? ve biz yaniliyorsak? "bugun cogunlukla muslumanlik ve hristiyanlik kabul goruyor" demekle de siyrilamayiz cunku kendi donemlerinde bahsi gecen dinlerde cogunluk tarafindan kabul gormus dinler. "islam hak din" demek te siyrilmamiza yaramaz cunku bu zaten islamin iddasidir ve inananlari baglar.ya asil tanri Thorsa ve butun kitapli dinler birer uydurmaysa? tanriyi kabul ettigimizde bile ortaya daha yanitlanmasi gereken soru cikiyor. en basiti ortaya rekabet cikiyor, putlar bunun en buyuk ornegi, kuranda ve tevratta tanrinin diger tanrilarla acikca rekabet ettigini goruyoruz zaten. buyrun bunlari da siz yanitlayin ki bunlar sadece bir anda sorulmus sorular daha binlercesi var.

soro
07-12-2007, 01:03
sevgili youef,

"


Yanlış olan ne? Havva'nın Adem'in kaburgasından yaratıldığına, şeytanın Havva'yı kandırdığına, sonra senin de inanıp "Allah" adını verdiğin yaratıcının bunlara kızıp ikisini de ceza olarak Dünya'ya gönderdiğine inanmak yaklaşımı mı yanlış, yoksa yaratıcı kavramını bu kadar aşağılayan abuk bir hikayeye inanmayıp başka açıklamalar aramak mı yanlış?"




abuk hikaye dediğinin teferruatını merkezinde insan var.insana da ancak insan gibi konuşulur ve anlatılır.Allah kendi *sonsuz potansiyeli ile insana birşey ders verse biz o dersi alamayız,anlamayız,dinleyemeyiz.yaşanmış olaylar ve bunların anlatımı ancak bu kadar indirgenince insanlara ders verilebiliyor demek ki.olayların insana bakan yönleri ifade edilmiş.
hem abuk hikaye dediklerinin gerçekten olamaması için bir neden var mı?olabilmesi mümkün bir konu hakkında önyargı ile abuk hikayeler demek,sizi sadece konudan uzaklaştırır.




"Benim anlayamadığım, sen bu soruların cevaplarını risalelerin neresinde buluyorsun?"


vicdanlı bir şekilde,anlatılanlar dinlenince ve ifade edilmek istenene bir şans verilince dikkatle değerlendirmeler yaparak,tüm soruların cevapları var risale-i nurda.bazen zorlansan da kavramak için neticede aranan bulunuyor.

soro
07-12-2007, 01:25
hysteria,

senin dediğin bu mu?

"evrim teorisi de zaten bir anda 123456789 kodunun olustgunu soylemiyor, diyor ki once ilk basamak yerine oturdu 1 sonra ikinci basamak 12, sonra ucuncu basamak 123
ve bu sekilde simdiki 123456789 gibi komplike bir goze sahip olduk. "



1.basamak yerine oturdu ne demek?nasıl yani?2-8-15-5970.basamaklar sırasını mı bekledi,yoksa harmanlamacasına hepsi sırayı kapmak istedi de elimine olanlar gitti,en doğrusu olan 1 mi geldi?eğer sırası yanlış olan ama,basamağı kapmak isteyen diğer numaralar öldü ise,gerçek sıraları gelince o yeri doldurmak için aynı ölmüş numara nerden tekrar bulunduda diziliş tamamlandı?
1. basamağın yanına 2 geldi ise,nasıl geldi.tek atışta vurdu mu?yoksa düzensizce olabilecek varyasyonlar olageldi ve fakat doğru olmayanlar elimine oldu ve en son doğru olan sayı yerine oturdu mu?hangisi?eğer tek atış da olmadı da varyasyonlar devreye girdiyse,

"ben de 123456788 tane ihtimalin zaten hic bir zaman olusmus oldugunu soylemedim ki, onceki devirlerde daha basitti bu kod onu soyluyorum. simdiki 123456789 sayisina bakalarak nerde bunun 321654987 versiyonu demek olayi anlamadiginizi zaten gosteriyo. yukarda yazdigimi tekrar okuyun. "

demen ne kadar tutarlı olur?
aynı *sorularım 3.4.5.6..........99999. basamak için de geçerlidir.




"bu taktik hep ayni, mantigi olmayan bir seyi evrim teorisi uzerine yuklemek, yuklenen seyi curutup aklinca evrimi curutmus olmak"



burada olayı kişiselleştirip bana da hakaret etmişsiniz.dikkatli olunuz bir dahaki sefere.polemiğe dökmeye gerek yok işi.





"tarihte butun bilim adamlari dine saldirmistir zaten, bilim adamlarinin yegane gorevi kendine bir cok ilah edinmektir, o zaman bilim seytanin isi olsa gerek degil mi? bilim adamlari hep din adamlarini kesmislerdir, dunya duzdur diyen din adamlarini bilim engizisyonunda yargilayip yada bilim cihati yapip kesmislerdir. siz diyorsunuz ki bosuna ugrasmayin 8 kollu insan fosili olmadigi surece evrim yanlistir,"

bu yazdığınız aynen,

""bu taktik hep ayni, mantigi olmayan bir seyi evrim teorisi uzerine yuklemek, yuklenen seyi curutup aklinca evrimi curutmus olmak"

bu dediğiniz işe benzemiş.yazdıklarınızla benim namıma konuşup,beni eleştirmişsiniz.hem de bu durumu da ben yapıyormuşum gibi onu da eleştirmişsiniz.mart kedisi gibi,hem üste çıkar hem de bağırır.....yuh artık.

yazınızın devamını da okumadım.ne yazdınız bilmiyorum.daha olgun *yazılar yazarsanız okumamız daha kolay olur.

teotihuacan
07-12-2007, 15:45
soro,

liop ile olan başlığınızı da, bu başlığı da sonuna kadar takip ettim. ve farkettim ki senin amacın üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. ısrarla anlamamak için direnmen ve sana verilen cevapları es geçip aynı soruları tekrar tekrar sorman inan bıktırdı. sitede millet tekrar tekrar duyurdu, bütün sorularının cevapları zaten detaylı olarak evrimteorisi.org'da var. öğrenmek isteseydin, girer detaylı okur öğrenirdin. ama araştırmazsın öğrenmezsin ama uzman gibi ahkam kesmeye kalkarsın.

la havle....

thunderpoint
07-12-2007, 18:12
soro, farkettim ki senin amacın üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. ısrarla anlamamak için direnmen ve sana verilen cevapları es geçip aynı soruları tekrar tekrar sorman inan bıktırdı.

Birebir katılıyorum...

soro
07-12-2007, 21:30
...
"soro,

liop ile olan başlığınızı da, bu başlığı da sonuna kadar takip ettim. ve farkettim ki senin amacın üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. ısrarla anlamamak için direnmen ve sana verilen cevapları es geçip aynı soruları tekrar tekrar sorman inan bıktırdı. sitede millet tekrar tekrar duyurdu, bütün sorularının cevapları zaten detaylı olarak evrimteorisi.org'da var. öğrenmek isteseydin, girer detaylı okur öğrenirdin. ama araştırmazsın öğrenmezsin ama uzman gibi ahkam kesmeye kalkarsın.

la havle.... "

ve,



"Birebir katılıyorum... "



diyen sayın üyeler,

"ama araştırmazsın öğrenmezsin ama uzman gibi ahkam kesmeye kalkarsın. "

lafınız şahsımı rencide edici bir ifadedir.
yazılarımdan rahatsızsanız,okumazsınız,cevap vermezsiniz veya ilgili birime şikayet edip gereğini talep edersiniz.tektipci ve sansürcü bir yaklaşım olarak değerlendirdiğim bu şahsıma karşı işlediğiniz fiili lütfen bir daha tekrarlamayınız.
aklınız eriyorsa,topike bilgi katkısı yapınızi,yoksa şu ana kadar hiç olmamış tarzda, özgün fikir sahibinin,özgün yazılarından dolayı eleştirilip,aşağılanması fiilinin manevi mahcubiyetinden kurtulamazsınız.

ben,evrim teorisini anlatanın anlattığı tarzda ve de evrim muhafızlarının anladığı tarzda anlamak zorunda olmadığımı sanıyordum.
evrim teorisi,birşeyleri anlatmaya çalışıyor ise,ben o anlattığı şeyin;sadece evrim teorisinin anlattığı kadarını değil,komple herşeyini merak eder ve irdelerim.bana evrim şurubunu içirip tamam herderdinden şifa buldun denmesi yetmez.bakarım tansiyon aletine işimi sağlama alırım.

aynı sorular demişsiniz,
napcaktık,cevapsız soruları unutup yeni maceralaramı yelken açalım.arkadaşlar,niye rahatsızsınız?
bu sitede sizin ki gibi bir eleştiriyi ilk defa görüyorum.sevinebilirsiniz ilklerdensiniz.
ama ilginç yani,bunu açıktan yazıp da herkesle paylaşacak kadar sizi zorlayan ne oldu?

evrim sitesinde varmış cevaplar.
laf mı şimdi bu?
e sizin de yazdığınız her yazının cevabı var sağda solda.niye yazıyorsunuz hala?

beni başka bir siteye yönlendirip burada olmamdan rahatsızlığınızı ifade etmek ve gitmemi mi söylemek istiyorsunuz.
yetkili organ git derse giderim tabii,de sizler gibi kızınca git diyenleri dinlemem.mızıkcılık yapanları hiç sevmem.kaybedince ağlayanları ise hayatta çekemem.

efendiler,şahsıma yönelik bir yazı,bundan gayri misliyle karşılık bulur.bu işin sonunda bu sitede kıyamet de kopsa kendimi ezdiremem.dindarların üzerine her koldan fazla yaygara koptu son günlerde bu sitede ,ya beraber yaşayabilmeyi öğrenin,ya da yasaklayın bizi.

sorularım geçerlidir.evrimin arızalı imalatları nerededir.




ben söyliyim:hiçbiryerde.çünki yok öyle birşey.ama bu kısmını düşünmek yasaktır evrim teorisinde.






"

spartacus
07-12-2007, 21:58
Secgili Soro

1. Arıza kelimesi pek uygun bir kelime olmuyor. Ortada işleyen bir düzenek yada işlevsiz kalan(arıza) bir düzenek yok.
2. Evrim bir imalathane değildir.

Aslında sorduğun soru ve ulaşmak istediğin sonuç açısından ifadelerin temel hata denebilecek bir çelişkiye sahip, şöyleki;
Evrim konusuna yaklaşımınız YARATILIŞ teori ve kurguları gibi. Dolayısıyla nasıl ki yaratılış teorilerinde bir imalat sözkonusudur, birilerinin bir şeyleri dilediği biçimde yaratışı ifade edilir, evrim konusunada aynı mantıkla yaklaşıyorsdunuz. Buda üç.

Kısacası evrimin arızalı imalatı yoktur, çünkü evrim bir imalat değildir, senin ifaden yaradılışla ilgili, de ki devrim, o halde nerede bu devrimin kusursuz imalatları onu bulmaya çalışınız böylelikle en azından arıza yada kusur arama uğraşınızda değerli vakitlerinizi uğraşınıza cevap verecek bir alanda kullanmış olursunuz....

Bu arada şu kare karpuzlardan haberin var mı? Küp biçimindelermiş :) İşte evrim o karpuzu imal etmiyor, karpuz koşullara en uygun haliyle yaşama devam ediyor, değişim geçiriyor üstelik bu öyle iradi bir şey değil yani yaratılış gibi kafadan kurgulama değil, zorunlu bir şey! Kurgu konusunda şu denebilir, şöyle aşırı derecede aç bir insanın ben aç değilim, ben aç değilim demesini düşünün, işte kurgusal teori, yaratılış uydurmaları(kulağa hoş gelen edebi eserler) böyle bir şey oluyor, evrim ise o açlığın ta kendisi, yani nesneli, aç bırakanı değil(yani imal eden değil). İmalatçı(bu kelimeyi kullanalım aslında buda doğru bir kelime değil) bir yerde koşulların kendisidir bu koşullara en ideal biçimde ayak uydurmak, sürekliliğini sağlamak vs gibi zaruri etkileşim ve değişimler vs. vs. vs. de evrimin kendisi oluyor. Çernobil faciası sonucu bir koşuldu, bu koşullarda ise ne Allah nede Tanrı çernobil'e gücü yetmeyen bir kurgu kahramanıydı, gerçek ordaydı, insan açtı(deki kusurlu) ama ben aç değilim bağırışlarının hiç bir anlamı yoktu, kusursuz yaratılış yoktu çünkü sonuçta buda bir laftı...

soro
07-12-2007, 23:11
valla pes artık...

spartacığım,bak kardeşim,

"1. Arıza kelimesi pek uygun bir kelime olmuyor. Ortada işleyen bir düzenek yada işlevsiz kalan(arıza) bir düzenek yok.
2. Evrim bir imalathane değildir. "

ben bunu bilmiyomuyum?biliyorum.(zaten evrime inanmadığımdan komple bunları ben kasdediyorum aslında)
peki bildiğim bir şeyi niye yazdım.demek kasdettiğim mana,yazının görünen yüzü değil.yani,eleştirel olsun,düşündürsün,dikkat çeksin diye o kelimeleri yazmışım,olmayan ve inanmadığım bir şeyi.
yoksa,evrim fabrikasında nihai *sağlam mamul üretilmediğini kasdetmiyorum.(o ürünler birikmiş emektir,karsız satılmalıdır.herkes de emeği oranında paylaşmalıdır adilce..)

yani,buraya bazı arkadaşların da takılmasını anlamış değilim.ama olabilir.derdimizi şu anda açıkca ifade ettik.


"Aslında sorduğun soru ve ulaşmak istediğin sonuç açısından ifadelerin temel hata denebilecek bir çelişkiye sahip, şöyleki;
Evrim konusuna yaklaşımınız YARATILIŞ teori ve kurguları gibi. Dolayısıyla nasıl ki yaratılış teorilerinde bir imalat sözkonusudur, birilerinin bir şeyleri dilediği biçimde yaratışı ifade edilir, evrim konusunada aynı mantıkla yaklaşıyorsdunuz. Buda üç. "


her yazarın bir tarzı vardır.
ben uzun uzun laf ebeliği yapmaktansa,kısadan derdimi anlatırım.şimdi evrimin imalatı demek,evrim sürecinin sonundaki nihai form demektir,benim yazımda.
arızalı imalat ise,nihai forma gelene dek ki,milimetrik ilerlemelerde,şartlara uyumsuz kalıp yaşayamayanlardır.yani,bahsettiğim dinazorlar değil.çok çok küçük mikron veya nano düzeydeki,veya hücresel veya organsal evrimleşmeler sırasındaki,başarısız olan evrimsel hamlelerin formları,üyeleridir.
evrim teorisi bunlardan bahsetmez dersen,bunlardan bahsetmeyen,konuyu açık bırakan teoriyi ben napıyım.çok basit ve uç bir örnek yazdıydım kolay anlaşıçlsın diye,
diyelim ağızsız halden ağızlı hale geçilecek,şimdi eğer zaten hayatta kalmak için ağız gerekli idiyse,bu ağızsızlar ortadan kalkmalı idi ki,eğer öyle olduysa,hem bunların ,hem ağız açma denemelerinin izleri olmalı idi.bakın her canlıda ağız var gibi.yani netice alınmış,ağız var.şimdi ağızsızlar öldüyse bu ağızlılar nerden çıktı?vs...vs.....


"Bu arada şu kare karpuzlardan haberin var mı? Küp biçimindelermiş *İşte evrim o karpuzu imal etmiyor, karpuz koşullara en uygun haliyle yaşama devam ediyor, değişim geçiriyor üstelik bu öyle iradi bir şey değil yani yaratılış gibi kafadan kurgulama değil, zorunlu bir şey!"


kardeşim bu paragrafın evrimle ilgisi yok.karpuz kanatlanıp uçarsa haber ver.

aydoe
08-12-2007, 01:01
İşte o karpuz evrimin kanıtı
Karpuzu veya herhangi bir meyvayı bir kapta sınırlarsan o kabın şeklini alıyor
Afrikada bir kabile var kadınlar küçük yaştan boyunlarına halka takıyor ve halkaları
çoğaltıyorlar,neticede uzun boyunlu kadınlar oluyorlar
Ne yazıkki o halkaları çıkaramıyorlar
Canlılar yaşamını *içinde bulunduğu ortama uyum sağlıyarak sürdürüyor
Canlı doğaya uymak zorunda ,uyamayan yok oluyor ,dogal seleksiyon devam ediyor
Arızalılar 500 bin yıl önce yaşamış git bi mezar kaz bakalım şöyle 500 yıllık falan ne
bulabileceksin?
''2003 yılında Berkeley de Kaliforniya üniversitesi'nden paleontolog Tİm *White,
H.sapien'lerin bir alt türüne ait olan fosilin tarihini hesapladı.
Bu fosilin Etiyopya'da Herto bölgesinde 160.000 yıl önce yaşadığı tahmin ediliyordu.
2005 te *Avustralya Ulusal Üniversitesi'nden Ian McDougall ve meslaktaşları
etiopya 'da Omo Kibish bölgesinde 1967 yılında bulunan fosilin yaşının *195.000
olduğunu hesapladılar.(Nature,vol 433,p 733)
Bulunan fosiller bizim atalarımız ,onların ataları toprak olmuş arızalılar
Bilim ilerliyor ,sabırlı olalım zamanla şu an cevaplanamayan bir çok sorumuza
cevap olacak.
1000 sene önce yağmur duası yapıyorduk ,şimdi yağmur bombası var
Doğanın sırları çözülüyor ,yeterki araştıralım çalışalım
Yaradılışı kabullenirsek bunlara hiç kafa yormamıza gerek yok
Tanrı Yanılgısı kitabında yapılmış olan bir ankete göre eğitim ve zeka seviyesi yükseldikçe
ateistlerin oranının yükseldiğini ,cahillerde tanrı inancının daha yüksek olduğunu yazmış.
İngilterde yapılmış olan bu araştırma yakında kitap olarak basılacakmış,
Nobel ödülü almış olanlar içinde de %7 teist varmış ,%93 ü ateistmiş
Küçük çocuklarda kırmızı başlıklı kız masalına inanır,binlerce yıl öncesinden beri
anlatılan masallara inanıpta ,her gün tekrar edip duranlara şaşıyorum,
iman etmiş inanmış ,özgür düşünemez tarafsız bakamaz ,
üzülüyorum

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *saygılar aydoe

soro
08-12-2007, 01:12
..
"Doğanın sırları çözülüyor ,yeterki araştıralım çalışalım
Yaradılışı kabullenirsek bunlara hiç kafa yormamıza gerek yok
Tanrı Yanılgısı kitabında yapılmış olan bir ankete göre eğitim ve zeka seviyesi yükseldikçe
ateistlerin oranının yükseldiğini ,cahillerde tanrı inancının daha yüksek olduğunu yazmış.
İngilterde yapılmış olan bu araştırma yakında kitap olarak basılacakmış,
Nobel ödülü almış olanlar içinde de %7 teist varmış ,%93 ü ateistmiş
Küçük çocuklarda kırmızı başlıklı kız masalına inanır,binlerce yıl öncesinden beri
anlatılan masallara inanıpta ,her gün tekrar edip duranlara şaşıyorum,
iman etmiş inanmış ,özgür düşünemez tarafsız bakamaz ,
üzülüyorum "




tanrı yanılgısı sizin kutsal kitabınız mı?nasıl referans olabilir ki?
ateistlikten sosyo-kültürel,toplumsal statü mü umuyorsunuz?hakkınız tabi umun.


"iman etmiş inanmış ,özgür düşünemez tarafsız bakamaz ,
üzülüyorum ""

hangi laboratuvarda yaptınız bu nükleer araştırmayı?iman etmemişler tarafsız mı?özgürlükcü mü?


forum kurallarından olmamasına rağmen,ve de en az 3 adet benzer başlığım olmasına rağmen,daha önce bir topikimin adı değiştirildi,bu topikin de adının *kenarlarında yazdığım ">><< ve ****" gibi işaretler silindi.tektipci bu uygulama ateistlerin kimse çakmadığı zaman ne kadar özgürlükcü olduğunu da gösteriyor.aferin.




evrim teorisinin bir masaldan farkı nedir?madem uzmansınız masal konularında diyiverin de bilelim.

aydoe
08-12-2007, 01:28
Bu anketi R.Elisabeth Cornwell ve Michael Stirrat İngiltere'de Krallık Ailesi Üyeleri'nin(bilim akademisi) üzerinde yapmışlar ve kitap olarak yayınlanacakmış
Değişim süreklidir iman edenin farklı düşünebilmesi daha geniş bakabilmesi mümkün değil
inancı var ama bilim ,felsefe gelişiyor, sizin hikayeniz hep aynı aç radyoyu akra ,burç dinle dur
hep aynı ,peygamberin hayatını bana bile ezber ettiler 600 küsur ayet oku ,dur

frodo
08-12-2007, 01:34
Evet evrim "hatalı" ürünler üretir ve nedeni de bilir, açıklar soro. Sen çevrene bir bak. Uzağa
gitmene gerek yok. Sadece toplam nüfusun ne kadarının doğuştan gelen engellerle muzdarip
olduğunu araştır. Ve sonra sor "ey kadir-i mutlak, ey her şeyin yaratıcısı rahman ve rahim olan
Allah'ım neden bu hatalı imalatları yapıyorsun ? Sonra "hikmetinden sual olunmaz" *de kendi kendine, en az üç kere. Besmeleni çek güzel bir uykuya dal. Boş ver bu dünya işlerini.

aydoe
08-12-2007, 01:35
Benim çocuğa küçükken annesi tüm tüm kuzular anlatırdı(masal) hergün
bir kaç sefer anlattırı dinlerdi,aynı masalı maalıda biliyor ya hpşuna gidiyor
değişik anlatırsan hemen düzeltiyor yok ,hep aynı anlatacak ezber etmiş
ezberi tazeliyor ,zevk alıyor günde yirmi sefer aynı masal
Büyükler de peygamberin masalını dinleyip,anlatıp, zikir yapıyor allah kabul etsin


* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *saygılar aydoe

dilaver
08-12-2007, 01:41
soro eleştirmek kolay da yerine ne koyuyorsun bu önemli. Göz nasıl oluştu bize açıklayabilir misin. Evrimle ve birikimli seçilimle olamayan o göz ol denilince oldu mu.


* * saygılarımla

okinono
08-12-2007, 02:17
Kün iradedir. fe yekün= evrimdir.

Evrimi savunmak demek Fe yekünü savunmak demektir. Bu gözlemlenebilir ve izleri olan formsal bir süreçtir.

Fe yekün yok denirse eğer;
O zaman Allah'ın bütün kâinattaki doğum büyüme ve ölüm kanununa karşı geliniyor demektir. *Bir şeyin olmasını murat ettiğinde O sadece ol der demek; O'nun iradesine bağlıdır demektir.
Ama ayetin devamındaki hemen oluverir cümlesi; bir sürecin sonucu demektir. Hemen kelimesinin süresini ise bir yıl bin senedir diye kısaca açıklayabiliriz.

İnsanın insan formuna geçebilmesi için evrim olmuştur. Bu konunun Kur'an da delili, Meleklerin "arzda fesat çıkartacak birini mi yaratacaksın" ayetidir.

Zira arzda fesat çıkartmış ve daha önce yaratılmış bir türün içinden veya soyundan veya neslinden bugünkü insanın yaratılacağını melekler bildiği için böyle bir cümle kurmuşlardır. Ayrıca Şeytanın" Beni ateşten yarattın onu ise çamurdan " sözü daha önce yaratılmış bir türün veya soyun ve neslin devamı olarak arzın hâkimiyetinde, öğrenme ve zekâ ile lider olacağının isyanıdır.
Bu öğrenme ise, ilk sure olan Alak suresinin insana bilmediğini öğretti ayeti ile anlatılmaktadır.

Burada israiliyatın hikâyelerinin söylence etkisini, nass olarak kabul edip bilimi ret etmek insafa sığmaz.

Denilirse ki, onlar cennet kaydırılarak yeryüzüne indiler. O zaman şu soruyu sormak lazımdır.
Nasıl indiler? Neyle indiler? Yoksa siz uzaylı atalara mı Tanrı diye tapıyorsunuz?

Bu sorunun cevabı şudur.
İnsan soyunun aslında bir lider olarak evrimsel aşamalarda yaratıldığı, ama yaratılış gayesinden saptığı, tüm canlılar gibi elinden bilginin alınarak aynı seviyeye kaydırıldığı, daha sonra da öğrenme aşaması ile insaniyetin komünler vasıtası ile halklara dönüştüğü, bilim ile de esma i İlahinin sanatını keşf etme derecesine geldiği anlatılmıştır. *En büyük evrim bilimsel öğrenme evrimidir. Bunu ret etmek demek Tanrıyı ret etmek demektir. Tanrı zar atmayı sevmez. Bu cümle bu konuyu çok iyi açıklar. Bilim olmasa bir inanır denizler dibindeki o muhteşem dünyadan nasıl haberdar olacaktı.

Biz insanı en güzel surette yarattık ayeti ise, insanın o formdan sonra ulaştığı mükemmelliği gösterir. Yani dişin çürümesi bütün hayvanatta aynı iken, o dişe kaplama yapabilecek bilgiyi verdik demektir. Buna bunu insan kendi öğrendi demekte tercihtir, hayır bu bilgi verildi demekte tercihtir.

Bilim salt bilgiyi verir. Nasıl okuyacağınız ise bir tercihtir.

Evrimi tanrının olmadığını ispat etmek için ileri sürmek aslında bilimsel gerçeğe yapılan büyük bir açılımdır. Bu konuda çalışan, bilim tarafsızdır ilkesi ile hareket ettiği için, amacı tanrıyı ret veya ispat etmek değil, evrimi öğrenmektir.

Evrimi ret eden ve sözde Allah'ı tanıdığını söyleyen dinciler ise maalesef atalarının dinlerinden dönmemek için tarihler boyu bütün kitapların söz ettiği büyük çoğunluğu oluşturmaktadır.

Bir Müslüman olarak evrimi savunmak benim görevimdir. O evrimin bir irade sonucu olduğuna inanmak inancımı teşekkül eder.. *Kün fe yeküne’e iman eden birisi bu cümleye karşı çıkamaz. Çıkarsa adetullah’ı inkâr etmiş olur.

İslam yani teslim olmanın şartı “Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammed O’nun resuludur.” Demektir. Bunu ikrar etmek ve bu konuda yaşamsal tercihlerini yapmaktır. Ve inancı gereği Allah’ın toplumsal kurallarına uymayan kuralları ret etmek demektir.

Bu kuralların ne olduğu, kimden olduğu sorusundan tarihin her döneminde önemli olmuştur. Bugünde öyle olmak zorundadır. Toplumları ilgilendiren ve onların eşit haklarını sağlayan kurallar kimden olursa olsun kabul edilir. Burada tercih zaten yaşayan halkındır. *

Evrimi ret etmek gibi bir şart yoktur. İman edilen Kur’an’ın *içinde evrim yoktur diye bir cümlede yoktur. Aksine destekleyici çok güzel tasvirlerde vardır. Kaburga kemiği buna örnektir. Xx XY . Bu sitede bu konuda bir yazıda vardı diye hatırlıyorum.

Din kimsenin tekelinde değildir. Cehaletin adını da din diye savunan dincilerin Din ile alakası yoktur.
Peygamberlerin amacı, toplumsal sıkışmanın en fazla olduğu dönemde halkı bir düzene koymaktır.

Ayrıca Risale i Nur okuyup da bunları bilmeyenler çok büyük bir çoğunluktur.

Aşağıdaki alıntıları merak edenler okusun;
Şu medenîlerden çoğunun eğer içini dışına çevirirsen, görürsün: Başta maymunla tilki, yılanla ayı, hınzır; sîreti olur sûret.
Lemaat652 sayfa
Ve o ağacın, birliğiyle beraber muhtelif başka başka meyveler vermesi ise, kudret-i Samedâniyenin sikkesine ve rubûbiyet-i İlâhiyenin hâtemine ve saltanat-ı Ulûhiyetin turrasına işarettir. Çünkü, birtek şeyden herşeyi yapmak, yani, bir topraktan bütün nebâtât ve meyveleri yapmak, hem bir sudan bütün hayvanâtı halk etmek, hem basit bir yemekten bütün cihazât-ı hayvaniyeyi icâd etmek; bununla beraber, herşeyi birtek şey yapmak, yani, zîhayatın yediği gayet muhtelifü'l-cins taamlardan, o zîhayata bir lâhm-ı mahsus yapmak, bir cild-i basit dokumak gibi san'atlar Zât-ı Ehad-i Samed olan Sultân-ı Ezel ve Ebedin sikke-i hâssasıdır, hâtem-i mahsusudur, taklid edilmez bir turrasıdır. Evet, birşeyi herşey ve herşeyi birşey yapmak, herşeyin Hâlıkına has ve Kadîr-i Küll-i Şeye mahsus bir nişandır, bir âyettir.
Ve o tılsım ise, sırr-ı İmân ile açılan sırr-ı hikmet-i hilkattir. –sekizinci söz
……………

cenazelerini emr-i *-1- ile ihyâ edip *-2-'e mazhar eden ve haşir ve neşrin yüz binler numunesi olarak nebâtât tâifelerinden ve hayvanât milletlerinden üç yüz bin nevileri haşir ve neşreden hadsiz bir kudret-i ezeliye ve hesabsız ve israfsız bir hikmet-i ebediye ve rızka muhtaç bütün zîruhları kemâl-i şefkatle gayet hârika bir tarzda iâşe ettiren ve her baharda az bir zamanda had ve hesaba gelmez envâ-ı zînet ve mehâsini gösteren bir rahmet-ilahiye…
Onuncu söz…
………
Çünkü, bütün yeryüzünü ısıtmak, tenvir etmek, umum nebâtât, hayvanâtın hayatlarını tahrik etmek ve seyyârâtı etrafında döndürmek gibi haşmetnümâ eserleri o dar kayıt ve mahdut berzah içinde gördüğü güneşe şuhud-u kalbî ile veremiyor.
24.söz
Şimdi o sikkelerden, o hâtemlerden, o turralardan nümûne olarak birkaçını zikredeceğiz. Meselâ, hesapsız sikkelerinden, hayat üzerinde koyduğu çok sikkelerinden şu sikkeye bak ki, "Bir şeyden her şey yapar. Hem, her şeyden bir tek şey yapar." Çünkü, nutfe suyundan ve hem içilen basit bir sudan hesapsız âzâ ve cihazât-ı hayvaniyeyi yapar.
İşte, bir şeyi her şey yapmak, elbette bir Kadîr-i Mutlakın işidir. Hem yenilen hadsiz taamlardan, o taam ise hayvanî olsun, nebâtî olsun, o müteaddit maddeleri, has bir cisme kemâl-i intizam ile çeviren ve ondan mahsus bir cild nesc eden ve ondan basit cihazları yapan, elbette bir Kadîr-i Küll-i Şeydir ve Alîm-i Mutlaktır. Evet, Hâlık-ı Mevt ve Hayat, şu destgâh-ı dünyada, hikmetiyle, hayatı öyle bir kanun-u emriye-i mu'ciznümâ ile idare ediyor ki, o kanunu tatbik ve icrâ etmek, bütün kâinatı kabza-i tasarrufunda tutan bir Zâta mahsustur.
22.söz

Beşer, şecere-i hilkatin en son cüz'ü olan meyvesidir. Mâlûmdur ki, birşeyin semeresi, en uzak, en cemiyetli, en nâzik, en ehemmiyetli cüz'üdür. İşte bunun için, semere-i âlem olan insan, en câmi', en bedî, en âciz, en zayıf ve en latîf bir mu'cize-i kudret olduğundan, beşiği ve meskeni olan zemin, âsumâna nisbeten, maddeten küçüklüğüyle ve hakaretiyle beraber, mânen ve san'aten bütün kâinatın kalbi, merkezi, bütün mu'cizât-ı san'atın meşheri, sergisi ve bütün tecelliyât-ı esmâsının mazharı, nokta-i mihrâkiyesi ve nihayetsiz faaliyet-i Rabbâniyenin mahşeri ve makesi ve hadsiz hallâkıyet-i İlâhiyenin, hususan nebâtât ve hayvanâtın kesretli envâ-ı sağîresinde cevâdâne icadın medâr ve çarşısı ve pek geniş âhiret âlemlerindeki masnuâtın küçük mikyasta numunegâhı ve mensucât-ı ebediyenin süratle işleyen tezgâhı ve menâzır-ı sermediyenin süratle değişen taklidgâhı ve besâtîn-i dâimenin tohumcuklarına süratle sünbüllenen dar ve muvakkat mezraası ve terbiyegâhı olmuştur.
15.söz

Sual: Kur'an'ın, şu dört hedefe doğru yürüdüğü neden malumdur?
Cevap: Evet, beni adem, büyük bir kervan ve azim bir kafile gibi mazinin derelerinden gelip, vücut ve hayat sahrasında misafir olup, istikbalin yüksek dağlarına ve müzeyyen bağlarına müteveccihen kafile kafile müteselsilen yürümekte iken, kainatın nazar-ı dikkatini celb etti. "Şu garip ve acip mahluklar kimlerdir? Nereden geliyorlar? Nereye gidiyorlar?" diye ahvallerini anlamak üzere hilkat hükumeti, fenn-i hikmeti karşılarına çıkardı ve aralarında şöyle bir muhavere başladı:
Hikmet: "Nereden geliyorsunuz? Nereye gidiyorsunuz? Bu dünyada işiniz nedir? Reisiniz kimdir?
Bu suale, beni adem namına, emsali olan büyük peygamberler gibi, Muhammed-i Arabi Aleyhissalatü Vesselam, nev-i beşere vekaleten karşısına çıkarak şöyle cevapta bulundu:
"Ey hikmet! Bu gördüğün insanlar, Sultan-ı Ezelinin kudretiyle, yokluk karanlıklarından, ziyadar varlık alemine çıkarılan mahluklardır. *İşaretül icaz
…………..
Hem, remzen der: "Ölmüş ağaçların dirilip yeşillenmesini görüyorsunuz. Odun gibi kemiklerin hayat bulmasını kıyas edemeyip, istib'âd ediyorsunuz. Hem, semâvât ve arzı halk eden, semâvât ve arzın meyvesi olan insanın hayat ve memâtından âciz kalır mı? Koca ağacı idare eden, o ağacın meyvesine ehemmiyet vermeyip başkasına mâl eder mi? Bütün ağacın neticesini terk etmekle, bütün eczâsıyla hikmetle yoğrulmuş hilkat şeceresini abes ve beyhûde yapar mı zannedersiniz?"
25.söz

Gerisini de merak edenler onlarca örnekle inceleyebilir. –www.risaleara.com

Ayrıca işaretül icazın sonunda da asıl meselenin ne olduğu anlatılır.
Risale i Nurlarda bir tek satır “insan hayvandan ayrı halk edilmiştir” diye cümle bulsunlar sonrada beni kessinler.
Sazan sözde nurculara duyurulur.

Haaa,,, Risale i Nur’u delil kabul etmiyoruz biz derlerse de, bunu açıkça beyan etsinler ki, nardan sönmüş küller uçsun ateşin üstünden, küllerinden doğsun Anka kuşu yeniden.

96 Oktav Adnan’a da benden selam söyleyin. *Bol keseden atmak yok. Buyursunlar toplarıyla tüfekleriyle fosilleriyle gelsinler. Ben fosilden anlamam ama fosil beyinleri parçalamakta üstüme yoktur.

Hem biz İngiliz kumaşı elbiseler içinde korunmuyoruz. *Mangal gibi yüreğimizdeki yeter bize.

Daha yazacak binlerce sayfa var bu konuda daaaaa; destek olacak kimse yok ortada.. *

Köprü yapılsa daha neler çıkacak ortaya ah bilseler. Ah bir bilseler.

Gerçek tercihler belirecek.
İnandığını sananlar, inançsız olacak, inançsız olduğunu sananlar sımsıkı sarılacak. *
Taşlar yerine oturacak.

Ama nerdeeeeeeee, varsa uçkur yoksa uçkur. *“Çükün peşinde seyahat. “ bu asrın rekorlar kıran dizisinin adı. *
Oysa bu zamanda, “Devlere karşı bir avuç insan” filminin galası yapılmalıydı.

Salla başını al maaşını, yaa börek var yermisin *ey halkım.
Oki sinirlendi vesselam…

Ateş olsan cürümün kadar yer yakarsın eşek oki!!!
Sen gel bir buraya da bak bakalım ne kadar yakıyorum. Anlarsın o zaman.

Selamlar.

frodo
08-12-2007, 02:33
Soro eski üyemizdir. Madem hatalı imalat diye tutturdu bir tane resim koyalım hatalı imalattan.
Ama yaratıcı kavramıyla nasıl uyuşur bilmem:


http://img360.imageshack.us/img360/7015/171357ahtapotkizb1ed4.th.jpg (http://img360.imageshack.us/my.php?image=171357ahtapotkizb1ed4.jpg)

ozgur_beyin
08-12-2007, 03:12
hatalı! imalatçı deli.

adamın biri ''ben tanrıyım ''diye tutturunca soluğu akıl hastanesinde alır.
hastaneye yattığını duyan ''mütedeyyin'' bir akrabası ,ziyaretine gelir ve sorar ''sen kimsin?'' cevap ''ben
tanrıyım''
bu lafa sinirlenen ''mütedeyyin'' akrabası ''eğer tanrıysan şu pencereden görünen caminin kubbesi kadar
bir karpuz yaratta görelim''
tanrı! olan deli ''bir hafta sonra gel karpuzun hazır'' mütedeyyin akraba sinirlenir ''hani sen tanrıydın? bir karpuz için bile ,bir haftada yaratırım diyorsun?'' deyince ,deli
''senin allahın bile , futbol topu kadar, bir karpuz için altı ay uğraşıyor .ben altı gün istemişim çok mu?'' diyor

soro
08-12-2007, 08:20
karışmasın diye tek tek yazalım..


aydoe,

"Bu *anketi *R.Elisabeth *Cornwell *ve *Michael *Stirrat *İngiltere'de *Krallık *Ailesi *Üyeleri'nin(bilim *akademisi) *üzerinde *yapmışlar *ve *kitap *olarak *yayınlanacakmış "


eee,napalım?anket mi hayatın sırlarını öğretecek bize?

eğitimi artan,veya ekonomik veya sosyal statüsü artan insanların büyük çoğunluğu,herbiri kendini küçük dağları ben yarattım havasında görür,güncel, küçücük birer firavuncuklar halini alırlar.nunların,insanı dizginliyen ve haddini aşmaktan alıkoyan,diğer insanlarla eşit oldukları öğretisini veren bir dine,ve dinin birinci imanı olan Allaha tahammülleri olmaz.kendilerine engeldir din,git der camiye,fakirle yanyana dur,aynı secdeye baş koy.adam,kendini farklılaştırmış,birçok konuda çok kazanımları olan biri,imanı tam sağlam değilse gitmez.ve bunu isteyen dine ve Allaha düşman olur.

olay bu.ankete gerek yok.



" Değişim *süreklidir *iman *edenin *farklı *düşünebilmesi *daha *geniş *bakabilmesi *mümkün *değil
inancı *var *ama *bilim *,felsefe *gelişiyor, *sizin *hikayeniz *hep *aynı *aç *radyoyu *akra *,burç *dinle *dur
hep *aynı *,peygamberin *hayatını *bana *bile *ezber *ettiler *600 *küsur *ayet *oku *,dur""



değişimi reddeden mi var kardeşim.al işte sizden farklı baktık evrim konusuna kimyanız değişti.değişimi hazmedemeyen,statükocu olan sizlersiniz.sizin gibi yorumlamayana tahammülünüz bile yok,bu topikin başlığı ile bile 2 kez oynandı.tektip olsun diye.farklı olmasın,statüko aynı kalsın diye..
bilim ve felsefe gelişiyor ise,onların vazifesi bu haliyle gelişecek.bilimin ne kadar yakınındasınız bilmiyorum ama,o radyo denen aletin 2 düğmesi vardır.birinde kanalı değiştirirsin diğerinden sesini kısarsın.tercihinize göre kolaylık var yani.o radyoları da dinlemezsiniz.ama başkalarının dinlemesi sizi niye ırgalıyo anlamadım.illa ona da mı karışacaksınız.sizden gayri düşünen,isteyen,yaşayan insanlara niye tahammülünüz yok?



"Benim *çocuğa *küçükken *annesi *tüm *tüm *kuzular *anlatırdı(masal) *hergün
bir *kaç *sefer *anlattırı *dinlerdi,aynı *masalı *maalıda *biliyor *ya *hpşuna *gidiyor
değişik *anlatırsan *hemen *düzeltiyor *yok *,hep *aynı *anlatacak *ezber *etmiş
ezberi *tazeliyor *,zevk *alıyor *günde *yirmi *sefer *aynı *masal
Büyükler *de *peygamberin *masalını *dinleyip,anlatıp, *zikir *yapıyor *allah *kabul *etsin "


e size ne bundan?hayret birşey ya,koca koca insanların ilgilendikleri şeye bak.bırakın insanlar ne isterse yapsın,biraz rahat olun,stres yapmayın.

soro
08-12-2007, 08:32
...
frodo,
"Evet *evrim *"hatalı" *ürünler *üretir *ve *nedeni *de *bilir, *açıklar *soro. "


heh çok şüküüürrr.
nedeninden vazgeçtim.ilk yazımda aradığım bu hatalı ürünlerin yerini bilen,gören varsa söylesin.böylece evrimi anlayalım.




"Sen *çevrene *bir *bak. *Uzağa
gitmene *gerek *yok. *Sadece *toplam *nüfusun *ne *kadarının *doğuştan *gelen *engellerle *muzdarip
olduğunu *araştır. *"


bunun evrimle alakası ne kardeşim.evrim süreci hani binlerce yıl sürüyordu.sakatlık dediğin çok kısa bir sürede ve de şahsa özel oluşuyor.tüm insanlar mı 4 bacaklı doğuyor.hem bilimsel olarak sakatlıkların sebebi belli iken,bunu bilinmez görülez bir evrim süreci diye tanımlamak çok basit olur.sakat doğan o çocuğun neresi,durduk yerde evrimsel atak yapmak istedi de böyle oldu?hem hani evrimsel sürecte tüm organlar beraber evrişirdi,bunlarda sadece tek çeşit sakatlık var,kadide üç göz var,ama ağzı burnu aynı yerde,sırtında kanat çıkmamış,kalbinden nefes almıyo vs...
o sakat doğanlar hali hazır insandan daha değişik birşey yapmaya çalışırken sakatlanmamışlar ki,bilimsel izahı olan,ve güncel insanın aynısı olmaya çalışırken oluşan birşey onların ki,
he desen ki,bak şu çocuğun,sırtındaki kanat oluşumlarına bakarsak,evet bin yıl sonra insanoğlu uçabilir ...he o zaman değerlendiririz.




"Ve *sonra *sor *"ey *kadir-i *mutlak, *ey *her *şeyin *yaratıcısı *rahman *ve *rahim *olan
Allah'ım *neden *bu *hatalı *imalatları *yapıyorsun *? *Sonra *"hikmetinden *sual *olunmaz" * de *kendi *kendine, *en *az *üç *kere. *Besmeleni *çek *güzel *bir *uykuya *dal. *Boş *ver *bu *dünya *işlerini.""


bu ayrı konu,aç bir topik yazalım.konu değişmesin şimdi.zira uzun çeker.

soro
08-12-2007, 08:46
..
dilaver,
"soro *eleştirmek *kolay *da *yerine *ne *koyuyorsun *bu *önemli. *Göz *nasıl *oluştu *bize *açıklayabilir *misin. *Evrimle *ve *birikimli *seçilimle *olamayan *o *göz *ol *denilince *oldu *mu. "



dilaver,anladığım kadarı ile,
canlıların dünyada görülmeleri bir sıra ile oldu.yani yaratılanlar,gerek yaratıcılarının,gerek diğer yaratılanların huzurundan,bir resmi geçit yapar gibi,kendilerine has,renkli elbiseler(beden ve ciltlleri),hayatlarının bekası için gereken alet edevat,(tüm yaşamsal destek elemanları),dostları,düşmanları,vs ile beraber arz-ı endam ederek geçtiler.
bu sıralama da,birçok gayeler hedeflenerek,basitten mürekkebe doğru oldu.
hayatın kaynağı,Kur'anda değişik yerlerde belirtildiği gibi,kimi zaman toprak,kimi zaman sudur.aslında da ikisinin de karması olan balçıktır.bu ifadeler,aslında güncel hayatımızı da anlatır,zira topraktan ve sudan gelenler olmasa yaşayamayız.herbirimiz aslında,lahananın,pırasanın,elmanın,suyun vs. vs. bir özüyüz,presten çıkan safi meyvu suyu gibiyiz.

bu süreci,bilim biraz hissetti,ama Allah diyemeyeceği için,ve de tek tek türlerin varedilmesini açıklayacak bir argümanı olmadığı için,mecburen evrimsel bir izahı seçti.
aslında şu doğru ,herbirimizin kökü aynı,evet:toprak ve su..
ama,buradan hareket edip,zincirsel bir değişim süreci iddiası yanlış.niye yanlış olduğunu da sayfalardır yazıyoz işte kendi özgün fikirlerimizle....

şimdi Allah kısmını *size nasıl anlatayım,Allahı *tüm isim bve sıfatlarıyla bilip inanmayanlara bu konuda hikmetler buketi sunamayacağım.dolayısıyla zamana bırakalım o işi.


göz meselesi ise,"ol denince olması" meselesi,karışıktır biraz.ayrı topikde yazarız.
ama herşey Allahın ol demesiyle olur.ama, bu deme nasıldır,ne zamandır,ne demektir.bakmak lazım.ezbere olmaz.

soro
08-12-2007, 08:54
...
frodo,

"Ama *yaratıcı *kavramıyla *nasıl *uyuşur *bilmem: "


Yaratıcının,iradesini gösterir.
herbirrimiz döllenme ve doğum arasındaki sürecte aynı yolu takip edip aynı o bebek gibi olabilirdik,döllenmiş hücredeki atomların tavırları,bir iradece tutulmamış olsa idi,aynen o şekilde sağa sola atak yapacak veya da komple atıl kalacaktı.bunlara hem hareket verip hem de rota tayin edilmesi bizler gibi sağlıklı nesilleri oluşturuyor.ama unutanlara hatırlatmak için de aradasırrada böyle örnekler veriliyor.

soro
08-12-2007, 08:59
...
diğer fikirleri de özgünlükleri açısından saygı ile karşılıyorum...

aydoe
08-12-2007, 12:31
Sn Soro siz evrim basamağında kaybolmuş olan atalarımızın atalarına ait fosilleri
sormaktasınız
Ben de size bunların 500.000 bin sene ve daha önce yaşamış olan yaratıklar olduğunu
bizler şu an 150.000 -190.000 sene önce yaşamış olan atalarımızın fosillerini bulabildiğimizi
söylemekteyim.Ama daha önce yaşamış ve nesli tükenmiş hayvan fosilleri var mesela dinozorlar
Allah dinazorları niye yarattı da sonradan yok etti ,onlar hatalı üretimmi de geri aldı ?
Din siyasallaştırılmasından ve tüm dünyada fazlasıyla gündeme getirilmesinden rahatsızım, emperyal güçler tarafından savaşlar ve işgal nedeni olarak kullanılmakta, 21. yüzyılda insanlığın hala din savaşları yaşıyor olması beni üzmekte
Siz inanabilirsiniz ama beni ve içimde yaşadığım toplumu biçimlendirmeye kalkıyorsunuz,devamlı
bir propaganda altındayız.
Ülkemiz *şeriat *yanlıları *tarafından *kuşatılmakta, şeriatta demokrasi yoktur
Ben demokrasiyi savunuyorum herkesin inancına saygılıyım ,mutlak doğrularım yoktur
Kendim için statüye falan ihtiyacım yok ,statü istesem Fettulaha giderim ,Turan Dursun sitesine
yazmam.
* * * * * * * * * * * * * *Saygılarımla Aydoe

frodo
08-12-2007, 12:52
...
frodo,

"Ama *yaratıcı *kavramıyla *nasıl *uyuşur *bilmem: "


Yaratıcının,iradesini gösterir.
herbirrimiz döllenme ve doğum arasındaki sürecte aynı yolu takip edip aynı o bebek gibi olabilirdik,döllenmiş hücredeki atomların tavırları,bir iradece tutulmamış olsa idi,aynen o şekilde sağa sola atak yapacak veya da komple atıl kalacaktı.bunlara hem hareket verip hem de rota tayin edilmesi bizler gibi sağlıklı nesilleri oluşturuyor.ama unutanlara hatırlatmak için de aradasırrada böyle örnekler veriliyor.

Nasıl yani ? Şimdi bu "hatalı imalat" yaratıcının iradesi mi? Hem diyorsun ki "herbirrimiz döllenme ve doğum arasındaki sürecte aynı yolu takip edip aynı o bebek gibi olabilirdik,döllenmiş hücredeki atomların tavırları,bir iradece tutulmamış olsa idi,aynen o şekilde sağa sola atak yapacak veya da komple atıl kalacaktı.bunlara hem hareket verip hem de rota tayin edilmesi" bir aşkın şeyin ürünüdür hem de hatalı yaparsa da bu onun iradesini gösterir !!!???

Tek bir yaprağın düşmesi bile onun izni ve bilgisi olmadan gerçekleşmiyorsa bu türden hatalı imalatta onun bilinçli iradesidir. Peki neden o küçük kız çocuğunda bu garip iradeyi uygulamış ?
Üstelik bu hatalı ürünler genel nüfusun % 7'si ile % 10 arasında değişiyor. İşim gereği fire
oranını % 5 ila 7 oranında öngörürüm. Demek ki her şeye kadir yaratıcı da benimle aynı oranlarda hatalı üretim yapıyor.

Şimdi "evrim masalı" bu durumu gayet güzel açıklar derki ; her canlı çoğalma sırasında bir anlamda kendinin kopyasını oluşturur. Ancak bu oldukça kusurlu bir süreçtir ve kopyalanma sırasında hata yapar. En basit açıklama bu iken sen bu masala inanmayan olarak diyorsun ki
Allah hatalı üretim yaparak iradesini gösterir. Neden diye sormak bizi aşar o allahın, hikmetinden sual olunmayanın kaprisidir,iradesidir. Bilim ise genetik hataların önüne geçebilir
miyiz diye sorar bu çabayı gösterir.

Hımmm. Senin masalın daha güzelmiş...

soro
08-12-2007, 15:57
..
frodo,"Tek *bir *yaprağın *düşmesi *bile *onun *izni *ve *bilgisi *olmadan *gerçekleşmiyorsa *bu *türden *hatalı *imalatta *onun *bilinçli *iradesidir. "



önce,benim ana konumun dışındayız.ama devam edelim.
1-o kız hatalı değil.yani belli alışkanlıkları olan bizlere göre hatalı denebilir,zira biz kendimizi, normal sandığımız için bize benzemeyen hatalı sayılabilir bizce tabi.
ama o sadece değişik yaratılmış o kadar.az yaşayabilir.hemen ölebilir.farketmez.yaratıcı sonsuz bir hayat vadetmiş,sonsuzdan,bela,afet,acı,vs ile geçen 3-5 yıl veya 70-90 yıl da çıksa sonsuz sonsuzdur,birşey eksilmez.dolayısıyla hakikat canibinden baklınca iş değişir.Neticede o kız da Allahın bir eseridir,bize göre anormal olsa da..


" Peki *neden *o *küçük *kız *çocuğunda *bu *garip *iradeyi *uygulamış *?"

şimdi bunu Allaha inanmayana nasıl ve neden anlatalım.zira cevap Allah tanımına ve imanına dayalı olacak.siz Allaha inanmadığınız için gize yeterli olan cevap sizi bağlamaz ve bilmenize de gerek yok. benzeri şeyler milyonlarca kez söylendi.


" Bilim ise genetik hataların önüne geçebilir
miyiz diye sorar bu çabayı gösterir. "

bunun dine aykırı bir tarafı yok ki.sistemde hepsi bir arada çalışır,yani tedavi duadır,dua kabul edilir.hepsi bu.bilimsel araştırma da duadır,netice kanunlarla yazılmıştır.kanunlara uyarsan hastalıktan kurtarır Allah.ne var bunda anlamadım.bilimsel araştırmanın dine aykırı kısmı ne yani onu anlamadım.


bu konu şöyle de işlenir,risalede.
"Kadîr-i Alîm ve Sâni-i Hakîm, kanuniyet şeklindeki âdâtının gösterdiği nizam ve intizamla, kudretini ve hikmetini ve hiçbir tesadüf, işine karışmadığını izhâr ettiği gibi, şüzûzât-ı kanuniye ile, âdetinin hârikalarıyla, tegayyürât-ı sûriye ile, teşahhusâtın ihtilâfâtıyla, zuhur ve nüzûl zamanının tebeddülüyle meşîetini, irâdetini, fâil-i muhtar olduğunu ve ihtiyârını ve hiçbir kayıt altında olmadığını izhâr edip, yeknesak perdesini yırtarak ve herşey her anda, her şe'nde, herşeyinde Ona muhtaç ve Rubûbiyetine münkad olduğunu i'lâm etmekle, gafleti dağıtıp, ins ve cinnin nazarlarını esbâbdan Müsebbibü'l-Esbâba çevirir. Kur'ân'ın beyânâtı şu esâsa bakıyor.

Meselâ, ekser yerlerde bir kısım meyvedar ağaçlar, bir sene meyve verir, yani, rahmet hazînesinden ellerine verilir, o da verir; öbür sene, bütün esbâb-ı zâhiriye hazırken, meyveyi alıp vermiyor.

Hem meselâ, sâir umûr-u lâzımeye muhâlif olarak, yağmurun evkât-ı nüzûlü o kadar mütehavvildir ki, mugayyebât-ı hamsede dahil olmuştur. Çünkü, vücudda en mühim mevkî, hayat ve rahmetindir. Yağmur ise, menşe-i hayat ve mahz-ı rahmet olduğu için, elbette o âb-ı hayat, o mâ-i rahmet, gaflet veren ve hicab olan yeknesak kaidesine girmeyecek; belki, doğrudan doğruya Cenâb-ı Mün'im-i Muhyî ve Rahmân ve Rahîm olan Zât-ı Zülcelâl, perdesiz, elinde tutacak; tâ her vakit duâ ve şükür kapılarını açık bırakacak.

Hem meselâ, rızık vermek ve muayyen bir sîmâ vermek, birer ihsan-ı mahsus eseri gibi, ummadığı tarzda olması ne kadar güzel bir sûrette meşîet ve ihtiyâr-ı Rabbâniyeyi gösteriyor. Daha, tasrif-i hava ve teshîr-i sehâb gibi şuûnât-ı İlâhiyeyi bunlara kıyas et. "

frodo
08-12-2007, 16:22
Bu bir hatalı imalat değildir. Allah öyle istemiş öyle yaratmıştır.

http://img148.imageshack.us/img148/4481/siamese2wt8.th.jpg

vartor
08-12-2007, 19:10
Alah daha ilk yarattigini hatali uretmis. Kendi planladigi, meleklerin cinlerin secde etmelerini istedigi Adem'i ve havva'yi daha ilk hatalarinda cennetten kovmus. Hatali yaratan, programi iyi yapamayan kendi, ceremesini ceken insan. Boyle bir yaraticidan medet uman, allahin adaletine guvenen yine insan.Bir yapragi bile izinsiz dusurmeyen allah, nasil olmus da seytanin cevirdigi isi *fark edememis diye soramayan da insan.
* *Evrim kelimesine, yaratici inanciyla bakanlarlarin itiraz etmeleri normaldir. Mukayese edildiginde, evrim teorisine de sanki iradeli bir gucmus gozuyle gormekteler. Kainatin yasi tahmin edilen 15 milyar senede, madde ve enerjinin birbirine donuserek veya birlikte bulunabilecegini kavrayamazlar. Ol dedi oldu gibi basit bir cozum yolu dururken, kafalarini yormak hem istemez, hem de imanlarini zedeleyip mutluluklarina mani olacagini suur altinda bilirler.
* Sevgilerimle...

dilaver
08-12-2007, 19:23
ol dedi oldu demek atomlara biliç ve his atfetmektir. göz gibi mütekamil bir organın evrimsel süreçte olamayacagını savunan yaratılışçılar, ol demekle bu organın olabilecegini düşünerek kendi kendileriyle çelişirler. Aslında onların hiç bir süreç ile ilgili hiç bir açıklamaları yoktur.

* * *Dahası onlardan izahat beklerseniz evrim haricinde söyleyecekleri bir şey de yoktur. Soro ya sordugum sualin cevabına bakarsak bu anlaşılır. Neymiş, yaratılanlar bölük bölük geçmişlermiş. *:lol:

* * * Bunca biyoloji ve evrim külliyatına karşı İbrahim Hakkı Efendi den bir vahy. *:lol:


* * * saygılarımla

hysteria
11-12-2007, 11:01
1.
"sorularım *geçerlidir.evrimin *arızalı *imalatları *nerededir.
ben *söyliyim:hiçbiryerde.çünki *yok *öyle *birşey.ama *bu *kısmını *düşünmek *yasaktır *evrim *teorisinde.
"

benim anlamadigim bugun evrim adem ile havvanin kanitlarini bulsa, yaradiliscilari destekliyecek bir kac kanit bulsa, evrimin en atesli savunuculari olmazmisiniz?

o zamanda daha once soylemis oldugunuz;
"
bir *Allah'a *inanıyorum.evrimciler *gibi *adını *Allah *demeden,evrim *süreci *veya *maddenin *hareketi *diyerek *aynı *ilim,irade,kudret,hikmet,rahmet *
vs.yi *sayısız *maddesel *birimlere *vermiyorum.sayısız *ilahları *kabul *etmiyorum."

ile celismezmisiniz?

soylemek istedigim bilime olan bu agir elestriler, sadece kendi inanclariniz ile ortusmedigi icin, eger ortusse idi en buyuk destekcisi olurdunuz,

evrim yada bilim bahane, gercek savas rasyonalizm ile hurafeler arasindadir


2.

"Benim *anlayamadığım, *sen *bu *soruların *cevaplarını *risalelerin *neresinde *buluyorsun?"
vicdanlı *bir *şekilde,anlatılanlar *dinlenince *ve *ifade *edilmek *istenene *bir *şans *verilince *dikkatle *değerlendirmeler *yaparak,tüm *soruların *cevapları *var *risale-i *nurda.
bazen *zorlansan *da *kavramak *için *neticede *aranan *bulunuyor."

sahsen ben "nereden geldik" gibi onemli bir soruyu bir din adaminin cevabina birakilamayacak kadar onemli gorurum.hele ki kutsal olmayan bir metinden guc alsin. kutsal ise neye gore kutsal?
kendini kutsal ilan etmis herhangi bir adamdan ne farki var?(yada, kendini napolyon sanan herhangi birinden)

3.
"
"bu *taktik *hep *ayni, *mantigi *olmayan *bir *seyi *evrim *teorisi *uzerine *yuklemek, *yuklenen *seyi *curutup *aklinca *evrimi *curutmus *olmak"

burada *olayı *kişiselleştirip *bana *da *hakaret *etmişsiniz.dikkatli *olunuz *bir *dahaki *sefere.polemiğe *dökmeye *gerek *yok *işi. "

burada bir hakaret yok, olayi kisisellestirme de yok aksine genellestirme var bence(en azindan amacim oydu).. evrim ile ilgili bir soru soruyorsunuz, bir acik yakaladiginizi sanmak bir yana
adeta biliyorsunuz, yarginiz zaten degismeyecek ve bu yarginizi soru seklinde yaziyorsunuz, cevap alinca da olay bu yonlere kayiyor... gerek yok. eger fikirlerinizin
degisme olanagi yoksa dusunmeye yada sorgulamaya ne gerek var?
ki, dusuncelerinizin degisme egiliminde olmayacaklari zaten "
bu *aspirin *haline *getirilmiş *iddiayı *hemencecik *yutacak *yaşımı *geçtim *ben.öyle *zamana *zemine *uydular *gibi *bir *açıklama *herkesi *tatmin *etmez.
herbir *atoma *ilahi *vasıflar *yüklediğinizin *farkındam *mısınız? * *"
sozleriniz ile belirtmissiniz...

asil soylemek istediginiz nedir? evrimin hatali imalatlari yoktur diyerek evrimi yuceltmek mi amaciniz? yoksa evrim yalandir mi demek? yoksa bazi sorulari sormak mi yasaktir demek?
bazi sorulari sormanin yasak oldugu bir yer daha var onu da sizin kendi sozlerinizden soyleyeyim de sizin yerinize konusuyor gibi olmayayim.
" Allah *hatalı *üretim *yaparak *iradesini *gösterir. *Neden *diye *sormak *bizi *aşar *o *allahın, *hikmetinden *sual *olunmayanın *kaprisidir,iradesidir"
bir cok kisi soruyor ve allahin iradesinden farkli yanitlar buluyor.

ayrica su soylediginizde bir mantik hatasi yokmu?
"
Üstelik *bu *hatalı *ürünler *genel *nüfusun *% *7'si *ile *% *10 *arasında *değişiyor. *İşim *gereği *fire
oranını *% *5 *ila *7 *oranında *öngörürüm. *Demek *ki *her *şeye *kadir *yaratıcı *da *benimle *aynı *oranlarda *hatalı *üretim *yapıyor. "
herseye kadir?
bir fani?
hata yapma orani esit?
bu nasi istir?

4.
Meselâ, *ekser *yerlerde *bir *kısım *meyvedar *ağaçlar, *bir *sene *meyve *verir, *yani, *rahmet *hazînesinden *ellerine *verilir, *o *da *verir; *öbür
sene, *bütün *esbâb-ı *zâhiriye *hazırken, *meyveyi *alıp *vermiyor. *

bu allahin hikmeti degil, ortada yanlis olan bir sey yoksa o meyvedar agaclarin dogal dongusu icinde olanlar olur. bir sene agacin meyve verip kosullar ayni iken oteki sene
meyve vermemesi allahin varligini yada yoklugunu ispatlamaz. yada ispatlar mi?

spartacus
11-12-2007, 12:21
hysteria'ya katılıyorum.

Bu konuda "başkalarının yanlışı bizim doğrumuz değildir" diyorum, Evrim nesnel bir gerçek yaratılış kurguları ise soyut, iradi şeylerdir, teraziye, bile vurulamaz. Şöyleki; Ve Tanrı Z dünyayı dümdüz üstüne de 7 gök yarattım dedi. 7 Gök 7 büyük arş her bir arşda bir kral ve bir taht koydum dedi. (7 büyük tanrı vardı çünkü haftanın 7 günü gibi her günü 7 tanrıya adadık diye buyurdu büyük büyücü, heleki Cumartesini Satürn günü(Saturday) seçtik o gün mabedlerde Tanrı Evine mallarınızı bırakacaksınız, başka işlerle meşgul olmayacaksınız(Cumartesi yasağı) dedi büyücü. Sonra sonra ortaçağda bir başka büyücü buyurdu Malları Beyt-Ül-Mal, Tanrının(El) mal evine bağışlayacaksınız malları, ama anahtarı bende olacak diye buyurdu) En üst katında en büyük kral Tanrı oturdu, sırasıyla silsile şeklinde en alt katına kadar kral tanrılar ve tahtlarını koydum dedi. İlk çağda büyücüler Tanrıya böyle buyurdular ortaçağda ise az buçuk aydınlanan insan bilinciyle, her bir katına bir Peygamber koydular, Mirac günü her katta bir kapı çalındı! Bu masal Sümer'ler döneminin teolojsinden kalma bir masaldı, revize olduktan sonra eski haliyle sunuldu. Adem ve Havva masalı, yerlerin ve göklerin ayrılması masalı revize olmuş ilk çağ büyücülerinin masallarıydı, ve bir gün birileri seslendi "Kral çıplak", şimdi korku Kralın ne yapacağıdır(!), -O'nun sözlerinden çıkılmakta dünya yuvarlak ve dönmekte denilmektedir mesala, mesala nesnel gerçek canlıların bu masalda yaratıldığı gibi oftan türemediğidir(evrim)-, ama çıplak kralın çıplak gerçeği bunun bir masal, kahramanında(kralın, tanrının) bir masal olduğuydu, şimdi söz bunu söylemeye gelmişti! Masallar dünyasından nesnel gerçeğe sorular yönetebilirsiniz elbette ama arzuladığınız cevapları değil görmediğiniz gerçekleri bulacaksınız, ve mızmızlık hiç bir şeyi değiştirmeyecek. Çünkü birisi masallar diyarı diğeri ise nesnel gerçek, işte burada ayırmayı başarmak gerekir.

Soro Evrim ile kişisel bir problem yaşıyor. Öncelikle temel yanılgı olarak ilk yazımda bir noktaya değinmiştim. Önemsemediği sürece sanki karşısında bir irade(evrim) var ona yükleniyor olacak.

Yaradılış ve dinsel teolojinin metodolojisi ile somut ve ciddi anlamda evrim üzerine sorular üretemezsiniz. Sorduğunuz soruların hepsinin yanıtı aşağıdadır. Evrim dediğiniz şey bir iradi proje, yaradılış kurgusu vs değildir, insanın hayalgücü ile bilhassa ortaçağ ve eski çağların ilahi tarzlı, edebi yönü ağır basan senaryoları ve bunların ezberi ile ifade edilecek yada bu ve bunlara benzetilecek bir yanı yoktur. Bu nedenle sorduğunuz sorular tamamen iradi olmakla birlikte aradığınız cevaplarda yine iradidir(soyuttur). Size hoş gelecek, duygu yada korku, kaygı yada arzularınızı okşayacak süslü sözler sarfetmek mümkündür, hatta çok fazla etkisinde kalacağınız bir roman gibi yazmakda mümkündür, ama bu sadece iradi ve edebi bir şey olur.

evrim tamamen nesnel gözlemlere ve içinde olduğumuz nesnel dünyanın somut gerçeklerine dayanır, bu haliyle dahi BİZLERİN iradelerinden bağımsızdır. Bizim irademizde olan bu gözlemler sonucunda yaptığımız analizlere ve bu analiz, gözlem ve bulgulara dayalı anlamlandırmaya çalıştığımız teorilerdir, bilgidir. Yaratılış masallarında bilgi olarak sunulan şeylerin kendinden yani iradeden öte bir referansı yoktur, orada başlar ve orada biter, ama evrim iradeden bağımsız gözlemlenebilir, nesnel bir gerçektir. Dünyayı düz olarak ve üstünede gök düşmesin diye görünmez sütunlar dikilmiş, yerler çalkalanmasın diyede dağlar kazık olarak çakılmış diyen ilk ve ortaçağ teologları, sadece bu güne göre yetersiz diyebileceğimiz gözlemleriyle, tamamen uydurmaya dönük, kafadan üretime dönük, etkileyici sözde teoriler ürettiler, bu gün ise dünya dönemekte ve küre biçimindedir, bu ise uydurma bir masal değil, nesnel gerçeğin gözlemlenmiş ifadesidir! Dünyanın yuvarlak ve dönüyor olması bizlerin iradesinden bağımsızdır. İşte gerçek(hakikat!!) budur! İşte bu son söylediğimi iyi düşünüp ona göre sorular üretmek gerekir, dünyanın yuvarlaklığı nesneli ne kadar nesnel ise ve nasıl ki gerçek ise evrimde böyle bir nesnel gerçektir, evrim teorisi ise bunun ifade edilişidir.... Tüm sorulara mecazlı basit yanıt(su mecaz olarak kullanılmıştır);

"Su akar" Bu evrim oluyor, ifade etme ve bilgiye dönüştürme ise teorisidir(neden akar, nasıl akar vs, buda evrim teorisidir).. gerçek karmaşık olan değil burnumuzun ucunda bize rağmen varolandır. İşte evrim de ideolojik yada inançsal kökeni her ne olursa olsun ne pahasına olursa olsun ret edip karşı çıkanlara rağmende varolandır.

soro
11-12-2007, 21:31
hysteria,

"benim anlamadigim bugun evrim adem ile havvanin kanitlarini bulsa, yaradiliscilari destekliyecek bir kac kanit bulsa, evrimin en atesli savunuculari olmazmisiniz?

o zamanda daha once soylemis oldugunuz;
"
bir *Allah'a *inanıyorum.evrimciler *gibi *adını *Allah *demeden,evrim *süreci *veya *maddenin *hareketi *diyerek *aynı *ilim,irade,kudret,hikmet,rahmet *
vs.yi *sayısız *maddesel *birimlere *vermiyorum.sayısız *ilahları *kabul *etmiyorum."

ile celismezmisiniz? "



yaw biraz insaf be birader.Olmamış bir şeye,olması da zaten kendinizce imkansız bir şeye,beni savunucu yapıyorsunuz,sonra da kendimle çelişme ihtimalimden dem vurup,bunu yazıyorsunuz.
ne diyim ben şimdi.o dediğin olmaz.yazım da hiçbir şekilde çelişmez.




"soylemek istedigim bilime olan bu agir elestriler, sadece kendi inanclariniz ile ortusmedigi icin, eger ortusse idi en buyuk destekcisi olurdunuz, "


insafa devam.....ben nerde bilimi eleştirdim,ne zaman eleiştirdim kardeşim?ya sen hayal görüyon ya da ben ne dediğimi bilmiyorum.evrim teorisi demek salt bilimin kendisi demek değildir ki.bilimi ağır eleştirmek lafı çok manasız kalmış burada.bilim bizim için,Allahın yazdıklarını okuma aracıdır ve herkese lazımdır.



"evrim yada bilim bahane, gercek savas rasyonalizm ile hurafeler arasindadir."


ne savaşı?savaş da hak-haksız birbirine karışıktır.güçlü olan kazanır.ben kazanma peşinde değilim,hakikat peşindeyim.bir çok hayat tecrübelerimde de,bir savaşımı kazanmak değil,yanlışsam kendimi düzeltmek,doğruysam muhatabıma yardımcı olmak için mücaqdele ederim.savaş yok bizde....





"sahsen ben "nereden geldik" gibi onemli bir soruyu bir din adaminin cevabina birakilamayacak kadar onemli gorurum.hele ki kutsal olmayan bir metinden guc alsin. kutsal ise neye gore kutsal?
kendini kutsal ilan etmis herhangi bir adamdan ne farki var?(yada, kendini napolyon sanan herhangi birinden) "



peşin yargılı gördüm seni.bu önemli soruyu çok çok önyargılı ve *peşin olarak din adamın vereceği cevabı dinlemeden,o kişiye- kuruma- yakıştıramazsan,sende birşeylerin eksik olduğunu düşünürüm.bilimsel yöntem,bir konu hakkında kendini ilgili kişi görenlerin *en baştan iddiayı bile seslendirmelerine izin vermemek midir?konuşturmadan ne deyeceğini ancak yukarıda yaptığınız gibi sizler senaryosal olarak tahmin edersiniz.




"eger fikirlerinizin
degisme olanagi yoksa dusunmeye yada sorgulamaya ne gerek var? "


bu bilimsel bir metodoloji mi?sizin gibi mi olayım,stotükocu ve sorgulamadan sabit fikrimde mi kalayım.bu forumlarda kaç kişi fikirlerini değiştirmek için yazıyor ki?siz hazımısınız fikirlerinizi değiştirmeye?





bakınız bu yazdıklarınız benim yazım değil siz bana atfetmişsiniz.yanlışlık mı yaptınız yoksa maksadınız nedir anlamadım.
"" Allah *hatalı *üretim *yaparak *iradesini *gösterir. *Neden *diye *sormak *bizi *aşar *o *allahın, *hikmetinden *sual *olunmayanın *kaprisidir,iradesidir"
bir cok kisi soruyor ve allahin iradesinden farkli yanitlar buluyor. "
bu üst paragraf benim değil.düzeltiniz.


ayrıca bu paragraf da benim değil:
"Üstelik *bu *hatalı *ürünler *genel *nüfusun *% *7'si *ile *% *10 *arasında *değişiyor. *İşim *gereği *fire
oranını *% *5 *ila *7 *oranında *öngörürüm. *Demek *ki *her *şeye *kadir *yaratıcı *da *benimle *aynı *oranlarda *hatalı *üretim *yapıyor. "
herseye kadir?
bir fani?
hata yapma orani esit?
bu nasi istir? "" * evet burası benim yazım değil.......


düzeltiniz.benim yazmadıklarımı bana yüklemeyiniz.


ne kadar bilimsel çalıştığınız belli oldu..





sparta,

"hysteria'ya katılıyorum."

aferin.
bu kadar hatalı bir yazıya katılman normal!!Allah çarpar işte böyle.....



"Evrim nesnel bir gerçek"

nerde bu?




evrim dediğiniz iradesiz ve tesadüfen oluşmuştur *di mi?
her hangi bir bilginin,arzu istek ve gayenin ürünü değildir di mi?
evrim de motor güc nedir?
enerjiyi kim nasıl kullanır da değişimler olur?
"kim" diyebileceğimiz kimse var mı?
sallaparti darmadağın hareketlenmeden tüm bu işler olmuş mudur?
...
...
...
evrim hangi en küçük birimde hareketlenme ile olmuştur.beden?organ?hücre?atom?
...
...

ATKUYRUGU
11-12-2007, 22:18
Dünün ilkel insanları, bu ilkelliği mağaradan modern bilimlerin, düşünüşün ve sorgulamaların oluşumuna kadar geniş tutuyorum. Öncelinde korku, malum çok tanrılığı getirmiş hepimizin çok iyi bildiği. *
Neden çok tanrılılık terk edildi?
Nedeni basit; diyalektik de olduğu kadar ana güç çıkarsallık. Üst sözcük ise Mülkiyet. Çoklukta ki kargaşa gücü tek elde tutma ve daha iyi sömürebilme. İlkel dönemlerde ki bu zeki kişiler bunu gayet güzel kurgulamışlar ve geliştirmişlerdir. Korkulardan sarkan tanrıcıkları insanlar kendiliğinden oluşturmuşlardı zaten; ateş, su vs. hatta seksüelliğin getirisi tanrıçalar.

Ardılında oluşan mülkiyet tek tanrıcılığın egemen yükselişini geliştirdi. Süreç içinde de halkasal ve birbirinden beslenen simbiyotik ilişki ile devam buldu. Düşüncenin evrilimi ile de son buldu. Artık bir zat çıkıp da dokuz yaşındaki bir çocuğa tecavüz ederse, önce içinde bulunacağını umduğu topluluktan zılgıtını yer.
Günümüzde bireyselleşme yalnızlaşmayla yeniden kıpırdamış olabilir. Çünkü insan hiçliği kabullenemedi daha. Bulvarlarda ki yalnızlıklarını sığınıcı arayışlarıyla, temel neden korkudan uzak tutmaya çalışırlar. Mülkiyeti elde tutucular için, tanrı hala birinci sırada. *Bu temel de; tüketen, tüketirken tükenen ve alıştıkları eroini isteyen kitlelere gereksinimleri var.

Çok değil bir belki iki yüzyıl daha sürecek tanrının gerçek ölümü. Ama kitlelerin verilen dozlardan kurtulması için daha uzun zaman dilimi gerekli. Ve de yeni felsefi açılımlara…
Saygılarımla,

KATI OLAN HERŞEY BUHARLAŞIR.
Karl Marx

spartacus
11-12-2007, 22:28
sparta,

&quot;hysteria'ya katılıyorum.&quot;

aferin.
bu kadar hatalı bir yazıya katılman normal!!Allah çarpar işte böyle.....



&quot;Evrim nesnel bir gerçek&quot;

nerde bu?




evrim dediğiniz iradesiz ve tesadüfen oluşmuştur di mi?
her hangi bir bilginin,arzu istek ve gayenin ürünü değildir di mi?
evrim de motor güc nedir?
enerjiyi kim nasıl kullanır da değişimler olur?
&quot;kim&quot; diyebileceğimiz kimse var mı?
sallaparti darmadağın hareketlenmeden tüm bu işler olmuş mudur?
...
...
...
evrim hangi en küçük birimde hareketlenme ile olmuştur.beden?organ?hücre?atom?
...
...


Allah çarpar işte böyle :) Nereden biliyorsun ? Kim söyledi Soro ?

"sallaparti darmadağın hareketlenmeden tüm bu işler olmuş mudur?"

Soro en azından beni Allah çarpmış? Başından beri sana nesnelden bahsediyorum, sen ise düşünceden sorular soruyorsun, çarpacak bir şey bulunamıyor, mesala "madem dünya yuvarlak aşağıdakiler nasıl düşmüyor?" soruları soruyorsun. Bakın sırf bir şeye iradi olarak karşıt soru sormak için çok zorlanmaya gerek yok, hadi buyur sen cevapla "madem dünya yuvarlak aşağıdakiler niye düşmüyor Soro?" yani dünya yuvarlak değildir diye inat et bakalım ve sonrada bakın öyle olsa böyle olurdu, aşağıdakiler düşerdi mantığıyla soru sor...

nesnelin ne olduğunu bildiğinden kuşkuluyum :)

Evrim bir kişi değil, birileri değil, iradi bir şey değil, doğal, suyun akışı kadar doğal bir şey, mesala bazı yerlerden geçerken şöyle bir tabela görebilirsin "Heyalan bölgesi". Niye oluyor bu heyelan, toprak niye kayıyor Soro? İlla her heyalan bölgesinde birisi durup yukarıdan kepçe ile aşağı toprak mı kürüyor... Bunu soruyorsun son sorularında ve ulaşmak istediğin hedef de kepçeler toprak kürüyor yoksa heyelan, meyelan olmaz... Yada o heyelan kadar doğaldır hareketin ve koşulların durmaksızın yol açtığı değişimler. Kayanın bile, karaların bile, durağan, sabit, değişmez olmadığı koşullarda canlıların durağan ve sabit, değişmez olduğunu düşünmek, dünyanın yuvarlak olmadığını yoksa aşağıdakilerin düşeceğini iddia etmek gibi bir şeydir.

Kısa ve basitçe bir ifadede bulundum, tekrarlayacağım. Evrim iradelerimizden bağımsız nesnel bir şeydir(yani düşünce ve inançlarınıza göre var-yok diyemezsiniz, yerçekimi ne kadar doğal ve nesnel ise evrim de o kadar buda iradenizin dışında siz ne düşünürseniz düşünün buna rağmen varolabilendir, gerçektir(işte nesnel böyle bir şey)), öznel olan Teorisidir...

"Su akar" Bu evrim oluyor, ifade etme ve bilgiye dönüştürme ise teorisidir(neden akar, nasıl akar vs, buda evrim teorisidir)..

madem teoriye katılmıyor ve karşı çıkıyorsun, buyur sen anlat nasıl oluyor bu evrim? :)

ATKUYRUGU
11-12-2007, 23:14
- Kuyrukçuğum,
- Ben sıkıldım senden, kim kuyruk belli değil! Ve ben senin halüsinasyonların değil miyim?

- Sevgili atçığım susar mısın? Eski sessizliğini özledim hani!

soro
11-12-2007, 23:26
sparta,
tdk:
nesnel
sıfat

1 . * * Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı.
2 . * mecaz *Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, afaki, objektif.
3 . * *felsefe *Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif.

nesnel bu imiş.tamam?





ben evrimin kendine inanmıyorum ki teorisini baz alarak birşeyleri açıklayayım.veya başka kaynaklarla evrimi açıklamak arzulayayım.evrim diye birşey yoktur bence..hepsi bu..


ben evrim irade ile oldu felan da demedim,ikide bir bana iradesiz olur diyosun.ben komple reddediyorum sen bana ,hayır iradeli olmaz diyorsun.ne alaka?


"Nereden biliyorsun ? Kim söyledi Soro ?"

nesnel olarak biliyorum.olay kendini belli ediyo,yorulmadan anlıyorsun..



"mesala "madem dünya yuvarlak aşağıdakiler nasıl düşmüyor?" soruları soruyorsun. "

bu manada hangi sorum var benim?merak *ettim bi yazsana.




"nesnelin ne olduğunu bildiğinden kuşkuluyum *"

ben de senin.




"Kısa ve basitçe bir ifadede bulundum, tekrarlayacağım. Evrim iradelerimizden bağımsız nesnel bir şeydir(yani düşünce ve inançlarınıza göre var-yok diyemezsiniz, yerçekimi ne kadar doğal ve nesnel ise evrim de o kadar buda iradenizin dışında siz ne düşünürseniz düşünün buna rağmen varolabilendir, gerçektir"


ben de diyom ki sana,madem evrim o dediğin gibi,bunun imalat (mecazi yani) sırasında,deneme yanılma (bu da mecaz) sırasında,ortama ayak uyduramayan öğelerinin izleri gerekirdi.(kasdettiğim dinazorlar değil.mesela,gözsüzden gözlüye geçişte ki,değişik vücut bölgelerindeki göz oluşum durumları gibi.veya bacaksızdan bacağa geçişteki,kulaktam bacak çıkması,ağızdan bacak çıkması gibi denemeler (iradesiz) ta ki bacak şu an ki en uygun yerine gelene dek ki geçersiz denemeleriz izlerini soruyorum.)

he dersen ki,deneme! yok.(liopun yazılarını oku derim).
o halde her işe yarayan organ tek atışta yerine geldi demektir.bunu mu diyorsun?

spartacus
12-12-2007, 00:32
Şimdi burada bizi ilgilendiren kısmını alalım, sözlük bile yeterli oldu. : )

3 . * *felsefe *Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif.

Soro evrim yok diyormuş, diyebilir. Bende bunu diyorum işte, Soro dünya yuvarlak değil diyormuş diyebilir, "nesnel olarak biliyorum.olay kendini belli ediyo,yorulmadan anlıyorsun.. (soro)"

Şimdi mecazı anlamadağını düşünmüyorum, senin soruların aynen dünya yuvarlak olsa aşağıdakiler düşmez mi? soruları diyorum, yöntem aynı kullanılan argüman farklı sadece, yöntemin yanlış....

bak gördün mü nereden çıkarmışım şu dünya yuvarlaktır, değildir meselesini. yani ortaçağda Sorolar vardır belki dünya düzdür diyen, olamaz mı? :)

Soro evrim yok diyebilirsin, yani sorun yok... Ama şu imalat meselesi garip. Hem mekanik hemde kabaca bir şey söyleyeyim, kaya olandan toprak olana geçiş gibi düşün. Kaya toprak oluyor bu nesnel tarafı, teorik tarafı ise(öznel, iradi) nasılı nedeni gözlemleyip yorumluyor. Rüzgar, su ve ısı değişiklikleri kaya yüzeyinde çatlama, aşınım vs yol açıyor, kaya üzerinden parçacıklar kopuyor, kopan parçalar da yine bu etkileşime maruz kalıyor, kopan parçalar dahi daha da ufalıyor ayrıca rüzgar, su ve ısı farkına kayadaki tepkimelerde kaya tarafındaki etmenler oluyor. Ne diyor, su, ısı farkı, rüzgar vs, bunlar nesnel etkiyen şeylerdir, yani bir bütün halinde koşul. Koşullar diyorsak elbette bu öyle gece ve gündüz arasında olacak değil uzun süreçler dahilinde değişen koşullara, canlılarda cansızlarda kaçınılmaz bir tepki vermek durumundadırlar, bu bir zorunluluktur. Öyle senin kafada bacak, kolda ayak hatalı bir imalat sözkonusu değil... karanlıkda oturun bir süre sonra gözleriniz koşula(ortama) alışana kadar yaktığınız ışık gözlerinizi alacaktır. İşte buda koşul ve koşul farkı oluyor, yüzbinlerce yıl, değişen çevre, durmaksızın işleyen hareket ve değişim....

Bu gün evrim salt biyolojik olarak değil jeolojik evrimle bütünlenerek irdeleniyor, her tarafı su ile kaplı olan bir dünyada canlılık nerede olabilir?!

hadi bunlar bir yana senin cevaplaman gerekn önemli bir soru var. Değişim varmıdır? Değişimi kabul edebiliyormusunuz? Değişim nedir ?

soro
12-12-2007, 08:23
noldu benim sorduğum sorulara?

değişmeyen tek şey değişimdir.


mevcudat,ilm-i İlahiden kudret-i İlahinin müdahalesi ile şu gördüğümüz aleme gelir.zerreler basitten mürekkebe doğru sevkedilir,yani maden tabakasından,gelebilen insan tabakasına dek gelir ve zerreler neticede ebedi aleme göçer.o alemin birer zerresi olur.bu *döngüde de devamlı hareket ve değişim vardır.fakar tür türe dönüşmez,nev nev'e dönüşmez.çünki imkansızdır.daha ilk nesilde ,çocuk veremez ,nesli biter.dişi ile erkek belki neslin devamı için gereken döllenme olayını bile yapabilecek ortam veya kendilerinde gerekli uygun organı bulamayabilirler.daha ilk başkalaşım hamlesinde yaşayamaz,ölür.balık 1 trilyon defa da nefes almaya çalışsa,alamaz.nefes alabilen balıkların da neden hala kavağa çıkmayıp,sularda yaşadıkları da ayrı konudur.serçe,denizde yaşamaya karar verse.!!,1 rrlyon deneme de yapsalar yaşayamaz.
istavrit ile serçe arası bir canlı kiminle çiftleşir de neslini devam ettirir?bunun fizyonomisi ikisine de uymaz.kendi gibi olanları da nerede,ne zaman bulacak.herbir fert aynı anda aynı değişimi gösteremez ki.zira evrim diye bir motor veya sistem yok,herkesi aynı tek tip yapsın,aynı anda.

hysteria
12-12-2007, 10:44
oncelikle kusuruma bakmayin sayin soro, bir kac sayfa acikti dun, bir kacinda sizin ust uste iki mesajinizdan alinti yapmaya calisiyordum, o arada yanlis pencereden ve dolayisi ile yanlis kisiden alinti yapmisim(ismi scrolldan dolayi gorunmuyordu) dalginlikla olmus bir hatadir.

neyse dun yazacaktim yarim kalmisti ama bu arada da asil bu basligin ozu cikmis ortaya
"fakar *tür *türe *dönüşmez,nev *nev'e *dönüşmez" bu sozun sahibi kimdir? *bilim adami mi yoksa din adami mi? arastirma yapmis mi yoksa yukariyla baglantiya mi gecmis?

"zira *evrim *diye *bir *motor *veya *sistem *yok,herkesi *aynı *tek *tip *yapsın,aynı *anda." sizinle anlasamicaz sayin soro, taban tabana zit bakiyoruz olaylara elma ile armutu aldik elimize hangisi daha guzel diyoruz kiyaslamaya calisiyoruz,

size bunlari soyleyen din adamlari degil mi? yani en son mesajinizda yazdiklarinizi. bu adam nerden biliyor(sunuz) bunlari? vahiy mi almis, arastirmami yapmis? risale den kaynakli ise, koyunde oturan bir hafiz bunlari soyluyor, bir yandan da hayatini bu ise adamis profesorler baska seyler soyluyorlar, istediginize inanin(bu arada o hafizin size inandirmak gibi bir derdi olabilir ama profesorun yok) herkezin idraki farklidir.

bakin ozde sorunumuz su, hep bu dinsizler, kafirler bilim gelistiriyorlar, kuranda 1400 senedir apacik(!) yazan seyi 1400 senedir anlamamis milyarlarca insan bir kesif yapamiyor, sadece yapildiktan sonra uzerine konuyor. bu zaten yaziyodu diye, sanki muslumanlar bunlari biliyormus gibi.. burdaki tezat hic mi dikkatinizi cekmiyor? biz sadece ahkam kesiyoruz tur ture donusmez diye.
tamam evrim diye bir sey yok, onun yerine koydugumuz seyin en az onun kadar mantikli olmasi lazim sorularimiza yanit vermesi lazim. sizin soylediginiz sey bu sorulara yanit verebiliyor mu?
mesela, dunyanin yasi kac? DNA denen seyden bu risaleci adamlar neden bahsetmemisler? kuranda *apacik(!) yazdigi halde(e malum adam turun ture donusmeyecegini biliyor DNA yi bilmeden bunu ispatlamasina ihtimal yok) o fosillerini buldugumuz insan atalarinin kemikleri(homo erectuslar ve digerleri) hangi helak olmus kavimlerdir?adem ile havva nin yaslari kac? kac yil once var oldular? cennetten kac yil once indiler? nasil indirildiler? nasil bir seyahat gerceklestirdiler? balcik bir cesit sihir ile yada gayb ile insan olurken, bunu bilimsel olarak nasil aciklarsiniz?("bilim *bizim *için,Allahın *yazdıklarını *okuma *aracıdır *ve *herkese *lazımdır. " dogru alinti iki kere kontrol:P) *yani tekrardan yaratin demiyorum, ama eger gercekten balciktan yaratildiysak, bunun kanitlarini kimyasal olarak bulmamiz gerekmezmi? evrenin sinirlari ne kadar? evren ne zaman yaratildi? yaratilmasi ne kadar surdu? dunyanin yaratilmasi ne kadar surdu? bu sorulara henuz bilim tam olarak yanit veremiyor, ama evrim de bilimsel bir veri, evrim gibi saglam bilimsel veriyi reddettik, simdi yerine koydugumuz sey ile diger bilimsel verileri kiyas etmemiz gerekiyor. cunku yerine koydugumuz seyin dogru mu yanlis mi olup olmadigini da sorgulamamiz gerekmezmi? evrime gosterdigimiz supheciligi bu yaradilis hikayelerine de gostermemiz gerekmezmi?

hysteria
12-12-2007, 10:50
birde
"
ben *de *diyom *ki *sana,madem *evrim *o *dediğin *gibi,bunun *imalat *(mecazi *yani) *sırasında,deneme *yanılma *(bu *da *mecaz) *sırasında,ortama *ayak *uyduramayan *öğelerinin *izleri *gerekirdi.(kasdettiğim *dinazorlar *değil.mesela,gözsüzden *gözlüye *geçişte *ki,değişik *vücut *bölgelerindeki *göz *oluşum *durumları *gibi.veya *bacaksızdan *bacağa *geçişteki,kulaktam *bacak *çıkması,ağızdan *bacak *çıkması *gibi *denemeler *(iradesiz) *ta *ki *bacak *şu *an *ki *en *uygun *yerine *gelene *dek *ki *geçersiz *denemeleriz *izlerini *soruyorum.)"

bende diyorum ki bunlarin her biri fiziksel kurallarla baglantilidir, goz denen seyin beyne yakin olmasi lazim sinirsel iletiden dolayi. zaten milyonlarca yil once goz ilk olusmaya basladigi zamanda, canlinin kendini kontrol ettigi mekanizmaya yakin bir yerde ortaya cikmis olmali. beynimiz niye yukarda sorusunun da yanitlari fiziksel bunun da kan basinci ile vs ile baglantisi vardir. bu yuzden deneme diye bi sey yok diyorum.

/edit: bir de "tur" dedigimiz seyin kisa bir tanimini yaparsaniz sevinirim

spartacus
12-12-2007, 21:18
Adem'in Cennetten kovulması konusu çelişkilidir, çünkü ayet de en son Adem yaratılıyor ve kendinden önce yaratılanların içine konuyor. O halde karar verelim burası Cennet mi? Yoksa Dünya mı? Dünya ise neden en son Adem yaratılıyor oraya konuyor ama bu seferde burasına Cennet deniyor, değilse o halde Adem dünyadan önce mi var oluyor? Yada Dünya=Cennet mi? Tevrat'ın çok eski MÖ 6-4 Yüzyıllarda yazılan Greek kopyaları mevcuttur, yapılan karşılaştırma da bu günki ile arasında ki benzerlik %95(rakamda yanlışım olabilir, 99 da olabilir altıda ama 90 altında olmadığıdır) o halde Tevrat'da yaratılış bölümünün bir okunulması ve yaratılış kurgusunun asıl geniş metnine bir bakılması gerekir, Cennet Dicle, Fırat, Nil yine belirtilen bir ırmak bölgesi olarak ifade ediliyor yine Hadis'lerden bir tanesi Fırat, Dicle, Ceyhan... cennet ırmakları olarak aktarılıyor, o halde elde olanlara göre yaratılış kurgusu ve senaryosu, tamamen Dünya'nın yaratıldığı ve Adem'in içine konduğu yönündedir. O halde buyrun o zaman ne zamandır, Jeolojik yapı nedir, çok uzun zamanlar dünya tamamen sularla kaplıydı, nasıl oluyor da bu çok uzun bir süreç olduğu halde Adem bahçelerin arasına yerleştiriliyor? Bulunan fosil kayıtları tarihlenmektedir, jeolojik bulgular ile biyolojik bulguları birbirlerini hem tamamlar hemde destekler niteliktedir, şimdi insan kaç milyon yıldır hiç bir değişime uğramadan varolmuştur en azından buna bir yanıt verin bakalım, değişmeyen tek şey değişim madem, milyonlarca yıl değişimin olmadığını nasıl iddia ediyorsunuz? bu değişim nesnel olarak evrim'dir, değişim harekettir, hareketin kendisidir, böyle durağan A dan bir anda B ye geçiş değil, istikrarlı bir hareket ve süreç dahilinde değişen koşullara paralel olarak işleyen bir süreçten bahsediliyor, evrim denmesinin temel gerekçesi budur yani ortada bir anda köklü bir değişim kastedilmiyor. uçurumun üstünden bir kaplumbağayı aşağı bırakıyorum düşene kadar kanadı çıkmıyor demek ki evrim diye bir şey olamaz diye düşünülemez, bu sadece katliamdır, evrim böyle bir şey değildir, koşullara ve koşula bağlı tepkilere, iç tepkilenme ve etkilenmeye göre işleyen zorunlu değişim sürecidir, evrim nesnel bir zorunluluktur, değişmeyen tek şey değişimdir. Dolayısıyla değişimler dahili tüm şeyleri etkileyerek sarmal bir şekilde sürer, çünkü hareket sonsuz sarmal bir özellik gösterir.

Şimdi evet Dünya kaç yaşındadır, ne kadar zamanı yaşama uygun olmayan bir şekilde, ne kadar zamanı her tarafı su ile kaplı biçimde geçirdi, bu ne kadar zaman sürdü ve karada yaşayan canlılar kara olmadığına göre nerede yaşıyorlardı?

Hatalı imalat ?
Siz hiç bir suyun deneme, yanılma yaptığını, yukarıya aktığını, yada tam tersi akmayım bir deneyeyim dediğini gördünüz mü? Evrim iradi bir şey değildir, nesnel bir zorunluluktur bu nedenle koşullar gereği her türlü organ bu koşulların binlerce zaman dahilinde ki etkisiyle en ideal noktadadır... Gözünüze güneş geldiğinde ne yaparsınız? İşte tepki verirsiniz, çünkü bir etki vardır mesala bir gölge yanındasınız gözünüze güneş geldi nereye doğru refleks gösterirsiniz, gölgeye doğru, buda mekanik basit bir benzetme olsun, işte canlılarda, tüm hücrelerinden atomlarına, organlarından, parmaklarına kadar doğal bir etki yaşarlar ve tamamen nesnel, doğal tepkiler oluşur olay budur. Bazı aynı türde canlılar (Asya-Afrika) arasındaki bariz fark(ebad vs), oksijen düzeyi ve ısı ile alakalıdır, gördüğünüz gibi koşul farkı yanı türde canlıyı nasılda etkilemiş ve canlı nasıl doğal bir tepkide bulunmuş, buna zorlanmış, peki istikrarlı bir şekilde binlerce yıl koşullar değişime devam etse, oksijen daha da azalmaya ısı artmaya devam etse, binlerce yıl sonra Afrika'daki daha da büyüyecektir, hatta o noktaya gelir ki, daha çok oksijen alabilmek için, solunum sisteminde değişimler oluşur, ince derili vücudundan süzmez oksijeni, nefes almaya doğru zorlanır. Burada zorlayan koşuldur, etkiyen koşuldur ve canlı etinden kemiğine kadar bu istikrarlı sürece tepki verir, değişen koşula göre değişir. (Örn:Tarantula, Örnek Eklembacaklılar, solunum şekilleri, Suda solungaç, karada ince derililer deri yüzeyinden(ısı, oksijen farkı ebad farkına dönüşür), yada borularla solunum yaparlar.... Bu durumda hareket ve değişime bağlı olarak, değişim sürmeye devam edecektir... Bir anda gözlemlenebilir değil, binlerce, onbinlerce, yüzbinlerce yıl dahilinde gözlemlenebilir değişimlerdir sözkonusu olan, eğer canlı hali hazırdaki yaşam sistemi ile bir koşula tepki-refleks gösteremiyor ise sonuç faciadır(Örn: Çernobil kazası)