PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Deizm


Yenerick
22-06-2005, 01:51
Konu hakkında az bilgim var aslında bu aşlığı öyledir böyledir demek için değilde nedir nasıldır demek için açtım... buyurun anlatın sizleri dinliyorum
NOT:bu başlık buraya ait deilse doğru yere alıp link atarsınız sevinirim

baybars
22-06-2005, 14:35
Deist, "bir yaratıcı tanrıya inanıp, dinlere inanmayan kişidir" diyebiliriz.

Ayrıca bunun da foruma katılan üstün din bilgisine sahip olan müslümanlar tarafından bilinmemesi gerçekten ilginç.

22-06-2005, 15:21
Deizm, tanrının evreni ve tabiat kurallarını yaratıp, sonrasında hiç bir şeye karışmadığına inanan bir felsefedir. Tanrı sonrasında hiç bir şeye karışmadığı içindir ki dünyaya hiç bir peygamber göndermemiştir. Cennet, cehennemi, melekleri yoktur. Şeytan da yoktur. Dualara ve beddualara karşı tanrı kayıtsızdır deizmde. Ünlü yazarlardan Voltaire deist biliniyordu. Günümüzde Türkiyede de dinlere inanmayan ama ateizmi de fazlaca materyalist bulan insanlara gittikçe daha sık rastlanıyor. Hatta site ana sayfasındaki anketde deistlerin tahminimin üstünde oranda çıktığını itiraf etmeliyim.

Yenerick
23-06-2005, 00:38
cevaplar iyi ama tatmin edici deil her neyse sanırım bunun için kapsamlı bir yayın okumalıyım teşekkürler ancak son bir soru her hangi birsimgesi sembolü var mı gerçi düşünürsek olmamalı gibi geliyo sonuçte değmez gibi anlayış var sanki...

tamam yukarıdaki soruyu es geçiyorum 4 gün oldu yanılmıyosam ama cevap gelmedi belki deizm büyü ya da onun gibi doğaüstü olaylara ne dior??

baybars
26-06-2005, 10:43
Bu konu hakkında kapsamlı bir yayın olacağını sanmıyorum, deizm de ateizm gibi kuralları ve belli bir öğretisi olmadığından deistler de belli sınırlar içerisinde farklılaşabilirler, eminim büyü benzeri "güç" lere inanan deistler vardır. Ama deizm herhangi bir konuda birşey demediği gibi büyüye de birşey demez...

Russell
26-06-2005, 19:09
Deizm'e göre:

Allah,vardır,evreni ve insanı O,yaratmıştır.Fakat yaratıktan sonra Tanrı'nın yaratması devam etmiyor. Yani Tanrı,evren ve insanla ilgilenmiyor,müdahale etmiyor,gözetim ve kontrol altında tutmuyor. Tabiat ve yaratıklar kendi kendine işliyor.Allah, ötelerin ötesinde-evrenin dışında-duruyor ve sadece ilk yaratmayı O yapıyor,sonra emekliye ayrılıyor.Sanki bir mimar gibi evi yaptıktan sonra evi kişiye veriyor ve ilgisini kesiyor. Tanrı,insanla ilgilenmediği için Kitap ve peygamber göndermez;insanın duasına cevap vermez.Çünkü insan kendi çaresine bakmalıdır. Örn:yağmur ve benzeri olaylar kendi kendine yağıyor,Tanrı karışmıyor..İnsanlara din,kutsal kitap göndermiyor v.b.

Yenerick
28-06-2005, 01:45
peki evren kendi kuralları ile devam ediyor ancak bu devamlılık esnasında hayvanlar bitkiler pek çok olgu meydana geliyor acaba diyorum büyü ya da herhangi bişey bu kozmik döngü içerisinde oluşuma gelmiş olabilirmi





Saygılarımla...

Russell
28-06-2005, 13:44
peki evren kendi kuralları ile devam ediyor ancak bu devamlılık esnasında hayvanlar bitkiler pek çok olgu meydana geliyor acaba diyorum büyü ya da herhangi bişey bu kozmik döngü içerisinde oluşuma gelmiş olabilirmi





Saygılarımla...


Bildiğim kadarıyla hayır.

undergrant
31-07-2005, 23:04
ALLLAHIN VARLIĞINA İNANMAYANLAR.........


BİR AYRAN ALIN ELİNİZE VE BİRDE TUZ SONRA TUZU ALIN VE AYRANIN İÇİNE ATIN VE KARIŞTIRIN NE OLACAK TUZ KAYBOLACAK SİZE SORUYORUM TUZ NERDE TABİKİ HERYERDE İŞTE ALLAHTA HERYERDEDİR

pangea
24-06-2008, 19:51
Bende deistim.Şunu diyebilirim,Deizmde yalnızca Tanrı kavramı ortaktır diğer görüşler göreceli olabilir.Ayrıca;

17. Yüzyılda Fransa ve İngiltere'de ortaya çıkan bir anlayıştır. Bu görüş, Tanrı'yı akla dayanarak açıklamak ister. Dindeki mucizelere, boş insanlara karşı çıkarak batıl görüş ve dogmalardan insanı koruyarak, insanların din çerçevesi içinde akıllı, bilgili ve sorumlu biçimde davranmalarını amaçlar. Deizm, laikliğin doğması ve gelişmesinde etkili olmuştur.

Deizm'e göre Tanrı, ilk neden olarak evreni yaratmıştır. Tanrı, varlık düzenini bir kere yaratmıştır ve daha sonra müdahale etmesi akla aykırıdır. İnsan için en önemli ödev, Evren'i ve yasalarını akıl yoluyla bilmek ve anlamaktır. Dinlerdeki duygusal ve akla aykırı Tanrı kanıtlamaları gereksizdir. Bu görüş, Cherburi, J. Locke, J.J. Rousseau ve Voltaire tarafından temsil edilmiştir.
Ayrıntılara buradan bakabilirsin.http://tr.wikipedia.org/wiki/Deizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Deizm)

evrensel-insan
24-06-2008, 20:42
Saygideger arkadaslar;

Deizm, herseyden once bir inanctir ve sezgiye dayanir.

Tanrinin varliginin gerceginin; nedenlemenin kaniti ve tabiatindan yola cikarak, kisi tarafindan bulunabilecegini savunur.

Deizm, herhangibir dini yol takip etmeden tanriyi arama ve bulma ideolojisidir.Deist, kisisel temelde kendine gore, nedenleme ve bu nedenlemenin kaniti ve tabiatiyla-dini bir yol izlemeden- tanriya bir icerik verir ve buna inanir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

gercekisim
24-06-2008, 23:15
Ben de deistim ama Deizmi bir kalıba sokmak doğru olmaz.Ben de Tanrı'ya inanıyorum ama dinlerin mensupları gibi,Tanrı fikrimi,inancımı savunmak,yaymak veya açıklamak gereğini hiç duymuyorum.Evet Tanrı olabilir diye inanıyorum ama kesinlikle var diyemiyorum,bilmiyorum.Aslında agnostik düşünceyle arasında çok ince bir çizgi var gibi.Tanrı evreni yaratıp bir kenara çekilmiş midir yoksa sonra da müdahele ediyor mudur,bunlar bence deist olduğunu söyleyenler arasında çok farklılık gösterecek inançlardır.

Tilarma
26-06-2008, 13:28
bence de deizmle agnostizm arasında ince bir çizgi var .. ve ben bu çizgide bulunmaktayım..

zeitgeist
07-07-2008, 21:51
islamiyetten ateizme giden yol

islamiyet__deizm__agnostizm_ateizm

dogmalarla kısıtlanan islamiyetten(yada diğer hak din diye tabir edilenlerden)çıktıktan

sonra üstünde durulması gereksiz bir durak sadece deizm..yolun sonunda,son durağa

varılması kaçınılmaz tabiki...

amenofis
10-07-2008, 12:39
zeıtgeıst sana katılmıyorum

islamiyet deizm ateişzm ve agnostızm

agno harıcındekılerde hep kanıtlanamayan ıddalar vardır...agnostızmde hıcbırı yoktur...

zeitgeist
10-07-2008, 16:15
zeıtgeıst sana katılmıyorum

islamiyet deizm ateişzm ve agnostızm

agno harıcındekılerde hep kanıtlanamayan ıddalar vardır...agnostızmde hıcbırı yoktur...

bir felsefe ve inanış en uç noktalarda olmalıdır ki tutunabilsin ve insanlara seslenebilsin...
islamiyet "tanrı kesin vardır,muhammed peygamberdir"der ve ilk duraktır...tutunmuş ve yaygın kitlelere hitap etmektedir.

deizm"tanrı kesin olmalıdır,ama bana hiçbir din mantıklı gelmemektedir,bu yüzden tanrı peygamber göndermemiştir,o halde tanrı yarattı ve bıraktı"demektedir...hiçbir zaman yok olmayacak bir felsefe olsada hiçbirzaman büyük kitlelerede hitap edemeyecektir...

agnostizm"kafam biraz karışık,tanrı olabilir,ama olmayabilirde...ateizm bana hiçbirşey vaadetmiyor,tanrı nın sa cenneti var...peki ya varsa halim ne olur,o halde kesin var diyemesemde tanrıya inanmalıyım"der...reklamını bile yapamamış,adını duyuramamıştır..samimi olmamakla beraber karmaşıklıklar ve soru işaretleriyle kaybolacak bir felsefedir..

ateizm"insan doğası gereği yok olmayı kabullenememektedir,tanrıya inanarak kendini kandırmaktadır,ama ben realistim,bu konuda hertürlü gerçeği kabul edecek,insanlığın gelişimini kısıtlayan dinlere karşı savaşacağım"der ve islamiyete ve diğer dinlere tam zıt olduğunu gösterir...tüm dinlerinde savaş açtığı ateizm nüfusunu yayacak ve insanoğlu bigün gerçeği görecektir

Aheste
11-07-2008, 00:28
Deistler dua ederler mi?

iceman
11-07-2008, 01:01
Deistler dua ederler mi?

dua eden bir deiste rastLamadım Aheste..ama eden varsa da biLmiyorum :)

amenofis
11-07-2008, 09:40
islam kesın yargı verır

allah bırdır

deızm derkı

tanrı olmalıdır burdada kısısel bı yorum vardır

ateizm derkı
,
tanrı yoktur buda bılınemez dınlerın safsata olusu tanrının yada tanrıların yoklugunuda varlıgınıda kanıtlamaz..

agnostızm derkı

bılınemez bı yorumda bulunmaz varlık yada yokluk konusunda..cunku hakıkat budur eldekıo verıler ne varlıgını ne yoklugunu kanıtlar...banada en yakın gorus budur..

nehir
23-08-2008, 06:50
yaratıcının varlığına inanan, ama onun dinlerde anlatılan şekilde olmadığına inanan bir felsefe diye biliyordum ben,hatta yaratıcıyıda yaratıcı enerji olarak tanımlayan diyebilirim, ki mantıklı bence! :)

spartacus
23-08-2008, 15:52
agnostızm derkı

bılınemez bı yorumda bulunmaz varlık yada yokluk konusunda..cunku hakıkat budur eldekıo verıler ne varlıgını ne yoklugunu kanıtlar...banada en yakın gorus budur..

Agnostizm malesef bilinemez üzerine yargı oluşturma yöntemine dayanır. Ateizm kendiliğindenliğinde tanrının varlığı yada yokluğunu anlamsız görür. Bu haliyle var yada yok gibi bilinemezci yaklaşımda anlamsızdır. Teizmin tüm tanrılarını da çürütme temelinde yaklaşır ve var kelimesinin soyut anlamı ve karşılığı olarak yok kullanır. Teizme göre tanrı bir takım benzetmeler, çıkarımlar, öykünmeler üzerinden var kılınırken, ateizmde aynı çıkarımların kaynağından böyle bir varlığa erişilemeyeceğini dolayısıyla bunun bir uydurma olduğunu ifade eder. Ne kadar gerekçeli bir var, var ise o kadar gerekçeli bir yok vardır. Buna en güzel örnek garajımdaki ejderha örneğidir. Ne kadar var ederseniz ve hangi gerekçelere dayanırsanız, o kadar gerekçe ilede yok kılarsınız. Burada yok yada var kılanan ejderha değil, insana ait olan kurgudaki ejderha ve varsayımlardır.

Agnostizmin bilinemez üzerinden bilinebilir yargı oluşturması ise adı üstünde TANRI kelimesini kullanması ve onun tanımına, sıfatına göre yorum yapmasıdır. Bilinemez bir şey tanımlanamaz ve bir adı ve ayrıca özellikleri, sebepleri yada sebepsizliği olmaz.

Bu konuda yakınlaşma açısından uzakdoğu inancının incelenmesi gerekir. Ben TAO dedim adına ama bu onun adı değil, bu adı ona ben verdim der. Tao konuşmaz, tao duymaz, görmez, emretmez, buyurmaz, hem hiç bir yerde ama hemde her şeyin özündedir der. ne olduğunu ya da olmadığını bilmiyorum ancak her şeyin özünde olandır der. Var, yada yok ekseninde yaklaşmaz. Bilinebilir bir şey olarakda bilinemez bir şey olarakda yaklaşmaz. Her şeyin özü Tao dur derken ona bir irade yüklemez, onu kişisellştirip şahıs düzeyine indirgemez. Nereden yaklaştığınız önemlidir ve eğer iradi bir tanrı, sıfatları, yönetmesi, sevk ve idare etmesi gibi tanımlamalarla yaklaşacaksanız böyle Tao yoktur. Bir iradesi, yönetimi, emirleri vs olmayan, kısaca şahıslaştırma temelinde yaklaşmayacaksanız, zaten her şey Tao'dur der.Özel olarak Tao nun varlığı ve yokluğu anlamsızdır ve böyle bir ayrım yapılamaz.

Kesinlik arzetmeyen bir şey, kesin bir yorumda taşımaz. Yorum taşıyamayacak olan hiç bir şeyde ne bir yargı ne de bilinemezcilik gibi bir şey taşımaz. Bilinemeyen bilinemeyendir dolayısıyla bilinemeyen bilinemeyeceğine göre tanımsızdır(bilinemez olarak özelleştirilemez). Şimdi Tanrı bilinemez deniyor? Kim? Tanrı. İşte şimdi bilinebilir oldu.

Nocturnus
26-10-2008, 22:45
Deizm, Ateizm gibi bilimsellige dayanir. Yaratici bir guc veyahut tanri gibi degilde insanoglunun ve evrenin varolmasina yol acan bir sebepe inanir. Deizm Tanri olgusunuda reddeder. Olaya yaratici degilde sebep olucu seklinde bakarsak daha iyi anlariz. Zira Tanri yaratici demektir. Eger tanriyi deizme karistirirsak deizmin bir felsefeden cok bir din haline dondugunu goruruz. deizmde mutlaka tanri veya tanrilar vardir diye birsey yoktur. Tekrar soylemek gerekirse sebep olan veya olanlar vardir ve dinlerin hepsi insan aklinin birer urunleridir. Ateizm gibi Rasyonel ve bilimcidir, deizm! Tek farki daha az materyalist olmasidir!

prometheus4517
26-10-2008, 22:55
deizmi su katılmış teizm olarak tanımlayan richard dawkins'ten bir alıntı yapmak istiyorum:

"Deist Tanrı, amacı fizik yapmak olan bir fizikçidir, matematiğin başı ve sonudur, bütün tasarımcıların en kusursuz olanıdır, evrenin bütün kurallarını ve sabitlerini oluşturan bir hiper-mühendis, onları mükemmel bir hassaslıkla ve önseziyle ayarlamış, bizim şu anda büyük patlama (big-ban) diye adlandırabileceğimiz şeyi ateşlemiş ve o andan itibaren emekli olmuş ve ortadan kaybolmuştuır.

Daha koyu inançların hüküm sürdüğü zamanlarda, deistler ateistlerden ayrı tutulmayarak kötülenmişlerdir. Günümüzde bu anlayış öylesine değişti ki, deistlerin ateistlerle çelişmesi, teistlerle ise birleşmesi daha büyük bir ihtimaldir. Herşeyin ötesinde, her iki grup da evreni yaratmş olan üstün bir zekaya gerçekten inanır."

l3ittersweet
27-10-2008, 01:43
Kendini deist olarak adlandıran biri için nacizane fikrimi belirtmek istiyorum. Bana göre deizmin tek ortak noktası "tanrı vardır" demeleridir. Geri kalanı deist olan insanın kendi zihnindedir. Kendimce örnek verecek olursam bence tanrı vardır belkide islamiyetin, yahudiliğin vb. tek tanrılı dinlerin kaynağı olabilir.Ama koskoca tanrının benim içtiğim içkiyi hesaplaması, yaptığım herşeyi puanlandırması gülünç geliyor.

Söylemek istediğim deizmin tanımı "insanın kendi beyninde tanrı var" demesidir, gerisi kişiye bağlıdır

prometheus4517
09-11-2008, 15:28
bana korkmuş ateist gibi geliyor deist biri.

Onursal Bedirhan
10-11-2008, 00:26
deistler için korkak ateist veya zayıf ateizm tanımlaması gülünçtür. Ben deistim "bir ihtimal belki ahiret, cennet-cehennem olabilir" korkusundan dolayı deist değilim. Kusursuz kainatın, karmakarışık insan yapısının en önemliside insan beyninin tesadüf eseri oluşamayacağı apaçık nettir. Buda bana bir yaratıcının var olduğunu göstermektedir. Öbür dünya varmıdır yokmudur, yaşamın bir gayesi bir anlamı varmıdır yokmudur bunlar benim için önemli değil artık. ne kadar düşünsekte ahiret ile veya yaratıcının bizi gözetiği veya dünyaya mudahale ettiğini savunamayızda inkarda edemeyiz. çünkü elle tutulabilir, gözle görülebilir bir ispat yok.

Kısaca Ateistler bir yaratıcının olmadığını ispat edemez. Bir teistte ahiretin varlığını ispat edemez. Lakin ortada hissedilebilir derecede bir yaratıcının varlığı aşikardır. Kusursuz kainat tesadüf eseri oluşamaz.

bir soru: peki kainat tesadüf eseri oluşmadıysa yaratıcıyı kim yarattı o zaman onunda tesadüf eseri oluşamayacağı akla gelebilir.
Bu soruya verilecek cevaplar safsatalardan ibarettir. tabiki bu soru benimde kafamı kurcalamaktadır.

Not: bir yaratıcı demiştim özellikle buda başlı başına farklı bir konu aslında yaratıcıların iki veya daha çok olması düşünülemez.


off kafam çok karışıkkk

evrensel-insan
10-11-2008, 01:05
Saygideger onursal;

Insanoglunun, cevap ufkunu asan konularda, verilemeyen tatmin edici bir cevap bulunamadiginda; sirf tatmini sonuclandirmak icin; cevabi, bir yaraticiya baglamak; seni tatmin ediyorsa sorun degil. Fakat, ana sorun; bakis acisi.

Eger, bakis acimiz yaratilisla sekillenirse; o zaman insanoglunun yasam ve iliskinin ve hatta; bilimin deney-gozlem-teori ucleminin bir anlami kalmaz. Bir yerde, yaraticilik bakis acisi; kolay olani secmek ve maalesef teslim olmaktir.

Ben, ise bireysel olarak; insanoglunun var olduktan sonra; kendi dahil herseyi -ki algiladigi temelde-varsayarak, onunla iliski kurmak icin davranis ve dusuncesini, kullandigini ve bu kullanimin kavram temeliyle; herseyi; kendi algilayabildigi temelde nedenleyip-sorguladigini ve bu sorgulamanin getirdigi soru-cevap dialogunu islettigini soyleyebilirim.

Onemli olan tek bir konu var. Soru-cevap dialogunun tatmin olma temelinde isleyisidir. Bu konuda, her birey farkli olarak; kendisine bir soru-cevap dialog duzeyi ayarlar ve bu duzey temelinde; ya verilen cevaplardan birini secerek, ya da kendi bir cevap ureterek tatmin olur.

Ama, bence butun bunlar; asil konuyu gozardi etmek ve onu dusunmemek icin; alisilagelmis dusunce ve davranisin koklesmis cikar temelli yapisidir.

Gozardi edilen, ana konu ise; insan, onun yasam ve iliskisinin; hicte insansal ve evrensel olmamasidir. Bence, gercekci olan; bu konu uzerine dusunce dusundurmek ve bu dusunceyi davranisa tasimaktir.

Gerisi, sadece; bir korku, teslimiyet, merak ve hayalgucunun; spekulatif icerikli tatmin olma konusu ve tatmin etme savasidir.Benim verdigim savasta; bu icerigi tamamen curutmek ve bunun ne insana ne de insanliginin dusunce ve davranisina bir yarar saglamadigi; aksine ayrimciligi koklestirip, kalicilastirma zihniyetinin, bir urunun oldugunu gosterme savasidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

prometheus4517
10-11-2008, 01:10
deistler için korkak ateist veya zayıf ateizm tanımlaması gülünçtür. Ben deistim "bir ihtimal belki ahiret, cennet-cehennem olabilir" korkusundan dolayı deist değilim. Kusursuz kainatın, karmakarışık insan yapısının en önemliside insan beyninin tesadüf eseri oluşamayacağı apaçık nettir. Buda bana bir yaratıcının var olduğunu göstermektedir. Öbür dünya varmıdır yokmudur, yaşamın bir gayesi bir anlamı varmıdır yokmudur bunlar benim için önemli değil artık. ne kadar düşünsekte ahiret ile veya yaratıcının bizi gözetiği veya dünyaya mudahale ettiğini savunamayızda inkarda edemeyiz. çünkü elle tutulabilir, gözle görülebilir bir ispat yok.

Kısaca Ateistler bir yaratıcının olmadığını ispat edemez. Bir teistte ahiretin varlığını ispat edemez. Lakin ortada hissedilebilir derecede bir yaratıcının varlığı aşikardır. Kusursuz kainat tesadüf eseri oluşamaz.

bir soru: peki kainat tesadüf eseri oluşmadıysa yaratıcıyı kim yarattı o zaman onunda tesadüf eseri oluşamayacağı akla gelebilir.
Bu soruya verilecek cevaplar safsatalardan ibarettir. tabiki bu soru benimde kafamı kurcalamaktadır.

Not: bir yaratıcı demiştim özellikle buda başlı başına farklı bir konu aslında yaratıcıların iki veya daha çok olması düşünülemez.


off kafam çok karışıkkk


sn evrensel insan soruna gayet güzel yaklaşmış ben deistlerin evrenin kusursuz olduğunu da nerden çıkardığını merak ediyorum. kusursuz değil ki. sadece daha iyiye doğru ilerliyor.

vartor
13-11-2008, 23:01
Evrensel Insan,
senin gibi dusunen yalniz sen degilsin,
insan var olana kadar, milyonlarca canli turunun 3,5 miyar sene tanrisiz, tanrinin da kulsuz yasadigini unutmamak gerek.
Insanin varligiyla ortaya cikan tanrilar, bilim ilerledikce vaz gecilmis ve tarihin derinliklerine gomulmus. (tanrilar diyorum cunku semavi dinlere gelene kadar cok tanri gelmis gecmis; Tabi ki her biri de en az bugunku allah varligina inanildigi gibi sanki varmiscasina inanilmis, ugruna insanlar oldurulmus, kurbanlar verilmis)
Gunumuzde geriye bakip, insanligin nelere inanip, tapinip, medet umdugunu gorunce guluyor, su insanlar ne aptalmis diyebiliyoruz, ileride de eminim biz de ayni sekilde gulunc olarak anilacagiz, hatta aniliyoruz bile.....

evrensel-insan
13-11-2008, 23:12
Saygideger arkadaslar;

Deizm, bence; teizmi; sorgulamanin ilk asamasidir. Inancin; kokeni iki uclu oldugundan;- din ve tanri-en azindan, deistler, dini yukumlulugu tasimayan ve dini teslimiyeti uslenmeyen, bir yapiya sahiptir.

Din konusu; yaratilis temelli olmadigi icin-ki insanoglu eliyledir-onu algilamak, kolay olabilir.

TEIST OLAN, MUTLAKA TANRININ VARLIGINA VE BUNUNDA ANCAK DIN TEMELINDE OLACAGINA INANIR.

DEIST ISE; BIR YARATICI DISINDA, ARTIK TANRIYI SORGULAMAYA BASLAMISTIR.

Yalniz, tanri korkusu; ona, bir ateist gibi; tanriyi karsisina alma cesareti vermez. Bu korkuyu, yenmesi de; tanriyi sorgulayabilecek cesareti bulup bulmamasiyla paraleldir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
13-11-2008, 23:48
Saygideger vartor;

Evrensel Insan,
senin gibi dusunen yalniz sen degilsin,-vartor

Yukarida, senden yaptigim alintinin, dusunce de kalmayip; davranisa yansimasi; herkesten cok beni sevindirir.

Onemli olan; dusunmek degil; dusunuleni, davranisa-yaziya, konusmaya, siire v.s.-yansitmaktir. O zaman, dusunulenin bir anlami olur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

MARSYAS
19-11-2008, 14:30
Ben de müslümanlik ateizm deizm ve panteizm arasinda bocaliyorum

evrensel-insan
19-11-2008, 16:34
Saygideger MARSYAS;

Merak ettim, geriye ne kaldi? :rolleyes:

Saygilarimla;
evrensel-insan

gercekisim
19-11-2008, 23:45
Saygideger arkadaslar;

Deizm, bence; teizmi; sorgulamanin ilk asamasidir. Inancin; kokeni iki uclu oldugundan;- din ve tanri-en azindan, deistler, dini yukumlulugu tasimayan ve dini teslimiyeti uslenmeyen, bir yapiya sahiptir.

Din konusu; yaratilis temelli olmadigi icin-ki insanoglu eliyledir-onu algilamak, kolay olabilir.

TEIST OLAN, MUTLAKA TANRININ VARLIGINA VE BUNUNDA ANCAK DIN TEMELINDE OLACAGINA INANIR.

DEIST ISE; BIR YARATICI DISINDA, ARTIK TANRIYI SORGULAMAYA BASLAMISTIR.

Yalniz, tanri korkusu; ona, bir ateist gibi; tanriyi karsisina alma cesareti vermez. Bu korkuyu, yenmesi de; tanriyi sorgulayabilecek cesareti bulup bulmamasiyla paraleldir.

Saygilarimla;
evrensel-insan


"Yalniz, tanri korkusu; ona, bir ateist gibi; tanriyi karsisina alma cesareti vermez." demişiniz.


Ben bir deist olarak hiç böyle birşeye gerek görmedim,yani öyle bir cesarete ihtiyaç duymadım,Olabileceğine ihtimal verdiğim Tanrı'dan dolayı bir korku da duymuyorum.

Ateist Tanrıyı karşısına mı alır,yoksa "Tanrı diye birşey yoktur" mu der?

pante
20-11-2008, 00:28
DEIST ISE; BIR YARATICI DISINDA, ARTIK TANRIYI SORGULAMAYA BASLAMISTIR.

Yalniz, tanri korkusu; ona, bir ateist gibi; tanriyi karsisina alma cesareti vermez. Bu korkuyu, yenmesi de; tanriyi sorgulayabilecek cesareti bulup bulmamasiyla paraleldir.


Sevgili Evrensel-İnsan;

Deist, tanrıyı sorgulamaz.
O, sorgusunu tamamlamış ve inancını belirlemiştir.
Hala tanrıyı sorguluyorsa deist değil, agnostiktir.

Tanrıyı reddetmenin cesaret, tanrıyı kabulün ise korku olduğu düşüncesi ise çok saçma. Bir felsefenin sebebini korkuya bağlamak, basit düşünmektir.
Ateist olmamanın nedeni tanrı korkusu değil, evrenin varoluşu için kudretli bir devindirici zorunluluğu düşünmektir.

Bir ateist olarak, böyle bir devindiriciye ihtiyaç olmadan evrenin oluşabileceği konusunda varsa kanıtların sunabilir ve deistleri ikna edebilirsin.
Ayrıca tanrıya rağmen tanrıyı reddetme cesareti ateizme değil, satanizme aittir.

evrensel-insan
20-11-2008, 00:41
Saygideger gercekisim;

Ateist Tanrıyı karşısına mı alır,yoksa "Tanrı diye birşey yoktur" mu der?-gercekisim.

Ateist ile; deistin en onemli farki; senden yaptigim asagidaki alintidir.

Olabileceğine ihtimal verdiğim Tanrı'dan dolayı bir korku da duymuyorum.- gercekisim.

Deist, henuz tanriyi "yok" saymamistir. Hem, ateist hem de deist; once tanriyi sorgularken, iki, temelde sorgular; Birinci temel; "eger tanri varsa"...... temeli, ve" ya, tanri varsa"..... temelidir. Ya tanri varsa, temeli; genelde sorgulayana, mutlaka bir tanri varligi hissettirir. Eger, tanri varsa.... icerigi; ise, negatif bir iceriktir.

Sonucta, sen Tanrinin "olabilirliginde" karar kilmissin. Ataistler ise "yok" oldugunda.

Tanriyi karsina almak ise; antiteist bir tutumdur. Benim, basliklarimda; antiteizm ve ateizm farkini anlatan yazim var.

Turkiyedeki, ateistler; genellikle "dinden ve dini ortamdan" kurtulamadiklari icin ve bu kavramlar; bireysel degilde; toplumsal algilandigi icin; antiteizme daha yakindirlar. Ama, inancin sonunda, teizm varsa; tanri kavramindan "kurtulunamamis" ve tanrinin, disindan bakilamamis ve tanri notr algilanamamistir.

Tanriyi, her turlu tartisma; varlik-var-yok; inanc-inanma-inanmama, tanri, kavraminin icindeki tartismadir. Yani tanriyi ifade etmektir. Tanridan," tam kurtulus" ise, bu tartismanin disinda kalip; tanriyi kavram olarak ortaya koymaktir. Herhangibirseyi kavram olarak ortaya koymaktan farki yoktur. Dolayisiyle, ne pozitif; ne de negatif yukumluluk tasimaz.

Benim, tanri kavrami konusunda; yazilmis yazilarimi; profilimden bulabilirsin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
20-11-2008, 00:52
Saygideger pante;

DEIST ISE; BIR YARATICI DISINDA, ARTIK TANRIYI SORGULAMAYA BASLAMISTIR.-e.i.

Ben, yukaridaki alintimda; tanrinin sorgulanmaya baslama surecinden bahsettim. Tabiki, tanri"olabilir" kilindiysa; sorgulama bitmistir. Taki, yeni bir "acaba" ya kadar. Bence, seninle tanriya bakis acimizdaki ana fark asagidadir;

Tanriyi, her turlu tartisma; varlik-var-yok; inanc-inanma-inanmama, tanri, kavraminin icindeki tartismadir. Yani tanriyi ifade etmektir.

Tanridan," tam kurtulus" ise, bu tartismanin disinda kalip; tanriyi kavram olarak ortaya koymaktir. Herhangibirseyi kavram olarak ortaya koymaktan farki yoktur. Dolayisiyle, ne pozitif; ne de negatif yukumluluk tasimaz.-e.i.

Yani, bana gore; bu bir ihtiyac meselesidir. isteyen tanriyi istedigi gibi ifade eder. Ya, da benim gibi yasam ve iliskilerinde tanri kavramina ihtiyac duymaz ve ona bir yukumluluk baglamaz. Tanriya disaridan bakar ve notr algilar.

Bak, ben bu sitenin algisina gore "dinlerden ozgurluk uyesi" bile degilim. Cunku ne tanriyla, ne de dinlerle "ugrasmiyorum" Bireysel olarak; "kisinin tanriya bakis acisi onun bilecegi bir is" "bu bana sadece o kisinin tanri ve din konusuna bakis acisini bilmemi, tanimami saglar" diyorum. Ayrica, benim bakis acim curutmek, ispat degil.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
20-11-2008, 01:11
Saygideger pante;

Hatirladigim kadariyla; sana daha once; tanri ile ilgili bazi sorular sormustum ve orda kalmistik. Istiyorsan, seninle karsilikli; su tanri-din kavram ve mentalitelerini; yaratilissal bakis acisini v.s. ve, bunlarin insanoglunun onunde; dusunce ve davranista insan olmak ve insanlik sunmak icin; nasil birer engel teskil ettigini v.s. eni konu yazisip; ortaya koyalim ne dersin?

Benim sana sordugum gibi, sen de bana soru sorabilirsin. Cunku, benim yazdiklarim; konu ile baglantilidir. Ama, sen soru sorarsan; en azindan; dusuncelerim hakkindaki goruslerimi davranisa yansitabilirsin. Varmi sin?

Biliyorsun, benim vicdan algima gore-kimseye ne dusunsel ne de davranissal "zarar vermek" istemem. Boyle bir durum hissettigin zaman da; konuyu erteleyebiliriz.

Bende, belki bu sayede; bu temeldeki, bireysel goruslerimi de; dile getirmis olurum. Yani, disaridan bakmayarak ve yerimi belirterek.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dünna100
20-11-2008, 01:29
100 yıl tanrısız yaşayıp baksak dünyada neler değişirdi?Yokluğu bizi nasıl etkilerdi?Dinlerin olmadığı bir dünyada yaşamak nasıl olur?

evrensel-insan
20-11-2008, 01:34
Saygideger dunna100;

Belki, bizler ve bizden sonraki birkac nesil, sonra; bu yasanacak. Ama, onemli olan; bu yasanacak olanin zamaninin one alinmasi, evrime degil; her bireyindusunce ve davranista kendi oz insanlasma devrimine yonelmesine baglidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
20-11-2008, 01:44
Hatirladigim kadariyla; sana daha once; tanri ile ilgili bazi sorular sormustum ve orda kalmistik. Istiyorsan, seninle karsilikli; su tanri-din kavram ve mentalitelerini; yaratilissal bakis acisini v.s. ve, bunlarin insanoglunun onunde; dusunce ve davranista insan olmak ve insanlik sunmak icin; nasil birer engel teskil ettigini v.s. eni konu yazisip; ortaya koyalim ne dersin?

Benim sana sordugum gibi, sen de bana soru sorabilirsin. Cunku, benim yazdiklarim; konu ile baglantilidir. Ama, sen soru sorarsan; en azindan; dusuncelerim hakkindaki goruslerimi davranisa yansitabilirsin. Varmi sin?

Yokum. :(
Tanrı konusunu tartışacağım en son kişi sen olursun Evrensel-İnsan. :)
Aman aman, üstüme varma, kabul edeceğim tutar bir anlık gafletle.
Ondan sonra ayıkla pirincin taşını, pardon ayıkla Evrensel-İnsan'ın cümlelerini. :)
O kadar zaman zengini değilim maalesef.
Ama yine de askıda tutalım. Bayramdan sonra bir müddet oluşabilir belki.

evrensel-insan
20-11-2008, 01:52
Saygideger pante;

Yokum.-pante

Sen, bilirsin. :p

Ben, simdilik buralardayim-yarinin neler getirecegi belli olmaz-ne zaman istersen de, ben hazirim. :)

Ama, bu konulardaki, bireysel dusuncelerimi ogrenmek istememen, beni uzdu. :(

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
20-11-2008, 02:08
Saygideger pante;

Bir felsefenin sebebini korkuya bağlamak, basit düşünmektir.-pante

pardon ayıkla Evrensel-İnsan'ın cümlelerini-pante.

Sen, henuz "basit dusuncelerimle" sorun yasiyorsan; ileride cumleler "zorlasir veya cetrefillesirse" o zaman ne yapacagiz?

Bu, arada; korku;-korkma-korkutma- herseyin temelini teskil eder. Cunku; pozitivizmi ve teslimiyetciligi; dusunmemeyi, nedenleyip-sorgulamamayi v.s.. dogurur.

Boyunduruk tutsakliginin temeli; korkunun verdigi tabular siniridir. Bu sinirlar, ancak uzerine gidilebilirse yikilir.

KORKUNUN TEMELI BILEMEMEKTIR. BILMEYE YONELEBILMEK ISE; KORKUNUN UZERINE GIDEBILMEKLE MUMKUNDUR.

Bu da seni "tatmin etmezse" "korku felsefesi" yazimi okuyabilirsin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Özne
01-02-2009, 08:30
bana korkmuş ateist gibi geliyor deist biri.
bunu bir deist için demek ne kadar yanlış. Deistler Tanrı'dan korkmazlar. Tanrı'dan korkanlar yaşamlarını günah/sevap üzerine kurup cehennem korkusu yaşayanlardır. Deizmi bilseydin bunu daha iyi anlardın. Tanrı dünyaya yaşama müdahale etmiyorken niye korkalım? Kutsal sayılan hiç bir kitaba yada kişiye inanmıyorken... Niye korkalım o zaman?
islamiyetten ateizme giden yol

islamiyet__deizm__agnostizm_ateizm

dogmalarla kısıtlanan islamiyetten(yada diğer hak din diye tabir edilenlerden)çıktıktan
sonra üstünde durulması gereksiz bir durak sadece deizm..yolun sonunda,son durağa
varılması kaçınılmaz tabiki...

Sizin gereksiz dediğiniz durakta 7 yıldır duruyorum ben ;) Ayrıca burası benim için son durak ve yolun sonudur :) eğer deistlere Tanrı'nın olmadığını ispatlarsanız ateist olurlar. Bakın ispat diyorum varsayımlar vs. değil. Deistler kutsal kitapları sorgulayıp onların kutsal olmadıklarını, ayetlerindeki çelişkileri ve bir çok şeyi sunarak bunun (kutsal kitapların) safsata olduğunu ispat ederler ve bu sayede deist olurlar. Aklı ve bilimi kendine rehber seçerler. Tanrı yoktur demek işin kolay tarafı bence :) ispatlayın olmadığını herkes ateist olsun :)

yucemanitu
01-02-2009, 14:20
Özne arkadaş sen Deist olabilirsin ama bazı insanlar "Teist" ama kendilerini "Deist" zannediyorlar. Bu yüzden bazı Ateistler de onlara bakarak "Deizm"i din zannediyor. Burada kendini Deist zanneden Teistleri de eleştiririm onlara bakarak genelleme yapanları da. Bu arkadaşların bir yanılgısı da bazı Teistlerin (ama Deistim diyen Teistlerin) dinleri bırakıp Ateizm'e savaş açması(eleştirmesi değil savaş açması). Ama Deizmi ve Deistleri adamakıllı kavrayınca Deizm bana yine kabul edilir gelmiyor. Çünkü bir şeyin yokluğu kanıtlanmaz eğer varsa varlığı kanıtlanır. Haydi kanıtla Zeus'un olmadığını yapamazsın. Ama Zeus yok. Bir şeyin olmadığı değil olduğu kanıtlanır. Tamam Deist olabilirsin ama gidip de Ateistlerden kanıt istemek makul değil. Ortada bir iddia varsa bunu kanıtlamak iddia sahibine düşer. Bu iddiaya inanmayanın bir şeyi kanıtlamasına gerek yoktur. O zaman kanıtla İslam'ın hak din olmadığını herkes dinini terk etsin bunu da kanıtlayamazsın ama sen de kabul etmiyorsun İslam'ı.

Gelelim burda da mevcut olan ve insanlarda yanılgı yaratan kendini Deist zanneden Teistlere. Adam Cennet'e Cehennem'e inanıyor. Tanrı var ama bizim birbirimize karşı davranışlarımıza göre bizi Cennet'e ya da Cehennem'e koyar diyor. Bunu burdaki iletilerde okudum. E Cennet Cehennem diyorsan öte dünya ahiret diyorsan artık nerede kaldı senin Deistliğin kendi dinini yaratmışsın hayırlı olsun. Bu iddia elbette Deistlerde yok ama peygamberi ve dinleri kabul etmeyen bazı kişiler bunu iddia ediyorsa bu Deistlik değil. Deizm tek başına bağlı olduğu inanç sistemini reddetmek değil. Bu olsa olsa Teistlik.

Önemli olan tek şey peygamberlerin vahiy almadığını düşünmek değildir. Çünkü bu Cennet Cehennem hayali dinlerin uydurduğu bir şeydir. Yani bu şekilde düşünen Deist değil Teisttir. Adam tanrının defter tuttuğuna inanıyorsa ödüle cezaya inanıyorsa nerde kaldı Deistlik? Resmen Teist oluyor işte.

Yani hiçbir kanıta dayanmayan bir Tanrı fikrini baştan kabul etmiş olsa da idealist felsefenin bir ürünü olsa da Deizm din değil ama kendini Deist zannedenlerin hepsi de Deist değil. Bazıları gerçekten Deist bazıları da kendini Deist zanneden Teist. Bu böyle olunca da bazı insanlarda Deizm'i dinlerle bir görme yanılgısı oluşabiliyor.

aydoe
01-02-2009, 15:11
''Tanrı dünyaya yaşama müdahale etmiyorken niye korkalım?'' Özne
Maalesef tanrı ve din dünyaya müüdahale ediyor,bakın sürmekte olan savaşlar halen dini bölünmüşlükle ilgili paylaşım savaşlarıdır.
Din kavram olarak var tanrıda ,ama gerçeklikte yok.
Sizin tanrınız nasıl bir tanrı ? Herşeyi var etmiş hiçbir şeye karışmayan çok tonton sevecen bir tanrı herhalde!
Bu tamamen sizin ihtiyacınıza ve beklentilerinize cevap veren subjektif bir kavram,sonuçta bir tanrıya inanıyorsunuz.
Nedir sizin tanrınızın özellikleri?

yucemanitu
01-02-2009, 18:10
Bir de prometheus adına konuşmayayım ama korku tanrı korkusu değil de doğaya karışıp yok olma korkusu da olabilir. Yani insanlar inançsız olmaktan bu yüzden korkabilir. Varlığının sonsuza kadar süreceğine inanarak kendini kandırma isteği de ruh gibi bazı mistik şeylere inanmaya itebilir.

Özne
01-02-2009, 18:11
Atlas'a Hitaben: Kendini deist sanan teistler için tespitleriniz çok doğru. Bende katılıyorum. Ayrıca ateistlerin Tanrı'nın yokluğunu kanıtlayın inanalım derken demek istediğim elbette ciddi değildi. Tıpkı bizim için korkak ateist denmesi gibi hafif alaycıydı. Hatta korkak ateist lafının yanında benim dediğim inanın çok hafif kalıyor :) Yoksa sizinle o konuda hem fikiriz şüpheniz olmasın.

aydoe Hitaben: Maalesef tanrı ve din dünyaya müüdahale ediyor,bakın sürmekte olan savaşlar halen dini bölünmüşlükle ilgili paylaşım savaşlarıdır.
Din kavram olarak var tanrıda ,ama gerçeklikte yok.Bu mesajınızı kenara not alıyorum nedenide aslında buna south park dizisinde bu konu işlenmiş. size o diziyle cevap vereceğim. Kaçıncı bölümdü vs. hatırlamıyorum ancak sırf bunun için araştırıp sizinle paylaşıcağım. Bir konu açıp bunun hakkında yorumlar yapıp sohbet ederiz ayrıca.

Efendim benim Tanrı'ma gelince... Benim Tanrı'm bu dünyayla ilgilenmiyor. İlgileniyorsa bile işlere burnunu sokmuyor. Ne yiyip içeceğime karar vermiyor. Bütün düzeni kurmuş ve sahneden ayrılmış. Cennet/cehennem gibi ödüllendirmeye dayalı bir sistemide yok. Ton ton ve sevecenmi yada sarışın ve aptalmı bilemem. Ben bir deist olarak Tanrı'yı gözümde büyütmüyorum. Çünkü büyütürseniz aranızdaki mesafe açılır. Tıpkı dinlerdeki gibi. Deistlerde genelde mesafe yoktur. Evet benden zeki olabilir, güçlüdür vs.vs. ama sırf bana artislik olsun diye güç gösterisi yapacağını sanmıyorum. Belkide benim varlığım ona bir fayda sağlıyor. Onun için gerekli birşeyde olabilirim. Bir çok böyle tahminde bulunabilirim. ama tahminden öteye gidemez.

Kısaca bir deist için tek gerçek Tanrı gerisi insan yalanları.

evrensel-insan
01-02-2009, 18:31
Saygideger ozne;

Sen deizmden ziyade; panteizm ve panenteizmi bir incele, belki o zaman; sana uygun izmini bulursun. Bu konudaki en onerilebilecek kaynak ta, pante arkadasimizdir. "orda, bir tanri var; uzakta, o tanri benim tanrimdir. Gitmesem de, gormesemde; o tanri benim tanrimdir" cumlesi sana ve inancina uyuyormu?

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
01-02-2009, 18:47
Sayın özne

Kavradıgım kadarıyla sizin tanrınızın size hiç bir faydası yok. Bir işe yaradıgı da yok. Belki tek faydası ilki açıklamak yönünde olabilir, gerçi o zaman da o nereden çıktı diye sorulacaktır, yani aynı döngü.

O halde sizden bir şey istemiyorsa, bir yaptırımı yoksa bu varlıktan tanrı adını kaldırmaya ne dersiniz. Bu varlıgı tanrı degil de ilk varlık ya da başlatıcı olarak adlandırabilir misiniz. Tanrı lafzı, fazlasıyla şeyler çagrıştırıyor çünkü.

Ayrıca sizden bir şey talep etmeyen ve size bir şey dikte ettirmeyen bir varlıgın da tanrı olarak adlandırılması ne derece dogrudur ve tanrı terminolojisiyle uyumludur.

saygılarımla

cigi
01-02-2009, 19:12
Bence insanlar bu konuda bir gecis dönemi yasiyorda olabilirler.
Allah'in bir Tanri olamayacagini arastirip ve özgür irade ile karar verebilmek güzel.
Buradan ateistlige gecis daha kolay diye düsünüyorum.
Kimbilir 2 sene veya 200 sene sonra ne gibi degisik fikirler üretilecek. Neler olacak.

Birde düsünce olarak atesitlikten geri dönenler var.
Öyle bir arkadasimiz varsa, onun düsüncelerini okumak isterim.

Saygilar.

dr humanist
01-02-2009, 20:00
deistlik adına bazı yorumları okuyorum;onlar da tanrının nası bişe olduğunu bilmiyorlar;yine kafalardaki tanrı kavramı değişken.Vardır,şöyle de olabilir böyle de olabilir...bu görüş,sanki bana agnostizmi hatırlatıyor.olabilirlerle deist olunuyorsa,agnostikler de olabilir veya olmayabilir der.aradaki tek fark,evren nasıl yaratıldı sorusuna "tanrı" cevabını vermek midir?

saygılarımla

placebo
01-02-2009, 22:25
:) eğer deistlere Tanrı'nın olmadığını ispatlarsanız ateist olurlar. Bakın ispat diyorum varsayımlar vs. değil. Deistler kutsal kitapları sorgulayıp onların kutsal olmadıklarını, ayetlerindeki çelişkileri ve bir çok şeyi sunarak bunun (kutsal kitapların) safsata olduğunu ispat ederler ve bu sayede deist olurlar. Aklı ve bilimi kendine rehber seçerler. Tanrı yoktur demek işin kolay tarafı bence :) ispatlayın olmadığını herkes ateist olsun :)

Sevgili Özne,Ben deistleri yarı bilimsel düşünüşten yana,yarı da spiritüel ve ruhçuluktan yana sentez kişilikler olarak algılıyorum..Ne yardan ne serden..Eğer "deistlere tanrı nın olmadığını ıspatlarsanız ateist olurlar" demişsiniz ve "bakın ispat diyorum varsayım v.s. değil "diyerekte üzerine basıyorsunuz..Şimdi bu önermeniz bilimsel görünme amaçlıdır.. ama tamamen Metafizikseldir..Bizden Metafiziksel bir varlığın tez de yetmez, ispatını :confused:istemeniz ne derece mantıklı bir önerme oluşturur lütfen izah eder misiniz??Zaten hiç bir varlık belirtisi göstermeyen bir varlığın bilimsel olarak kanıtlanması nasıl olacaktır??Tamamen mantıklı olan biri şu önermeyi sunar; Tanrının varlığını kanıtlayın da deist olalım..

Sizin önermeniz şuna benzemiş;Hadi bana satir'in var olmadığını ispat edin de,biz de satiri var kabul etmeden bir hayat sürdürelim ve size inanalım..

sevgiler

Özne
02-02-2009, 08:08
Öncelikle sorularınız ve deizme karşı öne sürdüğünüz savlar için teşekkürler. Ancak niye bir deist benim yerime de cevap vermemiş ona üzüldüm. Tabi gördüler sizin gibi cengaverleri hangi birine cevap yetiştirelim diyip gözleri korkmuş olabilir :)

...Eğer "deistlere tanrı nın olmadığını ıspatlarsanız ateist olurlar" demişsiniz ve "bakın ispat diyorum varsayım v.s. değil "diyerekte üzerine basıyorsunuz...Şimdi bu önermeniz bilimsel görünme amaçlıdır.. ama tamamen Metafizikseldir...Tanrının varlığını kanıtlayın da deist olalım...
Sanırım gözden kaçtı. Bir önceki mesajımda demiştim. Yine söyleyeyim. Elbette bu konuda haklısınız. Bunu ciddi ciddi yazmamıştım. Zaten bu ibare bizi "korkak ateist" diyerek küçümseyenlere hitabendir. Elbette metafiziktir. Zaten deizm 1/2madde 1/2 metafiziktir. metafizik olmasının tek nedenide Tanrı'yı kabul etmesidir. Dediğim gibi bize söylenen o alaycı sıfata alaycı bir cevap vermek istedim ama başka şekilde anlaşılmaya devam ediyor. Ne siz bana ne de ben size bunu ispatlayamam. Aklı yerinde her insan bunu bilir zaten. Sizinle o konuda bir fikir ayrılığımız yok.

deistlik adına bazı yorumları okuyorum;onlar da tanrının nası bişe olduğunu bilmiyorlar;yine kafalardaki tanrı kavramı değişken.Vardır,şöyle de olabilir böyle de olabilir...bu görüş,sanki bana agnostizmi hatırlatıyor.olabilirlerle deist olunuyorsa,agnostikler de olabilir veya olmayabilir der.aradaki tek fark,evren nasıl yaratıldı sorusuna "tanrı" cevabını vermek midir?
saygılarımla
Efendim zaten agnostik düşünceyle bizimki birbirine çok benzer ancak ince bir çizgiyle ayrılır. Benzetmeniz çok normal. Agnostiklerde şöyle bir ayırt edici bir durum var. Onlar Tanrı olmayadabilir diyorlar. Yok demiyorlar ama olmayabilir diyorlar. Bizde Tanrı kesinlikle var. Bu sorgulanmıyor. En belirgin farkımız bu. www.agnostik.net (http://www.agnostik.net) 'te görmüştüm. bu durum şöyle anlatılmış. deistler açısından doğrudur.
http://www.agnostik.net/wp-content/uploads/2008/08/agnografik.gif


Sayın özne

Kavradıgım kadarıyla sizin tanrınızın size hiç bir faydası yok. Bir işe yaradıgı da yok. Belki tek faydası ilki açıklamak yönünde olabilir, gerçi o zaman da o nereden çıktı diye sorulacaktır, yani aynı döngü.

O halde sizden bir şey istemiyorsa, bir yaptırımı yoksa bu varlıktan tanrı adını kaldırmaya ne dersiniz. Bu varlıgı tanrı degil de ilk varlık ya da başlatıcı olarak adlandırabilir misiniz. Tanrı lafzı, fazlasıyla şeyler çagrıştırıyor çünkü.

Ayrıca sizden bir şey talep etmeyen ve size bir şey dikte ettirmeyen bir varlıgın da tanrı olarak adlandırılması ne derece dogrudur ve tanrı terminolojisiyle uyumludur.
saygılarımla
Tanrı yerine başlatıcı demenin çok bir zararı yok. Tanrı olarak nitelendirmemizin nedeni başlangıçta ortaya koyduğu yaratıdır. Deistlerin Tanrı'ya bakış açıları herhangi bir dine mensup kişiden farklı olduğundan sizinde bizim Tanrı kavramımızı karıştırmamanızı rica ediyorum. Bizi ve doğayı yarattığına inandığımızdan Tanrı'ya karşı bir sevgimiz saygımız vardır. Ama dediğim gibi dinciler gibi bel bağladığımız yok. Tanrı yerine yaratıcı, başlatıcı vs desek bile kastettiğimiz varlık değişmez. O yüzden kelimelere bu kadar takılmayalım. Bizi dincilerle karıştırmayın lütfen ;)



Saygideger ozne;

Sen deizmden ziyade; panteizm ve panenteizmi bir incele, belki o zaman; sana uygun izmini bulursun. Bu konudaki en onerilebilecek kaynak ta, pante arkadasimizdir. "orda, bir tanri var; uzakta, o tanri benim tanrimdir. Gitmesem de, gormesemde; o tanri benim tanrimdir" cumlesi sana ve inancina uyuyormu?

Saygilarimla;
evrensel-insan
Tavsiyen için teşekkür ederim. Kendi adıma konuşacağım ama eminimki çoğu deistte benim gibi düşünür. Düşenen çok gördüm o bakımdan.
Efendim şöyle.. Deistler genelde pek pervasız olurlar dini anlamda. Derizki Tanrı varmı? var. Gerisine koy gitsin o zaman. yani çok irdeleme gereği duymayız. Tanrı ordamı burdamı uzaktamı şu mu bu mu ilgilenmeyiz. Yanlış anlamayın size karşı demiyorum bunu. Tavsiyenizi dikkate alıyorum tabi. :p

Vallahi gözüm korktu. Bir mesaj yazdım kaç kişi birden üstüme geldi. Siteye bir deist gelsede onun canını çıkaralım diyemi bekliyordunuz :) bu müslümanların dert yandığı kadar var. siz adamı dinden imandan çıkarırsınız:D Şimdiden panteizme transfer etme niyetinizden belli.
Şaka yapıyorum tabi alınmayın veya bana kızmayın sakın.

Sorularınızı ve düşüncelerinizi yazdığınız için teşekkür ederim.

qw19
03-02-2009, 03:09
Deizm bence %216 metafizik, %22 materyalisttir. Toplam %238 eder, işte metafizik böyle bir şeydir, 1 den 2.16 çıkarmayı başarır.

Özne Placebo'nun yazısını alıntılamışsınız, bunu görünce ben de yanıtlayacağınızı sanmıştım, varlığına dair en ufak ipucu olmayan bir varlığı nasıl kanıtlayacaksınız.

Bizden Metafiziksel bir varlığın tez de yetmez, ispatını :confused:istemeniz ne derece mantıklı bir önerme oluşturur lütfen izah eder misiniz??Zaten hiç bir varlık belirtisi göstermeyen bir varlığın bilimsel olarak kanıtlanması nasıl olacaktır??Tamamen mantıklı olan biri şu önermeyi sunar; Tanrının varlığını kanıtlayın da deist olalım..

Sizin önermeniz şuna benzemiş;Hadi bana satir'in var olmadığını ispat edin de,biz de satiri var kabul etmeden bir hayat sürdürelim ve size inanalım..
placebo

Kavradıgım kadarıyla sizin tanrınızın size hiç bir faydası yok. Bir işe yaradıgı da yok. Belki tek faydası ilki açıklamak yönünde olabilir, gerçi o zaman da o nereden çıktı diye sorulacaktır, yani aynı döngü.

O halde sizden bir şey istemiyorsa, bir yaptırımı yoksa bu varlıktan tanrı adını kaldırmaya ne dersiniz. Bu varlıgı tanrı degil de ilk varlık ya da başlatıcı olarak adlandırabilir misiniz. Tanrı lafzı, fazlasıyla şeyler çagrıştırıyor çünkü.

Ayrıca sizden bir şey talep etmeyen ve size bir şey dikte ettirmeyen bir varlıgın da tanrı olarak adlandırılması ne derece dogrudur ve tanrı terminolojisiyle uyumludur.
dilaver

İşin özü burada lütfen bunlara yanıt verin. Ya da doğrusu yanıt veremem deyinki tartışma zeminini bilelim.

Selamlar.

Özne
03-02-2009, 07:51
Özne Placebo'nun yazısını alıntılamışsınız, bunu görünce ben de yanıtlayacağınızı sanmıştım, varlığına dair en ufak ipucu olmayan bir varlığı nasıl kanıtlayacaksınız.

İşin özü burada lütfen bunlara yanıt verin. Ya da doğrusu yanıt veremem deyinki tartışma zeminini bilelim.

Selamlar.

Efendim ben size bu varlığın ne var olduğunu kanıtlayabilirim ne de siz tam aksini. Yanılıyormuyum? Hem siz hemde ben bunu (Tanrı'nın varlığı/yokluğunu) varsayımlarımızla savunabiliriz. Tabiki herkesin bakış açısı farklı. Ben bir önceki mesajımda bu hususta cevap verirken demiştimki deistlerin Tanrı'ya bakış açısı beklentileri farklıdır/yoktur. O sebeble bizi yorumlarken bunu gözden kaçırmayın diye belirtmiştim.

İlk etapta dindar insanlarla karşılaştırıldığında bir ateistin diyeceği elbette " teistlerde deistler gibi Tanrı'ya inanıyorlar ne fark var" gibi bir şey. Ben sizin açınızdan bunu düşünebilirken siz niye bunu bizim açımızdan düşünmemekte ısrarcısınız :)

Kısaca varlığını savunmak yada yok olduğunu "iddia" etmek arasında bir fark yok gibi. İkiside inançtır. İnançlar henüz bilimle kanıtlanamıyor. En azından şuanki inanılan ve yaygın olan Tanrı olgusu bilimle açıklanamıyor. bir kaç mesaj öncesinde dediğim benzer cümlelerle bitereyim... deistler Tanrı'nın varlığını ispatlamaya değil insanları koyun yapan, onları yönetmeye yarayan "din" aracını hedef alırlar. Deizm bildiğiniz gibi humanizmden beslenir. Deistlerin derdi daha iyi bir dünyadır. Daha iyi bir dünyaya engel olan Tanrı varlığı yada yokluğu değil insanların uydurduğu dinlerdir. O sebeble Tanrı'nın varlığını tartışmak için bir deist değil bir teist bulmanız gerekir.

evrensel-insan
03-02-2009, 16:21
Saygideger arkadaslar;

Kısaca varlığını savunmak yada yok olduğunu "iddia" etmek arasında bir fark yok gibi. İkiside inançtır. İnançlar henüz bilimle kanıtlanamıyor.-ozne-

Aynen katiliyorum. Cunku ikiside inanc icerikli-inancsal-, yani, inanmamak demek " Ben, tanrinin var olmadigina inaniyorum" veya " benim inancim tanrinin yok oldugu seklinde" veya " ben tanrinin var olduguna inanmiyorum"

Inanclarin; zaten bilimle kanitlanabilmesi de soz konusu olamaz. Bu konu; tanrinin varligina inanc temelindeki iceriden bakis acisidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

qw19
03-02-2009, 21:20
Efendim ben size bu varlığın ne var olduğunu kanıtlayabilirim ne de siz tam aksini. Yanılıyormuyum? Hem siz hemde ben bunu (Tanrı'nın varlığı/yokluğunu) varsayımlarımızla savunabiliriz. Tabiki herkesin bakış açısı farklı. Ben bir önceki mesajımda bu hususta cevap verirken demiştimki deistlerin Tanrı'ya bakış açısı beklentileri farklıdır/yoktur. O sebeble bizi yorumlarken bunu gözden kaçırmayın diye belirtmiştim.

Ciddi yanılgı var burada. Biz ispatla mükellef değiliz. Aksi her iddianın yokluğunun ispatına dönüşürkü buda imkansızdır. Kısaca hiç kimse, hiç bir bilim dalı, felsefi ekol iddiaların aksini ispatlamakla uğraşmaz. Kanıtlarınız varsa öne sürersiniz, ancak o zaman kanıtlarınızı çürütmek görevimiz olur. Elbetteki bunlar yanlışlanabilirlik formuna sahip olmalıdır. Bunun tersi bilimsellikten uzaklaşmak olur.

İlk etapta dindar insanlarla karşılaştırıldığında bir ateistin diyeceği elbette " teistlerde deistler gibi Tanrı'ya inanıyorlar ne fark var" gibi bir şey. Ben sizin açınızdan bunu düşünebilirken siz niye bunu bizim açımızdan düşünmemekte ısrarcısınız :) Elbette teizm, deizm idealist felsefedir. Bu anlamda bakmazsak ortaya sınırsız sayıda kategoriler çıkar.


Kısaca varlığını savunmak yada yok olduğunu "iddia" etmek arasında bir fark yok gibi. İkiside inançtır. İnançlar henüz bilimle kanıtlanamıyor. En azından şuanki inanılan ve yaygın olan Tanrı olgusu bilimle açıklanamıyor. bir kaç mesaj öncesinde dediğim benzer cümlelerle bitereyim... deistler Tanrı'nın varlığını ispatlamaya değil insanları koyun yapan, onları yönetmeye yarayan "din" aracını hedef alırlar. Deizm bildiğiniz gibi humanizmden beslenir. Deistlerin derdi daha iyi bir dünyadır. Daha iyi bir dünyaya engel olan Tanrı varlığı yada yokluğu değil insanların uydurduğu dinlerdir. O sebeble Tanrı'nın varlığını tartışmak için bir deist değil bir teist bulmanız gerekir.Tanrı da insanların uydurduğu bir şeydir. Ayrıca biz deistler kötüdür, teistler kötüdür, ateistler iyidir tartışması yapmıyoruz. Tanrı olgusunun bilimle açıklanamıyor demeniz sizin hüsnü kuruntunuzdur. Yoksa gerçekliği olan bir tez değildir. Bilim kanıtlarla ilgilenir, kanıtınız yoksa tezinizi açıklamazsınız, ben seziyorum, ben inanıyorum bilimsel kanıt statüsünde değildir.


Selamlar.

pante
03-02-2009, 22:28
Inanclarin; zaten bilimle kanitlanabilmesi de soz konusu olamaz. Bu konu; tanrinin varligina inanc temelindeki iceriden bakis acisidir.

İnançlar, bilimsel deney, gözlem yetersizlikleri ya da kanıtlanamama niteliğinden dolayı inanç olmayı sürdürürler. Deneyleyebilme, gözlemleyebilme, kanıtlayabilme olanakları oluştuğunda inanç olmaktan çıkar, bilgiye ya da hurafeye dönüşürler.

Örneğin, bir zamanlar dünyanın öküzün boynuzları üstünde olduğu bir inançtı.
Dünya artık gözlemlenebildi. Bu inancın yanlış olduğu kanıtlandı. O, artık bir hurafedir.

Ufoların varlığı şu anda bir inançtır. Gerçekten varlarsa kanıtlanabilmesi mümkün olacaktır. O zaman bilgiye dönüşmüş olacaklardır.

İlginç olansa dinlerin inançlarından doğru olmadıkları kanıtlananlar çok da, bilgiye dönüşebilmiş inanç örneği yok.
Bir tane dahi din kitaplarında iddia edilen bir inanç kanıtlanamamış.

Tanrı inancı ise kesinlikle kanıtlanamayacak, bilinemeyecek bir inançtır.
Kendini ortaya çıkarırsa başka tabi. :)

Özne
03-02-2009, 22:39
Bilim kanıtlarla ilgilenir, kanıtınız yoksa tezinizi açıklamazsınız, ben seziyorum, ben inanıyorum bilimsel kanıt statüsünde değildir.

Yukarıdaki yorumunuzdan sonra yazdıklarımı tekrar okudum. Ben Tanrı inancımı bilimsellik üstüne kurduğumu söylememiştim zaten yada bunu ima etmeye çalışmadım. deizm asla %100 maddeci değildir.

Alakasız bir örnek olacak ama uykusuzluğuma verin. Dünya'nın yuvarlak olduğunu anlamamız binlerce yılımızı almıştır. Geçmiş dönemlerde misal taş devrinde, ilk çağda biri çıkıp ben dünyanın yuvarlak olduğunu düşünüyorum deseydi millet iyi madem hadi kanıtlada inanalım derdi. Üstüne üstlük adam düşündüklerini gözlemlerini bilimsel olarak kanıtlayamadı diyelim. Bu sefer insanlar diyecektiki bak gördünmü dünya yuvarlak değilmiş. Bizim elemanda tabi cevap veremeyecekti (bilimsel olarak) Yıllar sonra dünyanın yuvarlak olduğu ispatlandı. Ama bu bizim eleman değildi. Sonuçta Magellan'dan önce dünyanın yuvarlak olduğunu hiç mi düşünen olmadı? elbette olmuştur. ancak ispatını deniz yoluyla Magellan yapmıştır. Magellan ispatlamadan öncede dünyada yuvarlaktı. Deistler bu örnekte bizim eleman oluyor. İspatlanacağına inanan ve ispatlayamanlar :)

Şimdi efendim bu örneği niye verdim. Deizmin bakış açısına ışık tutmak için. neydi bu bakış açısı? "Deizm her soruya bir cevabının olduğunu iddia etmemektedir, deizm sadece bu sorulara giden doğru yolda olma iddiasındadır." Ki materyalist görüşlede ayrıldığı tek nokta Tanrı'dır. dinlerden de bilime bu denli inandığı için ayrı çizgide yer alır. deistler hayatını,doğayı vs. hep bilimsellik yoluyla irdelemeye çalışır.


Saygılar.

dr humanist
04-02-2009, 00:14
deistler alıngan çıktı,yargılamak için değil,meraktan soruyorum : tanrı varlığının sizin hayatınıza etkisi nedir?size hiç karışmıyorsa,varlığı ne ifade ediyor?varlığı ve yokluğu hayatınızı 180 derece saptırıyor mu?hiç bir şeye karışmıyorsa;bu,tanrı kavramına uyar mı?ölüm sonrası inancınız nedir?varlığı ispatlanmayan,insanlık var olduğundan beri hala tartışılan bir "şey" e nasıl %100 kuvvetle inanabiliyorsunuz?(dünyanın yuvarlaklığı örneği beni pek cezbetmedi,sonuçta dünya var olan bir şey,ama tanrı var mıdır yok mudur diyince,tanrı var olan bir şey değil,gerçi size var ama,anladın sen demek istediğimi,somut olarak var olan)
deistlere saldırıyorlar falan demeyin ha,yaşamda sorgulama asla bitmez,sorgulama biterse hayatta biter.sorarım ben ;) soralım,cevaplaşalım

saygılarımla

placebo
04-02-2009, 00:47
Özne
varlığını savunmak yada yok olduğunu "iddia" etmek arasında bir fark yok gibi. İkiside inançtır. İnançlar henüz bilimle kanıtlanamıyor.

İkisi de inanç değildir..Deizm, olmayan bir şeyin, olabilir mi acaba-lığı üzerine teizm artığı bir inanç kalıntısıdır..Teizm den türemiştir..Bu kadar çok dinsel kitabın dayatılarıyla ve kafa karıştırıcı hurafelerliye dolan beyinlerin küçük bir devriminden ve başkaldırısından başka bir şey değildir deizm..İçerisinde inanç barındırır..

Ateizm olmayan bir şeyi var kabul edemez.Bilimi dinde boğarak mistik paranoyak bir davranış sapması göstermez..Haddini bilen,ne dediğini ve ne yaptığını bilen,ölçen biçen bilime güvenir..İnanmaz .Bilir..

qw19
04-02-2009, 02:56
Tanrı inancı ise kesinlikle kanıtlanamayacak, bilinemeyecek bir inançtır.

Elfler, hobbitler, unicornlar, cinler, periler bunların hepsinin varlığı/yokluğu kanıtlanamayacak şeyler, tanrının bunlardan farkı yok.

Tanrıda gösterdiğiniz analojiyi diğer birçok konuda göstermemeniz için neden yok, aksine sizi cesaretlendirir. Yanlışlık burada. Ejderhaların varlığınıda kabul edersiniz, satirleri de.

Çünkü yönteminiz buna hizmet eder ve kolaylaştırır. Bu yöntemle evrenin oluşumuna dairde bir çok hipotez ileri sürebilirsiniz, ha keza yaşamın başlangıcına dair. Çünkü kanıtı gereksiz adletmektesiniz.

Eğer kanıt gereklidir diyorsanız, o zaman tanrınızın varlığını kanıtlayın. Yoksa zamanla kanıtlanacaktır elbetteki geçersiz bir argümandır. Çünkü tanrının varlığı, dünyanın düzlüğü/yuvarlaklığı gibi bir argüman değildir.
Dünyanın düzlüğü/yuvarlaklığı deney ve gözlemle yanlışlanabilirdir.

Selamlar.

pante
04-02-2009, 03:05
deistler alıngan çıktı,yargılamak için değil,meraktan soruyorum : tanrı varlığının sizin hayatınıza etkisi nedir?size hiç karışmıyorsa,varlığı ne ifade ediyor?varlığı ve yokluğu hayatınızı 180 derece saptırıyor mu?hiç bir şeye karışmıyorsa;bu,tanrı kavramına uyar mı?ölüm sonrası inancınız nedir?varlığı ispatlanmayan,insanlık var olduğundan beri hala tartışılan bir "şey" e nasıl %100 kuvvetle inanabiliyorsunuz?(dünyanın yuvarlaklığı örneği beni pek cezbetmedi,sonuçta dünya var olan bir şey,ama tanrı var mıdır yok mudur diyince,tanrı var olan bir şey değil,gerçi size var ama,anladın sen demek istediğimi,somut olarak var olan)
deistlere saldırıyorlar falan demeyin ha,yaşamda sorgulama asla bitmez,sorgulama biterse hayatta biter.sorarım ben soralım,cevaplaşalım

Deizm, evrenin oluşumunun kendiliğinden olamayacağı, bir devindiriciye ihtiyaç olduğu düşüncesinden doğmuştur.
Evrenin ezeli olması mümkün değildir. Nasıl olduğu, oluştuğu da bir büyük soru işaretidir. Bu soru işaretine deistlerin yanıtı bir tanrıdır ama dinlerdeki gibi insan biçimli, yaşama müdahale eden, kitaplar-peygamberler gönderen bir tanrı değil. Tanrı evrenin ilk oluşumuna el atmış, sonrası kendiliğinden gelişmiştir. Ama sonrası hakkında hiçbir deistin "Tanrının insanlarla ilgilenip ilgilenmediği, ölümden sonrasının olup olmadığı" konularında fikir yürütmemesi gerekir. Bunun bilinemez olduğunu söylemesi gerekir. İşi bitmiş bir tanrı iması verdiği için "Öyleyse tanrılığının ne önemi, özelliği var?" sorusuna maruz kalır.

Deizmin tanrısı bilimsel değildir ve ateistlerin dincilere sordukları "Öyleyse tanrıyı kim yarattı?" sorusu karşısında yanıtsız kalırlar, bocalarlar.
Tanrının yaratıcılığı, bilinç-kudret-irade nitelikleri gerektirir. Bu da dinlerin tanrısıyla benzerlik içerir. Halbuki panteizmde tanrı zorunlu olandır. İlk varlıktır ve herşey zorunlu olarak ondan türemiştir. Yaratıcı niteliği yoktur ama bilemediğimiz bir evrimsel yolla sonsuz enerjiye sahip olmuş ve maddeye dönüşerek evreni oluşturmuştur. Evren kendisinden oluşurken, evrenden bağımsız ve evrene aşkın olarak kendi varlığının kalıp kalmadığı ve bu varlığın yine bir evrimle bilinç-irade-kudrete sahip olup olmadığı da bilinemez.

pante
04-02-2009, 03:10
Elfler, hobbitler, unicornlar, cinler, periler bunların hepsinin varlığı/yokluğu kanıtlanamayacak şeyler, tanrının bunlardan farkı yok.

Cinler, melekler ya da Sagan'ın garajındaki ejderha veya uçan spagetti canavarı vs. olmayan mahluklar, tanrı olasılığıyla bir tutulamaz.
Çünkü tanrı olasılığı evrenin oluşumu bilinmezliğine verilen yanıtlardan biridir.
Cinlerin, perilerin ise evrenin oluşumuyla bağlantısı yok.
Evrenin varlığı ve oluşumu bilimsel olarak açıklanabildiği takdirde tanrı teorisi de çökecektir. Açıklanamadığı müddetçe de güçlü olarak bilinemezliğini sürdürecektir.

qw19
04-02-2009, 03:26
Yöntem, yaklaşım olarak pante, tanrınız elfler olsun değil.

Evren enerji ve madde içermektedir, döngüsel bir evren modeli, yani Anka kuşu tarzı (kendi küllerinden yeniden doğması) evrenin kendi kendine yokoluşu ve yeniden oluşumu için pekala kabul edilebilir bir modeldir, tanrıyada ihtiyaç duymaz.

Selamlar.

dr humanist
04-02-2009, 03:26
hiçbir deistin "Tanrının insanlarla ilgilenip ilgilenmediği, ölümden sonrasının olup olmadığı" konularında fikir yürütmemesi gerekir. Bunun bilinemez olduğunu söylemesi gerekir

sevgili pante;
bu hususta deizm de bilinmezden yana,agnostiklerle ince bir çizgiyle ayrılıyor deniyor,ama;deistlere "tanrı" hakkında sorduğum her soru "bilinemez" yanıtı alıyor.peki o zaman işin temeline indiğimizde,bu kadar bilinmezliğin arasında,varlığı da bilinemez olmaz mı?

saygılarımla

pante
04-02-2009, 03:35
sevgili pante;
bu hususta deizm de bilinmezden yana,agnostiklerle ince bir çizgiyle ayrılıyor deniyor,ama;deistlere "tanrı" hakkında sorduğum her soru "bilinemez" yanıtı alıyor.peki o zaman işin temeline indiğimizde,bu kadar bilinmezliğin arasında,varlığı da bilinemez olmaz mı?

Aslında temel agnostisizmdir.
Agnostisizmin "var da olabilir, yok da olabilir - bilinemez"ciliğinin "var da olabilir" kısmına inanan akımıdır. Varsa ancak böyle bir tanrı olabilir inancıdır.
Ama dini inançlardan transfer olanlar deistlerde katı bir tanrı inancı vardır.

evrensel-insan
04-02-2009, 03:47
Saygideger pante;

Evrenin varliginin ispati; madde ve yansisi+dusunce ve kavrami temelli dortlemdir. Varlik, evrenin karakteri, tabiati, niteligidir.

Evrenin olusumu ise;degisim+donusum+baskalasimdir, yani uclemdir. Evrenin olusturdugu karsitidir. Yani; evrenin varligi, evrenin olusumuna terstir. Ayni zamanda evrenin olusumu; evrenin varligini tamamlayandir.

Evrenin varlik karakteri;. Evrenin her donemi, bir olusum sabitligidir ve surectir. Yani; evrenin degiserek olusumu-ikilem, evrenin donuserek olusumu-ikilem ve evrenin baskalasarak olusumu-ikilem. Evrenin varligi ve olusumu-karsitlik evrenin tamamini verir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Özne
04-02-2009, 11:52
deistler alıngan çıktı,yargılamak için değil,meraktan soruyorum : tanrı varlığının sizin hayatınıza etkisi nedir?size hiç karışmıyorsa,varlığı ne ifade ediyor?varlığı ve yokluğu hayatınızı 180 derece saptırıyor mu?hiç bir şeye karışmıyorsa;bu,tanrı kavramına uyar mı?ölüm sonrası inancınız nedir?varlığı ispatlanmayan,insanlık var olduğundan beri hala tartışılan bir "şey" e nasıl %100 kuvvetle inanabiliyorsunuz?(dünyanın yuvarlaklığı örneği beni pek cezbetmedi,sonuçta dünya var olan bir şey,ama tanrı var mıdır yok mudur diyince,tanrı var olan bir şey değil,gerçi size var ama,anladın sen demek istediğimi,somut olarak var olan)
deistlere saldırıyorlar falan demeyin ha,yaşamda sorgulama asla bitmez,sorgulama biterse hayatta biter.sorarım ben ;) soralım,cevaplaşalım

saygılarımla

Üstünüze alınmayın sakın ama yazmaktan bıktım :D Tanrı'ya olan minnet ve hayranlığımız sadece Evreni belli bir düzende yaratıp yönetimini, geleceğini bize bırakmasındandır. Konudaki bir mesajda arkadaşımızda söylemiş. Dünya'nın tesadüfen oluştuğuna inanmıyoruz. Bunun için bir gücün (Tanrı'nın) olması daha mantıklı geliyor. Tanrı'ya inancımızın kökeninde de bu yatar. Hayatımızın hiç bir bölümünde Tanrı yoktur. Ancak günlük hayatımızda yok ve müdahale etmiyor diye onu tümden yok farzetmek mümkün değildir. (Evreni yarattığına inanıyoruz çünkü)

Ölüm sonrası inanç kesinlikle cennet/cehennem değildir. Bunlar kutsal kitaplarda yazan insan uydurmalardır. Deistler Tanrı dışında soyut olan herşeyi reddeder. (kitaplardaki mucizeler,melekler...)

Ayrıca Tanrı'nın evreni ve doğayı yarattığına inanan bir kişi pek muhtemel olarak Tanrı'nın doğa üstü olduğunu söyleyecektir. Bunun bugün itibariyle de doğa kanunlarıyla ispatlanamaması çok şaşırılacak bir durum değil. Elbette ilerde bir gün ispatlanma ihtimali vardır. ancak deistlerin Tanrıya inanmaları içinde illa bilimsel kanıt gerekmiyor. Gerekseydi zaten ateist olurduk. Malasef bu hususta çok üzülerek söylüyorum sizle farklı görüşteyiz :)

Tekrar ediyim efendim. Evrenin tesadüf eseri oluştuğuna inanmamızdan ötürü Tanrı'ya inanıyoruz.

İkisi de inanç değildir..Deizm, olmayan bir şeyin, olabilir mi acaba-lığı üzerine teizm artığı bir inanç kalıntısıdır..Teizm den türemiştir..Bu kadar çok dinsel kitabın dayatılarıyla ve kafa karıştırıcı hurafelerliye dolan beyinlerin küçük bir devriminden ve başkaldırısından başka bir şey değildir deizm..İçerisinde inanç barındırır..

Ateizm olmayan bir şeyi var kabul edemez.Bilimi dinde boğarak mistik paranoyak bir davranış sapması göstermez..Haddini bilen,ne dediğini ve ne yaptığını bilen,ölçen biçen bilime güvenir..İnanmaz .Bilir..


Daha önce başka bir mesajda dile getirilmişti. Efendim "Tanrı'nın varlığına inanmıyorum" demekte bir inançtır. Siz olmadığına inanıyorsunuz. Çünkü diyorsunuzki olduğuna dair bir kanıt, bir iz yok.

bizde diyoruzki evrenin tesadüf eseri oluştuğuna dair bilimsel kanıtlar nerede? Bakın bilimsel kanıt diyorum görüş değil. Eğer bu kanıtlansaydı zaten kimse Tanrı'nın varlığına inanmazdı öyle değilmi? Halen dünyanın nasıl oluştuğu tam olarak bilinmiyor. Her dönem bu görüşler değişiyor. Yok gaz bulutu şudur, budur tamamda. onları hangi güç harekete geçirdi, o gaz vs nasıl oluştu. milyonlarca yıldız nasıl oluştu. bir enerji söz konusu. bu enerji nasıl ortaya çıktı... sürer gider efendim bu sorular.

Ayrıca deistlerde bilime inanır. Şimdi zamanında maddenin atomlardan oluştuğu ortaya çıkınca bilim adamlarının yada insanların bilime olan güvenimi sarsıldı? Hayır. Önüzdeki günlerde/yüzyıllarda dünyanın tesadüfen değil bir güç tarafından yaratıldığı ortaya çıkarsa bilime olan güvenmi sarsılacaktır? Elbette hayır.

Ateist arkadaşların bakış açısını inanın anlıyorum. Ancak objektif bir şekilde bizim açımızdan da düşünün.

Cinler, melekler ya da Sagan'ın garajındaki ejderha veya uçan spagetti canavarı vs. olmayan mahluklar, tanrı olasılığıyla bir tutulamaz.
Çünkü tanrı olasılığı evrenin oluşumu bilinmezliğine verilen yanıtlardan biridir.
Cinlerin, perilerin ise evrenin oluşumuyla bağlantısı yok...

Bir deist olarak katılıyorum.

Saygılar.

qw19
04-02-2009, 13:35
Bizde anlatmaktan bıktık, ateistler, materyalistler sizin anladığınız tesadüflerden bahsetmiyor. Kısaca tesadüf kavramının halk arasında kullanımı ilgi alanımız değil.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=7603

İkincisi sizin düzen dediğiniz şeyin adı tam manası ile bir düzensizlik ve kaostur. Düzen sabitlik ve sabit hareket demektir. Bunu evrenin hiç bir anında, hiçbir ölçekte mikro/makro gözlemleyemezsiniz. Düzen insanın yanlış kavramlaştırdığı bir olgudur.
Düzen olsa yaşam ve evren olmazdı.

Katılıyorsunuz ama verilen yanıtı pas geçerek katılıyorsunuz. Pante'nin alıntıladığınız tezinin yanıtı verildi. Görmezden gelmek hoş değil.

Selamlar.

evrensel-insan
04-02-2009, 15:47
Saygideger pante;

Evrenin varlığı ve oluşumu bilimsel olarak açıklanabildiği takdirde tanrı teorisi de çökecektir. Açıklanamadığı müddetçe de güçlü olarak bilinemezliğini sürdürecektir-pante.

Yukaridaki, cumlene; yanit olarak verdigim, bu basliktaki; 70 nolu mesajim, gume gitmesin. Senden, yorum ve goruslerini bekliyorum.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Özne
04-02-2009, 16:26
Bu mesajı yazmadan önce o kadar düşündümki. Acaba dedim hangi cümlem cımbızlanacak. Diğer yazdıklarım gibi yazacağım onca şeyi yine görmezlikten mi gelinecek dedim. a4 kağıdı uzunluğundaki deizm hakkındaki yazımı silip bunu yazmaya başladım. Çünkü ben ne kadar yazsamda siz (deist olmayanlar) koca yazıdan bir cümleyi tutup koca yazıyı hiçe sayıyorsunuz.

Ayrıca qw19 demişki ya alıntı yapmışsınız ama cevabı pas geçmişsiniz diye. Verdiğiniz cevabı okudumda bu cevaptaki yazılanların deizmdeki Tanrı inancına ait olmasını mı düşünüyorsunuz onu anlayamadım.(cidden alay etmiyorum)

Anlaşılmadıysa tekrarlayayım. Deizmde TANRI bilimsel olarak kabul edilecek diye bir şart yok. Bu bir İNANÇTIR. bunu dikte ederek kabul ettiremezsiniz. (şahsa değil genele diyorum)


Efendim benim mi aklım karıştı yoksa konumu karışmaya başladı anlayamadım. Burda sizin sorguladığınız deistlerin Tanrı'sı değilmidir? Lanet olsun banaki tesadüf kelimesini kullanmışım ne diyim artık. Bu konu boyunca yazdığım o kadar mesaj 100lerce satır düşünce heba olmuş. Diğer deist arkadaşların yazdıkları cabası.

Konu deizmden, deizmin inandığı tanrı olgunsundan çıkmış ateistlerin tesadüf kelimesine açıklamalarına geliyor. Tamam ben tesadüf kelimesini yiyorum lanet olsun. O cümledeki tesadüf kelimesini bir deist yazdı değilmi? Siz anlamamakta ısrar ediceksiniz o yüzden yazmıyorum. Evet yazmıyorum çünkü siteye göz atıp deizmin evrenin yaratılışına nasıl baktığını defalarca yazılmış mesajlarda görebilirsiniz.


Herkese Hitaben: Müslümanlara yapıldığı gibi deizmde küçük görülüyor. Neymiş katı dinlerden çıkmış bireylerin küçük devrimiymişte mışta muşta... Ateist olunca göğemi eriliyor. Ateist olmak diğer insanların görüşlerini küçümseme hakkımı veriyor.

Sitedeki yazarların yarısından fazlasında bu var ve çok rahatsız edici. Eğer kendiniz çalıp kendiniz söylemek istemiyorsanız diğer görüşlere daha saygılı olmalısınız. Ben bu siteye dinlerden bağımsız düşüncelerin dile getirildiği bir site diye üye oldum. Ateist forumuysa sildirmem gerekecek üyeliğimi. Deizm hakkında yazılan onca iyi niyetli mesaja rağmen anlamak istemiyorsanız sizi sizinle yalnız bırakalım. Deizmi kabul edin demiyorum anlayın diyorum. Herkesin ateist olacağı rüyasını gören varsa da uyansınlar ve gerçekleri görsünler. Deistlerin "bazı" ateistler gibi herkesi kendine benzetme derdi yoktur. İsteyen istediğine inanır yada inanmaz. Bu bireyin özgür iradesidir.

dilaver
04-02-2009, 16:52
Ateist forumuysa sildirmem gerekecek üyeliğimi

Sayın ozne

Şİmdiye kadar olan tartışmalarda ben ne size ait ne de size karşı olan bir saygısızlıga rastlayamadım. Bu sitede her türlü inanca sahip üyelerimiz var. Bu yüzden sinirlenmemeniz gerekir. Burada tartışmalar saygı sınırları içerisinde fakat taviz verilmeden yapılır. Üyelerimizin bilinç ve zeka düzeyleri de zorlayıcı argümanlara sebep verir.

Ben olaya başka bir yaklaşımla bakmaya çalışacagım. Şidiye kadarki tartışmalar hep düşünsel ve felsefi temelde yürüyor. Bu tarz tartışmaların uzagında kalmaya çalışıyorum. Sınırları düşünceleri daha güzel ifade etmenin dışına çıkamayan kısır tartışmalar haline geliyor. Ben ise farklı bir bakış açısı getirmek istiyorum.

İnsanlıgın 200 bin senelik homo sapiens dedigimiz akıllı formunun neden 195 bin senesi tanrı inancının dışında yaşamış.

Tarım bulunana kadar yaşayan avcı-toplayıcı toplumlarda tanrı inancı yok, tanrı diye bir şeyi bilmiyorlar. Yaratılış belki var, ama bu ya kargadır, ya kartaldır, ya farklı bir hayvandır ve son derece de basittir. Evet bir yaratılma düşüncesi tarıma yakın topluluklarda var, ama bir kısmında ise böyle bir düşünce de yok.

Şimdi eski toplulukların komünal tarzda yaşadıgını biliyoruz. Gelişmelerinin evrelerine göre bunlarda şef bile olmayan bir paylaşımcılık oldugunu da biliyoruz. Bu tür toplumlar için yeterince antropolojik veri var elimizde. Ancak şefin ortaya çıkmadıgı , şefin henüz olmadıgı hiç bir toplum tanrıyı da tanımıyor. Tanrıyı ancak şefle birlikte buluyoruz.

Denebilir ki o toplumlarda bir ruh anlayışı var. Tanrının yerini ruh alıyor.

Bu da gerçekçi degil, çünkü bizim kavradıgımız anlamda, ya da dinlerin vaaz ettigi anlamda bir ruh anlayışı yok. Hatta bir ruh anlayışı da yok. Birden fazla ruh anlayışı var. Onların inandıgı ve bizim yanlış olarak ruh diye kavramlaştırdıgımız inanca göre o ruh hisedilmenin dışında maddi olarak da temsil edilebilir.

Böyle bakınca tanrı düşüncesi etimolojiye çok sonra girmiş ve insanlar binlerce yıllık yaşamlarında tanrıya çok az yer vermişler. Ancak sömürü toplumlarında ortaya çıkmış tanrı. O zaman da neden diye sormamız gerekmiyor mu.

saygılarımla

dr humanist
04-02-2009, 17:10
bak sevgili kardeşim özne;

cevap verdiğini sanıyorsun,ama gel beraber bakalım cevabına:
sana ölümden sonra ne olacağına inanıyorsun dedimde cevabın "cennet-cehennem değil onlar insan uydurması" diyorsun..ee?cevabın nerde?ben ne olmayacağını değil,ne olacağını sormuştum.

Hayatımızın hiç bir bölümünde Tanrı yoktur.
o zaman bir ateistle aynı tarzda yaşıyorsun zaten,bu kadar ateist deist agnostik diye insanları ayırmaya ne gerek var?bak bizim de hayatımızın hiçbir bölümünde tanrı yok.

Elbette ilerde bir gün ispatlanma ihtimali vardır
çok spekülatif :D ilerde bir gün ispatlanmama ihtimali de vardır,agnostik yorumları bunlar..

şimdi diyeceksin ki yine saldırdılar bana.hayır efendim,soru soruyorum sadece.ateistlere milyonlarca soru soruluyor bir bir cevaplamaya çalışıyoruz yorulmadan,ama iş deistler ve teistler olunca bir anda alınganlaşma başlıyor,ben gerçekten anlamadım bu işi..

Özne
04-02-2009, 17:11
Böyle bakınca tanrı düşüncesi etimolojiye çok sonra girmiş ve insanlar binlerce yıllık yaşamlarında tanrıya çok az yer vermişler. Ancak sömürü toplumlarında ortaya çıkmış tanrı. O zaman da neden diye sormamız gerekmiyor mu.

saygılarımla


evet elbette sorgulayabiliriz. benim sitemim farklı görüşlere sahip kişilerin diğer görüşlere daha saygılı olması yönündeydi. Zaten bu konuda ilk şikayetcide ben değilim. Şimdi TD sloganı "dinlerden özgürlüğün sesi" bu bağlamda dini argümanlarla dalga geçilmesi hadi bir nebze kabul edilirde (ki bu bile tartışılır takdir edersiniz) Ancak agnostik, deizm vb çizgideki görüşlere bakış açısıda malasef aynı. Yani bu görüşlerde Tanrı vardır/olabilir düşüncesine sahip. yine de yaklaşım ve cevabınız için teşekkürler.

Saygılar.

pante
04-02-2009, 17:19
Evren enerji ve madde içermektedir, döngüsel bir evren modeli, yani Anka kuşu tarzı (kendi küllerinden yeniden doğması) evrenin kendi kendine yokoluşu ve yeniden oluşumu için pekala kabul edilebilir bir modeldir, tanrıyada ihtiyaç duymaz.

Burada ben bir açıklama göremiyorum.
Evrenin yokoluşu ve yeniden oluşumu nasıl model oluyormuş?
Mesele bu değil.
Mesele evrenin nasıl oluştuğu, bu sonsuz diyebileceğimiz madde ve enerjinin nereden, nasıl varolduğu?

Özne
04-02-2009, 17:22
bak sevgili kardeşim özne;

cevap verdiğini sanıyorsun,ama gel beraber bakalım cevabına:
sana ölümden sonra ne olacağına inanıyorsun dedimde cevabın "cennet-cehennem değil onlar insan uydurması" diyorsun..ee?cevabın nerde?ben ne olmayacağını değil,ne olacağını sormuştum.


Toprak olup gidiyoruz. Yaşam bitiyor. Bu benim düşüncem. Ama başka biri çıkar farklı bir boyutta yaşar insanlar der onu bilemem. Deistler için bu konuda kesin bir görüş yoktur.


Hayatımızın hiç bir bölümünde Tanrı yoktur.
o zaman bir ateistle aynı tarzda yaşıyorsun zaten,bu kadar ateist deist agnostik diye insanları ayırmaya ne gerek var?bak bizim de hayatımızın hiçbir bölümünde tanrı yok.

Evet yaşamda sizinle aynıyız ama yaratılışta Tanrı'nın rolüne inandığımız için sizin kadar materyalist değiliz. O yüzden bize deist size ateist diyorlar. Bu yüzden görüşler sınıflara ayrılmış.


Elbette ilerde bir gün ispatlanma ihtimali vardır
çok spekülatif :D ilerde bir gün ispatlanmama ihtimali de vardır,agnostik yorumları bunlar..

Evet agnostik yorumu olabilir. Ancak günlük yaşamda Tanrı'nın olmaması bizi nasıl ateist yapmıyorsa bu yorumda bizim deistliğimizden birşey götürmez.


şimdi diyeceksin ki yine saldırdılar bana.hayır efendim,soru soruyorum sadece.ateistlere milyonlarca soru soruluyor bir bir cevaplamaya çalışıyoruz yorulmadan,ama iş deistler ve teistler olunca bir anda alınganlaşma başlıyor,ben gerçekten anlamadım bu işi..

Keşke herkes senin gibi saldırsa. Alınganlıktan çok bunun için sanırım alaya alınmak diyebiliriz.

Saygılar.

pante
04-02-2009, 18:08
Evrenin varliginin ispati; madde ve yansisi+dusunce ve kavrami temelli dortlemdir. Varlik, evrenin karakteri, tabiati, niteligidir.

Evrenin olusumu ise;degisim+donusum+baskalasimdir, yani uclemdir. Evrenin olusturdugu karsitidir. Yani; evrenin varligi, evrenin olusumuna terstir. Ayni zamanda evrenin olusumu; evrenin varligini tamamlayandir.

Evrenin varlik karakteri;. Evrenin her donemi, bir olusum sabitligidir ve surectir. Yani; evrenin degiserek olusumu-ikilem, evrenin donuserek olusumu-ikilem ve evrenin baskalasarak olusumu-ikilem. Evrenin varligi ve olusumu-karsitlik evrenin tamamini verir.

Değerli evrensel-insan;
Dörtlemden başlamışsın, üçleme ve ikileme inmişsin.
Hayır ne dörtlemler var ne üçlemler.
Diyalektik var sadece. :)

evrensel-insan
04-02-2009, 18:23
Saygideger pante;

Neyin dialektigi? maddenin mi?, dusuncenin mi?, kavramin mi? Yoksa; hepsini de iceren dort karakterli, uc olusumlu 7'linin mi? Belki de; sana gore; tanrinin dialektigi vardir. DIALEKTIK TANRISALLIK ne dersin?

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
04-02-2009, 18:27
Neyin dialektigi? maddenin mi?, dusuncenin mi?, kavramin mi? Yoksa; hepsini de iceren dort karakterli, uc olusumlu 7'linin mi? Belki de; sana gore; tanrinin dialektigi vardir. DIALEKTIK TANRISALLIK ne dersin?


Diyalektik Tasavvuf (http://pante.blogcu.com/diyalektik-tasavvuf_517454.html)

evrensel-insan
04-02-2009, 18:32
Saygideger pante;

Benimkide o malum ve de masum harflerin toplami olan 7'linin diyalektigi. Ki bunu gorebilmek; bunun disindan bakabilmektir. Cunku sorun; bu dialektigin icinden bakilarak disina cikilamamasi ve curutulememesidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Güçistenci
04-02-2009, 21:38
Evrenin varlığı ve oluşumu bilimsel olarak açıklanabildiği takdirde tanrı teorisi de çökecektir. Açıklanamadığı müddetçe de güçlü olarak bilinemezliğini sürdürecektir.


Saygideger pante;

Evrenin varlığı ve oluşumu bilimsel olarak açıklanabildiği takdirde tanrı teorisi de çökecektir. Açıklanamadığı müddetçe de güçlü olarak bilinemezliğini sürdürecektir-pante.

Yukaridaki, cumlene; yanit olarak verdigim, bu basliktaki; 70 nolu mesajim, gume gitmesin. Senden, yorum ve goruslerini bekliyorum.

Saygilarimla;
evrensel-insan


pante abi tanrı teorisi demiş. Evrensel-insan da o ifadeyi alıntı yapmış ama nedense kimse tanrının teori olmadığını söylememiş. Tanrı teori değildir. hipotez bile değildir. Sadece iddaa ve inançtır. Burda küçük bi hata var. :)

evrensel-insan
04-02-2009, 22:21
Saygideger Gucistenci;

Ben, yanitimi; 70. mesajda verdigimi iletmisim. Bir bak istersen.

Saygilarimla;
evrensel-insan

qw19
04-02-2009, 22:21
Madde enerji hep vardı, hep de olacak, yoktan var olmaz, vardan da yok olmaz pante, herhalde yaratıldı açıklamasından iyidir. Neden yaratıcının varlığını ezeli kabul ediyorsunda, madde enerjinin varlığını ezeli kabul etmiyorsun. Bunun dayanağı senin hayallerinden çok daha gerçek.

Ben bir oluşum, başkalaşımdan sözediyorum, sıfırdan yaratılıştan değil.

Özne, kanıta dayandırmazsan argümanlarını elfleri, satirleri, unicornları, ejderhaları kabul edersin demektir. Ve daha bir sürü saçmalığı, hayal ürününü. Yoksa ejderhalar tanrın olsun değil. Bu tarz yaklaşımın bilimsellikten uzak olduğunu ve/veya uzaklaştıracağını söyledim. Bu anlamda tek eksiğiniz vahiy, o dinlerle aranıza sınır çekmek için yeter koşul değildir. Yok aslında birbirinizden farkınız, ama siz deistsiniz demek zorundayız.

Selamlar.

evrensel-insan
04-02-2009, 22:33
Saygideger gucistenci;

Bir alinti, herhangibirseyin dogrulugunu gostermek icin yapilmaz. "Bak sen yukarida bunu dile getirmisin" temelinde alinti yapilir. Dolayisiyle, alinti oldugu gibi verilir, uzerine yorum yapmadan.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
04-02-2009, 22:42
pante abi tanrı teorisi demiş. Evrensel-insan da o ifadeyi alıntı yapmış ama nedense kimse tanrının teori olmadığını söylememiş. Tanrı teori değildir. hipotez bile değildir. Sadece iddaa ve inançtır. Burda küçük bi hata var.

Panteizmin tanrısı bilimsel olduğu için ben "Tanrı teorisi" demekte yanlış görmedim.
Ama panteizm dışındaki tanrı inançları teori olamaz haklısın. :)
Yazıda da genel tanrı anlayışından bahsettiğimiz için teori dememek gerekirdi.

Güçistenci
04-02-2009, 22:46
evrensel iletim sana karşı değil. panteye cevap yazmıştım. sen de pantenin iletisini alıntıladığın halde (bana göre) hatayı görmemişsin. Sadece bu. Kırdıysam özür.

pante
04-02-2009, 22:52
Madde enerji hep vardı, hep de olacak, yoktan var olmaz, vardan da yok olmaz pante, herhalde yaratıldı açıklamasından iyidir. Neden yaratıcının varlığını ezeli kabul ediyorsunda, madde enerjinin varlığını ezeli kabul etmiyorsun. Bunun dayanağı senin hayallerinden çok daha gerçek.


Ben de yaratıcı fikri yok.
Yaratıcı bir tanrının ezeliliği düşüncesi dinlere ait.
Ben ne kudretli, bilinçli bir tanrının ezeliliğini savunuyorum ne de evrenin ezeliliğini.
Sahip olunan bilgi, akıl ve bilimin seviyesi bu konuya bir açıklama getirmeye yeterli değil.
"Yoktan var edilemeyen ve yok edilemeyen enerji" yasası bu evren için geçerli.
Ya evren öncesi?
Bilinemiyor-bilinemez...

evrensel-insan
04-02-2009, 23:51
Saygideger pante;

Sen, evreni ne olarak algiliyorsun? Ben habitat, yer, taban, yani icinde ve uzerinde mustakil var olan varliklar barindiran olarak algiliyorum, ya sen.

SEY ONCESI VE SONRASI; SADECE MUSTAKIL VAR OLAN VARLIK ICIN GECERLIDIR.

Icinde veya uzerinde yasam ve iliski surdugu, yer, taban, zemin ve habitat icin degil. Dolayisiyle; insanoglu- diger her mustakil var olan varlik gibi-uzerinde veya icinde barindigi zemini algilayabilecek; bilince hic bir zaman erisemez.

Sonucta ne bulursa neyi kesfederse kesfetsin; bir oncesini arayacaktir. Bu da insanoglunun, yani mustakil var olan varligin; bir parca olarak; butunu ortaya koyma cabasidir ki; bu hem mantiksiz, hem olanaksiz hemde bir kisir dongudur. Digelim evren oncesi bulundu. Eeee, onun oncesi ne olacak?

Sonrasina gelince de; hic bir mustakil var olan varligin omru; uzerinde veya icinde yasadigi yerden, zeminden, tabandan; daha uzun omurlu olamaz. bu da mantiga terstir. Dolayisiyle, insanoglu bir parca olarak; evrenin sonucunu da bilemeyecektir. Bunu da aramasi bir kisir dongudur. Diyelim buldu. Peki buldugunun sonrasi.

O yuzden evrenin basi ve sonu diye bir dusunce uretimi mantiksizdir. Insanoglu zamani yaratmis ve kavramlamistir. Bu yaratimida mustakil var olan varlik -kendi- icin yapmistir. Cunku, onun omru zamanlidir.

Ama zaman, yer icin soz konusu degildir. ZAMAN KAVRAMI EVRENE UYGULANAMAZ. Bu temelde de, evren suregelen bir surectir, YANI ZAMAN KAVRAMINDAN BAGIMSIZDIR.. Bu surecin suregelenliginin nedenidir, ustundeki veya icindeki; mustakil var olan varliklarin varligi VE ZAMANLILIGI.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
05-02-2009, 00:21
Sen, evreni ne olarak algiliyorsun? Ben habitat, yer, taban, yani icinde ve uzerinde mustakil var olan varliklar barindiran olarak algiliyorum, ya sen.

Evren mi? Evrenler mi?
Daha bu bile yanıtlanamıyor.
Sen habitat'dan sözediyorsun.
Henüz ne büyüklüğün ne de küçüklüğün ölçüsü, sınırları tespit edilememiş.
Biz daha balığın sudan dışarıya bakması gibi uzaya bakabiliyoruz o kadar.

http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/ParalelEvrenler.htm

evrensel-insan
05-02-2009, 00:59
Saygideger pante;

Edilecegini saniyorsan, cok beklersin. Insanoglunun belki turunun varliginin devami bile buna yetmez. Baskalasincada zaten, insanoglu icerigini yitirir.;)

Saygilarimla;
evrensel-insan

qw19
05-02-2009, 01:35
Evren öncesi!!!, böyle bir şey yok ki, bilinemez diyesin. Çünkü öyle bir zaman dilimi yok. Çünkü evrenin başlangıcı, zamanın da başlangıcıdır. Zamanın başlangıcının öncesi, olmadı pante.

Selamlar.

pante
05-02-2009, 02:04
Evren öncesi!!!, böyle bir şey yok ki, bilinemez diyesin. Çünkü öyle bir zaman dilimi yok. Çünkü evrenin başlangıcı, zamanın da başlangıcıdır. Zamanın başlangıcının öncesi, olmadı pante.


Olmaz olur mu?
Ortada şu an kesinleşmemiş olan ama bilim adamlarının ekseriyetinin kabullendiği bir teori var. Big bang teorisi doğruysa eğer evrenin öncesi de var. Zaman ise maddenin-varlığın hareketi olduğu müddetçe vardır. Evren öncesi bir madde-enerji varsa zaman da vardır. Kaldı ki zaman soyut bir kavramdır. Bu konuda sadece "Başlangıçta ne vardı?" sorusu içinde yer almanın dışında bir özelliği yoktur.

Sonsuz denebilecek bir zaman dilimi içerisinde belki de evren yüzlerce kez doğmuş ve ölmüş olabilir. Ama bu sonsuza yakın büyüklüğün de bir başı, bir ilki olabilir. Evrende mevcut olan ve belki de binlerce sıfırlı sayıyla tanımlanabilecek madde ya da enerjinin daima olduğunu söylemenin, ezelden itibaren varolduğuna inanılan Allah inancından farkı yoktur ve bilimsel değildir.

dilaver
05-02-2009, 02:19
Big bang teorisi doğruysa eğer evrenin öncesi de var.

yanlış. Big bange göre zaman ve uzay beraber ortaya çıkar. Hawking'in deyimiyle zamanın olmadıgı bir noktada önce sorusunu sormak anlamsızdır. Çünkü önce zamanzal bir kavramdır.

Sonsuz denebilecek bir zaman dilimi içerisinde belki de evren yüzlerce kez doğmuş ve ölmüş olabilir.

O zaman zamanın bir anlamı yoktur. Hareket varsa zaman da vardır, ama hareket yoksa zaman da yoktur. Dolayısıyla big-bang enerjisi farklı bir enerji deniyor.

ezelden itibaren varolduğuna inanılan Allah inancından farkı yoktur ve bilimsel değildir.

burada bilimsel olmayan tek nokta argümanın gözlemlenilemeyecegidir. Bu yüzden bilimsel degildir. Ama bilimsel olan bir taraf ta var. Kozmik arka plan fon ışınımı ve döpler etkisi gözlemleri madde ve big bangi bilimsel hale getiriyor. AMA TANRIYI GÖZLEMEK İÇİN VERİMİZ BİLE YOK:

SAYGILARIMLA

büyük harfe özür, takılmış.

pante
05-02-2009, 02:46
yanlış. Big bange göre zaman ve uzay beraber ortaya çıkar. Hawking'in deyimiyle zamanın olmadıgı bir noktada önce sorusunu sormak anlamsızdır. Çünkü önce zamanzal bir kavramdır.

Bu durumda evrenin oluşumuna neden olan patlayan nesnenin zaman ve mekandan münezzeh bir varlık olduğu iddiasını kabullenmek gerekir. :)

O zaman zamanın bir anlamı yoktur. Hareket varsa zaman da vardır, ama hareket yoksa zaman da yoktur. Dolayısıyla big-bang enerjisi farklı bir enerji deniyor.


Açılır-kapanır evren modelinde zaman elbette önceki evrenlerde ve bir evrenin ölümü ve yeniden doğumu sırasında da vardır. Zaman sadece son evrene mahsus olamaz.

burada bilimsel olmayan tek nokta argümanın gözlemlenilemeyecegidir. Bu yüzden bilimsel degildir. Ama bilimsel olan bir taraf ta var. Kozmik arka plan fon ışınımı ve döpler etkisi gözlemleri madde ve big bangi bilimsel hale getiriyor. AMA TANRIYI GÖZLEMEK İÇİN VERİMİZ BİLE YOK:


Big bangi bilimsel hale getiren gözlemler, tanrı olasılığını da güçlendirmiştir. Çünkü big bang teorisi, tanrı inancının tezi olan evrenin bir başlangıcı olduğu fikrini, evrenin ezeli olduğu iddiasından üstün duruma getirmiştir.
Tanrının gözlenemezliği ile big bange neden olan ilk nesnenin gözlenemezliği arasında bir fark yoktur.

qw19
05-02-2009, 15:12
Vatikan senin gibi düşünüp Hawking'i konferansa davet etmişti.

Hawking'de yanıt olarak aşağıdakileri yazmış Vatikan'a cevaben;

"Ben zaman da Big Bang'le başlamıştır diyorum, bu teori tanrının ispatı değil tam tersi, tanrıya atılmış bir tokattır. Çünkü tanrı da ezeli değildir." Zamanın Kısa Tarihi, Stephan Hawking. Aşağı yukarı böyleydi yazısı.

Selamlar.

pante
05-02-2009, 15:39
Vatikan senin gibi düşünüp Hawking'i konferansa davet etmişti.

Hawking'de yanıt olarak aşağıdakileri yazmış Vatikan'a cevaben;

"Ben zaman da Big Bang'le başlamıştır diyorum, bu teori tanrının ispatı değil tam tersi, tanrıya atılmış bir tokattır. Çünkü tanrı da ezeli değildir." Zamanın Kısa Tarihi, Stephan Hawking. Aşağı yukarı böyleydi yazısı.


Vatikan, bizim gibi düşünemez.
Bizim gibi düşünen Bruno'yu yakan kurumdur Vatikan.
Onlar yaratılışı düşünüyor.
Havking'in tokadı da yaratılışçılara vurulmuş bir tokattır.

Hawking "Ceviz Kabuğundaki Evren" kitabında M-teorisi'ne değiniyor.
Evrenimiz gibi sonsuz sayıda evren olabileceğini iddia ediyor.
Bu da zamanın kısa bir tarihi değil, sonsuza uzanan bir tarihi olduğunu kabullenmek demektir.
Tabi, sonsuz sayıda evren çok uç bir düşüncedir ama tek evrenin olduğunu iddia edebilmek de mümkün değil.

qw19
06-02-2009, 02:36
"tanrıya atılmış bir tokattır." Benim değil, Hawking'in cümlesidir.

Vatikan'a diyebilirdi, yaratılışçılara diyebilirdi, bunu kitabında yazmış, röportajda söylememiş, üzerinde düşünülerek edilmiş bir laf.

Elbette Hawking'in bunu söylemiş olması bir şeyi kanıtlamaz. İşin orasında değilim. Fakat sizinde kabul ettiğinizle, Vatikan'ın vs.'nin kabulleri tanrının ezeli olduğu doğrultusundadır ve hemen, hemen tüm inanırlar Big Bang'e balıklama atlamışlardır, çünkü bir patlama vardır, bu da bir müdahale sonucunda yapılmıştır tezini alelacele üretip piyasa sürmüşlerdir. Vatikan işte tanrının ispatı Big Bang'dedir diye de yaygarayı basmıştır.

Bunun üzerinde duruyorum çünkü, hala inananlar arasında bu teori oldukça rağbet görmektedir, tüm dayanaksızlığına rağmen.

Bu teorinin kısaca tanımını yapmaya çalışayım, evrendeki tüm madde/enerji, sonsuz yoğunlukta ve sıcalıkta bir nokta idi, bu noktanın şişmesi, genişlemesi sonucu evren oluştu ve zaman başladı. Öncesi yok. Neden patladı, niye patladının yanıtları yok ama illa bir müdahale de aramak gereksiz, sıkışabilirliğinin limitlerine ulaşan evren yeniden genişlemeye başlamıştır, spekülasyonsa bu da akla yatkın.

Bu teoride önem arzeden nokta evrenin başlagıcından çok zamanın başlangıcıdır. Bu elbetteki tanrının ezeli olduğunu savunanların tüm argümanlarını çürütmüştür.


Nasıl mı? Zaman da Big Bang'le başlarsa ezeli bir tanrıdan sözedemeyiz, ve devam eder Hawking "öyle ise tanrınında bir başlangıcı vardır."

Ve Carl Sagan ekler (sanırım onun sözü) "Evrende fizik yasaları işler, eğer tanrı varsa o da bu yasalar dahilinde vardır."

Selamlar.

pante
06-02-2009, 03:44
Nasıl mı? Zaman da Big Bang'le başlarsa ezeli bir tanrıdan sözedemeyiz, ve devam eder Hawking "öyle ise tanrınında bir başlangıcı vardır."

Ve Carl Sagan ekler (sanırım onun sözü) "Evrende fizik yasaları işler, eğer tanrı varsa o da bu yasalar dahilinde vardır."


Elbette ezeli olan, ezelden bilinçli, kudretli olan tanrı modeli olanaksızdır.
Bizim böyle bir iddiamız yok.

ezelden itibaren varolduğuna inanılan Allah inancından farkı yoktur ve bilimsel değildir.

Herşeyden önce ezel diye birşey yok.
Ezel sonsuzluk demektir ki sonsuzluğun bir başlangıcı-sonu yoktur.
Dolayısıyla ezelden sonraki bir zamanda evrenin yaratılması diye bir sav öne sürülemez.
Başlangıç vardır o da ilk varlığın, ilk hareketin ortaya çıktığı andır.
Gerek ateistlerin (geçmişteki) evrenin ezeliliği (günümüzde zayıflayan iddiaları), gerekse teistlerin tanrının ezeliliği iddiaları bilimsellikten yoksundur.

Bizim söylediğimiz şudur ki ne Hawking ne Dawkins buna bir açıklama getirememiştir, getiremezler:
Kaynağı, sebebi olmadan sonsuza yakın değerde enerji ve madde hep varolmuş olamaz, yoktan da yaratılmış olamaz.
Yokluktan-Hiçlikten birşey çıkmaz.
Varlık, varlıktan çıkar.
Öyleyse diyalektiğin gereği yokluğun karşısında bir varlık olmalıdır.
Bu varlık daima vardır ve ezeli olan, ebedi olan varlık da budur.
Bu varlığın bilemediğimiz, akıl yürütemediğimiz bir evrimi vardır ki, bu evrimin neticesinde evren oluşmuştur. İşte ilk olan varlığın evrimi, ilk harekettir. Biz bunu bilemeyiz, anlayamayız. Zaman da aslında o ilk varlığın evrene dönüşeceği ana kadar olan evrim döneminden itibaren vardır ama onu da kavrayamayacağımız, boyutlandıramayacağımız için zamanı evrenle birlikte kabulleniriz, çünkü zaman evrensel, evrene ait bir boyuttur.
İlk varlık olmadan evren olamaz.
İlk varlık evrene dönüşmüştür.
İlk varlığın bilincinden, bilinçli kudretinden ve iradesinden bahsedilemez.
Ama ilk varlığın devindiriciliği olmasa evren oluşmazdı.
Bu devindiricilik niteliği zorunlu olarak meydana gelmiştir, bilinçli olarak değil.

İlk varlığın evrene dönüşmesinde, evrene aşkın olarak varlığını koruyup koruyamadığını ve evrimine devam edip bir bilinç, kudret kazanıp kazanamadığını da bilemeyiz, gözlemleyemeyiz. Çünkü gözlem gücümüz kendi galaksimize dahi yeterli gelmemektedir ki evren dışına yeterli olabilsin.

qw19
06-02-2009, 18:05
Kaynağı, sebebi olmadan sonsuza yakın değerde enerji ve madde hep varolmuş olamaz, yoktan da yaratılmış olamaz. pante

Neden? Madde ve enerjinin hep var olması, termodinamik yasalarıyla da çelişmez. Aslında çeliştiği bir şeyde göremiyorum. Bu da bir çok sorunun yanıtıdır. Evrenin oluşumunda iradi bir süreçte aramadığını söylemişsin.

Selamlar.

pante
06-02-2009, 18:50
Neden? Madde ve enerjinin hep var olması, termodinamik yasalarıyla da çelişmez. Aslında çeliştiği bir şeyde göremiyorum. Bu da bir çok sorunun yanıtıdır. Evrenin oluşumunda iradi bir süreçte aramadığını söylemişsin.


İçinde bulunduğumuz evrenin termodinamik yasası, bu evrenden bir maddenin yokolamayacağını ve bu evrene bir maddenin sokulamayacağını söylüyor.
Tabi evrenin dışını yokluk kabul ederek.
Bu durumda mevcut madde ve enerjinin daima varolduğu sonucuna ulaşılıyor.
Bu da kabul edilemez bir sonuç.
Neden sadece bir galaksi yok ya da birkaç galaksi?
Neden milyarlarca galaksi var?
Ya da birim üzerinden gidersek ve örneğin 100 birim üzerinden evrende mevcut enerjinin 84 birim olduğunu kabul edersek, neden 84?
Bu 84 birim nasıl oluşmuş?
Bunun yanıtı "Bu 84 birim enerji hep vardı." olamaz.
Bunun 4 yanıtı olabilir:
1- Evrenimiz başka 2 evrenin çarpışmasından oluşmuş ve mevcut maddeye-enerjiye sahip olmuştur. (Bu durumda diğer evrenlerin başlangıcını bilemeyiz.)
2- Big bang öncesi açıklayamadığımız bir enerji birikimi söz konusudur.
Yokluğun karşısında varolan ama nötr olan bir maddede enerji yüklenmesi meydana gelmiştir. (Nasıl? - Yasalar elvermiyor)
3-Daha önce varolan evren içine çökmüş, enerjisi küçük bir maddede yoğunlaşarak patlaması sonucunda yeni bir evren oluşmuştur. (İlk evren?)
4- False vacum ile yoklukta oluşan dalgalanmalar enerjiye dönüşmüştür.
(Yasalara aykırı)

qw19
07-02-2009, 00:50
Neden olmasın. Var olana neden varsın sorusu, olanın olmaması gerekiyormuşu çağrıştırıyor. eğer varsa, ki varlar, hayal gücümüzün yarattığı şeyler değil bunlar, fiziki göstergeleri ve kanıtları var. Enerji ve madde miktarı sabittir, bunun kanıtlarıda var, öyle ise itiraz neye.

Başka evrenlere dair kanıt yok. Olabilirmi olabilir, ama bu olasılık gene de tanrının olma olasılığından çok daha fazladır.

Şöyle bir argümanı doğru bulmuyorum, "big bang öncesinde başka fizik yasaları geçerli olabilir." Bunu dayandırdığınız temel ise Big Bang öncesinde bilinen fizik yasaları geçerli değildi sözü. Burada kastedilen zaman, yani patlama öncesi an içindir o da Planck zamanıdır.

Yoksa Big Bang den milyarlarca yıl öncesi hatta bir saniye öncesi dahi değildir.
Bu cümlede amaç sonsuz yoğunluğun ve sonsuz sıcaklığın ne anlama geldiğinin iyice anlaşılmasına işaret eder. Örneğin 1 milimetre küplük hacim katrilyonlarca tona eşittir, bu nasıl bir enerjidir, maddedir.

Hiç bir zaman ulaşılamayacak bir bilgi (Big Bang öncesi) üzerine yapılacak spekülasyon ne sağlayacaktır?

Neyse aslında sizin söyleyemediğinizi ben söyleyeyim, Evren'in Manitu'su yani Evren'in ruhu.

Selamlar.

mücerred
20-04-2009, 17:20
Deistler daha cok hangi dinsel cevreden geliyor?
Alevilerden mi,sunnilerden mi?Dindar ortamlardan mi yoksa daha serbest ortamlardan mi?Bu konuda bir genelleme yapmak mümkün mü?Bir Ateist olarak dindar bir aileden geliyorum.Orucumu,namazimi arada sirada da olsa kilardim.

eylemsel
26-04-2009, 15:02
Deistlerin hangi ortamdan geldikleriyle ilgili genelleme yapamayız. Çünkü bu konuda elimize veri yok. Fakat alevi kesimden gelen insanların deizme daha yatkın oldukları söylenebilir. sunni mezhebi kadar katı olmadıkları ve insan faktörünü ön planda tuttukları içindir.Bireyin içinde bulundugu koşullar,yetiştirilme tarzı;evreni ve insanı algılamasında etkilidir. Aleviler inanç ve kültürel degerleri deizme yakkınlıgı artırıyor

GÖK.BÖRÜ
27-02-2010, 17:55
ALLLAHIN VARLIĞINA İNANMAYANLAR.........


BİR AYRAN ALIN ELİNİZE VE BİRDE TUZ SONRA TUZU ALIN VE AYRANIN İÇİNE ATIN VE KARIŞTIRIN NE OLACAK TUZ KAYBOLACAK SİZE SORUYORUM TUZ NERDE TABİKİ HERYERDE İŞTE ALLAHTA HERYERDEDİR


Ben o tuzu karıştırmazsam ayranın heryerine dağılamaz.tanrı nın heryerde olmazsını engelledim.:lock1:

SnowmanN Murat
28-09-2010, 23:44
Ben de deistim ve inancım şöyle;

Evrimsiz tanrıya tanrısız evrime inanmıyorum. Her şeyin belirli kanunlara göre işlediği evrende tanrının canlılar yaratıp gökten indirmesi saçmayken bilinçsiz ve kontrolsüz bir şekilde işleyen bir evrim sürecinden de bilinçli varlıkların ortaya çıkması bir o kadar saçmadır.

Doğa kanunları tanrının koyduğu kurallardır ve dünyada daima acımasız doğa kanunları tanrının sevgisini daima yeniyorsa buradan tanrının dünyaya müdahale etmediği sonucunu çıkarırım.

Ayrıca materyalistim, materyalizme ters düşmeyecek bir şekilde sadece ilk sebebe inanıyorum.

Natan
30-09-2010, 23:21
Çok afedersiniz.Başlıkta yazılan yazıları okuyamadım. Fakat konu başlığı "Deizm". Gözgecirdiğim kadarıyla deizmi doğrusal,inançsal yada bilimsel temele oturtma gayretiyle birlikte bunun eleştirisi de göze çarpmakta.

Bense deizmin açıkça İdealizmin bir farklı yanaşımı olduğunu düşünüyorum.

Deist arkadaşlar teistlerin vazgecemediği pek çok şeyi kabullenmekte zorlanmıyorlar.

En göze çarpar olan şey ise, dine başkaldırdığını söyleyen özgür düşünce(!) ruhlardan,hayaletlerden ve çeşitli ucubelerden kurtulamıyor. Tanrı kavramı örneğin. Bu tanrıyı kim yarattı ?

Bu tanrı kavramını kim ortaya koydu ?

Sorunun cevabı sizin de bildiğiniz gibi İNSAN-türüdür. Bu varlığı yaratan insan türü. Bunu kabullenmekte neden zorlanıyor insanoğlu ?

Deizm dini ve dini dogmaları reddedermişşş !!!...

Peki tanrıyı ?????? ...(tanrı, enerji, ruh vs.)

Ona dokunmayacaksın. Onu inkar edemezsin ! Neden peki ?

Dini ve dini olan herşeyi reddediyorsun da din olgusundan bağımsız olmayan tanrı kavramını neden reddetmiyorsun ?

saygılarımla

evrensel-insan
30-09-2010, 23:41
Saygideger natan;

Bunu kabullenmekte neden zorlanıyor insanoğlu ?-natan-

Konu kabullenmek degil; belirleyici olan, dogal zihniyetin ve dogal egonun; insandisi ve insanlikdisi bunyesinden arinip, insanoglu turu ve biri faktorunun kim ve ne olarak onemini, alternatifsizligini ve soyutlama yetisini algilamasi, bilince cikarmasi ve farkina varmasidir.

Yoksa, ya madde, ya dusunce, ya pozitivite, ya nesne, ya ozne ya da isim gozuyle varliga bakarsin. Bakanin sen, yani insanoglu turunun biri oldugu halde.

Deizmin temeli din felsefesinin, teoloji dalinin tanriyi akilciligin dogrusal inanciyla algilayip, ona bir icerik ve anlam vermemesine dayanir.

"Orda bir tanri var uzakta, o tanri bizim tanrimizdir.
Gitmesekte, gormesekte; o tanri bizim tanrimizdir." dizeleridir, deizm.

Deizm, deity den gelir ve temeli akilciligin, insanoglu turu ve biri disinda bir akli guc aramasidir. Bulmasa da, boyle bir gucun varliginin oldugunun dogruluguna inanir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Natan
30-09-2010, 23:58
Bulmasa da, boyle bir gucun varliginin oldugunun dogruluguna inanir.- deistlerin temel görüşü



İşte metafizik düşünce diye buna denir :peace:

Bunun bir inanç,iman vs olduğunun farkında değil mi bu millet ?

Nesnel gerceklikle yakından uzaktan ilgisi olmayan kafalarda yer edinmiş ilkel idealist tanrıların edilgen bir yansıması.

Aslında ruhsal olan bu garip tanrıların varlığını kanıtlamaya çalışırken deist hangi argumanları önümüze getiriyor ? Tamamen idealistlerin tezlerini değil mi ?

:wave:

saygılarımla

evrensel-insan
01-10-2010, 00:08
Saygideger natan;

Bularak inansa da bir sey fark etmez. Cunku sonucta akilciligin tatmini ve ikna olmasi soz konusudur. Inancsalligin bulmus inanci ile, bulmamis inanci hatta olana karsi cikan ve kendi akilciligini tanriya yoneltmeyen inanci da ayni inanc felsefesinin, teolojik temelidir.

Sonucta bir din uygulamasi olmadan, bir tanriya ulasmak (monizm, tasavvuf, mistisizm v.s.) de ayni kapiya cikar.

Temel, tanrinin ve konumunun akilciligin inancsal dogrusuyla bir yerlere oturtulmasidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

SnowmanN Murat
01-10-2010, 00:20
pante

Neden? Madde ve enerjinin hep var olması, termodinamik yasalarıyla da çelişmez. Aslında çeliştiği bir şeyde göremiyorum. Bu da bir çok sorunun yanıtıdır. Evrenin oluşumunda iradi bir süreçte aramadığını söylemişsin.

Selamlar.

Hayır ikinci kanunla çelişir. Eğer ki madde sonsuzdan beri varolmuş olsaydı düzenli halden düzensizliğe ilerleyen evren şimdi yok olmuş olurdu.

SnowmanN Murat
01-10-2010, 00:22
İşte metafizik düşünce diye buna denir :peace:

Bunun bir inanç,iman vs olduğunun farkında değil mi bu millet ?

Nesnel gerceklikle yakından uzaktan ilgisi olmayan kafalarda yer edinmiş ilkel idealist tanrıların edilgen bir yansıması.

Aslında ruhsal olan bu garip tanrıların varlığını kanıtlamaya çalışırken deist hangi argumanları önümüze getiriyor ? Tamamen idealistlerin tezlerini değil mi ?

:wave:

saygılarımla

Evet inanç ancak ateizm de bir inanç. İnanç olmayan tek görüş agnostisizmdir. Evrim tanrı yok diyebilmemiz için yeterli değil.

Natan
01-10-2010, 00:23
Açıklamaların için teşekkür ederim e-i,

Umarım deistler tıpkı idealistler gibi bir inanca sahip olduğunu ,bu inancınsa temelsiz bir yansımaya dayandığını fark ederler.

Bu tür inancı neden sahiplendiği sorulduğunda sıkça verilen cevap şudur ;

Evren ve her türlü canlı varlığı barındıran dünya kendiliğinden ortaya çıkamaz. Biri ( bilinmeyen bir güç) varlığı mutlaka meydana getirmiş olmalı.

Sizce E-i, bu koplexliği yaratan Allahu teala mı :) değilse neden

saygılarımla

Natan
01-10-2010, 00:25
Evet inanç ancak ateizm de bir inanç. İnanç olmayan tek görüş agnostisizmdir. Evrim tanrı yok diyebilmemiz için yeterli değil.

Hoşgeldiniz Snow Murat

"Ateizm nedir ?" sorusunun cevabı bizim kilit noktamız olsun.

Ateizmin neden "inanç " olduğunu düşünüyorsunuz ?

saygılarımla

evrensel-insan
01-10-2010, 01:00
Saygideger natan;

Sizce E-i, bu koplexliği yaratan Allahu teala mı -natan-

Akilciligin, epistemolojik gercegi, kendi dogrusuyla algilayamamasi ve aklinin sorguladigina kendini tatmin edecek bir inancsal dogru aramasidir. Kendi varligindan bir haber oldugundan da, akilli gucu disarida arar. Cunku aklin teleolojik amac ve gayesi vardir.

Ama; deizmin, akilcilikla bulamadigi tanrisini aramamasi ilginc bir noktadir. Demekki, inanc akilli dogruluk olarak yeterlidir. Yoksa, ya panteist, ya da monoteist olurlardi.

Bu temeldeki agnostisizm, teistik temellidir. Ama; deitimiz ortada yoktur, yani mistiktir, gizemdir, sirdir. Ya da AKLIN ALGI SINIRLARI DISINDADIR.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Neva
01-10-2010, 01:08
"Orda bir tanri var uzakta, o tanri bizim tanrimizdir.
Gitmesekte, gormesekte; o tanri bizim tanrimizdir." dizeleridir, deizm.



Saygilarimla;
evrensel-insan


Sayin evrensel-insan ;

Cok guzel bir benzetme olmus, belirtmeden gecmek istemedim.:first:

Yanisira musluman gruplar arasinda da bazilari deizm'e yonelmis durumda.. Fakat deist olduklarinin farkinda degiller.

Natan
01-10-2010, 01:10
Fakat agnostigin bilinemez şeyler listesinde sadece tanrı kavramı yoktur.
O ,en genel tanımıyla varlığı bilinmezliğe mahkum eder .

Agnostism bilim olmadığı gibi bilimsel de değildir. Bilimsel yöntemin işleyişine idealist hileler ekmektedir. Mesela bilim varlığın bilinemeyeceğini idda etmez. Öyle olsaydı varlığın ele alınışı da anlamsız/gereksiz/luzumsuz olurdu.

Saygılarımla

evrensel-insan
01-10-2010, 01:21
Saygideger neva;

Yanisira musluman gruplar arasinda da bazilari deizm'e yonelmis durumda-neva-

Bilhassa hanif muslumanlarimiz ve Allah/God temelli monizm anlayisi, deizme yakindir. Cunku dini uygulama temeli Kuran'i, Incil'i Tevrat'i bir rehber olarak almayabilir, ya da icerigini kendi akilci dogrusunun inanciyla degerlendirir.

Evengalizm'de ibrahimi monizmi kendine amac edinmistir. Bu temelde, mistisizm ve tasavvuf ta yerine gore deizm olarak degerlendirilebilir. Cunku, ortada, sir, gizem, bilinemezlik vardir.

Bu temelde de deizm; teistik agnostisizm ve panteizm arasidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

avicenna
05-12-2010, 14:47
Deist arkadaşlar için düşündürücü bir soru gerçekten! Acaba onlar ne düşünüyor şurada:

http://www.elcevab.com/index/viewtopic.php?f=20&t=15


sanırım bu da dinden uzak deizmi çürütüyor gibi..

onurmusa
06-12-2010, 01:50
El kindi;

verdiğin linkteki soru çok basit geldi bana. Linki açamayanlar için soruları buraya yazalım önce:

Milyonlar kalp, tek vücud! Semaya yükselen fatihalar!

İmdi deist efendi! Sana bir soru:

-Madem bir yaratıcıya inanmaktasın! Söyle bakalım , milyonları kendinden başkasına secde ettirir mi o yaratıcı?

-Bu kadar hamd ve şükrü kendinden başkasına verir mi?

-avamın bile vereceği cevab zannımca şu ki: VERMEZ!

-Üstelik bu gördüğün kemiyet(çokluk) o secde eden güruhun 1/1000 ' i !

-İmdi hristiyan ve yahudileri kendine destekçi olarak görme! Zira Onlarda aynı ilaha ibadet ediyorlar! Bir Allah2tan istiyorlar! Lakin O dinlerin hükmü kalkmış! İnanç devam ediyor!
-Hepsinin ilahı tek>>>Kuranın sahibi, incilin sahibi, tevrat ve zeburun sahibi Allah(Azze ve celle!)!

-Geriye kaldı kemiyetçe az batıl dinlerin, ilahların mensubları ! Onlarda senin olsun!

-İmdi , en avamına sorsan diyecek ki: Bu kadar hamd ve şükürler, tesbihleri bir yaratıcı kendinden başkasına maletmez! Bu çok abes olur! Kainatın manası kalmaz! Vicdanın varsa diyeceksin!

"Gerçeğe var iken avdet, yalana tenezzüle ne hacet!"

Soru bu. Cevap ise bence basit. Bir araştırmaya göre insanlığın ilk anından bu yana yaşayan toplam insan sayısı yaklaşık 85 milyar. İnsanlığın ömrünün 1,5 milyon yıl olduğunu düşünürsek, demek ki on milyarlarca insan pagan olarak yaşadı ve öldü! Milyarlarca insan Zeus'a yalvardı her gece. Ve milyarlarca insan Ra'dan yardım diledi her zorluğa düştüğünde. Tek tanrılı inançların şunun şurasında birkaç bin yıllık ömrü var. Oysa pagan inanışlar yüz binlerce yıl yaşadı yer yüzünde. Hala Hindistan'da ineklerin içinde tanrısal bir güç olduğuna inanılıyor. Hala yeryüzünde İsa'nın Tanrı olduğuna inanan 3,5 milyar insan yaşıyor.

Çok basit bir hesapla; 610'dan bugüne dünyada yaşamış tüm Müslümanların toplam sayısı 5 milyarı bulmaz. Yani 85 - 5 = 80 milyar insan İslam'ın temel kabullerine (öyle veya böyle) ters bir inanışa sahipti. Yani 80 milyar insan ya başka tanrılara taptı ya da Müslümanların deyimiyle aslı bozulmuş dinlere inanıp örneğin İsa'yı Tanrı kabul edip "yoldan çıktı".

Verdiğin linkte Kâbe'nin çevresindeki birkaç bin kişi gösterilmiş. Ve bir yaratıcı varsa bu kadar kişiyi kendinden başkasına secde ettirir mi demiş.

Cevap: Evet! Bırak ordaki birkaç bin kişiyi, on milyarlarca kişi bambaşka tanrılarda aradı gerçeği. Bambaşka ilahlar edindi kendine 80 milyar kişi.

TANRICI
22-01-2011, 18:37
Deist arkadaşlar için düşündürücü bir soru gerçekten! Acaba onlar ne düşünüyor şurada:

http://www.elcevab.com/index/viewtopic.php?f=20&t=15


sanırım bu da dinden uzak deizmi çürütüyor gibi..

Deizmi çürüten faktör yine müslüman kafaların ürettiği allah karakterinden ibaret..Tanrı başka ilahlara taptırırmıymış..:))) Deistler kafadan sorunlu bir yaratıcıya inanmazlar..

Yaratıcı varsa yalnızca ilk nedendir..Ç,nkü zaman ve mekan ötesidir..Müdahale eden varlığın geleceği görmediği öngörülür..Buda sonsuz yaratıcı Allah tanımına uymaz

Biz deistler Tanrıyı (varsa ) doğada ararız..Deistlerin beliri teolojileri yoktur..Tanrının niyeti tam anlamıyla çözülemez..

TANRICI
22-01-2011, 18:42
Deist FELSEFEYİ diğer dinler panosunda görmek oldukça rahatsız edici...Deist felsefe din değildir..Non teist kategoride düşünce biçimidir...

Dark_Prince
23-01-2011, 08:47
Deist arkadaşlar için düşündürücü bir soru gerçekten! Acaba onlar ne düşünüyor şurada:

http://www.elcevab.com/index/viewtopic.php?f=20&t=15


sanırım bu da dinden uzak deizmi çürütüyor gibi..

Cevap veriyorum:

-Madem bir yaratıcıya inanmaktasın! Söyle bakalım , milyonları kendinden başkasına secde ettirir mi o yaratıcı?

Tanrı ve kişisel sorunları umrumda değil.Ben hiçbirşeye secde etmem.

-Bu kadar hamd ve şükrü kendinden başkasına verir mi?

Bu kadar azabına rağmen sadece sorunlu insanlar Tanrıya şükredebilir,ya da çok büyük merhamete(insanüstü) sahip olması gerekir.Ben Tanrı'dan hesap sorarım nedne şükrediyim,canı cehenneme zavallının.

Soru soruyorum:

Neden Tanrı'ya ulaşmak için putlara ihtiyaç duyuyorsunuz?Oysa deizmde tanrı sonsuzdur ve herhangi bir batılı,sembolü vb.de yoktur?

_melek_
23-01-2011, 19:35
Deizm'e göre:

Allah,vardır,evreni ve insanı O,yaratmıştır.Fakat yaratıktan sonra Tanrı'nın yaratması devam etmiyor. Yani Tanrı,evren ve insanla ilgilenmiyor,müdahale etmiyor,gözetim ve kontrol altında tutmuyor. Tabiat ve yaratıklar kendi kendine işliyor.Allah, ötelerin ötesinde-evrenin dışında-duruyor ve sadece ilk yaratmayı O yapıyor,sonra emekliye ayrılıyor.Sanki bir mimar gibi evi yaptıktan sonra evi kişiye veriyor ve ilgisini kesiyor. Tanrı,insanla ilgilenmediği için Kitap ve peygamber göndermez;insanın duasına cevap vermez.Çünkü insan kendi çaresine bakmalıdır. Örn:yağmur ve benzeri olaylar kendi kendine yağıyor,Tanrı karışmıyor..İnsanlara din,kutsal kitap göndermiyor v.b.

Yarattığana dair hem fikiriz.canlı cansız herşey onun eseridir.nizam ve düzen içerisinde yarattığı kainatı neden yarattı peki.yaratılıştaki amaç neydi.

_melek_
26-01-2011, 19:44
çok mu zor sordum arkadaşlar bu form'amı uğramıyosunuz??

yoksa cevaplamak mı istemiyosunuz??

AerA
26-01-2011, 21:43
Yarattığana dair hem fikiriz.canlı cansız herşey onun eseridir.nizam ve düzen içerisinde yarattığı kainatı neden yarattı peki.yaratılıştaki amaç neydi.

Değerli melek ;

Teleoji derler bir şey vardır. Bilirmisiniz? Amaçsallıktır türkçesi.
Teleojik çıkmaz içerisindesiniz ve herşeyin bir amacı olduğunu sanıyorsunuz.
Oysaki herşeyin bir amacı yoktur değerli melek... Bu kadar basit, yoktur :)

Esen Kalınız...

Altar_
26-01-2011, 21:50
melek bu sorunun cevabı 29 harften müteşekkil bir alfabe ile cevaplanamaz....maddi dünyada bu sorunun bir karşılığı yoktur...eğer kainatın varlığını sorguluyorsan temel bir kural vardır "var olmak bir zorunluluktur tercih değil"...tanrı hem tekliği hemde çokluğu temsil eder,yani tanrı kollektif bir bütünlüğü arzediyor,sen,ben aklının sınırlarının idrak edebildiği herşey bu bütünlüğü ifade eder,tanrı maddi alemi yarattı fakat bu alem insan bedeni misalidir,beden ruhun elbisesidir,makro alemde kainat tanrının elbisesidir,
....gelelim yaratılıştaki amaç soruna,bizim özümüz cevherimiz ,ayetlede açıklandığı gibi "size kendimden üfledim" cümlesinde beyan edilmiştir..burda bizim özümüzün yani ruhumuzun yaratılmadığı bizzatihi tanrısal cevher olduğu açıktır...yaratılan fiziki bedendir ruh ezelidir.....zaten tasavvuftaki "kendini bilen rabbini bilir" cümlesi vahdet-i vucüt kavramıyla karşımıza çıkıyor...
..bu konuda yazacak bir kaç cümlem daha var fakat insanlarda kafa karışıklığı oluşturmamak gayesi ile sembolik örnekler ile izah etmeye çalıştım...umarım bazı hakikatleri sorgulamaya başlarsınız..

_melek_
27-01-2011, 14:41
melek bu sorunun cevabı 29 harften müteşekkil bir alfabe ile cevaplanamaz....maddi dünyada bu sorunun bir karşılığı yoktur...eğer kainatın varlığını sorguluyorsan temel bir kural vardır "var olmak bir zorunluluktur tercih değil"...tanrı hem tekliği hemde çokluğu temsil eder,yani tanrı kollektif bir bütünlüğü arzediyor,sen,ben aklının sınırlarının idrak edebildiği herşey bu bütünlüğü ifade eder,tanrı maddi alemi yarattı fakat bu alem insan bedeni misalidir,beden ruhun elbisesidir,makro alemde kainat tanrının elbisesidir,
....gelelim yaratılıştaki amaç soruna,bizim özümüz cevherimiz ,ayetlede açıklandığı gibi "size kendimden üfledim" cümlesinde beyan edilmiştir..burda bizim özümüzün yani ruhumuzun yaratılmadığı bizzatihi tanrısal cevher olduğu açıktır...yaratılan fiziki bedendir ruh ezelidir.....zaten tasavvuftaki "kendini bilen rabbini bilir" cümlesi vahdet-i vucüt kavramıyla karşımıza çıkıyor...
..bu konuda yazacak bir kaç cümlem daha var fakat insanlarda kafa karışıklığı oluşturmamak gayesi ile sembolik örnekler ile izah etmeye çalıştım...umarım bazı hakikatleri sorgulamaya başlarsınız..

siz deist değil misiniz.ayetleri kabul mü ediyosunuz

Altar_
27-01-2011, 14:56
doğru olan herşeyi kabul ediyorum....siz aksini iddia ediyorsanız buyurun konu ile ilgili ayetlerin yanlış olduğunu ispatlayın..

_melek_
27-01-2011, 15:26
doğru olan herşeyi kabul ediyorum....siz aksini iddia ediyorsanız buyurun konu ile ilgili ayetlerin yanlış olduğunu ispatlayın..

ben müslümanım....deizm'in kuran ve hadisleri kabul etmediğini sanıyordum.neyi reddediyosunuz peki.......deistlikle ilgili bir bilgim yok

Altar_
27-01-2011, 15:56
benim görüşlerim (hakikat islamı) çerçevesinde şekilleniyor...geleneksel islam anlayışına karşıyım..islam dünyasının bugün içinde bulunduğu rezalet ve sefaletin sebebi bu gelenekçi anlayışın iktidar ve servet tutkularının yani nefsaniyetlerinin esiri olmalarının soncudur...bugün sayıları az da olsa hakikat islamını bilenler yani islamın evrensel mesajlarını idrak edebilen bunu hakettiklerini düşündükleri insanlara aktaran sayıca az da olsa birileri var...fakat bu ilahi evrensel mesajlar bütün insanlığa açıklanamıyor..bu kelamın tebliğ etmek isteyenlerin sonu katledilmek olmuştur...ehli-beyt,in katledilmesi onlardan sonra gelen bütütn soyun çöllerde aç susuz bırakılıp öldürülmesi...hallac-ı mansurların, muhittin-i arabi,lerin,pir sultanların ve daha nice hak yolunda ilerleyen hidayet yolcuları katledilmiştir.....
...deizm konusuna gelince,ben sonunda ist,izm gibi süslü kelimelerin kulanıldığı ideolojik akımlara, sömürgeci batı taklitçiliğine karşıyım...şu çelişkiyide anlamıyorum bazıları ben kesinlikle tanrıya inanmıyorum reddediyorum derken.. sıradan bir insanın kendi çapında görüşlerini oluşturup sonuna izm takısı getirdiği görüşleri kendine tanrı edinip ben inançsızım fakat felanca ideolojiyi savunuyorum gibi tutarsız görüşleri, içinde bulundukları tutarsız ruh halinin göstergesidir..madem bu evrenin tesadüfler sonucu oluştuğunu iddia ediyorsun neden tesadüfler sonucu birinin aklına gelen görüşlerş kendine doğru kabul ediyorsun? diye sormalı kendine diye düşünüyorum...

_melek_
27-01-2011, 16:55
benim görüşlerim (hakikat islamı) çerçevesinde şekilleniyor...geleneksel islam anlayışına karşıyım..islam dünyasının bugün içinde bulunduğu rezalet ve sefaletin sebebi bu gelenekçi anlayışın iktidar ve servet tutkularının yani nefsaniyetlerinin esiri olmalarının soncudur...bugün sayıları az da olsa hakikat islamını bilenler yani islamın evrensel mesajlarını idrak edebilen bunu hakettiklerini düşündükleri insanlara aktaran sayıca az da olsa birileri var...fakat bu ilahi evrensel mesajlar bütün insanlığa açıklanamıyor..bu kelamın tebliğ etmek isteyenlerin sonu katledilmek olmuştur...ehli-beyt,in katledilmesi onlardan sonra gelen bütütn soyun çöllerde aç susuz bırakılıp öldürülmesi...hallac-ı mansurların, muhittin-i arabi,lerin,pir sultanların ve daha nice hak yolunda ilerleyen hidayet yolcuları katledilmiştir.....
...deizm konusuna gelince,ben sonunda ist,izm gibi süslü kelimelerin kulanıldığı ideolojik akımlara, sömürgeci batı taklitçiliğine karşıyım...şu çelişkiyide anlamıyorum bazıları ben kesinlikle tanrıya inanmıyorum reddediyorum derken.. sıradan bir insanın kendi çapında görüşlerini oluşturup sonuna izm takısı getirdiği görüşleri kendine tanrı edinip ben inançsızım fakat felanca ideolojiyi savunuyorum gibi tutarsız görüşleri, içinde bulundukları tutarsız ruh halinin göstergesidir..madem bu evrenin tesadüfler sonucu oluştuğunu iddia ediyorsun neden tesadüfler sonucu birinin aklına gelen görüşlerş kendine doğru kabul ediyorsun? diye sormalı kendine diye düşünüyorum...


ehli beyti kabul ediyosunuz.peygamberimizide kabul etmiş oluyosunuz.dolayısıyla hadisleride.ayetleride kabul ediyosunuz.anlaşamadığımız noktayı araştırıyorum.biraz daha neye inanıp neye inanmadığınızı açıkça anlatırsanız beni aydınlatmış olursunuz.

AerA
28-01-2011, 00:18
ehli beyti kabul ediyosunuz.peygamberimizide kabul etmiş oluyosunuz.dolayısıyla hadisleride.ayetleride kabul ediyosunuz.anlaşamadığımız noktayı araştırıyorum.biraz daha neye inanıp neye inanmadığınızı açıkça anlatırsanız beni aydınlatmış olursunuz.

Değerli melek ;

Bir ateist olarak dininiz içerisindeki farklı fikir ve felsefeleri size öğretmek benim görevim olmamalı değil mi?

Değerli arkadaşımız Altar ; Bir "vahdet-i vücut" cudur. Şuradan buyurunuz (http://tr.wikipedia.org/wiki/Varl%C4%B1k_birli%C4%9Fi)
Yani müslüman... Sizin gibi "Sunni" değil ama. (Sünni misiniz bilmiyorum ama Türkiyenin geneli Sünnidir, o bakımdan böyle yazdım).

Esen Kalınız.

_melek_
28-01-2011, 18:33
Değerli melek ;

Bir ateist olarak dininiz içerisindeki farklı fikir ve felsefeleri size öğretmek benim görevim olmamalı değil mi?

Değerli arkadaşımız Altar ; Bir "vahdet-i vücut" cudur. Şuradan buyurunuz (http://tr.wikipedia.org/wiki/Varl%C4%B1k_birli%C4%9Fi)
Yani müslüman... Sizin gibi "Sunni" değil ama. (Sünni misiniz bilmiyorum ama Türkiyenin geneli Sünnidir, o bakımdan böyle yazdım).

Esen Kalınız.
teşekkür ederim yardım ediyosunuz.fakat zaten size sormuyorum ki

AerA
28-01-2011, 20:52
teşekkür ederim yardım ediyosunuz.fakat zaten size sormuyorum ki

Benim ki sadece yardım değerli melek. Karşılıksız yardım.

Küçük bir gözlemimi sizinle paylaşmak isterim :

Altar dostum, inanacının tüm felsefesini döktürmüş. Konuya hakim ve bilgili bir kişi zaten hemen anlar. Bu konuda da, konuya hakim ve bilgili değilmişsiniz demek ki... :o

Esen Kalınız.

Altar_
28-01-2011, 21:36
ben gerekli açıklamayı aslında hem genel mesajlarda hemde özel mesaj yolalamak kaydı ile melek arkadaşa ilettim...ama melek arkadaş geleneksel anlayaşın, dayatmacı ve kalıplaşmış ideolojisine bağlı oduğu için islam hakikatinin ezber mantalite ile değil sorgulayan ve muhakeme eden bir anlayış ile kavranabileceği reailetsinden uzak....

..geleneksel islam anlayışı kendisi gibi düşünmeyenleri ötekileştiren,yok sayan hatta din dışı,bidat,sapkın gibi yakıştırmalar ile saf dışı tutmuştur...bu yok sayma ve tahkir hareketi sistematik ve bilinçli bir politikadır...benzer bir hareket,aziz paul isimli yahudi bir din adamının isevi olduktan sonra gerçek iseviliği yok sayıp yahudi şeritatına dayalı düzmece bir din ortaya çıkarmasına benzer...işte bu güruh gerçek iseviliği ortadan kaldırdıktan sonra müslümanlığın tebliği ile aynı senaryoları tekrar hayata geçirdiler..ve büyük oranda başarılı oldular...

..islamı gerçekten kavramak isteyenler artık şu soruları sormalı:
-islam hadislerin mi hakikatlerin mi dini?
-peygamberimizin tebliğ ettiği mesaj oruç,namaz,zekat vb. teferruatlarmı yoksa daha evrensel olgular mı?
-kuran,da "siz dinlerini fıkra fıkra(mezhep) bölenlerden olmayın" ayeti varken islamda onlarca mezhep olup bunların ayrı ayrı kendilerini hak sayması islama aykırı değilmi?
-peygamber efendimizin son nefesini verdiği sırada insanlığa bırakmak istediği vasiyeti yazmasına dahi engel olanlar kimdir?
-peygamberin ölümünün ardından onun soyundan gelenlerin bilinçli bir şekilde katledilmesinin sebebi nedir?

aydoe
28-01-2011, 21:59
islamı gerçekten kavramak isteyenler artık şu soruları sormalı:
-islam hadislerin mi hakikatlerin mi dini?

-peygamberimizin tebliğ ettiği mesaj oruç,namaz,zekat vb. teferruatlarmı yoksa daha evrensel olgular mı?

-kuran,da "siz dinlerini fıkra fıkra(mezhep) bölenlerden olmayın" ayeti varken islamda onlarca mezhep olup bunların ayrı ayrı kendilerini hak sayması islama aykırı değilmi?


-İslam hakikatlerin dini ,nasıl peygamber günlük yaşamdaki gelişmelere göre 23,5 senede islamın kurallarını yazdıysa arkasından gelenlerde onu takiben gelişen dünyamıza göre üfürmeye devam etmekteler.

-Peygamberin böyle bir tebliği yok .
Ne oruç ne namaz ne de zekat ile ilgili bugünkü uygulamarla örtüşen bir tebliği yok .

-Evet aykırı ama bu bir zorunluluk ,çünkü islam ham haliyle kabul edilemiyeceğinden olur olmaz her aklı sever islamı yorumlayarak yaşamakta ve bu yorum ve icra da islamda parçalanma yaratmakta.

_melek_
29-01-2011, 15:52
ben gerekli açıklamayı aslında hem genel mesajlarda hemde özel mesaj yolalamak kaydı ile melek arkadaşa ilettim...ama melek arkadaş geleneksel anlayaşın, dayatmacı ve kalıplaşmış ideolojisine bağlı oduğu için islam hakikatinin ezber mantalite ile değil sorgulayan ve muhakeme eden bir anlayış ile kavranabileceği reailetsinden uzak....

..geleneksel islam anlayışı kendisi gibi düşünmeyenleri ötekileştiren,yok sayan hatta din dışı,bidat,sapkın gibi yakıştırmalar ile saf dışı tutmuştur...bu yok sayma ve tahkir hareketi sistematik ve bilinçli bir politikadır...benzer bir hareket,aziz paul isimli yahudi bir din adamının isevi olduktan sonra gerçek iseviliği yok sayıp yahudi şeritatına dayalı düzmece bir din ortaya çıkarmasına benzer...işte bu güruh gerçek iseviliği ortadan kaldırdıktan sonra müslümanlığın tebliği ile aynı senaryoları tekrar hayata geçirdiler..ve büyük oranda başarılı oldular...

..islamı gerçekten kavramak isteyenler artık şu soruları sormalı:
-islam hadislerin mi hakikatlerin mi dini?
-peygamberimizin tebliğ ettiği mesaj oruç,namaz,zekat vb. teferruatlarmı yoksa daha evrensel olgular mı?
-kuran,da "siz dinlerini fıkra fıkra(mezhep) bölenlerden olmayın" ayeti varken islamda onlarca mezhep olup bunların ayrı ayrı kendilerini hak sayması islama aykırı değilmi?
-peygamber efendimizin son nefesini verdiği sırada insanlığa bırakmak istediği vasiyeti yazmasına dahi engel olanlar kimdir?
-peygamberin ölümünün ardından onun soyundan gelenlerin bilinçli bir şekilde katledilmesinin sebebi nedir?


hadisleri kabul etmiyosunuz.bu nasıl müslümanlık anlamadım,

Cenab-ı Hak Ali imran 31.ayette şöyle buyuruyor;

"(ey Rasulüm!)De ki:eğer Allah'ı seviyorsanız,bana itiat ediniz ki,Allah'ta sizi sevsin ve günahlarınızı mağfiret buyursun.

Haşr 7,

"Rasul size ne verdiyse onu alın!size neyi yasakladıysa ondanda kaçının ve Allah'tan korkun!Çünkü Allah'ın azabı şiddetlidir."

Muhammet 33,

"Ey iman edenler!Allah'a itiat edin ve Peygambere itiat edin de amellerinizi boşa çıkarmayın!"

hayatımızın her alanında onu örnek alır,ibadetlerimizi onun belirlediği ölçüde yaparız.aslında konuşulacak çok konu var.ama hadisleri sünnetleri kabul etmediğiniz müddetçe diğer konuların konuşulması anlamsız olur

Altar_
29-01-2011, 16:51
melek sen area,nın söylediği gibi anlattıklarımı kavrayamayacak ve muhakeme edemeyecek kapasitede birisin...sen en iyisi doğru bildiğin ile iman et ..sana şimdi o güvendiğin hadislerden binlercesini buraya yazıp nasıl çeliştiğini,peygamber efendimizim emrine itaat edilmeyip vasiyetine nasıl ihanet edildiğini kurandan örnekler vererek açıklamaka isterdim fakat anlatacağım hiç bir şey seni ikna edemez...sana senin anlayacağın şekilde bir örnek ile anlatayım ;şimdi senin elinde 1 litrelik su kabı var, benim 100 litrelik su kabım var...ben ne kadar uğraşamda sana 100 litrelik kaptan verebileceğim su miktarı 1 litreyi asla geçemez..fazlasını vermeye çalışırsam kap taşar ve su israfı olur..bu yüzden burda uzun uzun açıklama yapıp bilgi israfı yapmak istemiyorum...

_melek_
29-01-2011, 18:16
melek sen area,nın söylediği gibi anlattıklarımı kavrayamayacak ve muhakeme edemeyecek kapasitede birisin...sen en iyisi doğru bildiğin ile iman et ..sana şimdi o güvendiğin hadislerden binlercesini buraya yazıp nasıl çeliştiğini,peygamber efendimizim emrine itaat edilmeyip vasiyetine nasıl ihanet edildiğini kurandan örnekler vererek açıklamaka isterdim fakat anlatacağım hiç bir şey seni ikna edemez...sana senin anlayacağın şekilde bir örnek ile anlatayım ;şimdi senin elinde 1 litrelik su kabı var, benim 100 litrelik su kabım var...ben ne kadar uğraşamda sana 100 litrelik kaptan verebileceğim su miktarı 1 litreyi asla geçemez..fazlasını vermeye çalışırsam kap taşar ve su israfı olur..bu yüzden burda uzun uzun açıklama yapıp bilgi israfı yapmak istemiyorum...

doğru ikna edemessiniz.hadisleri reddediyosunuz.tefsirleri kabul etmiyosunuz.siz müslüman filan değilsiniz.çok alevi tanıdığım var ama sizin kadar net ve kesin konuşmuyorlar.bence çelişki hadislerde değil sizin beyninizde.dedim ya size zaten neye inanmak isterseniz ona inanın.

AerA
29-01-2011, 20:38
doğru ikna edemessiniz.hadisleri reddediyosunuz.tefsirleri kabul etmiyosunuz.siz müslüman filan değilsiniz.çok alevi tanıdığım var ama sizin kadar net ve kesin konuşmuyorlar.bence çelişki hadislerde değil sizin beyninizde.dedim ya size zaten neye inanmak isterseniz ona inanın.

Ben yine araya girerken özürlerimi en baştan dile getireyim...

Değerli melek ;

Diyanet işlerinin tercümesini yaptığı bir kitap var. 12 cilt. İslam ulemasınca Kuran'dan sonra gelen en sahih kaynak olarak kabul görür. Essahih-i Buhari... Hani bir Hadis İlmi varya, o ilimden geçer not alıyor hepsi...

Bu kitapda sevgili peygamberinizin Benu Mustalık savaşı bitiminde, savaş esiri kadınlara tacavüz ettiği ve ettirdiğide yazar... Bir güzel ahlak belirtisi olarak, savaştan sonra esir kadınlara tecavüz mü edilmeli?

Hangi hadisin gerçek, hangisinin "uydurma" olduğunu bilmediğinden, değerli dostumuz Altar, hepsini reddeder. (bana göre tecavüz hadisi gerçektir :) sadece bana göre değil, tüm islam ulemasına göre de gerçektir. Sırf tecavüzü haklı çıkarmak için zamanın diyanet işleri başkanı 40 sayfalık yazı yazmıştı be...)

Kaldı ki ne demek çok alevi tanıdığım var... Sayın Melek, Altar aleviyim dedimi ki? Siz daha kendi Dininiz içerisindeki meshep ve felsefelerden habersizsiniz. Sünni zihniyeti içerisinde değerli Altar'ı anlamanıza imkan yok... Ben bile daha iyi anlarım :)

İslamı sizden daha iyi biliyor olmam; benim için değil, sizin için bir utanç olmalı...

Esen Kalınız.

Altar_
29-01-2011, 21:05
sayın area bugün kütüb-i sitte dahil hadis kaynaklarının yüzde 90 dezenformasyona uğraşmıştır..o bahs ettiğiniz savaş ile ilgili hadisleri buhari,abdullah bin ömer isimli şahıstan almıştır..bu tarz hadislerin çoğu aynı kişi tarafından aktarılmıştır..bu tarz hadisler ile peygamberimize iftira atarak kendi ahlaksız ideolojilerini meşru kılmak gayesinde oldukları aşikardır..
...abdullah bin ömer 2.halife ömer bin hattab,ın oğludur...babası gibi kendisininde gerçekte hangi zihniyete biat ettiklerini eminim sizde en az benim kadar biliyorsunuzdur...
...peygamberin vasiyetine karşı çıkıp "bırakın bu hasta adamı bize kuran yeter" deyip gerçek ilahi kelamların büyük oranda tahrif eden birinin oğlundan böyle ahlaksızca iftira dolu bir hadisin gelmesi sizi şaşırtmasın..
..peyganberimiz yaşadığı sürece tek bir hadis yazılmasına dahi karşı çıkmıştır..rivayetler ve iftiralar, onun ve soyunun katledilmesinden sonra ortaya çıkmıştır..

AerA
29-01-2011, 21:57
Değerli dostum altar ;

Bunların farkına benim değil, melek dostumuzun varması gerekmekde.

Her ideolojiinin içerisinde çürük yumurtalar vardır. Melek dostumuz gücenmesin ama, İslam ideolojisi içerisindeki en çürük yumurta, ne yazık ki "sünni" lerdir.

Her şey bir tarafa, bu kişiler "din"i putlaştırmışlardır. Hadis, dinin putlaştırılmasının en büyük göstergesidir. Bakınız izah edeyim ; hadislerde geçen olaylar ve tutumlar, "kitap" da yer almaz. Muhammedin bunları yapıp ettiğinin kesin bir kanıtı bile yoktur. O ondan duymuş, o ondan duymuş, o ondan duymuştur. Kulakdan kulağa oyunu gibi... Sonrasında birileri ortaya çıkar ve hadise 4 elle sarılırsa, aslı bilinmeyen bir şeye iman etmesinden dolayı, putlaştırmış olur.

Değerli meleğin tez elden bunların farkına varması gerekmekde diye düşünüyorum.

Verdiğim tecavüz hadisi, hadislere 4 elle sarılmamak gerektiğini kanıtlar. Buhari başta olmak üzere bir çok kaynakdan bu ve benzeri hadisleri okuyorsak eğer, hadisleri külliyen literatürden çıkarmak, zannedersem, bir müslümanın tez elden yapması gereken ilk şeydir.

Bu hususda melek'de biraz çaba gösterirse, fikir alışverişine dahil olduğu konuyu biraz araştırsa (misal : hiç bir şey yapamadı wikipediadan, vahdet-i vücut gibi kavramlara bakarsa) daha verimli olur... Birde kendisine bazı şeyleri öğrettiğimde veya gösterdiğimde-izah ettiğimde, beni kibirle suçluyor ya, oda ayrı konu... Acaba ilkokulda öğretmeninide aynı şekilde suçluyormuydu, yoksa benden (dinsizin birinden) gelen bilgiyimi hazmedemiyor bilemiyorum...

Esen Kalınız.

_melek_
30-01-2011, 14:28
Değerli dostum altar ;

Bunların farkına benim değil, melek dostumuzun varması gerekmekde.

Her ideolojiinin içerisinde çürük yumurtalar vardır. Melek dostumuz gücenmesin ama, İslam ideolojisi içerisindeki en çürük yumurta, ne yazık ki "sünni" lerdir.

Her şey bir tarafa, bu kişiler "din"i putlaştırmışlardır. Hadis, dinin putlaştırılmasının en büyük göstergesidir. Bakınız izah edeyim ; hadislerde geçen olaylar ve tutumlar, "kitap" da yer almaz. Muhammedin bunları yapıp ettiğinin kesin bir kanıtı bile yoktur. O ondan duymuş, o ondan duymuş, o ondan duymuştur. Kulakdan kulağa oyunu gibi... Sonrasında birileri ortaya çıkar ve hadise 4 elle sarılırsa, aslı bilinmeyen bir şeye iman etmesinden dolayı, putlaştırmış olur.

Değerli meleğin tez elden bunların farkına varması gerekmekde diye düşünüyorum.

Verdiğim tecavüz hadisi, hadislere 4 elle sarılmamak gerektiğini kanıtlar. Buhari başta olmak üzere bir çok kaynakdan bu ve benzeri hadisleri okuyorsak eğer, hadisleri külliyen literatürden çıkarmak, zannedersem, bir müslümanın tez elden yapması gereken ilk şeydir.

Bu hususda melek'de biraz çaba gösterirse, fikir alışverişine dahil olduğu konuyu biraz araştırsa (misal : hiç bir şey yapamadı wikipediadan, vahdet-i vücut gibi kavramlara bakarsa) daha verimli olur... Birde kendisine bazı şeyleri öğrettiğimde veya gösterdiğimde-izah ettiğimde, beni kibirle suçluyor ya, oda ayrı konu... Acaba ilkokulda öğretmeninide aynı şekilde suçluyormuydu, yoksa benden (dinsizin birinden) gelen bilgiyimi hazmedemiyor bilemiyorum...

Esen Kalınız.

Uydurma hadislerin ortaya çıkması H.z Osmanın şehit edilmesiyle başlayan ve "fitne" diye anılacak olan ilk büyük ihtilafların başlamasıyla yakından ilgilidir.Söz konusu dönemde Hz Aliyi tekfir eden havaric gurubu ile Hz Ebu bekir ve Hz Ömer'e iftira atan guruplar ortaya çıkmış ve hadis uydurma hareketi,sahabe asrının sonu ve büyük tabiiler devrinin başlangıcı olan böyle buhranlı bir devirde çeşitli tesirlerle başlayıp gelişmiştir. Böylece müslümanlar arasında siyasi,itikadi ve fıkhi ihtilafların başlaması ve gelişmesiyle taraflar kendi görüş ve düşüncelerini desteklemek ve daha çok taraftar temin edebilmek için hadis uydurmaya başlamışlardır.

H.z Osamanın yerine H.z Alininhilafete geçmesiyle ümmetin arasındaki birlik bozulmaya başlamıştır.Gerek H.z Ali gerekse H.z. Muaviye taraftarları kendi hakllıklarını ortaya koymak ve fikirlerini desteklemek için hadis uydurdukları gibi her iki tarafta birbirlerini kötülemek için hadis uydurmuşlardır.Örn."benim vasiyetim,sırdaşım.ailemde benden sonra vekilim ve geride bıraktığım kişilerin en hayırlısı ; Ali b. ebi Taliptir"rivayeti tamamen uydurmadır.Çünkü h.z. Peygamber kendisinden sonra kimseyi tayin etmemiştir.Bunun gibi,h.z. Aliye tavsiyeler(vasiyetler)şeklinde gelen rivayetlerde uydurmadır.Muaviye b. ebi Süfyan hakkında uydurulanlarda böyledir.Muaviyenin H.z Peygamberden sonra güvenilir bir yönetici olacağını bildiren rivayetler ve tam tersine Muaviyenin H.z Peygamberin minberi üzerinde görülmesi halinde öldürülmesi gerektiğini haber veren rivayetlerde siyasi amaçlarla uydurulmuştur.

İslam tarihi ve hadis ilmini bilmemekle suçlanmışız.alanım başta tefsir olmak üzere hadis ilmi,islam tarihi.kimin ne olduğunu biliyorum.dinsizliği bir yerde anlarım fakat süper arapçası olduğunu söyleyen Kuranla içiçe olan bir insanın bu fitneye ortak olması beni derinden üzüyor ve sinirlendiriyor.bu kadar bilinçli bir insan Kuran varken hadise ne gerek var diyemez.bu Kuranı kavrayamamakla ilgili bir durumdur.Kuan-ı kerim hz.Peygambere itaat etmenin gerekliliği üzerinde durur.Hz Peygamberden sonraki dönemlerde ona itaat,onunla gelen vahyi dikkate alıpönemsemektir.Onun aracılığıylagelen Kuran-i ilkelere onun yaptığı gibi saygı duymak,inanmak ve onları canlı tutmaktır.Ayrıca onun sünneti olarak isimlendirilen uygulamalarını örnek almak ve yaşatmak ta ona itaatin gereğidir.

Sayın Area;mevzu hadislerde onları tanımaya yardımcı olan birtakım kusurlar bulunmakla beraber,hadis alimleride mevzu hadisleri tanımanın bazı ölçülerini şu şekilde ortaya koymuştur.

_hadis uyduranların iftiraları,hadis alimlerin yalancılıklarını tesbit ettikleri raviler,KURAN_I KERİME AYKIRI OLMASI,SÜNNETE AYKIRI OLMASI,akla ve sağduyuya aykırı olması,tarihi olaylara aykırı olması,güvenilir hadis kitaplarında bulunmaması,lafzında manasında bozukluk olması..........

Ebu hanife,diyor ki:

".....Bir kimse,Peygamberin her söylediğine inanıyorum,ancak nebi haksız yere konuşmaz ve Kurana da muhalefet etmez.derse bu onun Peygamberi tasdik ettiğini ve Peygamberi Kurana muhalefetten tenzih ettiğini gösterir...Ohalde nbiden Kuran'a aykırı hadis rivayet eden kimseyi reddetmek Peygamberi reddetmek veya onu yalanlamak değildir.bilakis Peygamberden batıl(asılsız) rivayette bulunana kimseyi reddetmektir.

Sayın Area;ben 19 yaşımdayım çok şey bildiğimi iddia etmiyorum.öğrenciyim.bana öğretici olmaya çalışan insanında kırk yıl kölesi olurum ama maalesef sizin ki öğreticilik değil.arakadaş şahsıma hakaret ediyor.siz gerekeni yapmıyosunuz.adaletsizlik seziyorum.ama bir adalette beklemiyorum.

Mentor
30-01-2011, 17:18
__melek__
Adaletsizlik seziyorum demişsin, sen ateist ya da deist ya da alevi bir kimsenin herhangi bir Sunni İslam forumunda konuşmasına izin verildiğini gördün mü? Böyle bir tartışma zemini var da ben bilmiyorsam lütfen beni bilgilendir, ben bu pek adaletli platformu tanımak isterim.

Karşındaki insanlar sana hakaret etmiyor, bilakis senin dinin, Allah'ın, peygamberin seni kendilerine kalkan olarak kullanmak için öyle bir çember içine hapsediyor ki, onlara yöneltilen her sorgulama bir hakaret olup çıkıyor. Sen en ufak bir tenkit de kendini bunları koruma görevinde buluyorsun. Yahu bu nasıl bir yücelik ki, kendini bilgisayar başında yerilmekten kurtaramıyor? Sen şimdi sanırım kendini, kendi sınavını vermekte olan bir mü'mine olarak görüyorsun. Allah'ın lafzını, peygamberini en iyi şekilde savunursan Allah'ın nazarında büyük mevki sahibi olacağını düşünüyorsun. Ya da dur biraz sufi yorumlayayım; gönül hoşluğunun sağlanacağını düşünüyorsun. Sağlayamazlar sevgili kardeşim, yalnızca sen sağlandığını düşünüp rahatlarsın. Çünkü yalnız bu dünya ve onun salt, somut gerçekleri var.

Bu savunduğun, bütünlüğünü korumaya çalıştığın yücelikler, öğeler yani inançlar sana ne rehberlik edebilirler ne de sana bir mükafat verebilirler. Yalnız sen kendine dönerek, içindeki vicdanlı, iyi, dürüst ve namus timsali insanı ortaya çıkarabilirsin. Aksi halde yaptığın tüm iyiliklerin karşılığının, hammaliye karşılığı hammala verilen paradan bir farkı yok. Böyle bir takasın üzerine iyilik, dürüstlük olur mu? Bu takas doğru ve o yüce yaradanına uygun bir davranış mı? Bunca evreni, maddeyi, canlılığı ortaya koyarken tüm sistemi bu takas üzerine mi bina etti? Sana güya iyiliği, güzelliği emrederken diğer taraftan insani düşüncelerini, sorgulama isteiğini alıyor ve seni sürekli bir şeylere "boyun eğmeye, kabul etmeye" zorluyor görmüyor musun? İnsan elbette kısıtlı bir varlık olarak yaşamını sürdürüyor, ama bu kısıtlı yaşantı insanın büyük bir hızla aştığı, kontrol edebildiği bir şey.

Bak, bir zamanlar dünyanın döndüğüne, yuvarlaklığına itiraz edenler nasıl sözlerinden döndüler. Ayın ikiye ayrıldığına yemin eden çöl bedevisi bak bakalım şimdi de aynı şeyi söyleyebiliyor mu?

Bunların tümü insanın kendi uydurmasıdır __melek__, bunu algılayabilmek için yalnızca karşındaki insanların sana ne demeye çalıştığına biraz daha dikkat etmelisin. Mülkün sahibinin mantıksal hatalarla dolu kitaplar yazması, insanlar arasında kamplaşmaya sebep olacak tanımlamalar yapması ve doğrudan bölünmeler yaratması, saçma sapan cezaları ve uçuk mükafatları bulunması sence de biraz çöl bedevisinin rüyası, hayali gibi değil mi? Değilse bence biraz daha düşün.

Bilinmez onlarca şeyin yerine bir yaratıcının var olduğu düşüncesini koymak belki bir nebze normal karşılanabilir. Ama bunca safsata, kirli siyaset, insanlık dışılık, kan ve gerilik yaratan dinlere sahip çıkmak çok safça bir davranış.

AerA
30-01-2011, 17:19
Sayın Area;mevzu hadislerde onları tanımaya yardımcı olan birtakım kusurlar bulunmakla beraber,hadis alimleride mevzu hadisleri tanımanın bazı ölçülerini şu şekilde ortaya koymuştur.

Değerli melek ;

Verdiğim tecavüz hadisinin gerçekliğinden hiç kimse şüphe etmiyor. Hatta belirttiğim gibi zamanın Diyanet İşleri başkanı "Tecavüz olmamıştır" diyemediğinden, tecavüzü haklı sebeplere bağlamaya çalışan bir yazı yazmıştı. Hem de 40 sayfa... :shocked:

Sayın Area;ben 19 yaşımdayım çok şey bildiğimi iddia etmiyorum.öğrenciyim.bana öğretici olmaya çalışan insanında kırk yıl kölesi olurum ama maalesef sizin ki öğreticilik değil.

Değerli melek, ben genelde cümlelerimin sonuna soru işareti koymaya özen gösteriyorum. Acaba kişi söylediğini sorgularmı gibisinden... Hiç farkettiniz mi? (Bakın yine yaptım.. :) )

arakadaş şahsıma hakaret ediyor.siz gerekeni yapmıyosunuz.adaletsizlik seziyorum.ama bir adalette beklemiyorum.

Değerli melek, mesajı şikayet ediniz butonuna basmak ve şikayetçi olduğunuz durumdan ötürü bizi bilgilendirmek, o kadar da zor olmasa gerek. Değil mi? (Bakınız bir daha yaptım :) )

Esen Kalınız.

Altar_
30-01-2011, 17:44
melek hakaret maksatından beni kastediyorsan sana hakaret etmedim..fakat son yazdığın yorumda,islamın ve peygamberimizin en büyük düşmanı olan ebu süfyanın oğlu ve Hz.Hüseyin'i şehit eden yezidin babası olan,ehli beyte ve soyuna lanet edilmesini şart koyan muaviyeye, hz muaviye diyerek, onu yücelten birine düşman olmak,buğz etmek kuran'a göre farzdır...ama ben bunu yapmadım.....
....melek bence kendini daha fazla zorlama git muaviyeciğini öven kapasitene uygun sitelerde düşüncelerini paylaş....sanırım daha önce verdiğim 100 litrelik suyun 1 litrelik kaba sığmayacağı benzetmesini tekrar etmeme gerek yok..bize burda lütfen bilgi israfı yaptırtma....

TANRICI
31-01-2011, 12:34
Bazen en güzel cevap bilemiyorumdur..Varolduğunu düşündüğümüz bir yaratıcıya niyet analizi yapmak kolay değil..Bu ateist düşüncedeki ilk madde nasıl oluştu ve big bang teorisinin başında neler oldu sorusu gibidir..Yada teistlere herşeyi madem Tanrı yarattı Tanrıyı kim yarattı demek gibi..

Bilim belki bunların cevabını verecek ya da veremeyecek..Ancak sonuç ne olursa olsun bilinmeyen şeylerden insanlar sorumlu tutulamaz..

kaya19
31-01-2011, 16:01
Biz onu (Kuran’ı) hak olarak indirdik ve o da hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. (İsra 105)

Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin. (Bakara 119)

Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler. (Sebe 28)


Biz, peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar üzüntü de çekmeyecekler. (Enam 48)


Melek kardeşim;peygamberimizin tek görevi hak(Kuran) ile müjdelemek ve uyarmaktır.Kendi sözleriyle müjdelemek ve uyarmak gibi bir görevi yoktur..Sebe suresi 28. ayette belirtildiği gibi insanların çoğu bunu bilmezler.

"Rasul size ne verdiyse onu alın!size neyi yasakladıysa ondanda kaçının ve Allah'tan korkun!Çünkü Allah'ın azabı şiddetlidir." (Haşr 7)

"Ey iman edenler!Allah'a itiat edin ve Peygambere itaat edin de amellerinizi boşa çıkarmayın!"( Muhammet 33)

Peygamberimizin görevi hak(Kuran) ile müjdelemek ve uyarmak olduğuna göre peygamberimiz bizlere ancak Kuran’a uyan şeyleri verir.Aykırı şeyleri de bize yasak eder.Peygamberimizin görevi hak(Kuran) ile müjdelemek ve uyarmak olduğu için Peygambere itaat=Kuran’a itaat = Allah’a itaattir.

Al-i İmran 79. ayet:
Hiçbir insanın, Allah`ın kendisine Kitap, hikmet ve peygamberlik vermesinden sonra insanlara: Allah`ı bırakıp bana kul olun! demesi mümkün değildir. Bilakis Okutmakta ve öğretmekte olduğunuz Kitap uyarınca Rabbe halis kullar olunuz der.

Peygamberimiz bizlere “Okutmakta ve öğretmekte olduğunuz Kitap uyarınca Rabbe halis kullar olunuz.” Demiştir.Bunu söyleyen bir insanın “Benim ağzımdan çıkan sözler uyarınca da Rabbinize halis kullar olunuz demesi çelişki doğurur zaten.

Hadisleri din kaynağı olarak kabul etmeyenlere sorulan soru “İbadetlerinizi nasıl yerine getiriyorsunuz?” sorusudur.

Kuran’da secde,kıyam,tesbih kavramları geçer.Ayrıca şu ayet de vardır.

“Biz her ümmet için uygulayacağı bir ibadet yolu verdik. O hâlde, din işinde seninle asla çekişmesinler. Sen Rabbine davet et. Çünkü sen hiç şüphesiz hakka götüren dosdoğru bir yol üzerindesin.”(Hacc 67)

Bizim ibadet şeklimiz içinde secde,kıyam,ve tesbih’in bulunduğu namazdır.

Ben "vahdet-i vücut" cu da değilim,alevi de değilim.Hadisleri din kaynağı olarak görmeyen ve sadece Kuran’la hüküm veren,namazını kılan ve kendini hiçbir mezhepten göremeyen bir ümmet vardır.O ümmettenim.Kurandaki din sitesine göz atarsan bu konuda biraz daha aydınlanabilirsin Melek kardeşim.Ayrıca aynı siteye ait dini yazılar kısmına da bakarsan faydalanıp kendini geliştirebileceğin yazılar okuyabilirsin.

Sayın Atlar ve Aera 19 yaşındaki bir kıza karşı tutumunuz hiç de hoş değil.Sanki siz anadan doğma her şeyi biliyordunuz.Bilmediği şeyler olabilir tabi ki.Bilmediği şeyler var diye insanları aşağı görmek yanlış bir tutum.

Saygılarımla;

AerA
31-01-2011, 18:39
Sayın Atlar ve Aera 19 yaşındaki bir kıza karşı tutumunuz hiç de hoş değil.Sanki siz anadan doğma her şeyi biliyordunuz.Bilmediği şeyler olabilir tabi ki.Bilmediği şeyler var diye insanları aşağı görmek yanlış bir tutum.

Saygılarımla;

Değerli kaya19 ;

Hiçkimseyi aşağı gördüğüm yoktur. Ne şekilde okuyup, nasıl anlamlandırıyorsunuz? Bilmediği bir şey varmış ki kendisine linkini göndererek yardımcı oldum.

Ben ateistim. Allahınıza ve peygamberinize ve göklerden indirdiği rivayet edilen müjdeye (Kuran) inanmıyorum. Bana bilmekten bahsediyorsanız eğer, cevaplamanız gereken çok soru var demektir... Hangisinden başlayalım? Yada şöyle yapalım, siz "bilmek" ten değil, "inanmak" tan bahsedin :)

Esen Kalınız.

_melek_
31-01-2011, 19:35
[QUOTE=AerA;361024]Değerli melek ;

Verdiğim tecavüz hadisinin gerçekliğinden hiç kimse şüphe etmiyor. Hatta belirttiğim gibi zamanın Diyanet İşleri başkanı "Tecavüz olmamıştır" diyemediğinden, tecavüzü haklı sebeplere bağlamaya çalışan bir yazı yazmıştı. Hem de 40 sayfa... :shocked:


İslam düşüncesini ve tefsir,hadis,fıkıh,kelam,tasavvuf vb. disiplinleri etkisi altına almış olan birtakım rivayetlerin yer aldıkları kaynak nekadar muteber nekadar sağlam olursa olsun-kuran süzgecinden geçirilmesi son derece önemlidir.Hatta bunun hayati bir öneme haiz olduğu söylenebilir.

_melek_
31-01-2011, 19:48
melek hakaret maksatından beni kastediyorsan sana hakaret etmedim..fakat son yazdığın yorumda,islamın ve peygamberimizin en büyük düşmanı olan ebu süfyanın oğlu ve Hz.Hüseyin'i şehit eden yezidin babası olan,ehli beyte ve soyuna lanet edilmesini şart koyan muaviyeye, hz muaviye diyerek, onu yücelten birine düşman olmak,buğz etmek kuran'a göre farzdır...ama ben bunu yapmadım.....
....melek bence kendini daha fazla zorlama git muaviyeciğini öven kapasitene uygun sitelerde düşüncelerini paylaş....sanırım daha önce verdiğim 100 litrelik suyun 1 litrelik kaba sığmayacağı benzetmesini tekrar etmeme gerek yok..bize burda lütfen bilgi israfı yaptırtma....

ben bir taraf değilim...............

yezit hz. muaviyenin oğludur.ve onun yaptıklarından babası değil kendisi sorumludur.

Birinin hatasından başkası mesul olamaz......Enam 164

Hz. muaviye mekkenin fethinden sonra müslüman olmuş ve yeni bir hayata başlamıştır.Peygamberin katipliğini yapmıştır bir süre.yani kendisi sahabedir.dikkat edin kendisi diyorum oğlu yezitten bahsetmiyorum.kimse yezidin suçunu örtmeye çalışmıyor.yezit zalimdir.ve bu tüm inanalarca kabul edilmiştir.hz. muaviyenin elbette hataları günahları olmuştur.fakat İslam için cihadı da vardır.Dinimizi bize ulaştıran Eshab-ı kiramdır.onlardan birini kötülemek dini yıkmak olur.İslam düşmanları,islamiyeti içerden yıkmak için Ehli beyti nebeviyyi faciaya felaketlere sürüklemişler.bu cinayetleri ehli sünnete mal ederek bu bahane ile İslamiyetin bekçisi olan Eshab-ı kirama ve bunların yolunda olan ehli sünnet alimlaerine saldırmışlardır.

Kuan-kerimi doğru anlayın düşmanınızı yanlış yerde arıyosunuz.kafanıza göre yorumlamayın.hepsini canı gönülden seviyorum.örnek alıyorum.

kaya19
31-01-2011, 21:49
Ben ateistim. Allahınıza ve peygamberinize ve göklerden indirdiği rivayet edilen müjdeye (Kuran) inanmıyorum. Bana bilmekten bahsediyorsanız eğer, cevaplamanız gereken çok soru var demektir... Hangisinden başlayalım? Yada şöyle yapalım, siz "bilmek" ten değil, "inanmak" tan bahsedin :)

Esen Kalınız.

Sayın AerA

Arkadaşım sizin inancınıza göre güneş tesadüfen meydana gelmiş,dünya tesadüfen meydana gelmiş,ay tesadüfen meydana gelmiş.Dünyanın güneşe olan mesafesi tesadüfen dünyadaki hayata olanak sağlayacak mesafede.

Farklı özellikleri olan 7 kat gök de tesadüfen meydana gelmiş.Ayrıca bu 7 kat gök yüzünün güneşten dünyaya gelen ve canlılığa zarar veren ışınları engelleme özelliği tesadüfen meydana gelmiş.

Yağmur inen bulutlar tesadüfen var olmuş.Yağmurun yağması da bir tesadüf zaten.Dünyadaki milyonlarca canlı türü tesadüfen meydana gelmiş.Arı dediğimiz hayvan da tesadüfen meydana gelmiş ve bitkilerde tozlaşmayı tesadüfen sağlıyor.Evrim denilen bir şey olmuş ve canlılar birinden diğerine dönüşüp durmuş ve milyonlarca canlı türü tesadüfen meydana gelmiş.
Evrim diye kendiliğinden olan bir şeyin iddia edilmesi ve bunun milyonlarca canlı türünü meydana getirdiğini düşünmek tesadüflerin meydana gelme olasılığının yüksek olduğunu savunmaktır.
Başlangıçta bu tesadüfler baya bi denk gelmiş.Sonra ne hikmetse bir canlı diğer bir canlıya dönüşme özelliğini kaybetmiş.Tesadüfler denk gelmeyi bırakmış.Bu tesadüflerin önünde bir engel mi var ki artık tesadüfler denk gelmiyor? Bir canlıdan başka canlılar meydana gelmiyor?
Sorduğum soruyu tesadüfçüler için cevaplayayım.Tesadüfen tesadüfler durmuş.

Sizin inanç sisteminiz tesadüfe inanmaktan başka bir şey değil.Yaradanın varlığına inanmamak için tesadüflere inanmak kolayınıza geliyor herhalde.

Deistlik de ayrı bir dal herhalde.Her canlının farklı genetik yapıları olduğunu bilmek,her şeyi en ince şekilde hesap etmiş bir güç olduğuna inanmak ama bu gücün her şeyi amaçsız yarattığını düşünmek.Bu kadar hesap kitapla yaratan bir gücün amaçsız yarattığını düşünmek mantıklı değildir.
Amaçsız yaratılış inancı da mantıklı değil bence.

İnanmaktan bahset dediniz ben de öncelikle sizin inançlarınızdan bahsettim.

Siz bir sürü tesadüfe inanıyorsunuz.Bense hiçbir tesadüfe inanmam.Bırakın yaratılışı,ben yaşadığım hiçbir şeyin tesadüf olduğuna inanmam.Tesadüflere inanmayan bir insanım.Yaşantımda sürekli olarak karşıma seçenekler konulduğunu ve bu seçeneklerden birini tercih ettiğimi düşünürüm.Yaşadığım hiçbir şeyi de tesadüf olarak değerlendirmem.Daha sonraki seçeneklerimin de ilk seçtiğim seçeneklere göre bana sunulduğunu düşünürüm.

Siz diyeceksiniz ki tesadüfen Muhammed diye birisi çıktı,tesadüfen Kuran’ı bizlere aktırdı.Tesadüfen Muhammed çok zeki birisiydi ve Kuran’ın benzeri bir kitap yazılamıyor.
Arkadaşım amma da çok tesadüfe inanıyorsunuz.


Esen Kalınız.

_melek_
01-02-2011, 01:45
Biz onu (Kuran’ı) hak olarak indirdik ve o da hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. (İsra 105)

Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin. (Bakara 119)

Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler. (Sebe 28)


Biz, peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar üzüntü de çekmeyecekler. (Enam 48)


Melek kardeşim;peygamberimizin tek görevi hak(Kuran) ile müjdelemek ve uyarmaktır.Kendi sözleriyle müjdelemek ve uyarmak gibi bir görevi yoktur..Sebe suresi 28. ayette belirtildiği gibi insanların çoğu bunu bilmezler.

"Rasul size ne verdiyse onu alın!size neyi yasakladıysa ondanda kaçının ve Allah'tan korkun!Çünkü Allah'ın azabı şiddetlidir." (Haşr 7)

"Ey iman edenler!Allah'a itiat edin ve Peygambere itaat edin de amellerinizi boşa çıkarmayın!"( Muhammet 33)

Peygamberimizin görevi hak(Kuran) ile müjdelemek ve uyarmak olduğuna göre peygamberimiz bizlere ancak Kuran’a uyan şeyleri verir.Aykırı şeyleri de bize yasak eder.Peygamberimizin görevi hak(Kuran) ile müjdelemek ve uyarmak olduğu için Peygambere itaat=Kuran’a itaat = Allah’a itaattir.

Al-i İmran 79. ayet:
Hiçbir insanın, Allah`ın kendisine Kitap, hikmet ve peygamberlik vermesinden sonra insanlara: Allah`ı bırakıp bana kul olun! demesi mümkün değildir. Bilakis Okutmakta ve öğretmekte olduğunuz Kitap uyarınca Rabbe halis kullar olunuz der.

Peygamberimiz bizlere “Okutmakta ve öğretmekte olduğunuz Kitap uyarınca Rabbe halis kullar olunuz.” Demiştir.Bunu söyleyen bir insanın “Benim ağzımdan çıkan sözler uyarınca da Rabbinize halis kullar olunuz demesi çelişki doğurur zaten.

Hadisleri din kaynağı olarak kabul etmeyenlere sorulan soru “İbadetlerinizi nasıl yerine getiriyorsunuz?” sorusudur.

Kuran’da secde,kıyam,tesbih kavramları geçer.Ayrıca şu ayet de vardır.

“Biz her ümmet için uygulayacağı bir ibadet yolu verdik. O hâlde, din işinde seninle asla çekişmesinler. Sen Rabbine davet et. Çünkü sen hiç şüphesiz hakka götüren dosdoğru bir yol üzerindesin.”(Hacc 67)

Bizim ibadet şeklimiz içinde secde,kıyam,ve tesbih’in bulunduğu namazdır.

Ben "vahdet-i vücut" cu da değilim,alevi de değilim.Hadisleri din kaynağı olarak görmeyen ve sadece Kuran’la hüküm veren,namazını kılan ve kendini hiçbir mezhepten göremeyen bir ümmet vardır.O ümmettenim.Kurandaki din sitesine göz atarsan bu konuda biraz daha aydınlanabilirsin Melek kardeşim.Ayrıca aynı siteye ait dini yazılar kısmına da bakarsan faydalanıp kendini geliştirebileceğin yazılar okuyabilirsin.

Sayın Atlar ve Aera 19 yaşındaki bir kıza karşı tutumunuz hiç de hoş değil.Sanki siz anadan doğma her şeyi biliyordunuz.Bilmediği şeyler olabilir tabi ki.Bilmediği şeyler var diye insanları aşağı görmek yanlış bir tutum.

Saygılarımla;


selam kaya19;

Peygamberlerin görevlerinden biriside teşri;kanun ve hüküm koymaktır.

Rasulullah Allah'tan aldığı vahyi yanlızca insanlara aktarmakla kalmamış,aynı zamanada onları açıklamış ve kendi hayatındada tatbik ederek müşahhas örnekler haline getirmiştir.Bu nedenle ona yaşayan Kuran'da denilmiştir.İslam bilginleri genellikle,dini konularla ilgili hadislerin Allah tarafından Hz. Peygambere vahyedilmiş olduklarını kabul ederler.Delil olarak ta,"O (peygamber)kendiliğinden konuşmaz;onun sözleri,kendisine indirilmiş vahiyden başkası değildir."(en-necm,:3-4)ayetini ileri sürerler.Ayrıca,andolsun ki;"Allah mü'minlere büyyük lutüfta bulundu.çünkü daha önce apaçık bir sapıklık içinde bulunuyorlarken,kendi araladan onlara kitap ve hikmeti öğreten bir elçi gönderdi"(ali imran 3/164)ayetinde sözü edilen "hikmet"kelimesinin sünnet anlamında olduğunuda belirtmişlerdir.Nitekim hz.Peygamber ve ashabından nakledilen bazı haberlerde bu gerçeği ortaya koymaktadır.

Rasulullahtan şöyle rivayet edilmiştir:bana kitap (kuran) ve birde onunla birlikte,onun gibisi (sünnet)verildi"(ebu davut,sünen)Hasan ibni atiyye,aynı konuda şu açıklamayı yapmıştır:Cibril Raulullah (sas)'e Kuran getirdiği ve öğrettiği gibi sünnetide öylece getirir ve öğretirdi"(ibn abdilber,beyanil ilm)

kaya19
01-02-2011, 18:24
Selam sayın Melek;

Peygamberimiz’in hadis yazımına izin vermediğini, kendi sözlerinin yazımını yasakladığını hadisçiler bile kabul etmektedir. En doğru kabul edilen iki hadis kitabından biri olan Müslim’de ve Hanbeli mezhebinin kurucusu İbni Hanbel’in Müsned’inde şu hadisi rivayet ederek Peygamber’in kendi sözlerinin yazımını yasakladığını kabul ederler. “Benden Kuran dışında hiçbir şey yazmayın. Kim benden Kuran dışında bir şey yazmışsa imha etsin.” (Müslim, Sahihi Müslim Kitab-ı Zühd, Hanbel, Müsned 3/12, 21, 33) Darimi’deki hadis ise şöyledir: “Sahabe Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için izin istediler. Ancak onlara izin verilmedi.”(Darimi, es-Sünen) El Hatib’teki hadis şöyledir: “Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve yazdığınız şey nedir? dedi. Senden işittiğimiz hadisler (sözler) dedik. Hz. Peygamber Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.” (El Hatib, Takyid, sayfa 33) Tirmizi’den de bunu öğrenebiliriz: “Allah elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.” (Tirmizi, es-Sünen, K. İlm, sayfa 11)

“(Allah) Dilediğine hikmet verir. Hikmet verilene, pek çok hayır verilmiştir. Bunu ise ancak akıl sahipleri anlar.” (Bakara 269)
Melek kardeşim bazı İslam bilginleri dediğin kişilerin hikmet kelimesinin sünnet anlamında olduğunu belirtmeleri bir zandan ibarettir.Ayette Allah dilediğine hikmet verir diye belirtilmiş.Hikmet sadece peygamberlere özgü bir şey değildir.Hikmetin ne olduğu konusunda bilgim var ama anlatmam.Burada anlatamam en azından.
Rasulullahtan şöyle rivayet edilmiştir:bana kitap (kuran) ve birde onunla birlikte,onun gibisi (sünnet)verildi"
Sonra onu(Kuran’ı) açıklamak da bize aittir.(Kıyame 19)
"O (peygamber) hevasından konuşmaz;onun sözleri,kendisine indirilmiş vahiyden başkası değildir."(en-necm,:3-4)
Ayette senin de belirttiğin gibi peygamberimizin sözleri(dinle ilgili) vahiyden başkası değildir.İletmesi gereken vahyi iletmiştir.Açıklanması Allah’a aittir.
Arkadaşım peygamberimizin hadis yazımını yasakladığı hadislere ne diyeceksin?Hadislerin bazıları Kuran’a uyabilir ama hiçbir hadisin peygamberimizin ağzından çıktığına emin olamazsın.Kuran’ın değişmediği konusunda Rabbimiz bizlere belirttiği için eminiz.Normal, imanlı ve okuyan bir insan Kuran’ın insan kelamı olamayacağını çok rahat anlayabilir.
Mantık olarak düşündüğümüz zaman bizler hiçbir hadisin peygamberimizin ağzından çıktığından kesinkes emin olamayız.Hadislerin doğru olup olmadıklarını bilmiyoruz.Ben Kuran’la bağdaştırmaya çalıştığımda hadislerin büyük çoğunluğunun iftira olduğunu görüyorum.
Bir şeyin doğruluğundan emin olmadığımızda ne yapmamız gerektiği konusunu Kuran bizlere bildiriyor.
Bilmediğin şeyin ardından gitme! Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur. (İsra 36)
Arkadaşım dinimizde iftira atmak günahtır,iftirayı taşımak da günahtır.İftirayı taşıyan kişi doğruluğuna emin olmadığı şeyi taşır.İftira 1400 sene önce de atılmış olsa da iftirayı taşımak günahtır.Hiç çekinmeden ben peygamberimize atılmış her türlü iftirayı taşıyabilirim diyorsan kendin bilirsin.Günahın kendi boynunadır.
Sen sözümü dinle;ibadetlerini yerine getir ve her akşam Kuran’dan okuyabildiğin kadar okumaya çalış.Bizim kendisinden sorumlu tutulacağımız kitap Kuran, başka kitaplar değil.
Özellikle güneşin doğmasına yakın sabah namazına kalk ve namazdan sonra samimi bir kalple “Rabbim beni üzerine nimet verdiklerinin yoluna ilet,gazaba uğramışların ve sapıtmışlarınkine değil.” Diye dua et.Sabah namazı şahittir.Bunu hiçbir zaman unutma.
Kuran okuduğun müddetçe de sabırlı ol ve Allah’ın rızasını kazanmak için sadaka vermeye de gayret et.Verdiğin her sadakanın karşılığını muhakkak bulursun.
Sen ilk olarak Kuran’ı oku öğrenmeye çalış.Kuran’ı iyice anla, daha sonra diğer kaynaklara bakacaksan kendin bilirsin.Melek kardeşim yeter ki sen doğru yolda ol,hidayet üzere ol bu durumda sapıtmış olan hiç kimse sana zarar veremez.Ben sapıtmış olsam ben de sana zarar veremem.
Sen Kuran’ı baştan sona oku, öğren daha sonra bu sitede tartışmaya gireceksen gir.Bir süre uzak dur bu siteden.Söylediğim dini yazılar sitesine de bak; insanlar Kuran’la nasıl hükümler veriyor bak.Orda takıl biraz.
Arkadaşım Allah yolunda mücadele etmenin de koşulları vardır.Düşünüp araştırma yapmadan yazı yazılmaz.
Özellikle tartışmaya girersen de; Allah hakkında bilmediğin şeyler söylememeye gayret etmek gerekir.Şeytanın isteğidir bu.Mücadele edeyim derken şeytana uymamak gerekir.Günahtır bu.Mücadele durumunda da olsan Allah’a saygıyı bırakmamak gerekir.
De ki: Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi, Allah'a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.(Araf 33)
Allah hakkında bilmediği şeyler söylemek pek çok din adamının da yaptığı bir şeydir.Her konuda dikkatli ol.
Sana öğüt vermeye çalışıyorum sadece.İnşallah öğütlerim fayda verir.İnşallah hidayet üzere bir kul olursun.

kaanuni
01-02-2011, 23:18
Dünyanın güneşe olan mesafesi tesadüfen dünyadaki hayata olanak sağlayacak mesafede.

Dinciler neden ısrarla tesadüf diye tuttururlar. Görebildiğimiz kadarıyla evrende 200 ile 400 milyar arası galaksi var. Her birinde ortalama 100 milyar ile 500 milyar arası yıldız var. Düşük rakkamları alalım ve çarpalım. Sonuç evrenimizdeki en az yıldız sayısı, yani 20.000.000.000.000.000.000.000. Bu yıldızların en az bir tanesin etrafında yaşama elverişli bir gezegen olmasına tesadüf denmez ki. Evrende yıldız olduğu kadar miktarda sayısal lotto oynasanız olasılık hesaplarına göre yaklaşık 1,428 katrilyon kere (1.428.000.000.000.000) kazanmış olmanız beklenir. Bir olayın ihtimalinin düşük olması onu imkansız kılmaz. Öyle olsaydı yaklaşık 14 milyonda bir olasılığı olan sayısalı kimse kazanmazdı.

Diğer yazdıklarınız çoğu şey de zaten dünyanın konumu ve kompozisyonu nedeniyle ortaya çıkan şeyler. Siz ve sizin gibi dinci insanlar dışında kimse de zaten tesadüf demiyor. Fizik kuralları var onlara bağlıyoruz. Tesadüf demek sizin uydurduğunuz bir saçmalık. Yaptığınıza straw man falacy* (veya çarptırma) denir.

* bkz http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=straw%20man

_melek_
02-02-2011, 02:18
Selam sayın Melek;

Peygamberimiz’in hadis yazımına izin vermediğini, kendi sözlerinin yazımını yasakladığını hadisçiler bile kabul etmektedir. En doğru kabul edilen iki hadis kitabından biri olan Müslim’de ve Hanbeli mezhebinin kurucusu İbni Hanbel’in Müsned’inde şu hadisi rivayet ederek Peygamber’in kendi sözlerinin yazımını yasakladığını kabul ederler. “Benden Kuran dışında hiçbir şey yazmayın. Kim benden Kuran dışında bir şey yazmışsa imha etsin.” (Müslim, Sahihi Müslim Kitab-ı Zühd, Hanbel, Müsned 3/12, 21, 33) Darimi’deki hadis ise şöyledir: “Sahabe Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için izin istediler. Ancak onlara izin verilmedi.”(Darimi, es-Sünen) El Hatib’teki hadis şöyledir: “Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve yazdığınız şey nedir? dedi. Senden işittiğimiz hadisler (sözler) dedik. Hz. Peygamber Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.” (El Hatib, Takyid, sayfa 33) Tirmizi’den de bunu öğrenebiliriz: “Allah elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.” (Tirmizi, es-Sünen, K. İlm, sayfa 11)

“(Allah) Dilediğine hikmet verir. Hikmet verilene, pek çok hayır verilmiştir. Bunu ise ancak akıl sahipleri anlar.” (Bakara 269)
Melek kardeşim bazı İslam bilginleri dediğin kişilerin hikmet kelimesinin sünnet anlamında olduğunu belirtmeleri bir zandan ibarettir.Ayette Allah dilediğine hikmet verir diye belirtilmiş.Hikmet sadece peygamberlere özgü bir şey değildir.Hikmetin ne olduğu konusunda bilgim var ama anlatmam.Burada anlatamam en azından.
Rasulullahtan şöyle rivayet edilmiştir:bana kitap (kuran) ve birde onunla birlikte,onun gibisi (sünnet)verildi"
Sonra onu(Kuran’ı) açıklamak da bize aittir.(Kıyame 19)
"O (peygamber) hevasından konuşmaz;onun sözleri,kendisine indirilmiş vahiyden başkası değildir."(en-necm,:3-4)
Ayette senin de belirttiğin gibi peygamberimizin sözleri(dinle ilgili) vahiyden başkası değildir.İletmesi gereken vahyi iletmiştir.Açıklanması Allah’a aittir.
Arkadaşım peygamberimizin hadis yazımını yasakladığı hadislere ne diyeceksin?Hadislerin bazıları Kuran’a uyabilir ama hiçbir hadisin peygamberimizin ağzından çıktığına emin olamazsın.Kuran’ın değişmediği konusunda Rabbimiz bizlere belirttiği için eminiz.Normal, imanlı ve okuyan bir insan Kuran’ın insan kelamı olamayacağını çok rahat anlayabilir.
Mantık olarak düşündüğümüz zaman bizler hiçbir hadisin peygamberimizin ağzından çıktığından kesinkes emin olamayız.Hadislerin doğru olup olmadıklarını bilmiyoruz.Ben Kuran’la bağdaştırmaya çalıştığımda hadislerin büyük çoğunluğunun iftira olduğunu görüyorum.
Bir şeyin doğruluğundan emin olmadığımızda ne yapmamız gerektiği konusunu Kuran bizlere bildiriyor.
Bilmediğin şeyin ardından gitme! Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur. (İsra 36)
Arkadaşım dinimizde iftira atmak günahtır,iftirayı taşımak da günahtır.İftirayı taşıyan kişi doğruluğuna emin olmadığı şeyi taşır.İftira 1400 sene önce de atılmış olsa da iftirayı taşımak günahtır.Hiç çekinmeden ben peygamberimize atılmış her türlü iftirayı taşıyabilirim diyorsan kendin bilirsin.Günahın kendi boynunadır.
Sen sözümü dinle;ibadetlerini yerine getir ve her akşam Kuran’dan okuyabildiğin kadar okumaya çalış.Bizim kendisinden sorumlu tutulacağımız kitap Kuran, başka kitaplar değil.
Özellikle güneşin doğmasına yakın sabah namazına kalk ve namazdan sonra samimi bir kalple “Rabbim beni üzerine nimet verdiklerinin yoluna ilet,gazaba uğramışların ve sapıtmışlarınkine değil.” Diye dua et.Sabah namazı şahittir.Bunu hiçbir zaman unutma.
Kuran okuduğun müddetçe de sabırlı ol ve Allah’ın rızasını kazanmak için sadaka vermeye de gayret et.Verdiğin her sadakanın karşılığını muhakkak bulursun.
Sen ilk olarak Kuran’ı oku öğrenmeye çalış.Kuran’ı iyice anla, daha sonra diğer kaynaklara bakacaksan kendin bilirsin.Melek kardeşim yeter ki sen doğru yolda ol,hidayet üzere ol bu durumda sapıtmış olan hiç kimse sana zarar veremez.Ben sapıtmış olsam ben de sana zarar veremem.
Sen Kuran’ı baştan sona oku, öğren daha sonra bu sitede tartışmaya gireceksen gir.Bir süre uzak dur bu siteden.Söylediğim dini yazılar sitesine de bak; insanlar Kuran’la nasıl hükümler veriyor bak.Orda takıl biraz.
Arkadaşım Allah yolunda mücadele etmenin de koşulları vardır.Düşünüp araştırma yapmadan yazı yazılmaz.
Özellikle tartışmaya girersen de; Allah hakkında bilmediğin şeyler söylememeye gayret etmek gerekir.Şeytanın isteğidir bu.Mücadele edeyim derken şeytana uymamak gerekir.Günahtır bu.Mücadele durumunda da olsan Allah’a saygıyı bırakmamak gerekir.
De ki: Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi, Allah'a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.(Araf 33)
Allah hakkında bilmediği şeyler söylemek pek çok din adamının da yaptığı bir şeydir.Her konuda dikkatli ol.
Sana öğüt vermeye çalışıyorum sadece.İnşallah öğütlerim fayda verir.İnşallah hidayet üzere bir kul olursun.


tavsiyeleriniz için teşekkür ederim,bazı konularda hem fikiriz.Vahiy sorgulanıyor.Allah'ın emri sorgulanr mı hiç,neden haram neden helal diye."Allah Rasulü s.a.s buyuruyor;İçki ilaç değildir.bilakis hastalıktır.Şifayı,size haram kıldığı şeylerde yaratmamıştır."böyle tartışmlar müslüman için oldukça anlamsız ve tehlikelidir.Bunun farkındayım.Aslında en başında bu tür tartışmalara girmeyi hedeflememiştim.Nifakı insan nifaktan uzak durmak için tanımalıdır.Bende bunun gibi Ateist düşünce yapısını,insana doğaya canlıya bakış açısını merak ettim sadece.dinlemek istiyorum dinledikçe tanıyorum.başkalarını anlamanın en iyi yolu dinlemektir.

Peygamberimiz döneminde sözlü kültürün yaygınlığı nedeniyle ezber metodu,hadisleirn korunmasında önemli bir role sahip olmuştur.Kuranla karışabileceği endişesiyle Peygamberimiz tebiliğinin ilk yıllarında hadislerin yazılmamasını yazılanların ise imha edilmesini istemiştir.bununla birlikte daha sonra Peygamberimiz hadislerin yazıyla kayıt altına alınmasına izin vermiş ve bazı sözlerini bizzat kendisi yazdırmıştır.Kuran-ı kerimde emredilen birçok ibadetin nasıl yerine getirileceğiyle ilgili olarak Hz. Peygamberin yaptığı uygulamalar bağlayıcıdır.örn. Kuaran-ı Kerimde namazı eksiksiz şartlarına göre kılın...buyrulur.Fakat namazın nasıl kılnacağı kaç rekat olduğu ayrıntlarıyla açıklanmaz.Peygamberimiz namazı benden gördğünüz gibi kılınız.buyurmuş ve namazın ne şekilde kılınacağını uygulamasıyla göstemiştir.Kuranla bir çelişkisi varsa zaten o hadis kabul edilemez.Sahabiler Hz. Peygambere isnat edilen rivayetleri kabul ederken oldukça titiz davranmışlardır.birde Peygamberimizin hadisleri yazmayın sözüne inanıyorsunuz fakat sonradan yazmasına müsaade ettiğine inanmıyorsunuz.hadisileri tümden reddediyorsanız onada inanmamanız gerekiyor güvenilir hadisler haricindekileri reddediyorsanız Kuanla çelişkli,akla ve mantığa uymayan hadisleri zaten kimse kabul etmiyor.

_melek_
02-02-2011, 02:25
[QUOTE=kaya19;361374]Selam sayın Melek;

Peygamberimiz’in hadis yazımına izin vermediğini, kendi sözlerinin yazımını yasakladığını hadisçiler bile kabul etmektedir. En doğru kabul edilen iki hadis kitabından biri olan Müslim’de ve Hanbeli mezhebinin kurucusu İbni Hanbel’in Müsned’inde şu hadisi rivayet ederek Peygamber’in kendi sözlerinin yazımını yasakladığını kabul ederler. “Benden Kuran dışında hiçbir şey yazmayın. Kim benden Kuran dışında bir şey yazmışsa imha etsin.” (Müslim, Sahihi Müslim Kitab-ı Zühd, Hanbel, Müsned 3/12, 21, 33) Darimi’deki hadis ise şöyledir: “Sahabe Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için izin istediler. Ancak onlara izin verilmedi.”(Darimi, es-Sünen) El Hatib’teki hadis şöyledir: “Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve yazdığınız şey nedir? dedi. Senden işittiğimiz hadisler (sözler) dedik. Hz. Peygamber Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.” (El Hatib, Takyid, sayfa 33) Tirmizi’den de bunu öğrenebiliriz: “Allah elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.” (Tirmizi, es-Sünen, K. İlm, sayfa 11)

“(Allah) Dilediğine hikmet verir. Hikmet verilene, pek çok hayır verilmiştir. Bunu ise ancak akıl sahipleri anlar.” (Bakara 269)
Melek kardeşim bazı İslam bilginleri dediğin kişilerin hikmet kelimesinin sünnet anlamında olduğunu belirtmeleri bir zandan ibarettir.Ayette Allah dilediğine hikmet verir diye belirtilmiş.Hikmet sadece peygamberlere özgü bir şey değildir.Hikmetin ne olduğu konusunda bilgim var ama anlatmam.Burada anlatamam en azından.
Rasulullahtan şöyle rivayet edilmiştir:bana kitap (kuran) ve birde onunla birlikte,onun gibisi (sünnet)verildi"
Sonra onu(Kuran’ı) açıklamak da bize aittir.(Kıyame 19)
"O (peygamber) hevasından konuşmaz;onun sözleri,kendisine indirilmiş vahiyden başkası değildir."(en-necm,:3-4)
Ayette senin de belirttiğin gibi peygamberimizin sözleri(dinle ilgili) vahiyden başkası değildir.İletmesi gereken vahyi iletmiştir.Açıklanması Allah’a aittir.
Arkadaşım peygamberimizin hadis yazımını yasakladığı hadislere ne diyeceksin?Hadislerin bazıları Kuran’a uyabilir ama hiçbir hadisin peygamberimizin ağzından çıktığına emin olamazsın.Kuran’ın değişmediği konusunda Rabbimiz bizlere belirttiği için eminiz.Normal, imanlı ve okuyan bir insan Kuran’ın insan kelamı olamayacağını çok rahat anlayabilir.
Mantık olarak düşündüğümüz zaman bizler hiçbir hadisin peygamberimizin ağzından çıktığından kesinkes emin olamayız.Hadislerin doğru olup olmadıklarını bilmiyoruz.Ben Kuran’la bağdaştırmaya çalıştığımda hadislerin büyük çoğunluğunun iftira olduğunu görüyorum.
Bir şeyin doğruluğundan emin olmadığımızda ne yapmamız gerektiği konusunu Kuran bizlere bildiriyor.
Bilmediğin şeyin ardından gitme! Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur. (İsra 36)
Arkadaşım dinimizde iftira atmak günahtır,iftirayı taşımak da günahtır.İftirayı taşıyan kişi doğruluğuna emin olmadığı şeyi taşır.İftira 1400 sene önce de atılmış olsa da iftirayı taşımak günahtır.Hiç çekinmeden ben peygamberimize atılmış her türlü iftirayı taşıyabilirim diyorsan kendin bilirsin.Günahın kendi boynunadır.
Sen sözümü dinle;ibadetlerini yerine getir ve her akşam Kuran’dan okuyabildiğin kadar okumaya çalış.Bizim kendisinden sorumlu tutulacağımız kitap Kuran, başka kitaplar değil.
Özellikle güneşin doğmasına yakın sabah namazına kalk ve namazdan sonra samimi bir kalple “Rabbim beni üzerine nimet verdiklerinin yoluna ilet,gazaba uğramışların ve sapıtmışlarınkine değil.” Diye dua et.Sabah namazı şahittir.Bunu hiçbir zaman unutma.
Kuran okuduğun müddetçe de sabırlı ol ve Allah’ın rızasını kazanmak için sadaka vermeye de gayret et.Verdiğin her sadakanın karşılığını muhakkak bulursun.
Sen ilk olarak Kuran’ı oku öğrenmeye çalış.Kuran’ı iyice anla, daha sonra diğer kaynaklara bakacaksan kendin bilirsin.Melek kardeşim yeter ki sen doğru yolda ol,hidayet üzere ol bu durumda sapıtmış olan hiç kimse sana zarar veremez.Ben sapıtmış olsam ben de sana zarar veremem.
Sen Kuran’ı baştan sona oku, öğren daha sonra bu sitede tartışmaya gireceksen gir.Bir süre uzak dur bu siteden.Söylediğim dini yazılar sitesine de bak; insanlar Kuran’la nasıl hükümler veriyor bak.Orda takıl biraz.
Arkadaşım Allah yolunda mücadele etmenin de koşulları vardır.Düşünüp araştırma yapmadan yazı yazılmaz.
Özellikle tartışmaya girersen de; Allah hakkında bilmediğin şeyler söylememeye gayret etmek gerekir.Şeytanın isteğidir bu.Mücadele edeyim derken şeytana uymamak gerekir.Günahtır bu.Mücadele durumunda da olsan Allah’a saygıyı bırakmamak gerekir.

mücerred
02-02-2011, 16:18
kaya19;361374]Selam sayın Melek;

Peygamberimiz’in hadis yazımına izin vermediğini, kendi sözlerinin yazımını yasakladığını hadisçiler bile kabul etmektedir. En doğru kabul edilen iki hadis kitabından biri olan Müslim’de ve Hanbeli mezhebinin kurucusu İbni Hanbel’in Müsned’inde şu hadisi rivayet ederek Peygamber’in kendi sözlerinin yazımını yasakladığını kabul ederler. “Benden Kuran dışında hiçbir şey yazmayın. Kim benden Kuran dışında bir şey yazmışsa imha etsin.” (Müslim, Sahihi Müslim Kitab-ı Zühd, Hanbel, Müsned 3/12, 21, 33) Darimi’deki hadis ise şöyledir: “Sahabe Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için izin istediler. Ancak onlara izin verilmedi.”(Darimi, es-Sünen) El Hatib’teki hadis şöyledir: “Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve yazdığınız şey nedir? dedi. Senden işittiğimiz hadisler (sözler) dedik. Hz. Peygamber Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.” (El Hatib, Takyid, sayfa 33) Tirmizi’den de bunu öğrenebiliriz: “Allah elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.” (Tirmizi, es-Sünen, K. İlm, sayfa 11)

O begenmedigimiz hadisler kuranı açıklamak için birinci dereceden başvuru kaynagıdır,dinin uygulayıcıları için.
Muhammed Peygamber kendi sözlerinin yazımını yasaklamış oldugu söylenir.
Bu Peygamber kendi sözlerinin yazımını yasaklarken
23 yılda tamamlandıgı iddia edilen ayetleri bir kitap halinde toparlamayı nasıl akledememiştir.
Bu yüzden Ömerin ayetleri bir kitap haline getirelim önerisine Ebubekirin Peygamberin yapmadıgını biz nasıl yaparız sözlerini hatırlatırım size.

Eger Muhammed Peygamber Arap yarım adası yerine iranda yaşamış olsaydı.
Onun bütün sözleri kaydedilirdi.Onunla beraber onun ardıllarının,sahabelerinin de sözleri kaydedilirdi neden biliyormusunuz?
O dönem arap yazılı kültür daha çok ilkel ,Farslılar yazılı kültür anlamında araplardan fersah fersah , ilerde.
Şöyle bir sonuç çıkarabiliriz.Muhammed Peygamber dogru bir seçim olmuş olsada Allah iran yerine arab yarım adasını seçerek cografi bir hata yapmıştır.

Peygamberin ölümünden ne kadar sonra kuran ayetlerinin toparlanması ile ilgili komisyon kurulmuştur?

Basic
03-02-2011, 16:03
tavsiyeleriniz için teşekkür ederim,bazı konularda hem fikiriz.Vahiy sorgulanıyor.Allah'ın emri sorgulanr mı hiç,neden haram neden helal diye."Allah Rasulü s.a.s buyuruyor;İçki ilaç değildir.bilakis hastalıktır.Şifayı,size haram kıldığı şeylerde yaratmamıştır."böyle tartışmlar müslüman için oldukça anlamsız ve tehlikelidir.
...


Şifayı,size haram kıldığı şeylerde yaratmamıştır.

Sn Melek;

Bu hadis hakkinda iki sey söylenebilir.

Bir: Bu hadis yanlistir.(Yalan veya uydurma hadis)

Iki: Peygamber bir seyden anlamiyor.(Yani kafadan salliyor.)

Birinci secenegi kabul edersek, eyvallah!

Ikincisine gelince;

Şifayı,size haram kıldığı şeylerde yaratmamıştır.

Bugun, bilindigi gibi "TiP 1" diye adlandirilan seker(diyabet) hastalari, düzenli olarak insulin kullanmak zorundalar. Bu insulin hormonu da inek, domuz vs. gibi hayvanlardan saglanir.(alinir) Simdi Kur'an'da haram denilen hayvanda(domuz) sifa vardir. Yani domuzun insulininden faydalanmayan diyabet hastasi, saglikli bir metabolizmaya sahip olamaz. Zamanla vücüdu yipranir ve cesitli organlarini kaybeder(Göz, böbrek, ayaklar vs. gibi)

Ayni cizgi üzerinden gidersek; Kur'an'da bal, sifa ve helaldir. Ver bakalim bir kasik bal seker(diyabet) hastasina, ne olacak?

kaya19
03-02-2011, 18:26
kaya19;361374]Selam sayın Melek;

Peygamberimiz’in hadis yazımına izin vermediğini, kendi sözlerinin yazımını yasakladığını hadisçiler bile kabul etmektedir. En doğru kabul edilen iki hadis kitabından biri olan Müslim’de ve Hanbeli mezhebinin kurucusu İbni Hanbel’in Müsned’inde şu hadisi rivayet ederek Peygamber’in kendi sözlerinin yazımını yasakladığını kabul ederler. “Benden Kuran dışında hiçbir şey yazmayın. Kim benden Kuran dışında bir şey yazmışsa imha etsin.” (Müslim, Sahihi Müslim Kitab-ı Zühd, Hanbel, Müsned 3/12, 21, 33) Darimi’deki hadis ise şöyledir: “Sahabe Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için izin istediler. Ancak onlara izin verilmedi.”(Darimi, es-Sünen) El Hatib’teki hadis şöyledir: “Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve yazdığınız şey nedir? dedi. Senden işittiğimiz hadisler (sözler) dedik. Hz. Peygamber Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.” (El Hatib, Takyid, sayfa 33) Tirmizi’den de bunu öğrenebiliriz: “Allah elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.” (Tirmizi, es-Sünen, K. İlm, sayfa 11)

O begenmedigimiz hadisler kuranı açıklamak için birinci dereceden başvuru kaynagıdır,dinin uygulayıcıları için.
Muhammed Peygamber kendi sözlerinin yazımını yasaklamış oldugu söylenir.
Bu Peygamber kendi sözlerinin yazımını yasaklarken
23 yılda tamamlandıgı iddia edilen ayetleri bir kitap halinde toparlamayı nasıl akledememiştir.
Bu yüzden Ömerin ayetleri bir kitap haline getirelim önerisine Ebubekirin Peygamberin yapmadıgını biz nasıl yaparız sözlerini hatırlatırım size.

Eger Muhammed Peygamber Arap yarım adası yerine iranda yaşamış olsaydı.
Onun bütün sözleri kaydedilirdi.Onunla beraber onun ardıllarının,sahabelerinin de sözleri kaydedilirdi neden biliyormusunuz?
O dönem arap yazılı kültür daha çok ilkel ,Farslılar yazılı kültür anlamında araplardan fersah fersah , ilerde.
Şöyle bir sonuç çıkarabiliriz.Muhammed Peygamber dogru bir seçim olmuş olsada Allah iran yerine arab yarım adasını seçerek cografi bir hata yapmıştır.

Peygamberin ölümünden ne kadar sonra kuran ayetlerinin toparlanması ile ilgili komisyon kurulmuştur?


Muhakkak ki O'nun toplanması ve okunması Bize aittir.(Kıyame 17)
O hâlde, biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşuna uy.(Kıyame 18)
Sonra onu açıklamak da bize aittir.(Kıyame 19)

Bu ayetlerden anlaşıldığı üzere Kuran’ın toplanması ve okutulması Allah’a aittir.Peygamberimize toplamak gibi bir görev verilmemiştir.

O dönemdeki toplumların durumlarını ben bilemem.Toplanması için belki de insan şeklinde bir melek de gönderilmiş olabilir.Ne şekilde kim tarafından toplandığı beni bağlamaz.Sadece toplandığını bilirim.

Benim düşüncemde tarihi tarihçiler yazar.Bu da arzularına nasıl geliyorsa o şekilde olabilir büyük ihtimal.Olduğu gibi aktaran da olabilir.Farklı şekillerde aktaran da olabilir.

Ben geçmiş konusunda ancak Rabbimin bana bildirdiği kadarını bilirim.Kuran’ın dışındaki kaynaklardan gelen rivayetler beni bağlamaz.

Ben hadisleri tümden reddettiğimi Melek’e zaten belittim.Ben hadisin birini kabul edip diğerini etmeme gibi bir durumda değilim.Gelen hadisin doğru yada yanlış olduğu beni ilgilendirmez.Hadislerin bağlayıcı bir özelliği yok benim için.

Benim için tek hüküm kaynağı Kuran’dır.Ben Kuran’ı hadislere süzgeç olsun diye okumam.Hüküm vermek için okurum.
Melek’ten Alıntı;
Rasulullah Allah'tan aldığı vahyi yanlızca insanlara aktarmakla kalmamış,aynı zamanada onları açıklamış ve kendi hayatındada tatbik ederek müşahhas örnekler haline getirmiştir.Bu nedenle ona yaşayan Kuran'da denilmiştir.İslam bilginleri genellikle,dini konularla ilgili hadislerin Allah tarafından Hz. Peygambere vahyedilmiş olduklarını kabul ederler.Delil olarak ta,"O (peygamber)kendiliğinden konuşmaz;onun sözleri,kendisine indirilmiş vahiyden başkası değildir."(en-necm,:3-4)ayetini ileri sürerler.

Nem suresinin 4. ayetinde “O yalnızca vahyolununan vahiydir.” yazıyor.Ve “O” kelimesiyle bahsedilen Kuran.Peygamberimize iki tane kitap indirilmemiştir.Tek bir kitap indirilmiştir;O da Kuran’dır.Sen hadis kitaplarını ayet hükmünde dinle ilgili kitaplar olarak kabul edersen peygamberimize 2 kitap indirildi demiş olursun.

Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, fasık olanlardır. (MAİDE 47)

Peygamberimiz hangi kitapla hükmetmek zorunda?.Sadece ve sadece Kuran’la hükmetmek zorundadır.İkinci bir kitap var diyorsan kendin bilirsin.İkinci bir kitap yok diyorsan ve hadisleri hüküm kitabı olarak kabul ediyorsan.Ve hadislerle hüküm veriyorsan.Sen kendin zalimlerdensindir.
Peygamberimiz altını hangi kitaptan erkeklere haram kıldı?
İbadetlerimi ne şekilde yaptığımı ayetle anlattım.
Ayrıca peygamberimiz Kuran’la hüküm veriyorsa rivayet edilen hadislerde şöyle denmesi gerekir.Peygamberimizin bir hadis aktarırken sözüne dayanak kıldığı ayeti belirtmesi gerekir.Peygamberimizin kaç tane hadiste “Şu ayet gereğince bu konu bu şekildedir.” demiştir?Peygamberimizin görevinin ne olduğunu ben ayetlerle anlattım.

Benim ayetlerle hüküm verdiğim konularda,benim hükmümün karşısına bir hadis konuyor.Hadis gereğince verdiğim hüküm kabul görmüyor.Tek bir ayetle de hüküm vermiyorum.Hükmümde bir çok ayeti dayanak gösteriyorum.Karşıma bir hadis konuyor,sonrasında da karşımdaki kişi hiçbir ayetten dayanak göstermeden “Allah şöyle yapıyor,böyle yapıyor.” Diyor.Yani Allah hakkında bilmediği şeyler söylüyor.Gayba taş atıyor.Allah hakkında bilmediğimiz şeyler söylememiz de bizlere haram.

Kuran’dan verdiğim hükümler mezhep imamlarının, alim dediğin kişilerin hükümlerine ters düşüyor.Ayetler tercih edilmiyor, mezhep imamları tercih ediliyor,hadisler tercih ediliyor.Ayetler hükümsüz kabul ediliyor.Hükümsüz kabul etmek de bir şekilde ayeti inkardır, yalan saymaktır.

Kuran’a sıkı sıkıya bağlı birisiyim.Nerdeyse her gün okurum.Ve ben yalnızca Allah’ın indirdiğiyle hüküm verdiğim ve hadisleri kabul edip hadislerle hüküm vermediğim için bazı çevrelerce imansız kabul ediliyorum.

AerA
03-02-2011, 19:34
Sayın AerA

Arkadaşım sizin inancınıza göre güneş tesadüfen meydana gelmiş,dünya tesadüfen meydana gelmiş,ay tesadüfen meydana gelmiş.Dünyanın güneşe olan mesafesi tesadüfen dünyadaki hayata olanak sağlayacak mesafede.
................
................
Arkadaşım amma da çok tesadüfe inanıyorsunuz.

Esen Kalınız.

Değerli kaya19 ;

Ben inanmıyorum... Yazdıklarınızın tamamı, şahsıma ait olmayan, beni ilgilendirmeyen söylemler... Hal böyle iken neden bana mal edip, çamur atıyorsunuz?

Tesadüfe inanmak mı? Ben sebebini "BİL" mediğimi düşünüyorum... Ya siz?

Arkadaşım amma da çok "Çamur Hikayeleri" ne inanıyorsunuz...:dance:

Lütfen kendi kendiize gelin-güvey olup, sonrasında gelinliğinizi ve güveyliğinizi başkasına yamamayınız. Mazallah (!) toplum içerisinde de yaparsınız, recm ederler :bored:

Sayın AerA

Farklı özellikleri olan 7 kat gök de tesadüfen meydana gelmiş.Ayrıca bu 7 kat gök yüzünün güneşten dünyaya gelen ve canlılığa zarar veren ışınları engelleme özelliği tesadüfen meydana gelmiş.

Ne kadar sığ ve bilinçsiz bir insan taklidi yapmaktasınız, farkında mısınız?

Gökler 7 kat demek... İsterseniz fiziksel ve kimyasal özellikleri farklı 70 katada ayrılır. Ama atmosfer, gök değil... "Gök" eskilerin cahillinden ibarettir. Herşey bir tarafa hiç stratosfer uçağı diye bir şy duymadınız mı? Alt-Orta ve Üst olmak üzere 3 çeşitler... Demekki sırf stratosfer bile aslında 3 katmış... :)

"Bilmediğiniz" konularda sırf "inancınızla" ahkam kesmeyin...

Sizin inanç sisteminiz tesadüfe inanmaktan başka bir şey değil.Yaradanın varlığına inanmamak için tesadüflere inanmak kolayınıza geliyor herhalde.

Benim inandığım bir şey yok ve cehaletiniz göz boyuyor... İnsanlık 1 milyonun üzerinde Tanrı kurgulamıştır. Hal böyle iken sizin Tanrınızın gerçek Tanrı olma olasılığı, 1/1000000 dan daha küçük... İşte gerçek tesadüf :) Bir kere olsun iğneyi kendinize, çuvaldızı başkasına batırınız...

Deistlik de ayrı bir dal herhalde.Her canlının farklı genetik yapıları olduğunu bilmek,her şeyi en ince şekilde hesap etmiş bir güç olduğuna inanmak ama bu gücün her şeyi amaçsız yarattığını düşünmek.Bu kadar hesap kitapla yaratan bir gücün amaçsız yarattığını düşünmek mantıklı değildir. Amaçsız yaratılış inancı da mantıklı değil bence.

Sakat doğan çocuklar, Mükemmel Tasarımın bir amacı olmadığını gözler önüne serer sanki, ama görene.. İnançlar zaten kör kişinin ışığı değilmidir? :)

İnanmaktan bahset dediniz ben de öncelikle sizin inançlarınızdan bahsettim.

Şarlatanlık yaptınız ve kaçak oynadınız... Bunlar benim inançlarım değil ki :)

Siz diyeceksiniz ki tesadüfen Muhammed diye birisi çıktı,tesadüfen Kuran’ı bizlere aktırdı.Tesadüfen Muhammed çok zeki birisiydi ve Kuran’ın benzeri bir kitap yazılamıyor.

Muhammed diye birisi çıktı, 20 nini üzerinde kadınla evlendi... Hatta Tanrısı onun evlenmesinde sakınca olmayan kadınların listesini ayet ayet indirdi, ganimetlerden alacağı payı bile ayete bağlayarak konumunu sağlamlaştırdı. Lakin bu Tanrı ikide bir fikir değiştirerek ayetleri Nesh etti v.b. Hal böyle iken derim ki, Muhammed gerçekten çok zekiydi ve binlerce insanı kandırdı... Kendi gündelik siyasetinin eseri olan bir kitapla :)... Kuran gibisi yazılamıyor mu? Komik olmayın ve aşağıda ki ayeti okuyun :

"Bilmek" ve "İnanmak" arasındaki farkı algılayamayanlar ne kötü haldedirler. Onlara bu Dünyadada, olmayan diğer dünyadada akıl ihsan edilmemiştir... (Makara 118 : İhanet Tefsiri)

Yazılamaz mı? Bu mavallamı kandırdılar sizi? Allah(!) biliyor ya, siz Bulgaristan'dan arayan ve para isteyen kadınlara da para kaptırmışsınızdır... Şu sıralar çok moda ya hani... :)

Şarlatanlık yapıp, cami megafonlarından size anlatılanları gelipde bana mal etmeyiniz. Benim tesadüf ile işim olmaz. Benim ilk çağdan kalma, ne idiğü belirsiz karalamalara itikat etmek gibi işimde olamaz. Amacım "BİLMEK" dir, "İNANMAK" değil... Ya sizin?

Esen Kalınız

Basic
03-02-2011, 20:03
"Bilmek" ve "İnanmak" arasındaki farkı algılayamayanlar ne kötü haldedirler. Onlara bu Dünyadada, olmayan diğer dünyadada akıl ihsan edilmemiştir... (Makara 118 : İhanet Tefsiri)



"Bilmek" ve "İnanmak" arasındaki farkı algılayamayanlar ne kötü haldedirler. Onlara bu Dünyadada, olmayan diğer dünyadada akıl ihsan edilmemiştir... (Makara 118 : İhanet Tefsiri)

Hocam!

Gri ile renklendirdigim yeri, parantez icine almak gerekir diye düsünüyorum.

Altar_
03-02-2011, 21:03
sayın area kabul etmediğiniz, inanmadığınızı söylediğiniz bir kitabın peygamberinin özel hayatı ile ilgili olan ayet kısımlarını yazıp onların doğru olduğunu iddia etmek bir çelişki değil mi?...

ulpian
03-02-2011, 21:06
sayın area kabul etmediğiniz, inanmadığınızı söylediğiniz bir kitabın peygamberinin özel hayatı ile ilgili olan ayet kısımlarını yazıp onların doğru olduğunu iddia etmek bir çelişki değil mi?...

Hayır, değildir. Niye olsun ki? :)


(4) Eğer ateistsen, neden ''Kuran'a göre ....'', ''Allah demiş ki,...'' şeklinde cümleler kuruyorsun?


Ne alaka! :)
Ateistler, bütün dinlerin ve İslam'ın da insan ürünü olduğu bilincindedir. Dolayısı ile Kuran'ın da insan sözü olduğu elbette ateistlerce bilinmektedir.

Fakat tartışabilmek, karşıt görüşün tutarsızlıklarını gösterebilmek için, elbette ki, karşıt görüşün aksiyomlarını -tartışma süresince- doğru olarak varsaymak meşrudur.

Yani örneğin bir ateist ''Ben Kuran'ın insan ürünü olduğunu düşünüyorum. Fakat bir an için varsayalım ki, Tanrı sözü. O zaman şu ayette Allah'ın şöyle demiş olması tuhaf değil mi?'' gibi bir soru sorabilir. Ama her defasında bu kadar açıklama yapmamak için -ve muhatablarının zekasına da güvenerek- kısaca ''Allah'ın bu ayette böyle demesi tuhaf değil mi?'' de diyebilir.

Buradan hareketle ''Vay efendim. Hani sen ateisttin. Nasıl olur da, şimdi Allah'tan, ayetten bahsedersin, sanki Kuran'ın gerçekten de Allah kelamı olduğunu kabul ediyormuş gibi?'' şeklinde bir itiraz gülünç olur.

Burada -muhatablarının zekasına ve anlayış kabiliyetine güvenildiği için- ''Ben inanmıyorum. Ama tartışma adına bir an için varsayalım ki, böyle...'' gibi bir ön-açıklamaya gerek görülmemiştir sadece, o kadar.

Altar_
03-02-2011, 21:17
bence çelişkidir ulpian...ben şimdi kendimi senin yerine koyuyorum ve ben bu kitaba kesinlik ile inanmıyorum desem..sonrada kitaptan bazı ayetleri alıp ee bak ama peygamber böle şeyler yapıyormuş diye örnek göstermek çelişkidir..inanmadığını doğru olmadığını iddia etiğin bir kitaptan sırf işine geliyor diye bazı ayetleri delil olarak göstermek pek masumane sayılmaz....

ulpian
03-02-2011, 23:19
bence çelişkidir ulpian...ben şimdi kendimi senin yerine koyuyorum ve ben bu kitaba kesinlik ile inanmıyorum desem..sonrada kitaptan bazı ayetleri alıp ee bak ama peygamber böle şeyler yapıyormuş diye örnek göstermek çelişkidir..inanmadığını doğru olmadığını iddia etiğin bir kitaptan sırf işine geliyor diye bazı ayetleri delil olarak göstermek pek masumane sayılmaz....

Yukarda açıklamaya çalışmıştım. Tekrar deniyeyim:

- Ben Kuran'a inanmıyorum. Birileri, muhtemelen de büyük kısmını Muhammed'in kendisi uydurmuştur, diyorum.

- Bir müslümanla tartışıyorum ve onun Kuran'da yazan her kelimenin Allah sözü olduğuna inandığını biliyorum.

- Buradan hareketle diyorum ki, ''bak senin mutlak doğru olarak kabul ettiğin kitapta Muhammed'in şöyle şöyle yaptığı söyleniyor. Dolayısıyla senin inancına göre Muhammed böyle şeyler yapmış. Buna ne dersin?''

Tabii dediğim gibi, muhatablarımızın zekasına güvenerek her defasında bu kadar açıklama yapmaya gerek duymuyor ve ''bak Kuran'a göre Muhammed şöyle yapmış'' diyoruz. Buradan Kuran'ı mutlak doğru olarak kabul ettiğimiz çıkmıyor. Sizin inancınızı baz alarak, sizin inancınıza göre mutlak doğru olan şeyleri soruyoruz ve eleştiriyoruz.

Daha net anlatamam sanırım. Yine de çelişki buluyorsanız, sizin sorununuz olsa gerek, diye düşünüyorum.

Altar_
04-02-2011, 00:20
ulpian sana kuran diye sunulan kağıt yapraklarından oluşan sayfalar kuran değildir..sen henüz gerçek kuran ile karşılaşmadın..o yüzdenn "bak peygamberiniz böyle yapıyordu" deme imkanın yok....ayrıca farz edelim bunu peygamber kendi kafasına göre yazdı, yahuu hiç insan kendisini zor durumda bırakacak bir ayeti yazarmı....
..ha birde muhatablarınızın zekası sizin yazdığınız cümlelerden yola çıkıp,sizin olası düşünce ve duygularınızın tezahürünü aynı cümlelerden farklı manalar çıkarmak itibari ile muhakeme edip,sizin cümleler ile ifade etmediğiniz halde olası bir ihtimal katarak düşüncelerinizi idrak edecek zeka seviyesinde olmayabilir..kusurumuza bakmayın, bu konuda biz sizin kadar ileri derecede zeka seviyesine henüz insanlık olarak ulaşamadık....

AerA
04-02-2011, 11:58
sayın area kabul etmediğiniz, inanmadığınızı söylediğiniz bir kitabın peygamberinin özel hayatı ile ilgili olan ayet kısımlarını yazıp onların doğru olduğunu iddia etmek bir çelişki değil mi?...

Değerli altar ;

Ulpian'da yanıtlamış zannedersem. Peygamberin özel yaşamını dillendiren ayetler kitapta mevcut. Ben kitapdaki mevcudiyeti üzerinden girerim diyaloğa.

Yanlış bir mantık kurmuşsunuz zaten. Misal; İsrailin dış politikasını eleştirirken, İsrailin dış politikalarının doğrulunu kabul ediyormusunuz? Elbetteki hayır. İsrailin dış politikası ortada ve bellidir. Eleştirene göre yanlıştırda...

Yukarıdaki hususda aynen böyle. Yanlıştır. Yanlış olan; peygamberin evlenip koynuna almasında sakınca olmayan kadınların listesinin "tüm insanlığa hitap ettiği söylenen" kutsal bir kitapda bulunmasıdır. Doğruluğunu kabul ettiğimiz şey ise, bunun kitapda bulunuyor olmasıdır.

ulpian sana kuran diye sunulan kağıt yapraklarından oluşan sayfalar kuran değildir..sen henüz gerçek kuran ile karşılaşmadın..

Gerçek Kuran derken, sahtesinide mi yapmışlar?

ayrıca farz edelim bunu peygamber kendi kafasına göre yazdı, yahuu hiç insan kendisini zor durumda bırakacak bir ayeti yazarmı....

Nesh (neş) diye bir olay var dostum. Zaten zırt pırt ayetler nesh edilmemiş mi? Hani şu Allahın daha ileriyi bilemeyip, günü kurtarmak için "A" dediği ama durum değişince fikir değiştirip "B" dediği hadiseler... Kendini zor durumda bırakmak mı? En kötüsü, hemen Allahı koşar gelir yardımına ve neş eder ilgili ayeti :) Etmedi mi?

Esen Kalınız.

_melek_
04-02-2011, 13:42
[/COLOR]
Nem suresinin 4. ayetinde “O yalnızca vahyolununan vahiydir.” yazıyor.Ve “O” kelimesiyle bahsedilen Kuran.Peygamberimize iki tane kitap indirilmemiştir.Tek bir kitap indirilmiştir;O da Kuran’dır.Sen hadis kitaplarını ayet hükmünde dinle ilgili kitaplar olarak kabul edersen peygamberimize 2 kitap indirildi demiş olursun.

Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, fasık olanlardır. (MAİDE 47)

Peygamberimiz hangi kitapla hükmetmek zorunda?.Sadece ve sadece Kuran’la hükmetmek zorundadır.İkinci bir kitap var diyorsan kendin bilirsin.İkinci bir kitap yok diyorsan ve hadisleri hüküm kitabı olarak kabul ediyorsan.Ve hadislerle hüküm veriyorsan.Sen kendin zalimlerdensindir.
Peygamberimiz altını hangi kitaptan erkeklere haram kıldı?
İbadetlerimi ne şekilde yaptığımı ayetle anlattım.
Ayrıca peygamberimiz Kuran’la hüküm veriyorsa rivayet edilen hadislerde şöyle denmesi gerekir.Peygamberimizin bir hadis aktarırken sözüne dayanak kıldığı ayeti belirtmesi gerekir.Peygamberimizin kaç tane hadiste “Şu ayet gereğince bu konu bu şekildedir.” demiştir?Peygamberimizin görevinin ne olduğunu ben ayetlerle anlattım.

Benim ayetlerle hüküm verdiğim konularda,benim hükmümün karşısına bir hadis konuyor.Hadis gereğince verdiğim hüküm kabul görmüyor.Tek bir ayetle de hüküm vermiyorum.Hükmümde bir çok ayeti dayanak gösteriyorum.Karşıma bir hadis konuyor,sonrasında da karşımdaki kişi hiçbir ayetten dayanak göstermeden “Allah şöyle yapıyor,böyle yapıyor.” Diyor.Yani Allah hakkında bilmediği şeyler söylüyor.Gayba taş atıyor.Allah hakkında bilmediğimiz şeyler söylememiz de bizlere haram.

Kuran’dan verdiğim hükümler mezhep imamlarının, alim dediğin kişilerin hükümlerine ters düşüyor.Ayetler tercih edilmiyor, mezhep imamları tercih ediliyor,hadisler tercih ediliyor.Ayetler hükümsüz kabul ediliyor.Hükümsüz kabul etmek de bir şekilde ayeti inkardır, yalan saymaktır.

Kuran’a sıkı sıkıya bağlı birisiyim.Nerdeyse her gün okurum.Ve ben yalnızca Allah’ın indirdiğiyle hüküm verdiğim ve hadisleri kabul edip hadislerle hüküm vermediğim için bazı çevrelerce imansız kabul ediliyorum.


Sayın Kaya 19;şu zalim,şu imansız tartışması yapmıyorum.İslam dini hükümlerin 2 kaynağı vardır.Bunlar Kuran ve Sünnettir.Ümmet olmanın ilk ve temel şartı sünnete uymaktır.Hiçbir kişi ve topluluk kendiliğinden din ortaya koyamaz,ibadet şeklini belirleyemez.İslam ancak sünnetle birlikte uygulanabilir.Kuran ancak sünnetin yardımıyla tam olarak anlaşılıp hayata geçirilebilir.Sünnet İslamın pratik örneğidir.İslam dinini en güzel şekilde açıklayan,yorumlayan,yaşayan Peygamberimizdir.Bizde bunu gözardı ederek Kuran-ı Kerimi kendimiz yorumlamaya,yaşamaya kalkarsak ibadetlerimiz nekadar tam itikadımız nekadar sağlam olabilirki.
Bir müslüman kendisine İslamiyet gibi yüce bir dini Kuran gibi nurlu bir rehberi getiren,dünyaya geliş gayesini öğreten ve ona ebedi bir saadeti müjdeleyen Peyagamberini sever.Fakat bu sevginin alameti sevilene benzemeyi,ona uymayı,itaat etmeyi ve onun razı olduğu şeyleri yapmayı gerektirir.Bu ancak Peygamberin sünnetini ihya etmek ve yaşamakla mümkündür.Allah'ı sevmek,onun razı olduğu şeyleri yapmaktır.Allahın razı olduğu hareket tarzı ise enh mükemmel şekilde Rasul-i Ekrem Efendimizde görülmüştür.Kuaran-ı Kerim'de "mhakkak ki Allahın Rasulünde sizin için en güzel örnek vardır"buyuran Cenabı Hak sevgili habibini her yönden en mükemmel sürette ve en ideal bir şekilde yaratmıştır.

Anlamadığım,anlaşamadığımız nokta,Peygamberin yoırumunun,ayetleri hayatında uygulayışının din hakkında hükünmlerin üzerine hüküm getirmek,yorumlamaya kalakmak sizce nekadar mantıklı nekadar doğru bir davranış olur.

Saygılar.........

_melek_
04-02-2011, 14:02
Şifayı,size haram kıldığı şeylerde yaratmamıştır.

Sn Melek;

Bu hadis hakkinda iki sey söylenebilir.

Bir: Bu hadis yanlistir.(Yalan veya uydurma hadis)

Iki: Peygamber bir seyden anlamiyor.(Yani kafadan salliyor.)

Birinci secenegi kabul edersek, eyvallah!

Ikincisine gelince;

Şifayı,size haram kıldığı şeylerde yaratmamıştır.

Bugun, bilindigi gibi "TiP 1" diye adlandirilan seker(diyabet) hastalari, düzenli olarak insulin kullanmak zorundalar. Bu insulin hormonu da inek, domuz vs. gibi hayvanlardan saglanir.(alinir) Simdi Kur'an'da haram denilen hayvanda(domuz) sifa vardir. Yani domuzun insulininden faydalanmayan diyabet hastasi, saglikli bir metabolizmaya sahip olamaz. Zamanla vücüdu yipranir ve cesitli organlarini kaybeder(Göz, böbrek, ayaklar vs. gibi)

Ayni cizgi üzerinden gidersek; Kur'an'da bal, sifa ve helaldir. Ver bakalim bir kasik bal seker(diyabet) hastasina, ne olacak?


Buhari Sahihinde İbn-i mesut 'dan şöyle nakleder;Allah sizin şfanızı size haram kıldığı şeylerde yaratmamıştır.hadisi Ebu Davut ve tirmizi rivayet etmişlerdir.Müslimin sahihinde Tarık ibn-i Süveyde'l Hadramiden şöyle rivayet edilir,

Dedim ki:Ey Allahın elçisi,bizim torağımızda üzümler var,biz onları sıkıyoruz,ondan içelim mi?

Peygamber efendimiz'de;"hayır" buyurdular

Tekrar Peygamberimize danıştım ve dedim ki:biz hastayı tedavide kullanıyoruz,

O bana dediki:bu kullandığınız şifa değil,aksine derttir.

Diyosunuz ki; domuz eti haram ama tedavi amaçlada kullanılıyor,

Şeker vb.maddeler helal fakat tükedildiğinde şeker hastalarında ölüme dahi yol açıyor.

Bende diyorum ki;Bunun araştırmasın yapmam yapamam,neden helal neden haram sorgulamasını yapmam.Bunun araştırmasına girmem zaten çok mantıksız ve anlamsız olur.Çünkü ben müslümanım tek olan Allaha inanıyorum ondan gelen herşeye amenna diyorum.

Ayrıca yenilip içilmesi haram olan birşeyle tedavi olmak esas itibariyle caiz değildir.Ancak bazı alimlere göre başka bir tedavi yolu ve onun yerine geçecek başka bir ilaç bulunmuyorsa Müslüman uzman bir doktorun tavsiyesi üzerine böyle bir ilacı kullanmak caizdir

Altar_
04-02-2011, 14:56
sayın area bu nesh meselesi yani ayetlerin aynı konuda farklı açıklamalar yaparak iniş sırası belirlenip diğerini egale etme meselesi,peygamberimizin ölümünden sonra yapılmıştır..peygamberimizin döneminde yazılmış kitap haline gelmiş bir kuran yokturrrrr...zaten nesh meselesi kuranın kitap haline getirildiğinde kuran'a bir şeyler katıp bir şeyler çıkarmak maksatı ile ortaya çıkartılan kitapta meydana gelmiştir...kendi ekledikleri ayetlerin orjinalleri ile çelişmesi vuku bulmuştur..daha sonra baktılar ayeti olduğu gibi yoksaymak ve eklediklerini çıkarmak tepkiye yol açacak bunu önlemek için bu tarz bir şark kurnazlığı yaptılar..
...o yüzden değerli arkadaşlar kuran'a ekleme ve hadis yolu ile kendi sapkın zihniyetlerini meşru kılmak isteyenlerin islam diye insanlar dayattıkları bu din, gerçek islam değildir...bu saptırılmış dinden bazı ekleme ayetler ve hadisler ile peygamberi hedef almak doğru bir mantık değil....şuan anlatamadığım açıklayamadığım daha önemli detaylar var lakin şu yazdıklarımı dahi anlayamayacak kafasındaki tabular neticesinde kesin red edecek milyonlarca müslüman var..
...ben şunu öneriyorum bunu kavrayamayacak, kendisine dayatılanları olduğu gibi gerçek sayıp sorgulama bilincinden yoksun kendini müslüman sayanları bir kenara bırakıp,bu konularda kafasındaki tabuları yıkmış sorgulama ve muhakeme bilinci gelişmiş kendini deist ve benzeri düşüncede kabul görenlerin bu konuda objektif davranıp,eğer ortda gizlenen saptırılan bir din varsa onu ortaya çıkarmak için çaba sarf etmek gerekir diye düşünüyorum..

kaya19
04-02-2011, 18:15
Melek; sana benim neler yazdığımı okumanı ve düşünmeni tavsiye ediyorum.Seninle tartışmaya girmek istemiyorum.

Senden tek bir isteğim var.Belirttiğim şekilde sabah namazına kalkıp dua etmen.


Kendine iyi bak,

AerA
04-02-2011, 18:20
zaten nesh meselesi kuranın kitap haline getirildiğinde kuran'a bir şeyler katıp bir şeyler çıkarmak maksatı ile ortaya çıkartılan kitapta meydana gelmiştir...kendi ekledikleri ayetlerin orjinalleri ile çelişmesi vuku bulmuştur..daha sonra baktılar ayeti olduğu gibi yoksaymak ve eklediklerini çıkarmak tepkiye yol açacak bunu önlemek için bu tarz bir şark kurnazlığı yaptılar..

Değerli dostum ;

Birilerinin kitaba ekleme yaptığını düşünüyor olmalısınız ki yukarıda ki gibi bir cümle kurabilesiniz. O zaman sormak zorundayım, tamamının değiştirilmediğini nereden biliyorsunuz? Noktasından virgülüne kadar, tamamının...

Esen Kalınız

kaya19
04-02-2011, 18:50
Değerli kaya19 ;

Ben inanmıyorum... Yazdıklarınızın tamamı, şahsıma ait olmayan, beni ilgilendirmeyen söylemler... Hal böyle iken neden bana mal edip, çamur atıyorsunuz?

Tesadüfe inanmak mı? Ben sebebini "BİL" mediğimi düşünüyorum... Ya siz?

Arkadaşım amma da çok "Çamur Hikayeleri" ne inanıyorsunuz...:dance:

Lütfen kendi kendiize gelin-güvey olup, sonrasında gelinliğinizi ve güveyliğinizi başkasına yamamayınız. Mazallah (!) toplum içerisinde de yaparsınız, recm ederler :bored:



Ne kadar sığ ve bilinçsiz bir insan taklidi yapmaktasınız, farkında mısınız?

Gökler 7 kat demek... İsterseniz fiziksel ve kimyasal özellikleri farklı 70 katada ayrılır. Ama atmosfer, gök değil... "Gök" eskilerin cahillinden ibarettir. Herşey bir tarafa hiç stratosfer uçağı diye bir şy duymadınız mı? Alt-Orta ve Üst olmak üzere 3 çeşitler... Demekki sırf stratosfer bile aslında 3 katmış... :)

"Bilmediğiniz" konularda sırf "inancınızla" ahkam kesmeyin...



Benim inandığım bir şey yok ve cehaletiniz göz boyuyor... İnsanlık 1 milyonun üzerinde Tanrı kurgulamıştır. Hal böyle iken sizin Tanrınızın gerçek Tanrı olma olasılığı, 1/1000000 dan daha küçük... İşte gerçek tesadüf :) Bir kere olsun iğneyi kendinize, çuvaldızı başkasına batırınız...



Sakat doğan çocuklar, Mükemmel Tasarımın bir amacı olmadığını gözler önüne serer sanki, ama görene.. İnançlar zaten kör kişinin ışığı değilmidir? :)



Şarlatanlık yaptınız ve kaçak oynadınız... Bunlar benim inançlarım değil ki :)



Muhammed diye birisi çıktı, 20 nini üzerinde kadınla evlendi... Hatta Tanrısı onun evlenmesinde sakınca olmayan kadınların listesini ayet ayet indirdi, ganimetlerden alacağı payı bile ayete bağlayarak konumunu sağlamlaştırdı. Lakin bu Tanrı ikide bir fikir değiştirerek ayetleri Nesh etti v.b. Hal böyle iken derim ki, Muhammed gerçekten çok zekiydi ve binlerce insanı kandırdı... Kendi gündelik siyasetinin eseri olan bir kitapla :)... Kuran gibisi yazılamıyor mu? Komik olmayın ve aşağıda ki ayeti okuyun :

"Bilmek" ve "İnanmak" arasındaki farkı algılayamayanlar ne kötü haldedirler. Onlara bu Dünyadada, olmayan diğer dünyadada akıl ihsan edilmemiştir... (Makara 118 : İhanet Tefsiri)

Yazılamaz mı? Bu mavallamı kandırdılar sizi? Allah(!) biliyor ya, siz Bulgaristan'dan arayan ve para isteyen kadınlara da para kaptırmışsınızdır... Şu sıralar çok moda ya hani... :)

Şarlatanlık yapıp, cami megafonlarından size anlatılanları gelipde bana mal etmeyiniz. Benim tesadüf ile işim olmaz. Benim ilk çağdan kalma, ne idiğü belirsiz karalamalara itikat etmek gibi işimde olamaz. Amacım "BİLMEK" dir, "İNANMAK" değil... Ya sizin?

Esen Kalınız

Değerli kaya19 ;

Ben inanmıyorum... Yazdıklarınızın tamamı, şahsıma ait olmayan, beni ilgilendirmeyen söylemler... Hal böyle iken neden bana mal edip, çamur atıyorsunuz?

Tesadüfe inanmak mı? Ben sebebini "BİL" mediğimi düşünüyorum... Ya siz?

Arkadaşım amma da çok "Çamur Hikayeleri" ne inanıyorsunuz...file:///C:/DOCUME%7E1/PERC%C4%B0N/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/04/clip_image001.gif

Lütfen kendi kendiize gelin-güvey olup, sonrasında gelinliğinizi ve güveyliğinizi başkasına yamamayınız. Mazallah (!) toplum içerisinde de yaparsınız, recm ederler file:///C:/DOCUME%7E1/PERC%C4%B0N/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/04/clip_image002.gif
Esen Kalınız

Arkadaşım ben orda ateistliğe bakış açımı anlattım.Söylemlerimde sen ifadesi kullanmadım hepsinde siz yazıyor.Kaanuni arkadaşımız geneli kastetmek istediğimi anlamış ve cevap vermiş bana.Sen anlayamamışsın.

Ben sana hakaret etmemişim ama sen bana hakaret ediyorsun.Sen bana cahil,şarlatan gibi kelimelerle hakaret ediyorsun.

Bak direk seni kastetmiyorum.Gördüklerimden yola çıkarak söylüyorum.
Bazılarınız Müslümanlar bize hakaret ediyor diyor.Ama kendileri de hakaret ediyor.
Kendilerine dönüp bakmıyorlar herhalde.
Ben şimdi size desem ki ateistler bize hakaret ediyor.
Biz Müslümanlara hakaret etmiyoruz onlar bize hakaret ediyor dersiniz.
Ben sana hiçbir hakarette bulunmadığım halde sen bana hakaret ettin.Örnek olarak kalsın bu yazı.Kendinizi savunmayın bu konuda.

Altar_
04-02-2011, 18:58
sayın aera.....islam 1400 yıl önce tebliğ edilmedi...islam ilk insanın bedensel formunu kazanıp dünyada zuhur etmesi ile birlikte tebliğ edilmiştir...bu tebliğ kitab veya sayfa değildir, bu ilahi-evrensel mesajlardır..bu bir süreçdir...yaratılış, başlama noktasını ilahi planlar dahilinde ilahi güçten alıp,o noktadan sonra selektif bir yapı ile günümüze gelinmiştir...insanın yaptığı tüm eylem ve düşüncelerin sorumluluğu bizzat insana aittir...bugün islamı ve tanrıyı eleştirme hakkımız yok çünkü gerçek ilahi tebliğde bulunduğun konumun, senin tekamül derecenin sonucudur...tanrı bizden kendisi için bir şey talep etmiyor ki bize sadece yol gösteriyor...dinsel metinlerde kurtuluşa ermek ifadesi sık kullanılıyor bnce bunu üzerinde durulmalı bu kavram anlaşılmadan ne tanrıyı nede bu sistemin işleyişini kavramak mümkün değil
....bugün farklı kültür ve toplumlarda dinsel mitlerin birbirine benzemesi;tufan,hz. isa gibi babasız doğan çocuk anlatımları,isis-osiris-homerus gibi teslis inanışları ve daha bir çok dinsel anlatım toplumların farklı sosyal yapıları,dilleri gibi etkenlerin neticesinde aynı olay ve durumların farklı betimlemeler ile günümüze geldiğinin kanıtıdır..zaten ilahi-evrensel mesajların farklı toplumlara değişik zamanlarda yeniden tebliğ edilmesinin sebebi insanlar arsındaki ihtilaf ve görüş ayırılıklarının giderilmesidir...
...siz bana ilahi tebliğin tamamen değiştirilmediğini bilip bilmediğimi sordunuz..sayın aera ilahi tebliğ ilk zuhurundan bu yana hiç değiştirlmediki..değişitirilen insanların yazdıkları ve aktardıklarıdır...işte ben o ilk tebliğin ne olduğunu bildiğim için bugün tamamının değil bir kısmının tahrif olduğunu müşahade ve tatbik ediyorum....

vartor
05-02-2011, 07:35
Bende diyorum ki;Bunun araştırmasın yapmam yapamam,neden helal neden haram sorgulamasını yapmam.Bunun araştırmasına girmem zaten çok mantıksız ve anlamsız olur.Çünkü ben müslümanım tek olan Allaha inanıyorum ondan gelen herşeye amenna diyorum.
Mantiksiz olan nedir biliyor musun melek, arastirmasini yapmadan allahtan geldigini hicbir dayanagin olmadan kabul etmen. nereden biliyorsun allahin sozleri oldugunu? allahin kitabi olduguna inandirildigin kuranin mi soyledigi icin? Yoksa allah sana dogrudan indirdi kurani da bizden mi gizliyorsun?
Sen yine inan, inan ama koru korune degil, "arastirmasina" gir, sonucta eminsin zaten, korkacak birsey yok. Sen allahin sozlerinden degil, sana ondan oldugunu iddia edenlerden suphe et. Ya dogru degilse sana anlatilan masallar? Nasil gercegi bulabilirsin hic arastirmadan.

AerA
05-02-2011, 11:35
Ben sana hakaret etmemişim ama sen bana hakaret ediyorsun.Sen bana cahil,şarlatan gibi kelimelerle hakaret ediyorsun.

Değerli kaya19 ;

İlk defa karşılaştığınız kişilere "Siz" değilde, "SEN" diyebiliyorsanız zaten bırakınız Kuran'ı, Adabı Muhaşeret öğreniniz biraz. Ne demek ben "sen" demedim "siz" dedim...

Örnek olarak kalsın bu yazı.Kendinizi savunmayın bu konuda.

Örnek olarak kalsın tabiki.Şahsım hakkında yalan yanlış çıkarımlarda bulunun, bunu vurgulayıncada yan çizin... Bravo...

kaya19
05-02-2011, 16:21
Değerli kaya19 ;

Muhammed gerçekten çok zekiydi ve binlerce insanı kandırdı... Kendi gündelik siyasetinin eseri olan bir kitapla :)... Kuran gibisi yazılamıyor mu? Komik olmayın ve aşağıda ki ayeti okuyun :

"Bilmek" ve "İnanmak" arasındaki farkı algılayamayanlar ne kötü haldedirler. Onlara bu Dünyadada, olmayan diğer dünyadada akıl ihsan edilmemiştir... (Makara 118 : İhanet Tefsiri)

Esen Kalınız
Sayın AerA;

"Bilmek" ve "İnanmak" arasındaki farkı algılayamayanlar ne kötü haldedirler. Onlara bu Dünyadada, olmayan diğer dünyadada akıl ihsan edilmemiştir... (Makara 118 : İhanet Tefsiri)

Bilmekle inanmak arasındaki farkı algılayamayanlara akıl verilmemiştir dediğinizi düşünüyorum.Aklı veren kim?,Öbür dünyanın olmadığını hangi kaynağa dayanarak biliyorsunuz yada öyle düşünüyorsunuz?

Neyse ben bu konuda kendi kafama göre yorum yapmayayım.Maazallah bazı topluluklar bilmediğiniz konularda ahkam kesme der,cahil der,şaklaban der.Yazıda ne anlatıldığını yada ne anlatılmak istendiğini soruyorum.

AerA
05-02-2011, 19:45
Sayın AerA;

"Bilmek" ve "İnanmak" arasındaki farkı algılayamayanlar ne kötü haldedirler. Onlara bu Dünyadada, olmayan diğer dünyadada akıl ihsan edilmemiştir... (Makara 118 : İhanet Tefsiri)

Bilmekle inanmak arasındaki farkı algılayamayanlara akıl verilmemiştir dediğinizi düşünüyorum.Aklı veren kim?,Öbür dünyanın olmadığını hangi kaynağa dayanarak biliyorsunuz yada öyle düşünüyorsunuz?

Neyse ben bu konuda kendi kafama göre yorum yapmayayım.Maazallah bazı topluluklar bilmediğiniz konularda ahkam kesme der,cahil der,şaklaban der.Yazıda ne anlatıldığını yada ne anlatılmak istendiğini soruyorum.

Değerli dostum kaya19;

Hani demişsiniz ya; "Kuran gibisi yazılamaz" diye... Bakınız hem öbür dünyadan, hem akıl verenden (bu kısmı Kurandan biliyor olmalısınız), hem inanmakdan hem bilmekden tek cümlede bahsetmişim.

Yazıda hiç bir şey anlatılmak istenmiyor... Ama bakınız bir tane daha ;

Görmezler mi biz insanı (bir avuç) yağlı küspeden yarattık. (Ona) görsün diye göz, inasın diye kalb verdik. Krishna'ya inanmayanlar yanlış yoldadırlar. Şüphesiz Krishna bilendir, hükmedendir. İsteğe göre, 70 tane göğün tek hakimidir. (Ankezurt : 127 İhanet Tefsiri)

Yazılamaz mı? Bir daha düşünün. "Galimatias" ne zamandır "Mucize" oldu da başka kimse yazamasın?

Umarım yardımcı olmuşumdur...

_melek_
06-02-2011, 15:28
Mantiksiz olan nedir biliyor musun melek, arastirmasini yapmadan allahtan geldigini hicbir dayanagin olmadan kabul etmen. nereden biliyorsun allahin sozleri oldugunu? allahin kitabi olduguna inandirildigin kuranin mi soyledigi icin? Yoksa allah sana dogrudan indirdi kurani da bizden mi gizliyorsun?
Sen yine inan, inan ama koru korune degil, "arastirmasina" gir, sonucta eminsin zaten, korkacak birsey yok. Sen allahin sozlerinden degil, sana ondan oldugunu iddia edenlerden suphe et. Ya dogru degilse sana anlatilan masallar? Nasil gercegi bulabilirsin hic arastirmadan.

Dini araştırmak ayrıdır,sorgulamak ayrı...

Bu dünyaya gözünü açan her insanın,durup düşünmek fırsatını bulduğu an zihnine hucüm eden bazı esaslı sorular vardır:Ben kimim?Bu dünyada ne arıyorum?Niçin buraya geldim?Bundan sonra nereye gideceğim?Benimle beraber bu dünyayı paylaşan bu kadar insanlar ve canlı cansız varlıklar nereden gelip nereye gidiyorlar?Neden gelen durmuyor,giden dönmüyor?

Alemlerin Rabbi,bu gezegende aziz bir misafir olarak ağırladığı insana,zihnini meşgul eden bütün bu soruların cevabını,ilk insandan başlamak üzere gönderdiği Peygamberler vasıtasıyla bildirmiştir.

Kuran-ı Kerim;göklerde ve yerde ne varsa hepsini tek tek gözler önüne serdi.Rahmanın yarattığında nizamsızlıktan eser göremessin,dedi.Gözü şahit yaptı akla yol gösterdi.Hükmünü akıllara tasdik ettirip vicdanlara seslendi.

Kuran'ın inişide mucizedir.Bugünlere kadar gelişi de.Kuran Ahirzaman Peygamberinin mucizesi olduğu gibi,Ahirzaman Peygamberi de onun mucizesidir;çünkü Kuran ahlakı bütünüyle onda toplanmıştır.Kuran'ın Muhammedi Arabi Aleyhissalatü Vesselam gibi okuma yazma bilmeyen bir zatın elinde gelmiş olması bir mucizedir.Bugüne kadar tek bir ayetin dahi benzerinin yapılamaması bir mucizedir.Dünya ve ahiret saadetin bütün esaslarını birden içine alması bir mucizedir.onun gibi bir kitap gösterin dediğimde roman 'dan bahsediyosunuz.Kuran-ı kerim ne roman nede masaldır.Altıbinden fazla ayetin arasında tek bir çelişkinin bulunmaması bir mucizedir.Mana rakam ve yazılış itibarıyla sureleri,sayfaları,ayetleri,kelimeleri,harfleri arasındaki münasebetler bir mucizedir.Geçmişeve geleceğe dair verdiği haberler bir mucizedir.Asrı saadet bir mucizedir.Sahabelerin her biri onun bir mucizesidir.Bilgi ve anlayış bakımından farklı insanların en alt tabaka ile en üst tabakada ki insanların hepsinin birden ondan ders alması bir mucizedir.Ondört asır sonra bugün insanlığa aynı tazelikte hitap edebilmesi ve bir milyar insanın dilinde gezmesi bir mucizedir.Bugüne kadar tek bir harfinin bile değişmemiş olması,tekrarlamakta usandırmaması,kolaylıkla ezberlenmesi,bıraktığı tesir bir mucizedir.

Kuran Allah kelamı olduğu için ifadeside tertibide farklıdır.O beşer eliyle yazılmış kitaplara benzemez.O bize kainat kitabını okur.İlimlerin bugün bile kısmen ancak keşvedebildiği manalara,Kuran-ı kerim birçok ayetinde işarette bulunmuş,ancak bunu yaparken daha birçok manalarıda bir arada topladığı için bundan önceki asırların anlayışını hiçbir şekilde rencide etmemeştir.

Kuran Allahın bizzat kendi sözüdür.O insanın sadece aklına değil aynı zamanda kalbine ruhuna ve sair duygularına da birden hitap eder.

AerA
06-02-2011, 15:49
Bugüne kadar tek bir ayetin dahi benzerinin yapılamaması bir mucizedir.

Saygıdeğer melek ;

"True Furkan (http://en.wikipedia.org/wiki/The_True_Furqan)" diye bir şey var, hiç duydunuz mu? Benzeri yazıldı, yayımlandı bile... Sizde halen yazılamaz düşüncesindesiniz. :hail:

İlimlerin bugün bile kısmen ancak keşvedebildiği manalara,Kuran-ı kerim birçok ayetinde işarette bulunmuş

Birde şuna özellikle bir cevap veriniz. İlimlerin bugün bile kısmen ancak keşfedebildiği ama Kuran'da işarette bulunulmuş ne var?

Sizden örnek istemek büyük bir hata olmasa gerek. Bu sebeple bir örnek verirseniz analitik düşünceden geçiririz ve kim-neyi halen keşfedememişde, Kuran biliyormuş görürüz... Lütfen buyrun

Esen Kalınız

_melek_
06-02-2011, 17:34
True Furkan adlı uydurma kitabın muhtevası bir önsöz,besmele,yetmiş yedi uydurma sure ve bir hatimeden oluşmaktadır.

Kitap tümüyle incelendiğinde bu kitabın en önemli gayesi hak dediğine batıl,batıl dediğine hak demektir.Örneklendirecek olursak Kuran dört haram ay olduğundan bahseder ve bu aylara saygı gösterilmesini;savaş ve benzeri şeylerin bu aylarda yapılmasını yasaklar( Bakara 2/194......)

Ancak adı geçen kitap belkide ramazan ayında da Müslümanlara saldırmak için böyle bir şeyin uydurma olduğunu Allah'a iftira ederek anlatır.Adeta Kuranın birkaç ayetinden intihal edilmiş ve üzerinde biraz oynanarak oluşturulmuştur.Dolayısıyla da bu kitaptaki ifadelerin hiçbir orjinalliği yoktur.Bilakis taklit ve intihalden ibarettir.Bu kitap Kuran'da yer alan kelimelerin tersyüz edilmesiyle oluşturulmuştur.Arapça olarak yazılmış daha sonra "the true furqan"adıyla da İngilizce tercüme edilmiştir.Kitabın önsözünde yazımla sorumlu tutulan heyetten oluşan iki kişi kendilerini "es-safiyy" ve " el mehdi" kod isimleriyle takdim etmekte ancak gerçek isimlerini gizlemektedirler.araştırıldığında el mehdi olarak isimlendirilen şahsın Filistin kökenli Amerikalı Rahip Anis Shorros olduğu anlaşılmaktadır.

Müslümanlara karşı kin ve nefretle dolu bu kitap Kuran'la kıyas bile yapılamaz.

En basit bir canlı hücrenin bile yapısı hayret verici.nasıl meydana geldiğini bilemiyoruz.bir damla kan bile meydana getirilemiyor.Bunlar hep ALLAH'In azemetinin delilidir.

Güneş sistemindeki 12 gezegen Yusuf 4

ışınlama eşya nakli neml 38.39,40

hayvanlarla iletişim neml 16


Esen kalınız Sayın Area..............

ExUlul
06-02-2011, 18:11
sayın melek,

Muhamedin okuma yazma bilemdiğine dair deliliniz nedir?

"Ummi" kelimesini mi dayanak olarak kullanıyorsunuz? yoksa Rivayetlere dayalı sözlere/hadislere mi?

ikra=oku emrini nasıl algılıyorsunuz? ortada okunması gereken bir metin mi var?
Bu durumda Kuranın toptan indiğini/Mushaf olarak geldiğini mi kabul ediyorsunuz Tur suresinde ki ceylan derisi üzerine yazılı metin gibi...
Yine aynı şekilde İQRA emri ile başlayan Alak suresinde; gördün mü "namaz"kılanı engelleyeni? şeklinde çevrilen ifade de cebrail ilk mesajı getirirken insanların NAMAZI bildiğini mi anlamalıyız?
Oysa Abdest ile ilgili Maide 6 suresiçok sonraları Medinede indiği bildiriliyor.Kronolojik olarak bir hata var mı sizce?

Asıl sorum Haram aylar ile ilgili;
Sizler Ramazanın geldiğini hilaligörünce anlıyorsunuz değil mi?
Oysa Kuranda Şehri Ramazan ifadesi geçiyor.ŞEHR ise DOLUNAY demektir bunu herkes bilir.Zaten bir Ayı gözlemek için apaçık olan Dolunay tartışmasız bir işarettir.Oysa bugün islam alemine baktığımızda herbir ülke kendi ramazanını ilan ediyor ve toplu halde bir Bayramdahi kutlayamıyorlar.Buna nasıl bir açıklama getirirsiniz?
Maide ve Hac suresinde geçen ve 21 Aralık Güney yarım kğre için,21 mart Kuzey yarım küre için Av yasağı başlangıç tarihi değil mi? Bu hükümleri Kurana dayanarak neden uygulamıyor insanlar? Doğanın yok olmasını,Hamile Hayvanların avlanmasını bir insan olarak doğru buluyormusunuz?
Ramazanın her yıl kaymasını ve av yasağınında buna bağlı olarak kaymasını akla ve vicdana uygun buluyormusunuz?

Daha çok sualim var ama şimdilik bu kadar ile yetinmeyi uygun buluyorum.
Gelecek muhtemel yetkin cevaplara göre daha teknik konuları konuşabiliriz.
selam

AerA
06-02-2011, 19:05
True Furkan adlı uydurma kitabın muhtevası bir önsöz,besmele,yetmiş yedi uydurma sure ve bir hatimeden oluşmaktadır......Müslümanlara karşı kin ve nefretle dolu bu kitap Kuran'la kıyas bile yapılamaz.

Değerli melek ;

Sizin True Furkan hakkındaki düşüncelerinizin aynısını, bir başkası Kuran için düşünmekde. Varmak istediğim nokta burasıydı aslında. Siz Kuran gibisinin yazılamayacağı gibi bir inanışa sahip olduğunuz için, sizin önünüze Kuran'ın kendisini koysak ve "bakınız yazılmış işte" desek, vereceğiniz cevap belli. "Bunun neresi Kuran'a benziyor"....

En basit bir canlı hücrenin bile yapısı hayret verici.nasıl meydana geldiğini bilemiyoruz.bir damla kan bile meydana getirilemiyor.Bunlar hep ALLAH'In azemetinin delilidir.

Ben size Allahın azametinin delillerini sıralayınız demedim, kaldı ki bunlar Zeus'un azametinin delilleride olabilir. Fransız bir rahibin dediği gibi "Tanrıya inanmak, güneşe tapmakdan daha akıllıca değildir"

Güneş sistemindeki 12 gezegen Yusuf 4

Bakınız bilmediğiniz çok önemli bir nokta var. Onu es geçiyorsunuz. Müsadenizle açıklayayım. Bu ayet buram buram MISIR kokuyor. Neden mi? Buyrun ;

İnsanlık sizin tahmin ettiğinizden çok daha uzun bir zamandır bir yılın 12 ay olduğunu biliyor. Yani Dünaynın Güneş etrafında 12 ayda döndüğünü... İnternetten zodiac sign diye aratınız. Karşınıza astrolojik burçların dizildiği bir çember çıkar. Antik çağlardan kalmadır o çember aslında. Bu burçlar aynı zamanda aylardır da. 12 burç=12 ay... Antik Mısır bir yılın 12 aydan oluştuğunu biliyordu. Buradan (http://www.touregypt.net/featurestories/zodiac.htm) firavunların "zodiac"ını görebilirsiniz. Aşağılara doğru resimleride vardır. Her ayın simgelendiği Tanrının ismi deşifre edilmiştir ve verdiğim linkte açıklamasıda mevcuttur.

Gelelim işin özüne : Antik Mısırın güneş Tanrısı Ra nın etten kemikden oğlu Osiris 23 Aralıkda dünyaya gelmiştir. Zodiacın tepe noktasında. Bu ekinoks tarihidir. Astrolojik öneme sahiptir. Bakire bir kadından (Masi, Osirisin annesidir, Mari (meryem) size bir şeyler çağrıştırabilir...) dünyaya gelmiştir. Sözde 12 takipçisi olmuştur.

Bu 12, Osiris'in etrafında dönen aylardır aslında. Osiris tam ortada ve güneştir.Osiris antik çağların yıldızlara tapınım döneminden kalma bir ikondur. Sonrasında birileri bu Tanrıyı önce Yusuf (Joseph) akabinde İsa (Jesus) diye kopyaladı. Kendi dinlerine yamadı. Yusuf'un, İsa'nın ve ne yazık ki Osiris'in (hepsinden daha öncedir) hayat hikayeleri noktası virgülüne kadar aynıdır... Osirisi kopyalayanlar, astrolojik bir Mısır Tanrısını kopyaladıklarının o anda farkında değillerdi. Arkeolojik çalışmalar ile bu gerçekler gün ışığına çıkarıldı. Antik Mısırın astrolojik dininin gelecekte şekillendirdikleri hakkında daha ayrıntılı bilgi için şu kitabı tavsiye edebilirim "C. Th. Ohhner, The Correspondences of Egypt: A study in the Teology of the Ancient Church"... Bu bir hikaye kitabı değil, Mısır arkeolojisinin bel kemiğidir.

Ayrıca eklemeden edemeyeceğim, Güneş sisteminde 12 gezegen yoktur ki. O Yusufun gördüğü rüya, Osiris inancındaki 12 dir... Yani Dünyanın (hayatın) güneşin (Osirisin) etrafında 12 ayda döndüğünün simgesi... Güneş sisteminde 9 gezegen vardır... Ne mucizevi bir Kuran

ışınlama eşya nakli neml 38.39,40

Biraz daha kasarsanız bu ayetten Tom ve Jerry'i bile çıkarırsınız siz. "Göz açıp kapayıncaya kadar" deyimini ışınlanma ile ilişkilendirmek cidden bayağı bir marifet ister. Askerlik yapmadınız ve yapmayacaksınız da. 18 aydır askerlik ve "göz açıp kapayıncaya kadar" biter :)

hayvanlarla iletişim neml 16

Hayvanların kendi türleri arasında çıkardığı seslerle ietişim kurduğu bilinen bir gerçektir. Kaldı ki bu gerçek Kuran'dan çok çok öncede biliniyordu. Hal böyle iken bu sadece Kuran'ın bildiği bir şey değildir ki.

İnsanlar kendi toplumlarına "süper kahraman yaratma yarışı" nda son noktayı peygamberler ile koymuşlardır. Bu hususda kimse İsrail oğullarının eline su dökemez. Ama nedendir bilinmez hiç orijinal bir kahramanları yoktur. Misal Musa'nın hayat hikayesi, Akat'lı Süper Kahraman Sargon dan birebir çalınmadır.

Tarihde hayvanların dilini konuşabildiği rivayet edilen o kadar çok süper kahraman vardır ki, İsrail oğullarının krallarına yakıştırdığı sadece kuş dili, solda sıfırdır. Bu mu mucize?

Esen Kalınız.

_melek_
07-02-2011, 16:15
sayın melek,

Muhamedin okuma yazma bilemdiğine dair deliliniz nedir?

"Ummi" kelimesini mi dayanak olarak kullanıyorsunuz? yoksa Rivayetlere dayalı sözlere/hadislere mi?

ikra=oku emrini nasıl algılıyorsunuz? ortada okunması gereken bir metin mi var?
Bu durumda Kuranın toptan indiğini/Mushaf olarak geldiğini mi kabul ediyorsunuz Tur suresinde ki ceylan derisi üzerine yazılı metin gibi...
Yine aynı şekilde İQRA emri ile başlayan Alak suresinde; gördün mü "namaz"kılanı engelleyeni? şeklinde çevrilen ifade de cebrail ilk mesajı getirirken insanların NAMAZI bildiğini mi anlamalıyız?
Oysa Abdest ile ilgili Maide 6 suresiçok sonraları Medinede indiği bildiriliyor.Kronolojik olarak bir hata var mı sizce?

Asıl sorum Haram aylar ile ilgili;
Sizler Ramazanın geldiğini hilaligörünce anlıyorsunuz değil mi?
Oysa Kuranda Şehri Ramazan ifadesi geçiyor.ŞEHR ise DOLUNAY demektir bunu herkes bilir.Zaten bir Ayı gözlemek için apaçık olan Dolunay tartışmasız bir işarettir.Oysa bugün islam alemine baktığımızda herbir ülke kendi ramazanını ilan ediyor ve toplu halde bir Bayramdahi kutlayamıyorlar.Buna nasıl bir açıklama getirirsiniz?
Maide ve Hac suresinde geçen ve 21 Aralık Güney yarım kğre için,21 mart Kuzey yarım küre için Av yasağı başlangıç tarihi değil mi? Bu hükümleri Kurana dayanarak neden uygulamıyor insanlar? Doğanın yok olmasını,Hamile Hayvanların avlanmasını bir insan olarak doğru buluyormusunuz?
Ramazanın her yıl kaymasını ve av yasağınında buna bağlı olarak kaymasını akla ve vicdana uygun buluyormusunuz?

Daha çok sualim var ama şimdilik bu kadar ile yetinmeyi uygun buluyorum.
Gelecek muhtemel yetkin cevaplara göre daha teknik konuları konuşabiliriz.
selam


Kuran-ı Kerim o gün yaşamakta olan arapları ve diğerlerini,Tevrat ve İncil okuyanlar ve okumayanlar olarak 2'ye ayırıyor.Bu kitapları okumayanları ise ümmi olarak nitelendiriyor.Çok küçük bir gurup ne bu kitapları okuyor,ne yazıyor nede kabedeki putlara tapıyorlardı.İşte bu kişilere Hanifler denmekteydi.Gerek hz. Muhammet,gerekse Ebu bekir sıddık bu hanifler gurubuna dahildiler yani Tevrat ve incili okuyup yazmışlardan değillerdi.Bu sebepten dolayıdır ki Kuran da Hz. Muhammede:Araf 158...Ali imran 20....Ankebut 48.ayetlerde "ümmi" kelimesi kullanılmıştır.

İKRA sözcüğünün Hz Muhammede söylendiği anı ve ogünkü şartları gözönüne getirelim.Yer bundan yaklaşık 1400 küsür yıl evvel Hira tepesindeki bir mağara ve elde okunabilecek hiçbir yazılı metin yok.Cebrail isimli Melek tarafından getirilen Vahy'de Oku diyor.Fakat eline hiçbir yazılı metin verilmiyor.Şayet gerek kağıt üzerine gerekse taş veya kemik üzerine yazılı olursa olsun,yazılı bir metin verilmiş olsaydı ve Hz. Muhammet ben ümmiyim onun için bunu okuyamam deseydi,bu olayı Hz. Muhammedin okuma yazma bilmediğine yorabilirdik.Fakat böyle olmuyor.Bir kişiye durup dururken Oku derseniz alacağınız cevap nereyi okuyum olacaktır.Bu sualle karşılaşmamışsak hitap edilen kişi kendisinden neyi okumasını istediğini bilmektedir.Evet nitekimde Hz. Muhammet'de kendisine İKRA dendiğinde neyi okuması gerektiğini biliyordu,ancak OKUYAMIYORDU.Bu zat insanların başı boş olmadığını kainatta atomdan güneş sistemlerine,galaksiilere kadar herşeyin kutsi bir gaye için dönüp dolaştıkları kainatın umum heyetiyle ulvi bir maksada hizmet ettiğini bildirip ilan edecek okuyacak Zattı.Artık 23 yıl sürecek olan Vahy süresi başlamış oldu ve bu zaman zarfında Kuran-ı Kerim ayet ayet tamamlandı.

Sizde iyi biliyosunuz ki Hanif dininde namaz ibadeti vardı.Bu durumda çelişki ortadan kalkıyor öyle değil mi?

Ramazan ile ilgili ileride birleşeceğine inandığımız bu ictihat farkını bugün büyütüpte birliğimizi bozucu bir ihtilaf haline getirmeye hiç gerek yoktur.Gittikçe gelişen ilmin gereği gerçekleşecek,geçte olsa hadisi şerifin emri olan rüyet esas alınarak birlik sağlanacaktır.

Ayrıca doğanın yok olmasını bırakın siz insanın yok olacağını düşünüyorsunuz bu mu mantıklı ve doğru olan?

Son olarak Hicri takvim ay hesabına gittiği için hersene 10 gün geriden başlar Ramazan.

Esen Kalınız........

vartor
07-02-2011, 17:38
Melek, dini, sana inandirildigi sekilde gormeyenler de yalanci degil mi?
O derece inanmissin ki masallara, sanki olaylarin icinde yasamissin gibi eminsin nasil gelistiklerinden. Kendin gormedigin halde, bu derece emin olabilmek ancak, oldugu gibi kabul edip hic sorgulamamakla mumkun olabilir ki, nitekim kendin de oyle oldugunu soylemissin.
Alemlerin Rabbi,bu gezegende aziz bir misafir olarak ağırladığı insana,zihnini meşgul eden bütün bu soruların cevabını,ilk insandan başlamak üzere gönderdiği Peygamberler vasıtasıyla bildirmiştir.

Kuran-ı Kerim;göklerde ve yerde ne varsa hepsini tek tek gözler önüne serdi.Rahmanın yarattığında nizamsızlıktan eser göremessin,dedi.Gözü şahit yaptı akla yol gösterdi.Hükmünü akıllara tasdik ettirip vicdanlara seslendi.

Yukarida alintiladigim uslup, dusunebilen bir akila, gorebilen bir goze, senin zanninin aksine tamamen sacmaliktir. Sen nereden biliyorsun demezler mi insan? sana direk tebligat geldi de bizim haberimiz mi yok?
Kuran'da yaziyor cevabi sadece seni baglar, Kuranin hic de kutsal sayilmayacak, insanlik disi bir kitap olduguna inanan dunya nufusunun 3/4'u. O da butun musluman adi altinda damgali olanlarin hepsi eger senin gibi dusunuyor ise. Dinini bilmeyenleri de katacak olursak bu oran daha da azalir. Bir hindu'nun inegi kutsal saymasindan hicbir farki yok senin bilimsel kaniti olmayan tebliglerinin.

kaya19
08-02-2011, 00:17
ikra=oku emrini nasıl algılıyorsunuz? ortada okunması gereken bir metin mi var?
Bu durumda Kuranın toptan indiğini/Mushaf olarak geldiğini mi kabul ediyorsunuz Tur suresinde ki ceylan derisi üzerine yazılı metin gibi...
Yine aynı şekilde İQRA emri ile başlayan Alak suresinde; gördün mü "namaz"kılanı engelleyeni? şeklinde çevrilen ifade de cebrail ilk mesajı getirirken insanların NAMAZI bildiğini mi anlamalıyız?
Oysa Abdest ile ilgili Maide 6 suresiçok sonraları Medinede indiği bildiriliyor.Kronolojik olarak bir hata var mı sizce?



Sayın ExUlul;

KIYAME 18.Onu okuduk mu, uy okuyuşuna.

İlk OKU emri geldiğinde; peygamberimizden kendisine okunan vahyi okuması istendiği sonucuna varabilirsin.

BAKARA 128.Ey Rabbimiz! Bizi sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de sana itaat eden bir ümmet çıkar, bize ibadet şekillerimizi göster, tevbemizi kabul et; zira, tevbeleri çokça kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin.

HACC 67.Biz her ümmet için uygulayacağı bir ibadet şekli kıldık. O hâlde, din işinde seninle asla çekişmesinler. Sen Rabbine davet et. Çünkü sen hiç şüphesiz hakka götüren dosdoğru bir yol üzerindesin.

İkinci olarak ise o zamanlarda namaz var mıydı bilmiyorum ama “Bakara suresi 128. ayet İbrahim peygamberin duasıdır.”Ayette dikkat edersen İbadet şekillerimizi(yöntemlerimizi) göster diyor.Göstermek insan suretinde bir melek göndererek olabilir.Ya da rüya yoluyla da olabilir.Benim tahminlerim bunlar.

En baştan ibadet şeklinin gösterilmesi durumu olduğunu düşünürsek;peygamberimizin de namaz kılmayı öğrettiğini düşünürsek; “Gördün mü namazdan men edeni?” ayetinin Alak suresinde olması normaldir.Abdest almayla ilgili ayetin sonradan gelmesi de normaldir.
Saygılarımla;

kaya19
08-02-2011, 00:22
Sayın ExUlul; kelimesini alıntının içine yazmışım kusara bakmayan.Mesajı düzenle gibi birşey bende görünmüyor.O yüzden düzeltemiyorum.Kusura bakmayın.

ulpian
08-02-2011, 00:26
Sayın ExUlul; kelimesini alıntının içine yazmışım kusara bakmayan.Mesajı düzenle gibi birşey bende görünmüyor.O yüzden düzeltemiyorum.Kusura bakmayın.

Dilediğiniz şekilde düzenledim iletinizi. Mesaj yazdıktan sonra göndermeden önce ''önizleme'' tuşuna basarak, kontrol edebilirsiniz. Gönderdikten sonra da çok kısa bir süreliğine ''düzenle'' tuşuna basarak düzeltmeler yapabilirsiniz. Bu süre geçtikten sonra da (gerçekten önemli ise eğer) herhangi bir moderatöre özel mesajla düzenleme isteğinizi iletebilirsiniz.

_melek_
08-02-2011, 13:07
Melek, dini, sana inandirildigi sekilde gormeyenler de yalanci degil mi?
O derece inanmissin ki masallara, sanki olaylarin icinde yasamissin gibi eminsin nasil gelistiklerinden. Kendin gormedigin halde, bu derece emin olabilmek ancak, oldugu gibi kabul edip hic sorgulamamakla mumkun olabilir ki, nitekim kendin de oyle oldugunu soylemissin.

Yukarida alintiladigim uslup, dusunebilen bir akila, gorebilen bir goze, senin zanninin aksine tamamen sacmaliktir. Sen nereden biliyorsun demezler mi insan? sana direk tebligat geldi de bizim haberimiz mi yok?
Kuran'da yaziyor cevabi sadece seni baglar, Kuranin hic de kutsal sayilmayacak, insanlik disi bir kitap olduguna inanan dunya nufusunun 3/4'u. O da butun musluman adi altinda damgali olanlarin hepsi eger senin gibi dusunuyor ise. Dinini bilmeyenleri de katacak olursak bu oran daha da azalir. Bir hindu'nun inegi kutsal saymasindan hicbir farki yok senin bilimsel kaniti olmayan tebliglerinin.

Sayın vartor,

Gerçekten merak ettiğim için soruyorum,size anlatılanlar her ne kadar aptalca,mantıksızca gelsede.Kesinlikle inanmasanızda gün geçtikçe ölümü düşünmek size korku vermiyor mu?en ufak bir şüphe yok mu ahiretle ilgili.Ortada bir iddia var ve bu 1,5 milyar insan tarafından kabul görüyor.Bu sizi korkutmuyor mu?Dün gece düşündüm ve herşeye karşı bir Ateist bakış açısıyla yaklaştım.Kendinize göre en mantıklı düşünen insanlarsınız.Allah'ın varlığına ihtimal vermiyosunuz.Ama hiçbir zaman bundan emin olamassınız ki.Aklınızın bir köşesinde ufakta olsa bu düşünceler sizi rahatsız etmiyor mu?Ölüm denilen bir gerçek var ve biz adım adım ona yaklaşıyoruz.Dürüst olacağınızdan eminim,yani en azından kendinize karşı dürüst olmalısınız.

vartor
08-02-2011, 17:43
Sevgili melek, yakinda 64 yasinda olacagim, olume bakis acim seninkinden cok farkli. Dogmadan once ne hissetigini hatirliyor musun? Olunce de ayni hissi duyacaksin, yani hicbir sey!
Butun var olanlar, beynimiz algiladigi icin var; nitekim senin dini masallari da var dusunmenin nedeni sartlandirilmis olan beyinin. Sen de biliyorsun ki, bir baska dinin mensubu bir aileden dogsaydin, simdiki gibi dusunmeyecektin. Beyini maddelerle etkileyebildigimize gore, o da bir madde. Vucut olmezden bile beyin olumu (bitkisel hayat), o sahis icin olumun, yani hiclige donusun ta kendisidir.
Simdi iki sik var elinde; birincisi hicbir ispati olmayan ahiret fikri, ikincisi, kendinin de fark ettigi hiclikten gelip hiclige donus. Dogmadan once sana eger korku vermiyor idiyse, oldukten sonra da vermeyecegi sence, tabi ki masal aleminden kendini siyirabilirsen, mantikli olan degil mi?
Sorunuzun direk cevabi, hayir, en ufak bir korku, suphe kirintisi yok. birbucuk milyar degil, 7 milyar da vardir dese, benim icin yine yok. Inananlar sadece islerine geldigi icin, olumu yani tamamen yok olmayi kabul edemedikleri icin kabullenmislerdir bu masallari bana sorarsaniz. size sunulan iki siktan birisi, ilelebet ve keyifli bir yasam, digeri ise ilelebet yok olmak olursa, gercegi mi, yalani mi secerdiniz?

_melek_
08-02-2011, 19:58
Sevgili melek, yakinda 64 yasinda olacagim, olume bakis acim seninkinden cok farkli. Dogmadan once ne hissetigini hatirliyor musun? Olunce de ayni hissi duyacaksin, yani hicbir sey!
Butun var olanlar, beynimiz algiladigi icin var; nitekim senin dini masallari da var dusunmenin nedeni sartlandirilmis olan beyinin. Sen de biliyorsun ki, bir baska dinin mensubu bir aileden dogsaydin, simdiki gibi dusunmeyecektin. Beyini maddelerle etkileyebildigimize gore, o da bir madde. Vucut olmezden bile beyin olumu (bitkisel hayat), o sahis icin olumun, yani hiclige donusun ta kendisidir.
Simdi iki sik var elinde; birincisi hicbir ispati olmayan ahiret fikri, ikincisi, kendinin de fark ettigi hiclikten gelip hiclige donus. Dogmadan once sana eger korku vermiyor idiyse, oldukten sonra da vermeyecegi sence, tabi ki masal aleminden kendini siyirabilirsen, mantikli olan degil mi?
Sorunuzun direk cevabi, hayir, en ufak bir korku, suphe kirintisi yok. birbucuk milyar degil, 7 milyar da vardir dese, benim icin yine yok. Inananlar sadece islerine geldigi icin, olumu yani tamamen yok olmayi kabul edemedikleri icin kabullenmislerdir bu masallari bana sorarsaniz. size sunulan iki siktan birisi, ilelebet ve keyifli bir yasam, digeri ise ilelebet yok olmak olursa, gercegi mi, yalani mi secerdiniz?

Yok olmak düşüncesinden,veya ahiret korkusundan kimse müslüman değil yanlış düşünüyosunuz.Bulunduğunuz odada şöyle bir çevrenize bakın,gözlerinle görebildiğiniz herşeyin yapılmış olduğunu görürüsünüz.Kapı,masa,duvara asılmış resim,pencere....Tüm bunların birileri tarafından tasarlanıp,üretildiğine eminsinizdir.Şimdi de pencereden dışarıya bakın.Gördüğünüz manzarada muhtemelen deniz,ağaçlar,gökyüzü,uçan kuşlar belki de ada veya bunlara benzer detaylar olacaktır.Eğer gece ise gökyüzüne asılı olan yıldızları ve Ayı seyredebilirsiniz.Peki oturmuş olduğunuz eşyaların yapılmış olduğuna eminseniz,dışarıda gördüğünüz muhteşem organizasyonun kendiliğnden oluştuğu mümkünmüdür tasarlandığı kesin değil midir?

Elbette kesindir.Eğer bir duvardaki resmin tesadüfen oluşup oraya geldiğini iddia edemiyorsanız Güneşin,yıldızların ve Ay'ın tesadüfen oluşup gökyüzündeki yerlerini aldığını iddia edemessiniz.Tesadüfen oluşan hiçbir şey yoktur.Yerde ve gökte gördüğünüz herşeyin bir Yaratıcısı vardır.Ve herşeyi üstün bir sanatla Yaratan Rabbimiz yarattığı şeylerel Kendini bize tanıtmaktaddır.

evrensel-insan
08-02-2011, 22:49
Saygideger melek;

Su basit ve cokca sorulan soruyu, hic kendinize sordunuz mu?

"Yaraticiyi (sizin inanciniz acisindan Allah oluyor, herhalde), kim/ne yaratti?, yani yaraticinin yaratani kim/ne" diye?

Ya da akilli bir tasarimcinin mi oldugunu soylemek istiyorsunuz?

Saygilarimla;
evrensel-insan

AerA
08-02-2011, 23:17
Değerli melek ;

İşinize gelmedi yada görmezden geldiniz :

Güneş sisteminde 12 gezegen ve Yusuf 4

Hangi 12? Güneş sisteminde olmayan 12 gezegen, sizde Kuran'ın bir mucize olduğu izlenimini mi doğurdu? Cidden mucize olan tek şey; güneş sisteminde kaç tane gezegen olduğuna dahi bakmaksınız bana Kuran'dan mucize iddiasında bulunmanızdır.

Kapı,masa,duvara asılmış resim,pencere....Tüm bunların birileri tarafından tasarlanıp,üretildiğine eminsinizdir.

Değerli melek ;

Kendinizi kapı, masa, duvardaki resim v.b. gibi gördüğünüz müddetçe bir tasarımcıya ihtiyaç duyacaksınızdır. İlginç bir mantık kurmuşsunuz (aslında ilginç değil, bayat). "Masanın bir yapımcısı olmalı ve oda insandır. İnsanın bir yapımcısı olmalı ve oda Tanrıdır." İyi ama neden burada durdunuz? Tanrının bir yapımcısı olamaz mı? Eğerki onun tasarımcısı yok ise, insanında yoktur. Çünkü insan; kapı, masa ve duvardaki resim gibi bir eşya değildir. Verdiğiniz örnek cidden mantıksal deformasyona uğramışdır.

Bakınız size ne diyeceğim; İnsanlık son 20000 yıl içerisinde bilinen 6000 Tanrı kurgulamıştır. Bunun açık ara sonucu; Tanrıların insanları değil, insanların Tanrıları yarattığıdır. Sizin Tanrınızın yaratıcısı bizzat sizsiniz. Başkası değil... "O" nun gücü sizi yaratmaya yetermi bilinmez, ama sizin gücünüz "O" nun gibi milyonlarcasını yaratır...

esen kalınız

vartor
09-02-2011, 04:07
Melek, bana bir soru sordun, cevabini verdim. Evrenin tasarlandigini da kabul etmis olsaydim, yine de senin inandigin allaha inanamazdim; insanlardan medet uman, muhammede kiyaklar ceken, yemin eden, and icen, seytanla pazarliga giren, subyancilarla bir olan, erkegi kadindan ustun tutan, hic de bir tanriya yakismayacak davranislarda bulunan, kendi yarattigi kullari olume mahkum eden, velhasil, durust bir insanin bile yapmamasi gereken seyleri, allah adinda yapan, bu kadar aciz bir tanriya yer vermezdim.
Eğer gece ise gökyüzüne asılı olan yıldızları ve Ayı seyredebilirsiniz. yildizlari goge asan allah herhalde degil mi? peki neyle baglamis biliyor musun? Esyalari yapan degil, yapanlar vardir. hepsi de elle tutulur gozle gorulur. Kendiliginden hicbir sey var olmazsa, allah nereden cikti dersin?
Gerci ben onu da yaratani biliyorum da sana bir turlu anlatamadim. INSAN. Allahi ve diger tum tanrilari yaratan, bundan emin olabilirsin.

_melek_
09-02-2011, 18:34
Sayın Area;

"Bir vakit Yusuf babasına (Yakup Peygamber)babacığım ben ruyamda 11 yıldızla Güneş ve Ay'ı gördüm.Gördüm ki onlar bana secde ediyorlardı."dedi.(Yusuf 4)

Rüyadaki ay ve güneşin Yusuf Peygamberin anne babası olduklarını anlıyoruz.Yusuf peygamber ile beraber 12 kardeş 12 yıldız demek olduğuna göre Güneş sisteminde 12 gezegen bulunduğuna kuvvetli bir işaret var demektir.

Her ne kadar okullarad okutulan kiteplarda güneş sistemindeki 9 gezegen olduğu belirtiliyorsada bunu Kuran-ı Kerim Hicri 14 küsür asır evvel 12 gezegen olduğunu ifade etmiş,nitekim de bazı yeni keşiflerde güneş sisteminde 12 gezegen olduğu her geçen gün sırrını ifşa etmektedir.

Güneş sisteminde kaç gezegen vardır sorusuna 9 yanıtı veriyorsunuz.Aristo zamanında olsaydık 5 diyecektiniz.Kuranın gerçek mucizelerini örtenler yüzünden butür mucizelere insanlar pek dikkat etmiyor.Sıradanmış gibi karşılanıyor.Oysa üzerinde biraz düşünülürse Kuanın mucizeliği,Allah tarafından gönderilmiş bir kitap olduğu,ölümden sonra hayatın masal değil gerçek olduğu anlaşılacak.

Bakın Kuranın bilimsel mucizelerinin sadece bir kısmı;

Kanda ki oksitlenme
Güneş doğarken kutuplarad ozon tabakası
Savunması sağlam anne rahmi
Güneşin Hidtojen ve helyum içeriği
H.z Musanın denizi yarmasında ki Tsunami etkisi
Nuh tufanı kıssasındaki bilimsel gerçekler
Aerodinamik kuvvetler ve kuşlardaki programlanmış uçuş
Evrenin varoluşu.......................

_melek_
09-02-2011, 19:54
Saygideger melek;

Su basit ve cokca sorulan soruyu, hic kendinize sordunuz mu?

"Yaraticiyi (sizin inanciniz acisindan Allah oluyor, herhalde), kim/ne yaratti?, yani yaraticinin yaratani kim/ne" diye?

Ya da akilli bir tasarimcinin mi oldugunu soylemek istiyorsunuz?

Saygilarimla;
evrensel-insan

Müşrikler tarafından bizzat Peygamberimiz'e sorulmuş ve bunun üzerine Cebrail (as)İhlas suresini cevap olarak getirmiştir.

Herşeyi Yaratmaya gücü yeten 2. bir ilaha ihtiyaç duymaz.

Anlama sınırımızın ancak alemin dizayneri eden Allah'ın bizim için çizdiği sınır kadar olduğunun farkına varalım.

Biz Onun yarattığı ışığı onun yarattığı gözle ve Onun gösterdiği kadarıyla görürüz.O ise herşeyi görür.Görmek için ne göze ihtiyaç vardır,ne de ışığa.Çünkü onları Yaratan O'dur.

Biz onun yarattıkları hakkında Onun verdiği akılla,onun bize gösterdiği kadarıyla bilgi sahibi oluruz.O ise herşeyi bilir.Bilmek için öğrenmeye ihtiyacı yoktur.Çünkü bizim bütün bilgi kaynaklarımızı yaratan O'dur.

Binlerce odası bulunan muhteşem bir saray farzedelim.Bu sarayı aydınlatmak istiyorsak,2 yoldan birini seçeriz.Ya bütün sarayın aydınlatılması için tek bir mühendise havale ederiz veya sarayın binlerce odasından herbiri için ayrı bir mühendis bulmak zorunda kalırız.Tek bir mühendisin sarayı aydınlatması daha kolaydır.Bütün sarayı içine alan bir proje hazırlar,merkezi bir sistem kurar ve bir düğmeye basmakla sarayın binlece odası birden aydınlanıverir.

Eğer sarayın her odasını ayrı bir mühendise havale edersek bu işi binlece defa zorlaştırmış oluruz.

Dünyadaki her bir varlık binlece odalı bir saraydan daha muhteşem bir yaratıktır.Birde bu varlıkları içine alan kainatın tamamını düşünelim.Tek bir yaratıcıyı kabul ettiğimizde herşey açıklığa kavuşuyor.Bütün kainat Onun ol demesiyle olur.Heşey Onun koyduğu kanunlarla hareket eder.Bu kanunlar da onu planlayıp yaratan Zatın varlığını gösterir.Ama biz Onu kainatın ne içinde bulabiliriz nede kanunlarda.Eğer bulsaydık Oda kainatın bir parçası olur,ona da bir Yaratıcı aramamız gerekirdi.Çünkü kainatta yer alan kainattaki kanunlarada bağımlı demektir.Oysa O yaratıcıdır.Kanun koyucudur.Ve bu kanunların dışındadır.


Biz gökte tek bir güneşi görürüz.Fakat güneş ışığıyla heğimizi birden kuşatır.Bizim yüzümüzü aydınlattığı gibi koca bir denizin yüzündede parlar.Bir ağacın yaprağını ışıklandırdığı gibi bütün bir dünyayı da aydınlatır.Hiçbiri diğerine mani olmaz.Allahın yarattığı güneş böyle bir kabiliyete sahipse elbette Allahın isim ve sıfatları hiçbir sınır tanımaz.O bir anda herşeyi görür.,herşeyi işitir,herşeyin dizginini elinde tutar.

AerA
09-02-2011, 21:44
Her ne kadar okullarad okutulan kiteplarda güneş sistemindeki 9 gezegen olduğu belirtiliyorsada bunu Kuran-ı Kerim Hicri 14 küsür asır evvel 12 gezegen olduğunu ifade etmiş,nitekim de bazı yeni keşiflerde güneş sisteminde 12 gezegen olduğu her geçen gün sırrını ifşa etmektedir.
Bakın Kuranın bilimsel mucizelerinin sadece bir kısmı;

Değerli melek ;

Bu yukarıda savınıza kedi-köpek bile inanmaz. Siz nasıl inandınız?

Kanda ki oksitlenme
Güneş doğarken kutuplarad ozon tabakası
Savunması sağlam anne rahmi
Güneşin Hidtojen ve helyum içeriği
H.z Musanın denizi yarmasında ki Tsunami etkisi
Nuh tufanı kıssasındaki bilimsel gerçekler
Aerodinamik kuvvetler ve kuşlardaki programlanmış uçuş
Evrenin varoluşu.......................

Daha gezegen sayısından haberi olmayan bir kitapdan ilginç mucize iddiaları. Tek mucize sizin bu yalanlara inanıyor olmanız olmasın?

Tüm yazdığınız mucize örneklerini teker teker inceleyip, çöpe attığımız çalışmamız olan MUCİZE YALANLARI (http://www.mucizeyalanlari.com/) sitemizi de ziyaret ediniz.

Esen Kalınız.

evrensel-insan
09-02-2011, 21:49
Saygidfeger melek;

Sen yeryuzunde, insanoglunun zihninde ve dilinde dolasan, kah bir duzen ve sistem haline gelmis, kah sadece zihinde kalmis v.s. kac bin cesit yaratici oldugunu biliyor musun?

Ayrica, senin Allah'ini dunyada bir suru insanoglunun tanimadigini ve senin Allah'indan haberdar olmadigini biliyor musun?

Ayrica, sen insanoglunun tarihler boyu zihninde yer etmis, ve sistem duzen haline gelmis ve yine bazilarinin tarihte "yok olmus", bir suru yaraticilari oldugunu biliyor musun?

Sen butun bu yaraticilarin ozelliklerini sorguladinda mi, Allah ta karar kildin?

Ya da ilk sana tanistirilan Allah'i direk mi kabullendin?

Bu kadar yaratici dunyada yer almisken, ve sen bunlarin cogunun adini bile duymamisken ve de dunya da, senin Allah'inin adini duymayan bir suru insanoglu yasarken, NEDEN SADECE ALLAH; KIME/NEYE GORE?

Ustelik sordugum soruyu da cevaplamamissin. Neden Allah'in bir yaratani yok?

Kendi kendine mi yaratilmis, kendi kendini mi yaratmis?

Ayrica NEREDE ve NEDEN yaratmis?

"Herhangi bir sey kendiliginden olamaz ve onu mutlaka bir yaratan vardir", diyorsun ve sonra da "Allah'i yaratan baska bir sey yoktur" diyorsun; burada bir celiski yok mu?

Madem sana gore, her seyi bir yaratan vardir, o zaman Allash'i da bir yaratan olmasi gerekmiyor mu?

Saygilarimla;
evrensel-insan

_melek_
09-02-2011, 22:59
Değerli melek ;

Bu yukarıda savınıza kedi-köpek bile inanmaz. Siz nasıl inandınız?



Daha gezegen sayısından haberi olmayan bir kitapdan ilginç mucize iddiaları. Tek mucize sizin bu yalanlara inanıyor olmanız olmasın?

Tüm yazdığınız mucize örneklerini teker teker inceleyip, çöpe attığımız çalışmamız olan MUCİZE YALANLARI (http://www.mucizeyalanlari.com/) sitemizi de ziyaret ediniz.

Esen Kalınız.

Nezaket kurallarına uyarak sizinle konuşmaya çalışıyorum ama en baştan beri sizden yanıt alamıyorum.artık eminim Area sizinle tartışmaya girmeyeceğim.Rica ediyorum sizde benim mesajlarıma yanıt vermeyin.Benimle konuşmak sizin içinde aşağılık olmalı,insan gibi görüp değer verdiğiniz şahıslarla konuşmayı tercih etmezmisiniz.

AerA
09-02-2011, 23:16
Nezaket kurallarına uyarak sizinle konuşmaya çalışıyorum ama en baştan beri sizden yanıt alamıyorum.artık eminim Area sizinle tartışmaya girmeyeceğim.Rica ediyorum sizde benim mesajlarıma yanıt vermeyin.Benimle konuşmak sizin içinde aşağılık olmalı,insan gibi görüp değer verdiğiniz şahıslarla konuşmayı tercih etmezmisiniz.

Değerli melek ;

Anladıysam Arap olayım.

Ama belliki güneş sisteminde 12 gezegen var demeniz ve ardından bunu Kuran ile bağlamanız, sonrasında gezegen sayısının 9 çıkması sizi yıprattı. Sizde bana buldunuz kabahati. Bende değilde, 12 gezegen var diyen kendinizde ve feyz aldığınız kitapda bulsanız kabahati...:whistle:

Yine aynı şeyi yaptınız. Sözde Mekkelilerin El-Emin lakabı yakıştırdığı Muhammedin, Mekkeden kaçtığı gibi sizde dönüp kaçtınız. Üstelik çamuruda bana atıp. El-İnsaf....

_melek_
10-02-2011, 15:44
Saygidfeger melek;

Sen yeryuzunde, insanoglunun zihninde ve dilinde dolasan, kah bir duzen ve sistem haline gelmis, kah sadece zihinde kalmis v.s. kac bin cesit yaratici oldugunu biliyor musun?

Ayrica, senin Allah'ini dunyada bir suru insanoglunun tanimadigini ve senin Allah'indan haberdar olmadigini biliyor musun?

Ayrica, sen insanoglunun tarihler boyu zihninde yer etmis, ve sistem duzen haline gelmis ve yine bazilarinin tarihte "yok olmus", bir suru yaraticilari oldugunu biliyor musun?

Sen butun bu yaraticilarin ozelliklerini sorguladinda mi, Allah ta karar kildin?

Ya da ilk sana tanistirilan Allah'i direk mi kabullendin?

Bu kadar yaratici dunyada yer almisken, ve sen bunlarin cogunun adini bile duymamisken ve de dunya da, senin Allah'inin adini duymayan bir suru insanoglu yasarken, NEDEN SADECE ALLAH; KIME/NEYE GORE?

Ustelik sordugum soruyu da cevaplamamissin. Neden Allah'in bir yaratani yok?

Kendi kendine mi yaratilmis, kendi kendini mi yaratmis?

Ayrica NEREDE ve NEDEN yaratmis?

"Herhangi bir sey kendiliginden olamaz ve onu mutlaka bir yaratan vardir", diyorsun ve sonra da "Allah'i yaratan baska bir sey yoktur" diyorsun; burada bir celiski yok mu?

Madem sana gore, her seyi bir yaratan vardir, o zaman Allash'i da bir yaratan olmasi gerekmiyor mu?

Saygilarimla;
evrensel-insan

Bu tip soruların bir cevabı yokyur.Çünkü Yaratanın bir yaratanı yoktur.

Yaratanın bir yaratını varsa zaten O Yaratanlıktan çıkar ve yaratılan olur.Allah yaratılanlara benzemez.O noksan sıfatlardan münezzehtir.O bir cisim değildir.Doğmamıştır ve doğrulmamıştır.

Peygamberimiz;

" Allahın zatını düşünmeyin.Çünkü güç yetiremessiniz"buyuruyor.

Onun ve yarattıklarının hakkında onun bize verdiği akılla bilgi sahibi oluruz.Bu tip soruların cevabının olmamasının sebebi dünyaya geliş gayemizle birebir ilişkili diye düşünüyorum.Biz bir sınavdayız.Bu sınavın cevapları herkes tarafından bilinseydi sınav anlamsız olurdu.Yada şöyle söyleyim Allahın zatını anlama kabiliyeti bize verilseydi inanmayan kimse kalmazdı.

Bizler herşeyi kavrayamayız,göremeyiz buda kuluk acziyetimizden kaynaklanmaktadır.

Bir şeyi yok demekle işin içinden çıkılamaz.İkna edici doğru deliller ve isbatlar gerekir.Hayat kainat ve ölüm ötesi muammayı çözememiş olanlar sadece yok demekle neyin delil ve isbatınındadır?Bu durum midesi aç olupta vucüd sıhati bozulmuş olduğu için bunun farkında olmayan kimselerin durumuna benzer ki,onların aç oldukları halde aç değilim demeleri ancak hastalıklarının isbat ve delili olur.

Yazıyı yazan bir katibin olması mı makuldür?Yoksa duvarları süsleyen ve sayfaları satır satır dolduran yazılar katipsizmidir?

Bu alemde kendi kendine meydana gelen bir şey gösterebilirmisin?Kendi kendine çimlenip büyüyen bitkiyi toprağından ayır da gör bakalım kendi kendine mi bitmiş!....

vartor
10-02-2011, 17:29
Bu alemde kendi kendine meydana gelen bir şey gösterebilirmisin?Kendi kendine çimlenip büyüyen bitkiyi toprağından ayır da gör bakalım kendi kendine mi bitmiş!....
Gosteririm, senin allahin. Hicbir sey kendisilginden var olamaz ise, neden allahi bunun disinda tutyorsun? O nasil olduysa, ayni mantikla digerleri de olabilir, herseye de zaman ve mekkandan munezzehtir deriz olur biter. Senin ispatin ne? Allah bir fikirden baska birsey degil, gercek olmayan, insan uydurmasi bir fikir. Onun icin herseyden munezzeh olmasi kabul edilebilir; ancak gercekmis diye ortaya cikarsan, ispati da havadan laflarla, onun ispata ihtiyaci yoktur, o soyledir, boyledir demekle bitmez bu isler; tabi ki hur dusunebilen bir beyin icin.

_melek_
10-02-2011, 18:29
Gosteririm, senin allahin. Hicbir sey kendisilginden var olamaz ise, neden allahi bunun disinda tutyorsun? O nasil olduysa, ayni mantikla digerleri de olabilir, herseye de zaman ve mekkandan munezzehtir deriz olur biter. Senin ispatin ne? Allah bir fikirden baska birsey degil, gercek olmayan, insan uydurmasi bir fikir. Onun icin herseyden munezzeh olmasi kabul edilebilir; ancak gercekmis diye ortaya cikarsan, ispati da havadan laflarla, onun ispata ihtiyaci yoktur, o soyledir, boyledir demekle bitmez bu isler; tabi ki hur dusunebilen bir beyin icin.

Bir ayağı kırık sandalye düşünün.Ardında ki tek ayağı kırık sandalyeye dayanmış duruyor.Dayandığı sandalyede bir başka kırık sandalyeye....Nereye kadar??En sonunda tüm ayakları sağlam bir sandalyeye dayanmada durmaları mümkün mü?

Ben anne babamdan oluştum.Anne babamda kendi anne babasından ,onlarda bir önceki anne babadan.Bu böyle nekadar geriye götürebilir ki?Sonsuz bir öncesizliğe götüremiyeceğine göre başlangıç noktası nedir?Yada neresidir?

Bütün bu varoluş döngüsünün olabilmesi için varoluş döngüsünün üzerinde biri olmalıdır.Herşeyi başlatıp vareden ama kendisi başlatılmayan ve var edilmeyen biri.Yoksa herşey başlatılmamış ve varedilmemiş olurdu.Sonsuz öncesizlik olmayacağına göre Tanrı varlığını başkasından almayandır ve hep varolmuş demektir.Böyle olmasaydı zaten diğer varolanlar asla olmazlardı bu gün.

Bir şey yaratılmışsa zaten Tanrı değildir.Varlığını kimseden almadığı için Tanrı deniyor.

vartor
10-02-2011, 19:27
Kainatta devamli olarak maddenin enerjiye, enerjinin maddeye donustugunu biliyor musun melek. Eger hissetigin bu guc ise, o allah degil. en buyuk farki, oturup bir gun su insanlar kirik bacakli iskemlelere dayana dayana bana ulassinlar diye bir gayesi olamaz boyle bir gucun.
Farkimiz ne biliyor musun, sen bildigin kadariyla etrafina bakip, biraz degil,en cok da aile ve icinde yasadigin toplumun da etkisiyle, bu guce allah adini vermis ve insan gibi davranan, dusunen, and icen, kahreden bir varlik yaratmissin fikrinde. Ben ise o gucun hic de planli ve iradeli olmadigini, ve bunun butun orneklerini yasamim boyunca gozlemledigim icin biliyorum.
Nasil dusundugunu, ne kadar bildigine emin oldugunu ben cok iyi biliyor ve anliyorum, cunku ben de bir zamanlar, senin kadar olmasa da, orlardaydim. Senin beni ve bizleri anlaman icin daha cok senelere ihtiyacin oldugunu dusunuyorum ama umitsiz degilim, hic degilse az da olsa sorguluyorsun, arkasi gelecektir.

vartor
10-02-2011, 19:31
Bir şey yaratılmışsa zaten Tanrı değildir.Varlığını kimseden almadığı için Tanrı deniyor.

Insanlik tarihi boyunca, kac tane tanri yarattigimizi bir bilsen, bu cumleyi kurmazdin:)
tanri mi istersin, yari tanrilar mi? Binlercesini yarattik ve yok ettik.

_melek_
11-02-2011, 13:25
Insanlik tarihi boyunca, kac tane tanri yarattigimizi bir bilsen, bu cumleyi kurmazdin:)
tanri mi istersin, yari tanrilar mi? Binlercesini yarattik ve yok ettik.

Ümidinizi kırmak istemem ama benim Rabbimin varlığından en ufak bir şüphem yok.İçinde yaşadığım toplum çok istediğim hayal ettiğim İslam toplumu değil.Ne kafir diyebiliyorum ne Mü'min,böylesi daha tehlikeli inanın.Aynı şeyi bende sizin için düşünüyordum.Umarım birgün çok geç olmadan gerçeklerin farkına varırsınız.Mü'min olmanın Rabbini tanımanın,ümmet olmanın aşkını tadını yüreğinizde hissedersiniz.Gerçektende inandığınız özelliklede Tanrısız bunca şeyin meydana gelmesi imkansız.Meydana geldiğini bir an düşünsek bile nizam ve düzen içerisinde sürmesi ondan da imkansız.İklimler,günler,aylar bunları kontrol eden biri olmalı.Yoksa herşey düzensiz karmakarışık olurdu.Öyle değil mi sayın Vartor.

Saygılar.....

vartor
11-02-2011, 17:05
Hayir oyle olmadigini defalarca anlattim, anlattilar. Duzen diye birsey yok, buyuk balik kucuk baligi yutuyor, insan da bu kuraldan nasibini aliyor. Ne allah ne zeus, ne de thor fayda etmez insan acgozlulugune. Zaten bu karakterimiz sayesinde bu gunlkere varmisiz. Yetinseydik elimizdekiyle, magara devrini asamazdik,
Yukarida saydigin; zaman, yagmur, gunes gibi nedenlerden dolayi inaniyorsan cok yazik. Cunku bu saydiklarin da insan icadlari; En basiti, miladi ve hicri takvimlerden herhalde haberin var.
Yagmur Duasinin, collerde ise yaramiyacagini, tam aksine, ekvatoral ormanlarda da, duayla durduralimayacagini, herhalde ilk okulu okuduysan, kabul edersin.
Dunya 5 milyar yil once, bir ates kuresi oldugu, ancak milyarlarca sene sonra, sartlar uygun oldugunda, ilk tek hucreli canli olusabildigini umarim biliyorsun. Ancak. bunu takiben gecen 3 milyar sene sonra, insana dogru bir EVRIMLESME olabilmistir. Bugunku sartlar uygun oldugu icin, homo sapiens denilen insan cinsi son 150 bin yildir varligini surdurebilmis. Ondan onceki, ki kalinti ve izleri bugun gorulebiliyor, neanderthal insani da 200 bin yil yasayip yok olmus.
Dunyanin varolusu suresine, 5 miyar seneye, bir sene dersek, buna kiyasla insanin var olus zaman birkac saati gecmez. yani o kadar yeni bu insan denen canlinin var olusu dunya tarihine kiyasla...
Bizim neslimizin gelecek 100 bin senede var olup olmamasi, yine cevre uyumlugumuza bagli kalacaktir. Ancak sana acikca garanti ederim, bir yuzyil daha yasayamaz yarattigimiz allah fikri. Bilgi arttikca, allah batiyor. Onun icin hacilar hocalar bilime bu kadar karsi; ne de olsa, binlerce yildir suren somuru sona ererse, havadan, masaldan gecim kaynaklari da son bulacak.
Benim tavsiyem, inaniyorsan inan, ama bunu meslek edinme. masallarla avutma kendini ve karsindakileri....

_melek_
11-02-2011, 19:39
Hayir oyle olmadigini defalarca anlattim, anlattilar. Duzen diye birsey yok, buyuk balik kucuk baligi yutuyor, insan da bu kuraldan nasibini aliyor. Ne allah ne zeus, ne de thor fayda etmez insan acgozlulugune. Zaten bu karakterimiz sayesinde bu gunlkere varmisiz. Yetinseydik elimizdekiyle, magara devrini asamazdik,
Yukarida saydigin; zaman, yagmur, gunes gibi nedenlerden dolayi inaniyorsan cok yazik. Cunku bu saydiklarin da insan icadlari; En basiti, miladi ve hicri takvimlerden herhalde haberin var.
Yagmur Duasinin, collerde ise yaramiyacagini, tam aksine, ekvatoral ormanlarda da, duayla durduralimayacagini, herhalde ilk okulu okuduysan, kabul edersin.
Dunya 5 milyar yil once, bir ates kuresi oldugu, ancak milyarlarca sene sonra, sartlar uygun oldugunda, ilk tek hucreli canli olusabildigini umarim biliyorsun. Ancak. bunu takiben gecen 3 milyar sene sonra, insana dogru bir EVRIMLESME olabilmistir. Bugunku sartlar uygun oldugu icin, homo sapiens denilen insan cinsi son 150 bin yildir varligini surdurebilmis. Ondan onceki, ki kalinti ve izleri bugun gorulebiliyor, neanderthal insani da 200 bin yil yasayip yok olmus.
Dunyanin varolusu suresine, 5 miyar seneye, bir sene dersek, buna kiyasla insanin var olus zaman birkac saati gecmez. yani o kadar yeni bu insan denen canlinin var olusu dunya tarihine kiyasla...
Bizim neslimizin gelecek 100 bin senede var olup olmamasi, yine cevre uyumlugumuza bagli kalacaktir. Ancak sana acikca garanti ederim, bir yuzyil daha yasayamaz yarattigimiz allah fikri. Bilgi arttikca, allah batiyor. Onun icin hacilar hocalar bilime bu kadar karsi; ne de olsa, binlerce yildir suren somuru sona ererse, havadan, masaldan gecim kaynaklari da son bulacak.
Benim tavsiyem, inaniyorsan inan, ama bunu meslek edinme. masallarla avutma kendini ve karsindakileri....

Emin olabilirsiniz Sayın Vartor,İslam hergeçen gün kuvvetleniyor.Hayal kurmayalım gerçekleri görelim.Bilgi arttıkça İslam güçleniyor.

"Kainatın yaratıcısı zar oynamaz.Yarattığı hiçbirşey rastgele ve hesapsız değildir.Biz bu dünyanın denge ve ahengine hayranız;tabi kavrayabildiğimiz kadarıyla....Diyebilirim ki tabiatı araştıran herkes,birçeşit dini saygı sahibidir.Zira o, adeta ALLAH'ın keşfeden bir kaşiftir.Bu itibariyle derin bir imana sahip olmayan gerçek bir bilim adamı düşünemiyorum.Bu durum da şöyle ifade edilebilir dinsiz bir bilime inanmak imkansızdır.İlimsiz din kör,dinsiz ilim topaldır.
Einstein...

vartor
11-02-2011, 19:57
Einestien, dunyada listelenen ateist, agnostik bilim adamlari arasinda; Yukarida yazdigin cumleler de tamamen musluman uydurmasi ve yalandir. Ingilizce biliyorsan google'dan bulabilirsin dogru cumleleri. Yoksa kendini kandirmaya devam edebilirisn. Gerci onun sozleri bile olsa, yahudi oldugunu unuttun galiba? hani musluman dusmani ilan ettiklerinizden.

erdm34
17-02-2011, 12:04
Atlas'a Hitaben: Kendini deist sanan teistler için tespitleriniz çok doğru. Bende katılıyorum. Ayrıca ateistlerin Tanrı'nın yokluğunu kanıtlayın inanalım derken demek istediğim elbette ciddi değildi. Tıpkı bizim için korkak ateist denmesi gibi hafif alaycıydı. Hatta korkak ateist lafının yanında benim dediğim inanın çok hafif kalıyor :) Yoksa sizinle o konuda hem fikiriz şüpheniz olmasın.

aydoe Hitaben: Bu mesajınızı kenara not alıyorum nedenide aslında buna south park dizisinde bu konu işlenmiş. size o diziyle cevap vereceğim. Kaçıncı bölümdü vs. hatırlamıyorum ancak sırf bunun için araştırıp sizinle paylaşıcağım. Bir konu açıp bunun hakkında yorumlar yapıp sohbet ederiz ayrıca.

Efendim benim Tanrı'ma gelince... Benim Tanrı'm bu dünyayla ilgilenmiyor. İlgileniyorsa bile işlere burnunu sokmuyor. Ne yiyip içeceğime karar vermiyor. Bütün düzeni kurmuş ve sahneden ayrılmış. Cennet/cehennem gibi ödüllendirmeye dayalı bir sistemide yok. Ton ton ve sevecenmi yada sarışın ve aptalmı bilemem. Ben bir deist olarak Tanrı'yı gözümde büyütmüyorum. Çünkü büyütürseniz aranızdaki mesafe açılır. Tıpkı dinlerdeki gibi. Deistlerde genelde mesafe yoktur. Evet benden zeki olabilir, güçlüdür vs.vs. ama sırf bana artislik olsun diye güç gösterisi yapacağını sanmıyorum. Belkide benim varlığım ona bir fayda sağlıyor. Onun için gerekli birşeyde olabilirim. Bir çok böyle tahminde bulunabilirim. ama tahminden öteye gidemez.

Kısaca bir deist için tek gerçek Tanrı gerisi insan yalanları.

Peki senin inandıgın tanrı bizi niçin bu dünya ya getirdi insan oğlu bizleri neden yarattı turan dursun adına kurulmuş forumda tatrtışşalım diemi acaba?

erdm34
17-02-2011, 12:10
Değerli melek ;

Bu yukarıda savınıza kedi-köpek bile inanmaz. Siz nasıl inandınız?



Daha gezegen sayısından haberi olmayan bir kitapdan ilginç mucize iddiaları. Tek mucize sizin bu yalanlara inanıyor olmanız olmasın?

Tüm yazdığınız mucize örneklerini teker teker inceleyip, çöpe attığımız çalışmamız olan MUCİZE YALANLARI (http://www.mucizeyalanlari.com/) sitemizi de ziyaret ediniz.

Esen Kalınız.

Allah cc alıp mucizeyi gözünün içine sokmaz güneşin doguşu bir mucizedir dünyadaki bütün deistler ve dinsizler toplansa güneşin doguşunu 1 sn bile geçiktiremez ve dünya kuruldugundan beri 1sn şaşırmadan devm ediyor bu olaylar bu bir mucizedir...

Sizin yalanlarınız çöpe atılalı 1400 kusur sene oldu...

zallas003
12-03-2011, 21:19
ALLLAHIN VARLIĞINA İNANMAYANLAR.........


BİR AYRAN ALIN ELİNİZE VE BİRDE TUZ SONRA TUZU ALIN VE AYRANIN İÇİNE ATIN VE KARIŞTIRIN NE OLACAK TUZ KAYBOLACAK SİZE SORUYORUM TUZ NERDE TABİKİ HERYERDE İŞTE ALLAHTA HERYERDEDİR

Beyler adam Işık dershanelerinde çok takılmış :D

MeaD
23-03-2011, 02:15
Einestien, dunyada listelenen ateist, agnostik bilim adamlari arasinda; Yukarida yazdigin cumleler de tamamen musluman uydurmasi ve yalandir. Ingilizce biliyorsan google'dan bulabilirsin dogru cumleleri. Yoksa kendini kandirmaya devam edebilirisn. Gerci onun sozleri bile olsa, yahudi oldugunu unuttun galiba? hani musluman dusmani ilan ettiklerinizden.

şimdi einestien yahudi mi, ateist mi, agnotik mi ben anlayamadım senin sözlerinden.
Ayrıca Melek adlı üye o sözün einestiene ait olduğuna delil getirsin, sende müslümanların uydurduğuna delil getir böyle kuru tartışma olmaz. Suçlamayla tartışmayı karıştırıyorsunuz

TANRICI
05-05-2011, 09:26
Einstein paylaşılamıyor galiba...Biz deistlere görede o deistti:)