PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Evrimcilere Cevap/50 maddede evrimin yıkılışı..


Cihadery
27-06-2005, 14:04
1 - Evrim Teorisi, Tesadüfleri Yaratıcı Bir İlah Olarak Görür

Evrim teorisinin iddiasına göre, fosfor, karbon gibi bilinçsiz, akılsız, yeteneksiz, bilgisiz ve cansız atomlar tesadüfler sonucunda biraraya gelmişler, yıldırımlar, volkanlar, ultraviyole ışınları, radyasyon gibi doğal olaylar sonucunda kendilerini kusursuzca organize ederek proteinleri, hücreleri, balıkları, kedileri, tavşanları, aslanları, kuşları, insanları ve tüm canlılığı meydana getirmişlerdir.
------------------
Buraya aktardığınız yazı silindi. Aktardığınız yazınızın silinenleri için aşağıdaki kaynağa bakınız. Başlık kilitlenecek olup, kısa süre sonra silinecektir.(spartacus)
http://www.harunyahya.org/evrim/50_maddede_evrim/50madde01.html

Cihadery
27-06-2005, 14:47
Evrim teorisini ve allah ın varlığını kanıtlayan birçok olay e ıspat vardır..Daha fazla bigi için BURAYA (http://www.harunyahya.org)

======

Küfür ve şirk varoldukça mücadelemiz de varolacaktır..Mücadelemiz varoldukça bizlerde varolacağız..

======

PcKoLiC=EviL-BOY=Cihaderi

27-06-2005, 15:53
Cihadery, sende ve daha da doğrusu alıntı yaptığın Harun Yahya'da esas problem Evrim Teorisine yöntem ve yaklaşım problemidir. Bilimsel bir teoriye, dinsel çıkış kaynaklı yanıt verilemez. Dinsel bir önyargı ile (insanı allah yaratmıştır) bilimsel çalışma yapılamaz. Çünkü bu bilimin özüne aykırıdır. Bilimde önyargı olamaz. Bilim yapmak demek, dinsel, ırksal, siyasal hiç bir önyargı altında bulunmadan yapılan akılcıl eylemdir. İnsanı allahın yarattığı iddiası bir doğmadır. Bunun bilimsel kanıtı yoktur. Evrim teorisinin her ne kadar eleştirilebilen bazı yanları bulunsa bile halen insanın oluşumu hakkında bizleri en çok aydınlatan, en azında düşündürten yanı vardır. Peki diyelimki yukarıdaki eleştirilerini kabul ettik. Ve sana sorduk: Peki senin insanı allahın yarattığı ile ilgili bilimsel desteklerin, bulgu ve kanıtların daha mı fazla?

aslanerkam
27-06-2005, 20:18
cem dostum sana sormak istediğim şudurki bilimsel olarak bazı teoriler ortaya attıktan sonra bu teorilerin yanlışlığı kanıtlanmışsa artık burda akıl makıl hikayedir o yanlıştır Allahın bizleri yarattığı konusundaki bilimsel gerçeklere gelince

1.Bukadar büyük insanoğlunun çözemediği birsürü mucizelerdedn oluşan bir evren yaratılmıştır neden : kendi kendine olma ihtimali hesaplanamıycak kadar az çünkü

2.Bizi yaratanın tek Allah olduğuna gelince: eğer bu evren iki Allah tarafından yaratılmış olsaydı: iki tane en büyük gücün olması mümkünmüdür sorusu gelir insanın aklına gelir eğer Allah en güçlüyse onun üstünde birşey yoksa nasıl ikitane olabilir. Zaten en güçlü değilse bir Varlık o tanrı olamaz (tıpkı burun deliğinden giren sinek yüzünden ölen Firavun gibi) burdan da tek bir Allah olduğu çıkıyor

Cherokie
27-06-2005, 21:16
Bence burada asıl problemi yçntem yanlışında yaşıyoruz.Evrim teorisi madem çürütülmüştür nasıl olur da bilim hala ondan yararlanarak aşama kaydetmektedir.Yüzlerce kez anlatıldı çeşitli yerlerde ama hala arkadaş bilimin evrenle ilgili "tesadüfler" ürettiğini iddia ediyor.Arkadaşım yüz katrilyon çarpı onmilyon üzeri dokuz sana tesadüf gibi geliyor olabilir ama matematikte biz buna olasılık diyoruz.Eğer canlılar evrimleşemez diyorsan daha önce verdiğim basit örneği tekrar edeyim.Aynaya git ve 20lik dişlerine bak...
İşin ilginci islamın evrim yoktur diye bir iddiası yoktur.Bu sadece Harun Yahya'nın iddiası.Ama biz bu grubu henüz unutmadık.İsmini saklamaya çalışsa da halk kendisini çok iyi tanır.Hatırlayın bir zamanlar ünlüler ve mankenlerle yakışıklı gençlerin mensup olduğu bir "tarikat" vardı.Bu insanlar kuranda evlilik dışı ilişkiyi yasaklayan maddeleri tersten yorumlayıp anal seksin günah olmadığını iddia ediyorlardı!Ne yazık ki hafızası balıklardan bile az olan bir ulusuz.
Dindar arkadaşlara şunu söylemek isterim:bilimden uzaklaşmak hiçbir topluma birşey kazandırmadı.Yüzyıllarca nice toplum kıyamet ve Tanrısal mucizeler peşinde koşarken yokoldu gitti.İşin ilginci dindarların bilimi küçümserken onun nimetlerinden yararlanması.Bir bilim adamı şöyle yazmış kitabında:"Bir doktor hayatı boyunca yüzbinlerce kişiyi ölümden kurtarır sağlığına kavuşturur.Ama bir kişinin ölümünden sorumlu olsa lanetlenir.Bir dindar hayatı boyunca belki milyarlarca dua eder istekleri için.Ama bunlardan bir tanesi bile gerçekleşse bunu Tanrı'ya bağlar ve şükreder.İşte böyle nankör bir uğraş bilim....."

Cihadery
28-06-2005, 11:39
1.si bilim evrimden nasıl yararlanmıştır? ben yazdığım herşeye ispat bırakıyorsam sizlerde geçerli kaynak ve ispat bırakmak zorundasınız..

===

Evrim teorisine göre hücre içi jöle dolu bir baloncuk olarak tanımlanmıştı...Ancak gelişen bilim bunu çözdükten sonra işin aslı anlaşıldı..Hücrenin içinde gerçekleşen reaksiyonların hiçbirisi tesadufi olmadığı anlaşıldı ve içi jöle dolu bir baloncuk olmadığı da anlaşıldı.Hücre için böyle bir tanım veren bir teoriden bilim nasıl olur da yararlanır?


+ yazdıklarımı iyi okyun..Ve hepsini okuduktan sonra karar verin..Tüm olayların hepsi bilimsel olarak kanıtlanmış ve hala çürütülememiştir..Yani geçerlidir..Eğer bunları çürütebiliyorsanız buna itiraz edin..

Cherokie
28-06-2005, 14:41
Ya arkadaşım yapma Allahaşkına ya.Bu sitede ateistler bir alem dindarlar başka bir alem.Senin kanıt dediğin o safsataları yazdım ben yukarıda asıl sen iyi okumamışsın.
Ki ben sana çok basit bir örnek verdim yirmilik dişler..Bunu herkes bilir.Kalkmış doğal seçimlilik yok diyorsun peki kediler nasıl uyum sağlıyor her gittikleri ortama?Neden her bahar ayında kuş ölüleri bulunuyor çatılarımızda?Bunlar doğal seçimin sonucu değil mi?
Yani illa ki senin yaptığını yapıp bütün makaleleri yığmak mı gerekiyor buraya?
Al o zaman:
Doğal seçme

Doğal seçme evrimin temel mekanizmalarından diğeridir. Kısaca şöyle özetlenebilir. Çevreye uyum sağlayanların hayatta kalma şansı daha yüksek, sağlayamayanların daha azdır.

Mutasyonla ve cinsel karışımla olan değişiklik doğal seçimle ayıklanır ve bazı türler yok olur bazıları varlığını devam ettirip yeni türler oluştururular.

Kelebek hikayesinden de görüdlüğü gibi sanki evrimin bir amacı varmış gibi gözüküyor, sanki doğa bilinçli davrandı da kelebeği siyahlaştırdı. Hayır, bu tamamen rastlantısal bir değişiklikti. Eminiz ki bu şekilde bir yararlı mutasyon olmayıp da yoklan binlerce, milyonalrca tür gelip geçmiştir. Bugün yaşayanlar ise, hep yararlı değişmlerin sonucunda bugğne kadar geldiler.

Unutulamasaı gereken bir konu da, oluşan mutasyon tüm türleri etkilememiş olabilir, yani içlerinde hala beyaz kelebekler kalmış olabilir, ama bunlar hemen avlanmış ve yokolmuşlardır. Şöyle de olabilridi, bu beyaz kelebekler başka bir bölgede de yaşıyor oalbilriler, ordaki ağaçlar hala beyazdır, doalyısyıla yaşamlarını sürdürüyorlardır. Bu yüzxden bir dinci şöyle sorduğunda “peki bu beyaz kelebekler evrim geçirdiyse neden hala beyaz kelebekler var” şu cevabı vermek gerekir. “çünkü bazı beyaz kelebekler farklı bir coğrafyadaydı, dolayısyıla orda yaşamlaarını sürdürdüler, siyahları ise ingilterede oluştu.” Benzer şekilde

DİNCİ: neden insanın atası olan yaratıkların tümü insan olmadı da kimi maymun olarak kaldı

EVRİMCİ: farklı coğrafyada yaşıyorlardı, farklı mutasyonlara tabi oldular, yani tek bi tane ata yokki, aynı atadan birsürü var.

Miller deneyi

Miller, deneyinde ilk atmosfer koşullarını taklit etti, ilkel atmosfer olarak H, CH4, NH3 ve H2O kullandı. Elektrik verdi, sonuçta 3 çeşit aminoasit (bundan sonra aa olarak gösterilecektir.) ve başka yağ asitleri elde etti. Aminoasitler proteinlerin yapıtaşlarıdır.

Eleştiriler:

1- Miller, soğuk tuzak kullandı: yani oluşan aa’ları oluşan diğer zararlı maddelerin etkisinden kurtarmak için özel bir düzenek yapmıştı.

Cevap: soğuk tuzak doğa tarafından da çeşitli yollardan sağlanabilir, mesela okyanus tabanında gelen soğuk su akıntısı aa’ları buradan uzaklaştırabilirdi. Veya böyle bir etki olmasa bile biraz sonra bahsedeceğim gibi organik maddeler uzaydan gelebilirdi. Bu deneyle anlatılmak istenen, bir şekilde cansız maddenden canlı maddelerin yapıtaşlarının oluşabildiğidir.

2- ilk atmosfer koşulları yanlış düzenlendi: N ve CO2 yerine NH3 ve CH4 kullanılmıştır. Ayrıca O2 seviyesini daha yüksek olması gerekirdi, bugünkü bulgular bunu gösteriyor.

Cevap: tamam NH3 seviyesi daha azdı, ancak O2 seviyesi nerdeyse yoktu, O2, O2 soluyan bakterilerin oluşmasıyla dünyada birikmiştir. Bu da 2-2,5 milyar yıl almıştır. Ve bu deney daha sonra hem Millerce hem de başka kişilerce gerçek atmosfer koşulları taklit edilerek defalarca yapılmış, daha yeni aa’lar ve nükleotitler de elde edilmiştir.

3- Yaşam için gerekli sadece 3 aa elde edilmiş, yeterli değil, ayrıca çok sayıda zararlı birleşik elde edilmiş. Ayrıca oluşan aa’ların çoğu sağ elli(D), halbuki canlılardaki aa’ların hepsi sol ellidir. Ve neden canlılardaki aa’ların hepsi sol elli(L).

Cevap: Dediğim gibi bu deney sadece, cansız maddeden canlılığın yapı taşlarını oluşturabileceğini göstermek için yapılmıştır. Ancak daha tatminkar cevap istiyorsan

- eğer söylendiği gibi yaşam uzaydan geldiyse, bu eleştirinin bir anlamı kalmıyor, bak uzaydan gelen yaşam.

- D ile birleşen ve L ile birleşmeyen bir X maddesi varsa, bu D ile birleşip onu çökeltmiş ve ortalık D’ye kalmış olabilir.

4- aa oluşunca peptid bağı kurulur, bu sırada su açığa çıkar, ama zaten aa’lar suda oluşuyor, su dolu bir ortamda su açığa çıkaran bir tepkime olmaz.

Cevap:1-yaşam uzaydan geldiyse bu eleştiri de anlamsız.

2-fox deneyi: aa’lar oluşur oluşmaz, volkanik kayaların oraya taşınır ve su buharlaşarak yok edilir.

1960-1980 yılları arsında birçok kişi tarafından yapılan deneylerde, farklı enerji kaynakları, farklı olan koşullar kullanıldı ve diğer aa’lar ve nükleeik asitler de elde edildi. Ayrıca ilkel RNA’nın kendi kendine oluşabileceği de gösterilmiştir.

DNA

Burada DNA'nın özellikleri anlatılmayacak sadece nasıl oluştuğu hakkında kısa bir fikir sahip olacaksınız. DNA'nın ne işe yaradığını neler yaptığını bildiğini varsayıyorum

İlkel dünyada oluşan veya uzayda oluşup da dünyaya gelen bazlar(nükleotitler) kimyasal bir tepkime gereği birbirine eklenir ve uzar, gittikçe tek katlı ve uzun bir yapı oluşur, bu oldukça kolay kopabilen bir yapıdır, bazıları bu şekilde kalırken bazıları yine kimyasal tepkimler gereği sarmal bir şekilde birleşir ve çift katlı hale gelirler, sonuçta evrimin temel yasası olan doğal seçilimle çift katlılar devamlılıklarını korurlarken tek katlılar yok olurlar, iki sebepten dolayı

- kolay kopabilirler

- çift katlı olmadıklarından eşlenemezler ve çoğalamazlar

DİNCİ: DNA nasıl oluyor da çift katlı oluyor, bunu ancak bilinçli bir varlık yani tanrı yapabilir, ayrıca nasıl oluyor da kendini eşleyebiliyor

EVRİMCİ: Çift katlı oluşu kendiliğinden olan bir olay değil, bu yine o sırlarda oluşan enzimler aracılığıyla olan bir olaydır

Tıpkı nükleer tepkimelerde olduğu gibi, araya bir katalizör(canlılardaki enzim görevinde) girince nötron tepkimeleri oluyor, ve bu sanki bilinçli bir varlık tarafından yapılıyormuş gibi nötron sayısı kendiliğinden artıyor ve nükleer enerji elde ediliyor. Bunu da mı allah yapıyor, yooo, olay tamamen nükleer bir tepkime, DNA’nın çift katlı oluşu da böyle bir tepkime, yalnız bu kimyasal bir tepkime. Kendini eşlemeye gelince, bunun da kimyasal bir tepkime olduğunu sanıyoruz ama daha henüz kesin konuşamıyoruz, araştırmalar sürüyor.

Protein oluşumu

DNA 4 harfli bir alfabeden(4 çeşit nükleotit(baz)) oluşurken protein 20 harfli bir alfabeden ( 20 çeşit aa) oluşur. Protein sentezi DNA sayesinde olur. bunun için bu iki alfabe arasında çeviri yapılması gerekir. Bu olay kısaca şu şekilde olmaktadır.

..........(bir genlik kısım).............DNA

mRNA

DNA’nın bir genlik kısmı bir enzim aracılığıyla RNA’ya kopyalanır/veya RNA oluşturulur.

DNA:bir çok genden oluşur

RNA:bir genden

Daha sonra mRNA ribozomlara yapışır ve ribozom bu RNA’daki kod dizilimini okumaya başlar, ribozomun çevresinde tRNA’lar vardır, bu tRNA’lara ise çeşitli aa’lar bağlanmıştır. mRNA’dan hangi baz dizilimi okunduysa ona ait aa’nın bağlandığı tRNA gelir ve ribozoma yapışır, bu işlem bu şekilde devam eder ve bir protein oluşur.

Sorular ve Tartışmalar

1- Madem bütün canlılar insanın hizmetine yaratıldı da, neden sizin de kabul ettiğiniz 500 milyon yıl önceki abuk subuk canlılar yaratıldı, bunlar kime hizmet ettiler, ya dinozorlar kime hizmet etti, hele insanoğlunun yaşamadığı yerlerde yaşayan canlılar kime hizmet ediyor.

2- Neden tek gezegen yaratılmamış da 9 tane yaratılmıştır.

3- Tanrı ademi yarattı, daha ortada kadın yaratma fikri yok. ademin yalnız kaldıgını görünce kadın yaratıyor.(hoş, tanrının bunu önceden bilip ikisini beraber yaratması gerekirdi ama neyse). Peki kadın fikri yoksa ademe neden cinsel organ veriyor. Bunu nerde kullanacak. (sadece işemek için mi, evetse taşaklarını vermesin o zaman, çünkü taşakların işemede hiçbir görevi yoktur).Hadi diyelim ki adam ilk yaratıldıgında cinsel organı yoktu da sonra takıldı. Şimdi havva yaratıldı, peki havvanını göğüsleri varmıydı. Eğer bir çocuk emzirmeyecekse neden bu göğüsler vardı. Aynı şekilde cinlsel organı(rahim ve dölyatağını kapsayan tüm cinsel organ) varmıydı. Varsa neden. Yoksa ademle havva birbrilerinden nasıl etkilendiler de yasak bir iş yaptılar. (seviştiler yani). Sevişmek için birbrilerinden elektrik almaları lazım, içlerinde cinsellik olması lazım, cinsel organlar ve cinsel dürtüler olmadan bu ilişki olmaz.

4- DİNCİ:yerçekimi, güneşe uzaklık, ozon, dönme hızı, manyetik alan, ..... bunlardan birisi uygun ayarlanamasaydı hayat olmazdı. Bunların hepsini birden yaratan ise Allah’tır.

CEVAP: evet olmazdı, ama hepsi olduğu için hayat var. Venüste bunlardan birçoğu olmadığı için hayat yok, burada hayat olması yalnızca bir tesadüftür, ayrıca bir sürü yıldız sistemindeki diğer gezegenlerde hayat olmadığını da henüz bilmiyoruz. Ama en azından Mars’ta bakteri olduğunu biliyoruz.

5- DİNCİ: insan üreme sisteminde, spermlerin yumurtayla karşılaştığı ortam asidiktir, tanrı bu yüzden spermi özel bir zırhla yaratmıştır.

CEVAP: e güzelim, tanrın neden bu kadar işi zorlaştırıyor ki, ortamı asidik yapmasaydı da spermi de zırhsız yapsaydı, boşuna hücreciğe bir de zırh taşıttırıyor, alla alla ya. Yani gereksiz bir problem yaratıyor, ve bu gereksiz problem için bir de çözüm yaratıyor, ne kadar ilginç.

6- DİNCİ: hareket eden şeylere, yani canlılara Allah ruh vermiştir, ruhları sayesinde bu hareketlerini yaparlar, her şeyi ruhları sayesinde yaparlar

CEVAP: amiplerin de mi ruhu var, ya virüslere ne demeli, canlı vücudu dışında ölü olan bu yaratıkları bana açıklayacak bir dinci var mı acaba

7- Dincilerin en çok kullandığı ifade şudur:

..................Bu ise .....’nın yaratılmış olduğunu gösterir.

Ör: Dinciler, çıngıraklı yılanın özelliklerini nerden bulduysa açıklıyor, zehir sisteminden, algılama sisteminden bahsediyor ve bu yılanın kesinlikle yaratılmış olması gerektiğine inanıyor. Ve bunun bilimsel gerçeklik olduğundan bahsediyor.

CEVAP: bir kere bilimsel gerçeklik bu değildir, bilimsel yöntemin izlediği yol bu değildir ki aslında.

Öncelikle bilimsel yöntem adımlarına bir bakın ve sonra devam edin.

Yani, elde ettiğin bulguları test edip denemediğin sürece bilimsellikten bahsedemezsin, dolayısıyla bir dinci hiçbir zaman bilimsellikten bahsedemez ve edemeyecektir de çünkü onun savunduğu şeyler inançlardır ve inançlar test edilemez, deneye tabi tutulamaz.

8- Bir diğer çok kullanılan ifade de, “bu, tesadüflerle oluşmadığına göre, kesinlikle yaratılmış olmalıdır” şeklindeki ifade olup az öncekine benzemektedir. Burada bir varsayım üzerine, insanları ikili olasılık kıskacına alıp, ona birini dayatma taktiği kuallnılmıştır. Yani 3. bir alternatif olan “bunun cevabını henüz veremiyoruz” denmiyor da hemen bu bir yaratıcıya bağlanıyor. Üstelik bu bilinçli varlığın, yaratıcının da kesinlikle Allah olduğu belirtiliyor. Varsayalım ki UFO’lar var, bu bilinçli yaratıcılar neden UFO’lar olmasın.

9- DİNCİ: Allah tüm canlıları ayrı ayrı yaratmıştır, insan da bunların en üstündür

EVRİMCİ: peki neden bu farklı canlıların yapı taşlarını farklı yaratmamış, hele insan gibi üstün olduğunu söylediğin bir yaratığınkini. Yani insanın yapıtaşıyla basit bir böceğin yapı taşı aynı olur mu hiç, yakışır mı bu insanın üstünlüğüne he, seni gidi dinci.

Ayrıca insan en mükemmel canlı falan da değildir. en azından mükemmel değildir. biyolojik olarak pek çok kusuru,

verimsiz çalışan sistemleri, kısır döngüye girmeye yönelik biyolojik hataları vardır. insanın pek de sanıldığı kadar kusursuz olmaması, onun her şeye muktedir bir tanrı tarafından yaratılmadığının bir göstergesi olsa gerektir.

Ancak, insanı doğaya ve çevreye hakim kılan beş temel unsuru vardır.

i) frontal lobunun ve neo-korteksinin diğer primatlara oranla daha gelişmiş olması. Türkçe’si, beyninin daha gelişmiş olması.

ii) Gırtlak yapısının farklı sesleri çıkaracak yapıda olması ve geliştirebildiği dil yeteneği

iii) İkinci beyni olan elini çok sofistike kullanabilmesi

iv) Ayakta durabilmesi ve tüylerini kaybetmiş olması sonucu soğuk iklimlere adaptasyon sağlayabilmek için alet yapabilmesi, hayvanların kürklerini kullanabilmesi, ateşi kullanabilmesi

v) Diğer primatlar gibi gruplar içinde yaşaması, yardımlaşması, sosyal bir varlık oluşu



Evrimci: eğer çok mükemmelsek

neden arkamızda gözümüz yok, böylece arkadan gelen tehlikeden haberimiz olmuyor

neden ufacık mikroplara hemen teslim oluyoruz

neden bir çita kadar hızlı koşamıyor, bir kartal kadar keskin gözlerimiz yok.



bunları bizden daha iyi yapan canlılar olduguna göre, biz mükemmel değiliz.

10- bu dinci amcamların en çok sevdiği hayvan da deve, devenin bir sürü özelliğinden bahsediyor, hatta Kuran’ın da deveyle ilgili ayetler içerdiğini söylüyorlar

CEVAP: yav kardeşim, Muhammed’in etrafında deveden başka hayvan mı vardı, tabi ki deveden bahsedecek, bukalemundan veya tarantuladan değil.

11- DİNCİ: vücuttaki organlardan biri olmasa canlılar yaşayamazdı, hepsinin önemli görevleri var

SORU: hiç de bile.

apandisit, eskiden insanların (ve atalarının) besinlerin farklıyken işe yarıyor oalbilir ama şuan yaramıyor, hatta enfeksiyon kaparsa ölebilrisin.

kulak kası: insanların bazıları kulak kaslarını oynatabilmekle beraber bu bir işe yarmamaktadır, eskiden ne işe yarardı onu bilmiyom ama heralde düşmanın veya avın yaklaştıgını anlamak için hassas duymayı sağlıyor oalbilridi.

yirmi yaş dişi:çiğnemede herhangi bir görevi yoktur

vücut kılları:bir zamanlar ısıyı korumaya yardımdıydılar: şimdi herhangi bir görevleri yoktur.

kuyruk: nadiren 10-15 cm boyunda kuyruklu insanlar dogmaktadır. bunun dışında bir de kuyruk sokumumz bulunmaktadır. bu da eskiden sahip oldugumzu bir kuyrugun kalıntısıdır. zaten kuyruklu doganlarda ise kuyrugu yok eden gen devreye girmedigi için kuyruklu doğarlar. aslına insanların hepsi embriyonik gelişim içinde kuyrukludurlar, daha sonra diğer genlerin etkisiyle bu yok olur.

12- Dinozorlar neden yaratıldılar, hadi yaratıldı, neden meteor yağmuruna tutuldular(şimdilik öyle biliniyor) da öldüler. Aynı şekilde diğer soyu tükenen canlılar neden yaratıldılar da sonra soyları tükendi. Bu soruyu daha önce de sormuştum ama çok seviyorum bu soruyu bir daha sorayım dedim.

13- Biz diyoruz ki, fosil tabakalarında belli bir sıra olması, evrim teorsini destekler.

DİNCİ: Bu yaratılışla da açılanabilir. Allah, canlıları yaratırken belli bir sıra izlemiştir. Önce deniz canlılarını sonra sürüngenleri, sonra kuşları ve memelileri yaratmış, dünyayı böylece düzenledikten sonra da insanı yaratmıştır.

EVRİMCİ:Peki, siz hep bir zincirden bahsediyorsunuz. Bir canlı diğerini yer, onu başkası yer, onu da başkası .... bu yüzden hepsinin bir anda yaratılması gerekmez miydi. Yeni eklenen bir tür veya soyu tükenen bir tür zinciri bozmaz mı. ayrıca hani tüm canlılar insanın hizmetine yaratılmıştı(bu soruyu da önceden sordum). Bu, işte sizin çelişkiniz,seni gidi dinci seniii.

14- DİNCİ: kompleks parçalar nasıl olur da birleşir. Kalp, böbrek, ciğer v.s nasıl olur da birleşip bir insanı oluşturur. Demek ki insan yaratılmıştır.

EVRİMCİ: yav kardeşim, biz demiyoruz ki bunlar bir anda oluştu da sonra birleşti. Bunlar uzun bir süre içinde koloni sistemiyle oluşmuştur. Tek hücreli canlılar birleşip koloniler oluşturmuşlar, bunlardan bir kısmı solunumu, bir kısmı sindirimi v.s üstlenmişlerdir daha sonra organlaşmışlar ve diğer organlar da bu şekilde oluşmuşlardır. Mesela hayvan hücresindeki mitokondrinin daha önceleri oksijenli solunum yapan bir bakteri olduğu daha sonra insan vücuduna girerek onla simbiyoz bir yaşam sürdüğü anlaşılmıştır. Zaten kendine ait bir DNA’sı olduğundan belli.

15- DİNCİ: Gözdeki kompleksliği görmüyor musun, böyle karmaşık bir yapı kesinlikle yaratılışın bir göstergesidir. Birdenbire ve eksiksiz olarak yaratılmıştır.

EVRİMCİ:1-peki, kullanamadıkları halde neden yarasalara ve termitlere(karınca benzeri bir böcek) göz vermiş

2-neden yılana da az kullandığı gözü vermiş, ayrıca sonra pişman olup da “dur sana bir de kızılötesi algılama sistemi vereyim” mi demiş.

3-madem bu kadar kusursuz bir yaratıcı var da, erkeklik organının niye sünnetli yaratmamış, yoksa sonradan hatalı imalat yaptığını anlayıp da sünneti mi göndermiş insanlara.

16- DİNCİ: bir zigot (insan embriyosunun ilk hali), bölünüyor ve 2 hücre oluyor, sonra 4, sonra 8 ve daha sonra hücreler farklılaşmaya başlıyor. Hücreler bunu nereden biliyor.

EVRİMCİ: bunu ben de tam olarak bilemiyorum, ama genetikteki olağanüstü gelişmeyle bunu cevabı da çok yakında verilecektir. Zaten birkaç teori var, ama tam detayıyla bilmediğim için burada değinmiyorum

SORU:peki bunlara gerek var mı, yani spermler yumurtaya değdiği anda, ufak bir insan oluşsun orda, bu zamanla büyüsün, ne gerek var öle bölünmelere falan. Tanrı bunu neden seçmemiş de böyle bölünmelerle falan uğraşmış.

17- Tanrı ozon tabakasını neden yaratmış, güneşi zararsız yapsaydı ya.

18- Dincilere göre, tanrı, tek insan olan Adem’in yalnızlığına üzülür ve o uykudayken kaburgasından bir parça alıp Havva’yı yaratır. Ama ikisine de cinselliği yasaklar ve onun sembolü olan yasak meyve ağacından meyve yemeği yasaklar. Halbuki onların vücuduna cinsel organları da, temel içgüdü olan üreme güdüsünü de koyan odur. Soruyorum size, çıplak bir kadınla çıplak bir erkek bir odada dursalar ve birbirlerini beğenseler bunlar rahat durabilirler mi.

Ayrıca şunu söylemek gerekiyor ki, eşeyli üreme yaklaşış 1-1,25 milyar yıl önce ortaya çıkmıştır. Bu da genetik çeşitliliği artırmıştır. Ve dişinin özü erkek değil, erkeğin özü dişidir, çünkü insan embriyolojik gelişimi sırasında önce dişidir, testosteron hormonu devreye girerek insanı erkek yapar.

19- DİNCİ: en ünlü bilim adamları evrim teorisini reddetmektedirler

EVRİMCİ: yalaaaaan yalan. Bilimadamları evrimi bir gerçek olarak kabul etmektedirler, sadece mekanizmalar tartışılmakta ve bazı boşluklar olduğuna bunların ileride doldurulacağına inanmaktalar. Eskiden çok olan boşluklar gittikçe doldurulmaktadır.

20- DİNCİ: yaşam deneylerle oluşturulamamıştır.

EVRİMCİ: evet belki bir hücre henüz oluşturulamamıştır ancak hücrenin yapı taşları olan aa’lar, nükleik asitler, yağ asitleri oluşturulmuştur. Eğer 2 milyar yıl beklersen hücre de oluştururuz sana, ayıp ettin yani



İstersen dahasıda var.Ayrıca bana gerek yok google da bilim yaz pek çok argüman bulursun bununla ilgili.Mesela www.tubitak.gov.tr ve www.cern.ch gibi sitelerden de yararlanabilirsin
Senin büyük bilimadamın A.o.'ın şimdiye kadar bilime her hangi bir katkısını duymadım.Ama bu insanlar evrim kuramından yola çıkarak DNA'yı Kuantum'u buldular.Nanoteknoloji güngeçtikçe gelişiyor birkaç yıl içinde insanlık hız denen şeyin neler yapabileceğini görecek sen hala evrimi reddetmeye uğraşıyorsun.İşin garibi evrim teorisi darwinden beri öylece kalmadı ki antitez üretmeye çalışıyorsun.Bunun daha mendeli var hawking'i var.
Bu kadar basite indirgemeyelim hayatı...

Cihadery
28-06-2005, 14:56
Bilim hakkında gerçekten hiçbirşey bilmediğiniz ortada..Bana kalkmış dişi örnek veriyorsunuz...

o zaman vücuttaki büyüme ve gelişme de evrim öyle değilmi?

Dinle arkadaşım...bu tür olayların hepsi insan vücudunda gerçekleşen olaylar sayesinde olur..yani senin deidğin gibi evrim değil...

Evrim hakkında diğer yanılgılar...

========
Bilmek alıntı yapıp, başka kaynaklardan tümüyle kopyalamak değildir. Kaynaklar, bir düşünce bütünlüğü içerisinde ancak belirli anlarda kesit olabilirler, sizlerin kendi görüş ve incelemeleri dışında, kopyala-yapıştır değildir. Kaldı ki, açtığınız başlığa karşı sırf biliyorum demek için binlerce kopyala-yapıştır yapılacak kaynak vardır, bu ise kişinin düşünce yada fikirlerini, bilgisini yansıtmaz. Ve kaynaklar yazının en altında yada alınan kesitlerde parantez yada tırnak yada alıntı olarak ifade edilmek zorundadır.(spartacus)
Silinen yazınız aşağıdaki linkte mevcuttur.

http://www.harunyahya.org/evrim/50_maddede_evrim/50madde01.html

Cherokie
28-06-2005, 15:17
Dostum sen daha mutasyonla gelişmeyi birbirinden ayıramıyorsun ben sana ne diyeyim ki.Sayfalarca döktürmüşsün yine ama daha bunu bile bilmiyorsan ben sana ne anlatayım.Bak arkadaşım insanların yirmilik diş dediği dişler uzun zamndır insanın işine yaramamaktadır o yüzden zamanla kaybolacaklar belki de.Diğeri yani gelişim ise normal büyüme dediğimiz şey.İkisinin alakası yok yani senin başka organın var mı öyle sökülüp giden?
Bir de neyi farkettim biliyormusun sen kendince bir şey ortaya koyuyorsun (mesela tesadüf) sonrada vıyy hiç evrende tesadüf olurmuymuş.Şimdi olasılıkla tesadüfü ayırt edemezsen bilimle ilgili konuşman biraz ukalalık olur.Kaldı ki senin tezin ne kardeşim Bilim evrimi kullanmıyor değil mi?E git bak o zaman dünyanın en büyük bilim merkezlerinin sitesin.Adamlar kullandıklarını örneklerle gösteriyorlar.Yazdım birkaç tanesini kendinde bulabilirsin zor değil ki bu yani hele ingilizcen varsa git oku.Yani adamlar kullanıyoruz diyorlar sen hayır kullanmıyorlar diyorsun onu anlayamıyorum.Sen diyorsun ki şu adam G.Saray'lı adam diyor ki Hayır ben Fbliyim ben de sana diyorum ki cihadery adam fbliymiş.Bu benim iddiam değil.Ama sen hayır öyle değil diyorsun ben sana ne diyebilirim ki?
Allah ıslah etsin

jayjay
14-10-2006, 03:52
Bu rekonstrüksiyon işi nedir? Bilgisi olan var mı? Cevabını bekliyorum. Harun Yahya'nın dediği gibi uydurma mı?

Saygılar...

spartacus
14-10-2006, 08:48
İlgili başlık ve yazılar Cihadery nickli üyemizin, başka bir kaynaktan copy-paste yapmasından dolayı, kilitliyorum.

Yazılar tek tek kaynakları altta tarafımca gösterilerek kilitlenecektir. Görüyorumki, 20 soruda evrimin çöküşü 50 ye yükselmiş, yeni buluşlar, kurgular var demek ki.
Forumlar insanların kopyalama alanları değil, aksine kendi fikirlerini iletme, paylaşma, tartışma, iletişim alanlarıdır.
Başlığa yazı ve cevap yazan arkadaşlar, başlık ve içerik forum kuralları dahilinde değildir, başlığın kilitlenmesini anlayışla karışlayacağınızı umuyorum.