Orijinalini görmek için tıklayınız : Köhnemiş akımlar.
birveiki
17-07-2005, 18:22
Kapitalizm:
Amacın sadece "kazanmak, hep kazanmak" olduğu, hiç bir insani vasıf içermeyen, insana "sadece çalışan ihtiyacı olduğu için" fırsat tanıyan, çalışma imkanı olmasa bile çalışmayanın ezilmesi gerektiğini savunan, yardımlaşma, dayanışma gibi ahlaki kavramları dahi "kazanç" yolunda kullanan ve atan bir kokuşmuş godoman sistemidir.
Bu varoluş, zengini zengin, fakiri daha fakir ederken bunda hiç bir zaruret görmez. Fakirin daha fakir olmasını "eyvah piyasa dengesi bozuluyor" diyerek yok etmek isteyen bir sistem. Çünkü zengin'in fakire ihtiyacı vardır ama fakir zengin olmamalıdır.
Komunizm:
Kapitalist godomanların yaşam tarzını içine sindiremeyen işçi akımıyla ortaya çıkar. Bu sistemde insanlar ekmeği fişle alır. Her istediğini alamaz çünkü aksi halde kavga çıkar. Herkes eşittir.
Ama bu oluşum içerisindeki her insan sistemden memnun değildir. Bu sebeple bu seslerin kısılması ve sistemi bozmaması gerekir. Çatışmalar çıkar, savaşlar çıkar. Milyonlarca insan ölür.
Ama sonunda insanlar içlerindeki "daha fazla özgürlük" ve "istediği şeyi yapma" dürtülerine yenik düşer bu sistemi de terkeder.
Zenginler gibi yaşamak için zenginliğe karşı çıkan bu sistem, içindeki bu dürtüler yüzünden kendini yok eder. Yani başlangıçta kendini yoketmeye programlı bir sistemdir.
Faşizm yada Milliyetçilik:
İnsanın, kendi seçimi olmadığı bir şeye sahiplenmesi gerekliliğini savunan en aptal akımlardan birisidir. Zenciyi zenciye, beyazı beyaza, sarıyı sarıya mahkum eder. Hepsi kendi arasında ortak bir adda buluşur: Milliyetçilik. Ama ortak bir paydası hiç yoktur, olmayacaktır da.
Devletçilik: Her insanı, kendi dilinden anladığı ve bazı şeyleri paylaştığı insanlarla bir çizgi içerisine sokar ve ayrı çizgilerdeki insanları olası tehdit olarak görür. Zaten olası tehditlerin ortaya çıkması ile devletçilik ortaya çıkar. Ve en büyük amacı: Dünya'yı tek bir devlet yapmaktır.
İslam bunların ve adı geçmeyen tüm köhne, faydasız, zararlı akımların hiç birini kabul etmez. Tek ortak paydası: Allah'a olan inanç ve Güzel Ahlak.
İslam, kendisine saldırmayan insanlara saldırılmasını meneder
İslam, yardıma muhtaç birini görüpte yardım etmeyeni sorumlu tutar
İslam, sosyal ilişkilerin canlı tutulmasını emreder
İslam, çalışıp çok para kazanan insanın, çalışmayacak durumdaki insanlara yardım etmesini ZORUNLU kılar
İslam, savaşta bile "ağaç kesmeyi" haram kılar, kadına, çocuğa, yaşlıya, düşmüşe savaş halinde bile el kaldırmaz, esirlere zulmetmez, onları BİLGİ ve BİLİM öğretmeleri karşılığı serbest bıraktırır
İslam, her İNSANA karşı eşit hakta ve adaletle davranmayı emreder
İslam, zarureti ve ihtiyacı olupta mecbur kalıp hırsızlık yapanı sorumlu tutmaz, aksine onu o duruma getiren çevresindeki insanlara bunun hesabını sorar
İslam, kimsenin başını zorla kapatmaz, kimseyi zorla dine sokmaz, yaptığına karışmaz, müslüman olmasa bile ilim öğrenemezsin diye dershane/medrese kapılarından kovmaz!
Ama bir insan "ben müslümanım" deyip yukardakilerinin tam tersini yapar. Bazı aptallarda bu adamı İSLAMIN TEK DAYANAĞI sanar, yaptıklarını İslam'a dayar.
Selametle...
bravo :)
her şeyi çözmüşsün
bütün sorunlar halledilmiş kutlarım doğrusu
spartakus_
18-07-2005, 10:10
Merhaba
Bilinç sahibi olmadan fikir sahibi olmak bu olsa gerek.
birveiki,
Kapitalizm olarak anlattığın bir ekonomik sistem tahlili değil, kusura bakma ama, dini uhrevilikten geliyor olsa gerek, maneviyat olarak kendince yorumlar yapmışsın. Yaptığın ise tanım olmadığı gibi, hiç bir tahlil ve detya içermemektedir.
Amacın sadece "kazanmak, hep kazanmak" olduğu, hiç bir insani vasıf içermeyen, insana "sadece çalışan ihtiyacı olduğu için" fırsat tanıyan, çalışma imkanı olmasa bile çalışmayanın ezilmesi gerektiğini savunan, yardımlaşma, dayanışma gibi ahlaki kavramları dahi "kazanç" yolunda kullanan ve atan bir kokuşmuş godoman sistemidir.
Şu yukarıda söylediğin şey sadece kapitalizme özgü olmadığı gibi, bu sözlerin arkasından ona godoman demiş olman da bir anlam ifade etmiyor. Çünkü söylediklerin kapitalizm için değil, ondan önceki geçmiş feodal ve köleci sistemler içinde geçerlidir, işi sadece kazanmak noktasına getirmen bitr yana, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapıyor olmasının nedeni nedir? Her şeyden önce fakiri fakir yapan ana neden nedir?????
Köleci ve feodal toplumlarda olduğu gibi kapitalizminde temeli,, ilk dönem insanlarının avlanmakta kullandıkları araçları bu benim! düşüncesiyle sahiplenmesi ve diğer geride kalan insanlara karşı bir üstünlük kurgulaması döneminde oluşmuştur. Bu bu araç ve gereçleri güçlülükleri ve akılları ölçüsünde sahiplenen kesimlere(yada insanlara) topluluk içerisinde bir ayrıcalık sağlar hale gelmiştir. Silahlara sahip olan artık avlanmaya çıkmaz yerine silahlarını verip hadi gidin avlanın demeye başlar hale gelir. Devamla toprak üretimi ve toprağın işlenim ve sürülmesi döneminde de, ekilen yada işlenen arazide kullanılan araçlara aynı bireysel sahiplenme ve mülkiyet duygusu ile ayrıcalık oluşturan kesimler, güçleri ölçüsünde hem araçlara ama hemde işlenen toprağa BENİM demeye başlamışlar, ve geriye kalanlara ise, bu topraklar benim, sizde benim topraklarımı işleyeceksiniz derken aslan payını kendisine mal etmenin başarısına ulaşmıştır. Kaldı ki bir doğa parçasının taa o dönemden üzerinde eken biçen üretenin değil, ama gücü elde tutan bir azınlığın sahipliğine dönüşmesi ise abestir, aslında bu bir yabancılaşmadır, ki o yüzden bu tarz sahiplenmenin ve insanları hayvan gibi çalıştırı hale getirmenin özüde bir yabancılaşmadır.
Böylesi ayrıcalıklar elde edenler, ayrıcalıklarını korumak, her ne olursa olsun buranın sağladığı ayrıcalığı BAKİ kılmak için güçlerini ve çıkarları temelinde çarkın dönmesi için zamanla çeşitli organizasyonlara gitmişlerdir. İlkel insan çağında DEVLET de yoktur kavramıda, ama toprağa yada insana yada gerçek anlamda üretim araçlarına egemen olanlar, hem onları ama hemde köleler(sürüler) halinde yönetimine ve kendi hizmetlerine aldıkları insanları(köle sınıfı(köleci toplum), maraba(serf-topraksız köylü(feodalizm), işçi sınıfı(topraksız köylü gibi, üretim araçlarından yoksun)) yönetmek ve onlara karşı iktidar olmak için çeşitli kurum(üst yapı) ve kuruluşlara gitmiştir. O dönemlerde DİN vardır? ve malesef hayalinizden uydurmayıp, tarihe bütün ön yargılarınızdan sıyrılıp bilimsel bir bakış açısı ile yaklaştığınızda DİN ve kurumlarınında, o egemenlerin ÜST YAPI olarak ifade ettiğimiz kurumlarında aslan payını almış olduğunu görürüz.
ARENALARDA birbirini öldüren köleler, Kral Korkusundan çok Tanrılar öyle istediği için yapmaya zorlanmış ve itiraz halinde ise, cezanın Tanrılar tarafından geleceğine inanmışlardır, o dönemlerde din bu günkinden insan için daha etkin kullanılmakta ayrıca Krallar da Tanrı ilan edilmektedir, Tanrıların YASALARINI(ŞERİAT) kontrol ve işlevsellik temelinde yürüten kurumlar ve bu kurumlara bağlı din adamları örgütlenmiştir. En görkemli binalar icraa edilmiştir, bu din adamları bu binalarda yaşamış, dini gerekler temelinde kendisine gelmesi zorunlu kılınan toplumlara hitap etmişlerdir, görevleri ise altta kalan toplumu(köleler-yada üretenler) biat altına almak, bu haksız toplumsal düzenin devamı için çalışmak olmuştur.
Konumuz bu bağlamda eleştiriye tabi tuttuğumuz yazının asıl amacının Din faktörünü ekonomik sistemlerden soyutlayarak işi, sadece birey İRADESİNE indirgemek olduğu için yazımızın gelişimi genelden özele doğru olacaktır. Sistemlerin, hem ekonomik ama hemde siyasi tahlillerine konu itibariyle detay girilmeyecek, genellemeden, özellemeye doğru ele alınan yazıya (birveiki'nin yazısı) bağlı kalınacak ve aynı yol izlenecektir.
Sınıflı toplumlar olarak tarihe düşen ve devam eden sistemlerde önemli ana çelişki, ÜRETİMİN TOPLUMSALLIĞI ile Mülkiyetin(üretim araçları) bireyselliği olarak açığa çıkmaktaır. Üretim araçlarından yoksun kişiler(ki çoğunluğu temsil eder) bu araçlara sahip kişilerin(ki azınlığı temsil eder) mülklerinde köle olarak çalışırlar. Sistem o insanlara 2 tercih sunar, ya bu azınlığın(zenginlikler içinde zevk ve sefa ile yaşayan, sistemde her şeyin çıkarına işlediği kesim) mülkiyetinde köle olarak çalışmak ve onun vereceği kırıntı ile hayatta kalmak, yada sistemin başka bir alternatif bırakmadığı yer olarak acından ölmek. Şimdi bireyler olarak yaklaşmayacağız, toplumsal olarak yaklaşacağız ve bakacağız.
İslamiyet'in yayılmaya başladığı yada yayıldıktan sonraki hiç bir döneminde, insan üretimin toplum yararına olduğu olgusu işlenmemiş, aksine, kendi bulunduğu dönemde, köleci toplum anlayışının egemenliğini ÜST YAPI olarak olduğu kadar üretim alanlarındada sürdürdüğü bir döneme denk düşerken, buna karşı hiç bir itirazı olmamıştır. Öyleki gelişmekte olan FEODALİZM çürümekte olan KÖLECİ TOPLUMDUR o dönemde, tüm dünya KÖLECİ TOPLUMDAN, FEODAL TOPLUMA geçişi yaşamaktadır, feodalizmde ise, toprak egemenliği ön plandadır ve topraktan yoksun olan çoğunluğun toprak sahibinin MALI(bir büyük baş hayvan gibi) olduğu bir sistemdir, islamiyet bunlarada bir çözüm getirmediği gibi, her zaman iktidarın yanında olmuştur, bakın Osamanlı'ya FETVA verenler saraylarda yaşar, bakın Avrupa'ya din adamları kurum olarak kraliyete bağlı ve oradan beslenen konumdadır.
Yazının en başında ilkel dönem ayrışmasının bulunduğu paragrafta kurumlaşmadan bahsetmiştik, aynı kurumlaşma devlet örgütü olarak açığa çıktığı gibi, dini örgütlenmelerde birer DEVLET örgütü olarak işlev görmüştür bu GODOMAN sistemlerde? Yargı DİN kurumları eliyledir, cezalandırma DİN kurumları eliyledir, TOPLUMA BİAT etmesi için uyarılar DİN KURUMLARI ELİYLEDİR, DİN KURUMLARI DEVLET TEKELİNDEDİR, DİN ADAMLARI DEVLET TEKELİNDEDİR VE BİZZAT ORAYA BAĞLI ÇALIŞIR, ama buradaki YAMAN ÇELİŞKİ O dönemin ekonomik sistemlerinin GODOMAN olmasıdır ve toplumun silahtan önce DİN ile zapturap altına alınıyor olmasıdır, KÖRMÜDÜR BU DİN???!!! GÖRMEMİŞMİDİR, insanlığı SINIFLARA bölen ve HAKSIZ kazanç üzerine kurulu olan O İKTİDARLARIN BİR PARÇASI OLDUĞUNU?? ELBETTE görmüştür, görmüştür ki, her zaman GÜÇLÜNÜN(EZENİN) yanında(onların kolları arasında) saf tutmuş, haksızlığa karşı çıkanlara karşı ise KILIÇTAN önce, KILIÇTAN KESKİN FETVALAR vermiştir!
Önleyememiştir İslam, Köle ile Köle sahibi olgusunu, önleyememiştir İslam AĞA İLE MARABALIĞI, engel olamamıştır İslam İşçi ile Burjuvaya engel olmak ne kelime SAF TUTMUŞTUR, tarih silgi ile silinmiyor, içiniz rahat olsun!
http://www.ondeyis.net/forum/files/class_pyramid_154_129.gif
Resimde ok ile gösterilenler din adamlarıdır, GODOMAN sistemde daha fazla yazıp çizmeye gerek kalmıyor bu konu için.
Son olarak, insanlar kendi iradelerinden bağımsız üretim ilişkilerine girerler, İRADELERİNDEN BAĞIMSIZDIR, siz istediğiniz kadar kişiye iradesiyle iş görebileceği yerlere ÖĞÜTLER YAĞDIRIN, asıl önemli olan iradelerinden bağımsız girdikleri toplumsal ilişkileri düzenlemektir, o anlamda birveiki, yazıdığın yazıdaki varış noktası hiç bir anlam ifade etmiyor. Bir köle(toplumsal düşünün), iradesiyle HAYIR ben KÖLE SAHİBİYİM değilim diyemez, bir maraba iradesiyle, hayır ben böyle hayvan gibi kullanılmaya karşıyım o yüzden çalışmıyorum hayvan gibi diyemez(düşünsel değil, yaşam koşulu olarak düşünün), bir işçi hayır ben bu 3 kuruş olan ücretle geçinemiorum, bu günden KELLİ BEN PATRONUM diyemez, ama dersede MÜCADELE ETMEK ZORUNDA OLDUĞUNU ANLAR, ORADADA DEVREYE DİN GİRER, ALLAH'IN GÜCÜNE GİDER!, YARATILMIŞA VE ALLAH TARAFINDAN KURULAN DÜZENE BAŞKALDIRMAYA KALKTIĞI İÇİN!!!!!!!!!!!!! VURUN KELLESİNİ, FETVA İSE KİMDEN GELİR??
Osamnlıda hiç bir FETVA yoktur ki PADİŞAHA karşı yazılsın yada SARAYDAN KİMSE YOKTUR Kİ PADİŞAH UR'UN KELLESİNİ DEMEDEN DİN TARAFINDAN SORGULANSIN, ama bakalım, bir kişiyi öldürmenin karşılığı kısas'a kısas dır, ama hiç bir PADİŞAHA BU KURAL İŞLEMEMİŞ, BİR KAÇI HARİÇ NE ECELİYLE ÖLMÜŞTÜR,(VİRGÜL) AMA NEDE KARDEŞLERİNİ ÖLDÜRDÜKLERİ İÇİN O YÜCE DİN ADAMLARI TARAFINDAN KISAS temelinde CEZALANDIRILMIŞTIR???? NEDENİ NE OLURSA OLSUN DİN İNSAN AYIRIR MI? HELE HELE DÜNYA İŞLERİ TEMELİNDE YAŞANAN BU VE BENZERİ OLAYLARDA PADİŞAHIN DA ADAM(KARDEŞLERİ VE BİR SÜRÜ VEZİR, ASKER BAŞI, HAZERFEN AHÖMET ÇELEBİ!!!!!! VS) ÖLDÜRTTÜĞÜ için karşılığında DİN onu cezalandırmamıştır?? Çünkü din onun hizmetindedir ve onun gibi topluma egemen olan küçük azınlık dediğimiz İFLAH OLMAZ MANTARIN!
AMAN SENDE BOŞVER, DÜNYA FANİİİİİİ, BOŞVER SÖMÜRÜYMÜŞ, KÖLELİKMİŞ, EZİYETMİŞ, GODOMAN SİSTEMLERMİŞ, HEPSİNİN AMELİ YAZILIYOR HESAP DİĞER TARAFTA GÖRÜLECEK!!! NEDEN? İNSAN KENDİ HAKKININ HESABINI KENDİSİ GÖRMELİDİR DEĞİL Mİ??? Neden hakkını aramayı bir hayale bıraksın, tövbe de çarpılırsın, sakın düşünme, SAKIIIIIN!!!!
birveiki
18-07-2005, 22:59
Hz. Ömer eve gelir, hanımı üzerinde bir yeni elbise görür. Sorar;
"Hanım, bu elbiseyi ne zaman hangi parayla aldın"
Hanımı cevaplar:
"Senin ihtiyacımız için eve bıraktığın paralardan artanlarla aldım" der.
Hz. Ömer cevaplar.
"Öyleyse maaşım ihtiyacımızdan fazla, bunu azaltayım" der ve azaltır.
Bu adam MÜSLÜMANDIR. Ama her şeyden önce İNSANdır. İslam, adam olmayı emreder. İnançlı yada inançsız herkese adil olmayı emreder. İslam ekonomik bir sistem değildir ama ekonomik bozukluklara neden olan fakirliğe kayıtsız kalmamayı emreder!
Komunizm sence SENİN ELİNDE MÜKEMMELDİR ama başkasının elinde MÜKEMMEL OLACAĞINDAN EMİN MİSİN?
Ben İslam'ın herkesin elinde yücelebileceğinden hiç emin değilim.
Daha önce söyledim, senide bu çizgide görür oldum.
" Bir insanın mensup olduğunu söylediği bir fikrin/akımın/dinin adına yaptığını söylediği ve yaptığı şeyleri, o kişinin mensup olduğunu söylediği akıma mesnet edilmesi kadar daha AHMAK ve APTALCA bir davranış olamaz.
Üstelik, eylemi yapan kişinin mensup olduğu akım bunu reddediyor ve bu biliniyorda böyle yapılıyorsa bunun adı da BAKARKÖR APTALLIĞI ve AHMAKLIĞIDIR. "
Merhaba
Bilinç sahibi olmadan fikir sahibi olmak bu olsa gerek.
birveiki,
Kapitalizm olarak anlattığın bir ekonomik sistem tahlili değil, kusura bakma ama, dini uhrevilikten geliyor olsa gerek, maneviyat olarak kendince yorumlar yapmışsın. Yaptığın ise tanım olmadığı gibi, hiç bir tahlil ve detya içermemektedir.
Amacın sadece "kazanmak, hep kazanmak" olduğu, hiç bir insani vasıf içermeyen, insana "sadece çalışan ihtiyacı olduğu için" fırsat tanıyan, çalışma imkanı olmasa bile çalışmayanın ezilmesi gerektiğini savunan, yardımlaşma, dayanışma gibi ahlaki kavramları dahi "kazanç" yolunda kullanan ve atan bir kokuşmuş godoman sistemidir.
Şu yukarıda söylediğin şey sadece kapitalizme özgü olmadığı gibi, bu sözlerin arkasından ona godoman demiş olman da bir anlam ifade etmiyor. Çünkü söylediklerin kapitalizm için değil, ondan önceki geçmiş feodal ve köleci sistemler içinde geçerlidir, işi sadece kazanmak noktasına getirmen bitr yana, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapıyor olmasının nedeni nedir? Her şeyden önce fakiri fakir yapan ana neden nedir?????
Köleci ve feodal toplumlarda olduğu gibi kapitalizminde temeli,, ilk dönem insanlarının avlanmakta kullandıkları araçları bu benim! düşüncesiyle sahiplenmesi ve diğer geride kalan insanlara karşı bir üstünlük kurgulaması döneminde oluşmuştur. Bu bu araç ve gereçleri güçlülükleri ve akılları ölçüsünde sahiplenen kesimlere(yada insanlara) topluluk içerisinde bir ayrıcalık sağlar hale gelmiştir. Silahlara sahip olan artık avlanmaya çıkmaz yerine silahlarını verip hadi gidin avlanın demeye başlar hale gelir. Devamla toprak üretimi ve toprağın işlenim ve sürülmesi döneminde de, ekilen yada işlenen arazide kullanılan araçlara aynı bireysel sahiplenme ve mülkiyet duygusu ile ayrıcalık oluşturan kesimler, güçleri ölçüsünde hem araçlara ama hemde işlenen toprağa BENİM demeye başlamışlar, ve geriye kalanlara ise, bu topraklar benim, sizde benim topraklarımı işleyeceksiniz derken aslan payını kendisine mal etmenin başarısına ulaşmıştır. Kaldı ki bir doğa parçasının taa o dönemden üzerinde eken biçen üretenin değil, ama gücü elde tutan bir azınlığın sahipliğine dönüşmesi ise abestir, aslında bu bir yabancılaşmadır, ki o yüzden bu tarz sahiplenmenin ve insanları hayvan gibi çalıştırı hale getirmenin özüde bir yabancılaşmadır.
Böylesi ayrıcalıklar elde edenler, ayrıcalıklarını korumak, her ne olursa olsun buranın sağladığı ayrıcalığı BAKİ kılmak için güçlerini ve çıkarları temelinde çarkın dönmesi için zamanla çeşitli organizasyonlara gitmişlerdir. İlkel insan çağında DEVLET de yoktur kavramıda, ama toprağa yada insana yada gerçek anlamda üretim araçlarına egemen olanlar, hem onları ama hemde köleler(sürüler) halinde yönetimine ve kendi hizmetlerine aldıkları insanları(köle sınıfı(köleci toplum), maraba(serf-topraksız köylü(feodalizm), işçi sınıfı(topraksız köylü gibi, üretim araçlarından yoksun)) yönetmek ve onlara karşı iktidar olmak için çeşitli kurum(üst yapı) ve kuruluşlara gitmiştir. O dönemlerde DİN vardır? ve malesef hayalinizden uydurmayıp, tarihe bütün ön yargılarınızdan sıyrılıp bilimsel bir bakış açısı ile yaklaştığınızda DİN ve kurumlarınında, o egemenlerin ÜST YAPI olarak ifade ettiğimiz kurumlarında aslan payını almış olduğunu görürüz.
ARENALARDA birbirini öldüren köleler, Kral Korkusundan çok Tanrılar öyle istediği için yapmaya zorlanmış ve itiraz halinde ise, cezanın Tanrılar tarafından geleceğine inanmışlardır, o dönemlerde din bu günkinden insan için daha etkin kullanılmakta ayrıca Krallar da Tanrı ilan edilmektedir, Tanrıların YASALARINI(ŞERİAT) kontrol ve işlevsellik temelinde yürüten kurumlar ve bu kurumlara bağlı din adamları örgütlenmiştir. En görkemli binalar icraa edilmiştir, bu din adamları bu binalarda yaşamış, dini gerekler temelinde kendisine gelmesi zorunlu kılınan toplumlara hitap etmişlerdir, görevleri ise altta kalan toplumu(köleler-yada üretenler) biat altına almak, bu haksız toplumsal düzenin devamı için çalışmak olmuştur.
Konumuz bu bağlamda eleştiriye tabi tuttuğumuz yazının asıl amacının Din faktörünü ekonomik sistemlerden soyutlayarak işi, sadece birey İRADESİNE indirgemek olduğu için yazımızın gelişimi genelden özele doğru olacaktır. Sistemlerin, hem ekonomik ama hemde siyasi tahlillerine konu itibariyle detay girilmeyecek, genellemeden, özellemeye doğru ele alınan yazıya (birveiki'nin yazısı) bağlı kalınacak ve aynı yol izlenecektir.
Sınıflı toplumlar olarak tarihe düşen ve devam eden sistemlerde önemli ana çelişki, ÜRETİMİN TOPLUMSALLIĞI ile Mülkiyetin(üretim araçları) bireyselliği olarak açığa çıkmaktaır. Üretim araçlarından yoksun kişiler(ki çoğunluğu temsil eder) bu araçlara sahip kişilerin(ki azınlığı temsil eder) mülklerinde köle olarak çalışırlar. Sistem o insanlara 2 tercih sunar, ya bu azınlığın(zenginlikler içinde zevk ve sefa ile yaşayan, sistemde her şeyin çıkarına işlediği kesim) mülkiyetinde köle olarak çalışmak ve onun vereceği kırıntı ile hayatta kalmak, yada sistemin başka bir alternatif bırakmadığı yer olarak acından ölmek. Şimdi bireyler olarak yaklaşmayacağız, toplumsal olarak yaklaşacağız ve bakacağız.
İslamiyet'in yayılmaya başladığı yada yayıldıktan sonraki hiç bir döneminde, insan üretimin toplum yararına olduğu olgusu işlenmemiş, aksine, kendi bulunduğu dönemde, köleci toplum anlayışının egemenliğini ÜST YAPI olarak olduğu kadar üretim alanlarındada sürdürdüğü bir döneme denk düşerken, buna karşı hiç bir itirazı olmamıştır. Öyleki gelişmekte olan FEODALİZM çürümekte olan KÖLECİ TOPLUMDUR o dönemde, tüm dünya KÖLECİ TOPLUMDAN, FEODAL TOPLUMA geçişi yaşamaktadır, feodalizmde ise, toprak egemenliği ön plandadır ve topraktan yoksun olan çoğunluğun toprak sahibinin MALI(bir büyük baş hayvan gibi) olduğu bir sistemdir, islamiyet bunlarada bir çözüm getirmediği gibi, her zaman iktidarın yanında olmuştur, bakın Osamanlı'ya FETVA verenler saraylarda yaşar, bakın Avrupa'ya din adamları kurum olarak kraliyete bağlı ve oradan beslenen konumdadır.
Yazının en başında ilkel dönem ayrışmasının bulunduğu paragrafta kurumlaşmadan bahsetmiştik, aynı kurumlaşma devlet örgütü olarak açığa çıktığı gibi, dini örgütlenmelerde birer DEVLET örgütü olarak işlev görmüştür bu GODOMAN sistemlerde? Yargı DİN kurumları eliyledir, cezalandırma DİN kurumları eliyledir, TOPLUMA BİAT etmesi için uyarılar DİN KURUMLARI ELİYLEDİR, DİN KURUMLARI DEVLET TEKELİNDEDİR, DİN ADAMLARI DEVLET TEKELİNDEDİR VE BİZZAT ORAYA BAĞLI ÇALIŞIR, ama buradaki YAMAN ÇELİŞKİ O dönemin ekonomik sistemlerinin GODOMAN olmasıdır ve toplumun silahtan önce DİN ile zapturap altına alınıyor olmasıdır, KÖRMÜDÜR BU DİN???!!! GÖRMEMİŞMİDİR, insanlığı SINIFLARA bölen ve HAKSIZ kazanç üzerine kurulu olan O İKTİDARLARIN BİR PARÇASI OLDUĞUNU?? ELBETTE görmüştür, görmüştür ki, her zaman GÜÇLÜNÜN(EZENİN) yanında(onların kolları arasında) saf tutmuş, haksızlığa karşı çıkanlara karşı ise KILIÇTAN önce, KILIÇTAN KESKİN FETVALAR vermiştir!
Önleyememiştir İslam, Köle ile Köle sahibi olgusunu, önleyememiştir İslam AĞA İLE MARABALIĞI, engel olamamıştır İslam İşçi ile Burjuvaya engel olmak ne kelime SAF TUTMUŞTUR, tarih silgi ile silinmiyor, içiniz rahat olsun!
http://www.ondeyis.net/forum/files/class_pyramid_154_129.gif
Resimde ok ile gösterilenler din adamlarıdır, GODOMAN sistemde daha fazla yazıp çizmeye gerek kalmıyor bu konu için.
Son olarak, insanlar kendi iradelerinden bağımsız üretim ilişkilerine girerler, İRADELERİNDEN BAĞIMSIZDIR, siz istediğiniz kadar kişiye iradesiyle iş görebileceği yerlere ÖĞÜTLER YAĞDIRIN, asıl önemli olan iradelerinden bağımsız girdikleri toplumsal ilişkileri düzenlemektir, o anlamda birveiki, yazıdığın yazıdaki varış noktası hiç bir anlam ifade etmiyor. Bir köle(toplumsal düşünün), iradesiyle HAYIR ben KÖLE SAHİBİYİM değilim diyemez, bir maraba iradesiyle, hayır ben böyle hayvan gibi kullanılmaya karşıyım o yüzden çalışmıyorum hayvan gibi diyemez(düşünsel değil, yaşam koşulu olarak düşünün), bir işçi hayır ben bu 3 kuruş olan ücretle geçinemiorum, bu günden KELLİ BEN PATRONUM diyemez, ama dersede MÜCADELE ETMEK ZORUNDA OLDUĞUNU ANLAR, ORADADA DEVREYE DİN GİRER, ALLAH'IN GÜCÜNE GİDER!, YARATILMIŞA VE ALLAH TARAFINDAN KURULAN DÜZENE BAŞKALDIRMAYA KALKTIĞI İÇİN!!!!!!!!!!!!! VURUN KELLESİNİ, FETVA İSE KİMDEN GELİR??
Osamnlıda hiç bir FETVA yoktur ki PADİŞAHA karşı yazılsın yada SARAYDAN KİMSE YOKTUR Kİ PADİŞAH UR'UN KELLESİNİ DEMEDEN DİN TARAFINDAN SORGULANSIN, ama bakalım, bir kişiyi öldürmenin karşılığı kısas'a kısas dır, ama hiç bir PADİŞAHA BU KURAL İŞLEMEMİŞ, BİR KAÇI HARİÇ NE ECELİYLE ÖLMÜŞTÜR,(VİRGÜL) AMA NEDE KARDEŞLERİNİ ÖLDÜRDÜKLERİ İÇİN O YÜCE DİN ADAMLARI TARAFINDAN KISAS temelinde CEZALANDIRILMIŞTIR???? NEDENİ NE OLURSA OLSUN DİN İNSAN AYIRIR MI? HELE HELE DÜNYA İŞLERİ TEMELİNDE YAŞANAN BU VE BENZERİ OLAYLARDA PADİŞAHIN DA ADAM(KARDEŞLERİ VE BİR SÜRÜ VEZİR, ASKER BAŞI, HAZERFEN AHÖMET ÇELEBİ!!!!!! VS) ÖLDÜRTTÜĞÜ için karşılığında DİN onu cezalandırmamıştır?? Çünkü din onun hizmetindedir ve onun gibi topluma egemen olan küçük azınlık dediğimiz İFLAH OLMAZ MANTARIN!
AMAN SENDE BOŞVER, DÜNYA FANİİİİİİ, BOŞVER SÖMÜRÜYMÜŞ, KÖLELİKMİŞ, EZİYETMİŞ, GODOMAN SİSTEMLERMİŞ, HEPSİNİN AMELİ YAZILIYOR HESAP DİĞER TARAFTA GÖRÜLECEK!!! NEDEN? İNSAN KENDİ HAKKININ HESABINI KENDİSİ GÖRMELİDİR DEĞİL Mİ??? Neden hakkını aramayı bir hayale bıraksın, tövbe de çarpılırsın, sakın düşünme, SAKIIIIIN!!!!