Orijinalini görmek için tıklayınız : Müzayede hızlandı-Ülke satışa çıkarıldı
Mutezile
05-08-2005, 16:03
Artık ülkenin selameti için ter döken,kalem oynatan bir avuç bürokrat, akademisyen ve yazar kaldı:Mümtaz Hoca,Teziç hoca,Manisalı hoca,Sinanoğlu hoca,Uğur civelek,Yiğit Bulut,selim somçağ,Çölaşan,İlhan Arsel hoca vb... bir avuç insan ve tabii ki bir de Kuvayı Medya dergisi
gencecik cumhuriyet tüm kazanımlarını,değerlerini,milli servetini kurda kuşa yem etmek üzeredir.Uğur mumcular boşuna katledilmemiştir.İranın devrim ihraç modeli ılımlı islam kisvesi altında TBMM’ye sızmıştır.AB ve ABD nin ayağımıza taktığı prangaları görmemek için ar ve haya duygusundan uzak, vatan sevgisinden uzak;ümmetçi bir anlayışa geçmiş olmak gerekmektedir.
Milli güvenlik siyaset belgesine ipotek koyan,askerin elini kolunu AB kozuyla bağlama peşinde olan,ülkedeki tüm kurumlarla kavgalı bir hükümeti başa getirdiğimizi sanırım çoğumuz idrak ettik. Kıbrıs davasından -Seydeşehir tesislerine; Telekomdan sümerbanka ülke satışa çıkarıldı. Duyan yabancı sermaye leş kargaları gibi,alınterimizle anne babalarımızın vergisiyle dikilen anıtsal kurumları yağmalamaya geliyor.
Cemaat,türbe,muska,cin-peri,Ehlibeyt,kütub-u sitte vb terimlerden oluşan çağdışı bir paradigma;akıl ve bilimle, ampirik düşünceyle uzlaşmaz bir fenomenle karşı karşıyayız.
Buhari,Ebu Davud’da ve Tirmizi’de (Önde gelen hadis ulemaları)
1) ’’Kıtalu’-t Türk’’ adlı bölüm vardır hadis kitaplarında.Anlamı:Türklerle savaşma-öldürüşme.
2)Babu’t-Türk vardır.Anlamı:Türkler bölümü.
Ve nihayet Müslim’de ’Kıyamet alametleri’ bölümünde islamın türklere bakış açısı betimlenir.Bir örnek vermekle yetinelim:Müslim’den:’’Müslümanlar, Türklerle öldürüşmedikçe,kıyamet kopmayacaktır.’’ Niçin ulus devletten-ümmet-cemaate doğru bir çark etmeye tanık olduğumuzu anlatıyor hadisler.
Muhammedin ünlü Uhruc duasıyla.''uhruc adevullah;ene resullulah'' hastalardan 'cin çıkardığını; ''düğümlere kuvvetlice üfüren büyücü kadınların şerrinden sakınmayı, 'Adn cennetlerinde memeleri yeni tomurcuklanmış yaşıt kızların' müjdesini, ve daha nice safsatayı ''ayeti kerimelerde ibretle okuyoruz. Sahip olduğu petrole rağmen bu kadar yıldır şeriat isdibdadında gelişemeyen,kültürsüz,iptidai, kadına saygı duymayan arap dünyası nasıl bedevilik kıyafetini üzerinden çıkaramıyorsa, ülkeyi yönetme iddiasındaki bu güruhta aslında ''milli görüş'' gömleğinin asla çıkarmamıştır, ve çıkarmayacaktır. Takke düştü,kel göründü; takiyye de bir yere kadar. Artık saklayamıyorlar,zaten saklamıyorlarda.
yazına daha cevap veremediler ne cevap verecekler merak ediyorum
Aliminyum
18-08-2005, 21:27
Neyini merak ediyorsun melih. Adam içinden geçenleri yazmış. İllaki cidal yaratmak için yazmadı belki. Her konuşmayı kavga/kalem savaşı olarak görmen niye?
Soru yok ki ortada cevap olsun.
Ama illaki birşeyler diyeceksek Mutezile ile dünya görüşümüz taban tabana zıt olsa da Ülkenin satışa çıkarıldığını ben de kabul ederim. Ama bu yıllardır böyle.
Ayrıca "Milli Görüşçüler" denilen taifenin başkanını biz "Bel'am" olarak nitelendiririz. Bel'am ın ne demek olduğunu Mutezile bilir. Belki sen de bilirsin. Azıcık Kuran kültürü olan herkes bilir yani.
Kalkıp bize Şerbakan'ın pisliklerini İslam'ın işleriymiş gibi gösterecekseniz hoşt deriz ha. Ben Erbakan'ın Dininin kafiriyim. Allah, İslam'ı Erbakan gibi heriflerin fitnesinden muhafaza eylesin. O'nun zararı sizden bile fazla oldu.
Mutezile
27-08-2005, 21:08
''İlla ki Cidal yaratmak''...
Hiç bir satırı cidal amacıyla yazmıyorum. Toplumu saflara bölünmüş olarak görmek gerek; cidal hedefi güdüyor olabilmek için. Ben toplumu bir bütün olarak görüyorum. Referanslarım üzerinde yaşadığım ve üvey kardeşimi şehit verdiğim toprak;referanslarım bayrak; referanslarım kendine 'Türküm' diyen diyen tüm yurttaşların ülkübirliği (refah paylaşımı, özgürlük ve barış). Tüm ülküdaşlarımın istedikleri inanca ve inançsızlığa hakları olduğunu kabul etmek; 'a priori' olarak en temel vatandaşlık hakkı olduğunu teslim etmek; şoven milliyetçilik ve turancılıktan farklı referanslar bunlar Zira:
''Doğdukları andan itibaren kişiliklerine, donanımlarına bir şey ekleyeme-
yen bireyler; hiç bir çaba SARFETMEDEN; sadece belli bir ülkede, belli bir çağda doğmalarına münhasır olarak elde ettikleri MİLLİYET ve DİNsel alt kimliklerini TEMEL referans olarak görme temayülü gösterirler.''
BEL'AM= Taberi'de (Camiu'l-Beyan) geçmektedir..Benim için ''azıcık Kuran kültüründen nasibini almış biri' olduğumu ifade etme cömertliğini göstermişsin. Buna rağmen Erbakan'a Bel'am derken sürçü lisan ettiğini düşünüyorum ve 'Bel'am ı yanlış context içinde kullandığını düşünüyorum-belki haddim olmayarak. Umarım diyaloğu izleyenleri ve beni Erbakan-Bel'am korelasyonu hakkında aydınlatırsın.
''Kalkıp bize Şerbakan'ın pisliklerini İslam'ın işleriymiş gibigöstereceksen hoşt deriz ha. Ben Erbakan'ın Dininin kafiriyim. Allah, İslam'ı Erbakan gibi heriflerin fitnesinden muhafaza eylesin. O'nun zararı sizden bile fazla oldu.'
Sen ne hakla ve kime HOŞT diyorsun birader? Bel altına vurmadan iki kelimeyi biraraya getiremiyor musun? kendini siber-cihadda mı sanıyorsun
Hoşt diyecek köpekler mi görüyorsun buralarda? 'Köpek' diyenlere
Aruz ustalarının ''...İtikatimce kelp Tahirdir!'' diye yanıt verdiklerinden bihaber misin?
10-15 milyar ışık yılı genişliğinde bir evrende, sözü edilmeye değmeyecek kadar küçük güneşin etrafında dönen minik bir gezegende, kendi yağında kavrulan acınası bir homo sapiens topluluğundan söz ediyoruz. Bu mümin cemaat kendini evrenin özeğinde sanıyor ciddi ciddi. Zaten Kuranda da 'Chandrasekhar sınırı' ve 'Hawking Işımasından' söz ediliyor değil mi?
Kuran çoktan muş'tulamıştı değilmi 'Gödel eksikliğinin' çözülemeyeciğini..
Ve Peygamger 9 yaşındaki Ayşe'yi, salıncakta sallanan, bebekleriyle oyna-
yan Ayşe'yi, Ebubekir'in kızını 'İÇERİ' çağırdı...Kadınlar -tek korkusu Muhammed ile kuşluklamak olan (Ayşenin kendi sözleri) -Ayşe'yi yıkayıp
temizleyerek Zifaf'a gönderdiler...Cüveyriye'nin de üzerine giysisini atınca
mehrini ödeyerek o gece çadırına aldı.
Cüveyriye: Cariyecik anlamında kullanılır. (Yaşının küçüklüğünden dolayı -13/14- ona bu isimle hitap ediliyordu. Ve o bir savaş ganimeti idi...)
Ali Rıza Demircan+Ali Bulaç+Dilipak+Hatemi'ye göre ise savaş esirleri
Müslüman çocuklara okuma öğretme karşılığında serbest kalabiliyordu..
Bu riyakar tayfa Kuranda da bahsedilen 'El Müellefet-ül Kulübü- nereye koyacaklarının şaşkınlığı içinde Taberi'yi,El-Askalani'yi,Buhariyi tüm Kütubu Sitte'yi inkar noktasına kolay gelmediler..Yaşar Nuri'nin Kuranı
d e ğ i ş t i r d i ğ i n i daha önce yazmıştık değil mi?
Mutezile
27-08-2005, 22:19
ALÜMÜNYUM EFENDİ
''Kuranın içinde bir tane bile çelişki olmadığını biliyorum. Kuran hiçbir yerde A dediğine başka yerde B demiyor. NESH ise A dediğine B demek değildir. Bunu anlamak o kadar mı zor be''
Bu görüşün benim nazarımda beş paralık değeri yoktur. Eğer düşünceni Ulemaya; Fıkıha dayandıramıyorsan burada 'Görüş Sahibini' oynama ehliyetin yok.
Ben İslam hakkında tüm bildiklerimin kaynaklarını HER ZAMAN veriyorum.
Kaynak göstermeden görüş sahibi rolünü oynayacak adam değilsin. Sonunda söylettin bana.. Haftalardır sana aynı şeyi anlatıyorum. El-Ezher'de Hoca mısın?Hangi hocadan icazet aldın, hangi mollada okudun.?Fusha sahih'e mi hakimsin?Senin görüşünden banane. İslamın sözcüsü ve yılmaz savunucusu mu addedin kendini? Bir kaç islamı siteyi gezerek, bir kaç hadis kitabı karıştırarak mı İslam Mücahiti olunuyor? Her lafa; bilir bilmez her konuya atlamak zorunda mısın? İslamı savunmak sana mı kaldı? Yaşar Nuri'yi bende sevmem, ama adama bu sitenin Forumunda resmen HAKARET ettin.
Benim Yaşar Nuri'ye,Hatemi'ye,Bulaç'a,Dilipak'a,Ali Rıza Demircan vb sempatim sıfır. Ama adamlar doğru bildikleri bir yolda ilerleyip emek vermişler. Saygı duymamak mümkün mü? Akademik kariyer yapıp ortaya
bir çok eser koymuşlar.Senin yayınlanmış kaç eserin var?Herkese Dil uzatacak selahiyeti nerden alıyorsun?
20-22 yılda nazil olduğu Muhammed tarafından öne sürülen ayetlerin hangilerinin Mekki-hangilerinin Medini olduğu 12 ASIRDIR tartışılırken; sen neye dayanarak Görüş sahibi rolünü oynuyorsun? Bu işi İbni hacer El Askalaniden, Suyuti'den;Ali El Kariden,Gazali'den vb daha iyi mi biliyorsun
Yaşar Nuri'ye Bu kamuya açık site forumunda ettiğin hakareti forward'lıy-
cam. Eminim sana söyleyeceği iki çift lafı vardır.
Buhariye'de utanmadan bühtan edip sonra adamın manevi şahsiyetinden
özür dilediğinde seni adam sanmış bende sana teşekkür etmiştim. O teşek
kürü şimdi geriye alıyorum. Ustaca takiyye yaptığını nerden bileyim. Sitede diğer arkadaşlara yazdığın hakaret dolu yorumları okuyunca bende
şafak atmıştı ama, insanlara her zaman bir extra şans vermek lazımdır diye düşünmüştüm. En son bana 'Hoşt' diye seslendiğini görünce senin İslamın 'İHLAS' ından, 'HOŞGÖRÜSÜ'nden bihaber biri olduğunu anladım.
Ülke satışa çıkarıldı bu da yetmezmiş gibi bölünmeye doğru gidiş var. Bunu önleyecek gücümüz var mı onu da bilemiyorum.Özelleştirmenin yerlisi yabancısı olmaz diyenlerin ise tek düşündükleri ceplerine girecek para.
Mutezile
31-08-2005, 23:41
Kamu işletmelerini geliştirme vakfı (KİGEM), Mümtaz Soysal hoca başkan- lığında Telekomdan Seydişehir'e, Elektrik dağıtım özelleştirmelerinden
Tüpraşa, KAMU ZARARINA olduğu hesaplarla ve bilançolarla ispatla-
nan Peş Keş- özelleştirmelerine karşı Anayasa mahkemesinde büyük bir
özenle hazırlamış davalar açmıştır ve açmaktadır. Uzman bir kurulun kaleminden çıkan dava dilekçelerine ve benzeri içtihatlara KİGEM'de yer verilmektedir. Ülke selameti ve yurttaşların gönençi için uğraşan yurtsever
ler hep olmuştur ve olacaktır.( ''....İçinizde dahili ve harici bedhahlarınız olacaktır....'' Gazi M.K). Bu kan emiciler oldukça mücadeleden yılmayan yutseverler de olacaktır. Milli selamet partisi artığı Akp'den kurtulduğumuz
gün hasar tespit ve onarma çalışmaları başlayacaktır.
Mutezile
07-09-2005, 08:23
Sitemizde seviyeli yazılar yazan- en azından bu yönde çaba harcayan- ve
islami cenahın aklı başında bir kaç temsilcisinden biri olan Alümünyum ve mehmet dostların da sergiledikleri apaçık Gazi-düşmanlığı( ki Alümünyum da bu duygu çok daha derinlere kök saldığı görülüyor son yazdıkları ile)
bu gazi düşmanlığı ile ilgili sevgili prof. Arsel'in söyleycekleri vardır ve
tabii -Aydın ve ''Aydın''- adlı muhteşem eserinde bunları söylemiştir:
''Atatürk, insanlık tarihinin din savaşları tarihi olduğunu, dinlerin hoşgörüs üzlük kaynağı bulunduğunu ve bütün musibetlerin din inanç (ve mezhep-mutezile) ayrılıklarından doğduğunu bildiği içindir ki; bütün insanların dinlerini terkedip AKIL ve SEVGİ kaynağında birleşecekleri bir dünya dini
düşün'üne yönelmişti.(büyük nutukta tarihçi Wells'in düşüncelerine koşut).
Gazi'nin ideal edindiği şey, bütün insanların dinlerini bırakıp insanlık sevgisinde buluşmalarıdır. Eğer şeriatçıların iddia ettikleri gibi Şeriatın en
son ve en mükemmel din olduğuna inanmış olsaydı, şeriattan vazgeçmez,
onu her yönü ile uygular, Kuranı devletin temel yasası yapardı:tıpkı Müslü
man ülkelerin yaptığı gibi.O Türk tolumuna şunu anlatmak istemişti ki, bü
tün geriliklerin ve düşmanlıkların nedeni şeriata saplanmaktan doğmuştur.
:''Kaza, kader, talih, tesadüf deyimleri arapçadır,Türkleri ilgilendirmez'' derken ya da ''Menşelerimizi hatırlayınız. Tarihimizin en mutlu dönemi, hük
ümdarlarımızın HALİFE olamdıkları zamandır'' derken hep bu gerçeğin altı-
nı çizmiştir. İlhan Arsel Aydın ve ''Aydın S.214 ve d.
Öte yandan bir müslümanın KALBEN ve FIKHEN demokrat, çağdaş, özgür
lükçü, emansipasyona inanan biri olduğunu söylemesi, buna İNANMASI
bunu UYGULAMASI İSLAM DİNİNİN temellerine aykırıdır. Şeriatın ve uygu
lamalarının TEMEL YASA olduğunu unutmayalım. Kuran temel anayasadır
zaten bunu kabul etmiyen Mü'min: MÜRTET'dir; ZINDIK'TIR. Hizbü't-Tahrir
teorisyeni Tahayiddin Nebhani'nin İslam ülkesi için hazırlanmış anayasa
taslakları vardır: Nizam-ül İslam. 1. maddesi; -ki İran gibi ülkelere biraz
dikkatli baktığımızda uygulama başarı/başarısızlığı hakkında fikir edinebilir
iz kolaylıkla- evet, 1. maddesi: ''Devletin TÜM kurumlarının ancak İslami
ölçüler içerisinde geçerlilik kazanacağı; HİÇ BİR yasa ve anayasanın bu
ölçüler dışına çıkamayacağı TEMEL hükümdür''. İslam'dan bahseden birinin
ŞERİATIN dışında bir özlemi olmayacağı; ve eğer varsa onun bir riyakar olduğunu ve KENDİ dinine İHANET İÇİNDE OLDUĞUNU aklımızdan çıkarma
yalım. Çoğumuzun bildiği bu vakıanın altını çizmek istedim; çünkü konuş-
tuğumuz arkadaşların tavırlarını anlamanın ilk ve temel koşulu onların re-
feranslarını, mukkadeslerini iyi anlamaktır.(mutezile)
selamlar sevgili mutezile benim atatürkün şahsıyla ilgilibir sorunum yok.atatürkün ne dini,ne yaşayış şekli nede söyledilleri beni ilgilendirmiyıor.ben onun yaptıkları bazı şeylere karşıyım.menemen olayı yarım kalmıştı istersen devam edelim veya diğer ayaklanma çıkan bölgelerde atatürkün emri doğrultusunda yapılan zulumlerden bahsedelim veya şapka kanunundan veya harf devriminden bir günde koca bir ulusu kara cahil yapan harf devriminden bahsedelim.tüm bunlar benim atatürke tavır almama neden oluyor ama kesinlikle bunun adı nefret değil.en fazla kızdığım noktada şu andaki sabateist yapılanmanın temelleri atatürk zamanında atılmıştır ve atatürk buna ses çıkarmamıştır.bizlerde halen bunun acısını çekiyoruz.sevgili mutezile herne kadar ayrı tarafta olsak bile ortak düşmenlerımız olduğu aşikar.vatan sevgisi gibi ortak bir paydada buluşabiliriz.sizler müslümanlardan daha tehlikeli bir düşmanı göremiyorsunuz.
Mutezile
07-09-2005, 15:38
Öte yandan bir müslümanın KALBEN ve FIKHEN demokrat, çağdaş, özgür
lükçü, emansipasyona inanan biri olduğunu söylemesi, buna İNANMASI
bunu UYGULAMASI İSLAM DİNİNİN temellerine aykırıdır. Şeriatın ve uygu
lamalarının TEMEL YASA olduğunu unutmayalım. Kuran temel anayasadır
zaten bunu kabul etmiyen Mü'min: MÜRTET'dir; ZINDIK'TIR. Hizbü't-Tahrir
teorisyeni Tahayiddin Nebhani'nin İslam ülkesi için hazırlanmış anayasa
taslakları vardır: Nizam-ül İslam. 1. maddesi; -ki İran gibi ülkelere biraz
dikkatli baktığımızda uygulama başarı/başarısızlığı hakkında fikir edinebilir
iz kolaylıkla- evet, 1. maddesi: ''Devletin TÜM kurumlarının ancak İslami
ölçüler içerisinde geçerlilik kazanacağı; HİÇ BİR yasa ve anayasanın bu
ölçüler dışına çıkamayacağı TEMEL hükümdür''. İslam'dan bahseden birinin ŞERİATIN dışında bir özlemi olmayacağı; ve eğer varsa onun bir riyakar olduğunu ve KENDİ dinine İHANET İÇİNDE OLDUĞUNU aklımızdan çıkarmayalım. Çoğumuzun bildiği bu vakıanın altını çizmek istedim; çünkü konuştuğumuz arkadaşların tavırlarını anlamanın ilk ve temel koşulu onların referanslarını, mukkadeslerini iyi anlamaktır.(mutezile)
Sevgili mehmet Kardeş; Öncelikle yurtseverlik noktasındaki görüşlerimizin
koşut olmasına sevindim. Yukarıda bir müslümanın bakış açısını yakalam-
ak noktasındaki düşüncelerime katılır mısın-İtirazın nelere olurdu?
KENDİ düşüncelerini agresifleşmeden aktarmak isterlerse River ve Alümün
yum'dan da katkı beklerim.
1. Adalet ve Kalkinma Partisi kesinlikle milli görüsçü degildir. Onlar milli görüsçüyse ben de deniz kestanesiyim.
2. "Ben Erbakan'ın Dininin kafiriyim." ne demektir? Müslümanlar konustuklari her kelimeye dikkat ederler. Ben kafir oldugunu kesin bildigim bir kisiye bile "ben senin dininin kafiriyim" diyemem (kendimi garantiye almak için). Hal böyle iken Necmettin Erbakan'la ilgili nasil böyle konusabilirsiniz? (bunu söyleyen kisi kendi dinini tehlikeye atmistir)Müslüman arkadaslar! Beni sasirtmayin!..
3. Ülkemizin durumu böyle devam ederse varilacak son nokta -Allah korusun- savas olur. Savas olursa da "öldügü zaman yok olmayacagina inanan" Müslümanlar bu ülkeyi savunmaya çalisacaktir. Ölümle birlikte herseyin bitecegine inanan insanlar ise biraz daha yasayabilmek için biryerlere sivisacaklardir.
Mutezile
11-09-2005, 19:27
*AKP bakanlar kurulunun neredeyse tamamı Selamet partisi gençlik kolla-
rından ya da taşra teşkilatından gelme İmam Hatip mezunu bir kadrodur.
Dünya görüşleri vaktiyle müritleri oldukları Erbakan'ın dünya görüşüdür.
Fakat Fazilet partisi içindeki Erbakan hegemonyasını kıramayacaklarını;
'hocaya' rağmen siyaset yapamayacaklarını anladıkları gün, tası tarağı to
playıp AKP'yi kurma hamlesini yaptılar.
* ''Savas olursa da "öldügü zaman yok olmayacagina inanan" Müslümanl ar bu ülkeyi savunmaya çalisacaktir. Ölümle birlikte herseyin bitecegine inanan insanlar ise biraz daha yasayabilmek için biryerlere sivisacaklar-
dır'' (kaos85) Uzun zamandır bu sitede yazılan en gayriciddi cümlelerden
biri. Yazmadan önce uzun yollu düşünmeni salık veririm
- Tasi taragi toplayip gittikten sonra yeni bir siyaset anlayisi gelistirmislerdir (oldukça ilginç bir anlayis). Böylece Milli Görüs'le zerre miktarinca alakalari kalmamistir. (Simdi bana "yillardir devam eden siyasi anlayis nasil degisti?" falan demeyin. O gün degismedi tabi ki. Zamanla degisti. Bu degisim "her kesime yaranma" hezeyanindan kaynaklandi. Oysa bilmek gerekirdi ki her kesime ayni anda yaranmak mümkün degildir.) Bir kismininki önceden çaktirmadan degismisti, onlarin pesinden gidenlerinki de zamanla degisti.
Bu degisimin nasil oldugunu hala anlayamadiysaniz söyle anlatayim: Islam'da takiyye yapmak yoktur. Takiyye yapip belirli seyler elde ettikten sonra Islami kimliklerini ortaya çikaracaklarini iddia edenler yanilmaktadir. Çünkü o vakit gelinceye kadar kendilerinde Islami kimlik diye bir sey kalmamistir.
Islam'da takiyye yoksa ne vardir? Bizim için en büyük örnek olan peygamberimiz Hz. Muhammed gibi "bir elime ayi, bir elime günesi verseniz..." demek vardir.
- O söyledigime çok mu gücendin? Savas çiksin (Allah korusun) da gör...
Mutezile
17-09-2005, 00:21
Bu değişme argümanı tam bir komedidir. Karakteri, dünyagörüşü oturmuş
bir insan 40 yaşından sonra değişiyorsa Gazali'nin ''eğe kemiği hadisi'' geli
yor akla. Kimsenin değiştiği falan yok. AKP Milli görüşle büyümüş, milli gö
rüş onların iliklerine, kan grubuna kadar işlemiştir. Sadece son derece muhteris insanlar; başarılı takiyyeciler bunlar. Müslümanlar bile yediğine
göre bu numaraları, epey kalifiye oyuncu bunlar. ''El hambun Hudatun''
Buhari, e's-Sahihlerinden. Anlamı :Savaş hile yapma sanatıdır. Takiyye
nin mucidi Muhammed iken senin takiyye konusunda laf salatandan bence
güzel cacık olur. Sizin kafanızdaki, tasarladığınız İslam Başka; Kuranda,
hadiste,İcmada, Kıyasdaki İslam başka. Savaş çıkınca olanları gördük daha önce. Cemel savaşı: Hz Ali ve Hz Ayşenin orduları peygamberin ölümünden hemen sonra bir birine girdi. 14 000 ölü. Ölenlerin arasında
Ashabı Kiramdan, Hayatlarında cennetle müjdelenmişlerden tut da kimler
yok.. Savaşanların, ölenlerin, savaştıranların tamamı Müslüman. Gerçek
savaş bu galiba. Kaybeden de Müslüman, Kazanan da Müslüman. İşi şansa
bırakmayı sevmiyorsunuz değil mi?