PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır.


mehmetsalih
10-06-2008, 04:18
Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın dinine ve peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür. (Hadid - 25)

Bunada bir kılıf uydurun bakalım.... :)

http://www.harunyahya.tv/detail.php?l=1&pid=4750&cid=65 Detaylı izleyin..

vartor
10-06-2008, 04:34
Kilif uydurma sanati, verdigin linkte ve imanlilar tarafindan ustaca gelistirilen bir yontemdir. Basit bir kelimeden mucizevi bir kilif yaratabilmek icin, hayal gucuyle, var olmayan seyleri gormus gibi bildiklerini iddia eden kesimde gayet yaygindir.

mehmetsalih
10-06-2008, 04:36
Kilif uydurma sanati, verdigin linkte ve imanlilar tarafindan ustaca gelistirilen bir yontemdir. Basit bir kelimeden mucizevi bir kilif yaratabilmek icin, hayal gucuyle, var olmayan seyleri gormus gibi bildiklerini iddia eden kesimde gayet yaygindir.

Hocam herhalde dünyadaki bütün kur'anları harun yahya yazmamış. Konu ile alakalı bir cevap versenizde bende şu kur'andan kurtulayım-Çünkü beni bırakmıyor. ben binlerce mucizeyi grmezden gelemem...

ozgur_beyin
10-06-2008, 04:51
salih demiri nereden nereye indirmiş? allah eğer arzı(dünya) o yarattıysa, zaten içinde demirel varmış. (pardon demir)
eğer demiri indirdiyse dünyada bir yanlışlık yapmış ve ''indirme '' işini sonraya bırakmış.
her halükarda bir yanlışlık var.

sevgili salih sizin eksikliğiniz her gördüğünüz sakallıyı dedeniz zannetmeniz.
bu dedelerden biride h. y. dır. nurbaki ve çölakılıyı da sayarsak, bu cifirci ve mucizeci ler
çoğalır.

pante
10-06-2008, 05:00
Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın dinine ve peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür. (Hadid - 25)

Bunada bir kılıf uydurun bakalım....

Birşey indirildiğinde mucize mi oluyormuş?
Mesela Allah ayakkabı indirmiş midir?
Ya da don-gömlek? :)

Mehmetsalih önce sen bu soruma yanıt ver.
Ben de nasıl bir yanlış içinde olduğunu açıklayayım.

mehmetsalih
10-06-2008, 05:44
Muhabetimiz Harun Yahya değil siz bilime karşı çıkmayın bari.... Cevap verin beraber münazara edelim....

Demir külçesi
Demir, Kuran'da dikkat çekilen elementlerden biridir. Kuran'ın "Hadid", yani "Demir" adlı Suresi'nde şöyle buyrulur:
... Ve kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demiri de indirdik... (Hadid Suresi, 25)
Demir dünya üzerinde üçüncü en yaygın elementtir ve yer kabuğunun yüzde beşini oluşturur. Demir elementi, Dünya'da bu kadar fazla miktarda bulunmasına karşın, demirin oluşumu Dünya dışında gerçekleşmiştir. Modern astronomik bulgular, Dünya'daki demir madeninin dış uzaydaki dev yıldızlardan geldiğini ortaya koymuştur.41 (http://www.kuranmucizeleri.com/bilimsel_mucizeler_30.html#41)
Kuran'da bu bilimsel gerçek mucizevi bir şekilde bildirilmektedir.
Hadid Suresi'nin 25. ayetinde, demir için kullanılan "enzelna" yani "indirme" kelimesi, mecazi olarak insanların hizmetine verilme anlamında düşünülebilir. Fakat kelimenin, yağmur ve güneş ışınları için kullanılan "gökten fiziksel olarak indirme" şeklindeki gerçek anlamı dikkate alındığında, ayetin yukarıda ifade ettiğimiz bu önemli bilimsel gerçeğe işaret ettiği görülmektedir. Sadece Dünya'daki değil, tüm Güneş Sistemi'ndeki demir, dış uzaydan elde edilmiştir. Çünkü Güneş'in sıcaklığı demir elementinin meydana gelmesi için yeterli değildir. Güneş'in 6000 0C'lık bir yüzey ısısı ve 20 milyon 0C'lik bir çekirdek ısısı vardır. Demir ancak Güneş'ten çok daha büyük yıldızlarda, birkaç yüz milyon dereceye varan sıcaklıklarda oluşabilmektedir. Nova veya Süpernova olarak adlandırılan bu yıldızlardaki demir miktarı belli bir oranı geçince, artık yıldız bunu taşıyamaz ve patlar. Demirin uzaya dağılması işte bu patlamalar sonucunda mümkün olur.42 (http://www.kuranmucizeleri.com/bilimsel_mucizeler_30.html#42)
Bilimsel bir kaynakta bu konu ile ilgili olarak şu bilgiler yer almaktadır:
Daha yaşlı Süpernova olaylarını gösteren deliller de vardır: Deniz tabanında biriken demir-60 yaklaşık 5 milyon yıl önce Güneş'ten 90 ışık yılı uzaklıkta meydana gelen bir Süpernova patlamasının delili olarak yorumlanmıştır. Süpernova patlamasında oluşan demir-60, 1.5 milyon yıl yarılanma ömrü olan radyoaktif bir izotoptur. Dünya'nın yer altı katmanlarında bulunan demir-60 izotopu, yakın uzayda bulunan elementlerin nükleosentez geçirip, önce Dünya atmosferine oradan da yer altı katmanlarına saplanması sonucu oluşmuştur.43 (http://www.kuranmucizeleri.com/bilimsel_mucizeler_30.html#43)
Tüm bunlardan anlaşılacağı gibi demir madeni Dünya'da oluşmamış, Süpernovalardan taşınarak, aynı ayette bildirildiği şekilde "indirilmiştir". Bu bilginin Kuran'ın indirilmiş olduğu 7. yüzyılda bilimsel olarak tespit edilemeyeceği ise açıktır. Ancak bu gerçek, herşeyi sonsuz bilgisiyle kuşatan Allah'ın sözü olan Kuran'da yer almaktadır.
Günümüz astronomi bilgileri bize diğer elementlerin de Dünya'nın dışında oluştuğunu göstermektedir. Ayetteki "demiri de indirdik" ifadesinde geçen "de" vurgusu bu gerçeğe dikkat çekiyor olabilir. Ancak ayette, demire özellikle dikkat çekilmesi ise, 20. yüzyılın sonlarında elde edilen bilgiler dikkate alındığında son derece düşündürücüdür. Ünlü mikrobiyolog Micheal Denton, Nature's Destiny (Doğa'nın Kaderi) adlı kitabında demirin önemini şu sözleriyle vurgulamıştır:
Tüm metaller içinde demirden daha çok hayati önem taşıyanı yoktur. Bir yıldızın çekirdeğinde demirin birikmesi süpernova patlamasını tetikler ve böylece hayat için gerekli olan atomların tüm evrene yayılmasına imkan verir. Demir atomlarının Dünya'nın ilk aşamalarında çekirdekte oluşturduğu yerçekimiyle üretilen ısı, Dünya'nın başlangıçtaki kimyasal farklılıklarına neden olmuş ve atmosferin oluşumu ile sonuçta hidrosferin meydana gelmesini sağlamıştır. Dünya'nın merkezinde bulunan erimiş demir, dev bir mıknatıs görevi yapar ve dünyanın manyetik alanını oluşturur. Bu alan sayesinde Dünya'nın yüzeyini yüksek enerjili yıkıcı kozmik radyasyondan koruyan Van Allen radyasyon kuşakları oluşur ve hayati önem taşıyan ozon tabakasını kozmik ışın yıkımından korur.
Demir atomu olmaksızın evrende karbona bağlı yaşam olması mümkün olmazdı; süpernovalar olmaz, Dünya'nın ilk dönemlerinde ısınması gerçekleşmez, atmosfer ya da hidrosfer olmazdı. Koruyucu manyetik alan olmaz, Van Allen radyasyon kuşakları oluşmaz, ozon tabakası olmaz, (insan kanında) hemoglobini meydana getirecek hiçbir metal bulunmaz, oksijenin reaktifliğini yatıştıracak metal oluşmaz ve oksidasyona dayanan bir metabolizma meydana gelmezdi.
Hayat ve demir ile kanın kırmızı rengiyle uzaktaki bir yıldızın ölümü arasındaki bu gizemli ve yakın ilişki sadece metallerin biyoloji açısından önemli olduğunu göstermekle kalmaz, aynı zamanda evrenin biyolojik yönden önemini vurgular.44 (http://www.kuranmucizeleri.com/bilimsel_mucizeler_30.html#44)

mehmetsalih
10-06-2008, 05:44
"El-Hadid", Kuran'ın 57. suresidir. "El-hadid" kelimesinin Arapçadaki sayısal değeri, yani ebcedi hesaplandığında karşımıza çıkan rakam da aynıdır: "57". (Ebced hesapları ile ilgili bilgi için bkz. Kuran'da Ebced Hesabı bölümü)
Sadece "hadid" kelimesinin sayısal değeri 26'dır. 26 sayısı ise demirin atom numarasıdır.
Öte yandan 2004 yılında gerçekleştirilen bir kanser tedavisinde demir oksit tanecikleri kullanıldı ve olumlu gelişmeler kaydedildi. Almanya'daki dünyaca ünlü Charite Hastanesi'nde doktor Andreas Jordan başkanlığındaki ekip, kanser hastalığının tedavisi için geliştirdiği yeni bir yöntemle -manyetik likid hipertermia (yüksek ısılı manyetik sıvı)- kanser hücrelerini yok etmeyi başardı. Hastanede ilk kez 26 yaşındaki Nikolaus H. adlı bir öğrenciye uygulanan bu yöntem sonucunda, bu kişide üç aydır yeni kanser hücrelerine rastlanılmadı.
Kullanılan bu tedavi şekli özetle şu şekildedir:
1- İçinde demir oksit tanecikleri bulunan sıvı, özel bir şırıngayla tümörün içine gönderiliyor. Bu tanecikler, tümör hücrelerine dağılıyor. Bu sıvının 1cm3'ünde demir oksitten oluşan ve alyuvarlardan 1.000 kat daha küçük milyonlarca parçacık bulunmakta ve bunlar kolaylıkla kan damarlarında dolaşabilmektedir.45 (http://www.kuranmucizeleri.com/bilimsel_mucizeler_30.html#45)
2- Hasta, daha sonra güçlü manyetik etkisi olan bir aletin altına yatırılıyor.
3- Dışarıdan uygulanan bu manyetik akım, tümörün içindeki demir taneciklerini hareketlendirmeye başlıyor. Bu esnada demir oksit tanecikleri içeren tümördeki ısı artı 45 0C'ye kadar çıkıyor.
4- Sıcağa karşı kendini koruyamayan kanser hücreleri birkaç dakika içinde zayıflatılıyor ya da yok ediliyor. Daha sonra yapılan kemoterapiyle tümör tamamen kaybolabiliyor.46 (http://www.kuranmucizeleri.com/bilimsel_mucizeler_30.html#46)
Bu tedavide sadece kanserli hücreler, demir oksit parçacıkları içerdikleri için, sağlıklı hücreler manyetik akımdan olumsuz etkilenmemektedir. Bu yöntemin yaygınlaştırılması, ölümcül olabilen bu hastalığın tedavisi açısından çok büyük bir gelişmedir. Kanser gibi yaygın bir hastalığın tedavisinde, Kuran'daki ifadeyle "insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demir"in kullanılması son derece dikkat çekicidir. (Hadid Suresi, 25) Nitekim Kuran'da bu ayetle demirin insan sağlığı açısından bu yöndeki faydalarına da işaret ediliyor olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.)
http://www.kuranmucizeleri.com/images/cizgi.jpg
41. Dr. Mazhar, U. Kazi, 130 Evident Miracles in the Qur'an, Crescent Publishing House, New York, 1997,
ss. 110-111; http://www.wamy.co.uk/announcements3.html; Prof. Zighloul Raghib El-Naggar'ın konuþmasından.[/URL]
42. Dr. Mazhar, U. Kazi, 130 Evident Miracles in the Qur'an, Crescent Publishing House, New York, 1997, ss. 110-111; http://www.wamy.co.uk/announcements3.html (http://www.kuranmucizeleri.com/bilimsel_mucizeler_30.html#41.)
43. http://www.istanbul.edu.tr/fen/astronomy/populer/cevre/cevresi.htm; (http://www.kuranmucizeleri.com/bilimsel_mucizeler_30.html#42.) Yard. Doç. Dr. Yüksel Karataþ, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü, Popüler Bilim (Popular Science Magazine), no. 92, 2001, ss. 38-43, [American Scientist, c. 88, s. 1].
44. Michael J. Denton, Nature's Destiny, The Free Press, 1998, s. 198. (http://www.kuranmucizeleri.com/bilimsel_mucizeler_30.html#43.)
45. http://www.inm-gmbh.de/cgi-bin/frame/frameloader.pl?sprache=en&url=http://www.inm-gmbh.de/htdocs/technologien/highlights/highlights_en.htm
46. "Nanotechnology successfully helps cancer therapies", IIC Fast Track, Nanotech News from Eastern Germany,
Industrial Investment Council, Ekim 2003; www.iic.de/uploads/media/NANO_FT_Nov2003_01.pdf (http://www.kuranmucizeleri.com/bilimsel_mucizeler_30.html#45.)[URL="http://www.kuranmucizeleri.com/bilimsel_mucizeler_30.html#46."]

pante
10-06-2008, 05:52
Hadid Suresi'nin 25. ayetinde, demir için kullanılan "enzelna" yani "indirme" kelimesi, mecazi olarak insanların hizmetine verilme anlamında düşünülebilir. Fakat kelimenin, yağmur ve güneş ışınları için kullanılan "gökten fiziksel olarak indirme" şeklindeki gerçek anlamı dikkate alındığında, ayetin yukarıda ifade ettiğimiz bu önemli bilimsel gerçeğe işaret ettiği görülmektedir. Sadece Dünya'daki değil, tüm Güneş Sistemi'ndeki demir, dış uzaydan elde edilmiştir.

Bu paragraftan yola çıkıp önceki mesajımdaki sorularıma yanıt verirsen ortada bir mucize olmadığını göreceksin.

mehmetsalih
10-06-2008, 06:10
kadir suresini okuyun orada kulanılan kelime 'ina enzelna' kur'an kadir gecesinde indirdik.........

dilaver
10-06-2008, 06:10
Mehmet Salih palavra ve göz boyamayı bırakıp ta hangi İslam tefsircisinin demirin bu özellikleri bilim tarafından açıklanana kadar bu mucizeye işaret ettigini belirtirsen o zaman açıklayıcı olabilirsin.

Yahu kardeşim ne ilginç insanlarsınız. Bilim bir şeye işaret ediyor, Kuranı didik didik edip o bilimsel gerçek ile ilgili bir kelime bulabilirseniz bunun üzerine mucize senaryoları kuruyorsunuz. Bu tip şeylere ancak medreselerde inanılır.

Mucize örnek vereceksen Kuran dan, sen bana dünya üzerinde üç ay sonra olacak herhangi bir gelişmenin kavramın Kuranda şimdiden işaret edildigini göster, o zaman site olarak üç ay sonra imana gelelim.

Bak Nebraska da adamın biri 12 Haziranda ortadoguda bir nükleer savaş çıkacagı mucizesini vahyetmiş, müritler de harıl harıl hazırlanıyormuş. Yani gaypten haber vermiş. Gerçekleşirse buna mucize derler adama da peygamber. Sen bugünden ileride olacagı gösteren Kuran ayetini bize göster.

Onun dışında burası ciddi bir sitedir, ana okullarına yönelik tartışmaların içerisinde olmayı pek sevmeyiz.

saygılarımla

mehmetsalih
10-06-2008, 06:18
Mehmet Salih palavra ve göz boyamayı bırakıp ta hangi İslam tefsircisinin demirin bu özellikleri bilim tarafından açıklanana kadar bu mucizeye işaret ettigini belirtirsen o zaman açıklayıcı olabilirsin.

Yahu kardeşim ne ilginç insanlarsınız. Bilim bir şeye işaret ediyor, Kuranı didik didik edip o bilimsel gerçek ile ilgili bir kelime bulabilirseniz bunun üzerine mucize senaryoları kuruyorsunuz. Bu tip şeylere ancak medreselerde inanılır.

Mucize örnek vereceksen Kuran dan, sen bana dünya üzerinde üç ay sonra olacak herhangi bir gelişmenin kavramın Kuranda şimdiden işaret edildigini göster, o zaman site olarak üç ay sonra imana gelelim.

Bak Nebraska da adamın biri 12 Haziranda ortadoguda bir nükleer savaş çıkacagı mucizesini vahyetmiş, müritler de harıl harıl hazırlanıyormuş. Yani gaypten haber vermiş. Gerçekleşirse buna mucize derler adama da peygamber. Sen bugünden ileride olacagı gösteren Kuran ayetini bize göster.

Onun dışında burası ciddi bir sitedir, ana okullarına yönelik tartışmaların içerisinde olmayı pek sevmeyiz.

saygılarımla

Senin yazına bir kaç cevap vermeyi uygun gördüm....

Mesela 1000 yıl önce denilseydi 1000 yıl sonra ne olacak bu biraz a normal soru olmazmıydı.... Açık açık diyor demiri indirdik dahane ne yoksa o zaman Hz.muhammed bilim ekibimi vardı. varsa o zaman niye bilim dışı diyorsunuz. Eğer yoksa demeki mucizedir.

Alimleri işine gelince hiç karıştırmıyorsunuz. Mesela bir olay üzerinde ayetleri açıklayan alimlere gelince hayır diyorsunuz. Kendine göre yorumluyor, diyorsunuz. O halde bunuda alimlere danışlmadan çözsenize. Kur'an evrensel değilmiydi. Mekke şartlarına göre bir ara demiştim, herkes üzerime gelmişti vay kur'an evrensel değilmi...?

Eğer bu sitede özgürce düşünce paylaşımı varsa bende bunu paylaşıyorum eğer hayır diyorsanız, o zaman sitenin üst köşesindeki dinlerden özgürlüğün sesi sloganını kaldırmanız gerekmezmiydi.

dilaver
10-06-2008, 06:25
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=3694&highlight=demir

Senin Allah ından evvel demirin mucizevi inişini Hitit tanrıları gerçekleştirmiş. Senin Allah ın ve Kuranın biraz kopyacıya benziyor. Telepinu göndermiş demiri diyorlar, ne dersin.

saygılarımla

pante
10-06-2008, 06:32
kadir suresini okuyun orada kulanılan kelime 'ina enzelna' kur'an kadir gecesinde indirdik...

Konuda mucizenin delili olarak "enzelna" sözcüğünün kullanılmış olması gösteriliyor değil mi?
Bakalım mucizemiymiş?

Aşağıdaki linkte enzelna sözcüklerinin geçtiği ayetler var.

http://www.kurandaara.com/?act=ara&keyword=enzelna&meal=4&sure_no=

Bunlar da Türkçesi:

http://www.kurandaara.com/?act=ara&keyword=indirdik&meal=1&sure_no=&go.x=27&go.y=9

Latincesinde geçen Araf-26'yı Türkçesinde göremezsin.
Çünkü meal tahrifatçıları görmeni istemez.

Araf-26. Ya benı ademe kad enzelna aleyküm libasey yüvarı sev'atiküm ve rışev ve libasüt takva zalike hayr zalike min ayatillahi leallehüm yezzekkerun

Meali şöyle:

Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise indirdik. Takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır. Bu (giysiler), Allah'ın rahmetinin alametlerindendir. Belki öğüt alırlar (diye onları insanlara verdik).

Ama meal tahrifatçıları konu elbiseye gelince "indirdik" sözcüğü kullanmaz, "verdik" diye çevirir ayeti.

http://www.kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=1&sid=7

Demek ki demir için, yağmur için, kitaplar, melekler için kullanılan enzelna kelimesi elbise için de kullanılmış.
Elbiseyi gökten Allah mı indirdi? :)
Ne büyük mucize!!

Aydınus
10-06-2008, 06:41
Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın dinine ve peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür. (Hadid - 25)

Bunada bir kılıf uydurun bakalım.... :)

http://www.harunyahya.tv/detail.php?l=1&pid=4750&cid=65 Detaylı izleyin..


Mehmet Salih !

Dilaver arkadaşımızın yorumunda geçen aşağıdaki satırlarını sanırım okumadın . Dikkatli okuman için bir de ben alıntılıyorum :

- Mucize örnek vereceksen Kuran'dan , sen bana dünya üzerinde üç ay sonra olacak herhangi bir gelişmenin , kavramın Kuran'da şimdiden işaret edildigini göster , o zaman site olarak üç ay sonra imana gelelim.

Hadi bekliyoruz .

thunderpoint
10-06-2008, 06:47
Yav bu memed "Süpernova" falan demiş; o da ne ola ki?:confused: Bunun 'mega'sı yada 'kurşunsuz'u var mıdır?:rolleyes:

ozgur_beyin
10-06-2008, 06:49
sevgili salih, demir senin peygamberinden 3500 sene evvel kullanılmaya başlamıştı.
bunun mucize neresinde?
hani bu gün kullanana ve o zaman bilinmeyen madenlerden bahsetse şapka çıkaracağım.

kuranda uzay gemisi araba cep telefonu faks ............ var mı ? eğer varsa (ben göremedim) inanayım.
esatirul evvelini ,ezop , la fontaine, beydeba ,....... ve bir sürü insan anlattı. sen geçmişi
bırak geleceğe bak.
tescilli kafir! aziz nesin yakılmaya çalışılmadan önce sivas'ta demiştiki
'' dünyada hiç bir söz ,1400 yıl geçerliliğini korumaz'' ve koruyamıyorda.
ne kadar övsenizde ,elinizde övgüden ve demagojiden başka hiç bir şey.
biz aptal insanlar değiliz. malayağniden mürekkep halitalar bize hiç bir şey anlatmıyor

buna rağmen ,siz hala 1400 önce söylenen sözleri bizim önümüze ısıtıp ısıtıp servis ediyorsunuz.

ozgur_beyin
10-06-2008, 06:51
- Mucize örnek vereceksen Kuran'dan , sen bana dünya üzerinde üç ay sonra olacak herhangi bir gelişmenin , kavramın Kuran'da şimdiden işaret edildigini göster , o zaman site olarak üç ay sonra imana gelelim. DİLAVER

Sevgili dilaver şimdi saçmaladın!!:)
1400 yıl önce nur süresinde said'in geleceğini haber vermişya.
ne günlere kaldık eyyy rabbül-alemin

mehmetsalih
10-06-2008, 07:07
Allah indirdik diyor. Kimse indirdiğini bilmiyor ve bilim keşif etti. Ne uzatyorsunuz. Kulanıyor olabilirler ama kur'an uzaydan indirdiğini söylüyor. iamn için bu ayet yeter.

pante
10-06-2008, 07:32
Allah indirdik diyor. Kimse indirdiğini bilmiyor ve bilim keşif etti. Ne uzatyorsunuz. Kulanıyor olabilirler ama kur'an uzaydan indirdiğini söylüyor. iamn için bu ayet yeter.


Don-gömleği de mi uzaydan indirdi? :)

KızıL
10-06-2008, 08:04
gerçekten kılıf bulma sanatını çok güzel başarmaktasınız... herkes binlerce mucizeyi görüyor mesela siz görmezden gelemem diyorsunuz ancak nedense ortada hiç muzice yok!! biz neden göremiyoruz?? yoksa yine aynı hikaye mi "sizin gözleriniz mühürlü" yaw nerede mucize ya arkadaş o kadar demişler mucize diye kımısı denizi yarmış kimisi balık yağdırmış, kimisi, kiminede kitap inmiş göklerden... yaw bize bozuk para bile yağmıyor gökten bende katılıyorum siz kurandan 3 ay sonra olacak bir gelişmeyi bize söleyin bizde imana gelelim... harun yahyadan örnekler verebilmenizde hala şaşırtıcı çete kuran ve bu yüzden hapis cezası alan birisinin sözleri sizleri hala bağlayabiliyor demek ki şaşırtıcı.... ayrıca harun yahyanın sahtekar kimliğide çok ayrı bir yerde durmakta....
siz biraz eski medeniyetleri okuyunuz gerçekten okumanız gerekir kuranda yazan birçok şeyin eskiden "peygamber yada din inmemiş" toplumlarda bulunması kullanılması ne oluyor?? hititliler demir gibi?? kuran ın kopya mucizesi....

dilaver
10-06-2008, 08:55
Don-gömleği de mi uzaydan indirdi? :)

Pante hayret ediyorum sana, Adem demek ki yeryüzüne don gömlek ile indi. O zamanın donları incir yapragı biçimindeydi, senin bunu sorman abes. Zaten esas mucize de bu. :D

saygılarımla

pante
10-06-2008, 09:59
Pante hayret ediyorum sana, Adem demek ki yeryüzüne don gömlek ile indi. O zamanın donları incir yapragı biçimindeydi, senin bunu sorman abes. Zaten esas mucize de bu.

:)

Şimdi Hadid suresinde mucize arayanlar, Araf-26'daki mucizeyi (!) açıklasınlar bakalım. Allah, libas olarak gökten ne indirmiş öğrenelim.
Enzelna olan, yani indirilen yeryüzünde olamıyormuş, sonradan katılmaymış ya!
Elbisenin hammaddesi, ipliği, kumaşı da gökten indirilmiş bu durumda. :)

KızıL
10-06-2008, 10:13
birde hani habil le kabil varya birisi diğerini öldürüyor hangisiydi hatırlıyamadım ama sağ kalan göç ediyor ve bulunduğu yerde görkemli yapıtlar yapıor?? yaw bu yapıtları yapacak malzeme nerde?? yada kimler için yapıor topu topu 3-5 kişi var dünyada? hepsini tek başınamı yapıor?? yoksa bu bir don gömlek mucizesi mi??

iceman
10-06-2008, 11:13
bu mucizeLEr neden 1400 yıL önce bitmiş-tükenmiş?? neden bizim zamanımızda yok? hadi buyrun bakaLım...ayrıca özgür-beyin in de dedigi gibi demir ilk çağ insanLarı tarafından buLunmuştu zaten ?

Julietta
14-06-2008, 03:15
İndirmekten kasıt yağmurun gökten indirilmesi gibi değil.Demirin gökyüzünde oluşan olaylar sonucu indiği bilimsel olarak açıklanıyor.Tabi benim kıt hafızamla bunu size burda döktürmem zor=D.Neyse işte o anlamda indirdik.

KızıL
14-06-2008, 03:24
mesele gökten indirme meselesi değil tabi bizimkisi bunun ironisi..
şimdi muhammedin soyu bilir kervanlardan dış dünyada neler var ama bilmez garip araplar neler var arapların bilmediğini ama muhammedin bildiğini eklersen kitaba bu araplar sonra görürse bunu der tabi o söylemişti.... ama araştıran bilir ki isa zamanında da vardı o madenler!!!

metalheart
14-06-2008, 16:57
yağmur gökten indiriliyor öylemi ??????

kim ne zaman nasıl indiriyor ???
hani bilelim de .....

qw19
14-06-2008, 17:06
Güzel bir soru metal, hatırlatta bunu Tokyo daki konferansta tartışmaya açalım bakalım, budistler ne diyor bu işe.


Yağmur inerde çıkamaz mı, birde işin evrensel boyutu var tabi. Yada çıktığı gibi inemez mi.

vs. vs. vs.

metalheart
14-06-2008, 17:18
şimdi çıkar mı çıkartılır mı sorusunu gündeme getirdin abi .....

yerçekimi olayına girersek ,bu bağlamda yer çekiliyor sonucuna varırız ki , demek yağmuru indiren yeri de çeker önermesi karşımıza çıkar...

tokyo konferansında yer yerinden oynayacak...

kaancan
16-06-2008, 05:23
mucizenin kriterleri nedir?
5 duyu ötesi?
zeka üstü?
doğa üstü?
yada önemli olan inanmak yada inanmamak istediklerimizmi?
salih ve diğer kardeşlerimize yapabileceğim tek katkı inandığın mucizedir.
inanmadığın ise zaten hiç var olmamış bir yalandır;)

hydra
17-06-2008, 04:53
Demiri indirdik, deniyor olabilir çünkü Kur'anda Allah gökyüzünde bkz. Mülk suresi:"Gökte olanın (Allah'ın) sizi yerin dibine geçirmesinden güvende misiniz?" (16.ayet) Yani demir yüksek sıcaklıkta erir bu yüzden fezada oluştu anlamı burda yok. Onları sen diyorsun. Ayrıca Kur'anda demir oksitle kanser tedavisi de yazmıyor. Sadece demiri indirdik diyor o da onu yaratan gökyüzünde olduğu için.

iceman
18-06-2008, 00:11
benim haLa anLamadıgım bu mucizeLer neden muhammed öLünce sona eriyor?

bayraktaro
31-07-2008, 16:32
Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır.

--------------------------------------------------------------------------------

Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın dinine ve peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür. (Hadid - 25)

Bunada bir kılıf uydurun bakalım.... (Mehmetsalih Alıntı)

Sayın Mehmetsalih Beyfendi;

Size ve Harun Yahya gibilerine yuh demekten kendimi alamıyorum. Bir bilim çıkar uğruna bu kadar kullanılabilir. Siz beni tanımazsımız, ama bu sitenin mudayimleri beni bilirler. Biraz ukalalık yapıp kendimi tanıtmak istiyorum. Mesleğim; sizin demir diye nitelendirdiğiniz gökten indiğini sandığınız metalik madenleri ve bilimum madenler benim ilgi alanıma girmektedir.

Mesleğim Maden Yüksek Mühendisi. Bu mesleğe, 1992 yılında ilk adımımı attım. (İTÜ) gibi Teknik bir üniversite mezunuyum. Bu okula akademik kariyerde 4. olarak girdim ve 4 üzerinden 3,4 ortalama ile mezun oldum. İngilizce hazırlık eğitimimle beraber; 7 yıllık bir akademik eğitimim var. Bunun yanında; 1 yıl yeraltı işletmesi, 1 yıl bir maden fabrikasında müdürlük, 1,5 yıl madenin satış işinde çalışma ve 3 yıldır Proje ve Plan kısmında çalışmaktayım. Senin anlayacağın; 4-5 yıllık iş tecrübem ve madenin her aşamasında çalıştım. Şu an sayısını hatırlamadığım kadar plan ve projelerim bulunmakta, yaptığım projeler Türkiyenin 4 bir tarafında uygulanmaktadır (İstanbul, Ankara, Kars, Mersin, Manisa, İzmir, Düzce, Malatya, Eskişehir, Hatay...v.b.). Anlayacağın, bu konuda bırak Harun Yayha'yı Peygamber diye geçinenlerin atıp tuttuklarından çok bilgimim olduğuna inanıyorum.

Üniversite yıllarımda; Metalik Maden Yatakları, Mineraloji, Petrografi, Genel Jeoloji, Yapısal Jeoloji, Malzeme, Metalurji olmak üzere; senin dediğin demiri anlayabilmek için bilimum kitap okudum. Bu kitapların hiçbirinde demirin gökten indirildiğine dair ibare yoktur.

Demir (Fe); Metalik cevher sınıfına girmektedir. Dünyada en fazla bulunan elementlerin başındadır. Senin sandığın gibi gökten falan inmemiştir. Dünyanın oluşumu sırasında erimiş halde olan ağır metaller; dünyanın merkezinde (biz ona çekirdek diyoruz) toplanmışlar ve yoğun bir şekilde çekirdeği oluşturmuşlardır. Bu çekirdeğin üzerinde mağma diye tarif ettiğimiz ve viskositesi yüksek yoğun bir sıvı bulunmaktadır. Bu mantonun üzerinde de yerkabuğu bulunmaktadır. Bütün madenler, yerkabuğundan elde edilmektedir. Yerkabuğundaki bu madenlerin oluşmasında en temel sebep, mağmadır. Çeşitli sebeplerle yeryüzünde bulduğu boşluklardan fışkıran mağma, atmosferik, kimyasal ve fiziksel etkilerle soğuyarak yerkabuğunu ve belirli yoğunluklarda bulunan madenleri oluşturmuştur.

Demirin de merkezinde bir çekirdek ve çekirdeğin etrafında dönen elektronlar bulunmaktadır. Bütün maddelerde; çekirdek, proton, nötron ve elektronlar özellik bakımından aynıdır. Sadece elektron sayılarındaki değişmeler, o maddeleri belirler. Atom numarası 26'dır. Sembolü Fe'dir. Çekirdeğindeki proton sayısı = Atom Numarasıdır. Atom nötr olduğunda; yörüngelerinde bulunan elektron sayıları ile aynıdır. Kısacası; eğer nötr bir demirin elektron sayısı 25 olsaydı, biz ona Manganez (Mn), yada 27 olsaydı biz ona Kobalt (Co) diyecektik....

Anlayacağın gibi, demir öyle gökten indirilmiş ayrı bir element değildir. Aksine; Dünyanın merkezini oluşturan çekirdeğin ağır metallerin başında DEMİR'in olabileceği düşünülmektedir. Ya da nikel alaşımlı olabileceği görüşü de bulunmaktadır. Gökten inmiş olan bir demir, nasıl olur da? Dünyanın merkezi olan çekirdekte yoğun olarak oluşturmaktadır?


Lütfen, 1400 önceki zeka ile düşünün. Orada anlatmak istenen tamamıyla bilimsellikten uzaktır. Hayatımızda demirin ne kadar önemli olduğunu bilmeyen yoktur. Bunun için, bak biz size faydalı olsun diye demiri de yarattık diye. Sözde insanları düşündürmeye çalıştıklarını ima etmektedir.

Hep aynı yerlerde dönüp duruyoruz. Hep aynı sorular gelip duruyor. Sadece şahıslar değişiyor.

mehmetsalih
31-07-2008, 22:02
İnanınki sırf kur'anın apaçık Allah tarafından gelmiş bir mucize olduğunu inkar etmek için her türlü yola baş vurmanız beni ilme acıyasım geldi. Kur'an inkar edebilirsiniz ama bilim inkar edilemez. Neyse ben fazla uzatmak istemiyorum zaten herşey ortada kimseyi rahatlama veya kızdırma gibi bir durumumda olamaz. Kur'an için bilimi bilim için kuranı yalanmamız gerkmeye icab etmez. selam ile...

bayraktaro
01-08-2008, 10:11
İnanınki sırf kur'anın apaçık Allah tarafından gelmiş bir mucize olduğunu inkar etmek için her türlü yola baş vurmanız beni ilme acıyasım geldi. Kur'an inkar edebilirsiniz ama bilim inkar edilemez. Neyse ben fazla uzatmak istemiyorum zaten herşey ortada kimseyi rahatlama veya kızdırma gibi bir durumumda olamaz. Kur'an için bilimi bilim için kuranı yalanmamız gerkmeye icab etmez. selam ile...


Mehmetsalih Beyfendi;

Böyle birşey olamaz. Başka hiçbirşey demiyorum size. Gerçekten,beyinlerin bu kadar islamla mühürlü olabileceği hiç aklıma gelmezdi. 1400 yıl önce, bu insanların da sizin gibi düşündüklerine eminim. Bu sadece iftiradan başka birşey değil. "Sırf Kur'an'ın apaçık Allah tarafından gelmiş bir mucize olduğunu inkar etmek için her türlü yola başvurmuşum" Yapmayın arkadaşım. Şuna şöyle diyebilirdin. Konu uzmanı olmadığım için ordan buradan derme çatma bilgilerle şowmenlik yaparım diyordunuz ama, Sağlam Bir Kayaya çarptınız. Ne yapacaksınız, çamur atmak.... Siz kim Bilime acımak kim. Türkiye'nin hali gerçekten içler acısı. Bilimi bu kadar kolay dışlayabiliyorsanız onu bilemem...

Güzel bir demogoji ile konuyu bağladığınızı zannediyorsunuz. Kur'an'ı inkar edebilirsiniz ama bilim inkar edilemez. Tamamıyla demogoji, din dogmatiktir. Ama, bilim görecelidir. Her zaman değişmez dediğin kanunlar bir gün çöküverir. Ama, şu elimizde gerçek anlamda tutunabileceğimiz, gerçek bir dalda BİLİMDİR....

"Kur'an için bilimi, bilim için Kur'anı yalanmamışım" Bu bana hiç hoş olmayan bir hakarettir. Lütfen, mesleğinizi ve uzmanlık alanınızı söyleyin. Sizin benim mesleğimle ilgili iftira atmanıza hiç gerek yoktu. Sadece size gülerim....

mehmetsalih
01-08-2008, 15:15
Ne yapalım TÜRKİYE 85 yıldır laik bir ülke hani bilim?

Kur'an'ın DOGMATİK olduğunu söylüyorsunuz. KURTUBA ve ABASİ devrinde yaşanan ilmi devrimlere ne dersiniz? Kur'an-ın İlme teşvik etiği inkar edilemez bir gerçektir. Kur'an hüküm vermez YOL gösterir. DEMİR'DEN söz eder ama girş yapar gerisini insana bırakır. İnsan kur'an çizgisinde değil kur'an emirleriyle hareker eder. Kuran ilim ve bilimi farz kılmıştır (Alak 1 - Ankebut - 20) Sen nasıl oluyorda değişmez kanunlar diyorsun.

Kanun dediğinde ne? Ağabeyler mecliste kanun yazar halk uygulanır mantığı ise bende öyle bir mantık uydururum. Örn: Atatürk değiştirilmesi dahi teklif edilmeyen kanunlar bırakmış yanlışmı? Kur'an eğer değiştirilmesine müsade etmediği kanunlar verdiyle bune çelişki? Siz niye birini eleştiriyorsunuzda diğerinden bahs etmiyorsunuz...?

Eğer Türkiyede yaşıyorsanız 1400 yıl önce süre gelmiş fikirden size ne? Siz şuan Türkiyede uygulanan kanunlara baksanıza. Eğer kabuleniyorsanız o halde kur'anıda eleştirmeye hakınız yok.
Ya Atatürk haklıdır, Yada haksızdır. Haklı olduğunu kabul ediyorsanız o zaman kur'anıda eleştirmeye hakınız yoktur. Eğer haksız ise o halde niye sahip çıkıyorsunuz?

Bu çelişkiyi lütfen açıklarmısnız? Laik, demokratik ve hukuk devletin özgürce hazırlanan adaletli sistemine razı iseniz bune çelişki?

bayraktaro
01-08-2008, 17:40
Konumuz demirdi;

Demirden nereye geldik? Anlamıyorum sizi Mehmetsalih Bey, ayrı tellerden konuşuyoruz. O yüzden bu topikte pek başka birşey yazacağımı zannetmiyorum.

K.C.
01-08-2008, 18:13
Örn: Atatürk değiştirilmesi dahi teklif edilmeyen kanunlar bırakmış yanlışmı?
Yanlış,
1924 Anayasasında Anayasanın ilk üç maddesindeki bazı ifadelerin değiştirilemeyeceği, değiştirilmesinin dahi teklif edilemeyeceğiyle ilgili bir hüküm yoktu bildiğim kadarıyla.
Atatürk'ün sağlığında hazırlanan ve kabul edilen son Anayasa olduğu için 1924'ü söylüyorum.

EDİT: PARDON BAYRAKTARO, KONU DEMİRMİŞ. :)

qw19
02-08-2008, 01:45
İnanınki sırf kur'anın apaçık Allah tarafından gelmiş bir mucize olduğunu inkar etmek için her türlü yola baş vurmanız beni ilme acıyasım geldi. Kur'an inkar edebilirsiniz ama bilim inkar edilemez. Neyse ben fazla uzatmak istemiyorum zaten herşey ortada kimseyi rahatlama veya kızdırma gibi bir durumumda olamaz. Kur'an için bilimi bilim için kuranı yalanmamız gerkmeye icab etmez. selam ile...

Allah yukardan sizin gibi inananlara yuh diyordur, sizin bu kadar saçma sapan savunularınız yüzünden.

Bak bayraktaro açıklamış güzelce onu anlamaya çalış, sen daha bu kadar basit bir açıklamayı anlayamıyorsun, kalkmış son derece kompleks olan Allah'ı anladığını iddia ediyorsun. Buna cahil cesareti denir.

İlkokul bilginle uzay mekiği yapabileceğini iddia etmekten 10^sonsuz katı daha komik bir şey bu.

Selamlar.

Onursal Bedirhan
02-08-2008, 12:31
Allah yukardan sizin gibi inananlara yuh diyordur,..


Demekki Allah (c.c)'nin varlığına inanıyorsun. Allah yukarda dediğine göre .. :p

Aheste
02-08-2008, 13:17
Bayraktaro;

İşte bu zihniyet sayesinde sizi ve avanenizi sadece buradan tanıyabiliyoruz. Bastırılmış bir ideolojinin neferleri olarak, sesinizi sadece perde arkasından dinleyebiliyoruz.

Modern bilim ışığında herkes demirin gökten indirilmediğini biliyor, Fe ile Co arasındaki farkları da… Kelimelerle istediğiniz gibi oynayabilirsiniz, istediğiniz manaları yükleyebilirsiniz ama buradan bir sonuç elde edilmiş olsaydı hala aynı olduğunu iddia ettiğiniz fikirlerle savaşmak durumunda kalmazdınız. Size muhalif bir çok bilim adamı var, onlar da sizin bilgilerinize vakıftırlar herhalde.

Demirin oluşum evrelerini anlamak için de maden mühendisi olmaya gerek yok. Biz Kuran’da kimya, matematik, fizik formülleri de aramıyoruz. Bilimle Kuran’ın çakıştığını iddia ettiğiniz noktada ben bir pürüz göremiyorum. Çünkü Kuran, böyle bir malzeme hiç bir zaman vermemiştir.

Demir kelimesinin geçtiği İsra Sûresi’nin 49. ve 50. ayetlerine bakalım:

İSRA 49 - Bir de onlar dediler ki: "Biz, bir kemik yığını olduğumuz ve ufalanıp toz olduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi, yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?

İSRA 50 - De ki: "İster taş olun, ister demir..."

Birbiriyle ilişkisi olan bu iki ayete baktığımızda ilk bakışta dikkat çekmeyen ‘’demir’’ kelimesi, taş (fosilleşmiş beden) ile özdeşleştirilmiş. Demir elementinin de fosilleşmeyle birlikte bedende varlığını devam ettirdiğini düşünürsek, burada bilime ters düşen bir açıklama yapılmadığını da görmüş oluruz. Basit bir cümle ama içeriği boş değil.

Şimdi bu ayetlerden aşağıdaki sonuçları çıkarabiliriz:

* Demirin tanımı yapılmamıştır.

*Ayetler, bize dünyadaki demir madenlerinin bulunduğu yataklar hakkında bilgi vermemiştir.

*Demir madeninin kullanım alanı ile ilgili bir not da düşülmemiştir.

Sonuç: Kuran, demir ile ilgili bilgi sahibi olabileceğimiz, kaynak olarak kullanabileceğimiz bir kitap değildir.

Anafikir: Kuran’ın tek iddiası, yüce yaratıcı tarafından gönderilmiş olduğudur. Demir ufak bir örnektir. Demirin insan vücudunda bulunan bir element olması da bilimle çelişmeyen bir gerçektir. Mesaj da zaten budur. Belki de islamiyetin ilk yıllarında bu ayetler sadece ölüm ve diriliş mesajları içeriyordu. Şimdi bizler farklı bakış açıları geliştirebiliyoruz, bilimi yadsımamız mümkün müdür?


Örnekler çoğaltılabilir. İyisi mi, siz bu örneklerin çoğaltılmasına imkan vermeyin.

qw19
02-08-2008, 20:58
Demekki Allah (c.c)'nin varlığına inanıyorsun. Allah yukarda dediğine göre .. :p
Tüm kainatı tek bir bug bile olmadan kodlayan yüce programcıya sonsuz saygılar.




Bu yazımdan, bu sonuç çıkar, yukarda kapmışsınız.

Programın her tarafı bug, ama analojin yanlış, bunlar programın çalışmasını engelleyen buglar değil, programın sonuçlarının önceden kestirilmesini engelleyen anamoliler.

Ki bu anamoliler programın çıktılarının, parametrik fonksiyona dönüştürülerek açıklanmasını ve anlaşılmasını imkansızlaştırıyor.

Eğer program gözüyle bakarsak. Yani söylediklerinizin tam tersi.

Bilgisayar programlarının mantığını anlayabilmek için php de 2 routinden çok fazlası gerekir.

Bunlardan 1. si sıkı bir matematik altyapıdır.
2. si arkasındaki felsefeyi anlamak gerekir. Ki bu her bir dilin hangi
amaçlarla kulllanıldığını bilmenizi gerektirir.
3. Mühendislik programları bu işin en zor dalıdır. Çok üst düzey matematikle
uğraşırsınız. Matrisler vs.

Neyse anlamını bildiğiniz bir imza atın, sizin için en hayırlısı budur.
Selam ve dua ile.

Selamlar.

qw19
02-08-2008, 21:07
Aheste demirin inmediğini bi li yo ruz. Bayraktaro da bu örneklemiş. Öyle ise demiri biz indirdik iddiası tutarlı değildir. Kendi içinde de, kendi dışında da.

evrensel-insan
02-08-2008, 22:39
Saygideger vgm;

Tüm kainatı tek bir bug bile olmadan kodlayan yüce programcıya sonsuz saygılar.-Fesih-

Bu arkadas, benim, avatarimda gorunen sekilden bahsediyor, olmasin!
Tum kainati kodlayan, sorunun kainat kokenini gosteren, sema o.Hani su xy-zi

Tabi, bir farkla, oda; bu programcinin, bir birey olarak; beseri-vicdani-idraki olmasi. Dolayisiyle, ben bu dunyadan goctukten sonra;:o pragramci da kalmayacak.

Gerci, metal ve aydoe'ye biraz ipuclari kalir ama; :confused: bilmem bu isi ilerletebilirler mi? Sende, nihilizm'den arinirsan, adaylar arasindasin.:)

dilaver'deki ilerlemeyi de; gozardi etmeyelim.:D

Saygilarimla;
evrensel-insan

tensiz.denek
12-08-2008, 18:54
Merhaba

Yaklaşık olarak bütün Konu başlığındaki yazıları okudum. Anlamadığım birkaç şey var bu konuda.
İlk mesaj şu
Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın dinine ve peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür. (Hadid - 25)

Bunada bir kılıf uydurun bakalım.... :)

http://www.harunyahya.tv/detail.php?l=1&pid=4750&cid=65 Detaylı izleyin..
Burada bir mucize yok. Çünkü yeni birşey yok. Demirin kullanılmaya başlaması ile bronz çağını biterken (MÖ 1200 dolayları), demir çağı başlamıştır. Tarih öncesi çağlara adlarını veren materyaller silahlardır, kılıçlar, kalkanlardır.
Burada bahsi geçen "kuvvet" kelimesi demirin sertliğini belirtmek için söylenmiştir şüphesiz, ve ben bunu silah olarak kullanılabilirliğini anlatmak için kullanıldığını düşünüyorum.
Demirden kuvvetli elementler de vardır. Ama o dönemlerin en güçlü bileşik olan ve silah yapımında kullanılan çelik, büyük oranda demirden oluşur. (hafifliği dolayısıyla tercih edilir)
Tabi o dönemlerde müslümanların en çok kullandıkları aletlerin kılıçları olduğunu göz önünde bulundurursak, açık birşekilde demirin islamiyet adına katledilen onca insanın islamiyetin yayılmasında çok "faydalı" olduğu söylenebilir.

Burada demiri kastederken neden kılıçtan bahsettiğini hakkında:

1-bu cümlenin önünde mehmetsalih in eklememiş olduğu bölümde bende şöyle yazıyor:

Hadid-25: "Biz kesinlikle rasullerimizi mucizelerle gönderdik,beraberinde insanlar adaletle davransınlar diye kitap ve ölçü indirdik. Bir de kendisine hem çetin bir sertlik, hemde insanlara birçok faydası olan demiri indirdik...."

Burada ilk bölümde kitap ve ölçüden bahsediyor, adaletten bahsediyor: İslamiyette adalet nasıl bilinecek ve belirleneceğinden. Bundan sonra islamiyette adaletin nasıl sağlanacağını anlatması gerekir çünkü bunu anlatabileceği en güzel yer burası. Adaletin hükmünü sağlamanın tek yolu da kılıçtır. Çok bilindik gözü bağlı adalet Themis heykeli gözünüzün önüne gelmeli. Gözler bağlı (görmeden yardım edenler), bir elinde kılıç diğer elinde bir terazinin (ölçü) bir kolunda bir kitap.

Bu, Allah'ın dinine ve peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir.
Gerçi bu cümlenin çevirisi bence düşük. Burada görmeden yardım etmek demek Allah uğruna onun ölçülerini, kitabını ve kılıcını görmeden kabul etmek demektir -görmemek kendisine inananların cahil olduğu anlamına gelmez, gönülden inana ve güvenenlerin blirleneceği anlamına gelir-. Burada bir kuşku yok. Herneyse Allah'ın kendisine yardım edenleri belirlemesinin herhangi bir mucizevi yanı yoktur.

Neden bahsi geçen demir kılıcı simgelemektedir, şifayı simgelememektedir?
Şu mesajı inceleyelim,


"El-Hadid", Kuran'ın 57. suresidir. "El-hadid" kelimesinin Arapçadaki sayısal değeri, yani ebcedi hesaplandığında karşımıza çıkan rakam da aynıdır: "57". (Ebced hesapları ile ilgili bilgi için bkz. Kuran'da Ebced Hesabı bölümü)
Sadece "hadid" kelimesinin sayısal değeri 26'dır. 26 sayısı ise demirin atom numarasıdır.

Samimiyetim inanın, çok merak ettim bir kelimenin sayısal değerinin nasıl hesaplandığına, ve gerçekten düşünce zincirinin mantıksızlığına aldığrış etmeyeceğim. Bilmek istiyorum nasıl bu hesabı yaptığınıza.

Devam edelim,


Kullanılan bu tedavi şekli özetle şu şekildedir:1- İçinde demir oksit tanecikleri bulunan sıvı, özel bir şırıngayla tümörün içine gönderiliyor. Bu tanecikler, tümör hücrelerine dağılıyor. Bu sıvının 1cm3'ünde demir oksitten oluşan ve alyuvarlardan 1.000 kat daha küçük milyonlarca parçacık bulunmakta ve bunlar kolaylıkla kan damarlarında dolaşabilmektedir.45 (http://www.kuranmucizeleri.com/bilimsel_mucizeler_30.html#45)
2- Hasta, daha sonra güçlü manyetik etkisi olan bir aletin altına yatırılıyor.
3- Dışarıdan uygulanan bu manyetik akım, tümörün içindeki demir taneciklerini hareketlendirmeye başlıyor. Bu esnada demir oksit tanecikleri içeren tümördeki ısı artı 45 0C'ye kadar çıkıyor.
4- Sıcağa karşı kendini koruyamayan kanser hücreleri birkaç dakika içinde zayıflatılıyor ya da yok ediliyor. Daha sonra yapılan kemoterapiyle tümör tamamen kaybolabiliyor.46 (http://www.kuranmucizeleri.com/bilimsel_mucizeler_30.html#46)
Bu tedavide sadece kanserli hücreler, demir oksit parçacıkları içerdikleri için, sağlıklı hücreler manyetik akımdan olumsuz etkilenmemektedir. Bu yöntemin yaygınlaştırılması, ölümcül olabilen bu hastalığın tedavisi açısından çok büyük bir gelişmedir. Kanser gibi yaygın bir hastalığın tedavisinde, Kuran'daki ifadeyle "insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demir"in kullanılması son derece dikkat çekicidir. (Hadid Suresi, 25) Nitekim Kuran'da bu ayetle demirin insan sağlığı açısından bu yöndeki faydalarına da işaret ediliyor olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.)


Sayın mehmetsalih,
Demir şifalı bir element değildir. Saf haldeki demirin 400mg dan fazla alınması demir zehirlenmesine yol açar. http://www.irontoxicity.com/
Doğadaysa demir saf halinde bulunmaz. Bir demir bileşiği yemeninse insan vücuduna bir faydası yoktur. (Halbuki menekşelere vardır, çiçeğe renk verir, insana yaptığı gibi zehirlemez.)
Demir zaten vücutta bulunur ve normalde içtiğimiz sudaki çok çok küçük miktarlardaki demir bizim ihtiyacımızı karşılar.
Söyleyebileceğiniz şey ancak demiroksit bileşiğinin (ki pas olarak bilinir) vücuda enjekte edildiğinde kanserli kücrelere nüfus ettiklerinde üzerlerine manyetik alan uygulanınca bir tedav sağladığı olabilir. Kur'an da pastan bahsedilmiyor (pasın bilinmediğini sanmıyorum). Eğer pasın faydalı olduğu belirtilmek istenseydi şüphesiz yapılırdı. Demiroksitle demirin kimyasal özelliklerinin uzaktan yakından alakası yoktur. Demir saf halinde zehirlidir.

Eğer içinizden "Pasın içinde demir elementi de var işte, ne uzatıyosun demir aynı demir" diyorsanız hatırlalayırm ayette geçen kuvvet kelimesini size, pasın modern tedavi tekniklerle faydalı olabildiğini doğrudur ama kuvvetli olduğu değildir. Yani matematiksel bir mantık hatası yapıyorsunuz. Kısaca verdiğiniz örneğin bahsettiğniz ayetle uzaktan yakından alakası yoktur.

Vücuttaki demir oranı "eser" olarak adlandırılacak kadardır. "eser" miktarı demek, 100kiloluk bir insanda 70 gram kadar bulunması anlamına gelir
demirden önce şu elementler sıralanır (yoğunluk sırasıyla)
1-oksijen, %65
2-karbon, %18
3-hidrojen, %10
4-azot, %3
5-kalsiyum, %1,5
6-fosfor, %1
7-potasyum, %0.35
8-sülfür, %0.25
9-sodyum, %0.15
10-magnezyum, %0.05
11-fluor, eser
12-klor, eser
13-manganez, eser
14-demir, eser
15-kobalt, eser
16-bakır, eser
17-çinko, eser
18-selenyum, eser
19-molibden, eser
20-iyodin, eser
ve 8 başka element. eser

Görmeniz için hepsini yazmak zorundaydım. O devirlerde bilinen elementler altın, gümüş bakır demir kobalt kurşun ve çinkoydu bildiğim kadarıyla. Bunlarda silah ve
Burada vücutta bulunan 28+ elementten o günlerde bilinen sayısı 7. O günlerde bilinen elementlerden sadece altın ve gümüş vücutta bulunmuyor. Altın gümüş kurşun doğada saf halinde bulunabilirler. Ve bunlar zehirlidir. Daha önceden bunun denendiğini ve bilindiğini düşünürsek ayette söylenebilecek geriye kalan 4 elementten herhangibirini vücutta bulunabilme ihtimali %100 dür.
Ben burada bir mucize göremiyorum.


Devam edelim ve şu mesajı da inceleyelim:

Birbiriyle ilişkisi olan bu iki ayete baktığımızda ilk bakışta dikkat çekmeyen ‘’demir’’ kelimesi, taş (fosilleşmiş beden) ile özdeşleştirilmiş. Demir elementinin de fosilleşmeyle birlikte bedende varlığını devam ettirdiğini düşünürsek, burada bilime ters düşen bir açıklama yapılmadığını da görmüş oluruz. Basit bir cümle ama içeriği boş değil.


Sayın aheste,
Hz. Muhammed'e sorulan soru öldükten sonra insanın hangi formu alacağıdır. Siz nasıl biliyorsunuz bilmiyorum ama ölen insanın naaşı fosilleşmez. Fozilleşme sadece bazı paleantolojik dönemlerde özel koşulların biraraya geldiğinde ilhgili hayvanın depremler, toprak kaymaları gibi sebeplerle kaya katmanlarının arasına sıkışması sonucu oluşmaktadır. Bu gün her kazdığımız çukurda fosil bulmamaızın nedeni tam olarak budur. Bu koşullar herzaman biraraya gelmez.
ISRA 49 da ne dendiği her ne kadar açık olsa bile ISRA -50 de neden bahsedildiği hakkında pek bir fikrim yok. Ama size garanti verebilirim ki insanlar ölünce taşa dönüşmezler veya kaya katmanlarının arasına sıkışıp korunmazlar. Aksine ölünce bedeni oluşturan elemetlerin hepsi bakterilerce ayrıştırılıp dağıtılarak toprağa karıştırılır ve beden humus adı verilen birçeşit gübreye dönüşür.
Basit bir cümle ama içeriği boş değil.

...


Sonuç: Kuran, demir ile ilgili bilgi sahibi olabileceğimiz, kaynak olarak kullanabileceğimiz bir kitap değildir.
Yürekten katılıyorum.


Anafikir: Kuran’ın tek iddiası, yüce yaratıcı tarafından gönderilmiş olduğudur.

Geriye kalan diğer 116 elementin Allah tarafından gönderilmediğini mi iddia ediyorsunuz? Bu diğer 116 elementin daha önceden oraya neden demirle beraber gelmedikleri konusu birtakım çelişkiler yaratıyor.
Demirin bu kadar üzerinde durmanızın nedeni Kur'an da adının geçiyor olması mı? Demir değilde kokbalt olsaydı mesela kobalt ın öneminden bahseden yazılar bulacaktınız bize. O halde ha cobalt ha demir ha başka bir element ne farkedecek? Sadece Kur'an da yazması ise zaten tartışmamıza gerek yoktur.


Demirin insan vücudunda bulunan bir element olması da bilimle çelişmeyen bir gerçektir.

Kesinlikle çelişmez. Tabi umarım insan vücudunda demirden daha fazla miktarda başka daha önemli işlevleri olan elementlerin de olduğunu unutmuyoruzdur. Ve demirin sadece insanlar tarafından değil hayvanlar tarafından metabolizmada kullanıldığını.


Belki de islamiyetin ilk yıllarında bu ayetler sadece ölüm ve diriliş mesajları içeriyordu.

Keşke Kur'an bu ayetlerde daha açık olsaydı. Benim akıl erdiremediğim neden Hz Muhammed in kadınlarına başka kimsenin el sürmemesi gerektiği gibi bir ayet detaylı birşekilde anlatılırken, ölümden sonra insanın ne form alacağına dair bir ayet sadece 4 kelimeyle anlatılıyor.

Şimdi bizler farklı bakış açıları geliştirebiliyoruz, bilimi yadsımamız mümkün müdür?

Kesinlikle bilimi yadsımamız için bir neden yoktur.
Burada anlattığınız demir hikayelerinin sonucundaysa benim vardığım sonuç, vücutta demir varlığının bir mucize olmamasıdır. Vücutta başka elementlerde vardır, hatta çoğu demirden daha fazla işe yarar ve daha bol miktarda bulunur.

Bir sorun da şurada zaten, mucizelerden bahsediyoruz, lütfen mucizeleri anlatırken bilimi çarpıtarak kendinize alet edinmeye çalışmayın. İstediğiniz kadar bilimin hiçbir metodolojisini kullanarak mucizeleri açıklayamazsınız. Çünkü tanım olarak bilim sadece doğal olan fenomenleri inceleyip açıklama getirmeye çalışabilir. Doğal olmayan şeyler, (mesela mucizeler) bilim ile açıklanamaz.
Kendi oyununuza düşüyorsunuz. Bu Konu başlıklarında istediğiniz kadar yazı yazın. Buradaki pragmatik insanlara mucizenin gerçek olabileceğini kabul ettiremzsiniz. Çünkü eğer bir mucize 2. (ve istendiği kadar denendiği sürece) kere gerçekleşmezse deneysel olamaz dolayısıyla bilimsel olamaz.
Sadece yeterince bilim bilmediğinizi açığa vurmuş olur ve kafir dediğiniz insanların eğlencesi olursunuz. Lütfen bildiğiniz koularda konuşunuz veya kendinizi bilgilendiriniz.

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır Y.E.

Kaynak: Gerek yok heralde, herhangi bir bilgi tereddütünde bkmz wikipedia. Yanlışım olmuşsa lütfen bana bildiriniz. Ve hiç demir kullanmadan yaşayan canlılar olduğunu.

Aheste
12-08-2008, 23:32
Sn Tensiz Denek;

Teşekkür ederim açıklamalarınız için de, bu kadar yorulmanıza gerek yoktu. Ben itiraz edebileceğim bir aykırılık göremiyorum yazdıklarınızda, hatta bir çok konuda bilgilerimi pekiştirmişsiniz, bunun için tekrar teşekkür ederim.

Biraz din işlerinden bağımsız, tabiri caizse (demir konusundaki yazdıklarımı kastediyorum) laik bir üslup takınsaydım, karşı atak geliştirebilir miydiniz acaba?

Fosilleşmenin doğal bir süreç olduğundan da, vücut için demirden daha gerekli minerallerin varlığından da haberdarım. Kuran’da demir yerine kobalttan, B12’den bahsedilmiş olsaydı, dediğiniz gibi bu durumda kobalt can simidi gibi yetişecekti, doğrudur.

Bakın iddianız varsa kanıtınız da olmak zorunda. Bize sunduklarınız da; yok o olsaydı, yok bu olsaydı gibi sirkesi, tuzu fazla kaçmış laf salatasından ibaret.

Mesela; Hemoglobin molekülünün 4 Fe atomu içerdiğini biliyoruz. 3 Fe atomu içerir demiş olsaydı Kuran, bilimin 4 Fe cevabı inanan insana atılacak sağlam bir tokattır. Buna aklıselim kimsenin verebileceği bir cevap olamaz. İşte bu bir kanıttır! Gerisi ilizyon gösterisi, gözünde sorun olmayan yakalar!

Neyse…

Siz, siz olun tek ilahınız bilime sıkı sıkı sarılın, yoksa onu da elinizden kapacağız ona göre. ;)

Saygılarımla.

frodo
13-08-2008, 01:38
Siz, siz olun tek ilahınız bilime sıkı sıkı sarılın, yoksa onu da elinizden kapacağız ona göre.

Keşke alsanız sevgili aheste. Belki o zaman sorgulamaya yarayacak denli bir kuşkuculuğa sahip olur inanırlar.

Eminim daha güzel bir dünya çıkar ortaya...

tensiz.denek
13-08-2008, 02:27
Sn Tensiz Denek;

Teşekkür ederim açıklamalarınız için de, bu kadar yorulmanıza gerek yoktu. Ben itiraz edebileceğim bir aykırılık göremiyorum yazdıklarınızda, hatta bir çok konuda bilgilerimi pekiştirmişsiniz, bunun için tekrar teşekkür ederim.

Size bilmediğiniz birşey katamadığım için üzlüdüm. Başka sefere artık ;)
Biliyorsunuzdur ama ben yinede bir hatırlatayım. Canlılar fosilleştikten sonra geriye adece iskelet, dişler (ve herzaman olmasada bazen kıllar/tüylerden parçalar) kalır. Yumuşak dokunun tamamı ise doğaya karışır. Demir molekülleri alyuvarların içnde olduklarından yumuşak dokuyla beraber ortadan kalkarlar. Dolayısıyla daha önce söylemiş olduğunuz
Demir elementinin de fosilleşmeyle birlikte bedende varlığını devam ettirdiğini düşünürsek, burada bilime ters düşen bir açıklama yapılmadığını da görmüş oluruz.
Cümlesinin doğru olmadığını anlarız çünkü bilime ters düşen bir açıklama yapılmıştır.


Biraz din işlerinden bağımsız, tabiri caizse (demir konusundaki yazdıklarımı kastediyorum) laik bir üslup takınsaydım, karşı atak geliştirebilir miydiniz acaba?

Bilemiyorum, bir atak taktiği geliştirip geliştiremeyeceğim tamamen yazarken seçtiğiniz kelimelere bağlı.
Lütfen aynı yazınızı anlamından ödün vermeden "laik" bir üslupla yazmayı bir deneyiniz. Nasıl bir yazı olacağını merak ediyor ve okumak için sabırsızlanıyorum

Sanırım burada yazınıza saldırmış olmamı uslüba bağlayarak bir hata yapıyorsunuz. Uslub da değil, içeriktedir sorun. Lütfen hala aynı şeye inanıyorsanız bahsettiğiniz ayetlerin tamamını yazıp düşündüğünüz açıklamasını yaparmısınız?

Fosilleşmenin doğal bir süreç olduğundan da, vücut için demirden daha gerekli minerallerin varlığından da haberdarım. Kuran’da demir yerine kobalttan, B12’den bahsedilmiş olsaydı, dediğiniz gibi bu durumda kobalt can simidi gibi yetişecekti, doğrudur.

Bakın iddianız varsa kanıtınız da olmak zorunda. Bize sunduklarınız da; yok o olsaydı, yok bu olsaydı gibi sirkesi, tuzu fazla kaçmış laf salatasından ibaret.

Benim yazıma olan ilk saldırınızın bir cümleyi eksik yazdığım noktada olması heyecan verici.
Benim bütün yazdıklarımı, sizden alıntı yaparak tartıştığım düşüncenizdeki tutarsızlığı bir karşıt-hipotezle gösterdiğim için yalanladınız ve fazla tuzlu laf salatası'na kadar düşürdünüz. Bu yaptığınız düpedüz haksızlıktır. Sizin hakkınızda yanılmışım. :(

Söylediklermi biraz daha geliştirip daha açık bir şekilde yazayım.
Siz "Anafikir: Kuran’ın tek iddiası, (demirin) yüce yaratıcı tarafından gönderilmiş olduğudur. "diyorsunuz ki
Ben diyorumki "demir diğerlerine göre özel bir element değildir", evrende demirinden başka 116 element var bunların arasında 28 insan metabolizmasında aktif rol oynuyor. Neden demir de başkası/başkaları değil?
Laf salatası yaptığımı sanmıyorum, burada bilmediğim için soruyorum. Cevabını biliyorsanız lütfen yanıtlamaktan çekinmeyin.


Demirin bu kadar üzerinde durmanızın nedeni Kur'an da adının geçiyor olması mı? Demir değilde kobalt olsaydı mesela kobalt ın öneminden bahseden yazılar bulacaktınız bize. O halde ha cobalt ha demir ha başka bir element ne farkedecek? (esas önemli olan)Sadece Kur'an da yazması ise zaten (bu konuyu) tartışmamıza gerek yoktur.

Burada haklısınız, daha önce forumlarda daha önce okuduğum mesajlarınızı göz önüne alarak, alternatif bir senaryo durumunda seçeceğiniz davarnışları önceden kestirmeye çalışmam bir hatadır. Fakat bu durum hata önce yazdıklarımı yalanlamaz. Bu benim sürekli seçtiğim bir mantık yürütme şekli değildir.


Mesela; Hemoglobin molekülünün 4 Fe atomu içerdiğini biliyoruz. 3 Fe atomu içerir demiş olsaydı Kuran, bilimin 4 Fe cevabı inanan insana atılacak sağlam bir tokattır.
Az önce beni kanıtımın olmamasıyla suçlayan siz, aynı hatayı yaparak "Kuran 3 demir atomundan bahsetmiş olsaydı" cümlesinde kaynaksız bir hipotezde bulunuyorsunuz. Kaynaksızdır çünkü bu tür kesin bilgilerden sizin de daha önce yazınızda bahsettiğiniz gini Kuranda yeri yoktur. Kuran çekip uzatılailecek ayetlerle doludur. En güzel örneğini siz verdiğiniz ayet örneğinde "taş" ı fosil yaparak yaptınız.
Şüphesiz eğer kesin bilgilere yer verseydi, bir dinsel bir kitap olmazdı, bilimsel bir kitap olurdu ve inanın dünyadaki bütün okullarda okutulurdu.
Ama tabi Allah bu yolu seçmemiştir.


Gerisi ilizyon gösterisi, gözünde sorun olmayan yakalar!

Haklısınız, fakat bu gözünde sorun olanın yakalayamayacağı anlamına gelmez.


Siz, siz olun tek ilahınız bilime sıkı sıkı sarılın, yoksa onu da elinizden kapacağız ona göre.
:D Bilim bir ilah değildir. Kitap gibi okunmaz veya tanrı gibi tapılmaz.
Bilimi elim(iz)den kapacağınız gün kıyamet günü olacaktır ancak. O gün ona pek ihtiyacım(ız) olmayacak. :p

Merak ediyorum, hala "Anafikir: Kuran’ın tek iddiası, (demirin) yüce yaratıcı tarafından gönderilmiş olduğudur. " şeklinde düşünüp, Bahsettiğiniz ayetlerde demirin adının geçmesinin bir mucize olduğuna inanıp inanmadığınıza

Saygılar,

qw19
13-08-2008, 20:48
Ben mekanik bir kavrayışla yaklaşmak istiyorum;

Demir nereden indirildi, hadi indi onu dünyanın çekirdeğine nasıl yerleştirdiniz, Anakaralarla nasıl harmanladınız, Dünya'yı yaratırken harcın içine demir koymanın mantığı var, unutuldu da sonradan mı kondu. Şimdi hem bilimsel açıklamalar getirmeye çalışırken, hem de bu sorulara "hikmetinden sual olunmaz" yanıtını vermek abes kaçar.

Bilimle, mantıkla demirin faydalarını açıklayın, nasıl indiğine geldimi bilim ve mantıktan uzaklaşın, bu olmaz arkadaşlar. Bunun adı "olsada kodum, olmasada" olur olsa, olsa.

Niye titanyum alaşımlı paslanmaz çelik indirmemiş. Hem demir paslanır, ne gereği var paslanmaz varken.

Selamlar.

Aheste
13-08-2008, 23:36
Sn Tensiz Denek;

Öncelikle sizi tebrik ederim; cevaplarınızı okuyunca, kendi yazdıklarımı tekrar okuma ihtiyacı hissettim, neredeyse beni kendimi sorgulayacak düzeye getirdiniz. Yazdıklarımdan kendim bile şüpheye düştüm genellikle akşam yazarım, uykuluyken bilinçsiz, yanlış cümleler mi kurdum diye tasalanmıştım.

Bakın benden bir alıntı, orjinalinde demir yok. Demiri araya dekor olsun diye mi sıkıştırdınız? ;)

"Anafikir: Kuran’ın tek iddiası, (demirin) yüce yaratıcı tarafından gönderilmiş olduğudur. "

Oysa bu alıntı -demek doğru olur mu bilmem (bence eklenti)- cümlenin anlamını tamamen değiştirmiş. Şayet demiri araya sokuşturmasaydınız, Kuran’ın tek iddiasının Yüce Yaratıcı tarafından gönderilmiş bir kitap olduğu anlamı çıkardı. İşte benim ilizyondan kastım budur!

Kendimden bir alıntı;

Şimdi bu ayetlerden aşağıdaki sonuçları çıkarabiliriz:

* Demirin tanımı yapılmamıştır.

*Ayetler, bize dünyadaki demir madenlerinin bulunduğu yataklar hakkında bilgi vermemiştir.

*Demir madeninin kullanım alanı ile ilgili bir not da düşülmemiştir.

Sonuç: Kuran, demir ile ilgili bilgi sahibi olabileceğimiz, kaynak olarak kullanabileceğimiz bir kitap değildir.

Burada hemfikirdik yanlış hatırlamıyorsam.

Şimdi anafikir neydi tekrar bakalım (demiri eklemeden);

‘’Kuran’ın tek iddiası, yüce yaratıcı tarafından gönderilmiş olduğudur. "

....

‘’Benim yazıma olan ilk saldırınızın bir cümleyi eksik yazdığım noktada olması heyecan verici.
Benim bütün yazdıklarımı, sizden alıntı yaparak tartıştığım düşüncenizdeki tutarsızlığı bir karşıt-hipotezle gösterdiğim için yalanladınız ve fazla tuzlu laf salatası'na kadar düşürdünüz. Bu yaptığınız düpedüz haksızlıktır. Sizin hakkınızda yanılmışım.’’

Sizi kırdığım için üzgünüm. Laf salatasından kastım şudur;

Elimizde bir tane 4 var,
ben 2x2=4 eder diyorum.
Siz de tamam ama mutlaka çarpmamıza gerek yok. 4’ü bulmak istiyorsak şöyle de yapabiliriz diyorsunuz;

2+1+1=4
2+2=4
3+1=4

Siz 4'ü farklı yöntemlerle de bulabilirsiniz ama bu, benim yöntemimin yanlış olduğu anlamına gelmez.

Net olarak ifade edebilmişimdir umarım…

....


Fosil konusuna gelince;

Demir taşlaştırıcı bir mineral değil midir, taşlaşma ve fosilleşme arasında bir bağlantı kurmak yanlış mıdır?

''Az önce beni kanıtımın olmamasıyla suçlayan siz, aynı hatayı yaparak "Kuran 3 demir atomundan bahsetmiş olsaydı" cümlesinde kaynaksız bir hipotezde bulunuyorsunuz. Kaynaksızdır çünkü bu tür kesin bilgilerden sizin de daha önce yazınızda bahsettiğiniz gini Kuranda yeri yoktur. Kuran çekip uzatılailecek ayetlerle doludur. En güzel örneğini siz verdiğiniz ayet örneğinde "taş" ı fosil yaparak yaptınız.
Şüphesiz eğer kesin bilgilere yer verseydi, bir dinsel bir kitap olmazdı, bilimsel bir kitap olurdu ve inanın dünyadaki bütün okullarda okutulurdu.
Ama tabi Allah bu yolu seçmemiştir.''

Benim anlatmak istediğim de budur; Kuran’da böyle bir hata olsaydı, kim inanırdı? Her zaman demişimdir; Kuran yaş tahtaya basmaz!

Aheste
13-08-2008, 23:55
VGM;

Hala demirin gökten indirilmesinde misiniz? Ufak detaylara takılıyorsunuz. Demirin gökten inmediğini bi-li-yo-ruz. Gökten indi de-mi-yo-ruz!

Hem ayette gökyüzünden indirdik gibi bir ifade de yok. Kelimelere takılmayın, bütüne bakmak lazım. Bakın kitabı, mizanı da indirdik diyor ayet.

Kuran gökten indi diyen bir müslüman duydunuz mu hiç?

''Andolsun, Biz elçilerimizi apaçık belgelerle gönderdik ve insanlar adaleti ayakta tutsunlar diye, onlarla birlikte kitabı ve mizanı indirdik. Ve kendisine çetin bir sertlik ve insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demiri de indirdik; öyle ki Allah, Kendisi'ne ve elçilerine gayb ile (görmedikleri halde) kimlerin yardım edeceğini bilsin (ortaya çıkarsın). Şüphesiz Allah, büyük kuvvet sahibidir, üstün olandır.'' (Hadid-25)

qw19
14-08-2008, 01:36
‘’Kuran’ın tek iddiası, yüce yaratıcı tarafından gönderilmiş olduğudur. "

Kuran bir metindir, dolayısıyla onun iddiası olamaz, bu iddia Muhammed'e aittir. Bu iddiayı destekleyecek Muhammed dışında hiç bir şey yoktur.

Kaldı ki Kuran'ın tüm eksiklerini, çelişkilerini bir kenara bırakıp, sizin dediğiniz gibi mükemmel, çelişkisiz, eksiksiz bir kitap olsa dahi bu gene de tarının gönderdiği bir kitap olmasının delili değildir. Bilimsel yaklaşım budur. Diğeri kör inanç ve kör imandır.

Kuran'ı kim gönderdi? Tanrı.
İspatı nerede? Muhammed öyle söylüyor.

Oldu!!! Oldu mu? İşte sürekli yapılan bu olsada, olmasada.

Ama mevsim salataya devam.

Bu kadar mı zor bunu anlamak, Muhammed eksiksiz ve sağlam ahlaklı kişi olduğunu kabul etsek bile, Kuran'ı tanrının gönderdiği konusunda yalan söylüyor. Ya da şizofren söylediklerine inanıyor. Üçüncü şık yok, bunu bütün dünyanın iddia etmesi bile üçüncü bir yol olduğunu var edemez, edemiyorda zaten.

Selamlar.

dilaver
14-08-2008, 01:50
Demirin gökten inmediğini bi-li-yo-ruz. Gökten indi de-mi-yo-ruz!


Burada yanılıyorsunuz gibime geliyor, çünkü ne yazık ki demir gökten gelmiştir. Yerin çekirdegindeki demiri bir kenara bırakırsak dünya demir üretemez. Neden derseniz şu basit gerçegi ele alın.

Her şeyin temeli atomlardır. Atom ise bir elektronun bir çekirdek etrafında dönmesidir basit anlamda ve buna hidrojen denir. Sonra bu elektron bir türlü iki elektron olursa buna helium deniyor, zannedersem 26 tanesine de demirdeniyor.

Bunların nedeni ise füzyon, dünya gibi bir gezegende de olması mümkün degil, Bu agır elementler ancak çöken yıldızların süpernova patlaması ile uzaya yayılabiliyor. Ve var olacak yıldız ya da gezegenlernin çekirdeklerinde yer alabiliyorlar.

Demir oluşabilmesi için tek elektronlu hidrojenin epey bir elektron alarak yapsını degiştirmesi gerekiyor. Temel bu. Başka da ayrıntılar var ama önemli degil.

Dünya gibi bir gezegenin ise demiri kendi üretmesi mümkün degil.

saygılarımla

qw19
14-08-2008, 09:27
Son darbe konuyla ilgisiz mesajlarınız silinecek.

Lütfen konu ile ilgili yazın ve bunların alıntıdan çok kendi fikirleriniz olmasına dikkat edin, islami sitelerde dahi böyle saçmalıklara izin verilmez.

Selamlar.

tensiz.denek
14-08-2008, 09:47
Bakın benden bir alıntı, orjinalinde demir yok. Demiri araya dekor olsun diye mi sıkıştırdınız? ;)

"Anafikir: Kuran’ın tek iddiası, (demirin) yüce yaratıcı tarafından gönderilmiş olduğudur. "

Oysa bu alıntı -demek doğru olur mu bilmem (bence eklenti)- cümlenin anlamını tamamen değiştirmiş. Şayet demiri araya sokuşturmasaydınız, Kuran’ın tek iddiasının Yüce Yaratıcı tarafından gönderilmiş bir kitap olduğu anlamı çıkardı. İşte benim ilizyondan kastım budur!


Sayın aheste,
Sizin kadar iyi kıvırtanını da görmedim. Geçek hayattaki mesleğinizi çok merak ediyorum doğrusu...

Orada böyle bir açık yakalayabileceğinizi hiç tahmin etmezdim. Futbolda "0" dan attı derler ya sizde öyle atmışsınız golü. Ama çok sevinmeyin çünkü golden önce ofsayt var. işte Anafişkrinizi söylemeden önceki sözünüz:

Sonuç: Kuran, demir ile ilgili bilgi sahibi olabileceğimiz, kaynak olarak kullanabileceğimiz bir kitap değildir.

Anafikir: Kuran’ın tek iddiası, yüce yaratıcı tarafından gönderilmiş olduğudur. Demir ufak bir örnektir. Demirin insan vücudunda bulunan bir element olması da bilimle çelişmeyen bir gerçektir. Mesaj da zaten budur.
Size kıvırttığınız yeri göstereceğim ve çok eğleneceğiz.

1)Kuran'ın tek iddiası diye birşey yoktur. Kuran'ın birçok iddiası vardır. Allah tektir, Muhammed peygamberidir diye başlar iddialar ve sayfalarca devam eder. Ben bu iddialar doğrudur veya yanlıştır demiyorum. Siz ise bu iddaların doğru olduğuna inanıyor olmalısınız, aksi taktirde onu savunmazdınız. Size göre Kuran'da "tek" bir iddia olamaz.
Burada eğer bir gizli özne olmadığını söylemeye devam ediyorsanız Kuran'ın "tek" bir iddiası olduğunu kabul etmiş oluyorsunuz ve dinden çıkıyorsunuz.

2)Yazınızın önceki bölümlerinin hiçbirinde Kuran'ın yüce yaratıcı tarafından gönderildiğinden bahsetmiyorsunuz. Hata tanrı veya yaratıcı kelimesi buradan önce bir kere dahi geçmiyor. Verdiğiniz ayet örnekleriyle de bunun uzaktan yakından alakası yok. Bu cümlede böyle bir anafikire varmış olmanız mantıksız çünkü anafikir sadece bir yazının içeriğinden yola çıkılarak yapılabilir. Hiçbir zaman anafikirde durup dururken fasülyenin faydalarından bahsedilmez. yazının içinde fasülyeden ve faydasından bahsetmeniz gerekmektedir.
1) maddesinin tartışılamaz geçerliliğini göz önüne alırsak, burada mutlaka bir gizli özne bulunmalı. Gramer kurallarına göre bir önceki "sonuç" cümlenizdeki kuran'ı kullanmanız 1) tarafından yasaklandığına göre gizli özne "demirdir".

Sayın aheste, daha önce yazdığınız bir yazının anlamını işinize geldiği gibi değiştirdiniz. Eğer bunu bir müzakerede yapmış olsaydınız kaybeden taraf olarak sahneden indirilirdiniz.
Neyseki müzakerede değiliz ve sizi anlayabiliyorum. Cümlelerdeki boşlukları işine geldiği gibi kullanmak Kuran'ı çevirenler tarafından çok yapılıyor. Körle yatan şaşı kalkar. Ne yazıkki bu yüzden Kurandaki tutarsızlıkları size göstermeye çalışan insanların içtenliğine "Yüreğiniz mühürlü" kalıyor.


Elimizde bir tane 4 var,
ben 2x2=4 eder diyorum.
Siz de tamam ama mutlaka çarpmamıza gerek yok. 4’ü bulmak istiyorsak şöyle de yapabiliriz diyorsunuz;

2+1+1=4
2+2=4
3+1=4

Siz 4'ü farklı yöntemlerle de bulabilirsiniz ama bu, benim yöntemimin yanlış olduğu anlamına gelmez.

Net olarak ifade edebilmişimdir umarım…!

Yönteminizde yanlış olan şeyi söyleyeyim size. Kuranda bir ayette geçen bir kelimeyi bilim yardımıyla açıklamaya çalışıyorsunuz.

1)Kuran bir dinsel kitaptır. Dinsel kitaplar bilime kaynak olamaz. Bilim en fazla yazılanı araştılabilir, yazılanın doğru olup olmadığını kanıtlayabilir. Yapılan tek bir araştırmanın sonucu, içinde kanıtlanamayacak hikayeler anlatılan Kuran 'ın bütünün doğru veya yanlış olduğunu kanıtllamaz dolayısıyla bilim Kuran'a tokat atmaz. Ancak kişinin kendi mantığı atabilir.

2)Kuran'da doğa hakkında bu kadar kesin yazılar yazmadığı bilinmektedir. verdiğiniz örnek yanlıştır. Kesin olmayan (kesin anlamları bilinmeyen), sağa sola çekilebilen yazıların (ayetlerin) bilim ile çakışmadığını söylemek hokkabazlıktır.

Kuran da ki demir kelimesinin bilim ile çakışmadığı doğru değildir. Çünkü Kuran ve bilim birbiriyle aynı paralelin üzerinde değildir. Ve hepimizin geometriden bildiği gibi, paralel olmayan doğrular mutlaka bir yerde çakışırlar.

Kuran ile Bilimin aynı paralelde olabilmesi için Kuran'nın bilimsel veriler sunması gerekmektedir. Çünkü Bilim Kuransal veriler veremez.


Fosil konusuna gelince;

Demir taşlaştırıcı bir mineral değil midir, taşlaşma ve fosilleşme arasında bir bağlantı kurmak yanlış mıdır?
Medusanın bakışlarının taşlaştırdığını biliyorum da demirin taşlaştırdığını ilk defa sizden duyuyorum, buna dair bir kaynağınız varmı?


''Az önce beni kanıtımın olmamasıyla suçlayan siz, aynı hatayı yaparak "Kuran 3 demir atomundan bahsetmiş olsaydı" cümlesinde kaynaksız bir hipotezde bulunuyorsunuz. Kaynaksızdır çünkü bu tür kesin bilgilerden sizin de daha önce yazınızda bahsettiğiniz gini Kuranda yeri yoktur. Kuran çekip uzatılailecek ayetlerle doludur. En güzel örneğini siz verdiğiniz ayet örneğinde "taş" ı fosil yaparak yaptınız.
Şüphesiz eğer kesin bilgilere yer verseydi, bir dinsel bir kitap olmazdı, bilimsel bir kitap olurdu ve inanın dünyadaki bütün okullarda okutulurdu.
Ama tabi Allah bu yolu seçmemiştir.''

Benim anlatmak istediğim de budur; Kuran’da böyle bir hata olsaydı, kim inanırdı? Her zaman demişimdir; Kuran yaş tahtaya basmaz!
Tabiki şu an inanmaya devam eden herkez inanmaya devam ederdi.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=1464

Ayrıca söylediğiniz şeyin ne kadar saçma olduğunun farkındamısınız?
"Kuranda hata olmaması için kesin bilgiler verilmemiştir. Kesin bilgiler hataya neden olur."(?)
Bu cümlenin de analizini yapmamı istermisiniz?

Saygılar,

Aheste
14-08-2008, 23:03
Sn Tensiz Denek;

Uzmanlık alanınız olan bir konuda sahneyi size seve seve bırakmaya hazırım. Fakat bu jestim sizi, meydanın boş kaldığı dalaleti içine düşürmesin! Seyirci koltuğundayken de sizi gözlemleyebilirim.

Şimdi bir sıralama da ben yapayım.

1. Kelimeler ile ilgili fikir edinmek için sözlük kullanmanızı öneririm. Sözcükleri mikroskopla incelemeye kalkarsanız, size olduklarından daha büyük görüneceklerdir, bu durumda gerçek anlamdan sapma olasılığı yüksektir. Dinden çıktığımı ileri sürmeniz de, aynı tekniği kullandığınız laboratuvar analizlerinizin bir sonucudur.

2. ''Neyi arıyorsan o’sun.'' demiş Mevlana. Siz de aradığınızı bulmuşsunuz, görmek istemediğiniz şeyi ben size nasıl gösterebilirim? Özne, nesne, yüklem gibi işin dilbilgisi kısmıyla ilgilendiğiniz için anafikirden kopmuş, yanfikirler üretmişsiniz. E bu da, düşünce zenginliğiniz ile açıklanabilir.

3. ''Kuranda bir ayette geçen bir kelimeyi bilim yardımıyla açıklamaya çalışıyorsunuz.''

Ne farkımız var? Siz de bilim yardımıyla çürütmeye çalışıyorsunuz, hem de bilimsel bir iddiası yok dediğiniz bir kitap için! Üzgünüm ama, bu konuda suçlama hakkınızı, aynı suçu işleyerek kaybetmiş bulunuyorsunuz.

4. Kıvırtma konusuna gelince, Frodo ve Dilaver de daha önce benim kadar pişkin birini görmediğini söylemişdiler, artık alıştılar. Zamanla sizin de aynı yaklaşımı sergileyeceğinizi tahmin ediyorum. :)

Buyrun sahne sizin, ben koltuğuma geçiyorum.

dilaver
14-08-2008, 23:15
Kıvırtma konusuna gelince, Frodo ve Dilaver de daha önce benim kadar pişkin birini görmediğini söylemişdiler

Sayın aheste, bu dedikleriniz açtıgınız başlık için geçerli idi ve o başlık için hala geçerlidir. Ancak süreç sizi de olgunlaştırdı ve zannedersem artık dikkatli yazıyorsunuz, bizim için ise şu anki konumunuz itibarı ile bir kazanımsınız. İnançlı ya da inançsız olmanız hiç bir şey farketmiyor bizim için. Paylaşabilmek ve bu paylaşımlar sonucu dogruya en yakını bulabilmek; önemli olan bu.

saygılarımla

tensiz.denek
15-08-2008, 00:49
Sn aheste,
Sn Tensiz Denek;
Uzmanlık alanınız olan bir konuda sahneyi size seve seve bırakmaya hazırım. Fakat bu jestim sizi, meydanın boş kaldığı dalaleti içine düşürmesin! Seyirci koltuğundayken de sizi gözlemleyebilirim.

Ben sizin sahneyi bırakmanız gerektiğini iddia etmedim hiçbirzaman. Benim bazı konulardaki tecrübelerim sizdeki/bu yazıları okuyanlardaki boşlukları doldurabileceği gibi sizin tecrübeleriniz de bana faydalı olabilir. Sn dilaverin de dediği gibi "paylaşmak" için buradayız. Eğer benden birşeyler öğrenebilirseniz/sizden birşeyler öğrenebilirsem ne mutlu bana.
Ayrıca mesleği sahneye çıkmak olan insanlara da sorun, oraya birdefa çıkınca birdaha inemezler. :p

1. Kelimeler ile ilgili fikir edinmek için sözlük kullanmanızı öneririm. Sözcükleri mikroskopla incelemeye kalkarsanız, size olduklarından daha büyük görüneceklerdir, bu durumda gerçek anlamdan sapma olasılığı yüksektir. Dinden çıktığımı ileri sürmeniz de, aynı tekniği kullandığınız laboratuvar analizlerinizin bir sonucudur.
Sözcükler soyuttur ve soyut kavramların boyutları yoktur. Anlamları onlara uzaktan veya yakından bakmanızla değişmez.
Dinden çıktığınızı ileri sürerken bir şart koştum ve dedim ki "Eğer hata yaptığınızı kabul etmezseniz bu sizin inancınızla çelişir" dedim.
Burada laboratuar analizi yapmaya gerek yok, ilk okuyuşta orada kullandığınız anlam anlaşılıyor. Siz ise aksini iddia etmeye devam ediyorsunuz.

2. ''Neyi arıyorsan o’sun.'' demiş Mevlana. Siz de aradığınızı bulmuşsunuz, görmek istemediğiniz şeyi ben size nasıl gösterebilirim? Özne, nesne, yüklem gibi işin dilbilgisi kısmıyla ilgilendiğiniz için anafikirden kopmuş, yanfikirler üretmişsiniz. E bu da, düşünce zenginliğiniz ile açıklanabilir.
Anafikirden kopmadım, yazdıklarınızı tekrar okuyun ve anafikirdeki o ilk cümle demirden bahsetmiyorsa yazdığınız diğer şeylerle ne alakası olduğunu bana anlatın lütfen.
Mevlana "Neyi arıyorsan onu bulursun" dememiş, öyle deseydi bende size sizde "Kuran'da mucizeler arıyorsunuz elbet bulacaksınız" diye cevap verirdim

3. ''Kuranda bir ayette geçen bir kelimeyi bilim yardımıyla açıklamaya çalışıyorsunuz.''

Ne farkımız var? Siz de bilim yardımıyla çürütmeye çalışıyorsunuz, hem de bilimsel bir iddiası yok dediğiniz bir kitap için! Üzgünüm ama, bu konuda suçlama hakkınızı, aynı suçu işleyerek kaybetmiş bulunuyorsunuz.

Farkımız şurda,

Siz, bilimsel gerçekleri kullanarak (bilimsel olması söz konusu olmayan -mucizeler bilimsel olamaz-) bir mucizeyi ispat etmeye çalışıyorsunuz. Ve bunu da fosillerden, taşlaşmadan, alakasız şeylerden anlam çıkartmaya çalışarak yapıyorsunuz. Üzgünüm ama bilimsel olmayanı bilim ile açıklayamazsınız. Başka metodlar denemelisiniz.

Bense kuranda demirden bahsedilmesinin bir mucize olmadığını ispat etmeye çalışıyorum. Ve bunu da bilimi kullanarak yapıyorum çünkü sizin bana bu ana kadar sunmuş olduğunuz kanıtlar bilimsel. Siz bilimsel bir iddiada bulunduğunuzda ben de öyle yanıt vermek zorundayım. Başka metod kullanısanız sizin verdiğiniz metodla cevap vermeye çalışırım.

Dolayısıyla ben bir hakkımı kaybetmiyorum, başta iddiayı yapan sizsiniz.


4. Kıvırtma konusuna gelince, Frodo ve Dilaver de daha önce benim kadar pişkin birini görmediğini söylemişdiler, artık alıştılar. Zamanla sizin de aynı yaklaşımı sergileyeceğinizi tahmin ediyorum. :)
Be demek oluyorki kıvırtgan biri olduğunuzu kabul ediyorsunuz veya başkaları da bunun çok iyi farkında. Bu hakkınızdaki düşüncelerimi doğruluyor. (Anafikirde demirden bahsetmeniz skorbordunda kendi haneme 1 puan daha yazıyorum :p)

Buyrun sahne sizin, ben koltuğuma geçiyorum.
Koltuğunuza geçmeden önce bir önceki mesajımın son paragrafını bir yorumlamanızı rica edeceğim sizden.

Saygılarımla,

Aheste
15-08-2008, 23:51
Sn. Tensiz Denek;

Yeter ama, isyan edesim geliyor. Yazdıklarımı kendinizce yorumlayıp yazıp çiziyorsunuz, düzeltince de kıvırıyor oluyorum, burası TD sitesi olduğuna göre, scoorboard’un aleyhime çalışacağından şüphem de yok zaten. :)

Şimdi büyük bir sabırla tekrar yazıyorum;

Öncelikle Kuran’ı, Allah’ın sözleri olarak gördüğümü belirteyim. Yaratıcının kullarına göndermiş olduğu bir mektuptur.

Peki bu mektubun doğru adresten geldiğini nerden anlarız? Postacıya mı sorarız? Ben postacıya sormaktansa açar mektubu okurum.

İman çoğu kez soyutlanır mantıktan, ayrı tutulmaya çalışılır. Hayır arkadaşım, kavrayamadığın, aklının yatmadığı bir şeye tabiki inanmazsın. Allah’ın gönderdiği bir kitap sıradan olamaz, mutlaka bazı işaretlerin olması gerekir. Yoksa nasıl inanırsın O’na!

Kuran (14 Asır Önce): Sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlık içinde, bir yaratılıştan sonra (bir başka) yaratılışa (dönüştürüp) yaratmaktadır…(Zümer Suresi, 6)

Biyoloji:
a) Batın duvarı karanl
b) Rahim duvarı karanlığı
c) Amniyon zarı karanlığıdır.

İşte bu bir delil değil de nedir?

Benim bildiğim fosilleşen bedende demir kalıntıları da saklı kalıyor. Şimdi kaynak versem işin içinden çıkamayız. Kaynağı ararsanız bulursunuz zaten. Yanlış diyen varsa da, düzeltebilir.

Şimdi buraya kadar olan anlatımımdan Kuran’ın bilimsel bir kitap olduğunu söylüyorum sonucunu çıkartmayın, ben bilime aykırı olmadığını savunuyorum. Aradaki farkı anlamışızdır umarım.

***''Kuran'ın tek iddiası diye birşey yoktur. Kuran'ın birçok iddiası vardır. ve sayfalarca devam eder. Ben bu iddialar doğrudur veya yanlıştır demiyorum. Siz ise bu iddaların doğru olduğuna inanıyor olmalısınız, aksi taktirde onu savunmazdınız. Size göre Kuran'da "tek" bir iddia olamaz.
Burada eğer bir gizli özne olmadığını söylemeye devam ediyorsanız Kuran'ın "tek" bir iddiası olduğunu kabul etmiş oluyorsunuz ve dinden çıkıyorsunuz.''

Cevap: Allah tektir, Muhammed peygamberidir diye başlayan iddialar, birbirinden ayrı tutulabilecek, değerlendirilebilecek kavramlar değildir. İşte tüm bu iddialar, Kuran’ın Allah’ın kitabı olduğunu anlatmak içindir.

***"Kuranda hata olmaması için kesin bilgiler verilmemiştir. Kesin bilgiler hataya neden olur."(?)''

Bu cümle de sizin azizliğinize uğramış malesef. Siz çarpıttığınıza göre düzeltmek de size düşer.

dilaver
16-08-2008, 00:17
burası TD sitesi olduğuna göre, scoorboard’un aleyhime çalışacağından şüphem de yok zaten.

Sayın aheste

Lütfen hak yemeyelim, şimdiye kadar tartışma uslubunuz açısından teşekkür aldınız üyelerden. Ama öyle anlaşılıyor ki bu söyleminizde diger müslüman üyeler nezdinde yalnız kaldınız, bunun suçunu da TD sitesine yüklemeyin.

Bu sitedeki pek çok inanan üyenin Kuranda bir mucize arakmamak gerketigi konusunda bizlerle hemfikir oldugunu biliyoruz. Onların inancına göre ve de pek ççok İslam alimi de bu konuda ittifak halindedir; Kuran kendisi bir mucizedir, başka mucizeye gerek yoktur. Siz Kuranın mucize oldugu konusundaki geleneksel anlayışa karşı çıkıyorsunuz ki içinde ekstradan mucize arıyorsunuz. Bu yüzden de sitenin dinsiz üyelerine ve site geneline kızmaya hakkınız olmadıgını düşünüyorum.

saygılarımla

Aheste
16-08-2008, 02:06
Sn. Dilaver;

Düşüncelerim sadece beni bağlar, benim yaklaşımımı yansıtır, muhatabım dinsiz ya da dindar hiç fark etmez, benim mahsulüm olan ürünleri kabul etmek zorunda tabiki değildir, böyle bir beklentim de yok, olamaz da zaten. Hem çocuk muyum ki, takdir edilmek, pohpohlanmak ihtiyacı hissedeyim. :)

Tensiz Denek’in scoorboord esprisine cevabımdır kopyaladığınız. TD sitesine de diğer üyelere de (dinsiz-dindar) bir ileti değildir. TD’yi, Tensiz Denek’in kendi sahasında oynadığını belirtmek için yazmıştım. Kızmaktan çok sitemkar espiri mahiyetindedir ilk paragraf (o da yazdıklarımla ilgisi olmadığını düşündüğüm çıkarımları için) yanına bir gülücük koyayım da, görünce o da yanlış anlamasın. :)

tensiz.denek
20-08-2008, 00:08
Sayın aheste,
Merhabalar,
Geç cevap verdiğim için üzgünüm. Aslında dün akşam cevap yazmış olmam gerkirdi fakat sunucularda bir problem oldu ve yazdığım mesajı kaybettim. Bir benzerini tekrar yazıyorum.

Yeter ama, isyan edesim geliyor. Yazdıklarımı kendinizce yorumlayıp yazıp çiziyorsunuz, düzeltince de kıvırıyor oluyorum, burası TD sitesi olduğuna göre, scoorboard’un aleyhime çalışacağından şüphem de yok zaten. :)

Buyrun isyan edin, kabul etmeyin. Gördüğüm kadarıyla TD sitesi de isyankar insanlarla dolu zaten. Benim ilk isyanım meleklerden üstün yaratıldığı söylenen insanlardaki kusurları görünce olmuştu. İnsanlar alemi böyle işliyorsa melekler aleminde işler baya bir aksıyor olmalı. ;)

Öncelikle Kuran’ı, Allah’ın sözleri olarak gördüğümü belirteyim. Yaratıcının kullarına göndermiş olduğu bir mektuptur.

Peki bu mektubun doğru adresten geldiğini nerden anlarız? Postacıya mı sorarız? Ben postacıya sormaktansa açar mektubu okurum.

Benim evime en çok gelen mektup heralde elektirik faturası olsa gerek.:) Ama fark şurda: bana gelen faturada bir hata olduğunda üzerinde arayabileceğim bir numara da var.

Kuran (14 Asır Önce): Sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlık içinde, bir yaratılıştan sonra (bir başka) yaratılışa (dönüştürüp) yaratmaktadır…(Zümer Suresi, 6)

Biyoloji:
a) Batın duvarı karanl
b) Rahim duvarı karanlığı
c) Amniyon zarı karanlığıdır.

İşte bu bir delil değil de nedir?
Bu da bir mucizeyse isterseniz ayrı bir başlık açın, Kuran'daki mucizeler forumunda. Orada cevaplayayım.


Benim bildiğim fosilleşen bedende demir kalıntıları da saklı kalıyor. Şimdi kaynak versem işin içinden çıkamayız. Kaynağı ararsanız bulursunuz zaten. Yanlış diyen varsa da, düzeltebilir.
Fosilleşmekten kastettiğiniz mumyalaşmaksa, taşlaşmayla alakası su götürür. Bulunan en iyi korunmuş insan fosillerinde (veya mumyalarında nasıl adlandırırsanız) kemiğin dışında sadece biraz saç teli kalmış. O da mumya buzulda sıkıştığı için.
Demir mineralinin mumyada doğal yollardan bulunması ise söz konusu değil. Demir sadece alyuvar hücrelerinde oksijen taşırken işe yarıyor, o da çok küçük miktarda ve hücreler ölünce doğaya karışıyor. Sanırım bunu daha önce söylemişti(m/k).

Şimdi buraya kadar olan anlatımımdan Kuran’ın bilimsel bir kitap olduğunu söylüyorum sonucunu çıkartmayın, ben bilime aykırı olmadığını savunuyorum. Aradaki farkı anlamışızdır umarım.

Evet farkettim, sadece fosilleşme örneğinize bakarak bilime aykırı olduğunu görebiliyoruz. Ama tabi fosilleşmeden bahsedilmesi sizin yorumunuz. Dolayısıyla birşeyi kanıtlamaz. Kuran alimleri kimbilir ne yorumlar yaptılar o ayetlerde. Bazen günlük yazarmış gibi yazıldığı için yazarın dışında birinin orada neden bahsedildiğini anlaması zor.

***"Kuranda hata olmaması için kesin bilgiler verilmemiştir. Kesin bilgiler hataya neden olur."(?)''

Bu cümle de sizin azizliğinize uğramış malesef. Siz çarpıttığınıza göre düzeltmek de size düşer.

Sizden alıntı yapayım:
"Şüphesiz eğer kesin bilgilere yer verseydi, bir dinsel bir kitap olmazdı, bilimsel bir kitap olurdu ve inanın dünyadaki bütün okullarda okutulurdu.
Ama tabi Allah bu yolu seçmemiştir.'' -tensiz.denek

Benim anlatmak istediğim de budur; Kuran’da böyle bir hata olsaydı, kim inanırdı? Her zaman demişimdir; Kuran yaş tahtaya basmaz!
Kuranda kesin bilgilerin yer verilmeyişine "Kuran'da hata olsaydı kim inanırdı" diye cevap verdiniz. Bende ne dediğinizin farkında olup olmadığınıza dikkat çekmek için böyle bir yorum yazdım. İsterseniz birkaç kere son cümlenizi tekrar okuyunuz.

Görüşmek üzre

Mersault
26-08-2008, 10:21
konu çok saçma geldi bana demirin indirilmiş olması ve onun kuvvetli bir element olmasının kuranda geçmesinin neresi mucizevi anlayamadım..600lü yıllarda demirin kullanılmamış olması gerekmezmi "aa" dememiz içini, mesela kuranda hurmadan bahseder nedeni açıktır çünkü muhammedin yaşadığı çevrede hurma ağaçları vardır ancak bize okaliptüsten bahsetmiş olsaydı buna mucize diyebilirdik aynı şekilde deveden bahsettiği kadar kangurudan vs.

neysesi
27-08-2008, 21:13
Kuran'da demirden bahsedilmesinde mucizevi bir taraf göremiyorum. Kuran'da mucize aramayı da gereksiz ve boş bir uğraşı olarak görüyorum.
Bu mucize meraklıları, farkında olarak ya da olmayarak Kuran'ın gerçek mesajını es geçip bir mucize ve kehanet kitabı halinde sunuyorlar.
Bir müslüman olarak da Kuran'da mucize yoktur diyorum. Kuran Allah'ın Hz. Muhammed vasıtasıyla insanlara gönderdiği mesajları ihtiva eder; Allah'ın insanlara kendini ispatlamak için mucizelerini yazdırdığı bir kitap değil.

KızıL
27-08-2008, 23:50
demir indirildi!! yaw eskiden yaşamış uygarlıkların hakkını yemek bu kadar basit olmamalı!! bu indirilme meraklıları her işi tanrılarına bıraktıkları yetmiyor gibi birde herşeyin indirildiğine mi inanıyorlar anlam veremiyorum.. bu mantıkla bizde indirildik yok yok bizi leylekler getirdi....

emil
28-08-2008, 01:14
Aslında burda mucize değil yanlış var bildiğim kadarıyla.Zaten yerkabuğunun büyük bölümü demirden oluşuyor.Çekirdek te demir.İndirdik yerine çıkarttık olsa daha mucizevi olurdu belki.Ayrıca demir sadece katı gezegenlerde değil güneş te bile olan bir element.Yani bulunmaz hint kumaşı değil heryerde var.

galapagos
04-09-2008, 19:58
hayırda sanki titanyumdan çelikten bahsediyor onlar daha gelişmiş ve demirden fdaha faydalı nedense demiri 1438 santigratta eritin sonra birden soğutun şöyle paslanmaz boya sürün uzun yıllar kullanın demiş ne demiş demiri indirdik yahu bu ne kuranı savunmak için bukadar ucuzlatmaya gerek yokki benim hala saygım var kurana ama bu mehmet salih gibiler bunu da kaybettiriyor insana yazık

gEcCeCi
10-09-2008, 16:30
şu kur'an'da her halt yazıyordu madem siz bulsaydınız ya! ne bulunsa arapçayı evirip çevirip türkçe bi kelime bulup aaa bak bundan da bahsediyor demek en hafif tabirle şarlatanlıktır..! sizin gibileri kendi halinize bırakırdık ya fırsatını buldunuz mu milleti yakıyorunuz! ben inanan birini gördüm mü aklını kullanmasını tavsiye ediyorum yobaz gördüm mü nerde olduğuma bakmadan evire çevire dövüyorum. herkese de tavsiye ederim dinine imamnına allahına kitabına basın küfürü ağzını burnunu dağıtın dostlarım. çok rahatlatıcı :)

sowsow
04-10-2008, 18:55
Mersault (http://www.turan-dursun.com/forumlar/member.php?u=5902) arkadaşımız çok güzel birkonuya değinmiş.Demir zaten yy.lardır bilinen ve kullanılN birşey o zamanlardada biliniyormuş.Hurma yerine okaliptüs örneğide iyi bir nokta.

Ama merak ettiğim birşey var konunun başındaki bir yazıda kur'an dan inciler verilmiş(hadid suresinden)birşey diyeceğim benim elimdeki kur'an mealinde hadid suresi ayet 25 te aynen demir hakkında şöyle diyor.

''kendisinde büyük bir güçve insanlara birçok faydası bulunan demiri de yarattık'' diyor.

Ama mehmetsalih arkadaşımızın verdiği mealde ''indirdik'' diyor ayette.(buda başka bir nokta neyse)
Yani herşeyi ''ol'' dedimi yaratan bir yaratıcı demiri neden indiriyor mehmetsalih:D
Ve sen buna mucize diyorsun asıl bu mucize değil beceriksizlik olur herşeyi yaratan bi tanrı demiri başka yerde yaratıp dünyaya indiriyor...

Muhammed gibi zeki bir insan bırakta yazsın bunları yani o kadarda değil.
Görebildiği ve bilgisini aldığı şeyi yazacak tabikiide.O bile mucize dememiştir sen 1400 yıl sonra bunlara mucize diyorsun yaD:

Xweser
04-10-2008, 21:13
Enzelna aleyhimül menne ves selva. Araf 160
Onlara kudret helvasi ve bildircin eti indirdik.

Enzelnelhadiyde. Hadid 25
Demiri indirdik.

İnna enzelnahü kur'anen arabiyyel lealleküm ta'kılun. Yusuf 2
Anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik.

Em enzelna aleyhim sültanen fe hüve yetekellemü bima kanu bihı yüşrikun. Rum 35
Yoksa onlara bir kesin delil indirdik de, o delil, müşrik olmalarını mı söylüyor?

Yahu demir ile niye sinirliyorsunuz mucizeleri, Allah'a yakisir mi bu hic ? Bakin, kuran da indirilmis, bildircin eti ve helva da indirilmis. "Enzelna" fiili sadece demir icin kullanilmis olsaydi belki birsey ifade edebilirdi. Ancak durum hicte öyle degil. Daima indiren bir tanri anlayisi var, cünkü Allah'i gökte ariyorlar..!!!

Günes gökte, yildizlar gökte, yagmur gökten geliyor vs. vs. Yeryüzünü düz düsünün, Allah'i da üste arsta oturmus cekirdek kitlarken hayal edin, arada bir cekirdeklerin yeryuzune dustugunu dusunun. Iste olay bu.. Allah'i mekandan munezzeh ilan eden muhammed, allah'in daima birseyler indirmesine nasil izin vermis.

Bu enzelna fiilinden mucize arayanlar cidden cok acizler..! Bildircin da bir mucize hadi kanitlayin bunun da göktaslariyla falan dunyaya geldigini. Sevinelim, bir mucize daha varmis diye..

Bu da benden olsun

Enzelna AKIL, ama iste dusunen yok :)

Titan
04-10-2008, 23:56
Bir yaratıcı, yarattığı canlıların ihtiyaçlarını ve hayatlarını kolaylaştıracak her türlü maddeyi de yaratmak zorundadır, bu muzice değildir. Yaratılanın ihtiyaç duyabileceği maddeyi keşfetmesi ve işlemesi kadar doğal ne olabilir ki?

Demirin o tarihlerde Arabistan da yeni bir maden oluşundan dolayı Kuran'a entegre edilmiş olabilir.

exxonster
07-08-2009, 17:18
... Kur'an inkar edebilirsiniz ama bilim inkar edilemez....

Süper bir saptama. Evet, kuran yanlışlanabilirken, bilimde bu yoktur.

Bu arada, demirin de süpernovalardan geldiğini iddia eden bilim adamımız da ya süpernovadan habersizdir, ya da yıldızlararası mesafeleri cetvelle ölçmeye kalkıyordur. Demirin uzaydan "indiğiyle" ilgili -1- tane bile hakemli makale bulamazsınız.

zocor
07-08-2009, 18:12
Süper bir saptama. Evet, kuran yanlışlanabilirken, bilimde bu yoktur.

Bu arada, demirin de süpernovalardan geldiğini iddia eden bilim adamımız da ya süpernovadan habersizdir, ya da yıldızlararası mesafeleri cetvelle ölçmeye kalkıyordur. Demirin uzaydan "indiğiyle" ilgili -1- tane bile hakemli makale bulamazsınız.

Hakemli makale bulsak nolcak bulmasak nolcak :)

Zaten kılıf hazır " çeviriler bilime göre değişiyor" değil mi :)

Bu arada ilgili konuda demirin uzaydan indiğini bilimsel bir sonuç olarak görüp Kuran' da ilgili ayeti inkar eden ateist üyeler şimdi demirin uzaydan indirildiğine dair hakemli makale arıyor :):) karar verin de ona göre gidelim..

K.C.
07-08-2009, 18:50
ben en çok HELVANIN uzaydan inmişini merak ettim...

yersel helvalarımız çeşit çeşit de şu israiloğullarının süpernovalı-uzaylı helvası nasıldı hakkaten?

elbisenin de İNDİRİLMİŞ olması kısmını kendimce çözdüm sayılır.
Bu ayet insanoğlunun uzaya çıkacağını ve özel bir giysiye ihtiyacı olacağını, uzay giysileriyle yere inebileceğini taa 1450 yıl önceden müjdeliyor.

theatre
07-08-2009, 20:24
Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın dinine ve peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür.


Kuran ,Hadid,25


Evet !

Demiri onlar indirdiler..

Kimler mi?

Kuranı yazanlar tabii..

Onlar indirmişlerdi.

Babil sürgününden sonra Yahudilerin bir kısmı Arabistan'a göç etmiş..

Orada henüz Bakır Çağ'ında yaşayan insanlar görmüşlerdi.

Yahudiler oraya giderken yanlarında demirden alet edavat ta götürdükleri için o anın önemine binaen bu ayeti de eklediler..

Böylece bir "sırrı" daha çözdüm.

Ne zaman açıklayacaksınız gerçekleri ?

Ya da yeni din çok gecikti..

exxonster
07-08-2009, 21:41
Hakemli makale bulsak nolcak bulmasak nolcak :)

Zaten kılıf hazır " çeviriler bilime göre değişiyor" değil mi :)

Bu arada ilgili konuda demirin uzaydan indiğini bilimsel bir sonuç olarak görüp Kuran' da ilgili ayeti inkar eden ateist üyeler şimdi demirin uzaydan indirildiğine dair hakemli makale arıyor :):) karar verin de ona göre gidelim..

Bilimin güzel yanı da odur: Çatışma veya farklı şeyler söyleme sizi bilimden çıkartmaz. Ben öyle bir şey olmadığını biliyorum, konu hakkında akademik ve pratik bilgisi olanlar da doğruluyor. Öyle "bilim adamları demiş, demir uzaydan geliyor" diye sallamakla bilim olmaz.

zocor
08-08-2009, 01:07
Bilimin güzel yanı da odur: Çatışma veya farklı şeyler söyleme sizi bilimden çıkartmaz. Ben öyle bir şey olmadığını biliyorum, konu hakkında akademik ve pratik bilgisi olanlar da doğruluyor. Öyle "bilim adamları demiş, demir uzaydan geliyor" diye sallamakla bilim olmaz.

Demir uzaydan gelmedi yani ?

K.C.
08-08-2009, 01:11
Bıldırcınlar, kudret helvaları, elbiseler ne kadar uzaylıysa demir de o kadar uzaylı. Malum, enzelna hepsi için kullanılmış.

hal böyle iken
Neden demire taktınız ki? Ötekilerin uzaydan yer yüzüne inişini açıklayamadığınızdan mı?

kudret helvasının, bıldırcının uzayda süpernova patlamalarıyla oluştuğuna dair elinizde kanıt var mı?

dilaver
08-08-2009, 01:16
Bakın arkadaşlar

Maddenin temeli parçacıklar. Bunlar ise elektron, neutron ve proton. Atom altı parçacıkları şimdilik dikkate almayalım. Ve en temel madde Hidrojen. Yani bir elektron ile bir protonun birlikteligi.

Bu daha sonra devam ediyor ve çekirdek elektron kazandıkça niteligini degiştiriyor. İki elektron olunca heliuma dönüşüyor. Hepsi de bu. Biz de bu proton elektron birliginin sonucuyuz başka da bir şey degiliz. Ve biz ölsek bile bizi olşturan elektron/ proton ölmüyor. Kararlı onlar çünkü, sadece dönüşüyor.

Ancak demir ise en agır element ve hidrojenden demire dönüşüm için ciddi bir sıcaklık gerekli. Bu sıcaklık ise normal şartlarda oluşmuyor. Ancak süper nova patlamalrı bu sıcaklıgı saglayabiliyor. İşte demirin uzayda oluşabilmesinin sıırı bu.

Ama dünya oluşurken bir gaz/toz bulutu biçimindeydi ve bunun içinde demir molekülleri de yer alıyorudu. Yani dünya oluşurken çekirdeginde zaten demir var. O sıcaklıkta ki hala merkez öyle demirin oluşması için yeterli ısı saglandı.

Demir olayının özü budur. Ve her şeyin temeli de elektronlar ile protonlardır en basit anlamda.

Demir dediginiz yanlış bilmiyorsam 16 elektrona sahip olan maddedir. Yani sır elektronlardadır. 15 elektron olursa demir de olmaz.

saygılarımla

zocor
08-08-2009, 01:20
Bıldırcınlar, kudret helvaları, elbiseler ne kadar uzaylıysa demir de o kadar uzaylı. Malum, enzelna hepsi için kullanılmış.

hal böyle iken
Neden demire taktınız ki? Ötekilerin uzaydan yer yüzüne inişini açıklayamadığınızdan mı?

kudret helvasının, bıldırcının uzayda süpernova patlamalarıyla oluştuğuna dair elinizde kanıt var mı?

Yok ben artık vazgeçtim zaten bak arkadaş bilime inanmayın diyor..Demir uzaydan gelmemiş yani konu kapanmıştır :)

theatre
08-08-2009, 02:53
Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın dinine ve peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür.


Kuran ,Hadid,25


Evet !

Demiri onlar indirdiler..

Kimler mi?

Kuranı yazanlar tabii..

Onlar indirmişlerdi.

Babil sürgününden sonra Yahudilerin bir kısmı Arabistan'a göç etmiş..

Orada henüz Bakır Çağ'ında yaşayan insanlar görmüşlerdi.

Yahudiler oraya giderken yanlarında demirden alet edavat ta götürdükleri için o anın önemine binaen bu ayeti de eklediler..

Böylece bir "sırrı" daha çözdüm.

Ne zaman açıklayacaksınız gerçekleri ?

Ya da yeni din çok gecikti..



Bu mesajı yeni bir başlıkta açmıştım..

Ben buraya yazmayı tercih etmedim.

Bu başlıktan alınıp yeniden eski başlıgında konu yeniden açılmadığı takdirde..

Açıklayacağım pek çok "bilinmeyeni" beraberimde götürüyorum.

Haberiniz olsun..

Aha mühlet te veriyorum.

Yarın saat 12:00 'de o başlık yeniden açılamazsa..

Yetmiş yıl daha beklersiniz.

Sapiens
08-08-2009, 12:52
Demir, çinko, bakır, uranyum, kurşun ve altın gibi ağır metal atom çekirdeklerinin ortaya çıkması için en az 1.000.000.000 /bir milyar) C (santigrad) derecelik sıcaklığa ihtiyaç vardır. Dünya'nın çekirdeği 5.500 C derecedir. Güneş'in yüzeyi 5.500 C derece, çekirdeği ise 15.6 milyon C derecedir. Yani, ağır metallerin Güneş sisteminde oluşmuş olması mümkün değildir.

Bütün metaller, kütlesi Güneş'ten milyarlarca kat daha büyük yıldızların çekirdeğinde oluşmuştur. Bu devasa yıldızlar birkaç yüz milyon gibi kısa bir sürede bütün enerjilerini tüketerek öncelikle kızıl dev haline gelirler. Çekirdekteki sıcaklık 1 milyar dereceyi geçince metal atomları oluşur. Bu süreç çok uzun sürmez, çünkü yıldızın göbeği kendi üzerine çöküp yığılır. Atomların çekirdekleri birbirlerine çarpışıp sıçrarlar. Bu dev bir şok dalgası oluşturur ve sonuçta yıldız infilak eder. Süpernova denilen olay budur. Uzayı bizim güneşimizin ışığının bir milyar katı kadar aydınlatan bir şimşek. Bu sırada, yıldızın göbeğinde üretip taşıdığı o elementler, saniyede on binlerce kilometre hızla uzaya saçılırlar.

Uzaya saçılan bu metal atomlarından bir kısmı yaklaşık 4.5 milyar yıl önce Güneş sistemini ve dolayısıyla Dünya'yı oluşturan toz ve gaz bulutlarının arasına karışmış, zamanla gezegenin merkezine çökerek eriyik metalden oluşan çekirdeği meydana getirmiştir.

Yani, Dünya'ya demir inmemiştir, zaten mevcuttur.

Ki-Adi
08-08-2009, 23:49
Andolsun biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve ölçüyü indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın dinine ve peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür.

Ayetin tamamına baktığımız vakit gerçektende demiri indirdik yazıyor. Buna kimsenin itiraz edeceğini sanmıyorum. Ama aklıma şöyle bir soru takıldı. Demir nereden indirildi? Ayetin hiç bir yerinde ya da kuranın başka bir yerinde demiri uzaydan indirdik ya da onu kastedecek birşey yazmıyor. Ayete baktığımızda Kitap, ölçüyü ve demiri indirdik diyor. Şimdi Kitap uzaydan indirilemeyeceğine göre Allah katından indirilmiş oluyor, Ölçüde aynı şekilde Allah katından indirildiğini söyleniyor. Demir içinse diğer ikisinden farklı bir yerden indirildiğine dair hiç birşey yok.Uzay anlamında kullanılan gökten indirdik bile denmemiştir. Yani demirde, Kitap ve ölçü nereden indirildiyse oradan indirilmiştir.

Ezogelincorbasi
09-08-2009, 19:19
Demirin varlığı Kurandan çok önce biliniyordu ve kap kacak olarka işleniyordu. Silahlar yapılıyordu.

exxonster
12-08-2009, 00:30
Jeoloji bilmeden ne güzel sallıyoruz ey müslüman cemaati, ben baktım demirin nasıl yukarıdan düşüverdiğine: Aslında her şey çok açık:

http://img186.imageshack.us/img186/4171/anvil1cq2.gif

Internet'ten bulduğum tek kaynak buydu. Bence kitabınızda bu looney tunes karakterlerinin kehaneti var, yüzyıllar öncesinden demirin tilkinin kafasına ineceğini tahmin etmiş, çizgi filmin sonunu söyleyivermiş.

theatre
25-08-2009, 23:12
Kim bilir?

niveru
25-08-2009, 23:19
gemir gercekden gokden inmistir sayin theatre,
ilk demir urunleri hitit zamanidir ve dusen goktaslarindan elde edilen demir kullanilmistir, hitit kralinin tahti buna ornekdir
insanlik daha sonralari demir filizini toprakdan cikarmayi bulmus ve demirin kullanimi ve teknigi gelismistir ,,

theatre
25-08-2009, 23:27
Gökten de inmiş olabilir..

theatre
26-08-2009, 02:31
İç bade sev güzeli var ise aklı şuurun.

harami1981
27-08-2009, 00:43
demirde insan için çok faydalar var onu anladık da mucize bunun neresinde onu anlayamadık. bu arada demir diye bilip kullandığımız çoğu eşya aslında demir-karbon alaşımı olan çelikten yapılmaktadır. soba borusundan tutun da inşaat demiri dediğimiz metal çubuklara kadar bizim demir diye adlandırdığımız metal cisimler aslında hep yumuşak çeliktir. saf demir çeliğe göre çok yumuşak olduğu için çay kaşığı yapımında bile kullanılmaz. yalnızca kimyevi alanda ve yüksek manyetizma iletkenliğinden dolayı elektronikte kullanılır. çelik elde etmek için ise demire karbon eklemeye gerek yoktur; demir zaten filizinden bol miktarda karbonla karışmış halde çıkar, içindeki karbon miktarı istenen sertliğe göre azaltılarak çelik elde edilir. şimdi esas konuya dönecek olursak demirle birlikte karbondan da söz edilseydi veya paslanmaması için içine biraz krom eklenmelidir denseydi, ya da elektromanyetik bir alanda bırakırsan mıknatıs özelliği gösterir denseydi, ya da öyle bir zaman gelecek ki demirden aletler yapıp havalarda uçacaksınız, denizlerde yüzeceksiniz denseydi o zaman biraz daha mucizevi bir ayet demez miydik acaba. yoksa biz kafirler ona da mı bir kılıf uydururduk. bence asıl mucize insan aklıdır, bilimdir. peki bir de şöyle düşünelim: farzedelim ki bir kimse elinde mke yapımı bir tabanca, yahut huğlu marka bir çifte ve yahut kalaşnikof marka bir piyade tüfeği, bir el bombası, uçaksavar ya da bir ekmek bıçağı tutmaktadır. bu kardeşimiz elindeki çelikten yapılma (dolayısıyla demirden) aygıt ile bir başka kardeşimizi tahtalı köye yolladığında, ölen kardeşimizin mezarı başında kur'anın bu ayetini okumak caiz midir acaba.

yalnızlık
10-09-2009, 01:11
ya mehmet gardaşım boşversene sen sayfalar dolusu delil sıralıyorsun adamlar iki kelime ile geçiştiriyorlar allah şahidim olsun değmez. inanan inansın inanmayan inanmasın ben bıraktım bu arkadaşları....

spdymsc35
11-09-2009, 22:58
bu konu hakkında delil veren tek kişi 33.mesajı ile bayraktaro

ugurce82
12-09-2009, 04:53
Bence en anlamlı mesaj 70. mesaj.

Olayı dallandırıp budaklandırmaya gerek yok.

Şaman Türksoy
18-10-2009, 11:54
Demirden kılıç yapılır, Müslümanlar bununla 'cihad' ederler. Demirden zincir yapılır, cinzir köleleri zaptetme işine yarar.Demirden boyunduruk yapılır, insanlar hayvanlaştırılır.Demirden kap-kacak yapılır, kadınların köleliği gerçekleşmiş olur. Daha neler neler olur demir sayesinde.Kur'an'ın tanrısı Habid 25 de bundan başka bir şey anlatmaya çalışıyorsa ben hiçbir şey bilmiyorum:)

Niye platin, elmas vb ağır maddelerin hikmetlerinden bahis yok?Elmas insanlara yararsız m?
Yüzlerce yıl petrol denizi üzerinde oturan Arapların mucize tanrısı bunu niye haber vermedi acaba?

ozgurrr
18-10-2009, 16:20
Demirden kılıç yapılır, Müslümanlar bununla 'cihad' ederler. Demirden zincir yapılır, cinzir köleleri zaptetme işine yarar.Demirden boyunduruk yapılır, insanlar hayvanlaştırılır.Demirden kap-kacak yapılır, kadınların köleliği gerçekleşmiş olur. Daha neler neler olur demir sayesinde.Kur'an'ın tanrısı Habid 25 de bundan başka bir şey anlatmaya çalışıyorsa ben hiçbir şey bilmiyorum:)

Niye platin, elmas vb ağır maddelerin hikmetlerinden bahis yok?Elmas insanlara yararsız m?
Yüzlerce yıl petrol denizi üzerinde oturan Arapların mucize tanrısı bunu niye haber vermedi acaba?


demir biliniyor petrol bilinmiyor o dönemde bilinmeyen birşeyi nasıl söylesin :)

ulpian
10-01-2010, 14:29
Bu başlık kapanacak ve konuyla ilgili tartışma bundan sonra >şu başlıkta (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=279279#post279279)< sürdürülecektir.

saygılarımla