Orijinalini görmek için tıklayınız : Kur`an daki Allahın sorunlara karşı çözüm yöntemleri
quixsoul
30-11-2004, 14:57
Şansa inanmayan ben Yaratıcıya olan inancım büyük oranda;
Doğa ve evrenin mükemmel olması, yaratıcının kargaşalardaki yerinde çözümleri ile sağlamlaşmıştır.
Yaratıcı engel olmak istediği şeylerde çözümü içgüdü ile sağlamış.Yeni yavru bir canlıyı anne nin koruma içgüdüsü ile kuşatmış.Bu içgüdü aklın ve mantığın getirdiği bir şey olmadığı kesin.Yaratıcı içgüdüyle birlikte fizyolojik olarak süt gibi yavru bedenine kalkan ören etkenlerde yaratmış.
Yani hem psikolojik hemde fizyolojik olarak birbiriyle uyumlaşan bir çok örnek var yaratılanda.Akraba evliliklerinde sakat doğan çocukla ile insanın kendi akrabasına yada kardeşine başka açıdan bakamaması sizce şans eserimi yoksa kurnazca çözümlenmiş bir yapımı ?
Gelin kuranda ki Allahın bir çözümüne bakalım:
Nur süresi
2. Zina eden kadınla zina eden erkek... Yüz vuruş vurun herbirinin ciltlerine... Allah''a ve âhiret gününe inanıyorsanız, Allah''ın dini konusunda bunlara acıma duygusu sizi yakalamasın. Müminlerden bir grup da bunların cezalarına tanık olsun.
3. Zina eden erkeği zina eden bir kadın veya putperest bir kadından başkası nikâhlamaz. Zina eden kadına gelince, onu da zina eden bir erkek veya putperest bir erkekten başkası nikâhlamaz. Müminlere bu, haram kılınmıştır.
4. İffetli kadınlara iftira atıp da dört tanık getirmeyenlere gelince, onlara hemen seksen vuruş vurun. Ve onların tanıklıklarını ebediyen kabul etmeyin. Onlar, sapmışların ta kendileridir.
5. Bu suçtan sonra tövbe edip iyi hal sergileyenler müstesna. Şu bir gerçek ki, Allah Gafûr''dur, Rahîm''dir.
... ve diğer hükümler,kurallar da ayetin devamında belirtilmiş.
Bir tarafta çözümlerdeki yaratıcı diğer tarafta basit dayak yöntemini uygulayan Allah.Karşılaştırma "Allahın insanlara zulmettiği" konusu değil "Allahın yarattığı çözümler" konusunda yapılmalı.Burad ahaklımı haksızmı konusu ayrı bir tartışma.
Dayak cennetden çıkma lafını dillerinden eksik etmeyen insanlar için hoş bir uygulama.Dayak kalıcı ve etkili bir yöntemdir ancak ne kadar insan mantığına uygundur bilinmez.Biz mükemmel yaratıldı ise bizde yaratıcının bize sunduğu çözümleri eleştirmek zorundayız.
Dürüst olmaya inanmayan, insanı vucutdan başka bir şey olarak düşünmeyen bazı insanlar için aldatmak onlar için hayatın bir parçasıdır.Ve zina da insanın egosunu tatmin ettiği çirkin olan ahlaksızlıklardan birisidir.Yaratıcının zinayı fiziksel olarak engellemesi üremeye karşı bir çözümle gerçekleştirilebilirdi.Ancak içgüdüsel olarak bir önlemin yapılması "iradeyi" tanımsız yapar.Buda yaradılışdaki imtihana ters düşer.
Dürüst olan yalan söylemeyen insan, kendi kişilik inançlarına saygı gösterirse onun ne zina yapması vede başka bir yola başvurup insanları aldatması düşünelemez.Ne kadar kural konulursa konulsun yalancı insanlar kendilerini değiştirmedikçe hiç bir şey değişmez.
Burada geçen ayetler Allahın gerçek yaratıcı kadar çözümlerde mükemmel olamadığını göstermektedir.Ve buradaki şiddeti de yine açıkça göstermiştir..
Ebu Leheb
30-11-2004, 15:08
bunlar da bişeymi?
tanrı insanları cehennemde yakacağını, yandıkça derilerini değiştirip tekrar yakacağını, onlara kanlı ve irinli sular içireceğini, kaynar sularda haşlayacağını söylüyor! ne kadar yaratıcı bir sadizm!
merhabalar;
bende size "ne yapmasini tavsiye etseydi siz bu mesajı yazma geregi duymazdiniz?" diye soruyorum...
evet -seydi, saydi için cok gec farkindayim. artik olan olmus ve Allah(c.c.) oyle buyurmus. fakat beyin jimnastigi yapmak acisindan ne deseydi siz tatmin olurdunuz?
dovmek yerine azarlayin mi demeliydi mesela?
ya da "bi makas alin, kulaklarini cekin" mi demeliydi?
ya da abartip "bas asagi topraga gomun" mu?
ya da yaratilis mucizesine ikame bir ceza olarak "atomlarina ayirin", yada "genleriyle oynayip maymuna cevirin" mi demeliydi?
cehennemi nasil tasvir etmeliydi?
Allah''a(c.c.) ve haliyle cehenneme inanmayip onun cehennem tasvirine gonul koymak nasil bir seydir tasavvur edemiyorum ama..
muhabbet ediyoruz burda...
nasil anlatmaliydi cehennemi?
"gunde 10 posta 3000 volt elektrik verilecek" diye mi?
yada yaratıcı(!) olmama adına "paso dayak var baskada bi sey yok" mu demeliydi?
yada korkutmamak adına "korkacak bir sey yok en fazla gunde 20 saat gelinim olur musun seyrettirecegim size" mi demeliydi?
Rabbim ne yazmaliydi?
Ne yazmaliydi da yarattığı kullar bir kusur bulmamalıydı eserinde?
Ne yazmalıydı cok urkmemeliydi kullari?
Ne yazmalıydı tatmin olmaliydik?
Ne yazmaliydi?
Ebu Leheb
30-11-2004, 16:27
insanları yakmak yerine ödülden mahrum bırakma yolunu seçebilirdi..bana inanan ahirette dirilir ve cennete gider, inanmayan ise ahirette dirilmez ve ölü olarak kalır dolayısıyla cennetten mahrum kalır diyebilirdi.eğer böyle dese daha bi yüce olurdu :D
çünkü normal olan hiçkimse ne kötülük ederse etsin, ceza oalrak yakmayı, haşlamayı ve kanlı irinli su içirmeyi yapmaz. dünya tarihinde hiçbir sadist bunu yapmamştır belkide..hele tanrı gibi yüce bir varlık bu kadar sadist olmaz..her ne olursa olsun böyle bir ceza vermez!
peki dünyadaki cezalara ne demeli? sopa dayağı ve kırbaç cezalarına?
yahu bende sana soruyorum iste?
sopa, kirbac demiş Rabbim..
Dunya icin ne gibi cezalar yazsaydi senin hosuna giderdi?
yukarda yazdiklarim gibi seyler olur muydu mesela?
Mesela bak ahiret icin "ölü olarak kalmak" gibi bir ceza türetmişsin.
tebrik ederim...
düşünüyorum düşünüyorum "ölü olarak kalmanın" nasıl bir şey oldugunu tasavvur edemiyorum.
gercekten büyük azap olurdu heralde...
bi de dunya icin önerilerini dinlemek isterim şahsen?
ve senin dediklerin gibi olsaydı ödül/ceza sistemi iman eder miydin?
ekstra bir soru oldu ama idare edin artık :)
Ebu Leheb
30-11-2004, 16:56
yahu bende sana soruyorum iste?
sopa, kirbac demiş Rabbim..
Dunya icin ne gibi cezalar yazsaydi senin hosuna giderdi?
yukarda yazdiklarim gibi seyler olur muydu mesela?
Mesela bak ahiret icin "ölü olarak kalmak" gibi bir ceza türetmişsin.
tebrik ederim...
düşünüyorum düşünüyorum "ölü olarak kalmanın" nasıl bir şey oldugunu tasavvur edemiyorum.
gercekten büyük azap olurdu heralde...
bi de dunya icin önerilerini dinlemek isterim şahsen?
ve senin dediklerin gibi olsaydı ödül/ceza sistemi iman eder miydin?
ekstra bir soru oldu ama idare edin artık :)
ben ne gibi ceza isterdin derken cehennemdeki cezaları kastetin sandım o yüzden böyle bir cevap aldın benden...
diyosunki zina edene kırbaç cezası vermek yerine ne yapsaydı? en güzel cevabı vereyim bunu insanlara bırabilirdi..şunu yapmak günahtır, bunu yapmak günahtır der ama bunların dünyada nasıl cezalandırılacağına karışmazdı..aksi halde her suç için bir ceza öngermesi lazım..hırsızlık yapanın elini kes, zina edene 100 kırbaç vur.. peki hacklerlık yapana ne ceza verelim? veya korsan kitap basana ne yapalım? bir kere o kitabı tanrı gönderseydi dünyaya ilişkin cezalar koymazdı! çünkü nasıl olsa bu günahların cezasını cehennemde verecek..bir de neden dünyada ceza versinki? eğer hem dünyada hem cehenemmede ceza verecek idiyse o zaman her suç için ceza öngermesi lazımdıki bu da aptalca olur..çünkü suçlar ve cezalara zamana göre değişir.
quixsoul
30-11-2004, 20:22
Burada geçen ayetler Allahın gerçek yaratıcı kadar çözümlerde mükemmel olamadığını göstermektedir.Ve buradaki şiddeti de yine açıkça göstermiştir..
Bilerekmi yanlış algılıyorsunuz anlamıyorum.5 e yakın başlık açtım birinde bile düzgün anlaşılamadım.Hiç birinden de mantıklı cevaplar alamadım.
Kul ; ben Allahın ifade biçimi ni değil çözümlerini anlatıyorum.Sen takmışsın ifadesine.
Kalın yazıyorum olmuyor
Uzun yazıyorum olmuyor
Cümlelerin arasına büyük boşluklar koyuyorum olmuyor.
Sırf bunun için iletişimsizlik başlığı açtım aynı tas aynı hamam
Senin için ceza anlayışı sopanın ötesine gidemiyorsa.Bu da mantığı bulduğunla idare etmenden kaynaklanıyor.Çok dar bir görüş açın ve kısıtlı mantığın var.
Yaratıcının böyle olmadığını onun daha mükkemmel çözümler yarattığını savunuyorum.Kuran da inandığın Allahın neden böyle basit bir çözüm bulduğunu yazıyorum.
Sen tüm gayretinle mükemmelliği çiğiniyor.Basit çözümlere tapıyorsun..
quixsoul;
bende sana gayet açık ve net diyorum ki
"Tanrı ne gibi çözüm önerileri getirseydi sen tatmin olurdun?"
Hangi cümlemde ifade biçimini anlatmışım?
Ceza anlayışı olarak sopayı beğenmemişsin?
Ne gibi bir ceza seni tatmin ederdi onu soruyorum güzel kardeşim?
1400 yıl önceki Arap toplumuna inen bir kanun kitabında ne gibi ceza yöntemleri olmalıydı?
örnekler verdim sana; "atomlarına ayırın" , "genleriyle oynayın" mı deseydi diye...
ne olmalıydı? ne olsaydı tatmin olurdun? niye sana yetersiz geldi quixsoul?
mükemmel çözüm nedir? nasıl olmalıdır? sorum budur...
yoksa Leheb arkadaşın dediği gibi ceza vermemesi mi gerekiyodu?
İnsanlığa dair bütün temel suçları belirtmiş ve hemen hepsine burda veya ahirette bir ceza sistemi uygulamışken bile bu kadar beğenmemezlik, tatmin olmamazlık, şüphecilik yaratan bir kitapta tüm suçların cezaları insanlara bırakılsaydı ne gibi bir kaos ortamı oluşurdu düşünebiliyor musunuz?
bu devirde bile islam dışı recm gibi, linç gibi cezalar uygulanıyor...evet insanlara bırakırsanız linç ediyolar, taşlıyolar işte...o devirde böyle bir serbestlik olsaydı, ceza sistemi daha bir kaç hafta önce yeni doğan kızını cinsiyeti yüzünden canlı canlı gömen insanlara bırakılsaydı ne olurdu düşünemiyor musunuz?Leheb kardeşim umarım açıklayabilmişimdir...
saygılarımla...
Ebu Leheb
01-12-2004, 10:44
yoksa Leheb arkadaşın dediği gibi ceza vermemesi mi gerekiyodu?
İnsanlığa dair bütün temel suçları belirtmiş ve hemen hepsine burda veya ahirette bir ceza sistemi uygulamışken bile bu kadar beğenmemezlik, tatmin olmamazlık, şüphecilik yaratan bir kitapta tüm suçların cezaları insanlara bırakılsaydı ne gibi bir kaos ortamı oluşurdu düşünebiliyor musunuz?
bu devirde bile islam dışı recm gibi, linç gibi cezalar uygulanıyor...evet insanlara bırakırsanız linç ediyolar, taşlıyolar işte...o devirde böyle bir serbestlik olsaydı, ceza sistemi daha bir kaç hafta önce yeni doğan kızını cinsiyeti yüzünden canlı canlı gömen insanlara bırakılsaydı ne olurdu düşünemiyor musunuz?Leheb kardeşim umarım açıklayabilmişimdir.
saygılarımla...
kul(veya köle) benim mesajımı iyi okumamışsın. bir kez daha oku.
ben zea vermemsi gerekir demedim, bu cezanın nasıl olması gerektiğini insanlara bırabilirdi dedim.
kuran bir ceza kanunu olmadığına ve bütün suçları ve cezaları ayrıntılarıyla içermediğine göre hiç bu konulara girmemesi lazım. ya bütün suç ve cezalara ilişkin hüküm içermelei ya da hiç bu konuya girmmeli..
"zina edene 100 kırbaç vur" böyle bir ceza anlayışı olabilirmi?
peki diğer suç işleyenlere ne yapalım?
Leheb;
bende sana ceza sistemini insanlara bırakırsa daha feci bir ortam oluşurdu dedim ve recm, linç gibi örnekler verdim...demek ki iyi okumuşum...istersen sen bir oku benim yazdığımı bir daha...
kuran bir kanun kitabi değildir evet...
bir bilim kitabi da değildir ama içinde (bize göre) bilime dair bir çok bilgi mevcuttur..
bir ahlak kitabi da değildir ama temel ahlak değerlerini betimler..
bir tarih kitabi da değildir ama yine bir çok tarihi bilgi mevcuttur...
ve bir kanun kitabi da değildir fakat insalığa dair tüm TEMEL (hırsızlık, adam öldürme, zina vs.) suçlara nazil oldugu devir ve toplum şartlarına göre bir ceza sistemi belirlemiştir. bize daha doğrusu din alimlerine düşen bu cezaları günümüz şartlarına ve değişen suç ve ceza yöntemlerine göre yorumlamaktır.
ne bekliyordun ciltler dolusu hukuk, fen, ahlak kitapları mı gönderilseydi?
bu kadar basit anlatılmışken bile onlarca kulp buldugunuz kitap daha ayrıntılı olsaydı artık ne tür kulplar icad ederdiniz kim bilir...
saygılarımla...
Ebu Leheb
01-12-2004, 11:27
Leheb;
bende sana ceza sistemini insanlara bırakırsa daha feci bir ortam oluşurdu dedim ve recm, linç gibi örnekler verdim...demek ki iyi okumuşum...istersen sen bir oku benim yazdığımı bir daha...
hahahah! sen daha recmin hadislere dayandığını bile bilmiyorsun! yani bu müslümanlar kafasına göre ceza uygulayor öylemi? yuh olsun sanaki sen daha bu cezanın hadislere dayandığını bile bilmiyorsun.
kuran bir kanun kitabi değildir evet...
bir bilim kitabi da değildir ama içinde (bize göre) bilime dair bir çok bilgi mevcuttur..
bir ahlak kitabi da değildir ama temel ahlak değerlerini betimler..
bir tarih kitabi da değildir ama yine bir çok tarihi bilgi mevcuttur...
ve bir kanun kitabi da değildir fakat insalığa dair tüm TEMEL (hırsızlık, adam öldürme, zina vs.) suçlara nazil oldugu devir ve toplum şartlarına göre bir ceza sistemi belirlemiştir. bize daha doğrusu din alimlerine düşen bu cezaları günümüz şartlarına ve değişen suç ve ceza yöntemlerine göre yorumlamaktır.
altını çizdiğin cümle bile bu kitabın kutsal olmadığını kanıtlar! evrensel olan, zaman ve mekandan bağımsız olan bir kitap "yazıldığı dönemin şartlarını" göz önünde bulundurmaz! yoksa bu kitap bütün insanlara ve bütün zamanlara hitap etmiyormu? bu arada dönemin hangi şartları insan kırbaçlamayı gerektirdi onu anlamadım? o dönemde bir hapis cezası uygulamanın imkanı yokmuydu? din dediğin yenilik getirir, insanları daha ileriye götürür ama islam öyle yapmamış..kırbaş cezası getirmiş! mesela hristiyanlık köleliği yasaklamıştı ama islam yasaklamadı..neden acaba? çünkü bu dinin kurucu tanrı değil muhammeddir!
ne bekliyordun ciltler dolusu hukuk, fen, ahlak kitapları mı gönderilseydi?
bu kadar basit anlatılmışken bile onlarca kulp buldugunuz kitap daha ayrıntılı olsaydı artık ne tür kulplar icad ederdiniz kim bilir...
bilakis ayıntılı olmak yerine genel ve kısa bir kitap olsayı bu kadar fazla çelişki bulamazdık..tanrı muhammedin evininin nasıl ziyaret edileceğine ilişkin hükümler getirecek kadar basit olamaz.böyle kutsallık mı olur? hem ilim fen kitabımı gönderseydi diyorsun hem de sözde kuran mucizeleri diye bu kitap bilime kanıt gösteriyosun.yok dünya dönermiş yok denizler karışmazmış!
1. herşeyden önce recmin hadislere dayandığına dair görüşünün kaynağını rica ediyorum. lütfen delil göster. sahih oldugunu da ispatlamayı unutma.
2. bana başka bir başlıkta korsan kitap ve hacker örneğini kendin vermiştin. 1400 yıl önce hackerlara ne gibi bir ceza verilmesi gerektiğini mi anlatsaydı kuran? sence saçmalamıyor musun biraz? hristiyanlığın köleliği yasakladığına dair delil de istiyorum lütfen. bir de islamın köleliğe yaklaşımını anlatan ayetleri okumanı ve buraya yazmanı rica ediyorum. uğraşamam dersen ben yazarım.
3. genel olsaydı bu seferde " bu ne ya çok genel anlatmış keşke biraz ayrıntıya inseydi" diyecektin. ben hiç bir şeyi kuranın doğru olduguna kanıt olarak göstermedim yukardaki yazımda. atma. uydurma. BİZE GÖRE bilime dair bir çok bilgi mevcuttur dedim. o bize göre kısmınıda senin kuranı baştan kabul etmediğini bilerek yazdım.
saptırma yazdıklarımı...ne yazdıysam ona cevap ver...lütfen...
bir de bir arkadaş tavsiyesi olarak hahahaha puhahaha tarzı abuk chat zırvalıklarından cevaplarını arındırırsan, inanki daha anlaşılır olur daha bir ciddiye alınırsın. tabi bunları istiyorsan..Tanrı ya ve islama inanacak kadar salak oldugumu düşünüp buna gülüyorsan eyvallah ama mümkünse ben görmiyim duymiyim. sen duyuyor musun herhangi bir şey?
teşekkür ederim...
Ebu Leheb
01-12-2004, 12:07
1. herşeyden önce recmin hadislere dayandığına dair görüşünün kaynağını rica ediyorum. lütfen delil göster. sahih oldugunu da ispatlamayı unutma.
zaten hep böyle yaparsınız..bir saçma hadis söylenir hemen uydurma dersiniz. recmle ilgili hadisleri sen de biliyorsun...ayrıca bu hasilerin uydurma olup olmadığı önemli değil, recm cezasının kaynağının hadis, yani bir islam kaynağı olmasıdır. bir kere bu nasıl bir dinki tanrı tarafından korunmamış ve temel kaynaklardan biri olan hadisin içine sahihi sahtesi girmiş? bir de hristiyanlarla dalga geçersiniz kitabı değişti diye! sizin hadislerden hangisinin gerçek hangisinin sahte olduğu bile belli değil..bana bir islam alimin kitabını göster ve bunun hadisleri sahihtir de sana ondan kaynak göstereyim.
2. bana başka bir başlıkta korsan kitap ve hacker örneğini kendin vermiştin. 1400 yıl önce hackerlara ne gibi bir ceza verilmesi gerektiğini mi anlatsaydı kuran? sence saçmalamıyor musun biraz? hristiyanlığın köleliği yasakladığına dair delil de istiyorum lütfen. bir de islamın köleliğe yaklaşımını anlatan ayetleri okumanı ve buraya yazmanı rica ediyorum. uğraşamam dersen ben yazarım.
kuranın 1500 yıl önce hackerlıkla ilgili hüküm koyması ne kadar mantıksız ise zina ile ilgili hüküm koyması da o kadar mantıkız! işte senin anlamadığın nokta bu! sen oraya kırbaç cezası koyarsan sonraki dönemlerde o cezaya bakış açısı değişir. o yüzden böyle cezalar illişkin hüküm koymak anlamsızdır. çünkü suç ve cezalar zamana ve mekana göre değişir. kuranın köleliğe ilişkin ayetlerini yaz buraya bakalım..kölelik ilgili bir sürü ayet var..köleliği yasaklamayan bir din bunu meşru gören bir tabiiki kölelere ilişkin hükümler içerecek.
hristiyanlığın köleliği yasakladığına dair delil istiyormuş! :D tamam sana delile ve hatta deliller göstereyim ama ne değişecek? hristiyanmı olacaksın? eğer bişey değişecekse delil göstereyim.
3. genel olsaydı bu seferde " bu ne ya çok genel anlatmış keşke biraz ayrıntıya inseydi" diyecektin. ben hiç bir şeyi kuranın doğru olduguna kanıt olarak göstermedim yukardaki yazımda. atma. uydurma. BİZE GÖRE bilime dair bir çok bilgi mevcuttur dedim. o bize göre kısmınıda senin kuranı baştan kabul etmediğini bilerek yazdım.
tanrı gibi evrenin en yüce varlığının basit bir kitap göndermek gibi bir yöntem seçeceğini aklın kesiyormu? kitap bile değil söz!!!insanlar onu kitaba dönüştürmüş. bu ne biçim tanrı ki onu peygamberlerden başka kimse görmemiş ve duymamış! sen de inan buna!şahidin şahidine inanıyosun sen![/quote]
1. biz kuranın değişmediğini savunuyoruz. kuran bir kitaptır. hadis kitabı diye bir şey yoktur. sahih olmayan hadislerinin varlığına dair en büyük ispat "sahih hadis" diye bir mevhumun islam literatüründe yer almasıdır. sen sahih yada değil recm ile ilgili buldugun herhangi bir hadisi göster...bana uyar..ben sahihliğini araştırırım....
2. 50 kere islamın temel insanı suçlara ceza sistemleri getirdiğini söyledim. zina zinadır...hırsızlık hırsızlıktır. değişmiş midir 1400 sene sonra? ve suçların ve ceza yöntemlerinin de günümüz din alimlerince değişen ceza ve suç yöntemlerine göre yorumlanabileceğini söylemiştim. ki yorumlanıyor. o zaman kırbaç cezası varmış kuran da kırbaç cezasını vermiş. ne deseydi elektrikli sandalyeye bağlayın 10 dakka elektrik verin mi? biraz insaf!!
3. sen yinede göster köleliğe dair delilleri. değişir bakarsın bir şeyler...
4. ne yapsaydı 1400 sene evvel? dvd mi gönderseydi? slayt şov mu yapsaydı? yada direk yukardan bir kitap mı düşseydi kafamıza. ben o dediklerine inandığım için müslümanım zaten. senden farkım o. peygamberlerden başka biri görebilseydi peygamberelere ne ihtiyaç kalırdı? sen bu yazdıklarını nasıl yazabilirdin? cehenneme ne gerek kalırdı? bu forum niye var olurdu? görüş savunayım derken iyice batıyosun haberin yok!!!
Ebu Leheb
01-12-2004, 13:44
1. biz kuranın değişmediğini savunuyoruz. kuran bir kitaptır. hadis kitabı diye bir şey yoktur. sahih olmayan hadislerinin varlığına dair en büyük ispat "sahih hadis" diye bir mevhumun islam literatüründe yer almasıdır. sen sahih yada değil recm ile ilgili buldugun herhangi bir hadisi göster...bana uyar..ben sahihliğini araştırırım....
Ebu Ishak es-Seybani (rahimehullah) anlatiyor: "Ibnu Ebi Evfa (radiyallahu anh)''ya:
"- Resulullah (aleyhissalatu vesselam) hic recm tatbik etti mi?" diye sordum. Bana: "Evet!" cevabini verdi. Ben tekrar:
"- Nur suresinin nuzulunden once mi, sonra mi?" diye sordum. "Bilmiyor''um!" dedi."
Buhari, Hudud, 21, 37; Muslim, Hudud 29, (1702).
Sa''bi (rahimehullah) anlatiyor: "Hz. Ali (radiyallahu anh), kadini remettigi zaman onu persembe gunu dovdu, cuma gunu de recmetti. Ve sunu soyledi: "Ona Kitabullah(in hukmu) ile celde, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)''in sunneti ile de recm tatbik ettim."
Buhari, Hudud 21.
2. 50 kere islamın temel insanı suçlara ceza sistemleri getirdiğini söyledim. zina zinadır...hırsızlık hırsızlıktır. değişmiş midir 1400 sene sonra? ve suçların ve ceza yöntemlerinin de günümüz din alimlerince değişen ceza ve suç yöntemlerine göre yorumlanabileceğini söylemiştim. ki yorumlanıyor. o zaman kırbaç cezası varmış kuran da kırbaç cezasını vermiş. ne deseydi elektrikli sandalyeye bağlayın 10 dakka elektrik verin mi? biraz insaf!!
sen muhammed tarafından hipnotize edildiğin için söylediklerimi anlayamıyosun.bunları anlaman için o din denen "beyin kapağı"nı çıkarman lazım.
3. sen yinede göster köleliğe dair delilleri. değişir bakarsın bir şeyler...
Gal 5:1 Mesih bizi özgürlük için özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik boyunduruğunu takınmayın.
Gal 4:1-7 Şunu demek istiyorum: mirasçı her şeyin sahibiyse de, çocuk olduğu sürece köleden farksızdır. Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır. Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken dünyanın temel ilkelerine bağlı olarak yaşayan kölelerdik. Ama zaman dolunca Tanrı, Yasa altında olanları özgürlüğe kavuşturmak için kadından doğan, Yasa altında doğan öz Oğlunu gönderdi. Öyle ki, bizler oğulluk hakkını alalım. Oğullar olduğunuz için Tanrı, öz Oğlunun "Abba! Baba!" diye seslenen Ruhunu yüreklerinize gönderdi. Bu nedenle artık köle değil, oğullarsınız.
4. ne yapsaydı 1400 sene evvel? dvd mi gönderseydi? slayt şov mu yapsaydı? yada direk yukardan bir kitap mı düşseydi kafamıza. ben o dediklerine inandığım için müslümanım zaten. senden farkım o. peygamberlerden başka biri görebilseydi peygamberelere ne ihtiyaç kalırdı? sen bu yazdıklarını nasıl yazabilirdin? cehenneme ne gerek kalırdı? bu forum niye var olurdu? görüş savunayım derken iyice batıyosun haberin yok!!!
dünyanın farklı yerlerine farklı dillerde kitap(gerçek bir kitap, söz değil) gönderebilirdi. bu kitabın yapısı mucizevi olabilirdi.
gökyüzüne yazılar yazabilirdi
dünyaya gelip dolaşabilirdi..sinevizyon gösterisi yapabilirdi..vs vs..
quixsoul
01-12-2004, 14:51
Doğaya ve mantığındaki karşılaştırmalara bakarak Allahın varlığını kabul eden birisi için zinada ki basit ve şiddete yönelik çözümleri mükemmel görmesi hayli ilginç.
İşte doğadan mükemmel çözümler:
Kaplan ve aslanlar birbirlerinin bölgesine girmemek için kendi sınırlarını sidik salgısı ile belirliyor.Böylece koku alma duyularına dayanarak her iki tür yada iki türdeki her iki aile arasında bir kargaşa yaşanmıyor.Aklı olmayan hayvanlara bunu kim öğretiyor? Yaratıcı onlara bunu nasıl öğretiyor ? bunu onlara öğretirken şiddet kullanıyormu ? Bir insan bu şekilde çözümü hayvanlara öğretebilirmi ? İşte bu insanın düşünüp uygulayamayacağı bir çözüm yöntemidir.Buna kusursuz yaratıcının mükemmel çözümü diyebiliriz..
En büyük mucizeside adaptasyon.Her canlı için teker teker müdahalelerde bulunmak yerine.Yarattığı tüm organ ve özelliklere adaptasyon ekliyor.Çevreye ayak uyduran canlılar kendi ırklarını devam ettiriyor.Tıpkı yaralanan bir askeri ve mermisini taşıyan başka bir asker gibi kör olan gözün tüm yükünü kulak yada canlıddan canlıya değişen başka bir organ çekiyor.Yarasalar kör olduğu halde avlarını duyarak, baykuşlarda karanlıkta sessiz uçuşu ile avlarını yakalıyor.Yaratıcı bu özellikleri onlara nasıl sunuyor ? İnsaoğlunun hayvanlara olan etkileri onları nasıl değiştiriyor ? İnsaoğlunun basit çözümleri onları nasıl ayakta tutabiliyor ?
Hamile olan kadınlar hamilelikle inanılmaz bir duygusal içgüdüye kapılıyorlar.Peki sebebi ne ? .. Bu bebeklerin duygusal yönden aç olan sevgi ihtiyaçlarını karşılıyor hemde doğacak tehlikelerde bir anne koruması sağlıyor.Sadece bir duygusal etkileşim insanı şaşırtıyor ve bu çözüm gerçekten ayakta alkışlanıyor.Burada anneye siz ne kadar "koru kolla bebeğini" desenizde hiç bir şey onları bu duygusal etki kadar etkilemez. Yaratcı onlara bunu nasıl öğretiyor ? bunu onlara öğretirken şiddet kullanıyormu ? Bu çözümlerde şevkati gösteren ve alan kişiden başka Yaratıcı başka bir insanı aracı olarak kullanıyormu ?
Kuran da yazsa idi siz bebeğine bakmayan ve emzirmeyen anneyi dövecektiniz.Ama bakın gerçek yaratıcı pratik çözümleri nasıl mükemmelleştiriyor.Planlarını sadece bir devire değil tüm insanlara ve tüm tarihlere yayıyor.
Yine aynı güdüler ceylanda ve diğer hayvanlardada kendini gösteriyor.Bir aslan sürüye saldırdığında ceylan yavrularını korumak için anne ceylan kendini aslanların önüne atıyor.Çözümdeki iç güdü ırkın devamını sağlıyor.
Biz bütün çözüm yöntemlerini kabul edersek o zaman nasıl eleme yapacağız.Allah kurandaki en inandırıcı olmayan bu yöntemleri karşılaştırma yapmak için güzel bir yöntem.
Çözüm yöntemlerini ben değil benden üstün olan yaratıcı planlar ve uygular.Çözüm oluşturmadığı konulardada insana seçme ve sınama hakkı tanır.Bütün çözümleri elbette sunacak değil , ama sunduklarınıda eleştirmek bize düşer.Bu mantıksızlığı görememek kuranın Allah tarafından indirildiğine inanmamıza şartlandığımızdan kaynaklanıyor.
Önümüze gelen herşeyi olduğu gibi kabul etmek körükörüne inanmaktır.Doğadaki mucizeleri gösteren çoğu kafa yıkayıcı belgesellerde Allahın muhteşemliğini izliyor ve hayretler içinde kalıyoruz.Ancak kurandaki çözümleri eleştirmeye gelince çekimser davranıp bulduğumuzla idare ediyoruz.
Aklın gücünü burada kullanamıyacaksak başka nerede kullanabileceğiz.
İşte kurandaki Allah ayetlerde ben şunu yaratırım ben ol diyince oldururum diyerek gerçek yaratıcının tüm marifetlerinin üstüne oturuyor.Ancak yeni bir çözümü insanlara sunarken foyası ortaya çıkıyor..
Kimden olursa olsun tüm çözümler eleştirilmeli vede mantığa uygun olanı bulunmalıdır.anayasadaki değişikliklerde gelişen insaoğluna ayak uydurur.Gelişen dünyada mantığın sınırı olmadığı gibi çözümlerdeki mükemmeliğinde sınırı yoktur.Mükemmeli bulana kadar çözümleri eleştirmeye devam..
Bazilari inandiklari dinin temiz, ulvi ve mukemmel olduguna o kadar inanmislar ki, bu yuzden begenilmeyecek bir uygulamanin veya hukmun inanclari icinde yer almadigini sanarlar. Oysa ki bunlar o inancin icinde vardir ve yuzyillardir istisnasiz uygulanmaktadir. Boylelerini buldukca inatla reddettikleri ahlaksizliklari kafalarina vurmak gerekmektedir.
Recm hakkinda Ebu Leheb bir iki Hadis vermis. Bu hadis''lere katkisi olmasi icin bir kac tane de ben veriyorum..
"Bir grup maymun zina yapan bir maymunu yakalamış ve taşlama cezasını uyguluyorlardı. Onları bu haklı işte desteklemek için ben de taş atarak yardım ettim"
Buhari 63/27
Kutub-i sitte Hadis No: 1577
Hz. Ömer (ra)''i hutbe verirken dinledim. Şöyle demişti: "Allah Teala hazretleri Muhammed (sav)''a hak (din ile) gönderdi ve O''na Kitaba indirdi. Bu indirilenler arasında recm ayeti de vardı! Biz bu ayeti okuduk ve ezberledik. Ayrıca, Resulullah (sav) zina yapana recm cezasını tatbik etti, ondan sonra da biz tatbik ettik. Ben şu endişeyi taşıyorum: Aradan uzun zaman geçince, bazıları çıkıp: "Biz Kitabullah''da recm cezasını görmüyoruz (deyip inkara sapabilecek ve) Allah''ın kitabında indirdiği bir farzı terkederek dalalete düşebilecektir. Bilesiniz, recm, kadın ve erkekten muhsan olanların zinaları, -delil veya hamilelik veya itiraf yoluyla- sübüt bulduğu takdirde, onlara tatbik edilmesi gereken Kitabullah''da mevcut bir haktır. Allah''a kasemle söylüyorum, eğer insanlar: "Ömer Allah Teala'' nın kitabına ilavede bulundu" demeyecek olsalar, recm ayetini (Kitabullah''a) yazardım."
Kutub-i sitte Hadis No: 1584
Resulullah (sav)''ın sağlığında, namaz kılmak maksadıyla bir kadın evinden çıkmıştı. Yolda ona bir erkek rastladı. Kadına çullanıp ihtiyacını giderdi. Kadın bağırdı, adam ise sıvıştı gitti. (Çığlığı üzerine) kadına bir erkek uğramıştı. Ona başından geçeni anlatıp, bir adam bana böyle böyle yaptı dedi. Sonra, bir grup muhacire rastladı, başından geçeni onlara da anlatıp: "Bir adam bana böyle yaptı!" dedi. Hep beraber yürüyüp, kadının kendisine tecavüz ettiği kimseyi yakalayıp kadına getirdiler. Kadın: "Evet bu odur?" dedi. Sonra adamı Hz. Peygamber (sav)''in yanına götürdüler. Resulullah adamın recmedilmesini emrettiği sırada, kadına tecavüz etmiş olan kimse kalkıp: "Ey Allah''ın Resulü, suçlu benim!" diye itirafta bulundu. Resulullah (sav) kadına: "Git. Allah günahlarını affetti" dedi. Zan altında kalmış olan kimseye de güzel sözler söyleyip (gönlünü aldı). Mütecavizin recmedilmesini emretti ve recmedildi. Sonra Resulullah şunu söyledi: "Bu adam öyle bir tevbe ile tevbe etti ki, böyle bir tövbeyi Medine ahalisi yapsaydı kabul edilirdi." (Tirmizi şu ziyadede bulunmuştur: Vail (ra) Hz. Peygamber (sav)in kadına mehir takdir edip etmediğini zikretmedi.")
Kutub-i sitte Hadis No: 1585
Hz. Ömer (ra)''e, zina yapmış olan deli bir kadın getirildi. (Recm edilip edilemeyeceği hususunda) halkla istişare ederek recmedilmesine hükmetti. Kadına Hz. Ali (ra) uğradı. (Hazırlığı görünce): "Bunun hali nedir?" diye sordu. Kendisine: "Falanca kabileden deli bir kadındır, zina yapmıştır. Hz. Ömer (ra), recmedilmesine hükmetmiştir" dediler. Hz. Ali (ra): "Kadını geri götürün!" dedi, sonra Hz. Ömer''e uğrayıp: "Ey müzminlerin emiri! Bilirsin ki, Resulullah (sav): "Kalem üç kişiden kaldırılmıştır (artık onlar yaptıklarından sorumlu değildirler): Buluğa erinceye kadar çocuktan, uyanıncaya kadar uyuyandan, şifa buluncaya kadar bunamıştan." Bu biçare kadın falanca kabilenin bunağıdır. Ona tecavüz eden, muhakkak ki akli noksanlığı sırasında tecavüz etmiştir" dedi.
(Tecavuze ugramis ve akil hastasi bir kadina da recm edilme cezasi verilmis olduguna dikkat edin!)
Kutub-i sitte Hadis No: 1596
Bir bedevi, Hz. Peygamber (sav)''e gelerek: "Ey Allah''ın Resulü, Allah aşkına, hakkımda Allah''ın kitabıyla hükmet!" diye yemin verdi. Bundan daha fakih olan bir diğeri de: "Evet aramızda Kitabullah''la hükmet, bana da izin ver!" talebinde bulundu. Aleyhissalatu vesselam Efendimiz: "Meramını söyle! (seni dinliyorum)" dedi. Adam: "Oğlum bunun yanında işçi idi. Karısıyla zina yaptı. Bana, "Oğlun için recm gerekir" dediler. Ben de hemen oğlum namına yüz koyunla bir cariyeyi fidye verdim. Sonra bir de ilim adamlarına sordum. Bana: "Oğluna yüz deynek ve bir yıl sürgün cezası gerekir; bu adamın karısına da recm cezası icabeder" dediler" dedi. Resulullah (sav): "Ruhumu kudret elinde tutan Zat''a yemin olsun ikinizin arasını Kitabullah''a uygun şekilde hükme bağlayacağım: Cariye ve koyunlar sana geri verilecek. Oğluna yüz sopa ve bir yıl sürgün tatbik edilecek" buyurdu. Sonra, Eslemli bir adama seslendi: "Ey Üneys! Bu zatın hanımına git, eğer zinayı itiraf ederse onu recmet gel!" Üneys, kadına vardı. O suçunu itiraf etti. Resululluh (sav) emretti, kadın recmedildi.
Musluman kardesimiz isterse tamamina "sahih degildir" diyebilir. keyif onundur.. Ama gerceklerin uzerini ortemeye gucu yetmeyecektir..
quixsoul merhaba;
içgüdü ile irade arasındaki farkı göz ardı ettiğin yazını okudum.
Allah(c.c.) sadece insana bahşedilmiş olan özgür irade sonucu yapılan hatalara karşın senin tabirinle "basit" cezai hükümler getirmiştir.
bahsettiğin içgüdüsel davranışları gerek insanların gerek diğer canlıların yapıp/yapmamak gibi bir seçim hakları olmadığı için tabiki herhangi bir cezai hükümüde yoktur.
bizim konumuz ise insanın içgüdüsel değil, özgür iradesi ile yaptığı hata yada işlediği suçlar sonucu uygulanacak cezalardır.
mükemmel çözüme destek olarak verdiğin hamile kadın yani "insan anne" örneğine karşılık, olarak bende yeni doğmuş bebeğini kış günü çöp bidonuna bırakabilen "insan anne" örneğini veriyorum. mükemmel çözüm???
diğer canlılardan üstün olarak yaratıldığı belirtilen ve irade denen mevhumu diğer canlılardan farklı olarak bünyesinde barındıran insan ırkına gönderilmiş bir kitabın cezai hükümlerini, içinde hiçbir hayvana ceza yöntemi getirmediği halde hayvanların tamamı ile içgüdüsel davranışlarından örnek vererek eleştirmek de neyin nesidir?
bahsettiğin AKLIN GÜCÜ''nü evet kullanmalıyız quixsoul. kesinlikle kullanmalıyız...
hadislere her zaman şüphe ile yaklaşmış ve yaşantısını elinden geldiğince Kuran-i kerime göre düzenleyen fakat işin içinden çıkamadığı durumlarda hadis, sunnet ya da güvendiği bir din aliminin görüşlerine başvuran bir müslüman olarak, recm meselesini araştırdım. hadislerin sahih yada sahih olmadığına dair tespiti ben yapamam. haddim degil. fakat benzer mana taşıyan bir çok hadis gördüğümde o hadisi sahih kabul ederim. aynı gerçeği savunan ve başka başka insanlar tarafından nakledilen bir hadis benim gözüme sahihtir...yanlışlarım için Rabbi''min affına sığınırım.
örneğin oğuz kardeşin yazdığı "Bir grup maymun zina yapan bir maymunu yakalamış ve taşlama cezasını uyguluyorlardı. Onları bu haklı işte desteklemek için ben de taş atarak yardım ettim" Buhari 63/27 hadisine ben belki saatlerce süren araştırmalarımda hiç rastlamadım. arabistanda maymun da mı yaşıyormuş? mümkündür...
yine, 1585 nolu hadiste kadının recm edildigine dair bir bilgi yok. devami varsa eklersen sevinirim.
diğer hadislerine bende araştırmalarımda rastladım...
şimdi gelelim meseleye...recm konusunu ben bu denli ayrıntılı araştırmamıştım. araştırma sonuçlarımdan çıkan sonucu aşağıdaki linkler özetler :
http://www.diyanet.gov.tr/turkish/weboku.asp?id=658&yid=24&sayfa=16
http://www.sevde.de/islam_Ans/R/27.htm
bir de konu hakkında bir ayetin inip inmediğine dair bir konu var onu araştırmaya devam ediyorum.
görüldüğü üzere bir çok kaynakta Peygamberimizin devrinde recm cezasının uygulandığından bahsediliyor.
uygulanmışsa, uygulanmıştır...
tarih, Peygamberim''in bunu yaptığını ve onayladığını yazıyorsa benim sorgulama yada beğenmeme hakkım olamaz.
kırbaç gibi bu da devrin şartlarına göre düzenlenmiş bir cezadır. .
linklerden okursanız bir kişinin recm cezasına çarptırılması için bir çok şarta uyması gerekiyor. olayın gerek bu devirde gerekse o devirde sert bir ceza oldugu acık. linklerde, tevratta da aynı cezanın geçtigi belirtiliyor. yani islamla uygulanmaya başlayan bir ceza değil. bu konu ile ilgili araştıracağım başka bir konuda, cahiliye devrinde ki ceza yöntemleri. çünkü dilimden düşürmediğim "devrin şartları" tamlaması burda da devreye girer. eğer öyle bir ceza o devirde herhangi bir suç için uygulanmışsa recmin en ağır ceza olarak en ağır suçlardan birine uygulanmasında tarih itibari ile bir dengesizlik yoktur. evet sert bir cezadır. fakat zamanında sadece kız oldukları için çocuklarını diri diri toprağa gömebilen bir kavim için "uç" olduğu söylenemez. bir de gunumuzun ceza sistemini biraz sorgulamak ne derece caydırıcı oldugu hakkında konusmak lazım aslında? ama o başka bir başlığın konusu. fakat burda "zinaya recm mi? yuh...gaddarlar" diyen arkadaşların suça inanmadıkları için cezayı beğenmeme yada ağır bulma çelişkisine düşmemesi gerekir.
meseleyi saptirmadan ozetlemem gerekirse recm cezasının Peygamberimizin zamanında onun müsadesi ile uygulandığına ben ikna oldum. ve evet tahmin ettiğiniz gibi her hangi bir "şok" falanda yaşamadım. ama bu cezanın günümüzde uygulanması yada uygulanmaması gerekliliği konusunda yorumu ben yapamam. bu din alimlerinin isidir. araştırma hakkım bakidir ki öyle yapacağım. fakat her ne olursa olsun islama hukukuna ait cezanın uygulunabilmesi için, bahse konu devletin bir islam devleti olması ve cezaya tabi şahısların müslüman olması kesinkes şarttır. Türkiye islam hukukuna tabi bir ülke olmadığı için, islam hukukuna ait cezaların Türkiyede yada herhangi bir gayri islami devlette uygulanmaması, islamın gerçekleri ile çelişmemektedir. bu gerçekleri öğrenebilmeme vesile oldugunuz için ayrıca teşekkür ederim.
son olarak, aşağıda tefsir anabilim dalı profösörü lutfullah cebeci''nin yazmış oldugu ve aşağıda tamamını bulabileceğiniz linki verdiğim yazıdan, konumuzla alakalı kısmı yazıma ekliyorum. anlatmaya calıştıklarımın bir nevi özetidir. bir de islamın devrin hukuk anlayışına ne gibi yenilikler getirdiğini görmek için (http://www.hayrettinkaraman.net/kitap/tarih/0042.htm) linkini tıklayabilirsiniz.
saygılarımla.
http://www.lutfullahcebeci.8k.com/Kur.Ahk.yeter.htm
................
"Tebliğin basından beri, Kur''an-ı Kerim''in ayetleri ışığı altında, son vahyin, kıyamete kadar geçerli ve yeterli olacağını ortaya koymaya çalıştım. Son vahiyden kastım, Kur''an''da ve sahih sünnette ifadesini bulan, ilahî fermanlar zinciridir. Çünkü îmam-ı Şafiî''nin de dediği gibi, "Ümmetin bütün söyledikleri, sünnetin şerhidir. Sünnetin hepsi, Kur''an''ın şerhidir. Kur''an''ın hepsi, Allah Teala''nın güzel isimlerinin ve yüce sıfatlarının şerhidir."36 Binaenaleyh bu geçerlilik Hz.Peygamber[a.s.]in sünneti ve islam alimlerinin ictihadları, yani günün meselelerine, bu iki kaynak Işığında vereceği hükümlerle birlikte söz konusu olan bir geçerliliktir. Kur''an ayetleri çerçevesinde ulaştığımız netice budur ve bu bir inanç meselesidir. Yani biz, bunun böyle olduğuna inanıyoruz. Bazı müslüman akademisyenler, bir takım düşüncelere ve kanaatlara sahib olabilirler ve kanaatlarını, kendilerince mantıkî yollarla izah edebilirler. Biz de bu kanaat ve düşüncemizi, kendimize göre mantıkî şekilde izah edebiliriz. Mesela, özellikle batılılarca sık sık tenkid edilen ve çağ dışı bulunan Kur''an hükümlerinden ."hırsızın elini kesme" [Maide, 38] cezası hakkında, kimi, ''Buradaki kesme, eli, kesici bir şey ile, hafifçe çizip kanatmadır, yoksa tamamen kopartma değildir," diyerek, bu tenkidleri savuşturmaya çalışırken, kimileri de, "Kur''an''ın indiği dönem toplumu, ticaret ve tarım toplumu olduğu için, hırsızlık yapanın elinin kesilmesi, o toplum için, en ağır bir hükümdü. Dolayısıyla, o gün için son derece caydırıcı idi. Ama bugün, mesela hizmet sektöründe çalışan insanlar için, hapsedilip, kitab okumaktan mahrum bırakılmak, daha ağır ve daha caydırıcı bir cezadır."37 diyerek, bu gibi hükümlerin günümüze uyarlanması gerektiğini söylüyorlar. Biz de aksini savunarak rahatlıkla ve gayet mantıkî olarak şöyle diyebiliriz: "Bu ve benzeri Kur''an hükümleri hala, en uygun ve en caydırıcı cezalardır. On dört asırdan beri kısmen veya tamamen uygulandığı yerlerde ve dönemlerde, adaleti sağlamada ve insanları suçlardan uzaklaştırmada, en güzel örnekleri ortaya koymuşlardır. Bugün medeniyet, teknik ve hukuk devleti olma açılarından, örnek olarak görülen, batı, ortaya koyduğu ceza sistemi ile, suçları sadece artırmıştır. Buna karşılık, mesela, Kur''an Hukuku''nun büyük bir yüzde ile uygulandığı Osmanlı Devleti''nde, bilhassa kuvvetli olduğu dönemlerde, bütün devletleri kıskandıracak bir şekilde, suç oranlarının son derece düşük oluşu; hırsızın elini kesme, zina eden evli çiftleri recm etme, yani taşlayarak öldürme, haksız ve sebebsiz yere birisini öldürene kısas uygulama gibi, çok ağır görünen cezaların, nadir olarak uygulanma mecburiyetinde kalınması, size de enteresan gelmiyor mu? Bugün, vahy edilişinden on dört asır geçtikten sonra, hala bu gibi hükümleri, izah edebiliyorsak, hikmetlerinden bahsedebiliyorsak ve bu izahlar ve hikmetler aklı basında birçok kişi tarafından da paylaşılıyorsa; ama öte taraftan, insanların meclislerinde yaptıkları kanunlar, kısa zaman zarfından izah edilemez- hikmeti görülemez duruma düşüyorsa, bu da enteresan değil midir?" Biz bütün bunları, o hukukun, Kainatı ve içinde de insanı yaratan ve her şeyi ile bilenin, ilmi ezeli ve ebedi kuşatanın hukuku oluşuna bağlıyoruz. Aslında bütün müslümanlar, O''nun ilminin ve hikmetinin her şeyi kuşattığına inanıyorlar. Zaten aksi, inkar olur. Ne var ki O''nun ayetlerini anlamaya çalışırken, bizce, usul hatası yapıyorlar ve bazan ayetlerde olmayan şeyleri, ayetlere söyletiyorlar. Yine bizce, aklı gereğinden fazla işe katarak, İslamiyet''e karşı gösterilmesi gereken teslimiyeti göstermiyorlar ve bazan onun bir din olduğunu unutuyorlar. Bununla birlikte, herkesin kanaatına saygı gösteriyoruz. Bunlar da bizim kanaatlarımız. "
quixsoul
03-12-2004, 21:00
hiç bir çözüm %100 sonuç vermez.Çöpe bebeğini atan,bebeğini döven anne ruhsal problemi olan insandır.İç güdüsel olarak ne yaptığı belirsiz ne olduğunu bilmeyen anormal insanlardır.
Yaratıcı insan iradesine önem veren bir varlıkdır bence.Bu yaptığı çözümdede bunu göze alarak yaratmış ve mükemmel çözüm bulmuştur.
Yoksa bebeğinin elinde zoal alıp öldürende bir insandır.Buna çözüm bulunamaz.
Ya iradeyi alıp insanları robot gibi sistematik yaratıcaksın
yada çözüm verdiklerindeki kusurlu sonuçları göz önüne alacaksın.
Sonuçtan çok burada çözüm yöntemlerini ele aldım.Ben kurandaki zina olaylarındada tam çözüm veremediği için Allahı eleştirmedim.
Açıkça söylüyorum ; yaptığı çözüm yöntemi çok basit,ilkel ve yaratıcılık açısından kendine yakışmayan bir şey.
Allah iradeye bakarak imtihan yapıyorsa, zina yapanlarada müdahalede bulunmamalıydı.
Eğer zinayı engellemek isteseydi bunu yaptırma gücünü vermezdi.
Hamilelikteki çözümü ve kurandaki çözümü karşılaştır.Bunu yaparken verimliliği değil yöntemleri düşün.Hangisi daha yaratıcı ?