PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Şakk-ı Kamer ve genel görelilik


schonozatzsche
15-08-2008, 15:43
Muhammed parmağını uzatıyor göğe ve ay ikiye ayrılıyor. Dünyadan görüntüsüyle bayaı bir aşağıya iniyor ayın yarısı.
Bu Muhammedin bir mucizesi
Yanlış yoldamıyız acaba?
İslama göre öyleyiz ama bilime göre değil

Genel görelilikte kütle uzay zamanı büker bu da kütleçekimini doğurur
Aynı zamanda Kütleçekimin gravition parçacıkları isimli taşıyıcıları vardır

Bilimin söyledikleri bunlar

Şimdi karşılaştıralım; Ayın hareketi eğer muhammedin iddaa ettiği gibiyse uzay-zamanda yeniden bükülmeye yol açacaktır Aynı zamanda grevitionlar dünyada bu sefer farklı açıdan geleceklerdir. Bu da dünyada gelgiti eksik etmezdi. Dünya felakete sürüklenirdi. Yani muhammedin dedikleri doğruysa dünya felakete uğramış olmadı Ama olmadı.

İkincisi 'Kıyamet saati yaklaştı,Ay yarıldı' ayeti ile ilgili
Evrenin sonu olarak tarif edilen kıyamet bilimsel olarak düşünülürse bir tekilliğe doğru olacaktır Yani her madde bir noktaya sıkışacaktır Yani ay kıyamet saati yaklaştığında yarılmaz aksine tekilliğe doğru yol alır Yakınındaki kütlelerle birleşir

Bu teze karşı çıkanlar arabi lisanda yarılmak kelimesinin aydan parça almak anlamına da geleceğini söyleyebilirler. Kuranda keşke açık dille anlatılsaymış:D

İkincisi de bu ayetleri ebced hesabıyla yorumlamak, Ebced Kabala öğretisinin ürünüdür Müslüman olan yahudi alimler bu hesabı islama getirmişlerdir

Ben burada genel görelilikle muhammedin mucizelerini karşılaştırdım Birşeyler daha ekledim
Yanlışım varsa düzeltin, Lütfen tartışalım...

Deist Bedo
25-07-2009, 23:33
Dünyadan çıplak gözle bakınca sadece ay ve güneş tek görünür. Muhammed neden güneş sistemindeki diğer gezegenleri kurana eklememiş, eğer allahın kitabıysa allahın en azından güneş ve aydan başka gözle görülmeyen kütleleride söylemesi lazımdı. Oysaki kurana göre güneş dünyanın etrafında dönmekte. bakınız Bakara-258

Ayın ikiye yarılıp nereye düştüğü konusunda bile islamiyet görüş ayrılığındadır. Zaten ayın ikiye yarılmış olması yalandır. Nasa sistesinde bu konuyla ilgili hiçbirşey geçmiyor, eğer öyle olsaydı nasa çalışanları günde 5 vakit namaz kılıyor olurlardı.

nekadarcahilim
27-07-2009, 01:16
Güzel bir noktaya değişnmişsin uzun zaman oldu tekrar aranızdayım :D

ozcanatasoy
15-08-2009, 17:34
gerçekten de keşke marsla, merkürle ilgilii ayetler de olsaydı. hatta allah herşeyi bilen olduğuna göre kitabında şuan bile bilmediğimiz gezegenlerden bahsetseydi.

İvan Karamazov
15-08-2009, 23:17
Bugüne kadar doğuya, batıya, ve kuzeye seferler düzenlemiş ve yeryüzünün büyük bir bölümünü ele geçirmiş cihangir bir kral olarak düşünülen Zülkarneyn, uzaan seyahat etmiş olabilir mi? Klasikkaynaklarda, Makedonyalı İskender, İran kralı Kuruş, Yemen hükümdarlarından Afrikis el-Himyeri olabileceği üzerinde durulan Zülkarneyn'in, Hz. İdris olma ihtimalinden söz edilebilir mi?

Zülkarneyn ayetlerinde, dünyamızın son bulacağı karadeliğin koordinatı mı verilmiştir? Zülkarneyn ayetlerinde, akıllı canlıların yaşadığı bir çift yıldız sisteminin koordinatını mı bildirilmektedir?

Kur'an, kıyamete yakın dünyaya saldırarak bütün insanları yok etmeye çalışacak Ye'cüc-Me'cüc isimli yaratıkların uzaydaki yerini mi tarif ediyor? Zülkarneyn'in Ye'cüc-Me'cüc isimli yaratıkların önüne çektiği set nasıl bir settir? Yeryüzünde böyle bir set var mıdır?
bu alıntı iskender türe denilen adamın, "zülkarneyn" isimli kitabının, arka kapak yazısı... iskender, zülkarneyn'i, arka kapakta da yazdığı üzere doğu, batı ve kuzeye seferler düzenlemiş bir peygamber olarak görmüyor; uzayda, görelilik kuramlarını yerle bir edecek şekilde uzay-zaman üzerinde(!)seyahatler yapan bir peygamber olarak görüyor. iddiasının iki özü de aşağı yukarı şu şekilde:

1- kuran'da, zülkarneyn'in seferlerinin yönünün; doğu, batı, kuzey diye geçmeyip; güneşin doğduğu yer, güneşin battığı yer vb. şeklinde geçtiğini iddia ediyor.

2- "Ey Zülkarneyn! Ye'cuc ve Me'cuc bu yerde fesat çıkarıyorlar. Onun için, bizimle onlar arasında bir sed yapman şartıyla sana bir vergi versek olur mu?" (kehf-94)

yanlış hatırlıyor olabilirim, ancak, öyle sanıyorum ki yukarıda verdiğim ayette (buna benzer başka bir ayet de olabilir) geçen set kelimesinin, arapça karşılığının; buluttan yapılmış gibi, sisten yapılmış gibi bir engel manası taşıdığını iddia ediyor.

türe, bu iki duruma, aşağı yukarı şu açıklamaları getiriyor:

1- nasıl ki güneş sistemindeki gezegenler, güneş merkezli yörüngelere sahipse; güneş sistemimiz de galaksimizin merkezi etrafında bir yörüngeye sahiptir. güneşin doğduğu yer aslında doğu değil, güneşin oluşmaya ilk başladığı noktanın uzaydaki konumu. bu noktaya, astronomi çevresince "solar antapex" deniliyormuş... türe'ye göre bu, solar antapex denilen, noktada; astronomlarca da doğrulandığına göre(!) ikili bir yıldız sistemi ve bu ikili sistem etrafında dönen bir gezegen varmış... işte bu gezegen, zülkarneyn'in güneşin doğduğu yere doğru yaptığı seyahatinin varış noktası. gezegenin ikili bir yıldız sisteminde yörüngeye sahip olması oldukça önemli:

"sonra yine (doğuya doğru) bir yol tuttu." (kehf-89)
"güneşin doğduğu yere ulaşınca onu, kendileriyle güneş arasına örtü koymadığımız bir halk üzerine doğar buldu." (kehf-90)

kehf-90'daki; kendileriyle güneş arasına örtü koyulmamış olması kısmı, bu gezegende, ikili yıldız sisteminden dolayı hiçbir şekilde gece olamayacağıyla aynı anlama geliyormuş...

gelelim güneşin battığı yere... benzer mantıkla güneşin battığı yer de güneş sistemimizin ilerlediği yörünge üzerinde güneşin ömrünün artık son bulacağı noktaya, astronomlarca "solar apex" deniliyormuş. solar apex denilen noktada ise bir kara delik varmış(!)... sıkı durun ayet geliyor:

"güneşin battığı yere varınca, onu, siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. orada (kâfir) bir kavim gördü. "ey zülkarneyn! ya (onları) cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın" dedik."(kehf-86)

(ayette geçen, siyah balçıklı su gözesi, bilin bakalım ne?)

2- türe'ye göre kehf-94'te bahsedilen setin, dünyada ne bir eşi ne de bir benzeri var... çünkü insanlar dünya üzerinde görülmedik, incelenmedik tek bir nokta bile bırakmadılar; keşifler, uydu çekimleri vb... o halde bu set dünyada değil... türe, bu setin, sis gibi, bulut gibi bir engel manasına gelmesinden dolayı; o halde bu set olsa olsa bir bulutsudur diyor ve bu bulutsudaki zehirli gazların ve yüksek sıcaklığın da oldukça tatmin edici bir engel olduğunu söylüyor ki.........

ben; türe'nin, kitabını açıklamak için konuk olduğu programı, ancak bu kısma kadar dinleyebilme sabrını gösterebildim :lol: ne diyelim, müslümanların oldukça geniş hayal güçleri var. keşke bu hayal güçlerini dünyaya faydalı olacak işlerde kullansalar, öyle ki; nerede islamiyetle(!) yönetilen bir ülke; orada cehaletin batağına saplanmış insanlar...

thetruts
24-01-2010, 18:43
1967 yilinda firlatilan Orbiter-4 uydusundan alinan 67-1805 seri numarali fotograflarda, Ay'in dünyadan görünmeyen ara yüzeyinin, uzunlugu 240, kalinligi ise 8 km olan bir yarik tarafindan kusatildigi belirtilmisti. Bu yarigin bariz bir sekilde yükselmis yan kenarlari, Ay'in ayrildiktan sonra tekrar birlesmesi sirasinda olustuğuna bir delildi.Çünkü meteor çarpasıyla böylesine düzgün bir yarığın olması mümkün değildir.Ancak malumdurki basında böyle şeyler sansürlüdür hemen üzeri örtülür.Ama nereye kadar gözlerini kapayabilirler karanlık ancak inkarcıların karanlığıdr eller göze kapanınca görmeyen sadece kendileri oluyor Allahın kudretini görmek isteyenlere milyonlarca delil var.


Ayni yazida ilk defa ortaya atilan bir delil de, Modern Astronomi ile ugrasan bütün ilim adamlarinca fevkalâde önemli bir kaynak olarak kabul edilen ve ilmi yönü tartisilmayan bircok kitapta yer alan 311 yillik Ay haritasiydi. Italyan gök bilimcisi Cassini tarafindan çizilen bu ay haritasinda, dünyamizdan görülen ay yüzeyinin tamamini kusatan tesadüflerle meydana gelemeyecek kadar muntazaman olan bir çizginin varligi, son derece net bir sekilde müsahede edilmekteydi. bu çizginin ay'in ikiye ayrilip tekrar birlesmesiyle meydana gelebilecegini belirttigi yorumunda, zamanla yapisinda degisikliklerin olabilecegini ortaya koydu. Çünkü ay, her an yogun bir meteor bombardimanina tutuluyor ve 1 gramlik göktaslari bile, en sert kayalarda 30 cm derinliginde, 60 cm çapinda bir çukur açiyordu. Bilindigi gibi bu meteorlardan bazilari koruyucu atmosfer tabakasina ragmen dünyamiza düsmüs, Arizona çölüne düsen bir tanesi çevresi 5 km'ye ulasan 174 m derinliginde bir çukur açmisti.

ÖN YARGILARINIZ SİZİ YANILTMASIN ARKADASLAR SİZ MEDENİ İNSANLARSINIZ ONCE Bİ OKUYUN BEN ALLAHA DA PEYGAMBERLEREDE İNANIYORUM ZATEN BASKA TURLUDE HUZUR BULAMIYORUM ANLAYANA... VE BENİM AMACIM KESİNLİKLE BİR TARTISMA YAPMAK FALAN DEGİLDİR.......İNSAN HAKLI OLDUGUNDA FİKRİNİ KENDİ GİBİ DUSUNEN VE KENDİ GİBİ DUSUNMEYEN İNSANLARLA PAYLASIRSA ANCAK O ZAMAN MANTIKTAN BAHSEDEBİLİR...

thetruts
24-01-2010, 18:48
Tel tel ve iplik iplik dikseler de ağzımı;
Tek ses duysalar; Allah... Yoklayanlar nabzımı...

Titan
24-01-2010, 19:15
Hoşgeldin thetruts, ayın uzaylılar tarafından dünyayı gözlemlemek için yapılmış bir yapay uydu olduğu da dillerde, ayrıca farklı bir teori de aşağıda ki linkte.

http://nn-no.facebook.com/topic.php?uid=6827844655&topic=3817

maliyildiz
25-01-2010, 01:01
1967 yilinda firlatilan Orbiter-4 uydusundan alinan 67-1805 seri numarali fotograflarda, Ay'in dünyadan görünmeyen ara yüzeyinin, uzunlugu 240, kalinligi ise 8 km olan bir yarik tarafindan kusatildigi belirtilmisti. Bu yarigin bariz bir sekilde yükselmis yan kenarlari, Ay'in ayrildiktan sonra tekrar birlesmesi sirasinda olustuğuna bir delildi.Çünkü meteor çarpasıyla böylesine düzgün bir yarığın olması mümkün değildir.Ancak malumdurki basında böyle şeyler sansürlüdür hemen üzeri örtülür.Ama nereye kadar gözlerini kapayabilirler karanlık ancak inkarcıların karanlığıdr eller göze kapanınca görmeyen sadece kendileri oluyor Allahın kudretini görmek isteyenlere milyonlarca delil var.

Neden sansürlüyorlarmış bu olayı. Yani bu açığa çıkarsa Kuran doğru herkes müslüman olacak falan diye mi korkuyorlar. Zaten onlar bu yarığın farkındaysalar onlar niye saklasınki bunu. Basın bunu niye saklasın? Açıklar mısın?

faran
28-01-2010, 15:01
Muhammed parmağını uzatıyor göğe ve ay ikiye ayrılıyor. Dünyadan görüntüsüyle bayaı bir aşağıya iniyor ayın yarısı.
Bu Muhammedin bir mucizesi
Yanlış yoldamıyız acaba?
İslama göre öyleyiz ama bilime göre değil

Genel görelilikte kütle uzay zamanı büker bu da kütleçekimini doğurur
Aynı zamanda Kütleçekimin gravition parçacıkları isimli taşıyıcıları vardır

Bilimin söyledikleri bunlar

Şimdi karşılaştıralım; Ayın hareketi eğer muhammedin iddaa ettiği gibiyse uzay-zamanda yeniden bükülmeye yol açacaktır Aynı zamanda grevitionlar dünyada bu sefer farklı açıdan geleceklerdir. Bu da dünyada gelgiti eksik etmezdi. Dünya felakete sürüklenirdi. Yani muhammedin dedikleri doğruysa dünya felakete uğramış olmadı Ama olmadı.

İkincisi 'Kıyamet saati yaklaştı,Ay yarıldı' ayeti ile ilgili
Evrenin sonu olarak tarif edilen kıyamet bilimsel olarak düşünülürse bir tekilliğe doğru olacaktır Yani her madde bir noktaya sıkışacaktır Yani ay kıyamet saati yaklaştığında yarılmaz aksine tekilliğe doğru yol alır Yakınındaki kütlelerle birleşir

Bu teze karşı çıkanlar arabi lisanda yarılmak kelimesinin aydan parça almak anlamına da geleceğini söyleyebilirler. Kuranda keşke açık dille anlatılsaymış:D

İkincisi de bu ayetleri ebced hesabıyla yorumlamak, Ebced Kabala öğretisinin ürünüdür Müslüman olan yahudi alimler bu hesabı islama getirmişlerdir

Ben burada genel görelilikle muhammedin mucizelerini karşılaştırdım Birşeyler daha ekledim
Yanlışım varsa düzeltin, Lütfen tartışalım...

Kuran-ı Mucizil Beyan'ın 54. Sure-i Celilesi olan Kamer Suresi;

Arapça-Türkçe Tercümesi;" Ay " denmektedir.


Surenin İlk 3 Ayet-i Celilesinde şöyle buyurlmuştur;

1 - Kıyamet saati yaklaştı, Ay yarıldı.



2 - Bir mucize görseler hemen yüz çevirirler ve "süregelen bir büyüdür" derler.



3 - Yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş yerini bulacaktır.


Birinci Ayet-i Celilenin Arapça-Türkçe Tercümesine bakar isek Şöyledir;

اقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانشَقَّ الْقَمَرُ

1. İkterebeti; Yakınlaştı

2. Es Saatu; Saat ( kıyamet Vakti )

3. Ve İnşakka; Ve Yarıldı

4. El Kameru; Ay 1.

1.Tabinin Bu Konu Hakkında Görüşleri;BU Ayet-i Celileler şu hadise üzerine inmiştir;

bir gün, ileri gelenlerinden Ebû Cehil, Velid b. Muğire gibilerin de içinde bulunduğu bir grup müşrik, Peygamber Efendimize gelerek, "Eğer sen, gerçekten söylediğin gibi Allah tarafından vazifelendirilmiş bir peygamber isen, bize Ay'ı ikiye ayır; öyle ki, yarısı Ebû Kubeys Dağı, diğer yarısı Kuaykıan Dağı üzerinde görülsün!" dediler.


Resûli Ekrem Efendimiz, "Şayet bunu yaparsam îman eder misiniz?" diye sordu.


Onlar, "Evet, îman ederiz." dediler.



Dâvasında haklı ve doğıru olduğunu göstermek için mucizeyi istemek, peygamberin vazifesidir; istenilen mucizeyi yaratan ise Cenâbı Hakk'tır.
Ay'ın bedir hâliydi; yâni en güzel göründüğü 14. gecesiydi.


Kâinatın Efendisi, Allah'ın emir ve iradesi dairesinde hareket eden Ay'a şehâdet parmağıyla işaret etti.


Bu işareti Nebevî kâfi geldi ve Ay ikiye ayrıldı; öyle ki, yarısı müşriklerin istedikleri gibi Ebû Kubeys Dağı üzerinde, diğer yarısı ise Kuaykıan Dağı üstünde iki parça hâlinde göründü!


Resûli Kibriya Efendimiz, orada bulunan halka, "Şâhid olunuz! Şâhid olunuz!" 2.



Bu apaçık mucize karşısında da müşrikler, inat ve inkârlarından vazgeçmediler; üstelik, "Bu da Ebû Kebşe'nin oğlunun bir sihridir." 3.

Sırf Resûli Ekrem Efendimizin dâvasını tasdik etmemek için bu apaçık mucizeye "Sihirdir." diyen müşrikler, aralarında şöyle konuşmadan da edemediler:


"Şayet Muhammed büyü yaptıysa, bu büyüsü bütün yeryüzünü kaplayamaz ya!.. Etraftan gelecek olan yolculara soralım; bakalım onlar da gördüklerimizi görmüşler mi?" 4.


2. Hadis-i Şerif-i Ulemasının Bu konu Hakkında Rivayetleri;


Ay yarılması mucizesi başta Buhari ve Müslim olmak üzere Tirmizi, Ahmed b. Hanbel, Ebu Davud et-Tayalisi, Hakim en-Nisaburi, Beyhaki, Ebu Nuaym el İsfehani ve Kadı Iyaz gibi büyük hadis alimlerinin eserlerinde yer alır. 5.

Abdullah ibn Mes'ud (ra) şöyle demiştir: Biz Mina'da Peygamber'in beraberinde iken Ay ikiye bölündü de, Peygamber (sav): "Şahit olunuz!" buyurdu. Ve Ay'dan bir parça Hira Dağı tarafına gitti.

Ebu'd-Duha Müslim ibn Subayh da Mesruk'tan; o da Abdullah ibn Mes'ud'dan: Ay Mekke'de ikiye bölündü, diye söylenmiştir...

... Abdullah ibn Abbas (ra)'dan: Rasulullah (sav) zamanında Ay ikiye ayrıldı, diye tahdisi etmiştir (anlatmıştır).

... İbrahim en-Nahai, Ebu Ma'mer'den tahdis etti ki, Abdullah ibn Mes'ud (ra): Ay ikiye yarıldı, demiştir. 6.


Buhari ve Müslim, Enes (ra)'dan şunu nakletmişlerdir:

"Dedi ki: "Mekkeliler Allah Resulü'nden bir mucize göstermesini istediler. Bunun üzerine Ay'ın iki kez ikiye bölündüğünü gösterdi." 7.

Resulullah (sav) zamanında Mekke'de Ay ikiye bölündü. Ve Allah Resulü şöyle buyurdu: "Bakın ve görün!" 8.

3.Bilim adamlarının kanıtı;

Şakk-ı Kamer Muci*zesi, 4 Mayıs 1967 yılında Florida'daki Cape Kennedy Uzay Üssü'nden fırlatı*lan Orbiter 4 uydusundan çekilen Ay fotoğraflarıyla ister istemez gündeme gelmiştir. Orbiter 4'ün bu çalışmasında, Ay'ın dünyamızdan görülmeyen arka yüzü resimlenmiş ve 3000 km. mesafe*den çekilen yakın plân fotoğraflarıyla. Ay yüzeyinin %95'lik bölümü incelene*bilmiştir. 67-1805 numara ile arşivlenen bu fotoğraflarda, daha önce küçük bölümler halinde çekilen Ay fotoğrafla*rında farkedilemeyen bazı hususlar gö*ze çarpmaktadır. Ay'ın arka yüzeyi, uzunluğu 240 genişliği de yer yer 8 ki*lometreyi bulan bir yarık tarafından boylu boyunca kuşatılmaktadır.

Bu çatlağın merkezi, 65 derece güney ve 105 derece doğu olarak belirlenmiştir. Tabii sebeplerle meydana gelen çatlak*lar, dalgalı ve düzensiz bir çizgi oluştur*dukları halde, bu çatlak mükemmel bîr düz çizgi şeklindedir. 9.

Nasadan uydu fotoğrafı 10.

KAYNAK;

1. Kuran-ı Mucizil Beyan; Kamer Suresi; 1-2-3. Ayet-i celilesi

2. Ahmed Ibni Hanbel, Müsned, c. 1, s. 447.

3. Ibni Kesir, Tefsir, c. 4, s. 262.

4. Kaadı lyaz, Şifa, c. 1, s. 238; Ibni Kesir, Tefsir,c. 4, s. 262.

5.İlyas Çelebi, İtikadi Açıdan Uzak ve Yakın Gelecekle İlgili Haberler, Kitabevi, İstanbul, Mayıs 1996, s:161

6. Sahih-i Buhari, Mütercim: Mehmed Sofuoğlu, Ötüken Yayınları, İstanbul 1987, Cilt 8, s. 3619-3620

7.İmam Suyuti, Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav) el-Hasaisü'l-Kübra, Çeviri: Naim Erdoğan İz Yayıncılık, İstanbul, 2003, s. 313

8.İmam Suyuti, Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav) el-Hasaisü'l-Kübra, Çeviri: Naim Erdoğan İz Yayıncılık, İstanbul, 2003, s. 313

9.The Müslim Digest, Vol.34, Nos: 3-4, p.35.

10.http://galeri.islamiyet.gen.tr/data/503/sakk_kamer.gif

İvan Karamazov
28-01-2010, 15:50
Şakk-ı Kamer Muci*zesi, 4 Mayıs 1967 yılında Florida'daki Cape Kennedy Uzay Üssü'nden fırlatı*lan Orbiter 4 uydusundan çekilen Ay fotoğraflarıyla ister istemez gündeme gelmiştir. Orbiter 4'ün bu çalışmasında, Ay'ın dünyamızdan görülmeyen arka yüzü resimlenmiş ve 3000 km. mesafe*den çekilen yakın plân fotoğraflarıyla. Ay yüzeyinin %95'lik bölümü incelene*bilmiştir. 67-1805 numara ile arşivlenen bu fotoğraflarda, daha önce küçük bölümler halinde çekilen Ay fotoğrafla*rında farkedilemeyen bazı hususlar gö*ze çarpmaktadır. Ay'ın arka yüzeyi, uzunluğu 240 genişliği de yer yer 8 ki*lometreyi bulan bir yarık tarafından boylu boyunca kuşatılmaktadır.

Bu çatlağın merkezi, 65 derece güney ve 105 derece doğu olarak belirlenmiştir. Tabii sebeplerle meydana gelen çatlak*lar, dalgalı ve düzensiz bir çizgi oluştur*dukları halde, bu çatlak mükemmel bîr düz çizgi şeklindedir. 9.

Nasadan uydu fotoğrafı 10.


9.The Müslim Digest, Vol.34, Nos: 3-4, p.35.

10.http://galeri.islamiyet.gen.tr/data/503/sakk_kamer.gif


ben bu kadar şaklabanlık görmedim! orbiter 4'ün çektiğini iddia ettiğiniz şey 1679 yılında giandomenico cassini tarafından elle çizilmiş bir resim! kendilerini saçma sapan mucize iddialarıyla böyle küçük düşürmekten ne zaman vazgeçecek bu müslümanlar!

http://brunelleschi.imss.fi.it/galileopalazzostrozzi/object/GiandomenicoCassiniLargeMapOfTheMoon.html

http://brunelleschi.imss.fi.it/galileopalazzostrozzi/object/GiandomenicoCassiniLargeMapOfTheMoonZoom.html

faran
28-01-2010, 16:18
sayın ivan!!!

Giovanni Domenico Cassini (8 Haziran 1625 - 14 Eylül 1712) de bir yaşayan fransız, italyan; matematik, astrolog, astronom, mühendis idi.

eğer verdiğiniz linke bakarsanız

http://brunelleschi.imss.fi.it/galil...OfTheMoon.html (http://brunelleschi.imss.fi.it/galil...OfTheMoon.html)

ingilizce şöyle yazdığını göreceksiniz

This extraordinary document is based on an extensive set of drawings of the Moon's morphology. The map, which Cassini produced using telescopes built by Giuseppe Campani, marks a crucial stage in the process of definition of the Moon's true face.


Yani Türkçe tercümesi şöyledir;

Bu olağanüstü belge Ay'ın morfolojisi çizimleri geniş bir set dayanır. Cassini teleskoplar Giuseppe Campani tarafından inşa kullanarak hangi üretilen harita, Ay'ın gerçek yüzünü tanımı sürecinde önemli bir aşama işaretleri.

İvan Karamazov
28-01-2010, 16:25
hala devam ediyorsunuz ama.. çizim cassini'ye aittir. üstelik de 1679 yılında çizilmiştir! o linki dikkatli okuyunca çizimin nereden alındığını da göreceksiniz! eğer hala kabul etmiyorsanız elimden ne gelir ki!

http://www.bl.uk/learning/artimages/maphist/minds/moonextract/moon.html

faran
28-01-2010, 16:53
hala şaklabanlığa devam ediyorsunuz ama.. çizim cassini'ye aittir. üstelik de 1679 yılında çizilmiştir! o linki dikkatli okuyunca çizimin nereden alındığını da göreceksiniz! eğer hala sahtekarlıklarınızı kabul etmiyorsanız elimden ne gelir ki!

http://www.bl.uk/learning/artimages/maphist/minds/moonextract/moon.html


sayın ivan!!! verdiğiniz link ya da konu ne sümerlilere dayanır ne de mitoloji felsefelerine

verdiğiniz Linkte ingizlice şöyle yazmaktadır;



How do mapmakers hide their secret thoughts in their maps?
This is the first scientific map of the moon, and was produced in Paris by the famous astronomer Giovanni Domenico Cassini. Working in the 1670s, Cassini used a telescope to make careful observations of the moon’s pock-marked surface. Thanks to the map, 17th century European scientists had a greater understanding of the moon than they did of much of the earth’s surface.
If you look very carefully at the map, you will find a ‘Moon Maiden’ hiding behind one of the craters. It seems that either Cassini, or the map’s famous engraver Claude Mellan, included the detail, believing that this tiny part of the moon’s surface looked like a beautiful woman.

verdiğiniz Linkin İngilizce-Türkçe Tercümesi şöyledir;


Nasıl mapmakers kendi haritalarında kendi gizli düşüncelerini gizlerim? Bu ayın ilk bilimsel haritasını, ve Paris'te ünlü gökbilimci Giovanni Domenico Cassini tarafından üretildi. Çalışma 1670'ler de, Cassini Ay çiçek bozuğu dikkatli gözlemler işaretli yüzey yapmak için bir teleskop kullanılacak. Dan onlar yaptığın harita sayesinde, 17. yüzyıl Avrupa bilim adamları ayın daha büyük bir anlayış vardı çok toprak yüzeyinin. Eğer çok dikkatli harita bakarsanız, bir krater arkasında bir 'Ay Maiden saklanıyor bulacaksınız. O ya Cassini veya harita ünlü gravür Claude mellan, detay, bu ay yüzeyinin bu küçük parçası güzel bir kadın gibi görünüyordu mümin dahil görünüyor.

Dikkat ederseniz kuran-ı Mucizil Beyan;

bundan 14 asır yani 1400 sene önce indirilmişti.

Giovanni Domenico Cassini hayatı

8 Haziran 1625 - 14 Eylül 1712) arasıdır. 1.

Kuran-ı Mucizil Beyan ise İlk İnen Ayet-i Celilesi Kuran-ı Mucizil Beyanın 96. Sure-i Celilesi olan " ALAK SURESİ " dir. ilk ayet-i Celile 610 yılında inmiştir. 2.

Bu nedenle Kuran-ı Mucizil beyan'ın ilk iniş yılı ile cassinin doğum tarihi hakkında bir karşılaştırma yaparsak karşımıza şöyle bir sonuç meydana gelmektedir;

1625-610= 1015 yıl fark vardır

KAYNAK;

1. http://translate.google.com.tr/translate?hl=tr&sl=en&u=http://en.wikipedia.org/wiki/Giovanni_Domenico_Cassini&ei=Tp9hS7ONGoWz4QaootTzCw&sa=X&oi=translate&ct=result&resnum=1&ved=0CBEQ7gEwAA&prev=/search%3Fq%3DGiovanni%2BDomenico%2BCassini%26hl%3D tr

2. Hamîdullah, İslâm Peygamberi, I, 80

İvan Karamazov
28-01-2010, 16:57
faran konuyu saptırma!

sen değil miydin bu resmin orbiter 4 tarafından ayın görünmeyen kısmından çekildiğini söyleyen! ne orbiter 4'ü! adam 1679da çizmiş!

sidarta_kalyani
17-02-2010, 22:10
1967 yilinda firlatilan Orbiter-4 uydusundan alinan 67-1805 seri numarali fotograflarda, Ay'in dünyadan görünmeyen ara yüzeyinin, uzunlugu 240, kalinligi ise 8 km olan bir yarik tarafindan kusatildigi belirtilmisti. Bu yarigin bariz bir sekilde yükselmis yan kenarlari, Ay'in ayrildiktan sonra tekrar birlesmesi sirasinda olustuğuna bir delildi.Çünkü meteor çarpasıyla böylesine düzgün bir yarığın olması mümkün değildir.Ancak malumdurki basında böyle şeyler sansürlüdür hemen üzeri örtülür.Ama nereye kadar gözlerini kapayabilirler karanlık ancak inkarcıların karanlığıdr eller göze kapanınca görmeyen sadece kendileri oluyor Allahın kudretini görmek isteyenlere milyonlarca delil var.


Ayni yazida ilk defa ortaya atilan bir delil de, Modern Astronomi ile ugrasan bütün ilim adamlarinca fevkalâde önemli bir kaynak olarak kabul edilen ve ilmi yönü tartisilmayan bircok kitapta yer alan 311 yillik Ay haritasiydi. Italyan gök bilimcisi Cassini tarafindan çizilen bu ay haritasinda, dünyamizdan görülen ay yüzeyinin tamamini kusatan tesadüflerle meydana gelemeyecek kadar muntazaman olan bir çizginin varligi, son derece net bir sekilde müsahede edilmekteydi. bu çizginin ay'in ikiye ayrilip tekrar birlesmesiyle meydana gelebilecegini belirttigi yorumunda, zamanla yapisinda degisikliklerin olabilecegini ortaya koydu. Çünkü ay, her an yogun bir meteor bombardimanina tutuluyor ve 1 gramlik göktaslari bile, en sert kayalarda 30 cm derinliginde, 60 cm çapinda bir çukur açiyordu. Bilindigi gibi bu meteorlardan bazilari koruyucu atmosfer tabakasina ragmen dünyamiza düsmüs, Arizona çölüne düsen bir tanesi çevresi 5 km'ye ulasan 174 m derinliginde bir çukur açmisti.

ÖN YARGILARINIZ SİZİ YANILTMASIN ARKADASLAR SİZ MEDENİ İNSANLARSINIZ ONCE Bİ OKUYUN BEN ALLAHA DA PEYGAMBERLEREDE İNANIYORUM ZATEN BASKA TURLUDE HUZUR BULAMIYORUM ANLAYANA... VE BENİM AMACIM KESİNLİKLE BİR TARTISMA YAPMAK FALAN DEGİLDİR.......İNSAN HAKLI OLDUGUNDA FİKRİNİ KENDİ GİBİ DUSUNEN VE KENDİ GİBİ DUSUNMEYEN İNSANLARLA PAYLASIRSA ANCAK O ZAMAN MANTIKTAN BAHSEDEBİLİR...

Kardeş bir kaç yıl önceye kadar islama adım gibi emindim güveniyordum..bu konuda arkadaşlarla tartışır ne olursa olsun islamı destekler savunurdum... kuranda çelişki var dediler bana hud suresi ye bak dediler ve baktım şok oldum muhammedin burda bariz gaf yaptığını bu ayeti kendi ağzında yazığını gördüm ama inanmak istemedim kapattım neti...ama kafamı kurcaladı bu ver bu konuları daha derinden araştırdım..ve okudukça islamın sadece muhammedin politik kitabı olacağı kanısına vardım ki..adım mert ve adım gibi eminim dinlerin olmadığına...nasıl vardım bu kanıya bazı örnekler vereyim..
1_kım yemın eder sözüne pek güvenilmeyen kişiler çünkü özü sözü bir kişiye yemın et diyemezsin..ama alla2a bak
Saffat 37. Ayet 1. Yemin olsun o saf bağlayıp dizilenlere/o saflar tutturup sıraya dizilenlere-o kanatlarını açıp toplayarak uçanlara.
Necm 53 Ayet 1,Ra’d 13. Ayet 38.,Meryem 19. Ayet 68,Nahl 16. Ayet 56,Hicr 15. Ayet 72,Tin 95. Ayet 1 bunlarada bakabilirsin..

2_kuran allahın kelamı sözüyse bu ayetin son cümlesine bir bak..
4. (http://www.biriz.biz/kuran/munafikun/63munafik.htm#4)Sen onları gördüğün zaman cüsseli yapıları beğenini kazanmaktadır. Konuştukları zaman da onları dinlersin. (Oysa) Sanki onlar (sütun gibi) dayandırılmış ahşap-kütük gibidirler. (Bu dayanıksızlıklarından dolayı da) Her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar. Onlar düşmandırlar, bu yüzden onlardan kaçınıp-sakının. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar


allah sensen nie allah onları kahretsin diyor????????????bu arada beddua ediyor...


YAZMAYA KALKSAM CİLT CİLT KİTAP OLUR SANA BİDE LİNK VEREYİM

İSLAMIN NE KADAR BATIL VE NE KADAR HURAFELER VE KOMIKLIKLER ÜZERİNE KURULDUĞUNU GÖR!!!!!:)

http://www.ilhan-arsel.org/Sinav/s_index.html

gematria
18-04-2010, 13:25
Diyanet İşleri
KAMER 54/1-2. Kıyamet saati yaklaşır, ay yarılır; onlar bir delil görünce hala yüz çevirirler ve: "Süregelen bir sihir" derler.

Yaşar Nuri Öztürk
KAMER 1.Saat yaklaştı, ay ayrıldı!

bu mucize iddiasıda küçük bir aldatmaca dan ibarettir ... ama bu aldatmacayı kuran değil onu yorumlayanlar yapmaktadır ... bu ayette bahsedilen kıyamet saatinin yaklaşacağı ve o saat yaklaştığında (gelecek zamanda) ayın ikiye yarılacağıdır... geçmiş zaman da yapılmış olmuş bitmiş gibi görünen bu ayet fiili aslında bir anlatım sanatından başka bir şey değildir ... arapçada haber cümlesi bazen geçmiş zaman ekiyle kullanılır ...Arap edebiyatında eskiden beri, fillerin zaman itibariyle birinin diğerinin yerinde kullanılması geleneği vardı... Böylece haber cümlesi, asıl anlamı yanında geçmiş zamanda yaşanmış bitmiş bir olayla karıştırılabilmekte ...
Kur’an’da geleceğe ait bir olayı geçmiş zaman kipiyle anlatmak, o olayın vukuunun kesin olacağını belirtirken kullanılan bir yöntemdir ... “Vukuu kesin olan bir şey, olmuş gibi kabul edilir” manasına gelen bir ilmî kural da bu gerçeğe bakar... Kur’an’da geleceğe ait gaybî haberlerin önemli bir kısmı bu üslupla ifade edilmiştir....

örnek : tahrim suresi 10. ayet: ... "Haydi girenlerle birlikte siz de ateşe girin!" DENİLDİ.
burda kıyamet günü olacak bir olay olmuş gibi anlatılmakta ...

örnek2 : kaf suresi 20. ayet : Ve sûra ÜFLENDİ. İşte bu, geleceği vaat edilen gündür. (Kaf 20)

örnek 3: yasin 51. ayet :Sura ÜFLENDİ, "Kalk!" borusu ÇALDI!.. İşte mezarlarından kalkıp, Rab’lerinin huzurunda duruşmaya KOŞUYORLAR...
....gelecekte olacağı kesin olduğu düşünülen bir olay bu şekilde anlatılmakta ...

örnek4: “Allah’ın emri/kıyamet vakti GELDİ”(Nahl, 16/1)

anlaşılması gereken nokta şudur .. kuranda bazı geçmiş zaman ekiyle yazılmış kelimeler aslında gelecekte olacağı kesin haber bildirmektedir ...

örnek5:
1. Ebû Leheb'in iki eli/iki gücü yok oldu. Ve o da yok oldu.

2. Malı ve kazandığı şeyler ona fayda vermedi.

bu çeviri doğrudur fakat yüklendiği anlam yanlıştır ..çünkü ayet indiğinde ebu lehebe hiçbirşey olmamıştı... anlaşılması gereken :

1-2. Ebû Leheb'in iki eli/iki gücü ve kendisi kesinlikle yok olacak, helâk olacak, kuruyup gidecek, malı ve kazancı [edindiği gücü, kurduğu teşkilâtı ve çevresi] ona yarar sağlamayacak.
olmalıdır ...

Bu anlatım tarzının Kur'ân'da yüzlerce örneği vardır. Bunlardan biri de Kamer Sûresi'nin 1. Âyetindeki انشقّ - inşekka = yarıldı fiilidir. Bu fiil "Gelecekte muhakkak yarılacak" anlamında kabul edilmelidir ... bu sanatı bilmeyenler olmamış bir mucize yarattılar bu şekilde yanlış yorumlayarak...

Rahmân Sûresi'nin 37; Hakka Sûresi'nin 14–16; İnşikak Sûresi'nin 1–5; İnfitar Sûresi'nin 1–4; Nahl Sûresi'nin 1; A'râf Sûresi'nin 38-39, 44, 50; Duha Sûresi'nin 3; Neml 87. ve Zümer Sûresi'nin 68–74. Âyetlerin dede bu tarz anlatımlar bulunmaktadır ...

mesela zümer suresini ele alalım ...

(Zümer: 68-74) Ve sûra ÜFLENDİ. Allah'ın dilediklerinin dışında göklerde kim var, yerde kim varsa hemen çarpılıp YIKILDI. Sonra ona bir daha ÜFLENDİ. Hemen onlar da kalkmış bakıyorlardır/ bekliyorlardır. Ve yer, Rabbinin nuru ile PARLADI. Kitap KONDU, peygamberler ve şâhitler GETİRİLDİ ve onlar zulme uğramadan aralarında hak ile hüküm VERİLDİ. Ne amel yaptıysa herkese karşılığı tam olarak ödendi. Ve O, [Allah] onların yaptıklarını en iyi şekilde bilendir. İnkâr edenler cehenneme bölük bölük sevk edildi. Nihayet oraya vardıklarında kapıları açıldı ve bekçileri onlara: "İçinizden size Rabbinizin Âyetlerini okuyan, bu gününüzle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" dediler. Onlar da: "Evet geldi" dediler. Ve lakin kâfirler üzerine azap kelimesi hak oldu. [Onlara]"Sürekli olarak içinde kalmak üzere girin cehennemin kapılarından denildi. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür! Rablerine karşı takvâlı olanlar da bölük bölük cennete sevk edildi. Nihayet oraya vardıkları zaman kapıları açıldı ve bekçileri onlara: "Selâm sizlere, ne hoşsunuz! Ebedî olarak içinde kalmak üzere haydi girin oraya!" dediler. Ve onlar da: "Hamd olsun o Allah'a ki, bize vaadini doğru çıkardı ve bizi cennet arzına vâris kıldı. Cennette istediğimiz yerde oturuyoruz dediler. -Yapıp edenlerin ödülü ne güzeldir! -

Yukarıdaki Âyetlerde orijinalleri de verilen fiiller, "Üflenecek, yıkılacak, parlayacak, konacak, sevk edilecek, diyecekler…" şeklinde gelecek zamanlı olarak anlaşılmalıdır... Bu anlatım tekniği, tembih [uyarı] amacıyla uygulanır kuran da...klasik arap edebiyatından anlamayanlar zümer suresinde bahsedilen kıyamet günü olacakları ,geçmişte oldu sanabilirler ...kamer de olduğu gibi ...

Gelecekteki bir olayı böyle ifade etmenin gerekçesi, anlatılan olayın mutlaka ve mutlaka gerçekleşeceğini beyan içindir... hatta bazı Türkçe ifadelerde de gelecek zaman kipi yerine geçmiş zaman kipi kullanılmaktadır...

Örnek: şimdi elime düştü o ... henüz eline geçmediği halde geçeceği kesin olduğundan geçmiş zaman kipi kullanılmakta...
yaktım seni ... sen öldünn ... bittin sen ... başın belaya girdi ... şimdi gününü gördün ... vs vs ..

kamer 1 ayetinde de gelecekte kıyamet saati yaklaştığında olacak olan bir olaydan bahsedilmektedir olmuş bir olaydan değil ...

Fingolfin
23-04-2010, 05:59
Kuran-ı Mucizil Beyan'ın 54. Sure-i Celilesi olan Kamer Suresi;

Arapça-Türkçe Tercümesi;" Ay " denmektedir.


Surenin İlk 3 Ayet-i Celilesinde şöyle buyurlmuştur;

1 - Kıyamet saati yaklaştı, Ay yarıldı.



2 - Bir mucize görseler hemen yüz çevirirler ve "süregelen bir büyüdür" derler.



3 - Yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş yerini bulacaktır.


Birinci Ayet-i Celilenin Arapça-Türkçe Tercümesine bakar isek Şöyledir;

اقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانشَقَّ الْقَمَرُ

1. İkterebeti; Yakınlaştı

2. Es Saatu; Saat ( kıyamet Vakti )

3. Ve İnşakka; Ve Yarıldı

4. El Kameru; Ay 1.

1.Tabinin Bu Konu Hakkında Görüşleri;BU Ayet-i Celileler şu hadise üzerine inmiştir;

bir gün, ileri gelenlerinden Ebû Cehil, Velid b. Muğire gibilerin de içinde bulunduğu bir grup müşrik, Peygamber Efendimize gelerek, "Eğer sen, gerçekten söylediğin gibi Allah tarafından vazifelendirilmiş bir peygamber isen, bize Ay'ı ikiye ayır; öyle ki, yarısı Ebû Kubeys Dağı, diğer yarısı Kuaykıan Dağı üzerinde görülsün!" dediler.


Resûli Ekrem Efendimiz, "Şayet bunu yaparsam îman eder misiniz?" diye sordu.


Onlar, "Evet, îman ederiz." dediler.



Dâvasında haklı ve doğıru olduğunu göstermek için mucizeyi istemek, peygamberin vazifesidir; istenilen mucizeyi yaratan ise Cenâbı Hakk'tır.
Ay'ın bedir hâliydi; yâni en güzel göründüğü 14. gecesiydi.


Kâinatın Efendisi, Allah'ın emir ve iradesi dairesinde hareket eden Ay'a şehâdet parmağıyla işaret etti.


Bu işareti Nebevî kâfi geldi ve Ay ikiye ayrıldı; öyle ki, yarısı müşriklerin istedikleri gibi Ebû Kubeys Dağı üzerinde, diğer yarısı ise Kuaykıan Dağı üstünde iki parça hâlinde göründü!


Resûli Kibriya Efendimiz, orada bulunan halka, "Şâhid olunuz! Şâhid olunuz!" 2.



Bu apaçık mucize karşısında da müşrikler, inat ve inkârlarından vazgeçmediler; üstelik, "Bu da Ebû Kebşe'nin oğlunun bir sihridir." 3.

Sırf Resûli Ekrem Efendimizin dâvasını tasdik etmemek için bu apaçık mucizeye "Sihirdir." diyen müşrikler, aralarında şöyle konuşmadan da edemediler:


"Şayet Muhammed büyü yaptıysa, bu büyüsü bütün yeryüzünü kaplayamaz ya!.. Etraftan gelecek olan yolculara soralım; bakalım onlar da gördüklerimizi görmüşler mi?" 4.


2. Hadis-i Şerif-i Ulemasının Bu konu Hakkında Rivayetleri;


Ay yarılması mucizesi başta Buhari ve Müslim olmak üzere Tirmizi, Ahmed b. Hanbel, Ebu Davud et-Tayalisi, Hakim en-Nisaburi, Beyhaki, Ebu Nuaym el İsfehani ve Kadı Iyaz gibi büyük hadis alimlerinin eserlerinde yer alır. 5.

Abdullah ibn Mes'ud (ra) şöyle demiştir: Biz Mina'da Peygamber'in beraberinde iken Ay ikiye bölündü de, Peygamber (sav): "Şahit olunuz!" buyurdu. Ve Ay'dan bir parça Hira Dağı tarafına gitti.

Ebu'd-Duha Müslim ibn Subayh da Mesruk'tan; o da Abdullah ibn Mes'ud'dan: Ay Mekke'de ikiye bölündü, diye söylenmiştir...

... Abdullah ibn Abbas (ra)'dan: Rasulullah (sav) zamanında Ay ikiye ayrıldı, diye tahdisi etmiştir (anlatmıştır).

... İbrahim en-Nahai, Ebu Ma'mer'den tahdis etti ki, Abdullah ibn Mes'ud (ra): Ay ikiye yarıldı, demiştir. 6.


Buhari ve Müslim, Enes (ra)'dan şunu nakletmişlerdir:

"Dedi ki: "Mekkeliler Allah Resulü'nden bir mucize göstermesini istediler. Bunun üzerine Ay'ın iki kez ikiye bölündüğünü gösterdi." 7.

Resulullah (sav) zamanında Mekke'de Ay ikiye bölündü. Ve Allah Resulü şöyle buyurdu: "Bakın ve görün!" 8.

3.Bilim adamlarının kanıtı;

Şakk-ı Kamer Muci*zesi, 4 Mayıs 1967 yılında Florida'daki Cape Kennedy Uzay Üssü'nden fırlatı*lan Orbiter 4 uydusundan çekilen Ay fotoğraflarıyla ister istemez gündeme gelmiştir. Orbiter 4'ün bu çalışmasında, Ay'ın dünyamızdan görülmeyen arka yüzü resimlenmiş ve 3000 km. mesafe*den çekilen yakın plân fotoğraflarıyla. Ay yüzeyinin %95'lik bölümü incelene*bilmiştir. 67-1805 numara ile arşivlenen bu fotoğraflarda, daha önce küçük bölümler halinde çekilen Ay fotoğrafla*rında farkedilemeyen bazı hususlar gö*ze çarpmaktadır. Ay'ın arka yüzeyi, uzunluğu 240 genişliği de yer yer 8 ki*lometreyi bulan bir yarık tarafından boylu boyunca kuşatılmaktadır.

Bu çatlağın merkezi, 65 derece güney ve 105 derece doğu olarak belirlenmiştir. Tabii sebeplerle meydana gelen çatlak*lar, dalgalı ve düzensiz bir çizgi oluştur*dukları halde, bu çatlak mükemmel bîr düz çizgi şeklindedir. 9.

Nasadan uydu fotoğrafı 10.

KAYNAK;

1. Kuran-ı Mucizil Beyan; Kamer Suresi; 1-2-3. Ayet-i celilesi

2. Ahmed Ibni Hanbel, Müsned, c. 1, s. 447.

3. Ibni Kesir, Tefsir, c. 4, s. 262.

4. Kaadı lyaz, Şifa, c. 1, s. 238; Ibni Kesir, Tefsir,c. 4, s. 262.

5.İlyas Çelebi, İtikadi Açıdan Uzak ve Yakın Gelecekle İlgili Haberler, Kitabevi, İstanbul, Mayıs 1996, s:161

6. Sahih-i Buhari, Mütercim: Mehmed Sofuoğlu, Ötüken Yayınları, İstanbul 1987, Cilt 8, s. 3619-3620

7.İmam Suyuti, Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav) el-Hasaisü'l-Kübra, Çeviri: Naim Erdoğan İz Yayıncılık, İstanbul, 2003, s. 313

8.İmam Suyuti, Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav) el-Hasaisü'l-Kübra, Çeviri: Naim Erdoğan İz Yayıncılık, İstanbul, 2003, s. 313

9.The Müslim Digest, Vol.34, Nos: 3-4, p.35.

10.http://galeri.islamiyet.gen.tr/data/503/sakk_kamer.gif





Herşeyi geçelim,
İslamiyet.gen.tr den alınan bir fotoğrafın ne kadar nesnel olduğunuda geçelim.

Benim merak ettiğim şudur;
Madem ay ortadan ikiye ayrıldı arkadaşım, o devirde bir çok rasathane mevcut bu adamlar sürekli gökyüzünü inceliyor. Zaten insanlar oldum olası gökyüzüne meraklıydılar. Mısır, Aztek, İnca, Maya uygarlıkları hemen hemen her şeyini bunlara endekslediler hatta.

Ay ortadan ikiye ayrılacak fakat o devirde yaşayan hiç bir bilim adamı bunu kayıt etmeyecek? Sence mantıklı mıdır? Hadi onu geçelim ben o anda sıradan bir insanım ve gökyüzüne bakıyorum. Ay ikiye ayrılıyor bende diyoruk ki; "olur böyle şeyler". Sonra kimseye anlatmıyorum. Peki bu mantıklı mı? AY ikiye ayrıldıysa bunu Muhammed ve yakın çevresi dışında bir dünya alakasız adamın gözlemlemiş olması gerekirdi. Kaldıki yüzyıllar önce olan depremler hakkında bile yüzlerce kayıt, sözlü destanlar ve şiirler mevcut. Böyle sıra dışı bir şeyin niye yok?

Ayrıca böyle bilimsel br açıklama yapılsaydı bugün wikipedia yada diğer güncel kaynaklara baktımızda bunu görebilmemiz gerekirdi. İnternetten kısaca bir Ay'ın tarihine baktımda böyle bir olaydan bahseden bir bilimsel site bulamadım. Aydınlatırsan sevinirim.

gematria
23-04-2010, 10:59
http://www.lpi.usra.edu/resources/lunarorbiter/mission/?4

orbiter 4 uydusunun görevinde çektiği tüm forotğraflar yukarda ki linktedir .. hiçbirinde ayı ortalayan kocaman bir kratere rastlanmamıştır ..

cassini nin çizimleri galile den kalma ilkel teleskoplarla yaptığı gözlemlerine dayanmaktadır ve ayın karanlık değil görünen yüzüne aittir .. cassininin haritasını incelerseniz her din mensubu kendi dinine göre bir sembol bulabilir sonuçta yaratıcılığın sınırı yoktur .. bakın mesela bir melek nasıl bulunmakta ay yüzeyine işlenmiş şekilde bu çizimde :))
http://www.utexas.edu/opa/blogs/culturalcompass/tag/giovanni-domenico-cassini/
http://www.bl.uk/learning/artimages/maphist/minds/moonextract/moon.html

http://www.surveyor.in-berlin.de/himmel/Bios/Cassini-Mars.gif

BU yukarda ki de cassinin yine uyduruk teleskopuyla marsı gözlemleyerek çizdiği resmi :)) sanırım yanlışlıkla marsı ortadan ikiye bölmüş daha inandırıcı bir çizim :)


son olarakta ayı ikiye yarmayı başarabilen muhammed onu tekrardan tam olarak birleştirmekten acizmiydi de iz bıraktı gerisinde... tutkallaa yapıştırılmış gibi , aslında olmayan koca bir yarık :))

Kemal Gezer
24-04-2010, 21:50
Kardeş bir kaç yıl önceye kadar islama adım gibi emindim güveniyordum..bu konuda arkadaşlarla tartışır ne olursa olsun islamı destekler savunurdum... kuranda çelişki var dediler bana hud suresi ye bak dediler ve baktım şok oldum muhammedin burda bariz gaf yaptığını bu ayeti kendi ağzında yazığını gördüm ama inanmak istemedim kapattım neti...ama kafamı kurcaladı bu ver bu konuları daha derinden araştırdım..ve okudukça islamın sadece muhammedin politik kitabı olacağı kanısına vardım ki..adım mert ve adım gibi eminim dinlerin olmadığına...nasıl vardım bu kanıya bazı örnekler vereyim..
1_kım yemın eder sözüne pek güvenilmeyen kişiler çünkü özü sözü bir kişiye yemın et diyemezsin..ama alla2a bak
Saffat 37. Ayet 1. Yemin olsun o saf bağlayıp dizilenlere/o saflar tutturup sıraya dizilenlere-o kanatlarını açıp toplayarak uçanlara.
Necm 53 Ayet 1,Ra’d 13. Ayet 38.,Meryem 19. Ayet 68,Nahl 16. Ayet 56,Hicr 15. Ayet 72,Tin 95. Ayet 1 bunlarada bakabilirsin..

2_kuran allahın kelamı sözüyse bu ayetin son cümlesine bir bak..
4. (http://www.biriz.biz/kuran/munafikun/63munafik.htm#4)Sen onları gördüğün zaman cüsseli yapıları beğenini kazanmaktadır. Konuştukları zaman da onları dinlersin. (Oysa) Sanki onlar (sütun gibi) dayandırılmış ahşap-kütük gibidirler. (Bu dayanıksızlıklarından dolayı da) Her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar. Onlar düşmandırlar, bu yüzden onlardan kaçınıp-sakının. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar


allah sensen nie allah onları kahretsin diyor????????????bu arada beddua ediyor...




Değerli arkadaşım Allahın cc yemin etmesi konunun ciddiyeti ile alakalı bir durumdur.Ne gibi konularda yemin edilir ,ciddi konularda.Birde ihtilaflı konularda tabiiki.Ama siz burada sadece ihtilaf mevzusunu gözününde bulundurursanız o zaman da tabiiki yanlışa düşmeniz kaçınıılmaz olur.Neden araştırmadınız be dostum:(

Burada akabinde Allah cc onları kahretsin demesi araya bir ikinci girmesi demek değildir.Yani Allah cc kendi adını kullanıyor ki burada Allah cc vasıflı bir kişi olmadığı için tek olan Allah kendi ismini kullanıyor.Yani geniş bir çerçevede bir ifade kullanıyor.

Burada kahredilenler munafıklardır.Yani bir kafir münafıktan şahsen benim gözümde daha merttir,çünkü münafıklar Allaha cc iman etmedikleri halde iman etmiş gibi davranırlar ve buda büyük bir sahtekarlıktı,böyle insanlara bu gibi ithamları nitelemek adaletsizce olamaz sanırsam.


Hud suresindeki çelişki nedir acaba (haşa)?

gematria
25-04-2010, 01:29
ciddi konularda beddua edildiğini ilk defa duyuyorum ... üstelik ister ciddiyeti vurgulamak olsun isterse nefret amaçlı olsun her ne sebepten olsada dua edilenden kendisine dua etmesi beklenilmez... ayrıca bu gibi küçük konuları tartışmaktan büyük sahtekarlıklar gözden kaçmakta ne diyeceksiniz ayın yarılma konusunda ki uydurulan yalanlara ?
bu yalanları uyduranlar müslüman değilmi?
peki hangi hedef kitleyi kandırmayı amaçlamakta ?
ve ne için böyle birşeyi amaçlamaktalar ...
türkiye üzerinde oynanan kirli oyunlar acaba gelecekte bu yalanları ortaya çıkarmak için bilimin ışığını savunacak zihinler beyinler kalacakmı türkiye de ?