Orijinalini görmek için tıklayınız : Akıllı Tasarımın Çöküşü (Ken Miller'ın sunumu, Türkçe altyazılı)
Da Vinci
15-08-2008, 20:07
Prof. Kenneth R. Miller'ın Akıllı Tasarımın Çöküşü başlıklı sunumu. Hem de Türkçe altyazılı olarak. Altyazı için Memo'ya teşekkürlerimi sunuyorum:
Video için tıklayın ->> (http://blip.tv/file/1155795)
Not: blip.tv'den video eklemek mümkün değil sanırım buraya. Onun için link vermek durumunda kaldım.
AKHENATON
15-08-2008, 20:30
Bilim Rahibi Miller , akıllı tasarımı çökertmesi için ; Eksik Halkayı vermeli buda mümkün olmadığı için çökertmeside mümkün değil.
Dinle bilim işte , dünyanın iki yalanı.
Da Vinci
15-08-2008, 20:54
Ne eksiği? Ne halkası? Heralde bir yanlış anlaşılma var ortada :)
Akheneton böyle kesin bilgiler edinmiş ermişlerdendir. O nedenle ehemmiyete almak lazımdır.
Videoyu baştan sona izledim.
Yönetimin bu videoyu da dosyalar bölümüne koymasını teklif ediyorum.
Kabul edenler ?
Da Vinci
16-08-2008, 13:35
Ben videoyu rapidshare'a yükleyerek burada linkini vereceğim birazdan.
Da Vinci
16-08-2008, 16:29
Aşağıdaki linklerden Türkçe altyazılı videoyu indirebilirsiniz. Her iki parçada 99MB civarında. İyi seyirler:
http://rapidshare.com/files/137715503/KMonID.part1.rar.html
http://rapidshare.com/files/137715509/KMonID.part2.rar.html
Biyolojiden hiç anlamazdım lisedeyken.
Yeni yeni çalışmaya başladım.
Şu akıllı tasarım nam teorinin canlılığın oluşumu konusunda evrim dışında nasıl bir mekanizma tasavvur ettiğini teorinin savunucularından bile öğrenemedim.
Canlılık evrim dışında nasıl bir mekanizmayla oluşmuş olabilir? Sessizlik...
Evrimi ideolojik olmakla suçluyor dinciler belki; ama bence asıl akıllı tasarım iliklerine kadar politik bir teoridir. Bu çok açık.
Hoş geldin fuzuli.
Cevap açık aslında "akıllı bir tasarımcı" tarafından nihayi şekilleriyle birden yaratılmışlar.
Eksik halka ne yaa bilimle uzaktan yakından ilgisi olmayanların kafasındaki eksik halka o yoksa başka eksik halka yok doğada bir o bilmişler var eksik olarak.
Video ilginçti benim gibi evrimden fazla bir şey anlamayan birisi için bile öğretici.
Araformlar konusu, 46, 48 gen sayısı, bir bileşimin indirgendiği zaman dahi işlevlerinin olduğu oldukça öğreticiydi.
Diğer yandan Amerikan milliyetçiliğini ve biliminde aslında apolitik olmadığını (Ken Miller'ın aksine) anladım. Bir başka çelişki yaradılışın mevcut versiyonlarını reddederken bir başka yaradılış versiyonu kurmak de Ken Miller'ın şapkadan tavşan çıkarmasıydı.
Sanırım Amerika için bahsedilen sağ, sol sanırım bizim anladığımız sağ, soldan farklı.
Selamlar.
Yanılıyorsun vgm. Evrimden anlamadığın noktasında. Anlamadığını sandığın muhtemelen evrimin biyolojik kavramları. Ancak hiç biri non lineer yani evrensel ölçekte önceden tasarlanmamış ve tasarının sonradan insan aklınca model olarak belirlendiği fiziksel teorilerle çatışmıyor. Salt o açıdan baksan bile evrim teorisinin ne olduğunu anlayabileceğini biliyorum.
Bir başka çelişki yaradılışın mevcut versiyonlarını reddederken bir başka yaradılış versiyonu kurmak de Ken Miller'ın şapkadan tavşan çıkarmasıydı.
.......
Doğru tespit.
Teşekkürler Da Vinci
Ben ve benim gibilerin rahatlıkla anlayabileceği bir sunum olmuş.Bu kadar sempatik tavırlar Ken Miller's özümüdür yoksa seyircinin tepkisini azaltmak için midir? orasıda muamma.
HanifTürk
23-08-2008, 10:56
Akıllı tasarım yok kabul ettik diyelim akılsız bir tasarım mı var
yoksa tasarımda mı yok var olan ne o zaman varlıkta mı yok var olduğunu sanan kim o zaman
spartacus
23-08-2008, 15:27
Sorduğun soruları tasarım kelimesinin anlamını bilmeyenlere sormalısın.
Tasarım var kabul edilerek o yola, tasarım yerine doğal olageleni kabul ederek tasarımın anlamsızlığına erişirsiniz. Bu durumda akıllı ya da akılsız kelimlerinin hiç bir anlamı yotur. Ama illa doğaya, maddenin doğal şekline, birbirileri ile olan ilişkilerine bir takım benzetmeler ve soyutlamalar yapacaksak, illa her şey tasarımdır diyecekseniz tasarımında akılsızı olur. Yeterki tasarım olarak yaklaşmaya devam edin.
Örnek vadiler doğal oluşumlardır ve bu haliyle tasarım değillerdir. Tasarım olarak gördüğünüzde ise haliyle akılsız tasarımdır.
Bir zamanlar heykelcilikle yaptıklarına ruh atfederek yarattığını düşünen insanlar şimdi teknolojik gelişmelerin eşiğinde heykellere oynamayı bırakıp, tasarıma dönmüştür.
Tasarım demek parçaları birleştirmek, eğmek, bükmek, olmak, şekil vs değil, önceden bunu planlayarak(tasarlayarak) plan çerçevesinde yapılan bir şeydir. Somut bir şey(madde) yaratma süreci değil, soyut bir yaratım ve işleme, dönüştürme, harmanlama sürecidir. İnsan çamuru yaratmıyor, tasarladığı şeyleri çamura şekil vererek üretiyor. Bu soyut bir yaratımdır. Bunu da insan yapar, üretir, işler, değiştirir, kullanır, somutlar, benzetir... İnsanın yaratıcılığıda budur.
Sözde klasik yaratılışa dayalı tanrıların tasarıma ihtiyacı yoktur, tasarladığı zaman yaratım bir soyut süreç haline döner ki, bu halde yaratıcı olmaktan çıkar, var olan üzerinden tasarlayan bir tasarımcı olur.
Yinede klasik yaratılış hikayelerinde temel aksak yönler vardır ve egemendir. İnsanlığın heykellerle oynadığı dönemden aldığı miras ve alt yapı ile OL deyince oldurabilen değil, alıp dönüştüren, benzeten, şekil ve ruh veren bir tasarımcı çıkar karşımıza. Kökeninde ise yine insanın yaratıcılığı ve tasarımcılığı vardır. Yani heykelcilik vs... Bu haliyle akıllı tasarımcılar boşa kürek çekmekyecek epey bir hazır, pişmiş kitle bulacaktır.
valla hic kusura bakmayın ama; bu dediklerinize kendiniz bile inanmıyorsunuz.bu kadar soyluyorum size.spartacus kendi yazdıgın yazıyı anlıyormusun harbiden.yoksa ne kelime bulduysam yapıstırayım diye mi dusunuyorsun.
spartacus
23-08-2008, 19:08
away durumundasın, dürbünün yok mu ?
Söyle nereyi anlamadın, neresi işine gelmedi! Yakın çekim yapayım. Hem sende değerlendirmiş olursun anlayıp anlamadığımı...
Tasarım var kabul edilerek o yola, tasarım yerine doğal olageleni kabul ederek tasarımın anlamsızlığına erişirsiniz.
Şimdi bu cümleyi anladın mı?
Örnek vadiler doğal oluşumlardır ve bu haliyle tasarım değillerdir. Tasarım olarak gördüğünüzde ise haliyle akılsız tasarımdır.
bir örnek var. Buradan kavradın mı, oradaki akılsızlığı? Vadiye bakıp AAAAAAA muhakkak Ahmet Hoca dedem(Tanrı, Allah vs) tasarlamış olmalı demeyi böyle guraba bir yaklaşımı bir HALT anlıyorsunda, bunun doğal olduğunu dolayısıyla tasarım olmadığını anlamakda neden zorlanıyorsun? Doğruya dağları bile Tanrı tasarlamıştı değil mi? Nasıl olduysa unutmuşuz bu akılsız tasarımı! Yer çalkalanmasın diye tasarımcının hımmm deyip önce planlayıp, tasarlayıp sonra elde çekiç çaktığı bu çivileri nasıl unuturuz!!?
Ama gel görki dağlarda vadiler gibi doğal bir oluşumdur. Doğal bir oluşumda tasarımın ne anlamı var? Tasarım planlayarak yapılır demedik mi? Bunda anlşılmayacak ne var? Dolayısıyla orada ne irade nede akıl diye bir etken yok. İradenin etken olmadığı bir şeyde tasarımdan nasıl bahsedilebilir?-ki bunu yapmayı başarıyorsunuz, bu haldede nasıl oluyorsa(!) akılsız tasarımdan bahsediyorsunuz?!- Akıl gider, size savunmanız için akılsız tasarım(dağlar çivi ise vadiler leğen) kalır. Önce Tasarım kelimesinin anlamını öğrenmelisin ki ne demek istendiğini anlayabilesin...
guzel arkadasım spartacus...bak kacırdıgın ve kabul edemedigin olay su; o vadi dedigin her durum jeolojik devirde bir sureci meydana getirir...kendiliginden vadi diye bir şey olmaz...
bak sana onemli bir soru soruyorum...akılsız tasarım diyorsan; o halde en akıllısını sen yapabiliyor musun :=? bak cok onemli bir soru bu;
madem gunese akılsız tasarım diyorsunuz...o zaman en iyisini sen yap...yapabiliyor musun:=?
yapamam diyorsan o zaman hic kusura bakma...kedi erişemediği ciğere mındar dermiş
spartacus
23-08-2008, 19:52
İşte Go Away sorun bu. Bakıyorsun ama okumuyorsun, okuyorsun belki ama anlamak gibi bir gaye ile değil, karşı bir cevap amacıyla yazmak için okuyorsun.
Akılsız tasarım diye bir şeyi savunmuyorum! aksine burada bu tasarımcı yaklaşımın vardığı son nokta olarak söylüyorum. Şimdi yazıdan bana bir yığın alıntı yapıp altını çizdirme. Önceki yazıları okusaydın akılsız tasarımı savunduğunun bilincine varırdın... Vadiler tasarım değildir, doğaldıri dolayısıyla doğal tasarım içermez. Tasarım iradidir, kendiliğinden değildir. Doğal Vadiler ise kendiliğinden oluşur. Sen kendiliğinden olana, doğal olana tasarım diyebiliyorsan elbette akılsız tasarımı savunuyorsun! ben bunu anlatıyorum, kendin cevapla bu akılsız tasarımını :)
Önce anla sonra böyle guraba bir soru sor. Bir şeyin doğal olmasının aksi oturup senin yapman değildir. Tasarlayanı tasarlamadan bir haltı söyleyemezsin. Heykelleri tasarladık, tanrıyıda tasarladık, sonra her şeyi o tasarladı dedik, bir halt etmedik.
Hadi, sen önce yanında güneşin okyanusda kum kaldığı, o muhteşem masal kahramanı tasarımcıyı tasarla...
Buyur tasarımcı tasarlanmak için seni,,, ne tasarıma nede tasarımcıya ihtiyacı olmayan iradesiz güneşde beni tasarımsızlık için bekliyor. Güneş Allah'dan büyük mü Go Away?
bakalım vadi icin unlu sozluk vikipedia ne diyor :=?
akarsuyun içinde aktığı, kaynaktan ağıza doğru sürekli inişi bulunan arazi (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Arazi&action=edit&redlink=1) türünü tanımlamak için kullanılan ve birkaç kilometre ya da binlerce kilometre kare genişliğinde olabilen coğrafi alan. Vadiler, akarsuların (http://tr.wikipedia.org/wiki/Akarsu) yaptığı aşındırmayla yanlamasına, derinlemesine gelişir. Diğer yandan da geriye aşındırma sonucu boylarını uzatırlar. Genellikle dağ (http://tr.wikipedia.org/wiki/Da%C4%9F) ya da tepelerle (http://tr.wikipedia.org/wiki/Tepe) çevrelenirler.İki dağın arasındadır. Sözlük anlamı:1.İki dağ arasındaki çukurca arazi veya geçit,koyak. 2.Eskilemiş,mecaz Alan,yol,tarz.
hala kendiliginden olustuguna inanıyor musun spartacus...akarsularda kendiliginden olusuyor..daglarda kendiliginden olusuyor...tipik ateist yargısı iste...ne denir ki baska.
bak simdi olayı soyle surdurelim;
akıllı yada akılsız tasarım gel bunun adını biri kendiliginden biri de teoristyen diyelim mi:=
yaa spartacus ispatlayamadıgınız bir şeyde milletin inancına karısmak anlamsızdır.ben hiç bir şeyin kendiliginden senin tabirinle olagangelen olduguna hayatta ama hayatta inanmıyorum...buna sende inanmıyorsun..sadece içinde yasadıgın akli felsefe geregi goruslerini degistirmiyorsun.
yine seni yanlıs mı anlıyorum spartacus...acaba? olabilir yani
Heykelleri tasarladık, tanrıyıda tasarladık, sonra her şeyi o tasarladı dedik, bir halt etmedik.
ama yazdıkların ortada yani..alaka goremiyorum...sen gunesin heykel olduguna mı inanıyorsun...heykeli insan yapıyor...peki gunesi ?
spartacus
23-08-2008, 21:21
Go Away gerçekten çok kalınsın, bir arpa boyu yol almamışsın... Birde okul okumaktan hemde biyoloji okuduğunu iddia etmekten bahsedebiliyorsun. bU ülkede okullar HEMDE biyoloji okuyupda doğal kelimesinin anlamını dahi öğretememiş ise yazıklar olsun.
Kendiliğindelik söylemini anlayamayacak kadar kofsun! Söyle bakalım su aşındırıyor mu, yoksa bunu tasarlıyor mu? Toprak aşınıyor mu, yoksa aşınmayı tasarlıyor mu?
Bu güne kadar bu düzeyde boş, sırf savunma adına sorumsuzca ve kaygısızca yazan birisi ile karşılaşmadım şu forumlarda. Bırak Cümleleri kelimeleri dahi anlamaktan acizsin.
Yağmurun yağışı doğaldır. Maddeler arası etki-tepki, ilişki, hareket doğal bir şeydir ve DOĞAL SONUÇLARA, değişimlere, etkileşimlere vs YOL AÇAR. tasarlanmış değillerdir, doğaldır...
Felaketler nasılki doğal felaketler olarak tanımlanır,,, iradi olan yani tasarlanan felaketlerden ayrışır-ÖRNEK, SAVAŞ doğal bir felaket değildir, tasarlanmıştır(kendiliğinden değildir), insan iradesiyle-bilinçli-bilerek-planlanarak(tasarı) yapılmıştır. Örnek dağlar kendilerinde bir BİLİNÇLE değil, maddeler arasındaki ilişkide doğal sonuçlardır. kendiliğinden kelimesinin anlamı budur. yani iradeden bağımsız, bilinçsiz ilişki-hareket, dolayısıyla tasarım içermez ve kendiliğinden kelimesi bir çok dalda bu durumu ifade etmek için kullanılır.
Buyur biyoloji okuduğunu iddia eden ama o alanda dahi kullanılması kaçınılmaz kelimelerin dahi henüz cümle içindeki kullanımını ve anlamını bilmeyen. Sana basit bir örnek...
http://tr.wikipedia.org/wiki/Kendili%C4%9Finden_yanma_fenomeni
madem gunese akılsız tasarım diyorsunuz...o zaman en iyisini sen yap...yapabiliyor musun:=?(Go Away, 6 yaş grubu sorularından) Böyle bir soruyu sormak için dahi mantık yoksunu olmak gerekir. Bu soru tasarlanmamıştır diyene değil tasarlanmıştır(akıllı=akılsız tasarım) diyene sorulur. Örnek; hadi madem güneş tasarımdır, sen bir tane tasarlada görelim. Ağlanacak halin var...
neyse sen tasarlayanı tasarlamadan cevap yazma... Akarsuların doğal(iradesiz) süreçle aşındırdığı ve bu aşınma ile oluşan vadiler bile sana göre tasarlanıyor ve bu tasarıya muhtaç ise, tasarlayan hayli hayli tasarıya muhtaçtır. Git tasarlayanın(Allah(tanrı Z)), tasarlayanını(Allah(Tanrı Y)) getir. Bulmadan da böyle kelime oyunları yapma, yukarıdaki gibi anlamsız naralar atma.
spartacus
23-08-2008, 22:06
Bu konu başlığındaki oyun oynanan temel kelimeleri koyalım.
Tasarım. -> Bilinçli bir şekilde Planlanarak, geliştirerek iradi biçimde yapılan. Muhatabı Kim sorusudur.
Tasarı -> Tasarım sonucu ortaya sunulan şey. İradi olarak Kim yaptı sorusuna muhatapdır.
Akıllı Tasarım -> Bir iradi işlem, süreç olarak ifade edilmiştir. Muhatap sorusu tasarlayan kim? sorusudur. Bu kurgu(akıllı tasarım) ve senaryoda kim sorularını sorarak keyfince yol alır.
Kendiliğinden -> Bu kelimeye sorulacak muhatap soru ise NEDEN sorusu değildir. Bu soru kendiliğindenliği ne karşılar nede kullanım amacına uygun düşer. Bu kelimeninde muhatabı, heleki şu konu için, tek derdi kim sorusunu sorup,, Dedem demek için bilerek dayattığı KİM sorusudur. Yani yağmur kendiliğinden(iradeden bağımsız) yağar,,, nedensiz değildir. Kim yağdırır, kimse yağdırmaz-> doğaldır, bu durumda kim sorusunun anlamsızlığı kendiliğinden şeklinde ifade edilir.
Doğal biçimde Yağmur yağdırılmaz-yağar, dağlar tasarlanmaz-oluşur, su aktırılmaz-akar. Tek kelime bu durumu açıklar, kendiliğinden. dolayısıyla, tasarlayan kim uyanıklığı, ve çıkarımı anlamsızdır. Oradaki hareket ve oluşumlar iradeden bağımsız ve bilinçsiz kısaca kendiliğindendir ve dolayısıyla akılsızdır. Ortada tasarım yoktur ve mal bulmuş mağribi gibi her şeye etik hiç bir kaygı taşımadan tasarım kelimesini kullanmak mantıksızdır... İlla da bu mantıksızlıkda diretirim diyen akılsız-tasarımını hortlatmış demektir... Yazının üstünde tasarım'ın anlamı ifade edildi...
Kendiliğindelik söylemini anlayamayacak kadar kofsun! Söyle bakalım su aşındırıyor mu, yoksa bunu tasarlıyor mu? Toprak aşınıyor mu, yoksa aşınmayı tasarlıyor mu?
sen bu mesajı yazarken...mesaj kendini tasarlıyor mu yoksa mesaj kendiliginden olusuyor mu...demekle aynı cumleye geliyor senin bu yazdıgın.
Bu güne kadar bu düzeyde boş, sırf savunma adına sorumsuzca ve kaygısızca yazan birisi ile karşılaşmadım şu forumlarda. Bırak Cümleleri kelimeleri dahi anlamaktan acizsin.
sen benim cumlelerimi anladıgımdan emin misin :=? olayı kendi boyutunda inceleyecegine cift taraflı incelemeyi dusun...yazdıklarım gayet acık.kendini savunmaya gecmek icin bana hakaret ediyorsun
Felaketler nasılki doğal felaketler olarak tanımlanır,,, iradi olan yani tasarlanan felaketlerden ayrışır-ÖRNEK, SAVAŞ doğal bir felaket değildir, tasarlanmıştır(kendiliğinden değildir), insan iradesiyle-bilinçli-bilerek-planlanarak(tasarı) yapılmıştır. Örnek dağlar kendilerinde bir BİLİNÇLE değil, maddeler arasındaki ilişkide doğal sonuçlardır. kendiliğinden kelimesinin anlamı budur.
hayır degildir tamamen yanlıs cumleler..daglar jeolojik bir surecin ve sebep sonuc ilişkisiyle olusmaktadır...hiç bir dag kendiliginden olusmaz.puskurtmesinden tut katılasmasına kadar sen her şeyi ateist kafanla soyluyorsun..yani olayı suraya cıkartıyorsun...savasları tasarlayan var ama guneşin dagın tasarlayanı yok
peki sana bir soru..savaslar tasarlıysa savası yapanlar tasarlı mı ?
Buyur biyoloji okuduğunu iddia eden ama o alanda dahi kullanılması kaçınılmaz kelimelerin dahi henüz cümle içindeki kullanımını ve anlamını bilmeyen. Sana basit bir örnek...
vadinin olusumu biyolojik degil...cografidir..sen daha kavramları bile bilmiyorsun...
madem gunese akılsız tasarım diyorsunuz...o zaman en iyisini sen yap...yapabiliyor musun:=?(Go Away, 6 yaş grubu sorularından)
6 yasındaki cocuga cevap veremiyorsun daha...klasik soylemler bunlar..cevap veremeyen adamların soylemidir bu...gunesi yapamıyorsan o halde tasarımcısına mana bulma...
Böyle bir soruyu sormak için dahi mantık yoksunu olmak gerekir.
gayet mantıklı bir soru...olayı kavramsal kaosa surukleme
akıllı=akılsız tasarım
boyle bir eşitlik sadece spartacus denklemidir...şimdi gordugun son model ferrari otomobil akıllı tasarım mı akılsız tasarım mı buna cevap verir misin bir...
Örnek; hadi madem güneş tasarımdır, sen bir tane tasarlada görelim. Ağlanacak halin var...
benim Allah oldugumu kim soyledi sana...tamamen yanlıs cumlelerden olusan bir yazıya cevap veriyorum sana...
Akarsuların doğal(iradesiz) süreçle aşındırdığı ve bu aşınma ile oluşan vadiler bile sana göre tasarlanıyor ve bu tasarıya muhtaç ise, tasarlayan hayli hayli tasarıya muhtaçtır. Git tasarlayanın(Allah(tanrı Z)), tasarlayanını(Allah(Tanrı Y)) getir. Bulmadan da böyle kelime oyunları yapma, yukarıdaki gibi anlamsız naralar atma.
hiç bir şey anlamadım...kusura bakma
spartacus
23-08-2008, 22:36
Go Away
Artık ciddiye alarak cevap yazmıyorum. Zamanla, konularda kelimelerin kullanım amaçlarını anlarsın. Kelime oyunlarını bırak sana sığıntı olmazlar...
Ferrari bir tasarımdır, insan tasarlamıştır, kendiliğinden değildir yani, kim? İnsan :) Komik çıkarımlara girmeye çalışıyorsun. Her zamanki dinsel fare kapanı, kötü kapılmışsın...
Go Away, güneşin tasarım olmadığını göstermek için güneş tasarla demek ne kadar mantıklı bir şey... Tasarım olmayan bir şeyi göstermek için tasarım yapmak?...
Allah'da bir tasarımmıdır bunu yanıtla.. yanıtlamadan ne sor nede kelime oyunları ile son çare sığıntılar üretme. (mesajından bir önce açıkladım o kelimenin kullanım yeri ve amacını) Senin Allah olduğunu söylemiyorum farkında isen, oda tasarımmıdır değilmidir bunu istiyorum. Sen bana güneş tasarımdır derken benim güneş olduğumu iddia ettiğini mi düşündüm ki, ben sana sorunca böyle iddia etmiş olayım. Böyle bir iddiam yok sadece tasarlayanın tasarlayanı KİM. Bak akıllı tasarımın uyanık ama altın sorusunu sordum, Kim? Kim Go Away düşün... Tasarlayanın tasarımcısı Kim?
Not: Yoksa kendiliğinden mi?
spartacus ilk cumlende insanlara hakaret ederim ben demekle benim sana olan cevaplarım burda kesilmis durumda oluyor...zira laf salatası yapıyorsun hiç kusura bakma...bir tane bile soruma iki taraflı yonden bakarak cevap vermiyorsun...bu bu konuda sana son cevabım.
Ferrari bir tasarımdır, insan tasarlamıştır
ferrari bir tasarımdır peki ferrariyi yapan insan tasarımmıdır...
cevap ateist kafa; hayır degildir...bilmiyoruz kimin yaptıgını...
ferrayi yapan insanı yanına giderek gorebilirsin...ve bu zaman surecidir..birden goremezsin.
evreni tasarlayan Allahıda birden goremezsin...gorunmuyor diye yok oldugu manasına gelmez....aynı sekilde ferrariye de oyle konusman gerekir.
Komik çıkarımlara girmeye çalışıyorsun. Her zamanki dinsel fare kapanı, kötü kapılmışsın...
sen kendin cok mu akıllısın spartacus...bu hakaretlerin senin kapalı beyninin eseridir.sen bana onları soyluyorsan bende sana bunları soyluyorum...bir de insan haklarından bahsediyorsunuz forumda...cok komik gercekten...kendin gibi dusunmeyenlere yobaz yaftası spartacustan hediye...valla yaslı olman hiç bir şeyi değiştirmez...ilk once kişilik onemli...
Go Away, güneşin tasarım olmadığını göstermek için güneş tasarla demek ne kadar mantıklı bir şey
bak guzel arkadasım ben diyorum ki sana ;
1- Sana gore gunes tasarım mı degil mi ? cunku ferrari bir tasarım ve insan tarafından yapılmıs bunu diyen sensin...
cevabın hayır tasarım degil yonunde olacaktır...cunku ateistsin...
ben sana soru soruyorum...o zaman gunesden daha iyisini yap ki tasarım olmadıgı cıksın ortaya...yani akıllı tasarımı yok et...
ama sen buna cevap vermiyorsun...
Tasarım olmayan bir şeyi göstermek için tasarım yapmak?...
kelime oyunu bunlar spartacus...yazını doldurmak icin yazıyorsun..oysa kendin bile ne demek istedigini anlamıyorsun...hiç kusura bakma...
Allah'da bir tasarımmıdır bunu yanıtla..
guzel arkadasım ben evren dısı bir varlıgı gormedim...ben ona sadece inanıyorum...sizin o beyinciklerinizin anlamadıgı bu...bilimsellikle inanc kavramını salata yapıyorsunuz...ben sana gorulebilen boyutta tasarım istiyorum sen bana soyut inanc meselesinde soru soruyorsun...senin ispat koyamadıgın her şey Allahın varlık delilidir...bunu da boyle bilesin...cunku cevap bile veremiyorsun ki sen bana...cunku ciddiye almıyorsun
kendin yazdın bunu spartacus sakın inkar etme
Allah tasarım mı kelimesi senin bana soracagın en son soru spartacus..cunku kendi kafandaki kavramları ispatlayamıyorsun henuz.
Senin Allah olduğunu söylemiyorum farkında isen, oda tasarımmıdır değilmidir bunu istiyorum.
sen gunesin tasarım olmadıgını ispatla bana sonra bana gecsin cevap...ispat koyamayacagın icin o zaman benden de ispat bekleme...
Sen bana güneş tasarımdır derken benim güneş olduğumu iddia ettiğini mi düşündüm ki, ben sana sorunca böyle iddia etmiş olayım
anlamadım pas...
Böyle bir iddiam yok sadece tasarlayanın tasarlayanı KİM. Bak akıllı tasarımın uyanık ama altın sorusunu sordum, Kim? Kim Go Away düşün... Tasarlayanın tasarımcısı Kim?
farkındamısın spartacus tamam ben yenildim..peki Allahı tasarlayan kimdir diye bir sorudur bu..yoksa yanlıs mı dusunuyorum...
Allahı ben gormedim...gormedigim hiç bir şeye yok demem ben...gorursem tasarım mı tasarımsız mı oldugunu sana soylerim..ama gunesi goruyorum...ve insanın yapamadıgını biliyorum...demek ki gunes tasarım...cunku insanın yaptıgı ferrari tasarım oluyor...
saygılar spartacus.
spartacus
24-08-2008, 00:29
Go Away hakaret gibi şeyleri kullanmaktan vazgeç, hakaret etmedim, etmemde. yazım dilinide gereklerinden koparma. Her sorun cevaplanmıştır, ve cevabım ciddiye alınarak okunmalıdır.
Ferrari yi üreten insandır. Tasarlayan da insandır ve bu iradi, zihinsel bir süreçtir.
İnsan hammaddeyi alır, işler, dönüştürür amaca dönük değiştirerek üretir. Buradaki yaratım tasarım temellidir, maddi düzeyde yoktan var etmek değildir. Kendin anladın mı diye 2 satırla dalga geçtiğin yazıda bununla ilgili paragraf önceden ve peşinen var. Yazdığın yazılar ve verdiğin cevaplardan önce cevap yazdığın kişi ne diyor neyi anlatıyor buna bakmaya gayret etsen bu kadar kuru kalabalık yapmayacaktık. işte o paragraf...
İnsan çamuru yaratmıyor, tasarladığı şeyleri çamura şekil vererek üretiyor. Bu soyut bir yaratımdır. Bunu da insan yapar, üretir, işler, değiştirir, kullanır, somutlar, benzetir... İnsanın yaratıcılığıda budur.
"guzel arkadasım ben evren dısı bir varlıgı gormedim...ben ona sadece inanıyorum...sizin o beyinciklerinizin anlamadıgı bu...bilimsellikle inanc kavramını salata yapıyorsunuz...ben sana gorulebilen boyutta tasarım istiyorum sen bana soyut inanc meselesinde soru soruyorsun...senin ispat koyamadıgın her şey Allahın varlık delilidir...bunu da boyle bilesin...cunku cevap bile veremiyorsun ki sen bana...cunku ciddiye almıyorsun
kendin yazdın bunu spartacus sakın inkar etme" Go Away
Go away şu paragrafın o kadar çarpık ki. Kendi gerekçelerinle cevaplar bekliyorsun. Birincisi bu. İkincisi inandığın bir şeyden ve görmediğin bir şeyden bahsediyorsun, ondan emin değilsin ama tasarım yaptığından gayet eminsin?!. İnanca bir şey denmiyor, tasarım yaptığını iddia etmek inançla açıklanamaz. Üçüncüsü bu şekilde mantık yürütürsen zaten düşünmende anlamsız. Heleki Neden tasarım olmadığını ispat etmezsem Allah'a delil olsun ki? Tasarım kelimesi de aynen inanç gibi bir zan. Senin zanlarını oturup nasıl isptalayabiliriz Go Away yada neden buna macbur olalım aksine zanlarını ispatlaması gerekn zan sahibidir?
Evreni yaratan bir tasarımcı ve Tasarım yoktur diyoruz, anlamsız diyoruz, bu sadece bir çıkarımdır diyoruz, eğer mantıklı ise bunuda inanç gibi say o halde-ki mantıklı bir yaklaşım değil, seninkide-... Dördüncüsü görülemeyen bir boyutta evren dışında da görülmeyen bir şey(her ne ise ne dersen de) için tasarım diye bir çıkarsama üretiyorsun. Önce önyargıları kısaca dokunulmaz ön kabulleri bir at, konuyu o zaman ele alabiliriz. Ama A tasarladı deyip buna iman edip ardından gitmek anlam taşımıyor. Bende o halde sana bakarak diyorum ki Hebelehübü tasarlamıştır. Hadi göster bir tane Hebelehübü'nün tasarlamadığı tek bir şey. Gösteremezsen bu Hebelehübüyü güçlendirir. Bu tür mantık oyunlarının, böyle yaklaşımların iler tutar neresi var Go Away? Şimdi hadi bana Hebelehübü'nün olmadığını ispatla, buyur bir kez kendi sorularınla kendin muhatap ol...
Beşincisi neyi inkar edeyim. O şekilde dinlemeden, anlamadan, gayret göstermeden sırf cevap olsun dercesine yaklaşmalarını ciddiye almıyorum. 2 Satır yorum yazıyorsun, sonra yazıları kullanılmayan biçimde evriyor çeviriyor kendi amaçlarına dönük bir şemale sokuyorsun. Sana ise tekrar izah ediliyor, daha evirip, çevirmenin ne anlamı var. İzah ediliyorsa zaten ciddiye alınıyorsundur ama izahları es geçiyorsan aynı açıklamaları tekrar yaptırmanın yada yapmanın ne anlamı var?
Allah tasarım mı kelimesi senin bana soracagın en son soru spartacus..cunku kendi kafandaki kavramları ispatlayamıyorsun henuz. (Go Away)
Sevgili Go away ispat gibi bir sorunum yok ki, ispat etmeye çalışayım. Çürütüyoruz sadece ispat etmeye çalışmıyoruz. Olmayan bir şeyin neyini ispat edebilirim ki, heleki inanç dahilinde inanılan bir şeyin? Eğer zanlarınla beni kandıracaksan tabiki ilk sorulacak soru budur. Nasıl ki şöyle soruyorsun;
"ferrari bir tasarımdır peki ferrariyi yapan insan tasarımmıdır...
cevap ateist kafa; hayır degildir...bilmiyoruz kimin yaptıgını..." Go away
Ateist kafa böyle bir çıkarıma varmaz. O amaçsal ve çıkarımsal yaklaşmaz, bu ona bilgi anlamında bir şey kazandırmaz aksine köreltir, önünü tıkar. Sen bir teoriye biat etmişsin, ona dönük bir inançla! amaçsal(yani ideolojik biçimde) akıl ve mantık yürütmeleri yapacaksındır. Biz buna Tanrı Z diyelim.
Doğada şeyler tasarımlı hali hazır bulunmazlar, tasarım onları işleme ve dönüştürme sürecidir. Ferrariyi insanın tasarlaması, insanıda Tanrı Z nin tasarladığı anlamına gelmez. . Bu çıkarım hem aşırı genellemeci hemde insan iradesinin ve somut insanın gözlemlerin hiçe sayılmasıdır. Oysa yazımızın başındada ifade edildiği gibi, insan, mevzu ferrariyi tasarlamak olunca, ferrariye göre şekilsiz, işlenmemiş, amaca dönük olmayan şeyi, işleyip, dönüştürüp üretir. Burada hammaddeyi yaratmaz, planladığı biçimde işler ve dönüştürür. İşte bu bir TASARIM dır.
Ferrarinin tasarlayanı insan ise insanın tasarlayanı kim sorusuna verilecek cevap, sen kim olmasını istersen odur Go Away? İnsan Ferrariyi tasarlarken somut, nesnel ve zihinsel bir süreçle yapar ve sende bunu somut olarak görebilirsin. Buradan bir öykünme ile tanrılar üretmekde yine ferrariyi tasarlayan zihnin işi olacaktır.
Gelelim önermendeki eksik halkaya. Önermeni alıyorum;
Ferrariyi insan tasarladı. -> O halde insanda tasarlanmıştır.
Peki şimdi önermeyi ilerletelim.. Nasıl ki Ferrariyi insan tasarladıdan, o halde insanı kim(!) tasarladıya vardırk, ferrari yerine insanı, insan yerine de Allah'ı koyalım.
İnsanı Allah tasarladı. -> O halde Allah tasarlanmadı mı?
Çok mu zor burada mantık yürütmek, ferraride yürütülen mantığın tutarlılığı böyle açılımı zorluoyr. Hayır biz tutarsızı diyorsanız o halde kurguladığınız bu mantık ve önermelerinizin ciddiyet ve güvenilirliği nerede kaldı?
Anlamadığın şu, basit bir karınca tasarlanmaya muhtaçda, nasıl olur bırak karıncayı, milyarlarca galaksiyi tasarlama kaabiliyetine sahip, bu kadar kompenant bir çıkarım tasarlanmadan var olabilir? Hayret mi ediyorsun, o halde önce buna hayret et ve düşün. Karınca ile börtü böcek ile uğraşmayalım yazıktır.
Allahı ben gormedim...gormedigim hiç bir şeye yok demem ben...gorursem tasarım mı tasarımsız mı oldugunu sana soylerim..ama gunesi goruyorum...ve insanın yapamadıgını biliyorum...demek ki gunes tasarım...cunku insanın yaptıgı ferrari tasarım oluyor...
Bende görmedim Go away, ancak görmediğim bir şeye yok demeyeceksem neden var diyeyim ki? Heleki neden bir yığın sıfat yükleyeyim ki. Ekmeğimizden yemeğimize, sevgilimizden, arkadaşımıza, evden hangi adımla çıkıp, yatağın başucunu nereye çevireceğimize, kimi sevip sevmeyeceğimize, kimi dost edinip etmeyeceğimize, neyi yiyip yemeyeceğimize, neyi giyinip giyinmeyeceğimize, kime para döküp dökmeyeceğimize.................... kısaca hayatımızın her alanına, didik didik bir şebeke gibi nüfuz eden dinlerin şu yukarıdaki yaptığın açıklama ile ne uzaktan nede yakından bir alakası var mı?
Güneşi insanın yapamaması demek, güneşi yapanın olduğu anlamına gelmez. Doğal diye bir şeyide gözlemlemek gerekir. tekrar tekrar önermeye dönmeyelim. İnanıyorsundur buna kim ne diyebilir, ancak inanç dediğin dinsel bir istirmarla kullanıldığı anda inanç olmaktan çıkmış başka bir şeye, siyasi bir örgütlenmeye, toplumsal bir çıkar şebekesine dönmüştür. Üst paragrafda özetledim ve sonuç toplumsal bir biçimde örgütlenmiş, inançların kullanımı ve istismarı üzerinden çıkar elde etmek ve inanırları inançlarından, onların zayıf karnından tutarak yönetmek, hüküm sürmek üzerine kuruludur. Dert budur, hiç kimsenin ne inancı nede inançsızlığı değildir.
117 dakikalık bu konferansın videosunu keyifle izledim. Gerek bize sunan Da Vinci'ye gerekse de böyle uzun bir video için altyazı hazırlayan meçhul kişiye emekleri için çok teşekkürler.
Biyolog Ken Miller'ın konferansının içeriğini oldukça doyurucu buldum. Ayrıca hitap yeteneği ve zaman zaman espritüel yaklaşımı konferansı izlenebilir kılmış. Okinono'nun videonun sitemizde (en azında evrim sitemizde) yayınlanması yönündeki görüşlerine katılıyorum.
zeitgeist
25-08-2008, 05:52
varoluşun sebepleri üzerinde en çok durulan çağda yaşıyoruz...tarih boyunca insanlık bu varoluş problemini "tanrı yarattı" söylemiyle geçiştirmekten başka bişey yapmamıştır...
günümüze kadar süregelen bu görüş varoluş problemini "tanrı yarattı" diyerek daha büyük problemler yarattığının farkında değil...kimdir bu tanrı?bu kabiliyetleri nasıl edinip kendisi nasıl varolmuştur?amacı nedir? vs.
kısacası bilim bir problemi çözmeye,din üstünü kapatmaya bakar...
bu sebeple eğitimsiz toplumlarda din baskın,bilim geridedir...
esenlikler
akıllı tasarım fazla anlaşılamamış galiba arkadaşlar. düzen içerisinde birbirleriyle uyum içerinde çalışan kompleks sistemler, parçalarından biri çıkarıldığında çalışma düzeneğini kaybeder. ya eksik çalışır görevini tam anlamıyla yapamaz ya da fonksiyonunu tamamen yitirerek işlevsel hale gelir. bu teorinin mimarlarından mıchael behe'nin darvinin kara kutusu isimli kitabında bu sistemlerden bazıları örnek olarak anlatılır: bakteri kamçısı, kanın pıhtılaşması vb.
arkadaşlar zaten bizim tartışmalarımızdaki temel sorun birbirimizin görüşlerine değer vermemek üzerine olduğu için mağrur bir eda ile görüşleri reddetmeyi yeğliyoruz. halbuki karşı tarafın görüşlerini anlamaya çalışsak sanırım daha fazla yol alırız gibi geliyor bana.
bir de darvinizm hakkında şu sorun var : evrimciler eksik bilgilerden hareketle genel söylemler oluşturmaya çalışıyor ya da geçmişte olup biten ve hala devam etmekte olan bir sürecin geçmişini b ir film şeridinde seyrettiklerini zannediyorlar. bunun üzerine kanaatlerini oturtmaya çalışıyorlar. halbuki tasarım taraftarı bilim insanları daha çok günümüz canlı yapılarındaki mükemmel dizayndan hareket ederek genel bir yargıya ulaşmaya çalışıyorlar. örneğin günümüz insan sistemindeki harikulade işlemekte olan bir düzene bakarak bu düzenin kendi kendine akılsız ve şuursuz olan madde tarafından oluşturulamayacağını ya da öncesini ve sonrasını tahmin edemeyen genelde bozma eğiliminde olan sebepler tarafından oluşturulamayacağını ileri sürüyorlar. basitçe evrimciler görmedikleri ve yaşamadıkları bir geçmişten hareketle fikirlerini temellendirmeye çalışırken tasarımcılar olandan hareket ederek canlılığın nasıl oluştuğunu açıklamaya çalışıyorlar. bunlardan tasarım bana daha mantıklı ve tutarlı argümanlar sunuyor. özellikle tasarım konusunda bu konu ile ilgilenen arkadaşlar "gelenek yayınlarının alternatif bilim serisini" okursa çok yararlı olur.
bu kitaplardan tasarım teoreminin metedolojisini rahatlıkla öğrenebiliriz. ve bilimin naturalist metedolojinin savlarıyla hareket etmek zorunda olmadığını da burada söyleyebiliriz.
Barae ezbere konuştuğun öyle belli ki.
"düzen içerisinde birbirleriyle uyum içerinde çalışan kompleks sistemler, parçalarından biri çıkarıldığında çalışma düzeneğini kaybeder. ya eksik çalışır görevini tam anlamıyla yapamaz ya da fonksiyonunu tamamen yitirerek işlevsel hale gelir. bu teorinin mimarlarından mıchael behe'nin darvinin kara kutusu isimli kitabında bu sistemlerden bazıları örnek olarak anlatılır: bakteri kamçısı, kanın pıhtılaşması vb."
Bu topiğe konu olan K.Miller Behe'nin bu iddialarına verdiği cevaplarla ve mahkeme önünde
Behe'yi zor durumdaa bırakmakla ünlüdür. Eğer zahmet edip videoyu izlese idin Behe'ye
mahkeme huzurunda verilen dersin ne olduğunu öğrenirdin.
çeviri ve paylaşım için çok minnattarım , emeğinize sağlık,:)
güya maymundan insana eksik fosiller varmış buda kayıp halkaymış nitel sıçrama diye bişey duymayanlar işte böyle akıllı tasarımcı arar kafalarında....aklın isyanı ve doğanın diyalektiği kitaplarında çok güsel anlatır bunu engels araştıranlr bi okusunlar akıllı tasarımcı arayacaklarına
AKHENATON
24-09-2008, 16:38
Eksik halka ne yaa bilimle uzaktan yakından ilgisi olmayanların kafasındaki eksik halka o yoksa başka eksik halka yok doğada bir o bilmişler var eksik olarak.
yahu kaos sana sıfırdan beri şu Missing Link 'i öğretemedim , yahu kardeşim gidip nedir diye bir araştırsana dünya linklerinden,
bende şu denetim işinden kurtulabilirsem yeni bir başlık açıp sapiensin evrim olayına son vericem artık bu tartışmalar çok uzadı ve kara göründü.Sapiensin evrim olduğunu söylemek sadece bir ayettir.Ha kaynakmı Science.Bekleyin görün.
extremum
04-10-2008, 20:11
baştan biraz okudum
sonra vazgeçtim
sparta
şöyle söyliiim
senin iq 10 olsa
goaway inki 6 olabilir
yani boşuna uğraşma
daha "tanrı yapmadıysa herşey kendiliğinden nasıl oldu?" yu soruyosa bi adam,
bırak orda kalsın
katre_07
11-10-2008, 14:47
müslümanlarla dalga geçenler dıyorlarki bilimde bir ilerleme oldu mu bu azgın insanlar hemen kurana bu ilerlemeyı uyarlamaya çalışıyorlar..
muslumanların en azında kendılerıne gore bır sebebı var işte ayat gosterıyorlar
peki siz kin millerin akıllı tasarımı çürüttüğü saçmalığını nerden çıkardınız..?
bu adamın dediği başka sızın yazdığınız başka..
işler tersine mi donuyor ... bazı soylemlerı kendı garıp ideolojılere ıkına ıkına bağlamaya çaışıp kendılerıne taraf sağlamayı düşünenlere
''bu adam hem katolik hem evrımci yanı hem tanrıya ınanıyor hem evrıme -bunu kendı ağzıyla soyluyor-:) o zmn bu adam AKILLI TASARIMCININ ÖNDE GİDENİDİR'
diyerek kertenkeleden insan yapmak gibi saçma sapan fıkırlerıne bır yenısı eklemye çalısanlara gulen bu garip ınsana ne cvp vereceksınız..!
bu adam bılım admıdır dıyorkı tanrının varlığı ya da yokluğu bilimim konusu olamaz.. pozitif bılımlerden çıkarılsın..
siz de diyosunuzkı bu adam akıllı tasarımı çürütmüştür.
ben de diyorum ki: kıç..m ?....
müslümanlarla dalga geçenler dıyorlarki bilimde bir ilerleme oldu mu bu azgın insanlar hemen kurana bu ilerlemeyı uyarlamaya çalışıyorlar..
muslumanların en azında kendılerıne gore bır sebebı var işte ayat gosterıyorlar
peki siz kin millerin akıllı tasarımı çürüttüğü saçmalığını nerden çıkardınız..?
bu adamın dediği başka sızın yazdığınız başka..
işler tersine mi donuyor ... bazı soylemlerı kendı garıp ideolojılere ıkına ıkına bağlamaya çaışıp kendılerıne taraf sağlamayı düşünenlere
''bu adam hem katolik hem evrımci yanı hem tanrıya ınanıyor hem evrıme -bunu kendı ağzıyla soyluyor-:) o zmn bu adam AKILLI TASARIMCININ ÖNDE GİDENİDİR'
diyerek kertenkeleden insan yapmak gibi saçma sapan fıkırlerıne bır yenısı eklemye çalısanlara gulen bu garip ınsana ne cvp vereceksınız..!
bu adam bılım admıdır dıyorkı tanrının varlığı ya da yokluğu bilimim konusu olamaz.. pozitif bılımlerden çıkarılsın..
siz de diyosunuzkı bu adam akıllı tasarımı çürütmüştür.
ben de diyorum ki: kıç..m ?....
Anlayacağına dair az da olsa umudum olsaydı Akıllı Tasarım'ın K.Miller'in tanrısı
ile alakası olmadığını,
Evrim teorisinin Tanrı olasılığını yok etmeyeceğini, ama İbrahimi dinlerin
ol deyince olduran tanrısını zor duruma düşürdüğünü anlatmaya çalışırdım.
Ama imkansız bir umut olurdu bu. Baksana mesajını bile nerenle anladığınla bitirmişsin, imzan o yani:
"ben de diyorum ki: kıç..m ?."
Boşa zahmet etmeye gerek yok...
http://www.turan-dursun.com/forumlar/showthread.php?t=4330&highlight=Darwin%27in+Tanr%FDs%FD
katre_07
12-10-2008, 13:35
Anlayacağına dair az da olsa umudum olsaydı Akıllı Tasarım'ın K.Miller'in tanrısı
ile alakası olmadığını,
Evrim teorisinin Tanrı olasılığını yok etmeyeceğini, ama İbrahimi dinlerin
ol deyince olduran tanrısını zor duruma düşürdüğünü anlatmaya çalışırdım.
Ama imkansız bir umut olurdu bu. Baksana mesajını bile nerenle anladığınla bitirmişsin, imzan o yani:
"ben de diyorum ki: kıç..m ?."
Boşa zahmet etmeye gerek yok...
sayın frodo ben demek ıstıyorum kı bu bılım adamı akıllı tasarımı çurutmemiştir.. bır anlamda herşeyı yoktan var eden tanrıyı da zor durumda bırakmamıştır..
ol deyıp olmasına gelınce bu belkı de herşeyı yoktan var ettıği kavramıyla karıştırılmaktadır..ya da kaınatı hemn oldrumuştur kavramıyla..
tamm belırlı zman zarfında oluşmuş olsunlar yani anıden değil..bu kaınatın yoktan var edıldıgı duşuncesını yok etmez..yoktan var edılmek ayrı şeydir ol deyıp olması oldurması ayrı şeydır..
verdiğiniz linkde de yazılanların sanırım eğer illa bır şuurlu yaatıcıdan bahsedilcekse bu tanrı çok tembel bir tanrıdır ve geleceği gorememektedır vb.gıbı buyuk alım duşunur fılozof kor saatcı yazarının dedıklerıyle paralel olması gerektır..
başka bir ifadeyle ol deyip olduran bir tanrının bu darwın ve dawkınsın tanrı ımgemıyle(tembel bir tanrı,kor bır tanrı)bırebır zıt olması mantığı benı hiçbir zaman bağlamaz ve ıbrahımı dınlerın ayagına da kostek olmaz...!
nasıl mı?
bak burası çok onemlı!
çünkü :
..tanrı ben kaınatı ol deyıp oldurdum deMEMEktedır bu bır..
..bız bır şeye ol dedık mı o hemen oluverır dıyerek kudretının ne kadar muazzam olduğunu anlatmak ıstemıştır...kainatın hemen olduğunu diğil..bu ıkı
yani yine aynı muhabbet tanrının dedığı başka sızın tanrının dedığınden anladığınız anlamak ıstedığınız başka ..
sayın frodo ,
şimdi bu adamın, adamların tanrısının benım tanrımla bır ilgisi var mıdır sızın yazdıklarınız bu adam hayır akıllı tasarımı çurutmuştur dedırtecek bir cvpmı dır..
saygılar..
Şimdi daha düzeyli oldu en azından.
Sayın katre Akıllı Tasarım nedir ?
katre_07
13-10-2008, 18:34
sanırım şaka yapıyosun madem tartışmamızı duzeylı kıldık..bu şaka da ınsanı olan her şey gıbı kabulum..
farklı anlamlara burunebılmekle beraber..genel olarak evrıme ınanan yaratılışçı düşüncedir..
doğada olanları okumaktır..(zamanında ılk ınen kelıme olan oku kelımesını en guzel şeklıyle kuran daha tam olarak ınmemışken ve okunacak bır kuran dahi ortada yokken(işte alın sıze bır çelişki daha:)(!)Allahın murad ettığını en guzel şeklıyle anlayan peygamberın bıze oğrettiği şeklıyle doğayı okumaktır...
evrim olsun olmasın bu kaınattakı tasarımdan bahsedılırse eğer, doğadakı her şeyde Allahın lutfunu hıkmetını sanatını kudretını hayranlıkla anlamaktır,anlamaya çalışmaktır tum yaratılmışlarda olan onun ımzasını gormektır vb..dıyebıleceğim kışilere gore değişen ilginç bır kavramdır....
"genel olarak evrıme ınanan yaratılışçı düşüncedir" ilginç.! İlginç diyorum geçenlerde bir başka "yaratılışçı" arkadaşa söylediğim "eninde sonunda evrim vardır ama bu süreci yönlendiren bir tasarımcı vardır" a geleceksiniz iddiası için ilk örnek (en azından forumumuzda) oldunuz.
katre_07
13-10-2008, 19:05
bunu ayrı bır konuya yazmıştım:
evrıme ınanmıyorum..
evrıme ınansaydım yıne tanrıya ınanırdım..
ayrıca evrıme ınanan aynı zamanda tanrıya ınanan bır çok ınsandan haberdarım..
tanrıtanımaz olan ınsanları da anlamakta guçlık çekıyorum..
gıtmem lazım yurtta yemek kalmıcak şimdi..:)
zaten bu belgeselde dr. miller da inanıyo tanrıya ve evrime. Evrimi dine karşı kullananlar bilime hizmet etmiş olmazlar. aksine bilime iyice darbe vururlar bilim ateizme kurban ediliyor bilin ki bu yönde en büyük darbeyi dinciler vurur
Neden mutlaka bir şeye inanmak zorunda hisediyorsunuz kendinizi. İnanmak degil bilmek önemli. Ögrenebilmek önemli.
İnsan inanmamalı, bilmeye ögrenmeye çalışmalı. Kabuller inanç temelinde degil kanıtlar temelinde olmalı.
Bir şeye inandıgınız zaman artık sizin için sorgulama bitmiştir. Bunun tanrı ya da evrim ya da herhangi bir şey olması farketmez. İnanç sorgunun önünde engeldir. Bir kere inanmaya başladınız mı, sadece inancınızı teyit edecek kanıtları aramaya, kabul etmeye, aksi kanıtları çarpıtmaya başlarsınız. Bilim adamları içerisinde de bunun pek çok örnegi bulunabilir. İnaç ile kalkan insan mutlaka yanılmaya mahkumdur. Nesnelligini kaybetmiştir çünkü.
Dogru yaklaşım öngörü olmalıdır. Öngörü gözlem, deney ve kanıt aramayı gerektirir. Bu da herzaman yeni öngörülere gebe olmak demektir.
Ben evrime inanmıyorum, tanrıya da inanmıyorum. Evrimin dogru oldugunu hemen her konuda görüyor, yaşıyorum. Henüz aksini kanıtlayan bir ipucuna rastlamadım. Memelilere bir göz gezdirdigimde tüm ortak noktalara baktıgımda evrimin bir gerçek oldugunu, hepimizin ortak atadan geldigimiz hissedebilmek pek de zor olmasa gerek.
Bir tanrıya ise inanmamı gerektirecek bir kanıta rastlamadım henüz. Bir tanrıyı ya da yaratıcıyı belki öngörebilirim, bu mantıksız degil. Ama bu yaratıcı benden bir şey istemiş olamaz, bazı insanları peygamber yapmış olamaz. Tarihsel veriler bunun tam tersi çünkü. Muhammedi peygamber olarak ve tanrısını tanrı olarak göreceksek, neden Zerdüştü peygamber ve Ahura Mazda'yı da tanrı olarak göremeyecegimizi izah etmek durumundayız. Ya da neden Sargon'u peygamber ve İştarı da tanrıçası olarak görmemiz gerektigini izah edemeyiz. İnsanlık tarihinde, her devlet kuruluşunda bu kutsallık , egemenin kutsal olması istisnasız yaşanmıştır. Tanrıdan güç almayan bir egemen ilk çag toplumlarında yoktur. O halde burada neden diye sormamız gerekiyor.
Neden tüm devlet kurucuları tanrısaldır. Neden kendi tanrıları onlarla mutlaka konuşmuştur. Ve neden bu konuşmaların hiç bir şahidi yoktur. Neden hep devlet erki tanrıya dayanılarak elde edilmiştir. Bu sorulara mantıki cevaplar veremeden Muhammede geçemeyiz. Bu sorulara verilecek mantıki cevapların ise Muhammedi kapsamaması için hiç bir sebep yoktur.
saygılarımla
işte bu açıklamalardan dolayı kimse evrime inanmıyor ve bilinçaltında yatan din karşıtlığı zeytinyağının altındakinin aslında zeytinyağı olmadığını hemen bize teşhir ediyor sizin evrimden kastınız dinsizlik aslında dini kesime hiç de kızmamak lazım siz böyle davrandıkça evrimin kabul görmemesi çok normal halbuki siz bilimle dini ayrı kefelere koyup birbirine düşman etmeseydiniz herkes inanacaktı hem tanrıya hem de aksi!!!!! ispatlanana dek evrime. bugün bilim adamları sizin yüzünüzden evrimi koruma altına aldı evrimi savunmanın aslında gerçekten evrimi değil bilimselliği savunmak olduğunu anlatmak için evrimi savundular evrimin yüzde yüz doğru olduğunu savundukları için değil burası çok çok çok çok önemli bir nokta. bugün evrim bilimselli korumak için savunuluyor ve ben de bunun sonuna kadar arkasındayım fakat sonuna kadar da müslümanım diğer sorularına gelince bunların evrimle alakası yok sapla samanı karıştırmayalım konuyu dağıtmayalım saygılar....
katre_07
15-10-2008, 14:18
ınsan bılır bıldığını bılır bıldıklerını bılır bıldıkçe bılır bıldıklerınce bıldıklerını bılgılerını bılır bıldığini bılgisiyle bılır..
ve sonra ınanır..
burası en uç noktadır ve gerçek mu mın bılmeden asla ınanmaz..
yanı ınanmak bınbır bılmekten geçer..bın bırı bıldıkten sonra ıstesende ıstemesen de artık ınanırsın.
kutlu olsun sana.
Harun Yahya'ya gülüyorlar, Türkiyeyi rezil etmiş utandım
karadenizli
09-11-2008, 03:47
''Tesadüf, cahilliğimizi örttüğümüz bir kelimeden başka birşey değildir.''
kibritci
19-11-2008, 05:11
karadenizli piyangonun sana çıkması belki tesadüftür ama piyangonun basılmış her hangi bir bilete çıkması tesadüf değil zorunluluktur. Olasılık ve tesadüf aynı şey değildir unutma.
karadenizli
19-11-2008, 14:10
Kalbimizin atması,Dünyanın güneş çevrsinde dönmesi,dönerken hızının hassas olması,soluk borusu..........
Bunların hiçbiri zorunluluk değildir. Basit bir örnekle işin içinden çıkamassın
Ancak şöyle bir örnek verilirki;Ben piyango bileti almassam bana hiç bir zaman talih çıkmaz.
Saygılar
kibritci
22-11-2008, 17:54
Sevgili Karadenizli teistlerin çok yaptığı bir hatayı tekrarlıyorsunuz. O da şu düşünüş :
" Ağaçlara bak meyve veriyorlar ya o meyveler zehirli olsaydı, ya yağan yağmur etimizi yaksaydı, ya dünya güneşin etrafında bu kadar hassas bir şekilde dönmeseydi ya güneş dünyadan şimdikinden daha uzak bir konumda olsaydı veya hiç olmasaydı... Şüphesiz ki bu dengelerin hepsinin birden oluşması tesadüf olamaz"
Sizin söylediğiniz ise yine çok benzer bir şekilde kalbimizin atması, dünyanın güneş etrafında dönmesi dönerken hızının hassas olması gibi apayrı unsurların biz insanlar için bu denli şans sayılabilecek bir şekilde bir araya gelmesinin mümkün olamayacağı üzerine.
FAKAT! Unuttuğunuz çok önemli bir soru var! Ya dünya ile güneş arasındaki mesafe türümüzün yaşamı için yeterli ölçüde olmasaydı'nın gerçek cevabı.
BASİT, o zaman bunları düşünen bir bilinç olmayacaktı! Yani sen bunlar bir araya geldiği için varsın yoksa olmayacaktın ve bunların hepsi şans olabilir mi gibi bir soru da sormayacaktın? İnsanoğlu evreni keşfetmekte şu an emekleme aşamasında kendi galaksimizde bile araştırabildiğimiz alan arpa boyu kadar ki sonsuz(bu da belli değil) evrende, yaşam koşullarının türümüzü oluşturabildiği bir örnek, dünya, belki 100 milyonda bir belki milyarda bir bilemiyorum evrenin sınırları o kadar genişki. Aslında bunun anlamı şu; demekki evren içerisinde canlıların var olabileceği alanlar olabiliyormuş ve sen belki milyarlarca belki trilyonlarca ihtimalde birinin olumlu döndüğü bir sistemde yaşıyorsun. Haliyle bunların şans olduğunu düşünüyorsun . Halbuki sonsuz ihtimalli ve kombinasyonlu bir evrende senin gibi bir canlı türünün oluşması sence ne kadar tesadüf?
Şöyle bir örnek vereyim, çok büyük bir gölün ortasında küçücük sadece topraktan oluşan bir ada düşün uçakla bu gölün üzerinden boylu boyuna geçerken yüzbinlerce tohum bırakıyorsun(ve bu tohum sadece soğuk ortamda filizlenebiliyor) ve bir iki tanesi bu adanın üzerine düşüyor, tohumlar filizleniyor ağaç oluyor , şimdi bu ağaçların düşünebildiklerini ve konuşabildiklerini farz edip bir fabl ı bitkilere uyarlayalım.)
Alfa : Yav baksana Beta kardeş etrafımız su ile dolu ucu bucağı gözükmüyor, ya bu gölün seviyesi daha yüksekte olsaydı , ya bu küçücük kara parçacığı olmasaydı, ya şu an burada değilde gölün içerisinde bir yerde olsaydık, ya bu kadar kuzeyde soğukta değilde, güneyde sıcakta doğmuş olsaydık, ya güneş bize güneydeki kadar çok gelseydi ne kadar çok mucize var bunların hepsi bir tesadüf mü?
Beta: Alfacım şu an bu şartların hepsinin oluştuğu bir ortamda olduğun için bunları söyleyebiliyorsun, biz yüzbinde 2 lik bir örneğiz , ya... ya... diye başlayan ihtimallerin 99998'i şu an yok ve olmadığı için de düşünemiyor doğal olarakta soru soramıyor, denizin dibine düşen veya daha sıcak ortama düşen bizlerde olabilirdik o vakitte buraya düşen tohumlar yav biz ne kadar şanslıyız bunlar mucize olmalı diyecekti bir de ya sıcakta doğmuş olsaydık diyorsun o vakit filizlenmeyecektik bile varolamayacaktık , 99998 kurban verdikten sonra buna mucize diyemem , 100000 tane tohumdan herhangi 2 tanesinin adacığa düşme ihtimali diyebilirim sadece bu da oldukça yüksek bi ihtimal.!
Meyvaların zehirli yağmurların asitli olması durumunda napardık sorusuna gelince(biliyorum sen sormadın ama oldukça alakalı bir durum, sıkça karşılaşıyorum), Şöyle bir soru soracağım , sen yediğin meyvelere neye göre zehirli diyorsun? Senin bünyence sindirilememesi bünyenle uyuşmayan ona zarar veren bileşenler içermesi ile değil mi? Peki sana zararlı olan ama herhangi bir hayvana zararlı olmayan veya tam tersi durumlar söz konusu değil mi? Aslında cevap çok basit : EVRİM, sen bu meyvelere, bu yağmura göre evrim geçirdin aksi takdirde meyvelerin "zehirli" olduğu şekilde evrimleşmiş olacağını farz ettiğimiz bir dünyada da bu sefer belki sen bu dünyadaki ürünlere zehirli diyecektin belki de hiç elverişli bir ortam oluşmayacağından şanssız olan büyük kesimden olacak hiç varolmamış olacak ve bu soruların hiç birini sormamış olacaktın.
Umarım bu açıklama ve örnek ile anlatabilmişimdir zira işin içinden çıkılacak bir durum yok apaçık ortada.)
Bu arada benim verdiğim örnek piyango bileti alanlar kümesi içerisinde şansı anlatmak için kullandığım bazı şeyleri indirgediğim bir örnek tabii ki piyango bileti almayanları bu kümenin içinde bir eleman olarak tanıtmadım sana.Bu yüzden piyango bileti almadım bakış açısı yanlış, kaldı ki o zaman bile bir şansın var piyango vuran bileti adam kaybeder sen bulursun bu da bir ihtimal değil midir.)
Umarım aynı şekilde yukarıdaki indirgenmiş örneği de kümesinde olmayan elemanları kullanıp irdeleyemezsin. Adı üzerinde örnek, konuyu daha iyi anlatabilmek için farz edelim diyorum.
Sevgiler.
karadenizli
22-11-2008, 19:25
Sayın kibritçi yazınızı okudum kısaca şunu demek istiyorsunuz bir toz zerresi hükmünde kaldığımız kainatta bizim oluşmamız öyle abartılacak birşey değil.
Sayın kibritçi siz sadece canlılık cansızlık açısından bakmışsınız olaya zira kainatta güneş sistemimiz gibi milyonlarca sistem vardır ve bunlarda tıpkı güneş sistemimiz gibi çok hassas dengelere sahiptir.Biz dünya olarak güneşin etrafında aynı şekilde güneş sistemimiz de samanyolunun etrafında dolaşır.Bu neden böyledir bilim buna hiçbir zaman açıklık getiremez.Bunlar tesadüf olamaz.
Canlılığın oluşması da başlı başına bir konudur yani bir sitokrom c diziliminin oluşma ihtimali 0 denecek kadar azdır bunu ben değil evrimci ali demirsoy söylüyor ve diyorki;''iki ihtimal var ya insanüstü bir varlığın müdahalesi yada ihtimaller. Birincisini kabul emek bilime aykırı olur biz ikincisinin üzerinde durmalıyız'' Bu dediği ne kadar bilimle örtüşür oda tartışılır.yani birincisinin üzerinde bile durmuyor adam direk ikincisinin üzerine atlıyor.
ikincisini kabul edip kafamızda milyonlarca soru işareti olacağına birincisini kabul ederek soru işaretlerini söküp atabiliriz.
Saygılarımla
MasculiN
26-11-2008, 07:53
Canlılığın oluşması da başlı başına bir konudur yani bir sitokrom c diziliminin oluşma ihtimali 0 denecek kadar azdır bunu ben değil evrimci ali demirsoy söylüyor ve diyorki;''iki ihtimal var ya insanüstü bir varlığın müdahalesi yada ihtimaller. Birincisini kabul emek bilime aykırı olur biz ikincisinin üzerinde durmalıyız'' Bu dediği ne kadar bilimle örtüşür oda tartışılır.yani birincisinin üzerinde bile durmuyor adam direk ikincisinin üzerine atlıyor.
ikincisini kabul edip kafamızda milyonlarca soru işareti olacağına birincisini kabul ederek soru işaretlerini söküp atabiliriz.
Saygılarımla
Nabtınız beyfendi? Olayda o zaten soru işaretlerini söküp atmak. Bilim bu sorulara zevkle bakarken . Bilimsel düşüncenin nasıl birşey olduğunu bilmeyen insanlar ise çok güzel silip atıyorlar."Bu dediği ne kadar bilimle örtüşür oda tartışılır" şimdi adam ne yapsaydı tövbee deyip secdemi etseydi .Tabiki araştırmaya devam edicek.Dünyanın yuvarlak olmasınada imkansız gözüyle bakılıyodu hatırlarsanız.Uçmak ,ses hızına erişmek,aya gitmek, vsvs
Bu sadece sizin için geçerli değil evrim teorisi hakkında 3-5 şey duyup şu şöle olurmu bu böle olurmu bak bu imkansızmış bu böle demiş gibi laflarla evrim teorisini saçma olarak adlandırıyorsunuz.
Birde hep düşülen yanılgıya düşüyorsunuz ve arkadaşta bahsetmiş olasılıkların sizin için var olduğu gibi bi egoislik içindesiniz.Bir işe yaramıcak ama düşünce şeklini bir örnekle anlatiyim. Biri size silah doğrultu sizi öldürcek .Silah sesi geldi ama birşey olmadı düşünmeye algılamaya devam ediyorsunuz şöle diyosunuz düşündüğüm için vurmadı.Aslında vurmadığı için düşünüyorsunuz .Bunun gibi komik ama basit örneklerle "kibritçi" nin demek istedğini yüz binlerce kez anlatsak ta inanç yüzünden algılar kapanır anlaşılsada saçma denir.
Olasılıksal olarak imkansız dediğiniz yaşamın aslında olasılıksal olarak okdarda olasılıksız olmadığını bilim yavaş yavaş göstermeye başladı.Tabi görmemek için çaba sarf etmezseniz.İllaki bilimin cevap veremediği konular var ama bilimin tarihine bakarsanız nekadar yeni olduğunu anlarsınız şuan için çok cahiliz bilimin bu cahilliklerini kabul edip cahil cahil kalmasını istiyorsanız onu yapmak istiyen insanlar kendileri yapsında bilim insanlarını yormasınlar..
karadenizli
26-11-2008, 15:26
Önümüzde bir yapboz ve onun parçaları var bilim bunların belkide hepsini çözecek haklısınız.Ama ortada bir boşluk varki onun parçası dinlerdedir o olmadan resmi çözemessiniz.
Soru:Bir sitokrom c dizilminin oluşma ihtimali bu kadar düşükken oluşumunu neye bağlıyorsunuz
cevap:Allahtır,ancak allah gibi sonsuz bir kuvvet onu yapar.
Şimdi sen düşün bunun cevabını düşün düşün düşün................Dikkat et sınav süresi dolmasın.
kibritci
01-12-2008, 23:20
karadenizlim terkrar merhabalar bu kadar geç yazdığım için kusura bakma yoğunluktan buraya yazı yazdığımı bile unutmuşum.)
Öncelikle yazılarımı anlatabildiğime sevindim ama tam olarak anlatamamışım olacak ki siz de evrendeki düzenden bahsetmişsiniz.
"Sayın kibritçi siz sadece canlılık cansızlık açısından bakmışsınız olaya zira kainatta güneş sistemimiz gibi milyonlarca sistem vardır ve bunlarda tıpkı güneş sistemimiz gibi çok hassas dengelere sahiptir.Biz dünya olarak güneşin etrafında aynı şekilde güneş sistemimiz de samanyolunun etrafında dolaşır.Bu neden böyledir bilim buna hiçbir zaman açıklık getiremez"
Bilim buna çoktan açıklama getirdi merak etmeyin ingilizcem yok webdeki türkçe kaynaklara da güvenmiyorum diyorsanız EN AZINDAN tubitak'ın evren (http://www.tubitak.gov.tr/home.do;jsessionid=8FC887BAB4E6286D57963818DE25779 0?ot=5&rt=12&rid=10196&pid=541&cid=1012&sid=536)adlı bol resimli kitabını okuyunuz bari kitap çok basit bir dille yazılmış şahsen orta-1 de okuduğum bir kitaptı başlangıç için oldukça işinize yarar.
Evrendeki düzenden size kategori edilmiş şekilde bahsedeyim:
Sosyal olarak dünyamızda düzen vardır çünkü;
Dünyada kronik açlık çeken insan sayısı 1 milyara yaklaşmış dünya nüfusunun 6'da 1 i olmuştur (dikkat açlık değil kronik açlık)
Dünyada her 5 saniyede 1 bir çocuk açlık yüzünden hayatını kaybetmektedir.
Dünyada Allahın nimet olarak yarattığı hayvanlardan bulaşan hastalıklar yüzünden onbinlerce insan özellikle fakir ülkelerde ölümün pençesinde yaşıyor.
Dünya sağlık örgütünce yapılan bir araştırmada diyor ki sırf Akut solunum yolları enfeksiyonundanher yıl 4.4 milyon insan ölüyor. Bu sayı diğer hastalıklar ve başkalaşan virus ve bakterilerle birlikte 10 milyonları buluyor.
Yine mükemmel bir düzene sahip metobolizmamızda, apandisit gibi ne melum olduğu hala anlaşılamayan bir organımız yüzünden yine özellikle fakir ülkelerde bir çok çocuk ve ergen ölümü yaşanıyor.
Yine hem ülkemizde hem dünyada yüzbinlerce insan başka bir insan tarafından öldülüyor veya bir grup katlediliyor.
BU sosyal ve metobolizmamızdaki fiziksel düzenler saymakla bitmez. Bunlara ilim ve fen özellikle (o inanmadığınız) biyoloji alanındaki çalışmalar hariç hiç bir şeyin faydası olmadı.
Dünyamızda fiziksel bir düzen vardır çünkü;
Sırf Yemen'de en son yaşanan aşırı yağışla 47 kişi hayatını kaybediyor.
Her sene depremler oluyor binlerce kişi hayatını kaybediyor
Hortum Kasırga çıkıyor yine binlerce kişi hayatını kaybediyor evsiz kalıyor.
Volkan patlıyor yine binlerce kişi hayatını kaybediyor evsiz kalıyor hatta göç etmek zorunda kalıyor.
Tsunuami vuruyor yine binlerce kişi hayatını kaybediyor.
Toprak kayması oluyor, heyelan oluyor yine aynı şekilde sonuç değişmişyor.
Bunlara da ilim ve fen alanındaki çalışmalar hariç hiç bir şeyin faydası olmadı.
Evrenimizde fiziksel bir düzen vardır çünkü;
Kare deliklerin keşfedilmesiyle ne kadar güçlü bir yokedici olduğu anlaşıldı Şu anda bilimadamları harıl hurul kara delikleri daha iyi anlayabilmek için deneyler yapıyor(Cern)
Entropi'yi sanırım hiç duymadın entropi'yi incelemeni isterim. Kısaca evrende düzensizlikya değişmez ya artar diyor. (burada düzensizliğin artması için bir düzen olması gerekir gibi anlamsız bir cevap vermezsin umarım şayet suç oranının yüzde 70 olduğu bir ülkede suç oranı yüzde 80 olduğu zaman suç refah azalır, burada düzensizlikten bahsediyoruz önemli:)
Tekrar dünya'ya dönecek olursak buz devri gibi bir çağ yaşanıyor bir çok tür yok oluyor.
Dünya'nın şekli itibariyle kuzey ve güney kutuplar yaşamaya çok elverişsiz.
vb vb vb.....
Tüm bunlara rağmen halen Evrende mükemmel bir düzen var diyorsanız entropi'yi tekrar incelemenizi tavsiye ederim. Bir de en kısa zamanda tubitak'tan kendinize bir evren kitabı edinmenizi aslında kaynak çok ama siz sanırım yine gözlerinizi ve kulaklarınızı kapayıp Harun Yahya sitelerine bakmayı tercih edeceksiniz. Harun Yahya olayına niye girdin yine diye soracak olursan bir sonraki örneğinden gayet belli oluyor: Sitokrom-c!!
Yine Harun Yahya sitelerinden bir bölümü alıntılanarak yapılmış bir kesit.
Yazının bir önceki cümlesine bakacak olursanız
Bir Sitokrom-C'nin dizilimini oluşturmak için olasılık 0(sıfır) denecek kadar azdır.Yani canlılık eğer belirli bir dizilimi gerektiriyorsa,bu tüm evrende bir defa oluaşacak kadar az bir olasılıktır.Ya da oluşumunda BİZİM TANIMLAYAMAYACAĞIMIZ DOĞAÜSTÜ GÜÇLER GÖREV YAPMIŞTIR.Sitokrom C' belli bir aminoasit dzilimini sağlamk,bir maymunun daktiloda hiç yanlış yapmadan insanlık tarihini yazma olasılığı kadar azdır."
Prof. Dr. Ali Demirsoy
denmiş yani calılık eğer belirli bir dizilimi gerektiriyorsa! Bilimfeneri.org'da (yöneticilerinin çoğunun Stanford gibi üniversitelerde biyoloji yüksek lisans yapan insanlardır bu arada.) Şöyle bir cevap verilmiş:
Bu bir koşul cümlesi öyle değil mi? Tek bir dizilim gerektiriyorsa diyor. Ama işin gerçeği şöyle. Yani tüm canlılarda aynı Sitokrom C molekülü yoktur. Yapılan araştırmalar en az 2.3x10^93 adet farklı işlevsel Sitokrom C molekül yapısı olabileceğini göstermiştir (1). Heralde bu sayının nasıl bir şey olduğunu algılayabiliyorsunuz. Görüldüğü gibi belli tek bir dizilim değil çok çok çok fazla işlevsel dizilim vardır.
Bu konuda senin gibi kopyalayıp yapıştıran bir çok kişi bu konuda soru sormuş verdiğim adreste biraz okuyup kendine doyurucu cevaplar bulabileceğine eminim.
Tabii gördüğün gibi bu yine başkasının cevabı ama ben okuyup araştıran bir insan olduğum için konuyu öğrenmek için gittim Ali Demirsoy'un bahsi geçen yazının olduğu kitabı aradım bulamadım, aldığım zaman kitabı okuyup sana daha doyurucu bir cevapta verebilirim. bu arada sen de bir referans verirken Harun Yahya böyle diyor şeklinde kopyalayıp yapıştırmak yerine bir kez olsun o kitabı okuyup, söyledikleri referansları araştırıp yazarsan hem sana hem bize çok yararlı bir iş yapmış olacaksın. Gördüğün gibi bir cümleden neler değişiyor kaldı ki Ali Demirsoy Türkiye'de evrimi savunan(doğal olarak) bir bilimadamı. Benim yine zamanım doldu daha çok yazmak isterdim ama yapılacak işler bekler tekrar görüşmek üzere.)
kibritci
03-12-2008, 01:40
Önümüzde bir yapboz ve onun parçaları var bilim bunların belkide hepsini çözecek haklısınız.Ama ortada bir boşluk varki onun parçası dinlerdedir o olmadan resmi çözemessiniz.
Soru:Bir sitokrom c dizilminin oluşma ihtimali bu kadar düşükken oluşumunu neye bağlıyorsunuz
cevap:Allahtır,ancak allah gibi sonsuz bir kuvvet onu yapar.
Şimdi sen düşün bunun cevabını düşün düşün düşün................Dikkat et sınav süresi dolmasın.
bu arada yaptığınız yorum biraz talihsiz olmuş . önümüzde bir yapboz var fakat en henüz elimizde olmayan parçalar da var biz henüz olan parçalardan çok rahat bir şekilde genel resmi görebiliyoruz fakat siz "daha bu parça yok o yüzden böyle bir resim olamaz" diyorsunuz. Ha o kayıp dediğiniz parça bulununca da kayıp olan başka bir parçayı refere edip ama henüz bu parça da yok diyip yine kaçıyorsunuz. Bakalım nereye kadar gidecek bu. Bu arada yaptığınızı açıklamaya göre demekki bilim yapboz un parçalarını keşfettikçe sizde dinden soğuyacaksınız hepsini buldukça da dinden çıkacaksınız öyle mi? Çok enteresan bir inanca sahipsiniz.
karadenizli
03-12-2008, 20:28
Harun yahya dan kopyalamam hepsi kendi ifadelerimdir.Tanısaydın inanırdın.Şu anda int. cafede çıkmak durumundayım daha sonra cevaplarım.
sıcahsıcah
27-01-2009, 12:35
bu arada yaptığınız yorum biraz talihsiz olmuş . önümüzde bir yapboz var fakat en henüz elimizde olmayan parçalar da var biz henüz olan parçalardan çok rahat bir şekilde genel resmi görebiliyoruz fakat siz "daha bu parça yok o yüzden böyle bir resim olamaz" diyorsunuz. Ha o kayıp dediğiniz parça bulununca da kayıp olan başka bir parçayı refere edip ama henüz bu parça da yok diyip yine kaçıyorsunuz. Bakalım nereye kadar gidecek bu. Bu arada yaptığınızı açıklamaya göre demekki bilim yapboz un parçalarını keşfettikçe sizde dinden soğuyacaksınız hepsini buldukça da dinden çıkacaksınız öyle mi? Çok enteresan bir inanca sahipsiniz.
şöle düşünelim yapboz eğerki sen onu birleştirmesen doğal oluşumların yada enerji devinimlerinin falan etkisiyle bir araya gelirmi bence gelmez ortada bir resim var tabiki güzel bir resim resmin parçalarını oluşturan bir güç var bu güç tabiki yaratıcı resmi yapboz halinde yaratmıştır bu yaratmayı nedense siz dahil herkes bir anda hop diye mükemmel bir dünya kuruluvermiş üzerinde kuşlar uçuyor inekler mölüyor gibi algılamayın tabiki dünya nın yaratılış süreci başlamış ve ardından jeolojik devirler geçmiştir en sonunda ilk canlının suda ortaya çıkış emri verilip bir hayat formu yavaş yavaş dünya üzerine sarılmış dünyanın atmosferiyle yaşamaya uygun bir yer olması ile birlikte insan sahne almıştır işte bu olaylar nasıl olmuştur insan aklıyla bulacaktır bunu buluyorda ama bir hataya düşüyor bunu yaparken yaratıcıyı dışlayıp herşeye bir otomatik rol yüklüyor ilk hareketi veren kulakardı ediliyor etki olmadan tepki olmaz bu bilimin temeltaşlarından birisidir ilk etki nedir ve o ilk etkiyi etkileyen ve onu etkileyen .... sonsuz sayıda bu zinciri sor dur kendine o zman... durun ya bilimin başı döner o zaman
şöle düşünelim yapboz eğerki sen onu birleştirmesen doğal oluşumların yada enerji devinimlerinin falan etkisiyle bir araya gelirmi bence gelmez ortada bir resim var tabiki güzel bir resim resmin parçalarını oluşturan bir güç var bu güç tabiki yaratıcı resmi yapboz halinde yaratmıştır bu yaratmayı nedense siz dahil herkes bir anda hop diye mükemmel bir dünya kuruluvermiş üzerinde kuşlar uçuyor inekler mölüyor gibi algılamayın tabiki dünya nın yaratılış süreci başlamış ve ardından jeolojik devirler geçmiştir en sonunda ilk canlının suda ortaya çıkış emri verilip bir hayat formu yavaş yavaş dünya üzerine sarılmış dünyanın atmosferiyle yaşamaya uygun bir yer olması ile birlikte insan sahne almıştır işte bu olaylar nasıl olmuştur insan aklıyla bulacaktır bunu buluyorda ama bir hataya düşüyor bunu yaparken yaratıcıyı dışlayıp herşeye bir otomatik rol yüklüyor ilk hareketi veren kulakardı ediliyor etki olmadan tepki olmaz bu bilimin temeltaşlarından birisidir ilk etki nedir ve o ilk etkiyi etkileyen ve onu etkileyen .... sonsuz sayıda bu zinciri sor dur kendine o zman... durun ya bilimin başı döner o zaman
Vaybe Tanrı dünyayı 6 günde yaratmamışmıydı?Şimdi siz ilk önce suda yarattı sonrada dünyaya yaydı atmosferi yaptı. Ama kuranda ilk 2 gün yerleri sonra Gökyüzünü yapmamışmıydı.
O, gökleri ve yeri altı günde yarattı. Arşı da su üstündeydi. Hud-7
....yeri iki günde yaratandır...
O, yerin üstünde sabit dağlar yarattı. Orada bereketler meydana getirdi. Orada araştırıp soranlar için rızıkları tam dört günde belli bir seviyede takdir edip, düzene koydu.
Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi...
Böylece Allah onları iki günde yedi gök olmak üzere yerine koydu. Her göğe kendi işini bildirdi... Fussilet 9-12
... sonra Arşa istiva etti. (Araf-54)
Ayrıca bi hadiste
(Ebu Hureyre ve İbn Abbas'tan):
Peygamber şöyle dedi:''Tanrı toprağıcumartesi,dağları pazar,ağaçları pazartesi,mekruhu salı,nuru çarşamba,hayvanları perşembe,Adem'i de cuma ikindiden sonra yarattı.(Müslim,e's_Sahih,Kitabu Sıfatı'l-Münafıkin,27,hadis no:2789;Ahmed İbn Hanbel,Müsned,2/227)
Eskiden bunları söylüyodunuz şimdide yok jeolojik devir filan çıkardınız. Jeolojik devirler yaradılışı nasıl kanıtlıyor çok merak ediyorum.Ayrıca Dünya oluştuğundan beri 5 defa hayat yokolma noktasına gelmiştir.Tanrı neden böyle bişi yapıyor peki? Bana bu 6 günde yaratılışı bi açıklayınız lütfen.
hamiyoda
09-03-2009, 19:51
Bence adam evrim teormini almış, yemiş ,yutmuş ,bitirmiş,
Burada kusuyor :-)
Aklımdaki bütün soruların cevaplarını buldum....Bence herkes bunu izlesin
İslam'ın Darwinleri
Bu ay(Mart 2009) Doğu toplumlarının insanlığın bilgi biriki-
mine yaptğı katkıları "evrim" özelinde ortaya ko-
yan dopdolu bir sayı hazırladık.
Nazzam (ölm.845), Câhız (776-869), İbn-i Miskeveyh (970-
1035), Birûnî (973-1051), İbn-i Sina (980-1037),
İbn Tufeyl (1100-1185), Mevlana (1207-1273), İbn-
i Haldun (1332-1406), Kınalızâde Ali Efendi (1510-
1572) ve Erzurumlu İbrahim Hakkı (1703-1772) gi-
bi birçok İslam bilgini evrime ilişkin önemli fikirler
geliştirmişlerdir.
Fikirlerine ayrıntılı bir şekilde yer verdiğimiz
Câhız ve Birûnî'ye özellikle dikkatinizi çekmek isti-
yoruz. İki bilgini incelediğinizde Ortaçağ düşünürle-
ri değil Aydınlanma dönemi düşünürleri ile karşı
karşıya olduğunuzu düşüneceksiniz. Ampirik ve bi-
limsel metodlar kullanan, gözlemler ve bilimsel in-
celemeler yapan bu iki düşünür günümüz evrim
karşıtlarına ders verecek özelliklere sahiptir. De-
ğerli hocamız Prof. Dr. Ali Nihat Bozcuk'un da be-
lirttiği gibi "ABD'de son zamanlarda ortaya atılmış
olan Yaratılışçılık (creation science) ve devamı
olan Akıllı Tasarım (intelligent design), Hıristiyan
dinci radikallerin geliştirdiği ve yatırım yaptığı
akımlardır. Biz bu akımlara kanıp onların savunu-
cusu ya da yardakçısı olacağımıza kendi geçmişi-
mizde iz bırakan Türk ve İslam düşünürlerinin ev-
rim için söylediklerine baksak ve bugünkü bilimsel
görüşle karşılaştırıp varsa artılarını ve eksilerini
anlamaya çalışsak daha isabetli olmaz mı? "
Bilim ve Ütopya Mart sayısı
İlginç bir şey sezinledim. Sanki burda yazanlar -Tanrı görüşünü savunanlar- vidyonun tamamını izlememiş gibi geldi. Allah(Tanrı) için doğru söyleyin sonuna kadar izlediniz mi?? :D :D
mesihisa0000
07-04-2009, 17:02
evrımcıler yoktan var oluşa ınanmıyorlar. ol demekle olunmuyormuş pekı düşünürmusunuz. bir şeyın var olabılmesı için onu var eden bulunması lazım degılmı?bir dini ınancı olmayan fakat bır tanrının varlıgına ve bu tanrının teklıgını bılım yoluyla ıspatlayan hawkıng şöyle der.etrafınıza bır bakın var olan herşeyın var eden unsurlar var.agaçlar olmadan oksijen olmaz,kara delıkleri olusturan unsurlar olmadan kara delıkler olmaz ve bir yaratan olmadan evrenın var olması ımkansızdır.
size bır mantık sorusu neden kuran da allah evrenı 6 günde yarattı da(gün kavramını bugün un kavramıyla özdeşleştırmeyınız) ol demeden hemen var olmadı?
katre_07
07-04-2009, 18:09
İlginç bir şey sezinledim. Sanki burda yazanlar -Tanrı görüşünü savunanlar- vidyonun tamamını izlememiş gibi geldi. Allah(Tanrı) için doğru söyleyin sonuna kadar izlediniz mi?? :D :D
evet..!:)
neden ki?
Bence adam evrim teormini almış, yemiş ,yutmuş ,bitirmiş,
Burada kusuyor :-)
Aklımdaki bütün soruların cevaplarını buldum....Bence herkes bunu izlesin
Öncelikle merhaba demek istiyorum.Konuya dönersek ben şunu anlamıyorum insan daha o kadar basit bir varlıkki daha yaşadığıdünyayı,cevresini,bedenin özelliklerini tam olarak bilmezken evreni açıklamayı yada evrimi sahiplenmeyi dile getiriyor.Evrim bencede vardır ama yaratılanlar arasındadır ve bu bizim maymundan geldiğimiz anlamına bir evrim deildir.Sadece bazı kalıtsalların ufak ama tamamilen değişmeden oluşturduğu bir şeydir.Ve aynı zamanda evrim teorisiylede Tanrı inkar edilme noktasına kesinlikle gelemez...
İnsan benliğine göre kendinzden bahsederken ben dersiniz.Ama siz nesiniz nereniz ben yani ayağınızmı,kolunumu,kafanızmı,nereniz yoksa bir bütünmüsünüz yada aslında trilyonlarca canlının birleşimimisiniz.Her birinin ayrı görevi olan trilyonlarca hücrenin anlaşılmaz bir akılla veya ilhamla hiç şaşmadan görevlerni komplex bir şekilde,sanki yüksek bir teknoloji,sabır ve dizaynla beraber çalışmasını buüstün dizayn,ilham veyahut aklın rastgele oluştuğuna inanmak bana gerçekten gülünç geliyor.
Şimdi ben ve bir incir ağacının meyvesi aynı atadanmı geliyor.Sanırım o incir meyvesi olmayı insanlığa tercih ederek evrimleşmedi ve incir olarak kaldı öylemi yani mesela.Onuda geçtim sırf bizim galaksimizde milyarlarca yıldız var,milyarlarcada galaksi olduğu düşünülüyor(bu sadece bizim aklımız erdiğince dikkat çekelim bu noktaya).yani bu dmek oluyorki milyar x milyarlık bir oluşum.Ve bu oluşumda bir denge,bir düzen,bir ilim var.
Kendi düşüncem tabiki bu,kimseye zorla kabul ettirmek niyetinde deilim,her düşünce saygı ve beraberinde okuyana bir şeyler kazandırır inancındayım.
Sonra düşündüğümüz akıl sadece protein ve yağ'dan oluşmuş bir organ peki bize düşünme,vicdan,duygular,hissetme yetilerini kazandıran sizcede protein ve yağlardan oluşan bir şeymi yoksa ona can veren ruh yada muazzam bir sistemmi.
Bu kadar komplex bir şey varken ve bu kadar şeyin milyarda birini keşfetmemişken kainatın oluşumunu yargılamak bana çok komik ve basit geliyor.Ama tabiki ben bilimin herzaman gelişmesini isteyen ve destekleyen bir insan olarak bunalrı hoş karşılıyorum çünkü daha çok keşfedileek şeyimiz ve bugünkü günlerimize güleceğimiz anlar var tabiki.Ama bilim derinlere indikce ve daha koplex şeyler keşfedildikçe sanırım kainatın sonzuz aklınıda daha iyi anlayacağız.
Saygılarımla...
BEN EVRİM TEORİSİNE İNANMIYORUM diyenler.
Evrim din değildir. inanmak inanmamak olmaz. Evrim GERÇEKTİR.
En el hak
17-06-2009, 18:46
ken miileri bende izledim.kapasite olarak beni biraz aştı desem yeridir.bu yüzden 3 defa tekrarladım.sunum mükemmel.birazda biyoloji den anlasam çok daha güzel olacaktı ama,yinede çok şey aldım diyebilirim.
elimde buna benzer konferans ve belgesel tarzı görüntüler var.özelliklebbc nin yapmış olduğu caveman(mağara adamı)nı mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.bana göre baş yapıt.video bende mevcut.rapit adresini ekleyebilirim
warriorxxx
24-07-2009, 11:17
evrim :D tmm bu dünyadaki herşey evrimle oldu peki dünya dışındaki gezegenlerin belli bir sistemle olması mesela güneşin biraz ekseninden kayması bizim gezegene vereceği zarar felan onlardamı evrimle oldu ozman doğal seçilimle gezegenlerde belli bir düzgün sistemde ee bu uzay boşluğu aynı ortamda değilmi o zman ?
tensiz.denek
24-07-2009, 11:42
evrim :D tmm bu dünyadaki herşey evrimle oldu peki dünya dışındaki gezegenlerin belli bir sistemle olması mesela güneşin biraz ekseninden kayması bizim gezegene vereceği zarar felan onlardamı evrimle oldu ozman doğal seçilimle gezegenlerde belli bir düzgün sistemde ee bu uzay boşluğu aynı ortamda değilmi o zman ?
Aramıza hoşgediniz. Eğer noktalama işaretlerinden nokta (.) ve virgül(,)ü kullanırsanız yazdıklarınız daha anlaşılır olacaktır.
Saygılar,
kafasikarisik
24-07-2009, 11:57
güneşin biraz ekseninden kayması
Biraz açarmısınız? Güneşin dönüş ekseninden mi bahsediyorsunuz? Güneş ekseninden nasıl kayar? Kayarsa ne gibi etkileri olur?
dünya dışındaki gezegenlerin belli bir sistemle olması mesela güneşin biraz ekseninden kayması bizim gezegene vereceği zarar felan onlardamı evrimle oldu
Evrim canlıların türemesi üzerine bir kuramdır.
Dünya ve güneş sistemi oluşumundan bu yana sayısız dönem geçirmiştir. Bu dönemler kimi zaman kitlesel yokoluşlara yol açmış, kimi zamanda canlıların aşırı üremesine. Ufak değişikliklerin ekosistem üzerinde olumlu/olumsuz etkileri vardır. Bu kimi canlılar için yaşanamaz bir durum ortaya çıkarırken kimi canlılar içinse yaşam alanlarının artması durumunu ortaya çıkarır. Canlıların yaşayamayacağı bir aşırı bir durum söz konusu olsaydı dünyamız diğer gezegenler gibi kaya/gaz çölü olurdu. Dünya canlıların yaşaması için elverişli bir durumda olduğu için üzerinde canlılar var.
warriorxxx
25-07-2009, 22:17
ben elverişli olduğundan bahsetmiyorum uzayda bile çok büyük bir uyum var mesela ayın güneşten ışığı alıp yansıtması gibi ve bizde gece ayın hafif ışığı ile önümüzü azda olsa görüyoruz. Madem tek hüreden geldi onca şey gözler yokken canlı dediki lan hergün kafamı oraya buraya çarpıyorum paso düşüyorum bitane saydam mercek bulayım gözüm oluşsun vay anasını be ama tüh be senelerce bekleycem seneler geçtikten sonra lan olum niye oluşmadı lan bu göz __ işte madem doğal seçilimle oldu herşey gözümüzü olduracak bişeymi olduda gözlerimiz oldu
ben elverişli olduğundan bahsetmiyorum uzayda bile çok büyük bir uyum var mesela ayın güneşten ışığı alıp yansıtması gibi ve bizde gece ayın hafif ışığı ile önümüzü azda olsa görüyoruz. Madem tek hüreden geldi onca şey gözler yokken canlı dediki lan hergün kafamı oraya buraya çarpıyorum paso düşüyorum bitane saydam mercek bulayım gözüm oluşsun vay anasını be ama tüh be senelerce bekleycem seneler geçtikten sonra lan olum niye oluşmadı lan bu göz __ işte madem doğal seçilimle oldu herşey gözümüzü olduracak bişeymi olduda gözlerimiz oldu
warriorxxx,
Gözün evrimi çok iyi bilinen bir süreçtir, hatta en iyi bilinen süreçlerden biridir. Darwin’in bile o zamanlar gözlediği göz gelişiminin çeşitli aşamalarındaki canlılar evrim lehine delil üretmektedir. Birkaç tane ışığa duyarlı hücreden, fincan seklinde fakat merceksiz reseptörlere, oradan insan gözünden çok daha keskin kartalların gözüne kadar çeşit çeşit gelişmişlik düzeyinde göz, yarım gözle veya 1/100’luk gözle yasayan pek çok canlı bulunmaktadır doğada, günümüzde bile.
Ayrıca, insan gözü, bir mühendislik hatasıdır! Retinanın içi dışı terstir. Sinirler ve kan damarları retinanın ışığa duyarlı kısmından geçerek bir kör nokta oluştururlar ve ışık reseptörü hücrelerinin önünde dağılırlar. Böylece ışık bu fiberleri geçip reseptörlere ulaşmak zorundadır. Sinirler ve damarlar reseptörlerin arkasında olsaydı, yoldan çekilmiş olurlardı ve bir kör noktamız olmazdı. Örneğin mürekkep balığının gözleri öyledir. Evrim elindeki materyalle çalışmak zorunda olduğundan, ancak eldeki mevcut sistemi kullanabilir adapte olmak için. İşte bu durum bu tür tuhaflıklara yol açabilir. Mutlak bir yaratıcının, hem de daha önce yarattığı canlılarda bu hatayı yapmamışken, insanlarda böyle bir hata yapmış olması düşündürücüdür.
Aşağıdaki linkten gözün evrimine ilişkin oldukça detaylı bilgi edinebilirsin.
http://meydan.3.forumer.com/a/gzn-evrm_post13.html
Gerçi zamanının olmadığını, bu yüzden noktalama işaretleri bile kullanamadığını söylüyorsun ama madem zamanın yok, her konuya da girme be kardeşim...
lan hergün kafamı oraya buraya çarpıyorum paso düşüyorum bitane saydam mercek bulayım gözüm oluşsun vay anasını be ama tüh be senelerce bekleycem seneler geçtikten sonra lan olum niye oluşmadı lan bu gözSayın varrior sizinki kadar bilimsel içerikli olmasada kaynaktan faydalanabilirsiniz.
www.evrim-teorisi.org (http://www.evrim-teorisi.org)
Sitede aklınıza takılan bölümleri buyrun iredeleyelim.
warriorxxx
27-07-2009, 16:42
ha ha ha bu günkü fotoğraf makineleri bile bu teknolojiyle yapılıyor evet görüntü göze ters düşer ancak beyin tarafından düzeltilir size sorum gözdeki mercek tabakası hangi sebepten dolayı oluşmuştur diyorum siz bana göz evrimini (gerçek olmayan şeyi) açıklıyorsunuz hani dış etkendi ya göz nasıl oluştu diyorum sence kartalların gözlerinin çok keskin olmasıdamı raslantı yada kartalın gözü keskinken Bitkinin içine biraz daha yakından baktığımızda çok ilginç sistemlerle karşılaşırız. Bu sistemlerin en önemlilerinden biri, bitkilerin içindeki tepki mekanizmalarıdır. Yani dışarıdan bakınca ne ağzı, ne gözü, ne de bir sinir sistemi olan bitkiler, yeri geldiğinde bazı duyular konusunda insandan bile hassas olabilmektedir. Bitkilerin bizim gibi gözleri yoktur, ama bizim gördüğümüzden daha fazlasını görürler. Çünkü onların ışığa duyarlı bileşiklerden oluşmuş proteinleri vardır. Bu sayede bizim gördüğümüz ve göremediğimiz bütün dalga boylarını algıladıkları gibi, ışığa karşı duyarlılıkları insan gözününkinden daha fazladır.işte bende diyorumki amaç ışığa duyarlı hücrelerse bitkilerin niye gözleri yok yada bitki niye bitki kalmış hayvan niye hayvan ?
warriorxxx
27-07-2009, 17:04
ve aynı zmanda çıngıraklı yılanlar ısıya duyarlı görürler neden onların gözleri bizimkiler gibi değil yukarıda prozacın dediği gibi senden daha bilimsel olmasada demiş :D iyi demiş çünkü gerçekten bilimsel açıkladım ozman çıngıraklı yılan dediki lan tarladaki fareleri görebilmek için termal bir görüntü yapayımda göreyimmi demiş ve hayvanlarda böyle bir istek varmıdır ozman bende diyorumki tehlikeden uzaklaşmak için kanat istiyorum deyince olmuyor lafla peynir gemisi yürümez ayrıca yer sincabının bu çıngıraklı yılandan kurtulmak için kuyruğunu sallayarak ve kuyruğunu ısıtarak olduğunu biliyomuydunuz ve bunu yılan türüne göre yaptığınıda biliyormuydunuz mesela piton yılanına karşı yapmıyor eğer evrimse neden her gördüğü yılana aynı savunmayı yapmıyor bırakın yav bu saçmalıkları neymiş insanın gözü mühendislik hatasıymış hatasız göz nasıl olurmuş ozman ben şu anda çok net görebiliyorsam demekki düzgün bir tasarımmış bırakın yav madem tek hücreden geldik neden karaya çıkanların hepsi aynı değil kara kara değilmi yoksa her kara farklımı bir kara diyorki sen karaya çıkacan ama bu karadan çıkacaksan uçacan biri diyorki sürünecen(yılanlar gibi;) bir kara demişki ayağın olacak he yoksa biz sudan karaya geçiş yapmadıkmı hepsi tek hücreliyken birini uçurtan birini süründüren birini ayaklandıran sebep neydi
tensiz.denek
27-07-2009, 17:09
işte bende diyorumki amaç ışığa duyarlı hücrelerse bitkilerin niye gözleri yok yada bitki niye bitki kalmış hayvan niye hayvan ?
Sayın warrior
Noktalama işaretleri kullanınız. Yazdıklarınızı okumak zor oluyor.
Sorduğunuz soruların cevapları lisede anlatılıyor.
İşte sayfamıza yeni eklenen bir evrim dersi videosu. Öncelikle bu videoyu inceleyin ondan sonra tekrar konuşalım.
http://www.evrim-teorisi.org/index.php?option=com_hwdvideoshare&task=viewvideo&Itemid=106&video_id=38
Saygılar,
warriorxxx
29-07-2009, 16:32
yav neyini okuyacam aynı masallar aynı saçmalıklar on defa okudum sizin o gönderdiğiniz linki yukarıda ben diyeceğimi dedim yılan aynı yılan yılan yılandır peki bu sincap nasıl oluyorda iki yılanı bir birinden ayırt ediyor
"derin bir imana sahip olmayan gerçek bir bilim adamı düşünemiyorum. bu durum şöyle ifade edilebilir: dinsiz bir bilime inanmak imkansızdır."
albert einstein
Tabiatta öylesine yüksek bir akıl kendini gösteriyor ki, insanın en ince düşünceleri ve buluşları bu aklın yanında sönük bir gölge gibi kalır.
albert einstein
Tanrı zar atmaz _einstein
bu bir bilim adamının ağzından çıkan ve yüzyılların buluşlarını bulan bir kişinin sözleri bu arkadaşımız eminimki o herşeyin tesadüf doğal seçilim saçmalığını ileri süren arkadaşımızdan daha akıllıdır laf değil buluş yapmıştır
warriorxxx
29-07-2009, 16:46
İnsanlarla şempanzelerin genetik yapısını karşılaştırmak için yapılan son ilmî araştırma, iki canlı arasında bugüne kadar sanılandan çok daha büyük bir fark olduğunu ortaya çıkardı.
http://www.sizinti.com.tr/yazdir.php?KONUID=934
---görüldüğü gibi beyler sizin amacınız sadece evrim değil din düşmanlığıdır insanlara insan olun diyen bir dine nasıl karşı çıkıp kendinizi hayvan ilan edebilirsinizki siz kendinizi hayvan ilan ediyorsanız tmm buyrun edin artık dawinin işi bittiiiii bunu halamı kabul edemiyorsunuz
warriorxxx
29-07-2009, 16:49
adı üstünde teori demişsinki hala lisede eğitimi veriliyor ben hiç görmedim evrimin eğitiminin verildiğini bana şunu açıklayın teori nedir kanun nedir ikisininde adı üstünde evrim hala teori olarak kalmıştır gitmişler bir maymun fosili bulmuşlar neymiş bizim atamız yav bırak yav bildiğin maymnua atamız diyorlar yani biz hayvandık diyorlar benim görüşlerimdir bu sizi bilmem
tensiz.denek
30-07-2009, 11:07
adı üstünde teori demişsinki hala lisede eğitimi veriliyor ben hiç görmedim evrimin eğitiminin verildiğini bana şunu açıklayın teori nedir kanun nedir ikisininde adı üstünde evrim hala teori olarak kalmıştır gitmişler bir maymun fosili bulmuşlar neymiş bizim atamız yav bırak yav bildiğin maymnua atamız diyorlar yani biz hayvandık diyorlar benim görüşlerimdir bu sizi bilmem
Taksonomik olarak insanlar da hayvanlar aleminin bir parçasıdır. Herhangi bir ilkokul biyoloji kitabını aç, insanların memeli olduğunu, memelilerin hayvanlaralemine ait "hayvanlar" olduğunu göreceksin. Sadece evrim teorisi insanların hayvanlar alemine ait olduğunu söylemiyor. Biyoloji ve Taksonomi de zaten bunu söylüyor. Diğer memelilerle fizyolojik özelliklerimiz ortak, beynimizin vücudumuza oranı dışında.
Ayrıca Evrim "sadece bir teoridir" konusunda teorinin ne olduğunu bilmediğin için bir yanılgı içindesin. (yaratılışçıların temel yanılgısı vaka 6)
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=122228#post122228
ve
http://www.evrim-teorisi.org/index.php?view=items&cid=1%3Asss-bilim&id=13%3Aevrim-sadece-bir-teori-midir-yani-kantlanm-bir-gercek-deil-midir&option=com_quickfaq&Itemid=100
İnsanlarla şempanzelerin genetik yapısını karşılaştırmak için yapılan son ilmî araştırma, iki canlı arasında bugüne kadar sanılandan çok daha büyük bir fark olduğunu ortaya çıkardı.
http://www.sizinti.com.tr/yazdir.php?KONUID=934
---görüldüğü gibi beyler sizin amacınız sadece evrim değil din düşmanlığıdır insanlara insan olun diyen bir dine nasıl karşı çıkıp kendinizi hayvan ilan edebilirsinizki siz kendinizi hayvan ilan ediyorsanız tmm buyrun edin artık dawinin işi bittiiiii bunu halamı kabul edemiyorsunuz
Verdiğin linkte iyi bilinen yaratılışçılardan Prof. Michel J. Behe ile söyleşi yapılmış. Behe aklıllı tasarımın bilim olduğunu savunan bir bilimadamıdır.Fakat yargı karşısında Dover davasında ağzının payını almıştır. İşte Ken Miller bu Dover davasını anlatıyor. Ken Miller ateist değil, akıllı tasarımcı da değil dinine sadık bir hristiyandır. Ken Miller size neyin bilim neyin bilim olmadığını, aradaki sınırın nasıl çekilmesi gerektiğini daha iyi anlatacaktır. Buyurun bir saatinizi ayırıp izleyin:
http://www.evrim-teorisi.org/index.php?option=com_hwdvideoshare&task=viewvideo&Itemid=106&video_id=16
yav neyini okuyacam aynı masallar aynı saçmalıklar on defa okudum sizin o gönderdiğiniz linki yukarıda ben diyeceğimi dedim yılan aynı yılan yılan yılandır peki bu sincap nasıl oluyorda iki yılanı bir birinden ayırt ediyor
Soruyu tam anlayamadım sanırım
"derin bir imana sahip olmayan gerçek bir bilim adamı düşünemiyorum. bu durum şöyle ifade edilebilir: dinsiz bir bilime inanmak imkansızdır."
albert einstein
Tabiatta öylesine yüksek bir akıl kendini gösteriyor ki, insanın en ince düşünceleri ve buluşları bu aklın yanında sönük bir gölge gibi kalır.
albert einstein
Tanrı zar atmaz _einstein
bu bir bilim adamının ağzından çıkan ve yüzyılların buluşlarını bulan bir kişinin sözleri bu arkadaşımız eminimki o herşeyin tesadüf doğal seçilim saçmalığını ileri süren arkadaşımızdan daha akıllıdır laf değil buluş yapmıştır
Albert Einstein bir bilimadamıdır. Onun ağzından çıkan sözler kaide değil. Einstein o şekilde düşünüyor diye biz de o şekilde düşünmek zorunda değiliz. Ayrıca Einstein bir teist değil, Darwin gibi bir agnostiktir.:
^ "My position concerning God is that of an agnostic." Albert Einstein in a letter to M. Berkowitz, October 25, 1950; Einstein Archive 59-215; from Alice Calaprice, ed., The Expanded Quotable Einstein, Princeton University Press, 2000, p. 216. As quoted at stephenjaygould.org (Accessed 20 June 2007)
the-imam
31-07-2009, 23:12
beyler todd taylorun araştırmalarına bir göz atın başka yorum yok
Evrimci arkadaşlara bir sorum var.
Evrim varsa, piyango sadece insan ırkınamı vurduda sadece Dünya'da insan zekasında bizler türedik.
Sadece biz neden varız bu kapasitede bu nasıl bir piyangodur yahu, madem tesadüfler zinciriyle oluyor herşey, o tesadüf piyangosu neden bir ırka vuruyor ki ? İnsan ırkına...
Evrimci arkadaşlara bir sorum var.
Evrim varsa, piyango sadece insan ırkınamı vurduda sadece Dünya'da insan zekasında bizler türedik.
Sadece biz neden varız bu kapasitede bu nasıl bir piyangodur yahu, madem tesadüfler zinciriyle oluyor herşey, o tesadüf piyangosu neden bir ırka vuruyor ki ? İnsan ırkına...
http://www.evrimteorisi.org/index.php?option=com_hwdvideoshare&task=viewvideo&Itemid=106&video_id=57
sitede bolca bilgi mevcud..
Ayrıca
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=12166
Evrimci arkadaşlara bir sorum var.
Evrim varsa, piyango sadece insan ırkınamı vurduda sadece Dünya'da insan zekasında bizler türedik.
Sadece biz neden varız bu kapasitede bu nasıl bir piyangodur yahu, madem tesadüfler zinciriyle oluyor herşey, o tesadüf piyangosu neden bir ırka vuruyor ki ? İnsan ırkına...
evet sadece insana vurdu... ne var bunda ???
hala şu raslantı "tesadüf piyangosu" sorunsalı ve kabusundan kurtulamadı şu evrime karşı olanlar...
senin bu sorun neden yeşil gözlüyüm neden piyango bana vurdu gibi bir soru...
http://www.evrimteorisi.org/index.php?option=com_hwdvideoshare&task=viewvideo&Itemid=106&video_id=57
sitede bolca bilgi mevcud..
Ayrıca
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=12166
Ben neden hala maymun var demiyorum ki,
Neden piyango bir ırka vurdu diyorum. Yani neden bugun bir inekle oturup konuşamıyoruz, beraber oturup iki duble atamıyoruz.
İnek latife, 3 ayaklı olur 6 ayaklı olur 1 ayaklı olur yada ayaksız olur..
Piyangonun vurduğu ikinci bir ırk yokmu yahu şu idda edilen milyonlarca yılın içinde, bizimle oturup rakı içebilecek..
Benim sorum bu....
beyler todd taylorun araştırmalarına bir göz atın başka yorum yok
kim bu todd taylor ... mukaddes lugat wikipedia (s.a.v) da yok ... biri var ama herhalde o söylediğin kişi değil çünkü iowa nın temsilcisiymiş
http://en.wikipedia.org/wiki/Todd_Taylor
Ben neden hala maymun var demiyorum ki,
Neden piyango bir ırka vurdu diyorum. Yani neden bugun bir inekle oturup konuşamıyoruz, beraber oturup iki duble atamıyoruz.
İnek latife, 3 ayaklı olur 6 ayaklı olur 1 ayaklı olur yada ayaksız olur..
Piyangonun vurduğu ikinci bir ırk yokmu yahu şu idda edilen milyonlarca yılın içinde, bizimle oturup rakı içebilecek..
Benim sorum bu....
sen neden kardeşin gibi değilsin (varsa tabii) onu bir sor ..oku öğren sonra neden inek konuşmuyor ona geliriz. Genetik die birşey var
evet sadece insana vurdu... ne var bunda ???
hala şu raslantı "tesadüf piyangosu" sorunsalı ve kabusundan kurtulamadı şu evrime karşı olanlar...
senin bu sorun neden yeşil gözlüyüm neden piyango bana vurdu gibi bir soru...
sen neden kardeşin gibi değilsin (varsa tabii) onu bir sor ..oku öğren sonra neden inek konuşmuyor ona geliriz. Genetik die birşey var
İki cevapta tatmin edici olmadı.
Kardeşimle aynı değilim ama oturup rakı içebiliyorum. Onunda eli ayağı beyni kalbi karaciğeri midesi ölçüleri aynı olmasada temelde benimkiyle aynı :).
Sorduğum soru çok açık ve net...
İki cevapta tatmin edici olmadı.
Kardeşimle aynı değilim ama oturup rakı içebiliyorum. Onunda eli ayağı beyni kalbi karaciğeri midesi ölçüleri aynı olmasada temelde benimkiyle aynı :).
Sorduğum soru çok açık ve net...
ozaman inekle de çok ortak noktan var... "Onunda eli ayağı beyni kalbi karaciğeri midesi ölçüleri aynı olmasada temelde senimkiyle aynı :)" onlara da bakabilirsin... sen genetik nedir biliyor musun??
ozaman inekle de çok ortak noktan var... onlara da bakabilirsin... sen genetik nedir biliyor musun??
EDİT
Ben açık ve net soruyorum, evrimin cevap veremeyeceği köşeden....
Sen hiç film izlemedinmi ?, örnek shrek diye birşey var mesala, sen EDİT ne sorulduğunu anlamıyorsun yada anlıyorsun anlamamış gibi davranıp seviyeni bozuyorsun. Dünyada insan dışında shrekler varmı?, bugun yoksa geçmiştevarmıydı bugun onlardan bize kalan yazılı herhangi birşey yada kanıt...
EDİT
Ben açık ve net soruyorum, evrimin cevap veremeyeceği köşeden....
Sen hiç film izlemedinmi ?, örnek shrek diye birşey var mesala, sen EDİT ne sorulduğunu anlamıyorsun yada anlıyorsun anlamamış gibi davranıp seviyeni bozuyorsun. Dünyada insan dışında shrekler varmı?, bugun yoksa geçmiştevarmıydı bugun onlardan bize kalan yazılı herhangi birşey yada kanıt...
ne ilgisi var ortak noktalara bakınca tüm canlılarda ortak noktalar var.. farklı noktalara da bakarsan tüm canlılarda farklılıklar var.. işte senin tesadüf dediğin bu ... bu kadar basit.. genetik bu genetik...(shrenk uydurma bu arada gerçek değil insan tarafından uydurulmuş yani aynı cinler periler şeytan melek cadı vampir gibi yani)
EDİT
Ben açık ve net soruyorum, evrimin cevap veremeyeceği köşeden.
Al bak sana Darwin'in evrim teorisi. Önce şunu bir oku, evrim ne demekmiş öğreniver...
http://literature.org/authors/darwin-charles/the-origin-of-species-6th-edition/
Evrimin teorisinin açıklayamadığı birşeye denk gelirsen bize de göster, ozaman üzeinde tartışalım. Üç kuruşluk bilginle aklın sıra bilimsel bir olguyu yıkmaya çalışıyorsun...
ne ilgisi var ortak noktalara bakınca tüm canlılarda ortak noktalar var.. farklı noktalara da bakarsan tüm canlılarda farklılıklar var.. işte senin tesadüf dediğin bu ... bu kadar basit.. genetik bu genetik...(shrenk uydurma bu arada gerçek değil insan tarafından uydurulmuş yani aynı cinler periler şeytan melek cadı vampir gibi yani)
Net cevaplar vermekten kaçınıyorsunuz ben tekrar sorayım.
Canlıların ortak noktaları elbette var kimsenin birşey dediği yok. Soru şu, bugun neden başka bir ırk Dünya'da bu kadar etkin değil. Biraz daha açalım üçbeş soruyla. Dünya'da bugun neden imparatorulukları insanlar kurar, devletleri insanlar yönetir, labarotuarlada neden buluşları insanlar yapar. Çok baside indik ama bu sorular daha ciddi halde çoğaltılabilir. Tüm bunları biz neden yapıyoruzki bu dünyada istediğimiz gibi yaşayabiliyoruz. Varmı böyle başka bir ırk. Mevzu güçse hayvanların birçoğu bizden güçlü değilmi, genetikse hayvanlardada beyin var ? yokmu ?. Aradaki fark nasıl oldu hade diyelim zeka akıl bilinç piyangosu insana vurdu iyide kardeşim milyonlarca yıldır evrim devam ediyor diyen sizler değilmisiniz ? bu piyango başka bir ırka neden vurmamış ? tesadüfmü ? binlerce canlı türü içinde bu piyango bize vurdu vay bee.... ne kadarda şanslıyız desenize zil takıp oynamak lazım...
İvan Karamazov
05-09-2009, 00:01
karadaki hız rekortmeni niye çitadır?
en güçlü pençeler niye aslandadır?
en hızlı deniz canlısı niye istiophorus platypterus'tur?
en uzun hayvan neden zürafadır?
en büyük hayvan niye mavi balinadır?
en akıllı hayvan niye insandır?
en dayanıklı canlılar niye tek hücreli canlılar arasında çıkıyor?
.
.
.
tüm evrimcileri yukarıdaki sorulara cevap vermeye davet ediyorum.. evrimin aslında hiçbir şey açıklayamadığını nasıl anlamıyorsunuz, anlayabilmek mümkün değil :)
bu evrimkarşıtı dinci arkadaşlar "deden senin maymun mu" gibi yarı hakaret ortaya laf atıyorlar sonra başlıyorlar tatmin olmadım tatmin olmadım.... never kardeş sen de biraz oku bak tübitaktan evrimle ilgili resimli kitaplar var .. gayet basit anlatıyor öle kalın kitap değil oku biraz...
Bu sitede sorulara saldırarak cevap vermek adet olmuş galiba ama sadece bu başlıkta. Bu siteyi özgür düşünce platformu olarak biliyordum ama anlaşılan özgürlük sadece yönetici arkadaşlara mahsus....
Bundan sonra özgür platform sloganını çıkarıp asın. Bunuda bir eleştiri olarak almanız gerekiyor...
Nedenmi ? bir soru sordum iki üye saldırıyor hade saldırı normalde adam bana inek diyor ben cevap yazıyorum bende ona inek diyorum onun mesajı kalıyor benimki editleniyor. Adalet herkes için olmalı...
Sn.Sapiens (http://www.turandursun.com/forumlar/member.php?u=7642) bu kadar sinirlenmeyiniz, çaresizlik insanı çabuk sinirlendirir..
Kolay gelsin..
hahaha.... Never kardeşim inekle insanın benzerliklerini söylüyorum.. adam bana inek dedi diyorsun......
hahahaha.... inek örneğini veren sen değil misin
Sn.Sapiens (http://www.turandursun.com/forumlar/member.php?u=7642) bu kadar sinirlenmeyiniz, çaresizlik insanı çabuk sinirlendirir..
Sinirlendiğimi de nerden çıkarıyorsun? Benim söylediğim, evrim teorisi konusunda hiçbirşey bilmiyor olmadır. Çünkü bilseydin, böyle bir soru sormazdın. Böyle bir soruya cevap vermeye bile gerek yok.
Biraz okuyup, birşeyler öğrenirsen böylesine geniş bir konuda çok daha zeki sorular sorabilirsin. En azından yanıtlaması da bizim için uğraşmaya değer olur...
bak never sen dedinki neden farklıyız...
ben dedim ki sen kardeşinle de farklısın
sen dedinki ama aynı şeylerimiz var ama inekle farklıyız
ben dedim ki inekle de aynı şeylerimiz var
rahat ol burada kötü birşey yok...
hayvanlarla aynı seviyedeyiz hepimiz.. yok birbirimizden farkımız ..
tensiz.denek
05-09-2009, 00:14
Ben neden hala maymun var demiyorum ki,
Neden piyango bir ırka vurdu diyorum. Yani neden bugun bir inekle oturup konuşamıyoruz, beraber oturup iki duble atamıyoruz.
İnek latife, 3 ayaklı olur 6 ayaklı olur 1 ayaklı olur yada ayaksız olur..
Piyangonun vurduğu ikinci bir ırk yokmu yahu şu idda edilen milyonlarca yılın içinde, bizimle oturup rakı içebilecek..
Benim sorum bu....
Sayın never,
Eğer piyangodan kastettiğiniz insanın sahip olduğu zihinsel niteliklere sahip olan bir canlının daha önce ortaya çıkıp çıkmadığı ise cevap bugün bildiğimiz kadarıyla "evet"tir. Bahsettiğimiz canlılar neandertallerdir. Neandertaller insana benzerlerdi, aletler kullanarak avlanırlardı, insan gibi konuşabilir ve düşünebilirlerdi. Her ne kadar insana benziyor olsalardı bile neandertaller insan değillerdi. İnsanlarla çiftleşemiyorlardı. İnsanlarla neandertallerin en yakın ortak ataları birbirinden 600.000 yıl kadar uzaktaydı. Bugün özbekistandan ispanyaya, rusyadan Irak'a kadar bir coğrafyada neandertallere rastlamak mümkün.
Bugün ne yazıkki bir neandertalle oturup rakı içmeniz mümkün değil. Bundan yaklaşık 100.000 yıl önce soyları tükendi. Hatta neandertallerin insanlar tarafından türkırıma uğratıldığı ve soylarının bu şekilde tüketildiği düşünülüyor.
Büyük ihtimalle içimizdeki bu savaş tutkusunu, atalarımızın yüzbinlerce yıl boyunca neandertallerle yaptıkları savaşlara borçluyuz.
Saygılar,
Net cevaplar vermekten kaçınıyorsunuz ben tekrar sorayım.
Canlıların ortak noktaları elbette var kimsenin birşey dediği yok. Soru şu, bugun neden başka bir ırk Dünya'da bu kadar etkin değil. Biraz daha açalım üçbeş soruyla. Dünya'da bugun neden imparatorulukları insanlar kurar, devletleri insanlar yönetir, labarotuarlada neden buluşları insanlar yapar. Çok baside indik ama bu sorular daha ciddi halde çoğaltılabilir. Tüm bunları biz neden yapıyoruzki bu dünyada istediğimiz gibi yaşayabiliyoruz. Varmı böyle başka bir ırk. Mevzu güçse hayvanların birçoğu bizden güçlü değilmi, genetikse hayvanlardada beyin var ? yokmu ?. Aradaki fark nasıl oldu hade diyelim zeka akıl bilinç piyangosu insana vurdu iyide kardeşim milyonlarca yıldır evrim devam ediyor diyen sizler değilmisiniz ? bu piyango başka bir ırka neden vurmamış ? tesadüfmü ? binlerce canlı türü içinde bu piyango bize vurdu vay bee.... ne kadarda şanslıyız desenize zil takıp oynamak lazım...
bir defa daha söyleyeyim istersen evet piyango sana bana vurdu.. hepsi bu
Evrimci arkadaşlara bir sorum var.
Evrim varsa, piyango sadece insan ırkınamı vurduda sadece Dünya'da insan zekasında bizler türedik.
Sadece biz neden varız bu kapasitede bu nasıl bir piyangodur yahu, madem tesadüfler zinciriyle oluyor herşey, o tesadüf piyangosu neden bir ırka vuruyor ki ? İnsan ırkına...
mükemmel bi soru daha akıllıca cvp lar verilmesi gerekir. Fakat sorunun kaynağı burdan çıkmadığı belli kaynağı merak ettim .
mükemmel bi soru daha akıllıca cvp lar verilmesi gerekir. Fakat sorunun kaynağı burdan çıkmadığı belli kaynağı merak ettim .
Sorunun kaynağı benim :)
Her zaman merak ettiğim bir konuydu. Soruyu anlayabilen ve mantıklı bir cevap yazan Sn.tensiz.denek (http://www.turandursun.com/forumlar/member.php?u=5827)'e teşekkürler.
Sn.tensiz.denek (http://www.turandursun.com/forumlar/member.php?u=5827) Neandertaller insan değil, insan diyen bir grupda var. İnsan olmadıklarına dair bir kanıt varmı. Yani insanlarla cinsel ilişkiye girmediklerini söylediniz, kendi aralarındamı bu işi yapıyorlardı. Daha doğrusu bizim insan diye tabir ettiğimiz ırkdan belirgin bir farkları olmadığını okudum yaptığım ufak araştırmadan. Fark nedir.
Sevgiler.
bir defa daha söyleyeyim istersen evet piyango sana bana vurdu.. hepsi bu
Bilime matematiğe sonuna kadar inanan sizler, dinlerin bilimsel bir dayanağı olmadığını idda ederek yerden yere vururken, bu olayı bu kadar basite indirebilip " tesadüf " diye bilmeniz hayret verici. Matematikte tesadüf varmıdır merak ettim ?
İvan Karamazov
05-09-2009, 02:02
Bilime matematiğe sonuna kadar inanan sizler, dinlerin bilimsel bir dayanağı olmadığını idda ederek yerden yere vururken, bu olayı bu kadar basite indirebilip " tesadüf " diye bilmeniz hayret verici. Matematikte tesadüf varmıdır merak ettim ?
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=12166
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=12166
Yazıda şu ibare dikkatimi çekti
Tesadüf, olması mümkün olan şeylerden birisinin gerçekleşmesi durumudur. Bir zarı atarsınız, tesadüf olarak 1, 2, 3, 4, 5 veya 6 gelebilir. Gidip 52 gelmesi mümkün değildir. Tesadüfi olması demek, olabilecek olanın olması demektir.
Soruyu tekrar edelim o zaman, üzerinde binlerce umara olan zar neden sadece insana denk geliyor. Başka bir ırk yokmu. Bu yazıyı yazan arkadaş sinirlenmişti ama rica ediyorum sinirlenmesin :) Açıklamaya çalışsın sadece öğrenelim hep beraber.
never a katılıyorum açıklanması gereken güzel bir soru fakat bu bir soru cevaplanması mümkün olmayan bir paradox olabilir.
tensiz.denek
05-09-2009, 02:38
Sorunun kaynağı benim :)
Her zaman merak ettiğim bir konuydu. Soruyu anlayabilen ve mantıklı bir cevap yazan Sn.tensiz.denek (http://www.turandursun.com/forumlar/member.php?u=5827)'e teşekkürler.
Sn.tensiz.denek (http://www.turandursun.com/forumlar/member.php?u=5827) Neandertaller insan değil, insan diyen bir grupda var. İnsan olmadıklarına dair bir kanıt varmı. Yani insanlarla cinsel ilişkiye girmediklerini söylediniz, kendi aralarındamı bu işi yapıyorlardı. Daha doğrusu bizim insan diye tabir ettiğimiz ırkdan belirgin bir farkları olmadığını okudum yaptığım ufak araştırmadan. Fark nedir.
Sevgiler.
Sayın never,
Aralarındaki fark şüphesiz genetik farktır, bugün nasıl bir at ile eşek çiftleştiğinde kısır olmayan bir döl yaratamıyorsa insanlar ve neandertaller arasındaki çiftleşme de şüphesiz kısır döller yaratıyordu. Bunun en güzel kanıtı bugün insan ve neandertal fosillerine rastlıyor olabilmemize rağmen bir insan ve neandertal arasındaki çiftleşme sonucunda oluşmuş canlı fosilleri bulamadık. İnsanın atalarının afrika kökenli olduğunun en güzel kanıtlarından biride budur.
İngilizce biliyorsanız şu habere bir göz atın:
The guardian gazetesinden insanların neandertal eti yediklerine dair bir haberdir:
http://www.guardian.co.uk/science/2009/may/17/neanderthals-cannibalism-anthropological-sciences-journal
Geyik kemiklerinde geyiğin etini kemiğinden ayırırken kullanılan taş izlerine benzeyen izlere neandertal kemiklerindede rastlanıyor. Bu da insanların neandertalleri akşam yemeklerinde pişirmiş olabilecekleri anlamına geliyor.
Yinede haberdeki son paragrafı çevireyim:
"This does not prove we systematically eradicated the Neanderthals or that we regularly ate their flesh. But it does add to the evidence that competition from modern humans probably contributed to Neanderthal extinction."
Bu (kanıt) bizim neandertallerin kökünü sistematik birşekilde kuruttuğumuz anlamına veya etlerini düzenli olarak yediğimiz anlamına gelmiyor. Fakat modern insanlarla aralarındaki rekabetin neandertallerin yokolmasına katkıda bulunduğunun kanıtına bir artı getiriyor.
İnsanlarla neandertellerin ortak atalarının ne kadar zaman önce ayrıldığını ise mikokondrial DNA analizi yöntemleri ile biliyoruz:
http://articles.latimes.com/2008/aug/09/science/sci-neanderthal9
İnsanlarla Neandertaller arasındaki rekabetin izlerini sürmek bugünkü tekniklerle mümkün olabiliyor. Mesela bazı bölgelerinin neandertaller ve insanlar arasında el değiştirdiğini biliyoruz. Büyük ihtimalle bu el değiştirmeler kanlı oluyordu. Bir bölgede mesela bundan 90.000 önce yaşamış insan kemiklerinin üzerine 30.000 yıl önce yaşamış neandertal kemikleri bulmak mümkün.
İlkel insanlarla neandertellerin cinsel etkileşimini şu wiki makalesi inceliyor:
http://en.wikipedia.org/wiki/Neanderthal_interaction_with_Cro-Magnons
Saygılar,
İvan Karamazov
05-09-2009, 02:42
Soruyu tekrar edelim o zaman, üzerinde binlerce umara olan zar neden sadece insana denk geliyor. Başka bir ırk yokmu. Bu yazıyı yazan arkadaş sinirlenmişti ama rica ediyorum sinirlenmesin :) Açıklamaya çalışsın sadece öğrenelim hep beraber.
neden bu kadar kısıtlı düşünüyorsun ki? hiç çekinmeden en büyük hayvan neden mavi balina? en güçlü pençeler neden aslanda? en hızlı hayvan neden çita? diye de sor...
insan, akla sahip diye; insanın, kusursuz olduğunu sanıyorsun ancak durum sandığın gibi değil. bir bakteri, senin, hayatını sürdüremeyeceğin sıcaklıklarda rahatlıkla yaşayabilir; nerde kaldı insanın üstünlüğü? bir balina insanın kalamayacağı kadar uzun süre su altında kalabilir; suda boğulan insanlara bak, nerde kaldı insanın üstünlüğü? bir fil, bir aslana meydan okuyabilecek güçtedir; aslanlar yüzünden ölen insanlara bak, nerde kaldı insanın üstünlüğü?
insanın; pençeleri yoktur, çok iyi gören gözlere sahip değildir, kendini koruyacak zehire veya güçlü dişlere sahip değildir, soğuk hava koşullarına dayanacak yapıda değildir ve daha bir sürü yetersizliğe sahiptir... yaşam mücadelesi sonucunda insanın ataları; gözlerini, pençelerini, dişlerini, vücut dayanıklılığını vb. geliştirmek yerine, bu yetersizliklerle başedebilmek için aklı geliştirmek yolunda ilerlemiştir. aklın öyle küt diye oluştuğunu mu sanıyorsun? çok da anlaşılmayacak bir durum yok sanırım bunda...
tensiz.denek
05-09-2009, 02:55
Yazıda şu ibare dikkatimi çekti
Tesadüf, olması mümkün olan şeylerden birisinin gerçekleşmesi durumudur. Bir zarı atarsınız, tesadüf olarak 1, 2, 3, 4, 5 veya 6 gelebilir. Gidip 52 gelmesi mümkün değildir. Tesadüfi olması demek, olabilecek olanın olması demektir.
Soruyu tekrar edelim o zaman, üzerinde binlerce umara olan zar neden sadece insana denk geliyor. Başka bir ırk yokmu. Bu yazıyı yazan arkadaş sinirlenmişti ama rica ediyorum sinirlenmesin :) Açıklamaya çalışsın sadece öğrenelim hep beraber.
Sayın never,
Evrimsel açıdan baktığımızda bahsettiğiniz piyangonun doğal süreçler için hiçbir önemi yoktur. Bizim bu kadar akıllı olmamız evrimin umrunda bile değil. Akıllı da olsak,i aptal da olsak, evrim için bizim zeka seviyemizin hiçbir önemi yok. Çünkü evrimin bir bilinci, bir iradesi yoktur.
Fakat şunu belirtmekte fayda var, zihinsel gelişimimizi bir zincirleme zihinsel gelişim sürecine borçluyuz. atalarımızın akıllarını kullanarak hayatta kalma şanslarını arttırabilmeleri, el becerileri akıl becerileriyle birleştirerek alet kullanmayı öğrenen atalarımızın daha fazla hayatta kalmaları sayesinde kendi kendine gelişmiş bir süreçtir bu.
Evrimsel süreci bir dağda yokuş aşağı gitmek olarak düşünebiliriz. Bir dağın tepesinde olduğumuzu farzedelim, dağın tepesinde içine oturduğumuz arabada dağdan aşağı bizim sonunu bilmediğimiz rastgele bir yolda inelim. bu yollardan birtanesi bizi denize, öbürü bir ormana, bir diğeri bir uçuruma, başka bir yol da vadilik bir alana götürebilir. Hangi yönde ne olduğunu dağın tepesindeyken bilmediğimiz için ve gideceğimiz yönü seçemediğimiz için evrim kördür diyoruz. Başlangıçta gerçekleşen tesadüfi bir yön seçimi arabanın içinde oturan sizin hayatta kalmak için balık mı avlayacağınızı, böğürtlen mi toplayacağınızı geyik mi avlayacağınızı veya uçurumdan düşerek öleceğinizi ve soyunuzun tükenip tükenmeyeceğini belirleyecektir.
Kısacası evrimsel açıdan baktığımızda bizim akıllı olmamızla bir aslanın dişlerinin ve pençelerinin sivri olması arasında herhangi bir fark yoktur. Burada aslan da piyangoyu kazanmıştır, çünkü evrimsel süreç sonucunda hayatta kalabileceği silahlar elde etmiştir. İnsan da piyangoyu kazanmıştır, evrimsel süreçler sonucunda hayatta kalmasını sağlayan zihinsel yetenekleri elde etmiştir. Yani evrimsel açıdan baktığımızda bahsettiğiniz piyangonun doğal süreçler için hiçbir önemi yoktur. Ve aslında "iki canlıda akıllıdır" veya "iki canlıyada piyango çıkmıştır" çünkü iki canlı da nasıl hayatta kalacağını bilmektedir. Evrim için önemli olan da budur.
Saygılar,
Sayın never,
Aralarındaki fark şüphesiz genetik farktır, bugün nasıl bir at ile eşek çiftleştiğinde kısır olmayan bir döl yaratamıyorsa insanlar ve neandertaller arasındaki çiftleşme de şüphesiz kısır döller yaratıyordu. Bunun en güzel kanıtı bugün insan ve neandertal fosillerine rastlıyor olabilmemize rağmen bir insan ve neandertal arasındaki çiftleşme sonucunda oluşmuş canlı fosilleri bulamadık. İnsanın atalarının afrika kökenli olduğunun en güzel kanıtlarından biride budur.
İngilizce biliyorsanız şu habere bir göz atın:
The guardian gazetesinden insanların neandertal eti yediklerine dair bir haberdir:
http://www.guardian.co.uk/science/2009/may/17/neanderthals-cannibalism-anthropological-sciences-journal
Geyik kemiklerinde geyiğin etini kemiğinden ayırırken kullanılan taş izlerine benzeyen izlere neandertal kemiklerindede rastlanıyor. Bu da insanların neandertalleri akşam yemeklerinde pişirmiş olabilecekleri anlamına geliyor.
Yinede haberdeki son paragrafı çevireyim:
İnsanlarla neandertellerin ortak atalarının ne kadar zaman önce ayrıldığını ise mikokondrial DNA analizi yöntemleri ile biliyoruz:
http://articles.latimes.com/2008/aug/09/science/sci-neanderthal9
İnsanlarla Neandertaller arasındaki rekabetin izlerini sürmek bugünkü tekniklerle mümkün olabiliyor. Mesela bazı bölgelerinin neandertaller ve insanlar arasında el değiştirdiğini biliyoruz. Büyük ihtimalle bu el değiştirmeler kanlı oluyordu. Bir bölgede mesela bundan 90.000 önce yaşamış insan kemiklerinin üzerine 30.000 yıl önce yaşamış neandertal kemikleri bulmak mümkün.
İlkel insanlarla neandertellerin cinsel etkileşimini şu wiki makalesi inceliyor:
http://en.wikipedia.org/wiki/Neanderthal_interaction_with_Cro-Magnons
Saygılar,
http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/389499.asp
Burada bir haber var çiftleştiklerine dair.
Diğer konularda yarın daha dinç birşekilde cevaplar vermeye çalışacağım.
Sevgiler..
İvan Karamazov
05-09-2009, 03:20
http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/389499.asp (http://www.webcihoca.com/index.php?limitstart=27)
Burada bir haber var çiftleştiklerine dair.
Diğer konularda yarın daha dinç birşekilde cevaplar vermeye çalışacağım.
Sevgiler..
verdiğiniz linkte bakın ne yazıyor:
İnsan ve Neandertal çiftleşmiş
lermiydi?
ABD’li antropolog Erik
Trinkaus, 35 bin yıllık
iskeletler üzerinde yaptığı
araştırmada, insanın
atalarıyla Neandertaller’in
çiftleştiklerini ve Avrupa
halklarında Neandertal ataların
dan genetik kalıntılar olabile
ceğini öne sürüyordu.
(Genetik bunun olmadığını
ispatladı)
verdiğiniz linkte bakın ne yazıyor:
Haberin içeriğinde farklışeyler yazıyor. Parantez içinde yazılmış fakat herhangi bir açıklama yapılmamış. Ayrıca haberin doğru kaynağını buldum, yanlış link vermişim, daha sonra düzeltmek istesemde beceremedim.
Doğru kaynak
http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/389499.asp Burada parantez içindeki ibare yok.
tensiz.denek
05-09-2009, 03:29
http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/389499.asp
Burada bir haber var çiftleştiklerine dair.
Diğer konularda yarın daha dinç birşekilde cevaplar vermeye çalışacağım.
Sevgiler..
Verdiğiniz linkten alıntıdır:
İnsan ve Neandertal çiftleşmiş lermiydi? ABD’li antropolog Erik Trinkaus, 35 bin yıllık iskeletler üzerinde yaptığı araştırmada, insanın atalarıyla Neandertaller’in çiftleştiklerini ve Avrupa halklarında Neandertal ataların dan genetik kalıntılar olabile ceğini öne sürüyordu. (Genetik bunun olmadığını ispatladı)
Her ne kadar insanlarla neandertallerin arasında cinsellik ile türler arasında bir gen transferinin olmadığı düşünülüyor olsa da iki tür arasında bir kültürlerin birbirlerinden etkilenmiş olabileceği (akkültürasyon) söyleniyor. İki tür arasında cinsellik ise mümkündür. Fakat ilişki kısır döller yaratacaktır.
Saygılar,
tensiz.denek
05-09-2009, 03:38
Haberin içeriğinde farklışeyler yazıyor. Parantez içinde yazılmış fakat herhangi bir açıklama yapılmamış. Ayrıca haberin doğru kaynağını buldum, yanlış link vermişim, daha sonra düzeltmek istesemde beceremedim.
Doğru kaynak
http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/389499.asp Burada parantez içindeki ibare yok.
Verdiğiniz link büyük ihtimalle buna benzer haberlerin derlenmesiyle oluşturuldu. HAberlere bunun gibi eklemeler yapılıyorsa kaynak da belirtilmeli bence haberleri derleyen arkadaş yanlış yapmış.
Bende şuradan bir alıntı yapayım: http://english.pravda.ru/science/mysteries/99419-1/
In 1997, researchers from the University of Munich analyzed DNA of remains of the first Neanderthal men found in 1856. The study of 328 detected nucleotide chains allowed paleontologist Svante Paabo to make a sensational statement. He insisted that the difference between the genes of Neanderthal men and euhominids were too great to consider them relatives. The information was confirmed by similar studies of remains discovered in the Caucasus (Georgia) in 1999. A new sensation came from the University of Zurich where Spanish researcher Maricia Ponce de Leon and Swiss Christoph Zollikofer compared skulls of a two-year-old Neanderthal man and of a Cro-Magnon man of the same age. The result of the study was that cranial bones of the two kids had been forming in different ways which in its turn proved that the gene pools of both races radically differed.
Unutmayalımki bunların hepsi hipotezdir. Her ne kadar benim okuduğum güncel kaynaklar neandertallerle insanların melezlenmediklerini söylüyorlarsa da, bütün hipotezleri gözden geçirmek gerekir doğruyu ublmadan önce.
Saygılar,
http://www.aktifhaber.com/news_detail.php?id=126794
Böyle bir haber var kaynağının doğruluğunu teyit etmemiz lazım. Eğer doğruysa gerçekten büyük darbe olur..
tensiz.denek
05-09-2009, 09:30
http://www.aktifhaber.com/news_detail.php?id=126794
Böyle bir haber var kaynağının doğruluğunu teyit etmemiz lazım. Eğer doğruysa gerçekten büyük darbe olur..
Sayın never,
İnsanlar ve neandertallerle ilgili örneği vermiştim. Eski görüşe göre neadertallerin insanların atalatı olduğu düşünülüyordu. Fakay insanlar ve neandertallerin aynı dönemde yaşadıkları buluntuları elde edilince insanların neadnertallerden geldiği hipotezinin yanlışlığı ortaya çıktı.
Aynı durum h.habilis. ve h. erectus için de geçerlidir. bugün birbirlerinden evrilmedikleri fakat atalarının ortak olduğuve insanlar ve neandertaller gibi birbirleriyle aynı dönemde yaşadıkları bilinmektedir.
Appearance of Homo. Homo habilis is thought to be the ancestor of the lankier and more sophisticated, Homo ergaster. Lived side by side the Homo erectus until at least 1.44 Ma, making it highly unlikely that Homo erectus directly evolved out of Homo habilis. First stone tools, beginning of the Lower Paleolithic.http://en.wikipedia.org/wiki/Timeline_of_human_evolution
Bu durumun bir darbe olduğunu iddia edenler, büyük ihtimalle ortalığı yaygaraya veren yaratılışçı yazarlardır. Aynı haber utah üniversitesinde de verilmiş.Buna karşılık "Evrim teorisi çöktü gibi gibi.." de denmemiş haberde http://www.unews.utah.edu/p/?r=080607-1
Saygılar
http://en.wikipedia.org/wiki/Timeline_of_human_evolution
Soruyu tekrar edelim o zaman, üzerinde binlerce umara olan zar neden sadece insana denk geliyor. Başka bir ırk yokmu. Bu yazıyı yazan arkadaş sinirlenmişti ama rica ediyorum sinirlenmesin :) Açıklamaya çalışsın sadece öğrenelim hep beraber.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=11125&page=48
Bu başlıkta benzer bir soruyu yanıtlamıştım. Konu başlığındaki;
480, 482, 486 ve 488 numaralı postlarımı okursan, sanırım neden sadece insanların bu kadar gelişmiş bir beyin üretebildiğini anlayacaksın.
Anlayamadığın veya takıldığın bir yer olursa söyle, üzerinde biraz daha duralım...
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=11125&page=48
Bu başlıkta benzer bir soruyu yanıtlamıştım. Konu başlığındaki;
480, 482, 486 ve 488 numaralı postlarımı okursan, sanırım neden sadece insanların bu kadar gelişmiş bir beyin üretebildiğini anlayacaksın.
Anlayamadığın veya takıldığın bir yer olursa söyle, üzerinde biraz daha duralım...
Yazdığın yazıların bazılarında kavram yanlışlıkları var geniş zaman diliminde değineceğim.
Piyango sorusuna hala cevap alamadık. Bu bir tarafa.
Diğer önemli soru, ara değişim yada geçiş fosilleri varmıdır herhangi bir canlıya ait. Ortak ata maymun ise, maymun maymun olmadan önce neidi. Trilyonlarca varyasyonlarla canlılar değişime uğruyorsa, bu değişim doğanın görünen tarafında olmalı, laborautar ortamında olmadı herhalde. Bu durumda bu varyasyonları doğa denerken ara geçiş fosillerininde olması gerekir.
tensiz.denek
05-09-2009, 13:46
Yazdığın yazıların bazılarında kavram yanlışlıkları var geniş zaman diliminde değineceğim.
Piyango sorusuna hala cevap alamadık. Bu bir tarafa.
Diğer önemli soru, ara değişim yada geçiş fosilleri varmıdır herhangi bir canlıya ait. Ortak ata maymun ise, maymun maymun olmadan önce neidi. Trilyonlarca varyasyonlarla canlılar değişime uğruyorsa, bu değişim doğanın görünen tarafında olmalı, laborautar ortamında olmadı herhalde. Bu durumda bu varyasyonları doğa denerken ara geçiş fosillerininde olması gerekir.Sayın never,
Piyango surunuza yukarıdaki iletilerde cevap verdik: "Piyango yoktur." Eğer insanlar gibi fakat insan olmayan canlılar oldumu sorusuna ise neandertalleri örnek göstererek cevap verdik.
Diğer bahsettiğiniz konular bu forumda daha önce binlerce kere tartışıldı ve araformlara örnekler verildi. Eğer gerçekten merak ediyorsanız önce evrim forumumuzdaki iletilere bir göz atın. Daha sonra dilerseniz tartışabiliriz.
Saygılar,
Yazdığın yazıların bazılarında kavram yanlışlıkları var geniş zaman diliminde değineceğim.
Göster bakalım hangi kavram yanlışlıkları varmış yazdıklarımızda...
Piyango sorusuna hala cevap alamadık. Bu bir tarafa.
Soruna gayet güzel cevaplar var verdiğim linklerde. Ayrıca bu bir piyango değil, doğal süreç. Nasıl bir canlı beynini büyütebilir, hangi canlılar alet yapabilir, bunların hepsinden bahsetmiştim.
Örneğin evrim sürecinde kanatlar birkaç defa, farklı canlı türlerinde ortaya çıkmıştır. Uçan dinazorlar vardır, böcekler vardır, kuşlar vardır, hatta uçan memeli bile vardır. Bunların hepsinde de kanatlar farklı şekillerde ortaya çıkmıştır. Ancak hiçbirisi piyango değildir, evrim sürecinin doğal akışı içerisindeki çözüm yollarıdır. Bugün yeryüzünde bir tane bile kanatlı hayvan kalmasın, birkaç on milyon yıl sonra bazı türlerde tekrar kanat çıkacaktır, emin ol. Mesela aşağıdaki sincap olabilir bu tür...
http://hayvanlaralemi.net/yazilar/image_kisa/092_ucan_sincap.jpg
Ayrıca, farklı göz tipleri 50 kez veya çeşitli hayvan türlerinde çok kez birbirinden bağımsız olarak gelişmiştir. Çevredeki ışığı algılama sorunu farklı yollarla çözülmüştür. Tüm göz yapıları, evrimsel süreç içindeki çevresel zorunlulukların bir sonucudur.
Bizim ayrıcalığımız, beynimizi büyütmüş olmamızdır. Bu sayede teleskop yaparız, kartallardan çok daha uzağı görürüz. Veya IR cihazlar yardımıyla, kızılötesi ışığı görebilen böceklerden daha iyi görebiliriz.
Beynimizin büyüme sürecini görmek istiyorsan, aşağıdaki resme bakman yeterli.
http://rationalrevolution.net/images/skullevopanhomo.jpg
Diğer önemli soru, ara değişim yada geçiş fosilleri varmıdır herhangi bir canlıya ait. Ortak ata maymun ise, maymun maymun olmadan önce neidi. Trilyonlarca varyasyonlarla canlılar değişime uğruyorsa, bu değişim doğanın görünen tarafında olmalı, laborautar ortamında olmadı herhalde. Bu durumda bu varyasyonları doğa denerken ara geçiş fosillerininde olması gerekir.
Aşağıdaki linkte balina evrimine ait ara formları göstermiştim. 354 numaralı posttan okuyabilirsin.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=11125&page=36
Ayrıca örnek olarak, Sivas'ta bulunan üç toynaklı at fosiline dair yazıyı da aşağıdaki linkten okuyabilirsin.
http://www.hurriyet.com.tr/pazar/5774178.asp?m=1&gid=112&srid=3431&oid=3 (http://www.hurriyet.com.tr/pazar/5774178.asp?m=1&gid=112&srid=3431&oid=3)
Bunlar yetmez, daha fazla ara form isterim dersen, onları da gösterebilirim...
sevgili sapiens
üşenmeden temcit pilavı gibi aynı şeyleri soran bu arkadaşlara uzun uzun cevaplar veriyorsun ... valla benim bu kadar sabrım olmuyor şahsen tebrikler... ancak yine yetinmeyecekler ... özellikle raslantı/tesadüf konusu ile ara fosiller bu arkadaşların işin içinden çıkamadıkları iki temel tekerleme.. Bu konunun başlığı olan K Miller açıklaması meşhur ID iddialarına cevap için oluşmuş olduğunu bu insanlar anlayamıyorlar. kendi iddialarınında aynen katı hristiyanlardan hiç farksız olduğunu farketmeleri nedense mümkün olmuyor bir farketseler belki biraz daha neler denmeye çalışıyor ilgilerini çekecek. ama öyle değil amaç sadece böyle afaki boşluk ve sürekli cevaplanmış soruları sorarak sanki bizlerin sabırlarını testetmek. yoksa belki verilecek cevapları kendileri de biliyorlar amaçları bence üzüm yemek değil bağcı dövmek..
bunu sizin de çok iyi bildiğinizi biliyorum o nedenle sabrınızı takdir ediyorum.. kolay gelsin
matillda
13-09-2009, 00:56
@da vinci
videoyu izledim
paylaşım için çok teşekkürler
bu konudan ' tanışma' da söz ettim sanırım yanlış kullanıcı adı mı verdim n'aaptım.
herneyse artık buraya da yazabildiğime göre sorun yok :)
matillda
13-09-2009, 00:58
dinler ya da dinlerden özgürlük alanına nasıl katılınıyor?
yön yöntem yordam ricası
imza: son tahlilde radyo ya ulaşmaya çalışan yeni site sakini :)
matillda
14-09-2009, 00:34
EVRİM KURAMI:
bir takım insanlara tüm insanlığın bir adam ve bir kadının önce birbirleriyle,sonra çocuklarıyla, sonra da kardeşlerin kendi aralarında çiftleşmeleriyle ürediğine inanmaktan daha mantıksız gelebilen bir bilimsel gerçek.
Video'da Miller'in yazdığından bahsettiği "Darwin'in Tanrısını Bulmak" kitabının Türkçe'ye çevirilip çevirilmediğini bilen var mı?
theisticevolutionist
06-01-2010, 01:10
Videoda emeği geçen herkese teşekkürler...Bildiğim tüm akıllıcılara gönderiyorum bu videoyu
theisticevolutionist
02-03-2010, 03:29
Harun Yahyasal olmayan evrim karşıtı bir video.İzlemeye değer.
Biologist Dr. Gary Parker From Evolution to Creation
http://www.youtube.com/watch?v=LcwNQX5dQik
http://www.youtube.com/watch?v=hmX-M5yxYY4
http://www.youtube.com/watch?v=lswi5f6OXvU
http://www.youtube.com/watch?v=3s1aeK8Of74
http://www.youtube.com/watch?v=Hp-K6F6ZfQc
http://www.youtube.com/watch?v=jsGuUoostmI
theisticevolutionist
02-03-2010, 03:33
Richard Dawkins Uzaylıların İnsanları Yarattığını Söylüyor :D :D
http://vindir.org/downloads/0301eb6e9e66cd3599f21db17967230c7e9c/
milomanara
02-03-2010, 11:15
Richard Dawkins Uzaylıların İnsanları Yarattığını Söylüyor :D :D
http://vindir.org/downloads/0301eb6e9e66cd3599f21db17967230c7e9c/
Bu saçmalıkları yuttuğunuz gibi, yaymanızı anlayamıyorum. söz konusu video, Ben STEIN denen, evrimin akışkanlar mekaniği, yer çekimi, termodinamik, hayatın başlangıcı gibi konuları açıklayamadığını! söyleyen ama evrimin bu konularla alakası olmadığını bilmeyen kara cahil bir geri zekalının Expelled[1 (http://www.imdb.com/title/tt1091617/)] adlı filminden alıntıdır. Bu görüşmede yine Dawkins'e baştan gerçek niyetler söylenmemiş, yaratılışçı oldukları gizlenmiştir. Adamcağız görüştüğü insanların yalancı ve iki yüzlü olduklarını görüşmelerin ortasında öğrendiği için zaman zaman şaşırıyor tabi.
Konu şu: Stein geri zekalısı Dawkins'e Akıllı Tasarım hayatın başlangıcını açıklmaz mı diye sorar, Dawkins de, Akıllı Tasarımla, Dünya'daki hayatın uzaydan geldiğini önermenin aynı saçmalık olacağını, çünkü ikisinin de "tasarımcı"nın nereden geldiğini açıklayamadığını ve bilimsel olamayacağını söyler.
Ve akıl almaz şekilde, bu ifade "Dawkins yaşamın uzaylılılar tarafından başlatıldığını söylüyor" şeklinde çarpıtılıyor. Yuh!
Yaratılışıçı, Akıllı Tasarımcı, her ne haltsanız, utanın kendinizden! Aczinizi göstermektesiniz. Belden aşağı vurmaktan başka yapabilceğiniz bir şey kalmadı anlaşılan...
theisticevolutionist
02-03-2010, 12:21
İsterlerse ilaç vermiş olsunlar.Komik bir video.Köpürmeye hacet yok.Paylaşmaya devam edeceğim.Harun Yahya'nın komikliklerini paylaşmaya devam edeceğim gibi.
milomanara, yaratılışçıların evrendeki herşey hakkında izahatlı bilgi veren kitaplarını, ve herşeyi yoktan var edip yarattıklarını zevkle izleyen tanrılarının nasıl bir güldürü müzikaline benzediğini bir kenara bırakırsak, Richard Dawkins te çoğu zaman çekim yapacağı yaratılışçı elemanlara sürpriz yapmaktadır. Bunda şaşılacak birşey yok. Zira insanlardan gerçekte ne düşündüklerini başka türlü öğrenemezsin. Kişiler birbirinin amacını bilir durumda olduğunda kendi doğal yaşamını çevreleyen ideolojisinin demagoğu kesilecektir ve o beklediğin gerçekten içteki yansımayı göremeyeceksindir.
Örneğin camiye, kiliseye giden insanlar orada birçok dini konuda konuşurlar, öyle uçuk öyle metafizik mevzular yaşanmış gibi anlatılır ve bundan feyz alınır ki bu insanların fasulye sırığıyla çıkılabilen bulutlar ülkesinde bir kabile vatandaşı olduğunu bile düşünebilirsin. Fakat ben x bilim dergisinden x mevzuda x sorular sormak istiyorum dediğinde ve bu masallarla ilgili soru yönelttiğinde alacağın cevap muhtemelen "bunlar mana aleminde olan olaylardır, insanlar anlasın diye böyle tasvir edilmiştir" gibi olacaktır.
Burada mühim konu Richard Dawkinsin kekelemesi, yutkunması, karşısındakinin ya da berideki adamın bu kekelemele, yutkunmaya mukabil attığı cin bakışlar, evreka! gülümsemeleri değildir. Konu, gerçekten uzaydan geldiğimizi düşünmek ile bir tanrı tarafından hiç yoktan yaratıldığımızı düşünmek arasında hangisinin daha gerçeğe yakın olabileceği bence.
Biz yalnızca evrenin oluştuğunu düşündüğümüz andan günümüze, evrenin şekillenmesi ve bu dünyada canlılığın evrim sürecinde geldiği noktanın farkındayız, birileri bir yerlerde uzaylı gördüğünü iddia etsede bu bir zamanlar İstanbul sinemalarında vampir filmleri yaygınlaştıktan bir süre sonra ortalığı saran "cihangir vampiri, fatih canavarı, kadıköy kurt adamı" efsaneleri gibidir. Halbuki filmler gelene kadar kimse ne vampir bilirdi ne de kurt adam değil mi?
Şahsi fikrim, evrende ya da şu an bilgisine vakıf olmadığımız bir yerlerde bizden daha ileri bir yaratıklar zümresinin mevcut olabilmesi olasılığı elbette tanrının yaratması olaslığından güçlüdür. Ama onlara ait elde gerçekçi ispatlanabilir bir delilimiz olmadığından olasılıklar o denli küçüktürler ki, bunlardan yola çıkarak mutlak çıkarımlar yapmak gerçekçiliği reddetmek olur. Fakat bu olasılığın hiç değerlendirilmediği anlamına da gelmiyor, olasılık var ise devinim de vardır. (SETI (http://www.seti.org))
--
Konuyla alakalı olarak bilim ve gelecek dergisinde Prof. Kenneth Miller in "Finding Darwin's God" makalesi ve Alaeddin Şenel' in ona getirdiği eleştiriyi okumanızı tavsiye ederim. Gerçi "bulmak" yerine dergi "aramak" olarak çevrilmiş ama olsun :)
Ne eksiği? Ne halkası? Heralde bir yanlış anlaşılma var ortada :)
senin eksik halka anlayısın buysa evrime gider inanırsın...bununla kimse tasarımı çürütemez merak etme..rahat ol sen...:)
theisticevolutionist
10-05-2010, 19:00
Kenneth Miller'ın Evrim Mahkemesi
http://www.sorularlaevrim.com/show_image.php?filename=images/icerik/202.jpg&width=250&height=250
Prof. Dr. Âdem Tatlı
Bazı kimseler tarafından, Amerika Ohio eyaletinde geçtiğimiz yıl görülen evrim mahkemesi ile ilgili internete verilen bir video kaydıyla ilgili sorular soruluyor. Konu aşağıda kısaca takdim edilmiş ve değerlendirmesi yapılmıştır.
Sözü edilen eyalette, Evrim Teorisi’nin yanında Akıllı Tasarım Teorisi de eğitim programında yer alınca, konu mahkemeye intikal ediyor. Akıllı Tasarım’ın okutulmamasını savunanlardan biyoloji uzmanı Kenneth Miller, avukatlarıyla birlikte taraf olarak mahkemeye iştirak ediyor.
Mahkemenin iki safhası var. Birisi, konunun bilimsel yönü, diğeri de hukuki veçhesi.
a-Konunun bilimsel yönü:
Akıllı Tasarım teorisinin bilimsel olmadığı iddiası ile ilgili olarak;
1- Akıllı Tasarım Teorisinde; tüycüklerin indirgenemez karmaşıklıkta olduğu, bu tüycüklerin vazife görebilmeleri için, tek tek evrimleşerek değil, mutlaka karışık yapıda olmaları gerektiği nazara verilir. Miller mahkemede, mevcut sayıdan bir noksan olan ve görev yapan tüylerin de bulunduğu belirtiyor.
2- Akıllı Tasarımda kanın pıhtılaşması için pek çok faktörün bir arada olmasının zaruri olduğuna dikkat çekilir. Faktörlerden birisinin noksan olması halinde insanda kanın pıhtılaşmayacağını, dolayısıyla insandaki kanın, evrimleşmeyle daha aşağı yapılılardan geldiğine delil olamayacağı belirtilir. Miller, insanda bulunan kan pıhtılaştırma faktörlerinde birisinin yokluğunda deniz canlılarından balinalarda bu pıhtılaşmanın varlığını belirtmektedir.
3- Miller, insanın atası olan maymunda 48 kromozom bulunduğunu, insanda ise 46 kromozomun yer aldığını belirtir. Maymundan insana geçişte iki kromozomun mutasyona uğrayarak parçalara ayrıldığını ve diğer kromozomlarla birleştiğini, böylece insanda kromozom sayısının 46 olarak hâsıl olduğunu iddia etmektedir.
4- Miller ve avukatları tarafından mahkemeye sunulan bir delil de, evrimci biyologların kaleme aldığı, ve insanın daha aşağılı yapılı canlılardan hâsıl olduğuna ait 50’ye yakın kitaptır.
Değerlendirme:
Miller’in gerek tüycüklerde ve gerekse kanın pıhtılaşmasındaki faktörlerle ilgili iddiası, tüycüklerde ve kanın yapısında bir plan ve programın olmadığı manasına gelmez. Bu teorinin esprisi, her şeyin belirli bir plana ve gayeye göre tasarlanıp yapıldığı ve mutlaka bunu yapan ve planlayan birisinin varlığıdır.
İnsandaki 46 kromozomun, maymunun 48 kromozomundan meydana geldiği iddiası, sonsuz ihtimalden bir ihtimaldir. Bu konuda çok farklı görüş ve değerlendirmeler ileri sürülebilir. İnsan doğrudan 46 kromozomla meydana gelmiş olması da mümkündür. Miller’in bu iddiasını doğru kabul etmek peşin hükümlü, ateist bir yaklaşımdır.
Kaldı ki, canlılarda kromozom sayısı önemli değildir. Aşağı yapılı organizmalarda fazla kromozom bulunabildiği gibi, aynı kromozom sayısında yüksek yapılı organizmalar da bulunmaktadır. Esas olan kromozomun mahiyetidir. Yani, kromozomu teşkil eden genler ve genlerin yapısını teşkil eden kimyasal bileşenlerdir. Genlerin kontrol ettiği karakterler önemlidir. Değil kromozom sayısının aynı olması, bir genin bile farklı olması, canlılar arasında çok büyük farklılıklar hâsıl etmektedir. Bazen genetik yapıdaki çok küçük bir farklılık, o canlının yapısını tamamen değiştirmektedir.
Mahkeme evrimin bilimsel olduğu, Akıllı Tasarım’ın bilimsel olmadığı iddiası ile yapılıyor. Delil olarak evrimcilerin eserleri sunuluyor. Bu peşinen evrim teorisine özel bir konumun verildiğini ve onun mutlak doğru olarak kabul edildiğini göstermektedir.
b- Konunun hukuki yönü:
Mahkeme üyeleri elbette biyolog değildir. Dolayısıyla bu sunulanların ne dereceye kadar bilimsel bir değer taşıdığı onların konusu dışındadır. Mahkeme üyelerini, ileriye sürülen görüşlerin bir yaratıcının varlığını belirtip belirtmediği, yani dini bir değer taşıyıp taşımadığı ilgilendirmektedir. Çünkü kanunlar, belirli bir dini yaklaşımla hazırlanmış veya böyle bir görüşü çağrıştıran teorilere müsaade etmemektedirler.
Miller kendisi de bunu belirtiyor. Akıllı Tasarım Teorisinin eski baskısını avukatların bulduğunu, aynı delillerin orada da kullanıldığını nazara veriyor. O ilk baskılarda Yaratıcının kullanıldığı yerde, yeni baskıda Akıllı Tasarım ifadesinin konduğunu ifade ediyor. O ilk baskıların 1987 yılında Arkansas mahkemesi tarafından bir yaratıcının varlığını ihsas eden veya açıkça belirten bu kitabın okutulmasına izin verilmediğini, dolayısıyla mahkemenin aynı kitabın kısmen değiştirilen bu yeni baskısının da okutulmaması gerektiğini belirtiyor. Mahkeme de bu yönde karar veriyor.
Sonuç olarak,
Bir fikrin veya düşüncenin bilimsel olup olmadığı, kendi ölçüleri içerisinde ve kendi kanunlarına göre değerlendirilmelidir. Hele evrim teorisi gibi, pek çok felsefî düşünceyi ve metafizik değerlendirmeleri içerisinde barındıran bir görüşün bilimsel bilgi olarak sunulması, bilimsel kıstaslara uygun değildir.
Ateist evrimcilerin, bütün canlıların tesadüfen, tabiatın eseri olarak ve gelişigüzel ortaya çıktığı düşüncesiyle hazırlanmış kitapların mahkemede evrimin bilimsel delilleri olarak kullanılmasını anlamak mümkün değildir.
Evrim teorisi, tamamen ateizm üzerine bina edildiği için, mahkemenin onun lehinde olması gayet normaldir. Çünkü mahkemenin üzerinde durduğu, teorinin konunun ne kadar bilimsel olduğundan ziyade, dini muhteva taşıyıp taşımadığıdır.
İleri sürülen delil ve değerlendirmelerin bir yaratıcının eseri olması, onun bilimsel olmadığı manasına gelmez. Tam aksine, eser varsa ve o eserler belirli bir ilim, irade ve kudretin ürünü ise, mutlaka bir ustası ve yaratıcısı, planlayıp hayat sahnesine çıkaranı olmalıdır.
Amerika’da bir eyalet mahkemesinin Akıllı Tasarım Teorisinin aleyhine karar vermesi, onun bilim dışı olduğu manasına gelmez. Zaten burada konunun bilimsel olup olmadığından çok, bir yaratıcının varlığını ihsas edip etmediği üzerinde duruluyor. Bir bakıma kanunla, bilim adı altında, dinsizliğe özel bir ayrıcalık tanınıyor.
Bu, şu demektir. Evrendeki varlıkların ve özellikle insanın nasıl ortaya çıktığı ve bunları kimin yarattığı sorusuna cevap aranıyor. Bu soruların cevabı, dini içerikli olacağı için, bir yaratıcıya verilmiyor. Kanunların gölgesinde, şimdiki evrim teorisinin yaptığı gibi, tesadüf ve tabiata veriliyor. Bu ise, kanunlarla ateizme ve dinsizliğe özel bir konumun atfedilmesidir. Yani işin daha başında, pozitivist felsefenin öngördüğü tamamen ateist ve materyalist görüş tartışmasız kabul edilmektedir. İşin daha da vahim olanı, bu evrim görüşünün kritiğinin yapılmaması ve üstelik bunun bilimsel bir bilgi olduğunun tartışmasız kabul edilmesidir.
theisticevolutionist
10-05-2010, 19:25
Yukarıdaki makalenin kaynağı
http://www.sorularlaevrim.com/makale/kenneth-millerin-evrim-mahkemesi-202.html
Hüdai ÇAKMAK
19-07-2010, 12:09
EVRİM Mİ? TERSİNİM Mİ?
…..Non-lineer dinamik yapılar….Stokastik süreçler…. Kendi kendine organize eden yapılar….
Sonuç evrim(miş)…
Dostlar sevinin. Her gün bir parça daha gelişip güzelleşiyor(muş)uz. Ohhh! Ne güzel…
Evrim amca her gün bir kaç kuruş atıyormuş kumbaramıza… İleride kullanılmak üzere..
Her gün bir parça daha da zenginleşiyor(muş)uz.
Bunu genlerimize işleyip diğer nesillere aktararak…
Babadan evlatlara kalan miraslar gibi.
Bu daha da güzel…..
Diline sağlık evrimci….
………………….
Fakat gerçek amca öyle demiyor….Yüzü asık; sert ve inatçı… Asla taviz vermiyor. İsteğe göre değişmiyor.
Gerçek şunu der ki ey kardeş:
Zaman her birimizden bir şeyler koparıp alıyor. Yıpranıp bir şeylerimizi kaybediyoruz.
Kazandığımız bir şeyse yok. Evrim amca yalan söylemiş..
Her güzel çirkinleşecek, her yeni eskiyecektir. Bu bir doğa kanunudur. İşte tersinim budur.
Ömrümüz varsa ihtiyarlamak kaçınılmaz akibetimiz.
Ölümden ise kurtulan var mı?
…………………………….
Tersinim mi? Evrim mi? Artık bir karar verin.
Önümüzde güneş misali duran mı? Yoksa Kaf dağı ardında olan mı?
Gökte yıldız ararken önündeki çukuru görmeyen aptal alim misali…
Bu mesel kulağımıza küpe olsun.
Hüdai ÇAKMAK
Videoyu tekrar izledim. Şunu kesinlikle anlamış bulunuyorum ki kompleks gibi görünen her yapı aslında işlevleri olan parçalardan oluşuyor. Bu parçalar eklendikleri bütüne uyum sağlayarak eski hallerinden daha farklı bir yapıya bürünüyor ve bütünün parçası oluyor. Dolayısıyla parçalar çıkarılsa dahi yapı tamamen olmasa da çalışmaya devam edebiliyor.
Kompleks bir yapıya bakarken olayı bir tasarımcıya havale etmek yerine bu bütünü oluşturan parçaların tek başına çalışıp çalışmadığını kontrol etmek sınamak ve bu parçaların kökenlerini araştırmak gerekir.
Ateist evrimcilerin, bütün canlıların tesadüfen, tabiatın eseri olarak ve gelişigüzel ortaya çıktığı düşüncesiyle hazırlanmış kitapların mahkemede evrimin bilimsel delilleri olarak kullanılmasını anlamak mümkün değildir.
Adem Tatlı'yı sürekli olarak izlediğim sansürsüz deki tartışmalardan biliyorum herhangi bir olguyu açıklamada yetersiz biri. Sadece önündeki notları okuyarak kısır bir tartışmacı olduğunu gösteriyor. Doğru düzgün cümle bile kuramıyor. Sürekli ateist vurgusu yaparak olaya nerden baktığını göstermiş oluyor. Çünkü Ken Miller videoda deist ve roman katolik olduğunu vurgulamakla beraber hile yapan bir tasarımcıya karşı olduğunu söylüyor.
Binlerce kez söylenmiş olmakla beraber evrim kuramı doğadaki çeşitliliği ve yaşamı asla gelişigüzelliğe bağlamaz. Tabiatın eseri derken taibata verilen insani nitelikler aslında bir süreci tarif etmekte kullanılan terimlerdir.
mengutuncbilen
10-10-2010, 10:50
Olta Haber Ajans: "Meleklere inanan adam evrim teorisinin ispatlanamadığını belirtti"
Yanda: Vefat edince ruhunun cennete uçup ebediyen sütten nehirler ve bakire huriler arasında yaşayacağına inanan Hacı Ömer Akay
KONYA – 53 yaşındaki bakkal Hacı Ömer Akay, Allah’ın melek ve peygamber vasıtasıyla insanoğluna vahiyler içeren kutsal kitap yolladığına dair hiçbir şüphesi olmamasına rağmen, dünyanın tüm bilimadamları ve biyologların fosil ve DNA bulgularından yola çıkarak topyekun kabul ettiği evrim sürecinin halen kanıtlanamadığını söyledi.
‘Yok efendim biz maymundan türemişiz de hepimiz bir mikroptan çıkmışız da falan filan,’ dedi sayın Akay. ‘Yahu ben maymuna benziyormuyum? Maymun kim, ben kim?’
Hafif çıkık kulakları, yakın gözleri ve yuvarlak suratını saran topsakalı sayesinde aslında biraz şenpanzeye benzeyen sayın Akay, sözlerine şöyle devam etti:
‘Gerçekler bellidir, güpegündüz ortadadır, hepsi de bir kitapta yazılıdır. Allah başmelek Cebrail aracılığıyla Hazreti Muhammed S.A.S.’ye Kuran-ı Kerimi nakletmiştir. Hiçbir fosil veya kemik parçası bu gerçeği değiştiremez.’
Kendi inandıklarının ne kanıta dayandığı sorulduğunda ise sayın Akay biraz sinirlendi.
‘Ateistmisin sen kardeşim, Kuran-ı Kerim Kuran-ı Kerim’dir, ispatlayacak kanıtlayacak ne var? Birini Allah yazdı, diğerini bir takım ateist kafır yazdı, kime inanacaksın? Kanıt ortada: Allah! Hem bizim bilimadamlarımız da bunu ispatladı... bende bir kitap var, belediye binasının orada halka bedavaya dağıtılıyordu, Harun Yehya’nın Yaradılmış Atlası, o kitap herşeyi ortaya koyuyor.’
Dünyanın tüm bilimadamlarının ve biyologlarının artık evrim sürecini teori değil, gerçek olarak kabul ettiğini, DNA ve fosil bulgularının evrim sürecini şüphe edilmeyecek derecede ispatladığını, Harun Yehya isimli yazarın bilimadamı olmadığını, ve Yaradılmış Atlasındaki ‘bilimsel’ bulgularının ciddiye alınmayacak derecede yanlışlıklar içerdiğini belirten bilimadamları hakkında ne düşündüğünün sorulması üzerine, sayın Akay şu şekilde yanıt verdi:
‘Hepsi Müslümanlığı çökertmek için masonlar, Yahudiler ve kafir ateistler tarafından ortaya atılan yalan bunlar. Ortada besbelli ki bir komplo var. Fosillerin hepsi sahte. Bunlar laboratuarlarda eşcinseller ve sapıklar tarafından üretiliyor, sonra CİA tarafından, MOSSAD tarafından, KGB tarafından oraya buraya yerleştirilip yok efendim “kazılarda çıktı” diye bizi kandırmaya yönelik “keşfediliyor”, çocuklarımızın beyni yıkanıyor, edindikleri parayla PKK’yı finanse ediyor, yemeğimize suyumuza bizi kısırlaştıracak maddeler IMF yetkilileri tarafından konuyor.’
Sayın Akay etrafında toplananlar arttıkça şöyle devam etti.
‘Ama bizi kandıramazlar. Herkes biliyor ki dünya dört-beş bin yıl evvel Allah tarafından birkaç günde bütün hayvanlarıyla, bitkileriyle ve insanlarıyla hazır bir şekilde yaratıldı, sonra da Yüce Tanrı kendi yarattığı insanoğluna kendi varlığını ispatlamak için meleği Cebrail vasıtasıyla yedinci yüzyıl Arabistandaki okuma yazması olmayan Hazreti Muhammed’e bir mağaradayken sure şeklinde vahiyler ileterek Kuran-ı Kerimi nakletti, böylece insanoğlunun bilmesi gereken herşey bilinmiş oldu, bunu bilen öldükten sonra ilelebet cennete gidip mutlu olacak, hurisi olacak, şaraptan nehirlerden içecek, bunu bilmeyen de Şeytanın yanına gidip ilelebet acı içinde kıvranarak cehennem ateşinde yanacak. Bunda anlamayacak ne var? Bu apaçık ortada olan yüzde yüz bariz bir gerçek. Ama evrim teorisini falan kanıtlayacak birşey yok.’
Sayın Akay, etrafındaki kalabalığın alkışları arasında tekbir getirerek yoluna devam etti. Önüne çıkan bir köpeğe küfredip tekme atarak hayvanlar üzerindeki üstünlüğünü pekiştirdi ve kendinden memnun bir şekilde Cuma namazını kılmaya gitti.
(OHA)
http://oltahaberajans.blogspot.com/2008/05/allahn-melek-ve-peygamber-vastasyla.html
cimbombom
21-11-2011, 22:34
Olta Haber Ajans: "Meleklere inanan adam evrim teorisinin ispatlanamadığını belirtti"
Yanda: Vefat edince ruhunun cennete uçup ebediyen sütten nehirler ve bakire huriler arasında yaşayacağına inanan Hacı Ömer Akay
KONYA – 53 yaşındaki bakkal Hacı Ömer Akay, Allah’ın melek ve peygamber vasıtasıyla insanoğluna vahiyler içeren kutsal kitap yolladığına dair hiçbir şüphesi olmamasına rağmen, dünyanın tüm bilimadamları ve biyologların fosil ve DNA bulgularından yola çıkarak topyekun kabul ettiği evrim sürecinin halen kanıtlanamadığını söyledi.
‘Yok efendim biz maymundan türemişiz de hepimiz bir mikroptan çıkmışız da falan filan,’ dedi sayın Akay. ‘Yahu ben maymuna benziyormuyum? Maymun kim, ben kim?’
Hafif çıkık kulakları, yakın gözleri ve yuvarlak suratını saran topsakalı sayesinde aslında biraz şenpanzeye benzeyen sayın Akay, sözlerine şöyle devam etti:
‘Gerçekler bellidir, güpegündüz ortadadır, hepsi de bir kitapta yazılıdır. Allah başmelek Cebrail aracılığıyla Hazreti Muhammed S.A.S.’ye Kuran-ı Kerimi nakletmiştir. Hiçbir fosil veya kemik parçası bu gerçeği değiştiremez.’
Kendi inandıklarının ne kanıta dayandığı sorulduğunda ise sayın Akay biraz sinirlendi.
‘Ateistmisin sen kardeşim, Kuran-ı Kerim Kuran-ı Kerim’dir, ispatlayacak kanıtlayacak ne var? Birini Allah yazdı, diğerini bir takım ateist kafır yazdı, kime inanacaksın? Kanıt ortada: Allah! Hem bizim bilimadamlarımız da bunu ispatladı... bende bir kitap var, belediye binasının orada halka bedavaya dağıtılıyordu, Harun Yehya’nın Yaradılmış Atlası, o kitap herşeyi ortaya koyuyor.’
Dünyanın tüm bilimadamlarının ve biyologlarının artık evrim sürecini teori değil, gerçek olarak kabul ettiğini, DNA ve fosil bulgularının evrim sürecini şüphe edilmeyecek derecede ispatladığını, Harun Yehya isimli yazarın bilimadamı olmadığını, ve Yaradılmış Atlasındaki ‘bilimsel’ bulgularının ciddiye alınmayacak derecede yanlışlıklar içerdiğini belirten bilimadamları hakkında ne düşündüğünün sorulması üzerine, sayın Akay şu şekilde yanıt verdi:
‘Hepsi Müslümanlığı çökertmek için masonlar, Yahudiler ve kafir ateistler tarafından ortaya atılan yalan bunlar. Ortada besbelli ki bir komplo var. Fosillerin hepsi sahte. Bunlar laboratuarlarda eşcinseller ve sapıklar tarafından üretiliyor, sonra CİA tarafından, MOSSAD tarafından, KGB tarafından oraya buraya yerleştirilip yok efendim “kazılarda çıktı” diye bizi kandırmaya yönelik “keşfediliyor”, çocuklarımızın beyni yıkanıyor, edindikleri parayla PKK’yı finanse ediyor, yemeğimize suyumuza bizi kısırlaştıracak maddeler IMF yetkilileri tarafından konuyor.’
Sayın Akay etrafında toplananlar arttıkça şöyle devam etti.
‘Ama bizi kandıramazlar. Herkes biliyor ki dünya dört-beş bin yıl evvel Allah tarafından birkaç günde bütün hayvanlarıyla, bitkileriyle ve insanlarıyla hazır bir şekilde yaratıldı, sonra da Yüce Tanrı kendi yarattığı insanoğluna kendi varlığını ispatlamak için meleği Cebrail vasıtasıyla yedinci yüzyıl Arabistandaki okuma yazması olmayan Hazreti Muhammed’e bir mağaradayken sure şeklinde vahiyler ileterek Kuran-ı Kerimi nakletti, böylece insanoğlunun bilmesi gereken herşey bilinmiş oldu, bunu bilen öldükten sonra ilelebet cennete gidip mutlu olacak, hurisi olacak, şaraptan nehirlerden içecek, bunu bilmeyen de Şeytanın yanına gidip ilelebet acı içinde kıvranarak cehennem ateşinde yanacak. Bunda anlamayacak ne var? Bu apaçık ortada olan yüzde yüz bariz bir gerçek. Ama evrim teorisini falan kanıtlayacak birşey yok.’
Sayın Akay, etrafındaki kalabalığın alkışları arasında tekbir getirerek yoluna devam etti. Önüne çıkan bir köpeğe küfredip tekme atarak hayvanlar üzerindeki üstünlüğünü pekiştirdi ve kendinden memnun bir şekilde Cuma namazını kılmaya gitti.
(OHA)
http://oltahaberajans.blogspot.com/2008/05/allahn-melek-ve-peygamber-vastasyla.html
dünyanın bütün bilim adamları derken başına "bir varmış bir yokmuş" gibi bir klasiği koymayı unutmuşsun
Evrim teorisi adı üstünde bir teoridir ve hiç bir zaman daha fazlası olamıyacaktır.Hatta evrimciler bu teoriye öyle at gözlükleriyle bakmaktadır ki bilim ne derse desin hala milyonlarca canlı türünün tesadüfler sonucu oluşmuş bir hücreye bağlayacaklardır.birde evrimcilerin herhalde gerçekten bilimle alakalı olan tüm insanlarca en çok gülünen cümlesi olan şu cümleyi hala söyleyebilmelerine hayretle şaşıyorum.
"önemli olan ilk hücrenin nasıl oluştuğu ondan sonrasını evrimle açıklamak çok kolay"
bizde kolay kısmından soralım "o hiç bir özelliği olmayan hücre bölünerek çoğalabilmeyi nasıl becerdi"
Keskin kayalara mı sürtündü şeklinde salak bir espiriyle bağlayayım
istatistik
22-11-2011, 00:44
dünyanın bütün bilim adamları derken başına "bir varmış bir yokmuş" gibi bir klasiği koymayı unutmuşsun
Evrim teorisi adı üstünde bir teoridir ve hiç bir zaman daha fazlası olamıyacaktır.Hatta evrimciler bu teoriye öyle at gözlükleriyle bakmaktadır ki bilim ne derse desin hala milyonlarca canlı türünün tesadüfler sonucu oluşmuş bir hücreye bağlayacaklardır.
Tüm evrim karşıtlarının düştüğü hataya ısrarla, defalarca buralarda açıklamamıza rağmen düşüyorsunuz. Aslında bunun nedeni teorinin yanlış öğretilmesidir.
Teori, varolan olguların açıklanması için öne sürülen ve bilimsel gözlemlere, bulgulara ve sonuç çıkarımlarına dayanan bilimsel izahattir. Tıpkı varolan yerçekimini açıklayan kütle çekim teorisi gibi. Bu da bir teoridir. Ancak yerçekiminin varlığını inkar etmenize neden olmaz.
Evrimde de aynısı var. Evrim, fosil kayıtları, moleküler biyoloji bulguları ve genetik araştırmaları ile sabittir ve vardır. Sizin evrim teorisi olarak bahsettiğiniz şey ise evrimi açıklamada en öne çıkan yöntem olan "Doğal Seçilim Teorisi"dir. Kavramları bilmeden, bir gerçeği çürütmeye çalışmakla komik durumlara düşünüyorsunuz. Lütfen önce biraz araştırın. Ezbere yazmayın.
cimbombom
23-11-2011, 01:14
Tüm evrim karşıtlarının düştüğü hataya ısrarla, defalarca buralarda açıklamamıza rağmen düşüyorsunuz. Aslında bunun nedeni teorinin yanlış öğretilmesidir.
Teori, varolan olguların açıklanması için öne sürülen ve bilimsel gözlemlere, bulgulara ve sonuç çıkarımlarına dayanan bilimsel izahattir. Tıpkı varolan yerçekimini açıklayan kütle çekim teorisi gibi. Bu da bir teoridir. Ancak yerçekiminin varlığını inkar etmenize neden olmaz.
Evrimde de aynısı var. Evrim, fosil kayıtları, moleküler biyoloji bulguları ve genetik araştırmaları ile sabittir ve vardır. Sizin evrim teorisi olarak bahsettiğiniz şey ise evrimi açıklamada en öne çıkan yöntem olan "Doğal Seçilim Teorisi"dir. Kavramları bilmeden, bir gerçeği çürütmeye çalışmakla komik durumlara düşünüyorsunuz. Lütfen önce biraz araştırın. Ezbere yazmayın.
Buda klasik evrimci cevabı araştırmıyorsunuz , açıklıyoruz falan filan ama yazıda açıklama adına hiç bir şey yok sadece sallama var bu kadar yazacağına sadece sorumun cevabını verseydiniz yeterliydi.
ayrıca okumayıp araştırmayan yada karşınızdakilerin öyle olduğunu sanan sizsiniz ben sizin şu evrim teorisini açıklarken sunduğunuz örneği açayım
Yer çekimi kanunu:bir objenin yer çekimi etkisiyle nasıl hareket edeceğini tanımlar.
teori ise olayın nasılı ile ilgilendiği için yer çekimine yol açan şeyleri yani NASIL ı açıklamaya çalışır ki bu konuda fikir birliği içinde değildir bilim adamları bahsettiğiniz kütle çekim teorisi en yakın gözükenidir ancak yinede kanun gibi kesin değildir.
şimdi benzeştirdiğiniz olaylara ilgili bir kaç soru sorabiliriz
Yer çekimi kanunu diye birşey varmıdır? Varsa bu konuda tüm bilim adamları hemfikirmidir?
evrim kanunu diye birşey varmıdır (Yani tüm bilim adamlarının yer çekimi kanunu gibi varlığını kabul ettiği ) Evrim vardı diyen kadar yoktur diyende bulabileceğimize göre konu tartışmalıdır
yani varsayım üzerine kurulan bir kanun denemesinin açıklanma çabasıdır evrim teorisi
Ayrıca sizin tırnak içindeki cümlenizde dediğiniz gibi "Evrim, fosil kayıtları, moleküler biyoloji bulguları ve genetik araştırmaları ile sabittir ve vardır." tüm bilim adamlarınca kabul edilen bir konu olsa yani sabit ve var olsa neden yaşamın kaynağı olarak hiçbir ülkede hiç bir okulda hiç bir üniversitede biyoloji fen bilgisi ve benzeri derslerde kesin böyle olmuştur diye anlatılmıyor
istatistik
23-11-2011, 01:46
Evet, klasik bir cevap ancak gerçekliği gözle görülüyor. Çünkü kavramları hala bilmiyorsunuz. En basitlerini bile. Burada her şeyi en baştan size anlatmak için ne isteğim ne de zamanım var. Gerekli kaynaklara ise aradığınız taktirde her şekilde ulaşabilirsiniz. Nasıl ben araştırıp bulmaktan gocunmuyorsam aynısını sizin de yapmanız gerekir.
Öncelikle evrim teorisi bugün pek çok okulda, pek çok ülkede anlatılmaktadır. Bu sebeple de yaratılış teorisi gibi bir kepazeliğin de evrime alternatif olarak anlatılması için direnen teistler mevcut. Adı sizi aldatmasın yaratılış teorisi söz gelimi bir teoridir. Bilimsel 1 tane kanıt içermez. Ordan tanrı geldi, çamurdan adam yarattı, su çıktı, öldü dirildi gibi bir yığın saçmalığı barındırır.
Bugün, evrime karşı duran kişiler (ki buna bilim adamları da dahil), kendilerine dayanak noktası olarak "araform" olarak adlandırılan ve ortada bulunmadığını düşündükleri fosilleri seçmişlerdir. Aslında burada da düştükleri yanlış, her fosilin zaten bir araform olduğunu kabul etmemeleridir. Hala ucube varlıkları araform olarak düşünmektedirler ve bu saçma argüman ile evrime karşı çıkarlar. Aklı başında bir bir bilim insanı evrime moleküler biyoloji ya da genom çalışmaları üzerinden eleştiri getiremez. Çünkü akrabalık ilişkileri kesin olarak ortaya konmuştur. Bunları tartışma lüksünüz bile yok.
cimbombom
23-11-2011, 02:32
Evet, klasik bir cevap ancak gerçekliği gözle görülüyor. Çünkü kavramları hala bilmiyorsunuz. En basitlerini bile. Burada her şeyi en baştan size anlatmak için ne isteğim ne de zamanım var. Gerekli kaynaklara ise aradığınız taktirde her şekilde ulaşabilirsiniz. Nasıl ben araştırıp bulmaktan gocunmuyorsam aynısını sizin de yapmanız gerekir.
Öncelikle evrim teorisi bugün pek çok okulda, pek çok ülkede anlatılmaktadır. Bu sebeple de yaratılış teorisi gibi bir kepazeliğin de evrime alternatif olarak anlatılması için direnen teistler mevcut. Adı sizi aldatmasın yaratılış teorisi söz gelimi bir teoridir. Bilimsel 1 tane kanıt içermez. Ordan tanrı geldi, çamurdan adam yarattı, su çıktı, öldü dirildi gibi bir yığın saçmalığı barındırır.
Bugün, evrime karşı duran kişiler (ki buna bilim adamları da dahil), kendilerine dayanak noktası olarak "araform" olarak adlandırılan ve ortada bulunmadığını düşündükleri fosilleri seçmişlerdir. Aslında burada da düştükleri yanlış, her fosilin zaten bir araform olduğunu kabul etmemeleridir. Hala ucube varlıkları araform olarak düşünmektedirler ve bu saçma argüman ile evrime karşı çıkarlar. Aklı başında bir bir bilim insanı evrime moleküler biyoloji ya da genom çalışmaları üzerinden eleştiri getiremez. Çünkü akrabalık ilişkileri kesin olarak ortaya konmuştur. Bunları tartışma lüksünüz bile yok.
çok istikrarlısın ancak kelime oyunlarını bırak ben evrim teorisi anlatılmıyor demedim evrim teorisi bu yaşamın kesin kaynağıdır diye anlatılmıyor dedim ayrıca kavramlarla ilgili olarak hata var diyorsan o senin problemin senin örnek olarak verdiğin konularla ilgili çarpıtmalarının doğru şekli o kavramlar aynı turan dursun hocanızın hadislerin bir bölümünü yazıp bir bölümünü kırparak yaptığı çarpıtmalar gibi. ne neyle akraba arkadaşım hangi canlının kendi türünden olmayanla bir akrabalık ilişkisi var . sen nasıl olurda insana proteini fazla yemiş bir maymun türü dersin o zaman en zeki canlılar aslanlar ve benzeri canlılar olmazmıydı protein konusuda bizzat çok beğendiğiniz videolardan alınmıştır yine bilmiyosun falan diye sallama
istatistik
23-11-2011, 03:10
çok istikrarlısın ancak kelime oyunlarını bırak ben evrim teorisi anlatılmıyor demedim evrim teorisi bu yaşamın kesin kaynağıdır diye anlatılmıyor dedim ayrıca kavramlarla ilgili olarak hata var diyorsan o senin problemin senin örnek olarak verdiğin konularla ilgili çarpıtmalarının doğru şekli o kavramlar aynı turan dursun hocanızın hadislerin bir bölümünü yazıp bir bölümünü kırparak yaptığı çarpıtmalar gibi. ne neyle akraba arkadaşım hangi canlının kendi türünden olmayanla bir akrabalık ilişkisi var . sen nasıl olurda insana proteini fazla yemiş bir maymun türü dersin o zaman en zeki canlılar aslanlar ve benzeri canlılar olmazmıydı protein konusuda bizzat çok beğendiğiniz videolardan alınmıştır yine bilmiyosun falan diye sallama
Tekrarlıyorum, konu hakkında bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya çalışıyorsun ve mütemadiyen saçmalamaktasın. Yaratılışçı arkadaşlarının uydurma bilgilerine fazla kaptırma kendini. Konuyu öğrendiğin zaman daha verimli bir tartışmaya girmeyi dene. Ama şimdi gidip konuyu öğren.
sen nasıl olurda insana proteini fazla yemiş bir maymun türü dersin o zaman en zeki canlılar aslanlar ve benzeri canlılar olmazmıydı protein konusuda bizzat çok beğendiğiniz videolardan alınmıştır yine bilmiyosun falan diye sallama
Cok basittir bunu soylemek. Elbette protein'in sadece kirmizi ette bulunmadigini biliyorsaniz sayet.
Yok emin degilseniz, Adem'in ne ile beslendigini ispatlamaniz gerekir. Et obur muydu? Otobur muydu? Ne ile beslendi Adem?
Bunu izah edebilirseniz sayet aslanlar bahsine gecebilirsiniz. Aksi takdirde evrim babinda kafaniz karisacaktir.
Siz ornegin bir domuzun IQ seviyesi olarak, bir kopek veya kediden cok daha kolay egitilebildigini biliyor musunuz? Veya kopeklerin evcillestirilmesinden once domuzlarin ayni amacla kullanildigini filan?
Buyrun videosu burada;
http://www.youtube.com/watch?v=gpuGJA9oSXk
Video'yu seyredemezseniz buradan okuyun;
http://www.nytimes.com/2009/11/10/science/10angier.html
Evrim teorisi adı üstünde bir teoridir ve hiç bir zaman daha fazlası olamıyacaktır.Hatta evrimciler bu teoriye öyle at gözlükleriyle bakmaktadır ki bilim ne derse desin hala milyonlarca canlı türünün tesadüfler sonucu oluşmuş bir hücreye bağlayacaklardır.birde evrimcilerin herhalde gerçekten bilimle alakalı olan tüm insanlarca en çok gülünen cümlesi olan şu cümleyi hala söyleyebilmelerine hayretle şaşıyorum.
"önemli olan ilk hücrenin nasıl oluştuğu ondan sonrasını evrimle açıklamak çok kolay"
bizde kolay kısmından soralım "o hiç bir özelliği olmayan hücre bölünerek çoğalabilmeyi nasıl becerdi"
Keskin kayalara mı sürtündü şeklinde salak bir espiriyle bağlayayım
Gereginden fazla basit bir espri olmus.
Vucudunuzun kendi kendine de uretebildigi tek bir kanser hucresi, nasil cogaliyor? Meme dokusu bir yerlere surtunerek mi hallediyor bu cogalmayi?
Evrim daha fazlasi veya daha azi olabilir bunun hicbir onemi yok. Ancak siz bize bir bobrek naklinin gereklerini veya bir kok hucre naklinin gereklerini nasil izah edeceksiniz?
Merakla beklemekteyiz.
ayrıca okumayıp araştırmayan yada karşınızdakilerin öyle olduğunu sanan sizsiniz ben sizin şu evrim teorisini açıklarken sunduğunuz örneği açayım
Yer çekimi kanunu:bir objenin yer çekimi etkisiyle nasıl hareket edeceğini tanımlar.
teori ise olayın nasılı ile ilgilendiği için yer çekimine yol açan şeyleri yani NASIL ı açıklamaya çalışır ki bu konuda fikir birliği içinde değildir bilim adamları bahsettiğiniz kütle çekim teorisi en yakın gözükenidir ancak yinede kanun gibi kesin değildir.
şimdi benzeştirdiğiniz olaylara ilgili bir kaç soru sorabiliriz
Yer çekimi kanunu diye birşey varmıdır? Varsa bu konuda tüm bilim adamları hemfikirmidir?
evrim kanunu diye birşey varmıdır (Yani tüm bilim adamlarının yer çekimi kanunu gibi varlığını kabul ettiği ) Evrim vardı diyen kadar yoktur diyende bulabileceğimize göre konu tartışmalıdır
yani varsayım üzerine kurulan bir kanun denemesinin açıklanma çabasıdır evrim teorisi
Ayrıca sizin tırnak içindeki cümlenizde dediğiniz gibi "Evrim, fosil kayıtları, moleküler biyoloji bulguları ve genetik araştırmaları ile sabittir ve vardır." tüm bilim adamlarınca kabul edilen bir konu olsa yani sabit ve var olsa neden yaşamın kaynağı olarak hiçbir ülkede hiç bir okulda hiç bir üniversitede biyoloji fen bilgisi ve benzeri derslerde kesin böyle olmuştur diye anlatılmıyor
Evrim var veya yok diye bir durum yoktur. Zira evrim inanc degildir, sadece insanin ortaya koymus oldugu bilimsel bilgiler yumagidir. Bilimsel arastirmalar sonucu bilim= Insan var derse ve uygularsa vardir, yok derse yoktur.
Evrimle, tanri inancini birbirine karistirmaktasiniz.
Arastirmadan sormaktasiniz. Davranis bilimi diye birsey duydunuz mu daha once?
Gidiklandiginizda bilincli olarak mi tepki verirsiniz?
Veya ocagin ustunden dokulen kaynar caydanliktan nicin ansizin kacarsiniz?
Veya saksinizdaki menekseyi golgeye dogru dondurdugunuzde, israrla yapraklarini gunese dogru yonlendirmesi?
Gelismis ulkelerde ilkogretim cagindaki cocuklarin long term memory/short term memory problemleri hangi yontemle cozulmektedir?
Evrim bir kanun degildir, ancak uygulama ve kullanim acisindan teslim oldugunuz tibbi yontemler onu iceriyorsa bunu nasil aciklayacaksiniz?
Bu sorularin da cevabini merakla beklemekteyiz.
cimbombom
23-11-2011, 08:37
Cok basittir bunu soylemek. Elbette protein'in sadece kirmizi ette bulunmadigini biliyorsaniz sayet.
Yok emin degilseniz, Adem'in ne ile beslendigini ispatlamaniz gerekir. Et obur muydu? Otobur muydu? Ne ile beslendi Adem?
Bunu izah edebilirseniz sayet aslanlar bahsine gecebilirsiniz. Aksi takdirde evrim babinda kafaniz karisacaktir.
Siz ornegin bir domuzun IQ seviyesi olarak, bir kopek veya kediden cok daha kolay egitilebildigini biliyor musunuz? Veya kopeklerin evcillestirilmesinden once domuzlarin ayni amacla kullanildigini filan?
Buyrun videosu burada;
http://www.youtube.com/watch?v=gpuGJA9oSXk
Video'yu seyredemezseniz buradan okuyun;
http://www.nytimes.com/2009/11/10/science/10angier.html
Gereginden fazla basit bir espri olmus.
Vucudunuzun kendi kendine de uretebildigi tek bir kanser hucresi, nasil cogaliyor? Meme dokusu bir yerlere surtunerek mi hallediyor bu cogalmayi?
Evrim daha fazlasi veya daha azi olabilir bunun hicbir onemi yok. Ancak siz bize bir bobrek naklinin gereklerini veya bir kok hucre naklinin gereklerini nasil izah edeceksiniz?
Merakla beklemekteyiz.
gerçekten kasıtlı çarpıtıyosunuz hocanız gibi ben ne diyorum siz ne anlıyosunuz insan zekasını nasıl yediği proteine bağlarsınız evet sadece kırmızı ette protein yoktur ancak en çok protein tüketen canlıda insan değildir siz bilgiyi veren kişi evrimciyse bilgi doğru yarratışçıysa yanlış olarak değerlendiriyorsunuz
vücudun kendi kendine üretebildiği dediğiniz o hücrede zaten bölünebilme kodludur benim size sorduğum sizin değiminizle mutasyon geçirecek o hücre nasıl bölündü konuyu çarpıtmadan araştırmadan sallama bence bir hücrenin sizin dediğiniz gibi mutasyonlarrla o bilgiyi öğrenebildiğini varsaysak milyonlarca yıl yaşaması lazım bu gerçekçibir yaklaşım değildir ayrıca eğer bu hücre ölüyorsa ilk hücrenin oluşmasına neden olan ortam için gereken kaysayılı ihtimali biliyorsunuz kaç kez gerçekleşebilir yine diyelim ki gerçekleşti sıfırdan başlayacaktır yani bir hücrenin bölünebilmesi için gerekli kodlamanın içinde bulunması gereklidir siz ilk hücre bu kadar donanımlıydı diyorsanız o her konuda aradığınız mantığınızı sorgulayın bence
gerçekten kasıtlı çarpıtıyosunuz hocanız gibi ben ne diyorum siz ne anlıyosunuz insan zekasını nasıl yediği proteine bağlarsınız evet sadece kırmızı ette protein yoktur ancak en çok protein tüketen canlıda insan değildir siz bilgiyi veren kişi evrimciyse bilgi doğru yarratışçıysa yanlış olarak değerlendiriyorsunuz
vücudun kendi kendine üretebildiği dediğiniz o hücrede zaten bölünebilme kodludur benim size sorduğum sizin değiminizle mutasyon geçirecek o hücre nasıl bölündü konuyu çarpıtmadan araştırmadan sallama bence bir hücrenin sizin dediğiniz gibi mutasyonlarrla o bilgiyi öğrenebildiğini varsaysak milyonlarca yıl yaşaması lazım bu gerçekçibir yaklaşım değildir
ayrıca eğer bu hücre ölüyorsa ilk hücrenin oluşmasına neden olan ortam için gereken kaysayılı ihtimali biliyorsunuz kaç kez gerçekleşebilir yine diyelim ki gerçekleşti sıfırdan başlayacaktır yani bir hücrenin bölünebilmesi için gerekli kodlamanın içinde bulunması gereklidir siz ilk hücre bu kadar donanımlıydı diyorsanız o her konuda aradığınız mantığınızı sorgulayın bence
Hayir boyle bir degerlendirme yoluna gitmedim. En basit sekliyle anlayabileceginiz tarzda, sorunuzu cevapladim ve ben de karsiliginda size soru sordum.
Ve hala cevap beklemekteyim.
Insan beyin/zekasini ve beyin/zeka evrimini protein'le baglantisinin anlasilmayacak bir tarafi yok.
Yani siz ustun koru dahi protein bahsinden bi haberseniz, ne anlatsak anlamakta zorlanacaksiniz konu bazinda.. Cunku hicbir sekilde arastirmamissiniz ki.. Hala bana en cok protein tuketen canli insan degildir demektesiniz farkinda misiniz?
Siz protein denince ne anliyorsunuz? Sut, yumurta vs?
Bakin size ornek verdim domuzdan anlayabilesiniz diye... Hic mi dikkat cekmediniz?
Bakin o ust mesajiniza gidip bir daha okuyun ki kelimelerle oynamak zorunda kalmayin. Ne dediniz?
"bizde kolay kısmından soralım "o hiç bir özelliği olmayan hücre bölünerek çoğalabilmeyi nasıl becerdi"
Keskin kayalara mı sürtündü şeklinde salak bir espiriyle bağlayayım"
Simdi ne diyorsunuz? Bolunebilme kodludur. Ne oldu da birden hicbir ozellige sahip olmayan hucreye, bolunebilme kodu eklediniz?
Ben tip/biyoloji vs. tarihinde "hucreye dair, bolunmeyi ogrenebilme sureci" gibi bir durum hic duymadim. Siz nereden duyduysaniz bir link filan verin bizi de aydinlatin. :)
Yok oyle bir sifirdan baslama durumu filan. Bu konuda da kaynak isterim.
Siz gece uykudayken kac hucreniz oluyor biliyor musunuz? Hucre sikintisi cekiyor musunuz?
cimbombom
23-11-2011, 13:51
Hayir boyle bir degerlendirme yoluna gitmedim. En basit sekliyle anlayabileceginiz tarzda, sorunuzu cevapladim ve ben de karsiliginda size soru sordum.
Ve hala cevap beklemekteyim.
Insan beyin/zekasini ve beyin/zeka evrimini protein'le baglantisinin anlasilmayacak bir tarafi yok.
Yani siz ustun koru dahi protein bahsinden bi haberseniz, ne anlatsak anlamakta zorlanacaksiniz konu bazinda.. Cunku hicbir sekilde arastirmamissiniz ki.. Hala bana en cok protein tuketen canli insan degildir demektesiniz farkinda misiniz?
Siz protein denince ne anliyorsunuz? Sut, yumurta vs?
Bakin size ornek verdim domuzdan anlayabilesiniz diye... Hic mi dikkat cekmediniz?
Bakin o ust mesajiniza gidip bir daha okuyun ki kelimelerle oynamak zorunda kalmayin. Ne dediniz?
"bizde kolay kısmından soralım "o hiç bir özelliği olmayan hücre bölünerek çoğalabilmeyi nasıl becerdi"
Keskin kayalara mı sürtündü şeklinde salak bir espiriyle bağlayayım"
Simdi ne diyorsunuz? Bolunebilme kodludur. Ne oldu da birden hicbir ozellige sahip olmayan hucreye, bolunebilme kodu eklediniz?
Ben tip/biyoloji vs. tarihinde "hucreye dair, bolunmeyi ogrenebilme sureci" gibi bir durum hic duymadim. Siz nereden duyduysaniz bir link filan verin bizi de aydinlatin. :)
Yok oyle bir sifirdan baslama durumu filan. Bu konuda da kaynak isterim.
Siz gece uykudayken kac hucreniz oluyor biliyor musunuz? Hucre sikintisi cekiyor musunuz?
biraz kitap okumalısın okuduğunu anlama problemin var ben kodlu hücre derken kanser hücresinden bahsediyorum ancak ilk hücreden bahsettiğimi iddia ediyorsunuz.sen nasıl her şeyi bilimle açıklamaya çalışan aydın ateist grubumuzun üyesisin ki kanser hücresiyle ilk hücreyi bir tutuyorsun kanser hücresi tamamıyla vücudumuza ait mutasyona uğramış bir hücredir (siz kanserden ölen insanların soy ağacını tutun yakında kanatları çıkacak mutasyonlar sayesinde :D) yani bu hücrede hücrenin tüm fonksiyonları mevcuttur.Kaynak istiyorsun ya bende onu soruyorum zaten ilk hücrenin nasıl çoğaldığına yani nasıl üreyebildiğini ? bırakın kaynağı ateist bilim adamları tarafından yapılmış bir açıklama var mı bu konuyla ilgili ? birde siz bir insanın hücre üretimiyle ilk hücrenin üreme şeklini aynımı görüyorsunuz?
yine sorunuzdan esinlenerek bir soru o oluşan ilk hücrenin yaşam süresi ne kadardır ? Hücrelerin en gelişmiş şekliyle kıyaslama yapın bakalım kendinden bir tane daha yapabilecek kadar yaşayabilecekmi?
cimbombom
23-11-2011, 23:10
biraz kitap okumalısın okuduğunu anlama problemin var ben kodlu hücre derken kanser hücresinden bahsediyorum ancak ilk hücreden bahsettiğimi iddia ediyorsunuz.
sen nasıl her şeyi bilimle açıklamaya çalışan aydın ateist grubumuzun üyesisin ki kanser hücresiyle ilk hücreyi bir tutuyorsun kanser hücresi tamamıyla vücudumuza ait mutasyona uğramış bir hücredir (siz kanserden ölen insanların soy ağacını tutun yakında kanatları çıkacak mutasyonlar sayesinde :D) yani bu hücrede hücrenin tüm fonksiyonları mevcuttur.
Kaynak istiyorsun ya bende onu soruyorum zaten ilk hücrenin nasıl çoğaldığına yani nasıl üreyebildiğini ? bırakın kaynağı ateist bilim adamları tarafından yapılmış bir açıklama var mı bu konuyla ilgili ?
birde siz bir insanın hücre üretimiyle ilk hücrenin üreme şeklini aynımı görüyorsunuz?
yine sorunuzdan esinlenerek bir soru o oluşan ilk hücrenin yaşam süresi ne kadardır ? Hücrelerin en gelişmiş şekliyle kıyaslama yapın bakalım kendinden bir tane daha yapabilecek kadar yaşayabilecekmi?
Saptirmanin bu kadari fazla olsa gerek,
Alin once kendi yazdiginizi kendiniz okuyun sonra bize kitap okuma konusunda ahkam kesin isterseniz.
dünyanın bütün bilim adamları derken başına "bir varmış bir yokmuş" gibi bir klasiği koymayı unutmuşsun
Evrim teorisi adı üstünde bir teoridir ve hiç bir zaman daha fazlası olamıyacaktır.Hatta evrimciler bu teoriye öyle at gözlükleriyle bakmaktadır ki bilim ne derse desin hala milyonlarca canlı türünün tesadüfler sonucu oluşmuş bir hücreye bağlayacaklardır.birde evrimcilerin herhalde gerçekten bilimle alakalı olan tüm insanlarca en çok gülünen cümlesi olan şu cümleyi hala söyleyebilmelerine hayretle şaşıyorum.
"önemli olan ilk hücrenin nasıl oluştuğu ondan sonrasını evrimle açıklamak çok kolay"
bizde kolay kısmından soralım "o hiç bir özelliği olmayan hücre bölünerek çoğalabilmeyi nasıl becerdi"
Keskin kayalara mı sürtündü şeklinde salak bir espiriyle bağlayayım
Bu ilk hucre kismi ..
Gelelim kanser hucresine, mutasyona ugramis dahi olsa da, bolunerek nasil cogaldigidir orneklenen size.. Once sorunuza verilen cevabin neye dair verildigini iyice anlayin.
Bu kadar zor degildir ilk hucreye dair fikir uretmek veya arastirmak.
Buyrun okuyun once karakteristik ozellikleri;
http://tip.sdu.edu.tr/akademikyapi/dersnotlar/histolojiembriyoloji/HUCRE.pdf
Ateist bilimadami diye bir tanimda bulunmak, sanirim dunyadaki tum bilimadamlarini yekten ateist olarak zannetmek gafletiyle esdegerdedir. Bilcumle inancli biliminsanlarini kaldirip yekten cope atmak akildisidir.
Eh, bu gaflete dususte sadece alkislanir yani.:clap2:
Evet efendim, biz insandaki hucre ile ilk hucrenin uremesini ayni karakteristik yapilarda ele aliriz. Zira sizin hayali olarak cizdiginiz ve bilimsel olarak hic bir alt yapisi olmayan, hucrenin bolunmeyi ogrenme sureci gibi durum yoktur evrimde.
Siz gece uyurken de islevini tamamlamis hucreler, kendini resetler, yerine yenileri olusur kopyalama ozelligiyle.. Duzenli olarak, gece yatip, sabah kalktiginizda okuma ozelliginizi kaybettiginiz oluyor mu? Olmuyorsa sayet bunu hucrenin kopyalama ozelligine borclusunuz.
Annenizin karnindayken, bobrekleriniz hop diye magic usulu olusmamissa, bunu hucrenin bolunerek ve kopyalayarak cogalmasina borclusunuz.
O bahsettiginiz, yaratilis hikayesine uydurulmaya calisilan, bilimsel gibi gosterilip, aslinda bilim disi olan kaynaklarda yer alir, o hucrenin ogrenme sureci, suuru vs. falan filan.
Ben herseyi bilimle aciklamam. Inancisizimdir dogrudur.
Sizden tek farkim, sizin kitabinizi da, kitaptaki bilimsel(!) mucizelerinizi de hic degilse tarafsiz bir gozle, size evrimle aciklayacak denli bilimsel bilgiye sahip olusumdur. Zira ben evrim fikrinin, felsefe uzerinden insa edildiginin farkindayim, ama siz onun dahi farkinda degilsiniz. Zannediyorsunuz ki, Darwin gece yatti, sabaha kalkip, tamam evrim budur dedi.:party:
Fikirsel olarak aramizda herseyden once boylesi(ucurum) bir bilgi eksikligi mevcut.
Sunu hicbir zaman unutmayin. Milyarlarca hucre var vucudumuzda, farkli rollere burunebiliyorlar islevsellik acisindan, degiskenlik gosterebiliyorlar.
Once hic degilse temel hucre bilgisi okuyun bir miktar, ki bu sekilde absurd "bolunmeyi ogrenme sureci" hikayelerine, sorularina basvurmak zorunda kalmayasiniz en bastaki hucreye iliskin .
Atom'u bilmeden, hucreyi bilmeden irdeleme yaparsaniz, evrim fikrinden ucan yilanlar, filler tarzinda orta dunya fantastik kurgulari sergilersiniz. Hatta isi ileri boyutlara tasiyarak, ama proteini tuketen sadece insan degildir, aslanlari ne yapacagiz diye afaki aciklamalarda bulunursunuz:yo:
Size yukarda da soyledim. Siz konuya iliskin protein bahsini sut, yumurta, kirmizi et filan olarak mi algiliyorsunuz?
Daha basit bir ornek anlamaniz acisindan;
Durgun suya bir tas attiginizda, olusak dalgalanmaya ve altta olusak devinim'e hangi taraftan etki ederek "hayir dalgalanma ve devinme oylece dur" seklinde etki edersiniz akilli kardesim?
Sagdan, soldan, asagidan, yukardan????????
evet ilizyon akıl ve mantık yoluyla yapılır yani mantıklı gelen bilimsel bir açıklaması vardır ancak bu onun sahteliğini gerçekleştirmez (kelime gerçekleştirmez değil değiştirmez olacaktı birden fazla işle uğraşıyorum da kusura bakmayın)
cimbombom
23-11-2011, 23:57
"Evet efendim, biz insandaki hucre ile ilk hucrenin uremesini ayni karakteristik yapilarda ele aliriz."
şu kısmından itibaren yazınızı okunmaya değer bulmuyorum . tekrarlıyorum okuma eksiğiniz var bilgi olarak benden fazla olduğunu iddia ettiğin kısma gelince kapının önündeki çöp bidonunda da yediğim çekirdek kabındaki çöplerden fazlası var ancak bi işe yaramıyor
ayrıca canlıların tükettiği proteini et süt yumurta olarak algılıyorum unuttum bide protein tozları var bunuda belirteyim sizde rahatlayın bende
bölünmeyi öğrenme süreci derken de oradaki öğrenme soyut bir kavram ısrarla siyahlarla yazmanıza bir anlam veremedim
prokaryotlarda bölünme:Organeller ve karmaşık sitoplazma yapısı bu canlılarda bulunmaz. Mavi-yeşil algler çekirdeksiz hücrelerin en gelişmiş kolunu oluşturur. Hemen hemen hepsi kromozom olarak proteinle çevrilmiş çember şeklinde bir DNA zinciri içerirken, mitoz bölünme yapmazlar. Her hücrede haploit olan tek kromozom, açılarak bir hücrenin bir ucundan diğer ucuna hareket ederek kendini eşlediğinde, hücre bölünür.ki bahsettiğiniz ilk hücre bu bile değildir (ökaryatlarla kaşılaştırdığınızda çok benzeşiyolar :D) neyse biz sorumuza dönelim size göre prokaryotlardan önce kese hücre diye adlandırdığınız ilk hücre yukarıda bahsettiğimiz gibi bölünemediğine göre yani siz anlamıyorsunuz diye şu terimi kullanayım yavrulayamıyorken yaşamını nasıl devam ettirmiştir (prokaryot evrimine kadar olan zamandan bahsediyorum evrim derken tabi tabir tamamen size ait)
Rica ederim, sizden fazla oldugumu iddia etmedim. Hucre'yi bilen insan, ilgilenen insan hucre tarihini de bilir, arastirir yani en azindan, zaten sormaya gerek duymaz. Ama siz sormaya gerek duyuyorsunuz. Anlasilan o ki; cop kutunuzda bahsettiginiz kadar cekirdek birikmemis, siz sadece biriktigini sanmaktasiniz.
O halde buyrun bu linkten devam edin. Asagidan yukariya dogru okursaniz, sorunuza cevap bulacaksiniz.
http://www.evrimagaci.org/etiketler/canliligin-evrimi
Not: Ozellikle koyulastirdim, zira HY belgeleri ile bilim sunanlar boylesi bir surecten bahsederler, suurdan filan.. Kelimeleriniz cagrisim yapti.
cimbombom
24-11-2011, 02:13
Rica ederim, sizden fazla oldugumu iddia etmedim. Hucre'yi bilen insan, ilgilenen insan hucre tarihini de bilir, arastirir yani en azindan, zaten sormaya gerek duymaz. Ama siz sormaya gerek duyuyorsunuz. Anlasilan o ki; cop kutunuzda bahsettiginiz kadar cekirdek birikmemis, siz sadece biriktigini sanmaktasiniz.
O halde buyrun bu linkten devam edin. Asagidan yukariya dogru okursaniz, sorunuza cevap bulacaksiniz.
http://www.evrimagaci.org/etiketler/canliligin-evrimi
Not: Ozellikle koyulastirdim, zira HY belgeleri ile bilim sunanlar boylesi bir surecten bahsederler, suurdan filan.. Kelimeleriniz cagrisim yapti.
öncelikle şunu sorayım siz bu yazıyı okudunuz mu?
okumadan bana kaynak gösterdiyseniz çok ayıp ettiniz?
okuyarak kaynak gösterdiyseniz kendinizede ayıp ettiniz
öncelikli olarak söyleyeyim sorumun cevabını alamadım
dünyanın en eski aldatmacası olan ilizyonu hatırlattı sadece.tamamıyla başından sonuna kadar kendi içinde çelişen bir yazı ayrıca evrimi bu kadar kesin dille anlatan tahminime göre tek ülkeyizdir.zira tüm çevirilerde olasılıklardan bahseder.o ilk hücrenin oluşması için gerekli olan suyun dünyada olmasının bile olasılıklarla anlatıldığı günümüzde tv izlerken bile harcadığım zamandan daha boşa giden bir zaman oldu bu yarım saat.
Objektif olarak yazının tamamını tekrardan okumanızı tavsiye ederim Ayrıca adnan oktar ın örnekleriyle yazdığım hiç bir konunun alakası olamaz küçüklüğümü saymazsak ne bir proğramını izledim nede kitabını okudum
istatistik
24-11-2011, 02:48
Konuyu saçmalayarak cıvıtmazsak daha iyi olur.
Aslan da protein temelli bir beslenmeye sahipken nasıl olur da insan kadar gelişmiş bir beyne sahip olamaz diye sorulmuş. İşin sırrı, insanların, vücut ısılarını aslanlardan daha iyi kontrol edebilmelerinde gizli. Açıklayacak olursak, kan, sadece taşıma işlevi görmez. Bir özelliği de vücut ısısının dengelenmesini sağlamaktır. Peki, vücut ısısı yükselirse ne olur: vücut protein yapısı yıkıma uğramaya başlar. Bu durumda, hacim ve işlev olarak gelişmeye çalışan bir beyni iyi serinletemezseniz bir süre sonra hücreleri yıkıma uğrar ve bu da beyin gelişimini sınırlar. Peki insan nasıl oldu da aslanın önüne geçebildi? Vücut kıllarının evrimine yönelik yazımı okuyan arkadaşlar hatırlayacaktır; insanın vücut kıllarını dökmesi ve ter bezleri geliştirmesi vücut ısısını düzenleme konusunda insanı ileri taşı dı. Bu da beyin üzerinde ısıdan kaynaklanan sınırlayıcıları bir noktaya kadar kaldırdı. Böylelikle hacim(vücuda oran) ve fonksiyon bakımından daha ileri bir aşamaya gelindi.
Sayin cimbombom;
Ben size sordugum hicbir sorunun cevabini alamadim ki... Hayli iddiali sekilde konuya giris yaptiniz ama ben hicbir soruma karsilik alamadim.
Yani hem bobrek nakli, hucre nakli icin kuyruga gireceksiniz, hem de evrim diye birsey yoktur diyeceksiniz. Fazlasiyla anlamsiz bir yaklasim. Bilimsel bir yonteme yoktur diyorsaniz, once altini doldurmaniz gerekir.
Size vermis oldugum kaynak "ayip" teskil edecek bir kaynak degil, sizin evrim bilgisi seviyeniz icin gayet yeterli bir kaynaktir.
Cunku mesaj icerikleriniz, inanc ile bilimsel bilgi'nin farkliligini kavramis turden degil. Sorulariniz da ayni minvalde..
Aksi takdirde, gayet mantikli ve gercekten anlamaya yonelmis bircok inancli arkadasimiz(cop kutusu dolu cinsinden) da mevcut.
Cok fazla karsilastigimiz icin, ayirt edebilmekteyiz kolaylikla..
Illuzyon'larin da mantikli aciklamalari vardir. Akil ve mantigi kaldirdiginizda illuzyon olurlar. Tipki, evrim diye birsey yoktur diyerek, hucre nakli gereklerinin de illuzyon olarak aciklanmasi gibi... Eh ne diyelim, gulumsemekten baska bir secenegimiz kalmaz bu durumda.. Tip mensuplari birer illuzyonistir!!!!!:clock:
Bu ulke diliyle yazilmis bir calismayi begenmediyseniz, farkli dilde yazilmis kaynaklara yoneliniz. Ogrenmek ve arastirmak isteyen icin, bir suru yontem mevcut.
HY ornegine dair aciklamami bir onceki mesajimda belirtmistim.
cimbombom
24-11-2011, 17:07
Konuyu saçmalayarak cıvıtmazsak daha iyi olur.
Aslan da protein temelli bir beslenmeye sahipken nasıl olur da insan kadar gelişmiş bir beyne sahip olamaz diye sorulmuş. İşin sırrı, insanların, vücut ısılarını aslanlardan daha iyi kontrol edebilmelerinde gizli. Açıklayacak olursak, kan, sadece taşıma işlevi görmez. Bir özelliği de vücut ısısının dengelenmesini sağlamaktır. Peki, vücut ısısı yükselirse ne olur: vücut protein yapısı yıkıma uğramaya başlar. Bu durumda, hacim ve işlev olarak gelişmeye çalışan bir beyni iyi serinletemezseniz bir süre sonra hücreleri yıkıma uğrar ve bu da beyin gelişimini sınırlar. Peki insan nasıl oldu da aslanın önüne geçebildi? Vücut kıllarının evrimine yönelik yazımı okuyan arkadaşlar hatırlayacaktır; insanın vücut kıllarını dökmesi ve ter bezleri geliştirmesi vücut ısısını düzenleme konusunda insanı ileri taşı dı. Bu da beyin üzerinde ısıdan kaynaklanan sınırlayıcıları bir noktaya kadar kaldırdı. Böylelikle hacim(vücuda oran) ve fonksiyon bakımından daha ileri bir aşamaya gelindi.
bu yazınızı destekleyen bir araştırma yada kaynak gösterir misiniz ? ilk kez böyle bir açıklama duydum üzerinde araştırma yapmaya değer bir konu nihayet çıktı.kaynak türkçe yada ingilizce olabilir farketmez ancak farklı dillerdense bir çevirisinide eklerseniz sevinirim.
cimbombom
24-11-2011, 17:15
Sayin cimbombom;
Ben size sordugum hicbir sorunun cevabini alamadim ki... Hayli iddiali sekilde konuya giris yaptiniz ama ben hicbir soruma karsilik alamadim.
Yani hem bobrek nakli, hucre nakli icin kuyruga gireceksiniz, hem de evrim diye birsey yoktur diyeceksiniz. Fazlasiyla anlamsiz bir yaklasim. Bilimsel bir yonteme yoktur diyorsaniz, once altini doldurmaniz gerekir.
Size vermis oldugum kaynak "ayip" teskil edecek bir kaynak degil, sizin evrim bilgisi seviyeniz icin gayet yeterli bir kaynaktir.
Cunku mesaj icerikleriniz, inanc ile bilimsel bilgi'nin farkliligini kavramis turden degil. Sorulariniz da ayni minvalde..
Aksi takdirde, gayet mantikli ve gercekten anlamaya yonelmis bircok inancli arkadasimiz(cop kutusu dolu cinsinden) da mevcut.
Cok fazla karsilastigimiz icin, ayirt edebilmekteyiz kolaylikla..
Illuzyon'larin da mantikli aciklamalari vardir. Akil ve mantigi kaldirdiginizda illuzyon olurlar. Tipki, evrim diye birsey yoktur diyerek, hucre nakli gereklerinin de illuzyon olarak aciklanmasi gibi... Eh ne diyelim, gulumsemekten baska bir secenegimiz kalmaz bu durumda.. Tip mensuplari birer illuzyonistir!!!!!:clock:
Bu ulke diliyle yazilmis bir calismayi begenmediyseniz, farkli dilde yazilmis kaynaklara yoneliniz. Ogrenmek ve arastirmak isteyen icin, bir suru yontem mevcut.
HY ornegine dair aciklamami bir onceki mesajimda belirtmistim.
"Yani hem bobrek nakli, hucre nakli icin kuyruga gireceksiniz, hem de evrim diye birsey yoktur diyeceksiniz." bu cümlenizin evrimle nasıl bir ilişki içinde olduğunu açabilirseniz sorunuza cevap alırsınız
evet ilizyon akıl ve mantık yoluyla yapılır yani mantıklı gelen bilimsel bir açıklaması vardır ancak bu onun sahteliğini gerçekleştirmez
size birde soru sormak istiyorum . Kuran-ı Kerim dediğiniz gibi insan tarafından yazılsaydı mesela siz yazsaydınız o dönemde insanı neyden yarattığınızı yazardınız? (madde olarak topak su ağaç ot nebileyim aklınıza gelen tüm maddeler yada soyut kavramlar ne olursa)
Ascendent
24-11-2011, 18:47
Şöyle "bilmem neyin çöküşü" şeklinde bir başlık bence harun yahya çizgisinde hareket etmekten farksız. Motorcu Adnan'ın Avrupa'da gerçekleştirdiği İslami sunumlarla "çökerttiği" evrim teorisi geldi de aklıma. Çok da bir fark göremedim hani. Akıllı tasarım bence bir sunumla çökecek birşey değil. O sunumda anlatılanlara rağmen çoğunluk akıllı tasarımın gerçek olduğuna inanıyor ve bahaneleri de doğaüstü güçlerin var olduğu ve bunların işleyişini anlayamamamız. Belki zamanla değişir bu fikirler. Gerçekler daima orada duruyor. Bu gerçeklere bakan insan sayısı gün geçtikçe artacak belki ve ancak akıllı tasarımın saçma olduğunu düşünen insanlar çoğunluğu oluşturunca bir çöküşten bahsedebiliriz.
Başlık için önerim "Neden akıllı tasarım saçmadır"
"Yani hem bobrek nakli, hucre nakli icin kuyruga gireceksiniz, hem de evrim diye birsey yoktur diyeceksiniz." bu cümlenizin evrimle nasıl bir ilişki içinde olduğunu açabilirseniz sorunuza cevap alırsınız
evet ilizyon akıl ve mantık yoluyla yapılır yani mantıklı gelen bilimsel bir açıklaması vardır ancak bu onun sahteliğini gerçekleştirmez
size birde soru sormak istiyorum . Kuran-ı Kerim dediğiniz gibi insan tarafından yazılsaydı mesela siz yazsaydınız o dönemde insanı neyden yarattığınızı yazardınız? (madde olarak topak su ağaç ot nebileyim aklınıza gelen tüm maddeler yada soyut kavramlar ne olursa)
Azimle sacmalamaya devam edecegim diyorsunuz yani.
Siradan sahnede yapilan illuzyon icin buna sahte(aldatmaca) diyebiliriz dogrudur.
Ancak nakil yapilan bir insanin, o nakil ve gereklilik sartlarina sahte demek(illuzyon) akildisidir. Akla aykiridir. Bence kendinize gelmenizde fayda var.
Siz, en basit ornekle, domuzdan parca alinip kalbine monte edilen insan, sahtedir ve yasamiyordur diyorsunuz yani. Bu engin bilginizi bize de aciklayin, bilime faydaniz dokunsun.
Kuran'in veya diger kitaplarin bu sekilde yazilmis olmasi, inanmadigim icin beni cok fazla rahatsiz etmiyor acikcasi, zira antik metinlerden kopyalandigi asikar. Bunu bugun, bilimin baska kollariyla da ortaya cikarabiliyoruz. Orn; mitoloji, arkeoloji, gokbilimi vs..
Inanc baska seydir, bilimsel calisma baska seydir. Inancli olmak bilimsel calismalari takip edip, uygulamaya engel degildir. Kuskusuz sizin yaptiginiz gibi sacma-sapan-sahte de gelebilir bir kisim calismalar, ama bu noktada da altini akla mantiga uygun sekilde doldurmak gerekir. Illuzyon(sahte) gibi bir cevap bunun karsiligi degildir.
Eger ille de mucize sunmamiz gerekse cok daha eski antik metinleri mucize kabul etmemiz gerekir. Mesela bir antik papirusler, bir Galen vs. Bunlarin insanlik icin kulturel anlamda degeri tartisilmaz derecede onemlidir.
Ben yazmis olsaydim, insanin neyden yaratildigindan hic bahsetmez, okuyucuya birakirdim kendi dusunce evrimini tamamlayabilmesi icin, madem ki insanliga yazmisim bu kitabi, herseyi bilen bir guc olarak, insanin beyin/dusunce evrimini de ongorebilmem gerekirdi.
bu yazınızı destekleyen bir araştırma yada kaynak gösterir misiniz ? ilk kez böyle bir açıklama duydum üzerinde araştırma yapmaya değer bir konu nihayet çıktı.kaynak türkçe yada ingilizce olabilir farketmez ancak farklı dillerdense bir çevirisinide eklerseniz sevinirim.
Istatistik'in calismasina su linkten ulasabilirsiniz.
http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=418277&postcount=23
istatistik
24-11-2011, 23:08
Şöyle "bilmem neyin çöküşü" şeklinde bir başlık bence harun yahya çizgisinde hareket etmekten farksız. Motorcu Adnan'ın Avrupa'da gerçekleştirdiği İslami sunumlarla "çökerttiği" evrim teorisi geldi de aklıma. Çok da bir fark göremedim hani. Akıllı tasarım bence bir sunumla çökecek birşey değil. O sunumda anlatılanlara rağmen çoğunluk akıllı tasarımın gerçek olduğuna inanıyor ve bahaneleri de doğaüstü güçlerin var olduğu ve bunların işleyişini anlayamamamız. Belki zamanla değişir bu fikirler. Gerçekler daima orada duruyor. Bu gerçeklere bakan insan sayısı gün geçtikçe artacak belki ve ancak akıllı tasarımın saçma olduğunu düşünen insanlar çoğunluğu oluşturunca bir çöküşten bahsedebiliriz.
Başlık için önerim "Neden akıllı tasarım saçmadır"
Konunun çıkış noktası olan sunumun adı "Akıllı Tasarımın Çöküşü" olduğu için konuyu açan arkadaş bu isimle devam etmiş sanırım.
bu yazınızı destekleyen bir araştırma yada kaynak gösterir misiniz ? ilk kez böyle bir açıklama duydum üzerinde araştırma yapmaya değer bir konu nihayet çıktı.kaynak türkçe yada ingilizce olabilir farketmez ancak farklı dillerdense bir çevirisinide eklerseniz sevinirim.
Konu ile ilgili yazımın referanlarından birine BURADAN (http://carta.anthropogeny.org/moca/topics/whole-body-cooling) ulaşabilirsiniz.
cimbombom
24-11-2011, 23:31
Azimle sacmalamaya devam edecegim diyorsunuz yani.
Siradan sahnede yapilan illuzyon icin buna sahte(aldatmaca) diyebiliriz dogrudur.
Ancak nakil yapilan bir insanin, o nakil ve gereklilik sartlarina sahte demek(illuzyon) akildisidir. Akla aykiridir. Bence kendinize gelmenizde fayda var.
Siz, en basit ornekle, domuzdan parca alinip kalbine monte edilen insan, sahtedir ve yasamiyordur diyorsunuz yani. Bu engin bilginizi bize de aciklayin, bilime faydaniz dokunsun.
Kuran'in veya diger kitaplarin bu sekilde yazilmis olmasi, inanmadigim icin beni cok fazla rahatsiz etmiyor acikcasi, zira antik metinlerden kopyalandigi asikar. Bunu bugun, bilimin baska kollariyla da ortaya cikarabiliyoruz. Orn; mitoloji, arkeoloji, gokbilimi vs..
Inanc baska seydir, bilimsel calisma baska seydir. Inancli olmak bilimsel calismalari takip edip, uygulamaya engel degildir. Kuskusuz sizin yaptiginiz gibi sacma-sapan-sahte de gelebilir bir kisim calismalar, ama bu noktada da altini akla mantiga uygun sekilde doldurmak gerekir. Illuzyon(sahte) gibi bir cevap bunun karsiligi degildir.
Eger ille de mucize sunmamiz gerekse cok daha eski antik metinleri mucize kabul etmemiz gerekir. Mesela bir antik papirusler, bir Galen vs. Bunlarin insanlik icin kulturel anlamda degeri tartisilmaz derecede onemlidir.
Ben yazmis olsaydim, insanin neyden yaratildigindan hic bahsetmez, okuyucuya birakirdim kendi dusunce evrimini tamamlayabilmesi icin, madem ki insanliga yazmisim bu kitabi, herseyi bilen bir guc olarak, insanin beyin/dusunce evrimini de ongorebilmem gerekirdi.
Istatistik'in calismasina su linkten ulasabilirsiniz.
http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=418277&postcount=23
artık anlayamadığınızı ima etmeyeceğim zira kasıtlı çarpıtıyorsunuz.benim herhangi bir yazımda bir doku nakline yada gereklilik şartlarına sahte (ilizyon) olduğuna dair bir cümle var mı?
domuzdan nakledilen kapakçıkla evrimin ne alakası vardır ayrıca İSTATİSTİK ten istediğim kaynak tanımına sizce verdiğiniz link uygun mu ? ben protein tüketen canlılarda ısının beynin büyümesini engellediğine,ter bezlerinin beynim büyümesi için temel gereklilik olduğuna (tabi protein ihtiyacıyla birlikte) dair yapılan araştırmayı yada esinlendiği kaynağı rica ettim.farkındaysanız sorum ter bezlerinin nasıl oluştuğu deil
insanın hangi maddeden yaratıldığına dair hiç bir yazı yazamazdın zira bu konuda herhangi bir bilgin olmazdı illaki bir madde yazacak olsanda muhtemelen o tarih için dünya üzerinde tanıdığın bir madde olmazdı muhtemelen ancak Allah (C.C.) açık bir şekilde ilk insanı topraktan yarattığını bildiriyor.İnsanın topraktan yarılması iddiası bir insanın yazabileceği sözde kutsal bir kitapta bulunma ihtimali çok düşük değil hiç bir şekilde olamaz İnsanı topraktan yaratıldığının bildirilmesi bile Kuran-ı Kerimde yazan apaçık bir mucizedir.
darkmasturbater
24-11-2011, 23:48
insanın hangi maddeden yaratıldığına dair hiç bir yazı yazamazdın zira bu konuda herhangi bir bilgin olmazdı illaki bir madde yazacak olsanda muhtemelen o tarih için dünya üzerinde tanıdığın bir madde olmazdı...
Insan saf esrardan uretilmistir.Amaci kafayi milyon yapip forumlarda gezmek.
Saka bir yana insan Karbon, Nitrojen, Hidrojen, Oksijen, Fosfor, Demir ve 20 kadar elementten olusur.Eski insanlar evrendeki elementleri ates, su hava, toprak olarak siniflandirmislar hatta kutsal kitaplarina bile oyle yazmislardir.Atom numarasi evrenseldir, bilseler emin ol atom numaralarina ayri ayri isim verirler ve insan gibi kutsal bir varligin bilesenlerini ayrintili bir sekilde ozenle yazarlardi.Bilmezsen toprak der gecersin:)
Neyse, atomda teori nasil olsa biz toprak demeliyiz sadece, evrim teorisini curuttukten sonra atoma gecersin.
cimbombom
25-11-2011, 01:31
Insan saf esrardan uretilmistir.Amaci kafayi milyon yapip forumlarda gezmek.
Saka bir yana insan Karbon, Nitrojen, Hidrojen, Oksijen, Fosfor, Demir ve 20 kadar elementten olusur.Eski insanlar evrendeki elementleri ates, su hava, toprak olarak siniflandirmislar hatta kutsal kitaplarina bile oyle yazmislardir.Atom numarasi evrenseldir, bilseler emin ol atom numaralarina ayri ayri isim verirler ve insan gibi kutsal bir varligin bilesenlerini ayrintili bir sekilde ozenle yazarlardi.Bilmezsen toprak der gecersin:)
Neyse, atomda teori nasil olsa biz toprak demeliyiz sadece, evrim teorisini curuttukten sonra atoma gecersin.
Nasıl toprak der geçersin insanı bukadar basite nasıl indirebilirsin ki o devirde devri düşün bügünkü tekneloji keşvedilenleri değil evet basit bir sınıflandırmadan bahsediyorsun diyorsun ki ateş,su,hava,toprak Kuran da defalarca insanoğlunun topraktan yaratıldığının belirtilmesi günümüz insanları için apaçık bir mucizedir görebilene
İstatistik değerli cevapların için teşekkür ediyorum bahsettiğin antropoloğun birkaç yazısını daha okuma fırsatı buldum sayende ancak konuyu biraz derinleştirmek istiyorum müsadenle insanla şempanzenin ayrılma noktası yaklaşık 7 milyon yıl öncesi olarak kabul görüyor evrim teorisine göre.
Paleoantropoloji uzmanları bir 7 milyon yıl olarak kabul edilen bu tarihten sonra atalarımızın iki ayak üzerinde yürümelerine neden olan unsurun Afrika ormanlarını savanlara dönüştüren iklim değişikliği olduğunu düşünüyorlar.
Bu düşünceye göre, böyle bir ortamda ayakları üzerinde durabilen primatlar uzun çalılıkların ardını görebildiklerinden parmak boğumları üzerinde yürüyen canlılardan daha avantajlı durumdaydılar. Buna bağlı olarak, primatlar çok daha kolay yiyecek bulabiliyorlar ve kendilerini düşmanlardan daha kolaylıkla koruyabiliyorlardı.ilerleyen dönemlerde ise yiyecek sıkıntısından dolayı atalarımız leşlerle ve böcekler gibi farklı protein kaynaklarıyla da beslenmeye başladılar.iki ayak üzerinde yürümeleri güneşin etkilerini azalttı tüyler döküldü ter bezleri çoğaldı buda bahsettiğiniz soğuma mekanizması sayesinde insan beyninin büyümesine fırsat tanıdı.
bu kısma kadar olan yanlışları düzeltirseniz hem yanlış öğrenmemiş hemde bilgilerimi daha sağlam bir temel üzerine kurmuş olurum
buraya kadar bir yanlışım varsa düzeltin yanlış temel üzerinden devam etmiyeyi
darkmasturbater
25-11-2011, 01:40
Nasıl toprak der geçersin insanı bukadar basite nasıl indirebilirsin ki o devirde devri düşün bügünkü tekneloji keşvedilenleri değil evet basit bir sınıflandırmadan bahsediyorsun diyorsun ki ateş,su,hava,toprak Kuran da defalarca insanoğlunun topraktan yaratıldığının belirtilmesi günümüz insanları için apaçık bir mucizedir görebilene
Bak sevgili cimbombom kardesim.Senin su dedigin tam bir sacmaliktir.Biktim bunun uzerine gitmekten ya.Ne demek o devre gore dusun.O devir ne ya.Herseyi bilen, tum evreni yaratan mutlak varligin elcisinden, dininden bahsediyoruz burada.Ne demek amele gibi tum dandik kitaplarda yazdigi gibi "toprak" yazmak nedir?Bunu mucize saymak nedir?Senin Allah'inin elementlerden haberi yok, cin neyden yaratilmis ates, insan neyden yaratilmis toprak.Al mitholojini git magarana allasen.:D
cimbombom
25-11-2011, 02:21
Bak sevgili cimbombom kardesim.Senin su dedigin tam bir sacmaliktir.Biktim bunun uzerine gitmekten ya.Ne demek o devre gore dusun.O devir ne ya.Herseyi bilen, tum evreni yaratan mutlak varligin elcisinden, dininden bahsediyoruz burada.Ne demek amele gibi tum dandik kitaplarda yazdigi gibi "toprak" yazmak nedir?Bunu mucize saymak nedir?Senin Allah'inin elementlerden haberi yok, cin neyden yaratilmis ates, insan neyden yaratilmis toprak.Al mitholojini git magarana allasen.:D
sen o mağarayı boşalttığında gideceğim söz
niye anlamıyorsun ki insan vücudunda bulunan tüm elementleri bulunduran toprağın ayetlerde geçmesi araştırılması için iyi bir sebeptir inananlar için. araştırdığımızda ise sizin sitelerinizde de verdiğiniz örneklerde olduğu gibi insan vücudunun temelinde toprağın tamamını barındırdığı bu elementler bulunur.
Doğal olarak bu bana göre açık bir mucizedir.
Gelelim Allah (C.C) ın ehrşeyi bilmesi konusuna.tabi kide Allah herşeyi bilmektedir.ancak sizin isteğiniz bildiği herşeyi bir kitaba sığdırmasıdır ki buna ne peygamber nede insanoğlunun ömrü yeter.
bir insanın insan vücudunun canlılığını düşündüğümüzde yazdığı kitapta eğer kendisinde günümüzdeki element bilgisi yoksa ilk olarak yaratılıştan bahsetmesi ona aciziyet yaratır.yine bu yaratılışı herkesin dokunabildiği toprak gibi insanlar için basit görünümlü bir maddeye bağlaması kendisi tarafından yayılmaya çalışan bu düşünceye en büyük darbeyi vurur.Eminim ki o dönem ki ateistler de "bu ne diyor insan topraktan yaratılmış" deyip gülmüşlerdir.
evrimcilerin ilk deneylerini hatırlayın hayatın nasıl başladığına vermeye çalıştıkları örnekleri hatırlayın kirli gömlekle buğday tanelerinin fareyi yaratacağının iddia edilmesinin üzerinden çok geçmemiştir yada ette oluşan kurtcuklarla ilgili deneylerin tarihleri. Deneylerde de görüldüğü üzere insan aklı öncelikli olarak yaratılışı kavramını organik yada canlı olarak nitelendirdiğimiz organizmaların değişerek oluştuğunu düşünüyor doğal olarak kitaplarda yaratılışın toprak yerine o devirdeki güçlü bir hayvandan örnek verilerek yapılması daha uygun olurdu doğal olarak Kuran-ı Kerim in hiçbir kısmı Hz. Muhammed (SAV) yazması değildir
darkmasturbater
25-11-2011, 02:45
tabi kide Allah herşeyi bilmektedir.ancak sizin isteğiniz bildiği herşeyi bir kitaba sığdırmasıdır ki buna ne peygamber nede insanoğlunun ömrü yeter.
Allah'in yapamayacagi seylere bir yenisi daha eklendi sayende.
Eminim ki o dönem ki ateistler de "bu ne diyor insan topraktan yaratılmış" deyip gülmüşlerdir.
Hala guluyolar.:)
evrimcilerin ilk deneylerini hatırlayın hayatın nasıl başladığına vermeye çalıştıkları örnekleri hatırlayın kirli gömlekle buğday tanelerinin fareyi yaratacağının iddia edilmesinin üzerinden çok geçmemiştir yada ette oluşan kurtcuklarla ilgili deneylerin tarihleri. Deneylerde de görüldüğü üzere insan aklı öncelikli olarak yaratılışı kavramını organik yada canlı olarak nitelendirdiğimiz ...
Eh insanlar cok sacma seylere inandi, deve sidiginin yararli olduguna, sinegin bir kanadinda zehir digerinde panzehir olduguna, gunesin balciga battigina, yildizlarin kandil gibi kucuk olduguna, ayin ikiye ayrilip bir parcasinin dagin arkasina dustugune filan.Bu aniden ortaya cikan canli olayida onlardan biri.Ama Darwin yada ondan sonra gelen evrimciler boyle bir sacmaligi savunmamislardir.Ondan once evrim teorisi olmadigina gore boyle bir seyi savunan evrimcilerde olamaz.
Senin savundugun mantik carpik, sacma.Ne oldugunu kendin bile bilmiyorsun.Su izledigin videoda neyi anlamadin?Neresi uydurma, neresi yalan?Sirf kutsal kitabinda yazdigi icin gerceklerle yuzlesemiyorsun.
Sana yuzlerce gecis formu sayilan fosil koyarim, kabul etmezsin, sana bakteriler uzerinde yapilan deneyleri koyarim, yararli mutasyonlarin direk gozlendigi kabul etmezsin.(Lenski Deneyi)Sana modern canlilardaki evrimin izlerini gosteririm duymamazliktan gelirsin.Ondan sonra cikarsin karsima benim kutsal kitabimda ates, hava, toprak, su yaziyo o yuzden benim kutsal kitabim cok kutsal der, tartismayi boka surersin gene.Cok sikici.
artık anlayamadığınızı ima etmeyeceğim zira kasıtlı çarpıtıyorsunuz.benim herhangi bir yazımda bir doku nakline yada gereklilik şartlarına sahte (ilizyon) olduğuna dair bir cümle var mı?
domuzdan nakledilen kapakçıkla evrimin ne alakası vardır ayrıca İSTATİSTİK ten istediğim kaynak tanımına sizce verdiğiniz link uygun mu ? ben protein tüketen canlılarda ısının beynin büyümesini engellediğine,ter bezlerinin beynim büyümesi için temel gereklilik olduğuna (tabi protein ihtiyacıyla birlikte) dair yapılan araştırmayı yada esinlendiği kaynağı rica ettim.farkındaysanız sorum ter bezlerinin nasıl oluştuğu deil
insanın hangi maddeden yaratıldığına dair hiç bir yazı yazamazdın zira bu konuda herhangi bir bilgin olmazdı illaki bir madde yazacak olsanda muhtemelen o tarih için dünya üzerinde tanıdığın bir madde olmazdı muhtemelen ancak Allah (C.C.) açık bir şekilde ilk insanı topraktan yarattığını bildiriyor.İnsanın topraktan yarılması iddiası bir insanın yazabileceği sözde kutsal bir kitapta bulunma ihtimali çok düşük değil hiç bir şekilde olamaz İnsanı topraktan yaratıldığının bildirilmesi bile Kuran-ı Kerimde yazan apaçık bir mucizedir.
Kac kez gozunuze sokmamiz gerekiyor ki acaba sayin cimbombom?
Sunu diyen siz degil misiniz?
dünyanın bütün bilim adamları derken başına "bir varmış bir yokmuş" gibi bir klasiği koymayı unutmuşsun
Evrim teorisi adı üstünde bir teoridir ve hiç bir zaman daha fazlası olamıyacaktır.Hatta evrimciler bu teoriye öyle at gözlükleriyle bakmaktadır ki bilim ne derse desin hala milyonlarca canlı türünün tesadüfler sonucu oluşmuş bir hücreye bağlayacaklardır.birde evrimcilerin herhalde gerçekten bilimle alakalı olan tüm insanlarca en çok gülünen cümlesi olan şu cümleyi hala söyleyebilmelerine hayretle şaşıyorum.
"önemli olan ilk hücrenin nasıl oluştuğu ondan sonrasını evrimle açıklamak çok kolay"
bizde kolay kısmından soralım "o hiç bir özelliği olmayan hücre bölünerek çoğalabilmeyi nasıl becerdi"
Keskin kayalara mı sürtündü şeklinde salak bir espiriyle bağlayayım
Istatiktik size bos yere okuyun, arastirin, oyle yazin demedi size. Size ODTU'den link verdim Turkce olusu sebebiyle, ayipladiniz.
Konuyu illuzyona(sahte) indirgediniz, ben nakil diye sordukca, simdi de cark edip ben oyle birsey demedim demektesiniz. Bu manevralari yapmaniza hic gerek yok, bilmiyorum ve ogrenmek istiyorum diye gelirsiniz, biz de size anlatiriz bilgimiz dahilinde..
Yani siz diyorsunuz ki ben hangi kan grubundan olursam olayim, batiririm igneyi istedigim gruba veririm, istedigim gruptan da alirim. Kuskusuz boyle birsey demedim diyeceksiniz, haklisiniz. Ama maalesef evrimin dayattigi sartlar geregi batiramiyorsunuz.
Domuza dair kapakcik meselesi ile evrimin de boyle bir iliskisi vardir. O gereklilik sartlarinin hepsi evrim bilgisini kapsar biyolojik anlamda.. Bir kok hucre naklinde, kisinin en yakin kardeslerine, ailesine bakiliyor, hatta yeni dogacak bir bebek, kardesini tedavi ediyor cok zaman.
Bunlari dusundunuz mu? Sanmam.
Canlilara ait genetik zincirinin cozunumu, insana iliskin anatomi olarak bircok yerin bahsini, kesme, bicme, deney, degistirme, duzeltme vs. kaplamakta ve kullanilmakta. Yani sizin o sahte, illuzyon dediginiz bahislerle bugun tip uygulama, arastirma yapiyor.
Nicin bilgimiz olmasin? Siz Allah'i hic tanimamis, bilmemis, hic duymamis olsaydiniz, ac mi kalacaktiniz? Topraktan, sudan, yildizdan vs. haberiniz olmayacak miydi? Biraz akli dusunmenizde fayda var. Bilimle en ufak bir baglantiniz olmus olsaydi ve cop kutunuz bahsettiginiz gibi dolu olmus olsaydi, bilimin antik felsefe uzerine insa edildiginden haberdar olurdunuz. Uyanin ve baliga cikin bence..
Hic o kadar zor degil toprak meselesi, tum insanlar illaki bir oleni ve gomuleni gorurler. Illa ki bir bitkinin olup toprakta cozundugunu gorurler. Bir hayvanin yine topraga karistigini gorurler. Cesedi yakarlar kullerini savururlar, dogaya karistigini bilirler. Ve yine yaziyi bulduklarinda yazarlar, duvara cizerler. Adi toprak olmaz da baska sey olur. Ne farkeder?
Ona bakacak olursaniz antik Misir bizden once kullandi penisilini.. Biz 1920'lerde kesfettik. Bunu nereye koyacaksiniz?
Allah'iniz insani topraktan filan yaratmiyor. Sallama ve carpitma bilgiyle gelmeyin.
Allah Adem'i(insan) toprak+...+...+...'dan yaratmistir. Hayvanlari da su'dan yaratmistir.
Peki Allah'iniz, Adem'in hamile kalan esini(ilk kadini), nasil yaratmistir?
Kuran'da buna iliskin, Adem benzeri bir yaratilis stepleri yoktur. Allah Adem'i yaratir, ondan da esini var eder.(Nisa/1)
Nicin sil bastan bir yaratim isi veya tek seferde iki farkli cift yapmiyor, ustteki noktali maddelerin karisimindan?
Nicin esine kelimeler ogretilmiyor, veya meleklerden secde istenmiyor kadina?
Madem ki Isa'nin yaratilmasi ile Adem'in ki aynidir. O halde Musa neyden yaratilmistir?
Kaldi ki insanlik tarihi zaten hayli zengindir.. Biraz Popol-Vuh, Veda vs. okuyun, bakis aciniz zenginlesir.
Eski metinlerde de, gokten bir atesin geldigi ve evrenin ikiye ayrildigi ve bulunulan cografyanin iki kitaya ayrildigi ve bu atesin dustugu suda yikanan insanlarin saclari ve tirnaklarinin dokuldugu, ardindan ormana kacip orada yasadigi yaziyor. Kuran'a inanana kadar, buna inanmak daha akillica eger inanmak gerekiyorsa..
O metinler bugunku bilimin vardigi noktaya hic ters degil ornegin.Zira mucize gibi bir iddialari yok. Gayet insani ve anlasilir bir durum yazilmalari. Ustune ekleyebilecegimiz guncel bilgi, benzer bir bir kimyasalla, hayvanlarin ve insanlarin fiziksel boyutlarini degistirebilecegimiz. Ornegin radyasyon. Hatta dus zamani inancina inanalim hic degilse kopya degil, daha ozgun..:p
Hep soyluyoruz biz, inanc ayri seydir, bilimsel calismalari takip etmek bilmek ayri seydir. Insanin inaniyor olmasi , bilimsel calismalari takip etmesine engel degildir. Aklibasinda inanan hicbir musluman, din ile bilim'i birbirine karistirmaz, karsilastirmaz, mucize bu diye ortaya surmez.
Muhammed'de sorulardan bunaldigi icin, isin altindan kalkamayip kestirip atmistir.. Yukaridaki kimse artik, sahit ol yarab diye sahitlige cagirmistir.
Cunku Allah'in ne oldugunu aciklayamayacagini o da bilir. Aksini iddia ediyorsaniz siz aciklayin bize.
Allah nedir, ne tur bir varliktir?
Eminim ki o dönem ki ateistler de "bu ne diyor insan topraktan yaratılmış" deyip gülmüşlerdir.
doğal olarak Kuran-ı Kerim in hiçbir kısmı Hz. Muhammed (SAV) yazması değildir
Hala Galen'i okudukca gulmekteyiz zaten , Muhammed'in yaratilis safhalarina.. Galen o yuzyilin tibbi bilgisini o imkanlarla o sekilde yansitmis dogaldir, ancak Muhammed'in bu kopyalari ilahi kelam, Allah'tan vahiyle aldim diye sunmasina ne demeli?
cimbombom
25-11-2011, 19:04
Kac kez gozunuze sokmamiz gerekiyor ki acaba sayin cimbombom?
Sunu diyen siz degil misiniz?
Istatiktik size bos yere okuyun, arastirin, oyle yazin demedi size. Size ODTU'den link verdim Turkce olusu sebebiyle, ayipladiniz.
Konuyu illuzyona(sahte) indirgediniz, ben nakil diye sordukca, simdi de cark edip ben oyle birsey demedim demektesiniz. Bu manevralari yapmaniza hic gerek yok, bilmiyorum ve ogrenmek istiyorum diye gelirsiniz, biz de size anlatiriz bilgimiz dahilinde..
Yani siz diyorsunuz ki ben hangi kan grubundan olursam olayim, batiririm igneyi istedigim gruba veririm, istedigim gruptan da alirim. Kuskusuz boyle birsey demedim diyeceksiniz, haklisiniz. Ama maalesef evrimin dayattigi sartlar geregi batiramiyorsunuz.
Domuza dair kapakcik meselesi ile evrimin de boyle bir iliskisi vardir. O gereklilik sartlarinin hepsi evrim bilgisini kapsar biyolojik anlamda.. Bir kok hucre naklinde, kisinin en yakin kardeslerine, ailesine bakiliyor, hatta yeni dogacak bir bebek, kardesini tedavi ediyor cok zaman.
Bunlari dusundunuz mu? Sanmam.
Canlilara ait genetik zincirinin cozunumu, insana iliskin anatomi olarak bircok yerin bahsini, kesme, bicme, deney, degistirme, duzeltme vs. kaplamakta ve kullanilmakta. Yani sizin o sahte, illuzyon dediginiz bahislerle bugun tip uygulama, arastirma yapiyor.
Nicin bilgimiz olmasin? Siz Allah'i hic tanimamis, bilmemis, hic duymamis olsaydiniz, ac mi kalacaktiniz? Topraktan, sudan, yildizdan vs. haberiniz olmayacak miydi? Biraz akli dusunmenizde fayda var. Bilimle en ufak bir baglantiniz olmus olsaydi ve cop kutunuz bahsettiginiz gibi dolu olmus olsaydi, bilimin antik felsefe uzerine insa edildiginden haberdar olurdunuz. Uyanin ve baliga cikin bence..
Hic o kadar zor degil toprak meselesi, tum insanlar illaki bir oleni ve gomuleni gorurler. Illa ki bir bitkinin olup toprakta cozundugunu gorurler. Bir hayvanin yine topraga karistigini gorurler. Cesedi yakarlar kullerini savururlar, dogaya karistigini bilirler. Ve yine yaziyi bulduklarinda yazarlar, duvara cizerler. Adi toprak olmaz da baska sey olur. Ne farkeder?
Ona bakacak olursaniz antik Misir bizden once kullandi penisilini.. Biz 1920'lerde kesfettik. Bunu nereye koyacaksiniz?
Allah'iniz insani topraktan filan yaratmiyor. Sallama ve carpitma bilgiyle gelmeyin.
Allah Adem'i(insan) toprak+...+...+...'dan yaratmistir. Hayvanlari da su'dan yaratmistir.
Peki Allah'iniz, Adem'in hamile kalan esini(ilk kadini), nasil yaratmistir?
Kuran'da buna iliskin, Adem benzeri bir yaratilis stepleri yoktur. Allah Adem'i yaratir, ondan da esini var eder.(Nisa/1)
Nicin sil bastan bir yaratim isi veya tek seferde iki farkli cift yapmiyor, ustteki noktali maddelerin karisimindan?
Nicin esine kelimeler ogretilmiyor, veya meleklerden secde istenmiyor kadina?
Madem ki Isa'nin yaratilmasi ile Adem'in ki aynidir. O halde Musa neyden yaratilmistir?
Kaldi ki insanlik tarihi zaten hayli zengindir.. Biraz Popol-Vuh, Veda vs. okuyun, bakis aciniz zenginlesir.
Eski metinlerde de, gokten bir atesin geldigi ve evrenin ikiye ayrildigi ve bulunulan cografyanin iki kitaya ayrildigi ve bu atesin dustugu suda yikanan insanlarin saclari ve tirnaklarinin dokuldugu, ardindan ormana kacip orada yasadigi yaziyor. Kuran'a inanana kadar, buna inanmak daha akillica eger inanmak gerekiyorsa..
O metinler bugunku bilimin vardigi noktaya hic ters degil ornegin.Zira mucize gibi bir iddialari yok. Gayet insani ve anlasilir bir durum yazilmalari. Ustune ekleyebilecegimiz guncel bilgi, benzer bir bir kimyasalla, hayvanlarin ve insanlarin fiziksel boyutlarini degistirebilecegimiz. Ornegin radyasyon. Hatta dus zamani inancina inanalim hic degilse kopya degil, daha ozgun..:p
Hep soyluyoruz biz, inanc ayri seydir, bilimsel calismalari takip etmek bilmek ayri seydir. Insanin inaniyor olmasi , bilimsel calismalari takip etmesine engel degildir. Aklibasinda inanan hicbir musluman, din ile bilim'i birbirine karistirmaz, karsilastirmaz, mucize bu diye ortaya surmez.
Muhammed'de sorulardan bunaldigi icin, isin altindan kalkamayip kestirip atmistir.. Yukaridaki kimse artik, sahit ol yarab diye sahitlige cagirmistir.
Cunku Allah'in ne oldugunu aciklayamayacagini o da bilir. Aksini iddia ediyorsaniz siz aciklayin bize.
Allah nedir, ne tur bir varliktir?
Hala Galen'i okudukca gulmekteyiz zaten , Muhammed'in yaratilis safhalarina.. Galen o yuzyilin tibbi bilgisini o imkanlarla o sekilde yansitmis dogaldir, ancak Muhammed'in bu kopyalari ilahi kelam, Allah'tan vahiyle aldim diye sunmasina ne demeli?
sen ne içiyorsun ya böyle harbi insanların etraftaki diğer canlılar yada cansız varlıklardan hiçbir farkının olmadığına inanacağım sayende benim siyahla yazdığın o cümlemin neresi organ naklinin gerçekliğini inkar etmektedir nasıl bir mantığınız var çözemedim gerçekte cümleyi birdaha yapıştırayım
Evrim teorisi adı üstünde bir teoridir ve hiç bir zaman daha fazlası olamıyacaktır.Hatta evrimciler bu teoriye öyle at gözlükleriyle bakmaktadır ki bilim ne derse desin hala milyonlarca canlı türünün tesadüfler sonucu oluşmuş bir hücreye bağlayacaklardır.
buyur bidaha oku bidaha organ naklini inkar ediyorsun de nasıl buluyorsan bu cümlenin içinde böyle birşey.
ayrıca insanlara okumuyorsun,bilmiyorsun,araştırmıyorsun diye sallıyor olman palavralarını gerçekçi kılmaz.
hemen soralım fosil kayıtlarınızdan insan neden iki ayağı üzerine kalktı ne diyor bu konuda teoriniz
yine kan grubu konusu da neden bir evrim dayatması olsun ki siz bilimin keşfedilen herşeye evrim derseniz ooooooo......
evet saydığınız o tüm nakillerin yapilebilme durmunu düşündüm ve hiç birimde Yüce Allah (C.C.)' ın dünya için koyduğu fiziksel, biyolojik yada kimyasal kurallara aykırı değildir.Dünya hiç bir Müslüman için tesadüflerle yürüyen fiziksel kuralların olmadığı bir yer değildir.herşeyin bir sebep sonuç ilişkisi vardır.gerçi yanlış bilmiyorsam evrime göre de bir sebep sonuç ilişkisi var yada biz buna bilim diyelim
tabiki inançla bilim aynı şey değildir hatta kıyaslamada yapılamaz ancak zıt şeylerde değildir.dünyadaki hiç bir olayın Yüce Allah(C.C.)'ın bize bildirdiklerine zıt bir tarafı yoktur biz bunu söylemeye çalışıyoruz zaten uygulama açısından eksiklikte olsa İslam insanların bilim konusunda çalışma yapmasını emreder.yenilikler hayatı kolaylaştıran şeyler insanlara yararlı olan şeyler kapanmayan bir sevap kapısıdır.yani bizim bilimle bir alıp veremediğimiz yok ancak evrim hem mantığımıza hemde inanışımıza ters bir teoridir
Allah insanı topraktan yaratmadı diyorsun neyden yarattı nediyor kuranda sön sölede bizde öğrenelim Allah insanı yaratır sonra eşini var eder değil tabi istese bunuda yapabilirdi ancak eşini ademden yaratmıştır ne kadar çok biliyosunuz siz herşeyi biliyosunuz ama başkası bilmiyor
Allah 'ın yapamadığı bir şey daha diyen zurnaya da şunu demek istiyorum Allah sırf senin gibi bi inançsızın sorusuna cevap olması için koyduğu kuralları yokmu sayacaktı
ayrıca niye konuyu darvinden sonrası olarak kısıtlıyosun ki yokmu ondan önce yaratılışa inanmayanlar bunun için kendilerine göre çalışma yapanlar onların tek suçu teorilerinin çürütülmesimi ne yani şuan modern bilim adamlarının 2009 a kadar iddia ettiklerinide çürtmüyormu bilim ne farkınız var ki ozamankilerden sadece iddianızı çürütmek için daha fazla teknelojiden yararlanıyor sizin tek ilacınız zaman zamanla iyileşeceksiniz İnşaallah
büyük bir sabırsızlıkla bekliyorum sunacağın şu modern canlıların evrimini anlatan herkesin kabul ettiği kanıtlarını ayrıca insanlar boku ne yapacaklarını bilirler hayvanlar ve tüm hayvan nesillerinden olanalar beceremez onu
s
Evrim teorisi adı üstünde bir teoridir ve hiç bir zaman daha fazlası olamıyacaktır.Hatta evrimciler bu teoriye öyle at gözlükleriyle bakmaktadır ki bilim ne derse desin hala milyonlarca canlı türünün tesadüfler sonucu oluşmuş bir hücreye bağlayacaklardır.
buyur bidaha oku bidaha organ naklini inkar ediyorsun de nasıl buluyorsan bu cümlenin içinde böyle birşey.
ayrıca insanlara okumuyorsun,bilmiyorsun,araştırmıyorsun diye sallıyor olman palavralarını gerçekçi kılmaz.
hemen soralım fosil kayıtlarınızdan insan neden iki ayağı üzerine kalktı ne diyor bu konuda teoriniz
yine kan grubu konusu da neden bir evrim dayatması olsun ki siz bilimin keşfedilen herşeye evrim derseniz ooooooo......
evet saydığınız o tüm nakillerin yapilebilme durmunu düşündüm ve hiç birimde Yüce Allah (C.C.)' ın dünya için koyduğu fiziksel, biyolojik yada kimyasal kurallara aykırı değildir.
Dünya hiç bir Müslüman için tesadüflerle yürüyen fiziksel kuralların olmadığı bir yer değildir.herşeyin bir sebep sonuç ilişkisi vardır.gerçi yanlış bilmiyorsam evrime göre de bir sebep sonuç ilişkisi var yada biz buna bilim diyelim
tabiki inançla bilim aynı şey değildir hatta kıyaslamada yapılamaz ancak zıt şeylerde değildir.dünyadaki hiç bir olayın Yüce Allah(C.C.)'ın bize bildirdiklerine zıt bir tarafı yoktur biz bunu söylemeye çalışıyoruz zaten uygulama açısından eksiklikte olsa İslam insanların bilim konusunda çalışma yapmasını emreder.yenilikler hayatı kolaylaştıran şeyler insanlara yararlı olan şeyler kapanmayan bir sevap kapısıdır.yani bizim bilimle bir alıp veremediğimiz yok ancak evrim hem mantığımıza hemde inanışımıza ters bir teoridir
Allah insanı topraktan yaratmadı diyorsun neyden yarattı nediyor kuranda sön sölede bizde öğrenelim Allah insanı yaratır sonra eşini var eder değil tabi istese bunuda yapabilirdi ancak eşini ademden yaratmıştır ne kadar çok biliyosunuz siz herşeyi biliyosunuz ama başkası bilmiyor
Sayin cimbombom;
Teori diye ortaya koyup, ardindan teoriye iliskin aciklamaya illuzyon ve sahte diye adlandirmak sizce neyin nesidir?
Bunun karsiliginda size falanin nakil gerekleri de sahte o zaman diye gonderide bulunmak ustteki cumlelerinize uyabilecek en anlamli mesajdir.
-Evrim teoridir, hic bir zaman daha fazlasi olamayacaktir.
-Ama nakillerde de evrimin dayatmalari kullanilmakta onlar da mi sahte?
-Ben oyle bir sey demedim.
E siz ne dediniz.
-Cimbombom buyrun size ODTU linki okuyun.
-Ayip yahu bunu verdiniz link diye, tamamen illuzyon(sahte)'u hatirlatti.
öncelikle şunu sorayım siz bu yazıyı okudunuz mu?
dünyanın en eski aldatmacası olan ilizyonu hatırlattı sadece.tamamıyla başından sonuna kadar kendi içinde çelişen bir yazı ayrıca evrimi bu kadar kesin dille anlatan tahminime göre tek ülkeyizdir.zira tüm çevirilerde olasılıklardan bahseder.o ilk hücrenin oluşması için gerekli olan suyun dünyada olmasının bile olasılıklarla anlatıldığı günümüzde tv izlerken bile harcadığım zamandan daha boşa giden bir zaman oldu bu yarım saat.
Objektif olarak yazının tamamını tekrardan okumanızı tavsiye ederim Ayrıca adnan oktar ın örnekleriyle yazdığım hiç bir konunun alakası olamaz küçüklüğümü saymazsak ne bir proğramını izledim nede kitabını okudum
"Yani hem bobrek nakli, hucre nakli icin kuyruga gireceksiniz, hem de evrim diye birsey yoktur diyeceksiniz." bu cümlenizin evrimle nasıl bir ilişki içinde olduğunu açabilirseniz sorunuza cevap alırsınız
evet ilizyon akıl ve mantık yoluyla yapılır yani mantıklı gelen bilimsel bir açıklaması vardır ancak bu onun sahteliğini gerçekleştirmez
Eeee ne dusunelim simdi bu mesajlardan sonra?
Sanki Turkiye'de yayinlanan makaleler, vahiyle geliyor, dunyadaki universitelerde olan biten gelismeler takip edilmiyor. Aman efendim kesin dille anlatan tek ulkeyiz.
E ben de bu durumda sordum iste nakil gerekleri evrimin dayatmasina gore uygulanir, o zaman sahte midir bunlarda?
Yok ben oyle birsey demedim, demek istemedim diyorsaniz sayet, tamam demek ki evrim'i kullanima uygun yontem olarak kabul ediyorsunuz.
-Evet inanir kesim icin tesaduf diye birsey yoktur. Benim inanan insana da saygim var, ancak inancina iliskin, bilime saldirmasina, hicbir bilgisi olmaksizin asagilamasina tahammul gostermem. Bu ikiyuzluluktur. Cunku o bilimin gelebilmis oldugu seviye sayesinde hastaligini susunu busunu buyuk oranda gideriyor. Bu herseyden once insanin kendi varligini reddetmesidir. Cunku bilimi de ortaya koyan neticede bir insandir. Dini, inanci vs. bilim catisinin disinda kalmalidir.
Antik donemdeki felsefeci de tanri inancina(farkli bir tanri) sahiptir veya inancsizdir. Bugunku bilim catisi altinda da binlerce farkli dine sahip veya inancsiz insan mevcuttur. Ve bu insanlar da evrim bahsi ve yontemlerini kullanmaktadir mesleklerinde, inanci ne olursa olsun. Yani hicbir doktor halihazir gorevini ifa ederken, ben bu operasyonu yapmayayim, sen git evde 3 fatiha oku, iyilesirsin demez. Diyorsa sayet; o, bilimin kendi kurallari ve etigi icinde doktor degil, bildiginiz haci hocadir.
Evrim sizin inanciniza veya mantiginiza ters dusuyorsa, o zaman evrim bahsinin ve gerekliliklerinin girdigi yontemleri de reddetmeniz gerekir. Bunu yapmiyorsaniz, o zaman burada bir riyakarlik soz konusudur.
Mantigimiza ve inancimiza ters dusuyor dediginiz seyi cok iyi bilmeniz ve arastirmaniz gerekir, ki birgun size de sunabilecegi veya sundugu yontemleri inanciniza ve mantiginiza ters dustugu icin reddedebilesiniz.
-Nerede hangi palavrami okuduysaniz, lutfen belirtin.. Kan mevzusu mu palavra?
Kan konusu evrimin/biyolojinin/ genetigin alanina girmez oyle mi?
Nicin secmek zorundasiniz o halde? Gidin kafaniza gore istediginiz gurptan alin ve verin. Yapabiliyor musunuz bunu? Size sus diye mi soruyorlar saglik kurumlarinda kan grubunuz nedir diye ameliyata filan girmeden once?
Once bir evrim'in ne oldugunu anlayin icerik olarak, ondan sirayet ettigi seyleri ve dayatmalarini daha iyi anlar bu sekilde sacmalamazsiniz.
En basit tanimi;
Evrim, biyolojide (http://tr.wikipedia.org/wiki/Biyoloji) canlı (http://tr.wikipedia.org/wiki/Canl%C4%B1) türlerinin (http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCr) nesilden nesile kalıtsal (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kal%C4%B1t%C4%B1m) değişime uğrayarak ilk halinden farklı özellikler kazanma süreci.
Heee, simdi bu tipcilar, bu surece etki ediyor mu? Ediyor. Nasil etki ediyor? Biyoloji ile ve yine evrimin ortaya koydugu kosullara uygun olarak.. Bu kosullara uymazlarsa ne olur?
Gelelim kan meselesine;
Yine cok basit bir tanim verelim kolay okuyabilmeniz acisindan..
Kan,atardamar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Atardamar), toplardamar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Toplardamar) ve kılcal damarlardan (http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1lcal_damar) oluşan damar ağının içinde dolaşan; akıcı plazma (http://tr.wikipedia.org/wiki/Plazma) ve hücrelerden (alyuvar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Alyuvar), akyuvar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Akyuvar) ve kan pulcukları (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kan_pulcuklar%C4%B1)) meydana gelmiş kırmızı (http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1rm%C4%B1z%C4%B1) renkli hayati bir sıvıdır.
Simdi efendim, siz kan olmadan yasayabiliyor musunuz?
Hani bu kadar hayati bir unsura iliskin, aman efendim kan gruplari ile evrim sartlarinin ne alakasi vardir gibi bir cumle sarfedebilmek, evrimle uzaktan yakindan hicbir alakasi olmayan bir kisinin maharetidir. Cunku o evrimi, insan maymundan geldi seklinde algilar, isin hep o tarafina agirlik verir..
Bu kadar rahat sallayabiliyorsaniz, o zaman bana nicin kafaniza gore kan alamayip, veremediginizi aciklamaniz gerekir.
Evet nicin alamiyorsunuz? Nicin onunuze gelen bobregi takamiyorsunuz? Nicin bazen hicbir ilac, kimyasal ise yaramiyor da, bir bebek kardesinin hayatini kurtarabiliyor hucre nakli vasitasiyla?
Once bunlara bir cevap alalim. Cunku birseyin tersini iddia ediyorsaniz, altini da doldurmaniz gerekir.
Nedir o Allah'iniz dunya icin koymus oldugu fiziksel, kimyasal, biyolojik kurallar bize aciklar misiniz?
-Allah kitabinda tum canlilar icin, disi ve erkek kimliginden bahseder. Hermafrodit'leri unutmus mudur?
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=25914
-Allah'in kitapta belirttigi ureme yontemi dogru mudur?
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=26194
-Insanin gelisim asama sirasi, nicin Allah'in koydugu kurallarin tersidir?
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=26112
-Soru sormaya devam etmeden once, once ustte sordugum sorulara cevap verme nezaketini gosteriniz once. Tartismalara hep bir tarafin soru sormasi ile gitmez zira..Bunu ve benzeri yaklasimlari mucizeci tayfasi sergiler genelde.. Laf kalabaligina getirirler.
Adem'den esini var ettigini ben de okuyorum kitapta, kor degilim ayet koydum size degil mi? Benim sordugum bu degil..
Su sorularima cevap isterim;
Allah Adem'i(insan) toprak+...+...+...'dan yaratmistir. Hayvanlari da su'dan yaratmistir.
Peki Allah'iniz, Adem'in hamile kalan esini(ilk kadini), nasil yaratmistir?
Kuran'da buna iliskin, Adem benzeri bir yaratilis stepleri yoktur. Allah Adem'i yaratir, ondan da esini var eder.(Nisa/1)
Nicin sil bastan bir yaratim isi veya tek seferde iki farkli cift yapmiyor, ustteki noktali maddelerin karisimindan?
Stepleri alalim sizden ona gore konusalim.
Adem, esini mi dogurmustur? Boyle mi anlamamiz gerekir? Yok eger inanciniz Adem'in kaburga kemiginden yaratilan Havva hikayesi ise, onu da sorayim.
Allah ilk kadini, nicin kemikten yaratti?
Haydi buyrun engin dini bilimsel bilginizle bunlari bize aciklayin.
-Allah insani sadece topraktan mi yaratmis?
O zaman bana sunun cevabini verin. Adem'le Isa'nin durumu Allah'in nezdinde aynidir. O zaman Isa nicin bir anne rahminden dogdu?:yo:
Mantiken Adem yaratilma asamasi(toprak+su+camur vs.) Isa'da da uygulanmaliydi.
not= Annesiz-babasiz hikayesini cevap olarak getirmeyin. Isa'nin bir annesi var kitaba gore. Adem'in ne annesi, ne babasi vardir kitaba gore.. Eh islamiyete iliskin Allah, Adem'in babasi olamayacagina gore.. Nedir isin asli?
Basindan beri Kuran'in ilahi kelam olmayip, gecmis metinlerden kopya oldugunu soyledim.
Buyrun bakalim Kuran'i yalamis yutmus olan siz, bilime ters dusmedigini iddia ettiginiz, dini bilimsel bilginizle nasil aciklayacaksiniz?